ATATÜRK T Ü R K

KÜLTÜR, T A R İ H

DİL

VE

TARİH 17b

YÜKSEK

KURUMU

K U R U M U

Y A Y I N L A R I

V I I I . Dizi — S a .

OSMANLI DEVLETİNİN

ILMÎYE TEŞKILÂTı

Ord. Prof. ÎSMAÎL H A K K I UZUNÇARŞILI

T Ü R K

T A R Î H

K U R U M U

B A S I M E V

1— A N K A R A

19

8 8

OSMANLI İLMİYE

DEVLETİNİN TEŞKİLÂTI

Birinci baskı tkinci baskı Üçüncü baskı

: 1965 : 19B4 : 1988

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARÎH Y Ü K S E K T Ü R K T A R İ H K U R U M U

KURUMU

Y A Y I N L A R I

V I I I . S E R Î —Sa.l7*>

OSMANLı DEVLETININ ILMIYE TEŞKILÂTı

Ord. Prof. tSMAİL H A K K I

UZUNÇARŞILI

3. Baskı

TÜRK

TARÎH

KURUMU

B A S IME V î — A N KA R A

19 8 8

ISBN 9 7 5 - 1 6 - 0 0 4 3 - X

İ Ç İ N D E K İ L E R

BIRINCI BÖLÜM ıMEDRESE TEŞKİLATI 1

İlk Osmanlı Medreseleri
IKINCI BÖLÜM MEDARİS-1 RESELERİ ÜÇÜNCÜ MEDRESELERİN DETLERİ BÖLÜM VE TAHSİL MÜD­ SEMANİYE, YANİ SAHN-I SEMAN MED­

1

5

DERECELERİ

11

DÖRDÜNCÜ MEDRESELERDE OKUTULAN

BÖLÜM DERSLER 19

Medreselerde Aşağıdan Yukarıya Okutulan Ders Medreselerde Mütalâa
BEŞINCI BÖLÜM SÜLEYMANİYE MEDRESELERİ

20 Dair 23

Okutulan

Eserlerden

Bazılarına

33

ALTINCI BÖLÜM OSMANLI L E R E D A İ R YEDINCI BÖLÜM MÜDERRİSLİK İÇİN M Ü L A Z E M E T V E N E V B E T SEKIZINCI MÜDERRİSLİK BÖLÜM 55 45 MEDRESELERİNDE OKUTULAN DERS39

X V L ve X V I I . YüzyıDarda Müderrislik Yolu İçin Bazı Kayıtlar 60

VI İÇİNDEKİLER MüderrİBİerin İmtihanları Müderrislikten Kadılığa Geçmek Medreselerin Bozulması Yüksek Dereceli Ulema Evlâdının İmtiyazları İcazetler Müderrislik Beratları X V . A s n n İkinci Yansında Sahn-ı Seman Müderrisliği Beratı X V I I . Asır Başlarına Ait Müderrislik Beratı 63 66 67 71 77 79 80 DOKUZUNCU BÖLÜM KADILIK Kadıların Tâyinleri Kadiasker'in Kadı Tâyini Buyruldısı Kadıların Dereceleri Haremeyn Mevleviyeti Bilâd-i Hamse Mevleviyetleri Mahreç Mevleviyetleri Devriye Mevâlisi Kaddar Hakkmda Mütemmim Malûmat tlâm ve Hüccet Şer'î Mahkemeler Kaddann Beratları Sakk-i Şer'î Kadı Nâibleri Arpabk Kassamlık Toprak Kadıları ve Mehayif Müfettişleri ONUNCU BÖLÜM 83 87 90 91 99 100 101 102 103 108 108 111 116 117 118 121 126 İSTANBUL KADILIĞI ON B İ R İ N C İ BÖLÜM 133 PADİŞAH HOCALARI O N IKINCI BÖLÜM 145 KAZASKERLER 151 .

YİRMİNCİ BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYETİN ÎLANINDAN SONRAKİ MÜ267 DERRİSLİK V E KADILIK TEŞKİLATI YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM İLMİYE RÜTBELERİ DERECELERİ 271 Mevali ve Müderrislere Dair Kanuni Sultan Zamanı Vazolunup Tatbik Edilen Kanun X V I I . .X X . Asırlardaki Büyük Mevleviyetler Süleyman 273 276 .İÇİNDEKİLER VII ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLILARDA NAKtBÜ'L-EŞRAFLIK ON MÜFTÜLÜK DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 161 V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 173 O N BEŞİNCİ BöLÜîa HUZUR DERSLERİ 215 ON MAKTUL ALTINCI BÖLÜM 223 ŞEYHÜLİSLAMLAR ON DİNÎ VE HUKUKÎ Y E D İ N C İ BÖLÜM YETİŞEN MEŞHUR İLİM 227 SAHADA ADAMLARI O N SEKİZİNCİ BÖLÜM İLMİYE LİF MESLEĞİNİN ISLAHI EMİR H A K K I N D A MUHTE­ 241 TARİHLERDEKİ V E FERMANLAR ON MÜDERRİSLERLE DOKUZUNCU BÖLÜM 261 K A D I L A R H A K K I N D A B İ R İCMAL.

VIII İÇİNDEKİLER YİRMİ İKİNCİ BÖLÜM İLMİYE RÜTBESİNİN MÜLKÎ VE ASKERÎ RÜTBE­ 283 YAZARKEN İSTİFADE 287 DİZİN I.X V I I I . 293 LERLE MUADELETİ İLMİYE EDİLEN TEŞKİLATINI ESERLER DEYİM VE TERİMLER . DEVLET ADLARI VE TARİHÎ 308 TIPKIBASIMLAR Levha 1 . Y E R . KAVİM. K İ Ş İ A D L A R I II.

s. (1351 M. Bunun gibi edip gelen bu tesisleri.i K a y s e r i tâyin edilmiştir. çeşme vc saire gibi dinî. 731 H .I.)'de Gazi O r h a n B e y tarafından o tarihte küçük beyliğin merkezi olan /znife'de yapılmış ve burada ilk müderris olarak da Türk âlim ve mütefekkirlerin­ den Ş e r e f ü d d i n D a v u d . zaman Osmanlı hükümdarları bu kıtadaki gayrı müslim vakıflarını da eski halleri İLK İznik Bursa ve Edirne me<lrescleri OSMANLI MEDRESELERİ Osmanhiarda ilk medrese. bunları yaptıranlar tarafından tertip ettirilen vakıflarla olunmuştur. 98) Bağdatlı İ s m a i l Paşa'nm (Hediyyetü'l-Ârifin. Osmanlı beyliği Ana­ de dolu'da yayılarak oradaki beylikleri elde ettikten sonra eskiden beri devam gayrı müslimlcrinkiler dahil olmak üzere vakıf şartları mucibince tamamen tanımış >'e Osmanlı istilâsı Avrupa kıtasında da ilerlediği üzere kabul ve tasdik etmişlerdir. 567) de vardır.BİRİNCİ BÖLÜM MEDRESE TEŞKİLÂTI İslâm alemindeki cami.i A r a b i ' n i n ^ 1 ^yj-^' şerh eden K e m a l ü d d i n H= Fusus-ul hikem'ini A b d ü r r e z z a k . hastahane.i K o n c v î ' n i n sahibi ve M u h y i d d i n . köprü. K a y ­ halifelerinden tefsir s e r i l i D a v u d . I. Bu. (1330 M.i A r a b i ' n i n üvey oğlu Şeyh S a d r ü d d i n . Esmaü'l-müellifin ve Âsariı'l-musannifin) isimli eserinde (C. medrese. tesislerin devamı. imaret. Bu son eser Milli Eğitim Bakanlığı neşriyatından olup İstan­ bul'da basılmıştır.) halifesi olup yüksek tahsilini Mısır'da yapmıştır^. büyük mutasavvıf Ş e y h M u h i d d i n . Bu zatın âlimâue vc arifane on üç eseri olup bunların Osmanlı müellifleri ile (C.i Kâşî'nin (vefatı 730 1330 M. s.)'de İznik'te vefat ederek Çınardibi dcııilen mahalle defnedilmiştir. Şayet vakıf yapılan memleketler herhangi bir İslâm devleti tarafından işgal edilse bile yapılan vakıflar ve bunların hükümleri orayı elde etmiş olan hükümdarın tasdikiyle muteber olurdu. . kanun ve vakıf tesbit şartlan müesseselerin Bu hemen birbirinin aynıdır. ilmî ve içtimaî (sosyal) kaide. 1 D a v u d .i K a y s e r i 751 H.

M u r a d zamanında (1421 medreseleri farklarını medrese 1451) rastlamaktayız. Osmanlı medreselerindeki tedris usulü hiç şüphesiz diğer İslâm devletlerinde olduğu gibi bir usul takip etmiş olup medrese­ lerin adedi arttıkça bunlar da derece ve sınıflarına göre bir tertibe tâbi tutulmuşlardır. M u r a d zamamnda 841 H . Kuruluşun ihtidalarında tznik Bursa. Atâyî. sonra JBursa'da yapılan müteaddid medreseler dolayisiyle tznik ikinci dereceye inerek Bursa^daki (Sultan Medrese^si) birinci dereceyi aldı. 110 . Bundan sonra Osmanlı vezir ve beylerbeğileri Ue diğer üme­ ranın zabt edilen yerlerde cami.)'dc alınmasından sonra fütuhatın Rumeli'de (Balkan yarımadasında) gelişmesi için devlet merkezi buraya naklolunarak gerek Edirne ve gerek işgal olunan şehir ve kasabalarda muhtelif tarihlerde İslâm tesisleri yapılmıştır. Kîinhü'l'Oİıhar. Manastır demekle mâruf Sultan Orhan Türbesi. s.) de başlanarak bazı arızalar sebebiyle 851 H . Osmanhlardaki zamanında Sultan Mehmed görüyoruz ki bahsederken bunu daha aşağıda Sahn-ı seman medreselerinden Osmanlüann ilk bir buçuk asır içinde yaptırmış oldukları medreselerin derece ve sınıf itibariyle en mühimleri tznik. bununla teşkilâtını F a t i h göstereceğiz ^. çünkü F a t i h yapılmak suretiyle medreseler beraber S u l t a n M e h m e d ' i n med­ derece esaslı rese teşkilâtma esas olan Tetimme ve DâriTl-hadîs arasındaki görmekteyiz. imaret vesair tesislerini görmekteyiz.. (1363 M. III. ' Â l i . işte bu suretle az zamanda bu ilmî. 231. buraya (Manastır naklederek burada da mevkii itibariyle halk arasında diye meşhur olan medresesini inşa ettirmiştir^. c. H a m m e r (Atâ Bey tercümesi). iç­ timaî müesseselerle şehir ve kasabalara İslâm damgası vurularak Türk yurdu îmar edilmiştir. (1437 M. s. Osmanhlarda medreselerin artmasiyle vücuda gelen teşkilâta ihtida Sultan İT. .. medrese. (1447 M. ve Edirne'de idi.2 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Orhan hinde Bursalı Medresesi) G a z i 6 Nisan 1326 (2 Cemaziyelevvel 726) tari­ aldıktan sonra beylik merkezini İznik'ten." Şakayık zeyli. basılmamış olan Fatih devri. Edirne'nin 764 H .BuTsa'da. mektep.) senesinde 1 ". medresesi bu beyUğin birinci sınıf medresesi idi. Edirne devlet merkezi olduktan sonra 11.

118. çünkü bu yapılan med­ reseler İlahiyat ve İslâm hukuku fakülteleri demekti. 8. ' Şakayık tercümesi. Sahn medreselerinin yapılması Osmanlı topraklarındaki med­ rese teşkilâtında bir yeniliğe esas oldu. İşte bu Osmanlı medreseleri Sahn medreselerinin yapılmasından sonra buna göre ayarlandı. Halbuki İznik elli akçe idi^. > Şakayflc tercümem.119. ' IdrİB-i Bitlisi (Hejt Behi^t) isimli Fasrça tarihinde Burra'daki Muradiye medresesi müderrisinin yevmiyesinin yetmij akçe olduğunu kaydetmektedir. . Edirne'deki JU üç şerefeli medrese müderrisliği Istanbul^da medrese müderrisine o tarihe kadar hiç bir medrese müderrisine verilmeyen yüz akçe medresesi müderrisinin yevmi­ yesi otuz ve fursa'daki Sultan medresesi müderrisinin ise günde Sahn-ı seman medreseleri inşa olunduktan sonra bile bir müddet ehemmiyetini muhafaza etti. 119. fakat F a t i h S u l t a n M e h m e d .MEDRESE TEŞKİLÂTI 3 tamamlanan üç şerefeli cami yanındaki büyük medrese ile Dârü'lhadis o tarihte Osmanlı memleketlerindeki medreselerin üstünde yer aldı ve tedris vc tahsisatı itibariyle Bursa'daki Sultan med­ resesi ikinci dereceye indi. bu üç şerefelinin yanında bir medrese daha yaptırmak sure­ tiyle bir müderrise verilen yüz akçe yevmiyeyi iki müderrise vermek suretiyle babasının tesisinde değişiklik y a p t ı ' ve kendi­ sinin /stan6u/'da yaptırmış olduğu Sahn-ı Seman denilen sekiz medreseden her birinin müderrisine elli akçe yevmiye vakfetti. s. üç şerefeli yevmiye verildi^.

.

basılmamış nüsha. Fatih mahsus ederek Sultan M e h m e d Istanhul'dn yaptırmağa başlattı'. Sahn-ı seman medreseleri yapıldıktan sonra Zeyrek medresesi camie çevrilmiş ki bu kayıt Fatih'in vakfiyesinde vardır. Büyük Karaman'la sonra bu işe Küçük Karaman semtleri arasında bir cami ile talel)e yetiştirmeğe medreseler derhal işe karar verdikten Bu tesislere 867 güzel tahsil görmüş olan Vezir-i âzam M a h m u d P a ş a ' y ı memur Cemaziyelâhır (1463 Şubat)'da başlanarak 875 Recep (1471 Ocak)'te yani sekiz ' Türk .. 117.j ' . " Şakayık tercümesi. 22. Şakayık Fatih'in sekiz kiliseyi medreseye çevirdi­ ğini yazdığı halde Zeyrek ile Ayaaofya'daki odalardan başkasını yazmıyor. oiJ Sahn-ı seman diye meşhur kaydma göre II. s. * A l i . Künhü'l-ahbar.İKİNCİ BÖLÜM MEDÂRİS-İ SEMANÎYE YANİ SAHN-I SEMAN MEDRESELERİ Fatih'in kanunnamesinde niye) denilmektedir^. " Şakayık tercümesi (Mecdî). Bu vakfiye ile sonradan neşredilen vakfiye arasında bazı farklar olduğuna dair merhum D o k t o r A d n a n A d ı v a r (Osmanlı Türklerinde tlirn) adlı eserinde (S. olan bu medreselere eski vakfiyesinde (v'-c ^ . 117.İslâm eserleri müzesindeki 6354 numaralı Vakfiye. Bundan başka yine eski imaret vc kalenderhane kiliseleriyle Galata'da İskele ^apuı'ua yakın bir kilisenin de camie tahvil edildiği RÖrülüyor . d ü l k e r i m ' e verip diğerlerine de münasiplerini tâyin Tûsî'nin medresesi Zeyrek camii denilen Pantokrator manastırının bulunduğu mahal olup buradaki kırk hücre yâni odanm her birinde bir yani kırk medrese talebesi (softa) vardı*. İstanbul civanndaki bir köyü F a t i h Sultan M e h m e d A l â ü d d i n T u s î'ye vermiş olduğundan burası Müderris köyü diye meşhur olmuştur .z â d c ile Mevlanâ A h eylemişti. s. . s. Mehmed.* ' Medaris-i SemaŞakayık'in IstanbuVu aldıktan sonra buradaki kiliselerden sekizini medreseye tahvil ederek bunlardan birinin müderrisliğini üursa'da elli akçe ile Muradiye müderrisi olan Mevlanâ A l â ü d d i n T û s î ' y e ^ diğer ikisinin müderrisliklerini Bursalı Mevlanâ H o c a . 30) dikkati çekmiştir.

Taam hususunda erkek. elhasıl ne lazımsa mükemmel surette ihzar edilmiş şeyler var. çeşitli kuş etleri. evvelce İmparator olan ve ve yine aynı tarafta iki mükellef hamam ders okut­ (Karaman Jüstinyen'in havariyun Ortodoks zevcesi tarafından yaptırılmış (Saints Apotres) kilisesi harabesi vardı. kehiller. misafirler. patriğinin ' E b û Bekr-i D ı m ı şk î'nin tercüme ettiği coğrafyada camiin in^asma 865 H . (1461 M. Nr.6 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I eenede bitti ^ ve bu suretle iki minare ve bir şerefeli cami ile iki tarafında yüksek tahsil için sekiz medrese ve bu medreselerin arkalarma da "Tetimme" ismiyle bu büyük medreselere mahreç olmak yani talebe yetiştirmek üzere sekiz medrese daha yap­ ahırlar inşa ettirdi ve bun­ tırdı. Bunların sekizi medaris-i aemaniye'diı. ^ 936 Zilkade (1530 Temmuz)'de Şom'dan Jstontura gelmiş olan B e d r e d din Mehraed b. Hastaları tedavi için en mahir etibba. gelip geçenler. bunlara sabah ve akşam yemek verilir. Bu. yataklar. R a d i y y ü d d i n Cazzî (el-Metaliul-bedriyye tl-Menaziliı'rRûmiyye) adlı seyabatnâmesinde ( Köprülü kütüphanesi. Misafirlerin hayvanları için lardan başka bir imaret ile taamhane doğudaki dört medresenin yamada Darûşşifa denilen hastahane^ camiin kuzeyinde kur'an okunmak için bir muallimhane ve camiin batı tarafına medrese talebeleri için bir kütüphane mağa mahsus darüttalim hamamı) yaptırdı. Müracaat edenlere her gün o kadar ilâç verilir ki deftere sığmaz.) senesinde vefat edip vasıyyeti üzere kitap­ larını inşaatı henüz bitmemiş olan sahn talebelerine bırakmıştır. * B a k i K u n t e r ve Mimar S a i m Ü l g e n taraflarından yazılan (Folilı camii ve Bizans sarnıcı) isimli bir tetkikte camiin Havariyun kilisesi üzerinde yapılmadığı ve kilisenin." ' Ulemadan Mevlâna M u s a n n i f e k ( A l ^ ü d d i n Ali-i B i s t a m i ) Sahn müderrisi iken 875 H . iş bilir hüddamlar tâyin olunmuştur. Eserlerinden birisi de Mâristan (Hastahane)dir ki imaret tarzında bir medresedir. camiin daha doğusunda Darûşşifa civarında olması icap edeceği . Fatih camii yüksek büyük bir camidir. medrese ve imareti hakkında şunları yazıyor : " F a t i h hazretleri İstanbul'da âsâr-ı âliye viicude getirmiştir. Fatih camiinin bulunduğu Teodora mahalde. Burası R u m bulunduğu mahal yani patrikhane idi*.) 'de başladığı yazılıyor (varak 104).. mâristan görülen şeylerin en şayân-ı hayret olanıdır. hattâ yerliler bile orada yiyip içerler. örtüler. Eserlerinden birisi de Fatih imaretidir ki orada fıkara ve talebe it'am ediliyor. macunlar tıp kanununa göre hazırlanmış ilâçlar koyun etleri. (1470 M. Bundan daha güzel daha bedii bir bina tasavvur edilemez. Bu. Bu medreselerin müderrisleri bilâd-ı Rum'un en büyük âlimleridirler. 1390 ) Fâtih cami. kadın tefrik edilmez. etrafında hastalara mahsus odalar vardır. mâristanda kantar­ larla şuruplar.

11). s. dördü batı tarafındadır. vasıtasiyle Alman Müsteşkikler cemiyeti tarafından bastırılmış olan vakfiye.inşa buyurdukları cami-i şerif-i cedid kurbinde Medine-i Kostantiniyye'nin vasatında vaki pazar. 7 4 ) ". 21. buraya gelmek için birtakun dehlizden geçmek icap etmektedir (Tanzimattan evvel ve sonra medreseler . s. 4 6 3 ) Fatih'in kanunnamesinde şöyle deniliyor: "haliyâ bina eyledüğüm medaris-i âliyeye sahn deyu isim konulmuştur. s. Mir'at-ı Kâinat." Fatih'in esas vakfiyesinde ". c. fasikül 1. sekiz müderristen her birinin birer odası ve elü akçe yevmiyesi vardı.. * Â l i . asırlarda muid'den başka müfid (do­ çent) adında bir vazife sahibi daha vardı. inşa buyurdular" yine aym vakfiyede (s. Fatih'in vakfiyesindeki kayda ve Âli'nin yazdı­ ğına göre bu mevki İstanbullun ortasma tesadüf ettiğinden dolayı medreselere Saftn adı veriliniştir*. Âli tarihinin basılmamış olan Fatih devri kısmmda (kütüphanemizdeki nüsha.MEDARİS-t S E M A N Î Y E 7 Camiin doğu ve batı taraflarma yaptınlan sekiz medreseye medaris-i semaniye ve daha sonra maruf tabiriyle Sahn medrese­ leri denildi^. 1 1 . 8 . s. 20) ". bundan başka beşer akçe yevmiye ^ ile bir oda ve ekmek ve çorba verilmek üzere sekiz medreseden her birine birer x^ muîd (müzakereci= asistan)* verildi. 9 9 ) . 4 8 . Bu mecmu darülmülk tstanbuVan meyanında vaki olmağın sahn medreseleri denilmiştir. Müverrih A l i .tanzimat.. 4 0 1 . Fatih camiinin güneyinde Azrail kilisesinin bulunarak bekayasımn mevcut olduğuna yazaı (6asılfiuımı$ birinci cilt.. 4 9 ) şöyle deniliyor: Mahmiye-i Kostantiniyye'nin çak vasatmda hâlen Yenicami mahallesi demekle maruf olan mahalde bir cami-i ceımet-asâ. "(S. Mısır medreselerinde X V . 20) bu medreselerden doğu tarafındaki bir medreseye {Müftü medresesi) denilirmiş . Tarihî rivayetlere göre Saftn-ı seman medreselerinin heyet âlimi A l i programlarını M a h m u d P a ş a ile meşhur K u ş ç u tertip etmişlerdir. Bu okutulan derste ehemmiyetli bir . nefs-i İstanbul'da bina eyledttğü cami-i şerifin yemin ve şimalinde dörder medrese-i ulyâ ve her birinde on dokuz bab hücre ve sükna ki ikisine muid için müheyya ve on beşi dânifmend için hüveyda ve ikisi dahi feıraş ve bevvab için bina olunmuştur. JJAİ-I ıfj'j'j ûüaLj ^jh *:ia-l î ji\ 1935 Jj—ll L^!* j i) de T a h s i n öz s. ^ So/m kelimesi Arapça olup bir evin tam ortasmı teşkil eden mahal demek­ tir. muidin yevmiyesini dört akçe olarak gösreriyorsa da vakfiyede beş akçelı oldukları görülüyor ' Muîd (asistan) iade edici yani müderrisin verdiği dersi tekrar edici demek­ tir..j^rJİI ^JIJIL. Sekiz medreseden her birinin on dokuz odası vardı. ve X V I . Her medresenin on beş odasına ikişer beyan edilmektedir (Kofcı/Jar dergisi. ' Vakıflar Umum Müdürlüğü neşriyatından olan dergideki vakfiyenin Türkçe tercümesinde (S.» » U ' « .• J . Medreselerin dördü camiin duğusunda.

. danişmendlerin mecmuu yüzcili bahis ve bir mesele varsa onu talebeye izah ile dikkatlerhıi çekerdi. Bayezid'in oğlu K o r k u d un eserinden (Ayasofya kütüphanesi 1763. Sekiz iki idi ^. iki talebesi olup ikişer akçe yevmiyeden otuz akçe. (1489 M. Tatili mutad olan eyyamın gayrında medresesine varup ifade-i enva-ı ilim ve maarif eyleyip küll-i yevmin mukabele-i tedriste elli akçe vazifeye mutasarrıf ola. imaret.Kanun üzere bir müderriris mansıp aldığı veya başka bir medreseye hareket ettiği yahut mü­ derrislikten herhangi bir sebeple ayrıldığı zaman onların. süpürücüleri olup her birine ikişer akçe yevmiye tâyin edilmişti. geri kalan iki oda da kapıcdarla ferraş denilen süpürgeciye tahsis olundu. Yevmiyesi elli.8 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I akçe yevmiye ve imaretten ekmek ve çorba verilmek üzere birer Ai^vijlj danişmend konuldu. Yine Mısır medreselerinde müntehi denilen medrese talebeleri arasında liyakatli olaıdar vardı. * Vakfiyenin Türkçe tercümesinde şöyle deniliyor : "Cami-i şeriflerine cenaheyn olan medaris-i semaniye'den her biri için akliyyaC ve nakliyyat da naziri nâ­ dir bir müderris tâyin oluna." Vakıflar Umum Müdürlüğü neşriyatından. en liyakatli olanların arasından seçilecekti ^. Müfid derece itibariyle muîdden yüksek olup Osmanlılarda böyle bir vazife sahibi yoktur. Bunlar da kendilerinden aşağı talebelere okunan bahsi münakaşa ettirir ve onları münazaraya ahştınrdı ( T a c ü d d i n S û b k i'uin («^l-V* J (»^'-^ MuîdüV-niam ve Mebidü'n-negam isimli eserinden naklen I I . Zümre-i mfisteidînden birer muîd ki akranı beynin­ de ferid ve talim-i kütübde mahir ola. Her müderrisin medresesinde muîd olup vazife-i yevmiyesi beş akçe ola ve her medrese için on beşer nefer danişmend tâyin buyurdular. Sahn medreseleri sekiz olduğu için Arapça O U ' seman tabi­ riyle bu sekiz medreseye OLt ^ medresedeki odaların Sahn-i seman denilmiştir. hastahane) muhasebe­ sine ait 894 H . Muidler. Onlar dahi kütüb-i mûtebereden fehme kadir müderris huzurmda fünun-ı şettadan mnbahase ve muhatabaya kabil talib-i ilim olup her biri küll-i yevmin ikişer akçe vazifeden mecmuı her gün otuz akçe vazifeye mutasarrıf olalar. Yine iki akçe yevmiyeli olarak bu Fatih külliyesinin duvarlanmn herhangi bir sebeple hariçten kirletilmemesine nezaret etmek üzere bir de mubassır (gözetici) tâyin edUmişti.i M o l l a Y e g â n müderris olup M a n i s a Ç e l e b i s i MuhyiddinMn yerine gelmiştir. beratlı muîdleri müderris namzedi olarak deftere kayıt olunurlardı. akçe. Muidler medrese talebelerinin (danişmendlerin) hem inzi­ batiyle alâkadar ve hem de müderrisin okuttuğu dersin iadesi yâni müzakeresiyle meşgul olacaklardı.)*de yapılan tahririne aid kayıtları aşağıya hulasaten nak­ lediyorum. Bevvab yani kapıcı­ nın iki ve künnas yani süpurücünün iki ve ferraşın iki akçe yevmiyeleri var. medrese. s. Fatih vakfiyesi. ' Fatih'in bu külliyesinin (cami. 494). Medreselerden her birisinin kapıcdarı. Birinci medresede A l i Ç e l e b i V e l e d . muidin be. .

Talebesi miktarı gösterilmemiştir. 304).MEDARİS-t S E M A N İ Y E Tetimme Medreseleri Sahn medreselerinin arka taraflarmda medreselerine veya 9 yüksek danişi i ^ >• tahsile yani Sahn-ı Seman mend yetiştirmek üzere Tetimme Mûsila-i Sahn^ ismiyle sahn medreselerinden küçük olarak Mûsila-i sahn sekiz medrese inşa edilmişti ^. denil­ Türkçeye vakfiyesinde şöyle mektedir : "Paytahtlan darütta'lim olmak için J j^. elli muidin beş Üçüncü medrese müderrisi K a d ı . Talebesi miktarı gösteril­ memiştir {Edirne ve Paşa livası. Mûsıla-i sahn ise sahna götüren yani sahn-ı aeman medreselerine götüren medrese demektir.Tetimme medreselerinden Marmara denizi tarafındaki medreseler tama­ men yola gitmiş ve Karadeniz tarafındakiler de yıkılmıştır. İki talebesinin yevmiyesi ikişer akçeden günde otuz akçe. .z â d e M e v l â n a K ı v a m ü d d i n olup otuz akçesi zevaidden olmak üzere vakfiyedeki elli akçe ile beraber yevmiyesi seksen akçedir. Sekizinci medrese müderrisi M e v l â n a İ z â r i Çelebi olup yevmiyesi elli akçedir. ^ Tetinune bir şeyin eksiğini tamamlayan. Dördüncü medrese müderrisi M e v l â n a A r a p olup yevmiyesi altmış akçe. bu odalardan her birisine ihtiyaçlarına sarf edilmek ^ e mum parası olmak üzere aydan aya beşer akçe tahsis edilerek yemekleri de İkinci medrese müderrisi M e v l â n a Ahi'dir. noksan bir şeyin tamamlanması için ilâve olunan şey demektir. Altıncı medresenin müderrisi Sinan Kirmastî olup yevmiyesi elli akçe iken ilk defa M e v l â n a A h a v e y n 894 senesinde yevmiye seksen akçe ile müderris olmuştur. Sonra Kasım Çelebi müderris olmuştur. Bu. >ki talebesine ikişer açke yevmiyeden otuz akçe . Beşinci medrese müderrisi M evi âna A b d u r r a h m a n Çelebi olup yevmi­ yesi de talebesi miktarı da yazılmamıştır. yevmiyesi akçe olup beş talebesi vardır. Tetimme \cyn medreseleri Fatihin derece itibariyle tercüme orta edilen tahsil mcdrt's(. " (danişmend) ve sekiz Sahn medreseleri talebelerine Tetimme medresesi talebelerine de (softa) deniliyordu. talebesi miktarı gösterilmemiştir. . s.lcri demekti. . Tetimme- lerdcn her bir hücre yani odaya üç softa talebe konulmuştu. Yedinci medresenin müderrisi M e v l â n a L ü t f i (Tokatlı) 'dir ve yevmiyesi elli akçedir. Bu senelik muhasebede külliyenin bütün kısımlarım ihtiva eden muhasebe varsa da yazmadım.havl-i cami-i şerifte sekiz medrese (Sahn medreseleri) ve bu medreseler verasında Tetimme ismiyle mevsum birer medrese beççe (küçük medrese) cem'an on altı medrese ve cami-i şerifin garbe mail olan kapısı tarafında Sekiz bir ^^Ldljli darütta'lim bina b u y u r d u l a r . .

Bununla beraber Eyüp medresesi F a t i h zama­ medrese yaptırdılar. Onu C a n d a r l ı . Üsküdar medresesi müderrisi terfian naklolunuyor. hâlâ adını taşıyan cami ve medresesini yaptırdı. H a d ı m Ali Daha M u s t a f a ve D a v u d sonra medreselerin Paşa'lann medreseleri takip eyledi. Hücrât-ı tetimmedea her birine küll-i şehrin on beşer akçe tayin buyurdular ta ki bücerat-ı berekâtta sakin olan talibin-i müstaiddin. her te­ timme için küU-i yevmin vakfı şeriflerinden altışar akçe tâyin buyurdular.10 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I imaretten tâyin edilmişti lar. baki dört akçesi basbelihtiyaç hasır ve dühen-i sirac (kandil yağ) levâzımma sarf oluna." 2 "Medrese-i kebire hüceratında sakin olan müstaiddin-i kiram medaris-i sagirede sakin olan talebe-i ulûma talimi iltizam edeler. Sahn ve Tetimme Ayasofya Bu Tetimme olan talebeleri yani softa­ medreseleri talebesi danişmendlerden ders göre­ medreselerinden başka camie tahvil edilen kilisesinin yanındaki mahalde tesis edilen medresenin müderrisine altmış akçe ve Eyüp camiinin yanında yapdan med­ resenin müderrisine de elli akçe yevmiye ile birer müderris tâyin olundu. s. Bu vesikada ^yiMO^a müderrisi terfian Bursa kadılığına tâyin olunarak yerine aym tarihte Semaiye müderris­ lerinden Mevlâna A l i Çelebi getiriliyor ve onun yerine de Sahn-ı semana. 27 ve 28 sene 961. .z â d e İ b r a h i m . M a h m u d P a ş a .. Sahn ceklerdi ^. adedi arttı. vilâyetlerde medreseler yapıldı ve bu suretle medreseler derece itibariyle bir tasnife tâbi tutuldu. Ayasofya medresesi Sahn-ı Seman derecesinde ve daha Seman'dan üstün tutulup buramn müderrisi müderrisi o l u r l a r d ı E y ü p müder­ ve SaAre'dan sonraları ise Sahn-ı Sahn beş yüz akçe yevmiyeli kadılıklara tâyin edildiği gibi terfi eden müderrisleri Ayasofya risliği ise bazan dahil yani SaAn'dan bir derece aşağı ve hazan tâyin edilen müderrisin ilmî kudretine göre Sahn nında Sahn itibar olunmuştu." (Fatih'in vakfiyesinden ) ' Mühimme defteri 1. ' "Medaris-i sugrâ ki her biri tetimme medresesi ismiyle mevsumdur. Meblağ-ı muayyenin yevmi iki akçesi vazife-i bevvab. Fatih'ten başka Osmanlı vezirleri tstanbuVda cami ve yukarı sayılmıştı. def-i meunet ve zaruret eyleyip ferâğ-ı hâl ile tahsil-i ulume iştigal ederler.

. elbette dersleri m«ânî'den şerh-i miftah olması irade kılındı. 5 4 ) . " (Â/i. 24) .Hâriç elli medreseleri denildi. I. beş sınıfa Ji^ Kırklı." ' ".ÜÇÜNCÜ BÖLÜM MEDRESELERİN DERECELERİ VE TAHSİL MÜDDETLERİ tstanbul''da Sahn-ı Seman ve Mûsila-i sahn yani Tetimme medreseleri yapıldıktan sonra Osmanlı hudutları içindeki med­ reseler de yeni bir teşkilâta tâbi tutuldu. Badehu kırklı medreseler ve onların arasındaki hâriç elli namına medaris tâyin olundu. Anadolu beylikleri hükümdarlarının ve onların ailelerinin vezir. s.. kırklı ve hâriç elli medreseler ebnâ-i mülûk-i sâlifc ve benât-ı selâtin-i sabıka ve havâtin-i havâkin-i maziye ve vüzâray-ı uzmâ namındaki eshâb-ı meratip ve ümera-i kübera-i faika inşaları olup aşağı dersleri meâniden şerh-i Miftnh ve âlâsı /ürû'dan Hidaye olması her müderris kabledderg mesabih ve meşarık ve yahut sahih-i müslim ve Buharî'den bir miktar ~ehâdis-i şerife nakledip badehu derse şürû etmesi ferman olundu. Bu kırklı yani kırk akçe yevmiyeli ve Hâriç elli akçe yevmiyeli medreseler Osmanlılardan evvelki Anadolu Selçukîlerinin. Müderrisinin yevmiyesi medreselere yirmi veya yirmi beş akçe olan i-iU Hâşiye-i tecrid^ ve müderrisinin yevmiyesi Telvih ve bundan bir yukarıya Hâriç.. bu suretle medreseler aşağıdan ayrıldı.." (Âli basılmamış birinci cilt. s. şehzade valideleri ve şehzadeler ve pâdişâh kızlarının yaptırmış oldukları medrcse' ".. ^ Hâşiye-i tecrid medreselerinin üstünde "otuz akçe ile medarisler ki vardır. medariein ednalan yirmişer bâdehû yirmi beşer açke vazife ile muayyen oldu ve talebesi muhtasarat tahsilinden sonra müslaid olduklarından haşiye-i teerid talim etmek münasip görüldü. hattâ ol medreseler hâşiye-i tecrid niedarisi ile meşhur oldu. Dâhil vc Sahn-ı seman olarak otuz. Miftah ^ ve kırk akçeli medresenin müderrisine Kırklı veya derece yüksek olan medreseye ^jU. ^Ui. basıl­ mamış. c.. tâ ki anlar dahi miftah medarisi ile iştihar buldu. -itjd v-'-»Hâşiye-i tecrid.. Dâhil medreseleri Osmanlı pâdişahlariylc. sancak beyi ve ümaranın yaptırdıkları medreselerdi^. Miftah. otuz beş akçe olan medreseye ^ki.

688). . giren bir i-i^U öğrenci Hâşiye-i dolayısiyle Dâhil mcdrcsderi yeri­ tedris hayatma sonra muhtasarat denilen tecrid medresesine gördükten devam ederek kısm-ı mahsusunda görüleceği üzere oradaki ders­ te bir muvaffak ulmasmı mütaakıp o medresenin müderrisinden vesika almak suretiyle bir yukarı derecedeki Miftah medre­ sesine devam eder ve oradan da Kırklı ve Hâriç ve Dâhil medre­ seleri derslerini gördükten sonra Salın-ı Semanca girerek mend olurdu-. c. Daniş­ Ali "Fecnuna dâhil elli medarisi. 1309 tab'ı." Â l i .12 OSMANLI DEVLP:TİNİN İLMİCE TEŞKİLATI lerdir.. ^ Bir medrese ki Pâdişâh bina eyleye ana dâhil deıler (Cihannüma. s. s.. Valide-i şehzâdcgnn oLın afi. ulema ve fuzeladan olup nicesinin telifat-ı makbulesi vardır ve bunların eskilerine muîd' deniliyor ki medrese­ lerinde müzakereci olup bu medreselerin arkalarında ve îdadiycleri makamında sekiz tetimme medreselcrindeki talebeye dahi tedris-i ulûm ederlerdi (Cevdet Tarihi.'c-i nmhteremelerinin veyahut duhterân-J şâh-ı cihansitan idadmdaki havâtiıı-i mükerremclerin ve bazısı şehzâdegâu-ı Pâdişah-ı zişan olan eâzım-ı ekârim-i mûteberenin hayratına unvan olup derslerinin ednası fürûdan hidaye ve vustâsı usulden telvih ve âlâsı Keşşaf-ı Zemahşeri ve Kadı Beyzavî müellifleri olan tefair-i bâhirü't-tenkih olmak reva görüldü. iLaMûsila-i Sahn veya Tetimme medreseleri esas iti­ Seman med­ bariyle Dâhil medreseleri derecesinde ise de Sahn-ı reselerine talebe yetiştirmek ne Mûsila-i İlk dersleri Sahn denilmişti. Ve bu. 24). KünlıiiH-alıbar. 109). . Meda­ ris-i semaniyeıdn birine müderris ola.Merhum C e v d e t Paşa ilmiye mesleğinde yükselme yolunu şöyle anla­ tıyor: Buranın (yani medresenin) "medhali olan mülâzemetin tahsili için nice zaman danişmend olarak medreselerde iştigale mevkuf idi ve talebeden biri danişmend olmak murad eylese ihtida ulemadan bir zata varip hâriç derslerini yani mukaddemat-ı ulûmı tâlim ve tahsil ettikten sonra ol zatın tavassut ve delâleti ile müderrisinden birine varup ve dâhili derslerini görüp salın derslerine kcsb-i liyakat eylerdi ve sahn medreselerine dahU olabilmek için onlarm îdadiyesi hükmünde bulunan medreselerde ikmal-i ulûm-ı mürettehe etmek lâzım gelirdi ki bunlara {Mûsila-i sahn) deniliyor. Ve sahn medreseleri Fatih cami-i şerifinin iki tarafındaki kârgir vc kurşunlu sekiz medresedir ki {Sahn-ı seman) deniliyor. I . kanun-ı mukarrer oldu ki tertib-i sabık üzere bir müderris-i pâk-tıynet ve muallim-i sahib-dirast ki kat'-ı meratib ve dcrecatla dâhil medresesine dahil ola. Beynelakran zaten ve zamanen imtiyaz bula. de şöyle diyor: s. bundan sonra en yüksek tahsil volu olan Sahn-ı Seman a geçilirdi ^. basılmamış birinci cilt. Bunlarda sahib-i hücre olan talebe.

İstanbul. Nr. asrın ikinci yansında 29 Şevval 983 (1 Şubat 1576)'de Edirne ve Bursa kadılarına ve onlar vasıtasiyle şürû etmiyeler ve talebe müderrisine müracaat ettikleri vakit istihkak-ı müderrislere hitaben gönderilen bir fermanda medrese talebe­ lerinin nizamı bozulup istihkakı olmayanların medrese derece­ lerini görmeden süratle danişmend olarak mülâzım olmak sevdasiyle medrese kanununa aykırı yol aldıkları beyan edilerek şöyle deniliyor ^: ^ Üniversite kitapları (Ualis Efendi).^ t ^ ve AJIA* şerh-i adud hidaye .^ î Şerh-i Metali ve J _jk. 147). Andan bir derece aşağı olan Miftaha dereceden baki sıgar-ı müderrisin ^ J l ^ dek ideler ve ol Şerh-i Tevali. "Şüyûh-i müderrisin kütüb-i mûteberat-ı J . Nr. J t k .MEDRESFXERÎN DERECELERİ Kanunnamelerde ve Pâdişâhlar tarafından 13 zaman zaman medreselerin ıslâhına dair tamim edilen fermanlarda da ilk üç medresenin adı yukarıda gördüğümüz üzere Hâşiye-i tecrid. Telvih ve Kırklı bir medreseleri olmak üzere zikredilmiştir. s. 239. mutavvel ve Hâşiye-i tecride dek ideler ve mütûn-ı fıkıh ve şürûh dahi her müderris takati yettikçe ideler filcümle kitab-ı sabık âdetçe okunmadan kitab-ı lahika zatîleri manzur o l a . j . 206. .^ Şerh-i Adud ve hidaye Hanefi fıklıınm ümmehâtından olan İslâm bukukundandır. 27. s. baslarına ait olarak elimizde bulunan Meselâ X V I . asır medrese kanunnamesinde medreseye devam edenlerin mü- rettep medrese tahsilini yapmadan bir yolunu bularak iltimas ile medreseden mezun olup müderrislik ve kaddık için vilâyet­ lerden tstanbuVa mülâzemete geldikleri beyan olunduktan sonra bir medrese talebesinin müderrisinden almış olduğu vesikayı bir yukarı dersin müderrisine göstermedikten sonra derse kabul edilmemesi beyan olunarak yukarıdan aşağı medreselerin derece­ leri şöyle kaydedilmektedir ı. . . » Mühimme defteri. 2 xjıc.ve keşşaf (tefsir) vesair ihtiyar ettikleri kitapları Telvihe (tedris) ideler ve Şüyûh-ı mezkûrdan derecede aşağı olan kimesneler dek ideler. Miftah. " XVI. Bu kanunname bazı ibare farklariyle H e z a r f e n H ü s e y i n Efendi'nin ( Telhisiı'l-beyan fi Kavanin-i Âl-i Osman) isimli eserinin onuncu bâbıuda vardır (Kütüphanemizdeki nüsha.

Haşiye-i tecrid ve Miftah medreselerinde ekalli bir yıl şugl etmedin yukan medreselere hareket etmeye ve ''^Hâşiye-i tecrid medreselerinin her birinde ekalli birer ay şugl edip ders okumadan âhar müderrise varmaya "ve Miftah medreselerinde dahi akalli iki ay şugl edip ders okumadın âhar müderrise varmaya ve "Kırkh medreselerinde dahi akalli üç ay şugl edip derslerin okumadın âhar müderrislere varmayalar ve "Hâriç elli medreselerinde akalli beş ay şugl edip ve ders­ lerin okumadın yukarı medreselere varmayalar ve "Paye-i Sahn medreselerinde (Dâhil medreseleri) akalli altı ay şugl edip derslerin okumadın âhar müderrise varmayalar ve Beyan olunduğu kanun üzere danişmendlerin şugl ve hare­ ketleri şühûd-ı udul ile sabit olmadın müderrisin dahi anlan kabul itmeyeler. siyle danişmendliğe başlayan bir öğrenci iyi çalışıp derslerinde muvaffak olmak şartiyle üç senede Hâşiye-i tecrid. şöyle ki bu emr-i şerife muhaUf vazı'lan sâdır olursa danişmend tâzir olunup tarikten red oluna ve kabul eden müderris dahi muâteb ve mâzul ola.." Bu fermandan anlaşıldığına göre Hâşiye-i tecrid medreseKırklı. . bahis bahis iki ayda bitirmek 1 Burada Danişmend tâbiri alelıtlak medrese talebesi demektir.14 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I "Talebeden biri istihkakiyle danişmend olduktan sonra üç yıl alettevali şugl etmeden Sahn medreselerine varmaya ve Sahn müderrisleri dahi bir danişmendin ^ Danişmend olduktan sonra üç yıl bittamam şugl ettiği şuhûd-ı udul ile yanlarmda sabit olmayınca anun gibileri danişmendliğe kabul etmeyeler. Bu suretle kanunda gösterildiği üzere talebe bu tertip üzere birer ay müddetle bir senede Haşiye-i tecrid medresesine ait dersleri tamamlar ve oradan Miftah medre­ sesine geçip orada da her bir dersi. "Ve her danişmend. Medreselerin ders müd­ deti kanunnamede a y n a y n gösterilmiştir. Miftah. Burada bir noktanın aydınlanması için şunu söyleyeUm ki her bir derecedeki müderris kendi ihtisasına göre bir ders okutur ve talebe aynı derece dahihnde diğer bir müderrise daha giderek orada da diğer bir ders okurdu. Hâriç ve Dâhil medreselerini tamamladıktan sonra Sahn-ı seman medreselerinden birisine girebilecektir.

01 payede okunan kitapların 1 Telhisü'l-beyan fi Kavanin-i Âl-i Osman (Uezaıîen nüsha. 1970. medreselerinde sevâlif-i eyyamdan her payede okunugelen kitapları talip ilimlere tamam müstevfa okudup birinden tamam mahir olmayınca birine şürû itmiyeler.IJJG medresesine ilim) Telhisü'l-beyan'ın (Kavanin-i Talebe-i kısmmda medrese dersleri hakkında yukanki kayıtlara benzeyen aşağıdaki mütalâalar görülmektedir^. "Talebe-i ilm derslerin âdetçe tamam etmedin mülâzemete gelmiyeler ve gelürse mülâzım addolunmaya. Nr. temessüke okunan kitapları yazalar ve müstaidleri her haftada dört derse müdavemet ettireler ve taksir edeni te'dib ideler. kütüb-i mutebere ne veçhile okuna geldi ise ol veçhile okuna. ve ihtilâl olup tahsilde olan talebe-i ilm şugl ve tahsilde müsahele-i tâmme ve müsamaha-i âmme üzere her fenden birer kitapla ve her kitaptan bir kaç fasıl ve bâb okumakla ik­ tifa eyleyip ceU-i himmetlerin süratle âli payelere erişip kimi mülâzım olup kimi bir tarik ile mansıba duhul etmeğe sarf ederler imiş Ferman-ı celilü'l-kadrim bu veçhile sâdır oldu ki mahrusa-i İstanbul'da ve Edirne''de ve Burso'da ve sair memalik-i mahmiyede olan kâffe-i mevâli-i ızâm ve ulema ve müderrisin. fotokopi.MEDRESELERİN DERECELERİ 15 suretiyle bir seneyi doldurduktan sonra Kırklı medresesine geçer ve böylece her bir dersi okuduğuna dair müderrisinden vesika (belge) almak suretiyle yüksele yüksele sahn-ı seman çütardı. ' Veliyyüddin tedrise muvazabetleri ve danişmendler hakkında" başlığiyle şu kayıtlar Hüseyin Efendi). B. . 148. müderristen ne miktar okuduysa elinde temessükü olup içinde beyan oluna. terakki kasd edip kimesneye varmaya ve her müstaid. . . ÖLJI J. kütüphanemizdeki Efendi kiiaplart (Bayezid umumî kütüphanesinde). temçssüksüz müder­ ris-i cedid anı kabul itmeye Her medresenin mütevelli ve nazırları kanun-ı mezkûn muhafaza ideler ve kimse kimseden danişmend ayartmaya ve müderrisler müstaidine ders teklif edip tetimmelerde ^_^ şerh-i şemsiye ve mafevkine ve tsfahanVye varıncaya okutturalar ve müderrisin. „ Diğer bir fermanda da "Mevali ve müderrisin'in vardır * : "Elhaletü hâzihi istimâ olunur ki tarik-i ifade ve istifadede tamam s û i h â l . 147. varak 121 b.

. dokuz bin talebe bulunduğunu beyan etmektedir'. 9 3 . Min-bâd emrim budur ki anun gibi bir müstaid çıkıp tamam üslûb-ı muayyen ve kanun-ı mukarrer üzere cemi-i payeleri gezib okutugelen kitapları okuyup sonra beş yılda scmaniycyc varıp rabt oluna. X V I . ve haftada dört dersi tamam dirast ideler. o tarihlerde Osmanlı memleket­ lerinde 120 medrese. 89 lıastahane. Kendulerden yukaruda olan payelerde okunan kitaplar mütalâasmda liyakat ve istidad gel­ dikte eline temessük vireler. bu emrime riayet * * » istidada vusul bulup bir yılda belki daha zaman-ı karibte semaniye medrese­ edip hilâfına cevaz göstermiyeler. beş yıldan eksikten bir talib-i ilm semaniyeyc \arup irtibat eylemeye 1 Cemi-i müderrisler.16 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I cümlesinde mahir olduktan sonra ol payede ne kadar zaman olduğuna ve ne miktar kitap okuduğuna müderrisinden temessük abp bir payeye dahi müteveccih olup anda dahi bu üslûb üzere cehd ve sây eyliyeler. ve her payede okunan kitapları gerekse bir medresede okuyalar gerekse anın misli medresede okuyalar. Nöbete riayet edip günde bir ikisi ile iktifa etmiyeler ve özr-i şcr'îlcri olmadan dersi fevt itmiycler. M u r a d iw/'a gelerek îlisloire dıı zaıııaı. Bu tarihlerde medrese adedi Türkiye'de üı. 2 Osmanlı Tiırklerindc ilim. asır sonlarına doğru I I I . tamam teksir-i mevâd ve mesâil ve tevfir-i mebâdi ve delâil ardınca okudalar. s. mültefit olup şugl etmeyene tekye vermiyeler ve dersin itmiycn danişmendi tutmayalar. Müderrisler softa taifesine tamam şugl ittireler. Ve mevâli-i sahn. muhtasaratı tamam okudalar. s-one ' Daha evvelki kanunda Saluı-ı sonana girebilıııek içn müddet iken burada beş senedir. her kitaptan birer miktar ile iktifa ettirmiyeler.ıııda Jstun- Serail et de la Cour isimli bir cstr yazmış olan M i c h e l B o n d i e r . Kendulerin misli medreseye hareket kasdeden danişmendlere temessük vermekte tereddüd göstermiyeler. danişmendler de nevanma kabiliyet ve zekâ müşahede etmekle meşgul olduğu kitaptan mebâhis-i kalile okumakla dersi tebdil eylemiyeler. talib-i ilimlerine ziyade te'kid edeler ki tetimmelerde olan sûhtenin ahvaline muttali. Bir talib-i ilm. derece-i lerine erişip tahsil-i ulûm olunmazmış. Ve müderrisler.

Esat Efendi kitapları arasmdaki 3384 numarah bir mecmuada nefs-i İstanbul'da (yani sur dahilinde) aşağı medrese­ lerin seksen sekiz. asır ortalarına doğru Eyüp.MEDRESELERIN DERECELERI 17 her halde bu miktardan dört. Galata ve Üsküdar'da yüz otuz beş dârü'l-hadîs bulunduğunu yazmaktadır. arasmda medreselerin bulunduğuna şüphe yoktur. Yine bu tarihlerde şeyhülislâm Z e k e r i y a E f e n d i İstanbul kadısı bulunduğu sırada İstanbul tahririni yapmış olup burada 1656 muallimhane kaydetmiştir ki bunlann bir haylisi medresedir. I . çünkü bu X V I . Evliya Çelebi X V I I . Yine aym mec­ muada Edirne'de yirmi iki medrese bulunduğu yazıldığı gibi RumeU medreseleri de şehir adlan şuasında gösterilmiştir. beş misli ziyadedir. Bunlann timfyt TtşklUu. pâdişâh ve hanedan medreselerinin yirmi sekiz. Eyüp medreselerinin yedi olduğu beyan ediliyor. asır sonlannda yalnız İstanbul suru dahilinde elliden ziyade medrese bulunduğu gibi sur haricinde ve vilâyetlerde pek çok medrese vardı.

.

Yani Hâşiye-i tecrid medresesi müderrisi terfi ederse miftah ^ Basılmamış Künhü'l-ahbar.DÖRDÜNCÜ BÖLÜM MEDRESELERDE Müvenilı Â l i Sahn-ı üzere şunlan yazmaktadır H&fiye i tecrid medreseleri tecrid taallüm "^*<iânsin OKUTULAN Semana DERSLER kadar medreselerdeki ders­ lerle müderrislerin dereceleri hakkmda aşağıdan yukan olmak ednalan yirmişer. / . a. "Badehu Kırklı medreseler ve anlar arasındaki Hâriç elliH namına medâris tâyin olundu. e. Osmanlı istilâsmdan elli medreseleri evvel yaptırılmış olan eski hükümdarlarla oğul ve aile ve kızlan ve ümeraya aid medreseler olup aşağı dersleri meâni'den şerh-i miftah.. (bendeki nüsha). . ortası kelâmdan şerh-i mevâkıf ve yüksek derecesi fürû­ dan vjj* hidaye idi. tâki anlar dahi miftah medarisi ile iştihar buldu. Bunlarda da ders aşağıdan ^jji /urû'dan telvih ve âlâsı keşşaf (Zemahşerî) itibariyle de bu medrese dereceleri medreseler hidaye. Bu medreselerde müderris derse başlamadan evvel hadisten mesâbih ve meşânk ve yahut Buharı ve MüsKro'deki herhangi bir hadîsi okuyup izahtan sonra dersini takrir ederdi. hattâ ol muhta­ Hâşiye-i medreseler Haşiye-i tecrid medarisi ile meşhur oldu. „ . meânVden şerh-i miftah olması jjy^ medreseleri irade kılındı. ortası usul-i fıkıhtan Müderrislerin terfileri veya Kadı Beyzavî tefsirlerinden birinden ders okutmaktı. yirmibeşer akçe vazife ile muayyen oldu ve talebeleri sarat tahsilinden sonra müstaid oldukta etmek münasip görüldü. pâdişâh kızlan. Dâhil elli medreseler Osmanh pâdişahlariylc şehzade valideleri. elbette dersleri JU. Kırklı ve Hanç „. 24. . esastı." Hâşiye-i tecrid medreselerinin bir derece üstünde "otuz akçe üe" otuzbeş akçe ile medreseler vardır. Kırkh ve Hâriç eUili medreseleri. şehzadelere ait medrese­ lerdi.

t J ' j ^ ' Z . Ve bu kanun-ı mukarrer oldu ki tertib-i sâbdc üzere bir müderris-i pâk-tıynet kat'-ı meratip ve derecatla dâhU mederesesine dahil ola. Dâhil müderrisi vc nihayet Sahn-ı Seman müderrisi olurdu^. sonra ehliyetini isbat ederek Kırkh veya Hâriç müderrisi. hesap. s.. " Risale-i Behâiye'nia asd adı ( el-Fevaidii'l-Behaiyye ) olup Bagdat'lı t m a dfiddia b. .) ^ t d l JlOl şerhi olan R u m î ' n i n kitabı okunurdu. c.F a r s î şerh e d e r e k . C a g m i n î ' n i n el-Mülahhas isimli eseri' ile şerh- ^ ". hendese. Hesaptan hangi eserin okutulduğuna dair eski devirlere ait Bahâiye diye meşhur olan Kemaleddin istifa­ Sultan daha sonraları bir kayıt göremedik.. ' Kitabın asıl adı M ü l a h h a s ise de müderris ve talebeler arasmda müellif adiyle Çayminî diye meşhurdur. Bunlar ulûm-i -üT âliye denilen kelâm. meşhur A l i K u ş ç u ' n u n . II. basılmamış kısım. ilm-i fıkıh tahsiline vasıta olan ilimlerdir. F a t i h M e h m e d ' e takdim eylediği hesaptan R i s a l e . Kûnhü'l-ahbar. Heyetten. nahiv. ilm-i hadis.)'de bunu K e m a l ü d d i n H a s a n e l . . A b d u l l a h tarafından telif edimiş ve 891 H . (1486 M. c. MEDRESELERDE AŞAĞIDAN Y U K A R I DERS OKUTULAN w ™ ." Âli. heyet. asrın ikinci yarısında yetişen riyaziyecilerden B a h a ü d d i n M e h m e d b. yalmz Risale-i bir hesap kitabiyle bu eserin 891 H . Ulum-ı Cüz lyye ' denilen muhbelagat.20 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI medresesi müderrisi olur. U İ ^ I ^^Ul Esasii'l-Kavâid fi şerh-i usulVl-fevâid aduu vermiştir.. mantık.. (1486 M. = 1209 M.i M u h a m m e d i y y e adlı eserinin medreselerde okutulmuş olması ihtimal dahilindedir. beynelakran imtiyaz bula. s. masduka-i-semaniye olan medaris-i semaniyenin birine müderris ola. 292). 24. H ü s e y i n Âmilî'nin olduğunu ve asıl adma Hulâsatü'l-Hesab denildiğini ve birkaç zat tarafmdan şerh edildiğini beyan etmişlerdir (Âsâr-ı Bakiye. Osmanlı Mehmed Eşkâlü't-te'sis medreselerinde isimli eseriyle hendeseden bunun Allâme Şemseddin Kadı-zâde-i S e m e r k a n d î ' n i n (vefatı 600 H . lûgat.)'de Hasan tarafından telif edilen şerhinden^ de edildiğini biliyoruz.. f. Merhum üstadımız Salih Z e k i B e y ^sâr-t Bakiye isimli eserlerinde Risale-i Bahâiye'ma X V I .^ . felsefe tasarat ve hattâ tarih ve coğrafya olup ulûm-i « J U âliye ismi verilen ilm-i kur'an.

jİ\ «jiAjjı oj^j çjU\ »Sâdeddin-i Teftarâni'nin (vefaU 791 H. = 1228 M. M e v a k ı f ve şerh ve haşiyeleri.UI j j\jJuı_ jUı >-ifl JL. 680'deki Arapça metin aynen şöyledir : 4Sİ. tasavvurat ve mütead dit şerhleri okutulmuştu. I.) TtIkisüU-mifiah üze­ rinde kaleme almış oldoğn muhtasar ve mutavvel »imK şerhlerine pek çok haşiye yazılmıştır . . bcdi. ' Keşfü'z-zünun c.j S^J\ İ-. .) Miftahü'l-ulûm bu hulâsaya S â d e d d i n . H o c a . . s. asır sonlarına yakın zamana kadar medreselerimizde okutulduğunu ve bu ilme dair Şemseddin Molla Fenarî. beyan) dan J ^ I S ^ S e k k â k î ' n i n 626 H . şerh-i üaguci ve mufassal olarak şerh-i metali ve bunlara müteallik tasdikat. şerh-i şemsiye. .z â d e A b d u r r a h m a n . Belagat (meâni. Kelâmdan.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 21 leri ve A l i K u ş ç u ' n u a Arapça Risale-i fethiyyesi okunup bun­ lardan maada diğer başka eserlerin okunmuş olması muhtemeldir. ^jj Şiî'yi u^-L. = 1389 M. Kadı-zâde-i R u m î . Kınalı-zâde A l i Efendi'nin eserleri olduğunu Kâtib Çelebi kaydettikten sonra bazı şeyhuüslâmlann dinî akide­ lere muhalif olduğundan bahis ile felsefe tedrisatını men ettirdik­ lerini ve bunun yerine zaten medreselerde na sebep olduğunu yazmaktadır^. M o l l a H u s r e v ve sairleri taraflarından kaleme alınan şerh ve haşiyeler^. Hâşiye-i tecrid. Ali Kuşçu. Mirim Çelebi.i mutavvel Seyyid ve Şerif-i (vefatı okutulan hidâye ve ekmeVi koydurarak bunun Osmanlı medreselerinin fikrî inkırazı­ isimli eseri ile bunun İbn H â tarafından yazılan 6 oğlu c i b tarafından kaleme alınan Telhisti l-miftah isimli hulâsası ve Teftazanı ve muhtasar isimlerindeki şerhler ve bu şerhlere Cürcani Şemseddin Fenarî H a s a n . tsfahanî'nin Tevâlî şerhi. î i l j ^ i .^ l üljl > j_^ı öisii lij j .İJİ l l U . M ü e y y e d . Mantıktan. J -iUtl j jr-^ıj j. tbn Kemal.z â d e . llm-i hikmet veya felsefenin X Y I .

şerhler yazdmıştır. Şu halde ameliyata mükeallik şer'î hükümleri tafsUâtiyle bUen zata fakih denilir (Hukuk-ı islâmiye ve ıstdahat-ı fıkhiyye lügatinden. Ferâiz.J\x^ J^MJL^M^ l y c î (vefatı Şerh-i Abdurrahman ve ulema şerhi ve 756 H .22 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI . muayyen ve müşahhas delil ve hikmetleri ile usul-i fıkıh kaideleri vasıtasiyle meydana çıkardır. Usul-i fıkhı kitap halinde ilk tedvin eden İmam Şa/îi'dir. Ferâiz. bir bab ise de zorluğundan dolayı fıkhın fürûundan sayılarak ayrı bir ilim haline gelmiştir. Buna dair eserler. ^ Fıkıh. Fıkıhtan^ Fürûdan Hidaye ve bunun Ehü'l-hasan Ali M ü r g i n â n ı (vefatı 593 H . ulûm-ı şer'iyyeden olup ibadat. M o l a Fenari'nin Ferâiz şerhidir. muamelât ve ukubata ait şer'î mese­ leleri ihtiva eden ve îslâm hukukunu vücude getiren malûmatın heyet-i umumiyesidir.i T e f t a z â n i ' n i n Muhtasar-ı münteha haşiyesi ve sair müderrislerin iktidarlarına göre şerh. akaid. I. kelâm ve tarihe âid mttteaddid eserleri vardır. maruf tabiriyle istinbat edilir. s. uinm-ı fıkıhtan. icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukaha olup bunlardan başka ilm-i usul. mufassal. Bunun usul ve kavaidi İmam-ı âzamin talebele­ rinden tmam Ebû Yusuf tarafından vazedilmiş ise de bu hususta bir eser vücude getirmemiştir.v u s u l ' i ile bunun şerhi Mîr'a(ü7-usul ve S â d e d d i n . ölünün terekesini kitabullah. fıkıh. c. . 36 dan hulâsa-sâbık İstanbul müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen). " A b d u r r a h m a n l y c î . hadis. haşiye ve talikatları. sünnet. tefsir. ) Kenzü'd-dekâyık şerhi j ve ve İ b r a h i m ' i n (vefatı 956 H . ) Mülteki'l-ebhar H u s r e v ' i n Gurer isimli eseriyle ve Vikaye ve M o l l a bunun şerhi olan Dürer ve bunlara yazılan dair olan şerh vc haşiyeler. Siroz mülhakatından İç nahiyesinde doğmuş olup tefsir. Fıkhın istiuadgâhı kitap. = 1 1 9 6 M . sünnet ve icma-ı ümmet üzere vereae arasında taksim etmektir. fıkıhton' Telvih ile t b n H â c i b ' i n l^Iu isimli meşhur eserinin Allame Adudüddin muhtasar-i münöU. Osmanlı memleketlerinde en meşhur olam. belagat ve lisaniyat ve ilm-i âdab gibi ilimlerden dahi istiane eder. = 1 3 4 2 Halebî M . = 1 5 4 9 M . ) tarafından yazılan şerhi ile diğer şerh ve haşiyelerden münasipleri ve Z e y l a î ' n i n (vefatı 743 H . fıkıhın muhtelif kısımlarına ^ Fıkha ait bilgilerin esas ve istinadgâhı olan şer'I hükümler. ) tarafmdan^ yazılan Adud Molla denilen şerh ile Menarü'l-envar arasında tbn M e l e k Ue Husrev'in H u s r e v ' i n telvih haşiyeleri ve ^'ine M o l l a M i r k a t ü ' l . = 1 3 5 5 M .

ef'alulloh haşr. = 1 2 0 9 M . kıdem. azab-ı kabir ve münker nekir suali. vücub. heyet. = 7 9 7 M. G e l â l ü d d i n D e v v a n t ' n i n (vefatı 908 H .) J i > ı l l j j U . kesret. matamatik.i A s k a l a n î ' n i n (vefatı 852 H . ve Esra- diye meşhurdur. kelâm ilminin diğer İslâm âlimleri arasında da kabul ve taammümünü mucip olarak bu suretle islâm felsefesi teessüs etti. = 1 2 8 6 M. = 1502 M . vücud ve mahiyeti. vücud. vahdet. ) Ebû Hafs Ömer tsbat-ı Vâcib isimli eseri ve N e c m e d d i n b. Kelâmda İslâm akaidine göre bahisler. kimya ihmlerinden bahseden ve aklî ilimlerin telkinlerini ihtiva eyleyen bir fikir mecmuasıdır.E s i r (vefatı 606 H .MEDRESELERDE O K U T U L A N D E R S L E R 23 AkaM^ -^^f^iyc de denilen Akaid şerhi.oku­ MEDRESELERDE OKUTULAN DAİR ESERLERDEN BAZILARINA MÜTALÂA llm-i kelâm denilen ihm.^ JsliS^JI 685 H . = 1 1 4 3 M. .i Nesefî'nin (vefatı: 637 H . sırat. imtina.i Uml-i Hadîs T* Hadîs'* Teftazanî'nin Akaid şerhi.) Akaid metni ile bımun müteaddid şerh ve haşiyelerinden eserler ve S â d e d d i n . araz.) J i j Ü l j l ^ l j J i > J I j l ^ l Envarü't-tenzil rü't-tevil isimli tefsiri . M u h a m m e d . = ve 1142 M.) Nuhbetü'l-fikir isimli eserleri ve şerhleri. ecsamın teşekkülü.k i Kadı Beyzavi tuluyordu. Abbasiler zamanında İslâm âlemine girmiş olan Yunan-ı kadimin fizik. illet ve malûl gibi mafevkattabia ^ Akaid : zatullah. cennet ve cehennemin hak olduğunu bildiren iUm olnp her biri delilleriyle izah ve tafsil edilmiştir. llm-i kelâm İslâm âleminde derhal taammüm etmemiş ve ihtida bu hususta Mutezile mezhebine mensup âlimler tarafından tedris ve müdafaa olunmuştur. sıfatullah.) ve İ b n H a c e r . imkân. = 1448 M. mizan. Tefmr el-Keşşaf an Ebû'l-kasım Hakayıki'Menzil Carullah Mahmud Zemahşeve Kadı Beyzavî'nin (vefatı rî'nin (vefatı 538 H . ) i*»*» M ü b a r e k (vefatı 181 H . müntehab ^ " meşbun l b n ü ' 1 . marifet. metafizik. fakat Islâmiyette fikir cereyanlannın genişlemesi ve ilmî münazaranın başlaması üzerine naklî delillere akU delillerle mukabele edilmesi zarureti.

kelâm.) İ b n R ü ş d (Vefatı 595 H .H a s a n Eş* ar i (vefatı 324 H .ı G a z a l i fle İ b n R ü ş d arasmdaki m ab abese hakkında birer eser yazmalarını A l i T u s t Ue H o c a . Idtap (Kur'an-ı kerim) ve sünnet üzere akli ve mukni delillerle zat ve sıfat-ı bâri ve mebde ve meadin ısbatı için vazolunan ilimdir. = 9 3 6 M. İ m a m . 950 M. G a z a l t . kitob ve sünnette var olanlardan o l a . F a t i h S u l t a n M e h m e d . t b n Rflşd ve H o c a .) F a h r e d d i n R a z î (vefatı 606 H.) İ b n Sina (vefatı 428 H . = l l l l M.24 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yani metafiziki fikirler ile Allahın varlığım (isbat-ı sâni') ve nübüvvet. imamet. = 1037 M.e â d e Bursalı Mnalilıuddia M u s t a f a ' y a emretmiş onlar da bu husnsta iki tarafın mütalâalazııu tetkik ederek birer risale kaleme almı^ar ve Gazali'ye hak vermişlerdir. bunlardan Hoca-zâde'nia tetkiki daha kıymetli olup meşhurdur. birisi Hanefi mezhebi imamlonndan olup 333H. s. mead (öldükten sonra tekrar dirilmek) kısım­ larım ihtiva ile bunları münakaşa etmiştir ki buna îslâm felsefesi denilmiştir ^. s. 632). Kelâm Uminde ehl-i sünnetin iki reisi vardır. 1956'da Ankara'da basıltauftır. . tekfiri mucip üç meseleden birisi Allahın cüz'iyyata âlim olmadığı. " bunun ilm-i ilâhi veya ilm-i hikmet denilen ilimden farkı. ikincisi cesedin haşrini inkâr etmeleri ve üçüncüsü de âlemin kıdemine kail olmalarındır {Mevzu4itü'l-ulûm. T a ş k ö p r ü l ü . Bundan başka t b n K e m a l A h m e d Şemseddin'in de TAafüt'ü vardır. tim-i ilâhi ve ilm-i hikmet (felsefe) reisleri ise Yunan-ı kadimde A r i s t o ve E f l a t u n ve İslâm âleminde de F â r â b i (vefatı 339 H . Mütekellimîn denilen kelâmcılar ile hükema veya ilm-i ilâhi mensupları arasmda ilmi mübaheseyi havi Tehafüt ismiyle meşhur olan eserlerin en eskisi kelâmcılarm en kudretlilerinden Huccettt'I-isIâm E b î H â m i d M e h m e d b.z â d e ' n i n hemen aym tarifi beyan eden mütalâası şöyledir: Maksud-î şer'î akl ile te'yid olunan ve itikad olunan umur. I. M t t b a h a t Türker'in kıymetli doktora teri vardır.Oığrafya FakOlteti değerli Doçenti Dr. = 1199 M.z â d e Muslihuddin Mustafa'mn tehafütlerinin tetkiki üzerine (üç tekafiit bakımından fdaefe ve din münas^teti) ismiyle Ankara tlniverütesi Dil ve Tarih . Mehmed-i G a z a l t (vefatı 505 H. (944 M.) olup b u zat ilm-i kelâmm inkişafına hizmet etmiştir.)'de Semerkand şehrinde vefat etmiş olan ve tmam-ı Mütekellîmin unvaniyle şöhyret bulan E b û M a n s u r Mâtüri(U ve ikincisi Şafii meEİıebi imamlarmdan olup otuz sene Mutezile mezhebinde bulunduktan sonra ebl-i sünnet mezhebini kabul eyleyen Basra'h E b û ' l . İşte Osmanh medreselerinde okutulmak üzere kabul edilen Hâşiye-i tecrid isimli kelâm kitabı medreselerin ilk tahsil dere- ' llm>i kelâm: ulûm-ı şer'iyyeden olup islâmiyet akidelerinden olan umur. c.) olup on yedi meselede hükemanm bidatlerim beyan ve üç meselede küfürlerine hüküm eylemiştir. akit olarak İslâm akaidine ve ilm-i ilâhî ise mutlak surette aklî delillere dayanmaları itibariyledir ve her ikisinin de gayeleri birdir . = 1209 M. 336 ve 594 vt mütaakıp sahifeler).) ve sairedir (Afevzuatü'I-uIûm^fan h u l û a .

25 sebebiyle Osmanh medreselerine Hâşiye-i tecrid Şia mezheblerinden imamiye mezhebine mensup yüksek âlimlerden olup Matamatik ve Astronomi ilimlerinde de büyük üstad olan meşhur allâme N a s i r ü d d i n .1143 M.i Tusî'nin (vefatı 672 H . Yusuf (1107 .ı I s f a h a n i (vefat 746 H . . = 1 3 4 5 M. tim-i mevakıf ve şerhleri kelâmca verilen ehemmiyet girdi..K a s ı m .)ninde i l i ^ V I Oijf Teeridü'l-ttikad'a jerhi vardır. Me­ selâ Kuzey-Afrika'daki Murabıtîn hükümdarlarından b. E b t ' l . Sahn-ı seman Şerifin medreselerini yaptırdıktan sonra medresesine Seyyid tecrid haşiyesini koydurduğu gibi yine ilm-i kelâmdan olan mevâkıf şerhinin de okutturulmasını şart koymuştur. llm-i kelâm. o da bu eserin imamete kadaı olan Irıaımm babaanun yazdığım ve alt tarafını da onan ölümünden sonra gulflt-ı Şia'dan İ b n M n t a h h a r HılH'nin kaleme aldığım sö^emiftir {MevxuatU'l-ulüm ltrcümeai. Nasirttddin'în eseri olup olmadığını gormu. S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i bu haşiyeBİni. Bu zat gerhinin •onunda A l l â m e K u t b f i d d i n Mahmnd-i Şirazî'den naklen (öyle diyor: K n t b e d d i n bir gün Nastr-i TÛBÎ'ninoğlu H o c a Asilüddin'e temd'iu.c. Ş e m s e d d i n M a h m u d b. 344). ^ Şeyh E k m e l ü d d i n M e h m e d b. Bazı Osmanh âlimleri de mevâkıfın bazı fasıUanna şerh ve haşiyeler kaleme almışlardır. S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i bu mevâkıfa da vâkıfâne bir şerh yazmış olup Osmanlı medreselerinde okutulmuştur. Mevâkıf. s. M a h mud-i C ü r c a n i (vefatı 816 H . F a t i h S u l t a n M e h m e d . = 1 4 1 3 M.)'nin Şerhü't-tecrid isimli eserini okuduktan sonra kaleme almıştır.) Tecridü'l-itikad veya TecridüH-kelâm ismindeki eserinin^ meşhur âlim S e y y i d Ş e r i f diye anılan A l i b . = 1355M.i l y c î (vefatı 756 H . llhaniler (Garp Moğollan) zamanında. I. T a ş f i n Ali b. Mahmud-i Baberti(vefatı 786 H .MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER cesine alem oldu. = 1 2 7 3 M.) tarafından tetkik ve izah edilmiş olan haşiyedir. Seyyid Şerifin haşiyesi üzerine Osmanlı âlimleri tarafından haşiyeler yazdmıştır. Bu eser altı mevkıf yani fash ihtiva etti­ ğinden dolayı mevkıfın cem'i olarak mevâkıf denilmiştir. = 1384M.) İmam-i Gazali'nin eserim yaktırmış ve hattâ Maliki mezhebine mensup âlimler kelâm ile iştigalin küfr olduğunu bile ilân eylemişlerdir.)'nin eseridir. muhakeme ve akli delillere istinad ettiğinden dar görüşlü mezhepler bu ilme karşı mücadele etmişlerdir. Sultaniye şehrinde yaşamış olan K a d ı A d u d ü d d i n .

^ H a t i b Dımışkî'nin belâgatten •s»^ Telhisü'l-miftah isimli ese­ rine Sâdeddin-i T e f t a z a n î tarafından yazdan şerhin adı iij^ Mutavvel'diı. ) b. Kılavun namına yukanda adı geçen Abdullah jl^"^l^l> b. = 1 2 8 6 M . medresesinin programlan arasına fikir münakaşası yapan kelâm ilmini koydurmuş ve âUmlere şerh ve haşiyeler yazdırmak suretiyle bu husustaki fikir hareketlerini teşvik eylemiştir ki yukanda not olarak bahsetti­ ğimiz Tehafütü'l-felâsife üzerine yazdan risaleler bu cümledendir.)'de tebf etmiş olduğu kelâm kitabı da medreselerimizde okutturulmuştur. Siraceddin Mahmud-i Ermevî'nin (vefatı 682 H. metali şerhinin^ belâgatten J_4k. (1382 M. basılmamış birinci cilt (kütüphanemizdeki nüsha). Hâşiye-i tecrid medreselerinde muhtasarat denilen sarf.) Miftahü'l-ulûm isimli telifinin hulâsası olan Telhisü'l-mifiah'm asd adı (Telhisü'l-miftah fi'l-meanî ve'l-beyan) olup bu esere Mutavvel'den başka bir çok şerh ve haşi­ yeler de yazılmıştır. Ömer T e f t a z a n î ' n i n (vefat 791 H . Mekasıdü't-tâlibîn ismiyle 784 H .) eseri olup bunu K u t b ü d d i n Mehmed-i R a z i (vefatı 766 H . s. = 1389 M.) âJ\U\ JL ^U. ^ Mantıktan j^j^^'^ Metaliü'l-envar. hendese gibi dersler okutulduğu anlaşıhyor ise de bunlarm hangi eserler olduğu zikredilmiyor. nahiv.26 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İşte F a t i h Sultan Mehmed. Meşhur âlim S â d e d d i n M e s u d b . = 1229 M. Bilmünasebe Hâşiye-i daha yukarılarda ihtida söylendiği üzere kelâma dair yazılan bu eserlerden aşağı dereceli medreselerde tecrid okutulur ve talebenin derecesi yükseldikçe Tevali ve en son da Mevâkıf ve şerhleri tedris edilirdi. = 1283 M. Muhtasaratı gören talebe Hâşiye-i tecrid medreselerinde man­ tıktan ^Ik. Müderrisler bu tecrid ve tevali şerhlerinden hangisini isterlerse anlan okuturlardı. Ömer-i Mehmed Mahmud Tevâliü'l-envar isimli eseriyle bunun Mısır'daki Memlûk sultanlanndan Şemseddin I s f a h a n î ' n i n şerhi olan Şerh-i Tevali adlı eseri de Osmanh med­ reselerinde okutularak müteaddid haşiyeler yazdmıştır. Yine kelâm kitaplanndan K a d ı B e y z a v î ' n i n (vefatı 685 H . hesap. Sâdüddin-i T e f t a z â n ! kendi eseri olan Mutavvde . 24.) şerbetmiş ve bu şerhe haşiyeler yazdmıştır. Müverrih  l i Hâşiye-i tecrid medresesi talebesinin muhtasarat tahsilinden sonra müstaid olunca tecrid haşiyesi okuduklannı beyan etmekle iktifa etmiş ve bu muhtasaratın hangi eserler olduğunu kayıt eylememiştir ^. mutavvelHn^ ve yine ^ Künhü'l-ahbar. = 1364 M. AlIâme Siracüddin-i Sekkâki'nin (vefatı 626 H.

istiare. muhtasar mantık kitabı olup Nasirüddin-i T û s i talebelerinden Kazvinli N e c m e d d i n Ö m e r K â t i b i ' n i n (vefatı 693 H . nahiv. iştikak ve buna mümasil ilimlerden bahseden yüksek bir eserdir. kavâid-i edebiye. okutul­ ve neler Aşağı medreselerdeki fıkıh metin şerhlerinden her müderrisin ilmi kudreti nisbetinde ders okutması tavsiye ediliyorsa da bunlann hangi eserler olduğu gösterilmiyor Burada dikkat edilecek bir nokta vardır. Birçok şerhleri ve şerhlerinin de şerhleri ve haşiyeleri vardır. Belâgatten bilhassa denilmiş ders­ tecrid'deo. miftahü'l-ulûm Cürcanî adlı eserinin^ Şerif-i anlaşılıyor. iştikak. ' Ulûm-ı Arabiye denilen lugât. nahiv. Beyanda.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 27 belâgatten ^L>» Isâm ve haşiyesinin^ tedris edildiği Bunlardan duğunu başka Hâşiye-i tecrid medreselerinde bu dersler arasında bilmiyoruz. 207). tarafından yazdan şerhinin okutul­ de miftah medreseleri masından dolayı bu medreselere tim-i kelâmdan medreselerde tedris j. s. 24. . sarf. teşbih. (Yeni ilm-i kelâm) meramı.) eseridir. kısım kısım şerh edenlerde vardır.Halis Efendi kitapları. güzel ve fasih söylemeğe beyan denilir. |>^UI ^Iri. Bunu. göriilüyor'. Ebû Bekr-i S e k k â k ! olup bütün kavâid. * Medreseler kanunâmesi (Üniversite . ' Şemsiye. Bu şerhlerden Sadûddin-i T e f t a z a n î ile S e y y i d Ş e r i f i n şerhleri Osmanlı medreselerinde tedris edilmiştir. = 1294 M. açık. fakat kanunnamede ilk medreselere Hâşiye-i medreseleri Sekkâkî'nin Seyyid olduğu Hâşiye-i tecrid haşiyesinin okutulmasından bahsedildiği için medreselerde daha çok o eser okutulmuş ve bu tecrid medreseleri yukanda denilmiştir. * ÇJ^^ ^Ui* rni/tah ü/ulum'un müellifi allame S i r a c ü d d i n Y u s u f b. bedi ve beyan'a (ilm-i belagat) denilirdi. Teftazâni'nin üzerine S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i ile Silkutî'nin ve daha bir hayli ulemanın haşiyeleri de vardır. bir derece yukan olan medreselere miftah denildiğini görmüştük. meani ve beyan olarak üç kısım olup medreselerde bunun üçüncü yani meâni ve beyan kısmı okutulurdu. aruz. kavafı ile mâenl ve beyan ve meâni ile beyanın zeyli olan ı^i-^. ^ A l i (Künhiİ'l-ahbar) basılmamış birinci cilt. şerh-i leri yukanlarda dereceleri gösterilen Kırklı (kırk akçe yevmiyeli) ve şemsiye^ de bu dersler arasında bulunmakta Muhtasar adlı bir de şerh yazmıştır. Nr. Bu eser. idi. bedî ilminden her üçüne yani meâni. o da kelâmdan tecrid haşiyesi ile jJljI» tevâU şerhinden müderris hangisini isterse onu okutur. kinaye ve mecaz olup bu suretle belagat ilminin bir şubesidir. sarf.mevâkıf edilmekte şerhi ile fıkıhtan hidâye Mantıktan.

M e h m e d Saşranî (vefatı 650 H . Sahn-ı Seman dersleri. hidaye ile beraber usul-i fıkıhtan^ Sadeddin-i Teftazanî'nin Telvih Daha adlı^ şerhi okutıduyordu.1089 M. Ulema ve müctehidler arasında ihtilâfı mucip olan bir hükm-i şer'iyi muhaliflerin taaruzlarmdan ve yıkmalarından muhafaza ederek şer'î delillerle bu hükmü muhafaza için vazolunan J»t>U. ^ Usul-i fıkıh. ^ 1253 M.) tedvin etmişlerdir. Haşiye­ leri de vardır.ı âzam'ın talebelerinden İ m a m Y u s u f vazetmiş ve başta E b û Bekr-i Razî (vefatı 370H.(hilaf) ilmi ile herhangi bir mesele üzerinde fnkaha mezhepleri arasındalki münazara ilmi olan J-^.) J>*"^l j^r^ij'Tcnkîhu'l-usul adh bir eseri vardır. . sonra Sahn-ı Seman mahreei olan Musila-i soA/ı'da dahil olarak dâhil medreseleri derslerine çıkdıyordu ki bualar da usıd-i fıkıhtan İ b n münteha şerhi olan H a c i b ' i n (vefatı 646 H .28 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M Î Y E T E Ş K İ L Â T I Bundan başka elli akçeli hariç medreselerinde ^jji LİA* fürûdan. yalnız Tetimme (Dâhil) medreseleriyle meşârik^ Hâriç elli medreselerinde derse başlanmadan evvel JjLl> T e f t a z â n î bunu şerh etmiş ve Osmanh medreselerinde okutulmuştur. ' l i j l i * Meşarık-i Envarü'n-IVebeviyye isimli eserin müellifi i m a m R a z i y y ü d d i n H a s a n b. M e s u d elBuharî'nin (vefatı 747 H.) olmak üzere Hanefi mezhebi imamlarından E b û Z e y d D e b b u s t (vefatı 432 H .(Cedel) de usul-ı fıkıh kısmındandır. Sâdeddiu-i T e f t a z â n î de bu (Tat>zihü'l-(en/cî/ı)i şerh ede­ rek Telvih adım vermiş ve ona da haşiyeler yazılmıştır. ) muAtosar şerh-ı adud v e yine şerh olarak Seyyid Ş e r i f i n eseri ve fıkıhtan hidaye ve C a r u l l a h Z e m a h ş e r î ' n i n (vefatı 538 H . ' Sadrüfşeria diye meşhur olan A l l â m e U b e y d u l l a h b. Usul-i fıkhı İ m a m .il an Ha- kayıkul-tenzil Envariıt-tenzil isimli tefsirlerinden birisi okutulurdu. = 980M. her halde daha aşağı medreselerde okutulan derslerin daha mufassalları olacaktır. .) olup ferhleri vardır. = 1 2 4 8 M . Telvih'in bazı yerlerine Sivas Hühümdarı K a d ı B u r h a n e d d i n A h m e d itiraz edderek (Tercihü'ltavzih) adiyle bir haşiye kaleme almış ve ulema arasmda rağbet görmüştür. bu eser yine kendisi tarafından ^r'J^ Tevzihu't-tenkîh ismiyle şerh olunmuştur.) ve Ş e m s ü ' l . Gerek ilk ve orta dereceli usul-i medreselerde ve gerek Sahn-ı Seman edildiğine medreselerinde dair bir kayda hadîs ve hadîs dersleri tedris tesadüf edilmemektedir. = 1346 M. icma-ı ümmet ve kıyas delileriyle meydana koymakdır.) J i > y i ^_\J^ ^ ve Kadı Beyzavî'nin ö U ü O l el-Keşşaf Jj^r^JI jl_. elfazdan meânîyi istinbat etmek yani mâna ve hüküm çıkarmak kanunlariyle furûdan olan şer'î hükümleri kitap sünnet.) Fahrülislâm pejdevî (vefatı 482 H. = 1143 M. = 1090 M. .e i m m e S e r a h s î (vefatı 483 H.1040 M.

basımamıj birinci cilt. mesâbih^ veyahut miktar hadis* Sahih-i Müslim^ Fakat ve Buhaıî'den* hadis ile Edirne'de Ah­ hirer nakloluaurdu.) vefat eden Nişapurlu Ebû H ü s e y i n Müslim'in meşhur eseri olup S a h i h . K a n u n î S u l t a n S ü l e y m a n zamanmda da müderrisUğin en yüksek Süleymaniye Darü'l-hadîsi'nin tesis edildiği de malûmdur. KifaBurhanüddin Bidayetü'l-mübtedi Ebû Bekr Merginanî'nin * ismiyle edilmiş olup bu şerh de yetü'l-müntehî ismiyle şerh olunmuştur. M e s u d B e g a v î telif etmiş olup bir hayh şerhleri vardır. Keşfü'z-zünun.z â d e medreselerde kademesi Efendi'nin tedrisattan da öğreniyoruz ^ . M.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 29 ve ^ . ' Fıkıhtan vikaye JIL— l İ H^jJ\ î'Jij Vikayetü'r-rivâye fi mesailil'- hidaye) isimli telif Bürhanü'ş-şerîa Mahmud b. (593 H . Vikayetü'r-rivaye kısmında) bir hayli Osmanlı âlimleri Vikaye ve Nikaye'ye şerh ve haşiyeler yazmışlardır. bu eser İslâm hukuku cihetinden pek mühim olduğundan ümmühattan saydırdı. İ s m a i l tarafından toplanmış olup Sahih-i Buharı diye meşhurdur. Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin en mühimmi Hanefî fıkhı olup bu da hidaye ismiyle meşhurdu. Bu esere Tokat'ın komanat nahiyesine mensup S e y y i d Ali'nin de «i^^ tnâye adım vermiş olduğu bir şerhi olup 832 H . Hidaye'nin şerhlerinden en değerhsi Boy6urd'lu Ekmelüddin'in (vefatı 786 H . . (874 M. ' Bu hususta daha aşağıda Osmanh medreselerinde okutulan dersler kıs­ mına bakm. L * . « « Mûcemû'l-büldan). Hidaye. ' 261 H. . (1428 M. = 1197 b.)'de tamamlamış ve dört senede yazmıştır {Şakayık-i Numaniye urciimesi.)'de şerh vefat etmiş olan Şeyhülislâm telifidir. Sadrfi'ş-şerîa U b e y - dnllah'mdır.)*de vefat etmiş olan t m a m H ü s e y i n b. (870 M. = 1 3 8 4 M. Bundan başka ^ . ' Afergıruın. s. 128.) ^ J L C tnaye isimU şerhidir^.)'de vefat eden Buharalı E b û A b d u l l a h M u h a m m e d b.Mesabihû's-sünne isimli yine hadisten olan eseri 516 H . » Buharı diye meşhur olan Hadis kitabı 256 H. M u r a d tarafmdan yaptırılan Darü'l-hadîs'ten reselerinden med itibaren tedris Isamüddin gibi bunun miftah med­ yapmış olan olduğu edildiğini T a ş k ö p r ü l ü . . 24. anladığımız usûl-i hadîs derslerinin okutulduğunu I I . * Âli (Kûnhü'l-ahbar). . s.i M ü s l i m ismiyle meşhur ve ulema arasmda B u h a r i ile beraber en çok itimat edilen hadis kitaplarmdandır . Maveraünnehr'de Fergane vilâyetinin bir hayli âUm yetiştiren kasabalarmdan idi ( ö l . l U I ( . (1126 M.

30 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yakanda adı geçen Jjl î ^ ^ l j o . i m a k s u d . = 1273 M. nahiv ve kavaidinden olarak sarftan. ' Mantıka dair çok eser yazdmış olup bunların adları Keş/ü'z-ıünun'da gösterilmiştir (C. Bina ile beraber Maksud'nn t m a m . ıJLi şâfiye ve ^1j. Secavendî'nin Cürcanî okutulurdu. ısjt> izzî. 1863). = 1361 M.Hazine kitapları s 207).'j\^W2j.) ve viromi/. = 1256M.ı âzam'm olduğu beyan edilmiştir (Topkapı Sarayı . Yine sarftan A h m e d b. ^ L a . s. » Sadrü'ş-şeria-i evvel lah b. II. M e h m e d b.) ve vir^J'^i^ MugnilUbib. S ü l e y m a n (vefatı 879 H. = 1 3 0 0 M . = 1078 M.! emsile. Aşağı dereceli medreselerde Arapçamn sarf. = 1474 M. Nikaye ferâizden 4-^1 tarafından bahseden yazümış Siracüddin olan şerhi Kemal isimli eserlerdir. = 1213 M. «k. Zentan'h A h m e d b. A b d ü s s e y y i d M a t r i z i (vefatı 610 H. değerli riyaziyeci ' Sarftan Safiye ve nahivden kâfiye İ b n H â c i b diye meşhur i b n Ö m e r O s m a n ' m (vefatı 646 H . İ m a m N â s ı r b . misbah. İbn H i ş am'ın(vefatı 762 H. Bu sarf ve nahiv kitapları üzerine bir hayli şerh ve haşiye yazılmıştır. j »Lı« ısam. I jf>i\if\yKavaid üH-irad metni Nahviyyuadan yukarıda adı geçen İ b n H i ş a m Ş e y h E b î Mnh a m m e d A b d u l l a h ' m eseri olup nahivden kâfiye isimli eseriyle fazla meş­ gul olmasmdan dolayı kâfîyeci diye şöhret bulan Bergama'h Allâme M u h i d d i n b. Mesud'un oğlu B u r h a n ü ' ş .ş e r i a Ubeydul­ (vefatı Mahmud 750 H . merah (Merahü'l-ervah) bunların şerh ve haşi­ Kayeleri ve nahivden -uilT kâfiye. . M a h m u d Ukudü'l-cevahir e l . Ş e y h A b d ü l k a h i r Cürcanî'nin (vefatı471 H.) ve Elfiyye.) ve/zzi Zincan'hŞeyh t z z e d d i n İbrahim'in (vefatı 655H. = 1349 M. = 1248 M.) ve Merah. C e m a l l ü d d i n M e h m e d Taî'nin (vefatı 672 H. *J>İ\ elfiye.) olup MaJMud'un müellifi meçhuldür.C ü n d î ' n i n (vefatı 700 H . Mesud'un (vefatı bilinemedi)ve nabivdenJVfMfcoft. ) adlı eseriyle >IJA-IJJİP diğer bazı sarf ve nahiv kitaptsaguci ve heyet diye meşhur olan âlimi Esirüddin lanmn şerh ve haşiyeleri de medreselerde tedris ediliyordu. Miras ve nafaka taksimini bildiren ve fıkıh ile alâkası olan Mehmed-i de Siraciye isimli telifiyle bunun S e y y i d Şerif-i medreselerde Siraciye'ye diğer bazı âUmler tarafından da şerhler yazılmış olup bunlardan birisi de İ b n Ahmed Şemseddin'dir. U J bina.) bu eseri şerh etmiştir. Mantığa dair olan eserlerden^ mantık kitabı.den sonra) tarafından kaleme ahnmış olan <ilîj Vikaye ve bunun muhtasarı «oU. avâmil ile Bergamd'h meşhur K â f i y e c i ' n i n v'^"ill-i*ljî vaidü'l-îrab şerhi ve u-i-ÜlJi* Mugni'l-lebib^ ile şerh ve haşiyeleri Molla Cami ve mantıktan Jy. A l i b. Metâliû^l-envar şerhi ve belâgatten telhis şerhi J m u t a v v e l okutuluyordu ki bilmünasebe bu son eserden daha evvelce bahsetmiştik.

s. * ^yıiJLlI el-Mülehhas'm daha bir hayli şerh ve haşiyeleri vardır {Keşfü'zzünun. = 1474 M . ' Isaguci şerhlerinden birisi de A b d ü l l a t i f . I. = 1221 M. ve X V I . (1480 M. A l â ü d d i n K e y k u b a d b. ' Oklidis'in Yunanca Miftahü'l-hendese demek olduğunu K â t i p Çelebi yazıyor. I .z â d e . 208). K e y h u s r e v namma tebf edilmiştir {Keşfü'z-zünun c. [1412 M. s. Eserin asb Yunan-ı kadim filozoflarmdan Ferferyus'nndor.i R u m î tarafından 815 H .i Rumî'nin eserleri hakkmda Merhum Salih Z e k i Bey'in Âsâr-ı Bakiye İBİmli eserine ve B a ğ d a d l ı İ s m a i l Paşa merhumun Esmaü'l-Müellîfin adb kitabına (C.i R u m i ' n i n arkadaşı büyük riyaziyeci ve heyetçi C i y a s û d d i n C e m ş i d b . s. I. Ömer Çağminî'nin (vefatı 618 H . 1 Isaguei tâbiri Yunanca olup KüUiyat-i Hams denilen beş kısım üzerine tertip edilmiştir. ) tarafından muhtasar olarak şerh edilmiştir. . = 1 4 1 4 M . veya az sonra) tarafmdan telif edilmiş olan (usul-i hendese)^ ve C*>-ji ^l^ii-l j y U j ÖJL* ieljî Je Sa»-I j Risale fi istihrac-ı ceyb-i derecetün vahide alâ kavaid-i hendese^ isimli eserin K a d ı .MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 31 Ebherî'nin (vefatı 700 H .z â d e .z â d e .i R u m i tarafından yazdmış şerhi X V .K â ş i (vefatı 817 H . Osmanh medreselerinde okutulan hendeseden ıj-i^^^ JlSlil EşkâlüH-te'sis eseri ıSemerAcand'lı Ş e m s e d d i n M e h m e d ' i n (vefatı 600 H .i Ebheri'nindir.z â d e . M e s u d b . asırlarda medreselerimizde tedris edümiştir *. B u eser H ü s a m ü d d i n K â t î (vefatı 760 H . = 1 2 0 3 M.) olup Şemseddin Mehmed bu eserini O k l i d i s ' i n KitahiVl-usul isimli eserinin mukaddimesi ile^ müselleslerin evsafını gösteren kısımlarından almıştır. = 1 3 5 9 M .) el-Mülehhas adlı ese­ riyle bunun K a d ı . * G ı y a s ü d d i n Cemşid'in ve K a d ı . Yine bu cümleden olarak K a d ı . c.)'de yazılmış olup Murad Molla kitapları arasmda 1393 numarada bulunmaktadır. 257) bakınız.) olup asıl adı (Risale-i Ebheriyye) idi^. Orta zamana ait olan bu teUf riyaziyenin inkişafına ve basitleşmesine rağmen son zaman­ lara kadar medreselerde okutulmuştur. = 1 3 0 0 M. Bunlardan başka Ş e m ­ s e d d i n M o l l a F e n a r i ' n i n ve diğer bazı âlimlerin de şerhleri varsa da en meşhuru K â t î ile F e n a r i ' n i n şerhleridir ve bunlara müteaddid haşiyeler yazılmıştır 2.)'de telif edilen şerhi de Osmanlı medreselerinde okutulmuştur. M a h ­ m u d e l . 1819) Bu eserin bir nüshası 885 H . Bizdeki ise E s i r ü d d i n . Meşhur âlim A l i K u ş ç u (vefatı 879 H . ) tarafından F a t i h S u l t a n M e h m e d adına telif edilen hesaptan Muhammediyye ve heyetten Fethiye ile yine heyetten Mahmud b .i A c e m i taraündan Anadolu Selçuk hükümdarlarmdan I.

.

Mehmed'in tefsir. Kaariye ve Edine Kapı mevldleridir. Fatih. ru eski saray (şimdiki Halice üniversitenin bulunduğu Dârü'l-hadîs isimli med­ etrafı) diye meşhur olan mahallin geniş bahçesinin bakan tepede ayırtmış olduğu yerde M i m a r camisiyle beraber medreselerini ve diğer tesislerini sinden birisidir^. Sultan Selim. kelâm ve Arap hsaniyatı üzerine tedrisat ilahiyat. usul-ı fıkıh. Çemberlitof. . Süleymaniye. islâm hukuku ve Arap edebiyatı Fakültesi idi ve henüz müsbet iUmlere mahsus olan Tıb ve Riyaziyat (Matamatik) Fakülteleri yoktu. asır ortalarına doğ­ mahal ve kuzeyinde Sinan'a yedi tepe­ ettirmişti. Kanuni Sultan Süleyman X Y I . tabhane ve Darûş­ şifa denilen hastahane yaptınlmıştır. Süleymaniye camiinin bulunduğu mahal İstanbul'un birisinin üzerine inşa M e h m e d de cami ve Süleymaniye camiinin kuzey tarafına düşen kısımda medrese-i evvel ve medrese-i sâni denilen birinci ve ikinci medrese­ lerle kuzey-doğu kısmında bir hamam ve camün mihrabı mukabelesindeki kıble tarafında bir Dârü'l-hadîs ve camiin tam güne­ yine tesadüf eden kısmında medrese-i râbi yani dördüncü med­ rese ve bunun doğusunda da medrese-i sâlis yani üçüncü medrese ve yine camiin güney-batısmda tıb medresesi ve eczahane ve camün batı kısmına düşen tarafında ise imaret. Bu belere mahsus on dokuz odasında muhacirler oturmakta ve üçüncü tesislerden batı tarafındaki imaret harap olup tabhane ise islâmi ^ tatanbul'un mejhur yedi tepesi: Topkapı. medreselerini bu Nitekim F a t i h tepelerden Sultan yaptırtmıştır. B u ihtiyaç gözönüne almarak mevcuda ilâve­ ten Tıb. Riyaziye Fakülteleriyle bir de reseler yapıldı.BEŞİNCİ BÖLÜM SÜLEYMANİYE Fatih yapan Sultan MEDRESELERİ Sahn-ı Seman medreseleri. Bunlardan başka vakfiyede kur'an-ı kerim tahmi ve namaz usul ve kaidelerini öğretmek için bir mektep ile bir de kütüphane yaptırıldığı görülüyor. fıkıh. Bugün bu müesseselerden Dârü'l-hadîs medresede ise Süleymaniye kütüphanesi medresesinin tale­ bulunmaktadır.

(1559 M. s. Dârû'l-hadis Her medresenin revakb murabba şekilde tulânî olan dershanesinde ilk okul odalarmdan başka daha büyük olarak birer de dershanesi vardır. Bunlardan başka camün garbmdaki iki medresenin cenubunda sibyan için bir Dârü't-taliın bina olunmuştur.(1557 M.)'de da batı tarafmdaki diğer ikisi bitmiş ve 964 H . bizzat gelerek müftü yani şeyhülislâm E b u s s u u d M e h m e d E f e n d i mihrabın temel taşım koymuştur. Dârü'z-ziyafe'nin altmda . Bağdad köfkü kütüphanesi. ihtidasında (1552 M. Nr. Şu halde bu Süleymaniye sitesinde Dârû'l-hadis. 918 934 ve A l i [j^'^^ <^ Künha'l-ahbar birinci cüt). Nr. hamam ve sair müş­ temilât vücuda getirilmişti. Cami ile medreselerin ve diğer tesislerin inşasına 7 Cemaziyelevvel 957 (24 Mayıs 1550) senesi perşembe günü başlanmış ve Sultan Süleyman. (1557 M. Medrese talebe­ lerinin odaları camün cenub-i şarkisinde bulunup tûlânidir. (1949 M. tabhane. bunun ikisi camiin şarkmda olan harimin şarkındadır ki aralarmda sokak vardır. diğerlerinin ise altmışar Uâ ı Tabakatü'l-memalik (MUIet kütüphanesi). 94 b ve 95a. imaret. Cami ve medreselerin inşasma 956 H .34 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI eserler müzesi ve Darûşşifa da askeri matbaa olarak kullamlmaktadır.) medreselerin kuzeyde bulunan ikisi ve 966 H .)'de tamamlanmıştır. medresesinin bulunmaktadır. riyaziye ve sair dinî ve hukukî ve edebî tedrisatı yapmak için altı medrese ile hastahane. tabüye. Meselâ 960 H . Bu beş medresenin birbinde ehâdis-i nebeviyye okutulmak meşrut olduğundan inşaatı en son biten bu medreseye (Dârü'l-hadîs) denilmiştir. Bu altı medreseden derece itiba­ riyle en yüksek medrese Dârü'l-hadis risinin yevmiyesi yüz ve müderrisUği olup müder­ akçe idi^. diğer iki medrese camiin garp tarafına düşer. tıb.) senesinde ise Darû'l-hadîs medresesi sona ermiştir. 325-333) Süleymaniye külliyesi hakkmda şu kayıtlar vardır . burada da cami harimi ile medrese arasmda sokak vardır. ' E b û B e k r b. Cami 963 Şevval (1556 Ağustos)'de bitmiş ise de ^ diğerleri muhtelif tarihlerde tamamlanımştır. B e h r a m Dımışki'nin Latince'den tercüme etmig olup bazı yerlerine ilâveler yapmış olduğu {Kitab-ı Nusretü'l-tslâm ve's-sûrurfi tahrir-i kilab-ı atlas-ı Mayur) isimli Coğrafya'da (Topkapı Sarayı. Güneydeki tıb medresesi ile karşısmdaki eczahane harap bir haldedir. 779. Camiin şi­ mal tarafmda bir çok odaları ihtiva eden ve bir harimi olan ve bir çeşmeyi de müştenül misafirin için bir Dârü'ı-ziyafe yapılmıştır. bir medrese de camün kıble tara£ndadır.)'de başlanarak 964 H. Camiin havalisinde beş adet büyük medrese yapümıştır. s.

Âli. varak 94 6. misafirleriıı hayvanları için ahır vardır. = 1 5 7 0 M. 1 Şakayık zeyli.) ve diğeri de Mevlâna CelâlüdKarahisar'h Ş a h M e h m e d b. N u r e d d i n (vefatı 968 H .) getirildi ve en son bitmiş olan batı tarafındaki iki med­ Efendi'ye (vefatı 979 H . 260. = 1 5 7 2 M.SÜLEYMANİYE MEDRESELERİ 35 % 0 H .) ve ikincisine Mimar-zâde M u s l i h u d d i n b. = 1 5 6 5 M. M e h m e d (vefatı 972 H . mec­ nunlara ilâç için müteaddid hücreleri havi ve içinde çeşmeyi ve suyu muhtevi bir hamam olan bir Darûşşifa bina olunmuştur. Dârü'z-ziyafe'ye muttasıl bir matbah ile fikara talebe için bir taamhane yapılmıştır. (1596 İskilipli Tabib Şemseddin Muhyiddin M. 137. fıkara ve gurabaya.) 'de Eğri seferinden dönülürken vefat ettiğinden onun yerine müderrisi biraderi E f e n d i tâyin olunmuş ve onun yerine tıb medresesi müder­ Sinan Çelebi'nin E f e n d i ' y e verilmiştir''. Vakfiyede bulunmakta camiin güney batısma düşen tıb medresesinden kütüphanesinin aynca bahsedilmekte olup şimdi Süleymaniye olduğu dördüncü medresenin yanmda harap bir haldedir. basılmamış fcuım. ' Selânikt tarihi. Bu medrese yandan dar bir sokakla ayrılan Darüşşifa'mn karşısma tesadüf etmekte ve iki kapısmdan birisi Tiryakiler çarşısı'na ve diğeri ise Darûşşifa caddesine çıkmaktadır. Filhakika hekimbaşı Süleymaniye risUği de tıb medresesi S i n a n Ç e l e b i 1005 H . . müderrishğine Bağdad müfessir ve kadıhğından mümuhaddıslerinden Camiin hitammdan pek az sonra tamamlanan hadis okunmağa mahsus Dârü'l-hadis tekaid olup zamanınm değerli Emin Kösesi Molla Y a h y a reseden birisi Sahn-ı seman din Rumî ahfadından Afyon harrem b .z â d e Ş e m s e d d i n Mustafa Ahmed (vefatı 988 H . Fenn-i tıbbı tahsil için Darûşşifa hizasmda fevkani bir medrese de yapılmıştır (Varak 106-108) . 165. = 1 5 8 0 M. Hastalara. = müderrislerinden Kmalı-zâde Ali 1560 M. M u ­ E f e n d i ' y e (vefatı 978 H . s.'de kuzeydeki iki medrese tamamlamaca buraya tâyin edilmek üzere değerli müderris arandı ve bunlardan birisine daha sonra şeyhuUslâm olan K a d ı . varak 361. 40. Atayi. 18. (1552 M.) tâyin edüdiler.) tevcih edildik mahsus olan medrese müderrisliği hekim İ s a oğlu Yine burada tıb tahsiline Ahmed altmış akçe ile hassa tabiblerinden İzmit'U Çelebi'ye verildi ve derecesi hassa hekim başıhğından bir derece aşağı itibar olundu ve bu medrese müderrisliği hekimbaşdığa namzed olacak kadar mesleğinde ihtisası olanlara verilmesi şart kondu.

36

OSMANLI D E V L E T İ N İ N

İLMİYE TEŞKİLATI

Süleymaniye

külliyesinin

medrese talebeleriyle

misafir

ve

fakirlere yemek vermek için imareti ve Dârü'z-ziyafe

denilen ye­

mekhane ve misafirlerin ikametleri için tabhane denilen misa­ firhane ve sair tesisleri de varsa da meyzuumuz medreselere ait olduğundan yalnız onlardan bahseyledik ^. Süleymaniye külliyesinin inşaatına, bir altın filori elli dokuz akçe hesabı üzerinden sekiz yüz doksan altı bin üçyüz seksen üç filori yani gümüş Osmanh akçesi olarak beş yüz otuz yedi yük (yüz bin akçe bir yüktür) seksen iki bin dokuz yüz akçe sarfedilmiştir ^. Medreselerde haftada dört gün ders okutulacaktı; her med­ resede talebelerin yatıp kalkması için hücre denilen medrese odaları vardı; talebeler, yemeklerini me'kel denilen imaretin ayn yemekhanesinde yerlerdi; günde iki defa yemek Süleymaniye medreseleri yani Sahn-ı veriliyordu'. yapdSüleymaniye

dıktan sonra Dâhil medreselerini ikmal etmiş olan talebelerden arzu edenler Sahn-ı seman'a ve arzu edenler Sahn-ı devam ettiler. Fatih zamanında Sahn-ı seman Süleymaniye'yc medreselerinin

yapılmasiyle medreseler yirmili, otuzlu, kırklı, eUili ve altmışlı olarak beş kısma ayrılmıştı, Süleymaniye medreseleri yapıldıktan sonra müderrislerin dereceleri daha ziyade yükseldi. Süleymaniye medreseleri yapılıncaya kadar en yüksek müderrisUk Sahn-ı seman müderrisliği iken Süleymaniye medrese-

1 Ehemmiyetine binaen bugün askerî matbaa olarak kullanılan hastahane ile imaretten kısaca bahsedelim : Darûşşifa binası birisi hastalara ve diğeri tabiblerle idare heyetine mahsus olmak üzere iki kısımdı; kadro mucibince birisi başhekim olmak üzere dört tabip, iki cerrah, iki göz hekimi, bir eczacı ile ilâçları ve şurupları hazırlayan ve edviyekup demlen bir eczacı kalfası, beş eczacı çırağı, kilerci vekilharç, kâtip, hastabakıcı, hastaları hamamda yıkayıp traş edici vesair müstahdemler vardı. İmarete gelince buradaki mustatil şeklindeki dört salondan ortadaki matbah olup yanlarmdaki salonları yemekhane idi. Bu dört salonun arka tarafında misafirlerin hayvanlarma mahsus ahırlar vardı. Buraya misafir olarak gelenler üç gün kalıp yer, içer, yatar para vermezlerdi. Misafirlere her gün elli dirhem bal, beş kişiye bir sofra olmak üzere kırk sofra yemek verilirdi. Misafirlerin hayvanlarından her birine günde birer şiıûk arpa veriliyordu. İmaretin altı aşçısı, dört sofracısı, üç bulaşıkçısı ve sair bir hayli hademesi vardı. Misafirlere derecelerine göre ikram edilecek ve güler yüz gösterilecekti. 2 A l i (Kiinhü'l-<Mar), basılmamış ikinci cilt, varak 95. ' Tabakatü'l-memalik (Millet kütüphanesi nüshası), s. 918-934.

StîLEYMANtYE MEDRESELERİ

37

lerinin inşasından sonra müderrisler ibtidâ-i altmışlı yani altmış akçe yevmiyeliden başlayarak Hareket-i altmışlı, Mûsila-i maniye, Hamise-i Süleymaniye ve Süleymaniye son kademesi olarak DâTİıl-hadîs-i Süleyve müderrisliğin

Süleymaniye müderrisliğine

kadar bir müderrislik derecesi takip ederlerdi ve bu medreselerden her birinin miktarı malûm idi ve bazan lüzum ve ihtiyaca göre bu miktar arttırdırdı. İbtidâ-i altmışlı denilen ve altmış akçe yevmiyeli müderris­ lerin adedi kırk sekizdi. Bu derecede bulunan bir müderris terfi edince bir yüksek dereceye hareket ettiği için Hareket-i altmışlı denilmişti; yevmiyesi evvelkinin aynı ise de müderrislik derecesi bir yukarı idi. Bu Hareket-i altmışlı müderrislerinin adedi de otuz iki idi. Buradan birisi terfi ederse Mûsila-i müderrisliğe geçerdi. Mûsila-i Süleymaniye müderrisliği (kibar-ı müderrisin) denilen müderrisliklerin ilk kademesi olup bunun bir derece Hamise-i Süleymaniye üstünde müderrisliği ve onun da üstünde SüleySüleymaniye mü­ H. Süleymaniye denilen ve kendisini Süleymaniye müderrisliğine götürecek olan

maniye'nin dört medresesinden birinin müderrisliği ve en son da Dârul-hadîs (1726 müderrisliği geliyordu. Hamise-i asnn ilk yansında edilmiş derrisliğinin X V I I I . ve takriben 1139

M.) tarihlerinde ihdas

olduğu anlaşılmaktadır

* XVn. asrın ikinci ayarısı içinde tertip edilmiş olan Abdurrahman Paşa kanunnamesVnde (Milli Tetebbular mecmuası, c. I, s. 539) müderrislerin derece­ lerinden bahsedilirken : ".. müderrislerden Süleymaniye müderrisleri, Mûsila-ı Süleymaniye müderrislerine tesaddur eder ve Mûsüa-i Süleymaniye müderrisleri altmışlı müderrisleri'ne tesaddur eder, altmışlı müderrisler sahn müderrisleri'ne tesaddur eder ve Mûsilâ-i Sahn müderrisleri dâhil müderrislerine tesaddur eder, dâhil müderrisleri de hâriç müderrislerine tesaddur eder" denilerek müderrislerin dereceleri zikredildiği sırada Hâmise-i Süleymaniye'den bahsedilmemektedir. X V I I I . asır başlarındaki N i m e t i E f e n d i kanunamesi de aynı suretle Hamise'den bahsetmemektedir. 1139 H. (1727 M.) tarihinde Mûsila-i Süleymaniye dersâmlanndan Kıuftrga'da Mehmed Paşa medresesi müderrisi H a y a t i - Z â d e Mehmed Efendi'nin terfian Süleymaniye müderrisliği rüûsundan bahsedilip ve yine aym sene Mûsila-i Süleymaniye müderrislerinden Kılıç Ali Paşa merdresesi müderrisi M e h m e d Efendi'ye Hâmise-i Süleymaniye rüûsu verilmesinden bahsedildiğine göre bu, Hâmise-i Süleymaniye'rûn X V I I I . asrın ilk yarısında ,ihdas edildiği anlaşılmaktadır (Başvekâlet arşivi, İbnü'l-Emin tasnifi, Tevcihat vesikaları, Nr. 2605 ve 2612).

38

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I

Dârü'l-hadîs Kudüs, Sofya,

medresesi

üstünde müderrislik Tırhala

olmayıp bu-

ramn müderrisi arzu ettiği takdirde mahreç mevleviyetleri demlen Halep, Eyüp, Selanik, Yenişehri, Galata, tzmir, Trabzon ve Girid kadılıklanndan birisine tâyin olunurdu; müderrisi kadılık isteinezse o zaman mahreç Dârü'l-hadis müderri­ müderrislerinden her­ altındaki Süleymaniye

eğer Dârul-hadis sinin bir derece

mevleviyetlerinden münhal olan kadılık hangi birisine teklif edilirdi.

Dârü'l-hadîs müderrisliği münhal olursa oraya Süleymaniye müderrislerinin kıdemlisi ve onun yerine de Hamise-i ve onun yerine Mûsila-i olunurdu. usul-i hadis ve Süleymaniye tâyin Süleymaniye müderrislerinin eskileri

Süleymaniye medreselerinden Dârü'l-hadîs'de

hadis okutuluyor ise de diğer riyaziye, tıp medreselerinde hangi eserlerin gösterildiğine dair şimdiUk malûmatımız yoktur.

ALTINCI

BÖLÜM

OSMANLI MEDRESELERİNDE OKUTULAN DERSLERE DÂİR
Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin bir program

dahilinde nasd bir sıra takip ettiğini sarih olarak bilmiyoruz; fakat medrese derslerinin tslâm âleminde aşağı yukan hemen birbirinin aynı bir program dahilinde ve aynı metodla tedris edildiğini ve tatil günlerinin de birbirine benzediğini görmekteyiz. XV. asır sonlanna doğru tamim edilen bir kanunnameye ve tetkik edilen eserlere göre medreseler yukanda kısm-ı mahsu­ sunda görüldüğü üzere müderrisi yirmi, yirmibeş akçe yevmiyeli Hâşiye-i tecrid, otuz, otuz beş akçe yevmiyeli Miftah ve Kırklı, Hâriç eUi, Dâhil elli ve Sahn-ı seman olarak o tarihlerde altı dere­ ceye ayrıldığından talebeler de bu medreselerdeki müderrislerden derece derece ders görürlerdi. Bu tedris kanunnamesine göre aşağıdan yukanya yani Hâ­ şiye-i tecrid medresesinden başlayarak muhtelif medrese derece­ lerinde mantıktan Şerh-i şemsiye, kelâmdan Hâşiye-i tecrid, belâ­ gatten Mutavvel, kelâmdan Şerh-i tevali, belâgatten miftah, usul-i fıkıhtan Tavzih ile bunun şerhinin şerhi olan Telvih ve yine usul-i füuhtan Adud şerhi ve fıkıhtan hidaye ve en son tefsir dersleri okutuluyordu. lUt medresede mantıktan Şemsiye şerhini okuyan bir öğrenci daha yukan derecedeki medreselerde yine mantıktan daha şü­ mullü olarak ^ I U > Metali şerhini okurdu; yine böylece kelâmdan tecrid haşiyesini görmüş olan öğrenci daha yukan medreselerde yine kelâmdan larda herhangi bir Tavâli^ ve Mevâkıf dersin ilk şerhlerini ve belâgatten muhtasan ve smıf olan mutavveVden sonra Miftah şerhini okuyordu. Bugünkü okul­ sınıflarda derecesi yükseldikçe bunun mufassalı okutulmakta olduğundan eski medreselerde de aynı usul devam etmişti. Bu derslerin ne şekilde okutulduğuna dair bir fikir vermek için X V I . asnn

1 Bazı müderrisler, U k medreselerde tecrid haşiyesi yerine tevali de okutur­
lardı.

40

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI

büyük âÜrnlerindeıı Şakayık-i Nûmaniye ve Mevzuatü'l-ulûm diğer ilmî eserlerin müellifi olan T a ş k ö p r ü l ü - z â d e Isamüddin Efendi'nin haUni gözden geçirmek çok faydah olur^. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e ilk tahsilinden sonra

ve

Ahmed

(vefatı 965 H . = 1561 M.) tercüme-i medrese dersine Alâüddin Merah Elfiye'yi

Arapça lûgat ezberlemekle başlamıştır. Sonra M o l l a isimlerindeki okumuştur. muhtasar kitapları ve nahivden

Y e t i m ' d e n (vefatı 920 H . = 1514 M.) sarftan maksud, İzzî ve kâfiye ile bunun şerhlerinden Vafiye, Haruniye ve

avamil, misbah

Bundan sonra amcasından sarf, nahiv, lûgat - k i kavaidinden bahseden Dav'iı'l-misbah ve yine mantıktan Hüsam ve Şemsiye

herhalde

evvelkilerin mabadi veya daha şümullüsü olacaktır- ve bunların mantıktan Isaguci ile şerhim görmüştür.

Yine tahsiU esnasmda akaid ve kelâmı, şerhleriyle beraber okuyup kelâmdan Hâşiye-i Fenarî-zâde Muhiddin Meğuşî'den Muhiddin hadîsten EfendVden tecrid'i dayısından ve Miftah şerhini Çelebi'den Buharî Mevâkıf şerhini Seydt Kadı

gördükten sonra Tunuslu Şeyh Mehmed Sahih-i ve yine hadîsten

t y a z ' m Şifasından birer miktar okuyarak münazara ilminden Cedel^ ve Hilafa almıştır. Ahmed Isamüddin E f e n d i 1495'de doğmuş ve 1525'de otuz yaşında iken ilk defa Dimetoka''da Oruç Paşa medresesine müderris olmuştur. Bu tarihlere göre onbeş yaşında iken medrese hayatına olarak girmiş olduğu farz edilse medrese tahsili
524-526.

derslerini

gördükten sonra bunlardan icazet

mülâzemet müddeti hariç

on sene

görmüş oluyor.

1 Şakayık tercümesi, s.

' ıJ-^- CedeTia lûgat mânası şiddetli düşmanlık demektir; Umiye ıstdahmda bir mfibahesede doğru veya yanlış bir mesele hakkmda hasmı ikna için kullanılacak usulü gösteren ilimdir. Bu ilimle elde edüen hükümler sayesinde ilmi ve ameli bazı şüpheler önlenebilir, fakat bunun aksi de olabilir. Cedel, münaza­ ra ilminin fumundan olnp tim-i hilaf iae münazara ilminin esaslarmdandır ve dinî mflbahaselerde kullamlmak için fukahadan E b û B e k r b. M e h m e d Ş â ş î (vefatı 336 veya 365 H.) tarafından vazedilmiştir . * <-^^ HilâJ'cedd ilminin fürûnndan olup zihni faaliyeti ve mübahaselerde delilleriyle hasmı ilzam eden ilim olup o sayede hasmm vazettiği usul bu sayede cerh ve tadil edilir.

MEDRESELERDE O K U T U L A N D E R S L E R E D A İ R

41

T a ş k ö p r ü l ü - z â d e ' n i n gördüğü besinin nasd yetiştiğini

dersler bir medrese tale­

göstermiş olması itibariyle dikkate şa­

yandır; şimdi bir de bu zatın müderris olup medreseden medre­ seye terfi ederken bu medreselerde okuttuğu derslere bakabm : T a ş k ö p r ü l ü - z â d e , Hâşiye-i tecrid medresesinde Hâşiye-i tecridi başından umûr-ı âmmeye kadar E f e n d i iki sene belâgatten okuttuktan müderrislik telhis şerhi olan mutavvel'i başından, istiare bahsine ve kelâmdan sonra S e y y i d Ş e r i f Cürcani'nin Ferâiz şerhini de tedris etti. Şu halde A h m e d Isamüddin ettiği bu ilk medresede adlan geçen üç iUmden ders yapmıştır. Bu medreseden otuz akçe yevmiyeli olan İstanbul'da Miftah medreselerinden Hacı Hasan medresesi müderrishğine terfi eden Taşköprülü-zâde burada da fıkıhtan kitab-ı Bey'a kadar Sadrü'ş-şeriayı ve belâgatten evvelinden Jlif 1 icaz ve ı_«U»l itnab bahislerine kadar Miftah şerhini ve umûr-ı âmmeden vücub ve imkâna kadar da Hâşiye-i tecridi ve başından sonuna kadar da hadîsten Mesabih'i^ okutmuştur. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e bu medresede üç sene kalmış ve 936 H . (1529 M.) 'de terfi ederek kırk akçe yevmiyeli ris burada evveUnden sonuna kadar hadisten hadîsten Meşarık'i^ ve usul-i fıkıhtan medreselerden ÜsMesabih ile yine Tefta­ küp'te tshak Bey medresesi müderrisliğine tâyin edilmiştir. Müder­ Sâdeddin-i

zâni'nin Tavzih isimli eserini tamamen ve fıkıh'tan Sadrü'ş-şeria'yı kitab-ı bey'Vden sonuna kadar ve S e y y i d hini ve Seyyid Miftahı Şerifin fenn-i Ş e r i f i n Feraiz şer­ okutmuştur. beyandan beyandan âhırma değin

feraiz şerhini ve miftahını fenn-i

nihayetine kadar takrir eylemiştir. 942 H . (1536 M.)'de yine kırk akçeli medreselerden İstanbul'da Kalenderhâne medresesi müderrisliğine nakledilen E f e n d i burada Me5a6i/ı'i evvelinden kitab-ı mevâkıf şerhini vücub ve imkân bahsinden yerlerini okutmuştur.
> Mesabih, Şafü İmamlarmdan olup 516 H . (1122 M.)'de vefat eden

Isamüddin kadar ve

büyu'a

jc\ Araz bahsine

kadar ve Sadrü'ş-şeriadan bir miktannı ve Miftah şerhinin bazı

Hüseyin b. Mesud Begavi'nin eseridir. 2 j j L t . Meşânk (Mejarıku'l-envar) 650 H . (1252 M.)'de

vefat etmig olan

t m a m R a z i y y ü d d i n Hasan-ı Sagani'nin telifidir. Bn eserde 2252 hadîs vardır. Bin elli hadiste Şey hey n ittifak etmişlerdir.

42

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I

944 H . (1537 M.)'de Hâriç müderrisliğiile Koca Mustafa Paşa medresesine terfi eden müderris bu medresede daba evvelki med­ resede bıraktığı kitab-ı 6üyû'dan sonuna kadar Mesâbihi ilahiyattan (kelâmdan) mevâkıf şerhini tedris etti. Isamüddin Efendi 945 Zilkade (1539 Mart)'de Dâhil müder­ risliğine yükselerek Edirne'de üç şerefeli müderrisi oldu. Burada Sahih-i Buhari'den bir cildini takrir etti ve bir evvelki medresede hidayeden bıraktığı Zekât bahsinden kitab-ı hacc'm sonuna ve usul-i fıkıhtan Telvih'i başmdan taksim-i evvel bahsine kadar okuttu ve beş ay sonra Sahn-ı seman müderrisliğine yükseldi. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e 946 Rebiulevvel ( 1539 Ağustos'de tâyin edilmiş olduğu ve hidayeyi Sahn müderrisliğinde Sahih-i Buharî'yi^ iki suresi'ni kere tamamiyle ve K a d ı B e y z a v î tefsirinden Bakara nak­ ve letti ve bundan başka evvelinden kitab-ı zekâta kadar hidayeyi

Nikâh bahsinden j ^ ^ . büyûa ve telvihi üç şerefeh

medresesinde bırakmış olduğu taksim-i evvelden mebâhis-i ahkâma kadar okuttu. Müderrisimiz 951 Şevval (1544)'de buradan terfi ederek Buharî'nin üçte birini

altmışh medreselerden Edirne'de Sultan Bâyezid medresesi müder­ risliğine tâyin olundu. Burada Sahih-i nakletti ve hidaye'yi kitab-ı büyû'dan kitab-ı şüfa'ya ve telvihi

Sahn-ı seman medresesinde bırakmış olduğu mebâhis-i ahkâmdan sonuna kadar ve mevâkıf şerhini ve ferâiz şerhini tashih baldslerine kadar tedris eyledi. 26 Ramazan 952 (3 Ekim 1545) 'de Bursa kadıhğma tâyin

edildi ve iki seneye yakın bir zaman sonra 954 Receb (1547 ağustos)'de ikinci defa Sahn-ı seman müderrisliğine getirildi bu ikinci
1 256 H . (870 M.) de vefat etmiş olan İ m a m H a f ı z Ebî A b d u l l a h Mu­ h a m m e d b. İ s m a i l B u h a r î'nin hadîsten olan eserinin adı Camiü's-sahih olup c$J^ Hafız Sahih-i Buharı diye meşhurdur. 261 H . (564 M.)'de vefat eden t m a m E b î ' l - H ü s e y i n Müslim'in de Camiii's-Sahih adlı bir eseri vardır; Sahihayn adı verilmiş olup kütüb-i sitte b. denilen Enes'in

her iki esere birden üf"^

hadîs kitaplarmdandır. Bu iki hadis kitabı Ue bir de t m a m M a l i k (vefatı 179 H . = 795 M.)Ü.j..

Muta isimli Hadîs kitabı başta gelip Sahihayn'den sonra kütüb-i sitte arasmda zikredilen Sünen-i Ehi Davud, Sünen-i Tirmizi, Sünen-i Nisat, Sünen-i tbn Mâee gelmektedir. Bunlardan başka Sün«nü'{-A:e6tr ve's-jagîr ( E b î B e k r b. A h m e d B e y h a k î ) isim verilmiş olan hadîs kitabı ,.'ile diğer hadîs rivayet eden kuvvetli büyük muhaddisler de gelmişlerdir.

MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLERE D Â l R

43

defaki Sahn-ı seman

müderrisliğinde de yine evvelki gibi

SMhTelvüii

Buharf yi tamamen ve Hidaye'yi bâb-ı şüfadan sonuna ve tefsirine yazdığı haşiyeyi mütalâa etti.

evvelinden taksim-irabia kadar okutup S e y y i d Ş e r i f i n , Keşşaf

11 Şevval 958 (12 Ekim 1551)'de İstanbul kadısı olup 961 H. (1554 M.)'de gözleri görmez olduğundan kadılıktan çekildi. Taşköprülü-zâde'nin okuttuğu derslerden anlaşıldığma göre Hâşiyei- tecrid medreselerinden başlayarak Sahn-ı semanca kadar yukarıda saydığımız eserlerin metin ve şerhleri bahis bahis, derece, derece tedris edilmiştir ki II. Bayezid zamamnda tamim edilen medrese tedrisatını havi kanunun daha izahlı bir şeklidir. Şu halde Ahmed I s a m ü d d i n E f e n d i tedris hayatında ilk medreseden Sahn-ı Kelâmdan : HâşiyeiMutavvel ile Miftah seman medresesine kadar:

tecrid ile mevakıf şerhini. Belagatten : Ferâizden : Mesâbih, Seyyid Meşank Şerif ve GürSahih-i

şerhini.

canî'nin Ferâiz şerhini. Usul-i fıkıhtan: Tenkih, Tavzih ve telvihi. Fıkıhtan : Hidayeyi; Hadisten : BuharVyi. rülü-zâde'nin Tefsirden: Beyzavî'yi okutmuştur. Bunlar, T a ş k ö p ­ okuttuğu dersler olup diğer müderrisler de bu

tedris çerçevesinden hariç olarak ihtisaslanna göre meselâ man­ tıktan şerh-i metali, şerh-i şemsiye ve diğer mantık kitaplarım ve belagatten muhtasar (şerh-i telhisül-miftah), kelâmdan tevali şerhi, usul-i fıkıhtan muhtasar-ı münteha şerhi olan şerh-i adud, tefsirden Keşşaf (Zemahşerî) gibi muhtelif eserler okuturlardı ki bu tarz her müderrisin ihtisasma kalmış bir şeydi.

.

Ebussuut Efendi'­ nin Rumeli kazaskerliğine kadar muntazam bir mülâzemet defteri olmayıp birer suretle yolunu bulanlar sıra beklemeden mülâ­ zemete geçerken (Ebusuut Efendi ulemadan her payede olan­ ların ne kadar mülâzım vereceklerini tesbit ile badema yedi senede bir mülâzemet usulü kanun oldu.YEDİNCİ BÖLÜM MÜDERRİSLİK İÇİN M Ü L Â Z E M E T VE NEVBET Daha yukandaki bölümlerde görüldüğü üzere bir medrese talebesi Hâşiye-i tecrid medreselerinden başlayarak müteaddid hocalardan ders görüp nihayet Hâriç ve Dâhil medreseleri ders­ lerini gördükten sonra arzu eden Sahn-ı semen veya Sahn-ı Süley­ maniye medreselerine devam eder ve burayı tamamladıktan dair sonra icazet alır yani kendisine müderrislik edebileceğine diploma verilirdi. Bu tarihte Anadolu kazaskeri bulunan Çivi-z âde M u h y i d d i n M e h m e d E f e n d i umumen yabancı olanları mülâzemetten menetmesi üzerine bunlar Pâdişâha müracaat ederek şikâyette bulunmuşlardır. Bundan sonra müderris namzedi nevbet denilen müderrislik veya kaddık almak için sıra bekler. Şikâyetçiler kıdem ve hakk-ı müktesebleri sebebiyle tatyib edildikten sonra badema mülâzımlar için müstakil bir ruzname tertip ederek yolsuzluğun önünü ahp mülâzemet işini bir tertibe sokmuş ve bundan başka ulemamn her payede ne kadar mülâzım vermeleri lâzım geleceğini ve yedi senede bir nevbet usulünü vazetmiştir (Şakayık zeyli. Yani dersten mezun olan daniş­ mendler sırasıyle kazasker defterine kayıt olunarak müderrislik Bundan başka Pâdişâh cüluslarında şehzade seferinde ve muzaffariyetlerde ve için nevbet beklerlerdi ^. Atayî s. 1 944 H. 184 ve oradan naklen Devhatü'l-meşayıh. s.)'de EbusBuud Efendi'nin Rumeli kazaskerliği zamamna gelinceye kadar mülâzemet kaydma itina olunnuyarak herkes bir yolunu bulup mansıba girebiUrmiş. 26).. . 1537 (M. veya Pâdişâhın ilk doğuşlarında da mülâzemet verilirdi. Eğer Anadolu'da müderris veya kadı olmak istiyorsa Anadolu kazaskerinin ve Rumeli'de müderris veya kadı olmak istiyorsa Rumeli kazaskerinin mu­ denilen deftere ayyen günlerdeki mechsine devam edip (Matlab) (Ruznameye = gündeme) ismini kaydettirirdi. S u l t a n S ü l e y m a n bunlarm şikâyetlerini dinlemesini E b u s s u u d Efendi'ye emretmiş­ tir.

