ATATÜRK T Ü R K

KÜLTÜR, T A R İ H

DİL

VE

TARİH 17b

YÜKSEK

KURUMU

K U R U M U

Y A Y I N L A R I

V I I I . Dizi — S a .

OSMANLI DEVLETİNİN

ILMÎYE TEŞKILÂTı

Ord. Prof. ÎSMAÎL H A K K I UZUNÇARŞILI

T Ü R K

T A R Î H

K U R U M U

B A S I M E V

1— A N K A R A

19

8 8

OSMANLI İLMİYE

DEVLETİNİN TEŞKİLÂTI

Birinci baskı tkinci baskı Üçüncü baskı

: 1965 : 19B4 : 1988

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARÎH Y Ü K S E K T Ü R K T A R İ H K U R U M U

KURUMU

Y A Y I N L A R I

V I I I . S E R Î —Sa.l7*>

OSMANLı DEVLETININ ILMIYE TEŞKILÂTı

Ord. Prof. tSMAİL H A K K I

UZUNÇARŞILI

3. Baskı

TÜRK

TARÎH

KURUMU

B A S IME V î — A N KA R A

19 8 8

ISBN 9 7 5 - 1 6 - 0 0 4 3 - X

İ Ç İ N D E K İ L E R

BIRINCI BÖLÜM ıMEDRESE TEŞKİLATI 1

İlk Osmanlı Medreseleri
IKINCI BÖLÜM MEDARİS-1 RESELERİ ÜÇÜNCÜ MEDRESELERİN DETLERİ BÖLÜM VE TAHSİL MÜD­ SEMANİYE, YANİ SAHN-I SEMAN MED­

1

5

DERECELERİ

11

DÖRDÜNCÜ MEDRESELERDE OKUTULAN

BÖLÜM DERSLER 19

Medreselerde Aşağıdan Yukarıya Okutulan Ders Medreselerde Mütalâa
BEŞINCI BÖLÜM SÜLEYMANİYE MEDRESELERİ

20 Dair 23

Okutulan

Eserlerden

Bazılarına

33

ALTINCI BÖLÜM OSMANLI L E R E D A İ R YEDINCI BÖLÜM MÜDERRİSLİK İÇİN M Ü L A Z E M E T V E N E V B E T SEKIZINCI MÜDERRİSLİK BÖLÜM 55 45 MEDRESELERİNDE OKUTULAN DERS39

X V L ve X V I I . YüzyıDarda Müderrislik Yolu İçin Bazı Kayıtlar 60

Asır Başlarına Ait Müderrislik Beratı 63 66 67 71 77 79 80 DOKUZUNCU BÖLÜM KADILIK Kadıların Tâyinleri Kadiasker'in Kadı Tâyini Buyruldısı Kadıların Dereceleri Haremeyn Mevleviyeti Bilâd-i Hamse Mevleviyetleri Mahreç Mevleviyetleri Devriye Mevâlisi Kaddar Hakkmda Mütemmim Malûmat tlâm ve Hüccet Şer'î Mahkemeler Kaddann Beratları Sakk-i Şer'î Kadı Nâibleri Arpabk Kassamlık Toprak Kadıları ve Mehayif Müfettişleri ONUNCU BÖLÜM 83 87 90 91 99 100 101 102 103 108 108 111 116 117 118 121 126 İSTANBUL KADILIĞI ON B İ R İ N C İ BÖLÜM 133 PADİŞAH HOCALARI O N IKINCI BÖLÜM 145 KAZASKERLER 151 . A s n n İkinci Yansında Sahn-ı Seman Müderrisliği Beratı X V I I .VI İÇİNDEKİLER MüderrİBİerin İmtihanları Müderrislikten Kadılığa Geçmek Medreselerin Bozulması Yüksek Dereceli Ulema Evlâdının İmtiyazları İcazetler Müderrislik Beratları X V .

X X . YİRMİNCİ BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYETİN ÎLANINDAN SONRAKİ MÜ267 DERRİSLİK V E KADILIK TEŞKİLATI YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM İLMİYE RÜTBELERİ DERECELERİ 271 Mevali ve Müderrislere Dair Kanuni Sultan Zamanı Vazolunup Tatbik Edilen Kanun X V I I . .İÇİNDEKİLER VII ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLILARDA NAKtBÜ'L-EŞRAFLIK ON MÜFTÜLÜK DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 161 V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 173 O N BEŞİNCİ BöLÜîa HUZUR DERSLERİ 215 ON MAKTUL ALTINCI BÖLÜM 223 ŞEYHÜLİSLAMLAR ON DİNÎ VE HUKUKÎ Y E D İ N C İ BÖLÜM YETİŞEN MEŞHUR İLİM 227 SAHADA ADAMLARI O N SEKİZİNCİ BÖLÜM İLMİYE LİF MESLEĞİNİN ISLAHI EMİR H A K K I N D A MUHTE­ 241 TARİHLERDEKİ V E FERMANLAR ON MÜDERRİSLERLE DOKUZUNCU BÖLÜM 261 K A D I L A R H A K K I N D A B İ R İCMAL. Asırlardaki Büyük Mevleviyetler Süleyman 273 276 .

293 LERLE MUADELETİ İLMİYE EDİLEN TEŞKİLATINI ESERLER DEYİM VE TERİMLER .X V I I I . KAVİM. DEVLET ADLARI VE TARİHÎ 308 TIPKIBASIMLAR Levha 1 .VIII İÇİNDEKİLER YİRMİ İKİNCİ BÖLÜM İLMİYE RÜTBESİNİN MÜLKÎ VE ASKERÎ RÜTBE­ 283 YAZARKEN İSTİFADE 287 DİZİN I. Y E R . K İ Ş İ A D L A R I II.

1 D a v u d . hastahane. 98) Bağdatlı İ s m a i l Paşa'nm (Hediyyetü'l-Ârifin. Bu. medrese. imaret. zaman Osmanlı hükümdarları bu kıtadaki gayrı müslim vakıflarını da eski halleri İLK İznik Bursa ve Edirne me<lrescleri OSMANLI MEDRESELERİ Osmanhiarda ilk medrese.i K o n c v î ' n i n sahibi ve M u h y i d d i n . I. bunları yaptıranlar tarafından tertip ettirilen vakıflarla olunmuştur. tesislerin devamı.i K a y s e r i tâyin edilmiştir.)'de İznik'te vefat ederek Çınardibi dcııilen mahalle defnedilmiştir. . Esmaü'l-müellifin ve Âsariı'l-musannifin) isimli eserinde (C. K a y ­ halifelerinden tefsir s e r i l i D a v u d . Bunun gibi edip gelen bu tesisleri. büyük mutasavvıf Ş e y h M u h i d d i n . kanun ve vakıf tesbit şartlan müesseselerin Bu hemen birbirinin aynıdır. çeşme vc saire gibi dinî.i K a y s e r i 751 H. köprü.I. s. ilmî ve içtimaî (sosyal) kaide. 731 H . Osmanlı beyliği Ana­ de dolu'da yayılarak oradaki beylikleri elde ettikten sonra eskiden beri devam gayrı müslimlcrinkiler dahil olmak üzere vakıf şartları mucibince tamamen tanımış >'e Osmanlı istilâsı Avrupa kıtasında da ilerlediği üzere kabul ve tasdik etmişlerdir.i A r a b i ' n i n ^ 1 ^yj-^' şerh eden K e m a l ü d d i n H= Fusus-ul hikem'ini A b d ü r r e z z a k .BİRİNCİ BÖLÜM MEDRESE TEŞKİLÂTI İslâm alemindeki cami. (1351 M.)'de Gazi O r h a n B e y tarafından o tarihte küçük beyliğin merkezi olan /znife'de yapılmış ve burada ilk müderris olarak da Türk âlim ve mütefekkirlerin­ den Ş e r e f ü d d i n D a v u d . Şayet vakıf yapılan memleketler herhangi bir İslâm devleti tarafından işgal edilse bile yapılan vakıflar ve bunların hükümleri orayı elde etmiş olan hükümdarın tasdikiyle muteber olurdu. Bu zatın âlimâue vc arifane on üç eseri olup bunların Osmanlı müellifleri ile (C. 567) de vardır.i Kâşî'nin (vefatı 730 1330 M. Bu son eser Milli Eğitim Bakanlığı neşriyatından olup İstan­ bul'da basılmıştır. s.) halifesi olup yüksek tahsilini Mısır'da yapmıştır^.i A r a b i ' n i n üvey oğlu Şeyh S a d r ü d d i n . (1330 M.

bununla teşkilâtını F a t i h göstereceğiz ^. ." Şakayık zeyli.. (1437 M. Atâyî. Kîinhü'l'Oİıhar. M u r a d zamanında (1421 medreseleri farklarını medrese 1451) rastlamaktayız. Osmanhlarda medreselerin artmasiyle vücuda gelen teşkilâta ihtida Sultan İT. çünkü F a t i h yapılmak suretiyle medreseler beraber S u l t a n M e h m e d ' i n med­ derece esaslı rese teşkilâtma esas olan Tetimme ve DâriTl-hadîs arasındaki görmekteyiz. Osmanhlardaki zamanında Sultan Mehmed görüyoruz ki bahsederken bunu daha aşağıda Sahn-ı seman medreselerinden Osmanlüann ilk bir buçuk asır içinde yaptırmış oldukları medreselerin derece ve sınıf itibariyle en mühimleri tznik. buraya (Manastır naklederek burada da mevkii itibariyle halk arasında diye meşhur olan medresesini inşa ettirmiştir^.BuTsa'da..)'dc alınmasından sonra fütuhatın Rumeli'de (Balkan yarımadasında) gelişmesi için devlet merkezi buraya naklolunarak gerek Edirne ve gerek işgal olunan şehir ve kasabalarda muhtelif tarihlerde İslâm tesisleri yapılmıştır. III. H a m m e r (Atâ Bey tercümesi). Manastır demekle mâruf Sultan Orhan Türbesi. (1363 M.2 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Orhan hinde Bursalı Medresesi) G a z i 6 Nisan 1326 (2 Cemaziyelevvel 726) tari­ aldıktan sonra beylik merkezini İznik'ten. imaret vesair tesislerini görmekteyiz.) senesinde 1 ". ' Â l i . sonra JBursa'da yapılan müteaddid medreseler dolayisiyle tznik ikinci dereceye inerek Bursa^daki (Sultan Medrese^si) birinci dereceyi aldı. Osmanlı medreselerindeki tedris usulü hiç şüphesiz diğer İslâm devletlerinde olduğu gibi bir usul takip etmiş olup medrese­ lerin adedi arttıkça bunlar da derece ve sınıflarına göre bir tertibe tâbi tutulmuşlardır. 110 . iç­ timaî müesseselerle şehir ve kasabalara İslâm damgası vurularak Türk yurdu îmar edilmiştir. 231. c. ve Edirne'de idi. Edirne devlet merkezi olduktan sonra 11. Bundan sonra Osmanlı vezir ve beylerbeğileri Ue diğer üme­ ranın zabt edilen yerlerde cami. Kuruluşun ihtidalarında tznik Bursa. mektep.) de başlanarak bazı arızalar sebebiyle 851 H . basılmamış olan Fatih devri. (1447 M. s. M u r a d zamamnda 841 H . medresesi bu beyUğin birinci sınıf medresesi idi. s. işte bu suretle az zamanda bu ilmî. medrese. Edirne'nin 764 H .

' IdrİB-i Bitlisi (Hejt Behi^t) isimli Fasrça tarihinde Burra'daki Muradiye medresesi müderrisinin yevmiyesinin yetmij akçe olduğunu kaydetmektedir. . Edirne'deki JU üç şerefeli medrese müderrisliği Istanbul^da medrese müderrisine o tarihe kadar hiç bir medrese müderrisine verilmeyen yüz akçe medresesi müderrisinin yevmi­ yesi otuz ve fursa'daki Sultan medresesi müderrisinin ise günde Sahn-ı seman medreseleri inşa olunduktan sonra bile bir müddet ehemmiyetini muhafaza etti. fakat F a t i h S u l t a n M e h m e d .MEDRESE TEŞKİLÂTI 3 tamamlanan üç şerefeli cami yanındaki büyük medrese ile Dârü'lhadis o tarihte Osmanlı memleketlerindeki medreselerin üstünde yer aldı ve tedris vc tahsisatı itibariyle Bursa'daki Sultan med­ resesi ikinci dereceye indi. Sahn medreselerinin yapılması Osmanlı topraklarındaki med­ rese teşkilâtında bir yeniliğe esas oldu. ' Şakayık tercümesi. 8. s. üç şerefeli yevmiye verildi^. > Şakayflc tercümem.118. 119. bu üç şerefelinin yanında bir medrese daha yaptırmak sure­ tiyle bir müderrise verilen yüz akçe yevmiyeyi iki müderrise vermek suretiyle babasının tesisinde değişiklik y a p t ı ' ve kendi­ sinin /stan6u/'da yaptırmış olduğu Sahn-ı Seman denilen sekiz medreseden her birinin müderrisine elli akçe yevmiye vakfetti. İşte bu Osmanlı medreseleri Sahn medreselerinin yapılmasından sonra buna göre ayarlandı.119. Halbuki İznik elli akçe idi^. çünkü bu yapılan med­ reseler İlahiyat ve İslâm hukuku fakülteleri demekti.

.

Sahn-ı seman medreseleri yapıldıktan sonra Zeyrek medresesi camie çevrilmiş ki bu kayıt Fatih'in vakfiyesinde vardır. " Şakayık tercümesi. s. * A l i . oiJ Sahn-ı seman diye meşhur kaydma göre II.j ' . " Şakayık tercümesi (Mecdî). 22.* ' Medaris-i SemaŞakayık'in IstanbuVu aldıktan sonra buradaki kiliselerden sekizini medreseye tahvil ederek bunlardan birinin müderrisliğini üursa'da elli akçe ile Muradiye müderrisi olan Mevlanâ A l â ü d d i n T û s î ' y e ^ diğer ikisinin müderrisliklerini Bursalı Mevlanâ H o c a . Büyük Karaman'la sonra bu işe Küçük Karaman semtleri arasında bir cami ile talel)e yetiştirmeğe medreseler derhal işe karar verdikten Bu tesislere 867 güzel tahsil görmüş olan Vezir-i âzam M a h m u d P a ş a ' y ı memur Cemaziyelâhır (1463 Şubat)'da başlanarak 875 Recep (1471 Ocak)'te yani sekiz ' Türk . 117. olan bu medreselere eski vakfiyesinde (v'-c ^ . Bundan başka yine eski imaret vc kalenderhane kiliseleriyle Galata'da İskele ^apuı'ua yakın bir kilisenin de camie tahvil edildiği RÖrülüyor . Bu vakfiye ile sonradan neşredilen vakfiye arasında bazı farklar olduğuna dair merhum D o k t o r A d n a n A d ı v a r (Osmanlı Türklerinde tlirn) adlı eserinde (S. s. 30) dikkati çekmiştir. Mehmed.İKİNCİ BÖLÜM MEDÂRİS-İ SEMANÎYE YANİ SAHN-I SEMAN MEDRESELERİ Fatih'in kanunnamesinde niye) denilmektedir^. Şakayık Fatih'in sekiz kiliseyi medreseye çevirdi­ ğini yazdığı halde Zeyrek ile Ayaaofya'daki odalardan başkasını yazmıyor. İstanbul civanndaki bir köyü F a t i h Sultan M e h m e d A l â ü d d i n T u s î'ye vermiş olduğundan burası Müderris köyü diye meşhur olmuştur .z â d c ile Mevlanâ A h eylemişti. 117. d ü l k e r i m ' e verip diğerlerine de münasiplerini tâyin Tûsî'nin medresesi Zeyrek camii denilen Pantokrator manastırının bulunduğu mahal olup buradaki kırk hücre yâni odanm her birinde bir yani kırk medrese talebesi (softa) vardı*. s..İslâm eserleri müzesindeki 6354 numaralı Vakfiye. Fatih mahsus ederek Sultan M e h m e d Istanhul'dn yaptırmağa başlattı'. . basılmamış nüsha. Künhü'l-ahbar.

gelip geçenler. R a d i y y ü d d i n Cazzî (el-Metaliul-bedriyye tl-Menaziliı'rRûmiyye) adlı seyabatnâmesinde ( Köprülü kütüphanesi. Burası R u m bulunduğu mahal yani patrikhane idi*. Eserlerinden birisi de Mâristan (Hastahane)dir ki imaret tarzında bir medresedir. evvelce İmparator olan ve ve yine aynı tarafta iki mükellef hamam ders okut­ (Karaman Jüstinyen'in havariyun Ortodoks zevcesi tarafından yaptırılmış (Saints Apotres) kilisesi harabesi vardı. patriğinin ' E b û Bekr-i D ı m ı şk î'nin tercüme ettiği coğrafyada camiin in^asma 865 H . Bu medreselerin müderrisleri bilâd-ı Rum'un en büyük âlimleridirler. örtüler. (1461 M. misafirler. iş bilir hüddamlar tâyin olunmuştur. Eserlerinden birisi de Fatih imaretidir ki orada fıkara ve talebe it'am ediliyor. Bundan daha güzel daha bedii bir bina tasavvur edilemez. ^ 936 Zilkade (1530 Temmuz)'de Şom'dan Jstontura gelmiş olan B e d r e d din Mehraed b. (1470 M.6 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I eenede bitti ^ ve bu suretle iki minare ve bir şerefeli cami ile iki tarafında yüksek tahsil için sekiz medrese ve bu medreselerin arkalarma da "Tetimme" ismiyle bu büyük medreselere mahreç olmak yani talebe yetiştirmek üzere sekiz medrese daha yap­ ahırlar inşa ettirdi ve bun­ tırdı. kadın tefrik edilmez. Bunların sekizi medaris-i aemaniye'diı. kehiller. bunlara sabah ve akşam yemek verilir.) senesinde vefat edip vasıyyeti üzere kitap­ larını inşaatı henüz bitmemiş olan sahn talebelerine bırakmıştır. medrese ve imareti hakkında şunları yazıyor : " F a t i h hazretleri İstanbul'da âsâr-ı âliye viicude getirmiştir. Bu. Müracaat edenlere her gün o kadar ilâç verilir ki deftere sığmaz. elhasıl ne lazımsa mükemmel surette ihzar edilmiş şeyler var. 1390 ) Fâtih cami. Hastaları tedavi için en mahir etibba. hattâ yerliler bile orada yiyip içerler. çeşitli kuş etleri. * B a k i K u n t e r ve Mimar S a i m Ü l g e n taraflarından yazılan (Folilı camii ve Bizans sarnıcı) isimli bir tetkikte camiin Havariyun kilisesi üzerinde yapılmadığı ve kilisenin. Fatih camiinin bulunduğu Teodora mahalde.) 'de başladığı yazılıyor (varak 104)." ' Ulemadan Mevlâna M u s a n n i f e k ( A l ^ ü d d i n Ali-i B i s t a m i ) Sahn müderrisi iken 875 H . Nr. Bu. macunlar tıp kanununa göre hazırlanmış ilâçlar koyun etleri. yataklar. Fatih camii yüksek büyük bir camidir. Taam hususunda erkek. Misafirlerin hayvanları için lardan başka bir imaret ile taamhane doğudaki dört medresenin yamada Darûşşifa denilen hastahane^ camiin kuzeyinde kur'an okunmak için bir muallimhane ve camiin batı tarafına medrese talebeleri için bir kütüphane mağa mahsus darüttalim hamamı) yaptırdı. camiin daha doğusunda Darûşşifa civarında olması icap edeceği .. etrafında hastalara mahsus odalar vardır. mâristanda kantar­ larla şuruplar. mâristan görülen şeylerin en şayân-ı hayret olanıdır.

^ So/m kelimesi Arapça olup bir evin tam ortasmı teşkil eden mahal demek­ tir.inşa buyurdukları cami-i şerif-i cedid kurbinde Medine-i Kostantiniyye'nin vasatında vaki pazar..MEDARİS-t S E M A N Î Y E 7 Camiin doğu ve batı taraflarma yaptınlan sekiz medreseye medaris-i semaniye ve daha sonra maruf tabiriyle Sahn medrese­ leri denildi^. dördü batı tarafındadır. Bu mecmu darülmülk tstanbuVan meyanında vaki olmağın sahn medreseleri denilmiştir. Âli tarihinin basılmamış olan Fatih devri kısmmda (kütüphanemizdeki nüsha. 1 1 . Her medresenin on beş odasına ikişer beyan edilmektedir (Kofcı/Jar dergisi. 20) bu medreselerden doğu tarafındaki bir medreseye {Müftü medresesi) denilirmiş .• J . Fatih camiinin güneyinde Azrail kilisesinin bulunarak bekayasımn mevcut olduğuna yazaı (6asılfiuımı$ birinci cilt. bundan başka beşer akçe yevmiye ^ ile bir oda ve ekmek ve çorba verilmek üzere sekiz medreseden her birine birer x^ muîd (müzakereci= asistan)* verildi. buraya gelmek için birtakun dehlizden geçmek icap etmektedir (Tanzimattan evvel ve sonra medreseler . 20) ". Mısır medreselerinde X V . fasikül 1. Müverrih A l i .tanzimat. sekiz müderristen her birinin birer odası ve elü akçe yevmiyesi vardı. 11). Tarihî rivayetlere göre Saftn-ı seman medreselerinin heyet âlimi A l i programlarını M a h m u d P a ş a ile meşhur K u ş ç u tertip etmişlerdir. Medreselerin dördü camiin duğusunda. 4 6 3 ) Fatih'in kanunnamesinde şöyle deniliyor: "haliyâ bina eyledüğüm medaris-i âliyeye sahn deyu isim konulmuştur. vasıtasiyle Alman Müsteşkikler cemiyeti tarafından bastırılmış olan vakfiye. 4 8 . Mir'at-ı Kâinat.. ve X V I ." Fatih'in esas vakfiyesinde ".. 4 9 ) şöyle deniliyor: Mahmiye-i Kostantiniyye'nin çak vasatmda hâlen Yenicami mahallesi demekle maruf olan mahalde bir cami-i ceımet-asâ. * Â l i . Bu okutulan derste ehemmiyetli bir . inşa buyurdular" yine aym vakfiyede (s. 21. ' Vakıflar Umum Müdürlüğü neşriyatından olan dergideki vakfiyenin Türkçe tercümesinde (S. s. asırlarda muid'den başka müfid (do­ çent) adında bir vazife sahibi daha vardı. s.» » U ' « . s. "(S. c. 8 . s. 4 0 1 . 9 9 ) . nefs-i İstanbul'da bina eyledttğü cami-i şerifin yemin ve şimalinde dörder medrese-i ulyâ ve her birinde on dokuz bab hücre ve sükna ki ikisine muid için müheyya ve on beşi dânifmend için hüveyda ve ikisi dahi feıraş ve bevvab için bina olunmuştur. JJAİ-I ıfj'j'j ûüaLj ^jh *:ia-l î ji\ 1935 Jj—ll L^!* j i) de T a h s i n öz s.j^rJİI ^JIJIL. 7 4 ) ". Sekiz medreseden her birinin on dokuz odası vardı. Fatih'in vakfiyesindeki kayda ve Âli'nin yazdı­ ğına göre bu mevki İstanbullun ortasma tesadüf ettiğinden dolayı medreselere Saftn adı veriliniştir*. muidin yevmiyesini dört akçe olarak gösreriyorsa da vakfiyede beş akçelı oldukları görülüyor ' Muîd (asistan) iade edici yani müderrisin verdiği dersi tekrar edici demek­ tir..

süpürücüleri olup her birine ikişer akçe yevmiye tâyin edilmişti. muidin be.i M o l l a Y e g â n müderris olup M a n i s a Ç e l e b i s i MuhyiddinMn yerine gelmiştir. (1489 M. 494). hastahane) muhasebe­ sine ait 894 H .8 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I akçe yevmiye ve imaretten ekmek ve çorba verilmek üzere birer Ai^vijlj danişmend konuldu. Muidler medrese talebelerinin (danişmendlerin) hem inzi­ batiyle alâkadar ve hem de müderrisin okuttuğu dersin iadesi yâni müzakeresiyle meşgul olacaklardı. Yine Mısır medreselerinde müntehi denilen medrese talebeleri arasında liyakatli olaıdar vardı. Zümre-i mfisteidînden birer muîd ki akranı beynin­ de ferid ve talim-i kütübde mahir ola. Sekiz iki idi ^. geri kalan iki oda da kapıcdarla ferraş denilen süpürgeciye tahsis olundu. Bevvab yani kapıcı­ nın iki ve künnas yani süpurücünün iki ve ferraşın iki akçe yevmiyeleri var. medrese. Yevmiyesi elli. Yine iki akçe yevmiyeli olarak bu Fatih külliyesinin duvarlanmn herhangi bir sebeple hariçten kirletilmemesine nezaret etmek üzere bir de mubassır (gözetici) tâyin edUmişti. iki talebesi olup ikişer akçe yevmiyeden otuz akçe. Her müderrisin medresesinde muîd olup vazife-i yevmiyesi beş akçe ola ve her medrese için on beşer nefer danişmend tâyin buyurdular. ' Fatih'in bu külliyesinin (cami. en liyakatli olanların arasından seçilecekti ^. Medreselerden her birisinin kapıcdarı.)*de yapılan tahririne aid kayıtları aşağıya hulasaten nak­ lediyorum. s. Onlar dahi kütüb-i mûtebereden fehme kadir müderris huzurmda fünun-ı şettadan mnbahase ve muhatabaya kabil talib-i ilim olup her biri küll-i yevmin ikişer akçe vazifeden mecmuı her gün otuz akçe vazifeye mutasarrıf olalar." Vakıflar Umum Müdürlüğü neşriyatından. Fatih vakfiyesi.. Bunlar da kendilerinden aşağı talebelere okunan bahsi münakaşa ettirir ve onları münazaraya ahştınrdı ( T a c ü d d i n S û b k i'uin («^l-V* J (»^'-^ MuîdüV-niam ve Mebidü'n-negam isimli eserinden naklen I I . . beratlı muîdleri müderris namzedi olarak deftere kayıt olunurlardı. Birinci medresede A l i Ç e l e b i V e l e d . Muidler. Sahn medreseleri sekiz olduğu için Arapça O U ' seman tabi­ riyle bu sekiz medreseye OLt ^ medresedeki odaların Sahn-i seman denilmiştir. Müfid derece itibariyle muîdden yüksek olup Osmanlılarda böyle bir vazife sahibi yoktur. akçe.Kanun üzere bir müderriris mansıp aldığı veya başka bir medreseye hareket ettiği yahut mü­ derrislikten herhangi bir sebeple ayrıldığı zaman onların. * Vakfiyenin Türkçe tercümesinde şöyle deniliyor : "Cami-i şeriflerine cenaheyn olan medaris-i semaniye'den her biri için akliyyaC ve nakliyyat da naziri nâ­ dir bir müderris tâyin oluna. danişmendlerin mecmuu yüzcili bahis ve bir mesele varsa onu talebeye izah ile dikkatlerhıi çekerdi. Tatili mutad olan eyyamın gayrında medresesine varup ifade-i enva-ı ilim ve maarif eyleyip küll-i yevmin mukabele-i tedriste elli akçe vazifeye mutasarrıf ola. Bayezid'in oğlu K o r k u d un eserinden (Ayasofya kütüphanesi 1763. imaret.

yevmiyesi akçe olup beş talebesi vardır. İki talebesinin yevmiyesi ikişer akçeden günde otuz akçe. s.lcri demekti. ^ Tetinune bir şeyin eksiğini tamamlayan. 304). Yedinci medresenin müderrisi M e v l â n a L ü t f i (Tokatlı) 'dir ve yevmiyesi elli akçedir. " (danişmend) ve sekiz Sahn medreseleri talebelerine Tetimme medresesi talebelerine de (softa) deniliyordu. Sonra Kasım Çelebi müderris olmuştur. Talebesi miktarı gösterilmemiştir. . Tetimme- lerdcn her bir hücre yani odaya üç softa talebe konulmuştu. Altıncı medresenin müderrisi Sinan Kirmastî olup yevmiyesi elli akçe iken ilk defa M e v l â n a A h a v e y n 894 senesinde yevmiye seksen akçe ile müderris olmuştur. bu odalardan her birisine ihtiyaçlarına sarf edilmek ^ e mum parası olmak üzere aydan aya beşer akçe tahsis edilerek yemekleri de İkinci medrese müderrisi M e v l â n a Ahi'dir. Sekizinci medrese müderrisi M e v l â n a İ z â r i Çelebi olup yevmiyesi elli akçedir. elli muidin beş Üçüncü medrese müderrisi K a d ı . noksan bir şeyin tamamlanması için ilâve olunan şey demektir. Tetimme \cyn medreseleri Fatihin derece itibariyle tercüme orta edilen tahsil mcdrt's(. Talebesi miktarı gösteril­ memiştir {Edirne ve Paşa livası. Bu senelik muhasebede külliyenin bütün kısımlarım ihtiva eden muhasebe varsa da yazmadım. . >ki talebesine ikişer açke yevmiyeden otuz akçe . Bu.z â d e M e v l â n a K ı v a m ü d d i n olup otuz akçesi zevaidden olmak üzere vakfiyedeki elli akçe ile beraber yevmiyesi seksen akçedir.MEDARİS-t S E M A N İ Y E Tetimme Medreseleri Sahn medreselerinin arka taraflarmda medreselerine veya 9 yüksek danişi i ^ >• tahsile yani Sahn-ı Seman mend yetiştirmek üzere Tetimme Mûsila-i Sahn^ ismiyle sahn medreselerinden küçük olarak Mûsila-i sahn sekiz medrese inşa edilmişti ^. Mûsıla-i sahn ise sahna götüren yani sahn-ı aeman medreselerine götüren medrese demektir. Dördüncü medrese müderrisi M e v l â n a A r a p olup yevmiyesi altmış akçe. . talebesi miktarı gösterilmemiştir.Tetimme medreselerinden Marmara denizi tarafındaki medreseler tama­ men yola gitmiş ve Karadeniz tarafındakiler de yıkılmıştır. denil­ Türkçeye vakfiyesinde şöyle mektedir : "Paytahtlan darütta'lim olmak için J j^. Beşinci medrese müderrisi M evi âna A b d u r r a h m a n Çelebi olup yevmi­ yesi de talebesi miktarı da yazılmamıştır.havl-i cami-i şerifte sekiz medrese (Sahn medreseleri) ve bu medreseler verasında Tetimme ismiyle mevsum birer medrese beççe (küçük medrese) cem'an on altı medrese ve cami-i şerifin garbe mail olan kapısı tarafında Sekiz bir ^^Ldljli darütta'lim bina b u y u r d u l a r . .

Sahn ve Tetimme Ayasofya Bu Tetimme olan talebeleri yani softa­ medreseleri talebesi danişmendlerden ders göre­ medreselerinden başka camie tahvil edilen kilisesinin yanındaki mahalde tesis edilen medresenin müderrisine altmış akçe ve Eyüp camiinin yanında yapdan med­ resenin müderrisine de elli akçe yevmiye ile birer müderris tâyin olundu.10 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I imaretten tâyin edilmişti lar. her te­ timme için küU-i yevmin vakfı şeriflerinden altışar akçe tâyin buyurdular. ." (Fatih'in vakfiyesinden ) ' Mühimme defteri 1. 27 ve 28 sene 961. Bununla beraber Eyüp medresesi F a t i h zama­ medrese yaptırdılar. Fatih'ten başka Osmanlı vezirleri tstanbuVda cami ve yukarı sayılmıştı. s. Üsküdar medresesi müderrisi terfian naklolunuyor. hâlâ adını taşıyan cami ve medresesini yaptırdı. Sahn ceklerdi ^.. M a h m u d P a ş a . adedi arttı. baki dört akçesi basbelihtiyaç hasır ve dühen-i sirac (kandil yağ) levâzımma sarf oluna. Ayasofya medresesi Sahn-ı Seman derecesinde ve daha Seman'dan üstün tutulup buramn müderrisi müderrisi o l u r l a r d ı E y ü p müder­ ve SaAre'dan sonraları ise Sahn-ı Sahn beş yüz akçe yevmiyeli kadılıklara tâyin edildiği gibi terfi eden müderrisleri Ayasofya risliği ise bazan dahil yani SaAn'dan bir derece aşağı ve hazan tâyin edilen müderrisin ilmî kudretine göre Sahn nında Sahn itibar olunmuştu. Bu vesikada ^yiMO^a müderrisi terfian Bursa kadılığına tâyin olunarak yerine aym tarihte Semaiye müderris­ lerinden Mevlâna A l i Çelebi getiriliyor ve onun yerine de Sahn-ı semana. def-i meunet ve zaruret eyleyip ferâğ-ı hâl ile tahsil-i ulume iştigal ederler.z â d e İ b r a h i m . ' "Medaris-i sugrâ ki her biri tetimme medresesi ismiyle mevsumdur. H a d ı m Ali Daha M u s t a f a ve D a v u d sonra medreselerin Paşa'lann medreseleri takip eyledi. Meblağ-ı muayyenin yevmi iki akçesi vazife-i bevvab. Hücrât-ı tetimmedea her birine küll-i şehrin on beşer akçe tayin buyurdular ta ki bücerat-ı berekâtta sakin olan talibin-i müstaiddin." 2 "Medrese-i kebire hüceratında sakin olan müstaiddin-i kiram medaris-i sagirede sakin olan talebe-i ulûma talimi iltizam edeler. Onu C a n d a r l ı . vilâyetlerde medreseler yapıldı ve bu suretle medreseler derece itibariyle bir tasnife tâbi tutuldu.

beş sınıfa Ji^ Kırklı. Anadolu beylikleri hükümdarlarının ve onların ailelerinin vezir. otuz beş akçe olan medreseye ^ki. medariein ednalan yirmişer bâdehû yirmi beşer açke vazife ile muayyen oldu ve talebesi muhtasarat tahsilinden sonra müslaid olduklarından haşiye-i teerid talim etmek münasip görüldü. tâ ki anlar dahi miftah medarisi ile iştihar buldu. s. 24) . kırklı ve hâriç elli medreseler ebnâ-i mülûk-i sâlifc ve benât-ı selâtin-i sabıka ve havâtin-i havâkin-i maziye ve vüzâray-ı uzmâ namındaki eshâb-ı meratip ve ümera-i kübera-i faika inşaları olup aşağı dersleri meâniden şerh-i Miftnh ve âlâsı /ürû'dan Hidaye olması her müderris kabledderg mesabih ve meşarık ve yahut sahih-i müslim ve Buharî'den bir miktar ~ehâdis-i şerife nakledip badehu derse şürû etmesi ferman olundu. . c.Hâriç elli medreseleri denildi. Badehu kırklı medreseler ve onların arasındaki hâriç elli namına medaris tâyin olundu. Miftah ^ ve kırk akçeli medresenin müderrisine Kırklı veya derece yüksek olan medreseye ^jU. I. ^Ui.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM MEDRESELERİN DERECELERİ VE TAHSİL MÜDDETLERİ tstanbul''da Sahn-ı Seman ve Mûsila-i sahn yani Tetimme medreseleri yapıldıktan sonra Osmanlı hudutları içindeki med­ reseler de yeni bir teşkilâta tâbi tutuldu. Dâhil medreseleri Osmanlı pâdişahlariylc. Dâhil vc Sahn-ı seman olarak otuz. ^ Hâşiye-i tecrid medreselerinin üstünde "otuz akçe ile medarisler ki vardır.. Müderrisinin yevmiyesi medreselere yirmi veya yirmi beş akçe olan i-iU Hâşiye-i tecrid^ ve müderrisinin yevmiyesi Telvih ve bundan bir yukarıya Hâriç.. sancak beyi ve ümaranın yaptırdıkları medreselerdi^. s. Miftah. hattâ ol medreseler hâşiye-i tecrid niedarisi ile meşhur oldu. " (Â/i.. basıl­ mamış." ' ".. -itjd v-'-»Hâşiye-i tecrid. şehzade valideleri ve şehzadeler ve pâdişâh kızlarının yaptırmış oldukları medrcse' ".. 5 4 ) . bu suretle medreseler aşağıdan ayrıldı." (Âli basılmamış birinci cilt. Bu kırklı yani kırk akçe yevmiyeli ve Hâriç elli akçe yevmiyeli medreseler Osmanlılardan evvelki Anadolu Selçukîlerinin.. elbette dersleri m«ânî'den şerh-i miftah olması irade kılındı.

Daniş­ Ali "Fecnuna dâhil elli medarisi. .'c-i nmhteremelerinin veyahut duhterân-J şâh-ı cihansitan idadmdaki havâtiıı-i mükerremclerin ve bazısı şehzâdegâu-ı Pâdişah-ı zişan olan eâzım-ı ekârim-i mûteberenin hayratına unvan olup derslerinin ednası fürûdan hidaye ve vustâsı usulden telvih ve âlâsı Keşşaf-ı Zemahşeri ve Kadı Beyzavî müellifleri olan tefair-i bâhirü't-tenkih olmak reva görüldü. 1309 tab'ı. ulema ve fuzeladan olup nicesinin telifat-ı makbulesi vardır ve bunların eskilerine muîd' deniliyor ki medrese­ lerinde müzakereci olup bu medreselerin arkalarında ve îdadiycleri makamında sekiz tetimme medreselcrindeki talebeye dahi tedris-i ulûm ederlerdi (Cevdet Tarihi.. Beynelakran zaten ve zamanen imtiyaz bula. bundan sonra en yüksek tahsil volu olan Sahn-ı Seman a geçilirdi ^. 688).Merhum C e v d e t Paşa ilmiye mesleğinde yükselme yolunu şöyle anla­ tıyor: Buranın (yani medresenin) "medhali olan mülâzemetin tahsili için nice zaman danişmend olarak medreselerde iştigale mevkuf idi ve talebeden biri danişmend olmak murad eylese ihtida ulemadan bir zata varip hâriç derslerini yani mukaddemat-ı ulûmı tâlim ve tahsil ettikten sonra ol zatın tavassut ve delâleti ile müderrisinden birine varup ve dâhili derslerini görüp salın derslerine kcsb-i liyakat eylerdi ve sahn medreselerine dahU olabilmek için onlarm îdadiyesi hükmünde bulunan medreselerde ikmal-i ulûm-ı mürettehe etmek lâzım gelirdi ki bunlara {Mûsila-i sahn) deniliyor. iLaMûsila-i Sahn veya Tetimme medreseleri esas iti­ Seman med­ bariyle Dâhil medreseleri derecesinde ise de Sahn-ı reselerine talebe yetiştirmek ne Mûsila-i İlk dersleri Sahn denilmişti. c. basılmamış birinci cilt. Valide-i şehzâdcgnn oLın afi. KünlıiiH-alıbar. s. Ve bu. Meda­ ris-i semaniyeıdn birine müderris ola. . kanun-ı mukarrer oldu ki tertib-i sabık üzere bir müderris-i pâk-tıynet ve muallim-i sahib-dirast ki kat'-ı meratib ve dcrecatla dâhil medresesine dahil ola. giren bir i-i^U öğrenci Hâşiye-i dolayısiyle Dâhil mcdrcsderi yeri­ tedris hayatma sonra muhtasarat denilen tecrid medresesine gördükten devam ederek kısm-ı mahsusunda görüleceği üzere oradaki ders­ te bir muvaffak ulmasmı mütaakıp o medresenin müderrisinden vesika almak suretiyle bir yukarı derecedeki Miftah medre­ sesine devam eder ve oradan da Kırklı ve Hâriç ve Dâhil medre­ seleri derslerini gördükten sonra Salın-ı Semanca girerek mend olurdu-. Bunlarda sahib-i hücre olan talebe. 109).12 OSMANLI DEVLP:TİNİN İLMİCE TEŞKİLATI lerdir. ^ Bir medrese ki Pâdişâh bina eyleye ana dâhil deıler (Cihannüma. 24). I . de şöyle diyor: s." Â l i .. s. Ve sahn medreseleri Fatih cami-i şerifinin iki tarafındaki kârgir vc kurşunlu sekiz medresedir ki {Sahn-ı seman) deniliyor.

baslarına ait olarak elimizde bulunan Meselâ X V I . asır medrese kanunnamesinde medreseye devam edenlerin mü- rettep medrese tahsilini yapmadan bir yolunu bularak iltimas ile medreseden mezun olup müderrislik ve kaddık için vilâyet­ lerden tstanbuVa mülâzemete geldikleri beyan olunduktan sonra bir medrese talebesinin müderrisinden almış olduğu vesikayı bir yukarı dersin müderrisine göstermedikten sonra derse kabul edilmemesi beyan olunarak yukarıdan aşağı medreselerin derece­ leri şöyle kaydedilmektedir ı. İstanbul.^ Şerh-i Adud ve hidaye Hanefi fıklıınm ümmehâtından olan İslâm bukukundandır. 2 xjıc. J t k . 239. " XVI. "Şüyûh-i müderrisin kütüb-i mûteberat-ı J . mutavvel ve Hâşiye-i tecride dek ideler ve mütûn-ı fıkıh ve şürûh dahi her müderris takati yettikçe ideler filcümle kitab-ı sabık âdetçe okunmadan kitab-ı lahika zatîleri manzur o l a . s. » Mühimme defteri. . j . Nr. Bu kanunname bazı ibare farklariyle H e z a r f e n H ü s e y i n Efendi'nin ( Telhisiı'l-beyan fi Kavanin-i Âl-i Osman) isimli eserinin onuncu bâbıuda vardır (Kütüphanemizdeki nüsha. 206. 147). . asrın ikinci yansında 29 Şevval 983 (1 Şubat 1576)'de Edirne ve Bursa kadılarına ve onlar vasıtasiyle şürû etmiyeler ve talebe müderrisine müracaat ettikleri vakit istihkak-ı müderrislere hitaben gönderilen bir fermanda medrese talebe­ lerinin nizamı bozulup istihkakı olmayanların medrese derece­ lerini görmeden süratle danişmend olarak mülâzım olmak sevdasiyle medrese kanununa aykırı yol aldıkları beyan edilerek şöyle deniliyor ^: ^ Üniversite kitapları (Ualis Efendi).^ t ^ ve AJIA* şerh-i adud hidaye . 27. s. Andan bir derece aşağı olan Miftaha dereceden baki sıgar-ı müderrisin ^ J l ^ dek ideler ve ol Şerh-i Tevali.MEDRESFXERÎN DERECELERİ Kanunnamelerde ve Pâdişâhlar tarafından 13 zaman zaman medreselerin ıslâhına dair tamim edilen fermanlarda da ilk üç medresenin adı yukarıda gördüğümüz üzere Hâşiye-i tecrid. Nr. Telvih ve Kırklı bir medreseleri olmak üzere zikredilmiştir.ve keşşaf (tefsir) vesair ihtiyar ettikleri kitapları Telvihe (tedris) ideler ve Şüyûh-ı mezkûrdan derecede aşağı olan kimesneler dek ideler.^ î Şerh-i Metali ve J _jk. Miftah. .

şöyle ki bu emr-i şerife muhaUf vazı'lan sâdır olursa danişmend tâzir olunup tarikten red oluna ve kabul eden müderris dahi muâteb ve mâzul ola. Haşiye-i tecrid ve Miftah medreselerinde ekalli bir yıl şugl etmedin yukan medreselere hareket etmeye ve ''^Hâşiye-i tecrid medreselerinin her birinde ekalli birer ay şugl edip ders okumadan âhar müderrise varmaya "ve Miftah medreselerinde dahi akalli iki ay şugl edip ders okumadın âhar müderrise varmaya ve "Kırkh medreselerinde dahi akalli üç ay şugl edip derslerin okumadın âhar müderrislere varmayalar ve "Hâriç elli medreselerinde akalli beş ay şugl edip ve ders­ lerin okumadın yukarı medreselere varmayalar ve "Paye-i Sahn medreselerinde (Dâhil medreseleri) akalli altı ay şugl edip derslerin okumadın âhar müderrise varmayalar ve Beyan olunduğu kanun üzere danişmendlerin şugl ve hare­ ketleri şühûd-ı udul ile sabit olmadın müderrisin dahi anlan kabul itmeyeler. . bahis bahis iki ayda bitirmek 1 Burada Danişmend tâbiri alelıtlak medrese talebesi demektir.14 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I "Talebeden biri istihkakiyle danişmend olduktan sonra üç yıl alettevali şugl etmeden Sahn medreselerine varmaya ve Sahn müderrisleri dahi bir danişmendin ^ Danişmend olduktan sonra üç yıl bittamam şugl ettiği şuhûd-ı udul ile yanlarmda sabit olmayınca anun gibileri danişmendliğe kabul etmeyeler. "Ve her danişmend. Miftah. Medreselerin ders müd­ deti kanunnamede a y n a y n gösterilmiştir.. siyle danişmendliğe başlayan bir öğrenci iyi çalışıp derslerinde muvaffak olmak şartiyle üç senede Hâşiye-i tecrid." Bu fermandan anlaşıldığına göre Hâşiye-i tecrid medreseKırklı. Burada bir noktanın aydınlanması için şunu söyleyeUm ki her bir derecedeki müderris kendi ihtisasına göre bir ders okutur ve talebe aynı derece dahihnde diğer bir müderrise daha giderek orada da diğer bir ders okurdu. Hâriç ve Dâhil medreselerini tamamladıktan sonra Sahn-ı seman medreselerinden birisine girebilecektir. Bu suretle kanunda gösterildiği üzere talebe bu tertip üzere birer ay müddetle bir senede Haşiye-i tecrid medresesine ait dersleri tamamlar ve oradan Miftah medre­ sesine geçip orada da her bir dersi.

01 payede okunan kitapların 1 Telhisü'l-beyan fi Kavanin-i Âl-i Osman (Uezaıîen nüsha. varak 121 b. 147. temçssüksüz müder­ ris-i cedid anı kabul itmeye Her medresenin mütevelli ve nazırları kanun-ı mezkûn muhafaza ideler ve kimse kimseden danişmend ayartmaya ve müderrisler müstaidine ders teklif edip tetimmelerde ^_^ şerh-i şemsiye ve mafevkine ve tsfahanVye varıncaya okutturalar ve müderrisin.MEDRESELERİN DERECELERİ 15 suretiyle bir seneyi doldurduktan sonra Kırklı medresesine geçer ve böylece her bir dersi okuduğuna dair müderrisinden vesika (belge) almak suretiyle yüksele yüksele sahn-ı seman çütardı.IJJG medresesine ilim) Telhisü'l-beyan'ın (Kavanin-i Talebe-i kısmmda medrese dersleri hakkında yukanki kayıtlara benzeyen aşağıdaki mütalâalar görülmektedir^. . ve ihtilâl olup tahsilde olan talebe-i ilm şugl ve tahsilde müsahele-i tâmme ve müsamaha-i âmme üzere her fenden birer kitapla ve her kitaptan bir kaç fasıl ve bâb okumakla ik­ tifa eyleyip ceU-i himmetlerin süratle âli payelere erişip kimi mülâzım olup kimi bir tarik ile mansıba duhul etmeğe sarf ederler imiş Ferman-ı celilü'l-kadrim bu veçhile sâdır oldu ki mahrusa-i İstanbul'da ve Edirne''de ve Burso'da ve sair memalik-i mahmiyede olan kâffe-i mevâli-i ızâm ve ulema ve müderrisin. „ Diğer bir fermanda da "Mevali ve müderrisin'in vardır * : "Elhaletü hâzihi istimâ olunur ki tarik-i ifade ve istifadede tamam s û i h â l . ' Veliyyüddin tedrise muvazabetleri ve danişmendler hakkında" başlığiyle şu kayıtlar Hüseyin Efendi). 148. kütüb-i mutebere ne veçhile okuna geldi ise ol veçhile okuna. fotokopi. . temessüke okunan kitapları yazalar ve müstaidleri her haftada dört derse müdavemet ettireler ve taksir edeni te'dib ideler. Nr. "Talebe-i ilm derslerin âdetçe tamam etmedin mülâzemete gelmiyeler ve gelürse mülâzım addolunmaya. müderristen ne miktar okuduysa elinde temessükü olup içinde beyan oluna. 1970. terakki kasd edip kimesneye varmaya ve her müstaid. kütüphanemizdeki Efendi kiiaplart (Bayezid umumî kütüphanesinde). B. ÖLJI J. . medreselerinde sevâlif-i eyyamdan her payede okunugelen kitapları talip ilimlere tamam müstevfa okudup birinden tamam mahir olmayınca birine şürû itmiyeler.

her kitaptan birer miktar ile iktifa ettirmiyeler. muhtasaratı tamam okudalar. ve her payede okunan kitapları gerekse bir medresede okuyalar gerekse anın misli medresede okuyalar. 9 3 . danişmendler de nevanma kabiliyet ve zekâ müşahede etmekle meşgul olduğu kitaptan mebâhis-i kalile okumakla dersi tebdil eylemiyeler. tamam teksir-i mevâd ve mesâil ve tevfir-i mebâdi ve delâil ardınca okudalar. Ve mevâli-i sahn. Nöbete riayet edip günde bir ikisi ile iktifa etmiyeler ve özr-i şcr'îlcri olmadan dersi fevt itmiycler. Ve müderrisler. Müderrisler softa taifesine tamam şugl ittireler. . talib-i ilimlerine ziyade te'kid edeler ki tetimmelerde olan sûhtenin ahvaline muttali.ıııda Jstun- Serail et de la Cour isimli bir cstr yazmış olan M i c h e l B o n d i e r . Min-bâd emrim budur ki anun gibi bir müstaid çıkıp tamam üslûb-ı muayyen ve kanun-ı mukarrer üzere cemi-i payeleri gezib okutugelen kitapları okuyup sonra beş yılda scmaniycyc varıp rabt oluna. asır sonlarına doğru I I I . 89 lıastahane. Bir talib-i ilm. Kendulerden yukaruda olan payelerde okunan kitaplar mütalâasmda liyakat ve istidad gel­ dikte eline temessük vireler. mültefit olup şugl etmeyene tekye vermiyeler ve dersin itmiycn danişmendi tutmayalar. dokuz bin talebe bulunduğunu beyan etmektedir'. derece-i lerine erişip tahsil-i ulûm olunmazmış. 2 Osmanlı Tiırklerindc ilim. M u r a d iw/'a gelerek îlisloire dıı zaıııaı. s-one ' Daha evvelki kanunda Saluı-ı sonana girebilıııek içn müddet iken burada beş senedir. X V I . s. bu emrime riayet * * » istidada vusul bulup bir yılda belki daha zaman-ı karibte semaniye medrese­ edip hilâfına cevaz göstermiyeler. ve haftada dört dersi tamam dirast ideler. beş yıldan eksikten bir talib-i ilm semaniyeyc \arup irtibat eylemeye 1 Cemi-i müderrisler. Kendulerin misli medreseye hareket kasdeden danişmendlere temessük vermekte tereddüd göstermiyeler. Bu tarihlerde medrese adedi Türkiye'de üı. o tarihlerde Osmanlı memleket­ lerinde 120 medrese.16 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I cümlesinde mahir olduktan sonra ol payede ne kadar zaman olduğuna ve ne miktar kitap okuduğuna müderrisinden temessük abp bir payeye dahi müteveccih olup anda dahi bu üslûb üzere cehd ve sây eyliyeler.

asır sonlannda yalnız İstanbul suru dahilinde elliden ziyade medrese bulunduğu gibi sur haricinde ve vilâyetlerde pek çok medrese vardı. arasmda medreselerin bulunduğuna şüphe yoktur. Esat Efendi kitapları arasmdaki 3384 numarah bir mecmuada nefs-i İstanbul'da (yani sur dahilinde) aşağı medrese­ lerin seksen sekiz. çünkü bu X V I . Yine bu tarihlerde şeyhülislâm Z e k e r i y a E f e n d i İstanbul kadısı bulunduğu sırada İstanbul tahririni yapmış olup burada 1656 muallimhane kaydetmiştir ki bunlann bir haylisi medresedir.MEDRESELERIN DERECELERI 17 her halde bu miktardan dört. Evliya Çelebi X V I I . Eyüp medreselerinin yedi olduğu beyan ediliyor. Bunlann timfyt TtşklUu. asır ortalarına doğru Eyüp. Galata ve Üsküdar'da yüz otuz beş dârü'l-hadîs bulunduğunu yazmaktadır. pâdişâh ve hanedan medreselerinin yirmi sekiz. Yine aym mec­ muada Edirne'de yirmi iki medrese bulunduğu yazıldığı gibi RumeU medreseleri de şehir adlan şuasında gösterilmiştir. beş misli ziyadedir. I .

.

meânVden şerh-i miftah olması jjy^ medreseleri irade kılındı. tâki anlar dahi miftah medarisi ile iştihar buldu. . . elbette dersleri JU. „ ." Hâşiye-i tecrid medreselerinin bir derece üstünde "otuz akçe üe" otuzbeş akçe ile medreseler vardır. hattâ ol muhta­ Hâşiye-i medreseler Haşiye-i tecrid medarisi ile meşhur oldu. Bunlarda da ders aşağıdan ^jji /urû'dan telvih ve âlâsı keşşaf (Zemahşerî) itibariyle de bu medrese dereceleri medreseler hidaye.DÖRDÜNCÜ BÖLÜM MEDRESELERDE Müvenilı Â l i Sahn-ı üzere şunlan yazmaktadır H&fiye i tecrid medreseleri tecrid taallüm "^*<iânsin OKUTULAN Semana DERSLER kadar medreselerdeki ders­ lerle müderrislerin dereceleri hakkmda aşağıdan yukan olmak ednalan yirmişer. Dâhil elli medreseler Osmanh pâdişahlariylc şehzade valideleri. esastı. / . Kırklı ve Hanç „. yirmibeşer akçe vazife ile muayyen oldu ve talebeleri sarat tahsilinden sonra müstaid oldukta etmek münasip görüldü. Yani Hâşiye-i tecrid medresesi müderrisi terfi ederse miftah ^ Basılmamış Künhü'l-ahbar. a. şehzadelere ait medrese­ lerdi.. e. 24. Kırkh ve Hâriç eUili medreseleri. (bendeki nüsha). Bu medreselerde müderris derse başlamadan evvel hadisten mesâbih ve meşânk ve yahut Buharı ve MüsKro'deki herhangi bir hadîsi okuyup izahtan sonra dersini takrir ederdi. pâdişâh kızlan. ortası kelâmdan şerh-i mevâkıf ve yüksek derecesi fürû­ dan vjj* hidaye idi. Osmanlı istilâsmdan elli medreseleri evvel yaptırılmış olan eski hükümdarlarla oğul ve aile ve kızlan ve ümeraya aid medreseler olup aşağı dersleri meâni'den şerh-i miftah. "Badehu Kırklı medreseler ve anlar arasındaki Hâriç elliH namına medâris tâyin olundu. ortası usul-i fıkıhtan Müderrislerin terfileri veya Kadı Beyzavî tefsirlerinden birinden ders okutmaktı.

" Risale-i Behâiye'nia asd adı ( el-Fevaidii'l-Behaiyye ) olup Bagdat'lı t m a dfiddia b. Osmanlı Mehmed Eşkâlü't-te'sis medreselerinde isimli eseriyle hendeseden bunun Allâme Şemseddin Kadı-zâde-i S e m e r k a n d î ' n i n (vefatı 600 H . . lûgat. heyet.) ^ t d l JlOl şerhi olan R u m î ' n i n kitabı okunurdu.^ . s. F a t i h M e h m e d ' e takdim eylediği hesaptan R i s a l e . s.)'de Hasan tarafından telif edilen şerhinden^ de edildiğini biliyoruz. asrın ikinci yarısında yetişen riyaziyecilerden B a h a ü d d i n M e h m e d b. H ü s e y i n Âmilî'nin olduğunu ve asıl adma Hulâsatü'l-Hesab denildiğini ve birkaç zat tarafmdan şerh edildiğini beyan etmişlerdir (Âsâr-ı Bakiye. yalmz Risale-i bir hesap kitabiyle bu eserin 891 H . hesap. masduka-i-semaniye olan medaris-i semaniyenin birine müderris ola.. MEDRESELERDE AŞAĞIDAN Y U K A R I DERS OKUTULAN w ™ . Merhum üstadımız Salih Z e k i B e y ^sâr-t Bakiye isimli eserlerinde Risale-i Bahâiye'ma X V I . c. (1486 M. = 1209 M. 24.t J ' j ^ ' Z . . beynelakran imtiyaz bula. (1486 M. C a g m i n î ' n i n el-Mülahhas isimli eseri' ile şerh- ^ ". ilm-i fıkıh tahsiline vasıta olan ilimlerdir.)'de bunu K e m a l ü d d i n H a s a n e l . Kûnhü'l-ahbar.20 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI medresesi müderrisi olur. Heyetten. hendese.i M u h a m m e d i y y e adlı eserinin medreselerde okutulmuş olması ihtimal dahilindedir.. basılmamış kısım. Bunlar ulûm-i -üT âliye denilen kelâm. 292).. Ve bu kanun-ı mukarrer oldu ki tertib-i sâbdc üzere bir müderris-i pâk-tıynet kat'-ı meratip ve derecatla dâhU mederesesine dahil ola. A b d u l l a h tarafından telif edimiş ve 891 H . ' Kitabın asıl adı M ü l a h h a s ise de müderris ve talebeler arasmda müellif adiyle Çayminî diye meşhurdur. f.. sonra ehliyetini isbat ederek Kırkh veya Hâriç müderrisi. felsefe tasarat ve hattâ tarih ve coğrafya olup ulûm-i « J U âliye ismi verilen ilm-i kur'an.F a r s î şerh e d e r e k . c. mantık. nahiv. II. Hesaptan hangi eserin okutulduğuna dair eski devirlere ait Bahâiye diye meşhur olan Kemaleddin istifa­ Sultan daha sonraları bir kayıt göremedik. Dâhil müderrisi vc nihayet Sahn-ı Seman müderrisi olurdu^." Âli. ilm-i hadis.. meşhur A l i K u ş ç u ' n u n . U İ ^ I ^^Ul Esasii'l-Kavâid fi şerh-i usulVl-fevâid aduu vermiştir. Ulum-ı Cüz lyye ' denilen muhbelagat.

680'deki Arapça metin aynen şöyledir : 4Sİ. . ' Keşfü'z-zünun c.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 21 leri ve A l i K u ş ç u ' n u a Arapça Risale-i fethiyyesi okunup bun­ lardan maada diğer başka eserlerin okunmuş olması muhtemeldir. tasavvurat ve mütead dit şerhleri okutulmuştu.UI j j\jJuı_ jUı >-ifl JL. Mirim Çelebi. . î i l j ^ i . Ali Kuşçu. Hâşiye-i tecrid.) Miftahü'l-ulûm bu hulâsaya S â d e d d i n .İJİ l l U .z â d e A b d u r r a h m a n . I. beyan) dan J ^ I S ^ S e k k â k î ' n i n 626 H . Kelâmdan. Kınalı-zâde A l i Efendi'nin eserleri olduğunu Kâtib Çelebi kaydettikten sonra bazı şeyhuüslâmlann dinî akide­ lere muhalif olduğundan bahis ile felsefe tedrisatını men ettirdik­ lerini ve bunun yerine zaten medreselerde na sebep olduğunu yazmaktadır^. H o c a .jİ\ «jiAjjı oj^j çjU\ »Sâdeddin-i Teftarâni'nin (vefaU 791 H.^ l üljl > j_^ı öisii lij j . bcdi. Mantıktan. şerh-i şemsiye. M e v a k ı f ve şerh ve haşiyeleri. .j S^J\ İ-. Belagat (meâni. ^jj Şiî'yi u^-L.i mutavvel Seyyid ve Şerif-i (vefatı okutulan hidâye ve ekmeVi koydurarak bunun Osmanlı medreselerinin fikrî inkırazı­ isimli eseri ile bunun İbn H â tarafından yazılan 6 oğlu c i b tarafından kaleme alınan Telhisti l-miftah isimli hulâsası ve Teftazanı ve muhtasar isimlerindeki şerhler ve bu şerhlere Cürcani Şemseddin Fenarî H a s a n . llm-i hikmet veya felsefenin X Y I .) TtIkisüU-mifiah üze­ rinde kaleme almış oldoğn muhtasar ve mutavvel »imK şerhlerine pek çok haşiye yazılmıştır . = 1389 M.z â d e . tbn Kemal. M o l l a H u s r e v ve sairleri taraflarından kaleme alınan şerh ve haşiyeler^. s. şerh-i üaguci ve mufassal olarak şerh-i metali ve bunlara müteallik tasdikat. = 1228 M. tsfahanî'nin Tevâlî şerhi. . Kadı-zâde-i R u m î . M ü e y y e d . J -iUtl j jr-^ıj j. asır sonlarına yakın zamana kadar medreselerimizde okutulduğunu ve bu ilme dair Şemseddin Molla Fenarî.

sünnet ve icma-ı ümmet üzere vereae arasında taksim etmektir.v u s u l ' i ile bunun şerhi Mîr'a(ü7-usul ve S â d e d d i n . Şu halde ameliyata mükeallik şer'î hükümleri tafsUâtiyle bUen zata fakih denilir (Hukuk-ı islâmiye ve ıstdahat-ı fıkhiyye lügatinden. Ferâiz. Fıkhın istiuadgâhı kitap. = 1 5 4 9 M . Buna dair eserler. = 1 3 5 5 M . ölünün terekesini kitabullah. belagat ve lisaniyat ve ilm-i âdab gibi ilimlerden dahi istiane eder. şerhler yazdmıştır. haşiye ve talikatları. " A b d u r r a h m a n l y c î . Siroz mülhakatından İç nahiyesinde doğmuş olup tefsir. 36 dan hulâsa-sâbık İstanbul müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen). c. fıkıhın muhtelif kısımlarına ^ Fıkha ait bilgilerin esas ve istinadgâhı olan şer'I hükümler. = 1 1 9 6 M . fıkıh. = 1 3 4 2 Halebî M . fıkıhton' Telvih ile t b n H â c i b ' i n l^Iu isimli meşhur eserinin Allame Adudüddin muhtasar-i münöU.22 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI . s. akaid. I. hadis. Ferâiz.i T e f t a z â n i ' n i n Muhtasar-ı münteha haşiyesi ve sair müderrislerin iktidarlarına göre şerh. muamelât ve ukubata ait şer'î mese­ leleri ihtiva eden ve îslâm hukukunu vücude getiren malûmatın heyet-i umumiyesidir. muayyen ve müşahhas delil ve hikmetleri ile usul-i fıkıh kaideleri vasıtasiyle meydana çıkardır. Fıkıhtan^ Fürûdan Hidaye ve bunun Ehü'l-hasan Ali M ü r g i n â n ı (vefatı 593 H . kelâm ve tarihe âid mttteaddid eserleri vardır. ) Mülteki'l-ebhar H u s r e v ' i n Gurer isimli eseriyle ve Vikaye ve M o l l a bunun şerhi olan Dürer ve bunlara yazılan dair olan şerh vc haşiyeler. tefsir. Usul-i fıkhı kitap halinde ilk tedvin eden İmam Şa/îi'dir. maruf tabiriyle istinbat edilir. mufassal. Bunun usul ve kavaidi İmam-ı âzamin talebele­ rinden tmam Ebû Yusuf tarafından vazedilmiş ise de bu hususta bir eser vücude getirmemiştir. M o l a Fenari'nin Ferâiz şerhidir. uinm-ı fıkıhtan.J\x^ J^MJL^M^ l y c î (vefatı Şerh-i Abdurrahman ve ulema şerhi ve 756 H . . ) tarafından yazılan şerhi ile diğer şerh ve haşiyelerden münasipleri ve Z e y l a î ' n i n (vefatı 743 H . ) Kenzü'd-dekâyık şerhi j ve ve İ b r a h i m ' i n (vefatı 956 H . ulûm-ı şer'iyyeden olup ibadat. ^ Fıkıh. Osmanlı memleketlerinde en meşhur olam. ) tarafmdan^ yazılan Adud Molla denilen şerh ile Menarü'l-envar arasında tbn M e l e k Ue Husrev'in H u s r e v ' i n telvih haşiyeleri ve ^'ine M o l l a M i r k a t ü ' l . sünnet. icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukaha olup bunlardan başka ilm-i usul. bir bab ise de zorluğundan dolayı fıkhın fürûundan sayılarak ayrı bir ilim haline gelmiştir.

) J i > ı l l j j U . = 1 1 4 3 M. = 1502 M . müntehab ^ " meşbun l b n ü ' 1 . Tefmr el-Keşşaf an Ebû'l-kasım Hakayıki'Menzil Carullah Mahmud Zemahşeve Kadı Beyzavî'nin (vefatı rî'nin (vefatı 538 H .i Uml-i Hadîs T* Hadîs'* Teftazanî'nin Akaid şerhi. sırat. ) i*»*» M ü b a r e k (vefatı 181 H . kimya ihmlerinden bahseden ve aklî ilimlerin telkinlerini ihtiva eyleyen bir fikir mecmuasıdır. ve Esra- diye meşhurdur. illet ve malûl gibi mafevkattabia ^ Akaid : zatullah. araz. Kelâmda İslâm akaidine göre bahisler.^ JsliS^JI 685 H . marifet.i Nesefî'nin (vefatı: 637 H . metafizik. sıfatullah. cennet ve cehennemin hak olduğunu bildiren iUm olnp her biri delilleriyle izah ve tafsil edilmiştir. = ve 1142 M. ecsamın teşekkülü. kıdem.) ve İ b n H a c e r . = 1448 M. mizan.) J i j Ü l j l ^ l j J i > J I j l ^ l Envarü't-tenzil rü't-tevil isimli tefsiri . G e l â l ü d d i n D e v v a n t ' n i n (vefatı 908 H . azab-ı kabir ve münker nekir suali. = 1 2 8 6 M.) Nuhbetü'l-fikir isimli eserleri ve şerhleri.E s i r (vefatı 606 H . ef'alulloh haşr.oku­ MEDRESELERDE OKUTULAN DAİR ESERLERDEN BAZILARINA MÜTALÂA llm-i kelâm denilen ihm. kelâm ilminin diğer İslâm âlimleri arasında da kabul ve taammümünü mucip olarak bu suretle islâm felsefesi teessüs etti. vücud. heyet. fakat Islâmiyette fikir cereyanlannın genişlemesi ve ilmî münazaranın başlaması üzerine naklî delillere akU delillerle mukabele edilmesi zarureti. vahdet. llm-i kelâm İslâm âleminde derhal taammüm etmemiş ve ihtida bu hususta Mutezile mezhebine mensup âlimler tarafından tedris ve müdafaa olunmuştur.i A s k a l a n î ' n i n (vefatı 852 H . M u h a m m e d . .k i Kadı Beyzavi tuluyordu. Abbasiler zamanında İslâm âlemine girmiş olan Yunan-ı kadimin fizik. ) Ebû Hafs Ömer tsbat-ı Vâcib isimli eseri ve N e c m e d d i n b. matamatik. kesret. = 1 2 0 9 M .MEDRESELERDE O K U T U L A N D E R S L E R 23 AkaM^ -^^f^iyc de denilen Akaid şerhi. vücud ve mahiyeti. imtina. imkân. vücub. = 7 9 7 M.) Akaid metni ile bımun müteaddid şerh ve haşiyelerinden eserler ve S â d e d d i n .

= 1037 M. . kelâm.) ve sairedir (Afevzuatü'I-uIûm^fan h u l û a . tekfiri mucip üç meseleden birisi Allahın cüz'iyyata âlim olmadığı. " bunun ilm-i ilâhi veya ilm-i hikmet denilen ilimden farkı. (944 M.z â d e Muslihuddin Mustafa'mn tehafütlerinin tetkiki üzerine (üç tekafiit bakımından fdaefe ve din münas^teti) ismiyle Ankara tlniverütesi Dil ve Tarih . akit olarak İslâm akaidine ve ilm-i ilâhî ise mutlak surette aklî delillere dayanmaları itibariyledir ve her ikisinin de gayeleri birdir . imamet. Idtap (Kur'an-ı kerim) ve sünnet üzere akli ve mukni delillerle zat ve sıfat-ı bâri ve mebde ve meadin ısbatı için vazolunan ilimdir. ikincisi cesedin haşrini inkâr etmeleri ve üçüncüsü de âlemin kıdemine kail olmalarındır {Mevzu4itü'l-ulûm. birisi Hanefi mezhebi imamlonndan olup 333H.) olup on yedi meselede hükemanm bidatlerim beyan ve üç meselede küfürlerine hüküm eylemiştir. t b n Rflşd ve H o c a . 632). bunlardan Hoca-zâde'nia tetkiki daha kıymetli olup meşhurdur. s. I. Kelâm Uminde ehl-i sünnetin iki reisi vardır. Mehmed-i G a z a l t (vefatı 505 H.) İ b n R ü ş d (Vefatı 595 H . T a ş k ö p r ü l ü . 1956'da Ankara'da basıltauftır.Oığrafya FakOlteti değerli Doçenti Dr. Bundan başka t b n K e m a l A h m e d Şemseddin'in de TAafüt'ü vardır.e â d e Bursalı Mnalilıuddia M u s t a f a ' y a emretmiş onlar da bu husnsta iki tarafın mütalâalazııu tetkik ederek birer risale kaleme almı^ar ve Gazali'ye hak vermişlerdir. İ m a m . kitob ve sünnette var olanlardan o l a .z â d e ' n i n hemen aym tarifi beyan eden mütalâası şöyledir: Maksud-î şer'î akl ile te'yid olunan ve itikad olunan umur. M t t b a h a t Türker'in kıymetli doktora teri vardır. G a z a l t . = 1209 M. s.ı G a z a l i fle İ b n R ü ş d arasmdaki m ab abese hakkında birer eser yazmalarını A l i T u s t Ue H o c a . 950 M. mead (öldükten sonra tekrar dirilmek) kısım­ larım ihtiva ile bunları münakaşa etmiştir ki buna îslâm felsefesi denilmiştir ^. İşte Osmanh medreselerinde okutulmak üzere kabul edilen Hâşiye-i tecrid isimli kelâm kitabı medreselerin ilk tahsil dere- ' llm>i kelâm: ulûm-ı şer'iyyeden olup islâmiyet akidelerinden olan umur.) F a h r e d d i n R a z î (vefatı 606 H. F a t i h S u l t a n M e h m e d . tim-i ilâhi ve ilm-i hikmet (felsefe) reisleri ise Yunan-ı kadimde A r i s t o ve E f l a t u n ve İslâm âleminde de F â r â b i (vefatı 339 H . 336 ve 594 vt mütaakıp sahifeler).24 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yani metafiziki fikirler ile Allahın varlığım (isbat-ı sâni') ve nübüvvet. c. Mütekellimîn denilen kelâmcılar ile hükema veya ilm-i ilâhi mensupları arasmda ilmi mübaheseyi havi Tehafüt ismiyle meşhur olan eserlerin en eskisi kelâmcılarm en kudretlilerinden Huccettt'I-isIâm E b î H â m i d M e h m e d b.) İ b n Sina (vefatı 428 H .)'de Semerkand şehrinde vefat etmiş olan ve tmam-ı Mütekellîmin unvaniyle şöhyret bulan E b û M a n s u r Mâtüri(U ve ikincisi Şafii meEİıebi imamlarmdan olup otuz sene Mutezile mezhebinde bulunduktan sonra ebl-i sünnet mezhebini kabul eyleyen Basra'h E b û ' l .H a s a n Eş* ar i (vefatı 324 H . = l l l l M. = 9 3 6 M. = 1199 M.) olup b u zat ilm-i kelâmm inkişafına hizmet etmiştir.

tim-i mevakıf ve şerhleri kelâmca verilen ehemmiyet girdi.i Tusî'nin (vefatı 672 H . = 1384M.) Tecridü'l-itikad veya TecridüH-kelâm ismindeki eserinin^ meşhur âlim S e y y i d Ş e r i f diye anılan A l i b . Me­ selâ Kuzey-Afrika'daki Murabıtîn hükümdarlarından b. ^ Şeyh E k m e l ü d d i n M e h m e d b.) İmam-i Gazali'nin eserim yaktırmış ve hattâ Maliki mezhebine mensup âlimler kelâm ile iştigalin küfr olduğunu bile ilân eylemişlerdir. 25 sebebiyle Osmanh medreselerine Hâşiye-i tecrid Şia mezheblerinden imamiye mezhebine mensup yüksek âlimlerden olup Matamatik ve Astronomi ilimlerinde de büyük üstad olan meşhur allâme N a s i r ü d d i n . S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i bu haşiyeBİni. Bu eser altı mevkıf yani fash ihtiva etti­ ğinden dolayı mevkıfın cem'i olarak mevâkıf denilmiştir.)'nin eseridir. Sahn-ı seman Şerifin medreselerini yaptırdıktan sonra medresesine Seyyid tecrid haşiyesini koydurduğu gibi yine ilm-i kelâmdan olan mevâkıf şerhinin de okutturulmasını şart koymuştur. = 1355M. Sultaniye şehrinde yaşamış olan K a d ı A d u d ü d d i n . I. 344). M a h mud-i C ü r c a n i (vefatı 816 H . Yusuf (1107 . T a ş f i n Ali b. . = 1 2 7 3 M.K a s ı m .)'nin Şerhü't-tecrid isimli eserini okuduktan sonra kaleme almıştır.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER cesine alem oldu.) tarafından tetkik ve izah edilmiş olan haşiyedir.)ninde i l i ^ V I Oijf Teeridü'l-ttikad'a jerhi vardır. Bazı Osmanh âlimleri de mevâkıfın bazı fasıUanna şerh ve haşiyeler kaleme almışlardır. Ş e m s e d d i n M a h m u d b. F a t i h S u l t a n M e h m e d . = 1 3 4 5 M. llm-i kelâm.. Seyyid Şerifin haşiyesi üzerine Osmanlı âlimleri tarafından haşiyeler yazdmıştır. E b t ' l . s. Nasirttddin'în eseri olup olmadığını gormu. = 1 4 1 3 M. S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i bu mevâkıfa da vâkıfâne bir şerh yazmış olup Osmanlı medreselerinde okutulmuştur.i l y c î (vefatı 756 H . llhaniler (Garp Moğollan) zamanında. Mahmud-i Baberti(vefatı 786 H . muhakeme ve akli delillere istinad ettiğinden dar görüşlü mezhepler bu ilme karşı mücadele etmişlerdir. Mevâkıf.c.ı I s f a h a n i (vefat 746 H . o da bu eserin imamete kadaı olan Irıaımm babaanun yazdığım ve alt tarafını da onan ölümünden sonra gulflt-ı Şia'dan İ b n M n t a h h a r HılH'nin kaleme aldığım sö^emiftir {MevxuatU'l-ulüm ltrcümeai.1143 M. Bu zat gerhinin •onunda A l l â m e K u t b f i d d i n Mahmnd-i Şirazî'den naklen (öyle diyor: K n t b e d d i n bir gün Nastr-i TÛBÎ'ninoğlu H o c a Asilüddin'e temd'iu.

^ H a t i b Dımışkî'nin belâgatten •s»^ Telhisü'l-miftah isimli ese­ rine Sâdeddin-i T e f t a z a n î tarafından yazdan şerhin adı iij^ Mutavvel'diı. Bilmünasebe Hâşiye-i daha yukarılarda ihtida söylendiği üzere kelâma dair yazılan bu eserlerden aşağı dereceli medreselerde tecrid okutulur ve talebenin derecesi yükseldikçe Tevali ve en son da Mevâkıf ve şerhleri tedris edilirdi. Mekasıdü't-tâlibîn ismiyle 784 H . AlIâme Siracüddin-i Sekkâki'nin (vefatı 626 H.) şerbetmiş ve bu şerhe haşiyeler yazdmıştır. = 1229 M. Ömer-i Mehmed Mahmud Tevâliü'l-envar isimli eseriyle bunun Mısır'daki Memlûk sultanlanndan Şemseddin I s f a h a n î ' n i n şerhi olan Şerh-i Tevali adlı eseri de Osmanh med­ reselerinde okutularak müteaddid haşiyeler yazdmıştır. Hâşiye-i tecrid medreselerinde muhtasarat denilen sarf. Yine kelâm kitaplanndan K a d ı B e y z a v î ' n i n (vefatı 685 H . mutavvelHn^ ve yine ^ Künhü'l-ahbar. s. (1382 M. hesap.) âJ\U\ JL ^U.) Miftahü'l-ulûm isimli telifinin hulâsası olan Telhisü'l-mifiah'm asd adı (Telhisü'l-miftah fi'l-meanî ve'l-beyan) olup bu esere Mutavvel'den başka bir çok şerh ve haşi­ yeler de yazılmıştır. metali şerhinin^ belâgatten J_4k. Kılavun namına yukanda adı geçen Abdullah jl^"^l^l> b. = 1389 M.) eseri olup bunu K u t b ü d d i n Mehmed-i R a z i (vefatı 766 H . hendese gibi dersler okutulduğu anlaşıhyor ise de bunlarm hangi eserler olduğu zikredilmiyor. 24. = 1283 M. medresesinin programlan arasına fikir münakaşası yapan kelâm ilmini koydurmuş ve âUmlere şerh ve haşiyeler yazdırmak suretiyle bu husustaki fikir hareketlerini teşvik eylemiştir ki yukanda not olarak bahsetti­ ğimiz Tehafütü'l-felâsife üzerine yazdan risaleler bu cümledendir. basılmamış birinci cilt (kütüphanemizdeki nüsha). Sâdüddin-i T e f t a z â n ! kendi eseri olan Mutavvde . = 1364 M. Muhtasaratı gören talebe Hâşiye-i tecrid medreselerinde man­ tıktan ^Ik. Ömer T e f t a z a n î ' n i n (vefat 791 H . Müverrih  l i Hâşiye-i tecrid medresesi talebesinin muhtasarat tahsilinden sonra müstaid olunca tecrid haşiyesi okuduklannı beyan etmekle iktifa etmiş ve bu muhtasaratın hangi eserler olduğunu kayıt eylememiştir ^. ) b. nahiv.)'de tebf etmiş olduğu kelâm kitabı da medreselerimizde okutturulmuştur. Müderrisler bu tecrid ve tevali şerhlerinden hangisini isterlerse anlan okuturlardı. ^ Mantıktan j^j^^'^ Metaliü'l-envar.26 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İşte F a t i h Sultan Mehmed. Meşhur âlim S â d e d d i n M e s u d b . Siraceddin Mahmud-i Ermevî'nin (vefatı 682 H. = 1 2 8 6 M .

^ A l i (Künhiİ'l-ahbar) basılmamış birinci cilt. 24. Bunu. * ÇJ^^ ^Ui* rni/tah ü/ulum'un müellifi allame S i r a c ü d d i n Y u s u f b. Birçok şerhleri ve şerhlerinin de şerhleri ve haşiyeleri vardır. Beyanda.) eseridir. kavafı ile mâenl ve beyan ve meâni ile beyanın zeyli olan ı^i-^. kavâid-i edebiye. Bu şerhlerden Sadûddin-i T e f t a z a n î ile S e y y i d Ş e r i f i n şerhleri Osmanlı medreselerinde tedris edilmiştir. nahiv. bir derece yukan olan medreselere miftah denildiğini görmüştük. Teftazâni'nin üzerine S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i ile Silkutî'nin ve daha bir hayli ulemanın haşiyeleri de vardır. kinaye ve mecaz olup bu suretle belagat ilminin bir şubesidir. istiare. ' Şemsiye. o da kelâmdan tecrid haşiyesi ile jJljI» tevâU şerhinden müderris hangisini isterse onu okutur. |>^UI ^Iri. bedî ilminden her üçüne yani meâni. muhtasar mantık kitabı olup Nasirüddin-i T û s i talebelerinden Kazvinli N e c m e d d i n Ö m e r K â t i b i ' n i n (vefatı 693 H . Bu eser. (Yeni ilm-i kelâm) meramı. bedi ve beyan'a (ilm-i belagat) denilirdi. s. şerh-i leri yukanlarda dereceleri gösterilen Kırklı (kırk akçe yevmiyeli) ve şemsiye^ de bu dersler arasında bulunmakta Muhtasar adlı bir de şerh yazmıştır. iştikak. miftahü'l-ulûm Cürcanî adlı eserinin^ Şerif-i anlaşılıyor. kısım kısım şerh edenlerde vardır. okutul­ ve neler Aşağı medreselerdeki fıkıh metin şerhlerinden her müderrisin ilmi kudreti nisbetinde ders okutması tavsiye ediliyorsa da bunlann hangi eserler olduğu gösterilmiyor Burada dikkat edilecek bir nokta vardır. güzel ve fasih söylemeğe beyan denilir. iştikak ve buna mümasil ilimlerden bahseden yüksek bir eserdir.Halis Efendi kitapları. tarafından yazdan şerhinin okutul­ de miftah medreseleri masından dolayı bu medreselere tim-i kelâmdan medreselerde tedris j. * Medreseler kanunâmesi (Üniversite . göriilüyor'. . aruz.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 27 belâgatten ^L>» Isâm ve haşiyesinin^ tedris edildiği Bunlardan duğunu başka Hâşiye-i tecrid medreselerinde bu dersler arasında bilmiyoruz. Ebû Bekr-i S e k k â k ! olup bütün kavâid. 207). ' Ulûm-ı Arabiye denilen lugât. meani ve beyan olarak üç kısım olup medreselerde bunun üçüncü yani meâni ve beyan kısmı okutulurdu. Belâgatten bilhassa denilmiş ders­ tecrid'deo. sarf.mevâkıf edilmekte şerhi ile fıkıhtan hidâye Mantıktan. nahiv. teşbih. sarf. açık. fakat kanunnamede ilk medreselere Hâşiye-i medreseleri Sekkâkî'nin Seyyid olduğu Hâşiye-i tecrid haşiyesinin okutulmasından bahsedildiği için medreselerde daha çok o eser okutulmuş ve bu tecrid medreseleri yukanda denilmiştir. = 1294 M. Nr. idi.

= 1346 M. her halde daha aşağı medreselerde okutulan derslerin daha mufassalları olacaktır. ^ Usul-i fıkıh.ı âzam'ın talebelerinden İ m a m Y u s u f vazetmiş ve başta E b û Bekr-i Razî (vefatı 370H. hidaye ile beraber usul-i fıkıhtan^ Sadeddin-i Teftazanî'nin Telvih Daha adlı^ şerhi okutıduyordu.) ve Ş e m s ü ' l .) Fahrülislâm pejdevî (vefatı 482 H.(Cedel) de usul-ı fıkıh kısmındandır.) J i > y i ^_\J^ ^ ve Kadı Beyzavî'nin ö U ü O l el-Keşşaf Jj^r^JI jl_. Haşiye­ leri de vardır.28 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M Î Y E T E Ş K İ L Â T I Bundan başka elli akçeli hariç medreselerinde ^jji LİA* fürûdan. . M e h m e d Saşranî (vefatı 650 H . Ulema ve müctehidler arasında ihtilâfı mucip olan bir hükm-i şer'iyi muhaliflerin taaruzlarmdan ve yıkmalarından muhafaza ederek şer'î delillerle bu hükmü muhafaza için vazolunan J»t>U. . Usul-i fıkhı İ m a m . Telvih'in bazı yerlerine Sivas Hühümdarı K a d ı B u r h a n e d d i n A h m e d itiraz edderek (Tercihü'ltavzih) adiyle bir haşiye kaleme almış ve ulema arasmda rağbet görmüştür.1040 M. yalnız Tetimme (Dâhil) medreseleriyle meşârik^ Hâriç elli medreselerinde derse başlanmadan evvel JjLl> T e f t a z â n î bunu şerh etmiş ve Osmanh medreselerinde okutulmuştur.) olup ferhleri vardır. = 1 2 4 8 M . = 1090 M.) olmak üzere Hanefi mezhebi imamlarından E b û Z e y d D e b b u s t (vefatı 432 H . icma-ı ümmet ve kıyas delileriyle meydana koymakdır. elfazdan meânîyi istinbat etmek yani mâna ve hüküm çıkarmak kanunlariyle furûdan olan şer'î hükümleri kitap sünnet. = 1143 M. bu eser yine kendisi tarafından ^r'J^ Tevzihu't-tenkîh ismiyle şerh olunmuştur. ' Sadrüfşeria diye meşhur olan A l l â m e U b e y d u l l a h b. = 980M.il an Ha- kayıkul-tenzil Envariıt-tenzil isimli tefsirlerinden birisi okutulurdu. Sâdeddiu-i T e f t a z â n î de bu (Tat>zihü'l-(en/cî/ı)i şerh ede­ rek Telvih adım vermiş ve ona da haşiyeler yazılmıştır. ) muAtosar şerh-ı adud v e yine şerh olarak Seyyid Ş e r i f i n eseri ve fıkıhtan hidaye ve C a r u l l a h Z e m a h ş e r î ' n i n (vefatı 538 H . Gerek ilk ve orta dereceli usul-i medreselerde ve gerek Sahn-ı Seman edildiğine medreselerinde dair bir kayda hadîs ve hadîs dersleri tedris tesadüf edilmemektedir.) J>*"^l j^r^ij'Tcnkîhu'l-usul adh bir eseri vardır.(hilaf) ilmi ile herhangi bir mesele üzerinde fnkaha mezhepleri arasındalki münazara ilmi olan J-^.e i m m e S e r a h s î (vefatı 483 H. Sahn-ı Seman dersleri. . ' l i j l i * Meşarık-i Envarü'n-IVebeviyye isimli eserin müellifi i m a m R a z i y y ü d d i n H a s a n b.1089 M.) tedvin etmişlerdir. M e s u d elBuharî'nin (vefatı 747 H. sonra Sahn-ı Seman mahreei olan Musila-i soA/ı'da dahil olarak dâhil medreseleri derslerine çıkdıyordu ki bualar da usıd-i fıkıhtan İ b n münteha şerhi olan H a c i b ' i n (vefatı 646 H . ^ 1253 M.

' 261 H. bu eser İslâm hukuku cihetinden pek mühim olduğundan ümmühattan saydırdı. l U I ( .i M ü s l i m ismiyle meşhur ve ulema arasmda B u h a r i ile beraber en çok itimat edilen hadis kitaplarmdandır . . .)*de vefat etmiş olan t m a m H ü s e y i n b.)'de vefat eden Buharalı E b û A b d u l l a h M u h a m m e d b. « « Mûcemû'l-büldan). s. (870 M.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 29 ve ^ . 24. Maveraünnehr'de Fergane vilâyetinin bir hayli âUm yetiştiren kasabalarmdan idi ( ö l .Mesabihû's-sünne isimli yine hadisten olan eseri 516 H . 128. * Âli (Kûnhü'l-ahbar). = 1 3 8 4 M. Hidaye. . ' Afergıruın. M e s u d B e g a v î telif etmiş olup bir hayh şerhleri vardır. Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin en mühimmi Hanefî fıkhı olup bu da hidaye ismiyle meşhurdu. L * . Bundan başka ^ . mesâbih^ veyahut miktar hadis* Sahih-i Müslim^ Fakat ve Buhaıî'den* hadis ile Edirne'de Ah­ hirer nakloluaurdu.)'de şerh vefat etmiş olan Şeyhülislâm telifidir.) vefat eden Nişapurlu Ebû H ü s e y i n Müslim'in meşhur eseri olup S a h i h . = 1197 b. (1126 M. Keşfü'z-zünun. . K a n u n î S u l t a n S ü l e y m a n zamanmda da müderrisUğin en yüksek Süleymaniye Darü'l-hadîsi'nin tesis edildiği de malûmdur. İ s m a i l tarafından toplanmış olup Sahih-i Buharı diye meşhurdur. Bu esere Tokat'ın komanat nahiyesine mensup S e y y i d Ali'nin de «i^^ tnâye adım vermiş olduğu bir şerhi olup 832 H . anladığımız usûl-i hadîs derslerinin okutulduğunu I I . Vikayetü'r-rivaye kısmında) bir hayli Osmanlı âlimleri Vikaye ve Nikaye'ye şerh ve haşiyeler yazmışlardır. KifaBurhanüddin Bidayetü'l-mübtedi Ebû Bekr Merginanî'nin * ismiyle edilmiş olup bu şerh de yetü'l-müntehî ismiyle şerh olunmuştur.) ^ J L C tnaye isimU şerhidir^. » Buharı diye meşhur olan Hadis kitabı 256 H. Sadrfi'ş-şerîa U b e y - dnllah'mdır. ' Bu hususta daha aşağıda Osmanh medreselerinde okutulan dersler kıs­ mına bakm.)'de tamamlamış ve dört senede yazmıştır {Şakayık-i Numaniye urciimesi. ' Fıkıhtan vikaye JIL— l İ H^jJ\ î'Jij Vikayetü'r-rivâye fi mesailil'- hidaye) isimli telif Bürhanü'ş-şerîa Mahmud b. M u r a d tarafmdan yaptırılan Darü'l-hadîs'ten reselerinden med itibaren tedris Isamüddin gibi bunun miftah med­ yapmış olan olduğu edildiğini T a ş k ö p r ü l ü .z â d e medreselerde kademesi Efendi'nin tedrisattan da öğreniyoruz ^ . (1428 M. M. basımamıj birinci cilt. (874 M. (593 H . s. Hidaye'nin şerhlerinden en değerhsi Boy6urd'lu Ekmelüddin'in (vefatı 786 H .

ısjt> izzî. Bu sarf ve nahiv kitapları üzerine bir hayli şerh ve haşiye yazılmıştır. j »Lı« ısam. = 1213 M.) bu eseri şerh etmiştir.) ve viromi/. Aşağı dereceli medreselerde Arapçamn sarf. ^ L a . «k. » Sadrü'ş-şeria-i evvel lah b.Hazine kitapları s 207).) ve Merah.! emsile. *J>İ\ elfiye. Secavendî'nin Cürcanî okutulurdu. Miras ve nafaka taksimini bildiren ve fıkıh ile alâkası olan Mehmed-i de Siraciye isimli telifiyle bunun S e y y i d Şerif-i medreselerde Siraciye'ye diğer bazı âUmler tarafından da şerhler yazılmış olup bunlardan birisi de İ b n Ahmed Şemseddin'dir. 1863).'j\^W2j. = 1078 M. I jf>i\if\yKavaid üH-irad metni Nahviyyuadan yukarıda adı geçen İ b n H i ş a m Ş e y h E b î Mnh a m m e d A b d u l l a h ' m eseri olup nahivden kâfiye isimli eseriyle fazla meş­ gul olmasmdan dolayı kâfîyeci diye şöhret bulan Bergama'h Allâme M u h i d d i n b. . Nikaye ferâizden 4-^1 tarafından bahseden yazümış Siracüddin olan şerhi Kemal isimli eserlerdir.) ve Elfiyye. ıJLi şâfiye ve ^1j. Mantığa dair olan eserlerden^ mantık kitabı. M e h m e d b. değerli riyaziyeci ' Sarftan Safiye ve nahivden kâfiye İ b n H â c i b diye meşhur i b n Ö m e r O s m a n ' m (vefatı 646 H . misbah. Metâliû^l-envar şerhi ve belâgatten telhis şerhi J m u t a v v e l okutuluyordu ki bilmünasebe bu son eserden daha evvelce bahsetmiştik.30 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yakanda adı geçen Jjl î ^ ^ l j o . = 1256M. = 1361 M. ' Mantıka dair çok eser yazdmış olup bunların adları Keş/ü'z-ıünun'da gösterilmiştir (C. = 1474 M. Mesud'un (vefatı bilinemedi)ve nabivdenJVfMfcoft. Bina ile beraber Maksud'nn t m a m .ş e r i a Ubeydul­ (vefatı Mahmud 750 H . A b d ü s s e y y i d M a t r i z i (vefatı 610 H. Zentan'h A h m e d b.ı âzam'm olduğu beyan edilmiştir (Topkapı Sarayı . İ m a m N â s ı r b . avâmil ile Bergamd'h meşhur K â f i y e c i ' n i n v'^"ill-i*ljî vaidü'l-îrab şerhi ve u-i-ÜlJi* Mugni'l-lebib^ ile şerh ve haşiyeleri Molla Cami ve mantıktan Jy. = 1 3 0 0 M .C ü n d î ' n i n (vefatı 700 H .) ve vir^J'^i^ MugnilUbib. İbn H i ş am'ın(vefatı 762 H. S ü l e y m a n (vefatı 879 H. A l i b. II. = 1349 M. Mesud'un oğlu B u r h a n ü ' ş . Yine sarftan A h m e d b. i m a k s u d .den sonra) tarafından kaleme ahnmış olan <ilîj Vikaye ve bunun muhtasarı «oU. M a h m u d Ukudü'l-cevahir e l . ) adlı eseriyle >IJA-IJJİP diğer bazı sarf ve nahiv kitaptsaguci ve heyet diye meşhur olan âlimi Esirüddin lanmn şerh ve haşiyeleri de medreselerde tedris ediliyordu. Ş e y h A b d ü l k a h i r Cürcanî'nin (vefatı471 H. C e m a l l ü d d i n M e h m e d Taî'nin (vefatı 672 H. merah (Merahü'l-ervah) bunların şerh ve haşi­ Kayeleri ve nahivden -uilT kâfiye. = 1273 M. U J bina. = 1248 M.) olup MaJMud'un müellifi meçhuldür. nahiv ve kavaidinden olarak sarftan. s.) ve/zzi Zincan'hŞeyh t z z e d d i n İbrahim'in (vefatı 655H.

208). Bizdeki ise E s i r ü d d i n . M a h ­ m u d e l .)'de telif edilen şerhi de Osmanlı medreselerinde okutulmuştur. s.i R u m i ' n i n arkadaşı büyük riyaziyeci ve heyetçi C i y a s û d d i n C e m ş i d b .i R u m i tarafından yazdmış şerhi X V . s. asırlarda medreselerimizde tedris edümiştir *. c. I .i R u m î tarafından 815 H . = 1474 M . Ömer Çağminî'nin (vefatı 618 H . [1412 M. 1819) Bu eserin bir nüshası 885 H . A l â ü d d i n K e y k u b a d b.) olup asıl adı (Risale-i Ebheriyye) idi^. = 1221 M.i Ebheri'nindir. 257) bakınız. * ^yıiJLlI el-Mülehhas'm daha bir hayli şerh ve haşiyeleri vardır {Keşfü'zzünun. I. ) tarafından muhtasar olarak şerh edilmiştir. = 1 3 5 9 M . = 1 2 0 3 M.) olup Şemseddin Mehmed bu eserini O k l i d i s ' i n KitahiVl-usul isimli eserinin mukaddimesi ile^ müselleslerin evsafını gösteren kısımlarından almıştır. ve X V I . Osmanh medreselerinde okutulan hendeseden ıj-i^^^ JlSlil EşkâlüH-te'sis eseri ıSemerAcand'lı Ş e m s e d d i n M e h m e d ' i n (vefatı 600 H .z â d e . ' Isaguci şerhlerinden birisi de A b d ü l l a t i f .z â d e . Eserin asb Yunan-ı kadim filozoflarmdan Ferferyus'nndor. 1 Isaguei tâbiri Yunanca olup KüUiyat-i Hams denilen beş kısım üzerine tertip edilmiştir. (1480 M. . veya az sonra) tarafmdan telif edilmiş olan (usul-i hendese)^ ve C*>-ji ^l^ii-l j y U j ÖJL* ieljî Je Sa»-I j Risale fi istihrac-ı ceyb-i derecetün vahide alâ kavaid-i hendese^ isimli eserin K a d ı . M e s u d b . B u eser H ü s a m ü d d i n K â t î (vefatı 760 H . s. = 1 4 1 4 M . ) tarafından F a t i h S u l t a n M e h m e d adına telif edilen hesaptan Muhammediyye ve heyetten Fethiye ile yine heyetten Mahmud b .z â d e .z â d e .i A c e m i taraündan Anadolu Selçuk hükümdarlarmdan I. ' Oklidis'in Yunanca Miftahü'l-hendese demek olduğunu K â t i p Çelebi yazıyor.i Rumî'nin eserleri hakkmda Merhum Salih Z e k i Bey'in Âsâr-ı Bakiye İBİmli eserine ve B a ğ d a d l ı İ s m a i l Paşa merhumun Esmaü'l-Müellîfin adb kitabına (C.K â ş i (vefatı 817 H . Bunlardan başka Ş e m ­ s e d d i n M o l l a F e n a r i ' n i n ve diğer bazı âlimlerin de şerhleri varsa da en meşhuru K â t î ile F e n a r i ' n i n şerhleridir ve bunlara müteaddid haşiyeler yazılmıştır 2. Yine bu cümleden olarak K a d ı . * G ı y a s ü d d i n Cemşid'in ve K a d ı .) el-Mülehhas adlı ese­ riyle bunun K a d ı .MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 31 Ebherî'nin (vefatı 700 H . Orta zamana ait olan bu teUf riyaziyenin inkişafına ve basitleşmesine rağmen son zaman­ lara kadar medreselerde okutulmuştur. K e y h u s r e v namma tebf edilmiştir {Keşfü'z-zünun c.)'de yazılmış olup Murad Molla kitapları arasmda 1393 numarada bulunmaktadır. Meşhur âlim A l i K u ş ç u (vefatı 879 H . = 1 3 0 0 M. I.

.

Süleymaniye. medreselerini bu Nitekim F a t i h tepelerden Sultan yaptırtmıştır. asır ortalarına doğ­ mahal ve kuzeyinde Sinan'a yedi tepe­ ettirmişti. Çemberlitof. islâm hukuku ve Arap edebiyatı Fakültesi idi ve henüz müsbet iUmlere mahsus olan Tıb ve Riyaziyat (Matamatik) Fakülteleri yoktu. Sultan Selim.BEŞİNCİ BÖLÜM SÜLEYMANİYE Fatih yapan Sultan MEDRESELERİ Sahn-ı Seman medreseleri. Bunlardan başka vakfiyede kur'an-ı kerim tahmi ve namaz usul ve kaidelerini öğretmek için bir mektep ile bir de kütüphane yaptırıldığı görülüyor. Riyaziye Fakülteleriyle bir de reseler yapıldı. ru eski saray (şimdiki Halice üniversitenin bulunduğu Dârü'l-hadîs isimli med­ etrafı) diye meşhur olan mahallin geniş bahçesinin bakan tepede ayırtmış olduğu yerde M i m a r camisiyle beraber medreselerini ve diğer tesislerini sinden birisidir^. Kaariye ve Edine Kapı mevldleridir. B u ihtiyaç gözönüne almarak mevcuda ilâve­ ten Tıb. Fatih. kelâm ve Arap hsaniyatı üzerine tedrisat ilahiyat. Mehmed'in tefsir. Süleymaniye camiinin bulunduğu mahal İstanbul'un birisinin üzerine inşa M e h m e d de cami ve Süleymaniye camiinin kuzey tarafına düşen kısımda medrese-i evvel ve medrese-i sâni denilen birinci ve ikinci medrese­ lerle kuzey-doğu kısmında bir hamam ve camün mihrabı mukabelesindeki kıble tarafında bir Dârü'l-hadîs ve camiin tam güne­ yine tesadüf eden kısmında medrese-i râbi yani dördüncü med­ rese ve bunun doğusunda da medrese-i sâlis yani üçüncü medrese ve yine camiin güney-batısmda tıb medresesi ve eczahane ve camün batı kısmına düşen tarafında ise imaret. Bu belere mahsus on dokuz odasında muhacirler oturmakta ve üçüncü tesislerden batı tarafındaki imaret harap olup tabhane ise islâmi ^ tatanbul'un mejhur yedi tepesi: Topkapı. . tabhane ve Darûş­ şifa denilen hastahane yaptınlmıştır. fıkıh. Bugün bu müesseselerden Dârü'l-hadîs medresede ise Süleymaniye kütüphanesi medresesinin tale­ bulunmaktadır. usul-ı fıkıh. Kanuni Sultan Süleyman X Y I .

s. Bu altı medreseden derece itiba­ riyle en yüksek medrese Dârü'l-hadis risinin yevmiyesi yüz ve müderrisUği olup müder­ akçe idi^. Dârü'z-ziyafe'nin altmda . bir medrese de camün kıble tara£ndadır. bunun ikisi camiin şarkmda olan harimin şarkındadır ki aralarmda sokak vardır. ihtidasında (1552 M. hamam ve sair müş­ temilât vücuda getirilmişti. Dârû'l-hadis Her medresenin revakb murabba şekilde tulânî olan dershanesinde ilk okul odalarmdan başka daha büyük olarak birer de dershanesi vardır. tıb. bizzat gelerek müftü yani şeyhülislâm E b u s s u u d M e h m e d E f e n d i mihrabın temel taşım koymuştur.)'de da batı tarafmdaki diğer ikisi bitmiş ve 964 H . Meselâ 960 H . tabhane. Medrese talebe­ lerinin odaları camün cenub-i şarkisinde bulunup tûlânidir. (1557 M. 325-333) Süleymaniye külliyesi hakkmda şu kayıtlar vardır . Cami 963 Şevval (1556 Ağustos)'de bitmiş ise de ^ diğerleri muhtelif tarihlerde tamamlanımştır. s. Şu halde bu Süleymaniye sitesinde Dârû'l-hadis. diğer iki medrese camiin garp tarafına düşer. burada da cami harimi ile medrese arasmda sokak vardır. Cami ve medreselerin inşasma 956 H . medresesinin bulunmaktadır. imaret. 779. Cami ile medreselerin ve diğer tesislerin inşasına 7 Cemaziyelevvel 957 (24 Mayıs 1550) senesi perşembe günü başlanmış ve Sultan Süleyman. (1559 M.) medreselerin kuzeyde bulunan ikisi ve 966 H . 94 b ve 95a. Bunlardan başka camün garbmdaki iki medresenin cenubunda sibyan için bir Dârü't-taliın bina olunmuştur.34 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI eserler müzesi ve Darûşşifa da askeri matbaa olarak kullamlmaktadır. Camiin şi­ mal tarafmda bir çok odaları ihtiva eden ve bir harimi olan ve bir çeşmeyi de müştenül misafirin için bir Dârü'ı-ziyafe yapılmıştır. tabüye. ' E b û B e k r b.)'de tamamlanmıştır. Güneydeki tıb medresesi ile karşısmdaki eczahane harap bir haldedir.(1557 M. (1949 M. riyaziye ve sair dinî ve hukukî ve edebî tedrisatı yapmak için altı medrese ile hastahane. Bu beş medresenin birbinde ehâdis-i nebeviyye okutulmak meşrut olduğundan inşaatı en son biten bu medreseye (Dârü'l-hadîs) denilmiştir. Nr. Camiin havalisinde beş adet büyük medrese yapümıştır. 918 934 ve A l i [j^'^^ <^ Künha'l-ahbar birinci cüt).) senesinde ise Darû'l-hadîs medresesi sona ermiştir. diğerlerinin ise altmışar Uâ ı Tabakatü'l-memalik (MUIet kütüphanesi). Nr. B e h r a m Dımışki'nin Latince'den tercüme etmig olup bazı yerlerine ilâveler yapmış olduğu {Kitab-ı Nusretü'l-tslâm ve's-sûrurfi tahrir-i kilab-ı atlas-ı Mayur) isimli Coğrafya'da (Topkapı Sarayı. Bağdad köfkü kütüphanesi.)'de başlanarak 964 H.

müderrishğine Bağdad müfessir ve kadıhğından mümuhaddıslerinden Camiin hitammdan pek az sonra tamamlanan hadis okunmağa mahsus Dârü'l-hadis tekaid olup zamanınm değerli Emin Kösesi Molla Y a h y a reseden birisi Sahn-ı seman din Rumî ahfadından Afyon harrem b . basılmamış fcuım.) getirildi ve en son bitmiş olan batı tarafındaki iki med­ Efendi'ye (vefatı 979 H . (1552 M. Filhakika hekimbaşı Süleymaniye risUği de tıb medresesi S i n a n Ç e l e b i 1005 H . = müderrislerinden Kmalı-zâde Ali 1560 M. 165.'de kuzeydeki iki medrese tamamlamaca buraya tâyin edilmek üzere değerli müderris arandı ve bunlardan birisine daha sonra şeyhuUslâm olan K a d ı . = 1 5 6 5 M.) 'de Eğri seferinden dönülürken vefat ettiğinden onun yerine müderrisi biraderi E f e n d i tâyin olunmuş ve onun yerine tıb medresesi müder­ Sinan Çelebi'nin E f e n d i ' y e verilmiştir''. 137. ' Selânikt tarihi. 40. varak 361. M u ­ E f e n d i ' y e (vefatı 978 H . 260. Âli. Dârü'z-ziyafe'ye muttasıl bir matbah ile fikara talebe için bir taamhane yapılmıştır.SÜLEYMANİYE MEDRESELERİ 35 % 0 H . misafirleriıı hayvanları için ahır vardır. = 1 5 7 2 M.) ve diğeri de Mevlâna CelâlüdKarahisar'h Ş a h M e h m e d b. M e h m e d (vefatı 972 H . Fenn-i tıbbı tahsil için Darûşşifa hizasmda fevkani bir medrese de yapılmıştır (Varak 106-108) . mec­ nunlara ilâç için müteaddid hücreleri havi ve içinde çeşmeyi ve suyu muhtevi bir hamam olan bir Darûşşifa bina olunmuştur. varak 94 6. = 1 5 7 0 M.z â d e Ş e m s e d d i n Mustafa Ahmed (vefatı 988 H . s. 1 Şakayık zeyli. N u r e d d i n (vefatı 968 H . .) tâyin edüdiler. Atayi. = 1 5 8 0 M.) ve ikincisine Mimar-zâde M u s l i h u d d i n b. fıkara ve gurabaya. Bu medrese yandan dar bir sokakla ayrılan Darüşşifa'mn karşısma tesadüf etmekte ve iki kapısmdan birisi Tiryakiler çarşısı'na ve diğeri ise Darûşşifa caddesine çıkmaktadır. Hastalara. Vakfiyede bulunmakta camiin güney batısma düşen tıb medresesinden kütüphanesinin aynca bahsedilmekte olup şimdi Süleymaniye olduğu dördüncü medresenin yanmda harap bir haldedir. 18.) tevcih edildik mahsus olan medrese müderrisliği hekim İ s a oğlu Yine burada tıb tahsiline Ahmed altmış akçe ile hassa tabiblerinden İzmit'U Çelebi'ye verildi ve derecesi hassa hekim başıhğından bir derece aşağı itibar olundu ve bu medrese müderrisliği hekimbaşdığa namzed olacak kadar mesleğinde ihtisası olanlara verilmesi şart kondu. (1596 İskilipli Tabib Şemseddin Muhyiddin M.

36

OSMANLI D E V L E T İ N İ N

İLMİYE TEŞKİLATI

Süleymaniye

külliyesinin

medrese talebeleriyle

misafir

ve

fakirlere yemek vermek için imareti ve Dârü'z-ziyafe

denilen ye­

mekhane ve misafirlerin ikametleri için tabhane denilen misa­ firhane ve sair tesisleri de varsa da meyzuumuz medreselere ait olduğundan yalnız onlardan bahseyledik ^. Süleymaniye külliyesinin inşaatına, bir altın filori elli dokuz akçe hesabı üzerinden sekiz yüz doksan altı bin üçyüz seksen üç filori yani gümüş Osmanh akçesi olarak beş yüz otuz yedi yük (yüz bin akçe bir yüktür) seksen iki bin dokuz yüz akçe sarfedilmiştir ^. Medreselerde haftada dört gün ders okutulacaktı; her med­ resede talebelerin yatıp kalkması için hücre denilen medrese odaları vardı; talebeler, yemeklerini me'kel denilen imaretin ayn yemekhanesinde yerlerdi; günde iki defa yemek Süleymaniye medreseleri yani Sahn-ı veriliyordu'. yapdSüleymaniye

dıktan sonra Dâhil medreselerini ikmal etmiş olan talebelerden arzu edenler Sahn-ı seman'a ve arzu edenler Sahn-ı devam ettiler. Fatih zamanında Sahn-ı seman Süleymaniye'yc medreselerinin

yapılmasiyle medreseler yirmili, otuzlu, kırklı, eUili ve altmışlı olarak beş kısma ayrılmıştı, Süleymaniye medreseleri yapıldıktan sonra müderrislerin dereceleri daha ziyade yükseldi. Süleymaniye medreseleri yapılıncaya kadar en yüksek müderrisUk Sahn-ı seman müderrisliği iken Süleymaniye medrese-

1 Ehemmiyetine binaen bugün askerî matbaa olarak kullanılan hastahane ile imaretten kısaca bahsedelim : Darûşşifa binası birisi hastalara ve diğeri tabiblerle idare heyetine mahsus olmak üzere iki kısımdı; kadro mucibince birisi başhekim olmak üzere dört tabip, iki cerrah, iki göz hekimi, bir eczacı ile ilâçları ve şurupları hazırlayan ve edviyekup demlen bir eczacı kalfası, beş eczacı çırağı, kilerci vekilharç, kâtip, hastabakıcı, hastaları hamamda yıkayıp traş edici vesair müstahdemler vardı. İmarete gelince buradaki mustatil şeklindeki dört salondan ortadaki matbah olup yanlarmdaki salonları yemekhane idi. Bu dört salonun arka tarafında misafirlerin hayvanlarma mahsus ahırlar vardı. Buraya misafir olarak gelenler üç gün kalıp yer, içer, yatar para vermezlerdi. Misafirlere her gün elli dirhem bal, beş kişiye bir sofra olmak üzere kırk sofra yemek verilirdi. Misafirlerin hayvanlarından her birine günde birer şiıûk arpa veriliyordu. İmaretin altı aşçısı, dört sofracısı, üç bulaşıkçısı ve sair bir hayli hademesi vardı. Misafirlere derecelerine göre ikram edilecek ve güler yüz gösterilecekti. 2 A l i (Kiinhü'l-<Mar), basılmamış ikinci cilt, varak 95. ' Tabakatü'l-memalik (Millet kütüphanesi nüshası), s. 918-934.

StîLEYMANtYE MEDRESELERİ

37

lerinin inşasından sonra müderrisler ibtidâ-i altmışlı yani altmış akçe yevmiyeliden başlayarak Hareket-i altmışlı, Mûsila-i maniye, Hamise-i Süleymaniye ve Süleymaniye son kademesi olarak DâTİıl-hadîs-i Süleyve müderrisliğin

Süleymaniye müderrisliğine

kadar bir müderrislik derecesi takip ederlerdi ve bu medreselerden her birinin miktarı malûm idi ve bazan lüzum ve ihtiyaca göre bu miktar arttırdırdı. İbtidâ-i altmışlı denilen ve altmış akçe yevmiyeli müderris­ lerin adedi kırk sekizdi. Bu derecede bulunan bir müderris terfi edince bir yüksek dereceye hareket ettiği için Hareket-i altmışlı denilmişti; yevmiyesi evvelkinin aynı ise de müderrislik derecesi bir yukarı idi. Bu Hareket-i altmışlı müderrislerinin adedi de otuz iki idi. Buradan birisi terfi ederse Mûsila-i müderrisliğe geçerdi. Mûsila-i Süleymaniye müderrisliği (kibar-ı müderrisin) denilen müderrisliklerin ilk kademesi olup bunun bir derece Hamise-i Süleymaniye üstünde müderrisliği ve onun da üstünde SüleySüleymaniye mü­ H. Süleymaniye denilen ve kendisini Süleymaniye müderrisliğine götürecek olan

maniye'nin dört medresesinden birinin müderrisliği ve en son da Dârul-hadîs (1726 müderrisliği geliyordu. Hamise-i asnn ilk yansında edilmiş derrisliğinin X V I I I . ve takriben 1139

M.) tarihlerinde ihdas

olduğu anlaşılmaktadır

* XVn. asrın ikinci ayarısı içinde tertip edilmiş olan Abdurrahman Paşa kanunnamesVnde (Milli Tetebbular mecmuası, c. I, s. 539) müderrislerin derece­ lerinden bahsedilirken : ".. müderrislerden Süleymaniye müderrisleri, Mûsila-ı Süleymaniye müderrislerine tesaddur eder ve Mûsüa-i Süleymaniye müderrisleri altmışlı müderrisleri'ne tesaddur eder, altmışlı müderrisler sahn müderrisleri'ne tesaddur eder ve Mûsilâ-i Sahn müderrisleri dâhil müderrislerine tesaddur eder, dâhil müderrisleri de hâriç müderrislerine tesaddur eder" denilerek müderrislerin dereceleri zikredildiği sırada Hâmise-i Süleymaniye'den bahsedilmemektedir. X V I I I . asır başlarındaki N i m e t i E f e n d i kanunamesi de aynı suretle Hamise'den bahsetmemektedir. 1139 H. (1727 M.) tarihinde Mûsila-i Süleymaniye dersâmlanndan Kıuftrga'da Mehmed Paşa medresesi müderrisi H a y a t i - Z â d e Mehmed Efendi'nin terfian Süleymaniye müderrisliği rüûsundan bahsedilip ve yine aym sene Mûsila-i Süleymaniye müderrislerinden Kılıç Ali Paşa merdresesi müderrisi M e h m e d Efendi'ye Hâmise-i Süleymaniye rüûsu verilmesinden bahsedildiğine göre bu, Hâmise-i Süleymaniye'rûn X V I I I . asrın ilk yarısında ,ihdas edildiği anlaşılmaktadır (Başvekâlet arşivi, İbnü'l-Emin tasnifi, Tevcihat vesikaları, Nr. 2605 ve 2612).

38

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I

Dârü'l-hadîs Kudüs, Sofya,

medresesi

üstünde müderrislik Tırhala

olmayıp bu-

ramn müderrisi arzu ettiği takdirde mahreç mevleviyetleri demlen Halep, Eyüp, Selanik, Yenişehri, Galata, tzmir, Trabzon ve Girid kadılıklanndan birisine tâyin olunurdu; müderrisi kadılık isteinezse o zaman mahreç Dârü'l-hadis müderri­ müderrislerinden her­ altındaki Süleymaniye

eğer Dârul-hadis sinin bir derece

mevleviyetlerinden münhal olan kadılık hangi birisine teklif edilirdi.

Dârü'l-hadîs müderrisliği münhal olursa oraya Süleymaniye müderrislerinin kıdemlisi ve onun yerine de Hamise-i ve onun yerine Mûsila-i olunurdu. usul-i hadis ve Süleymaniye tâyin Süleymaniye müderrislerinin eskileri

Süleymaniye medreselerinden Dârü'l-hadîs'de

hadis okutuluyor ise de diğer riyaziye, tıp medreselerinde hangi eserlerin gösterildiğine dair şimdiUk malûmatımız yoktur.

ALTINCI

BÖLÜM

OSMANLI MEDRESELERİNDE OKUTULAN DERSLERE DÂİR
Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin bir program

dahilinde nasd bir sıra takip ettiğini sarih olarak bilmiyoruz; fakat medrese derslerinin tslâm âleminde aşağı yukan hemen birbirinin aynı bir program dahilinde ve aynı metodla tedris edildiğini ve tatil günlerinin de birbirine benzediğini görmekteyiz. XV. asır sonlanna doğru tamim edilen bir kanunnameye ve tetkik edilen eserlere göre medreseler yukanda kısm-ı mahsu­ sunda görüldüğü üzere müderrisi yirmi, yirmibeş akçe yevmiyeli Hâşiye-i tecrid, otuz, otuz beş akçe yevmiyeli Miftah ve Kırklı, Hâriç eUi, Dâhil elli ve Sahn-ı seman olarak o tarihlerde altı dere­ ceye ayrıldığından talebeler de bu medreselerdeki müderrislerden derece derece ders görürlerdi. Bu tedris kanunnamesine göre aşağıdan yukanya yani Hâ­ şiye-i tecrid medresesinden başlayarak muhtelif medrese derece­ lerinde mantıktan Şerh-i şemsiye, kelâmdan Hâşiye-i tecrid, belâ­ gatten Mutavvel, kelâmdan Şerh-i tevali, belâgatten miftah, usul-i fıkıhtan Tavzih ile bunun şerhinin şerhi olan Telvih ve yine usul-i füuhtan Adud şerhi ve fıkıhtan hidaye ve en son tefsir dersleri okutuluyordu. lUt medresede mantıktan Şemsiye şerhini okuyan bir öğrenci daha yukan derecedeki medreselerde yine mantıktan daha şü­ mullü olarak ^ I U > Metali şerhini okurdu; yine böylece kelâmdan tecrid haşiyesini görmüş olan öğrenci daha yukan medreselerde yine kelâmdan larda herhangi bir Tavâli^ ve Mevâkıf dersin ilk şerhlerini ve belâgatten muhtasan ve smıf olan mutavveVden sonra Miftah şerhini okuyordu. Bugünkü okul­ sınıflarda derecesi yükseldikçe bunun mufassalı okutulmakta olduğundan eski medreselerde de aynı usul devam etmişti. Bu derslerin ne şekilde okutulduğuna dair bir fikir vermek için X V I . asnn

1 Bazı müderrisler, U k medreselerde tecrid haşiyesi yerine tevali de okutur­
lardı.

40

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI

büyük âÜrnlerindeıı Şakayık-i Nûmaniye ve Mevzuatü'l-ulûm diğer ilmî eserlerin müellifi olan T a ş k ö p r ü l ü - z â d e Isamüddin Efendi'nin haUni gözden geçirmek çok faydah olur^. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e ilk tahsilinden sonra

ve

Ahmed

(vefatı 965 H . = 1561 M.) tercüme-i medrese dersine Alâüddin Merah Elfiye'yi

Arapça lûgat ezberlemekle başlamıştır. Sonra M o l l a isimlerindeki okumuştur. muhtasar kitapları ve nahivden

Y e t i m ' d e n (vefatı 920 H . = 1514 M.) sarftan maksud, İzzî ve kâfiye ile bunun şerhlerinden Vafiye, Haruniye ve

avamil, misbah

Bundan sonra amcasından sarf, nahiv, lûgat - k i kavaidinden bahseden Dav'iı'l-misbah ve yine mantıktan Hüsam ve Şemsiye

herhalde

evvelkilerin mabadi veya daha şümullüsü olacaktır- ve bunların mantıktan Isaguci ile şerhim görmüştür.

Yine tahsiU esnasmda akaid ve kelâmı, şerhleriyle beraber okuyup kelâmdan Hâşiye-i Fenarî-zâde Muhiddin Meğuşî'den Muhiddin hadîsten EfendVden tecrid'i dayısından ve Miftah şerhini Çelebi'den Buharî Mevâkıf şerhini Seydt Kadı

gördükten sonra Tunuslu Şeyh Mehmed Sahih-i ve yine hadîsten

t y a z ' m Şifasından birer miktar okuyarak münazara ilminden Cedel^ ve Hilafa almıştır. Ahmed Isamüddin E f e n d i 1495'de doğmuş ve 1525'de otuz yaşında iken ilk defa Dimetoka''da Oruç Paşa medresesine müderris olmuştur. Bu tarihlere göre onbeş yaşında iken medrese hayatına olarak girmiş olduğu farz edilse medrese tahsili
524-526.

derslerini

gördükten sonra bunlardan icazet

mülâzemet müddeti hariç

on sene

görmüş oluyor.

1 Şakayık tercümesi, s.

' ıJ-^- CedeTia lûgat mânası şiddetli düşmanlık demektir; Umiye ıstdahmda bir mfibahesede doğru veya yanlış bir mesele hakkmda hasmı ikna için kullanılacak usulü gösteren ilimdir. Bu ilimle elde edüen hükümler sayesinde ilmi ve ameli bazı şüpheler önlenebilir, fakat bunun aksi de olabilir. Cedel, münaza­ ra ilminin fumundan olnp tim-i hilaf iae münazara ilminin esaslarmdandır ve dinî mflbahaselerde kullamlmak için fukahadan E b û B e k r b. M e h m e d Ş â ş î (vefatı 336 veya 365 H.) tarafından vazedilmiştir . * <-^^ HilâJ'cedd ilminin fürûnndan olup zihni faaliyeti ve mübahaselerde delilleriyle hasmı ilzam eden ilim olup o sayede hasmm vazettiği usul bu sayede cerh ve tadil edilir.

MEDRESELERDE O K U T U L A N D E R S L E R E D A İ R

41

T a ş k ö p r ü l ü - z â d e ' n i n gördüğü besinin nasd yetiştiğini

dersler bir medrese tale­

göstermiş olması itibariyle dikkate şa­

yandır; şimdi bir de bu zatın müderris olup medreseden medre­ seye terfi ederken bu medreselerde okuttuğu derslere bakabm : T a ş k ö p r ü l ü - z â d e , Hâşiye-i tecrid medresesinde Hâşiye-i tecridi başından umûr-ı âmmeye kadar E f e n d i iki sene belâgatten okuttuktan müderrislik telhis şerhi olan mutavvel'i başından, istiare bahsine ve kelâmdan sonra S e y y i d Ş e r i f Cürcani'nin Ferâiz şerhini de tedris etti. Şu halde A h m e d Isamüddin ettiği bu ilk medresede adlan geçen üç iUmden ders yapmıştır. Bu medreseden otuz akçe yevmiyeli olan İstanbul'da Miftah medreselerinden Hacı Hasan medresesi müderrishğine terfi eden Taşköprülü-zâde burada da fıkıhtan kitab-ı Bey'a kadar Sadrü'ş-şeriayı ve belâgatten evvelinden Jlif 1 icaz ve ı_«U»l itnab bahislerine kadar Miftah şerhini ve umûr-ı âmmeden vücub ve imkâna kadar da Hâşiye-i tecridi ve başından sonuna kadar da hadîsten Mesabih'i^ okutmuştur. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e bu medresede üç sene kalmış ve 936 H . (1529 M.) 'de terfi ederek kırk akçe yevmiyeli ris burada evveUnden sonuna kadar hadisten hadîsten Meşarık'i^ ve usul-i fıkıhtan medreselerden ÜsMesabih ile yine Tefta­ küp'te tshak Bey medresesi müderrisliğine tâyin edilmiştir. Müder­ Sâdeddin-i

zâni'nin Tavzih isimli eserini tamamen ve fıkıh'tan Sadrü'ş-şeria'yı kitab-ı bey'Vden sonuna kadar ve S e y y i d hini ve Seyyid Miftahı Şerifin fenn-i Ş e r i f i n Feraiz şer­ okutmuştur. beyandan beyandan âhırma değin

feraiz şerhini ve miftahını fenn-i

nihayetine kadar takrir eylemiştir. 942 H . (1536 M.)'de yine kırk akçeli medreselerden İstanbul'da Kalenderhâne medresesi müderrisliğine nakledilen E f e n d i burada Me5a6i/ı'i evvelinden kitab-ı mevâkıf şerhini vücub ve imkân bahsinden yerlerini okutmuştur.
> Mesabih, Şafü İmamlarmdan olup 516 H . (1122 M.)'de vefat eden

Isamüddin kadar ve

büyu'a

jc\ Araz bahsine

kadar ve Sadrü'ş-şeriadan bir miktannı ve Miftah şerhinin bazı

Hüseyin b. Mesud Begavi'nin eseridir. 2 j j L t . Meşânk (Mejarıku'l-envar) 650 H . (1252 M.)'de

vefat etmig olan

t m a m R a z i y y ü d d i n Hasan-ı Sagani'nin telifidir. Bn eserde 2252 hadîs vardır. Bin elli hadiste Şey hey n ittifak etmişlerdir.

42

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I

944 H . (1537 M.)'de Hâriç müderrisliğiile Koca Mustafa Paşa medresesine terfi eden müderris bu medresede daba evvelki med­ resede bıraktığı kitab-ı 6üyû'dan sonuna kadar Mesâbihi ilahiyattan (kelâmdan) mevâkıf şerhini tedris etti. Isamüddin Efendi 945 Zilkade (1539 Mart)'de Dâhil müder­ risliğine yükselerek Edirne'de üç şerefeli müderrisi oldu. Burada Sahih-i Buhari'den bir cildini takrir etti ve bir evvelki medresede hidayeden bıraktığı Zekât bahsinden kitab-ı hacc'm sonuna ve usul-i fıkıhtan Telvih'i başmdan taksim-i evvel bahsine kadar okuttu ve beş ay sonra Sahn-ı seman müderrisliğine yükseldi. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e 946 Rebiulevvel ( 1539 Ağustos'de tâyin edilmiş olduğu ve hidayeyi Sahn müderrisliğinde Sahih-i Buharî'yi^ iki suresi'ni kere tamamiyle ve K a d ı B e y z a v î tefsirinden Bakara nak­ ve letti ve bundan başka evvelinden kitab-ı zekâta kadar hidayeyi

Nikâh bahsinden j ^ ^ . büyûa ve telvihi üç şerefeh

medresesinde bırakmış olduğu taksim-i evvelden mebâhis-i ahkâma kadar okuttu. Müderrisimiz 951 Şevval (1544)'de buradan terfi ederek Buharî'nin üçte birini

altmışh medreselerden Edirne'de Sultan Bâyezid medresesi müder­ risliğine tâyin olundu. Burada Sahih-i nakletti ve hidaye'yi kitab-ı büyû'dan kitab-ı şüfa'ya ve telvihi

Sahn-ı seman medresesinde bırakmış olduğu mebâhis-i ahkâmdan sonuna kadar ve mevâkıf şerhini ve ferâiz şerhini tashih baldslerine kadar tedris eyledi. 26 Ramazan 952 (3 Ekim 1545) 'de Bursa kadıhğma tâyin

edildi ve iki seneye yakın bir zaman sonra 954 Receb (1547 ağustos)'de ikinci defa Sahn-ı seman müderrisliğine getirildi bu ikinci
1 256 H . (870 M.) de vefat etmiş olan İ m a m H a f ı z Ebî A b d u l l a h Mu­ h a m m e d b. İ s m a i l B u h a r î'nin hadîsten olan eserinin adı Camiü's-sahih olup c$J^ Hafız Sahih-i Buharı diye meşhurdur. 261 H . (564 M.)'de vefat eden t m a m E b î ' l - H ü s e y i n Müslim'in de Camiii's-Sahih adlı bir eseri vardır; Sahihayn adı verilmiş olup kütüb-i sitte b. denilen Enes'in

her iki esere birden üf"^

hadîs kitaplarmdandır. Bu iki hadis kitabı Ue bir de t m a m M a l i k (vefatı 179 H . = 795 M.)Ü.j..

Muta isimli Hadîs kitabı başta gelip Sahihayn'den sonra kütüb-i sitte arasmda zikredilen Sünen-i Ehi Davud, Sünen-i Tirmizi, Sünen-i Nisat, Sünen-i tbn Mâee gelmektedir. Bunlardan başka Sün«nü'{-A:e6tr ve's-jagîr ( E b î B e k r b. A h m e d B e y h a k î ) isim verilmiş olan hadîs kitabı ,.'ile diğer hadîs rivayet eden kuvvetli büyük muhaddisler de gelmişlerdir.

MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLERE D Â l R

43

defaki Sahn-ı seman

müderrisliğinde de yine evvelki gibi

SMhTelvüii

Buharf yi tamamen ve Hidaye'yi bâb-ı şüfadan sonuna ve tefsirine yazdığı haşiyeyi mütalâa etti.

evvelinden taksim-irabia kadar okutup S e y y i d Ş e r i f i n , Keşşaf

11 Şevval 958 (12 Ekim 1551)'de İstanbul kadısı olup 961 H. (1554 M.)'de gözleri görmez olduğundan kadılıktan çekildi. Taşköprülü-zâde'nin okuttuğu derslerden anlaşıldığma göre Hâşiyei- tecrid medreselerinden başlayarak Sahn-ı semanca kadar yukarıda saydığımız eserlerin metin ve şerhleri bahis bahis, derece, derece tedris edilmiştir ki II. Bayezid zamamnda tamim edilen medrese tedrisatını havi kanunun daha izahlı bir şeklidir. Şu halde Ahmed I s a m ü d d i n E f e n d i tedris hayatında ilk medreseden Sahn-ı Kelâmdan : HâşiyeiMutavvel ile Miftah seman medresesine kadar:

tecrid ile mevakıf şerhini. Belagatten : Ferâizden : Mesâbih, Seyyid Meşank Şerif ve GürSahih-i

şerhini.

canî'nin Ferâiz şerhini. Usul-i fıkıhtan: Tenkih, Tavzih ve telvihi. Fıkıhtan : Hidayeyi; Hadisten : BuharVyi. rülü-zâde'nin Tefsirden: Beyzavî'yi okutmuştur. Bunlar, T a ş k ö p ­ okuttuğu dersler olup diğer müderrisler de bu

tedris çerçevesinden hariç olarak ihtisaslanna göre meselâ man­ tıktan şerh-i metali, şerh-i şemsiye ve diğer mantık kitaplarım ve belagatten muhtasar (şerh-i telhisül-miftah), kelâmdan tevali şerhi, usul-i fıkıhtan muhtasar-ı münteha şerhi olan şerh-i adud, tefsirden Keşşaf (Zemahşerî) gibi muhtelif eserler okuturlardı ki bu tarz her müderrisin ihtisasma kalmış bir şeydi.