(1563 M. Hükümdarlann cülûslannda ve ilk seferlerinde ve nün tatbik edildiğini söylemiştik. II. S u l t a n S ü l e y m a n ' ı n B a k i hakkındaki teveccühünü göyle anlatıyor: S u l t a n S ü l e y m a n bir gün Pâdigahbğımm birkaç yerinden hazz-ı vâfirim vardır. s. B u münasebetle muzafE f e n d i 971 Şevval (1564 Mayıs)'de otuz feriyet zamanlannda şehzade doğumlarında da mülâzemet usulü­ şeyhülislâm ile Padişah bocalan yirmişer danişmendi mülâzım kaydederlerdi.46 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Mülâzemet kanununa ay kın olarak K a n u n i S u l t a n Süley­ m a n . 183. * Şakayık zeyli. Daha sonraki tarihlerde yedi senede bir mülâzemet usulüne pek o kadar riayet edilmediği görülüyor.)'de nevbet ferman olunmuş yani medrese mezunlaruun Ruznamçe-i hümayuna kayıt olunarak sıra beklemeleri emredilmişti. Nitekim yukandaki 1560'daki mülâzemetten sonra 973 Şaban (1566 Şubat)'da da mü­ lâzemet emredilmiştir^. Ruznamçe-i hümayunda kayıtlı olup nevbet bekleyen mülâzımlar varken bir medrese talebesinin iki sene içinde mülâzım ve arkasmdan da müderris olmasının doğru olmadığmı Rumeli kazaskeri Hâmid akçe ile Efendi Silivri'de arz ile itiraz etmiş ise de Pâdişâh kati Piri Paşa medresesi müderrisliğine ola­ tâyin rak emredince B a k i edilmiştir ^. Atayî. Atayî. * Şakayık zeyli. 243. birisi de A b d ü l b a k i gibi tab'ı pâk ve cevahir zatı bulup çıkanp kadir ve kıymet verdiğimdir" demiş (Selânikî. Selim fle I I I . Edirne ve Bursa kaddarmın beşer ve büyük mevleviyet yani taht kaddannın üçer mülâzım vermeleri ilk defa bu tarihte kanun olmuştur^. insana ancak bu denlu mümkün ve müyesserdir" derlermiş (Aynı tarih ve aym eakife). S u l 1 Şakayık zeyli. Nr.)'de yirmi beş akçe ile Halbuki müderrisliğine tâyinini irade etmiştir. . 2259 varak 466). bunun üzerine kazaskerlerin onar ve bilâd-ı selâse yani İstanbul. s. Mirahur Ferhad Ağa'dan naklen Selfinikî MnBtafa E f e n d i . 243. 435. basılmamış kısım Esat Efendi kitapları. 968 H . Atayî. kendisine güzel kasideler takdimiyle teveccühünü kazanmış olan Şair B a k i ' y i sıra bekletmeden mülâzım defterine kaydet­ tirerek bir sene Hâşiye-i tecrid sonra 971 H . M u r a d da Baki hakkmda "llmü fazilet ile letâfet-i nazm ve takrir-i kelâm ve beyan. s. (1560 M.

.MÜLAZEMET ATE N E V B E T 47 t a n S ü l e y m a n hükümdar olunca hocası Hayreddin Efen­ di'nin mülâzım vermesi kanun olup kendisinin yirmi beş mülâzım verecek talebesi olmadığı için kazasker. Anadolu kazaskerleri. • Mühimme defteri. c. (1598 ferman Efendi'nin M. XVIII. 1 1 4 . Nakibü'l . Hekimbaşı ile pâdişâh imamı dörder. (1715 M. asırda teşri/ denilen şeyhülislâm tâyinlerinde bunun olurdu. B . B .z â d e olunmuştu *. V. fakat Ş e h i d A l i P a ş a vezir-i âzam 1 Şakayık zeyli. * Şakayık zeyli. ' Selânikî tarihi (basılmamif nüahai). 2 5 8 . a. Atayı s. Mülâzemet usulü. ( 1 5 9 5 M. Bunlar şeyhülislâm olıuca 1127 H . meselâ Mekke ve Medine kadıhklanndan mazul olup Süleymaniye Dâru'l-hadîsVnden olan K â t i p . varak 2 8 2 6 .)'de bu mülâPâdişâha arz olunarak iradesi ahnırdı. talebeleri olmayanlar ise şöhretli âlimlerin müstaid danişmendlerini alırlardı. Mülâzım verecek talebeleri olanlar onlan mezun yaparlardı.)'den itiba­ ren bunlarm da üçer mülâzım vermeleri kanun olmuştur ^. Mehmed 1004 H .)'de Şeyhülislâm B o s t a n zâde'ye hürmeten bundan sonra şeyhulislâmlarm otuz mülâzım vermelerini irade etmiştir^. İstanbul kadısı ile kazas­ ker mazulleri ve şeyhülislâm A l i Cemali Efendi'den daniş­ mend almış ve bir kısım danişmendleri de ayartarak bu suretle Pâdişahm ilk seferinde mülâzım vermişti^.)'de kazaskerler gibi nevbetten on mülâzım vermesi hatmna riayeten on altı mülâzım verirlerdi. Mekke ve Kudüs kaddan vasıtasiyle beşer mülâzım verirlerdi. açık göz talebelerden bazdan kendilerinin okuduklan hocalanmn müsaadesini almadan bilhassa hocalanmn mülâzımı olmak üzere o tarafa giderlerdi^. Sultan I I I . Şehzade doğumlarmda (velâdet-i hümayun) da aym suretle rinin tâyinlerinde sekiz. Rumeli_kazaskerleders Pâdişâh Zeynelâbidin üç yüz akçe ile tekaüd 1006 H . (1556 M. » Raşid tarihi.eşraf tâyinlerinde altışar. 50. haklannda teveccüh gösterilen bazı ulema ve kadı­ lara da teşmil edilmişti. Şehzade hocalanmn ikişer mülâzım Sultan Süleyman'ın oğullan vermeleri kanun iken K a n u n i S e l i m ile B a y e z i d ' i n ricalan üzerine 9 6 3 H . 2 4 8 . 4 5 7 .

on beş rüûsu verilmesi mülâzemet ve ve kanun nöbete olan sonra oğullan onlara da istanbul girmeden birden bire ehliyeti haiz müderrislere verilecek çıkaniddar bir müddet kanunun tebdiliyle bunlann Dâhil müderrisi olmalan kabul olundu. kendisine de ikişer mülâzım kanun olmuştur^. teşkilâtında talebeler muayyen dersleri gördükten sonra mezun olup mülâzemetle müderris ve kadı olmak için nöbet usuliyle matlab def­ terine kaydedilerek sıra beklerlerken bu tarihten itibaren mülâ­ zemet alenen para ile elde edilmeğe başladı. Pâdişâh hocası ve bazı vezir ve beylerbeyi evlâdlan yaşına oldu. müderrislik ve kadıhk yolu şöyle kadar böyle mevcut bu tarihe medreselerde. Halbuki birisinin tecrid ve buralan müderrisi itibar olundu. subaşılar on bin akçe mukabilinde mülâzemet satın alarak tahsil görmeden kadı olmağı başladılar*. voyvodalar. . s. 9). defterinin tertip ve zabtı Rumeli kazaskerlerine aitti'. VIII. Selim zamanmda Sa/ranbolulu İ z z e t M e h m e d Paşa sadr-ı âzam olunca teşrifat mucibince müstehiklere kırk adet mülâzemet verilmesi kanun olduğundan sadr-ı âzanun arzusiyle ehliyetsizlere verilmemesi için ulemadan bir kaç kişi mümeyiz tâyin edilip taliplerin arasmda imtihan yapdmıştı( Vak'anüvis Halil bey tarihi. s. Pâdişâh hocalanmn oğullan da Dâhil medreselerinden kaddan oğullan da yirmi beş veya otuz akçelik {Hâşiye-i Miftah) medreseleri müderrisi oluverirlerdi. Kazasker oğullan kırk akçeU ve İstanbul senelerce ders görüp uzun müddet mülâzemet ve nevbet bekle- ' I I I . ^ Nimeti Efendi kanunnamesi (Kütüphanemizdeki nüsha). s. * Hammer tarihi (Ata Bey tercümesi) c. Mülâzemet Mülâzemet usu. Bu hususa dair hatt-ı hümayunlar Daha sonra vezirlerden birisi sadr-ı âzam olunca hürmeten kırk mülâzım vermesi kabul edilmişti^. ker. Hâriç gelmeleriyle Bunlardan müderrisi şeyhuUslâm derecesine kazas­ büyük mevleviyet (taht) kaddan bulûğ yaşı sayılan on dört.^^^^ tünün bozulması «l^n bozukluk ^^^^^ İlmiye arttı. Bunlardan başka şeyhülislâm.48 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI zemet usulünü tahdid ederek suyiistimal edilmiş olan mülâzemet usulünü verilmesi yeni bir nizama bağlamıştır. Buna göre şeyhülislâm tâyinlerinde daha aşağıda üçer ve kazasker tâyinlerinde kaydedilmiştir. 47. 37.

c. IV. . hattâ eskiden buralara aym evsafı haiz olanlar birden ziyade ise aralarında imtihan yapıbrdı^. » Raşid tarihi. sımfımn bozukluğunu düzeltmek için X V I I I . sene 1127. Bundan dolayı dereceleri tasnif edilmiş olan medreselerin mevcut dereceleri mecburen değiştirilerek müderrisler yerlerinde terfi ettirihyorlardı. 50. s. * Bu sırada sadr-ı âzam D a m a d A l i P a ş a Mora seferinden ve Padişah Edirne'de bulunduğundan hatt-ı hümayun sadr-ı âzam vekili olan rikâb-i hümayun kaymakamma hitabendir. buna dair Raşid "Tarik-i ulemada mülâzemet hususu bir az zamandan beri nizamsız olarak ehil ve nâ-ehle bakdmayıb salây-i âm olmağla kudret-i maliyesi olanlar beyninde müzayede ve her kim ziyade akçe verir ise amn muradına müsaade olunub vilâyet-i Anadolu'da olan haşerat çift bozarak bir kaç akçe peyda ettiği saat anınla bir mülâzemet iştira edib kat-ı tarik etmeleriyle cebele iş görüb mülâzemet arzusanda bulunan erbab-i lâasım yürüttükten kaydetmektedir : Sen ki Kaimmakamımsın Tarik-i ulemada ehil ve nâ-ehle bakdmayıb keseret-i mülâistihkaka var muîd ve muzaf ol sözüyle rah-i ümitlerine sedd-i sedid çekilir idi" mütasonra ilmiye mesleğinin ıslahı için rikâb-i suretini hümayun kaymakamhğına gönderilen hatt-ı hümayım '• Z e k e r i y a E f e n d i . bu yüzden iltimash bir çok eehele ilmiye mesleğine girerlerdi^. Z e k e r i y a E f e n d i sonradan şeyhülislâm olmuştur.M Ü D E R R İ S L İ K İÇİN MÜLÂZEMET V E N E V B E T 49 dikten sonra yirmi beş ve otuz akçe ile müderris olanların yerleri idi. » Raşid. timfyt Ttşkilâlı. c. 323. s. çünkü medreselerin adedi kâfi gelmi­ yordu. asır şöyle diyor * : medresesi müderrisi yerinde başlarında vezir-i âzam Damad (Şehit) Ali Paşa bazı teşebbüs­ lerde bulunmuştur. 47. IV. s. B u bol bol mülâzemet isteyenler yüzünden medrese tahsili görüp müderrisliğe geçmek uzun zaman bekliyorlardı. RumeU ve Anadolu kazas­ kerleri büfiil kazaskerhkte bulundukları zaman kanun üzere her altı ayda bir kere mülâzemet verirlerdi. meselâ Hariç olarak Dâhil İlmiye müderrisi oluyordu. İstanbul'da Eski Ali Paşa müderrisliği münbal ol­ duğu zaman kırk akçeli medrece mazullerinden beş kişi ile ulemadan müteşekkil bir heyet huzurunda imtihan olup muvaffak olduktan sonra bu medrese müderris­ liğine tâyin edilmişti {Atayî.

kaç yaşında olduğu ve kimden okuduğu ve ne okuduğu efendi dâimizin (şeyhülislâmın) malûmı olub ve işareti olduğu malûmun olduktan sonra rikâb-i kâm-yâbıma arz eyliyesin ve mülâzemet arz olunan. ulema-zâdeden ise ancak kimin oğlu olduğu arz olunmak kifayet eder. IV. diğerlerinin bol miktarda verdikleri mülâzemet usulü de tahdid edilmiştir. s. c. * Raşid tarihi. Bu hatt-ı hümayun mucibince mülâzemetlerin tahsil görüp medreseden yetişmişlere verilmesi hususundan başka ikinci bir hatt-ı hümayunla malûmat da mülâzemet sonra hususunda şeyhülislâmdan kazasker ve istenilen almdıktan şeyhülislâm. V e kadısı olanlara beşer ve şeyhülislâm efendiler işaretiyle murad olunan şeyhülislâm şeyhülis­ hazretlerinin Sultan Bayezid medresesinden — çünkü müderrisi idiler. IV. Yine bu hususa dair Raşid tarihinde (Tertib-i nizam-ı mikdar-ı mülâzemet) mürur başhğiyle şöyle denihyor ^ : keyfiyyetine şeyhülislâm *'Zikri eden mülâzemetler hususunun verilen nizam gibi kemiyyetine dahi intizam verilmek murad-ı hümayun olub aded-i mûtad sualini mutazammin efendiye hitaben hatt-ı hümayun sadır olmağm kadimü'l-eyyamdan hem teşrif nanuna ibtidây-i nasbiarmda ve velâdet-i hümâyun vukutmda şeyhülislâm olanlara onaltı ve sadr-ı Ruma sekiz ve sadr-ı Anadolu ile Nakibüleşrafa altışar ve hekimbaşı ile imam-ı sultaniye dörder ve Mekke-i Mükerreme ve Kudüs-i şerif mertebeye müstakıllen mülâzemetler verilirdi. c. 49.altı lâmlar Bayezid medresesi 1 Raşid tarihi.50 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I zemet verilmek ilm-i şerifin adem-i rağbetine mezelletine bâis olmağla fi-mâbâd bî-vech bahane ile mülâzemet verilmeyib ancak medaris ve mevleviyette mansıb ve hareket vukuunda vaz-ı kadimisi ne ise geldikte mûtad üzere verilecek bir müstahikka mülâzemetlerin vakitleri iktiza veyahut mülâzemet verilmek ettikte şöhret-i şayiası. 48. s. ayda bir kere . kaç yaşında olub ve ne okuduğunu ilâma hacet yoktur" Bu hatt-ı hümayunla mülâzemet usulü ıslah edilmek isten­ mekle beraber ulema oğullan hakkında eskiden beri devam edip gelen kanuna dokunulmaması ve yalmz ulemadan kimin oğlu olduğu sorularak yaşımn ve tahsil derecesinin sorulmaması imtiyazb cahil ulema-zâde sınıfının devamım mucip olmuştur.

s. Ârzolunan mülâzemet defteri manzur-i hümâyunum oldu. İV. sahna ve andan altmışlıya ve musüa-i Süleymaniye'den Süleymaniye'ye ve andan mansıb oldukta birer mülâzemetlerin iade namiyle bir müderris molla olunca dörder mülâzım yazar deyu şeyhülislâm M i r z a E f e n d i hazretleri cevab yazdıkta fîmâbâd zikrolunan mülâzemetlerin bir hadd-i mûtedUe tenzil olunmak bâbmda sadır olan hatt-ı hümayundur ki zikrolunur" dedikten sonra bunun suretini kaydediyor : "Sen ki Kaimmakamımsın. 5 0 . Hatt-ı hümayundaki kayıt bunlara aittir. şeyhülislâm efendiler nasbmda üç mülâzemet ve kazasker efen­ diler nasbında ikişer mülâzemet ve Sultan Bayezid medresesi danişmendlerine senede dörder mülâzemet ve kazaskerlerin müddet-i nasbiarmda tezkereciUk namiyle ancak bir mülâzemet ve medreseden sahna varanlara birer ve sahndan ibtida-i altmışhya varanlara birer ve Süleymaniye'ye varanlara birer ve Süleyma­ niye'den mansıb olanlara (yani kadıhğa geçenlere) birer mülâ­ zemet verilsin ve mülâzemetler bir hadd-i muayyene tenzil oluncayadek bu vech üzere verilsin ve bundan ziyade arz olunmasm". « Rofid tarihi. vakfiyesi mâcibince Sultan Bayezid medresesi mfiderrisi idiler. 5 1 . . Altı ayda bir kere medrese muîd'iyle muzaf denilen muid yardımına (Asistan) yani iki kişiye ve senenin diğer altı aymda da yine muîd ve muzaf tâyin edilmiş olan diğer iki zata verilecek mülâzemet dörttü. Bu hatt-ı hümâyunu mütaakıp dört yüzden ziyade müder­ risin iadeden mülâzım yazdmak üzere medreselerinde derslerine hizmet devam edip müderrislere danişmend namiyle beşer onar sene hizmet eden binden ziyade danişmendin mağdur ola­ cakları Pâdişâha arzedilmesi üzerine yine eskisi gibi her müderris mansıb ahnca yani bir üst medreseye terfi edince dörder mülâzım yazmaları usulü ibka edildi^ ve bu arada Edime ve Bursa medreselerindeki mülâzemetler de kaldırıldı.z â d e A b d ü r r a h i m E f e n d i ' y e 1 Şeyhnlislâınlar.MÜDERRİSLİK İÇİN MÜLAZEMET V E NEVBET 51 muid ve muzaf \na iki miİlazenıet ^ ve sadreyn efendiler dahi her altı ayda bir kere tezkerecilik teşrifi namiyle bir mülâzemet ve müderris efendiler tekmil-i devre-i mûtade-i tedris edince musda-i sahndan. Bu hatt-ı hümâyunları mütaakıp sadaret kaymakamı M e h ­ m e d P a ş a Şeyhülislâm M e n t e ş . c.

. 1127 fI715 ^ tzzî tarihi. sene H . M a h m u d zamanında şeyhülislâm olan Mürteza Efendi zamanmda 1163 Cemaziyelâhır Ue mülâzemet işinin müderrislik hümâyun I.52 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ısrar ederek on yaşını henüz geçmiş olan oğluna Dâhil müderris­ liği almağı Mora ihmal etmemişti. gibi ço­ defterinden sildirerek yerine lâyik Bu hatt-ı hümâyunun tatbiki bir müddet devam etmiş ve 1. A b d ü l h a m i d ' e bir takriri: "Şevketlû. (1788 M. olmak hasebiyle bu ânedek hakkmda sünuh eden birr ü atıfet ve mekâtim ve re'fet-i şahaneden vücuhla mahcub ve şerm-sar olduğundan bu bahta izhar-ı teeddüb ve iffet ve ibrâz-ı şermü-bicab ve teşekkür ve kanaat edib yüz yıl dursa mahdumı hakkmda ol makule adeti kal u kaleme getiremiyeceği nümayan olduğuna binaen kariha-i sahiha-i husrevânelerinden olarak müşarünileyhin mahdumları medresesi bir kaç mertebe terfi buyurulur ise her veçhile kendûlere bais-i tezayüd şevk ve habisi olub kavmi beyninde derkâr olan nüfuz ve itibarı bir kaç mertebe aşikâr olacağı. e. 169.. M). afif ve (1750 Nisan)'da yine medreseler olmayanlara bir hatt-ı tanzim ve ıslahı ve ehliyeti verilmemesi hakkmda mülâzemet olmuştur^'*." Bu takride derkenar olarak Y u s u f Paşa: "Bu hususu Der-i saadette arz edecek iken sefer gaUesiyle unutulduğu"nu kaydetmiştir. s.. Filhakika t e z a E f e n d i bu hususta hatıra göniUe bakmıyarak epi faaliyet gösterip bir dereceye kadar muvaffak oldu ise de yüksek ilmiye rütbesini haiz ulemamn evlâdı olan zadegan sınıfımn olamamıştır 1 RaşU tarihi. Takririn üzerine I. Sadr-ı âzam Damad Ali Paşa haber seferinden döndükten sonra bu münasebetsiz hah alınea pek ağır ve acı sözlerle şeyhülislâmı hırpaladığı cuğun adını da müderrislik olan birisim tâyin ettirmiştir^. IV.. varak 228. bozulmuş zat sadır Mahmud olan ilmiye Seyyid sımfımn Mürteza ıslahı için Mür­ ve dürüst bir olan Efendi'yi Anadolu kazaskeri iken şeyhülislâm yapmıştı. kudretlû Velinimetim efendim Pâdişâhım Meşihat-i islâmiyye mesnedinde kaim olan duacılarımn evlâdları medreseleri ötedenberi bir kaç rütne ilerüce terfi âdet olub ancak halen mesned ârây-ı fetva olan semahatlû Efendi dâîleri akran ve emsali meyanmda kemal-i akl ve eveb ve iffet ve fart-i hicab ve haya ve kanaat Ue mevsuf. mürettep tahsil görmeden müderris olmaları usulünü kaldırmağa muvaffak » 1202 H. kerametlû.) de sefere gitmekte olan Sadr-ı âzam K o c a Y u s u f Paşa'nın Şeyhülislâmın oğluna yüksek bir müderrislik verilmesine müsaade edilmesi hakkmda I.

hazretlerinin velâdet-i hümayunları üçüncü olmak üzere mülâzemete cihetiyle sâdır olan hatt-ı hümayun mucibince bâ-işaret-i hazsâlisemiz defterinde mastur ve mu­ A b d ü l h a m i d : "Gerek mülakatımızda ve gerek tahrir-i hümayunda mukaddem yazmıştım. sandık 7. 9351. hatt-ı hümayun Numarası \22). Mevlâna Mehmed b.M Ü D E R R İ S L İ K İÇİN M Ü L Â Z E M E T V E N E V B E T 53 Yukarıda bahsettiğimiz Mülâzemet defterine şöyledir. Nr. bu defa elbet emrim ısdar ve nizam veririm. Arşivi. Hatl-ı hümayun vesikaları. Tamam yerini bulmuş bir zat-ı şeriftir" hatt-ı hümayuniyle Şeyhülislâm hakkmdaki teveccühünü gös­ termiş ve tabu oğlunun medresesini yükseltmiştir (Başvekâlet Arşivi. Abdullah İstanbul kayıd sureti Mevlânay-ı mezbur hâlâ sadr-ı fetva olan şeyh-i meşaph-i islâm Abdullah efendi hazretlerinin talebe-i kiramından olub 1122 Şevvalinde piraye-bahş-i mehd-i vücud olan şehzâde-i Civan-baht sultan Abdülmelik ret-i şeyhülislâm teşrifen on kabul buyrulduğu def'a-i kayyettir ^. Heman Allahü teâla ilâ âhırü'l-ömr mesned-i fetvada karar nasib olmuştur. 1 Topkapı saray. .

.

Dâhil medreseleri içinde en önemlisi Fatih'in yaptırmış olduğu sekiz Tetimme medreseleri idi. Kûnkü'l-ahhar (baatlmamış birinci cild). 24 (Kütüphanemizdeki nüsha) * Kâtip Çelebi. a. Fatih hanurmâmesi (Tarih-i Osmanî Encü­ meni. Hâşiye-i tecrid müderrisi olan zat terfi edince bir derece yüksek olan otuz. s. 688. onlann Kırklı ailelerinin olduklan medreselerinde kelâmdan mevakıf şerhi. * Âli. a. 21). makasıd şerhi ve Hâriç elli medreselerinde ise başhca Hâriç fıkıhtan hidaye tedris edilirdi'. . Pâdişahlann tırmış olduklan medreselerdi*. Anadolu'da kız ve beylik kurmuş olan yaptırmış hükümdarlarm veya medreselerdi*. • Âli. Künhü'l-ahbar (basılmamış birinci cild). otuz beş akçe yevmiyeh Miftah medreselerinden birinin müderrisliğine ve daha sonra kırkh. B u ilk medrese müderris­ likleri yirmi ve yirmi beş akçe yevmiyeli idi. Dâhil elli medreseleri şehzadelerin. Eğer medreseden mezun olup müderrislik için nöbet bek­ leyen danişmend askerî sınıfa geçmek isterse kendisine yirmi bin akçe ile zeametin ilk derecesi verilirdi^. B u Dâhil medreselerinin yolu Sahn müderrishği olduğu için bundan dolayı bu Dâhil Mûsila-i şehzade vahdeleriyle Pâdişâh kızlanıun ve medreselerine yap­ Sahn da denilirdi. Mûsila-i sahn müderris­ liği hakikatte dâhil medreselerinden ise de Sahn-ı semana talebe yetiştirdiği için derece ve rütbe itibariyle Hareket-i dahil müderrisliğinden yüksekti. Bu Kırkb ve Hâriç eUi medreseleri. s. 24. bundan sonra olunarak nöbet derecedeki Hâşiye-i tecrid medresesi müderris­ mülâzemet ve kazasker defterine liklerinden birisine tâyin olunurdu. 1 Kanunnâme-i Al-i Osman. elliden terfi eden müderris Dâhil müderrisi olurdu. Hâriç elli medreseleri müderrisUklerine yüksehrdi. Cihannüma.SEKIZINCI BÖLÜM M Ü D E R R İ S L İ K Daha yukanki bölümde görüldüğü kayıt üzere medreselerdeki sırası dersleri sırasiyle geUnce en aşağı görüp danişmend olan talebe.

Bayezid. ^ Âli (basılmamış birinci cild). otuz. s. 30. tevcihat vesikaları Nr. s. asır ortalarma kadar Ayasofya ve Eyüp medreseleri Sahn derecesinde sayUmış ise de bu asnn ikinci yan­ sından îtibaren ayasofya Sahn-ı seman'dan bir derece yüksek sayU­ mış ve Eyüp müderrisliği ise bazan Sahn'dan aşağı ve bazan beraber 1 Kanunnâme-i Âl-i Osman. Hariç ve Dahil ve daha sonra Sahn müderrisi ve ondan sonra Sahndan şehzade müderrisi ve oradanda Süleymaniye müderrisliğine terfi et­ tiğine göre jehzâde müderrisliğinin Şahından bir derece yüksek veya müsavi olduğu anlaşılıyor (Atayî. yirmi akçe Ue tâyin olunarak Fakat daha sonra Sultan II. a. Mine'd-dâi el-fakîr Mehmed afa anhu * Raşid tarihinde Hareket-i dâhil müderrisliğine ikinci denilmektedir (C. 117). dahil rütbesi . Kırklı. İlk medrese müderrisine Hâşiye-i tecrid ve ikinci derece müderrisine Miftah ve ondan daha üstün medrese Kırkb mü­ derrisleri denilip bundan sonraki medreseler müderrislerin rütbeleriyle malûm olurdu. 511). Süleyman medreseden medreseye beşer akçe artmak suretiyle eUi akçelik müderrisliğe kadar çıkardı^. ' Şeyhnl-islâmin bir inhası (lbnü'1-emin tasnif. EUili (Hâriç eUili). Semaniye ve Altmışh olarak artmıştır. s. 120. X V I . Dâhil. Kırk akçe yevmiyeli olan Kırkb müder­ risinin rütbe ve derecesi yükseldiği zaman tbtida-i hâriç müder­ risi^ daha sonra oradan hareket ettiği için Hareket-i çıkar ve sonra Mûsila-i hâriç ve Sahn onu mütaakıp tbtidâ-i dâhil ve arkasından Hareket-i dâhil mü­ derrisliği* derecesine sahn ve müderrisi olurdu. Fatih risliğe ilk Sultan ve kabiliyetim gösterecek olursa Sahn-ı seman medreselerinden birisine terfi eder ve bu suretle profesör M e h m e d ' i n kanunnâmesi üzere müder­ girecek olan mülâzmı. V. yirmi beş. Kırkb. 1052) Maruz-i dâileridir ki kırktan mâzul Mehmed efendi dâilerine Cafer Çele­ bi medresesi ibtidâ-i hâriç ile inayet buyrularak rica olunur. Yavuz Sultan S e l i m ve K a n u n î zamanlannda Altmışh medreseler de yapUarak^ yeni bir ka­ nunla medrese ve müderrislerin dereceleri Otuzlu. Şakayık zeylinde Ebû'l-Meyamin Mus­ tafa Efendi'nin müderrislik bayatmdan bahs edilirken onun yirmi.56 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E TEŞKILATI Müderris kudret olurdu.

« " " " s. I. Sahn müderrisi olan bir zat isterse beş yüz akçe yevmiyeli taht kadüıklanndan birine -ki buna mevleviyyet Hâriç ve Dâhil denilirdi. Âli. 749). Sahn-ı seman müderrisleri merasimde sancakbeylerinin üstünde yer alırlardı''. 14.. 24. her bir müderrisin talebe­ lerinden (muîd) denilen yardımcüan doçent veya (asistanları) ' Fâtih'in kanunnâmesinde "Sahn'dan bej yüz akçe Ue kadUiğa vusul bulur ve Ayasofya medresesinden dahi kezâlik böyle vusul bulur" kaydından. İçel denilen İstanbul. medreseleri müderrislerinin yevmiyeleri el­ kadılığa lişer akçe olup bunlar isterlerse üç yüz akçe yevmiyeli gidebilirlerdi ve yine kanunnâmeye göre Hâriç ve Dâhil müder­ risleri arzu ettikleri takdirde nişancılığa ve defterdarhğa da geçe­ bilirlerdi*. Meselâ 1013 H . s. 594. 20. müderris adedine ve onlara derece bulmak itibariyle zaman zaman tebeddüle uğradığım göstermektedir. s. asrın ikinci yansmda Ayasofya'mn derecesi Sahn'dan yüksek ve Eyüp müderrisliği ise Sahn'dan aşağı Dâhil ve bazan Sahn'dan yukarı itibar olunmuştur. s. 36. » " " " s. Sahn-ı Seman Ue Ayasofya müderrisliğinin aym derecede olduğu anlaşüıyor. mucibince Tecrid. 20. Fakat X y i . "İçel îtüjarî İstanbul ve Edirne ve Bursa medarisine ve bunlarm havalisindeki kasabatta vâki medarisin güzidelerine mahsus olur. • . (1604M. Bu şekU. Künhü'l-ahbar (basılmamış kütüphanemizdekibirinci cild). Miftah ve Kırklı tevcih ederlerdi''. Bazan bulunduğu medresenin derecesi yükseltilmek suretiyle bir müderrislik derecesi arttırılmış olduğu gibi diğer bir müderrisin tâyininde de o müderrisin rütbesine göre hal-i aslisine indirilirdi . okuttukları derslerden herhangi bir bahis üzerine talebelerine münazara yaptırırlar ve neticede iki taraf arasında hakem olup mütalâalarını söylerlerdi. Edime ve Bursa şehirleriyle etraf ve mülhakatmdaki medrese müderrislerinden yirmi akçeli bir mü­ derris kaddığa geçmek isterse kırk beş akçe yevmiye ile tâyin olunurdu Müderrisler. 20." . c.MÜDERRİSLİK 57 ve yüksek Fatih'in medreselerini îtibar edilmiştir kanunnâmesi kazaskerler B u tâyin edilen müderrislerin iktidarma göredir. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman s.)'de Eyüp müderrisinin derecesi altmış akçe­ den tenzU olunarak Sahn payesine indirilmiş ve sonra da Sahn'ın üstünde tutul­ muştur (Atâyî.tâyin olunurdu ^. ^ Âh.

"Sah. Sahn-ı seman'dan sonraki medrese dereceleri Süleymaniye medreselerine göre ayarlandı'. Mine'd-dâi Mehmed afa anbü Sadr-ı âzam şeyhuUsIâmm bu inhasmı pâdişâha arz ile iradesini aldıktan sonra şeyhulislâmm takririnin üzerine. 136. asnn adiyle bir medrese ilk yansında daha Mûsila-i Süleymaniye medresesi ile Süleymaniye medresesi ara­ derecesi 1 Şakaytk tercümesi (Mecdî).24. s. ismine mensup olan Süley­ maniye medreselerini yaptırdıktan sonra medreselerde ve müder­ risliklerde değişiklik yapıldı. Süleymaniye ve en son Dârü'l-hadîs müderrisi olurdu.ehemmiyetini kaybetti. Elli dahil müderrisliğinden Sahn-ı seman müderrisliğine ve oradan da Altmışlı ve daha sonra Süley­ maniye medreselerinden birine geçilir ve buradan Şam. Nr. yerinde Süleymaniye itibar olunub ve tstanbuPda ibtida-i hariç ile odabaşı sabık Ömer Ağa der mescid-i Ma/ımud £/«ndi müderrisi t s h a k E f e n d i dâileri yerinde ikinci hariç (yani hareket hariç) itibar buyrulmak rica olunur. işaretleri mucibince tevcih olunmak bu yruldu îî sene 28 c (Cemaziyelâhır) 1115" kaydiyle inhaıun ka­ bulünü bildirdi (Emîri tasnifi. Edirne ve İstanbul kaddıklanndan birisine Halep. . Mûsila-i Süleymaniye. da Bursa. Sahn-ı semana kadar çıkmış olan bir müderrisin derecesi artınca oradan Ibtida-i altmışlı ve sonra Hareket-i altmışlı. Kanuni Sultan aynı derecedeki S ü l e y m a n . tâyin Bağdad kadılıklarına geçilir ve pek ziyade fazi ve kemali olanlar olunurlardı *. Sahn müderrisUği bir zamanlar en son yüksek müderrislik iken Süleymaniye medreselerinin yapdması üzerine -aynı zamanda müderris cihetinden de. bilmünasebe daha yukanda beşinci bölümde Süleymaniye medre­ seleri sına kısmında Hâmise-i görüldüğü Süleymaniye üzere X Y I I I . ' Â l i (Basılmamı. 2443^. s. 23 . Ahmed sâlU vesikaları. ° Bu derece münasebetiyle Şeyhulislâmm bir arizası : Mâruz-ı dâileridir. Daha sonraki tarihlerde medrese adedinin artması üzerine medrese dereceleri de değiştirildi.. 160. bazı medreseler bilfiil seman'da Sahn-ı müderris olmayanlara Sahn-ı seman payesi ile tevcih olundu ve diğerleri de böyle değişikliklere tâbi tutuldu. 155.58 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI vardı. Mûsda-i Süleymaniye ile Selanik'te Ahmedbey müderrisi S ü l e y m a n E f e n d i . Müderris vefat edecek olursa talebeleri diğer bir müderrisin dersine devam ederlerdi^. birinci cUd).

sadr-ı azama yazması ve aynen aşağıya yazıyorum : arzolunarak iradesi abndığına dair bir takrir ile telhis suretlerini Şeyhuhslâmın. Yeri. 1300 H . Ahmed sahnla. asırda Sahn-ı seman müderrislerinin adedi kırk sekiz ve daha sonra da bir misli artmıştır. mü­ derris tâyini hakkmdaki takrisi : Medrese-i Süleymaniye. Esmihan Sultan müderrisi M û h a r rem-zâde Halil sında Mehmed Efendi'ye. şeyhulislâmm Müderris tâyini hakkmda bir fikir vermek için onun tarafından da şeyhuhsPâdişâha lâmın.) muayyen bir kadrosu olmayarak miktarı artıp eksilen îbtida-i hâriç müderrisliğinden sonra muayyen kadrosu olan Horeket-i hâriç müderrisleri kırk ve Ibtida-i dahil kırk sekiz. Yeri Şeyhulharem müderrisi Ö m e r di'ye hâriç hareket-i misUyesiyle. Dârü'l-hadîs Sinan Paşa sahn müderrisi Medrese-i Bekir risi A b d u l l a h Lütfullah Ebû E f e n d i ' y e altmışla. Yeri Sahn müderrisi M e h m e d altmışla. asır ortalarından itiba­ ve Kırkh medreselerinin müderrisle­ müderrislerinin inhası üzerine daha yukan medreselerin sadr-ı âzam vasıtasiyle tecrid. Yeri Nişancı Mehmed Paşa müder­ E f e n d i ' y e sahnla. Efdaliye müderrisi A b d u l l a h E f e n d i ' y e Mûsila-i sahnla. (1882 M. sadr-ı azama. . Meselâ X V I . Mûsda-ı Sahn seksen sekiz. Yeri Haydar Paşa müderrisi mûsila-i sahnla. Yeri Hasan Efendi müderrisi M e h m e d Ş e y h î dâhil hareket-i misUyesiyle. asırda Mûsdâ-ı sahn müderrisliği pek mahdud iken X V I I . tbtida-i altmışlı kırk sekiz ve Hareket-i altmışh medreseleri otuz iki idi {Ankara Vilâyeti Salna­ mesi sene: 1300 H).MÜDERRİSLİK 59 konulmuş ve bu tertip kadar devam şâha ren rinin arz etmiştir^. Yeri Üsküdarda Rum Efendi'ye ^ MüderrİBİerm çoğalması medreseleria derecelerinin değiştirilmesine sebep olmuştur. Hareket-i dâhil müder­ risleri otuz iki. Yeri Hüsamiye müderrisi M e h m e d E f e n d i ' y e dâhil ile. Yeri EdirnekapıEfendi'ye Efendi'ye Efendi'ye Efen­ Şeyh Mihrimah Sultan Yeri Yahya müderrisi A h m e d Efendi müderrisi hareket-i misUyesiyle. Sahn-ı seman sekiz. Miftah kazaskerler tâyinleri olmıştır. Yeri Kırkdan munfasıl Mehmed E f e n d i ' y e hâriç elU ile. Yeri Şah Sultan müderrisi Efendi'ye altmış Efendi'ye Mûsila-i Süleymaniye ile. Bütün müderrislerin etmeleriyle ve Hâşiye-i Osmanlı medreselerinin tâyinleri evvelce kaldınlmasına Pâdi­ kazaskerlerin yapıhrken X V I .

Yeri Hâmid Efendi müderrisi M e h ­ E f e n d i ' y e dâhil ile. Hareket-i altmışh. Sahn-ı seman. Miftah ve Tecrid medreseleri vardır. XVI. Ibtida-i altmışh. Mif­ tah ve Hâşiye-i tecrid müderrislikleri geliyordu. Hareket-i dâhil. Takrirdeki (ha­ kaydı müderrisin bir evvelki müderrislik derecesinin reket-i misliyesiyle) maaşı ile nakline ait olup bunun terfü müderrislik artmasiyle yapılmış demekti.60 OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Mehmed Paşa müderrisi H ü s e y i n Yeri med Ali Çekmece'de Abdüsselâm E f e n d i ' y e mûsda-i şahınla. Bu kayda göre X V I I . YÜZYILLARDA YOLU İÇİN B A Z I KAYITLAR yirmi MÜDERRİSLİK Şemseddin Ahmed isminde bir müderris ihtida akçe ile Burso'da Molla Hüsrev ve yirmi beş ile MoUa Yegân. Mehmed bu telhisin üzerine (vech-i meşrûh üzere verdim) hatt-ı hümâyuniyle tâyinleri kabul etmiştir. VE XVII. Yeri Sayyadhaşı müderrisi N û m a n hâriç hareket-i misliyesiyle. yine bu takrirde medreselerin ve derece ile hangi rütbe verildikleri görülmektedir. Bu takrire müderrislerin dereceleri başta gelen Dârü'l-hadîs hâriç olarak : Medrese-i Süleymaniye. Yusuf Efendi'ye müderrisi dâhil hareket-i misliyesiyle. IV. Yeri kırktan münfasü E f e n d i ' y e hâriç elli üe. Sadr-ı âzam bu inha dolayisiyle Pâdişâha aşağıdaki telhisi arz ediyor : Faziletlû mmdır. îbtida-i hâriç olarak tesbit edilmiş olup bunlardan daha aşağıda Kırkh. Mûsda-i Süleymaniye. Mûsda-i sahn. ŞeyhuHslâm Efendi tertib ve işareti mûeibince tevcih ve ihsan buyrulmak bâbmda ferman şevketlû pâdişahıEfendi'ye asırdaki medreselerin dereceleri en yüksek ve son müderrislik olan Dârü'l-hadîs ile beraber on bir olup bundan aşağı Kırkb. Hareket-i hâriç. tbtida-i dâhil. otuz Ue taşlık müderrisUklerinde bulunduktan sonra kırk akçe Ue İstanbul'da Davud Paşa müderrisi olup üç sene sonra yerinde derecesi arttırUarak elli akçe ile yine orada kalmış ve daha sonra Mihrimah Sultan müderrisi oradan Sahn-ı seman müderrisliğine ve Sahn'dan altmış akçe Ue Ayasofya ve sonra Sultan Selim müder- .

s. (1588 M. s. Yine bunun gibi 996 H . 291. geçerek buradan da Medine-i Münevvere kadüığına A l â ü d d i n isimli bir müderrisin tercümeihalinde de evvelâ Hâşiye-i tecrid müderrisliğinden otuzla İnegöl. Müderris adedinin ve terfi edeceklerin ziyade- Şakaytk zeyli. Ayasofya mü­ derrisi. Efendi'nin tercümeihalinde : yirmi beş akçe ile Hatice Hatun müderrisi ve sonra pâye-i selâsin ve erbain ile (yani otuz ve kırk akçahk medreseler) müderrislik ederek kırk akçe müderrislikten mâzul iken eUi akçahk Hâriç den Mihrimah Sultan müderrisi olmuştur*. 540. s. 510. . Sahn müderrisi ve altmışh Muradiye müderrisi. Atayî. " s.)'de Kalenderhâne müderrisi R ı d v a n E f e n d i aym medresede Sahn müderrisUği payesi almış ve buradan da Edirne'de İkinci Bayezid medresesi müderrisliğine terfi et­ tirilmiştir*. 109. 108. elli Ue Trabzon'da Sultan müderrisi ve oradan Manisa müderrisi ve Müftüsü ve onu mütaakıp Sahn-ı seman ve arka­ sından altmışla Ayasofya müderrisi olduktan sonra Bağdad kadısı olmuştur^. Süleymaniye müderrisi. Edirne'de Sehmiye müderrisi olduktan sonra Bursa kaddığına tâyin Feyzullah edilmiştir'. kırkla Davud Paşa. ' - s .MÜDERRİSLİK 61 risliklerine gitmiştir^. Keza İvaz Efendi'nin tercümeihalinde : R ü s t e m Paşa tecrid mensuplarından olduğu için paşasının iltimasiyle Hâşiye-i risliğe getirilmiş sonra sırasiyle kırkla Davud Paşa müderrisliği yapmadan bir rütbe üstün olan otuz akçelik müder­ müderrisi olup birkaç gün sonra yerinde terakki ile Hâriç müderrisi olmuş ve yine aym derece ile efendisi Rüstem Paşa medresesi müderris­ hğine tâyin edilmiş ve sonra terfi ile Haseki Sultan müderrisi. Daha yukanda Ş e m s e d d i n A h m e d E f e n d i ' d e n bahsedideğiştirilmeden medreselerin­ Urken görüldüğü üzere bir müderrisin medresesi aynı medresede müderrishk derecesinin yükseldiği görülüyoy.

. 491. müderrisUğe indirilmişti *.)'de Hâriç medreselerinden olan Mehmed Paşa medresesi müderrisUği Dâhil medreseleri arasına almarak Sahn-ı seman medreselerine mahreç olmuştu*. s. (1571 M.)'de altmış akçelik keza Sinan Paşa Dârü'l-hadisi (Divanyolu'nda) Sultam itibar altmışh 1032 Muharrem (1622 Kasun)'de ve Eyüp'te Zal Paşa medresesi 1028 H . asnn ikinci yansında Sü­ leymaniye müderrishğine geçmek îcap ederken bazan kanuna aykın olarak Sahn-ı seman'dan doğrudan doğruya Süleymaniye müderrisliğine Mahmud. iene 1192. 752. Bir müderris kanun üzere Sahn-ı seman'dan sonra altmışlı müderrisliğine ve oradan da K Y I .753. Hâriç medrese Dâhil olabilirdi.)'de kırk akçeUk medreselerinden Soğukkuyu (Piri Paşa) medresesi de Hâriç müderrisUğine tenzil olun­ Bayezid müderrisUği Hâriç derecesinde iken pâye-i sahn (dahü) İtibar edilmişti *. terfi ettirihrdi. ». " s. 744. meselâ Kırklı bir medrese Hâriç. Bursa'da E f e n d i medresesi müderrisUği kırkh müderrisUklerden Şehzade medrese­ iken Hâriç derecesine çıkanimıştı ^. IstanbuVda olmuştu^ ve (Şah Sultan) olunmuşlardı Şakayık zeyli. Ve yine Dâhil muş* ve Bahkesir'deki Kadri Yddınm Yine böylece elU akçe ile Selçuk Sultan müderrisUği 979 H . Meselâ 1033 H . 14.)'de s. 124 ve ftyhulislâmm bir irAaaı. (1548 M. 18. " " " " ». 558. Atayî. bu hal müderris adedinin medrese adedinden çok olmasmdandolayı idi. (1628 M.62 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ligine göre daha böyle yerinde dereceleri yükseltilen müderrisler görülüyor^. 1639. Mehmed meselâ ulemadan Bedreddin Sokullu Paşa'nın hocası olduğu için Sahn müderrishğinden Süleymaniye müderrisliğine geçirilmişti *. 527. si müderrisUği elU akçe iken 955 H . Topkapı Arşivi Nr. Bilmünasebe yukanda görüldüğü gibi müderrislerin dereceleri gibi medreselerin de dereceleri değiştirilebİUr. 124. (1623 M. s. ». 5.

Bu Hareket-i hâriç ve Ha­ reket-i dâhil medreselerine ikinci medrese de denilmiştir. asırda tbtida-i dâhil ve Gazanfer Ağa Hareket-i dâhil olup bundan müderrisliğine B u misaller daha çoğaltdabilirse de bu kadan kâfi görülmüştür. Âltmışb medreseler sırasma abnnuştır^. Bu suretle Hâriç medreseleri ve müderrislerin rütbeleri Ibtida-i hariç ve ondan sonra bir derece yüksek îtibar edilen Hare­ ket-i Hâriç ve keza Dâhil medreseleri de Ibtida-i dâhil ve Hareket-i dâhil olarak ikişer kısma ayrdmıştır.MÜDERRİSLİK 63 Eyüp medresesi müderrisliği 994 H . 744. 124. Bunun için müderrislere herhangi bir mesele verilerek hem takrirleri dinlenir ve hem de o mesele üzerine bir risale yazdırdırdı. Hâriç itibar edilmeleri müderrislerin çokluğundan ileri gel­ mekte idi. XVII.)'de Sahn-ı se­ man'dan aşağı îtibar olunurken sonradan altmışlı derecesine çıkanlmış ^ ve bir müddet sonra Sahn'dan aşağı îtibar olunmuş ve bir ara da Elli. 129. ». » « " " " s. 748. Dâhil ve Sahn müderris­ lerinin yevmiyeleri hep eUişer akçe ise de aralarında rütbe ile derece farkları olduğu gibi Sahn-ı seman'dan sonraki medrese­ lerin de Süleymaniye müderrisliklerine kadar yevmiyeleri ket-i altmışhdan bir derece aşağı idi. Yine sonra da Sahn bunun gibi Zal Paşa sultam müderrisi geçiliyordu*. 3. . Bunu 1 Şakaytk teyli. alt­ mışar akçede olup fakat tbtida-i altmışh derece itibariyle Hare­ MÜDERRİSLERİN İMTİHANLARI Herhangi bir medresede münhal olup oraya aynı derecede birkaç müderris talip olursa aralarmda imtihan yapılırdı. 573. 593. 520. Atayî. s. 573. (1586 M. Medreselerin Dâhil. 749. Meselâ M e h m e d isminde bir müderrisin tercümeihalinde pâye-i sahn yani Dâhil medreselerinden olan Mahmud Paşa müderrisliğine ve oradan da Gazanfer Âğa payesine tahrik yani Hareket-i dâhil derecesine alınarak buradan da Sahn-ı seman medresesine geçtiği görülüyor ki bu kayıtlara göre Mahmud Paşa müderrisliği tbtida-i dâhil ve Gazanfer Ağa müderrisUği de Hareket-i dâhil demek oluyor^. Kırk medreselerinden sonra Hâriç.

ceddi Molla Fenarî'ye karşı hürmetsiz hareketi sebebiyle hakkım kaybetmiş ve I s r a f i l z â d e surunu çalarak Sahn müderrisi olmuştur*. Ç i v i . . 470 ve Atâyî s 134.z â d e M u h y i d d i n ve Anadolu kazaskeri K a d r i Efendilerin huzurlariyle Ayasofya camiinde yapdan imtihanda usul-i fdcdıtan telvih ve tavzihten taan-ı râviden ve kelâmdan şerh-i mevakıftan itimad (el-Maksadü's-sâUs fî'l-îtimad) bahsine ve hidaye (fıkıh)dan ribevaya dair^ sondan suallere cevaplar kaleme ahnmıştır.z â d e M e h m e d E f e n d i imtihanı kazanmış ise de telvihten (taan-ırâvi) bahsinde M o l l a Fenarî'nin bir kavlini ( J j kîle) ile irad ettiği ve bu hususta Fenarî-zâde Kazasker M u h y i d d i n E f e n d i ile münakaşa yaptığı için kazanmasına rağmen hakkım kaybetmiş ve hatta kazaskerin Pâdişâha şikâyeti üzerine cezalandınimasma irade sadır olmuş ise de vezirlerin şefaatleriyle Ç i v i . Bunun üzerine RumeU kazaskeri F e n a r î .)'de Sahn-ı seman müderrisliklerinden birisi inhüâl ettiğinden bu müderrisliğe Sahn payesinde olan Edirne Dârü'l-hadîsi müderrisi Üsküblü İ s h a k ve Üç şerefeli (Edirne'de) müderrisi Ç i v i .F a h r e d d i n Efendiler taUp olmuşlardı. Ben Şakayık tercümesinin kaydım tercih ettim .z â d e cezadan kurtulmuştur. Bunlardan her biri­ sinin verdiği cevap görülüp kendilerine de gösterildikten sonra her bir müderris kendisinin verdiği cevaba dair aralannda müna­ zara yapmışlardır.(1528 M. Müderrislerin imtihanlarmda kazaskerler de bulunup imtihan umum muvacehesinde camilerin birisinde yapdır ve tertip edilen sual medresenin ve müderrislerin dereceleriyle mütenasip olurdu.z â d e bulunup tefsir.64 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I mütaakıp bir heyet tarafmdan tetkik edüen risaleden sonra kim muvaffak olmuşsa münhal medrese ona tevcih edüirdi. 448.z â d e M e h m e d ve Bursa Sultaniye müderrisi I s r a f i l . » Şakayık tercümesi. (1538 M. Meselâ 935 H. hidaye ^ Şakayık tercümesinde Hidaye'den riba bahsinin sorulduğu ve Âtâyi'de ise belagatten Miftahdan sual olunduğu beyan edilmektedir.z â d e M u h y i d d i n Efendi'nin.z â d e muvaffak olmuş ise de F e n a r î .z â d e M e h m e d E f e n d i 945 H.) de şeyhülislâm olmuştur. Bunlardan Ç i v i . s 447. Yine seman bunun gibi 966 Muhanem (1558 Ekim)'de Sahn-ı müderrisliği münhal olup yapdan imtihanda kazasker H â m i d E f e n d i ile A b d ü l k e r i m . F e n a r î .z â d e .z â d e M u h y i d d i n Efendi'nin ümî kudreti yoktu ve ceddine verilen imtiyaz sebebiyle kırk akçe müderrislikten şöyle-böyle yetişmişti. Ç i v i .

5 .)olup bunu t b n Mel ek'ten başka bir çok ulema da şerh etmişler ve haşiyeler yazmışlardır. Hafızüddin Ömer Ne8efî'nin(vefatı701H. ' Şakayık tercümesi. 177. s. s. Filvaki o makule koltuğunda mutavvel (belâgatten )görünür bir kaç echel birer mâdumeye (eski defterde kayıtlı ismi var fakat binası yok olmuş medrese) tâyin olmalariyle bünyân-ı rağbet-i Uim münhedim oldu" diyerek imtiham. Dârü'l-kura. Kösesi B u imtihanda Mehmed kazaskerlerden E b u s s u u d ve M i r i m Efendiler bulunmuşlar ve imtihanı K o n y a b kazanarak Hâriç müderrisi olmuştur*. Abdurrahman Efendi Yine kırk akçe müderrisHkten mazûl olup münhal bekleyen müderrisler arasında Hâriç medreselerden Ali Paşa medresesi müderrisUği için Zeyrek comiire'de imtihan açüarak kazaskerlerden Bostan-zâde ve D ö k m e c i . Müderrislerin kırtan yukan Hariç müderrisliğine geçmeleri çok zor olurdu. « Atâyî. Ezcümle s 288 • Bu külliyye Cami. Bu hususta Vakanüvis Raşid'in aşağıya naklettiğimiz mütalâası dikkati calibtir (C. c. Atâyî'de daha böyle misaller vardır. (1703 M. s. çünkü medrese az ve münhal bekleyen mâzul kırkh müderrisi çok olduğundan bir açığa kendisine güvenen bir hayli talip çıkardı.MÜDERRİSLİK ve î b u Melek (usul-i fıkıhtan menar şerhi)'den^ verilen 65 mesele üzerine risale kaleme alınmış ve neticede Sahn müderrisliği T o s u n Efendi'ye Hâriç verilmiştir^. II.z â d e ' l e r i n huzurlariyle hidayenin kitab-ı icaresinden üç taUp arasında imtihan yapdmıştrr*. 526. s. medrese. = 1301M. İlmiye Te^kMu.) 1115 H. Şakayık zeyli. 182). (1583 M. hastahane ve mektep ile misafirler için handır (Hadikatü'l-çevami. 121. Atayî. Menârü'l-envar. s. III. ' Şakayık zeyli. imaret. I I I . ' Atâyî. R a ş i d E f e n d i bu tarihte kırktan mâzul olarak nöbet beklemekte ise de mazuliyet müddeti on sekiz seneden aşağı olduğu için imtihana girememiş ve imtihana girenler için şunları kaybetmiştir : "Bir kaç prinç furuşan dükkân. Hâriç müderrisi olmak için nev­ bet bekleyen kırk akçeli müderrisler arasında imtihan yapmak isteyerek infisalleri on sekiz seneden aşağı olanlarm imtihana girmiyerek bundan yukan olanlarm imtihana girmelerini emretmiştir. Bu. 51 ve yine elU akçe yevmiyeli Rodos Sultaniye müderrisliği imtiham.) medresesine küIUyesindeki • ^ UBUI-İ fıkılıtan olan jl_^'^ljL. s. 502.) senesinde Şeyhülislâm Efendi. attar ve bakkallarm ne surettie kazandıklarım beyan ediyor. s. Dârü'l-hadis. 119. pâyesindeki bir müderrislik için kırk akçeli müder­ rislerden buraya talip olan dört müderris arasmda imtihan yapdmıştı'. tahsil-i maaşlarmdan birer senbU ile kıyafet­ lerin tebdil edip hâriç doiyesinde meclis-i imtihana dahil ve dil-hah üzere muradlarma nail oldular. Murad'm validesi de Üsküdar'da yaptırmış Nurbânu olduğu Sultan 991 H .

kendisine verilen dersi okuttu. X V I I . s. ( 1 5 9 7 iki. Kaza Kaddıklarına ^ elli akçe yüz elli akçelik sancak kaddıklanna* ve Sahn Mısır müderrisleriyle Altmışlı müderrisler mevleviyet tâbir olunan beş yüz akçeli Şam. s.44. s. vesaire gibi eyalet kadıhklarma tâyin olunurlardı. 1006 H . MÜDERRİSLİKTEN KADILIĞA GEÇMEK Müderrislerden Hâşiye-i tecrid (yirmi.)'de medresesini yaptırınca ihtida E b û ' l .z â d e ile Y a v u z Efendiler münazarayı idare ettiler. 512. bunun üzeri­ ne münazara yapddı muvaffakiyeti sebebiyle E b û ' 1 . 56. M e h m e d ' m validesi Safiye Sultan. kaybettiğin­ asırda Sahn-ı seman müderrisUği eski ehemmiyetini den bura müderrisleri her zaman büyük kadılıklara tâyin olun1 Şakayık zeyli. s. (ilçe) Yirmi ilâ otuz akça yevmiycH bir müderris yevmiyeli müderris.m e y a m i n M u s t a ­ f a E f e n d i muidine. Bunun üzerine her dereceden ikişer müderris davet olunarak Zilhicce ibtidasmda (16 Arabk 1583) akdedilen mecUste bu hususta kaleme almış olduğu Risale okunup takdir olunarak kendisinin verilmiştir ^. muidine de mülâzemet M. 120. 46. Âli (basılmamış birinci ciU). Halep. I I I . Sahn pâyeh mü­ derrislerden N e f e s . 52. * . Yine her payedeki müderrislerden ikişer kişi Süleymaniye camiindeki içtimaa davet edilmişlerdi.m e y a m i n ' in talebeleri kazaskerlere ve sairlerine tevzi olunarak muidi de mülâzemete nail olmuştu ^.66 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I altmış akçeli müderrisler arasmdan Ayasofya müderrisi Ş e m ­ seddin E f e n d i münasip görülüp Ramazan ibtidasmda En'am (J>°l âyet-i kerimesinin tefsirinden ders suresinden takrir etmesi emredilmişti. 27. Atâyî. yirmi beş akçe yevmiyeh ilk müderrislik) müderrisliğinden itibaren en son müder­ risliğe kadar herhangi bir müderris derecesine göre bir kadıhğa geçebilirdi. E b û ' l .tevcih ettirerek En'am evveUnden ders tâyin olundu.m e y a m i n M u s t a f a E f e n d i ' y e -ki daha sonra iki defa şeyhülislâm olmuştur. 56. ». 441.

Medreselerin bozulmasında tefekkürü. s. asır sonlarma doğru hem müderris kaUtesi itibariyle ve hem de tedrisat ve talebe cihetiyle medreseler bozulmağa başlamış ve seneler geçtikçe bu bozukluk artmak suretiyle devam etmiştir. 115. zamanlara kadar Osmanh medreselerinde ulûm-ı akliyeden i/m-i hikmet (felsefe) dersi okunup bu ilme dair Ş e m s e d d i n Fenarî. Bundan başka medreseler kanununa aykın olarak müdaha­ leler vukuu ve bir kısım ulema zadelere on beş yaşından evvel müderrislik rüûslan verilmesi. 27. usûI-i fıkıh ilimlerine geniş yer verilmiştir*. Çelebi. 680. Hoca-zâde. Atâyî. » Kanunnâme-i Âl-i Osman. 39. 323. 282. s. İbn terk edilerek bunların yerine tamamen naklî ilimlerin kaim olması olmuştur. medreselerin inzibatı kalmayarak talebelerin para ve rüşvet Ue mürettep ulûm görmeden müderris olmalan ve buna mukabU bin müşkiUâtla medrese görüp miUâzım olmalanna rağmen UtimaslUann derslerini tâyinleriyle bunlarm tâyin edilmemeleri ve bu suretle müdenisUğe gelenle­ rin rüûslanndaki kayıt gibi ^ » U U I | 1 . Mîrim Ali Müeyyed-zâde Abdurrahman. kelâm ve felsefe birinci derecede âmü (hikemiyat) gibi akli ilimlerin X V I . K e m a l ve K ı n a l ı . asır­ lardaki mütefekkir âlimler tarafmdan kıymetli eserler telif ediUp okutulduğu halde sonra bazı şeyhulislâmlarm telkinleri Ue hikmet dersi medreselerden kaldırUarak bunun yerine zaten mev­ cut olan fıkıh. Şakayık zeyli. asır sonlarına yakın Molla Kuşçu. MEDRESELERİN BOZULMASI Daha evvelki tarihlerde müderrislik kanununa aykın tek tük yapdan usulsüzlükler istisna edilecek olursa bilhassa X V I . 20.z â d e A l i Efendiler gibi X V .MÜDERRİSLİK 67 mayarak altmış akçe yevmiyeli müderrisler tercih Bu hususta kadılık kısmında malûmat verilmiştir. faaliyete getirecek olan matamatik. Kadı-zâde-i Rumî. s. 288. » Keşfü'z-zünun (Maarif Vekâleti tab'ı). 43. ve X V I . . 318. olunurlardı ^. ^ I Âlemü'l-ulemai'l-mütebahhirinden sarf-ı nazar orta derecede bUe ehliyeti haiz olmamalan medreselerin bozulmasında âmU olan diğer sebeplerdendir.

medrese ve müderris işine çok dikkat eder. kazasker M ü e y y e d . Ulemadan T a b i b ^ Latifi tezkiresi. müderrishk ve kaddık münhal olunca bunlardan mülâzım olan­ ları tâyin ederdi 1. saray mensuplarının tesirleriyle hatt-ı hümâyun göndermek suretiyle ehliyet ve kıdem aramadan bazı şahıslan. s. 61. için kanun Şeyhülislâm hilâfına bulunduğu sırada Müeyyed-zâde'nin oğlu A b d ü l v e h h a b E f e n d i ' y e iyihk isteyerek bunun Abdülvehhab E f e n d i ' n i n kırk akçe yevmiyeh bir müderrisliğe tâyinini vezir-i âzam Makbul i b r a h i m Paşa'dan rica etti ve o da bunu kazasker Fenari-zâde Muhyiddin Efendi'ye söylemişti. Bayezid zamanında Pâdişâhın müdahalesiyle Zamiri Efendi iltimas başladı. 3 4 7 . Abdur­ K e m a l . halbuki o tarihe kadar kırk akçe ile yekden müderrishk yalnız F e n a r i z â d e evlâdına mahsus olduğundan kazasker bu tevcihe yanaşmamakla beraber tamamen de red etmiyerek Efendi'yi Paşa otuz akçe yevmiyeli Abdülvehhab İbrahim Perviz Çandarlı-zâde medresesine tâyin edip İbrahim Paşa müderrisi E f e n d i ' y e de kırk akçe ile Mahmud Paşa müderrisliğini tevcih eylemişti'. bazan derslere gider dinler. gerek aşağı medreselerde ve gerek tetimmelerde emsile (sarf) den itibaren Isfahanı diye meşhur olan kelâmdan ^ J l t e v a l i okuyan müstaid talebelerin defterini tutarak şerhine ve oradan usul-i fıkıhtan telvih ve tavzih derslerine varınca ders yanmda saklar. II. zeki olanları öğrenir. 3 2 . birden hyakatleriyle mütenasip olmayan müderrishk ve kadılığa tâyinlerim emrederlerdi. s. kazasker kadar ilmi kudreti olmadığını söylemesi üzerine Padişah : —"Fünûn-i âhyeden okutmağa kadir değilse kâfiye (nahiv­ den) nin şerhlerinden mutavassıt nam kitaptan ders vermeğe kadirdir" diye mukabele etmiş ve tâyin Meşhur t b n rahman etmek Efendi ettirmiştir*. oğlu Ehli . Bazı pâdişâhlar.z â d e mensuplanndandı. " Şakayık tercümesi (Mecdî). Bayezid. s. kendi kullarından Müeyyed-zâde Abdurrahman mahlash H a m z a bunun o dereceye N u r e d d i n ' i Sahn-ı seman müderrisi yapmak istemişti.68 Fatih OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI Sultan M e h m e d . » Atâyî (Şakayık zeyli).

oğullan yaşı on dört ve on beşe geHnce ihtida eUi akçeh Dâhil müderrisi ve şeyhülislâm oğlu ise aym sinde elli akçah Hâriç müderrrsi (sonra o da Dâhil müderrisi olurdu). 13. s. müderrislerin y i d d i n E f e n d i ' n i n mülâzım olmasmı K a n u n i S u l t a n S ü l e y ­ XVI. 2. nice varsun ki okutacak talebe bulunmaz ve bulunsa da kendusi ders vermeğe kadir olmaz. mevah-zâdelerin meydan almasıdır. beş madde üzerine aşağıya hulâsa ettiğim mütalâalarda bulunmak­ tadır ki bu sözler o tarihlerdeki medrese ve müderrislerimiz hak­ kmda bir fikir vermeğe kâfidir. kazasker oğullan ihtida kırkar akçe medrese müderrisi ve taht yani eyâlet kaddan oğullan ise yirmi beşU ve otuzlu medreselere hiç sıra beklemeden küçük yaşta müderris oluverirlerdi.) senesinde Edirne'de Üç şerefeli medresesi mü­ derrisi D e r v i ş man'ın oğlu E f e n d i vefat etmişti. asır sonlannda medrese talebeleriyle durumları hakkında o devirde hayatta olan müverrih  l i . Nr. Gelibolu kadılığına ehliyeti haiz olmayan biri­ sinin tâyinini haber alması üzerine kendisi dururken böyle ehhyetsiz birisinin tâyinine hayret ederek o sırada Rumeh kazaskeri bulunan B o s t a n . s. (1556 M. 446. bunun muidi olan M u h ­ Bayezid rica ettiğinden isteği yapılmıştır*." Ali ~ ^ Atâyî (Şakayık z^li). bu gibilere : . 2 Mühimme defteri. asır sonlannda) müderrislerin haf­ tada dört derse devamlan ve danişmendlerin dersleriyle iştigal ve muhal oldu" dedikten sonra birinci madde olarak "müderris vardı ki ayda bir kere derse varmaz. "Zamammızda istifadeleri ( X V I . Bazılanna göre bu ihmal ve HyakatsizUğe sebeb.MÜDERRİSLİK 69 mahlaBİı bir zat.z â d e ' y e şu kıt'ayı göndermişi. Bihamdillah zamân-ı devletinde Bu kâr-i müşkili kime soralım Gelibolu'da nâ-ehlin kazası Temeyyûz ehli vü nâ-ehl olunurken Şeriri fazida sen otururken Aceb caiz midir ehli dururken? Ehlı'nin bu manzumesine karşı Bostan-zâde tâyin ettiği nâehlin Pâdişahm hatt-ı hümayuniyle olduğunu beyan yollu aşa­ ğıdaki manzum cevabı göndermiştir: Tecahül eyledin ey merd-i arif Gel insaf eyle ne itsin kazasker Sual ettin cevabını bilürken Efendi hatt-ı sultani dururken 963 H . bunlardan Pâdişâh bocalan.

anlar evahir-i ömürlerinde varanuyacakları mansıba bir çelebi. pes evlad-ı etrâk nice jugl etsinler. belki rüşvet salub arz-ı niyaz edenlere verilir. s." Sahn-ı medâris bir mekteb oldu sibyana Mizâc-ı din zayıf oldu zât-i şer'-i kavim Ciham oğlan. eshab-ı fezailden artuk. Cemi-i manasıb lâyık ve müna­ sibine verilmez. medaris-i haliyede nice tahsiI-i ilm etsinler. 33. . bu sebeple gerek müderrisin. tıraşı gelinceye kadar. onlara ittikâ ile cemi-i mal edip kat'-ı meratib saiyinde füzela-i asr olanlarla yanşur. cönk ve gazeliyattan ibaret kahr" diyor. jeref-i nesebi basebiyle saba âleminde vasd olur" Âli.70 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI "Tartk-i tahsilde kendûlere hareket lâzım olmayıp yani hiç bir medresede sıra tahsüi görmeden beşikte iken mülâzım. menasıb ve medarisi dolaşır ve traşı geldikten sonra beş yüz akçe mevleviyete ulaşıb ve nadiren eline kitab alsa bile o da muhazarat. maahaza onları geçerdi. ' "Evlâd-ı etrakten müstaidlerin ekâbire intisabları Paşa ve Ağalara istinad birer tarîkle okuyup yazmadan ve yorulmadan mülazım ve müderris ve kadı olmaları idi" Âli. s. basılmamış c. I. Yine  l i ' y e lere hakikî göre aym asır sonlarında bozukluğun ikinci sebebi bu mevali-zâdelerin pek kısa zamanda elde ettikleri derece­ medrese talebelerinin varmaları âdeta muhal oldu­ Rumeli halkından iltimasyoluna ğundan evlâd-ı etrâk medreselere rağbet göstermez olmuşlardı ^. ehl-i ilimle cahilin kaddık elde edilmesi^ İlmiye sınıfının bu bozukluğu sebebiyle 111. gerek kuzat-ı müteşerriîn ekâbire istinada çalışır. 29. söz söy­ lemeğe ve kudreti olduğu zaman müderrisUk almağa yol açdır yol buluğ yaşına gelince mollahğa (büyük kaddığa) doğru alır. I. cahil maldarm riayeti. sadr-ı âzam vasıtasiyle kazaskerlere bir hatt-ı hümâyun göndererek ceddi F a t i h Sultan M e h m e d ' i n medreseler hakkındaki kanun- ^ ". 29. Bozukluğun üçüncü sebebi Anadolu ve olup lariyle büyüklere intisap etmiş olanların tahsil medreselerde mürettep Dördüncü ve beşinci ölçülmemesi hamilerinin ilmiye görmeden girmiş olmalan idi*. c.. uşak tuttu alem oldu adim Müderrisin ise sibyan-ı vâcibü't-tâlim içinde hizmet-i fetvaya lâyık âdam yok Sorulsa her biri mollây-ı vâcibü't-tâzim A l i . M u r a d . derece ve kıymetinin sebep rüşvet ile müdenislik ve sebep de idi. Künhülahbar (basılmamış birinci cild). s. * Müderrisin ve kuzatın cahil kalmalarıdır ki fi zamanina ilme rağbet yok.

2 Şaban 985 1577) tarihli olan bu hatt-ı hümâyunda şöyle (15 Ekim denilmektedir i. V e dahi müderrisler var imiş ki akçesi ve dersi almayıb mücerred âhar mansıba vesile olmak için tevcih olunur imiş ve ol makuleler cemiyet eylemeyib ve şugl etmeyib zamanede şugl edenlere müzahim olurlar imiş. Kimesnenin iltimasiyle nâ-ehle mansıb arz olmaya. "Hâlen tarik-i ulemaya hayh ihtilâl ânz olub kanun-i kadim-i Sultan Mehmed Gazi zamamndaki gibi gözedilib zamanı­ mızda dahi ahsen olmak muradımdır. bilmiş olsunlar. Bu hatt-ı hümâyunun tesiri olmadığı bozuklukların devam etmesinden ve genişlemesinden anlaşdıyor. Kuzat-ı askere muhkem tenbih oluna ki müderrisin ve talebe tekmil-i müddet-i örfiye etmedin feragat ettirib âhar mansıba sevk ettirmiyeler danişmendler dahi aşağı medreseden şugl miktarın mevahye aldırmayalar. .MÜDERRİSLİK 71 unun tamamen tatbikini emretmiştir. Kazaskerin marifeti ve etmedin olmadın kimesneyi kabul etmiyeler. Hâriç ve Dâhil müderrisi oluverirlerdi. Bâdelyevm bu vaz'a muhalefet ve emre mugayir ki vaz'ı işitile. Şimdi kanun gözedUmemekle müderrisin ve talebe şugldan kalmışlardır. 2362. Kırkh. Fakat yüksek dereceh ulemanın oğullan babalanmn işgal etmiş olduklan mevki itibariyle derecelerine göre defaten Miftah. Bu diye 834 ulema oğullanndan ilk imtiyaz meşhur Molla Fenan meşhur olan Şemseddin Mehmed b . 01 makule müderrisler r e f olunub min-bâd arz olunmıya. aşağı medreselerden itibaren çalışıp imtihan vermek suretiyle müderris veya kadı namzedUğine kadar çıkar ve münhal vukuunda tâyin olunurdu. Gelmiş ve gelecek kuzat-ı asâkire tenbih ve te'kittir". zaran kenduleredir. velhasd menasıb ehhne sevk olunub ilmi ve fazh olanlar ve maharet-i tâmmesi olanlar terbiye olunub riayet oluna. gözlerin açsınlar. YÜKSEK DERECELI ULEMA EVLADıNıN İMTİYAZLARI Dersten icazet alarak mülâzemete nail olan bir danişmend. Hamza'nm (vefatı Recep=:143ı Mart) oğullarına ve torunlarma verilmiş olup bunlar. Nr. müderris olduklan takdirde kırk akçe ile tâyin olunur' KanunnSme-i Osmanî (Esad Efendi kitapları).

s. âdet tâyin olunurlardı. * Atâyî (Şakayık zeyli). M u s t a f a N i k s a r ! tercüme-i hâlinde. 1 Şakayık zeyli.628. olmuştu. Tekille lügatte Tehilletü'l-kasem. gözetmeden himayelerle birden bire derecelere atlamak lann oğuUannm otuz akçeli Miftah Efendi'nin Efendi'nin torunu ve müderrisliklerine tâyinleri Mehmed Çelebi'nin Şeyhulislâmhğı zamamnda E f e n d i dersten mezun olduktan sonra ceddine tâyin edilmişti*.babasmın kazasker olması dolayisiyle 978 H . sıra bekleyen namzedlerin yerlerine bu imtiyazldar az zamanda sıçramak imtiyaz. s. 567.)'de ihtida kırk akçe ile Beşiktaş'ta Barbaros Hayreddin Paşa medresesi müder­ risliğine tâyin edilmiştir^. 32.^(âyî. Filhakika mânasına iltimas. s. pek az zaman kısa müddet mânasma kullanılmıştır. Efendi'nin oğlu Sunullah hürmeten ve defaten Hâriç müderrisliği ile Mahmud Paşa med­ müderrisliğine Anadolu kazaskeri Cafer E f e n d i -ki daha sonra dört defa şeyhülislâm olmuştur. .72 lardı^. Atâyî. Şakayık'taki (Tekille tariki ile) ve (Tehille-i sahnla Bağdad payesine mütesâid) ve (Tehille-i Sahn tariki üzere altmif akçe ile Muradiye'ye terfi) kayıtları kısa zamandaki terfi ve terakkiyi göstermektedir (. 183. (1612 M. yeminin hükmünü izale etmek mânasmda iken sonraları. * . OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Daha sonraki tarihlerde ulema oğullan hakkındaki bu imtiyaz genişlemiş ve bu suretle ilmiye smıfında bu gibiler hak­ kmda ehliyet ve istihkaka bakdmıyarak imtiyaz sayesinde pek çok kıdemli. s. Şakayık zeyli.615.)'de babasmın vefatı üzerine kayıt olunarak birkaç ay sonra Dâhil itibar edilmiş olan Eyüp'te Zal Paşa zevcesi Şah Sultan medresesine müderris olmuştur**. 182. M e h m e d Çelebi b. Şeyhülislâm S u n u l l a h Efendi E f e n d i ' n i n oğlu D e r v i ş Mehmed mülâzım 1021 H . * Atâyî (Şakayık zeyli) M e h m e d h. Ebussuud'un tercümeihâli.. s. * • A t â y î (Şakayık zeyli) A b d ü l k e r i m b. ikram olundukları üzere Zal Paja Sultan payesi ile ihtiram olunmuştur". 560 "Mehadim-i kiram meşayih-i islâm. Ebussuud Ebussuud Abdülkerim resesi Edirne ve Bursa kadılıklannda bulunmuş olanbaşladı^. » Atâyî (Şakayık zeyli). oğlu mânasını ifade eski medrese teşkilâtında Tekille^ eden ve daha denilen üst sonra sıra Tafra kısa ve gelen atlamak. İstanbul. s. (1570 M. 553. .

a. 529. hoca-zâdeler kanunu şehzâdeUğinde üzere 1007 H . babasımn kazaskerUği zamanında mülâzım olduğundan kırk akçe ile müderris olmuştu. 506. olmak isteyince şeyhuUslâm bulunan S a d ı k müderrisliği tekUf etmişti. . I I I . yine böylece Z e k e ­ r i y a E f e n d i ' n i n kazaskerUğinde müderris olan oğlu L ü t f u l l a h Çelebi "Mehâdım-i sudûr-i kiram kammu üzere ihtida kırk akçe île Silivri'de Piri Paşa müderrisUğine" tâyin edilmişti^. 749. 361. 325. s. M e h m e d ' i n bocalan olan Tacü'ttevarih müelUfi meşhur H o c a S a d e d d i n E f e n d i ' n i n oğlu mü­ lâzım olduktan sonra Pâdişâh bocalan oğullannm imtiyazlan gibi Pâdi­ üzere şeyhuUslâm evlâdlan gibi Dâhü medreselerinden Esmihan Sultan müderrisUği tevcih edilmiştir*. » Atâyi.MÜDERRİSLİK 73 Bu kayıt şeyhülislâm oğuUarmm birden bire Dâhil müderris- Uğiyle tâyinlerini göstermektedir. M u r a d ' l a oğlu I I I . M e h m e d ' i n olan A z m i E f e n d i ' n i n oğlu ihtida kırk akçe üe mü­ derrisUğe başlamıştı*. s. 553. Sultan zadelerden ilmiye sınıfına intisap edenler de mülâzemetten sonra Hâriç müderrisUği ile ilmiye sınıfma intisap eder1 Raşid tarihi.)'de birinci defaki şeyhuhslâmhğmdan mazûl olarak memleketi olan E r z u r u m ' a gönderilmiş olan S e y y i d oğlu S e y y i d Hâriç Fethullah Efendi Feyzullah tstanbur& Efendi'nin gehp müderris Efendi. Yine bunun şâh hocalanndan N e v a l î müderrisUğine hocası E f e n d i ' n i n oğlu. 1694 M. fakat şeyhuUslâm oğullanmn müderrisUğe Mûsila-ı E f e n d i kendisine sahn (dâhil) mü- Fethullah derrisUğiyle başladıklarmı söyleyerek Hâriç müderrisUğini kabul etmemiş ve pek az sonra saltanat tebeddüUyle babasımn ikinci defa şeyhuUslâm olması üzerine Mûsila-ı sahn müderrisUğine tâyin olunmuştur i. * Atâyî. s. 575 "Esmihan Sultan payesi ile ikram ve hoca-zideler tariki olundular'*. (1599 M. 539. ŞeyhuUslâm Ş e y h i Abdülkadir Efendi'nin oğlu Abdürrahim Efendi.)'de Dâhil müderrisliklerinden Şah Sultan nail olmuştu'. Kazasker oğullarma da ilk defada kırk akçelik müderrislik verilirdi. Nitekim 1106 ( H . I I I . » Atâyî (Şakayık zeyli). B . c I I . üzerine ihtiram » Atâyî. 739. 747.

Pâdişâh sonra bu maaş lanna Şehreminliği varidatından maaş tahsis edilmiş olup daha evkaf-i verilmiştir *. gayrıya cari olmaya. Hattâ meşhur S e y y i d V e h b i bu yolda bir de manzume kaleme almıştır: lltiha île vakur etmek içün etbâın Mün'imlere Hak fermân-i hümâyun Han neşr-i geldi muammer ide hatla idüp Ahmed-i Âlî-şânı mehasin şimdi Emr-i hep ma sadak-i meslek-i mesnun geldi Mûbemû Şer'-i garraya mutabık yeni kanun geldi Hüsne iydiyye siyah câme biçildi güya Çehre-i sâde-ruhana hat-i şeb-gûn geldi ^ Atâyî. Ahmed Paşa Dukakin'in teıcümeihali ^ Fatih'in kanunnâme'ainde ŞeyhuUsIâm ve Pâdişâh hocası oğullarına şehremini tarafmdan altmışar ve kazasker oğullarına kırk beşer ve taht kadısı oğuUarma otuzar ve şehzade hocası oğluna da otuz akçe verilmesi kabul edilmiştir (S. M e h m e d ' i n kanunnâmesinde Şeyhülislâm. Sene 996. 46 Suhan-zâde Osman Bey b. Aşir Efendi kitapları numara 1004. Ebussuud medresesi Fatih Bayezid'in mezun kızı ve Gevher Melekşah Paşa'nın mülâzım oğullan olduktan Davud Sul­ sonra Paşa t a n ile D u k a k i n . İVr." Kanunnâme. A h m e d zamanında imoğullannın sakal salıver­ tiyazh ulemanın iyi tahsU görmeyen meleri emredilmiş ve bu hal onlann cehillerini örtmeğe medar olur diye alay mevzuu olmuştur. 41). A h m e d devrine ait bir kartonda İstanbul kadısı oğluna Sultan Süleyman evkafından günde yirmi akçe verilmesine dair vezir-i âzamm takriri ve hatt-ı hümayun vardır (vesika numarası 839) 1006 Ramazan (1598 Nisan) tarihU İlmiye kanunnâmesinde şöyle denilmektedir: b. 79 ve aynı kaynak. ve şehzade hoealan ile taht kadılan oğulselâtin vakıflariyle sair mahallerden kazasker. 837. s. meselâ 11. I. s.939 ). 34 bâ-hatt-ı hümâyun Müftü Efendi'nin oğluna yevmi otuz akçe verilmek ferman olunmuştur. saray vesikaları. Mehmed Paşa b. Bu kaide mevali-zâdelere mahsustur. "Bazı kümesne şehremininden veya zevaidden bir kaç akçe ulufe peyda edib ednu mülâbese ile mülazım olub" uzun müddet mülâzım olanlara müzahim olur.o ğ l u M e h m e d Efendi'den "kanun-i kadim-i Osmaniyan üzere" müderrisUğine tâyin Sultan Osman elli akçe ile olunmuştur^. asnn ilk yansmda ve I I I . s.74 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI lerdi. X V I I I . . Diğer bir vesikada İstanbul kadısı ve mevâli oğuUarma selâtin evkafmdan ve sair mahallerden maaş tahsis edilmiş olduğu görülüyor (tbnülemin tasnifi.

(1149 M. edebiyat vesair akli ve nakli üimlerde pek çok eser . Dinî d u l l a h Ö m e r 544 H . vefat etmiş olup hakb olarak allâme ve şeyhülislâm unvanlannı almıştır. dini olanlan sadr-ı islâma kadar gidip mevzu ilimler ise bunu vazeden mütehassıslara yani imamlara kadar dayanırdı. hadis ve fıkıh gibi dini ilimlere veya kelâm. felsefe. Tefsir. kelâm. hadîs. felsefe (hikemiyat) ve müsbet ihmlere dair olduklanna göre değişir.)'de Herat'ta mütebahhir Osmanlı memleketlerinde (şeyhu'lebû Ab­ ve Azerbaycan'daki ilim müesseseleri olan F a h r e d d i n R a z i ' y e kadar giderdi.i ve müsbet ilimlerde (1209 M. riyaziye.MÜDERRİSLİK 75 Medd-i âh iyle bu vech üzere yazddı tarih HÜBn-i azl eylemeğe hatt-ı hümâyun geldi 1127 İCAZETNAMELER İcaztnâme. atılabileceğini medrese gösteren diploma demektir. bugünkü tâbir ile bir medrese talebesinin hayatına talebesi. tıb. X I I I . asırdan itibaren Anadolu'da ve hattâ İran ulema) denilen İmam F a h r e d d i n . derslerine başladığı tarihten îtibaren tedris hangi Medrese dersten hangi eseri veya eserleri okumuşsa okuduğu eserlerin adlarımn zikredilmesi eder ve böylece suretiyle ders okuduğu hocasmdan bir belge ahr ve bununla daha yüksek bir müderrisin dersine devam medrese derslerini ikmal edip ders okutmağa müsaade ve selâhiyeti havi en son bir vesika ile müderrislik veya kadılık yoluna girerdi.)'de Rey şehrinde doğmuş 606 H . İcazetnameler ya tefsir. Sıhhatli olduklarma şüphe olmayan bu icazetnamelerde ulema silsilesi bizde müderrisin hangi ulema kolundan geldiğini ve bu ulema kolunda kimlerin bulunduklarım göstermesi iti­ bariyle pek mühimdir. İcazetnameyi veren müderris icazetnameye kendi ismini yazdıktan sonra kendisi o dersi kimden okuduğunu yani hoca­ sının kim olduğunu ve hocasımn hocasınm kim olduğunu zincir halinde yukanya doğru yazarak bunu İslâm âleminin en büyük âlimine kadar çıkanp bağlardı.

X I I I .z â d e . Huncı.z â d e . yetişmiş olan R a z î kolunun müessesi Kadı S i r a c ü d d i n . Riyaziyeci K a d ı . Batı Azerbaycan'da Rumiye gölü kenarındaki şehre mensuptur.i A k s a r a y î . Hayal t Şemseddin. Şair Osmanh âhmlerinden Ş e m s e d d i n oğlu Ş e y h Razî Fahreddin M o l l a F e n a r î ile Samavna A h m e d î de Osmanh memleketindeki âhmlerin bir çoğu M o l l a vasıtasiyle Fahreddin R a z î ' y e kadar Molla Yeğen ederdi ki Fenarî talebesi Fenarî bir ulema kolu teşkil denilen M e h m e d b. HüsaKonevî ve daha tzzeddin Sadrüddin Şirazî Mahmud sonra Alâüddin Esved (Kara hoca) ve F a h r e d d i n dından C e m a l ü d d i n .z â d e K a s ı m .ub ve Müftü A h m e d P a ş a l a r . asnn ilk yansmda Bedreddin mektebine Mahmud. Vefatı 676 H . asır başlannda Tusî. Burhanüddin ol­ A h m e d ' i görmekteyiz ki bu asırlarda müderrislerin vermiş dukları icazetnameler muhtelif Fahreddin m e v î ' y e ^ ve oradan XIV. M e v l â n a A y a ş .i t j r m e v î . Razî'nin Şemseddin doğrudan doğruya talebeleri olup ilk ikisi Anadolu'da ve üçüncüsü Suriye'de bulunmuşlardır. K a d ı . " X V .z â d e T a c ü d d i n . H a t i b .i R u m i oğulları K u t b ü d d i n M e h m e d ve Riyaziyeci M i r i m Çelebi. Balıkesirli M u a r r i f . Fatih'in hocası H a y r e t t i n . IV.i Ü r Fahreddin asır sonuyla X V . asrın ikinci yarısıyle kısmen X V I . Yak. Nasîrüddin AUâme ve X I V . Bunlardan sonra olarak Kadı S i r a c ü d d i n . (1277 M. K ı l ı ç a r s l a n ve III. arada E f d a l ü d d i n Husrev Şahî. kadısı âhmler vasıtasiyle Anadolu'da R a z î ' y e kadar giderdi.76 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yazmış olup icazet kadar gider. Muslihuddin Kastalanî ve Hızır Bey'in kendi oğulları S i n a n . aym mektebe mesup Razî. mensuplardı. İ z z e d d i n Keykâvüs. asırda yaşamış olan H ı z ı r B e y talebelerinin en meşhur olanları şunlardır : Bursalı H o c a . Davud-i K a y s e r î ve Sivas hükümdarı K a d ı R a z î ahfa­ Abdülmuhsin Kayserî.z â d e Muslihuddin Mustafa. B e y bu A r m a ğ a n ile onun talebesi ilk istanbul kadısı H ı z ı r kolu teşkil edenlerin başında gelmektedirler *. ^ S i r a c ü d d i n Ü r m e v î . C ı y a s e d d i n K e y h u s r e v zamanlarında yaşamış ve îLiill^^U kadu'l-kuzat olarak en yüksek ilmiye rütbesini almıştır. müddin-i Razî. silsilesi birkaç vasıta ile t m a m Cazalî'ye İşte Fahreddin Razî kolundan gelmiş olan âlimler yani Fahr-i Razi mektebi mensupları ve bu Sadrüddin Ahlatî. . asrm ikinci yarısında Anadolu Selçukilerinden II.)'den sonradır.

. MÜDERRİSLİK Müderrishk tevcihi BERATLARI X V I . mahal ve müstahak olmakla faziletlû semahatlû şeyhuhslâm Mevlâna Efendi hazretlerinin işaretleri mucibince bâ-ibtida-i hâriç tevcih olunmak buynıldu". . asır ortalarma kadar kazasker­ akçeh medreselere lere ait iken bu tarihten itibaren Şeyhuhslâmhk ilmiye sımfınm en yüksek mertebesine çıkanldığından kırk müderris tâyini kazaskerlerin ve Hâriç medreselerinden itibaren yukan smıf müderrislerinin tâyinleri de şeyhuhslâmm arzlariyle olmuştur. "Medrese-i mezbure (birden ziyade medrese ise kıdvetü'l-ulema el-muhakkikîn medaris-i mezbure) kırktan munfasıl lede'l-imtihan istihkakı nümayan olan Efendi zîd ilmuhu . * Şeyhtılislâm ile İstanbul. Galata kadılıkları ve bir kıslın vakıf rüûslan da Rüûa kalemi rüûslarmdandı (Türk Tarih Eruümeni kütüphanesinden Tarih Kurumuna devredilen 39 numarah defter). Üsküdar. okutulan asırda eserleri Anadolu'ya girerek ile Seyyid medreselerimizde Şerif Cür­ olmuşlar ve Fahreddin vasıtasiyle Sadettin Ürmevî gelen Teftazanî canî eserleriyle Siracüddin dan sonra Osmanlı medreselerinde kolunu terk müessir yine bunlar edip Razî'ye bağlanan kendi mekteplerini tesis etmişlerdir ki bun­ âhmlerin icazetnameleri Fahreddin R a z î ' y e kadar gitmiştir.MÜDERRISLIK 77 XV. Bu muameleyi mütaakıp inha edilmiş olan müderrise I b - tida-i hâriç müderrisUği beratı verilirdi. Eyüp. . Yukanda bilmünasebe görüldüğü üzere Şeyhuhslâm. Eğer inha edilen müderris adedi ziyade ise tabiî vezir-i âzamm inhası ana göre yazılırdı. Pâdişâ­ hın mutlak vekkiU olan sadr-ı azama yazar ve onun tarafmdan da Pâdişâha arz olunarak muvafakati alınır ve vezir-i âzam aşağıdaki tertip şekhyle müderrishk ruûs ve beratlanmn yazümasım ruûs kalemine emrederdi ^.

. " lÜVlg^li* Menahicü'l-iıiia (Yahya b. Mehmed el-Kâtib). berat veya menşur demektir . Nr. Mektubu mütalâa kdanlar alâmet-i şerif üzere itimad kdarlar. ASRIN BİR İKİNCİ YAKISINDA VERİLMİŞ MÜDERRİSLİK BERATI Sebeb-i tahrir misal-i bî-misaP JİJJI j ^ 1 J l JU: ^1 .) senesinde verilmiştir. 610 varak 61 (merhum Prof. Tahriren fî sene erbaa ve semanîn ve semane mie*. Bu müderrisliğin ilk medreselerden olan Hâşiye-i tecrid medresesi olduğu müderrisinin yirmi akçe yevmiyeli olmasmdan anlaşıhyor.JiJl EnfezehuUahü taalâ ilâ yevmi'l-haşr ve's-sual oldur ki Darende-i tevki-i Aîilil |»t j amme ifadetuhu refi seyyidü'l-ûlema ve kıdvetü'l-füzelâ mevlâna îUl ç\ji ^Jİ\j Kıvamü'l-milleti ve'd-din dâme ismetuhu ve hizmetlerine mahrusa-i Selanik medresesinin müderrisliğim tefviz kddım ki bâde'l-yevm medrese müderrisi olub ulûm-i diniyyeye meşgul olub müşkilât-ı fûrû' ve dekâydt-i ehâdis ve hakayık-ı tefsir-i Kur'an hali de muhassıl ve mahsus talebeye her ne fenden okurlarsa bi-kaderi'l-vus' ve't-tâka ve'l-imkân tatil günlerinden gayri günde talebenin dersini kesmeye ve sükkân-ı medreseye bi-kaderi'l-istihkak hakların tâyin edivere ve ehl-i fesa­ da medresede hücre vermiye ve talebeye talim ve terbiyet bâbmda gayetle meşgul ola (ki ilm münteşir olub izdiyada irtifa bula ki el-ilmü bi'l-müderris kaimen ve irtifaan) ve evkaf mahsulâtından olan rakabe-i medreseyi mukaddem tuta. ParİB Mülî kü­ tüphanesi yazmaları üâve kısmı. ehl-i fesada medresede oda vermiyecekti. harabım imaret kdıb halihn meremmet eyUye ve yevmi yirmi akçe kendu ahb vech-i maişe­ tine sarf edib devam-ı devlet duasına meşgul olub mezid-i ina­ yetine müterakkib ola ve baki ne kaldiyse medresede müştagil ve mülâzım olan talebeye tahmil ve taksim ide.78 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I X V . medresenin tamiri icap ederse vakfiyesi üzere onun tamirini yaptıracak. = 1478 M. tâ revnak-ı din ve kemal-i ilim şeref bulub mertebe-i ulema derece-i âlâya yetişe. ^ J l ^ Misal. Mükrimin H a l i l Y ı n a n ç ' m Paris kütüphanesiaden aldığı notlardan nakledilmiştir). Bu müderrisUk rüûsu Mevlâna Kıvameddin'e (884 H . Müderrisin rüûs mucibince okuttuğu dersten başka o medresenin vakfı mucibince kendi müderrisUk yevmiyesinden maada talebenin haklarım verecek.

z â d e H a m i d ü d d i n E f e n d i ' y e verilmiştir. Paris MiUt kütüphaııesi. r i J l t . on gün sonra da evâil-i zilkade (1473 Nisan) tarihiyle kendisine aşağıdaki berat verilmiştir j j » j J I > . zahrü'l-ulema. Efdal-zâde 23 Şevval 877 (23 Mart 1473)'de Sahn müderrislerinden A l â ü d d i n A l i K u ş ç u ' n m Ayasofya müderrishğine nakU üzerine Sahn müderrisi olmuş ve bir hafta.' j ı f ' j J L i J U Juji Ö U J 6Uj-iflj ^ L J V İ (.^ . M a k r i m i n Y ı n a n ç ' m notlanndan). kenduye aydan aya vazifesini ve mezkûr camün evkafmdan talebeye yevmi otuz akçe ve muidine yevmi beşer akçe ve yevmi bevvabma iki akçe hesahmca vazifelerin vire ve simden sonra her kim müteveUi olursa bu minval üzere vireler. ' . 4434 (Ralımetli Prof. f j J j l Nişan-ı şerif-i âl'şan ve tuğray-ı garrây-ı vacibü'l-iz'an enfezehullahü'l-melikü'l-mennan ilâ ahiri'd-dühûr ve'l-ezman oldur ki Dârende-i misal bi-misal-i lâzimü'l-ittiba ve'l-imtisal cenah-ı fahrü'lfiızelâ el-müteverrün. Arapça yazmalan.J-Sl J l i . i l . * Fatih camünc o tarihlerde Yeni Cami denilmekte idi. . * Beratta A l i K u ş ç u hakkmdaki tavsif onun ne derece yüksek bir filim olduğunu gösterdiği gibi aym zamanda onun Sahn-ı seman müderrisi bulunmuş olduğunu da göstermektedir. ASRIN SEMAN İKİNCİ YARISINDA SAHN-I MÜDERRİSLİĞİ Sultan BERATI Bu berat sureti F a t i h M e h m e d tarafmdan elli tâyin akçe yevmiye ile Sahn-ı seman medreselerinden birisine edilmiş olan E f d a l .jLüI ö U i .MÜDERRİSLİK 79 XV. Nr.y l ı . . tecdid-i ' Mecmûa-i Münfeat. . Şakayık tercümesinde A l i Kuşçu'nun Sahn mfidertialiğine dair kayıt yoktur. âlâü'lmilleti veddin Ali K u ş ç u y e r i n e ' müderris nasb edib sene seb'a ve seb'tne ve semâne mie Şevvalinin yirmi üçüncü gününde yevmî elh akçe tâyin eyledim ve büyürdüm ki sadrü'l-ümena ve mutemeddin cami-i cedid müteveUisi Mevlâna A ş k i z i d e kadruhu mezkûr camiin evkafina günde kırk akçe ve zevayidinden yevmt on akçe hesab. el-mütebahhirin ilmü'l-evvelîn bel nehr-i Efdalüddin oğlu Mevlâna H a m i d ü d d i n Ç e l e b i dâmet fezâiluhu mahrusa-i Kostantiniyye'de Yenicami medresesinde * Cenab-ı fezâil-meab Mevlâna âzam âlem efdalü'lulema-i fi'l-âlem miftah-ı izah-ı ferayid-i meani ve b e y a n . .l J l OLJII jai . a i j l j .

Cumaâbâd'da Kasım Paşa müderrisi Mevlâna Süleyman. . Kadı olmağla yerine yirmi beş akçe ile llyas Bey medresesinden iki yıldan ziyade zaman infisali ve altı aydır Dersaadetime mülâzemeti olan râfi-i refi-i saadet-nişan kıdvetü'l-muhakkikin el-muhtas tevki-i umdetü'l-müdekkikin bi-mezid-i inayetül-melikü'l-mennan Mevlâna Sinan saadet-masirime vücuda zide fazluhu tâlib ve müstahak olduğu sene sitte ve işrİn ve elf Cumadel-ûlâsmm ikinci ( g ü n ü ) pâye-i serir-i arz olundukta hakkmda mezîd-i inayet-i mülûkânem getirüb medrese-i mezbun yevmi otuz akçe ile sadaka edüb bu ' Pervane. hüküm ve nijan demektir. Binaen alâzalik . ASIR BAŞLARINA AİT MÜDERRİSLİK BERATI 2 J U ^ İ J^ij^i j Li>JI j <1)jJ\j Nişân-ı şerif-i âli-şan-ı sâmibâde ve'l-meâli hükmü mekân-ı sultani ve tuğray-ı garrây-ı cihan-ârây-ı hâkani bi'l-avni'r-rabbânî ve's-savnü's-samedâni oldur ki. Kişver-küşây-ı cihan-ârây-ı tuğray-ı hümayunla muhaUi ve misal-i meymunla mütehalli görenler mazmununu muhakkak bilib îtimad ideler. sene 1026 H . X V I I . tbnülemin tasnifi.»IjT*»»-. Tevcihat vesikaları. ferman. Tahriren fi evâil-i Zilkade. . Daha sonraki asırlarda da tahrir tarzı aymdır.80 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E TEŞKİLATI hüküm ve pervane^ taleb etmiyeler. Osmanhlardaki Tevkii. 604. sene seb'a ve seb'in ve semane mie. B u dahi alü> vech-i maişe­ tine sarf edib v a n b medrese-i mezburda ahah-i müstaiddine ifade ve istifadeye meşgul olub eyyam-ı tatilden gayn günlerde derse iştigal eyliye. Nr. Çün avâtıf-ı aliyye-i şâhâne ve avârif-i mütekâsire-i Pâ- dişâhânem inayet ve müstahakk-ı atıfet olanlar bâbmda mebzul ve masruf ve bî-diriğdir. Şöyle hileler. ' Başvekâlet Arşivi. Nijancı mukabili olarak Selçuküerde de Pervane vazifesi vardı. Filcümle kesb-i fezâil ve neşr-i ulûmda hiç bir veçhile dakika-i rakika fevt etmeyib riyaz-ı ulûm ve maarifte tertib-i irşad ile ağsan kdıb tullabma neşv ü nema verib jlpl »J»' J'\ j JJI »UI devam-ı delâlet-i ebed peyverdim duasına muvazabet ve mülâ­ zemet göstere.

• Fatih tedir i. Şöyle hileler ve alâmet-i şerife îtimad kılalar. müderris mevlâna muhtarül-fuzelâ zidet el-müdekinayeti'lel-muhtas bi-mezid-i fezâiluhu * Kanunnâme-i Âl-i Osman. * Feridun Bey Münşeatı.. s. Iftiharu'1-ülema-el-muhakkikîn kîn yenbû-el-fazi ve'l-yakin muhtarü'I-fuzalael-müdekkiulûmi'l-enbiyai'l-mürselîn varis-i Sultan « * Mehmed'in kanunnâmesinde Sahn-ı seman ve Dâhil medreseleri müderrislerinin elkabı şöyle kaydedilmek­ el-muhtas bi-mezid-i inayeti'l-mülkil-muîn. TtfUU». tbnfy. Bu babta hiç ahad mâni ve dâfi olmayıb asla veçhen mine'l-vücuh dahi ve taarruz kılmayalar. sene sitte ve işrîne ve elf mine'l-hicreti'n-nebeviyye. Feridım Bey Münşeatmda ise yalmz Sahn müderrislerinin elkabı zikredihniş olup aynen şöyledir*: İftiharü'l-ü'lema el-muhakkikîn kikîn madenü'l-fazi ü ve'l-yakin meliki'l-muîn.. 31. « . I. kurrere fî evâsıt-ı şehr-i cemaziyelevvel. s. c... 11.MÜDERRİSLİK 81 berat-ı hümayun-ı izzet-makrunu verdim ve büyürdüm ki v a n p anda müderris olup talim-i ulum-i şer'iyye ve tamim-i tade-i ma'bûdeden (tatü günlerinden) gayn evkatta fünun-ı bilâ-özr-i mer'iyyede bâb-ı ifade ve istifadeyi meftuH tutub eyyâm-ı mûşer'î tatil-i vakt etmeyib ders fevt eylemeye. cibet-i tedris yevmî otuz akçeye mutasarrıf olup devam-ı devletim içün duaya müda­ vemet göstere ve cihet-i bevvab ve ferraş dahi bunun yedinden sarf ve hare oluna.

.

70 ve Oruç Bey tarihi ( Babinger yayını). Daha sonraki mülkiye teşkilâtımızda kaymakamlarla idare edilen mahaller. İtikadî işler. kaddarmücretlerinin az olması idi*. tzmk ve Bursa kadısı olan Çandarh Halü Hayreddin Paşa'ya kadar ilk Osmanh vezirleri ulema Halil Paşa da hep âzam olmuşlardır. fıkıh denilen 1 Osmanlılarda ilk vezirlere dair mütalâa (BelleUn. 86'da Orhan Gazi*nin ilim ehlini ve hafızlerı sevdiğini ulemaya ve kimseden bir }ey almamalan için kadılara ulufe tâyin edildiğini beyan ediyor. s. asır sonlarma kadar Osmanh devletinde kadıhğa rağ­ sınıfından yetiştikleri vezir ve gibi^ vezir-i Hayreddin Paşa'dan sonra oğullan. buna da sebep.hâkimü'ş-şer'i ve daha sonra alebtlak hâkim denilmiştir. s. Bu şer'i mahkemelerden başka da mahkeme yoktu. İbrahim Paşalarla torunu ilmiye sınıûndan yetişerek bet azdı ve müderrislik kaddığa tercih ediliyordu. s. Türk Tarih Kurumu yayınlarından. alım ve satım muamelelerinin tanzimi de bunlara aitti. sene 1939) * Afik Paşa-zâde. Xiy. evvelce kaddarla idare edUdikleri için buralara kaza denilerek bu isim zamanımıza kadar gelmiş ve sonra ilçe admı almıştır. Osmanh devletinin kuruluşu sırasmda en büyük kadıhk vasıtasiyle evvelâ İznik ve sonra Bursa kaddığı olup zabtedilen yerlerde de ikinci ve üçüncü derecelerde kadıhklar ihdas olunmuştu. 99. Ali. şer'î ve hukukî hükümleri tatbik edici demek olup aym zamanda hükümetin emirlerini de yerine getiren bir makamdı. 100. Kaddara ^ ^ 1 ^U. Hükümetin mahallî herhangi bir iş hakkmda göndermiş olduğu fermanlarm infaz ve tatbiki de bu kaddar olurdu. sayı 9. A y m zamanda şehir ve kasabalarm belediye işleri bugünkü noterler gibi vekâ­ letnameler. jfVejrt (Cihannüma). . Kadı. 30.DOKUZUNCU BÖLÜM KADILIK Osmanlı devletindeki şer'i mahkemelerde şer'î ve hukuki bütün meseleler Hanefî mezhebi üzere hal ve fasi edilirdi. s.

c. 100.^ adiyle bir ücret tesbit edilmesi muvafık görülerek cezadan kur­ tulmuşlardı (796 H . 100) bunun resm-i kısmetten almacağı gösteriliyor. Bu miktarı seksene kadar çıkaranlar varsa da mübalağalıdır. 30. s. s. nikâh akdinden on iki ve resm-i kısmetten binde yirmi akçe olunduğu yazıhyor*. resm-i kısmet ve sicilden almdığı beyan gösterilmiyor*. 2. Paşa-zâde. I. irtikâblannı ha­ temin edecek arzedilSultan Y d d ı n m Bayezid. Bu miktar daha sonra para rayicine ve ihtiyaca göre artmış ve eki O r u ç B e y mürtekip kadıların yirmiden ziyade (S. " Aşık Paşa-zâde. maaşlan bir dâva münasebetiyle zuhurata bağh olduğu için bunlardan maişetçe zarurette kalanlar yahut aldıklarını az görenler irtikâb ve irtişaya sapmışlardır. 325. fakat aym zamanda Pâdişâh ule­ madan Şeyh Ramazan'a kazaskerUk tevcih ederek kaddann için­ den cahil Âşık ve zahm olanlarmı hacretmesini emretmiştir*. • Tâcü't-tevarih. " Osmanlı kanunnâmeleri (Millî Tetebbular mecmuası) sayı. 104) on bej kadar olduğunu yazarlar. s. s. 104 ve Tekâlif Kavaidi (Abdurrahman Vefık). 371. bazı kaddann malarmı emretmiş ise de ^ kadılann maişetlerini duğu Yezir-i âzam ber aldığı zaman bunlarm Yenişehir'de bir eve konularak yakdkadar maaşlan olmadığmdan dolayı bu hahn vukua gelmiş ol­ Çandarh-zâde A h Paşa tarafmdan mesi üzerine kaddann gördükleri işlerden dolayı ^ücrct-i safcûA. c. III. « Oruç Bey tarihi. s. s. yani miras taksiminde bin akçede sicU) iki akçe resim almdığı beyan Oruç Bey tarihinde ise bundan başka şer'î mektuptan (suret-i edilmektedir*. 71. s. = : 1394 M . c. Oruç Bey. s. daha olmayıp aidatları herhangi sonra bu fakihlara müftü denilmiştir. İki evvelki kaynakta binde yirminin nereden almacağı zikredilmemekle beraber Oruç Bey'in ikinci nüshasmda (S. » Müneccimbafi. 30. ) . sicilden yedi. 29) ve Ali ise (Kün­ hü'l-ahbar. Ali tâyin Tacü't-tevarih'te tavsiyesiyle âzam Çandarlı-zâde Paşa'nm cetten yirmi beş. . Neşri ve Oruç Bey tarihlerine göre resm-i yirmi akçe olup * Kanun­ kabul ise hüc­ kısmet. s. 338.84 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI İslâm hukukuna vakıf Kadılarm muayyen ulema tarafmdan halledihyordu. V. 100. için nâmede edihyorsa Vezir-i Yıldınm Bayezid da miktan zamamnda kadılar edilen resmin hüccet. Neşn. 310.

(1590 M. X V I . astr sonlarındaki kanuna göre sicil resmi. 3436). XVin. . asırda miras taksi­ minden kadılar binde on beş. Kadı hâkim olup icrây-ı ahkâm-ı şer'i n e b e v i d e . asır sonlannda 998 H. Esad Efendi kitapları. s. Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. dul olanların nikâhından kadı on ve hademesi beş hüccet ve resm-i kitabet kadı için yirmi ve hademesi için beş ve azadnâmelerden kadı için elli. sayı 2. • Osmanlı kanunnâmeleri (Millî Tetebbular mecmuası). c. ikisi naibin ve biri kâtibin olarak on dört akçe resm-i kısmet ise yirmisi kadımn üçü naibin ve ikisi kâtibin olmak üzere binde yirmi beş akçe olmuştur (Mecmua. 326. 321 ve oradan naklen Tekâlif Kavaidi. üçü naibin ve biri kâtibin olarak on dört akçe ve boşanma resminden ellisi kadının. hüccetten otuz iki. nikâh resminde kız olanlardan kadıya yirmi ve hademesine beş. 315. s. naib. s. . dördü naibin ve iki akçesi kâtibin olarak yirmi altı akçe ve mürasele resmin­ den beji kadımn ikisi nâib ve birisi kâtibin olarak sekiz akçe ve mukataa res­ minden onu kadımn üçü nâib ve biri kâtibin olmak üzere on dört akçe ve jjT âbik (kaçkun köle) resminden onu kadımn.)'de neşredilen üç nizâmnâme mucibince kuruş ve para sabiyle resim ahnmağa başlanmıştır''. asır başlannda da aynı kanunnâmesinden resimlerin alındığını H. asır sonlariyle X V I I . ^ Kanunnâme-i Âl-i Osman. sayı 2. s. s. emin ve kâtip için on iki cem'an altmış ve sicil kaydından sekiz. s.) tarihh bir kadı be­ ratı mazmunu bunlarm şer'i muamelâttaki vazifelerini göstermesi itibariyle mühim olduğundan suretini aşağıya naklediyorum®: Mazmun-ı berat-ı kadı : . » Düstur. Nr. onu naibin ve altısı kâtibin olarak altmıj altı akçe ve sicil sureti resminden on biri kadımn. sonra şer'î mah­ kemelerin nizâmnâmelerinde bazı tadilât yapılarak bazı ücret­ lerde değişikhk olmuştur. 372. 301. J.KADILIK silmiştir i. altısı kadının biri nâib ve biri kâtibin olmak üzere sekiz akçe ve hüccet resminin yirmisi kadınm. XVI. * Nimeti Efendi kanunnâmesi (Kütüphamemizdeki nüsha). . dul nikâhından on beş veya on iki akçe alınması kanun oldu*. (1854 he­ Nimeti Efendi öğreniyoruz* 1271 Daha M. 35. 54. sicil suretinden on iki ve imzadan on iki ve miras taksiminden binde yirmi. 36. bakire nikâhın­ dan otuz iki. imzadan on iki ve müraseleden yani şer'î muhaberâttan altı akçe resim ah­ nırdı". Kanun-ı kadim bu minval üzere muharrerdir. 29. • MiUî Tetebbular Mecmuası. Fatih Sultan Mehmed'in kanunnâmesinde 85 kadı­ larm sicilden yedi. . evâmir ve nevâhi-i ilâ- ' X V I .

86 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKILATI hîye mütemessik inhiraf gayn olub istimâ-ı deavi ve fasi hususunda şer'-i göstermeye ve derahim ve denanir-i evkafı muhteUfiinfiha olan esahh-ı akvaU bulub anımla emval-i eytam ve mal-i eimme-i hanefiyyeden kavimden tescihnden mesaili kema-yenbagi tetebbu edib amel eyliye ve kütüb ve kısmet-i gaib ve mal mevaris-i azl ve reaya ve sicillât ve tezvic-i sigar ve sagtre ve zabt-ı nasb-ı vasi ve kadı ve nâib ve akd-i enkiha mübaşir olub ol yerin mecmu-ı ahaHsi ve tenfiz-i vesâyâ ve sair kazayây-ı şer'iyyede bittamam ve'l-kemutasarrıf ve mevlânây-ı mezburu kendilere kadı ve hükmünü nafiz ve câri bilip kazay-ı şer'iyyelerinde rücû-ı mezbure edib izninden tecavüz eylemiyeler ve cihet-i kaza (maaş). olanlara anlardan maada kütüb-i tefâsir ve ehâdis istihracma kadir ve ettirib maadayı men edeler. şöyle ki veresenin bazı sagir olsa kıbel-i şer'iden vasi tâyin edib sagirlere ait olan mirası hüccet edib ve resm-i kıs­ met taleb eylemeyeler. bu minval üzere dokuz yüz doksan bir senesinde kanun-ı mukarrerdir. ve verese talebiyle kısmet olundukta binde on beş akçeden ziyade aimmaya ve kısmet eylediği aruz ve akardan resm alınmaya ve resm-i kısmet ziyade almak için müteveffanm metrukâtım ziyadeye tutmaktan hazer edib ehl-i hibre ile göre ve sicillât ve hüccet akçelerin ifrat eylemeyib kanun-ı kadîm üzere sicille yedişer ve suret-i sicille on dörder ve hüccete otuzar ve ümena ve mütevelliler muhasebesini ve haraççı ve resm-i ağnamcı def­ terlerin imza için de on ikişer akçe ahb ziyade alanlara sebeb-i azl ola ve mirî mültezimlerinin kefillerin kendu bizzat göre ve küfelâmn biz filâmz dedikleri gibi midir? ehl-i vukuftan tamam malûm etmeyince heman takrirleri ile yazmaya. . Ve südde-i saadetime hâkimler irsal eylediği arzlarma tarih yazalar. sonra hilaf zuhur eder ise kadıya tazmin ettirile ve emr-i şerif veya dâvacdar talebleriyle lâzım gelmeyince nâiblerin kuraya ve nevahiye sahvermeye ve kefere nikâhmdan resim almaya ve beylerbeyi ve sancak­ beyi mektublariyle ve kul göndermeleriyle haric-i kazada kaziye istima etmeyeler. Ve kadîmden va'z ve nasihat edenleri va'z ve nasihate lâyik olduğuna yedinde temessükü ideler. kuzat-ı salife her neye mutas a m f ola gelmişler ise bu dahi ana mutasarnf olub benim devam-ı devletim içün duaya mudavemet göstere ve kısmet hususunda ve gayride emr-i şerifim bunun üzerinedir ki her müteveffanm varis­ leri mademki kısmet taleb etmiyeler kaddar varub cebr ile kıs­ met eylemiyeler.

Kendi selâhiyetleri dahilindeki kaza kaddanmn tâyinleri ve aziUeri hususunda kazaskerler tarafından tutulmuş olan ( a k d i y e defteri) yani kaddar İlmiye defteri söylediğimiz gibi bu defteri huzur-ı hümâyunda okuyup şahm muvafakati alınırdı*. . şeyhul­ büyük lerdi. müderris olmak istemeyip kadılık isterlerse doğrudan doğruya kaza kaddıklarma tâyin edildikleri gibi bir müddet müderrisUk edip sonra kadı olmak isteyenler de müderrisUklerinin derecesine göre kaza. matracı. beş bölük yeniçeri. * "Kazaskerler arz günü akdiye defterlerin okuyup falan kadılığı falan dâinize verin deyu arz ettikte. Beş yüz akçe yevmiyeU mevaU yani eyâlet kaddarmın tâyinlerinde divan-ı hümâyun hademelerine kapıcdara ve sair vazife sahiplerine iki bin iki yüz elU kuruş bahşiş veriUrdi^. peykler. sancak veya eyâletlerden birinin keza kadısı olurlardı. 73). sakalar. saadetlû hünkâmn buyurun ki ol arz ettiğin kadı ehl-i ilim midir ve müstahak mıdır?" (Koçi Bey'in Teşkilât mecmuası). asırdan X V I . yukanda teşkilâtı daha sonra bazı ^ K Y I I . Medreseden çdup kazasker divanma edenler. mülâzemet medrese tahsili görüp icazet alarak mülâzemet etmek edenlerden tâyin edihrlerdi. pişkeşçi. bölükbaşüar ile kaşıkçılar idi (Nimeti Efendi kanunnâmesi. islâmlarm kadıhklar asnn ve ikinci Ibtidây-ı yansmdan takaddüm dahil sonra kazaskerlere etmeleri sebebiyle müderrisUkleri şeyhüUslâmlarm sadr-ı âzam vasıtasiyle inhalan üzerine yapdır olmuştu. iskemleci çadır mehterleri. asır başlarında bahşiş alanlar saraydaki nöbetçi kapıcılar. yani bu büyük kaddann tâyini XVI. yazıcı. Bab-ı hümâyun kapıcılan. teşrifatçı.KADILIK KADILARIN TAYİNLERÎ 87 Kadılar. asır ortalarına kadar kazaskerUkler itibariyle resmî ilmiye kaddann sınıfmın en yüksek makamı olmalan mevleviyet denilen büyük kadılıklar da dahil olmak üzere bütün tâyinleri Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin arzlan gününde Pâdişâh okuyarak denilen daha tarafından iradesini büyük ihtidadan yüz eUi akçeUk kaddddara kadar olup bunu divan-ı hümâyun içtimalannm kabulleri kaddan esnasında kazaskerlerin ahrlar ve yüz elUden muayyen yukan huzur-ı hümâyunda mevleviyet bildirmeleriyle sadr-ı âzamlar arz eder­ sadr-ı azama müftü veya aitti. meşaleciler. deftere Pâdidenilirdi. solaklar. s. XIV. osiT Bonlariyle X V I I I .

Dâhil ve Sahn müderrislerinin maaşlan eUişer akçe olduğundan muadih olan kadılıklarda mevleviyet idi'. «. Bıma göre kadıhğın en yüksek derecesi beş yüz akçe yevmiyeh mevleviyet denüen taht kadılıkları olup bunun üstünde ancak kazaskerhk vardı. ^ Bu tarik defterlerinden sonuncusunu kıymetli dostum merhum Bay N u r i S a y g ı l ı bana hediye etmişti.)'de İstanbul'da doğmuş. 14. (1878/79 M. Yine kanun­ nâmeye göre Dâhil ve Hâriç müderrishkleri de müderrislerin yev­ miyeleri itibariyle mevleviyet sayılarak buralorm müderrisleri de beş yüz akçeUk mevleviyetlere tâyin olunurlardı. 20. ilmiye rütbesi Ibtida-i hâriçten başlayarak mahreç mevleviyeti payesine kadar yükselmiştir. t. Halûk ve mütevazi bir zat olan N u r i Bey'in nefis yazılan havi bir kolleksiyonu olup maişetçe zaruretine mebni bunu ucuz fiyatla satmağa mecbur olmuştu. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. Mehmed İVıtri Saygt/ı. M e h m e d N u r i B e y daha sonra Temyiz Mahkemesi Şer'iyye dairesinde mümeyyizliklerde bulunarak Meşihatm lağvedilmesi üzerine Şûray-ı Devlet Birinci smıf kâtipliğine tâyin edilerek Mazbata kalemi müdürlüğünde bulunup 1941'de tekaüd olup 1949'da vefat etmiştir. 20. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. askeri hizmete geçmek isterlerse Beylerbeyi rütbesiyle kadılanmn en yüksek derecehsi olan İstanbul kadısı merasimde beylerbeyiîerle aym derecede tutulmuştu*. ' Kanunnâjne-i Âl-i Osman. Beş yüz akçelik kaddann dereceleri Fatih'in kanunnâmesine göre teşrifatta beylerbeyiler (iki tuğlu Paşalar) ile defterdarm tâyin olunurlardı*. $.88 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI tadilâta uğrayıp kazaskerlerin kadı ve müderrisler için tuttukları defter esas olmak üzere tâyin ve nakiller bir tahriratla inha yollu yapılır ve yapılan dolunurdu i. Fatih tırdıktan kadılara Sultan sonra tebeddüller (tarik defteri) adlı deftere kay­ M e h m e d Sahn-ı seman medreselerini yap­ tedvin ettirirken bu kanuna kanunnâmesini ait maddeler de koydurmuştu. Yalnız taht bir derece aşağumda olup eğer bu kadılar. Talik yazısı güzel olup bunu Hattat H a s a n F e h m i Efendi'den meşk etmişti. mev­ leviyetler muhtelif tarihlerde memleketin büyümesi dolayısiyle lüzumuna göre artmıştı. Meşihat mektubî kalemine girmiş. Hâriç. 20. Sahn-ı seman müderrislerinden arzu edenler mevleviyet olan beş yüz akçe yevmiyeh kadıhğa geçebihrlerdi *. medreseden icazet almış. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. s. . Fatih camii dersiâmlarmdan Korfina'İ! M u s t a f a Ş e v k i Efendi'nin oğlu olup 1296 H .

. Şam. s. Bunun makûsu olarak yüz elU akçe yevmiyeU bir kadı müderrisUğe geçmek is­ terse o da Hâriç elU akçeU medrese müderrisi olurdu^. Halep. 39. ' Şakayık zeyli. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman (not). 48. 131). 43.. 569. Süley­ maniye müderrisi olanlardan bazdan Mısır kaddığma tâyin edi­ lirlerdi *. Umumî kütüp­ . s. 20. ( Mühimme defteri. Âli (Künhü'l-ah­ bar). * Meselâ X y i . 24. 56). ' Ayasofya Müdenisine hüküm ki. 44). 27. s. asır ortalarmda İstanbul'da elli akçe yevmiye üe Hüsâmiye müderrisi olan İ b r a h i m E f e n d i yüz elli akçe Ue kaddığa geçmijti {Atâyî. ' Âli. a. 501. Atâyî. s. Bağdad kadılıklarına ve içlerinden pek değerli olanlan ise tahtgâh-ı selâse denilen lardı ı. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman. 17. basılmamış birinci cilt. Edirne ve İstanbul kaddıklarma tâyin olunur­ defterdan olurdu*. 27. 17 "üç yüz akçelik kadı bej yüz kadı mertebesindedir". bu üç yüz akçeU kaddıklar maaş saydmıştır Daha yukarıda kaydettiğimiz gibi Fatih'in itibariyle aşağıda ise de kanunnâmede beş yüz akçe mevleviyet derecesinde kanunnâmesine göre Hâriç elU akçeU müderrisin beş yüz akçeUk mevleviyete tâ­ yinleri X V I asır içinde kaldınlarak bunlann yüzeUi akçeUk kadıhklara tâyin edilmiş olduklan görülüyor*. s. 520. Atâyî. Yine aym asırda elli akçe Ue Bursa'da Manastır (Orhan Gazi) müderrisi olan Pir A h m e d E f e n d i . Ali {basılmamış hane nüshası. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman. s. İçel medreseleri denilen İstanbul. s. basılmamış birinci cilt. s.. yüz elli akçe Ue Galata kadısı olmujtu {Atâyî. Kaddardan üç yüz akçe yevmiyeU kadı arzu ederse mal Bursa. Hfiliya senin hakkmda avâtıf-ı âliyye-i husrevânem zuhura getürüh işbu sene ihda ve sittin ve tis'a mie Şevval-i mükerreminin üçüncü gününden Bursa kaddığı tefviz ve taklid kıhmh.KADILIK 89 Âli'nin kaydına göre Pâdişâhlar tarafmdan yaptırdmış olan altmışh medrese müderrisleri isterlerse Mekke. s. 27. s. I. E d i m e ve Bursa mmtakalanndaki medreselerde yirmi akçe yevmiye ile müderrisUk eden bir müderris kaddığa geçmek isterse kırk beş akçe İle tâyin ediUrdi Fakat daha sonra şöyle bir tertip yapdarak bu tarz son zamana kadar devam etmiştir.

11701 El-fakîr Mehmed Rumeli Said beyne'l-ehali icrây-ı d-kadı bi-asker-i ^ Münhal Haleb mevleviyetine Mûsıla-ı Süleymaniyeden Mehmed efendinin 11862). Hâmise-i Süleymaniye. Ar. .. veriUrdi. ihtidası malûm olma­ yarak son zamana kadar gelen kanun üzere istanbul müderrisleri derecesinin ilk kademesi tbtida-i hâriç müderrisUği olarak tesbit olunmuştur.90 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I istanbul'da (Kibar müderrisîn) denilen Dârü'l-hadîs ve Süley­ maniye medreseleri ile. Muhzırlann maaşları olmadığmdan onlar bu gibi müjde paralariyle geçinir­ KADIASKERlN KADI TAYINI BUYRULDISI tzzet-meâb şeriat-nisab Mevlâna Mustafa Efendi kâmyab Ba'de't-tehiyyeti'lvâfiye inha olunur ki Eskiyor [Edirne'de] ka­ dısı Osman işbu sene sitte ve sittîne ve miete ve elf Zilhiccetü'şşerife gayetinden r e f v e yeri yevmî kırk akçe ile istanbul'da Beh­ ram kethüda medresesinden kırk iki ay infisahn inayet-i şehriyarf. Nr. S. Kazaskerlere ait müderris ve kaddann tâyinlerinde bu tâyin kazasker muhzırlan muayyen tarafmdan miktarda müjdelenir bahşiş ve buna mukabil muhzırlara lerdi. Gerektir ki kaza-i mezbure sene-i âtiye Muharremü'lharamı gurresinden ancak altı ay mutasarrıf olub on dört ay tâyin zamanın kazây-ı ahardan tekmil eyleyüb ahkâm-ı Şer'iyye eyleyesin vesselam.. A r . S. olub sezâvâr-ı olmanla yevmî yüz elli akçe ile sana tevcih olunmuştur.. tâyini hakkmda Şeyhulislâm'm bir arizası Emin (Top. Mûsda-i Süleyma­ niye müderrisleri kadı olmak isterlerse mahreç mevahsi olup Edirne ve Bursa'da aym derecede bulunan müderrisler kaddığa geçmek arzu ettikleri vakit mahreç mevaUsinden bir derece aşağı olan Devriye mevalihğine tâyin edihrlerdi^. Top.

Bâde't-tehiyyeti'l-vâfiye inha olunur ki diyar-ı Mısmyyede ber-vech-i maişet Feyyun muvakkati hâlâ serlevba-i yemin Hafız Mehmed Said işbu sene seb'e ve tis'îne ve elf ZUhiccetü'ş-şerifesi gurresinden on iki ay zamanda bâde't-tasamıf ref ve yeri muvakkati olduğun kadı asker-i esbak ruznâmçeBİnde mükayyed sezavar-ı inayet-i şehriyân . S. Rumeli'de kaddık olmak üzere aitti ^. kazalann edenler Kaza kaddıklan kaddıklan Rumeli kazaskeri defterinde kayıtlı olduklarından bunlar Anadolu kaddığma geçemezler. Rumeli kazaskeri. ' Celâl zâde (Kanunâme) Aşir efendi kitapları. Anadolu ve Mısır'daki üç smıftı. Bir kadılık hasdı. s. 229 C. basılmamış ikinci cih.. rikâb-ı hümâyuna arz edib tevzi eder. her bin hanede on akçe olarak onun üzerine hasdı tesbit olunur. varak 328b ve Koçi Bey'in Teşkilât Mecmuası. onlara karışır. ^ "Benim Devletlû Hünkârım. Ar. Top. Nr. Kaza (ilçe) kaddanmn tâyinleri kazaskerlere Rumeli. Rumeli'de dört yüz elli kadılık vardır. tzzet-meâb şeriat-nisab eşraf-ı kuzat-ı kiram-ı zevi'l-ihtiramdan Mevlâna Mehmed £mîn efendi Kâmyab. gerektir ki kaza-i mezbure sene-i âtiye ZUhicce gurresinden tevabi-i kadîmesiyle seneteyn-i kâmileteyn muta­ sarrıf olub beyne'l-ehali icrây-ı ahkâm-ı şer'i âli eylemede say-i cemU eyliyöBİn vesselam. 6. Rumeli kadUarı Anadolu'ya kadı olmaz ve Anadolu kadUan Rumeli'ye kadı olmaz" Koçi beyin teşkilât mecmuası. ayhğın muayyen kısmım a h m r ' .KADILIK 91 KADILARIN DERECELERİ Kadılıklar büyük ve küçük kazalarla sancak ve eyâlet olmak üzere başlıca iki sınıftı. s. 6.. hukukî ve mahallî işlerin kadılar tarafmdan göriümesi cihetiyle idarî teşkilâtımıza girmiş ve devam etmiştir. olmanla bâ-terakM yevmi dört yüz akçe Ue sana tevcih olunmuştur. 1004. kadı tâyininde. 9764 El-fakîr müfti-zâde Ahmed el-kadi bi-asker-i Anadolu resm-i . RumeU'deki kazalarda terakki etmek sure­ tiyle kadılık ederlerdi. herhangi bir Uçenin askeri işleri hariç olarak diğer idari. Kazaskerlerin terleri mucibince Anadolu'dakiler kayıtlı olmalariyle derecelerini kaza kaddıklan orada devir ya­ gösteren def­ aynlolarak dokuz smıfa ve altı sınıfa berat kaddarm Rumeli'deki on smıfa ve Mısır kaddıklan mışlardı. Son zamanlarda üçe denüen ve mülkiye teşküâtımızda kullamlan kaza adı. ^ "Kuzat-ı kasabat menasıbı kazaskeıler arzı Ue veriUb sair menasıb-ı ulema vezir-i âzam olan vekU-i celUe müfevvaz bir husus idi" Â l î . Keza Anadolu kazalannda kaddık edenler de Anadolu kaddığı defterinde parlardı*.

sitte. Eğri rütbesinde. ' Saniye. tstarva (Obri'de) rütbe-i Çinad. sitte. rütbe-i sitte Akçahisar (Obri sancağına tâbi) ûlâ. Ermiye (İnebahtı'da) maişet. arpalık Kesriye. Magosa. rütbe-i ûlâ. Behlişte. rütbe-i sitte. rütbe-i karibe-i ûlâ tebid. salise. tnebalitı rütbesi. Kili. rütbe-i Eğri. tebid. Alasonya. trşova. karip. çinad rütbesinde. Vardar Yenicesi. nahiye derecesi. Rodos. Çelebi maişet. Banaluka. Ihtiman. Hezargrad. arpalık JCoron rütbe-i karib. rütbe-i İnebahtı.92 OSMANLI DEVLETlNÎN İLMİYE TEŞKİLATI Rumeli kazaskerine tâbi Rumeli (Avrupa) olan kadıları miüâ- zemeti mütaakıp en aşağı başlayarak Eğri. Bu suretle Rumeli'deki kazalardan ber biri bu dokuz dereceye göre ayarlanmıştı*. Vilfitrin rütbe-i Eğri. rütbe-i sitte. Eşbat (Elbasan sancağında) maişet. Çelebi. Kıratova rütbe-i sitte Kiga rütbe-i sitte. Karib-i âlâ ve en son Rumeli'ye kadar çıkar ve oradan olan Sitte-i tekaüd olur. 1 Çinad vc Eğri. Pravadi. rütbe-i Çinad. Nr. Limasol.. rütbe-i karibe-i ûlâ. Eğri rütbesinde. 2066) şu malûmat vardır : Üsküp kazası rütbc-i sitte. karib. maişet. Ağriboz.. tâbirler kadılıkların rütbe ve maaş­ larına işarettir. rütbe-i sitte. rütbe-i sitte. Anavarin cedid ve atik. Vidin. Macaristan'da bulnnup buraları eUmizden çıktığı halde kaddık derecesi muhafaza edilmiş "kaddar Rumeli'de Çinad ve Eğri dereceleri itibar edilen kadılıklara tâyin olunurlardı. rütbe-i Eğri. Alfabetik olarak Rumeli ve Adalarda kaddıkların derecelerini gösteren (Ahval-i menasıb) defte­ rinde (Esad Efendi kitapları. rütbe-i çelebi. Ohri. salise. rütbe-i sitte. nahiye rütbesinde. Ala kenise rütbe-i Cinad. Limni. Arkadiye. Maçin. Karaferye rütbe-i sitte. İzdin. İçlerinden değerli olanlardan ikisi Rumeli kazaskeri divanında müşavir olarak bulunurlardı. rütbe-i sâlise. rütbe-i çelebi. rütbe-i çelebi. Alacakisar. rütbe-i saniye. Akkerman kazası. Yayçe. rütbe-i ûlâ. arpalık. Rusi Kasrı. Ustrumca. Niğebolu. rütbe-i İnebahtı. Tikveş. Midilli. Debre kazası. Nüvesin. hâmise. Köprülü. sâlise. Ürküp (Alacabisar sancağında) rütbe-i çelebi. Atina kazası (Ağrıboz'a tâbi) rütbe-i İnebahtı. Elbasan kazası. sitte. rütbe-i sitte. sitte. rütbe-i çelebi. Anapoli (Mora'da) rütbe-i karibe-i ûlâ. memlihateyn (Bosna Ue Belgrad arasmda) çelebi saniye. Akkerman kazası. Kefe rütbe-i sitte. Niş. Mostar. Varna. Rusçuk'kazası. Silistre. tstanköy. Soroy (Vize'de) Eyüp kaddığı nahiyesi. rütbe-i saniye. Istefe. Iştib rütbe-i sitte. maişet. nahiye. arpalık. râbia. karib. Dobniçe (Köstendil) rütbe-i sitte. Karinabad. Nevrekop. Avlonya kazası. rütbe-i sitte. Endorse. Tırhala. Pravişte. Nakşe. Semadirek. Evrese. Saniye. derecede çinad^ derecesinden Salise. müderrislik muadüi olan kaddıklar muadilidir. rütbe-i sitte. arpalık özice. yüksek derece İnebahtı. Ahyolı. sitte. Mezestre rütbe-i karib. . Şehirköy rütbe-i ûlâ. rütbe-i karib. Narda. Kırçova. Eğri. Draç rütbe-i Çinad. salise. Hulumeç (Mora'da) rütbe-i sitte Havassı Ahi Çelebi kazası. çelebi rütbesinde. Serez. Uâ. Esedabad (Ağriboz sancağında) Çinad rütbesinde. Manastır. Ayapetre (Mora'da) rütbe-i çelebi. karib. arpalık. saniye. Çatalca (İnebahtı sancağma tâbi) rütbe-i ûlâ.

Musul ve Sitte-i Mısır olmak üzere altı derece idi. c. râbia. Anadolu ve Mısır'daki kadılanmn anılırlardı. saniye. sâhse. Yine Anadolu kazaskerine tâbi Mısır kaddıklan da sâdise. Re'fetlû uluvvülhimem Efen­ dim sultamm hazretleri Malûm-ı inayet-melzum-ı âsafaneleri buyrulduğu üzere tarik-i kuzâtm nizamı usulünce Rumeh kazaskeri efendi dâileri Bu rütbelerin her birinin derecelerine göre akçe hesabiyle maaşları tesbit olunmuştur. Bunlar kazaskerlerin sağında ve so­ lunda oturduklanna göre sağ tahtabaşı ve sol tahtabaşı hrdi i. İnayetlû. Bunlara da eşraf-ı kuzât tesmiye olunur. sâhse. Bu suretle Anadolu'daki Kaza kadıhklan da yukarıda gösterilen on dereceye ayrılmıştı.KADILIK 93 Anadolu kazaskerine tâbi Anadolu kaddıklan da yine ihti­ dadan başlayarak tâsia. Rütbe-i ûlâ Karib-i ûlâ Rütbe-i saniye Rütbe-i sâlise Rütbe-i tnebahtı 10 000 9 000 8 000 6 000 5 000 J?ül6e-i Eğri Rütbe-i Çekbi Rütbe-i Çinad 4 000 3 500 3 000 1 D'Ohsson. Şeyhulislâmm. IV. 569. Bunlara hürmeten mevah mâzuUeri gibi arpalık verikazalarda tâyinleri kaddık ederek nihayet eşraf-ı kuzât denihrdi*. sâbia. Atufetlû. B u suretle Rumeli. sadr-ı azama tezkiresi (Hatt-ı hümâyım vesikalan A 22795). Sitte denilen dereceye kadar çıkanlara Bütün bu kaza kazaskerlere aitti. s. hâmise. râbia. bunlar yaptıklan tâyinleri divan tertibi bozul­ duktan sonra bizzat Pâdişâha arzetmeyip yeni kanun mucibince tesbit ettikleri tâyin defterini şeyhühslâma takdim ve onun vası­ tasiyle ve sadaret yoluyla hükümdara arzederlerdi. "Devletlû. Bu müşavirlere ilmiye ıstdâhmca diye (tahta başı) ismi verilmişti. . sâdise. Bunlann en yüksek derecesi olan Sitte-i Anadolu ve Sitte-i Mısır'dan değerh ve tecrübeh ikişer kişi Anadolu kazaskeri diva­ nında müşavirÜk ederlerdi. Musul sâmine. 2 "Kuzât-ı kasabat Rumeli'den ve Anadolu'dan müddet-i malûme ile mansıb zabt eder ve bazan dahi ihsan olunur sonra infisal ve terfi suretiyle nihayet (sitte tâbir olunan menasıba vâsü olur. Bunların tâyinleri kazaskerler vasıtasiyle yapdıp iradesi alın­ dıktan sonra bizzat kazasker tarafmdan kendilerine tebliğ olunur. ve Sitte-i Mısır derecelerine kadar çıkardı. hâmise.

Halkondil zeyli'nde de X V I .makrun-ı cenâb-ı bilâfet-penâhi ile tezyin ve tevşib buyrulması bususuna himem-i seniyeleri masruf buyrulmak bâbmda irade efendim hazretlerinindir" (Sene takriben H . daba sonradan para rayicine göre kırk akçeden başlamış ve böylece yüz elli ak­ çelik en son derecesine kadar çıkmıştır. Y ü z elli akçeli kadılıklar mübim kaza kadılıklan olup bun­ larm tâyinleri daha evvel görüldüğü üzere kazaskerlerin inhası ve vezir-i âzamin arziyle olurdu. Bu suretle kadımn bu mâzul müddetine (zaman-ı infisali) denihp iki sene miUâzemetten sonra yeniden tâyin olununca ona da 1 Kanunnâme-i Âl-i Osman. Müddetini dolduran mazul kadı İstanbul'a gelerek her çarşamba günü kazasker dairesine midâzemet edip sıra beklerdi. asır başlannda bu müddetin iki seneden dört ay noksan yani yirmi ay olduğu beyan ediliyor "Kuzat-ı mevleviyetin müddet-i örfiyeleri bir senedir ve kuzât-ı kasabatm iki senedir. Sancak kaddan teşrifatta lerdeki lerinin üstünde yer alırlardı i. asır ortalarında müddetlerinin iki seneden ziyade olduğu görülüyor. ' BİT tahkikat evrakına göre kaza kadılarının X V I . Kaza kaddanmn müddetleri yirmi ay olup* bu müddeti doldurduktan sonra mâzul olarak yerine sırada olan başkası tâyin olunurdu. asrm ikinci yansmdan sonra bu müddet on sekiz aya inmiştir (D'Ohsson. 569). asırda kaza kadüarmm müddetlerinin üç sene eyalet­ defter kethüdalariyle sancak ve kazalardaki alay bey­ olduğu beyan ediliyor (Bu eserdeki resimlere dair izahat kısmı). lâkin ft zemaninâ iki seneden dört ay kasr ederler") MiUi Tetebbular Mecmuası. IV. asır sonlariyle X V I I I . Revan kitapları 1056 müker­ rer. Kadılık müddetinin. sayı 3. Bu suretle müddet kısabnca geride bekleyenlere daha çabuk sıra gelirdi. ) . s. 20. 541). Abdurrahman Paşa kanunnâmesiyle Nimeti Efendi kanunnâmesinde X V I I . c. Kazaların kadılıkları yukanda görülen derecelere göre beşer akçe zam ile yirmiden kırk akçeye kadar çıkarken. iki seneden on sekiz aya kadar inmesi birçok yerlerin elden çıkması sebebiyle Kadı adedinin ziyade oluşudur.94 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I aâye-i mekârim-vâye-i cenab-vcihi tılüûe mekâne dnümayan ka­ zalardan sitte kuzâtı meclisine tertib etmiş olduğu kazaları ve tevcib-i menasıba şâyeste bulunan eşraf-ı kuzât duacdanm bir arziyle sûy-i savb-ı sâmileri leffen mersul-i kıta deftere tesbit ve tabrir ve zeyli memhûr dâiyâneme getirmiş olduğundan bazret-i zıllillâhîye nizam-ı müstabsene kıbnmış olmağın taraf-ı seniyyelerinden atebe-i gerdûn-mertebe-i arz ve takdim buymlarak ber muktezây-ı defter-i mezkûrun bâlâsı mübarek batt-ı bümâyun-ı inayet . s. X V I I I . s. . 1254 = 1838 M .

c. üç yüz akçelik mevleviyet mevleviyet idi. Mevleviyetin en yükseği beş yüz akçe yevmiyeh olanlardı. Bir kaza kadısı suçu olmayıp detini doldurmadan hasbelicap infisal ederse tekrar müddet infisali Kazalardan 95 müd­ tâyininde bu edihrdi *. s. s. Gerek sancaklarm ve hattâ bazı vilâyetlerin ve gerek büyük ve mühim eyâletlerin kaddıklan mevleviyet suretiyle tevcih edUirdi. Nr. 6. Şehriyâri el-kadi bi-asker-i Anadolu * Evliya Çelebi seyahatnamesi. asır ortalarma kadar kazas- ^ Koçı Bey'in Teşkilât Mecmuası (Kütüphanemizdeki nüsha). 294. Mev­ leviyetler iki nevi olup bunlardan üç yüz akçeh mevleviyetler asırda sancaklarla bazı eyâletlerin kaddıklan idi. yani bir zaman bilâd-ı selâseden (İstanbul. sizin mansıbınıza ehl ü lyal ile gittiğinizi duyduk azUniz kışa tesadüf etmesin diye bir ayınızı keserek telâfi etmek üzere ruznâmeye kay­ dettik diyerek tekrar tâyinde bu müddeti mahsup olmak ol zamandan beni kanun olmuştur" Atâyî. Sivas ve SiHstre eyâletleri sancağı beş yüz akçelik Meselâ X V I I . Bursa) sonra bilâd-ı erbaa ve bilâd-ı hamsede olan kaddıklarm müddetleri . 541. IV. 175 ' Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Bunlar hükümetçe ehemmiyet verilen mühim eyâletlerin kaddıklan idi. İzzet-meâb şerîat-nisâb eşraf-ı kuzât-ı kiram-ı zevi'l-ihtiramdan Mev­ lâna Mehmed Emin Efendi Kâmyab Bâde't-tehiyye inha olunur ki diyar-ı Mısriyye'de Feyyum kadısı Mehmed Said işbu sene isna ve tis'îne ve miete ve elf Zilhiccetü'ş-şerife gurresinden on iki ay muvakkitleri Mehmed Necib on iki ay ve Süleyman Seneteyn zamanlarmda bâde't-tasarruf ref ve yeri yevmi üç yüz akçe üe Menflot kazasmdan on dokuz ay hakiki infisalin olub eşraf-ı knzât-ı kiram-ı zevi'l-ibtiramdan sezâvar-ı inâyet-i şehriyâri ve şâyeste-i re'fet cihandâri olmanla bâ-terakki yevmî dört yüz akçe ile sana tevcih olunmuştur. Büyük mevleviyetlerin müddeti bir ara on beş aya çıkarılmıştı. Edirne. ' Çivi . s. Mevleviyetlerin kaddık müddeti bir sene olup * bunlann tâyinleri X V I . Van iken Tokat akçehk üç yüz mevleviyet iken Pâdişâh fethi olduğu için beş yüz akçe yevmiyeh mollaya tevcih edihrdi*. 527. gerektir ki bâde'l-bulûl-ı vaktihi tevabi-i kadimesiyle seneteyn-i kâmileteyn mutasarrıf olub beyne'l-ahali icrây-i ahkâm şer'-i âli eylemede sây-i cemil eyliyesin vesselam El-fakir Mehmed İmam-ı ewel-i Hazret-i Topkapı Sa.zâde M u h i d d i n M e h m e d Efendi'nin Rumeli kazaskerliği zamamnda H ü s a m e d d i n E f e n d i Tikveş kadısı iken müddet-i örfiyesinden bir ay evvel infisal etmiş. Kazasker meclisine mülâzemete geldiği zaman Ç i v i zâde kendisine". * Mısır'da Feyyum kadıbğma tâyin hakkmda Anadolu Kazaskerinin tebliği. bu zamamnda mahsup olmak üzere telâfi sonra sancaklarm kaddan gelirdi'. Ar. s.KADILIK (saman-ı ittisali) adı verilirdi^.

Diyarbekir.)'de Konya (1575 M.96 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E TEŞKİLÂTI kerlerin sadr-ı azama inhalariyle olurken bu müddetten îtibaren şeyhülislâmların sadr-ı âzam vasıtasiyle yapıhrdı^." (Koçi Bey. bej yüz akçe mollalardır. 443. 236. asırda yukanda saydığımız mevleviyetlerden başka Şam.)'de Bosna ve 989 H . mansıblarm ol tevzi eder. Kayseri. s. Bağdad. şöyle diyor: "kazaskerden sonra mollalık makamı gelir. fakat daha sonra lüzum ve ehemmiyetlerine binaen diğer bazı eyâletler de büyük mev­ leviyet olmuştur.) 'de tekrar ikisi birleştiri- X V I I I . Rumeh'de Tırhala Yenişehri. Meselâ 980 H . Selanik. Bursa. Memalik-i mahrusada ne kadar büyük şehir varsa Edirne. 447. Erzurum. Teşkilât Mecmuası. Üç yüz Mevleviyet İstanbul.) de Sidrekapsi ve 983 H . « ^«oyt. ' R i k o . Bu iki mollalık aidatlarımn miktariyle tefrik olunur (Fransızca tercümesi.)'de Şile ve Kandıra kazalannm üâvesiyle Üsküdar mevleviyet olmuş­ lardı^.)'de Gediz kazasınm ilhakiyle Kütahya ve 991 H . asırda bir seneden birkaç ay ziyade idi "Edime' Burasa ve Şam kaddık larımn hükümetleri seneyi mütecaviz ve elhaletü hazihi müddet-i muayyene-i mevleviyyet mesabesinde olan on beş aya mütenahiz olmağla" Çelebi-zâde Asım. 305. X V I . N e y l i A h m e d E f e n d i Mısır'da on dört ay kadılıktan sonra mâzul olmujtu (Aynı tarih. Filibe. asırda Bursa. Sofya. Filibe bunlar beş yüz akçelik mollalıklar­ dır. Şakayık zeyli. s. Şam. olan büyük kaddddann mevcudu X V . (1574 M. Ankara. s. Bunlardan başka evvelce kaza kadılığı iken mevleviyet olan ve sonra tekrar kaza kadılığı hahne çevrilen kadıhklar da vardı. Mısır. » Atâyî. . Tokad. birinin yevmiyesi üç yüz akçe diğerinin beş yüz akçedir. ^ "Üç yüz akçeden yukarı mevleviyet molla demektir. onlara jeyhulislâm karışır. Haleb. s. 592. 442. Budin. 443. (1572 M. (1576 M. (1578 M. Halep. Selanik kaddıklan olup yaptıkları inha mevleviyetler üzerine yevmiye memleket genişleyince buna bir hayli mevleviyet daha ilâve olun­ du. Meselâ 959 H . Şakayık zeyli. 7).) tarihinde Eyüp (Havass-ı Kostantiniyye) üe Galata kazalan birleştirilerek mevleviyet olmuşken bir müddet sonra aynlmış* fakat 982 H . asırla X V I I . s. (1581 M. (1583 M. kazasının da ilhakiyle Selanik ve 986 H . 268). 22. (1552 M. Edirne. ve beş yüz akçeh lerinin miktariyle tefrik olunurlardı241. 468). İki nevi molla vardır. Sofya. asırda beşyüz akçeli mevleviyetlerdendi. Belgrad ve Anadolu'da Trabzon'da XVII.)'de Kudüs ve 983 H . 283. Bursa. git gide varır İstanbul kadısı olur. Mısır. Diyarbekir ve Bağdad ve Budin büyük mevleviyetlere üâve olunmuştur. 328. s..

447. du ''. 631. 291.mansıblan mevleviyyet unvaniyle muanven ve semend-i ikbali gajiye-i mahsusa-i mevali ile müzeyyen olub. Şakayık zeyli. 133. Mevleviyete kadar çıkmış olan kadıların bindikleri atların gaşiye (haşe) denilen örtüsüne rişe denilen saçak veya püskül konur ve buna saçaklı abayı denilirdi *.. 293.)'de yine ayrılmışlardır ı. * Tarih-i Silsile-i Ulema (Süleymaniye kütüphanesi. s. s. 320. 395. 312. 311. Yine bunun gibi şehzadelerin vahhkleri zamanında mevlevi­ yet olan Manisa sonradan sancak kaddığı derecesine indirilmiş ve 1008 H . s. » Atâyî. s. sene 1011. Esad Efendi kitap­ ları.KADILIK 97 lerek mevleviyet olup 987 H . " Y ü z elU vesair payede olan menaBibta mevleviyyet ile verilen kaddıklara sonradan mansıb ilbak olunmayıb bir tarikle ilhak olurnursa dahi ifraz oluna.. II. 411. Nr. 133. s. Belgrad kaddığı mevleviyetten çıkarılarak kasaba kazası derecesine indirilip Sarı M u î d Mustafa Mustafa Efendi'ye tevcih edUmiştir. (1599 M." Atâyî. 991 H . 583. 305.)'de bazı kazaların ilhakiyle yine mevleviyet derecesine çıkanhp bir müddet sonra da aslına irca olunmuştu ' . 133. ' Ravzatü'l-ebrar. cülus ve bayram tebriklerinde mevaUden olan kaddara ayağa kalkar ve bunlar vezir-i âzamm eUndeki defterde isimleri okunarak Pâdişâha takdim edihrlerdi*. Ve yine o cümle­ mevaliye inayet olunmağm gagiyesine hafifçe rişe vaz' edib. s. 327. 307. s. * "Menşur-î itibarı den olarak ". 281. Yine böylece Edirne ve Bursa kadılarından herhangi birisi kazaskerhğe tâyin olunur­ bir olduğundan araSahn-ı seman müder­ İstanbul kadıhğma ve İstanbul kaddığmdan Sahn * Atâyî." Atâyî. 458. Şakayık zeyli. s. ' A t â y î . 133." * Zübdetü't-tevarih. (1583 M. Rumeli kazaskerine gönderilen hükümden. 2142) ve Atâyî. İstanbul. İtmiy TeifciUlı. 428.)'de ise Silivri. 442. 323. Çatalca ve Marmara Ereğlisi'nin ilhakiyle Eyüp tekrar mevleviyet olmuştur *. Şakayık zeyli. 265. Osmanlı padişahları. 317. 7 . Bir müddet sonra 990 Zilkade ortalarında Üsküdar kazası. c.. (1579 M. E f e n d i memuriyyetine hareket ile Edirne kapısmdan çıktığı gibi Belgrad kazasından mevleviyet münfek olmaz deyu atma saçaklı abayı koyub bir de keçeli çuhadar tedarik ettikten sonra Belgrad yolunu tutmuştu." Feridun Bey Münşeatı. çünkü bunlann maaş ve dereceleri lannda fark rishğinden gözetilmezdi.. Beş yüz akçe yevmiyeh büyük mevleviyetlerin X V I . s. Bundan dolayı mev­ leviyeti haiz kadılarm birer keçeh çuhadarları da vardı *. 417. 579. asırda muayyen bir sıra tertibi ve dereceleri yoktu.

Topkapı S. asırda şeyhülislâm olurdu. Edirne ve Bursa kaddığma tâyin edilirlerdi. Üsküdar. Bağdad ve Fitifte'den mâzul kaddar arasmda âlim ve müstakim olanlar varsa Medine-i Münevvere kaddı­ ğma tâyin edilirler veyahut Calata ve Eyüp mollası olurlardı (o tarihlerde Medine Haremeyn mevleviyetine dahil değUdi). sene 996.98 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I müderrisliğine ve oradan şeyhülislâmlığa ve kazaskerlikten ts- tanbul kaddığma ve sahn müderrisUğine tâyin olunanlar vardı ^. XVII. ' X V I . 443. asnn ortalarından îtibaren pâyeU büyük kadılıklar yani mevlevi­ Selanik. Mısır. asır ortalarından X V I I . RumeU kazaskeri Kadı adedi arttıkça tâyin için sıra bekleyenler çoğaldığından herhangi bir üst dereceye yükselmek için o derecedeki kadılığın evvelâ payesi yani rütbesi yetler şunlardı: RumeU ve Anadolu kazaskerleri île İstanbul. 29. Filibe. 9300. Şam. Eyüp mevleviyetlerinden mâzul olanlar âlim ve fazU olurlarsa İzmir kadısı olurlardı. Nr. Edirne. Halep. Bağdad. asnn ikinci yansmda şeyhuhslâm veya müftü bütün ulemamn üstünde tedrici surette resmî surette tâbi yer alınca mevleviyetler de sarfı tadilâta tutuldu. Mekke. Yenişehir (Tırhala Yenişehri). 146. müstakar bir şekil aldı. A. asır sonlarma kadar mevalinin terfi dereceleri şöyle idi : Bursa ve Mısır kaddığından mâzul olanlar Mekke-i Mükerreme veya Edirne kadısı olurlar veyahut Mekke ve Edirne payesiyle arpalık alırlardı. Yenişehir (Tırhala Yenişehri). Anadolu kazaskeri ve Anadolu kazaskeri de RumeU kazaskeri olmak üzere bir sıra takibine başlanarak bu usul X V I I . Bağdad. Selanik kaddığından mâzul olanlar. Üsküdar. Diyarbekir ve Belgrad'dan mâzul mevali Fi/i6e veya Bağdad kadısı olurlar veyahut mâzul olduğu mansıba tâyin olunurlardı. Diyarbekir. 446. bazı istisnalardan nazar İstanbul kadısı. Eyüp ve t^sfeüdar'dan mâzul . Müsıla-i Süleymaniye müderrisliğinden Yenişehir'e tâyin edilmişse Şam veya Halep kadısı olurlardı. Bunlar evvelâ tâyin olunacaklan kadılığın payesini yani sonra rütbesini ahp sonra da bdfid kadı olurlardı. Medine-i Münevvere. Şam. 1 Şakayık tercümesi (Mecdî). Atayî. Medine-i Müneınıere'ien ve Kudüs'ten mâzul olanlar Şam ve Bursa kadısı da olurlardı. s. İzmir. pâyeU mevleviyetlerdi *. Mısır. Manisa'dan. Bursa. Kudüs. Galata ve İzmir'den mâzul olanlar paye Ue tekrar Galata ve İzmir'e tâyin olunurlardı. Belgrad. eğer Yenişe/iir'den mâzul olan kadı. Sofya. Halep. X V I . Galata. Filibe. Mani­ sa. Havass-ı Kostantiniyye (Eyüp). s. Bunlardan olmak üzere kanun kondu.

HAREMEYN XVIII. Sinop ve Kamaniçe'den mâzul kaddar. kadılara Filibe. Trablusşam mevalisi Boana ve Sofya kadısı olurlar yahut mâzul olduğu kadılığa tekrar tâyin edihrlerdi. ilâveten asnn ikinci MEVLEVİYETİ itibaren Mekke kaddığma İstanbul kaddığın­ yansmdan Medine-i Münevvere kaddığı da* dan sonra ikisi birden Haremeyn kadılığı ismiyle en yüksek derece itibar olunarak ondan sonra Bilâd-ı hamse. Bilâd-ı Hamse. .KADILIK 99 Daha aşağı derecede olan Ankara. Lefkoşe. Tire. mükerrer numara 2). Birgi. Maraş. Devriyye mevalisi sınıflariyle yeni bir tasnife tâbi tutulmuştur ki bunu daha aşağıda göreceğiz. Devriye isimleri altında dört smıfa ayrılmış ve bu tertip sonuna kadar devam etmiştir. MihaUç. Erzurum. Kayseri ve Maraş kadısı olurlardı. Mudurnu. fî-mâbâd Bilâd-ı selâseden mâzul olanlara verilib bâde'l-azi Mekke-i Mükerreme mâzulleri gibi İstanbul kazası verilmek üzere defterlerine kayd eylemeleri için Edendi Dâimize (Şeyhülislâma) ifade eyliyesiz (Çelebi-zâde Asım. Manisa. A h m e d bu tarihten îtibaren onu Mekke kaddığı ile aym derecede tutularak Bilâd-ı selâse mâzullerine verilmesini emrederek derecesini yükseltti. 16. Nimeti Efendi kanunnâ­ mesi. Kamanice mevleviyetleri ise payede müsavi idiler*. s. 539. Mahreç. Bosna. 17. Kayseri. Kütahya. Sakız. Kandiye. Atik kaza defteri. Belgrad ve Diyarbekir kaddığı verilirdi. Maraş. s. Bu suretle buradan İstanbul kaddığma geçilmek yolu açıldığı için evvelce pek talibi olmayan bu kaddığa rağbet çoğaldı (Çelebi-zâde Asım. 16). Mahreç. Boyabad. Kayseri. Belgrad veya mâzul olduğu mansıba gönderi­ lirlerdi. Sofya Kandiye'den mâzul olanlar Manisa. Konya. s. Daha sonraları mevali tâyinleri bazı tadilâta uğramış ve mevleviyetler Haremeyn. Konya. 46. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Bu hususa dair hatt-ı hümâyun sureti: "Kariha-i sabiha-i mülûkânemden Medine-i Münev­ vere kazası rütbesini Mekke-i Mükerreme kazası rütbesine terfi eyledim. * Haremeyn kadüıklanndan Medine-i Münevvere kadılığı 28 Safer 1135 ( 7 Arabk 1722 ) senesine kadar Mûsda-i Süleymaniye müderrislerine verilir­ ken III. s. Tokat. Sakız. Bosna. "Paye mansıplarmdan Bursa payesi zamime olmazsa kıdem nasblanna îtibar olunur" (Nimeti Efendi kanunnâmesi). Sinop. Gehbolu. Bahkesir. Menemen. Trablos. Erzurum.

649. girmesi müsavi idi. asırda Bilâd-ı erbaa'ya Filibe hamse mevleviyeti meydana geldi. Bu beş kaddığın dereceleri alırdı. Haremeyn mevleviyeti ismiyle yüksehnce Şam kaddığı da buraya dâve edderek' yine Bilâd-ı dört büyük kadıhk oldu. (1775 M.)'den itibaren hiçbir fark yoktu. " İlmiye Salnamesi s. Bursa. 1135 H . ' Haremeyn kadılarınm her sene mevlid-i nebevide tâyinleri âdet olmuştu (Çelebi-zâde 417. )'de Mekke ile Medine erbaa ismiyle Edirne. 524). ( 1 7 2 2 M.100 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Bunlardan Haremeyn mevleviyetine tâyin edilen mevali ^ yani Mekke ve Medine kaddan ya bizzat gider veya payesini abrdı. (1889 M. dört olup Bilâd-ı erbaa mevleviyeti denildi.)'de kaldırddı ise de derece itibariyle ismi değişmiyerek devam etti. 1189 H . Haremeyn mevleviyeti için sıra bekler ve evvelâ Haremeyn payesini alırdı. bu mevkii işgal edenlerden herhangi biri sırası gehnce Haremeyn modası olur veyahut payesini Şarkî Rumeh'nin Bulgar prensinin nüfuzu altına üzerine Fdibe mevleviyeti 1307 H . ' Çelebi-zâde Asım. mevleviyetine Bdâd-ı hamse tâyin edüecek zat evvelâ bunun paye rütbesini alır ve sonra isterse bdfiil tâyin olunur ve müddeti olan bir seneyi tamamladıktan sonra Bilâd-ı hamse mâzulü saydarak. Sonralan Bilâd-ı hamse denilen mevleviyet evvelce Edirne ve Bursa olmak üzere üçtü. 17. Mısır ve Filibe'den müteşekkil X V I I I . BtLÂD-I HAMSE MEVLEVİYETLERİ Mekke.) tarihine kadar Haremeyn payesini almış olanlara bir derece yüksek olan istanbul kadılığı verilmeyerek bilfiil Haremeyn kadılığında bulunmuş olanlara verilmek üzere yeni bir kanun kondu *. Haremeyn kaddan arasmda 1135 H . daha sonra buna Mısır ilâve olunarak. Daha sonra yine bu kadılığı dâve olunarak Bilâd-ı Şam. s. . Şam'm ilhakiyle biIâd-ı selâsenin bUâd-ı erbaa olduğunu yazdığına göre İVftsır'm sonradan buraya ilhakı anlaşdıyor. "Kazây-ı mezbur (Şam kaddığı) ile bilâd-ı selâee terbi' ve bâde'l-yevm mahreç mâzullerine tevcih olunmak üzere rütbe-i mez­ bure dahi tevsi olundu. (1723 M." Çelebi-zâde.

sonra ise mahreç hamse ve Üsküdar lisinin mâzuUeri bir yukarı derecede olan Bilâd-ı sene olup müddeti tamamlanınca mahreç mâzulü olarak deftere kaydedilip sonra Bilâd-ı hamse kadısı olmak için sıra D'Ohsson. İzmir. Bilâd-ı erbaa (sonra Bilâd-ı hamse mevalisinin aynı rütbe ile tekrar kadı olamadıklarını aynı dereceye ' Bunlara mahreç mevalisi denilmesinin sebebi. Mahreç mevleviyeti müddeti diğer mevleviyetler gibi bir bekledi. Trabzon sekiz ve daha ile on bire çıkardmıştır. 396). 114. olarak altı iken bilâhare havass-ı refia yani Eyüp mevleviyetlerinin de ilhakiyle Girit ^ ve olurlardı Mahreç mevleviyetlerine Süleymaniye Dârü'l-hadîsi müderrisi ile Sideymaniye'nin dört müderrisi ve Hâmise-i Süleymaniye ve Mûsda-i Süleymaniye müderrisleri tâyin ediUrlerdi. Yani Dârü'lhadîs müderrisi mahreç mevleviyetlerinden birini isterse münhal vukuunda ona verilir. Bulgaristan'da kaldığmdan tabu defterden çıkarddıgı gibi Girid'in de Yunanistan'a terki üzerine Girit mevleviyeti de kaldırdarak 1327 Ramazan (1909 Ekim)'da Meclisi mebusamn karariyle evvelce yani X I X . İstemezse bir aşağı derecedeki dört Süley­ maniye müderrisinden en kıdemhsine ve sonra diğer üç Süley­ maniye müderrisine tekhf olunur. on dereceli olan İstanbul müderrisleriıdn bu Uk sınıf mollalığa çıkmalarmdan yani ibraç edilmelerinden dolayıdır. Halep. İstanbul kadılığı. Anadolu kazaskerhği.KADILIK MAHREÇ Mahreç mevleviyetleri MEVLEVİYETLERİ üçüncü derecedeki 101 mevleviyetlerden Selanik Sofya. Bu. c. . Hare­ olmuştur) ve mahreç meyn. mevakadısı olup kaddara mahreç mevalisi denilirdi ^. onlar da kabul etmedikleri takdirde Hamise-i Süleymaniye ve en son da Mûsila-i Süleymaniye müderrisine sorulup o suretle tâyin yapıhrdı. * "1139 Muharremi ihtidasından zabt etmek üzere Edirne kaddığı. I. s. * Cevdet tarihi. ' Tırhala ve Yenişehir'in (Yenişehr-i Fenar) Yunanistan'a ilhakı dolayı­ siyle kaldırdmıştır. Tırhala Yenişehri * Galata. asırda mah­ reç mevleviyeti olup sonra kaldu-dan Üsküdar kaddığı bu tarihte tekrar mah­ reç mevleviyeti olmuştur. Yeni­ şehr-i Fenar'den mâzul mahreç mevleviyetlerinin ehillerinden R â z î A b d ü l lâtif Efendi'ye tevcih edilmiştir" {Çelebi-zâde Asım. Mahreç mevleviyetleri evvelce Kudüs. ^ Sofya. s.

Van.z â d e O s m a n E f e n d i 1103 — 1110 H . . c. Antep. Maraş.) A b d ü r r a h i m • zâde M e h m e d E f e n d i 1088 — 1099 H . Rusçuk * Sivas ve Çankın kaddıklan payesini ahrlar ve olarak tesbit eddmişti. (1693 — 1695 M. sonra Bağdad. (1596 — 1599 M. (1691 — 1698 M. Antep. asırlara aittir.). Konya. (1624 — 1629 M. Adana. en MEVALİSİ olan Devriye mevleviyetleri Kü­ daha on kadıbk i k e n ' küçük derecesi ise evvelce Maraş.). A b d u r r a h m a n E f e n d i 1065 — 1071 H .102 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI mükerren söylediği tâyin tertip olunamıyacaklannı arasında yazmakta ise de^ onım bazı istisnalar vardır * ve X V I .) ve A b d u l l a h E f e n d i 1034 1039 H . (1659 — 1665 M. s. IV. E n sıkışık sıra Bdâd-ı hamse kadıhklan idi ki yukanda göriddüğü üzere evvelkisinin adedi dört ve diğerinin iki olup geridekiler bir iltimas ile süratle derecesi artmazsa uzun müddet sıra beklemeğe mecbur idder. Bosna * Erzurum.) H o c a . Buralara kadı olanlar müddetlerini bitirip mâzul olduktan sonra mahreç mevleviyeti sıralan gehnce mahreç mevahsi olurlardı. (1830 — 1832 M. s. Bu kayıtlara yarak yukanya göre aşağıdan Devriye mevalisinden başla­ çıkddıkça kaddık azalmakta ve aşağıdan ge­ lenler ise artmakta olduğundan İstanbul kaddığına ve kazaskerhklere kadar çıkabdmek müşkiddü.) — A b d ü l h a l i m E f e n d i 1005 — 1008 H . K a d ı . Belgrad. Bundan dolayı bdmünasebe yukanda söylediğimiz gibi bu mevleviyetler » D'Ohsson. (1654 — 1660 M. (1667 — 1672 M. * Bosna'om Avusturyalılar tarafından 1908'de işgali üzerine kaldırılmıştır.).) senelerinde ikişer defa Anadolu kazaskeri olduk­ ları gibi A b d ü l b a k i M a h m u d E f e n d i 992 — 994 H . Beyrut. (1586 — 1590 M. 545.z â d e A b d u l l a h E f e n d i 1105 — 1107 H . ' Bulgaristan'da kaldığmdan bu da kaldırdmıştır.z â d e M e h m e d E f e n d i 1078 — 1083 H. 567.) senelerinde ikişer defa İstanbul kadısı olmuşlardır. Bosna. DEVRİYE Mevalinin tahya. Diyarbekir olarak Filibe. IV. Sofya. 566. Şerif M e h m e d E f e n d i 1029 — 1032 H . (1620 — 1623 M.) ve N u r u U a h . Bağdad. c. Dıhkî Mustafa Efendi 1070— 1076 H . » D'Ohsson. a Meselâ A b d ü l b a k i M a h m u d E f e n d i 994 — 999 H . ve X V I I .) ve A b d u r r a h m a n E f e n d i 1246 — 1248 H. (1677 — 1687 M. Trablusgarp.

ikisine bu veçhile Mekke ve Medine Şam. . KADILAR Kaddarm lerine HAKKINDA MÜTEMMİM söylendiği defterlerim MALÛMAT gibi kazaskerler tâyinleri akdiye kısmmda ismiyle kaza kaddanmn ve şeyhülislâmlar mevaUnin tâyin ve infisâlait defter-i tutarlardı. Bu husus hakkında Cevdet tarihi şunları yazıyor : "Mevleviyetlerde kanun hizmet-i fiihye aranmayıb ekserisi paye almaktan nâib (mevalinin vekili) ile idare olunurdu ve bir sene müddet-i örfiye hükmüne girdi * ve mevleviyet kinaye olarak müderrislik gibi dereeata taksim olundu şöyle ki : "Her sene sekiz müderris yani Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye ve Süleymaniye medreseleriyle alt tarafmdan diğer üç müderris uhdelerine mahreç mevleviyetlerinden birisi bir sene olmak üzere tevcih ve bâde'l-infisâl mahreç mâzulü îtibar olunarak her sene içlerinden dördüne kezâhk bir senelik olmak üzere Mısır. asır ortalanna kadar bütün müderrislerin ve mevali­ nin tâyinleri kazaskerlerle vezir-i azama ait iken bundan sonra ' Kanun hflküme değil bilfiil kanundu. c.KADILIK 103 için payeler ihdas edUmişti. I. X V I . • Cevdet tarihi. 3.133. Edirne ve Bursa kazalan (kaddıklan) ve bunlann mazullerinden ve onların mazullerinden birisine İstanbul kaddığı ve tstanbul mazullerinden birine Ana­ dolu sadareti yani Anadolu kazaskerliği ve Anadolu mazullerinden birisine RumeU kazaskerUği verilmek resm ve âdet oldu. "Bu suretle beher sene üst taraftan sekiz müderris mev­ leviyete çıkıb yerlerine alt taraftan sekiz müderris geçerek ta­ rikçe silsile vukuiyle bu hareket yukarıdan aşağı tâ Ibtida-i hâriç rütbesine kadar sirayet etmekle her sene tarikçe bir terakki-i tabii vuku bulub üst taraftan çıkanlara nisbetle seman müderrisleri sekize münhasır alt taraftan Mûsda-i Ibtida-i hâriç rütbesiyle girenler daha çok olduğundan ve Sahn-ı bulunduğundan sahn'da bir çok müderrisler teraküm ve tezahüm etmekle buraya da (yatak) tâbir olunmuştur" *. fakat daha sonra müderrisler de dahil olmak üzere bütün Umiye mensuplarma ait tutulan deftere tarik defteri denUmiştir.

divanhaneye girdikleri zaman sadr-ı âzam ve kazasker ayağa kalkarlar. Bunlar sadr-ı âzami selâmlarlar. 530. Her cuma günü sabah namazmdan sonra mevali ve müder­ risler başlannda örf denilen ulemaya mahsus kavuk ve uzun yenli üstleriyle vezir-i âzamm sarayına yani Paşa kapışma gelerek divanhanede oturup beklerler. Kanunnâmede şöyle denihyor : "Tertib-i silsUe-i mevâli ve müderrisin şeyhuhslândara müfevvazdır. Ule­ ma. Biraz oturduktan sonra vezir-i âzamm işaretiyle selâm­ layıp çıkarlar. Bu sırada çavuşbaşı sehmi serpuşiyle sadr-ı âzamm huzuruna gelip mülâzemete gelen ulemayı arzeder. otuzlu ve kırklı müderrislerle kaza kaddarmın tâyin ve azilleri kazaskerlere. ^ Tevkii AbduTTohman Paşa kanunnâmesi. makamına oturan vezir-i âzam sağma Rumeli kazaskerini ve soluna da Anadolu kazaskerini alır. bunlardan sonra iki kazasker ge­ lerek bunlara selâm verdikten sonra içeriye vezir-i âzamm yamna girerler ve görüşürlerdi.104 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yirmili. s. Bundan sonra divanhanede bulunan ulemaya haber verilerek bunlar da yoUariyle Arz Odasma girip vezir-i âzami selâmladıktan sonra dizdirler. Dâhil müderrislerinden îtibaren bütün mü­ derrislerle mevahnin tâyin ve azilleri şeyhülislâm ile vekil-i mutlak olan sadr-ı azama brrakdmıştı. amma kazaskerlikler ve bazı büyük mev­ leviyetler vekil-i devletin re'yine muhtaçtır" ve yine aym kanun­ nâmede kazaskerler için de : "Yirmi ve yirmi beş ve otuz ve kırklı medreselerin ve kendi taraflarına müteallik olan bazı mahallin cihet ve tevliyet makulesin tevcih edegelmişlerdir" denilmektedir*. 539. 540. Takdimi icap edenleri kazasker efendUer sadr-ı azama tanıtırlar. Bu müddet iki sene kadar olup buna kadınm zaman-ı infisali ve müddetini doldurup sırası geUnce tâyin edil­ mesine de zaman-ı ittisali adı verilmişti. Nimed Efendi kanunnâmesi. . evvelâ kazaskerler ve daha sonra sehmi Ue vezir-i âzam çıkar ve Arz Odasında bulunan kazaskerlerin yanma gider. 47. kanun üzere yazıb eshab-ı istihkakı vekil-i saltanata (sadr-ı azama) arz ve ilâm eder. Kazalarda kaddık edenler müddetlerini bitirip mâzul olarak İstanbul'a geUnce her çarşamba günü mensup olduklan kazaskerin dairesine devam etmek kanun olup buna mûlâzemet-i müstemirre deniUrdi. s.

Eğer aynı kaddığa sıralan gelmiş olan birkaç tahp çıkarsa aralarmda imtihan ya­ pılırdı. ' Kazâ-i Eğil. asu aksamış ve sonlarından itibaren tamamen tatbik edilmiyerek daha sonra da terk edilmiştir i. Rumeh'den ise Rumeli kazaskeri ehndeki defter mucibince arz ile iradesini alırdı.(1074 M. * Selânikî tarihi (basılmamış cilt).) Cümadelûla gurresinden iki (ay) tc vkiyet (nok­ san) ile Eğil kazası ber-vech-i teb'id tevcih olunub bilfiU Anadolu kazaskeri olan Mevlâna H a f ı z M e h m e d tarafından mühürlü mektup verilmekle muci­ bince mutasarrıf olman için yazdmıştır. varak 445. Bu imtihan X V I I . tâyin edecekleri kadıları sadr-ı âzam vasıtasiyle arz ederlerdi. s. Evâil-i ca sene 74 (/6nü(emin tasnifi Tevcihat vesikaları 453) keza aym suretle on iki divan kadıhğma tâyin edilen zâta verilen 1040 Rebiulevvel tarihli ferman (Mühimme defteri. Anadolu kaddanndan ise onu Anadolu kazaskeri. bunun üzerine azlolunarak yerine A h i . Bir kazaya tâyin edilen kadıya şeı'i ahkâmı icraya mezun olduğuna dair Pâdişâhın tuğrasını havi bir rüûs (berat) verilir ve aynı zamanda mensup olduğu kazaskerlerden de bir mühürlü mektup alarak vazifesine giderdi*. 539. Medine-i Amid (Diyarbekir (ebri) de dâhil pâyesiyle Ali Paşa müderrisi Mevlâna Nuh ride fazlühuya hüküm ki. Kaza kadısı tâyinleri divan-ı hümâyun içtimalannm haf­ tada dört gün devamı esnasında ve arz günü denilen günde kazas­ kerlerin Pâdişâha arziyle olurdu. (1599 M. 1008 H .ı mülâzemet-i mevali ve müderrisin) kısmı s. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi (kanun. pâdişahm Eyüp ziyaretinden dö­ nüşünde Anadolu kazaskeri Damad M u h y i d d i n E f e n d i hakkında "mürtekib ve mürteşidir. Sene 74 H.z â d e A b d ü r r a h i m E f e n d i kazasker tâyin edilmiştir*. Yani tâyin edilecek. edna kaddıklan yüksek para ile satıyor ve bir ydda nice kimseler değiştirihyor" diye şikâyeti havi istida takdim ettikleri gibi pâdişâh olan Valdesi S a f i y e derdlerini III.) senesinde kazasker mechsine mülâzemet edip sıralannı bekleyen kaddar. asırdan itibaren nadiren yapılıp çok zaman rica ve iltimas de kadı tâyin ediUrdi. 55.KADILIK 105 Bu kanun seferler ve mühim işler dolayısiyle X V I I . 79). . Mehmed üzerinde müessir Efendi Sultan'ın arabasına da yanaşarak ona da Muhyiddin dökmüşlerdi. Divan içtimaları terk edildikten sonra kazaskerler.

(1602 M. kuzâtm mansdn bej. s. amma medresede tarikmda eski. Hâlen Midilli kadısı kaza-i mezbure ahalisine teaddi üzere olub nahak yere şikâyet edilen kaddar hakkında tahkikat ve hattâ hareketleri görülenler cezalandınlır . I I . 372. Kazaskerlere bildirib muhkem tenbih idesiz ki sonra nedamet çekerler ve menasıbı imtihan üe vereler ve bundan akdem mülâzım hususunu tenbih-i hümâyunum üzere tenbih eyUyesiz" (Naima tarihi. 331.106 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Kadılar ve mevali nöbette ve bu müddetlerini olan suretle ikmal ettikçe yerlerine yeni kıdem sırasiyle gider mâzul kadı tâyin yapdan sıra olunarak vazifesine kuzât) yunla nin adı tertibine (eradif-i verilmişti*. 248). s. c. s. e.. 221 (Atabey tercümesi). hâkimhk müddetlerini şikâyeti mucip olmadan dürüst olarak afifane yap­ tıkları sonra anlaşdması kendilerini üzerine taltif bunlar müddetlerini doldurduktan için kaddık müddetleri birkaç ay için uzatıhrdı *. s. ' Siz ki dâimiz müftü efendisiz. Bu eradif-i kuzâtın men'i güya münhal kaddddarm artması için yapdmjgtı" diyor. c. Bu müddet en çok üç ayı geçmezdi. ehl-i ilim ve müstahik olana caizdir. 259... < Çelebi-zâde Asım. s. altı kat olduğu mesmû-ı hümâyunum olmuştur. ( A v c ı ) kuzât ay usulünü kalınca M e h m e d bir hatt-ı hümâ­ kaldırıp * kadınm müddeti­ bu eradif-i bitmesine dört yerine diğerinin tâyin edihp emretmiş beklemesini ve bir de kaddığın imtihan ile tevcihini ise de o da kısa zaman devam etmiştir ^.) tarihli bir hükümde "âdet-i kaime üzere emr-i tevkiyete riayet olunmağla menâsıba vus'at geUb erbabı riayet olunub." Feridun Bey Münşeatı. Bu hal gayetle mûcib-i ihtilâldir. Bu hususta Rumeli kazaskerine gönderilen 1011 H . 135 (Tahvimhane tab'ı 1265). V. üç ay olsa olur. Tevkiyet hususu kaddığın müddetinin olmasıdır. Ancak bir kadınm azline dört ay kaldıkta bir âhar müstahıkkına bu kadar tevkiyet ile tevcih oluna bundan gayriye min-bâd izin ve rızam yoktur. X. c. I V . 364). fakat sonradan bu müddet kısaltılmak istenerek şikâyeti mucip olmuştur. ' Cezayir Beylerbeği'sine (yani Kaptan Paşa'ya) ve Molva ve Ayazmend (Altın ova) kaddarma hüküm ki. İstanbul kadısı ve mevaliden olanlar. Halbuki bunun münhallere tesiri yoktu. ^ Hammer. V.. mülhak olan menasıbm hadis olanları ifraz olunsun ve kazada teb'îd caiz değildir. kuzâtın bivecih zamanı ahndığma (müddetinin kısaltddığına) rızây-ı hümâyunu yok­ tur. Kendilerinden yapılarak aykın katledilirlerdi ^ İstanbul kazası Sadi-zâde'den sonra R a b m e t t u U a b Efendi'ye verUmek üzere eradif olundu (Naima.. Tevkiyet muttarid olmak caiz değUdir. 134. Kazaskerler. münhal artnuyordu. Ecdad-ı izamım zamanlannda olmamakla buna nzam yoktur. Zaruret iktiza eyledikte iki.

564. 5. 7. I.)'de ve Ş e h i d A l i Paşa sadaretinde bu mülâze­ met-i müstemirre usulü kaldmlarak aşağıdaki maddeler kondu : 1 — Bir mâzıd kadı tekrar tâyin olunmak için kendi derece­ sindeki mâzullerin en kıdendisi olacak ve ehhyet ve kifayete bakdacaktı. 320B). Aşir Efendi kiiaplart. 27. 965. Yine hunim gibi F e y z u l l a h ismindeki Eflani kadısmın irtikâp ve irtişasın­ dan dolayı İstanbul'a getirUmesine dair Bolu mutasarrıfına ferman gönderUdiği gibi {Mühimme. ehliyeti haiz olanlan kazaskerler şeyhülislâma büdirecekler ve o da bunu defterine kayıt edecekti.)*de Avusturya seferine giderken Kızıb Yenicesi kadısmm menzU zahiresi parasmdan çaldığına mebni asddığı görülüyor {Feridun Bey Münşeatı. 1128 H . c. I V . Nr. M u r a d Bursa'ya giderken İznik kadısından şikâyet edUdiği için bu hususta hiçbir tahkikat yaptırmadan kadıyı astırdığı gibi bu hale gücenen ve dedikodu yapan şeyhülislâm A h i . 2 — Kaddığa geçecek olanlar ihtida kazasker huzurunda imtihan olacaklar. Haklarmda şikâyet edUenler ya tâyin edUen tahakkuk memurlarının verdikleri tahkikat evrakı veya kazaskerler tarafmdan yapdan tahkikat neticesinde cürümleri sabit olunca ceza görürlerdi. Mühimme. . s. s.z â d e H ü s e y i n Efendi'yi de katlettirmiştir. 741. Mühimme. 567). s. sancakbeyleri ve sairleri tarafmdan katledilmemeleri hakkmda hüküm vardır. Teke (Antalya) sancağı beyinin ve sabık Behisni kadısmm ahvalim tetkike de Zülkadir beylerbeğisi Ue Maraş ve yeni tâyin olunan Behisni kaddarınm memur edUdikleri görülüyor.KADILIK Yukanda görüldüğü üzere müstemirre mâzul kaddann 107 mansd> almak için mülâzemet-i denilen kazasker dairelerine devama mecbur olmalan bunlann maişetçe sdtmtdanm mucip oluyordu. s. 892. (1716 M. (1528 M. Vech-i meşru üzere hUâf-ı şer'-i şerif zulmü olduğu şer'î Ue sabit ve zahir olursa sabit olan mevaddı sicil edib dahi suret-i sicUleri Ue ahvalini v u k u üzere yazub arz eyleyesiz ki sonra hakkında emr-i şerifim ne vechUe sâdır olursa mûcibiyle amel oluna" {Hükümler mecmuası. çünkü kazaskerler gerek sefer ve gerek hazerde Pâdişâh nerede bulunursa orada olduklanndan mâzul olan kaddann Bundan böylece dolayı dolaşmalan perişaniddanna sebep olmakta idi. (Mühimme. 87. 246) daha böyle epi misal vardır. KadUarm hiçbir suretle taşrada vaMer. s. Yolsuzluğundan şikâyet edUmiş olan Antalya kadısınm tahkikatına. 31) K a n u n i Sultan S ü l e y m a n 935 H . akçelerin alıp fasi olunan dâvaya celb-i mal için hilâf-ı şer'î ve mugayir-i emr istimâ idüb dahi ehl-i örf taifesiyle müttefik olub fıkaramn nahak yere malın aldırıb ve alıb zulmü olduğu istimâ olunmağm ahvali teftiş olunub arz olunmasm emredip büyürdüm ki vusul btddukta mezbur kadı Ue bir yere cem olub dahi ahvalini onat veçhUe hak üzere teftiş ve tashih edib göresiz. 6.

ÎLÂM V E HÜCCET îlâm bildirmek bildirilmek demektir. yetim ve mal-i gaibin muhafazası. kadmm herhangi bir mesele hakkında yaptığı tahkikatın kendi imzası altında mercii­ ne veya vaki suale cevaben arz eylemesine (îlâm) denilir. miras taksimi. İlâmlar re'sen veya vaki sual üzerine bildiriUr. Meselâ bir kaza halkının yolsuz bir meseleden şikâyet yollu kadıya müracaat ile dertlerini hükümete arz etmesini istemeleri gibi. şahidler huzuriyle onları Şer'î mahkemelerde bir dâvanın dinledikten sonra kadının verdiği hükmü havi ilâmdır. ŞER'Î Kaddarm şer'î MAHKEMELER bulunduklan şer'î kaza ve şehirlerde ve mevaUnin mahkemeler vardı. vasiyetlerin ve vakıflann hükümlerine riayet edilmesinin nezareti. Eğer kadı bu şikâyetteki haksızlıya şahid olmuşsa ilâmda onu da zikr ederdi.108 OSMANLI D E V L E T Î N l N ÎLMÎYE TEŞKİLATI 3 — B u suretle şeyhülislâmın inhası üzerine kazasker hu­ zurunda muvaffak olan zat sırası geUnce kaddığa tâyin olunacaktı. vasi tâyin ve azU. Kaddar ve hükmî muamelâtta kendilerine verilen beratlarda gösterilen vazifeleri görüp hanefî mezhebi üzere hüküm verirlerdi. Nikâh. bir fi'lin sabit olduğuna medar olan nesne demektir. izdivaç. 4 — Şer'î hasdâtı müsaid olan kazalar müstakd olarak tevcih edilecek olunarak ve müsaid kıdcmU olmayanlar kaddann kaddann mansıblarına karşılık ilâve olarak olan maişetlerine verilecek ve bu da kazaskerin arzı ve şeyhülislâmın inhası üzerine yapdacaktı. cürüm ve . îlâmda ise böyle bir hal olmayıp vaki halin yalnız arz ve ifadesidir. hüccette şahitlerin huzu­ riyle görülen dâvada k a d m m îlâmı altında şahitlerin imzaları­ nın bulunması ve verilen kararın şerân sabit olmasıdır. İlâmla hüccet arasındaki fark. Hüccete gelince: Hüccet lûgatta delil.

belediye işleri yani askeri inzibattan başka bütün devlet işlerinin temini kadılara aitti. yanan. mabadı rayice göre eşyaya narh konması. Bundan dolayı kaddar selâhiyet itibariyle devlet merkezine bağlı vazifeler sahibi idder. iktisadî cihetinden belediyecihk bakımından pek mühimdir i. Daha sonra hepsi Türkçe olmuştur. Bazı kaddar kendi zamanlanna ait müstakd sicil açarlardı. hayvan şevki. zayi olanlanndan sarfınazar bugün on binleri geçmekte ve müze ve kütüphanelerimizde muhafaza olunmaktadır. Bu sicillerin önemli surette tetkiki o vdâyetin idari. menzil emirleri.KADILIK 109 cinayet ve sair bütün dâvalar. asker toplanması. asır sonlarına kadar hâkimlerin gördükleri dâva. hulâsa şer'î ve hukukî bütün mua­ melât kaddar tarafından göridürdü. Kaddann veya mevahnin derecelerine ve şer'î hasdatlanna göre az veya kalabahk maiyyetleri vardı. Kaddann bulundukları şehir ve kasabaların inzibatı ma­ badı ve askeri smıfına bırakdmıştı. Her kaza. nikâh. hükümetin verdiği emir ve onlarm cevapları Türkçe kaydedilirdi. Zahîre ve amele tedariki. vakıf ve saireye ait muameleler Arapça olarak yazdır. Her kadı bizzat mev­ cutsa dâvayı kendisi dinler ve yanında hâkim muavini olarak kethüdası ile dâvayı tescd eden yani sicdle geçiren kâtip bulunur­ du. askerî. sancak ve vüâyet merke­ zinde tutulmuş olan Mahkeme-i şer'iyye defterlerinin adedi. Reaya yani tarafından görülür ve verilen hüküm köylü tabakabildirilerek siyle askerî sınıf arasındaki ihtdâf hükümetin emriyle kaddar hükümete oranm vereceği karara göre infaz olunurdu. . ^ X V I . kemeler hangi kadı zamanında yapdmış ise sicillin ve SiciUerdeki muha­ sahifesinin üstüne onun tâyini tarihinden başlayarak infisali zamamna kadar devam eder. Kaddann şer'î ve hukukî vazifelerinden başka idari cihetten de pek mühim vazifeleri vardı ve bu hususta hükümetçe kendisine ferman gönderilir ve o da îcap eden cevabı re'sen hükümete arzederdi. muhzır denden mübaşirler de mahkeme hademelerindendi. iktisadî işler. İşte bu geniş vazifeleri dolayısiyle kendilerine gelen hüküm ve fermanlan ve bunlara verilen cevaplan ve gördükleri çeşith dâvalara dair vermiş oldukları hükümleri kayid için kaddann sicil denilen birer defter tutmalan kanundu.

âtıfetlû. olun­ olmak Mevleviyeti haiz kaddıklarda yapdan dâva askeri muamelâta ve kısasa taallûk edecek şekilde pek ağır ise hüküm mahaUin valisine arz ediBrdi. Kadımn verdiği hüküm bizzat vah Ue maiyetindeki iki mutemed adamı taraflarmdan tetkik edUdikten sonra tasdik olunursa infaz olunurdu. En son karar divanın verdiği karardı. Anadolu kazas­ keri. onlann iktidarsızhklanna kemeden karar çıktığına olmazdı *. Rumeh kazaskeri olun­ ca o kazaskerhğe takdrrdı. yahut kadı veya valinin kararmm lehine veya aley­ hine olurdu. 283 (efrenci). Bu nişanlar . Yani verilen hüküm ya müttehimin. keza Anadolu kazaskeri. 1825 Rumî. inayetlû. olunca kendisinde bulunan tstanbul kaddığı nişamnı bUvasıta darphaneye gönderir ve kendisiae Anadolu kazaskerhği yakaya nisam verilirdi. uluvvil'l-himem efendim sultamm hazretleri İstanbul pâyelûlarmdan İmam-zâde faziletlû Mehmed Esad Efendi dâilerine malûm-ı inayet-melzum-i âlileri buyrulduğu üzere avâtıf-ı aliyye-i gîti-sitanîden Anadolu kazaskerliği payesi inayet ve ihsan-ı cenab-ı şâhâne buyrulmuş ol­ duğundan Anadolu rütbesine mahsus bir kıta nişan-ı fnrûg-efşânm darphane-i mahsus nisam takardı*. s. Hukuki dâvalarda mahkûm ve ceza dâvalannda müttehemin akrabası verilen hükmü haksız bulurlarsa kazaskere veya şeyhül­ islâma şikâyete haklan vardı. Eğer vaUnin mechsi verilen hükmü tasdik etmezse evrak devlet merkezine kazas­ kere yoUanırdı. * I254'de Şeyhulislâmm sadarete tezkeresi: "Devletlû. Meselâ tstanbul kadısı.110 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Mevali denilen büyük kaddar ekseriya bizzat tâyin dukları vUâyete gitmiyerek kendUeri tarafından vekil üzere nâib gönderdiklerinden veya kati dâvaya onlar bakarlardı. • m veya bir menfaat mukabihnde mah­ hükm olunduğu için hükmü verenler hakkında iyi 1826'dan sonraki teşkUâtta mülki ve askeri sınıflarda olduğu gibi tstanbul kadısı ve kazaskerlere ve pâyelUerine mahsus olarak nişanlar ihdas edUmiştir. Kazasker bu hususa dair mütalâasmı Divan-ı hümâyuna arzedip orada tetkik edildikten sonra ya tasdik ediUr veya bozularak yeni hüküm verilirdi. » Türk Teşkilât-ı Esasiye Kanunu. Eğer Divan-ı hümâyun karan bozarsa bu hal kadı ve valinin aleyhine olur. Bu suretle dâva divanda tekrar tetkik edihrdi.

Kaza kaddanmn elkabı X V I . kadının yev­ miyesi defterde kaç akçe ise onun aylığı hesap edilerek tahsil edilir.DILIK KADILARIN BERATLARI 111 Büyük küçük bütün kadı ve mevalinin tâyinlerinde kendi­ lerine vazifeye tâyinleri ve kazaya selâbiyetlerini havi berat denilen Pâdişahm tuğrasım havi bir vesika verihr ve kendilerinden berat resmi denUen bir harç alınırdı. Nr. . " ve X V I I . asırda : Kıdvet-ü islâm. V ç\i^\ i-^j 5x ^(. muhzır ve divittara verilirdi. bunun yarısı resm-i nişan ismiyle tuğra çekme parası olup diğer yansı da kazaskerin maiyyeti olan kâtip. asrm ilk yansında bütün tâyinler kazaskerlere ait iken İstanbul. suretinde kuzâtVlvülatVl-enam. 1734. . Edirne ve Bursa kadıhklarma tâyin edilenlerden üç bin akçe berat resmi ve tâyin hangi kazaskere ait ise gerek onun ve gerek maiyyeti için üç bin akçe aidat alınırdı. tefek bazı taddâta uğramıştır. zidet f a z l u h u . . XYI. . Nr. . Hatt-ı hümâyun vesikaları. asnn ikinci yansından itibaren inhalan şeyhühslâma ait üç yüz ve beş yüz akçeh mevahnin tâyinlerinde bunlann bir aylık gehrleri resim olarak doğrudan doğruya hazineye ahnmak kanun oldu i. asırda ise : âmirede imali hususuna himem-i seniyye-i âsafaneleri teşvikiyle bi-mennihi taalâ mşan-ı zişan-ı mezkûr savb-ı dâiyânemize şeref vürûdiyle müşarünileyh dâUerinin talik-i giriban-i mefhareti kdmdıkta mukaddema kendinde olan İstanbul rütbesi nisam Darphane-i Amireye hâs ve tisyar kıbnacağı rehin-i Umi sâmi­ leri buyruldukta olbabta irade efendim hazretlerinindir (Başvekâlet arşivi. Y a v u z Sultan Selim zamamnda bu üç kaddığa tâyin eddenlerin bir aylık hasdmın onda biri kazasker ve maiyeti için mütebakisi de hazine için tahsd olunurdu. 1969. Berat resmi. Daha sonra yani X V I .^NI îUS îj-iî mümeyyiz-ü helâl 'J'^ anVl-haram" *-»•** f ^ ^ * ^ ' » J-^' ^^^^ J umdet-ü ^l^i-l o* ve y a h u t : Kıdvet-ü kuzat ve'l-hükkâm mâdenü'l-fazlu ve'l-kelâm mümeyyiz-ü helâl ani'1-haram mevlâna . muhzırbaşı. Kaza kaddanmn ve mevahnin beratlanmn tahrir Kaailıınn Elkalıı tarzı ve elkabı zamanla ufak.KA. varak 158 b) ve yine aynı resimlere dair kanunnâme (Atıf Efendi kitapları. ^ Berat resimleri hakkmda kanunnâme {Veliyyüddin Efendi Kütüphanesi. . 22801). Nr. varak 210). ].

. a. Fatih Sultan Mehmed'in kanunnâmesinde : . varak 16. II. e. .lı. J İ J OJIJIj AIJX_ j o ^ Ü L JLUJI SVJ JJL JJ-L OJJUIL :UIJI ^ \ I E F L H * Û^I-^LJ Akde'lve'l- kuzâti'l-müshmîn ûlâ vülâti'l-muvahhidîn mâdenü'l-fazi yakîn varisü'l-ulumi'l-enbiya zîde fazluhu *.U-IFL . 11.112 IILIL I L * OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Aj>C_ ^ I J I J J ^ L öi^ ifi^^1 ÎJBJ J*JL_LL : U . » Veliyyüddin Efendi kitapları. .. Nr. ' Daha sonra bir eyâlet haline getirilen Budin kadılığı b e | yüz akçeli mevleviyyet olmuştur. . 31. a. asır ortalarma ait yevmiyeU kadı beratı: Kanunî'nin tuğrası Nişan-ı şerif-i sultanî ve tuğrây-ı garrây-ı cihan-ârây-i . . Feridun Bey Münieatı. Sjaİ jjoil . el-muhtes da böyledir.UL İ . 1970. . X V I . mukaddimesinden sonra : Çün zümre-i ulema ve fırka-i füzelâ ve verese-i enbiya ve hafaza-i millet-i Mustafa meşâil-i îman ve din ve mesabih-i şerâyi islâm ü yakindir ve kuzât ve hükkâm sebeb-i takviyet-i ve ihkâm ve bâis-i salâh-ı ahvaU enam ve dai-i nizam-ı intizamdır. . Kıdvet-ü kuzâti'l-müslimîıı madenü'l-fazi ve'l-yakîn. .) yüz otuz akçe ddariyle mevahnin koyduğum beratlarda görülmektedir. (1546 M. . asır ortalarında : ve'1-mürselîn huccetü'l-hakk ale'l- hâhk eemaîn el-muhtas bi-mezid-i inayetd-meliki'1-muin mevlâna «L'LU 4_. FeUzalik işbu râfi-i tevki-i refi-i âlem metaU-i husrevânî ve nakil-i yerUğ-i beUğ-i Iâzimü'1-ittibâ-ı kişver-sitânî akde'l-kuzâtil-müslimîn ûlâ vülâti'l-muvahhidîn madenül-fazi ve'l-yakin varisü'lulûm-î enbiyai ve'l-mürselin el-muhtas bi-inayeti'l-melikü'l-muin mevlâna Bedrüddin zîdet fezailuhu Budun kazası ki tevâbii ve levahiki ile defter-i sultanîde yevmî yüz otuz akçe yazar ^ ^ Kanunnûme-i OsmaıU. XVI. . Mevalinin elkabı ise daha zübdetü'l-muvahhidîn bi-mezid-i inayeti'l-meliki'l- muîn mevlâna . P_.n» S^'jj»' * bununla beraber beratlarında kaza kaelkabı muttarid olmadığı aşağıya suretlerini 953 H . zidet fazluhu şeklinde olup diğer asurlarda tumturakh idi.:lı.

1970. 8 . Tahriren fî evâil-i Rebiulevvel sene 953 i.KADILIK 113 sene isna ve hamsin ve tis'amie Zilhiccesinin on beşinci gününde tefviz ve takhd kılmd) verdim ve büyürdüm ki vanıb kaza-i mezburda kadı ve hâkim olub icrây-ı ahkâm-ı şerayi-i nebeviyye ve infâz-ı evamir ve nevahi-i ilâhîye mütemessik olub şer'-i ka­ vimden tecavüz eylemeye ve eimme-i hanefiyyeden akval-i muh­ telife vaki olan mesailde kema-yenbaği tetebbu edib esahh-ı akvah bulub amnla amel eyleye ve ketb-i sicillât ve sakûk ve tezvic-i sigar ve segayir ve akd-i enkiha ve tenfiz-i vesâyâ ve kısmet-i mevaris-i reâyâ ve zabt-ı emvâl-i eytâm ve gâib ve azl ve nasb-ı vasi ve nâib ve sair umûr-ı şer'iyyeye bi't-tamam ve'l-kemal alâvechi't-tafsil ve'l-icmal mutasarrıf ve mübaşir olub ol diyarın kâffe-i halkı mevlânây-ı mumaileyhi kendulere kadı ve hükmünü nafiz ve cari bihb cumhur-ı kazayay-ı şer'iyyelerinde rücûı mevlânay-ı mumaileyhe kdıp emrinden udûl etmiyeler. XVII. ' Eflani Kastomonu vilâyetinde bir kaztmın adıdır. ( 1 6 1 3 M . ' Agros. şakileri devlet-i el-mennü'l-mennânî ve't- Çün tazim ve ikram-ı şehriyârî ve müstevcib-i zâhk Agros^ bekay-ı izzet-i kâmkâridir. ) tarihinde beratı sureti: verilmiş kaza Nişan-ı şerif-i sultanî ve tuğrây-ı garrây-ı cihan-arâyi ve'esavnü's-samedânî tevfiki'l-yezdânî ihtiram-ı fark-ı ve'l-anü'r-rabbânî hükmü oldur ki. Binaenala- kadısı Derviş'in gehb azh ferman olun­ akçe ile E f l a n i ' kaza­ asitâne-i kıdvetü tevki-i hâkani mağm ref olunub yerine yevmi seksen saadet canibine mülâzemeti olan* rafi-i smdan altı yıl zaman-ı infisah ve bir seneden ziyade ^ Veliyyüddin Efendi kitapları. yüz akçeh olup Sultan I . ıdemaü'l-muhakkikîn ve tefhim mûcib-i devam ve füzelâ-i müdekkikin. )lmiy TtkilUı. Ahmed kadısı asırdaki yevmî zamamnda 1022 H . ve sonra gelerek bir buçuk sene mülâzemeti üzerine Agros (Atabey) kaddığma tâyin olunmuştur. * Kaddann tâyinleri kısmında görüldüğü üzere Eflani kadısı Nasuh. . Şöyle kim mevlânay-ı mezbur emr-i merkumı vech-i meşru üzere yerine neye mutasarrıf olıgelduaya iştigal gös­ getüre. Cihet-i kaza kuzât-ı sâhfe her sebât-ı haşmet-efzun-ı mişler ise bu dahi ana mutasarrıf olub benim devam-ı devlet ve ebed-peyvendim için tere.müddetini bitirip altı yıl evvel infisal etmi. İsparta vilâyetinde Alabty nahiyesinin eski adıdır. varak 6 b. ise de uzun müddet tatanbuTa gelmiyerek kazasker meclisine mülâzemet etmemi. Şöyle hileler.

Dahiliye vesikaları. Emr-i hak tealâ ve sünnet-i resul (A. hükümete gönderdiği arîzalara tarih atmaları 991 H. Nr.114 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI kuzati'l-müsümîn zübdetü'l-muvahhidîn madenü'l-fazi ve'l-yakin el-muhtas bi-mezid-i inayeti'l-mehki'l-muîn Mevlâna Nasuh fezailuhu her veçhile mahal ve müstahik masîrime arz olunub hakkında mezid-i zîdet olmağm sene ihda ve inâyet-i husrevânem işrîn ve elf Zükadetü'l-haramınm gurresi günü pâye-i serir-i izzetzuhura getirüb yevmî yüz akçe ile Agros kazasını sadaka edib bu berat-ı hümâyunı verdim ve büyürdüm ki bâde'l-yevm varub Agros ketb-i kazasında kadı olub icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye eyhye ve sicillât ve sakûk ve tezvic-i sığar ve sagayir ve kısmet-i mevâris-i reâyâ ve sair kazayây-ı şer'iyyeden kuzât-ı sahfe her neye mutasarnf olmuşlar ise mevlânay-ı mezbur dahi ol vechüe mutasarnf olub devam-ı devletim için duaya mudavemet göstere ve mîrmîran ve sancak beyi mektub ve adam göndermesiyle ha­ ric-i kazada dâva istima etmeye ve der-i izzet-meâbıma irsal eyledüği arıza tarih tahrir eyhye* şöyle bdib ve elf. ' İbnülemin tasnifi. s. M. şurût-ı Kısmet-i mevariste ve sicillâtta ve husul-i ukudda ve uhudda ve fesh-i nikâhta ve bey'u şirâ ve sair muamelât-ı vesayikta ve kitab-ı hikemîde tetebbu-ı kelâm. (1583 M. 12.J^ İ Ü j mânası birle amel edib kat-ı deâvide ve fasl-ı husumatta hiç âferideye meyi ve mehaba itmeye. alâmet-i şerife îtimad kdalar. Tahriren fî evâU-i şehr-i Rebiulâhır sene isneyn ve işrîn 884 H .) senesinde ve F a t i h S u l t a n M e h m e d zama­ nında yani X V . imtisal-i emr-i nebeviyye ve iktida-i ictihad-ı eimme ndvânullahi aleyhim eemaîn * Kadıların. Millî Tetebbular mecmuası.) ne ise öyle buyura. Bi-makam-ı Kostantiniyye *. .) senesinde emrolunmuştur (Osmanlı kanunnâmesi. sayı 2. 327). (1479 M.. asırda mevleviyet edilen B a h a ü d d i n olan Ankara kaddığma tâyin Efendi'ye verden berat sureti : Sebeb-i tahrir-i hümâyun ve mûcib-i tastir-i meymun öjiUjj ^jj J l J U J oldur ki Darende-i misal-i bî-misal akde'l-kuzât ve'lhükkâm mebinü'ş-şerayi' muhakkikîn ve'l-ahkâm fassü'I-ferikayn seyyidü'lzekiyyü'l-islâm ve'l-müsUmîn Bahaü'l-miUet-i ve'd- din dâmet fezadühu kemâ-tabet şemailuhu hazretlerine mahru­ sa-i Engürünün ve tevabiinün kadılığm verib tefviz kddım ki bâde'l-yevm"jAJb I j^^ü\ ^ U l j w ^.

Canibin aziz ve muhterem tutub emrinden tecavüz kdüzere itimad kdalar. X V I I . Belki muti ve münkad olalar. dokuzuncu gününden Âmid kazasını sana tevcih ve inayet edib Uâmı için (isim yeri açık) . İ b r a h i m H a l e b i bu eserim Hanefî fukahasmdan Kudurt. MiUî Kütüphanesi. mezkûr şehrin vazü ve şerifi. <iU J Vikaye vesaireden almak suretiyle telif etmiştir. müslüman ve zimmi arasmda vaki olan deâvide ale's-seviyye tutub hükm ide. asrın ikinci yansından sonra Halebi ibrahim Efendi'nin (Vefatı 956 H . asnn ikinci yansında beş yüz akçe yevmiyeli mevahden bir kadı'mn tâyinine dair 1078 H. = 1 5 4 9 M. » Menahicü'l-inşa (Varak 60) Paris. Mültekasiyle kaddarm işlerini kolaylaştırmıştır. Nr.) tarihh ferman sureti: Akda'l-kuzâtü'l-müslimîn ulâ vidâtü'l-muvahhidin madenü'lfazl ve'l-yakin hüccetü'l-hak ale'l-halk eemaîn varis-i ulûmü'lenbiya ve'I-mürseUn el-muhtas bi-mezid-i inayeti'1-meUki'I-muîn sabıka Manisa kadısı olan Sivasî-zâde Mevlâna es-seyyid . Bazısın bazısı üzerine tercih edib zulm ve hayfa meyi itmeye ve gaibler malın ve emanetin muhafaza etmekte gayetle ihtiyat eyhye ve resm-i kısmet ve resm-i kitabet kuzât-ı mâ-sebak zamanında ne miktar alınddarsa bu dahi ol miktara kanaat eyhye. J i l W I > r Kenzü'd-dekayık. emr-i maruf nehy-i münker bâbmda tesahül kdmaya. . Bu eser­ den evvel yukarıda zikredüen eserlerden istifade ediliyordu. alâmet-i cihan-mutâ Ramazanü'I-mübarek sene erbaa ve semânîne v e semane mie *. ziyadeye tama itmeye. gani ve fakiri müşarünileyh hizmetin ol mevzide vesâyikda hâkim-i vakt bilüb cemi kazayâda rucûı buna ideler. Evkafı ve vesâyâyı mahalline sarf ide. zîdet fezailuhu tevki-i refi-i hümâyun vâsd olıcak malûm ola ki sen ehl-i Um ve sahih-i fazilet ve müteşerri ve dindar olduğun ecilden hâhya hakkında mezid-i inayet-i aliyye-i şâhâne ve mezid-i re'fet-i seniyye-i pâdişâhanem zuhura getürüb işbu sene semâne ve seb'ine ve elf Ramazammn yirmi tâyin olunmuştur. . bi-kaderi'l-vus' ve't-takat ve'l-imkân beyne US cemi-i ebl-i iman yerine getiriib emir ve vezir. j^'^^ el-Muhtar. Türkçe yazmaları ilâve kısım. X I I . .) J ^J> Sj^^^ mülteka'l-ebhar fi forû-ıhanefiyye ismindeki eseriyle şerhlerine göre hüküm verirlerdi. 660.KADILIK ide ^ .( 1668 M. gani ve fakir ve âlim ve cahd. Tahriren fî evasıt-ı mayalar ve muhalefet etmiyeler. * Kaddar. H a l e b i . . .

» ) denilen ve kendisine mahsus tahrir usulüne dahildir.)*de Üsküdar mevleviyetinden mâzulen vefat eden N u m a n Efendi'nin de beş bab üzerine tertip etmiş . » 1098 H.zâde Mehmed Efendi'nin torunlarmdan olup 1224 H . * ıiL<» Sak keUmesiniıı ash çek olup sonra tarib olunarak yani arapçalajtınlarak sakk denilmiştir. Nr. fakat hükümet emirleri buraya aynen geçip verilen cevaplar ise kısmen şer'i mahkeme tarzma benzemektedir. alâmet-i şerife îtimad kdasın. Tahriren fî evahir-i şehr-i Ramazanü'l-mübarek sene semane seb'în ve elf bi-makamıEdime el-mabrusa^.)'de vefat etmiş olan kazaskerlerden Bosna'h B e y a z îz â d e A h m e d Efendi'nin sakke ait bir eseri Hamidiye kitaplarmm Lala İsmail Efendi kısmmda 93 numarada bulunduğu gibi şeyhülislâm Debbağ . husûmete mütealhk dâvalar. nafaka. temessük ve saire gibi şer'î muamelâtm yazdış usulüdür . Lügatlere göre Mahkeme-i şer'iyyelerin ver­ dikleri hüccet. Tevcihat vesikaları (Başvekâlet arşivi). nikâh ve bu tahrir tarzma ehhyetsizhği tırmak nazan sakk-i şer'î denihrdi*. ilâm. ilâm. Sicil defterlerine yazdan vakfiye. şöyle bilesin. SAKK-1 ŞER'Î Şer'î mahkemelerin muamelâtına mütealhk şer'i hüküm ve kararlan havi tuttuktan ve ekserisi eni dar ve boyu uzun olan defterlere sicillât-ı şer'iyye denihrdi. vesaire resm-i kısmet. (1809 M. Sakk-i şer'î üzere olan hüccetlerin başlıkları (sebebi 1 tbniUemin tasnifi. (1687 M. Sonra şer'i mahkemelere mahsus bir usul ve kaide altında kaleme almır kaddann muhtehf kaleme al­ dikkate almarak onlann işlerini kolaylaş­ için bazı değerh âhm kaddar taraflanndan nümunehk sakler şer'i muamelelerin ne suretle yazdması îcap edeceğine dair aynı mevzuun muhtehf şekiUerine ait mışlardır*. miras dâvalan. Mahkeme-i şer'iyye sicilleri şer'î muamelât ve mazmun itibariyle ilm-i fıkhm furûuna dahil olduğu gibi tahrir tarzı itibariyle de sak ( i i . 284.116 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Büyürdüm ki vusul buldukta bu babta sâdır olan ferman-ı ceUlü'l-kadrim mucibince bir an ve bir saat teehbur ve tevakkuf etmeyib v a n b kaza-i mezkûre siz mutasarrıf olub ehali beyninde icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye-i nebevi ve infaz-ı evâmir-i ahyye-i Mustafavî sallallahü tealâ alâ-şariiha bezl-i makdur ve sây-i nâ-mahsur eyleyib ve muaccelen adamm gönderib beratını ihraç ettiresin.

Nâibler vazifelerinin mahiyyetlerine göre kaza nâibleri. KADI NÂiBLERt Nâib vekil demektir. Kadı naibi. büyük kaddann bizzat gibi * esnafı kontrol etmek vazife gördükleri ayak nâibleri arpalık zamanda maiyyetlerinde bab naibi denden bir kapı naibi olduğu üzere seyyar ayak naibi bulunurdu. aralanndaki mukavele üzerine taksim ederlerdi. olduğu 'iL^\ 'tjJ. kadı nâibleri. Mevali nâibleri.Tuhfelü's-sak) adlı mufassal sakk kitabı da Türk Tarih Kurumu kitapları arasmda 98 eski ve 64 yeni numarada mevcuttur. kaza kadısı adına o nahiyenin şer'î muamelelerine bakardı i. kazalarda aym zamanda bâb nâibliğini görürdü. 78. Kaza nâibleri. bizzat gitmeleri ismiyle Bunlardan mevahnin tâyin olunduğu eyâlete yani fülen hizmet görmeleri usulü terk edildiğinden bunlar kendi­ lerine vekâlet etmek üzere o eyâlete taraflanndan nâib birer vekil gönderirler ve hasdatı. kütüphanemizdedir.z â d e A t a u l l a h Efendi'nin de (Usıü-i Sakk) adlı bir eseri vardır ve bu eser. Lâli-zâdelerden H â m i d Efendi'nin muhtelif nevilerin havi sakk kitabı ' Bâh nâibleri. dördüncü bab müraselâta ve beşinci bab da muhtelif hüccetlere dair olmak üzere tertip olunmuştur. Nr. Naibin bir veya birkaç olması kadının tâyin edildiği kazanın büyük veya küçük olmasına muamelâtının geniş olup olmamasına bağlı idi. Kadı naibi kadının yanında bulunup icabında ona vekâlet eder veyahut herhangi bir şer'î muameleye bakmak üzere kadı tara­ fmdan köylere gönderdirdi. Kadı nâibleri.KADILIK 117 tahriri'l-kitab oldur ki) veya (sebeb-i tabrir-i şer'î oldur ki) ve (sebeb-i tabrir-i kitab-ı sıbbat-nisab oldur ki) ve saire ile başlardı. nâibleri olarak başlıca altı kısımdır. 896 (Adalet fermanından). kadımn leten dâva dinlerdi. mevali nâibleri. Tuhfetü'ssnkûk birinci bab hüccet ve vakfiyelere ikinci bab muhtelif ilâmlara. Bu da bir nevi dtizam usulü idi. mebni ona vekâ­ 1 Mühimme defteri. kaddann kendi kazalan dahdindeki nahiyeleri nâib ismiyle tâyin ettiği bir şer'î memura iltizama verip o memur. Ş â n i . sancak ve eyâlet kadılarının nâibleri ona göre idi. a. üçüncü bab mâruzâta. Z i y a ü d d i n Efendi'nin basdmış olan (Sakk-i cedid-i Ziyaüddin) isimli sakkin kenarlarmdadır. Bundan dolayı kaza. (Mevalinin) işinin çokluğuna . bâb nâibleri. Mahkeme-i şer'iyyelerde kaddar namına muhtehf hizmetlerde vazife gören nâibler vardı.

(1689 M. İltizama verilen niyabetlerin parası taksite bağlanarak her ay ödemek îcabeder ve buna şehriye denilirdi (D'ohson. * "Müderrislere maişet ve mevali ve sudure arpalık namlariyle birer kaza tevcih olunmak lâzım geldi ve onlar bu kazaları birer nâible idareye mecbur . s. aşçı. 1100 H .)'den sonra niyabet usulü bozularak çoğu ehliyetsiz ve cahU nâibler para mukabiU verdikleri hükümlerle haksızı haklı çıkarmak suretiyle irtikâbın en âdisine tenezziü ettikleri göriUmüştür. s. kazasker ve mevalinin geçinmeleri için tahsis olunan muvakkat mâzuliyet maaşı veyahut tekaüd maaşınm adıdır^. 111. 276) bir tetkiki vardır.118 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I kendisinin asili tarafından vekd olduğuna dair bir vesika abr ve bunu o kadılık hangi kazaskerin mıntıkasında ise vesikayı kazas­ ker tasdik ederdi*. X V I . bu nâiblere de bddiren 1207 H . beylerbeyi ve sancakbeyleri gibi askeri smıf ile ilmiye smıfından mâzul şeyhuUslâm. kaftan ağası ve hizmetkâr makulesi şahıslara nâibUk verilmemesi tesbit edilmiş ise de pek ziyade bozulmuş olan bu meslekte hiçbir tesiri olmamıştır.)'de yeni bir kanunla mâzul mevah taraflanndan nâibldderin taham­ müllerinden fazlaya satdmaması. asrm ortalanna kadar kaz- ^ Mevali nâiblikleri. asnn yarısından sonralan veya korkarak memnun âyanlarm olduklarmı kadı ve nâiblerin bunlarla fenahklannı ve örtüp balkır ilândan görülmektedir. Selim zamanmda konulan anlaşarak onlardan idare ederlerdi. Bunlardan başka şeyhuHslâm. ARPALIK * Arpabk vezir. Ârpahk kazasma gönderilen nâib kendisinin verdiği parayı çıkardıktan sonra üst tarafını da kendi ihtiyacına sarf ederdi. IV. Ayanların ferman dinlemez olduğu tarihlerde yani X V I I I . eyâletteki hizmetine ve gelirin az veya çokluğuna göre dörtte bir veya beşte birini almak suretiyle verilir veya muayyen bir para mukabilinde (iltizam gibi) satdırdı. kazasker ve mevahye azil­ lerinden sonra maişetleri için arpalık ismiyele birer kazamn hasılât-ı şer'iyyesi verihr o zatlar da oraya taraflarından nâib gön­ dererek oranın şer'î hasılatını arpalık nâibleri demlmişti. s. * Arpalık hakkmda merhum İ b n ü l e m i n t n a l ' m Türk Tarih Encümesi mecmuasında (sene 16. 574). (1792 M.

ilk yan­ Ulemaya arpahk adiyle maaş tahsisini X V I . 166). 44.i K a d r i Çelebi Kazasker-i Anadolu (166 numaralı Menteşe livası mücmel tahrir defteri). Keza Rumeli kazaskeri Erzincanlı A l i E f e n d i arpalık olarak verilen memleketine yoUanmışu (Raşid. Ovacık. IV. şeyhülislâm. bazen mâzul mevalinin nâib göndermiyerek kendi arzusiyle de arpalığına gittiği görüldüğü gibi* bazı arpalık sahipleri ceza olarak arpalığına gönderilerek kaddık etmesi vaki ise de nadiren olurdu*. ^ " T i m a r . Nr. arpahğın bu tarihte herhalde ihdas edildiği mâ­ X V I . D a m a d A l i Paşa'mn Avusturya seferine itirazından dolayı arpalığı olan Pravadi (Bulgaristan'da) kasabasma gönderUmiştir (Raşid. 273): "Arpalık demek (mâzul şeyhülislâm kazas­ ker ve mevalinin) vilâyetlerdeki bazı kadılıklardan aldıkları muhassasattır". Hâce-i hdlude mülkühu. s. Arpalık sahibi olan ulema bizzat arpalık olarak tahsis edilen kazaya gitmiyerek oraya kendisi tarafından bir nâib gönderirdi. bahsedeceğiz. S e l i m pek ziyade bozulmuş olan ilmiye sınıfının da ıslâhına teşebbüs ettiği sırada arpalık sahibi olan mâzul mevali ve kazaskerlerden. (1518 M . belki adı başka idi.KADILIK askerlerin fına arpalıklarına arpalıktan ilmiye has denihrdi i.ı M e v l â n a H a y r e t t i n . J. Bundan başka bazı nüfuzlu ulemaya timar sure­ tiyle de arpalık tevcih edildiği görülüyorsa da umumî değildir ^. c. 326. mevahnin mazereti olmayanlann bizzat arpa­ lıklarına giderek hâkimhk etmeleri ve alîl ve ihtiyar olanlann da arpahklannı iltizama vermeyip emanet suretiyle beşte bir üzeolduklarmdan maişet vc arpaldc olan kazalar hasdâtınm bir miktariyle nâibler geçinib bakisi eshab-ı menasıba 'arpalık sahibine' ait olurdu.z â d e Şeyh M e h m e d E f e n d i . * Raşid tarihi. sınıfı mevaliye tahsis edilen herhangi bir veya iki kazanın hasdât-ı şer'iyyesi idi. ' Şakayık tercümesi (Mecdî). s. Sahib köylerinin hasdâtı veril­ miştir Bunun İzmir'in Tahtalı köyü ile diğer yerlerinde de timarı vardır" (Baş­ vekâlet Arşivi. asır başlarında ve X V ." R i k o şunları yazıyor (Fransızca tercümesi. Çeşme kazasmda ber-vech-i arpalık Kızılkilise. . Biz içinden 119 burada ilmiye sını­ kazaskerlerle mahsus Arpalık. c. s. ) 'de tekaüd olunca Kırkkilise arpahk olarak veril­ mişti*. I I I . mücmel tapu defteri. II. s. asır sonlannda arpalık vardı. s. meselâ kazasker Mevlâna Zeyrek-zâdeye 924 H . 188). Fakat bu kayıt nasına alınmamalıdır. c. 220). asnn smda görmekteyiz. ^ H a s h â . ^ Sâbıkkazaskerlerden M i r z a .

16. . ». Arpahk. Nr. = 1789 M . 283. 292. Edirne vak'asiyle II.)senesinde mekteb-i nüvvab'm yerine Medreset ü'l-kuzat teşkil olunarak nlmış ve nâiblerin zadegan usulü kaldıunvanı da kadıya tahvil edilmiştir*. * Arpalık (Türk Tarih Encümeni Mecmuagı) sene. maaşını son zamanlarda kazaskerlere istanbul ve Haremeyn payelüeri. sene 115 Rebiulâhır ortaları. > Başvekâlet arşivi. Bu kayıd fiUen jeyhulislâm olanlara bazı mülâhazalara mebni bir cemile olarak maajlarmdan bajka arpalık tevcih edildiğini göstermektedir. Şeyhuhslâm îmam-ı Sultanî Mehmed Efendi'ye verilen arpalık beratı sureti ^ Âlemül-ulemail-mütebahhirîn rÜn efdalü'l-füzelâil-müteveryenbûü'I-fazl ve'l-yakİn keşşafü'l-müşkilâti'd-diniyye haUâ'el-mahfuf bi-sunufi'l-meUki'l-âlâ şeyhuhslâm lü'l-mûdilât-ı yakiniyye miftahü'l-künuzü'l-hakayık ve misbah-ı mmuzü'd-dekayık ve müfti'l-enâm olan Mevlâna Mehmed edamallahü teâlâ fezailehu. Ahmed'in cülusu dolayisiyle Şeyhul­ islâmm âsUer tarafmdan tâyin edilip yeni hükümdar tarafmdan kabulü mecbu­ riyetine mebni ona muğber olmadığma ve kendi tarafına imale maksadiyle yapılmış fevkalâde bir tevcihtir. Bursa kaddan ve bdâd-ı hamse. Mustafa'nm hal'i ve III. ) ^ . mahreç mevalisi mâzulleri alırlardı. Zadegan denilen ulema evlâdınında maaşlan vardı 1322 H . 1222. (1914 M. 18. s. Arpahk mâzıdiyet maaşı veya tekaüdiye gibi bir şey iken sonradan eski usul arpalık şekh kaldınlarak ayhğa (maaşa) bağ­ landı ve bu hal daha sonra genişleyerek arpahk maaşı ve onu mütaakıp isim değişikliğiyle tarîk maaşı ve en son olarak rütbe maaşı adını aldı. Edime. Küçük yaşta tahsU görmeden İstanbul rüûsu verilen ulema evlâdı maaşlanna rüûs maaşı denilirdi. e. Tevki-i refi-i hümâyun vasd ohcak malûm ola ki siz tarik-i ulema­ mn akdemi ve fuhûl-i ulemanın a'lemi olub ^jj vera' ve tekvana itimad-ı hümâyunum ve sadakat ve istikametine hüsn-i zann-ı sedad-makmnum olub her veçhile müstahikk-i inayet ve sezavâr-i atıfetim olduğun ecilden bâliya hakkmda mezid-i inayet-i âhye-i * Edip Efendi tarOıi (tkinci kısım).120 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI rinden ehliyetli dürüst nâiblere vermelerini havi bir ferman neşreylemiş ve bu arada cehele makulesine nâibUk verilmemesini ve imtihansız hiç kimsenin yeniden kadılığa tâyin edilmemesi emrolunmuştur (1203 H . Cevdet tarihi. Ahmed-i Sâlis vesikaları. B . IV.

KASSAMLIK Kaaaam Vefat etmiş olan bir kimsenin terekesini varisleri arasında taksim eden şer'î memura kassam deni­ hrdi. Hurrirehu Recebü'l-mürecceb li-senet-i hamse ve mieteyn ve elf. . Bunlar tahsil Rumeh'dekiler ettikleri kısmet-i varisleri ara­ Rumeli kazas­ taraflanndan askeriyeyi o sında taksim eden kazasker kassamlan ya her kazada veya bir­ Anadolu'dakiler Anadolu kazaskerleri '• İzzet-meâb Vahyi-zâde Mustafa Efendi. tâyin olun­ muştur Bu beratm üst kenarmda şeyhuhslâmm şu kaydı vardır : ^^Hotaliç Tımova'nın mülhakat-ı kadîmesinden olmağla ilhak buyurulub tevcih buyurulmak rica olunur : Mine'd-dâi el-fakir Mehmed afâ anhü tmam Mehmed Efendi I I . Bade't-tehiyyeti't-tayyibe inha olunur ki TaşkSprü ve Günay kazalarmdan maada Kastomonu sancağında olan kazaların umûr-i kısmet-i askeriyyeleri tarafımızdan size sipariş olunmuştur. . III. el-Abdü'l-fakir Mustafa el-Kadusker-i Anadolu Kastamonu Mahkeme-i Şer'iyyesinin 1205 tarihli sicilinden. Düşen mevtay-ı askeriyyenin muhallefatmı tahrir ve beyne'l-verese taksimden sonra rusûm-ı mûtadeyi kabz ve tara­ fımıza isal eyliyesiz vesselam. . Osmanlı devletinin şer'iyye teşkilâtında miras taksimi.KADILIK 121 şahane ve mezîd-i re'fet-i seniyye-i şahanem zuhura getirilüb işbu sene hamse aşerete ve miete ve elf şehr-i Rebiü'l-âhınnm on üçüncü gününden Tımova ve Plevne kazaların ber-vech-i ar­ palık size tevcih ve inayet buyurub îlâmı içün . biri kazasker kassamlan ve diğeri de bir mahaUin kadıhğında yani şer'î mahkemelerde bulunan kassamlar olmak üzere iki smıf kassam vardır. Kazaskerlere mensup askeri sınıfın terekesini kaç kazada ayn a y n bulunurlar kerleri tâyin ve edilirlerdi. M u s t a f a ' y ı hal' eden asilerin intibah ve tâyin ettikleri şeyhuhslâm olup yeni hükümdar olan A h m e d bir cemile olarak kendisini böyle ele almıştır. .

sene-i mezkûreden bu âne gelince makbuzunuzu kasamm-ı mumaileyhe teslim edib yedinde olan mahtum deftere kayıd idersiz. Suvarî kassamlan her teftiş ettiği yerde tahsil edilen kısmet-i askeriyeyi kadılık sandığından tesellüm ederek ehndeki mühürlü defteri bu resimleri kendisine teshm eden kadı veya naibe mühürletirdi. . şükür ve şikâyetin makbuldür. Nr. Sen ki kassam-ı mumaileyhsin kısmet-i askeriyye tahririne memur olanlardan hiyaneti zahir olanları azledib yerlerine emin ve mûtemed kimesneleri nasb eyliyesin. Mahallî askerî kassamlann azh ve yerine diğerinin tâyini suvarî kassamının selâhiyeti dahilinde olduğu gibi bunlar hakkın­ daki şikâyetler veya taltif edilmeleri hakkında verdiği raporlar da hükümetçe nazan dikkate ahnırdı*. 96. ^ Kuzattan Yavaşça Mehmed zîde fazlühuya hüküm ki. sol kola tâyin olunan İş bu sene tis'a ve semanine ve elf (1089) Rebîulûlâ gurresinden sol kol tâbir olunur elviyede sen ki mevlânay-ı mezbur Mehemmed'sin kassam-ı süvari tâyin olunmanla elviye-i mezkûrede vaki olan gerek mevali-i izam ve gerek sair kazalarda mukaddema mezkûr kolda kassam-ı süvari olan İbrahim'in mürurundan bu âne gelince vaki olan mevadd-ı askeriyyeyi teftiş ve tefehhus edib rüsûnu her kim ahz ve kabz etmiş ise ahz ü kabz idesin. ve bilcümle kısmete müteallik cemi-i umiîr. s. Ve siz ki elviye-i mezkûrede vaki kaddar ve nüvvabsız. sana tefviz olunmuştur.122 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I mahallin kadılığmdaki sandıkta saklayarak kazaskerlerin mühürlü mektupları ve fermanlarla gelmiş olan askerî kassam müfettişi veyahut suvarî kassamlan geldiği zaman kadı veya nâibler taraf­ lanndan onlara teshm edilirdi. azl ve nasbm. 2 Ulemadan Mevlâna M e h m e d ve Anadolu'da elviye-i mezbnrede vâki kaza nâiblerine hüküm ki. Bundan başka yine bu askerî yani kazasker kassamlannın muame­ lâtım gözden geçirip bakayaya kalan resimleri tahsil etmek için zaman zaman Anadolu ve RumeH'ye üç koldan suvarî kassamlan yollanır ve ellerine fermanlar verilirdi. Bu askerî kassamlann kassamlık muamelâtını teftiş ve askerî kassamlann kazaskerler namına aldıklan resimleri tahsil etmek üzere müfettişleri de vardı^. Hâliyen Hamid ve Alâiye ve Teke sancaklarmda vaki kazalarm nefs-i Antalya kasabasmdan maadasımn umûr-ı kısmet-i askeriyyesi sana tefviz olunmağla mevadd-ı askeriyye muhallefatm tahrir ve taksim ve zikrolunan sancak ve kazalarda kassamlann gördükleri kısmetleri teftiş ve tefehhus edih yedlerinden rusûmlarm müfredat-ı defter Ue alıb kabzedib ve ilâmı lâzım olan me­ vaddı icâleten mektubunla ilâm ve kısmet umurunda kemal-i dikkat ve ihti­ mam eyliyesin deyu bilfül Anadolu kazaskeri olan Mevlâna M e h m e d edamallahü tarafmdan mühürlü mektub verilib mucibince kanun üzere amel olun­ mak ferman olunmağın yazddı 1089 Rebiulevvel (Mühimme defteri. 2).

1970. 39. ilâve . 125. Ve kaza ve tedris ve meşihat ve tevhyet ve nezaret ve sair anlann emsah menasıbtan şol ki verüür onlann ehU askerîdir. Vefat eden şahsın tereke denilen bıraktığı emval ve eşya kassamm huzuriyle Anadolu kazaskeri M e h m e d Efendi'den süvari kassama mühürlü mektub verilmekle mucibince amel oluna deyu ferman sâdır olmağm vech-i meşrûh üzere şerh yazdmıştır evâsıt-ı Rebiulevvel. yörük. s. eşerken tekaüd ittikten sonra madem ki mezkûr mütekaid. Her kadılıkta müstakU bir kassam defteri vardı. şöyle idi*: asır ortalarında resm-i kısmet hakkındaki kanun Sefer-i Sultaniyye eşen sipahi. s. Berat-ı hümâyun Ue büfiil doğancı olan kimesne. s. kazasker kassamı kısmet edib resm-i kısmeti kazasker için ala. 96. tatar ve sancak ve voynuklann kazalarda resm-i kısmetleri askeri olub kazasker kassandarı tarafmdan ahnır. Nr. kaddarm maiyyetlerindeki kadı ve mevah kassamları kanunen askerî sımftan olmayan raiyyetin ve şehirlinin miras işlerine bakıp resm-i kısmetleri tahsU ederlerdi *. atebe-i uiyâya mülâzemet ile . canbaz. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman (Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası). Nr.neşriyattan. sene 1330. âhara raiyyet yazdmış olmaya askeridir ve hazret-i hüdavendigâr kulları ve cariyeleri madem ki askerinin taht-ı nikâhında olalar bâde'l-ıtlak onlar dahi askerîdir. müseUem. sene 1089 (Mühimme defteri. Ve askerî evlâdından şol ki bir derecede ve kimseye raiyyet yazılmamış ola ve zevcatı ki büfiil taht-ı nikâhında ola ve as­ kerinin kulları ki bâde'l-ıtlak ahli askerî hizmetinde ola ve mai­ şetleri ehl-i askerden ola ve kimseye raiyyet yazdmış olmaya ve şol raiyyet kızı ki sipahiye nikâh olub madem ki sipahinin taht-ı nikâhında olsa askerîdir.KADILIK 123 XVI. Kimlerin askerî sınıftan sayddığma dair bu kısmm en son notuna bakımz. Askerî olmayınca resm-i kısmet mahalU kaddanndır. Menasıbtan üç akçe ve daha ziyade yevmiyeliler askerîden madud olub resm-i kısmeti kazaskerindir. Eyâlet. eşen. kimsenin yazdu raiyyeti değilse askerî olub başkasının raiyyeti ise askerî değüdir. Bu kanunnamede resm-i kısmete ait daha bazı maddeler vardır. 3). 2 Kanunnâme (Veliyyüddin Efendi küaplan). yaya. Bu zikrolunan kimesnelerin rüsûm-ı kısmetleri kazaskerindir. 124.

1 j L. asTin Uk yarısına ait Bursa mahkeme-i şer'iyyesi defteri.f' j v'i' •^'^1 Hissetü'l-uht li-ebi ve ümmi Sitti k 4044 6 Hissetü'l-uht li-ebi ve ümmi Zahide k 6 4044 .): kassam Tereketü'I-merhume Hatice binti Murad el-müteveffat fî mahalle-i Umurbey min-maballâti'l-Bursa el-mahrûse an-ahin li-ebin ve ümmin ve Mustafa ve ubteyn li-eb-i Sitti ve Zahide fî 20 Cümâdelevvel sene 919.24A. 22 . Müteferrik kadife Makrame San bürümcük tki keten biri pirahen 60 15 50 40 San penbe kaba sade Mirzâyî penbe dörtlü Köhne kabâ Diğer kabâ sarı penbe 100 20 15 70 Ak kaba Ak dertenk Köhne kadife dolama Köhne miyan bend 30 15 20 50 El-hissetü'l-müntaldl fi ebiha Bitariki'l-irs 13803 El-hissetü'1-müntakille min-ümmiha 2500 Yekûn 16788 Et-techiz 287 Bade't-techiz ileyha 16501 Er-resm 330 Bâde'r-resm 16171 (. Bazan kazasker kassamı ile mahalli kadı veya nâibler arasında resm-i kısmetin ne tarafa ait olduğuna dair ihtilâf çıkar ve mesele ' X V I . sene 919 üâ 924 (1513-1518 M.:. Minha hissetü'l-ahi li-ebin ve ûmmin 80085 20 i .124 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI kalem kalem bu deftere yazddıktan sonra ehl-i hibre (bilirkişi) marifetiyle her birinin kıymeti takdir olunup altlarına yazddıktan sonra zevein veya zevcenin ve diğer varislerin hisselerine isabet eden miktar tesbit olunup kassamm alacağı para teçhiz ve tekfin müteveffanın tenzil ve ıskat masrafları tereke yekûnundan edildikten sonra geri kalan miktar ne tutarsa şer'i kanuna göre varislere verihrdi*.

Ve berat-ı şerifle imamet ve hitabet ve emanet ve kitabet ve meşihat ve cibayet ve tevliyet vesaire bunun emsali cihet tasarruf edenler askerîdir. 70. İmdi büyürdüm ki berat-ı hümâyunum ile hitabet ve imamet ve kitabet ve tevliyet ve cibayet ve nezaret ve meşihat ve cüz ve teşbih ve vakıf ve mezrea ve tekye ve sair bunun emsâU cihet tasarruf edenlerin vazifeleri bir akçe ve nim akçe ise külli ve cüzî askeridir.KADILIK 125 Divan-ı hümâyuna kadar geUrdi*. ' Mefahirül-kazat ve'l-hükkâm. Ve sâdat dahi askerdir. Fevt oldukta müşarün­ ileyhin kassamları kısmet edip kanun üzere rüsumunu ahb kabz ve zabt ve kuzât tarafmdan asla dahi olunmaya. eyâlet ve sancaklann kısmet işleri de mahallî kaddara ' Üsküp kadısına hüküm ki Kasaha-i tşlib kassamı mektub gönderib tftib kazasmda mütemekkin olan H a c ı H a m z a fevt olub zimemde dört hamal akçesi ve iki yüz hamal gailesi deranbar olup kasaba-i mezburede yirmi pâre dekâkin ve evleri ve çiftlik ve kul ve cevârisi ve nice esbab ve davarları kalıb kısmet eylemek taleb olundukta kadısı ve naibi mâni olub kenduler kısmet eyleyib iki yüz filori alddar. s.Yine aym mesele hakkında Mora'nm Mezestire sancakbeyine yollanan hükümde ihtilâfı tahkik edip Rumeli kazaskerine âid resm-i kısmeti kazaskerin göster­ diği şahsa teslim ettirmesi emrolunmuştur (Mühimme. askeri­ nin zevcatı askeridir. Ve berat-ı şerif Ue doğancı ve yuvacı ve derbeudci ve köprücü ve ulakcı ve yağcı . mezkûrlarm kısmeti kazaskerlerim canibine âid olan ehl-i berattan olub mezkûr kadı-î müşarünileyhe aid ve râci olan resm-i kısmete sonradan ehl-i berattır deyu dahi eder ise caiz değildir. İstanbul'da. Anun gibi eğer yerlüdür ve eğer gayrıdır kısmeti kazaskerim canibine aid olan ehl-i berâtm resm-i klarnetine dahi ettirmiyesin Sene 973 (Mühimme defteri Nr. Bunun için kazaskerlere ait askerî rüsumların neler olduğu hüküm yani fermanla tasrih edilerek aradaki ihtUâf bu suretle halledilirdi *. \eyaya ve müsellem ve mensuh ve goyr-ı mensuh vc yörük ve tatar ve canbaz ve voynuk askeridir. evlâd-ı askerîdir. Hâlen Rumeli kazaskeri olan Mevlâna E s* a d edamallahü fezailehu tarafmdan südde-i saadetime şöyle arzolundu ki vilâyet-i mezburede müşarünileyhe aid ve râci olan resm-i kısmet ve nikâh ve îtıkname (azad kâğıdı) ve vakfiye ve esnây-ı kısmette vaki olan ve hucec ve sicil­ lât mumaileyhin kassam veyahut vekilleri anda mevcud iken kuzat tarafmdan dahi olunub rencide iderler imiş. Lâkin sabıkta resm-i kısmetleri yüz akçe (den) aşağı olsa vilâyet kaddarmun denmiş idi.. 35). Nr. 4 s. Tanzimat-ı hayriyeyi mütaakıp yalnız kazaskere ve kadılara ait bıkassamlıklar kaldınlarak terk edUmiştir. madamki fevt olduktan sonra reâyâ taifesine nikahlan­ mış olmaya.. bir kassamlık rakdmış. I20). Müteveffa sonradan ebl-i berat olmuştur deyu bana dahi ettirmediler ve H a c ı M u r a d müteveffa ehl-i berat olub mezbure dahi mâni olub iki bin akçesini aldılar deyu îlâm etmeğin büyürdüm ki göresin. Elhaletü hazihi zikrolunan dahi müşarünileyhe tâyin ve tahsis olunmuştur.

10. Nr. 281). Her eyâlet Toprak Kadıları •' vardı.126 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I TOPRAK KADILARI VE MEHAYiF MÜFETTİŞLERİ „ . toprak kaddan ismiyle seyyar kadılıklar merkezinde ve gerek eyâletlerden tahkiki îcap eden bir iş toprak kaddan vasıtasiyle tahkik ve teftiş olu­ nurdu. Gerek devlet ve sancakta XVI. tımar sahipleri taraflarından herhangi bir haksızlığa uğradıkları zaman eyâlet ve sancak kaddarına ve Divan-ı hümâyuna vâki şikâyetlerini bunlar tahkik edip îcap ederse kendderine verilen emirlerle dâvalara da bakarlardı i. Nr. asır sonlarına kadar. Tahriren fî evâil-i şerh-i Rebiulâhıri-senete hamse aşer ve elf.. reâyâ taifesinden idi. zeamet. (1628 M. j . kanuna bakdmayarak icabında hareketler imtiyazına ve ortakçı ve haymana ve çeltikçi ve tuzcu ve celeh ve hakırcı ve kadı nâihleri ve şehir kethüdaları ve tekâlif-i örfiyyeden muaf olanlar askeridir.)'de tekid olunmuştur (Kanunnâme. sonra ehl-i berat olmuştur deyu kadılar dahi eder imiş.. 112. dâvaları topraklarmda ^y*^ Şer'î ile görüb hak. (Mühimme. Tarihinden anlaşddığına göre bu hüküm 1015 Rebiulevvel iblidalarmda (1606 Temmuz) verilmiş ve tatbikinde mahallî kaddarla olan ihtilâf üzerine 1038 H. müstahıkkma vasd olmak için toprak kadı­ larına mektub verip sancakbeylerinden ve zûamâ ve gayriden meclis-i şer'îye varmağa inad edib muhalefet edenler her kim ise isim ve resimleriyle yazıb arz olunmalarm emredib büyürdüm ki . vâki ise men ve defi edib eğer zikr­ olunan taifenin rüsumundan kuzat taifesi nesne almışlar ise geru mumaileyhin kassamlarma alıveresin inad edenleri yazıb bUdiresin şöyle bilesin ve baden nazar bu hüküm-i hümâyum kassamlann yedinde ibka edib alâmet-i şerife îtimad kdasın. emirler isimli mecmua. Keza köylülerin sancakbeyi. Ve mansıb tasarruf eden mülâzım külliyyen askerîdir ve ol mâkule kimesneler fevt oldukta asimdan avarız hanesinden idi. .. subaşı. Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen kitaplar). a.. Köyliderin sipahilerin aykırı şikâyetleri yine köylü ile olduğu gibi timarlı de köylülere yaptıklan sipahinin haksız muameleler. ^ Anadolu Beylerbeğbine gönderilen 15 Receb 979 (2 Aralık 1571) tarihli bir hükümde şöyle denilmektedir : "Beylerbeğliğinde olan beylerden ve alaybeğinden ve zuâmâ ve sipahiden sana varub şikâyet eden fıkaramn ve garibin dâvalarım istimâ edib. El-mahrûse bi-makam-ı Kostantiniyye (Suret-i emr-i şerif fî evâsıt-ı Cümadelûla 1038). hükümler. alaybeyi.

basub kârbanlar katlolunub. » Afüfcimme defteri. . 1567 M. sonraki mülki teşküâtımızda Bitlis vilâyetine bağh Genç sancağmın kazalarmdandı. Nr.)'de Anadolu Beylerbeyine gönderilen bir hükümde H a c ı isminde bir şahıs tstanbuTa gelip Yalvaç kasabasmda eski mahalle halkmdan H ı z ı r ve M e h m e d ve diğer arkadaşları hakkmda şikâyette bulunmuş bu şahıslann celbedUerek toprak kadüarı marifetiyle teftiş edilip içlerinde sipahi varsa hapsedilip keyfiyetin bildirilmesi ve sipahi değilse şer'an îcabeden muamelenin yapdması emrolunmuştur (Mühimme defteri. Nr.KADILIK 127 onlann da tevkif ve hapislerine dair valilere ferman diğer bazı gizh vale olunurdu*. (1573 M. 22). Diyarbekir Kulp Beylerbegisine hüküm ki. kaddanna ha­ Toprak kaddan. . muharebe zamanlarmda ve fevkalâde ah­ valde memleket inzibatiyle alâkadar olanlarla beraber hizmet Bey'in Salih. 480. meselâ 975 ( H . nzklan yağma ve hasaret olunub bilcümle bunun emsah envâ-ı fesadât ve şenaatler olub zikrolunan yerlerde sancak beylerinin subaşdan hırsuza ve haramiye muin ve zahir olub. 2 26 Rebiulevvel 981 (26 Temmuz 1573) tarihli bir hükümde Hereek'teki Hamzavîlerin (Melâmiye-i Hamzaviyye erbabuun) ahvalinin toprak kaddarı vasıtasiyle teftiş ettirilmişti (Mühimme. sancak beyileri dahi subaşdann ahvahne takayyüd edip hırsuzu ve haramiyi tutub hakkmdan gelmek uhdesine lâzım iken iğmaz-ı ayn edib ve tutulan bırsuzlarm dahi akçelerin alıp halâs edib siyaset etmedikleri ecdden hırsuz ve harami kesret üzere olub reaya ziyade muztaribü'l-ahval olduklan atebe-i > 981 H . Nr. zuhur edib yer yollar hüküm suretiıd aşağıya naklediyo­ sancağmda* hırsızlar ve haramiler yer cemiyet edib gece ile basıb ve adamlar k a t l e d i b . * KuUt. . teşekküllerin tahkiki de toprak gönderilirdi ^. 188 mm). sancağında bıdunmadığı sancağm muhafazasma verilmiş ve marifetiyle görürlerdi. Toprak kaddan hakkında daha umumi bir fikir vermek için 20 Zdhicce 978 (15 Mayıs 1571) senesinde Diyarbekir beylerbe­ yine gönderdmiş olan bir rum.) senesinde deniz seferine memur olan Kocaeli sancakbeyi B â l i zaman da Kocaeh alaybeyi memur olup maiyyetine hvası dahihnde fenalık yirmi altı timarh sipahi yapanlann toprak kaddan dâvalarmı görmesi emreddmiştir *. s. 7. 22 a.

7. ( 1 5 6 8 M . ) beyi ile Kütahya kadısına gönderilmiş tarihindeki bir hüküm sureti bizi aydınlatabilir. s. Bunlar hakkmda verilen hükmü Divân-ı hümâyun takdir ederek mahalline bildirirdi. kendin bizzat kalkıb toprak kaddan mari­ fetiyle zikrolunan mevazie varup dahi umumen hırsuz ve harami (taraflanndan) katl-i nüfus olmuşsa ve yollarda dahi karhan garet olunub esbab (esvab) ve nzk hasaret olunmuşsa ol mahalde mazanne ve müttehem olub hırsuz ve harami olanları ve hırsuz ve haramiye yatak ve şerik olub ve zahir olanlan tutub şer'i üe görülecek hususları şer'î ile ve kanunî olanlan kanun-ı mukarrer muktezasınca ve mûcib-i arz olub töhmet-i sabıka ile müseccel olanlan örf-i maruf üe görüb ^ südde-i kazığa vurub ve bdcümle hakaret edip saadetim canibine haklanndan edenlerin arzetmeğe tevakkuf etmeyib dahi kimin salb ve siyaset edib ve kimin gelesin . Nr. terekelerinin Zuemâ erbâb-ı timardan vefat tahririnde kazasker tarafından tereke tahriri işi kendilerine havale edilmiş olan toprak kaddan ellerinde kazaskerin mühürlü mek­ tubu veya bir hüküm olmadıkça hiçbir suretle kassamiye akçesi alamazlardı. yalmz mahaUî ^^'^1 ve nâiblere bırakmayıp tâ köylere kadar adalet işleriyle meşgul olmak ve halkın derdini dinlemek üzere şikâyeti çok olan mahaUere (bilhassa X V I . hakkında Hüdavendigâr (Bursa) sancak­ olan 976 H . asır sonlarına kadar) mehayif müfettişi denilen itimada lâyık kaddar gönderir ve bunlar vasıtasiyle dâva ve şikâyetler dinlenir ve neti­ ceye leri göre muamele yapıhrdı*. Mehayif Müfettişleri Osmanlı hükümeti hukukî işleri.128 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I uiyâma arz ve ilâm olmımağm bu hususa seni müfettiş tâyin edip büyürdüm ki varddcta. ^ Kanun-ı mukarrer mucibince. arzolunlanlar. 184. askerî sımfa mensup olanlardı. . Hüdavendigâr sancağı beyi Abdurrahman Bey'e ve Kütahya kadısına hüküm ki.. . ' Mühimme defteri. Mehayif müfettişleri gördük­ Divan-ı dâvalan ve yapdan şikâyetleri Mehayif müfettişi doğrudan doğruya hümâyuna arzederlerdi*. * Afe/uryı/teftişi hakkmda Başvekâlet Arşivi Divân-ı hümâyun mühimme defterlerinin dört üâ yedinci numaralarmda bir hayli hüküm vardır. .

a. gehp rikâb-ı muaUâma arzıhal etmeğe dahi kuvvetleri olmadığı bâisden hak­ larında mezîd-i merhametim zuhura getürüp sizin dahi kemal-i diyanet ve fart-ı istikametinize îtimad-ı hümâyunum olmağın zikrolunan sancaklann mezahm ve mehayif teftişini sana emredip büyürdüm ki vardıkta te'hir ve terâbi etmeyip her hangi canibden şurû etmek münasip ise varup teftişe şurû eyleyip dahi eğer beylerden ve eğer kuzat ve nüvvabtan. Eğer beylerde eğer kuzatda ve eğer sair zikrolunan taifede her kimin hakkı sabit ve zahir olur ise hükmedip aldınp ve dahi her kimin şer'e ve kanuna mugayir zulm ve taaddisi sabit ve zahir olur ise ve taaddileri ve zulümleri ne makule nesneler ise mufassal ve meşruh defter edip dahi yazıp arz eyUyesin ve anun gibi hiyn-i teftişte fesad ve şenaatleri sabit ve zahir olup salbi v e siyasete veya kat'-ı uzva müstahik olanlardan şunlar ki sipahi emrim ne veçhile tâifesidir veyahut arza muhtaç kimselerdir. dümek suretiyle K Y I .' Ânım gibi arza muhtaç olmayanlan f^j^ şer' ile lâzım geleni mahaUinde icra edip sairlerine mûcib-i ibret ve nasihat vaki ola _ . eğer beylerbeği ve sancak­ beyi subaşdanndan ve zuemâ ve sipahi taifesinden ve eğer sair reâyâ ve kura ve kasabat halkmdan her kimden ise gelip dâvay-ı hak edip tazallüm ederler ise bir defa şer'î de fasi olmuş olmayıp on beş y d mürur etmeyen kaziyelerin onat veçhüe hak üzere teftiş ve tefehhus edip göresin. 9 . asırda katleceza görmüşler iken sonradan iş ihmal edilmiş ve bu asır sonlarmda İran ve Avusturya seferlerinin uzun sürmesi dolayisiyle memleket ahvahne bakdamamış ve adalet namma hemen bir şey kalmamış ve bu hal.KADILIK 129 Hâliya Kütahya ve Karahisar Bancaklannda sancakbeyi subaşılan ve zuemâ ve kuzat ve nüvvab ve sipahi ve bilcümle ehl-i örf taifesi reayaya zulm ve taaddileri olup. sudur eder ise mucibince amel oluna. timiyt TttkiUUt. kadı ve nâiblerin cüretlerini Semendire arttırmıştır. Nr. Bunlardan haklarmda şikâyet edilenler. sancağmdaki kaddann köy köy gezerek mezar- hklan dolaşıp yeni gömülmüş ölü kabri bulunca bunlann metru* Mühimme defteri. 7. 658. Kaddar memlekette adaleti tatbike memur ol- Kadılar ye oaker- ler hakkında tahkikat bu duklarmdan vazifeleri pek mühimdi.

s. badehu Biga kazası mahlûl olub talep eyledim vermeyip Niçin ruznameyi görüp tamam hakikat hale vakıf ol­ azledersiz dedi. Nr. 246. bî-günâh olup bdâ sebep azl olunduğu zahir ohcak geru yeri mu­ karrer olmak kanun-i Pâdişahî iken ben yerimi talep T a ş k ö p r ü l ü .z â d e ' d e n midâzım cevap verip : Zikrolunan kaza-i mezkûr yeniçerilikten midâzım olana tevcih olunmağı kapı ağası (Babüssaade ağası) murad edindikte dahi eski ve müstahik kimesneler vardır dedim. Cümlesin Pâdişah-i âlem-penâh bir yeniçeriye verdi eyledim dedikte vermedi. kaza-i mezbur bana sadaka olunup dahi iki yıl beş ay müddetim var iken bdâ sebeb beni azledip yerimi V e l i nâm kimesneye tevcih eyledi deyu tazallüm edip mezkûr kaz­ asker efendiden sebebi sual olundukta cevap verip : — "Arap defterdarı M e h m e d Çelebi on dokuz kaza defter edip kaddan avanzlarm eksik teshm ettirilmeyip ve eksik teshm edenlere azl emrolundukta zikrolunan defterde kaddann esamisi yazılmamağın avarızı eksik teshm eden mevlânay-ı mezbun anlayıp yeri mezkûr V e l i ' y e teshm olundu. Meğer avanz teshm eden bundan evvel kadı imiş. Hele siz anlamda bde arzedin deyu ibram eyledi. 27.130 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI kâtı kısmet olunmak gerektir diye halkı soymak istedikleri ve bu yüzden halkın yerlerini bırakarak dağdmağa başladıkları Semendire sancakbeyinin şilmiştir i. . dedikte mezkûr B u d a k bilmukabele : — madan edip : — Bir kadı ki hdâf-ı vâki cürüm isnad olunmakla azl oluna. Mezkûr B u d a k tekrar takrir-i kelâm * Mühimme defteri. sene 983. Kanunî Paşa'nm olan S i n a n şikâyetçilerle şikâyetler Sultan Süleyman zamanında ve Rüstem mâzul sadareti esnasında Anadolu kazaskerhğinden yazması üzerine hükümetçe tahkikata giri­ Efendi'nin kadı tayinlerindeki gayr-ı kanunî hare­ beraber tahkikat yapılmış ve bu tahkikat evrakı pâdişâha yapdan takdim edilmiştir. vakıa olup buna hayfolunmuştur. Müteaddid tahkikattan misaUer : ketinden dolayı şikâyetler olduğundan tâyin edilen bir müfettiş ve sadr-ı âzam vasıtasiyle dolayısiyle Y e v m î otuz akçe de Hısn-ı Mansur kadısı olan Mevlâna B u d a k gelip.

II. Ahmed zamanmda neşredden adaletnâme yüz kızartıcı olup daha aşağıda sırası gehnce bundan bahsedeilecektir. s. s. 1506 mükerrer. Raşid tarihi. edihrlerdi*. I. dâvası görülmek üzere Kaddann şer'e ve hakka mugayir hareketleri hakkında I. 4 5 4 . s. = 1560 Haziran). Bu esnada orduy-i hümâyun-i nnsret-makrunuma kadı nasb ve tâyin olun­ mak lâbüd olduğundan sen müstahsenü'l-etvar ve sahibü'd-tedbir ve ehl-i Um ve fakıh olup. 6. 57. s. Sabık Şuhvd kadısı olup Bolu sancağma tâbi Viranşehir'de oturmakta olan Kadı Muhyiddin'in bağb olarak İstanbul'a gön­ derilmesi için BoİD sancakbeyine hüküm (Sene 967 H. Nr. Nr. serdar-ı ekrem olarak giderler. Orda kadılığı ^s™*"^* pâdişâhtan sefere gittikleri zamanlarda askerî sınıflarm kaddan olan Rumeli ve Anadolu kazaskerleri de ordu Ue beraber giderek kendUerine ait şer'î işleri görürlerdi. kazaskerler ise pâdişâhla beraber kalırlar ve bunlara vekâleten ordu kadısı ismiyle mevah denUen büyük kaddann mâzuUerinden Uyakat ve malûmat itibariyle bir değerUsi tâyin olunurdu ve buna şeyhuUslâm konağında kazas­ kerlere yapddığı gibi merasimle tâyin beratı verUerek hU'at giy­ dirilir * ve tâyini kendisine bir fermanla bUdiriUrdi ^. beylerbeyi veya başka mahallin kadısı ve­ yahut hem beylerbeyi ve hem kadısı müşterek olarak memur Hattâ bazı kaza kaddan mahfuzen ve bağh olarak Divan-ı hümâyuna sevk olunurlardı^." şikâyetler üzerine işin ehemmiyetine göre vaki tahkike sancakbeyi. ' Mühimme defteri. bUâ ivaz velâ garez din-i mübîn uğruna niyet-i halise Ue kabul ve fisebiliUah azimet edeceğini izhar eylediğia ecUden hâliyâ hakkmda mezid-i inayet-i aliyye-i şâhâne ve >^j* mezit-i re'fet-i seniyye-i pâdişahânem zuhura getürülüp işbu bin iki yüz on beş senesi Cemaziyelûlâsı gurresinden avâtıf-ı aliyye-i mfliûkâne ve avârif-i behiyye-i hnsrevânemden şeref . 516.J.yâfte-i sudur . Pâdişâhlar seferi terk ettikten sonra vezir-i âzâmlar. IV. Bu tahkikat dosyası diğer şikâyetleri de ihtiva etmektedir.KADILIK lıazretiııe arzettikte ana sadaka buyurdu dediler*. 546. * Mühimme defteri.. 131 Neticede Sinan Efendi'mn Kaddar beraeti zahir olmuştur. RumeU ve Anadolu'da mansuh mazul kadıları iktidarlı ve doğ­ ru olanlarımn isim ve maaşlarım havi 928 Muharrem (1521 Aralık) tarihli bir defter Topkapı Sarayı Arşivinde 669 numaradadır. 565. 304.. * D'ohson c. c. Nr. • Sabdca Bağdad kadısı Nevşehirli H a s a n Efendi'ye hüküm ki. * Topkapı Sarayı Revan kSfkü kitapları.

^ "Medine-i Fi{i6e'den mâzulen ordu kadısı olan Alaşehirli A b d u l l a h E f e n d i . bezl-i makdur ve sâyi mevfur eyliyesin. olan hatt-ı hümâyun-i şevket .. s. Bu kara ordusu kadısından başka donanmaya tâyin edüen kadıya da ordu kadısı dendirdi.. orduy-i hümâyun kaddığma gurre-i merkumeden sen mutasarrıf olup orduy-i hümâyunumda asâkir-i islâm-i zafer .. II. . Duyurdum ki . c. orduy-i hümâyun kadısı olaıdara mezid-i ikram ve tazim deb-i kadim olmağla birden Mekke-i Mükerreme kazasiyle tekrim ve emsal ve akram üzer­ lerine takdim olundu {Raşid tarihi.encam beyninde icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye-i nebeviyyeye. gurre-i ca sene 1215 (Bu sırada Mısır seferi vardı)..maknmum mucibince orduy-i hümâyun-i nusret .makrunum kaddığmı sana tevcih ve inayet edip flâmı için....132 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Ordu kaddığı hem vazifesi ve hem de meşakkat ve mahru­ miyeti cihetiyle ağır bir iş olduğundan bu hizmette bulunanlar tebdil edUdikleri zaman derecelerinden daha yüksek derhal tâyin edihrier ve haremeyn mevleviyete Mekke mevleviyetlerinden kadısı olurlardı*. 577. tâyin olunmuştur.. Bunun tâyini Rumeh kazaskerine ait olup bazan kaptan paşanın tanıdığı hyakath bir zat da kazas­ kere yapdan Utimasla tâyin olunabihrdi *. s. 105 ve sene 111). IV. c.. » D'ohson.

s. Silivre kazalan Eyüp yani haslar kadıhğı hududu içinde bulunuyordu.) itibaren biri İstanbul surları dahilinde ve diğeri sur haricinde Eyüp. Çatalca. (Onsekizinci asırda İstanbul. II. 293. 137). I. asırda tstaıAul Hayatı (Ahmed Refik). 485. Çekmeceler ve Çatalca etrafı ve diğer ikisi de Galata ve Üskü­ dar ve mülhakatı olmak üzere dört kadıhk vardı. sena 1154. m m tıkası dahilinde üç yüz köy ve kırk nahiye olup buralarda yüz elh 1 HicH XII. * Evliya Çelebi seyahatnamesi. .ONUNCU BÖLÜM İSTANBUL KADILIĞI vilâyeti hududu dahilinde tManbnl re biIâd-ı bugünkü İstanbul Mİflse kadıhklan fetihten (857 H . = 1 4 5 3 M. a. Evliya denilen Ç e l e b i ' y e göre X V I I . 289. Galata kadısınm mahkemesi arapcamii yakınmda idi. HadımkSy. Eyüp nadiren İstanbul Havass-ı verilmiş. Büyükçekmece. asırda İstanbul'a ait hâtıralarım ya­ zarken Eyüp kadılığı içia şöyle diyor: "Eyüp beş yüz akçelik bir moUabk olup Çatalca. iskele ve hmanlanna karışıp sur haricindeki yerler ve Boğazm Anadolu ve Rumeh sahillerindeki köyler ve kazalarm hudutları aynimıştı. s. s. ' F a t i h S u l t a n M e h m e d zamanında ilk İstanbul kadısı H ı z ı r Bey'den sonra buraya MoUa H u s r e v tâyin olunarak kendisine hürmeten Eyüp. Boğazın Anadolu sahih Üsküdar kadıhğma ve Rumeh sahih Galata kadıhğma aitri. mollası refia denihp ^ diğer üç veya kısa olarak kadıhğma haslar kadılığı adı Galata ve Üsküdar kadılıkları ise zikrolunmuştur *. Bunlardan sur içindeki kadıhğa İstanbul kadıhğı ve hâkimine de İstanbul kadısı ve İstanbul kadılıktan isimleriyle efendisi. ' Seyyah İ n c i ciyan. İstanbul kadıhğı sur içindeki mahallelerle surun deniz ta­ rafmdaki sahil. Galata ve Üsküdar kaddıklan da vazifesine ilâve edilmiştir (Şakayık tercümesi. Burgaı ve Terkos nahiyeleri ona tâbidir" demektedir. s. Eyüp kadısınm birer naibi bulunurdu. Midye. tercüme eden H r a n d A n d r e a s y a n . 76). Silivri. X V I I I . 363. Küçükçekmece. e. Ereğli. 153. vardı*. Uzunova'da Büyük ve Küçük Çekmeceler. Çekmece. asırda Eyüp kadıhğı etmek suretiyle yedi se­ yüz köye hükmedip kazası dahilinde yirmi altı nahiyede nâib vekilleri Âdilâne hareket nede on bin kuruş gelir teinin ederdi ki zamamna göre mühim bir varidattı *. Terkos.

463. icabında zabıta de birhkte vazife görürlerdi. SENEVI Üsküdar kadısının mıntıkasında beş nâib vardı. naibi vardı. . Bundan başka Boğazın Rumeli tarafındalti olmayan işler bu kaddık vasıtasiyle görülürdü i. 472. nâiblikleri mahreç rında Yeniköy Beşiktaş. Edirne kaddığında bulunanlar veyahut bunlann payesini alanlar tâyin edihrlerdi. 295. harp levazımını tedarik etmeğe. X I X . c. s. Diğer üç kaddığın dereceleri zaman zaman küçülmüş ve büyü­ müştür. hulâsa askerî başka mıntakaları dahdindeki bütün işlere bakarlar. 432. Erdek ve Bandırma kazalan da Ga­ lata kadıhğma tâbidi. Kasımpaşa. alış verişlere. Kanun üzere istanbul kadılığına Mekke. Bunlardan Eyüp kaddığı 1185 H . geliri kırk bin kuruş tutardı. ile Beşiktaş'a Marmara mevahsi adası ile Mudanya Kapıdağı.) senesine kadar Devriye denden küçük mevleviyetlerden iken bu sene haz­ ret-i H a l i d b . Z e y d E b û E y y ü p Ensarî'ye hürmeten mahreç 1 Evliya Çelebi seyahatnamesi. naibi Gebze. V. Ka­ dımn Kartal. Her üç kaddık da mevleviyet denilen büyük kaddıklardandı. Boğazın Beykoz'dan başka Anadolu sahdinin şer'î muamelâtı Üsküdar kaddığına aitti. istanbul kaddığı derece ve ehemmiyeti itibariyle bu üç kadı­ lıktan yüksek dolu olup X V I . s. Galata moUası namına birer nâible idare askerî edihrlerdi. asır Mar/nara'daki nâibhği hariç olarak Kasımpaşa olunmuştu. X V I I . Kaddar şer'î dâvalardan başka herhangi bir işe ait hukukî dâvalara. mevahsinden olurdu. halkın ihtiyacı olan işlere. esnafın narh usulüne. Yeniköy veya Istinye ortala­ de Galata mollalığına tâyin bağlı idi. 440. c. asnn ikinci yansından itibaren Ana­ kazaskerhğine namzed olanlara yani Anadolu kazasker­ hği pâyesiyle istanbul kadıhğında bulunmuş olanlara verihrdi. memleket dışına işlerden çıkardacak eşyaya.134 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I akçe yevmiyeli nâibleri vardı ki bunlardan birisi Tophane'deki ayak nâibhği idi. 462. Şile ile Anadolu Kavağı'nda birer asır ortalannda Üsküdar kadısı mahreç vardı*. s. I. Buralar. Bursa. I. Beykoz kazası Üsküdar mevleviyeti da­ hilinde ise de Müneccimbaşdara meşrut olduğundan onun tara­ fından yüz eUi akçeh Pendik. A Evliya Çelebi seyahatnamesi. (1771 M. memnu eşyanın çıkardmamasına.

Sahn müderrisliğinden Bursa kaddığma tâyin ve oradan da tstanbul kadısı olmuştur (Şakayık zeyli. s. Meşrutiyetten sonra bu merasim kaldınlmıştır . (1720 M. asrm Edirne XVI. Atâyî. 205.) İkinci Meşrutiyetin ilâmna kadar Rumeli ve Anadolu kazaskerleriyle tstanbul kadısı tâyininde merasim yapılırdı. a. 13. c. asırdan îtiba­ ren İstanbul kaddığma Mekke ve Edirne moUalan ve 1132 H . akçeden yukan X V I . danişmend efendiler tarafından binişleri giydi­ rilip sonra şeyhulislâmm yanma girerler. bir müddet oturup kahve içilmesini mütaakıp çıkarlar ve yine danişmendleıj mansıb sahibinin arkasma düşüp dai­ resine götürerek makamma oturturlardı. * Kanunnâme-i Al-i Osman. * Vasıf tarihî. tstanbul zaman asır sonlariyle asırda beş yüz akçehk mevleviyetler artınca yeni bir kanunla mevleviyetler derecelere aynldı ve Mekke ve Edirne'den kaddığma gelmek mümkün olmuştu. asrm ikinci yansmdan îtibaren kırk Unin tâyinleri olan Hâriç medreselerinden itibaren bütün müderrislerle meva­ şeyhuUslâmlann vezir-i âzam vasıtasiyle takdim ettikleri arz tezkeresiyle yapddığından mevaUden olan tstanbul kadısmın tâyini de o suretle olurdu. fakat kanun üzere tstanbul kaddığma namzed olanlar evvelâ tstanbul kaddığı payesini alıp sonra sırası geUnce Anadolu payesini aldıktan sonra bilfiü kaddığa tâyin ediUrdi^.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 135 mevleviyeti derecesine yükselmiş ve Halep üe Selanik mevlevi­ yetleri araşma konulmuştu*. İstanbul kadısı Mevleviyetlerin en yükseği ve taht kaddanmn son merhalesi olan İstanbul kaddığma gelmek için X y . s. Daha sonra bilhassa X V I I I . Mekke ve Medine kaddıklarma Haremeyn kadılığı ve kadılanna da Haremeyn mevalisi deniUrdi. Tâyin olunanlar şeyhuUslâm dairesine gelirler. . Fatih Sultan M e h m e d ' i n kanunnâmesine göre büyük mevleviyetlerin yani beş yüz akçeUk kaddıklann dereceleri beylerbeyüerden bir derece aşağı olup defterdarlarm alt tarafmda oturmalan icap ediyor idiyse de tstanbul kaddan defterdarların üstünde otururlardı ve dereceleri beylerbeyüerle müsavi idi*. 183). * E b u s s u u d E f e n d i . 20. asrm ikinci yansından bazan Sahn-ı hklan mahreç seman olmuş ve çok ise de* X V I . (1326 M.) 'de Medine kaddığınm da Mekke derecesine çıkaniması üzerine her iki kadılıktan birisinde bulunan zatm tâyini kanun oldu. II. ortalanna kadar ve Bursa kadıXVII. ' 1908 H.