.

26). Bundan sonra müderris namzedi nevbet denilen müderrislik veya kaddık almak için sıra bekler. Şikâyetçiler kıdem ve hakk-ı müktesebleri sebebiyle tatyib edildikten sonra badema mülâzımlar için müstakil bir ruzname tertip ederek yolsuzluğun önünü ahp mülâzemet işini bir tertibe sokmuş ve bundan başka ulemamn her payede ne kadar mülâzım vermeleri lâzım geleceğini ve yedi senede bir nevbet usulünü vazetmiştir (Şakayık zeyli. Eğer Anadolu'da müderris veya kadı olmak istiyorsa Anadolu kazaskerinin ve Rumeli'de müderris veya kadı olmak istiyorsa Rumeli kazaskerinin mu­ denilen deftere ayyen günlerdeki mechsine devam edip (Matlab) (Ruznameye = gündeme) ismini kaydettirirdi. S u l t a n S ü l e y m a n bunlarm şikâyetlerini dinlemesini E b u s s u u d Efendi'ye emretmiş­ tir.YEDİNCİ BÖLÜM MÜDERRİSLİK İÇİN M Ü L Â Z E M E T VE NEVBET Daha yukandaki bölümlerde görüldüğü üzere bir medrese talebesi Hâşiye-i tecrid medreselerinden başlayarak müteaddid hocalardan ders görüp nihayet Hâriç ve Dâhil medreseleri ders­ lerini gördükten sonra arzu eden Sahn-ı semen veya Sahn-ı Süley­ maniye medreselerine devam eder ve burayı tamamladıktan dair sonra icazet alır yani kendisine müderrislik edebileceğine diploma verilirdi. 184 ve oradan naklen Devhatü'l-meşayıh. veya Pâdişâhın ilk doğuşlarında da mülâzemet verilirdi. Atayî s.)'de EbusBuud Efendi'nin Rumeli kazaskerliği zamamna gelinceye kadar mülâzemet kaydma itina olunnuyarak herkes bir yolunu bulup mansıba girebiUrmiş. . Yani dersten mezun olan daniş­ mendler sırasıyle kazasker defterine kayıt olunarak müderrislik Bundan başka Pâdişâh cüluslarında şehzade seferinde ve muzaffariyetlerde ve için nevbet beklerlerdi ^.. s. 1 944 H. Bu tarihte Anadolu kazaskeri bulunan Çivi-z âde M u h y i d d i n M e h m e d E f e n d i umumen yabancı olanları mülâzemetten menetmesi üzerine bunlar Pâdişâha müracaat ederek şikâyette bulunmuşlardır. 1537 (M. Ebussuut Efendi'­ nin Rumeli kazaskerliğine kadar muntazam bir mülâzemet defteri olmayıp birer suretle yolunu bulanlar sıra beklemeden mülâ­ zemete geçerken (Ebusuut Efendi ulemadan her payede olan­ ların ne kadar mülâzım vereceklerini tesbit ile badema yedi senede bir mülâzemet usulü kanun oldu.

Edirne ve Bursa kaddarmın beşer ve büyük mevleviyet yani taht kaddannın üçer mülâzım vermeleri ilk defa bu tarihte kanun olmuştur^. birisi de A b d ü l b a k i gibi tab'ı pâk ve cevahir zatı bulup çıkanp kadir ve kıymet verdiğimdir" demiş (Selânikî.46 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Mülâzemet kanununa ay kın olarak K a n u n i S u l t a n Süley­ m a n . Hükümdarlann cülûslannda ve ilk seferlerinde ve nün tatbik edildiğini söylemiştik. s. insana ancak bu denlu mümkün ve müyesserdir" derlermiş (Aynı tarih ve aym eakife). 243. basılmamış kısım Esat Efendi kitapları. 2259 varak 466). M u r a d da Baki hakkmda "llmü fazilet ile letâfet-i nazm ve takrir-i kelâm ve beyan. * Şakayık zeyli. Mirahur Ferhad Ağa'dan naklen Selfinikî MnBtafa E f e n d i . bunun üzerine kazaskerlerin onar ve bilâd-ı selâse yani İstanbul. 968 H . . S u l t a n S ü l e y m a n ' ı n B a k i hakkındaki teveccühünü göyle anlatıyor: S u l t a n S ü l e y m a n bir gün Pâdigahbğımm birkaç yerinden hazz-ı vâfirim vardır. kendisine güzel kasideler takdimiyle teveccühünü kazanmış olan Şair B a k i ' y i sıra bekletmeden mülâzım defterine kaydet­ tirerek bir sene Hâşiye-i tecrid sonra 971 H . * Şakayık zeyli. Atayî. Daha sonraki tarihlerde yedi senede bir mülâzemet usulüne pek o kadar riayet edilmediği görülüyor. Nr. S u l 1 Şakayık zeyli. Selim fle I I I . Atayî. Nitekim yukandaki 1560'daki mülâzemetten sonra 973 Şaban (1566 Şubat)'da da mü­ lâzemet emredilmiştir^. Atayî. s. 243. (1563 M. 183. 435. s. II. B u münasebetle muzafE f e n d i 971 Şevval (1564 Mayıs)'de otuz feriyet zamanlannda şehzade doğumlarında da mülâzemet usulü­ şeyhülislâm ile Padişah bocalan yirmişer danişmendi mülâzım kaydederlerdi. Ruznamçe-i hümayunda kayıtlı olup nevbet bekleyen mülâzımlar varken bir medrese talebesinin iki sene içinde mülâzım ve arkasmdan da müderris olmasının doğru olmadığmı Rumeli kazaskeri Hâmid akçe ile Efendi Silivri'de arz ile itiraz etmiş ise de Pâdişâh kati Piri Paşa medresesi müderrisliğine ola­ tâyin rak emredince B a k i edilmiştir ^. (1560 M.)'de yirmi beş akçe ile Halbuki müderrisliğine tâyinini irade etmiştir.)'de nevbet ferman olunmuş yani medrese mezunlaruun Ruznamçe-i hümayuna kayıt olunarak sıra beklemeleri emredilmişti.

V. 2 4 8 .eşraf tâyinlerinde altışar. (1556 M.)'de Şeyhülislâm B o s t a n zâde'ye hürmeten bundan sonra şeyhulislâmlarm otuz mülâzım vermelerini irade etmiştir^. XVIII. İstanbul kadısı ile kazas­ ker mazulleri ve şeyhülislâm A l i Cemali Efendi'den daniş­ mend almış ve bir kısım danişmendleri de ayartarak bu suretle Pâdişahm ilk seferinde mülâzım vermişti^. Anadolu kazaskerleri.)'den itiba­ ren bunlarm da üçer mülâzım vermeleri kanun olmuştur ^. 2 5 8 . Atayı s. Bunlar şeyhülislâm olıuca 1127 H . • Mühimme defteri. (1715 M. Nakibü'l .)'de kazaskerler gibi nevbetten on mülâzım vermesi hatmna riayeten on altı mülâzım verirlerdi. B . Sultan I I I . ( 1 5 9 5 M. Mülâzemet usulü. . Hekimbaşı ile pâdişâh imamı dörder. a. c. B .z â d e olunmuştu *. açık göz talebelerden bazdan kendilerinin okuduklan hocalanmn müsaadesini almadan bilhassa hocalanmn mülâzımı olmak üzere o tarafa giderlerdi^. Mülâzım verecek talebeleri olanlar onlan mezun yaparlardı.)'de bu mülâPâdişâha arz olunarak iradesi ahnırdı. ' Selânikî tarihi (basılmamif nüahai). Mekke ve Kudüs kaddan vasıtasiyle beşer mülâzım verirlerdi. * Şakayık zeyli. Mehmed 1004 H . 1 1 4 . Şehzade hocalanmn ikişer mülâzım Sultan Süleyman'ın oğullan vermeleri kanun iken K a n u n i S e l i m ile B a y e z i d ' i n ricalan üzerine 9 6 3 H . asırda teşri/ denilen şeyhülislâm tâyinlerinde bunun olurdu. 4 5 7 . Şehzade doğumlarmda (velâdet-i hümayun) da aym suretle rinin tâyinlerinde sekiz. » Raşid tarihi. Rumeli_kazaskerleders Pâdişâh Zeynelâbidin üç yüz akçe ile tekaüd 1006 H . 50. (1598 ferman Efendi'nin M. meselâ Mekke ve Medine kadıhklanndan mazul olup Süleymaniye Dâru'l-hadîsVnden olan K â t i p . talebeleri olmayanlar ise şöhretli âlimlerin müstaid danişmendlerini alırlardı. fakat Ş e h i d A l i P a ş a vezir-i âzam 1 Şakayık zeyli. varak 2 8 2 6 .MÜLAZEMET ATE N E V B E T 47 t a n S ü l e y m a n hükümdar olunca hocası Hayreddin Efen­ di'nin mülâzım vermesi kanun olup kendisinin yirmi beş mülâzım verecek talebesi olmadığı için kazasker. haklannda teveccüh gösterilen bazı ulema ve kadı­ lara da teşmil edilmişti.

47. 9). s. Pâdişâh hocası ve bazı vezir ve beylerbeyi evlâdlan yaşına oldu. Bunlardan başka şeyhülislâm. voyvodalar. müderrislik ve kadıhk yolu şöyle kadar böyle mevcut bu tarihe medreselerde. kendisine de ikişer mülâzım kanun olmuştur^. Mülâzemet Mülâzemet usu.48 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI zemet usulünü tahdid ederek suyiistimal edilmiş olan mülâzemet usulünü verilmesi yeni bir nizama bağlamıştır. Hâriç gelmeleriyle Bunlardan müderrisi şeyhuUslâm derecesine kazas­ büyük mevleviyet (taht) kaddan bulûğ yaşı sayılan on dört. Selim zamanmda Sa/ranbolulu İ z z e t M e h m e d Paşa sadr-ı âzam olunca teşrifat mucibince müstehiklere kırk adet mülâzemet verilmesi kanun olduğundan sadr-ı âzanun arzusiyle ehliyetsizlere verilmemesi için ulemadan bir kaç kişi mümeyiz tâyin edilip taliplerin arasmda imtihan yapdmıştı( Vak'anüvis Halil bey tarihi. Bu hususa dair hatt-ı hümayunlar Daha sonra vezirlerden birisi sadr-ı âzam olunca hürmeten kırk mülâzım vermesi kabul edilmişti^.^^^^ tünün bozulması «l^n bozukluk ^^^^^ İlmiye arttı. Kazasker oğullan kırk akçeU ve İstanbul senelerce ders görüp uzun müddet mülâzemet ve nevbet bekle- ' I I I . defterinin tertip ve zabtı Rumeli kazaskerlerine aitti'. * Hammer tarihi (Ata Bey tercümesi) c. on beş rüûsu verilmesi mülâzemet ve ve kanun nöbete olan sonra oğullan onlara da istanbul girmeden birden bire ehliyeti haiz müderrislere verilecek çıkaniddar bir müddet kanunun tebdiliyle bunlann Dâhil müderrisi olmalan kabul olundu. subaşılar on bin akçe mukabilinde mülâzemet satın alarak tahsil görmeden kadı olmağı başladılar*. Halbuki birisinin tecrid ve buralan müderrisi itibar olundu. . Buna göre şeyhülislâm tâyinlerinde daha aşağıda üçer ve kazasker tâyinlerinde kaydedilmiştir. ^ Nimeti Efendi kanunnamesi (Kütüphanemizdeki nüsha). VIII. teşkilâtında talebeler muayyen dersleri gördükten sonra mezun olup mülâzemetle müderris ve kadı olmak için nöbet usuliyle matlab def­ terine kaydedilerek sıra beklerlerken bu tarihten itibaren mülâ­ zemet alenen para ile elde edilmeğe başladı. ker. Pâdişâh hocalanmn oğullan da Dâhil medreselerinden kaddan oğullan da yirmi beş veya otuz akçelik {Hâşiye-i Miftah) medreseleri müderrisi oluverirlerdi. s. 37. s.

sene 1127. asır şöyle diyor * : medresesi müderrisi yerinde başlarında vezir-i âzam Damad (Şehit) Ali Paşa bazı teşebbüs­ lerde bulunmuştur. İstanbul'da Eski Ali Paşa müderrisliği münbal ol­ duğu zaman kırk akçeli medrece mazullerinden beş kişi ile ulemadan müteşekkil bir heyet huzurunda imtihan olup muvaffak olduktan sonra bu medrese müderris­ liğine tâyin edilmişti {Atayî. Bundan dolayı dereceleri tasnif edilmiş olan medreselerin mevcut dereceleri mecburen değiştirilerek müderrisler yerlerinde terfi ettirihyorlardı. RumeU ve Anadolu kazas­ kerleri büfiil kazaskerhkte bulundukları zaman kanun üzere her altı ayda bir kere mülâzemet verirlerdi. * Bu sırada sadr-ı âzam D a m a d A l i P a ş a Mora seferinden ve Padişah Edirne'de bulunduğundan hatt-ı hümayun sadr-ı âzam vekili olan rikâb-i hümayun kaymakamma hitabendir. bu yüzden iltimash bir çok eehele ilmiye mesleğine girerlerdi^. sımfımn bozukluğunu düzeltmek için X V I I I . » Raşid. çünkü medreselerin adedi kâfi gelmi­ yordu. B u bol bol mülâzemet isteyenler yüzünden medrese tahsili görüp müderrisliğe geçmek uzun zaman bekliyorlardı. 50. » Raşid tarihi. meselâ Hariç olarak Dâhil İlmiye müderrisi oluyordu. IV. 323. s. . Z e k e r i y a E f e n d i sonradan şeyhülislâm olmuştur. hattâ eskiden buralara aym evsafı haiz olanlar birden ziyade ise aralarında imtihan yapıbrdı^. 47. s. c.M Ü D E R R İ S L İ K İÇİN MÜLÂZEMET V E N E V B E T 49 dikten sonra yirmi beş ve otuz akçe ile müderris olanların yerleri idi. c. IV. buna dair Raşid "Tarik-i ulemada mülâzemet hususu bir az zamandan beri nizamsız olarak ehil ve nâ-ehle bakdmayıb salây-i âm olmağla kudret-i maliyesi olanlar beyninde müzayede ve her kim ziyade akçe verir ise amn muradına müsaade olunub vilâyet-i Anadolu'da olan haşerat çift bozarak bir kaç akçe peyda ettiği saat anınla bir mülâzemet iştira edib kat-ı tarik etmeleriyle cebele iş görüb mülâzemet arzusanda bulunan erbab-i lâasım yürüttükten kaydetmektedir : Sen ki Kaimmakamımsın Tarik-i ulemada ehil ve nâ-ehle bakdmayıb keseret-i mülâistihkaka var muîd ve muzaf ol sözüyle rah-i ümitlerine sedd-i sedid çekilir idi" mütasonra ilmiye mesleğinin ıslahı için rikâb-i suretini hümayun kaymakamhğına gönderilen hatt-ı hümayım '• Z e k e r i y a E f e n d i . timfyt Ttşkilâlı. s.

Yine bu hususa dair Raşid tarihinde (Tertib-i nizam-ı mikdar-ı mülâzemet) mürur başhğiyle şöyle denihyor ^ : keyfiyyetine şeyhülislâm *'Zikri eden mülâzemetler hususunun verilen nizam gibi kemiyyetine dahi intizam verilmek murad-ı hümayun olub aded-i mûtad sualini mutazammin efendiye hitaben hatt-ı hümayun sadır olmağm kadimü'l-eyyamdan hem teşrif nanuna ibtidây-i nasbiarmda ve velâdet-i hümâyun vukutmda şeyhülislâm olanlara onaltı ve sadr-ı Ruma sekiz ve sadr-ı Anadolu ile Nakibüleşrafa altışar ve hekimbaşı ile imam-ı sultaniye dörder ve Mekke-i Mükerreme ve Kudüs-i şerif mertebeye müstakıllen mülâzemetler verilirdi.50 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I zemet verilmek ilm-i şerifin adem-i rağbetine mezelletine bâis olmağla fi-mâbâd bî-vech bahane ile mülâzemet verilmeyib ancak medaris ve mevleviyette mansıb ve hareket vukuunda vaz-ı kadimisi ne ise geldikte mûtad üzere verilecek bir müstahikka mülâzemetlerin vakitleri iktiza veyahut mülâzemet verilmek ettikte şöhret-i şayiası. ulema-zâdeden ise ancak kimin oğlu olduğu arz olunmak kifayet eder. kaç yaşında olduğu ve kimden okuduğu ve ne okuduğu efendi dâimizin (şeyhülislâmın) malûmı olub ve işareti olduğu malûmun olduktan sonra rikâb-i kâm-yâbıma arz eyliyesin ve mülâzemet arz olunan. c. 49. IV. s. * Raşid tarihi. c. Bu hatt-ı hümayun mucibince mülâzemetlerin tahsil görüp medreseden yetişmişlere verilmesi hususundan başka ikinci bir hatt-ı hümayunla malûmat da mülâzemet sonra hususunda şeyhülislâmdan kazasker ve istenilen almdıktan şeyhülislâm. IV. 48. diğerlerinin bol miktarda verdikleri mülâzemet usulü de tahdid edilmiştir. kaç yaşında olub ve ne okuduğunu ilâma hacet yoktur" Bu hatt-ı hümayunla mülâzemet usulü ıslah edilmek isten­ mekle beraber ulema oğullan hakkında eskiden beri devam edip gelen kanuna dokunulmaması ve yalmz ulemadan kimin oğlu olduğu sorularak yaşımn ve tahsil derecesinin sorulmaması imtiyazb cahil ulema-zâde sınıfının devamım mucip olmuştur.altı lâmlar Bayezid medresesi 1 Raşid tarihi. ayda bir kere . s. V e kadısı olanlara beşer ve şeyhülislâm efendiler işaretiyle murad olunan şeyhülislâm şeyhülis­ hazretlerinin Sultan Bayezid medresesinden — çünkü müderrisi idiler.

c. sahna ve andan altmışlıya ve musüa-i Süleymaniye'den Süleymaniye'ye ve andan mansıb oldukta birer mülâzemetlerin iade namiyle bir müderris molla olunca dörder mülâzım yazar deyu şeyhülislâm M i r z a E f e n d i hazretleri cevab yazdıkta fîmâbâd zikrolunan mülâzemetlerin bir hadd-i mûtedUe tenzil olunmak bâbmda sadır olan hatt-ı hümayundur ki zikrolunur" dedikten sonra bunun suretini kaydediyor : "Sen ki Kaimmakamımsın. İV. Ârzolunan mülâzemet defteri manzur-i hümâyunum oldu. Hatt-ı hümayundaki kayıt bunlara aittir. « Rofid tarihi. Altı ayda bir kere medrese muîd'iyle muzaf denilen muid yardımına (Asistan) yani iki kişiye ve senenin diğer altı aymda da yine muîd ve muzaf tâyin edilmiş olan diğer iki zata verilecek mülâzemet dörttü. 5 0 . 5 1 .z â d e A b d ü r r a h i m E f e n d i ' y e 1 Şeyhnlislâınlar. vakfiyesi mâcibince Sultan Bayezid medresesi mfiderrisi idiler. . Bu hatt-ı hümâyunu mütaakıp dört yüzden ziyade müder­ risin iadeden mülâzım yazdmak üzere medreselerinde derslerine hizmet devam edip müderrislere danişmend namiyle beşer onar sene hizmet eden binden ziyade danişmendin mağdur ola­ cakları Pâdişâha arzedilmesi üzerine yine eskisi gibi her müderris mansıb ahnca yani bir üst medreseye terfi edince dörder mülâzım yazmaları usulü ibka edildi^ ve bu arada Edime ve Bursa medreselerindeki mülâzemetler de kaldırıldı. Bu hatt-ı hümâyunları mütaakıp sadaret kaymakamı M e h ­ m e d P a ş a Şeyhülislâm M e n t e ş . şeyhülislâm efendiler nasbmda üç mülâzemet ve kazasker efen­ diler nasbında ikişer mülâzemet ve Sultan Bayezid medresesi danişmendlerine senede dörder mülâzemet ve kazaskerlerin müddet-i nasbiarmda tezkereciUk namiyle ancak bir mülâzemet ve medreseden sahna varanlara birer ve sahndan ibtida-i altmışhya varanlara birer ve Süleymaniye'ye varanlara birer ve Süleyma­ niye'den mansıb olanlara (yani kadıhğa geçenlere) birer mülâ­ zemet verilsin ve mülâzemetler bir hadd-i muayyene tenzil oluncayadek bu vech üzere verilsin ve bundan ziyade arz olunmasm". s.MÜDERRİSLİK İÇİN MÜLAZEMET V E NEVBET 51 muid ve muzaf \na iki miİlazenıet ^ ve sadreyn efendiler dahi her altı ayda bir kere tezkerecilik teşrifi namiyle bir mülâzemet ve müderris efendiler tekmil-i devre-i mûtade-i tedris edince musda-i sahndan.

varak 228." Bu takride derkenar olarak Y u s u f Paşa: "Bu hususu Der-i saadette arz edecek iken sefer gaUesiyle unutulduğu"nu kaydetmiştir.) de sefere gitmekte olan Sadr-ı âzam K o c a Y u s u f Paşa'nın Şeyhülislâmın oğluna yüksek bir müderrislik verilmesine müsaade edilmesi hakkmda I. kerametlû. IV. . bozulmuş zat sadır Mahmud olan ilmiye Seyyid sımfımn Mürteza ıslahı için Mür­ ve dürüst bir olan Efendi'yi Anadolu kazaskeri iken şeyhülislâm yapmıştı. s. (1788 M. Takririn üzerine I. Filhakika t e z a E f e n d i bu hususta hatıra göniUe bakmıyarak epi faaliyet gösterip bir dereceye kadar muvaffak oldu ise de yüksek ilmiye rütbesini haiz ulemamn evlâdı olan zadegan sınıfımn olamamıştır 1 RaşU tarihi. 1127 fI715 ^ tzzî tarihi. olmak hasebiyle bu ânedek hakkmda sünuh eden birr ü atıfet ve mekâtim ve re'fet-i şahaneden vücuhla mahcub ve şerm-sar olduğundan bu bahta izhar-ı teeddüb ve iffet ve ibrâz-ı şermü-bicab ve teşekkür ve kanaat edib yüz yıl dursa mahdumı hakkmda ol makule adeti kal u kaleme getiremiyeceği nümayan olduğuna binaen kariha-i sahiha-i husrevânelerinden olarak müşarünileyhin mahdumları medresesi bir kaç mertebe terfi buyurulur ise her veçhile kendûlere bais-i tezayüd şevk ve habisi olub kavmi beyninde derkâr olan nüfuz ve itibarı bir kaç mertebe aşikâr olacağı. Sadr-ı âzam Damad Ali Paşa haber seferinden döndükten sonra bu münasebetsiz hah alınea pek ağır ve acı sözlerle şeyhülislâmı hırpaladığı cuğun adını da müderrislik olan birisim tâyin ettirmiştir^. M a h m u d zamanında şeyhülislâm olan Mürteza Efendi zamanmda 1163 Cemaziyelâhır Ue mülâzemet işinin müderrislik hümâyun I... e. sene H .52 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ısrar ederek on yaşını henüz geçmiş olan oğluna Dâhil müderris­ liği almağı Mora ihmal etmemişti. afif ve (1750 Nisan)'da yine medreseler olmayanlara bir hatt-ı tanzim ve ıslahı ve ehliyeti verilmemesi hakkmda mülâzemet olmuştur^'*. 169. gibi ço­ defterinden sildirerek yerine lâyik Bu hatt-ı hümâyunun tatbiki bir müddet devam etmiş ve 1. mürettep tahsil görmeden müderris olmaları usulünü kaldırmağa muvaffak » 1202 H. A b d ü l h a m i d ' e bir takriri: "Şevketlû. kudretlû Velinimetim efendim Pâdişâhım Meşihat-i islâmiyye mesnedinde kaim olan duacılarımn evlâdları medreseleri ötedenberi bir kaç rütne ilerüce terfi âdet olub ancak halen mesned ârây-ı fetva olan semahatlû Efendi dâîleri akran ve emsali meyanmda kemal-i akl ve eveb ve iffet ve fart-i hicab ve haya ve kanaat Ue mevsuf. M)..

Mevlâna Mehmed b. 9351. . Heman Allahü teâla ilâ âhırü'l-ömr mesned-i fetvada karar nasib olmuştur. hazretlerinin velâdet-i hümayunları üçüncü olmak üzere mülâzemete cihetiyle sâdır olan hatt-ı hümayun mucibince bâ-işaret-i hazsâlisemiz defterinde mastur ve mu­ A b d ü l h a m i d : "Gerek mülakatımızda ve gerek tahrir-i hümayunda mukaddem yazmıştım. sandık 7. 1 Topkapı saray. Tamam yerini bulmuş bir zat-ı şeriftir" hatt-ı hümayuniyle Şeyhülislâm hakkmdaki teveccühünü gös­ termiş ve tabu oğlunun medresesini yükseltmiştir (Başvekâlet Arşivi. Nr. bu defa elbet emrim ısdar ve nizam veririm. Hatl-ı hümayun vesikaları. Abdullah İstanbul kayıd sureti Mevlânay-ı mezbur hâlâ sadr-ı fetva olan şeyh-i meşaph-i islâm Abdullah efendi hazretlerinin talebe-i kiramından olub 1122 Şevvalinde piraye-bahş-i mehd-i vücud olan şehzâde-i Civan-baht sultan Abdülmelik ret-i şeyhülislâm teşrifen on kabul buyrulduğu def'a-i kayyettir ^. hatt-ı hümayun Numarası \22).M Ü D E R R İ S L İ K İÇİN M Ü L Â Z E M E T V E N E V B E T 53 Yukarıda bahsettiğimiz Mülâzemet defterine şöyledir. Arşivi.

.

24. 1 Kanunnâme-i Al-i Osman. 24 (Kütüphanemizdeki nüsha) * Kâtip Çelebi. a. 21). B u Dâhil medreselerinin yolu Sahn müderrishği olduğu için bundan dolayı bu Dâhil Mûsila-i şehzade vahdeleriyle Pâdişâh kızlanıun ve medreselerine yap­ Sahn da denilirdi. Dâhil elli medreseleri şehzadelerin. • Âli. Mûsila-i sahn müderris­ liği hakikatte dâhil medreselerinden ise de Sahn-ı semana talebe yetiştirdiği için derece ve rütbe itibariyle Hareket-i dahil müderrisliğinden yüksekti. . a. 688. Cihannüma. Hâşiye-i tecrid müderrisi olan zat terfi edince bir derece yüksek olan otuz.SEKIZINCI BÖLÜM M Ü D E R R İ S L İ K Daha yukanki bölümde görüldüğü kayıt üzere medreselerdeki sırası dersleri sırasiyle geUnce en aşağı görüp danişmend olan talebe. B u ilk medrese müderris­ likleri yirmi ve yirmi beş akçe yevmiyeli idi. Fatih hanurmâmesi (Tarih-i Osmanî Encü­ meni. bundan sonra olunarak nöbet derecedeki Hâşiye-i tecrid medresesi müderris­ mülâzemet ve kazasker defterine liklerinden birisine tâyin olunurdu. Hâriç elli medreseleri müderrisUklerine yüksehrdi. Kûnkü'l-ahhar (baatlmamış birinci cild). makasıd şerhi ve Hâriç elli medreselerinde ise başhca Hâriç fıkıhtan hidaye tedris edilirdi'. Anadolu'da kız ve beylik kurmuş olan yaptırmış hükümdarlarm veya medreselerdi*. otuz beş akçe yevmiyeh Miftah medreselerinden birinin müderrisliğine ve daha sonra kırkh. elliden terfi eden müderris Dâhil müderrisi olurdu. Pâdişahlann tırmış olduklan medreselerdi*. s. onlann Kırklı ailelerinin olduklan medreselerinde kelâmdan mevakıf şerhi. s. Eğer medreseden mezun olup müderrislik için nöbet bek­ leyen danişmend askerî sınıfa geçmek isterse kendisine yirmi bin akçe ile zeametin ilk derecesi verilirdi^. Bu Kırkb ve Hâriç eUi medreseleri. * Âli. Künhü'l-ahbar (basılmamış birinci cild). Dâhil medreseleri içinde en önemlisi Fatih'in yaptırmış olduğu sekiz Tetimme medreseleri idi.

' Şeyhnl-islâmin bir inhası (lbnü'1-emin tasnif. otuz. V. 511). tevcihat vesikaları Nr. Bayezid. Kırklı. s. a. yirmi akçe Ue tâyin olunarak Fakat daha sonra Sultan II.56 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E TEŞKILATI Müderris kudret olurdu. Dâhil. İlk medrese müderrisine Hâşiye-i tecrid ve ikinci derece müderrisine Miftah ve ondan daha üstün medrese Kırkb mü­ derrisleri denilip bundan sonraki medreseler müderrislerin rütbeleriyle malûm olurdu. ^ Âli (basılmamış birinci cild). X V I . Fatih risliğe ilk Sultan ve kabiliyetim gösterecek olursa Sahn-ı seman medreselerinden birisine terfi eder ve bu suretle profesör M e h m e d ' i n kanunnâmesi üzere müder­ girecek olan mülâzmı. Semaniye ve Altmışh olarak artmıştır. Yavuz Sultan S e l i m ve K a n u n î zamanlannda Altmışh medreseler de yapUarak^ yeni bir ka­ nunla medrese ve müderrislerin dereceleri Otuzlu. EUili (Hâriç eUili). Mine'd-dâi el-fakîr Mehmed afa anhu * Raşid tarihinde Hareket-i dâhil müderrisliğine ikinci denilmektedir (C. asır ortalarma kadar Ayasofya ve Eyüp medreseleri Sahn derecesinde sayUmış ise de bu asnn ikinci yan­ sından îtibaren ayasofya Sahn-ı seman'dan bir derece yüksek sayU­ mış ve Eyüp müderrisliği ise bazan Sahn'dan aşağı ve bazan beraber 1 Kanunnâme-i Âl-i Osman. 117). 1052) Maruz-i dâileridir ki kırktan mâzul Mehmed efendi dâilerine Cafer Çele­ bi medresesi ibtidâ-i hâriç ile inayet buyrularak rica olunur. yirmi beş. Hariç ve Dahil ve daha sonra Sahn müderrisi ve ondan sonra Sahndan şehzade müderrisi ve oradanda Süleymaniye müderrisliğine terfi et­ tiğine göre jehzâde müderrisliğinin Şahından bir derece yüksek veya müsavi olduğu anlaşılıyor (Atayî. Kırkb. 30. dahil rütbesi . s. Kırk akçe yevmiyeli olan Kırkb müder­ risinin rütbe ve derecesi yükseldiği zaman tbtida-i hâriç müder­ risi^ daha sonra oradan hareket ettiği için Hareket-i çıkar ve sonra Mûsila-i hâriç ve Sahn onu mütaakıp tbtidâ-i dâhil ve arkasından Hareket-i dâhil mü­ derrisliği* derecesine sahn ve müderrisi olurdu. 120. Şakayık zeylinde Ebû'l-Meyamin Mus­ tafa Efendi'nin müderrislik bayatmdan bahs edilirken onun yirmi. Süleyman medreseden medreseye beşer akçe artmak suretiyle eUi akçelik müderrisliğe kadar çıkardı^. s.

20. İçel denilen İstanbul.tâyin olunurdu ^. Meselâ 1013 H . Künhü'l-ahbar (basılmamış kütüphanemizdekibirinci cild). müderris adedine ve onlara derece bulmak itibariyle zaman zaman tebeddüle uğradığım göstermektedir. her bir müderrisin talebe­ lerinden (muîd) denilen yardımcüan doçent veya (asistanları) ' Fâtih'in kanunnâmesinde "Sahn'dan bej yüz akçe Ue kadUiğa vusul bulur ve Ayasofya medresesinden dahi kezâlik böyle vusul bulur" kaydından. 20. s. Sahn-ı seman müderrisleri merasimde sancakbeylerinin üstünde yer alırlardı''. Fakat X y i . 20.MÜDERRİSLİK 57 ve yüksek Fatih'in medreselerini îtibar edilmiştir kanunnâmesi kazaskerler B u tâyin edilen müderrislerin iktidarma göredir. » " " " s. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman s. medreseleri müderrislerinin yevmiyeleri el­ kadılığa lişer akçe olup bunlar isterlerse üç yüz akçe yevmiyeli gidebilirlerdi ve yine kanunnâmeye göre Hâriç ve Dâhil müder­ risleri arzu ettikleri takdirde nişancılığa ve defterdarhğa da geçe­ bilirlerdi*. s. Bazan bulunduğu medresenin derecesi yükseltilmek suretiyle bir müderrislik derecesi arttırılmış olduğu gibi diğer bir müderrisin tâyininde de o müderrisin rütbesine göre hal-i aslisine indirilirdi . (1604M. 749). ^ Âh. Sahn-ı Seman Ue Ayasofya müderrisliğinin aym derecede olduğu anlaşüıyor. Miftah ve Kırklı tevcih ederlerdi''..)'de Eyüp müderrisinin derecesi altmış akçe­ den tenzU olunarak Sahn payesine indirilmiş ve sonra da Sahn'ın üstünde tutul­ muştur (Atâyî. mucibince Tecrid. • . okuttukları derslerden herhangi bir bahis üzerine talebelerine münazara yaptırırlar ve neticede iki taraf arasında hakem olup mütalâalarını söylerlerdi. 594." . I. c. 14. Sahn müderrisi olan bir zat isterse beş yüz akçe yevmiyeli taht kadüıklanndan birine -ki buna mevleviyyet Hâriç ve Dâhil denilirdi. asrın ikinci yansmda Ayasofya'mn derecesi Sahn'dan yüksek ve Eyüp müderrisliği ise Sahn'dan aşağı Dâhil ve bazan Sahn'dan yukarı itibar olunmuştur. Edime ve Bursa şehirleriyle etraf ve mülhakatmdaki medrese müderrislerinden yirmi akçeli bir mü­ derris kaddığa geçmek isterse kırk beş akçe yevmiye ile tâyin olunurdu Müderrisler. s. « " " " s. "İçel îtüjarî İstanbul ve Edirne ve Bursa medarisine ve bunlarm havalisindeki kasabatta vâki medarisin güzidelerine mahsus olur. Âli. 24. Bu şekU. 36.

24. Sahn-ı semana kadar çıkmış olan bir müderrisin derecesi artınca oradan Ibtida-i altmışlı ve sonra Hareket-i altmışlı. ismine mensup olan Süley­ maniye medreselerini yaptırdıktan sonra medreselerde ve müder­ risliklerde değişiklik yapıldı. s. 2443^. Sahn-ı seman'dan sonraki medrese dereceleri Süleymaniye medreselerine göre ayarlandı'. Süleymaniye ve en son Dârü'l-hadîs müderrisi olurdu.ehemmiyetini kaybetti. asnn adiyle bir medrese ilk yansında daha Mûsila-i Süleymaniye medresesi ile Süleymaniye medresesi ara­ derecesi 1 Şakaytk tercümesi (Mecdî). bilmünasebe daha yukanda beşinci bölümde Süleymaniye medre­ seleri sına kısmında Hâmise-i görüldüğü Süleymaniye üzere X Y I I I . bazı medreseler bilfiil seman'da Sahn-ı müderris olmayanlara Sahn-ı seman payesi ile tevcih olundu ve diğerleri de böyle değişikliklere tâbi tutuldu. işaretleri mucibince tevcih olunmak bu yruldu îî sene 28 c (Cemaziyelâhır) 1115" kaydiyle inhaıun ka­ bulünü bildirdi (Emîri tasnifi. 160. 155. Ahmed sâlU vesikaları. s. birinci cUd). yerinde Süleymaniye itibar olunub ve tstanbuPda ibtida-i hariç ile odabaşı sabık Ömer Ağa der mescid-i Ma/ımud £/«ndi müderrisi t s h a k E f e n d i dâileri yerinde ikinci hariç (yani hareket hariç) itibar buyrulmak rica olunur. Mûsda-i Süleymaniye ile Selanik'te Ahmedbey müderrisi S ü l e y m a n E f e n d i . Mine'd-dâi Mehmed afa anbü Sadr-ı âzam şeyhuUsIâmm bu inhasmı pâdişâha arz ile iradesini aldıktan sonra şeyhulislâmm takririnin üzerine. Sahn müderrisUği bir zamanlar en son yüksek müderrislik iken Süleymaniye medreselerinin yapdması üzerine -aynı zamanda müderris cihetinden de. da Bursa.58 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI vardı. Müderris vefat edecek olursa talebeleri diğer bir müderrisin dersine devam ederlerdi^. ° Bu derece münasebetiyle Şeyhulislâmm bir arizası : Mâruz-ı dâileridir. Edirne ve İstanbul kaddıklanndan birisine Halep. . ' Â l i (Basılmamı. Mûsila-i Süleymaniye. Daha sonraki tarihlerde medrese adedinin artması üzerine medrese dereceleri de değiştirildi.. Elli dahil müderrisliğinden Sahn-ı seman müderrisliğine ve oradan da Altmışlı ve daha sonra Süley­ maniye medreselerinden birine geçilir ve buradan Şam. Nr. "Sah. 23 . tâyin Bağdad kadılıklarına geçilir ve pek ziyade fazi ve kemali olanlar olunurlardı *. 136. Kanuni Sultan aynı derecedeki S ü l e y m a n .

asır ortalarından itiba­ ve Kırkh medreselerinin müderrisle­ müderrislerinin inhası üzerine daha yukan medreselerin sadr-ı âzam vasıtasiyle tecrid. tbtida-i altmışlı kırk sekiz ve Hareket-i altmışh medreseleri otuz iki idi {Ankara Vilâyeti Salna­ mesi sene: 1300 H). Esmihan Sultan müderrisi M û h a r rem-zâde Halil sında Mehmed Efendi'ye. Yeri Üsküdarda Rum Efendi'ye ^ MüderrİBİerm çoğalması medreseleria derecelerinin değiştirilmesine sebep olmuştur. asırda Sahn-ı seman müderrislerinin adedi kırk sekiz ve daha sonra da bir misli artmıştır. Yeri Şeyhulharem müderrisi Ö m e r di'ye hâriç hareket-i misUyesiyle. Dârü'l-hadîs Sinan Paşa sahn müderrisi Medrese-i Bekir risi A b d u l l a h Lütfullah Ebû E f e n d i ' y e altmışla. Sahn-ı seman sekiz. asırda Mûsdâ-ı sahn müderrisliği pek mahdud iken X V I I . Mûsda-ı Sahn seksen sekiz. şeyhulislâmm Müderris tâyini hakkmda bir fikir vermek için onun tarafından da şeyhuhsPâdişâha lâmın. mü­ derris tâyini hakkmdaki takrisi : Medrese-i Süleymaniye. (1882 M. Yeri Kırkdan munfasıl Mehmed E f e n d i ' y e hâriç elU ile. Yeri Şah Sultan müderrisi Efendi'ye altmış Efendi'ye Mûsila-i Süleymaniye ile. Yeri Nişancı Mehmed Paşa müder­ E f e n d i ' y e sahnla. Yeri Haydar Paşa müderrisi mûsila-i sahnla. .MÜDERRİSLİK 59 konulmuş ve bu tertip kadar devam şâha ren rinin arz etmiştir^. Yeri. Yeri Hüsamiye müderrisi M e h m e d E f e n d i ' y e dâhil ile. Hareket-i dâhil müder­ risleri otuz iki. 1300 H . Ahmed sahnla. Yeri EdirnekapıEfendi'ye Efendi'ye Efendi'ye Efen­ Şeyh Mihrimah Sultan Yeri Yahya müderrisi A h m e d Efendi müderrisi hareket-i misUyesiyle. Miftah kazaskerler tâyinleri olmıştır. Meselâ X V I . Yeri Hasan Efendi müderrisi M e h m e d Ş e y h î dâhil hareket-i misUyesiyle. Yeri Sahn müderrisi M e h m e d altmışla. sadr-ı azama yazması ve aynen aşağıya yazıyorum : arzolunarak iradesi abndığına dair bir takrir ile telhis suretlerini Şeyhuhslâmın. sadr-ı azama. Bütün müderrislerin etmeleriyle ve Hâşiye-i Osmanlı medreselerinin tâyinleri evvelce kaldınlmasına Pâdi­ kazaskerlerin yapıhrken X V I .) muayyen bir kadrosu olmayarak miktarı artıp eksilen îbtida-i hâriç müderrisliğinden sonra muayyen kadrosu olan Horeket-i hâriç müderrisleri kırk ve Ibtida-i dahil kırk sekiz. Efdaliye müderrisi A b d u l l a h E f e n d i ' y e Mûsila-i sahnla.

yine bu takrirde medreselerin ve derece ile hangi rütbe verildikleri görülmektedir. ŞeyhuHslâm Efendi tertib ve işareti mûeibince tevcih ve ihsan buyrulmak bâbmda ferman şevketlû pâdişahıEfendi'ye asırdaki medreselerin dereceleri en yüksek ve son müderrislik olan Dârü'l-hadîs ile beraber on bir olup bundan aşağı Kırkb. Sahn-ı seman. Takrirdeki (ha­ kaydı müderrisin bir evvelki müderrislik derecesinin reket-i misliyesiyle) maaşı ile nakline ait olup bunun terfü müderrislik artmasiyle yapılmış demekti. Bu kayda göre X V I I . Yeri Sayyadhaşı müderrisi N û m a n hâriç hareket-i misliyesiyle. Mehmed bu telhisin üzerine (vech-i meşrûh üzere verdim) hatt-ı hümâyuniyle tâyinleri kabul etmiştir. Miftah ve Tecrid medreseleri vardır. VE XVII. IV. Bu takrire müderrislerin dereceleri başta gelen Dârü'l-hadîs hâriç olarak : Medrese-i Süleymaniye. YÜZYILLARDA YOLU İÇİN B A Z I KAYITLAR yirmi MÜDERRİSLİK Şemseddin Ahmed isminde bir müderris ihtida akçe ile Burso'da Molla Hüsrev ve yirmi beş ile MoUa Yegân. Mif­ tah ve Hâşiye-i tecrid müderrislikleri geliyordu. Yusuf Efendi'ye müderrisi dâhil hareket-i misliyesiyle. Yeri Hâmid Efendi müderrisi M e h ­ E f e n d i ' y e dâhil ile.60 OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Mehmed Paşa müderrisi H ü s e y i n Yeri med Ali Çekmece'de Abdüsselâm E f e n d i ' y e mûsda-i şahınla. tbtida-i dâhil. Mûsda-i Süleymaniye. Ibtida-i altmışh. Hareket-i dâhil. Hareket-i altmışh. otuz Ue taşlık müderrisUklerinde bulunduktan sonra kırk akçe Ue İstanbul'da Davud Paşa müderrisi olup üç sene sonra yerinde derecesi arttırUarak elli akçe ile yine orada kalmış ve daha sonra Mihrimah Sultan müderrisi oradan Sahn-ı seman müderrisliğine ve Sahn'dan altmış akçe Ue Ayasofya ve sonra Sultan Selim müder- . Sadr-ı âzam bu inha dolayisiyle Pâdişâha aşağıdaki telhisi arz ediyor : Faziletlû mmdır. Hareket-i hâriç. Yeri kırktan münfasü E f e n d i ' y e hâriç elli üe. XVI. îbtida-i hâriç olarak tesbit edilmiş olup bunlardan daha aşağıda Kırkh. Mûsda-i sahn.

510.MÜDERRİSLİK 61 risliklerine gitmiştir^. kırkla Davud Paşa. 291. . " s. Daha yukanda Ş e m s e d d i n A h m e d E f e n d i ' d e n bahsedideğiştirilmeden medreselerin­ Urken görüldüğü üzere bir müderrisin medresesi aynı medresede müderrishk derecesinin yükseldiği görülüyoy. s. Müderris adedinin ve terfi edeceklerin ziyade- Şakaytk zeyli. 108. Sahn müderrisi ve altmışh Muradiye müderrisi. 540. Yine bunun gibi 996 H . geçerek buradan da Medine-i Münevvere kadüığına A l â ü d d i n isimli bir müderrisin tercümeihalinde de evvelâ Hâşiye-i tecrid müderrisliğinden otuzla İnegöl. elli Ue Trabzon'da Sultan müderrisi ve oradan Manisa müderrisi ve Müftüsü ve onu mütaakıp Sahn-ı seman ve arka­ sından altmışla Ayasofya müderrisi olduktan sonra Bağdad kadısı olmuştur^. Keza İvaz Efendi'nin tercümeihalinde : R ü s t e m Paşa tecrid mensuplarından olduğu için paşasının iltimasiyle Hâşiye-i risliğe getirilmiş sonra sırasiyle kırkla Davud Paşa müderrisliği yapmadan bir rütbe üstün olan otuz akçelik müder­ müderrisi olup birkaç gün sonra yerinde terakki ile Hâriç müderrisi olmuş ve yine aym derece ile efendisi Rüstem Paşa medresesi müderris­ hğine tâyin edilmiş ve sonra terfi ile Haseki Sultan müderrisi. s. (1588 M. Efendi'nin tercümeihalinde : yirmi beş akçe ile Hatice Hatun müderrisi ve sonra pâye-i selâsin ve erbain ile (yani otuz ve kırk akçahk medreseler) müderrislik ederek kırk akçe müderrislikten mâzul iken eUi akçahk Hâriç den Mihrimah Sultan müderrisi olmuştur*. Ayasofya mü­ derrisi. 109. s. Edirne'de Sehmiye müderrisi olduktan sonra Bursa kaddığına tâyin Feyzullah edilmiştir'. Atayî. Süleymaniye müderrisi. ' - s .)'de Kalenderhâne müderrisi R ı d v a n E f e n d i aym medresede Sahn müderrisUği payesi almış ve buradan da Edirne'de İkinci Bayezid medresesi müderrisliğine terfi et­ tirilmiştir*.

)'de altmış akçelik keza Sinan Paşa Dârü'l-hadisi (Divanyolu'nda) Sultam itibar altmışh 1032 Muharrem (1622 Kasun)'de ve Eyüp'te Zal Paşa medresesi 1028 H . Ve yine Dâhil muş* ve Bahkesir'deki Kadri Yddınm Yine böylece elU akçe ile Selçuk Sultan müderrisUği 979 H . 1639. (1628 M. (1571 M. Bilmünasebe yukanda görüldüğü gibi müderrislerin dereceleri gibi medreselerin de dereceleri değiştirilebİUr. bu hal müderris adedinin medrese adedinden çok olmasmdandolayı idi. 527.)'de kırk akçeUk medreselerinden Soğukkuyu (Piri Paşa) medresesi de Hâriç müderrisUğine tenzil olun­ Bayezid müderrisUği Hâriç derecesinde iken pâye-i sahn (dahü) İtibar edilmişti *.753. IstanbuVda olmuştu^ ve (Şah Sultan) olunmuşlardı Şakayık zeyli. meselâ Kırklı bir medrese Hâriç. (1623 M. terfi ettirihrdi. 124. Meselâ 1033 H . Topkapı Arşivi Nr. 558. 124 ve ftyhulislâmm bir irAaaı. 5.)'de Hâriç medreselerinden olan Mehmed Paşa medresesi müderrisUği Dâhil medreseleri arasına almarak Sahn-ı seman medreselerine mahreç olmuştu*. iene 1192. (1548 M. . Hâriç medrese Dâhil olabilirdi. asnn ikinci yansında Sü­ leymaniye müderrishğine geçmek îcap ederken bazan kanuna aykın olarak Sahn-ı seman'dan doğrudan doğruya Süleymaniye müderrisliğine Mahmud. " " " " ». Mehmed meselâ ulemadan Bedreddin Sokullu Paşa'nın hocası olduğu için Sahn müderrishğinden Süleymaniye müderrisliğine geçirilmişti *. Atayî.62 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ligine göre daha böyle yerinde dereceleri yükseltilen müderrisler görülüyor^. " s. 752. ». 14. s. Bursa'da E f e n d i medresesi müderrisUği kırkh müderrisUklerden Şehzade medrese­ iken Hâriç derecesine çıkanimıştı ^. s. Bir müderris kanun üzere Sahn-ı seman'dan sonra altmışlı müderrisliğine ve oradan da K Y I . müderrisUğe indirilmişti *. 18.)'de s. ». si müderrisUği elU akçe iken 955 H . 744. 491.

3. Hâriç itibar edilmeleri müderrislerin çokluğundan ileri gel­ mekte idi. . Yine sonra da Sahn bunun gibi Zal Paşa sultam müderrisi geçiliyordu*. Bu Hareket-i hâriç ve Ha­ reket-i dâhil medreselerine ikinci medrese de denilmiştir. 573. 573. Medreselerin Dâhil.)'de Sahn-ı se­ man'dan aşağı îtibar olunurken sonradan altmışlı derecesine çıkanlmış ^ ve bir müddet sonra Sahn'dan aşağı îtibar olunmuş ve bir ara da Elli.MÜDERRİSLİK 63 Eyüp medresesi müderrisliği 994 H . Meselâ M e h m e d isminde bir müderrisin tercümeihalinde pâye-i sahn yani Dâhil medreselerinden olan Mahmud Paşa müderrisliğine ve oradan da Gazanfer Âğa payesine tahrik yani Hareket-i dâhil derecesine alınarak buradan da Sahn-ı seman medresesine geçtiği görülüyor ki bu kayıtlara göre Mahmud Paşa müderrisliği tbtida-i dâhil ve Gazanfer Ağa müderrisUği de Hareket-i dâhil demek oluyor^. 593. Bunu 1 Şakaytk teyli. Kırk medreselerinden sonra Hâriç. Atayî. 748. 749. ». 520. alt­ mışar akçede olup fakat tbtida-i altmışh derece itibariyle Hare­ MÜDERRİSLERİN İMTİHANLARI Herhangi bir medresede münhal olup oraya aynı derecede birkaç müderris talip olursa aralarmda imtihan yapılırdı. Bunun için müderrislere herhangi bir mesele verilerek hem takrirleri dinlenir ve hem de o mesele üzerine bir risale yazdırdırdı. 744. asırda tbtida-i dâhil ve Gazanfer Ağa Hareket-i dâhil olup bundan müderrisliğine B u misaller daha çoğaltdabilirse de bu kadan kâfi görülmüştür. s. XVII. 124. 129. (1586 M. » « " " " s. Bu suretle Hâriç medreseleri ve müderrislerin rütbeleri Ibtida-i hariç ve ondan sonra bir derece yüksek îtibar edilen Hare­ ket-i Hâriç ve keza Dâhil medreseleri de Ibtida-i dâhil ve Hareket-i dâhil olarak ikişer kısma ayrdmıştır. Âltmışb medreseler sırasma abnnuştır^. Dâhil ve Sahn müderris­ lerinin yevmiyeleri hep eUişer akçe ise de aralarında rütbe ile derece farkları olduğu gibi Sahn-ı seman'dan sonraki medrese­ lerin de Süleymaniye müderrisliklerine kadar yevmiyeleri ket-i altmışhdan bir derece aşağı idi.

(1528 M.z â d e cezadan kurtulmuştur. Meselâ 935 H. Bunlardan Ç i v i . Müderrislerin imtihanlarmda kazaskerler de bulunup imtihan umum muvacehesinde camilerin birisinde yapdır ve tertip edilen sual medresenin ve müderrislerin dereceleriyle mütenasip olurdu.z â d e M u h y i d d i n Efendi'nin ümî kudreti yoktu ve ceddine verilen imtiyaz sebebiyle kırk akçe müderrislikten şöyle-böyle yetişmişti.F a h r e d d i n Efendiler taUp olmuşlardı.)'de Sahn-ı seman müderrisliklerinden birisi inhüâl ettiğinden bu müderrisliğe Sahn payesinde olan Edirne Dârü'l-hadîsi müderrisi Üsküblü İ s h a k ve Üç şerefeli (Edirne'de) müderrisi Ç i v i . (1538 M. » Şakayık tercümesi. Bunun üzerine RumeU kazaskeri F e n a r î . . F e n a r î .z â d e . Ç i v i .z â d e M u h y i d d i n Efendi'nin.z â d e bulunup tefsir. Yine seman bunun gibi 966 Muhanem (1558 Ekim)'de Sahn-ı müderrisliği münhal olup yapdan imtihanda kazasker H â m i d E f e n d i ile A b d ü l k e r i m . s 447. ceddi Molla Fenarî'ye karşı hürmetsiz hareketi sebebiyle hakkım kaybetmiş ve I s r a f i l z â d e surunu çalarak Sahn müderrisi olmuştur*.z â d e M e h m e d E f e n d i 945 H. 448.z â d e M e h m e d E f e n d i imtihanı kazanmış ise de telvihten (taan-ırâvi) bahsinde M o l l a Fenarî'nin bir kavlini ( J j kîle) ile irad ettiği ve bu hususta Fenarî-zâde Kazasker M u h y i d d i n E f e n d i ile münakaşa yaptığı için kazanmasına rağmen hakkım kaybetmiş ve hatta kazaskerin Pâdişâha şikâyeti üzerine cezalandınimasma irade sadır olmuş ise de vezirlerin şefaatleriyle Ç i v i .z â d e muvaffak olmuş ise de F e n a r î . Bunlardan her biri­ sinin verdiği cevap görülüp kendilerine de gösterildikten sonra her bir müderris kendisinin verdiği cevaba dair aralannda müna­ zara yapmışlardır.) de şeyhülislâm olmuştur. Ç i v i .64 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I mütaakıp bir heyet tarafmdan tetkik edüen risaleden sonra kim muvaffak olmuşsa münhal medrese ona tevcih edüirdi.z â d e M e h m e d ve Bursa Sultaniye müderrisi I s r a f i l . hidaye ^ Şakayık tercümesinde Hidaye'den riba bahsinin sorulduğu ve Âtâyi'de ise belagatten Miftahdan sual olunduğu beyan edilmektedir.z â d e M u h y i d d i n ve Anadolu kazaskeri K a d r i Efendilerin huzurlariyle Ayasofya camiinde yapdan imtihanda usul-i fdcdıtan telvih ve tavzihten taan-ı râviden ve kelâmdan şerh-i mevakıftan itimad (el-Maksadü's-sâUs fî'l-îtimad) bahsine ve hidaye (fıkıh)dan ribevaya dair^ sondan suallere cevaplar kaleme ahnmıştır. 470 ve Atâyî s 134. Ben Şakayık tercümesinin kaydım tercih ettim .

177.) 1115 H. imaret. I I I .) senesinde Şeyhülislâm Efendi. Atâyî'de daha böyle misaller vardır. hastahane ve mektep ile misafirler için handır (Hadikatü'l-çevami. Abdurrahman Efendi Yine kırk akçe müderrisHkten mazûl olup münhal bekleyen müderrisler arasında Hâriç medreselerden Ali Paşa medresesi müderrisUği için Zeyrek comiire'de imtihan açüarak kazaskerlerden Bostan-zâde ve D ö k m e c i . 51 ve yine elU akçe yevmiyeli Rodos Sultaniye müderrisliği imtiham. ' Atâyî. Ezcümle s 288 • Bu külliyye Cami. medrese. (1583 M. 121. Dârü'l-hadis. Menârü'l-envar. Müderrislerin kırtan yukan Hariç müderrisliğine geçmeleri çok zor olurdu. Şakayık zeyli. 5 .z â d e ' l e r i n huzurlariyle hidayenin kitab-ı icaresinden üç taUp arasında imtihan yapdmıştrr*. ' Şakayık tercümesi.)olup bunu t b n Mel ek'ten başka bir çok ulema da şerh etmişler ve haşiyeler yazmışlardır. Bu. 119. Dârü'l-kura. pâyesindeki bir müderrislik için kırk akçeli müder­ rislerden buraya talip olan dört müderris arasmda imtihan yapdmıştı'. Hafızüddin Ömer Ne8efî'nin(vefatı701H.) medresesine küIUyesindeki • ^ UBUI-İ fıkılıtan olan jl_^'^ljL. = 1301M. s. c. 182). II. 526. 502. Murad'm validesi de Üsküdar'da yaptırmış Nurbânu olduğu Sultan 991 H . R a ş i d E f e n d i bu tarihte kırktan mâzul olarak nöbet beklemekte ise de mazuliyet müddeti on sekiz seneden aşağı olduğu için imtihana girememiş ve imtihana girenler için şunları kaybetmiştir : "Bir kaç prinç furuşan dükkân. s. Hâriç müderrisi olmak için nev­ bet bekleyen kırk akçeli müderrisler arasında imtihan yapmak isteyerek infisalleri on sekiz seneden aşağı olanlarm imtihana girmiyerek bundan yukan olanlarm imtihana girmelerini emretmiştir. Atayî.MÜDERRİSLİK ve î b u Melek (usul-i fıkıhtan menar şerhi)'den^ verilen 65 mesele üzerine risale kaleme alınmış ve neticede Sahn müderrisliği T o s u n Efendi'ye Hâriç verilmiştir^. tahsil-i maaşlarmdan birer senbU ile kıyafet­ lerin tebdil edip hâriç doiyesinde meclis-i imtihana dahil ve dil-hah üzere muradlarma nail oldular. çünkü medrese az ve münhal bekleyen mâzul kırkh müderrisi çok olduğundan bir açığa kendisine güvenen bir hayli talip çıkardı. III. s. Kösesi B u imtihanda Mehmed kazaskerlerden E b u s s u u d ve M i r i m Efendiler bulunmuşlar ve imtihanı K o n y a b kazanarak Hâriç müderrisi olmuştur*. ' Şakayık zeyli. s. s. « Atâyî. s. s. (1703 M. Bu hususta Vakanüvis Raşid'in aşağıya naklettiğimiz mütalâası dikkati calibtir (C. Filvaki o makule koltuğunda mutavvel (belâgatten )görünür bir kaç echel birer mâdumeye (eski defterde kayıtlı ismi var fakat binası yok olmuş medrese) tâyin olmalariyle bünyân-ı rağbet-i Uim münhedim oldu" diyerek imtiham. attar ve bakkallarm ne surettie kazandıklarım beyan ediyor. İlmiye Te^kMu.

E b û ' l . kaybettiğin­ asırda Sahn-ı seman müderrisUği eski ehemmiyetini den bura müderrisleri her zaman büyük kadılıklara tâyin olun1 Şakayık zeyli. Yine her payedeki müderrislerden ikişer kişi Süleymaniye camiindeki içtimaa davet edilmişlerdi. Sahn pâyeh mü­ derrislerden N e f e s . 1006 H . 441.44. X V I I . s. vesaire gibi eyalet kadıhklarma tâyin olunurlardı. 46. muidine de mülâzemet M.z â d e ile Y a v u z Efendiler münazarayı idare ettiler. Atâyî. 27.m e y a m i n M u s t a f a E f e n d i ' y e -ki daha sonra iki defa şeyhülislâm olmuştur. MÜDERRİSLİKTEN KADILIĞA GEÇMEK Müderrislerden Hâşiye-i tecrid (yirmi. Halep. ». s. Bunun üzerine her dereceden ikişer müderris davet olunarak Zilhicce ibtidasmda (16 Arabk 1583) akdedilen mecUste bu hususta kaleme almış olduğu Risale okunup takdir olunarak kendisinin verilmiştir ^. * . M e h m e d ' m validesi Safiye Sultan. 120. I I I . yirmi beş akçe yevmiyeh ilk müderrislik) müderrisliğinden itibaren en son müder­ risliğe kadar herhangi bir müderris derecesine göre bir kadıhğa geçebilirdi. s. ( 1 5 9 7 iki. 56. 512.m e y a m i n M u s t a ­ f a E f e n d i muidine. Kaza Kaddıklarına ^ elli akçe yüz elli akçelik sancak kaddıklanna* ve Sahn Mısır müderrisleriyle Altmışlı müderrisler mevleviyet tâbir olunan beş yüz akçeli Şam. (ilçe) Yirmi ilâ otuz akça yevmiycH bir müderris yevmiyeli müderris.kendisine verilen dersi okuttu.66 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I altmış akçeli müderrisler arasmdan Ayasofya müderrisi Ş e m ­ seddin E f e n d i münasip görülüp Ramazan ibtidasmda En'am (J>°l âyet-i kerimesinin tefsirinden ders suresinden takrir etmesi emredilmişti. Âli (basılmamış birinci ciU). 56. 52.tevcih ettirerek En'am evveUnden ders tâyin olundu.m e y a m i n ' in talebeleri kazaskerlere ve sairlerine tevzi olunarak muidi de mülâzemete nail olmuştu ^. bunun üzeri­ ne münazara yapddı muvaffakiyeti sebebiyle E b û ' 1 .)'de medresesini yaptırınca ihtida E b û ' l . s.

faaliyete getirecek olan matamatik. » Keşfü'z-zünun (Maarif Vekâleti tab'ı). Şakayık zeyli. Medreselerin bozulmasında tefekkürü. 43. olunurlardı ^. Bundan başka medreseler kanununa aykın olarak müdaha­ leler vukuu ve bir kısım ulema zadelere on beş yaşından evvel müderrislik rüûslan verilmesi. Mîrim Ali Müeyyed-zâde Abdurrahman. Çelebi. s. 39. s. ve X V I . asır­ lardaki mütefekkir âlimler tarafmdan kıymetli eserler telif ediUp okutulduğu halde sonra bazı şeyhulislâmlarm telkinleri Ue hikmet dersi medreselerden kaldırUarak bunun yerine zaten mev­ cut olan fıkıh. usûI-i fıkıh ilimlerine geniş yer verilmiştir*. Atâyî. ^ I Âlemü'l-ulemai'l-mütebahhirinden sarf-ı nazar orta derecede bUe ehliyeti haiz olmamalan medreselerin bozulmasında âmU olan diğer sebeplerdendir. Kadı-zâde-i Rumî. 318.z â d e A l i Efendiler gibi X V .MÜDERRİSLİK 67 mayarak altmış akçe yevmiyeli müderrisler tercih Bu hususta kadılık kısmında malûmat verilmiştir. kelâm ve felsefe birinci derecede âmü (hikemiyat) gibi akli ilimlerin X V I . 20. 282. 27. 115. asır sonlarına yakın Molla Kuşçu. Hoca-zâde. İbn terk edilerek bunların yerine tamamen naklî ilimlerin kaim olması olmuştur. 288. MEDRESELERİN BOZULMASI Daha evvelki tarihlerde müderrislik kanununa aykın tek tük yapdan usulsüzlükler istisna edilecek olursa bilhassa X V I . K e m a l ve K ı n a l ı . 323. s. asır sonlarma doğru hem müderris kaUtesi itibariyle ve hem de tedrisat ve talebe cihetiyle medreseler bozulmağa başlamış ve seneler geçtikçe bu bozukluk artmak suretiyle devam etmiştir. medreselerin inzibatı kalmayarak talebelerin para ve rüşvet Ue mürettep ulûm görmeden müderris olmalan ve buna mukabU bin müşkiUâtla medrese görüp miUâzım olmalanna rağmen UtimaslUann derslerini tâyinleriyle bunlarm tâyin edilmemeleri ve bu suretle müdenisUğe gelenle­ rin rüûslanndaki kayıt gibi ^ » U U I | 1 . 680. . » Kanunnâme-i Âl-i Osman. zamanlara kadar Osmanh medreselerinde ulûm-ı akliyeden i/m-i hikmet (felsefe) dersi okunup bu ilme dair Ş e m s e d d i n Fenarî.

s. kazasker kadar ilmi kudreti olmadığını söylemesi üzerine Padişah : —"Fünûn-i âhyeden okutmağa kadir değilse kâfiye (nahiv­ den) nin şerhlerinden mutavassıt nam kitaptan ders vermeğe kadirdir" diye mukabele etmiş ve tâyin Meşhur t b n rahman etmek Efendi ettirmiştir*. Abdur­ K e m a l . medrese ve müderris işine çok dikkat eder. s. II. s. 61. » Atâyî (Şakayık zeyli). halbuki o tarihe kadar kırk akçe ile yekden müderrishk yalnız F e n a r i z â d e evlâdına mahsus olduğundan kazasker bu tevcihe yanaşmamakla beraber tamamen de red etmiyerek Efendi'yi Paşa otuz akçe yevmiyeli Abdülvehhab İbrahim Perviz Çandarlı-zâde medresesine tâyin edip İbrahim Paşa müderrisi E f e n d i ' y e de kırk akçe ile Mahmud Paşa müderrisliğini tevcih eylemişti'. 3 4 7 .68 Fatih OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI Sultan M e h m e d . oğlu Ehli . Bayezid zamanında Pâdişâhın müdahalesiyle Zamiri Efendi iltimas başladı. zeki olanları öğrenir. Bayezid. bazan derslere gider dinler. Ulemadan T a b i b ^ Latifi tezkiresi. saray mensuplarının tesirleriyle hatt-ı hümâyun göndermek suretiyle ehliyet ve kıdem aramadan bazı şahıslan. için kanun Şeyhülislâm hilâfına bulunduğu sırada Müeyyed-zâde'nin oğlu A b d ü l v e h h a b E f e n d i ' y e iyihk isteyerek bunun Abdülvehhab E f e n d i ' n i n kırk akçe yevmiyeh bir müderrisliğe tâyinini vezir-i âzam Makbul i b r a h i m Paşa'dan rica etti ve o da bunu kazasker Fenari-zâde Muhyiddin Efendi'ye söylemişti.z â d e mensuplanndandı. kendi kullarından Müeyyed-zâde Abdurrahman mahlash H a m z a bunun o dereceye N u r e d d i n ' i Sahn-ı seman müderrisi yapmak istemişti. " Şakayık tercümesi (Mecdî). 3 2 . birden hyakatleriyle mütenasip olmayan müderrishk ve kadılığa tâyinlerim emrederlerdi. müderrishk ve kaddık münhal olunca bunlardan mülâzım olan­ ları tâyin ederdi 1. Bazı pâdişâhlar. gerek aşağı medreselerde ve gerek tetimmelerde emsile (sarf) den itibaren Isfahanı diye meşhur olan kelâmdan ^ J l t e v a l i okuyan müstaid talebelerin defterini tutarak şerhine ve oradan usul-i fıkıhtan telvih ve tavzih derslerine varınca ders yanmda saklar. kazasker M ü e y y e d .

s. bunlardan Pâdişâh bocalan. 13. müderrislerin y i d d i n E f e n d i ' n i n mülâzım olmasmı K a n u n i S u l t a n S ü l e y ­ XVI." Ali ~ ^ Atâyî (Şakayık z^li). kazasker oğullan ihtida kırkar akçe medrese müderrisi ve taht yani eyâlet kaddan oğullan ise yirmi beşU ve otuzlu medreselere hiç sıra beklemeden küçük yaşta müderris oluverirlerdi. 2. bu gibilere : .) senesinde Edirne'de Üç şerefeli medresesi mü­ derrisi D e r v i ş man'ın oğlu E f e n d i vefat etmişti. bunun muidi olan M u h ­ Bayezid rica ettiğinden isteği yapılmıştır*. asır sonlannda) müderrislerin haf­ tada dört derse devamlan ve danişmendlerin dersleriyle iştigal ve muhal oldu" dedikten sonra birinci madde olarak "müderris vardı ki ayda bir kere derse varmaz.MÜDERRİSLİK 69 mahlaBİı bir zat. Bazılanna göre bu ihmal ve HyakatsizUğe sebeb. s. "Zamammızda istifadeleri ( X V I . Gelibolu kadılığına ehliyeti haiz olmayan biri­ sinin tâyinini haber alması üzerine kendisi dururken böyle ehhyetsiz birisinin tâyinine hayret ederek o sırada Rumeh kazaskeri bulunan B o s t a n . Nr. asır sonlannda medrese talebeleriyle durumları hakkında o devirde hayatta olan müverrih  l i . 2 Mühimme defteri. beş madde üzerine aşağıya hulâsa ettiğim mütalâalarda bulunmak­ tadır ki bu sözler o tarihlerdeki medrese ve müderrislerimiz hak­ kmda bir fikir vermeğe kâfidir. 446. nice varsun ki okutacak talebe bulunmaz ve bulunsa da kendusi ders vermeğe kadir olmaz. (1556 M. oğullan yaşı on dört ve on beşe geHnce ihtida eUi akçeh Dâhil müderrisi ve şeyhülislâm oğlu ise aym sinde elli akçah Hâriç müderrrsi (sonra o da Dâhil müderrisi olurdu). Bihamdillah zamân-ı devletinde Bu kâr-i müşkili kime soralım Gelibolu'da nâ-ehlin kazası Temeyyûz ehli vü nâ-ehl olunurken Şeriri fazida sen otururken Aceb caiz midir ehli dururken? Ehlı'nin bu manzumesine karşı Bostan-zâde tâyin ettiği nâehlin Pâdişahm hatt-ı hümayuniyle olduğunu beyan yollu aşa­ ğıdaki manzum cevabı göndermiştir: Tecahül eyledin ey merd-i arif Gel insaf eyle ne itsin kazasker Sual ettin cevabını bilürken Efendi hatt-ı sultani dururken 963 H .z â d e ' y e şu kıt'ayı göndermişi. mevah-zâdelerin meydan almasıdır.

33. jeref-i nesebi basebiyle saba âleminde vasd olur" Âli. cönk ve gazeliyattan ibaret kahr" diyor. s.70 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI "Tartk-i tahsilde kendûlere hareket lâzım olmayıp yani hiç bir medresede sıra tahsüi görmeden beşikte iken mülâzım. basılmamış c. medaris-i haliyede nice tahsiI-i ilm etsinler. Cemi-i manasıb lâyık ve müna­ sibine verilmez. onlara ittikâ ile cemi-i mal edip kat'-ı meratib saiyinde füzela-i asr olanlarla yanşur. sadr-ı âzam vasıtasiyle kazaskerlere bir hatt-ı hümâyun göndererek ceddi F a t i h Sultan M e h m e d ' i n medreseler hakkındaki kanun- ^ ". I. 29. eshab-ı fezailden artuk. gerek kuzat-ı müteşerriîn ekâbire istinada çalışır. Künhülahbar (basılmamış birinci cild). uşak tuttu alem oldu adim Müderrisin ise sibyan-ı vâcibü't-tâlim içinde hizmet-i fetvaya lâyık âdam yok Sorulsa her biri mollây-ı vâcibü't-tâzim A l i . s. pes evlad-ı etrâk nice jugl etsinler. M u r a d . söz söy­ lemeğe ve kudreti olduğu zaman müderrisUk almağa yol açdır yol buluğ yaşına gelince mollahğa (büyük kaddığa) doğru alır. menasıb ve medarisi dolaşır ve traşı geldikten sonra beş yüz akçe mevleviyete ulaşıb ve nadiren eline kitab alsa bile o da muhazarat. belki rüşvet salub arz-ı niyaz edenlere verilir. Bozukluğun üçüncü sebebi Anadolu ve olup lariyle büyüklere intisap etmiş olanların tahsil medreselerde mürettep Dördüncü ve beşinci ölçülmemesi hamilerinin ilmiye görmeden girmiş olmalan idi*. Yine  l i ' y e lere hakikî göre aym asır sonlarında bozukluğun ikinci sebebi bu mevali-zâdelerin pek kısa zamanda elde ettikleri derece­ medrese talebelerinin varmaları âdeta muhal oldu­ Rumeli halkından iltimasyoluna ğundan evlâd-ı etrâk medreselere rağbet göstermez olmuşlardı ^. 29." Sahn-ı medâris bir mekteb oldu sibyana Mizâc-ı din zayıf oldu zât-i şer'-i kavim Ciham oğlan. s. maahaza onları geçerdi. ehl-i ilimle cahilin kaddık elde edilmesi^ İlmiye sınıfının bu bozukluğu sebebiyle 111. cahil maldarm riayeti. bu sebeple gerek müderrisin. ' "Evlâd-ı etrakten müstaidlerin ekâbire intisabları Paşa ve Ağalara istinad birer tarîkle okuyup yazmadan ve yorulmadan mülazım ve müderris ve kadı olmaları idi" Âli. . tıraşı gelinceye kadar. c. * Müderrisin ve kuzatın cahil kalmalarıdır ki fi zamanina ilme rağbet yok. I. anlar evahir-i ömürlerinde varanuyacakları mansıba bir çelebi. derece ve kıymetinin sebep rüşvet ile müdenislik ve sebep de idi..

Nr. . Şimdi kanun gözedUmemekle müderrisin ve talebe şugldan kalmışlardır. bilmiş olsunlar. velhasd menasıb ehhne sevk olunub ilmi ve fazh olanlar ve maharet-i tâmmesi olanlar terbiye olunub riayet oluna. Kuzat-ı askere muhkem tenbih oluna ki müderrisin ve talebe tekmil-i müddet-i örfiye etmedin feragat ettirib âhar mansıba sevk ettirmiyeler danişmendler dahi aşağı medreseden şugl miktarın mevahye aldırmayalar. Fakat yüksek dereceh ulemanın oğullan babalanmn işgal etmiş olduklan mevki itibariyle derecelerine göre defaten Miftah. müderris olduklan takdirde kırk akçe ile tâyin olunur' KanunnSme-i Osmanî (Esad Efendi kitapları). gözlerin açsınlar. Gelmiş ve gelecek kuzat-ı asâkire tenbih ve te'kittir". Kimesnenin iltimasiyle nâ-ehle mansıb arz olmaya. 2362.MÜDERRİSLİK 71 unun tamamen tatbikini emretmiştir. Bu hatt-ı hümâyunun tesiri olmadığı bozuklukların devam etmesinden ve genişlemesinden anlaşdıyor. aşağı medreselerden itibaren çalışıp imtihan vermek suretiyle müderris veya kadı namzedUğine kadar çıkar ve münhal vukuunda tâyin olunurdu. Kazaskerin marifeti ve etmedin olmadın kimesneyi kabul etmiyeler. Hamza'nm (vefatı Recep=:143ı Mart) oğullarına ve torunlarma verilmiş olup bunlar. "Hâlen tarik-i ulemaya hayh ihtilâl ânz olub kanun-i kadim-i Sultan Mehmed Gazi zamamndaki gibi gözedilib zamanı­ mızda dahi ahsen olmak muradımdır. V e dahi müderrisler var imiş ki akçesi ve dersi almayıb mücerred âhar mansıba vesile olmak için tevcih olunur imiş ve ol makuleler cemiyet eylemeyib ve şugl etmeyib zamanede şugl edenlere müzahim olurlar imiş. Bu diye 834 ulema oğullanndan ilk imtiyaz meşhur Molla Fenan meşhur olan Şemseddin Mehmed b . YÜKSEK DERECELI ULEMA EVLADıNıN İMTİYAZLARI Dersten icazet alarak mülâzemete nail olan bir danişmend. zaran kenduleredir. 01 makule müderrisler r e f olunub min-bâd arz olunmıya. Hâriç ve Dâhil müderrisi oluverirlerdi. Kırkh. Bâdelyevm bu vaz'a muhalefet ve emre mugayir ki vaz'ı işitile. 2 Şaban 985 1577) tarihli olan bu hatt-ı hümâyunda şöyle (15 Ekim denilmektedir i.

Efendi'nin oğlu Sunullah hürmeten ve defaten Hâriç müderrisliği ile Mahmud Paşa med­ müderrisliğine Anadolu kazaskeri Cafer E f e n d i -ki daha sonra dört defa şeyhülislâm olmuştur. M e h m e d Çelebi b. * .72 lardı^. Şakayık zeyli. OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Daha sonraki tarihlerde ulema oğullan hakkındaki bu imtiyaz genişlemiş ve bu suretle ilmiye smıfında bu gibiler hak­ kmda ehliyet ve istihkaka bakdmıyarak imtiyaz sayesinde pek çok kıdemli. Ebussuud'un tercümeihâli. Şeyhülislâm S u n u l l a h Efendi E f e n d i ' n i n oğlu D e r v i ş Mehmed mülâzım 1021 H . * • A t â y î (Şakayık zeyli) A b d ü l k e r i m b. (1570 M. ikram olundukları üzere Zal Paja Sultan payesi ile ihtiram olunmuştur". s.)'de babasmın vefatı üzerine kayıt olunarak birkaç ay sonra Dâhil itibar edilmiş olan Eyüp'te Zal Paşa zevcesi Şah Sultan medresesine müderris olmuştur**.^(âyî. * Atâyî (Şakayık zeyli). Tekille lügatte Tehilletü'l-kasem. . olmuştu. 1 Şakayık zeyli.babasmın kazasker olması dolayisiyle 978 H .615. 183. Ebussuud Ebussuud Abdülkerim resesi Edirne ve Bursa kadılıklannda bulunmuş olanbaşladı^. 182. * Atâyî (Şakayık zeyli) M e h m e d h. pek az zaman kısa müddet mânasma kullanılmıştır. s. s. 567. » Atâyî (Şakayık zeyli). Filhakika mânasına iltimas. Şakayık'taki (Tekille tariki ile) ve (Tehille-i sahnla Bağdad payesine mütesâid) ve (Tehille-i Sahn tariki üzere altmif akçe ile Muradiye'ye terfi) kayıtları kısa zamandaki terfi ve terakkiyi göstermektedir (. sıra bekleyen namzedlerin yerlerine bu imtiyazldar az zamanda sıçramak imtiyaz. . oğlu mânasını ifade eski medrese teşkilâtında Tekille^ eden ve daha denilen üst sonra sıra Tafra kısa ve gelen atlamak.628. (1612 M. İstanbul. yeminin hükmünü izale etmek mânasmda iken sonraları.. gözetmeden himayelerle birden bire derecelere atlamak lann oğuUannm otuz akçeli Miftah Efendi'nin Efendi'nin torunu ve müderrisliklerine tâyinleri Mehmed Çelebi'nin Şeyhulislâmhğı zamamnda E f e n d i dersten mezun olduktan sonra ceddine tâyin edilmişti*. s. s. 553. âdet tâyin olunurlardı. 560 "Mehadim-i kiram meşayih-i islâm. M u s t a f a N i k s a r ! tercüme-i hâlinde. s.)'de ihtida kırk akçe ile Beşiktaş'ta Barbaros Hayreddin Paşa medresesi müder­ risliğine tâyin edilmiştir^. Atâyî. 32.

M e h m e d ' i n bocalan olan Tacü'ttevarih müelUfi meşhur H o c a S a d e d d i n E f e n d i ' n i n oğlu mü­ lâzım olduktan sonra Pâdişâh bocalan oğullannm imtiyazlan gibi Pâdi­ üzere şeyhuUslâm evlâdlan gibi Dâhü medreselerinden Esmihan Sultan müderrisUği tevcih edilmiştir*. 749. M e h m e d ' i n olan A z m i E f e n d i ' n i n oğlu ihtida kırk akçe üe mü­ derrisUğe başlamıştı*. Nitekim 1106 ( H .)'de Dâhil müderrisliklerinden Şah Sultan nail olmuştu'. 1694 M. » Atâyi. yine böylece Z e k e ­ r i y a E f e n d i ' n i n kazaskerUğinde müderris olan oğlu L ü t f u l l a h Çelebi "Mehâdım-i sudûr-i kiram kammu üzere ihtida kırk akçe île Silivri'de Piri Paşa müderrisUğine" tâyin edilmişti^. üzerine ihtiram » Atâyî. * Atâyî. 539. olmak isteyince şeyhuUslâm bulunan S a d ı k müderrisliği tekUf etmişti. Yine bunun şâh hocalanndan N e v a l î müderrisUğine hocası E f e n d i ' n i n oğlu. . » Atâyî (Şakayık zeyli). (1599 M. M u r a d ' l a oğlu I I I . 575 "Esmihan Sultan payesi ile ikram ve hoca-zideler tariki olundular'*.)'de birinci defaki şeyhuhslâmhğmdan mazûl olarak memleketi olan E r z u r u m ' a gönderilmiş olan S e y y i d oğlu S e y y i d Hâriç Fethullah Efendi Feyzullah tstanbur& Efendi'nin gehp müderris Efendi. Sultan zadelerden ilmiye sınıfına intisap edenler de mülâzemetten sonra Hâriç müderrisUği ile ilmiye sınıfma intisap eder1 Raşid tarihi. a. babasımn kazaskerUği zamanında mülâzım olduğundan kırk akçe ile müderris olmuştu. c I I . 553. hoca-zâdeler kanunu şehzâdeUğinde üzere 1007 H . 739. fakat şeyhuUslâm oğullanmn müderrisUğe Mûsila-ı E f e n d i kendisine sahn (dâhil) mü- Fethullah derrisUğiyle başladıklarmı söyleyerek Hâriç müderrisUğini kabul etmemiş ve pek az sonra saltanat tebeddüUyle babasımn ikinci defa şeyhuUslâm olması üzerine Mûsila-ı sahn müderrisUğine tâyin olunmuştur i. ŞeyhuUslâm Ş e y h i Abdülkadir Efendi'nin oğlu Abdürrahim Efendi. 506.MÜDERRİSLİK 73 Bu kayıt şeyhülislâm oğuUarmm birden bire Dâhil müderris- Uğiyle tâyinlerini göstermektedir. I I I . I I I . Kazasker oğullarma da ilk defada kırk akçelik müderrislik verilirdi. 361. s. 529. B . 325. s. 747. s.

o ğ l u M e h m e d Efendi'den "kanun-i kadim-i Osmaniyan üzere" müderrisUğine tâyin Sultan Osman elli akçe ile olunmuştur^. meselâ 11. 41).74 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI lerdi. Ebussuud medresesi Fatih Bayezid'in mezun kızı ve Gevher Melekşah Paşa'nın mülâzım oğullan olduktan Davud Sul­ sonra Paşa t a n ile D u k a k i n . Mehmed Paşa b. asnn ilk yansmda ve I I I . gayrıya cari olmaya. A h m e d zamanında imoğullannın sakal salıver­ tiyazh ulemanın iyi tahsU görmeyen meleri emredilmiş ve bu hal onlann cehillerini örtmeğe medar olur diye alay mevzuu olmuştur. s. Diğer bir vesikada İstanbul kadısı ve mevâli oğuUarma selâtin evkafmdan ve sair mahallerden maaş tahsis edilmiş olduğu görülüyor (tbnülemin tasnifi." Kanunnâme. "Bazı kümesne şehremininden veya zevaidden bir kaç akçe ulufe peyda edib ednu mülâbese ile mülazım olub" uzun müddet mülâzım olanlara müzahim olur. A h m e d devrine ait bir kartonda İstanbul kadısı oğluna Sultan Süleyman evkafından günde yirmi akçe verilmesine dair vezir-i âzamm takriri ve hatt-ı hümayun vardır (vesika numarası 839) 1006 Ramazan (1598 Nisan) tarihU İlmiye kanunnâmesinde şöyle denilmektedir: b. Aşir Efendi kitapları numara 1004. İVr. 34 bâ-hatt-ı hümâyun Müftü Efendi'nin oğluna yevmi otuz akçe verilmek ferman olunmuştur. 46 Suhan-zâde Osman Bey b. 79 ve aynı kaynak. s. Hattâ meşhur S e y y i d V e h b i bu yolda bir de manzume kaleme almıştır: lltiha île vakur etmek içün etbâın Mün'imlere Hak fermân-i hümâyun Han neşr-i geldi muammer ide hatla idüp Ahmed-i Âlî-şânı mehasin şimdi Emr-i hep ma sadak-i meslek-i mesnun geldi Mûbemû Şer'-i garraya mutabık yeni kanun geldi Hüsne iydiyye siyah câme biçildi güya Çehre-i sâde-ruhana hat-i şeb-gûn geldi ^ Atâyî. . ve şehzade hoealan ile taht kadılan oğulselâtin vakıflariyle sair mahallerden kazasker. I. M e h m e d ' i n kanunnâmesinde Şeyhülislâm. 837. Pâdişâh sonra bu maaş lanna Şehreminliği varidatından maaş tahsis edilmiş olup daha evkaf-i verilmiştir *. Bu kaide mevali-zâdelere mahsustur.939 ). s. X V I I I . Sene 996. saray vesikaları. Ahmed Paşa Dukakin'in teıcümeihali ^ Fatih'in kanunnâme'ainde ŞeyhuUsIâm ve Pâdişâh hocası oğullarına şehremini tarafmdan altmışar ve kazasker oğullarına kırk beşer ve taht kadısı oğuUarma otuzar ve şehzade hocası oğluna da otuz akçe verilmesi kabul edilmiştir (S.

hadis ve fıkıh gibi dini ilimlere veya kelâm. Dinî d u l l a h Ö m e r 544 H . İcazetnameler ya tefsir. Tefsir.MÜDERRİSLİK 75 Medd-i âh iyle bu vech üzere yazddı tarih HÜBn-i azl eylemeğe hatt-ı hümâyun geldi 1127 İCAZETNAMELER İcaztnâme. asırdan itibaren Anadolu'da ve hattâ İran ulema) denilen İmam F a h r e d d i n .)'de Rey şehrinde doğmuş 606 H . dini olanlan sadr-ı islâma kadar gidip mevzu ilimler ise bunu vazeden mütehassıslara yani imamlara kadar dayanırdı. (1149 M. hadîs. bugünkü tâbir ile bir medrese talebesinin hayatına talebesi. tıb. X I I I .)'de Herat'ta mütebahhir Osmanlı memleketlerinde (şeyhu'lebû Ab­ ve Azerbaycan'daki ilim müesseseleri olan F a h r e d d i n R a z i ' y e kadar giderdi. vefat etmiş olup hakb olarak allâme ve şeyhülislâm unvanlannı almıştır. İcazetnameyi veren müderris icazetnameye kendi ismini yazdıktan sonra kendisi o dersi kimden okuduğunu yani hoca­ sının kim olduğunu ve hocasımn hocasınm kim olduğunu zincir halinde yukanya doğru yazarak bunu İslâm âleminin en büyük âlimine kadar çıkanp bağlardı. Sıhhatli olduklarma şüphe olmayan bu icazetnamelerde ulema silsilesi bizde müderrisin hangi ulema kolundan geldiğini ve bu ulema kolunda kimlerin bulunduklarım göstermesi iti­ bariyle pek mühimdir. riyaziye. edebiyat vesair akli ve nakli üimlerde pek çok eser . kelâm. atılabileceğini medrese gösteren diploma demektir. derslerine başladığı tarihten îtibaren tedris hangi Medrese dersten hangi eseri veya eserleri okumuşsa okuduğu eserlerin adlarımn zikredilmesi eder ve böylece suretiyle ders okuduğu hocasmdan bir belge ahr ve bununla daha yüksek bir müderrisin dersine devam medrese derslerini ikmal edip ders okutmağa müsaade ve selâhiyeti havi en son bir vesika ile müderrislik veya kadılık yoluna girerdi. felsefe. felsefe (hikemiyat) ve müsbet ihmlere dair olduklanna göre değişir.i ve müsbet ilimlerde (1209 M.

Huncı. (1277 M. Riyaziyeci K a d ı . asırda yaşamış olan H ı z ı r B e y talebelerinin en meşhur olanları şunlardır : Bursalı H o c a . Hayal t Şemseddin.i Ü r Fahreddin asır sonuyla X V .z â d e . mensuplardı. Fatih'in hocası H a y r e t t i n . asnn ilk yansmda Bedreddin mektebine Mahmud. Muslihuddin Kastalanî ve Hızır Bey'in kendi oğulları S i n a n .z â d e K a s ı m . Yak. K a d ı . silsilesi birkaç vasıta ile t m a m Cazalî'ye İşte Fahreddin Razî kolundan gelmiş olan âlimler yani Fahr-i Razi mektebi mensupları ve bu Sadrüddin Ahlatî. Davud-i K a y s e r î ve Sivas hükümdarı K a d ı R a z î ahfa­ Abdülmuhsin Kayserî. M e v l â n a A y a ş . IV. Razî'nin Şemseddin doğrudan doğruya talebeleri olup ilk ikisi Anadolu'da ve üçüncüsü Suriye'de bulunmuşlardır. Nasîrüddin AUâme ve X I V .ub ve Müftü A h m e d P a ş a l a r . HüsaKonevî ve daha tzzeddin Sadrüddin Şirazî Mahmud sonra Alâüddin Esved (Kara hoca) ve F a h r e d d i n dından C e m a l ü d d i n . H a t i b .)'den sonradır. Şair Osmanh âhmlerinden Ş e m s e d d i n oğlu Ş e y h Razî Fahreddin M o l l a F e n a r î ile Samavna A h m e d î de Osmanh memleketindeki âhmlerin bir çoğu M o l l a vasıtasiyle Fahreddin R a z î ' y e kadar Molla Yeğen ederdi ki Fenarî talebesi Fenarî bir ulema kolu teşkil denilen M e h m e d b. İ z z e d d i n Keykâvüs. arada E f d a l ü d d i n Husrev Şahî.i R u m i oğulları K u t b ü d d i n M e h m e d ve Riyaziyeci M i r i m Çelebi.z â d e Muslihuddin Mustafa. Batı Azerbaycan'da Rumiye gölü kenarındaki şehre mensuptur. kadısı âhmler vasıtasiyle Anadolu'da R a z î ' y e kadar giderdi.i A k s a r a y î . yetişmiş olan R a z î kolunun müessesi Kadı S i r a c ü d d i n .i t j r m e v î . C ı y a s e d d i n K e y h u s r e v zamanlarında yaşamış ve îLiill^^U kadu'l-kuzat olarak en yüksek ilmiye rütbesini almıştır.z â d e . . " X V . Burhanüddin ol­ A h m e d ' i görmekteyiz ki bu asırlarda müderrislerin vermiş dukları icazetnameler muhtelif Fahreddin m e v î ' y e ^ ve oradan XIV. K ı l ı ç a r s l a n ve III.z â d e T a c ü d d i n . Bunlardan sonra olarak Kadı S i r a c ü d d i n . B e y bu A r m a ğ a n ile onun talebesi ilk istanbul kadısı H ı z ı r kolu teşkil edenlerin başında gelmektedirler *. Vefatı 676 H . müddin-i Razî. X I I I . Balıkesirli M u a r r i f . aym mektebe mesup Razî.76 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yazmış olup icazet kadar gider. asrm ikinci yarısında Anadolu Selçukilerinden II. asır başlannda Tusî. asrın ikinci yarısıyle kısmen X V I . ^ S i r a c ü d d i n Ü r m e v î .

MÜDERRISLIK 77 XV. mahal ve müstahak olmakla faziletlû semahatlû şeyhuhslâm Mevlâna Efendi hazretlerinin işaretleri mucibince bâ-ibtida-i hâriç tevcih olunmak buynıldu". Galata kadılıkları ve bir kıslın vakıf rüûslan da Rüûa kalemi rüûslarmdandı (Türk Tarih Eruümeni kütüphanesinden Tarih Kurumuna devredilen 39 numarah defter). asır ortalarma kadar kazasker­ akçeh medreselere lere ait iken bu tarihten itibaren Şeyhuhslâmhk ilmiye sımfınm en yüksek mertebesine çıkanldığından kırk müderris tâyini kazaskerlerin ve Hâriç medreselerinden itibaren yukan smıf müderrislerinin tâyinleri de şeyhuhslâmm arzlariyle olmuştur. okutulan asırda eserleri Anadolu'ya girerek ile Seyyid medreselerimizde Şerif Cür­ olmuşlar ve Fahreddin vasıtasiyle Sadettin Ürmevî gelen Teftazanî canî eserleriyle Siracüddin dan sonra Osmanlı medreselerinde kolunu terk müessir yine bunlar edip Razî'ye bağlanan kendi mekteplerini tesis etmişlerdir ki bun­ âhmlerin icazetnameleri Fahreddin R a z î ' y e kadar gitmiştir. . Bu muameleyi mütaakıp inha edilmiş olan müderrise I b - tida-i hâriç müderrisUği beratı verilirdi. . Eyüp. "Medrese-i mezbure (birden ziyade medrese ise kıdvetü'l-ulema el-muhakkikîn medaris-i mezbure) kırktan munfasıl lede'l-imtihan istihkakı nümayan olan Efendi zîd ilmuhu . * Şeyhtılislâm ile İstanbul. Pâdişâ­ hın mutlak vekkiU olan sadr-ı azama yazar ve onun tarafmdan da Pâdişâha arz olunarak muvafakati alınır ve vezir-i âzam aşağıdaki tertip şekhyle müderrishk ruûs ve beratlanmn yazümasım ruûs kalemine emrederdi ^. Eğer inha edilen müderris adedi ziyade ise tabiî vezir-i âzamm inhası ana göre yazılırdı. Üsküdar. . Yukanda bilmünasebe görüldüğü üzere Şeyhuhslâm. MÜDERRİSLİK Müderrishk tevcihi BERATLARI X V I .

Mektubu mütalâa kdanlar alâmet-i şerif üzere itimad kdarlar. Mehmed el-Kâtib). .78 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I X V . Bu müderrisliğin ilk medreselerden olan Hâşiye-i tecrid medresesi olduğu müderrisinin yirmi akçe yevmiyeli olmasmdan anlaşıhyor.JiJl EnfezehuUahü taalâ ilâ yevmi'l-haşr ve's-sual oldur ki Darende-i tevki-i Aîilil |»t j amme ifadetuhu refi seyyidü'l-ûlema ve kıdvetü'l-füzelâ mevlâna îUl ç\ji ^Jİ\j Kıvamü'l-milleti ve'd-din dâme ismetuhu ve hizmetlerine mahrusa-i Selanik medresesinin müderrisliğim tefviz kddım ki bâde'l-yevm medrese müderrisi olub ulûm-i diniyyeye meşgul olub müşkilât-ı fûrû' ve dekâydt-i ehâdis ve hakayık-ı tefsir-i Kur'an hali de muhassıl ve mahsus talebeye her ne fenden okurlarsa bi-kaderi'l-vus' ve't-tâka ve'l-imkân tatil günlerinden gayri günde talebenin dersini kesmeye ve sükkân-ı medreseye bi-kaderi'l-istihkak hakların tâyin edivere ve ehl-i fesa­ da medresede hücre vermiye ve talebeye talim ve terbiyet bâbmda gayetle meşgul ola (ki ilm münteşir olub izdiyada irtifa bula ki el-ilmü bi'l-müderris kaimen ve irtifaan) ve evkaf mahsulâtından olan rakabe-i medreseyi mukaddem tuta. ParİB Mülî kü­ tüphanesi yazmaları üâve kısmı.) senesinde verilmiştir. ehl-i fesada medresede oda vermiyecekti. = 1478 M. harabım imaret kdıb halihn meremmet eyUye ve yevmi yirmi akçe kendu ahb vech-i maişe­ tine sarf edib devam-ı devlet duasına meşgul olub mezid-i ina­ yetine müterakkib ola ve baki ne kaldiyse medresede müştagil ve mülâzım olan talebeye tahmil ve taksim ide. ^ J l ^ Misal. Nr. Müderrisin rüûs mucibince okuttuğu dersten başka o medresenin vakfı mucibince kendi müderrisUk yevmiyesinden maada talebenin haklarım verecek. medresenin tamiri icap ederse vakfiyesi üzere onun tamirini yaptıracak. berat veya menşur demektir . Bu müderrisUk rüûsu Mevlâna Kıvameddin'e (884 H . Mükrimin H a l i l Y ı n a n ç ' m Paris kütüphanesiaden aldığı notlardan nakledilmiştir). ASRIN BİR İKİNCİ YAKISINDA VERİLMİŞ MÜDERRİSLİK BERATI Sebeb-i tahrir misal-i bî-misaP JİJJI j ^ 1 J l JU: ^1 . 610 varak 61 (merhum Prof. Tahriren fî sene erbaa ve semanîn ve semane mie*. tâ revnak-ı din ve kemal-i ilim şeref bulub mertebe-i ulema derece-i âlâya yetişe. " lÜVlg^li* Menahicü'l-iıiia (Yahya b.

âlâü'lmilleti veddin Ali K u ş ç u y e r i n e ' müderris nasb edib sene seb'a ve seb'tne ve semâne mie Şevvalinin yirmi üçüncü gününde yevmî elh akçe tâyin eyledim ve büyürdüm ki sadrü'l-ümena ve mutemeddin cami-i cedid müteveUisi Mevlâna A ş k i z i d e kadruhu mezkûr camiin evkafina günde kırk akçe ve zevayidinden yevmt on akçe hesab. . .MÜDERRİSLİK 79 XV. Nr.z â d e H a m i d ü d d i n E f e n d i ' y e verilmiştir. * Beratta A l i K u ş ç u hakkmdaki tavsif onun ne derece yüksek bir filim olduğunu gösterdiği gibi aym zamanda onun Sahn-ı seman müderrisi bulunmuş olduğunu da göstermektedir. r i J l t .' j ı f ' j J L i J U Juji Ö U J 6Uj-iflj ^ L J V İ (. * Fatih camünc o tarihlerde Yeni Cami denilmekte idi. 4434 (Ralımetli Prof. . i l . ' . ASRIN SEMAN İKİNCİ YARISINDA SAHN-I MÜDERRİSLİĞİ Sultan BERATI Bu berat sureti F a t i h M e h m e d tarafmdan elli tâyin akçe yevmiye ile Sahn-ı seman medreselerinden birisine edilmiş olan E f d a l . f j J j l Nişan-ı şerif-i âl'şan ve tuğray-ı garrây-ı vacibü'l-iz'an enfezehullahü'l-melikü'l-mennan ilâ ahiri'd-dühûr ve'l-ezman oldur ki Dârende-i misal bi-misal-i lâzimü'l-ittiba ve'l-imtisal cenah-ı fahrü'lfiızelâ el-müteverrün.y l ı . kenduye aydan aya vazifesini ve mezkûr camün evkafmdan talebeye yevmi otuz akçe ve muidine yevmi beşer akçe ve yevmi bevvabma iki akçe hesahmca vazifelerin vire ve simden sonra her kim müteveUi olursa bu minval üzere vireler. . Efdal-zâde 23 Şevval 877 (23 Mart 1473)'de Sahn müderrislerinden A l â ü d d i n A l i K u ş ç u ' n m Ayasofya müderrishğine nakU üzerine Sahn müderrisi olmuş ve bir hafta. zahrü'l-ulema. tecdid-i ' Mecmûa-i Münfeat. Şakayık tercümesinde A l i Kuşçu'nun Sahn mfidertialiğine dair kayıt yoktur. el-mütebahhirin ilmü'l-evvelîn bel nehr-i Efdalüddin oğlu Mevlâna H a m i d ü d d i n Ç e l e b i dâmet fezâiluhu mahrusa-i Kostantiniyye'de Yenicami medresesinde * Cenab-ı fezâil-meab Mevlâna âzam âlem efdalü'lulema-i fi'l-âlem miftah-ı izah-ı ferayid-i meani ve b e y a n .l J l OLJII jai . Arapça yazmalan. M a k r i m i n Y ı n a n ç ' m notlanndan). on gün sonra da evâil-i zilkade (1473 Nisan) tarihiyle kendisine aşağıdaki berat verilmiştir j j » j J I > .J-Sl J l i .jLüI ö U i .^ . Paris MiUt kütüphaııesi. a i j l j .

sene seb'a ve seb'in ve semane mie. Filcümle kesb-i fezâil ve neşr-i ulûmda hiç bir veçhile dakika-i rakika fevt etmeyib riyaz-ı ulûm ve maarifte tertib-i irşad ile ağsan kdıb tullabma neşv ü nema verib jlpl »J»' J'\ j JJI »UI devam-ı delâlet-i ebed peyverdim duasına muvazabet ve mülâ­ zemet göstere. Cumaâbâd'da Kasım Paşa müderrisi Mevlâna Süleyman. Nr.80 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E TEŞKİLATI hüküm ve pervane^ taleb etmiyeler. . Kişver-küşây-ı cihan-ârây-ı tuğray-ı hümayunla muhaUi ve misal-i meymunla mütehalli görenler mazmununu muhakkak bilib îtimad ideler. ferman. . Binaen alâzalik . Daha sonraki asırlarda da tahrir tarzı aymdır. hüküm ve nijan demektir. sene 1026 H . tbnülemin tasnifi. B u dahi alü> vech-i maişe­ tine sarf edib v a n b medrese-i mezburda ahah-i müstaiddine ifade ve istifadeye meşgul olub eyyam-ı tatilden gayn günlerde derse iştigal eyliye. Osmanhlardaki Tevkii. Nijancı mukabili olarak Selçuküerde de Pervane vazifesi vardı. ' Başvekâlet Arşivi. Tevcihat vesikaları.»IjT*»»-. 604. Tahriren fi evâil-i Zilkade. Kadı olmağla yerine yirmi beş akçe ile llyas Bey medresesinden iki yıldan ziyade zaman infisali ve altı aydır Dersaadetime mülâzemeti olan râfi-i refi-i saadet-nişan kıdvetü'l-muhakkikin el-muhtas tevki-i umdetü'l-müdekkikin bi-mezid-i inayetül-melikü'l-mennan Mevlâna Sinan saadet-masirime vücuda zide fazluhu tâlib ve müstahak olduğu sene sitte ve işrİn ve elf Cumadel-ûlâsmm ikinci ( g ü n ü ) pâye-i serir-i arz olundukta hakkmda mezîd-i inayet-i mülûkânem getirüb medrese-i mezbun yevmi otuz akçe ile sadaka edüb bu ' Pervane. Şöyle hileler. Çün avâtıf-ı aliyye-i şâhâne ve avârif-i mütekâsire-i Pâ- dişâhânem inayet ve müstahakk-ı atıfet olanlar bâbmda mebzul ve masruf ve bî-diriğdir. X V I I . ASIR BAŞLARINA AİT MÜDERRİSLİK BERATI 2 J U ^ İ J^ij^i j Li>JI j <1)jJ\j Nişân-ı şerif-i âli-şan-ı sâmibâde ve'l-meâli hükmü mekân-ı sultani ve tuğray-ı garrây-ı cihan-ârây-ı hâkani bi'l-avni'r-rabbânî ve's-savnü's-samedâni oldur ki.

Iftiharu'1-ülema-el-muhakkikîn kîn yenbû-el-fazi ve'l-yakin muhtarü'I-fuzalael-müdekkiulûmi'l-enbiyai'l-mürselîn varis-i Sultan « * Mehmed'in kanunnâmesinde Sahn-ı seman ve Dâhil medreseleri müderrislerinin elkabı şöyle kaydedilmek­ el-muhtas bi-mezid-i inayeti'l-mülkil-muîn.. s.. c. • Fatih tedir i. TtfUU». tbnfy. müderris mevlâna muhtarül-fuzelâ zidet el-müdekinayeti'lel-muhtas bi-mezid-i fezâiluhu * Kanunnâme-i Âl-i Osman. sene sitte ve işrîne ve elf mine'l-hicreti'n-nebeviyye. s. 31. * Feridun Bey Münşeatı. cibet-i tedris yevmî otuz akçeye mutasarrıf olup devam-ı devletim içün duaya müda­ vemet göstere ve cihet-i bevvab ve ferraş dahi bunun yedinden sarf ve hare oluna. I.. « .MÜDERRİSLİK 81 berat-ı hümayun-ı izzet-makrunu verdim ve büyürdüm ki v a n p anda müderris olup talim-i ulum-i şer'iyye ve tamim-i tade-i ma'bûdeden (tatü günlerinden) gayn evkatta fünun-ı bilâ-özr-i mer'iyyede bâb-ı ifade ve istifadeyi meftuH tutub eyyâm-ı mûşer'î tatil-i vakt etmeyib ders fevt eylemeye. Bu babta hiç ahad mâni ve dâfi olmayıb asla veçhen mine'l-vücuh dahi ve taarruz kılmayalar.. Feridım Bey Münşeatmda ise yalmz Sahn müderrislerinin elkabı zikredihniş olup aynen şöyledir*: İftiharü'l-ü'lema el-muhakkikîn kikîn madenü'l-fazi ü ve'l-yakin meliki'l-muîn. Şöyle hileler ve alâmet-i şerife îtimad kılalar. kurrere fî evâsıt-ı şehr-i cemaziyelevvel. 11.

.

evvelce kaddarla idare edUdikleri için buralara kaza denilerek bu isim zamanımıza kadar gelmiş ve sonra ilçe admı almıştır. sene 1939) * Afik Paşa-zâde. İbrahim Paşalarla torunu ilmiye sınıûndan yetişerek bet azdı ve müderrislik kaddığa tercih ediliyordu. 70 ve Oruç Bey tarihi ( Babinger yayını).DOKUZUNCU BÖLÜM KADILIK Osmanlı devletindeki şer'i mahkemelerde şer'î ve hukuki bütün meseleler Hanefî mezhebi üzere hal ve fasi edilirdi. s. Daha sonraki mülkiye teşkilâtımızda kaymakamlarla idare edilen mahaller. 99. Bu şer'i mahkemelerden başka da mahkeme yoktu. Ali. s. Türk Tarih Kurumu yayınlarından. buna da sebep. Kaddara ^ ^ 1 ^U. Hükümetin mahallî herhangi bir iş hakkmda göndermiş olduğu fermanlarm infaz ve tatbiki de bu kaddar olurdu. jfVejrt (Cihannüma). . asır sonlarma kadar Osmanh devletinde kadıhğa rağ­ sınıfından yetiştikleri vezir ve gibi^ vezir-i Hayreddin Paşa'dan sonra oğullan. A y m zamanda şehir ve kasabalarm belediye işleri bugünkü noterler gibi vekâ­ letnameler. Xiy. Kadı. s. 30. 86'da Orhan Gazi*nin ilim ehlini ve hafızlerı sevdiğini ulemaya ve kimseden bir }ey almamalan için kadılara ulufe tâyin edildiğini beyan ediyor. Osmanh devletinin kuruluşu sırasmda en büyük kadıhk vasıtasiyle evvelâ İznik ve sonra Bursa kaddığı olup zabtedilen yerlerde de ikinci ve üçüncü derecelerde kadıhklar ihdas olunmuştu. s. sayı 9. alım ve satım muamelelerinin tanzimi de bunlara aitti. İtikadî işler. tzmk ve Bursa kadısı olan Çandarh Halü Hayreddin Paşa'ya kadar ilk Osmanh vezirleri ulema Halil Paşa da hep âzam olmuşlardır. fıkıh denilen 1 Osmanlılarda ilk vezirlere dair mütalâa (BelleUn. şer'î ve hukukî hükümleri tatbik edici demek olup aym zamanda hükümetin emirlerini de yerine getiren bir makamdı.hâkimü'ş-şer'i ve daha sonra alebtlak hâkim denilmiştir. 100. kaddarmücretlerinin az olması idi*.

325. 71. irtikâblannı ha­ temin edecek arzedilSultan Y d d ı n m Bayezid. c. fakat aym zamanda Pâdişâh ule­ madan Şeyh Ramazan'a kazaskerUk tevcih ederek kaddann için­ den cahil Âşık ve zahm olanlarmı hacretmesini emretmiştir*. c. " Aşık Paşa-zâde. Paşa-zâde. c. yani miras taksiminde bin akçede sicU) iki akçe resim almdığı beyan Oruç Bey tarihinde ise bundan başka şer'î mektuptan (suret-i edilmektedir*. » Müneccimbafi. Ali tâyin Tacü't-tevarih'te tavsiyesiyle âzam Çandarlı-zâde Paşa'nm cetten yirmi beş. resm-i kısmet ve sicilden almdığı beyan gösterilmiyor*. bazı kaddann malarmı emretmiş ise de ^ kadılann maişetlerini duğu Yezir-i âzam ber aldığı zaman bunlarm Yenişehir'de bir eve konularak yakdkadar maaşlan olmadığmdan dolayı bu hahn vukua gelmiş ol­ Çandarh-zâde A h Paşa tarafmdan mesi üzerine kaddann gördükleri işlerden dolayı ^ücrct-i safcûA. ) . « Oruç Bey tarihi. s. s. s. 100.84 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI İslâm hukukuna vakıf Kadılarm muayyen ulema tarafmdan halledihyordu. 29) ve Ali ise (Kün­ hü'l-ahbar. • Tâcü't-tevarih. 104) on bej kadar olduğunu yazarlar. İki evvelki kaynakta binde yirminin nereden almacağı zikredilmemekle beraber Oruç Bey'in ikinci nüshasmda (S. I. sicilden yedi. Bu miktarı seksene kadar çıkaranlar varsa da mübalağalıdır. s. Neşn. daha olmayıp aidatları herhangi sonra bu fakihlara müftü denilmiştir. . 100. 104 ve Tekâlif Kavaidi (Abdurrahman Vefık). III. 30. 310. s. Oruç Bey. Neşri ve Oruç Bey tarihlerine göre resm-i yirmi akçe olup * Kanun­ kabul ise hüc­ kısmet. s. Bu miktar daha sonra para rayicine ve ihtiyaca göre artmış ve eki O r u ç B e y mürtekip kadıların yirmiden ziyade (S. s. için nâmede edihyorsa Vezir-i Yıldınm Bayezid da miktan zamamnda kadılar edilen resmin hüccet. V. 100) bunun resm-i kısmetten almacağı gösteriliyor. = : 1394 M . nikâh akdinden on iki ve resm-i kısmetten binde yirmi akçe olunduğu yazıhyor*. " Osmanlı kanunnâmeleri (Millî Tetebbular mecmuası) sayı. 30. 371. s. 2.^ adiyle bir ücret tesbit edilmesi muvafık görülerek cezadan kur­ tulmuşlardı (796 H . maaşlan bir dâva münasebetiyle zuhurata bağh olduğu için bunlardan maişetçe zarurette kalanlar yahut aldıklarını az görenler irtikâb ve irtişaya sapmışlardır. s. 338.

)'de neşredilen üç nizâmnâme mucibince kuruş ve para sabiyle resim ahnmağa başlanmıştır''. (1854 he­ Nimeti Efendi öğreniyoruz* 1271 Daha M. Esad Efendi kitapları. üçü naibin ve biri kâtibin olarak on dört akçe ve boşanma resminden ellisi kadının. s. sicil suretinden on iki ve imzadan on iki ve miras taksiminden binde yirmi. 54. dul nikâhından on beş veya on iki akçe alınması kanun oldu*. dul olanların nikâhından kadı on ve hademesi beş hüccet ve resm-i kitabet kadı için yirmi ve hademesi için beş ve azadnâmelerden kadı için elli. s. ikisi naibin ve biri kâtibin olarak on dört akçe resm-i kısmet ise yirmisi kadımn üçü naibin ve ikisi kâtibin olmak üzere binde yirmi beş akçe olmuştur (Mecmua. emin ve kâtip için on iki cem'an altmış ve sicil kaydından sekiz. s. Fatih Sultan Mehmed'in kanunnâmesinde 85 kadı­ larm sicilden yedi. * Nimeti Efendi kanunnâmesi (Kütüphamemizdeki nüsha). XVI. imzadan on iki ve müraseleden yani şer'î muhaberâttan altı akçe resim ah­ nırdı". asırda miras taksi­ minden kadılar binde on beş. Nr. 315. c. 3436). evâmir ve nevâhi-i ilâ- ' X V I . 326. X V I . (1590 M.KADILIK silmiştir i. asır sonlariyle X V I I . 29. 35. asır sonlannda 998 H. » Düstur. nikâh resminde kız olanlardan kadıya yirmi ve hademesine beş. 321 ve oradan naklen Tekâlif Kavaidi. s. Kanun-ı kadim bu minval üzere muharrerdir. Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Kadı hâkim olup icrây-ı ahkâm-ı şer'i n e b e v i d e . astr sonlarındaki kanuna göre sicil resmi. sayı 2. altısı kadının biri nâib ve biri kâtibin olmak üzere sekiz akçe ve hüccet resminin yirmisi kadınm. hüccetten otuz iki. . . . ^ Kanunnâme-i Âl-i Osman. 36. J. onu naibin ve altısı kâtibin olarak altmıj altı akçe ve sicil sureti resminden on biri kadımn. 372. naib. s. • Osmanlı kanunnâmeleri (Millî Tetebbular mecmuası). sonra şer'î mah­ kemelerin nizâmnâmelerinde bazı tadilât yapılarak bazı ücret­ lerde değişikhk olmuştur. XVin. 301. s.) tarihh bir kadı be­ ratı mazmunu bunlarm şer'i muamelâttaki vazifelerini göstermesi itibariyle mühim olduğundan suretini aşağıya naklediyorum®: Mazmun-ı berat-ı kadı : . • MiUî Tetebbular Mecmuası. sayı 2. asır başlannda da aynı kanunnâmesinden resimlerin alındığını H. . dördü naibin ve iki akçesi kâtibin olarak yirmi altı akçe ve mürasele resmin­ den beji kadımn ikisi nâib ve birisi kâtibin olarak sekiz akçe ve mukataa res­ minden onu kadımn üçü nâib ve biri kâtibin olmak üzere on dört akçe ve jjT âbik (kaçkun köle) resminden onu kadımn. bakire nikâhın­ dan otuz iki.

bu minval üzere dokuz yüz doksan bir senesinde kanun-ı mukarrerdir. Ve kadîmden va'z ve nasihat edenleri va'z ve nasihate lâyik olduğuna yedinde temessükü ideler. olanlara anlardan maada kütüb-i tefâsir ve ehâdis istihracma kadir ve ettirib maadayı men edeler. sonra hilaf zuhur eder ise kadıya tazmin ettirile ve emr-i şerif veya dâvacdar talebleriyle lâzım gelmeyince nâiblerin kuraya ve nevahiye sahvermeye ve kefere nikâhmdan resim almaya ve beylerbeyi ve sancak­ beyi mektublariyle ve kul göndermeleriyle haric-i kazada kaziye istima etmeyeler. kuzat-ı salife her neye mutas a m f ola gelmişler ise bu dahi ana mutasarnf olub benim devam-ı devletim içün duaya mudavemet göstere ve kısmet hususunda ve gayride emr-i şerifim bunun üzerinedir ki her müteveffanm varis­ leri mademki kısmet taleb etmiyeler kaddar varub cebr ile kıs­ met eylemiyeler. ve verese talebiyle kısmet olundukta binde on beş akçeden ziyade aimmaya ve kısmet eylediği aruz ve akardan resm alınmaya ve resm-i kısmet ziyade almak için müteveffanm metrukâtım ziyadeye tutmaktan hazer edib ehl-i hibre ile göre ve sicillât ve hüccet akçelerin ifrat eylemeyib kanun-ı kadîm üzere sicille yedişer ve suret-i sicille on dörder ve hüccete otuzar ve ümena ve mütevelliler muhasebesini ve haraççı ve resm-i ağnamcı def­ terlerin imza için de on ikişer akçe ahb ziyade alanlara sebeb-i azl ola ve mirî mültezimlerinin kefillerin kendu bizzat göre ve küfelâmn biz filâmz dedikleri gibi midir? ehl-i vukuftan tamam malûm etmeyince heman takrirleri ile yazmaya. şöyle ki veresenin bazı sagir olsa kıbel-i şer'iden vasi tâyin edib sagirlere ait olan mirası hüccet edib ve resm-i kıs­ met taleb eylemeyeler. Ve südde-i saadetime hâkimler irsal eylediği arzlarma tarih yazalar.86 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKILATI hîye mütemessik inhiraf gayn olub istimâ-ı deavi ve fasi hususunda şer'-i göstermeye ve derahim ve denanir-i evkafı muhteUfiinfiha olan esahh-ı akvaU bulub anımla emval-i eytam ve mal-i eimme-i hanefiyyeden kavimden tescihnden mesaili kema-yenbagi tetebbu edib amel eyliye ve kütüb ve kısmet-i gaib ve mal mevaris-i azl ve reaya ve sicillât ve tezvic-i sigar ve sagtre ve zabt-ı nasb-ı vasi ve kadı ve nâib ve akd-i enkiha mübaşir olub ol yerin mecmu-ı ahaHsi ve tenfiz-i vesâyâ ve sair kazayây-ı şer'iyyede bittamam ve'l-kemutasarrıf ve mevlânây-ı mezburu kendilere kadı ve hükmünü nafiz ve câri bilip kazay-ı şer'iyyelerinde rücû-ı mezbure edib izninden tecavüz eylemiyeler ve cihet-i kaza (maaş). .

deftere Pâdidenilirdi. solaklar. saadetlû hünkâmn buyurun ki ol arz ettiğin kadı ehl-i ilim midir ve müstahak mıdır?" (Koçi Bey'in Teşkilât mecmuası). iskemleci çadır mehterleri. bölükbaşüar ile kaşıkçılar idi (Nimeti Efendi kanunnâmesi. matracı. asırdan X V I . XIV. asır ortalarına kadar kazaskerUkler itibariyle resmî ilmiye kaddann sınıfmın en yüksek makamı olmalan mevleviyet denilen büyük kadılıklar da dahil olmak üzere bütün tâyinleri Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin arzlan gününde Pâdişâh okuyarak denilen daha tarafından iradesini büyük ihtidadan yüz eUi akçeUk kaddddara kadar olup bunu divan-ı hümâyun içtimalannm kabulleri kaddan esnasında kazaskerlerin ahrlar ve yüz elUden muayyen yukan huzur-ı hümâyunda mevleviyet bildirmeleriyle sadr-ı âzamlar arz eder­ sadr-ı azama müftü veya aitti. yukanda teşkilâtı daha sonra bazı ^ K Y I I . yazıcı. yani bu büyük kaddann tâyini XVI. asır başlarında bahşiş alanlar saraydaki nöbetçi kapıcılar. sancak veya eyâletlerden birinin keza kadısı olurlardı. mülâzemet medrese tahsili görüp icazet alarak mülâzemet etmek edenlerden tâyin edihrlerdi. islâmlarm kadıhklar asnn ve ikinci Ibtidây-ı yansmdan takaddüm dahil sonra kazaskerlere etmeleri sebebiyle müderrisUkleri şeyhüUslâmlarm sadr-ı âzam vasıtasiyle inhalan üzerine yapdır olmuştu. pişkeşçi. Bab-ı hümâyun kapıcılan. şeyhul­ büyük lerdi. osiT Bonlariyle X V I I I . * "Kazaskerler arz günü akdiye defterlerin okuyup falan kadılığı falan dâinize verin deyu arz ettikte. peykler. Medreseden çdup kazasker divanma edenler. sakalar. 73). s.KADILIK KADILARIN TAYİNLERÎ 87 Kadılar. müderris olmak istemeyip kadılık isterlerse doğrudan doğruya kaza kaddıklarma tâyin edildikleri gibi bir müddet müderrisUk edip sonra kadı olmak isteyenler de müderrisUklerinin derecesine göre kaza. teşrifatçı. beş bölük yeniçeri. . Kendi selâhiyetleri dahilindeki kaza kaddanmn tâyinleri ve aziUeri hususunda kazaskerler tarafından tutulmuş olan ( a k d i y e defteri) yani kaddar İlmiye defteri söylediğimiz gibi bu defteri huzur-ı hümâyunda okuyup şahm muvafakati alınırdı*. Beş yüz akçe yevmiyeU mevaU yani eyâlet kaddarmın tâyinlerinde divan-ı hümâyun hademelerine kapıcdara ve sair vazife sahiplerine iki bin iki yüz elU kuruş bahşiş veriUrdi^. meşaleciler.

askeri hizmete geçmek isterlerse Beylerbeyi rütbesiyle kadılanmn en yüksek derecehsi olan İstanbul kadısı merasimde beylerbeyiîerle aym derecede tutulmuştu*. t. M e h m e d N u r i B e y daha sonra Temyiz Mahkemesi Şer'iyye dairesinde mümeyyizliklerde bulunarak Meşihatm lağvedilmesi üzerine Şûray-ı Devlet Birinci smıf kâtipliğine tâyin edilerek Mazbata kalemi müdürlüğünde bulunup 1941'de tekaüd olup 1949'da vefat etmiştir. Yalnız taht bir derece aşağumda olup eğer bu kadılar. Mehmed İVıtri Saygt/ı. Meşihat mektubî kalemine girmiş. 20. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. (1878/79 M. 20. Yine kanun­ nâmeye göre Dâhil ve Hâriç müderrishkleri de müderrislerin yev­ miyeleri itibariyle mevleviyet sayılarak buralorm müderrisleri de beş yüz akçeUk mevleviyetlere tâyin olunurlardı. 14. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. . Fatih camii dersiâmlarmdan Korfina'İ! M u s t a f a Ş e v k i Efendi'nin oğlu olup 1296 H . Sahn-ı seman müderrislerinden arzu edenler mevleviyet olan beş yüz akçe yevmiyeh kadıhğa geçebihrlerdi *. «. $. ' Kanunnâjne-i Âl-i Osman. Dâhil ve Sahn müderrislerinin maaşlan eUişer akçe olduğundan muadih olan kadılıklarda mevleviyet idi'. ilmiye rütbesi Ibtida-i hâriçten başlayarak mahreç mevleviyeti payesine kadar yükselmiştir. Halûk ve mütevazi bir zat olan N u r i Bey'in nefis yazılan havi bir kolleksiyonu olup maişetçe zaruretine mebni bunu ucuz fiyatla satmağa mecbur olmuştu. medreseden icazet almış. ^ Bu tarik defterlerinden sonuncusunu kıymetli dostum merhum Bay N u r i S a y g ı l ı bana hediye etmişti. Fatih tırdıktan kadılara Sultan sonra tebeddüller (tarik defteri) adlı deftere kay­ M e h m e d Sahn-ı seman medreselerini yap­ tedvin ettirirken bu kanuna kanunnâmesini ait maddeler de koydurmuştu. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. Bıma göre kadıhğın en yüksek derecesi beş yüz akçe yevmiyeh mevleviyet denüen taht kadılıkları olup bunun üstünde ancak kazaskerhk vardı. mev­ leviyetler muhtelif tarihlerde memleketin büyümesi dolayısiyle lüzumuna göre artmıştı.88 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI tadilâta uğrayıp kazaskerlerin kadı ve müderrisler için tuttukları defter esas olmak üzere tâyin ve nakiller bir tahriratla inha yollu yapılır ve yapılan dolunurdu i. 20. Talik yazısı güzel olup bunu Hattat H a s a n F e h m i Efendi'den meşk etmişti. Hâriç. Beş yüz akçelik kaddann dereceleri Fatih'in kanunnâmesine göre teşrifatta beylerbeyiler (iki tuğlu Paşalar) ile defterdarm tâyin olunurlardı*.)'de İstanbul'da doğmuş. s.

24. ' Âli. yüz elli akçe Ue Galata kadısı olmujtu {Atâyî. Atâyî. s. Ali {basılmamış hane nüshası. a.. 520. 17. 44). Şam. Edirne ve İstanbul kaddıklarma tâyin olunur­ defterdan olurdu*. 27. Bağdad kadılıklarına ve içlerinden pek değerli olanlan ise tahtgâh-ı selâse denilen lardı ı. E d i m e ve Bursa mmtakalanndaki medreselerde yirmi akçe yevmiye ile müderrisUk eden bir müderris kaddığa geçmek isterse kırk beş akçe İle tâyin ediUrdi Fakat daha sonra şöyle bir tertip yapdarak bu tarz son zamana kadar devam etmiştir. Süley­ maniye müderrisi olanlardan bazdan Mısır kaddığma tâyin edi­ lirlerdi *. 20. Kaddardan üç yüz akçe yevmiyeU kadı arzu ederse mal Bursa. bu üç yüz akçeU kaddıklar maaş saydmıştır Daha yukarıda kaydettiğimiz gibi Fatih'in itibariyle aşağıda ise de kanunnâmede beş yüz akçe mevleviyet derecesinde kanunnâmesine göre Hâriç elU akçeU müderrisin beş yüz akçeUk mevleviyete tâ­ yinleri X V I asır içinde kaldınlarak bunlann yüzeUi akçeUk kadıhklara tâyin edilmiş olduklan görülüyor*. s.KADILIK 89 Âli'nin kaydına göre Pâdişâhlar tarafmdan yaptırdmış olan altmışh medrese müderrisleri isterlerse Mekke. Âli (Künhü'l-ah­ bar). ' Ayasofya Müdenisine hüküm ki. 27. s. s. Bunun makûsu olarak yüz elU akçe yevmiyeU bir kadı müderrisUğe geçmek is­ terse o da Hâriç elU akçeU medrese müderrisi olurdu^. ( Mühimme defteri. I. Halep. s. 43. basılmamış birinci cilt. s.. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman. 27. 569. basılmamış birinci cilt. s. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman. 48. 56). İçel medreseleri denilen İstanbul. 17 "üç yüz akçelik kadı bej yüz kadı mertebesindedir". ' Kanunnâme-i Âl-i Osman (not). s. Yine aym asırda elli akçe Ue Bursa'da Manastır (Orhan Gazi) müderrisi olan Pir A h m e d E f e n d i . 131). * Meselâ X y i . Umumî kütüp­ . 39.. Atâyî. ' Şakayık zeyli. s. s. asır ortalarmda İstanbul'da elli akçe yevmiye üe Hüsâmiye müderrisi olan İ b r a h i m E f e n d i yüz elli akçe Ue kaddığa geçmijti {Atâyî. 501. Hfiliya senin hakkmda avâtıf-ı âliyye-i husrevânem zuhura getürüh işbu sene ihda ve sittin ve tis'a mie Şevval-i mükerreminin üçüncü gününden Bursa kaddığı tefviz ve taklid kıhmh.

Mûsda-i Süleyma­ niye müderrisleri kadı olmak isterlerse mahreç mevahsi olup Edirne ve Bursa'da aym derecede bulunan müderrisler kaddığa geçmek arzu ettikleri vakit mahreç mevaUsinden bir derece aşağı olan Devriye mevalihğine tâyin edihrlerdi^. Top. Gerektir ki kaza-i mezbure sene-i âtiye Muharremü'lharamı gurresinden ancak altı ay mutasarrıf olub on dört ay tâyin zamanın kazây-ı ahardan tekmil eyleyüb ahkâm-ı Şer'iyye eyleyesin vesselam. 11701 El-fakîr Mehmed Rumeli Said beyne'l-ehali icrây-ı d-kadı bi-asker-i ^ Münhal Haleb mevleviyetine Mûsıla-ı Süleymaniyeden Mehmed efendinin 11862). Muhzırlann maaşları olmadığmdan onlar bu gibi müjde paralariyle geçinir­ KADIASKERlN KADI TAYINI BUYRULDISI tzzet-meâb şeriat-nisab Mevlâna Mustafa Efendi kâmyab Ba'de't-tehiyyeti'lvâfiye inha olunur ki Eskiyor [Edirne'de] ka­ dısı Osman işbu sene sitte ve sittîne ve miete ve elf Zilhiccetü'şşerife gayetinden r e f v e yeri yevmî kırk akçe ile istanbul'da Beh­ ram kethüda medresesinden kırk iki ay infisahn inayet-i şehriyarf.. Hâmise-i Süleymaniye. S.. olub sezâvâr-ı olmanla yevmî yüz elli akçe ile sana tevcih olunmuştur. S.90 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I istanbul'da (Kibar müderrisîn) denilen Dârü'l-hadîs ve Süley­ maniye medreseleri ile. Kazaskerlere ait müderris ve kaddann tâyinlerinde bu tâyin kazasker muhzırlan muayyen tarafmdan miktarda müjdelenir bahşiş ve buna mukabil muhzırlara lerdi. . A r . Nr.. ihtidası malûm olma­ yarak son zamana kadar gelen kanun üzere istanbul müderrisleri derecesinin ilk kademesi tbtida-i hâriç müderrisUği olarak tesbit olunmuştur. veriUrdi. tâyini hakkmda Şeyhulislâm'm bir arizası Emin (Top. Ar.

her bin hanede on akçe olarak onun üzerine hasdı tesbit olunur. Rumeli'de kaddık olmak üzere aitti ^. Ar. hukukî ve mahallî işlerin kadılar tarafmdan göriümesi cihetiyle idarî teşkilâtımıza girmiş ve devam etmiştir. Keza Anadolu kazalannda kaddık edenler de Anadolu kaddığı defterinde parlardı*. 229 C. tzzet-meâb şeriat-nisab eşraf-ı kuzat-ı kiram-ı zevi'l-ihtiramdan Mevlâna Mehmed £mîn efendi Kâmyab. 1004. Anadolu ve Mısır'daki üç smıftı. gerektir ki kaza-i mezbure sene-i âtiye ZUhicce gurresinden tevabi-i kadîmesiyle seneteyn-i kâmileteyn muta­ sarrıf olub beyne'l-ehali icrây-ı ahkâm-ı şer'i âli eylemede say-i cemU eyliyöBİn vesselam. kadı tâyininde. Rumeli kadUarı Anadolu'ya kadı olmaz ve Anadolu kadUan Rumeli'ye kadı olmaz" Koçi beyin teşkilât mecmuası. RumeU'deki kazalarda terakki etmek sure­ tiyle kadılık ederlerdi. olmanla bâ-terakM yevmi dört yüz akçe Ue sana tevcih olunmuştur. ^ "Benim Devletlû Hünkârım. Rumeli'de dört yüz elli kadılık vardır. 6. ^ "Kuzat-ı kasabat menasıbı kazaskeıler arzı Ue veriUb sair menasıb-ı ulema vezir-i âzam olan vekU-i celUe müfevvaz bir husus idi" Â l î . Bir kadılık hasdı. Son zamanlarda üçe denüen ve mülkiye teşküâtımızda kullamlan kaza adı. kazalann edenler Kaza kaddıklan kaddıklan Rumeli kazaskeri defterinde kayıtlı olduklarından bunlar Anadolu kaddığma geçemezler. Rumeli kazaskeri. Top. ayhğın muayyen kısmım a h m r ' . 6. Kazaskerlerin terleri mucibince Anadolu'dakiler kayıtlı olmalariyle derecelerini kaza kaddıklan orada devir ya­ gösteren def­ aynlolarak dokuz smıfa ve altı sınıfa berat kaddarm Rumeli'deki on smıfa ve Mısır kaddıklan mışlardı. rikâb-ı hümâyuna arz edib tevzi eder. basılmamış ikinci cih. onlara karışır.. Nr.KADILIK 91 KADILARIN DERECELERİ Kadılıklar büyük ve küçük kazalarla sancak ve eyâlet olmak üzere başlıca iki sınıftı. herhangi bir Uçenin askeri işleri hariç olarak diğer idari. 9764 El-fakîr müfti-zâde Ahmed el-kadi bi-asker-i Anadolu resm-i . S. varak 328b ve Koçi Bey'in Teşkilât Mecmuası. Bâde't-tehiyyeti'l-vâfiye inha olunur ki diyar-ı Mısmyyede ber-vech-i maişet Feyyun muvakkati hâlâ serlevba-i yemin Hafız Mehmed Said işbu sene seb'e ve tis'îne ve elf ZUhiccetü'ş-şerifesi gurresinden on iki ay zamanda bâde't-tasamıf ref ve yeri muvakkati olduğun kadı asker-i esbak ruznâmçeBİnde mükayyed sezavar-ı inayet-i şehriyân . s. s.. ' Celâl zâde (Kanunâme) Aşir efendi kitapları. Kaza (ilçe) kaddanmn tâyinleri kazaskerlere Rumeli.

râbia. rütbe-i sitte. Nakşe. Anapoli (Mora'da) rütbe-i karibe-i ûlâ. Pravadi. Ala kenise rütbe-i Cinad.. Karinabad. Esedabad (Ağriboz sancağında) Çinad rütbesinde. Vilfitrin rütbe-i Eğri. Ürküp (Alacabisar sancağında) rütbe-i çelebi. Eğri rütbesinde. rütbe-i saniye.. Midilli. Manastır. salise. Uâ. arpalık özice. rütbe-i sitte Akçahisar (Obri sancağına tâbi) ûlâ. sitte. nahiye. çinad rütbesinde. Hulumeç (Mora'da) rütbe-i sitte Havassı Ahi Çelebi kazası. Ermiye (İnebahtı'da) maişet. Karib-i âlâ ve en son Rumeli'ye kadar çıkar ve oradan olan Sitte-i tekaüd olur. Varna. Çelebi. Ahyolı. rütbe-i sâlise. tstarva (Obri'de) rütbe-i Çinad. Eğri. tebid. Hezargrad. Vardar Yenicesi. rütbe-i çelebi. Saniye. Limasol. rütbe-i sitte. Kıratova rütbe-i sitte Kiga rütbe-i sitte. memlihateyn (Bosna Ue Belgrad arasmda) çelebi saniye. Alfabetik olarak Rumeli ve Adalarda kaddıkların derecelerini gösteren (Ahval-i menasıb) defte­ rinde (Esad Efendi kitapları. ' Saniye. Silistre. Ihtiman. rütbe-i karibe-i ûlâ tebid. rütbe-i karibe-i ûlâ. Vidin. Kili. arpalık. Limni. karib. Pravişte. Atina kazası (Ağrıboz'a tâbi) rütbe-i İnebahtı. rütbe-i Eğri. nahiye rütbesinde. Ohri. arpalık. 2066) şu malûmat vardır : Üsküp kazası rütbc-i sitte. Çelebi maişet. Kefe rütbe-i sitte. nahiye derecesi. Ustrumca. rütbe-i ûlâ. hâmise. rütbe-i sitte. Draç rütbe-i Çinad. rütbe-i çelebi. Alasonya. Serez. Nr. Ayapetre (Mora'da) rütbe-i çelebi. arpalık JCoron rütbe-i karib. salise. sitte. trşova. sâlise. Akkerman kazası. Çatalca (İnebahtı sancağma tâbi) rütbe-i ûlâ. Niğebolu. Ağriboz. rütbe-i çelebi. Evrese. tâbirler kadılıkların rütbe ve maaş­ larına işarettir. Niş. İzdin. Dobniçe (Köstendil) rütbe-i sitte. tstanköy. Narda. Macaristan'da bulnnup buraları eUmizden çıktığı halde kaddık derecesi muhafaza edilmiş "kaddar Rumeli'de Çinad ve Eğri dereceleri itibar edilen kadılıklara tâyin olunurlardı. rütbe-i İnebahtı. karib. 1 Çinad vc Eğri. Nevrekop. Behlişte. Rodos. saniye. Soroy (Vize'de) Eyüp kaddığı nahiyesi. Alacakisar. sitte. rütbe-i karib. rütbe-i Çinad. Avlonya kazası. Mostar. maişet. Endorse. rütbe-i sitte. Rusçuk'kazası.92 OSMANLI DEVLETlNÎN İLMİYE TEŞKİLATI Rumeli kazaskerine tâbi Rumeli (Avrupa) olan kadıları miüâ- zemeti mütaakıp en aşağı başlayarak Eğri. Banaluka. Şehirköy rütbe-i ûlâ. rütbe-i çelebi. rütbe-i İnebahtı. rütbe-i ûlâ. rütbe-i Eğri. Köprülü. Akkerman kazası. yüksek derece İnebahtı. Tırhala. karib. Rusi Kasrı. rütbe-i sitte. . tnebalitı rütbesi. Nüvesin. Iştib rütbe-i sitte. sitte. salise. rütbe-i sitte. Maçin. derecede çinad^ derecesinden Salise. Debre kazası. karip. Mezestre rütbe-i karib. Arkadiye. rütbe-i sitte. arpalık. Istefe. Karaferye rütbe-i sitte. Magosa. Anavarin cedid ve atik. rütbe-i saniye. Elbasan kazası. çelebi rütbesinde. rütbe-i sitte. Kırçova. Eğri rütbesinde. Tikveş. maişet. müderrislik muadüi olan kaddıklar muadilidir. Semadirek. sitte. arpalık Kesriye. Yayçe. Eşbat (Elbasan sancağında) maişet. İçlerinden değerli olanlardan ikisi Rumeli kazaskeri divanında müşavir olarak bulunurlardı. Bu suretle Rumeli'deki kazalardan ber biri bu dokuz dereceye göre ayarlanmıştı*.

sâhse. IV. .KADILIK 93 Anadolu kazaskerine tâbi Anadolu kaddıklan da yine ihti­ dadan başlayarak tâsia. Bunlara da eşraf-ı kuzât tesmiye olunur. Bunlann en yüksek derecesi olan Sitte-i Anadolu ve Sitte-i Mısır'dan değerh ve tecrübeh ikişer kişi Anadolu kazaskeri diva­ nında müşavirÜk ederlerdi. B u suretle Rumeli. hâmise. Musul sâmine. ve Sitte-i Mısır derecelerine kadar çıkardı. 2 "Kuzât-ı kasabat Rumeli'den ve Anadolu'dan müddet-i malûme ile mansıb zabt eder ve bazan dahi ihsan olunur sonra infisal ve terfi suretiyle nihayet (sitte tâbir olunan menasıba vâsü olur. Re'fetlû uluvvülhimem Efen­ dim sultamm hazretleri Malûm-ı inayet-melzum-ı âsafaneleri buyrulduğu üzere tarik-i kuzâtm nizamı usulünce Rumeh kazaskeri efendi dâileri Bu rütbelerin her birinin derecelerine göre akçe hesabiyle maaşları tesbit olunmuştur. Bu suretle Anadolu'daki Kaza kadıhklan da yukarıda gösterilen on dereceye ayrılmıştı. İnayetlû. Atufetlû. saniye. hâmise. Sitte denilen dereceye kadar çıkanlara Bütün bu kaza kazaskerlere aitti. 569. sâhse. sâdise. Yine Anadolu kazaskerine tâbi Mısır kaddıklan da sâdise. Şeyhulislâmm. s. bunlar yaptıklan tâyinleri divan tertibi bozul­ duktan sonra bizzat Pâdişâha arzetmeyip yeni kanun mucibince tesbit ettikleri tâyin defterini şeyhühslâma takdim ve onun vası­ tasiyle ve sadaret yoluyla hükümdara arzederlerdi. Bunlar kazaskerlerin sağında ve so­ lunda oturduklanna göre sağ tahtabaşı ve sol tahtabaşı hrdi i. Bu müşavirlere ilmiye ıstdâhmca diye (tahta başı) ismi verilmişti. "Devletlû. râbia. Rütbe-i ûlâ Karib-i ûlâ Rütbe-i saniye Rütbe-i sâlise Rütbe-i tnebahtı 10 000 9 000 8 000 6 000 5 000 J?ül6e-i Eğri Rütbe-i Çekbi Rütbe-i Çinad 4 000 3 500 3 000 1 D'Ohsson. sâbia. râbia. Musul ve Sitte-i Mısır olmak üzere altı derece idi. Bunlara hürmeten mevah mâzuUeri gibi arpalık verikazalarda tâyinleri kaddık ederek nihayet eşraf-ı kuzât denihrdi*. Anadolu ve Mısır'daki kadılanmn anılırlardı. Bunların tâyinleri kazaskerler vasıtasiyle yapdıp iradesi alın­ dıktan sonra bizzat kazasker tarafmdan kendilerine tebliğ olunur. c. sadr-ı azama tezkiresi (Hatt-ı hümâyım vesikalan A 22795).

asır başlannda bu müddetin iki seneden dört ay noksan yani yirmi ay olduğu beyan ediliyor "Kuzat-ı mevleviyetin müddet-i örfiyeleri bir senedir ve kuzât-ı kasabatm iki senedir. 20. lâkin ft zemaninâ iki seneden dört ay kasr ederler") MiUi Tetebbular Mecmuası. ) . Kaza kaddanmn müddetleri yirmi ay olup* bu müddeti doldurduktan sonra mâzul olarak yerine sırada olan başkası tâyin olunurdu. Bu suretle kadımn bu mâzul müddetine (zaman-ı infisali) denihp iki sene miUâzemetten sonra yeniden tâyin olununca ona da 1 Kanunnâme-i Âl-i Osman. asırda kaza kadüarmm müddetlerinin üç sene eyalet­ defter kethüdalariyle sancak ve kazalardaki alay bey­ olduğu beyan ediliyor (Bu eserdeki resimlere dair izahat kısmı). c. ' BİT tahkikat evrakına göre kaza kadılarının X V I . asır sonlariyle X V I I I . Y ü z elli akçeli kadılıklar mübim kaza kadılıklan olup bun­ larm tâyinleri daha evvel görüldüğü üzere kazaskerlerin inhası ve vezir-i âzamin arziyle olurdu. X V I I I . Abdurrahman Paşa kanunnâmesiyle Nimeti Efendi kanunnâmesinde X V I I . . Kadılık müddetinin. Bu suretle müddet kısabnca geride bekleyenlere daha çabuk sıra gelirdi. s. Müddetini dolduran mazul kadı İstanbul'a gelerek her çarşamba günü kazasker dairesine midâzemet edip sıra beklerdi.94 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I aâye-i mekârim-vâye-i cenab-vcihi tılüûe mekâne dnümayan ka­ zalardan sitte kuzâtı meclisine tertib etmiş olduğu kazaları ve tevcib-i menasıba şâyeste bulunan eşraf-ı kuzât duacdanm bir arziyle sûy-i savb-ı sâmileri leffen mersul-i kıta deftere tesbit ve tabrir ve zeyli memhûr dâiyâneme getirmiş olduğundan bazret-i zıllillâhîye nizam-ı müstabsene kıbnmış olmağın taraf-ı seniyyelerinden atebe-i gerdûn-mertebe-i arz ve takdim buymlarak ber muktezây-ı defter-i mezkûrun bâlâsı mübarek batt-ı bümâyun-ı inayet . Halkondil zeyli'nde de X V I . s. Revan kitapları 1056 müker­ rer. s. asrm ikinci yansmdan sonra bu müddet on sekiz aya inmiştir (D'Ohsson. Sancak kaddan teşrifatta lerdeki lerinin üstünde yer alırlardı i. 569).makrun-ı cenâb-ı bilâfet-penâhi ile tezyin ve tevşib buyrulması bususuna himem-i seniyeleri masruf buyrulmak bâbmda irade efendim hazretlerinindir" (Sene takriben H . 1254 = 1838 M . Kazaların kadılıkları yukanda görülen derecelere göre beşer akçe zam ile yirmiden kırk akçeye kadar çıkarken. sayı 3. IV. daba sonradan para rayicine göre kırk akçeden başlamış ve böylece yüz elli ak­ çelik en son derecesine kadar çıkmıştır. 541). iki seneden on sekiz aya kadar inmesi birçok yerlerin elden çıkması sebebiyle Kadı adedinin ziyade oluşudur. asır ortalarında müddetlerinin iki seneden ziyade olduğu görülüyor.

6. Mevleviyetin en yükseği beş yüz akçe yevmiyeh olanlardı. Gerek sancaklarm ve hattâ bazı vilâyetlerin ve gerek büyük ve mühim eyâletlerin kaddıklan mevleviyet suretiyle tevcih edUirdi. Edirne. 527. Büyük mevleviyetlerin müddeti bir ara on beş aya çıkarılmıştı. Mev­ leviyetler iki nevi olup bunlardan üç yüz akçeh mevleviyetler asırda sancaklarla bazı eyâletlerin kaddıklan idi.KADILIK (saman-ı ittisali) adı verilirdi^. Van iken Tokat akçehk üç yüz mevleviyet iken Pâdişâh fethi olduğu için beş yüz akçe yevmiyeh mollaya tevcih edihrdi*. asır ortalarma kadar kazas- ^ Koçı Bey'in Teşkilât Mecmuası (Kütüphanemizdeki nüsha). Bursa) sonra bilâd-ı erbaa ve bilâd-ı hamsede olan kaddıklarm müddetleri . İzzet-meâb şerîat-nisâb eşraf-ı kuzât-ı kiram-ı zevi'l-ihtiramdan Mev­ lâna Mehmed Emin Efendi Kâmyab Bâde't-tehiyye inha olunur ki diyar-ı Mısriyye'de Feyyum kadısı Mehmed Said işbu sene isna ve tis'îne ve miete ve elf Zilhiccetü'ş-şerife gurresinden on iki ay muvakkitleri Mehmed Necib on iki ay ve Süleyman Seneteyn zamanlarmda bâde't-tasarruf ref ve yeri yevmi üç yüz akçe üe Menflot kazasmdan on dokuz ay hakiki infisalin olub eşraf-ı knzât-ı kiram-ı zevi'l-ibtiramdan sezâvar-ı inâyet-i şehriyâri ve şâyeste-i re'fet cihandâri olmanla bâ-terakki yevmî dört yüz akçe ile sana tevcih olunmuştur. gerektir ki bâde'l-bulûl-ı vaktihi tevabi-i kadimesiyle seneteyn-i kâmileteyn mutasarrıf olub beyne'l-ahali icrây-i ahkâm şer'-i âli eylemede sây-i cemil eyliyesin vesselam El-fakir Mehmed İmam-ı ewel-i Hazret-i Topkapı Sa. Nr. * Mısır'da Feyyum kadıbğma tâyin hakkmda Anadolu Kazaskerinin tebliği. üç yüz akçelik mevleviyet mevleviyet idi. Bir kaza kadısı suçu olmayıp detini doldurmadan hasbelicap infisal ederse tekrar müddet infisali Kazalardan 95 müd­ tâyininde bu edihrdi *. Bunlar hükümetçe ehemmiyet verilen mühim eyâletlerin kaddıklan idi. ' Çivi . 175 ' Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. s. s. 541. Kazasker meclisine mülâzemete geldiği zaman Ç i v i zâde kendisine". bu zamamnda mahsup olmak üzere telâfi sonra sancaklarm kaddan gelirdi'. s. yani bir zaman bilâd-ı selâseden (İstanbul. Sivas ve SiHstre eyâletleri sancağı beş yüz akçelik Meselâ X V I I . s. Mevleviyetlerin kaddık müddeti bir sene olup * bunlann tâyinleri X V I . Ar. IV. c. sizin mansıbınıza ehl ü lyal ile gittiğinizi duyduk azUniz kışa tesadüf etmesin diye bir ayınızı keserek telâfi etmek üzere ruznâmeye kay­ dettik diyerek tekrar tâyinde bu müddeti mahsup olmak ol zamandan beni kanun olmuştur" Atâyî. 294. Şehriyâri el-kadi bi-asker-i Anadolu * Evliya Çelebi seyahatnamesi.zâde M u h i d d i n M e h m e d Efendi'nin Rumeli kazaskerliği zamamnda H ü s a m e d d i n E f e n d i Tikveş kadısı iken müddet-i örfiyesinden bir ay evvel infisal etmiş.

Selanik. Bunlardan başka evvelce kaza kadılığı iken mevleviyet olan ve sonra tekrar kaza kadılığı hahne çevrilen kadıhklar da vardı. asırda Bursa. 328. . ' R i k o . N e y l i A h m e d E f e n d i Mısır'da on dört ay kadılıktan sonra mâzul olmujtu (Aynı tarih.) de Sidrekapsi ve 983 H .)'de Konya (1575 M. asırda yukanda saydığımız mevleviyetlerden başka Şam. asırla X V I I . « ^«oyt. s. Haleb.) 'de tekrar ikisi birleştiri- X V I I I . Bağdad. (1552 M. Budin. şöyle diyor: "kazaskerden sonra mollalık makamı gelir.)'de Şile ve Kandıra kazalannm üâvesiyle Üsküdar mevleviyet olmuş­ lardı^. Mısır. Selanik kaddıklan olup yaptıkları inha mevleviyetler üzerine yevmiye memleket genişleyince buna bir hayli mevleviyet daha ilâve olun­ du. Üç yüz Mevleviyet İstanbul.)'de Kudüs ve 983 H . 468). mansıblarm ol tevzi eder. Mısır. Bursa. 447. (1576 M. s. 443. 283. (1572 M. (1574 M. Sofya. Şakayık zeyli. Rumeh'de Tırhala Yenişehri. (1583 M. Meselâ 980 H .96 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E TEŞKİLÂTI kerlerin sadr-ı azama inhalariyle olurken bu müddetten îtibaren şeyhülislâmların sadr-ı âzam vasıtasiyle yapıhrdı^.)'de Bosna ve 989 H . Tokad. asırda beşyüz akçeli mevleviyetlerdendi. onlara jeyhulislâm karışır. 592.. bej yüz akçe mollalardır. fakat daha sonra lüzum ve ehemmiyetlerine binaen diğer bazı eyâletler de büyük mev­ leviyet olmuştur. Şakayık zeyli. s. Meselâ 959 H . Diyarbekir ve Bağdad ve Budin büyük mevleviyetlere üâve olunmuştur.) tarihinde Eyüp (Havass-ı Kostantiniyye) üe Galata kazalan birleştirilerek mevleviyet olmuşken bir müddet sonra aynlmış* fakat 982 H . İki nevi molla vardır. Edirne. birinin yevmiyesi üç yüz akçe diğerinin beş yüz akçedir. Kayseri. s.)'de Gediz kazasınm ilhakiyle Kütahya ve 991 H . 7). Erzurum. 268). kazasının da ilhakiyle Selanik ve 986 H ." (Koçi Bey. Teşkilât Mecmuası. ve beş yüz akçeh lerinin miktariyle tefrik olunurlardı241. Memalik-i mahrusada ne kadar büyük şehir varsa Edirne. Bursa. » Atâyî. olan büyük kaddddann mevcudu X V . X V I . Şam. s. Halep. 442. Bu iki mollalık aidatlarımn miktariyle tefrik olunur (Fransızca tercümesi. 305. Filibe bunlar beş yüz akçelik mollalıklar­ dır. Sofya. Belgrad ve Anadolu'da Trabzon'da XVII. 443. s. asırda bir seneden birkaç ay ziyade idi "Edime' Burasa ve Şam kaddık larımn hükümetleri seneyi mütecaviz ve elhaletü hazihi müddet-i muayyene-i mevleviyyet mesabesinde olan on beş aya mütenahiz olmağla" Çelebi-zâde Asım. (1578 M. (1581 M. Ankara. Diyarbekir. ^ "Üç yüz akçeden yukarı mevleviyet molla demektir. git gide varır İstanbul kadısı olur. 236. 22. Filibe.

s. 327. Nr. 291. Mevleviyete kadar çıkmış olan kadıların bindikleri atların gaşiye (haşe) denilen örtüsüne rişe denilen saçak veya püskül konur ve buna saçaklı abayı denilirdi *. (1583 M." * Zübdetü't-tevarih. 307." Atâyî. Esad Efendi kitap­ ları. 428. 2142) ve Atâyî.. 133. 631. s. c. Rumeli kazaskerine gönderilen hükümden. Beş yüz akçe yevmiyeh büyük mevleviyetlerin X V I . İtmiy TeifciUlı. 417. s. s. 323. Şakayık zeyli.)'de yine ayrılmışlardır ı. Yine böylece Edirne ve Bursa kadılarından herhangi birisi kazaskerhğe tâyin olunur­ bir olduğundan araSahn-ı seman müder­ İstanbul kadıhğma ve İstanbul kaddığmdan Sahn * Atâyî. 395." Atâyî. 447. s. 442. Belgrad kaddığı mevleviyetten çıkarılarak kasaba kazası derecesine indirilip Sarı M u î d Mustafa Mustafa Efendi'ye tevcih edUmiştir. 7 . Ve yine o cümle­ mevaliye inayet olunmağm gagiyesine hafifçe rişe vaz' edib. 133. 312. 317." Feridun Bey Münşeatı. 133. Osmanlı padişahları. 991 H . Bundan dolayı mev­ leviyeti haiz kadılarm birer keçeh çuhadarları da vardı *. 579.mansıblan mevleviyyet unvaniyle muanven ve semend-i ikbali gajiye-i mahsusa-i mevali ile müzeyyen olub. * "Menşur-î itibarı den olarak ". " Y ü z elU vesair payede olan menaBibta mevleviyyet ile verilen kaddıklara sonradan mansıb ilbak olunmayıb bir tarikle ilhak olurnursa dahi ifraz oluna. Yine bunun gibi şehzadelerin vahhkleri zamanında mevlevi­ yet olan Manisa sonradan sancak kaddığı derecesine indirilmiş ve 1008 H .KADILIK 97 lerek mevleviyet olup 987 H . (1599 M. cülus ve bayram tebriklerinde mevaUden olan kaddara ayağa kalkar ve bunlar vezir-i âzamm eUndeki defterde isimleri okunarak Pâdişâha takdim edihrlerdi*. 293.)'de bazı kazaların ilhakiyle yine mevleviyet derecesine çıkanhp bir müddet sonra da aslına irca olunmuştu ' . Bir müddet sonra 990 Zilkade ortalarında Üsküdar kazası.. çünkü bunlann maaş ve dereceleri lannda fark rishğinden gözetilmezdi. 133. s. 320. ' Ravzatü'l-ebrar.)'de ise Silivri. 265. asırda muayyen bir sıra tertibi ve dereceleri yoktu. 411. ' A t â y î . 281. s. du ''. E f e n d i memuriyyetine hareket ile Edirne kapısmdan çıktığı gibi Belgrad kazasından mevleviyet münfek olmaz deyu atma saçaklı abayı koyub bir de keçeli çuhadar tedarik ettikten sonra Belgrad yolunu tutmuştu. II. Çatalca ve Marmara Ereğlisi'nin ilhakiyle Eyüp tekrar mevleviyet olmuştur *. 311. Şakayık zeyli. » Atâyî.. * Tarih-i Silsile-i Ulema (Süleymaniye kütüphanesi. sene 1011. Şakayık zeyli.. (1579 M. İstanbul. 458. s. s. 305. 583.

Havass-ı Kostantiniyye (Eyüp). 443. Halep. Diyarbekir. Eyüp mevleviyetlerinden mâzul olanlar âlim ve fazU olurlarsa İzmir kadısı olurlardı. RumeU kazaskeri Kadı adedi arttıkça tâyin için sıra bekleyenler çoğaldığından herhangi bir üst dereceye yükselmek için o derecedeki kadılığın evvelâ payesi yani rütbesi yetler şunlardı: RumeU ve Anadolu kazaskerleri île İstanbul. Müsıla-i Süleymaniye müderrisliğinden Yenişehir'e tâyin edilmişse Şam veya Halep kadısı olurlardı. Belgrad. Mısır. 1 Şakayık tercümesi (Mecdî). Bunlardan olmak üzere kanun kondu. Bunlar evvelâ tâyin olunacaklan kadılığın payesini yani sonra rütbesini ahp sonra da bdfid kadı olurlardı. XVII. müstakar bir şekil aldı. Eyüp ve t^sfeüdar'dan mâzul . eğer Yenişe/iir'den mâzul olan kadı. asnn ikinci yansmda şeyhuhslâm veya müftü bütün ulemamn üstünde tedrici surette resmî surette tâbi yer alınca mevleviyetler de sarfı tadilâta tutuldu. Şam. Mani­ sa. Edirne. Bağdad ve Fitifte'den mâzul kaddar arasmda âlim ve müstakim olanlar varsa Medine-i Münevvere kaddı­ ğma tâyin edilirler veyahut Calata ve Eyüp mollası olurlardı (o tarihlerde Medine Haremeyn mevleviyetine dahil değUdi). 446. İzmir. asır sonlarma kadar mevalinin terfi dereceleri şöyle idi : Bursa ve Mısır kaddığından mâzul olanlar Mekke-i Mükerreme veya Edirne kadısı olurlar veyahut Mekke ve Edirne payesiyle arpalık alırlardı. Filibe. Mısır. Galata. Selanik kaddığından mâzul olanlar. Halep. Filibe. Yenişehir (Tırhala Yenişehri). Medine-i Münevvere. Anadolu kazaskeri ve Anadolu kazaskeri de RumeU kazaskeri olmak üzere bir sıra takibine başlanarak bu usul X V I I . Nr. asır ortalarından X V I I . Bağdad. asırda şeyhülislâm olurdu.98 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I müderrisliğine ve oradan şeyhülislâmlığa ve kazaskerlikten ts- tanbul kaddığma ve sahn müderrisUğine tâyin olunanlar vardı ^. Kudüs. asnn ortalarından îtibaren pâyeU büyük kadılıklar yani mevlevi­ Selanik. Sofya. Diyarbekir ve Belgrad'dan mâzul mevali Fi/i6e veya Bağdad kadısı olurlar veyahut mâzul olduğu mansıba tâyin olunurlardı. Galata ve İzmir'den mâzul olanlar paye Ue tekrar Galata ve İzmir'e tâyin olunurlardı. s. Topkapı S. X V I . Medine-i Müneınıere'ien ve Kudüs'ten mâzul olanlar Şam ve Bursa kadısı da olurlardı. ' X V I . Atayî. Yenişehir (Tırhala Yenişehri). Üsküdar. 146. sene 996. s. Bağdad. Edirne ve Bursa kaddığma tâyin edilirlerdi. 29. A. Bursa. bazı istisnalardan nazar İstanbul kadısı. Şam. Mekke. pâyeU mevleviyetlerdi *. Üsküdar. 9300. Manisa'dan.

s. Sinop ve Kamaniçe'den mâzul kaddar. Birgi.KADILIK 99 Daha aşağı derecede olan Ankara. s. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Menemen. Kandiye. Tire. Manisa. 46. ilâveten asnn ikinci MEVLEVİYETİ itibaren Mekke kaddığma İstanbul kaddığın­ yansmdan Medine-i Münevvere kaddığı da* dan sonra ikisi birden Haremeyn kadılığı ismiyle en yüksek derece itibar olunarak ondan sonra Bilâd-ı hamse. Mudurnu. Boyabad. Maraş. fî-mâbâd Bilâd-ı selâseden mâzul olanlara verilib bâde'l-azi Mekke-i Mükerreme mâzulleri gibi İstanbul kazası verilmek üzere defterlerine kayd eylemeleri için Edendi Dâimize (Şeyhülislâma) ifade eyliyesiz (Çelebi-zâde Asım. Bahkesir. Sofya Kandiye'den mâzul olanlar Manisa. Tokat. Lefkoşe. s. Sakız. Nimeti Efendi kanunnâ­ mesi. Mahreç. A h m e d bu tarihten îtibaren onu Mekke kaddığı ile aym derecede tutularak Bilâd-ı selâse mâzullerine verilmesini emrederek derecesini yükseltti. Mahreç. * Haremeyn kadüıklanndan Medine-i Münevvere kadılığı 28 Safer 1135 ( 7 Arabk 1722 ) senesine kadar Mûsda-i Süleymaniye müderrislerine verilir­ ken III. Kayseri. 539. s. Bosna. Kamanice mevleviyetleri ise payede müsavi idiler*. HAREMEYN XVIII. Kütahya. Bu hususa dair hatt-ı hümâyun sureti: "Kariha-i sabiha-i mülûkânemden Medine-i Münev­ vere kazası rütbesini Mekke-i Mükerreme kazası rütbesine terfi eyledim. Sinop. 17. Erzurum. Atik kaza defteri. Konya. mükerrer numara 2). Gehbolu. Erzurum. Sakız. kadılara Filibe. Trablusşam mevalisi Boana ve Sofya kadısı olurlar yahut mâzul olduğu kadılığa tekrar tâyin edihrlerdi. 16). Konya. MihaUç. Devriyye mevalisi sınıflariyle yeni bir tasnife tâbi tutulmuştur ki bunu daha aşağıda göreceğiz. Daha sonraları mevali tâyinleri bazı tadilâta uğramış ve mevleviyetler Haremeyn. Kayseri ve Maraş kadısı olurlardı. Bosna. Bu suretle buradan İstanbul kaddığma geçilmek yolu açıldığı için evvelce pek talibi olmayan bu kaddığa rağbet çoğaldı (Çelebi-zâde Asım. Maraş. Belgrad veya mâzul olduğu mansıba gönderi­ lirlerdi. 16. "Paye mansıplarmdan Bursa payesi zamime olmazsa kıdem nasblanna îtibar olunur" (Nimeti Efendi kanunnâmesi). Kayseri. . Bilâd-ı Hamse. Belgrad ve Diyarbekir kaddığı verilirdi. Devriye isimleri altında dört smıfa ayrılmış ve bu tertip sonuna kadar devam etmiştir. Trablos.

(1775 M. Haremeyn mevleviyeti için sıra bekler ve evvelâ Haremeyn payesini alırdı. girmesi müsavi idi. dört olup Bilâd-ı erbaa mevleviyeti denildi. 1135 H . mevleviyetine Bdâd-ı hamse tâyin edüecek zat evvelâ bunun paye rütbesini alır ve sonra isterse bdfiil tâyin olunur ve müddeti olan bir seneyi tamamladıktan sonra Bilâd-ı hamse mâzulü saydarak. 1189 H . . Bursa. Mısır ve Filibe'den müteşekkil X V I I I .100 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Bunlardan Haremeyn mevleviyetine tâyin edilen mevali ^ yani Mekke ve Medine kaddan ya bizzat gider veya payesini abrdı. ( 1 7 2 2 M. daha sonra buna Mısır ilâve olunarak. Bu beş kaddığın dereceleri alırdı.) tarihine kadar Haremeyn payesini almış olanlara bir derece yüksek olan istanbul kadılığı verilmeyerek bilfiil Haremeyn kadılığında bulunmuş olanlara verilmek üzere yeni bir kanun kondu *. Daha sonra yine bu kadılığı dâve olunarak Bilâd-ı Şam. (1889 M.)'den itibaren hiçbir fark yoktu. "Kazây-ı mezbur (Şam kaddığı) ile bilâd-ı selâee terbi' ve bâde'l-yevm mahreç mâzullerine tevcih olunmak üzere rütbe-i mez­ bure dahi tevsi olundu. Sonralan Bilâd-ı hamse denilen mevleviyet evvelce Edirne ve Bursa olmak üzere üçtü. bu mevkii işgal edenlerden herhangi biri sırası gehnce Haremeyn modası olur veyahut payesini Şarkî Rumeh'nin Bulgar prensinin nüfuzu altına üzerine Fdibe mevleviyeti 1307 H .)'de kaldırddı ise de derece itibariyle ismi değişmiyerek devam etti. )'de Mekke ile Medine erbaa ismiyle Edirne. ' Haremeyn kadılarınm her sene mevlid-i nebevide tâyinleri âdet olmuştu (Çelebi-zâde 417. 17. Haremeyn kaddan arasmda 1135 H . BtLÂD-I HAMSE MEVLEVİYETLERİ Mekke. asırda Bilâd-ı erbaa'ya Filibe hamse mevleviyeti meydana geldi." Çelebi-zâde. ' Çelebi-zâde Asım. " İlmiye Salnamesi s. 524). Haremeyn mevleviyeti ismiyle yüksehnce Şam kaddığı da buraya dâve edderek' yine Bilâd-ı dört büyük kadıhk oldu. Şam'm ilhakiyle biIâd-ı selâsenin bUâd-ı erbaa olduğunu yazdığına göre İVftsır'm sonradan buraya ilhakı anlaşdıyor. s. (1723 M. 649.

Bulgaristan'da kaldığmdan tabu defterden çıkarddıgı gibi Girid'in de Yunanistan'a terki üzerine Girit mevleviyeti de kaldırdarak 1327 Ramazan (1909 Ekim)'da Meclisi mebusamn karariyle evvelce yani X I X . Mahreç mevleviyeti müddeti diğer mevleviyetler gibi bir bekledi. Hare­ olmuştur) ve mahreç meyn. olarak altı iken bilâhare havass-ı refia yani Eyüp mevleviyetlerinin de ilhakiyle Girit ^ ve olurlardı Mahreç mevleviyetlerine Süleymaniye Dârü'l-hadîsi müderrisi ile Sideymaniye'nin dört müderrisi ve Hâmise-i Süleymaniye ve Mûsda-i Süleymaniye müderrisleri tâyin ediUrlerdi. Yeni­ şehr-i Fenar'den mâzul mahreç mevleviyetlerinin ehillerinden R â z î A b d ü l lâtif Efendi'ye tevcih edilmiştir" {Çelebi-zâde Asım. İstanbul kadılığı. 396). Anadolu kazaskerhği. onlar da kabul etmedikleri takdirde Hamise-i Süleymaniye ve en son da Mûsila-i Süleymaniye müderrisine sorulup o suretle tâyin yapıhrdı. s. c. Mahreç mevleviyetleri evvelce Kudüs. 114. ^ Sofya. Halep.KADILIK MAHREÇ Mahreç mevleviyetleri MEVLEVİYETLERİ üçüncü derecedeki 101 mevleviyetlerden Selanik Sofya. Yani Dârü'lhadîs müderrisi mahreç mevleviyetlerinden birini isterse münhal vukuunda ona verilir. Tırhala Yenişehri * Galata. sonra ise mahreç hamse ve Üsküdar lisinin mâzuUeri bir yukarı derecede olan Bilâd-ı sene olup müddeti tamamlanınca mahreç mâzulü olarak deftere kaydedilip sonra Bilâd-ı hamse kadısı olmak için sıra D'Ohsson. Bu. * Cevdet tarihi. mevakadısı olup kaddara mahreç mevalisi denilirdi ^. I. on dereceli olan İstanbul müderrisleriıdn bu Uk sınıf mollalığa çıkmalarmdan yani ibraç edilmelerinden dolayıdır. asırda mah­ reç mevleviyeti olup sonra kaldu-dan Üsküdar kaddığı bu tarihte tekrar mah­ reç mevleviyeti olmuştur. . * "1139 Muharremi ihtidasından zabt etmek üzere Edirne kaddığı. s. İstemezse bir aşağı derecedeki dört Süley­ maniye müderrisinden en kıdemhsine ve sonra diğer üç Süley­ maniye müderrisine tekhf olunur. İzmir. Bilâd-ı erbaa (sonra Bilâd-ı hamse mevalisinin aynı rütbe ile tekrar kadı olamadıklarını aynı dereceye ' Bunlara mahreç mevalisi denilmesinin sebebi. Trabzon sekiz ve daha ile on bire çıkardmıştır. ' Tırhala ve Yenişehir'in (Yenişehr-i Fenar) Yunanistan'a ilhakı dolayı­ siyle kaldırdmıştır.

Dıhkî Mustafa Efendi 1070— 1076 H .) ve N u r u U a h . (1654 — 1660 M.z â d e O s m a n E f e n d i 1103 — 1110 H .102 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI mükerren söylediği tâyin tertip olunamıyacaklannı arasında yazmakta ise de^ onım bazı istisnalar vardır * ve X V I . Belgrad. (1830 — 1832 M. ve X V I I . IV. (1586 — 1590 M. c. Bundan dolayı bdmünasebe yukanda söylediğimiz gibi bu mevleviyetler » D'Ohsson. » D'Ohsson.) A b d ü r r a h i m • zâde M e h m e d E f e n d i 1088 — 1099 H . ' Bulgaristan'da kaldığmdan bu da kaldırdmıştır. 545. Rusçuk * Sivas ve Çankın kaddıklan payesini ahrlar ve olarak tesbit eddmişti. Bosna * Erzurum. sonra Bağdad. Şerif M e h m e d E f e n d i 1029 — 1032 H . DEVRİYE Mevalinin tahya. Antep. Antep.). A b d u r r a h m a n E f e n d i 1065 — 1071 H .) senelerinde ikişer defa İstanbul kadısı olmuşlardır.) — A b d ü l h a l i m E f e n d i 1005 — 1008 H .) ve A b d u l l a h E f e n d i 1034 1039 H . Van. (1691 — 1698 M. Buralara kadı olanlar müddetlerini bitirip mâzul olduktan sonra mahreç mevleviyeti sıralan gehnce mahreç mevahsi olurlardı. (1659 — 1665 M. Beyrut. E n sıkışık sıra Bdâd-ı hamse kadıhklan idi ki yukanda göriddüğü üzere evvelkisinin adedi dört ve diğerinin iki olup geridekiler bir iltimas ile süratle derecesi artmazsa uzun müddet sıra beklemeğe mecbur idder.z â d e A b d u l l a h E f e n d i 1105 — 1107 H .z â d e M e h m e d E f e n d i 1078 — 1083 H. (1624 — 1629 M. * Bosna'om Avusturyalılar tarafından 1908'de işgali üzerine kaldırılmıştır. Bağdad.) H o c a . IV. c. Sofya. Trablusgarp. asırlara aittir.) ve A b d u r r a h m a n E f e n d i 1246 — 1248 H. 566. (1693 — 1695 M. Diyarbekir olarak Filibe.). Bu kayıtlara yarak yukanya göre aşağıdan Devriye mevalisinden başla­ çıkddıkça kaddık azalmakta ve aşağıdan ge­ lenler ise artmakta olduğundan İstanbul kaddığına ve kazaskerhklere kadar çıkabdmek müşkiddü. Maraş. s. Bosna. Adana.). en MEVALİSİ olan Devriye mevleviyetleri Kü­ daha on kadıbk i k e n ' küçük derecesi ise evvelce Maraş. 567. a Meselâ A b d ü l b a k i M a h m u d E f e n d i 994 — 999 H . (1677 — 1687 M. K a d ı . Konya. (1667 — 1672 M. (1620 — 1623 M. (1596 — 1599 M. s.) senelerinde ikişer defa Anadolu kazaskeri olduk­ ları gibi A b d ü l b a k i M a h m u d E f e n d i 992 — 994 H . .

KADILIK 103 için payeler ihdas edUmişti. "Bu suretle beher sene üst taraftan sekiz müderris mev­ leviyete çıkıb yerlerine alt taraftan sekiz müderris geçerek ta­ rikçe silsile vukuiyle bu hareket yukarıdan aşağı tâ Ibtida-i hâriç rütbesine kadar sirayet etmekle her sene tarikçe bir terakki-i tabii vuku bulub üst taraftan çıkanlara nisbetle seman müderrisleri sekize münhasır alt taraftan Mûsda-i Ibtida-i hâriç rütbesiyle girenler daha çok olduğundan ve Sahn-ı bulunduğundan sahn'da bir çok müderrisler teraküm ve tezahüm etmekle buraya da (yatak) tâbir olunmuştur" *. KADILAR Kaddarm lerine HAKKINDA MÜTEMMİM söylendiği defterlerim MALÛMAT gibi kazaskerler tâyinleri akdiye kısmmda ismiyle kaza kaddanmn ve şeyhülislâmlar mevaUnin tâyin ve infisâlait defter-i tutarlardı. X V I . 3. ikisine bu veçhile Mekke ve Medine Şam.133. asır ortalanna kadar bütün müderrislerin ve mevali­ nin tâyinleri kazaskerlerle vezir-i azama ait iken bundan sonra ' Kanun hflküme değil bilfiil kanundu. Bu husus hakkında Cevdet tarihi şunları yazıyor : "Mevleviyetlerde kanun hizmet-i fiihye aranmayıb ekserisi paye almaktan nâib (mevalinin vekili) ile idare olunurdu ve bir sene müddet-i örfiye hükmüne girdi * ve mevleviyet kinaye olarak müderrislik gibi dereeata taksim olundu şöyle ki : "Her sene sekiz müderris yani Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye ve Süleymaniye medreseleriyle alt tarafmdan diğer üç müderris uhdelerine mahreç mevleviyetlerinden birisi bir sene olmak üzere tevcih ve bâde'l-infisâl mahreç mâzulü îtibar olunarak her sene içlerinden dördüne kezâhk bir senelik olmak üzere Mısır. fakat daha sonra müderrisler de dahil olmak üzere bütün Umiye mensuplarma ait tutulan deftere tarik defteri denUmiştir. c. • Cevdet tarihi. I. . Edirne ve Bursa kazalan (kaddıklan) ve bunlann mazullerinden ve onların mazullerinden birisine İstanbul kaddığı ve tstanbul mazullerinden birine Ana­ dolu sadareti yani Anadolu kazaskerliği ve Anadolu mazullerinden birisine RumeU kazaskerUği verilmek resm ve âdet oldu.

otuzlu ve kırklı müderrislerle kaza kaddarmın tâyin ve azilleri kazaskerlere. Bu müddet iki sene kadar olup buna kadınm zaman-ı infisali ve müddetini doldurup sırası geUnce tâyin edil­ mesine de zaman-ı ittisali adı verilmişti. s. 539. Takdimi icap edenleri kazasker efendUer sadr-ı azama tanıtırlar. kanun üzere yazıb eshab-ı istihkakı vekil-i saltanata (sadr-ı azama) arz ve ilâm eder. Bunlar sadr-ı âzami selâmlarlar.104 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yirmili. bunlardan sonra iki kazasker ge­ lerek bunlara selâm verdikten sonra içeriye vezir-i âzamm yamna girerler ve görüşürlerdi. amma kazaskerlikler ve bazı büyük mev­ leviyetler vekil-i devletin re'yine muhtaçtır" ve yine aym kanun­ nâmede kazaskerler için de : "Yirmi ve yirmi beş ve otuz ve kırklı medreselerin ve kendi taraflarına müteallik olan bazı mahallin cihet ve tevliyet makulesin tevcih edegelmişlerdir" denilmektedir*. ^ Tevkii AbduTTohman Paşa kanunnâmesi. divanhaneye girdikleri zaman sadr-ı âzam ve kazasker ayağa kalkarlar. Kanunnâmede şöyle denihyor : "Tertib-i silsUe-i mevâli ve müderrisin şeyhuhslândara müfevvazdır. evvelâ kazaskerler ve daha sonra sehmi Ue vezir-i âzam çıkar ve Arz Odasında bulunan kazaskerlerin yanma gider. s. Biraz oturduktan sonra vezir-i âzamm işaretiyle selâm­ layıp çıkarlar. Her cuma günü sabah namazmdan sonra mevali ve müder­ risler başlannda örf denilen ulemaya mahsus kavuk ve uzun yenli üstleriyle vezir-i âzamm sarayına yani Paşa kapışma gelerek divanhanede oturup beklerler. makamına oturan vezir-i âzam sağma Rumeli kazaskerini ve soluna da Anadolu kazaskerini alır. Kazalarda kaddık edenler müddetlerini bitirip mâzul olarak İstanbul'a geUnce her çarşamba günü mensup olduklan kazaskerin dairesine devam etmek kanun olup buna mûlâzemet-i müstemirre deniUrdi. 540. Nimed Efendi kanunnâmesi. 530. Bu sırada çavuşbaşı sehmi serpuşiyle sadr-ı âzamm huzuruna gelip mülâzemete gelen ulemayı arzeder. Dâhil müderrislerinden îtibaren bütün mü­ derrislerle mevahnin tâyin ve azilleri şeyhülislâm ile vekil-i mutlak olan sadr-ı azama brrakdmıştı. Ule­ ma. 47. Bundan sonra divanhanede bulunan ulemaya haber verilerek bunlar da yoUariyle Arz Odasma girip vezir-i âzami selâmladıktan sonra dizdirler. .

Bir kazaya tâyin edilen kadıya şeı'i ahkâmı icraya mezun olduğuna dair Pâdişâhın tuğrasını havi bir rüûs (berat) verilir ve aynı zamanda mensup olduğu kazaskerlerden de bir mühürlü mektup alarak vazifesine giderdi*. 79). asu aksamış ve sonlarından itibaren tamamen tatbik edilmiyerek daha sonra da terk edilmiştir i. Sene 74 H. varak 445.) senesinde kazasker mechsine mülâzemet edip sıralannı bekleyen kaddar. Evâil-i ca sene 74 (/6nü(emin tasnifi Tevcihat vesikaları 453) keza aym suretle on iki divan kadıhğma tâyin edilen zâta verilen 1040 Rebiulevvel tarihli ferman (Mühimme defteri. Rumeh'den ise Rumeli kazaskeri ehndeki defter mucibince arz ile iradesini alırdı. Yani tâyin edilecek. 1008 H . 539. Mehmed üzerinde müessir Efendi Sultan'ın arabasına da yanaşarak ona da Muhyiddin dökmüşlerdi. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi (kanun. asırdan itibaren nadiren yapılıp çok zaman rica ve iltimas de kadı tâyin ediUrdi.(1074 M. edna kaddıklan yüksek para ile satıyor ve bir ydda nice kimseler değiştirihyor" diye şikâyeti havi istida takdim ettikleri gibi pâdişâh olan Valdesi S a f i y e derdlerini III. Anadolu kaddanndan ise onu Anadolu kazaskeri.z â d e A b d ü r r a h i m E f e n d i kazasker tâyin edilmiştir*. * Selânikî tarihi (basılmamış cilt). tâyin edecekleri kadıları sadr-ı âzam vasıtasiyle arz ederlerdi. ' Kazâ-i Eğil. .) Cümadelûla gurresinden iki (ay) tc vkiyet (nok­ san) ile Eğil kazası ber-vech-i teb'id tevcih olunub bilfiU Anadolu kazaskeri olan Mevlâna H a f ı z M e h m e d tarafından mühürlü mektup verilmekle muci­ bince mutasarrıf olman için yazdmıştır. (1599 M. pâdişahm Eyüp ziyaretinden dö­ nüşünde Anadolu kazaskeri Damad M u h y i d d i n E f e n d i hakkında "mürtekib ve mürteşidir. Kaza kadısı tâyinleri divan-ı hümâyun içtimalannm haf­ tada dört gün devamı esnasında ve arz günü denilen günde kazas­ kerlerin Pâdişâha arziyle olurdu. bunun üzerine azlolunarak yerine A h i . Bu imtihan X V I I . Medine-i Amid (Diyarbekir (ebri) de dâhil pâyesiyle Ali Paşa müderrisi Mevlâna Nuh ride fazlühuya hüküm ki. s.ı mülâzemet-i mevali ve müderrisin) kısmı s. Divan içtimaları terk edildikten sonra kazaskerler.KADILIK 105 Bu kanun seferler ve mühim işler dolayısiyle X V I I . 55. Eğer aynı kaddığa sıralan gelmiş olan birkaç tahp çıkarsa aralarmda imtihan ya­ pılırdı.

fakat sonradan bu müddet kısaltılmak istenerek şikâyeti mucip olmuştur. 364). 259. Ecdad-ı izamım zamanlannda olmamakla buna nzam yoktur. s.106 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Kadılar ve mevali nöbette ve bu müddetlerini olan suretle ikmal ettikçe yerlerine yeni kıdem sırasiyle gider mâzul kadı tâyin yapdan sıra olunarak vazifesine kuzât) yunla nin adı tertibine (eradif-i verilmişti*. münhal artnuyordu.. altı kat olduğu mesmû-ı hümâyunum olmuştur. e. ^ Hammer. 134. Bu hususta Rumeli kazaskerine gönderilen 1011 H . Kendilerinden yapılarak aykın katledilirlerdi ^ İstanbul kazası Sadi-zâde'den sonra R a b m e t t u U a b Efendi'ye verUmek üzere eradif olundu (Naima. ' Cezayir Beylerbeği'sine (yani Kaptan Paşa'ya) ve Molva ve Ayazmend (Altın ova) kaddarma hüküm ki. Bu eradif-i kuzâtın men'i güya münhal kaddddarm artması için yapdmjgtı" diyor. ' Siz ki dâimiz müftü efendisiz. Halbuki bunun münhallere tesiri yoktu. s. Kazaskerler. Hâlen Midilli kadısı kaza-i mezbure ahalisine teaddi üzere olub nahak yere şikâyet edilen kaddar hakkında tahkikat ve hattâ hareketleri görülenler cezalandınlır . 135 (Tahvimhane tab'ı 1265). X. üç ay olsa olur.. V. kuzâtın bivecih zamanı ahndığma (müddetinin kısaltddığına) rızây-ı hümâyunu yok­ tur. hâkimhk müddetlerini şikâyeti mucip olmadan dürüst olarak afifane yap­ tıkları sonra anlaşdması kendilerini üzerine taltif bunlar müddetlerini doldurduktan için kaddık müddetleri birkaç ay için uzatıhrdı *. c. I V . V. I I . s. Bu hal gayetle mûcib-i ihtilâldir... < Çelebi-zâde Asım. ehl-i ilim ve müstahik olana caizdir. 331.) tarihli bir hükümde "âdet-i kaime üzere emr-i tevkiyete riayet olunmağla menâsıba vus'at geUb erbabı riayet olunub." Feridun Bey Münşeatı. Bu müddet en çok üç ayı geçmezdi.. 221 (Atabey tercümesi). Tevkiyet hususu kaddığın müddetinin olmasıdır. amma medresede tarikmda eski. 248). s. Tevkiyet muttarid olmak caiz değUdir. Kazaskerlere bildirib muhkem tenbih idesiz ki sonra nedamet çekerler ve menasıbı imtihan üe vereler ve bundan akdem mülâzım hususunu tenbih-i hümâyunum üzere tenbih eyUyesiz" (Naima tarihi. kuzâtm mansdn bej. Zaruret iktiza eyledikte iki. 372. c. c. s. Ancak bir kadınm azline dört ay kaldıkta bir âhar müstahıkkına bu kadar tevkiyet ile tevcih oluna bundan gayriye min-bâd izin ve rızam yoktur. İstanbul kadısı ve mevaliden olanlar. (1602 M. mülhak olan menasıbm hadis olanları ifraz olunsun ve kazada teb'îd caiz değildir. ( A v c ı ) kuzât ay usulünü kalınca M e h m e d bir hatt-ı hümâ­ kaldırıp * kadınm müddeti­ bu eradif-i bitmesine dört yerine diğerinin tâyin edihp emretmiş beklemesini ve bir de kaddığın imtihan ile tevcihini ise de o da kısa zaman devam etmiştir ^.

87. (Mühimme. ehliyeti haiz olanlan kazaskerler şeyhülislâma büdirecekler ve o da bunu defterine kayıt edecekti. akçelerin alıp fasi olunan dâvaya celb-i mal için hilâf-ı şer'î ve mugayir-i emr istimâ idüb dahi ehl-i örf taifesiyle müttefik olub fıkaramn nahak yere malın aldırıb ve alıb zulmü olduğu istimâ olunmağm ahvali teftiş olunub arz olunmasm emredip büyürdüm ki vusul btddukta mezbur kadı Ue bir yere cem olub dahi ahvalini onat veçhUe hak üzere teftiş ve tashih edib göresiz. Nr. Teke (Antalya) sancağı beyinin ve sabık Behisni kadısmm ahvalim tetkike de Zülkadir beylerbeğisi Ue Maraş ve yeni tâyin olunan Behisni kaddarınm memur edUdikleri görülüyor. 246) daha böyle epi misal vardır. (1528 M. 6. s. . 5. 31) K a n u n i Sultan S ü l e y m a n 935 H . 320B). 567). s. Vech-i meşru üzere hUâf-ı şer'-i şerif zulmü olduğu şer'î Ue sabit ve zahir olursa sabit olan mevaddı sicil edib dahi suret-i sicUleri Ue ahvalini v u k u üzere yazub arz eyleyesiz ki sonra hakkında emr-i şerifim ne vechUe sâdır olursa mûcibiyle amel oluna" {Hükümler mecmuası.z â d e H ü s e y i n Efendi'yi de katlettirmiştir.)*de Avusturya seferine giderken Kızıb Yenicesi kadısmm menzU zahiresi parasmdan çaldığına mebni asddığı görülüyor {Feridun Bey Münşeatı. çünkü kazaskerler gerek sefer ve gerek hazerde Pâdişâh nerede bulunursa orada olduklanndan mâzul olan kaddann Bundan böylece dolayı dolaşmalan perişaniddanna sebep olmakta idi. 564. Haklarmda şikâyet edUenler ya tâyin edUen tahakkuk memurlarının verdikleri tahkikat evrakı veya kazaskerler tarafmdan yapdan tahkikat neticesinde cürümleri sabit olunca ceza görürlerdi. I V . Mühimme. 892. Mühimme. s. KadUarm hiçbir suretle taşrada vaMer. M u r a d Bursa'ya giderken İznik kadısından şikâyet edUdiği için bu hususta hiçbir tahkikat yaptırmadan kadıyı astırdığı gibi bu hale gücenen ve dedikodu yapan şeyhülislâm A h i .)'de ve Ş e h i d A l i Paşa sadaretinde bu mülâze­ met-i müstemirre usulü kaldmlarak aşağıdaki maddeler kondu : 1 — Bir mâzıd kadı tekrar tâyin olunmak için kendi derece­ sindeki mâzullerin en kıdendisi olacak ve ehhyet ve kifayete bakdacaktı. 27. Yine hunim gibi F e y z u l l a h ismindeki Eflani kadısmın irtikâp ve irtişasın­ dan dolayı İstanbul'a getirUmesine dair Bolu mutasarrıfına ferman gönderUdiği gibi {Mühimme. 2 — Kaddığa geçecek olanlar ihtida kazasker huzurunda imtihan olacaklar. Aşir Efendi kiiaplart. s. I. s. 741. 965. Yolsuzluğundan şikâyet edUmiş olan Antalya kadısınm tahkikatına. 7. sancakbeyleri ve sairleri tarafmdan katledilmemeleri hakkmda hüküm vardır.KADILIK Yukanda görüldüğü üzere müstemirre mâzul kaddann 107 mansd> almak için mülâzemet-i denilen kazasker dairelerine devama mecbur olmalan bunlann maişetçe sdtmtdanm mucip oluyordu. c. (1716 M. 1128 H .

İlâmlar re'sen veya vaki sual üzerine bildiriUr. Hüccete gelince: Hüccet lûgatta delil. Nikâh. yetim ve mal-i gaibin muhafazası. ÎLÂM V E HÜCCET îlâm bildirmek bildirilmek demektir. îlâmda ise böyle bir hal olmayıp vaki halin yalnız arz ve ifadesidir. 4 — Şer'î hasdâtı müsaid olan kazalar müstakd olarak tevcih edilecek olunarak ve müsaid kıdcmU olmayanlar kaddann kaddann mansıblarına karşılık ilâve olarak olan maişetlerine verilecek ve bu da kazaskerin arzı ve şeyhülislâmın inhası üzerine yapdacaktı. cürüm ve . şahidler huzuriyle onları Şer'î mahkemelerde bir dâvanın dinledikten sonra kadının verdiği hükmü havi ilâmdır. Meselâ bir kaza halkının yolsuz bir meseleden şikâyet yollu kadıya müracaat ile dertlerini hükümete arz etmesini istemeleri gibi. hüccette şahitlerin huzu­ riyle görülen dâvada k a d m m îlâmı altında şahitlerin imzaları­ nın bulunması ve verilen kararın şerân sabit olmasıdır. İlâmla hüccet arasındaki fark. Kaddar ve hükmî muamelâtta kendilerine verilen beratlarda gösterilen vazifeleri görüp hanefî mezhebi üzere hüküm verirlerdi. izdivaç. bir fi'lin sabit olduğuna medar olan nesne demektir. vasiyetlerin ve vakıflann hükümlerine riayet edilmesinin nezareti. Eğer kadı bu şikâyetteki haksızlıya şahid olmuşsa ilâmda onu da zikr ederdi.108 OSMANLI D E V L E T Î N l N ÎLMÎYE TEŞKİLATI 3 — B u suretle şeyhülislâmın inhası üzerine kazasker hu­ zurunda muvaffak olan zat sırası geUnce kaddığa tâyin olunacaktı. ŞER'Î Kaddarm şer'î MAHKEMELER bulunduklan şer'î kaza ve şehirlerde ve mevaUnin mahkemeler vardı. miras taksimi. vasi tâyin ve azU. kadmm herhangi bir mesele hakkında yaptığı tahkikatın kendi imzası altında mercii­ ne veya vaki suale cevaben arz eylemesine (îlâm) denilir.

kemeler hangi kadı zamanında yapdmış ise sicillin ve SiciUerdeki muha­ sahifesinin üstüne onun tâyini tarihinden başlayarak infisali zamamna kadar devam eder. hulâsa şer'î ve hukukî bütün mua­ melât kaddar tarafından göridürdü. mabadı rayice göre eşyaya narh konması. nikâh. Kaddann şer'î ve hukukî vazifelerinden başka idari cihetten de pek mühim vazifeleri vardı ve bu hususta hükümetçe kendisine ferman gönderilir ve o da îcap eden cevabı re'sen hükümete arzederdi. . hükümetin verdiği emir ve onlarm cevapları Türkçe kaydedilirdi. Her kadı bizzat mev­ cutsa dâvayı kendisi dinler ve yanında hâkim muavini olarak kethüdası ile dâvayı tescd eden yani sicdle geçiren kâtip bulunur­ du. yanan. ^ X V I . Daha sonra hepsi Türkçe olmuştur. Her kaza. Kaddann veya mevahnin derecelerine ve şer'î hasdatlanna göre az veya kalabahk maiyyetleri vardı. asker toplanması. Bu sicillerin önemli surette tetkiki o vdâyetin idari. iktisadî cihetinden belediyecihk bakımından pek mühimdir i. Bundan dolayı kaddar selâhiyet itibariyle devlet merkezine bağlı vazifeler sahibi idder. muhzır denden mübaşirler de mahkeme hademelerindendi. menzil emirleri. asır sonlarına kadar hâkimlerin gördükleri dâva. iktisadî işler. askerî. Kaddann bulundukları şehir ve kasabaların inzibatı ma­ badı ve askeri smıfına bırakdmıştı. belediye işleri yani askeri inzibattan başka bütün devlet işlerinin temini kadılara aitti. Zahîre ve amele tedariki.KADILIK 109 cinayet ve sair bütün dâvalar. zayi olanlanndan sarfınazar bugün on binleri geçmekte ve müze ve kütüphanelerimizde muhafaza olunmaktadır. vakıf ve saireye ait muameleler Arapça olarak yazdır. hayvan şevki. Bazı kaddar kendi zamanlanna ait müstakd sicil açarlardı. Reaya yani tarafından görülür ve verilen hüküm köylü tabakabildirilerek siyle askerî sınıf arasındaki ihtdâf hükümetin emriyle kaddar hükümete oranm vereceği karara göre infaz olunurdu. sancak ve vüâyet merke­ zinde tutulmuş olan Mahkeme-i şer'iyye defterlerinin adedi. İşte bu geniş vazifeleri dolayısiyle kendilerine gelen hüküm ve fermanlan ve bunlara verilen cevaplan ve gördükleri çeşith dâvalara dair vermiş oldukları hükümleri kayid için kaddann sicil denilen birer defter tutmalan kanundu.

Hukuki dâvalarda mahkûm ve ceza dâvalannda müttehemin akrabası verilen hükmü haksız bulurlarsa kazaskere veya şeyhül­ islâma şikâyete haklan vardı. Rumeh kazaskeri olun­ ca o kazaskerhğe takdrrdı. Kadımn verdiği hüküm bizzat vah Ue maiyetindeki iki mutemed adamı taraflarmdan tetkik edUdikten sonra tasdik olunursa infaz olunurdu. * I254'de Şeyhulislâmm sadarete tezkeresi: "Devletlû. olun­ olmak Mevleviyeti haiz kaddıklarda yapdan dâva askeri muamelâta ve kısasa taallûk edecek şekilde pek ağır ise hüküm mahaUin valisine arz ediBrdi. Eğer vaUnin mechsi verilen hükmü tasdik etmezse evrak devlet merkezine kazas­ kere yoUanırdı. yahut kadı veya valinin kararmm lehine veya aley­ hine olurdu. » Türk Teşkilât-ı Esasiye Kanunu. • m veya bir menfaat mukabihnde mah­ hükm olunduğu için hükmü verenler hakkında iyi 1826'dan sonraki teşkUâtta mülki ve askeri sınıflarda olduğu gibi tstanbul kadısı ve kazaskerlere ve pâyelUerine mahsus olarak nişanlar ihdas edUmiştir. En son karar divanın verdiği karardı. Anadolu kazas­ keri. 1825 Rumî. olunca kendisinde bulunan tstanbul kaddığı nişamnı bUvasıta darphaneye gönderir ve kendisiae Anadolu kazaskerhği yakaya nisam verilirdi.110 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Mevali denilen büyük kaddar ekseriya bizzat tâyin dukları vUâyete gitmiyerek kendUeri tarafından vekil üzere nâib gönderdiklerinden veya kati dâvaya onlar bakarlardı. s. Bu suretle dâva divanda tekrar tetkik edihrdi. Meselâ tstanbul kadısı. Kazasker bu hususa dair mütalâasmı Divan-ı hümâyuna arzedip orada tetkik edildikten sonra ya tasdik ediUr veya bozularak yeni hüküm verilirdi. keza Anadolu kazaskeri. 283 (efrenci). uluvvil'l-himem efendim sultamm hazretleri İstanbul pâyelûlarmdan İmam-zâde faziletlû Mehmed Esad Efendi dâilerine malûm-ı inayet-melzum-i âlileri buyrulduğu üzere avâtıf-ı aliyye-i gîti-sitanîden Anadolu kazaskerliği payesi inayet ve ihsan-ı cenab-ı şâhâne buyrulmuş ol­ duğundan Anadolu rütbesine mahsus bir kıta nişan-ı fnrûg-efşânm darphane-i mahsus nisam takardı*. onlann iktidarsızhklanna kemeden karar çıktığına olmazdı *. Bu nişanlar . Yani verilen hüküm ya müttehimin. Eğer Divan-ı hümâyun karan bozarsa bu hal kadı ve valinin aleyhine olur. inayetlû. âtıfetlû.

kadının yev­ miyesi defterde kaç akçe ise onun aylığı hesap edilerek tahsil edilir. Hatt-ı hümâyun vesikaları. muhzırbaşı. asrm ilk yansında bütün tâyinler kazaskerlere ait iken İstanbul. Kaza kaddanmn ve mevahnin beratlanmn tahrir Kaailıınn Elkalıı tarzı ve elkabı zamanla ufak. Nr.DILIK KADILARIN BERATLARI 111 Büyük küçük bütün kadı ve mevalinin tâyinlerinde kendi­ lerine vazifeye tâyinleri ve kazaya selâbiyetlerini havi berat denilen Pâdişahm tuğrasım havi bir vesika verihr ve kendilerinden berat resmi denUen bir harç alınırdı. asırda : Kıdvet-ü islâm. Nr. 1734. tefek bazı taddâta uğramıştır. . ^ Berat resimleri hakkmda kanunnâme {Veliyyüddin Efendi Kütüphanesi. V ç\i^\ i-^j 5x ^(. Nr. 1969. XYI. .KA. 22801). bunun yarısı resm-i nişan ismiyle tuğra çekme parası olup diğer yansı da kazaskerin maiyyeti olan kâtip. . Daha sonra yani X V I . " ve X V I I . asırda ise : âmirede imali hususuna himem-i seniyye-i âsafaneleri teşvikiyle bi-mennihi taalâ mşan-ı zişan-ı mezkûr savb-ı dâiyânemize şeref vürûdiyle müşarünileyh dâUerinin talik-i giriban-i mefhareti kdmdıkta mukaddema kendinde olan İstanbul rütbesi nisam Darphane-i Amireye hâs ve tisyar kıbnacağı rehin-i Umi sâmi­ leri buyruldukta olbabta irade efendim hazretlerinindir (Başvekâlet arşivi. ]. zidet f a z l u h u . . muhzır ve divittara verilirdi. Y a v u z Sultan Selim zamamnda bu üç kaddığa tâyin eddenlerin bir aylık hasdmın onda biri kazasker ve maiyeti için mütebakisi de hazine için tahsd olunurdu. . . Berat resmi. varak 210). Edirne ve Bursa kadıhklarma tâyin edilenlerden üç bin akçe berat resmi ve tâyin hangi kazaskere ait ise gerek onun ve gerek maiyyeti için üç bin akçe aidat alınırdı. Kaza kaddanmn elkabı X V I . asnn ikinci yansından itibaren inhalan şeyhühslâma ait üç yüz ve beş yüz akçeh mevahnin tâyinlerinde bunlann bir aylık gehrleri resim olarak doğrudan doğruya hazineye ahnmak kanun oldu i.^NI îUS îj-iî mümeyyiz-ü helâl 'J'^ anVl-haram" *-»•** f ^ ^ * ^ ' » J-^' ^^^^ J umdet-ü ^l^i-l o* ve y a h u t : Kıdvet-ü kuzat ve'l-hükkâm mâdenü'l-fazlu ve'l-kelâm mümeyyiz-ü helâl ani'1-haram mevlâna . suretinde kuzâtVlvülatVl-enam. varak 158 b) ve yine aynı resimlere dair kanunnâme (Atıf Efendi kitapları.

II.U-IFL . a. Sjaİ jjoil . Kıdvet-ü kuzâti'l-müslimîıı madenü'l-fazi ve'l-yakîn. . . Fatih Sultan Mehmed'in kanunnâmesinde : .UL İ . J İ J OJIJIj AIJX_ j o ^ Ü L JLUJI SVJ JJL JJ-L OJJUIL :UIJI ^ \ I E F L H * Û^I-^LJ Akde'lve'l- kuzâti'l-müshmîn ûlâ vülâti'l-muvahhidîn mâdenü'l-fazi yakîn varisü'l-ulumi'l-enbiya zîde fazluhu *.112 IILIL I L * OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Aj>C_ ^ I J I J J ^ L öi^ ifi^^1 ÎJBJ J*JL_LL : U . . varak 16. asır ortalarma ait yevmiyeU kadı beratı: Kanunî'nin tuğrası Nişan-ı şerif-i sultanî ve tuğrây-ı garrây-ı cihan-ârây-i . P_. 1970. . . 11. » Veliyyüddin Efendi kitapları. ' Daha sonra bir eyâlet haline getirilen Budin kadılığı b e | yüz akçeli mevleviyyet olmuştur. .. .:lı.) yüz otuz akçe ddariyle mevahnin koyduğum beratlarda görülmektedir. Mevalinin elkabı ise daha zübdetü'l-muvahhidîn bi-mezid-i inayeti'l-meliki'l- muîn mevlâna . a. X V I . (1546 M. zidet fazluhu şeklinde olup diğer asurlarda tumturakh idi. mukaddimesinden sonra : Çün zümre-i ulema ve fırka-i füzelâ ve verese-i enbiya ve hafaza-i millet-i Mustafa meşâil-i îman ve din ve mesabih-i şerâyi islâm ü yakindir ve kuzât ve hükkâm sebeb-i takviyet-i ve ihkâm ve bâis-i salâh-ı ahvaU enam ve dai-i nizam-ı intizamdır. e. . asır ortalarında : ve'1-mürselîn huccetü'l-hakk ale'l- hâhk eemaîn el-muhtas bi-mezid-i inayetd-meliki'1-muin mevlâna «L'LU 4_. . Nr. XVI.n» S^'jj»' * bununla beraber beratlarında kaza kaelkabı muttarid olmadığı aşağıya suretlerini 953 H . 31.lı. FeUzalik işbu râfi-i tevki-i refi-i âlem metaU-i husrevânî ve nakil-i yerUğ-i beUğ-i Iâzimü'1-ittibâ-ı kişver-sitânî akde'l-kuzâtil-müslimîn ûlâ vülâti'l-muvahhidîn madenül-fazi ve'l-yakin varisü'lulûm-î enbiyai ve'l-mürselin el-muhtas bi-inayeti'l-melikü'l-muin mevlâna Bedrüddin zîdet fezailuhu Budun kazası ki tevâbii ve levahiki ile defter-i sultanîde yevmî yüz otuz akçe yazar ^ ^ Kanunnûme-i OsmaıU. el-muhtes da böyledir. Feridun Bey Münieatı. .

' Eflani Kastomonu vilâyetinde bir kaztmın adıdır.KADILIK 113 sene isna ve hamsin ve tis'amie Zilhiccesinin on beşinci gününde tefviz ve takhd kılmd) verdim ve büyürdüm ki vanıb kaza-i mezburda kadı ve hâkim olub icrây-ı ahkâm-ı şerayi-i nebeviyye ve infâz-ı evamir ve nevahi-i ilâhîye mütemessik olub şer'-i ka­ vimden tecavüz eylemeye ve eimme-i hanefiyyeden akval-i muh­ telife vaki olan mesailde kema-yenbaği tetebbu edib esahh-ı akvah bulub amnla amel eyleye ve ketb-i sicillât ve sakûk ve tezvic-i sigar ve segayir ve akd-i enkiha ve tenfiz-i vesâyâ ve kısmet-i mevaris-i reâyâ ve zabt-ı emvâl-i eytâm ve gâib ve azl ve nasb-ı vasi ve nâib ve sair umûr-ı şer'iyyeye bi't-tamam ve'l-kemal alâvechi't-tafsil ve'l-icmal mutasarrıf ve mübaşir olub ol diyarın kâffe-i halkı mevlânây-ı mumaileyhi kendulere kadı ve hükmünü nafiz ve cari bihb cumhur-ı kazayay-ı şer'iyyelerinde rücûı mevlânay-ı mumaileyhe kdıp emrinden udûl etmiyeler. Cihet-i kaza kuzât-ı sâhfe her sebât-ı haşmet-efzun-ı mişler ise bu dahi ana mutasarrıf olub benim devam-ı devlet ve ebed-peyvendim için tere. İsparta vilâyetinde Alabty nahiyesinin eski adıdır. yüz akçeh olup Sultan I . . Binaenala- kadısı Derviş'in gehb azh ferman olun­ akçe ile E f l a n i ' kaza­ asitâne-i kıdvetü tevki-i hâkani mağm ref olunub yerine yevmi seksen saadet canibine mülâzemeti olan* rafi-i smdan altı yıl zaman-ı infisah ve bir seneden ziyade ^ Veliyyüddin Efendi kitapları. Tahriren fî evâil-i Rebiulevvel sene 953 i. * Kaddann tâyinleri kısmında görüldüğü üzere Eflani kadısı Nasuh. ( 1 6 1 3 M . Şöyle kim mevlânay-ı mezbur emr-i merkumı vech-i meşru üzere yerine neye mutasarrıf olıgelduaya iştigal gös­ getüre. ise de uzun müddet tatanbuTa gelmiyerek kazasker meclisine mülâzemet etmemi. şakileri devlet-i el-mennü'l-mennânî ve't- Çün tazim ve ikram-ı şehriyârî ve müstevcib-i zâhk Agros^ bekay-ı izzet-i kâmkâridir. )lmiy TtkilUı. varak 6 b.müddetini bitirip altı yıl evvel infisal etmi. ıdemaü'l-muhakkikîn ve tefhim mûcib-i devam ve füzelâ-i müdekkikin. Ahmed kadısı asırdaki yevmî zamamnda 1022 H . ) tarihinde beratı sureti: verilmiş kaza Nişan-ı şerif-i sultanî ve tuğrây-ı garrây-ı cihan-arâyi ve'esavnü's-samedânî tevfiki'l-yezdânî ihtiram-ı fark-ı ve'l-anü'r-rabbânî hükmü oldur ki. XVII. ve sonra gelerek bir buçuk sene mülâzemeti üzerine Agros (Atabey) kaddığma tâyin olunmuştur. 8 . Şöyle hileler. ' Agros. 1970.

) senesinde ve F a t i h S u l t a n M e h m e d zama­ nında yani X V . 12.) ne ise öyle buyura. 327). . Dahiliye vesikaları. hükümete gönderdiği arîzalara tarih atmaları 991 H. (1583 M.114 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI kuzati'l-müsümîn zübdetü'l-muvahhidîn madenü'l-fazi ve'l-yakin el-muhtas bi-mezid-i inayeti'l-mehki'l-muîn Mevlâna Nasuh fezailuhu her veçhile mahal ve müstahik masîrime arz olunub hakkında mezid-i zîdet olmağm sene ihda ve inâyet-i husrevânem işrîn ve elf Zükadetü'l-haramınm gurresi günü pâye-i serir-i izzetzuhura getirüb yevmî yüz akçe ile Agros kazasını sadaka edib bu berat-ı hümâyunı verdim ve büyürdüm ki bâde'l-yevm varub Agros ketb-i kazasında kadı olub icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye eyhye ve sicillât ve sakûk ve tezvic-i sığar ve sagayir ve kısmet-i mevâris-i reâyâ ve sair kazayây-ı şer'iyyeden kuzât-ı sahfe her neye mutasarnf olmuşlar ise mevlânay-ı mezbur dahi ol vechüe mutasarnf olub devam-ı devletim için duaya mudavemet göstere ve mîrmîran ve sancak beyi mektub ve adam göndermesiyle ha­ ric-i kazada dâva istima etmeye ve der-i izzet-meâbıma irsal eyledüği arıza tarih tahrir eyhye* şöyle bdib ve elf. Millî Tetebbular mecmuası. şurût-ı Kısmet-i mevariste ve sicillâtta ve husul-i ukudda ve uhudda ve fesh-i nikâhta ve bey'u şirâ ve sair muamelât-ı vesayikta ve kitab-ı hikemîde tetebbu-ı kelâm. Nr. Tahriren fî evâU-i şehr-i Rebiulâhır sene isneyn ve işrîn 884 H . Emr-i hak tealâ ve sünnet-i resul (A.J^ İ Ü j mânası birle amel edib kat-ı deâvide ve fasl-ı husumatta hiç âferideye meyi ve mehaba itmeye.) senesinde emrolunmuştur (Osmanlı kanunnâmesi. ' İbnülemin tasnifi. imtisal-i emr-i nebeviyye ve iktida-i ictihad-ı eimme ndvânullahi aleyhim eemaîn * Kadıların. alâmet-i şerife îtimad kdalar. M. s. Bi-makam-ı Kostantiniyye *. (1479 M.. sayı 2. asırda mevleviyet edilen B a h a ü d d i n olan Ankara kaddığma tâyin Efendi'ye verden berat sureti : Sebeb-i tahrir-i hümâyun ve mûcib-i tastir-i meymun öjiUjj ^jj J l J U J oldur ki Darende-i misal-i bî-misal akde'l-kuzât ve'lhükkâm mebinü'ş-şerayi' muhakkikîn ve'l-ahkâm fassü'I-ferikayn seyyidü'lzekiyyü'l-islâm ve'l-müsUmîn Bahaü'l-miUet-i ve'd- din dâmet fezadühu kemâ-tabet şemailuhu hazretlerine mahru­ sa-i Engürünün ve tevabiinün kadılığm verib tefviz kddım ki bâde'l-yevm"jAJb I j^^ü\ ^ U l j w ^.

* Kaddar. X V I I . İ b r a h i m H a l e b i bu eserim Hanefî fukahasmdan Kudurt. Nr. MiUî Kütüphanesi. asnn ikinci yansında beş yüz akçe yevmiyeli mevahden bir kadı'mn tâyinine dair 1078 H. Bu eser­ den evvel yukarıda zikredüen eserlerden istifade ediliyordu. gani ve fakir ve âlim ve cahd. asrın ikinci yansından sonra Halebi ibrahim Efendi'nin (Vefatı 956 H . mezkûr şehrin vazü ve şerifi. j^'^^ el-Muhtar. zîdet fezailuhu tevki-i refi-i hümâyun vâsd olıcak malûm ola ki sen ehl-i Um ve sahih-i fazilet ve müteşerri ve dindar olduğun ecilden hâhya hakkında mezid-i inayet-i aliyye-i şâhâne ve mezid-i re'fet-i seniyye-i pâdişâhanem zuhura getürüb işbu sene semâne ve seb'ine ve elf Ramazammn yirmi tâyin olunmuştur. Mültekasiyle kaddarm işlerini kolaylaştırmıştır. 660.) tarihh ferman sureti: Akda'l-kuzâtü'l-müslimîn ulâ vidâtü'l-muvahhidin madenü'lfazl ve'l-yakin hüccetü'l-hak ale'l-halk eemaîn varis-i ulûmü'lenbiya ve'I-mürseUn el-muhtas bi-mezid-i inayeti'1-meUki'I-muîn sabıka Manisa kadısı olan Sivasî-zâde Mevlâna es-seyyid . » Menahicü'l-inşa (Varak 60) Paris. alâmet-i cihan-mutâ Ramazanü'I-mübarek sene erbaa ve semânîne v e semane mie *. dokuzuncu gününden Âmid kazasını sana tevcih ve inayet edib Uâmı için (isim yeri açık) . Evkafı ve vesâyâyı mahalline sarf ide.) J ^J> Sj^^^ mülteka'l-ebhar fi forû-ıhanefiyye ismindeki eseriyle şerhlerine göre hüküm verirlerdi. . gani ve fakiri müşarünileyh hizmetin ol mevzide vesâyikda hâkim-i vakt bilüb cemi kazayâda rucûı buna ideler. X I I . Canibin aziz ve muhterem tutub emrinden tecavüz kdüzere itimad kdalar. . . emr-i maruf nehy-i münker bâbmda tesahül kdmaya. = 1 5 4 9 M. . bi-kaderi'l-vus' ve't-takat ve'l-imkân beyne US cemi-i ebl-i iman yerine getiriib emir ve vezir.( 1668 M. Belki muti ve münkad olalar. H a l e b i . . müslüman ve zimmi arasmda vaki olan deâvide ale's-seviyye tutub hükm ide. <iU J Vikaye vesaireden almak suretiyle telif etmiştir. Tahriren fî evasıt-ı mayalar ve muhalefet etmiyeler.KADILIK ide ^ . Bazısın bazısı üzerine tercih edib zulm ve hayfa meyi itmeye ve gaibler malın ve emanetin muhafaza etmekte gayetle ihtiyat eyhye ve resm-i kısmet ve resm-i kitabet kuzât-ı mâ-sebak zamanında ne miktar alınddarsa bu dahi ol miktara kanaat eyhye. J i l W I > r Kenzü'd-dekayık. ziyadeye tama itmeye. Türkçe yazmaları ilâve kısım.

Nr. (1687 M. Lügatlere göre Mahkeme-i şer'iyyelerin ver­ dikleri hüccet. vesaire resm-i kısmet. Tahriren fî evahir-i şehr-i Ramazanü'l-mübarek sene semane seb'în ve elf bi-makamıEdime el-mabrusa^. ilâm. 284. nikâh ve bu tahrir tarzma ehhyetsizhği tırmak nazan sakk-i şer'î denihrdi*. Mahkeme-i şer'iyye sicilleri şer'î muamelât ve mazmun itibariyle ilm-i fıkhm furûuna dahil olduğu gibi tahrir tarzı itibariyle de sak ( i i . ilâm.» ) denilen ve kendisine mahsus tahrir usulüne dahildir. (1809 M. Sicil defterlerine yazdan vakfiye. miras dâvalan.)'de vefat etmiş olan kazaskerlerden Bosna'h B e y a z îz â d e A h m e d Efendi'nin sakke ait bir eseri Hamidiye kitaplarmm Lala İsmail Efendi kısmmda 93 numarada bulunduğu gibi şeyhülislâm Debbağ .116 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Büyürdüm ki vusul buldukta bu babta sâdır olan ferman-ı ceUlü'l-kadrim mucibince bir an ve bir saat teehbur ve tevakkuf etmeyib v a n b kaza-i mezkûre siz mutasarrıf olub ehali beyninde icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye-i nebevi ve infaz-ı evâmir-i ahyye-i Mustafavî sallallahü tealâ alâ-şariiha bezl-i makdur ve sây-i nâ-mahsur eyleyib ve muaccelen adamm gönderib beratını ihraç ettiresin. nafaka. Sakk-i şer'î üzere olan hüccetlerin başlıkları (sebebi 1 tbniUemin tasnifi.)*de Üsküdar mevleviyetinden mâzulen vefat eden N u m a n Efendi'nin de beş bab üzerine tertip etmiş . şöyle bilesin. Sonra şer'i mahkemelere mahsus bir usul ve kaide altında kaleme almır kaddann muhtehf kaleme al­ dikkate almarak onlann işlerini kolaylaş­ için bazı değerh âhm kaddar taraflanndan nümunehk sakler şer'i muamelelerin ne suretle yazdması îcap edeceğine dair aynı mevzuun muhtehf şekiUerine ait mışlardır*. husûmete mütealhk dâvalar. * ıiL<» Sak keUmesiniıı ash çek olup sonra tarib olunarak yani arapçalajtınlarak sakk denilmiştir. SAKK-1 ŞER'Î Şer'î mahkemelerin muamelâtına mütealhk şer'i hüküm ve kararlan havi tuttuktan ve ekserisi eni dar ve boyu uzun olan defterlere sicillât-ı şer'iyye denihrdi. Tevcihat vesikaları (Başvekâlet arşivi). temessük ve saire gibi şer'î muamelâtm yazdış usulüdür . » 1098 H.zâde Mehmed Efendi'nin torunlarmdan olup 1224 H . alâmet-i şerife îtimad kdasın. fakat hükümet emirleri buraya aynen geçip verilen cevaplar ise kısmen şer'i mahkeme tarzma benzemektedir.

Kaza nâibleri. mebni ona vekâ­ 1 Mühimme defteri. bizzat gitmeleri ismiyle Bunlardan mevahnin tâyin olunduğu eyâlete yani fülen hizmet görmeleri usulü terk edildiğinden bunlar kendi­ lerine vekâlet etmek üzere o eyâlete taraflanndan nâib birer vekil gönderirler ve hasdatı. aralanndaki mukavele üzerine taksim ederlerdi. dördüncü bab müraselâta ve beşinci bab da muhtelif hüccetlere dair olmak üzere tertip olunmuştur. kadı nâibleri. sancak ve eyâlet kadılarının nâibleri ona göre idi.KADILIK 117 tahriri'l-kitab oldur ki) veya (sebeb-i tabrir-i şer'î oldur ki) ve (sebeb-i tabrir-i kitab-ı sıbbat-nisab oldur ki) ve saire ile başlardı. Kadı naibi. mevali nâibleri. Bundan dolayı kaza. Lâli-zâdelerden H â m i d Efendi'nin muhtelif nevilerin havi sakk kitabı ' Bâh nâibleri. 896 (Adalet fermanından). kütüphanemizdedir. 78. Kadı naibi kadının yanında bulunup icabında ona vekâlet eder veyahut herhangi bir şer'î muameleye bakmak üzere kadı tara­ fmdan köylere gönderdirdi. Ş â n i . Naibin bir veya birkaç olması kadının tâyin edildiği kazanın büyük veya küçük olmasına muamelâtının geniş olup olmamasına bağlı idi. Tuhfetü'ssnkûk birinci bab hüccet ve vakfiyelere ikinci bab muhtelif ilâmlara. olduğu 'iL^\ 'tjJ. KADI NÂiBLERt Nâib vekil demektir. Mahkeme-i şer'iyyelerde kaddar namına muhtehf hizmetlerde vazife gören nâibler vardı. kaza kadısı adına o nahiyenin şer'î muamelelerine bakardı i. Nr.z â d e A t a u l l a h Efendi'nin de (Usıü-i Sakk) adlı bir eseri vardır ve bu eser. Bu da bir nevi dtizam usulü idi. büyük kaddann bizzat gibi * esnafı kontrol etmek vazife gördükleri ayak nâibleri arpalık zamanda maiyyetlerinde bab naibi denden bir kapı naibi olduğu üzere seyyar ayak naibi bulunurdu. Nâibler vazifelerinin mahiyyetlerine göre kaza nâibleri.Tuhfelü's-sak) adlı mufassal sakk kitabı da Türk Tarih Kurumu kitapları arasmda 98 eski ve 64 yeni numarada mevcuttur. Z i y a ü d d i n Efendi'nin basdmış olan (Sakk-i cedid-i Ziyaüddin) isimli sakkin kenarlarmdadır. kaddann kendi kazalan dahdindeki nahiyeleri nâib ismiyle tâyin ettiği bir şer'î memura iltizama verip o memur. (Mevalinin) işinin çokluğuna . üçüncü bab mâruzâta. Mevali nâibleri. nâibleri olarak başlıca altı kısımdır. kadımn leten dâva dinlerdi. a. Kadı nâibleri. bâb nâibleri. kazalarda aym zamanda bâb nâibliğini görürdü.

Selim zamanmda konulan anlaşarak onlardan idare ederlerdi. 276) bir tetkiki vardır. bu nâiblere de bddiren 1207 H . X V I . ARPALIK * Arpabk vezir.)'den sonra niyabet usulü bozularak çoğu ehliyetsiz ve cahU nâibler para mukabiU verdikleri hükümlerle haksızı haklı çıkarmak suretiyle irtikâbın en âdisine tenezziü ettikleri göriUmüştür. s. * "Müderrislere maişet ve mevali ve sudure arpalık namlariyle birer kaza tevcih olunmak lâzım geldi ve onlar bu kazaları birer nâible idareye mecbur . kazasker ve mevahye azil­ lerinden sonra maişetleri için arpalık ismiyele birer kazamn hasılât-ı şer'iyyesi verihr o zatlar da oraya taraflarından nâib gön­ dererek oranın şer'î hasılatını arpalık nâibleri demlmişti. beylerbeyi ve sancakbeyleri gibi askeri smıf ile ilmiye smıfından mâzul şeyhuUslâm. s. 574).118 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I kendisinin asili tarafından vekd olduğuna dair bir vesika abr ve bunu o kadılık hangi kazaskerin mıntıkasında ise vesikayı kazas­ ker tasdik ederdi*. (1792 M. asnn yarısından sonralan veya korkarak memnun âyanlarm olduklarmı kadı ve nâiblerin bunlarla fenahklannı ve örtüp balkır ilândan görülmektedir. kazasker ve mevalinin geçinmeleri için tahsis olunan muvakkat mâzuliyet maaşı veyahut tekaüd maaşınm adıdır^. (1689 M. Ârpahk kazasma gönderilen nâib kendisinin verdiği parayı çıkardıktan sonra üst tarafını da kendi ihtiyacına sarf ederdi. Ayanların ferman dinlemez olduğu tarihlerde yani X V I I I . Bunlardan başka şeyhuHslâm.)'de yeni bir kanunla mâzul mevah taraflanndan nâibldderin taham­ müllerinden fazlaya satdmaması. 1100 H . eyâletteki hizmetine ve gelirin az veya çokluğuna göre dörtte bir veya beşte birini almak suretiyle verilir veya muayyen bir para mukabilinde (iltizam gibi) satdırdı. s. kaftan ağası ve hizmetkâr makulesi şahıslara nâibUk verilmemesi tesbit edilmiş ise de pek ziyade bozulmuş olan bu meslekte hiçbir tesiri olmamıştır. * Arpalık hakkmda merhum İ b n ü l e m i n t n a l ' m Türk Tarih Encümesi mecmuasında (sene 16. aşçı. İltizama verilen niyabetlerin parası taksite bağlanarak her ay ödemek îcabeder ve buna şehriye denilirdi (D'ohson. asrm ortalanna kadar kaz- ^ Mevali nâiblikleri. 111. IV.

^ H a s h â . s. mücmel tapu defteri. I I I . Bundan başka bazı nüfuzlu ulemaya timar sure­ tiyle de arpalık tevcih edildiği görülüyorsa da umumî değildir ^. 188). S e l i m pek ziyade bozulmuş olan ilmiye sınıfının da ıslâhına teşebbüs ettiği sırada arpalık sahibi olan mâzul mevali ve kazaskerlerden. asır başlarında ve X V . c.KADILIK askerlerin fına arpalıklarına arpalıktan ilmiye has denihrdi i. s. asır sonlannda arpalık vardı. (1518 M . sınıfı mevaliye tahsis edilen herhangi bir veya iki kazanın hasdât-ı şer'iyyesi idi. Biz içinden 119 burada ilmiye sını­ kazaskerlerle mahsus Arpalık. 220). Arpalık sahibi olan ulema bizzat arpalık olarak tahsis edilen kazaya gitmiyerek oraya kendisi tarafından bir nâib gönderirdi. Ovacık. * Raşid tarihi. ilk yan­ Ulemaya arpahk adiyle maaş tahsisini X V I . Hâce-i hdlude mülkühu. ^ Sâbıkkazaskerlerden M i r z a .z â d e Şeyh M e h m e d E f e n d i . asnn smda görmekteyiz. Sahib köylerinin hasdâtı veril­ miştir Bunun İzmir'in Tahtalı köyü ile diğer yerlerinde de timarı vardır" (Baş­ vekâlet Arşivi. ^ " T i m a r . bazen mâzul mevalinin nâib göndermiyerek kendi arzusiyle de arpalığına gittiği görüldüğü gibi* bazı arpalık sahipleri ceza olarak arpalığına gönderilerek kaddık etmesi vaki ise de nadiren olurdu*. 273): "Arpalık demek (mâzul şeyhülislâm kazas­ ker ve mevalinin) vilâyetlerdeki bazı kadılıklardan aldıkları muhassasattır". arpahğın bu tarihte herhalde ihdas edildiği mâ­ X V I . D a m a d A l i Paşa'mn Avusturya seferine itirazından dolayı arpalığı olan Pravadi (Bulgaristan'da) kasabasma gönderUmiştir (Raşid. s. mevahnin mazereti olmayanlann bizzat arpa­ lıklarına giderek hâkimhk etmeleri ve alîl ve ihtiyar olanlann da arpahklannı iltizama vermeyip emanet suretiyle beşte bir üzeolduklarmdan maişet vc arpaldc olan kazalar hasdâtınm bir miktariyle nâibler geçinib bakisi eshab-ı menasıba 'arpalık sahibine' ait olurdu. c.i K a d r i Çelebi Kazasker-i Anadolu (166 numaralı Menteşe livası mücmel tahrir defteri). II. Keza Rumeli kazaskeri Erzincanlı A l i E f e n d i arpalık olarak verilen memleketine yoUanmışu (Raşid. ) 'de tekaüd olunca Kırkkilise arpahk olarak veril­ mişti*. Fakat bu kayıt nasına alınmamalıdır. J. 166). Nr. şeyhülislâm. s. c. IV. meselâ kazasker Mevlâna Zeyrek-zâdeye 924 H . 326.ı M e v l â n a H a y r e t t i n . bahsedeceğiz. s." R i k o şunları yazıyor (Fransızca tercümesi. Çeşme kazasmda ber-vech-i arpalık Kızılkilise. 44. ' Şakayık tercümesi (Mecdî). . belki adı başka idi.

Arpahk mâzıdiyet maaşı veya tekaüdiye gibi bir şey iken sonradan eski usul arpalık şekh kaldınlarak ayhğa (maaşa) bağ­ landı ve bu hal daha sonra genişleyerek arpahk maaşı ve onu mütaakıp isim değişikliğiyle tarîk maaşı ve en son olarak rütbe maaşı adını aldı. Küçük yaşta tahsU görmeden İstanbul rüûsu verilen ulema evlâdı maaşlanna rüûs maaşı denilirdi. 283. > Başvekâlet arşivi. Mustafa'nm hal'i ve III. Bu kayıd fiUen jeyhulislâm olanlara bazı mülâhazalara mebni bir cemile olarak maajlarmdan bajka arpalık tevcih edildiğini göstermektedir. * Arpalık (Türk Tarih Encümeni Mecmuagı) sene. sene 115 Rebiulâhır ortaları.)senesinde mekteb-i nüvvab'm yerine Medreset ü'l-kuzat teşkil olunarak nlmış ve nâiblerin zadegan usulü kaldıunvanı da kadıya tahvil edilmiştir*. s. mahreç mevalisi mâzulleri alırlardı. Arpahk. IV.120 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI rinden ehliyetli dürüst nâiblere vermelerini havi bir ferman neşreylemiş ve bu arada cehele makulesine nâibUk verilmemesini ve imtihansız hiç kimsenin yeniden kadılığa tâyin edilmemesi emrolunmuştur (1203 H . Nr. maaşını son zamanlarda kazaskerlere istanbul ve Haremeyn payelüeri. e. ». 18. . Tevki-i refi-i hümâyun vasd ohcak malûm ola ki siz tarik-i ulema­ mn akdemi ve fuhûl-i ulemanın a'lemi olub ^jj vera' ve tekvana itimad-ı hümâyunum ve sadakat ve istikametine hüsn-i zann-ı sedad-makmnum olub her veçhile müstahikk-i inayet ve sezavâr-i atıfetim olduğun ecilden bâliya hakkmda mezid-i inayet-i âhye-i * Edip Efendi tarOıi (tkinci kısım). Bursa kaddan ve bdâd-ı hamse. 16. ) ^ . Şeyhuhslâm îmam-ı Sultanî Mehmed Efendi'ye verilen arpalık beratı sureti ^ Âlemül-ulemail-mütebahhirîn rÜn efdalü'l-füzelâil-müteveryenbûü'I-fazl ve'l-yakİn keşşafü'l-müşkilâti'd-diniyye haUâ'el-mahfuf bi-sunufi'l-meUki'l-âlâ şeyhuhslâm lü'l-mûdilât-ı yakiniyye miftahü'l-künuzü'l-hakayık ve misbah-ı mmuzü'd-dekayık ve müfti'l-enâm olan Mevlâna Mehmed edamallahü teâlâ fezailehu. Edirne vak'asiyle II. 1222. 292. Cevdet tarihi. Edime. = 1789 M . Ahmed'in cülusu dolayisiyle Şeyhul­ islâmm âsUer tarafmdan tâyin edilip yeni hükümdar tarafmdan kabulü mecbu­ riyetine mebni ona muğber olmadığma ve kendi tarafına imale maksadiyle yapılmış fevkalâde bir tevcihtir. B . Ahmed-i Sâlis vesikaları. (1914 M. Zadegan denilen ulema evlâdınında maaşlan vardı 1322 H .

tâyin olun­ muştur Bu beratm üst kenarmda şeyhuhslâmm şu kaydı vardır : ^^Hotaliç Tımova'nın mülhakat-ı kadîmesinden olmağla ilhak buyurulub tevcih buyurulmak rica olunur : Mine'd-dâi el-fakir Mehmed afâ anhü tmam Mehmed Efendi I I .KADILIK 121 şahane ve mezîd-i re'fet-i seniyye-i şahanem zuhura getirilüb işbu sene hamse aşerete ve miete ve elf şehr-i Rebiü'l-âhınnm on üçüncü gününden Tımova ve Plevne kazaların ber-vech-i ar­ palık size tevcih ve inayet buyurub îlâmı içün . biri kazasker kassamlan ve diğeri de bir mahaUin kadıhğında yani şer'î mahkemelerde bulunan kassamlar olmak üzere iki smıf kassam vardır. Düşen mevtay-ı askeriyyenin muhallefatmı tahrir ve beyne'l-verese taksimden sonra rusûm-ı mûtadeyi kabz ve tara­ fımıza isal eyliyesiz vesselam. Kazaskerlere mensup askeri sınıfın terekesini kaç kazada ayn a y n bulunurlar kerleri tâyin ve edilirlerdi. Bunlar tahsil Rumeh'dekiler ettikleri kısmet-i varisleri ara­ Rumeli kazas­ taraflanndan askeriyeyi o sında taksim eden kazasker kassamlan ya her kazada veya bir­ Anadolu'dakiler Anadolu kazaskerleri '• İzzet-meâb Vahyi-zâde Mustafa Efendi. Osmanlı devletinin şer'iyye teşkilâtında miras taksimi. M u s t a f a ' y ı hal' eden asilerin intibah ve tâyin ettikleri şeyhuhslâm olup yeni hükümdar olan A h m e d bir cemile olarak kendisini böyle ele almıştır. . Bade't-tehiyyeti't-tayyibe inha olunur ki TaşkSprü ve Günay kazalarmdan maada Kastomonu sancağında olan kazaların umûr-i kısmet-i askeriyyeleri tarafımızdan size sipariş olunmuştur. . el-Abdü'l-fakir Mustafa el-Kadusker-i Anadolu Kastamonu Mahkeme-i Şer'iyyesinin 1205 tarihli sicilinden. III. Hurrirehu Recebü'l-mürecceb li-senet-i hamse ve mieteyn ve elf. . KASSAMLIK Kaaaam Vefat etmiş olan bir kimsenin terekesini varisleri arasında taksim eden şer'î memura kassam deni­ hrdi. .

sol kola tâyin olunan İş bu sene tis'a ve semanine ve elf (1089) Rebîulûlâ gurresinden sol kol tâbir olunur elviyede sen ki mevlânay-ı mezbur Mehemmed'sin kassam-ı süvari tâyin olunmanla elviye-i mezkûrede vaki olan gerek mevali-i izam ve gerek sair kazalarda mukaddema mezkûr kolda kassam-ı süvari olan İbrahim'in mürurundan bu âne gelince vaki olan mevadd-ı askeriyyeyi teftiş ve tefehhus edib rüsûnu her kim ahz ve kabz etmiş ise ahz ü kabz idesin. s. şükür ve şikâyetin makbuldür. ^ Kuzattan Yavaşça Mehmed zîde fazlühuya hüküm ki. Mahallî askerî kassamlann azh ve yerine diğerinin tâyini suvarî kassamının selâhiyeti dahilinde olduğu gibi bunlar hakkın­ daki şikâyetler veya taltif edilmeleri hakkında verdiği raporlar da hükümetçe nazan dikkate ahnırdı*. Bu askerî kassamlann kassamlık muamelâtını teftiş ve askerî kassamlann kazaskerler namına aldıklan resimleri tahsil etmek üzere müfettişleri de vardı^. Suvarî kassamlan her teftiş ettiği yerde tahsil edilen kısmet-i askeriyeyi kadılık sandığından tesellüm ederek ehndeki mühürlü defteri bu resimleri kendisine teshm eden kadı veya naibe mühürletirdi. sene-i mezkûreden bu âne gelince makbuzunuzu kasamm-ı mumaileyhe teslim edib yedinde olan mahtum deftere kayıd idersiz.122 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I mahallin kadılığmdaki sandıkta saklayarak kazaskerlerin mühürlü mektupları ve fermanlarla gelmiş olan askerî kassam müfettişi veyahut suvarî kassamlan geldiği zaman kadı veya nâibler taraf­ lanndan onlara teshm edilirdi. Sen ki kassam-ı mumaileyhsin kısmet-i askeriyye tahririne memur olanlardan hiyaneti zahir olanları azledib yerlerine emin ve mûtemed kimesneleri nasb eyliyesin. sana tefviz olunmuştur. Nr. Ve siz ki elviye-i mezkûrede vaki kaddar ve nüvvabsız. ve bilcümle kısmete müteallik cemi-i umiîr. 2). . Hâliyen Hamid ve Alâiye ve Teke sancaklarmda vaki kazalarm nefs-i Antalya kasabasmdan maadasımn umûr-ı kısmet-i askeriyyesi sana tefviz olunmağla mevadd-ı askeriyye muhallefatm tahrir ve taksim ve zikrolunan sancak ve kazalarda kassamlann gördükleri kısmetleri teftiş ve tefehhus edih yedlerinden rusûmlarm müfredat-ı defter Ue alıb kabzedib ve ilâmı lâzım olan me­ vaddı icâleten mektubunla ilâm ve kısmet umurunda kemal-i dikkat ve ihti­ mam eyliyesin deyu bilfül Anadolu kazaskeri olan Mevlâna M e h m e d edamallahü tarafmdan mühürlü mektub verilib mucibince kanun üzere amel olun­ mak ferman olunmağın yazddı 1089 Rebiulevvel (Mühimme defteri. 2 Ulemadan Mevlâna M e h m e d ve Anadolu'da elviye-i mezbnrede vâki kaza nâiblerine hüküm ki. 96. Bundan başka yine bu askerî yani kazasker kassamlannın muame­ lâtım gözden geçirip bakayaya kalan resimleri tahsil etmek için zaman zaman Anadolu ve RumeH'ye üç koldan suvarî kassamlan yollanır ve ellerine fermanlar verilirdi. azl ve nasbm.

atebe-i uiyâya mülâzemet ile . Her kadılıkta müstakU bir kassam defteri vardı. Nr. kimsenin yazdu raiyyeti değilse askerî olub başkasının raiyyeti ise askerî değüdir. Kimlerin askerî sınıftan sayddığma dair bu kısmm en son notuna bakımz. 124. eşen. Askerî olmayınca resm-i kısmet mahalU kaddanndır. Berat-ı hümâyun Ue büfiil doğancı olan kimesne. 39. sene 1089 (Mühimme defteri. şöyle idi*: asır ortalarında resm-i kısmet hakkındaki kanun Sefer-i Sultaniyye eşen sipahi. kaddarm maiyyetlerindeki kadı ve mevah kassamları kanunen askerî sımftan olmayan raiyyetin ve şehirlinin miras işlerine bakıp resm-i kısmetleri tahsU ederlerdi *.neşriyattan. 2 Kanunnâme (Veliyyüddin Efendi küaplan). yörük. Ve askerî evlâdından şol ki bir derecede ve kimseye raiyyet yazılmamış ola ve zevcatı ki büfiil taht-ı nikâhında ola ve as­ kerinin kulları ki bâde'l-ıtlak ahli askerî hizmetinde ola ve mai­ şetleri ehl-i askerden ola ve kimseye raiyyet yazdmış olmaya ve şol raiyyet kızı ki sipahiye nikâh olub madem ki sipahinin taht-ı nikâhında olsa askerîdir. sene 1330. Nr. 1970. s. tatar ve sancak ve voynuklann kazalarda resm-i kısmetleri askeri olub kazasker kassandarı tarafmdan ahnır. 3).KADILIK 123 XVI. müseUem. Eyâlet. s. Bu zikrolunan kimesnelerin rüsûm-ı kısmetleri kazaskerindir. Menasıbtan üç akçe ve daha ziyade yevmiyeliler askerîden madud olub resm-i kısmeti kazaskerindir. s. kazasker kassamı kısmet edib resm-i kısmeti kazasker için ala. 125. Vefat eden şahsın tereke denilen bıraktığı emval ve eşya kassamm huzuriyle Anadolu kazaskeri M e h m e d Efendi'den süvari kassama mühürlü mektub verilmekle mucibince amel oluna deyu ferman sâdır olmağm vech-i meşrûh üzere şerh yazdmıştır evâsıt-ı Rebiulevvel. canbaz. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman (Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası). yaya. Bu kanunnamede resm-i kısmete ait daha bazı maddeler vardır. âhara raiyyet yazdmış olmaya askeridir ve hazret-i hüdavendigâr kulları ve cariyeleri madem ki askerinin taht-ı nikâhında olalar bâde'l-ıtlak onlar dahi askerîdir. eşerken tekaüd ittikten sonra madem ki mezkûr mütekaid. 96. ilâve . Ve kaza ve tedris ve meşihat ve tevhyet ve nezaret ve sair anlann emsah menasıbtan şol ki verüür onlann ehU askerîdir.

asTin Uk yarısına ait Bursa mahkeme-i şer'iyyesi defteri.:.24A.): kassam Tereketü'I-merhume Hatice binti Murad el-müteveffat fî mahalle-i Umurbey min-maballâti'l-Bursa el-mahrûse an-ahin li-ebin ve ümmin ve Mustafa ve ubteyn li-eb-i Sitti ve Zahide fî 20 Cümâdelevvel sene 919.1 j L. Minha hissetü'l-ahi li-ebin ve ûmmin 80085 20 i . 22 .124 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI kalem kalem bu deftere yazddıktan sonra ehl-i hibre (bilirkişi) marifetiyle her birinin kıymeti takdir olunup altlarına yazddıktan sonra zevein veya zevcenin ve diğer varislerin hisselerine isabet eden miktar tesbit olunup kassamm alacağı para teçhiz ve tekfin müteveffanın tenzil ve ıskat masrafları tereke yekûnundan edildikten sonra geri kalan miktar ne tutarsa şer'i kanuna göre varislere verihrdi*. sene 919 üâ 924 (1513-1518 M. Müteferrik kadife Makrame San bürümcük tki keten biri pirahen 60 15 50 40 San penbe kaba sade Mirzâyî penbe dörtlü Köhne kabâ Diğer kabâ sarı penbe 100 20 15 70 Ak kaba Ak dertenk Köhne kadife dolama Köhne miyan bend 30 15 20 50 El-hissetü'l-müntaldl fi ebiha Bitariki'l-irs 13803 El-hissetü'1-müntakille min-ümmiha 2500 Yekûn 16788 Et-techiz 287 Bade't-techiz ileyha 16501 Er-resm 330 Bâde'r-resm 16171 (. Bazan kazasker kassamı ile mahalli kadı veya nâibler arasında resm-i kısmetin ne tarafa ait olduğuna dair ihtilâf çıkar ve mesele ' X V I .f' j v'i' •^'^1 Hissetü'l-uht li-ebi ve ümmi Sitti k 4044 6 Hissetü'l-uht li-ebi ve ümmi Zahide k 6 4044 .

Ve berat-ı şerif Ue doğancı ve yuvacı ve derbeudci ve köprücü ve ulakcı ve yağcı . Nr.. İmdi büyürdüm ki berat-ı hümâyunum ile hitabet ve imamet ve kitabet ve tevliyet ve cibayet ve nezaret ve meşihat ve cüz ve teşbih ve vakıf ve mezrea ve tekye ve sair bunun emsâU cihet tasarruf edenlerin vazifeleri bir akçe ve nim akçe ise külli ve cüzî askeridir. Lâkin sabıkta resm-i kısmetleri yüz akçe (den) aşağı olsa vilâyet kaddarmun denmiş idi. evlâd-ı askerîdir. İstanbul'da. 70. Elhaletü hazihi zikrolunan dahi müşarünileyhe tâyin ve tahsis olunmuştur. I20).. askeri­ nin zevcatı askeridir. Hâlen Rumeli kazaskeri olan Mevlâna E s* a d edamallahü fezailehu tarafmdan südde-i saadetime şöyle arzolundu ki vilâyet-i mezburede müşarünileyhe aid ve râci olan resm-i kısmet ve nikâh ve îtıkname (azad kâğıdı) ve vakfiye ve esnây-ı kısmette vaki olan ve hucec ve sicil­ lât mumaileyhin kassam veyahut vekilleri anda mevcud iken kuzat tarafmdan dahi olunub rencide iderler imiş. Ve sâdat dahi askerdir. s.Yine aym mesele hakkında Mora'nm Mezestire sancakbeyine yollanan hükümde ihtilâfı tahkik edip Rumeli kazaskerine âid resm-i kısmeti kazaskerin göster­ diği şahsa teslim ettirmesi emrolunmuştur (Mühimme. Anun gibi eğer yerlüdür ve eğer gayrıdır kısmeti kazaskerim canibine aid olan ehl-i berâtm resm-i klarnetine dahi ettirmiyesin Sene 973 (Mühimme defteri Nr. Bunun için kazaskerlere ait askerî rüsumların neler olduğu hüküm yani fermanla tasrih edilerek aradaki ihtUâf bu suretle halledilirdi *. Ve berat-ı şerifle imamet ve hitabet ve emanet ve kitabet ve meşihat ve cibayet ve tevliyet vesaire bunun emsali cihet tasarruf edenler askerîdir. ' Mefahirül-kazat ve'l-hükkâm. bir kassamlık rakdmış. Fevt oldukta müşarün­ ileyhin kassamları kısmet edip kanun üzere rüsumunu ahb kabz ve zabt ve kuzât tarafmdan asla dahi olunmaya. 4 s. 35). Tanzimat-ı hayriyeyi mütaakıp yalnız kazaskere ve kadılara ait bıkassamlıklar kaldınlarak terk edUmiştir. mezkûrlarm kısmeti kazaskerlerim canibine âid olan ehl-i berattan olub mezkûr kadı-î müşarünileyhe aid ve râci olan resm-i kısmete sonradan ehl-i berattır deyu dahi eder ise caiz değildir. madamki fevt olduktan sonra reâyâ taifesine nikahlan­ mış olmaya. Müteveffa sonradan ebl-i berat olmuştur deyu bana dahi ettirmediler ve H a c ı M u r a d müteveffa ehl-i berat olub mezbure dahi mâni olub iki bin akçesini aldılar deyu îlâm etmeğin büyürdüm ki göresin. \eyaya ve müsellem ve mensuh ve goyr-ı mensuh vc yörük ve tatar ve canbaz ve voynuk askeridir.KADILIK 125 Divan-ı hümâyuna kadar geUrdi*. eyâlet ve sancaklann kısmet işleri de mahallî kaddara ' Üsküp kadısına hüküm ki Kasaha-i tşlib kassamı mektub gönderib tftib kazasmda mütemekkin olan H a c ı H a m z a fevt olub zimemde dört hamal akçesi ve iki yüz hamal gailesi deranbar olup kasaba-i mezburede yirmi pâre dekâkin ve evleri ve çiftlik ve kul ve cevârisi ve nice esbab ve davarları kalıb kısmet eylemek taleb olundukta kadısı ve naibi mâni olub kenduler kısmet eyleyib iki yüz filori alddar.

Her eyâlet Toprak Kadıları •' vardı. Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen kitaplar).. hükümler. müstahıkkma vasd olmak için toprak kadı­ larına mektub verip sancakbeylerinden ve zûamâ ve gayriden meclis-i şer'îye varmağa inad edib muhalefet edenler her kim ise isim ve resimleriyle yazıb arz olunmalarm emredib büyürdüm ki . emirler isimli mecmua. (1628 M. 10. tımar sahipleri taraflarından herhangi bir haksızlığa uğradıkları zaman eyâlet ve sancak kaddarına ve Divan-ı hümâyuna vâki şikâyetlerini bunlar tahkik edip îcap ederse kendderine verilen emirlerle dâvalara da bakarlardı i. subaşı. Köyliderin sipahilerin aykırı şikâyetleri yine köylü ile olduğu gibi timarlı de köylülere yaptıklan sipahinin haksız muameleler. Tahriren fî evâil-i şerh-i Rebiulâhıri-senete hamse aşer ve elf. alaybeyi.. 112. Tarihinden anlaşddığına göre bu hüküm 1015 Rebiulevvel iblidalarmda (1606 Temmuz) verilmiş ve tatbikinde mahallî kaddarla olan ihtilâf üzerine 1038 H. reâyâ taifesinden idi. Gerek devlet ve sancakta XVI. Nr. sonra ehl-i berat olmuştur deyu kadılar dahi eder imiş. Nr. El-mahrûse bi-makam-ı Kostantiniyye (Suret-i emr-i şerif fî evâsıt-ı Cümadelûla 1038). zeamet. toprak kaddan ismiyle seyyar kadılıklar merkezinde ve gerek eyâletlerden tahkiki îcap eden bir iş toprak kaddan vasıtasiyle tahkik ve teftiş olu­ nurdu. vâki ise men ve defi edib eğer zikr­ olunan taifenin rüsumundan kuzat taifesi nesne almışlar ise geru mumaileyhin kassamlarma alıveresin inad edenleri yazıb bUdiresin şöyle bilesin ve baden nazar bu hüküm-i hümâyum kassamlann yedinde ibka edib alâmet-i şerife îtimad kdasın. kanuna bakdmayarak icabında hareketler imtiyazına ve ortakçı ve haymana ve çeltikçi ve tuzcu ve celeh ve hakırcı ve kadı nâihleri ve şehir kethüdaları ve tekâlif-i örfiyyeden muaf olanlar askeridir. j .)'de tekid olunmuştur (Kanunnâme. Keza köylülerin sancakbeyi.. 281). dâvaları topraklarmda ^y*^ Şer'î ile görüb hak. ^ Anadolu Beylerbeğbine gönderilen 15 Receb 979 (2 Aralık 1571) tarihli bir hükümde şöyle denilmektedir : "Beylerbeğliğinde olan beylerden ve alaybeğinden ve zuâmâ ve sipahiden sana varub şikâyet eden fıkaramn ve garibin dâvalarım istimâ edib. . (Mühimme.126 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I TOPRAK KADILARI VE MEHAYiF MÜFETTİŞLERİ „ . asır sonlarına kadar. a. Ve mansıb tasarruf eden mülâzım külliyyen askerîdir ve ol mâkule kimesneler fevt oldukta asimdan avarız hanesinden idi..

(1573 M.)'de Anadolu Beylerbeyine gönderilen bir hükümde H a c ı isminde bir şahıs tstanbuTa gelip Yalvaç kasabasmda eski mahalle halkmdan H ı z ı r ve M e h m e d ve diğer arkadaşları hakkmda şikâyette bulunmuş bu şahıslann celbedUerek toprak kadüarı marifetiyle teftiş edilip içlerinde sipahi varsa hapsedilip keyfiyetin bildirilmesi ve sipahi değilse şer'an îcabeden muamelenin yapdması emrolunmuştur (Mühimme defteri. sancak beyileri dahi subaşdann ahvahne takayyüd edip hırsuzu ve haramiyi tutub hakkmdan gelmek uhdesine lâzım iken iğmaz-ı ayn edib ve tutulan bırsuzlarm dahi akçelerin alıp halâs edib siyaset etmedikleri ecdden hırsuz ve harami kesret üzere olub reaya ziyade muztaribü'l-ahval olduklan atebe-i > 981 H .) senesinde deniz seferine memur olan Kocaeli sancakbeyi B â l i zaman da Kocaeh alaybeyi memur olup maiyyetine hvası dahihnde fenalık yirmi altı timarh sipahi yapanlann toprak kaddan dâvalarmı görmesi emreddmiştir *.KADILIK 127 onlann da tevkif ve hapislerine dair valilere ferman diğer bazı gizh vale olunurdu*. sonraki mülki teşküâtımızda Bitlis vilâyetine bağh Genç sancağmın kazalarmdandı. 188 mm). . 480. Nr. meselâ 975 ( H . s. 7. Nr. basub kârbanlar katlolunub. zuhur edib yer yollar hüküm suretiıd aşağıya naklediyo­ sancağmda* hırsızlar ve haramiler yer cemiyet edib gece ile basıb ve adamlar k a t l e d i b . sancağında bıdunmadığı sancağm muhafazasma verilmiş ve marifetiyle görürlerdi. teşekküllerin tahkiki de toprak gönderilirdi ^. * KuUt. Diyarbekir Kulp Beylerbegisine hüküm ki. kaddanna ha­ Toprak kaddan. muharebe zamanlarmda ve fevkalâde ah­ valde memleket inzibatiyle alâkadar olanlarla beraber hizmet Bey'in Salih. . » Afüfcimme defteri. 2 26 Rebiulevvel 981 (26 Temmuz 1573) tarihli bir hükümde Hereek'teki Hamzavîlerin (Melâmiye-i Hamzaviyye erbabuun) ahvalinin toprak kaddarı vasıtasiyle teftiş ettirilmişti (Mühimme. 22 a. nzklan yağma ve hasaret olunub bilcümle bunun emsah envâ-ı fesadât ve şenaatler olub zikrolunan yerlerde sancak beylerinin subaşdan hırsuza ve haramiye muin ve zahir olub. Toprak kaddan hakkında daha umumi bir fikir vermek için 20 Zdhicce 978 (15 Mayıs 1571) senesinde Diyarbekir beylerbe­ yine gönderdmiş olan bir rum. Nr. 1567 M. 22). .

Bunlar hakkmda verilen hükmü Divân-ı hümâyun takdir ederek mahalline bildirirdi. terekelerinin Zuemâ erbâb-ı timardan vefat tahririnde kazasker tarafından tereke tahriri işi kendilerine havale edilmiş olan toprak kaddan ellerinde kazaskerin mühürlü mek­ tubu veya bir hüküm olmadıkça hiçbir suretle kassamiye akçesi alamazlardı.. ' Mühimme defteri. Hüdavendigâr sancağı beyi Abdurrahman Bey'e ve Kütahya kadısına hüküm ki.128 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I uiyâma arz ve ilâm olmımağm bu hususa seni müfettiş tâyin edip büyürdüm ki varddcta. ( 1 5 6 8 M . yalmz mahaUî ^^'^1 ve nâiblere bırakmayıp tâ köylere kadar adalet işleriyle meşgul olmak ve halkın derdini dinlemek üzere şikâyeti çok olan mahaUere (bilhassa X V I . ) beyi ile Kütahya kadısına gönderilmiş tarihindeki bir hüküm sureti bizi aydınlatabilir. s. ^ Kanun-ı mukarrer mucibince. askerî sımfa mensup olanlardı. arzolunlanlar. Mehayif müfettişleri gördük­ Divan-ı dâvalan ve yapdan şikâyetleri Mehayif müfettişi doğrudan doğruya hümâyuna arzederlerdi*. . Nr. . Mehayif Müfettişleri Osmanlı hükümeti hukukî işleri. hakkında Hüdavendigâr (Bursa) sancak­ olan 976 H . kendin bizzat kalkıb toprak kaddan mari­ fetiyle zikrolunan mevazie varup dahi umumen hırsuz ve harami (taraflanndan) katl-i nüfus olmuşsa ve yollarda dahi karhan garet olunub esbab (esvab) ve nzk hasaret olunmuşsa ol mahalde mazanne ve müttehem olub hırsuz ve harami olanları ve hırsuz ve haramiye yatak ve şerik olub ve zahir olanlan tutub şer'i üe görülecek hususları şer'î ile ve kanunî olanlan kanun-ı mukarrer muktezasınca ve mûcib-i arz olub töhmet-i sabıka ile müseccel olanlan örf-i maruf üe görüb ^ südde-i kazığa vurub ve bdcümle hakaret edip saadetim canibine haklanndan edenlerin arzetmeğe tevakkuf etmeyib dahi kimin salb ve siyaset edib ve kimin gelesin . * Afe/uryı/teftişi hakkmda Başvekâlet Arşivi Divân-ı hümâyun mühimme defterlerinin dört üâ yedinci numaralarmda bir hayli hüküm vardır. 184. 7. . asır sonlarına kadar) mehayif müfettişi denilen itimada lâyık kaddar gönderir ve bunlar vasıtasiyle dâva ve şikâyetler dinlenir ve neti­ ceye leri göre muamele yapıhrdı*.

KADILIK 129 Hâliya Kütahya ve Karahisar Bancaklannda sancakbeyi subaşılan ve zuemâ ve kuzat ve nüvvab ve sipahi ve bilcümle ehl-i örf taifesi reayaya zulm ve taaddileri olup. timiyt TttkiUUt.' Ânım gibi arza muhtaç olmayanlan f^j^ şer' ile lâzım geleni mahaUinde icra edip sairlerine mûcib-i ibret ve nasihat vaki ola _ . dümek suretiyle K Y I . Kaddar memlekette adaleti tatbike memur ol- Kadılar ye oaker- ler hakkında tahkikat bu duklarmdan vazifeleri pek mühimdi. Nr. sancağmdaki kaddann köy köy gezerek mezar- hklan dolaşıp yeni gömülmüş ölü kabri bulunca bunlann metru* Mühimme defteri. 658. Eğer beylerde eğer kuzatda ve eğer sair zikrolunan taifede her kimin hakkı sabit ve zahir olur ise hükmedip aldınp ve dahi her kimin şer'e ve kanuna mugayir zulm ve taaddisi sabit ve zahir olur ise ve taaddileri ve zulümleri ne makule nesneler ise mufassal ve meşruh defter edip dahi yazıp arz eyUyesin ve anun gibi hiyn-i teftişte fesad ve şenaatleri sabit ve zahir olup salbi v e siyasete veya kat'-ı uzva müstahik olanlardan şunlar ki sipahi emrim ne veçhile tâifesidir veyahut arza muhtaç kimselerdir. asırda katleceza görmüşler iken sonradan iş ihmal edilmiş ve bu asır sonlarmda İran ve Avusturya seferlerinin uzun sürmesi dolayisiyle memleket ahvahne bakdamamış ve adalet namma hemen bir şey kalmamış ve bu hal. 7. sudur eder ise mucibince amel oluna. a. Bunlardan haklarmda şikâyet edilenler. kadı ve nâiblerin cüretlerini Semendire arttırmıştır. gehp rikâb-ı muaUâma arzıhal etmeğe dahi kuvvetleri olmadığı bâisden hak­ larında mezîd-i merhametim zuhura getürüp sizin dahi kemal-i diyanet ve fart-ı istikametinize îtimad-ı hümâyunum olmağın zikrolunan sancaklann mezahm ve mehayif teftişini sana emredip büyürdüm ki vardıkta te'hir ve terâbi etmeyip her hangi canibden şurû etmek münasip ise varup teftişe şurû eyleyip dahi eğer beylerden ve eğer kuzat ve nüvvabtan. eğer beylerbeği ve sancak­ beyi subaşdanndan ve zuemâ ve sipahi taifesinden ve eğer sair reâyâ ve kura ve kasabat halkmdan her kimden ise gelip dâvay-ı hak edip tazallüm ederler ise bir defa şer'î de fasi olmuş olmayıp on beş y d mürur etmeyen kaziyelerin onat veçhüe hak üzere teftiş ve tefehhus edip göresin. 9 .

246. Mezkûr B u d a k tekrar takrir-i kelâm * Mühimme defteri. Kanunî Paşa'nm olan S i n a n şikâyetçilerle şikâyetler Sultan Süleyman zamanında ve Rüstem mâzul sadareti esnasında Anadolu kazaskerhğinden yazması üzerine hükümetçe tahkikata giri­ Efendi'nin kadı tayinlerindeki gayr-ı kanunî hare­ beraber tahkikat yapılmış ve bu tahkikat evrakı pâdişâha yapdan takdim edilmiştir. s. badehu Biga kazası mahlûl olub talep eyledim vermeyip Niçin ruznameyi görüp tamam hakikat hale vakıf ol­ azledersiz dedi. Cümlesin Pâdişah-i âlem-penâh bir yeniçeriye verdi eyledim dedikte vermedi. Müteaddid tahkikattan misaUer : ketinden dolayı şikâyetler olduğundan tâyin edilen bir müfettiş ve sadr-ı âzam vasıtasiyle dolayısiyle Y e v m î otuz akçe de Hısn-ı Mansur kadısı olan Mevlâna B u d a k gelip. 27. kaza-i mezbur bana sadaka olunup dahi iki yıl beş ay müddetim var iken bdâ sebeb beni azledip yerimi V e l i nâm kimesneye tevcih eyledi deyu tazallüm edip mezkûr kaz­ asker efendiden sebebi sual olundukta cevap verip : — "Arap defterdarı M e h m e d Çelebi on dokuz kaza defter edip kaddan avanzlarm eksik teshm ettirilmeyip ve eksik teshm edenlere azl emrolundukta zikrolunan defterde kaddann esamisi yazılmamağın avarızı eksik teshm eden mevlânay-ı mezbun anlayıp yeri mezkûr V e l i ' y e teshm olundu. sene 983. Hele siz anlamda bde arzedin deyu ibram eyledi. . Nr. bî-günâh olup bdâ sebep azl olunduğu zahir ohcak geru yeri mu­ karrer olmak kanun-i Pâdişahî iken ben yerimi talep T a ş k ö p r ü l ü .z â d e ' d e n midâzım cevap verip : Zikrolunan kaza-i mezkûr yeniçerilikten midâzım olana tevcih olunmağı kapı ağası (Babüssaade ağası) murad edindikte dahi eski ve müstahik kimesneler vardır dedim.130 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI kâtı kısmet olunmak gerektir diye halkı soymak istedikleri ve bu yüzden halkın yerlerini bırakarak dağdmağa başladıkları Semendire sancakbeyinin şilmiştir i. Meğer avanz teshm eden bundan evvel kadı imiş. vakıa olup buna hayfolunmuştur. dedikte mezkûr B u d a k bilmukabele : — madan edip : — Bir kadı ki hdâf-ı vâki cürüm isnad olunmakla azl oluna.

beylerbeyi veya başka mahallin kadısı ve­ yahut hem beylerbeyi ve hem kadısı müşterek olarak memur Hattâ bazı kaza kaddan mahfuzen ve bağh olarak Divan-ı hümâyuna sevk olunurlardı^. serdar-ı ekrem olarak giderler. s. • Sabdca Bağdad kadısı Nevşehirli H a s a n Efendi'ye hüküm ki. 4 5 4 . * D'ohson c.J. 565. s.KADILIK lıazretiııe arzettikte ana sadaka buyurdu dediler*. I. Orda kadılığı ^s™*"^* pâdişâhtan sefere gittikleri zamanlarda askerî sınıflarm kaddan olan Rumeli ve Anadolu kazaskerleri de ordu Ue beraber giderek kendUerine ait şer'î işleri görürlerdi. s. 131 Neticede Sinan Efendi'mn Kaddar beraeti zahir olmuştur. s. ' Mühimme defteri. = 1560 Haziran). RumeU ve Anadolu'da mansuh mazul kadıları iktidarlı ve doğ­ ru olanlarımn isim ve maaşlarım havi 928 Muharrem (1521 Aralık) tarihli bir defter Topkapı Sarayı Arşivinde 669 numaradadır. II. 57. Nr. * Mühimme defteri. 304.. Bu tahkikat dosyası diğer şikâyetleri de ihtiva etmektedir. bUâ ivaz velâ garez din-i mübîn uğruna niyet-i halise Ue kabul ve fisebiliUah azimet edeceğini izhar eylediğia ecUden hâliyâ hakkmda mezid-i inayet-i aliyye-i şâhâne ve >^j* mezit-i re'fet-i seniyye-i pâdişahânem zuhura getürülüp işbu bin iki yüz on beş senesi Cemaziyelûlâsı gurresinden avâtıf-ı aliyye-i mfliûkâne ve avârif-i behiyye-i hnsrevânemden şeref . Raşid tarihi. Sabık Şuhvd kadısı olup Bolu sancağma tâbi Viranşehir'de oturmakta olan Kadı Muhyiddin'in bağb olarak İstanbul'a gön­ derilmesi için BoİD sancakbeyine hüküm (Sene 967 H.yâfte-i sudur . dâvası görülmek üzere Kaddann şer'e ve hakka mugayir hareketleri hakkında I." şikâyetler üzerine işin ehemmiyetine göre vaki tahkike sancakbeyi. IV. Nr. 6. Nr.. kazaskerler ise pâdişâhla beraber kalırlar ve bunlara vekâleten ordu kadısı ismiyle mevah denUen büyük kaddann mâzuUerinden Uyakat ve malûmat itibariyle bir değerUsi tâyin olunurdu ve buna şeyhuUslâm konağında kazas­ kerlere yapddığı gibi merasimle tâyin beratı verUerek hU'at giy­ dirilir * ve tâyini kendisine bir fermanla bUdiriUrdi ^. 546. Ahmed zamanmda neşredden adaletnâme yüz kızartıcı olup daha aşağıda sırası gehnce bundan bahsedeilecektir. 516. c. 1506 mükerrer. Bu esnada orduy-i hümâyun-i nnsret-makrunuma kadı nasb ve tâyin olun­ mak lâbüd olduğundan sen müstahsenü'l-etvar ve sahibü'd-tedbir ve ehl-i Um ve fakıh olup. * Topkapı Sarayı Revan kSfkü kitapları. edihrlerdi*. Pâdişâhlar seferi terk ettikten sonra vezir-i âzâmlar.