387. Nr. vasi tâyin ve azli. gaib. mi­ ras. B . sâk. 771. asnn ikinci yansmdan itibaren tatbik eddmiş olduğu ihtimal dahilindedir ki bu mütaalâayı Atâyi'nin kayıtlanndan anlamaktayız i. saray vesikaları. mübaşir. 616.) taıihU bix vesikada pâdişahm İstanbul kadısma her ay beş yüz kuruş verdiği görülüyorsa da (Cevdet tasnifi. (1773 M. asnn sonra bunlara maişetine başlamedar olmak verilirdi*. Mahkeme tahmini edddiğinden kadı'mn maaşı beş yüz akçe yevmiyeh mevleviyetler derecesinde itibar eddmiş olmakla bereber bunun çok üstünde bir maaş elde ederdi. nikâh. 658. muayyen konağı­ kaddığma eddenlerin kadısının maaşı resmi bir makamlan olmayıp oturduğu nın birkaç odasım mahkeme ittihaz de dâvalan orada dinlerdi. • 1187 H . 25. * Kavanin-i Âl-i Osman der hülâsa-i mezamin defter-i divan (Ayni Ali Risalesi.136 OSMANLİ DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İstanbul kadılanmn müddeti diğer mevali gibi bir sene olup bunun hangi tarihten başladığı sarih olarak bilinememekte ise de kaddann adedinin artmasma mebni bir sıra tertibi lüzumu hasd olmuş ve bunun da X V I . . bunun ve maiyyeti olan bab naibi. Mâzul İstanbul kadısı bir derece yüksek olan Anadolu kazas­ kerhğine geçmek için evvelâ bu makamın payesini ahp daha sonra sırası gehnce bilfid Anadolu kazaskeri olurdu. çuhadar ve sair hademelerinin muayyen maaşlan geliri olmayıp bunu olarak şer'i hesap hasdâttan ahrlardı*. 485. 5910) bunun maaşı olmayıp şolısa mahsus bir atıyye olduğu Enderun hazine­ sinden verilmesinden anlaşdıyor. asır arpahk nna kadar yüz yirmi ve bazdanna riayeten iki yüz akçe yevmiye Daha suretiyle bir kazanm hasdât-ı şer'iyyesi tahsis olunarak oraya kendisine vekâlet etmek üzere bir nâib yoUardı. fakat bu usul getirilerek kati surette tesbit eddmeden evvel İstanbul kaddığmdan Anadolu kazaskeri olan ve sonra tekrar İstanbul kadıhğma oradan RumeU kazaskerhğine letanbnl İstanbul tâyin eddenler tâyin de görülmüştür. sonlan ve X V I I . İstanbul kadısı şer'i muamelelerden yani sicil. 99^. yetim mallan ve sair işlerden kanunen 1 Atâyi. İstanbul kadılığını fiden ifa eden bir zatın bir senelik müd­ deti bittikten sonra Istanbıd kadısı mâzulü olarak üzere X V I . a.

asırda kazaskeri yapardı^. beşi mahkeme kâtiplerinin olarak yirmi beş akçe ve nikâh olan seyyibe (dul) ise kadmm on beş. nakl-i şehadet vesair muharrerattan kadı için resm-i kitabet yirmi. kâtipler için beş akçe ve sicille yazdan kazâyâdan sicU resmi sekiz akçe ve ıtıknâme (azad kâğıdı)den altmış altı akçe almıp bu­ nun ellisi kadıya ve on altısı mahkeme kâtiplerine ait olurdu. Galata çarşamba divam Üsküdar kaddariyle birhkte Paşakapısı'na yani Babıâh'ye giderlerdi. o gün vezir-i âzam divan­ haneye çıkıp dâva dinler ve kaddara ait şer'i dâvalar varsa on­ ları da mmtıkalarma göre tstanbul kadısı ile diğer kaddara dinle­ tirdi. narha dair olan işler hakkmda lüzum hasd olursa o vakit vezir-i âzam İstanbul ile Belediye işlerine bakan İktisap Ağası'ndan . çıkmadığı takdirde kadı mahkemesine dönerdi'. Yine kanun üzere imzadan on iki mürasele (muhabere ve mükâtebe) den altı akçe ve resm-i kısmetten binde onbeş alınırdı. 4. * Mühimme defteri. Bu. 542).ÎSTANBUL K A D I L I Ğ I 137 muayyen bir ücret alırdı*. 581. s. Nr. Eğer vezir-i âzam şehre teftişe çıkarak iaşe ve narh iş­ lerini kontrol etmek isterse tstanbul kadısı da beraberinde bu­ lunur. solunda Galata ve Üsküdar kaddan otururlardı*. Şer'i hüccet. Bu divanda vezir-i âzamm sağmda tstanbul ve Eyüp kadı­ ları. toprağmda bu­ lunduğundan muamelât itibariyle mercii Rumeh kazaskerhği idi. * Istabul kadılığmda thtisab Ağası demlen bir memur vardı. Bu hususlardan dahi tekid-i azim üzere emr-i Sultani vârid olmuştur" Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. s. s. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. ' "Her hangi vUâyette ki kuzat ve kas samlar tecavüz eyliyeler vükelây-ı saltanat olan valUer men ve def edeler. s. Rumeh maruzatını Rumeh ziyade X V I . Vezir-i âzam kola yani İstanbul'u teftişe çıktığı zaman nerede durursa tstanbul kadısı üe Yeniçeri Ağası karşısında yer ahrlar ve kendilerine kadısı sorardı 1 Kanunnâmede nikâh akdinde bakire ise yirmisi kadmm. Çünkü tstanbul. kadı sorulmadıkça şehirde söze kanşmazlardı. hümâyuna Pâdişâha şikâyet olan edilirlerdi*. 64. s. IV. bu miktar para rayici sebebile sonradan bir mik­ tar arttırılmış ve sicU suretinden on dört ve hüccetten otuz akçe alınmıştır (Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. e. 541. 541. Verir i âzamin 1^**^""*^ kadısı her çarşamba günü Eyüp. kâtibin beş akçesi vardı. * D'ohson. Çarşanba Divam öğleye kadar devam edip sonra yemek yenihrdi. Bu muayyen kanunî ücretten alanlar Divan-ı tstanbul vasıtasiyle kadısı. 503. Bn.

tepeci geniş alt tarafı dar bir başlık olup X V I I . mantar amameli kethüda ve kırmızı mücevvezeli^ muhzırlar. . Bunlar esnafı kontrol ederler ve aym zamanda Ihtisab Ağasımn her esnaftan alacağı paraları tahsil ederlerdi (Kavanin-i Osmanî ve Rabua-i Asitane. . Bu teftiş esnasında narhtan ziyadeye veya okkada eksik satanlara falakaya yatırdarak dayak atdır icabında boyunlanna tahta güUe geçirmek suretiyle ederdi *. E v l i y a Çelebi de Ihtisab Ağası için şöyle diyor : "Ihtisob Ağası cemi-i ehl-i sanayie hükmedip tâzir ve siyasete ve bey'i ve şirâsmda bilâf edenin tekdir ve tevbihine me­ mur bh. I. s. Evvelce bu bizmet fahrî olarak mûtemed bir şahsa verilip bu hizmeti mukabele­ sinde kendisine bir mansıb tevcih edilirken sonra muhtesiblik denilen bu iş mukataa suretiyle marttan marta bir sene müddetle iltizama verilir olmuştu. 5). ahyanen vezir kulunuza ısmarlan İstanbul efendisine tenbih eyleyip narh ahvalini bir hoş görsün. nın kol gezmesi bizzat kendisi de esnafı kontrol etmek üzere maıyyetinde bir heyetle falaka deynek v e terazi taşıyan adandan da olduğu halde kola çıkardı. sıkça sıkça şehri gezip dolaşsm.hâkimdir" (C. sonra kendisi bilür deyu muhkem tenbih lâzımdır" f JCofi Bey'in Teşkilfy Mecmuası. İBtanbnl . Bu teftiş esnasmda kadımn başında örf denilen resmî büyük kavuğu maiyyetinde muhzırbaşı de keçeli çuhadar.). . . . <. Muhtesibin her bir dükkândan muayyen bir parası vardı. * Mücevvete. Eksik satanm boğazına talıta gülle geçirir. şehrin cümle maslahatım ol görür. vezir İstanbul'a ait narh muamelelerini görür ve İstanbul kadısı veya muharebe cephe­ onunla temas ederdi. Pâdişâh Edirne'de sinde bulunduğu zaman kazaskerler de onunla beraber bulun­ dukları için İstanbul kerleri i temsilen kaymakamının akdettiği kadısı bulunarak divanda kazas­ İstanbul dâva dinlerdi i.138 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI Vezir-i âzam seferde ise onun vazifesini sadaret kaymakamı görürdü. . Pâdişâh Edirne'de bulunup devlet merkezi oraya nakle­ İstanbul kaymakamı olarak bir dilmiş ise o zaman İstanbul'da. deynek vurur. ' Muharebe sebebiyle Pâdişahm ve anınla beraber kazaskerlerin Edirne'de bulunmalarma mebni ls(an6ura ait hükümlerin İstanbul kaymakamiyle İstanbul kadısma gönderildiğine dair ordu şikâyet ve mühimme defterlerinde bir hayli malûmat vardır. kuloğlanlan ve yuteşhir marifetiyle esnefm satacağı eşyaya narh koyar ve ekmeğin çeşnisini tutardı. sadrâzamla olan teftişten başka kadısı. asır . s. İstanbul kadısı. . .. 7). ^ "İstanbul kadısı cümle şehrin ne kadar pazarcı ve ekmekçi ve kasap ve cümle ehl-i biref ve ehl-i dükkâna narh verir. . Muhtesibin maiyye­ tinde doksan iki kul oğlam ve on iki bölükbaşı bulunurdu.

deynek. Yalnız renkleri Ue ayırt edilirdi. * Naima tarihi. V. * İstanbul kadılığı muhzırbaşısı terfi ederse kanun üzere kapıkulu süvari bölüğüne çıkardı (Mühimme. s. Müddetiıd doldunıp değişince yeni istanbul kadısı olan da kendi evini veya konağmı mahkeme yapardı*.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 139 kanda söylendiği gibi falaka. tsionlıul kadısı istanbul kaddan kendi evlerinde dâva dinler- mn dâva dinlemesi lerdi. İstanbul kaddığı mahke­ mesi tesis edilerek davacılar bu seyyar halden kurtulmuşlardır. basılmamış ikinci eik. 4. V. İstanbul kaddan muhzırlarınm başlanna kırmızı mücevveze giymeleri 961 H . 344). O tarihe kadar yalnız kaddarm muhzırları kırmızı mücevveze giyerlerdi (Âli. dâvalarda ona vekâlet eden bir nâib ile muhzırbaşı. tstanbıd kadısmın mahkemesinde bâb yani kapı naibi denden ve kadınm işinin çokluğu sebebiyle dinlenecek bulunup vazife görürlerdi *. Bu hal 1252 H . vasi azl ve tâyini. ' 1187 H. 3). terazi taşıyanlar olduğu halde kalabahk bir maiyet bulunurdu i. aile dâvalan ve buna mümasd şer'î dâvalardan başka esnaf arasmdaki şikâyet dâvalarmı dinler. aralanndaki ihtdâfı hallederdi. e. 344. (1773 M. selâhiyeti dışında olan veya haUedemediği idari ve örfî muameleleri Divan-ı hümâyıma arz üe ferman ge­ tirtir ve ona göre hareket ederdi. Nr. sonlanna kadar vezir-i âzamlar da giyerlerdi. s.) *de İstanbul kadısı olan zatm hanesinin Saraçhanebofi'nda olduğu göriUüyor (Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen yazmalardan. istanbul kadısı mahkemesinin muay­ yen bir yerde olmaması yüzünden davacılar sıkıntı çekerlerdi *. 58 numaralı mecmua.. s. Halep ve Selanik kadUarııun muhzırbaşdan da timarlı sipahi olurlardı. Kadı." (Naima tarihi.. Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin muhzırbaşdarı timar Ue Dergâh-ı âli çavuşu.) *de İVıfcsor'Iı M u s l i h u d d i n Efendi'nin İstanbul kaddığı zamamnda kanun olmuştur. varak 124b). muhzırlar ve çuhadarlar Kadı. (1554 M. Mahkeme muhzırlarmm kırmızı mücevveze giydikleri görülfiyor. s.) senesine kadar devam etmiş ve sonra bâb-ı meşihat denilen şeyhülislâm kapısı'nda. Şam. yukanda göriddüğü üzere nafaka tâyini.c. " Evasıt-ı Şevvalde R a h m e t u l l a h E f e n d i istanbul'dan azlolunup yeri emin-i fetva Ş e y h Sinan-zâde M e h m e d Efendi'ye verilip vezire varup el öpüp çarçamba günü divana (vezir-i âzam divanma) varup gelip hanesinde küttab ve nüvvab için tahtabendler yaptırıp. . (1836 M. miras. 56).

evlerin önlerine şahnişin ve çardak yapdmaması. kayıkçıne ahnması. üzerine yaptıkları tahkikata ve her bir sınıfın ölçiderine ve bu ölçülerin değiştirilmemesine. serpuş giyilmesine ve bunlann nizamına bakdması (çünkü kimlerin ne gibi serpuş giyecekleri muayyendi) su işleri. İstanbul'un sıhhat işleriyle ilâç. muhtehf vakıflardan kasap akçesinin tahsih. fazla yük taşımamalan. Kalpazanlarm kontrolleri. hayvanlarm men için tedbir tahammüllerinden kontrolü. dokuma. kethüda miktarına ve gediklerin ve yiğitbaşdanmn arttırdmamasına şikâyet esnaf. çuhanın cinsine göre fiyat konarak satdması. hamallarm nizamı. para rayicine dikkat olunması. kerestelerin envaiyle boy ve enlerinin nizamma uygun olması. İstanbul kadısı borçluyu hapsetmek selâhiyetini haizdi. Mimarbaşı. dokumaların ölçüleriyle boyalarmın bozularak sanata hde kanştınimamasma dikkat ettirir ve bunları nâibleri ve bihrkişi vasıtasiyle kontrol ettirmek suretiyle bu husustaki dâvaları ve şikâyetleri dinlerlerdi. Subaşı ile Ihtisab Ağası. içecek ve giyeceklerinin suretle tevzi edileceği. tetonbal kadısı nın diğer vazifeleri İstanbul kadısı yalmz sur dahihnde yukanda saydığımız dâvalara bakmayıp şer'î vazifesine ilâve olarak ticaret. kaldınmlann tamiri. kadı bu işleri görürken lüzumu hahnde yeniçeri ocağmdan Asasbaşı. yangmlarm sirayetini tabib ve cerrahlann teftişleri. ehşleri ve iaşeye müteaUik İstanbul şehrine ait olarak bir kısmım aşağıda zikredeceğimiz belediye işlerinden de mesuldü ki bu hal vazifesinin ne kadar ağır ve şümullü olduğunu göstermektedir. sanat. Kadı bu hususta elindeki fermana göre muhtehf esnafın diıkkânlannm şeyh. İstanbul. odun ve kömürün narh muci­ bince satdması. ayakkabdarm nizama göre yapdması. et narhına dikkat eddmesi bedestendeki esnafm ve dellâllarm hilelerine meydan verilmemesi. narhtan fazlaya satdan eşyadan dolayı yapılan şikâ­ yetlerin tetkiki. münase­ betsiz kadınlann teftişleri. Çöplük subaşısı (tanzifat âmiri) diğer hükümet adamlarmdan yardım görürdü. amele ücretlerinin lann nizamı. yiyecek.140 OSMANLI D E V L E T l N Î N İLMÎYE T E Ş K I L A T I İstanbul esnafı işleri mahkemeyi en çok işgal eden mesele­ lerdendi. ibrişim ve seraser . gümüşün simkeşler tarafından sûistimal eddmemesi. cami yakmlarmda ve mahalle ara­ larında meyhanelerin bulunmaması.

şeyler. bir muharebe vukuunda kapıkulu ocakolan orducu esnafmm olan Halkın sıkıntı gelince şevkleri *. şayet bir lütf-i mahsus olarak ecnebi memleketine leket ihtiyacma yiğitbaşı eşya çıkardacak olursa bunun mem­ ihracına müsaade edümesi. sıhhat işleri ve tabiblerin kontrolleri takdim ettikleri arizalar leri cümlesindendi. kurşun. Şimdiki halde. balmumu. Onlann bu gibi hususlarda Divân-ı İstanbul kaddığma gönderilirdi. zift ve koyun derisi de menedilirdi (Mühimme defteri. * Bu hususta Divân-ı hümâyun mühimme defterlerinde yüzlerce hüküm vardır. Nr. esir ticareti. . sahtiyan. bunlardan bir kısmı merhum A h m e d R e f i k B e y tarafından hicri X I . at. tessekte vermiyecekse her smıf kâr ve kisb sahiplerinin yani esnafm şeyh. beş nefer çakşirci.. altı nefer nalçacı. ev inşasmda başka yerde tüfenk dikkat edUecek yapılmaması. pamuk ipUği.. miri imidâthaneden tarafına lariyle zamam leket gelen gemi ve kayıklarm birlikte dışma sefere gidecek çıkardmaması*. Bir kısmım da alâkadar olanlarla işbirhği yaparak h a l l e d e r d i M e s e l â İstanbul'daki bina işleri Mimarbaşıhekimbaşımn vazife­ hümâyuna mn. sekiz nefer çizmeci. mahallelerde kefilsiz olarak hiç kimsenin oturmaması. ^ İstanbul Kadısına hüküm ki. bakır ve demirdi. sekiz nefer nalband ve beş nefer palanduz. yedi nefer aşçı. kethüda. Veliyyüddin Efendi kütüphanesi. 61. beş nefer saraç. sekiz nefer papuççu. iki mumcu. meşin. on üç nefer cevfuruş (arpacı) ihraç olunmasmı emredip bnyurdum ki. iki nefer eskici. yedi nefer muytab (mutaf).ÎSTANBUL K A D I L I Ğ I 141 denilen kumaşın muayyen ölçüde ve hamurda olması. gön. sekiz nefer bakkal. barut. lâle soğanına narh konması. İstanbul gediklerin kontrolleri. sefer-i hümâyuna azimet eyleyip orducı ihraç olunmak lâzmn olmağm mahrusa-i tatanbuPda altı nefer kasab. bir nefer bozacı. beş nefer bezci. Nr. yedi nefer penbedoz (pamuklu diken). beş nefer çu­ hacı. asırlarda tstanbul hayatı ismi oltmda neşredilmiştir. dokuz nefer hayyat (ter­ zi) ve bir nefer hallaç. ^ Memnu eşya ihtiyaca göre artıp eksilmiş ise de daimi olanları zahire. Bazan bunlarla beraber pamuk. muayyen yerlerinden başka tesbiti ve için yere yanaştınimamalan. s.. hırsızlara karşı tedbir alınması. 2). ve X I I . sekiz nefer tabbah. cih bu vazifeler arasmda idi. yedi nefer berber. beş nefer attar. donyağı. ve ehl-i hibre gibi deri gelenlerinin pazarbaşdığın Kadı bunlann bir kısmım doğrudan doğruya kendisi görür veya nâiblerine gördürür. on bir nefer habbaz (ekmek­ çi). memnu eşyanm katiyyen mem­ çekmemesi İstanbul iaşesi için evvelden tedbir alınması. silâh. 1970. ddeneihğin men'i. (Kanunnâme. varak 98).

dindar. muhzır gibi müteayyen iken. "O zamanedek nüwâb-i mabkeme. Ahi Çelebi ve Balat semtleri nâibhkleri gelirdi*. 1. (16080 M. İstanbul kadısı. şehre girip çıkan eşyaya bakmak ve esnafı kontrol etmek üzere aynca nâib denilen vekiUeri vardı. sandık 92). * 14 Muharrem 1003 (27 Eylül 1594) 'de vefat eden Rumeli kazaskeri A h i . istanbul'daki nâibliklerin ihtiyaca kâfi gelmemesi ve halkın bilhassa kış mevsiminde uzak yerlere kadar giderek müşkilâta uğramalan sebebiyle 2 Safer 994 (23 Ocak 1556) tarihh bir ferman üzerine mahkeme açarak nâib oturtması için istanbul kadısına izin verdmiştir. Bunlar kadı namına iş görüp hüküm verirlerdi.)'de Balat mahkemesinde şer'-i şerife mugayir ni­ kâh akdi ve sak tahriri dolayısiyle Balat mahkemesinin kapatdması hakkında ferman çıkmış ve mahkemelerde namuskâr. Başvekâlet arşivi. 358) X I X . istanbul kadısının dairesinde kendisine yardımcı olarak bâb naibi vardı ve bu nâib işlerin çokluğu sebebiyle kadınm evindeki mahkemede ona yardım ederek dâva dinler ve hüküm verirdi. 24). Bunlardan başka çarşı ve pazarlan dolaşarak esnafm alış verişlerim ve terazderini kontrol eden ve aralanndaki ihtdâflan badeden ve sahtekâr ve muhtekir esnafı cezalandıran ve maiyetinde kul oğlanlarmdan bir terazici de' şer'a ve kanuna aykın hareket edenleri men de ceza veren ayak naibi* ve es'ari yani halkm aldığı eşyamn fiyatlarım tâyin ve 1 Muhyiddin Fenan 927 H . perhizkâr nâiblerin bu­ lunması İstanbul kaddığma emrolunmuştur (Raşid.142 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI IsUnbııl kadı- ^'^^^'^da gösterdiğimiz pek geniş ve çeşitli işleri sının nâibleri yalnız ddar tstanLul kadısı halledemiyeceğinden maiyyetinde bizzat mahkemede ka­ yanında bulunan bâb ve keşif nâiblerinden başka İstanbul dahihnde muh­ tehf mmtıkalarda aynca birer naibi bulunduğu gibi ticari işler. (1521 M. * 1090 H . s. Bu nâiblerin de maiyyetleri vardı i. istanbul'daki nâibh mahkemelerin en mühimmi Mahmud Paşa mahkemesi olup ondan sonra Davud Paşa.)'de İstanbul kadısı olunca M u s t a f a Süruri Efendi'yi kendisine nâib yapmıştır. s. thtisab Ağası ve ayak nâiblerinin maiyyetlerinde kul oğlanlarmdan birer terarici bulunurdu (thtisap işleri hakkında Nizam.z â d e A b d ü l h a l i m Efendi'nin ayak naibi hakkmda : . asır ortalarmda Mahmud Paşa ve Davud Paşa nâibleri Devriyye mevalisinden ve Ahi Çelebi naibi mahreç mevalisinden idiler (1271 tarihli Istabul Salnamesi). * İstanbul'da kola çıkan vezir-i âzam. fuınlar. istihdam-ı tevabi ihtida bunlara vaki olmuştur" kaydiyle nâiblerin maiyyetlerinin bu tarihten başladığı anlaşdıyor (Atâyî. c.

s. (askeri smıfm hari­ kısmeti taksim eden kassam-ı naibi tstanbul beledî isimlerinde Ud memur da tstanbul kadısmın maiyyetinde . asrm ikinci yansında İstanbul kadısmın maiyyeti memurlan şunlardı: İstanbul kadısmm muvakkat ve daimi iki şer'i müşaviri.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 143 kontrolü ve aralarındaki dâvaları hal ile hüküm veren Çardak nâibi^ ve mumcu esnafmm işlerine bakan mum naibi ve ts­ tanbul Yağkapanı'nda bulunarak sadeyağı ve zeytin yağına müte­ aUik işleri ve tüccar ve esnaf arasmdaki ihtilâf ve dâvalara bakan yağ naibi ve tstanbul ihtiyacına yeter cins muayyen zahireyi Ue Unkapanı Kapan görüp bu hususa ait muameleleri teinin ve kontrol eden. Çardak naibinin maiyyetinde seksen adamı ol­ duğunu ve bunlara pazar gammazları denüdiğini beyan eder (C. s. 543. Liüfi tarihi. s. Evliya Çelebi. D'ohson. İstanbul kaddığı vekayi kâtibi. * Kavanin-i Osmant ve RabUa-i Âsitâne. Burada aym zamanda yeniçeri ocağı ortalarmda elli altmcı orta çorbacıgımn emri altmda bir miktar yeniçeri de bulunarak icabmda Çardak naibine yardım eder ve bu orta çorbacısına yani bölük kumandamna Çardak çorbacısı deniliyordı. tstanbul kaddığı müsteşan. 1 Çardak naibi. e. 569). Câm-ı mey-i nâbımız etti jikest MeclİBİmiz bastı ayak naibi beyti bunlarm bazan jüpheU mahallere ve memnu mahallerede gizU olarak içki içenlere baskm yaptıklarını gösteriyor. Bâb mahkemesi başkâtibi. İV. c. 123. tstanbıd Bâb mahkemesi naibi. I.* ve bir de herhangi bir şikâyet üzerine dâvalara bakan Keşif naibi ve avanz isindi veren vergiyi toplayarak bunu vermiyenler aleyhinde hüküm avarız naibi ve tstanbul ihtiyacma göre pastırmahk hayvanlarm almıp satdmasına ve pastırma fiyatlannm tesbiti Ue bu husustaki dâva ve ihtUâflan haUetmeğe memur pastırma kadısmın vekiUeri idiler. I . 2). 2. tstanbul kaddığınm nezareti altmdaki vakıflarm hesaplarına bakmak üzere bir muhasebeci Ue şehirUye cindeki tstanbıd halkı) ait resm-i bulunurdu X X I . dâvala­ rını dinleyen tarafındaki ve ekmekçderin hesaplarım tetkik oturan Unkapanı veya dairesinde sadece naibi -ki maiyetinde bir de veznedarı vardı. * Kavanin-i Osmant ve Rabıta-i Âsitâne (S. s. Yemiş üfcelesi tarafmda hâlen Çardak iskelesi adım taşıyan mahalde oturup hariçten deniz yoluyla gelen bütün eşyayı kontrol eder ve resmini alırdı.

.

Ahmed Samsunlu P a ş a ve -çünkü Ha­ Hay­ sul­ Bursalı Veliyuddin . Mecdî. s. Mecdî. 190. s. Bayezid'in padişahlığı zamanında Salâhuddin*. t. tercümesi. reddin M e h m e d * Ispartah Abdülkfidir. ğmda en sevdiği biricik hocası Kastamonulu ^ ' " * • ' ' * Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık tercümesi. Mecdî. 189. 3S. 145. tercümesi. $. tercümesi. Meedi. 188. s. Meedi. 197. tercümesi. 166. Mecdî. 197.zâde E f e n d i l e r * zaman zaman değiştirilmek bıkıcı tabiatı vardı. Seyyid Pâdişâh hocah- ğmda bulunmuşlardır. Temcid. Fatih'in hükümdarhğı zamamnda Tazarruat sahibi m e ş h u r S i n a n P a ş a Bursah H o c a . Mecdî.suretiyle Amasya valiliği ve Kasım ve ile Hattat tan Mehmed'in II. 198.z â d e M u h ­ yiddin san. Molla görmek­ Halebh Ayas* bocalan Mehmed ve Şemsüddin Ahmed olup MoUa Gürani hocası iken pâdişâh olmuştur.zâde ve yazı hocası Amasyah Ş e y h Sultan Selim'in şehzâdeUğinde ve hükümdarhH a l i m i Çelebi^ H a m d u l l a h isimlerinde bocalan vardı. Mecdî. 102.ON BIRINCI BÖLÜM PADİŞAH Osmanlı pâdişahlan HOCALARI zamamnda ulemadan şehzadelikleri münasip bir zattan okutulur ve hükümdar olduklan zaman onu kendilerine hünkâr hocası yaparlardı. ve hocası Amasyah H a t i p Abdullah^ Kaydıhayatla Yavuz Mevlâna Mirim Çelebi Mahmud M u a r r i f . s. ». 193.z â d e M u s l i h u d d i n M u s t a f a . tercümesi. s. H a t i b . Fatih Siracüddin en sonra da Bayezid Sultan admda bir hocası olduğunu Mehmed'in tbn şehzâdehğinde Mevlâna Gürani'. 385. Eğer kendisi pâdişâh olmadan evvel hoeası vefat etmiş ise ulema arasından kendisine bir hoca intihap ederdi. Osmanlı hükümdarlan içinde ilk olarak Sultan Ç e l e b i M e h ­ med'in S o f u teyiz i. 85. tercümesi. . tercümesi. 342.

Osmanh hükümdarlarmdan Hattat olmayarak yazdan güzel olanlar da vardır. îtibaren edüdiği muallim-i Sultanî unvaniyle Osmanlı görülmüyor^.z â d e M e h m e d ve meşhur H a f ı z O s m a n ve III. ' S u l t a n A b d ü l m e c i d ' i n şehzadeliğinde hocaları A k ş e h i r l i Ö m e r ve Ş e h r î H a f ı z E m i n Efendilerle S u l t a n Abdülaziz'in hocası da H a s a n F e h m i Efendi'dir. A h m e d . S ü l e y m a n Hattat T o k a d l ı A h m e d ve IL M u s t a f a H o c a . s. ahp devlet işlerine kadar müdahale etmişlerdir. in Ahmed'in Hoca hocası Hüseyin Aydm'lı Mustafa Efendi'yi ken­ Efendi ve II. O s m a n ' ı n Amasya'h Cinci Ömer Efendi. Yalmz Ahmed'den tâyin Seyyid Feyzullah pâdişâh hocası Pâdişahlanndan bazdanıun kendi zamanlarındaki meşhur hat­ tatlardan güzel sanatlardan olan yazı dersi alıp bu nefis sanatta yetiştikleri görülmektedir ^. Osman'ın hocası Ömer ve II. M a h m u d sülüs. damadı Erzurum'lu Efendi resmen hocalığında bulunmuşlardır. 440. ' Sultan I I . Pâdişâh hocalanndan bazdan. M a h m u d ve III. Mustafa'­ nın hocası ve şeyhuhslâmı S e y y i d F e y z u l l a h Efendiler her işe burunlarmı sokarak vehnimetlerinin felâketlerine sebep olmuş1 Şakayık tercümesi. M u s t a f a ve III. Mecdî. H a f ı z Osman'dan süiüs ve nesUt ve I I . . kendderine gösterilen tevec­ cühten cesaret Bunlardan II. II. ve Murad'm ise Mehmed'in evvelâ ibrahim bo­ ve ve sonrada Tacü't-tevarih sahibi meşhur S a d e d d i n olup Sultan Azmî şehzâdehğinde olup etmiş Nevali Efendüer sonuncusu calan C a f e r . Osman'm yazdan da nesihdir. Sultan ibrahim'­ Vanî Efendi. M e h m e d ' i n cülusundan iki gün evvel vefat hükümdar olunca babasının hocası S a d e d d i n disine hoca intihap eylemiştir. I. I. M u s t a f a ' n ı n şehzadeliğinde evvelâ S e y y i d E f e n d i ve sonra V a n î E f e n d i . Selim'in hatt-ı hümâyunları güzel talik kırması olduğu gibi II. Süleyman'ın A r a p . Mehmed m. Murad. Mehmed'in M e h m e d E f e n d i . A h m e d .146 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ve Kanunî'nin de şehzadeliğinden îtibaren hocası Dadaylı r e d d i n E f e n d i idi*. I V .z â d e A b d ü l v e h hab Efendi. K a n u n î S u l t a n S ü l e y m a n Ue IV. III. Selim'in şehzâdehğinde ve padişahlığında hocası Birgi'li Ataullah Efendi Efendi Sultan Efendi ve III. II. III. Hay­ I I . nesih ve celi yazısmı Meh­ m e d V a s f i ve meşhur M u s t a f a R a k ı m Efendilerden öğrenerek icazet almış­ lardır.

"Şeyhuhslâm ulemanın reisidir ve muallim-i sultanî dahi kezalik serdar-ı ulemadır. s. Bayram tebriklerinde pâdişahm şehzade muallimlerine ayağa kalkması kanun değildi. Atâyi. II. 10. Darüssaade ağası M u s t a f a A ğ a ' y ı ve buna telkinatta bulunan yazıcı Sarı M e h m e d Efendi'yi uzaklaştırmıştır. Hattâ F e y z u l l a h E f e n d i Pâdişâhın iradesiyle sadr-ı âzamlann üstünde tutulmuş ve onun mütalâası ahnmadan bir iş görülmez olmuştu. S ü l e y m a n ' ı n hocalığa intihap ettiği Abdülvehhab Mustafa Paşa mü­ E f e n d i nüfuz tesis ederek pâdişâha bazı telkinlerde bulunduğunu haber alan vezir-i âzam K ö p r ü l ü . amma müftü (Şeyhuhslâm) ve hoca sair vüzeradan bir nice tabaka yukandır ve tasaddur dahi ederler" kaydiyle pâdişâh hocasımn şeyhuhslâmla aynı derecede ve vezir-i azamdan maada vezirlerin üstünde olduğu gösterilmiştir*. c. pâdişâh hocası ve kazaskerlerin aym elkabla zıkredildiği görülüyor *.1101 sene. 22. s. s.PADİŞAH HOCALARI 147 lardiT. Yine bu kanunnâmede pâdişâh hocası oğullannm şehir emi­ ninden günde altışar akçe ulufeye mutasamf olmaları da kay­ dedilmekte ve bayram tebriklerinde pâdişahm. 116. hocasma kalkacağı beyan olunmaktadır*. M e h m e d ' i n hocası S a d e d d i n E f e n d i devlet siyasetinde mühim rol oynamış ve Haçova Meydan Muha­ rebesinin kazandmasında âmil olmuştur. riayeten üstüne almak münasibtir. 420).iir j Jl'osis::ıii jjiiT o^ı-^ı ( . Fatih'in bu kanunnâmesinde şeyhuhslâm. M u r a d şehzadeler hocası N e v ' î Efendi'ye hürmeten ayağa kalkmıştır (Şakayık zeyli. 25. Pâdişâh ihtida buna muvafa­ etmemiş ise de vezir-i âzamin tekerrür eden telhisi üzerine istemiyerek hocasmı uzaklaştırmağa mecbur olmuştur i. II. I I I . Vezir-i âzam sefere gideceği için pâdişâh üze­ rinde müessir olarak icraatına engel olanları ve A b d ü l v e h h a b Efendi'den başka. fakat I I I . J u j ı . j. ' Kanunnâme-i Âli Osman. ve­ zir-i âzam onlan. * Kanunnâme-i Âl-i Osman.z â d e F a z ı l bir yolunu bularak A b d ü l v e h h a b Efendi'nin Medine'de kat cavir kalmak istediğini arzetmiş. daha sonraki ayağa ^ Raşid. Fatih Sultan M e h m e d zamanmda tedvin edilmiş olan kanunnâmede pâdişâh bocalan hakkında.

müderrisi olmalarmı kanun Pâdişâh oturtulduğunu daki kanundan ü'l-beyan fî yapmıştır^. s. I. *  l i (Künhü'l-ahbar.lO:)^^l J S . 440.İJİ Juit U'İ^4>-lj>. mütebahhİTÎn Jjlil. ^ " |i*İA'lemü'l-ülemai'l-ızam efdalü'l-füzelâi'l-füıam kâşifu esrâri't-tenzU mazharu dekayıki't-tefBİr ve't-te'vil münevveru mesahihi'l-ehadİBİ'n-nebeviyye maşrdıu meşariki'l-envari'l-Mustafaviyye matlan metahi'I-envar mirkatu medârici'l-esrar siyaku gayâti'l-fezâil ve'l-maarif ve nisâbu râyati'l-fevazd ve'lavârif hahrü'l-meani ve'l-yakin el-müeyyed bi-teyidi'l-meliki'l-muîn" Feridun Bey Münşeatı. varak 115. s. ütifata müteallik bir kanun-ı müşkildür" Âli. hocası olan H a y r e d d i n Efendi'­ de ye fevkalâde hürmetinden dolayı pâdişâh hocası oğullanmn def­ aten Dâhd müderrisi olmalannı ve hocasmm miüâzimlerinin Hâşiye-i tecrid medreselerinin ikinci derecesi olan yirmi beş akçe yevmiye üe -birinci müderrislik yirmi akçeh idi. ve bu Feyzullah hocası Seyyid kendilerine Mustafa'nın hocası Abdülaziz'in Hasan F e h m i Efendder unvanı almışlardır. basılmamış birinci cih. . 17.148 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L  T I tarihlerde hu elkabta bazı değişdddder olmuş ve kabı müsavi olarak zikreddmiştir *. Pâdişâh bocalan şeyhıdislândığa iki makamı unvanı Sultan ihraz ettikleri için 111. bahsederken Âl-i zikretmekte Osman) tarafmda zamanmbir (Telhis  h bunu Fatih olup bu hususta misal göstermemektedir. hocalanndan bazdan Fakat hakkmda hükümdann üst fev­ kalâde teveccühüne mebni nadiren şeyhulislâmm Âli yazıyor^. c. lâkin Hezarfen Hüseyin Efendi Kavanîn-i isindi kanunnâmesinde pâ­ dişâh hocalarından fazi ve kemal sahibi olanlann nadir olarak a U U İ i l |. basılmamış mesi. 30. ikinci cilt). Şakayık tercü­ * "Hâce-i şehriyarm şeyhülislâma tasaddum mukannen değUdir.JiWI "Âlemü'l-ulemai'lvarisü ve sıliahu mütealli- efdalü'l-füzelâi'l-müteverriîn yenbû'l-fasl u ve'l-yakîn ulûmi'l-enbiya ve'l-mürselin keşşafü'l-müşkilâti'd-diniyye kat-ı yakiniyye keşşaf-ı rümûzi'd-dekayık hallâlu'l-müşkilâti'l-hakayık hocam Mevlâna M e h m e d edâmellahü fezailehu" kanunnâme-i Âl-i Osman. s. 11. s. Mehmed'in Erzurum'lu hocası kazaskerlerin elkabı bundan ayrdarak şeyhuhslâm ile pâdişâh hocalannm el­ tâyin edUirlerse en yüksek Câmiü'r-riyaseteyn Sadeddin ve I I . Kanuni Sultan Siüeyman. verihrdi.

Bu sırada şeyhuUslâm t b n K e m a l meclise geUnce İ b r a h i m Paşa heman yerinden kalkarak biz makam-ı hizmette oluruz sözle­ riyle yerini t b n K e m a l ' e verdiğinden bu incelik pâdişahm takdirini mucip olmuştur (Telhiâû'l-beyan. 141). . Hünkâr hocalarma her zaman tasadduı edemez. varak 145. Sultan S ü l e y m a n zamanındaki bir sûr esnasmda sağ tarafta pâdişâh hocasımn onm alt tarafında o tarihte Rumeh kazaskeri bulunan E b u s s u u d Efendi'nin ve daha sonra Anadolu kazaskeri ve İstanbul ve Edirne kaddannm oturdukları görülmektedir*. * "Me. * Telhisü'l-beyanfi Kavânin-i Âl-i Osman. İ b r a h i m Paşa bu işin haUi bana aittir diyerek pâdişahm gelmesi üzerine onun sağma kendisi oturup soluna da pâdişâh hocasmı oturtmuş.ayıh-i islâm vüzeraya tesaddur eder ve kazaskerlere ve lâzım gel­ dikte vezir-i azama dahi tasaddur eder. herhangi bir cemi­ Meselâ hocalarının ettiği Rumeh kazaskerine takaddüm görülüyor. * Kanunnâme-i Oamarû {Esad Efendi Kitapları). Padişah hocalarmın arpalık haşlan olup ihtiyaçları padişah tarafmdan teinin olunurdu*. Nr. Meğer hoca geref-i zatten âri ola" dedikten sonra gu vakıayı nakletmetedir: K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamamnda vezir-i âzam İ h r a h i m Paşa'nm evlenme merasiminde şeyhülislâm ile pâdişâh hocasımn nasd oturacakları yani mevkileri vezir-i azamdan sorulmuş. 2362. varak 140.PADÎŞAH HOCALARI 149 vezir-i âzam ve şeyhulislâmm üstünde Fakat yette mutlak surette pâdişâh yer aldıkları kayıtlıdır ^.

.

M u r a d zamamnda kazaskerhk edUmiş ve bu mevkie birinci olarak Bursa kadısı Ç a n d a r l ı Kara Efendi tâyin olunmuştur (takriben 764 H . I. Neşri (Cihannüma).i K a s t a l a n î daha üstün addedUen Ru­ meh kazaskerliğine tâyin olunup Anadolu kazaskerliğine de ts1 763 H. Şâh-ı devlet-penabm zamanmda kesret-i sipab muktezası üzere müstakil kazasker tâyin buyurulub sefer ve hazarde mesaUb ve münazaat ve enkiba vesair muamelât ve taksim-i terekât. Osmanlı devletinde askerî sımfin şer'î ve hukukî işlerine ihdas kısaca bahsetmek bakmak için ilk defa HaUl Hayreddin 1. ) i . 30. Rikâb-ı saadet-intisab mülâzemeti ile memur olub kat'-i hususât-ı şer'iyye ve nazm-ı mesalib-i mer*iyye-i asker eyler idi. (1362 M. bunun dışmdaki halkm ve köyliUerin şer'î ve hukukî işlerine bakmak üzere iki kısmıdır. = 1363 M . 190. 191. biri kanun Ue tesbit edUmiş olan askerî sımflann ve diğeri. ) tarihine kadar bir iken. c. Kazaskerhk 885 H . . Aşık Paşa zâde (tstanbul tabU). hudutlann genişlemesi ve işlerin artması sebebiyle bu tarihte Rumeli ve Anadolu kazaskerlikleri ismiyle iki oldu. s.ON İKİNCİ BÖLÜM KAZASKERLER Kazoskerüğm ihdası Osmanlı lâtma kazaskerleri hakkmda olan merkez teşkioldukça îcap dair hasdmış kitabımızda etrafh malûmat varilmiş ise de ümiye teşkUâtmı bozmamak için burada kazaskerlerden eylemektedir. 57. s. Osmanlı devletinde kaddık.)'de S u l t a n Murad Hüdavendigâr "cedd-i büzürk-darları zamanından beru asker-i bümâyuna kazasker nasb olun­ mamıştı. (1480 M . Bunlardan halka ait dâvalara bakan kaddardan yukanda ayn bir bölüm olarak bahsetmiştik. s. o tarihte kazasker bulunan M u s l i h u d d i n . asker kaddarma tefviz buyrulmak münasib görülüb ol evkatta Bursa kadısı olan Çandarlu M e v l â n a H a l i l eâzım-ı kuzat olub O s m a n G a z i zamanından beru mazbar-ı bidemât-ı lâyika olmağm mansıb-ı mezkûr mevlânay-ı mezbure tevcih buynıldu.. 69. Türk Tarih Kurumu yayını. Her seferde paytabt kadısı ki eâzım-ı kuzat idi. s. Oruç Bey tarihi." Tacü't-tevarih.

Kazaskerhğe büyük mevleviyet demlen beş yüz akçe yevmiyeU kadılıklardan gelinirdi. asnn ikinci yansından sonra RumeU olurlardı.152 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I tanbul kadısı Balıkesirli Hacı Hasan-zâde Mehmed b. (1518 M. kazasker mâzulü sayılarak yerine şurada olan başkası tâyin edilirdi. Daha sonra ihdas edilen paye kanuniyle gerek mevleviyetlerin ve gerek kazas­ kerliklerin evvelâ o makamın payesini ahp sonradan fiden kaz­ asker tâyin olunmaları kanun oldu. Eğer varsa onlann kıdemU ve âhmleri ve hüsn-i zan kazanımş olanlannm RumeU kazaskerUğine getirilmesi îcap ediyordu.z â d e M e h m e d Ş a h E f e n d i getirilerek 924 H . Dört beş defa kazasker olanlar vardı.) tarihinde Arap ve Acem kazas­ kerliği ismiyle üçüncü bir kazaskerhk ihdas olunarak Diyarbekir bu kazaskerhğe merkez olmuş ve buraya da meşhur âlim ve mü­ verrih t d r i s Bitlisi tâyin olunmuştu. Anadolu kazaskeri ise ihtida o makamm payesini alır ve sonra fiden Anadolu kazaskeri olur ve buradan da RumeU kazaskerUği payesini ahr ve sonra filen kazaskerleri Anadolu şeyhuUslâm RumeU kazas­ olmadan olanlar keri tâyin olunurdu. . X Y I . Kazaskerlik müddeti diğer mevleviyetler gibi bir sene olup o müddeti dolduran. Y a v u z S u l t a n S e l i m zamanmda Doğu ve Güney-Anadolu'nun ilhakı üzerine 922 H . (1516 M. Suriye ve Mısır'ın da merkezine ilhakiyle bu Arap ve Acem kazaskerliği de devlet nakledihp kazaskerhğine F e n a r i . eğer Anadolu'dan mâzul olanlar ara­ smda müstahik birisi yoksa tekrar tekrar Rumeh kazaskeri olmalan caizdi. RumeU kazaskeri olanlardan şeyhülislâm kazaskerUği yapmış varsa da nadiren vuku bulurdu. asrm ikinci için muayyen yansma ka­ dar kazasker olmak bir tertip yoktu. M u s t a f a Efendi tâyin olundu. fakat bu tarihten sonra Anadolu kaddığma Anadolu kazaskeri payesiyle İstanbul kaddığı yapanlar getirilmeğe başlamış ve oradan Ru­ meU kazaskerhğine gelmek kaidesi teessüs etmişti.) 'de onun buradan ayrdmasmdan sonra bir müddet vekâletle idare edilen bu kazaskerlik lağvolunarak işleri Anadolu kazaskerhğine bırakılmış ve bu suretle Rumeh ve Anadolu kazaskerhkleri Osmanh saltanatımn kaldırdmasma kadar devam etmiştir. K Y I . RumeU kazaskerUğinde bu­ lunmuş olan kazaskerler.

derece itibariyle kaybet­ müftü yani şeyhuhslâmlarm üstünde bulunurlarken E b u s s u u d şeyhuhslâmlığmdan itibaren bu üstünlüğü mişlerdir. Vezir-i âzamin riyase­ DİTon-ı hnmayDn divan-1 hümâyun içtimalarmda kazaskerler de bu tinde kubbealtı denilen mahalde toplanan divanda vezirler sadr-ı âzamin sağında ve kazaskerler de sol tarafmda otururlardı. Her içtimada eğer varsa kendi kazaskerlikleri mmtakasında divana kadar gelmiş olan şer'î ve hukukî olan dâvalara bakarlardı. XVI. Kazaskerler binip Divan-ı hümâyuna veya mahsus mücevvezeleriyle vezir-i azama gider­ yaya olarak önüne lerken muhzırbaşı. Kazaskerler kanun üzere her hafta cuma günleri Paşa kapısmda vezir-i âzamm İkindi divanma giderek huzur murafaasında bulunurlar ve yalmz Rumeh kazaskeri dâva dinlerdi. varak 146. eğer divanda görülen dâvada kazaskerin tarafsız olmadığı iddia edilirse mâzul kazaskerlerden birisi dâvayı dinleyip hüküm verirdi*. 540. ' Abdurrahman Paşa kanunnâmesi.KAZASKERLER Kazaskerlerin âzolıklan 153 ^^^^V'^ cedid-i âmire denilen Topkapı sarayındaki divanın âzasından idiler. * Âli (Umumi kütüphane nüshası). . varak 131. Dâvalar. bununla beraber X I X . NimeH Efendi kanunnâmesi. Efendi'nin asır ortalarına kadar kazaskerler. vâki gelmiş ise istinâfen görülerek hüküm verihrdi. s. eğer iş fazla olursa sadr-ı âzamm müsaadesiyle Anadolu kazaskeri de itiraz üzerine kadüıklardan dâvaya bakardı*. ^ Telhisü'l-beyan fi Kavânin-i Âl-i Osman (Hezaıfen Hüseyin Efendi). Vezir-i âzam kaz­ askerlerin verdikleri hükümlerinden şüphe ederse onlarm muamele­ lerini teftiş ettirirdi. asır ortalarma kadar Divan-ı hümâyun âzası olarak kalmışlardır. kapıcdara diğer muhzırlar da başlık olan keçe ile ata düşüp divana veya vezir-i âzamin sarayma götürerek aynı ter­ tiple konaklatma getirirlerdi. Muhzırlann yeni tâyin edilen kadı­ lardan muayyen miktar aidatlan vardı i.

asnn ikinci yansındabulunurdu. mektupçu ve kethüda olarak altı yardımcısı vardı. sandık 23. kazasker kaleminin âmiri olup kaddann tevcih beratlan bu kalemden çıkardı. Rumeli kazaskerinin İstanbul ve Galata bedestenlerinde birer kassamı bulunur ve resm-i kısmete ait dâvalan dinlerdi. tâyin ve cihet tevcihi işleriyle meşgul olan kalemin müdürü idi. kassam dairelerinde kalabalık bir kalem heyeti -D^Oksson'u göre XVIII. Mektupçu. mansıb mektuplannı yazarak kazaskere imzalatır ve mukayyid de def­ tere g e ç i r i r d i D a h a sonra bu teşküât genişlemişti. divanları X V I I I . varak 152. Bun­ lardan tezkireci. X V I I . . kaddann esamisini havi matlab denilen defteri tutup sırası gelen kıdemhlerin isimlerini münhal kadılıklara tâyin için her ay toplantısında kazaskerlere arzederdi. Matlabçı. asırda ka­ zasker kâtipleri. ruznâmçeci. 167. Kazaskerlerin konaklanndaki Divanlarında şer'iyyatçı denilen kaddann Bâb nâibleri makamında birer nâibleri olup ehemmiyeti haiz olmayan dâvaları buna dinletir ve kendisi mühim dâvalara bakardı. ^ TeUıisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. varak 149. evrak 1). kazaskerlerin lerinde zabıt kâtibi makamında olarak daimî surette vekâyi kâtibi bulunur ve davacılara sorulan suallerle verilen cevaplan hulâsa ve muhakemenin safahatını zabt ederek neticesine göre hükm-i katî itasına müsaid bir hulâsa kaleme ahrdı. Selânikî tarihi. Kazaskerlerin Divan-ı hümâyunda dâva dinleme vazifelerinden müstesna başka salı ve çarşanba günleri olmak üzere her gün kendi konakla­ olunan moiyyetleri rında -çünkü muayyen bir resmî daireleri yoktudivan akdedip kendilerine ait veya kendilerine havale şer'î ve hukukî işlere bakarlardı*. Ruznameci. kazaskere ait bütün muhaberat ve muharreratı idare edip kethüda ise kazas1 Âli (Umumî Kazasker kütüphane nüshası). . büyük kaddann hasdmış mühür­ lerini muhafaza edip bunlann gönderdikleri vesaikin sahte altındaki mühürle kendi yanındaki defterde olan mühürü tatbik ederek olup olmadığını kontrol ederdi. matlabçı. asırda üç ayda bir olurdu (Başvekâlet Arşivi. cihet ve medrese beratlanm ve mektupçu. Bunlar verasete maiyyetdair dâvalarla meşgul olurlardı. Tatbikçi. Yine.154 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI „ Kazaskerlerin dİTanlan ye . Kazaskerlerin her birinin tezkireci. tatbikçi. s. .

KAZASKERLER 155 kerlerin bütün umur ve bususatiyle ve para işleriyle meşgul olurdu^. . s. varak 146).z â d e M u s t a f a E f e n d i Kanunî Sultan Süleyman zamamnda Sülemaniye müderrisliğinden Bursa kaddığma tâyin edilmiş. asnn ikinci yansını mütaakıp şeyhuhslâmhğm ön plâna almdığı tarihe kadar bütün müderris ve kaddan namzed gösterip tâyinleri sadr-ı âzamlara ait olan kırktan yukan müderrisler de mevahyi vezir-i azama arz de tâyinlerine delâlet ederlerken* » D'Ohsson. s. ' Bursa kadısı M i m a r . 17). 106. 56. VI. Bir ara bu muhzırların aldıkları müjde parasım kaddar kendi adamlarma vermeğe başla­ maları üzerine muhzırlar şikâyette bulunduklarmdan bn bahşişlerin muhzırlara verilmesi emrolunmuştur {Mühimme defteri. asnn ikinci yansmdan sonra kısmen tadilâta uğramıştır. Nr. c. H . müderrislerin divanı işleri ikiye aynimış bunun üç günü eşraf-ı kuzat ve diğer Kazaskerlerin Medreseden icazet alarak kazaskerlere midâzemet ederek müderris ve kadı olmak isteyenlerin def- müderris ve kadı tayinleri XVI. âmiri olan muhzırbaşı umumiyetle sarayda kapıcdar kethüda­ sının intihab ettiği kapıcdardan birisi olup bunlar terfi ederlerse timar ile dergâh-ı âli çavuşluğu'na 990 alınırlardı*. s. . IV. bu.)'de İran'dan bazı yerlerin aimmasma mebni onun İkindi tâyinlerine Anadolu kazaskerlerinin muamelâtı genişlediğinden kaza kaddannm ve maada günlerde hasredilmişti. 67. defterdann maijryeti olan başbaki kulu ile istinaf ve temyize tâbi olmayan malî dâvalan hal ve fasi eder­ lerdi. s. * Mühimme. * Mühimme defteri. yoksa bir ehli tâyin olunurdu {Mühimme. Bu muhzırlann muayyen bahşiş müddeâaleyhi üzere emirleri altında muhzırbaşıya tâbi muayyen maaş­ Muhzırların lan olmadığı için kadı ve müderris tâyinlerinde bu tâyinlerden namiyle alırlardı*. 121). Bu teşkilât X I X . 106. c. Nr. fakat ehliyetsizliğinden bahsedilmesi üzerine kazasker efendi arza girdiği zaman pâdişâh böyle ehliyetsiz birisim Bursa kaddığma tâyin eylemesinden dolayı . Bundan başka kazaskerlerin müddeî veya divanlanna celbetmek yirmişer muhzır müjdecilik bulunurdu*. 17. 1582 (M. Kazaskerler. „ . 539. s. tere kaydolunarak sıra beklediklerini müderris ve kaddardan bahsederken görmüştük. 541. 2 Bu muhzırlardan hirisi vefat ederse gediği oğluna verilir. Rumeli kazaskerinin defterdar kapısmda mirî kâtibi denilen bir memuru olup. Nr. Telhisü'l-b^an.

Bir kadı mâzul oldukta asitâne-i saadete gelib her çarşanba günü kazasker kapısına varub midâzım olur. ' Kaza kaddarınm müddetleri iki sene ise de kaddığa talip olup sıra bekle­ yenlerin adedi ziyade olduğundan X V I I . anlara kanşur rikâb-ı hümâyuna arzedib tevzi eder. asırda kazaskerlerin tâyin edip pâdişâha arz ede­ cekleri kaddıklara dair K o ç i Bey'in Teşkdât mecmuasmdaki kaydı aynen aşağıya naklediyorum: "Benim Merhametlû Hünkânm. A m a ya rica olunur. rikâb-ı hümâyuna arzolunur* fdân dâinize fdân mansıb sadaka huyunda deyu arzolunur. ya rüşvet alalar. 6. mansıb aldıkta zaman-ı ittisali denür. asır başlarmdaki Tevkü A b d u r r a h m a n Paşa ve N i m e t i E f e n d i kanunnâmelerinde de aym kayıtlar vardır. Aym asır sonlariyle X V I I I . her hangisi okumuş ise hak anundur. akçe verene arzeder*. iki seneden dört ay eksiltilerek yirmi aya indirilmiştir. Edirne ve Bursa havalisi^ medreselerini sadr-ı azama müracaatla arz eyler. X V I I . 7 (Kütüphanemizdeki nüsha). basılmamış birinci cilt. iki yd mülâzemetten sonra yirmi ay kadıhğı aldıysa (kaddık ettiyse) tamam olur. s. eskisi gibi bunlara bırakdarak^ kırktan müderrisler de Tâyin olunacak mevahnin tâyinleri şeyhuhslâmlara müderris veya kadı Anadolu'da ise Anadolu kazaskeri ve Rumeli'de ise Rumeh kazaskeri taraflanndan arz günlerinde bizzat kazasker tarafından pâdişâh huzurunda okunan Defter-i akdiye' de okunup inha olunan kaddarm tâyinleri için pâdişahm muvafakati alımrdı. Rumeh kaddan Ana­ dolu'ya kadı olmaz ve Anadolu kaddan Rumeh'ye kadı olmaz. (1556 M. .156 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI daha sonra bu gibilerin arzları kendilerinden alınarak kırk akçeye kadar olan müderrislerle kaza kaddannm tâyinleri yukan yevmiyeh verilmiştir. Rumeli kazaskeri A b d u r r a h m a n Efendi'ye darddığına göre 963 H. asır başlarmda veya X V I . "Kadı mâzul iken zaman-ı infisali derler. asır Bonlarmda bu. "Benim Devletlû Hünkânm. ' " K o ç i Bey'in Teşkilât Mecmuası.)'de büyük kaddıklarm yani mevlevUerin henüz kadı askerlere ait olduğu anlajdıyor. altı talibi olsa imtihan olurlar. zira kuzat-ı kasabat menasıbı ve yevmi elli akçeden aşağı İçel medarisinin meratibi onun arziyle tevcih olunur (Âli. eğerçi rica ittderse okumuşluğa bakmaz. Bir kaddığın beş. ^ Kazaskerler yüzelli akçe kadılıklar ile kırkar akçelu İçel (İstanbul. Rumeli kazaskeri Rumeh'de dört yüz elli kaddık vardır. İçel medrese­ lerinin müderrislerinin tâyinleri Rumeli kazaskerine aitti. ol vakit memleket harab olur. 0 1 zaman kazasker Efendi rüşvet aldıysa. s. 36).

asırdaki kazaskerlerden M e m i k . . varak 146. Kazasker tezkirecderi eUerindeki ruznameye göre kaddann işlerini görüp kazaskerlere arz ederlerdi^. akçe bunlardan yukan mevleviyet. . Beş yüz kanşur. Cinci Hoca H ü s e y i n Efendiler irtikâbta seleflerini çok geçmişlerdi. Nimeti Efendi kanunamesi. Her kaddık aldıkça beş akçe terakki verilür ve yüz eUi akçe oluncaya kadar. ve Hammer'in (Atâyi Bey tercümesi) onuncu cUdlerinde malûmat vardır. Kazaskerler bu tâyinlerde bilhassa X V I I .KAZASKERLER "Benim Devletlû Hünkânm. 450. bunlardan Cinci H o c a kaddıklan üç binle dört bin arasmda satardı^. müstahik müstahik mıdır? zinhar sakın gayr-ı olmasın vebah senin boynuna. * Bu hususta Naima tarihinin İV. " * k a p t bize mevahden olan kaddar hariç kaza kaddıklarmm kazaskerlerin arzde yapddıklanm gösterdiği gibi ihtidadan kırk akçe müderrisUğine kadar olan müderrislerin de yine bun­ lann arziyle olduğunu görmekteyiz^. asırdan itibaren kıdeme ve sıraya riayet etmiyerek dtimas ve rüşvetle adam kayınrlardı. • Telhisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. varak 146. mansıblann ol tevzi e d e r . X V I I . "Benim molla Bu devletlû hünkânm. seksen olur ve üç yüze vannea olur. 47. yüz otuz olur. 157 Kazaskerler arz günü akdiye defterler'in okuyub filân kadılığı fdân dâinize verin ve bu arz ettiklerinde saadetle buyurun ki ol arz ettiğin kadı ehd midir.z â d e . "Bu kaddar (yani kaza kaddan) payede yüz elh olur. Kazaskerlerin maaşları Divân-ı hümâyun âzasından olan Rumeh ve ^^^oJu kazaskerlerinin maaşlan F a t i h S u l t a n M e h m e d zamamna kadar — o tarihe kadar bir kazasker vardı — hasdât-ı şer'iyyeden beş yüz akçe alırlarken onun 1 "Bilfiil Rumeli kazaskeri olan efendi Rumelinde ve adalarda vaki kazaları ve kısmet-i askeriyeyi tevcih eder. sayı 3. cahil ve zalime kaddık arz ettiğinize nzây-ı hümâyunum yoktur. s. Ve bilfiil Anadolu kazaskeri olan efendi Anadolu'da ve Arabistan'da vaki kazaları ve kısmet-i askeriyyeleri tevcih eder ve yirmi beş ve otuz ve kırk medreselerin ve kendi taraflarma müteaUik olan bazı mahallin cihet ve tevliyet makulesini tevcih edegelmişlerdir" Tevkii Abdurrah­ man Paşa Kanunnâmesi (MİM Tetebbular Mecmuası). yüz olur. Telhisü'lbeyan. bir hoşça imtihan eyle. mollalardır. şöyle mesmû-ı şerifim olursa siz bdürsiniz diye tenbih buyurun. s. anlara şeyhuhslâm demektir.

142. fakat Y a v u z S u l t a n Selim kazaskerlerin aldığı yan hissenin beşte birini kitabet. yine aym suretle bu X V I . yetmiş iki ve Anadolu kazaskerinin ise beş yüz Bunlar maaşlanm aydan aya küçük ruznamçe kaleminden alır­ lardı. beşyüz akçe yevmiye itibariyle maaş tahsis edilmişti.158 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI saltanatı zamanında tedvin edilen kanunnâme ile devlet hazine­ sinden XYI. s. s. Kanuaî S u l t a n S ü l e y man zamamna ait bir tahrir defterinde Anadolu kazaskerinin dört köy. asır olanlara günde yüz eUişer çıkarddı ^. Anadolu kazaskerinin maaşı aym olup derecesi Rumeh kazaskerinden aşağı ise de onun resm-i kısmet hasdatı günde on beş bin akçe tutuyordu. s. müder­ sonlarında akçe verihp * bu miktar X V I I . asırda (an hashây-ı kazasker-i vilâyet-i Rumeli) ve (Hashây-ı kazasker-i Anadolu) diye her iki kazaskerin hasları olduğu görülüyor (332 numaralı tahrir defteri). asırda iki yüz akçeye içlerinden fazi ve kemal erbabına mâzuhyet maaşma dâve olarak sahn veyahud Dârü'l-hadîs (Sideymaniye Dârü'l-hadîsi) rislikleri de tevcih olunurdu *. 36. s. Telhisü'l-beyan. Suriye ve Mısır da buraya kazaskerlerden mâzul tabiidi*. asnn ikinci yansmdan sonra Rumeh kazaskerinin beş yüz altmış üç oldu i. 1 Ayni Ali Risalesi. asır sonlariyle X V I I . * Ali (basümamış birinci cilt). * Ali (basümamış birinci cilt). ' Telhisü'l-beyan varak. s. varak 148). . çünkü Irak. 881 numaralı tahrir defteri). Yine bu X V I . bir ihtisap ve yirmi bir değirmen hasdâtı olarak senede bir yük yirmi bin beş yüz on dokuz akçelik hasıl olduğu görülüyor {Başvekâlet Arşivi. 37. ' Kavanin-i Âl-i Osman der mezamin-i defter-i divan (Aynî Ali). Kazaskerlerin maaşlanndan başka askeri sımftan olup vefat edenlerin resm-i kısmetlerinden binde onbeş akçe olarak gelir­ leri olup bu para kazasker kassamlan vasıtasiyle tahsil olunurdu * Müverrih Âh'nin kaydına göre Rumeh kazaskerine resm-i kıs­ metten günde sekiz bin akçe hasd olurdu. 99. ' Kadı tâyininde kadının bir aybk yevmiyesinin yansı berat resmi ve diğer yarısı kazasker hissesi olarak abnırdı. Fakat daha sonra kendderine arpahk verilerek mâzuhyet veya tekaüdiyeleri buradan tenün edddi. (Telhisü'l-beyan. asırda kazaskerler tekaüd edihnce iki yüz elh akçe yevmiye verihrdi*. başmuhzır ve muhzır resmi olarak bırakıp geri kalam hazineye almıştı. X V I . 37. 99. Bundan başka has tâyininden alman berat resimlerinden bir hisseleri vardı*. varak 142. ' Âli(Künhü'l-ahbar)basılTnamış birinci cilt. * Bu hususta daha yukarıda kassamlar kısmma bakmız.

Bu unvan dolayisiyle ümî kudret bahis konusu olmayıp kıdeme îtibar olunurdu. divan müzakeratı bittikten sonra yeniçeri ağasının padişahın huzurundan çıkma­ sını mütaakıp huzur-ı hümâyuna girerler ve bera­ def4:erlerdeki isimleri okuyarak selâhi­ getirdikleri yetleri dahihnde olan müderris ve kaddann tâyinlerine müsaade isterlerdi. Kazaskerlerin tflyiııleri ^Vll. X Y I . vekO-i devletin re'yine mnh- . s. Kanun üzere yaznp esbab-ı istihkakı veldl-i saltanata arz ve îlâm eder amma kazaskerlikler ve bazı büyük mevleviyyetler taçdır" (Abdurrahman Pa^a. fakat gerek kazaskerlerin ve gerek büyük tâyinlerinde lâzımdı *. Dört ve beş defa denilmiştir. Rumeh kazaskeri olan bir zat mükerreren aym makama tâyin olunabilirdi. asır sonlannda seferler dolayisiyle divan işi tavsayıp divan akdi. şeyhıdislâmm vezir-i âzamin Rumeh kazaskerhği yapmış olanlann en kıdemlisi reisü'l-ulema unvamnı alırdı.KAZASKERLER 159 ^^^^^ ^ _ arza 'rmesi berlerinde Kazaskerler. bundan dolayı medlulünün zıddı olarak cahd reisü'l-ulemalar da görülmüştü. Daha sonraki tarihlerde yani X Y 1 I . asır sonlarma yakın zamana kadar haftada dört gün olan divan müzakerelerinin sonunda bunlann arza girmeleri kanun iken bu tarihten îtibaren dört günün ikisinde (pazar ve sah) ve bazan bu iki günün birinde arza girip akdiye defterlerini okurlar­ dı. kapıkulu ocaklanna maaş verilmeğe inhisar ettiğinden ancak o zaman huzura kabul olunarak kendilerine ait işleri arzederlerdi. Bazı tâyinlerde — bilhassa bütün müderris ve kadı tâ­ yinleri kendilerine ait olduğu tarihlerde— vezir-i âzamm muva­ fakatini ahriardı. arasmda Rumeh (tekerrür) kazaskerinin mükerreren tâyinlerine ulema * "Tertib-i mevali ve müderrisin geylıulislâm efendilere müfevvazdır. Rumeh kazaskeri olanlar göridmüştür. 538). asra kadar kazaskerlerin tâyinleri veasırdan îti­ âzamm arzile yapdırken bu baren bunlann tâyinleri de şeyhuhslâma bıramevalinin muvafakatini alması kdmıştı.

vekayi kâtibi. . . asnn ikinci yansmdan sonra lordaki maiyetlerini daha yukanda kazaskerlik daireleri Rumeh başkâtibi. mahfil-i şer'iyyat naibi. muvakkat şer'î müşaviri. Pâdişâhlar bizzat seferi terk ederek vezir-i âza­ mi serdar-ı ekrem yapıp gönderdikleri zaman kazaskerler namma bir ordu kadısı tâyin edihrdi ki bunu daha yukanda gördük. yine aynı suretle İstanbul kaddığı muvakkat müşaviri de bu kaddığa namzed olan zattan olurdu.160 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Kazaskerlerinle -Padişahlar sefere gittikleri müddetçe kazaskerler de beraber gitmişlerdir. asnn ikinci yansı içindeki (1293 şöyle idi : Rumeh kazaskerhği memurlan : kazaskeri muvakkat müşaviri. mahkemesi 1332 (8 tstanbulda Rumeli ve Anadolu kazaskerhkleri vardı. daimî şer'î mü­ şavir. 190. c. mahfil-i şer'iyyat Rumeh sadareti tezkirecisi. maiyyetleri daimî şer'î Bunlann X I X . . Anadolu kazaskerhği memurlan : Anadolu sadareti. mukayyidi. „. Anadolu kazas­ kerhği tezkirehâne mukayyidi. s. Kazaskerlerin dâva rü'yeti esnasmda yanlarmda muvakkat olarak iki şer'î müşavir bulunurdu. Bu muvakkat müşavirler bir sene sonra Rumeh ve Anadolu kazaskeri olacak zatlardan tâyin edilmesi 1293 Cemazüyelâhır (1876 Temmuz)'daki bir kararla tesbit olunmuştu. 1 Nuhbetû'l-vekayi. ve X V I I I . Daimî müşa­ virlikler ise kazasker ve olarak Uti mahkeme İstanbul pâyehlerinden Fakat 12 olurlardı i. I I I . Rebiulevvel Şubat 1914)'de Şeyhulislâm'm arzı üzerine bu iki mahkemenin bir mahkeme haline gelmesine irade çıkmış ve bu birleşme üze­ rine bu kazarkerliğe Anadolu kazaskeri İsmet Efendi tâyin olun­ muştur*. Bir sefer münasebetiyle hükümdar Edirne'de bulunursa hükümet erkânile ten gitmeleri beraber kazaskerlere ve hattâ şeyhuhslâm da hükümdarla beraber orada bulunurlardı. vekayi kâtibi.1875 M.) dairelerine şer'î mensup görmüştük. B u yeni kazaskerlik mahkemesi teşkdâtında müşavir mümeyyiz ve kâtip gibi memurlar vardı. H. asır- X I X . ' Meşihat'in tarik defteri (kütüphanemizdeki nüsha). tezkirehâne müşavir. Anadolu sadareti tezkirecisi. Kazaskerlik dairelerinin X V I I .

I. 11 . 9. hicret asrmdan îtibaren (900 M.tsar (yolculuk ve muharebe hakkmda kur 'a çekmek işine nezaret).2 . 11 -Elfüik. P e y g a m b e r Efendimizin evlâd . 6 . Sekim koUanndan her birisine verilmiş olan vazifeler şunlardır: 1 . s. Haşim'de idi (Medeniya-i tslâmiye tarihi. Umiy r«|JUMlı. Bundan dolayı tslâmiyetten şerifin şerif olan Kureyş evvel cahiliyet devrinde Mekke'de BeyUi pek muteber saydan muhteUf hizmetlerini idare etmiş kabüesinin Ueri gelenlerinden on beş vazife sahibine A l i evlâdma alem olmuştur. Bunlardan H a z r e t . Esed.Meşveret reisliği.Refade (huccacm fakirlerine yemek dağıtılması).) denilmiş * ve bu tâbir sonralan da kullandmış. Şerif.Hükümet (adliye). Ümeyye Növfel.ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLILARDA „ Şeni T e Seyyidler Hazret-i abfadı. fakat şerif ve Şerif ve bunun cemUeri olan şürefa ve eşraf tâbirleri Abba­ siler zamamnda yani şürefa tâbiri İ m a m ^ Kureyş kabüeBİnin Hâşim. refade nedve ve kıyade vazifeleri olup bunlardan sikaye ve refade yani sn ve yiyecek tevzii işi H a z r e t . e.Sikaye (Hac zamanmdaki su işi). 13. eikaye.Ku66e(harb levazım reisliği. Cemi.i H ü s e y i n ' d e n gelen kola da seyyid denilmek suretiyle ber iki kol birbirinden tefrik olunur. 4. 12. 21-27). Mahzum. necîb ve asil mâna­ larına geUp cem'i de şürefa ve eşraf'tu. Bu on beş vazifeden en itibarlısı sedane. + amcazadesi ve damadı i m a m A l i T a l i b ' i n zevceleri ve Genab-ı Peygamberin gelmişlerdir.Eşnak (Borçlu ve nakdi cezaları tâyin ve tadil eden merci). 5-İVedve (Meşveret dairesi mütevelliliği). üstün olmak. Asaleti ve içtimaî mevkii yüksek olan veya memleketin tanmmış büyük aUelerine ve bun­ lardan birisine mensup olan kimselere eşraf demlmiştir.tmare (mescid-i haramın inzibat ve idaresi ve İman).z e h r a ' d a n Ali'nin büyüğü H a s a n ve küçüğü H ü s e y i n ' d e n sa n'dan gelen kola şerif ve H a z r e t . 7 .i P e y g a m b e r i n cedleri A b d û l m u t t a l i b b .i türeyen siüâHa­ kerimeleri olan F a t ı m a t ü ' z .Ktyade (kumandanlık). Adi. H a z r e t . 8 . Abdûddar. lügatte yükselmek.Sedonet (Kabe kapıc]lığı).Vkah (alemdarhk). 3 . 10 eane (Knreyş'in atlanna nezaret ve icabmda onlan idare eden makam). 15 . İ V . 14 -£mval-t muhaceere (yani Kureyş'in Kabe'deki putlarmm vakıf işlerine nezaret etmek). Ebî NAKÎBÜ'L-EŞRAFLIK ve b.i leleri zamammıza kadar gelmişlerdir.

asr-ı hicrîde yani adlı teş­ X . köle nazannda efendi demektir. Mısır'daki Fatımî hahfeleri zamanmda 297-565 H . c. Bu naahlâka ayları hare­ havi defterini tutanlara ( ö^M' kipler bu ailelere mensup olanlarm isim ve neseblerini ve doğumlarım def­ tere geçirerek ahval ve harekâtlarım kontrol ederler ve izdivaçlarma da dikkat eyliyerek kette bulunanları men edip icabında cezalandırırlardı. . Âl-i Ebû Talib yani t m a m A l i evlâd ve torunamcalan A b b a s b. 238. tslâmiyetin Uk devirlerinde H a s a n ile H ü s e y i n ' i unvaniyle yâd eden müteaddid Hadîs-i Peygamberîye istinaden Alevî'leıle Talibî'leıe seyyid unvanı verilmiştir. nitekim yukanda zikrettiğimiz A b d i M e n af'dan gelenler hakkında da kullanılarak bu suretle Âl-i Abbas da buraya I V . s. Seyyid tâbiri daha sonra şümullenmiş küçüğün büyüğüne taziminin ifadesi olmuştur. Yine bunlar kadmlarm küfvü ayni dereceleri denk olmayanlarım evlendirmezdi ki binnetice bunlarm vasisi hükmünde idiler. ^ Enaab nakipleri denilen memur L » ? ' ^ Talibî'lerle ıs"^ Nakibe ıİA:^!-'*" Abbasî aUesi- c><"-^ kavmine hizmet evlâdmdan edenlerin o kavmin efendisi olduğuna işaret buyrulmuştur. Bundan başka j v ^ ' ^ ^ seyyidü'l-kavmü hâdîmühüm hadîs-i şerifiyle Hicaz'da emirhk edenlerin emir olan büyük şerife hahfelerinden deniUrdi. Ab­ basîler zamanında şerif ve seyyidlerin mânevi dereceleri Abbasi sonra gelmekte i d i Ş e r i f ve seyyid aUeleri birbir­ Şerif lerinden kız alıp verirlerse bu suretle doğan çocuğa Seyyid nin ayrı ayrı defterlerini tutarlardı. Fakat Mekke halkı seyyidüna diye hitap etmişlerdir. katdmıştır. 1. Talibi'Ure nezaret edip defterini tutan Nakibü't-talibiyyin ve Abbasilerden olanlarm isimlerini v ? * ' Nakibü'l-Abbasîyyin ) denilirdi. Bir kadın kocasına seyyid ve bir köle de efendisine veya emire seyyidüna (Efendimiz) diye hitap ederdi. asr-ı mdâdîde teşkd edUmiş olan (ensab nikabeti) lariyle Âl-i Abbas yani Peygamberimizin kilâtta şerifhk. 2 Medeniyet-i tslâmiye tarihi. Seyyid. seyyid A b d û l m u t t a l i b evlâdından gelenlere de unvan olmuştur. Hazret-i Hasan olmalan dolayisiyle onlara şerif denUmiştir.) bu seyyid tâbiri H a s a n ve H ü s e y i n evlâdlanna mah­ susken daha sonralan yukanda söylediğimiz gibi İ m a m Hasan evlâdına şerif ve İ m a m H ü s e y i n evlâdına da seyyid denilmiştir.162 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Hazret-i Peygamber'in ehl-i beytine mensup olanlara ve hattâ Peygamberin büyük cedleri H a ş i m b . (910 — 1171 M.

197. ' Kayseriye beyine ve kadısma hüküm ki. 4. şerif ve seyyidler her zaman yeşil sankla gezmeğe mecbur idiler. Nr.)'de emrolunmuştur i. 1 Bu münasebeetle Şam üdebâgmdan Ş e m s e d d i n t b r o h i m şu kıtayı söylemiştir : tercümesi: Taçlarm yanları halis ipekten yapdmıştır. büyük tslâm camiası teşkil etmeğe başladığı andan itibaren memleketlerine gelen seyyid ve şeriflere hürmet ve riayet göstermişler. s. IV. c. 560) Şeriflerin yeşU sarık sardıklarını kaydeder. fakat sonradan bu usul terkedilmiş olduğundan evlâd-ı Ali ile balk fark edilmez olmuştu. Sultan Eşrefin bunlara böyle mümtaz bir amame tahsis etmesi şerifleri halktan ayırd etmek içindir" Mir'at-ı Mekke. s. memnu olmazsa tedip eyliyesin. 19. 558. Sâdât Nikabeti halkm seçkini. * D'Ohsson. I F . * Halkondil tarihi zeylinin sonundaki resimlerin tarifinde emirlerin yeşU sank sardıkları ve bunlarm bazdarınm kavukları yeşil olup sanklarmm beyaz olduğu kaydedilmektedir. Osmanlı devleti. s. vekih ve bir cemaatin başı demektir. 3. Nr. . Osmanidar sâdâta emir ve başlanna sardıktan yeşil sanğa da emir sarığı derlerdi Sâdâttan olan kadınlar dabi başlanna yeşU alâmet takar­ lardı. Sene 973 Mühimme. Mısır'da Türk Memlûk sultan­ larından M e l i k Eşref Ş a b a n zamanmda 773 H .OSMANLILARDA N A K t B Ü ' L . bu ipek ise şeriflere alâmet-i mahsusa olmak üzere yeşil renktedir. 559. 560. c. D'Ohsson da (C. II. 846. 3. (1371 M. Bu şeriflerin başlanna alâmet-i yeşil alâmet sarmalan yeşil alâmet Osmanlı saltanatı zamanmda da şerif ve seyyidlerin mabsusası olarak kabul edilmiştir*. onlan vergi ve Muhammed b.R e ş i d M e m un devirlerinde seyyid ve şerifler alâmetleri yeşil sarık sarıp yeşil cübbe giyerlerdi. yalmz bunlardan birisi şeyhuhslâm olursa o zaman şeyhül­ islâmlara mahsus beyaz sank sarardı*. Nefs-i Kayseriye'de sakin olan Ali nâm kimesne emir namma basma yeşil alâmet edib Müslümanlara teaddisi olub sahih emir olmayıb başmdan yeşili almmasmNakibü'l-eşraf arz etmeğin büyürdüm ki hükm-i şerifim varıcak mezkû­ run başmdan yeşili giderüb min-bâd basma yeşU alâmet ettirmeyüb men ve def eylemesin. 79 ve yine Mühimme defteri.E Ş R A F L I K 163 Seyyid ve şeriflerin Rivayete göre Abbasî balifesi H a r u n ü ' r . şöyle bUesin.

Rumeli kaddarı ve sancakbeyleri ve subaşdar sipahiler her hanginizin yerinde eker ve biçerse bir tane öşriu almayasız ve koyunlarmdan hak almayasız. bizden ve evlâdlarımuzdan öşürlerin ve koyunlarm haklarm kimesne taleb etmiyeler deyicek emrolundu ki bu sâdâtlarm evlâdları ve kulları karaveşleri bir damla kanları deme can ola. Kavanin-i teşrifat mecmuasıyle ^r^' Deü/iotü'n-nü/cato'da S e y i d A l i N a t t â'ın A ş ı k Çelebi'nin ceddî bulunduğu ve Emir S u l t a n ile Bursa'ya geldikten sonra sâdâta nazır tâyin edildiği beyan edilmektedir. Hem şimdiye değin atamız bir tane öşür vermedi ve koyun hakkm vermedi.. Benim devletime duaya meşgul olalar." Tarih-i Osmani Encümeni mecmuası. . biz kullarma bir hüküm sadaka eyle ki sizden sonra gelen bizi ve evlâdımızı ve kuUanmuzu ve karaveşlerimizi (cariye­ lerimizi) incitmiyeler. * Şakayık zeyU (Atâyî). benden sonra her kim gele bu hükmü tutmayanları yer ve gök kabul eylemesin. sene 5. Osmanh devletinde nakibü'l-eşraf makamı 802 Ramazan (1400 Mayıs)'da Sultan Y ı l d ı r ı m B a y e z i d zamanmda tesis olunarak Ali ^ Nattâ E m î r B u h a r ı talebelerinden Bağdath S e y y i d b.. c. M u r a d b. bizim atamız sizin duacınız idi. A b d u l l a h şehid edib merhum S e y y i d B ü z ü r k Ali'nin oğlulları yaslariyle kapıma gelib ettiler. Orhan'm 787 H . anlar benim defterimden (vergi ve öşür defterinden) ihraç olalar.) tarihli verdiği sâdât beratı siîretinden : Sebeb-i tahrir ve mûcib-i tastir hükm-î nâfiz-i meymun. 244. Ben bağışladım canım için olsun. A b d u l l a h ve İ s k e n d e r b. Her kim bu hükmü görüb S e y i d B ü z ü r k asim yazarlara lanet ba-lânet olsun. M u h a m m e d nammda bir zat Türkiye'deki seyyid ve şeriflere Yıldırım B a y e z i d tarafından nazır tâyin olunarak * kendisine 1 Bu hususta Sultan I. (1385 M. 176. Biz kullarmuza bir ihsan eyle. oldur ki Dârende-i mektub Tirmiz'h S e y y i d B ü z ü r k Ali'yi yeniçerUerden l l y a s b. Hammer (Ata Bey tercümesi).164 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I rüsumdan muaf tutarak ellerine berat vermişlerdir Memlûk ve tlhanî (Garp Moğollan) devletlerini takliden Osmanlı devleti de memleketlerinde bulunan seyyid ve şeriflerin işleriyle meşgul olmak için ilk zamanlarda sâdât nikabeti ismiyle basit bir teş­ kilât vücude getirmişdir... 91'de sâdâta nezaret vazi­ fesinin Çelebi Mehmed zamanmda ihdas edildiği zikrolunmaktadır. IV. Biz fakir kullarmuz dahi size duacdaruz. s. s... Sureti daha aşağıda görüleceği üzere nakibü'l-eşraf denilen seyyid ve şeriflerin nazın tarafından verilen sâdât ve şerâfet vesikalannın dua kısmından sonrası çok defa Farsça olduğundan Osmanlı devleti bunu diğer teşkilâtı gibi Anadolu Selçukîleri veya Ilhanîlerden almıştır. s.

E Ş R A F L I K 165 Burso'da yaptınimış olan İshakiye zaviyesi'nin tevliyeti verilip bu tevliyetin evlâdına da intikali şart konmuştur*. 424) neşredUmiştir. meşhur âlimlerden T o k a t l ı ders görmüştür (Şakayık tercümesi. Murad zamanında tekrar mütevelliliğinde lerek eski vazifesi olan/s/tafciye Seyyid Mehmed b i d i n de babası gibi nelâbidin'in bulunmuştur^. (1034 M. « f^U. • S e y y i d M a h m u d . Ankara muharebesinden sonra Bursa'da M o l l a Mehmed hacca edüen S e y y i d gitmiş ve Mehmed Nattâ serbest F e n â r î ve sonra ge­ G e z e r i üe beraber T i m u r kuvvetleri tarafından esir bırakddıktan Bursa'ya II. (1400 M. s. E b û İ s h a k .)'de Fatih zamamnda tamir edUdiğine göre sâdât nezaretinin bu tarihte tekrar ihya edUmiş olması muhtemeldir. 342). getirilmiştir*. s. lerinde seyyid ve şeriflere nezaret eden reise Nakibü'l-eşraf diğini görmüş olduğundan hükümete vaki teklif üzerine bu unvan kendisine verüerek * Nakibü'l-eşraf makamı Osmanlı saltanatının ilgasma kadar devam etmiştir. 941 H ..S e y y i d A l i N a t t â ' m Türkiye'ye avdeti Ş e h z a d e Meh­ med' L n (Fatih) sünnet olduğu tarihe rastladığmdan Seyyid Nattâ sünnet düğünü hediyesi olarak nakışlı bir yemek sofrası hediye eylemiş ve o tarihe kadar böyle bir sofra görülmemiş olduğundan makbule geçmiştir. • Şakayık zeyli (Atâyî). (1479 M. tskakiye zaviyesi'nin 802 H. (1494 M.)'de şerif ve seyyid Mahmud. Molla Lütfi'den .) tarihli vakfiyesi fotoğrafı Ue birlikte Profesör A d n a n E r z i tarafmdan Vakıflar Dergisinin ikinci cUdinde (S. B a y e z i d zamanında pâdişâhın hocası Seyyid 900 Abdullah'ın Seyyid oğlu S e y y i d Arap Mahmud teşküâtının memleket­ denü­ H . • tskakiye zaviyesVmn 884 H . /ran'da islâmiyetin yayılması için çalışmıştır..)'de vefat etraiş olup Kâzeruniye tarikatinin müessisidir. Nakiba'l Eşraflık başına S u l t a n I I . (1534 ' Ebû İ s h a k K â z e r u n i 352 H . 176. (963 M. Z e y M e h m e d bu N a t t â ' d a n sonra oğlu S e y y i d seyyid ve şeriflere nazır Sultan ölümünden sonra F a t i h makamı lâğvetmiş ise de sonralan seyyidhk iddiasında bulunan bazı şahıslar meydan almış olduklarmdan bu işin yeniden bir nizama bağlanmasına lüzum hasd olmuştur^. J p i .)'de Şiraz'da JCâzerun kasabasın­ da doğmuş ve 426 H.OSMANLILARDA N A K İ B Ü ' L . Bursa'da Kâzeruniye tarikatine mensup dervişler için İshakiye zaviyesini Y ı d ı r ı m B a y e z i d yaptırmıştır. s. 161. » Şakayık zeyli (Atâyî). Zeynelâolmuştur^. S e y y i d M a h m u d .

Nakihü'l-eşraflann ük zamanlarda devlet hazinesinden yevmi­ yeleri yirmi beş akçe olup sonra artarak X V I . Bu hususta X I X . 676.H a y r E f e n d i hazretlerine tevcihinde Bab-ı âli'ye gelip Çinili odada aramdan sonra örf ve muvahhidi kürkü üe bulun­ duğu halde teşrifati efendi vesatetiyle oda-i mezkûrdan kaldırdıb huzur-ı hazret-i sadr-ı âliye duhulde minderden aşağıda istikbal resm-i damen-bûs bâde'l-icra kuud ve örfi küçük tepeli kavugı tebdil ve kahve ve çubuk ve gülab ve buhur merasiminden sonra bilâ kırâe (yani beratı okunmayarak) erkân samur kürkü Ubas ve teşyi ve resm-i damen-bûs-ı sadr-ı âliden sonra avdet eylemiştir" Defter-i yevmiye-i oda-i teşrifat.166 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M l Y E T E Ş K İ L Â T I M. (1534 M. S e y y i d Mahmud'nn 941 H . s. s. 45.) 'de nakiplikten ayrdarak yerine M u h t e r e m Efendi'nin tâyin edildiğini beyan et­ mektedir ki elimizdeki 942 Zilhicce (1536 Mayıs) tarihli olan siyadet beratı da M u h t e r e m Efendi'nin bu tarihte nakibü'l-eşraf bulunduğunu göstermektedir. gül suyu ve buhur ikrammdan sonra samur kürkü giydirilerek memuriyeti eşrafhk beratı verihrdi *. (1536 M. ' İzzî tarihi.)'de Nakibü'l-eşraf makamından ayrılarak yerine Taşkent'^ Seyyid M u h a r r e m E f e n d i tâyin edilmiştir^. Nakibü'l-eşrafm Paşakapısı'na yani Bab-ı âh'ye davet olunur ve teşrifatçı efendinin delaletiyle sadr-ı âzam tarafmdan ayakta karşdanırdı.) tarihinde olup o tarihe kadar nakibü'l-ejraf olduğunu yazarlar. mükerrer Nr. asır sonlarında yetmiş beş akçeye çıkanlmış daha sonralan bu miktar artmıştır. erkân ilân olunur ve eline nakibü'l- . 1 Şakayık tercümesi (Mecdî). Nakihü'l-eşraflann tâyin edilenler bunlar arasından kadılar gibi muayyen müddetleri olmadı­ değişmesinde yeni tâyin olunacak zat ğmdan uzun seneler bu makamda kahr ve lüzumu halinde tebdil edilirlerdi. onun eteğini öper ve otur­ tulup kahve. varak 20. fakat bu hayh zatlar bulunduğundan mahsus tarihten itibaren sâdâttan olarak b u makama geçecek ve kazasker mâzullerinden bundan sonra Nakibü'l-eşraf tâyin olunmağa başlamıştır. Nakibü'l-eşraf ^"^yüü*"' XVII. 342 üe Devhatü'n-nükaba'da S e y y i d Mahmud'un vefatı 943 H. asır ulemaya kadısı ulema sınıfından olmakla beraber sonlanna kadar mutlaka yüksek istanbul bir makam değildi. Sadr-ı âza­ m m huzuruna giren Nakib Efendi. Kâmil Kepeci tasnifi.z â d e E s s e y y i d E b û ' l . asrm ilk yarısmdaki teşrifat defterinden şu kayıt vardır : "11 Rebiulevvel sene 1237 (6 Araldc 1821) nakibü'l-eşrafhk sâbdca istanbul kadısı Ş e r i f . fakat Atâyî.

Seyyid Seyyid nakibü'l-eşSeyyid Mehmed Mehmed Ataullah. evlâdı. Sâdât veya şürefadan hepsinin isim ve hü­ viyetleri. sancak zalardaki yine seyyid veya şeriflerden olan kaymakamları vası­ tasiyle Türkiye'deki bütün seyyid ve şeriflerin isimlerini defterleri tutarlardı. S e y i d Dürrî-zâde Mehmed Yahya Tevfik. ^ Şeyhülislâm olan bu zatlarm çoğu aslen Türk olduklan halde nesl-i Peygamberîye intisabm şerafetine mebni baba. c. Abdullah. 32. (1576 M. taşralarda iseler Seyyid ve şeriflerin kanun ve âdetlere aykuı hareketleri vukua geldiği takdirde İstanbul'da ise nakibü'l-eşraf nakibü'l-eşraf kaymakamları tarafmdan cezaya çarptırdırlardı. Seyyid A b d u l l a h . . Kazaskerlikte bulunmuş ise örf giyerdi. konaklarında ve ka­ havi daireleri ve maiyyetlerinde hizmet eden adamları eyâlet. NakibflM-cşraf dairesi makamda bulunanlarm kendi vardı. Nakibü'l-eşraf Seyyid nakib­ makamı M e h m e d Efendi 984 H . ahval ikametgâhları (şecere-i tayyibe) ve ahlâkı.E Ş R A F L I K 167 Nakibü'l-eşrafın resmî elbiseleri XVIII.)'de nakibü'l-eşraf olup nakiblik üzerinde kalmak suretiyle şeyhuhslâm olan bundan başka kimse yoktur. Paşmakcı-zâde Şerif. Seyyid ismet raflıkta bulunmuş bir hayli zat vardır ve Erzurum'lu S e y y i d A h ve oğlu Seyyid Mehmed A k Mahmud-zâde Zeynel âbidin. M a l û l . Âbidin. denilen bu defterde kayıth idi.z â d e üzerinde kalmak üzere Rumeli kazaskeri ve oradan da yine ü'l-eşraf olarak şeyhülislâm olmuştur. Nakibü'l-eşraflar. Anadolu kazaskeri mazullerinden olan M a l û l . siyâdet veya şerafet sUsüesi. asırdan îtibaren kazasker elbiselerinin aynı olup başındaki örf denilen kavuğun yerine küçük tepeli denilen kavuk giyip üzerine sâdâta mahsus yeşil sarardı. s.OSMANLILARDA N A K l B Ü ' L . ced veya kendileri birer siyadet beratı tedarikiyle bu makama gelmişlerdir. Dürri-zâde Şerif-zâde Mehmed Karahisarlı Arif. II. Surre Emini-zâde Yasinci-zâde Abdülvehhab.z â d e ' d e n başka şeyhuhslâm olanlardan Feyzullah. Seyyid Said. Bey-zâde Arif H i k m e t B e y bunlardandır^. Şeyhuhslâmlıktan azhnden sonra nakiblikde ibka edU­ miştir *. 1 Peçevi tarihi. Mirza-zâde Seyyid i b r a h i m . Bir zamanlar zat mühürlerinde (Seyyid) mahlaslı bir hayli zat vardı ki bunlann beratlan da yoktu.

* tbnûlemin tasnifi. burada suçlu ve borçlu olanlar hapis olunurlardı. hatt-ı hümâyun numarası 91. Yukanda bilmünasebe söylendiği sefere gittiği vakit Nakibü'l-eşraf da maiyyetinde bir kısım sâdâtla bera­ üzere Nakibü'l-eşrafm vardı*. 973. Nakilıfi'I-efiaf' in maiyyeti istanbul'dalsı ferler teşkilâtta pâdişâh Nakibü'l-eşrafdan tarafından sonra se­ ve­ büyük makam alemdarhk idi. arada hiç bir vasıta olmadan yapardı *. din­ lemeyenler ceza görürlerdi. numara 6846).168 Bunlann OSMANLI DEVLETİNİN i L M l Y E TEŞKİLÂTI dairelerinde kabahatlilerin hapsi için hususî bir yer vardı. Bu nakib­ ü'l-eşraf tevkifhanesi nakibü'l-eşrafın başçavuşu denilen maiyeti memurlarından birisinin nezareti altmda bulunurdu i. Bütün mah­ kemelerde ve divanlarda dâvacdar arasmda seyyid ve şerifler ve ^ Hatt-t hümâyun veaikalan. Bunlar takibatta vilâyet. sancak ve kazalarda seyyid ve şeriflerin defterlerim tutan ve (nakibü'l-eşraf mmtakalarmdaki bulunarak keyfiyeti kaymakamı) sahte seyyid denilen vekilleri ve şerifler hakkmda nakibü'l-eşrafa yazar ve amn da hükümete bildirmesi üzerine bunlarm başlarmdan yeşil sanklan ahnır. Seyyid ve şeriflerden birisinin cezalandınlması lâzım gelse ihtida başmda emirlik alâmeti olan yeşil sankh başhğı almarak öpiüür ve olunurdu. sandık numarası 226. Tevcihat vesikaUtn. Burada hatt-ı hümayuna ilişik olarak üç vesika vardur. Pâdişâh zir-i azama teshm edilen sancağ-ı şerifi ber sefere giderdi. Nakibü'l-eşrafm hükümetle muhaberesinde merci-i sadr-ı âzam olup bunu. II. Nr. sonra dayak atılarak dayaktan sonra başlığı iade . Topkapı sarayı Arşivi. M a h m u d borçları dolayısiyle nakibü'l-eşraf konagmda mahbus bulıman seyyidlerin borçlarınm ödenmesi için on bin kuruş göndermiştir (Hatt-ı hümâyun vesikaları. a Kıdvetü's-sâdâti'l-kiram kaimmakamımız esseyyid O s m a n Ç e l e b i dâme şeref-i siyadetühu bade't-tehiyyetu'l-vâfiye inha olunur ki Harmancık ve Tomaniç ve Atranos kazalannda olan sâdât-ı kiram sizden hoşnud olduk­ ları tarafımıza bâ-arz inha olundugma binaen hizmet-i celile-i mezkûre ta­ rafımızdan cenabmıza işbu erbaa aşer ve mieteyn ve elf Saferü'l-hayır gursesinden kemakân ibka olunmuştur (Seyyid Muhammed AtauUahü'l-Hüseynî en-nakib ale'l-eşraf). Alemdar. esnasmda bizzat taşırdı. 8400 B.

i O s m a n i y e ) isimli eserinde nakibü'l-eşrafm ibtida tebrik yaparak etek öptüğü ve tebriki mü­ taakıp on adım kadar geri çekUerek dua eylediğini ve pâdişahm onun siyadetine hürmeten ayağa kalktığım zikrediyor (S. Merhum A r i f Paşa'nm ( M e c m u a . 8. . asrm ikinci yansına ait eserinde yanlış olarak nakibü'l-eşrafm şeyhülislâmdan sonra tebrik ettiğini ve Pâdişahm. c. sayı 3. Osmanh nakibü'l-eşraflannm duklan anlaşılmaktadır.) tariUi kamm mucibince cülus ve bayram tebriklerinde ibtida Pâdigah hocasımn ve am mütaakıp nakibû'l-ejrafm el öptükleri ve daha sonra Kırım Han zadelerinin yine el öptükleri görülüyor (Nimeti Efendi kanun­ nâmesine ilâve kanun.E Ş R A F L I K 169 kadılar bulunduğu takdirde bunlann dâvalanna diğerlerinden evvel bakılırdı ^. * Teşrifat-t kadime (Esad efendi). 312) R i k o . s. t. asır başlannda ise ibtida Kınm hanlan evlâdmdan İstanbul ve civarmda bulunanlann ve onu mütaakıp nakibüleşrafm el öptükleri anlaşdıyor (Zübdetü't-tevarih. gerek sancağ-ı şerif çıkıdibinde yürüyüp maiyyeti olan seyyid ve şerifler ise tûğ-ı hümâyun İstanbul'dan unvanlan seyyid olduğuna göre Hüseyin'in evlâdından ol­ bunlann Hüseyin! yani H a z r e t . X V I I . Bayram tebriklerinde ah müteferrik nakibü'l-eşraf tebrik ile dua ettikten sonra de rütbesi ne olursa yapdırdı*.i verdikleri vesikalarda da imzalan H ü ­ > D'OhiMn. 48. 389). 559. Sancağ-ı şerifin. s. > 999 H.. X V I I I .« malûmat *» Pâdişâh cüluslarında hükümdara ihtida nakibü'l«Çraf biat edip dua eder. Nr. her iki tebrikde nakibü'l-eşrafa Bu tebrik merasiminde Rumeh veya Anadolu kazaskeri ise sırası gehnce o zaman da ikinci defa tebrik yapardı *. varoA: 6). e. II. s. 533. (1590 M. 1 •!. * Abdurrahman Paşa kanunnâmesi (Miüî Tetebbular mecmuası). s. a. asra ait teşrifat defterlerinde ise ciUûs ve bayram tebriklerinde nakibü'l-eşrafm el öptüğü sırada Pâdişahm ayağa kalktığı ve na­ kibü'l-eşrafm dua ederek avdetini mütaakıp Kınm Han-zâdelerinin tebrik Ue etek öptükleri yazılmıştır (Maliyeden arşive devredilen 29 numaralı teşrifat def' teri. 220 varak 30) nakibül-eşrafin biatlerde ve iki bayramda el öpmede cümleye tekaddüm ederek pâdişahlann siUâle-i Haşimiye'ye hürmeten ayağa kalktddarmı yamyor. X V I I . 7).i T e s a v i r . ayağa kalkar ve alkış diğer tebrikler yapılırdı. IV.OSMANLILARDA N A K t B Ü ' L . nakibin omuzlarım öptüğünü beyan ediyor (Fransuca tercümesi. am yine olsun Pâdişâh mütaakıp teşnfat de sırasiyle biat yapıhrdı. «. iVtmetî Efendi kanunnâmesi. 64). JCavanin-i Teşrifat isimli eserde (t/niverstte kütüphanesi.. Pâdişah'la beraber sefere giden nakibü'l-eşraf dışmda giderlerdi*.40 (Kanun-i Alay kısmı). seynidir.

c. I. 238).. Emevîler zamanmda gazaya iştirak ederek Arapların istanbul'u muhasaraamda bulunmuş ve muhasara esnasmda vefat etmiştir. Mevlid-i Nebevi okunduğu sırada nakibü'l-eşrafın davet edilmesi pek tabiî olup rütbeleri­ ne göre bunlarm teşrifatta yeri olmadığmdan ve kendilerinin yüksek rütbeli ulemadan aşağı oturtulması da muvafık görülmediğinden mevlid cemiyetine geldikleri zaman nakibü'l-eşrafın camiin sağ tarafmdaki köşe. muayyen olmağın vakt-i mezkûrede Ayasofya-i kebir cami-i şerifinde vezir soffasmda habere müterakkiben meks buyuralar (Başvekâlet Arşivi 29 numaralı Teşrifat defteri.seyyid ve şerifler tekbir ve salavat geti­ rirdi.i Halid'in evinde misafir olarak kaldığmdan kendisine mihmandâr-i Peygamberi derler. * Eyüp'te medfun ola zat eshab ve ensardan olup ismi Halid b. Muharebe esnasında sancağ-ı şerif dibinde aynı suretle tekbir ve salavat getirilirdi. Nakibü'l-eşraflann Pâdişâh nezdinde itibarları büyük olup Sultan Ahmed eamiinde mûtad üzere okunan mevlid cemiyetine sadr-ı âzamin mektubiyle davet olunarak dikleri vakit yalmz olarak mihrabın sağ tarafında gel­ ve mahfü-i hümâyunun altında etrafi yeşil perde ile kapatdmış yerde oturur­ lardı ^.170 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M Î Y E TEŞKİLÂTI şında ve gerek İstanbul'A avdetinde -pâdişâh Edirne'de ise oradan çıkışında ve avdetinde. yeşil perdelerle kapanıp içerisi tefriş olunarak mevlid-i nebevî sonuna kadar yalmz olarak ora­ da oturmaları hakkında S u l t a n I. Pâdişâh sefere gitmiyeeek olursa nakibü'l-eşraf ordu üe beraber sancağ-ı şerifin gidiş ve gehşindeki merasimde şerif ve seyyidlerle beraber istikbal ederdi*. 565. Eyüp türbesinde* yeni Pâdişâha kdıç ^ Seferden avdette sancağı şerif istikbali (Nimeti Efendi kanunnâmesi). c. s. ' Osmanlı Pâdişahlarmdan I I I . A h m e d . A h m e d bir kanun yapmış ve bu kanun Sultan Ahmed camiinde mevlid okunduğu müddetçe devam etmiştir (Enderun tarihi. varak 226. İlk İslama gelen Medine^ balkından olup H a z r e t .. ^ D'Ohsson. ' Şerafetlû ve semahatla efendi Hazretleri.. Mecmua-i Tesavir-i Osmaniye. IV. Zeyd ve künyesi Ebû Eyyup'dur. I. i. s. Atâ Bey. 7. . M a h m u d ve I I I . Mus­ tafa'ya şeyhülislâmlarla beraber nakibü'l-eşraf kdıç kuşanmışlardır.). I V . İnşallahü teâlâ yarmki gün sertac-ı ebrar ve ahyar olan cedd-i emced büzürkvarları habib-i hüdavend muhtar aleyhissalavatullah'ül-gaffar hazretlerinin takbîl-i dâmen-i hırka-i pür-berekâtları saat. Hırka-i giderlerdi Osmanlı pâdişâhlarının cüluslarında bazı nakibü'l-eşraflar şerif ziyaretine de yine sadr-ı âzamin davetiyle kdıç alayı merasiminde kuşatmışlardır ^.i P e y g a m b e r Mekke'den Medine'ye hicretlerinde H a z r e t .

s. JU. ı y _ A.U1.lj U J > (. . Sâdâttan olduğunu iddia eden kimse bu iddiasmı seyyidlerden olan şahitlerle ispat ederek nakibü'l-eşraf defterine asırda Seyyid 942 kayıt olunurdu..E Ş R A F L I K 171 Siyadet hücceti ^^^**1"* peygamberîden olanlann ellerinde siyadet beratı denüen ve o sülâleye mensup olduğunu gösteren hüccetleri vardı. a / «TOT ..I ij^J Bu siyadet hüccetin üst kenarmdaki nakibü'l-eşrafın ismini havi kısım bizzat nakibin kendi el yazısıdır.:!.VJI J ^j^j.1 > .j l ^ Jl I ^ I j L l . Mahmud'a da yalnız naldbü'l-ejraf kdıç kuganmışlardır {Saray Teıkilâxı.I ' .. tarihi 18 Zilhicce nakibü'l-eşraf Taceddin Seyyid Muhammed Ali'nin olup birisinin (8 Haziran 1536) ve ikincisinin 9 Safer 943 (28 Temmuz 1536)'dür. M ü U j i jM J L--yi ^ J . •üjb?' j .OSMANLILARDA N A K Î B Ü ' L .-I ^ > coîl ^ İ . Muhterem b. ^^^J . Mühür UUl Ü .l j JP-^l j S^L-Jlj . ıgı).lT j ji>ı o>... -»j^ ojUi L-J . M u s t a f a ile II. iJUl j ojjlj ^ ^ j » Ij j^TJ. tarih ve şahitlerin isimlerinden başka birbirinin aynı olan beratlardan birisinin sureti aynen şöyledir : 4JJI o » ^ 1 Lj^U- yi. isim.1 j ^ öi_^ı j jl fUie «u*" Oj-î y OİJL. o>«(. ehmizdeki iki hüccet sureti X V I . j . Bu hüccetin altmda isimleri görülen şahitler hüccetin verilmesinden bir buçuk ay sonra diğer bir hüccette de (9 Safer 943 tarihh hüccet) yine şahitlik et­ mişlerdir.

lâkin nakib. öyledir. . kendisine tâbi olanlan çoğaltmak için yapar ve bu kayıt ve kabulü kitaba uydurmak için bir şecere-i neseb tertip ve tanzim edihr ve bu sû-i istimale vâkıf olan Türkler eskisi gibi bunlara hürmet ve itibar etmemektedir" ^. fakat buçuk ay Bonra verilmiş olan hüccetin resmen verilmiştir. s. nakibül-eşraf kendisine tâbi olanlarm (şerif ve seyyidlerin) hayat ve mematma hâkimdir. * Riko (Fransızca tercümesi). yukanya suretini kurduğumuz da tarihi) isimh eserinde şerif ve seyyidlerin sülâle-i peygamberîden olmalarma mebni Türklerin bunlara fevkalâde hürmet ve tazim gösterdiklerim ve bunlarm. kendilerine verilen imtiyazlar şevkiyle sû-i istimallerini sonra seyyid ve önlemek için kendilerine nakibü'l-eşraf deftere kayıthlarmdan şu suretle unvaniyle bir reis tâyin edilmiş olduğundan bahis eyledikten şeriflerin bahsetmektedir : "Nakibü'l-eşrafm maiyyetinde çavuşlar ve ağalar vardır.172 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Bu berattan anlaşıldığına göre. kendisinin sâdâttan olduğunu iddia ederek göstermiş olduğu dört sabitle şeriflerden (Hazret-i Hasan evlâdmdan) ol­ duğunu ispat ederek yukanda suretini koyduğumuz buccet kendi­ sine verilip bunda seyyid ve şeriflerin kendisine lâzım gelen kar­ deşliği yapmalan tavsiye edilmiştir. yani idam ettirebilir. ' Yakanda suıetini naklettiğimiz hüccete a y m gahitlerle bundan b i ı doğmluklarmda şüpheliyim. af etmeğe de mukte­ dirdir. bu sülâleye mensup olanlan halk huzurunda alenen idam ettirmez. Riko (Osmanlı İmparatorluğunun zaman-ı hâzırasma ait Zanmma göre.i Muhammed sülâlesinden neşet etmiş olduğunu ispat edecek pek az kimse varsa da nakibü'l-eşrafm teveccühüne mazhar olanlar küçük bir vesile ile o zümreye dahU olabilirler. Seyyid ve şeriflere verilmiş olan bu hüccetlerin hepsi doğru olmayıp iltizam. Nakibü'l-eşraf bunu. iltimas ve para mukabihnde verilmiş olanlan da vardı i. 374. Silistre'h Mürsel oğlu F e r b a d . Bunlar arasmda H a z r e t .

)'de vefat etmiş olan İ m a m E b i ' l .) 'de vefat eden İbn Sââtt diye meşhur İ m a m M u z a f f e r ü d d i n Ahmed'indir. Osmanh müftülerinin bazdan vermiş olduklan fetvalan bir eser hahnde ya bizzat toplamışlar ve yahut toplattırmışlardır ki bunlardan bir kısmı basdmıştır ve matbu olma1 J>i*^L El-muhtar. Bunun da şerhleri vardır. JJUJI > R fi ve ^ Hanefî Mecmau'l-bahreyn eserlere müracaat Mülteka'n-nehreyn *. (1310 M. kendisinden fetvası istenilen meseleleri hanefî fıkhına J^jj* j j U ü l hanefiyeden JD> fıkhına ait Vikayetü'r-rivâye el-Muhtar fî fürûVl-hanefiyye)^ Kenzü'd-dekâyık * ve Mesaili'l-hidaye^ ve JJU. Muhsuretiyle verirdi. M u h a m m e d e l .K n d u r î ' n i n mühim telifidir. (1037 M. Hidaye mesailine dair pek kıymetU bir eser olup bir hayh Osmanh âlimleri şerh ve haşiyeler kaleme almışlardır. ° Yine furû-ı hanefiyeden olan muhtasar Kudurî 428 H . 4 ^ Mecmaü-l-hıüiTeyin 694 H . (1552 M. Sadrü'ş-şeria U b e y d u l l a h Mahbubî'nin oğlu Bnrhanü'ş-şeria Mahmud'un eseridir. * H a l e b î İ b r a h i m E f e n d i Kanunî S u l t a n S ü l e y m a n devrinde yaşayan meşhur âlimlerden olup 956 H .)' de vefat eden B<^datlı İ m a m E b i'l . (1295 M.H ü s e y i n b. Müftülere şeyhülislâm dair fürû-i «jİAjJI unvanı da verilmiştir. X V I . 683 H .) 'de vefat ederek Edirne Kapısı kabristanma defnedilmiştir. a J i l î a ] l > R Kenzü'd-dekâyık 710 H . (1284 M.B e r e k â t H a f ı z ü d d i n Nesefî'nin eseridir. . şerhleriıdn şerhleri ve muhtasarı vardır.ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM MÜFTÜLÜK VEYA ŞEYHÜLİSLÂMLIK Osmanlılarda dört ehl-i sünnet mezhebinden hanluRa ve Müftülük '*^/* fıkbı üzerine kendisine sorulan umumî ve hususi şer'î ve hukukî meselelere ait dinî hüküm­ lere uyarak karar veren zata Müftü ve verilen karara da Fetva adı verilmiştir. Bunun da birçok şerhleri vardır. Mülteka'l- tasarü'l-Kudurî ^ ile bunlann asırda H a l e b î ibrahim şerh ve haşiye ve diğer etmek E f e n d i ' meşhur ehhar isimh eserini yazarak sonradan gelen müftülerin işlerini kolaylaştırmıştır. Keza şerhleri vardır. » <İİJJ Vikaye. ve yine j j h^jJ^'h^j Müftü.) 'de vefat eden M e c d ü d d i n A b d u l l a h Musulî'nin eseri olup şerhleri.

icma-ı ümmet. asır sonlarma kadar çok zaman asırdan îtibaren müfti vardı*. asır) kullandmış ve fukaha arasmdaki ihtüâfh meseleleri halletmiş olan yüksek âhm ve fakihlere alem olmuştur. M e h m e d b. Osmanhlarda olduğu gibi ümiye smıfınm en yüksek resmî makammı ihraz etmiş zevat demek olmayıp ulemamn mercü de değillerdi. fakat nâdir olarak X V I . Son­ radan umumî olarak şeyhülislâm denüen ve ulemanın mercü olan müftiüerden başka vilâyet. varak 139. Medine. Maliki. şer'î mese­ leleri halletmek. fakat bu ta­ rihten sonra müftü bütün ilmiye sınıfının reisi olup müderris­ lerle mevali denüen kaddar da bunun idaresine verilmiştir. 584). IV. taşırken makamı unvanını onun yerine şeyhuhslâm tâbiri umu­ mileşmiştir. yalnız Mekke. kıyas-ı fukaha) üzere fetva vermek. Şeyhülislâm Şeyhıdislâm unvanı I V . Bu fetvalarm formülü şeyhülislâmın fetvalarmdakiniu aym idi. VUâyet. hicret asnnda (mi- lâdî X . Bu müftüler verdikleri fetvalarm üstüne nerenin müftüsü olduğunu beyan Ue mühürlerini basarlar ve verdikleri fetvanm Arapça metni Ue bunu hangi fetva kitabmdan aldıklarım zikrederlerdi. sahibi. Müftü olmayan kazalarda bu işlere kadılar bakarlardı {D'ohson. sancak ve kazalarda da halkın sorduklan şer'î suaUere cevaplar veren müftülükler Osmanh kaynaklarmda en yüksek ümiye XVII. selâhiyetini haiz olan ve mesleğinde imam addedüen Semerkand'h A l i b. asır ortalanna kadar birleşirdi.) ve saire gibi bazı büyük mütehassıs (müte­ bahhir) âhmlere ve hattâ Sofiye ricalinden Pir-i Herat demlen Ebû ' Telhisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. s. . fakat ehl-i sünnet mezhebi (kitap. Kahire. Osmanidardan evvel diğer İslâm dev­ letlerinde şeyhuhslâm unvanını almış bazı mümtaz şahsiyetler varsa da bunlar. Osmanhlarda müftülük de kaddık ayn a y n olup bazan. XVIII. Bu müftülerin tâyinleri şey­ hülislâma ait olup kendilerine gönderilen rüûslar daki tavsiyelere göre harekete mecbur idiler. Bu fetvaların ne su­ retle verildiği bu bölümün sonlarına doğru gösterilmiştir. = 1 1 4 0 M. İ s m a i l E s p i c a î (ve­ fatı 535 H . sünnet. Kudüs ahalisinin mühim kısmı Şafiî. Herhangi mezhepten olursa olsun Osmanh müftüsü verdiği fetvayı Hanefi mezhebi üzere verirdi. Hanbelî mezheblerinde olduklarmdan buralara bu üç mezhebe mensup aynca uç müftü tâyin olunurdu.174 OSMANLI D E V L E T Î N l N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yanlar da kütüphanelerimizde mevcuttur. e. sancak ve kaza müftüleri de halkm şer'i meselelerine dair fetvalar verirlerdi.

reisi olarak kaydeddmekte ve daha sonraki tarih ve vesikalarda hem müftü ve hem de şeyhülislâm Fatih'in kanunnâmesinde şeyhuhslâm üe beraber Pâdişâh boca­ lan da serdâr-i ulema olarak zikrolunmakta ve vezir-i âzamm onlan üst tarafmda oturtması beyan olunmaktadır*. * Şakayık tercümesi. 106. X V I . Osmanidarda şeyhuhslâm unvanının ilk zamanlarda hangi tarihlerde kullandmış olduğunu sarih olarak bilmiyoruz. s. Muhyiddin Bayezid âhmlerinden H a t i h .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 175 A b d u l l a h E n s a r î ' y e (vefatı 481 H . Ve mnallim-i sultan! dahi serdâr-ı ulemadır. . F a t i h S u l t a n M e h m e d zamanmda hocası Molla G ü r a n î ' ye fevkalâdeden olarak üu yüz akçe yevmiyeden başka aydan aya yirmi bin ve senede de devri eUi bin akçe vermişti'. = 1 0 8 8 M. O tarihlerde akçenin dördü bir dirhem gümüş olup kıymeti vardı (Telhisü'l-beyan. asrm orta­ lanna ve hattâ az daha sonraya kadar onlann devletin bütün ilmiye smıfımn mercü demek değildi. asırda kazaskerlerin şeyhuhslâm makta idi^. Bu tâbirden başka pek yüksek âhmlere tmadü'lislâm. Malûm olduğu üzere fetva vermek Hanefî fık­ hını teferruatiyle bümek demek olduğundan burada bulunan zatlarm hakikaten hakkiyle ehü olmalan şarttı. Şeyhuhslâmlar hakkındaki bu kayıt. varak 141). » I. Bunlann fetva vermek kud­ retini haiz olmalan dolayisiyle bu yüksek derecelerine hürmeten verilmiş unvandı. I I . M u r a d zamamnda^^TV. Ama müfti ve hoca vüzeradan bir nice tabaka yukarıdır ve tasaddur dahi ederler" Kanun­ nâme-i Âl-i Osman. X V .z â d e Mehmed'in yevmiyeleri beş yüz akçe iken veya müftü bunun beşte biri kadar yevmiye al­ tekaüd maaşı yüz akçe iken o tarihte müftü olan A l âü d din-i ^ "Şeyhülislâm nlemamn reisidir. Vezir-i âzam onları riayeten üstüne almak münasihtir. 10. s. Fakat F a t i h S u l t a n Mehme'd'in tedvin ettirdiği kanunnâmede şeyhül­ islâm ve müftü diye iki unvanla da zikredilen zatın ulemanın unvanları göridmektedir. Bundan dolayı şeyhuhslâm ulemanın reisi saydmıştı.) Şeyhuhslâm unvam verilmiştir. Fahrü'l-islâm ve Rüknü'l-islâm gibi unvanlar da verilmiş olduğunu görmekteyiz. asnn ikinci yarısı) F a h r e d d i n A c e m t otuz akçe ile müftü olmuştu.

176 Arabi'nin OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yevmiyesi yüz* ve yine Müftü E f d a l .zâde'nin doksan akçe idi^. 49). a. Ebussuud M.(1564 * Şakayık tercümesi. Osmanh devletinin ilk devirlerinde müftidük de kaddd^ ve hattâ müderrislik bir zat uhdesinde bulunmuş ise de nadirdi'. * Meşhur M o l l a F e n a r t Bursa'da bu üç vazifeyi üzerinde toplamıştı. 182. Fatih zamanmda tstanbul müftiüüğüne kazaskerhkten mâzul olarak iki yüz akçe Ue tâyin yapddığmı beyan etmekte ise de bu miktar kati ve muayyen değUdir.) 'de K a n u n î trşadü akIVs-selim isindi meşhur tefsirinin bir kısmım 972 H. = 1 5 7 5 M. 168. A l i C e m a h Efen­ elh akçe daha zam ederek müftidük maaşı edilmiştir. M o l l a H u s r e v 877 H . varak 141). (Şakayık tercümeai. M o l l a A r a p . O zamanki ulema bu kadar vazifeyi çok görmüşlerdir (TMisü'l-beyan. lara verilmişti. Husrev. Müteferrika tab\ a. B a y e z i d meşhur medresesini Bayezid'de tnkUâp Müzesi) yaptırdığı zaman burada ders okutulmasmı müftü olanlara şart koyduğundan Müftü A l i E f e n d i ' y e müderrislik maaşı olarak elh akçe tahsis etmiş bu su­ retle müftidük maaşiyle beraber müderrislik maaşı yüz elh akçe olmuştur^ K a n u n i dinin yevmiyesine Sultan Süleyman. (1472 M. * Şakayık tercümesi (Mecdî). Müverrih Âlî. 35. tstanbul fethini mütaakıp H ı z ı r B e y hem kadı ve hem müftü olmuştu. B u suretle iki yüz akçe Ue müderrislik maaşı Ue beraber iki yüz akçe olmuş ve İ b n K e m a l de iki yüz akçe ile tâyin müftü yâni şeyhülislâm tâyini E b u s s u u d Efendi'nin müftiUüEfendi Sultan (vefatı 983 H . ^ Şakayık tercümesi. Edirne ve lstan6urda böyle müftiilükle kadılığı cem edenler vardı (TeUıiau'l-beyan. kadılık ve müderrislik ayrdarak M o l a müftü olmuşlar ve hattâ Eyüp. A l i C e m a l i Efendiler müstakd Üsküdar ve GalcUa fetvaları bun­ Cürani'nin B u müftiüerin yevmiyeleri M o l l a iki yüz akçesi müstesna olarak bu miktardan azdı. * TakvimüH-tevarih (Kâtip Çelebi). meselâ (şimdi Cemali X Y 1 . 175.) ^Ul Ji* iUjl Süleyman'a takdim etmesi üzerine ğüne kadar devam etmiştir.) tarihine kadar tstanbul kaddığı ile müftidüğü cem etmiş ve sonra müftülük dâve olarak Sahn-ı seman müderrisi Alâüddin-i Arabi'ye verilmişti*. varak 142). a. asır başlannda A l i G e m a l î Efendi'nin (Zenbilh A h Efendi) müftidüğü zamamnda I I . M o l l a C ü r a n î . a. . s. Bundan başka Bursa. Sonra müftidük.

E b u s s u u d E f e n d i bir sene sonra tefsirini tamamlayarak takdim ettiği zaman yüz akçe daha üâve olunmak suretiyle yevmiyesi altı yüze çıkanldı^ ve bunun üze­ rine müftülük hem manen ve hem maddeten kazaskerUğin üstüne çıkanhp kırk akçeden yukan müderrislerle mevleviyetlerin tâyin­ leri müftü yani şeyhuhslâmlara verüdi. EbusBuud Efendi'ye böyle fevkalâde ikram edince kazasker­ leri de tatyib için anlara da onar mOlâzon vermelerini emrederek bu da kanun oldu (Tdhisü'l-heyan. * D ' O h s s o n .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 177 Bayezid müderrisliği üe beraber üç yüz akçe zammiyle müftiüük yev- yevmiyesi birdenbire beş yüz akçeye çü^anlarak kazasker miyeleriyle müsavi olmuştur. Anadolu kazaskerinin 140 buçuk ve İstanbul kadı­ sınm (maişet-i kadı-i İstanbul) ayda beg yüz akçe aylıkları olduğu görülüyor. * Bu hususlara dair Şakayık tercümesi ile zeyli Atâyî'de bir hayli malûmat vardır. Fakat E b u s - 1 Pâdişâh. li . llm<X» T<|UMlı. Nr. Halbuki Ç i v i .) zama­ nmda meharet-i siyasiyesi sayesinde ehemmiyetinin arttığım ve aynı zamanda kazaskerlere tekaddüm ettiğini yazarak aym zatı 1585'de yine müftü olarak göstermiştir.z â d e M u h y i d d i n M e h m e d Efendi'nin (vefatı 954 H. asır maaşlan vardı Ş«ylııı]isiamlı|ııı ^ ^ ^ ^ s u u d «hemmiyeüııin artman gehnceye denüen E f e n d i müftü yani de dahü ve sonlanna yakın olarak üe kazasker ve istanbul kaddanna da has ismiyle maaş verüruznâmçede şeyhuhslâm olanlarm has ismiyle ayda 2083 kuruş şeyhıüislâmhğa olmak üzere yapnuş mevleviyet kadar kendisi büyük kadılık muayyen bir yol yoktu. kazaskerlik müderrishk olanlardan münasipleri müftiUüğe getirilmişlerdi*. X Y I I I . Bu izahattan anlaşüacağı üzere müftiüÜk. Âli Cemali S a d i ve E f e n d i ' d e n itibaren ehemmiyet kesbetmeğe başlamış ve ondan sonra t b n Ebussuud Kemal Ahmed Şemseddin. * Topkapı Sarayı Arşivi.z â d e M u h y i d d i n M e h m e d E f e n d i Kanuni zamanmda vefat etmiş olup D'ohson'un 1585'de ve ö z d e m i r o ğ l u O s m a n P a ş a sadaretinde şeyhülislâm olarak gösterdiği zat evvelki Çivi-zadenin oğlu olup D ' o h s o n baba ile oğlu karıştırmıştır.:=1547 M. ŞeyhuUslâmlığm K a n u n i S a l t a n S ü l e y m a n zamamnda Ç i v i . Sadullah M e h m e d Efendüer gibi değerh âhmler tam bir ehhŞeyhuhslâmlar gördüğümüz bir yetle o makamın itibannı devam ettirmişlerdir mişti. Burada Rumeli kazaskerlerinin ayda 143. varak 142). 132 ruznamçe kaydı.

varak 140. Pâdişah-ı âli-cah nazarmda hallal-i müşkilâtı enam olan şeyhülislâm vüzeradan mukaddem olub umûr-i diniyyede riyaset-i mutlaka sahibi olduğu cihetle vekâlet-i kübradan minvecih âlâ makamdır. varak 142. asnn ikinci yaruından sonra şeyhülislâmların yedi yüz elli akçe yevmiyeleri üzerinden ayhklanmn yirmi iki hin beg yüz akçe olduğunu H e z a r f e n H ü s e y i n Efendi yazmaktadır. 411. 40. Daha sonra eUi akçe daha zammiyle yedi yüz eUi akçe oldu. Buna rağmen şeyhuhslâmlar Divan-ı hümâyun âzası olmamışlar. 1 Atâyî. sene 924 H.). Zira devlet umûr-i din üzerinde bina olunur." Telhisü'l-beyan. s. I. varak 19. Şeyhülislâm B o s t a n .. . X V I I .. X Y I I . Osmanlı devletinde din asd ve devlet onun fer'i olarak göriddüğünden şeyhuhslâm zahiren vezir-i âzam de aym derecede saydnuş ise de derecesi manen ondan yüksekti * Bir isyan vukuunda pâdişâh aleyhine fetva vereceği için. Yalnız din reisi şeyhülislâm ve devlet reisi vezir-i âzam ve her ikisinin reisi Pâdişah-ı kâmkârdır. = 1598 M. iosı/mamtş ikinci cilt.178 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I suud Efendi'den itibaren şeyhulislâmbk Rumeli kazaskeri olanlara verilir oldu. rütbe-i vekâlet-i kübra yani vezâret-i uzemadan âlâ değilse bari beraber ve bazı hususa nazar olunsa andan bâlâterdir. fakat nadiren şer'î bir meselenin halh için veyahut yanlış bir kararı düzeltmek üzere Divan-ı hümâyuna davet eddmişlerdir ^. 305). c. s. * "Şeyhülislâm. bazan Anadolu kazaskeri veya bunun pâyelilerinden de getirilmiş ise de nadirdi.^li. = 1528 M. dinlemekte olan pâdişâh bu hale cam sıkılmış ve ertesi celsede Müftü i b n K e m a l ile istanbul kadısı Sadullah SâdI E f e n d i divana davet olunarak yaptıkları mübahesede M o l l a K a b ı z ' ı ilzam etmişlerdir (.i P e y g a m b e r ' e tercih hususundaki iddiasma ikna edici cevap veremeyen iki kazaskerin aczini adil penceresVnden. s. * Y a v u z S u l t a n Selim'in yüz elU kişinin katli hakkmdaki iradesini doğru bulmayan Müftü A l i C e m a l i E f e n d i davetli olmadığı halde Divan-ı hümâyuna gidip bunlarm katillerinin şeriate ve adalete aykırı olduğunu arzederek bu cinayeti geri bırakbrmıştı {Şakayık tercümesi. Peçevî tarihi. bilhassa idarenin zayıf zama­ nmda kendisinden çekinihrdi.i isa'yı H a z r e t .z â d e Mehmed Efendi zamanında (vefatı 1006 H . ' Kavânin-î Osmaıü ve RâbUa-i Âsitâne. (Telhisiı'l-heyan fî Kavânin-i Al-i Osman). din asd ve dev­ let onun fer'i gibi kurulmuştur. asırda şeyhıdislâmlann hazineden maaş olarak yirmi dört bin dokuz yüz seksen akçe aldıkları görülmektedir ki * buna göre yevmiyeleri sekiz yüz akçeden ziyade tutmaktadır. K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamanında ulemadan M o l l a K a b ı z isminde birinin H a z r e t .) bunların yevmiyeleri yedi yüz akçeye çıkarddı i.

Tevcihat Nr. vezir-i âzamlann cahü olmalan sebebiyle bu iş şeyhuhslâmlara bırakddı. s. Şeyhuhslâmlara kışlık ve yazlık hil'at verilmesi Ebussuud zamanından itibarendir *. Nr. hatip ve müezzinlerin Konya'da post-nişin olan Çelebi Efendi'nin inhası üzerine mevlevi şeyhlerinin* ve mevaU denüen büyük kaddann ve kazas­ ihtidadan şeyhulkerlerin tâyinleri şeyhülislâmlara verilip kazaskerlere kadıhklarmm tâyinleri bırakılmıştı^. ve müftideri' imam. Hattâ E b u s s u u d E f e n d i vezir-i azama tezkire yazarak (fetvaile meşgıdiyet. 670. 674. 2078. Bundan (yirmi akçeden) kırk akçeye kadar olan müderrisliklerle kaza maksat * Telhisü'l-beyan fî Kavanin-i Âl-i Osman. * Şeyhülislâm vilâyet. mevah müderris re kadı '^^ müftiderin tertip ve telhisleri hususu vezir-i tâyinleri âzamlara ait iken. sancak ve kaza müftülerini inha ederken " l^' îfiâ ile mutasarrıf olup esahh-t ekvûl-i eimme-i Hanefiyye'den naklini yazmak üzere emr-i şerif rica olunur" derdi (İbnülemin. İşte bu tarihten îtibaren kırk akçeden yukan Hâriç ve Dâhd müderrishkleriyle sancak ve kaza orduya tâyin eddeeek kaddar' ve vüâyet. ŞeyhulisUmlann (-^^^^ t«"hine kadar.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 179 Osmanlı Murad vezir-i âzamlannın şeyhülislâmları ziyaretleri I I I . ' ÂlUbasılmamış ikinci cilt).)'de kanun olup bu da Efendi'nin şeybuhslândığı müftidüğün ehemmiyetini arttırmıştı. Tevcihat kayıtları. vaktimizi ahıken bu bârı dahi üzerimize tahmin bize cevrdir) diye şikâyette bulunmuştur. Tevcihat dosyası. varak 142. zamanmda ve 992 H . (1584 M. Kavanin-i Âli Osman ve Rabua-i Âsitâne. Mine'd-dâi li'd-devletiM-aliyye Ali el-fakir afa anhü Bu inha sadr-ı azama gönderilerek iradesi alınmıştır 14 Muharrem 1086 (/6nü*/- emin tasnifi. ^ Ordu kadısı tâyini hakkmda şeyhulislâmm sadr-ı azama bir inhası: "Babadağı kadısı Ş a b a n E f e n d i Bosna kazası payesiyle Serdar İ b r a h i m Paşa Hazretleri yanmda ordu kadısı tâyin buyrulmak rica olunur". Vezir-i âzam N a s u h Paşa ile şeyhülislâm H o c a . varak 28 b. 675). Kavanin-i Osmanî ve RabUa-i Asitane. Sadr-ı âzam bazı medrese ve mollalıkları pâdişâh I.z â d e M e h m e d Efendi'nin arası açılarak. Ahmed'e arz edince hükümdar. şeyhulislâmm göreceği işe "niçin müdahale ediyorsun" demesi üzerine N a s u h P a ş a . Nr. 40. 14).41. müderris. E b u s s u u d Efendi'nin tezkeresini . 2077. * İbnülemin.s. sene 1126.

Vezir-i âzamm teLhisi: "Devletlû Pâdişâhım. asır sonlariyle X V I I I . Şam-ı şerif fetvası hâlâ münhaldir Kütahya kadısı dâileri fetva hizmetine kadir olmağm Şam-ı şerif kazası tevcih buyurulub anun yeri Semaniye müderris­ lerinden Mevlâna E m î r Cenahı dâilerine ve anun yeri tarikleri üzere bir müslahikkma inayet olunub ve bundan gayrı Ağras (Atabey) müftüsü fetvaya kadir olmayıb ref*i lâzım olmağm İznik Dâhil müderrisi olan Mevlâna A b d u l l a h ' a ve anun yeri Mahmud Paşa müderrisi dâilerine ve anun yeri Mehmed Ağa müder­ risi H ü s a m . Y a p a ­ cağı tâyinler hususunda kanun üzere şeyhuhslâm.180 OSMANLİ D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I islâmlığın en yüksek makam olması ve kazaskerlerle vezir-i âzam­ lann haksızlık yapmalannın önüne geçilmek istenmesi idi. asırda vezir-i âzamlann muvafakatlerinin ahnması kazaskerlerle yüksek mevahye tahsis edilmiştir Mevah ve müderris tâyinlerinin kazaskerlerden alınarak şeyhuhslâmlara verilmesi sû-i istimali önleyemedi. X V I I .k i çok terbiyeh. A h m e d (verdim) hatt-ı hümâyununu yazmıştır (I. vezir-i âzam ile görüşüp anlaştıktan sonra tâyin edilecek müderris ve meva­ linin hstesini bir telhis ile vezir-i azama bildirip onun vasıtasiyle Pâdişâhın iradesini alırdı.z â d e dâilerine ve anun yeri Perviz Efendi Müderrisi î m a m . şeyhülislâm anlaştıktan sonra müderris ve mevali hakkmda şeyhulislânun takdim ettiği 1015 H ." Sadr-ı âzam bu tellıisinin üzerine Sultan I. Bununla beraber bu müdahale yalnız N a s u h Paşa ile kalmıştır. varak 144). . derhal bir cahil kardeşini Rumeh kazaskeri etti ve iyi tahsil görgöstererek "bu benim vazifemdir. Musahibi "neden deyince: "— Evvelâ şeyhuhslâm B o s t a n böyle buyurdunuz" E f e n d i ' y e iltifat eyledim. Ahmed Kartonu numara 853) bundan başka aynı tasnifte 1781 numaralı diğer bir ulema tâyin silsilesi daha vardır. M e h m e d . Bu hususlar şeyhülislâm duacdariyle müşavere olunub vech-i meşruh üzere silsile olmak münasib görüb Uâm buyurmuşlardır. ^ Vezir-i azamla. gün mukarriblerinden birisine : "— Dünyada sözüne sadık ve hak-şinas bir kimse bulama­ mahcup ve saf kalbli idi. hattâ Pâdişâh I I I . (1607 Mart) tarihli liste ile buna ilişik olan telhis suretleri : "Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki Devletlû Pâdişâhım. selefte vüzera göre gelmiştir" diyerek Pâdişahm müsaadesini almıştı (Te{/ıisü'I-beyan.z â d e dâilerine ve anun yeri imtihan ile kırktan mâzul bir duacdarma inayet olunmak bâbmda ferman Devletlû Pâdişahınundır".bir dım" diye şikâyet etmiş. Ferman Devletlû Pâdişahı­ nundır.