..encam beyninde icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye-i nebeviyyeye. c. olan hatt-ı hümâyun-i şevket . 577... orduy-i hümâyun kaddığma gurre-i merkumeden sen mutasarrıf olup orduy-i hümâyunumda asâkir-i islâm-i zafer . s.132 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Ordu kaddığı hem vazifesi ve hem de meşakkat ve mahru­ miyeti cihetiyle ağır bir iş olduğundan bu hizmette bulunanlar tebdil edUdikleri zaman derecelerinden daha yüksek derhal tâyin edihrier ve haremeyn mevleviyete Mekke mevleviyetlerinden kadısı olurlardı*. gurre-i ca sene 1215 (Bu sırada Mısır seferi vardı).. tâyin olunmuştur. .. 105 ve sene 111). orduy-i hümâyun kadısı olaıdara mezid-i ikram ve tazim deb-i kadim olmağla birden Mekke-i Mükerreme kazasiyle tekrim ve emsal ve akram üzer­ lerine takdim olundu {Raşid tarihi.. s. » D'ohson. ^ "Medine-i Fi{i6e'den mâzulen ordu kadısı olan Alaşehirli A b d u l l a h E f e n d i . Bunun tâyini Rumeh kazaskerine ait olup bazan kaptan paşanın tanıdığı hyakath bir zat da kazas­ kere yapdan Utimasla tâyin olunabihrdi *. bezl-i makdur ve sâyi mevfur eyliyesin. II. Bu kara ordusu kadısından başka donanmaya tâyin edüen kadıya da ordu kadısı dendirdi. c.makrunum kaddığmı sana tevcih ve inayet edip flâmı için..maknmum mucibince orduy-i hümâyun-i nusret .. Duyurdum ki . IV.

Terkos. Midye. s. Boğazın Anadolu sahih Üsküdar kadıhğma ve Rumeh sahih Galata kadıhğma aitri. 137). Eyüp nadiren İstanbul Havass-ı verilmiş. X V I I I . asırda tstaıAul Hayatı (Ahmed Refik). s. Çatalca. Galata kadısınm mahkemesi arapcamii yakınmda idi. Silivre kazalan Eyüp yani haslar kadıhğı hududu içinde bulunuyordu. Galata ve Üsküdar kaddıklan da vazifesine ilâve edilmiştir (Şakayık tercümesi. Silivri. iskele ve hmanlanna karışıp sur haricindeki yerler ve Boğazm Anadolu ve Rumeh sahillerindeki köyler ve kazalarm hudutları aynimıştı. s. Çekmeceler ve Çatalca etrafı ve diğer ikisi de Galata ve Üskü­ dar ve mülhakatı olmak üzere dört kadıhk vardı. II. Bunlardan sur içindeki kadıhğa İstanbul kadıhğı ve hâkimine de İstanbul kadısı ve İstanbul kadılıktan isimleriyle efendisi. m m tıkası dahilinde üç yüz köy ve kırk nahiye olup buralarda yüz elh 1 HicH XII. asırda Eyüp kadıhğı etmek suretiyle yedi se­ yüz köye hükmedip kazası dahilinde yirmi altı nahiyede nâib vekilleri Âdilâne hareket nede on bin kuruş gelir teinin ederdi ki zamamna göre mühim bir varidattı *. 289. sena 1154. tercüme eden H r a n d A n d r e a s y a n . Burgaı ve Terkos nahiyeleri ona tâbidir" demektedir. İstanbul kadıhğı sur içindeki mahallelerle surun deniz ta­ rafmdaki sahil. Evliya denilen Ç e l e b i ' y e göre X V I I . asırda İstanbul'a ait hâtıralarım ya­ zarken Eyüp kadılığı içia şöyle diyor: "Eyüp beş yüz akçelik bir moUabk olup Çatalca. a. Eyüp kadısınm birer naibi bulunurdu. mollası refia denihp ^ diğer üç veya kısa olarak kadıhğma haslar kadılığı adı Galata ve Üsküdar kadılıkları ise zikrolunmuştur *. e. 293. I. vardı*. 76). 363. Çekmece. Ereğli. Büyükçekmece. ' Seyyah İ n c i ciyan. s. (Onsekizinci asırda İstanbul. * Evliya Çelebi seyahatnamesi. Uzunova'da Büyük ve Küçük Çekmeceler. 153. . 485. = 1 4 5 3 M. HadımkSy.) itibaren biri İstanbul surları dahilinde ve diğeri sur haricinde Eyüp.ONUNCU BÖLÜM İSTANBUL KADILIĞI vilâyeti hududu dahilinde tManbnl re biIâd-ı bugünkü İstanbul Mİflse kadıhklan fetihten (857 H . Küçükçekmece. ' F a t i h S u l t a n M e h m e d zamanında ilk İstanbul kadısı H ı z ı r Bey'den sonra buraya MoUa H u s r e v tâyin olunarak kendisine hürmeten Eyüp.

Edirne kaddığında bulunanlar veyahut bunlann payesini alanlar tâyin edihrlerdi. I. s. esnafın narh usulüne. naibi vardı. SENEVI Üsküdar kadısının mıntıkasında beş nâib vardı. X V I I . Bursa. asır Mar/nara'daki nâibhği hariç olarak Kasımpaşa olunmuştu. c. istanbul kaddığı derece ve ehemmiyeti itibariyle bu üç kadı­ lıktan yüksek dolu olup X V I . mevahsinden olurdu. nâiblikleri mahreç rında Yeniköy Beşiktaş. asnn ikinci yansından itibaren Ana­ kazaskerhğine namzed olanlara yani Anadolu kazasker­ hği pâyesiyle istanbul kadıhğında bulunmuş olanlara verihrdi. memleket dışına işlerden çıkardacak eşyaya. Buralar. Z e y d E b û E y y ü p Ensarî'ye hürmeten mahreç 1 Evliya Çelebi seyahatnamesi. alış verişlere. 472. X I X . ile Beşiktaş'a Marmara mevahsi adası ile Mudanya Kapıdağı. 440. s. Erdek ve Bandırma kazalan da Ga­ lata kadıhğma tâbidi. V.134 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I akçe yevmiyeli nâibleri vardı ki bunlardan birisi Tophane'deki ayak nâibhği idi. icabında zabıta de birhkte vazife görürlerdi. A Evliya Çelebi seyahatnamesi. memnu eşyanın çıkardmamasına. Bunlardan Eyüp kaddığı 1185 H . c. Diğer üç kaddığın dereceleri zaman zaman küçülmüş ve büyü­ müştür. geliri kırk bin kuruş tutardı. I. Bundan başka Boğazın Rumeli tarafındalti olmayan işler bu kaddık vasıtasiyle görülürdü i. Kanun üzere istanbul kadılığına Mekke. Her üç kaddık da mevleviyet denilen büyük kaddıklardandı. Kasımpaşa. naibi Gebze. 462. Boğazın Beykoz'dan başka Anadolu sahdinin şer'î muamelâtı Üsküdar kaddığına aitti. Galata moUası namına birer nâible idare askerî edihrlerdi. Kaddar şer'î dâvalardan başka herhangi bir işe ait hukukî dâvalara. Şile ile Anadolu Kavağı'nda birer asır ortalannda Üsküdar kadısı mahreç vardı*. harp levazımını tedarik etmeğe. s. halkın ihtiyacı olan işlere. Yeniköy veya Istinye ortala­ de Galata mollalığına tâyin bağlı idi. 295. 463. Ka­ dımn Kartal. Beykoz kazası Üsküdar mevleviyeti da­ hilinde ise de Müneccimbaşdara meşrut olduğundan onun tara­ fından yüz eUi akçeh Pendik. 432.) senesine kadar Devriye denden küçük mevleviyetlerden iken bu sene haz­ ret-i H a l i d b . hulâsa askerî başka mıntakaları dahdindeki bütün işlere bakarlar. (1771 M. .

Daha sonra bilhassa X V I I I . ortalanna kadar ve Bursa kadıXVII. a. ' 1908 H. s. Atâyî.) İkinci Meşrutiyetin ilâmna kadar Rumeli ve Anadolu kazaskerleriyle tstanbul kadısı tâyininde merasim yapılırdı. 205. * Kanunnâme-i Al-i Osman. II. danişmend efendiler tarafından binişleri giydi­ rilip sonra şeyhulislâmm yanma girerler. Mekke ve Medine kaddıklarma Haremeyn kadılığı ve kadılanna da Haremeyn mevalisi deniUrdi. 20. asırdan îtiba­ ren İstanbul kaddığma Mekke ve Edirne moUalan ve 1132 H . c. İstanbul kadısı Mevleviyetlerin en yükseği ve taht kaddanmn son merhalesi olan İstanbul kaddığma gelmek için X y . 13. * E b u s s u u d E f e n d i . bir müddet oturup kahve içilmesini mütaakıp çıkarlar ve yine danişmendleıj mansıb sahibinin arkasma düşüp dai­ resine götürerek makamma oturturlardı.) 'de Medine kaddığınm da Mekke derecesine çıkaniması üzerine her iki kadılıktan birisinde bulunan zatm tâyini kanun oldu. akçeden yukan X V I . asrm Edirne XVI. Sahn müderrisliğinden Bursa kaddığma tâyin ve oradan da tstanbul kadısı olmuştur (Şakayık zeyli. * Vasıf tarihî. 183). asrm ikinci yansmdan îtibaren kırk Unin tâyinleri olan Hâriç medreselerinden itibaren bütün müderrislerle meva­ şeyhuUslâmlann vezir-i âzam vasıtasiyle takdim ettikleri arz tezkeresiyle yapddığından mevaUden olan tstanbul kadısmın tâyini de o suretle olurdu. Tâyin olunanlar şeyhuUslâm dairesine gelirler. (1326 M. tstanbul zaman asır sonlariyle asırda beş yüz akçehk mevleviyetler artınca yeni bir kanunla mevleviyetler derecelere aynldı ve Mekke ve Edirne'den kaddığma gelmek mümkün olmuştu.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 135 mevleviyeti derecesine yükselmiş ve Halep üe Selanik mevlevi­ yetleri araşma konulmuştu*. s. (1720 M. . Meşrutiyetten sonra bu merasim kaldınlmıştır . fakat kanun üzere tstanbul kaddığma namzed olanlar evvelâ tstanbul kaddığı payesini alıp sonra sırası geUnce Anadolu payesini aldıktan sonra bilfiü kaddığa tâyin ediUrdi^. asrm ikinci yansından bazan Sahn-ı hklan mahreç seman olmuş ve çok ise de* X V I . Fatih Sultan M e h m e d ' i n kanunnâmesine göre büyük mevleviyetlerin yani beş yüz akçeUk kaddıklann dereceleri beylerbeyüerden bir derece aşağı olup defterdarlarm alt tarafmda oturmalan icap ediyor idiyse de tstanbul kaddan defterdarların üstünde otururlardı ve dereceleri beylerbeyüerle müsavi idi*.

(1773 M. Mahkeme tahmini edddiğinden kadı'mn maaşı beş yüz akçe yevmiyeh mevleviyetler derecesinde itibar eddmiş olmakla bereber bunun çok üstünde bir maaş elde ederdi. Mâzul İstanbul kadısı bir derece yüksek olan Anadolu kazas­ kerhğine geçmek için evvelâ bu makamın payesini ahp daha sonra sırası gehnce bilfid Anadolu kazaskeri olurdu.) taıihU bix vesikada pâdişahm İstanbul kadısma her ay beş yüz kuruş verdiği görülüyorsa da (Cevdet tasnifi. gaib. muayyen konağı­ kaddığma eddenlerin kadısının maaşı resmi bir makamlan olmayıp oturduğu nın birkaç odasım mahkeme ittihaz de dâvalan orada dinlerdi. mi­ ras. B . çuhadar ve sair hademelerinin muayyen maaşlan geliri olmayıp bunu olarak şer'i hesap hasdâttan ahrlardı*. İstanbul kadılığını fiden ifa eden bir zatın bir senelik müd­ deti bittikten sonra Istanbıd kadısı mâzulü olarak üzere X V I . * Kavanin-i Âl-i Osman der hülâsa-i mezamin defter-i divan (Ayni Ali Risalesi. 25. 771. 485. sonlan ve X V I I . asnn sonra bunlara maişetine başlamedar olmak verilirdi*. Nr. 658. sâk. yetim mallan ve sair işlerden kanunen 1 Atâyi. fakat bu usul getirilerek kati surette tesbit eddmeden evvel İstanbul kaddığmdan Anadolu kazaskeri olan ve sonra tekrar İstanbul kadıhğma oradan RumeU kazaskerhğine letanbnl İstanbul tâyin eddenler tâyin de görülmüştür. a. asır arpahk nna kadar yüz yirmi ve bazdanna riayeten iki yüz akçe yevmiye Daha suretiyle bir kazanm hasdât-ı şer'iyyesi tahsis olunarak oraya kendisine vekâlet etmek üzere bir nâib yoUardı. 99^. bunun ve maiyyeti olan bab naibi. mübaşir. asnn ikinci yansmdan itibaren tatbik eddmiş olduğu ihtimal dahilindedir ki bu mütaalâayı Atâyi'nin kayıtlanndan anlamaktayız i. İstanbul kadısı şer'i muamelelerden yani sicil. . vasi tâyin ve azli. saray vesikaları. 616. 387. nikâh.136 OSMANLİ DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İstanbul kadılanmn müddeti diğer mevali gibi bir sene olup bunun hangi tarihten başladığı sarih olarak bilinememekte ise de kaddann adedinin artmasma mebni bir sıra tertibi lüzumu hasd olmuş ve bunun da X V I . 5910) bunun maaşı olmayıp şolısa mahsus bir atıyye olduğu Enderun hazine­ sinden verilmesinden anlaşdıyor. • 1187 H .

4. 503. Galata çarşamba divam Üsküdar kaddariyle birhkte Paşakapısı'na yani Babıâh'ye giderlerdi. 581. Rumeh maruzatını Rumeh ziyade X V I . Çünkü tstanbul. Çarşanba Divam öğleye kadar devam edip sonra yemek yenihrdi. ' "Her hangi vUâyette ki kuzat ve kas samlar tecavüz eyliyeler vükelây-ı saltanat olan valUer men ve def edeler. Vezir-i âzam kola yani İstanbul'u teftişe çıktığı zaman nerede durursa tstanbul kadısı üe Yeniçeri Ağası karşısında yer ahrlar ve kendilerine kadısı sorardı 1 Kanunnâmede nikâh akdinde bakire ise yirmisi kadmm. Bu hususlardan dahi tekid-i azim üzere emr-i Sultani vârid olmuştur" Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. e. Bu muayyen kanunî ücretten alanlar Divan-ı tstanbul vasıtasiyle kadısı. çıkmadığı takdirde kadı mahkemesine dönerdi'. solunda Galata ve Üsküdar kaddan otururlardı*. asırda kazaskeri yapardı^. Eğer vezir-i âzam şehre teftişe çıkarak iaşe ve narh iş­ lerini kontrol etmek isterse tstanbul kadısı da beraberinde bu­ lunur. kâtibin beş akçesi vardı. 541. * Istabul kadılığmda thtisab Ağası demlen bir memur vardı. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. s. s. IV. * Mühimme defteri. Bu divanda vezir-i âzamm sağmda tstanbul ve Eyüp kadı­ ları. kâtipler için beş akçe ve sicille yazdan kazâyâdan sicU resmi sekiz akçe ve ıtıknâme (azad kâğıdı)den altmış altı akçe almıp bu­ nun ellisi kadıya ve on altısı mahkeme kâtiplerine ait olurdu. toprağmda bu­ lunduğundan muamelât itibariyle mercii Rumeh kazaskerhği idi. Yine kanun üzere imzadan on iki mürasele (muhabere ve mükâtebe) den altı akçe ve resm-i kısmetten binde onbeş alınırdı. s. nakl-i şehadet vesair muharrerattan kadı için resm-i kitabet yirmi. beşi mahkeme kâtiplerinin olarak yirmi beş akçe ve nikâh olan seyyibe (dul) ise kadmm on beş. * D'ohson. s. 541. bu miktar para rayici sebebile sonradan bir mik­ tar arttırılmış ve sicU suretinden on dört ve hüccetten otuz akçe alınmıştır (Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Bu. 64. narha dair olan işler hakkmda lüzum hasd olursa o vakit vezir-i âzam İstanbul ile Belediye işlerine bakan İktisap Ağası'ndan . hümâyuna Pâdişâha şikâyet olan edilirlerdi*.ÎSTANBUL K A D I L I Ğ I 137 muayyen bir ücret alırdı*. s. o gün vezir-i âzam divan­ haneye çıkıp dâva dinler ve kaddara ait şer'i dâvalar varsa on­ ları da mmtıkalarma göre tstanbul kadısı ile diğer kaddara dinle­ tirdi. Verir i âzamin 1^**^""*^ kadısı her çarşamba günü Eyüp. Bn. Nr. 542). Şer'i hüccet. kadı sorulmadıkça şehirde söze kanşmazlardı.

Eksik satanm boğazına talıta gülle geçirir. . Muhtesibin maiyye­ tinde doksan iki kul oğlam ve on iki bölükbaşı bulunurdu. . sadrâzamla olan teftişten başka kadısı. Bu teftiş esnasında narhtan ziyadeye veya okkada eksik satanlara falakaya yatırdarak dayak atdır icabında boyunlanna tahta güUe geçirmek suretiyle ederdi *. İstanbul kadısı. I. . Pâdişâh Edirne'de sinde bulunduğu zaman kazaskerler de onunla beraber bulun­ dukları için İstanbul kerleri i temsilen kaymakamının akdettiği kadısı bulunarak divanda kazas­ İstanbul dâva dinlerdi i. mantar amameli kethüda ve kırmızı mücevvezeli^ muhzırlar. s. Bunlar esnafı kontrol ederler ve aym zamanda Ihtisab Ağasımn her esnaftan alacağı paraları tahsil ederlerdi (Kavanin-i Osmanî ve Rabua-i Asitane. asır . . deynek vurur.138 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI Vezir-i âzam seferde ise onun vazifesini sadaret kaymakamı görürdü. 5). Bu teftiş esnasmda kadımn başında örf denilen resmî büyük kavuğu maiyyetinde muhzırbaşı de keçeli çuhadar. tepeci geniş alt tarafı dar bir başlık olup X V I I . ahyanen vezir kulunuza ısmarlan İstanbul efendisine tenbih eyleyip narh ahvalini bir hoş görsün. ^ "İstanbul kadısı cümle şehrin ne kadar pazarcı ve ekmekçi ve kasap ve cümle ehl-i biref ve ehl-i dükkâna narh verir. Muhtesibin her bir dükkândan muayyen bir parası vardı. 7). . şehrin cümle maslahatım ol görür. sonra kendisi bilür deyu muhkem tenbih lâzımdır" f JCofi Bey'in Teşkilfy Mecmuası.. Pâdişâh Edirne'de bulunup devlet merkezi oraya nakle­ İstanbul kaymakamı olarak bir dilmiş ise o zaman İstanbul'da. ' Muharebe sebebiyle Pâdişahm ve anınla beraber kazaskerlerin Edirne'de bulunmalarma mebni ls(an6ura ait hükümlerin İstanbul kaymakamiyle İstanbul kadısma gönderildiğine dair ordu şikâyet ve mühimme defterlerinde bir hayli malûmat vardır. vezir İstanbul'a ait narh muamelelerini görür ve İstanbul kadısı veya muharebe cephe­ onunla temas ederdi. İBtanbnl . . <. . kuloğlanlan ve yuteşhir marifetiyle esnefm satacağı eşyaya narh koyar ve ekmeğin çeşnisini tutardı. s. . Evvelce bu bizmet fahrî olarak mûtemed bir şahsa verilip bu hizmeti mukabele­ sinde kendisine bir mansıb tevcih edilirken sonra muhtesiblik denilen bu iş mukataa suretiyle marttan marta bir sene müddetle iltizama verilir olmuştu.hâkimdir" (C. * Mücevvete. sıkça sıkça şehri gezip dolaşsm. E v l i y a Çelebi de Ihtisab Ağası için şöyle diyor : "Ihtisob Ağası cemi-i ehl-i sanayie hükmedip tâzir ve siyasete ve bey'i ve şirâsmda bilâf edenin tekdir ve tevbihine me­ mur bh.). . nın kol gezmesi bizzat kendisi de esnafı kontrol etmek üzere maıyyetinde bir heyetle falaka deynek v e terazi taşıyan adandan da olduğu halde kola çıkardı.

İstanbul kaddığı mahke­ mesi tesis edilerek davacılar bu seyyar halden kurtulmuşlardır.. (1554 M. Şam. 344. s.c. * İstanbul kadılığı muhzırbaşısı terfi ederse kanun üzere kapıkulu süvari bölüğüne çıkardı (Mühimme. aralanndaki ihtdâfı hallederdi. aile dâvalan ve buna mümasd şer'î dâvalardan başka esnaf arasmdaki şikâyet dâvalarmı dinler. sonlanna kadar vezir-i âzamlar da giyerlerdi. vasi azl ve tâyini. miras. Nr. terazi taşıyanlar olduğu halde kalabahk bir maiyet bulunurdu i. V. İstanbul kaddan muhzırlarınm başlanna kırmızı mücevveze giymeleri 961 H . deynek. O tarihe kadar yalnız kaddarm muhzırları kırmızı mücevveze giyerlerdi (Âli. Yalnız renkleri Ue ayırt edilirdi. 56). " Evasıt-ı Şevvalde R a h m e t u l l a h E f e n d i istanbul'dan azlolunup yeri emin-i fetva Ş e y h Sinan-zâde M e h m e d Efendi'ye verilip vezire varup el öpüp çarçamba günü divana (vezir-i âzam divanma) varup gelip hanesinde küttab ve nüvvab için tahtabendler yaptırıp.) *de İVıfcsor'Iı M u s l i h u d d i n Efendi'nin İstanbul kaddığı zamamnda kanun olmuştur. 344). yukanda göriddüğü üzere nafaka tâyini. basılmamış ikinci eik.) senesine kadar devam etmiş ve sonra bâb-ı meşihat denilen şeyhülislâm kapısı'nda.) *de İstanbul kadısı olan zatm hanesinin Saraçhanebofi'nda olduğu göriUüyor (Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen yazmalardan. (1836 M. 58 numaralı mecmua. * Naima tarihi. (1773 M. dâvalarda ona vekâlet eden bir nâib ile muhzırbaşı. V. Halep ve Selanik kadUarııun muhzırbaşdan da timarlı sipahi olurlardı. 4. Bu hal 1252 H . ' 1187 H. Müddetiıd doldunıp değişince yeni istanbul kadısı olan da kendi evini veya konağmı mahkeme yapardı*. selâhiyeti dışında olan veya haUedemediği idari ve örfî muameleleri Divan-ı hümâyıma arz üe ferman ge­ tirtir ve ona göre hareket ederdi.. Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin muhzırbaşdarı timar Ue Dergâh-ı âli çavuşu. Mahkeme muhzırlarmm kırmızı mücevveze giydikleri görülfiyor. varak 124b). s. Kadı. s. istanbul kadısı mahkemesinin muay­ yen bir yerde olmaması yüzünden davacılar sıkıntı çekerlerdi *.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 139 kanda söylendiği gibi falaka. e. tstanbıd kadısmın mahkemesinde bâb yani kapı naibi denden ve kadınm işinin çokluğu sebebiyle dinlenecek bulunup vazife görürlerdi *. tsionlıul kadısı istanbul kaddan kendi evlerinde dâva dinler- mn dâva dinlemesi lerdi. . muhzırlar ve çuhadarlar Kadı. 3). s." (Naima tarihi.

içecek ve giyeceklerinin suretle tevzi edileceği. evlerin önlerine şahnişin ve çardak yapdmaması.140 OSMANLI D E V L E T l N Î N İLMÎYE T E Ş K I L A T I İstanbul esnafı işleri mahkemeyi en çok işgal eden mesele­ lerdendi. ibrişim ve seraser . et narhına dikkat eddmesi bedestendeki esnafm ve dellâllarm hilelerine meydan verilmemesi. kerestelerin envaiyle boy ve enlerinin nizamma uygun olması. muhtehf vakıflardan kasap akçesinin tahsih. para rayicine dikkat olunması. dokuma. odun ve kömürün narh muci­ bince satdması. İstanbul kadısı borçluyu hapsetmek selâhiyetini haizdi. Mimarbaşı. hamallarm nizamı. tetonbal kadısı nın diğer vazifeleri İstanbul kadısı yalmz sur dahihnde yukanda saydığımız dâvalara bakmayıp şer'î vazifesine ilâve olarak ticaret. serpuş giyilmesine ve bunlann nizamına bakdması (çünkü kimlerin ne gibi serpuş giyecekleri muayyendi) su işleri. gümüşün simkeşler tarafından sûistimal eddmemesi. sanat. Kalpazanlarm kontrolleri. Subaşı ile Ihtisab Ağası. kadı bu işleri görürken lüzumu hahnde yeniçeri ocağmdan Asasbaşı. ehşleri ve iaşeye müteaUik İstanbul şehrine ait olarak bir kısmım aşağıda zikredeceğimiz belediye işlerinden de mesuldü ki bu hal vazifesinin ne kadar ağır ve şümullü olduğunu göstermektedir. kaldınmlann tamiri. üzerine yaptıkları tahkikata ve her bir sınıfın ölçiderine ve bu ölçülerin değiştirilmemesine. yiyecek. ayakkabdarm nizama göre yapdması. fazla yük taşımamalan. narhtan fazlaya satdan eşyadan dolayı yapılan şikâ­ yetlerin tetkiki. yangmlarm sirayetini tabib ve cerrahlann teftişleri. Kadı bu hususta elindeki fermana göre muhtehf esnafın diıkkânlannm şeyh. çuhanın cinsine göre fiyat konarak satdması. İstanbul'un sıhhat işleriyle ilâç. dokumaların ölçüleriyle boyalarmın bozularak sanata hde kanştınimamasma dikkat ettirir ve bunları nâibleri ve bihrkişi vasıtasiyle kontrol ettirmek suretiyle bu husustaki dâvaları ve şikâyetleri dinlerlerdi. hayvanlarm men için tedbir tahammüllerinden kontrolü. kayıkçıne ahnması. cami yakmlarmda ve mahalle ara­ larında meyhanelerin bulunmaması. kethüda miktarına ve gediklerin ve yiğitbaşdanmn arttırdmamasına şikâyet esnaf. Çöplük subaşısı (tanzifat âmiri) diğer hükümet adamlarmdan yardım görürdü. münase­ betsiz kadınlann teftişleri. İstanbul. amele ücretlerinin lann nizamı.

ve X I I . Bir kısmım da alâkadar olanlarla işbirhği yaparak h a l l e d e r d i M e s e l â İstanbul'daki bina işleri Mimarbaşıhekimbaşımn vazife­ hümâyuna mn. bunlardan bir kısmı merhum A h m e d R e f i k B e y tarafından hicri X I . * Bu hususta Divân-ı hümâyun mühimme defterlerinde yüzlerce hüküm vardır.. yedi nefer penbedoz (pamuklu diken). meşin. asırlarda tstanbul hayatı ismi oltmda neşredilmiştir. sekiz nefer nalband ve beş nefer palanduz. at. memnu eşyanm katiyyen mem­ çekmemesi İstanbul iaşesi için evvelden tedbir alınması. pamuk ipUği. on üç nefer cevfuruş (arpacı) ihraç olunmasmı emredip bnyurdum ki. sekiz nefer tabbah. hırsızlara karşı tedbir alınması. sahtiyan. beş nefer attar.. . sıhhat işleri ve tabiblerin kontrolleri takdim ettikleri arizalar leri cümlesindendi. cih bu vazifeler arasmda idi. Onlann bu gibi hususlarda Divân-ı İstanbul kaddığma gönderilirdi. s. Nr. ve ehl-i hibre gibi deri gelenlerinin pazarbaşdığın Kadı bunlann bir kısmım doğrudan doğruya kendisi görür veya nâiblerine gördürür.. sekiz nefer papuççu. lâle soğanına narh konması. ^ Memnu eşya ihtiyaca göre artıp eksilmiş ise de daimi olanları zahire. esir ticareti. dokuz nefer hayyat (ter­ zi) ve bir nefer hallaç. ev inşasmda başka yerde tüfenk dikkat edUecek yapılmaması. beş nefer çakşirci. ddeneihğin men'i. altı nefer nalçacı. yedi nefer aşçı. şeyler. Nr. 1970. beş nefer bezci. zift ve koyun derisi de menedilirdi (Mühimme defteri. yedi nefer berber. varak 98). kurşun. şayet bir lütf-i mahsus olarak ecnebi memleketine leket ihtiyacma yiğitbaşı eşya çıkardacak olursa bunun mem­ ihracına müsaade edümesi. iki mumcu. beş nefer çu­ hacı. beş nefer saraç. muayyen yerlerinden başka tesbiti ve için yere yanaştınimamalan. mahallelerde kefilsiz olarak hiç kimsenin oturmaması. iki nefer eskici. barut. sekiz nefer çizmeci. ^ İstanbul Kadısına hüküm ki. sefer-i hümâyuna azimet eyleyip orducı ihraç olunmak lâzmn olmağm mahrusa-i tatanbuPda altı nefer kasab. kethüda. balmumu. (Kanunnâme. bir muharebe vukuunda kapıkulu ocakolan orducu esnafmm olan Halkın sıkıntı gelince şevkleri *. tessekte vermiyecekse her smıf kâr ve kisb sahiplerinin yani esnafm şeyh. İstanbul gediklerin kontrolleri. bakır ve demirdi. 61. on bir nefer habbaz (ekmek­ çi). Şimdiki halde. Veliyyüddin Efendi kütüphanesi. miri imidâthaneden tarafına lariyle zamam leket gelen gemi ve kayıklarm birlikte dışma sefere gidecek çıkardmaması*. gön.ÎSTANBUL K A D I L I Ğ I 141 denilen kumaşın muayyen ölçüde ve hamurda olması. silâh. donyağı. 2). Bazan bunlarla beraber pamuk. sekiz nefer bakkal. yedi nefer muytab (mutaf). bir nefer bozacı.

* 1090 H . sandık 92). istanbul'daki nâibliklerin ihtiyaca kâfi gelmemesi ve halkın bilhassa kış mevsiminde uzak yerlere kadar giderek müşkilâta uğramalan sebebiyle 2 Safer 994 (23 Ocak 1556) tarihh bir ferman üzerine mahkeme açarak nâib oturtması için istanbul kadısına izin verdmiştir.)'de İstanbul kadısı olunca M u s t a f a Süruri Efendi'yi kendisine nâib yapmıştır. istanbul'daki nâibh mahkemelerin en mühimmi Mahmud Paşa mahkemesi olup ondan sonra Davud Paşa. "O zamanedek nüwâb-i mabkeme. 24).)'de Balat mahkemesinde şer'-i şerife mugayir ni­ kâh akdi ve sak tahriri dolayısiyle Balat mahkemesinin kapatdması hakkında ferman çıkmış ve mahkemelerde namuskâr. şehre girip çıkan eşyaya bakmak ve esnafı kontrol etmek üzere aynca nâib denilen vekiUeri vardı. c. (1521 M. s.142 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI IsUnbııl kadı- ^'^^^'^da gösterdiğimiz pek geniş ve çeşitli işleri sının nâibleri yalnız ddar tstanLul kadısı halledemiyeceğinden maiyyetinde bizzat mahkemede ka­ yanında bulunan bâb ve keşif nâiblerinden başka İstanbul dahihnde muh­ tehf mmtıkalarda aynca birer naibi bulunduğu gibi ticari işler. 1. Bunlardan başka çarşı ve pazarlan dolaşarak esnafm alış verişlerim ve terazderini kontrol eden ve aralanndaki ihtdâflan badeden ve sahtekâr ve muhtekir esnafı cezalandıran ve maiyetinde kul oğlanlarmdan bir terazici de' şer'a ve kanuna aykın hareket edenleri men de ceza veren ayak naibi* ve es'ari yani halkm aldığı eşyamn fiyatlarım tâyin ve 1 Muhyiddin Fenan 927 H . 358) X I X . * 14 Muharrem 1003 (27 Eylül 1594) 'de vefat eden Rumeli kazaskeri A h i . asır ortalarmda Mahmud Paşa ve Davud Paşa nâibleri Devriyye mevalisinden ve Ahi Çelebi naibi mahreç mevalisinden idiler (1271 tarihli Istabul Salnamesi). Bunlar kadı namına iş görüp hüküm verirlerdi. s. istihdam-ı tevabi ihtida bunlara vaki olmuştur" kaydiyle nâiblerin maiyyetlerinin bu tarihten başladığı anlaşdıyor (Atâyî. Ahi Çelebi ve Balat semtleri nâibhkleri gelirdi*. Bu nâiblerin de maiyyetleri vardı i.z â d e A b d ü l h a l i m Efendi'nin ayak naibi hakkmda : . İstanbul kadısı. muhzır gibi müteayyen iken. (16080 M. dindar. * İstanbul'da kola çıkan vezir-i âzam. Başvekâlet arşivi. istanbul kadısının dairesinde kendisine yardımcı olarak bâb naibi vardı ve bu nâib işlerin çokluğu sebebiyle kadınm evindeki mahkemede ona yardım ederek dâva dinler ve hüküm verirdi. perhizkâr nâiblerin bu­ lunması İstanbul kaddığma emrolunmuştur (Raşid. thtisab Ağası ve ayak nâiblerinin maiyyetlerinde kul oğlanlarmdan birer terarici bulunurdu (thtisap işleri hakkında Nizam. fuınlar.

s. tstanbul kaddığınm nezareti altmdaki vakıflarm hesaplarına bakmak üzere bir muhasebeci Ue şehirUye cindeki tstanbıd halkı) ait resm-i bulunurdu X X I . Çardak naibinin maiyyetinde seksen adamı ol­ duğunu ve bunlara pazar gammazları denüdiğini beyan eder (C. 1 Çardak naibi. s. dâvala­ rını dinleyen tarafındaki ve ekmekçderin hesaplarım tetkik oturan Unkapanı veya dairesinde sadece naibi -ki maiyetinde bir de veznedarı vardı. e. D'ohson. 569). (askeri smıfm hari­ kısmeti taksim eden kassam-ı naibi tstanbul beledî isimlerinde Ud memur da tstanbul kadısmın maiyyetinde . 123. * Kavanin-i Osmant ve RabUa-i Âsitâne. 2. Câm-ı mey-i nâbımız etti jikest MeclİBİmiz bastı ayak naibi beyti bunlarm bazan jüpheU mahallere ve memnu mahallerede gizU olarak içki içenlere baskm yaptıklarını gösteriyor. tstanbul kaddığı müsteşan. c. s. s. Burada aym zamanda yeniçeri ocağı ortalarmda elli altmcı orta çorbacıgımn emri altmda bir miktar yeniçeri de bulunarak icabmda Çardak naibine yardım eder ve bu orta çorbacısına yani bölük kumandamna Çardak çorbacısı deniliyordı. Evliya Çelebi. Bâb mahkemesi başkâtibi.* ve bir de herhangi bir şikâyet üzerine dâvalara bakan Keşif naibi ve avanz isindi veren vergiyi toplayarak bunu vermiyenler aleyhinde hüküm avarız naibi ve tstanbul ihtiyacma göre pastırmahk hayvanlarm almıp satdmasına ve pastırma fiyatlannm tesbiti Ue bu husustaki dâva ve ihtUâflan haUetmeğe memur pastırma kadısmın vekiUeri idiler. Liüfi tarihi. I . tstanbıd Bâb mahkemesi naibi. * Kavanin-i Osmant ve Rabıta-i Âsitâne (S. İstanbul kaddığı vekayi kâtibi. 2). I. Yemiş üfcelesi tarafmda hâlen Çardak iskelesi adım taşıyan mahalde oturup hariçten deniz yoluyla gelen bütün eşyayı kontrol eder ve resmini alırdı.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 143 kontrolü ve aralarındaki dâvaları hal ile hüküm veren Çardak nâibi^ ve mumcu esnafmm işlerine bakan mum naibi ve ts­ tanbul Yağkapanı'nda bulunarak sadeyağı ve zeytin yağına müte­ aUik işleri ve tüccar ve esnaf arasmdaki ihtilâf ve dâvalara bakan yağ naibi ve tstanbul ihtiyacına yeter cins muayyen zahireyi Ue Unkapanı Kapan görüp bu hususa ait muameleleri teinin ve kontrol eden. 543. İV. asrm ikinci yansında İstanbul kadısmın maiyyeti memurlan şunlardı: İstanbul kadısmm muvakkat ve daimi iki şer'i müşaviri.

.

197. s. Eğer kendisi pâdişâh olmadan evvel hoeası vefat etmiş ise ulema arasından kendisine bir hoca intihap ederdi. Fatih'in hükümdarhğı zamamnda Tazarruat sahibi m e ş h u r S i n a n P a ş a Bursah H o c a . 193. tercümesi. 189. tercümesi. Mecdî.z â d e M u s l i h u d d i n M u s t a f a .ON BIRINCI BÖLÜM PADİŞAH Osmanlı pâdişahlan HOCALARI zamamnda ulemadan şehzadelikleri münasip bir zattan okutulur ve hükümdar olduklan zaman onu kendilerine hünkâr hocası yaparlardı.z â d e M u h ­ yiddin san. Temcid. 3S. s. Molla görmek­ Halebh Ayas* bocalan Mehmed ve Şemsüddin Ahmed olup MoUa Gürani hocası iken pâdişâh olmuştur. 198. 188. Meedi. Ahmed Samsunlu P a ş a ve -çünkü Ha­ Hay­ sul­ Bursalı Veliyuddin . ». Mecdî. tercümesi. Bayezid'in padişahlığı zamanında Salâhuddin*. s. s. Meedi. Fatih Siracüddin en sonra da Bayezid Sultan admda bir hocası olduğunu Mehmed'in tbn şehzâdehğinde Mevlâna Gürani'. H a t i b . . Mecdî. tercümesi. $. ve hocası Amasyah H a t i p Abdullah^ Kaydıhayatla Yavuz Mevlâna Mirim Çelebi Mahmud M u a r r i f . t.zâde E f e n d i l e r * zaman zaman değiştirilmek bıkıcı tabiatı vardı. tercümesi. Mecdî. reddin M e h m e d * Ispartah Abdülkfidir.zâde ve yazı hocası Amasyah Ş e y h Sultan Selim'in şehzâdeUğinde ve hükümdarhH a l i m i Çelebi^ H a m d u l l a h isimlerinde bocalan vardı. Mecdî. s. 145. 85.suretiyle Amasya valiliği ve Kasım ve ile Hattat tan Mehmed'in II. 385. tercümesi. Osmanlı hükümdarlan içinde ilk olarak Sultan Ç e l e b i M e h ­ med'in S o f u teyiz i. Seyyid Pâdişâh hocah- ğmda bulunmuşlardır. Mecdî. 197. ğmda en sevdiği biricik hocası Kastamonulu ^ ' " * • ' ' * Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık tercümesi. 342. 166. tercümesi. 102. 190.

III. Pâdişâh hocalanndan bazdan. Selim'in hatt-ı hümâyunları güzel talik kırması olduğu gibi II.z â d e A b d ü l v e h hab Efendi. S ü l e y m a n Hattat T o k a d l ı A h m e d ve IL M u s t a f a H o c a . . O s m a n ' ı n Amasya'h Cinci Ömer Efendi. II. H a f ı z Osman'dan süiüs ve nesUt ve I I . K a n u n î S u l t a n S ü l e y m a n Ue IV. Osmanh hükümdarlarmdan Hattat olmayarak yazdan güzel olanlar da vardır. ahp devlet işlerine kadar müdahale etmişlerdir. ' S u l t a n A b d ü l m e c i d ' i n şehzadeliğinde hocaları A k ş e h i r l i Ö m e r ve Ş e h r î H a f ı z E m i n Efendilerle S u l t a n Abdülaziz'in hocası da H a s a n F e h m i Efendi'dir. Murad. s. Mecdî. I. M u s t a f a ' n ı n şehzadeliğinde evvelâ S e y y i d E f e n d i ve sonra V a n î E f e n d i . Mustafa'­ nın hocası ve şeyhuhslâmı S e y y i d F e y z u l l a h Efendiler her işe burunlarmı sokarak vehnimetlerinin felâketlerine sebep olmuş1 Şakayık tercümesi.z â d e M e h m e d ve meşhur H a f ı z O s m a n ve III. M a h m u d sülüs. M a h m u d ve III. 440. Mehmed m. Sultan ibrahim'­ Vanî Efendi. ' Sultan I I . M e h m e d ' i n cülusundan iki gün evvel vefat hükümdar olunca babasının hocası S a d e d d i n disine hoca intihap eylemiştir. kendderine gösterilen tevec­ cühten cesaret Bunlardan II. M u s t a f a ve III. îtibaren edüdiği muallim-i Sultanî unvaniyle Osmanlı görülmüyor^. nesih ve celi yazısmı Meh­ m e d V a s f i ve meşhur M u s t a f a R a k ı m Efendilerden öğrenerek icazet almış­ lardır. I V . ve Murad'm ise Mehmed'in evvelâ ibrahim bo­ ve ve sonrada Tacü't-tevarih sahibi meşhur S a d e d d i n olup Sultan Azmî şehzâdehğinde olup etmiş Nevali Efendüer sonuncusu calan C a f e r . Osman'ın hocası Ömer ve II. Mehmed'in M e h m e d E f e n d i . Süleyman'ın A r a p . in Ahmed'in Hoca hocası Hüseyin Aydm'lı Mustafa Efendi'yi ken­ Efendi ve II. III. Hay­ I I . damadı Erzurum'lu Efendi resmen hocalığında bulunmuşlardır. I. Yalmz Ahmed'den tâyin Seyyid Feyzullah pâdişâh hocası Pâdişahlanndan bazdanıun kendi zamanlarındaki meşhur hat­ tatlardan güzel sanatlardan olan yazı dersi alıp bu nefis sanatta yetiştikleri görülmektedir ^. II. Osman'm yazdan da nesihdir. Selim'in şehzâdehğinde ve padişahlığında hocası Birgi'li Ataullah Efendi Efendi Sultan Efendi ve III. A h m e d . A h m e d .146 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ve Kanunî'nin de şehzadeliğinden îtibaren hocası Dadaylı r e d d i n E f e n d i idi*.

Fatih'in bu kanunnâmesinde şeyhuhslâm. Vezir-i âzam sefere gideceği için pâdişâh üze­ rinde müessir olarak icraatına engel olanları ve A b d ü l v e h h a b Efendi'den başka.z â d e F a z ı l bir yolunu bularak A b d ü l v e h h a b Efendi'nin Medine'de kat cavir kalmak istediğini arzetmiş. riayeten üstüne almak münasibtir. 420). * Kanunnâme-i Âl-i Osman. Fatih Sultan M e h m e d zamanmda tedvin edilmiş olan kanunnâmede pâdişâh bocalan hakkında. daha sonraki ayağa ^ Raşid. s. Hattâ F e y z u l l a h E f e n d i Pâdişâhın iradesiyle sadr-ı âzamlann üstünde tutulmuş ve onun mütalâası ahnmadan bir iş görülmez olmuştu. fakat I I I . S ü l e y m a n ' ı n hocalığa intihap ettiği Abdülvehhab Mustafa Paşa mü­ E f e n d i nüfuz tesis ederek pâdişâha bazı telkinlerde bulunduğunu haber alan vezir-i âzam K ö p r ü l ü .1101 sene. 22. Atâyi. hocasma kalkacağı beyan olunmaktadır*. "Şeyhuhslâm ulemanın reisidir ve muallim-i sultanî dahi kezalik serdar-ı ulemadır. I I I . 25. J u j ı . II. Bayram tebriklerinde pâdişahm şehzade muallimlerine ayağa kalkması kanun değildi. j. M e h m e d ' i n hocası S a d e d d i n E f e n d i devlet siyasetinde mühim rol oynamış ve Haçova Meydan Muha­ rebesinin kazandmasında âmil olmuştur. Yine bu kanunnâmede pâdişâh hocası oğullannm şehir emi­ ninden günde altışar akçe ulufeye mutasamf olmaları da kay­ dedilmekte ve bayram tebriklerinde pâdişahm. pâdişâh hocası ve kazaskerlerin aym elkabla zıkredildiği görülüyor *. Pâdişâh ihtida buna muvafa­ etmemiş ise de vezir-i âzamin tekerrür eden telhisi üzerine istemiyerek hocasmı uzaklaştırmağa mecbur olmuştur i. s. s.iir j Jl'osis::ıii jjiiT o^ı-^ı ( . 10. ' Kanunnâme-i Âli Osman.PADİŞAH HOCALARI 147 lardiT. amma müftü (Şeyhuhslâm) ve hoca sair vüzeradan bir nice tabaka yukandır ve tasaddur dahi ederler" kaydiyle pâdişâh hocasımn şeyhuhslâmla aynı derecede ve vezir-i azamdan maada vezirlerin üstünde olduğu gösterilmiştir*. Darüssaade ağası M u s t a f a A ğ a ' y ı ve buna telkinatta bulunan yazıcı Sarı M e h m e d Efendi'yi uzaklaştırmıştır. ve­ zir-i âzam onlan. c. M u r a d şehzadeler hocası N e v ' î Efendi'ye hürmeten ayağa kalkmıştır (Şakayık zeyli. II. 116.

30. bahsederken Âl-i zikretmekte Osman) tarafmda zamanmbir (Telhis  h bunu Fatih olup bu hususta misal göstermemektedir. basılmamış birinci cih. varak 115. ve bu Feyzullah hocası Seyyid kendilerine Mustafa'nın hocası Abdülaziz'in Hasan F e h m i Efendder unvanı almışlardır. c. Şakayık tercü­ * "Hâce-i şehriyarm şeyhülislâma tasaddum mukannen değUdir. *  l i (Künhü'l-ahbar. mütebahhİTÎn Jjlil. Mehmed'in Erzurum'lu hocası kazaskerlerin elkabı bundan ayrdarak şeyhuhslâm ile pâdişâh hocalannm el­ tâyin edUirlerse en yüksek Câmiü'r-riyaseteyn Sadeddin ve I I . 17. ^ " |i*İA'lemü'l-ülemai'l-ızam efdalü'l-füzelâi'l-füıam kâşifu esrâri't-tenzU mazharu dekayıki't-tefBİr ve't-te'vil münevveru mesahihi'l-ehadİBİ'n-nebeviyye maşrdıu meşariki'l-envari'l-Mustafaviyye matlan metahi'I-envar mirkatu medârici'l-esrar siyaku gayâti'l-fezâil ve'l-maarif ve nisâbu râyati'l-fevazd ve'lavârif hahrü'l-meani ve'l-yakin el-müeyyed bi-teyidi'l-meliki'l-muîn" Feridun Bey Münşeatı. I. hocası olan H a y r e d d i n Efendi'­ de ye fevkalâde hürmetinden dolayı pâdişâh hocası oğullanmn def­ aten Dâhd müderrisi olmalannı ve hocasmm miüâzimlerinin Hâşiye-i tecrid medreselerinin ikinci derecesi olan yirmi beş akçe yevmiye üe -birinci müderrislik yirmi akçeh idi. ütifata müteallik bir kanun-ı müşkildür" Âli.müderrisi olmalarmı kanun Pâdişâh oturtulduğunu daki kanundan ü'l-beyan fî yapmıştır^. s. verihrdi. s. Kanuni Sultan Siüeyman. lâkin Hezarfen Hüseyin Efendi Kavanîn-i isindi kanunnâmesinde pâ­ dişâh hocalarından fazi ve kemal sahibi olanlann nadir olarak a U U İ i l |. Pâdişâh bocalan şeyhıdislândığa iki makamı unvanı Sultan ihraz ettikleri için 111. . s.İJİ Juit U'İ^4>-lj>. hocalanndan bazdan Fakat hakkmda hükümdann üst fev­ kalâde teveccühüne mebni nadiren şeyhulislâmm Âli yazıyor^. 11.lO:)^^l J S . 440. basılmamış mesi.JiWI "Âlemü'l-ulemai'lvarisü ve sıliahu mütealli- efdalü'l-füzelâi'l-müteverriîn yenbû'l-fasl u ve'l-yakîn ulûmi'l-enbiya ve'l-mürselin keşşafü'l-müşkilâti'd-diniyye kat-ı yakiniyye keşşaf-ı rümûzi'd-dekayık hallâlu'l-müşkilâti'l-hakayık hocam Mevlâna M e h m e d edâmellahü fezailehu" kanunnâme-i Âl-i Osman.148 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L  T I tarihlerde hu elkabta bazı değişdddder olmuş ve kabı müsavi olarak zikreddmiştir *. ikinci cilt). s.

Meğer hoca geref-i zatten âri ola" dedikten sonra gu vakıayı nakletmetedir: K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamamnda vezir-i âzam İ h r a h i m Paşa'nm evlenme merasiminde şeyhülislâm ile pâdişâh hocasımn nasd oturacakları yani mevkileri vezir-i azamdan sorulmuş. . 2362. Nr. Sultan S ü l e y m a n zamanındaki bir sûr esnasmda sağ tarafta pâdişâh hocasımn onm alt tarafında o tarihte Rumeh kazaskeri bulunan E b u s s u u d Efendi'nin ve daha sonra Anadolu kazaskeri ve İstanbul ve Edirne kaddannm oturdukları görülmektedir*. herhangi bir cemi­ Meselâ hocalarının ettiği Rumeh kazaskerine takaddüm görülüyor.PADÎŞAH HOCALARI 149 vezir-i âzam ve şeyhulislâmm üstünde Fakat yette mutlak surette pâdişâh yer aldıkları kayıtlıdır ^. varak 145.ayıh-i islâm vüzeraya tesaddur eder ve kazaskerlere ve lâzım gel­ dikte vezir-i azama dahi tasaddur eder. Bu sırada şeyhuUslâm t b n K e m a l meclise geUnce İ b r a h i m Paşa heman yerinden kalkarak biz makam-ı hizmette oluruz sözle­ riyle yerini t b n K e m a l ' e verdiğinden bu incelik pâdişahm takdirini mucip olmuştur (Telhiâû'l-beyan. * Telhisü'l-beyanfi Kavânin-i Âl-i Osman. Hünkâr hocalarma her zaman tasadduı edemez. * "Me. varak 140. Padişah hocalarmın arpalık haşlan olup ihtiyaçları padişah tarafmdan teinin olunurdu*. 141). İ b r a h i m Paşa bu işin haUi bana aittir diyerek pâdişahm gelmesi üzerine onun sağma kendisi oturup soluna da pâdişâh hocasmı oturtmuş. * Kanunnâme-i Oamarû {Esad Efendi Kitapları).

.

. Şâh-ı devlet-penabm zamanmda kesret-i sipab muktezası üzere müstakil kazasker tâyin buyurulub sefer ve hazarde mesaUb ve münazaat ve enkiba vesair muamelât ve taksim-i terekât. Osmanlı devletinde askerî sımfin şer'î ve hukukî işlerine ihdas kısaca bahsetmek bakmak için ilk defa HaUl Hayreddin 1. M u r a d zamamnda kazaskerhk edUmiş ve bu mevkie birinci olarak Bursa kadısı Ç a n d a r l ı Kara Efendi tâyin olunmuştur (takriben 764 H . Neşri (Cihannüma). asker kaddarma tefviz buyrulmak münasib görülüb ol evkatta Bursa kadısı olan Çandarlu M e v l â n a H a l i l eâzım-ı kuzat olub O s m a n G a z i zamanından beru mazbar-ı bidemât-ı lâyika olmağm mansıb-ı mezkûr mevlânay-ı mezbure tevcih buynıldu. . Rikâb-ı saadet-intisab mülâzemeti ile memur olub kat'-i hususât-ı şer'iyye ve nazm-ı mesalib-i mer*iyye-i asker eyler idi. 191. c. Türk Tarih Kurumu yayını. Bunlardan halka ait dâvalara bakan kaddardan yukanda ayn bir bölüm olarak bahsetmiştik.ON İKİNCİ BÖLÜM KAZASKERLER Kazoskerüğm ihdası Osmanlı lâtma kazaskerleri hakkmda olan merkez teşkioldukça îcap dair hasdmış kitabımızda etrafh malûmat varilmiş ise de ümiye teşkUâtmı bozmamak için burada kazaskerlerden eylemektedir. s. 190. bunun dışmdaki halkm ve köyliUerin şer'î ve hukukî işlerine bakmak üzere iki kısmıdır. ) tarihine kadar bir iken." Tacü't-tevarih. Oruç Bey tarihi. ) i . 30. o tarihte kazasker bulunan M u s l i h u d d i n .i K a s t a l a n î daha üstün addedUen Ru­ meh kazaskerliğine tâyin olunup Anadolu kazaskerliğine de ts1 763 H.)'de S u l t a n Murad Hüdavendigâr "cedd-i büzürk-darları zamanından beru asker-i bümâyuna kazasker nasb olun­ mamıştı. (1480 M . 57. s. Her seferde paytabt kadısı ki eâzım-ı kuzat idi. s. 69. hudutlann genişlemesi ve işlerin artması sebebiyle bu tarihte Rumeli ve Anadolu kazaskerlikleri ismiyle iki oldu. Kazaskerhk 885 H . (1362 M. biri kanun Ue tesbit edUmiş olan askerî sımflann ve diğeri. Aşık Paşa zâde (tstanbul tabU). s. Osmanlı devletinde kaddık. = 1363 M . I.

Eğer varsa onlann kıdemU ve âhmleri ve hüsn-i zan kazanımş olanlannm RumeU kazaskerUğine getirilmesi îcap ediyordu. Daha sonra ihdas edilen paye kanuniyle gerek mevleviyetlerin ve gerek kazas­ kerliklerin evvelâ o makamın payesini ahp sonradan fiden kaz­ asker tâyin olunmaları kanun oldu. eğer Anadolu'dan mâzul olanlar ara­ smda müstahik birisi yoksa tekrar tekrar Rumeh kazaskeri olmalan caizdi.) 'de onun buradan ayrdmasmdan sonra bir müddet vekâletle idare edilen bu kazaskerlik lağvolunarak işleri Anadolu kazaskerhğine bırakılmış ve bu suretle Rumeh ve Anadolu kazaskerhkleri Osmanh saltanatımn kaldırdmasma kadar devam etmiştir. M u s t a f a Efendi tâyin olundu. Kazaskerlik müddeti diğer mevleviyetler gibi bir sene olup o müddeti dolduran. Y a v u z S u l t a n S e l i m zamanmda Doğu ve Güney-Anadolu'nun ilhakı üzerine 922 H . . asnn ikinci yansından sonra RumeU olurlardı. Suriye ve Mısır'ın da merkezine ilhakiyle bu Arap ve Acem kazaskerliği de devlet nakledihp kazaskerhğine F e n a r i . asrm ikinci için muayyen yansma ka­ dar kazasker olmak bir tertip yoktu.152 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I tanbul kadısı Balıkesirli Hacı Hasan-zâde Mehmed b. fakat bu tarihten sonra Anadolu kaddığma Anadolu kazaskeri payesiyle İstanbul kaddığı yapanlar getirilmeğe başlamış ve oradan Ru­ meU kazaskerhğine gelmek kaidesi teessüs etmişti. (1516 M.) tarihinde Arap ve Acem kazas­ kerliği ismiyle üçüncü bir kazaskerhk ihdas olunarak Diyarbekir bu kazaskerhğe merkez olmuş ve buraya da meşhur âlim ve mü­ verrih t d r i s Bitlisi tâyin olunmuştu. (1518 M. Dört beş defa kazasker olanlar vardı. K Y I . X Y I . kazasker mâzulü sayılarak yerine şurada olan başkası tâyin edilirdi. Anadolu kazaskeri ise ihtida o makamm payesini alır ve sonra fiden Anadolu kazaskeri olur ve buradan da RumeU kazaskerUği payesini ahr ve sonra filen kazaskerleri Anadolu şeyhuUslâm RumeU kazas­ olmadan olanlar keri tâyin olunurdu. Kazaskerhğe büyük mevleviyet demlen beş yüz akçe yevmiyeU kadılıklardan gelinirdi. RumeU kazaskerUğinde bu­ lunmuş olan kazaskerler. RumeU kazaskeri olanlardan şeyhülislâm kazaskerUği yapmış varsa da nadiren vuku bulurdu.z â d e M e h m e d Ş a h E f e n d i getirilerek 924 H .

kapıcdara diğer muhzırlar da başlık olan keçe ile ata düşüp divana veya vezir-i âzamin sarayma götürerek aynı ter­ tiple konaklatma getirirlerdi. Vezir-i âzam kaz­ askerlerin verdikleri hükümlerinden şüphe ederse onlarm muamele­ lerini teftiş ettirirdi. varak 146. Kazaskerler kanun üzere her hafta cuma günleri Paşa kapısmda vezir-i âzamm İkindi divanma giderek huzur murafaasında bulunurlar ve yalmz Rumeh kazaskeri dâva dinlerdi. XVI. . eğer iş fazla olursa sadr-ı âzamm müsaadesiyle Anadolu kazaskeri de itiraz üzerine kadüıklardan dâvaya bakardı*. Efendi'nin asır ortalarına kadar kazaskerler. varak 131. Muhzırlann yeni tâyin edilen kadı­ lardan muayyen miktar aidatlan vardı i. vâki gelmiş ise istinâfen görülerek hüküm verihrdi. NimeH Efendi kanunnâmesi. s. ' Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. bununla beraber X I X . eğer divanda görülen dâvada kazaskerin tarafsız olmadığı iddia edilirse mâzul kazaskerlerden birisi dâvayı dinleyip hüküm verirdi*. Her içtimada eğer varsa kendi kazaskerlikleri mmtakasında divana kadar gelmiş olan şer'î ve hukukî olan dâvalara bakarlardı. Vezir-i âzamin riyase­ DİTon-ı hnmayDn divan-1 hümâyun içtimalarmda kazaskerler de bu tinde kubbealtı denilen mahalde toplanan divanda vezirler sadr-ı âzamin sağında ve kazaskerler de sol tarafmda otururlardı. asır ortalarma kadar Divan-ı hümâyun âzası olarak kalmışlardır. 540. Kazaskerler binip Divan-ı hümâyuna veya mahsus mücevvezeleriyle vezir-i azama gider­ yaya olarak önüne lerken muhzırbaşı. derece itibariyle kaybet­ müftü yani şeyhuhslâmlarm üstünde bulunurlarken E b u s s u u d şeyhuhslâmlığmdan itibaren bu üstünlüğü mişlerdir. ^ Telhisü'l-beyan fi Kavânin-i Âl-i Osman (Hezaıfen Hüseyin Efendi). * Âli (Umumi kütüphane nüshası).KAZASKERLER Kazaskerlerin âzolıklan 153 ^^^^V'^ cedid-i âmire denilen Topkapı sarayındaki divanın âzasından idiler. Dâvalar.

. kazasker kaleminin âmiri olup kaddann tevcih beratlan bu kalemden çıkardı. Kazaskerlerin her birinin tezkireci. Bunlar verasete maiyyetdair dâvalarla meşgul olurlardı. matlabçı. mansıb mektuplannı yazarak kazaskere imzalatır ve mukayyid de def­ tere g e ç i r i r d i D a h a sonra bu teşküât genişlemişti. Kazaskerlerin konaklanndaki Divanlarında şer'iyyatçı denilen kaddann Bâb nâibleri makamında birer nâibleri olup ehemmiyeti haiz olmayan dâvaları buna dinletir ve kendisi mühim dâvalara bakardı. Yine. varak 149. asırda üç ayda bir olurdu (Başvekâlet Arşivi. Kazaskerlerin Divan-ı hümâyunda dâva dinleme vazifelerinden müstesna başka salı ve çarşanba günleri olmak üzere her gün kendi konakla­ olunan moiyyetleri rında -çünkü muayyen bir resmî daireleri yoktudivan akdedip kendilerine ait veya kendilerine havale şer'î ve hukukî işlere bakarlardı*. Mektupçu. asnn ikinci yansındabulunurdu. cihet ve medrese beratlanm ve mektupçu. tâyin ve cihet tevcihi işleriyle meşgul olan kalemin müdürü idi. Tatbikçi. sandık 23. kassam dairelerinde kalabalık bir kalem heyeti -D^Oksson'u göre XVIII. Matlabçı. s. ruznâmçeci. ^ TeUıisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. kazaskerlerin lerinde zabıt kâtibi makamında olarak daimî surette vekâyi kâtibi bulunur ve davacılara sorulan suallerle verilen cevaplan hulâsa ve muhakemenin safahatını zabt ederek neticesine göre hükm-i katî itasına müsaid bir hulâsa kaleme ahrdı. kazaskere ait bütün muhaberat ve muharreratı idare edip kethüda ise kazas1 Âli (Umumî Kazasker kütüphane nüshası). Selânikî tarihi. büyük kaddann hasdmış mühür­ lerini muhafaza edip bunlann gönderdikleri vesaikin sahte altındaki mühürle kendi yanındaki defterde olan mühürü tatbik ederek olup olmadığını kontrol ederdi. kaddann esamisini havi matlab denilen defteri tutup sırası gelen kıdemhlerin isimlerini münhal kadılıklara tâyin için her ay toplantısında kazaskerlere arzederdi. Bun­ lardan tezkireci. mektupçu ve kethüda olarak altı yardımcısı vardı. Rumeli kazaskerinin İstanbul ve Galata bedestenlerinde birer kassamı bulunur ve resm-i kısmete ait dâvalan dinlerdi. varak 152.154 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI „ Kazaskerlerin dİTanlan ye . 167. X V I I . tatbikçi. Ruznameci. asırda ka­ zasker kâtipleri. evrak 1). . . divanları X V I I I .

c. defterdann maijryeti olan başbaki kulu ile istinaf ve temyize tâbi olmayan malî dâvalan hal ve fasi eder­ lerdi. müderrislerin divanı işleri ikiye aynimış bunun üç günü eşraf-ı kuzat ve diğer Kazaskerlerin Medreseden icazet alarak kazaskerlere midâzemet ederek müderris ve kadı olmak isteyenlerin def- müderris ve kadı tayinleri XVI. ' Bursa kadısı M i m a r . IV. 17. s.KAZASKERLER 155 kerlerin bütün umur ve bususatiyle ve para işleriyle meşgul olurdu^. c. Bir ara bu muhzırların aldıkları müjde parasım kaddar kendi adamlarma vermeğe başla­ maları üzerine muhzırlar şikâyette bulunduklarmdan bn bahşişlerin muhzırlara verilmesi emrolunmuştur {Mühimme defteri. Nr. Bu muhzırlann muayyen bahşiş müddeâaleyhi üzere emirleri altında muhzırbaşıya tâbi muayyen maaş­ Muhzırların lan olmadığı için kadı ve müderris tâyinlerinde bu tâyinlerden namiyle alırlardı*. s. . VI. . 106. tere kaydolunarak sıra beklediklerini müderris ve kaddardan bahsederken görmüştük. * Mühimme defteri. 56. Bu teşkilât X I X . 17). Nr. varak 146). Rumeli kazaskerinin defterdar kapısmda mirî kâtibi denilen bir memuru olup. s. 121). yoksa bir ehli tâyin olunurdu {Mühimme. s. 539. H . fakat ehliyetsizliğinden bahsedilmesi üzerine kazasker efendi arza girdiği zaman pâdişâh böyle ehliyetsiz birisim Bursa kaddığma tâyin eylemesinden dolayı . bu. * Mühimme. Kazaskerler. Telhisü'l-b^an. 2 Bu muhzırlardan hirisi vefat ederse gediği oğluna verilir. 106. Bundan başka kazaskerlerin müddeî veya divanlanna celbetmek yirmişer muhzır müjdecilik bulunurdu*. s. 1582 (M. „ .)'de İran'dan bazı yerlerin aimmasma mebni onun İkindi tâyinlerine Anadolu kazaskerlerinin muamelâtı genişlediğinden kaza kaddannm ve maada günlerde hasredilmişti. asnn ikinci yansmdan sonra kısmen tadilâta uğramıştır. âmiri olan muhzırbaşı umumiyetle sarayda kapıcdar kethüda­ sının intihab ettiği kapıcdardan birisi olup bunlar terfi ederlerse timar ile dergâh-ı âli çavuşluğu'na 990 alınırlardı*.z â d e M u s t a f a E f e n d i Kanunî Sultan Süleyman zamamnda Sülemaniye müderrisliğinden Bursa kaddığma tâyin edilmiş. 541. 67. asnn ikinci yansını mütaakıp şeyhuhslâmhğm ön plâna almdığı tarihe kadar bütün müderris ve kaddan namzed gösterip tâyinleri sadr-ı âzamlara ait olan kırktan yukan müderrisler de mevahyi vezir-i azama arz de tâyinlerine delâlet ederlerken* » D'Ohsson. Nr.

ya rüşvet alalar. asır başlarmda veya X V I .)'de büyük kaddıklarm yani mevlevUerin henüz kadı askerlere ait olduğu anlajdıyor. Edirne ve Bursa havalisi^ medreselerini sadr-ı azama müracaatla arz eyler. 36). ol vakit memleket harab olur.156 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI daha sonra bu gibilerin arzları kendilerinden alınarak kırk akçeye kadar olan müderrislerle kaza kaddannm tâyinleri yukan yevmiyeh verilmiştir. mansıb aldıkta zaman-ı ittisali denür. Bir kaddığın beş. "Benim Devletlû Hünkânm. İçel medrese­ lerinin müderrislerinin tâyinleri Rumeli kazaskerine aitti. X V I I . rikâb-ı hümâyuna arzolunur* fdân dâinize fdân mansıb sadaka huyunda deyu arzolunur. 6. "Kadı mâzul iken zaman-ı infisali derler. Rumeli kazaskeri Rumeh'de dört yüz elli kaddık vardır. ' " K o ç i Bey'in Teşkilât Mecmuası. anlara kanşur rikâb-ı hümâyuna arzedib tevzi eder. ^ Kazaskerler yüzelli akçe kadılıklar ile kırkar akçelu İçel (İstanbul. (1556 M. . her hangisi okumuş ise hak anundur. iki yd mülâzemetten sonra yirmi ay kadıhğı aldıysa (kaddık ettiyse) tamam olur. zira kuzat-ı kasabat menasıbı ve yevmi elli akçeden aşağı İçel medarisinin meratibi onun arziyle tevcih olunur (Âli. s. 0 1 zaman kazasker Efendi rüşvet aldıysa. eskisi gibi bunlara bırakdarak^ kırktan müderrisler de Tâyin olunacak mevahnin tâyinleri şeyhuhslâmlara müderris veya kadı Anadolu'da ise Anadolu kazaskeri ve Rumeli'de ise Rumeh kazaskeri taraflanndan arz günlerinde bizzat kazasker tarafından pâdişâh huzurunda okunan Defter-i akdiye' de okunup inha olunan kaddarm tâyinleri için pâdişahm muvafakati alımrdı. eğerçi rica ittderse okumuşluğa bakmaz. 7 (Kütüphanemizdeki nüsha). asırda kazaskerlerin tâyin edip pâdişâha arz ede­ cekleri kaddıklara dair K o ç i Bey'in Teşkdât mecmuasmdaki kaydı aynen aşağıya naklediyorum: "Benim Merhametlû Hünkânm. altı talibi olsa imtihan olurlar. Rumeli kazaskeri A b d u r r a h m a n Efendi'ye darddığına göre 963 H. Rumeh kaddan Ana­ dolu'ya kadı olmaz ve Anadolu kaddan Rumeh'ye kadı olmaz. A m a ya rica olunur. akçe verene arzeder*. basılmamış birinci cilt. asır başlarmdaki Tevkü A b d u r r a h m a n Paşa ve N i m e t i E f e n d i kanunnâmelerinde de aym kayıtlar vardır. iki seneden dört ay eksiltilerek yirmi aya indirilmiştir. ' Kaza kaddarınm müddetleri iki sene ise de kaddığa talip olup sıra bekle­ yenlerin adedi ziyade olduğundan X V I I . Bir kadı mâzul oldukta asitâne-i saadete gelib her çarşanba günü kazasker kapısına varub midâzım olur. Aym asır sonlariyle X V I I I . asır Bonlarmda bu. s.

müstahik müstahik mıdır? zinhar sakın gayr-ı olmasın vebah senin boynuna. Nimeti Efendi kanunamesi. Her kaddık aldıkça beş akçe terakki verilür ve yüz eUi akçe oluncaya kadar. 450. 47. . Kazaskerler bu tâyinlerde bilhassa X V I I . anlara şeyhuhslâm demektir. Beş yüz kanşur. akçe bunlardan yukan mevleviyet. s. bunlardan Cinci H o c a kaddıklan üç binle dört bin arasmda satardı^. mollalardır. "Bu kaddar (yani kaza kaddan) payede yüz elh olur. yüz olur. Kazasker tezkirecderi eUerindeki ruznameye göre kaddann işlerini görüp kazaskerlere arz ederlerdi^. X V I I . asırdaki kazaskerlerden M e m i k . Ve bilfiil Anadolu kazaskeri olan efendi Anadolu'da ve Arabistan'da vaki kazaları ve kısmet-i askeriyyeleri tevcih eder ve yirmi beş ve otuz ve kırk medreselerin ve kendi taraflarma müteaUik olan bazı mahallin cihet ve tevliyet makulesini tevcih edegelmişlerdir" Tevkii Abdurrah­ man Paşa Kanunnâmesi (MİM Tetebbular Mecmuası). mansıblann ol tevzi e d e r . varak 146. varak 146. Kazaskerlerin maaşları Divân-ı hümâyun âzasından olan Rumeh ve ^^^oJu kazaskerlerinin maaşlan F a t i h S u l t a n M e h m e d zamamna kadar — o tarihe kadar bir kazasker vardı — hasdât-ı şer'iyyeden beş yüz akçe alırlarken onun 1 "Bilfiil Rumeli kazaskeri olan efendi Rumelinde ve adalarda vaki kazaları ve kısmet-i askeriyeyi tevcih eder. asırdan itibaren kıdeme ve sıraya riayet etmiyerek dtimas ve rüşvetle adam kayınrlardı. Cinci Hoca H ü s e y i n Efendiler irtikâbta seleflerini çok geçmişlerdi. . sayı 3. " * k a p t bize mevahden olan kaddar hariç kaza kaddıklarmm kazaskerlerin arzde yapddıklanm gösterdiği gibi ihtidadan kırk akçe müderrisUğine kadar olan müderrislerin de yine bun­ lann arziyle olduğunu görmekteyiz^. bir hoşça imtihan eyle. Telhisü'lbeyan. şöyle mesmû-ı şerifim olursa siz bdürsiniz diye tenbih buyurun. 157 Kazaskerler arz günü akdiye defterler'in okuyub filân kadılığı fdân dâinize verin ve bu arz ettiklerinde saadetle buyurun ki ol arz ettiğin kadı ehd midir. cahil ve zalime kaddık arz ettiğinize nzây-ı hümâyunum yoktur. • Telhisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. * Bu hususta Naima tarihinin İV. "Benim molla Bu devletlû hünkânm. s. yüz otuz olur. seksen olur ve üç yüze vannea olur. ve Hammer'in (Atâyi Bey tercümesi) onuncu cUdlerinde malûmat vardır.z â d e .KAZASKERLER "Benim Devletlû Hünkânm.

Fakat daha sonra kendderine arpahk verilerek mâzuhyet veya tekaüdiyeleri buradan tenün edddi. Yine bu X V I . müder­ sonlarında akçe verihp * bu miktar X V I I . 36. 37. ' Âli(Künhü'l-ahbar)basılTnamış birinci cilt. Anadolu kazaskerinin maaşı aym olup derecesi Rumeh kazaskerinden aşağı ise de onun resm-i kısmet hasdatı günde on beş bin akçe tutuyordu. X V I . ' Telhisü'l-beyan varak. 37. fakat Y a v u z S u l t a n Selim kazaskerlerin aldığı yan hissenin beşte birini kitabet. Kazaskerlerin maaşlanndan başka askeri sımftan olup vefat edenlerin resm-i kısmetlerinden binde onbeş akçe olarak gelir­ leri olup bu para kazasker kassamlan vasıtasiyle tahsil olunurdu * Müverrih Âh'nin kaydına göre Rumeh kazaskerine resm-i kıs­ metten günde sekiz bin akçe hasd olurdu. varak 142. Bundan başka has tâyininden alman berat resimlerinden bir hisseleri vardı*. asırda kazaskerler tekaüd edihnce iki yüz elh akçe yevmiye verihrdi*. yine aym suretle bu X V I . * Bu hususta daha yukarıda kassamlar kısmma bakmız. ' Kadı tâyininde kadının bir aybk yevmiyesinin yansı berat resmi ve diğer yarısı kazasker hissesi olarak abnırdı. (Telhisü'l-beyan. s. beşyüz akçe yevmiye itibariyle maaş tahsis edilmişti. asır sonlariyle X V I I . 1 Ayni Ali Risalesi. varak 148). çünkü Irak. * Ali (basümamış birinci cilt). . bir ihtisap ve yirmi bir değirmen hasdâtı olarak senede bir yük yirmi bin beş yüz on dokuz akçelik hasıl olduğu görülüyor {Başvekâlet Arşivi. Kanuaî S u l t a n S ü l e y man zamamna ait bir tahrir defterinde Anadolu kazaskerinin dört köy. asırda iki yüz akçeye içlerinden fazi ve kemal erbabına mâzuhyet maaşma dâve olarak sahn veyahud Dârü'l-hadîs (Sideymaniye Dârü'l-hadîsi) rislikleri de tevcih olunurdu *. s. ' Kavanin-i Âl-i Osman der mezamin-i defter-i divan (Aynî Ali). s. s.158 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI saltanatı zamanında tedvin edilen kanunnâme ile devlet hazine­ sinden XYI. * Ali (basümamış birinci cilt). asnn ikinci yansmdan sonra Rumeh kazaskerinin beş yüz altmış üç oldu i. Suriye ve Mısır da buraya kazaskerlerden mâzul tabiidi*. yetmiş iki ve Anadolu kazaskerinin ise beş yüz Bunlar maaşlanm aydan aya küçük ruznamçe kaleminden alır­ lardı. 99. asırda (an hashây-ı kazasker-i vilâyet-i Rumeli) ve (Hashây-ı kazasker-i Anadolu) diye her iki kazaskerin hasları olduğu görülüyor (332 numaralı tahrir defteri). asır olanlara günde yüz eUişer çıkarddı ^. 99. başmuhzır ve muhzır resmi olarak bırakıp geri kalam hazineye almıştı. 142. 881 numaralı tahrir defteri). Telhisü'l-beyan. s.

Kanun üzere yaznp esbab-ı istihkakı veldl-i saltanata arz ve îlâm eder amma kazaskerlikler ve bazı büyük mevleviyyetler taçdır" (Abdurrahman Pa^a. asra kadar kazaskerlerin tâyinleri veasırdan îti­ âzamm arzile yapdırken bu baren bunlann tâyinleri de şeyhuhslâma bıramevalinin muvafakatini alması kdmıştı. Bazı tâyinlerde — bilhassa bütün müderris ve kadı tâ­ yinleri kendilerine ait olduğu tarihlerde— vezir-i âzamm muva­ fakatini ahriardı.KAZASKERLER 159 ^^^^^ ^ _ arza 'rmesi berlerinde Kazaskerler. vekO-i devletin re'yine mnh- . Rumeh kazaskeri olanlar göridmüştür. arasmda Rumeh (tekerrür) kazaskerinin mükerreren tâyinlerine ulema * "Tertib-i mevali ve müderrisin geylıulislâm efendilere müfevvazdır. divan müzakeratı bittikten sonra yeniçeri ağasının padişahın huzurundan çıkma­ sını mütaakıp huzur-ı hümâyuna girerler ve bera­ def4:erlerdeki isimleri okuyarak selâhi­ getirdikleri yetleri dahihnde olan müderris ve kaddann tâyinlerine müsaade isterlerdi. fakat gerek kazaskerlerin ve gerek büyük tâyinlerinde lâzımdı *. Rumeh kazaskeri olan bir zat mükerreren aym makama tâyin olunabilirdi. Daha sonraki tarihlerde yani X Y 1 I . asır sonlarma yakın zamana kadar haftada dört gün olan divan müzakerelerinin sonunda bunlann arza girmeleri kanun iken bu tarihten îtibaren dört günün ikisinde (pazar ve sah) ve bazan bu iki günün birinde arza girip akdiye defterlerini okurlar­ dı. X Y I . kapıkulu ocaklanna maaş verilmeğe inhisar ettiğinden ancak o zaman huzura kabul olunarak kendilerine ait işleri arzederlerdi. s. Dört ve beş defa denilmiştir. Kazaskerlerin tflyiııleri ^Vll. asır sonlannda seferler dolayisiyle divan işi tavsayıp divan akdi. 538). bundan dolayı medlulünün zıddı olarak cahd reisü'l-ulemalar da görülmüştü. şeyhıdislâmm vezir-i âzamin Rumeh kazaskerhği yapmış olanlann en kıdemlisi reisü'l-ulema unvamnı alırdı. Bu unvan dolayisiyle ümî kudret bahis konusu olmayıp kıdeme îtibar olunurdu.

B u yeni kazaskerlik mahkemesi teşkdâtında müşavir mümeyyiz ve kâtip gibi memurlar vardı. Bu muvakkat müşavirler bir sene sonra Rumeh ve Anadolu kazaskeri olacak zatlardan tâyin edilmesi 1293 Cemazüyelâhır (1876 Temmuz)'daki bir kararla tesbit olunmuştu. muvakkat şer'î müşaviri. ve X V I I I . mukayyidi. Daimî müşa­ virlikler ise kazasker ve olarak Uti mahkeme İstanbul pâyehlerinden Fakat 12 olurlardı i. asır- X I X .160 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Kazaskerlerinle -Padişahlar sefere gittikleri müddetçe kazaskerler de beraber gitmişlerdir. I I I . mahkemesi 1332 (8 tstanbulda Rumeli ve Anadolu kazaskerhkleri vardı. tezkirehâne müşavir. Pâdişâhlar bizzat seferi terk ederek vezir-i âza­ mi serdar-ı ekrem yapıp gönderdikleri zaman kazaskerler namma bir ordu kadısı tâyin edihrdi ki bunu daha yukanda gördük. 1 Nuhbetû'l-vekayi. maiyyetleri daimî şer'î Bunlann X I X . Kazaskerlik dairelerinin X V I I . Bir sefer münasebetiyle hükümdar Edirne'de bulunursa hükümet erkânile ten gitmeleri beraber kazaskerlere ve hattâ şeyhuhslâm da hükümdarla beraber orada bulunurlardı. s. Rebiulevvel Şubat 1914)'de Şeyhulislâm'm arzı üzerine bu iki mahkemenin bir mahkeme haline gelmesine irade çıkmış ve bu birleşme üze­ rine bu kazarkerliğe Anadolu kazaskeri İsmet Efendi tâyin olun­ muştur*. . mahfil-i şer'iyyat naibi. asnn ikinci yansmdan sonra lordaki maiyetlerini daha yukanda kazaskerlik daireleri Rumeh başkâtibi. Anadolu kazas­ kerhği tezkirehâne mukayyidi.) dairelerine şer'î mensup görmüştük. Anadolu sadareti tezkirecisi. asnn ikinci yansı içindeki (1293 şöyle idi : Rumeh kazaskerhği memurlan : kazaskeri muvakkat müşaviri. ' Meşihat'in tarik defteri (kütüphanemizdeki nüsha). daimî şer'î mü­ şavir. . Kazaskerlerin dâva rü'yeti esnasmda yanlarmda muvakkat olarak iki şer'î müşavir bulunurdu.1875 M. . vekayi kâtibi. c. yine aynı suretle İstanbul kaddığı muvakkat müşaviri de bu kaddığa namzed olan zattan olurdu. H. Anadolu kazaskerhği memurlan : Anadolu sadareti. „. mahfil-i şer'iyyat Rumeh sadareti tezkirecisi. vekayi kâtibi. 190.

Adi. Esed. Asaleti ve içtimaî mevkii yüksek olan veya memleketin tanmmış büyük aUelerine ve bun­ lardan birisine mensup olan kimselere eşraf demlmiştir. necîb ve asil mâna­ larına geUp cem'i de şürefa ve eşraf'tu.Refade (huccacm fakirlerine yemek dağıtılması).tmare (mescid-i haramın inzibat ve idaresi ve İman).2 .Hükümet (adliye). 10 eane (Knreyş'in atlanna nezaret ve icabmda onlan idare eden makam). 14 -£mval-t muhaceere (yani Kureyş'in Kabe'deki putlarmm vakıf işlerine nezaret etmek). refade nedve ve kıyade vazifeleri olup bunlardan sikaye ve refade yani sn ve yiyecek tevzii işi H a z r e t .i H ü s e y i n ' d e n gelen kola da seyyid denilmek suretiyle ber iki kol birbirinden tefrik olunur.ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLILARDA „ Şeni T e Seyyidler Hazret-i abfadı. Ebî NAKÎBÜ'L-EŞRAFLIK ve b.Sedonet (Kabe kapıc]lığı). 4. lügatte yükselmek. 21-27). Bu on beş vazifeden en itibarlısı sedane.Ktyade (kumandanlık).tsar (yolculuk ve muharebe hakkmda kur 'a çekmek işine nezaret). 8 . s.i türeyen siüâHa­ kerimeleri olan F a t ı m a t ü ' z . H a z r e t . 7 . üstün olmak.Vkah (alemdarhk). Cemi. Ümeyye Növfel.Sikaye (Hac zamanmdaki su işi). İ V . fakat şerif ve Şerif ve bunun cemUeri olan şürefa ve eşraf tâbirleri Abba­ siler zamamnda yani şürefa tâbiri İ m a m ^ Kureyş kabüeBİnin Hâşim. Umiy r«|JUMlı. P e y g a m b e r Efendimizin evlâd . I. 9. + amcazadesi ve damadı i m a m A l i T a l i b ' i n zevceleri ve Genab-ı Peygamberin gelmişlerdir. Abdûddar. hicret asrmdan îtibaren (900 M. Bundan dolayı tslâmiyetten şerifin şerif olan Kureyş evvel cahiliyet devrinde Mekke'de BeyUi pek muteber saydan muhteUf hizmetlerini idare etmiş kabüesinin Ueri gelenlerinden on beş vazife sahibine A l i evlâdma alem olmuştur. Mahzum.i leleri zamammıza kadar gelmişlerdir. e. 15 . 11 -Elfüik. Haşim'de idi (Medeniya-i tslâmiye tarihi. Bunlardan H a z r e t . 6 . 3 . eikaye.Eşnak (Borçlu ve nakdi cezaları tâyin ve tadil eden merci). 5-İVedve (Meşveret dairesi mütevelliliği). 12.Ku66e(harb levazım reisliği. Sekim koUanndan her birisine verilmiş olan vazifeler şunlardır: 1 . 11 . 13.z e h r a ' d a n Ali'nin büyüğü H a s a n ve küçüğü H ü s e y i n ' d e n sa n'dan gelen kola şerif ve H a z r e t . Şerif.i P e y g a m b e r i n cedleri A b d û l m u t t a l i b b .Meşveret reisliği.) denilmiş * ve bu tâbir sonralan da kullandmış.

Ab­ basîler zamanında şerif ve seyyidlerin mânevi dereceleri Abbasi sonra gelmekte i d i Ş e r i f ve seyyid aUeleri birbir­ Şerif lerinden kız alıp verirlerse bu suretle doğan çocuğa Seyyid nin ayrı ayrı defterlerini tutarlardı. Bir kadın kocasına seyyid ve bir köle de efendisine veya emire seyyidüna (Efendimiz) diye hitap ederdi. (910 — 1171 M. seyyid A b d û l m u t t a l i b evlâdından gelenlere de unvan olmuştur. katdmıştır. 2 Medeniyet-i tslâmiye tarihi. Seyyid. Fakat Mekke halkı seyyidüna diye hitap etmişlerdir. Yine bunlar kadmlarm küfvü ayni dereceleri denk olmayanlarım evlendirmezdi ki binnetice bunlarm vasisi hükmünde idiler. Bundan başka j v ^ ' ^ ^ seyyidü'l-kavmü hâdîmühüm hadîs-i şerifiyle Hicaz'da emirhk edenlerin emir olan büyük şerife hahfelerinden deniUrdi. 1.) bu seyyid tâbiri H a s a n ve H ü s e y i n evlâdlanna mah­ susken daha sonralan yukanda söylediğimiz gibi İ m a m Hasan evlâdına şerif ve İ m a m H ü s e y i n evlâdına da seyyid denilmiştir. Mısır'daki Fatımî hahfeleri zamanmda 297-565 H . 238. nitekim yukanda zikrettiğimiz A b d i M e n af'dan gelenler hakkında da kullanılarak bu suretle Âl-i Abbas da buraya I V . köle nazannda efendi demektir. tslâmiyetin Uk devirlerinde H a s a n ile H ü s e y i n ' i unvaniyle yâd eden müteaddid Hadîs-i Peygamberîye istinaden Alevî'leıle Talibî'leıe seyyid unvanı verilmiştir. Seyyid tâbiri daha sonra şümullenmiş küçüğün büyüğüne taziminin ifadesi olmuştur. asr-ı hicrîde yani adlı teş­ X . s. ^ Enaab nakipleri denilen memur L » ? ' ^ Talibî'lerle ıs"^ Nakibe ıİA:^!-'*" Abbasî aUesi- c><"-^ kavmine hizmet evlâdmdan edenlerin o kavmin efendisi olduğuna işaret buyrulmuştur. Bu naahlâka ayları hare­ havi defterini tutanlara ( ö^M' kipler bu ailelere mensup olanlarm isim ve neseblerini ve doğumlarım def­ tere geçirerek ahval ve harekâtlarım kontrol ederler ve izdivaçlarma da dikkat eyliyerek kette bulunanları men edip icabında cezalandırırlardı. Talibi'Ure nezaret edip defterini tutan Nakibü't-talibiyyin ve Abbasilerden olanlarm isimlerini v ? * ' Nakibü'l-Abbasîyyin ) denilirdi.162 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Hazret-i Peygamber'in ehl-i beytine mensup olanlara ve hattâ Peygamberin büyük cedleri H a ş i m b . c. asr-ı mdâdîde teşkd edUmiş olan (ensab nikabeti) lariyle Âl-i Abbas yani Peygamberimizin kilâtta şerifhk. . Âl-i Ebû Talib yani t m a m A l i evlâd ve torunamcalan A b b a s b. Hazret-i Hasan olmalan dolayisiyle onlara şerif denUmiştir.

(1371 M. . c. onlan vergi ve Muhammed b. şöyle bUesin. ' Kayseriye beyine ve kadısma hüküm ki. 1 Bu münasebeetle Şam üdebâgmdan Ş e m s e d d i n t b r o h i m şu kıtayı söylemiştir : tercümesi: Taçlarm yanları halis ipekten yapdmıştır. II. 19. s. 3. 560. c. Nr. fakat sonradan bu usul terkedilmiş olduğundan evlâd-ı Ali ile balk fark edilmez olmuştu.)'de emrolunmuştur i. * D'Ohsson. büyük tslâm camiası teşkil etmeğe başladığı andan itibaren memleketlerine gelen seyyid ve şeriflere hürmet ve riayet göstermişler. Nr. 4. s. 558. Sultan Eşrefin bunlara böyle mümtaz bir amame tahsis etmesi şerifleri halktan ayırd etmek içindir" Mir'at-ı Mekke. I F . Osmanidar sâdâta emir ve başlanna sardıktan yeşil sanğa da emir sarığı derlerdi Sâdâttan olan kadınlar dabi başlanna yeşU alâmet takar­ lardı. Mısır'da Türk Memlûk sultan­ larından M e l i k Eşref Ş a b a n zamanmda 773 H . bu ipek ise şeriflere alâmet-i mahsusa olmak üzere yeşil renktedir. Sene 973 Mühimme. Bu şeriflerin başlanna alâmet-i yeşil alâmet sarmalan yeşil alâmet Osmanlı saltanatı zamanmda da şerif ve seyyidlerin mabsusası olarak kabul edilmiştir*. 559. 197. vekih ve bir cemaatin başı demektir. şerif ve seyyidler her zaman yeşil sankla gezmeğe mecbur idiler.R e ş i d M e m un devirlerinde seyyid ve şerifler alâmetleri yeşil sarık sarıp yeşil cübbe giyerlerdi.OSMANLILARDA N A K t B Ü ' L . 560) Şeriflerin yeşU sarık sardıklarını kaydeder. D'Ohsson da (C. yalmz bunlardan birisi şeyhuhslâm olursa o zaman şeyhül­ islâmlara mahsus beyaz sank sarardı*. * Halkondil tarihi zeylinin sonundaki resimlerin tarifinde emirlerin yeşU sank sardıkları ve bunlarm bazdarınm kavukları yeşil olup sanklarmm beyaz olduğu kaydedilmektedir. memnu olmazsa tedip eyliyesin. Sâdât Nikabeti halkm seçkini. 846. 3. IV.E Ş R A F L I K 163 Seyyid ve şeriflerin Rivayete göre Abbasî balifesi H a r u n ü ' r . s. 79 ve yine Mühimme defteri. Nefs-i Kayseriye'de sakin olan Ali nâm kimesne emir namma basma yeşil alâmet edib Müslümanlara teaddisi olub sahih emir olmayıb başmdan yeşili almmasmNakibü'l-eşraf arz etmeğin büyürdüm ki hükm-i şerifim varıcak mezkû­ run başmdan yeşili giderüb min-bâd basma yeşU alâmet ettirmeyüb men ve def eylemesin. Osmanlı devleti.

s. anlar benim defterimden (vergi ve öşür defterinden) ihraç olalar." Tarih-i Osmani Encümeni mecmuası.. sene 5. M u h a m m e d nammda bir zat Türkiye'deki seyyid ve şeriflere Yıldırım B a y e z i d tarafından nazır tâyin olunarak * kendisine 1 Bu hususta Sultan I.. oldur ki Dârende-i mektub Tirmiz'h S e y y i d B ü z ü r k Ali'yi yeniçerUerden l l y a s b. Biz kullarmuza bir ihsan eyle. IV. Benim devletime duaya meşgul olalar. Biz fakir kullarmuz dahi size duacdaruz. Sureti daha aşağıda görüleceği üzere nakibü'l-eşraf denilen seyyid ve şeriflerin nazın tarafından verilen sâdât ve şerâfet vesikalannın dua kısmından sonrası çok defa Farsça olduğundan Osmanlı devleti bunu diğer teşkilâtı gibi Anadolu Selçukîleri veya Ilhanîlerden almıştır. s. bizim atamız sizin duacınız idi.. Orhan'm 787 H . (1385 M. bizden ve evlâdlarımuzdan öşürlerin ve koyunlarm haklarm kimesne taleb etmiyeler deyicek emrolundu ki bu sâdâtlarm evlâdları ve kulları karaveşleri bir damla kanları deme can ola. benden sonra her kim gele bu hükmü tutmayanları yer ve gök kabul eylemesin.164 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I rüsumdan muaf tutarak ellerine berat vermişlerdir Memlûk ve tlhanî (Garp Moğollan) devletlerini takliden Osmanlı devleti de memleketlerinde bulunan seyyid ve şeriflerin işleriyle meşgul olmak için ilk zamanlarda sâdât nikabeti ismiyle basit bir teş­ kilât vücude getirmişdir. * Şakayık zeyU (Atâyî). Hem şimdiye değin atamız bir tane öşür vermedi ve koyun hakkm vermedi.. . A b d u l l a h ve İ s k e n d e r b. Her kim bu hükmü görüb S e y i d B ü z ü r k asim yazarlara lanet ba-lânet olsun.. Hammer (Ata Bey tercümesi). c. M u r a d b. s. Rumeli kaddarı ve sancakbeyleri ve subaşdar sipahiler her hanginizin yerinde eker ve biçerse bir tane öşriu almayasız ve koyunlarmdan hak almayasız.. Osmanh devletinde nakibü'l-eşraf makamı 802 Ramazan (1400 Mayıs)'da Sultan Y ı l d ı r ı m B a y e z i d zamanmda tesis olunarak Ali ^ Nattâ E m î r B u h a r ı talebelerinden Bağdath S e y y i d b. 176. Kavanin-i teşrifat mecmuasıyle ^r^' Deü/iotü'n-nü/cato'da S e y i d A l i N a t t â'ın A ş ı k Çelebi'nin ceddî bulunduğu ve Emir S u l t a n ile Bursa'ya geldikten sonra sâdâta nazır tâyin edildiği beyan edilmektedir. 91'de sâdâta nezaret vazi­ fesinin Çelebi Mehmed zamanmda ihdas edildiği zikrolunmaktadır. A b d u l l a h şehid edib merhum S e y y i d B ü z ü r k Ali'nin oğlulları yaslariyle kapıma gelib ettiler.) tarihli verdiği sâdât beratı siîretinden : Sebeb-i tahrir ve mûcib-i tastir hükm-î nâfiz-i meymun. 244. biz kullarma bir hüküm sadaka eyle ki sizden sonra gelen bizi ve evlâdımızı ve kuUanmuzu ve karaveşlerimizi (cariye­ lerimizi) incitmiyeler. Ben bağışladım canım için olsun.

161. E b û İ s h a k . B a y e z i d zamanında pâdişâhın hocası Seyyid 900 Abdullah'ın Seyyid oğlu S e y y i d Arap Mahmud teşküâtının memleket­ denü­ H . (1534 ' Ebû İ s h a k K â z e r u n i 352 H . Murad zamanında tekrar mütevelliliğinde lerek eski vazifesi olan/s/tafciye Seyyid Mehmed b i d i n de babası gibi nelâbidin'in bulunmuştur^. tskakiye zaviyesi'nin 802 H. s. (963 M.)'de şerif ve seyyid Mahmud...OSMANLILARDA N A K İ B Ü ' L . • S e y y i d M a h m u d . (1494 M.S e y y i d A l i N a t t â ' m Türkiye'ye avdeti Ş e h z a d e Meh­ med' L n (Fatih) sünnet olduğu tarihe rastladığmdan Seyyid Nattâ sünnet düğünü hediyesi olarak nakışlı bir yemek sofrası hediye eylemiş ve o tarihe kadar böyle bir sofra görülmemiş olduğundan makbule geçmiştir. 176. Zeynelâolmuştur^. J p i . » Şakayık zeyli (Atâyî).)'de vefat etraiş olup Kâzeruniye tarikatinin müessisidir.)'de Fatih zamamnda tamir edUdiğine göre sâdât nezaretinin bu tarihte tekrar ihya edUmiş olması muhtemeldir. getirilmiştir*. /ran'da islâmiyetin yayılması için çalışmıştır. Z e y M e h m e d bu N a t t â ' d a n sonra oğlu S e y y i d seyyid ve şeriflere nazır Sultan ölümünden sonra F a t i h makamı lâğvetmiş ise de sonralan seyyidhk iddiasında bulunan bazı şahıslar meydan almış olduklarmdan bu işin yeniden bir nizama bağlanmasına lüzum hasd olmuştur^.)'de Şiraz'da JCâzerun kasabasın­ da doğmuş ve 426 H. • Şakayık zeyli (Atâyî). s. Nakiba'l Eşraflık başına S u l t a n I I . S e y y i d M a h m u d . • tskakiye zaviyesVmn 884 H . 941 H . « f^U. Bursa'da Kâzeruniye tarikatine mensup dervişler için İshakiye zaviyesini Y ı d ı r ı m B a y e z i d yaptırmıştır. Ankara muharebesinden sonra Bursa'da M o l l a Mehmed hacca edüen S e y y i d gitmiş ve Mehmed Nattâ serbest F e n â r î ve sonra ge­ G e z e r i üe beraber T i m u r kuvvetleri tarafından esir bırakddıktan Bursa'ya II. 424) neşredUmiştir. Molla Lütfi'den . 342). (1034 M. lerinde seyyid ve şeriflere nezaret eden reise Nakibü'l-eşraf diğini görmüş olduğundan hükümete vaki teklif üzerine bu unvan kendisine verüerek * Nakibü'l-eşraf makamı Osmanlı saltanatının ilgasma kadar devam etmiştir. (1479 M. s. meşhur âlimlerden T o k a t l ı ders görmüştür (Şakayık tercümesi.) tarihli vakfiyesi fotoğrafı Ue birlikte Profesör A d n a n E r z i tarafmdan Vakıflar Dergisinin ikinci cUdinde (S.E Ş R A F L I K 165 Burso'da yaptınimış olan İshakiye zaviyesi'nin tevliyeti verilip bu tevliyetin evlâdına da intikali şart konmuştur*. (1400 M.

asrm ilk yarısmdaki teşrifat defterinden şu kayıt vardır : "11 Rebiulevvel sene 1237 (6 Araldc 1821) nakibü'l-eşrafhk sâbdca istanbul kadısı Ş e r i f . s. Kâmil Kepeci tasnifi. gül suyu ve buhur ikrammdan sonra samur kürkü giydirilerek memuriyeti eşrafhk beratı verihrdi *. fakat bu hayh zatlar bulunduğundan mahsus tarihten itibaren sâdâttan olarak b u makama geçecek ve kazasker mâzullerinden bundan sonra Nakibü'l-eşraf tâyin olunmağa başlamıştır. S e y y i d Mahmud'nn 941 H . erkân ilân olunur ve eline nakibü'l- . Bu hususta X I X . (1536 M.z â d e E s s e y y i d E b û ' l . Sadr-ı âza­ m m huzuruna giren Nakib Efendi.) tarihinde olup o tarihe kadar nakibü'l-ejraf olduğunu yazarlar. mükerrer Nr. Nakihü'l-eşraflann ük zamanlarda devlet hazinesinden yevmi­ yeleri yirmi beş akçe olup sonra artarak X V I . Nakihü'l-eşraflann tâyin edilenler bunlar arasından kadılar gibi muayyen müddetleri olmadı­ değişmesinde yeni tâyin olunacak zat ğmdan uzun seneler bu makamda kahr ve lüzumu halinde tebdil edilirlerdi. 676. 342 üe Devhatü'n-nükaba'da S e y y i d Mahmud'un vefatı 943 H. varak 20. 45. asır sonlarında yetmiş beş akçeye çıkanlmış daha sonralan bu miktar artmıştır. onun eteğini öper ve otur­ tulup kahve. s.H a y r E f e n d i hazretlerine tevcihinde Bab-ı âli'ye gelip Çinili odada aramdan sonra örf ve muvahhidi kürkü üe bulun­ duğu halde teşrifati efendi vesatetiyle oda-i mezkûrdan kaldırdıb huzur-ı hazret-i sadr-ı âliye duhulde minderden aşağıda istikbal resm-i damen-bûs bâde'l-icra kuud ve örfi küçük tepeli kavugı tebdil ve kahve ve çubuk ve gülab ve buhur merasiminden sonra bilâ kırâe (yani beratı okunmayarak) erkân samur kürkü Ubas ve teşyi ve resm-i damen-bûs-ı sadr-ı âliden sonra avdet eylemiştir" Defter-i yevmiye-i oda-i teşrifat.)'de Nakibü'l-eşraf makamından ayrılarak yerine Taşkent'^ Seyyid M u h a r r e m E f e n d i tâyin edilmiştir^. fakat Atâyî. 1 Şakayık tercümesi (Mecdî). Nakibü'l-eşrafm Paşakapısı'na yani Bab-ı âh'ye davet olunur ve teşrifatçı efendinin delaletiyle sadr-ı âzam tarafmdan ayakta karşdanırdı. asır ulemaya kadısı ulema sınıfından olmakla beraber sonlanna kadar mutlaka yüksek istanbul bir makam değildi.166 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M l Y E T E Ş K İ L Â T I M. (1534 M. ' İzzî tarihi.) 'de nakiplikten ayrdarak yerine M u h t e r e m Efendi'nin tâyin edildiğini beyan et­ mektedir ki elimizdeki 942 Zilhicce (1536 Mayıs) tarihli olan siyadet beratı da M u h t e r e m Efendi'nin bu tarihte nakibü'l-eşraf bulunduğunu göstermektedir. Nakibü'l-eşraf ^"^yüü*"' XVII.

ahval ikametgâhları (şecere-i tayyibe) ve ahlâkı. Abdullah. evlâdı. . asırdan îtibaren kazasker elbiselerinin aynı olup başındaki örf denilen kavuğun yerine küçük tepeli denilen kavuk giyip üzerine sâdâta mahsus yeşil sarardı. ced veya kendileri birer siyadet beratı tedarikiyle bu makama gelmişlerdir. 1 Peçevi tarihi. Nakibü'l-eşraflar. denilen bu defterde kayıth idi. II.)'de nakibü'l-eşraf olup nakiblik üzerinde kalmak suretiyle şeyhuhslâm olan bundan başka kimse yoktur. Dürri-zâde Şerif-zâde Mehmed Karahisarlı Arif. Âbidin. c. ^ Şeyhülislâm olan bu zatlarm çoğu aslen Türk olduklan halde nesl-i Peygamberîye intisabm şerafetine mebni baba. Anadolu kazaskeri mazullerinden olan M a l û l . siyâdet veya şerafet sUsüesi. Nakibü'l-eşraf Seyyid nakib­ makamı M e h m e d Efendi 984 H .OSMANLILARDA N A K l B Ü ' L . 32. M a l û l . Seyyid ismet raflıkta bulunmuş bir hayli zat vardır ve Erzurum'lu S e y y i d A h ve oğlu Seyyid Mehmed A k Mahmud-zâde Zeynel âbidin. Seyyid A b d u l l a h . Şeyhuhslâmlıktan azhnden sonra nakiblikde ibka edU­ miştir *. NakibflM-cşraf dairesi makamda bulunanlarm kendi vardı. s.E Ş R A F L I K 167 Nakibü'l-eşrafın resmî elbiseleri XVIII. Seyyid Said. konaklarında ve ka­ havi daireleri ve maiyyetlerinde hizmet eden adamları eyâlet. Surre Emini-zâde Yasinci-zâde Abdülvehhab. Mirza-zâde Seyyid i b r a h i m . (1576 M. Sâdât veya şürefadan hepsinin isim ve hü­ viyetleri. taşralarda iseler Seyyid ve şeriflerin kanun ve âdetlere aykuı hareketleri vukua geldiği takdirde İstanbul'da ise nakibü'l-eşraf nakibü'l-eşraf kaymakamları tarafmdan cezaya çarptırdırlardı. Seyyid Seyyid nakibü'l-eşSeyyid Mehmed Mehmed Ataullah. Paşmakcı-zâde Şerif.z â d e üzerinde kalmak üzere Rumeli kazaskeri ve oradan da yine ü'l-eşraf olarak şeyhülislâm olmuştur. S e y i d Dürrî-zâde Mehmed Yahya Tevfik. Bey-zâde Arif H i k m e t B e y bunlardandır^. Kazaskerlikte bulunmuş ise örf giyerdi. Bir zamanlar zat mühürlerinde (Seyyid) mahlaslı bir hayli zat vardı ki bunlann beratlan da yoktu.z â d e ' d e n başka şeyhuhslâm olanlardan Feyzullah. sancak zalardaki yine seyyid veya şeriflerden olan kaymakamları vası­ tasiyle Türkiye'deki bütün seyyid ve şeriflerin isimlerini defterleri tutarlardı.

arada hiç bir vasıta olmadan yapardı *. 973. Topkapı sarayı Arşivi. sandık numarası 226. Yukanda bilmünasebe söylendiği sefere gittiği vakit Nakibü'l-eşraf da maiyyetinde bir kısım sâdâtla bera­ üzere Nakibü'l-eşrafm vardı*. Nakibü'l-eşrafm hükümetle muhaberesinde merci-i sadr-ı âzam olup bunu. sonra dayak atılarak dayaktan sonra başlığı iade . M a h m u d borçları dolayısiyle nakibü'l-eşraf konagmda mahbus bulıman seyyidlerin borçlarınm ödenmesi için on bin kuruş göndermiştir (Hatt-ı hümâyun vesikaları. hatt-ı hümâyun numarası 91. Nakilıfi'I-efiaf' in maiyyeti istanbul'dalsı ferler teşkilâtta pâdişâh Nakibü'l-eşrafdan tarafından sonra se­ ve­ büyük makam alemdarhk idi. sancak ve kazalarda seyyid ve şeriflerin defterlerim tutan ve (nakibü'l-eşraf mmtakalarmdaki bulunarak keyfiyeti kaymakamı) sahte seyyid denilen vekilleri ve şerifler hakkmda nakibü'l-eşrafa yazar ve amn da hükümete bildirmesi üzerine bunlarm başlarmdan yeşil sanklan ahnır.168 Bunlann OSMANLI DEVLETİNİN i L M l Y E TEŞKİLÂTI dairelerinde kabahatlilerin hapsi için hususî bir yer vardı. burada suçlu ve borçlu olanlar hapis olunurlardı. Alemdar. Bu nakib­ ü'l-eşraf tevkifhanesi nakibü'l-eşrafın başçavuşu denilen maiyeti memurlarından birisinin nezareti altmda bulunurdu i. Burada hatt-ı hümayuna ilişik olarak üç vesika vardur. 8400 B. II. Pâdişâh zir-i azama teshm edilen sancağ-ı şerifi ber sefere giderdi. Nr. Tevcihat vesikaUtn. numara 6846). Seyyid ve şeriflerden birisinin cezalandınlması lâzım gelse ihtida başmda emirlik alâmeti olan yeşil sankh başhğı almarak öpiüür ve olunurdu. * tbnûlemin tasnifi. din­ lemeyenler ceza görürlerdi. Bunlar takibatta vilâyet. esnasmda bizzat taşırdı. a Kıdvetü's-sâdâti'l-kiram kaimmakamımız esseyyid O s m a n Ç e l e b i dâme şeref-i siyadetühu bade't-tehiyyetu'l-vâfiye inha olunur ki Harmancık ve Tomaniç ve Atranos kazalannda olan sâdât-ı kiram sizden hoşnud olduk­ ları tarafımıza bâ-arz inha olundugma binaen hizmet-i celile-i mezkûre ta­ rafımızdan cenabmıza işbu erbaa aşer ve mieteyn ve elf Saferü'l-hayır gursesinden kemakân ibka olunmuştur (Seyyid Muhammed AtauUahü'l-Hüseynî en-nakib ale'l-eşraf). Bütün mah­ kemelerde ve divanlarda dâvacdar arasmda seyyid ve şerifler ve ^ Hatt-t hümâyun veaikalan.

Nr.« malûmat *» Pâdişâh cüluslarında hükümdara ihtida nakibü'l«Çraf biat edip dua eder.. Osmanh nakibü'l-eşraflannm duklan anlaşılmaktadır. 1 •!. s. X V I I . (1590 M. seynidir.i T e s a v i r . s. Bayram tebriklerinde ah müteferrik nakibü'l-eşraf tebrik ile dua ettikten sonra de rütbesi ne olursa yapdırdı*. 8. 559. nakibin omuzlarım öptüğünü beyan ediyor (Fransuca tercümesi. * Teşrifat-t kadime (Esad efendi).i O s m a n i y e ) isimli eserinde nakibü'l-eşrafm ibtida tebrik yaparak etek öptüğü ve tebriki mü­ taakıp on adım kadar geri çekUerek dua eylediğini ve pâdişahm onun siyadetine hürmeten ayağa kalktığım zikrediyor (S.. > 999 H. «. s. asır başlannda ise ibtida Kınm hanlan evlâdmdan İstanbul ve civarmda bulunanlann ve onu mütaakıp nakibüleşrafm el öptükleri anlaşdıyor (Zübdetü't-tevarih.E Ş R A F L I K 169 kadılar bulunduğu takdirde bunlann dâvalanna diğerlerinden evvel bakılırdı ^. Pâdişah'la beraber sefere giden nakibü'l-eşraf dışmda giderlerdi*. e.OSMANLILARDA N A K t B Ü ' L .i verdikleri vesikalarda da imzalan H ü ­ > D'OhiMn. . asrm ikinci yansına ait eserinde yanlış olarak nakibü'l-eşrafm şeyhülislâmdan sonra tebrik ettiğini ve Pâdişahm. 389). X V I I . Merhum A r i f Paşa'nm ( M e c m u a . t. am yine olsun Pâdişâh mütaakıp teşnfat de sırasiyle biat yapıhrdı. 312) R i k o . asra ait teşrifat defterlerinde ise ciUûs ve bayram tebriklerinde nakibü'l-eşrafm el öptüğü sırada Pâdişahm ayağa kalktığı ve na­ kibü'l-eşrafm dua ederek avdetini mütaakıp Kınm Han-zâdelerinin tebrik Ue etek öptükleri yazılmıştır (Maliyeden arşive devredilen 29 numaralı teşrifat def' teri. 48.) tariUi kamm mucibince cülus ve bayram tebriklerinde ibtida Pâdigah hocasımn ve am mütaakıp nakibû'l-ejrafm el öptükleri ve daha sonra Kırım Han zadelerinin yine el öptükleri görülüyor (Nimeti Efendi kanun­ nâmesine ilâve kanun. iVtmetî Efendi kanunnâmesi. * Abdurrahman Paşa kanunnâmesi (Miüî Tetebbular mecmuası). 533. X V I I I . JCavanin-i Teşrifat isimli eserde (t/niverstte kütüphanesi. c. IV. s. sayı 3. ayağa kalkar ve alkış diğer tebrikler yapılırdı. 7). 220 varak 30) nakibül-eşrafin biatlerde ve iki bayramda el öpmede cümleye tekaddüm ederek pâdişahlann siUâle-i Haşimiye'ye hürmeten ayağa kalktddarmı yamyor. a. her iki tebrikde nakibü'l-eşrafa Bu tebrik merasiminde Rumeh veya Anadolu kazaskeri ise sırası gehnce o zaman da ikinci defa tebrik yapardı *. gerek sancağ-ı şerif çıkıdibinde yürüyüp maiyyeti olan seyyid ve şerifler ise tûğ-ı hümâyun İstanbul'dan unvanlan seyyid olduğuna göre Hüseyin'in evlâdından ol­ bunlann Hüseyin! yani H a z r e t . 64). II.40 (Kanun-i Alay kısmı). varoA: 6). Sancağ-ı şerifin.

I. M a h m u d ve I I I . A h m e d bir kanun yapmış ve bu kanun Sultan Ahmed camiinde mevlid okunduğu müddetçe devam etmiştir (Enderun tarihi. c. muayyen olmağın vakt-i mezkûrede Ayasofya-i kebir cami-i şerifinde vezir soffasmda habere müterakkiben meks buyuralar (Başvekâlet Arşivi 29 numaralı Teşrifat defteri. Emevîler zamanmda gazaya iştirak ederek Arapların istanbul'u muhasaraamda bulunmuş ve muhasara esnasmda vefat etmiştir. Muharebe esnasında sancağ-ı şerif dibinde aynı suretle tekbir ve salavat getirilirdi. ^ D'Ohsson.seyyid ve şerifler tekbir ve salavat geti­ rirdi. Mevlid-i Nebevi okunduğu sırada nakibü'l-eşrafın davet edilmesi pek tabiî olup rütbeleri­ ne göre bunlarm teşrifatta yeri olmadığmdan ve kendilerinin yüksek rütbeli ulemadan aşağı oturtulması da muvafık görülmediğinden mevlid cemiyetine geldikleri zaman nakibü'l-eşrafın camiin sağ tarafmdaki köşe. c. Pâdişâh sefere gitmiyeeek olursa nakibü'l-eşraf ordu üe beraber sancağ-ı şerifin gidiş ve gehşindeki merasimde şerif ve seyyidlerle beraber istikbal ederdi*. Zeyd ve künyesi Ebû Eyyup'dur. ' Osmanlı Pâdişahlarmdan I I I .i Halid'in evinde misafir olarak kaldığmdan kendisine mihmandâr-i Peygamberi derler. İlk İslama gelen Medine^ balkından olup H a z r e t .. varak 226.170 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M Î Y E TEŞKİLÂTI şında ve gerek İstanbul'A avdetinde -pâdişâh Edirne'de ise oradan çıkışında ve avdetinde. Mecmua-i Tesavir-i Osmaniye. Nakibü'l-eşraflann Pâdişâh nezdinde itibarları büyük olup Sultan Ahmed eamiinde mûtad üzere okunan mevlid cemiyetine sadr-ı âzamin mektubiyle davet olunarak dikleri vakit yalmz olarak mihrabın sağ tarafında gel­ ve mahfü-i hümâyunun altında etrafi yeşil perde ile kapatdmış yerde oturur­ lardı ^. .). Atâ Bey. 565. I. Mus­ tafa'ya şeyhülislâmlarla beraber nakibü'l-eşraf kdıç kuşanmışlardır. Eyüp türbesinde* yeni Pâdişâha kdıç ^ Seferden avdette sancağı şerif istikbali (Nimeti Efendi kanunnâmesi). s. 7. Hırka-i giderlerdi Osmanlı pâdişâhlarının cüluslarında bazı nakibü'l-eşraflar şerif ziyaretine de yine sadr-ı âzamin davetiyle kdıç alayı merasiminde kuşatmışlardır ^. I V . s. A h m e d . * Eyüp'te medfun ola zat eshab ve ensardan olup ismi Halid b. İnşallahü teâlâ yarmki gün sertac-ı ebrar ve ahyar olan cedd-i emced büzürkvarları habib-i hüdavend muhtar aleyhissalavatullah'ül-gaffar hazretlerinin takbîl-i dâmen-i hırka-i pür-berekâtları saat. IV.. ' Şerafetlû ve semahatla efendi Hazretleri..i P e y g a m b e r Mekke'den Medine'ye hicretlerinde H a z r e t . i. 238). yeşil perdelerle kapanıp içerisi tefriş olunarak mevlid-i nebevî sonuna kadar yalmz olarak ora­ da oturmaları hakkında S u l t a n I.

VJI J ^j^j.. ıgı). ı y _ A. . isim. M u s t a f a ile II.lj U J > (. tarih ve şahitlerin isimlerinden başka birbirinin aynı olan beratlardan birisinin sureti aynen şöyledir : 4JJI o » ^ 1 Lj^U- yi.-I ^ > coîl ^ İ . Sâdâttan olduğunu iddia eden kimse bu iddiasmı seyyidlerden olan şahitlerle ispat ederek nakibü'l-eşraf defterine asırda Seyyid 942 kayıt olunurdu. •üjb?' j . o>«(.1 j ^ öi_^ı j jl fUie «u*" Oj-î y OİJL. Bu hüccetin altmda isimleri görülen şahitler hüccetin verilmesinden bir buçuk ay sonra diğer bir hüccette de (9 Safer 943 tarihh hüccet) yine şahitlik et­ mişlerdir.OSMANLILARDA N A K Î B Ü ' L . Mühür UUl Ü .j l ^ Jl I ^ I j L l . ehmizdeki iki hüccet sureti X V I . tarihi 18 Zilhicce nakibü'l-eşraf Taceddin Seyyid Muhammed Ali'nin olup birisinin (8 Haziran 1536) ve ikincisinin 9 Safer 943 (28 Temmuz 1536)'dür. Mahmud'a da yalnız naldbü'l-ejraf kdıç kuganmışlardır {Saray Teıkilâxı.l j JP-^l j S^L-Jlj . Muhterem b. JU. ^^^J . s.I ij^J Bu siyadet hüccetin üst kenarmdaki nakibü'l-eşrafın ismini havi kısım bizzat nakibin kendi el yazısıdır.U1.:!.. -»j^ ojUi L-J . iJUl j ojjlj ^ ^ j » Ij j^TJ.. a / «TOT .E Ş R A F L I K 171 Siyadet hücceti ^^^**1"* peygamberîden olanlann ellerinde siyadet beratı denüen ve o sülâleye mensup olduğunu gösteren hüccetleri vardı.I ' .1 > . j . M ü U j i jM J L--yi ^ J ...lT j ji>ı o>.

yani idam ettirebilir. kendilerine verilen imtiyazlar şevkiyle sû-i istimallerini sonra seyyid ve önlemek için kendilerine nakibü'l-eşraf deftere kayıthlarmdan şu suretle unvaniyle bir reis tâyin edilmiş olduğundan bahis eyledikten şeriflerin bahsetmektedir : "Nakibü'l-eşrafm maiyyetinde çavuşlar ve ağalar vardır. fakat buçuk ay Bonra verilmiş olan hüccetin resmen verilmiştir. s. af etmeğe de mukte­ dirdir. kendisine tâbi olanlan çoğaltmak için yapar ve bu kayıt ve kabulü kitaba uydurmak için bir şecere-i neseb tertip ve tanzim edihr ve bu sû-i istimale vâkıf olan Türkler eskisi gibi bunlara hürmet ve itibar etmemektedir" ^. kendisinin sâdâttan olduğunu iddia ederek göstermiş olduğu dört sabitle şeriflerden (Hazret-i Hasan evlâdmdan) ol­ duğunu ispat ederek yukanda suretini koyduğumuz buccet kendi­ sine verilip bunda seyyid ve şeriflerin kendisine lâzım gelen kar­ deşliği yapmalan tavsiye edilmiştir. lâkin nakib. iltimas ve para mukabihnde verilmiş olanlan da vardı i. 374. . Silistre'h Mürsel oğlu F e r b a d . Seyyid ve şeriflere verilmiş olan bu hüccetlerin hepsi doğru olmayıp iltizam. öyledir. nakibül-eşraf kendisine tâbi olanlarm (şerif ve seyyidlerin) hayat ve mematma hâkimdir.172 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Bu berattan anlaşıldığına göre. yukanya suretini kurduğumuz da tarihi) isimh eserinde şerif ve seyyidlerin sülâle-i peygamberîden olmalarma mebni Türklerin bunlara fevkalâde hürmet ve tazim gösterdiklerim ve bunlarm. bu sülâleye mensup olanlan halk huzurunda alenen idam ettirmez. Nakibü'l-eşraf bunu. Bunlar arasmda H a z r e t . * Riko (Fransızca tercümesi). Riko (Osmanlı İmparatorluğunun zaman-ı hâzırasma ait Zanmma göre.i Muhammed sülâlesinden neşet etmiş olduğunu ispat edecek pek az kimse varsa da nakibü'l-eşrafm teveccühüne mazhar olanlar küçük bir vesile ile o zümreye dahU olabilirler. ' Yakanda suıetini naklettiğimiz hüccete a y m gahitlerle bundan b i ı doğmluklarmda şüpheliyim.

şerhleriıdn şerhleri ve muhtasarı vardır.B e r e k â t H a f ı z ü d d i n Nesefî'nin eseridir. M u h a m m e d e l . (1552 M. Muhsuretiyle verirdi. » <İİJJ Vikaye.ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM MÜFTÜLÜK VEYA ŞEYHÜLİSLÂMLIK Osmanlılarda dört ehl-i sünnet mezhebinden hanluRa ve Müftülük '*^/* fıkbı üzerine kendisine sorulan umumî ve hususi şer'î ve hukukî meselelere ait dinî hüküm­ lere uyarak karar veren zata Müftü ve verilen karara da Fetva adı verilmiştir.H ü s e y i n b. Bunun da şerhleri vardır.)'de vefat etmiş olan İ m a m E b i ' l . (1310 M. 4 ^ Mecmaü-l-hıüiTeyin 694 H . Sadrü'ş-şeria U b e y d u l l a h Mahbubî'nin oğlu Bnrhanü'ş-şeria Mahmud'un eseridir.) 'de vefat eden İbn Sââtt diye meşhur İ m a m M u z a f f e r ü d d i n Ahmed'indir. Hidaye mesailine dair pek kıymetU bir eser olup bir hayh Osmanh âlimleri şerh ve haşiyeler kaleme almışlardır. . Mülteka'l- tasarü'l-Kudurî ^ ile bunlann asırda H a l e b î ibrahim şerh ve haşiye ve diğer etmek E f e n d i ' meşhur ehhar isimh eserini yazarak sonradan gelen müftülerin işlerini kolaylaştırmıştır. (1284 M. (1037 M. ve yine j j h^jJ^'h^j Müftü. Müftülere şeyhülislâm dair fürû-i «jİAjJI unvanı da verilmiştir. X V I . Osmanh müftülerinin bazdan vermiş olduklan fetvalan bir eser hahnde ya bizzat toplamışlar ve yahut toplattırmışlardır ki bunlardan bir kısmı basdmıştır ve matbu olma1 J>i*^L El-muhtar.) 'de vefat ederek Edirne Kapısı kabristanma defnedilmiştir. Bunun da birçok şerhleri vardır. Keza şerhleri vardır. 683 H . a J i l î a ] l > R Kenzü'd-dekâyık 710 H .) 'de vefat eden M e c d ü d d i n A b d u l l a h Musulî'nin eseri olup şerhleri. (1295 M. kendisinden fetvası istenilen meseleleri hanefî fıkhına J^jj* j j U ü l hanefiyeden JD> fıkhına ait Vikayetü'r-rivâye el-Muhtar fî fürûVl-hanefiyye)^ Kenzü'd-dekâyık * ve Mesaili'l-hidaye^ ve JJU.K n d u r î ' n i n mühim telifidir. JJUJI > R fi ve ^ Hanefî Mecmau'l-bahreyn eserlere müracaat Mülteka'n-nehreyn *. ° Yine furû-ı hanefiyeden olan muhtasar Kudurî 428 H .)' de vefat eden B<^datlı İ m a m E b i'l . * H a l e b î İ b r a h i m E f e n d i Kanunî S u l t a n S ü l e y m a n devrinde yaşayan meşhur âlimlerden olup 956 H .

Maliki. asır ortalanna kadar birleşirdi. fakat ehl-i sünnet mezhebi (kitap. e. yalnız Mekke. İ s m a i l E s p i c a î (ve­ fatı 535 H . Bu fetvaların ne su­ retle verildiği bu bölümün sonlarına doğru gösterilmiştir. Kahire. sahibi. 584). selâhiyetini haiz olan ve mesleğinde imam addedüen Semerkand'h A l i b. = 1 1 4 0 M.) ve saire gibi bazı büyük mütehassıs (müte­ bahhir) âhmlere ve hattâ Sofiye ricalinden Pir-i Herat demlen Ebû ' Telhisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. Osmanidardan evvel diğer İslâm dev­ letlerinde şeyhuhslâm unvanını almış bazı mümtaz şahsiyetler varsa da bunlar. fakat nâdir olarak X V I . . VUâyet. icma-ı ümmet. varak 139. Müftü olmayan kazalarda bu işlere kadılar bakarlardı {D'ohson. şer'î mese­ leleri halletmek. sancak ve kazalarda da halkın sorduklan şer'î suaUere cevaplar veren müftülükler Osmanh kaynaklarmda en yüksek ümiye XVII. asır sonlarma kadar çok zaman asırdan îtibaren müfti vardı*. s. fakat bu ta­ rihten sonra müftü bütün ilmiye sınıfının reisi olup müderris­ lerle mevali denüen kaddar da bunun idaresine verilmiştir. sancak ve kaza müftüleri de halkm şer'i meselelerine dair fetvalar verirlerdi. kıyas-ı fukaha) üzere fetva vermek. Bu müftülerin tâyinleri şey­ hülislâma ait olup kendilerine gönderilen rüûslar daki tavsiyelere göre harekete mecbur idiler. asır) kullandmış ve fukaha arasmdaki ihtüâfh meseleleri halletmiş olan yüksek âhm ve fakihlere alem olmuştur. Hanbelî mezheblerinde olduklarmdan buralara bu üç mezhebe mensup aynca uç müftü tâyin olunurdu. Bu müftüler verdikleri fetvalarm üstüne nerenin müftüsü olduğunu beyan Ue mühürlerini basarlar ve verdikleri fetvanm Arapça metni Ue bunu hangi fetva kitabmdan aldıklarım zikrederlerdi. hicret asnnda (mi- lâdî X . IV. Kudüs ahalisinin mühim kısmı Şafiî. XVIII. sünnet. taşırken makamı unvanını onun yerine şeyhuhslâm tâbiri umu­ mileşmiştir. Bu fetvalarm formülü şeyhülislâmın fetvalarmdakiniu aym idi. Osmanhlarda müftülük de kaddık ayn a y n olup bazan. Son­ radan umumî olarak şeyhülislâm denüen ve ulemanın mercü olan müftiüerden başka vilâyet. Medine. Şeyhülislâm Şeyhıdislâm unvanı I V .174 OSMANLI D E V L E T Î N l N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yanlar da kütüphanelerimizde mevcuttur. Herhangi mezhepten olursa olsun Osmanh müftüsü verdiği fetvayı Hanefi mezhebi üzere verirdi. M e h m e d b. Osmanhlarda olduğu gibi ümiye smıfınm en yüksek resmî makammı ihraz etmiş zevat demek olmayıp ulemamn mercü de değillerdi.

F a t i h S u l t a n M e h m e d zamanmda hocası Molla G ü r a n î ' ye fevkalâdeden olarak üu yüz akçe yevmiyeden başka aydan aya yirmi bin ve senede de devri eUi bin akçe vermişti'. s. .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 175 A b d u l l a h E n s a r î ' y e (vefatı 481 H . Malûm olduğu üzere fetva vermek Hanefî fık­ hını teferruatiyle bümek demek olduğundan burada bulunan zatlarm hakikaten hakkiyle ehü olmalan şarttı. s. Fahrü'l-islâm ve Rüknü'l-islâm gibi unvanlar da verilmiş olduğunu görmekteyiz. asnn ikinci yarısı) F a h r e d d i n A c e m t otuz akçe ile müftü olmuştu. » I. I I . Osmanidarda şeyhuhslâm unvanının ilk zamanlarda hangi tarihlerde kullandmış olduğunu sarih olarak bilmiyoruz. * Şakayık tercümesi. Vezir-i âzam onları riayeten üstüne almak münasihtir. Bundan dolayı şeyhuhslâm ulemanın reisi saydmıştı.) Şeyhuhslâm unvam verilmiştir. 10. Bu tâbirden başka pek yüksek âhmlere tmadü'lislâm. X V . varak 141). 106. Ve mnallim-i sultan! dahi serdâr-ı ulemadır. O tarihlerde akçenin dördü bir dirhem gümüş olup kıymeti vardı (Telhisü'l-beyan. M u r a d zamamnda^^TV. asırda kazaskerlerin şeyhuhslâm makta idi^. Bunlann fetva vermek kud­ retini haiz olmalan dolayisiyle bu yüksek derecelerine hürmeten verilmiş unvandı.z â d e Mehmed'in yevmiyeleri beş yüz akçe iken veya müftü bunun beşte biri kadar yevmiye al­ tekaüd maaşı yüz akçe iken o tarihte müftü olan A l âü d din-i ^ "Şeyhülislâm nlemamn reisidir. asrm orta­ lanna ve hattâ az daha sonraya kadar onlann devletin bütün ilmiye smıfımn mercü demek değildi. Fakat F a t i h S u l t a n Mehme'd'in tedvin ettirdiği kanunnâmede şeyhül­ islâm ve müftü diye iki unvanla da zikredilen zatın ulemanın unvanları göridmektedir. Ama müfti ve hoca vüzeradan bir nice tabaka yukarıdır ve tasaddur dahi ederler" Kanun­ nâme-i Âl-i Osman. Şeyhuhslâmlar hakkındaki bu kayıt. reisi olarak kaydeddmekte ve daha sonraki tarih ve vesikalarda hem müftü ve hem de şeyhülislâm Fatih'in kanunnâmesinde şeyhuhslâm üe beraber Pâdişâh boca­ lan da serdâr-i ulema olarak zikrolunmakta ve vezir-i âzamm onlan üst tarafmda oturtması beyan olunmaktadır*. = 1 0 8 8 M. X V I . Muhyiddin Bayezid âhmlerinden H a t i h .

* Meşhur M o l l a F e n a r t Bursa'da bu üç vazifeyi üzerinde toplamıştı. B a y e z i d meşhur medresesini Bayezid'de tnkUâp Müzesi) yaptırdığı zaman burada ders okutulmasmı müftü olanlara şart koyduğundan Müftü A l i E f e n d i ' y e müderrislik maaşı olarak elh akçe tahsis etmiş bu su­ retle müftidük maaşiyle beraber müderrislik maaşı yüz elh akçe olmuştur^ K a n u n i dinin yevmiyesine Sultan Süleyman.) tarihine kadar tstanbul kaddığı ile müftidüğü cem etmiş ve sonra müftülük dâve olarak Sahn-ı seman müderrisi Alâüddin-i Arabi'ye verilmişti*. 168. a. s. meselâ (şimdi Cemali X Y 1 . Osmanh devletinin ilk devirlerinde müftidük de kaddd^ ve hattâ müderrislik bir zat uhdesinde bulunmuş ise de nadirdi'. tstanbul fethini mütaakıp H ı z ı r B e y hem kadı ve hem müftü olmuştu.) 'de K a n u n î trşadü akIVs-selim isindi meşhur tefsirinin bir kısmım 972 H. kadılık ve müderrislik ayrdarak M o l a müftü olmuşlar ve hattâ Eyüp. Müverrih Âlî. varak 141). * Şakayık tercümesi (Mecdî). Fatih zamanmda tstanbul müftiüüğüne kazaskerhkten mâzul olarak iki yüz akçe Ue tâyin yapddığmı beyan etmekte ise de bu miktar kati ve muayyen değUdir. Bundan başka Bursa. Husrev. varak 142). A l i C e m a h Efen­ elh akçe daha zam ederek müftidük maaşı edilmiştir. a. 182. Ebussuud M. .zâde'nin doksan akçe idi^. a. (1472 M.(1564 * Şakayık tercümesi. B u suretle iki yüz akçe Ue müderrislik maaşı Ue beraber iki yüz akçe olmuş ve İ b n K e m a l de iki yüz akçe ile tâyin müftü yâni şeyhülislâm tâyini E b u s s u u d Efendi'nin müftiUüEfendi Sultan (vefatı 983 H . M o l l a A r a p . lara verilmişti. 49). M o l l a C ü r a n î . asır başlannda A l i G e m a l î Efendi'nin (Zenbilh A h Efendi) müftidüğü zamamnda I I .) ^Ul Ji* iUjl Süleyman'a takdim etmesi üzerine ğüne kadar devam etmiştir. = 1 5 7 5 M. A l i C e m a l i Efendiler müstakd Üsküdar ve GalcUa fetvaları bun­ Cürani'nin B u müftiüerin yevmiyeleri M o l l a iki yüz akçesi müstesna olarak bu miktardan azdı. M o l l a H u s r e v 877 H . Sonra müftidük.176 Arabi'nin OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yevmiyesi yüz* ve yine Müftü E f d a l . * TakvimüH-tevarih (Kâtip Çelebi). O zamanki ulema bu kadar vazifeyi çok görmüşlerdir (TMisü'l-beyan. ^ Şakayık tercümesi. (Şakayık tercümeai. 35. Müteferrika tab\ a. 175. Edirne ve lstan6urda böyle müftiilükle kadılığı cem edenler vardı (TeUıiau'l-beyan.

Fakat E b u s - 1 Pâdişâh. * Topkapı Sarayı Arşivi.z â d e M u h y i d d i n M e h m e d Efendi'nin (vefatı 954 H. * Bu hususlara dair Şakayık tercümesi ile zeyli Atâyî'de bir hayli malûmat vardır. Nr. varak 142). asır maaşlan vardı Ş«ylııı]isiamlı|ııı ^ ^ ^ ^ s u u d «hemmiyeüııin artman gehnceye denüen E f e n d i müftü yani de dahü ve sonlanna yakın olarak üe kazasker ve istanbul kaddanna da has ismiyle maaş verüruznâmçede şeyhuhslâm olanlarm has ismiyle ayda 2083 kuruş şeyhıüislâmhğa olmak üzere yapnuş mevleviyet kadar kendisi büyük kadılık muayyen bir yol yoktu. Sadullah M e h m e d Efendüer gibi değerh âhmler tam bir ehhŞeyhuhslâmlar gördüğümüz bir yetle o makamın itibannı devam ettirmişlerdir mişti. E b u s s u u d E f e n d i bir sene sonra tefsirini tamamlayarak takdim ettiği zaman yüz akçe daha üâve olunmak suretiyle yevmiyesi altı yüze çıkanldı^ ve bunun üze­ rine müftülük hem manen ve hem maddeten kazaskerUğin üstüne çıkanhp kırk akçeden yukan müderrislerle mevleviyetlerin tâyin­ leri müftü yani şeyhuhslâmlara verüdi. Bu izahattan anlaşüacağı üzere müftiüÜk. Âli Cemali S a d i ve E f e n d i ' d e n itibaren ehemmiyet kesbetmeğe başlamış ve ondan sonra t b n Ebussuud Kemal Ahmed Şemseddin. * D ' O h s s o n . llm<X» T<|UMlı. Halbuki Ç i v i . li .:=1547 M.) zama­ nmda meharet-i siyasiyesi sayesinde ehemmiyetinin arttığım ve aynı zamanda kazaskerlere tekaddüm ettiğini yazarak aym zatı 1585'de yine müftü olarak göstermiştir. kazaskerlik müderrishk olanlardan münasipleri müftiUüğe getirilmişlerdi*.z â d e M u h y i d d i n M e h m e d E f e n d i Kanuni zamanmda vefat etmiş olup D'ohson'un 1585'de ve ö z d e m i r o ğ l u O s m a n P a ş a sadaretinde şeyhülislâm olarak gösterdiği zat evvelki Çivi-zadenin oğlu olup D ' o h s o n baba ile oğlu karıştırmıştır. Anadolu kazaskerinin 140 buçuk ve İstanbul kadı­ sınm (maişet-i kadı-i İstanbul) ayda beg yüz akçe aylıkları olduğu görülüyor. Burada Rumeli kazaskerlerinin ayda 143. X Y I I I . EbusBuud Efendi'ye böyle fevkalâde ikram edince kazasker­ leri de tatyib için anlara da onar mOlâzon vermelerini emrederek bu da kanun oldu (Tdhisü'l-heyan.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 177 Bayezid müderrisliği üe beraber üç yüz akçe zammiyle müftiüük yev- yevmiyesi birdenbire beş yüz akçeye çü^anlarak kazasker miyeleriyle müsavi olmuştur. ŞeyhuUslâmlığm K a n u n i S a l t a n S ü l e y m a n zamamnda Ç i v i . 132 ruznamçe kaydı.

i P e y g a m b e r ' e tercih hususundaki iddiasma ikna edici cevap veremeyen iki kazaskerin aczini adil penceresVnden. ' Kavânin-î Osmaıü ve RâbUa-i Âsitâne. Daha sonra eUi akçe daha zammiyle yedi yüz eUi akçe oldu." Telhisü'l-beyan. Yalnız din reisi şeyhülislâm ve devlet reisi vezir-i âzam ve her ikisinin reisi Pâdişah-ı kâmkârdır. .178 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I suud Efendi'den itibaren şeyhulislâmbk Rumeli kazaskeri olanlara verilir oldu. * "Şeyhülislâm. bazan Anadolu kazaskeri veya bunun pâyelilerinden de getirilmiş ise de nadirdi. X Y I I .. asırda şeyhıdislâmlann hazineden maaş olarak yirmi dört bin dokuz yüz seksen akçe aldıkları görülmektedir ki * buna göre yevmiyeleri sekiz yüz akçeden ziyade tutmaktadır. 305).i isa'yı H a z r e t . s. Peçevî tarihi. iosı/mamtş ikinci cilt. c. Pâdişah-ı âli-cah nazarmda hallal-i müşkilâtı enam olan şeyhülislâm vüzeradan mukaddem olub umûr-i diniyyede riyaset-i mutlaka sahibi olduğu cihetle vekâlet-i kübradan minvecih âlâ makamdır. (Telhisiı'l-heyan fî Kavânin-i Al-i Osman). Buna rağmen şeyhuhslâmlar Divan-ı hümâyun âzası olmamışlar. varak 140. X V I I .). Zira devlet umûr-i din üzerinde bina olunur.) bunların yevmiyeleri yedi yüz akçeye çıkarddı i. s. * Y a v u z S u l t a n Selim'in yüz elU kişinin katli hakkmdaki iradesini doğru bulmayan Müftü A l i C e m a l i E f e n d i davetli olmadığı halde Divan-ı hümâyuna gidip bunlarm katillerinin şeriate ve adalete aykırı olduğunu arzederek bu cinayeti geri bırakbrmıştı {Şakayık tercümesi.. Şeyhülislâm B o s t a n . = 1528 M. varak 142. din asd ve dev­ let onun fer'i gibi kurulmuştur. varak 19. sene 924 H.z â d e Mehmed Efendi zamanında (vefatı 1006 H . s. rütbe-i vekâlet-i kübra yani vezâret-i uzemadan âlâ değilse bari beraber ve bazı hususa nazar olunsa andan bâlâterdir. 411. 40. = 1598 M.^li. K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamanında ulemadan M o l l a K a b ı z isminde birinin H a z r e t . 1 Atâyî. dinlemekte olan pâdişâh bu hale cam sıkılmış ve ertesi celsede Müftü i b n K e m a l ile istanbul kadısı Sadullah SâdI E f e n d i divana davet olunarak yaptıkları mübahesede M o l l a K a b ı z ' ı ilzam etmişlerdir (. I. Osmanlı devletinde din asd ve devlet onun fer'i olarak göriddüğünden şeyhuhslâm zahiren vezir-i âzam de aym derecede saydnuş ise de derecesi manen ondan yüksekti * Bir isyan vukuunda pâdişâh aleyhine fetva vereceği için. bilhassa idarenin zayıf zama­ nmda kendisinden çekinihrdi. fakat nadiren şer'î bir meselenin halh için veyahut yanlış bir kararı düzeltmek üzere Divan-ı hümâyuna davet eddmişlerdir ^. asnn ikinci yaruından sonra şeyhülislâmların yedi yüz elli akçe yevmiyeleri üzerinden ayhklanmn yirmi iki hin beg yüz akçe olduğunu H e z a r f e n H ü s e y i n Efendi yazmaktadır.

Tevcihat dosyası. Vezir-i âzam N a s u h Paşa ile şeyhülislâm H o c a . 670. varak 28 b. Tevcihat kayıtları. şeyhulislâmm göreceği işe "niçin müdahale ediyorsun" demesi üzerine N a s u h P a ş a .s.z â d e M e h m e d Efendi'nin arası açılarak. sene 1126.)'de kanun olup bu da Efendi'nin şeybuhslândığı müftidüğün ehemmiyetini arttırmıştı. ^ Ordu kadısı tâyini hakkmda şeyhulislâmm sadr-ı azama bir inhası: "Babadağı kadısı Ş a b a n E f e n d i Bosna kazası payesiyle Serdar İ b r a h i m Paşa Hazretleri yanmda ordu kadısı tâyin buyrulmak rica olunur". E b u s s u u d Efendi'nin tezkeresini . zamanmda ve 992 H . sancak ve kaza müftülerini inha ederken " l^' îfiâ ile mutasarrıf olup esahh-t ekvûl-i eimme-i Hanefiyye'den naklini yazmak üzere emr-i şerif rica olunur" derdi (İbnülemin. 675). Mine'd-dâi li'd-devletiM-aliyye Ali el-fakir afa anhü Bu inha sadr-ı azama gönderilerek iradesi alınmıştır 14 Muharrem 1086 (/6nü*/- emin tasnifi. 674. 14). Kavanin-i Âli Osman ve Rabua-i Âsitâne. 2078. ve müftideri' imam. (1584 M. Sadr-ı âzam bazı medrese ve mollalıkları pâdişâh I. Nr. ŞeyhulisUmlann (-^^^^ t«"hine kadar. varak 142. s. Kavanin-i Osmanî ve RabUa-i Asitane. 40. Şeyhuhslâmlara kışlık ve yazlık hil'at verilmesi Ebussuud zamanından itibarendir *. * İbnülemin. ' ÂlUbasılmamış ikinci cilt). vaktimizi ahıken bu bârı dahi üzerimize tahmin bize cevrdir) diye şikâyette bulunmuştur.41. Tevcihat Nr. Bundan (yirmi akçeden) kırk akçeye kadar olan müderrisliklerle kaza maksat * Telhisü'l-beyan fî Kavanin-i Âl-i Osman. müderris. Hattâ E b u s s u u d E f e n d i vezir-i azama tezkire yazarak (fetvaile meşgıdiyet. 2077. * Şeyhülislâm vilâyet. vezir-i âzamlann cahü olmalan sebebiyle bu iş şeyhuhslâmlara bırakddı.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 179 Osmanlı Murad vezir-i âzamlannın şeyhülislâmları ziyaretleri I I I . Ahmed'e arz edince hükümdar. Nr. mevah müderris re kadı '^^ müftiderin tertip ve telhisleri hususu vezir-i tâyinleri âzamlara ait iken. İşte bu tarihten îtibaren kırk akçeden yukan Hâriç ve Dâhd müderrishkleriyle sancak ve kaza orduya tâyin eddeeek kaddar' ve vüâyet. hatip ve müezzinlerin Konya'da post-nişin olan Çelebi Efendi'nin inhası üzerine mevlevi şeyhlerinin* ve mevaU denüen büyük kaddann ve kazas­ ihtidadan şeyhulkerlerin tâyinleri şeyhülislâmlara verilip kazaskerlere kadıhklarmm tâyinleri bırakılmıştı^.

Y a p a ­ cağı tâyinler hususunda kanun üzere şeyhuhslâm. M e h m e d . X V I I . (1607 Mart) tarihli liste ile buna ilişik olan telhis suretleri : "Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki Devletlû Pâdişâhım.z â d e dâilerine ve anun yeri imtihan ile kırktan mâzul bir duacdarma inayet olunmak bâbmda ferman Devletlû Pâdişahınundır". asır sonlariyle X V I I I .z â d e dâilerine ve anun yeri Perviz Efendi Müderrisi î m a m . asırda vezir-i âzamlann muvafakatlerinin ahnması kazaskerlerle yüksek mevahye tahsis edilmiştir Mevah ve müderris tâyinlerinin kazaskerlerden alınarak şeyhuhslâmlara verilmesi sû-i istimali önleyemedi. Bununla beraber bu müdahale yalnız N a s u h Paşa ile kalmıştır. . derhal bir cahil kardeşini Rumeh kazaskeri etti ve iyi tahsil görgöstererek "bu benim vazifemdir. A h m e d (verdim) hatt-ı hümâyununu yazmıştır (I.180 OSMANLİ D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I islâmlığın en yüksek makam olması ve kazaskerlerle vezir-i âzam­ lann haksızlık yapmalannın önüne geçilmek istenmesi idi. selefte vüzera göre gelmiştir" diyerek Pâdişahm müsaadesini almıştı (Te{/ıisü'I-beyan. Ahmed Kartonu numara 853) bundan başka aynı tasnifte 1781 numaralı diğer bir ulema tâyin silsilesi daha vardır. vezir-i âzam ile görüşüp anlaştıktan sonra tâyin edilecek müderris ve meva­ linin hstesini bir telhis ile vezir-i azama bildirip onun vasıtasiyle Pâdişâhın iradesini alırdı. Bu hususlar şeyhülislâm duacdariyle müşavere olunub vech-i meşruh üzere silsile olmak münasib görüb Uâm buyurmuşlardır. Şam-ı şerif fetvası hâlâ münhaldir Kütahya kadısı dâileri fetva hizmetine kadir olmağm Şam-ı şerif kazası tevcih buyurulub anun yeri Semaniye müderris­ lerinden Mevlâna E m î r Cenahı dâilerine ve anun yeri tarikleri üzere bir müslahikkma inayet olunub ve bundan gayrı Ağras (Atabey) müftüsü fetvaya kadir olmayıb ref*i lâzım olmağm İznik Dâhil müderrisi olan Mevlâna A b d u l l a h ' a ve anun yeri Mahmud Paşa müderrisi dâilerine ve anun yeri Mehmed Ağa müder­ risi H ü s a m . gün mukarriblerinden birisine : "— Dünyada sözüne sadık ve hak-şinas bir kimse bulama­ mahcup ve saf kalbli idi. şeyhülislâm anlaştıktan sonra müderris ve mevali hakkmda şeyhulislânun takdim ettiği 1015 H .bir dım" diye şikâyet etmiş. Musahibi "neden deyince: "— Evvelâ şeyhuhslâm B o s t a n böyle buyurdunuz" E f e n d i ' y e iltifat eyledim. varak 144). Vezir-i âzamm teLhisi: "Devletlû Pâdişâhım." Sadr-ı âzam bu tellıisinin üzerine Sultan I. Ferman Devletlû Pâdişahı­ nundır. ^ Vezir-i azamla. hattâ Pâdişâh I I I .k i çok terbiyeh.

153. s. Bazan fa­ kat ender olarak aralannın iyi olmamasından dolayı vezir-i âzam. c. I I . Ozdemir esnasında oğlu Osman Paşa'nın başka sadaretinde merasim teve­ bırakadılarını kazaskerler arzedib verihr ve sair ümiye tâyinlerine vezir-i âzam şeyhuhslâmlar hünkâr alınmak hocalariyle suretiyle kazaskerlere tâyinleri kaddüm ettirilmiş' ve bundan zir-i âzamm muvafakati kdmıştır *. 200). II.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 181 memiş oğluna Selanik kadılığını rica eyledi. O s m a n pâdişâh olunca saltanatın babadan oğla geçmesi sebebiyle saltanata geçmek hakkı kendisinin iken amcası I. kazasker şeyhülislâma Şeyhuhslâm. Naima. vezir-i azanda anlaşarak tâyin edeceği mevah ve müderrisim havi listeyi vezir-i azama bildirir ve o da bir telhis üe keyfiyeti pâdişâha arzederek hatt-ı hümâyunla tasdiki havi iradesini aldıktan sonra hsteyi şeyhülislâma iade ederdi. s. VII. » Âli (Basılmamış ikinci cilt). Eğri seferinden avdette gözden düşerek hem hocahktan azledilmiş ve hem de ulema tâyinine müdahaleden menolunmuştur {Naima tarihi. 184. c. s. s. c. ' Y e m i ş ç i H a s a n Paşa'mn sadaretinde onun şeyhuUslâm S u n u l l a h E f e n i Ue aralarmm açık olmasma mebni şeyhıdislâmm tertip ettiği tâyin ve tevcih BİlsUerini yerine getirmemiştir (Fezleke. Kaza bakar ve tefviz eylerdi" demiştir ' . Mustafa'nm hükümdar ilân edilmesinden dolayı Şeyhülislâma kızarak ilmiye tâyinlerim ondan alıp hocası Ömer E f e n d i ' y e verdiğinden Şeyhuhslâma yalnız fetva işi kalmıştı {Peçevi. s. Bu hal muvakkat olup sonra bu işler yine şeyhuUslâma verilmiştir. 172 ve onlardan naklen Hammer {Ata Bey tercümesi). Daha yukardardaki bir notta kanun maddesi gösterilmiştir. Bundan haşka pede­ rimin hocası S a d e d d i n küçük oğlunu Edirne E f e n d i ' y e din ve devlet hayırhahı diye riayet eyledim. 370. II. s. c. I. s. VIII. c. ilmiye tâyinlerine müdahale ederdi. ' Hammer {Ata Bey tercümesi). c. . 167). I. derhal o da genç bir oğluna Anadolu kazaskeri ve kadılığına arzedib mollalar arasında beni âlem bed-nâm ve inde'l-ahah kendüsünü ve evlâdını rüsvay-ı eyledi" dedikten sonra : " — Eski hükümdarlar zamanında hocalar (Pâdişâh bocaları) ve müftider ulema menasıbma karışmazlardı*. 3286. şeyhıdislâmm inha ettiği tevcihatı yapmazdı ki şimdiye kadar bir tanesine tesadüf ettim*. 1 H o c a S a d e d d i n E f e n d i . * Abdurrahman Paşa ve Nimeti Efendi kanunnâmeleri.

Diğer numune : İstanbul kadısı tâyini münasebetiyle Şeyhuhslâmm inhası : Kazâ-i istanbul Mekke-i Mükerreme'den münfasd M u s t a f a E f e n d i dâilerine sadaka buyrulmak rica olunur.182 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI Şeyhulislâmlann vezir-i azama tâyin orlzalan ^ ^ ^ ^ ' ^ Tokat ber-vech-i arpalık Anadolu kazaskerÜğinden münfasd F e y z u l l a h E f e n d i ' y e sa- gönderdikleri bazı daka ve İnayet buyrulmak rica olunur. Şeyhuhslâmm tâyin arizası üzerine sadr-ı âzamm pâdişâha telhisi : Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki şevketlû ve kerametlû ve inayetlû pâdişâhım. sahih olduğuna işarettir. M e h m e d ( A v c ı ) (verdüm) hatt-ı hümâyımunu yazarak telhisi iade etmiştir*. . Mine'd-dâî h'd-devleti'l-Osmaniyye Yahya el-Fakir Keza bu inhayı vezir-i âzam pâdişâha telhis ederek iradesini alddttan sonra 25 Zükade 1083 (Mart 1673)'de şeyhuhslâmm ^ Buyruldu. vezir-i âzamm muvafakatimi bavi derkenar. 16 Muharrem 1079. Diğer numune : olunmak buynddu. fazi­ letlû Şeyhuhslâm Efendi duacdarınm işaretleri mucibince tevcih ve inayet buyrulmak bâbmda ferman şevketlû pâdişahımmdır. * İbnülemin tasnifi. Tevcihat vesikaları. Kazâ-i Üsküdar sabıka Eyüp kadısı Şaban Efendi'ye. Mine'd-dâî Yahya el-Fakir Bunu vezir-i âzam bir telhis ile pâdişâha arzedip iradesini aldıktan sonra şu buyruldu üe^ şeyhühslâma iade etmiştir : Sahh^ sabıka Anadolu kazaskeri hazretlerine izzetlû Şeyhuhslâm izzetlû Feyzullah hazretlerinin Efendi ilâmları Efendi üzere Tokat kazası arpahk olarak tevcih 18 Muharrem 1079». Nr. ' Müderris ve kadı tâyinleri dolayisUe sardar-ı âzamlarm pâdişâha arızalar ve bazan da şeyhulislâmlarm tâyin listesi zayi olduğundan ben bulduklarımın bazdanm koydum. 79. ' Sahb vezir-i âzamm buyruldusunun kenarmdaki işaret olup verilen emrin doğru ve hilesiz. Sadr-ı âzamin bu telhisinin üzerine Sultan I V .

35. Nr. 492. . asır ortalarında ve dair I . yeri Bursa'da Peri Peyker müderrisi M e h m e d Kırktan münfasd A b d u r r a h m a n E f e n d i ' y e Hâriç elli Ue sadaka buyrulmak hulislânun Umiye tevcihatma vezir-i âzamm pâdişâha arizası ve hatt-ı hümâyun: "Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki şevketlû.-» mucibince tevcih olunmak buyruldu 9 1 L (Şevval) sene 90 (1090) XVIII. * tbnülemin tasnifi. Nr. yeri di'ye DâhU ile. Mine'd-dâi h'd-devleti'l-Osmaniyye Yahya el-Fakir Bunun üzerine vezir-i âzam (mucibince rüûs-ı hümâyun veril­ mek buyruldu fî 27 Şevval 1084) yazarak kâğıdı rüûs kalemine göndermiştir'. Medrese-i Molla Husrev der Bursa. ' Kırktan munfasıl demek kırk akçe yevmiyeU medreseden münfasd. kerametlû. Mine'd-dâi Ali el-Fakir Sahh j. M a h m u d zamanmda şeygönderdiği mektup üzerine Hâriç hareket-i mishyyesiyle*.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 183 inha arizası üzerine (ha-hatt-i hümâyun buyruldu) ibaresini yazarak iade etmiştir*. Müderris tâyinleri hakkındaki muameleler : Medrese-i Turhan Bey der-Yenişehir (Tırhale Yenişehri) : Medrese-i mezbure mahlûl olmağın kırktan munfasıl* M e h m e d E f e n d i ' y e Hâriç rica olunur. Tevciha vesikaları. ^ tbnülemin tasnifi. Tevcihat vesikaları. yeri (yani Erzincanî müderrisliği) tevhyetle Bursa'da Çendik müderrisi H a s a n Efendi'ye rica olunur. kud­ retlû mehâbetlû vehyyü'n-nimetim efendim pâdişâhım. * tbnülemin tasnifi. Tevcihat vesikaları. Rüûs kaleminden de müderrishk rüûsu verilirdi. ' Hareket-i misliyyesi^ylt demek. Böyle bir müderris tbtida-i hâriç medreselerinden birisine tâyin olunurdu. evvelce hangi derecede müderris ise yine aynı derece fle bajka medreseye nakl edUecek demektir. yani aynUmş demektir. Şeyhuhslâm Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i ' n i n 1090 Şevval (1679 Kasım) tarihli medrese tevcihine dair arîzası*. Burso'da Erzincan'h Efen­ (Ibtida-i hâriç) itibariyle sadaka buyrulmak müderris A b d ü l k e r i m E f e n d i ' y e Dâhil Ue.

şevketlû. . kudretlû. mehabetlû vehnimetim efendim pâdişâhım hazretlerinindir". Mahmud (işaretleri mucibince amel oluna) hatt-ı hümâyununu yazarak tekriri iade etmiş ve bunun kenarına vezir-i âzam : "Şeref-yâfte-i sudur olan hatt-ı hümâyun-ı tamamlamıştır.184 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Mekke-i Mükerreme kazası Anadolu kazaskerliği payesi olub sabıka reisü'l-etibba. kerametlû . arpalık tevcihleri hakkmda şeyhuhslâmm 1144 Muharrem (1731 Ağustos) tarihli inhası üzerine vezir-i âzamm şevket-makrun mucibince tevcih olunmak buyruldu" diyerek tâyin muamelesini Sabıka Rumeh kazaskeri olan e s . Yenişehir'den (Tırhala Yenişehir'inden) mâzul M u s t a f a E f e n d i (Hayatî-zâde) dâilerine ve Mekke-i Mükerreme pâyesiyle Medine-i Münevvere kazası (yani kaddığı) Edime olan sabıka Bursa Kadısı N a l i K a y n ı payesi M e h m e d E f e n d i dâi­ lerine ve Edime kazası sabıka Haleb kadısı Yenişehri Veli­ yuddin E f e n d i dâderine ve Şam-ı şerif kazası sabıka Galata kadısı İ s m a i l Efendi-zâde es-Seyyid Şeyh Mehmed E f e n d i dâi­ lerine ve Cezire-i Kıbrıs'ta Lefkoşe kazası sabıka Bosna kadısı Abdülhadî-zâde A b d u l l a h E f e n d i dâilerine ve halen reisü'l-etibba olan sabıka Edime kadısı M e h m e d E m i n (bu da Hayatî-zâdedir) dâderine Mekke-i Mükerreme payesi ve sabıka Galata kadısı S e y y i d M ü r t e z a E f e n d i dâderine Edirne kazası payesi. Bu telhis üzerine Sultan 1. . kerametlû. Kazaskerlik ve telhisi : "Arz-ı bende-i bi-miktar budur ki Pâdişâhım. sema­ hatlû şeyhuhslâm (Dürri Mehmed Efendi) dâderi telhis ve işaret etmeleriyle mârûz-ı lâmiu'n-nur hidivâneleri kdınmıştır.S e y i d M e h m e d Z e y n e l ­ âbidin Efendi dâderine avâtıf-ı aliyye-i midûkânelerinden Rumeh kazaskerUği ve sabıka İstanbul kadısı Anadolu kazaskerUği payesi olan Ş e y h .z â d e M e h m e d E f e n d i dâilerine Anadolu kazaskerhği ve seleflerine dahi arpahklar ihsan buymimak üzere fazdetlû ŞeyhuUslâm Efendi dâderi işaret etmeleriyle mâruz-ı . Malûm-ı hümâyunları oldukta (işaretleri mucibince amel oluna) deyu mü­ barek hatt-ı hümâyun-ı inayet-makrunlan keşide buyrulmak bâbmda emr ü ferman şevketlû. tevcih ve ihsan buyrulmak üzere faziletlû.

z â d e Mehmed E f e n d i dâilerine münhasır olduğuna binaen bin iki yüz on dokuz Muharremi gurresinden itibar ile Efendi-i mumaileyh dâilerine tevcih ve ihsan kıimması hususunun hâk-pây-ı hacetrevây-ı şahanelerinden istizan olunmasma dair semahatlû şeyhül­ islâm efendi dâileri taraf-ı çâkerâneme bir kıta takrir göndermeleriyle maruz-ı huzur-ı şehriyâri kıimmağm ol babta emr ü ferman şevketlû. II. 1563. Nr. XIX. . müezzin. kerametlû Pâdişâhım.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 185 huzur-ı lâmiu'n-ııuT-ı mülûkâneleri kalınmıştır. Bu istidalar üzerine (sadaka buyrulmak mercûdur) veya (arz mucibince tevcih buyrulmak rica olunur) veyahut şeyhuhslâm. ^ tbnûlemin. Mustafa devri vesikaları. oradan pâdişâha arz olu­ B u gibi vazifelere işleri taşrada ise o mahaUin kadısımn Üâmı üzerine tâyin yapılırdı. buyurula) tâyin diye yazarak sadarete havale olunur. Manzur-ı hidivâ­ neleri oldukta işbu telhis-i kullan üzerine (işaretleri keşide buyrulmak mucibince amel oluna) deyu mübarek hatt-ı hümâyun-ı şevket-makrunlan babında emr ü ferman Bu telhis de daha yukandaki gibi muamele görmüştür. 2215. R i k o . hatip. asra aittir (Fransızca tercümesi. cüzühan tâyinlerinde mensup olduğu camün (vakfın) müteveUisi tarafmdan şeyhühslâma istida üe müracaat edilirdi. kerametlû Sıütan I I I . asır başlannda şeyhülislâm tarafından Anadolu kazas­ keri tâyini için inha dolayısiyle sadr-ı âzamin telhisi ve hatt-ı hü­ Anadolu kazaskeri efendi dâilerinin müddeti hitama reşide olduğundan Anadolu sadareti hasbe't-tarîk Anadolu pâyelû ve istanbul Ataullah mâzuUerinin akdemi olan M o l l a c ı k . imam. Nr. ehliyetinden bahis ile vezir-i azama müracaat olunmak suretiyle onun huzurunda Kur'am kerim -okutulduktan sonra muvafıksa tâyin muamelesiıün yapddığım yazıyor ki X V I I . tmam tâyininin mahalle haUu tarafmdan. II. • Başvekâlet Arşivi. s. Emirî tasnifi. mâyunu : "Şevketlû. dua-gû. Tevcihat vesikaları. sandık 28. " hatt-ı hü­ S e l i m bu telhisin üzerine (olsun) mâyununu yazarak telhisi iade etmiştir*. * Başvekâlet Arşivi hatt-ı hümâyun vesikaları. 290). Mustafa zamanında olduğu gibi sadr-ı âzamlara dahi tahakküm eden bir zat ise (tevcih narak tevcih muamelesi yapıhrdı".

Bu tarik defterinde gerek kadı ve gerek müderrislerin isim­ lerinin sağ kenanna hangi tarihte ihtidadan müderrishk derecesi almışsa ayı ve senesiyle o gösterihp sol tarafında da oradan bir derece yukanya terfiine işaret olunmuştur. Trablusgarp. Edirne ve tzmir pâye-i esbabını isimleriyle zikrettikten sonra müderrislere geçUmektedir. Bu defter Meşihat Mektubî Kaleminde bulunurdu. Selimiye. (1829 M. Üsküdar. Meselâ 6 Rebiidevvel 1315'de tbtida-i hâriç müderrisi olan tstanbul'lu M e h m e d Nuri E f e n d i isminin kenanna (hareket) yazdarak Hareket-i hâriç mü^ Bu vaizliklerde tarik defterinde en yüksek vaizlik olan Ayasofya'dan başlamaktadır. Sultan Selim. Ayıntab. Beyrut. Eskiden bu vaizlikler kürsü şeybi denilen tarikatler şeyhlerine tevcih ediUrken bunlarm arasmdan ehUyeti haiz zevatm yetişmemesine mebni kürsü vâiziyeleri zahir ulemasma da verilmiştir. Medaris-i sahn-ı seman (Fatih camii etrafındaki sekiz medrese). Üsküdar Valde. Çankın kadılıklariyle. Bursa. Eyüp. Bağdat. Anadolu ve tstanbıd kadısı mâzulleriyle mücerrede bunlann pâyehlerini ve yine mâzul bilâd-ı hamse. Hasköyde Valde Sultan. Sivas. tbtida-i dâhil. Valde Sultan. Sideymaniye.)'de (tarîk defteri) ismi verilen bir defterle daha muntazam bir hale konulmuştu. riye mevalisi Rumeli. Tophane'de Nusretiye. kazaskerler. altmışlı. Müderrisler de dereceleri en yüksek müderrislik derecesi olan Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye'den Süleymaniye. Halep. hâriç. Bayezid. Calata. Sultan Ahmed. Erzurum. Mısır. nakibüleşraftan sonra şeyhülislâm. Fatih. Üsküdar'da Şemsi Paşa ve diğer büyük camilerin vaizlikleri beyan eddmiştir*. sahn ve saire dereceleriyle tertip olunmuştur. yukanda zikrettiğimiz medrese derecelerine göre ayarlanmış olup onlar da tevcihlerinde dâhil. Lâleh. Bahçekapısı. tzmir. Maraş. Ehmde bulunan en son (tarik defteri) şeyhuhslâmlardan baş­ layarak. Hareket-i hâriç. Hareket-i dâhil. Adana. Kudüs. Ayazma. tbtida-i hâriç müderrisleri isimleriyle gösterilmiş ve bundan sonra Ayasofya. . Van. Şehzade. Mûsila-i sahn. Eyüp. mahreç ve dev­ mâzuUerini. Şam. tstanbul kaddan. Mûsila-i başlayarak Medaris-i Hareket-i erbaa-i Sü­ Ibtidâi leymaniye (Süleymaniye camii yanındaki dört medrese). Beylerbeyi. Trabzon. tstanbul haricindeki müderrishkler. Selanik.186 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Kadı ve müderrislerin tâyinleri usulü 1245 H . Hâmise-i Süleymaniye. Nur-ı Osmanî. Edirne. altmışlı. haremeyn.

Devletin mühim işlerine dair görüşülmek için fevkalâde za­ manlardaki temas hariç olmak üzere vezir-i âzamlarm. Hammer (Ata Bey Urcümeai). . s. • * * İlmiye teşkilâtınm bozukluğunu düzeltmek istiyen I.)'de Şeyhülislâm tâyin Feyzullah Efendi-zâde Mustafa Efendi'ye Sultan ettiği tevcihat huBusanda doğrudan doğruya kendisine maruzatta bulunmasını emrederek sadr-ı âzam'ın vasıta olmasım emr etmiştir. (1739 M. (Atâyî). fetva 1 Şakayık zeyli s. Şeyhuhslâm. e.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 187 derrisliğine terfi etmiş ve buradan da (Tafra) yani su-a beklemeden terfi ettirilmesi üzerine 21 Rebiulâhır 321'de Ibtida-i dâhil müder­ risi olmuştur.) tarihinde P a ş a .olunduğu gibi Tafra sure­ tiyle terfi edenlerin isimlerinin kenarlarına kayıt düşülmüştür. Bu ziyaret işi X V I I . 241. asırda hususî mahiyette ve muayyen zaman haricinde Köprülü Mehmed olarak P a ş a sadaretinde tekerrür etmiştir. Sadr ı âzamlann ŞEYHULIBIÂMı ^^nn ikinci yansı içinde ehemmiyetleri artan şeyhulislâmlann sadr-ı azamla münasebetleri tesis edilmiş ve I L K defa 992 H . VII. * Naima tarihi. şeyhuhslâmlan ziyaretleri Ramazanm yirmi altıncı g ü n ü akşamı yani Kadir gecesi iftara gitmek suretiyle olurdu. VI. Mahmud Seyyid 1152 H . K ö p ­ r ü l ü M e h m e d Paşa icraatına mâni olarak kendisini azlettirmek isteyen Kapıkulu Süvarilerinin isyan çıkarmak üzere olduklanm haber ahuca şeyhuhslâm Bâli-zâde Mustafa Efendi'nin hemen ziyaretine gidip sadarete geldiği gündenberi yaptığı iş­ lerin doğru olup olmadığmı sormuş ve muvafık cevap ahnca bu hususa dair şeyhuhslâmm elinden b i r fetva alarak lüzumu hahnde göstermek üzere saklamıştı*. (1584 M. Medrese derece rütbelerinin bir kısmı itibari olarak verilmiş olup isimlerinin üzerine işaret . 292. c. s. 153. pâ­ Efendi'nin Mehmed vezir-i âzam ö z d e m i r o ğ l u O s m a n ziyaretleri dişâhın emriyle Şeyhuhslâm Çivi-zâde ziyaretine gitmiş ve bundan sonra vezir-i âzamlann şeyhuhslâmlan ziyaret etmeleri kanun olmuştur Şeyhuhslâmlar yalmz sadr-ı âzam değiştiği zaman onu tebrik için Paşakapısı'na yanı BâbıâU'ye gelirlerdi.

282. öküz sadr-ı âzam Halil Paşa E f e n d i görüşmüşler. A h m e d zamanında ( 1 6 0 3 . pâdişâh M e h m e d Paşa'nın zayıf vefatından idareli ve devlet idare ve siyasetinde onun derecesinde olmamalan şeyhuhslâmlann Şeyhulislâmlarm '**°* devlet gelen pâdişahlann küçük yaşta tecrübesiz bulunmalan dolayisiyle sadarete getirilecek zat hakkmda Şeyhuhslâm E b û ' l . c. Çekbij.188 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I emini vasıtasiyle sadr-ı âzami iftara davet ederdi. zamamnda tpşir Yine şeyhuhslâm E s ' a d bunun Paşa gibi I V . Sadr-ı âzam if­ tardan sonra teravih zamanı vaktine yakm zamana kadar oturup sonra herhangi yakm bir eamide namaz kdmak üzere ayrılırdı. c. asırdaki kapıkulu ısyanlannda. Yine I. Naima. e. pâdişâh ^ hal' ve katlinde hükümdarlar aleyhine fetva verecek mevkide olan şeyhu­ hslâmlann mühim rolleri vardı.m e y a m i n ile görüşerek M u r a d P a ş a ' m n (Kuyucu) vezir-i âzam M e h m e d P a ş a ' n m sadaretten azhyle yerine kimin olması hakkında I . I. 396. c. )'de S o k u U u sonra ve I I I . VI. Çeldi). c. c. Şeyhuhslâmm tavsiyesiyle Kaptan-ı Derya Mehmed olmuştur *. 1 « * * Fezleke Fezleke Fezleke Fezleke (Kâtip (Kâtip (Kâtip (Kâtip Çelebi). 987 H . I. Mühim işlerde fikirlerinin aimması Şeyhülislâmlığın ehemmiyeti arttıktan sonra müişlerinde vekil-i ruhanî makamında olan şeyhuhslâmlann fikir ve mütalâalarından da istifade eddmesi âdet olmuştur. Naima. 427. XVII. s. 376. Said olması kararlaştırdmıştı *. (1648-1687) şeyhülislâm Ebû E f e n d i ' n i n tavsiyesiyle Mustafa vezir-i âzam . 278. J. A h m e d ' l e sadr-ı âzam olmuştur'. 4. I. Vekd-i eismanî ola­ rak Osmanh devletini idare eden sadr-ı âzamlann. s. Çelebi). I.1 6 1 7 ) vezir-i âzam Derviş P a ş a ' n m İran seferine gitmek üzere Üsküdar'a geçirilen Kapıkulu ocaklarmın hareketlerinin tehir eddip edilmemesi hakkında pâ­ dişâhın huzuriyle yapdan bir müzakereye şeyhuhslâm S u n u l l a h E f e n d i de davet olunmuş ve bu görüşme esnasmda şeyhuhslâm pâdişâhla münakaşa etmişti*. s. ( 1579 M. Ahmed zamanmda vezir-i âzam D e r v i ş Efendi P a ş a ' n m azl ve katlinden evvel. II. M u r a d ' d a n sonra ehemmiyetleri artmıştı. $. s. s.

asırdan îtibaren harp îlâm ve sulh akdi şeyhulislâmlann fetvalan aimmak suretiyle yapdmıştır *. X V I I I . (1830 M. Müzakere pâdişâhın riyasetinde yapılacaksa tabu şeyhuhslâm diğer davetli olan zatlarla beraber saraya giderdi. " IV. M e h m e d zamamnda (1683) Avusturya'ya karşı vezir-i âzam M e r z i f o n î K a r a M u s t a f a Paşa'nm hiç yoktan bir vesile bulup îlân-ı harp etmesine şeyhülislâm Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i muvafakat etmemişti. Sadr-ı âzam. (Silâhdar tarihi.).MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 189 Şeyhülislâmların Divân-ı hümâyun müzakerelerinde bulun­ mamalarına rağmen -zaten bu divanlarda devlete müteallik si­ yasî işler görüşülmeyip şer'î. s. ve I X . ciltleri. asnn ikinci siya­ yansından X I X . Şeyhıdislâmm saraya veya Paşakapısı'na (Bâb-ı âli'ye) daveti Reisülküttab Efendi vasıtasiyle olurdu. V I I I . Şeyhülislâm tâyini Şeyhuhslâm tâyininde birinci derecede sadr-ı âzam müessir olduğu gibi vezir-i âzam azlinde de ba­ zan şeyhuhslâmm müessir olduğu göridmektedir. asnn ibtida- lanndan itibaren başlamış ve daha sonra daha geniş şekilde devam etmiştir *. Subhi tarihi varak 6 b. muahede şartlarım bozmamış olan Avusturya'­ ya harp ilân edilmesinin aleyhinde bulunduklar mı yazıyor. bu sırada Gürcü M e h m e d P a ş a sadr-ı âzam idi. cüdine de hakm. 757. . 136. Yine K a n t e m i r . 42. Vasıf ve Cevdet tarihlerinde de çok malûmat vardır. hukukî ve örfî dâvalara bakıhrdımühim devlet işlerinde yapdan müşaverelerde üzere mütalâalarının aimmalan yukanda kaydettiğimiz X V I I .)'de şeyhulislâmlarm müstemirren heyet-i vükelâya iştirakleri usulden olmuş ve ikinci defaki şeyhuUslâmhğı zamanında Y a s i n c i .z â d e A b d ü l v e h h a p E f e n d i burada bulunmuştur. Takriben 1246 H . 75S. . Kazimir'in Osmanlı tarihinde de (S. Hammer tarihinin V I I . c. Dâimiz) dediği şeyhulPâdişâhlar devletin önemli işlerinde kendi huzurlariyle gö­ rüşülmesini istemedikleri vakit (Efendi islâmlann konağında veyahut Bâb-ı âsafî'de denden Bâb-ı âh'de olmasını irade ederdi. mamafih Reşid 1 Naima tarihinin V I . İzzi tarihi. asnn ilk yarısına kadar bilhassa devlet setine harp ve sulbe ait meselelerde şeyhuhslâmlann da şûraya davet edddikleri ve birçok müzakerelerin onlann konaklannda yapddığı görülüyor. kazaskerler veya kazasker mâzulleri arasında kendi­ siyle anlaşabdeceği birisini o makama sevk ederdi. 296) şeyhülislâm ile ulemamn. bu muharebe ilânma Valide sultanm da muvafakat etmediklerini beyan ediyor. XVIII. I . s.

kıymeti en aşağı bir ekü arasmdadır. III.z â d e A b d ü l a z i z E f e n d i Rumeli kazaskeri iken B a h a î E f e n d i şeyhülislâm olunca. 55. 3. c. s. varak 23. » tzâ. Şeyhuhslâmm kim olacağı kararlaştıktan sonra vezir-i âzam. Teamül üzere şeyhuhslâmlığa tâyin olunanlarm Arz Odasmda pâdişahm ehni öpmesi âdet iken Z e k e r i y a . olanlarm bahçede el öpmeleriyle iktifa Yeni şeyhuhslâm çok zaman Rumeh kazaskeri veya bu kazas­ kerliğin mâzullerinden ve bazan da Anadolu kazaskeri veya mâzul­ lerinden ve ender olarak bu iki kazaskerhğin payesini almış olup fakat fiilen kazaskerlik etmemiş olanlardan tâyin olunurdu". 271. Pâdişâh ona samur bir kürk giydirir. 151. Birkaç istisnası hariç olarak şeyhulislâmm bunlardan intihabı kaidesi III. 75. c. o zat hakkmda telhis denilen arîzayı pâdişâha takdim ettikten sonra ^ şeyhülislâm olacak namzed saraya veya icabına göre Paşakapısı'na davet olunup sadr-ı azamla beraber saraya gider­ lerdi. X V I I . Eğer şeyhuhslâm yapdacak olan zat doğruca saraya davet edilmişse vezir-i âzam da saraya davet olunurdu". 49. s. asra kadar mutlak surette Rumeli kazaskeri veya bunun mâzullerinden tâyin kaidesi yoktu. s. s. c. 170. < lOöl'de K a r a Ç e l e b i . asırda şeyhuUslâm tâyini hakkmda R i k o (Fransızca tercümsesi. A h m e d zamanmda yani X V I I I .z â d e Yahya Efendi'nin şeyhülislâmlığından sonra bu usul terk olunmuş ve şeyhıdislâm olunmuştu*. varak 227. VI. şeyhuUslâm olunca saraya gelmiş ve Babüssâade'de iki kapı arasmda hazinedarbaşı tarafmdan beyaz sofa kaplı bir samur kürk giydirUerek Arz Odasma gidip Padişah ayağa kalkarak elini öptürmüştü (Ravzatü'l-ebrar'm ikinci zeyli). 272) şöyle diyor : ŞeyhuUslâm olacak zat hükümdarm huzuruna çıkar. Devhatü'l-meşayihde de malûmat vardır. îzzi. fakat bu da her zaman mutlaka değildL Anadolu kazaskeri veya bunun mâzullerinden de tâyin edildiği vaki idi. 31. ^ Şeyhülislâm tâyinimııde X V I I . ' Naima. s. A b d ü l ­ aziz E f e n d i . Ondan başka bir mendil derununda olarak altm olmak üzere bir ekü ihsan eder ve bu meblağı iç elbisesinin göğsü hizasmda bulunan cebine bizzat koyar ve maiyyetinin maişetine medar . I. Silâhdar tarihi. I.190 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I pâdişâh bazan sadr-ı azama hiç sormadan da kendi münasip gör­ düğü kazasker veya kazasker mâzullerinden birisini şeyhülislâm yaptığı gibi vezrr-i âzamm mütalâasmı alarak yaptığı da olurdu ^. Cevdet tarihi. 70. 2 Silâhdar tarihi. c. "müftüler divanda el öperler m i ? " demeleri üzerine Y a h y a Efendi'nin ikinci defaki tâyininden beri arada kırk sene geçtiğinden vüzera am bilememişti. s. K a r a Çelebi-zâde bir divanda vezir-i azama "müftünüzü nasd el öptürseniz" demesi üzerine divandaki vüzera. asırdan itibarendir.

bunun için sadr-ı âzam. a. yeni şeyhül­ islâma yeşil çuhaya kaplı bol yenU samur kürk vermek kanun olduğundan bunu bohça içinde teşrifatçı vasıtasiyle getirtip şey­ hülislâma gösterdikten sonra maiyetindeki çuhalarına veya di­ avdet ederken binek ta­ hediye ğer münasip bir adamma teshm edilirdi. 2 3 . şeyhuhslâma hil'at giydirmesi âdet değddi.)'de P a t r o n a H a l i l ısyam esnasmda şeyhülislâm tâyin edilen M i r z a . s. s. şerbet. kahve. 104. Şeyhuhslâmlarla vezir-i âzamlar aynı derecede sayddıklarmdan saltanat vekdi olmakla beraber sadr-ı âzamm. Bu suretle saraydan çıkan sadr-ı azanda şeyhuhslâm alayla at başı beraber Bâb-ı âU'ye gehrier. Bunlar huzura girince pâdişâh üç adım yürüyerek pâdişâhın ehni öperek bunları karşdar ve şeyhuUslâm namzedi yere serilen ehram üzerine otururdu *. Yeni şeyhuhslâm Paşakapısı'ndan şına kadar sadr-ı âzam tarafmdan teşyi olunup kendisine edilen ata binerek alayla konağına giderdi'.)'de vefatı üzerine yerine şeyhuhslâm olması takarrür eden V e l i y olmak üzere yevmi iki bin akçe tabsb eder. defter-i yevmiye-i oda-i teşrifat (divan odası defterlerinden). varak 7 b). 5 5 . 26. kendisini şeyhuUslâm tâyin edeceğini söyler ve o da kabul edince şeyhül­ islâmlara mahsus (ferve-i beyza) denden beyaz çuhaya kaplı erkân samur kürk giydirmek suretiyle tâyin muamelesini yapar ve aynı suretle onunla beraber huzurda bulunan vezir-i azama da samur hil'at giydirip bazı vesayada bulunduktan sonra lerine müsaade ederdi*. » 1143 H . (1760 M. (1730 M.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK Vezir-i âzam ile şeyhuUslâm namzedi olaeak 191 zat Topkapı Sarayma geldikten sonra ikisi birden pâdişâh tarafmdan kabul olunurlardı. Şeyhuhslâm İ s m a i l A s ı m Efendi'nin 1173 H . 1 Sadr-ı âzamlann Pâdişâh huzurunda oturmayarak ayakta durmalan IV. 19. bir müddet oturup. Pâdişâh namzede.z â d e Şeyh M e h m e d Efendi'ye o sırada ferve-i beyaz bulunamadığmdan mecburen yeni çuha kaph samur kürk giydirilmiştir {Subhî. Maliyeden arşive devrolunan teşrifat defteri. fakat selâtin camilerine ait (şeyhülislâm nezaretinde olan) gelirden (nezaret hakkı olarak) menfaat elde edebilir. " i z z î tarihi. avdet­ . M e h m e d zamanmda Melek A h m e d Paşa sadaretinden îtibaren âdet ol­ duğundan vezir-i âzamlar oturmazlardı. Bundan başka muayyen varidatı yoktur. gid suyu ve buhur ikram ediUr ve bu sırada Bâb-ı âh'deki hükümet erkânı tebrik ederlerdi.

Efendi'nin o sırada hasta bulıınması dolayısiyle M u s t a f a . ' Mâzul müftü veya şeyhülİBlâmın tekrar tâyin olunması kaidesi X V I . Şeybuhslâmların azilleri kendilerine çavuşbaşı vasıtasiyle asırdan bildirilir ve yeni şeyhülislâm olacak zat da — X V I I I . 179. itibaren olmah— Reisülküttab Efendi vasıtasiyle saraya veyahut Paşakapısı'na davet olunup sonra vezir-i âzam ile beraber pâdi­ şâh tarafmdan kabul olunurlardı.192 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yüddin III. X V I I I . asır sonlarından itibaren mâzul şeyhülislâmların mükerreren lah şeyhuhslâm olduklan görülmüştür. s. ' Riko (Fransızca tercümesi).)Me B o s t a n .z â d e M u s t a f a . * Selânikî tarihi {basılmamış nüsha).z â d e E b û Said E f e n d i . asır sonlarmayakm 1002 H. İsmi şeyhülislâmlar kısmma geçmek üzere birkaç saat şeyhuUslâm olup askerin istememesi sebebiyle azlolunanlar da vardır. s. 1 Vasıf tarihi. İkişer defa olanlar daha çoktur. büyük bir teveccüh eseri olaıak ferve-i beyza'yı Yeni tâyin edilen şeyhülislâmı onun konağına göndermişti İstanbul'daki ecnebi elçileri ve eyalet paşalannın kapı kethüdaları tebrik ve bu münasebetle kendisine hediyeler takdim ederlerdi'-. X V I . Şeyhuhslâmlar ya vezir-i azamla vezir-i âzam aralanmn aleyhine iyi pâ­ Şeyhülislâmııı olmamasmdan veya dişâha bir şikâyette bulunmalarından yahut bir isyan hâdisesinden veyahut ihtiyarlığından ve maiyetinin işlere müdahalesiyle dedikoduya sebep olmalanndan vesair buna benzer hallerden dolayı azl edilirlerdi ki bu hususlara dair tarihlerimizde bir hayh malûmat vardur. . 272.z â d e Şair Y a h y a E f e n d i . (1593 M. 1. asırdan evvel Reisül­ küttab gönderilmek suretiyle şeyhuhslâm olacak zatın dâvetine dair tarihlerimizde bir kayıt göremedim. D ü r r İ .z â d e M e h m e d Efendi'den itibarendir. Şeyhülislâm SunulE f e n d i dört defa o makamı ihraz etmiştir". varak 180. c. Z e k e r i y a . 1001 Şevval ( 1 5 9 3 Temmuz)de bahar hil'ati giymek üzere davet edilen şeyhuhslâm Z e k e r i y a E f e n d i ' y e "Kaide-i devlet üzere divan çavuşlanndan on beş muhteşem çavuş" gönderilerek önüne düşüp tazim ile Yine bu cümleden olarak Divan-ı hümâyuna getirmişlerdir*. E s ' a d E f e n d i . S u n u l l a h E f e n d i dört defa şeyhülislâm olup ilk müftülüğü otuz altı yaşmda bulundığı zamandır. M e k k i -zâde A s ı m Efendiler üçer defa şeyhülislâm olmuşlardır.

I. IV.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 193 1012 H . Nr. Yine bunun güji 24 Zilkade 1180 ( 2 3 Nisan 1767)'de şeyhülislâm bulunan D ü r r î .. c. ' "Yevm-i merkumda E f e n d i hazretleri semahatlû Şeyhülislâm Dürrî-zâde Mustafa azlolunub yalısmda istirahat etmeleri ferman-ı hümâyun buyrulmağm alesseher Reisülküttab Ö m e r E f e n d i hazretleri varub Efendi-i müşarünileyh hazretlerine gayetü'l-gaye nazikâne ihbar ve sahilhânelerine teşrif buyurmalarmm ferman-ı hümâyun buynrulduğunu iş'ar eylediklerinde Cebe timly T«rlUUl>. Bazan pâdişâh tarafından hakkmda teveccüh devam ettiği halde vezir-i âzamin ısrariyle veya ihtiyarlığı ve maiyyetinden şikâyet edilmesi dolayisiyle azhne zaruret hasd olan şeyhul­ islâmlarm azillerinin tebhğleri Reisülküttablar vasıtasiyle olur­ du. M e s e l â I I I . şeyhuhslâmlann olduğu için davetlerinin asnn ikinci yansından sonra ve X Y I I . kırk kadar divan Çelebi-zâde Abd ü l a z i z E f e n d i ' y i de şeyhıdislândığa davet için çavuşbaşı de çavuşu yollanmıştı*. vüzerây-ı izam ve kazaskerler arza girib balen jeyhulislâm olan A z i z E f e n d i hazretleri dest-bûs-ı hazret-i Pâdijah! ile müşerref olmak için Divan-ı hümayuna gelmeleri için otuz ku-k nefer çavuşlar ile çavuşbaşı divan-ı hümâyundan saadethanelerine varub alay ile divân-ı âliye geldikte. e. memur olduğu JSur- * Raşid tarihi. onun azd müsaadesini sonra bunu Reisülküttab A b d ü l k e r i m tebhğ ettirmiştir*. a.. sene 1061 yevm-i mezburda ^ Yevmü'B-aelâse (salı) gehr-i Cumadelûlâ.z â d e aldıktan Seyyid A l i Efendi'nin nüfuzundan Efendi üe çekinen vezir-i âzam Ç o r l u l u A l i P a ş a . c. III. asırda ise şeyhıdislândığa tâyin çavuşbaşdar vasıtasiyle Reisülküttab ve azillerinin de çavuşbaşı vasıtalariyle olduğu an­ laşılıyor ' . 213. s. Nuhbetü't-tevarih.)'de K a r a otuz. (1651 M.z â d e M u s t a f a E f e n d i ' n i n azlini tebhğ etmek üzere Reisülküttab Ö m e r E f e n d i konağma yoUanmıştı 1 ^ j l j d l XJ." Başvekâlet Arşivi.)'de Şeyhülislâm ismail Efendi'nin azli üzerine ça­ vuşbaşı Ebû B e k i r A ğ a kendisini yerinden kaldırıp Solak çeşmesi (Edirne'de) kurbindeki İskenderiyefeöyü'negötürmüştü (Raşid. s.. Şu halde X y i . Teşrifat defteri. » 1130 H . A h m e d hükümdar olduğu zaman şey­ hıdislâmm daveti için çavuşbaşı ile Divan-ı hümâyun çavuşları gönderilmişti*. 10. 13 . Şeyhülislâm H a y a t i M e h m e d Efendi'nin azli üzerine çavuşbaşı A b d i A ğ a kendisini ma­ kamından alarak evvelâ yahsma ve oradan da ikamete so'ya sevketmişti (/zzî. 1159 sene). asırda davet ve azillerinin tebliğinin ve XVIII. 394). (1718 M. 1061 H .)'de I. (1603 M. A h m e d ' i n teveccühüne mazhar olan Şeyhül­ islâm P a ş m a k c ı . 6.

s. Bir zaruret halinde şeyhülislâma Bâb-ı âh'den bir tebligat îcab eder ve herhangi bir sebeple Reisülküttab gönderilmeyip ça­ vuşbaşı gitmek îcap ederse şeyhuhslâm bunu haber alıp birden­ bire azhne zabip olmaması için çavuşbaşmın önü sıra fenerli bir adam giderdi.. X I I . M a h m u d Yeniçeri ocağım kaldırdıktan sonra şeyhülislâmların ihtilâttan menedUme usulünü kaldırmış ve serbesti vermiştir {Cevdet tarihi. S e l i m . (1792 M. s. s. doğru huzur-ı şahaneye teşrif buyruldukta taraf-ı hazret-i cihan-dâriden ibtida devletlb sadr-ı âzam hazretlerine seraser kürk ilbas ve çavuş alkış edib badehu Efendi-i müşarünileyh hazretleri mezun-i bi'l-ifta ve pirâye-bahş-ı mesned-i meşihat-i kübra ve def'a-i saniyeleri olmak üzere kendulerine tevcih ve ihsan-ı hümâyun buyrulmağın beyaz çuhaya kaplı bol yenlü bir sevb samur kürk ilbas ve huzur-i hümâyunda bir miktar tevakkuf buyrulduktan sonra sadr-ı âzam hazretlerinden mukaddemce çıkıb.194 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Fazla yaşlılığı ve hareketsizliği sebebiyle şeyhülislâm M e k k î zâde Mehmed E f e n d i ' n i n 1206 H . c. Şeyhülislâm E b e . A b d ü l h a m i d zamamnda bu tahdid usulü biraz genişletUerek arzu edenlerin kışm konaklarmda ve yazm yahlarmda oturmalarına müsaade olunmuştur. Lütfî tarihi. 1 Vak'anüvis Edip Efendi tarihi (tkinei kısım.. 26).. I. s. Ali (Cibali) Yenikapı iskelesinden kendilerine mahsus olan kayıklarma suvar ve yalmzca sahilhâne-i saadetlerine azimet buyurduklarında mumaileyh Rei­ sülküttab Efendi doğru semahatlû V e l i y y ü d d i n E f e n d i hazretlerinin hane-i saadetlerine varub davet ve saat neharî üç buçukta iken doğru bâb-ı âsafiye teşrif buyurduklarında istikbal. c..ve saat beşte devletlû sard-ı âzam hazretleriyle bilmaiyye rikâb-ı müstetâba azimet." (Maliyeden arşive devredilen 29 numaralı Teşrifat defteri. II.)'de ve Kasım fırtınası esnasmda gemi Ue Trabzon'a sevkedUirken Kara­ deniz Ereğlisi açıklarmda geminin batmasiyle mağrukan vefat etmişti. 144). I. (1717 M. 199).. 172.)'de azh îcap etmiş gönderilmesi lâzım geldiği halde S u l t a n ve usulen çavuşbaşının III. İstanbul'da oturmasına müsaade edi­ lenler de ya yaldarmda veya konaklarında oturup yerlerim değiştiremezlerdi. ' Tarihlerimizde bir hayli şeyhulislâmm sürgüne gönderUdiği görülüyor. ihtiyar halinde teessüründen felç gelmesi ihtimalini Reisülküttab Efendi vasıtasiyle gönlü kırılmıyacak istediği düşünerek surette infisalinin yerde oturmasını tebliğini ve konağından ve yalısından tebliğ ettirmiştir^.z â d e A b d u l l a h E f e n d i makamından azlolununca 1126 H . .. Mâzul şeyhülislâmlar haleflerinin istirkabı yüzünden veya sadr-ı âzamm husumetinden dolayı sürgün cezasma uğramışlardır. Mâzul şeyhülislâmlardan sürgüne gönderilenler de vardı*.

ŞeyhuUslâm H o c a .Sultan A b d ü l a z i z zamanmda ve 1 2 8 5 H .z â d e M e h m e d E f e n d i ve 1066 H . K a r a Ç e l e b i . 277. ) ' d e bu usul kaldırdarak esbak ve sabık şeyhuhslâmlardan A t ı f . s.)'de vefat eden Ç i v i . Refik E f e n d i ' l e r mecahs-i âhyeye Şeyhülislam dairesi Şeyhıdislâmlann 1241 H . Ata Bey tercümesi. Bu suretle mansub şeyhülislâma ilk defa arpalık verilmesi hakkmdaki ferman aynen şöyledir : âlemü'l-ulema'il-mütebahhirin Mevlâna Muhyiddin Mehmed tev­ ki-i refi-i hümâyun vasd olıcak malûm ola ki bundan akdem müfti iken E b u s s u u d merhumun vazife-i muayyenesi beş yüz akçe olub lâkin hizmet-i fetvada muayyen arpalığı olmayıb ve şimdiye değin müftü olanlara verilegelmiş değil iken senin ilm ve fazi ile ârâste ve fetva hizmetinde mecd ve sâi olduğun ilm-i hümâyunum muhit ve şâmil olmağm mezîd-i inayet-i şahanemden selefte olan müftUerden tercih olunub bilfiil mutasarrıf olduğun vazife üzerine elli bin akçelik arpalık inayet edib büyürdüm ki sâdır olan fermân-ı hümâyunun muci­ bince zikrolunan arpalığın tedariki için âdem gönderib hükmün ihraç ettiresin.z â d e A b d ü l a z i z E f e n d i şeyhülislâm iken kendisine tahsis edilen arpalık varidatım almamıştır (Hammer. Nr.)'de vefat eden B o s t a n . (1547 M. s. Mehazımız her şeyhulislâmm bunu kabul etmediğini yazıyor. ( 1 8 6 8 M . 147. ' Pâdişâhlar Edirne'de bulundukları zaman orada şeyhuUslâm olanlar için bir bina bulunduğu görülüyor.z â d e E f e n d i ve 1006H. varak 143. Mehmed Efendi'den Mâzul ve mansuh şeybuhslâmların birbirleriyle görüşmeleri Mehmed memnûdu. Şeyhuhslâm tâyin edden zatm oturmakta olduğu konak müsait değdse münasip bir konağa ^ Divân-ı hümâyun rüûs defteri B kısmı. 2 Nuhbetü'l-vekayi.z â d e H ü s a m e d d i n ve M e h m e d memur eddmişlerdir *. 954 H .(1597 M.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 195 Bilfül hizmette bulunan şeyhuhslâmlara itibaren Bostan-zâde arpalık tahsis Muhyiddin edümişti ^. 180). Buna da sebep tâyin edilen şeyhuUslâmm îstabnur ." Telhisü'l-beyan fî Kavanin-i Al-i Osman. II. c.)'de Belgrad mollası iken vefat eden esbak Şeyhülislâm Abdürrahim Efendi müstesna olmak üzere X I X .) senesine ve yeniÇeri ocağmm kaldınidığı tarihe kadar müstakd daireleri yoktu ^. c. (1654M. (1826 M.z â d e M e s u d Efendi'nin arpalık olarak Foça hasları vardı. asnn ikinci yansından az sonraya kadar gelen mâzul şeyhülislâm­ lara başka vazife verilmemiş ve talihi olanlar tekrar şeyhuhslâm olmuşlardır. X. Kavanin-i Osmanî ve RâbUa-i Asitane isimli mehazmuz da şeyhülislâmlardan ibtida Bostan-zâde'ye arpalık verildiği kaydedilmektedir.

asırda kaleme ahnan Telhisü'l-b^an fi Kavanin-i Âl-i Osman şöyle diyor (uarofe 143). s. kâtip. mühürdar ve müvezziler bulunurdu. ikişeri müsevvidindir. dörder yüz fetva tevzi eder ve müsteftideu ahnan yedişer akçe resim müsevvid ve kâtiplerindir. Meşayih-i İslâm kenar müftüleri gibi nukul yazmayıb ancak şairin dediği gibi (olur. müheyyiz. Fıkıh yani İslâm hukukuna iyiee vukufu olanlardan tâyin eddmesi icap eden/etva emini bu fetva kaleminin başta gelen âmiri idi*. Her kâtib tâyin olunan kadar beyaz edib beşer akçe ahr. Fetvalar. s. Bunu mütaakıp müvezzi isimh memur bu fetvayı mahalhne verirdi. olmaz yazar AUahü âlem). müteaddit fetva kitaplanndan çıkardarak müsevvidler tarafından kaleme alınıp bunu fetva emini gördükten ve müheyyiz tarafından beyaza çekddikten sonra şeyhülislâma takdim olunurdu.196 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I çıkar ve bunun selâmlık ittihaz edilen kısmında şeyhıdislâm dairesi erkânı bulunup meşihate ait işleri görürdü. c. M e h m e d fetva emini iken mülâzım olmuştu {Atâyi. mukabeleci. 394). 56). ve X V I I . Bu tarihlerde fetva emini şeyhulislâmm herhangi bir mesele üzerine verdiği emirle bunu mevcut fetva kitaplarmdan bulurdu. Şeyhuhslâm bunu tetkik edip tahk kırması denilen kendi el yazısiyle bühassa cevap kısmmı imzalardı. Meselâ X V I . IV. Bundan dolayı muvakkat payitaht olan Edirne'de bir meşihat dairesi vardı. asırlarda şeyhulislâmlarm mektupçu ve tezkereci gibi maiyyeti adamlarından olup içlerinde müderrislik ve kaddık için mülâzım olmayan medrese mezunları bile vardı. "Fetvaya müteallik meseleleri müsevvidler yazıb mübeyyizler beyaz eder ve fetva emini görüb imzaya geleni gönderir. (1718 M. istenilen fetvayı o bulurdu ve bunun maiyyetinde yirmi kadar kâtip bulunup bunlar verilen fetvalan yazarlar ve bu suretle halkm istediği fetvaları verirlerdi. imza olduktan sonra mukabeleci görüb müvezzi haftada iki nöbet üçer. Bu dâirede müsevvid." . telhisci. asır sonlarmda şeyhülislâm Bostan-zâde'nin fetva emini M u s t a f a b.)'de şeyhülis­ lâm i s m a i l Efendi'mn azliyle yerine A b d u l l a h Efendi'nin tâyini münase­ betiyle yeni şeyhülislâm "sadr-ı fetva olanlara mahsus olan haneye" götürül­ müştü (Raşid tarihi. ' X V I I . Şeyhuhslâmlann çuhadar. Fetva isteyen kimseden bu hizmet mukabih yedi akçe resim ahmp bu para fetva emini de kalem heyeti arasında * usulü dairedan gelmesi ve azledilince tstanbuVa gitmesi idi. 1130 H. kethüda ve saire gibi mai­ yeti adamlanndan başka başlannda fetva emini bulunan ve pek mühim bir daire olan fetva kalemi vardı. ^ Fetva eminleri X V I .

kâtip ve mürezzi'indir *.z â d e Efendi'nin ıjjl^l ^»f. asırda B â l i . yani her fetvadan 197 iki akçesi fetva mübeyyiz. asır ortalandır. Efendi'nin Fetâvay-ı Abdürrahim. * Kavanin-i Osmani ve RâbUa-i Âsitâne. asırda bizzat mecmuası kaleme alanlardan M ü e y y e d . asırda Mehmed. Verden fetvanm mesuhyeti şeyhuhslâma aitti. ' Tornlon (C. 40) Ayasofya' kütüphanesinde elli be. 272. 41. Diğer İstanbul kütüphanelerinde de bir hayli fetva kitabı vardır. Ali. R i k o (Fransızca tercü­ mesi). s. mükerrirleriyle beraber dediği miktar­ dadır. Dürri-zâde Debbağ-zâde Arif. asırdan sonra şeyhuhslâmlar. s. fakat her fetva için maiyyeti efendilerinden suali tertip eden müsevvid beş. Y a h y a . Fetva vermek için müracaat eddmesi lâzım gelen fetva kitap ve mecmaalan fetva dairesinde bulunurdu. Yenişehir'li Ali Mehmed Abdullah fetvalan varsa da sonradan Efendi'nin şeyhuhslâmlar veÇatalca'Iı f£j\zü\hyr Behcetü'l-fetâvası üe F e y z u l l a h E f e n d i ' n i n fetva kitaplariyle çok zaman fetva vermişlerdir. dit fetva kitabı olduğunu yazmakta olup bu.z â d e Y a h y a Menteş-zâde Ataullah. e. fetvayı beyaza çeken. A n k a r a ' l ı M e h m e d ve M i n k a r î . selefleri zamanmda bizzat tetkik ederek verdikleri fetvalan kendderi bizzat tetkik etmeyip bu işi fetva eminlerine bıraknuş olduklarmdan o tarih­ ten rak sonra fetva eminlerinin ehemmiyeti artarak bir fetva dai­ dâva ve hüküm işleri fukahadan mürekkep bir heyete resi vücuda gelmiş ve Tanzimattan sonra fetvahane tesis oluna­ bırakılmıştır. Şeyhülislâmın verdiği fetvadan para almadığım. muka­ emininin ve mütebaki beş akçe de müsevvid. . Şerif-zâde Paşmakçı-zâde Ebû'l-hayr Ahmed. Mus­ 4jjuU tjljbi Fetavây-ı Hâmidiye ve E b u s s u u d E f e n d i üe Z e k e ­ t a f a .Mecmau'l-fetâva.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK sinde taksim olunurdu. X V I . şer'î meselelerde ihtisas sahibi kudreth zat­ lardan tâyin olunurdu. X V I .z â d e X V I I I . Bu hal sonradan gelen şeyhuhslâmlann ümî ve hukukî cihetten bir kısmımn malûmatlannm noksan ol­ duğunu gösterir*. Abdur­ Sadullah fetva rahman Sâdi Efendi r i y a Efendüerin Efendilerin Seyyid gelen Feyziye fetva tS^ jU» Fetâvây-ı Sâdiye ve H â m i d E f e n d i ' n i n fetvalan kitaplan ve ve X V I I . / . beleci. mübeyyiz'e iki ve müftünün mührünü muhafaza eden mûhûrdar'a bir akçe verildiğini yazar ki X V I I . Fetva emini.

e. Reisü'l-küttab bu evrakı hulâsa olarak kaleme aldık­ tan sonra vezir-i âzam tarafmdan pâdişâha takdim edilecek takriri de kaleme alarak sadr-ı azama götürür ve sonra bu evrak ile hulâsa aynca bir atlas keseye konularak pâdişâha takdim olunurdu. Şeyhuhslâmm müderris ve mevah tâyinleri ve diğer hususlar bunun vasıtasiyle ve Reisü'l-küttabm delaletiyle vezir-i azama arzolunurdu. icazetnamelerin yazddığı daire ^ Bn Buretle hSkflmdarm fetva alması XVIII. IV. Telhiscinin götürdüğü evrak bir yeşil canfes kese içinde olarak Paşakapısı'na yollamr ve yukanda görüldüğü üzere Reisü'l-küttaba verilirdi. ı. » Tomton. ıs­ lahat icrası. dokuz parmak uzunluğunda ve dört parmak genişhğinde bir kâğıda ince harflerle yazılır ve mukabilinde bir ücret alınırdı * . 509. asırdan itibaren olup hfikfimet merkezinin kuvvetli zamanında buna lüzum görülmezdi.198 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M l Y E TEŞKİLÂTI Fetva. Hukuk-i umumiyeye ait fetvaların aimması hükümete aitti. askeri kanunun tebdih. tâyin rüûsu ve beratlan. IV. şeyhulislâmm divan efendisi veya mühürdan ve şimdiki ismiyle yazı işleri müdürü idi. şeyhuhslâmm hükümet nezdindeki memuru olup muamelelerde hükümetle hukuka. Bunun üzerine pâdişâh sadr-ı âzamm takririni okuyup üzerine muvafakatini havi hatt-ı hümâyununu yazarak iade eder ve icap ederse aynca mütalâasmı da yazardı*. Daha yukanlarda görüldüğü üzere şeyhulis­ lâmm arzlan. sulh akdi. telhisci. şeyhuhslâmm siyasî ve iktisadî işlerinde ve şeyhuhslâmm nezaretinde bulunan vakıf muamelelerinde şeyhuhslâmm vekih olup onun namma hareket ederdi ^. c. . bunlar da harp ilâm. Bunlardan kethüda. 7. hukuk-i umumiye ve hukuk-i hususiye olarak iki türlü verilirdi. şakavette bulunanlann katilleri ve bir vezirin idamı gibi fetvalardı Hukuk-i hususiyeye dair olan fetvalar. II. gayn müshm tabaanm ısyam. mektupçu gibi mühim memuriyetler de vardı. Mektupçu. Şeyhuhslâm dairesinde fetva eminliğinden başka kethüda. t. dinî işlere ve kanunlara ait temas ederdi. e. Telhisci. vezir-i azama yazıhp amn vasıtasiyle pâdişâha arzolunur ve tahriri olarak iradesi alınırdı. 508. meşihatten çıkan buynıldular. * D'Ohsson. » D'Ohsson. s.

meclis-i tetkikat-ı şer'iyye. Ders vekili. 1293 H . Anadolu kazaskeri tez­ kirecisi. eytam daireleri. kassam-ı Rumeli vekayi kâtibi. Anadolu vekayi kâtibi. mektupçu ve mektupçu muavini. İstanbul kadıhğı. kazaskerhk mahkemesi. askerî. ' 1272 hicret senesine ait resmî devlet salnamesi. ders vekâleti. meşihat mektupçusu ve üç muavini. meclis-i meşayih.)'de bâb-ı vâlây-ı fetva da denilen Şeyhuhslâm kapısında bir meşihat müsteşan. asır ortalannda kazaskerlerle şeyhülislâm istanbul kadısı mektupçusu.) ikinci meşrutiyetin îlâmndan sonraki teş­ kilâtta ise meşihat müsteşanndan sonra fetva emini ve iki muavini ile diğer iki muavin bir başmüsevvid ve bir müvezzi ve bir cevab-ı şifahî memuru ve yirmi sekiz müsevvidden mürekkeb fetva odası heyeti. meclis-i intihab-i hükkâm. Şeyhülislâmın mührii de bulunurdu. ilâmat mümeyyizi. ilâmat odası. 199 mühürdar'da maiy­ yetleri de dahil olmak üzere bâb-ı fetva memurlan şunlardı^. asır sonlannda 1317 H . meşihat arzuhalcisi ve iki muavini. reisü'lBunlann her birinin maiyyetinde yani bu dairelerin her birinde müteaddit memurlar vardı. tetkik-i mesâhif ve müellefat dairesi. (1916 M. evrak müdürü ve iki muavini ve iki mümeyyizi olarak Şeyhuhslâm kısmı maiyyetinden başka fetvahane. İstanbul kadısı vekayi kâtibi. meclis-i müellefat heyeti. kassamlık ve sair kısımlara ayrılmıştı^.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK bunun emri altında idi.)'de ise yalnız meşihat daireleri büyük me­ murlan şunlardı*: Ders vekili. Rumeh ve Anadolu kazaskerleri ve İstanbul kadılığı dairesi ve saire olarak bir yerde toplanmıştı. maaş-ı ilmiyye kâtibi. meclis-i mesalih-i talebe. Rumeli şer'iyatçısı. sicill-i ahval şubesi. emvâl-ı eytam ve beytülmal. Bu ilmiye galuâmeainde (S. 140-152) . evrak ve sicill-i ahval müdürlükleri. ilâmat-ı şer'iyye mümeyyiz muavini. 1326 H . arzuhalci. memurin. mektubî. * 1317 hicret senesine mahsus salnâme-i Devlet-i Osmaniye ve 1334 H. meclis-i meşayih. fetva emini. ( 1899 M. ilâm<U-ı şer'iyye mümeyyizi. XIX. Y m e X l X . fetva emini. (1908 M. miisevvidîn.)'de nefredilen ilmiye salnamesi. (1875 M. teftiş-i mesahif-i şerif meclisi. talebe işleri dairesi. İstanbul Rumeli kazaskeri tezkirecisi. şer'iyatçısı. * 1293 senesine ait resmî devlet salnamesi. mechs-i tetkikat-ı şer'iyye. sene 1272. İstanbul kadısı müşaviri.

» . bir tahrir-i mesail memuru. Kaza hüküm Ue olup fetva ise şer't bir hükmü ihbar ve tebliğdir. bir müstacele kâtibi. I . vardır veya yoktur. beş ikinci • e altı üçüncü sınıf kâtip ve ders vekâleti ile meclis-i mesalih-i talebe daire­ sinde b b reis. Fetvada umumiyet olnp kazada ise hususiyet vardır. beş birinci. gelir veya gelmez. * "Müftünün selâhiyeti icraya cebretmez. beş ikinci ve dört üçüncü suuf müsevvid ve meclis-i tetkikat-ı şer'iyyede bir reis. Hukuk ve ceza ve idare işlerinde ikna edecek delâU-i subutiye gösterir. kendisine cebredilmez. dokuz Uâmat-ı şer'iyye mümeyyiz muavini. iki muavini ve fetva odasmda Istanbnl pâyeli bir reisüV-müsevvidîn. Yani bir fetvanm hükmü bütün Müslümanlara şâmU olduğu halde kazanın hükmü ise yalnız mahkûmfin-aleyh Ue mahkûmün-leh hakkmdadır ( Ö m e r N a s u h i E f e n d i . sicU ve evrak müdüriyetleri daireleri olduğu görülüyor. Bn tahriri karar altma 'Allah daha iyi bUir'( ^1 ü Aüahü 6letn) ibaresi de Uâve olunur. verilen hüküm kabulü zaruri ve mecbu­ ridir. bir mühimme kâtibi. türlü olurdu. verdiği mnkarreratı tahriren bUdirir. hususî ve iki Herhangi bir şahıs şer'î bir husus hakkmda fetva almak isterse fetva emini dairesine müracaat ederek suahni yazar veya beyan eder. ders vekili ve beş aza Ue kalem heyeti ve tetkik-i mesahif ve mûellifat-ı şer'iyye meclisinde bir reis. 2 5 8 ) . bir mümeyyiz. . bir mukabeleci. Mesele. Osmanlı tmparatorluğu'nun Hal-i hasır tarihi. sekiz mümeyyiz. yirmi yedi müsevvid ve ilâmat-ı şer'iyye odasmda İstanbul pâyeli bir müdür. Hnkuk-ı İdâmiye ve Istılohat-ı Fddıiyye. yedi âza ve bir kâtip ve meclis-i meşayihte bir reis. Kaza ise katidir. emval-i eytam ve beytülmal müdüriyeti. bir şifre memuru Ue kâtipler ve bunlardan başka muhasebat. Meseleler. Meselenin az ve çok ehemmiyetine göre verilecek cevap kısaca. bir müvezzi. memurin. c . Fetva yalnız ihbardan ibaret olnp kaza ise ihbarla beraber heman infaz edilir. dört birinci. evvelce tamamen ihata olunur ve kısa bir ifade Ue kâğıt üzerine konulur. sekiz âza iki mümeyyiz. caizdir veya meşihatın bir emiab-ı fifahi m«muru fetvahanede bir fetva emini. bu tahrir sual mahiyetindedir ve bu suale müftü (Evet) veya (Hayır) kelimesiyle cevop verir ve karara (Fetva) derler. 264). Fetva isteyen kimse aldığı fetva Ue amel edip etmemekte serbesttir. Bundan anlaşıhyor ki bu karar hatasız İtibar olunmamaktadır" (Riko.200 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I ^ ^ fetroları Şeyhulislâmlann umumî olarak verdikleri fetvalar. Kadmm verdiği hüküm mutadır ve infazı lâzımdır. mevcut müşkUâtı halleder. Bunım üzerine bu suali fetva emini kâtibi şer'î usıde tatbikan yani sâk usulü üzere tâbirat-ı mahsusa de kaleme alır ve buna (mesele) adı verihrdi*. olur veya olmaz. iki aza ve bir kâtip ve mektubî-i meşihat dairesinde bir mektupçu. meşrudur veya meşru değildir. Fransızca tercümesi s. Kaza Ue fetva arasmda fark vardır. dokuz parmak uzunlu­ ğunda ve dört parmak eninde bir kâğıt üzerine küçük harflerle talik kırması yazı üe yazdır. bir muavin.

sulh ve saire için istediği fetvalardır.i l 61 ifj^^ J*l »IjL j ^4JI«I altlarma şeyhıdislâmlann bizzat imza sınıftan atmamuhayyel isimler ayrd- V e " J i > l l . meselâ harp.xJU.amr. Bazan da yine fetva kaleminden yazdan ve müftü tarafindan verilen cevap esbâb-ı mûcibeli ve izaldı olurdu. asnn ikinci yansın­ vesaire gibi başlıkla dan itibaren " J j >JI *i» minhü't-tevfik" ibaresiyle kısaltılmıştır. j Velid ve kadmlar için xj. 360.Jl ij-ı+llilı-. jyf. fetvaBi. Fetvalarda kuUandan isimler.J^l r^^* ( H İ I " Veya » b ^ \ ^JL ÖLc_ll Jlil veyahud "\^x^\ j< ve jJjiJI l w » J I j . asır son­ lanna kadar Müftü yani şeyhuhslâmlar bizzat fetva verirlerken sonralan bu fetvalarm bulunup hazırlanmasım fetva eminlerine bırakmışlardır. Bu dört her birine göre yukanda zikrettiğimiz mıştı. Fetvalarm ne suretle verddiğine Bu mesele dair bir fikir cevap ne vermek için aşağıya birkaç numune koyuyorum^. Fetvalarm başhklarmdan sonra gelen meseleler yani fetva sualleri : Bu mesele beyanında cevap (bazan bu mesele hususunda) diye eimme-i Hanefîye'den ne veçhiledir başlar. .J I Jrf. ve X V I I . asır ortalarına doğru Sadullah S a d i Efendi'nin . (hu mesele beyanında ne buyururlar başlarken X V I I I . X V I . Umumî fetvalar. ^ Bekir.^ıaj li ^ 1 " Yahut " v ' j . Fetvalar. Mesele yani fetvalarm başhklan X V . t. erkekler için JJJ zeyd. X V I .Halid. . ^ thniyt »alnâıneti. Fetvalann lan lâzımdı. hususunda eimme-i hanefiyeden veçhdedir ki. ecnebi tüccar ve muharib olanlar için dört türlü kuUandrrdı. Hıristiyan. " " j f j t » l *J* . asır­ larda muhtehf şekiUerde olup : " . Hatice. ^LJ Ü m m ü Gülsüm. f > ^ f ' muhayyel adlar olup yerine göre tslâm. Hanefî imamlanmn kaviUerine göre verihrdi.iiL«JI _^ v e jjjdij ki) v e Türkçe olarak. Rabia gibi Zeynep. X V I .^1—'I Jr. Pâdişâhın herhangi bir mesele.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 201 caiz değildir gibi suale göre verilir. Hind. l ^ Jl ^iİA^JI Jh-J jJjJlj .

384. Zeyd'in zevcesi Hint ten Zeyd'e ve kızı Zeyneb'e irs Ue intikal eden evi kısmet etmeden Zeyd-i mezbûr evin hissesini vakf eylese ve mezbur vakfın sıhhatine Bekir hüküm eylese mezbur vakıf sahih olur m u ? Elcevab olmaz Ketebehu Ebussuud el-haktr S Bu mesele beyanında cevab ne veçhUedir ki *. Allahü âlem Zeyd-i yetim baliğ olub vasisinden bî-kusur akçasm ahb kabzettikten sonra vasi-i mezbure "sen nice zaman benim akçemi kullandın ol kullandığın zamanm bana muamelesini vermek ge­ reksin" dise şer'an sözü mesmû olur mu ? beyan buyrulub müsab olasız Elcevab olmaz Ketebehu Abdülkadir S Bu mesele cevab ne veçhüedir ki*. 366.202 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI Üç nefer yayaların beynlerinde müşterek olan yerden bir kıt'a yeri mezkûr yayalarm birinden zeyd tapıdaydı abcak âhar şerikler razı olmayıb men'etseler şer'an vermemek ellerinden gelür m ü ? beyan buymiub müsab oluna. 484. s. Elcevab ellerinden gelür Ketebehü'l-fakir Sad S Bu mesele beyanmda ne buyururlar ki*. Allahü âbem beyanmda eimme-i Hanefiyye'den Allahü âlem . Tâife-i sofiyyûndan nice kimesneler kaidin ve kaimin olduklan halde zikndlah-i taalâ edib sağa ve sola başlarm tahrik etmele­ rinde hata var nudır? beyan huyunda » Umiye salnamesi.

asırda bu kaidenin bazan bozulduğu ve imza yerine şeyhıdislâmm zati mührünün basddığı görülüyor ve bu da bir mazeret dolayisiyle ve pâdişâhın müsaadesiyle olu- . fakat XY111.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 203 Elcevab edeb ve vekar üzere ederlerse men' olunmazlar Ketebetu'l-fakir Ebû'l-meyamin Mustafa "Suret-i mezburede tâife-i merkume hîn-i tevhidde sağa ve sola başlarm sallamak küfürdür" diyen Zeyd'e ne beyan buyurulub müsab oluna Elcevab cehlini izhar etmeyib min-bâd bu makula söz söyle­ memek lâzım olur Ketebehu'l-fakir S Birinci Dünya harbinde verden fetvadan : ve minhü't-tevfik jJjdl*. Ketebehu'l-fakir deyhi teâla Hayri b. Bilhassa fetvalarm cevap kısımlariyle imzanm mutlak surette şeyhıdislâmm el yazısiyle olması şarttı. Avni eUÜrgübî * dairesinden çıkan Allahü âlem W *j jmjjjj^ Şeyholulâııılann Ş®yl*'*l^l*™l''™^ gerek fetva fetvalannm ve gerek müderris ve mevalinin tâ­ yinleri için telhislerinin altmda kendi el yazı- lariyle imzalannm bulunması lâzımdı.j Bu mesele beyanmda eimme-i Hanefiyye'den cevab ne veç­ hiledir ki : İslâmiyet aleyhine tehâcüm-i âda vaki ve miyyenin gasb ve gareti ve nüfûs-i mütehakkik olunca esir eddmeleıi Pâdişah-ı Memâhk-i İslâm tslâIslâmiyyenin IjJ»!*. '"VUJ sebyi ve hazretleri jtiUjs-ljjül) Ebû'l-meyamin Mustafa lâzım olur? nefir-i âm suretiyle cihadı emrettikte ( ^LüLil j ^(>-U âyet-i cehlesi hükm-i münifince kâfife-i müshmin üzerine cihad farz olub genç ve ihtiyar piyade ve süvari olarak bdcümle aktardaki müshminin mâlen ve bedenen cihada müsaraat eylemeleri farz-ı ayn olur m u ? beyan huyunda Elcevab olur.

ve İ v a z . s. .zâde bazı Mehmed Efendi. İlmiye salnamesi. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. Feridun Bey Münşeatmda da şeyhuhslâmm elkabı daha mu­ fassal olarak şöyledir*.204 yor^. I.z â d e Mehmed Mehmed Hadaytk Efendi Kâmil. şeyhuhslâm enami'l-mü'minin el-müstağni ani't-tavsif EdâmuUahü taalâ fezailehu.'4. Şeyh Mirza Mustafa Efendi'dir. . (1731 M. (1714 M.z â d e Yahya Tevfik İbrahim. Efendilerin larında mühürleri görülmektedir. 515). Fetvalann herhangi bir suretle takhd edilmesi ve mührün çahnarak basılması ihtimahne binaen yukanda söylendiği bunun cevap kısmmm şeyhuhslâmm yazısı olması dikkat edilmiştir.z â d e Ebû'l-hayr da görüldüğü da vardır. 11. M a h m n d iyi oluncaya kadar mühür basmaema müsaade etmijtir (Sııbhi tarihi. 30. . ^ Şeyhülislâm D ü r r i . 22. Yenniş olduğu fetvaya imza yerine ilk defa mühür basan 1126 H .)'de şeyhülislâm olan D a m a d .ui J U î ^ \ ^ \ . . Dürri fetva­ S a l i h .z â d e M e h m e d E f e n d i faastelığmdan dolayı fetvalara imza atamadığmdan I . Ş e m ' i M o l l a . ü-^^ öjij' j -iî^>Ji 6* l i ^ ' âlemü'l-ulemai'l-mütebahhirin bûü'l-fazl ve'l-yakin varisu şafü'l-müşkülâti'l-hakayık efdalü'l-füzelâi'l-müteverriin ve'l-müslimin yen- ulûmi'l-enbiya ve'l-mürselin keşmüfti'lve'l-yakin m e v l â n a . * Feridun Bey Münşeatı. s. e.)'de şeyhülislâm andan sonra M i r z a . Şeyhulislâııılann K a m i elkabı şöyle idi^. . OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI fakat verilen fetvanın cevap kısmındaki yazınm şeyhül­ islâmın el yazısiyle olması zaruridir. s. * İlaveli Esmârû'l-hadayık. kayda rek Sultan göre Mehmed'in kanunnamesindeki elkabı gibi kaidesine ferman ve resmi muharreratta ge­ kazaskerlerin şeyhuhslâm ve gerek . ilâveh Esmariı'lisimli eserinde ibtida fetvamn imza mahalhni mühürÂhmed üzere E f e n d i olduğunu yazıyorsa da * yukarı­ ondan evs-^el mühürleyen şeyhuhslâm leyen zatın 1144 H . . vareJc 11b.

Şeyhuhslâmlarm işlerinin çokluğu sebebiyle vakıf şartmı yerine getirmek için kendileri tarafmdan ders vekili ismiyle b i r vekil tâyin edilmiş ve bu suretle meşihatin ilgasma kadar ted­ risata devam olunmuştur^. İbnülemin Mahmud Kemal (Türk Tarih Eneümeai Mecmuası. Edamullahü fezailehu. s. 281). Vakfiye mucibince müftü olan haftada b i r gün ders okutacaktı. Ders vekilleri medrese imtihanlarma da nezaret ederlerdL Pâdişâh huzurunda okutulan huzur derslerinde ilk ganâ bunlar ders okututlardı. Şeyhulislâııılara dair müteferrik mAlûmat bayram tebriklerindeki kabul resimlerin^e şeyhuhslâmlar bol yenh k ü r k giyerlerdi. . . ' Arpalık maddesi. . Şeyhuhslâmlarm Bayezid medresesi müderrishğinden maaşlan olduğu gibi vakfmdan da para ahriardı*. sen» 16. bu merasim esnasmda vezir-i âzam ve devlet erkâmmn tebrikleri bittikten sonra sıralarım beklemekte olan ulemaya haber verilirdi. ) ' d e müderrishğini İstanbul'daki müftü yani meşhur cami. ŞeyhDİİBİâmın Bayezid medrer sesi müderrisliği H-Bayezid soura 911 H . Ders vekilleri fazi ve kemal sahibi müderrislerin kıdemlilerinden olurdu. medrese ve imaretini yaptırdıktan medresesinin şeyhuhslâm olanlara şart koymuştu. B u medre­ senin ilk müderrisi o tarihte müftü olan A l i C e m a l i E f e n d i idi. İhtida şeyhuhslâm Efendi vezirleri selâmlayarak pâdişahm tahtınm bulunduğu tarafa doğru ilerlediği sırada pâdişâh ayağa kalkarak bir iki adım yürüyüp karşüar ve o sırada Divân-ı hümâyun çavuşlan alkış yaparlar. Fakat işlerinin çokluğu sebebiyle bunu da ders vekilleri yapardı. . (1505 M . Bunun üzerine şeyhülislâm pâdişâhla musafaha (el sıkmak) ederek hiikümdann elini ve omnzunu öper ve bu müddet zarfinda hükümdar ayakta 1 ŞeyhtıUBİâmlarm uhdesindeki vazifelerden birisi de medrese talebe­ lerinin derslerini teftiş etmekti.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK ^1 Âlemü'l-ulema e'l-izam mazharu efdalü'l-füizelai'l-fiham ve't-te'vil meşnku 205 kâşifu esrari't-tenzil tafaviyye baku rif dekayıkı't-tefsir münevverii si- meBabîhi'l-ebadisi'n-nebeviyye matlau gayati'l-fezail meşariki'l-enveri'l-Musve'l-avâ- metalii'l-envar ve'l-yakin mirkatu medarici'l-esrar vel-maarif nisabu râyâti'l-fevazü el-müeyyed bahrü'I-maani bi-teyidi'I-meliki'l- muîn şeyhülislâm M e v l â n a .

Nr. Yukarıda numara ve sahifesini koyduğumuz Teşrifat detferinde ise şeyhuUslâm (giribân bûs ve dua edib) kaydmdan X V I I I .) tarihli kanundan naklen şöyle diyor: Şeyhülislâm "Pâdişah-ı rûy-i zemin hazret­ lerinin taraf-ı hümâyunlarma teveccüh ettiklerinde Pâdişâh hazretleri ayak üzerine kalkıp. Şeyhülislâmların. varak 312 . ' A t â y î . I. 558 de şeyhulislâmm pâdişahm göğsü üzerinden elbisesini öptüğünü ve T o r n t o n ise (C. Anadolu kazaskeri üe naldhüleşraf altışar mülâzım verirlerdi. IV. 2428. gittikçe asrm sonu ile X V I I . yirmi altmcı emini günü akşamı yani Kadir gecesi davet beyler- fetva vasıtasiyle sadr-ı âzami iftara ^ X V I I .. varak 108.. varak 6.122). c. Teşrifat defteri. kanun üzere meşihat makamma teşriflerinden dolayı verdikleri mülâzemete te. asırda ve I. hazret-i mevleviye kıyam ve gelib takbil-i dest ve ceyh edince medd-i kıyam ettikten sonra. 29. ' RumeU kazaskeri tâyininde sekiz.->^J^^ Zübdetü'ttevarik'de şeyhulislâmm kendisine ayağa kalkan Pâdişahm elini ve omuzlarmı öptüğü yazdarak şöyle deniliyor: "01 şâh. 358) sol omuzu üzerinden öptüğünü yazarlar. (1561 M. s. asırdan îtibaren hükümdarın arzusu de bazı nerede pâdişâhlar sefere bera­ şeyhuhslâmlar da bulunursa berce sefere giderlerdi*. 3 2 3 . s.ri/ de denihrdi.z â d e Y a h y a E f e n d i Ue Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i IV. basılmamış nüsha. M e h m e d'in Lehistan seferlerinde Pâdişâh maiyyetinde bulunmuşlardır.206 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI durur ve şeyhıdislâm kısa bir duadan sonra etek öperek arka arka geri çekihp sol tarafta müteferrika ağalarm bulunduklan taraftan avdet ederdi*. Ramazanm şeyhuhslâm. D'Ohsson. s." Veliyeddin Efendi kitapları. XVI. M u r a d ' m Revan ve fio^dat sefer­ lerinde ve M i n k a r i . bâde'l-mnsafaha sol canibden dâmen-i hümayunlarm bûs edib gider. A h m e d zamamnda yazdan j^. Pâdişâh şeyhuhslâm Ue kazaskerler de orada bulunurlardı. ŞeyhuUslâm Y a h y a E f e n d i . N i m e t i E f e n d i 1062 H . asrm ikinci yarısmda da Pâdişahm elbisesinin omuz veya yakasmdan öptüğü görülüyor. S e l â n i k î ." s. Seferlerde şeyhuhslâmlarm çadırlarmın önüne vezirler gibi üç ve kazaskerlerin de beyder gibi iki tuğ dikilirdi. kademe istikbal ederler. Nr. M u r a d zamanmdan îtibaren Pâdişâh tarafm­ gidip kışhk ve yazlık olmak üzere şeyhülislâmlara dan hil'at gönderilir ve onlar da buna karşı Bu saraya hükümdara teşekkürlerini arzederlerdi*. XVI. bir iki. Şeyhul­ islâmlann teşrifi on altı mülâzemetti'. usulün sonralan devam ettiğine dair bir kayıt göremedim. asır sonlanna doğru I I I . IV. 68. çavuşlar aUaş ederler. .

kazaskerlerin binmek imtiyazlan olup şeyhuhslâmm arabası yeşü ve kazasker­ lerin ise kırmızı çuha kaph idi*. c. sonralan arabaya binmeleri de âdet oldu. bu tarafmdan bohçası açdan Hırka-i kadısına kadar olan ilmiye ricahyle mâzul kazaskerler ve mâzul İstanbul kaddan.MÜFTÜLÜK VEYA ŞEYHÜLİSLÂMLIK 207 eder ve ertesi günü de önünde danişmendler yakalı ve üskûflu çuhadar ve altı da astarlı çuhadar ile birhkte başında örf denilen resmî kavuğu ve arkasında ferve-i beyza de sadr-ı âzamm ziya­ retini iade ederdi. Denize kalyon indirildiği zaman ve nikâh merasiminde şeyhuhslâmlar da şehzade ve sultan doğumlan münasebetiyle yapdan tebriklerde sultanlarm nişan ve bulunurlar ve sultanm nikâhım kıyarlardı. . ' Osmanlı saltauatmm ve megUıatm ilgası esnasmda en son Şeyhülislâm Kavuklu'ea merhum Giresunlu O s m a n E f e n d i idi. s. saçakh ve müzeyyen ata biner­ lerdi. Pâdişâh ve Yalmz şeyhülislâmlar de şehzade vefatlannda da bunlann icabında arabaya cenaze namazlanm şeyhülislâmlar kddınriardı *. Osmanlı donanmasmm Haliç'ten denize çıkmak zamam gehnce Reisülküttab Efendi vasıtasiyle davet edden Şeyhuhslâm Yalı köşkû'ne gehr ve Pâdişâh huzuriyle burada teşyi merasiminde bulunurdu. Ramazamn on beşinci günü ReisiUküttab vasıtasiyle yapdan davet üzerine şeyhuhslâm Bâb-ı âli'ye gelir ve birhkte Ayasofya camü'nde öğle namazı kdarlar ve sonra baltacdar kethüdası vası­ tasiyle vuku bulan merasimde İstanbul davet üzerine saraya gidihp bizzat Pâdişâh şerifi ziyaret ederlerdi. IV. Sadr-ı âzamm Şeyhuhslâmı ziyarete gitmesi ve ertesi günü ziyaretin Şeyhuhslâm tarafmdan iadesi aynı zamanda yaklaşmış olan Ramazan bayramı tebriki idi. Şeyhuhslâm dairesinde meşihat müsteşarı üe ders vekihnin emirlerini icap edenlere tebhğ etmek üzere kavuklu denüen bir tebhğ memuru bulunurdu'. 29 nutnaralı TeşrifaX defteri * D'Ohsson. vezirler ve sair teşrifata dahd olanlar bulunurlardı. yaza mahsus beyaz sof ferace giyerler. m (1792'de basılmış nüsha). Şeyhuhslâmlar resmi davetlerde kendisinden başka kazaskerlerle başlanna örf denden kavuk ve ve mevahye mahsus arkalarma beyaz çuha kaph üst kürkleriyle (ferve-i beyza). * Başvekâlet arşivi Maliyeden devredilen defterlerden.

ikisi Edirne ve Bursa'da olmak üzere beş müfettiş vardı. II. Müderris. mevah. * Naima tarihi. Haremeyn müfettişi. Diğer şehir ve kasabalardaki evkaf dâvalarına o mahallin kaddan bakarlardı. yeniçeri ağalanna mahsus Süleymaniye Camii yakı tahsisini saraym seraskere tahsisini arzetmesi M a h m u d bu teklifi pek müsait karşılamış ve olarak Âğa Kapuı'nm şeyhuhslâmlarm daimi kendi düşüncesi ikametlerine mahsus fetvahane ittihazım müuasip görerek bunu 1 Kûnhü'l-ahhar. s. Sultan II M a h m u d bu tarihte Yeniçeri Ocağım kaldırdıktan sonra nmdaki muvafık üzerine Âğa Kapışım. e. Âsâkir-i Mansure Seraskerine görmiyerek eski Sultan Sadra Paşa. Bu üç müfettişin tâyini şeyhuUslâma aitti. Raşid. e. s Şeyhülislâm vezir-i âzam ve kızlar ağasmm nezaretleri altmdaki vakıf­ ları teftiş etmek üzere üçü tstanbuTda.208 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Şeyhulislâm oğullan daha küçük yaşta iken Daha X V I . II. VI. 261. İçlerinden işi en çok olan kızlar ağasınm nezareti altmdaki haremeyn müfettişliği idi. Bu nezaret X V I I . s. asırda Dâhil Hâriç müderrisi ve daha sonra Dâhil müderrisi itibar edüerek kendilerine müderrislik rüûsu verihrdi^. Bâb-ı Meşihat veya Bfih-ı Vâlây-ı Fetva ^^^^ ^ * ^^^^^ tarihine kadar şeyhülislâm tâyin edilenlerin oturduklan konak müsait ise onun selâmlık kısmmda ve eğer müsait değilse kira ile tuttuklan zam konakta iş görürlerdi. . Nr. banlmamış ikinci eih V. asırda kısa bir müddet bunlardan aimmış ise de sonradan yine müsaade edilmiştir*. < Raşid tarihi. «. 361. Şeyhuhslâm nezaretinde olan vakıflar 1250 H .)'de Haremeyn Evkafı nezaretine ilhak olunarak bunun mukabelesinde şeyhühslâma mansure hazine. kazasker ve sabık ve esbak şeyhuhslâm­ larm bir mahalle sürgün edilmeleri veya af olunmalan yeni şeyhu'l-islâmm arz etmesiyle olurdu. e.si'nden senede beş bin kuruş tahsis olunmuştur". 64. s. 26845. 33. ' Başvekâlet arşivi haU'i hümâyun veaikalan. (1834 M. Bunlar kendilerine ait dâvaları dinleyip hüküm verir­ lerdi. "Sen ki şeyhülislâmım efendisin eğer selâtin ve eğer gayn âmme Evkaf Nezaretin sana tevcih ve re'yine tefviz olunmuştur". Şeyhuhslâm nezaretinde olan vakıflar onlar tarafmdan sonralan sahn müderrisi olanlar tâyin edilmiş olan müfettişler tarafından teftiş olunurdu^. sarayda vefat eden kadınlara ait veraset işlerine de bakar ve hüküm verirdi. medreselerinin en mümtazı olan Mûsila-i da vardı *.

Pâye-i Fetva Osmanlı tarihinde paye-i fetva denilen Şeyhuhs­ lâmhk payesi iki kişiye verilmiştir. (1836 M. Bir de hatırıma tebadür eder ki Fetvahanenin riyade odalan ve ebniyesinin efendi dâimize riyade olanlan boş kalmayub tarik-i Umiyede bir takrib tahsU-i ilm edemiyenlere taziyâne-i şevk olmak için o misUliUeri efendi dâimiz takun takım ederek içlerinden bUenler hoca tâyin ve bUmiyenler âdeta dera talebesi gibi tertib ve haftada kaç gün münasib ise sabahları mülâzemete gelür gibi Fetvahaneye gelfib taallüm-i Um-i şerif etseler Devlet-i Aliyyemiz de ulema tekesBÜr ve meşgûl-i ders olurlar idi. Pâdijaha takdim ettiği bir takririnde eski Saray'ın (gimdiki Üniversite binası) Serasker Kapısı ve Ağa Kapısı'nm Şeyhülislâmlara tahsisini arzetmesi üzerine S u l t a n M a h m u d : "Buna hiçbir diyeceği yok. * Lütfi Tarihi. s. Tıpkı takririnde beyan olunduğu veçhile tensib eylediğin üzere icra olunsun.) tarihine kadar burada yalnız şeyhülislâm­ larla maiyyeti olan fetva heyeti bulunurlarken bu tarihte binanm pek müsait olmasma mebni kendi konaklarmda iş gören Kazas­ kerlerle İstanbul kadısı da buraya nakledilmek suretiyle şer'i daireler bir araya toplanmış ve halk seyyar bir halde iş takibinden kurtulmuşlardır *. sen efendi dâimize işbu mülâhazamı bUdir ne vechUe müstohsen görürse bana bUdirsin. 14 . s. V . 161. kaldı ki Yeniçeri namı mahv ve ilga ve asâkir-i mansure-i Muhammediyye unvam yadolunduğu gibi Ağa Kapısı lâfzınm dahi lisan-ı nâstan ilgası ve hem bu madde mutlaka şeriat-ı mutahhaneye can û gönülden yapışdmasiyle hasd olub İnşaUahü tealâ geriat-ı garramn mütemadiyen icrasma tefeül Ue Ağa Kapısı namı külliyyen söylenmemiye vesUe olmak için bâdezin (Fetv<Aâne) tesmiye olunub Paşa Kapısı misiUû müfti-enam olanlara mahsus olması zihn-i hümâyunuma sünuh etmekle efendi dâimizin (Şeyhulislâmm) bundan sonra naki Ue ol mahalde şeriat-ı hmutahareyi icra etsin ve cemü nâs her madde şeriat Ue rü'yet olunacağım bUerek selâh-ı hale bâis olmasmı tefaül eyledim.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 209 bir hatt-ı hümâyunla sadr-ı azama bildirmişi ve meşihatm il­ gasma kadar burada kalan meşihat dairesi halk arasmda Şeyhül­ islâm Kapısı diye meşhur olmuştur. e. 66.. Malûm olduğu üzere fiilen şeyhülislâm olmayıp o makama namzet olmak üzere verilmiş olan bu paye iptida XVII. Efendi dâimiz böyle şeyleri düşünmez değUdir. Sarây-ı mezkûrde cevâri ve harem ağalan ve sair hademe mevcud olmakla heman onları bugün Saray-ı cedide nakletmelerini şimdiden iktiza edenlere tenbih ederim. I. asır ortasmda yani 1059 i Sadr-ıâzam Selim M e h m e d P a g a ." Lütfi tarihi. tlmiy TefUUlı. 1252 H .. e. Şeyhülislâm Kapısı İstanbul Lisesi iken 1927 de yanmış ve yerine SiUeymaniye camiinin yanına pek yakışıksız olarak Nebatat Enstitüsü yapılmış ise de bu yakışıksız sonradan yıkrtınlmıştır.

ihtirasla II. Ağası H a d ı m H ü ­ s e y i n A ğ a ' y a .210 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I H .)'de Rumeli kazaskeri bulunan mıya haris olan K a r a Ç e l e b i .z â d e bu suretle tarihim pâdişâha takdim ile şeyhıdislâm payesine nail oldu (1059 Recep = 1649 Temmuz) *. M u s t a f a ' n m Efendi'ye hocası ve şeyhülislâm olşeyhuhslâm Fey­ Â b d ü l a z i z Efendi'ye Seyyid verilmiştir. e. Paşa . B a h a i E f e n d i aleyhine tahrik etti. M İ 4 .z â d e bu esnada j l j . fakat B a h a i E f e n d i'nin bu makama tâyini henüz iki ay kadar olduğundan. s. nihayet mâni olmıyahm. K a r a M u r a d P a ş a . 444. Sadr-ı âzamin. Bu suretle pâye-i fetva yani şeyhülislâm payesi alan Kara Çelebi-zâde Rumeh kazaskeri bulunması dolayisiyle Divan-ı hümâ­ yun içtimamdan sonra arza girişlerde şeyhıdislâmhk payesi sebe­ biyle vezirlere takaddüm etmek istediyse de -çünkü kazaskerler teşrifatta vezirlerden sonra gehrlerdi-vezirlerden K e n a n kendisini omuzlayıp : " — Efendi müftü isen önde otur ve kazasker isen muayyen makammda dur" diye hakaret etmek suretiyle itip diğer vezirler ^ Naima tarihi.z â d e bıdunan hullah dirmiştir. K a r a Ç e l e b i . raklı aleyhtarlanndan idi.i j j Ravzatü'l-ebrar adım vermiş olduğu meşhur tarihini tamamlıyarak onu sadr-ı âzam vasıtasiyle takdim ederken bu eserine mükâfat olarak şeyhuhslâm payesi almak istedi. o sırada Efendi'nin eh bay­ şeyhuhslâm B a h a i Çelebi-zâde. var hatt-ı hümâ­ yun de al" dedikten sonra Valide S u l t a n . sadr-ı âzam bu kadar kısa bir zamanda şeyhuhslâm değiştirilmesini doğru bulmamıştı. (1649 M.)'de vezir-i âzam P a ş a ' n m şeyhuhslâm B a h a î Rumeh kazaskeri bulunup Âbdülaziz Efendi. o tarihe kadar emsalh olmıyan böyle bir teklifi garip bularak : — Efendi bu husus bir nekre (gidünç) maslahattır. Â b d ü l a z i z Efendi'nin isteğine mâni olmaması için haber gönderdi ve K a r a Ç e l e b i . 1059 H . Bundan sonra X V I I I . Biz etmezüz (arzetmeyiz). şeyhuhslâma gücenik olduğunu büen K a r a M u r a d Paşa'yı. (1649 M. II. asır başlannda Erzurum'lu z u l l a h E f e n d i kendisinden sonra o makamı oğlu S e y y i d F e t verdirmek üzere ona da fetva payesi verbulunan K a r a Şeyhıdislâmlığı Murad bekhyen E f e n d i de arası açıktı.

Divam akdi işi muharebeler dolayisiyle X V I I . e. IV. s. 446. Galata ve Üsküdar huzurlariyle görülmüş olan bir dâvayı iki taraftan birisi kabul etmez ise o dâva sadr-ı âzam huzuriyle ve istinafen göridür ve buna Huzur muha­ kemesi veya Huzur murafaası denilirdi. Harar mnrafuuı •J^-'^ Sadreyn de denüen kaddan veya taşradaki Anadolu ve kaddar Rumeh kazaskerleriyle tstanbul. (1834 M.) senesine * Naima tarihi. 526. t. Bunlardan başka şeyhuhslâm payesi alan yoktur. etmiyerek ken­ disinden sonra şeyhuhslâmhğı büyük oğlu olup Rumeh kazas­ keri payesiyle Anadolu Kazaskerhğinden mâzul nakibü'l-eşraf bulunan S e y y i d Fethullah Efendi'ye şeyhuhslâm 25 payesi verilmesini bir telhis de pâdişâhtan rica etmişti. Bunun üzerine ricası kabul olunarak (23 Şubat 1702)'de S e y y i d dirilmiştir*. Naima'nm Edime vakası tarihçesi.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK de aym suretle yaparak geriye kazaskerlerin sırasma lardır*. Eyüp. Cuma günleri sadr-ı âzamm riyasetinde . varak 418. 8. Bu kanun 1250 H . II. s. (1651 M. Galata ve Üsküdar kaddan Paşa Kapısı'na gelerek vezir-i âzamm riyaseti altmda olarak murafaa dâvalarım tetkik üe hüküm verirlerdi'. Kanun üzere cuma günleri kazaskerler ve çarşamba günleri İstanbul. İlk fetva Bu tarihte Ramazan 1113 F e t h u l l a h E f e n d i ' y e de Meşihat payesi ve beratı verilmiş ve pâdişâh huzurunda ferve-i beyza Seyyid Fethullah beş üe otuz yaş arasmda bulunuyordu. amr sonlanndan itibaren terkedilince büs­ bütün işler Bâb-ı âU'ye intOcal etmişti. Eyüp. c. Mustafa'nm hocası ve şeyhuhslâmı S e y y i d akraba ve mensuplanna tahsis ettiğine kanaat 211 atmış­ Feyzullah E f e n d i ise en yüksek müderrishklerle kaddıklan kendi evlât.) senesinde şeyhülislâm oldu ise de Seyyid Fethullah gelen Edirne vak'ası E f e n d i bu makamı elde edemiyerek vukua esnasmda babasiyle beraber katledilmiş­ lerdir. Huzur murafaası haftada iki defa cuma ve çarşamba günleri yapılırdı. I I . ' Bu dâvalar. giy­ E f e n d i yirmi Âbdül­ payesi almış olan K a r a Çelebi-zâde a z i z E f e n d i 1061 H . Rofid tarihi. * Zübdetü'l-vekayi (Defterdar Mehmed Paşa). Divanın haftada dört gün devam ettiği mmanlar Divan-ı Hümâyunda ve kümen de Vezir-i âzamm İkindi Divanmda gflrülfirdfl.

3. Nr. I I . 501-503). münasebetsiz sözler sarfetmeleri üzerine bunu haber alan Şahin A l i Paşa mesnevihan'ı avenesiyle birlikte Manisa'ya sürgün etmiştir" (Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen yazmalardan 58 numaralı mecmua). e. Sadr-ı âzam mesnevihan'a : " — Sen mal-i kesîre maliksin ve cerrar tabiatUsin sen olmazsm" ve Kara­ man şeyhine de : " — Sen zaleme gnruhundansm ve nli'l-emre itaat etmiyenlerdensin olmaz­ sm" dedikten sonra geride duranlar kimlerdir diye sormuş. M a h m u d zamanmda ve 1254 H . Galata ve Üsküdar kaddarı bulunurlardı.212 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I kadar bıiyle devam etti. Bundan dolayı o sırada bulunan K o c a Rauf Başvekü P a ş a . akdtedflen huzur mürafaalartn'nda Rnmeli ve Anadolu Kazaskerleri ve çarşamba günleri de tstanbul. iktiza ederse bazı dâvaları RumeU kazaskerine ve Çarşamba divanmda da lüzum hasd olursa kaddara dinletirdi (Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmeleri) Millî Tetebbular Mecmuası.)'de Sadaret adı Başvekâlet'e ve Sadr-ı âzam unvanı da Başvekil'e çevrihp Dahihye Nezareti işleri de Başvekâlete bağlanması üzerine Başvekilin vazifesi çoğalmıştı. fakat bu huzur mura­ faası dâvalarının çoğunun tada iki gün şeyhuhslâm müstemin denüen ecnebi tüccarlar ile huzuriyle yapılacak dâvalarda hazır yapümasma mebni bu gibi nizamî dâvalarda Deâvi nazırının haf­ bulunması takarrür etmiştir*. 1 Lütfi Tarihi. A b d ü l h a m i d zamamnda ve Şahin A l i P a ş a sadaretin'de Kon­ ya'da mevlevi şeyhi olmak istiyen Çelebilerin dâvaları nihayet huzur murafaasma kadar gelmiş ve Sadr-ı âzam bu dâvayı şöyle haUetmiştir : Sadr-ı âzam ihtida Şeyh olmak istiyen mesnevihan Ue Karaman şeyhini murafaa etmiş. 3. * Arz Odası murafaasının feyhulislâmm riyasetinde yapılmasına dair B a ş v e k i l R a u f P a ş a tarafmdan Mabeyn Başkâtipliğine yazdan tezkire Bureti : "Scniyyü'l-himemâ kerimü'ş-şiyemfl efendim hazretleri . IV. "erkek evlâttan­ dır" demeleri üzere : " — Kel İ s m a i l Çelebi oğlu Ş e y h E l h a c M e h m e d Efendi sen müstehiksm diye ferace giydirib şeyhliğe tâyin etmiştir. B u tarihte cuma günleri. I. (1838 M. 168. Bunlar Arz Odasmdan çıktıktan sonra mesnevihan taraftarı olanlar. Dâvaları bizzat Sadr-ı âzam diıder ve hüküm verirdi. münaBebetiyle perşembe ve pazartesi Sultan cuma namazı murafaamn murafaa vakti pek dar olduğundan günleri olmasma karar verildi*. bundan sonra huzur murafaasmm alâkasma mebni şeyhuhslâm huzuriyle yapdmasmı muvafık görüp arzettiğinden mütalâası kabul olunmuştur. Eyüp. a.

trade-i Seniyye numarası 28). 14). Şeyhuhslâm Kapısında yapdan bu murafaa usıdü 1279 H . 128.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 213 Murafaa dâvalan aynca Rumeli ve Anadolu Kazaskerlikleri dairelerinde de görüldü. Bunlardan Rumeli Kazaskerliğine ait murafaalann Anadolu Kazaskerliğine nazaran çokluğu sebebiyle Rumeli kazaskerine yardımcı olmak üzere kazaskerlerin fakih olanlanndan bir müsteşar tâyini münasip görülerek bu mevkiye ebhyeti malûm olan S e r e z l i . s. ^ Lütfi tarihi. (1864 M. Lütfi tarihi. (Başvekâlet Arşivi vesikaları sandık 92. V . c. .z â d e Tabir Efendi müsteşar tâyin edilmiştir i. Bundan başka İstanbul Kaddığı Müsteşarhğma da müderrislerden Arzuhalci H a s a n R e f e t E f e n d i tâyin olunmuştur.) 'de Mecelle Cemiyeti'nin teşkih ve bir nizâmnâme kaleme aimması üzerine dâvalara bidayeten veya istinâfen nizami mah­ kemelerin bakması takarrür ettiğinden huzur murafaalanna lüzum Malûm-ı sâınilerî buyurulduğu üzere Başvekâlet memuriyet-i cedidesiyle Umur-i Dâhiliye Nezareti birleşmek hasebiyle Arz Odası murafaasmm dahi bir âhar tarafa ihalesi icab-ı maslahattan gibi hatıra gelmiş ve bu cihetle o makule deâvi-i şer'iyyenin asd me'haz ve mercii olan zat-ı vâlây-ı fetva-penâhî huzurunda rü'yet ve terafû olunması münasib görünmüş olduğundan bâdezin Arz Odasmda görülecek dâvalar huzur-i Şeyhulislâmîde görülmek üzere divan-ı deâvi Nazırı Saadetlû Efendi bendeleri tarafmdan havale olunub tahsilat maddesi dahi yine Nâzır-ı mumaileyh tarafmdan rü'yet olunmak ve sadreyn-i muhteremeyn huzurlarmda ve sair mehakimde rü'yeti iktiza eden deâvi-i şer'iyyenin kezalik tahsilatı hususi Nâzrr-ı mumaileyh canibinde kalarak umûr-i murafaalarımn îcabeden mehakime havalesi dahi kemakân icra kdınmak ve fakat Arz Odasmda görülen dâvalarm ekserisi müsteminâna müteallik madde­ ler olarak ve hademe-i şeriatm anlara dair usul ve nizamata lâyıkiyle ma­ lûmatları olmıyarak bu vechUe emr-i murakabenin yalmz ahkâma brrakdması uyamıyacağmdan ve mukaddem bd misillû dâvalarm Ârz Odasmda rü'yeti bu kaziyyeye mebni olarak Nâzır-ı mumaileyh dahi bütün bütün o makule ni­ zami dâvaların memun olduğundan haftada iki gün huzur-i hazret-i mfişarünileyhde rü'yet olunacak murafaalarda bulunmak ve îcabma göre re'y ve marifeti munzam olmak suretiyle bir hüsn-i usule rabtı ve ol veclule arz odası murafaalarımn ayniyle taraf-ı fetva-penâhiye nakli hususu muvafık-ı İrade-i seniyye-i hazret-i şehriyâri buyurulur ise iş'an menut-ı himmet-i behiyeleridir efendim". VIII. Mabeyn Başkâtibi taradmdan pâdişâha arzolunmuş ve Arz Odası murafaasmm Bâb-ı âli'den Şeyhülislâm Kapısına nakline müsaade edilmiş ve bundan başka Deâvi Nazırlarmm eski usul üzere almakta olduğu resim kaldırdarak kendisine maaş verilmesine irade çıkmıştır (Aym scncak. Başvekilin bu tezkiresi. e. s.

fakat şeyhulislâmhğı şeyhülislâm Bodrumt Ömer Efendi'nin zamanmda (1889-1891) Mecelle Cemiyeti lağvolu­ narak Huzur Mahkemeleri tekrar meydana çıkmış ise de onun azhni mütaakıp ^ tekrar kaldırünuş ve işleri nizamî mahkemelere verilmiştir. Maksudiye Hanmdan kastedilen S u l t a n Murad'dır" denilmesi üzerine hem Sadr-ı âzam K â m i l Paga hem de Ömer E f e n d i azledilmiglerdir. Bu isticvap ve müzakereye murafaada mev«iut olanlar ne suretle karara iştirak ile mütalâalarım söylerlerdi. . Reisü'l-müsevvidîn denilen Fetvahane müsevvidi hazır bulunurlardı.214 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I kalmamıştı. İstanbul kadısı. Şeyhuhslâmm emini. bağlanırsa muhakemeyi idare eden hâkim o neticeyi dâvacdara * B o d r u m t Ö m e r E f e n d i zamamnda muvakkat bir zaman için ihya edilen bu mtırafaa meclisinde bir ara rü'yet edilen Maksudiye Hanı dâvası münasebetiyle II. Netice söylerdi. Dâva evvelce hangi mahkemede görülmüş ise veya hangi bir hâkimin kazası dahilinde ise o kadı iki tarafı isticvap ederdi. Evkaf müfettişi. S u l t a n Murad'ı tekrar hükümdar yapmaktır. riyasetindeki huzur mahkemelerinde Fetva Rumeh ve Anadolu kazaskerleri. A b d ü l h a m i d ' e verilen bir jurnalde "bu dâvadan mak­ sat.

212. 3. Yine aym hükümdar. Çünkü sade Huzur pâdişâh arzu ettiği zaman ulemadan Meselâ 12 Muharrem akşamdan Yahya Efendi'ye 1080 (12 kadar huzurunda Abdur­ bir zat Kur'andan bir âyeti tefsir eder ve buna karşı münazara yapılmayıp Haziran Şeyhuhslâm dinlenirdi. c. Mustafa'ya ait pftdişahm gnnlfik hayatma dair olon defterler. Nr. Fakat bu dersler mukarrir ve muhataplarla münazarah olmadı­ ğmdan dolayı sonra tesbit edden kanun üzere bunlara Dersi dendemez. . A t a B e y Enderun tarihi'nde bunu O s m a n G a z i ' y e kadar çıkarmaktadır ki* tabiî Buharî-i şerif kıraatlerinde hiçbir esasa dayanmamaktadır. Bazen huzur-ı hümâyunda okunan ders yukanda kaydet­ tiğimiz gibi Ramazan ayından başka aylarda da yapdmakta idi. Topkapı Sarayı Arşivi. hususi mechslerinde de müverrih A b d i A ğ a ' y a (Meşhur Tevkii rahman Paşa) tefsir okutup dinlerdi'. Bu. ve sarayda de Hiç şüphesiz Osmanh hükümdarlarmın ara-sıra dinî mev'izelerle. M e h m e d Minkari-zâde yatsıya ders takrir ettirip dinlemişti. ' Abdi Paşa Vekayinâmesi (Umumî kütüphane Nüshan). bulunduklan tarihen sır kâtipleri tarafından tutulan ruznâmelerde * malûm ise X V I I I . ' I I I .ON BEŞİNCİ BÖLÜM HUZUR DERSLERİ Osmanlı pâdişâhları tarfından zaman zaman saraya davet edden veya saray hocalanndan olan ulemadan bazdan pâdişâh huzuriyle Kur'an-ı Kerim'den bir âyetin veya bir hadisin tefsiriyle bu hususta yapdan ümî mütalâayı dinhyerek istifade ederlerdi. 1669) 'de I V . O s m a n ve I I I . I. 12359. 12358. Kur'an ve hadîs tefsiri dersinin günü muayyen olmayıp pâ­ dişâhın arzusuna bağlı idi. varak 135. Bundan dolayı herhangi bir âhmin pâdişâhın emriyle huzurundaki tefsir dersiyle Ramazan 1 Enderun tarihi. Huzur derslerinin hangi tarihte ihdas edddiğini sarih olarak bilmiyoruz. asır ortalanna kadar huzur dersleri ismiyle bir kaide ve kanun tahtında Ramazana mahsus ders takriri görülmemiştir.

I. 26. 22 Ramazan rûz-i şenbih (Cumartesi) soffada mnbahuseleriyle ârâm ulemadan gelen dâilerinin dâilerinin 23 Ramazan yekşenbih Sank Odasma teşrif ulemadan gelen mubahase ve münazaralariyle aram asn eda hareme teşrif. 139) huzur derslerinin yüz sene evvel ihdas edildiğini beyan etmekte ise de bunun bir kanun altmda olarak devamı onun zamanına kadar yüz elli seneden ziyade ve bugün ise iki yüz senedir. Mustafa'nın kanunundan evvel 1136 Ramazamndan itibaren Vezir-i âzam N e v ş e h i r l i D a m a d İ b r a h i m . Merhum H a l i d Z i y a U ş a k l ı g i l (Saray ve Öteai Son Hâtıralar) isimU eserinde (C. 131. 12359. 27 Ramazanda da huzur dersi olmuştur. a. 26 Çarşanba Aga bahçesine teşrif ulema efendiler gelüb tedris badehu asn eda hareme teşrif. * Vasıf Tarihi.. * Topkapı Sarayı III. Mustafa'nm. Sultan III.216 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ayına mahsus kanunla okutulan huzur derslerini ayırmak icahetmektedir. 370. a." ve Enderun Tarihi. A h m e d l e beraber bu derslerde bulunmuş olmasmdan ilham aldığı pek muhtemeldir. Paşa'nm yaptırmış ve devam ettirmiş olduğu görülüyor". 557. Mustafa Ruznamesi. 259. a. (1759 M. / / . babası III. badehu efendimiz cümlesine ihsan buyurub 20 Ramazan rûz-i perşenbe Aga bahçesine teşrif defa ulemadan beş nefer dâUeri gelub tedris. 25 Ramazan sesenbih (sah) soffaya teşrif gelüb ulema tedris. 24 Rûz-i düşenbih mahbubiye divan hanesine teşrif ve gelen ulema dâilerinin mubahaselerini istimâ ve efendimiz mezburlara altm ihsan ve avdet. Nr. Mustafa 1172 H . "Şehriyar-ı bî-müdani bazretlerinin ilm-i şerife rağbetleri vareste-i izah olduğuna binâen Ramazan-ı şertifte huzur-i hümâyunlarmda tefsir-i kadiden (Kadı Beyzavi) bir kaç âyet kıraat ve bir mukarrire ve beş nefer tolib (muhatah) suretinde ulemayı cemiyyet ile ifaze-i feyz ve bereket eylemeleri irade buynrulup. a. c. 212. I. c. 157.27) şöyledir : 18 Ramazan salı günü pâdişâh eski sepetcUer köşküne teşrif ulemadan altı nefer dâileri gelub tefsir-i şerif huzurda kıraat idüh badehu cümlesine efendimiz altun inam 19 Çarşanba sarık odasma teşrif ulemadan beş nefer kimesne gelub huEur-ı hümayunda mubahase. Ondan evvel bu tarzda bir derse tesadüf edUmemektedir.) 'de bir kanunla Ramazamn birinden onuncu gününe huzur dersleri demlen ve kadar devam eden bir ders ihdas etmiştir*. Oradaki kayıt (S.462.. Çelebi-zâde Aaım e. . Huzur derslerine 1172 Ramazanuun on sekizinde başlamıştır. Şu halde şehzâdeUği zamamnda III. VI. Enderun tarihine göre Ramazamn onuncu günü olan ders saraym kütüphane hocasının riyasetinde mukarrir olan zatlardan mürekkep bir mechs daha aktolunarak yine tefsirden ilmî mubaheseler yapıhrmış*. Mukarrir ve muhataplarla yapdan Kur'an tefsirinin III.