1 H o c a S a d e d d i n E f e n d i . I I . ' Y e m i ş ç i H a s a n Paşa'mn sadaretinde onun şeyhuUslâm S u n u l l a h E f e n i Ue aralarmm açık olmasma mebni şeyhıdislâmm tertip ettiği tâyin ve tevcih BİlsUerini yerine getirmemiştir (Fezleke. vezir-i azanda anlaşarak tâyin edeceği mevah ve müderrisim havi listeyi vezir-i azama bildirir ve o da bir telhis üe keyfiyeti pâdişâha arzederek hatt-ı hümâyunla tasdiki havi iradesini aldıktan sonra hsteyi şeyhülislâma iade ederdi. II. s. Eğri seferinden avdette gözden düşerek hem hocahktan azledilmiş ve hem de ulema tâyinine müdahaleden menolunmuştur {Naima tarihi. 184. s. s. c. Naima. c. II. 370. Mustafa'nm hükümdar ilân edilmesinden dolayı Şeyhülislâma kızarak ilmiye tâyinlerim ondan alıp hocası Ömer E f e n d i ' y e verdiğinden Şeyhuhslâma yalnız fetva işi kalmıştı {Peçevi. 200). I. » Âli (Basılmamış ikinci cilt). 172 ve onlardan naklen Hammer {Ata Bey tercümesi). s. c. kazasker şeyhülislâma Şeyhuhslâm. Kaza bakar ve tefviz eylerdi" demiştir ' . Bazan fa­ kat ender olarak aralannın iyi olmamasından dolayı vezir-i âzam. I. 167). ' Hammer {Ata Bey tercümesi). . VII. O s m a n pâdişâh olunca saltanatın babadan oğla geçmesi sebebiyle saltanata geçmek hakkı kendisinin iken amcası I.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 181 memiş oğluna Selanik kadılığını rica eyledi. c. Bundan haşka pede­ rimin hocası S a d e d d i n küçük oğlunu Edirne E f e n d i ' y e din ve devlet hayırhahı diye riayet eyledim. * Abdurrahman Paşa ve Nimeti Efendi kanunnâmeleri. derhal o da genç bir oğluna Anadolu kazaskeri ve kadılığına arzedib mollalar arasında beni âlem bed-nâm ve inde'l-ahah kendüsünü ve evlâdını rüsvay-ı eyledi" dedikten sonra : " — Eski hükümdarlar zamanında hocalar (Pâdişâh bocaları) ve müftider ulema menasıbma karışmazlardı*. ilmiye tâyinlerine müdahale ederdi. c. s. Daha yukardardaki bir notta kanun maddesi gösterilmiştir. s. c. şeyhıdislâmm inha ettiği tevcihatı yapmazdı ki şimdiye kadar bir tanesine tesadüf ettim*. s. 153. 3286. Bu hal muvakkat olup sonra bu işler yine şeyhuUslâma verilmiştir. Ozdemir esnasında oğlu Osman Paşa'nın başka sadaretinde merasim teve­ bırakadılarını kazaskerler arzedib verihr ve sair ümiye tâyinlerine vezir-i âzam şeyhuhslâmlar hünkâr alınmak hocalariyle suretiyle kazaskerlere tâyinleri kaddüm ettirilmiş' ve bundan zir-i âzamm muvafakati kdmıştır *. VIII.

M e h m e d ( A v c ı ) (verdüm) hatt-ı hümâyımunu yazarak telhisi iade etmiştir*. fazi­ letlû Şeyhuhslâm Efendi duacdarınm işaretleri mucibince tevcih ve inayet buyrulmak bâbmda ferman şevketlû pâdişahımmdır.182 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI Şeyhulislâmlann vezir-i azama tâyin orlzalan ^ ^ ^ ^ ' ^ Tokat ber-vech-i arpalık Anadolu kazaskerÜğinden münfasd F e y z u l l a h E f e n d i ' y e sa- gönderdikleri bazı daka ve İnayet buyrulmak rica olunur. Sadr-ı âzamin bu telhisinin üzerine Sultan I V . Şeyhuhslâmm tâyin arizası üzerine sadr-ı âzamm pâdişâha telhisi : Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki şevketlû ve kerametlû ve inayetlû pâdişâhım. Nr. 16 Muharrem 1079. ' Müderris ve kadı tâyinleri dolayisUe sardar-ı âzamlarm pâdişâha arızalar ve bazan da şeyhulislâmlarm tâyin listesi zayi olduğundan ben bulduklarımın bazdanm koydum. . Diğer numune : olunmak buynddu. ' Sahb vezir-i âzamm buyruldusunun kenarmdaki işaret olup verilen emrin doğru ve hilesiz. 79. Kazâ-i Üsküdar sabıka Eyüp kadısı Şaban Efendi'ye. sahih olduğuna işarettir. Diğer numune : İstanbul kadısı tâyini münasebetiyle Şeyhuhslâmm inhası : Kazâ-i istanbul Mekke-i Mükerreme'den münfasd M u s t a f a E f e n d i dâilerine sadaka buyrulmak rica olunur. vezir-i âzamm muvafakatimi bavi derkenar. * İbnülemin tasnifi. Mine'd-dâî h'd-devleti'l-Osmaniyye Yahya el-Fakir Keza bu inhayı vezir-i âzam pâdişâha telhis ederek iradesini alddttan sonra 25 Zükade 1083 (Mart 1673)'de şeyhuhslâmm ^ Buyruldu. Mine'd-dâî Yahya el-Fakir Bunu vezir-i âzam bir telhis ile pâdişâha arzedip iradesini aldıktan sonra şu buyruldu üe^ şeyhühslâma iade etmiştir : Sahh^ sabıka Anadolu kazaskeri hazretlerine izzetlû Şeyhuhslâm izzetlû Feyzullah hazretlerinin Efendi ilâmları Efendi üzere Tokat kazası arpahk olarak tevcih 18 Muharrem 1079». Tevcihat vesikaları.

Nr. kerametlû. 35. evvelce hangi derecede müderris ise yine aynı derece fle bajka medreseye nakl edUecek demektir. . Böyle bir müderris tbtida-i hâriç medreselerinden birisine tâyin olunurdu. yani aynUmş demektir. Tevcihat vesikaları. 492. M a h m u d zamanmda şeygönderdiği mektup üzerine Hâriç hareket-i mishyyesiyle*. Burso'da Erzincan'h Efen­ (Ibtida-i hâriç) itibariyle sadaka buyrulmak müderris A b d ü l k e r i m E f e n d i ' y e Dâhil Ue. Tevcihat vesikaları. Müderris tâyinleri hakkındaki muameleler : Medrese-i Turhan Bey der-Yenişehir (Tırhale Yenişehri) : Medrese-i mezbure mahlûl olmağın kırktan munfasıl* M e h m e d E f e n d i ' y e Hâriç rica olunur. yeri di'ye DâhU ile. Mine'd-dâi h'd-devleti'l-Osmaniyye Yahya el-Fakir Bunun üzerine vezir-i âzam (mucibince rüûs-ı hümâyun veril­ mek buyruldu fî 27 Şevval 1084) yazarak kâğıdı rüûs kalemine göndermiştir'. Tevciha vesikaları. ^ tbnülemin tasnifi. asır ortalarında ve dair I . * tbnülemin tasnifi. Nr. yeri (yani Erzincanî müderrisliği) tevhyetle Bursa'da Çendik müderrisi H a s a n Efendi'ye rica olunur. Şeyhuhslâm Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i ' n i n 1090 Şevval (1679 Kasım) tarihli medrese tevcihine dair arîzası*.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 183 inha arizası üzerine (ha-hatt-i hümâyun buyruldu) ibaresini yazarak iade etmiştir*. Medrese-i Molla Husrev der Bursa. Rüûs kaleminden de müderrishk rüûsu verilirdi. ' Hareket-i misliyyesi^ylt demek.-» mucibince tevcih olunmak buyruldu 9 1 L (Şevval) sene 90 (1090) XVIII. * tbnülemin tasnifi. yeri Bursa'da Peri Peyker müderrisi M e h m e d Kırktan münfasd A b d u r r a h m a n E f e n d i ' y e Hâriç elli Ue sadaka buyrulmak hulislânun Umiye tevcihatma vezir-i âzamm pâdişâha arizası ve hatt-ı hümâyun: "Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki şevketlû. Mine'd-dâi Ali el-Fakir Sahh j. ' Kırktan munfasıl demek kırk akçe yevmiyeU medreseden münfasd. kud­ retlû mehâbetlû vehyyü'n-nimetim efendim pâdişâhım.

S e y i d M e h m e d Z e y n e l ­ âbidin Efendi dâderine avâtıf-ı aliyye-i midûkânelerinden Rumeh kazaskerUği ve sabıka İstanbul kadısı Anadolu kazaskerUği payesi olan Ş e y h . arpalık tevcihleri hakkmda şeyhuhslâmm 1144 Muharrem (1731 Ağustos) tarihli inhası üzerine vezir-i âzamm şevket-makrun mucibince tevcih olunmak buyruldu" diyerek tâyin muamelesini Sabıka Rumeh kazaskeri olan e s . kerametlû. Yenişehir'den (Tırhala Yenişehir'inden) mâzul M u s t a f a E f e n d i (Hayatî-zâde) dâilerine ve Mekke-i Mükerreme pâyesiyle Medine-i Münevvere kazası (yani kaddığı) Edime olan sabıka Bursa Kadısı N a l i K a y n ı payesi M e h m e d E f e n d i dâi­ lerine ve Edime kazası sabıka Haleb kadısı Yenişehri Veli­ yuddin E f e n d i dâderine ve Şam-ı şerif kazası sabıka Galata kadısı İ s m a i l Efendi-zâde es-Seyyid Şeyh Mehmed E f e n d i dâi­ lerine ve Cezire-i Kıbrıs'ta Lefkoşe kazası sabıka Bosna kadısı Abdülhadî-zâde A b d u l l a h E f e n d i dâilerine ve halen reisü'l-etibba olan sabıka Edime kadısı M e h m e d E m i n (bu da Hayatî-zâdedir) dâderine Mekke-i Mükerreme payesi ve sabıka Galata kadısı S e y y i d M ü r t e z a E f e n d i dâderine Edirne kazası payesi.184 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Mekke-i Mükerreme kazası Anadolu kazaskerliği payesi olub sabıka reisü'l-etibba. Mahmud (işaretleri mucibince amel oluna) hatt-ı hümâyununu yazarak tekriri iade etmiş ve bunun kenarına vezir-i âzam : "Şeref-yâfte-i sudur olan hatt-ı hümâyun-ı tamamlamıştır. mehabetlû vehnimetim efendim pâdişâhım hazretlerinindir". Bu telhis üzerine Sultan 1. tevcih ve ihsan buyrulmak üzere faziletlû. . kudretlû. Malûm-ı hümâyunları oldukta (işaretleri mucibince amel oluna) deyu mü­ barek hatt-ı hümâyun-ı inayet-makrunlan keşide buyrulmak bâbmda emr ü ferman şevketlû. . şevketlû. sema­ hatlû şeyhuhslâm (Dürri Mehmed Efendi) dâderi telhis ve işaret etmeleriyle mârûz-ı lâmiu'n-nur hidivâneleri kdınmıştır. Kazaskerlik ve telhisi : "Arz-ı bende-i bi-miktar budur ki Pâdişâhım.z â d e M e h m e d E f e n d i dâilerine Anadolu kazaskerhği ve seleflerine dahi arpahklar ihsan buymimak üzere fazdetlû ŞeyhuUslâm Efendi dâderi işaret etmeleriyle mâruz-ı . kerametlû .

buyurula) tâyin diye yazarak sadarete havale olunur. XIX. " hatt-ı hü­ S e l i m bu telhisin üzerine (olsun) mâyununu yazarak telhisi iade etmiştir*. tmam tâyininin mahalle haUu tarafmdan. oradan pâdişâha arz olu­ B u gibi vazifelere işleri taşrada ise o mahaUin kadısımn Üâmı üzerine tâyin yapılırdı. 2215. ^ tbnûlemin. mâyunu : "Şevketlû. II. Bu istidalar üzerine (sadaka buyrulmak mercûdur) veya (arz mucibince tevcih buyrulmak rica olunur) veyahut şeyhuhslâm. II. cüzühan tâyinlerinde mensup olduğu camün (vakfın) müteveUisi tarafmdan şeyhühslâma istida üe müracaat edilirdi. Mustafa devri vesikaları. • Başvekâlet Arşivi. ehliyetinden bahis ile vezir-i azama müracaat olunmak suretiyle onun huzurunda Kur'am kerim -okutulduktan sonra muvafıksa tâyin muamelesiıün yapddığım yazıyor ki X V I I . asra aittir (Fransızca tercümesi. asır başlannda şeyhülislâm tarafından Anadolu kazas­ keri tâyini için inha dolayısiyle sadr-ı âzamin telhisi ve hatt-ı hü­ Anadolu kazaskeri efendi dâilerinin müddeti hitama reşide olduğundan Anadolu sadareti hasbe't-tarîk Anadolu pâyelû ve istanbul Ataullah mâzuUerinin akdemi olan M o l l a c ı k . Nr. * Başvekâlet Arşivi hatt-ı hümâyun vesikaları. 290). Nr. dua-gû. Mustafa zamanında olduğu gibi sadr-ı âzamlara dahi tahakküm eden bir zat ise (tevcih narak tevcih muamelesi yapıhrdı". sandık 28. kerametlû Sıütan I I I . R i k o . 1563. Manzur-ı hidivâ­ neleri oldukta işbu telhis-i kullan üzerine (işaretleri keşide buyrulmak mucibince amel oluna) deyu mübarek hatt-ı hümâyun-ı şevket-makrunlan babında emr ü ferman Bu telhis de daha yukandaki gibi muamele görmüştür.z â d e Mehmed E f e n d i dâilerine münhasır olduğuna binaen bin iki yüz on dokuz Muharremi gurresinden itibar ile Efendi-i mumaileyh dâilerine tevcih ve ihsan kıimması hususunun hâk-pây-ı hacetrevây-ı şahanelerinden istizan olunmasma dair semahatlû şeyhül­ islâm efendi dâileri taraf-ı çâkerâneme bir kıta takrir göndermeleriyle maruz-ı huzur-ı şehriyâri kıimmağm ol babta emr ü ferman şevketlû.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 185 huzur-ı lâmiu'n-ııuT-ı mülûkâneleri kalınmıştır. müezzin. Emirî tasnifi. hatip. imam. Tevcihat vesikaları. kerametlû Pâdişâhım. . s.

kazaskerler. Hasköyde Valde Sultan. Sultan Selim. Üsküdar Valde. Selimiye. Üsküdar'da Şemsi Paşa ve diğer büyük camilerin vaizlikleri beyan eddmiştir*. tbtida-i hâriç müderrisleri isimleriyle gösterilmiş ve bundan sonra Ayasofya. Sivas. Van. Müderrisler de dereceleri en yüksek müderrislik derecesi olan Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye'den Süleymaniye. Adana. tstanbul haricindeki müderrishkler. haremeyn. Trabzon. Eyüp. Mûsila-i başlayarak Medaris-i Hareket-i erbaa-i Sü­ Ibtidâi leymaniye (Süleymaniye camii yanındaki dört medrese). Üsküdar. Selanik. Meselâ 6 Rebiidevvel 1315'de tbtida-i hâriç müderrisi olan tstanbul'lu M e h m e d Nuri E f e n d i isminin kenanna (hareket) yazdarak Hareket-i hâriç mü^ Bu vaizliklerde tarik defterinde en yüksek vaizlik olan Ayasofya'dan başlamaktadır. Trablusgarp. Hâmise-i Süleymaniye. Hareket-i dâhil. Ehmde bulunan en son (tarik defteri) şeyhuhslâmlardan baş­ layarak. tbtida-i dâhil. Sideymaniye. mahreç ve dev­ mâzuUerini. Bahçekapısı. Anadolu ve tstanbıd kadısı mâzulleriyle mücerrede bunlann pâyehlerini ve yine mâzul bilâd-ı hamse. Calata. Edirne. Bu defter Meşihat Mektubî Kaleminde bulunurdu. Ayazma. tstanbul kaddan. Eyüp. Bu tarik defterinde gerek kadı ve gerek müderrislerin isim­ lerinin sağ kenanna hangi tarihte ihtidadan müderrishk derecesi almışsa ayı ve senesiyle o gösterihp sol tarafında da oradan bir derece yukanya terfiine işaret olunmuştur. Maraş. altmışlı. (1829 M. riye mevalisi Rumeli. sahn ve saire dereceleriyle tertip olunmuştur. nakibüleşraftan sonra şeyhülislâm. Edirne ve tzmir pâye-i esbabını isimleriyle zikrettikten sonra müderrislere geçUmektedir. Beylerbeyi. Şam. Kudüs. Çankın kadılıklariyle. Mısır. Halep. altmışlı.)'de (tarîk defteri) ismi verilen bir defterle daha muntazam bir hale konulmuştu. hâriç. Lâleh. Eskiden bu vaizlikler kürsü şeybi denilen tarikatler şeyhlerine tevcih ediUrken bunlarm arasmdan ehUyeti haiz zevatm yetişmemesine mebni kürsü vâiziyeleri zahir ulemasma da verilmiştir. Sultan Ahmed. Şehzade. tzmir. Hareket-i hâriç. Bayezid. Beyrut. Bursa. Nur-ı Osmanî. Ayıntab. Tophane'de Nusretiye. Medaris-i sahn-ı seman (Fatih camii etrafındaki sekiz medrese). Mûsila-i sahn. .186 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Kadı ve müderrislerin tâyinleri usulü 1245 H . yukanda zikrettiğimiz medrese derecelerine göre ayarlanmış olup onlar da tevcihlerinde dâhil. Fatih. Valde Sultan. Bağdat. Erzurum.

) tarihinde P a ş a . Devletin mühim işlerine dair görüşülmek için fevkalâde za­ manlardaki temas hariç olmak üzere vezir-i âzamlarm. Şeyhuhslâm.)'de Şeyhülislâm tâyin Feyzullah Efendi-zâde Mustafa Efendi'ye Sultan ettiği tevcihat huBusanda doğrudan doğruya kendisine maruzatta bulunmasını emrederek sadr-ı âzam'ın vasıta olmasım emr etmiştir. 292. Medrese derece rütbelerinin bir kısmı itibari olarak verilmiş olup isimlerinin üzerine işaret . e. s. * Naima tarihi. .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 187 derrisliğine terfi etmiş ve buradan da (Tafra) yani su-a beklemeden terfi ettirilmesi üzerine 21 Rebiulâhır 321'de Ibtida-i dâhil müder­ risi olmuştur. c. (Atâyî). VII. Sadr ı âzamlann ŞEYHULIBIÂMı ^^nn ikinci yansı içinde ehemmiyetleri artan şeyhulislâmlann sadr-ı azamla münasebetleri tesis edilmiş ve I L K defa 992 H . Mahmud Seyyid 1152 H .olunduğu gibi Tafra sure­ tiyle terfi edenlerin isimlerinin kenarlarına kayıt düşülmüştür. VI. Hammer (Ata Bey Urcümeai). 153. s. K ö p ­ r ü l ü M e h m e d Paşa icraatına mâni olarak kendisini azlettirmek isteyen Kapıkulu Süvarilerinin isyan çıkarmak üzere olduklanm haber ahuca şeyhuhslâm Bâli-zâde Mustafa Efendi'nin hemen ziyaretine gidip sadarete geldiği gündenberi yaptığı iş­ lerin doğru olup olmadığmı sormuş ve muvafık cevap ahnca bu hususa dair şeyhuhslâmm elinden b i r fetva alarak lüzumu hahnde göstermek üzere saklamıştı*. (1739 M. şeyhuhslâmlan ziyaretleri Ramazanm yirmi altıncı g ü n ü akşamı yani Kadir gecesi iftara gitmek suretiyle olurdu. • * * İlmiye teşkilâtınm bozukluğunu düzeltmek istiyen I. 241. fetva 1 Şakayık zeyli s. Bu ziyaret işi X V I I . pâ­ Efendi'nin Mehmed vezir-i âzam ö z d e m i r o ğ l u O s m a n ziyaretleri dişâhın emriyle Şeyhuhslâm Çivi-zâde ziyaretine gitmiş ve bundan sonra vezir-i âzamlann şeyhuhslâmlan ziyaret etmeleri kanun olmuştur Şeyhuhslâmlar yalmz sadr-ı âzam değiştiği zaman onu tebrik için Paşakapısı'na yanı BâbıâU'ye gelirlerdi. asırda hususî mahiyette ve muayyen zaman haricinde Köprülü Mehmed olarak P a ş a sadaretinde tekerrür etmiştir. (1584 M.

Naima. I. Mühim işlerde fikirlerinin aimması Şeyhülislâmlığın ehemmiyeti arttıktan sonra müişlerinde vekil-i ruhanî makamında olan şeyhuhslâmlann fikir ve mütalâalarından da istifade eddmesi âdet olmuştur. M u r a d ' d a n sonra ehemmiyetleri artmıştı. c. Şeyhuhslâmm tavsiyesiyle Kaptan-ı Derya Mehmed olmuştur *. pâdişâh ^ hal' ve katlinde hükümdarlar aleyhine fetva verecek mevkide olan şeyhu­ hslâmlann mühim rolleri vardı. I.188 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I emini vasıtasiyle sadr-ı âzami iftara davet ederdi.m e y a m i n ile görüşerek M u r a d P a ş a ' m n (Kuyucu) vezir-i âzam M e h m e d P a ş a ' n m sadaretten azhyle yerine kimin olması hakkında I . s. e. c. ( 1579 M. Çeldi). 987 H . c. 4.1 6 1 7 ) vezir-i âzam Derviş P a ş a ' n m İran seferine gitmek üzere Üsküdar'a geçirilen Kapıkulu ocaklarmın hareketlerinin tehir eddip edilmemesi hakkında pâ­ dişâhın huzuriyle yapdan bir müzakereye şeyhuhslâm S u n u l l a h E f e n d i de davet olunmuş ve bu görüşme esnasmda şeyhuhslâm pâdişâhla münakaşa etmişti*. 282. öküz sadr-ı âzam Halil Paşa E f e n d i görüşmüşler. Naima. VI. c. 278. 396. Yine I. Said olması kararlaştırdmıştı *. Sadr-ı âzam if­ tardan sonra teravih zamanı vaktine yakm zamana kadar oturup sonra herhangi yakm bir eamide namaz kdmak üzere ayrılırdı. 1 « * * Fezleke Fezleke Fezleke Fezleke (Kâtip (Kâtip (Kâtip (Kâtip Çelebi). asırdaki kapıkulu ısyanlannda. A h m e d ' l e sadr-ı âzam olmuştur'. (1648-1687) şeyhülislâm Ebû E f e n d i ' n i n tavsiyesiyle Mustafa vezir-i âzam . 427. zamamnda tpşir Yine şeyhuhslâm E s ' a d bunun Paşa gibi I V . )'de S o k u U u sonra ve I I I . pâdişâh M e h m e d Paşa'nın zayıf vefatından idareli ve devlet idare ve siyasetinde onun derecesinde olmamalan şeyhuhslâmlann Şeyhulislâmlarm '**°* devlet gelen pâdişahlann küçük yaşta tecrübesiz bulunmalan dolayisiyle sadarete getirilecek zat hakkmda Şeyhuhslâm E b û ' l . s. I. Vekd-i eismanî ola­ rak Osmanh devletini idare eden sadr-ı âzamlann. s. Çelebi). II. J. I. A h m e d zamanında ( 1 6 0 3 . c. s. Çekbij. $. s. XVII. Ahmed zamanmda vezir-i âzam D e r v i ş Efendi P a ş a ' n m azl ve katlinden evvel. 376.

asnn ilk yarısına kadar bilhassa devlet setine harp ve sulbe ait meselelerde şeyhuhslâmlann da şûraya davet edddikleri ve birçok müzakerelerin onlann konaklannda yapddığı görülüyor. Takriben 1246 H . XVIII. . ciltleri. Müzakere pâdişâhın riyasetinde yapılacaksa tabu şeyhuhslâm diğer davetli olan zatlarla beraber saraya giderdi. c. Subhi tarihi varak 6 b. Hammer tarihinin V I I .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 189 Şeyhülislâmların Divân-ı hümâyun müzakerelerinde bulun­ mamalarına rağmen -zaten bu divanlarda devlete müteallik si­ yasî işler görüşülmeyip şer'î. M e h m e d zamamnda (1683) Avusturya'ya karşı vezir-i âzam M e r z i f o n î K a r a M u s t a f a Paşa'nm hiç yoktan bir vesile bulup îlân-ı harp etmesine şeyhülislâm Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i muvafakat etmemişti. V I I I . kazaskerler veya kazasker mâzulleri arasında kendi­ siyle anlaşabdeceği birisini o makama sevk ederdi. 136. ve I X . X V I I I . muahede şartlarım bozmamış olan Avusturya'­ ya harp ilân edilmesinin aleyhinde bulunduklar mı yazıyor. (1830 M. Şeyhülislâm tâyini Şeyhuhslâm tâyininde birinci derecede sadr-ı âzam müessir olduğu gibi vezir-i âzam azlinde de ba­ zan şeyhuhslâmm müessir olduğu göridmektedir. (Silâhdar tarihi. " IV. 42. I . Yine K a n t e m i r . İzzi tarihi. 75S. Şeyhıdislâmm saraya veya Paşakapısı'na (Bâb-ı âli'ye) daveti Reisülküttab Efendi vasıtasiyle olurdu. mamafih Reşid 1 Naima tarihinin V I . s.)'de şeyhulislâmlarm müstemirren heyet-i vükelâya iştirakleri usulden olmuş ve ikinci defaki şeyhuUslâmhğı zamanında Y a s i n c i .z â d e A b d ü l v e h h a p E f e n d i burada bulunmuştur. asırdan îtibaren harp îlâm ve sulh akdi şeyhulislâmlann fetvalan aimmak suretiyle yapdmıştır *. Dâimiz) dediği şeyhulPâdişâhlar devletin önemli işlerinde kendi huzurlariyle gö­ rüşülmesini istemedikleri vakit (Efendi islâmlann konağında veyahut Bâb-ı âsafî'de denden Bâb-ı âh'de olmasını irade ederdi. asnn ikinci siya­ yansından X I X . Vasıf ve Cevdet tarihlerinde de çok malûmat vardır. 757. 296) şeyhülislâm ile ulemamn. Sadr-ı âzam. hukukî ve örfî dâvalara bakıhrdımühim devlet işlerinde yapdan müşaverelerde üzere mütalâalarının aimmalan yukanda kaydettiğimiz X V I I . asnn ibtida- lanndan itibaren başlamış ve daha sonra daha geniş şekilde devam etmiştir *. Kazimir'in Osmanlı tarihinde de (S. cüdine de hakm. bu sırada Gürcü M e h m e d P a ş a sadr-ı âzam idi. bu muharebe ilânma Valide sultanm da muvafakat etmediklerini beyan ediyor.). . s.

fakat bu da her zaman mutlaka değildL Anadolu kazaskeri veya bunun mâzullerinden de tâyin edildiği vaki idi. c. c. s. Birkaç istisnası hariç olarak şeyhulislâmm bunlardan intihabı kaidesi III. 272) şöyle diyor : ŞeyhuUslâm olacak zat hükümdarm huzuruna çıkar. 3. Teamül üzere şeyhuhslâmlığa tâyin olunanlarm Arz Odasmda pâdişahm ehni öpmesi âdet iken Z e k e r i y a . X V I I . ^ Şeyhülislâm tâyinimııde X V I I . 2 Silâhdar tarihi. III. Pâdişâh ona samur bir kürk giydirir. » tzâ. o zat hakkmda telhis denilen arîzayı pâdişâha takdim ettikten sonra ^ şeyhülislâm olacak namzed saraya veya icabına göre Paşakapısı'na davet olunup sadr-ı azamla beraber saraya gider­ lerdi. s. s. A b d ü l ­ aziz E f e n d i . asırdan itibarendir.z â d e A b d ü l a z i z E f e n d i Rumeli kazaskeri iken B a h a î E f e n d i şeyhülislâm olunca. 55. 49. 151. asırda şeyhuUslâm tâyini hakkmda R i k o (Fransızca tercümsesi. Ondan başka bir mendil derununda olarak altm olmak üzere bir ekü ihsan eder ve bu meblağı iç elbisesinin göğsü hizasmda bulunan cebine bizzat koyar ve maiyyetinin maişetine medar . kıymeti en aşağı bir ekü arasmdadır. asra kadar mutlak surette Rumeli kazaskeri veya bunun mâzullerinden tâyin kaidesi yoktu. Silâhdar tarihi. 271. 75. I. Eğer şeyhuhslâm yapdacak olan zat doğruca saraya davet edilmişse vezir-i âzam da saraya davet olunurdu".z â d e Yahya Efendi'nin şeyhülislâmlığından sonra bu usul terk olunmuş ve şeyhıdislâm olunmuştu*. varak 227. Şeyhuhslâmm kim olacağı kararlaştıktan sonra vezir-i âzam. c. A h m e d zamanmda yani X V I I I . "müftüler divanda el öperler m i ? " demeleri üzerine Y a h y a Efendi'nin ikinci defaki tâyininden beri arada kırk sene geçtiğinden vüzera am bilememişti. 31.190 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I pâdişâh bazan sadr-ı azama hiç sormadan da kendi münasip gör­ düğü kazasker veya kazasker mâzullerinden birisini şeyhülislâm yaptığı gibi vezrr-i âzamm mütalâasmı alarak yaptığı da olurdu ^. s. îzzi. < lOöl'de K a r a Ç e l e b i . 70. 170. olanlarm bahçede el öpmeleriyle iktifa Yeni şeyhuhslâm çok zaman Rumeh kazaskeri veya bu kazas­ kerliğin mâzullerinden ve bazan da Anadolu kazaskeri veya mâzul­ lerinden ve ender olarak bu iki kazaskerhğin payesini almış olup fakat fiilen kazaskerlik etmemiş olanlardan tâyin olunurdu". VI. şeyhuUslâm olunca saraya gelmiş ve Babüssâade'de iki kapı arasmda hazinedarbaşı tarafmdan beyaz sofa kaplı bir samur kürk giydirUerek Arz Odasma gidip Padişah ayağa kalkarak elini öptürmüştü (Ravzatü'l-ebrar'm ikinci zeyli). Devhatü'l-meşayihde de malûmat vardır. Cevdet tarihi. K a r a Çelebi-zâde bir divanda vezir-i azama "müftünüzü nasd el öptürseniz" demesi üzerine divandaki vüzera. ' Naima. varak 23. s. c. s. I.

a. Bunlar huzura girince pâdişâh üç adım yürüyerek pâdişâhın ehni öperek bunları karşdar ve şeyhuUslâm namzedi yere serilen ehram üzerine otururdu *. Şeyhuhslâmlarla vezir-i âzamlar aynı derecede sayddıklarmdan saltanat vekdi olmakla beraber sadr-ı âzamm. " i z z î tarihi. 1 Sadr-ı âzamlann Pâdişâh huzurunda oturmayarak ayakta durmalan IV. bir müddet oturup. (1760 M. bunun için sadr-ı âzam.)'de vefatı üzerine yerine şeyhuhslâm olması takarrür eden V e l i y olmak üzere yevmi iki bin akçe tabsb eder. fakat selâtin camilerine ait (şeyhülislâm nezaretinde olan) gelirden (nezaret hakkı olarak) menfaat elde edebilir. varak 7 b). şerbet. s. defter-i yevmiye-i oda-i teşrifat (divan odası defterlerinden). şeyhuhslâma hil'at giydirmesi âdet değddi. s. kahve. » 1143 H .M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK Vezir-i âzam ile şeyhuUslâm namzedi olaeak 191 zat Topkapı Sarayma geldikten sonra ikisi birden pâdişâh tarafmdan kabul olunurlardı. gid suyu ve buhur ikram ediUr ve bu sırada Bâb-ı âh'deki hükümet erkânı tebrik ederlerdi. Maliyeden arşive devrolunan teşrifat defteri. Bu suretle saraydan çıkan sadr-ı azanda şeyhuhslâm alayla at başı beraber Bâb-ı âU'ye gehrier. Pâdişâh namzede. (1730 M. 5 5 . Bundan başka muayyen varidatı yoktur. 2 3 .)'de P a t r o n a H a l i l ısyam esnasmda şeyhülislâm tâyin edilen M i r z a . avdet­ . Şeyhuhslâm İ s m a i l A s ı m Efendi'nin 1173 H .z â d e Şeyh M e h m e d Efendi'ye o sırada ferve-i beyaz bulunamadığmdan mecburen yeni çuha kaph samur kürk giydirilmiştir {Subhî. yeni şeyhül­ islâma yeşil çuhaya kaplı bol yenU samur kürk vermek kanun olduğundan bunu bohça içinde teşrifatçı vasıtasiyle getirtip şey­ hülislâma gösterdikten sonra maiyetindeki çuhalarına veya di­ avdet ederken binek ta­ hediye ğer münasip bir adamma teshm edilirdi. 19. 104. kendisini şeyhuUslâm tâyin edeceğini söyler ve o da kabul edince şeyhül­ islâmlara mahsus (ferve-i beyza) denden beyaz çuhaya kaplı erkân samur kürk giydirmek suretiyle tâyin muamelesini yapar ve aynı suretle onunla beraber huzurda bulunan vezir-i azama da samur hil'at giydirip bazı vesayada bulunduktan sonra lerine müsaade ederdi*. M e h m e d zamanmda Melek A h m e d Paşa sadaretinden îtibaren âdet ol­ duğundan vezir-i âzamlar oturmazlardı. Yeni şeyhuhslâm Paşakapısı'ndan şına kadar sadr-ı âzam tarafmdan teşyi olunup kendisine edilen ata binerek alayla konağına giderdi'. 26.

s. Şeyhuhslâmlar ya vezir-i azamla vezir-i âzam aralanmn aleyhine iyi pâ­ Şeyhülislâmııı olmamasmdan veya dişâha bir şikâyette bulunmalarından yahut bir isyan hâdisesinden veyahut ihtiyarlığından ve maiyetinin işlere müdahalesiyle dedikoduya sebep olmalanndan vesair buna benzer hallerden dolayı azl edilirlerdi ki bu hususlara dair tarihlerimizde bir hayh malûmat vardur. D ü r r İ . İkişer defa olanlar daha çoktur. asır sonlarından itibaren mâzul şeyhülislâmların mükerreren lah şeyhuhslâm olduklan görülmüştür. 272.192 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yüddin III.z â d e M e h m e d Efendi'den itibarendir. 1001 Şevval ( 1 5 9 3 Temmuz)de bahar hil'ati giymek üzere davet edilen şeyhuhslâm Z e k e r i y a E f e n d i ' y e "Kaide-i devlet üzere divan çavuşlanndan on beş muhteşem çavuş" gönderilerek önüne düşüp tazim ile Yine bu cümleden olarak Divan-ı hümâyuna getirmişlerdir*. asırdan evvel Reisül­ küttab gönderilmek suretiyle şeyhuhslâm olacak zatın dâvetine dair tarihlerimizde bir kayıt göremedim. * Selânikî tarihi {basılmamış nüsha). 1. 1 Vasıf tarihi. s. büyük bir teveccüh eseri olaıak ferve-i beyza'yı Yeni tâyin edilen şeyhülislâmı onun konağına göndermişti İstanbul'daki ecnebi elçileri ve eyalet paşalannın kapı kethüdaları tebrik ve bu münasebetle kendisine hediyeler takdim ederlerdi'-. Z e k e r i y a . (1593 M. varak 180. 179. İsmi şeyhülislâmlar kısmma geçmek üzere birkaç saat şeyhuUslâm olup askerin istememesi sebebiyle azlolunanlar da vardır. asır sonlarmayakm 1002 H.z â d e M u s t a f a . c. ' Mâzul müftü veya şeyhülİBlâmın tekrar tâyin olunması kaidesi X V I . itibaren olmah— Reisülküttab Efendi vasıtasiyle saraya veyahut Paşakapısı'na davet olunup sonra vezir-i âzam ile beraber pâdi­ şâh tarafmdan kabul olunurlardı. Şeyhülislâm SunulE f e n d i dört defa o makamı ihraz etmiştir".)Me B o s t a n . Efendi'nin o sırada hasta bulıınması dolayısiyle M u s t a f a .z â d e Şair Y a h y a E f e n d i . M e k k i -zâde A s ı m Efendiler üçer defa şeyhülislâm olmuşlardır. S u n u l l a h E f e n d i dört defa şeyhülislâm olup ilk müftülüğü otuz altı yaşmda bulundığı zamandır. X V I I I . Şeybuhslâmların azilleri kendilerine çavuşbaşı vasıtasiyle asırdan bildirilir ve yeni şeyhülislâm olacak zat da — X V I I I .z â d e E b û Said E f e n d i . . X V I . ' Riko (Fransızca tercümesi). E s ' a d E f e n d i .

s. vüzerây-ı izam ve kazaskerler arza girib balen jeyhulislâm olan A z i z E f e n d i hazretleri dest-bûs-ı hazret-i Pâdijah! ile müşerref olmak için Divan-ı hümayuna gelmeleri için otuz ku-k nefer çavuşlar ile çavuşbaşı divan-ı hümâyundan saadethanelerine varub alay ile divân-ı âliye geldikte. Teşrifat defteri. 213.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 193 1012 H . 394). onun azd müsaadesini sonra bunu Reisülküttab A b d ü l k e r i m tebhğ ettirmiştir*. asırda ise şeyhıdislândığa tâyin çavuşbaşdar vasıtasiyle Reisülküttab ve azillerinin de çavuşbaşı vasıtalariyle olduğu an­ laşılıyor ' . memur olduğu JSur- * Raşid tarihi. A h m e d ' i n teveccühüne mazhar olan Şeyhül­ islâm P a ş m a k c ı . 1061 H . Şeyhülislâm H a y a t i M e h m e d Efendi'nin azli üzerine çavuşbaşı A b d i A ğ a kendisini ma­ kamından alarak evvelâ yahsma ve oradan da ikamete so'ya sevketmişti (/zzî. Şu halde X y i . asırda davet ve azillerinin tebliğinin ve XVIII.z â d e M u s t a f a E f e n d i ' n i n azlini tebhğ etmek üzere Reisülküttab Ö m e r E f e n d i konağma yoUanmıştı 1 ^ j l j d l XJ.)'de K a r a otuz. M e s e l â I I I .. s. I. 6. A h m e d hükümdar olduğu zaman şey­ hıdislâmm daveti için çavuşbaşı ile Divan-ı hümâyun çavuşları gönderilmişti*.. Yine bunun güji 24 Zilkade 1180 ( 2 3 Nisan 1767)'de şeyhülislâm bulunan D ü r r î . c. kırk kadar divan Çelebi-zâde Abd ü l a z i z E f e n d i ' y i de şeyhıdislândığa davet için çavuşbaşı de çavuşu yollanmıştı*. Nr. (1603 M. e. IV. » 1130 H . Nuhbetü't-tevarih. 10." Başvekâlet Arşivi. (1718 M.z â d e aldıktan Seyyid A l i Efendi'nin nüfuzundan Efendi üe çekinen vezir-i âzam Ç o r l u l u A l i P a ş a . ' "Yevm-i merkumda E f e n d i hazretleri semahatlû Şeyhülislâm Dürrî-zâde Mustafa azlolunub yalısmda istirahat etmeleri ferman-ı hümâyun buyrulmağm alesseher Reisülküttab Ö m e r E f e n d i hazretleri varub Efendi-i müşarünileyh hazretlerine gayetü'l-gaye nazikâne ihbar ve sahilhânelerine teşrif buyurmalarmm ferman-ı hümâyun buynrulduğunu iş'ar eylediklerinde Cebe timly T«rlUUl>. 13 . III. (1651 M. Bazan pâdişâh tarafından hakkmda teveccüh devam ettiği halde vezir-i âzamin ısrariyle veya ihtiyarlığı ve maiyyetinden şikâyet edilmesi dolayisiyle azhne zaruret hasd olan şeyhul­ islâmlarm azillerinin tebhğleri Reisülküttablar vasıtasiyle olur­ du.)'de I. 1159 sene). c. a. sene 1061 yevm-i mezburda ^ Yevmü'B-aelâse (salı) gehr-i Cumadelûlâ. şeyhuhslâmlann olduğu için davetlerinin asnn ikinci yansından sonra ve X Y I I ..)'de Şeyhülislâm ismail Efendi'nin azli üzerine ça­ vuşbaşı Ebû B e k i r A ğ a kendisini yerinden kaldırıp Solak çeşmesi (Edirne'de) kurbindeki İskenderiyefeöyü'negötürmüştü (Raşid.

M a h m u d Yeniçeri ocağım kaldırdıktan sonra şeyhülislâmların ihtilâttan menedUme usulünü kaldırmış ve serbesti vermiştir {Cevdet tarihi. 199). . Mâzul şeyhülislâmlardan sürgüne gönderilenler de vardı*. Şeyhülislâm E b e ." (Maliyeden arşive devredilen 29 numaralı Teşrifat defteri. I.)'de ve Kasım fırtınası esnasmda gemi Ue Trabzon'a sevkedUirken Kara­ deniz Ereğlisi açıklarmda geminin batmasiyle mağrukan vefat etmişti. Ali (Cibali) Yenikapı iskelesinden kendilerine mahsus olan kayıklarma suvar ve yalmzca sahilhâne-i saadetlerine azimet buyurduklarında mumaileyh Rei­ sülküttab Efendi doğru semahatlû V e l i y y ü d d i n E f e n d i hazretlerinin hane-i saadetlerine varub davet ve saat neharî üç buçukta iken doğru bâb-ı âsafiye teşrif buyurduklarında istikbal.)'de azh îcap etmiş gönderilmesi lâzım geldiği halde S u l t a n ve usulen çavuşbaşının III. Bir zaruret halinde şeyhülislâma Bâb-ı âh'den bir tebligat îcab eder ve herhangi bir sebeple Reisülküttab gönderilmeyip ça­ vuşbaşı gitmek îcap ederse şeyhuhslâm bunu haber alıp birden­ bire azhne zabip olmaması için çavuşbaşmın önü sıra fenerli bir adam giderdi. (1792 M. s.. 172. s. S e l i m . Lütfî tarihi. I. c. c.ve saat beşte devletlû sard-ı âzam hazretleriyle bilmaiyye rikâb-ı müstetâba azimet. II. İstanbul'da oturmasına müsaade edi­ lenler de ya yaldarmda veya konaklarında oturup yerlerim değiştiremezlerdi. ihtiyar halinde teessüründen felç gelmesi ihtimalini Reisülküttab Efendi vasıtasiyle gönlü kırılmıyacak istediği düşünerek surette infisalinin yerde oturmasını tebliğini ve konağından ve yalısından tebliğ ettirmiştir^.z â d e A b d u l l a h E f e n d i makamından azlolununca 1126 H .194 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Fazla yaşlılığı ve hareketsizliği sebebiyle şeyhülislâm M e k k î zâde Mehmed E f e n d i ' n i n 1206 H . 26). s. (1717 M. ' Tarihlerimizde bir hayli şeyhulislâmm sürgüne gönderUdiği görülüyor. 1 Vak'anüvis Edip Efendi tarihi (tkinei kısım. 144).. s. Mâzul şeyhülislâmlar haleflerinin istirkabı yüzünden veya sadr-ı âzamm husumetinden dolayı sürgün cezasma uğramışlardır.. X I I .... doğru huzur-ı şahaneye teşrif buyruldukta taraf-ı hazret-i cihan-dâriden ibtida devletlb sadr-ı âzam hazretlerine seraser kürk ilbas ve çavuş alkış edib badehu Efendi-i müşarünileyh hazretleri mezun-i bi'l-ifta ve pirâye-bahş-ı mesned-i meşihat-i kübra ve def'a-i saniyeleri olmak üzere kendulerine tevcih ve ihsan-ı hümâyun buyrulmağın beyaz çuhaya kaplı bol yenlü bir sevb samur kürk ilbas ve huzur-i hümâyunda bir miktar tevakkuf buyrulduktan sonra sadr-ı âzam hazretlerinden mukaddemce çıkıb. A b d ü l h a m i d zamamnda bu tahdid usulü biraz genişletUerek arzu edenlerin kışm konaklarmda ve yazm yahlarmda oturmalarına müsaade olunmuştur.

ŞeyhuUslâm H o c a . ' Pâdişâhlar Edirne'de bulundukları zaman orada şeyhuUslâm olanlar için bir bina bulunduğu görülüyor. 277.z â d e E f e n d i ve 1006H. c. s.z â d e M e s u d Efendi'nin arpalık olarak Foça hasları vardı. Refik E f e n d i ' l e r mecahs-i âhyeye Şeyhülislam dairesi Şeyhıdislâmlann 1241 H .z â d e A b d ü l a z i z E f e n d i şeyhülislâm iken kendisine tahsis edilen arpalık varidatım almamıştır (Hammer. II. asnn ikinci yansından az sonraya kadar gelen mâzul şeyhülislâm­ lara başka vazife verilmemiş ve talihi olanlar tekrar şeyhuhslâm olmuşlardır.) senesine ve yeniÇeri ocağmm kaldınidığı tarihe kadar müstakd daireleri yoktu ^. 2 Nuhbetü'l-vekayi. Bu suretle mansub şeyhülislâma ilk defa arpalık verilmesi hakkmdaki ferman aynen şöyledir : âlemü'l-ulema'il-mütebahhirin Mevlâna Muhyiddin Mehmed tev­ ki-i refi-i hümâyun vasd olıcak malûm ola ki bundan akdem müfti iken E b u s s u u d merhumun vazife-i muayyenesi beş yüz akçe olub lâkin hizmet-i fetvada muayyen arpalığı olmayıb ve şimdiye değin müftü olanlara verilegelmiş değil iken senin ilm ve fazi ile ârâste ve fetva hizmetinde mecd ve sâi olduğun ilm-i hümâyunum muhit ve şâmil olmağm mezîd-i inayet-i şahanemden selefte olan müftUerden tercih olunub bilfiil mutasarrıf olduğun vazife üzerine elli bin akçelik arpalık inayet edib büyürdüm ki sâdır olan fermân-ı hümâyunun muci­ bince zikrolunan arpalığın tedariki için âdem gönderib hükmün ihraç ettiresin. (1654M. varak 143. 954 H .)'de vefat eden B o s t a n . Şeyhuhslâm tâyin edden zatm oturmakta olduğu konak müsait değdse münasip bir konağa ^ Divân-ı hümâyun rüûs defteri B kısmı.)'de vefat eden Ç i v i .Sultan A b d ü l a z i z zamanmda ve 1 2 8 5 H .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 195 Bilfül hizmette bulunan şeyhuhslâmlara itibaren Bostan-zâde arpalık tahsis Muhyiddin edümişti ^. ) ' d e bu usul kaldırdarak esbak ve sabık şeyhuhslâmlardan A t ı f .(1597 M. (1547 M. (1826 M. X." Telhisü'l-beyan fî Kavanin-i Al-i Osman.z â d e M e h m e d E f e n d i ve 1066 H . Buna da sebep tâyin edilen şeyhuUslâmm îstabnur . Nr.z â d e H ü s a m e d d i n ve M e h m e d memur eddmişlerdir *. 180). s.)'de Belgrad mollası iken vefat eden esbak Şeyhülislâm Abdürrahim Efendi müstesna olmak üzere X I X . ( 1 8 6 8 M . Mehazımız her şeyhulislâmm bunu kabul etmediğini yazıyor. Mehmed Efendi'den Mâzul ve mansuh şeybuhslâmların birbirleriyle görüşmeleri Mehmed memnûdu. K a r a Ç e l e b i . Kavanin-i Osmanî ve RâbUa-i Asitane isimli mehazmuz da şeyhülislâmlardan ibtida Bostan-zâde'ye arpalık verildiği kaydedilmektedir. c. 147. Ata Bey tercümesi.

Şeyhuhslâm bunu tetkik edip tahk kırması denilen kendi el yazısiyle bühassa cevap kısmmı imzalardı. istenilen fetvayı o bulurdu ve bunun maiyyetinde yirmi kadar kâtip bulunup bunlar verilen fetvalan yazarlar ve bu suretle halkm istediği fetvaları verirlerdi. ikişeri müsevvidindir. müheyyiz. IV. imza olduktan sonra mukabeleci görüb müvezzi haftada iki nöbet üçer. M e h m e d fetva emini iken mülâzım olmuştu {Atâyi." . telhisci. ' X V I I . 394). Fetva isteyen kimseden bu hizmet mukabih yedi akçe resim ahmp bu para fetva emini de kalem heyeti arasında * usulü dairedan gelmesi ve azledilince tstanbuVa gitmesi idi. Şeyhuhslâmlann çuhadar. Fıkıh yani İslâm hukukuna iyiee vukufu olanlardan tâyin eddmesi icap eden/etva emini bu fetva kaleminin başta gelen âmiri idi*. Bu tarihlerde fetva emini şeyhulislâmm herhangi bir mesele üzerine verdiği emirle bunu mevcut fetva kitaplarmdan bulurdu. (1718 M. Bunu mütaakıp müvezzi isimh memur bu fetvayı mahalhne verirdi. Bu dâirede müsevvid. asır sonlarmda şeyhülislâm Bostan-zâde'nin fetva emini M u s t a f a b. asırlarda şeyhulislâmlarm mektupçu ve tezkereci gibi maiyyeti adamlarından olup içlerinde müderrislik ve kaddık için mülâzım olmayan medrese mezunları bile vardı. olmaz yazar AUahü âlem). ^ Fetva eminleri X V I . dörder yüz fetva tevzi eder ve müsteftideu ahnan yedişer akçe resim müsevvid ve kâtiplerindir. 56). mühürdar ve müvezziler bulunurdu. kethüda ve saire gibi mai­ yeti adamlanndan başka başlannda fetva emini bulunan ve pek mühim bir daire olan fetva kalemi vardı.)'de şeyhülis­ lâm i s m a i l Efendi'mn azliyle yerine A b d u l l a h Efendi'nin tâyini münase­ betiyle yeni şeyhülislâm "sadr-ı fetva olanlara mahsus olan haneye" götürül­ müştü (Raşid tarihi. Meselâ X V I . s. Meşayih-i İslâm kenar müftüleri gibi nukul yazmayıb ancak şairin dediği gibi (olur. müteaddit fetva kitaplanndan çıkardarak müsevvidler tarafından kaleme alınıp bunu fetva emini gördükten ve müheyyiz tarafından beyaza çekddikten sonra şeyhülislâma takdim olunurdu. Her kâtib tâyin olunan kadar beyaz edib beşer akçe ahr.196 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I çıkar ve bunun selâmlık ittihaz edilen kısmında şeyhıdislâm dairesi erkânı bulunup meşihate ait işleri görürdü. Fetvalar. ve X V I I . 1130 H. asırda kaleme ahnan Telhisü'l-b^an fi Kavanin-i Âl-i Osman şöyle diyor (uarofe 143). mukabeleci. Bundan dolayı muvakkat payitaht olan Edirne'de bir meşihat dairesi vardı. s. c. "Fetvaya müteallik meseleleri müsevvidler yazıb mübeyyizler beyaz eder ve fetva emini görüb imzaya geleni gönderir. kâtip.

Efendi'nin Fetâvay-ı Abdürrahim. 40) Ayasofya' kütüphanesinde elli be. dit fetva kitabı olduğunu yazmakta olup bu. Diğer İstanbul kütüphanelerinde de bir hayli fetva kitabı vardır.z â d e Y a h y a Menteş-zâde Ataullah. Abdur­ Sadullah fetva rahman Sâdi Efendi r i y a Efendüerin Efendilerin Seyyid gelen Feyziye fetva tS^ jU» Fetâvây-ı Sâdiye ve H â m i d E f e n d i ' n i n fetvalan kitaplan ve ve X V I I . fetvayı beyaza çeken. s. Fetva emini. asırda Mehmed. 272. muka­ emininin ve mütebaki beş akçe de müsevvid. Dürri-zâde Debbağ-zâde Arif. selefleri zamanmda bizzat tetkik ederek verdikleri fetvalan kendderi bizzat tetkik etmeyip bu işi fetva eminlerine bıraknuş olduklarmdan o tarih­ ten rak sonra fetva eminlerinin ehemmiyeti artarak bir fetva dai­ dâva ve hüküm işleri fukahadan mürekkep bir heyete resi vücuda gelmiş ve Tanzimattan sonra fetvahane tesis oluna­ bırakılmıştır. / . e. Y a h y a . Ali. kâtip ve mürezzi'indir *. şer'î meselelerde ihtisas sahibi kudreth zat­ lardan tâyin olunurdu. X V I . beleci. A n k a r a ' l ı M e h m e d ve M i n k a r î .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK sinde taksim olunurdu. Verden fetvanm mesuhyeti şeyhuhslâma aitti. asırdan sonra şeyhuhslâmlar.z â d e X V I I I . * Kavanin-i Osmani ve RâbUa-i Âsitâne. Şeyhülislâmın verdiği fetvadan para almadığım. Şerif-zâde Paşmakçı-zâde Ebû'l-hayr Ahmed. Yenişehir'li Ali Mehmed Abdullah fetvalan varsa da sonradan Efendi'nin şeyhuhslâmlar veÇatalca'Iı f£j\zü\hyr Behcetü'l-fetâvası üe F e y z u l l a h E f e n d i ' n i n fetva kitaplariyle çok zaman fetva vermişlerdir. s. asırda bizzat mecmuası kaleme alanlardan M ü e y y e d . R i k o (Fransızca tercü­ mesi). yani her fetvadan 197 iki akçesi fetva mübeyyiz. . ' Tornlon (C. Bu hal sonradan gelen şeyhuhslâmlann ümî ve hukukî cihetten bir kısmımn malûmatlannm noksan ol­ duğunu gösterir*. Fetva vermek için müracaat eddmesi lâzım gelen fetva kitap ve mecmaalan fetva dairesinde bulunurdu.Mecmau'l-fetâva. 41. X V I . Mus­ 4jjuU tjljbi Fetavây-ı Hâmidiye ve E b u s s u u d E f e n d i üe Z e k e ­ t a f a . fakat her fetva için maiyyeti efendilerinden suali tertip eden müsevvid beş. asır ortalandır. asırda B â l i .z â d e Efendi'nin ıjjl^l ^»f. mükerrirleriyle beraber dediği miktar­ dadır. mübeyyiz'e iki ve müftünün mührünü muhafaza eden mûhûrdar'a bir akçe verildiğini yazar ki X V I I .

Mektupçu. bunlar da harp ilâm. II. tâyin rüûsu ve beratlan. » Tomton. » D'Ohsson. Telhiscinin götürdüğü evrak bir yeşil canfes kese içinde olarak Paşakapısı'na yollamr ve yukanda görüldüğü üzere Reisü'l-küttaba verilirdi. Reisü'l-küttab bu evrakı hulâsa olarak kaleme aldık­ tan sonra vezir-i âzam tarafmdan pâdişâha takdim edilecek takriri de kaleme alarak sadr-ı azama götürür ve sonra bu evrak ile hulâsa aynca bir atlas keseye konularak pâdişâha takdim olunurdu.198 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M l Y E TEŞKİLÂTI Fetva. Hukuk-i umumiyeye ait fetvaların aimması hükümete aitti. IV. şeyhuhslâmm hükümet nezdindeki memuru olup muamelelerde hükümetle hukuka. s. askeri kanunun tebdih. vezir-i azama yazıhp amn vasıtasiyle pâdişâha arzolunur ve tahriri olarak iradesi alınırdı. ıs­ lahat icrası. c. şeyhuhslâmm siyasî ve iktisadî işlerinde ve şeyhuhslâmm nezaretinde bulunan vakıf muamelelerinde şeyhuhslâmm vekih olup onun namma hareket ederdi ^. sulh akdi. ı. Telhisci. hukuk-i umumiye ve hukuk-i hususiye olarak iki türlü verilirdi. meşihatten çıkan buynıldular. telhisci. 509. 7. e. şakavette bulunanlann katilleri ve bir vezirin idamı gibi fetvalardı Hukuk-i hususiyeye dair olan fetvalar. * D'Ohsson. dinî işlere ve kanunlara ait temas ederdi. e. Daha yukanlarda görüldüğü üzere şeyhulis­ lâmm arzlan. Bunun üzerine pâdişâh sadr-ı âzamm takririni okuyup üzerine muvafakatini havi hatt-ı hümâyununu yazarak iade eder ve icap ederse aynca mütalâasmı da yazardı*. 508. t. Şeyhuhslâmm müderris ve mevah tâyinleri ve diğer hususlar bunun vasıtasiyle ve Reisü'l-küttabm delaletiyle vezir-i azama arzolunurdu. Bunlardan kethüda. icazetnamelerin yazddığı daire ^ Bn Buretle hSkflmdarm fetva alması XVIII. asırdan itibaren olup hfikfimet merkezinin kuvvetli zamanında buna lüzum görülmezdi. IV. . dokuz parmak uzunluğunda ve dört parmak genişhğinde bir kâğıda ince harflerle yazılır ve mukabilinde bir ücret alınırdı * . şeyhulislâmm divan efendisi veya mühürdan ve şimdiki ismiyle yazı işleri müdürü idi. mektupçu gibi mühim memuriyetler de vardı. gayn müshm tabaanm ısyam. Şeyhuhslâm dairesinde fetva eminliğinden başka kethüda.

eytam daireleri. Anadolu kazaskeri tez­ kirecisi. askerî. meclis-i müellefat heyeti.)'de ise yalnız meşihat daireleri büyük me­ murlan şunlardı*: Ders vekili. tetkik-i mesâhif ve müellefat dairesi. evrak ve sicill-i ahval müdürlükleri. ders vekâleti. (1908 M. meclis-i mesalih-i talebe. * 1293 senesine ait resmî devlet salnamesi. sene 1272. ilâmat odası. kassamlık ve sair kısımlara ayrılmıştı^. 1293 H . 199 mühürdar'da maiy­ yetleri de dahil olmak üzere bâb-ı fetva memurlan şunlardı^. (1916 M. teftiş-i mesahif-i şerif meclisi.)'de bâb-ı vâlây-ı fetva da denilen Şeyhuhslâm kapısında bir meşihat müsteşan. Şeyhülislâmın mührii de bulunurdu. Y m e X l X . asır sonlannda 1317 H . * 1317 hicret senesine mahsus salnâme-i Devlet-i Osmaniye ve 1334 H. ' 1272 hicret senesine ait resmî devlet salnamesi. ( 1899 M. ilâmat mümeyyizi. meclis-i meşayih. 1326 H . evrak müdürü ve iki muavini ve iki mümeyyizi olarak Şeyhuhslâm kısmı maiyyetinden başka fetvahane. Ders vekili. miisevvidîn. meclis-i intihab-i hükkâm. talebe işleri dairesi. reisü'lBunlann her birinin maiyyetinde yani bu dairelerin her birinde müteaddit memurlar vardı. arzuhalci. Rumeli şer'iyatçısı. kazaskerhk mahkemesi. memurin. (1875 M.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK bunun emri altında idi. emvâl-ı eytam ve beytülmal. ilâmat-ı şer'iyye mümeyyiz muavini. fetva emini. 140-152) .) ikinci meşrutiyetin îlâmndan sonraki teş­ kilâtta ise meşihat müsteşanndan sonra fetva emini ve iki muavini ile diğer iki muavin bir başmüsevvid ve bir müvezzi ve bir cevab-ı şifahî memuru ve yirmi sekiz müsevvidden mürekkeb fetva odası heyeti. ilâm<U-ı şer'iyye mümeyyizi.)'de nefredilen ilmiye salnamesi. meşihat mektupçusu ve üç muavini. Anadolu vekayi kâtibi. Rumeh ve Anadolu kazaskerleri ve İstanbul kadılığı dairesi ve saire olarak bir yerde toplanmıştı. maaş-ı ilmiyye kâtibi. İstanbul kadıhğı. İstanbul kadısı vekayi kâtibi. XIX. şer'iyatçısı. meclis-i tetkikat-ı şer'iyye. mechs-i tetkikat-ı şer'iyye. meclis-i meşayih. kassam-ı Rumeli vekayi kâtibi. Bu ilmiye galuâmeainde (S. meşihat arzuhalcisi ve iki muavini. İstanbul Rumeli kazaskeri tezkirecisi. mektubî. sicill-i ahval şubesi. İstanbul kadısı müşaviri. mektupçu ve mektupçu muavini. asır ortalannda kazaskerlerle şeyhülislâm istanbul kadısı mektupçusu. fetva emini.

Bn tahriri karar altma 'Allah daha iyi bUir'( ^1 ü Aüahü 6letn) ibaresi de Uâve olunur. 2 5 8 ) . Meselenin az ve çok ehemmiyetine göre verilecek cevap kısaca. caizdir veya meşihatın bir emiab-ı fifahi m«muru fetvahanede bir fetva emini. bir mühimme kâtibi. Mesele. meşrudur veya meşru değildir. evvelce tamamen ihata olunur ve kısa bir ifade Ue kâğıt üzerine konulur. » . sekiz mümeyyiz. beş ikinci ve dört üçüncü suuf müsevvid ve meclis-i tetkikat-ı şer'iyyede bir reis. 264). vardır veya yoktur. Kaza Ue fetva arasmda fark vardır. Yani bir fetvanm hükmü bütün Müslümanlara şâmU olduğu halde kazanın hükmü ise yalnız mahkûmfin-aleyh Ue mahkûmün-leh hakkmdadır ( Ö m e r N a s u h i E f e n d i . dokuz parmak uzunlu­ ğunda ve dört parmak eninde bir kâğıt üzerine küçük harflerle talik kırması yazı üe yazdır. kendisine cebredilmez. I . Osmanlı tmparatorluğu'nun Hal-i hasır tarihi. verdiği mnkarreratı tahriren bUdirir. iki aza ve bir kâtip ve mektubî-i meşihat dairesinde bir mektupçu. bir tahrir-i mesail memuru.200 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I ^ ^ fetroları Şeyhulislâmlann umumî olarak verdikleri fetvalar. iki muavini ve fetva odasmda Istanbnl pâyeli bir reisüV-müsevvidîn. yirmi yedi müsevvid ve ilâmat-ı şer'iyye odasmda İstanbul pâyeli bir müdür. bir müstacele kâtibi. dokuz Uâmat-ı şer'iyye mümeyyiz muavini. Hnkuk-ı İdâmiye ve Istılohat-ı Fddıiyye. hususî ve iki Herhangi bir şahıs şer'î bir husus hakkmda fetva almak isterse fetva emini dairesine müracaat ederek suahni yazar veya beyan eder. bir muavin. dört birinci. Bunım üzerine bu suali fetva emini kâtibi şer'î usıde tatbikan yani sâk usulü üzere tâbirat-ı mahsusa de kaleme alır ve buna (mesele) adı verihrdi*. Fransızca tercümesi s. bir mümeyyiz. verilen hüküm kabulü zaruri ve mecbu­ ridir. olur veya olmaz. gelir veya gelmez. emval-i eytam ve beytülmal müdüriyeti. yedi âza ve bir kâtip ve meclis-i meşayihte bir reis. Hukuk ve ceza ve idare işlerinde ikna edecek delâU-i subutiye gösterir. Kaza hüküm Ue olup fetva ise şer't bir hükmü ihbar ve tebliğdir. Meseleler. beş birinci. Fetva isteyen kimse aldığı fetva Ue amel edip etmemekte serbesttir. Kaza ise katidir. mevcut müşkUâtı halleder. Kadmm verdiği hüküm mutadır ve infazı lâzımdır. sekiz âza iki mümeyyiz. memurin. bir şifre memuru Ue kâtipler ve bunlardan başka muhasebat. beş ikinci • e altı üçüncü sınıf kâtip ve ders vekâleti ile meclis-i mesalih-i talebe daire­ sinde b b reis. bu tahrir sual mahiyetindedir ve bu suale müftü (Evet) veya (Hayır) kelimesiyle cevop verir ve karara (Fetva) derler. ders vekili ve beş aza Ue kalem heyeti ve tetkik-i mesahif ve mûellifat-ı şer'iyye meclisinde bir reis. sicU ve evrak müdüriyetleri daireleri olduğu görülüyor. Bundan anlaşıhyor ki bu karar hatasız İtibar olunmamaktadır" (Riko. c . türlü olurdu. . * "Müftünün selâhiyeti icraya cebretmez. Fetva yalnız ihbardan ibaret olnp kaza ise ihbarla beraber heman infaz edilir. bir müvezzi. Fetvada umumiyet olnp kazada ise hususiyet vardır. bir mukabeleci.

Bu dört her birine göre yukanda zikrettiğimiz mıştı. Fetvalann lan lâzımdı.Jl ij-ı+llilı-.^1—'I Jr. . Fetvalar. 360. asır­ larda muhtehf şekiUerde olup : " . l ^ Jl ^iİA^JI Jh-J jJjJlj . jyf.Halid.xJU.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 201 caiz değildir gibi suale göre verilir. Fetvalarda kuUandan isimler. X V I . Fetvalarm başhklarmdan sonra gelen meseleler yani fetva sualleri : Bu mesele beyanında cevap (bazan bu mesele hususunda) diye eimme-i Hanefîye'den ne veçhiledir başlar. Bazan da yine fetva kaleminden yazdan ve müftü tarafindan verilen cevap esbâb-ı mûcibeli ve izaldı olurdu. meselâ harp. Fetvalarm ne suretle verddiğine Bu mesele dair bir fikir cevap ne vermek için aşağıya birkaç numune koyuyorum^. asır ortalarına doğru Sadullah S a d i Efendi'nin . Umumî fetvalar. asnn ikinci yansın­ vesaire gibi başlıkla dan itibaren " J j >JI *i» minhü't-tevfik" ibaresiyle kısaltılmıştır. (hu mesele beyanında ne buyururlar başlarken X V I I I . f > ^ f ' muhayyel adlar olup yerine göre tslâm. asır son­ lanna kadar Müftü yani şeyhuhslâmlar bizzat fetva verirlerken sonralan bu fetvalarm bulunup hazırlanmasım fetva eminlerine bırakmışlardır. X V I . hususunda eimme-i hanefiyeden veçhdedir ki. erkekler için JJJ zeyd. ^LJ Ü m m ü Gülsüm. ecnebi tüccar ve muharib olanlar için dört türlü kuUandrrdı. . ^ Bekir. t.J^l r^^* ( H İ I " Veya » b ^ \ ^JL ÖLc_ll Jlil veyahud "\^x^\ j< ve jJjiJI l w » J I j . Hanefî imamlanmn kaviUerine göre verihrdi.i l 61 ifj^^ J*l »IjL j ^4JI«I altlarma şeyhıdislâmlann bizzat imza sınıftan atmamuhayyel isimler ayrd- V e " J i > l l . Mesele yani fetvalarm başhklan X V .J I Jrf. Hind. Hatice. Rabia gibi Zeynep.iiL«JI _^ v e jjjdij ki) v e Türkçe olarak. Hıristiyan.^ıaj li ^ 1 " Yahut " v ' j . j Velid ve kadmlar için xj. " " j f j t » l *J* . ve X V I I . sulh ve saire için istediği fetvalardır. X V I .amr. Pâdişâhın herhangi bir mesele. ^ thniyt »alnâıneti. fetvaBi.

202 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI Üç nefer yayaların beynlerinde müşterek olan yerden bir kıt'a yeri mezkûr yayalarm birinden zeyd tapıdaydı abcak âhar şerikler razı olmayıb men'etseler şer'an vermemek ellerinden gelür m ü ? beyan buymiub müsab oluna. Allahü âlem Zeyd-i yetim baliğ olub vasisinden bî-kusur akçasm ahb kabzettikten sonra vasi-i mezbure "sen nice zaman benim akçemi kullandın ol kullandığın zamanm bana muamelesini vermek ge­ reksin" dise şer'an sözü mesmû olur mu ? beyan buyrulub müsab olasız Elcevab olmaz Ketebehu Abdülkadir S Bu mesele cevab ne veçhüedir ki*. Zeyd'in zevcesi Hint ten Zeyd'e ve kızı Zeyneb'e irs Ue intikal eden evi kısmet etmeden Zeyd-i mezbûr evin hissesini vakf eylese ve mezbur vakfın sıhhatine Bekir hüküm eylese mezbur vakıf sahih olur m u ? Elcevab olmaz Ketebehu Ebussuud el-haktr S Bu mesele beyanında cevab ne veçhUedir ki *. 484. Allahü âbem beyanmda eimme-i Hanefiyye'den Allahü âlem . Elcevab ellerinden gelür Ketebehü'l-fakir Sad S Bu mesele beyanmda ne buyururlar ki*. 366. 384. Tâife-i sofiyyûndan nice kimesneler kaidin ve kaimin olduklan halde zikndlah-i taalâ edib sağa ve sola başlarm tahrik etmele­ rinde hata var nudır? beyan huyunda » Umiye salnamesi. s.

Bilhassa fetvalarm cevap kısımlariyle imzanm mutlak surette şeyhıdislâmm el yazısiyle olması şarttı.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 203 Elcevab edeb ve vekar üzere ederlerse men' olunmazlar Ketebetu'l-fakir Ebû'l-meyamin Mustafa "Suret-i mezburede tâife-i merkume hîn-i tevhidde sağa ve sola başlarm sallamak küfürdür" diyen Zeyd'e ne beyan buyurulub müsab oluna Elcevab cehlini izhar etmeyib min-bâd bu makula söz söyle­ memek lâzım olur Ketebehu'l-fakir S Birinci Dünya harbinde verden fetvadan : ve minhü't-tevfik jJjdl*. asırda bu kaidenin bazan bozulduğu ve imza yerine şeyhıdislâmm zati mührünün basddığı görülüyor ve bu da bir mazeret dolayisiyle ve pâdişâhın müsaadesiyle olu- . Avni eUÜrgübî * dairesinden çıkan Allahü âlem W *j jmjjjj^ Şeyholulâııılann Ş®yl*'*l^l*™l''™^ gerek fetva fetvalannm ve gerek müderris ve mevalinin tâ­ yinleri için telhislerinin altmda kendi el yazı- lariyle imzalannm bulunması lâzımdı. Ketebehu'l-fakir deyhi teâla Hayri b.j Bu mesele beyanmda eimme-i Hanefiyye'den cevab ne veç­ hiledir ki : İslâmiyet aleyhine tehâcüm-i âda vaki ve miyyenin gasb ve gareti ve nüfûs-i mütehakkik olunca esir eddmeleıi Pâdişah-ı Memâhk-i İslâm tslâIslâmiyyenin IjJ»!*. '"VUJ sebyi ve hazretleri jtiUjs-ljjül) Ebû'l-meyamin Mustafa lâzım olur? nefir-i âm suretiyle cihadı emrettikte ( ^LüLil j ^(>-U âyet-i cehlesi hükm-i münifince kâfife-i müshmin üzerine cihad farz olub genç ve ihtiyar piyade ve süvari olarak bdcümle aktardaki müshminin mâlen ve bedenen cihada müsaraat eylemeleri farz-ı ayn olur m u ? beyan huyunda Elcevab olur. fakat XY111.

z â d e Ebû'l-hayr da görüldüğü da vardır. (1731 M. . ilâveh Esmariı'lisimli eserinde ibtida fetvamn imza mahalhni mühürÂhmed üzere E f e n d i olduğunu yazıyorsa da * yukarı­ ondan evs-^el mühürleyen şeyhuhslâm leyen zatın 1144 H . .204 yor^.zâde bazı Mehmed Efendi. . Fetvalann herhangi bir suretle takhd edilmesi ve mührün çahnarak basılması ihtimahne binaen yukanda söylendiği bunun cevap kısmmm şeyhuhslâmm yazısı olması dikkat edilmiştir.'4. vareJc 11b. . s. s. Efendilerin larında mühürleri görülmektedir.z â d e M e h m e d E f e n d i faastelığmdan dolayı fetvalara imza atamadığmdan I . Şeyh Mirza Mustafa Efendi'dir. 30. 22. şeyhuhslâm enami'l-mü'minin el-müstağni ani't-tavsif EdâmuUahü taalâ fezailehu. İlmiye salnamesi. * İlaveli Esmârû'l-hadayık.z â d e Mehmed Mehmed Hadaytk Efendi Kâmil. Şeyhulislâııılann K a m i elkabı şöyle idi^. 11. ü-^^ öjij' j -iî^>Ji 6* l i ^ ' âlemü'l-ulemai'l-mütebahhirin bûü'l-fazl ve'l-yakin varisu şafü'l-müşkülâti'l-hakayık efdalü'l-füzelâi'l-müteverriin ve'l-müslimin yen- ulûmi'l-enbiya ve'l-mürselin keşmüfti'lve'l-yakin m e v l â n a .z â d e Yahya Tevfik İbrahim. (1714 M.ui J U î ^ \ ^ \ . M a h m n d iyi oluncaya kadar mühür basmaema müsaade etmijtir (Sııbhi tarihi.)'de şeyhülislâm andan sonra M i r z a . OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI fakat verilen fetvanın cevap kısmındaki yazınm şeyhül­ islâmın el yazısiyle olması zaruridir. 515). ve İ v a z . I. * Feridun Bey Münşeatı. Dürri fetva­ S a l i h .)'de şeyhülislâm olan D a m a d . Ş e m ' i M o l l a . e. . kayda rek Sultan göre Mehmed'in kanunnamesindeki elkabı gibi kaidesine ferman ve resmi muharreratta ge­ kazaskerlerin şeyhuhslâm ve gerek . . Yenniş olduğu fetvaya imza yerine ilk defa mühür basan 1126 H . Feridun Bey Münşeatmda da şeyhuhslâmm elkabı daha mu­ fassal olarak şöyledir*. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. s. ^ Şeyhülislâm D ü r r i .

. . İhtida şeyhuhslâm Efendi vezirleri selâmlayarak pâdişahm tahtınm bulunduğu tarafa doğru ilerlediği sırada pâdişâh ayağa kalkarak bir iki adım yürüyüp karşüar ve o sırada Divân-ı hümâyun çavuşlan alkış yaparlar. B u medre­ senin ilk müderrisi o tarihte müftü olan A l i C e m a l i E f e n d i idi. medrese ve imaretini yaptırdıktan medresesinin şeyhuhslâm olanlara şart koymuştu. Ders vekilleri medrese imtihanlarma da nezaret ederlerdL Pâdişâh huzurunda okutulan huzur derslerinde ilk ganâ bunlar ders okututlardı. Ders vekilleri fazi ve kemal sahibi müderrislerin kıdemlilerinden olurdu. ŞeyhDİİBİâmın Bayezid medrer sesi müderrisliği H-Bayezid soura 911 H . Şeyhuhslâmlarm Bayezid medresesi müderrishğinden maaşlan olduğu gibi vakfmdan da para ahriardı*. 281). . Vakfiye mucibince müftü olan haftada b i r gün ders okutacaktı. Şeyhulislâııılara dair müteferrik mAlûmat bayram tebriklerindeki kabul resimlerin^e şeyhuhslâmlar bol yenh k ü r k giyerlerdi. İbnülemin Mahmud Kemal (Türk Tarih Eneümeai Mecmuası. Bunun üzerine şeyhülislâm pâdişâhla musafaha (el sıkmak) ederek hiikümdann elini ve omnzunu öper ve bu müddet zarfinda hükümdar ayakta 1 ŞeyhtıUBİâmlarm uhdesindeki vazifelerden birisi de medrese talebe­ lerinin derslerini teftiş etmekti. sen» 16. bu merasim esnasmda vezir-i âzam ve devlet erkâmmn tebrikleri bittikten sonra sıralarım beklemekte olan ulemaya haber verilirdi. s. .M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK ^1 Âlemü'l-ulema e'l-izam mazharu efdalü'l-füizelai'l-fiham ve't-te'vil meşnku 205 kâşifu esrari't-tenzil tafaviyye baku rif dekayıkı't-tefsir münevverii si- meBabîhi'l-ebadisi'n-nebeviyye matlau gayati'l-fezail meşariki'l-enveri'l-Musve'l-avâ- metalii'l-envar ve'l-yakin mirkatu medarici'l-esrar vel-maarif nisabu râyâti'l-fevazü el-müeyyed bahrü'I-maani bi-teyidi'I-meliki'l- muîn şeyhülislâm M e v l â n a . Şeyhuhslâmlarm işlerinin çokluğu sebebiyle vakıf şartmı yerine getirmek için kendileri tarafmdan ders vekili ismiyle b i r vekil tâyin edilmiş ve bu suretle meşihatin ilgasma kadar ted­ risata devam olunmuştur^. Fakat işlerinin çokluğu sebebiyle bunu da ders vekilleri yapardı. ' Arpalık maddesi. (1505 M . Edamullahü fezailehu. ) ' d e müderrishğini İstanbul'daki müftü yani meşhur cami.

Nr. asrm ikinci yarısmda da Pâdişahm elbisesinin omuz veya yakasmdan öptüğü görülüyor. ." Veliyeddin Efendi kitapları. (1561 M. c. 358) sol omuzu üzerinden öptüğünü yazarlar. 68. M e h m e d'in Lehistan seferlerinde Pâdişâh maiyyetinde bulunmuşlardır. Seferlerde şeyhuhslâmlarm çadırlarmın önüne vezirler gibi üç ve kazaskerlerin de beyder gibi iki tuğ dikilirdi. asır sonlanna doğru I I I . XVI. Anadolu kazaskeri üe naldhüleşraf altışar mülâzım verirlerdi. 3 2 3 . varak 6. Pâdişâh şeyhuhslâm Ue kazaskerler de orada bulunurlardı. Ramazanm şeyhuhslâm. XVI.ri/ de denihrdi.122). S e l â n i k î . hazret-i mevleviye kıyam ve gelib takbil-i dest ve ceyh edince medd-i kıyam ettikten sonra. IV. gittikçe asrm sonu ile X V I I . kanun üzere meşihat makamma teşriflerinden dolayı verdikleri mülâzemete te. Nr... bâde'l-mnsafaha sol canibden dâmen-i hümayunlarm bûs edib gider. ' RumeU kazaskeri tâyininde sekiz. 558 de şeyhulislâmm pâdişahm göğsü üzerinden elbisesini öptüğünü ve T o r n t o n ise (C. varak 312 .z â d e Y a h y a E f e n d i Ue Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i IV. asırdan îtibaren hükümdarın arzusu de bazı nerede pâdişâhlar sefere bera­ şeyhuhslâmlar da bulunursa berce sefere giderlerdi*. varak 108.206 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI durur ve şeyhıdislâm kısa bir duadan sonra etek öperek arka arka geri çekihp sol tarafta müteferrika ağalarm bulunduklan taraftan avdet ederdi*. çavuşlar aUaş ederler. A h m e d zamamnda yazdan j^. bir iki. s. M u r a d ' m Revan ve fio^dat sefer­ lerinde ve M i n k a r i . ŞeyhuUslâm Y a h y a E f e n d i . N i m e t i E f e n d i 1062 H .) tarihli kanundan naklen şöyle diyor: Şeyhülislâm "Pâdişah-ı rûy-i zemin hazret­ lerinin taraf-ı hümâyunlarma teveccüh ettiklerinde Pâdişâh hazretleri ayak üzerine kalkıp. asırda ve I. IV. basılmamış nüsha. D'Ohsson. Şeyhul­ islâmlann teşrifi on altı mülâzemetti'.->^J^^ Zübdetü'ttevarik'de şeyhulislâmm kendisine ayağa kalkan Pâdişahm elini ve omuzlarmı öptüğü yazdarak şöyle deniliyor: "01 şâh. yirmi altmcı emini günü akşamı yani Kadir gecesi davet beyler- fetva vasıtasiyle sadr-ı âzami iftara ^ X V I I . kademe istikbal ederler. ' A t â y î . Yukarıda numara ve sahifesini koyduğumuz Teşrifat detferinde ise şeyhuUslâm (giribân bûs ve dua edib) kaydmdan X V I I I . 29. Teşrifat defteri." s. I. Şeyhülislâmların. s. s. 2428. M u r a d zamanmdan îtibaren Pâdişâh tarafm­ gidip kışhk ve yazlık olmak üzere şeyhülislâmlara dan hil'at gönderilir ve onlar da buna karşı Bu saraya hükümdara teşekkürlerini arzederlerdi*. usulün sonralan devam ettiğine dair bir kayıt göremedim.

Şeyhuhslâm dairesinde meşihat müsteşarı üe ders vekihnin emirlerini icap edenlere tebhğ etmek üzere kavuklu denüen bir tebhğ memuru bulunurdu'. saçakh ve müzeyyen ata biner­ lerdi. kazaskerlerin binmek imtiyazlan olup şeyhuhslâmm arabası yeşü ve kazasker­ lerin ise kırmızı çuha kaph idi*. m (1792'de basılmış nüsha). sonralan arabaya binmeleri de âdet oldu. IV. Pâdişâh ve Yalmz şeyhülislâmlar de şehzade vefatlannda da bunlann icabında arabaya cenaze namazlanm şeyhülislâmlar kddınriardı *. bu tarafmdan bohçası açdan Hırka-i kadısına kadar olan ilmiye ricahyle mâzul kazaskerler ve mâzul İstanbul kaddan. . ' Osmanlı saltauatmm ve megUıatm ilgası esnasmda en son Şeyhülislâm Kavuklu'ea merhum Giresunlu O s m a n E f e n d i idi. c.MÜFTÜLÜK VEYA ŞEYHÜLİSLÂMLIK 207 eder ve ertesi günü de önünde danişmendler yakalı ve üskûflu çuhadar ve altı da astarlı çuhadar ile birhkte başında örf denilen resmî kavuğu ve arkasında ferve-i beyza de sadr-ı âzamm ziya­ retini iade ederdi. * Başvekâlet arşivi Maliyeden devredilen defterlerden. vezirler ve sair teşrifata dahd olanlar bulunurlardı. s. Denize kalyon indirildiği zaman ve nikâh merasiminde şeyhuhslâmlar da şehzade ve sultan doğumlan münasebetiyle yapdan tebriklerde sultanlarm nişan ve bulunurlar ve sultanm nikâhım kıyarlardı. Ramazamn on beşinci günü ReisiUküttab vasıtasiyle yapdan davet üzerine şeyhuhslâm Bâb-ı âli'ye gelir ve birhkte Ayasofya camü'nde öğle namazı kdarlar ve sonra baltacdar kethüdası vası­ tasiyle vuku bulan merasimde İstanbul davet üzerine saraya gidihp bizzat Pâdişâh şerifi ziyaret ederlerdi. Sadr-ı âzamm Şeyhuhslâmı ziyarete gitmesi ve ertesi günü ziyaretin Şeyhuhslâm tarafmdan iadesi aynı zamanda yaklaşmış olan Ramazan bayramı tebriki idi. yaza mahsus beyaz sof ferace giyerler. Şeyhuhslâmlar resmi davetlerde kendisinden başka kazaskerlerle başlanna örf denden kavuk ve ve mevahye mahsus arkalarma beyaz çuha kaph üst kürkleriyle (ferve-i beyza). Osmanlı donanmasmm Haliç'ten denize çıkmak zamam gehnce Reisülküttab Efendi vasıtasiyle davet edden Şeyhuhslâm Yalı köşkû'ne gehr ve Pâdişâh huzuriyle burada teşyi merasiminde bulunurdu. 29 nutnaralı TeşrifaX defteri * D'Ohsson.

Bu üç müfettişin tâyini şeyhuUslâma aitti. Bu nezaret X V I I . (1834 M. Nr. II. * Naima tarihi. 26845. sarayda vefat eden kadınlara ait veraset işlerine de bakar ve hüküm verirdi. Raşid. İçlerinden işi en çok olan kızlar ağasınm nezareti altmdaki haremeyn müfettişliği idi. Müderris. e. s Şeyhülislâm vezir-i âzam ve kızlar ağasmm nezaretleri altmdaki vakıf­ ları teftiş etmek üzere üçü tstanbuTda. 361. «. yeniçeri ağalanna mahsus Süleymaniye Camii yakı tahsisini saraym seraskere tahsisini arzetmesi M a h m u d bu teklifi pek müsait karşılamış ve olarak Âğa Kapuı'nm şeyhuhslâmlarm daimi kendi düşüncesi ikametlerine mahsus fetvahane ittihazım müuasip görerek bunu 1 Kûnhü'l-ahhar. banlmamış ikinci eih V. 33. e. medreselerinin en mümtazı olan Mûsila-i da vardı *. Haremeyn müfettişi. mevah. s. Diğer şehir ve kasabalardaki evkaf dâvalarına o mahallin kaddan bakarlardı. e. Bâb-ı Meşihat veya Bfih-ı Vâlây-ı Fetva ^^^^ ^ * ^^^^^ tarihine kadar şeyhülislâm tâyin edilenlerin oturduklan konak müsait ise onun selâmlık kısmmda ve eğer müsait değilse kira ile tuttuklan zam konakta iş görürlerdi. VI. Âsâkir-i Mansure Seraskerine görmiyerek eski Sultan Sadra Paşa. Sultan II M a h m u d bu tarihte Yeniçeri Ocağım kaldırdıktan sonra nmdaki muvafık üzerine Âğa Kapışım. II. ikisi Edirne ve Bursa'da olmak üzere beş müfettiş vardı. s.)'de Haremeyn Evkafı nezaretine ilhak olunarak bunun mukabelesinde şeyhühslâma mansure hazine. Şeyhuhslâm nezaretinde olan vakıflar 1250 H . 261. s. "Sen ki şeyhülislâmım efendisin eğer selâtin ve eğer gayn âmme Evkaf Nezaretin sana tevcih ve re'yine tefviz olunmuştur". kazasker ve sabık ve esbak şeyhuhslâm­ larm bir mahalle sürgün edilmeleri veya af olunmalan yeni şeyhu'l-islâmm arz etmesiyle olurdu.208 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Şeyhulislâm oğullan daha küçük yaşta iken Daha X V I . asırda Dâhil Hâriç müderrisi ve daha sonra Dâhil müderrisi itibar edüerek kendilerine müderrislik rüûsu verihrdi^. < Raşid tarihi. . ' Başvekâlet arşivi haU'i hümâyun veaikalan. asırda kısa bir müddet bunlardan aimmış ise de sonradan yine müsaade edilmiştir*. Şeyhuhslâm nezaretinde olan vakıflar onlar tarafmdan sonralan sahn müderrisi olanlar tâyin edilmiş olan müfettişler tarafından teftiş olunurdu^.si'nden senede beş bin kuruş tahsis olunmuştur". 64. Bunlar kendilerine ait dâvaları dinleyip hüküm verir­ lerdi.

Sarây-ı mezkûrde cevâri ve harem ağalan ve sair hademe mevcud olmakla heman onları bugün Saray-ı cedide nakletmelerini şimdiden iktiza edenlere tenbih ederim. V . tlmiy TefUUlı. e. 14 . sen efendi dâimize işbu mülâhazamı bUdir ne vechUe müstohsen görürse bana bUdirsin. Tıpkı takririnde beyan olunduğu veçhile tensib eylediğin üzere icra olunsun. s. I. * Lütfi Tarihi. Pâye-i Fetva Osmanlı tarihinde paye-i fetva denilen Şeyhuhs­ lâmhk payesi iki kişiye verilmiştir. Efendi dâimiz böyle şeyleri düşünmez değUdir.. Malûm olduğu üzere fiilen şeyhülislâm olmayıp o makama namzet olmak üzere verilmiş olan bu paye iptida XVII. 161. Bir de hatırıma tebadür eder ki Fetvahanenin riyade odalan ve ebniyesinin efendi dâimize riyade olanlan boş kalmayub tarik-i Umiyede bir takrib tahsU-i ilm edemiyenlere taziyâne-i şevk olmak için o misUliUeri efendi dâimiz takun takım ederek içlerinden bUenler hoca tâyin ve bUmiyenler âdeta dera talebesi gibi tertib ve haftada kaç gün münasib ise sabahları mülâzemete gelür gibi Fetvahaneye gelfib taallüm-i Um-i şerif etseler Devlet-i Aliyyemiz de ulema tekesBÜr ve meşgûl-i ders olurlar idi.) tarihine kadar burada yalnız şeyhülislâm­ larla maiyyeti olan fetva heyeti bulunurlarken bu tarihte binanm pek müsait olmasma mebni kendi konaklarmda iş gören Kazas­ kerlerle İstanbul kadısı da buraya nakledilmek suretiyle şer'i daireler bir araya toplanmış ve halk seyyar bir halde iş takibinden kurtulmuşlardır *. 1252 H . s. kaldı ki Yeniçeri namı mahv ve ilga ve asâkir-i mansure-i Muhammediyye unvam yadolunduğu gibi Ağa Kapısı lâfzınm dahi lisan-ı nâstan ilgası ve hem bu madde mutlaka şeriat-ı mutahhaneye can û gönülden yapışdmasiyle hasd olub İnşaUahü tealâ geriat-ı garramn mütemadiyen icrasma tefeül Ue Ağa Kapısı namı külliyyen söylenmemiye vesUe olmak için bâdezin (Fetv<Aâne) tesmiye olunub Paşa Kapısı misiUû müfti-enam olanlara mahsus olması zihn-i hümâyunuma sünuh etmekle efendi dâimizin (Şeyhulislâmm) bundan sonra naki Ue ol mahalde şeriat-ı hmutahareyi icra etsin ve cemü nâs her madde şeriat Ue rü'yet olunacağım bUerek selâh-ı hale bâis olmasmı tefaül eyledim. asır ortasmda yani 1059 i Sadr-ıâzam Selim M e h m e d P a g a .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 209 bir hatt-ı hümâyunla sadr-ı azama bildirmişi ve meşihatm il­ gasma kadar burada kalan meşihat dairesi halk arasmda Şeyhül­ islâm Kapısı diye meşhur olmuştur. 66. e. (1836 M." Lütfi tarihi. Şeyhülislâm Kapısı İstanbul Lisesi iken 1927 de yanmış ve yerine SiUeymaniye camiinin yanına pek yakışıksız olarak Nebatat Enstitüsü yapılmış ise de bu yakışıksız sonradan yıkrtınlmıştır. Pâdijaha takdim ettiği bir takririnde eski Saray'ın (gimdiki Üniversite binası) Serasker Kapısı ve Ağa Kapısı'nm Şeyhülislâmlara tahsisini arzetmesi üzerine S u l t a n M a h m u d : "Buna hiçbir diyeceği yok..

Sadr-ı âzamin. Paşa . nihayet mâni olmıyahm. (1649 M. fakat B a h a i E f e n d i'nin bu makama tâyini henüz iki ay kadar olduğundan.)'de vezir-i âzam P a ş a ' n m şeyhuhslâm B a h a î Rumeh kazaskeri bulunup Âbdülaziz Efendi. K a r a M u r a d P a ş a .)'de Rumeli kazaskeri bulunan mıya haris olan K a r a Ç e l e b i . II.z â d e bıdunan hullah dirmiştir. B a h a i E f e n d i aleyhine tahrik etti. Ağası H a d ı m H ü ­ s e y i n A ğ a ' y a . s. 1059 H . Bundan sonra X V I I I . raklı aleyhtarlanndan idi. o sırada Efendi'nin eh bay­ şeyhuhslâm B a h a i Çelebi-zâde.z â d e bu suretle tarihim pâdişâha takdim ile şeyhıdislâm payesine nail oldu (1059 Recep = 1649 Temmuz) *. sadr-ı âzam bu kadar kısa bir zamanda şeyhuhslâm değiştirilmesini doğru bulmamıştı. şeyhuhslâma gücenik olduğunu büen K a r a M u r a d Paşa'yı. K a r a Ç e l e b i . Biz etmezüz (arzetmeyiz). Bu suretle pâye-i fetva yani şeyhülislâm payesi alan Kara Çelebi-zâde Rumeh kazaskeri bulunması dolayisiyle Divan-ı hümâ­ yun içtimamdan sonra arza girişlerde şeyhıdislâmhk payesi sebe­ biyle vezirlere takaddüm etmek istediyse de -çünkü kazaskerler teşrifatta vezirlerden sonra gehrlerdi-vezirlerden K e n a n kendisini omuzlayıp : " — Efendi müftü isen önde otur ve kazasker isen muayyen makammda dur" diye hakaret etmek suretiyle itip diğer vezirler ^ Naima tarihi.z â d e bu esnada j l j . Â b d ü l a z i z Efendi'nin isteğine mâni olmaması için haber gönderdi ve K a r a Ç e l e b i .210 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I H .i j j Ravzatü'l-ebrar adım vermiş olduğu meşhur tarihini tamamlıyarak onu sadr-ı âzam vasıtasiyle takdim ederken bu eserine mükâfat olarak şeyhuhslâm payesi almak istedi. M İ 4 . (1649 M. M u s t a f a ' n m Efendi'ye hocası ve şeyhülislâm olşeyhuhslâm Fey­ Â b d ü l a z i z Efendi'ye Seyyid verilmiştir. e. var hatt-ı hümâ­ yun de al" dedikten sonra Valide S u l t a n . o tarihe kadar emsalh olmıyan böyle bir teklifi garip bularak : — Efendi bu husus bir nekre (gidünç) maslahattır. ihtirasla II. 444. asır başlannda Erzurum'lu z u l l a h E f e n d i kendisinden sonra o makamı oğlu S e y y i d F e t verdirmek üzere ona da fetva payesi verbulunan K a r a Şeyhıdislâmlığı Murad bekhyen E f e n d i de arası açıktı.

t. giy­ E f e n d i yirmi Âbdül­ payesi almış olan K a r a Çelebi-zâde a z i z E f e n d i 1061 H .) senesine * Naima tarihi. s. I I . etmiyerek ken­ disinden sonra şeyhuhslâmhğı büyük oğlu olup Rumeh kazas­ keri payesiyle Anadolu Kazaskerhğinden mâzul nakibü'l-eşraf bulunan S e y y i d Fethullah Efendi'ye şeyhuhslâm 25 payesi verilmesini bir telhis de pâdişâhtan rica etmişti. Divanın haftada dört gün devam ettiği mmanlar Divan-ı Hümâyunda ve kümen de Vezir-i âzamm İkindi Divanmda gflrülfirdfl. IV. Galata ve Üsküdar huzurlariyle görülmüş olan bir dâvayı iki taraftan birisi kabul etmez ise o dâva sadr-ı âzam huzuriyle ve istinafen göridür ve buna Huzur muha­ kemesi veya Huzur murafaası denilirdi. c. Bunun üzerine ricası kabul olunarak (23 Şubat 1702)'de S e y y i d dirilmiştir*. Harar mnrafuuı •J^-'^ Sadreyn de denüen kaddan veya taşradaki Anadolu ve kaddar Rumeh kazaskerleriyle tstanbul. 526. amr sonlanndan itibaren terkedilince büs­ bütün işler Bâb-ı âU'ye intOcal etmişti. ' Bu dâvalar. Eyüp. Eyüp. 8. Kanun üzere cuma günleri kazaskerler ve çarşamba günleri İstanbul. Huzur murafaası haftada iki defa cuma ve çarşamba günleri yapılırdı. varak 418. (1834 M. Galata ve Üsküdar kaddan Paşa Kapısı'na gelerek vezir-i âzamm riyaseti altmda olarak murafaa dâvalarım tetkik üe hüküm verirlerdi'. s.) senesinde şeyhülislâm oldu ise de Seyyid Fethullah gelen Edirne vak'ası E f e n d i bu makamı elde edemiyerek vukua esnasmda babasiyle beraber katledilmiş­ lerdir. Bu kanun 1250 H . e. Cuma günleri sadr-ı âzamm riyasetinde . Divam akdi işi muharebeler dolayisiyle X V I I . Bunlardan başka şeyhuhslâm payesi alan yoktur. Rofid tarihi. Naima'nm Edime vakası tarihçesi. (1651 M. II. 446. Mustafa'nm hocası ve şeyhuhslâmı S e y y i d akraba ve mensuplanna tahsis ettiğine kanaat 211 atmış­ Feyzullah E f e n d i ise en yüksek müderrishklerle kaddıklan kendi evlât.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK de aym suretle yaparak geriye kazaskerlerin sırasma lardır*. İlk fetva Bu tarihte Ramazan 1113 F e t h u l l a h E f e n d i ' y e de Meşihat payesi ve beratı verilmiş ve pâdişâh huzurunda ferve-i beyza Seyyid Fethullah beş üe otuz yaş arasmda bulunuyordu. * Zübdetü'l-vekayi (Defterdar Mehmed Paşa).

Dâvaları bizzat Sadr-ı âzam diıder ve hüküm verirdi. Bundan dolayı o sırada bulunan K o c a Rauf Başvekü P a ş a . Nr. "erkek evlâttan­ dır" demeleri üzere : " — Kel İ s m a i l Çelebi oğlu Ş e y h E l h a c M e h m e d Efendi sen müstehiksm diye ferace giydirib şeyhliğe tâyin etmiştir. Bunlar Arz Odasmdan çıktıktan sonra mesnevihan taraftarı olanlar. I I . fakat bu huzur mura­ faası dâvalarının çoğunun tada iki gün şeyhuhslâm müstemin denüen ecnebi tüccarlar ile huzuriyle yapılacak dâvalarda hazır yapümasma mebni bu gibi nizamî dâvalarda Deâvi nazırının haf­ bulunması takarrür etmiştir*. Galata ve Üsküdar kaddarı bulunurlardı. e. 501-503). B u tarihte cuma günleri.3. (1838 M. M a h m u d zamanmda ve 1254 H . I. Sadr-ı âzam mesnevihan'a : " — Sen mal-i kesîre maliksin ve cerrar tabiatUsin sen olmazsm" ve Kara­ man şeyhine de : " — Sen zaleme gnruhundansm ve nli'l-emre itaat etmiyenlerdensin olmaz­ sm" dedikten sonra geride duranlar kimlerdir diye sormuş. IV. bundan sonra huzur murafaasmm alâkasma mebni şeyhuhslâm huzuriyle yapdmasmı muvafık görüp arzettiğinden mütalâası kabul olunmuştur.)'de Sadaret adı Başvekâlet'e ve Sadr-ı âzam unvanı da Başvekil'e çevrihp Dahihye Nezareti işleri de Başvekâlete bağlanması üzerine Başvekilin vazifesi çoğalmıştı. akdtedflen huzur mürafaalartn'nda Rnmeli ve Anadolu Kazaskerleri ve çarşamba günleri de tstanbul. iktiza ederse bazı dâvaları RumeU kazaskerine ve Çarşamba divanmda da lüzum hasd olursa kaddara dinletirdi (Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmeleri) Millî Tetebbular Mecmuası. 1 Lütfi Tarihi. 3. 168. Eyüp. münasebetsiz sözler sarfetmeleri üzerine bunu haber alan Şahin A l i Paşa mesnevihan'ı avenesiyle birlikte Manisa'ya sürgün etmiştir" (Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen yazmalardan 58 numaralı mecmua). * Arz Odası murafaasının feyhulislâmm riyasetinde yapılmasına dair B a ş v e k i l R a u f P a ş a tarafmdan Mabeyn Başkâtipliğine yazdan tezkire Bureti : "Scniyyü'l-himemâ kerimü'ş-şiyemfl efendim hazretleri . münaBebetiyle perşembe ve pazartesi Sultan cuma namazı murafaamn murafaa vakti pek dar olduğundan günleri olmasma karar verildi*.212 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I kadar bıiyle devam etti. A b d ü l h a m i d zamamnda ve Şahin A l i P a ş a sadaretin'de Kon­ ya'da mevlevi şeyhi olmak istiyen Çelebilerin dâvaları nihayet huzur murafaasma kadar gelmiş ve Sadr-ı âzam bu dâvayı şöyle haUetmiştir : Sadr-ı âzam ihtida Şeyh olmak istiyen mesnevihan Ue Karaman şeyhini murafaa etmiş. a.

(Başvekâlet Arşivi vesikaları sandık 92. Bunlardan Rumeli Kazaskerliğine ait murafaalann Anadolu Kazaskerliğine nazaran çokluğu sebebiyle Rumeli kazaskerine yardımcı olmak üzere kazaskerlerin fakih olanlanndan bir müsteşar tâyini münasip görülerek bu mevkiye ebhyeti malûm olan S e r e z l i . V .z â d e Tabir Efendi müsteşar tâyin edilmiştir i.) 'de Mecelle Cemiyeti'nin teşkih ve bir nizâmnâme kaleme aimması üzerine dâvalara bidayeten veya istinâfen nizami mah­ kemelerin bakması takarrür ettiğinden huzur murafaalanna lüzum Malûm-ı sâınilerî buyurulduğu üzere Başvekâlet memuriyet-i cedidesiyle Umur-i Dâhiliye Nezareti birleşmek hasebiyle Arz Odası murafaasmm dahi bir âhar tarafa ihalesi icab-ı maslahattan gibi hatıra gelmiş ve bu cihetle o makule deâvi-i şer'iyyenin asd me'haz ve mercii olan zat-ı vâlây-ı fetva-penâhî huzurunda rü'yet ve terafû olunması münasib görünmüş olduğundan bâdezin Arz Odasmda görülecek dâvalar huzur-i Şeyhulislâmîde görülmek üzere divan-ı deâvi Nazırı Saadetlû Efendi bendeleri tarafmdan havale olunub tahsilat maddesi dahi yine Nâzır-ı mumaileyh tarafmdan rü'yet olunmak ve sadreyn-i muhteremeyn huzurlarmda ve sair mehakimde rü'yeti iktiza eden deâvi-i şer'iyyenin kezalik tahsilatı hususi Nâzrr-ı mumaileyh canibinde kalarak umûr-i murafaalarımn îcabeden mehakime havalesi dahi kemakân icra kdınmak ve fakat Arz Odasmda görülen dâvalarm ekserisi müsteminâna müteallik madde­ ler olarak ve hademe-i şeriatm anlara dair usul ve nizamata lâyıkiyle ma­ lûmatları olmıyarak bu vechUe emr-i murakabenin yalmz ahkâma brrakdması uyamıyacağmdan ve mukaddem bd misillû dâvalarm Ârz Odasmda rü'yeti bu kaziyyeye mebni olarak Nâzır-ı mumaileyh dahi bütün bütün o makule ni­ zami dâvaların memun olduğundan haftada iki gün huzur-i hazret-i mfişarünileyhde rü'yet olunacak murafaalarda bulunmak ve îcabma göre re'y ve marifeti munzam olmak suretiyle bir hüsn-i usule rabtı ve ol veclule arz odası murafaalarımn ayniyle taraf-ı fetva-penâhiye nakli hususu muvafık-ı İrade-i seniyye-i hazret-i şehriyâri buyurulur ise iş'an menut-ı himmet-i behiyeleridir efendim". (1864 M. Mabeyn Başkâtibi taradmdan pâdişâha arzolunmuş ve Arz Odası murafaasmm Bâb-ı âli'den Şeyhülislâm Kapısına nakline müsaade edilmiş ve bundan başka Deâvi Nazırlarmm eski usul üzere almakta olduğu resim kaldırdarak kendisine maaş verilmesine irade çıkmıştır (Aym scncak. c. VIII.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 213 Murafaa dâvalan aynca Rumeli ve Anadolu Kazaskerlikleri dairelerinde de görüldü. e. 128. Şeyhuhslâm Kapısında yapdan bu murafaa usıdü 1279 H . s. Bundan başka İstanbul Kaddığı Müsteşarhğma da müderrislerden Arzuhalci H a s a n R e f e t E f e n d i tâyin olunmuştur. . s. Lütfi tarihi. ^ Lütfi tarihi. trade-i Seniyye numarası 28). 14). Başvekilin bu tezkiresi.

Reisü'l-müsevvidîn denilen Fetvahane müsevvidi hazır bulunurlardı. Maksudiye Hanmdan kastedilen S u l t a n Murad'dır" denilmesi üzerine hem Sadr-ı âzam K â m i l Paga hem de Ömer E f e n d i azledilmiglerdir. riyasetindeki huzur mahkemelerinde Fetva Rumeh ve Anadolu kazaskerleri. fakat şeyhulislâmhğı şeyhülislâm Bodrumt Ömer Efendi'nin zamanmda (1889-1891) Mecelle Cemiyeti lağvolu­ narak Huzur Mahkemeleri tekrar meydana çıkmış ise de onun azhni mütaakıp ^ tekrar kaldırünuş ve işleri nizamî mahkemelere verilmiştir. Netice söylerdi. İstanbul kadısı.214 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I kalmamıştı. A b d ü l h a m i d ' e verilen bir jurnalde "bu dâvadan mak­ sat. Dâva evvelce hangi mahkemede görülmüş ise veya hangi bir hâkimin kazası dahilinde ise o kadı iki tarafı isticvap ederdi. . bağlanırsa muhakemeyi idare eden hâkim o neticeyi dâvacdara * B o d r u m t Ö m e r E f e n d i zamamnda muvakkat bir zaman için ihya edilen bu mtırafaa meclisinde bir ara rü'yet edilen Maksudiye Hanı dâvası münasebetiyle II. Şeyhuhslâmm emini. Evkaf müfettişi. Bu isticvap ve müzakereye murafaada mev«iut olanlar ne suretle karara iştirak ile mütalâalarım söylerlerdi. S u l t a n Murad'ı tekrar hükümdar yapmaktır.

I. ve sarayda de Hiç şüphesiz Osmanh hükümdarlarmın ara-sıra dinî mev'izelerle. Kur'an ve hadîs tefsiri dersinin günü muayyen olmayıp pâ­ dişâhın arzusuna bağlı idi. 12358. . 3. ' Abdi Paşa Vekayinâmesi (Umumî kütüphane Nüshan). c. 12359. ' I I I . Huzur derslerinin hangi tarihte ihdas edddiğini sarih olarak bilmiyoruz. Çünkü sade Huzur pâdişâh arzu ettiği zaman ulemadan Meselâ 12 Muharrem akşamdan Yahya Efendi'ye 1080 (12 kadar huzurunda Abdur­ bir zat Kur'andan bir âyeti tefsir eder ve buna karşı münazara yapılmayıp Haziran Şeyhuhslâm dinlenirdi. 1669) 'de I V . Yine aym hükümdar. bulunduklan tarihen sır kâtipleri tarafından tutulan ruznâmelerde * malûm ise X V I I I . varak 135. hususi mechslerinde de müverrih A b d i A ğ a ' y a (Meşhur Tevkii rahman Paşa) tefsir okutup dinlerdi'. Bundan dolayı herhangi bir âhmin pâdişâhın emriyle huzurundaki tefsir dersiyle Ramazan 1 Enderun tarihi. M e h m e d Minkari-zâde yatsıya ders takrir ettirip dinlemişti. 212. asır ortalanna kadar huzur dersleri ismiyle bir kaide ve kanun tahtında Ramazana mahsus ders takriri görülmemiştir. Fakat bu dersler mukarrir ve muhataplarla münazarah olmadı­ ğmdan dolayı sonra tesbit edden kanun üzere bunlara Dersi dendemez. A t a B e y Enderun tarihi'nde bunu O s m a n G a z i ' y e kadar çıkarmaktadır ki* tabiî Buharî-i şerif kıraatlerinde hiçbir esasa dayanmamaktadır. O s m a n ve I I I . Topkapı Sarayı Arşivi. Bu. Nr. Mustafa'ya ait pftdişahm gnnlfik hayatma dair olon defterler. Bazen huzur-ı hümâyunda okunan ders yukanda kaydet­ tiğimiz gibi Ramazan ayından başka aylarda da yapdmakta idi.ON BEŞİNCİ BÖLÜM HUZUR DERSLERİ Osmanlı pâdişâhları tarfından zaman zaman saraya davet edden veya saray hocalanndan olan ulemadan bazdan pâdişâh huzuriyle Kur'an-ı Kerim'den bir âyetin veya bir hadisin tefsiriyle bu hususta yapdan ümî mütalâayı dinhyerek istifade ederlerdi.

c.) 'de bir kanunla Ramazamn birinden onuncu gününe huzur dersleri demlen ve kadar devam eden bir ders ihdas etmiştir*. I. 370. 557. Mukarrir ve muhataplarla yapdan Kur'an tefsirinin III. Çelebi-zâde Aaım e. 139) huzur derslerinin yüz sene evvel ihdas edildiğini beyan etmekte ise de bunun bir kanun altmda olarak devamı onun zamanına kadar yüz elli seneden ziyade ve bugün ise iki yüz senedir. Oradaki kayıt (S. 131. Mustafa'nm. "Şehriyar-ı bî-müdani bazretlerinin ilm-i şerife rağbetleri vareste-i izah olduğuna binâen Ramazan-ı şertifte huzur-i hümâyunlarmda tefsir-i kadiden (Kadı Beyzavi) bir kaç âyet kıraat ve bir mukarrire ve beş nefer tolib (muhatah) suretinde ulemayı cemiyyet ile ifaze-i feyz ve bereket eylemeleri irade buynrulup.462.. Merhum H a l i d Z i y a U ş a k l ı g i l (Saray ve Öteai Son Hâtıralar) isimU eserinde (C. Mustafa'nın kanunundan evvel 1136 Ramazamndan itibaren Vezir-i âzam N e v ş e h i r l i D a m a d İ b r a h i m . 24 Rûz-i düşenbih mahbubiye divan hanesine teşrif ve gelen ulema dâilerinin mubahaselerini istimâ ve efendimiz mezburlara altm ihsan ve avdet. 25 Ramazan sesenbih (sah) soffaya teşrif gelüb ulema tedris. Şu halde şehzâdeUği zamamnda III. 22 Ramazan rûz-i şenbih (Cumartesi) soffada mnbahuseleriyle ârâm ulemadan gelen dâilerinin dâilerinin 23 Ramazan yekşenbih Sank Odasma teşrif ulemadan gelen mubahase ve münazaralariyle aram asn eda hareme teşrif. Sultan III. 26. A h m e d l e beraber bu derslerde bulunmuş olmasmdan ilham aldığı pek muhtemeldir.27) şöyledir : 18 Ramazan salı günü pâdişâh eski sepetcUer köşküne teşrif ulemadan altı nefer dâileri gelub tefsir-i şerif huzurda kıraat idüh badehu cümlesine efendimiz altun inam 19 Çarşanba sarık odasma teşrif ulemadan beş nefer kimesne gelub huEur-ı hümayunda mubahase. VI. Huzur derslerine 1172 Ramazanuun on sekizinde başlamıştır. (1759 M. * Topkapı Sarayı III. Paşa'nm yaptırmış ve devam ettirmiş olduğu görülüyor". a. / / . 259. a. badehu efendimiz cümlesine ihsan buyurub 20 Ramazan rûz-i perşenbe Aga bahçesine teşrif defa ulemadan beş nefer dâUeri gelub tedris. 26 Çarşanba Aga bahçesine teşrif ulema efendiler gelüb tedris badehu asn eda hareme teşrif. a. 157.. Mustafa 1172 H . . 12359. Nr. babası III. * Vasıf Tarihi. I.216 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ayına mahsus kanunla okutulan huzur derslerini ayırmak icahetmektedir. a. 212. Ondan evvel bu tarzda bir derse tesadüf edUmemektedir. Mustafa Ruznamesi. c." ve Enderun Tarihi. 27 Ramazanda da huzur dersi olmuştur. Enderun tarihine göre Ramazamn onuncu günü olan ders saraym kütüphane hocasının riyasetinde mukarrir olan zatlardan mürekkep bir mechs daha aktolunarak yine tefsirden ilmî mubaheseler yapıhrmış*.

H U Z U R DERSLERİ 217 1180 H . Cevdet Paja.. c. Vll. I. e.. reis olmuştu^. huzur hocalarının intihapları şey­ sürgün edilmiştir*. Selim zamamnda ve 1215 Ramazan (1801 Ocak) tarihindeki bir huzur dersinde mukarrir ile muhataplar arasındaki münazarada kendilerini göstermek istiyen muhatapların mukarrire lüzumsuz hücumlariyle ders. oldu­ lar" Vasıf tarihi. s. mukarrir olan mübabaseyi aşarak terbiye harici ağır sözler sarfettiğinden Bozcaada'ya.. Ders tamammda »j^» surre-i muayyene ile baliği meblâğ-i ferah-ı hal. 158. bir âyeti tef- 1 "Beher sâl-i Ramazanda vaz-ı gâhâne olan tefsir tedrisine rağbet-i httmâynn berkemal olduğuna binaen mevali ve müderrisinden yüz yirmi altı nefer kimse on dokuz mecUse taksim ve her biri bir gün için tertib ve tan­ zim olunub her meclis erbabından zaten ve zamanen akdem ve ercah olan sairelere Reis ve bâlânişin-i makam-ı tâlim ve tedris olub evâil-i sure-i « yu Bakara'dan makama münasip nice nükât ve mezaya takrir ve beyan kdımb. 102 ).) 'de ve yine III. III. I. * Cevdet tarihi (Matbaa-i Amire tabı). Huzur derslerinde kendisinin larda terbiye v e edeb haricine Abdülmümin Efendi'ye Efendi ile yüksek ilmini göstermek is­ tiyen bazı muhataplar bulundukları mahalli unutarak münazara­ çıktıkları görülmüştür. Huzur derslerinde Kur'an-ı Kerim'den zamana münasip bir âyet okunarak mukarrir taraündan onun tefsiri yapdır ve muha­ tapların suallerine ve itirazlarına mukarrir cevap verir ve bu su­ retle ilmî bir mubahese cereyan ederdi. Meselâ Mümin 1176s enesi Ramazamnda muhataplardan T a t a r H o c a . münazara ve arkasından mügatemeyi mucip olan tefsir münasebetiyle Arapça yazdan bir risalenin üeri geri sözlerini çıkararak yapdan mübabaseyi tarihine koymuştur ( Aynı cih.. e. s. 101. ilmî münazaradan çıkarak müna­ kaşa ve terbiye harici sözler sarüna kadar çirkin bir hal almış ve bu halden müteessir olan pâdişâh Bu münazara iptida mukarrir Kudsî dersi. ». ' Vasıf tarihi. 204. tatil Efendi'nin ettirmiştir'. (1767 M. M u s t a f a zamanında huzur dersi için intihap edilen mevah ve müderrislerin adedi yüz yirmi altı olup hunlar on dokuz güne taksim ve her biri birer gün için tertip olunmuş ve her günkü meclise en kıdemli ve liyakatli olanlardan birisi hülislâma aitti. s. . huzur derslerinin K a d ı B e y z a v î tefsirinden yapılması âdet olmuştu. Bunlardan reise mukarrir ve diğerlerine muhatap denihrdi.

170. 1246 H . c. s. 2 LiUfi tarihi. ı_. / . Mehmed Zeki Pakalın Tarih Deyimleri adh lügatinde I I I .) 'de 11. 102. M a h m u d zamanmdaki huzur dersinde saray hocalanndan sekiz mukarrir ve müderrislerden on üçer muhatap ile Ramazanın iptidasından sekizinci gününe kadar her gün pâdişâh huzuriyle Kadı Beyzavî tefsirinden ders yapdmıştır*. e.i* jM hüner inde'l-havassi'l-müte- nazaran hûb mazmuniyle bu vadide isbat-ı vücud ve izhar-ı fazi ve ile makbul-i hümayun o l m a l a r ı . ayet-i kerimeye mâna verüüb bazı cihad ve gazaya müteaUik kıssa ve mev'iza ve şecaat ve cesaret telmih buyurularak şeyhane fıkracıklar ve müsnakl buyrulub bu tavr-i avâm-pesendâne bahharin ayıb ise dahi tab-ı şahaneye tahsen olmağla : •»•^^—ii <JU»L. bu üç muha­ cevap verip onlan ikna etmek istemiş ise de muvaffak olamamış ve münazarayı dinlemekte olan S u l t a n tabın haksız olduklarmı cereyan eden mübahaseden anhyarak bu üç müdenisin muhataplıktan çıkardmalanm şeyhuhslâma işrap etmişlerdir. . III. Mustafa'dan gibi sonra huzur ve Terimleri derslerinin dersler terkedilerek 1251 H . Enderunî Ala da (C. 10891. (1835 M.)' de ihya edildiğim yazmakta ise de ' yukanda kaydettiğimiz böyle bir inkıta olmayıp devam etmiştir.218 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Ömer Efendi'nin Mukarrir şirini mütaakıp iptida muhatap Kastamonu'hı itiraziyle Ahıshah Kudsi başlamış ve sonra D a ğ ı s t a n l ı Ali Efendi'leıin itirazlariyle A b d u r r a h m a n ve büyümüştür*. * Top. " ' 1 Cevdet tarihi. 213) bazen mübahasenin muhavere Ue küstahlık derecesine çıktığım kaydediyor. (1831 M. ' Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü (Hıaur dersleri maddesi). 1250 senesinde Mabeyn başkâtibi tarafından şeyhulisolunan akliyye lâm'a gönderilen irade mucibince ber-mutad takrir huzur derslerinde "havsala-i zihn-i avamdan hariç tahkikat ve mubahasat menfur-ı tab-ı hümâyun olmağla mebâhis-i ve mesâil-i usûliyyeden tefevvuh buyrulmayıb . . Sa. E f e n d i muterizlerin itirazlarına sekinet ve midâyemetle S e l i m . . Ar. 3. . . VII. 3.

24). Her gün başka bir mukarrir ve muhatap derse iştirak ederlerdi. e. Vekayi'in birinci sayızama­ smdaki kayda göre huzur derslerinin mukarrirlikleri imtihan ile verilirdi. arkalarma cübbe ve bellerine jal verilip yalnız mukarririn cübbesi siyah. Huzur dersleri mevzuun ve ehemmiyeti üe mütenasip şeküde münakaşa mahcup üzere veya de mağlûp ve göriüdüğü çıkardı. Derste (^. " Abdülhamid ve Yıldız Hâtıraları (Tahsin Paşa). s. S u l t a n Mahmud zamanmda Ramazanm başmdan itibaren bir hafta devam eden huzur dersinde muhatap olarak bulunmuştur. Enderum Ata (C. I. zamamnda huzur dersleri 219 Rama­ zanda ikindi namazmdan sonra haftada iki gün üzerinden ayda Sultan Mehmed Reşad zamanmda eski âdet üzere Ramazanm birinci gününden hafta sonıma kadar yine sekiz gün olmuştur. muhataplarm mavi olurdu. 129 huzur dersleri bajlMı kuım. 129. s. tarihinde mukarrir Efendilere Lâhnri şal ile ağır bohçalar ve muhataplara atiyye verildiğini kaydetmektedir. Abdülhamid nmda mukarrirhk ve muhataphk kayd-ı hayat şartiyle verilmiş ise de îlân-ı Meşrutiyeti mütaakıp 1326 Ramazan (1908 Eylül)'da bu kaydı hayat usulü kaldırılmıştır.ÜUJ ı^^lTUo iLk^ j (jjÜLSj ^Ji\ ^1 Ol) âyet-ikerimesiyle 1 Tahsin Pofa'nın hâtıraları. . H a l i d Z i y a Ugaklıgil'in kaydma göre (Saray ve Ötesi. 11. Mukarrir ve muhataplar her derste başka başka şahsiyetlerdi ve bunlara münasip atiyye ile cübbe ve bellerine şal verilirdi *.z â d e meşhur merhum H a c ı A r i f E f e n d i . II. s. Huzur derslerine erkânmın büyükleri üe davet üzerine bazı vükelâ ve devlet ricali de bulunurlardı. mukarriri sıkmasmı eder ve daha terbiye haricine etmesi üe devam münazara edep ve yukanda K e t h ü d a . sekiz gün Abdülhamid yapıhrdı i.*>rf»j. devam etmek icab ederken çok zaman kehme üzerinde muhatabın.HUZUR DERSLERİ II. karşısında mukarrir ve muhataplar yer­ Mabeyn lerini alarak Pâdişâh mukarririn takririm ve muhatapların sualleriyle başhyan münazarayı dinlerdi. 128) sonzamanlarda mukarrir ve muhataplara atiyye. A b d ü l h a m i d zamamnda huzur önlerinde rahleleriyle dersleri Yt/du'daki Çit kasrı'nda yapılır ve Pâdişâh yüksekçe bir mindere oturur. 1324 İstanbul senesinde neşredilen müderrislerine Takvim-i II. s. 213.

fakat nasıl hitabet ve belâgatin birer mükemmel numunesini teşkil etmesi lâzım geleceğine hükmederek ilk defa bu derslerde hazır bulununca diyanetle hikmetin bir memzucesini dinlemekle zevk-yap olacağıma e m i n d i m . bunların ne olabileceğini evvelden tahmin etmek mümkün de­ ğildi. . buna mukabd onlar. "Ben beklerdim ki mukarrir Kur'anın metninden ayrdmıyarak falan ve falan âyetten dham alarak hitabelerde bulun­ sunlar. "Huzur dersleri. vav âtıfa mıdır hâhye midir? gibi o meclise iktiza etmiyen bahislere girişdiler. j I j I > « T ^ J ü l l ^ l L ) âyeti okuna­ Arif Efendi rak münazaraya başlanır. hep tefsirlerin iz'ana sığmıyan teşrihâtını "Huzur Dolmabahçe esas tutuyorlardı. . e. bu münazarayı H a c ı şöyle anlatıyor : "Tamam yeni teşkil olunan nizam askerinin ders muharebe­ yürüteceği lerde sabır ve sebatı ve Allaha rabt-ı kalb etmek ve som taştan metin bina gibi şeciâne durmalarının üzerine sırada hoca efendiler burada. başlannda bir mukarrir de muhataplardan mürekkep bir zümre tarafından verihrdi. Sultan M e h m e d R e ş a d zamanında Mabeyn başkâtibi bulunduğu sırada o tarihteki bir huzur dersi hakkmda oldukça geniş izahat vermiş olduğundan bu hususta bir fikir vermek için bazı kısımlarını aşağıya nakledi­ yorum : "Saray Ramazanının başlıca hususiyeti huzur dersleri idi. dersleri (Sultan Mehmed Reşad zamamnda) uğradım ve bütün Heyhat ne müthiş bir hayal devam Ramazanlarda günlerce eden bu huzur derslerinde umulan zevke bedel ne acı bir esef Sarayında Zülvecheyn sofasında olurdu. Mecmuu on beşi geçmiyen 1 Kethüda-zâde Arif Efendi Menakıbı. S u l t a n M a h m u d ' u n canı sıkılır" ve böylece ders tatsız sona erer*. inkisarına duydum.220 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI (jj>JJh fU J i^lj I j I j j-U. . M e r h u m H a l i d Z i y a U ş a k l ı g i l . Sağ tarafında bir de dizi dizi hanedandan hazır bulunacak olanlarla sol tarafında da yine öyle dizi de Ma­ beyn erkân ve memurini ile bendegâna mahsus ipek minderler sıralanmış olurdu. 158. Hünkâr deniz tarafında kanepenin üzerine yerleştirilmiş bir mindercikte saburâne otururdu.

mantıka. Her sene mukarrirleri ve muhatapları . zira vazifelerini bitirince ceplerine bir atiyye sırtlanna bir cübbe ve beUerine bir şal kuşak ihsan olunmak mukarrerdi. "Evvelâ onun mânâsım söylerdi. . muhataplara soracaklan şeyleri söylemekten ve alacaklan cevaplan anlatmaktan ibaret olurdu.k i her gün için ayn ayn zevattan teşekkül ederdi. İşte tecrübe. kısaca. şalvarhk çuha. Hazine-i hassa için ihtiyar olunamıyacak bir masraf değü. telli hind kumaşı. çabukça.^ "Saraydan evvel Dolmabahçe camiinde bir toplantı yaparlar ve o günün dersi hakkmda bir tecrübede bulunurlardı. buna da cevap verihnce üçüncü muhataba söz söylemek fırsatı ya düşer. t. asır başlannda fennayış şal. Dersler Ramazanın ilk gününden başlıyarak haftası sonuna kadar devam eder ve bunlara ikindi namazından sonra başlanırdı. Hatıratta b n hususu biraz daha malûmat olup mnkaririn esatiri nakillerinden bahsedilmektedir. İkinci muhatap bir ikinci sualde bulunur. canfes bohça. Kur'anm azametine mâ- . Nasü olup da bidayetten beri Pâdişâhlar ve bu işi her yü tertip eden kuhyetine lâyık bir cereyan v e r m e m i ş l e r . ' Saray ve Ötesi (Son Hâtıralar). Muhatapların cübbeleri mavi idi. Bu tec­ rübe gayet basit idi. şeyhülislâmlar şu huzur derslerinde olan iz'ana. e. şamkâri kumaş. mukarrir bunun cevabım verir. Â y e t muhtelif müfessirlerden naklen türlü rivayat ve hikâyatı döküp saçmak ve bunlarm etrafta çeşit çeşit. Mukarrirlerin cübbeleri siyah ve iyi ku­ maştan. ^ X V I I I . İşte ilk günden başhyarak bütün Ramazanlarda huzur dersleri böyle devam edince bizler için eyvah diye yan­ maktan başka bir iş kalmamış oluyordu.H U Z U R DERSLERİ 221 bir h e y e t . . "İkindi namazı Dolmabahçe camii'nde kümdıktan sonra önde mukarrir ve arkasmda sırasiyle muhataplar yürüyerek saraya girihrdi. mukarrir daha evvel hangi âyette kaimmiş ise oradan derse başlardı. II.Meşihat mer'i olan bir usul dairesinde sıra üe intihap ve saraya îzâm ederdi. desturluk tülbend. " *. halebkâri kumaş. . Asü matlup olan o değüdi. 129-141. acayip ve garip efsanelerle dolu tevşihata bir girizgâh bulmak için vesile teşkü ederdi. diğer muhataplar da dersin sonuna kadar bir put gibi sâkit dururlardı. . mukarrir sırası gelmiş olan âyeti tefsir ederken yanında oturan bir muhatap bir sual irad eder. Bu derslere dahil olmak için namzetler iyice çalışırlardı. asır Bonlariyle X I X . ya düşmez.

129. Huzur dersleri üe bir mukarrir arasmda epey Osmanh devleti ve hüâfetin ü- gasma dair olan 26 Recep 1342 (3 Mart 1924) kanununun neşriyle tabu olarak sona ermiştir. Saray ve ötesi. IJ. * Abdülhamid vt YMu Hâtıraları. hattâ Hayreddin cereyan Paşa etmiş*. söylediğine Sadr-ı âzam mubahase göre huzur derslerinde hazır bulunan dinleyicüer üe mukarrirler arasmda da bazı sual ve cevaplar olurmuş. e. Son huzur dersi Halife A b d ü l m e c i d Efendi zamamnda ve 1341 Ramazanmda yapılmıştır. 129.222 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Tahsin Ahmed Ziya isminde Paşa hatıratında mukarrir hocalardan Efendi'yi Paşa'nm Tikveşli ve Halid Efendi Efendi de ders vekiU  s i m Tahsin U ş a k l ı g i l de M u s t a f a  s i m E f e n d i üe F a i k bir zatı beğeniyorlar*. . «. 140. s. » s.

hal' ile şehzade M e s u d ve X V I I I . mum yapıştırmış.) tarihinde azhni mütaakıp Gelibolu'ya gönde­ rilip orada zehirlenmek suretiyle vefat etmiştir. bu hal şeyhül­ islâm de İstanbul'daki ulemayı müteessir etmişti.)'de/s(ara6u/'dan çdiarak İznik yohyle Bursa'ya giderken halkm şikâyeti üzerine hiçbir soruşturma yaptırmadan İznik kadısmı astırmış. 1043 H . Kasım. Vezir-i âzam Topal R e c e p IV. Selim'i hükümdar yapmak Vezir-i âzam H a l i l H a m i d P a ş a ile işbirhği yaptığı tShmetiyle şeyhuhslâm D ü r r i . .z â d e S e y y i d M e h m e d A t a u l l a h E f e n d i de 1199 H . Murad bu kefalet Paşa işine Bayezid.ON ALTINCI BÖLÜM MAKTUL Osmanlı tarilımde larmda diyle şikâyet ŞEYHÜLİSLÂMLAR Kadılardan yolsuz hareket ederek hak­ hir suç isna- olunanlardan hazılan katledildiği halde K Y l l . pâdişahm. fakat o sırada ses çıkarmıyarak zamanım beklemişti. görülmemişti.z â d e asır başlarmda Abdülistiyen asır ortalarına kadar şeyhuhslâmlardan herhangi katlolunanlar H ü s e y i n ve H o c a .z â d e Erzurum'lu hamid'i Seyyid maktulen vefat etmişlerdir. (1785 M.z â d e ' n i n Pâdişâhı hal' etmek istediği şeklinde tefsir edddiğinden telâşa düşen VaUde Sultan oğluna mektup yazarak onu acele İstanbul'a davet etmiştir.z â d e H ü s e y i n Efendi. Sultan M u r a d ' m vaÜdesi K ö s e m S u l t a n ' a bir arîza göndererek bazı dokunakh sözler yazmış. Bu kar­ M u r a d ' a karşı Ahî-zâde Ocağmın S u l t a n olduğu deşleri olan şehzadeleri (Süleyman. F e y z u l l a h isimlerinde üç şeyhülislâm Bundan başka bir de I. ŞeyhuUslânun bu sözleri. fakat bu asırda A h i . (1633M. Bu hâdise üzerine A h i . İbrahim) öldürmiyeceğine dair verdiği teminata inanmıyan Ocakhya karşı de beraber kefil olmuşlardı. Daha sonra bizzat idareyi ele alan Pâdişâh. Ahi zade Hüseyin Efendi ayaklanarak "l^m zat Ayak ^'^'ad Yeniçeri Divam zamanmda ilk Hüseyin esnada katledilen ŞeyhulEfendi'dir. aleyhdarlan tarafmdan A h i .