M u s t a f a zamanında huzur dersi için intihap edilen mevah ve müderrislerin adedi yüz yirmi altı olup hunlar on dokuz güne taksim ve her biri birer gün için tertip olunmuş ve her günkü meclise en kıdemli ve liyakatli olanlardan birisi hülislâma aitti. s. I. huzur derslerinin K a d ı B e y z a v î tefsirinden yapılması âdet olmuştu. ».) 'de ve yine III. tatil Efendi'nin ettirmiştir'. Vll. 204. oldu­ lar" Vasıf tarihi. Huzur derslerinde Kur'an-ı Kerim'den zamana münasip bir âyet okunarak mukarrir taraündan onun tefsiri yapdır ve muha­ tapların suallerine ve itirazlarına mukarrir cevap verir ve bu su­ retle ilmî bir mubahese cereyan ederdi. .. 158... Huzur derslerinde kendisinin larda terbiye v e edeb haricine Abdülmümin Efendi'ye Efendi ile yüksek ilmini göstermek is­ tiyen bazı muhataplar bulundukları mahalli unutarak münazara­ çıktıkları görülmüştür. ' Vasıf tarihi. s. bir âyeti tef- 1 "Beher sâl-i Ramazanda vaz-ı gâhâne olan tefsir tedrisine rağbet-i httmâynn berkemal olduğuna binaen mevali ve müderrisinden yüz yirmi altı nefer kimse on dokuz mecUse taksim ve her biri bir gün için tertib ve tan­ zim olunub her meclis erbabından zaten ve zamanen akdem ve ercah olan sairelere Reis ve bâlânişin-i makam-ı tâlim ve tedris olub evâil-i sure-i « yu Bakara'dan makama münasip nice nükât ve mezaya takrir ve beyan kdımb. (1767 M. Meselâ Mümin 1176s enesi Ramazamnda muhataplardan T a t a r H o c a . s. reis olmuştu^. mukarrir olan mübabaseyi aşarak terbiye harici ağır sözler sarfettiğinden Bozcaada'ya. Selim zamamnda ve 1215 Ramazan (1801 Ocak) tarihindeki bir huzur dersinde mukarrir ile muhataplar arasındaki münazarada kendilerini göstermek istiyen muhatapların mukarrire lüzumsuz hücumlariyle ders. Ders tamammda »j^» surre-i muayyene ile baliği meblâğ-i ferah-ı hal. Cevdet Paja. münazara ve arkasından mügatemeyi mucip olan tefsir münasebetiyle Arapça yazdan bir risalenin üeri geri sözlerini çıkararak yapdan mübabaseyi tarihine koymuştur ( Aynı cih. 102 ). Bunlardan reise mukarrir ve diğerlerine muhatap denihrdi. e. I. 101. c. e.H U Z U R DERSLERİ 217 1180 H . III. huzur hocalarının intihapları şey­ sürgün edilmiştir*.. * Cevdet tarihi (Matbaa-i Amire tabı). ilmî münazaradan çıkarak müna­ kaşa ve terbiye harici sözler sarüna kadar çirkin bir hal almış ve bu halden müteessir olan pâdişâh Bu münazara iptida mukarrir Kudsî dersi.

(1831 M. bu üç muha­ cevap verip onlan ikna etmek istemiş ise de muvaffak olamamış ve münazarayı dinlemekte olan S u l t a n tabın haksız olduklarmı cereyan eden mübahaseden anhyarak bu üç müdenisin muhataplıktan çıkardmalanm şeyhuhslâma işrap etmişlerdir. 170. M a h m u d zamanmdaki huzur dersinde saray hocalanndan sekiz mukarrir ve müderrislerden on üçer muhatap ile Ramazanın iptidasından sekizinci gününe kadar her gün pâdişâh huzuriyle Kadı Beyzavî tefsirinden ders yapdmıştır*. 2 LiUfi tarihi. .218 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Ömer Efendi'nin Mukarrir şirini mütaakıp iptida muhatap Kastamonu'hı itiraziyle Ahıshah Kudsi başlamış ve sonra D a ğ ı s t a n l ı Ali Efendi'leıin itirazlariyle A b d u r r a h m a n ve büyümüştür*.)' de ihya edildiğim yazmakta ise de ' yukanda kaydettiğimiz böyle bir inkıta olmayıp devam etmiştir. e. Mehmed Zeki Pakalın Tarih Deyimleri adh lügatinde I I I . E f e n d i muterizlerin itirazlarına sekinet ve midâyemetle S e l i m . * Top. / . c. Enderunî Ala da (C. 213) bazen mübahasenin muhavere Ue küstahlık derecesine çıktığım kaydediyor. . Mustafa'dan gibi sonra huzur ve Terimleri derslerinin dersler terkedilerek 1251 H . 102. 1250 senesinde Mabeyn başkâtibi tarafından şeyhulisolunan akliyye lâm'a gönderilen irade mucibince ber-mutad takrir huzur derslerinde "havsala-i zihn-i avamdan hariç tahkikat ve mubahasat menfur-ı tab-ı hümâyun olmağla mebâhis-i ve mesâil-i usûliyyeden tefevvuh buyrulmayıb . " ' 1 Cevdet tarihi. 3. ayet-i kerimeye mâna verüüb bazı cihad ve gazaya müteaUik kıssa ve mev'iza ve şecaat ve cesaret telmih buyurularak şeyhane fıkracıklar ve müsnakl buyrulub bu tavr-i avâm-pesendâne bahharin ayıb ise dahi tab-ı şahaneye tahsen olmağla : •»•^^—ii <JU»L.i* jM hüner inde'l-havassi'l-müte- nazaran hûb mazmuniyle bu vadide isbat-ı vücud ve izhar-ı fazi ve ile makbul-i hümayun o l m a l a r ı . . (1835 M. ı_. . VII. 10891. III. . s. Sa. Ar.) 'de 11. 3. 1246 H . ' Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü (Hıaur dersleri maddesi).

devam etmek icab ederken çok zaman kehme üzerinde muhatabın. Huzur derslerine erkânmın büyükleri üe davet üzerine bazı vükelâ ve devlet ricali de bulunurlardı. " Abdülhamid ve Yıldız Hâtıraları (Tahsin Paşa). I. 129. 1324 İstanbul senesinde neşredilen müderrislerine Takvim-i II. Derste (^.z â d e meşhur merhum H a c ı A r i f E f e n d i . zamamnda huzur dersleri 219 Rama­ zanda ikindi namazmdan sonra haftada iki gün üzerinden ayda Sultan Mehmed Reşad zamanmda eski âdet üzere Ramazanm birinci gününden hafta sonıma kadar yine sekiz gün olmuştur. 129 huzur dersleri bajlMı kuım. 11. 128) sonzamanlarda mukarrir ve muhataplara atiyye. tarihinde mukarrir Efendilere Lâhnri şal ile ağır bohçalar ve muhataplara atiyye verildiğini kaydetmektedir. karşısında mukarrir ve muhataplar yer­ Mabeyn lerini alarak Pâdişâh mukarririn takririm ve muhatapların sualleriyle başhyan münazarayı dinlerdi. Enderum Ata (C. Abdülhamid nmda mukarrirhk ve muhataphk kayd-ı hayat şartiyle verilmiş ise de îlân-ı Meşrutiyeti mütaakıp 1326 Ramazan (1908 Eylül)'da bu kaydı hayat usulü kaldırılmıştır. Huzur dersleri mevzuun ve ehemmiyeti üe mütenasip şeküde münakaşa mahcup üzere veya de mağlûp ve göriüdüğü çıkardı. 24). muhataplarm mavi olurdu.*>rf»j. arkalarma cübbe ve bellerine jal verilip yalnız mukarririn cübbesi siyah. A b d ü l h a m i d zamamnda huzur önlerinde rahleleriyle dersleri Yt/du'daki Çit kasrı'nda yapılır ve Pâdişâh yüksekçe bir mindere oturur. Her gün başka bir mukarrir ve muhatap derse iştirak ederlerdi. . mukarriri sıkmasmı eder ve daha terbiye haricine etmesi üe devam münazara edep ve yukanda K e t h ü d a . S u l t a n Mahmud zamanmda Ramazanm başmdan itibaren bir hafta devam eden huzur dersinde muhatap olarak bulunmuştur. s. sekiz gün Abdülhamid yapıhrdı i.ÜUJ ı^^lTUo iLk^ j (jjÜLSj ^Ji\ ^1 Ol) âyet-ikerimesiyle 1 Tahsin Pofa'nın hâtıraları. Mukarrir ve muhataplar her derste başka başka şahsiyetlerdi ve bunlara münasip atiyye ile cübbe ve bellerine şal verilirdi *. s. II. 213. Vekayi'in birinci sayızama­ smdaki kayda göre huzur derslerinin mukarrirlikleri imtihan ile verilirdi. H a l i d Z i y a Ugaklıgil'in kaydma göre (Saray ve Ötesi. s.HUZUR DERSLERİ II. s. e.

bunların ne olabileceğini evvelden tahmin etmek mümkün de­ ğildi. e. Sağ tarafında bir de dizi dizi hanedandan hazır bulunacak olanlarla sol tarafında da yine öyle dizi de Ma­ beyn erkân ve memurini ile bendegâna mahsus ipek minderler sıralanmış olurdu. Sultan M e h m e d R e ş a d zamanında Mabeyn başkâtibi bulunduğu sırada o tarihteki bir huzur dersi hakkmda oldukça geniş izahat vermiş olduğundan bu hususta bir fikir vermek için bazı kısımlarını aşağıya nakledi­ yorum : "Saray Ramazanının başlıca hususiyeti huzur dersleri idi.220 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI (jj>JJh fU J i^lj I j I j j-U. 158. inkisarına duydum. . buna mukabd onlar. Mecmuu on beşi geçmiyen 1 Kethüda-zâde Arif Efendi Menakıbı. M e r h u m H a l i d Z i y a U ş a k l ı g i l . dersleri (Sultan Mehmed Reşad zamamnda) uğradım ve bütün Heyhat ne müthiş bir hayal devam Ramazanlarda günlerce eden bu huzur derslerinde umulan zevke bedel ne acı bir esef Sarayında Zülvecheyn sofasında olurdu. S u l t a n M a h m u d ' u n canı sıkılır" ve böylece ders tatsız sona erer*. "Huzur dersleri. bu münazarayı H a c ı şöyle anlatıyor : "Tamam yeni teşkil olunan nizam askerinin ders muharebe­ yürüteceği lerde sabır ve sebatı ve Allaha rabt-ı kalb etmek ve som taştan metin bina gibi şeciâne durmalarının üzerine sırada hoca efendiler burada. . . Hünkâr deniz tarafında kanepenin üzerine yerleştirilmiş bir mindercikte saburâne otururdu. hep tefsirlerin iz'ana sığmıyan teşrihâtını "Huzur Dolmabahçe esas tutuyorlardı. başlannda bir mukarrir de muhataplardan mürekkep bir zümre tarafından verihrdi. "Ben beklerdim ki mukarrir Kur'anın metninden ayrdmıyarak falan ve falan âyetten dham alarak hitabelerde bulun­ sunlar. vav âtıfa mıdır hâhye midir? gibi o meclise iktiza etmiyen bahislere girişdiler. j I j I > « T ^ J ü l l ^ l L ) âyeti okuna­ Arif Efendi rak münazaraya başlanır. fakat nasıl hitabet ve belâgatin birer mükemmel numunesini teşkil etmesi lâzım geleceğine hükmederek ilk defa bu derslerde hazır bulununca diyanetle hikmetin bir memzucesini dinlemekle zevk-yap olacağıma e m i n d i m .

^ X V I I I . Asü matlup olan o değüdi. "İkindi namazı Dolmabahçe camii'nde kümdıktan sonra önde mukarrir ve arkasmda sırasiyle muhataplar yürüyerek saraya girihrdi. Dersler Ramazanın ilk gününden başlıyarak haftası sonuna kadar devam eder ve bunlara ikindi namazından sonra başlanırdı. şeyhülislâmlar şu huzur derslerinde olan iz'ana. "Evvelâ onun mânâsım söylerdi. halebkâri kumaş. diğer muhataplar da dersin sonuna kadar bir put gibi sâkit dururlardı. İkinci muhatap bir ikinci sualde bulunur. Hatıratta b n hususu biraz daha malûmat olup mnkaririn esatiri nakillerinden bahsedilmektedir. İşte tecrübe. asır başlannda fennayış şal.k i her gün için ayn ayn zevattan teşekkül ederdi. telli hind kumaşı. Kur'anm azametine mâ- . zira vazifelerini bitirince ceplerine bir atiyye sırtlanna bir cübbe ve beUerine bir şal kuşak ihsan olunmak mukarrerdi. . . buna da cevap verihnce üçüncü muhataba söz söylemek fırsatı ya düşer. asır Bonlariyle X I X .Meşihat mer'i olan bir usul dairesinde sıra üe intihap ve saraya îzâm ederdi. Bu tec­ rübe gayet basit idi. Nasü olup da bidayetten beri Pâdişâhlar ve bu işi her yü tertip eden kuhyetine lâyık bir cereyan v e r m e m i ş l e r . muhataplara soracaklan şeyleri söylemekten ve alacaklan cevaplan anlatmaktan ibaret olurdu. mantıka. mukarrir daha evvel hangi âyette kaimmiş ise oradan derse başlardı. Her sene mukarrirleri ve muhatapları . Bu derslere dahil olmak için namzetler iyice çalışırlardı. Hazine-i hassa için ihtiyar olunamıyacak bir masraf değü. Â y e t muhtelif müfessirlerden naklen türlü rivayat ve hikâyatı döküp saçmak ve bunlarm etrafta çeşit çeşit. mukarrir sırası gelmiş olan âyeti tefsir ederken yanında oturan bir muhatap bir sual irad eder. Muhatapların cübbeleri mavi idi. t. 129-141. II. canfes bohça. mukarrir bunun cevabım verir. Mukarrirlerin cübbeleri siyah ve iyi ku­ maştan. acayip ve garip efsanelerle dolu tevşihata bir girizgâh bulmak için vesile teşkü ederdi. İşte ilk günden başhyarak bütün Ramazanlarda huzur dersleri böyle devam edince bizler için eyvah diye yan­ maktan başka bir iş kalmamış oluyordu. ' Saray ve Ötesi (Son Hâtıralar). " *. e. şamkâri kumaş. kısaca.H U Z U R DERSLERİ 221 bir h e y e t . şalvarhk çuha. çabukça. desturluk tülbend. ya düşmez. .^ "Saraydan evvel Dolmabahçe camiinde bir toplantı yaparlar ve o günün dersi hakkmda bir tecrübede bulunurlardı. .

e.222 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Tahsin Ahmed Ziya isminde Paşa hatıratında mukarrir hocalardan Efendi'yi Paşa'nm Tikveşli ve Halid Efendi Efendi de ders vekiU  s i m Tahsin U ş a k l ı g i l de M u s t a f a  s i m E f e n d i üe F a i k bir zatı beğeniyorlar*. «. Son huzur dersi Halife A b d ü l m e c i d Efendi zamamnda ve 1341 Ramazanmda yapılmıştır. . IJ. 129. 129. Huzur dersleri üe bir mukarrir arasmda epey Osmanh devleti ve hüâfetin ü- gasma dair olan 26 Recep 1342 (3 Mart 1924) kanununun neşriyle tabu olarak sona ermiştir. * Abdülhamid vt YMu Hâtıraları. s. hattâ Hayreddin cereyan Paşa etmiş*. 140. Saray ve ötesi. söylediğine Sadr-ı âzam mubahase göre huzur derslerinde hazır bulunan dinleyicüer üe mukarrirler arasmda da bazı sual ve cevaplar olurmuş. » s.

İbrahim) öldürmiyeceğine dair verdiği teminata inanmıyan Ocakhya karşı de beraber kefil olmuşlardı.z â d e H ü s e y i n Efendi. Murad bu kefalet Paşa işine Bayezid. Daha sonra bizzat idareyi ele alan Pâdişâh.) tarihinde azhni mütaakıp Gelibolu'ya gönde­ rilip orada zehirlenmek suretiyle vefat etmiştir. fakat o sırada ses çıkarmıyarak zamanım beklemişti. Kasım. ŞeyhuUslânun bu sözleri. hal' ile şehzade M e s u d ve X V I I I . Ahi zade Hüseyin Efendi ayaklanarak "l^m zat Ayak ^'^'ad Yeniçeri Divam zamanmda ilk Hüseyin esnada katledilen ŞeyhulEfendi'dir. . Selim'i hükümdar yapmak Vezir-i âzam H a l i l H a m i d P a ş a ile işbirhği yaptığı tShmetiyle şeyhuhslâm D ü r r i . Sultan M u r a d ' m vaÜdesi K ö s e m S u l t a n ' a bir arîza göndererek bazı dokunakh sözler yazmış. aleyhdarlan tarafmdan A h i . pâdişahm. bu hal şeyhül­ islâm de İstanbul'daki ulemayı müteessir etmişti.z â d e asır başlarmda Abdülistiyen asır ortalarına kadar şeyhuhslâmlardan herhangi katlolunanlar H ü s e y i n ve H o c a .z â d e Erzurum'lu hamid'i Seyyid maktulen vefat etmişlerdir. (1633M. Bu kar­ M u r a d ' a karşı Ahî-zâde Ocağmın S u l t a n olduğu deşleri olan şehzadeleri (Süleyman.z â d e ' n i n Pâdişâhı hal' etmek istediği şeklinde tefsir edddiğinden telâşa düşen VaUde Sultan oğluna mektup yazarak onu acele İstanbul'a davet etmiştir. (1785 M. 1043 H .z â d e S e y y i d M e h m e d A t a u l l a h E f e n d i de 1199 H . Vezir-i âzam Topal R e c e p IV. görülmemişti. F e y z u l l a h isimlerinde üç şeyhülislâm Bundan başka bir de I.)'de/s(ara6u/'dan çdiarak İznik yohyle Bursa'ya giderken halkm şikâyeti üzerine hiçbir soruşturma yaptırmadan İznik kadısmı astırmış. Bu hâdise üzerine A h i .ON ALTINCI BÖLÜM MAKTUL Osmanlı tarilımde larmda diyle şikâyet ŞEYHÜLİSLÂMLAR Kadılardan yolsuz hareket ederek hak­ hir suç isna- olunanlardan hazılan katledildiği halde K Y l l . mum yapıştırmış. fakat bu asırda A h i .

» Fezleke. c. cerbezesi. iki günde bir vezir-i âzam değiştirmenin zararh olacağım bUdirerek M e s u d Efendi'nin teklifioi reddetmişti.) Mesud E f e n d i şeyhuhslâm olunca. M e h m e d ' i n çocukluğu zamanmdaki kanşddık ve devlet adandan arasındaki aciz ve şaşkınlık esnasmda serbest mütalâalariyle Vahde Sultanm teveccühünü kazanarak Anadolu Kazas­ keri bulunduğu sırada Yeniçerilderin isteği olmuştu (1066 H . II. böyle Hedm-i bünyan-ı buda çendan inkisar-ı rızaya mazlûmanm garametin gördü" di'm'n oğlu olan M e s u d okumuş pâdişâh hocasmm oğlu olmasmdan dolayı Hâriç müderrishğinden başhyarak çabuk yükselmiş. şöyle. bütün devlet idaresini nüfuzu altma alıp işine geleni vezir-i âzam yaptırmak ve isteme­ diğini azlettirmek istiyerek her işe müdahalesi yetişmiyormuş gibi kendisinin tavsiyesiyle vezir-i âzam olan B o y n u E ğ r i M e h m e d Paş-^'yı arzu ettiği gibi yumuşak bulmadığından azhni Vahde Sultana bddirmiş. e. tok sözliUüğü ile tanmmış. fakat kendisinden daha düşünceh olan Vahde Sultan. 1 Fezhke. mukarin olmamağla demektedir *. = 1656 M. avam tarafmdan sevilmiş ve bu halleriyle sarayda epey taraftar peyda etmişti. şeyhülislâmı ettirip bir kayıkla sür­ kayığı çevir­ yollamış ve Çekmeceler önüne varmış terek A h î . . s. I. K â t i p Ç e l e b i . 162. Naima.161. II. 160.z â d e ' y i sahde çıkartarak boğdurmuştur*. «. t. Ahî-zâde hakkında : "Merhum ceri ve gayyur olmağla berây-ı maslahat şer ve şûriş-i eşkiyayı def için pâdişâhı kan dökmiye şevketti. Hoca zâde Mesud Efendi ^' a h m e d ' i n hocası Aydm'h M u s t a f a E f e n E f e n d i . 182. Almış olduğu bu cevaptan müteessir olan Hoca-zâde sözünü yerine getirmek için kendisini şeyhıdislâm verildiğinden gelir gelmez = müzakere bahanesiyle yaptırmış olan yeni­ davet olunarak çerileri tahrik eylediği hakkmda doğru veya vanhş saraya haber saraya Diyarbakır kadıhğı verihp Bostancıbaşı vasıtasiyle üzerine şeyhıdislâm İstanbul'dan çıkardarak Bursa'ya gönderilmiştir (1066 Ramazan 1656 Temmuz).224 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Seyahati yanda Murad. I V . e. güne derhal bırakarak hemen tevkif İstanbul'a dönen olan IV.

I. SiUhdar tarihi. Mustafa tâyin hükümdar olunca şehzâdehğinde onun hocası olmasmdan dolayı İstanbul'a getirtüerek pek az sonra ikinci defa şeyhıdislâm eddmiştir. tarihi. Dokuz sene bu makamda bulunan Feyzullah Efendi Umiye işlerini kendi arzu ettiği şeküde yapıp oğullarım. olmuştu. Bursa'da ikamete memur olan esbak Ş e y h ü l ­ islâm miştir.)'de I I . e. bir defa I I . Ağzı kalabalık bir zat olması dolayisiyle gerek bımun ve gerek kardeşioin çalçenehğinden bizar olan Şeyhülislâm Y a h y a Efendi : " — Hoca Efendiye (yani Mesud Efendi'nin babasma) hak rahmet etsin bu mahdumları okutsa ne olurlardı?" dermiş. ».)'de yirmi gün zamakadar ^EfeSa* Erzurum'a şeyhıdislâm olup azlini mütaakıp memleketi olan gönderilmiş ve 1106 H . akraba ve mensup­ larım birer suretle en yüksek derecelere çıkararak istihkak erbabma terakki ve terfi yoUarmı kapatmış ve bundan başka vezir-i azandan da nüfuzu altma almak suretiyle devlet işlerine el atmış ve Pâdişahm yüzünden emriyle kendisine sorulmadan hiçbir iş yürümez düşman olmuştu. İşte bu haller ve kendisinin hudutsuz ihtirası ve gadri her sınıf kendisine ^ Naima. (1688 M. timiyt TtşkiUtı. S ü l e y m a n 1099 H . yollarm A b a z a H a s a n kuvvetleriyle kapah E f e n d i tarafmdan sâbdc olmasmdan dolakı maiyyetine bir miktar sekban yazmak istemesi ve bu hal Bursa Kadısı R u h i d d i n şeyhulislâmm hükümete karşı koymak için asker yazdığı şekhnde İstanbul'a bddirdmesi üzerine gönderilen bir fermanla mi­ safir bulunduğu evde meyva yerken bastınhp öldüriümüştür*. a. 232. 4i. (1695 M.MAKTUL ŞEYHÜLİSLÂMLAR 225 Bursa'dan Mesud Diyarbakır'a gitmek üzere hazırbğa başlıyan E f e n d i . V. S m U F müialı Kara Çelebi-zâde Âbdülaziz E f e n d i de H o c a - zâde'nin öyle bir isyan hareketinde medhah olmadığım söyle­ Erzurum'ludur. Mesud bden Efendi'nin böyle bir harekette bulunmadığmı sonra K ö p r ü l ü M e h m e d P a ş a sadr-ı âzam olduktan H o c a zâde'nin katline sebep olan R u h i d d i n Efendi'yikatlettirmiştir. İS . O Tarihte. e.

29. (1703 M. 1 Zübdetü'l-vekayi (Defterdar Mehmed Pofa). c. a. Naima'nm Edirne Vak'aeına dair ritaleai. Ee'ad Efendi Kitapları. şeyhuhslâm zindana payesi verdirmiş olduğu büyük oğlu istintak ve işkenceyi tarafmdan hnç Fethullah mütaakıp E f e n d i ' n i n isimleri ulema ve sâdât defterinden silindikten sonra konulmasmı ve orada sırada halk dışarı çıkarıldığı edilmek suretiyle feci surette vefat etmiştir i. Raşid tarihi. 77. 78. I I I . >.)'de tahrik neticesinde vukua gelen Edime Vak'ası üzerine evvelâ azledilip memleketine sürgün edil­ mişken sonra yoldan çevrilerek Edirne'ye getirtilmiş ve kendisiyle.226 OSMANLI DEVLETtNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Nihayet 1115 H . . varak 418.

tarih. Suriye ve Mısır'da dinî ve hukukî üimlerle tefsir. kelâm ve felsefeye dair olan ihmler revaçta idi. felsefe ve astronomide yüksek değerde ilim adamları yetişmiş ve bunlar ilmî eserleriyle daha sonraki asırlarda da şöhretlerini muha­ faza etmişlerdir. Bundan dolayı kısaca Osmanh muhitinde yetişenleri medrese silinden sonra yüksek tahsihni KoAire'de yapmış olup nakli. ve X V . riyaziye (matamatik). Osmanh devleti kurulup Anadolu'da hududunu genişlettiği sırada elde ettiği yerlerde Anadolu Selçukİleri ve Anadolu Bey­ likleri zamanlarmda kurulmuş olan ilmî müesseselerden de istifade edilmiş ve bu suretle ilmî saha genişlemiştir. Mısır veya tranve Orfo-^sya'daki medreselerde yaparlardı. hadîs. Bu suretle her iki cihetten tahsil gören veyahut o taraflardan Anadolu'ya gelen âhmler bu suretle yetişerek Anadolu medrese­ lerinde tedrisatta bulunmuşlardır. asırlarda Osmanh memleketlerinde dioî ve hu­ kukî ihmlerde ve bundan başka kelâm. M e h m e d . .ON YEDİNCİ BÖLÜM DÎNÎ VE H U K U K Î SAHADA YETİŞEN MEŞHUR ÎLİM ADAMLARI Gerek Osmanlı âlimleri ve gerek ondan evvel Anadolu Selçu­ kîleri âlimleri çok zaman yüksek tahsillerim Suriye. Biz burada İslâm felsefesi olan ilm-i kelâmda ve dinî ve hukukî mahiyette eserler yazmış olan bazı âhmlerden X I V . hey'et. Bu hususta bilgi edinmek istiyenler merhum D o k t o r A d n a n A d ı v a r ' m (Otmanlı TürMerinde İlim) adh eserine müracaat etsinler. olan âlimlerden bahsetmiyoruz. Mısır'dan Anadolu'ya döndükten sonra S u l t a n O r h a n taraündan yeni ^ İlmiye tegkilâtmdan bahsettiğimiz için bn eserde medrese harici müspet iUmlere dair eser yazmı. Şcreffiddin Davud-i Kayseri Mütefekkir âhmlerden olan ^* M a h m u d b. X I V . ve X V . akli ve tasavvufi eserler vücude getirmiştir. edebiyat ve kavaide dair olan ilimler ve tran ile Maveraünnehr toraflanndaki medrese­ lerde riyaziye. asırlarda zikretmek isteriz. Kayseri'h ilk Davud tah­ bahsedeceğiz i.

o l j L f ^ l ^ ' l U Letâifü'l-işarât Rumedi fütûhatma ilk iştirak edenlerdendir.i K â ş â n î ' n i n irşadiyle meslek-i tasavvufa intisap etmiştir.)'de vefat etmiştir.i JU. 751 H .228 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I zaptedilen Bursa'ya. Ceddi ve babası Konya yüksek intisap medrese tahsilini gördükten sonra Kahire'de Hüseyin-i Ahlatî'ye etmiş ve onun vefatmda Kahire'de yerine Bedrüddin şeyh olmuş. bunım şerhi olan Teshil isindi eserleri meşhurdur. S a d r ü d d i n .i S î m a v î denilen Ş e y h B e d r ü d d i n M a h m u d ' u n tasavvuftan OIJJIJ tan üJ>-xi]l ^U. M a h m u d . = 1420 M . S ^ 1 o^j^ nii Fususi'l-hikem) K o n evi'nin hahfelerinden K e m a l ü d d i n . D a v u d . . ) . yerleşen D a v u d . zahir ihmlerinden başka tasavvuf vadisinde de çahşarak. Memlûk Ferec'e muallimlik etmiştir. Orhan Gazi dk tesis edden tznik Medresesi müderris- hğine tâyin eddmiştir. Şeyh Bedrfiddm Mahmnd Samavna * kadısmın oğlu olup yanlış olarak varidat ve fıkıh­ ve B e d r ü d d i n . Edirne'nin Ortoköy kazasına bağh olup Edime-Kırkağaç istasyonu ve Cisr Mustafa Paşa^ya giden demiryolunun yahut nehrin sağ tarafm­ da idL Halk buraya Samona derler. Aksaray'da tahsihni tamamlamış ve sultanı M e l i k Şeyh düğü üzere Zahir Şeyh Bursa'da. On üç kadar eseri olup bir hayhsı fikrî ve felsefî olan bu teliflerinden en yükseği Muhyiddin-i (^1 A r a b i ' n i n Fususü'l-hikem adh eserinin şerhi olan Matlau hususi'l-kilem fî meâolup Hindistan'da basdnuştır.i tarafından tznik'de K a y s e r i . Varidat isimh eserini sofiyye ricah ve Câmiü'l-fusulin hukukî eserini İslâm âlimleri pek muteber tutmuşlardır. (1350 M.Câmiü'l-fusulîn. Osmanlı tarihlerinde göriüparçalanması esnasmda bir şahhğa geçmek istiyerek hem İzmir taraflarmda bir ihtdâl hareketi Karaburun'daki isyan zorlukla yakalanarak muhake­ isindi Osmanh saltanatımn Deliorman Alevî kıyamiyle şeyhlikten ve hem Rumeli'de vukua getirmiş ise de İzmir'de bastırılmış ve kendisi de Deliorman'da mesini mütaakıp Serez Pazar'mda asdmıştır (823 H . Burada yirmi seneye yakm müderrishk etmiş olan D a v u d . ş^^^^^^ Molla Fenari Aslen Bursa Yenişehri Üe tnegöl taraflarmda bulunan Fenar kasabasmdan olup memleketinde okuyup sonra Mısır'da yüksek tahsilini yapmış.i ^ Samavna.

hepsi de müdekki- Arap âhnderiyle yapmış olduğu dmî mübahasede bu âlimlere galebe çalmıştır.z â d e . T â c i . olduğu talebeleri X V I . Ali Bağdadi). İbn Melek Aydvn . kelâm. fürû-i hanefiyyesinden( jr ^ 1 JıL. Yo^^^ad'm A l i yük­ Yerköy taraf- laımda bir aşiret çocuğudur.DÎNÎ V E H U K U K Î S A H A D A Y E T Î Ş E N İLİM A D A M L A R I 229 Kayserî'den sonra M u h y i d d i n . Melek'in fduh yani İslâm hukukunda yüksek ihtisası vardı.i R u m î ve M u s a P a ş a ' n m oğıdlanbunlar arasm­ dadır. bu kıymeth eseri matbudur. Muarrif-zâde Paşa asırda şöhret kazanmışlardı ki M u s l i h u d d i n . Bundan başka hadîsten Sagani'nin jl^'bll JjLt» Meşarikü'lenvar'i de usul-ı fıkıhtan j l ^ V l Jjli« Mcnozı/ü'/-envar'ı da şerhetmiştir. Malla Hnarar M e h m e d H u s r e v b. mantık ve belagat ilimlerinde zamamnm en kudreth âhmi olup bu hususta pek değerh eserler vücude getir­ miştir.z â d e . (1459 M. Usul-i fıkıh.) 'de vefat etmiştur. BurHatip-zâde. Tazarruat sahibi ve yüksek mütefekkir olan S i n a n bunun oğludur. bahreyn ve mülteka'n-nehreyn ) adh eserine pek güzel bir şerh yaz­ mıştır. (1431 M. 834 H .M ' o* Fususü'l .i K a s t a l a n î .z â d e . sek fakihlerden olup F e r a m e r z b. tan M e h m e d ' i n huzurunda Mısır Fatih Sul­ olan ve Suriye'den gelmiş tasavvuftan da eserleri vardır. (1394 M.bedâyi li-usuh'ş-şerâyi) isindi tehfini otuz senede kaleme almıştır. tslâm hukukçuları arasmda bugün de makbul ve muteber olan fduhtan jj» D ü r e r ve onun şerhi olan j ^ Gurer isindi eserleriyle şöhret bulmuştur. ve K a d ı . İbn Melek 793 H . Hızır Bey 863 H . yaydmasmda Ş e m s ü d d i n M e h m e d F e n a r î b. fikıh. Eserleri yüzden ziyadedir.) 'de vefat etmiştir. Fatih Saltan Mehmed: . H a m z a . tefsir. Usul-i fıkha dair pek mühim olan ^1 ^ 1 J ^ ' . Kendisinin yetiştirmiş soh H o c a . nin fikhın.i felsefesinin Osmanh ülkelerinde Arabi'nin vahdet-i vücut âmil olmuştur. tlim dağarcığı diye meşhur olan ve tstanbul fet­ hini mütaakıp oraya kadı olmuştu.oğullan bu İbn havahnin zamanmda Tire'de A y d m Medresesinde müderris Yıldırım Bayezid oğlu olup. ve fdtıh ve kanedir. j^^^l ^ Mecmau'lBdhassa İmam tbn Saati (Muzaffereddin Ahmed b . lnfiddinAMüllâtif S ü l e y m a n ş a h zamanmda Osmanldara geçmesi üzerine yine orada dersine devam etmiştir. tasavvuf.) 'de Bursa'da vefat etmiştir.

İmam Cazah ile İbn meşhur Tehafüt cJlf suretiyle bir eser kaleme almıştır. bu iki zıt mütalâadan hangisinin doğru olacağım H o c a . Kelâmcılardan t m a m G a s a l ! (Tehafütü'l-felâstfe) isimli eseriyle ilimde akb esas tutan i b n Sina'ya itiraz ile akıl ile her şeyin ölçölemiyeceğini beyan etmiş. ihata Sina ve i b n ve sürat-i intikalinden dolayı hocası H ı z ı r B e y (Akl-ı Selim) demiştir. Alâflddin-i T u s t ise alu ayda birer eser yazarak t m a m G a z a l i ' ­ nin mütalâasına iştirak etmişlerdir. (1480 M.z â d e dört ayda. Yukandaki iki meşhur den başka usul-ı Mir'at fikıhtan olî y Mirkal ve bunun adh telifleri ve diğer eserleri de vardır. H o c a . Fatih Saltan M e h m e d . Her ikisi de tetkiklerim iddiasım bulmuşlardır. (1488 M . mantığa ve fikıha dair diğer eserleri de vardır.i Tusi'ye sorarak bn hususta birer eser yazmalarım emıeylediğinden H o c a . ) 'de Bursa'da vefat eseri İ m a m G a z a l i ve t b n etmiştir. usuI-ı fıkıh ve felsefede zamanınm başta gelen mütefekkir âhmlerindendi. İfrat-ı zekâ ve ihatası ile tamnmış M e h m e d tarafindan sarayda tesis edilen ^ Tdıafüt. Sinan Paşa Meşhur H ı z ı r B e y ' i n oğludur. Bu itirazmdan yüz sene sonra Endülütlü İ b n R ü ş d TehafiUü't-tehafüt isimli eserinde İ m a m Cazalt'nin mütalâasına itiraz ederek akıl ile imandan. tşte Fatih Sultan Mehmed. Edirne'de müder­ rislik ettikten sonra F a t i h olup F a t i h Sultan Sultan Mehmed kendisine hoca tâyin etmiştir. Fatih Sultan Mehmed Hoca-zâde hakkmda: " — N e Arap ve ne Acem'de eşi yoktur" dermiş.230 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I "Zamanınuzm Ebû Hanifesi'dir" diye kendisiyle iftihar eserin­ ederdi". fikıh. Tahafüt Rüşd'ün üzerine yazdığı eserleriyle beraber Mı­ Rüşd arasmdaki muhakeme etmek meselesini ^ tetkik ve şerhi olan Hoca sâde Mnslilıflddiıı Mıntola sır'da basılmıştır. fevkalâde zekâ. akim üstün oldu­ ğuna beyan ile t b n Sina'yı mfidafaa etmiştir. Tahafüt meselesinde îman ve akıldan hangisinin diğerine müreccah olduğuna dair bilgi edinmek istiyerek bu husustaki mütalâalarmm bildirilmesini yaparak.i T u s i ' y e havale etmişti. Hoca-zâde'nin kelâma. şiddetli anca ile bir meseleyi halle çalışmak demektir. .z â d e üe A l â a d d i n .)'de vefat etmiştir. kelâmcı olan tmam Gazali'nin Hoca-zâde isabetU ile A l â ü d d i n .z âde'ye. Bursa"]! olup kelâm. 893 H . Şeyhuhslâm olmuş ve F a t i h ' i n vefatmdan bir sene evvel 885 H .

«.z â d e . tefsire dair bazı eserleri vardır. X V I . Dinî ihmleri Semerkand âhm­ lerinden. Uj"^! :jT^t Tezkiretü'l-evliya isimh güzel bir telifi de vardır. 463. Gedik Ahmed Paşa'mn azlinden sonra vezir-i azamda olmuştur. olmuştur*. oğlu A b d ü l l â t i f tarafından kath üzerine Akkoyunlu hükümdarı U z u n H a s a n pâdişahm yanma gelerek hürmet görmüş ve sonra onun tarafmdan elçilikle F a t i h S u l t a n M e h m e d ' e gönderilmiş ve daha sonra aüesiyle beraber IstanbıU'a gelmiştir. Alâüddin Ali K u ş ç u Ayasofya Sahn-ı seman müder- rishklerinde bulunarak 23 Şevval 877 (23 (Mart 1473)'de tekaüd edümiş ve 879 Şaban (1474 Arahk)'da vefat ederek Eyüb'e de£aolunmuştur. (1397 M. AUfiddin Ali KOKU ^^^^ ve Maveraünnehr taraflarmdan olup takriben hükümdarlardan Uluğ 800 H .DİNÎ V E H U K U K Î SAHADA YETİŞEN İLİM ADAMLARI 231 kütüphanedeki kıymeth eserlerden istifade ederek zamanının birinei sınıf âhmleri arasmda yer almıştır. 891 H . asırda yetişmiş olan âhmlerin çoğu S i n a n Paşa'mn talebelerindendir. hey'et ve riyaziyeyi de K a d ı . = 1 4 4 9 M. Riyaziye ve hey'ette mütehassıs olup ^ıJuA îIUj Risale-i Muhammediyye ve Risale-i Fethiyye bunlardandır.) 'de vefat ederek Eyüb'e veya Gehbolu'ya defheddmiştir. Velinîmeti ve hocası U l u ğ Bey'in.) Doğancısı M e h m e d ' i n oğlu olduğu için Kuşçu lakabiyle meşhurdur. A h Kuşçu. fakat asd şöhre­ tine sebep olan Zic-i Gürgânt'ye yazmış olduğu şerhtir.i R u m î üe bizzat Uluğ Bey'den görmüş ve K a d ı . Riyaziye fikıhtan ve hey'ete dair eserlerinden başka tefsir. ^ > U ^ Tazarruât isindi eseri meşhurdur. (1486 M. Pâdişahm emriyle tale­ besinden Tokat'h meşhur M o l l a L ü t f i vasıtasiyle A l i K u ş çu'dan riyaziye tahsd etmiştir. sarf üe usul-ı * MürTnevarih (Şamdanl-eâde). Hey'et riyaziye mütehassısı Bey'in(Vefatı 853 H .z â d e ' n i n veya Zîc-i Gürgânî denüen ölümüuden sonra Bey zİcinin Zic-i llhanî Uluğ ikmalinde hizmeti göridmüştür. yeni şekü kıyafet ve elbiselerin ihdasmda vezir-i âzam M a h m u d P a ş a üe beraber müessir telvih haşiyesi vardır. Fıkıha. Ş e y h î b n V e f a ' y a intisabı vardı. . .) tarihlerinde doğmuştur. matbu cilt. bu eseriyle edebiyatımızm nesr-i mürsel tarzmda yazanlannm başında gelmektedir.

fsy^^ lâ-yetecezza risalesi. Tebriz'e jlüJI ^ giderek Devvant'den okumuştur.„jT Ta^^îfü'l-mezbah isindi eseri vardır. ^ " T o k a t l ı Lfitfi. Serbest fikirU atak olmasmdan dolayı mutaassıp ule­ madan hasmı olan H a t i p . (1495 M. «. Hasndlar. Y a v u z yed-zâde'nin Sultan S e l i m bu değerh âUmi kaybet­ tiğinden dolayı müteessir olmuştur.232 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Mdim Lfitfî âlimlerdendir. t b n rind-meşrep Celâlüddin-i ve uyanık fikirh idi. Yüksek seciyesi ve Yavuz sebebiyle her sınıfa kendisini sevdirmişti.)'de vefat etmiştir. mütefekkir yetiştirmehendeseden müderrisliği Sinan sahibi lerindendir. ASıRDA YETIŞMIŞ OLAN BELLI . 475. Taassubtan uzak. Nesefi'nin akaid şerhine haşiyeleri ve diğer bir hayh risaleleri görülüyor. halkm kendisinden istediği fetvalan zemkoyup hallederek yine diye zembih penceresin­ den sarkıtarak iade ettiğinden dolayı tstanbul halkı tarafmdan Efendi meşhurdur. II. (1516 M. Üç Usanda şair olan M ü e y yedi Iiin cütlik bir kütüphanesi vardı. Sahn-ı Tazarruât de A l i olup seman XV. . üm-i kelâmm müşkU meselelerinin halline dair bir tehfi ve diğer eserleri vardır. gibi riyaziyeyi Tokat'h.BAŞLı ILIMLER Mflftfi Ali n«ın«n büe Zembilli hakşinaslığı Ali asırdaki mütefekkir şeyhuhslâmlardan olan bu zat. J>r Cüz'ü Mecmaü'l-fetâva ismiyle vermiş olduğu fetvalan havi eserinden başka kelâmdan mevakıf şerhi haşiyesi. X V I . asır sonlarında yapmış Paşa'nm yetişmiş. Kemal'i.z â d e üe Molla tzari'nin gadirlerine uğrayarak 900 H . Deryay-ı ilimdir ve İ b n Kemal'in üstadıdır. B a y e meşhur zid'e tamtarak yetişmesinde âmü olmuştur. ilhad isnat edicek teftişine Pâdişâh Hatip-zâdeyi memur kddı. halbuki hasudun biri Hatip-zftde idi" Mür'i't-tevarih (banimannı cilt). Y ü z kadar dme dair mevzuat isindi telifi ve bundan başka meaniden miftah şerhine. Aklî ve naldi ihmlerde değerh bir şahsiyet olduğu Kuşçu'dan öğrenmiştir : ^ ILI ^^. M&Bjfei-mUe AMarahman Amasya'h olup irfan sahibi adam yetiştirmesini ve müstaidleri himaye etmeyi âdet edinmiş olan değerh âhmlerdendir.) 'de şehiden vefat etmiştir*. RumeU KazaskerUğinde bulunmuş ve 922 H .

z â II. . I . Riyaziyeci Kadı-zâde-i ithaf fî etmiş toruna K u t b ü d d i n de'den ders M e h m e d ile meşhur Bursalı H o c a . Bayezid'e Ravzu'l-esnan tedbir-i sıhhati*l-eb- görmüştür. On beş kadar telifi olan 948 H . Meşhur L ü t f i ' d e n okumuş ve M ü e y y e d . I I . mütefekkirlerin toplantı mahalh olan Şeyh M u s l i h u d d i n t b n İki Kemal A h . t b n K e m a l müderrislikten sonra kazasker olmuş ve Müftü A l i C e m a l i E f e n d i ' n i n vefatı üzerine Şeyhülislâm olup 942 H . iU-Ül i«f j»JS j jb^VI a^jj dan adh tıbbi bir eseri vardır. edebiyata dair eserler yaznuştır. hadis. zâde'nin tehafüt isimh eserine talikat yazmıştır. küçük üç yüz eser ve risale kaleme almış olan t b n K e m a l ' i n babasınm adı S ü l e y m a n ve dedesinin adı da K e m a l âlim Tokat'h M o l l a Abdurrahman Paşa'dır. I I .D l N İ V E H U K U K t S A H A D A Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 233 S u l t a n S e l i m gibi gazapk fakat insaflı bir pâdişâh bile onun eOzünü dinlemiştir. İslâm hukuku olan fikıhta mütebahhir idi. Atnfl Hayrtsddin H ı » -^"P «debiyatmda. tefsir hadis ve kelâmda Hızır Rumi olduğu Atufİ hakkiyle ihtisas sahibi olan H a y r e d d i n Merzi/onludur.)'de vefat etmiştir. İlim ve fazUetinin yüksekliği ve geniş mikyasta şöhretinin yayılması dolayısiyle ins ve cinin müftüsü demek olan ( ü ^ ' J** müfti's-sakakyn) unvam verilmiştir. I .z â d e E f e n d i ' d e n himaye görmüştür. tarih. lügat. 932 H . B a y e z i d ' i n emriyle meşhur Osmanh Tarihini kaleme almıştır ki mühim bir vekayinâmedir. (1536 M.)'de vefat ederek Edimekapı haricine Buharı tekkesi ya­ nma defiıedilmiştir. usul-i fikıh.Zamanım tetebbu ve telife hasretmiş ve mûte­ med Şenueddin ı^^vvi mevzularda büyük. Tekkesi münevverlerin Vefa'ya müatesip idi. Hoca- fikıh. Selim. (1526 M. Bu eserlerinden otuz altısı iki cilt halinde basılmıştır. Üç pâ­ yirmi ahlftkve etmiştir. Süleyman) zamanlarmda şeyhuhslâmhk dan bir eseri vardır. Tefsir. Fetvalarım havi dört sene muhtarât admda bir eseri vardır. Bayezid. Vefatı Mekke'de duyulunca selât-ı gaip kıhnmıştır. (1541 M.) tarihinde vefat ederek Zeyrek Mektebi yanma defiıedilmiştir. Bayezid adma dişâh (II.

Meşbur K â t i p Ç e l e b i Kmab-zâde hakkmda "ÂUame-i Rum ve dehre bir gelenlerdendir. mamnda Reisü'l-küttap ve uzun seneler Nişancı Celâl-zâde olan meşhur âhm ve mütefekkir M u s t a f a Bey'in kardeşidir.z â d e de ilk olarak buradaki dört medreseden birisine müderris olmuştur. muhakkik Yavuz Ebussuud Efendüer Babası gibi X V I . dair eserleri vardır. üe 973 H . Efendi İstanbul yükselmiş.)'de tekaüd edderek 968 Receb CeUl-zAde SaUh Efendi (1561 Nisan)'inde vefat etmiştir.. Muslihuddin Isamüddin Sultan Selim'in hocası idi. Babası E m r u l l a h E f e n d i de ulemadan medreselerini yaptır­ olup kaddıklarda bulunmuştur. Şakayık-ı Ahmed Isamüddin mütehassıstı. asn âhmlerdendir. Kanuni Sultan Siüeyman. Numaniye ve mantıka Mevzuatü'l-ulûm kaddığma kadar Türkçeye tercüme edderek basdmışlardır. kelâm. kelâm. hadis. demektedir. felsefe ve etmektedirler. A h m e d . seneleri arasmda (1563 . asırda yetişmiş olan âhm ve şeyhlerin Şakayık-ı gramer. hadîs.z â d e .) Şam kadısı adım verdiği eseridir ve basılmıştır. gözleri görmez olduğundan 961 H . Kmalızâde ve şereflendiren Mustafa. ve X V . fıkıh ve belâgate dair on dört kadar eseri olan Salih Efendi. riyaziyede sasiyle şöhret bulmuştur. Tarih. kelâm ve edebiyatta tercüme-i hallerini havi Arapça etmiştir. Kanunî Sultan Süleyman za- Tosyalı'dii. Numaniye'yi meanî üe tehf asırlarla ve kısmen X V I .ı larma mütalâasını yazmak âdeti idi. Okuduğu eserlerin kenarkalemiyye adiyle yazdığı risalede göridüyor. X I V . Şöhretine sebep olan A h l â k . (1554 M. Müverrih  l i de "sağ olsa idi E b u s s u u d ayarında büyük bir şah­ siyet olurdu" demekte ve Şakayık zeylini yazan Nevî-zâde ihtiAlâî derin iken A t â y î de "Ser Defter-i Ulema" diye tavsif K ı n a l ı . 971 Toşköprülü zâde •^«**"<»'"'^-"^ûın isimh eseriyle yüksek ilmi kudAhmed Isamüddin retini göstermiş olan T a ş k ö p r ü l ü . tefsir. fıkıh. Arap edebiyatına vukufu Risale-i vefat etmiştir.1565 M.234 OSMANLI D E V L E T i N i N i L M t Y E TEŞKILATI Kınoh zâde Devrinin en yüksek âlimlerinden olup İsparta*bdiT. Tefsir.z â d e tefsir. t b n K e m a l ve Kanunî'nin . camiiyle beraber Süleymaniye dıktan sonra zamanm değerli âlimlerini buraya müderris tâyin ettiği sırada K ı n a l ı .

Müderrislik. Xe. Süleyman'm Budun oğlu B a y e z i d ' i n emriyle Farsçadan Türkçeye çevirdiği Camiü'lTarih-i Muhaçnâme. Kitabü'l-muhtasar gibi tarihe ait eserleri olup divam. Bunun şeyhulislâmhğma kadar bu makama gelenlerin dereceleri kazaskerlerden aşağı iken S u l t a n S ü l e y m a n ' a takdim etmiş olduğu (JX>1İ j U j İ ıJiJl ö T ^ l l i l > Jl pUl İrşadü'lakh's-sehm ilâ mezâye'l-Kur'ani'lazim) isimh tefsirinden dolayı o tarihe kadar üç yüz akçe olan şeyhülislâm yevmiyesi beş yüz akçeye çık anlarak kazaskerlerle beraber oldu. asn şereflendiren büyük olduğu için İmadt âhmlerin soDireklibel kullan­ Mehmed Efendi nuncusudur. E b u s s u u d ' u n tefsiri. Efendi de (VefaU 1188 H . Babası Ş e y h kazasmm lakabım Y a v s ı ' d ı r . (1565 M. . Geddi. İskilip köyünden mıştır. Tefsirinin bakiyyesini de takdim edince yevmiyesi altı yüz akçeye yükselerek hem maddi hem mânevi kazaskerlere tefevvuk etti. Mecmualarda 1 oljljjl Ittddin II.$a/(Zemahşerî) ve Beyzavi tefsirlerinden sonra üçüncü gelmektedir. Vefatma kadar otuz sene hiçbir siyasi işe karışmadan mevkiini muhafaza etti.) Camiâ'l-hikây&tı tercüme etmi(tir. Salih E f e n d i . K a n u n i S u l t a n hikayât tercümesi ^ ile Tarih-i (Budin).)'de şeyhülislâm tâyin edildi.1774 M. tarafla­ İbrahim olup N i z a m ü l m ü l k Efendi'den evvel I I . namına kaleme Cemaalınmıştır.) 'de vefat Camii haziresine defnedilmiştir. Geniş hal tercümesi Belleten (Sayı 87)de yayınlandı. münşeat mecmuası kelâm ve fikıha dair haşiyeleri vardır. Fetihnâme-i Rodos.(1545M. Arap edebiyatmdaki vukuf ve ihatasım Arap şairleri tasdik etmişlerdir. Murad'm emriyle t b n A r a p ş a h ve oğlu Şehzade Mehmed'in emriyle Şair N e c a t i asır âlimlerinden Nazir nndan da Türkçeye çevrilmiştir. Mısır kadıhğmdan sonra İstanbul'a gelerek Camii) yanmdaki evinde ederek Nişancı Eyüp'te biraderinin camiinin (Nişancı tetebbuatla ve eser yazmakla son demlerini geçirmiş ve birade­ rinden iki sene evvel 973 H .DÎNÎ V E H U K U K Î S A H A D A Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 235 hocası H a y r e d d i n E f e n d i ' d e n ders görmüş müderrishk ve ka­ dılıkta bulunmuştur. M ü e y y e d .z â d e ve sonra da i b n K e m a l ' d e n okudu. X V I I I . Avft'nin Bu eseri Salih Bayezid'in j vlıUlS^ıLl eseri Camiü'l-hikâyât ve Lâmiu'r-rivayût. Ebnasınıd XXVI. kadılık ve kazaskerhk etti ve 954H. Mısr-ı Cedid. . kendisi Eyüp'te babasmm tek­ kesinde doğmuştur.

XVıı. Emiri araziyi şer'î kanunlarla telif etmiştir. . = 1 7 I 3 M .). (1574 M. = 1651 M. A y ş î M e h m e d E f e n d i (Vefatı 1061 H . VE XVııı. 982 H . dedir. . = 1707 M. Bunlardan A y ş i M e h m e d .z â d e M e h m e d K e m a l e d d i n E f e n d i (Vefatı 1030 H . kelâm ve akaidde yüksek bir âlim olup aynı zamanda şiirde musiki üe talik yazıda da üstat idi. riyaziye ve felsefenin kalkmasmın da büyük tesiri olduğu şüphesizdi. = I 6 2 7 M . ) . asırda B e r g a m a l ı İ b r a h i m (vefatı 1014 H .)'den sonra.) usul-ı fduh.)'de vefat ederek Eyüp'te mektebinin bahçesine defneddmiştir. fakat kalem sahibi.236 OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I bir hayh fetvaaı görülüyor. İlmiye mesleğinde yeniUkler mıştır.B e k a da lûgat ve bazı ilim adamlanmn yetişmiş olduklarım görmekteyiz. Hersek sancağımn merkezi olan Mostar kasabasmdan M u s ­ t a f a E f e n d i (VefaU 1119 H . Bundan başka kısm-ı mahsusta göriüdüğü ve daha aşağıda görideceği üzere başka sebepler de vardı. = 1 6 2 1 M . ) fıkıh. D a m a d İ b r a h i m P a ş a ve H e k i m o ğ l u A l i P a ş a gibi ihm sahiplerini ve müstaidleri himaye eden sadr-ı âzamlarm tesirleri vardır ki bunlardan meşhurlarım isim­ leriyle aşağıya yazıyorum : Kazasker A b d ü l b a k i A r i f E f e n d i (Vefatı 1125 H . münşi âhmler daha çoktu. Bununla beraber bu asırda yetişmiş olan bir iki zatı zikredip geçeceğiz. X V I I I . Kütahyah H ı b r î A l i E f e n d i (Vefatı 1080 H . ) . T a ş k ö p r ü l ü . fıkıh ve fikıhda ihtisas sahibi idder.B e k a E y ü p (Vefatı 1094 H . 85. yüzydda bir asır evvelkine nazaran daha değerh H ı b r İ A l t E f e n d i ûkıh ve kelâmda ve E b û ' l . ) . K e f e l i E b û ' l . A l t ı p a r m a k M e h m e d E f e n d i (Ve­ fatı 1 0 3 3 H . = 1605 M . asırda bir asır evvelki âhmler değerinde müdekkik. Bu X V I I . Haltercümesi Belleten. = 1669 M. Değerh ulema yetişmesinde her halde medreselerden aklî dimlerin kelâm. muhakkik âhm dendecek kadar yüksek ulema yoktu. Bu hu­ susta D a m a d A l i P a ş a . ASıRLARDA GELEN BAZı ÂLIMLER X V I I . = usul-ı fıkıhda 1683 M . s. yap­ Kanunî S u l t a n S ü l e y m a n ' ı n vefatma yazmış olduğu Arapça mersiyesi en nefis Arapça şiirlerindendir. mantdc.

) Mukaddimetiİ'l-edeb isimh ese­ Allâme Zemahşeri'nin v''^' kelâm. A s n n m en yüksek medrese âhmi olup zamanmda bir ikincisi yoktu. tarihinin birinci cildini de C a r u l l a h V e l i ü d d i n E f e n d i (Vefatı 1151 H . hey'et.z â d e M e h m e d E f e n d i (Vefatı 1145 H . A z i z M a h m u d H ü d a y i E f e n d i torunlarmdan Üsküdarlı M e h m e d E m i n E f e n d i (Vefatı 1149 H . Mukaddimetü'l-edeb tercümesi ehemmiyetine binaen basılmıştır.) tefsir ve akaide dair şerh ve haşiyeleri vardır. mutasavvıflara aleyhtarhğiyle meşhurdur. Kelâm. şerh ve haşiyeleri rini tercüme etmekle şöhret bulmuştur. ilmine mağrur olmakla beraber hakkı teslim ederdi. fikıh. akaid. = 1738 M. meâni ve saireye dair gerek müstakil ve gerek şerh ve haşiyeleri havi yirmi beş eser yazmıştır. Yanyalı H o c a E s a d E f e n d i (Vefatı 1143 H . ferâiz ve meâni ve münazaraya dair eserler yazmıştır. Bahâiye'yi adh meşhur şerh ettiği dair eserler telif gibi A y n i ' n i n etmiştir. İshak H o c a s i A h m e d E f e n d i (Vefatı 1120 H . mantık ve meâniye dair risale.) tefsir. Bundan başka E s a d E f e n d i i b n S i n a ' n m ^ i / a isimh meşhur eserim de tercüme ettiği gibi felsefeden *J\y. mantık vesaireye dair eserleri vardır.DÎNI V E H U K U K Î SAHADA Y E T I Ş E N ILIM A D A M L A R ı 237 ferâiz. hadis. = 1 7 0 8 M. kelâm. mantık.) tefsir. = 1736 M. K a z o v a h A h m e d E f e n d i (Vefatı 1 1 6 3 H . hendese. akaid ve muhazarata ve hey'ete dair vardır. = 1 7 3 0 M. = 1 7 5 0 M. nakli ilimlerde bilgi sahibi idi. âdab. ilim-i kıraat. Medreselerdeki haşiye tedrisine itiraz ederek klâsik eserler tehf ve tedris edilmesini tavsiye eden ( ^jiti\ Tenibil'l-ulûm) adh bir eseri de vardır.) Nevşehirli bu asrm mütefekkir âhmlerinden olup medrese ihmleriyle kalmıyarak felsefe ve müsbet ilimlerle de uğraşmış ve Damad ibrahim P a ş a ' n m emriyle fizikten kitdb'üs-semaniye Aristo'nun isimh eserinin üç kitabım aym zamanda şerhetmek suretiyle Arapça olarak kaleme almıştır. mantık. Öİ^İA» tkdü'l-cüman Türkçeye çevirmiştir. kavâid. hesap vesaireye Hesaptan vW. vardır. risale. kelâm. Bundan başka tefsir. Fatih'te medresesi ve kütüphanesi . şerh ve haşiyeleri vardı.î'ill * ^ Hikmetü'l-işrakiyye'yi de şerhetmiştir. Maraş'h S a ç a k l ı .) Usul-i fikıh. = 1732 M.

tarih. = 1 7 6 0 M.) YusuJ-zâde diye meşhurdur. = 1752 M. kelâmdan Zübdet-i ilm-i kelâm ve bunlardan başka akaid. şöhretine fıkıh binaen I . M e h m e d A k k i r m a n î (Vefatı 1174 H .) fı­ Mir'at) isindi esere haşiye yazdığmdan dolayı Mir*at muhaşşişi diye meşhurdur. Tefsirden B e y z a v î ' n i n bir kısmma haşiyesi. Hendeseden Adlâ-i müsellesât üe Ceyb ve Mukantara Risalesi ve diğer riyazi eserleri vardır. meşhurdur. fdohtan Eşbah şerhi. ve akaide camü'nde Jljlfl Etvakü'z-zeheb adlı eserini yüz makale tarafmdan İstanbul'a.) hikmet. Mantıktan <l)Uy Burhan ve hik­ metten li-^hr Celâl haşiyesi bunundur. Zemahşerî'nin üzerine şerhetmiştir. = 1 7 9 1 M. Buharî'yi otuz cUt üzerine şerhettiği gibi Sahih-i Müslim'i de yarışma kadar yedi cdt olarak şerh eylemiştir. hadîs. kavaid vesair eserleri vardır. Mir'at haşiyesi basdmıştır. davet olunarak Ayasofya dirle karşdanmıştır. Abdullah H i l m i (Vefatı 1167 H . C e m a l ü d d i n Avfi'nin müteaddit tercümeleri olan CJ[J}^İ-\ ^ U . mantık ve âdaba dair bir hayh eserinden başka en yüksek ihtisası riyaziye ve hendesededir. = 1 7 5 3 M.) Tefsir.) hem âhm ve hem a r i f bir zattır. Ebû Hadim eserleriyle Said H â d i m i (Vefatı 1176 H . bu da Türkçeye Bunlardan evvelkisi riyaziyât-ı kadimeye tatbik için kaleme ahn­ mıştır.Câmiü'l-hikâyat'mı çevirmiştir. hadîs ve Um-i kıraate dairdir.> ^ KittAü'l-merasıd'djı. Müsbet ilimlerden en değerh eseri logaritma lyU» şerhini havi v ^Lj^l J J ' A » Cedavil ü'l-ensab üe Hesabü'l-küsur ve JLJ>\JLI < .) Mekke-i Mükerreme kadısı iken vefat eden bu zatm Iklilü'l-teracim adh eski felsefe ve hikmetten bahseden bir eseri üe tefsir ve hadise dair şerhleri ve Mevzuatü'l-ulûm risalesi ve diğer telifleri de vardır. . suresini tefsir etmiş ve tstanbul âhmleri tarafmdan büyük tak­ N a z i r İ b r a h i m E f e n d i (Vefatı 1188 H . Elh beş adet eserinin on sekizi tefsir. Konya'ma dair Mahmud Fatiha kasabasmdandır.238 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I tzmir'h kıhtan ( ' ^ ^ j ' M e h m e d b. mantık. = 1 7 6 2 M. tefsir hadîs ve dm-i kıraatte muasırlannm en kudrethlerindendi. İlmi hadis. ahlâk ve feraize dair değerh eserler yazmıştır. = 1774 M. Gelenbevİ İsmail Efendi (Vefatı 1205 H . V e l i (Vefatı 1165 H . tasavvuf.

edebiyatta büyük şöhreti E f e n d i merhumdur. asır sonla­ nnda) felsefe ve riyaziyatta iistad olup riyaziyede muasın olan Gelenbevi'den daha üstün imiş. Pek çok değerh âlim yetiştirmiş olan M ü f t ü zâde'nin talebelerinden birisi de G e l e n b e v î dir. riyaziye. Kazovah büyük âhm Efendi'nin vefatmdan sonra İstanbul'da kendisi ayarmda âhm bulunmadığmdan bu şöhretini ölümüne kadar mu­ hafaza etmiştir.z â d e ile ilmî kudretini itiraf Sefer tefevvuk dâiyesiyle istanbul'a gelerek K o c a yaptığı ilmî ismail Ragıp Efendi'­ ji^ ilmi onun Paşa'nm Celâli mübahasede etmiştir.) 'de vefat etmiştir. Maalesef eser yazmamış ise de ayaklı kütüphane lakabı ilmi kudret ve ihatasına delildir. Şam ulemasından meşhur huzurunda M ü f t ü . (1796 M. tam Ahmed olan K e t b u d a . Eser yazmanuş. fakat değerh talebeler yetiştirmiştir ki bunlardan birisi X I X . . Müftü-zâde Mehmed Efendi (Ayaklı kütüphane) An­ yüz sene talya müftüsünün oğlu olan M e h m e d E f e n d i .z â d e Arif yaşamış 1212 H .D t N l V E H U K U K Î SAHADA Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 239 Palabıyık Mehmed Efendi (Vefatı X V I I I . asırda felsefe.

.

hyakatsiz müderrishğe geçmiş olanlarm çokluğu sebebiyle bunlar müder­ rislik derecelerinin yükselmesi için yanmış veya yıkılmış. idarî ve askerî teşkilâtı XVI. Bu münasebetle Şaban 985 (15 Ekim 1577)'de I I I . asnn ikinci yansmdan az sonra tedrici surette bozulmaya başlı­ yarak zaman zaman y a n m tedbirler ve *Li fiile çıkmıyan emir ve fermanlarla ıslâha teşebbüs edildiği sırada aym suretle bozul­ makta olan ilmiye teşkilâtı da (medreseler. Kısm-ı mahsusunda görüldüğü üzere usulü üzere medrese tah­ silini yapmadan rüşvet ve iltimas ile medreseden mezun olup mü­ lâzım olan danişmendlerin bn halleri kudretsiz ve hamisiz medrese talebelerini de fena yollara sevketmiştir. Bunun neticesi olarak Anadolu'daki medreselerin bir kısım talebelerinin kudretsiz ve hyakatsizleri bu X V I . medrese ve kadılıklar) ıslâh edilmek istenilmiştir. tedir Murad azama hitaben gönderilen bir fermanda aynen şöyle tarafmdan vezir-i denilmek­ "Hâlen tarîk-ı ulemaya hayh ihtilâl ânz olub Kanun-ı kadim-i Sultan Mehmed Gazi (Fatih) zamamndaki gibi gözetihb zamam1 Kanunnâm»-i Otnumi (E$ad Efmdi kitapları). tlmfy» TtkiUlı. işte bu haller dolayısiyle hükümet ilmiye tarikim ıslâh 2 için bazı emirler vermiye mecbur olmuştu. asrm ikinci yansmda derslerini bıra­ karak eşkiyahğa başlamışlar ve bu hal hükümeti epey müddet uğraştırmış ve daha sonra Iran ve Avusturya ile devam eden ve uzun süren muharebeler sebebiyle softa şekaveti mühim bir gaile şekhni almıştır. Bundan başka bir kısım müderrislerin de durumlan dikkate şayandı.ON SEKIZINCI BÖLÜM İLMÎYE MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A MUHTELİF TARİHLERDEKİ EMİR V E FERMANLAR Osmanlı devletinin mali. Nr. 16 . Herhangi bir suretle hyakath. ismi var fakat binası olmıyan medreselere tâyin edilmek suretiyle bir derece üstün müderrishğe geçirilmişlerdi. 2363.

242

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I

nuzda dahi aheen olmak muradım dır. Şimdi kanun gözetümemekle müderrisin ve talebe şuglden kalmışlardır; kuzât-ı asâkire muhkem tenbih olıma ki müderrisin ve talebe tekmü-i müddet-i örfiyye etme­ din, feragat ettürüb âhar mansıba sevk ettirmiyeler ve danişmend­ ler dahi aşağı medreselerden şugl mikdarm etmedin mevâliye aldırnuyalar; Kazaskerin marifeti olmadm kimesne kabul etmiyeler. akçesi ve dersi olmayub "Ve bâzı müderrisler var imiş ki

mücerred âhar mansıba vesde olmak içün tevcih olunurmuş ve ol makuleler cemiyet eylemeyüb ve şugl etmeyub zamanede şugl edenlere müzahim olurlar imiş. 0 1 makule müderrisler r e f olunub min-bâd arzolunmıya. Velhasd menasıb ehline sevkolunub dmi ve fazdeti olanlar ve mehâret-i tâmmesi olanlar terbiye olunub riayet oluna. Kimsenin dtimâsiyle nâ-ehle mansıb arzedilmiye. Bâdelyevm bu vaz'a muhalefet ve emre mugayir ki vaz' işhyeler, zararı kenduleredir; bilmiş olsunlar ve gözlerin açsunlar; gelmiş ve ge­ lecek kuzât-ı asâkire tenbih ve te'kiddir". XVI. asrm ikinci yansmdaki Divan-ı hümâyun mühimme defterlerinde şakavetlerinden sık sık bahsedüen softalarm ıslâhı hakkmda 28 Muharrem 987 ( 27 Mart 1 5 7 9 ) tarihh bir hükmün bazı yerlerini yazmak suretiyle bu tarihte softalarm isyan mmtakalaıiyle bunlar hakkmda bir fikir elde eddmek mümkündür*. Nifan I hümâyun "Bundan akdem softa taifesi kendu hallerinde ve oMur ki tahsd ve iştigallerinde olmamak, cemiyetler idüh ok, yay ve sair alât-ı harh üe köyler ve kasabalar basıp Müslümanlarm kiminin taze oğullarım cebren gelüb, ahb gidib fi'ü-i şeni eyleyüb umumen ehl-i fesad olanlannm haklarmdan gelinmek için ümera ve kuzâta ahkâm-ı şerife gönderilmişti. "Hâlen tâife-i mezburenin meli'nden redelfi'den Şemseddin Mevlâna Mevlâna H a s a n Mevlâna S e f e r ve Aydın ve ve M u h y i d d i n ve Hamideli eşbehlerinden Kocaeli darendegân Ru­ sancağmdan Mevlanâ

sancağmdan Mevlâna H a s a n ve GeSaruhan sancağmdan Mevlanâ Karaman'dan Mevlâna V e -

sancağmdan Mevlanâ Z a h i r ü d d i n ve ve Menteşe sancağmdan

Livâ-i Tc&e'den Mevlâna M u h y i d d i n ve vüâyet-i Hayreddin

*- Mühimme
gönderilmiştir.

defteri, 31, «. 143. Bu fermanın

birer sureti asıl softa şeka-

veti olan Anadolu Beylerbeyisiyle

îıtanbul. Bursa ve Edime

Kadıhklarma

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

243

l i y y ü d d i n ve Alâiye'den Mevlâna K a d r i ve Germiyo/ı'dan Mevlâna Sefer ve Karesi sancağından Mevlâna Muhyiddin der­ gâh-ı muallâma gelüb tâife-i mezburenin ekser kendu hallerinde ve şugllerinde olub kimesneye zarar ve ziyanları yoğiken bazı eşkiya ve cebele softa namma gezüb fesad ve şenaat etmekle cüm­ lesine sirayet edüb bu bahane ile nice talebe na-hak yere katlo­ lunub ve softa taifesini tutanlara dirhk vaadolunmuştur deyu cürmü olmayub kendu hallerinde olanlan sancak beyleri svıbaşdan ve gayrdar tutub başlanm kesüb ve geru eşkiya ele gelmeyub mabeynde mazlumen telef olub ve akvam ve akrabalarma yataksm deyu ehl-i garaz taifesi yapışmakla kendu halinde olan softa taifesi havfindan terk-i vatan edüb tahsihnden kahb ve Müslümanlar evlâdlarm ihtiyaten mektebe vermez olub bu haller inkıraz-ı ilme sebeb olmuştur. "Eğer tâife-i mezburenin iyi olanlann kemakân şuglde olub cürmü olanlarmm dahi şimdiye değin vaki olan cerâimi afv olunur ise ve her birimiz nakib olub danişmend olduğumuzda camebaha (elbise parası) için biner akçe verilmeyüb nikabetle mülâzım olursak her birimiz hemşehrilerimizi gereği gibi zabtedüb anun gibi birimizin hemşehrileri fesad edecek olur ise on bir hemşehriler ittifak edüb bilâd-ı selâsede olan imaretlere komayub ehl-i fesadı bulub ele vermiye sa'y ve ikdam ederiz deyu taahhüd eyledikleri arz olundukda tevâif-i mezburenin hakkmda mezîd-i merhametim zuhura getürüb sene 987 Muharemü'l-haramımn gurresine gelince vaki olan cerâimlerin afv edüb b u nişan-ı hümâyunu verdim" Denildikten sonra bu on iki kişinin yılda bir kere sancaklarma giderek softalarm şekavetlerine mâni olmalan ve dinlemiyenlerin ele getürülmeleri için sancakbeyi, voyvoda, zuama ve erbab-ı tımar ve sair il erlerinin bu nakiblere yardım ederek şeka­ veti olanlarm elde edilmeleri emrolunmuştur. m Mehmed'in ihniye ıslâhatma ^'^^^^n M e h m e d ' i n emriyle mevâhden mürekkep heyet, ilmiye sınıfımn ıslâhı hakkmda tesbit larmda olarak (1598 Nisan) Pâdişâha takdim ederek

dair olan kanonu ettikleri bir lâyihayı 1006 Ramazanmın iptidabunun aynen tatbikine dair iradesini almışlar ve bu lâyiha kanun Kazaskerlere bildirilerek tatbiki emrolunmuştur i. Kanunnâme Nr,

^ Âfir Efendi kitapları (Süleymaniye
1004,

Kütüphanesi),

s. 7 9 .

244

OSMANLI D E V L E T Î N l N i L M l Y E T E Ş K I L A T I

"Rumeli Kazaskerine hüküm ki. Bir mukaddemeden sonra bu nişan-ı hümâyun verdim ve büyürdüm ki vusul buldıdtta evvelâ kırk akçe medreseden mâzul müderrislerden bir ehl-i ihm tâyin olunub hareket murad eden softa ve gayn varub andan bir ders okuyub müstaid idüğü malûm olduktan sonra yedine tezkire verüb

badehu danişmend olub

yirmi ve yirmi beş ve otuz akçe medreselerde üç ay ve hâriç med­ reselerde beş ay olub ve iki ve üç medreseye hareket-i misiUüye edüb ve dâhd medreselerinde altı ay olub zikrolunan medariste iki seneyi tekmil etmeyince ve sahihçe vech-i meşruh üzere hareket ettiği sabit olub yedine tezkire verilmeyince semâniye'ye olmıya. "Ve semaniye ve mafevkinde olan mevah, min-bâd vasd

daniş­

mend emrinde taharri edüb hücreden ziyade danişmend olmıya ve bu nöbette ve bundan sonra midâzım olanlarm eşkâh yazıhp hıfzolunmak gerek; hâlen midâmezette olanlar gelüb eşkâllerin yazdırub yedine tezkire almaymca midâzemet etmeye ve menasdıta olanlar fî-mâbâd mülâzemete geldikçe yazda. Zira bir midâzım fevt oldukta bazı ehl-i tezvir kendu ismi ve babası ismi veyahut mücerret kendu ismi muvafık olmakla tarika duhûl edüb hde etmiye kadir olmaya. *'Ve bazı eşirra vüâyette karar edemeyüb gelüb danişmend olub ihmden bî-behre olmağla mevah hizmetlerinde dahi olamayub birer tarîkle bahçe (bostancı ocağı bahçeleri) ve fırm (saray fırmlan) ve öküz amban hocası olub nöbette bu tarîkle yüz kırk nefer midâzım kaydolunmuş; beş, altı nefer kimesne olagelmiştir. Bu bahta dahi ihtimam olunub altmış üç (963) senesinde müteveffa Abdurrahman nöbetinde kaç nefer kimesne midâzım olmuşlar ise yine ol miktar ahnub ziyade alınmaya; onlar dahi hoca olduktan sonra kazaskerinden tezkire alub ismi ruznameye "Haremeyn-i muhteremeyn'den gaynda teşrif kaydoluna. olmaya ve

kenar medreselerinden midâzım alınmaya, meğer kadimden almugelmiş ola ve elh akçe medreselerden muîd ahnmaya, meğer sahibi vezir-i âzam olub hayatta ola. V e min-bâd mevtadan (yani vefat etmiş bir müderrisin talebelerinden) dd nöbetlik mülâzım

daniş­

mend ahnub maadası tevzi oluna (yani müderrislere verile).

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

245

"Ve bazı mevalinin filândan mütekaid deyu bir emr-i itibarı ile nice mülâzımı abnur. Âsd ne ise ol balde kaç mülâzım verirse yine ol miktan almub ziyade abnmaya. "Ve min-bâd kuzât, İçel'de müderris olmıya ve kasabat kadı­ larından yerinde mevleviyyet bükmü verilenlerin mülâzımı alınmıya; nihayet sair kasabat kadılan gibi müddet-i örfiyye itibarı olmıya, ol şerefe bu denlu riayet kâfidir, lle'1-ân olanlar bu veçhile olub min-bâd kimesneye ol itibar olunmaya. "Kenarda iki terakki ve içel'de bir terakki memnu ola ve iç medreseleri kırk akçeye vannca iki yd medreseye mutasarrıf ola­ lar; ve bazı ismi mevcud resmî mâdum medaris bi'l-külhyye merfû olmağa mecal yoktur. On ve on iki yd mukaddem kazaskerlerde *ij sika ve mûtemed ve müseUemü'1-kidl olanlar vere geldikleri medaris verilüb maadası r e f oluna; zira bazı kimesneler gelüb içel'den mü­ derris namına olub terakki de fariğ olub elh, altmış akçe kadı olur, bu tarîkle tafra edüb zaman-ı kahlde meuasıb-ı celdeye vâsd olmuşlann nihayeti yok imiş, min-bâd olmaya. "Ve kırk akçe medreseye vannca mâzuller bir matlabta cem olduklannda birisinin fazdet-i bâhiresi olur ise rey kazaskerindir; ve eğer zamana nazar olunursa azdde takaddüm ve sebak mukayyed olmayub midâzemette takaddüme itibar oluna; zira bâ­ lâda zikrolunduğu gibi bazdan bir tarikle az zamanda bir, iki matlaba vasd olub kat'-ı neye gadr olmaz. "Ve yeni midâzım üç seneyi tekmd etmeyince mansıb ve­ rilmeye ve akçe verüb mansıb alan kuzâtm akçe de aldıklan meşhur ve mütevater ibret olur. "Ve kaza kaddarı iki sene tamam mansıblanna mutasamf olalar ve bdâd-ı kasiye de bazı medaris olub midâzımin kabıd etmemekle bazı ecânibe verdüb ve terakki olunub olıcak sebeb-i azd ola ki gayra mûcib-i

paye eder ve bazısı medariste eskiyüb

batice hareket eder, zikrolunan (mülâzemete) îtibar olub kimes­

badehu birer

tarikle gelüb midâzımm tarîkine duhûl edüb menâsıb-ı dmiyyeye vâsd olurlar. Bu cihetten çok kimesne bi-gayr-ı tarîk bebremend olur; min-bâd ol makule medaris cihat ruznâmesi'ne ol tarîkden midâzımin beynine duhûl olunmaya. "Ve bazı kimesneler şehremininden veya zevayitten bir kaç akçe ulufe peyda edüb edna midâbese de mülâzım olub emed-i kaydolunub

246

OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M Î Y E T E Ş K İ L A T I

bedîd ve ahd-ı baîde gelince medaris bekleyüb yoliyle midâzım olanlara muzabim olur. Bu kaide mevali-zâdelere gaynda cari olmaya. "Ve min-bâd ruznâmelerde işaret oluna ki bu cihetten ve etraf hazinelerinden ıdûfeye mutasamf olanlardan ve yeniçeri ve sipahi ve topçu ve kalafatçı ve gayndan midâzım ahnmaya, zira bunlann ulufeleri cündî akçesidir, tarikle alâkası yoktur. Zikro­ lunan taifelerden ehl-i ihm olanlar mevah-i izam hizmetlerinde olub tarikleriyle midâzım olalar ve tarik-i mezkûre de midâzım olanlara imtihansız mansıb verilmediğinden verilmiye; gayn ulufelerine hüküm verilüb ol îtibar de mansıb meselâ on akçe mahsustur,

ulufesi olana yirmi beş ve yirmi beş akçesi olana otuz üe mansıb verilmeye; zira bu mânanm fesadı zahirdir ki zikrolunan taifeden birer tarikle otuz ve kırk akçeye mutasamf adamlar vardır; ol itibar olunur ise ihtidadan kırk akçe ve eUi de mansıb verilmek iktiza eder; ol bâb münsed olub saire verildüğü üzere verile. "Ve bir matlab'ta tarik-i mezkûrdan ve bahçe hocahklanndan midâzım olanlar üe mevah-i izam hizmetlerinde midâzım olanlar cemolundukta tarîk de midâzım olanlar bir y d takdim oluna. "Ve bazı kimesneler ehl-i ilim ve müstaidüz deyu midâzım olmasım rica etmekle ol

bahta hatt-ı hümâyun sâdır olur ise ol

asdlar nöbet olmaymca midâzım olduklarma rızay-ı hümâyunum yoktur, ol mûtemedler müstahik ve müstaid olduklan takdircedir. Tekrar arz olunub nöbet te'hir oluna. "Ve hâlâ

paye müderrisleri ve dahi aşağdar beyninde daniş-

mendsizlik ayıb olmağla danişmendi olmıyanlar levm-i akrandan ve belki tabakalarda azhnden havf edüb bir alay cahü danişmend edinmekle tarika bu cihetten küUi halel gelmiştir; imdi müderrise, danişmendsizlik ayıb değüdir ve belki ayıb olan câhü danişmend tutmaktır. " M i n - b â d müderrisler danişmend emrinde tamam taharri edüb müstahik ve müstaid olanlan danişmend edinüb câhü olanlan emrime muhahf danişmend edinmekten be-gayet ictinab ve ih­ tiraz oluna ve bu emr-i lâzımü'l-inkiyadımı min-bâd mukarrer tutub ve bu hükm-i hümâyunumu hıfz eyhyesiu ki sen ve senden sonra gelen kazaskerim daima mazmun-ı hümâyunı üe amel edüb aslâ ve kat'a hüâfma cevaz gösterilmiye. Tahriren f i evâü-i şehr-i Ramazan, sene 1006."

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

247

Medrese ve müderris nizammm bozukluğunu ve buna karşı alman tedbirleri gösteren bu ferman bir müddet sonra tatbikten kalarak eski bozukluk ziyadesiyle devam etmiştir ki bunu meşhur K o ç i Bey'in I V . M u r a d ' a takdim etmiş olduğu lâphasmdan anlamaktayız. Koçi B e y eski devirlerdeki ulema ile kendi zamammn ara­

sındaki farkları ve Osmanh hükümdarlannm ulemaya karşı olan hürmet ve riayetlerini beyan ettikten sonra medreselerin bozuk­ luğu hakkmda şu malûmatı vermektedir i. "Hâlen tarik-i ihm dahi fevkalhad mütegayyir olmuştur ve aralarında cari olan kanun-i kadim tenezzül bulmuştur. Mukad­ dema bir talib-i ihm danişmend olmak murad eylese ulemadan birisi müteharrik olub evvelâ ondan mahreç dersi okuyub istidad ve hyakatini müşahede ettikten sonra müderrisinden birine gön­ derirdi. Ondan birine, ondan birine böyle böyle hariçte ve dahilde ve sahnda nice müddet danişmend olub badehu murad ettiği yerde karar edüb yolu geldikte mülâzım olub ruznâmçe-i hümâyun'A namı yazılırdı. Yolu geldikte sahn dânişmendlerinin eskileri - k ı ­ demleri- ki muîdlerdir her birine birer tetimme tâyin olımub onda sakin olan suhtegân taifesine ifade-i ulûm ederlerdi. "1003 (1594) tarihine gelince sahn muidlerinin şimdiki mü­ derrisler kadar vaka ve itibarı var idi ve danişmend olub nice zaman medariste iştigal-i ilm etmeyince mülâzım yazılmazdı. V e kimse kimsenin icazetsiz danişmendin almazdı ve tarîk-i ihm fev­ kalhad pâk ve mazbut idi. 0 1 sebebten içlerinde cahil ve ecnebi olmayub her biri yolu üe gelmekle eğer kuzât ve eğer müderri­ sinden cümlesi üim ve dini mükemmel ırz ve vakar sahibi adamlar olub müderrishği hahnde üm-i şerife ve mansıbı hahnde din ve devlete istikamet üe hizmet edüb ibâduUaha nef-i mahz olurdu. "Nihayetül-emr 1003 tarihinden beru bu intizam bozulub E f e n d i bir kaç defa

mukaddema şeyhuhslâm olan S u n u l l a h

bi-vech mâzul olub ve kazaskerler dahi tiz tiz mâzul olmağla yerine gelen azU havfina düşüb vükelây-ı devlet üe müdaraya muhtaç olub huzur-ı hümâyunda hak sözü söylemekten kadüar ve her­ kesin riayet-i batırma mukayyed oldular. ^ Kofi Bey Riıaleri, 1277 aenesindeddti baskı, s. 10.

248

OSMANLI DEVLETlNÎN İLMİYE TEŞKİLATI
"Metaneti olan mü'min-i kâmil azlinden dahi korkmayub aleyh

kelâm-ı hakkı söyler. S u n u l l a h

E f e n d i rahmetuUahi

bir kaç defa mâzıd olmuşken yine kelâm-ı hakkı söyleyüb emr-i din ve devlette kat'iyyen müsamaha etmediler idi. 01 sadr mü­ samaha yeti değddir; riayet mahalh değildir. Giderek her mas­

lahata hatır karışmakla ve her emirde müsamaha olunmakla
nâ-müstahaklara hadden ziyade mansıblar verdmek iktiza edüb kanun-i kadîm bozuldu. Kazaskerler dahi zaman-ı kaUlde bî-vech mâzul olmagila iç­ lerinden tama ve haris olanlar zaman-ı mansıbı fırsat ve fırsatı ganimet bdüb menasıbm ekserin rüşvet de nâ-ehle verir oldular ve midâzemetler dahi yolu de olmayub satdmağa başlıyalı voyvoda ve subaşı kâtibleri ve avâm-ı nâstan niceleri beş, on bin akçe de mülâzım olub

badehu zaman-ı kahlde müderris ve kadı olub

sahn-ı ihm cehele ile dolub iyi ve kem belürsüz oldu. Ekseriya zulüm ve teaddi edüb nâm-ı ulemayı keşide kdan o makule ce­ hele ve ecnebderdir; yoksa tarîk-i dme hizmet etmiş ve yolu de gelmiş ulema hâşa ki haktan udûl i d e . . . *'Bu abd-i fakir İstanbul'a, geldiğimde eğerçi ulema-i izam

şimdiki gibi badem ve haşem esbabı değddi. Lâkin bir müderris dâderi yoldan geçse halk-ı âlem ikbal-i tam ve küllî

tazim ve ih­

tiram ederlerdi. Irz ve vekarlan kemalde idi, her biri halk naza­ nnda müctehid mesabesinde muazzez ve mükerrem idi. Menasıb-ı dmiyye şefaatle verdmek reva değddir; ^ 1 âlem kangisi ise ona gerektir. Tarîk-i kazada medar ihmdir. Sinn ve sâl ve haseb ve neseb değddir; seccade-i şeriat âhm ve âdd olanlara gerektir. Medreseler dahi dekayık-i dmiyye istihracma kadir olan­ lara gerektir; bir cahd mücerred eskidir deyu bir âhme takdim inde't-tahkik cevrdir...

"Amma cümlenin mebdei, midâzemettir; şöyle ki mevah mü­
lâzemeti satmayalar ve her birisi midâzemeti erbab-ı istihkaka vereler, tarik-i ihm zaman-i kalîlde muntazam gahb olur. "Ve teşrifi midâzemetler dahi çok verilür oldu, arpalıklar, vazifeler olur ehl nâ-ehle

hadis oldu. Birine arpalık veyahut vazife olsa teşriften

nice midâzım yazalar ve her maddede midâzemet kanundan zi­ yade olunur oldu.

. fakr-ı faka canlanna geçti. bir mansıb çıksa on beş. gadrine muttali olunduktan sonra cezası verilmek gerektir.. müfessir allâme K a d ı Beyzavî'nin (Jjlı< «Uja! Ve'l-kamere kademfthn menâzil) âyeti tefsirinde aym her menzile nüzulünü bir vakitte olarak gösterdiğine itiraz ederek bımun bazen gece yansmda bir menzüden diğerine ve bazen bir gecede iki menzile hareket ettiğini ve her menzil takriben on üç derece hadd-i muayyen olduğunu ve kamerin seyri bu suretle bazen on bir ve bazen on beg derecede bulunduğunu ve bunlarm aslım bilmek için de heyet (Kozmoğrafya) bilmek îcabettiğim beyan ediyor. sonra gelenler bu dersler felsefiyyattır deyu kaldınb hidaye ve ekmel derslerini okutmayı makul gördü ve yalnız iktiza-i nâ-makul olmağla ne felsefiyyat ve ne hidaye ve ekmel kaldı." Kâtip Ç e l e b i kendi zamanmdaki daha doğrusu XVII. bununla Rum'da (Türkiye'de) sûk-i dme kesad gelüb ehh inkıraza karib oldu" dedikten sonra. gayet hor ve zeHl olmuşlardır. asır başlarmdan îtibaren medreselerdeki tedris hayatından bahs ile müspet ihmlerin ehemnüyetini anlattığı sırada "sadr-ı evvelde yani tslâmiyetin ilk zamanlannda meneddmiş olan bazı şeylere takdarak bundan maksad ne olduğunu anlamadan sonraki devir­ lerde eski zihniyette devam edddiğini beyan ettikten sonra F a t i h S u l t a n M e h m e d medaris-i semâniyyeyi bina edib kanun üzere şugl oluna deyu vakfiyesinde Haşiye-i tecrid ve Şerh-i mevakıf derslerini tâyin etmişti. bir subaşı ve bir haraççı şikayetiyle manBiblan başkalarma verihyor. iki ydda bir yeni midâzımı yüz elhye çıkarddar. hendese bden bir fetva sa­ hibi de hendese bilmiyen fetva sahibi ve keza coğrafya ve kozmografya bden bir müfessir arasmda* bir mukayese yaparak kadı^ K â t i p Çelebi. arzlan dinlenmez oldu. her biri sâd mertebesine vardı. ol cihetten kuzât ahvali muhtel ve müşevveş olub aralannda müzahame kemahnde olmakla bir kadı iki yd midâzemet de mansıba nad olmaz oldu. "Kaza ahvaliyle takajryüd ehemm-i mühimmattandır. kanundan ziyade ki midâzemet verilmeye ve erbab-ı istihkaktan gaynsı aimmıya. birine verihcek maadası tehî kalur.İ L M Î Y E MESLEĞİNİN I S L A H I H A K K I N D A 249 "Bu asırda diyaneti ve emaneti olmıyan nice kazaskerler gün gün midâzemetler yazub ruznâmçe-i hümâyunu doldurdular ve nicelerine terakkder edüb bir.. yirmi adam tahb olur.. bunlara bir tedarik göridmezse halleri diger-gûn olur bunun tedariki midâ­ zemet zabtiyle olur. bî-sebeb niceleri azlolunur.

Şeyhülislâm bunlardan birisine. rizaziye ve coğrafya tahsilinin ehemm olduğunu beyan etmek­ tedir (S. nahiyelerünüzü nâiblerünüze dtizama ve­ rüb bir canibten siz ve bir canihten nâibünüz voyvodular de mütte­ fik olub karye be-karye gezüb reâyâ (köylü) ve berâyânm müft ve meccanen koyun ve kuzu ve tavuk ve yağ ve bal ve arpa ve saman ve odun ve otlaklarm çeküb alduğunuzdan mâada her kasaba ve Yine K â t i p Çelebi aym müfessirin aedd-i takender hakkmdaki mütalâasmı da tenkid eyliyor ( Ol**^' cAi Beyne's-seddeyn) âyetinin tefsirinde K a d ı Bey­ zavî'nin mabeyn-i dbal demekle bunun Ermeniye ve Azerbaycan olarak tefsir edildiğini bu doğru olmayıb doğrusunu bilmek isteyenlerin coğrafya fennini bil­ meleri lâzım geldiğini söylüyor (Mizanü'l-Hakk. . . çünkü Müftü efendi coğrafya ve heyetten bihaberdi. çünkü iki zira kuyu dört zira kuyunun sekizde biridir" demektedir. Ahmed zamamnda Celâliler temizlendikten sonra 1018 tamim edilmiş olan uzun bir Recep (1609 Kasım) tarihiyle adalet fermanmda adaleti temsil edecek olan kaddardan acı acı şikâyet eddmektedir. eni ve derinliği dört zira bir kuyu kazdırmak istese ve bunu sekiz akçeye pazarlık etse kuyu. K â t i p Çelebi Şeyhülislâm B a h a t Efendi'den("Tulfitt'ş-şems mine'I-magrib) heyet kaidesine tatbik olunur mu? AlU ay gündüz. diğer ikisini cevaplandmnamıştır. msıf hakkıdır dedi. a.250 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI ların mutlak surette riyaziye. . o da yanhş olarak. I. Bu fermanda dikkate şayan ve ibret aimması îcabeden bazı kısımları aşağıya naklederek o tarihte halkm mâruz kaldığı acıkh durum hakkmda bir fikir verebiliriz. siz ki kaddarsız. sonra bir kadı-i mühendis bulub dâvayı dinlettiler. 10). Aralarında ^jr niza' vaki olub bir kadıya vardılar ki hendese bilmezdi. Yine K â t i p Çelebi (£^adı-i mûhendia ihgayrı mühertdia A>üfcmüdür) başhkh yazısiyle şu iki misali veriyor. 10. ı KâÜp Çelebi (j^'5 /ljU»tl J jJ-' öl > Mizanü'l-hakk fi IhtiyariHehakk ) isimli eserinde ( S. Bir kimse tuli ve arzı yüz zira' olmak üzere bir tarlayı âhara bey' edib teslim mahallinde tuli ve arzı altışar zira' iki tarla verdi. 11). " . Bunlarm aslım bilmek murad eden riyariyyat gömüye heves eyUye" diye tavsiyelerde bulunmakta ve bu suretle medre­ selerde heyet. hakkı budur deyu hükmeyledi. Mekke'den gayn yerde cihat-ı erbaa kıble olur mu ?" diye üç sual sormuş. hak dahi budur. alU ay gece olduğu yerde beş vakit namaz nice kdınır ve nice oruç tutulur. coğrafya ve hey'et bilmeleriuin zarurî olduğunu beyan etmektedir i. cevap vermiş. hendese bilen müftü ise hakkı bir akçe­ dir diye fetva verir. 9) bir kimse boyu. boyu eni derin­ liği iki zira' bir kuyu kazarak dört akçe taleb eylese arada çıkan para ihtilâtaa halletmek için kadıdan fetva istenilse hendese bilmeyen müftü bunun yansım yani dört akçeye hükmeder.

ikişer kuruş sicili ve hüccet akçesi ve muhzır ve hizmetkâr akçesi aldıktan sonra kefilnâme akçesi deyu voyvodalara külli akçe aldurub ve maldar kimsenenin olanca malın ehnden almak içün sicülde töh­ met-i sabıkası mukayyiddir deyu zaleme taifesinin ehne suret-i sicili verüb ve fesadı sabit olanlardan rüşvet almağla fesadlarma müte­ allik olan mevaddı sicilden çıkarub sahb ve dindar kimesnedir deyu ehne hüccet verüb ve müfhs ve medyun olan mültezim­ lerden bir kaç kuruş ve altm almağla mütemevvil ve maldar ki­ mesneleri bî-haber iken mültezime kefil yazub ehne hüccet verüb . . . . defter edüb badehu mahalhne varub bunlar ne zamanda fevt olmuş­ lardır ve bımlarm metrukâtı nice oldu? Ne için bize haber eylemedin ? Ve bizden izin almadan defneylediniz deyu taaddi edüb ve kefereden mürd olanlardan bir kaç kuruş almaymca defne izin vermeyüb ekserinin veresesinden sagîr ve sagİre ve gaib ve gaibe olmayub cümle hâzır ve kibar (büyük yaşta) olub kısmet taleb eylemezler iken cebren müteveffanm muhallefatmı yazub iki yüz akçe değer esvabı bin ve bin beş yüz akçe pahaya tutub kısmet bahanesiyle beğendüğünüz esvabı çeküb alub ve sizden mukaddem kadı olanlar bir defa kısmet eyledüğü müteveffa içün kısmet ol­ mamış ve bazı esvab gizleyüb rüsum kısmına gadreylemişsiz ve voyvodalar­ tekrar kısmet lâzımdır deyu kısmet edüb la müttefik olub bilâ-emr kasaba kasaba karye be-karye bî-günah Müslümanları teftiş edüb maldar olanlara sen mal bulmuşsun ve Celâh sende çok akçe ve esvab komuş deyu ahzettirüb ve hin-i teftişte Müslümanlar iyi kimesnelerdir dediklerin a y n ve bî-namaz dediklerin ayn ve bu kimse yabandan gelmiştir bilmeyiz ve yara­ mazlığın görmedik dediklerin ayn ferden ferda sicüledüb ve bir­ birine kefil verüb tekrar sicilledüb her birinden birer. reâyâ ve berâyâya zulüm ve teaddi eyledikleri için azl ile ve nefy-i beled olmağla konulmayub şer'i ile gereği gibi . Reâyâ ve berâyâya nice tekhfler edüb emr-i şerifte ne veçhile ferman olunmuştur diyenleri emre imtisal eylemedi deyu sicilleyleyüb hakkmdan gelmek lâzımdır deyu zaleme taifesine ahzettüriib külli malm alub ve aldınıb ve istediğiniz kariyenin hanesini mücerred celb ve ahz için defter-i cedide muhahf ziyade yazub cebren ona göre hane akçesi cem edüb bunun emsah envâ-ı zulüm ve teaddi eylediğiniz mesmû-i hümâyunum o l m u ş t u r . . tmdi kuzât ve nüvvâb. . .İ L M İ Y E MESLEĞİNİN ISLAHI H A K K I N D A 251 karyeye karib geldüğünüzde yeni makbereleri sayub.

zamanede ise okumak yazmak vadileri bdkülliyye metruk ol­ muştur ve ekser ulema ümeradan fark olunmaz. Haraççı ve avanzcı kadıya murad üzere vericek (yani rüşvet verince) reâyâ üzerine yüklenir.a^ eserinde isindi olan Tel­ Hüseyin Efendi. lâkin medyun olduklan için kazasker olduklan gibi kazalan bey'i min-mezid edüb ve düyun de olan add mi eyhyecektir? kazaya vasd Ehl-i hizmetten hane basma onar. kadı ve nâiblerin çoğu vazifelerini sû-i istimal ederek çeşith bahanelerle halkı sızdırmalannm önüne geçdememiştir. ( ö l ^ JT hisü'l-beyan fi Kavanin-i müderris­ ler ve kaddar hakkmda şunlan yazıyor : "Pâdişâhlara lâzımdır ki ulema zümresini muazzez ve müker­ rem tuta. kadı zulme nza vermese ehl-i örf teaddiye kabd olmazlar yine fesad kuzât tarafındandır.. asrm âl-i Osman) ortalannda yaşamış J J U l ^J. IV. "İmdi pâdişâh kazasker ahvalini tecessüs edüb bazı kimesnelere ihyanen mahfi akçe ile kadılık aldırıh bâdehû kim etmiş ise . mufassal adalet fermanmm kaddara dair olan ve bir kısmmı kaydettiğimiz satırlar Celâhler zamanında halkın hem bu şakilerden ve hem de kadı ve nâib ve voyvodalardan çektiklerini göstermektedir. Murad'm Bu hususta istikran ve mehmaemken zaleme ve mütegaUibelere mühim tesiri karşı adaleti temin için Vezir-i âzam K u y u c u M u r a d şiddeth hareketin P a ş a de daha sonra gösterdikleri Fakat dmiye göridmüştür. Yine bu Hezarfen hususta X V I I I . on beşer akçe almaymca hizmet tevzi eylemez.252 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I haklanndan gelinmek lâzım gelmiştir denildikten sonra bundan böyle dürüst hareket eylemeleri emrolunmuştur. Zira zamanede mehadim zümresi riayet olunub bir nice ehl-i ihm paymal olub ayakta kalmıştır. teşkdâtı gayretlere rağmen yine düzelememiş. gerçi bazısı ehl-i ihm olur.. fakirü'l-hal olanlanna vezâif ve atâyâyı diriğ buyurmıyalar ve içlerinden fazd ve kâmil perhizkâr ve muttaki olanlarım mümtaz kdub müteşerri ve muttaki olanlara şâirlerinden ziyade riayet eyhyeler ve mahfice bi-garez adamlar ile herkesin ahvahni tecessüs ettürüb ol makulelere sürrecikler göndermekle hatırlarm ele alub saire dahi iyihğe rağbet hasd ola. Müddet-i medideden beri mâzul ve müstehiklere kimseye danışmadan mertebesi olan mansıb de behremend kılma. Bu. kazaskerler gayet dindar ve perhizkâr ve ehl-i ilim adamlar gerektir.

. 1141 H . 46.k i eskiden beri mevcut olup tat­ bikten kalmış olan kanunun tekidi demekti. s. cizye ve valilere ait imdadiye-i hasariyye ve sejeriyye ve sair tekâliften bir akçe hde almıyacaklardı. tene 1141.) senesinde kaza kadıhklarmm kıdem sıra­ siyle iki sene müddetle verilerek azh mucip hali göridmedikçe azledilmemeleri ve midâzemet tarihi aynı olardann tâyinleri hahnde imtihan yapdarak muvaffak olanlarm kaddığa tâyin olunmalan hakkmda bir kanun çıkardarak . İçlerinde mürtekip olmıyanları ender idi. Kadılık ahkâm-ı şer'iyye icrası için iken hâlâ halk malmı ne yüzden almıya ve adi ü dâd de meşhur olanlan vakti geldi deyu azl eylemeyüb ibka buyuralar. asnn ilk yansma kadar kazalara kadı olacaklarm çoğalmalarma mebni kazasker bu kadılıkları üçe ve dörde bölerek verip bundan başka bazdan müd­ detlerini doldurmadan azlolunarak yerleri dtimas ve rica de diğer­ lerine verihr olmuştu. anm gibderi mansıba vasd oldukta sabra mecal mi kalur.. Müderrislere . sicd ve mürasele ve nikâh akdi ve azad kâğıdı (Itık­ nâme) miras taksimi gibi şer'î muamelelerin her birisine tâyin olunan rüsumdan başka gerek avanz.bunun kazaskerlerin ruznâmelerine kaydeddmesi emrolunmuştu *. (1728 M. ... . Zahmi reâyâ üzerine tasallut eylemek kurtları koyun sürüsüne sahvermektir.." Yine X V I I . Kitabınuzm sekizinci bölümünde medreselerin gelince bozulması kısmmda ve aynı bölümün baş taranndaki kanunda göriddüğü üzere müderrisliklerin de bozularak medreselerin mühim bir kısmı eldiyetleri kâfi olmıyan ^ Raşid tarihi.. aç kurt gibi reayaya saldırırlar. Bundan dolayı bir kazaya kadı tâyin edden zat müddetini tamam doldurmadan azlolunması ihtimahni gözönüne alarak ve kazasker dairesine senelerce midâzemeti düşü­ nerek paraya olan ihtiyacı dolayisiyle vazifesini sû-i istimal eylemiye mecbur olurdu. nüzl. Yine bu kanun mucibince mevah de kadı ve naiplerin şer'î hüccet. zeyli ÇeUhi-zâde.. sairi dahi anı görüb iydiğe heves edeler ve kaddar kesret-i zaman tevkiyet de medyun ve zar ve ser-gerdan gezerler kâh medd ü kasra uğrarlar. asır ortalannda X V I I I .İLMİYE MESLEĞİNİN ISLAHI HAKKINDA 253 yüzleştirüp cezaeına göre ceza eyliye. arz.

. Medreselerin ıslâhı hakkında zaman zaman fermanlar tamim eddmiş ise de dtimas ve himaye yüzünden bu emirler tatbik eddmiyerek yolsuzluk devam etmiştir. asnn dk yansı) bazı ciddî tutulmuştur. = 1 7 5 0 M . Erzurumlu S e y y i d F e y z u l l a h Efendi'nin oğludur. ) . sen« 1163). ' Sen ki Vezir-i âzam ve vekil-i mutlakımsm şeyhulislânu olan ıdemay-ı âlâmm el-yevm mert olan tarikat-ı resmiyyelerinin fi'l-ael vaz' ve tertibi. Â h m e d zamanmda da ( X V I I I . meşayih-ı islâmiyye duacdanmm adem-i itinalarım mûcib ve bu halet dahi talib-i medrese ve mülâzemet olanlann ihtidayı duhûl­ lerinde gereği gibi tenkih ve temyiz olunmalarım müstevcib olduğu cihetten ukde-i nizamı muhal ve kaide-i intizamı muhtel olduğu sem'i hümâyunuma lâhik olmağm medar-ı iftihar-ı din-i mübin olan böyle bir tarik-i mergûbun pezirây-ı ihtilâli bir türlü caiz olmadığma binaen fi-mâbad bu mühim hatîre meşayih-i islâmiyye dâilerim taraflanndan fevka'l-gaye dikkat ve nâ-ehle ve na-müstahikka medrese ve belki mülâzemet verilmeyüb "Lji»! vl. Bu iş için I . Bu sınıfın ıslâhı hakkında emirler I I I . II. M a h m u d devrinde ıslâh işi daha ^ S e y y i d M ü r t e z a E f e n d i . varak 28. ehl-i ilmi.liL. na-ehlden tefrik ve talebe-i ulûmu tekıml-i mevadd-ı fünûna has ve teşvike mebni iken ahd-ı karibten berü bazen kesret-i şufaa ve bazen terahüm ve şüfaat ve rica zuhuri. Mustafa'nın meşhur maktul. olma­ verdmiş ise de bu hususta I . M a h m u d iffet ve ehhyetine vâkıf olduğu Ana­ dolu Kazaskeri M ur t e z a Efendi'ye Rumeh Kazaskerliği pa­ yesi vermesini mütaakıp onu şeyhuhslâm tâyin e d e r e k d m i y e sım­ fınm ıslâhı hakkmda Vezir-i âzam vasıtasiyle kendisine bir hatt-ı hümâyun göndermiştir (1163 H . S u l t a n Mahmud'­ un bizzat kaleme ahp gönderdiği bu hatt-ı hümâyunda mülâzemet ve müderrishk yolunun bozularak dtimas ve himaye ile ehhyetsiz kimselerin müderris olduklan ve dim yolunun bu gibderden temiz­ lenerek medreselere ehlinin tâyin eddmesi emreddmiştir*. ol 01" mantuk-ı şerifine riayet eylemeleri için hassaten şeref-yâfte-i sudur olan hatt-ı hümâyun-ı diyanet-meşkunum mahalline kayıd ve hıfzolunub mazmun-ı itaatmakrunu ilâ maşâallah muteber ve düstûrü'lamel tutula" (tzzi Tarihi.'illjjİA.254 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I müderrisler eUnde kalmış ise de bu müesseseler adaleti tevzi edecek olan kaddık müessesesi gibi şer'î ve hukukî işlerle meşgul dığmdan zararları kaddara nisbetle daha ehven idi.

asır sonlarma kadar daba bozuk olarak devam eden hak ve adalet işlerinin bilhas­ sa 111. Bu fermanda kaddarla naiplerin halka yaptddan fenalıkların kaldırılması ve kaza idaresinin âdd bir şekd alması beyan edddikten sonra : ^ Bu 1789 tarihinde Rusya ve Avusturya üe olan 1787 seferi devam etmekte olduğundan gerek vezir-i âzam ve gerek yeniçeri ağası muharebede ol­ duklarmdan devlet merkerinde Sadr-ı âzam vekih olan sadaret kaymakamı ve yeniçeri ağası vekUi olarak da sekbanbaşı bulunuyorlardı. Şeyhülislâm. dedikten sonra diğer hususlan da îcabedenlere tenbih ederek mükerreren ictimalar akdiyle yapdacak ıslâhatı bir karara bağlamalarım emreylemiştir. .ÎLMIYE MESLEĞİNİN ISLAHI HAKKINDA 255 jjj gjjjm Yukandan beri ferman ve gördüğümüz üzere müteaddit şöyle MmmnnJııiri kanunlara rağmen düzelmek ilmiye ıslâhatı hakkmda görülmüş ve dursun X Y I I I . ^ Edip Efendi tarihi (tkinci kısım).291. kuzât ve nüvvâb hususlan ve mezahmlerinin refi senden matlûbumdur". Reisülküttap. Fdhakika şeyhuhslâm konağmda müteaddit defalar akdebulunan M e h m e d Mus­ Kâmil Efendi'den îtibaren bazdannm mütalâalarım dinlemiş ve dden meclislerde kaddara idarî işlere vah ve askerî ıslâhata dair kararlar verilmiş ve kaddara taallûk eden ıslâhat hakkmdaki karar üzerine Rumeh ve Anadolu kazaskerlerine hitaben ferman göndermiştir *. O tarihte Anadolu Kazaskeri bulunan H a m i d i . 19 (Rumeli Kazaskeri Y a h y a Tevfik ve Anadolu Kazaskeri M e h m e d E m i n Efendilere hitaben olan ferman sureti). s. e. (1789 M.z â d e tafa müzakerenin sonunda şeyhuhslâm Efendi'ye : " — Efendi. başı*. Cevda tarihi. s.) 'de olmasım mütaakıp dmiye ıslâhatım da ön safta tutmuş ve eülûsunun on birinei günü kendi riyasetinde olarak sadaret kayma­ kamı. IV. ele aimması diğer askerî ıslâhat gibi zarurî hükümdar Selim 1203 H . Sekbanvekilleri ocak ihtiyarlan diğer bazı devlet ricahni tophyarak evvelce kaleme aldırdığı ıslâhat lâyihasım rikâb Reisülküttabma okutturduktan sonra bu hususta mecliste hazır olanlann mütalâalarım sormuştur. mansup ve mâzul Kazaskerler de Defterdar.

İlmiye ıslâhatmda muvaffakiyet elde etmek istiyen I I I . lOS). V. bu sıradaki bazı icraatı ve K e ç e c i . S e l i m .z â d e (Sahb MoUa) hakkmdaki sahabet yoUu muamelesinden dolayı S u l t a n nihayet aleyhtar Sadr-ı âzam Koca olmasmdan dolayı S e l i m de muğber olmuştu.z â d e sert ve dürüst harekâtı de de devlet erkânım kendisinden uzaklaştırmıştı. 4 — Hiç bir surette halka zulüm ve eziyet yapdmaması ve yapanlann isimlerinin kadı defterinden silinerek hakkmdan gehnip yerine münasibinin tâyin edilmesi emrolunmuştur. e. icraatma engel olmalan ihtimaline ve duyduğu dedi-kodulara mebni selefi olan bazı şeyhuhslâmlarla kazaskerleri birer bahane de İstanbul'dan çıkartarak arpahklanna yolladı i. dürüst birisini getirmek istediğinden dk meşveret günü mütalâasım beğenerek beş buçuk ay evvel Rumeh Kazaskerhği payesini vermiş olduğu H a m i d î zâde Mustafa Efendi'yi getirdi (28 Muharrem 1204 = 17 Ekim 1789). Babası zamanmda saraydaki vaizları dolayısiyle Hamidi-zâde'yi tanıyordu. 3 — Kadılıklara. 2 — Anadolu ve Rumeh kaddanndan ihtiyar ve hastahkh olanlardan maadasımn kazalarım naiplere vermiyerek bizzat kaddıklanna gitmeleri. Bunun böyle ulu-orta hareketi sebebiyle sinmiş olan tstanbul uleması kendisini yıkmak için onun küçük bir sarsdmasmı bekhyorlardı. . Paşa'mn bir da kendisine buçuk sene sonra Yusuf tâyininden ^ H a m i d i . t. H a m i d i .z â d e de değerh ve faal bir zat idiyse de asırlardan beri biraz daha bozıdarak devam eden dmiye mesleğim cezri bir hareket de ıslâha kalkışmıştı.z â d e A h m e d . hizmetkâr.256 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I 1 — Arpalık ve maişetlerin iltizam suretiyle naiplere maktûan verilmiyerek emanet tarikiyle ve beşte bir ücret mukabilinde ehliyetli ve insafh naiplere verilmesi.z â d e M e h m e d Arif. biç bir suretle kimseyi dinlemiyerek faahyete geçti. bımdan başka H a m i d i . şeyhuhslâmlığa azimh ve cerbezeh. Hattâ S u l t a n S e l i m bu zatlann İstan­ bul'dan çıkarılmalarım muvafik bulmamakla beraber Şeyhulislâmm istiklâline halel vermemeği kabul etmişti (Cevdet. ŞeyhuUglâm mâzullerinden D U t t î . M ü f t ü .z â d e . M e h m e d K â m i l EfendUeri Kütahya. Ankara ve Kegan taraflarma sürgün ettirmişti. cebele makulesinden hiç kimse tâyin eddmiyerek imtihansız olarak kadı tâyin olunmaması.

bir vakitte hUâfmdan kemal-i mertebe mücanebet olunmak üzere ijbu emr-i şerifi iktiza iden mahallere kayıd ve daima nezaret eyliyesiz. ilmiye ıslâhatı hakkmda pâdişâha bir ariza takdim etmiş ve bu arîza kabul olunarak 1207 Şaban (1793 Nisan)'da hatt-ı hümayunu havi bir fermanla şeyhühslâma iade olunmuştur i. * Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumuna devrolunan kitaplardan 10 numaralı mecmua. 1 — G^rek Rumeh ve gerek Anadolu kaddanmn bazdannm cebele güruhundan olmaları hasebiyle şer'î ahkâma vukufsuzluklarmdan dolayı verdikleri hükümlerin gayr-ı şer'i olduğu. 5 — Hâkimlerden kından gehnmesi. Fî-mâhâd bu veçhile amel ve hareket ve Uâ-maşaallakü Teâlâ düsturü'l-amel tutula. 6 — Arpalık sahipleri veya menasıp erbabınm kazalann birisinin zulüm ve teaddisi duyulacak olmalarma ehemmiyet ve­ olursa kadılıktan tardeddmekle kalmıyarak aym zamanda hak­ tahammidlerinden fazla şehriyye ve haraç almamalan. Bu ıslâhat fermanımn hulâsası şöyledir *. 7 — Kadılıklara şefaat ve rica üe bir hayh ehhyetsiz kimesnelerin girip otuz kırk senede vardabdecek (sitte) rütbesini elde ^ Bu hususa dair hatt-ı hümâyun: Semahatlû Efendi Dâimiz. evrak Nr.İ L M Î Y E MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A 257 azlonunarak Manisa'da ikamete memur edildi (8 Recep 1205 = 13 Mart 1791). 2 — Kaddar bulunduklan kazalarm ayan ve erkâniyle olan dâvalan mütegallibenin arzulan gibi faslederek hakkı iptal eyle­ dikleri. 17 . 3 — Devletin devamı âdü ve hakka dayandığmdan kazalara gönderdecek kaddarm. âhm. aksi halde hem arpalık ve mansıp sahiplerinin ve hem naiplerin tedip olunacaklan. Mehmed Yeni Arif şeyhuhslâm şeyhuhslâm. 1). Hamidî-zâde'den Efendi ikinci defa sonra Dürri-zâde olmuştu. 4 — Bundan dolayı arpalık ve maişet esbabı efendderin gön­ derdikleri naiplerinin bu evsafı haiz rilmesi. hükme kadir ve âdd olmalan. timly TfkiUUı. her veçhile icra ve infazı sizden matlûb-ı kat'i-i şâhânemdir (Hatt-ı Hümâyun vesikaları sandık 23.

Kaddar hakkmdaki bu kanun Üân olunduktan bir müddet sonra 1208 Cemaziyelevvel ortalarmda (1793 Aralık) bir hatt-ı hümâyunla evvelki kanuna ilâveler yapdmıştır. evrak Nr. 1209 Şevval sonlan tarihh (1795 Mayıs) bir hükümle kaddar kanununa yeni maddeler dâve edilmiştir.258 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I etmeleriyle kadılardan ve ulemadan pek çoklannm geride kalarak mağdur oldıddarı. sandtk 23. altı bin olup bunlarm bir nizama bağlanması îcabeylediğinden kazaskerleriyle kazasker badema mansıp vermek usulünün Rumeh ve Anadolu tahdidi de şeyhuhslâmlarm üç ve bdfül mazûUerinin ikişer ve İstanbul kaddı- ğmdan mâzullerin birer kişi için mansıp vermeleri ve bu suretle fazla mansıp verdmesinin tahdidi. 10 — Rütbesinin üstünde menasıba ve hevaya kayıt üe kat'-ı meratip ettirilmemesi ve üç ayda bir olan kazasker divan­ larında herkes rütbeleri derecesinde yer alması ve hiç bir kimesneye rica ve şefaat ile mansıp verilmemesi *. 8 — Kaddarm mevcudu beş. 9 — İmtihansız mülâssemet verilmemesi ve imtihansız kadı tâyin olunmaması. . Mansıp muvakkıtı ve mutasarrıfı olan kaddarm Kazasker divammn gaynda menasıp ve heva de terfi edememeleri emro­ lunmuştur. Bu yeni hatt-ı hümâyunla Rumeh ve Anadolu kazalanna tâyin edden bu kaddara kazaskerler tarafmdan bir üst rütbe veril­ memesi ve bu gibilere verilen bir üst rütbeye itibar olunamıyacağı ve mevcut kanuna katiyyen riayet olunması emrolunmuştur. vak'anüvis Halü Bey tarilıi. çünkü bu gibder kazaskerler vasıtasiyle bulunduklan rütbelerinin bir derece yükseğini elde ederek üâm almakta idder. i . Bu son hükümde 1207 ve 1208 dmiye ıslahâtmdan bahsedddikten sonra buna aşağıdaki maddeler eklenmiştir*: 1 — Kaddardan birisi tâyin olununca isim benzerhği dola­ yisiyle yüksek dereceh kaddıklan elde etmek suretiyle vukua gelecek hüekârhklan önlemek için tevcih kâğıtlarma babalannm isimleriyle şöhretleri ve vilâyetlerinin kaydolunması ve ederinde 1 Başvekâlet Arşivi.

.z â d e olan hükümde şöyle deniUyor : Mehmed Arif Efendi'ye gönderilmiş ". sandık 23). 1 Şeyhülislâm D ü r r i .İ L M İ Y E MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A 259 bulunan bir evvelki kaddığa ait tevcih kâğıdına (falan mansıba tâyin olundu) diye şerh verilerek mühürlenmesi*. 5 — Arpalık ve maişetlere (ihtiyarhk ve hastalık sebebiyle) tarafmdan naip tâyin olunmak lâzım gehnce naip şeyhuhslâm göridmedikçe tâyin olunmaması. 6 — Rumeh ve Anadolu muhzirlerinden maadasmm kapu kethüdalan olmaması. 4 — Gerek mevah ve gerek diğer kaddarm naip kıdlanmıhasta yarak bizzat kadıhklarma gitmeleri ve yalmz ihtiyar ve olanlarm istisnalan. ecânibten eşhas makuleleri fevt olan kudemây-ı kuzatm menasıblan imza kâğıtlarmm ismi ismine mutabık olduğu halde bir takrib celb Ue bUâ-esas tarike duhûl ve otuz senede kat' ve ihraz olunmayacak rütbelere defaten evrak-ı mürde ile sahtekârhğı irtikâb ederek vusûUeri mesmû olmaktan nâşi H-mâbaad Rumeli ve Anadolu kazaskerleri ihtimam ve dikkat Ue tarîk-i kuzau bu makule memnnâttan olan nesneden himayet ve sıyanet birle Tevcihat divanlarında (Kazasker­ lerin üç ayda bir yaptıkları divan) eşraf-i kuzattan zevi'l-îtU>aT ve ser-levhateyn-i yeminü-yesar (kısm-ı mahsusunda görüldüğü üzere sitte kaddarmdan olup kazaskerlerin sağmda ve solunda oturan tahtabaşı denUen müşavir kaddar) ve muhzırân-ı müsinn ve ihtiyar huzurlarında evrak-i mürde Ue sahte duhûl-i tarîk-i kaza eden eşhasm sahtekârhklan alenen sabit oldukta yedlerinden kâğıtları ahz ve Uga ve ruznâmçe-i kuzattan yerlerin bek ve imha ve (tezkerehane) tâbir olunan yevm-i mahutta âdeten matlablarmda (tâyin sıra defterinde) yazdan erbâb-ı menasıbtan meselâ İnebahtı rütbesinde bir mansıbtan münfasü salise rütbesinde bir mansıba yazılmış olan kimseneyi de'b-i kadim üzere İnebahtı rütbesinden tashih-i tarik eyleyüb kimin defatirinde mansıb oldun ve tevcih kâğıdm mevcud mu? diyerek sair istiknahımuktaziyesUe ve ecvibe iradiyle tas­ hih ve tahkUt eylemek" (Baıvekâlet Arşivi.. 2 — Kazasker divanmda ismini hde yazamıyacak kadar cahil olan kimselerin kadı olduklan görülüp bu gibilerin ahkâm-ı şer'iyyeyi infaz edemiyecekleri ve üâm veremiyecekleri tabiî te­ lâkki edderek memuriyet bundan sonra kazalara tâyin edüecek istidalarma kaddann kendi­ istemek üzere verdikleri bizzat lerinin imza atmalan ve başkalanna imza attırmamalan ve aksi halde hem imza attıranm ve hem imza atamn cezalandırdmalan. 3 — Vilâyetlerden gelen hüccet ve üâmlann şer'î kanunlara mutabık olmıyanlannm tatbik edilmemeleri..

Mülâzım-ı bi'l-medrese olan ulemayı imtihan eyhyesiz. Şeyhülislâm M u s t a f a  ş i r E f e n d i zamanmda 1213 Recep ayı ortalanndaki (1798 Ocak) yeni bir kanunla evvelki hükümler tekit olunmak suretiyle kadılara ait kanunlann tatbikine miyetle devam olunmuştur Şeyhuhslâm kadı yetiştirmek üzere Meşrep-zâde Arif Efendi zamanmda ehem­ ehhyeth Nüvvab) Daha sonra 1270 H . (1857 M. Hatt-t Hümayun numarası 14." ^ Başvekâlet Arşivi.260 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I 7 — Yetimlerin paralannm muhafazası ehliyet ve istikamete muhtaç olmakla imtihanla ehhyeti zahir olan kimselerden maada­ sımn tâyin olunmaması ve hiyaneti olanlann tedip olunmalan. müderrislerin ehhyetli ol­ malarma ve imtihansız takip ile kontrol ettirmiştir. 8 — Yetimlerin mallan vasinin eline verilmiyerek Bedestene konulması ve yetimin ebeveyninden intikal eden menzil. Bundan başka yine bu sene bütün evkafm ıslâhına dair bazı Süleymaniye'de ismiyle bir mektep açdmıştır. $andık 23. Selim. ve bu imtihanlarda âlâ dersi okuyanlara rüûs verilüb baki müstaidleri bakiyyetü'l-imtihan tahrir olunalar ve vaktiyle aralık aralık bakiyyetü'l-imtihan olanlara ve kibar mevah-zâdelerin mültehi (sakal sahvermişleri) ve müstaidlerine bilâ-istizan hatt-ı hümâyunumla rüûs verile ve bâde'l-yevm rica ve şefaat üe aslâ rüûs verümiye ve tarik-i ihm-i şerif bu vechüe gayet himayet ve nâ-ehlden sıyanet oluna*.)'de (Muallimhâne-i başkasına ferağ olunması. Medreseler Sultan III. akar ve vakfın mahkeme vasıtasiyle yeni kanunlar konmuştur. * Başvekâlet Arşivi. . sandık 42. Pâdişahm bu husustaki takibatım göstermektedir : "Semahatlû Efendi dâimiz. lâkin tarîk-i tedrisin nizamına dair bundan akdem sâdır olan hatt-ı hümâyunum mazmunu kemakân ve düsturü'l-amel tutulub bir vecbüe hilâfma hareket olunmıya. fîmabaad rikâb-ı hümâyunuma telhis olunub hatt-ı hümâyımum sâdır olmaksızm hiç bir ferde hâriç rüûsu ita olunmıya. miş olduğu beyaz rüûs verilmemesine dair şeyhühslâma gönder­ dikkath davranarak diğer ıslâhatta olduğu gibi bunu da bizzat B u hususta üzerine (re'sen) hatt-ı hümâyun.

şeyhuhslâm. mevleviyyet ve yolu olduğundan bu rütbeye vâsd kazaskerhk olmak bir hayh malûmata ve hyakate mütevakkıf olduktan başka bunun başlangıcı olan mülâzemetin tahsih için uzun zaman danişmend olarak medreselerde okumak icabetmekte idi. talehe ve müderrisleriyle okutulan eser­ leri. İşte böylece bir talebe medreseden medreseye yani Hâriç. Sahn medreselerine girebümek için onun hsesi hükmünde olan medreselerde ders görmek ve mezun olmak lâzımdı. hu­ kukî ve idarî vazifeleriyle. Sahn medreselerindeki . kazaskerlerle nakibü'l-eşraflara ait kışından muh­ telif bölümler halinde gösterdik. Şimdi bu bölümde müderrishk ve kaddık hakkındaki kısımlan kısaltarak bu bahsi kapayacağız. kaddıklann şer'i.ON DOKUZUNCU BÖLÜM MÜDERRİSLİKLERLE K A D I L I K L A R H A K K I N D A BİR İCMAL Bu kitapta ilmiye teşkilâtmm Osmanlı devletindeki muhtelif safhalanm yani medrese. Mûsila-i hocalık Sahn veya Tetimme medreseleri denilirdi. medreselerin ne suretle hozulduklarmı. İstanbul'­ da Dâhd medreseleri hükmünde bu hse medreselerine en kıdendi danişmendler bu Tetimme medreselerinde ederlerdi. derecelerini ve ne suretle bozulduğunu. Dâhd ve Sahn derecelerine yükselerek ruhayet mezun ve midâzım olarak aşağı dereceh bir medreseye müderris tâyin olunmak üzere ismini ruznâmçe-i hümâyun denüen deftere kaydettirerek sıra bekler ve zamam gelince müderrislik rüûsu verilerek bu ilk med­ reselerden birinin müderrishğine tâyin olunurdu. Talebeden biri danişmend olmak isterse ihtida ulemadan bir zata vanp Hâriç derslerini yani mukaddemât-ı ulûmu öğrendikten sonra o zatın tavassut ve delaletiyle derecesi daha yüksek müder­ rislerden birisine intisap üe Dâhd derslerini görüp Sahn derslerine liyakat kesbederdi. MöderrisliUer Müderrishk rütbesi.