» Fezleke. bütün devlet idaresini nüfuzu altma alıp işine geleni vezir-i âzam yaptırmak ve isteme­ diğini azlettirmek istiyerek her işe müdahalesi yetişmiyormuş gibi kendisinin tavsiyesiyle vezir-i âzam olan B o y n u E ğ r i M e h m e d Paş-^'yı arzu ettiği gibi yumuşak bulmadığından azhni Vahde Sultana bddirmiş. e. cerbezesi. 1 Fezhke. şeyhülislâmı ettirip bir kayıkla sür­ kayığı çevir­ yollamış ve Çekmeceler önüne varmış terek A h î . 162. I. mukarin olmamağla demektedir *. K â t i p Ç e l e b i .) Mesud E f e n d i şeyhuhslâm olunca. şöyle. avam tarafmdan sevilmiş ve bu halleriyle sarayda epey taraftar peyda etmişti. c. «. Hoca zâde Mesud Efendi ^' a h m e d ' i n hocası Aydm'h M u s t a f a E f e n E f e n d i . Ahî-zâde hakkında : "Merhum ceri ve gayyur olmağla berây-ı maslahat şer ve şûriş-i eşkiyayı def için pâdişâhı kan dökmiye şevketti. I V . = 1656 M. e.224 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Seyahati yanda Murad. II. güne derhal bırakarak hemen tevkif İstanbul'a dönen olan IV. II. s. iki günde bir vezir-i âzam değiştirmenin zararh olacağım bUdirerek M e s u d Efendi'nin teklifioi reddetmişti. . t. Naima.z â d e ' y i sahde çıkartarak boğdurmuştur*. tok sözliUüğü ile tanmmış. M e h m e d ' i n çocukluğu zamanmdaki kanşddık ve devlet adandan arasındaki aciz ve şaşkınlık esnasmda serbest mütalâalariyle Vahde Sultanm teveccühünü kazanarak Anadolu Kazas­ keri bulunduğu sırada Yeniçerilderin isteği olmuştu (1066 H . 160. böyle Hedm-i bünyan-ı buda çendan inkisar-ı rızaya mazlûmanm garametin gördü" di'm'n oğlu olan M e s u d okumuş pâdişâh hocasmm oğlu olmasmdan dolayı Hâriç müderrishğinden başhyarak çabuk yükselmiş. fakat kendisinden daha düşünceh olan Vahde Sultan. 182.161. Almış olduğu bu cevaptan müteessir olan Hoca-zâde sözünü yerine getirmek için kendisini şeyhıdislâm verildiğinden gelir gelmez = müzakere bahanesiyle yaptırmış olan yeni­ davet olunarak çerileri tahrik eylediği hakkmda doğru veya vanhş saraya haber saraya Diyarbakır kadıhğı verihp Bostancıbaşı vasıtasiyle üzerine şeyhıdislâm İstanbul'dan çıkardarak Bursa'ya gönderilmiştir (1066 Ramazan 1656 Temmuz).

akraba ve mensup­ larım birer suretle en yüksek derecelere çıkararak istihkak erbabma terakki ve terfi yoUarmı kapatmış ve bundan başka vezir-i azandan da nüfuzu altma almak suretiyle devlet işlerine el atmış ve Pâdişahm yüzünden emriyle kendisine sorulmadan hiçbir iş yürümez düşman olmuştu. Mesud bden Efendi'nin böyle bir harekette bulunmadığmı sonra K ö p r ü l ü M e h m e d P a ş a sadr-ı âzam olduktan H o c a zâde'nin katline sebep olan R u h i d d i n Efendi'yikatlettirmiştir. timiyt TtşkiUtı. 232. yollarm A b a z a H a s a n kuvvetleriyle kapah E f e n d i tarafmdan sâbdc olmasmdan dolakı maiyyetine bir miktar sekban yazmak istemesi ve bu hal Bursa Kadısı R u h i d d i n şeyhulislâmm hükümete karşı koymak için asker yazdığı şekhnde İstanbul'a bddirdmesi üzerine gönderilen bir fermanla mi­ safir bulunduğu evde meyva yerken bastınhp öldüriümüştür*. S m U F müialı Kara Çelebi-zâde Âbdülaziz E f e n d i de H o c a - zâde'nin öyle bir isyan hareketinde medhah olmadığım söyle­ Erzurum'ludur.)'de yirmi gün zamakadar ^EfeSa* Erzurum'a şeyhıdislâm olup azlini mütaakıp memleketi olan gönderilmiş ve 1106 H . ». a. e. Mustafa tâyin hükümdar olunca şehzâdehğinde onun hocası olmasmdan dolayı İstanbul'a getirtüerek pek az sonra ikinci defa şeyhıdislâm eddmiştir. (1688 M.MAKTUL ŞEYHÜLİSLÂMLAR 225 Bursa'dan Mesud Diyarbakır'a gitmek üzere hazırbğa başlıyan E f e n d i . e. Bursa'da ikamete memur olan esbak Ş e y h ü l ­ islâm miştir. I. (1695 M. Ağzı kalabalık bir zat olması dolayisiyle gerek bımun ve gerek kardeşioin çalçenehğinden bizar olan Şeyhülislâm Y a h y a Efendi : " — Hoca Efendiye (yani Mesud Efendi'nin babasma) hak rahmet etsin bu mahdumları okutsa ne olurlardı?" dermiş. O Tarihte. bir defa I I . S ü l e y m a n 1099 H . İS . V. 4i.)'de I I . olmuştu. tarihi. İşte bu haller ve kendisinin hudutsuz ihtirası ve gadri her sınıf kendisine ^ Naima. Dokuz sene bu makamda bulunan Feyzullah Efendi Umiye işlerini kendi arzu ettiği şeküde yapıp oğullarım. SiUhdar tarihi.

Raşid tarihi. (1703 M. . şeyhuhslâm zindana payesi verdirmiş olduğu büyük oğlu istintak ve işkenceyi tarafmdan hnç Fethullah mütaakıp E f e n d i ' n i n isimleri ulema ve sâdât defterinden silindikten sonra konulmasmı ve orada sırada halk dışarı çıkarıldığı edilmek suretiyle feci surette vefat etmiştir i. Naima'nm Edirne Vak'aeına dair ritaleai. 29. 1 Zübdetü'l-vekayi (Defterdar Mehmed Pofa). >. 77. Ee'ad Efendi Kitapları. a. I I I . varak 418. c.226 OSMANLI DEVLETtNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Nihayet 1115 H . 78.)'de tahrik neticesinde vukua gelen Edime Vak'ası üzerine evvelâ azledilip memleketine sürgün edil­ mişken sonra yoldan çevrilerek Edirne'ye getirtilmiş ve kendisiyle.

asırlarda Osmanh memleketlerinde dioî ve hu­ kukî ihmlerde ve bundan başka kelâm. X I V . Biz burada İslâm felsefesi olan ilm-i kelâmda ve dinî ve hukukî mahiyette eserler yazmış olan bazı âhmlerden X I V . olan âlimlerden bahsetmiyoruz. Bu hususta bilgi edinmek istiyenler merhum D o k t o r A d n a n A d ı v a r ' m (Otmanlı TürMerinde İlim) adh eserine müracaat etsinler. riyaziye (matamatik). Suriye ve Mısır'da dinî ve hukukî üimlerle tefsir. Kayseri'h ilk Davud tah­ bahsedeceğiz i. Osmanh devleti kurulup Anadolu'da hududunu genişlettiği sırada elde ettiği yerlerde Anadolu Selçukİleri ve Anadolu Bey­ likleri zamanlarmda kurulmuş olan ilmî müesseselerden de istifade edilmiş ve bu suretle ilmî saha genişlemiştir. Bundan dolayı kısaca Osmanh muhitinde yetişenleri medrese silinden sonra yüksek tahsihni KoAire'de yapmış olup nakli. ve X V . tarih. felsefe ve astronomide yüksek değerde ilim adamları yetişmiş ve bunlar ilmî eserleriyle daha sonraki asırlarda da şöhretlerini muha­ faza etmişlerdir. Mısır veya tranve Orfo-^sya'daki medreselerde yaparlardı. hadîs. Şcreffiddin Davud-i Kayseri Mütefekkir âhmlerden olan ^* M a h m u d b. hey'et. ve X V . kelâm ve felsefeye dair olan ihmler revaçta idi. asırlarda zikretmek isteriz.ON YEDİNCİ BÖLÜM DÎNÎ VE H U K U K Î SAHADA YETİŞEN MEŞHUR ÎLİM ADAMLARI Gerek Osmanlı âlimleri ve gerek ondan evvel Anadolu Selçu­ kîleri âlimleri çok zaman yüksek tahsillerim Suriye. edebiyat ve kavaide dair olan ilimler ve tran ile Maveraünnehr toraflanndaki medrese­ lerde riyaziye. akli ve tasavvufi eserler vücude getirmiştir. . Bu suretle her iki cihetten tahsil gören veyahut o taraflardan Anadolu'ya gelen âhmler bu suretle yetişerek Anadolu medrese­ lerinde tedrisatta bulunmuşlardır. M e h m e d . Mısır'dan Anadolu'ya döndükten sonra S u l t a n O r h a n taraündan yeni ^ İlmiye tegkilâtmdan bahsettiğimiz için bn eserde medrese harici müspet iUmlere dair eser yazmı.

S ^ 1 o^j^ nii Fususi'l-hikem) K o n evi'nin hahfelerinden K e m a l ü d d i n . Varidat isimh eserini sofiyye ricah ve Câmiü'l-fusulin hukukî eserini İslâm âlimleri pek muteber tutmuşlardır.i S î m a v î denilen Ş e y h B e d r ü d d i n M a h m u d ' u n tasavvuftan OIJJIJ tan üJ>-xi]l ^U. Aksaray'da tahsihni tamamlamış ve sultanı M e l i k Şeyh düğü üzere Zahir Şeyh Bursa'da.Câmiü'l-fusulîn. 751 H . o l j L f ^ l ^ ' l U Letâifü'l-işarât Rumedi fütûhatma ilk iştirak edenlerdendir. S a d r ü d d i n .i ^ Samavna. Ceddi ve babası Konya yüksek intisap medrese tahsilini gördükten sonra Kahire'de Hüseyin-i Ahlatî'ye etmiş ve onun vefatmda Kahire'de yerine Bedrüddin şeyh olmuş. zahir ihmlerinden başka tasavvuf vadisinde de çahşarak. yerleşen D a v u d . ş^^^^^^ Molla Fenari Aslen Bursa Yenişehri Üe tnegöl taraflarmda bulunan Fenar kasabasmdan olup memleketinde okuyup sonra Mısır'da yüksek tahsilini yapmış. Osmanlı tarihlerinde göriüparçalanması esnasmda bir şahhğa geçmek istiyerek hem İzmir taraflarmda bir ihtdâl hareketi Karaburun'daki isyan zorlukla yakalanarak muhake­ isindi Osmanh saltanatımn Deliorman Alevî kıyamiyle şeyhlikten ve hem Rumeli'de vukua getirmiş ise de İzmir'de bastırılmış ve kendisi de Deliorman'da mesini mütaakıp Serez Pazar'mda asdmıştır (823 H . M a h m u d . (1350 M.i K â ş â n î ' n i n irşadiyle meslek-i tasavvufa intisap etmiştir. Şeyh Bedrfiddm Mahmnd Samavna * kadısmın oğlu olup yanlış olarak varidat ve fıkıh­ ve B e d r ü d d i n . On üç kadar eseri olup bir hayhsı fikrî ve felsefî olan bu teliflerinden en yükseği Muhyiddin-i (^1 A r a b i ' n i n Fususü'l-hikem adh eserinin şerhi olan Matlau hususi'l-kilem fî meâolup Hindistan'da basdnuştır.228 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I zaptedilen Bursa'ya. Edirne'nin Ortoköy kazasına bağh olup Edime-Kırkağaç istasyonu ve Cisr Mustafa Paşa^ya giden demiryolunun yahut nehrin sağ tarafm­ da idL Halk buraya Samona derler. Orhan Gazi dk tesis edden tznik Medresesi müderris- hğine tâyin eddmiştir. D a v u d .i JU. Memlûk Ferec'e muallimlik etmiştir. = 1420 M .)'de vefat etmiştir. Burada yirmi seneye yakm müderrishk etmiş olan D a v u d . . ) . bunım şerhi olan Teshil isindi eserleri meşhurdur.i tarafından tznik'de K a y s e r i .

Melek'in fduh yani İslâm hukukunda yüksek ihtisası vardı. sek fakihlerden olup F e r a m e r z b. lnfiddinAMüllâtif S ü l e y m a n ş a h zamanmda Osmanldara geçmesi üzerine yine orada dersine devam etmiştir.) 'de Bursa'da vefat etmiştir. Malla Hnarar M e h m e d H u s r e v b. yaydmasmda Ş e m s ü d d i n M e h m e d F e n a r î b. (1459 M.z â d e .z â d e . tlim dağarcığı diye meşhur olan ve tstanbul fet­ hini mütaakıp oraya kadı olmuştu. j^^^l ^ Mecmau'lBdhassa İmam tbn Saati (Muzaffereddin Ahmed b . Ali Bağdadi). fikıh.i R u m î ve M u s a P a ş a ' n m oğıdlanbunlar arasm­ dadır.z â d e . Bundan başka hadîsten Sagani'nin jl^'bll JjLt» Meşarikü'lenvar'i de usul-ı fıkıhtan j l ^ V l Jjli« Mcnozı/ü'/-envar'ı da şerhetmiştir.M ' o* Fususü'l . Kendisinin yetiştirmiş soh H o c a . hepsi de müdekki- Arap âhnderiyle yapmış olduğu dmî mübahasede bu âlimlere galebe çalmıştır. ve fdtıh ve kanedir. İbn Melek Aydvn .) 'de vefat etmiştir. Hızır Bey 863 H . bu kıymeth eseri matbudur. tslâm hukukçuları arasmda bugün de makbul ve muteber olan fduhtan jj» D ü r e r ve onun şerhi olan j ^ Gurer isindi eserleriyle şöhret bulmuştur.bedâyi li-usuh'ş-şerâyi) isindi tehfini otuz senede kaleme almıştır. Tazarruat sahibi ve yüksek mütefekkir olan S i n a n bunun oğludur. nin fikhın. BurHatip-zâde.) 'de vefat etmiştur. olduğu talebeleri X V I . (1431 M. H a m z a . tan M e h m e d ' i n huzurunda Mısır Fatih Sul­ olan ve Suriye'den gelmiş tasavvuftan da eserleri vardır. bahreyn ve mülteka'n-nehreyn ) adh eserine pek güzel bir şerh yaz­ mıştır. Usul-i fıkıh. kelâm. Fatih Saltan Mehmed: . mantık ve belagat ilimlerinde zamamnm en kudreth âhmi olup bu hususta pek değerh eserler vücude getir­ miştir. 834 H .oğullan bu İbn havahnin zamanmda Tire'de A y d m Medresesinde müderris Yıldırım Bayezid oğlu olup. tasavvuf. (1394 M. ve K a d ı . tefsir.i K a s t a l a n î . T â c i .i felsefesinin Osmanh ülkelerinde Arabi'nin vahdet-i vücut âmil olmuştur. Yo^^^ad'm A l i yük­ Yerköy taraf- laımda bir aşiret çocuğudur. Eserleri yüzden ziyadedir. İbn Melek 793 H .DÎNÎ V E H U K U K Î S A H A D A Y E T Î Ş E N İLİM A D A M L A R I 229 Kayserî'den sonra M u h y i d d i n . Muarrif-zâde Paşa asırda şöhret kazanmışlardı ki M u s l i h u d d i n . fürû-i hanefiyyesinden( jr ^ 1 JıL. Usul-i fıkha dair pek mühim olan ^1 ^ 1 J ^ ' .

ihata Sina ve i b n ve sürat-i intikalinden dolayı hocası H ı z ı r B e y (Akl-ı Selim) demiştir. fikıh.230 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I "Zamanınuzm Ebû Hanifesi'dir" diye kendisiyle iftihar eserin­ ederdi". Fatih Sultan Mehmed Hoca-zâde hakkmda: " — N e Arap ve ne Acem'de eşi yoktur" dermiş. (1480 M.z â d e dört ayda. H o c a .i Tusi'ye sorarak bn hususta birer eser yazmalarım emıeylediğinden H o c a . Şeyhuhslâm olmuş ve F a t i h ' i n vefatmdan bir sene evvel 885 H . mantığa ve fikıha dair diğer eserleri de vardır. ) 'de Bursa'da vefat eseri İ m a m G a z a l i ve t b n etmiştir. (1488 M . Sinan Paşa Meşhur H ı z ı r B e y ' i n oğludur. Her ikisi de tetkiklerim iddiasım bulmuşlardır. Yukandaki iki meşhur den başka usul-ı Mir'at fikıhtan olî y Mirkal ve bunun adh telifleri ve diğer eserleri de vardır. Bu itirazmdan yüz sene sonra Endülütlü İ b n R ü ş d TehafiUü't-tehafüt isimli eserinde İ m a m Cazalt'nin mütalâasına itiraz ederek akıl ile imandan. İmam Cazah ile İbn meşhur Tehafüt cJlf suretiyle bir eser kaleme almıştır. fevkalâde zekâ. şiddetli anca ile bir meseleyi halle çalışmak demektir. kelâmcı olan tmam Gazali'nin Hoca-zâde isabetU ile A l â ü d d i n . .z âde'ye.z â d e üe A l â a d d i n . Tahafüt Rüşd'ün üzerine yazdığı eserleriyle beraber Mı­ Rüşd arasmdaki muhakeme etmek meselesini ^ tetkik ve şerhi olan Hoca sâde Mnslilıflddiıı Mıntola sır'da basılmıştır. Bursa"]! olup kelâm. Alâflddin-i T u s t ise alu ayda birer eser yazarak t m a m G a z a l i ' ­ nin mütalâasına iştirak etmişlerdir. akim üstün oldu­ ğuna beyan ile t b n Sina'yı mfidafaa etmiştir. Fatih Saltan M e h m e d . tşte Fatih Sultan Mehmed. Edirne'de müder­ rislik ettikten sonra F a t i h olup F a t i h Sultan Sultan Mehmed kendisine hoca tâyin etmiştir. Hoca-zâde'nin kelâma. Kelâmcılardan t m a m G a s a l ! (Tehafütü'l-felâstfe) isimli eseriyle ilimde akb esas tutan i b n Sina'ya itiraz ile akıl ile her şeyin ölçölemiyeceğini beyan etmiş. Tahafüt meselesinde îman ve akıldan hangisinin diğerine müreccah olduğuna dair bilgi edinmek istiyerek bu husustaki mütalâalarmm bildirilmesini yaparak.)'de vefat etmiştir. İfrat-ı zekâ ve ihatası ile tamnmış M e h m e d tarafindan sarayda tesis edilen ^ Tdıafüt. 893 H . bu iki zıt mütalâadan hangisinin doğru olacağım H o c a . usuI-ı fıkıh ve felsefede zamanınm başta gelen mütefekkir âhmlerindendi.i T u s i ' y e havale etmişti.

hey'et ve riyaziyeyi de K a d ı . matbu cilt. Fıkıha. A h Kuşçu.) 'de vefat ederek Eyüb'e veya Gehbolu'ya defheddmiştir. Hey'et riyaziye mütehassısı Bey'in(Vefatı 853 H . yeni şekü kıyafet ve elbiselerin ihdasmda vezir-i âzam M a h m u d P a ş a üe beraber müessir telvih haşiyesi vardır. sarf üe usul-ı * MürTnevarih (Şamdanl-eâde). AUfiddin Ali KOKU ^^^^ ve Maveraünnehr taraflarmdan olup takriben hükümdarlardan Uluğ 800 H .) tarihlerinde doğmuştur. asırda yetişmiş olan âhmlerin çoğu S i n a n Paşa'mn talebelerindendir. oğlu A b d ü l l â t i f tarafından kath üzerine Akkoyunlu hükümdarı U z u n H a s a n pâdişahm yanma gelerek hürmet görmüş ve sonra onun tarafmdan elçilikle F a t i h S u l t a n M e h m e d ' e gönderilmiş ve daha sonra aüesiyle beraber IstanbıU'a gelmiştir. Gedik Ahmed Paşa'mn azlinden sonra vezir-i azamda olmuştur. Pâdişahm emriyle tale­ besinden Tokat'h meşhur M o l l a L ü t f i vasıtasiyle A l i K u ş çu'dan riyaziye tahsd etmiştir. . . fakat asd şöhre­ tine sebep olan Zic-i Gürgânt'ye yazmış olduğu şerhtir. Velinîmeti ve hocası U l u ğ Bey'in. Alâüddin Ali K u ş ç u Ayasofya Sahn-ı seman müder- rishklerinde bulunarak 23 Şevval 877 (23 (Mart 1473)'de tekaüd edümiş ve 879 Şaban (1474 Arahk)'da vefat ederek Eyüb'e de£aolunmuştur. Dinî ihmleri Semerkand âhm­ lerinden. Riyaziye fikıhtan ve hey'ete dair eserlerinden başka tefsir. bu eseriyle edebiyatımızm nesr-i mürsel tarzmda yazanlannm başında gelmektedir. 891 H . = 1 4 4 9 M.i R u m î üe bizzat Uluğ Bey'den görmüş ve K a d ı .z â d e ' n i n veya Zîc-i Gürgânî denüen ölümüuden sonra Bey zİcinin Zic-i llhanî Uluğ ikmalinde hizmeti göridmüştür. «. (1486 M. (1397 M. Riyaziye ve hey'ette mütehassıs olup ^ıJuA îIUj Risale-i Muhammediyye ve Risale-i Fethiyye bunlardandır.DİNÎ V E H U K U K Î SAHADA YETİŞEN İLİM ADAMLARI 231 kütüphanedeki kıymeth eserlerden istifade ederek zamanının birinei sınıf âhmleri arasmda yer almıştır. tefsire dair bazı eserleri vardır. olmuştur*. ^ > U ^ Tazarruât isindi eseri meşhurdur. X V I . Uj"^! :jT^t Tezkiretü'l-evliya isimh güzel bir telifi de vardır. Ş e y h î b n V e f a ' y a intisabı vardı.z â d e . 463.) Doğancısı M e h m e d ' i n oğlu olduğu için Kuşçu lakabiyle meşhurdur.

z â d e üe Molla tzari'nin gadirlerine uğrayarak 900 H . halkm kendisinden istediği fetvalan zemkoyup hallederek yine diye zembih penceresin­ den sarkıtarak iade ettiğinden dolayı tstanbul halkı tarafmdan Efendi meşhurdur. Üç Usanda şair olan M ü e y yedi Iiin cütlik bir kütüphanesi vardı. .) 'de şehiden vefat etmiştir*.„jT Ta^^îfü'l-mezbah isindi eseri vardır. (1516 M. M&Bjfei-mUe AMarahman Amasya'h olup irfan sahibi adam yetiştirmesini ve müstaidleri himaye etmeyi âdet edinmiş olan değerh âhmlerdendir. Serbest fikirU atak olmasmdan dolayı mutaassıp ule­ madan hasmı olan H a t i p . 475. Hasndlar. ^ " T o k a t l ı Lfitfi. fsy^^ lâ-yetecezza risalesi. Sahn-ı Tazarruât de A l i olup seman XV.)'de vefat etmiştir. J>r Cüz'ü Mecmaü'l-fetâva ismiyle vermiş olduğu fetvalan havi eserinden başka kelâmdan mevakıf şerhi haşiyesi. II.232 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Mdim Lfitfî âlimlerdendir. Y ü z kadar dme dair mevzuat isindi telifi ve bundan başka meaniden miftah şerhine. üm-i kelâmm müşkU meselelerinin halline dair bir tehfi ve diğer eserleri vardır. Yüksek seciyesi ve Yavuz sebebiyle her sınıfa kendisini sevdirmişti. «. X V I . ASıRDA YETIŞMIŞ OLAN BELLI . t b n rind-meşrep Celâlüddin-i ve uyanık fikirh idi. B a y e meşhur zid'e tamtarak yetişmesinde âmü olmuştur. gibi riyaziyeyi Tokat'h. Deryay-ı ilimdir ve İ b n Kemal'in üstadıdır. RumeU KazaskerUğinde bulunmuş ve 922 H .BAŞLı ILIMLER Mflftfi Ali n«ın«n büe Zembilli hakşinaslığı Ali asırdaki mütefekkir şeyhuhslâmlardan olan bu zat. Nesefi'nin akaid şerhine haşiyeleri ve diğer bir hayh risaleleri görülüyor. Taassubtan uzak. ilhad isnat edicek teftişine Pâdişâh Hatip-zâdeyi memur kddı. asır sonlarında yapmış Paşa'nm yetişmiş. Y a v u z yed-zâde'nin Sultan S e l i m bu değerh âUmi kaybet­ tiğinden dolayı müteessir olmuştur. Kemal'i. Tebriz'e jlüJI ^ giderek Devvant'den okumuştur. (1495 M. mütefekkir yetiştirmehendeseden müderrisliği Sinan sahibi lerindendir. halbuki hasudun biri Hatip-zftde idi" Mür'i't-tevarih (banimannı cilt). Aklî ve naldi ihmlerde değerh bir şahsiyet olduğu Kuşçu'dan öğrenmiştir : ^ ILI ^^.

Riyaziyeci Kadı-zâde-i ithaf fî etmiş toruna K u t b ü d d i n de'den ders M e h m e d ile meşhur Bursalı H o c a . I .z â II. 932 H . İlim ve fazUetinin yüksekliği ve geniş mikyasta şöhretinin yayılması dolayısiyle ins ve cinin müftüsü demek olan ( ü ^ ' J** müfti's-sakakyn) unvam verilmiştir. .z â d e E f e n d i ' d e n himaye görmüştür. Bayezid adma dişâh (II. I . Üç pâ­ yirmi ahlftkve etmiştir. Tekkesi münevverlerin Vefa'ya müatesip idi. tefsir hadis ve kelâmda Hızır Rumi olduğu Atufİ hakkiyle ihtisas sahibi olan H a y r e d d i n Merzi/onludur. Tefsir. mütefekkirlerin toplantı mahalh olan Şeyh M u s l i h u d d i n t b n İki Kemal A h .Zamanım tetebbu ve telife hasretmiş ve mûte­ med Şenueddin ı^^vvi mevzularda büyük. hadis. Hoca- fikıh.)'de vefat ederek Edimekapı haricine Buharı tekkesi ya­ nma defiıedilmiştir.D l N İ V E H U K U K t S A H A D A Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 233 S u l t a n S e l i m gibi gazapk fakat insaflı bir pâdişâh bile onun eOzünü dinlemiştir. B a y e z i d ' i n emriyle meşhur Osmanh Tarihini kaleme almıştır ki mühim bir vekayinâmedir. zâde'nin tehafüt isimh eserine talikat yazmıştır. Atnfl Hayrtsddin H ı » -^"P «debiyatmda. (1541 M. Vefatı Mekke'de duyulunca selât-ı gaip kıhnmıştır.) tarihinde vefat ederek Zeyrek Mektebi yanma defiıedilmiştir. İslâm hukuku olan fikıhta mütebahhir idi. Fetvalarım havi dört sene muhtarât admda bir eseri vardır.)'de vefat etmiştir. (1536 M. Bu eserlerinden otuz altısı iki cilt halinde basılmıştır. I I . iU-Ül i«f j»JS j jb^VI a^jj dan adh tıbbi bir eseri vardır. lügat. Süleyman) zamanlarmda şeyhuhslâmhk dan bir eseri vardır. Selim. t b n K e m a l müderrislikten sonra kazasker olmuş ve Müftü A l i C e m a l i E f e n d i ' n i n vefatı üzerine Şeyhülislâm olup 942 H . I I . tarih. Meşhur L ü t f i ' d e n okumuş ve M ü e y y e d . Bayezid'e Ravzu'l-esnan tedbir-i sıhhati*l-eb- görmüştür. küçük üç yüz eser ve risale kaleme almış olan t b n K e m a l ' i n babasınm adı S ü l e y m a n ve dedesinin adı da K e m a l âlim Tokat'h M o l l a Abdurrahman Paşa'dır. Bayezid. (1526 M. usul-i fikıh. edebiyata dair eserler yaznuştır. On beş kadar telifi olan 948 H .

asırda yetişmiş olan âhm ve şeyhlerin Şakayık-ı gramer. demektedir. fıkıh. Şöhretine sebep olan A h l â k .1565 M. ve X V . asn âhmlerdendir. X I V . Efendi İstanbul yükselmiş. felsefe ve etmektedirler. Babası E m r u l l a h E f e n d i de ulemadan medreselerini yaptır­ olup kaddıklarda bulunmuştur. Kanunî Sultan Süleyman za- Tosyalı'dii. hadis. hadîs. kelâm. muhakkik Yavuz Ebussuud Efendüer Babası gibi X V I . Tefsir. camiiyle beraber Süleymaniye dıktan sonra zamanm değerli âlimlerini buraya müderris tâyin ettiği sırada K ı n a l ı . Şakayık-ı Ahmed Isamüddin mütehassıstı. kelâm. Numaniye'yi meanî üe tehf asırlarla ve kısmen X V I . mamnda Reisü'l-küttap ve uzun seneler Nişancı Celâl-zâde olan meşhur âhm ve mütefekkir M u s t a f a Bey'in kardeşidir. kelâm ve edebiyatta tercüme-i hallerini havi Arapça etmiştir. A h m e d . seneleri arasmda (1563 . Tarih. Arap edebiyatına vukufu Risale-i vefat etmiştir. Numaniye ve mantıka Mevzuatü'l-ulûm kaddığma kadar Türkçeye tercüme edderek basdmışlardır.z â d e tefsir.. Müverrih  l i de "sağ olsa idi E b u s s u u d ayarında büyük bir şah­ siyet olurdu" demekte ve Şakayık zeylini yazan Nevî-zâde ihtiAlâî derin iken A t â y î de "Ser Defter-i Ulema" diye tavsif K ı n a l ı .)'de tekaüd edderek 968 Receb CeUl-zAde SaUh Efendi (1561 Nisan)'inde vefat etmiştir. 971 Toşköprülü zâde •^«**"<»'"'^-"^ûın isimh eseriyle yüksek ilmi kudAhmed Isamüddin retini göstermiş olan T a ş k ö p r ü l ü . tefsir. Kanuni Sultan Siüeyman. fıkıh ve belâgate dair on dört kadar eseri olan Salih Efendi.z â d e de ilk olarak buradaki dört medreseden birisine müderris olmuştur.234 OSMANLI D E V L E T i N i N i L M t Y E TEŞKILATI Kınoh zâde Devrinin en yüksek âlimlerinden olup İsparta*bdiT. riyaziyede sasiyle şöhret bulmuştur. Okuduğu eserlerin kenarkalemiyye adiyle yazdığı risalede göridüyor. t b n K e m a l ve Kanunî'nin . Kmalızâde ve şereflendiren Mustafa. dair eserleri vardır. Meşbur K â t i p Ç e l e b i Kmab-zâde hakkmda "ÂUame-i Rum ve dehre bir gelenlerdendir. üe 973 H .ı larma mütalâasını yazmak âdeti idi. (1554 M.z â d e . Muslihuddin Isamüddin Sultan Selim'in hocası idi. gözleri görmez olduğundan 961 H .) Şam kadısı adım verdiği eseridir ve basılmıştır.

Bunun şeyhulislâmhğma kadar bu makama gelenlerin dereceleri kazaskerlerden aşağı iken S u l t a n S ü l e y m a n ' a takdim etmiş olduğu (JX>1İ j U j İ ıJiJl ö T ^ l l i l > Jl pUl İrşadü'lakh's-sehm ilâ mezâye'l-Kur'ani'lazim) isimh tefsirinden dolayı o tarihe kadar üç yüz akçe olan şeyhülislâm yevmiyesi beş yüz akçeye çık anlarak kazaskerlerle beraber oldu. tarafla­ İbrahim olup N i z a m ü l m ü l k Efendi'den evvel I I . E b u s s u u d ' u n tefsiri. Mecmualarda 1 oljljjl Ittddin II. (1565 M. Kitabü'l-muhtasar gibi tarihe ait eserleri olup divam.1774 M. Ebnasınıd XXVI. münşeat mecmuası kelâm ve fikıha dair haşiyeleri vardır.Müderrislik.DÎNÎ V E H U K U K Î S A H A D A Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 235 hocası H a y r e d d i n E f e n d i ' d e n ders görmüş müderrishk ve ka­ dılıkta bulunmuştur. Geddi. M ü e y y e d . namına kaleme Cemaalınmıştır. kendisi Eyüp'te babasmm tek­ kesinde doğmuştur. Fetihnâme-i Rodos. asn şereflendiren büyük olduğu için İmadt âhmlerin soDireklibel kullan­ Mehmed Efendi nuncusudur.(1545M. Tefsirinin bakiyyesini de takdim edince yevmiyesi altı yüz akçeye yükselerek hem maddi hem mânevi kazaskerlere tefevvuk etti. Mısr-ı Cedid. Efendi de (VefaU 1188 H . Geniş hal tercümesi Belleten (Sayı 87)de yayınlandı. Salih E f e n d i . . Murad'm emriyle t b n A r a p ş a h ve oğlu Şehzade Mehmed'in emriyle Şair N e c a t i asır âlimlerinden Nazir nndan da Türkçeye çevrilmiştir. . İskilip köyünden mıştır. Xe. Babası Ş e y h kazasmm lakabım Y a v s ı ' d ı r .$a/(Zemahşerî) ve Beyzavi tefsirlerinden sonra üçüncü gelmektedir. Arap edebiyatmdaki vukuf ve ihatasım Arap şairleri tasdik etmişlerdir.)'de şeyhülislâm tâyin edildi. Süleyman'm Budun oğlu B a y e z i d ' i n emriyle Farsçadan Türkçeye çevirdiği Camiü'lTarih-i Muhaçnâme. Avft'nin Bu eseri Salih Bayezid'in j vlıUlS^ıLl eseri Camiü'l-hikâyât ve Lâmiu'r-rivayût.) 'de vefat Camii haziresine defnedilmiştir. Mısır kadıhğmdan sonra İstanbul'a gelerek Camii) yanmdaki evinde ederek Nişancı Eyüp'te biraderinin camiinin (Nişancı tetebbuatla ve eser yazmakla son demlerini geçirmiş ve birade­ rinden iki sene evvel 973 H .z â d e ve sonra da i b n K e m a l ' d e n okudu. K a n u n i S u l t a n hikayât tercümesi ^ ile Tarih-i (Budin). X V I I I . kadılık ve kazaskerhk etti ve 954H.) Camiâ'l-hikây&tı tercüme etmi(tir. Vefatma kadar otuz sene hiçbir siyasi işe karışmadan mevkiini muhafaza etti.

B e k a E y ü p (Vefatı 1094 H . mantdc. İlmiye mesleğinde yeniUkler mıştır. asırda bir asır evvelki âhmler değerinde müdekkik. D a m a d İ b r a h i m P a ş a ve H e k i m o ğ l u A l i P a ş a gibi ihm sahiplerini ve müstaidleri himaye eden sadr-ı âzamlarm tesirleri vardır ki bunlardan meşhurlarım isim­ leriyle aşağıya yazıyorum : Kazasker A b d ü l b a k i A r i f E f e n d i (Vefatı 1125 H . fakat kalem sahibi. ) . Bu hu­ susta D a m a d A l i P a ş a . s. ) . = 1 6 2 1 M . (1574 M. . = 1651 M. Emiri araziyi şer'î kanunlarla telif etmiştir. = usul-ı fıkıhda 1683 M . ) . yüzydda bir asır evvelkine nazaran daha değerh H ı b r İ A l t E f e n d i ûkıh ve kelâmda ve E b û ' l . . = 1605 M . dedir. 982 H . Haltercümesi Belleten. asırda B e r g a m a l ı İ b r a h i m (vefatı 1014 H . münşi âhmler daha çoktu. ASıRLARDA GELEN BAZı ÂLIMLER X V I I .)'den sonra. 85. muhakkik âhm dendecek kadar yüksek ulema yoktu.)'de vefat ederek Eyüp'te mektebinin bahçesine defneddmiştir.) usul-ı fduh. = 1 7 I 3 M . = I 6 2 7 M . riyaziye ve felsefenin kalkmasmın da büyük tesiri olduğu şüphesizdi. Hersek sancağımn merkezi olan Mostar kasabasmdan M u s ­ t a f a E f e n d i (VefaU 1119 H . fıkıh ve fikıhda ihtisas sahibi idder. Bununla beraber bu asırda yetişmiş olan bir iki zatı zikredip geçeceğiz. A y ş î M e h m e d E f e n d i (Vefatı 1061 H .z â d e M e h m e d K e m a l e d d i n E f e n d i (Vefatı 1030 H . Bundan başka kısm-ı mahsusta göriüdüğü ve daha aşağıda görideceği üzere başka sebepler de vardı. T a ş k ö p r ü l ü . kelâm ve akaidde yüksek bir âlim olup aynı zamanda şiirde musiki üe talik yazıda da üstat idi.236 OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I bir hayh fetvaaı görülüyor. Kütahyah H ı b r î A l i E f e n d i (Vefatı 1080 H . X V I I I .B e k a da lûgat ve bazı ilim adamlanmn yetişmiş olduklarım görmekteyiz.). = 1707 M. yap­ Kanunî S u l t a n S ü l e y m a n ' ı n vefatma yazmış olduğu Arapça mersiyesi en nefis Arapça şiirlerindendir. ) fıkıh. VE XVııı. = 1669 M. XVıı. A l t ı p a r m a k M e h m e d E f e n d i (Ve­ fatı 1 0 3 3 H . Bunlardan A y ş i M e h m e d . Bu X V I I . K e f e l i E b û ' l . Değerh ulema yetişmesinde her halde medreselerden aklî dimlerin kelâm.

) tefsir ve akaide dair şerh ve haşiyeleri vardır. = 1 7 3 0 M. şerh ve haşiyeleri vardı. A z i z M a h m u d H ü d a y i E f e n d i torunlarmdan Üsküdarlı M e h m e d E m i n E f e n d i (Vefatı 1149 H . şerh ve haşiyeleri rini tercüme etmekle şöhret bulmuştur. akaid. kavâid. ilim-i kıraat. kelâm. meâni ve saireye dair gerek müstakil ve gerek şerh ve haşiyeleri havi yirmi beş eser yazmıştır. nakli ilimlerde bilgi sahibi idi. vardır. Bundan başka tefsir.) tefsir. hendese. mantık.z â d e M e h m e d E f e n d i (Vefatı 1145 H . ferâiz ve meâni ve münazaraya dair eserler yazmıştır. Medreselerdeki haşiye tedrisine itiraz ederek klâsik eserler tehf ve tedris edilmesini tavsiye eden ( ^jiti\ Tenibil'l-ulûm) adh bir eseri de vardır. fikıh. İshak H o c a s i A h m e d E f e n d i (Vefatı 1120 H . kelâm.) Nevşehirli bu asrm mütefekkir âhmlerinden olup medrese ihmleriyle kalmıyarak felsefe ve müsbet ilimlerle de uğraşmış ve Damad ibrahim P a ş a ' n m emriyle fizikten kitdb'üs-semaniye Aristo'nun isimh eserinin üç kitabım aym zamanda şerhetmek suretiyle Arapça olarak kaleme almıştır. mutasavvıflara aleyhtarhğiyle meşhurdur. mantık. tarihinin birinci cildini de C a r u l l a h V e l i ü d d i n E f e n d i (Vefatı 1151 H . Mukaddimetü'l-edeb tercümesi ehemmiyetine binaen basılmıştır. = 1 7 0 8 M. akaid ve muhazarata ve hey'ete dair vardır. mantık ve meâniye dair risale. K a z o v a h A h m e d E f e n d i (Vefatı 1 1 6 3 H . âdab. mantık vesaireye dair eserleri vardır. A s n n m en yüksek medrese âhmi olup zamanmda bir ikincisi yoktu. hesap vesaireye Hesaptan vW. hadis.DÎNI V E H U K U K Î SAHADA Y E T I Ş E N ILIM A D A M L A R ı 237 ferâiz. = 1738 M. Fatih'te medresesi ve kütüphanesi . ilmine mağrur olmakla beraber hakkı teslim ederdi.) Mukaddimetiİ'l-edeb isimh ese­ Allâme Zemahşeri'nin v''^' kelâm.î'ill * ^ Hikmetü'l-işrakiyye'yi de şerhetmiştir. Kelâm.) Usul-i fikıh. Maraş'h S a ç a k l ı . Yanyalı H o c a E s a d E f e n d i (Vefatı 1143 H . Öİ^İA» tkdü'l-cüman Türkçeye çevirmiştir.) tefsir. hey'et. Bundan başka E s a d E f e n d i i b n S i n a ' n m ^ i / a isimh meşhur eserim de tercüme ettiği gibi felsefeden *J\y. = 1736 M. = 1732 M. Bahâiye'yi adh meşhur şerh ettiği dair eserler telif gibi A y n i ' n i n etmiştir. risale. = 1 7 5 0 M.

V e l i (Vefatı 1165 H .238 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I tzmir'h kıhtan ( ' ^ ^ j ' M e h m e d b. = 1 7 6 0 M. Buharî'yi otuz cUt üzerine şerhettiği gibi Sahih-i Müslim'i de yarışma kadar yedi cdt olarak şerh eylemiştir. davet olunarak Ayasofya dirle karşdanmıştır. Elh beş adet eserinin on sekizi tefsir. İlmi hadis. = 1752 M. meşhurdur. kelâmdan Zübdet-i ilm-i kelâm ve bunlardan başka akaid. ve akaide camü'nde Jljlfl Etvakü'z-zeheb adlı eserini yüz makale tarafmdan İstanbul'a.) YusuJ-zâde diye meşhurdur. bu da Türkçeye Bunlardan evvelkisi riyaziyât-ı kadimeye tatbik için kaleme ahn­ mıştır. hadîs. tefsir hadîs ve dm-i kıraatte muasırlannm en kudrethlerindendi. hadîs ve Um-i kıraate dairdir.) Mekke-i Mükerreme kadısı iken vefat eden bu zatm Iklilü'l-teracim adh eski felsefe ve hikmetten bahseden bir eseri üe tefsir ve hadise dair şerhleri ve Mevzuatü'l-ulûm risalesi ve diğer telifleri de vardır. Abdullah H i l m i (Vefatı 1167 H . Mantıktan <l)Uy Burhan ve hik­ metten li-^hr Celâl haşiyesi bunundur. Mir'at haşiyesi basdmıştır. mantık ve âdaba dair bir hayh eserinden başka en yüksek ihtisası riyaziye ve hendesededir. Ebû Hadim eserleriyle Said H â d i m i (Vefatı 1176 H . Tefsirden B e y z a v î ' n i n bir kısmma haşiyesi.) hikmet. suresini tefsir etmiş ve tstanbul âhmleri tarafmdan büyük tak­ N a z i r İ b r a h i m E f e n d i (Vefatı 1188 H . = 1 7 6 2 M. Gelenbevİ İsmail Efendi (Vefatı 1205 H . mantık. ahlâk ve feraize dair değerh eserler yazmıştır. Hendeseden Adlâ-i müsellesât üe Ceyb ve Mukantara Risalesi ve diğer riyazi eserleri vardır.) Tefsir. C e m a l ü d d i n Avfi'nin müteaddit tercümeleri olan CJ[J}^İ-\ ^ U . fdohtan Eşbah şerhi. şöhretine fıkıh binaen I . tarih. Konya'ma dair Mahmud Fatiha kasabasmdandır.) hem âhm ve hem a r i f bir zattır. . = 1774 M. Zemahşerî'nin üzerine şerhetmiştir. Müsbet ilimlerden en değerh eseri logaritma lyU» şerhini havi v ^Lj^l J J ' A » Cedavil ü'l-ensab üe Hesabü'l-küsur ve JLJ>\JLI < . = 1 7 9 1 M.) fı­ Mir'at) isindi esere haşiye yazdığmdan dolayı Mir*at muhaşşişi diye meşhurdur. = 1 7 5 3 M.> ^ KittAü'l-merasıd'djı. tasavvuf. kavaid vesair eserleri vardır. M e h m e d A k k i r m a n î (Vefatı 1174 H .Câmiü'l-hikâyat'mı çevirmiştir.

Pek çok değerh âlim yetiştirmiş olan M ü f t ü zâde'nin talebelerinden birisi de G e l e n b e v î dir. Maalesef eser yazmamış ise de ayaklı kütüphane lakabı ilmi kudret ve ihatasına delildir. edebiyatta büyük şöhreti E f e n d i merhumdur.) 'de vefat etmiştir. tam Ahmed olan K e t b u d a . Müftü-zâde Mehmed Efendi (Ayaklı kütüphane) An­ yüz sene talya müftüsünün oğlu olan M e h m e d E f e n d i . . Kazovah büyük âhm Efendi'nin vefatmdan sonra İstanbul'da kendisi ayarmda âhm bulunmadığmdan bu şöhretini ölümüne kadar mu­ hafaza etmiştir. asırda felsefe. Şam ulemasından meşhur huzurunda M ü f t ü . Eser yazmanuş. (1796 M. asır sonla­ nnda) felsefe ve riyaziyatta iistad olup riyaziyede muasın olan Gelenbevi'den daha üstün imiş.z â d e Arif yaşamış 1212 H .z â d e ile ilmî kudretini itiraf Sefer tefevvuk dâiyesiyle istanbul'a gelerek K o c a yaptığı ilmî ismail Ragıp Efendi'­ ji^ ilmi onun Paşa'nm Celâli mübahasede etmiştir. fakat değerh talebeler yetiştirmiştir ki bunlardan birisi X I X . riyaziye.D t N l V E H U K U K Î SAHADA Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 239 Palabıyık Mehmed Efendi (Vefatı X V I I I .

.

işte bu haller dolayısiyle hükümet ilmiye tarikim ıslâh 2 için bazı emirler vermiye mecbur olmuştu. asnn ikinci yansmdan az sonra tedrici surette bozulmaya başlı­ yarak zaman zaman y a n m tedbirler ve *Li fiile çıkmıyan emir ve fermanlarla ıslâha teşebbüs edildiği sırada aym suretle bozul­ makta olan ilmiye teşkilâtı da (medreseler. tedir Murad azama hitaben gönderilen bir fermanda aynen şöyle tarafmdan vezir-i denilmek­ "Hâlen tarîk-ı ulemaya hayh ihtilâl ânz olub Kanun-ı kadim-i Sultan Mehmed Gazi (Fatih) zamamndaki gibi gözetihb zamam1 Kanunnâm»-i Otnumi (E$ad Efmdi kitapları).ON SEKIZINCI BÖLÜM İLMÎYE MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A MUHTELİF TARİHLERDEKİ EMİR V E FERMANLAR Osmanlı devletinin mali. Bu münasebetle Şaban 985 (15 Ekim 1577)'de I I I . 16 . ismi var fakat binası olmıyan medreselere tâyin edilmek suretiyle bir derece üstün müderrishğe geçirilmişlerdi. Nr. idarî ve askerî teşkilâtı XVI. hyakatsiz müderrishğe geçmiş olanlarm çokluğu sebebiyle bunlar müder­ rislik derecelerinin yükselmesi için yanmış veya yıkılmış. medrese ve kadılıklar) ıslâh edilmek istenilmiştir. Bundan başka bir kısım müderrislerin de durumlan dikkate şayandı. asrm ikinci yansmda derslerini bıra­ karak eşkiyahğa başlamışlar ve bu hal hükümeti epey müddet uğraştırmış ve daha sonra Iran ve Avusturya ile devam eden ve uzun süren muharebeler sebebiyle softa şekaveti mühim bir gaile şekhni almıştır. Herhangi bir suretle hyakath. Bunun neticesi olarak Anadolu'daki medreselerin bir kısım talebelerinin kudretsiz ve hyakatsizleri bu X V I . Kısm-ı mahsusunda görüldüğü üzere usulü üzere medrese tah­ silini yapmadan rüşvet ve iltimas ile medreseden mezun olup mü­ lâzım olan danişmendlerin bn halleri kudretsiz ve hamisiz medrese talebelerini de fena yollara sevketmiştir. 2363. tlmfy» TtkiUlı.

242

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I

nuzda dahi aheen olmak muradım dır. Şimdi kanun gözetümemekle müderrisin ve talebe şuglden kalmışlardır; kuzât-ı asâkire muhkem tenbih olıma ki müderrisin ve talebe tekmü-i müddet-i örfiyye etme­ din, feragat ettürüb âhar mansıba sevk ettirmiyeler ve danişmend­ ler dahi aşağı medreselerden şugl mikdarm etmedin mevâliye aldırnuyalar; Kazaskerin marifeti olmadm kimesne kabul etmiyeler. akçesi ve dersi olmayub "Ve bâzı müderrisler var imiş ki

mücerred âhar mansıba vesde olmak içün tevcih olunurmuş ve ol makuleler cemiyet eylemeyüb ve şugl etmeyub zamanede şugl edenlere müzahim olurlar imiş. 0 1 makule müderrisler r e f olunub min-bâd arzolunmıya. Velhasd menasıb ehline sevkolunub dmi ve fazdeti olanlar ve mehâret-i tâmmesi olanlar terbiye olunub riayet oluna. Kimsenin dtimâsiyle nâ-ehle mansıb arzedilmiye. Bâdelyevm bu vaz'a muhalefet ve emre mugayir ki vaz' işhyeler, zararı kenduleredir; bilmiş olsunlar ve gözlerin açsunlar; gelmiş ve ge­ lecek kuzât-ı asâkire tenbih ve te'kiddir". XVI. asrm ikinci yansmdaki Divan-ı hümâyun mühimme defterlerinde şakavetlerinden sık sık bahsedüen softalarm ıslâhı hakkmda 28 Muharrem 987 ( 27 Mart 1 5 7 9 ) tarihh bir hükmün bazı yerlerini yazmak suretiyle bu tarihte softalarm isyan mmtakalaıiyle bunlar hakkmda bir fikir elde eddmek mümkündür*. Nifan I hümâyun "Bundan akdem softa taifesi kendu hallerinde ve oMur ki tahsd ve iştigallerinde olmamak, cemiyetler idüh ok, yay ve sair alât-ı harh üe köyler ve kasabalar basıp Müslümanlarm kiminin taze oğullarım cebren gelüb, ahb gidib fi'ü-i şeni eyleyüb umumen ehl-i fesad olanlannm haklarmdan gelinmek için ümera ve kuzâta ahkâm-ı şerife gönderilmişti. "Hâlen tâife-i mezburenin meli'nden redelfi'den Şemseddin Mevlâna Mevlâna H a s a n Mevlâna S e f e r ve Aydın ve ve M u h y i d d i n ve Hamideli eşbehlerinden Kocaeli darendegân Ru­ sancağmdan Mevlanâ

sancağmdan Mevlâna H a s a n ve GeSaruhan sancağmdan Mevlanâ Karaman'dan Mevlâna V e -

sancağmdan Mevlanâ Z a h i r ü d d i n ve ve Menteşe sancağmdan

Livâ-i Tc&e'den Mevlâna M u h y i d d i n ve vüâyet-i Hayreddin

*- Mühimme
gönderilmiştir.

defteri, 31, «. 143. Bu fermanın

birer sureti asıl softa şeka-

veti olan Anadolu Beylerbeyisiyle

îıtanbul. Bursa ve Edime

Kadıhklarma

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

243

l i y y ü d d i n ve Alâiye'den Mevlâna K a d r i ve Germiyo/ı'dan Mevlâna Sefer ve Karesi sancağından Mevlâna Muhyiddin der­ gâh-ı muallâma gelüb tâife-i mezburenin ekser kendu hallerinde ve şugllerinde olub kimesneye zarar ve ziyanları yoğiken bazı eşkiya ve cebele softa namma gezüb fesad ve şenaat etmekle cüm­ lesine sirayet edüb bu bahane ile nice talebe na-hak yere katlo­ lunub ve softa taifesini tutanlara dirhk vaadolunmuştur deyu cürmü olmayub kendu hallerinde olanlan sancak beyleri svıbaşdan ve gayrdar tutub başlanm kesüb ve geru eşkiya ele gelmeyub mabeynde mazlumen telef olub ve akvam ve akrabalarma yataksm deyu ehl-i garaz taifesi yapışmakla kendu halinde olan softa taifesi havfindan terk-i vatan edüb tahsihnden kahb ve Müslümanlar evlâdlarm ihtiyaten mektebe vermez olub bu haller inkıraz-ı ilme sebeb olmuştur. "Eğer tâife-i mezburenin iyi olanlann kemakân şuglde olub cürmü olanlarmm dahi şimdiye değin vaki olan cerâimi afv olunur ise ve her birimiz nakib olub danişmend olduğumuzda camebaha (elbise parası) için biner akçe verilmeyüb nikabetle mülâzım olursak her birimiz hemşehrilerimizi gereği gibi zabtedüb anun gibi birimizin hemşehrileri fesad edecek olur ise on bir hemşehriler ittifak edüb bilâd-ı selâsede olan imaretlere komayub ehl-i fesadı bulub ele vermiye sa'y ve ikdam ederiz deyu taahhüd eyledikleri arz olundukda tevâif-i mezburenin hakkmda mezîd-i merhametim zuhura getürüb sene 987 Muharemü'l-haramımn gurresine gelince vaki olan cerâimlerin afv edüb b u nişan-ı hümâyunu verdim" Denildikten sonra bu on iki kişinin yılda bir kere sancaklarma giderek softalarm şekavetlerine mâni olmalan ve dinlemiyenlerin ele getürülmeleri için sancakbeyi, voyvoda, zuama ve erbab-ı tımar ve sair il erlerinin bu nakiblere yardım ederek şeka­ veti olanlarm elde edilmeleri emrolunmuştur. m Mehmed'in ihniye ıslâhatma ^'^^^^n M e h m e d ' i n emriyle mevâhden mürekkep heyet, ilmiye sınıfımn ıslâhı hakkmda tesbit larmda olarak (1598 Nisan) Pâdişâha takdim ederek

dair olan kanonu ettikleri bir lâyihayı 1006 Ramazanmın iptidabunun aynen tatbikine dair iradesini almışlar ve bu lâyiha kanun Kazaskerlere bildirilerek tatbiki emrolunmuştur i. Kanunnâme Nr,

^ Âfir Efendi kitapları (Süleymaniye
1004,

Kütüphanesi),

s. 7 9 .

244

OSMANLI D E V L E T Î N l N i L M l Y E T E Ş K I L A T I

"Rumeli Kazaskerine hüküm ki. Bir mukaddemeden sonra bu nişan-ı hümâyun verdim ve büyürdüm ki vusul buldıdtta evvelâ kırk akçe medreseden mâzul müderrislerden bir ehl-i ihm tâyin olunub hareket murad eden softa ve gayn varub andan bir ders okuyub müstaid idüğü malûm olduktan sonra yedine tezkire verüb

badehu danişmend olub

yirmi ve yirmi beş ve otuz akçe medreselerde üç ay ve hâriç med­ reselerde beş ay olub ve iki ve üç medreseye hareket-i misiUüye edüb ve dâhd medreselerinde altı ay olub zikrolunan medariste iki seneyi tekmil etmeyince ve sahihçe vech-i meşruh üzere hareket ettiği sabit olub yedine tezkire verilmeyince semâniye'ye olmıya. "Ve semaniye ve mafevkinde olan mevah, min-bâd vasd

daniş­

mend emrinde taharri edüb hücreden ziyade danişmend olmıya ve bu nöbette ve bundan sonra midâzım olanlarm eşkâh yazıhp hıfzolunmak gerek; hâlen midâmezette olanlar gelüb eşkâllerin yazdırub yedine tezkire almaymca midâzemet etmeye ve menasdıta olanlar fî-mâbâd mülâzemete geldikçe yazda. Zira bir midâzım fevt oldukta bazı ehl-i tezvir kendu ismi ve babası ismi veyahut mücerret kendu ismi muvafık olmakla tarika duhûl edüb hde etmiye kadir olmaya. *'Ve bazı eşirra vüâyette karar edemeyüb gelüb danişmend olub ihmden bî-behre olmağla mevah hizmetlerinde dahi olamayub birer tarîkle bahçe (bostancı ocağı bahçeleri) ve fırm (saray fırmlan) ve öküz amban hocası olub nöbette bu tarîkle yüz kırk nefer midâzım kaydolunmuş; beş, altı nefer kimesne olagelmiştir. Bu bahta dahi ihtimam olunub altmış üç (963) senesinde müteveffa Abdurrahman nöbetinde kaç nefer kimesne midâzım olmuşlar ise yine ol miktar ahnub ziyade alınmaya; onlar dahi hoca olduktan sonra kazaskerinden tezkire alub ismi ruznameye "Haremeyn-i muhteremeyn'den gaynda teşrif kaydoluna. olmaya ve

kenar medreselerinden midâzım alınmaya, meğer kadimden almugelmiş ola ve elh akçe medreselerden muîd ahnmaya, meğer sahibi vezir-i âzam olub hayatta ola. V e min-bâd mevtadan (yani vefat etmiş bir müderrisin talebelerinden) dd nöbetlik mülâzım

daniş­

mend ahnub maadası tevzi oluna (yani müderrislere verile).

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

245

"Ve bazı mevalinin filândan mütekaid deyu bir emr-i itibarı ile nice mülâzımı abnur. Âsd ne ise ol balde kaç mülâzım verirse yine ol miktan almub ziyade abnmaya. "Ve min-bâd kuzât, İçel'de müderris olmıya ve kasabat kadı­ larından yerinde mevleviyyet bükmü verilenlerin mülâzımı alınmıya; nihayet sair kasabat kadılan gibi müddet-i örfiyye itibarı olmıya, ol şerefe bu denlu riayet kâfidir, lle'1-ân olanlar bu veçhile olub min-bâd kimesneye ol itibar olunmaya. "Kenarda iki terakki ve içel'de bir terakki memnu ola ve iç medreseleri kırk akçeye vannca iki yd medreseye mutasarrıf ola­ lar; ve bazı ismi mevcud resmî mâdum medaris bi'l-külhyye merfû olmağa mecal yoktur. On ve on iki yd mukaddem kazaskerlerde *ij sika ve mûtemed ve müseUemü'1-kidl olanlar vere geldikleri medaris verilüb maadası r e f oluna; zira bazı kimesneler gelüb içel'den mü­ derris namına olub terakki de fariğ olub elh, altmış akçe kadı olur, bu tarîkle tafra edüb zaman-ı kahlde meuasıb-ı celdeye vâsd olmuşlann nihayeti yok imiş, min-bâd olmaya. "Ve kırk akçe medreseye vannca mâzuller bir matlabta cem olduklannda birisinin fazdet-i bâhiresi olur ise rey kazaskerindir; ve eğer zamana nazar olunursa azdde takaddüm ve sebak mukayyed olmayub midâzemette takaddüme itibar oluna; zira bâ­ lâda zikrolunduğu gibi bazdan bir tarikle az zamanda bir, iki matlaba vasd olub kat'-ı neye gadr olmaz. "Ve yeni midâzım üç seneyi tekmd etmeyince mansıb ve­ rilmeye ve akçe verüb mansıb alan kuzâtm akçe de aldıklan meşhur ve mütevater ibret olur. "Ve kaza kaddarı iki sene tamam mansıblanna mutasamf olalar ve bdâd-ı kasiye de bazı medaris olub midâzımin kabıd etmemekle bazı ecânibe verdüb ve terakki olunub olıcak sebeb-i azd ola ki gayra mûcib-i

paye eder ve bazısı medariste eskiyüb

batice hareket eder, zikrolunan (mülâzemete) îtibar olub kimes­

badehu birer

tarikle gelüb midâzımm tarîkine duhûl edüb menâsıb-ı dmiyyeye vâsd olurlar. Bu cihetten çok kimesne bi-gayr-ı tarîk bebremend olur; min-bâd ol makule medaris cihat ruznâmesi'ne ol tarîkden midâzımin beynine duhûl olunmaya. "Ve bazı kimesneler şehremininden veya zevayitten bir kaç akçe ulufe peyda edüb edna midâbese de mülâzım olub emed-i kaydolunub

246

OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M Î Y E T E Ş K İ L A T I

bedîd ve ahd-ı baîde gelince medaris bekleyüb yoliyle midâzım olanlara muzabim olur. Bu kaide mevali-zâdelere gaynda cari olmaya. "Ve min-bâd ruznâmelerde işaret oluna ki bu cihetten ve etraf hazinelerinden ıdûfeye mutasamf olanlardan ve yeniçeri ve sipahi ve topçu ve kalafatçı ve gayndan midâzım ahnmaya, zira bunlann ulufeleri cündî akçesidir, tarikle alâkası yoktur. Zikro­ lunan taifelerden ehl-i ihm olanlar mevah-i izam hizmetlerinde olub tarikleriyle midâzım olalar ve tarik-i mezkûre de midâzım olanlara imtihansız mansıb verilmediğinden verilmiye; gayn ulufelerine hüküm verilüb ol îtibar de mansıb meselâ on akçe mahsustur,

ulufesi olana yirmi beş ve yirmi beş akçesi olana otuz üe mansıb verilmeye; zira bu mânanm fesadı zahirdir ki zikrolunan taifeden birer tarikle otuz ve kırk akçeye mutasamf adamlar vardır; ol itibar olunur ise ihtidadan kırk akçe ve eUi de mansıb verilmek iktiza eder; ol bâb münsed olub saire verildüğü üzere verile. "Ve bir matlab'ta tarik-i mezkûrdan ve bahçe hocahklanndan midâzım olanlar üe mevah-i izam hizmetlerinde midâzım olanlar cemolundukta tarîk de midâzım olanlar bir y d takdim oluna. "Ve bazı kimesneler ehl-i ilim ve müstaidüz deyu midâzım olmasım rica etmekle ol

bahta hatt-ı hümâyun sâdır olur ise ol

asdlar nöbet olmaymca midâzım olduklarma rızay-ı hümâyunum yoktur, ol mûtemedler müstahik ve müstaid olduklan takdircedir. Tekrar arz olunub nöbet te'hir oluna. "Ve hâlâ

paye müderrisleri ve dahi aşağdar beyninde daniş-

mendsizlik ayıb olmağla danişmendi olmıyanlar levm-i akrandan ve belki tabakalarda azhnden havf edüb bir alay cahü danişmend edinmekle tarika bu cihetten küUi halel gelmiştir; imdi müderrise, danişmendsizlik ayıb değüdir ve belki ayıb olan câhü danişmend tutmaktır. " M i n - b â d müderrisler danişmend emrinde tamam taharri edüb müstahik ve müstaid olanlan danişmend edinüb câhü olanlan emrime muhahf danişmend edinmekten be-gayet ictinab ve ih­ tiraz oluna ve bu emr-i lâzımü'l-inkiyadımı min-bâd mukarrer tutub ve bu hükm-i hümâyunumu hıfz eyhyesiu ki sen ve senden sonra gelen kazaskerim daima mazmun-ı hümâyunı üe amel edüb aslâ ve kat'a hüâfma cevaz gösterilmiye. Tahriren f i evâü-i şehr-i Ramazan, sene 1006."

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

247

Medrese ve müderris nizammm bozukluğunu ve buna karşı alman tedbirleri gösteren bu ferman bir müddet sonra tatbikten kalarak eski bozukluk ziyadesiyle devam etmiştir ki bunu meşhur K o ç i Bey'in I V . M u r a d ' a takdim etmiş olduğu lâphasmdan anlamaktayız. Koçi B e y eski devirlerdeki ulema ile kendi zamammn ara­

sındaki farkları ve Osmanh hükümdarlannm ulemaya karşı olan hürmet ve riayetlerini beyan ettikten sonra medreselerin bozuk­ luğu hakkmda şu malûmatı vermektedir i. "Hâlen tarik-i ihm dahi fevkalhad mütegayyir olmuştur ve aralarında cari olan kanun-i kadim tenezzül bulmuştur. Mukad­ dema bir talib-i ihm danişmend olmak murad eylese ulemadan birisi müteharrik olub evvelâ ondan mahreç dersi okuyub istidad ve hyakatini müşahede ettikten sonra müderrisinden birine gön­ derirdi. Ondan birine, ondan birine böyle böyle hariçte ve dahilde ve sahnda nice müddet danişmend olub badehu murad ettiği yerde karar edüb yolu geldikte mülâzım olub ruznâmçe-i hümâyun'A namı yazılırdı. Yolu geldikte sahn dânişmendlerinin eskileri - k ı ­ demleri- ki muîdlerdir her birine birer tetimme tâyin olımub onda sakin olan suhtegân taifesine ifade-i ulûm ederlerdi. "1003 (1594) tarihine gelince sahn muidlerinin şimdiki mü­ derrisler kadar vaka ve itibarı var idi ve danişmend olub nice zaman medariste iştigal-i ilm etmeyince mülâzım yazılmazdı. V e kimse kimsenin icazetsiz danişmendin almazdı ve tarîk-i ihm fev­ kalhad pâk ve mazbut idi. 0 1 sebebten içlerinde cahil ve ecnebi olmayub her biri yolu üe gelmekle eğer kuzât ve eğer müderri­ sinden cümlesi üim ve dini mükemmel ırz ve vakar sahibi adamlar olub müderrishği hahnde üm-i şerife ve mansıbı hahnde din ve devlete istikamet üe hizmet edüb ibâduUaha nef-i mahz olurdu. "Nihayetül-emr 1003 tarihinden beru bu intizam bozulub E f e n d i bir kaç defa

mukaddema şeyhuhslâm olan S u n u l l a h

bi-vech mâzul olub ve kazaskerler dahi tiz tiz mâzul olmağla yerine gelen azU havfina düşüb vükelây-ı devlet üe müdaraya muhtaç olub huzur-ı hümâyunda hak sözü söylemekten kadüar ve her­ kesin riayet-i batırma mukayyed oldular. ^ Kofi Bey Riıaleri, 1277 aenesindeddti baskı, s. 10.

248

OSMANLI DEVLETlNÎN İLMİYE TEŞKİLATI
"Metaneti olan mü'min-i kâmil azlinden dahi korkmayub aleyh

kelâm-ı hakkı söyler. S u n u l l a h

E f e n d i rahmetuUahi

bir kaç defa mâzıd olmuşken yine kelâm-ı hakkı söyleyüb emr-i din ve devlette kat'iyyen müsamaha etmediler idi. 01 sadr mü­ samaha yeti değddir; riayet mahalh değildir. Giderek her mas­

lahata hatır karışmakla ve her emirde müsamaha olunmakla
nâ-müstahaklara hadden ziyade mansıblar verdmek iktiza edüb kanun-i kadîm bozuldu. Kazaskerler dahi zaman-ı kaUlde bî-vech mâzul olmagila iç­ lerinden tama ve haris olanlar zaman-ı mansıbı fırsat ve fırsatı ganimet bdüb menasıbm ekserin rüşvet de nâ-ehle verir oldular ve midâzemetler dahi yolu de olmayub satdmağa başlıyalı voyvoda ve subaşı kâtibleri ve avâm-ı nâstan niceleri beş, on bin akçe de mülâzım olub

badehu zaman-ı kahlde müderris ve kadı olub

sahn-ı ihm cehele ile dolub iyi ve kem belürsüz oldu. Ekseriya zulüm ve teaddi edüb nâm-ı ulemayı keşide kdan o makule ce­ hele ve ecnebderdir; yoksa tarîk-i dme hizmet etmiş ve yolu de gelmiş ulema hâşa ki haktan udûl i d e . . . *'Bu abd-i fakir İstanbul'a, geldiğimde eğerçi ulema-i izam

şimdiki gibi badem ve haşem esbabı değddi. Lâkin bir müderris dâderi yoldan geçse halk-ı âlem ikbal-i tam ve küllî

tazim ve ih­

tiram ederlerdi. Irz ve vekarlan kemalde idi, her biri halk naza­ nnda müctehid mesabesinde muazzez ve mükerrem idi. Menasıb-ı dmiyye şefaatle verdmek reva değddir; ^ 1 âlem kangisi ise ona gerektir. Tarîk-i kazada medar ihmdir. Sinn ve sâl ve haseb ve neseb değddir; seccade-i şeriat âhm ve âdd olanlara gerektir. Medreseler dahi dekayık-i dmiyye istihracma kadir olan­ lara gerektir; bir cahd mücerred eskidir deyu bir âhme takdim inde't-tahkik cevrdir...

"Amma cümlenin mebdei, midâzemettir; şöyle ki mevah mü­
lâzemeti satmayalar ve her birisi midâzemeti erbab-ı istihkaka vereler, tarik-i ihm zaman-i kalîlde muntazam gahb olur. "Ve teşrifi midâzemetler dahi çok verilür oldu, arpalıklar, vazifeler olur ehl nâ-ehle

hadis oldu. Birine arpalık veyahut vazife olsa teşriften

nice midâzım yazalar ve her maddede midâzemet kanundan zi­ yade olunur oldu.

" Kâtip Ç e l e b i kendi zamanmdaki daha doğrusu XVII. hendese bden bir fetva sa­ hibi de hendese bilmiyen fetva sahibi ve keza coğrafya ve kozmografya bden bir müfessir arasmda* bir mukayese yaparak kadı^ K â t i p Çelebi. birine verihcek maadası tehî kalur. gayet hor ve zeHl olmuşlardır. "Kaza ahvaliyle takajryüd ehemm-i mühimmattandır. fakr-ı faka canlanna geçti. kanundan ziyade ki midâzemet verilmeye ve erbab-ı istihkaktan gaynsı aimmıya. bir subaşı ve bir haraççı şikayetiyle manBiblan başkalarma verihyor. asır başlarmdan îtibaren medreselerdeki tedris hayatından bahs ile müspet ihmlerin ehemnüyetini anlattığı sırada "sadr-ı evvelde yani tslâmiyetin ilk zamanlannda meneddmiş olan bazı şeylere takdarak bundan maksad ne olduğunu anlamadan sonraki devir­ lerde eski zihniyette devam edddiğini beyan ettikten sonra F a t i h S u l t a n M e h m e d medaris-i semâniyyeyi bina edib kanun üzere şugl oluna deyu vakfiyesinde Haşiye-i tecrid ve Şerh-i mevakıf derslerini tâyin etmişti. müfessir allâme K a d ı Beyzavî'nin (Jjlı< «Uja! Ve'l-kamere kademfthn menâzil) âyeti tefsirinde aym her menzile nüzulünü bir vakitte olarak gösterdiğine itiraz ederek bımun bazen gece yansmda bir menzüden diğerine ve bazen bir gecede iki menzile hareket ettiğini ve her menzil takriben on üç derece hadd-i muayyen olduğunu ve kamerin seyri bu suretle bazen on bir ve bazen on beg derecede bulunduğunu ve bunlarm aslım bilmek için de heyet (Kozmoğrafya) bilmek îcabettiğim beyan ediyor. sonra gelenler bu dersler felsefiyyattır deyu kaldınb hidaye ve ekmel derslerini okutmayı makul gördü ve yalnız iktiza-i nâ-makul olmağla ne felsefiyyat ve ne hidaye ve ekmel kaldı. bî-sebeb niceleri azlolunur.İ L M Î Y E MESLEĞİNİN I S L A H I H A K K I N D A 249 "Bu asırda diyaneti ve emaneti olmıyan nice kazaskerler gün gün midâzemetler yazub ruznâmçe-i hümâyunu doldurdular ve nicelerine terakkder edüb bir... bunlara bir tedarik göridmezse halleri diger-gûn olur bunun tedariki midâ­ zemet zabtiyle olur. iki ydda bir yeni midâzımı yüz elhye çıkarddar. yirmi adam tahb olur.. . her biri sâd mertebesine vardı. arzlan dinlenmez oldu. gadrine muttali olunduktan sonra cezası verilmek gerektir. bununla Rum'da (Türkiye'de) sûk-i dme kesad gelüb ehh inkıraza karib oldu" dedikten sonra. bir mansıb çıksa on beş. ol cihetten kuzât ahvali muhtel ve müşevveş olub aralannda müzahame kemahnde olmakla bir kadı iki yd midâzemet de mansıba nad olmaz oldu.

" . ı KâÜp Çelebi (j^'5 /ljU»tl J jJ-' öl > Mizanü'l-hakk fi IhtiyariHehakk ) isimli eserinde ( S. 10. çünkü iki zira kuyu dört zira kuyunun sekizde biridir" demektedir. 9) bir kimse boyu. o da yanhş olarak. 11). Bunlarm aslım bilmek murad eden riyariyyat gömüye heves eyUye" diye tavsiyelerde bulunmakta ve bu suretle medre­ selerde heyet. rizaziye ve coğrafya tahsilinin ehemm olduğunu beyan etmek­ tedir (S. hendese bilen müftü ise hakkı bir akçe­ dir diye fetva verir. . a. sonra bir kadı-i mühendis bulub dâvayı dinlettiler.250 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI ların mutlak surette riyaziye. siz ki kaddarsız. hak dahi budur. msıf hakkıdır dedi. Yine K â t i p Çelebi (£^adı-i mûhendia ihgayrı mühertdia A>üfcmüdür) başhkh yazısiyle şu iki misali veriyor. Mekke'den gayn yerde cihat-ı erbaa kıble olur mu ?" diye üç sual sormuş. 10). boyu eni derin­ liği iki zira' bir kuyu kazarak dört akçe taleb eylese arada çıkan para ihtilâtaa halletmek için kadıdan fetva istenilse hendese bilmeyen müftü bunun yansım yani dört akçeye hükmeder. cevap vermiş. Ahmed zamamnda Celâliler temizlendikten sonra 1018 tamim edilmiş olan uzun bir Recep (1609 Kasım) tarihiyle adalet fermanmda adaleti temsil edecek olan kaddardan acı acı şikâyet eddmektedir. alU ay gece olduğu yerde beş vakit namaz nice kdınır ve nice oruç tutulur. diğer ikisini cevaplandmnamıştır. I. coğrafya ve hey'et bilmeleriuin zarurî olduğunu beyan etmektedir i. çünkü Müftü efendi coğrafya ve heyetten bihaberdi. eni ve derinliği dört zira bir kuyu kazdırmak istese ve bunu sekiz akçeye pazarlık etse kuyu. Aralarında ^jr niza' vaki olub bir kadıya vardılar ki hendese bilmezdi. Şeyhülislâm bunlardan birisine. hakkı budur deyu hükmeyledi. nahiyelerünüzü nâiblerünüze dtizama ve­ rüb bir canibten siz ve bir canihten nâibünüz voyvodular de mütte­ fik olub karye be-karye gezüb reâyâ (köylü) ve berâyânm müft ve meccanen koyun ve kuzu ve tavuk ve yağ ve bal ve arpa ve saman ve odun ve otlaklarm çeküb alduğunuzdan mâada her kasaba ve Yine K â t i p Çelebi aym müfessirin aedd-i takender hakkmdaki mütalâasmı da tenkid eyliyor ( Ol**^' cAi Beyne's-seddeyn) âyetinin tefsirinde K a d ı Bey­ zavî'nin mabeyn-i dbal demekle bunun Ermeniye ve Azerbaycan olarak tefsir edildiğini bu doğru olmayıb doğrusunu bilmek isteyenlerin coğrafya fennini bil­ meleri lâzım geldiğini söylüyor (Mizanü'l-Hakk. . Bu fermanda dikkate şayan ve ibret aimması îcabeden bazı kısımları aşağıya naklederek o tarihte halkm mâruz kaldığı acıkh durum hakkmda bir fikir verebiliriz. Bir kimse tuli ve arzı yüz zira' olmak üzere bir tarlayı âhara bey' edib teslim mahallinde tuli ve arzı altışar zira' iki tarla verdi. . K â t i p Çelebi Şeyhülislâm B a h a t Efendi'den("Tulfitt'ş-şems mine'I-magrib) heyet kaidesine tatbik olunur mu? AlU ay gündüz.

. Reâyâ ve berâyâya nice tekhfler edüb emr-i şerifte ne veçhile ferman olunmuştur diyenleri emre imtisal eylemedi deyu sicilleyleyüb hakkmdan gelmek lâzımdır deyu zaleme taifesine ahzettüriib külli malm alub ve aldınıb ve istediğiniz kariyenin hanesini mücerred celb ve ahz için defter-i cedide muhahf ziyade yazub cebren ona göre hane akçesi cem edüb bunun emsah envâ-ı zulüm ve teaddi eylediğiniz mesmû-i hümâyunum o l m u ş t u r . . tmdi kuzât ve nüvvâb. defter edüb badehu mahalhne varub bunlar ne zamanda fevt olmuş­ lardır ve bımlarm metrukâtı nice oldu? Ne için bize haber eylemedin ? Ve bizden izin almadan defneylediniz deyu taaddi edüb ve kefereden mürd olanlardan bir kaç kuruş almaymca defne izin vermeyüb ekserinin veresesinden sagîr ve sagİre ve gaib ve gaibe olmayub cümle hâzır ve kibar (büyük yaşta) olub kısmet taleb eylemezler iken cebren müteveffanm muhallefatmı yazub iki yüz akçe değer esvabı bin ve bin beş yüz akçe pahaya tutub kısmet bahanesiyle beğendüğünüz esvabı çeküb alub ve sizden mukaddem kadı olanlar bir defa kısmet eyledüğü müteveffa içün kısmet ol­ mamış ve bazı esvab gizleyüb rüsum kısmına gadreylemişsiz ve voyvodalar­ tekrar kısmet lâzımdır deyu kısmet edüb la müttefik olub bilâ-emr kasaba kasaba karye be-karye bî-günah Müslümanları teftiş edüb maldar olanlara sen mal bulmuşsun ve Celâh sende çok akçe ve esvab komuş deyu ahzettirüb ve hin-i teftişte Müslümanlar iyi kimesnelerdir dediklerin a y n ve bî-namaz dediklerin ayn ve bu kimse yabandan gelmiştir bilmeyiz ve yara­ mazlığın görmedik dediklerin ayn ferden ferda sicüledüb ve bir­ birine kefil verüb tekrar sicilledüb her birinden birer. . . .İ L M İ Y E MESLEĞİNİN ISLAHI H A K K I N D A 251 karyeye karib geldüğünüzde yeni makbereleri sayub. reâyâ ve berâyâya zulüm ve teaddi eyledikleri için azl ile ve nefy-i beled olmağla konulmayub şer'i ile gereği gibi . ikişer kuruş sicili ve hüccet akçesi ve muhzır ve hizmetkâr akçesi aldıktan sonra kefilnâme akçesi deyu voyvodalara külli akçe aldurub ve maldar kimsenenin olanca malın ehnden almak içün sicülde töh­ met-i sabıkası mukayyiddir deyu zaleme taifesinin ehne suret-i sicili verüb ve fesadı sabit olanlardan rüşvet almağla fesadlarma müte­ allik olan mevaddı sicilden çıkarub sahb ve dindar kimesnedir deyu ehne hüccet verüb ve müfhs ve medyun olan mültezim­ lerden bir kaç kuruş ve altm almağla mütemevvil ve maldar ki­ mesneleri bî-haber iken mültezime kefil yazub ehne hüccet verüb . .

"İmdi pâdişâh kazasker ahvalini tecessüs edüb bazı kimesnelere ihyanen mahfi akçe ile kadılık aldırıh bâdehû kim etmiş ise . Zira zamanede mehadim zümresi riayet olunub bir nice ehl-i ihm paymal olub ayakta kalmıştır. Murad'm Bu hususta istikran ve mehmaemken zaleme ve mütegaUibelere mühim tesiri karşı adaleti temin için Vezir-i âzam K u y u c u M u r a d şiddeth hareketin P a ş a de daha sonra gösterdikleri Fakat dmiye göridmüştür. Bu.a^ eserinde isindi olan Tel­ Hüseyin Efendi. Haraççı ve avanzcı kadıya murad üzere vericek (yani rüşvet verince) reâyâ üzerine yüklenir. gerçi bazısı ehl-i ihm olur. kadı ve nâiblerin çoğu vazifelerini sû-i istimal ederek çeşith bahanelerle halkı sızdırmalannm önüne geçdememiştir. on beşer akçe almaymca hizmet tevzi eylemez. asrm âl-i Osman) ortalannda yaşamış J J U l ^J. kadı zulme nza vermese ehl-i örf teaddiye kabd olmazlar yine fesad kuzât tarafındandır. kazaskerler gayet dindar ve perhizkâr ve ehl-i ilim adamlar gerektir. fakirü'l-hal olanlanna vezâif ve atâyâyı diriğ buyurmıyalar ve içlerinden fazd ve kâmil perhizkâr ve muttaki olanlarım mümtaz kdub müteşerri ve muttaki olanlara şâirlerinden ziyade riayet eyhyeler ve mahfice bi-garez adamlar ile herkesin ahvahni tecessüs ettürüb ol makulelere sürrecikler göndermekle hatırlarm ele alub saire dahi iyihğe rağbet hasd ola. lâkin medyun olduklan için kazasker olduklan gibi kazalan bey'i min-mezid edüb ve düyun de olan add mi eyhyecektir? kazaya vasd Ehl-i hizmetten hane basma onar. ( ö l ^ JT hisü'l-beyan fi Kavanin-i müderris­ ler ve kaddar hakkmda şunlan yazıyor : "Pâdişâhlara lâzımdır ki ulema zümresini muazzez ve müker­ rem tuta. teşkdâtı gayretlere rağmen yine düzelememiş. mufassal adalet fermanmm kaddara dair olan ve bir kısmmı kaydettiğimiz satırlar Celâhler zamanında halkın hem bu şakilerden ve hem de kadı ve nâib ve voyvodalardan çektiklerini göstermektedir.252 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I haklanndan gelinmek lâzım gelmiştir denildikten sonra bundan böyle dürüst hareket eylemeleri emrolunmuştur. Yine bu Hezarfen hususta X V I I I .. zamanede ise okumak yazmak vadileri bdkülliyye metruk ol­ muştur ve ekser ulema ümeradan fark olunmaz.. IV. Müddet-i medideden beri mâzul ve müstehiklere kimseye danışmadan mertebesi olan mansıb de behremend kılma.

. 1141 H .. Müderrislere . 46.. tene 1141." Yine X V I I .k i eskiden beri mevcut olup tat­ bikten kalmış olan kanunun tekidi demekti. zeyli ÇeUhi-zâde. arz. Bundan dolayı bir kazaya kadı tâyin edden zat müddetini tamam doldurmadan azlolunması ihtimahni gözönüne alarak ve kazasker dairesine senelerce midâzemeti düşü­ nerek paraya olan ihtiyacı dolayisiyle vazifesini sû-i istimal eylemiye mecbur olurdu. aç kurt gibi reayaya saldırırlar. (1728 M. sairi dahi anı görüb iydiğe heves edeler ve kaddar kesret-i zaman tevkiyet de medyun ve zar ve ser-gerdan gezerler kâh medd ü kasra uğrarlar. asnn ilk yansma kadar kazalara kadı olacaklarm çoğalmalarma mebni kazasker bu kadılıkları üçe ve dörde bölerek verip bundan başka bazdan müd­ detlerini doldurmadan azlolunarak yerleri dtimas ve rica de diğer­ lerine verihr olmuştu.bunun kazaskerlerin ruznâmelerine kaydeddmesi emrolunmuştu *.İLMİYE MESLEĞİNİN ISLAHI HAKKINDA 253 yüzleştirüp cezaeına göre ceza eyliye.. cizye ve valilere ait imdadiye-i hasariyye ve sejeriyye ve sair tekâliften bir akçe hde almıyacaklardı. anm gibderi mansıba vasd oldukta sabra mecal mi kalur.. Kitabınuzm sekizinci bölümünde medreselerin gelince bozulması kısmmda ve aynı bölümün baş taranndaki kanunda göriddüğü üzere müderrisliklerin de bozularak medreselerin mühim bir kısmı eldiyetleri kâfi olmıyan ^ Raşid tarihi. Yine bu kanun mucibince mevah de kadı ve naiplerin şer'î hüccet. asır ortalannda X V I I I ..) senesinde kaza kadıhklarmm kıdem sıra­ siyle iki sene müddetle verilerek azh mucip hali göridmedikçe azledilmemeleri ve midâzemet tarihi aynı olardann tâyinleri hahnde imtihan yapdarak muvaffak olanlarm kaddığa tâyin olunmalan hakkmda bir kanun çıkardarak . İçlerinde mürtekip olmıyanları ender idi. s. nüzl. Kadılık ahkâm-ı şer'iyye icrası için iken hâlâ halk malmı ne yüzden almıya ve adi ü dâd de meşhur olanlan vakti geldi deyu azl eylemeyüb ibka buyuralar.. . sicd ve mürasele ve nikâh akdi ve azad kâğıdı (Itık­ nâme) miras taksimi gibi şer'î muamelelerin her birisine tâyin olunan rüsumdan başka gerek avanz. Zahmi reâyâ üzerine tasallut eylemek kurtları koyun sürüsüne sahvermektir..

asnn dk yansı) bazı ciddî tutulmuştur. meşayih-ı islâmiyye duacdanmm adem-i itinalarım mûcib ve bu halet dahi talib-i medrese ve mülâzemet olanlann ihtidayı duhûl­ lerinde gereği gibi tenkih ve temyiz olunmalarım müstevcib olduğu cihetten ukde-i nizamı muhal ve kaide-i intizamı muhtel olduğu sem'i hümâyunuma lâhik olmağm medar-ı iftihar-ı din-i mübin olan böyle bir tarik-i mergûbun pezirây-ı ihtilâli bir türlü caiz olmadığma binaen fi-mâbad bu mühim hatîre meşayih-i islâmiyye dâilerim taraflanndan fevka'l-gaye dikkat ve nâ-ehle ve na-müstahikka medrese ve belki mülâzemet verilmeyüb "Lji»! vl. M a h m u d devrinde ıslâh işi daha ^ S e y y i d M ü r t e z a E f e n d i . Bu iş için I .254 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I müderrisler eUnde kalmış ise de bu müesseseler adaleti tevzi edecek olan kaddık müessesesi gibi şer'î ve hukukî işlerle meşgul dığmdan zararları kaddara nisbetle daha ehven idi. ehl-i ilmi. ' Sen ki Vezir-i âzam ve vekil-i mutlakımsm şeyhulislânu olan ıdemay-ı âlâmm el-yevm mert olan tarikat-ı resmiyyelerinin fi'l-ael vaz' ve tertibi. sen« 1163). ol 01" mantuk-ı şerifine riayet eylemeleri için hassaten şeref-yâfte-i sudur olan hatt-ı hümâyun-ı diyanet-meşkunum mahalline kayıd ve hıfzolunub mazmun-ı itaatmakrunu ilâ maşâallah muteber ve düstûrü'lamel tutula" (tzzi Tarihi. II. olma­ verdmiş ise de bu hususta I . na-ehlden tefrik ve talebe-i ulûmu tekıml-i mevadd-ı fünûna has ve teşvike mebni iken ahd-ı karibten berü bazen kesret-i şufaa ve bazen terahüm ve şüfaat ve rica zuhuri.'illjjİA. Â h m e d zamanmda da ( X V I I I . . Medreselerin ıslâhı hakkında zaman zaman fermanlar tamim eddmiş ise de dtimas ve himaye yüzünden bu emirler tatbik eddmiyerek yolsuzluk devam etmiştir. Bu sınıfın ıslâhı hakkında emirler I I I . Erzurumlu S e y y i d F e y z u l l a h Efendi'nin oğludur. M a h m u d iffet ve ehhyetine vâkıf olduğu Ana­ dolu Kazaskeri M ur t e z a Efendi'ye Rumeh Kazaskerliği pa­ yesi vermesini mütaakıp onu şeyhuhslâm tâyin e d e r e k d m i y e sım­ fınm ıslâhı hakkmda Vezir-i âzam vasıtasiyle kendisine bir hatt-ı hümâyun göndermiştir (1163 H . = 1 7 5 0 M .liL. S u l t a n Mahmud'­ un bizzat kaleme ahp gönderdiği bu hatt-ı hümâyunda mülâzemet ve müderrishk yolunun bozularak dtimas ve himaye ile ehhyetsiz kimselerin müderris olduklan ve dim yolunun bu gibderden temiz­ lenerek medreselere ehlinin tâyin eddmesi emreddmiştir*. varak 28. Mustafa'nın meşhur maktul. ) .

Sekbanvekilleri ocak ihtiyarlan diğer bazı devlet ricahni tophyarak evvelce kaleme aldırdığı ıslâhat lâyihasım rikâb Reisülküttabma okutturduktan sonra bu hususta mecliste hazır olanlann mütalâalarım sormuştur. e. mansup ve mâzul Kazaskerler de Defterdar. s. . ^ Edip Efendi tarihi (tkinci kısım).ÎLMIYE MESLEĞİNİN ISLAHI HAKKINDA 255 jjj gjjjm Yukandan beri ferman ve gördüğümüz üzere müteaddit şöyle MmmnnJııiri kanunlara rağmen düzelmek ilmiye ıslâhatı hakkmda görülmüş ve dursun X Y I I I .) 'de olmasım mütaakıp dmiye ıslâhatım da ön safta tutmuş ve eülûsunun on birinei günü kendi riyasetinde olarak sadaret kayma­ kamı. asır sonlarma kadar daba bozuk olarak devam eden hak ve adalet işlerinin bilhas­ sa 111.291. Şeyhülislâm. başı*. Bu fermanda kaddarla naiplerin halka yaptddan fenalıkların kaldırılması ve kaza idaresinin âdd bir şekd alması beyan edddikten sonra : ^ Bu 1789 tarihinde Rusya ve Avusturya üe olan 1787 seferi devam etmekte olduğundan gerek vezir-i âzam ve gerek yeniçeri ağası muharebede ol­ duklarmdan devlet merkerinde Sadr-ı âzam vekih olan sadaret kaymakamı ve yeniçeri ağası vekUi olarak da sekbanbaşı bulunuyorlardı. Fdhakika şeyhuhslâm konağmda müteaddit defalar akdebulunan M e h m e d Mus­ Kâmil Efendi'den îtibaren bazdannm mütalâalarım dinlemiş ve dden meclislerde kaddara idarî işlere vah ve askerî ıslâhata dair kararlar verilmiş ve kaddara taallûk eden ıslâhat hakkmdaki karar üzerine Rumeh ve Anadolu kazaskerlerine hitaben ferman göndermiştir *. IV. s.z â d e tafa müzakerenin sonunda şeyhuhslâm Efendi'ye : " — Efendi. (1789 M. Reisülküttap. dedikten sonra diğer hususlan da îcabedenlere tenbih ederek mükerreren ictimalar akdiyle yapdacak ıslâhatı bir karara bağlamalarım emreylemiştir. Cevda tarihi. ele aimması diğer askerî ıslâhat gibi zarurî hükümdar Selim 1203 H . 19 (Rumeli Kazaskeri Y a h y a Tevfik ve Anadolu Kazaskeri M e h m e d E m i n Efendilere hitaben olan ferman sureti). kuzât ve nüvvâb hususlan ve mezahmlerinin refi senden matlûbumdur". O tarihte Anadolu Kazaskeri bulunan H a m i d i .

Babası zamanmda saraydaki vaizları dolayısiyle Hamidi-zâde'yi tanıyordu. M e h m e d K â m i l EfendUeri Kütahya. 4 — Hiç bir surette halka zulüm ve eziyet yapdmaması ve yapanlann isimlerinin kadı defterinden silinerek hakkmdan gehnip yerine münasibinin tâyin edilmesi emrolunmuştur. 2 — Anadolu ve Rumeh kaddanndan ihtiyar ve hastahkh olanlardan maadasımn kazalarım naiplere vermiyerek bizzat kaddıklanna gitmeleri. e.256 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I 1 — Arpalık ve maişetlerin iltizam suretiyle naiplere maktûan verilmiyerek emanet tarikiyle ve beşte bir ücret mukabilinde ehliyetli ve insafh naiplere verilmesi. 3 — Kadılıklara. V. bu sıradaki bazı icraatı ve K e ç e c i . Paşa'mn bir da kendisine buçuk sene sonra Yusuf tâyininden ^ H a m i d i .z â d e . İlmiye ıslâhatmda muvaffakiyet elde etmek istiyen I I I .z â d e de değerh ve faal bir zat idiyse de asırlardan beri biraz daha bozıdarak devam eden dmiye mesleğim cezri bir hareket de ıslâha kalkışmıştı. ŞeyhuUglâm mâzullerinden D U t t î . S e l i m .z â d e M e h m e d Arif. şeyhuhslâmlığa azimh ve cerbezeh. dürüst birisini getirmek istediğinden dk meşveret günü mütalâasım beğenerek beş buçuk ay evvel Rumeh Kazaskerhği payesini vermiş olduğu H a m i d î zâde Mustafa Efendi'yi getirdi (28 Muharrem 1204 = 17 Ekim 1789).z â d e (Sahb MoUa) hakkmdaki sahabet yoUu muamelesinden dolayı S u l t a n nihayet aleyhtar Sadr-ı âzam Koca olmasmdan dolayı S e l i m de muğber olmuştu. lOS). biç bir suretle kimseyi dinlemiyerek faahyete geçti. icraatma engel olmalan ihtimaline ve duyduğu dedi-kodulara mebni selefi olan bazı şeyhuhslâmlarla kazaskerleri birer bahane de İstanbul'dan çıkartarak arpahklanna yolladı i. Bunun böyle ulu-orta hareketi sebebiyle sinmiş olan tstanbul uleması kendisini yıkmak için onun küçük bir sarsdmasmı bekhyorlardı.z â d e sert ve dürüst harekâtı de de devlet erkânım kendisinden uzaklaştırmıştı. hizmetkâr. cebele makulesinden hiç kimse tâyin eddmiyerek imtihansız olarak kadı tâyin olunmaması. t. M ü f t ü .z â d e A h m e d . H a m i d i . Ankara ve Kegan taraflarma sürgün ettirmişti. bımdan başka H a m i d i . . Hattâ S u l t a n S e l i m bu zatlann İstan­ bul'dan çıkarılmalarım muvafik bulmamakla beraber Şeyhulislâmm istiklâline halel vermemeği kabul etmişti (Cevdet.

hükme kadir ve âdd olmalan. Bu ıslâhat fermanımn hulâsası şöyledir *. 3 — Devletin devamı âdü ve hakka dayandığmdan kazalara gönderdecek kaddarm. 2 — Kaddar bulunduklan kazalarm ayan ve erkâniyle olan dâvalan mütegallibenin arzulan gibi faslederek hakkı iptal eyle­ dikleri. her veçhile icra ve infazı sizden matlûb-ı kat'i-i şâhânemdir (Hatt-ı Hümâyun vesikaları sandık 23. Hamidî-zâde'den Efendi ikinci defa sonra Dürri-zâde olmuştu. 1 — G^rek Rumeh ve gerek Anadolu kaddanmn bazdannm cebele güruhundan olmaları hasebiyle şer'î ahkâma vukufsuzluklarmdan dolayı verdikleri hükümlerin gayr-ı şer'i olduğu. 5 — Hâkimlerden kından gehnmesi. Mehmed Yeni Arif şeyhuhslâm şeyhuhslâm. 7 — Kadılıklara şefaat ve rica üe bir hayh ehhyetsiz kimesnelerin girip otuz kırk senede vardabdecek (sitte) rütbesini elde ^ Bu hususa dair hatt-ı hümâyun: Semahatlû Efendi Dâimiz. aksi halde hem arpalık ve mansıp sahiplerinin ve hem naiplerin tedip olunacaklan.İ L M Î Y E MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A 257 azlonunarak Manisa'da ikamete memur edildi (8 Recep 1205 = 13 Mart 1791). 4 — Bundan dolayı arpalık ve maişet esbabı efendderin gön­ derdikleri naiplerinin bu evsafı haiz rilmesi. evrak Nr. 1). * Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumuna devrolunan kitaplardan 10 numaralı mecmua. bir vakitte hUâfmdan kemal-i mertebe mücanebet olunmak üzere ijbu emr-i şerifi iktiza iden mahallere kayıd ve daima nezaret eyliyesiz. Fî-mâhâd bu veçhile amel ve hareket ve Uâ-maşaallakü Teâlâ düsturü'l-amel tutula. 6 — Arpalık sahipleri veya menasıp erbabınm kazalann birisinin zulüm ve teaddisi duyulacak olmalarma ehemmiyet ve­ olursa kadılıktan tardeddmekle kalmıyarak aym zamanda hak­ tahammidlerinden fazla şehriyye ve haraç almamalan. 17 . timly TfkiUUı. ilmiye ıslâhatı hakkmda pâdişâha bir ariza takdim etmiş ve bu arîza kabul olunarak 1207 Şaban (1793 Nisan)'da hatt-ı hümayunu havi bir fermanla şeyhühslâma iade olunmuştur i. âhm.

. Bu yeni hatt-ı hümâyunla Rumeh ve Anadolu kazalanna tâyin edden bu kaddara kazaskerler tarafmdan bir üst rütbe veril­ memesi ve bu gibilere verilen bir üst rütbeye itibar olunamıyacağı ve mevcut kanuna katiyyen riayet olunması emrolunmuştur. 1209 Şevval sonlan tarihh (1795 Mayıs) bir hükümle kaddar kanununa yeni maddeler dâve edilmiştir. Mansıp muvakkıtı ve mutasarrıfı olan kaddarm Kazasker divammn gaynda menasıp ve heva de terfi edememeleri emro­ lunmuştur.258 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I etmeleriyle kadılardan ve ulemadan pek çoklannm geride kalarak mağdur oldıddarı. 9 — İmtihansız mülâssemet verilmemesi ve imtihansız kadı tâyin olunmaması. evrak Nr. 8 — Kaddarm mevcudu beş. Bu son hükümde 1207 ve 1208 dmiye ıslahâtmdan bahsedddikten sonra buna aşağıdaki maddeler eklenmiştir*: 1 — Kaddardan birisi tâyin olununca isim benzerhği dola­ yisiyle yüksek dereceh kaddıklan elde etmek suretiyle vukua gelecek hüekârhklan önlemek için tevcih kâğıtlarma babalannm isimleriyle şöhretleri ve vilâyetlerinin kaydolunması ve ederinde 1 Başvekâlet Arşivi. i . 10 — Rütbesinin üstünde menasıba ve hevaya kayıt üe kat'-ı meratip ettirilmemesi ve üç ayda bir olan kazasker divan­ larında herkes rütbeleri derecesinde yer alması ve hiç bir kimesneye rica ve şefaat ile mansıp verilmemesi *. çünkü bu gibder kazaskerler vasıtasiyle bulunduklan rütbelerinin bir derece yükseğini elde ederek üâm almakta idder. vak'anüvis Halü Bey tarilıi. sandtk 23. Kaddar hakkmdaki bu kanun Üân olunduktan bir müddet sonra 1208 Cemaziyelevvel ortalarmda (1793 Aralık) bir hatt-ı hümâyunla evvelki kanuna ilâveler yapdmıştır. altı bin olup bunlarm bir nizama bağlanması îcabeylediğinden kazaskerleriyle kazasker badema mansıp vermek usulünün Rumeh ve Anadolu tahdidi de şeyhuhslâmlarm üç ve bdfül mazûUerinin ikişer ve İstanbul kaddı- ğmdan mâzullerin birer kişi için mansıp vermeleri ve bu suretle fazla mansıp verdmesinin tahdidi.

. 2 — Kazasker divanmda ismini hde yazamıyacak kadar cahil olan kimselerin kadı olduklan görülüp bu gibilerin ahkâm-ı şer'iyyeyi infaz edemiyecekleri ve üâm veremiyecekleri tabiî te­ lâkki edderek memuriyet bundan sonra kazalara tâyin edüecek istidalarma kaddann kendi­ istemek üzere verdikleri bizzat lerinin imza atmalan ve başkalanna imza attırmamalan ve aksi halde hem imza attıranm ve hem imza atamn cezalandırdmalan. ecânibten eşhas makuleleri fevt olan kudemây-ı kuzatm menasıblan imza kâğıtlarmm ismi ismine mutabık olduğu halde bir takrib celb Ue bUâ-esas tarike duhûl ve otuz senede kat' ve ihraz olunmayacak rütbelere defaten evrak-ı mürde ile sahtekârhğı irtikâb ederek vusûUeri mesmû olmaktan nâşi H-mâbaad Rumeli ve Anadolu kazaskerleri ihtimam ve dikkat Ue tarîk-i kuzau bu makule memnnâttan olan nesneden himayet ve sıyanet birle Tevcihat divanlarında (Kazasker­ lerin üç ayda bir yaptıkları divan) eşraf-i kuzattan zevi'l-îtU>aT ve ser-levhateyn-i yeminü-yesar (kısm-ı mahsusunda görüldüğü üzere sitte kaddarmdan olup kazaskerlerin sağmda ve solunda oturan tahtabaşı denUen müşavir kaddar) ve muhzırân-ı müsinn ve ihtiyar huzurlarında evrak-i mürde Ue sahte duhûl-i tarîk-i kaza eden eşhasm sahtekârhklan alenen sabit oldukta yedlerinden kâğıtları ahz ve Uga ve ruznâmçe-i kuzattan yerlerin bek ve imha ve (tezkerehane) tâbir olunan yevm-i mahutta âdeten matlablarmda (tâyin sıra defterinde) yazdan erbâb-ı menasıbtan meselâ İnebahtı rütbesinde bir mansıbtan münfasü salise rütbesinde bir mansıba yazılmış olan kimseneyi de'b-i kadim üzere İnebahtı rütbesinden tashih-i tarik eyleyüb kimin defatirinde mansıb oldun ve tevcih kâğıdm mevcud mu? diyerek sair istiknahımuktaziyesUe ve ecvibe iradiyle tas­ hih ve tahkUt eylemek" (Baıvekâlet Arşivi. sandık 23). 4 — Gerek mevah ve gerek diğer kaddarm naip kıdlanmıhasta yarak bizzat kadıhklarma gitmeleri ve yalmz ihtiyar ve olanlarm istisnalan.z â d e olan hükümde şöyle deniUyor : Mehmed Arif Efendi'ye gönderilmiş ". 5 — Arpalık ve maişetlere (ihtiyarhk ve hastalık sebebiyle) tarafmdan naip tâyin olunmak lâzım gehnce naip şeyhuhslâm göridmedikçe tâyin olunmaması.İ L M İ Y E MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A 259 bulunan bir evvelki kaddığa ait tevcih kâğıdına (falan mansıba tâyin olundu) diye şerh verilerek mühürlenmesi*.. 6 — Rumeh ve Anadolu muhzirlerinden maadasmm kapu kethüdalan olmaması.. 1 Şeyhülislâm D ü r r i . 3 — Vilâyetlerden gelen hüccet ve üâmlann şer'î kanunlara mutabık olmıyanlannm tatbik edilmemeleri.

(1857 M.260 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I 7 — Yetimlerin paralannm muhafazası ehliyet ve istikamete muhtaç olmakla imtihanla ehhyeti zahir olan kimselerden maada­ sımn tâyin olunmaması ve hiyaneti olanlann tedip olunmalan. fîmabaad rikâb-ı hümâyunuma telhis olunub hatt-ı hümâyımum sâdır olmaksızm hiç bir ferde hâriç rüûsu ita olunmıya. * Başvekâlet Arşivi. Medreseler Sultan III. Mülâzım-ı bi'l-medrese olan ulemayı imtihan eyhyesiz. 8 — Yetimlerin mallan vasinin eline verilmiyerek Bedestene konulması ve yetimin ebeveyninden intikal eden menzil. müderrislerin ehhyetli ol­ malarma ve imtihansız takip ile kontrol ettirmiştir. Şeyhülislâm M u s t a f a  ş i r E f e n d i zamanmda 1213 Recep ayı ortalanndaki (1798 Ocak) yeni bir kanunla evvelki hükümler tekit olunmak suretiyle kadılara ait kanunlann tatbikine miyetle devam olunmuştur Şeyhuhslâm kadı yetiştirmek üzere Meşrep-zâde Arif Efendi zamanmda ehem­ ehhyeth Nüvvab) Daha sonra 1270 H . ve bu imtihanlarda âlâ dersi okuyanlara rüûs verilüb baki müstaidleri bakiyyetü'l-imtihan tahrir olunalar ve vaktiyle aralık aralık bakiyyetü'l-imtihan olanlara ve kibar mevah-zâdelerin mültehi (sakal sahvermişleri) ve müstaidlerine bilâ-istizan hatt-ı hümâyunumla rüûs verile ve bâde'l-yevm rica ve şefaat üe aslâ rüûs verümiye ve tarik-i ihm-i şerif bu vechüe gayet himayet ve nâ-ehlden sıyanet oluna*. ." ^ Başvekâlet Arşivi. lâkin tarîk-i tedrisin nizamına dair bundan akdem sâdır olan hatt-ı hümâyunum mazmunu kemakân ve düsturü'l-amel tutulub bir vecbüe hilâfma hareket olunmıya. miş olduğu beyaz rüûs verilmemesine dair şeyhühslâma gönder­ dikkath davranarak diğer ıslâhatta olduğu gibi bunu da bizzat B u hususta üzerine (re'sen) hatt-ı hümâyun. Pâdişahm bu husustaki takibatım göstermektedir : "Semahatlû Efendi dâimiz. Hatt-t Hümayun numarası 14. Bundan başka yine bu sene bütün evkafm ıslâhına dair bazı Süleymaniye'de ismiyle bir mektep açdmıştır. Selim.)'de (Muallimhâne-i başkasına ferağ olunması. $andık 23. sandık 42. akar ve vakfın mahkeme vasıtasiyle yeni kanunlar konmuştur.

Talebeden biri danişmend olmak isterse ihtida ulemadan bir zata vanp Hâriç derslerini yani mukaddemât-ı ulûmu öğrendikten sonra o zatın tavassut ve delaletiyle derecesi daha yüksek müder­ rislerden birisine intisap üe Dâhd derslerini görüp Sahn derslerine liyakat kesbederdi. hu­ kukî ve idarî vazifeleriyle. kazaskerlerle nakibü'l-eşraflara ait kışından muh­ telif bölümler halinde gösterdik. Dâhd ve Sahn derecelerine yükselerek ruhayet mezun ve midâzım olarak aşağı dereceh bir medreseye müderris tâyin olunmak üzere ismini ruznâmçe-i hümâyun denüen deftere kaydettirerek sıra bekler ve zamam gelince müderrislik rüûsu verilerek bu ilk med­ reselerden birinin müderrishğine tâyin olunurdu. Mûsila-i hocalık Sahn veya Tetimme medreseleri denilirdi. medreselerin ne suretle hozulduklarmı.ON DOKUZUNCU BÖLÜM MÜDERRİSLİKLERLE K A D I L I K L A R H A K K I N D A BİR İCMAL Bu kitapta ilmiye teşkilâtmm Osmanlı devletindeki muhtelif safhalanm yani medrese. İşte böylece bir talebe medreseden medreseye yani Hâriç. Sahn medreselerine girebümek için onun hsesi hükmünde olan medreselerde ders görmek ve mezun olmak lâzımdı. İstanbul'­ da Dâhd medreseleri hükmünde bu hse medreselerine en kıdendi danişmendler bu Tetimme medreselerinde ederlerdi. kaddıklann şer'i. talehe ve müderrisleriyle okutulan eser­ leri. derecelerini ve ne suretle bozulduğunu. mevleviyyet ve yolu olduğundan bu rütbeye vâsd kazaskerhk olmak bir hayh malûmata ve hyakate mütevakkıf olduktan başka bunun başlangıcı olan mülâzemetin tahsih için uzun zaman danişmend olarak medreselerde okumak icabetmekte idi. MöderrisliUer Müderrishk rütbesi. şeyhuhslâm. Sahn medreselerindeki . Şimdi bu bölümde müderrishk ve kaddık hakkındaki kısımlan kısaltarak bu bahsi kapayacağız.

262 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I İşte bu suretle müderris terfi ve terakki de Hâriçten Dâbd müderrisliğine. fakat sırası gehnce bir derece terfi ile üst dere­ cedeki müderrishğe çıkar ve bu suretle itibari olarak yüksehrdi. Hâmise-i Süleymaniye. K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamanmda Süleymaniye med­ reseleriyle Dârü'l-hadîs yapddıktan sonra müderrishk rütbesi Sahn-ı semanda kalmıyarak Sahn de Sideymaniye adedinin artması üzerine müderrislik derecesi medreseleri arasmda müderrishk dereceleri ihdas olundu. kaz­ asker ve hattâ talihi varsa şeyhuhslâm olurdu. Müderrisler. Hareket-i dâhil. Sideymaniye (dört medrese) ve bir de Dârü'l-hadîs dereceleri vücude geldi. medreselerinde ders okutmakla mükellef idder. Hareket-i hâriç. bu suretle müderris on ikiye kadar çıkarddı. fakat kendisi mevcut olmıyan medresesinin nerede olduğunu bilmediği olurdu. sahn-ı seman. tptida-i altmışlı. Dâhd ve hattâ Sahn dereceleri verilmesi kanun ol- . Bir müderris evvelâ tptida-i hâriç rütbesiyle o derecede îtibar olunan bir medresede müderrishk ettikten sonra bir yukan dere­ ceye çıktığı zaman Hareket-i hâriç rütbesini ve sonra tptida-i dâhil ve Hareket-i dâhd rütbelerini alarak yüksehrdi. Bunlarda en aşağı dereceden başhyarak : tptida-i hâriç. Hareket-i altmışh. Bu medrese derecelerinden Mûsda-i Sideymaniye de üst tarafmdaki müderrislere (Kibar-ı Müderrisin) müderrislik (Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye) denihrdi. I I I . İptida-i dâhil. kazasker ve şeyhuhslâm evlâtlanna defaten Hâriç. Müderris adedinin çokluğuna medreselerin dereceleri bir yüksek itibar edderek müderris yerinde terfi ederdi. mevah. Her nasdsa bir danişmend tahsd edip midâzemete nail olarak ehhyeti tahakkuk ettikten sonra müderrishk rüûsu alsa bde bu arada bazı ulema. hattâ müderris ismi defterde mevcut. Sahn-ı seman müderrisliğine veya o derecede itibar edden medreseye geçerek kaddığa geçenler mevah. M e h m e d zamamndaki bir kanunla bu itibari yükselmeler kalduıldı ise de sonradan yine mebni bazı devam etmişti. Mûsda-i sahn. E n yüksek müderrishği idi. Mûsda-i Süleymaniye. fakat takriben 1592 tarihinden îtibaren medreselerde ders okutmak usulü kısmen terkolundu ve medreseler derecelere aynlmış oldu­ ğundan medresesi yanmış veya yıkdmış olduğımdan mücjrris tabii ders okutmaz.

çünkü medreselerin çoğunda pek mahdut malûmath âdeta câhil denecek derecede basit müder­ risler görülmüştü. (1914 M. İçlerinden bir talih eseri olarak yükselmiye muvaffak olanlar varsa da adetleri pek azdı i. rüşvet de medrese tahsih göryapıldığından bu tasavvur kolaydır. Sadık Efendi'nin H a m d i isminde küçük yaştaki oğlunu görüp bu müderris oldu mu diye babasına sormuş: O da olmadı deyince. ı. Bunlar medresede oku­ yup müderrisliğe geçmeden miyenlerden de tâyiıder halkm ne çektiğini tiğimiz I. bunlar da tâyin edddiği kaddıkta bilfid bulunarak iş görmek usulü yani fiih hizmet aranmadığmdan ve zaten bu kaddıklara çok zaman mevahnin oğıdlan kişi-zâdeler tâyin edddiklerinden bunlar kadıhklarma * BİT gün Kethüda-zâde Kazasker Sadık EfendVma konağına görüşmek üzere Kazasker Ş e m s e d d i n M o l l a gelir.)'de merhum H a y r i Bey'in şeybuhslâmhğı zamamnda 4 J ^ l j l i Dârü'l-hilâje medreseleri açddı ise de ömrü az sürdü ve medreselerin ilgasiyle beraber bu müessese de kapandı. Koza TC eyâlet kadıbkUn ^ ^ ^ ^ kadılıklan tâyinleri kazaskerler tarafmdan yapdiT ve muayyen müddet bir kazada kadıhk yapan zat müddetini doldurduktan sonra devlet def­ merkezine gelerek kazaskerinin meclisine mülâzemet edip tere kayd ohmup sıra bekler ve zamanı gelince derecesi daha tercih edenlerden olurdu. kud­ retli. Hususiyle göstermektedir. Bu hal ikinci Meşrutiyetin ilâmna kadar devam etmiş. Yukan derecedeki medreselerin adedi az olup aşağı dereceh medreselerde bulunanlar çok olduğundan bir müderris bilhassa Hareket-i dâhilden sonra bir derece yukanya çıkabilmek için uzun zaman beklemek mecburiyetinde idi. malûmatlı ve müspet ilimlerle mücehhez müderris yetiştirmek için 1332 H . Ş e m s e d d i n E f e n d i derhal şeyhülislâma giderek müderrislik rüûsnnu alarak getirip vermiştir {Kelhüda-zûde menakıbt.MÜDERRİSLİKLERLE KADILAR HAKKINDA 263 duğundan büyük zorluklarla müderrislik rüûsu alan kimsesizler için yükselmek kapısı âdeta kapalı idi. sınıfiyle işbirhği yapmış olan kaddann ahvahni yukanda bahset­ Â h m e d ' i n adalet jermanı Yüksek kadıhk olan mevali sınıfına gehnce. kaddığı fakat sonra bu kaddıklar himaye. cahiUerin ederinden mütegalhbe yüksek yine kaza kaddığına gönderihrdi. . bundan başka müderrisin ehhyeti meselesi de mühimdi. 86).

soy. Gerek ricahn gerek mevahnin çocuklanna cihet beratlan ita edilmektedir ki bunlarla bu çocuklar ilk memuriyetleri süratle geçiştirmektedirler ve yirmi beş ve otuz yaşlarma basmca Mahreç müderrishği payesine erişmiş bulunurlar. *'Gerek müderrislikte gerek mollalıkta halen en mühim mev­ kiler yüksek ailelerin bilfiil mülk-i mevrûslan makammdadır. IV. 540. Bu çocuklann kabulü için pâdişahm bir irade-i hususiyesi iktiza ederken moUalarm çocuklan için şeyhuhslâmm nza ve muvafakati kâfi gelmektedir. çocuklarmı bu heyet-i muhtereme meyanma ithal eylemeyi pek büyük bir şeref addederler. çok müsamaha olunmaktadır. *'Bu sû-i istimalâta şeyhuhslâmm meşrep ve haiz olduğu nüfiız ve itibara ve bilhassa sây ü gayretine pâdişahm körü körüne itimat gösterişine göre az. Bubususta D ' O h s s o n şunlan yazıyor: " . Ancak bu müsamaha haremeyn mollalan hakkmda tatbik edilmeyip onlar bizzat giderek Mekke ve Medine'de mecburdurlar \ 1 D'Ohsson. ifay-ı vazife etmiye girip onlann namma . Esasen bu da ancak ilk derecede bulu­ nanlar (yani mahreç müderrisleri) hakkındadır. . Tahsillerini babalanmn evlerinde yapan bu ailelerin çocuklan denilebilir ki daha beşikte iken müderris sınıfına kayıt ve idhal olunmaktadırlar. Terakki ve terfi için mevzu usul yalmz /stan6urdaki müderrisler hakkmda tamamen riayet oluna gelmektedir.264 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI kendileri gitmiyerek kadılığı naip ismiyle birisine iltizama vererek onu gönderirlerdi. Bu suretle hâkimhk sımfma kayıth çocuklar (Molla Bey) unvanmı alarak sairlerinden temeyyüz ederler. . bunlann pâdişâhtan istihsal eyhyecekleri en büyük lûtuftur. Yüksek hâkimhkler (mevleviyyetler) heyet-i hâkimenin en mümtaz ve güzide ailelerine münhasırdır. fakat daha yukan derecelere terfide nesep. s.. hattâ bunlardan bir çoğu bu memuriyetleri elde ettikleri zaman bizzat gidip îfay-ı vazifeden muafiyet müsaadesi bile istihsal ve tâyin ettikleri ve­ killer (naipler) mahaU-i memuriyetlerine tevzi-i adalet ederler. sop ve iltimas icrây-ı tesir eder. Bu derecede bulımanlar hakkındaki terfiler hyakat ve kıdeme göre yapıhr.. hattâ vükelâ Paşalar ve heman heman bütün rical-i devlet. c. 547.

fakat himaye ve dtimas veyahut MoUa-zâde olmak imtiyazma mazhar olanlar kıdemhlere tefevvuk ettirddi ve bu imtiyaza müderrisler ıstdâhmca tajra denildi. Edirne. Şam. Mevah adedinin ziyadehğine mebni müderrislerden birisine mahreç payesi verilerek mahreç mâzulü itibar edüdi ve sonra bilâd-t hamse kaddığı payesini ahp sırası gelince bdâd-ı hamse kadısı olur ve bir seneyi tamamladıktan sonra bUâd-ı hamse mâ­ zulü saydır ve haremeyn mevleviyyeti için sıra bekUyerek zamam gehnce bunun payesini ahr ve vakti gelince bilfiü (çünkü Hare­ meyn mevleviyyeti naiple idare edilmezdi) Mekke veya Medine kadısı olurdu. Mevah ade­ dinin artmasma mebni sonradan mevleviyet de müderrislik gibi derecelere ayrılmıştı. Her sene sekiz müderris yani Dârü'l-hadîs ve Süley­ maniye medreseleriyle alt tarafmdan diğer üç medrese mahreç mevleviyyetlerinden biri bir sene olmak üzere tevcih ve bâde'l-infisal mahreç mâzulü itibar olunarak her sene içlerinden dördüne kezalik bir senelik olmak üzere Mısır. Bu hususu Cevdet Paşa şöyle anlatıyor : ". yani mevahden birisi bir derece yükselmek için payeler ihdas olundu. Bursa kazalan ve bunlarm mazullerinden ikisine bu veçhde Mekke ve Medine ve onlann mazullerinden birisine kezalik İstanbul kaddığı ve tstanbul mâzuUerinden birine Anadolu "Bu suretle Kazaskerliği ve Anadolu mazul­ lerinden birine Rumeli KazaskerUği verilmek âdet oldu.MÜDERRİSLİKLERLE KADILAR HAKKINDA 265 Mevalinin müddeti bir sene olduğundan gönderdiği naip git­ tiği eyâlette mollaya verdiği parayı çıkardıktan sonra kendisi de kendi maişeti kısmmı ve diğer bir naiplik elde edinciye kadar ihtiyacı olan parayı çıkartmak için gayret sarfederdi... beher sene üst taraftan sekiz müderris mevleviyyetle çıkıb yerlerine alt taraftan sekiz müderris geçerek tarikçe sUsde vukuiyle bu hareket yukandan aşağıya tâ İptida-i hâriç rüt­ besine kadar sirayet etmekle her sene tarikçe bir terakki-i tabii vuku bulub ancak üst taraftan çıkanlara nisbetle alt taraftan İptida-i hâriç rütbesiyle girenler daha çok olduğundan ve Sahn-ı seman müderrisUği sekize münhasır bulunduğundan Mûsda-i sahnda bir çok müderrisler teraküm ve tezahüm etmekle bu raddeye yatak tâbir olunmuştur. ." Bu usul mevahde ve kazaskerlikte paye ismi altmda devam etti. "Bu suretle tarik-i ilmiyyede ehliyyet ve istihkak usulü terkedddiğinden kıdeme itibar edddi.

. Yukandan beri kısmen aynen ve kısmen hulâsa olarak mey­ dana gelen kanunlardan anlaşüacağı üzere bir memleketin esas dayanağı olan adalet makamınm ne halde ve ne gibi ellerde ol­ duğu göriUür.266 OSMANLI D E V L E T i N t N İLMİYE TEŞKİLATI Bu suretle her sene sekiz mahreç mâzulü artmak suretiyle mevah çoğaldığmdan bunlarm maişetlerine medar olmak üzere bu mâzul mevahye de arpalık namiyle birer kazanm maişet-i şer'iyye­ sinin verilmesi icabetti ve onlar da bilfiil mevaliler gibi bu kazalara birer naip gönderdiler. Bu naipler hak ve âdilden ziyade halkı sızdıran cahil ve gaddar olduklanndan bu hususta halkın neler çekmiş olduğu kolayca anlaşdır.

hukuk ve kavanin. B u âh kısmmdan sonra onun üstünde olarak tefsir ve hadis şubesi. çSj vaz'. tedris usulleri de müderrishk ve talebeler hakkmda maddeler kondu. Dârü'l-hilâfe'nia tftU smıflarmda dini ihmlerden yani kur'an. hadis. maadin üe üm-i iktisat.YIRMINCI BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYETİN İLÂNINDAN MÜDERRİSLİK VE KADILIK SONRAKİ TEŞKİLÂTI Medreselerin asd teşkilâtına Şeyhülislâm rahmeth H a y r i (29 Eylid 1914) tarihh DârüH-hilâjetVl-aliymedaris nizamnamesinin E f e n d i zamanmda ve 10 Zdkade 1332 kanunla esash surette başlandı. kimya. Medresenin tâliye şahadetname ve kısmım bitirenlere verilecekti. Medresenin âli kısmmda ise tefsir. ilm-i kelâm ve tarih-i dm-i kelâm. idaresi. ahlâk. Almanca ve İngilizceden birinin seçilmesi talebeye bırakdmıştı. Islâh-ı eshab-ı mucibe lâyihasında *JU1 ü:)UJIjli ye ismiye teşkil edden medresenin suret-i teşkih. yazı. ilm-i terbiye okutulacaktı. Dârü'l-hilâfe suretiyle bitirenlere talebe medresesine ilk tahsd mezunlarmdan seçdmek almacaktı. tabüye yani (hayvanat. hitabet. usul-i fıkıhtan başka kavaid. metafizik. tarih-i felsefe ve felsefe-i İslâmiyye) edebiyat-ı Arabiyye. kelâm. mantık. riyaziye. siyer-i Nebi. İslâm ve Osmanh tarihleriyle coğrafya ve dinler tarihi de konuldu. hüâfiyyat. felsefe (ruh. âdap. mükâleme ve tatbikat ve kitabet-i Arabiyye. Medrese talî kısm-ı evvel. hadis. fıkıh. tâlt kısm-ı sâni ve âli olmak ve her bir kısmm tahsd müddeti dörder sene olmak üzere tertip edddi. usul-i fikıh. taşralardaki medreselerde beş sene olarak bu Dârü'l-hilâje'ye ayarlandı. belagat. malûmât-ı içtimaiyye ve kanuniyye ve sair dersler de vardır. üm-i fduh. nebatat) fizik. tefsir. Talebelerin yiyecek âli ve giyecekleri kısmım icazetname göre hükümet tarafmdan teinin olundu. felsefe. buraya girmek içia bir de ihzari sınıf açddı. İcazetname alan bir talebe müderris unvamnı kaza­ nacak ve İstanbul rüûsu alacaktı. malûmât-ı fenniyye ve ahlâkiyye. fikıh . Bunlardan başka hıfzassıhha. Farisi. Yabancı dü olarak Fransızca.

) tarihine kadar devam edip sonra adı Mekteb-i Nüvvab kuzât 1326 H . Muallimhâne-i Nüv­ vab namiyle küşad etmiştir" jt Lill *>-ji Devhatü'l-meşaylh zeyli. esnaf-ı hamseye taksim ve hükûmet-i şer'iyyenin mevkufun aleyh'i olan ilm-i ûkh ve sak ve ferâiz talimi için hizmet-i şer'iyyede istihdam olımmak daiyesinde Süleymaniye camü şerifi civarmda ^\y. usul-i fıkıh.) senesine kadar devam ettikten sonra 1909)'de Medresetü'l-kuzat admı aldı ve ertesi sene yani 9 Zilhicce 1327 (22 Aralık oldu. Mualoldu. (1908 M. Bu medrese de meşihate bağh idi.ii\j. bu M e ş r e b . felsefe ve tasavvuf şubelerinden müteşekkil müte­ hassıslar kısmı teşkil olundu. kelâm. (1854 M. akaid.268 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI şubesi. ertesi sene on talebe mezun oldu. Medresetü'l-kuzâta almacak talebenin için sarf. Burada tedris müddeti dört sene idi ve her bir sınıfta aşağıdaki dersler okutuluyordu : ^ A r i f E f e n d i "Memâlik-i mahrasada olan hfikkâm-ı şer'i. kitabet. 132. kelâm metinleriyle hüsn-i bat. tslâm ve Osmanlı tarih­ leri. 1885 M. olarak A b d ü l l â t i f admda bir zat müdür tâyin olundu. Nizâmnâmesi tertip olu­ narak E s a d Efendi'nin Şeyhuhslâmhğı zamanmda 5 Safer yaşı yirmiden az ve 1332 (3 Ocak 1914) 'de neşredÜdi.)'de kadı yetiştirmek Buraya ilk defa için Süleymaniye'de bir medrese tesis etti i. Medreseye kabul edüebümek mantık. Dârü'l-hilâje Medresesinin her bir kısmmda bıdunuyordu. . Mualhmhâne-i Nüvvab'm tahsil derecesi üç sene idi. Türkiye coğrafyası ve hesaptan yazdı olarak yapdacak imti­ handa muvaffak olmak şarttı. Medresenin idare şekli aynca tesbit edilmişti. vaz' otuz beşten yukan olnuyacaktı. nahiv. s. bir kişi olan ük mezununu 1272 Şaban (1856 Nisan)mda verdi. Bunlar ders vekâleti vasıtasiyle meşihate bağh idüer.z â d e H a f i d i Arif Muallimhâne-i Nüvvab ismiyle aetfi'l-kozât makama geçtiği sene yani 1270 H . Dârü'l-hilâfe'nin Dârü'l-hilâfe Bu Medresetü'l-mütehassısîn'e sınıflarma ait dersleri birer ya verip müdür âh kısnundan icazetname almış olanlar veyahut medresesinin bütün Medrese-i Âhye mezunu olanlar ahnacaklardı. Bu isimle Mekteb-i hmhâne-i Nüvvab bu isim altında 1302 ( H . belagat. Bu teşkilât medreselerin kaldmldığı tarihe kadar devam etmiştir. Moallimhane i NüTYab-Medre- Sultan Âbdülmecid zamanmda şeyhuhslâm E f e n d i .

hüsn-i hatt-ı talik. nikâh. sakk-ı şer'î. ahkâm ve nizamât-ı evkaf. mecelle. sakk-ı şer'i. Buradan mezun olan şer'î mahkeme kâtiphkleriyle emval-i eytam müdürlüğü memuriyetlerine tâyin edüeceklerdi. Bundan başka hse veya o derecede tahsd görmüş mektep mezunlarmdan yaşlan yirmiden aşağı ve otuzdan yukan olmayanlar imtihansız olarak ahnacaklardı. usvd-i muhakeme-i hukukiyye. Buranın idaresi de Medresetü'l-kuzât umum müdürlüğüne bağh idi. talâk. mecelle. hukuk-i düvel. Medresetü'l-kuzât binası olarak kullamimaktadır i. mecelle. sakk-ı icra şer'î. hukuk-i düvel. vesayâ. ahkâm-ı evkaf. Medresetü'l-kuzat'tan 1332 H . usul-i muhakemât-ı cezaiyye kanun mucibince şer'î mahkemelerin tahrir ve idare istihdam edilecek memurlara menşe olarak bir sene ve lüzum görü­ lüyorsa iki seneye çıkarılmak üzere bir sınıj-ı mahsus açdmıştır. hüsn-i hatt-ı tâhk. hizane (süt analık). sakk-ı şer'i. huku­ arazi kanunu. tanzim-i ilâmat-ı cezaiyye. sakk-ı şer'î. MEŞRUTİYETTEN SONRA M Ü D E R R İ S L İ K V E K A D I L I K 269 Birinci smıjta: Dürer. malûmat-ı kanuniyye 1 olmuştur. fıkıh. defter-i kassam.)'de pek iyi olarak kırk üç ve iyi olarak otuz iki ve orU derecede olarak da yirmi dört Idşi mezun . usul-i muhakemât-ı cezaiyye ve sulh. kanunu. hukuk-i idare. ticaret-i bahriyye kanunu. iktisat. ticaret-i berriye kanunu. hukuk-i düvel. (1914 M. Buraya kaza ve nahiye nâibÜklerinde bulunmuş olanlar müna­ vebe de getirilerek ders göreceklerdi. arazi ka­ nunu. tatbikat-ı hukukiyye ve cezaiyye. Eğer bu mektep mezunlarmdan başka buraya girmek istiyenler olursa yaşlan yirmi üe yirmi beş arasmda olmak üzere imtihanla ahnabdeceklerdi. Bu sınıf-ı mahsusta ferâiz. usul-i muhakeme-i ve sulh. tanzim-i îlâmat-ı hukukiyye. İkinci smıjta: Dürer. ferâiz. Medresetü'l-kuzât 1332 nizâmnâmesine zeyil olarak 12 Şevval işlerinde (3 Eylül 1914) 'de on maddehk bir kanun eklenmiştir. kitahet-i resmiyye. iktisat. ferâiz. defter-i kassam ve tat­ bikî surette usul-i muhakeme-i şer'iyye. î U i l -^jA. kitabet-i resmiyye. ceza kanmıu. Bu bugün Üniversite kütüphanesi kiyye. Dördüncü smıjta: Dürer. mecelle. Üçüncü smıjta: Dürer. tatbikat-ı şer'iyye. medhal-i ilm-i hukuk.II.

hesap. kitabet. (1867 M. Muallimhane-i Nüvvab'm 1284 H . hukuk ve bidayet mahkemeleri reis ve âzahklarmda bu­ lunmuşlar ve içlerinden bazdan da kazasker olmuşlardır. hatt-ı talik dersleri okutulacaktı. usul-i defteri.) senesi mezunlarmdan olan Abdurrahman Nesip Efendi 1330 Muharrem (1911 Arabk)' de şeyhuhslâm olmuştur. . yine bu Mualhmhane-i Nüvvab'm 1279 H .270 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI harç ve damga kanmdan. istinaf. (1863 M. hüsn-i Gerek Mualhmhane-i nüvvab ve gerek onun daha mütekâmd şekilde devamı olan Medresetü'l-kuzattan değerh kaddar yetişmiş ve bunların bir kısmı daha sonra adliyeye intisap ederek temyiz.) mezunlarmdan Mardin'h Seyyid Mehmed Şükrü Efendi mesleğini değiştirerek Beylerbeyi yani Paşalıkla Adhye müfettişi iken vefat etmiştir.

1 İltimas. Hareket-i dâhd. Mûsda-i Sideymaniye. Bu medreselerden daha aşağı dereceh medreseler de vardı. Mûsda-i sahn (Tetimme medreseleri bu kısma dahildir). Bir derece yukan terfderde ise (hi­ maye. XVU aaaia mû »si'daki müderrishk dereceleri. Her ikisi arasmda müsavat olursa mülâzemette hangisi evvel ise o tefevvuk eder.\AÜ\ iJ'. Bunlardan meselâ tptida-i hâriç medreselerinden bir olup. asırdan îtibaren olup daha sonra da lüzum ve ihtiyaca göre bazı tadilâta uğramıştır ki bunu o kısımlardan bah­ sederken gördük. Dârü'l-hadîs. sahn müderrisi olmadan tptida-i altmıjhya terfi ederse yanma J i J l . Yine bunım gibi Mûsüa-i sahn müderrisi. (fafra kerd İptida-i altmışlı) derri^lik dereceleri receden başhyarak şöyledir : . Kırk akçeh müderris imtihanla İptida-i hâriç müderris olurdu. Burada müderrishk ve kadıhğm X V I I . terbi verilirdi. Meselâ İptida-i hârice geçmesi icabeden bir müderris daha üstteki Iptida-i dâhüe terfi ettirilirse onun isminin yanma • yilu J »-İJ t\jcj\ {İptidai dâhil be-tafra) ibaresi yazılırdı. bundan daha aşağı otuz ve yirmi akçeh müderrishkler gehrdi. Hareket-i hâriç. tptida-i altmışlı. asırdaki tertiplerini göreceğiz. Süleymaniye (dört med­ rese). aşağı deİptida-i hâriç.YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM İLMÎYE RÜTBELERİ DERECELERİ İlmiye rütbelerinin yani müderrislik ve kadddc derecelerinin tertibi X V I I . Onlann en büyüğü kırkh yani kırk akçe yevmiyeh müderrislik­ lerdi.jÜ. ve X X . Sahn-ı seman (sekiz medrese). yukan doğru olan müderris­ liklerde de aym usul caridir. Hareket-i altmışh. dtimas hariç) ehhyet aranırdı*. tptida-i dâ­ hil. Bu tâbir ilmiye ıstdâhmda sırası gelmeden terfi edenlere mahsus bir tâbiridir. Utizam himaye veya yüksek eldiyetleri sehehiyle hulunduğu derecenin sıra beklemeden bir veya birkaç derecesine birden yükselenlere tarik defterlerinde isimlerinin kenarma (ta/ra) yazdırdı. fakat teşrifatta birbirine herhangi birisinin aym derecede olan İptida-i hâriç müderrisi de dereceleri tefevvukları kıdem ve ehhyetlerine göredir.

272 OSMANLİ D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I kırk. Dârü'l-hadîs ve Süleymaniye müderrisleri mahreç mevleviyyetini kabul etmezlerse buna teklif olunur. Sahn-ı seman 8. Mûsda-i sahn. Iptida-i altmışh derecesinde on. Dârü'l-hadis-i Medaris-i Sideymaniye*. terfi edince Dârü'l-hadis müderrisi olurlar. Medaris-i sahn-ı seman. XX. * Müderrisliğin en yüksek derecesidir. Iptida-i dâhd 48. Kadı olmak isUrse mahreç meva­ lisinden olur. Daha sonra K Y I I I . kabul etmediği takdirde daha sonraki Hamişe müderrislerine teklif olunur. Mûsda-i asırdaki terfi eder ise Süleymaniye birinin müderrisi olurken bu X V I I I . terfi ederse dört Süleymaniye medresesinden birisine müderris olur. yeni kanunla Hâmise-i Süleymaniye müderrisi ve daha sonra da Sideymaniye müderrisi olurdu. * Dört müderrisliktir. I Beş medresedir. İptida-i dâhd ^ Bu. e. İptida-i altmışh 4 8 . Mûsda-i sahn derecesinde altmış dokuz. Hareket-i altmışlı derecesinde dokuz. Hâmise-i Süleymaniye beş medrese olup evvelce Havamis-i Süley­ maniye denilirken sonradan Tarik defterlerinde Hâmise-i Süleymaniye tâbiri kullanılmıştır (Cevdet Tarihi. Hareket-i dâhd derecesinde elh beş. XX asırda mnderrialik dereceleri Sideymaniye". > Buranm müderrisi terfi ederese Hanûseden bîrine müderris olur. asırda niye^ ismiyle beş müderrislik Süleymaniye daha ilâve müderrislikleri ile Mûsila-i Süleymaniye müderrislikleri Sideymaniye müderrisi K V I I . 111). Mûsda-i sahn 88. Dârü'l-hadis müderrisi bir olup Sideymaniye medresesi derecesi verilmiş olan sekiz ve Hâmise-i Süleymaniye derecesi alan on dokuz. Dârü'lhadis müderrisi mahreç mevleviyetini kabul etmezse buna teklif edilir. asırda. yukardd müderrisler mahreç mevleviyyetini kabul etmezlerse Mûaüa-i Süleymaniye mü­ derrisi tâyin edilirdi. Hareket-i altmışh. Hareket-i hâriç. •gağıdon ynkan Hareket-i dâhd. . Hareket-i altmışh 32 müderristi.) tarihinde hâriç müderrisleri kırk. I. erbaa-i Hâmise-i Sideymaniye'. Mûsda-i Sideymaniye*. otuz ve yirmi akçe yevmiyeli müderrislerin tâyinleri kazas­ kerlere ait olup diğerlerini şeyhülislâm inha ederdi. İptida-i hâriç. Sahn-ı seman derecesinde dokuz. asırda medreselerinden araşma Hâmise-i Sülema­ edilmişti. s. Mûsda-i Sideymaniye derecesinde on sekiz. 1300 H . (1883 M. Iptida-i altmışh. Hareket-i dâhd 32. Iptida-i dâhd.

En son Tartk defterinde tptida-i hâriç derecesinde 319 mfiderris vardı. MEVALt KANUNÎ VE MÜDERRİSLERE SÜLEYMAN EDİLEN tATBİK DAİR ZAMANI KANUN SULTAN VAZOLUNUP 1 . Ve Şâm-ı şerij ve Haleb ve Yenişehir Selanik kazasmdan mâzul olanlar Mısr-ı Bursa kadısı olurlar.Tertiliü'Imaıuıb l^aı**»'!-* kadîm-i Sultan Siüeyman Han aleyhi'rrahmetü ve'l-gu£ran hazretlerinin zaman-ı şerif­ lerinde olan kanundur malûm ola.y>l«l â'Iemi ve dindar ve müstakimi RumeU kazaskeri olmak evlâdır. 18 . Süleymaniye'den olurlar. timiy TtfUMlt. Rumeh Kazaskerhğinden mâzul olan efendüer yine tekrar Rumeh olmak kanundur. Edime ve Bursa müderrislerinin tertibi de tstanbul müderrisliklerimn aynı olup bu iki yerdeki kadı olmak isterlerse Devriye Dârül-hadis müderrisleri mevahsinden olurlardı*. ( 1882 M. s. V e iUâ Anadolu'dan mâzul olanm akdemi ve . 103 . eğer Anadolu'dan mâzul olanlarda müstehik yok ise. Ve yine İstanbul kadısı Anadolu payesiyle olmak kanundur ve Mekke-i Mükerreme ve Edirne veyahut Mekke ve Edirne payesi olanlar İstanbul kadısı olmak kanundur. Hareket-i hâriç derecesinde yüz eUi beş ve tptida-i hâriç derecesinde iki yüz yirmi altı müderris vardı.İLMİYE RÜTBELERİ DERECELERİ 273 derecesinde yetmiş dokuz.) senesine ait Ankara Salnamesi ve İlmiye (Tırhala Yenişehri) ve Kahire şerij ve Edirne ve mâzul olanlar Mûsila-i Ve Yenişehir'den nasb olurlar ise Şam-ı ve Haleb kadısı Salnamesi.136. anlara gayrileri takdim lâyık-ı seza değddir. Yahut tstanbul siyle arpalık olmak kanun-ı kadîmdir. Bursa ve Mısır kadısmdan (kaddığından) mâzul olanlar Ve İstanbul'dan mâzul olan efendüerin akdemi ve a'lemi Anadolu'ya olmak ka- paye­ Mekke-i Mükerreme veyahut Edirne kadısı olurlar veyahut Mekke ve Edime payesiyle arpahk olurlar malûm-ı şerif ola. ^ 1300 H. mmdur.

ve ve Üsküdar Eyüb'den mâzul olanlar İzmir kadısı olurlar bir ehl-i ihm ve fâzd olurlar ise. Ve Eyüb ve Üsküdar'dan mâzul olanlar Filibe ve Manisa ve Belgrat ve Diyarbekir mâzul olanlar Manisa mansıba olurlar. 2 Menisdt ı Mcharic-i olurlar. Ve Mûsda-i sahn müderrisleri fakirü'l-hal olub muhtaç olur­ lar ise ve mansıb ihtiyar ederlerse Kayseri ve Sojya ve Konya ve Sakız olurlar ve illâ Sahn müderrisi olurlar. Manisa'dan mâzul ve Bağdad'tan ve Filibe'den mâzul olanlar ehl-i ihm dindar ve müstakim olurlar ise Medine-i Münevvere kadısı olurlar veyahut Galata ve Eyüb kadısı olurlar. Ve Galata'dan ve İzmir'den mâzul olanlar tekrar yine Galata ve İzmir olurlar Ve Bağdad'tan mâzul olanlar ve Filibe'den paye de. olurlar ve illâ Mûsda-i .Şîam-Tra6/us'dan mâzul olan efendder yine Bosna ve Sojya kadısı olurlar veyahut yine mâzul olduğu mansıbı olurlar. Ve Bağdad Diyarbekir olurlar ve Belgrad'dan mâzul olanlar Filibe veya veyahut yine rücûü'l-kahkara mâzul olduğu mansıbı olurlar. Konya ve Kayseri ve Maraş ve . Ve Sahn müderrisleri fakir olub mansıb ihtiyar ederse Manisa ve Diyarbekir ve Belgrat olurlar ve dlâ Altmışh müderris olurlar. Bosna ve Sojya ve Kandiye'den ve Belgrat veyahut yine mâzul olduğu Kama- 'Ş^"*"* jeri/ ve Haleb ve Yenişehir ve Selanik ve Kudüs-i şerij olurlar veyahut ihtiyarlariyle Şam payesi de olurlar ise Süleymaniye olan Efendiler Galata ve Üsküdar dahi olurlar ve Mûsda-i Sideymaniye'den mansıb Kudüs ve İzmir ve Filibe ve Bağdad ve Galata mehârici olurlar ve illâ Sideymaniye olub ondan Sideymaniye mansıb olurlar. SaAitz'dan ve Kütahya'dan ve Erzurum ve Sinob ve niçe'den mâzul olanlar Konya ve Kayseri ve Maraş olurlar.274 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E T E Ş K Î L A T I Ve Medine-i Münevvere'den ve Kudüs-i şeriften mâzul olanlar Şam-ı şerij ve Bursa kadısı dahi olurlar. Ve Dâhd müderrisleri fakir ve muhtaç olub mansıb ihtiyar ederlerse Sakız ve Maraş ve Şam-Trablus sahn olurlar. AUmışh müderrisleri ihtiyarlariyle mansıb olurlar ise Üsküdar ve Eyüb ve Filibe dahi olurlar ve illâ Mûsda-i Sideymaniye olurlar.

3 . Kırk akçe medreseden mâzul olanlar ehl-i ihm ve fâikü'lakran olurlarsa on iki sene infisalden sonra şeyhuUslâm seUemehüsselâm hazretlerine varub tezkerelerin götürüb âsitaneye def­ terlerin kaydedüb mülâzemete izin alurlar ve iUâ Kazasker kapı­ şma varub kadı olmağa mülâzemet ederler ve şimdiki halde sabıka merhum ve mağfurun leh Y a h y a E f e n d i Hazretlerinin divan­ dan ihraç ettüğü hatt-ı şerif ve emr-i şerif mazmum üzere ehl-i ihm olub ve fâikü'l-akran oldukta altı seneyi tecavüz ettikte yediye bastıkta mülâzemete izin verilmiştir. Altmışh ancak Rumeh Kazaskeri ve Ankaravî Kazaskeri tarîk-i Ejendi Hazretleri Ana­ medresesi ve Dâhil medresesinden mülâzemet ahnmasm .MÛ8ila-ı ^ veyahut ihtiyariyle tarikten feragat edüb Saieymaııiyye ye . inkisardan sakmub ehl-i ilme medrese verilüb ve indaUah ve indennas me'cur olalar.K^nun-i kadîm. Hâriç medresesinden mansıb ihtiyar ederse yüz elh akçe ve mansıb olurlar ve illâ dâhil îtibar olunur. eUerinde berat olan muîdleri mülâzeye Dahil mete kaydedüb mesrur olurlar. Tariki olmayub ve cahil olub vüzerây-ı izamdan ve vükelây-ı devletten birine intisab ve imam olup gelüb şefaatle cahiU ehl-i ilme takdim edüb inkisar almıyalar. malûm oluna. ^^^^ âhırete İntikal ettikte bunAltnnglı ye Sahn ye Mûaıla-i ıhan ^^rm. asır ortalan) şeyhuUslâm dolu iken Kemal (iken) Efendi-zâde Esad ulemayı ibrahim tazyik için Efendi. zira fukarây-ı ulemamn in­ kisarı âlemi harab eder. kanun-i kadîm budur.Î L M t Y E R Ü T B E L E R İ DERECELERİ 275 Ve etraf-ı istanbul'da Dâhil müderris olanlar mansıb aldıkta Erzurum ve Sinob ve Kamaniçe ve Kütahya kadısı olurlar. Sonra B o l v î M u s t a f a E f e n d i ( X V I I . Müderris efendiler şart-ı vâkıf tâyin ettiğü üzere haftada üç gün veya dört gün tahsil-i ilm ü marifet ederler ve mâni-i şer'î olmadıkça dersi terk edüb devr-i ebvab etmiyeler ve illâ derse müdavemet etmezlerse vakfın tâyini üzere varmazlarsa müte­ veUi varmadıkları günün vazifesini ahkoyub vermiyeler. bunlarda birisi mansıba rcMyn.Ratbetfi'l-Med.kalktıkta veya âhar medreseye hareket ettikleyıııani7e. Kandiye ve Kütahya Kamaniçe kadısı olurlar. Sitte-i Sû. malûm-ı izzet oluna. Ve halen şeyhuhslâm seUemehüsselâm Hazretleri anlarm dahi düstûrü'l-ameUeri emr ile hatt-ı şeriftir.

Halep kadısı terfi ederse evvelâ Kudüs mevleviyeti paye­ sini alır ve sonra Kudüs kaddığma tâyin eddir ve bu yukan derece­ lere kadar böyle giderdi. Kudüs. Fihbe. Bu mevleviyetler de şunlardır : ^ Bu. ASıRLARDAKI MEVLEVIYETLER BÜYÜK Bu kaddıklarm aşağıdan yukanya olan leri şöyledir : derece- Halep. O s m a n admda bir zat .276 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I dört payede alınsun deyu Pâdişah-ı tslâm Hazretlerine arz edüb anlar payeden mülâzemet ahusun deyu hatt-ı hümâyün-ı saadetmakrun sadaka ve ihsan edüb hâlen anınla amel olunur ve lâkin tazyik olmağla alan kâğıdm furuht edüb veya emaneten alub tarîk-i ulema acnebi ile doldu. Mekke. İstanbul kaddıklan ve bunun fevkinde Anadolu ve onun da üs­ tünde RumeU Kazaskerlikleri. Mısır. Mecmuayı tertip etmiştir. Şam. Üsküdar. Belgrat. izmir. tstanbıd payesini alan zat bdfid tstanbul kadısı olur ve Anadolu Kazaskerhği payesini aldıktan sonra da sırası gelince fiden bu makama getiriUrdi. Bursa. Halep'ten itibaren bu kaddıklarm payeleri vardı.X X . (1684' M. Galata. Medine. ilmiye kanununu havi mecmua bahisleri tatkik edilecek oluıga 1058 Recebin­ ihtiva ettiği görülür. rica olunur ki saadetin sadr-ı âzam hazretleri ve şeyhuhslâm hazretleri ve iki kazasker efendiler dahi maan şefaat edüb Pâdişah-ı tslâma arz edüb yine kelevvel altı rütbeden mülâzemet almub fukarây-ı müderrisinin ve tedam olalar i. talebe-i Uim fukarasmm hayır duasmı aldınıb makamlarma daim müs- X V ı ı . den 1095 senesine kadar muhtelif 1095 H. Sofya. Yani Halep kadıhğmdan bir derece aşağıda olan Selanik moUası bir derece terfi ederse iptida Halep payesini alıp sonra biKid Halep kadısı olurdu.) 'de M e h m e d b. Eyüp. Bağdad. Manisa. Diyarbekir. Edime. Yenişehir (Tırhala Yenişehri). Halep kaddığmdan aşağı ikinci sınıf mevleviyetlerin sırası yukandan aşağıya şöyle idi : Selanik. Bunlardan aşağıya doğru olan kaddıklarm (üçüncü smıf mevleviyetlerin) sıra tertibi olmayıp payede hepsi müsavi idüer. .

2783. Yukanda asırda. Kadmm payesi yükseldikçe evvelki payesinde olan nisam almarak yeni payesinin nisam verilirdi. Havass-ı Refia (Eyüp).İLMÎYE RÜTBELERİ DERECELERİ 277 Ankara. Nişanlar diğer mülki ve asker! memuri­ yetlerin nişanlan gibi darphanede yapdırdı (Hatt-ı Hümâyun vesikaları. 2780. Tire. Şam. Mara. Nr. Bosna. istanbul. Galata. Yenişehir. ve X X . Bosna.Garp. XIX. Birgi. Babkesir.. Kamaniçe. asırlarda Osmanb devletinin sonuna kadar olan mevleviyetlerin dereceleri yukandan aşağıya şu tertip üzere devam etmiştir*. Mısır. Mekke. Mihaliç. Rumeli. Antep. Maraş. ' 1826'da Yeniçeri Ocağınm kaldırdmasmdan sonra II. Kudüs. Sofya. Medine. Kandiye. de mevleviyetlerde bazı değişiklikler yapdarak Mekke beraber Medine kaddıklan Haremeyn mevleviyeti ismiyle istanbul kaddığı de Edime kaddığı araşma aimmıştır. Gelibolu. Mudurnu. Erzurum. kaddıklar kısmmda görüldüğü üzere XVIII. Trablus . Menemen. Fener. Bu suretle Hare­ meyn kadısı terfi ederse tstanbul payesini alırdı*. Yenişehir. Selanik. Edirne Bursa. Girit Yunanistan'a geçmiştir. Mahmud'un yapmıg olduğu yenilikler arasmda paye sahibi kaddara derecelerine göre nişanlar ihdas edilmiştir. sene 1244. Filibe. Revan kütüphanesinde 1506 numaradaki Tarîk defteri). Boyabat. 1254 H). Halep. Trablusgarp (Topkapı Sarayı. Erzurum. 22801. Kayseri. Sakız. . Ya bizzat gidip kadılık eder veya payesini alır. Anadolu Kazaskerlikleri. İzmir. Bağdat. Rumeli Kazaskerliği Anadolu Kazaskerliği tstanbul Kaddığı Mekke Kaddığı Medine Kaddığı Edirne Bursa Bdâd-ı Hamse mevleviyetleri' Şam Mısır 1 XVIII asırdaki mevleviyetler söyledü: Haremeyn mevleviyeti. * Filibe Bulgaristan'da kalmış ise de Bflâd-ı Hamse ismi değişmemiştir. Lefkoşe. Tokat. Sofya. Üsküdar.

278 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI Kandiye Kudüs Halep Eyüp Selanik Mahreç mevleviyetleri. Bunlar mabreç payesi de alırlardı. Bağdad Antep Bosna Erzurum Maraş Devriye mevleviyetleri ^ TrbIuB Garp Beyrut ^ Devriye ınevaliti yukanda adı geçen vilâyet ve sancaklardan herhangi birisine tâyin olunup sonra sırasiyle o kadılıklar dahilinde devrettiklerinden dolayı bunlara devriye mevalisi denihnigtir. . Yenişehir (Tırhala Yenişehri) Galata İzmir Sofya Trabzon Girit Payesi de vardır.

müderrisler. kısm-ı mahsusunda gösterilmiş olup en yüksek dereceleri Sitte denden kadılık idi.İLMIYE RÜTBELER! DERECELERI 279 Diyarbekir Rusçuk Sivas Devriye mevalisi Adana Çankırı Van Fflye-i mücerrede Kadılıklardan bir de Pâye-i mücerrede eshabı denilen kadı payesi vardı. nakibü'l-eşraf kaymakamlan * ve sair yüzlerce zevat bir şeref olmak üzere bir yolunu bularak bu itibari rütbeleri alırlardı. mabkeme azalan. 1 Naldbül-ejraf kaymakamlan. Umiye sınıfina uzaktan yakmdan alâkalı olanlar. İçlerinde kaddık. müftidük edenler. İzmir pâye-i mücerredesini alan bir zat Edime pâye-i mücerredesine terfi ederdi. naipler. terakkderi yoktur ve mansıp zaptedemezler. Neşreddmiş olan salnamelerde müderris ve kaddarm sırası kısa olarak gösterilmiş olup bunu da aşağıya koymak suretiyle bunlar hakkmda daha ziyade malûmat veriyomm : Rumeli Kazaskerliği : Evvelâ bu rütbenin payesini ahr. Pâye-i mücerredelerin X I X . Onlar da Edirne ve İzmir pâye-i mücerredeleri i d i : Bunlar yalmz payesini alırlar. asrm ikinci yansmda ihdas edilmiş olduklan anlaşılmaktadır. Kaza kaddanmn tertibi. itibari bir de­ recedir. s&d&ta nezaret eden Nakibfi'I-egrafin kazalardaki vekilleri idi ve onlar tarafından tftyin olunurlardı. . Bu Sitte kaddarma Eşraj-ı kuzât denilirdi*. sonra bizzat kazasker olur ve icabederse bu makamı mükerreren işgal eder. * Kadılıklar kummda kaza kadılarmdan bahsedilirken izahat Terilıııiftîr.

Kudüs. Buranm müderrisi kadı olmak isterse mahreç mevleviyetlerinden birine tâyin olunurdu. Buradan terfi eden bir müderris . Havass-ı Refia (Eyüp). Adana. tstanbul Kadılığı : tptida payesini alır. Pâye-i mücerrede eshabı teyhyemezdi. Müderrislikler Dârü'l-hadts Müderrisliği Bu müderrishk Kibâr-i : müderrisin denilen müderrishklerin (Edime ve İzmir pâye-i mücerredeleri) yalmz payesine nail olur. Halep. B e y m t .280 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Anadolu Kazaskerliği : tptida payesini alır. Mısır. Erzumm. Antep. Çankırı. Trablus . Galata. Sofya. Sivas. İzmir. Haremeyn Mevleviyetleri : alıp sonra bizzat Rumeli kazaskeri olur. Mükerreren Anadolu kazaskeri olanlar da varsa da nâ­ Mekke ve Medine kadılıkları olup ya bizzat mansıbmı zap­ teyler veyahut Haremeyn payesi verilirdi. Trabzon. Süleymaniye Müderrisliği : Dârü'l-hadis'ten bir derece aşağı olup dOrt müderrisliktir ve Süleymaniye Camü yakınmdadır. Şam. Rusçuk. Diyarbekir. Selanik. Devriye mevleviyetleri : Bağdad. Fenar (Tırhala'da). bundan sonra Rumeli kazaskeri payesini dirdir. Filibe Mahreç mevleviyetleri: (Payeleri de vardı). terakki edemez ve mansıp zap- en yukan derecesi olup Süleymaniye Camiinin kıble tarafmdadır.Garp. Maraş. sonra bizzat zapteyler. Girit kadı­ lıkları (Payeleri de vardı). Yahut Anadolu payesi verilir. Bursa. sonra bilfiil mansıbmı zapteyler. Yenişehir. Bilâd-i hamse mevleviyetleri : Edime. Bosna.

îptida-i dahil müderrishği 48. Buradan terfi eden müderris İptida-i altmışlı müderrisi olurdu. (Dârü'l-hadîs-i tsmad Sahn-ı Mesudiye bilâ-îtibar Mûsda-i Sideymaniye derecesiyle : Sahn medreselerinin bir derece altmda olup seksen sekiz ve Dizdariye müderrishği derecesi seman itibariyle Midillih Mehmed Emin Efendiye verildiği gibi ^. Meselâ Piyale Paşa medresesi Hâmise-i Süleymaniye itibar edilerek Şehri AtauUah Efendi'ye Ahmed Ramiz Efendiye). Sahn-ı Seman Müderrislikleri : Fatih Camiinin iki taraûnda sekiz medrese müderrislikleri. Terfi eden. Dârü'l-hadîs ve Süleymaniye müderrisleri. ^ Mefihatin En Son Tarik defteri (kütüphanemizdeki nüsha). Mûsila-i Sahn Müderrisliği müderrishk ttibar edilmişti. Bunlardan sonra adedi 32 olan Hareket-i altmışh ve adedi 38 olan tptida-i altmışlı müderrishkleri gehrdi. Terfi ederse Hâmise-i Süleymaniye müderrisi olur. Hâmise-i Süleymaniye Müderrisliği : Süleymaniye müderrislerinin bir derece aşağısında olup beş müderrisliktir. Mûsila-i sahn'm aşağısmdaki Hareket-i dâhil müderrisUği 32.İ L M İ Y E RÜTBELERİ DERECELERİ 281 Dârü'l-hadîs müderrisi olur. îşte yukandan aşağıya kadar gelen bu dört dereceU müderrislere Kibar-i müderrisîn deniUrdi. . Müderrislikler. bazen herhangi bir müderrise itibarî olarak verilirdi. mahreç mevleviyetini kabul etmezlerse bunlarm kıdemhsine : veriUrdi. Dârü'l-hadîs müderrisi kendisine tekhf edilen mahreç mevleviyetini kabul etmezse o zaman bu Sülejrmaniye müderrislerinin kıdemhsine teklif olunurdu. Mûsila-i Süleymaniye Müderrisliği Hâmise müderrisliklerinden bir derece aşağıdır. Süleymaniye medreselerinden birine müderris olur. Yahut isterse mahreç mevalisi olurdu. Hareket-i hâriç 40 olup tstanbul müderrishklerinin iptidası olan tptida-i hâriç müderrishğinin adedi muayyen değildi. Eğer yukarıki müderrisler kendilerine teklif olunan mahreç mevleviyetini istemezlerse bu dereceh medrese tekUf edilirdi. artar ve eksilirdi.

.

Mîrü'l-ümera. ». V I I I . . Ûlâ Sınıf-ı sânisi. Istabl-ı Ânüre rütbeUleri. Ûlâ Smıf-ı evveh* Ferik (Korgeneral). Bu rütbelerle beraber dmiye rütbeleri arasmda mua­ delet yapdnuş ve merasim esnasmdaki teşrifatta ona göre hareket eddmesi takarrür eylemiştir. Rumeh Beylerbeyi. Rütbe-i Sâlise. Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri.(1B46 M. Ûlâ Smıf-ı evv^oh* Ferik. Bilâd-i Erbaa (Bdâd-ı Hamse) Mahreç Mevahsi. 92). Miralay. (1833 M.)'de tertip edden yeni teşrifat defterinde : Vezir ve Müşir. 1264'deki iirasmda bunu göstermemiştir.YIRMI IKINCI BÖLÜM İLMİYE RÜTBESİNİN RÜTBELERLE MÜLKÎ VE ASKERÎ MUADELETİ ve midkî rütheler dereceleri teshit Sultan I I . Mîrmîran. Saniye Smıf-ı sanisi.(1847 M. İlk defa tertip edden muaddet şöyle idi : Vezir. Hâcegân (Kalem < t l â U e saniye rütbeleri arasmda ohnak üzere 1263 H. Saniye Sımf-ı evveh. İstanbul Kadısı.)'de rütbe-i saniye mütemayizi ismiyle bir rütbe ihdas edilmiş ise de Lütfi tarihi. * Ûlâ rütbesi 1249 H . Kapıcıbaşı rütbesindekder. H . Bâlâ Ricah. Mirmiran ve Ûlâ smıf-ı sânisi. sonra sırasiyle : Rumeli ve Anadolu Kazaskerleriy Rütbe-i bâlâ*. Kaymakam. tstanbul Kadısı. aşağı rüûsu olan ulema ^ Binbaşı. (1848 M. Haremeyn pâyehleri. M a h m u d zamanmda askerî ihdas olunup daha sonra huna göre rüthe eddmişti.)'de ihdas edilmiş ve 1255 Şevval (1839 Arabk) *de Kazaskerler Ue ferikler arasmda olmak üzere ûlâ smıf-ı evveli ve ferikten sonra gelmek üzere ûlâ rütbesi Udye ayrdarak ûlâ Sınıf-ı saniyesi bn sıraya konmuştur (NıMbetû'l-vekayi). * 1262 H. Mirhva. tstanbul âmirleri) 1264. * tstanbul müderrİBİigi rüûsu olanlar Mûsda-ı Süleymaniye'den derecede olan müderrislerdir. c. Rütbe-i Râbia esbabı. Müşir.)'de ÛlaSmıf-ı evvelinin üstfinde olarak ihdas edilmiştir (Lütfi tarihi.

Birinci Ferik (Or­ asır sonlariyle XX. Kibar Müderrisîn . Hamise-i Süleymaniye. c. s.Rikâb-ı Hü­ mâyun Kapıcıbaşılığı. Mûsıla-i Süleyma­ niye müderrisleti. Mirliva. 1264 H .Rütbe-i Saniye smıf-ı Sânisi . Mîrü'l-ümera. Haremeyn Amire payesi. 156. XIX. Saniye Mütemayizi Bilâd-ı Erbaa.Rütbe-i Ûlâ Smıf-ı sânisi. şöyle idi *. e.Binbaşdık . Süleymaniye. Bunlarm adedine göre on dört nişan ihdas edilerek vasıtasiyle kendilerine verilmiştir ' . Rumeh Kazaskeri .RumeU Beylerbeyhği.Mirhvahk (Tümgeneral) . Saniye Smıf-ı sanisi. (1848 M. Miralay.Ferik evveh . * İlmiye Salnamesi ve Konya Vilâyeti Salnamesi. tstabl-ı Kapıcıbaşı. VIII.tstabl-ı Âmire Müdürlüğü . Kaymakam. İstanbul Kadıhğı . Haremeyn Mevleviyeti . Rütbe-i Sâlise. 176. Müşirlik. Vezirlik.Mira­ laylık • Askeri Kaymakamhğı (Yaıbay) .Miralaylık (Albay) . Kibar-i Müderrisin i. Hâcegân rütbesinde olanlar muadil tutulmuşlardır*. Bu Kibar Müderrisinden sonra gelen müderrisler ile Binbaşı. Mahreç payesi. asır başlarındaki teşrifat sırası da şeyhuhslâm general) . VIII.284 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I payesi. ' Dârûl-hadts. Mahreç Mevleviyeti. Mevleviyeti .) tarihine kadar Bilâd-ı £r6aa (Hamse) ve Mahreç mevahsinin memuriyetlerine mahsus nişanlan yoktu. > Lütfi tarihi. Rütbe-i Râbia esbabı. Mûsda-i Sideymaniye mâdımundaki müderrisler-Alay Eminhği. t.Rütbe-i Ûlâ Sınıf-ı Saniye sınıf-ı mütemayizi.Rütbe-i bâlâ. 155. Bilâd-i Hamse Mevleviyeti .Rütbe-i Sâhse .Rütbe-i (Korgeneral) .Mîrmiranhk . » Lütfî tarihi.Anadolu Kazaskeri .

İ L M Î Y E RÜTBESİNİN MUADELETİ 285 UUmanm elkabı . Mulıarreratta aşağıdaki elkap kıdlanılırdı : Şeyhülislâmlara Kazaskerlere : Devletlû. Mahreç ve Devriye Mevalisine : Fazdetlû Efendi Sair Kaddara : Meveddetlû Efendi Müderrislere umumen : Mekremetlû Efendi. . Semahatlû Efendim Hazretleri : Semahatlû Efendim Hazretleri İstanbul Kaddığı pâyelilerine : Fazdetlû Efendim Hazretleri Haremeyn Mevleviyeti pâyelilerine : Fazdetlû Efendim Büâd-i Hamse.

.

cdt. 1925. Raşit Tarihi zeyli (Çelebi-zâde Asım Efendi) 1284 tabı. Ravzatül-ebrar zeyli Naima Tarihi 1280'de hası. Vekayinâme (Abdi Abdurrahman Paşa). Umumi Kütüphane nüs­ matbu nüsha I I I . Müneccimbaşı Tarihi. basılmış beş cilt. kütüphanemizdeki basümamış cütler. MiUet Kütüphanesi nüshası. Künhü'l-ahbar (Âh). Mir'atü'l-memalik ve Derecatü'l-mesalik (Gelâl-zâde Mustafa Bey). Raşid Tarihi (Raşit Efendi). Nr. 1282'de basdan nüsha. (Karaçelebi-zâde). Esad Efendi kitapları. Kütüphanemizdeki nüsha. 2151. Ravzatü'l-ebrar (Kara Çelebi-zâde Abdidaziz Efendi). TacüU-tevarih (Hoca Sadeddin Efendi). Nr. Tevarih-i Âl-i Osman (Lütfi Paşa). Selânikî Tarihi (Selânikî Mustafa Efendi). Esad Efendi kitapları. Fezleke (Kâtip Çelebi). 2259. Künhü'l-ahbar (Âh). fî Hulâsat-i ahbari'l-hâfikin) (Ravzatü'l-Hüseyia matbu nüsha. 1245'de matbu nüsha. Tevarih-i Âl-i Osman (Oruç Bey). Selânikî »Tarihi (Selânikî Mustafa Efendi) basdmamış kısımlar. 1332. İstanbul tabı. Nr. 1283'de matbu nüsha. Behiştî Tarihi (Behiştî). 1281'de basdmıştır. 1279 tabı. . 779. 1286'da matbu nüsha.Hieşıi Mehmed Efendi^ Türk Tarih Kurumu yayınlarmdan. Peçevî Tarihi (İbrahim Efendi). yazma. 1341 tabı. Neşri Tarihi (Cihannüma .İLMİYE TEŞKİLÂTINI Y A Z A R K E N İSTİFADE EDİLEN ESERLER Tarihler Tevarih-i Âl-i Osman (Âşık Paşa-zâde). Vekayi-i Tarihiyye (Topçular Kâtibi Abdülkadir). Franz Babinger neşri.

Halil Nuri Bey Tarihi (Hahi Nuri Bey). (Mustafa Nuri Paşa). 2428. kütüp­ (Şemi Molla). matbu cdtler. Nr. Ahdfilhamid'in emriyle S a l t a n A b d ü l a z i z ' i hal' eden Hüseyin A v n i . Fakat maalesef II. matbu nüsha. (Defterdar Mehmed Paşa). Takvimü't-tevarih (Kâtip Çelebi). 1219 tabı. 1292. Vasıj Tarihi Edib Ejendi (Mehasinü'l-abbar ve Hakayikü'l-âsar). 1311'de basdmıştır*. Ata Tarihi (Enderunî Ata Bey). Topkapı Sarayı nüshası. LiUjî Tarihi V I I I . Hayrullah Ejendi Tarihi fasiküller Mür'iü't-tevarih (Şamdanî-zâde). cdt. Kütüp­ Netayicü'l-vukuat Zübdetü't-tevarih Zübdetü'l-vekayi (Lütfi Efendi). Mür'i't-tevarih (Şamdanî-zâde). kütüphanemizdeki nüsha. 1198'de matbu. tstanbul. 1199'da basdmıştır. Silâhdar Tarihi (Fmddddı Mehmed Hahfe). Matbaa-i Osmaniye. Nusretnâme (Fmdıkldı Mehmed Hahfe). 1271-1292 matbu ' Ba eaer Şeml M o l l a torofindau 1264 genesine kadar gelen Sadr-ı âzam Şeyhülislâm ve Kaptan Paşalarm tâyİDİerini göstermekte olup sonradan kırk yedi sene daha ilâvesiyle 1311 H . Nr. 3122. matbu X . cdt. hanemizdeki nüsha. Vasıf Efendi Tarihi (Edip Efendi).mütercimi Atâ Bey). İlaveli Esmarü't-tevarih (Hayrullah Efendi). 1309. 1290. kütüphanemizdeki nüsha. Devlet-i Osmaniye Tarihi (Hammer . M ü t e r c i m R ü ş t ü ve M i t h a d Paşalarla ŞeyhuUslâm H a s a n H a y r u l l a h Efendi'nin isimleri bu cetvele konulmamıştır. Vehyeddin Ef. 1306 ve 1328'de matbu hanesi nüshası. Cevdet Tarihi (Ahmed Cevdet Paşa). . tarihine kadar getirilmiştir. basdmamış kısım. Nuruosmaniye Kü­ tüphanesi nüshası. Umumi Kü­ tüphane nüshası. müteferrika tabı ve zeyh. matbu cdt 1338. Şâni-zâde Tarihi (Şanî-zâde Ataullah Efendi).1146'da basdmıştır. İzii Tarihi (İzzî Efendi). 1284 tabı. Şakir Efendiler). (Mustafa Safi Efendi). Matbu. Takvimü't-tevarih Zeyh (Şamdanî-zâde Siüeyman Efendi). 1327 tabı. 1928. Asım Tarihi (Mütercim Asım).288 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Suphi Tarihi (Suphi Sami.

Teşrijat (Kütüphanemizdeki nüsha). Mekke-i Hukuk-i mamış tır. D'Ohsson. Teşkilât Mecmuası (Kütüphanemizdeki nüsha). Tarihten mezuniyet tezi. 1949. Paris Milli kütüphane­ sinden filmini aldırarak benim kütüphanem için de bir nüshasmm fotoğrafimn aimmasma müsaade etmiştir. Fatih Külliyesi daa 1946. Tekâlij Kavaidi (Abdurrahman Vefik). Halkondil Tarihi zeylindeki teşkilâta ait kısımlar (Ali Şevket Bey tercümesi). Dr. Kanun-ı Osmanî ve Râbıta-i Asitane (Kütüphanemizdeki nüsha). Histoire de l'Etat present de l'Empire Ottoman. Efendi). Kanun-ı Osmani (Mahmud b. tslâmiye Istılâhat-i Fıkıhiyye Lügati (Esbak İstanbul Müftüsü ve sabık Diyanet İşleri Reisi Ömer Nasuhi Efendi). Mehmed). Nr. kütüphanemizdeki nüsha*. Süleymaniye medreseleri (Bayan Remziye). tercümesinden). Taşköpridü-zâde Isamüddin. Koçi Bey'in Kavanin-i Kavanin-i Efendi). Ricaut (1812'de Paris'te basdmış Fransızca Mevzuatü'l-ulûm. 1970.İSTİFADE E D İ L E N ESERLER 289 Kanunnâmeler ve Oamanlı teşkilâtma dair eserler: Kanunnâme-i tmdan). Tarih-i Silsile-i Ulema (Esad Efendi kitaplan. Tableau Gineral de l'Empire Ottoman Paris. Nr. KendUerine müteşekkirim. basd­ . Dejter-i Divan (Aynî Ali Âl-i Osman der Mezamin-i Mükerreme Emirleri (tsmaü Hakkı Uzunçarşılı). Tarihten mezuniyet (Prof. i Bu kannımâmeyi Profesör Bay H a l i l İ n a l c ı k . Osmanh Kanunnâmeleri (Milli Tetebbular Mecmuası). kütüphanemizdeki nüsha. Hususî tetkikler: Sahn-i Seman medreseleri (Bayan Remziye). Koçi Bey Risalesi (1277'de basdmış nüsha). (Kütüphanemizdeki nüsha). Âl-i Osman (Hezarfen Hüseyin Nimeti Ejendi Kanunnâmesi Telhisü'l-beyan ji Kavânin-i Âl-i Osman (Tarih-i Osmanî Encümeni neşriya- Kanunnâme (Veliyyüddin Efendi kitaplan). Süheyl Ünver) Üniversite yayudanntezi. 2142). 1969. 1328. 1671 Amsterdam.

K . Sahm. (Mehmed Süreyya Bey). Âşık Çelebi. Vilâyet Salnameleri. 1956. sümamış ciltler (kütüphanemizdeki nüsha) Şuarâ tezkireleri'nden Lâtifi. Her ikisi basılmıştır. tbnûlemin. 1269 da matbu. 1268'de matbÛ. Şeyhi. (sandık) vesikalarından. matbu birinci ciltle ba­ Kmah-zftde. 1334'de Meşihat tarafmdan neşrolunmuştur. İnal.290 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI Arpalık Maddesi (Türk Tarih Encümeni Mecmuası. Salnamesi. Teracim-i Ahvale dair eserlerden t Şakayık-i Numaniye tercümesi (Hadayikü'ş-Şakayık). Nur-ı osmaniye Devhatü'l-meşayih ve zeyh (Rifat Efendi). tstanbul. Fatih Sultan Mehmed II. sene 16. Şakayık zeyli (Atâyi). vakjiyesi yayınlarından). 1935. Huzur Dersleri Prof. tstanbul. lı defter). s. 276). 1938. Cevdet tasnifi vesikalardan. tbnü'l-Emin Muallim Divan-ı Mahmud Kemal İnal tasnifi vesikalardan. Resmi Salnameler (1263'den 1272 tarihlerine kadar). . Başvekâlet Arşivindeki vesikalardan t Ali Emirî tasnifi vesikalardan. basümamıştır. Eyüp İlmiye Rehberi (tsmaü Hakkı Uzunçarşıh). Ramiz ve Fatin tezkireleri. Vakıflar Umum Müdürlüğü yaymlarmdan. (Müstakim-zâde Siüeyman Sadeddin Efendi) (Şakayık zeylinin zeyh). matbu ciltler. Vekayiü'l-Fuzalâ Kütüphanesi Osmanlı Müellifleri Nuhbetü'l-vekayi (Bursalı Mehmed Tahir bey). ve I I . Sicill-i Osmant (Mehmed Süreyya Bey). Riyazi. Vakfiyeler: Fatih Sultan Mehmed II. Hümâyun (Alman Müsteşrikler Cemiyeti Hatt-ı Hümâyun Teşrifat dejteri (MaUyeden Arşive devredilen defterlerden 29 Nr. M . ciltler). Meedi. (Ebûlûlâ Mardin). vakjiyesi (Vakıflar Umum Müdürlüğü yayınlarmdan). Vakıjlar Dergisi (I. Mühimme dejterleri'ndeiâ vesikalardan.

Osmanlı Türklerinde ilim (Doktor Adnan Adıvar).matbû cilt. 1364 H . MenShicü'l-inşa üâve 610. Abdülhamid ve Yıldız Hâtıraları (Başkâtip Tahsin Paşa). Mehmed). 194lMe matbu. Meşihatın En Son Tartk Defteri (kütüphanemizdeki nüsha). Evliya Çelebi SeyahtUnâmesi (matbu cdtlerden notlar). Kitdt-ı Nusretü'l-lslâm ve's-sûrur fî Tahrir-i Kitab-ı Atlas Mayor (Ebû Bekir Behram Dımışki tercümesi). Nr. Mecmua-i Tesavir-i Osmaniye (Arif Paşa). Tayyib Cökbilgin). 1281'de . 1951 ve 1955. îıakffl-meknunjVz-zeyi-i (1945) matbu. Paris Mdli K t p . Revan K . Mecmua-i münşeat. Tahkikat defteri (Topkapı Sarayı. (İsmail Paşa). Seyyah tnciciyan'ın matbu). BeUeten'dtn ahnan notlar. Hadikatü''l-cevami (Hafız Hüseyin Ayvansarayİ ve zeyU). Saray ve Ötesi (Hahd Ziya). 1940 da basdmıştır. Hrand Andreasyan tercümesi» (Yahya b. 3 2 5 .3 3 3 . 1943*de basd­ mıştır. Müteferrika tabı. 1339-1341Me matbu. alâ keşfi'z-zünun (İsmail Paşa). Paris Mdli K t p . sayı 9 . 1312. Feridun Bey münşeatı. Nr. haraları (B. matbu nüshalar. (1941)'deki matbu cütler. 1360 H . Tanzimat (Tanzimatın yüzüncü yd dönümü münasebetiyle). Y a z m a flâve 4434. Topkapı Sarayı Bağdad Köşkü Kütüphanesi. Edirne ve Paşa Livası (Prof. 1506).İSTİFADE E D İ L E N E S E R L E R 291 Diğer Müteferrik Eserler: Kejjü'z-tünun an-esam. Hediyyetü'l-Arijin EsmaüH-müelliJin Cihannüma (Kâtip Çelebi). Yeni Um-i Kelâm basdmıştır. Mevzıuuû'l-ülûm tercümesi (Taşköpridü-zâde Kemaleddin Mehmed). Y a z m a (İzmirh Ismaü Hakkı). İkdam neşriyatmdan.Vl-kütûb ve'l-Fûnun (Kâtip Çelebi).

.

68. AbdülmuttaUb b. 194n. 142n4. Abdülaziz. 148. şeyhül­ Abaza Hasan Paşa. Abdullah Efendi. Paşmakcı zâde.) müdürü. şeyhuUs­ lâm 73.. Abdidhamid I. âlim. 202. Abdülvehhab Efendi. bk. Abdülkerim Efendi. 210. 193. 195nı. 53.. nakibü'l-eşraf.zâde (b. Abdüllâtif.zâde. bk.zâde. Abdülmuhsin Kaysert. keri.) ne mensup âUm. K İ Ş İ A D L A R I AhdüUâtif Acemî. Abdülkerim Efendi. . Anadolu Kazas­ huUslâm. Fahri Razi mek­ tebi (b. kazasker. Ebe-zâde. Abdürrahim Efendi. pâdişâh. şeyhülislâm. Arap . 193. 189.. 212. şeyhuUslâm. I02nı. müderris.zâde. 217. m n . Mehmed Çelebi (b. şehzade.zâde. Abdi Ağa. 51. müverrih. 73. 196. son halife. nakibü'l-eşraf. Sin.) in oğhı. 146. 167. şeyhülislâm. 268. 26. 194n2. reiaalkütUp. Abdülkadir Cürcanî. Abdullah Efendi. nakibü'l-eşraf. Hazreti peygamber'in dedeleri. Âbdülmecid Efendi. I I . müderris. Abdi Ağa. bk. bk. Abdülvehhab Efendi. pâdişâh. RumeU Kazaskeri. 214nı. Şey­ huUslâm Müeyyed . Ana­ Abdülbaki Mahmud Efendi.) nin torunu. bk. 76. 102n. 161nj. 52n3.) nin oğlu. hk. 53. Abdülbaki Arif Efendi. pâdişâh. Şeyhi. Abdülkadir Efendi. 236. 30n. şeyhuUslâm. Hâşim. Kazaskeri. Ispartah.. 145. Rumeli Kazaskeri.zâde. Dürri . çavuşbaşı. 215. Yâsinci . Karaçelebi . 190n4. 195. MuaUimhâne-i Nüvvab (b. Abdülkadir Efendi. 211. İstanbul'da ilk müder­ rislerden. 162. AbduUah b. Abdülhamid I I . 225. Hazreti Peygamber'in amcası. Abdühnecid. derris. 222. 195. AbdUhneUk. 231.D İ Z İ N I. Abdülkerim . Menteş-zâde. Anadohı dolu Kazaskeri. islâm. 225.. bk. Tevkil A b ­ durrahman Paşa. mü­ Abdülhalim Efendi. Seyyid. 72. Abdülkadir. Abdülkerim.) nin oğlu. 167. 146n„ 268. Ahbas b. Süleyman'ın hocası. Şeyhî . 5. İÇSu. Ahi-zâde. Ebus­ suud Efendi (b. Abdülvehhab Efendi. 53. şey­ Abdülhalim Efendi. Ahi-zâde.zâde. Abdülmümin Efendi. . 105. şeyhuUslâm. Abdülaziz Efendi. Beyzavi. Ömer Beyzavî. AhdüUâtif. 223. Kadı. Abdürrahim Efendi. AbduUah Efendi. 219. 167. Abdülmuttalib. Abdürrahim Efendi. 197. Seyyid. tstanbıd Kadısı. Fatih'in hocası. Uluğ Bey (b. 64. pâdişâh. şeyh. bk. 147.

Bur­ salı. Seyyid. II Süleyman'm yazı hocası. müderris. 59. I63n. Erzincanlı.. Hâfiyt-i uerid (b.zâde. Abdurrahman Efendi. 9. Osmanh tarihçisi. Hazreti Peygamber'in amcazadesi ve damadı. AK. Alâüddm Esved. II.. 7. Alâüddin Keykuhad (I) b. müftü. 89.) ne mensup âhm. Fahr-i Râzi mektebi (b. Ahmed Efendi. Taş­ köprülü . 96. p&dişah. 79. 43. Mahmud el-Cündî. Ahmed b. Müfti . 206np 224. Konyalı. İsa oğlu. şâü. Bosnalı. 5. 188. 9. pâdişâh. 158. âlim. AbduUah Efendi. Abdurrahman Çelebi. 30. 183. 193. Ahmed Efendi. 146n. Ali. Abdülkerim Efendi. Adudüddîn. 2I6nı. 237. bk. 222. 35. Yenişehirli. pâdişâh. Seyyid. Alâüddin.zâde. Ali. Dojutanh. Anadolu Kazaskeri. mdderris. Tikveşli.239.131. Ahmed Isamüddin Efendi. 156. 145. 193. Şirazh âlim. 197. mü­ derris. SOuj. Abdurrahman Bey. Alaşehirli. 183. müderris. Mesud. Abdullah Efendi. 146n. İznik dahil müderrisi. müderris. Ali (b. müderris. Zla^. 102n. Abdurrahman Efendi. Ahmed I I . 9. Ahmed Efendi. 22. Ahmed. Mevlâna. 29n. 26. Ahmed Efendi. 161. müderris. Bayezid'in hocası. 99n„ 121. (kazasker) 244. 21. Ahmed Efendi. Beyâzî . Veliyüddin-zâde. kazasker.) ne mensup âlim. Fatih'in hocası. 281.zâde.) mfielUfi. 70. 254. müderris. Kazovoh alim. fcyhnlislâm. Abdullah Efendi. Seyyid Şertf-i Cflrcâni. Abdurrahman. 74. Ana­ dolu Kazaskeri. kadı. İmam. 102n. I 2 n „ 19. Şehri. Abdurrahman Efendi. Tbkatlı hattat. Abdullah Efendi. 250. Ahi. Fahr-i Râzi mektebi (b. Ahmed Paşa. müderris. 102n.zâde. 270. Lefkoşe Kadısı. Ahmed Çelebi.. 170n„ 1900^. 76.. Kayserili. AbduUoh Efendi. bk. Ahmed b.zâde. Anadolu Seçuklu hükümdarı. tstanbul Kadısı. müderris. 91n„ İSiu^. Alâüddin Arabi. bk. Ahmed I. 148. 132n. 162. 179n„ ISOn. Neyli. 263. 59. Ahmed Efendi. ISOnt. şeyhülislâm. müderris. 146. Abdullah Efendi. izmitli hekim.. 128. 165. âlim.. 65. Ebî TâUb). Hüdavendigâr San­ cakbeyi. Abdurrahman Efendi. Abdurrahman t y d . Keyhfisrev. İstanbul Kadısı. fok. Ahmed Efendi. 25. Abdurrahman Efendi. Ahmedî. . Mahmud-i Cfircânî. Zencanh. 145. 116n. Abdullah Efendi. 184. ordu ka­ dısı. 238. 230. 176. Ahmed Râmiz Efendi. 69.. şeyhülislâm ve âlim.. 218. Abdurrahman Efendi. Tokath. Ahaveyn. Abdullah Efendi. 146. 74ıı„ 113. Abdullah Hilmi. müderris. 61.. Numllah . Abdfilhâdi zâde. 234. 25. I70nj. Seyyid. I02n. Ali b. 197. Alâüddin Tüsi. Ahmed. 59. şeyhül­ islâm. bk. İshak Hocası. Abdurrahman Nesip Efendi. Anadolu Kazaskeri. âlim. 76. Rnmeli Kazas­ keri. Yusuf .. Mısır Kadısı. Ali b. Müeyyed . 176.zâde..294 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Ahmed III. Kara Hoca. Abdurrahman Elfendi. 237.

Mevlâna. 192n. Dfirri • zâde. şeyhuUslâm. 43. şeyhuUslâm. Pasmakcı . 222. ZembUli Mfifttt. 232. 79. 233. 84. 20. Murâbıtlaı hfikfimdan. Arap. 83. Kanûni'nin Şehzadesi. 47. 21. Aynî. K m a h . 236. 9. Bahafiddin Mehmed b. Sofu. Atâ Bey. Yenicami evkafı müteycUisi. şeyhülislâm. 20n. 233. 114. 223. 8. AU Efendi. Asmı Efendi.165. 7. 260. 24nı.176. AU TAsî. 175. Ataullah Efendi. (eyuhlislâm. 201. 16402. Aristo. 218.. Aziz Efendi. . 205. 22. 239. 52. Çatalcah. 76. 235nı.145. Ali Efendi. 235. Yusuf b. vczîr-i âzam. nakihüM-e|raf. pâdişâh. 231. Ispartah âUm. Tafşîn.. 295 Asilflddin. 69. Hekimoğlu. Bedrflddin Mehmed b. Arif Hikmet Bey. 49. Ayşi Mehmed Efendi. âUm. Fahri R â n mektebi (b. şair. EbttU-Hasan. Mebmed b. şeyhnUslâm. 68. 112. mfiderris. 21. Seyyid.zâde. 197. Hüseyin AmiH. AU Efendi. 35. şehzade. 146.235. mfiderris.) ne mensup âUm. Nâsirfiddin Tûsi'nin oğlu. 236. 197. Erzincanh. 64nj. /etva'larda erkekler için kullamlan muhayyel ad. 26«. AU Paşa. âUm. Aşık Paşa .zâde. AU Kuşçu. mfiderris. 210. 193. 178n„ 205. Radiyyüddin Casri. 183. 47.zâde. SeUm'in hocası. Avfi. Damad. nakibAl-efrâf. 250n. Arif Efendi. 107. 24nı. 74. Meşrep . AU Paşa. 237. Asun Efendi. Atayî. Hoca. 6n2. Bcdrfiddin Mahmud. 146. bk. 236. sadrazam. Arif Efendi. Aşki. 67. Murad'm kar­ deşi. Bedrfiddm Simâvi (Mahmud). 190n4. 47. Amr. RumeU Kazas­ keri.zâde.. şeyhuUs­ lâm. 189n„ 197.İNDEKS Ali b. 84. Baki.zâde. 62. Bahafiddin Efendi. 60. I I I . 193. 177./ıfcıfc âHmi. heyet ve hesap âUmi. İsmail Espicai. 206n4. KocaeU Sancakbeyi. BirgiU. sadrazam.. 167. Ali b. 31. şeyhuUs­ lâm.zâde. 174. 127. Semerkandli âlim. Aşık Çelebi. 232. İV. 119n4. Bcdrflddin. 238. Ali Efendi. 167. I66n.. Bayerid.. Kethflda . AU Paşa. Mekki . 234. Çandarh . Bahâi Efendi. Cemalüddin. şeyhülislâm. Ahıskah. Şehid. BâU Bey. AU Efendi.. 176. 56. 67. 237. AU Cemâli Efendi. tarihd. AU Çelebi. Ali Çelebi Veled-i MoUa Yegân. 215. Arif Efendi. Bayerid.z â d e . Samavna Kadısı oğhı. Ali Efendi. 228. 119nt. 237. Ayasofya'da mttdeıris. 25. felsefe. Bayerid I I .. Mehmed'in bocası.232. lOn. Çorluhı. İsmet Bey . Azmi Efendi. Osmanh tarihçisi. Şeyh.zâde. Ankara Kadısı. 136. 46. 193ıı. Budin Kadısı. Azis Mahmud Hüdayi Efendi. Alâfiddin. Mevlâna. vezir-i âzam. ders vekiU. 25n. Osmanh mfiverrihi. AU Mfirginânî. 8n. hesap aUmi. I I . ŞeyhuUslâm. mOderris. AU Paşa.

D'ohsson. 42. Damad zâde. 201. Kâzeruniye U rikatmm kurucusu. müderris. Abdullah b. Ebi'l . Ebi'l . Derviş Mehmed Efendi. 76. Derviş. Ahmed Beyhakı. iznik'te . 151. 192n. 23. 1. Cenabı. Bekir. 113. 40n2. şeyhuUslâm. 12. Bondier. Esad Efendi . fakih. mevlevî şeyhi. Ebû Bekr-i Râzi. HSn. heyet âUmi. Mehmed). 166n. Bostan Efendi. Ebû Said Efendi. Mısır Kadısı. Ebû Bekir Efendi.157. 12na. hi­ laf ilminin kurucusu.zâde. 42nı.Kuduri. bk. Ebû Bekir Ağa. III.Hüseyin b. 28nı. mfiderris. /ett-'o'larda erkekler için kulla­ nılan muhayyel ad. Mahmud b. Ebu Hüseyin Müslim. Kadı.) nm oğlu. E Ebî Bekr b. Cinci Hoca Hüseyin Efendi. 101. Tosyah âUm. müfessir. 236. Beyzâvî. Derviş Paşa.Berekât Hafizü'ddm NeseH. Celâl . I65nj. Zeyd. Bey. 164.. Cemalüddin Aksarayî. 177n2. Nişancı. 65. 43. müderris. büyük Hanefi imamı. 218nı. Emir. müderris. 72. 188. Fahreddin Râzî (b. Sultan İbrahim'in itibari hocası. 11. Buhâıî. şeyhülislâm. Çelebi Efendi. 146.zâde.zâde Mustafa BeyHn kardeşi. 76. şey­ hülislâm. Nişancı Celâl . Anadolu Kazaskeri. Ebû Bekr-i Dumşki. 265. 26. 227-229. kadı. 29. Budak.Hayr Efendi. 179. 238. Ebû Bekr Merginâui. 10. muhaddis. 202. Derviş Efendi.zâde SaUh Efendi. Mehmed'in hocası. 19. müderris. 234. 180n^.. Celâlüddin Devvânî. 72. ^üa^. Ebu'l . Cafer Efendi. 42nı. iUc kazasker. 130. 154. Cemalüddin Mehmed Taî. kadı. Nişapurlu âlim. 19. Dökmeci . TebrizU akaid âUmi. 23. Ebû Abdullah Ensâri. 188.) ahfadmdan âlim. Ebu'l-Hayr Ahmed Efendi. HaUl Hayreddm Paşa. Ebû Bekr b. 175. KefeU âlim. bk. 180. 16. 193n3. Cevdet Paşa. bk. imam. 100. Ebû'l-Meyamin Mustafa Efendi. 134. Celâl-zâde Mustafa 234. Muhammed el . Emir. Burhanüddin b. Mehmed Şaşi. İsmail. Ebu İshak Kâzerûnî. Buhârî. 69. Çavuşbaşı.zâde. 232. İmam Hafız Ebû Abdullah Muhammed b. 59. Michel. bk. Ebû'l-Beka Eyüp. Mevlanâ. Sunullah Efendi (b. 203. Bağdadlı İmam. 235. 6nj. 249n„ 250. bk. 197. Ebû Eyyub Ensâri. 204. Bulgar prensi. 29nj. HaUd b. 146. Şerif . 188. Çandarh Kara HaUl. Kazasker. Davud Kayseri (Şereffiddin Davud b . 29. 20. 238. Hanefi /ıkıfc âlimi. 173 nj. 66. naki­ bü'l-eşraf. şeyhülislâm. büyük muhaddis.. Pîr-i Herat. Ömer Beyzâvî. 28.296 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Orhan Gazi tarafından kurulan ilk medreseye tayin edilen ilk müderris. Cagminî. veziriazam. 264. 56nj. Davud Paşa. Cafer Efendi.

24n. heyet âlimi. nakibü'l. Şafiî mezhebinin Basrah kelâmcısı.7 7 . bk. Fahreddin Ebû Abdullah Ömer. 114. 197. 46nj. 8n„ 9. 36. 31. 75 .İNDEKS Ebû Said Hadimi. 28nj. Seyyid. büyük tslâm filozofu. Mustafa'mn hocası. 210. 20. tmam-i Âzam'm talebesi. Emir Sultan. bk.zâde. 133n„ 135. Ekmelüddin (Mehmed b.zâde Hamidüddin Efendi. 135nj. İmam. EbuBBuud (Mebmed) Efendi. 297 Fahreddin Efendi. EvUya Çelebi. 179. 235. 178. Anadolu Selçuklu hükümdan. 146. şeyhuUslâm. 234. 157. mirahur.2 4 1 . 24nı.zâde AU Efendi (b. İmam. 254n. 231. şeyhuUslâm. 210. 125n2. FethuUah Efendi. 25. 76. 176. Şeyhu'l-ulemâ. 31 nj. 25n„ 29.. Faik Efendi. Mürsel . Anadolu Kazaskeri. 61. 79. 147. Efdal-zâde. 79.) ne mensup âlim. şeyhuUslâm. 211. 74. MeUk. 237. 64. 195n„ 197. 2. Mehmed. Ferbad Ağa. 24nı. 63. 107. 76. 2 2 9 . 6nj. Ebü'l-Hasan. tmam. Fahreddin Râzî. 35. şeyhülislâm. F Fahreddin Acemi. 145. müderris. mü­ derris. Bayburtlu şeyh. Emin Efendi. 69. 76nj. Gazanfer Ağa. Eflâtun. 68. 177. 56. 249. RumeU Kazaskeri. 26. Ebû Yusuf. Ferferyüs. Mısır Türk Mem­ lûk Sultam. 31nj. Seyyid. 34. Fahrülislâm Pejdevî. 175ıı. FeyzuUah Efendi. 149. ulemadan.oğlu Mehmed Paşa (b. 225. 211. 161. bk. tmâdî. Esad. FeyzuUah Efendi. 238. Anadolu Kaz­ askeri. 163.oğlu. Hazreti Fabma.) mn zevcesi. 188. 75. 55. Yanyah âUm. Gıyasüddin Keyhusrev I I I . . Efdalüddin Hunci. şeyhuUslâm. 167. 73. 275. 146n2. âlim. Fatımatü'z • Zehra. 81.eşraf. mü­ derris. Fazd Mustafa Paşa. Konya'mn Hadim kasabasmdan âlim. Emin Kösesi Molla Yahya b. GazâU. Gevher Melekşah Sultan. 172. Bayezid'in kızı ve Dukkakin . Efdal . Yunan filozofu. 165. Esad Efendi. 226. 28nj. Erzurumlu. Erzurumlu Feyzullah Efendi'nin oğlu. bü­ yük kelâm âUmi. 164a2. Ebû Zeyd Debbusî. Kınah . Eş'ari. Nureddin. 24nı. 24nj. 147. Esad Efendi. ReyU. EhU. 24nj. 10. Feyzullah Efendi. Huccetü'l-tslâm Ehi Hâmid Mehmed b. Mahmud-ı Baberti). 45. 234. 68. 25. EmruUah Efendi. Sultan Abdülmecid'in hocası. 74. Fahr-i Râzî mek­ tebi (b. 73. bk. 72. Şehıi hafiz. 176. âUm.. II. 230. Hanefi imanu. Eşref Şaban. Hoca. Esîrüddin Ebheri. şeyhülislâm. 148. 88. 133. Esad Efendi. 74. Esad Efendi. 223. 202. şeyhülislâm ve âllâme. Mehmed II. Fârâbi. vezir-i âzam. Ankaravî.. 175. 85. Hanefi imamı. Köprülü-zâde. 30. Ferhad. II. 147. 17. Tabib-oğlu. 175. Israfîl . Eflani Kadısı. 153. 268. 222. 28nı.) nin babası. 182. 148. Gedik Ahmed Paşa. 17. 220^. 65. SilistreU. Fatih Sultan Mehmed. 176. FeyzuUah Efendi. 33. vezir-i âzam. 70.

170n„ 172. Kazasker Şaddı Efendi (b. kadı. ibn Ömer Osman. Hasan. fıktk âlimi. 65nı. bk. şeyhuUslâm. müderris. bk. müderris. 242. Hind. âUm. 236. vezir-i âzam. 119n. Hasan. Amasyah Şeyh. SBu. bk. Hâfiz Ebi'I-Hüseyin Müslim. bk. Hoca Efendi. 64. 148. Hezarfen Hüseym Efendi. Ebû Eyyub Ensâri. 232. Anadolu lOSnj. 47. 202. 145. Hızur. 170nt. Samsunlu. Çandarh Kara Halil. 145. Hacı Murad. Hasan Efendi.. 42nj. II. 68. 222. Hasan. Merzifonhı H&fızüddin Ömer Nesefî. 161. vezir-i âzam. Halid b. kadı. 148. 148. Çendik müderrisi. "lUm dağarctğı" adı ile maruftur.. Hasan. Fatih'in hocası. hattat. Hayreddin. kassam. Hamza Nureddin. 225. Hasan Paşa. 152. 229. Hızır Bey. 127nı. Hayrettin. 181n(. /elva'larda erkekler için kulla­ mlan muhayyel ad. Zamiri. Çandarh . Hayri b.) nin oğlu. Hatice. 172. ... I78ıij. 203. Hayri Efendi (Bey). 131ıit. Abbasi HaUfesi.. Hazreti AU'nin büyük oğlu. Halil Paşa. 146. kaptan-ı derya. ŞeyhnUslâm Mes'ud Efendi (b. 229.zâde. Hayreddm Efendi. belagat âlimi. 232. imam. Halil Hamid Paşa. 76. 125n. sadrazam. müderris. 46. Hayreddin Paşa. 213nı. 117. Hatice binti Murad. Atufi. 83.. Avni el . 183. 263. Fatih Sultan Mehmed'in hocası. 21. I46nı. şeyhülis­ lâm. 230. Bayezid'in hocası. kadı. Hayati Mehmed Efendi. Sultan Hacı Arif Efendi. Kütahyah âUm. Hacı Hamza. Halid Ziya Uşaklıgil. belagat âUmi. 76n. 201. sadrazam. 178n. 59. Kethflda-zâde. NevşehirU. 145. HayâU Şemseddin. Hatib Dımışk!. muhaddis. Hâmid Efendi. Mihmandâr-i Peygam­ beri. Haşim b. Hazret-i Muhammed (Peygamberimiz). 125nı. Hâmid Efendi.. kadı 242 (RumeUden). ILbri AH Efendi. Hahd. 162. ilk tsUnbul Kadısı.) nin babası. Kastamonulu. 163. Halil Efendi. /elva'larda kadmlar için kuUanılan muhayyel ad. 233. Hayreddin Hızır. 124nj. 83. HaUl Paşa. 188. 223. 220. 133n„ 176. 242 (HamideUden). Hazreti Peygamber'm büyük dedesi. 76. LâU-zâde. Abdi Menaf. Yemişçi.zâde (Tâcüddin). Hasan. ulemadan. ulemadan. Abdülaziz'in hocası. Hâmid Efendi. sadrazam. 162. Hamdullah. 201. Hasan Fehmi Efendi. İmam. Dadayh. kadı. 26n. Hafız Mehmed. Hasan Refet Efendi. RumeU Kazaskeri. 201. 267. Hazret-i İsa. 145. şeyhülislâm./«(pa'larda kadın için kullamlan muhayyel ad. 162.Ürgttbi. 235. Hatib . Hamdi. Şemseddin Fenâri oğhı. 161. 76n2. Kazaskeri. 219.298 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Hasan Efendi. Hayreddin. Harunfi'r-Reşid. şeyhuUslâm. Kanunî'­ nin hocası. Zeyd. Çandarh. 197. İbn Hâdb. I93n. 263nj. 222. 220. Yavuz'un hocası. HaUmi Çelebi. Halil Hayreddin Paşa.

hadis âUmi. 195. 162.zâde. bk. tbnü'l-Esir.) ne mensup meşhur âlim. 122n. 20na. 68. ibrahim. 23. AU Bağdadî. tnciciyan. 167. âlim. 28nı. 66. Ahi-zâde. . AbduUah. 232 . ibrahim. 30. hadis aUmi. 60. ftkth âUmi.. ismail Efendi. 161. 149nı. kelâm âlimi. Hüseyin. 237. 29np Alay Hüseyin Efendi. yeniçeri. İbrahim Paşa.26. Şeyh. Endühlsla âUıo. Hüsameddin Kâtî. Karahisarlı. bk. Üskfiplü müderris. tsmaü Asım Efendi. ibrahim Efendi. tbrahim Paşa. Şafii imamı. 115nı. 229. sofi. S. Osmanh Pâdişâhı. 224. 239. yeniçeri. 299 tbn Sina. Hüseyin Ağa. hadım ağası. 237. ibn Hacer-i Askalani. •eyhulİBİâm. Mes'ud Begavî. şeyhül­ islâm. Arap ve Acem Kazaskeri. Hfiseyin-i Ahlaü. 177. Gelenbevî. 30nj. 146. Damad. 230. Hazret-i Ali'nin küçük oğhı. Taşköprfllfi • zâde. ibn Arahşoh. Çandarh-zâde. 173. kadı. Murad'm hocası. tsamfiddm Efendi.235. şeyhülislâm. 275. İbn Ömer Osman. İzzfiddin AhdüUâtif. 164nj. Muhammed Ab­ Şemseddin). 216nı. tbn Hâcib. tbn Mutahhar HiUi. 133n. tbn Ömer Osman. bk.. HOsameddin Efendi. bk. 30nı. Şemseddin Mahmud b. ibn Mübarek.İNDEKS Hoca • zâde (MıulihUddin Mnstafa). 188. müverrih. 210. 146. 21. Abdullah. sadrazam. Hflsameddin Efendi. 58n3. 83. mfiderris. 281. Muzafferüddin Ahme^ b. bk. 21. fıkıh âlimi. Hüsam-zâde. Fahr-i Râzî mek­ tebi (b. 25n. ibrahim. "Akl-ı selim" unvam ile maıuf Bursalı âlîm. nakibü'l-eşrâf. İmam. bk. 191. şeyhuUslâm. 228. şeyhuUslâm. RumeU Kazaskeri. I I I . 67. Hüseyin b. 173n«. 76. seyyah. tiyas b. Halebî. B9n^. Bağdadh âlim. İmam-ı Âzam (Ebû Hanife). bk. akaid ve tarih alimi. 236. madeıris. 229. Hüsameddin Râzi.21. Ebi'l-Kâsım. 10.. 233. 15. ibn Sââti. AbduUah. Şeyh.. ibrahim. İbn Rfişd. İbn Kemal (Ahmed Müfti's-sakaleyn. tshak Efendi. ibrahim. mfiderris. Hüseyin Efendi. ŞeyhnUslâm. 235. Tikvef Kadısı. Seyyid. 24n. iin^. vezir-i âzam. Kemal Efendi . Bergamah âlim. 64. ibrahim. müverrih. 238. 23. büyük tslâm filozofa. tarihçi. mfiderris. 223. 30nı. tmam .. Iha Hadb ftkJı ve 6el^ai aUmi. 230. 22. Ua^ 230. müderris. İdris Bitliû. 21. Makbul. 176. 145. tbrahim Paşa. Şü aUm. âlim. IBOn^. İbn Melek. 76n„ 145. 152.zâde. 169. 236. tbn Vefâ. sadrazam. 31. müderris. felsefeci. tbn Temcid. 193n„ 196. jeyhulislâm. ismail Efendi. sadrazam. ibrahim Efendi. İbn Hişam Şeyh Ebt duUah. 24n„ 67. 164. ismail AtauUah Efendi. Isfahâni. 68..zâde. 204. 23. tbrahim Efendi. İmam. 178n. 107. filozof. 95n. tpşir Mustafa Paşa. 65. NevşehirU. süvari kassamı. 42. 231. 22. Fatih'in hocası. tmadüddin b. Fatih'in hocası. tskender b. tshak Efendi. 22. 28. bk. Hatip Dımışk! SOn^. 230. lİn^. 149nı. IBOn^. ivaz .

Bizans İmparatoru. riyaziye âlimi. sadra­ zam. riyaziyeci Kadı-zâde-i Rûmi (b. 28n2. ismail Paşa. 119nı. 156. Bergamah nahiv âlimi. 356. müderris. 67. 57.bk) in dedesi. 231. 73. 20. 26n2. 187. Murad'm kardeşi. bk. şehzade. LütfuUah Çelebi. Fahr-ı Râzi mektebi (b. 214nı. bk. sadrazam. Kudsi Efendi. 69. bk. 160. âlim. 9. Mesud b. 21. Bağdadlı.) nin halifelerinden. Koçi Bey. 149. riyaziye ve felsefe alimi. 61. B. Süley­ man. Kemalüddin (Abdürrezzak-ı) Kâşî (Kâşânî). İ D I . II. ivaz Efendi. Kâmil Paşa. âlim. Tokath. 217. 233. tzzeddin Râzi. Karaman Şeyhi. tbn Kemal (b. Kösem Sultan. Melek. Korkud. Kâşî (Gıyâsüddin Cemşid b.zâde. 177nj. 47. 218. Lütfi. 9. ismet Efendi. 52n3.bk. müderris. IV. 189n2. SafranboluMu. 249. 224. Kasım. 262.zede-i Rûmî. Kuduri. 21. 234-236. 31. âlim. II. 9. 34. Zencanh Şeyh. Kenan Paşa.300 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Kasım. 228. Kemalüddin Hasan (el-Farsi). 188. 56. 130. Kemal Paşa. Kadı. sadrazam. 76. kadı. I . 250. 6. Keçeci-zâde SaUh Molla. sadrazam. Anadolu Kazaskeri. 225. Sadrüddîn-i Konevi (b. Koca Ragıb Paşa. 76 n^. Koca Yusuf Paşa. 247. 155n„ 173n„ 176.zâde. bk. 19. 210. İbn 76n2. İzâri Çelebi. 48nı. Kadri Efendi (Çelebi). Hatip.) ne mensup meşhur âhm. 248. Anadolu Kaz­ askeri. Jüstinyen. 40. 233. Kutbüddin Mehmed Râzî. Kıvamüddin. 234. tzzeddin Keykâvus II. 46. büyük müfessir. . Zemahşerî. bk. 25nı. Hanefi fıkıhçısı. müderris. 233. 31nj. müderris. 239. lyaz. 256.) ne mensup âhm. Kanuni Sultan Süleyman. 76n|. Kutbüddin Mehmed. riyaziye ve heyet âhmi. Sivas hü­ kümdan. Kutbü'd-din Mahmud-i Şîrâzî.) nin torunu. izzet Mehmed Paşa. müderris. 76. 223. Mehmed b. 33. bk. 9. Bayezid'in oğlu. 273. Kıbç Arslan IV. Kasım. Kadı Burhaneddin Ahmed. hesap âlimi. Mevlevî. 229. 76n|. Kasım Çelebi. Kadı . 229. Kadri. 148. Kafiyeci. sadrazam. Kara Mustafa Paşa. Bayezid'in hocası. Fahr-i Râzî mektebi (b. müderris. 58. Kuyucu Murad Paşa. Kadı . Keşşaf. Kadı . Anadolu Selçuklu hükümdan. şehzade. 20. Mahmud). Kâtip Çelebi. vezir-i âzam. vezir. 223. 31. sadrazam. 252. İzzeddln Abdüllâtif. 178nj. Lütfullah Efendi. SOn^. 29. 243. 64. 112. tzzeddin ibrahim. 30. 146. llSn^. 212. 128. 76nj. 107. Merzifon!. 45nı. Köprülü Mehmed Paşa. Anadolu Sel­ çuklu hükümdan. 145. Muhiddin b. müderris.

muhaddis. Mehmed Çelebi. Ebû Mansur. Mehmed Âbidin. Dürri-zâde. Mahmud Şirâzî. Mehmed I. müder­ ris. Mehmed Efendi. Mahmud.. 42nı. Mekke Ka­ Mehmed Arif (Efendi). Hoca . nakibü'l • 180. 184. "İmâm-ı Mü­ tekellîmin" unvam ile maruf bflbüyük Hanefî kelâmcısı. 238. Çivi . 197. 192n3. 145. Uluğ Bey (b. İmam. Anadolu Kazaskeri. Sadrü'ş . Surre Emini . 283. Burhânü' ş . Muhyiddin. 148. 122nı. 76. 167. 10 231. 189nj. Mahmud I. Osman. 165. 24nı. Mehmed b. Bayerid'in Şehzadesi. pâdişâh. pâdişâh.İNDEKS Mehmed. 26. 195. Mehmed AtauUah Efendi. şeyhuUs­ Mehmed Efendi. AtauUah Dürrinaki­ zâde. I79n. bk. 191nj. 65. 224. askeri.220. Mustafa'mn yazı hocası. ITOn^. Baldcesirii Hacı Hasan . Mehmed. 197. Mehmed Efendi. nakibü'l-eşraf. . 165. Şeyhülislâm Ebussuud Efendi (b. şeyhülislâm. padişah. Mehmed b. Fatih'in hocası. 76. Mustafa.zâde. Mehmed lâm. 243. 146 Uj. Mehmed b. Mehmed b. 238. 37nı. Çivi . heyet mi. müderris. Mehmed Gezeri. 178. Mehmed Akkirmâni. 146 . eşraf. Fahr-i Râzî mektebi (b. Dürri.) nun ba­ bası.zâde. Mehmed. Mehmed Çelebi. I I . 2. şeyhuUslâm. 276nı. Mehmed b. Arap Defterdarı. İstanbul Kadısı. fâkih. AbduUah. M Mehmed. 257. (Efendi). âlim. 69. Kdavun. Ömer Çağmini. 187. 185. 122. allâme.. bk. Mehmed. 209nı. 218 .) ne mensup. 173nj. Mahmud b. Mısır'da Memlûk Sultam.zade. Ma)ik b. 5.zâde. şeyhululâm. Debbağ . Mehmed. bk. 238. Mehmed. Mehmed III. 195. 215. Seyyid. Mehmed b. 5. dısı. şeyhuUslâm. MoUacik zâde. 262. pâdişâh.Şeria. MoUa Yeğen. müderris. 7. Ali Kuşçu (b. şeyhülislâm.) nin oğlu. Armağan. (mütegallibeden) 127nı.zâde. 66. İzmirli âUm. bk. 63. 166nı. 197. 167. Mehmed. Çelebi. şeyhül­ islâm. Mahmud H . 72. 182. Abdullah MûsuU. 196n. Hoca . Mehmed 256nı.194n„ 208. Fatih Sul­ tan Mehmed. 29n„ 30. 167.148. 152. YeU. şeyhül­ islâm. Mahmud b. 204. 168nı. 105. 206nı. Anadolu Kazaskeri. Mehmed Efendi. Hayati . Efendi. bk. Mehmed Efendi. Mehmed II. nakibü'l-eşrâf. bü'l-eşraf. 223. 277n2. Seyyid.) in Doğanası. Mehmed. 53. 212. Mahmud Paşa.zâde. ulemadan. 254. 235n. Mevlâna. pâdişâh. 52. kadı. 122n2. 47. Mehmed. 73.zâde. vezir-i âzam. 146n]. 171. RumeU Kaz­ Ankaralı.Şeria Ubeydul­ lah. Mâtüridî. Seyyid.zâde. 180. 130. 301 64. II. 31.. 204nı. Yavaşça.. âli­ şeyhülislâm. 47. 2S9nı. 164n2. şeyhuUslâm 58n.. 187. Bostan zâde. Mehmed. 188. Enes. Anadolu Kazaskeri. Mecdüddin 173nı. 116n. 3. Mehmed Efendi. 184.

zâde.zâde. Mehmed Nuri Bey. bk. Palabıyık. Mehmed Necib. Mfiftfi • zâde. Mehmed Efendi. Mehmed Efendi. Şeyh. 59.zâde.oğlu. Mehmed Refik Efendi. 102nı. Malûl .zâde. 256nı. Gürcü. 167. 194. Mehmed Semerkandî. 183.raf. Mekki • zâde. 167. Vâni.. Mehmed Efendi. Mirza .eşraf. şeyhülislâm. 167. Dukakin . Şeyh. İstanbul Kadısı. Halep Kadısı. I47nı. Musta­ fa'nın hocası. Mehmed Efendi. Mehmed Efendi. Marafh âlim. Mehmed Meğujl. Pâdifah. 184. Altıparmak. Fenâri-zâde. Sadrazam. reisü'l-etibba. 119ns. Mehmed Efendi. zâde. Mehmed Efendi. 146. Mehmed Efendi. llOuj. Mehmed Kâmil Efendi. Seyyid. Abdürrahim . Mehmed Efendi. kadı. 120. mfiderris. 51. Anadolu Kazaskeri. Mehmed Efendi. 152. Mehmed Efendi. 220. 236. Mehmed Şah Efendi.302 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Mehmed Efendi. 59. 40. 186. Şeıif-zâde. nakîba*I-e. âlim. 65. naUbfl'I-egrâf. mfiderris. geyhuUslâm. Şeyh • zâde.zâde. 184. Hayati • zâde. 123. 146. Mehmed'in hocası. 91n„ 95nj. Mehmed Edendi. 74. 230. Mehmed Said. Anadolu Kazaskeri. mfiderris. mfiderris. . 239. Üskfidarfa âlim.. Mehmed Repd Paga. Mehmed Efendi. Kadı . Mirza . İstanbul Kadısı. Mehmed Efendi. 95n. Mehmed Paşa. Mehmed Paja. 204. Peri Peyker mfider­ risi. (eybulislâm. "ayakh kütüphane" namı ile mâruf âlim. istanbullu. MoUa Husrev.. 237. Seyyid. 102n2. Mehmed Efendi. müderris. imam. Mehmed Efendi. Mehmed Efendi. Şeyh. 59. 90. 191n„ 204. naklbfi'I . Rumeh Kazaskeri. Feyyum Kadısı. mfi­ derris. 255n2. Mirim Kösesi. 91n. Feyyum Kadısı. 20. Feramerz b. Ana­ dolu Kazaskeri. sadrazam. Şeyh. kazasker. Mehmed Emin Efendi. Saçakh . 224. Seyyid. İsmail Efendizâde. Mehmed Emin Efendi. Mehmed Emin. Anadolu Kaz­ askeri. Mehmed Husrev b. Şam Kadısı. 281. Mehmed Emin Efendi. Şeyhül­ islâm. Mehmed Rejad. Mehmed Efendi. jeyhuUslâm. 56n. Sadaret kaymakamı.sâde. 237. 255. Şemseddin. 139 n. Mehmed Efendi. Ah. geyhuUslâm. NâU Kaym. Seyyid. geyhulislAm. Feyynm Kadısı. Mehmed Efendi. mfiderris. mfi­ Mehmed Efendi. Mehmed Efendi. Mevlâna. Anadohı Kazaskeri. 90nı. Yozgadh fakih. Arap ve Acem Kazaskeri. Mehmed Emin Efendi. âlim. Mehmed Nuri Efendi. Mehmed Efendi. 219. hen­ dese âhmi. Mehmed Paşa. Mehmed Esad Efendi. Mn^.. 184. Mehmed Emin Efendi. Sinan . 59. MidilliU müder­ ris. 121. Mehmed Şerif. İmam . 239. Tunuslu. 95n. Mehmed Said. 189. Mehmed Efendi. San yazıcı. Haûz.zâde. IV. Salih-zâde. 184. Mehmed Said. Mehmed Efendi. «eyhulislâm. 183.zâde. Boynu Eğri. 195. İstan­ bul Kadısı. Muharrem derris. Medine Kadısı. Mehmed Efendi.. Saygılı. II. 60.

RumeU Kazaskeri. 243. Ru­ meU Kazaskeri. Mfiftfi Ahmed Paşa. Muhyiddin 142nı. Fenârizâde. Şemsfiddin Mehmed (Fenarî) b. Hanefî fukahasmdan. Fatih'in hocası. Mar­ dinli. Mfifü's . Seyyid. Seyyid Taceddin AU. Muhyiddin. bk. 6 4 .. 165. bk. 229. 21. 178n.. şeyhülislâm. BahkesirU âUm. Muhyiddin. Melik Zahir Ferec. müderris. Muhyiddin Efendi. Bayerid'in hocası. 67. bk. kadı. 35. 228. 204. 23n„ 31. şeyhülislâm. Muhyiddin Mehmed Efendi. Muhyiddin. Haüp. 21. Mehmed b. Muhyiddin b. fiUm. Şeyh. 165n5. Muhyiddin. 105. Abbasi Halifesi. Mirim Çelebi. Seyyid. Bayezid'in hocası. MoUa Alâfiddin yetim. Fatih'in hocası. I I . hatut. 242.zâde. 35. Mehmed Zeynelâbidin Efendi. 21. mfiderris. nakihfil . Muhammed Muhterem b. Muhammed AUuUahü'l • Hfiseym. sadrazam. 145. Muhyiddm-i Arabî. Fenâri. bk. 76n„ 145. mfider­ ris.) mensubu meşhur fiUm. 71. Mahmud'un y a a hocası. Muhyiddin Efendi. Muhyiddin Efendi (Çelebi). 133n„ 176. şeyhuUslâm. 303 Müeyyed .zâde (Abdurrahman Efendi). Muhyiddin.. 78. 1910^. 145 Mirza (Mustafa) Efendi. 30. 232. el . Meh­ med Husrev b. kazasker. Kâfîyeci. MoUa Kabız. istan­ bul Kadı ve Müftüsü. şeyhül­ islâm. 4 0 . tabib. müderris. Feramerz h. 177n.Muhtar. Fahr-i Rfiri mektebi (b.) m unvanı. Hamza. Mehmed Vasfî. Muarrif-zâde. Manisa Çelebisi. Muhyiddin Mehmed Efendi. 184. bk. 145. bk. 229. Mevlâna Celâlüddin Rûmî. Muhyiddin Mehmed. Mevlâna Nuh. Memun. Memik . Meîek Ahmed Paşa. . Tokath âUm.. 176n. Ali. riyaziyeci ve felsefeci. 163. Edime Kadısı. Adliye müfettişi. 76. 67. ibn Kemal (b. Amasyah alim. 76n. Şemsfiddin Ahmed. 59. 218. Süleyman. 235. 184. Hoca . 6 8 . II.zâde. 233. mfiftfi. Çivi . MoUa Fenâıî. 233. Anadolu Kazaskeri. II. Çivi-' zâdci Anadolu Kazaskeri. kadısı.zâde. kadı. Mes'ud Efendi. MoUa Cami. mnftfi. 64. 22. 229. 105n2. 171. 52. 67.Sakaleyn. 232. Muhyiddin. 228. 115nı. MoUa Arap. 231 233. 175. Damad. Mısır Memlûk Sul­ tam. 2 2 3 . nakibfi'l-eşrâf. Hatip . Fa­ tih'in hocası. Rumeli Kazaskeri. MoUa Gürânî. Seyyid. Muhyiddin Elfendi. Esieyid. 51. 168na. I95nı. 68. I46n. Mevlâna Kıvamfiddin. 157. Mehmed Şüicrü Efendi. Mfirteza Efendi. Yozgadh fâkih. kadı. 8n2. Muhyiddin Mehmed.. 76n„ 145. İstanbul 69. 40.. 30n.eş­ raf.. 228. ŞeyhuUslâm. 95ıig. kadı. 176.225.ÎNDEKS Mehmed Şeyhî Efendi.zâde. MoUa tzari. 270. 4Snj. Anadolu Kazaskeri.zâde. Milim Çelebi Mahmud. MoUa Husrev. 1. 242. Seyyid. Mevlâna Ayas. 13in. MoUa Lütfi. ftUm 175. Mehmed Zeki (Pakahn). Kadı. 243.

Musa Paşa. Abdüsseyyid Matriri. Seyyid Feyzullah Efendi (b. Mostarh alim. 260. Muslihuddin Efendi. Şeyh. Mustafa Efendi. şeyhül­ islâm.zâde (b. N Nasır b. şeyhülislâm. Seyyid. 252. 210.zâde. Mustafa Âşir Efendi. Mehmed. Musannifek. 229.zâde. bk. Mu­ hammed 112. Mustafa Efendi. 116. Mustafa Efendi. 164nı. Pâdişâh. Mimarzade. Feyzullah Efendi (h. Aydınlı. Murad Paşa. Ali Bağ­ dadî). kadı. 236. 73. 148. Efendi. Mustafa b. Seyyid. 30nı. 121nı. Mekke Kadısı. 254nı. Murad III. tbn Sââti. pâdişâh. 188. 192n3. 193. Mustafa Efendi. Mustafa Efendi. 215n2.zâde. Fatih Camiinde dersiam.) nin babası. BâU . pâdişâh. Murad I 166. 255 65. Mehmed. 247. Mustafa I. 107. bul Kadısı. Nasuh Paşa. şeyhülislâm. Vodinalı. kadı. kassam. akaid âlimi. (Alâüddin müderris. şeyhül­ islâm. Rumeli Kaz­ Mustafa Efendi. Efendi. Fetva emini. şeyhülialâm. 76n2. 70. Hazret-i Peygamber. 196nj. sadrazam. 210. Vahyi . IBIUf. Mustafa. 238.zâde. 234. muhaddis. 222. Murad V . Mustafa 187. nakibfi'l-eşrâf. bk. bk. 147nj.304 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Muharrem Efendi. Mu­ hammed Nesefî. bk. 6n3. 214nt. Muslihuddin tstan­ 139ny Kastalanî. 254. Ali Bistâmi).218. . 165. San Muîd.zâde. I46n„ 206n4. Mevlâna. Darüssaade ağası. 224. tstanbul kadısı. Murtaza Efendi. Dıhkî. 102nj. 211. Mustafa Efendi. 97n5. şey­ huUslâm. tmam. şeyhuUslâm. 19.158. 197.. Yavuz Selim'in hocası. Taşkentli. 142nı. Bursa Kadısı. 147nj. Bolvi. Mustafa Efendi. Mustafa. âUm. şair. 114. Anadolu Kazaskeri. 175n. pâdişâh. I. Mustafa Efendi. Necmeddin Ebû Hafs Ömer b. 151. Mustafa I V . Muslihuddin Mustafa Efendi. Mimar . 76. 121. Nasuh.146. Müslim.. I461I3. Erzurumlu Hamidî . Muslihuddin Mustafa b. Sün^. 229. 35. 182. pâdişâh. Efendi. 29. 16. 173nı.zâde. 179n„ 180. pâdişâh. lUn. Murad IV. 187. Mustafa Efendi. 223. 184. 25. Murad II. Anadolu Kazaskeri. pâdişâh. Nazîr tbrahim Efendi. H a y a t î .. (Hüdavendigâr). pâdişâh. 2. Nâsırüddin Tûsi. 151. Kara. pâdişâh. Mustafa III. II. Dürri . bk. MusUhüddin tbn Vefa. tstanbul Kadısı. Mustafa Sürûri Efendi. Mustafa Efendi. 146n„ 170n„ 192. 235nı. 179. Mustafa Şevki Efendi. Taşköprülü .) zâde. 229. 90. 225. Şiî mezhebine men­ Uluy sup büyük 27nj. 146. nâib. vezîr-i âzam. Mustafa.) nin oğlu. 233. 235n. Mahmud'un yazı bocası. Necati. 235n^. Niksarh. 216 . 155n4. askeri. ita^. -257. İslâm heyetçici. Muzafferüddin Ahmed (b. Âhmed'in hocası. 146. Mustafa Âsim Efendi. (mirasçı) 124nj. 171. 23. Mustafa II. Mustafa Mustafa 275. 224. Mustafa Rakım. Mustafa Ağa. 241. Eflani Kadısı.

II. reisfilkfitup. AkşehirU. odabaşı. 1. Ömer Efendi. 168nı. 187. 177nj.. 146nj.. 61. Kethüda . 212. 227. 31. Perviz Efendi. tstanbul Kadısı. Giresunlu. 218.. Ömer Efendi. 214. öküz Mehmed Paşa. pâdişâh. Koca. III. 229.zâde. şeyhülislâm. Sadrüddin Konevî. 84. Ömer. İBln^. 228. 201. 181. mfiderris. pâdişâh. Ebû Abdullah Ensâri. şehzadeler hocası. Nevâlî Efeofli. Sadeddin Efendi.zâde. Numan Efendi. Şeyh. Osman Çelebi. 83nj. 172. 26. 164. müderris. Sadık Efendi. 146.181. 58n. MusUfa'mn yazı hocası. Râşid (Efendi). Riko. Ruhiddin Efendi. Baye­ zid'in torunu. mfiderris. tstanbul kadısı. 59. şeyhuhslâm. 223. şeyhülislâm kavuklusu. Nefes . 61. Osman Efendi. 151n„ 215. şeyhülislâm. 235nı. 194. 116n. Ömer Ağa. Murad ve III. sadrazam. 1. 27n„ 28. tstanbul Kadısı. 27n. 76. Pir Ahmed Efendi. 90. 177. Osman. bk. Sultan . özdemir . Osman III. İngiliz elçih'gi kâtibi. 21 . Anadolu Kazaskeri. 225. 215n2. bk. Sadık Efendi. Bodrûmî.23. 228. Osman Gazi. Osman Efendi. Galata 89n«. 234. Nevi-zâde Atayî. I I . belagat ve fıkıh âlimi. müderris. 28n„ 41n2. 146. 146. Esseyyid. Rfistem Paşa.zâde. I46n3. 207n. Hoca. Pîr-i Herat. 263nı. 188.18In„ 215n2. Rıdvan Efendi. kadı. sadrazam. Sultan Abdfihnecid'in hocası. şeyhülislâm.. Osman Bey. 130. Nizâmfihnülk. Fahr-i Râri mektebi (b.) ne mensup meş­ hur mutasarruf. Hoca . 49. timiyt TışkiUlt.oğlu Osman Paşa. Sadullah Sâdi Efendi. 50. başvekil. Mehmed) Sagânî. 20 . Ömer Efendi. 65nj. lOöuı. Osmanh hü­ kümdarı. Rauf Paşa. Numan Efendi. Mehmed'in hocası.İNDEKS Necmed<lin Ömer Kâtibi. 147n. Bursa Kadısı. Osman.. 146. 73. III. 73. mfiderris. 2. 174. Orhan Bey (Gâri-Sultan). Topal. nakibfi'leşrâf kaymakamı. Hattat. 77. 68. Kazvinli mantık âlimi. Ömer Efendi. Neşri. 41. Osmanh tarihçisi. kadısı. kadı. Recep Paşa. 73. /etva'larda kadın için kullandan muhayyel adlardan. 201. Osman'ın hocası. Hafız. Kastamonulu. Oruç Bey. Rabia. müverrih. 193. Osmanü tarihçisi. sadrazam. 74. RahmetuUah Efendi. 66.zâde Efendi. kazas­ ker. 178o„ 197. Osman II. müverrih. 139n2. Mehmed'in hocası. Ömer Teftazanî). 60. 305 Ömer Efendi. 102n2. 202. Amasyah. Oklidis.146-148. Sâdi-zâde. 84. müderris. lOin^. tmam. II. Sâdeddin Teftazanî (Sâdeddin Mes'­ ud b. Rariyyüddîn Hasan (b. Nevi Efendi. vezir-i âzam.

233. tJsküdar Kaduı. Ebi'l . müderris. sadrazam.) ne mensup âUm. bk. 255. III. II. 21. 190. Fatih'in Şemseddin Husrev Şâhî. 260. Sefer. kadı. 20n2. 35. Selânikî Mustafa Efendi. Safiye Sultan. 48nj. 188. SeUm I I I . Afyon Karahisarh. 47. müderris. müderris. 165. Bayezid'in hocası. Süleyman. Siracüddin. 72. 242.306 OSMANLI D E V L E T i N t N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Sadüddin Ahlatı. Sinan Kirmastî. seyyidler ve şerifler nazın. 30. 145. AU b. Mahmud-i Cürcani. Süleyman I. Sinan. Seyyid Zeynelâbidin. 9. Şafii mezhebinin kuru­ cusu. mütefekkir Hızır Bey (b. İmam. 218.) ne mensup âUm. 229-232. 71. Sunullah Efendi. şehzade. 118. Seyyid Şerif Cürcani. bk. Selim I. Şemseddin. şeyhuUslâm. Şemseddin Ahmed. Hekjmbaşt. 41.Kasım-ı mevi). Seyyid Vehbî. 233. bk. IV.) m oğlu. Mehmed'in annesi. bk. 58n. 146. 35. Siracüddin (Mahmud) Ürmevi (UrŞemseddin Mahmud b. 26n„ 76. Yavuz Sultan Selim. 6e(âga( âlimi. mektebi (b.) ne mensup man­ 25. belagat âlimi. 146. Süleyman Efendi. 35. I64nı. SaUh Zeki. Sefer Celâli. Süleyman. 77. tık âlhni.. 80. kadı. 105. Süleyman.-zâde. Siracüddin Mehmed secâvendi. 61.. 248. MoUa Gürâni.) in babası.. müderris. Sinan Paşa. Seyyid AU Natta b. bk. I46n„ 185. Sivâsî. 256. 28. sadrazam. 76n„ 145. tbn Kemal (b. 225.zâde. bk. bk. 242. Kâdı'l-Knzât. Şaban Efendi. 145. . 62. 60. mektebi (b. 233. Anadolu Kazaskeri. sadrazam. Sultan Mehmed Gazi. 147. pâdişâh. Fahri R â o İsfahanı. Sekkâkî. SeUm Mehmed Paşa. Şemseddin Efendi. Fatih Sul­ tan Mehmed. 117. 76. pâdişâh. Salâhtiddin. Fatih'in hocası. tskiUpU. Şemseddin Ahmed. Salîh. 16Sn. 130. Şem^ MoUa. 223. 30. 40. pâdişâh. Sokullu Mehmed Paşa. Bağdadh. 22n. 74. Şeydi Muhyiddm Efendi. 247. bk. 46nj. Şâni-zâde Auullah Efendi. Şafii. Şehzade Mehmed (Fatih). 182. Fahr-i Râzî mektebi (b. Şah Mehmed b. ISlUı. müderris. 212. Fatih'in hocası. Mevlâna. 27. 33. pâdişâh. pâdişâh. Şam ulemasından. müverrih. 66. bk. 66. 77. Kânûni Sultan Süleyman. 239. 95ns. 164. Siracüddin Mehmed. 127. Süleyman I I . 131. bk. 217. Fahr-i Râzi hocası. Şemseddin Ahmed. kelâm âUmi. 115. 145. Seyyid ve şerifler nâzın.35. 80. bk. kadı. âlîm. Seyyid Mehmed Natta. 27. 165. 188. İsfahanı. Süleyman. müderris. Şemseddin Efendi. Sinan. 194. Silkutî. 43. 2090^. 21. Tirmizli. 243. SeUm I I . Muhammed. mimar. 26n„ 27. HalepU. şey­ huUslâm. kadı. 204. âlim sadrazam. 223. Murad'm kar­ deşi. Seyyid Büzürg AU. Sinan Efendi. Muharrem Efendi. Şahin AU Paşa. 76. Sinan Çelebi. 46nı. Kadı . mflderrİ8. Feyyum Kadısı. Kocaeh alay beyi. müderris. 25.

Hamza. 217. şeyhuUslâm.zâde. 210. 231. RumeU Yahya Efendi. 222. "Sadrfişşcria** nnvam ile maruf İslâm âlimi. RumeU Kaz­ askeri. 204. Şeyh Elhac Mehmed. Akkoyunln hükümdan. Şemseddin Mehmed b. SuriyeU edib. 215. müderris. 65. kadı. TâUbî. 72. Anadolu Kaz­ askeri. Tahir Efendi. şeyhoUslâm.zâde. bk. 231. 190. Uzun Hasan. Taşköprülü .158n„ 178. 40 . Yavuz Sultan SeUm. Gürgâni.. 164. Tosun Efendi. 56. 192. Teodora. 66. Tacüddin Sübkl. 229. SerezU . bk.. 84. 28n„ 30. 236.) nin babası. 84. Tevkiî Abdurrahman Paşa. Şeyh Ramazan. 183. SeUm I. 76n2. Yusuf Efendi. /etva'larda erkekler için kuUamlan muhayyel VeUyüddin Efendi.43. Ebussuud Efendi (b. 237. Tahsin Paşa. Şerif Mehmed Efendi. Yahya Efendi. VeUyüddin Efendi. 102n2. Bizans İmparatoru Jüstin­ yen'in kansı. Zâl Paşa Sultam. 225. Şeyhi Abdülkadir Efendi. 31. 242. 232. âUm. 194. İstanbul Kadısı. Yenişehirli. bk. nakibü'l-eşrâf. 152. şair.173n. Yddınm Bayezid. VeUyüddin Efendi. 60. bk. 162. VeUd. 212. Edime Kadısı. Ü Ümmü Gülsüm. I65nı. şeyhül­ islâm. Şeyhülislâm. 24n„ 29. âUm. VaUde Sultan. Zekeriya . 73. 6. kazaskeri müsteşan. Tâci-zâde.zâde Mehmed Kemaleddin Efendi. 229. 206n4. Tatar Hoca. 213. 229. -nfidenis. 307 Uluğ Bey. 167. 233. bk. Yakup Paşa. Yahya Tevfik Efendi.zâde (Ahmed Isamüddin Efendi). Zahîrüddin. MoUa Fenâri. 234. 184. 210. 2S5n„ 275. 130. 8. U UbeyduUab b. 197. Şemseddin Mehmed. 71. Şemseddin MoUa.INDEKS Şemseddin Mehmed b. Abdi Ağa. şeyhül­ islâm. 263nı. /etva'larda kadınlar için kullanılan muhayyel ad. Şemsü'l-eimme Serahsî. âlim. 215. kadı. 197.zâde. Veliyuddin. mevlevî şeyhi. 165. Minkari . 145. ad. Şeyh Yavsı. Carullah. Timur. pâdişâh. Yavuz Efendi. 242. Seyyid. 182. kazasker. İsmail Çelebi-oğ lu. 235. . SemerkandU bendese âUmi. kazasker. 234. Şerif-zâde. Taşköprülü . İbrahim. 201. 111. Hanefî mez­ hebi imamlarmdan. heyet ve riyaziye fiUmi Timûri hükümdan. müverrih. 163nj. 192n. 28nı. şeyhuUslâm. Mesud (Mabbnbi) elBuhâri. Zic-i llhani.

308

OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M l Y E T E Ş K I L A T I Zeylâi, fıkıh âlimi, 22. Zeyneb, /elvanlarda kadmlar için kul­ lamlan muhayyel ad, 201 - 20^. Zeynelâbidin, Ak Mahmud - sâde, şey­ hülislâm, nakîbü'l-eşrâf, 167. Zeynelâbidin Efendi, Kâtip - zâde, 47. Zeyrek-zâde, kazasker, 119. Ziyâflddin Efendi, 117.

Zekeriya Efendi, şeyhülislâm, kazasker, 17, 49nı, 73, 192, 197. Zemahşerî (Ebû'l-Kâsun Carullah Mah­ mud), mflfesBİr, âlim; bk. Keşşaf, 23, 28, 43, 237, 238. Zeyd, /etra'larda erkekler için kullam­ lan muhayyel ad, 201-203.

II.

YER,

KAVİM, DEVLET DEYİM VE

ADLARI

VE

TARİHÎ

TERİMLER

AbbasUer (Abbasi Hahfeleri), 23, 161, 162. Abdaddar, Kureyş KabUesi (b. bk.) koUarmdan biri, I6Inj. Abdüsselâm Medresesi, Çekmece'de, 60. Abik; bk. Kaçkun kSU, BSn^. Âbik resmi, kadı'mn kaçkun köle (bk. b.) için aldığı vergi, 85n,. Acem, 230. Âdab, 237, 267. Adalar, Akdeniz Adaları, 92n„ lS7nj. Adakt fermanı, 250, 252, 263. AdtJM nâme, 131. Adana, 102. Adana Kadıhğı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 186, 279, 280. Adi, (j-i» Kureyş Kabilesinin kollanndan biri, 161n,. Adü penceresi, 178nj. AJlâ-i müsdlesat, Gclenbevî İsmail Efendi (b. bk.) dair eseri, 238. nin hendese'ye

Afyon Karahisar, 35. Ağa bahçesi, 216n,. Ağa kapısı, yeniçeri o^osı'nm makamı, 208, 209nı. Ağalar, nakibûH-eşraPm maiyetinde. Agros, İsparta vilâyetinin Atabey (b. bk.) nahiyesinin eski adı, 113. Agros kazası, 114. Agros müftüsü; bk. Atabey müftüsü, 180ı. Ağriboz kadıhğı, 92n,. Ağriboz [Eğriboz] sancağı, 92n,. Ahâli-i mûslaiddin; bk. müstaid, 80. Ahi Çelebi nâibhği, 142. Ahkâm-ı şerUfyye), 90, 91n„ 113, 114, 116, 132, 253, 264. Ahkâm (ve nixâmât-)ı evkaf, ders, 269. Ahlâk-ı Alâî, Kmah - zâde (b. bk.) nm eseri, 234. Ahmedbey medresesi, Selanik'te, 58n,. Ahval-i monosıb defteri, kadıhklarm derecelerini gösteren defter, 92ıı,. Ahyoh kadıhğı, 92n,. Akâid, medrese'de okutulan ders, 22n^ 23, 40, 232, 237, 238, 268. Akar, 86, 260. Akçahisar kadılığı, 92ıı,.

Adûdiye, medresede okutulan akâid (b. bk.) şerhi, 23. Adud şerhi, Osmanh medreselerinde iMUİ-i fıkıh (b. bk.) i ^ ders, 39. Afrika, 25. okutulan

İNDEKS Akd-i enkiha, (nikâh kıyümaaı) 113. Akdiye defter(kr) i, kadıların tayin ve azilleri hususunda kazasker tarafindan tutulan defter; bk. ka­ dılar defteri, 87n„ 157, 159. Akkerman kazası, 92nj. ilimler; bk. ulûm-i oMiye, mevzu'UimUr. 67, 75, 232, 236. Aksaray, 228. Alacabisar kadıhğı, 92n2. Alacabisar sancağı, 92n2. Alâiye, 122n„ 243. Ala kenise kadıhğı, 92n,. Al&mel-i şerif, 126. Alasonys kadıhğı, 92n,. AU^bey(kr)i, 94, 126. Alay eminliği, 284. Alemdarlık, nalâbüH-eşrafın maiyye­ tinde bulunan en yüksek memuri­ yet, 168. AIevi(ler), 162, 228. ^li, Ddrü'l - hilâfe medreseleri (b. bk.) nin yüksek kısmı, 267. Al-i Abbas, Hazreti Peygamber'in am­ can Abbas b. Abdühnuttahb evlâ­ dmdan gelenler, 162. Al-i Ebû TâUb, Hazret-i A £ evlâd ve ahfadı, 162. AB Paşa medresesi, IsUnbul'da, 49, 65, I05n,. Ahm ova; bk. Ayazmend, 106n,. Altmışh medreseler; bk. ibtid&-i altmışlı medreleri, 36, 42, 51, 56, 58, 89, 275. Abmışb (akmış akçt yeomiyeli) müderris(Uri); bk. ihtidâ-i altmışlı, hardıet-i altmışh müderrisi^ 3^^t^, 56, 62, 66, 67, 274. AUî

309

Anadolu BeyUkleri, 11, 227. Anadolu kadılığı, bk. Anadolu kazas­ kerliği, 152. Anadolu kadılığı defteri, 91. Anadolu kaddan, 156, 256, 257. Anadolu kadıhklan (kazalan), 9 3 , 2 5 8 . Anadolu kadısı mâzulleri; bk. .Anadolu jnazulleri, 186. Anadolu Kavağı, 137. Anadolu kazaskeı^ler)i; bk. Sadr-ı Anadolu, 45, 47, 49, 50, 52, 87, 93, 95n3, 98, 102n„ 104, 105, 110. 121, 130. 135n3, 136, 149, 153, 121, 130, 13Sn3, 136, 149, 153, 1 5 6 , - 1 5 8 , 167, 169, 177n„ 178. 184, 185. 190, 199, 206nj, 211, 212, 214, 224, 255, 258, 259n„ 273, 280, 283, 284. Anadolu kazaskeri tezkîrecisi, bâb-i fet­ va (h. bk.) da memur, 199. Anadolu kazaskerliği, büyük mevlevi­ yet; bk. Anadolu Sadareti, 101, 103, 134, 136, 151, 152, 155, 160, 181, 182, 185, 213, 265, 276, 277. 280. Anadolu (kazaskerliği) payesi, llOn^. 135nj, 184. 186. 273, 276, 280. Anadolu mâzulleri, Anadolu kazasker­ liğinden mazul olanlar; bk. Ana­ dolu kadısı malulleri, 265. 273. Anadolu medreseleri, 227, 241. Anadolu muhzırları, 259. Anadolu Sadareti; hk. Anadolu askerl^i, 103, 185. Anadolu sadareti tezkireeisi, 160. Anadohı sahil(ler)i. 133. 134. Anadolu Selçukileri (Selçoklulan). 1 1 , 76n,, 164. 227. Anadolu Sdçukln âhmleri, 227. Anadolu vekfyi kâtibi, bâb-i fetoâ (b. bk.) da memur, 199. AnapoU kadılığı Mora'da, 92n2. Anavarin-i Atik kaddığı. 92n,. Anavaru-i Cedid kaddığı, 92n,. Ankara, bk. EngürO. 99, 114, 256nj. kat-

Amam», 138.
Amasya, 145. Amid kazası; bk. Diyarbekir kozası, 115. Anadolu, 1, 45, 55, 70, 75, 76, 91, 93, 96, 105, 121, 122, 131, 156. 157n„ 227. AruM» BeyUrheyi(ti), 242n,. ITAn^, Ulny,

310

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Asakîr-i Man$ure-i Muhammediyye, 209nt. Asakir-i Mansure seraskeri, 208. Asesbaşı, 140. Astâne (-İ saadet), 113, 156, 275. Askeri, 1 2 3 - 1 2 6 . Askeri kassam, bk. kazasker kassamı, 122. Askerî kassam müfettişi, 122. Askeri kaymakamlığı, (yarbaylık,) 284. Askeri matbaa, eski. Süleymaniye Dârüşşifası (b. bk.). 34. 36nı. Askeri rüsumlar, 125. Astarh çuhadar, 207. Aşağı (derecM) medreseler, 68, 71, 242, 263. Atabey, İsparta vilâyetinde nahiye, bk. Agros, 113nj. Atabey müftüsü; bk. Agros müftüsü, lİOny Atebe-i ulya, 123, 127. Atina kazası, Ağıiboz'e tâbi. 92ıiı. ATIYYE, 219. Aüas kese, 198. Atranos kazası, 168n,. Atlar, 65n„ 141nı. Avâmil, Abdülkadir Cürcani (b. bk.) nin medreselerde ders kitabı ola­ rak okunan nahiv'e dair eseri, 30, 40. Avânz (vergisi), 130, 143, 253. Avârızcı, 252. Avarız hanesi, 126. Avarız naibi, âvârız vergisi ile ilgili davalara bakar, 143. Avlonya kazası, 9211,. Avrupa, 1, 92. Avusturya, 102n4, 189n„ 241, 25Snı. Avusturya Seferi, 107, 119nı, 129. Ayak dîvânı, 223. Ayak naib(ler)i, büyük kadılarm yanmda esnafı kontrol etmek için bulunan vekil, bk. nâib, 117, 142. Ayanlar, 118.

AnkarB kadılığı, Uçflncfl sınıf mevte-

viyet (b. bk.), 96. 114, 277.
Ankara muharebesi, 165. Antalya, 122nl, 239. Antalya kadısı, 107. Antep, 102. Antep kadılığı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 277nı, 278, 280, Arabistan, 157n]^. Arap(lar), 170n4, 230. Arap âlimleri, 229. Arap camii, 133. Arap Edebiyatı, 2 3 3 - 2 3 5 . Arap lisaniyatı, 33. Arap memleketleri, 165. Arap ve Acem Kazatkerliği, merkezi Diyarbekir, sonra tstanbul olan üçüncü büyük kazaskerlik, 152. Araz, kelâm (b. bk.) dan bahis, 41. Arazi kanunu, ders, 269. Ariza; bk. telhis, lUn^, 141, 182, 183, 190, 223, 257. Arkadiye kadıhğı, 92n,. Arpalık, yüksek askeri sınıf ile Umiye sınıfı için tahsis olunan muvakkat mazuUyet maaşı; kadıhkta bir derece, 92n„ 93, 98n^ 118 - 1 2 1 , 136, 158, 182, 184, 195, 248, 256, 257, 259, 266, 273. Arpalık beratı, 120. Arpalık hassı, 149. Arpalık maaşı; bk. tarik maaşı, rütbe maaşı, 120. Arpalık nâibleri, bir kazada şer'i hası­ latı maaş olarak almak sureti ile davalara bakan nâib (b. bk.), 117. 118. Aruz; bk. Ulûm-i Arabiyye, Zla^, 86. Arz, istida, 86, 87, 253. Arz günü, 87n„ 105, 156. Arz odası, 104, 190, 212, 213. Arz odası murafaası; bk. huzur mura­ faası, 213. Arzuhalci, bâb-ı fetva (b. bk.) da me­ mur; bk. meşihat arzuhalcisi, 199.

İNDEKS Ayapetre Kadılığı, Mora'da 92n2. Ayasofya Camii, Sn,, 64, I7O113, I86111, 207, 238. Ayasofya camii vaizliği, 186. Ayazma camii vaizliği, 186. Ayasofya kilisesi, 10. Ayasofya medresesi (medreseleri), 10, 56, 57n„ 60, 61, 66, 79. Ayasofya (Sahn-ı Senan) müderrisliği, 60. 231. Ayazmend; bk. Altm Ova, IO611,. Aydın - oğullan, 229. Aydm sancağı, 242. Ayıntap kadılığı, 186. Azadnâme (azad kâğıdı); bk. ıtık nâme, 85, 253. Azerbaycan, 75, 76nj, 250. Azrail kilisesi, Fatih Camii yakınmda, 7.

311

Bahçe hocalıkları, 244, 246. Bahçekapısı Camii vaizliği, 186. Bahşiş, 87, 90. Bakara Suresi, 42. Bakire nikâhı resmi, kadı tarafindon ahnan vergi, 85. Bakırcı, 126. Bakkal, 65n„ UİBı. Bâlâ ricali, 283. Balat mahkemesi (nâibliği), 142. Balıkesir, 62, 99, Balıkesir kadıhğı, üçüncü sınıf mevle­ viyet, 277. Balkan Yarımadası; bk. RumeU, 2. Baltacılar kethüdası, 207. Banaluka kadıhğı, 92n2. Bandırma, 134. Barbaros Hayreddin Paşa medresesi, BeşiktaşMa, 72. Basra, 2in^. Başbâki kulu, defterdar maiyetinde tahsUât gefi 155. Başmuhzır; bk. muhzırbaşı, 158n2. Başmuhzır resmi, kadı tayininde ah­ nan vergi, 158n2. Baş müsevvid; bk. reisü'l-müsevvidîn, müsevvid, 199. Başvekâlet; bk. sadaret, 212, 213. Başvekil; bk. Sadrazam, vezirâzâm, 212. Bayezid Camii vaizliği, 186. Bayezid İnkdâp müzesi, 176. Bayezid medresesi, İstanbul'da Ba­ yezid külUyesi içinde, 50, 51, 205. Bayezid (II) medresesi, Edirne'de, 61. Bayezid müderrisliği, İstanbul'daki medrese müderrisUği ki, bu paye şeyhulislâmlaıa ait idi, 177. Bedesten, 140, 260. Bedî, çiM bk. belagat, beyan, ulûm-i arabiyye, 21, İln^. meâni,

Bâb-ı âlî; bk. bâb-ı âsafî, paşakapısı, 137, 166, 187, 189, 191, 194, 207, 211n3, 213. Bâb-ı âsafî; bk. bâb-ı âlî, paşakapısı, 189, 194. Bâb-ı meşihat; bk. şeyhülislâm kapısı, bâb-ı vâlây-ı fetva, 139, 199, 208. Bâb-ı vâlây-ı fetva; bk. bâb-ı meşihat, fetva dairesi, şeyhülislâm kapısı, 199, 208. Bâb mahkemesi (tstanbul) kapıcıları, 143.

Bâb-ı hümayun kapıcıları, Bln^. Bâb-ı şüfâ, 43. Bâb naibi, büyük kaddarm yanmda vazife gören vekil, bk. nâib, kapı

naibi, 117, 136, 139, 142, 154.
Bâbüssaade, I90n4. Bâbûssaade ağası; bk. kapı oğast, 130. Bağdad, 20n„ 35, 58, 98, 102, 274. Bağdad Kaddığı, devriye mevleviyeti (b.bk.), 58, 89, 96, 186, 276, 277nı, 278, 280. Bağdad mâzulleri, 274. Bağdad Seferi, 206n4. Ba/«ır hil'ali, 192.

Behâiye, hesap'a ait bir kitap, 237. Behcetü'l-fetâvâ, Şeyhülislâm Yenigehü-U AbduUah Efendi (b. bk.) nm fetva mecmuası, 197. Behisni kadısı, 107.

312

OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Beylerbeyi Camii vaizliği, 186. Beyrut, 102. Beyrut kadıhğı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 186, 278, 280. Beyl-i şerif, 161. Beytülmal müdürlüğü, 199, 200. Bey'u şirâ, 114. Beyzavî tefnri, 235. Bezci, Uluy Biat, 169. Bidayet mahkemeleri, 270. Bidayetü'l-mühtedi, hidâye (b. bk.) nin şerhi, 29. Biga kazası, 130. Bilâd-ı erbaa; bk. bilâd-ı hamse, 95n„ 101, 283, 284, Bilâd-ı erbaa mevleviyeti, Mekke, Edirne Bursa ve Mısır kadıhklanndan ibarettir, 100. Bilâd-ı hamse; bk. bilâd-ı erbaa, 9Sn^, 99, 101, 120, 283, 284. Bilâd-ı hamse mevleviyet(ler)i (kadı­ lıkları). Edime, Bursa, Şam, Mı­ sır ve Filibe kadıhklanndan iba­ rettir, 100, 102, 277, 280, 284. Bilâd-ı hamse kaddığı payesi, 265. BUâd-ı hamse kadısı (mevalisi), 265, 285. BiMd-ı hamse (mevâlUi) mâzuUeri, 186, 265. Bil&d-ı Rum, 6ıı,. Bilâd-ı selâse, 95n„ 99n„ lOOn,, 243. Bilâd-ı sMse kadılıkları, tsUnbul, Edime ve Borsa kadıhklan, 46, 133. Binâ, aşağı medreseler (b. bk.) de oku­ tulan sarfO», bk.) a dair kiUp, 30. Binbaşı, 283, 284. Birgi, 99. Birgi kadılığı, üçüncü sınıf mevlevi­ yet, 277. Birinci Dünya harbi, 203. Birinci Ferik, orgeneral, 284. Bolu sancağı, 131n,. Bol yenli (samur) kürk, yeşil çuhaya kaph olarak sadrazam tarafmdan

Behlijte kadılığı, 92nt. Behram Kethüda medresesi, 90. Belagat (veya ilm-i belagat), ulûm-i arabiye (b. bk.) den meâni, beyân ve bedii ( bl. b k . ) ihtiva eden il­ min adı, bk. ulûm-i cûz'iyye, 20, 21, 22n„ 26, 27, 30, 39, 41, 43, 64nı, 6Snj, 229, 234, 267, 268. Belediye, 137. Belgrad, 92nt, 98, 99, 102, 274. Belgrad kaddığı (kazası), ikinci smıf mevleviyet, 96, 97%, 276. Belgrad kadısı, 274. Belgrad mâzulü, 274. Berat(-ı hümâyun): kadmın selâhiyetini gösteren, pâdigah tuğra (bk. b.) sim havi vesika; bk. be­ rat-ı şerif, mieal, menşur, rüût, 78nı, 81, 105, 108, 111, 112, 114, 116, 121, 123, 131, 164, 198, 275. Bera(-ı şerif, 125n,. Berof reımi, kadıya verilen herat (b. bk.) mukabili aylık yevmiyesinin yansı miktannda kendilerinden alman harç, 111, 158. Ber&yâ, 250, 251. Ber6er, U l u ı . Beş bmUk yeniçeri, 87nı. Beşikus, 72, 134. Beşyüs akçe (yevmiyeli) kadılık (mev­ leviyet); bk. büyük mevleviyetler, taht kadılığı, 10, 57nl, 66, 70, 88, 89, 95 • 97, 135, 136. Beşyûz akçe (yevmiyeli) kadılar (mevâU, molla); bk. mevâlt, 87, 111, 115, 152, 157. Bevvab, kapıa, 7, Sn,, lOnj, 81. Beyan, fasih söz söylemek san'atı; bk. ulûm-i arabiye, belagat, meâni, bedi, 21, 27n,. Beya* earık, şeyhuliâlâm'm giydiği sa­ nk, 163. Beyas eof ferace, 207. Beykoz, 134. B*ylerbeyi(ler), iki tuğlu paşa, 48, 86, 88, 118, 131, 135, 206.

İNDEKS l«yhui(«Mm'a verilen merasim kürkü, 191, 205. Bosna, 92nı, 99, 102. Bosna Kadılığı, üçüncü smıf (devriye) mevleviyeti, 96, 274, 277, 278, 280. Bosna mâzuUeri, 274. Bottancıbaşı, 224. BosUncı ocağı bahçeleri, 244. Bofanımı resmi, kadınm boşanma davalanndan aldığı para, 85n|. Boyabat, 99. Boyabat kadılığı, üçüncü sınıf (dev­ riye) mevleviyet, 277. Bozacı, 141nj. Bozca'ada, 217. BSlükbatı(lar), 87nı, 138. Budin kadıhğı, mevleviyet, 96, 112. Buhâri-i Şerif, hadis kitabı; bk. Sa­ hih-i Buhâri, 215. Buhfiri Tekkesi, Edimekapı haricinde, 233. Bnlgaristan, 277n,. lOln,. 1020^, 119n„

313

Büyükçekmece, 133na. Büyük kadılar (mevleviyet kadıları); bk. taht kadıları, 46, 48, 179. Büyük mevleviyetler (kadılıklar); bk. beşyûz akçe kadılıkları, mevlevi­ yet, 135, 177, 276. Büyük Karaman, İstanbul'da semt, 5.

Cafer Çelebi medresesi, S6nj. CahUiya devri, Arabistan'da Islâmiyet'den evvelki devri, 161. Câme, 74 Câmebahâ, elbise parası, 243. Câmi-i şerif-i cedid (Yenicami), 7 n „ Câmiu'l-fasulin, Şeyh Bedrüddin Mah­ mud (b. bk.) un fıkıh'a. dair eseri, 228. Camiü'l-hikâyât (ve Lâmiu'r-Rivâyât), Avfi (b. bk.) nin Farsça eseri. Celâl - zâde Salih Efendi (b. bk) Türkçeye çevirmiştir, 235, 238. Câmiü'r - riyâseteyn, pâdişâh hocahğı yapan şeyhülislâmlara verilen un­ van, 148. Câmiü's-satûk, Buhari (b. bk.) nin hadis'c ait eseri; bk. sahiheyn, Sahih-i Buhari, 42nı.

Borgaz, İstanbul'da 133n,. Burhan haşiyesi, Celenbevt İsmail Efendi (b. bk.) nin eseri, 238. Buna, 1 - 3 , 5 , lOn,, 13, 15, 46, 57, 58, 60. 62, 64, 72, 89n„ 90. 95n,. 97. 98. 99nı, 100. 103. 107. 124n„

156nj, 164n,. 165. 176ns, 183, Câmiü's-sahih, Hafu Ebî'l - Hüseyin Müslim (b. bk.) in hadWc ait 193n„ 208n,. 2 2 3 - 2 2 5 . 2 2 8 - 2 3 0 . eaeri, bk. »akikeyn, kOtib-i sitte, Borsa kadıhğı, biUd-ı hamse (b. bk.), 42n,. ye dahil büyük mevleviyat (b. bk.); bk. tahtgâk-ı M U S S , lOn,. 4 2 . 58, Canbaz, 123. 125n,. Condorh - aâde İbrahim Paşa medre­ 61, 72. 83. 89, 96, 111, 120, 134, sesi. 10, 68. 135, ISSn., 186, UZn^, 265, 276, Caırfes bohça, 221nı. 277n„ 280. Bursa fcadılıjı mozuUeri, 273. Buna medreseleri, 1, 2, 51. Bursa mfldetrisleri, 273. Borsa sancağı; bk. Hüdavendigâr San­ cağı, 128. Buyurtıldu, veziriazam'ıa movafakatioi havi derkenar, 90, 182, 183, 198. BOrSmcük. kumaş, İZİnj. Cebe AU (CibaU) Yenikapı iskelesi. 194. Ce<Ut>İIÛ'I-eıua6. Gelenbevi İsmail E fendi (b. bk.) nin logaritme şer­ hine ait eseri, 238. Cedel, usul-i fMı (b. bk.) a ait iUmlerden, 28nı, 40. Cctdl haşiyesi, Gelenbevi İsmail Efendi b. bk.) nin eseri, 238.

314 Celâl(Ur),

OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E T E Ş K İ L A T I 250-252. Çarşamba dîvânı, veziriâzam'm çar­ şamba günleri topladığı meclis, 137, 212. Çatalca, 97, 133. Çatalca kadıhğı (kazası), inebahtı Sancağmda, 92n„ 133. Çavuşlar, dîv<in-ı hümayun çavuşları (b. bk.), 206n,. Çavuş(lar), nakibi'l-eşrafı'm maiyetmde, 172, 194. Çavuşbaşı, 192 - 194. Çaymîni, Cagmini (b.bk.) nin heyeCt ait eseri, bk. Mülahhas, 20n,. Çekmece(ler), 60, 133, 224. Çekmece kazası, 133. ÇeldıUer, mevlevîler, 212. ÇemberUtoş, istanbul'da semt, 33. Çebikci, 126. Çeşme kazası, 119n,. Çinad, Macaristan'da kaza, RumeU kadıhklarmm en aşağı derecesi bura kadısıdır, 92. ÇmiU oda, Bâbı âlî'de, 166n,. Çit kasn. Yıldız Soraymda, 219. Çizmeci, 14Inı. Çmordibi, tznik'in bir mahaUesi, In. Çorbacı, 143nı. Çöplük Subaşısı, tanzifat âmiri, 140. Çuhadar(lar), ŞeyhuUslâm'm maiyyetmde, 196. 97, 136, 139, 141n., 191,

Celeb, 126. Celi yalısı, 146n,. Cemi, Kureyş Kabilesi koUarmdan biri, 161n|. Cevab-ı fifahi memuru, 199, 200, Cevdet tarihi, 103. Cevfuruf, arpacı, Hln^. Ceyb risalesi, Gelenbe^â İsmail Efendi (b, bk.) nin hendeseye ait risalesi, 238. Ceza kanunu, 269. Cezayir Beylerbeyisi, bk. Kaptan Paşa, 106n4. Cibayet, I25n,. Cezire-i Kıbru, 184. Cihad, 203. Cihat ruznamesi, 245. Cihet beratı, 154, 264. Cihet-i kaza, kadı maaşı, 86, 113. Cisr Mustafa Paşa, 228nı. Cizye, 253. Cönk, 70. Cumaabad, 80. Cübbe. 219, 221, CüliU, 97, 205. Cündî akçesi, 246. Cürüm ve cinayet, 108, 109. Cüz, 125nj. Cüzhan, 185. Cüz'ü lâ-yeteeezza, Müeyyed - zâde Ab­ durrahman (b. bk.) m risalesi, 232.

Dâhil dersleri, dahil medreselerinde (b. bk.) okutulan dersler, 261. Çakşirci, liinı. Çankın, 102. Çankın kadılığı, devriye mevleviyeti (b. bk.) 168, 179, 180. Çardak, 140. Çardak çorbacısı, 143nı. Çardak iskelesi, İstanbul'da, 143nı. Çardak naibi, İstanbul'da Çardak is­ kelesinde ikamet edip, gelen mol­ lan kontrol eden nâib, 143. Dâhiliye nezareti, 212, 213. Dâhil (elli) medreseleri (medarisi), Osmanh pâdişablanmn ve diğer hanedan azasınm yaptırmış olduğu medreseler, buradan sahn (b. bk.) a geçilir; bk. pâye-i sahn medrese­ leri, tetimme medreseleri, 11, 12nj, 14, 19, 20, 28, 36, 39, 45, 48, 55, 56, 57, 62, 63, 72, 73, 81, 186, 208, 244, 247, 261, 275.

4 7 . Debre kazası. 111. Darphane (-i âmire). 58. 93. 61. 29. 110. 10. bk. 60. Din-i mübin. 281. derrisin (b. 69. 128nı. Devriye mevalisi mâzulleri. 99. Dârü'l-hadîs (medresesi). 140. 104. Süleymaniye Ders vekili. 33 . bk. 265. bâb-ı fetva (b. Deâvi nâzın. 137. Divân-ı hümâyûn. 37. 247. 60. 262. 209nı. Dâhil mûdetrialiği. Davud Paşa naibliği. 113. Edirne'de Üç Derhendci. 280. bk. 155. 40. bk. 285. 273. elli akçe yevmi­ yeli müderrisler. Devriye mevleviyetleri (mevâlil^i). 60. divân-ı hümâyûn. 212. 134. 125. 228. Dârü'l-hadîs müderris(ler)i. I39ıı«. 267.. 155. 221. 262. mâristan. 263. Defler-t kassam. Desturluk tülbend. . Dârü'l-hilâfe (ti'l âliyye) medrese(ler)i. 86. 58. Devlet-i Aliyye. Dânişmend(Ur). 205. 241 . Deli-orman. Dârü'l-hadîs (-i Süleymaniye) medresi. DireUibel. 9. De/ter kethüdaları. lOSn^. 278. 186.) talebeleri.35. Dergâh-ı muallâ. Dimetoka.) Devriye mevâlisi. 262. 246. 199. 62. Dâvay-ı hak. 200. müderrUliği. 63. 48. 87. 55. j-U-«ll»j-» lûgat kaide­ lerine dair kitap. 142. Şerefeli Cami yanmda II. 148. en yüksek müderrislik derecesi. 104. 160. 103. 268. yaptırdığı eser. 207. 243. bk. 49. bk. 7n„ 8-10. Dârüşşifa Caddesi.. hastahane. 272. DellâUar. 271. Dfıu ilimler. 124nı. DârüH-hadis-i Mesudiye. Dirlik. 126. ders.) da me­ Dârü'l-hadîs'i. Dârü'l-hadîs (i. 88. 37n. 75. in en yüksek kademesi. 213. 255. 6. Defter-i Sultani. 4 5 . 243. ulûm-i diniyye. 112. 42. yüksek derecelisi. 40. 55. Defterdarlık. Dârüttalim. 213. 207. 142na. bk. 137. Kibâr-ı müderrisin (h. kazaskerlerin mevalinin tayin ve infisallerini maiyyetinde. kü­ çük mevleviyetlere verilen isim. bk. 274. 71. 2. 183. Divanhane. 35. 131. Murad'm Dergâh-i âli çavuflı^u. 56. 88. 74. 73. 1 2 . 90. 17. munla-i sahn Defterdar(lar). bk. şeyhülislâm ve kazas­ Dâhil payesi. mur. 186. 51. 235. 33. 57. paye-i sahn. 193n. Dârüffifu. 269. 179. 182.Süleymaniye) derecesi. Denâmr. 273. 69. 71. Dersaadet. 199. kerler tarafından kaddarm ve Daimi ierH müfovir..tNDEKS Dâhil müderTİs(ler)i. 275. 129.kibâr-ı mü­ 90. 125nı. 3. 139. 156. 38. Defter-i akdiye. 135n3. 315 Dav''ül-misbah. Dârü'l hadîs (-i Süleymaniye) müder­ Devlet-i Şehriyârî. 86. Süleymaniye medreselerinden en Ders vekaleti. 208. 281. Sahn-ı Semân med­ 103. 13in. 92n. 280. 110. 279. Iskihp'de köy.. 262. Süleymaniye'de. 94. 158. Derunk.) den. Davud Paşa medresesi. 52. 261. Dîvân-ı âli. Devlet-i Osmaniyye. 135. Divân-ı deâvi nâzın. 102.1 6 . resesi (b. 262. 284nı. bk. 6. 105.244. Derâhîm. göstermek için tutulan defter. risliği. DârüU-hadis medreseleri. 80.