Bu medrese derecelerinden Mûsda-i Sideymaniye de üst tarafmdaki müderrislere (Kibar-ı Müderrisin) müderrislik (Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye) denihrdi. Hareket-i hâriç. fakat takriben 1592 tarihinden îtibaren medreselerde ders okutmak usulü kısmen terkolundu ve medreseler derecelere aynlmış oldu­ ğundan medresesi yanmış veya yıkdmış olduğımdan mücjrris tabii ders okutmaz. mevah. Mûsda-i Süleymaniye. Müderris adedinin çokluğuna medreselerin dereceleri bir yüksek itibar edderek müderris yerinde terfi ederdi. medreselerinde ders okutmakla mükellef idder. Hareket-i altmışh.262 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I İşte bu suretle müderris terfi ve terakki de Hâriçten Dâbd müderrisliğine. sahn-ı seman. Hareket-i dâhil. Bunlarda en aşağı dereceden başhyarak : tptida-i hâriç. M e h m e d zamamndaki bir kanunla bu itibari yükselmeler kalduıldı ise de sonradan yine mebni bazı devam etmişti. Sideymaniye (dört medrese) ve bir de Dârü'l-hadîs dereceleri vücude geldi. Dâhd ve hattâ Sahn dereceleri verilmesi kanun ol- . E n yüksek müderrishği idi. Her nasdsa bir danişmend tahsd edip midâzemete nail olarak ehhyeti tahakkuk ettikten sonra müderrishk rüûsu alsa bde bu arada bazı ulema. bu suretle müderris on ikiye kadar çıkarddı. Bir müderris evvelâ tptida-i hâriç rütbesiyle o derecede îtibar olunan bir medresede müderrishk ettikten sonra bir yukan dere­ ceye çıktığı zaman Hareket-i hâriç rütbesini ve sonra tptida-i dâhil ve Hareket-i dâhd rütbelerini alarak yüksehrdi. K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamanmda Süleymaniye med­ reseleriyle Dârü'l-hadîs yapddıktan sonra müderrishk rütbesi Sahn-ı semanda kalmıyarak Sahn de Sideymaniye adedinin artması üzerine müderrislik derecesi medreseleri arasmda müderrishk dereceleri ihdas olundu. Sahn-ı seman müderrisliğine veya o derecede itibar edden medreseye geçerek kaddığa geçenler mevah. fakat kendisi mevcut olmıyan medresesinin nerede olduğunu bilmediği olurdu. I I I . kazasker ve şeyhuhslâm evlâtlanna defaten Hâriç. Müderrisler. hattâ müderris ismi defterde mevcut. kaz­ asker ve hattâ talihi varsa şeyhuhslâm olurdu. İptida-i dâhil. Mûsda-i sahn. Hâmise-i Süleymaniye. fakat sırası gehnce bir derece terfi ile üst dere­ cedeki müderrishğe çıkar ve bu suretle itibari olarak yüksehrdi. tptida-i altmışlı.

malûmatlı ve müspet ilimlerle mücehhez müderris yetiştirmek için 1332 H . Koza TC eyâlet kadıbkUn ^ ^ ^ ^ kadılıklan tâyinleri kazaskerler tarafmdan yapdiT ve muayyen müddet bir kazada kadıhk yapan zat müddetini doldurduktan sonra devlet def­ merkezine gelerek kazaskerinin meclisine mülâzemet edip tere kayd ohmup sıra bekler ve zamanı gelince derecesi daha tercih edenlerden olurdu. . ı. Yukan derecedeki medreselerin adedi az olup aşağı dereceh medreselerde bulunanlar çok olduğundan bir müderris bilhassa Hareket-i dâhilden sonra bir derece yukanya çıkabilmek için uzun zaman beklemek mecburiyetinde idi.)'de merhum H a y r i Bey'in şeybuhslâmhğı zamamnda 4 J ^ l j l i Dârü'l-hilâje medreseleri açddı ise de ömrü az sürdü ve medreselerin ilgasiyle beraber bu müessese de kapandı. (1914 M. cahiUerin ederinden mütegalhbe yüksek yine kaza kaddığına gönderihrdi. rüşvet de medrese tahsih göryapıldığından bu tasavvur kolaydır. Ş e m s e d d i n E f e n d i derhal şeyhülislâma giderek müderrislik rüûsnnu alarak getirip vermiştir {Kelhüda-zûde menakıbt. İçlerinden bir talih eseri olarak yükselmiye muvaffak olanlar varsa da adetleri pek azdı i. bundan başka müderrisin ehhyeti meselesi de mühimdi. çünkü medreselerin çoğunda pek mahdut malûmath âdeta câhil denecek derecede basit müder­ risler görülmüştü. kud­ retli. bunlar da tâyin edddiği kaddıkta bilfid bulunarak iş görmek usulü yani fiih hizmet aranmadığmdan ve zaten bu kaddıklara çok zaman mevahnin oğıdlan kişi-zâdeler tâyin edddiklerinden bunlar kadıhklarma * BİT gün Kethüda-zâde Kazasker Sadık EfendVma konağına görüşmek üzere Kazasker Ş e m s e d d i n M o l l a gelir. Hususiyle göstermektedir. Sadık Efendi'nin H a m d i isminde küçük yaştaki oğlunu görüp bu müderris oldu mu diye babasına sormuş: O da olmadı deyince. Bu hal ikinci Meşrutiyetin ilâmna kadar devam etmiş. 86). Bunlar medresede oku­ yup müderrisliğe geçmeden miyenlerden de tâyiıder halkm ne çektiğini tiğimiz I. kaddığı fakat sonra bu kaddıklar himaye. sınıfiyle işbirhği yapmış olan kaddann ahvahni yukanda bahset­ Â h m e d ' i n adalet jermanı Yüksek kadıhk olan mevali sınıfına gehnce.MÜDERRİSLİKLERLE KADILAR HAKKINDA 263 duğundan büyük zorluklarla müderrislik rüûsu alan kimsesizler için yükselmek kapısı âdeta kapalı idi.

. soy. Bu çocuklann kabulü için pâdişahm bir irade-i hususiyesi iktiza ederken moUalarm çocuklan için şeyhuhslâmm nza ve muvafakati kâfi gelmektedir. Ancak bu müsamaha haremeyn mollalan hakkmda tatbik edilmeyip onlar bizzat giderek Mekke ve Medine'de mecburdurlar \ 1 D'Ohsson. Bubususta D ' O h s s o n şunlan yazıyor: " . 540. . Terakki ve terfi için mevzu usul yalmz /stan6urdaki müderrisler hakkmda tamamen riayet oluna gelmektedir. Bu derecede bulımanlar hakkındaki terfiler hyakat ve kıdeme göre yapıhr. hattâ bunlardan bir çoğu bu memuriyetleri elde ettikleri zaman bizzat gidip îfay-ı vazifeden muafiyet müsaadesi bile istihsal ve tâyin ettikleri ve­ killer (naipler) mahaU-i memuriyetlerine tevzi-i adalet ederler. çocuklarmı bu heyet-i muhtereme meyanma ithal eylemeyi pek büyük bir şeref addederler. IV. *'Gerek müderrislikte gerek mollalıkta halen en mühim mev­ kiler yüksek ailelerin bilfiil mülk-i mevrûslan makammdadır. fakat daha yukan derecelere terfide nesep. c.. sop ve iltimas icrây-ı tesir eder. hattâ vükelâ Paşalar ve heman heman bütün rical-i devlet. s. Gerek ricahn gerek mevahnin çocuklanna cihet beratlan ita edilmektedir ki bunlarla bu çocuklar ilk memuriyetleri süratle geçiştirmektedirler ve yirmi beş ve otuz yaşlarma basmca Mahreç müderrishği payesine erişmiş bulunurlar.. *'Bu sû-i istimalâta şeyhuhslâmm meşrep ve haiz olduğu nüfiız ve itibara ve bilhassa sây ü gayretine pâdişahm körü körüne itimat gösterişine göre az. bunlann pâdişâhtan istihsal eyhyecekleri en büyük lûtuftur. Bu suretle hâkimhk sımfma kayıth çocuklar (Molla Bey) unvanmı alarak sairlerinden temeyyüz ederler.264 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI kendileri gitmiyerek kadılığı naip ismiyle birisine iltizama vererek onu gönderirlerdi. Tahsillerini babalanmn evlerinde yapan bu ailelerin çocuklan denilebilir ki daha beşikte iken müderris sınıfına kayıt ve idhal olunmaktadırlar. Esasen bu da ancak ilk derecede bulu­ nanlar (yani mahreç müderrisleri) hakkındadır. ifay-ı vazife etmiye girip onlann namma . Yüksek hâkimhkler (mevleviyyetler) heyet-i hâkimenin en mümtaz ve güzide ailelerine münhasırdır. çok müsamaha olunmaktadır. 547.

fakat himaye ve dtimas veyahut MoUa-zâde olmak imtiyazma mazhar olanlar kıdemhlere tefevvuk ettirddi ve bu imtiyaza müderrisler ıstdâhmca tajra denildi. Mevah adedinin ziyadehğine mebni müderrislerden birisine mahreç payesi verilerek mahreç mâzulü itibar edüdi ve sonra bilâd-t hamse kaddığı payesini ahp sırası gelince bdâd-ı hamse kadısı olur ve bir seneyi tamamladıktan sonra bUâd-ı hamse mâ­ zulü saydır ve haremeyn mevleviyyeti için sıra bekUyerek zamam gehnce bunun payesini ahr ve vakti gelince bilfiü (çünkü Hare­ meyn mevleviyyeti naiple idare edilmezdi) Mekke veya Medine kadısı olurdu. Mevah ade­ dinin artmasma mebni sonradan mevleviyet de müderrislik gibi derecelere ayrılmıştı. . Her sene sekiz müderris yani Dârü'l-hadîs ve Süley­ maniye medreseleriyle alt tarafmdan diğer üç medrese mahreç mevleviyyetlerinden biri bir sene olmak üzere tevcih ve bâde'l-infisal mahreç mâzulü itibar olunarak her sene içlerinden dördüne kezalik bir senelik olmak üzere Mısır.. Bu hususu Cevdet Paşa şöyle anlatıyor : ". Edirne.. Bursa kazalan ve bunlarm mazullerinden ikisine bu veçhde Mekke ve Medine ve onlann mazullerinden birisine kezalik İstanbul kaddığı ve tstanbul mâzuUerinden birine Anadolu "Bu suretle Kazaskerliği ve Anadolu mazul­ lerinden birine Rumeli KazaskerUği verilmek âdet oldu. beher sene üst taraftan sekiz müderris mevleviyyetle çıkıb yerlerine alt taraftan sekiz müderris geçerek tarikçe sUsde vukuiyle bu hareket yukandan aşağıya tâ İptida-i hâriç rüt­ besine kadar sirayet etmekle her sene tarikçe bir terakki-i tabii vuku bulub ancak üst taraftan çıkanlara nisbetle alt taraftan İptida-i hâriç rütbesiyle girenler daha çok olduğundan ve Sahn-ı seman müderrisUği sekize münhasır bulunduğundan Mûsda-i sahnda bir çok müderrisler teraküm ve tezahüm etmekle bu raddeye yatak tâbir olunmuştur. "Bu suretle tarik-i ilmiyyede ehliyyet ve istihkak usulü terkedddiğinden kıdeme itibar edddi." Bu usul mevahde ve kazaskerlikte paye ismi altmda devam etti. yani mevahden birisi bir derece yükselmek için payeler ihdas olundu. Şam.MÜDERRİSLİKLERLE KADILAR HAKKINDA 265 Mevalinin müddeti bir sene olduğundan gönderdiği naip git­ tiği eyâlette mollaya verdiği parayı çıkardıktan sonra kendisi de kendi maişeti kısmmı ve diğer bir naiplik elde edinciye kadar ihtiyacı olan parayı çıkartmak için gayret sarfederdi.

Bu naipler hak ve âdilden ziyade halkı sızdıran cahil ve gaddar olduklanndan bu hususta halkın neler çekmiş olduğu kolayca anlaşdır.266 OSMANLI D E V L E T i N t N İLMİYE TEŞKİLATI Bu suretle her sene sekiz mahreç mâzulü artmak suretiyle mevah çoğaldığmdan bunlarm maişetlerine medar olmak üzere bu mâzul mevahye de arpalık namiyle birer kazanm maişet-i şer'iyye­ sinin verilmesi icabetti ve onlar da bilfiil mevaliler gibi bu kazalara birer naip gönderdiler. Yukandan beri kısmen aynen ve kısmen hulâsa olarak mey­ dana gelen kanunlardan anlaşüacağı üzere bir memleketin esas dayanağı olan adalet makamınm ne halde ve ne gibi ellerde ol­ duğu göriUür. .

hitabet. hadis. Islâh-ı eshab-ı mucibe lâyihasında *JU1 ü:)UJIjli ye ismiye teşkil edden medresenin suret-i teşkih. Almanca ve İngilizceden birinin seçilmesi talebeye bırakdmıştı. usul-i fikıh. malûmât-ı içtimaiyye ve kanuniyye ve sair dersler de vardır. tefsir. buraya girmek içia bir de ihzari sınıf açddı. Farisi. belagat. siyer-i Nebi. âdap. yazı. Yabancı dü olarak Fransızca. Dârü'l-hilâfe suretiyle bitirenlere talebe medresesine ilk tahsd mezunlarmdan seçdmek almacaktı. İcazetname alan bir talebe müderris unvamnı kaza­ nacak ve İstanbul rüûsu alacaktı. çSj vaz'. usul-i fıkıhtan başka kavaid. tabüye yani (hayvanat. hadis. üm-i fduh. malûmât-ı fenniyye ve ahlâkiyye. ilm-i kelâm ve tarih-i dm-i kelâm. felsefe. tedris usulleri de müderrishk ve talebeler hakkmda maddeler kondu. idaresi. İslâm ve Osmanh tarihleriyle coğrafya ve dinler tarihi de konuldu. fıkıh. Medresenin âli kısmmda ise tefsir. metafizik. felsefe (ruh. ilm-i terbiye okutulacaktı. tarih-i felsefe ve felsefe-i İslâmiyye) edebiyat-ı Arabiyye. fikıh . maadin üe üm-i iktisat. mantık. Bunlardan başka hıfzassıhha. B u âh kısmmdan sonra onun üstünde olarak tefsir ve hadis şubesi. kelâm. kimya. tâlt kısm-ı sâni ve âli olmak ve her bir kısmm tahsd müddeti dörder sene olmak üzere tertip edddi. Talebelerin yiyecek âli ve giyecekleri kısmım icazetname göre hükümet tarafmdan teinin olundu. Medresenin tâliye şahadetname ve kısmım bitirenlere verilecekti. riyaziye. Medrese talî kısm-ı evvel. mükâleme ve tatbikat ve kitabet-i Arabiyye.YIRMINCI BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYETİN İLÂNINDAN MÜDERRİSLİK VE KADILIK SONRAKİ TEŞKİLÂTI Medreselerin asd teşkilâtına Şeyhülislâm rahmeth H a y r i (29 Eylid 1914) tarihh DârüH-hilâjetVl-aliymedaris nizamnamesinin E f e n d i zamanmda ve 10 Zdkade 1332 kanunla esash surette başlandı. taşralardaki medreselerde beş sene olarak bu Dârü'l-hilâje'ye ayarlandı. nebatat) fizik. hüâfiyyat. hukuk ve kavanin. Dârü'l-hilâfe'nia tftU smıflarmda dini ihmlerden yani kur'an. ahlâk.

Mualhmhâne-i Nüvvab'm tahsil derecesi üç sene idi. Bunlar ders vekâleti vasıtasiyle meşihate bağh idüer.)'de kadı yetiştirmek Buraya ilk defa için Süleymaniye'de bir medrese tesis etti i.) senesine kadar devam ettikten sonra 1909)'de Medresetü'l-kuzat admı aldı ve ertesi sene yani 9 Zilhicce 1327 (22 Aralık oldu. olarak A b d ü l l â t i f admda bir zat müdür tâyin olundu. Burada tedris müddeti dört sene idi ve her bir sınıfta aşağıdaki dersler okutuluyordu : ^ A r i f E f e n d i "Memâlik-i mahrasada olan hfikkâm-ı şer'i. Dârü'l-hilâje Medresesinin her bir kısmmda bıdunuyordu. kelâm. ertesi sene on talebe mezun oldu. Türkiye coğrafyası ve hesaptan yazdı olarak yapdacak imti­ handa muvaffak olmak şarttı.ii\j. belagat. Medresetü'l-kuzâta almacak talebenin için sarf. esnaf-ı hamseye taksim ve hükûmet-i şer'iyyenin mevkufun aleyh'i olan ilm-i ûkh ve sak ve ferâiz talimi için hizmet-i şer'iyyede istihdam olımmak daiyesinde Süleymaniye camü şerifi civarmda ^\y. Nizâmnâmesi tertip olu­ narak E s a d Efendi'nin Şeyhuhslâmhğı zamanmda 5 Safer yaşı yirmiden az ve 1332 (3 Ocak 1914) 'de neşredÜdi. akaid. (1854 M. Bu teşkilât medreselerin kaldmldığı tarihe kadar devam etmiştir. Bu medrese de meşihate bağh idi.) tarihine kadar devam edip sonra adı Mekteb-i Nüvvab kuzât 1326 H . s. kelâm metinleriyle hüsn-i bat. Medresenin idare şekli aynca tesbit edilmişti. usul-i fıkıh. Medreseye kabul edüebümek mantık. (1908 M. Moallimhane i NüTYab-Medre- Sultan Âbdülmecid zamanmda şeyhuhslâm E f e n d i . felsefe ve tasavvuf şubelerinden müteşekkil müte­ hassıslar kısmı teşkil olundu. Dârü'l-hilâfe'nin Dârü'l-hilâfe Bu Medresetü'l-mütehassısîn'e sınıflarma ait dersleri birer ya verip müdür âh kısnundan icazetname almış olanlar veyahut medresesinin bütün Medrese-i Âhye mezunu olanlar ahnacaklardı. Mualoldu.268 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI şubesi. kitabet. vaz' otuz beşten yukan olnuyacaktı. bir kişi olan ük mezununu 1272 Şaban (1856 Nisan)mda verdi. nahiv. Bu isimle Mekteb-i hmhâne-i Nüvvab bu isim altında 1302 ( H . Muallimhâne-i Nüv­ vab namiyle küşad etmiştir" jt Lill *>-ji Devhatü'l-meşaylh zeyli. 1885 M. . bu M e ş r e b .z â d e H a f i d i Arif Muallimhâne-i Nüvvab ismiyle aetfi'l-kozât makama geçtiği sene yani 1270 H . tslâm ve Osmanlı tarih­ leri. 132.

İkinci smıjta: Dürer. Buradan mezun olan şer'î mahkeme kâtiphkleriyle emval-i eytam müdürlüğü memuriyetlerine tâyin edüeceklerdi. kitahet-i resmiyye. defter-i kassam ve tat­ bikî surette usul-i muhakeme-i şer'iyye. î U i l -^jA. iktisat. Bundan başka hse veya o derecede tahsd görmüş mektep mezunlarmdan yaşlan yirmiden aşağı ve otuzdan yukan olmayanlar imtihansız olarak ahnacaklardı. usul-i muhakemât-ı cezaiyye kanun mucibince şer'î mahkemelerin tahrir ve idare istihdam edilecek memurlara menşe olarak bir sene ve lüzum görü­ lüyorsa iki seneye çıkarılmak üzere bir sınıj-ı mahsus açdmıştır. vesayâ. fıkıh. ahkâm ve nizamât-ı evkaf. nikâh. Buraya kaza ve nahiye nâibÜklerinde bulunmuş olanlar müna­ vebe de getirilerek ders göreceklerdi. ticaret-i berriye kanunu. sakk-ı şer'i. hukuk-i idare.)'de pek iyi olarak kırk üç ve iyi olarak otuz iki ve orU derecede olarak da yirmi dört Idşi mezun . ferâiz. tatbikat-ı şer'iyye. malûmat-ı kanuniyye 1 olmuştur. hukuk-i düvel. ceza kanmıu. mecelle. Bu bugün Üniversite kütüphanesi kiyye. defter-i kassam. mecelle. hizane (süt analık). huku­ arazi kanunu. mecelle. tanzim-i ilâmat-ı cezaiyye. kitabet-i resmiyye. arazi ka­ nunu. sakk-ı şer'î. iktisat. Dördüncü smıjta: Dürer. Medresetü'l-kuzat'tan 1332 H . talâk. hukuk-i düvel. sakk-ı icra şer'î. medhal-i ilm-i hukuk. Eğer bu mektep mezunlarmdan başka buraya girmek istiyenler olursa yaşlan yirmi üe yirmi beş arasmda olmak üzere imtihanla ahnabdeceklerdi. usvd-i muhakeme-i hukukiyye. Buranın idaresi de Medresetü'l-kuzât umum müdürlüğüne bağh idi. kanunu. Üçüncü smıjta: Dürer. ticaret-i bahriyye kanunu. tanzim-i îlâmat-ı hukukiyye. mecelle. Bu sınıf-ı mahsusta ferâiz. usul-i muhakemât-ı cezaiyye ve sulh. hüsn-i hatt-ı talik. tatbikat-ı hukukiyye ve cezaiyye. Medresetü'l-kuzât binası olarak kullamimaktadır i. sakk-ı şer'î.II. Medresetü'l-kuzât 1332 nizâmnâmesine zeyil olarak 12 Şevval işlerinde (3 Eylül 1914) 'de on maddehk bir kanun eklenmiştir. usul-i muhakeme-i ve sulh. ahkâm-ı evkaf. hukuk-i düvel. ferâiz. sakk-ı şer'i. (1914 M. MEŞRUTİYETTEN SONRA M Ü D E R R İ S L İ K V E K A D I L I K 269 Birinci smıjta: Dürer. hüsn-i hatt-ı tâhk.

istinaf. kitabet. hüsn-i Gerek Mualhmhane-i nüvvab ve gerek onun daha mütekâmd şekilde devamı olan Medresetü'l-kuzattan değerh kaddar yetişmiş ve bunların bir kısmı daha sonra adliyeye intisap ederek temyiz. hesap.) senesi mezunlarmdan olan Abdurrahman Nesip Efendi 1330 Muharrem (1911 Arabk)' de şeyhuhslâm olmuştur.270 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI harç ve damga kanmdan. yine bu Mualhmhane-i Nüvvab'm 1279 H . (1867 M.) mezunlarmdan Mardin'h Seyyid Mehmed Şükrü Efendi mesleğini değiştirerek Beylerbeyi yani Paşalıkla Adhye müfettişi iken vefat etmiştir. . usul-i defteri. Muallimhane-i Nüvvab'm 1284 H . hatt-ı talik dersleri okutulacaktı. (1863 M. hukuk ve bidayet mahkemeleri reis ve âzahklarmda bu­ lunmuşlar ve içlerinden bazdan da kazasker olmuşlardır.

asırdan îtibaren olup daha sonra da lüzum ve ihtiyaca göre bazı tadilâta uğramıştır ki bunu o kısımlardan bah­ sederken gördük. XVU aaaia mû »si'daki müderrishk dereceleri. Mûsda-i Sideymaniye. Kırk akçeh müderris imtihanla İptida-i hâriç müderris olurdu. fakat teşrifatta birbirine herhangi birisinin aym derecede olan İptida-i hâriç müderrisi de dereceleri tefevvukları kıdem ve ehhyetlerine göredir. Bu tâbir ilmiye ıstdâhmda sırası gelmeden terfi edenlere mahsus bir tâbiridir. Mûsda-i sahn (Tetimme medreseleri bu kısma dahildir). Bunlardan meselâ tptida-i hâriç medreselerinden bir olup. Sahn-ı seman (sekiz medrese). Hareket-i hâriç. Süleymaniye (dört med­ rese). Yine bunım gibi Mûsüa-i sahn müderrisi. (fafra kerd İptida-i altmışlı) derri^lik dereceleri receden başhyarak şöyledir : . Hareket-i dâhd. aşağı deİptida-i hâriç.YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM İLMÎYE RÜTBELERİ DERECELERİ İlmiye rütbelerinin yani müderrislik ve kadddc derecelerinin tertibi X V I I . asırdaki tertiplerini göreceğiz. tptida-i dâ­ hil. sahn müderrisi olmadan tptida-i altmıjhya terfi ederse yanma J i J l . Bu medreselerden daha aşağı dereceh medreseler de vardı. 1 İltimas.jÜ. terbi verilirdi. tptida-i altmışlı. ve X X . Her ikisi arasmda müsavat olursa mülâzemette hangisi evvel ise o tefevvuk eder. yukan doğru olan müderris­ liklerde de aym usul caridir.\AÜ\ iJ'. Hareket-i altmışh. Utizam himaye veya yüksek eldiyetleri sehehiyle hulunduğu derecenin sıra beklemeden bir veya birkaç derecesine birden yükselenlere tarik defterlerinde isimlerinin kenarma (ta/ra) yazdırdı. Burada müderrishk ve kadıhğm X V I I . Dârü'l-hadîs. Bir derece yukan terfderde ise (hi­ maye. Onlann en büyüğü kırkh yani kırk akçe yevmiyeh müderrislik­ lerdi. Meselâ İptida-i hârice geçmesi icabeden bir müderris daha üstteki Iptida-i dâhüe terfi ettirilirse onun isminin yanma • yilu J »-İJ t\jcj\ {İptidai dâhil be-tafra) ibaresi yazılırdı. dtimas hariç) ehhyet aranırdı*. bundan daha aşağı otuz ve yirmi akçeh müderrishkler gehrdi.

Kadı olmak isUrse mahreç meva­ lisinden olur. 1300 H . Mûsda-i sahn 88. Dârü'lhadis müderrisi mahreç mevleviyetini kabul etmezse buna teklif edilir. Sahn-ı seman derecesinde dokuz. Mûsda-i asırdaki terfi eder ise Süleymaniye birinin müderrisi olurken bu X V I I I . •gağıdon ynkan Hareket-i dâhd. Dârü'l-hadîs ve Süleymaniye müderrisleri mahreç mevleviyyetini kabul etmezlerse buna teklif olunur. e. terfi ederse dört Süleymaniye medresesinden birisine müderris olur. asırda medreselerinden araşma Hâmise-i Sülema­ edilmişti. I. > Buranm müderrisi terfi ederese Hanûseden bîrine müderris olur. Dârü'l-hadis-i Medaris-i Sideymaniye*. * Dört müderrisliktir. Hareket-i hâriç. (1883 M. Hareket-i dâhd derecesinde elh beş. asırda.272 OSMANLİ D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I kırk. İptida-i altmışh 4 8 . * Müderrisliğin en yüksek derecesidir. yeni kanunla Hâmise-i Süleymaniye müderrisi ve daha sonra da Sideymaniye müderrisi olurdu.) tarihinde hâriç müderrisleri kırk. asırda niye^ ismiyle beş müderrislik Süleymaniye daha ilâve müderrislikleri ile Mûsila-i Süleymaniye müderrislikleri Sideymaniye müderrisi K V I I . XX asırda mnderrialik dereceleri Sideymaniye". erbaa-i Hâmise-i Sideymaniye'. XX. Dârü'l-hadis müderrisi bir olup Sideymaniye medresesi derecesi verilmiş olan sekiz ve Hâmise-i Süleymaniye derecesi alan on dokuz. Iptida-i altmışh. Iptida-i dâhd 48. terfi edince Dârü'l-hadis müderrisi olurlar. Daha sonra K Y I I I . Sahn-ı seman 8. Mûsda-i Sideymaniye derecesinde on sekiz. Iptida-i altmışh derecesinde on. Mûsda-i sahn. Hareket-i altmışh 32 müderristi. Medaris-i sahn-ı seman. kabul etmediği takdirde daha sonraki Hamişe müderrislerine teklif olunur. Hareket-i dâhd 32. s. otuz ve yirmi akçe yevmiyeli müderrislerin tâyinleri kazas­ kerlere ait olup diğerlerini şeyhülislâm inha ederdi. Iptida-i dâhd. Hareket-i altmışlı derecesinde dokuz. İptida-i hâriç. . I Beş medresedir. Hâmise-i Süleymaniye beş medrese olup evvelce Havamis-i Süley­ maniye denilirken sonradan Tarik defterlerinde Hâmise-i Süleymaniye tâbiri kullanılmıştır (Cevdet Tarihi. Hareket-i altmışh. Mûsda-i sahn derecesinde altmış dokuz. yukardd müderrisler mahreç mevleviyyetini kabul etmezlerse Mûaüa-i Süleymaniye mü­ derrisi tâyin edilirdi. Mûsda-i Sideymaniye*. İptida-i dâhd ^ Bu. 111).

Edime ve Bursa müderrislerinin tertibi de tstanbul müderrisliklerimn aynı olup bu iki yerdeki kadı olmak isterlerse Devriye Dârül-hadis müderrisleri mevahsinden olurlardı*.İLMİYE RÜTBELERİ DERECELERİ 273 derecesinde yetmiş dokuz. Bursa ve Mısır kadısmdan (kaddığından) mâzul olanlar Ve İstanbul'dan mâzul olan efendüerin akdemi ve a'lemi Anadolu'ya olmak ka- paye­ Mekke-i Mükerreme veyahut Edirne kadısı olurlar veyahut Mekke ve Edime payesiyle arpahk olurlar malûm-ı şerif ola. ( 1882 M. MEVALt KANUNÎ VE MÜDERRİSLERE SÜLEYMAN EDİLEN tATBİK DAİR ZAMANI KANUN SULTAN VAZOLUNUP 1 .y>l«l â'Iemi ve dindar ve müstakimi RumeU kazaskeri olmak evlâdır. Yahut tstanbul siyle arpalık olmak kanun-ı kadîmdir. 18 . Ve yine İstanbul kadısı Anadolu payesiyle olmak kanundur ve Mekke-i Mükerreme ve Edirne veyahut Mekke ve Edirne payesi olanlar İstanbul kadısı olmak kanundur. Süleymaniye'den olurlar.136. s. mmdur. ^ 1300 H. Rumeh Kazaskerhğinden mâzul olan efendüer yine tekrar Rumeh olmak kanundur. eğer Anadolu'dan mâzul olanlarda müstehik yok ise. 103 . anlara gayrileri takdim lâyık-ı seza değddir. En son Tartk defterinde tptida-i hâriç derecesinde 319 mfiderris vardı. Ve Şâm-ı şerij ve Haleb ve Yenişehir Selanik kazasmdan mâzul olanlar Mısr-ı Bursa kadısı olurlar. V e iUâ Anadolu'dan mâzul olanm akdemi ve . timiy TtfUMlt.) senesine ait Ankara Salnamesi ve İlmiye (Tırhala Yenişehri) ve Kahire şerij ve Edirne ve mâzul olanlar Mûsila-i Ve Yenişehir'den nasb olurlar ise Şam-ı ve Haleb kadısı Salnamesi.Tertiliü'Imaıuıb l^aı**»'!-* kadîm-i Sultan Siüeyman Han aleyhi'rrahmetü ve'l-gu£ran hazretlerinin zaman-ı şerif­ lerinde olan kanundur malûm ola. Hareket-i hâriç derecesinde yüz eUi beş ve tptida-i hâriç derecesinde iki yüz yirmi altı müderris vardı.

Şîam-Tra6/us'dan mâzul olan efendder yine Bosna ve Sojya kadısı olurlar veyahut yine mâzul olduğu mansıbı olurlar. Konya ve Kayseri ve Maraş ve .274 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E T E Ş K Î L A T I Ve Medine-i Münevvere'den ve Kudüs-i şeriften mâzul olanlar Şam-ı şerij ve Bursa kadısı dahi olurlar. 2 Menisdt ı Mcharic-i olurlar. AUmışh müderrisleri ihtiyarlariyle mansıb olurlar ise Üsküdar ve Eyüb ve Filibe dahi olurlar ve illâ Mûsda-i Sideymaniye olurlar. SaAitz'dan ve Kütahya'dan ve Erzurum ve Sinob ve niçe'den mâzul olanlar Konya ve Kayseri ve Maraş olurlar. Manisa'dan mâzul ve Bağdad'tan ve Filibe'den mâzul olanlar ehl-i ihm dindar ve müstakim olurlar ise Medine-i Münevvere kadısı olurlar veyahut Galata ve Eyüb kadısı olurlar. Ve Galata'dan ve İzmir'den mâzul olanlar tekrar yine Galata ve İzmir olurlar Ve Bağdad'tan mâzul olanlar ve Filibe'den paye de. olurlar ve illâ Mûsda-i . Ve Eyüb ve Üsküdar'dan mâzul olanlar Filibe ve Manisa ve Belgrat ve Diyarbekir mâzul olanlar Manisa mansıba olurlar. Ve Dâhd müderrisleri fakir ve muhtaç olub mansıb ihtiyar ederlerse Sakız ve Maraş ve Şam-Trablus sahn olurlar. Bosna ve Sojya ve Kandiye'den ve Belgrat veyahut yine mâzul olduğu Kama- 'Ş^"*"* jeri/ ve Haleb ve Yenişehir ve Selanik ve Kudüs-i şerij olurlar veyahut ihtiyarlariyle Şam payesi de olurlar ise Süleymaniye olan Efendiler Galata ve Üsküdar dahi olurlar ve Mûsda-i Sideymaniye'den mansıb Kudüs ve İzmir ve Filibe ve Bağdad ve Galata mehârici olurlar ve illâ Sideymaniye olub ondan Sideymaniye mansıb olurlar. Ve Bağdad Diyarbekir olurlar ve Belgrad'dan mâzul olanlar Filibe veya veyahut yine rücûü'l-kahkara mâzul olduğu mansıbı olurlar. Ve Mûsda-i sahn müderrisleri fakirü'l-hal olub muhtaç olur­ lar ise ve mansıb ihtiyar ederlerse Kayseri ve Sojya ve Konya ve Sakız olurlar ve illâ Sahn müderrisi olurlar. ve ve Üsküdar Eyüb'den mâzul olanlar İzmir kadısı olurlar bir ehl-i ihm ve fâzd olurlar ise. Ve Sahn müderrisleri fakir olub mansıb ihtiyar ederse Manisa ve Diyarbekir ve Belgrat olurlar ve dlâ Altmışh müderris olurlar.

asır ortalan) şeyhuUslâm dolu iken Kemal (iken) Efendi-zâde Esad ulemayı ibrahim tazyik için Efendi.kalktıkta veya âhar medreseye hareket ettikleyıııani7e. Müderris efendiler şart-ı vâkıf tâyin ettiğü üzere haftada üç gün veya dört gün tahsil-i ilm ü marifet ederler ve mâni-i şer'î olmadıkça dersi terk edüb devr-i ebvab etmiyeler ve illâ derse müdavemet etmezlerse vakfın tâyini üzere varmazlarsa müte­ veUi varmadıkları günün vazifesini ahkoyub vermiyeler. Altmışh ancak Rumeh Kazaskeri ve Ankaravî Kazaskeri tarîk-i Ejendi Hazretleri Ana­ medresesi ve Dâhil medresesinden mülâzemet ahnmasm . Tariki olmayub ve cahil olub vüzerây-ı izamdan ve vükelây-ı devletten birine intisab ve imam olup gelüb şefaatle cahiU ehl-i ilme takdim edüb inkisar almıyalar. kanun-i kadîm budur.K^nun-i kadîm. malûm-ı izzet oluna. Sitte-i Sû. Kırk akçe medreseden mâzul olanlar ehl-i ihm ve fâikü'lakran olurlarsa on iki sene infisalden sonra şeyhuUslâm seUemehüsselâm hazretlerine varub tezkerelerin götürüb âsitaneye def­ terlerin kaydedüb mülâzemete izin alurlar ve iUâ Kazasker kapı­ şma varub kadı olmağa mülâzemet ederler ve şimdiki halde sabıka merhum ve mağfurun leh Y a h y a E f e n d i Hazretlerinin divan­ dan ihraç ettüğü hatt-ı şerif ve emr-i şerif mazmum üzere ehl-i ihm olub ve fâikü'l-akran oldukta altı seneyi tecavüz ettikte yediye bastıkta mülâzemete izin verilmiştir. zira fukarây-ı ulemamn in­ kisarı âlemi harab eder. Sonra B o l v î M u s t a f a E f e n d i ( X V I I .Ratbetfi'l-Med. Ve halen şeyhuhslâm seUemehüsselâm Hazretleri anlarm dahi düstûrü'l-ameUeri emr ile hatt-ı şeriftir. bunlarda birisi mansıba rcMyn. ^^^^ âhırete İntikal ettikte bunAltnnglı ye Sahn ye Mûaıla-i ıhan ^^rm. Hâriç medresesinden mansıb ihtiyar ederse yüz elh akçe ve mansıb olurlar ve illâ dâhil îtibar olunur.MÛ8ila-ı ^ veyahut ihtiyariyle tarikten feragat edüb Saieymaııiyye ye . 3 . eUerinde berat olan muîdleri mülâzeye Dahil mete kaydedüb mesrur olurlar.Î L M t Y E R Ü T B E L E R İ DERECELERİ 275 Ve etraf-ı istanbul'da Dâhil müderris olanlar mansıb aldıkta Erzurum ve Sinob ve Kamaniçe ve Kütahya kadısı olurlar. inkisardan sakmub ehl-i ilme medrese verilüb ve indaUah ve indennas me'cur olalar. Kandiye ve Kütahya Kamaniçe kadısı olurlar. malûm oluna.

Bunlardan aşağıya doğru olan kaddıklarm (üçüncü smıf mevleviyetlerin) sıra tertibi olmayıp payede hepsi müsavi idüer. O s m a n admda bir zat . den 1095 senesine kadar muhtelif 1095 H. Galata. İstanbul kaddıklan ve bunun fevkinde Anadolu ve onun da üs­ tünde RumeU Kazaskerlikleri. Fihbe. Yenişehir (Tırhala Yenişehri).276 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I dört payede alınsun deyu Pâdişah-ı tslâm Hazretlerine arz edüb anlar payeden mülâzemet ahusun deyu hatt-ı hümâyün-ı saadetmakrun sadaka ve ihsan edüb hâlen anınla amel olunur ve lâkin tazyik olmağla alan kâğıdm furuht edüb veya emaneten alub tarîk-i ulema acnebi ile doldu. rica olunur ki saadetin sadr-ı âzam hazretleri ve şeyhuhslâm hazretleri ve iki kazasker efendiler dahi maan şefaat edüb Pâdişah-ı tslâma arz edüb yine kelevvel altı rütbeden mülâzemet almub fukarây-ı müderrisinin ve tedam olalar i. talebe-i Uim fukarasmm hayır duasmı aldınıb makamlarma daim müs- X V ı ı . Medine. Bu mevleviyetler de şunlardır : ^ Bu. Sofya. (1684' M. Manisa. . Halep kaddığmdan aşağı ikinci sınıf mevleviyetlerin sırası yukandan aşağıya şöyle idi : Selanik. Yani Halep kadıhğmdan bir derece aşağıda olan Selanik moUası bir derece terfi ederse iptida Halep payesini alıp sonra biKid Halep kadısı olurdu. Eyüp.X X . izmir. ilmiye kanununu havi mecmua bahisleri tatkik edilecek oluıga 1058 Recebin­ ihtiva ettiği görülür. Şam. Mısır. Belgrat.) 'de M e h m e d b. Mecmuayı tertip etmiştir. Edime. Diyarbekir. Mekke. Halep kadısı terfi ederse evvelâ Kudüs mevleviyeti paye­ sini alır ve sonra Kudüs kaddığma tâyin eddir ve bu yukan derece­ lere kadar böyle giderdi. Halep'ten itibaren bu kaddıklarm payeleri vardı. Üsküdar. Kudüs. Bursa. tstanbıd payesini alan zat bdfid tstanbul kadısı olur ve Anadolu Kazaskerhği payesini aldıktan sonra da sırası gelince fiden bu makama getiriUrdi. Bağdad. ASıRLARDAKI MEVLEVIYETLER BÜYÜK Bu kaddıklarm aşağıdan yukanya olan leri şöyledir : derece- Halep.

Sofya. Mara. Erzurum. kaddıklar kısmmda görüldüğü üzere XVIII. Kadmm payesi yükseldikçe evvelki payesinde olan nisam almarak yeni payesinin nisam verilirdi. XIX. Antep. Yenişehir. Trablus . ' 1826'da Yeniçeri Ocağınm kaldırdmasmdan sonra II. de mevleviyetlerde bazı değişiklikler yapdarak Mekke beraber Medine kaddıklan Haremeyn mevleviyeti ismiyle istanbul kaddığı de Edime kaddığı araşma aimmıştır. Bağdat. . Kayseri. Havass-ı Refia (Eyüp). Mısır. Ya bizzat gidip kadılık eder veya payesini alır. Gelibolu. Kudüs. asırlarda Osmanb devletinin sonuna kadar olan mevleviyetlerin dereceleri yukandan aşağıya şu tertip üzere devam etmiştir*. Bu suretle Hare­ meyn kadısı terfi ederse tstanbul payesini alırdı*. Girit Yunanistan'a geçmiştir. 2783.. Erzurum. Lefkoşe. Üsküdar. Bosna. Trablusgarp (Topkapı Sarayı. Yukanda asırda. Tire. İzmir. Mahmud'un yapmıg olduğu yenilikler arasmda paye sahibi kaddara derecelerine göre nişanlar ihdas edilmiştir. Selanik. Menemen. Birgi. Boyabat. Kandiye. Rumeli. Mekke. Babkesir. Bosna. Nr. 22801. Fener. Mihaliç. ve X X . Sofya. Maraş. istanbul. 1254 H). 2780. Şam. sene 1244. Edirne Bursa.Garp. Nişanlar diğer mülki ve asker! memuri­ yetlerin nişanlan gibi darphanede yapdırdı (Hatt-ı Hümâyun vesikaları. Mudurnu. Halep. Rumeli Kazaskerliği Anadolu Kazaskerliği tstanbul Kaddığı Mekke Kaddığı Medine Kaddığı Edirne Bursa Bdâd-ı Hamse mevleviyetleri' Şam Mısır 1 XVIII asırdaki mevleviyetler söyledü: Haremeyn mevleviyeti. Filibe. Sakız.İLMÎYE RÜTBELERİ DERECELERİ 277 Ankara. Anadolu Kazaskerlikleri. Revan kütüphanesinde 1506 numaradaki Tarîk defteri). Tokat. Kamaniçe. Medine. Galata. Yenişehir. * Filibe Bulgaristan'da kalmış ise de Bflâd-ı Hamse ismi değişmemiştir.

Yenişehir (Tırhala Yenişehri) Galata İzmir Sofya Trabzon Girit Payesi de vardır.278 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI Kandiye Kudüs Halep Eyüp Selanik Mahreç mevleviyetleri. Bunlar mabreç payesi de alırlardı. . Bağdad Antep Bosna Erzurum Maraş Devriye mevleviyetleri ^ TrbIuB Garp Beyrut ^ Devriye ınevaliti yukanda adı geçen vilâyet ve sancaklardan herhangi birisine tâyin olunup sonra sırasiyle o kadılıklar dahilinde devrettiklerinden dolayı bunlara devriye mevalisi denihnigtir.

müderrisler. kısm-ı mahsusunda gösterilmiş olup en yüksek dereceleri Sitte denden kadılık idi. s&d&ta nezaret eden Nakibfi'I-egrafin kazalardaki vekilleri idi ve onlar tarafından tftyin olunurlardı. sonra bizzat kazasker olur ve icabederse bu makamı mükerreren işgal eder. İçlerinde kaddık. naipler. İzmir pâye-i mücerredesini alan bir zat Edime pâye-i mücerredesine terfi ederdi. müftidük edenler. Neşreddmiş olan salnamelerde müderris ve kaddarm sırası kısa olarak gösterilmiş olup bunu da aşağıya koymak suretiyle bunlar hakkmda daha ziyade malûmat veriyomm : Rumeli Kazaskerliği : Evvelâ bu rütbenin payesini ahr. . * Kadılıklar kummda kaza kadılarmdan bahsedilirken izahat Terilıııiftîr. Kaza kaddanmn tertibi. itibari bir de­ recedir. Onlar da Edirne ve İzmir pâye-i mücerredeleri i d i : Bunlar yalmz payesini alırlar. Umiye sınıfina uzaktan yakmdan alâkalı olanlar. mabkeme azalan. 1 Naldbül-ejraf kaymakamlan. nakibü'l-eşraf kaymakamlan * ve sair yüzlerce zevat bir şeref olmak üzere bir yolunu bularak bu itibari rütbeleri alırlardı. Pâye-i mücerredelerin X I X . Bu Sitte kaddarma Eşraj-ı kuzât denilirdi*. terakkderi yoktur ve mansıp zaptedemezler.İLMIYE RÜTBELER! DERECELERI 279 Diyarbekir Rusçuk Sivas Devriye mevalisi Adana Çankırı Van Fflye-i mücerrede Kadılıklardan bir de Pâye-i mücerrede eshabı denilen kadı payesi vardı. asrm ikinci yansmda ihdas edilmiş olduklan anlaşılmaktadır.

Rusçuk. Havass-ı Refia (Eyüp). Mısır. Erzumm. Adana. Galata. Buranm müderrisi kadı olmak isterse mahreç mevleviyetlerinden birine tâyin olunurdu.Garp. Pâye-i mücerrede eshabı teyhyemezdi.280 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Anadolu Kazaskerliği : tptida payesini alır. Trabzon. Filibe Mahreç mevleviyetleri: (Payeleri de vardı). Bilâd-i hamse mevleviyetleri : Edime. Yenişehir. Sofya. Halep. Yahut Anadolu payesi verilir. Antep. Bursa. B e y m t . Maraş. Şam. tstanbul Kadılığı : tptida payesini alır. Sivas. Buradan terfi eden bir müderris . Diyarbekir. Fenar (Tırhala'da). Mükerreren Anadolu kazaskeri olanlar da varsa da nâ­ Mekke ve Medine kadılıkları olup ya bizzat mansıbmı zap­ teyler veyahut Haremeyn payesi verilirdi. Kudüs. Bosna. Girit kadı­ lıkları (Payeleri de vardı). İzmir. Haremeyn Mevleviyetleri : alıp sonra bizzat Rumeli kazaskeri olur. bundan sonra Rumeli kazaskeri payesini dirdir. Çankırı. Selanik. Müderrislikler Dârü'l-hadts Müderrisliği Bu müderrishk Kibâr-i : müderrisin denilen müderrishklerin (Edime ve İzmir pâye-i mücerredeleri) yalmz payesine nail olur. Süleymaniye Müderrisliği : Dârü'l-hadis'ten bir derece aşağı olup dOrt müderrisliktir ve Süleymaniye Camü yakınmdadır. sonra bizzat zapteyler. Devriye mevleviyetleri : Bağdad. Trablus . terakki edemez ve mansıp zap- en yukan derecesi olup Süleymaniye Camiinin kıble tarafmdadır. sonra bilfiil mansıbmı zapteyler.

artar ve eksilirdi. Müderrislikler. Buradan terfi eden müderris İptida-i altmışlı müderrisi olurdu. Eğer yukarıki müderrisler kendilerine teklif olunan mahreç mevleviyetini istemezlerse bu dereceh medrese tekUf edilirdi. Bunlardan sonra adedi 32 olan Hareket-i altmışh ve adedi 38 olan tptida-i altmışlı müderrishkleri gehrdi. Terfi eden. Mûsila-i Sahn Müderrisliği müderrishk ttibar edilmişti. Sahn-ı Seman Müderrislikleri : Fatih Camiinin iki taraûnda sekiz medrese müderrislikleri.İ L M İ Y E RÜTBELERİ DERECELERİ 281 Dârü'l-hadîs müderrisi olur. îşte yukandan aşağıya kadar gelen bu dört dereceU müderrislere Kibar-i müderrisîn deniUrdi. îptida-i dahil müderrishği 48. Mûsila-i sahn'm aşağısmdaki Hareket-i dâhil müderrisUği 32. (Dârü'l-hadîs-i tsmad Sahn-ı Mesudiye bilâ-îtibar Mûsda-i Sideymaniye derecesiyle : Sahn medreselerinin bir derece altmda olup seksen sekiz ve Dizdariye müderrishği derecesi seman itibariyle Midillih Mehmed Emin Efendiye verildiği gibi ^. Yahut isterse mahreç mevalisi olurdu. ^ Mefihatin En Son Tarik defteri (kütüphanemizdeki nüsha). Hareket-i hâriç 40 olup tstanbul müderrishklerinin iptidası olan tptida-i hâriç müderrishğinin adedi muayyen değildi. . Dârü'l-hadîs müderrisi kendisine tekhf edilen mahreç mevleviyetini kabul etmezse o zaman bu Sülejrmaniye müderrislerinin kıdemhsine teklif olunurdu. Hâmise-i Süleymaniye Müderrisliği : Süleymaniye müderrislerinin bir derece aşağısında olup beş müderrisliktir. Süleymaniye medreselerinden birine müderris olur. Dârü'l-hadîs ve Süleymaniye müderrisleri. Mûsila-i Süleymaniye Müderrisliği Hâmise müderrisliklerinden bir derece aşağıdır. mahreç mevleviyetini kabul etmezlerse bunlarm kıdemhsine : veriUrdi. bazen herhangi bir müderrise itibarî olarak verilirdi. Meselâ Piyale Paşa medresesi Hâmise-i Süleymaniye itibar edilerek Şehri AtauUah Efendi'ye Ahmed Ramiz Efendiye). Terfi ederse Hâmise-i Süleymaniye müderrisi olur.

.

İlk defa tertip edden muaddet şöyle idi : Vezir. Mîrü'l-ümera. Miralay. tstanbul Kadısı.)'de rütbe-i saniye mütemayizi ismiyle bir rütbe ihdas edilmiş ise de Lütfi tarihi. Bâlâ Ricah. 92). Kaymakam. Kapıcıbaşı rütbesindekder.)'de ihdas edilmiş ve 1255 Şevval (1839 Arabk) *de Kazaskerler Ue ferikler arasmda olmak üzere ûlâ smıf-ı evveli ve ferikten sonra gelmek üzere ûlâ rütbesi Udye ayrdarak ûlâ Sınıf-ı saniyesi bn sıraya konmuştur (NıMbetû'l-vekayi). Istabl-ı Ânüre rütbeUleri. Rumeh Beylerbeyi.)'de ÛlaSmıf-ı evvelinin üstfinde olarak ihdas edilmiştir (Lütfi tarihi. Rütbe-i Sâlise. * 1262 H. M a h m u d zamanmda askerî ihdas olunup daha sonra huna göre rüthe eddmişti. Müşir. Ûlâ Smıf-ı evveh* Ferik (Korgeneral). İstanbul Kadısı. Mirhva. Ûlâ Smıf-ı evv^oh* Ferik. Hâcegân (Kalem < t l â U e saniye rütbeleri arasmda ohnak üzere 1263 H. * Ûlâ rütbesi 1249 H . Ûlâ Sınıf-ı sânisi. aşağı rüûsu olan ulema ^ Binbaşı. ».YIRMI IKINCI BÖLÜM İLMİYE RÜTBESİNİN RÜTBELERLE MÜLKÎ VE ASKERÎ MUADELETİ ve midkî rütheler dereceleri teshit Sultan I I .)'de tertip edden yeni teşrifat defterinde : Vezir ve Müşir. . (1848 M. Rütbe-i Râbia esbabı. Bilâd-i Erbaa (Bdâd-ı Hamse) Mahreç Mevahsi. Bu rütbelerle beraber dmiye rütbeleri arasmda mua­ delet yapdnuş ve merasim esnasmdaki teşrifatta ona göre hareket eddmesi takarrür eylemiştir. Haremeyn pâyehleri. Saniye Sımf-ı evveh. (1833 M.(1B46 M. tstanbul âmirleri) 1264. Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri. 1264'deki iirasmda bunu göstermemiştir. H . c. V I I I . Saniye Smıf-ı sanisi. Mirmiran ve Ûlâ smıf-ı sânisi. * tstanbul müderrİBİigi rüûsu olanlar Mûsda-ı Süleymaniye'den derecede olan müderrislerdir. Mîrmîran. sonra sırasiyle : Rumeli ve Anadolu Kazaskerleriy Rütbe-i bâlâ*.(1847 M.

Hamise-i Süleymaniye. > Lütfi tarihi. 176. c. tstabl-ı Kapıcıbaşı.Rikâb-ı Hü­ mâyun Kapıcıbaşılığı. s. e. Kaymakam. VIII. İstanbul Kadıhğı . » Lütfî tarihi.284 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I payesi.Birinci Ferik (Or­ asır sonlariyle XX. * İlmiye Salnamesi ve Konya Vilâyeti Salnamesi. Müşirlik. VIII. Miralay. Rütbe-i Râbia esbabı.tstabl-ı Âmire Müdürlüğü . 1264 H . Vezirlik. Rumeh Kazaskeri . Bu Kibar Müderrisinden sonra gelen müderrisler ile Binbaşı. Mûsıla-i Süleyma­ niye müderrisleti. Haremeyn Mevleviyeti . Mûsda-i Sideymaniye mâdımundaki müderrisler-Alay Eminhği. asır başlarındaki teşrifat sırası da şeyhuhslâm general) . Mahreç Mevleviyeti.Mirhvahk (Tümgeneral) .Rütbe-i Sâhse .Mira­ laylık • Askeri Kaymakamhğı (Yaıbay) .) tarihine kadar Bilâd-ı £r6aa (Hamse) ve Mahreç mevahsinin memuriyetlerine mahsus nişanlan yoktu. Bilâd-i Hamse Mevleviyeti . Mevleviyeti . 155.Rütbe-i bâlâ. XIX.Anadolu Kazaskeri .RumeU Beylerbeyhği.Rütbe-i Ûlâ Sınıf-ı Saniye sınıf-ı mütemayizi.Ferik evveh .Rütbe-i Saniye smıf-ı Sânisi . (1848 M. Mahreç payesi. Mirliva. t. Kibar Müderrisîn .Binbaşdık .Rütbe-i Ûlâ Smıf-ı sânisi. ' Dârûl-hadts. Haremeyn Amire payesi. Hâcegân rütbesinde olanlar muadil tutulmuşlardır*.Rütbe-i (Korgeneral) . Rütbe-i Sâlise. Saniye Smıf-ı sanisi. Süleymaniye. şöyle idi *. Saniye Mütemayizi Bilâd-ı Erbaa.Miralaylık (Albay) . Kibar-i Müderrisin i. Mîrü'l-ümera.Mîrmiranhk . 156. Bunlarm adedine göre on dört nişan ihdas edilerek vasıtasiyle kendilerine verilmiştir ' .

İ L M Î Y E RÜTBESİNİN MUADELETİ 285 UUmanm elkabı . Mahreç ve Devriye Mevalisine : Fazdetlû Efendi Sair Kaddara : Meveddetlû Efendi Müderrislere umumen : Mekremetlû Efendi. . Semahatlû Efendim Hazretleri : Semahatlû Efendim Hazretleri İstanbul Kaddığı pâyelilerine : Fazdetlû Efendim Hazretleri Haremeyn Mevleviyeti pâyelilerine : Fazdetlû Efendim Büâd-i Hamse. Mulıarreratta aşağıdaki elkap kıdlanılırdı : Şeyhülislâmlara Kazaskerlere : Devletlû.

.

Müneccimbaşı Tarihi. Behiştî Tarihi (Behiştî).Hieşıi Mehmed Efendi^ Türk Tarih Kurumu yayınlarmdan. 1245'de matbu nüsha. Kütüphanemizdeki nüsha. 1286'da matbu nüsha. Franz Babinger neşri. Ravzatü'l-ebrar (Kara Çelebi-zâde Abdidaziz Efendi). Künhü'l-ahbar (Âh). Raşid Tarihi (Raşit Efendi). Ravzatül-ebrar zeyli Naima Tarihi 1280'de hası. 1282'de basdan nüsha. 1341 tabı. 1332. MiUet Kütüphanesi nüshası. 2151. . 1279 tabı. yazma. Künhü'l-ahbar (Âh). 1925. Vekayi-i Tarihiyye (Topçular Kâtibi Abdülkadir). Esad Efendi kitapları. Tevarih-i Âl-i Osman (Oruç Bey). Nr. 2259. Nr.İLMİYE TEŞKİLÂTINI Y A Z A R K E N İSTİFADE EDİLEN ESERLER Tarihler Tevarih-i Âl-i Osman (Âşık Paşa-zâde). Selânikî Tarihi (Selânikî Mustafa Efendi). Selânikî »Tarihi (Selânikî Mustafa Efendi) basdmamış kısımlar. kütüphanemizdeki basümamış cütler. 779. Neşri Tarihi (Cihannüma . cdt. İstanbul tabı. 1281'de basdmıştır. Nr. Esad Efendi kitapları. Raşit Tarihi zeyli (Çelebi-zâde Asım Efendi) 1284 tabı. Mir'atü'l-memalik ve Derecatü'l-mesalik (Gelâl-zâde Mustafa Bey). fî Hulâsat-i ahbari'l-hâfikin) (Ravzatü'l-Hüseyia matbu nüsha. Peçevî Tarihi (İbrahim Efendi). 1283'de matbu nüsha. Fezleke (Kâtip Çelebi). basılmış beş cilt. (Karaçelebi-zâde). Umumi Kütüphane nüs­ matbu nüsha I I I . TacüU-tevarih (Hoca Sadeddin Efendi). Vekayinâme (Abdi Abdurrahman Paşa). Tevarih-i Âl-i Osman (Lütfi Paşa).

Şakir Efendiler). 1199'da basdmıştır. cdt. tarihine kadar getirilmiştir. Vehyeddin Ef. Topkapı Sarayı nüshası. M ü t e r c i m R ü ş t ü ve M i t h a d Paşalarla ŞeyhuUslâm H a s a n H a y r u l l a h Efendi'nin isimleri bu cetvele konulmamıştır. Nusretnâme (Fmdıkldı Mehmed Hahfe). matbu cdt 1338. kütüp­ (Şemi Molla). Hayrullah Ejendi Tarihi fasiküller Mür'iü't-tevarih (Şamdanî-zâde). İlaveli Esmarü't-tevarih (Hayrullah Efendi). Mür'i't-tevarih (Şamdanî-zâde). cdt. 1928. 1309. Umumi Kü­ tüphane nüshası. 1271-1292 matbu ' Ba eaer Şeml M o l l a torofindau 1264 genesine kadar gelen Sadr-ı âzam Şeyhülislâm ve Kaptan Paşalarm tâyİDİerini göstermekte olup sonradan kırk yedi sene daha ilâvesiyle 1311 H . Vasıj Tarihi Edib Ejendi (Mehasinü'l-abbar ve Hakayikü'l-âsar). tstanbul. LiUjî Tarihi V I I I . Cevdet Tarihi (Ahmed Cevdet Paşa). 1327 tabı. müteferrika tabı ve zeyh. hanemizdeki nüsha. Nr. Nuruosmaniye Kü­ tüphanesi nüshası.288 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Suphi Tarihi (Suphi Sami. kütüphanemizdeki nüsha. 1219 tabı. 1198'de matbu. 1284 tabı. Matbaa-i Osmaniye. Ahdfilhamid'in emriyle S a l t a n A b d ü l a z i z ' i hal' eden Hüseyin A v n i . kütüphanemizdeki nüsha. Halil Nuri Bey Tarihi (Hahi Nuri Bey). 1290. Ata Tarihi (Enderunî Ata Bey). Asım Tarihi (Mütercim Asım). Silâhdar Tarihi (Fmddddı Mehmed Hahfe). Kütüp­ Netayicü'l-vukuat Zübdetü't-tevarih Zübdetü'l-vekayi (Lütfi Efendi). Vasıf Efendi Tarihi (Edip Efendi).mütercimi Atâ Bey). .1146'da basdmıştır. Matbu. 1306 ve 1328'de matbu hanesi nüshası. (Defterdar Mehmed Paşa). 1311'de basdmıştır*. Devlet-i Osmaniye Tarihi (Hammer . Şâni-zâde Tarihi (Şanî-zâde Ataullah Efendi). Takvimü't-tevarih Zeyh (Şamdanî-zâde Siüeyman Efendi). 2428. matbu cdtler. Takvimü't-tevarih (Kâtip Çelebi). Fakat maalesef II. Nr. İzii Tarihi (İzzî Efendi). basdmamış kısım. matbu X . matbu nüsha. 3122. (Mustafa Nuri Paşa). 1292. (Mustafa Safi Efendi).

D'Ohsson. i Bu kannımâmeyi Profesör Bay H a l i l İ n a l c ı k . 1970.İSTİFADE E D İ L E N ESERLER 289 Kanunnâmeler ve Oamanlı teşkilâtma dair eserler: Kanunnâme-i tmdan). Histoire de l'Etat present de l'Empire Ottoman. 1671 Amsterdam. Kanun-ı Osmani (Mahmud b. 1328. (Kütüphanemizdeki nüsha). KendUerine müteşekkirim. 1969. Ricaut (1812'de Paris'te basdmış Fransızca Mevzuatü'l-ulûm. kütüphanemizdeki nüsha*. Efendi). 2142). Halkondil Tarihi zeylindeki teşkilâta ait kısımlar (Ali Şevket Bey tercümesi). Koçi Bey'in Kavanin-i Kavanin-i Efendi). tercümesinden). Mehmed). Dr. Hususî tetkikler: Sahn-i Seman medreseleri (Bayan Remziye). Koçi Bey Risalesi (1277'de basdmış nüsha). 1949. Fatih Külliyesi daa 1946. tslâmiye Istılâhat-i Fıkıhiyye Lügati (Esbak İstanbul Müftüsü ve sabık Diyanet İşleri Reisi Ömer Nasuhi Efendi). basd­ . Taşköpridü-zâde Isamüddin. Tarihten mezuniyet (Prof. Osmanh Kanunnâmeleri (Milli Tetebbular Mecmuası). Paris Milli kütüphane­ sinden filmini aldırarak benim kütüphanem için de bir nüshasmm fotoğrafimn aimmasma müsaade etmiştir. Tableau Gineral de l'Empire Ottoman Paris. Dejter-i Divan (Aynî Ali Âl-i Osman der Mezamin-i Mükerreme Emirleri (tsmaü Hakkı Uzunçarşılı). Teşrijat (Kütüphanemizdeki nüsha). Süheyl Ünver) Üniversite yayudanntezi. Kanun-ı Osmanî ve Râbıta-i Asitane (Kütüphanemizdeki nüsha). Nr. kütüphanemizdeki nüsha. Tarihten mezuniyet tezi. Âl-i Osman (Hezarfen Hüseyin Nimeti Ejendi Kanunnâmesi Telhisü'l-beyan ji Kavânin-i Âl-i Osman (Tarih-i Osmanî Encümeni neşriya- Kanunnâme (Veliyyüddin Efendi kitaplan). Tekâlij Kavaidi (Abdurrahman Vefik). Tarih-i Silsile-i Ulema (Esad Efendi kitaplan. Nr. Mekke-i Hukuk-i mamış tır. Teşkilât Mecmuası (Kütüphanemizdeki nüsha). Süleymaniye medreseleri (Bayan Remziye).

Huzur Dersleri Prof. Meedi. Eyüp İlmiye Rehberi (tsmaü Hakkı Uzunçarşıh). M . Şeyhi. Hümâyun (Alman Müsteşrikler Cemiyeti Hatt-ı Hümâyun Teşrifat dejteri (MaUyeden Arşive devredilen defterlerden 29 Nr. (Müstakim-zâde Siüeyman Sadeddin Efendi) (Şakayık zeylinin zeyh). s. ve I I . Âşık Çelebi. Her ikisi basılmıştır. vakjiyesi (Vakıflar Umum Müdürlüğü yayınlarmdan). matbu ciltler. (Mehmed Süreyya Bey). 1935. (sandık) vesikalarından. Vekayiü'l-Fuzalâ Kütüphanesi Osmanlı Müellifleri Nuhbetü'l-vekayi (Bursalı Mehmed Tahir bey). 1268'de matbÛ. Fatih Sultan Mehmed II. Vilâyet Salnameleri. Vakfiyeler: Fatih Sultan Mehmed II. 1334'de Meşihat tarafmdan neşrolunmuştur. Sicill-i Osmant (Mehmed Süreyya Bey). Başvekâlet Arşivindeki vesikalardan t Ali Emirî tasnifi vesikalardan. Resmi Salnameler (1263'den 1272 tarihlerine kadar). Teracim-i Ahvale dair eserlerden t Şakayık-i Numaniye tercümesi (Hadayikü'ş-Şakayık). Cevdet tasnifi vesikalardan. 1269 da matbu. sene 16. Sahm. Şakayık zeyli (Atâyi). tstanbul. sümamış ciltler (kütüphanemizdeki nüsha) Şuarâ tezkireleri'nden Lâtifi. tbnûlemin. Vakıjlar Dergisi (I. tbnü'l-Emin Muallim Divan-ı Mahmud Kemal İnal tasnifi vesikalardan. 1956. Nur-ı osmaniye Devhatü'l-meşayih ve zeyh (Rifat Efendi). Ramiz ve Fatin tezkireleri. vakjiyesi yayınlarından). tstanbul. K . Salnamesi. Vakıflar Umum Müdürlüğü yaymlarmdan. 1938.290 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI Arpalık Maddesi (Türk Tarih Encümeni Mecmuası. matbu birinci ciltle ba­ Kmah-zftde. . Riyazi. ciltler). lı defter). İnal. Mühimme dejterleri'ndeiâ vesikalardan. (Ebûlûlâ Mardin). 276). basümamıştır.

(1941)'deki matbu cütler. Hediyyetü'l-Arijin EsmaüH-müelliJin Cihannüma (Kâtip Çelebi). 1339-1341Me matbu. Mecmua-i münşeat. 1364 H . haraları (B. 1951 ve 1955. îıakffl-meknunjVz-zeyi-i (1945) matbu. sayı 9 . Tahkikat defteri (Topkapı Sarayı. İkdam neşriyatmdan. Paris Mdli K t p . Y a z m a flâve 4434. 194lMe matbu. Seyyah tnciciyan'ın matbu). Tayyib Cökbilgin). Feridun Bey münşeatı.İSTİFADE E D İ L E N E S E R L E R 291 Diğer Müteferrik Eserler: Kejjü'z-tünun an-esam. 1312.Vl-kütûb ve'l-Fûnun (Kâtip Çelebi). Nr. 1940 da basdmıştır. Revan K . Paris Mdli K t p . Hadikatü''l-cevami (Hafız Hüseyin Ayvansarayİ ve zeyU). Osmanlı Türklerinde ilim (Doktor Adnan Adıvar). 1943*de basd­ mıştır. Abdülhamid ve Yıldız Hâtıraları (Başkâtip Tahsin Paşa). 3 2 5 . Mehmed). Evliya Çelebi SeyahtUnâmesi (matbu cdtlerden notlar). Nr. matbu nüshalar. Saray ve Ötesi (Hahd Ziya). Edirne ve Paşa Livası (Prof.3 3 3 . BeUeten'dtn ahnan notlar. 1281'de . MenShicü'l-inşa üâve 610. alâ keşfi'z-zünun (İsmail Paşa). 1360 H . Mevzıuuû'l-ülûm tercümesi (Taşköpridü-zâde Kemaleddin Mehmed). Topkapı Sarayı Bağdad Köşkü Kütüphanesi. Müteferrika tabı. 1506). Y a z m a (İzmirh Ismaü Hakkı). (İsmail Paşa). Meşihatın En Son Tartk Defteri (kütüphanemizdeki nüsha). Yeni Um-i Kelâm basdmıştır. Kitdt-ı Nusretü'l-lslâm ve's-sûrur fî Tahrir-i Kitab-ı Atlas Mayor (Ebû Bekir Behram Dımışki tercümesi).matbû cilt. Mecmua-i Tesavir-i Osmaniye (Arif Paşa). Hrand Andreasyan tercümesi» (Yahya b. Tanzimat (Tanzimatın yüzüncü yd dönümü münasebetiyle).

.

Abdülkerim Efendi. Kazaskeri. şeyhuUs­ lâm 73. 52n3. Hâşim. Şey­ huUslâm Müeyyed . 236. nakibü'l-eşraf.. 30n. pâdişâh. AbduUah Efendi. I02nı.zâde. Abdülkadir Cürcanî. 105. şeyhuUslâm. son halife. Rumeli Kazaskeri. AhdüUâtif. şeyhül­ Abaza Hasan Paşa. Ana­ Abdülbaki Mahmud Efendi. Abdülmuhsin Kaysert. 73. 53. 72. Anadolu Kazas­ huUslâm. K İ Ş İ A D L A R I AhdüUâtif Acemî. Ahi-zâde. şeyhülislâm. pâdişâh. 214nı. Abdülbaki Arif Efendi. pâdişâh. Abdülkadir Efendi. Abdülkadir. 215. Arap . Fahri Razi mek­ tebi (b. Abdullah Efendi. 194n. 5. Abdülkerim. 195. şeyhuUslâm. Abdülkadir Efendi. Sin. Hazreti peygamber'in dedeleri. Uluğ Bey (b.zâde. Karaçelebi . şeyhülislâm. islâm. bk. pâdişâh. mü­ Abdülhalim Efendi.. 223. 162.zâde. Seyyid. AbdUhneUk. Abdülhamid I I . şeyhuUslâm. keri. müderris. 268. şeyh. Süleyman'ın hocası. Mehmed Çelebi (b.) müdürü. kazasker. Seyyid. Yâsinci . Ebus­ suud Efendi (b. 167. Anadohı dolu Kazaskeri. 189. 193. bk. Hazreti Peygamber'in amcası. 195. 225. 212.zâde.) nin oğlu. Kadı. 142n4. derris. Abdülvehhab Efendi. Ahbas b. Şeyhî . 193. . bk. bk. 26.) nin oğlu. 146n„ 268. 102n. Abdi Ağa. 145. 53. 211. MuaUimhâne-i Nüvvab (b. 195nı. 219. 225. Abdürrahim Efendi. Ebe-zâde. hk. Abdülaziz Efendi. Abdülkerim Efendi. Tevkil A b ­ durrahman Paşa. bk. Ömer Beyzavî. 194n2. İÇSu. . 196. I I . Menteş-zâde. İstanbul'da ilk müder­ rislerden. 76. nakibü'l-eşraf. 148. RumeU Kazaskeri. Abdühnecid.) nin torunu. Abdülvehhab Efendi. 222. şehzade.zâde. 197. 51. 167. Abdürrahim Efendi. âlim. Şeyhi. 202. 167. Abdullah Efendi. şey­ Abdülhalim Efendi.D İ Z İ N I. Abdülkerim . 161nj. Abdidhamid I. Ahi-zâde. Dürri . müverrih. Ispartah. 231.zâde. Abdi Ağa. Âbdülmecid Efendi. bk. Abdülmuttalib. tstanbıd Kadısı. Beyzavi. 210.. 64. 147. Paşmakcı zâde. Abdürrahim Efendi. çavuşbaşı. 53. Fatih'in hocası. AbduUah b. 217. Abdülaziz. müderris. 68. AbdülmuttaUb b.) ne mensup âUm. 146. m n . Abdüllâtif. 190n4.zâde (b. bk.. reiaalkütUp..) in oğhı. Abdülmümin Efendi. Abdülvehhab Efendi. nakibü'l-eşraf.

tstanbul Kadısı. 250. Müfti . 183. 176. Abdurrahman Çelebi. Alâüddin Keykuhad (I) b. Mahmud-i Cfircânî. Abdullah Efendi. Bosnalı. AK. 237. bk. Hüdavendigâr San­ cakbeyi. Bur­ salı. fok. İshak Hocası.zâde. Alâüddm Esved. Anadolu Kazaskeri. 89. Osmanh tarihçisi. Ana­ dolu Kazaskeri. . Rnmeli Kazas­ keri. müderris. Abdurrahman Bey. 96.. (kazasker) 244. 146. 238. Ahmed Efendi. Abdullah Hilmi. 254. 161. Ahaveyn. 70.zâde. bk. 146n. Ahmed Efendi. şeyhülislâm ve âlim. 25. Mahmud el-Cündî. 176. 218. müderris.zâde. Ahmedî. müderris. 61. Şehri. müderris. 170n„ 1900^. şâü. Şirazh âlim. 9. I63n. I02n. 26. Mevlâna. 102n. Hazreti Peygamber'in amcazadesi ve damadı. Bayezid'in hocası. 270. Dojutanh. Alaşehirli. müftü. 116n. Ebî TâUb). ordu ka­ dısı. 9. 158. Zencanh. Yusuf . 156. Anadolu Seçuklu hükümdarı.239.) ne mensup âhm. Ahmed Isamüddin Efendi. Ahmed I I .zâde. 2I6nı. 132n. İznik dahil müderrisi. 59.131. 102n. 76. Mısır Kadısı. müderris.. 30. 5. müderris. Alâüddin. Abdullah Efendi.. Ahmed Efendi. Ahi. 222. şeyhül­ islâm. 29n. pâdişâh. Ahmed. 183. 35. 145. Alâüddin Tüsi.. Keyhfisrev. Zla^. Abdülkerim Efendi. Anadolu Kazaskeri. 59. âlim. AbduUah Efendi. Yenişehirli. fcyhnlislâm. Ahmed Çelebi. Abdurrahman Efendi.) ne mensup âlim. 145. ISOnt. 79. 69. Ahmed b. İsa oğlu. İmam.. Veliyüddin-zâde.) mfielUfi. 76. 162. Fahr-i Râzi mektebi (b.. 22. Ali (b. Taş­ köprülü . Abdurrahman Efendi. Tikveşli. kazasker. âlim. Hâfiyt-i uerid (b. Abdullah Efendi. Abdurrahman t y d . 281. 74ıı„ 113.294 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Ahmed III. 234. Ali. Abdurrahman Elfendi. Abdurrahman Nesip Efendi.. Seyyid Şertf-i Cflrcâni.. II. mü­ derris. Ahmed Râmiz Efendi. 146. 59. 165. Ali b. pâdişâh. izmitli hekim. Abdullah Efendi. bk. müderris. 263. Abdurrahman Efendi. Lefkoşe Kadısı. Müeyyed .. müderris. Ali b.. 7. I70nj. SOuj.. Seyyid. Fahr-i Râzi mektebi (b. 206np 224. 184. Numllah . Ahmed I. Ahmed Efendi. müderris. 148. 43. Tokath. p&dişah. Abdullah Efendi. 179n„ ISOn. Mesud.zâde. Abdullah Efendi. Kayserili. AbduUoh Efendi. 146n. 197. 74. II Süleyman'm yazı hocası. Ahmed Efendi. Kara Hoca. Abdfilhâdi zâde. 237. İstanbul Kadısı. Alâüddin Arabi. Seyyid. Konyalı. Erzincanlı. 193. Adudüddîn. 230. kadı. Beyâzî . Ahmed Efendi. Abdurrahman. Ahmed. Fatih'in hocası. şeyhülislâm. 65. 99n„ 121. Abdurrahman Efendi. müderris. Abdurrahman Efendi. Abdurrahman Efendi. 91n„ İSiu^. Neyli. bk. 9. âlim. 128.zâde. 102n. Ahmed b. 188. Tbkatlı hattat. mdderris. Seyyid. 25. 21. I 2 n „ 19. Kazovoh alim. Ali. Ahmed Efendi. Ahmed Paşa. 193. 197.

/ıfcıfc âHmi. AU Kuşçu. Atayî. AU Cemâli Efendi. mfiderris. şehzade. bk. 236. 205.z â d e . Ali b.. nakihüM-e|raf. 231. 235. Mevlâna. Bayerid. Baki.. Atâ Bey. Avfi. Amr. AU Efendi. 176. I I I . pâdişâh.232. 210. Arif Hikmet Bey.zâde. 183. 146. ŞeyhuUslâm. 177.. Aşık Çelebi. 64nj. 8. 197. Aşık Paşa . 83.İNDEKS Ali b. Semerkandli âlim. 232. mfiderris. 24nı. Bahafiddin Mehmed b. 167. Ali Efendi. Meşrep . 26«. AU Mfirginânî. Ankara Kadısı. Ayşi Mehmed Efendi. Bayerid. 237. 239. şeyhuUslâm.zâde. 84. Radiyyüddin Casri. 62. İV. Ali Efendi.zâde. Şeyh. 9. SeUm'in hocası. 234. âUm. Kanûni'nin Şehzadesi. 295 Asilflddin. ZembUli Mfifttt. BâU Bey. Mevlâna. Samavna Kadısı oğhı. Bcdrflddin. 236. 107. 79. Ali Efendi. ders vekiU.) ne mensup âUm.. 237.176. Asmı Efendi. EbttU-Hasan. Aristo. Ali Çelebi Veled-i MoUa Yegân. 193ıı. Seyyid. 178n„ 205. şeyhnUslâm. Bayerid I I .zâde. 127. 47. 47. şeyhülislâm. 192n. Aynî. Alâfiddin. 20n. /etva'larda erkekler için kullamlan muhayyel ad. 74. 175. Osmanh tarihçisi. 193. 21. vezir-i âzam. Çatalcah. 146. Bcdrfiddin Mahmud. Cemalüddin. 56. 201. 119n4. 67. Aşki. 16402. 47. 52. Azmi Efendi. 218. Yenicami evkafı müteycUisi..zâde. 114. BirgiU. AU TAsî.zâde.zâde. 235nı. Osmanh mfiverrihi. Çandarh . Ayasofya'da mttdeıris. 25n. 24nı. sadrazam. AU Efendi. Asun Efendi. Arif Efendi.. şeyhuUs­ lâm. KocaeU Sancakbeyi. 8n. şeyhuUs­ lâm. 189n„ 197. Ataullah Efendi. İsmet Bey . AU Paşa. Şehid. 233. Ahıskah. Sofu. K m a h . 31.. Hüseyin AmiH. 236. AU Efendi. Pasmakcı . Bedrflddin Mehmed b. vczîr-i âzam. Ispartah âUm. Azis Mahmud Hüdayi Efendi. Hekimoğlu. nakibAl-efrâf. Dfirri • zâde. şair. tarihd. 68. Tafşîn. 76. 228. âUm. 21. I I . Çorluhı. Fahri R â n mektebi (b. Damad. Arap. Arif Efendi.165. heyet ve hesap âUmi. 46. 7. Mebmed b. 69. 223. mOderris.. 84. 222. AU Paşa. Arif Efendi. 67. hesap aUmi. 232. I66n. AU Paşa. 238. Kethflda . şeyhuUslâm. Bahafiddin Efendi. 167. . felsefe.145. 190n4. 193. RumeU Kazas­ keri. 136. 237. 112. sadrazam. 25. İsmail Espicai. Hoca.235. 119nt. 215. 60. Yusuf b. 43. 174. Erzincanh. 250n. 20. 35. Budin Kadısı. (eyuhlislâm. Mekki . 233. 197. lOn. Aziz Efendi. Murâbıtlaı hfikfimdan. Bahâi Efendi. 49. Nâsirfiddin Tûsi'nin oğlu. 22. AU Çelebi. 260. Mehmed'in bocası. Murad'm kar­ deşi. mfiderris. AU Paşa. 206n4. Bedrfiddm Simâvi (Mahmud). 6n2. şeyhülislâm.

iUc kazasker.. Cevdet Paşa. Tosyah âUm.) nm oğlu. Bağdadlı İmam. Ebu Hüseyin Müslim. Nişancı Celâl . 65. Ömer Beyzâvî. Ebû Bekr b. Mehmed). 11. Kadı. bk. Ebû'l-Beka Eyüp. 56nj. 29. Mevlanâ. 16. Cafer Efendi. 154. 173 nj. 227-229. Ebû'l-Meyamin Mustafa Efendi. Cenabı. Ebû Bekr-i Dumşki. iznik'te . Burhanüddin b. Ebû Bekir Ağa. Cemalüddin Mehmed Taî. 151. Michel. Derviş Paşa. Dökmeci . Ebu'l-Hayr Ahmed Efendi. D'ohsson. Bostan Efendi. Mehmed'in hocası. Ebû Bekr Merginâui. Bulgar prensi. Cinci Hoca Hüseyin Efendi. Ebi'l . Beyzâvî. müderris. 164. 19. 265. 177n2.Hayr Efendi. kadı. 28. 19. /ett-'o'larda erkekler için kulla­ nılan muhayyel ad.zâde Mustafa BeyHn kardeşi. Esad Efendi . İmam Hafız Ebû Abdullah Muhammed b. Anadolu Kazaskeri.296 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Orhan Gazi tarafından kurulan ilk medreseye tayin edilen ilk müderris. TebrizU akaid âUmi. mevlevî şeyhi. imam. 29nj. Sunullah Efendi (b. 72. 26. HaUl Hayreddm Paşa. 235. 188. 100. 238. 20. 10. 204. hi­ laf ilminin kurucusu. Pîr-i Herat. Hanefi /ıkıfc âlimi. HSn. Buhâıî. şeyhuUslâm. bk. 29. Cemalüddin Aksarayî. müderris. Budak. 232. Cafer Efendi. Bekir. Bey. Abdullah b. 130. Emir. 42nı. Ahmed Beyhakı. İsmail. Davud Kayseri (Şereffiddin Davud b . 76. Buhârî. Sultan İbrahim'in itibari hocası.zâde. 42. mfiderris.zâde SaUh Efendi. Ebu İshak Kâzerûnî. Kâzeruniye U rikatmm kurucusu. 192n. 203. 23.Berekât Hafizü'ddm NeseH. Derviş Efendi. Damad zâde. Mahmud b. Celâl .) ahfadmdan âlim. III. 23. 201. 179. 264. büyük muhaddis. müderris. Celâl-zâde Mustafa 234. 202. Emir. Ebu'l . Derviş Mehmed Efendi. 72. muhaddis. E Ebî Bekr b. 134. Derviş. Ebû Eyyub Ensâri. 69. veziriazam. 66.Hüseyin b. bk. Zeyd. 218nı. 193n3. 40n2. Muhammed el .Kuduri. KefeU âlim. 12. 180n^. Nişancı. 234. ^üa^. büyük Hanefi imamı. Mehmed Şaşi. 113. 76. fakih. 101. Ebû Said Efendi. 175. 42nı. Celâlüddin Devvânî.zâde. 6nj. Kazasker. 249n„ 250. Bondier. 12na. Mısır Kadısı. şey­ hülislâm. müfessir. 197. 188. Ebi'l .157. 238. 180. şeyhülislâm. Davud Paşa. Ebû Bekr-i Râzi.. Fahreddin Râzî (b. bk. Ebû Bekir Efendi. 188. kadı. Ebû Abdullah Ensâri. 59. şeyhülislâm. 146. heyet âUmi. 236. I65nj. HaUd b. Çandarh Kara HaUl. Şerif . 166n.zâde. 28nı. 146. bk.. 43. 1. Nişapurlu âlim. Çelebi Efendi. Cagminî. naki­ bü'l-eşraf. müderris. Çavuşbaşı.

147. Eflâtun. Anadolu Selçuklu hükümdan. 226.) mn zevcesi. 73. Esad Efendi. Esad. İmam. Fârâbi. Mahmud-ı Baberti). müderris. mü­ derris. 69. 238. 220^. 234. Kınah . Hanefi imanu. 167. Fatih Sultan Mehmed. âlim. 254n. Mustafa'mn hocası. 35. Esad Efendi. 222. FethuUah Efendi. 2 2 9 . Israfîl . 133n„ 135. büyük tslâm filozofu. Fahreddin Ebû Abdullah Ömer. 31nj. Yanyah âUm. 30. Anadolu Kazaskeri. 211. 114. Efdal-zâde. Anadolu Kaz­ askeri. Ferferyüs. 179. 275. 147. Huccetü'l-tslâm Ehi Hâmid Mehmed b. 25. 176. tmam. .eşraf. Faik Efendi. 195n„ 197. 31. 36. Hoca. 46nj.zâde. Efdal . 149. şeyhülislâm. 25n„ 29. 31 nj. 24nj. 202. âUm. Mürsel . 73. 65. GazâU. 74. Şafiî mezhebinin Basrah kelâmcısı. bk. 28nj. MeUk. ulemadan. FeyzuUah Efendi. vezir-i âzam. 75. 175. FeyzuUah Efendi. Hanefi imamı. Ebû Yusuf. 147. tmam-i Âzam'm talebesi. 223. 237. Ferhad. 210. mirahur. 163. 164a2. Mehmed.zâde AU Efendi (b. Esad Efendi. Fahreddin Râzî. Şehıi hafiz. 135nj. 161. 153.2 4 1 . 146n2. 176. 133. ReyU. 34. Tabib-oğlu. F Fahreddin Acemi.. Ebü'l-Hasan. bk. Köprülü-zâde. 33. 165. 75 .İNDEKS Ebû Said Hadimi. 2. 55. 230. 88. 74. 268.) nin babası. II. 234. 85. Yunan filozofu. şeyhuUslâm. 74. Esad Efendi. 197. 76. 24nı. 175ıı. Fazd Mustafa Paşa. 70. Eflani Kadısı. 20. 188. 76nj. tmâdî. Bayezid'in kızı ve Dukkakin . 24nı. Ankaravî. Esîrüddin Ebheri. Seyyid. 182. 225.) ne mensup âlim. 107. 68. Emin Kösesi Molla Yahya b. 10. 28nı. Bayburtlu şeyh. 175. 76. şeyhuUslâm. SilistreU. 146. 6nj. II. Nureddin. 79. 157. vezir-i âzam. 177.oğlu Mehmed Paşa (b. bk. Gazanfer Ağa. bü­ yük kelâm âUmi. EmruUah Efendi. Mehmed II. Şeyhu'l-ulemâ. 178. EbuBBuud (Mebmed) Efendi. 148. Emin Efendi. Erzurumlu. 17. 24n. Erzurumlu Feyzullah Efendi'nin oğlu. 297 Fahreddin Efendi. Ferbad Ağa. EvUya Çelebi. Gıyasüddin Keyhusrev I I I . 61. 148. 17.. 24nj. Konya'mn Hadim kasabasmdan âlim. mü­ derris. RumeU Kazaskeri. Ekmelüddin (Mehmed b. bk. nakibü'l. 25.7 7 . 28nj. Hazreti Fabma. 125n2. 79.oğlu. Ebû Zeyd Debbusî. heyet âlimi. 249.zâde Hamidüddin Efendi. Fatımatü'z • Zehra. Fahrülislâm Pejdevî. 231. Emir Sultan. 145. 211. 81. Gedik Ahmed Paşa. 68. Sultan Abdülmecid'in hocası. şeyhülislâm ve âllâme. 63. 56. Fahr-i Râzî mek­ tebi (b. 72. FeyzuUah Efendi. Mısır Türk Mem­ lûk Sultam. 176. 45. şeyhülislâm. EhU. 8n„ 9.. 24nı. İmam. 172. 210. 26. Feyzullah Efendi. 235. Efdalüddin Hunci. şeyhuUslâm. Eşref Şaban. 64. şeyhuUslâm. Seyyid. Eş'ari. Gevher Melekşah Sultan.

242 (HamideUden). Abdülaziz'in hocası. 232. HaUmi Çelebi. Hahd.) nin oğlu. Yavuz'un hocası. Hasan. 76. Hayrettin. Hayri Efendi (Bey). bk. 213nı. 183. HaUl Paşa. bk. Samsunlu. hattat. Kanunî'­ nin hocası. 225. Abdi Menaf. 178n. Haşim b. 201. 162. şeyhülislâm. 170n„ 172. 263. 267. vezir-i âzam. Yemişçi. 163.. vezir-i âzam. âUm. 83. Dadayh. SBu. 145. Hayreddin Paşa. Hayri b. Hasan Refet Efendi. ibn Ömer Osman. 46. Abbasi HaUfesi. Hoca Efendi. Harunfi'r-Reşid. Hâmid Efendi. Sultan Hacı Arif Efendi. şeyhülis­ lâm. I93n.) nin babası. Mihmandâr-i Peygam­ beri. 76n2. 242.. Hasan. Zeyd.. Halid b. Fatih Sultan Mehmed'in hocası. 83. 161. 68. Hasan Efendi. müderris. 21. 119n. imam. ulemadan. 222.zâde (Tâcüddin). 232. 148. 188. Hayreddin. Çandarh Kara Halil. Hatice. kadı. Hazret-i İsa. 125n. Merzifonhı H&fızüddin Ömer Nesefî. ulemadan. 162.zâde. kassam. ILbri AH Efendi. Kazaskeri. Hızır Bey. . Hind. 223. 202. Hafız Mehmed. Atufi. Amasyah Şeyh. 26n. 201. 133n„ 176. ŞeyhnUslâm Mes'ud Efendi (b. Hâmid Efendi. Hazreti AU'nin büyük oğlu. 125nı. Bayezid'in hocası. Halil Paşa.. 65nı. Kethflda-zâde. 229. 229. I46nı. kadı.Ürgttbi. Kazasker Şaddı Efendi (b. Halil Efendi. Hızur. sadrazam. 222. Şemseddin Fenâri oğhı. RumeU Kazaskeri. 219. HayâU Şemseddin. Anadolu lOSnj. 162. I78ıij.. 220.298 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Hasan Efendi. muhaddis. Hazreti Peygamber'm büyük dedesi. 148. kadı 242 (RumeUden). sadrazam. Hatib . 127nı. Hatice binti Murad. 235. İbn Hâdb. 148. 201. 131ıit. Halil Hayreddin Paşa. Zamiri. Fatih'in hocası. 263nj. Kütahyah âUm.. Kastamonulu. 42nj. 117. Çendik müderrisi. 59. 197. Hasan. Halid Ziya Uşaklıgil. 236. Hayreddin. 233. kaptan-ı derya. LâU-zâde./«(pa'larda kadın için kullamlan muhayyel ad. NevşehirU. Hamdullah. Hayreddin Hızır. 220. 145. Çandarh. Hasan.. belagat âlimi. Hayreddm Efendi. sadrazam. Hayati Mehmed Efendi. 124nj. Hezarfen Hüseym Efendi. 145. ilk tsUnbul Kadısı. 161. Halil Hamid Paşa. bk. kadı. fıktk âlimi. 230. İmam. Hamza Nureddin. 47. /elva'larda erkekler için kulla­ mlan muhayyel ad. Hazret-i Muhammed (Peygamberimiz). 146. 76. Hasan Fehmi Efendi. "lUm dağarctğı" adı ile maruftur. 172. bk. Avni el . müderris. 64. /elva'larda kadmlar için kuUanılan muhayyel ad. 152. 170nt. Hasan. kadı. Hacı Murad. 181n(. 145. Hâmid Efendi. Hâfiz Ebi'I-Hüseyin Müslim. şeyhuUslâm. Hamdi. belagat âUmi. Çandarh . müderris. Hatib Dımışk!. 203. 76n. Hacı Hamza. II. Hasan Paşa. şeyhuUslâm. Ebû Eyyub Ensâri.

kelâm âlimi. tskender b. 15. ibn Mübarek. Murad'm hocası. 24n.. Seyyid. bk. 68. 236. 145. Şü aUm. 237. ismail Efendi. Şemseddin Mahmud b. AU Bağdadî. tbrahim Efendi. jeyhulislâm. 10. Isfahâni. 173n«. hadis aUmi. İbn Hişam Şeyh Ebt duUah. tsamfiddm Efendi. 177. 178n. ibrahim. 161. İbrahim Paşa. hadis âUmi. tbn Ömer Osman. Şafii imamı. bk. 230. tsmaü Asım Efendi. 21. 30nı. 164nj. Arap ve Acem Kazaskeri. şeyhuUslâm. 224.İNDEKS Hoca • zâde (MıulihUddin Mnstafa). mfiderris. 29np Alay Hüseyin Efendi. İdris Bitliû. 76n„ 145. tbn Hâcib. tbnü'l-Esir. ibrahim. 232 .zâde.26. 228. I I I . seyyah. 216nı. 204. şeyhül­ islâm. İbn Melek. 164. 229. 24n„ 67. Gelenbevî. HOsameddin Efendi. Muzafferüddin Ahme^ b. Fatih'in hocası. 115nı. Üskfiplü müderris. tbn Mutahhar HiUi. İbn Rfişd. 230. 146. . tmadüddin b. 28nı. tbrahim Paşa. 195. müverrih. bk. Hazret-i Ali'nin küçük oğhı. ismail Efendi. ibrahim. B9n^. 31. ibrahim. 299 tbn Sina. Hüsameddin Kâtî. Ebi'l-Kâsım. süvari kassamı. ibrahim Efendi. 22. bk. Hüseyin. İzzfiddin AhdüUâtif. Damad. Hüsameddin Râzi.zâde. tpşir Mustafa Paşa. mfiderris. Karahisarlı. 238. 64. İmam. ibrahim. tmam . İbn Kemal (Ahmed Müfti's-sakaleyn. müderris. 65. şeyhuUslâm. 23. tshak Efendi. 30nı. tiyas b. Mes'ud Begavî. 223. İmam-ı Âzam (Ebû Hanife). 68. akaid ve tarih alimi. 231. 83. ibn Arahşoh.. lİn^. 235. Iha Hadb ftkJı ve 6el^ai aUmi. 20na. madeıris.. IBOn^. "Akl-ı selim" unvam ile maıuf Bursalı âlîm. sadrazam.235. Bağdadh âlim. Hüseyin Ağa. Çandarh-zâde. 281. 193n„ 196. AbduUah. İbn Ömer Osman. fıkıh âlimi. tarihçi. 239. yeniçeri. 233. 25n. 58n3. 76. 169.zâde. Hflsameddin Efendi. âlim. Hüsam-zâde. 229. Ua^ 230. Hatip Dımışk! SOn^. âlim. Makbul. 22. tbrahim Paşa. Kemal Efendi . Muhammed Ab­ Şemseddin). Hfiseyin-i Ahlaü. İmam. ibn Sââti. müderris. Fatih'in hocası. 28. 146. 149nı. mfiderris. 152. tshak Efendi. Hüseyin Efendi. 188. 60. büyük tslâm filozofa. 167. bk. 66. Taşköprfllfi • zâde. bk. Hüseyin b. •eyhulİBİâm. sadrazam. vezir-i âzam. ftkth âUmi. ibrahim Efendi. 30nj. bk. Osmanh Pâdişâhı. Bergamah âlim. 230... Endühlsla âUıo. RumeU Kazaskeri. 210. 133n. 236. 162. Abdullah. 67. nakibü'l-eşrâf. 22. Tikvef Kadısı. 275. ibn Hacer-i Askalani.21. 149nı. tbn Vefâ. iin^. Halebî. 42. Şeyh. 21. 107. kadı. tnciciyan. sofi. tbn Temcid. filozof. 173. 30. Fahr-i Râzî mek­ tebi (b.. şeyhülislâm. Şeyh. sadrazam. AbduUah. yeniçeri. NevşehirU. ibrahim. 23. bk. 122n. ivaz .) ne mensup meşhur âlim. felsefeci. IBOn^. S. 23. 176. müverrih. 191. Ahi-zâde. hadım ağası. 95n. ismail AtauUah Efendi. ŞeyhnUslâm. 21. 237.

31nj. âlim. 356. Sivas hü­ kümdan. Bizans İmparatoru. tzzeddin Râzi. SOn^. 76nj. riyaziye ve felsefe alimi. 20. 57. II. 149. llSn^. Kasım. Merzifon!. Sadrüddîn-i Konevi (b. 46. 20. riyaziye ve heyet âhmi. 9. kadı. Bayezid'in hocası. Jüstinyen. Fahr-i Râzî mektebi (b. Kemalüddin (Abdürrezzak-ı) Kâşî (Kâşânî). Bağdadlı. Murad'm kardeşi. 76. 64. Melek.) nin torunu.) ne mensup meşhur âhm. Anadolu Sel­ çuklu hükümdan. müderris. ismail Paşa. Kutbü'd-din Mahmud-i Şîrâzî. 9. Bergamah nahiv âlimi. 76n|. 210. 229. sadrazam. 273. bk. tbn Kemal (b. müderris. 28n2. şehzade. âlim. 69. Kadı.bk. 146. I . Kıvamüddin. Keşşaf. 6. 73. 25nı. Muhiddin b. müderris. bk. Koca Yusuf Paşa. 243. B. Tokath. 52n3. LütfuUah Çelebi. müderris. Anadolu Kaz­ askeri. Anadolu Selçuklu hükümdan. büyük müfessir. 9. Kadı . riyaziye âlimi. 217. izzet Mehmed Paşa. . SafranboluMu. 67. müderris. Zencanh Şeyh. vezir-i âzam. hesap âlimi. 231. sadrazam. Mevlevî. 247. 233. Kasım. 58. 76 n^. Kâtip Çelebi. vezir. 233. 239. IV. bk. Kudsi Efendi. Kıbç Arslan IV. 233. 30. 248. 76n|. 188. İzzeddln Abdüllâtif. 76. Kâşî (Gıyâsüddin Cemşid b. 256. 252. âlim. İzâri Çelebi. Anadolu Kazaskeri. şehzade. İ D I . 189n2. sadrazam. 178nj. Kuyucu Murad Paşa. Korkud. Kemalüddin Hasan (el-Farsi). 225. lyaz. Kadı . 155n„ 173n„ 176. Köprülü Mehmed Paşa. bk. Kenan Paşa. 249. II. Lütfullah Efendi. sadrazam.zâde. Fahr-ı Râzi mektebi (b.zâde. 218. Kadri. 130. Keçeci-zâde SaUh Molla. sadrazam. 187. 223. Karaman Şeyhi. 56. 61. Kutbüddin Mehmed Râzî. 145. İbn 76n2. 160. 29. 45nı. 250. Mehmed b. tzzeddin ibrahim. 34. 33. Hanefi fıkıhçısı. sadra­ zam.) nin halifelerinden. Zemahşerî. bk. 112. bk. Kâmil Paşa. Kadı Burhaneddin Ahmed. Koçi Bey. Lütfi. 31. 21. Hatip. 234-236. 9. 228. Kadri Efendi (Çelebi). 224. 31. 128.zede-i Rûmî. ismet Efendi. Kanuni Sultan Süleyman. müderris. Kemal Paşa. Mahmud). Süley­ man. 107. Kuduri. 229. Kara Mustafa Paşa. 234. tzzeddin Keykâvus II. Kafiyeci. 19. 148. Koca Ragıb Paşa. Bayezid'in oğlu. 48nı. müderris. 156. 223.300 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Kasım. Kösem Sultan. 177nj. Mesud b. 21. 214nı. riyaziyeci Kadı-zâde-i Rûmi (b. 212. Kasım Çelebi.) ne mensup âhm. 26n2. 262. Kutbüddin Mehmed.bk) in dedesi. 47. 40. Kadı . ivaz Efendi. 119nı.

zâde. Mehmed AtauUah Efendi. M Mehmed. İmam. 122. şeyhuUslâm. 212. AbduUah. Mevlâna. 72. 66. 276nı. müderris. Mehmed Efendi. âli­ şeyhülislâm.. 29n„ 30. 188. 238. Uluğ Bey (b. Mehmed. bü'l-eşraf. (mütegallibeden) 127nı. Mehmed. şeyhuUslâm 58n.. şeyhululâm. RumeU Kaz­ Ankaralı.) nin oğlu. Fatih'in hocası. 277n2. Mehmed Efendi. 167. Muhyiddin. 47. 42nı. 130. Ebû Mansur. Mehmed Efendi. Ma)ik b. Mehmed Çelebi. 187. Mehmed. Çelebi. fâkih.. pâdişâh. Mahmud H . bk. 167. Mehmed lâm. Mehmed b. 301 64. eşraf. 238. Şeyhülislâm Ebussuud Efendi (b. 7.zâde. (Efendi). Mehmed III. . 235n. 187. Surre Emini . 52. Mehmed b. Dürri. Baldcesirii Hacı Hasan . 76. 168nı. Mehmed Âbidin. 5. 164n2. Mehmed b. Mahmud Şirâzî. 5. Anadolu Kazaskeri. 26. Fatih Sul­ tan Mehmed. 224. 122nı. Debbağ . şeyhül­ islâm. Arap Defterdarı. 196n. 105. Seyyid. Hayati . Mehmed Gezeri. bk. 146 . 223. Abdullah MûsuU. Kdavun. Mahmud. 182. 166nı. Mehmed. Anadolu Kazaskeri. 165. 204. pâdişâh. Mehmed II. AtauUah Dürrinaki­ zâde. 215. 197. şeyhül­ islâm. Ömer Çağmini. Hoca . Hoca . 63. Mâtüridî. padişah. Mehmed 256nı. 195.220.zâde. 146 Uj. vezir-i âzam. Mehmed Efendi.Şeria Ubeydul­ lah. Mehmed Akkirmâni.zâde.) nun ba­ bası. Çivi . 178. Mehmed. Mahmud I. Seyyid. "İmâm-ı Mü­ tekellîmin" unvam ile maruf bflbüyük Hanefî kelâmcısı. 73. YeU. İzmirli âUm. Mahmud Paşa. Mecdüddin 173nı.) in Doğanası. Çivi . 122n2. 37nı. muhaddis. Mehmed Efendi. 10 231. MoUa Yeğen. nakibü'l-eşrâf. Mehmed b. 185. 148. İstanbul Kadısı. askeri. âlim. 218 . şeyhuUslâm. 180. 206nı. 165.zâde. 195. Osman. II. Enes. kadı.İNDEKS Mehmed. Mehmed Çelebi. müder­ ris. 171.. 204nı. Mahmud b. nakibü'l • 180.) ne mensup. bk. Mehmed. Bayerid'in Şehzadesi. Burhânü' ş . nakibü'l-eşraf. 152.. ITOn^. şeyhülislâm. heyet mi. 69.148. Mehmed b.zâde. Mehmed. I I . Mustafa'mn yazı hocası. Yavaşça. 24nı. 197. 2. müderris. 257.zade. 283. ulemadan. 184. 2S9nı. 184. Mekke Ka­ Mehmed Arif (Efendi). 3. 197. 47. Dürri-zâde. MoUacik zâde. 189nj. 31. Fahr-i Râzî mektebi (b. 192n3. Seyyid. şeyhülislâm. 65. 191nj.194n„ 208. 116n. 76. Bostan zâde. Mehmed b. Mehmed. allâme. Mısır'da Memlûk Sultam. şeyhuUs­ Mehmed Efendi.zâde. Ali Kuşçu (b. 173nj. bk. 262. I79n. pâdişâh.Şeria. 167. Mustafa. Mehmed. 53. Mahmud b. Armağan. pâdişâh. 146n]. 209nı. Efendi. dısı. Mehmed I. 145. Anadolu Kazaskeri. Sadrü'ş . bk. 238. 243. 254.

230. Mehmed Efendi. 220. Mehmed Paşa. mfi­ Mehmed Efendi. Şeıif-zâde. Mehmed Efendi. Mehmed Refik Efendi. Mekki • zâde. sadrazam. Boynu Eğri. 183. Sadaret kaymakamı. Mn^. Mehmed Efendi.zâde. MidilliU müder­ ris. İstan­ bul Kadısı. 146. 237. MoUa Husrev. . şeyhülislâm. mfiderris.302 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Mehmed Efendi. Marafh âlim. Feyyum Kadısı. Saygılı. İstanbul Kadısı. Gürcü. Mfiftfi • zâde. 123. 119ns. Mehmed Efendi. Şeyh. 239. Mehmed Efendi. Mirza . 59. Mehmed Efendi. Mehmed Esad Efendi. Medine Kadısı.zâde. 90nı. Mehmed Said.zâde. Arap ve Acem Kazaskeri. 239. Peri Peyker mfider­ risi. mfiderris. 91n„ 95nj. Şam Kadısı. Mehmed Nuri Bey. II. 59. 255. 183. Mehmed Said. 146. Musta­ fa'nın hocası. naUbfl'I-egrâf. Feramerz b. geyhuUslâm. Mehmed Efendi. 194. 139 n. IV. âlim. 255n2. 236. 237. Mehmed Meğujl. Anadolu Kaz­ askeri. Saçakh . Şeyh • zâde. 74. Şeyh. İsmail Efendizâde. Palabıyık. 60. Mehmed Nuri Efendi. "ayakh kütüphane" namı ile mâruf âlim. Üskfidarfa âlim. İmam . Seyyid. Mehmed Efendi. Seyyid.. 152. müderris. Tunuslu. Halep Kadısı. Mehmed Efendi. 59. Mehmed Efendi. Abdürrahim . 120. 189. Ana­ dolu Kazaskeri.sâde. Mehmed Şerif. Mehmed Emin Efendi. istanbullu. Mehmed Emin Efendi.. 184. 91n. Mehmed Efendi. kazasker. Sinan . zâde. Altıparmak.oğlu. Feyyum Kadısı. Mirim Kösesi. Mehmed Efendi. Seyyid. Anadolu Kazaskeri. Hayati • zâde. Ah. Fenâri-zâde. Mehmed Paşa. geyhuUslâm. 224. âlim. 102nı. Mehmed Emin Efendi. Mehmed Semerkandî. Rumeh Kazaskeri. 121. Seyyid. Mehmed Efendi. Mehmed Necib. Mehmed Efendi. San yazıcı.raf. imam. Mehmed Efendi. Mehmed Efendi. Mehmed Kâmil Efendi. Mehmed Efendi. 167. I47nı. 167. 95n. Haûz. 59. mfiderris. Mehmed'in hocası. 219. jeyhuUslâm. mfiderris. bk. Mehmed Husrev b. Feyynm Kadısı. Mehmed Efendi. Yozgadh fakih. reisü'l-etibba.. Mehmed Edendi. Mehmed Rejad. Vâni. Şemseddin. Mehmed Emin. Mirza . Anadohı Kazaskeri. Mehmed Efendi. «eyhulislâm. Malûl .eşraf. 184.. 186. 204. Sadrazam. 191n„ 204. 184.. naklbfi'I . NâU Kaym. Mehmed Şah Efendi. (eybulislâm.zâde. Mehmed Efendi. Şeyhül­ islâm.zâde. Salih-zâde. 184. mfi­ derris.zâde. llOuj. Mehmed Emin Efendi. 281. Mevlâna. Pâdifah. Muharrem derris. 90. 51. 195. kadı. Mehmed Emin Efendi. Mehmed Said. Dukakin .zâde. Mehmed Repd Paga. Şeyh. geyhulislAm. İstanbul Kadısı. 95n. Anadolu Kazaskeri. Şeyh. Mehmed Efendi. 256nı. Mehmed Efendi. 167. nakîba*I-e. 56n. hen­ dese âhmi. 20. Mehmed Efendi. mfiderris. Kadı . 65. 40. Mehmed Paja. Mehmed Efendi. 102n2.

fiUm. 232. 51. Manisa Çelebisi. 21. 76.225. 8n2. Melik Zahir Ferec. ftUm 175. 242. Mevlâna Celâlüddin Rûmî. 2 2 3 . bk. Seyyid. 228. Muarrif-zâde. Muhyiddin Mehmed.) m unvanı. Haüp. 21. Fatih'in hocası. riyaziyeci ve felsefeci. bk. 133n„ 176. Hamza. Muhyiddin Efendi. bk. müderris. ibn Kemal (b. 243. 233. 35. Fenâri. 6 4 . 229. kazasker. 232. MoUa Arap. Anadolu Kazaskeri.. Ru­ meU Kazaskeri. 235. 21. Hoca . istan­ bul Kadı ve Müftüsü.. Mevlâna Kıvamfiddin. 145. 176n. Seyyid Taceddin AU.. şeyhülislâm. Süleyman.zâde. 6 8 . Memik . Muhyiddin b. MoUa Kabız.zâde (Abdurrahman Efendi). Seyyid. 105n2. Muhyiddin. 157.zâde. 303 Müeyyed . Muhyiddin.zâde. 165. Muhyiddin. Bayezid'in hocası. Mfiftfi Ahmed Paşa. 171. 165n5. 229. II. Abbasi Halifesi. Adliye müfettişi. bk. 76n„ 145. Muhyiddin Efendi (Çelebi). II. 229. 71. Mfifü's . nakihfil . İstanbul 69. kadı. el . Mısır Memlûk Sul­ tam. Yozgadh fâkih. Muhammed Muhterem b. 243. 30. Kadı. ŞeyhuUslâm. 1. Mehmed b. BahkesirU âUm. 204. MoUa Fenâıî. Edime Kadısı. MoUa Husrev. 35. Mehmed Zeki (Pakahn). Muhyiddin Mehmed Efendi. bk. MoUa tzari. Mes'ud Efendi. 228. mnftfi. 76n„ 145. 105. 233. Fatih'in hocası. 95ıig. Tokath âUm. mfiftfi. Meîek Ahmed Paşa. Mehmed Şüicrü Efendi.) mensubu meşhur fiUm. 4 0 . 231 233. 40. Mfirteza Efendi. Milim Çelebi Mahmud. 184. Ali. 13in. Şemsfiddin Ahmed. 76n. tabib. sadrazam. MoUa Cami. Seyyid. Feramerz h. 1910^. Mehmed Zeynelâbidin Efendi. Meh­ med Husrev b. Hanefî fukahasmdan.. 163. Muhyiddin Elfendi. 30n. Fa­ tih'in hocası. Bayerid'in hocası. mfiderris. 228. Mehmed Vasfî. Anadolu Kazaskeri. . Amasyah alim. I46n. Fahr-i Rfiri mektebi (b. Şeyh. Kâfîyeci. 175. 52. Rumeli Kazaskeri. 78. Şemsfiddin Mehmed (Fenarî) b. kadı.. 67. Mevlâna Ayas. 22. 23n„ 31. Muhyiddin. Muhyiddm-i Arabî. I I . Mirim Çelebi. 67. Mahmud'un y a a hocası. 4Snj. 68. Muhyiddin. kadı.. Fenârizâde. 59. Memun. şeyhül­ islâm. Mevlâna Nuh. RumeU Kazaskeri. Muhyiddin 142nı. 64. Muhyiddin Efendi. 115nı. kadı. 145. Seyyid.zâde.zâde. Muhyiddin Mehmed Efendi. hatut. Muhyiddin. I95nı. Çivi . 177n. nakibfi'l-eşrâf. 67. müderris. bk. 176. kadısı. 270. Mar­ dinli. 242..Sakaleyn. şeyhuUslâm. Esieyid. MoUa Alâfiddin yetim.eş­ raf. 168na. Muhyiddin Mehmed. MoUa Lütfi. Hatip . şeyhülislâm. Çivi-' zâdci Anadolu Kazaskeri. 218. 184. Damad. mfider­ ris. Muhammed AUuUahü'l • Hfiseym. MoUa Gürânî. 145 Mirza (Mustafa) Efendi.ÎNDEKS Mehmed Şeyhî Efendi. 178n.Muhtar.

pâdişâh. Mustafa I V . Pâdişâh. 155n4. Muslihuddin tstan­ 139ny Kastalanî. Mustafa Efendi. 188. II. 229. 147nj. 241. Şeyh. -257. Nâsırüddin Tûsi. kadı. 210. 215n2.) zâde. Necmeddin Ebû Hafs Ömer b. 142nı. . I461I3. 121nı. şeyhülislâm. pâdişâh. 235nı. Murtaza Efendi. 151. 192n3. I. Mustafa I. 214nt. 146. Mustafa Efendi.. Mustafa. Darüssaade ağası. 197. 2. 107. 193. 211. 35. Mu­ hammed 112. 76n2. Mustafa. 179n„ 180. Aydınlı. Mustafa Efendi. Vahyi . 6n3. ita^. askeri. Fetva emini. 238. Nasuh. Feyzullah Efendi (h. 254nı. pâdişâh. Efendi. Mustafa Efendi. şeyhuUslâm. 173nı. Rumeli Kaz­ Mustafa Efendi. Hazret-i Peygamber. Mustafa Âşir Efendi. 252. IBIUf. 260. 175n. Murad I 166. Mostarh alim. 254. 235n. 73.zâde. Taşköprülü . Sün^. şeyhülialâm. 196nj. pâdişâh. Mustafa Efendi. Abdüsseyyid Matriri. 210. Mahmud'un yazı bocası. 76. şeyhül­ islâm. 116. Musa Paşa. Yavuz Selim'in hocası..zâde. pâdişâh. 97n5. şeyhül­ islâm. 225. şeyhülislâm. 147nj. Ali Bistâmi).146. Mustafa Sürûri Efendi. Nasuh Paşa. 30nı. 29. tbn Sââti. 224. pâdişâh. Mu­ hammed Nesefî. Taşkentli. bk. 146. 121. Mevlâna. Kara. 19. Mekke Kadısı. 255 65. Murad II. Vodinalı. Seyyid. Eflani Kadısı. 247. tstanbul kadısı.) nin oğlu. Necati. Nazîr tbrahim Efendi. Mehmed. Mustafa Rakım. Efendi. 216 . Mustafa III.zâde. Mimar . Mustafa Efendi. Seyyid. Mustafa Efendi. Âhmed'in hocası. Mustafa b. (Alâüddin müderris. 114. 146n„ 170n„ 192.zâde (b. 70.zâde. 179. 102nj. (mirasçı) 124nj. Murad Paşa. Şiî mezhebine men­ Uluy sup büyük 27nj. Fatih Camiinde dersiam.zâde. 229. 182.218. I46n„ 206n4. Mustafa Efendi. MusUhüddin tbn Vefa. kassam. Dürri . 229. akaid âlimi. Mustafa Ağa. Mustafa Mustafa 275. Muslihuddin Mustafa Efendi. 16. bk. bk. Mimarzade. Mustafa Efendi. pâdişâh. kadı. Niksarh. Ali Bağ­ dadî). San Muîd.158. Erzurumlu Hamidî . Müslim. 171. Murad III. Mustafa 187. 25. Mehmed. Anadolu Kazaskeri. tstanbul Kadısı. 234. âUm. 233. Mustafa Şevki Efendi. lUn.) nin babası. Mustafa Âsim Efendi. vezîr-i âzam. 23.zâde. Mustafa Efendi. N Nasır b. Muslihuddin Mustafa b. Muslihuddin Efendi. 90. Musannifek. sadrazam. nakibfi'l-eşrâf. 184. Anadolu Kazaskeri. Murad IV. 148. şey­ huUslâm. 224. BâU . Efendi. 223.304 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Muharrem Efendi. 236. 165. Muzafferüddin Ahmed (b. Bolvi. H a y a t î .. Mustafa II. 235n^. Mustafa. bul Kadısı. İslâm heyetçici. bk. Bursa Kadısı. 151. şair. Murad V . 222. 164nı. Seyyid Feyzullah Efendi (b. pâdişâh. Dıhkî. nâib. bk. (Hüdavendigâr). 187. tmam. muhaddis.

müderris. 228. 146nj. 146. pâdişâh. 228. sadrazam.. Osman Bey. reisfilkfitup. 49. 223. 20 . 83nj. 164. 146. 201. Sadullah Sâdi Efendi. Ömer Efendi. 178o„ 197. Oklidis. MusUfa'mn yazı hocası. 235nı. III. tstanbul Kadısı. AkşehirU. Sadık Efendi. 61. özdemir . 84. Pîr-i Herat. Kethüda . şeyhülislâm kavuklusu. Perviz Efendi. Nevi Efendi. 58n. Riko. Amasyah. 225. 28n„ 41n2. Sâdeddin Teftazanî (Sâdeddin Mes'­ ud b.zâde. mfiderris. öküz Mehmed Paşa. Nevi-zâde Atayî. Recep Paşa. RahmetuUah Efendi. belagat ve fıkıh âlimi. Osmanh hü­ kümdarı. mfiderris. Oruç Bey. 50. 66. Hoca. müverrih. 146. 193. Rariyyüddîn Hasan (b. Ebû Abdullah Ensâri. sadrazam. Koca.146-148. Topal. şeyhülislâm. 146. müderris. Osman Efendi. 116n. lOöuı. Kastamonulu. I I . Osman III.. Osman Çelebi. 102n2. 174. 194. kadısı. Baye­ zid'in torunu. 130. Ömer Efendi. timiyt TışkiUlt. 27n„ 28. 187. şeyhülislâm. 177nj. 73. 65nj. Hafız. Fahr-i Râri mektebi (b. Ömer Efendi. 305 Ömer Efendi.18In„ 215n2. müderris. bk. Mehmed'in hocası. 73.zâde Efendi. şeyhülislâm. 172. /etva'larda kadın için kullandan muhayyel adlardan. 139n2. 147n. 263nı. 41. Ömer. Kazvinli mantık âlimi. Hoca . 27n. Rauf Paşa. 73. Şeyh. Osmanü tarihçisi. Osmanh tarihçisi.23. Bursa Kadısı. Mehmed) Sagânî. Sadık Efendi. İngiliz elçih'gi kâtibi. lOin^. İBln^. Osman Efendi. Neşri. Sadeddin Efendi. 207n. 234. Numan Efendi. bk. 84. başvekil. şeyhuhslâm. 2. Giresunlu. 229. 1. şehzadeler hocası. Nefes . 76. Bodrûmî.) ne mensup meş­ hur mutasarruf. Murad ve III. tstanbul kadısı. Numan Efendi. pâdişâh. Rıdvan Efendi. Sultan . 201. kadı. 214. kadı. Mehmed'in hocası.oğlu Osman Paşa. 181. Orhan Bey (Gâri-Sultan). Ruhiddin Efendi. 227. 188. 60. 68. 26. 61.. Nevâlî Efeofli. III. 59. Rfistem Paşa. Osman'ın hocası. Galata 89n«.İNDEKS Necmed<lin Ömer Kâtibi. 168nı. 21 . Anadolu Kazaskeri. 218. II. Esseyyid. 202. Sadrüddin Konevî. mfiderris. Nizâmfihnülk. Ömer Ağa..zâde. tstanbul Kadısı. Osman. müverrih. II. odabaşı. 215n2. Hattat. 212. 90. Ömer Efendi. 77. 1. Rabia. Osman. tmam. I46n3. 177. 74. Osman Gazi. 31. nakibfi'leşrâf kaymakamı. vezir-i âzam. Ömer Teftazanî). sadrazam. Sultan Abdfihnecid'in hocası. 151n„ 215.181.. Râşid (Efendi). Pir Ahmed Efendi. kazas­ ker. Osman II. Sâdi-zâde.zâde.

145. Şem^ MoUa. 61. 165. Süleyman. Fatih'in hocası. bk. Sinan Çelebi. 204. Sultan Mehmed Gazi. 255. Şemseddin Ahmed. 77. Salîh. 74. 190. ISlUı. İsfahanı. Selânikî Mustafa Efendi. Kâdı'l-Knzât. 33. I46n„ 185. 233. 48nj. müderris. bk. 6e(âga( âlimi. müverrih. Sinan Kirmastî. 16Sn. 28. 72.) ne mensup âUm. Fatih Sul­ tan Mehmed. müderris. belagat âlimi. müderris. Şemseddin Efendi. Seyyid Vehbî. Fatih'in Şemseddin Husrev Şâhî. 76. 27. Kânûni Sultan Süleyman. Tirmizli. 188. Şemseddin Ahmed. Muhammed. 95ns. Seyyid ve şerifler nâzın. bk. 35. II. bk. bk. 105. Süleyman I. 21. pâdişâh. şeyhuUslâm.zâde. pâdişâh. 145. kadı. Süleyman. . 46nı. sadrazam. 118. Salâhtiddin. Bayezid'in hocası. MoUa Gürâni.. tskiUpU. 80. 229-232. 147. Feyyum Kadısı. 21. Süleyman. 247. sadrazam. 30. Şemseddin. 35. 243. bk. Sefer Celâli.. Sunullah Efendi. tJsküdar Kaduı. Mehmed'in annesi. Süleyman. Ebi'l . 242. 26n„ 76. 131. 25.) ne mensup âUm. 43. Murad'm kar­ deşi. 260. Hekjmbaşt. Süleyman Efendi.) ne mensup man­ 25. 117. 80. Şaban Efendi. Şafii mezhebinin kuru­ cusu. Anadolu Kazaskeri. mektebi (b. 2090^. 46nj. Şemseddin Ahmed. 218. HalepU. Şam ulemasından. şey­ huUslâm. SaUh Zeki. 76n„ 145. şehzade. âlim sadrazam. 26n„ 27. 71. Sekkâkî. Seyyid Büzürg AU. 115. Şehzade Mehmed (Fatih). AU b. Fahr-i Râzi hocası. mütefekkir Hızır Bey (b. seyyidler ve şerifler nazın. 60.. 40. bk. mimar. Sinan. SeUm Mehmed Paşa. 233. 256. 217. Şeydi Muhyiddm Efendi. 239.35. 165. 62. 41. Şahin AU Paşa. Seyyid Şerif Cürcani. müderris. Şafii. pâdişâh. 130. pâdişâh. Siracüddin (Mahmud) Ürmevi (UrŞemseddin Mahmud b. mflderrİ8. Silkutî. müderris. 164. Sokullu Mehmed Paşa. Mahmud-i Cürcani. bk. 27. Sefer. Bağdadh. 145. 9. Mevlâna. bk. Süleyman I I . 47. İmam. 188. Sivâsî. 223. 146. Şâni-zâde Auullah Efendi. âlîm. müderris. tbn Kemal (b. Siracüddin Mehmed. 35. Kocaeh alay beyi. 212. Yavuz Sultan Selim. pâdişâh. Fatih'in hocası. 58n. 66.306 OSMANLI D E V L E T i N t N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Sadüddin Ahlatı. IV. tık âlhni. Siracüddin. 248. bk. Selim I. Şah Mehmed b. Sinan Efendi. Safiye Sultan. Sinan Paşa. Kadı . mektebi (b. 76. kadı. 223. 20n2.Kasım-ı mevi).) m oğlu. Şemseddin Efendi. I64nı. bk. Siracüddin Mehmed secâvendi. III. SeUm I I I . 127. 182. 194. müderris. Fahr-i Râzî mektebi (b. 225. kelâm âUmi. Seyyid Mehmed Natta. kadı. SeUm I I . Fahri R â o İsfahanı. 66. 242. 146. Sinan. sadrazam.) in babası. Afyon Karahisarh. Seyyid AU Natta b. 22n. 77. 233.-zâde. kadı. Seyyid Zeynelâbidin. 30. Muharrem Efendi.

Yavuz Efendi. 233. 192.. 73. 236. 235. Ü Ümmü Gülsüm. Hanefî mez­ hebi imamlarmdan. Tatar Hoca. -nfidenis. 66. kadı. 229. SerezU . kazasker. 229. Şemsü'l-eimme Serahsî. müderris. I65nı. 242. bk. 217. 232. 56. Uzun Hasan. nakibü'l-eşrâf. 28n„ 30. TâUbî. 194. 6. 197. RumeU Yahya Efendi. 60. 183. 222. Ebussuud Efendi (b.zâde. Abdi Ağa. şeyhuUslâm. 72. 152. 71. 206n4. 8. Şemseddin Mehmed b. İbrahim. 225. 210. şeyhül­ islâm. pâdişâh. heyet ve riyaziye fiUmi Timûri hükümdan. 231. Şeyhülislâm. Tahsin Paşa. SuriyeU edib. bk. Şeyh Yavsı. İsmail Çelebi-oğ lu. 28nı. Teodora. 165. 145. 263nı. Taşköprülü . Taşköprülü . 40 . İstanbul Kadısı. 167.zâde (Ahmed Isamüddin Efendi). 111. Tacüddin Sübkl. VeUyüddin Efendi. Timur. 231. Akkoyunln hükümdan. Zic-i llhani. Hamza. bk. 184. 215. Mesud (Mabbnbi) elBuhâri. 164. Bizans İmparatoru Jüstin­ yen'in kansı. Yahya Efendi. VaUde Sultan. Yusuf Efendi. kazaskeri müsteşan. 102n2. Anadolu Kaz­ askeri. Yakup Paşa. Şeyhi Abdülkadir Efendi. 215. Yenişehirli. Şemseddin MoUa. Gürgâni. 76n2. VeUyüddin Efendi. mevlevî şeyhi. âlim. Şeyh Elhac Mehmed. "Sadrfişşcria** nnvam ile maruf İslâm âlimi. Tahir Efendi. 190. 84. Tosun Efendi. 192n. 24n„ 29. şeyhül­ islâm. âUm. . ad. 130. 237. Minkari . 307 Uluğ Bey. /etva'larda kadınlar için kullanılan muhayyel ad. Yavuz Sultan SeUm. 210. Yahya Tevfik Efendi. SeUm I. 212. 65. Zekeriya . Carullah.43. Zâl Paşa Sultam. 182.173n. şair. Tevkiî Abdurrahman Paşa. 31. Şerif-zâde. bk. bk. Tâci-zâde. 204. 201. müverrih..zâde. 84. 163nj. 162. /etva'larda erkekler için kuUamlan muhayyel VeUyüddin Efendi. Zahîrüddin. kadı. 234. şeyhoUslâm. 229. 213. Veliyuddin. Edime Kadısı.INDEKS Şemseddin Mehmed b. Yddınm Bayezid. şeyhuUslâm. SemerkandU bendese âUmi.) nin babası. 197. 242. U UbeyduUab b. VeUd. kazasker. RumeU Kaz­ askeri. âUm. Seyyid. 2S5n„ 275. Şerif Mehmed Efendi.158n„ 178. Şemseddin Mehmed. Şeyh Ramazan.zâde. 234. MoUa Fenâri.zâde Mehmed Kemaleddin Efendi.

308

OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M l Y E T E Ş K I L A T I Zeylâi, fıkıh âlimi, 22. Zeyneb, /elvanlarda kadmlar için kul­ lamlan muhayyel ad, 201 - 20^. Zeynelâbidin, Ak Mahmud - sâde, şey­ hülislâm, nakîbü'l-eşrâf, 167. Zeynelâbidin Efendi, Kâtip - zâde, 47. Zeyrek-zâde, kazasker, 119. Ziyâflddin Efendi, 117.

Zekeriya Efendi, şeyhülislâm, kazasker, 17, 49nı, 73, 192, 197. Zemahşerî (Ebû'l-Kâsun Carullah Mah­ mud), mflfesBİr, âlim; bk. Keşşaf, 23, 28, 43, 237, 238. Zeyd, /etra'larda erkekler için kullam­ lan muhayyel ad, 201-203.

II.

YER,

KAVİM, DEVLET DEYİM VE

ADLARI

VE

TARİHÎ

TERİMLER

AbbasUer (Abbasi Hahfeleri), 23, 161, 162. Abdaddar, Kureyş KabUesi (b. bk.) koUarmdan biri, I6Inj. Abdüsselâm Medresesi, Çekmece'de, 60. Abik; bk. Kaçkun kSU, BSn^. Âbik resmi, kadı'mn kaçkun köle (bk. b.) için aldığı vergi, 85n,. Acem, 230. Âdab, 237, 267. Adalar, Akdeniz Adaları, 92n„ lS7nj. Adakt fermanı, 250, 252, 263. AdtJM nâme, 131. Adana, 102. Adana Kadıhğı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 186, 279, 280. Adi, (j-i» Kureyş Kabilesinin kollanndan biri, 161n,. Adü penceresi, 178nj. AJlâ-i müsdlesat, Gclenbevî İsmail Efendi (b. bk.) dair eseri, 238. nin hendese'ye

Afyon Karahisar, 35. Ağa bahçesi, 216n,. Ağa kapısı, yeniçeri o^osı'nm makamı, 208, 209nı. Ağalar, nakibûH-eşraPm maiyetinde. Agros, İsparta vilâyetinin Atabey (b. bk.) nahiyesinin eski adı, 113. Agros kazası, 114. Agros müftüsü; bk. Atabey müftüsü, 180ı. Ağriboz kadıhğı, 92n,. Ağriboz [Eğriboz] sancağı, 92n,. Ahâli-i mûslaiddin; bk. müstaid, 80. Ahi Çelebi nâibhği, 142. Ahkâm-ı şerUfyye), 90, 91n„ 113, 114, 116, 132, 253, 264. Ahkâm (ve nixâmât-)ı evkaf, ders, 269. Ahlâk-ı Alâî, Kmah - zâde (b. bk.) nm eseri, 234. Ahmedbey medresesi, Selanik'te, 58n,. Ahval-i monosıb defteri, kadıhklarm derecelerini gösteren defter, 92ıı,. Ahyoh kadıhğı, 92n,. Akâid, medrese'de okutulan ders, 22n^ 23, 40, 232, 237, 238, 268. Akar, 86, 260. Akçahisar kadılığı, 92ıı,.

Adûdiye, medresede okutulan akâid (b. bk.) şerhi, 23. Adud şerhi, Osmanh medreselerinde iMUİ-i fıkıh (b. bk.) i ^ ders, 39. Afrika, 25. okutulan

İNDEKS Akd-i enkiha, (nikâh kıyümaaı) 113. Akdiye defter(kr) i, kadıların tayin ve azilleri hususunda kazasker tarafindan tutulan defter; bk. ka­ dılar defteri, 87n„ 157, 159. Akkerman kazası, 92nj. ilimler; bk. ulûm-i oMiye, mevzu'UimUr. 67, 75, 232, 236. Aksaray, 228. Alacabisar kadıhğı, 92n2. Alacabisar sancağı, 92n2. Alâiye, 122n„ 243. Ala kenise kadıhğı, 92n,. Al&mel-i şerif, 126. Alasonys kadıhğı, 92n,. AU^bey(kr)i, 94, 126. Alay eminliği, 284. Alemdarlık, nalâbüH-eşrafın maiyye­ tinde bulunan en yüksek memuri­ yet, 168. AIevi(ler), 162, 228. ^li, Ddrü'l - hilâfe medreseleri (b. bk.) nin yüksek kısmı, 267. Al-i Abbas, Hazreti Peygamber'in am­ can Abbas b. Abdühnuttahb evlâ­ dmdan gelenler, 162. Al-i Ebû TâUb, Hazret-i A £ evlâd ve ahfadı, 162. AB Paşa medresesi, IsUnbul'da, 49, 65, I05n,. Ahm ova; bk. Ayazmend, 106n,. Altmışh medreseler; bk. ibtid&-i altmışlı medreleri, 36, 42, 51, 56, 58, 89, 275. Abmışb (akmış akçt yeomiyeli) müderris(Uri); bk. ihtidâ-i altmışlı, hardıet-i altmışh müderrisi^ 3^^t^, 56, 62, 66, 67, 274. AUî

309

Anadolu BeyUkleri, 11, 227. Anadolu kadılığı, bk. Anadolu kazas­ kerliği, 152. Anadolu kadılığı defteri, 91. Anadolu kaddan, 156, 256, 257. Anadolu kadıhklan (kazalan), 9 3 , 2 5 8 . Anadolu kadısı mâzulleri; bk. .Anadolu jnazulleri, 186. Anadolu Kavağı, 137. Anadolu kazaskeı^ler)i; bk. Sadr-ı Anadolu, 45, 47, 49, 50, 52, 87, 93, 95n3, 98, 102n„ 104, 105, 110. 121, 130. 135n3, 136, 149, 153, 121, 130, 13Sn3, 136, 149, 153, 1 5 6 , - 1 5 8 , 167, 169, 177n„ 178. 184, 185. 190, 199, 206nj, 211, 212, 214, 224, 255, 258, 259n„ 273, 280, 283, 284. Anadolu kazaskeri tezkîrecisi, bâb-i fet­ va (h. bk.) da memur, 199. Anadolu kazaskerliği, büyük mevlevi­ yet; bk. Anadolu Sadareti, 101, 103, 134, 136, 151, 152, 155, 160, 181, 182, 185, 213, 265, 276, 277. 280. Anadolu (kazaskerliği) payesi, llOn^. 135nj, 184. 186. 273, 276, 280. Anadolu mâzulleri, Anadolu kazasker­ liğinden mazul olanlar; bk. Ana­ dolu kadısı malulleri, 265. 273. Anadolu medreseleri, 227, 241. Anadolu muhzırları, 259. Anadolu Sadareti; hk. Anadolu askerl^i, 103, 185. Anadolu sadareti tezkireeisi, 160. Anadohı sahil(ler)i. 133. 134. Anadolu Selçukileri (Selçoklulan). 1 1 , 76n,, 164. 227. Anadolu Sdçukln âhmleri, 227. Anadolu vekfyi kâtibi, bâb-i fetoâ (b. bk.) da memur, 199. AnapoU kadılığı Mora'da, 92n2. Anavarin-i Atik kaddığı. 92n,. Anavaru-i Cedid kaddığı, 92n,. Ankara, bk. EngürO. 99, 114, 256nj. kat-

Amam», 138.
Amasya, 145. Amid kazası; bk. Diyarbekir kozası, 115. Anadolu, 1, 45, 55, 70, 75, 76, 91, 93, 96, 105, 121, 122, 131, 156. 157n„ 227. AruM» BeyUrheyi(ti), 242n,. ITAn^, Ulny,

310

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Asakîr-i Man$ure-i Muhammediyye, 209nt. Asakir-i Mansure seraskeri, 208. Asesbaşı, 140. Astâne (-İ saadet), 113, 156, 275. Askeri, 1 2 3 - 1 2 6 . Askeri kassam, bk. kazasker kassamı, 122. Askerî kassam müfettişi, 122. Askeri kaymakamlığı, (yarbaylık,) 284. Askeri matbaa, eski. Süleymaniye Dârüşşifası (b. bk.). 34. 36nı. Askeri rüsumlar, 125. Astarh çuhadar, 207. Aşağı (derecM) medreseler, 68, 71, 242, 263. Atabey, İsparta vilâyetinde nahiye, bk. Agros, 113nj. Atabey müftüsü; bk. Agros müftüsü, lİOny Atebe-i ulya, 123, 127. Atina kazası, Ağıiboz'e tâbi. 92ıiı. ATIYYE, 219. Aüas kese, 198. Atranos kazası, 168n,. Atlar, 65n„ 141nı. Avâmil, Abdülkadir Cürcani (b. bk.) nin medreselerde ders kitabı ola­ rak okunan nahiv'e dair eseri, 30, 40. Avânz (vergisi), 130, 143, 253. Avârızcı, 252. Avarız hanesi, 126. Avarız naibi, âvârız vergisi ile ilgili davalara bakar, 143. Avlonya kazası, 9211,. Avrupa, 1, 92. Avusturya, 102n4, 189n„ 241, 25Snı. Avusturya Seferi, 107, 119nı, 129. Ayak dîvânı, 223. Ayak naib(ler)i, büyük kadılarm yanmda esnafı kontrol etmek için bulunan vekil, bk. nâib, 117, 142. Ayanlar, 118.

AnkarB kadılığı, Uçflncfl sınıf mevte-

viyet (b. bk.), 96. 114, 277.
Ankara muharebesi, 165. Antalya, 122nl, 239. Antalya kadısı, 107. Antep, 102. Antep kadılığı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 277nı, 278, 280, Arabistan, 157n]^. Arap(lar), 170n4, 230. Arap âlimleri, 229. Arap camii, 133. Arap Edebiyatı, 2 3 3 - 2 3 5 . Arap lisaniyatı, 33. Arap memleketleri, 165. Arap ve Acem Kazatkerliği, merkezi Diyarbekir, sonra tstanbul olan üçüncü büyük kazaskerlik, 152. Araz, kelâm (b. bk.) dan bahis, 41. Arazi kanunu, ders, 269. Ariza; bk. telhis, lUn^, 141, 182, 183, 190, 223, 257. Arkadiye kadıhğı, 92n,. Arpalık, yüksek askeri sınıf ile Umiye sınıfı için tahsis olunan muvakkat mazuUyet maaşı; kadıhkta bir derece, 92n„ 93, 98n^ 118 - 1 2 1 , 136, 158, 182, 184, 195, 248, 256, 257, 259, 266, 273. Arpalık beratı, 120. Arpalık hassı, 149. Arpalık maaşı; bk. tarik maaşı, rütbe maaşı, 120. Arpalık nâibleri, bir kazada şer'i hası­ latı maaş olarak almak sureti ile davalara bakan nâib (b. bk.), 117. 118. Aruz; bk. Ulûm-i Arabiyye, Zla^, 86. Arz, istida, 86, 87, 253. Arz günü, 87n„ 105, 156. Arz odası, 104, 190, 212, 213. Arz odası murafaası; bk. huzur mura­ faası, 213. Arzuhalci, bâb-ı fetva (b. bk.) da me­ mur; bk. meşihat arzuhalcisi, 199.

İNDEKS Ayapetre Kadılığı, Mora'da 92n2. Ayasofya Camii, Sn,, 64, I7O113, I86111, 207, 238. Ayasofya camii vaizliği, 186. Ayazma camii vaizliği, 186. Ayasofya kilisesi, 10. Ayasofya medresesi (medreseleri), 10, 56, 57n„ 60, 61, 66, 79. Ayasofya (Sahn-ı Senan) müderrisliği, 60. 231. Ayazmend; bk. Altm Ova, IO611,. Aydın - oğullan, 229. Aydm sancağı, 242. Ayıntap kadılığı, 186. Azadnâme (azad kâğıdı); bk. ıtık nâme, 85, 253. Azerbaycan, 75, 76nj, 250. Azrail kilisesi, Fatih Camii yakınmda, 7.

311

Bahçe hocalıkları, 244, 246. Bahçekapısı Camii vaizliği, 186. Bahşiş, 87, 90. Bakara Suresi, 42. Bakire nikâhı resmi, kadı tarafindon ahnan vergi, 85. Bakırcı, 126. Bakkal, 65n„ UİBı. Bâlâ ricali, 283. Balat mahkemesi (nâibliği), 142. Balıkesir, 62, 99, Balıkesir kadıhğı, üçüncü sınıf mevle­ viyet, 277. Balkan Yarımadası; bk. RumeU, 2. Baltacılar kethüdası, 207. Banaluka kadıhğı, 92n2. Bandırma, 134. Barbaros Hayreddin Paşa medresesi, BeşiktaşMa, 72. Basra, 2in^. Başbâki kulu, defterdar maiyetinde tahsUât gefi 155. Başmuhzır; bk. muhzırbaşı, 158n2. Başmuhzır resmi, kadı tayininde ah­ nan vergi, 158n2. Baş müsevvid; bk. reisü'l-müsevvidîn, müsevvid, 199. Başvekâlet; bk. sadaret, 212, 213. Başvekil; bk. Sadrazam, vezirâzâm, 212. Bayezid Camii vaizliği, 186. Bayezid İnkdâp müzesi, 176. Bayezid medresesi, İstanbul'da Ba­ yezid külUyesi içinde, 50, 51, 205. Bayezid (II) medresesi, Edirne'de, 61. Bayezid müderrisliği, İstanbul'daki medrese müderrisUği ki, bu paye şeyhulislâmlaıa ait idi, 177. Bedesten, 140, 260. Bedî, çiM bk. belagat, beyan, ulûm-i arabiyye, 21, İln^. meâni,

Bâb-ı âlî; bk. bâb-ı âsafî, paşakapısı, 137, 166, 187, 189, 191, 194, 207, 211n3, 213. Bâb-ı âsafî; bk. bâb-ı âlî, paşakapısı, 189, 194. Bâb-ı meşihat; bk. şeyhülislâm kapısı, bâb-ı vâlây-ı fetva, 139, 199, 208. Bâb-ı vâlây-ı fetva; bk. bâb-ı meşihat, fetva dairesi, şeyhülislâm kapısı, 199, 208. Bâb mahkemesi (tstanbul) kapıcıları, 143.

Bâb-ı hümayun kapıcıları, Bln^. Bâb-ı şüfâ, 43. Bâb naibi, büyük kaddarm yanmda vazife gören vekil, bk. nâib, kapı

naibi, 117, 136, 139, 142, 154.
Bâbüssaade, I90n4. Bâbûssaade ağası; bk. kapı oğast, 130. Bağdad, 20n„ 35, 58, 98, 102, 274. Bağdad Kaddığı, devriye mevleviyeti (b.bk.), 58, 89, 96, 186, 276, 277nı, 278, 280. Bağdad mâzulleri, 274. Bağdad Seferi, 206n4. Ba/«ır hil'ali, 192.

Behâiye, hesap'a ait bir kitap, 237. Behcetü'l-fetâvâ, Şeyhülislâm Yenigehü-U AbduUah Efendi (b. bk.) nm fetva mecmuası, 197. Behisni kadısı, 107.

312

OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Beylerbeyi Camii vaizliği, 186. Beyrut, 102. Beyrut kadıhğı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 186, 278, 280. Beyl-i şerif, 161. Beytülmal müdürlüğü, 199, 200. Bey'u şirâ, 114. Beyzavî tefnri, 235. Bezci, Uluy Biat, 169. Bidayet mahkemeleri, 270. Bidayetü'l-mühtedi, hidâye (b. bk.) nin şerhi, 29. Biga kazası, 130. Bilâd-ı erbaa; bk. bilâd-ı hamse, 95n„ 101, 283, 284, Bilâd-ı erbaa mevleviyeti, Mekke, Edirne Bursa ve Mısır kadıhklanndan ibarettir, 100. Bilâd-ı hamse; bk. bilâd-ı erbaa, 9Sn^, 99, 101, 120, 283, 284. Bilâd-ı hamse mevleviyet(ler)i (kadı­ lıkları). Edime, Bursa, Şam, Mı­ sır ve Filibe kadıhklanndan iba­ rettir, 100, 102, 277, 280, 284. Bilâd-ı hamse kaddığı payesi, 265. BUâd-ı hamse kadısı (mevalisi), 265, 285. BiMd-ı hamse (mevâlUi) mâzuUeri, 186, 265. Bil&d-ı Rum, 6ıı,. Bilâd-ı selâse, 95n„ 99n„ lOOn,, 243. Bilâd-ı sMse kadılıkları, tsUnbul, Edime ve Borsa kadıhklan, 46, 133. Binâ, aşağı medreseler (b. bk.) de oku­ tulan sarfO», bk.) a dair kiUp, 30. Binbaşı, 283, 284. Birgi, 99. Birgi kadılığı, üçüncü sınıf mevlevi­ yet, 277. Birinci Dünya harbi, 203. Birinci Ferik, orgeneral, 284. Bolu sancağı, 131n,. Bol yenli (samur) kürk, yeşil çuhaya kaph olarak sadrazam tarafmdan

Behlijte kadılığı, 92nt. Behram Kethüda medresesi, 90. Belagat (veya ilm-i belagat), ulûm-i arabiye (b. bk.) den meâni, beyân ve bedii ( bl. b k . ) ihtiva eden il­ min adı, bk. ulûm-i cûz'iyye, 20, 21, 22n„ 26, 27, 30, 39, 41, 43, 64nı, 6Snj, 229, 234, 267, 268. Belediye, 137. Belgrad, 92nt, 98, 99, 102, 274. Belgrad kaddığı (kazası), ikinci smıf mevleviyet, 96, 97%, 276. Belgrad kadısı, 274. Belgrad mâzulü, 274. Berat(-ı hümâyun): kadmın selâhiyetini gösteren, pâdigah tuğra (bk. b.) sim havi vesika; bk. be­ rat-ı şerif, mieal, menşur, rüût, 78nı, 81, 105, 108, 111, 112, 114, 116, 121, 123, 131, 164, 198, 275. Bera(-ı şerif, 125n,. Berof reımi, kadıya verilen herat (b. bk.) mukabili aylık yevmiyesinin yansı miktannda kendilerinden alman harç, 111, 158. Ber&yâ, 250, 251. Ber6er, U l u ı . Beş bmUk yeniçeri, 87nı. Beşikus, 72, 134. Beşyüs akçe (yevmiyeli) kadılık (mev­ leviyet); bk. büyük mevleviyetler, taht kadılığı, 10, 57nl, 66, 70, 88, 89, 95 • 97, 135, 136. Beşyûz akçe (yevmiyeli) kadılar (mevâU, molla); bk. mevâlt, 87, 111, 115, 152, 157. Bevvab, kapıa, 7, Sn,, lOnj, 81. Beyan, fasih söz söylemek san'atı; bk. ulûm-i arabiye, belagat, meâni, bedi, 21, 27n,. Beya* earık, şeyhuliâlâm'm giydiği sa­ nk, 163. Beyas eof ferace, 207. Beykoz, 134. B*ylerbeyi(ler), iki tuğlu paşa, 48, 86, 88, 118, 131, 135, 206.

İNDEKS l«yhui(«Mm'a verilen merasim kürkü, 191, 205. Bosna, 92nı, 99, 102. Bosna Kadılığı, üçüncü smıf (devriye) mevleviyeti, 96, 274, 277, 278, 280. Bosna mâzuUeri, 274. Bottancıbaşı, 224. BosUncı ocağı bahçeleri, 244. Bofanımı resmi, kadınm boşanma davalanndan aldığı para, 85n|. Boyabat, 99. Boyabat kadılığı, üçüncü sınıf (dev­ riye) mevleviyet, 277. Bozacı, 141nj. Bozca'ada, 217. BSlükbatı(lar), 87nı, 138. Budin kadıhğı, mevleviyet, 96, 112. Buhâri-i Şerif, hadis kitabı; bk. Sa­ hih-i Buhâri, 215. Buhfiri Tekkesi, Edimekapı haricinde, 233. Bnlgaristan, 277n,. lOln,. 1020^, 119n„

313

Büyükçekmece, 133na. Büyük kadılar (mevleviyet kadıları); bk. taht kadıları, 46, 48, 179. Büyük mevleviyetler (kadılıklar); bk. beşyûz akçe kadılıkları, mevlevi­ yet, 135, 177, 276. Büyük Karaman, İstanbul'da semt, 5.

Cafer Çelebi medresesi, S6nj. CahUiya devri, Arabistan'da Islâmiyet'den evvelki devri, 161. Câme, 74 Câmebahâ, elbise parası, 243. Câmi-i şerif-i cedid (Yenicami), 7 n „ Câmiu'l-fasulin, Şeyh Bedrüddin Mah­ mud (b. bk.) un fıkıh'a. dair eseri, 228. Camiü'l-hikâyât (ve Lâmiu'r-Rivâyât), Avfi (b. bk.) nin Farsça eseri. Celâl - zâde Salih Efendi (b. bk) Türkçeye çevirmiştir, 235, 238. Câmiü'r - riyâseteyn, pâdişâh hocahğı yapan şeyhülislâmlara verilen un­ van, 148. Câmiü's-satûk, Buhari (b. bk.) nin hadis'c ait eseri; bk. sahiheyn, Sahih-i Buhari, 42nı.

Borgaz, İstanbul'da 133n,. Burhan haşiyesi, Celenbevt İsmail Efendi (b. bk.) nin eseri, 238. Buna, 1 - 3 , 5 , lOn,, 13, 15, 46, 57, 58, 60. 62, 64, 72, 89n„ 90. 95n,. 97. 98. 99nı, 100. 103. 107. 124n„

156nj, 164n,. 165. 176ns, 183, Câmiü's-sahih, Hafu Ebî'l - Hüseyin Müslim (b. bk.) in hadWc ait 193n„ 208n,. 2 2 3 - 2 2 5 . 2 2 8 - 2 3 0 . eaeri, bk. »akikeyn, kOtib-i sitte, Borsa kadıhğı, biUd-ı hamse (b. bk.), 42n,. ye dahil büyük mevleviyat (b. bk.); bk. tahtgâk-ı M U S S , lOn,. 4 2 . 58, Canbaz, 123. 125n,. Condorh - aâde İbrahim Paşa medre­ 61, 72. 83. 89, 96, 111, 120, 134, sesi. 10, 68. 135, ISSn., 186, UZn^, 265, 276, Caırfes bohça, 221nı. 277n„ 280. Bursa fcadılıjı mozuUeri, 273. Buna medreseleri, 1, 2, 51. Bursa mfldetrisleri, 273. Borsa sancağı; bk. Hüdavendigâr San­ cağı, 128. Buyurtıldu, veziriazam'ıa movafakatioi havi derkenar, 90, 182, 183, 198. BOrSmcük. kumaş, İZİnj. Cebe AU (CibaU) Yenikapı iskelesi. 194. Ce<Ut>İIÛ'I-eıua6. Gelenbevi İsmail E fendi (b. bk.) nin logaritme şer­ hine ait eseri, 238. Cedel, usul-i fMı (b. bk.) a ait iUmlerden, 28nı, 40. Cctdl haşiyesi, Gelenbevi İsmail Efendi b. bk.) nin eseri, 238.

314 Celâl(Ur),

OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E T E Ş K İ L A T I 250-252. Çarşamba dîvânı, veziriâzam'm çar­ şamba günleri topladığı meclis, 137, 212. Çatalca, 97, 133. Çatalca kadıhğı (kazası), inebahtı Sancağmda, 92n„ 133. Çavuşlar, dîv<in-ı hümayun çavuşları (b. bk.), 206n,. Çavuş(lar), nakibi'l-eşrafı'm maiyetmde, 172, 194. Çavuşbaşı, 192 - 194. Çaymîni, Cagmini (b.bk.) nin heyeCt ait eseri, bk. Mülahhas, 20n,. Çekmece(ler), 60, 133, 224. Çekmece kazası, 133. ÇeldıUer, mevlevîler, 212. ÇemberUtoş, istanbul'da semt, 33. Çebikci, 126. Çeşme kazası, 119n,. Çinad, Macaristan'da kaza, RumeU kadıhklarmm en aşağı derecesi bura kadısıdır, 92. ÇmiU oda, Bâbı âlî'de, 166n,. Çit kasn. Yıldız Soraymda, 219. Çizmeci, 14Inı. Çmordibi, tznik'in bir mahaUesi, In. Çorbacı, 143nı. Çöplük Subaşısı, tanzifat âmiri, 140. Çuhadar(lar), ŞeyhuUslâm'm maiyyetmde, 196. 97, 136, 139, 141n., 191,

Celeb, 126. Celi yalısı, 146n,. Cemi, Kureyş Kabilesi koUarmdan biri, 161n|. Cevab-ı fifahi memuru, 199, 200, Cevdet tarihi, 103. Cevfuruf, arpacı, Hln^. Ceyb risalesi, Gelenbe^â İsmail Efendi (b, bk.) nin hendeseye ait risalesi, 238. Ceza kanunu, 269. Cezayir Beylerbeyisi, bk. Kaptan Paşa, 106n4. Cibayet, I25n,. Cezire-i Kıbru, 184. Cihad, 203. Cihat ruznamesi, 245. Cihet beratı, 154, 264. Cihet-i kaza, kadı maaşı, 86, 113. Cisr Mustafa Paşa, 228nı. Cizye, 253. Cönk, 70. Cumaabad, 80. Cübbe. 219, 221, CüliU, 97, 205. Cündî akçesi, 246. Cürüm ve cinayet, 108, 109. Cüz, 125nj. Cüzhan, 185. Cüz'ü lâ-yeteeezza, Müeyyed - zâde Ab­ durrahman (b. bk.) m risalesi, 232.

Dâhil dersleri, dahil medreselerinde (b. bk.) okutulan dersler, 261. Çakşirci, liinı. Çankın, 102. Çankın kadılığı, devriye mevleviyeti (b. bk.) 168, 179, 180. Çardak, 140. Çardak çorbacısı, 143nı. Çardak iskelesi, İstanbul'da, 143nı. Çardak naibi, İstanbul'da Çardak is­ kelesinde ikamet edip, gelen mol­ lan kontrol eden nâib, 143. Dâhiliye nezareti, 212, 213. Dâhil (elli) medreseleri (medarisi), Osmanh pâdişablanmn ve diğer hanedan azasınm yaptırmış olduğu medreseler, buradan sahn (b. bk.) a geçilir; bk. pâye-i sahn medrese­ leri, tetimme medreseleri, 11, 12nj, 14, 19, 20, 28, 36, 39, 45, 48, 55, 56, 57, 62, 63, 72, 73, 81, 186, 208, 244, 247, 261, 275.

Defter-i Sultani. Defterdarlık. mâristan. Deli-orman. 60.. Divanhane. yaptırdığı eser. Divân-ı deâvi nâzın. 80. 228. 4 5 . 88. 278. 69. yüksek derecelisi. bk. Desturluk tülbend. 280. 155. 2. 60. Dânişmend(Ur). 139. elli akçe yevmi­ yeli müderrisler. 241 . 279. 135n3. bk. 58. 246. 74. Dârü'l-hadîs (medresesi). 37n. 55. Murad'm Dergâh-i âli çavuflı^u. 57. 90. 235. bk. 262. 92n. Dârüffifu. bk.) Devriye mevâlisi. . 158. göstermek için tutulan defter. kazaskerlerin mevalinin tayin ve infisallerini maiyyetinde. 102. Kibâr-ı müderrisin (h. 284nı. Darphane (-i âmire). 33 . 52. Defter-i akdiye. 315 Dav''ül-misbah. Süleymaniye Ders vekili. 63. Devriye mevleviyetleri (mevâlil^i). De/ter kethüdaları. 33. 125. 37. 60. 134.244. munla-i sahn Defterdar(lar). 142. Dârü'l hadîs (-i Süleymaniye) müder­ Devlet-i Şehriyârî. 124nı. 13in. Dârü'l-hadîs (-i Süleymaniye) medresi. 99. Devlet-i Aliyye. 131. j-U-«ll»j-» lûgat kaide­ lerine dair kitap. 265. in en yüksek kademesi. 207. 148.Süleymaniye) derecesi.) den. 71. 268. 94. 71. bk. bk. 186. 86. ders. Şerefeli Cami yanmda II. 275. 186. 1 2 . 125nı. 182. Divân-ı hümâyûn. 243. şeyhülislâm ve kazas­ Dâhil payesi. ulûm-i diniyye. 160. 111. bk. 88. Dârü'l-hadîs (i. 142na.. Dâhil mûdetrialiği. Defler-t kassam. kü­ çük mevleviyetlere verilen isim. 42. 208. 281. 137. Devriye mevalisi mâzulleri. 280. DârüU-hadis medreseleri. 156. müderrUliği. 281. 221.) da me­ Dârü'l-hadîs'i. 17. 6. 55. 213. 62. 51. 179. Deâvi nâzın. 273. bk.tNDEKS Dâhil müderTİs(ler)i. 262. 212. derrisin (b. bk. 126. Din-i mübin. Dâvay-ı hak. Devlet-i Osmaniyye. bk.kibâr-ı mü­ 90.. 93. DellâUar. 128nı. 140.) talebeleri. 56. 129.35. 9. 274. 243. 261. 155. 262. 269. Debre kazası. Davud Paşa naibliği. Dersaadet. DireUibel. 40. 73. 58. Iskihp'de köy. 49. 3. Dergâh-ı muallâ. 35. 29. Denâmr. Dârü'l-hadîs müderris(ler)i. 105. 272. Derunk.4 7 . hastahane. 207. 48. 87. Edirne'de Üç Derhendci. Dîvân-ı âli. 255. 193n. mur. 271. 103. 61. Dirlik. 199. 247. Derâhîm. Dârüşşifa Caddesi. bâb-ı fetva (b. Süleymaniye medreselerinden en Ders vekaleti. 113. resesi (b. 183. Dfıu ilimler. paye-i sahn. kerler tarafından kaddarm ve Daimi ierH müfovir. 40. 6. Süleymaniye'de. 38. Dârüttalim. 104. divân-ı hümâyûn. 213. 10. 104. 86. 199. 205. 273. 209nı. 110. en yüksek müderrislik derecesi. 262. 262. lOSn^. 112. Dimetoka. Davud Paşa medresesi. 137. 69. Sahn-ı Semân med­ 103.1 6 . 135. risliği. 285. 7n„ 8-10. 263. 200.. DârüH-hadis-i Mesudiye. Dârü'l-hilâfe (ti'l âliyye) medrese(ler)i. I39ıı«. 110. 267. 75.

liluy Elfiye. 70. Dîvân kadılığı. kadınm aldığı harç. IsUnbul'da semt. 86. 242n]^. 103. 127. 174. Elbasan sancağı. 89. Eğri Seferi. Cemalüddin Mehmed Toi (b. lâln^. 193. Edime kadıhğı (kazası). bk. 98. EfdaUye medresesi. 225. Dolama. 184. Kastamonu'ya bağh kaza. bk. 30. Ehâdis-i şertfe. Dizdariye müderrisliği. 254nı. I8Inj. pfidifah'm geyhuUslâm'e hitabı. 51. 92nı. 96. bk. Dul nikâhı remi. 184.. EU-i sünnet (mezhebi). 277. bk. Bilâd-ı hamse (b. 105nj. 186. 273. 252. 154. 2. 280. Efendi dâimiz. Edirne (kazası) payesi. 72. ElçÜik. 22Bn. Eğri. 96. Diyarbekir kaddığı. 156nı. bk. Edime . Dolmabahçe Sarayı.Kırkağaç istasyonu. Hart. Eğri kadılığı.) nin nahiv'e ait eseri. 13. 280.134. 15. Kureyı'in atlanna nezaret eden makam. 221. 210. 269.. 64. Hanefi imam­ ları. 86. 124. 63. 221. 246. 179. 157. bk. 273. 275.176n. 276. Edime vak'osı. 920.. Macaristan'da kale. 123. 249. 174. 224. bk. Duâ-gû. Edime. 90. 100. 193n„ 195n.). 244. E Eane. bk.3. kumaj. 59. 205. 233. 274. pâye-i mücerrede. 92. 42. 33. Dörtlü. 99. 180. Divanyolu.) adh fıkıh eseri için yazdığı ferh. eczacı kalfası. bk. 21. 111. 179n„ 201 .. 211n„ 242. devriye mevlevi­ yeti (b.229. 159. RumeU'de en agağı de­ receU kıddık. 35. 123.) in Gurer (b. £M-t ilm. bk. 220. 62. 276. 138. 211. Edimekapı. bk. ders ki­ tabı. 17.. 191. Ehl-i örf (taifesi). Ehl-i berât.203. 185.170. EdMyat-t Arabiyye. Ehl-i askerî. Ehl-i hibre. EUili medreseleri. 29. 281. 190ıı„ 192. 57. Dolmabahçe Camii. 120n3. Doğa Anadolu. 267. . 226. Köstendil ka­ ddığı. m«dre»e*i.. 124n. 274. 208n„ 226. 92nt. Ekmel. 274. 72. 1. l l n . Sân^. tahgâh-ı selâse. Diyarbekir. 173. 111. 97. Edimekapısı kabristam. EUi altıncı orta. £M-t hiref. 173n«. kandil yağı. 40. 196. Edviyekup. Dârû'l-h^M .. Dürer. 64.. 135. 152. Divitîar. Doğanet.. 1 . 153. yaygı. I43nx. 181. 141. 189. 61. ISBn. 189. Amid kazası. 113. Dobniçe kaddığı. 124nı. 98.316 OSMANLI DEVLETİNİN iLMlYE TEŞKILATI 141. 49n4. 95n. 265. 193nj. 22üny Edime medrese(Ier)i. 24nı. bk. 275. 24nı. medrese dera kitabı. Edime müderrisleri. Eimme-i karufiyye. 92a. 46. bk. 178. Diyarbekir mâzuUeri. 113.186. 59. 105n. 36. 125nı. 69. Elbasan kazası. MoUa Hdsrev (b. 56. medrese derslerinden. 173. 126.) den büyük mevleviyet. 160. 85. 125nı. 89. 192. bk. hadis. eUi medre­ seleri. 279. Draç kaddığı. 102. Dühen-i zirae. Eflani. Dîvân (-1 hümâyûn) çavuşları. lOn^. Medine-i Âmid. 152. 13in. Edime Dârül-hadiai. 92nı. Edirne pâye-i mücerredesi. 58. 116. 58. 22.. Ehram. 115.

devriye (b. Seyyidler ve Şe­ rifler.) nin medrese ders kitabı olarak okunan tefsir kitabı. bk. 214. USn^. Elbasan sancağında. 155.. Es'or. Emîrt arazi. Erzurum kadısı.. bk. nikâh. bk. medreselerde ders olarak oku­ nan sarf kitabı. 274. bk. bk. bk. Siice kadıları. 101. Emir sarığı. Erzurum kadıhğı.)'m aardığı yeşil sank. bk. Kureyş kabilesi koUarmdan biri. 186. sâdât. 317 Esedabad Kadıhğı. 93. 208n. Efbah. Enderun Tarihi. 269. 133n. 163. 123. 259n. Evlâd-ı Peygamberi. 38. 115. Erzurum. 134. 92a. 235. Evlâd-ı askeri. 280. fıkıh'ü dair eser. 126. Evkaf. 10. Zemahşeri (b. EsmârS'l-hadayık. bk. 85. 94. Hazreti AU evlâdı. 20. 238. Ensab nakipleri. 277. 87. 97. 142. 59. 263. 199. tefsb-i kadı Beyzâvî. I7O1I4. 96. 275. 236. 30. seyyid. bk. 128. 28. 114. 74. 238. Ermiye (Urmiye . Emir. 163. Evkaf Nezareti. Esmihan Sultan medresesi. 102. Eski saray. Ata Bey (b. 106. Üniversite binası.) mev­ leviyeti. £mr-» nebeviyye. Emval-i eytam müdürlüğü. 125. Evlâd-ı etrak. Emsile. 209nj. 56. 114. Eyalet kadüıkları. 90. emir yâni sâdât (b. 73..) nm eseri. 161nı. 204. 279. 250.bk. Edirne'de yer. Emirlik. 92n. Etraf-ı İstanbul. 171. 92n2. Kureyş'in Kabe'­ deki putlanmn vakıf işlerine ne­ zaret. 162nı. Şem'i MoUa (b. Erdek. 69. 231. Eydp. 275. 163. 23. 123. 161nı. Eşen sipahi. Emval-i muhaceere. Envârü'l-lenzil ve EsrârüU-tevil. 98. Evkaf müfettişi. 192. 95. Etvâkü'z-zeheb. 199. 161n. Eşkâlü't-ü'sis. bk. Eşbat kadılığı. Ankara. şerif. Eyalet(ler). 225. 31. bk. Eytam daireleri. bk. 91. Ağnboz sancağmda. 62. 236... 167.) nin medrese­ lerde okutulan hendese kitabı. 243.)in eseri. 92n2.) nin eseri. 73 99. borçlu ve nakdi cezalan tayin eden merci. kadı maiyetinde memur. elli akçe yevmiyeli. Ereğli. taht kadıları.200.. mazul kadılarm tayini için yapdan sıra tertibi. 176. Erzurum mâzulleri. Emin. Esnâf-ı hamse. Evlâd-ı Ali. 260. 68. sitte (b. 151n. Evkaf-t selâtin.. bk. 126. bk.İNDEKS Ellili müderris. 162. Trakya'da. Esed. . Erbâb-ı timar. bk. Eskiyor. Şemseddin Mehmed Se­ merkandî (b. Erâdif-i kuzât. 92n. Ermeniye. Englirü. Evreşe kadıhğı.Rumize) kaddığı. 168. Talibi ve Abbasî aile­ lerinin defterlerini tntan memur­ lar. Emeviler. Eşrâf-ı kuzât. 216. Eyalet paşaları. Eyüp Camü. seyyid. 70. Evrak-ı mürde. 215. 278. 268nı. 274. Endrose kadılığı. 95n3. Enkiha. Ensab nikâbeti. Bey­ zâvî (b.) derecesin­ deki kaddar. Havassı Kostantiniyye 17. Eyalet kadıları. Eşnak..

181n«.) nun medre­ selerde deri kitabı olarak okutu­ lan heyet kitabı.189. Ali Kuşçu (b. Yenicami 6.) nin reisi. Felsefe-i İslâmiyye. 70n„ 1 7 3 . 274. 203.) nin eseri. fukaha. 239.) ye kadar uzanan ulemayı ifade eder. 174. 250n. 276. 209. Felâvây-ı Feyziyye. 8.) kaddddanndan. Fermayış şal. 105. Eyüp Camii vaizliği. 174. (b. 57. Fetavây-ı Hâmidiyye. 131. Eyüp kadısı. Ferraş. 249. 81. 186. 242. p&di. 56. 89. 22n. bk. bk. 83.). 180n„ 184. 268nl. ulûm-i cüziyye. 162. IsUnbul'da semt. bk. 7nj. 254. Feroe-t beyza. 127. bk. 236. 186. 112. 195n„ 196 .. 142. 249. 235.. 120. 139. Sahn-ı Seman Haslar kadılığı. 30. bk. 207. şerl bir hükmü ihbar ve tebUğ. bk. 12n„ 79n„ 88nı. 268. Fetva emini dairesi. 140. 267. 1770^. 251. fia. 88.176. ŞeyfanUslâma giydirilen 6eyaz samur kürk (b.ablarm. 227. bâb-ı meşihat. tereke taksimi mevzuu ile ilgiü ders. bk. 22n3. Fatih Camii vaizimi. 232. 228. 236. Fetva(lar).. 269. mahref mevleviyeti. 134. 135. 6ıı. 20. Sn^ Fatih vakfiyesi. 30. 7. Fatih Camii. bk. Fethiye. 9. Şeyhülislâm dairesinde fetva kalemi (b. Felsefe. fıkıh alimleri. 195nı. 197. 10. Fatih küUiyyeri. Fetavây-ı Sâdiye. 204. Havass-ı re­ 77n„ 92ıij. 74. 238. 200. icazet silsilesi Fahreddin Râri (b. 197. bk. 41 .) nin fetva mecmuası. 255. Eyüp müderrisliği. Fatih Kanunnamesi. 80n. 122.. 191. 123. 234.) nin fetva mec­ muası. Ferman (-t hümayun). 33. hUcemiyât. 241. 125. 283. 74. 17. 212. 7. 75. Fahr-i Râzi mektebi. üm-i hikmet. 203. bâb-ı fetva. fetva kalemi. 237. bk. 21. 211. Eyüp Eyüp mâzuUeri. ŞeyhuUslâm SaduUah Sadi Efendi (b. 24nı. 67. 139. 247. 22 In^. Ferik. 280. 5. 197. Fatımi Halifeleri. Feridun Bey Münşeatı. Fatih imareti. 280.43. 175. Fenar. pervane. ŞeyhuUslâm Fey­ zuUah Efendi (b. 178.198. 84. 85. 206. 214. 115. 96. 200. Ferace. müftü. 204. 147. 201. Ferâiz şerhi. 185. DiedTese(Ier) i. Eyüp türbesi. Celâl .) nin eseri. bk. 211. 267. nişan. 186. Havass-ı Kostantiniyye. Fetva dairesi. 192. 212.. 284. 193n4. korgeneral.) ayannda. 76.318 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Ferâiz. 63. bk.bk. 197. 196 . 43.201. hüküm. 137. bk. 277n„ 278. Fenar (Fener) kaddığı. ŞeyhuUslâm Hâ­ mid Efendi (b.) ün bebeyaz çuha örtüsü. Fetva emini. bk. (b. Seyyid Şerif Cürcanî (b.) nin fetva mecmuası. 204. Falaka. bk. 5n. üm-i Hâhî. 237. Eyüp ziyareti. Tırhala'da. 138. bk. 116. 5711^. Eyüp kadılığı (kazası). 133. Fergane. İnegöl rivarmda kasaba. 81. 56. . bk. 230. Fetihnâme-i Rodos. Bilâd-ı Selâse (b. 237. 7. Fatih. 186. bk. 257. 109.zâde SaUh Efendi (b. 179 180nj. 170. 1 8 7 . 29n. Fakih(ler). 204.

200. Fetva payesi. 102. 19.. 274. 174. 280. Mısır'da. 127n. Fususü'l-hikem. ûlum-i şeriyye. Gerede. Feyyum kaddığı. 22. Gâşîye-i mahsüse-i mevâli. 229. 162. bk.) ye dahil ikinci smıf mevleviyet. bk. şeyhuUsIâmhk derecesi.. 101. 161nı. örtü. Fünân-i şetta. Hâeegân. Şeyhülislâm dairesinde haşmda fetva emini (b. 125nı. 280. bk. MoUa Husrev (b. Gramer. Hazreti Pey­ gamberin sözlerine ve hareketle­ rine ait an'anelerle ilgiU islâm ihni. gâfiye. 277nl. Hac. 147. 131ns. bk. Filibe mâzulleri. hâşe. liZn^. 99. 276. 274. Fikra-i fuzela. tslâm hukuku. 199. 91nj. 27. 112. 134.39. ikinci sınıf mevleviyet. Haçova meydan muharebesi.) nin bnlundağu şube. 215. Fukahây-ı müderrisin. 38. FiUbe kadıhğı. 69. 197. 243. Hacı Hasan Efendi medresesi. İlhanı Devleti. bk. Girit. Gâib. . 133. b. 238. 199. 208. 19. 176. 283. Foça hasları. Fıkıh.. 277. Habbaz. 38. 63. 277nı. GaUe. 97. 43. 101. Germiyan. 8.) in med­ resede okunan fıkıh'a ait kitabı. bk. 133. Galata kadılığı payesi. bk. 196.) şerhi. 96. 41. Fukaha. pâye-i fetva.231. Fetva kalemi. Fürû.). 234. 77n„ 96. (mevleviyeti). 75. Fetva odası. 269. Günay kazası. 116. mollahğı). 274. 186. bk. Güney Anadolu.) nin usûI-i fıkh'a dair eseri. bk. İslâm hukuku ilmi. Haeı. 152. 28. 233 • 238. 229. Bi­ lâd-ı selâse (b. ekmekçi. 68. 100. 276.. 121n. Fihbe. 132nı. 22. 28. 43. 164. fakih. 197. 165. 233. Garp MoğoUan Devleti. bk. Muhyiddin Arabi (b. 83. Dûrer (b. 70. l l n j . 201. Feyyum. Galata. Girit kadıhğı. kalem amirleri. bk. 30. 55. 41. ReisüH-mü»evvidîn. 278. 22n„ 23. 280. Molla Fenâri (bk. 97n4. 196. 89n<. bk. 284. 33 . Gebze. Feltıo odası heyeti. 223. Fetvahane müsevvidi. 267. Gelibolu. 136. Gazeliyyat. 29. 38. 229.. bk. İstan­ bul'da. 229. 228. 274. 9 8 . 210. 95n. 227.) den mahreç mevleviyyeti (b. 22. üçüncü sınıf mevle­ viyyet. Tanzimattan sonra kurulmu. 64. 228 . 276. 75. olan fetva dairesinin adı. 69. 141nj.) nin eseri. 67. Galata bedesteni. 277n. 78. Galata mâzulleri. 5n„ 17. 78. 154. Füzelâ. fıkıh. 19. 234. Fususü'l-bedâyi li-usuli'f'ierâyi. Gazenfer Ağa medresesi. 276. 96.İNDEKS Fetvahane. Fünûn-i âliye. 134. Gelibolu kadıhğı. 113. 319 Galata kadıhğı (kazası. 209n. 242. Gâşiye. Gurer. 214.100. Gediz kazası. 267. 278. Hadis(-i Peygamberi). Fürû-t hanefiyye. 200. bk. Bilâd-ı Hamse (b. 231. 98.

Hakpkûrî Âcumof. 280. 173. bk. 277. altmıştı müderrisler. Haremeyn (-i şerif ey n. bk. Hâmise-i Süleymaniye medresesi. Hareket-i altmıştı medreseleri. Halep payesi (derecesi). HaUaç. 244. 99. 265. Hariç medreseleri (b.) ile SüJeymantye medresesi (b. Hâmid Efendi medresesi. 63. 273. 276. 263. nin^. Hareket-i misliyyesi. 37. bk. kadı. Haremeyn paydileri. hidâye. bk. Hareket-i dâhil medreseleri. 96nl. 60.) den olup. 175. 272. 274. 277.) nin altmda bulunan beg mü­ derrisliktir. bir müderris­ lik derecesi. bir müderrisin ev­ velce bulunduğu derece ile tayini. 284. 55n„ 56. mukttddemat-ı ulûm. 60. 96. Hersek'te. 208. 58. 277nı. 280. 83. aynı adı ta­ şıyan müderrislerin rütbesi. Halep. 284. 251. 221nj. 271. HaUç. Halep kaddığı. bk. muhteremeyn). 100. 101. 208n. Hadım Ali Paşa medresesi. Haremeyn Evkafı Nezareti. Hâmise.) ni gösteren rumuz. Melâmiye-i Hamzaviyye erbabmdan. 59nx. 186. 85. mollalığı). bk. Hamzaviler. 201. Un. 262. Hantfî fıkhı. 58. Hareket-i hâriç müderrisliği derecesi (b.. 24nı. 90nı.273. Hareket-i dâhil derecesi. Hareket-i hâriç müderris(liğ)i. 265. Haremeyn (mevleviyyeti) payesi. 272. Hanefi fukahast. 93. Haraecı. 37. 58n3. Hadım köy. bk. 100. Haremeyn kadısı (mevalisi. 278. Hâne akçesi. defteri. mezhebi.320 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Hareket. 135. 101. 187. 207. 60. 135. 262. 174nı. 271. Hâmise-i Süleymaniye müderrisfliğji. 270. Kibâr-ı müderrisin (b. 261. 63. 125nj. Hanbdi mezhebi. İstanbul ve Edime kadı­ lıkları arasında yer alan büyük Mekke ve Medine kaddddan. 280. Hareket-i hâriç medreseleri. 186. 242. ^mevleviyeti^. I27n. 252. Mekke ve Medine. 262. Hareket-i hâriç derecesi. Hâriç dersleri. Haraca. 83. Hareket-i altmıştı müderrisfliğji. 29. 28nı. İstanbul'da. 10. 276. 89. bk. 33. 262. Hâkim (ü'i-ierH). 38. 249. 186. 247. 264. Hareket-ı altmışlı derecesi.) arasmda. Haremeyn kadılığı (mevleviyyeti. . 271 . Hareket-ı dâhU müderris(liğ)i.. Hâriç. bk. 181... 56. 120. 186. 133. 281. ders. 60. 186. Süleymaniye müderrisliği (b. 98. Ulny Hamal. ibtidâ-i alt­ mışlı. 283. 186. 285. 186. Hamid (eli) sancağı. 58. bir kadıbk derecesi. aym adı tajıyan medresedeki müderris­ lerin rütbesi. 132. 66. 98n2. 86. Mûsıla-i Süleymaniye (b. 216n. ikinci sı­ nıf mevleviyet. 63. Holep kazası mâzuUeri. 122nı. 181. Hanefi USn^ Hantft imamları. 59nı. aym adı taşı­ yan müderrislerin rütbesi. Haremeyn müfettişliği. 60.) nde okunan dersler. 135. bk. 272. Haraç 257. 284nı. 183. Harem. 38. Hâmise-i Süleymaniye derecesi. 187. 108. 90. 272. mollası). 139n4. Harç ve damga kanunları. 101. 58. 59nı. 86.

68 . Osmanidardan evvel­ ki hükümdarlar ve aileleri tara­ fından yapdmış olan medreseler. 198. 11. Hesap. Hazine-i hassa.63. bk. 60.) in çahştığı medreseler. 40. 74nj. Havass-ı Ahi Çelebi kazası. Ebu Bekr Merginâm (b. 59. 42. 66. Hâsilât-ı şeriyye. nahiv'e ait kâfiye (b. Saints Aportes kiUsesi. 26. 35. 64. 275. Haslar kadılığı. Havass-ı Refia.41. 249. 43. 119. 73. 9. yirmi. 260. Hâşiye-i celi 14. Herat. Hekimbaşılık. 20.) nin Osmanh medre­ selerinde ders kitabı olarak oku­ nan Kelâm'a ait eseri. 75. u/ûm-t cüz'iyye. 173nj. 101. Burhanüddin b. 35. Hidaye.185. Havariyûn kiUsesi. bk. 42. 114. 19. 39. 246. 227. 27 . 237. 236. Havass-ı KostaıUiniyye. Havi. bk. 92n2. elli akçeli müderris. 39. Hekimbaşı. 75. 136. 260. 177. 55. 189. 275. 321 Hatt-ı hümayun. 2426. bk. 60. aşağı dere­ medreseler (b. bk. Hattat. Hatice Hatun medresesi. 141. Haydar Paşa medresesi. 249.) adlı kitabm şerhi. 21. 67. Kureyş Kabilesi koUarmdan biri. 257. 280. 232. 20. bk. 133. 250nı.) den.İNDEKS Hâriç (elli) medreseleri. Hâşiye-i tecrid. 71. 7 5 . örtü. bk. 48. 276. 258. felsefe. 88.. 118. 28. 231. Hersek sancağı. 221. 96. 119. 89. 262. ilm-i hikmet. Havass-ı refia (kadılığı). HesabüH-küsûr. muhtasarat. Heyet-i vükelâ. Hasköy Valde Sultan Camii vaizliği. 26. 21 Hâşiye-i tecrid müderris(liğ)i. 50. 250. 78. 59. Hazine. 135. 61.71. Haseki Sultan medresesi. 55. muhtasarât. Harmancık kazası. Has. 61. . 22. 77. 69. Hikemiyat (Hikmet). yirmibeş akçe yevmiyeU en aşağı dereceli müderrisUk. 20. 146n„ 180nı. ulûm-i cüziyye. 31. 14. Hicaz. 238. Havass-t refia. tecrid medreseleri.. Hendese. Hazinedarbaşı. Eyüp kaddığı.53. 43. 132. Hassa hekim başüığı. terzi. 157.) a ait eseri.) nin eseri. Hâşe.) nin/ürû (b. 37n]^. Hayyat. 47. 190n4. 61. Hanefi fıkhı. bk. bk. 237. 59. Hâriç müderrisliği. 20. 6.45. 61 . 9 3 . 12. 148. 41. 97. 181 . 224. 92n. 56. 65. . 26. Mahmud-i Cfir­ cânî (b. Eyüp kadıhğı. 161nı. 179. 185. hk. 238. Eyüp ve Üsküdar mevleviyetleri. Hersek. 48 . 72. 39. Hasan Efendi medresesi. 39 . bk. AU b. bk. 249. Hatip. Hâriç rüûsu. 19. 55. 49. timiyt TukiUlı. Hâşim. 162. 146n. kozmoğrafya. 55. 111. 133. 186. 1119. 19.29. 244.bk. 249nı. Hatt-ı şerif. 9 4 . bk. Heva. bk. aşağı dereceU medrese dersi. 12. 57. bk. elli akçeli müderrisler (b. Hezargrad kadıhğı. 98. 158. ulûm-i cüzHyye. 210. 209. 258. 168n2. gaşiye. 21. Eyüp ka­ zası. 127n2. 106. 179. 183. 46. 65. Hâriç (medresesi) müderris(ler)i. 208. Hâriç payesi. 63. 277nı. Haslar kadılığı. Heyet. 31. Gelenbevİ IsmaU E fendi (b. Hln^. 27. 13. l l n . bk. bk. 48. Haruniye. 254. 43.

131. Hnka-i Şerif. mehâdım-ı sudur-i kiram ka­ nunu. tbtida-i dâhil medresesi. 272. 115. Bahâüddin Mehmed b. 128. 128. bk. 206. 22n. 271. lOuj. 112. lOuj. 281. 37. 59nı. ulûm-i şeriyye. 251. hâkimler. 63. Hitabet. 51.) evlâdına ait kanun. 169. 59nı. Mora'da. HikmetÜ'l-işTâkiyye. Hotaliç. Hilaf 20n2. (ilmi). 125. Huccac. Hukûk-i düvel. t îâde. löluı. 246. HıfzıssMıa. Hüccet. Huzur murafaası (mahkejnesi). Hulumeç kaddığı. 195nı. Hoca . 271.322 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I dair Hücre. I 1 6 n 2 . 186. 272. bk. 268nj. 60. mantık'a ait bir kitap. 24nı. şeyhül­ islâmlık. 125n2. 108. 270. ânj. bir müderrislik derecesi. Hısn-ı Mansur. 201. 262. 207. 281. adliye. bk.. bk. Hizmetkâr akçesi. bk. Hüseynî. 270. . pâdişâh hoca­ ları (b. mahkemede kadı tarafmdan verilen hükmü gösteren Uâm. 108. altmış akçe yevmiyeh. hacılar. 222. 58.) için aldığı harç. 267. kendilerinin Hazreti Hü­ seyin'den geldiklerini ifade eder. altmışlı medreseler. resm-i hüccet. 191. Hukuk-ı umumiyye. 86. tbtida-i altmışlı derecesi. müftülük. kadılar. 198. 179. ferman. 59. Hücerât-ı berekât. 244.zadeler kanunu. Hususat-ı şer'iyye. Hilâfet. bk. 80. 63. 36. 73.felsefe'ye eser. 127nı. 269. 154. bk. 137nı. Hükkâm. 259. 251. Hüsâm şerhi. 117. tbtida-i altmışlı medresesi. 265. filozoflar. bk. ders. 215-221. İbrişim. 40. süt anahk dersi. Hüseyin Amili (b. bk. 87. Hukûk-i idare. bk. ISln^. 149nı. 130. Hücerât-ı tetimme. 103. bk. bk. arz adası murafaası. 228. tbtida-i altmışlı müderris(liğ)i. 251. 28nı. medrese odası. 89n. 2 7 1 . 262. 86. bk. 78. Hüdavendigâr sancağı. 140. ders. 268. bk. Tımova mülhakatmdan. bir müderrislik derecesi. Hukûk-i hususiye. Hukuk mahkemeleri. hüccet. Hükümet. Hıristiyan. 126. 172. 92n2. 121. 60. Hüsâmiye medresesi. Hünkâr hocaları.2 7 3 . Hızâne. fıkıh. 169. Hüccet akçesi (resmi). 253. Hukuki muamelât. HiCat. aynı adı taşıyan medreselerde müderrislik yapanlann unvam. 40. 211214.) nin eseri. Bursa San­ cağı. Husumet davaları. pervane. 181. 51. Hükemâ. tbâdât. 187. tbtida-i hâriç derecesi (rütbesi). Hucec. 56. 198. 114. 170. bk. 53. nişan. 269. Hulâsatü'l-hesab. Hükmî muamelât. 186. Hüküm (-İ hümâyûn). Huzur ders(ler)i. 269. 145. Hüsn-i hat. Hindistan. Hüddam. bk. tbtida-i dâhil derecesi. Osmanh nakîbü'l-eşraflanmn imzalan. 85. kadımn hüccet (b. 125. Hizmet-i fetva.) dan bir ders konusu. bir müderris­ lik derecesi. Hüsn-i hatt-ı talik. Hükkâm-ı şer'i. pâdişâh hocaları. 109. 161nx. 116. 84. 262. tbtida-i dâhil müderris(liğ)i. 237.. usul-i fıhh (b.

198. 256. 21. 253. iin^. timiye teşkilâtı. bk. 45. 74n]. Hareket-i hâriç ve ha­ reket-i dâhil medreseleri (bl. bk. tbtidâ-i hâriç müderris(liğ)i. 90. mahreç 323 llhaniler Devleti. ber cuma günü toplanan mecUs. 20. ilm-i iWû. 75 . 258. (b. tim-i hikmet. 199. bk. tmam. 265. 151. lerden. kelâm. ulema sınıfı. 119. 186. bk. tçel (medreseleri). İmamet. 238. 138. Ekmelüddin (b. 155. bk. 252.. Garp MoğoUan Devleti. 156nı. 261. 211n. bk. 137. 281. 87. 179. ulûm-i âliye. 254. îlâmât (-1 şerHyye) mümeyyizi. 24. paşakapısmda (b. ders. fıkıh. bâb-ı İmza resmi. 22n3. 60. ulûm-i âliye. bk. 241. 269. 63. 268. lerin aldığı maaş karşıhğı vergi­ îlâm. 268nı. 200. bk.tNDEKS tbtidâ-i hâriç medresehri. 140. 67. tim-i iktisat. tim-i terbiye.) nin eseri. 187. 12n. 116. 122nı. bk. Mehmed Akkirmanî İmaret. fıkıh. tfta liit. 25. 57. tim-i kıraat. 42. 257. bk. 63. kadmm (hakimin) bildirisi. aynı adı taşıyan medreselerde müdetrislik yapanların unvanı. 250. belâgıu'dan bahis. 142. 114. 83. 271. 172. hikemiyat. 22n^. 117. 175. tim-i âdab. mevleviyetleri. îlâmât (-1 şer'iyye) odası. İlmiye ıslahatı. Aynî (b. ilm-i hikmet. 115. bab-ı fetvam­ tnâye. bk. (b. lâln^. tim-i fıkıh. 20. şeyhülislâmın unvanlarmdan. felsefe. 279. tim-i hadis. bk. 276nı. 25. 232. bk. 118. 138.) la memur. 263. 267. vaUllıihiyat. 185. tklilü't-teracim.) nin eseri. tmdadiye-i hazariyye ve seferiyye. tltimas. 237. mescid-i haram (b. 24nı.) şerhi. 242. 71. îcâz. 183. tcazet (nâme). bk. . 48.) ın idare 153. bk. 267. tbtisap. timiye mesleği. Sanj.. 199. 41. timiye kanunnamesi (kanunu).. tktisat. 87. 254. 259. 135na. 237. 49. 41. 245. 219. 80. bk. felsefe. medrese talebesine ve­ rilen müderrisUk diploması. 267. 2inj^. ve iman. tim-i usûl. 50. tera kanunu. 49. 72. belediye işlerine bakan memur. İstanbul . tkdü'l-cüman. (usuUi).) tmam-ı Sultanî. ders. tim-i Kur'an. 283. tctihad-ı eimme. 77. thtiman kadıhğı. timiye sınıfı.. 92n. kadımn imzadai) aldığı fetva (b. 174. 243. 241. 158nj. 267. 253. 52. 179n3. 73. 33. İmkân. İlmiye rütbeleri dereceleri. 174. tkinci sınıf mevleviyyetleri. 77. 155. tkindi divânı. 58n3. 78. tkinci medrese. 121. 118n„ 119.) in Hidâye da. tim-i ilâM. 85. llm-i kelâm. 199.EdirneBursa medreselerine verilen isim. 241. hadis. thtisap ağası. tmadü'l-islâm. 70. ulûm-i âliye. harç. 3. thizam. tmare. belâgat'daa bahis. 87.77. bk. 88nı. 175. 20.). 238. 117. 56. 185. 89. 108. 164. llyas Bey medresesi. 125n2. 269. W o m . 27. İkinci Meşrutiyet. 22n3. 276. îdâdiye. bk. akU deliUere dayanan iUm1er. 227. bk. 271n. 59nı. 29. tana-ı ümmet.

196. 211. 283. 267. İstanbul Calata'da. İskele kapısı.). bk. 96n„ 97. 152. 133. 229. 47. tstanbul kadısı. 127n„ 131n„ 133n„ 137. tstanbul kadılığı müsteşar(lığ) ı. 284. 13nj. 87nı. 89. 133. 166. 24nı. ulûm-i şer'­ iyye. 163. İni. 160. 258. 182. 7 7 n ı . 143. tslâm devletleri. 223. 184. 264. 106nj. İstanbul bedesteni. 265. Isbat-ı vâcib. 72. tsfahânî. İstanbul mollası. 72. 176n3. 186. 232. 227. 235. bk. Edirne'de. ait ^' tevali şerhi (b. tslah-ı medâris nizamnamesi. 24. 53. 225. 193n3. tstabl-ı âmire rütbelileri.. 229.142. BSuı. 140. 84. 167 . İskenderiye köyü. 239. tstanbul Efendisi. 138. 264. 23. bk. 176. 283. 149. 106. tshakiye zaviyesi. 24nı.) nin tefsirce ait eseri. 75. 209n2. 60. tslâmiyet. 276. tstabl-ı âmire (müdürlüğü) payesi. 92nj. tstanbul kadısı mazulleri. 97. 203. 107. 133. tstanbul kadısı şerH müşaviri. 224. 7. 10. 22n3. 29. İslâm âlemi (camiası). tslâm hukıJcı. İstanbul esnafı. 133 . 100 103. 248. 57. 90. 99n2. tstanbul Bâb mahkemesi nâiii. 188. 235. 111. 160. 228. 227. 177. 259nı. tnebahtı rütbesi. kelâm-a. 41. 195n„ 196. 138.) nin medresede ders olarak okunan akaid kitabı. 23. 46. 199. 11. tstanbul Mollası.) den büyük mevle­ viyet. 129. 49. bk. İran Seferi. 143. 113n„ 120. 161nı. İstanbul'un sur için­ deki kısımlannm kadısı. 23. 280. 23. 143. 268. 88.) da memur. İrşova kaddığı. İran. Ebussuud Efendi (b. 41. bk. 284. tstanbul kadısı. 165nı. 96. 134. 207. fıkıh. 94. 17. 92. 212. tahtgâh-ı selâse. 110. tslâm âUmleri.. 265. 165. 140 . bk. 194n. 5. İstanbul Boğazı. yolculuk vc muhabere için kur'a çekme işine nezaret. 33. İstanbul halkı. İskilip. 176. . 238. tstanbul kaymakamı. 62. tsbât-ı sâni'. 73. 186. 214. İnegöl medresesi. İnebahtı. 156nı. 249. tskemleci Çadır mehterleri. 58. 95n^. 241. trşadü'l-akIVs-seltm ilâ mezâye'l-Kur'âniH-azim. 5n]. İs­ tanbul Efendisi. trâde-i hususiye. 161. îsar. 143. 16. 61. 267. bk. 228. iki tane­ niye tabhanesi (b. 68. 209. 261. 155. 3. 273. bk. 174. 136 . 92n2. 154. tslâm akaidi. bk. 98. 162. 213n. 104. 39. I65nj^. SOn. bk. Tanrmın varlığım isbat. 24.îlüddin Devranı (b.324 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İstanbul. 13..136. tstanbul Efendisi.143. 192. 24nı. 199. tstanbul Mollası. İstanbul kadısı. îshak Bey Medresesi. 205. Üsküp'de. 235.170. 233.) nin meşhur olan adı. 125. 33. tstanbul Kız Lisesi. dir. 256. Bilâd-ı se­ lâse (b. eski Süleyma­ fetva (b. 199. bâb-ı İslâmi Eserler Müzesi. 219. 242nı. İstanbul kadılığı (kazası). 199. 3. tslâm tarihi. 43. bk. 58.) da memur. ön^. 201. 15. 143. tstanbul fethi. bk. 208n3. ISBuj. tslâm felsefesi. 273. 277. 133. tstanbul kadılığı vekayi kâtibi bâb-ı fetva (b. Rumeli'de bir kadı­ lık derecesi. 75. İnegöl. 186. 74n2. Cel. 207. 231.

200. bk. Üsküp'e bağlı. nâib. tznik medresesi. ikinci sınıf (mahreç) Kadıların elkabı. Kabe. Kaariye. 271. 35. Esirüddin Ebherî (b. sda-i Süleymaniye (b. 256. 161nı. Istinye. 174. 176. Kaariye. 223. 74. 137. Kaddar kanunu. 186. 101 . azâd kâğıdı. bk. 259. Kâdı'l-kuzât.„ 157. 156n. Kaba. 259. İstanbul'un yedi tepesi. 234. 325 tstanbul müftülüğü. 92n. Fatib. 119n. 159. 87 tzmir (kadılığı) payesi. bk. 258.86. 179. 110. 273. 133. 88. 2. tstanköy kadılığı. Topkapı. Kadı beratı. 274. 277. Kadılık. 278. 189. 120. 228. Kadılık sandığı. 30. 216-218. 241. İzdin kadılığı. 111. tznik kaddığı. İzzi. 126.İNDEKS tstanbul miiderris(lik)leri. 176. 228. Osmanlı medreselerinde okunan İstanbul rüûsı. 274. İştikak.) da memur. Isam. 92n2. İstinaf mahkemesi. 125nı. 45. 31nl. 129. 151. 66. 33nı. 235. ulûm-i Arabiye. 1. 285. 158. 267. bk.120. Sul­ tan Selim. bk. bk. İstanbul surları. ilmiye teşkilâtlanın ıslalu için III. 186. 33. 280. 281. 122. 196nı.. İstanbul uleması.) in med­ reselerde okunan sarf'z ait kitabı. 274. 108.bk. Selim tarafından kaleme alınan lâyiha.252. 125. 113n2. 125n2. Kadı(lar). 85. tzmir mâzulleri. 186. 133. 276. 83. 93. 134. 40. bunu Mû­ Irak. 267.. 258. İsparta vilâyeti.) den aşağı müderrisler abr. Çem­ berli taş. Itnâb. İzdivaç. 256. 276. 124nj. risâle-i ebheriyye. tzmir kaddığı. 115. İznik. 87. Anadolu Selçuklularında en yüksek ilmiye rütbesi. 48. 70nj. 264. 211. Istefe kaddığı. 228. 111. Iştip kadılığı (kazası). 256.131. 27nı. 113. Süleymaniye. Kabe kapıcılığı. 270. 274. 137nj. 85nj. 98. bk.99. . tstanbul müderrisliği rüûsu. İstanbul'da semt. 107. 277. 70. 186.109. bk. 285. 183. İzmit. kumaş. 117. Itıknâme. kadının işlerinde kendidisine vekâlet eden memur. Edirnekapı mevkileri. bk. 182n3. tstanbul şer'iyatçısı. kuzât. 27. hâkim. tstarva kadıhğı. 83. Kadı(laT) defteri. 261. Kadı Beyzâvî tefsiri. 48. bâb-ı fetva (b. 111. 260. akdiye defteri. 30. bk. 279. 68. tzmir kadısı. 263. 76nı. şeyhülislâmlık. 1 1 8 . 260. 280. 253. tstanbul (kadılığı) payesi. 38. 97 .). Kadı nâibleri.3. tzmir pâye-i mücerredesi. 92n2. 252 . 92n2.) nin medreselerde okunan mantık ki­ tabı.. 91. 41. Islahat lâyihası. 75. 71. bk.254. 101. bk. 255. sedânet. 161nı. bk. 279. 2 5 0 . 30. Isaguci. pâye-i mücerrede. bk. 248. mevleviyyet (b. 122. 276. 1 . belâgat'dan bahis. hâkimü'ş-şer'î. 83 . Ohri'de. 40. İzmir. âbik. 277n. İydiyye. 92n2. nahiv kitaplarından. Kaçkun köle.. 122. tzzeddin İbrahim (b. 223. tstanbul vilâyeti.

196. SOn^. Kanunnâme. 278. 62. 5ıı. 74. 124. 121nı. 199. bk. bk. 130. 30. Karaferye kadıhğı. 99. Kapıkulu süvari bölüğü. 125n2. bâb naibi. Kamaniçe mazulleri. 140. Kalem. üçüncü sınıf (mah­ reç) mevleıiyet (b. 125. bk. istanbul'da. Kassamidt. bk. 197. Kapıcılor. 277. Kalafatçı. 92n. Kasab akçesi. Kâfiyeci (b. 123.) in sarf ve nohiv'e dair eseri. 238. Kandiye mazulleri. bk. Kalenderhâne medresesi. Kandiye kaddığı. Kassam(lar). Kapı naibi. 109. üçüncü sınıf (dev­ riye) mevleviyet (b. Babüssaade ağası. 40. 132. Kapıcıbaşı. 41. Rikâb-ı hümayun ka­ pıcıbaşılığı. İstanbul kadısı maiy­ yetinde. 188. bk. Fatih kanunnâmesi. Kaşıkçılar. 6. saray müstahdemlerinden.) nin medreselerde ders olarak oku­ nan nahiv kitabı. Kastamonu sancağı. kadı sicillerini tutan memur. Kânun-ı pâdişalıî. kazasker kassamlan (b.326 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M l Y E T E Ş K İ L Â T I Karadeniz. Kavâid. bk. 155. 154. 117. Karasi sancağı. Karaman hamamı. daire. 274. 118. 137n2. İbn Hişam (b.) 275. bk. Kalenderhâne kilisesi.) da memur. bk. 113n3.) olarak iki kısımdır.) 275. 159. 68. Kavâidü'l-irab.) m medrese ders kitabı olan nahiv eseri. istanbul'da. Karahisar sancağı. 104.. Uln^. Kamaniçe. Kapıcıbaşı rütbesi. 143. Kavâid-i edebiyye. Kahire. 155. Cezayir Beylerbeyisi. 106ns. istanbul'da aym adı taşıyan mahallede. 96. kassam'm işlerde aldığı harç. (süvarileri). 154. 227. Cumaâbad'da. 228. Kandiye. bk. 87n. Kalpazanlar. Kapıkulu ocakları. 140. bk. Bursa'da. 124nı. Istanbnl'da semt. 192. 30. 134. ibn Ömer Osman (b. izmir'de. bâb-ı fetva (b. bk. 121. 128. Kaftan ağası. bk. Rumeli'de bir kadıhk dere­ cesi. 246. bevvab. Kanun-ı kadîm-ı Sultan Süleyman Han. 275. 241. Kasımpnşa. Kaptan paşa. 267. 134. Kastamonu vilâyeti. Kâfiye. 99. 141. 187. Kassamiye akçesi. 243. 283. 158. JCanun-ı kadim-i Osmaniyye. 80.. Karîb-i âlâ. 139n4. 122n2. 277. Kavâidü'l-irab şerhi. Kanun-ı kadîm-i Sultan Mehmed Gâzî. Kassam daireleri. 21n^. Kamaniçe kadılığı. 92n2. Kassam defteri. Zlıiı. 284. 274. Kassam-ı süvari. 153. 174nı. 92. 121. tereke taksimi yapan şerf memur. 228. 273. Kapı ağası. 227. rikâb-ı hümâyun kaymakamı. Kassam-ı askerî. 194n2. 51. Kasım futması. 154.) ve mahalli kassamlar (b. 237. JCassam-t beledî. Karinâbâd kaddığı. süvari kassamı. Kasımpaşa medresesi. bk. 129. 199. 130. 126. 259. bk. Kapıcılar ketdüdası (Kapı kethüdaları). Kaimmakam. Kandıra kazası. 122. 27n4. Kasab. yaptığı Kadırga. Karaburun. . Kadri Efendi medresesi. 139. Kartal. 9n2. Kâtip.. 61.

173. 1 7 9 . 128. 268. 109. 138. bk. 252. 229. bk. 165nj^. Kaza-i İstanbul. 156ns. 131. Kehil. 158. 158.) mahsus başidc. 186. llSuı.. 176. İstanbul kadısmm şikâ­ yet davalarma bakan vekih. 182. 47. 95. 74. 258. 156. 105. kadının kazalar­ daki . üçüncü sınıf (devriye) mevleviyeti. 96nij. 189. 206. 94. kassam. 163. Keçe. 104. Tokat kadılığı. 6n^. 274. 235.21. bk. 163nj. ulûm-i CüzHyye. kuzat-ı asker (asâ­ kire). 93.İNDEKS Kavâfi. Kazasker hissesi. 152. 232 . 154. Kazaskerlerin arza girmesi. Kayseri mâzulleri. bk. 283. Kesriye kadıhğı. 276. bk. defter-i akdiye. ilahiyat. 244. bk. Kazasker(ler). 49. 154. 147. 87. 174n. Kazaskerlik mahkemesi. Kefere nikâhı. 158n2. Kazasker kassam(lar)ı. Kaza müftüleri. Keşan. Kazâ-i Üsküdar. 259n„ 261 . . 51. 95n2. 256. 227. 209. 159. 98. bk. 178n.249. 88. 117. 96. bk.181. 50. 190. 181. 104. 64. 167. 142. 67. Kavuklu. 199.). 91. 112. 90. 157. 258.108. 156 . 327 Kazasker evlâdı (oğulları). lOSn. 69. 92n2.238. 153. 117. 55. 167. tlm-i kelâm. bk. 75. Kavuk. 93. 190. 87. 111. 151. 77. Kur''an-ı Kerim ile ilgili ihm. kapıcıbaşılara (b.. örf. 59. lla^. 66. Kenar medreseleri. 253. Kayseri kadıhğı. 283. 251. (b. Kenzü'd-dekâyık. 165nı. 86. bk. 46 . 91. 24nı. 148. 159. 155. 253. Kaymakam(lar). Kazasker dîvânı. Keçeli çuhadar. tstanbul kadıhğı. Kazâ. ilçe. Kelâm. Kazâ-i Tokat. 256nj. 199. 143.. Keşif naibi. 193nj.er'i davaları gören vekilleri. Kayseri. Kazasker(lik) daireleri. 118 123. Kazaskerlik(hr). 22. 74. 175. 102. 190.72.43. Kazasker kapısı. Kazasker defteri. 94. 189. 182. 274. 91. bk. 68. 125. 94. 99. 166. 270. 87. bk. 55. Kefilnâme akçesi. 160. kadı tayininde kazas­ kerin aldığı harç. Kaza kadılığı. 177. 179. 83. kazasker divânı. kuzât-ı kasabat. 207. 151. 33. 138. 27. 103. 131. Kaza nâib(lik)leri. 96. 274. 88. 64. salı ve çarşamba dı­ şında kazasker konağmda topla­ nan meclis. Kazâyâ (y-ı jer'iyye). 160.. 113. 83. Kazâ kadıları. 182. Kazasker meclisi. 279. 110. 158nj. 277. Kazasker hasları. 152. Üsküdar kadılığı. 107. 113 .) tarafından kurulan tarikat. 211. 284. Kâzerûn. 57. ulûm-i arabiyye. bk. 163na. 39 . Ebu ishak Kâze­ rûnî (b. 73. 233. 177. Kazasker mâzulleri. nâib. 114. 167. 103 . Ebi'l-Berekât Hafızüddîn Nesefî (b. 269. 242 . 208. 97. Kaza kadısı beratı. 92n2. 23.1 1 5 . 204. 26. Kefe kaddığı. 285. 207. bk. 121 . 279. bk. bk.263. askeri kassam. 72. bk. ŞeybulİBİâm dairesinde teb­ liğ memuru. 255. 275.160. 207. 123. Şirâz'da. 1 9 . 263. 272. Kozâ-i Eğil. kazasker meslisi. 97. 262. Kâzeruniye tarikatı.48.) nin med­ rese dersi olarak okunan fıkıh kitabı. 230. 153. llSuj. 105.124. 184. 200nı. 245. 70 .

Konya. bk. 280. 281.) ve daha yukanda olan en yüksek dereceli müderrislere verilen isim. 245. Kızlar ı^ası. 19. Oklidis (b. 247. bk. bk. 69. 41. hidâye (b. bk. 157. 141. 43. Koca Mustafa Paşa medresesi. Şeyhülislâm dairesinde (b. 140. 28. Kibâr-ı müderrisîn. 274. Osmanhlardan evvelki hükümdarlar ve aileleri tarafından bina edilmiş olan medreseler. 92n2. hidâye (b. Kıyas (-1 fukaha). 237. 7n2. 110. 274. 114. 267. 138. 96. KUi kadılığı. 20. bk. Kiga kadılığı. Kethüda. KocaeU sancağı. telvih medre­ sesi. Kit^et-i Fârisî. 169n2. Kırklı (kırk akça yevmiyeli) müderris(ler). . 27. Kitâb-ı tüyü*.328 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE T E Ş K İ L A T I Kırçova kadılığı. kazasker maiyye­ tinde memur. 285. Kırklı medrese (bk.) in eseri. Kitâbü'l-usûl. 65. Kitâbü'l muhtasar. Kur'an-ı Kerim (b.) den bahis. Kırk akçeli İstanbul kadıları. 79. K9U. Konya kadıhğmdan mazul olanlar. 29. 270. 28. Komanat. Kırklı medreseler. mücevveze. bk. 164nı. 127. 107. Kitabet. Kırım Hanı . 71. 22nj. Koron kadıhğı. Mesâbih (b. 5 5 . fıkıh.) nin eseri. Kırkkilise. Bidâyetü'l-mühtedi (b. 42. Kü^-ı zekât. Koyun hakkı. Kitâbet-i resmiyye. Kitâbü'l-merâsıd.) memur.) den bahis. 262. 42. Kifâyetti'l-müntehî. Tokat'm nahiyesi. 154.) adlı fıkıh kitabmın şerhi. 272. 126. 170. 271. 11 . kadı'mn yamndaki muavini. 39.). 22n„ 24. bk. 92n2. 92n2. 63. 60. 60. 28nı. 196. Konya Kadıhğı. müderrisi kırk akçe yevmiye alan medreseler. Celâl-zâde Salih Efendi (b. Kıhç Ali Paşa medresesi. Kısmet-i askeriyye. 90.) den aynimış müderris. bk. 268. bk. Kırk akçe medresesinden mazuüer. 274. 65. bk. bk.zadeler. 161nı. Kıtot-ı icâre. 77. 228. 73. Kitabet-i Arabiyye. Kostantiniyye. Keşşaf tefsiri (el-Keşşaf an hakayıki't-tenzîl). hidâye (b. 169n2. bk. 62. 37. 242. 174. tstanbul. 23. 13. 114. Kitâb-ı hace.15. 12nı. Kırktan munfasıl.) den bahis. 48. 174. 238. Zemahşerî (b. 212. bk. Aristo'nun fizik'e dair eseri. Koçi Bey Lâyihası (Risalesi). 42. 244. Kitap. Zemahşerî tefsiri. bk.) den eser. 208nj. 138. 68. Kıyâde.) nin medrese ders Idtabı olarak oku­ nan eseri. 42. bk. 92n2. 162. Konya mazulleri.' 92ng. bk. Kısas. bk. hidâye (b. 102. 31. 235. 139. 267. 275. 198. 56. 267. b.5 7 . Kınm Hanlan. İstanbul'da Mûsıla-ı Süleymaniye (b. bk. 157nı. Kısmet-i mevâris (-i reaya). 119. Küâb-ı Şûfa. kumandanlık. Kızd Yenicesi. 99. 42. Kırmızı mücevveze. Zln^ Kıratova kadıhğı. 179. 122. Kılıç alayı merasimi. üçüncü derece müderrisler. 235. 30. 59. I8112. 121. 113. 29n.) den bahis.) nin eseri. Kitâbü's-Semaniye. ders. Celenbevi İsmail Efendi (b. 104.

Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. 115. 42nı. 86. 125n2. 50.) 96. harp levazım reisUgi. 160.)a mahsus kavuk. Magosa kadılığı. Kütahya kadıhğı. Kuzât-ı asker (asakere). bk. livâ-i Teke. 78. 267.. Kuzât-ı ûlâ. 96. 24nı. 161. 219n2. 217. Kfiçük Karaman. 274. 170. Küçük Çekmece. 112. 117. bk. 123 . 153. Maaş-ı ilmiyye kâtibi. 98. 184. 99. 133n. Teke İsparta San­ cağı. 22n. Kudüs-i Şerif malulleri. istanbul'da semt. 185n„ 215.).. 33. Mariston. defterde kaydı bulunan fa­ kat binası yok olan medrese. meşihat daire­ sinde memur. bk. 99. Moodtn. kazasker­ ler. 114. 174nı.zadeler. Kur'an (-ı Kerim).tNDEKS KSprücû. Kütahya. 218. 274. 216ıif. 206n4. Letâı/ü'(-işardl. 128. 127. 92nj.. Kütüb-ı mutebere. Küçük ruznamçe kalemi. Lisaniyat. bk. Kudü» (-İ Şerif) 38. .)'nn /ıkılı'a dair eseri.. 276. Lefkoşe kadılığı (kazası). (b. 212n„ 213. sancak. 275. 47. Kubbe. Lûgat. 151n„ 242. 274. bk. 6Sn. Kul oğlan(lar)ı. Miüıazaral. 252. 276. 15. üçüncü sınıf mevleviyyet. 220. Kulp Sancağı. kadılar. Kubbealtı. 180nj. Kuzât (taifesi). Jlfa6«yn. 86. bk. 92n. 27nı. Makfil-i şer'iyyat başkâtibi. mevleviyyet. köyler. Kuzât-ı kasabat. 277. 20. Lâli . 129. Diyarbekir'de. MahaUi kadı (lor). 167. 277n„ 278. Kul.. I86nj..126. Köprülü kadüıgı. Dobniçe. sfipürfictt. Lehistan seferi. 186. vftız Kürsü vâiziyesi. 101. 243. Kütahya kadısı. Sn. Lâleli Camii vaizliği. 242. bk. 129. bk. 94n2. bk. KöBtendil. Lâhurî fal. bk. limni kadıhğı. 166.) m aktedildiği yer. 220.. I86ıij. 280. 137nj. Kürsü teyki. Küfüb-ı sitte. Kudüs kadıhğı. 138. 5. 256nı. 142. 249. Kudüs mevleviyyeti payesi. 1390^. tarikat şeyhleri için tabir. 92n2. 242. 267. Künnos. bk. Küçük tepeli. 156. 221. 129. 92n. Kura. Mabeyn başkâtibi (başkâtipliği). bk. 128.. 16Inj. Rumeli K a ­ zaskeri maiyyetinde memur. 102. 70n„ 112. 125n„ 126.. 219. ân^. kaza kadıları.. Liva. kâtip. divan-ı hümayun (b. 199. 92na. 94n. MAdume. KudiU (-İ Şerif) kadısı. 245. 251. 92n. KUap. mahreç mevleviyeti (b. 237. 259nı. Kütloft. Knreyj kabilesi. 127. 329 Kütahya mâzulleri. Lefkoşe. geyfanlislânun giydiği sâdât (b. Mahbubiye divanhanesi. 247. Limasol kadıhğı. Mahfil-i hümâyun. 156nı. Jtfaeun. 228. 216nı. Kuzât-ı mevleviyyet. bk. Maçin kadıhğı. 92n. K ü u h y a sancağı. 255.

SSug. bk. 278. Sln^ Maveraünnehr. 267. 25. Marmara EreğUsi. ders. Mâristan. 20nj.285. 199. 106. l l n . 112. 180nı. Malilâ mezhebi. nâiblik. 230. 24. 88nj. 14Inj. . ders. 92n2. 9 7 . 142. bk. Mazbata kalemi. 29n«. medrese dersi olarak okunan sarf kitabı. 118. 117. 234. Marmara adası. 174.. lOOn. 234. Davud-i Kayseri (b. hastahane. 157. 273n„ 278. 61. 264. Mahzum. Manastır kadıhğı. 269. belâgai'daa bahis.. 232.1 0 3 . 174nı. Mansub olmak. Mazul kaddar. 101. 134.. 267. 39. 45. 40. Manastır medresesi. 2 3 6 . 72. Mead. Maraş mâzuUeri. 280. Mahkeme-i şer'iyye defterleri. 227. bk. Malûmât-ı ictimaiyye ve kanuniyye. öldükten sonra tekrar dirilme. MeceUe. medâris-i semaniye. 68. 134. 214. Masduka-i semaniye. 55. kelâm'dau ders. Mantık. 214nj. 26. 19. üçüncü sınıf {devriye) mevleviyyet.) nin Fususi'l-hikem (b. 237. mzname. 48. Bursa'da Orhan Gazi tarafmdan kurulan ilk med­ rese. 231. Mahmud Efendi Mescidi. Orhan Gazi Medresesi. Matbah. ulûm-i cüziyye. Aforuure hazinesi. Şer'i mahke­ meler. 267. 135. 195. 274. Matlabçı. 10. 274. 277. Matla-ı hususi'l-kilemfi meâniiFusuri'lhikem. ttfsir'dta bihis. Mahreç müderrisleri. 88nı. 134. 38. 2 8 3 . Makrame. Maksudiye Hanı davası. 274. Marmara denizi.9 9 . 107. ikinci sınıf (mahreç) mevleviyet. 161nı. 9n2. Malûmât-ı ahlâkiyye. Mazul mevâli. Afonisa mâzuUeri. 186. kadı tayin edilmek. 208. 101 . kelimelerin li^at manası ile uğraşan ilim. 154. ders. bk. mülâzım defteri. bk. Md>ahis-i ahkâm. 102. 265. 266. 268. Mahruse-i tstanbul. darûşşifa. kazasker maiyyetinde me­ mur. Mahkeme-i şer'iyye. 102. 276. 2. 40. Matracı. 247. 28nı. 21. 30. 119. Manisa medresesi. Malûmât-ı fenniyye. Kureyş Kabilesi kollarmdan biri. Manisa kadılığı. 89. 274. 229. . 281. 269. 265. 99. 228. 30. ruznâmeçe-i hümâyun. MeclU-i intUıab-ı hükkâm. Mahreç. Makasıd şerhi. 99. 115. Maksud. 10. 21. 120. Mahreç mevleviyyet(ler)i. 142n2. bk. 186. Metlis-i âli. 265. 20. 36ny Matlab (defteri). Maraş. 61. Maraş kadıhğı. 116. Mahmud Paşa medresesi. 51. Mahreç payesi. bk. kadı tayin sıra defteri. 259n. ikinci sınıf mevleviyetler. fcelâm'dan bahis. 280.2 3 8 . Mahreç mevalisi. 63. Meânî. 284. 107. 90. Mecelle cemiydi. 267. Mahmud Paşa Camü. Mahmud Paşa mahkemesi. Mahfil-i şer'iyyat naibi. 109. 281. 160. bk. Mal defterdarı. 43. mendil-havlu 124nj. 213. 89n. 274. 124nı. 42. Maişet-i şeriyye. Manisa. 27.330 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Manisa mnftüsfi. 246. 97. 266. Mahreç mâzulü.) şerhi. Rameli Kazaskeri maiyyetinde memur. 154.

331 Medrese-i beççe. 173n4. Medrese rütbeleri. 249. 73. kanunu.) nin fıkıh'a doİT eseri. 169. 200. 183. 277. 61. 60. 36. bk. 272. 280. 103. Kadırga'da. bk. 260. 33. nOn. Medrese-i râbi. Utimme medrese­ leri. 59. 269. bk. Medâris-i erbaa-i Süleymaniye müder­ risliği. mekteb-i kuzat. 174n„ 182. Medrese teşkilâtı. Medis-i şer'i. Medresetü'l-kuzât 269. Mekke (-İ Mükerreme). 232. 155. 105n. 241. Medaris-i 186. 199. 126nı. 161. 272. ders kitabı. 2 4 5 .) nin eseri. 254. bk. bk.) nin en yüksek dere­ cesi. Medrese(ler) kanunu. 268. Âli. tetimme medreseleri. 186. 265. 33.). 37n„ 62. Medâris-i sahn-ı semân derecesi. 9. 274. 244. Medrese beratı. Medrese-i sâlis. 197. 147. . 7. 59. 183. 200. 227. nOn^. bk. 187. 269. Medresetü'l-mütehassısin. (medaris). 99n„ 135. sahn medreseleri. Medrese-i Süleymaniye. bk. medaris-i suğra. Medresetü'l-kuzât. 33. 264. Medrese(ler). 264. 168. Medâris-i sağire. bk. 71. müfettişleri. 276. 70. Mehmed Paşa medresesi. medrese talebelerinin yemek­ Medine-i Münevvere mazuUeri. bk. 100. in^. Diyarbekir. Medrese-i Molla Hüsrev. Süleymaniye medrese­ lerinden. Sadeddin Tefta­ zânî (b. sahn-ı semân müderrisimi. Mekastdü't-taiaHn. Meclis-i meşayih. 100. 179nj. bk. 199. İbn SââÜ (b.247. Süleymaniye F~edreselerinden. 87. 174nı. Medaris-i sujro. Dârü'l-hilâfe medre­ sesi (b. Me'kel. Meclis-i letkikat-ı şer'iyye. Medrese-i sâni. Medine (-i Münevvere). bk. 184. Medrese-i evvel. bk. 98. Medâris-i semaniye (semaniye medre­ seleri). Medrese-i Âliye. 249. Meclis-i mesalih-i talebe (Cemiyeti). lOn. 26. 229. Süleymaniye medrese­ lerinden.. bk. hanesi. Süleyma­ niye medresesi. 16. 274. büyük mevleviyet (b. 237. 8nj. 98. 238. Bursa'da. muallimhâne-i nüvvâb.. Mehadım-ı Mehayif sudur-ı 268. bk. 88nı. 12nı. Şeyhülislâm Müeyyedzâde Abdprrahman Efendi (b. Meclis-i müellefSt heyeti. küçük medrese. Haremeyn mevleviyetleri. 128. 170.İNDEKS Meclis-i mebusan. bk. 103. 33. Sahn-ı semân medrese­ leri. ders. Medâris-i kebîre. 154. musila-ı sahn. 20n„ 56. Süleymaniye derecesi. masduka-i semaniye. lOnj. tetimme medreseleri. 265. Süleymaniye medrese­ lerinden. bk. Meemâü'l-fetâvâ.) nin kelâm'a ait eseri. Medhal-i ilmi hukuk. 72. Medine <-i Münevvere) kadısı. Medrese ilimleri. hocazâdeler kanunu. lOln^. Medine (-i Münevvere) kadılığı (ka­ zası). Mecmaû'l-bahreyn ve mülteka'n-nehreyn.. Medine-i Âmid. Medûris-i erbaa-i Süleymaniye derecesi. 199. 233. kiram umum müdürlüğü. Medrese-i Dârü'l-hadis-i Sinan Paşa. Medrese-i Turhan Bey. me­ daris-i sugra. bk. 199. 253. 200. Medresetü'l-kuzât nizâmnâmesi. lOni. 120. Süleymaniye müderris­ liği. 47. 186. 250nı.

Menemen kadıkğı. 26n2. 154.) nin hadis'e ait eseri. 47. medrese ders kitabı. üçüncü smıf mevle­ viyyet. Meşaleciler. Ahmed b. 26. 276. 41.104.. 99. l l n „ 19.) nin hadis'e ait eseri. mantık'a ait ders kitabı. Mesned-i fetva. Ra­ ziyyüddin Hasan-ı Sâgani (b. Mesned-i meşihat-ı kübra. bk. şeyhülislâmlık. Meşarik (-i Envarü'n-nebeviyye). 97. Sâgani (b. Mesud (b. Mekteb-i kuzât. büyük kadılar. 228. 229. 268. 125n2. 260. 273. 92nj.) nin usûl-i fıkıh'a dair eseri. 39. Menâzilü'l-envar. bk. Meşihat mektubî kalemi. berat. 88nı. bk. 65. Meşihat arzuhalcisi. 229. Menflot kazası. Meşihat payesi. Meşâyih-i islâm(iyye). kazasker maiyetinde memur. Memlihateyn kadılığı. 2 0 5 207n3. 273. 55. Hafızüddin Ömer Nesefi (b. Merzifon. 209. Mensuh. 125n2. 245. 78nj. 280. Mesârikü'l-envâr. Menâsıb-ı ilmiyye. 198. 194. Mevâli. Menemen. 135nj. Mektupçu. 132nı. bk. şeybulislâm maiyyetinde. fetva alınmak için yazılan sual. 43. Menâr (ü'l-envâr). Memlûk(]ar) Devleti.) un sarf'a dair eseri. 164.) nin kelâm'a ait eseri. Meşveret dairesi.. Haremeyn mevleviyeti. (Meşihat dai­ resi veya makamı).332 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI ait eseri.) nin mantık'a ait eseri. Mesnevîhân. Mektubi müdürlüğü. 29n.) a sonradan verilen isim. l l n . 30. 21. Sâgani (b. bk. 134. 242. nüvvab. Siraceddin Mahmud-i Ermevî (b. Meşihat (-ı tslâmiye). . bk. Abdurrahman-i lycî (b. Melali ^ü*l-erevar^ şerhi. 89. Ibla^ Meşveret reisliği. 19. 211. 268nj. 265. 200.203. Metâliü'l-envâr. tasavvuf. Mekke-i Mükerreme payesi. Mesele. Menteşe sancağı. 232. 40. Mekteb-i nüvvab. SBn^. 203. 265. mollalar. 25. 96nı. 221. misal. bk.. 87n. Bosna ile Bel­ grad arasmda. Me­ sud Begavî (b. bk. bk. 15. 200 . Maveraünnehr'de kasaba. bk. 40. şeyhülislâm kapısı. 199. 53. Menzil. 26. 186. 184. Merah (ü'l-ervah). 52nj. ders. 29. 39. Meşihat mektupçusu. bk. 199. ders. Mevâkıf 27. 198 . 30. mes­ ned-i fetva. 99nj. Mevâkıf. 43. 28n3. bk.) nin htidis'e . Mekke (-i Mükerreme) kadısı. ştyhülislâmlık pa­ yesi. 71. 1 0 2 . Menşur-ü itibar-ı mevleviyet. 254n2. 97n. 207. 93. 50. Menzil zahiresi. Hüseyin b. şerhi. Memalik-i İslâmiyye. Menşur. Mekke (-İ Mükerreme) kadılığı (ka­ zası). şeyhül­ islâmlık. 184. 43. 268. bk. bk. 42. 132. bk. Mesâbih (ü's-sünne). bab-ı fetva. Ali b. 52n3. 107. 277. şeyhül­ islâmlık. 277. 123.2 0 0 . Meşihat müsteşarı. ders. Muallimhâne-i Mektubi-i meşihat dairesi. bk. Memalik-i mahrusc.) nin usûI-i fıkıh'a dair eseri. 22. pâye-i fetva. kelâm'ian ders kitabı. 41.' löln^. 199. 212. 196. Meslek-i tasavvuf. 233. 120. 42. 268. Şeyhülislâm mektupçusu. bk. Merginan. bk. bk. 26. Muallimhane-i nüv­ vab (b.. 149nj. 199. 100. 64. 95n3.

Molla Lütfi (b. 177. Trakya'da. 89. Mısr-ı Kahire kadısı. Molla bey. 230. büyük mevle­ viyet (b. taht kadılıkları. 114. 55. 87. 264. 156. 40. 179. 26n3. 74.) nin medresede okunan belagat kitabı. Misbah. Mihaliç kaddığı. Midilli. 264. bk. Mird». 266. MidiUi kadıl^ı. Molla Hüsrev (b. 263. 229. 273. 152. bk.) nin nahiv'e ait eseri. 133n. 132. 59. 135. 259. bk. 39. 118. 60. 93. 97. 51. Miftahü'l-hendese.. 263. 135. bk. evlâdı). 91. 16. 131. 119.. Misâl. kadımn aldığı harç. 71. Mevzu' ilimler. 155. med­ rese ders kitabı. 103. Mihrimah Sultan medresesi. 112. 283.zadeler (oğullan. Mir'at haşiyesi. 230. 21. 232. 265. 141. 273. 31ıı. 140. 92n3. 19.) nin risalesi.112. 283. 170. 174. 244. 284. 8. 43. 95. mevâli. 159. nâib. tümgeneral. 88. bk. Rumeli kazaskerinin mali işler memuru. 273. Bursa'da. 170nj. 123. 114. 41. lOOn. Mısır medreseleri. 86. Mevâli kassamlan. 30.14. 96. 265. mirimiran. 95. 40. medrese ders kiubı. 238. Nasır b. MihaUç. 245. bk. 1. 186 265. bk.zâde. 39. 57. 66. 22. 139. 72.) in U9ÛI-İ fıkıh'a ait eseri. 69. Mirü'l-ûmerâ. 189. Mimarbaşı. hakimlik sınıfma kayıtli kişi . Mısır kadıhğı (kazası). 207. 284. Midye. Mısır. beylerbeyi. Mirimiran(lık). 238. 60.103. bk. Mir'at (ü'l-usûl).6 1 . Miftah ferhi. YeU (b. 92n2.zâde (b. 283. 57. 261. Mezestre sancağı. bk. jjyil 333 Hj. 95n3. 163. Miftah (üU-ulûm). mollalıklar. 93. Miftah medreseleri.). 56. 27. 106%. Mirliva(lık). Mevlid cemiyeti. 124nj. Mevâli . 110. 260. Molla(lar). 157. Molla Hüsrev (b. 96n^. 101 . 277. 136. 208. 116. bk. Mevleviyet(ler). bk. 99. 96. 180. Mevzuâtü'l-ulûm. menşur. Mevlevî şeyh(Ur)i. 212. 60. İstanbul Edimekapı'da.) in fıkıh'a dair eseri. 201. bk. 152. Abdüsseyyid Matriri (b. 253. 262. 1 0 8 . İzmirli Mehmed b. 181. 203. Mevlid-i nebevi. 41. Mezestre kaddığı. Taşköpriilü . 227.zâde çocnklarma verilen ad. Minhüt-tevfik. 78. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyet. 26. 117nj. 134. 108. 238. büyük kadılıklar.. Mevâli nâibleri. 248. 125nj. 136. /etva'larda başhk. 230. 284. bk. 80. 242. MoUa Hüsrev medresesi. 277n„ 280. 85. müspet ilimler. Mehmed Akkirmânî (b. 5 9 . Sekkâkî (b. bk. 27. 75. 179. 66. Miras taksimi resmi. In^. 98. albayldı. 203. 245. Mora'da. Miri mültezim. 141. 181. Mevzuat. Mirkat (ü'l-vusûl). 29. 283. . Mevâli eUcabı. 11 . 277. 276. 232. 217. Mirî kâtibi.) nin eseri. 98. 284. 162. 157. 157. berat. 158. 100. 64nı. Miri imalâthane. bk. 22. 265.) nin eseri. Miftak müderris(liğ)i. Mevâli-i sahn. 262. 79. 122n2. 48. bk. Mısır kadılığı mazulleri. 114. beyler­ beyi. 246. Miyanbend. Miralay(lık). molla . 118nı. Mevzuâtü'l ulûm. 234. 246. 117. 70.İNDEKS 106. 40. ders kitabı.) nin eseri.

49n4. 92n2. Muhatap.) nin eseri. 147.) memurlanudan. kazasker maiyetinde me­ mur. Mostar kadılığı. Mukabeleci. medrese ders ki­ tabı. Sadüddin Teftazânî (b. müderris yardım­ cısı. 134. 17. 138. 139. 247. 22ng. 233. mevâli . 197. Afufeonlora risalesi. pâdişâh hocası. şerh-i adûd. 133n3. Mubassır. 217. 5. Mukalaa resmi. Zemahşeri (b. 30. bk. 143. Muallimhâne. Afufczxrf/ar^. AU Kuşçu (b. bk. Sn^. 217. 205. Muid. Muhammed Kuduri'nin eseri. Mukatnâme. 173. 51. 154. MoUalık(lar). 1 7 9 D „ 264. fetva kalemi (b. 215. 7 . bk.) nin Ha­ nefi fikıhına ait eseri. 268. 69. Muradiye medresesi. Mukataa. serdâr-ı ulemâ. Muhtasar-ı münteha şerhi. 22. 43. medrese ders kitabı. Celâl . bk. 12n2. 196. ISin^. 26. 244.) nin fetva mecmuası. kadımn mukataadan aldığı harç. 155. Mugni'l-lebîb. Muhzırbaşı. iSn^. Muallimhâne-i nüvvâb. müzakereci. Muallim-i Sultanî. huzur derslerinde (b. 138. 216nı.) nin eseri. 222. 138. huzur derslerinde (b. 139. büyük kadılıklar. Mukaddemetü'l-edeb. bk. bk. şer'î ilimlerden. Süleymaniye'de kadı mektebi. Molla-zâde. Mukayyid. ulûm-i âliye. 99.) nun hesapla ait eseri. Afumcu esnafı. bk. Bursa'da. Muhzır akçesi (resmi).zâde. 66. ulûm-i cüz'iyye. 57. bk. Ebi'l-Hüseyin b. bk. 206nı. el sdcma. 51. 92n2. 173. 111. 265. Muhtar fîfürûi'l-hanefiyye. Mudurnu. 275. 106ns. 96nj. 257. 220. 260. 237. 21. 70. bk. 220. AU CemâU Efendi (b. Muhtasarat. 261. 22. Gelenbevİ İsmail Efendi (b. 25. bk. Mostar kasabası. kadımn yanmda mübaşir. Mora seferi. . 219. bk. 155.) nin eseri. hariç dersleri. 200. Mora. 277. MuhlasarüH-Kudurî. kadı tayininde alınan harç. usul-i fı­ kıh'a ait ders kitabı. üçüncü sınıf (devri­ ye) mevleviyet.) m nahiv'e ait eseri. 16. ISBuj. 12. bk. Muamelât. I25nı. Mum naibi. mumcu esnafma bakardı. Muhammediyye.) bulunan taUpler. hk. 215. 31. 141 n. medrese ders kitabı. Mecdüddin AbduUah Musuli (b. 270. 219. 60.) reis. 216nı. 146. medrese öğrencisinin ilk gördüğü dersler. 49. Molva. Muhtesiplik. 79. Muhzırân. Bursa'da. Hersek sancağı mer­ kezi. Mudanya Kapıdağı. 109.) nin bel^at'a Musafaha. 3DI. MoMa Yegân medresesi. bk. Muhtasar (-ı münteha). 143. 238. 20. Muhtasar-ı münteha. 90. 61. 259nı. hünkâr hocası.) in fıkıh'a ait eseri. Mukaddemat-ı ulûm. bk. medrese ders kitabı. bk. Kazasker maiyetinde me­ mur. 111. 27. bk. 153. 6. Murabıtîn.. 138.334 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI ait şerhi. medresetü'l-kuzât.9. bk. mevleviyet. 235. Muhtârât. İbn Hacib (b. 236. mekteb-i nüvvab.zâde Salih Efendi (b. Mukarrir. Afumcu. tbn Hişâm (b. 221. Mudurnu kadılığı.

bk. medrese tahsil ve kadımn kazada bulunma müddeti. 261.. 186. 12. 177n„ 196nı. muid (b. 196. 273 . 175. 254. 59. Şeyhülislâm. Şeyhülislâmlık. Muzaf. 55 58. 74.. 13. 186. 38. 261. 275. 197n. Mühimme kâtibi. Kibâr-ı müderrisin (b. Mülâzım. cagminî (b. Müderrislik kanunu. Mûsila-i Süleymaniye (medreseleri). 249. 198. kazaskerler maiyetinde memur. 179. 67. 176. 73. 262.248. 273 . 90. Müderrislik derecesi (rütbesi. Müderris köyü. 176 . kadı ve müderris tayin­ lerinde muhzırlar (b. 283n„ İMn^. 272. gadflddin Teftazâni(b. 1 7 9 182n„ 183. 200. 24nı. bk. yatak.8 0 . MüderrUlik(Ur). 208. 52. 235. . I4ln^.263. 208. 247. 59.İNDEKS Mû»ıla-i sahn (medreseleri). Mücevveze. Müfid. bk. Cagminî (b.. 9. 60. 28.275.) memurlarmdan. 48. Anadola kadıbklannda bir de­ rece. Mûsila-ı Süleymaniye m5derris(liğ)i. Muytaf. 217. 98. 60. 196nı. Mutavvel. 8. fetva kalemi. Fatib medreselerin­ den. 101. 90. 990^. Mühürdar. 68. 59. 51. 280. 156. 13.) bin heyet'e ait eseri.. 78. 60. 173. 94n„ 95n„ 242. 155. 208ns. tetim­ me medreseleri. mntaf. 177. 118ıı„ 1 5 5 . bk. Mûsila-i Süleymaniye (medreseleri). bk. rüusu). Müderris (Müderrisler. 186. 98nj. 174. medrese öğretim yardımcdarmdan. 261 . bk.147. 267. 39.) memurlarmdan. nahiv^dea kafiye (b. 138. 265. 179. Müfettiş. 4 5 . 242. 245. Müftü. Mûla. medreBe ders kitabı.70. 271.) den. 59ıiı. Mûellifât-ı şer'iyye meclisi. bk. 199. 90. şeyhülislâmlık fetva kelemi (b. 74n„ 84. 15. Mühimme defterleri. Mübaşir. Müddet-i örfiyye. 51. 185. 153. 211. 335 181. 273. 49. 45. 192ng. S5n„ 56. 200. 71. 272. 183. 56. Mûsila-ı sahn derecesi. 7n«.) in yardımcısı. müderris namzetliği hakkım almış medrese mezuna. 262 . 173. bk. Enes (b. 261. 244 . 37. Mûsila-i Süleymaniye derecesi. 68 . 67. 153. 60. 101. 69. 66. doçent. 197.4 8 . 21. 148. 243 .157. 208. 51. 42nj. 209n„ 210. 87. 78. medrese beççe. bk. Müjdecilik. 77. 88.1 7 8 . 241. 20. 30. müderrisin). 272. 51. 70li. Müftülük. 265. 75. 103. 205. 250nı. 81. 260. 77. 195n„ 200n„ 201. 71. 281. Mutezile mezhebi.7 0 . 7nj. 72. 267. 254. 58. bk. 186. 241. 181. 274. Mülahhas. Mübeyyiz. 49. 26. 103. 242. MuBul.) adiyle maruf medrese ders kitabı. 284. tepesi genig altı dar başlık. 136.264. (b. bk.275. 241.) m aldığı bahşiş.174. 6 7 . Müftü medresesi. 160. 281. 271. 159. Malik b. 77 .) in hadis kitabı. 83. 206n. 60. 233. 271. bk. 65n. Mutavassıt. 190n«.. 89. 55. 31. Muvakkat ferH müşaviri. 179. 106n„ 126. 281. 43. bk.) şerbi. 262. 93. 23. 128. Mûsila-ı sahn müderris(liğ)i 3W. 196. 41. 11.247. 130. bk.)nin belagatla ait şerbi. bk. 203. İstanbul'da Sn. Acütüi-t sitte. Müezzin. 275. 271. Müderrislik beratı. 218. 279. 252 260. 279.

261 • 263. 45 . Müvezzi(ler). ruznâmçei hümâyûn. 236. 200. 66. kelâm ile uğraşanlar. 20«. nâib. 79. 19. bir kaddık rütbesi. Mütekellimîn. 8. 123. 92%. Nâiblik. 71. Mûlâtemet. 107. IS. bk. 166. 22. 260.ürcn vekil. 251. jeyhülislâmlık fetva ka­ lemi (b. 246. SSn^.. Mülteka (tü'l-ebhar). Halebî İbrahim Efendi (b. NaktbÛ'l-Abbasiyyîn.) nin fıkth'a. MüstaceU kâtU>i. 168. akli ilimler. 115. 73. bk. bir cemaatm başı. 168. Nakibü'l-eirâf baıçavuıu. 47. 139. 92. Mûsevvid. . bk. NakzbüH-efraf kaymakam(lar)ı. 50. 116. 259. 171. sakalh 260. Mültezimler. 196. 264 . 86. Müslemîn. 258. 134. MüseUemffl-kütt. 68. 167 . Abbasi ailesinden gelenlerin deflerini tutan memur.53. 186. Nıütib. 140. Müntehi. MüseUem. Müstaid. 283. (nüvvâb). I25n. Nahiye nâiblikleri. nâi6. mevâli nâibleri. Müslüman(lar). 196. 275. Nahiye derecesi. 279. 104. bk. 94. N Nafaka. Münazara ilmi. 117. 243. 68. 46. 13. Müteferrika ağalan. bk. Muhtasarat. 103. Mültehi. 88nı. 110. 16. 40. 45.266. 232. 237. 119. ulûm-i arabiyye. 129. kadı'nm şerl muha­ berattan aldığı retim. 212. 113. Natâbün-eıraf dairesi. Müspet ilimler. 254. 206%. 200. bk. 199. 40. Mülâzemet defteri. kaza nâibleri. 166. Nâib(ler). 253. 163%. 124. Mütir(lik). 246. 243.) memurianndan. ecnebi tüccarlar. 244. Celâl . 75. 163. 2 5 0 257. 87.) memurianndan. 163%. 206. 117. 10%. 120. 209nı. Müraeele (mürâselât) şerl muhaberat. 113. bk. müderris namzet­ lerinin tayin usuli için kanun. bk. ruıA{6ü'I-eşra/. 268. 70%. Nakibû'l-eiraf defteri. 167. 156. 251. 279. 245. 173. 128.336 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Müstaidin-i kiram. 271. 136. şer'î mahkeme­ lerde kadı namına hizmet <. 167. arpalık nâibleri. bk. Nahiv. 197.) nin eseri. 200. ulûm-î cüziyye. 206. 85. ait eseri.172.142. 284. 125. 46. 269. I l n . kazaskerler tara­ fmdan tutulan müderris namzet­ leri defteri. 53. teyhnlislâmlık fava kalemi (b. 105. 139%. 115n. Mülâzemet-i müstemirre. bâb nâibleri. Mütevelli.zâde Salih Efendi (b. Müstahik. 51. 55. 242. nakib efendi. 248. kadı nâib­ leri. 200nt. 122. 30. 20.. Mülâzemet kanunu. 197. 120. 137nı. 164. 249. 162%. Afüneecim&ofi/ıır. ayak nâibleri. Mümeyyiz (mümeyyizlik). bk. Münfaat mecmuası. 104. 95n2. mazul kadı­ ların çarşamba günleri kazasker dairesine devam etmeleri. 133. kazaskerlik memuru. 155. 160. naklbfll-eşraTm İstanbul dışmdaki ve­ kiUeri.'. 134. Naldbü'l-etrâf(lar). 85%. 26. . Mısır medreseleri talebeleri­ nin adı. bk. Nakib efendi. niyabet. 48. medrese dersi. 235. 15. mevzu ilimler. 24nı. 26. 261. matlab. Mürasele resmi. 253. 86. 15. müdeırİB namzetliği. 27nı. 275. 276. çeşit ve dereceleri bakımmdan bk. 245.

vezirazam se­ fere çıktığı zaman ona terfik edi­ len seri memur. İbn Hâcer-i Askalânı (b. Ebi Tâlib ailesin­ den olanlarm defterini tutan me­ mur. bk. Nebatat enstitüsü. Kureyş Kabilesi koUarmdan biri. 246. Nedve. 156n2. 131. 92nj. Nüzl. 167nj. 186. 65n3. İVişoncı. Üsküdar'­ da. Nusretiye Camii vaizliği. 255. Niş kaddığı. TatUUm Jl . 227.zâde Nişancı Mustafa Bey Camii. 30. Ohri. (darün-nedve) meşveret dairesi (b. Oruç Paşa medresesi. Üsküdar'­ da. pervane. 166. 227. 23.) ile ilgili işlere bakan ma­ kam. 137. seyyid ve şerifler (bl. Nişan (-1 hümayun). 243. 65. Ocaklı. kazaskerlerin ve İstanbul kadı­ smm taktığı husuû alâmet. 244. Ortakçı. 126. Nakşe kaddığı. Nesr-i mürsel. Nimeti Efendi Kanunnamesi. Neseb-i Peygamberi. 67. 166. 92n2. 85. O r U . 132. 59. 232. 110 113. NalâbüH-eşraf tevkifhanesi. 114. Nikaye. Növfel. 235. Naklî ilimler. 151. 108. bk.) nin akaid'c ait eseri. 152. Nuhbetü'l-fikir. 92n^. ders. 121. bk. 231. Nurbânû Sultan medresesi. Onal. Nişancı Mehmed Paşa medresesi. 125nj.. 40. 136. 57. 89n4. bk. Nalband.-bk.A s y a . 80nj. Nişan.1 6 4 . 228nı. 138. saltanatı. 141. 162nı. Dimetoka'da. 129. liln^. Nesih yazısı. müderrisliğe ve kadı­ lığa tayin için mülâzımlarm sıra beklemesi. bk. 1 6 3 . 253. manastır medresesi. bk. İVur-ı Osmani Camii vaizliği. bk. ferman. 36. 92n2. Ula^.. Niğebolu kadıbğı. nalâb. 83. 178n„ îtmiy. 209n2. 165. akd-i enkiha. 186. Nurbânû Sultan külUyyesi. 137uı. 168. 160. 253. 269. 85. bk. 146n. Nübüvvet. tevkii. 337 Nişancı Camii. Narda kadıbğı 92n.. 1. Nüvesin kaddığı. SOttı. 65. 172. 223. 128. Nalçacı. Ortaköy kazası. Ordu kadılığı (kadısı). yeniçeriler. Ohri kaddığı. 92n^.) mütevelliliği. 118. hüküm. 161nj. 116. Nakibun-eşrafhk beratı. Nevrekop kadıbğı. Naklî şehadet. 29n7. Osmanlı Devleti (hükümeti. 24. 79. bk. Okka. medrese ders kitabı. Ubeydullah (b.) ın eseri. Ocak ihtiyarları. Orhan Gazi medresesi. pervane. 161. Mahmud b. Celâl . 237. Osmanh âlimleri. Edirne'ye bağh. memlekederi). bk.İNDEKS Nakiba'l-eşrâf konağt. Nikâh. 16. İVtyâ6el. Osmanh BeyUği. 55. Oduncu esnafı. 75. 242 244. 142nj. kadmın nikâh akdinden aldığı resim.. Nevbet (nöbet). Osrmmlı akçesi. 92n2.4 8 . 138. nâiblik. 4 5 . 168nı. Nikâh resmi. 176. Nikâbet. 161nı. Narh. Nakibü't-Talibiyyîn. sâdât nezareti. Nakîbü'l-efrafhk. med­ rese ders kitabı. 92n.

31. 170. 189. tstanbul kadısı maiye­ tinde.. 147. 241. 119%. Pâdişâh hocaları (hocası). 257.Ab­ dülaziz Efendi (b. makam olaredı bk. bâb-ı âli. 211. 227 . 92n. ulemaya mahsus kavuk. 244. 92n. bk. bk. İbn Kemal (b. 279. Pirahen keten. 104. 243. 159. Pabuçça. Otuzlu (otuz akçeli) müdernı(lik).1 8 2 . 119%. bk. bk. Pâdişâh cülusları. bk.. hüküm. P&diş<A(lar). Öküz anbart hocası. 104. Paye müderrisleri. U l n . 20. 209. 62. 209nt. 163. 261. pamuklu diken. 121. Pâye-i selâsin. 166%.) nin tarihi eseri. 95. 14Inı. $erdar-ı ulema. 74. 203. 169. 272. 87nı.) ve kazaskerlik­ lerde kıdem. 77. Râbia. 10. tevkiî. 63. 195%. 107. 207. arpalık kadû^ı (b. R 188. Soğuk kuyu medresesi. 260. . 164nx. 207. 218.). 22n„ 25. 210. bk. 69. 77. 222. Paşakapısı. Otuzlu (otuz akçeli) tnedreıe(Ur). 137.. 224.229. 97. 39.zâde .. 21. 151. nişancı. 209%. 225.) in eseri. 87. RoMoia'tebrar. 134. Örf. P^kUr. Pazar gammazları. . 223. 67. 138. 209. 93. hün­ kâr hocaları. 207. 281. SiUvri'de. 56. fetva payesi. 205n„ 206.147. 153. 62. 252. ferman. 6. 28. 229. ISln^. 167. SOuı. dâhU medreseleri (b. 166. mansıpsız Edime ve tzmir kadddc dereceleri. kırk akçe müderrisliği. bk. Pâye-i erbain.. 61. 271. 246. Pastırma naibi. 5. Örf. 105. 131. Pâye-i mücerrede. 24 . 139.). 74. 264. 228. 201.338 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Pantokrator manastın. Pravadi. 1 9 0 . 233. öriçe. 68.178%. Paye. Piyâle Paşa medresesi. 56. 160. 189. Pazarcı. I41ne. Payıudu kadısı. 244. 148. bk. Pâdişâh hocası oğullan.48. 187. 221. 104. PalanJuz. 198. Pişkeşçi.26. 277. Pendik. 29. 2. Pâdişâh imamı. 186. 46. 36. 69. 215.3. 207n3.1 9 3 . 128.168. 80%. 145-149. 92n. şeyhulisJâmJtAc payesi. 137. Osmanlı tarihi. 138%. 93. 3. 46 . 156. 190 . mevâli (b. bk.) müderrisUği rütbesi. 14. 170. 147. 215. Patrikhane. Osmanb(lar). 181. 198. Osmanh tarihi. 47. 169. 76. 276. bir kaddık derecen. 87n. bk. 75. öşür. muaUim-i suUani. bk. Pravişte kadıhğı. 265. 131. Zeyrek camii. 61 Pâye-i fetva. 141. 73. 1 . I I I . 191n. Otuzlu müderrisler (b. 8. Pervane. 1 4 5 . 268. 73. I I . 97. bk. Osmanlı donanması. Ovacdc. Patrona Halil ısyam. 19. Pazarbaşılık . 175. Plevne kazası. 59. 185. 1 8 0 . 89. Karaçelebi . 27%. 169 170. nişan. 173 .175. 124%. 138. Pâye-i sahn. 267. Uiny Penbeduz. Osmanlı padişahları (hükümdarlan). 143. palan diken. 161.192. Pravadi kadıhğı. Osmanlı medreseleri. Piri Paşa medresesi.

kadı tayininde ahnan tuğra çekme harcı. Rumeli kazasker (ler) i. 255. 206n3. medrese dersi.2 5 3 . Ribâ (ribeva). 265nı. 180. 276. AU Kuşçu (b. Rikâb-ı hümayun kaymakamlığı. bk. bk. Rumeli kazaskeri (sadareti) tezkireeisi. fetvahane müsevoidi. Risale-i Muhammediyye. Resm-i sicil. 158. bk. 143nı. 250n„ 273. 86. 137. 149. 4 7 . Risale-i Ebheriyye. bk. 156. 199. 137. Rikâb reisu'l-küttâbî. Resim (resm) (rüsum). 265. 136.İNDEKS 339 RavtatÜ'l-esnan fî tedbtr-i sıhhati''l-eb. 234. bk. 20. 86. 283. 198. 75. 126. 236. Türkiye. 257.zâde (b. Rey. 85. 123. fakir hacılara yemek dağıtımı. bk. 227. 255. Rum«Ii kazaskerliği. Rodos Sultaniye medresesi. Resm-i kitabet. 85. Reisiİ'I-müsevvidin. 121. 85nı. bk. köylü balk tabakası.) m bk. 132.) nin Arap eseri.156. kapıcdtaşı. 160. 142n4. 131. 244. 161nı. 100. Rumeli kadı(lık)ları. 151. 91 . medrese dersi. 111. Hayreddin Hızır (b. ReiaüH-küttap (efendi).) medrese dersi. Resm (rüsûm)-ı kısmet. Rum. 110. 122. Resm-i berat. 137nj. 137n„ 143. bâb-ı fetva (b. 158.156. bk. 233. 97. 249. vergi. 239.2 1 2 . RumeU. 284. 123. 115. Resm-i ağnamcı defteri.92. Risale-i Kalemiyye. 123. 127. 159. 260. 164. 284. 121. J{eMÜ'I-efi66a.) memurlarından. 91n„ 156.) da memur. 125nı. 258. 104. Ali nun eseri. Kuşçu (b. 2 . 129. 160. 86. 213. bk. 2 5 0 . hidâye (b. Sadr-ı Rum. 91. 84. 206n4. 283. Rodos. 113. Rumeli Beylerbeyi(liği). Rumeli kazaskerliği yap­ mış olanlann en kıdemUsi. 124n„ 125nj. 255. 251. müstetab). 92. 114. 91. 125%. 137nı.i . 31. 178. 33. Risale-i Fethiyye. 242. 124. Rİ5aIe-( Felekiyye. 103. 154. 250. Kmah . 152. Resm-i kısmet kanunu. 75.Risale-i Bahâiye (el-Fevâidü'l-Bahaiyye). 157nı.9 3 . 134. Ali nun heyet kitabı. 105. Resm-i nişan. 253. 45. Reaya (Raiyyet). 126. 115. bk. Kuççu (b. 177n3. 199. sicil akçesi. Rumeli kazaskeri defteri. Refade. dan.) nun hesap kitabı. meşihat dairesi (b. 96. 231. 116. 159. 87. Rik&t-ı hümayun kapıetbaşbğı. bk. 189. 228. 267. 199. kadı tayini sırasında hane basma ahnan resim. 20. 6Sn2. 98. 234. 49. edAiyatı'na dair Isaguci. 105. Revan seferi. 2.5 0 . 184. 284. Rodos Kaddığı. 70. 92n2. 160. 196. 84. bk. Reisü'l-ulemâ. Abdullah (b. 125nı.) den bahis 64nı. lOOuj. bk. 231. püskül. kadı tarafmdan muharrerat için ahnan resim. 109. 45.) ın hesap kitabı. 200. 21. İmadüdin b. Rişe. 280. 91. 169. tüıbî eseri. 93. 277n„ 279. 207. 167. 164n„ 256. 121. büyük mevlevi­ yet. 1 5 3 . Rikâb-ı hümayun fmuallâ. 231. 139n4. 135n3. 192-194.) . başmüaevvid. 234. 2 1 0 . 214. Riyaziye (riyaziyat). kadılann mi­ ras taksimi dâvalannda aldıklan harç. 190.

Sâdise. Rütbe-i ûlâ smıf-ı evveli. 138. Rumiye Gölü. 114. bir kadılık derecesi. 276. Rumeli vekayi kâtibi. fıkıh'a ait eser. 259. kazasker maiyyetinde me­ mur. 97. bk. 283. abayî. 50. RülbetüH-medreseyn. Rumeli muhzırları. 199. 259n]^. 147. Rumeli sahili. 61. 182. 280. sodr-ı Rum. Rütbe-i sâlise. 246. Sâdât berâtı 164nı. 80. 156. 120. Sodr-. Sahh. 183. Rüşvet. 251. bk. Rumeli şer-iyatçısı. 167. 212. Rütbe-i bâlâ. 59. İstanbul rüûsu alan ule­ ma evlâdımn maaşı. 96. 187. Rütbe-i saniye 283%. Sâdât nikabeti. 6. 255. Rütbe-i Çinad. berat. 190. Rumeli kazaskerliği (kadısı) mazulleri. Rütbe-i Eğri. Rumeli medreseleri. fetva. 253. bk. Sadaret kaymakamı. 175. 199. 183. tarik maaşı. emir.. 77. 165n4. arpalık maaşı. 92%. 273. 215. Rumeli (kazaskerliği) payesi. 157. bir kaddık derecesi. bk. 92n2. 153. bk. matlab. Rumeli'de bir kadddc derecesi. 248. Rusya. 177. bk. 194. 156. 48nı. şerif. bir kadılık derecesi. 5adr-> âzam(lar). 212. 130. 155.) da memur. 249. Rütbe maaşı. Rüûs (-1 hümayun). 920^. 199. mülâzemet defteri. 284. 138. Rumeli'de bir kadılık derecesi. bk. Üskü­ dar'da. 67. 91n3. 284. 241. 247. 283. 70. 163. 244. Rum Mehmed Paşa medresesi. 283. 256. 186. 284. 163. 198. 66.) 92n2. 133. Rütbe-i karibe-i ûlâ. Ruznâmçe-i kuzât. bk. 279. bk. Rusçuk kaddığı (kazası). 188. 186. 78. 130. ŞeyhulUlâmlık. Ruznâmeci. S Sâbia. (smıf-ı) mütemayizi. bk. 172. 48. 284. 93. 171.) mn kenarma konan doğru işareti. 260. 60. 184. Rütbe-i ûlâ smıf-ı sânisi. 95%. Rumeli kazaskeri. Anadolu ve Rumeli kazaskerleri. bâb-ı fetva (b. başvekâlet. 252. Rütbe-i râbia. 58%. 2 0 6 . 156nl. Rum Ortodoks patriği. 92%. 261. Rüstem Paşa medresesi. 50. 284. Sadrü'ş-$erio. 77. Rüknü'l-islâm. 154. Sadreyn (efendiler). karîb-i âlâ. 41. sadr-ı Anadolu. 174nı. vezir-i âzam. Sâdât nezâreti. 170.340 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Rütbe-i saniye sınıf-ı sânisi. 183. 254. 87. 92n2. 105. seyyidler. bir kadılık derecesi. 17. 185. bk. 46. 211. şeyhulislâm'm unvan­ larından. 166. 102. 53. 284. 70.209. 41. 185. 76n. bk. 164. 166. Sadr-ı Anadolu. Saçaklı abayi. 275. Safranbolu. 168. 196. Rüûs maaşı. 131.) da memur. Rusçuk.. Sadaret. 280. bk. başvekil. Sâdât. Sadaka (etmek). Rütbe-i çelebi. 279n. 255nı. 157. 213. veziriazam'm iuyruMusu (b. 104. . 182. Rüûs kalemi. Safiye Sultan medresesi. 211. bk. 125%. bk. Ruznamçe (ruzname)-i hümayun. 263. 284. Rusî Kasrı kadıhğı. 120. Sadr-ı Rum. 105. devriye mev­ leviyyeti (b. bk. bâb-ı fetva (b. Anadolu kazaskeri.

İNDEKS Sahib. bir kadılık derecesi. yim küisesi.170. Fatib ca­ Saniye. 45. Sonca^-ı şerif. (sukûk). ulûm-i Arabiyye. 119nj. 250. bk./et)iyyet (b. üçüncü smıf {devriye) Samban Sancağı. 36. 261. 284. câmi'üssahih. 158. 29n3. Sakız. 238. 66. S<Jcız mâzulleri. bk. 12nj. 94. 116. Sehim.. 95. 79.) nin eseri. 103. Sancak kadıları (kadılığı). 274. 6. 179. Sekban. 269. 127. 218. Saints Apotres Kilisesi. 93. Bubârî (b. 164n„ 243. 118. 20. bk. 30. 6B„ 37n„ 42. 186. 56. 39. 261. 101. 107. 6n. 42. Samur kürk. medrese ders kitabı. 81. 117. medrese dersi. Saraçhanebaşı. 58n3. bk. 268. 271. Topkapı sarayı. 81. Süleymaniye medreseleri. Ziyaüddin Efendi (b. 114. 2. 15.66. 40. 191.63. bk. câmiu's-sahih. 284. köy adı. 42a. dâvaların şer'î mebkemelerdeki tabrir tarzı ve bununla ilgili medrese dersi. bk. 68. Saniye smıf-ı evveli. Sahîh-i Müslim. 243. Sahih-i Buhâri. bk. medrese dersi. Saniye sınıf-ı sânisi. . 3. 7 . bk. Kureyş kabilesi koUarmdan biri. 60. 9 1 . Selanik kadıhğı (mevleviyyeti). Safclc. . 244. 126. Semadirek kaddığı. 273. Selanik kazası mâzulleri. 92. 167. 93. 19. Sahn ^-ı seman) müderrisleri (müder­ Saray fırınları hocalığı. SoAn ^-ı seman^ meffreseleri. liva. 129. 141nj. 136. Sedanet. 174. 4:^1. Sancak müftüleri. Saray-ı cedid-i âmire (saray-ı cedide).) 277. Sahikeyn. Sakk-ı cedîd-i Ziyaüddin. Selanik. 262. Sakalar. 43. 79.1 terH). 277nl. 116. 225. 162. 215. yer. bir kaddık derecesi. 35. risliği). 87nı. 281. 51. 216n2. 194. Sahn. muhtasarat. 7nj. Sâmıree. 247. 139n4. l l n . 132. pâdişâh veziriazama giy­ dirir.142n„ 200. 161nı. Sedd-i İskender. sakk-ı şer-î. 274. ikinci sınıf (mahreç) mcı.) in hadis kitabı. biı kadılık derecesi. 280. 242. mevleviyet (b. 278. 97. 153. Vize'de.) nin /tadıVe ait eseri. 231. 88. bk. 55 . evin tam ortasmı teşkil eden 341 Samavna (samona). 126. 131. Saray hocaları. 28. Sahn dersleri. Ebû Hüseyin Müslim (b. Sahib-i hücre. 14. 60 . Samur hil'at. 117. bk. 228. Salise (rütbesi). 26. pâdişâh şeyhuhsîâma giy­ dirir. SSn. 139a3.. 113. 181.. 272.) 96. 40. 43. Sayyadhaşı medresesi.i. Sahn talebeleri.. bk. Sakız kaddığı. Sekbanbaşı. asb çek demektir. 283. bk. 45. 94. 186. 27. 99. Son«ofc6eyC/er. 135. Sancak(lar). 92n2. 283. 209. SaWc ( . 126.. bk. bk. 114. bk. 92. 135nj. 191. 165. mii içindeki sekiz medrese. 123. SoAn-t semân derecesi. Saniye mütemayizi. Kabe kapıcılığı. 36. 174nj. 98. 190n4. Havari­ Sarf. Saray fırınları. 42. 29. Saroy kodilığı. 244. 5. 259n. 86. 93. Edirne'ye bağlı mahal. 33. Saraç. 57. 109. 98. 274. 117. 275. 97. 25. medâris-i semaniye. sahiheyn. 166. Sarih odası. 168 . Sahn-ı Süleymaniye (medresesi). 92nj. 58. 38. 68. 125. 225. 161nı. 276. 87.12. 135.

Piri Paşa medresesi. 186. 136. Sinop kadısı. 269. kaza kadılıklarıma üstündeki yüksek kaddık derecesi. Süivri.) kitabı. 140. bk. Hazret-ı Hüseyin soyun­ dan gelen. eşraf-ı kuzât. Semaniye müderri»(ler)i. Sitte-i Rumeli. Selimiye medresesi. 93. Siyer-ı Nebi. Silistre eyaleti. 56. Selanik mollası. 215. Sika. kadınm aldığı bir resim. 169n. 164nı. 73. 140. 133. 216n2. BOn^. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyyet (b. 228. 147. Sitte-i Mısır. Silivri kazası. 275. 274. 101.244. 280. Serasker kapısı. 92%. tasavvuf erbabı. Sidrekapsi kazası. Anadolu kaddıklonmn en yüksek derecesi. Sicili. 242 . 126. 93. 275. Siyâdet. şerif ve seyyid (bl. 113. Sofiye ricali. 78. 216%. 129. 276. 76. 274. 231. lâln^. bk. 124nı. 4j: 245. 97. 253. Sofya kadılığı. 94. 209nj. 92%. sicili. Seraser. Sitte-i Süleymaniye. bk. 93. dul. 167%. kadılarm. 169. Serez pazan. 277%.). 251. bk. Sepetçiler köşkü. İstanbul'da. 61. Mısır kadıhklamım en yüksek derecesi. Seyyid-i şerif. Sını/-ı mahsus. 9. Hac zamanmda sn işi.) talebelerine verilen ad. 62. sicillât-ı şerUyye. 242nı.172. sicili. 279. 167 . nakibü'l eşraflann unvam. 16. bk. Seyyibe. 102. ders. 10. Sır kâtipleri. resm-i sicil. ikinci sınıf (mahreç) mevleviyyet (b. Sinop. 174. Sofya mazulleri. Sinop mazulleri. sieiUât. dava kayıt defteri. 131. 246. Soffa. 175. kumaş. bâb-ı fetva (b. nakibü'leşraflık beratı. 86. . Selçok Sultan medresesi. Siraciye. 280. Sivas eyaleti. Serez kaddığı. 114. 277%. Sicill-i ahv<U müdürlüğü (şubesi). 24%. Selâl-ı gaip. bk. 276. nakibrü'l-eşraf olma. 99. Tetimme medre­ seleri (b.) ailelerinin kız alıp vermesinden doğan çocuğa verilen unvan.342 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E TEÇKtLÂTI Sinan Paşa Derü'l-hadisi.. Semendire sancağı. S o f u şekaveti. Selanik medresesi. 251. 274.) nin ferâiz (b. bk. Sicili (sieillal) akçesi. lilny Seyyid. Sofya.) da. 199. 130. 99. 278. Serdar-ı ekrem. 38. Simkeşler. 243. 259%. 46. bk. Sivas kadılığı. sefer esnasmda sadra­ zamlara verUen unvam. Rumeli kadıhklamım en yüksek derecesi. 29. 95.1 6 4 . bk. 279. 123. Sivas. Sipahi(İer). 104. 137nı. bk.) 96. bk. Siyadet beratı (hücceti). 274. Semerkand. 62. IBOn^. 98. Sikaye. Siracüddin Mehmed Secâvendî (b. 162. 96. muaUim-i sultani. 93. 85. 127nı. 116. bk. 125%. 102. SiciUat (sicil defterleri): bk. 228. Soğukkuyu medresesi. 171. 109. 166nı. 267. 1 6 1 . 62. Sicillat-ı şer'iyye. 233. Selçukiler. Selimi serpuş. pâdişâh hocaları. Seyyid(ler). 257. bk. 95. Şilte. sâdât. Serdar-ı ulemâ. 116. 129. bk. Silistre kadılığı. Sofya kadısı. Softalar (softa taifesi). Sitte-i Anadolu.

Sûret-i sicili akçesi. Süleymaniye laamJtanesi. Trabzon'da. Şahadetname. 66. 3 3 . Subaşı kâtipleri. 58. 186. Süleymaniye Darûttalimi. 