196. 160. Dârû'l-h^M . Efendi dâimiz.. bk. Edime.. 15. 89. bk. Cemalüddin Mehmed Toi (b. Draç kaddığı. Dolama. Edviyekup. 123. 98. ISBn. 211. 210. 49n4. Duâ-gû. Elbasan kazası. bk. E Eane. Ehl-i berât. 33. 102. 192. 226. 13. Elbasan sancağı. Bilâd-ı hamse (b. ElçÜik. 190ıı„ 192. bk. Edime vak'osı. 124. 116. Dörtlü. 186. 111. RumeU'de en agağı de­ receU kıddık. 275.. 62. MoUa Hdsrev (b. 113. 174. Edimekapısı kabristam. EfdaUye medresesi. 63. Macaristan'da kale. 57. 90. Dîvân kadılığı. Dizdariye müderrisliği. 242n]^. Divitîar. bk. 220. Hart. Edime . lOn^. Ehram.) in Gurer (b.176n. 193nj. Medine-i Âmid. 21. bk. 233. Diyarbekir. hadis.Kırkağaç istasyonu. liluy Elfiye. 92nı. 273. bk. 59. Ehl-i askerî. Eimme-i karufiyye. 224. 22Bn. Dul nikâhı remi.. 193. 276. Edirne pâye-i mücerredesi. 113. 1. 274. 92nı. 96. Edime müderrisleri. EUili medreseleri. pfidifah'm geyhuUslâm'e hitabı. 35. 173. 184. Ehl-i örf (taifesi). 280. eczacı kalfası. 85. 280. 58. Eğri Seferi. yaygı. 42. 96. kandil yağı.) den büyük mevleviyet. 156nı. 159.170. Dühen-i zirae. 135.) nin nahiv'e ait eseri. 99. 58.203. 105n. Dobniçe kaddığı. 193n„ 195n. Doğa Anadolu. 70.316 OSMANLI DEVLETİNİN iLMlYE TEŞKILATI 141. 276. bk. 152. 279. eUi medre­ seleri. 24nı. Eflani. 178. 152. £M-t hiref. 72..229. kumaj. 124n. 111. Ekmel. m«dre»e*i. 69. Amid kazası.134. 126. 221. 13in. 1 . 72. 100. 174. 281. bk. 274. 86. Eğri. 191. bk.. 36. 125nı. Edime kadıhğı (kazası). 274. 153.. lâln^. Ehâdis-i şertfe. £M-t ilm. Dîvân (-1 hümâyûn) çavuşları. 225. 92.. 205. 105nj. 189. 46. I8Inj.) adh fıkıh eseri için yazdığı ferh. 246. bk. 189. Diyarbekir mâzuUeri. 181. 141. 173n«. 61. 211n„ 242. bk. 92a. Edimekapı. Doğanet. 173. 64. 123. 17. Edirne (kazası) payesi. 273. 29. medrese dera kitabı. 51. 157. 2. 127. Dolmabahçe Camii. 22üny Edime medrese(Ier)i. pâye-i mücerrede. 254nı. 89. 56.3. 86. Köstendil ka­ ddığı. 59. Ehl-i hibre. 98. 64. 267. EUi altıncı orta. 30. medrese derslerinden.. Dolmabahçe Sarayı. Dürer. 184. 125nı. 269. Kureyı'in atlanna nezaret eden makam. 208n„ 226. 244. bk. 249. Divanyolu. 95n. 115. 265. 120n3. 252. 103.). Hanefi imam­ ları. Edime Dârül-hadiai. devriye mevlevi­ yeti (b. I43nx. 97. EU-i sünnet (mezhebi). 920. 180. . bk. Kastamonu'ya bağh kaza. l l n . 277. ders ki­ tabı.186. 179.. 92nt. 179n„ 201 . 124nı. 24nı. kadınm aldığı harç. 40. EdMyat-t Arabiyye. 22. 138. tahgâh-ı selâse. 221. Eğri kadılığı. Diyarbekir kaddığı. Sân^. 185. IsUnbul'da semt. 154. 275.

bk. bk. 142. 317 Esedabad Kadıhğı. 126. Erbâb-ı timar.. Eyalet paşaları. Evlâd-ı Ali. bk. 93. 123. 215. Erzurum kadısı. 10. 214. Eşrâf-ı kuzât. 70. Kureyş kabilesi koUarmdan biri. 274. bk. Emir sarığı. Evkaf Nezareti. 167. Englirü. sâdât. 231. 56. Etraf-ı İstanbul.) derecesin­ deki kaddar. borçlu ve nakdi cezalan tayin eden merci. Emval-i muhaceere. Etvâkü'z-zeheb. Esed. 162nı.bk. Evlâd-ı Peygamberi. 259n.) mev­ leviyeti. 277. Endrose kadılığı. 280. 92n. 279. Emsile. Eşen sipahi. 171. 168. Esnâf-ı hamse. 69. £mr-» nebeviyye.. 238. Havassı Kostantiniyye 17. Envârü'l-lenzil ve EsrârüU-tevil. fıkıh'ü dair eser.. Evkaf-t selâtin. . Emeviler. 155. USn^. Ermiye (Urmiye . 115. 123. Eyalet kadüıkları. Talibi ve Abbasî aile­ lerinin defterlerini tntan memur­ lar. 96. Evkaf müfettişi. bk.) nin medrese­ lerde okutulan hendese kitabı. 163. 269. 128. emir yâni sâdât (b. 151n. 225. Emval-i eytam müdürlüğü. Emirlik. 87. Eşbat kadılığı. elli akçe yevmiyeli. Emir. 106. 243. bk. 268nı. nikâh. Siice kadıları. Eşnak. 85. 199. mazul kadılarm tayini için yapdan sıra tertibi. 90. bk. 38. Elbasan sancağında. Ereğli. Es'or. bk.Rumize) kaddığı. 92n. bk. 163. Erzurum. 192. 263. 68. 176. 30. seyyid. 236. Eyalet(ler). Erzurum mâzulleri. sitte (b. Efbah. 74. taht kadıları. Ankara. 216. Evrak-ı mürde. Eşkâlü't-ü'sis. Erzurum kadıhğı.İNDEKS Ellili müderris. seyyid. Emîrt arazi. Evreşe kadıhğı. tefsb-i kadı Beyzâvî.)in eseri.. Eytam daireleri. Ensab nakipleri. 250. 208n. I7O1I4. Emin. Zemahşeri (b. Şemseddin Mehmed Se­ merkandî (b. Eydp. 275. Erâdif-i kuzât. Eyalet kadıları. Ata Bey (b. Üniversite binası. 98. Ermeniye. 92a. 163. kadı maiyetinde memur. 278. 161n. Eskiyor. 97. 204. Enkiha. 101. bk. Kureyş'in Kabe'­ deki putlanmn vakıf işlerine ne­ zaret. 28. bk. 235. 73. 94. 199. Eyüp Camü. 92n2. 20. bk.)'m aardığı yeşil sank. 133n. Ağnboz sancağmda. Trakya'da. 161nı. 134. 209nj. Evlâd-ı askeri. 126. devriye (b. 125. 31.) nm eseri. Seyyidler ve Şe­ rifler. 62. 114. Evkaf. 274. 260. şerif. Edirne'de yer. 91. Bey­ zâvî (b. 114. Şem'i MoUa (b. Enderun Tarihi. bk.. Erdek. bk. Ensab nikâbeti. 236. 92n2. 73 99. EsmârS'l-hadayık. 102. 275.) nin eseri.. Eski saray..200. 95. 162.) nin medrese ders kitabı olarak okunan tefsir kitabı. 23.. 238. 59. 95n3. bk. Esmihan Sultan medresesi. 161nı. Hazreti AU evlâdı. 186. Evlâd-ı etrak. medreselerde ders olarak oku­ nan sarf kitabı.

201. 139. 139. 230. 193n4. 232. 105. 276. 268nl. ŞeyfanUslâma giydirilen 6eyaz samur kürk (b. 56. 254. 120.201. 89. 280. 192. Fatih imareti. Eyüp müderrisliği. 22 In^. 269. 88.) nin fetva mecmuası. Felsefe-i İslâmiyye.) ün bebeyaz çuha örtüsü. 274. Ferik. 125. (b. 249.) ayannda. bk. Sn^ Fatih vakfiyesi. 186. 249. bk. . hUcemiyât.) nin fetva mec­ muası.) nin fetva mecmuası. 7. Fethiye. 162. ŞeyhuUslâm Hâ­ mid Efendi (b. 116. 234..43.189.) nin eseri.bk. 6ıı. 186. 191. 227. 197. 280. Fatımi Halifeleri. 195nı. 204. Falaka. 96. 7. müftü. 22n. ulûm-i cüziyye. 70n„ 1 7 3 . 30. 211. bk. fia. bk. 204. 206. 56. Fatih Camii. 197.) nin reisi. Fetavây-ı Hâmidiyye. bk. 197. 138. 22n3. DiedTese(Ier) i. Seyyid Şerif Cürcanî (b. 85. icazet silsilesi Fahreddin Râri (b. 134. Fakih(ler). 24nı. (b. Eyüp Eyüp mâzuUeri. 228. 33. 17.. Felâvây-ı Feyziyye. 131. 174. 179 180nj. Fetva emini dairesi. Eyüp kadısı. 250n. Ferace. 175. bk. bk. Fetva dairesi. 5711^. 142. 81. 211. 123. 277n„ 278. Şeyhülislâm dairesinde fetva kalemi (b. 84. Yenicami 6. 180n„ 184. 203. Feroe-t beyza. 207. Ali Kuşçu (b. Fatih küUiyyeri. Fatih Camii vaizimi.ablarm.318 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Ferâiz. 204. 212.). 122. IsUnbul'da semt. Fatih Kanunnamesi. 212. Havass-ı Kostantiniyye.. 74. şerl bir hükmü ihbar ve tebUğ. 112. Ferraş. Fetva emini. Eyüp kadılığı (kazası). 200. Fatih. 75. Fermayış şal. 186. Fenar (Fener) kaddığı. 197. Bilâd-ı Selâse (b. 12n„ 79n„ 88nı. bk. fukaha. Havass-ı re­ 77n„ 92ıij. 181n«. 236. İnegöl rivarmda kasaba. pervane. bk. korgeneral. 170. Sahn-ı Seman Haslar kadılığı. 1 8 7 . 178. 255. bâb-ı fetva. bâb-ı meşihat. hüküm. 251.176.198. 209. fetva kalemi. 109. 83. Felsefe. 238. 237. 8. 5.) nun medre­ selerde deri kitabı olarak okutu­ lan heyet kitabı. p&di. Fergane. Ferâiz şerhi.) nin eseri. tereke taksimi mevzuu ile ilgiü ders. bk. 133. bk. 247. üm-i hikmet. 237. 80n. 195n„ 196 . ŞeyhuUslâm SaduUah Sadi Efendi (b. 200. bk. 57. 135. 5n. 30. fıkıh alimleri. 196 . bk. 74. 115. 203. Fetva(lar). Eyüp Camii vaizliği.) kaddddanndan. Fetihnâme-i Rodos. 41 .zâde SaUh Efendi (b. bk. 283. 236. Eyüp ziyareti. bk. ŞeyhuUslâm Fey­ zuUah Efendi (b. 20. 257. bk. bk. 185. Fetavây-ı Sâdiye. Ferman (-t hümayun). 284.. 81. 267. bk. üm-i Hâhî. 29n. 140. 268.) ye kadar uzanan ulemayı ifade eder. 1770^.. 186. 21. 10. 237. Fenar. 63. 67. 7nj. 147. 242. Feridun Bey Münşeatı. 9. 174. Fahr-i Râzi mektebi. Celâl . 137. 214. 127. Eyüp türbesi. 267. 76. mahref mevleviyeti. 7. 204. 241. 235. 43. nişan. 239. Tırhala'da.

102. Hadis(-i Peygamberi). 127n. Galata mâzulleri. 186. 38. Fürû. 231.39. İstan­ bul'da. 100. Tanzimattan sonra kurulmu. Fıkıh.) nin eseri. gâfiye. 141nj. 19. 30. 274. 9 8 . 69. Gâib. Galata. 196. 63. 229. 228.). 96. 43. 162. liZn^. Hazreti Pey­ gamberin sözlerine ve hareketle­ rine ait an'anelerle ilgiU islâm ihni. 67. Fikra-i fuzela. 214. 154. Fukaha. 55. 77n„ 96.) ye dahil ikinci smıf mevleviyet. 75. olan fetva dairesinin adı. Foça hasları. mollahğı). 280.) nin usûI-i fıkh'a dair eseri. 95n. 210. 97n4. 69. 228 . bk. 22n„ 23.231. Gediz kazası. 277. Mısır'da.. 134. 319 Galata kadıhğı (kazası. 19. bk. bk. Feyyum. bk. bk. bk. Gâşiye. 125nı. Habbaz. 98. 89n<. Gurer. 267. 274. 176. Gelibolu. 196. 164. 197. Gerede. 121n.) nin bnlundağu şube. 64. 200. 276. l l n j . Galata kadılığı payesi. 33 . 277n. 152. 208. 234. Feyyum kaddığı. 233 • 238. Galata bedesteni.100. 131ns. Girit. 41. 116. GaUe. Gâşîye-i mahsüse-i mevâli. 215. şeyhuUsIâmhk derecesi. 19. Gramer. ikinci sınıf mevleviyet. 43. 132nı. 8. 27. 147. fakih.. 229. bk. 274. 229. Dûrer (b. 199. 238. bk. 276. 278. Şeyhülislâm dairesinde haşmda fetva emini (b. 68. Füzelâ. 5n„ 17. . 28. 229.. bk. hâşe. 223. Girit kadıhğı. Fususü'l-bedâyi li-usuli'f'ierâyi. 243. 274. üçüncü sınıf mevle­ viyyet.İNDEKS Fetvahane. İslâm hukuku ilmi. 242. 280. 277nı. 83. 112. 278. 201. 22. 41. Gazenfer Ağa medresesi. 234. 269. fıkıh. 113. 97. 133. 78. (mevleviyeti). Fususü'l-hikem. kalem amirleri. Gelibolu kadıhğı. Haeı. 28. Fünân-i şetta. 209n. b. 276. Fetva odası. 101. 96. 29. FiUbe kadıhğı. Fihbe. Gebze. 136. 75. 22. Fürû-t hanefiyye.. MoUa Husrev (b. 277nl. Garp MoğoUan Devleti. İlhanı Devleti. Muhyiddin Arabi (b. 38. 200. 227. 233. 99. ûlum-i şeriyye.. 161nı. 283. 280. bk. 134. Hâeegân. Fünûn-i âliye. Fetva payesi. Güney Anadolu. pâye-i fetva. bk. Filibe mâzulleri. Hac. 199. örtü. Gazeliyyat. 91nj.) den mahreç mevleviyyeti (b. Germiyan. Fetvahane müsevvidi. 165. Feltıo odası heyeti. ekmekçi. tslâm hukuku. Fukahây-ı müderrisin.) in med­ resede okunan fıkıh'a ait kitabı. Bilâd-ı Hamse (b. 174.) şerhi. 101. 197. Günay kazası. Fetva kalemi. Hacı Hasan Efendi medresesi. Bi­ lâd-ı selâse (b. bk. 78. ReisüH-mü»evvidîn. 70. 38. 267. 276. Haçova meydan muharebesi. 284. bk. Molla Fenâri (bk. bk. 133. 22.

247. 265.) ile SüJeymantye medresesi (b. Hanbdi mezhebi. 186. 83.) nin altmda bulunan beg mü­ derrisliktir. bk. mollası). Hareket-i hâriç müderrisliği derecesi (b. Hareket-i dâhil derecesi. 59nı. 201. 208n. 58n3. 186. Hanefi fukahast. 272. Hamid (eli) sancağı. mukttddemat-ı ulûm. Hâriç dersleri. Hadım Ali Paşa medresesi. Haremeyn (mevleviyyeti) payesi.. Hâmise-i Süleymaniye derecesi.320 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Hareket. muhteremeyn). Mûsıla-i Süleymaniye (b. 58. defteri. 270. Hamzaviler. Haremeyn (-i şerif ey n. 284. Hâmise. 274. aynı adı ta­ şıyan müderrislerin rütbesi. 187. HaUaç. . 63. Hantfî fıkhı. Haremeyn paydileri. 281. 122nı. 85. Halep payesi (derecesi). 108. bk. Harem. Halep. 60. 283. 271. 60. 10. 271. Hareket-i hâriç müderris(liğ)i.. Hareket-i hâriç derecesi. 280. İstanbul'da. 90nı. Haremeyn Evkafı Nezareti. Haremeyn müfettişliği. Hâne akçesi.. Hareket-i altmıştı müderrisfliğji. 93. 37. 90.) arasmda. bir müderris­ lik derecesi. 58. 96nl. Ulny Hamal. kadı. 86. 58. bir müderrisin ev­ velce bulunduğu derece ile tayini. bk. 251. 101. bk. 208. 101. 55n„ 56. 86. Hanefi USn^ Hantft imamları. Un. 63. ikinci sı­ nıf mevleviyet. 181. bk. 262. mezhebi. Kibâr-ı müderrisin (b. 125nj. Haremeyn kadısı (mevalisi. 244. 280. Haraca. 181. 272. Süleymaniye müderrisliği (b. Hâriç. nin^. bk. 276.) nde okunan dersler. 100. 96. 216n. 277. 280. 285. 99. 100. 278. 277nı. 37. HaUç. 249.) den olup. ibtidâ-i alt­ mışlı. 277. 135. Hareket-i altmıştı medreseleri. Haraecı. 59nı. 139n4. İstanbul ve Edime kadı­ lıkları arasında yer alan büyük Mekke ve Medine kaddddan. 186. 263. 207.) ni gösteren rumuz. 98. Hareket-ı dâhU müderris(liğ)i. 60. Hareket-i misliyyesi.273. Hâkim (ü'i-ierH). Hareket-i hâriç medreseleri. 272. 273. 175. 98n2. 187. 59nx. 284. 221nj. 272. mollalığı). bk. 186. 264. 33. 66. 133. 174nı. 252. 135. 183. 186. 38. bk. bk. 276. Hareket-i dâhil medreseleri. Holep kazası mâzuUeri. Hareket-ı altmışlı derecesi. 265. Mekke ve Medine. 173. 186. ders. 262. 60. Haremeyn kadılığı (mevleviyyeti. Hâmise-i Süleymaniye müderrisfliğji.. 120. Hariç medreseleri (b. 29. Melâmiye-i Hamzaviyye erbabmdan. 132. altmıştı müderrisler. 135. 186. Harç ve damga kanunları. bk. 38. 89. 101. aym adı taşı­ yan müderrislerin rütbesi. 261. 262. 56. 58. Hadım köy. 271 . aym adı tajıyan medresedeki müderris­ lerin rütbesi. 63. ^mevleviyeti^. 262. 24nı. bir kadıbk derecesi. Hâmid Efendi medresesi. Hakpkûrî Âcumof. Halep kaddığı. 83. hidâye. Hâmise-i Süleymaniye medresesi. 60. 242. I27n. Haraç 257. 284nı. Hersek'te. 28nı.

Hikemiyat (Hikmet). 59. Ebu Bekr Merginâm (b. Hatt-ı şerif. bk. . 250nı. 66. 183. 136. 97. 92n. Hesap. 26. 249nı. 65. 118. u/ûm-t cüz'iyye. bk. bk. Mahmud-i Cfir­ cânî (b.. elli akçeli müderrisler (b.185. 55. 12. 73. 43.) den. 39.bk. Osmanidardan evvel­ ki hükümdarlar ve aileleri tara­ fından yapdmış olan medreseler. 14. 26. 209. 9. aşağı dereceU medrese dersi. Hayyat. 39. 21. bk. bk. 50. 135. Hasköy Valde Sultan Camii vaizliği. 75. 119. 179. Eyüp ka­ zası. Hâşiye-i tecrid. 19. 275. aşağı dere­ medreseler (b. Hazine. 141. Heyet-i vükelâ. l l n . 20. bk. 21 Hâşiye-i tecrid müderris(liğ)i. felsefe. Hln^. Burhanüddin b. 106. Hekimbaşılık. Hattat. Eyüp kadıhğı. 31. Hanefi fıkhı. muhtasarat. gaşiye. 48. 55. 60. Hidaye. 46. 88. Havass-ı KostaıUiniyye. 20. 59. 6. yirmi. yirmibeş akçe yevmiyeU en aşağı dereceli müderrisUk. Heyet. Hâriç rüûsu.45. 189. 40. 11.29. kozmoğrafya. 35. 238. 148. 237. 42. 277nı. elli akçeli müderris. 92n2. 43. 77. 55. 179. 63. 237. 146n. 210. 177. 275. 246. Hatice Hatun medresesi. Hatip.) nin Osmanh medre­ selerinde ders kitabı olarak oku­ nan Kelâm'a ait eseri. 198. 9 3 . Havariyûn kiUsesi. 9 4 . 48. bk. 133.) adlı kitabm şerhi. 224. 173nj. timiyt TukiUlı. Hazine-i hassa. bk. 43.. 185.41. . 61 . Eyüp ve Üsküdar mevleviyetleri. Has.) nin/ürû (b. 47. Hassa hekim başüığı. 132. 89. 60. Haseki Sultan medresesi. 257. Hâşe. 35. Harmancık kazası. Hazinedarbaşı. 157. 231. 250. 254. 27 . Gelenbevİ IsmaU E fendi (b. 1119. 56. ulûm-i cüziyye. nahiv'e ait kâfiye (b. 39. 162. 39 . 321 Hatt-ı hümayun.71. 244. 74nj. 61. 262. 20. Haydar Paşa medresesi. Heva. 258. 2426. 19.) in çahştığı medreseler. 249. Eyüp kaddığı. bk. Hâriç payesi. Hâriç müderrisliği. örtü. 12. 158. Havass-ı refia (kadılığı). 161nı. Hersek. 57. 22. Hâşiye-i celi 14. 19. 260. 96.İNDEKS Hâriç (elli) medreseleri. 21. 20. 101. 49. Hersek sancağı. Havass-ı Refia. 28. ulûm-i cüzHyye. bk. 41. Haruniye.) a ait eseri. 181 . bk. 13. 59. 61. Haslar kadılığı. 276. 249. 55. Hâsilât-ı şeriyye. bk. 48 . ilm-i hikmet. 27. 208.) nin eseri. Saints Aportes kiUsesi. 7 5 . Hâşim. 119. 114. bk. Herat. AU b. 280. Haslar kadılığı. 133. bk. 232. HesabüH-küsûr. 111. Kureyş Kabilesi koUarmdan biri. 64. Hâriç (medresesi) müderris(ler)i. 221. Havass-t refia. 249. 186. 190n4. terzi. 227. 78. 71. 26. Havass-ı Ahi Çelebi kazası. 75. tecrid medreseleri.53. 42. 146n„ 180nı. Hekimbaşı. 65. 236. 61. 127n2. 67. bk. Hasan Efendi medresesi. Hezargrad kadıhğı. 98. bk.63. 72. muhtasarât. 238. Havi. Hicaz. hk. Hendese. 168n2. 68 . 260. 258. 37n]^. 69. 31.

tbâdât. filozoflar. resm-i hüccet. 269. süt anahk dersi. tbtida-i dâhil derecesi. 201. Hısn-ı Mansur.. ISln^. hacılar. 53. 149nı. aynı adı taşıyan medreselerde müderrislik yapanlann unvam. tbtida-i altmışlı müderris(liğ)i. Hüsn-i hatt-ı talik. 109. Hüseyin Amili (b. Hukuki muamelât. 191. bk. Bahâüddin Mehmed b. Hukuk-ı umumiyye. 22n. 169. 80. Hükmî muamelât. 268nj. Hükemâ.) nin eseri. 128. 131. ders. Hotaliç. pervane. 85. ânj. 206. 108. hâkimler. kadımn hüccet (b. 59nı. bir müderris­ lik derecesi. 253. bk. 63.) dan bir ders konusu. bk. 215-221. 281. altmış akçe yevmiyeh. Hususat-ı şer'iyye. Hukûk-i hususiye. 36.2 7 3 . Hoca . 24nı. tbtida-i dâhil müderris(liğ)i. 270. 28nı. 130. Osmanh nakîbü'l-eşraflanmn imzalan. 137nı.zadeler kanunu. 169. ders. 117. bk. Hizmetkâr akçesi. 269. 125. 186.322 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I dair Hücre. 103. 179. arz adası murafaası. bk. 59nı. tbtida-i altmışlı medresesi. 127nı. bk. 108. 128. 51. . 195nı. 116.) için aldığı harç. Hükümet. adliye. 271. Husumet davaları. bk. 262. 60. HıfzıssMıa. Huzur ders(ler)i. 268. bir müderrislik derecesi. fıkıh. müftülük. Tımova mülhakatmdan. hüccet. nişan. Huccac. bk. 73. lOuj. bk. ferman. Hulâsatü'l-hesab. 140. Hüccet akçesi (resmi). 87. Hulumeç kaddığı. Hıristiyan. 78.felsefe'ye eser. Hücerât-ı tetimme. 172. bk. 145. bk. ulûm-i şeriyye. mehâdım-ı sudur-i kiram ka­ nunu. HiCat. pâdişâh hoca­ ları (b. Hüseynî. pâdişâh hocaları. bir müderrislik derecesi. 198. 125n2. Hüddam. 40. 125. Hilaf 20n2. 272. 2 7 1 . Bursa San­ cağı. 259. 51. 246. 181. 121. Huzur murafaası (mahkejnesi). 270. bk. 40. kadılar. mantık'a ait bir kitap. HikmetÜ'l-işTâkiyye. Hizmet-i fetva. bk.. löluı. 60. bk. 170. 251. 161nx. Hücerât-ı berekât. kendilerinin Hazreti Hü­ seyin'den geldiklerini ifade eder. 271. Hukûk-i düvel. Hindistan. 126. 251. Hızâne. 63. 92n2. Hükkâm. Hukuk mahkemeleri. Hnka-i Şerif. 115. 265. Hüdavendigâr sancağı. Hüsâmiye medresesi. altmışlı medreseler. Hüküm (-İ hümâyûn). tbtida-i altmışlı derecesi. 56. I 1 6 n 2 . 211214. 89n. 198. t îâde. 58. 59. Hucec. 281. 154. Hüsn-i hat. 37. 114. Hükkâm-ı şer'i. 112. 86. medrese odası. 187. 84. 222. Hukûk-i idare. 272. 267. 262. Hüsâm şerhi. 86. 186. tbtida-i dâhil medresesi. 244. mahkemede kadı tarafmdan verilen hükmü gösteren Uâm. Hünkâr hocaları. 207. İbrişim. (ilmi). 237. 251. bk. 262. Mora'da. 228. şeyhül­ islâmlık. Hitabet. usul-i fıhh (b. 269. Hüccet.) evlâdına ait kanun. Hilâfet. tbtida-i hâriç derecesi (rütbesi). lOuj. bk.

90. 121.) la memur. ders. 63. 50. 83.EdirneBursa medreselerine verilen isim. (b. 238. tkdü'l-cüman. 259. 140. 114. 281. 42. tkinci medrese. W o m . 237. 186. 263. 179n3. ulûm-i âliye.. tim-i kıraat. 22n^. 24. 75 . timiye mesleği. timiye teşkilâtı. İstanbul . bk. 256. 78. 57. 199. 243. 48. 241. 265. felsefe. tmare. bk. 151. 80. 269. Aynî (b. belâgat'daa bahis. tmam. kadmm (hakimin) bildirisi. 77. 271. 276nı. 88nı. bk. felsefe. 138. 261. 52. 175. 117. 199. tçel (medreseleri). 70. tctihad-ı eimme. 27. bk. llm-i kelâm. 174. 116. timiye kanunnamesi (kanunu). kelâm. 183. 258. 187. 269.). . tim-i âdab. aynı adı taşıyan medreselerde müdetrislik yapanların unvanı. thtiman kadıhğı. İlmiye ıslahatı. ve iman. bk. 24nı. 41. Hareket-i hâriç ve ha­ reket-i dâhil medreseleri (bl. 175. tim-i hikmet. 72. bk. tim-i hadis.. 41. 164. tim-i terbiye.) şerhi. belâgıu'dan bahis. 118. 172. 199. 238. bk. 268. 33. 211n. ulûm-i âliye. 92n. tkinci sınıf mevleviyyetleri. bk. 22n3. bk. 20. lerden.. 45. bk. 87. lerin aldığı maaş karşıhğı vergi­ îlâm. şeyhülislâmın unvanlarmdan. tktisat. 138. ulûm-i âliye. 137. ilm-i iWû. 73. 254. 271n. timiye sınıfı. belediye işlerine bakan memur. bk. 156nı. 268nı. 56. 253. 267. 283. (usuUi). 253. 85. 155. 108. îdâdiye. 29. ulema sınıfı. ilm-i hikmet. 241. tbtisap. 25. 87. bk. iin^. bk. 3. 174. bab-ı fetvam­ tnâye. Ekmelüddin (b. tim-i usûl. 185. medrese talebesine ve­ rilen müderrisUk diploması. 115. 59nı. hikemiyat. Garp MoğoUan Devleti. ber cuma günü toplanan mecUs. 122nı. İlmiye rütbeleri dereceleri. llyas Bey medresesi. 232. tklilü't-teracim. tfta liit. bk. 20. 158nj. tbtidâ-i hâriç müderris(liğ)i. 89. harç. Sanj. 58n3. 49. bk. tmadü'l-islâm. 276. 67. mahreç 323 llhaniler Devleti. 237. fıkıh. 2inj^. 119. 87. 200. akU deliUere dayanan iUm1er. 22n3. 77.) nin eseri. lâln^. 267. bk. îlâmât (-1 şer'iyye) odası. vaUllıihiyat. 245. 63. 227. tim-i fıkıh. bk. kadımn imzadai) aldığı fetva (b. 241. 267. îcâz. tltimas. 118n„ 119. (b. tcazet (nâme). bk.. fıkıh. ders.77. 155. thtisap ağası. tim-i iktisat.) in Hidâye da. bk. îlâmât (-1 şerHyye) mümeyyizi. 267. tim-i Kur'an. tkindi divânı. tim-i ilâM.tNDEKS tbtidâ-i hâriç medresehri. 279. 185. tera kanunu. 25. 21. Mehmed Akkirmanî İmaret. 12n.) tmam-ı Sultanî. 74n]. paşakapısmda (b. 179. 198. 252. bâb-ı İmza resmi. 257. 117. İmamet. İkinci Meşrutiyet. hadis. 219. İmkân. mescid-i haram (b. thizam. 49. 254. 71. 250. 125n2. 142.) nin eseri. 242. tmdadiye-i hazariyye ve seferiyye. tana-ı ümmet.) ın idare 153. 135na. 20. mevleviyetleri. 60.

107. 195n„ 196. 209. 10. İskilip. 138. İnegöl. İnegöl medresesi. 161. tstanbul Kız Lisesi. . 211. 17. 22n3. 259nı. 15. 29. 46. 160. tsbât-ı sâni'. 133. 165. 5. tstanbul fethi. 212. 53. Tanrmın varlığım isbat. 203. 106. bk. 24. fıkıh. 49. 162. İstanbul mollası.. îshak Bey Medresesi. tstanbul kadısı. 60. tstabl-ı âmire rütbelileri. 111. tslâm âUmleri. 7. 73. 176. tstanbul kadısı mazulleri. 176. 154. tstanbul kadısı şerH müşaviri. 133.) nin meşhur olan adı. 43. 267. 223. 88. 92nj. 186. 235. tslâm tarihi. bk. Üsküp'de. bk. 75. 277. 283. 96. 167 . bk. İstanbul Calata'da. tstanbul Efendisi. eski Süleyma­ fetva (b. 182. îsar.143. 161nı. 276. 99n2. bk. 61. İskele kapısı. tnebahtı rütbesi.324 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İstanbul. 219. İnebahtı. tstanbul kadısı. 24nı. İstanbul bedesteni. 268. 72. I65nj^. kelâm-a. 58. 207. 24. 16. 7 7 n ı . 41. 149. 125. 136 . bk. 106nj. İran. Cel.170. 74n2. 3. 110. 239. 258. tstanbul Mollası. 134. tstanbul Mollası. 41. İstanbul halkı. 214. tstanbul kaymakamı. 199. 165nı. bk. 188. ISBuj. 97. 96n„ 97.. 280. 33. 194n. Isbat-ı vâcib. 23. 186. tstabl-ı âmire (müdürlüğü) payesi. 127n„ 131n„ 133n„ 137. 163. trâde-i hususiye. 229. 11.) den büyük mevle­ viyet. 261. 23. İstanbul Boğazı. 249. 267. 229. 75. 89. 264. 140 . 92. 196. 104. 235. 84. 95n^. İran Seferi. 152. 92n2. 227. İstanbul kadılığı (kazası). 225. bk. 283. 256. bk. 235.136. 177. 5n]. 24nı. 264. tstanbul Efendisi. İstanbul esnafı. 205. Bilâd-ı se­ lâse (b. tshakiye zaviyesi. 232. bk. 248. 100 103. 193n3. 33. 39. 160. iki tane­ niye tabhanesi (b. ulûm-i şer'­ iyye. ait ^' tevali şerhi (b. İni. trşadü'l-akIVs-seltm ilâ mezâye'l-Kur'âniH-azim. 13nj. 143. 47. 265. ön^. 138. 68. 241. tslâm devletleri. 228. tslâmiyet. 228. tahtgâh-ı selâse. 113n„ 120. 62. 13. 284. 284. tslâm hukıJcı. 90. 143. 143. 155. 227. Rumeli'de bir kadı­ lık derecesi. 209n2. 224. tstanbul kadılığı vekayi kâtibi bâb-ı fetva (b. Ebussuud Efendi (b. 133 . 94. tsfahânî. İrşova kaddığı. 166.) da memur. 231. tstanbul kadılığı müsteşar(lığ) ı. İskenderiye köyü.) nin medresede ders olarak okunan akaid kitabı. 233. 140. 238. 174. 176n3. tskemleci Çadır mehterleri. tstanbul Bâb mahkemesi nâiii. İstanbul kadısı. 98.îlüddin Devranı (b. 58. 199. İs­ tanbul Efendisi. 57. 87nı. bk.. 201. 265. İstanbul'un sur için­ deki kısımlannm kadısı. 192. bk. 186. bâb-ı İslâmi Eserler Müzesi. SOn. 242nı. 208n3. 133. 129. Edirne'de.142. tslâm akaidi. 199. BSuı. 23. 156nı. 133.) nin tefsirce ait eseri. 143. yolculuk vc muhabere için kur'a çekme işine nezaret. 273. tslâm felsefesi. İslâm âlemi (camiası). tslah-ı medâris nizamnamesi. 23. dir. 273. 3. 199. 143. 207.). 184. 72. 24nı.) da memur. 213n.

223. 279.. 260. tzmir kadısı. 92n2. 31nl.131.. tzmir kaddığı. 45. 151.. Isaguci. 255. 27nı. 110. 83. 30.) in med­ reselerde okunan sarf'z ait kitabı. 279. Kabe. nâib. 111. pâye-i mücerrede. Topkapı. bk. 92n. 93. 30. 125n2. 276. tstanbul şer'iyatçısı. 101 . 260. 122. 35. 70nj. 27. 325 tstanbul müftülüğü. Osmanlı medreselerinde okunan İstanbul rüûsı. Anadolu Selçuklularında en yüksek ilmiye rütbesi. 48. Kadı beratı. 1. 179. Iştip kadılığı (kazası). 2. 183. Sul­ tan Selim. İzmit. 280.109. ikinci sınıf (mahreç) Kadıların elkabı. bk. 134. bk. Çem­ berli taş. Kadı Beyzâvî tefsiri. 161nı. 176. 98. 30. bk. tstanköy kadılığı. kadının işlerinde kendidisine vekâlet eden memur. Kadı(laT) defteri. 115.254.86. 267. 133. bk. 274. 263. 274.İNDEKS tstanbul miiderris(lik)leri. 1 . Itıknâme. 108. 186. . 107. tstanbul vilâyeti. 258. hâkimü'ş-şer'î. 228. 2 5 0 . Isam. 281. risâle-i ebheriyye. Kaba. 174. akdiye defteri. 248. Kadı nâibleri. bk. 74. Islahat lâyihası. 223. İstanbul'un yedi tepesi. azâd kâğıdı. 241. İştikak. 38. ilmiye teşkilâtlanın ıslalu için III. bk. 85.99. 125nı. 137nj. 133. nahiv kitaplarından. Kabe kapıcılığı. tznik kaddığı. Esirüddin Ebherî (b. 264. İzdivaç.. Kâdı'l-kuzât. 256. 200. âbik. hâkim. İstanbul'da semt. bk. 285.) da memur.) den aşağı müderrisler abr. 261.120. 68. İzzi. 70. 211.bk. 186. 125. İznik. 40. 277n. 273. İzdin kadılığı. 124nj.). 274. 87. 33nı. 274. 161nı. Itnâb. tstanbul (kadılığı) payesi. belâgat'dan bahis. 113. tstarva kadıhğı. 88. 176. 92n2. 111. 158. 285. 186. 1 1 8 . İydiyye. 41. tstanbul müderrisliği rüûsu. 83 . Fatib. kumaş. 48. 83. bk. 256. 91. 280. 129. Kadılık. kuzât. 216-218. Istinye. 182n3. 126. 40. 111. 276. 75. 137.) nin medreselerde okunan mantık ki­ tabı. 122. bâb-ı fetva (b. Edirnekapı mevkileri. 228. 113n2. 66. Kaçkun köle. 271. tznik medresesi. Selim tarafından kaleme alınan lâyiha. 276. 120. Ohri'de. 156n. 97 .3. 228.252. 189. 122. tzmir pâye-i mücerredesi. 278. bk. 186. 258. 101. 92n2. şeyhülislâmlık. Süleymaniye. ulûm-i Arabiye. İstinaf mahkemesi. 117. Kadı(lar). sedânet. Istefe kaddığı. İstanbul surları. Kadılık sandığı. tzzeddin İbrahim (b. İsparta vilâyeti. 159. bk. sda-i Süleymaniye (b. bk. 71. Kaariye. 235. İstanbul uleması. Üsküp'e bağlı. 87 tzmir (kadılığı) payesi. 76nı. mevleviyyet (b. 234. 256. 259. 277. 92n2. bunu Mû­ Irak. tzmir mâzulleri.„ 157. 267. 277. 119n. Kaddar kanunu. 196nı. bk. 252 . Kaariye. İzmir. 85nj. 270. 33. bk. 259. 253.

Karahisar sancağı. 277. Kaptan paşa. Kalafatçı. Kamaniçe mazulleri. 132. 273. 197. 155. 122. 246. istanbul'da aym adı taşıyan mahallede. 154. 227. 237. rikâb-ı hümâyun kaymakamı. 259. Kapıkulu ocakları. 274. 141. bâb naibi. üçüncü sınıf (mah­ reç) mevleıiyet (b. 124nı. Kapı ağası. bk. 124. 196. Kapıcılor. Kastamonu sancağı.. Kapı naibi.) 275. Kavâid-i edebiyye. 104. JCassam-t beledî. Kasımpaşa medresesi. bk. Kâfiyeci (b. Kanun-ı kadîm-i Sultan Mehmed Gâzî. bk. Kaşıkçılar. bk. 121. Kavâidü'l-irab şerhi. 228. Uln^. Kasab akçesi. 92n. 99.) ve mahalli kassamlar (b. istanbul'da. Karaman hamamı. Karasi sancağı. 68. 125n2. saray müstahdemlerinden.) in sarf ve nohiv'e dair eseri. 194n2. 121nı. Kavâid. 153. Kalem. 143.) olarak iki kısımdır. Rikâb-ı hümayun ka­ pıcıbaşılığı. 92n2. 123. tereke taksimi yapan şerf memur. Kandiye. 134. istanbul'da. Karaburun. Karaferye kadıhğı. 87n. Kapıcılar ketdüdası (Kapı kethüdaları). Kâfiye. 278. 61. 139n4. 109. (süvarileri).) 275. 30. Kalenderhâne medresesi. Kassam-ı askerî. yaptığı Kadırga. Kamaniçe kadılığı. 106ns. 134. 154. 267. 62. 199. Kassam daireleri. 284. 174nı. Kanunnâme. 283. 154. 122n2. 277. İbn Hişam (b. Zlıiı. bk. Kasım futması. kassam'm işlerde aldığı harç. Cezayir Beylerbeyisi. bk.. 130. 139. 27n4. üçüncü sınıf (dev­ riye) mevleviyet (b. . 128. Cumaâbad'da. Kanun-ı kadîm-ı Sultan Süleyman Han. bk. bk. bk. 113n3. Kâtip. 187. Kassam(lar). 6. bk. bk. daire. JCanun-ı kadim-i Osmaniyye. 238. 140. Kânun-ı pâdişalıî. 188. 275.326 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M l Y E T E Ş K İ L Â T I Karadeniz. Kapıcıbaşı. 99. kazasker kassamlan (b. izmir'de. 274. 80. 125. Kasab. Fatih kanunnâmesi. kadı sicillerini tutan memur. Kaimmakam. Kalenderhâne kilisesi. bevvab. Karîb-i âlâ. 192. 21n^. 121. Kapıkulu süvari bölüğü. Babüssaade ağası. 51. Rumeli'de bir kadıhk dere­ cesi. Kastamonu vilâyeti. 30. 126. 243. Kalpazanlar. bâb-ı fetva (b. Kassamiye akçesi. 227. Kahire. Kassam-ı süvari. bk. Kavâidü'l-irab. Kassam defteri. İstanbul kadısı maiy­ yetinde. 159. Kandiye mazulleri. Kaftan ağası. 137n2. bk. 40. 96. 9n2. Bursa'da. 5ıı.) da memur. 199.) nin medreselerde ders olarak oku­ nan nahiv kitabı. 92. süvari kassamı. 155. 228. 140. 130. Kandıra kazası. Kapıcıbaşı rütbesi. Karinâbâd kaddığı. 241. 74.) m medrese ders kitabı olan nahiv eseri. Kamaniçe. 129. bk. 118. bk. 117. Istanbnl'da semt. Kandiye kaddığı. SOn^. 41.. Kassamidt. Kadri Efendi medresesi. 158. Kasımpnşa. ibn Ömer Osman (b. Kartal.

98. tlm-i kelâm. 83. 27. Kazâ-i Üsküdar. Keçe. Keçeli çuhadar.21. 117. Kaza-i İstanbul. 155. 93. 163. 26. 167. 103 . 57. 110. 112. 59. Kefere nikâhı. 262. 46 . Kazasker hasları. 256. lla^.48. ulûm-i CüzHyye. 235.249. Kazasker kassam(lar)ı. Kayseri. Kazâ-i Tokat. 177.108. 174n. 156. 93.263. 55.İNDEKS Kavâfi. llSuı. 95n2. 51. 245. 91. 190. . 269. 167. Kaza müftüleri. Kazasker defteri. 138. örf. bk. 104. 39 . 167. 258. 189. 283. 274. ilçe. Keşan. 97. 199. 74. 242 . 92n2. 179. 113 . 200nı. 91. kazasker meslisi. Kefilnâme akçesi. kassam. bk. 204. 283. 165nj^. 113. 189. 96. 94. 24nı. 131. 87. Şirâz'da. 227. Kayseri mâzulleri. bk. 74. Üsküdar kadılığı. 270. 158. kuzât-ı kasabat. bk. 64.72. 160. 163na. 66. 92n2. Kenar medreseleri. 83. 163nj. 151. 77. Kur''an-ı Kerim ile ilgili ihm. 275. 160. 272.) mahsus başidc. bk.). Kazasker kapısı. 175. bk. 232 .. bk. bk. bk. 252. 251. askeri kassam. Kazâ kadıları. 70 . kuzat-ı asker (asâ­ kire). ulûm-i arabiyye. İstanbul kadısmm şikâ­ yet davalarma bakan vekih. Kefe kaddığı. 105. 229.) tarafından kurulan tarikat. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyeti. 67. Kelâm. llSuj. Kazaskerlik mahkemesi. 181. 255. 109. 64. tstanbul kadıhğı. 142. 96nij. 105. 258. (b. 199. 276. Kazaskerlerin arza girmesi.181. Kazaskerlik(hr). kadının kazalar­ daki . Kazâ. 152. 97. 182. 153. 128. Kazâyâ (y-ı jer'iyye). 173. bk. 147. bk. 206. Kaza kadısı beratı. 182. bk. Ebu ishak Kâze­ rûnî (b. Kazasker dîvânı. 190. Kaza nâib(lik)leri. 209. 91. 166. Kâzeruniye tarikatı. ŞeybulİBİâm dairesinde teb­ liğ memuru.er'i davaları gören vekilleri. 117. 114. 1 7 9 . 47. 182. bk. 285. 233. bk.. 230. 159. 211. 107. 274. 99. 69. 193nj. 88. defter-i akdiye. Kazasker mâzulleri. Kazasker(ler). 88.1 1 5 . Kaza kadılığı. 158n2. 123. kapıcıbaşılara (b. 68.160. Kesriye kadıhğı. 49. 94. 244. 148. 75. 274. 279. 207. 178n. 104. 96. 153. Kayseri kadıhğı. 190. bk.. 152. 284. Kaymakam(lar). ilahiyat. 259n„ 261 . 102.43. Kenzü'd-dekâyık. Kazasker(lik) daireleri. Tokat kadılığı. 263. 268. 72. 154. 125. Kavuklu. salı ve çarşamba dı­ şında kazasker konağmda topla­ nan meclis. Kâzerûn. 22. 207.) nin med­ rese dersi olarak okunan fıkıh kitabı. 156 . 90. 138. 87. Kazasker meclisi. Ebi'l-Berekât Hafızüddîn Nesefî (b. 156ns. Kavuk. 256nj. 73. 50. 1 9 .. 143. 159. Kazasker hissesi. 157.124. lOSn. 86. 158. 111. Kozâ-i Eğil. Kehil. 6n^. 95. 253. 165nı. 158nj. 55. bk. 87. 94. bk. kadı tayininde kazas­ kerin aldığı harç. 177. 103. kazasker divânı. 253. 327 Kazasker evlâdı (oğulları). 208. 176. 186. 151. 131. Keşif naibi. 121 . 207. 154. nâib. 33. 279. 184. 277.238. 118 123. 23.

) in eseri. Osmanhlardan evvelki hükümdarlar ve aileleri tarafından bina edilmiş olan medreseler. 238. 140. müderrisi kırk akçe yevmiye alan medreseler. Tokat'm nahiyesi. Kırk akçe medresesinden mazuüer. 174. 110. fıkıh. hidâye (b. bk. 19. Kur'an-ı Kerim (b.) memur. 114.328 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE T E Ş K İ L A T I Kırçova kadılığı. Şeyhülislâm dairesinde (b. 237. 157. 92n2. 29n. 169n2. 280. Kızd Yenicesi. Komanat. Kü^-ı zekât. 162. b. 104. 235.) nin eseri. 121. Kıyâde. Kitap. 102. 198. 169n2. 268.) den bahis. 267. Kit^et-i Fârisî. Küâb-ı Şûfa. 56. 122. 7n2. Kızlar ı^ası. 271. 262. 244. 92n2. bk. 126. bk. Konya Kadıhğı. üçüncü derece müderrisler. 62. 114. KUi kadılığı. hidâye (b. 99.) den eser. bk. 127. 179. Kethüda. 73. Celenbevi İsmail Efendi (b. 270. 28. 141. 139. 107. 119. Kısmet-i mevâris (-i reaya). Kitâbü's-Semaniye.) den aynimış müderris. 48. Kıtot-ı icâre. 267. 23. 267. bk. bk. hidâye (b. telvih medre­ sesi. bk. Kırklı medrese (bk. 59. Zemahşerî tefsiri. 247. 228. Kitâbü'l muhtasar. 235. Kısmet-i askeriyye. 170. Kitabet-i Arabiyye.zadeler. 37. 60. 245. 60. KocaeU sancağı. 42. 27. Kitâbü'l-usûl. . İstanbul'da Mûsıla-ı Süleymaniye (b. Kiga kadılığı.). Kırklı (kırk akça yevmiyeli) müderris(ler).) ve daha yukanda olan en yüksek dereceli müderrislere verilen isim. Keşşaf tefsiri (el-Keşşaf an hakayıki't-tenzîl). Kitâb-ı hace. Kılıç alayı merasimi. 138. 174. 113. Zln^ Kıratova kadıhğı. ders.15. 92n2. Koca Mustafa Paşa medresesi. 275. Kıyas (-1 fukaha).' 92ng. Kırım Hanı . Konya kadıhğmdan mazul olanlar. 5 5 . bk. 138. tstanbul. 71. Kısas. 92n2. 29. Kırkkilise.) den bahis.) adlı fıkıh kitabmın şerhi. bk. 154. 22n„ 24. bk. bk. hidâye (b. 77. Konya mazulleri. Konya. Bidâyetü'l-mühtedi (b. 90. 96. Kırmızı mücevveze. Kostantiniyye. bk. kadı'mn yamndaki muavini.5 7 . Kınm Hanlan. 164nı. Oklidis (b. Kırktan munfasıl.) den bahis. 42. Koron kadıhğı. 13. 65. 22nj. 63. Kitabet. mücevveze. 30. 12nı. 274. bk. Zemahşerî (b. Kırklı medreseler. Kitâbü'l-merâsıd. 285. Kibâr-ı müderrisîn. Kırk akçeli İstanbul kadıları. 31. 28nı. Kitâb-ı tüyü*. 212. 196. kazasker maiyye­ tinde memur. Kıhç Ali Paşa medresesi. 208nj. Kitâbet-i resmiyye. 65. bk. 242. 20. 272. Mesâbih (b. 274. 281. Celâl-zâde Salih Efendi (b. 69. 274. Aristo'nun fizik'e dair eseri. kumandanlık. Kifâyetti'l-müntehî. 161nı. 42. 157nı. 39. 68.) den bahis. I8112. Koyun hakkı. 42. bk. bk. 42. bk. 79. 41. Koçi Bey Lâyihası (Risalesi).) nin eseri. K9U. bk. 43. 11 .) nin medrese ders Idtabı olarak oku­ nan eseri. 28.

70n„ 112. 166. vftız Kürsü vâiziyesi. Köprülü kadüıgı.126. Limasol kadıhğı. 274. livâ-i Teke. Kfiçük Karaman. 102. 115. 125n„ 126. 170. 267. Mabeyn başkâtibi (başkâtipliği).. 280. 242. Mahfil-i hümâyun. harp levazım reisUgi. Kubbealtı. 274. Lûgat. 92nj.. Knreyj kabilesi. meşihat daire­ sinde memur. Kulp Sancağı. tarikat şeyhleri için tabir. Küçük Çekmece. Letâı/ü'(-işardl. bk.tNDEKS KSprücû. 125n2. 218. bk. Küfüb-ı sitte. 50. bk. 129. 277n„ 278. 127. 274. Dobniçe. 252. 5. Kuzât-ı asker (asakere). Lefkoşe kadılığı (kazası). 242. 92n. 180nj. Jlfa6«yn. 174nı. Lefkoşe. Kul oğlan(lar)ı. 98. 127. 276. bk.. KudiU (-İ Şerif) kadısı. 206n4. istanbul'da semt. Kuzât-ı kasabat. Kütahya kadısı. Kuzât (taifesi). 112. Lâhurî fal. 156nı. 123 . 251. defterde kaydı bulunan fa­ kat binası yok olan medrese. Lâleli Camii vaizliği. Lehistan seferi. 142. geyfanlislânun giydiği sâdât (b.. 220. Küçük tepeli. Moodtn. divan-ı hümayun (b. Sn. bk.. mahreç mevleviyeti (b. I86ıij. limni kadıhğı. bk. 92na. 167.zadeler. bk. 220. 94n. 216ıif. 156. bk. 138. sfipürfictt. 1390^. I86nj. 160. 161. 16Inj. Mariston. 128. 199. sancak. Jtfaeun. 185n„ 215. Kudüs kadıhğı. Kuzât-ı ûlâ. 92n. 249.. Künnos.) 96. Lisaniyat. 259nı. 128. Teke İsparta San­ cağı. 117. 27nı. 92n. Makfil-i şer'iyyat başkâtibi. Diyarbekir'de. 96.. 153. Maaş-ı ilmiyye kâtibi. 184. bk.)'nn /ıkılı'a dair eseri. Kütloft. bk. bk. Kura. 221. 99.) m aktedildiği yer. Kütahya.. 247. 219. Kul. 99. ân^. 245. 22n. Lâli . 129. Kuzât-ı mevleviyyet. 15. Miüıazaral. Kütüb-ı mutebere. 267. Şeyh Bedrüddin Mahmud (b.. 275. 133n. 92n2. 47. Liva. Magosa kadılığı. bk. 33. Mahbubiye divanhanesi. MAdume. MahaUi kadı (lor). 216nı. . 256nı. 228. Kütahya kadıhğı. bk. 212n„ 213. 217. kâtip. üçüncü sınıf mevleviyyet. 255. Maçin kadıhğı. 137nj. Kudü» (-İ Şerif) 38. 114. 24nı. 92n. Kürsü teyki. 42nı. mevleviyyet. 78. kazasker­ ler. kadılar. 329 Kütahya mâzulleri. 129. kaza kadıları. KUap. KöBtendil. Rumeli K a ­ zaskeri maiyyetinde memur. Kudüs-i Şerif malulleri. 6Sn. (b. 86. 276. 94n2. 151n„ 242. Kur'an (-ı Kerim).). 101. 219n2. K ü u h y a sancağı. 186. 277.. köyler. Küçük ruznamçe kalemi. 237. 86. 20. 243. Kudüs mevleviyyeti payesi.)a mahsus kavuk. Kubbe.

237. Maişet-i şeriyye. 154. Manisa kadılığı. 101. 20nj. 142.1 0 3 . ders. 43. Makrame. 61. Davud-i Kayseri (b. Mahmud Paşa Camü. ulûm-i cüziyye. 180nı. Mahruse-i tstanbul. Mahreç mevalisi. 274. 274.330 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Manisa mnftüsfi. medâris-i semaniye. 26. 29n«. Kureyş Kabilesi kollarmdan biri. lOOn. bk. 63. 160. 107. bk. 124nı. 174. Meânî. bk. nâiblik. Makasıd şerhi. 186. 232. 116. 269. 280. 195. kelimelerin li^at manası ile uğraşan ilim. 276. Masduka-i semaniye. darûşşifa. 107. 112. 154. ikinci sınıf (mahreç) mevleviyet. ttfsir'dta bihis. Manastır kadıhğı. 134. 88nı. mendil-havlu 124nj. Mahreç payesi. 2 3 6 . 48. . Maraş. 161nı. 269. belâgai'daa bahis. Malûmât-ı fenniyye. 230. 267. 234. 227.. 234. Mahmud Paşa medresesi. 45. 21. 99. Mahreç müderrisleri. Md>ahis-i ahkâm. . 274. 117. 277. 231. Matlabçı. 40. 90. Marmara adası. Marmara EreğUsi. ders. Metlis-i âli.. Orhan Gazi Medresesi. 99. Mecelle cemiydi. 55. 38. 21. kelâm'dau ders. 265. 229. 2. kadı tayin sıra defteri. Mahreç. 246. Marmara denizi. 20. Mazbata kalemi. 281. 199. 97. ikinci sınıf mevleviyetler. 174nı. Mazul kaddar. 28nı. Maksudiye Hanı davası. 268. Afonisa mâzuUeri. Matracı. SSug. 24. hastahane. 9 7 . 266. Manisa medresesi. 102. MeclU-i intUıab-ı hükkâm. 214nj. bk. 267. Şer'i mahke­ meler. 119.285. 265. 186.. fcelâm'dan bahis. 266. 10. Sln^ Maveraünnehr. bk. 102. 213. 208. 92n2. 228. Bursa'da Orhan Gazi tarafmdan kurulan ilk med­ rese. Manastır medresesi. 265. Maraş mâzuUeri. 280. Mal defterdarı. Matbah. 135. 134. 89n. Mahzum. 25. Mahreç mevleviyyet(ler)i. 267. Mahmud Paşa mahkemesi. Mahkeme-i şer'iyye. mülâzım defteri. 30. 42. Mead. Malûmât-ı ahlâkiyye. bk. Mantık. 247. öldükten sonra tekrar dirilme. 284. 267. l l n . 40. 101 . 278. Malilâ mezhebi. 68. kazasker maiyyetinde me­ mur. Mazul mevâli. 2 8 3 . Maraş kadıhğı. üçüncü sınıf {devriye) mevleviyyet. 157. 274. 274. kadı tayin edilmek. Malûmât-ı ictimaiyye ve kanuniyye. Matla-ı hususi'l-kilemfi meâniiFusuri'lhikem. 109. 264. 134. 9n2. 14Inj.) şerhi. ders. Rameli Kazaskeri maiyyetinde memur. Aforuure hazinesi. Maksud. 118. medrese dersi olarak okunan sarf kitabı. Mahkeme-i şer'iyye defterleri. bk. 281. 39. 72. Mahmud Efendi Mescidi. 142n2.2 3 8 . Manisa. 10. 30. 89. mzname. Mâristan. 120. 115.9 9 . 214. bk. 36ny Matlab (defteri). 51. MeceUe. Mahreç mâzulü. Mansub olmak. 88nj. 61. 27. 273n„ 278. 259n. ruznâmeçe-i hümâyun. 106.) nin Fususi'l-hikem (b. Mahfil-i şer'iyyat naibi. 19.

İbn SââÜ (b. masduka-i semaniye. Mekke (-İ Mükerreme). tetimme medreseleri. 100. bk. 26. Süleymaniye medrese­ lerinden. Şeyhülislâm Müeyyedzâde Abdprrahman Efendi (b. bk. kiram umum müdürlüğü. medaris-i suğra. 9. 73. Me'kel. bk. bk. bk. 250nı. 103. 16. 274. bk. 227. kanunu. Medrese-i evvel. Medrese beratı. 183. 173n4. lOnj. 33. 36. 187. 170. 269. 33. 265. 103. 61. Süleymaniye F~edreselerinden. Medine-i Âmid. Mehadım-ı Mehayif sudur-ı 268. Süleymaniye müderris­ liği. 98. 249. Medâris-i erbaa-i Süleymaniye müder­ risliği. 244. Medrese-i Âliye. Süleyma­ niye medresesi. sahn medreseleri. Sahn-ı semân medrese­ leri. (medaris). Medrese-i Dârü'l-hadis-i Sinan Paşa. medrese talebelerinin yemek­ Medine-i Münevvere mazuUeri. Meemâü'l-fetâvâ. bk. tetimme medreseleri. 59. Kadırga'da. küçük medrese. 155. Mecmaû'l-bahreyn ve mülteka'n-nehreyn. müfettişleri. 264. bk. 87. Diyarbekir. . 265. 169. 33. hocazâdeler kanunu.) nin fıkıh'a doİT eseri. 272. Medrese teşkilâtı. lOni. 197. Medâris-i semaniye (semaniye medre­ seleri). 183. Sadeddin Tefta­ zânî (b. bk. Medûris-i erbaa-i Süleymaniye derecesi. Süleymaniye medrese­ lerinden. 20n„ 56. 88nı. nOn^. 274. Medhal-i ilmi hukuk. 12nı. Dârü'l-hilâfe medre­ sesi (b. Âli. 179nj. Medâris-i sahn-ı semân derecesi. 59.. bk. Medrese-i sâlis. muallimhâne-i nüvvâb. büyük mevleviyet (b. 126nı. 253. Meclis-i müellefSt heyeti. 37n„ 62. 269. 276. 249. Medresetü'l-kuzât nizâmnâmesi. Süleymaniye medrese­ lerinden. 200. Medrese(ler) kanunu. 199. lOn. mekteb-i kuzat. 199. 186. Medis-i şer'i. 70. 2 4 5 . 237. 8nj. 238. 154. 33. 229. 161. Utimme medrese­ leri. 60.) nin eseri. 280.) nin en yüksek dere­ cesi. 120. Medrese-i Süleymaniye. 98. lOln^. 174nı. Medresetü'l-kuzât. ders. bk.İNDEKS Meclis-i mebusan. Medrese-i râbi. 186. me­ daris-i sugra. Medaris-i sujro. 232. 199. 128. 277. Bursa'da. Medâris-i sağire. 272. 184.. Medine (-i Münevvere). nOn. Medâris-i kebîre. Haremeyn mevleviyetleri. 331 Medrese-i beççe. in^. 200. 174n„ 182. 199. 72.. 47. 71. 105n. Medrese-i Turhan Bey. bk. 264. Medine <-i Münevvere) kadısı. sahn-ı semân müderrisimi. 200. Medrese ilimleri.) nin kelâm'a ait eseri. 100. 254. bk. 7. Medresetü'l-mütehassısin. bk. Mehmed Paşa medresesi. Medrese(ler). Mekastdü't-taiaHn. 260. 233. 99n„ 135. musila-ı sahn. Medresetü'l-kuzât 269. 241.). bk. Medine (-i Münevvere) kadılığı (ka­ zası). Medrese rütbeleri.247. 268. Medrese-i sâni. bk. hanesi. Medrese-i Molla Hüsrev. bk. 147. Süleymaniye derecesi. 168. ders kitabı. Meclis-i meşayih. Meclis-i mesalih-i talebe (Cemiyeti). Medaris-i 186. Meclis-i letkikat-ı şer'iyye.

Menflot kazası. 52nj. Muallimhane-i nüv­ vab (b. 120. bk. 99. Menzil zahiresi. Mesele. Ali b. Meşihat mektupçusu. Mesud (b. 212. mantık'a ait ders kitabı. Menâzilü'l-envar. Mesârikü'l-envâr. 30. bk. l l n . Mekke-i Mükerreme payesi. Mesnevîhân. 2 0 5 207n3. misal. 200 . 95n3. Ra­ ziyyüddin Hasan-ı Sâgani (b. Mevâkıf 27. nüvvab. 107. 125n2. Merzifon. 42. SBn^. Meşâyih-i islâm(iyye). Menşur-ü itibar-ı mevleviyet. Abdurrahman-i lycî (b. 40. 87n. Menteşe sancağı. 221. Siraceddin Mahmud-i Ermevî (b. 1 0 2 . 21. 41. 199. 199. 154. 64. 194. bk.. 228. 26.) nin kelâm'a ait eseri. 65. berat. 242. tasavvuf. Maveraünnehr'de kasaba. 22. Mekteb-i kuzât. 186. 265. 39. 19. bk. 96nı. 125n2. 245.) nin htidis'e . 277. bk. Memlihateyn kadılığı. 41. 265. 89. Menâr (ü'l-envâr). Sâgani (b. Mesned-i fetva. 29. Haremeyn mevleviyeti. Meşihat (-ı tslâmiye). 53. 97n. 135nj. 232. 229. kazasker maiyetinde memur. 25. Mekke (-İ Mükerreme) kadılığı (ka­ zası). 26n2. Ahmed b. şeybulislâm maiyyetinde. 100. bk. Mevâkıf. 260. bk. şeyhül­ islâmlık. ders. 164. üçüncü smıf mevle­ viyyet. büyük kadılar. Meşihat arzuhalcisi. 276. 123. Mesâbih (ü's-sünne). bab-ı fetva. 233.) nin usûl-i fıkıh'a dair eseri. 55. bk. Menâsıb-ı ilmiyye. Mensuh. bk. bk. 207. 203. Ibla^ Meşveret reisliği. Merah (ü'l-ervah).. 196. bk. 28n3. 132nı. 47. ders. 254n2. 273. Melali ^ü*l-erevar^ şerhi. 26. Menşur. 277. 88nı. 211. bk. 43. Şeyhülislâm mektupçusu. Menzil. 99nj. 92nj. 268. 268. Bosna ile Bel­ grad arasmda. bk. Mektupçu. Meslek-i tasavvuf. 229. 199. . 184. 43. 43. 93. Muallimhâne-i Mektubi-i meşihat dairesi. 132. mes­ ned-i fetva. 39. 198 . 97. 268nj. Hüseyin b. Mesned-i meşihat-ı kübra. Mevâli.) nin mantık'a ait eseri.) nin hadis'e ait eseri. 52n3.. Mekteb-i nüvvab. 50. 42. 149nj. Mekke (-i Mükerreme) kadısı.) a sonradan verilen isim. şeyhül­ islâmlık. 200. 71. fetva alınmak için yazılan sual. 78nj. 268.) nin usûI-i fıkıh'a dair eseri.) un sarf'a dair eseri.332 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI ait eseri. Memalik-i İslâmiyye. Merginan.2 0 0 . Meşaleciler. 280. 26. Metâliü'l-envâr. bk. l l n „ 19. Menemen kadıkğı. mollalar. 199. kelâm'ian ders kitabı. Meşarik (-i Envarü'n-nebeviyye). bk. şeyhülislâmlık. Me­ sud Begavî (b. Meşihat müsteşarı. şerhi. 15.) nin hadis'e ait eseri. 40. 209. 29n.' löln^. Mektubi müdürlüğü. 30. Meşveret dairesi. bk. pâye-i fetva. şeyhülislâm kapısı. bk. Meşihat mektubî kalemi. medrese ders kitabı. Sâgani (b. bk. Menemen. Hafızüddin Ömer Nesefi (b. ders. bk. 273. 198. Memalik-i mahrusc. Memlûk(]ar) Devleti. (Meşihat dai­ resi veya makamı). 134.104. ştyhülislâmlık pa­ yesi. 184. Meşihat payesi..203.

med­ rese ders kitabı. Mevâli nâibleri. 110. 246.) in U9ÛI-İ fıkıh'a ait eseri. 80. Misâl. 217. 117nj.) nin risalesi. 78.). 40. 180. 253. bk. 43. 181. 108. 97.zâde çocnklarma verilen ad. bk. 96. Mimarbaşı. 170. 263.) nin nahiv'e ait eseri. 88. ders kitabı. 135. 283. Mevlevî şeyh(Ur)i. 284. 40. 170nj. 284. bk..) nin eseri. molla . Mirliva(lık). taht kadılıkları. 31ıı. bk. bk. 92n2. 277. 152. 39. 48. Mısır kadıhğı (kazası). lOOn. 26. 273. 91. 140.) in fıkıh'a dair eseri. MihaUç. 114. 131. 106%. 261. Molla(lar). Mihaliç kaddığı. 156. 133n. berat. 245.) nin eseri.zâde. büyük kadılıklar. 265. 69. 276. Misbah. Abdüsseyyid Matriri (b. Mevâli kassamlan. 5 9 . Mevâli-i sahn. menşur. 71. Molla Hüsrev (b. 99. 163. 177. 85. tümgeneral. Sekkâkî (b. bk. Miftahü'l-hendese. 117. 265. 232. 162. Mevzuâtü'l-ulûm. 75. 114. 96n^. /etva'larda başhk. 27. 60. 1. 87. 174. 227. Miftah ferhi. büyük mevle­ viyet (b. 124nj. jjyil 333 Hj. mollalıklar. 212. 238. bk. 64nı. 55. 118. 157. 152. 238. 208. 262. 135. bk. bk. 246. 57. 74. MoUa Hüsrev medresesi. 66. Mezestre kaddığı. 92n3. 186 265. 66. Minhüt-tevfik. evlâdı). Mirü'l-ûmerâ. 16. Molla bey. albayldı. . 95. Miri imalâthane. Mevzu' ilimler. 51. bk. 141. 123.103. 189. 139. Miftah (üU-ulûm). müspet ilimler. 11 . Mısır kadılığı mazulleri. Mir'at haşiyesi. Midye.zadeler (oğullan. 118nı. Mirkat (ü'l-vusûl). 89. Mevzuâtü'l ulûm. 41. Miri mültezim. 230. 277n„ 280. 181.. 136. 41.İNDEKS 106. Nasır b. 207. Molla Lütfi (b. Mirimiran(lık). üçüncü sınıf (devriye) mevleviyet. 157. 284. 230. 95. 273. 260. beylerbeyi. kadımn aldığı harç. 284.) nin medresede okunan belagat kitabı. 201. 112. 56. 98. In^. Mısır. Midilli. 232. 59. 122n2. Mezestre sancağı. 134. YeU (b. 155. 157. Mevleviyet(ler). 262. 79. 96. 29. 234. bk. 159. MidiUi kadıl^ı. 277. 230. 93. bk. 203. hakimlik sınıfma kayıtli kişi .6 1 . 86. 21. 136. 60. 283. 242. bk.. 22.zâde (b. 273.112. 72. Trakya'da. Mevlid-i nebevi. 125nj. 114. 57. 39. Mir'at (ü'l-usûl). Taşköpriilü . 93. 98. Mevzuat. 263. Mihrimah Sultan medresesi. mevâli. 70. 179. 8. 30. 179. Mısır medreseleri. Mevâli . Mehmed Akkirmânî (b. Molla Hüsrev (b. 119. 26n3. 1 0 8 . Miralay(lık). Rumeli kazaskerinin mali işler memuru. 132. 95n3. 259. mirimiran. Mısr-ı Kahire kadısı. beyler­ beyi. 245. medrese ders kiubı. Miras taksimi resmi. 264. Miftah medreseleri. 27. 116. Mevâli eUcabı. 100. Mirî kâtibi. 229. 60. bk.14. 103. 264.) nin eseri. Miyanbend. Mird». Mora'da. Mevlid cemiyeti. bk. 238. 101 . 248. 283. 283. 266. nâib. 141. Miftak müderris(liğ)i. 203. 22. 19. 244. İzmirli Mehmed b. 265. 158. İstanbul Edimekapı'da. Bursa'da. 40. bk.

139. Mudurnu.) nun hesapla ait eseri. 147. 138. 1 7 9 D „ 264. 12n2.) nin fetva mecmuası. 237. Mecdüddin AbduUah Musuli (b. iSn^. 206nı. medrese ders kitabı. şer'î ilimlerden. ulûm-i âliye. 138. Muhtar fîfürûi'l-hanefiyye. 219. MoUalık(lar). Muhammed Kuduri'nin eseri. Muhzırbaşı. bk. Muhtasar (-ı münteha). bk. 111. 90. kadımn yanmda mübaşir. 196. 138. 20.9. üçüncü sınıf (devri­ ye) mevleviyet. 257. Celâl . 79. 247. bk. Molla-zâde. 138. Muhtasar-ı münteha. . mevâli . 25. Süleymaniye'de kadı mektebi. 244. 134. 235. 17. AU CemâU Efendi (b. bk.) memurlanudan. Muradiye medresesi. huzur derslerinde (b. Molva. 61. el sdcma. Muhtasar-ı münteha şerhi. 205. 153. fetva kalemi (b. Mukaddemetü'l-edeb.) nin eseri. mumcu esnafma bakardı. bk. bk. Mukatnâme. müderris yardım­ cısı. Bursa'da. Kazasker maiyetinde me­ mur. Muallimhâne-i nüvvâb. Muhtârât.) m nahiv'e ait eseri. Bursa'da.) nin eseri. 66. 259nı. 111. Ebi'l-Hüseyin b. bk. 5. 27. medrese ders kitabı. kadımn mukataadan aldığı harç. Mum naibi. müzakereci. 30. Mostar kasabası. Mukabeleci. kadı tayininde alınan harç. Afufeonlora risalesi. huzur derslerinde (b. Muhatap. İbn Hacib (b. 51.) in fıkıh'a ait eseri. 200. 277. 261. pâdişâh hocası. 31. 143. medrese ders ki­ tabı. 57. Gelenbevİ İsmail Efendi (b. Mora. hariç dersleri. 173. bk. 92n2. Muhzırân. bk. Muallim-i Sultanî. mekteb-i nüvvab. Afumcu. Hersek sancağı mer­ kezi. Mukaddemat-ı ulûm. ulûm-i cüz'iyye. Mubassır. Mudurnu kadılığı. 51. şerh-i adûd. bk. 99. medrese ders kitabı. 220. 7 .zâde Salih Efendi (b. bk. 215. Afumcu esnafı. 155. 219. 270. Muid. Muhammediyye. MuhlasarüH-Kudurî. 92n2. Muhtesiplik. 268. 236. 96nj. 222. 60. Mostar kadılığı. Mugni'l-lebîb. 22. Afufczxrf/ar^. 216nı. büyük kadılıklar. 22. 265. bk. Mudanya Kapıdağı.) nin bel^at'a Musafaha. ISBuj. Murabıtîn. 3DI. Muamelât. 26. 109. 6. 154. 220. 260. Mukalaa resmi. Mora seferi. 233. 238. 146. 173. 275.. 16. 215. bk. Muallimhâne. 49n4. 133n3. bk. 221. 139.zâde. mevleviyet. 155. AU Kuşçu (b. 216nı.) reis. bk. kazasker maiyetinde me­ mur. serdâr-ı ulemâ. Muhtasarat. Sadüddin Teftazânî (b. tbn Hişâm (b. bk. usul-i fı­ kıh'a ait ders kitabı. Muhzır akçesi (resmi). bk. 69.) nin eseri. ISin^. 22ng. I25nı. 143. 43. 70. 217. 197. hünkâr hocası. Mukarrir.) nin Ha­ nefi fikıhına ait eseri. Mukataa. MoMa Yegân medresesi.334 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI ait şerhi. Sn^. 49. hk. medresetü'l-kuzât. medrese öğrencisinin ilk gördüğü dersler. bk.) bulunan taUpler. 141 n. 106ns. 12. 21. 217. Mukayyid. Zemahşeri (b.

173. 233. 4 5 . 94n„ 95n„ 242. Müftü. 241. 70li. 197. 241. Mühimme defterleri. 148. bk. 69. 271. Muvakkat ferH müşaviri. 155. 77 . Müfettiş. MüderrUlik(Ur). 39. tepesi genig altı dar başlık. 186. Müderris köyü. 244 . Mûsila-i Süleymaniye (medreseleri). 49. Müddet-i örfiyye.) şerbi. tetim­ me medreseleri. 196nı.275. Müderrislik kanunu. Enes (b. 30. 128. 208ns. kadı ve müderris tayin­ lerinde muhzırlar (b.) in hadis kitabı. 272. bk. 261. 190n«. Mutavvel. bk. 275. Mücevveze. bk. Şeyhülislâm. 130. 262 . 242.. Kibâr-ı müderrisin (b. 990^. 43. 81.. cagminî (b. 136. 272. 241. 177n„ 196nı. 206n. 198. 186.264. 71. 156. Mühimme kâtibi. 183. Müfid. Müezzin. 90. 38.70. Mutezile mezhebi. Mûsila-i Süleymaniye derecesi. Mûsila-ı sahn müderris(liğ)i 3W. 77. 200. MuBul. 273. 55. 21. 284. 279. 6 7 . İstanbul'da Sn. Anadola kadıbklannda bir de­ rece. kazaskerler maiyetinde memur. 208. 31. doçent. Mutavassıt. Müftülük. 101. nahiv^dea kafiye (b. 90. şeyhülislâmlık fetva kelemi (b. 51. medrese öğretim yardımcdarmdan. 271. 65n. 9. 335 181. 195n„ 200n„ 201. 7n«. 218. 283n„ İMn^. Mübaşir. 274. 78. 281. Müderrislik beratı. 265.) memurlarmdan. 89. Acütüi-t sitte. bk. Mûsila-ı Süleymaniye m5derris(liğ)i. 93. bk. 275. 41. yatak. 271.. 101.247. Mülahhas. 52. 59. 177. muid (b. Müftü medresesi. 60. 280. 262. I4ln^. 173. S5n„ 56. 179. Müderris (Müderrisler. 15. 186. Mülâzım. 265. 249.147. bk. 138. Mûellifât-ı şer'iyye meclisi.275. bk. 186. 72. Fatib medreselerin­ den. 75. 103. 26.4 8 . 211. 273 . 196. 1 7 9 182n„ 183. 42nj. 175. 179. 208. 242. 78. 205. 98nj. 13. 281. müderrisin). 200. fetva kalemi. 262. 272. . 261. 192ng. 197n.) adiyle maruf medrese ders kitabı. Mûsila-i Süleymaniye (medreseleri). 261 . 58. bk. 59. 68. bk.7 0 .157. rüusu). 60. Müderrislik derecesi (rütbesi. 45. 51. 49. 176 . 71. bk. 98. 87. 245. 203. 252 260. Cagminî (b. (b.) in yardımcısı. 153. 77. 8. 179. 20.8 0 . bk. 51.) memurlarmdan. 273 .) bin heyet'e ait eseri. müderris namzetliği hakkım almış medrese mezuna. Muzaf. 199. bk. mntaf.) den. 267. 196. 217. gadflddin Teftazâni(b. 160. 59. 261. 12. 23. 159. 235. Mûsila-ı sahn derecesi. Malik b. 174. 13. 73. 55 58. 74n„ 84. 243 . 37. 66. 60. 181. bk. 106n„ 126. 185. 60. Şeyhülislâmlık. 281. 271. 56.)nin belagatla ait şerbi.) m aldığı bahşiş. 103.248. Muytaf. 11. 250nı. 153. 254. medreBe ders kitabı. Mühürdar. 208. 48. 247. 118ıı„ 1 5 5 . Müjdecilik. 51.İNDEKS Mû»ıla-i sahn (medreseleri). 260. 67. 60.. medrese beççe.bk. 88.. 7nj. Mübeyyiz. Mûla. 279. 267.174.1 7 8 . 209n„ 210. 68 . 74. 67. 176. 59ıiı. 24nı. 90. 28. 83. medrese tahsil ve kadımn kazada bulunma müddeti.263. 254.

167. 268. 260. ayak nâibleri. ruıA{6ü'I-eşra/. 279. Nakibû'l-eiraf defteri. şer'î mahkeme­ lerde kadı namına hizmet <. 103. 8. matlab. bâb nâibleri. bk. 46. Mütir(lik). Nahiye derecesi.172.) memurianndan. Nâib(ler). 85. 70%. 197. 196.) memurianndan. 164. 24nı. 137nı. mevâli nâibleri. 20. 237. 48. 212. 245. 197. 133. 236. 276. 92. 122. 15. 124. 119. 16.53. niyabet. Müstaid. Natâbün-eıraf dairesi. 13.zâde Salih Efendi (b. 167. bk. 71. 15. ait eseri. müderris namzet­ lerinin tayin usuli için kanun. 50. 88nı. 261. NakzbüH-efraf kaymakam(lar)ı.266. kaza nâibleri. kazaskerler tara­ fmdan tutulan müderris namzet­ leri defteri. 166. 254. MüseUem. bk. Mûlâtemet. 168. Afüneecim&ofi/ıır. bk. 200.142. 129. 86. Nahiye nâiblikleri. bk. naklbfll-eşraTm İstanbul dışmdaki ve­ kiUeri. 171. . 117. 120. kelâm ile uğraşanlar. Münazara ilmi. 206. 113. 275. 253. 40. bk.336 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Müstaidin-i kiram. 279. Mütevelli.. 123. nakib efendi. 167 . 19. (nüvvâb). Müteferrika ağalan.) nin fıkth'a.'. 259. kazaskerlik memuru. Mülâzemet defteri. Mümeyyiz (mümeyyizlik). mevzu ilimler. 166. 163%. 232.ürcn vekil. 51. mazul kadı­ ların çarşamba günleri kazasker dairesine devam etmeleri. IS. 163. 86. 261 • 263. 244. NaktbÛ'l-Abbasiyyîn. 40. 128. Mütekellimîn. 200nt. bk. 249. Nakib efendi. Mûsevvid. 68.. Nahiv. Müspet ilimler. Nıütib. 94. bir kaddık rütbesi. 68. 110. 30. Mültehi. 248. 120. 136. Nakibü'l-eirâf baıçavuıu. 275. SSn^. Müvezzi(ler). bk. 115n. ulûm-i arabiyye. ulûm-î cüziyye. . 186. 75. sakalh 260. Halebî İbrahim Efendi (b. 27nı. Muhtasarat. 79. 251. jeyhülislâmlık fetva ka­ lemi (b. Celâl . Mürasele resmi. 105. 163%. 2 5 0 257. 26. 10%. 284. 46. MüstaceU kâtU>i. bk. 117. 92%. 139. 156. 209nı. 196. 140. 22. teyhnlislâmlık fava kalemi (b. Müstahik. 53. 107. 113. 271. Müntehi. 251. 55. Mülteka (tü'l-ebhar). 168. Naldbü'l-etrâf(lar). akli ilimler. Mısır medreseleri talebeleri­ nin adı. 173. 206. kadı nâib­ leri. 116. 26. 45 . I l n . arpalık nâibleri. nâi6. bk. kadı'nm şerl muha­ berattan aldığı retim. 243. Mültezimler. müdeırİB namzetliği. Mülâzemet kanunu. Nâiblik. 258. bk. 243. 206%. nâib. 134. 160. 269. medrese dersi. 242. bir cemaatm başı. ruznâmçei hümâyûn. 283. 199. Müslemîn. 246. 87. 73. MüseUemffl-kütt. 245. 115. 235. I25n.) nin eseri. 104. 104. 85%. Müraeele (mürâselât) şerl muhaberat. 125. 66. Abbasi ailesinden gelenlerin deflerini tutan memur. 134. N Nafaka. 139%. 264 . 200. çeşit ve dereceleri bakımmdan bk. 253. Mülâzemet-i müstemirre. 200. 45. 95n2. 47. 162%. 20«. 155. Münfaat mecmuası. ecnebi tüccarlar. Müslüman(lar). 246.

Osmanlı Devleti (hükümeti. 172. Ebi Tâlib ailesin­ den olanlarm defterini tutan me­ mur. 209n2. 29n7. bk. 227. Osmanh âlimleri. 152.-bk. 128. 23. Naklî ilimler. Oruç Paşa medresesi. pervane. ferman. Osmanh BeyUği. 161. sâdât nezareti. 168nı. 116. O r U . 237. 132. Nakibü't-Talibiyyîn. 16. 57. 138. Nuhbetü'l-fikir. Ortaköy kazası. Narh. Edirne'ye bağh. nâiblik.) ile ilgili işlere bakan ma­ kam. Ubeydullah (b. 92n2. Mahmud b. Nedve. med­ rese ders kitabı. 55. Nakibun-eşrafhk beratı. 36. Niş kaddığı. tevkii. İVtyâ6el. 92n. Narda kadıbğı 92n. vezirazam se­ fere çıktığı zaman ona terfik edi­ len seri memur. 186. Növfel. 126. Dimetoka'da. 161nj. Osrmmlı akçesi. 162nı. Nüvesin kaddığı. bk. 108. Nesih yazısı. Nusretiye Camii vaizliği. Nikâh. 85. 141. 1 6 3 . kadmın nikâh akdinden aldığı resim. Nakîbü'l-efrafhk. bk. SOttı. 235. 166. Nebatat enstitüsü. 4 5 . Üsküdar'­ da.) nin akaid'c ait eseri. 228nı.. Nurbânû Sultan medresesi. 156n2. 92n2.zâde Nişancı Mustafa Bey Camii. 80nj. 129. 110 113. bk. Nalçacı.1 6 4 . 125nj. 242 244. liln^. bk..) ın eseri. 92nj. Ordu kadılığı (kadısı). İVişoncı. İVur-ı Osmani Camii vaizliği. 136. 138. 85. Nişan (-1 hümayun). Üsküdar'­ da. bk. İbn Hâcer-i Askalânı (b. Nimeti Efendi Kanunnamesi. Ula^. akd-i enkiha. 1. Nişan. Nevbet (nöbet). NalâbüH-eşraf tevkifhanesi.A s y a . ders. TatUUm Jl . Oduncu esnafı. 89n4. Nesr-i mürsel. 118. Nikâbet. 79. 137. 142nj. 40. 67. nalâb. 167nj. 83. kazaskerlerin ve İstanbul kadı­ smm taktığı husuû alâmet. hüküm.4 8 . 75. Nakşe kaddığı. bk. Ohri. 231. 92n^. Onal.. seyyid ve şerifler (bl. 168. Nurbânû Sultan külUyyesi. pervane. 30. 161nı. 65. 253.İNDEKS Nakiba'l-eşrâf konağt. memlekederi). 186. 253. 146n. Ortakçı. Ohri kaddığı. Neseb-i Peygamberi. 65n3. medrese ders kitabı. Nüzl. Ocaklı. Nikâh resmi. Nalband. müderrisliğe ve kadı­ lığa tayin için mülâzımlarm sıra beklemesi. saltanatı. 137uı. 166.. 223. yeniçeriler. Okka. 232. 114. bk. 244. 337 Nişancı Camii. Nikaye. 178n„ îtmiy. Nevrekop kadıbğı. Ocak ihtiyarları. 165. bk. manastır medresesi. 151. bk. Niğebolu kadıbğı. 92n^. 59. 176. 131. Orhan Gazi medresesi.) mütevelliliği. 246. 269. 65. 243. 227. Kureyş Kabilesi koUarmdan biri. Celâl . Nübüvvet. Nişancı Mehmed Paşa medresesi. 160. (darün-nedve) meşveret dairesi (b. 255. 121. 92n2. Naklî şehadet. 24.

169 170. 151.3. 61. 264. Osmanlı tarihi.).Ab­ dülaziz Efendi (b. öşür. 87nı. PalanJuz. 80%. 277.338 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Pantokrator manastın. Pravadi kadıhğı. Osmanlı padişahları (hükümdarlan). 167. 198. 223. 244. 119%. 164nx.147. 207. 59. 224. mansıpsız Edime ve tzmir kadddc dereceleri. 276. 138. 92n. 222. 190 . 74. SOuı.. 195%. 209nt. 233. şeyhulisJâmJtAc payesi. 1 8 0 . Paye. 5. Pazar gammazları. Paşakapısı. 62. 257.229.178%. Patrikhane. 93.1 8 2 . RoMoia'tebrar.). 137. Pişkeşçi. 173 . 148. makam olaredı bk. 203. 189.) ve kazaskerlik­ lerde kıdem. 147.1 9 3 .. 61 Pâye-i fetva. 24 . fetva payesi.192. 27%. 95. 161. 163. 211.. bk. 134. 281. 169. Pâye-i erbain. 69. 244. 139.48. Osmanlı donanması. bk. 56. tevkiî. 160. bâb-ı âli. 104. 104. Pâdişâh hocası oğullan. 8. R 188. 227 . 191n. 205n„ 206. Pendik. Pervane. P&diş<A(lar). ulemaya mahsus kavuk. 10. 67.) müderrisUği rütbesi. 189. İbn Kemal (b. 143. Örf. bk. Osmanlı medreseleri. nişan. Pâye-i sahn. 77. 39. 210. tstanbul kadısı maiye­ tinde. 138. 92n. 1 . muaUim-i suUani. 181. arpalık kadû^ı (b. Otuzlu (otuz akçeli) müdernı(lik). bk. I I . 131. Patrona Halil ısyam. Piyâle Paşa medresesi. 225. 19. 169. palan diken. 21.168. 137.. Karaçelebi . Pazarbaşılık . P^kUr. 105. 62. 74. Uiny Penbeduz. 207. 121. 228. 170. 14. bk. 221. 159. Öküz anbart hocası. 20. 138%. 175. Pravadi. 209. Ovacdc. 97. bk.) in eseri. 215. 56. Piri Paşa medresesi. 268. Osmanb(lar). Örf. $erdar-ı ulema. ferman. Osmanh tarihi. 1 9 0 . 185. 246. 166%. 209. 218. 131. 260. Otuzlu (otuz akçeli) tnedreıe(Ur). bk. 229. bk. 153. 87n. 68. 76. bk. 124%. 209%. 201. ISln^. 97. 93. 186. 29. bir kaddık derecen. 46. dâhU medreseleri (b. Otuzlu müderrisler (b. Pâye-i mücerrede. 267. . 261. 147. 73. 243. 3. Pâdişâh imamı. Pazarcı. 187. bk. Plevne kazası. 6. Paye müderrisleri. U l n . Payıudu kadısı. 89. Pâdişâh hocaları (hocası). öriçe. 75. mevâli (b.. 128. 31. SiUvri'de. 92n. Soğuk kuyu medresesi. hün­ kâr hocaları. Pabuçça.) nin tarihi eseri. Zeyrek camii. 87. Pâdişâh cülusları. I I I . nişancı. 198. 241. 207. 14Inı. 156. bk. 69. 1 4 5 . 77. 141. 119%.175. 145-149. 2. 215. bk. 73. 22n„ 25. pamuklu diken. kırk akçe müderrisliği. 207n3. 28. 279.zâde . 271. 46 . 265. Râbia. 63. Pastırma naibi. 104. 107. 272. Pravişte kadıhğı. I41ne. Pirahen keten. Pâye-i selâsin. 170. . 36.26. 252. 166. 47. hüküm.

136. 121. kadı tayininde ahnan tuğra çekme harcı.156. 284. 177n3. bk.) nun hesap kitabı. 180. Risale-i Fethiyye. 96. 249. 258. 250. 75. Ali nun eseri. 276. 85. 49. 199. bk. 255. 75.9 3 . Rodos Kaddığı. Rodos. 70. Rumeli kazasker (ler) i. ReiaüH-küttap (efendi). 100. 142n4. 242. kadı tayini sırasında hane basma ahnan resim. 109. 85nı. 86. 158. 86. 105. 93. 2 .) medrese dersi. Risale-i Muhammediyye. 137nj. 125%. Rumeli kadı(lık)ları. Abdullah (b. bk. 149. 159. 123. bk. Ali nun heyet kitabı. 250n„ 273.2 5 3 . 31. sicil akçesi.Risale-i Bahâiye (el-Fevâidü'l-Bahaiyye). 86. 91. 92. Resm-i nişan. hidâye (b. Resm-i kısmet kanunu. 124n„ 125nj. Riyaziye (riyaziyat). 92n2. Rum. 143nı. 192-194. 244. bk. 280. 160.) m bk. 110. 199. 84. 125nı. 231. AU Kuşçu (b. 135n3. 4 7 .) den bahis 64nı. 134. 137. Resim (resm) (rüsum). 113. 277n„ 279.5 0 . 111.i . 234. püskül. 161nı. edAiyatı'na dair Isaguci. 45.92. 139n4. başmüaevvid. Resm (rüsûm)-ı kısmet. 104. lOOuj. Rumeli kazaskeri defteri. 91n„ 156. 84. Rİ5aIe-( Felekiyye. fetvahane müsevoidi. 129.) da memur. bk. Resm-i kitabet. 200. 214. 190. Türkiye. 156. 196. vergi. Sadr-ı Rum. 1 5 3 . 152. Hayreddin Hızır (b. 234. 257. 20. Resm-i ağnamcı defteri. 236. 239.2 1 2 . bk. 233. 283. 184. 284.) ın hesap kitabı. 284.) . 157nı. 2 5 0 . dan. 164. 213. köylü balk tabakası. 126. meşihat dairesi (b. 91 . 115. 98. Resm-i sicil. 265. 137nı. 227. 114. 33. Rumeli Beylerbeyi(liği). 2 1 0 . bâb-ı fetva (b. Ribâ (ribeva). 234. 255. 255. 253. 207. Rey. Kuççu (b. 131.İNDEKS 339 RavtatÜ'l-esnan fî tedbtr-i sıhhati''l-eb. 206n3. 91. 127. 91. Risale-i Ebheriyye. 132. bk. 105. Rik&t-ı hümayun kapıetbaşbğı. kapıcdtaşı. 123. Rumeli kazaskeri (sadareti) tezkireeisi. büyük mevlevi­ yet. 116. 167. bk. 21. fakir hacılara yemek dağıtımı. Risale-i Kalemiyye. 251. 231.156. 97.) memurlarından. Reisü'l-ulemâ. 151. 125nı. 45. medrese dersi. 2. 137. Kmah . Rumeli kazaskerliği yap­ mış olanlann en kıdemUsi. 260. 164n„ 256. 178. 6Sn2. 126. 121. 158. bk. 206n4. 87. J{eMÜ'I-efi66a. 228. kadılann mi­ ras taksimi dâvalannda aldıklan harç. bk. Rikâb-ı hümayun fmuallâ. 199. müstetab). Kuşçu (b. Reisiİ'I-müsevvidin. 123. 122. 103. 124. 265nı. İmadüdin b. 115. 231. 159.zâde (b. 121.) nin Arap eseri. bk. Revan seferi. 198. 85. Rişe. Rodos Sultaniye medresesi. 154. 137n„ 143. RumeU. Rum«Ii kazaskerliği. 160. 267. 189. 160. tüıbî eseri. Refade. 169. Rikâb-ı hümayun kaymakamlığı. Resm-i berat. Reaya (Raiyyet). Rikâb reisu'l-küttâbî. medrese dersi. bk. 283. kadı tarafmdan muharrerat için ahnan resim. 20.

194. 156nl. 17. 920^. bk. 185. Sâdât. bâb-ı fetva (b. 153. Rumeli'de bir kadılık derecesi. Rütbe-i ûlâ smıf-ı sânisi. 212. 125%. Rütbe-i râbia. 156. Sâdât nikabeti. Ruznâmçe-i kuzât. Rüstem Paşa medresesi. Rütbe-i çelebi. 175. 188. Ruznâmeci. 284. 283. 92n2. Rütbe-i Eğri. bir kadılık derecesi. 96. 255nı. 280. başvekil. bk. bk. (smıf-ı) mütemayizi. bk. Sadaret kaymakamı. 155. 138. bk. 284. 183. Sadreyn (efendiler).340 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Rütbe-i saniye sınıf-ı sânisi. 157. arpalık maaşı. 41. 147. 61. 248. 76n. Sadr-ı Rum. bk. 263. 114. bk. 256. 163. Rusî Kasrı kadıhğı. bk. bk. 95%. Sodr-. 183. abayî. bir kadılık derecesi. Rütbe-i Çinad. 166. bir kadılık derecesi. Sadr-ı Anadolu. 187. Sahh. başvekâlet. 164. 244. 60. 131. 97.) mn kenarma konan doğru işareti. 253. 70. fetva. 168. 154. Sadaret. 104.. Rüşvet. bk. 70. 77. matlab. 196. 177. Safiye Sultan medresesi. 199. devriye mev­ leviyyeti (b. Rüûs maaşı. 105. Rumeli muhzırları. 186. 66. 165n4. 261. 273. Rütbe-i karibe-i ûlâ. 105. Rumeli kazaskeri. 5adr-> âzam(lar). 212. 120. 185. sodr-ı Rum. 92%. 50. bk. . kazasker maiyyetinde me­ mur. 183. Sâdât berâtı 164nı. Anadolu ve Rumeli kazaskerleri. 48. Rütbe-i saniye 283%. 182. 170. 284. 199. 198. Rütbe-i bâlâ. Rumeli sahili. 2 0 6 . tarik maaşı. Rüûs kalemi. 171. 130. 50. Rumeli şer-iyatçısı. mülâzemet defteri. şerif. 249. Sâdise. Rum Mehmed Paşa medresesi. şeyhulislâm'm unvan­ larından. 92n2. İstanbul rüûsu alan ule­ ma evlâdımn maaşı. bk. 133. Sadrü'ş-$erio. ŞeyhulUlâmlık. veziriazam'm iuyruMusu (b. Safranbolu. 284. 246. 186. 284. Rütbe maaşı. 255. bk. 156. sadr-ı Anadolu. Rusya. 252. Rumeli'de bir kadddc derecesi. Rumeli vekayi kâtibi. 211. 46. 59. Üskü­ dar'da. 58%. Rumeli medreseleri.) 92n2. Rum Ortodoks patriği. Sadaka (etmek). 260. 182. emir. Saçaklı abayi. 184. 167. 247. 53. berat. bâb-ı fetva (b. karîb-i âlâ.209. bir kaddık derecesi. 279n. Rumeli kazaskerliği (kadısı) mazulleri. 172. 259. S Sâbia. 48nı.) da memur. 6. 251. 254. 87. RülbetüH-medreseyn. 174nı. Rütbe-i ûlâ smıf-ı evveli. 275. 41. Sâdât nezâreti.) da memur. Rüûs (-1 hümayun). 138. seyyidler. Ruznamçe (ruzname)-i hümayun. 190. 283. vezir-i âzam. bk. 280. 284. Rütbe-i sâlise. 259n]^.. 77. 241. bk. 213. 166. 284. Rusçuk kaddığı (kazası). 215. Rumiye Gölü. Rusçuk. fıkıh'a ait eser. Anadolu kazaskeri. 211. Rüknü'l-islâm. 67. 78. bk. 130. 92%. Rumeli (kazaskerliği) payesi. 279. 157. 80. 120. 163. 91n3. 102. 276. 283. 199. 93.

262. pâdişâh şeyhuhsîâma giy­ dirir. 2. 186. 269.63. 107. 273. 5. 94. 42. Sancak kadıları (kadılığı). 60. Sonca^-ı şerif. Sancak müftüleri. 29.. Sekbanbaşı. yer. Fatib ca­ Saniye. 272. evin tam ortasmı teşkil eden 341 Samavna (samona). ulûm-i Arabiyye. bk. Saray-ı cedid-i âmire (saray-ı cedide). Sakalar. 284. üçüncü smıf {devriye) Samban Sancağı. 261.İNDEKS Sahib. bk. 117. 194. 40. 6. SaWc ( . 225. 60 . 33. 274. 167. sakk-ı şer-î. 98. 126. 94. 174nj. 81. bk. 97. bk. Sakız kaddığı. 161nı. 56. mevleviyet (b. 283. Sahn-ı Süleymaniye (medresesi). Bubârî (b. 209. 166. bk. 247. 51. 125. risliği). 244. 87. Son«ofc6eyC/er. 135. 135.. 191. 101. 123. 58.. 66. 42a. 6B„ 37n„ 42. 243. l l n . bk. 268. Sahîh-i Müslim. 6n.1 terH). Selanik kazası mâzulleri. Sekban. câmi'üssahih. 126.) 96. köy adı. 93. 244. 88. 43. bir kaddık derecesi. 7 . Saray hocaları. Sedd-i İskender. liva. Sahn dersleri. 29n3. 190n4. 9 1 . Semadirek kaddığı. 284. Salise (rütbesi). muhtasarat. 81. 278. 92n2. 135nj. 14. Sakız. 139a3. 36. 55 . 4:^1. 92. Sahn talebeleri. 218. bir kadılık derecesi. Edirne'ye bağlı mahal. 3. 250. 79.12. 283. 92. Sahib-i hücre. 228. Kureyş kabilesi koUarmdan biri. 274. medrese dersi. Sedanet. bk. Sahn ^-ı seman) müderrisleri (müder­ Saray fırınları hocalığı. 225. 30. 39. 15. 131. sahiheyn. 68. Sayyadhaşı medresesi. yim küisesi. 181. 275. 238. 139n4. 215. 114. mii içindeki sekiz medrese. 231. Sehim. 87nı. Sâmıree. 261.142n„ 200. 277nl. 103. 259n. dâvaların şer'î mebkemelerdeki tabrir tarzı ve bununla ilgili medrese dersi. Süleymaniye medreseleri. . bk. 99. SSn.) in hadis kitabı. 161nı. Selanik kadıhğı (mevleviyyeti). Ziyaüddin Efendi (b. Kabe kapıcılığı. medrese dersi. 38. 20. 118. 117. 98. 86. 58n3. 271. 132. 45. 93. 27. 7nj.66. 276. bk. Sahikeyn. pâdişâh veziriazama giy­ dirir. 216n2. 141nj. Vize'de. 97. Saraçhanebaşı. 136. Saray fırınları. 129. (sukûk). 93. Sarih odası. 174.) 277. 153. Saints Apotres Kilisesi. Ebû Hüseyin Müslim (b. 109.170. bk. medâris-i semaniye. 25. 117. . Saniye mütemayizi. 42. Saraç. Sahn. Samur hil'at. 19. asb çek demektir. 36. 162. SoAn ^-ı seman^ meffreseleri. Saroy kodilığı. 186. câmiu's-sahih./et)iyyet (b. 45. 126.. ikinci sınıf (mahreç) mcı. 12nj. Saniye sınıf-ı sânisi. Havari­ Sarf. 119nj. 28. 35. 242. Sakk-ı cedîd-i Ziyaüddin. 164n„ 243. medrese ders kitabı. Topkapı sarayı. 92nj. 114. 68. 168 . 116. Safclc.. S<Jcız mâzulleri.i. 165. SoAn-t semân derecesi. 43. 26. bk. 95. 179. bk. 40. 280. Samur kürk. biı kadılık derecesi. bk. Sancak(lar). 113.) nin eseri. 127. 116. 274. 158. 57. Saniye smıf-ı evveli. bk. 79. 191. Selanik. 281. bk.) nin /tadıVe ait eseri. Sahih-i Buhâri.

Serdar-ı ulemâ. 215. bk. 167 . tasavvuf erbabı. 186. bk. 140. 277%. BOn^. 137nı. . bk. Sofiye ricali. 251.172. Siyadet beratı (hücceti). ikinci sınıf (mahreç) mevleviyyet (b.342 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E TEÇKtLÂTI Sinan Paşa Derü'l-hadisi. 169. 126. 99. muaUim-i sultani. Hazret-ı Hüseyin soyun­ dan gelen. 279. sefer esnasmda sadra­ zamlara verUen unvam. 85. Selimiye medresesi. 101. Soffa. Selâl-ı gaip. 246. bk. 104. 125%. 113. 38. nakibü'leşraflık beratı. 116. Serez pazan. 1 6 1 . 93. 278. 86. bk. Seyyid(ler). 251. 171. 162. şerif ve seyyid (bl. 253. Silivri kazası. 97. Serasker kapısı. Piri Paşa medresesi. bk. IBOn^. 199. Sofya. 124nı. 127nı. 10. Sipahi(İer).) 96. ders. 280. Serdar-ı ekrem. 93. 275. 4j: 245. 174. 73. 62. 136. 92%. 140. Selanik medresesi. 114. Silistre kadılığı. 216%. 76. 130. Sicili. Sicillat-ı şer'iyye. 166nı. pâdişâh hocaları.244. 102. Sır kâtipleri. Sikaye. 242 . 280. Siraciye. 257. 169n. 95. Sivas kadılığı. kaza kadılıklarıma üstündeki yüksek kaddık derecesi. 274. 95. 275. S o f u şekaveti. Seyyid-i şerif. 274. Rumeli kadıhklamım en yüksek derecesi. Sinop mazulleri. 276. 9. 242nı. 209nj. SiciUat (sicil defterleri): bk. 62. nakibrü'l-eşraf olma. sicili. 29. Softalar (softa taifesi). Siracüddin Mehmed Secâvendî (b. Selanik mollası. Şilte.) nin ferâiz (b. Soğukkuyu medresesi. 276. 93. resm-i sicil. 147. Siyâdet.. 216n2.1 6 4 . Sını/-ı mahsus. bk. 131. kumaş. Sitte-i Anadolu. 243. 231. kadınm aldığı bir resim. 129. lilny Seyyid. Sicill-i ahv<U müdürlüğü (şubesi). 102. Sitte-i Süleymaniye. Simkeşler. 279. 61. 116. Sinop kadısı. dava kayıt defteri. 16. 92%. Serez kaddığı. bk. Semerkand. sicillât-ı şerUyye. 228. Selçok Sultan medresesi. Sitte-i Rumeli. Sika. Semaniye müderri»(ler)i. 109. 274. lâln^. Sofya mazulleri. 277%. Seraser. Süivri. Anadolu kaddıklonmn en yüksek derecesi. bk. 129. 94. kadılarm. Sitte-i Mısır. eşraf-ı kuzât. Silistre eyaleti. 62. 269. 96. 164nı.) talebelerine verilen ad. 46. 24%. bk. 99. 267. Sivas eyaleti. Mısır kadıhklamım en yüksek derecesi.) kitabı. 274. 78. Sofya kadısı. İstanbul'da. bk. sicili. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyyet (b. 133. bk. 123. bk. dul. Tetimme medre­ seleri (b. Selimi serpuş. 175. nakibü'l eşraflann unvam. 93. Semendire sancağı. 228.) ailelerinin kız alıp vermesinden doğan çocuğa verilen unvan. sieiUât. Sicili (sieillal) akçesi. Sofya kadılığı. Sidrekapsi kazası.) da. Hac zamanmda sn işi. sâdât. 98. Selçukiler. bâb-ı fetva (b. 233. Sinop. 167%. Seyyibe. 259%. 56. Siyer-ı Nebi. Sepetçiler köşkü.). Sivas. bk.

3 5 . 35. 243. bk. Şafiî mezhAi. tbn Ömer Osman (b. 272. hadis kitabı. Süleymaniye Camii vaizliği.. 34. 30. 33.. Süleymanşah medresesi. sicili. 34n]. 34. 66. 186. 34. 103. Sultan Ahmet Camii vaizliği. Sûhu (Suht^ân taifesi). kütüb-i sitte. 158. Şf^ye. bk. 62. 33. İstanbul'da semt. ne. lin^. SüloJe-i Peygamberi. 172. Sultan Orhan Türbesi. 284nı. Trabzon'da. 34n„ 35. 122. 61. 140. 280. Solaklar. 114. Sünen-i Nism. 129. Suret-i sicili. 247. 127. 36. Süleymaniye medreseleri. hadis kitabı. fakir talebe yemekhanesi. bk. 164nı. 51. Ahmed Beyhaki (b. 64.) nin hadis kitabı. 72. 229. 34. 267. Süleymaniye DâriU-hadisi (medresesi). Şahnişin. 33. Süleymaniye tıp medresesi. Suhan Süleyman evkafı. 25. Şahadetname. 272. 271. 56. 58. 35. 33 34. Sultan medresesi. 38. 86. 186. 174nı. Sultan Sehm. 84. 262. 149. 126. Şah Sultan medresesi. Süleymaniye derecesi. Sûret-i sicili akçesi. 36. 260. 89. kü­ tüb-i sitU. 229. Sûn«n-i Timûzi. 7n. 281. hadis kitabı. Sultan (Sultaniye) medresesi. kütüb-i sitte. 33. 249. 42nı. Süleymaniye kütüphanesi. Suriye. 227. Süleymaniye. Zal Paşa Sultanı medresesi. 2. Süleymaniye Darûttalimi. Manastır medresesi (Bursa'da). Subaşı kâtipleri. 35. sicili akçesi. 36. 16. hadis kitabı. 90. sıbyan mektabi. 28n. Ki6ûr-ı müderrisin (b. Sülüs yazısı. 123. 193n. Süleymaniye Camii. 42nj. 34n. Süvari fcossomı. Süleymaniye tabhânesi. Ebî Bekr b. bk. bk.) m sarfa ait eseri. Süleymaniye hamamı. Edirne'de. 265. 29. 152. 42. 33. 73. 34. 38. Eyüp'te. 186. 48. 37. 36nı. bk. Sülâle-i Hâjimiyye. 36. bk. 158. yemekha­ Süleymaniye eczabanesi. bk. Süleymaniye Darüzziyafesi. bk. 209n„ 234. 35. Sultan Almied Camü. leülüb-i sitte. 186. 33. 262. Süleymaniye DÛrüfçifaaı. 3 3 . rasm-i sicili. İstanbul'da Semt. Sünnet (-i resul). 2nı.. Sûr. . 73. 36. 42nı. Tire'de. 343 Süleymaniye imareti. 58. 268. Sultan Bayezid medresesi. 62. 170. Sûnenû'l-kebir ve's-Sağp-. 140. 208.. 22n„ 24. Süleymaniye laamJtanesi. 174. Süleymaniye müderris(ler)i (müder­ rishği). 34.İNDEKS Solak çeşmesi. 42nj.) den olan dört medrese müderrisi. 169nj. medrese ders ki­ tabı. 33. Sultan Selim medresesi. 60. bk. Süleymaniye külUyesi. 155nj. bk. 101. 3. 61. Süleymaniye'deki dört medresenin rütbesi. Subaşıflar). bk. 42nı. misafirhane. 281. 59. bk. Sükna. 280. Sahn-ı Süleymaniye. Süleymaniye sitesi. Sûnen-i tbn Mâce. 47. Edirne'de. 76. 269nı. 146n3. 234. Sultan zadeler. 38. me­ dâris-i erbaa-i Sül^maniye dere­ cesi. Sünen-i Ebi Davud. Sultan Selim Camii vaizliği. Bursa'da. »In^.

21. 186. Şerh-i adûd. Şamkâri kumaş. Şeriflik. Şal. 141. medrese ders kitap­ lan.. 21. 96. 119. Şerh-i uogucî. 5. 148. 25. 43. manftk't ait eser. 109. bk. 116. 59. Taşköprülü . 153. 40. medresede okutulan fceiom dersi. IBOn^. 204. Şerh-i şemsiye. 107. 58n3. 134. Nev'i . 58. Şehir kethüdaları. 257. Şeyhulülâm(lar). 8 3 . 77.. 147. 121. 39. 19. 40. Şeyh-i meşayih-i fetva. 13. 219.3U OSMANLI DEVLETININ ÎLMIYE TEŞKİLÂTI Şakayık-ı Numaniye.). 169. Şehzade hocası oğuUan. Şam (-1 Şerif) kaddığı (kazası). Şerh-i tevali Isfahanı (b. 104. 234. 96nı. 140. 103. Şer'î ahkâm. 13. Hazreti Hasan'ın Boyundan gelenler. 249. 274.«âde Atayî (b. 108. 139n4. medresede okutulan mantık kitabı. 245. 172. Şehzade camii vaizliği. bk. Şer'î davalar. 107. 154. 147n. 180n„ 184. 155 157. 137nı. 98. Şakayık zeyli. Şekriyye. Şer't hasüat. 273. Şehzade medresesi. 87. (Şeyhülislâmlık). 105. 259. 137. Şam-ı Şerif kazası mâzulleri. Şerifler (Şürefa. 13. Şer'î hüccet. 92n. Şerh-i mevâkıf. 100. bk. Şam-Trablns. müjftülük. 274. 170n„ . Şer'î muamelât. 4 6 . 163. Şalvarlık fuha. Şam-ı Şerif kadısı. 170. Şerh-i miftah. 124. 89. 19. bk. 28. 147. 116. 59. 21. 273. Şehzade müderrisliği. bk. 139. okutulan Şerh-i metali. 167. iltizama verilen nâMiklerin parasınm taksitle ödenmesi usûlü. 50. 274. 269.) in silsilesinin tutul­ duğu defter. 209nı.) nin mantık kitabı. 98.zâ­ de (b. kazaskerlerin hâh naibi (b. Şer'iyyatçı.) nin manItfe'a ait eseri. Şeyhülislâm medresesi. Şakayık tercümesi. 74. 120n„ 135. büyük mevleviyet (b. 116. 126. Şehzade hocaları (muallimleri). 118nı. 221nj. bk. Şam (-1 Şerif). Şam • Trablus mâzulleri.) nin xıleına ve meşayih hal tercümelerine dair eseri. 4in. 103. Şeeere-i tayyibe. e j r o / j . 56nı. Şer'i nebecî (şerif). 169. 99nj. 277nj.) nin eseri. ön^. 62. 85.159. Şer'î kanunlar. 22. bk. müftü. 108. 96. 74. 110. Şehirköy kadılığı.4 8 .) nin Acelâm kitabı.) in fıkıh'a ait eserleri. şeyhülislâm. 160. medrese ders kitabı.) makammda naibi. 74.8 5 . muhtasar man­ tık ders kitabı. sâdât (b. 47. 280. 91nı. miftah medreslerinde (b. bk) ve İbn H â d b (b. Isfahanı (b. 111. Şeyheyn. 162. Şemsiye şerhi. 161 .. Şerhü'l-tecrid. bk. 265. 7 2 . 66. Necmeddin Ömer Kâ­ tibi (b. 276. Şerh-i ulhisü'l-miftah. 39. 152. 43. Şemsi Paşa camii vaizliği. Abdurrahman lyci (b. bk. Şehremini (Şehreminliği). 167. bk. 274. llnj. 43. bk. 26. 53. bk. 167. 108. Şam-ı Şerif fetvası. 27. 118. 21. 186. İiln^. İstanbul'da. bk. 58. 15. 136.) okutulan meânî dersi. 186. medresede maıuık ders kitabı.7 4 . Şam payesi.) ve şe­ rifler (b.164. Şeyh. 149. Şer'î mahkemeler. 274. 93. (Mecdi) 64bi. 108. 109. medresede ders. Şeriat. 43.

). bâb-ı vâlây-ı fetva. Talebe işleri dairesi. Tarih-i Mısr-i cedid. Bursa'da.) nin eseri. 275. 269. gazete. 6. 131. 248. 265. bk. Talik yazısı (kırması). 21. Şifa. Tanzim-i ilâmât-ı hukukiyye. Şeyhülislâm mektupçucu. 48. 186. 235. 241. İzmir'e bağh.zâde Salih Efendi (b. Celâl . Tanzimi ilâmât-ı cezaiyye. rütbe maaşı.195. 25. Fatih külliyesi içinde.186. bk. Tâli kısm-ı evvel. 269. 229.264. 96. arpalık maaşı. Tarîk-i kuzât (kazâ).) 199. Tasdikat. 267. Tabbah.İNDEKS 173 . 57. kadı ve müderris tayin sırası için kazaskerler tarafmdan tutulan defter. 262. 271%. bk.) imtiyazı. İSn^ 146%. Takvim-i vekayi. b. 256. 165%. Celâl . kazasker divâmnda kazas­ kerin sağ ve solunda oturan mü­ şavir büyük kadılar. Taşköprü kazası. 72. Tarik defteri. Dârü'l-hilâfe medre­ sesinde (b. 199. İbn Sînâ (b. Şile kazası. 84. 93. medrese dersi. Tarik-i ilmiyye. Şia mezhebi. 265. 49. Tâcü't-tevârih. 209. Şifâ. Şeyhülislam kapısı. Hoca Sâdeddin Efendi (b. 259nı. 69. Tahtabaşı (Sağ tahtabaşı ve sol tahta­ başı).214. 248. 268. 276. 125%. boşanma. 141%.) nin eseri.226. ölçü. bâb-ı meşihat. (bk. ISln^. Şuhud kadısı. 74. Tarih-i felsefe. bk. 245. bk. 285. bk. 195. 211 . 88. 203 . medreselerde okutulan mantık'la ilgili ders. Tafra. beşyüz akçe yevmiyeli büyük mevleviyetier. büyük mevleviyetler. 93. 198. Tahtah köy. meşihat dairesi 139. 247. 255. bk. Tarih-i ilm-i kelâm. 125. Tasia. SBu^. 213. 233. 74.) nin eseri.) bir kısım. 221. 73. meşihat dairesinde (b. 46.) bir kısım. 88. 167. ders. 269. 235. 345 Taht kadılığı (kadıları). pâye-i fetva. medresede ders.201. 73. 135. 210.103. 36%. Talâk. ŞUe. bk. Tahrir-i mesail kanunu. 131%. 188 . 40. Şeyhülislâm konağı. bk. mektupçu. ISSn^. lOn^. 196. Kadı lyaz (b. 223 . 123. Taht kadıları oğulları. 230. Tâife-i sofiyyûn. Taamhane. 209.) mn eseri. 197 . Şeyhülislâm dairesi. 275. Taşhk medresesi. eyalet kadıları. Tahtgâh-ı selâse. müstaid. medrese dersi. Dârü'l-hilâfe medrese­ sinde (b. 69. 272nı. 21. Tarîk maaşı.zâdelik (b. 74. bk. 134. Tıuar. 218. Edime İstanbul kadıhklan. Şeyhülislâm evlâdı (oğulları). 255. 258 . 22%. Tanzimat (-ı Hayriyye). 276. 202. 200. 219. 196.207. bk. bir kadıhk derecesi. Taksim-i terekât. 235. Şeyuhlislâm payesi. Bursa. bk. 120. ders.zâde Salih Efendi (b. 93. Tâli kısm-ı sâni. bk. bk. Tarik-i ulemâ. bk. 71. 60. 119%. meslek-i tasavvuf. medreselerde okutulan montıjc'la ilgiU ders. 199. ilmiye mesleğinde molla . 228. 146. 217. 237. Şiraz. 237. tehüle. 89. bk. 69.) ın hadis'e ait eseri. Tarih-i Budun (Budin). 238. Şûrây-ı devlet. 167. Şinik. 197. 121nj. 200. Tasavvurat. 208. Tâlibîn-i müstaiddin. Tasavvuf.bk. Şeyhülislâm dairesi. ve . 267.

bk. Tehafüt. 231. Beyzavi (b. (bk.) nin fıkıh'a ait eseri. 199. kazasker maiyyetinde memnr. Tatbikât'i hukukiyye ve cezaiyye. 28.) mn eseri. Tehafûtü't-lehâfüt. 237. ait eseri. İbn Rüşd (b. bk. 68. 124. 233. 23. Tecrid medreseleri. medrese den ki­ tabı. 166. Teridffl-kelâm. bk. 269. 154. Hoca . 230nj. bk. 220. 216. 55.) adh eserine yazdığı itiraz. 28n2. 28. 24n3. 247.zâde (b. 64. bk. Telhis şerhi.1 2 . Tetimme (medreseleri).). 57.) nin hendese kitabı. bk.) in eseri.) un fıkıh'a ait eseri. 126. 39. bk.) memurianndan 196. Teshil Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. medrese teşkilâtmda kısa za­ manda derece katetmek. 13. 9 . medrese den kitabı 28n2. den. 123. 15. bk. Tecrîdü'l-kelâm. Nâsırü'd-din-i Tûsi (b. Buhâri (b. 124n. 26. 26. Tereke. 22%. 270. medrese den kitabı. 271. 16. mutavvel.346 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Tekye. belge. 50.) nin usûl-ı fıkıh'a. bk. Tatbikçi. Telhis. bk. Tevâlîü'I-envar. Saçaklı-zâde Mehmed Efendi (b. 12%. 6. bk. Temyiz mahkemesi şer'iyye dairesi. bk. 232. 43. 72. 128. 190. Tehafütü'l-felâsife. 41. 159. 116%. 47. bk. 16. 68. 237. 26nj.) nin kelâm'a dâir eseri. Temyiz mahkemesi. 39. 64. 199. Tetkikat-ı mesahif ve müellefat dairesi. 86. 142.) ve ilâve olan sekiz medrese. 133%. 43. 64. Teşrifatçı (efendi). 23. Hezarfen Hüseyin Efendi (b. 41. ders. 200.) ün Gazali'nin tehafütü'l-felâsife (b. Temes5ük. 42.) nin kelâm'a ait eseri. bk. 267. 21. bk. Tavzih. medrese ders kitabı. Tecrîhiİ't-tevzih. Tecridû'l-itikad. medrese beççe. Talbikât-t şer'iyye. 43. bk. 231. şeyhülislâmın verdiği mülâzemet (b. 11. 75. bk. 231. 25. 232. 60. bk. Tebriz. kırklı medrese. £nt>îârü'lunâl. Tekâlif-i örfiyye. Taznfü'Umezbâh. Teke sancağı. 206. 269. bk. tafra. 230. 15. bk. 261.) nin eseri. 22. İbn-i Hâcib (b. Teftiş-i mesâlîh-i şerif meclisi. 122nı. Telvih. 252. 234. Tertibü'l-ıdûm. 229. TeUûsü'l-mifıah. Tekerrür. 25. 233. bk. kelâmcdar ile felsefciler ara­ sında ilmi mübahaseye dâir eser­ ler. mûsUa-i sahn. Antalya. Kadı Burhaneddin (b. Sâdeddin Teftâzâni (b. Teşrif. Teçhiz. 68. 2. 238. 19. medâris-i suğra. medrese den kitabı.. Terkos. 43. Molla Lütfi (b. 33. 232. Sln^. 203. 198. 229. 78. 253. İstanbul'da. Telvih medresesi. Tehafüt. Telhîsü'l-beyân fi kavânîn-i Âl-i Os­ man. teertdü'l-ilikad. 191. TehiUe. 15. Sadüddin Teftâzâni (b. bk. bk. 39. bk. 107. bk. 125%. bk. Hâşiye-i tecrid medreseleri. Sinan Paşa (b.) nin eseri. orîaı.) in helâgat'a ait eseri. Bâb-ı âlî'Ae. OSn^ Tenkih (ü'l-ulûm). Şeyhülislâm dairesi (b. Telhisci. 227.) nin fıkıh'a ait eseri. 148. Terazici. Tefsîr-i Kadı Beyzavi. bk. . Rumeli kazaskerliğine bir kişinin mükerreren tayin edilmesi hali. 145. 16. bk. Gazâlî (b. 228. 230nı. Fatih'de Sahn medreseleri (b. Tefsir.) in eseri.) nin eseri. Tazarruat.

127. 278. istanbul'da. Tuğra. Ûlû sınıf-ı sânisi.) 277. İstanbul Süleymani­ ye'de. üçüncü smıf mevleviyyet (b. 61. 84. 51. 114. Tezkirehâne mukayyidi. 51. 260. 92nj. kazasker mai­ yetinde memur 160. 154. Toprak kadıları. 111 . alemdarhk. evlâdı). Tezkireeilik teşrifi. Tırhala Yenişehir'i. 126. 115. Trablus(garp).Cflndi (b. 206. 194a. Rum. 283. 161.. 246. Timarlı sipahi(ler). Tokat sancağı. 79. 268. 156n2. Tevcihat divani. Tezkireci(lik). 229. Tteare(-i berriye kalemi. Tezvic-i sigar. Ulema-zâdeUr (oğuUar.. 252. 104. medrese ders kitabı. 121. 78. 117. Isfahânî (b.) nin eseri. 26. 261. 75. 168a.) nin sarfa ait eseri. 254n. Tezkirehâne. 249.tNDEKS Tevali şerhi. U Ukab. Saray-ı cedid-i âmire.113. 159. 223. 105. timar erbabı ile reaya arasmdaki davalara bakan sey­ yar kadılar.. 36. pervane. Mahmud el . 216nı. 234.) nin eseri. 260. 283.. 285. 262.. 29n„ 99. 347 Topkapı sarayı. Tırhala kaddığı. . Tevfir-i mdıâdî. 139n4. Ûlâ smıf-ı evveli. bk. 98. 99. 113. 95. Ukudü'l-cevâhir. 83. 256.). 12Sn. 101. Sinan Paşa (b. 22n. 38. Tevkiyet. 80.. İstanbul'da semt.). Ulema. 174. 277. 209nı. Tevliyet. 75. Tuğ (-1 hümâyun). 269. Türkiye coğrafyası. 1 2 0 . 236. 183. Tuzcu. 280. 35. 126. Buhâri (b. Trablusgarp kadılığı. Uiafccı. 39. Ukubât. Tikveş kadılığı. bk. Tevki (-İ hümayun. 184. kazaskerlik kalem amiri. 247. 33. nişan. Tiryakiler çarşısı. 169. bk. 34. 1 4 7 . 21. Süleymaniye'de. 99.128. 275. 16. 30. 68. 139n4. 102. 259nj. 126 . lOOuj. Üsküdar kadısı Numan Efendi (b. 161n. bk. Tokat. 153. 186. 164. Tuhfetü's-sak. 92n. 246. üçüncü sınıf mevleviyyet (b. Trablusşam. Tezhirelü'I-evIiya. Tevzihu't-tenkîh. Trabzon kadıhğı. kazaskerlerin üç ayda bir topladıkları divan 259nj. 16. bk.. 175. 28n. Ahmed b. Tokat kadıhğı (kazası). Türkiye. lOln. medrese ders kitabı. 113. Tevkii. 231. üçüncü sınıf mev­ leviyyet (b. Timar.. bk. 33. 101. Topkapı. 226. 119. bk. ulûm-i şer'iyye. 43. 113. bk. Tophane.) nin fıkıh'a ait eseri. bk.). 186. 165.. hakâni). 123. BOnj. 189n„ 205. Trabzon. Tevkiî Abdurrtdıman Efendi karmname$i. bk. 1 1 9 .) nm eseri. Topçu. 126.. 167n„ 172. pervane. 79. Tomaniç (domaniç) kazası. 72. 1. bk. Y e nişehir-i Fener. 112. 170n. Tire. 27. bk. 166. Ulema ve sâdât defteri. 283. 71. 134. 96 186. 165n„ 167. Yenişehir. bk. 120. 182. ikinci sınıf mevle­ viyyet (b. 131. 50 67. Tımova kazası. Tıp medresesi. Topkapı sarayı arşivi. bk.. 1 4 5 . bk. Tıp.. 92n. Tire kadıhğı. 157. 278. nişancı. 125n. 191. Tikveş. 2. 74. Tırhala. Türk(Ier).

şeyhulislâmhk. 97. Vekil-i devlet. 274. bk. Usûl-i mahkeme-i hukukiyye. Ulûm-i cüz'iyye. Van kaddığı. 224. sadrazam. 59. 14ın^. Vezir soffası. 41 . ders. 33. 186. 38. 42. 186. Üsküdar medresesi. Vezir-i azam. 269. bk. 159. bk. 83ıı. 245. Şâni-zâde Ataullah Efendi (b. 188. akli ilimler. 29. 92n2. Umurbey mahallesi.. medrese ders kitabı. Ustrumca kaddığı. 111. 9211. 50. 24. Edirne'de. Üsküp. 78. 92n2.. 185. 1 3 7 139. 230. 270. 133. Üçüncü sınıf mevleviyyetler. 134. 28.43. 149. Ibrahün Halebi (b. 40. Vezir-i azam takriri. 208n3. 53. 212. Arap dilinin çeşitli mevzulanna ait ilimler. 269. Üsküdar mâzulleri. 279.). 57. Ulûm-i akliye. bk. Vikaye. bk. 20. Vekil-i eismanî makamı. 3. 29n„ 30. 77. 28. 22. 241. Kâşi (b. Üsküftü çuhadar. bk.) un eseri. 102. 65. 143.) nin eser. nahv'e ait eser. Ümeyye. 95. Usûl-i muhakemât-i cezaiyye ve sulh.) nin eseri. Üsküp kadıhğı. Velâdet-i hümayun.184. 211. 64. 115nı. Valde Sultan Camii vaizliği. ders. 154. 244. Kureyş kabUesi kollarından biri. Ulûm-i şer'iyye (diniyye). 91nı. Usûl-i hendese. Uzun ova. devriye mevleviyyeti. 41. muhtasarat. 229. Vekâyi kâtibi. 160. sadrazamlık. Vezir-i âzamm çarşamba divanı. Vekil-i ruhanî makamı. 205. 277nı. 89. 74nj. Zln^. 178n4. ulûm-i âliye. Van. 81. 96. 137. 274. 3. Unkapanı naibi. sadrazam. 17. bk. 228. Üsküdar. 133. Usul-i fıkıh 19. Varidat. Vidin kaddığı.. bk. 83. 170nj.348 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Üsküdar kadısı. 178 . 207. Vlûfe. 267. 225. 268. bk. Ulûm-i Arabiyye. 113. muhtasaret. 131. 116ng. 47.) fıkıh'a ait eseri. 92n2. 20. 101. 22. 153. Verese. 23. 142n3. Üç şerefeU medrese (müderrisi). Ü Ücret-i sakûk. 276. 22. Vahdet-i vücûd felsefesi. 38. 198. ders. 91nj.193. Vekil-i celil. 269. Üniversite kütüphanesi. 237. Vâfiye. Üç şerefeU cami. 175. 187. 98. 143. 84. 188. 68. kapan naibi. 269. 147.. bk. 233. şehzade doğumu. 65. 104. 160. 95. ikinci smıf mevleviyyet (b. istanbul'da. Usul-i defter-i. 94. lOn^. 125n2. bk. Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. 92n2. 229. ulûm-i cüziyye. 236. Varna kadıhğı. 186. bk. 155. 31. Üsküdar kaddığı (kazası). 124nı. Ulûm-i âliyye. . 67. 137. Vakıf. Usûl-i mahkeme-i şer'iyye. 188. Bursa'da.) 186. Usul-i sakk. 161nı. 67. Unkapam. mevâli). 255nı. 103. 97. 154. Vardar Yenicesi kadıhğı. vezîr-i azam'm unvan­ larından. 133. 69. 190 . 254. 86. 125n. Vesayâ. Usul-i hadis. 159n. istanbul'da. 176. 135. 96. Üçyüz akçe yevmiyeli mevleviyyetler (ka­ dılık. 246. üçüncü sınıf mevleviyyet (b. 260. 117. 269. kazaskerler maiyetinde memur. 276. 64. 134. 147. medreselerde oktulan Islâmî ilimlere yardımcı konular.

Yeniçeri ağası. İstanbul'da. 62. Zeamet. Mehmed h. 242. 163. Viranşehir. 163. 220.). Yenicami medresesi. 219. bk. Yeşil sarık. Yenicami mahallesi. (b. 123.gad. Yağcı. 36.aesi. 272. Zahir uleması. 62. 246. Vilâyet-i Karaman. 183. 235. 55. Yenişehir. Şah Sultan medresesi. Zimmi.. 103. 280. 98. Tırhala Yenişchiri. Zübdet-i ilm-i kelâm. 195. Balı­ kesir'de.) nun eseri.2 5 2 . Keşşaf tefsiri. mâzuUüğü biten kadımn tayin zamanı. Yük. 194%. 156. 5. yüzbin akçe. 128. 41. Yaya(lar). bk. Burhanüş-şeria Mahmud (b. 208. Yağ kapanı. Ali Kuşçu (b. 125%. 92%. 24nı. Eyüp'te. 273. Yiğitbaşı. nıf mevleviyyet (b. 184. 94. . 89. Bolu'ya bağlı. 140. 156nı. 65. 125%.. bk. 228. 94. Fatih medresesi. 104. 228. 186nı. Yeniköy. belûgat'tan ders. 208. Yıldız Sarayı. 229. 231. 96. 126nı. 224. Vilcitrin kaddığı. 143nı. Yalvaç kasabası. 277nı. 229. 113. 265. 137. Zülkadir Beylerbeyisi. Yalak. Bursa'nın. bk. 141. Zıc-i Cürgonî (ilhânî). 274. Yddınm Bayezid medre. Yenişehir kasası mazulleri. 198. 125nj. 238. 143nj. 207. 277%. Yeniçeri(ler). Zahir ilimleri. Zaman-ı ittisal. Yörük. Zülvecheyn sofası. 23. Zıc-i Gürgânî şerh-i. 63. Yağ naibi. Yunan-ı kadim. Yemiş iskelesi. İstanbul'da. bk.) in eseri. lOinj. 233. Yenişehir kadılığı (kazası). Yuvacı. Zaman-ı infisal. 125%. Yo?. Voyvoda kâtipleri. 159. İSİU]. Yalı köşkü. 143. Zal Paşa Sultanı medresesi. 231. 129. 123. 126. Voynuk. Zuamâ. Dolmabahçe Sara­ yında. Yenişehir (-i Fenar).) nin eseri. 248. 7%. 209%. 123. Yunanistan. Yahya Efendi medresesi. 143nı. 173. Yeşil canfes kese. 277n. 143. Voyvoda(larj. 115. Yeşil cübbe. 140. 104.) ın eseri. 125n„ 202. 84. bk. 156. 88n. ikinci sı­ Zeyrek Camii. 243. 223. Zeyrek mektebi. 36. Yeniçeri ocağı. 17)3x1^. 168. 48. 207. 271. İstanbul'da. 59. 95. 134. 79. 127nı. 92uj. Yüzelli akçeli kaddar (kadılık). 104.İNDEKS 349 Vikâyelü'r-rivâye fî mesâiliTl-hidâye. 255%. kadı tayininde bekle­ nen mazûllük müddeti. Veli Yerköy. 276. Yayçe kadılığı. Yirmili medrese (müderrislik). hk. 277%. 2 5 0 . Vücûb. Vodina. bk. Uluğ Bey (b. Zemahşerî tefsiri. 278. 143.

.

I Fatih'in Hocası ve vezir-i âzami Hızır Bey oğlu Sinan Paşa'nın Kadılık zamanına âid bir fetvası (Cevab ve imza kısmı Sinan Paşa'nın el yazısıdır) .Lev.

Lev. II "O 5* -3 -Û c s ^ o " rt w •3 'S « .

III Reayadan olup isyan ve şekavet eden bir zümre hakkmda Ebussuud Efendinin ( 1545" 1574) bir fetvası .Lev.

Lev IV Nakib-ül-eşrafın verdiği seyyidlik Hücceti .

Lev. V Nakib-ül-eşraf tarafından verilmi} olan diğer Seyyidlik Hücceti .

Lev. VI 11 c W T) c ıı İS- I ^ .

3« S g E I .3 <.Lev. VII ıı U! 3 .fi 2 ıı 3 >- T3 T3 e a > 00 - 3 İ3 s c e u 3 -5 SÜ.a I î | ı! « i >- <^ .Tl " f l "S-S 4 » W _Ö S 2 « .S 0 3 .

Lev.3 >.2 . VIII ^3x : i l i l 3*î 14 l I l ı s T3 c B a 5 . "D U 1) < D L B « < r t 2 ^ ^ ^ ^ .•« Tİ** J -a.

Lev.^^ ^ ^ ^ „ e l e ^^^^^ . l Kefe yenilenmesi hakkın « ^ « l ^ V ' T ^ S U N ^ukataasından m a a ş alan K e f e l'-d.smm gerilmesine dair D ^^^.

Mehmed zamanında Medrese ve Kadılık tevcihleri hakkında Sadr-ı âzam'm arizalan ve Pâdişah'ın {vech-i me§ruk üzere verdim) hatt-ı hümayunları .Lev. X 4 IV.

• ' • T S a h m ' d ' u n (. hümayunu .Lev. XI / 5 ^ • .in« am./P/««a) ha«-.>«««m m„n7.

Lev. Xn Yenipazar camii vaızmm vefatı sebebiyle yerine vaiz tayini hakkında mahallî îlam ve Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendinin verzir-i azama derkenarı ve anın da buyruldusu .

Uv. X. İstanbul'da Cedid Nişancı Paşa Camii müezzini'nin ihtiyarlığı sebebiyle hizmetini oğluna terketmek istediğinden bahsile mütevellinin şeyhülislama istidası ve anm da vezir-i azama tayini ricasiyle derkenarı üzerine tevcih olunmak buyruldusu ( 1 1 2 3 H 1 7 1 1 M ) .

lev. XIV -af. Esbkeşan reayasından birinden ziyade vergi alınmjısından dolayı Ilgın kadısı vasıtasiyle şikâyeti üzerine hissesine isabet edenden ziyade bir şey taleb edilmemesi hakkında muamele ve vezir-i âzamin buyruldusu .

) . XV i * •• • Safrada Salurbey köyündeki Hacı Murad medresesi müderrisinin vefatiyle yerine ehil olan oğlunun tayini hakkında Bafra Kadısının inhası ve Şeyhülislâm Çatalcalı Ali Efendinin Sadr-ı azama tayin ricası ve sadr-ı âzamin buyuruldusu ( 1 J 0 3 H .Lev. — 1697 M .

2 cic­ ili ^•^ I i -S E .Lev.1- " M S 'Z u ? m i-^ g C H ^ • 3 V . XVI J3 E S N ^ ^5 Ii I İ t a V E I ^ 1 . I •5.H > 3 :3 •S c -S .

J7 Vadılann ahval ve .L .'-Jv -Lb^-ı.U^n? •j.i . ' y I » e .Uv. i' . XVII Jj .

XVIII loaa H . 1 6 1 3 M .Uv. de verilmiş olan kaza kaddığı Beratı .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful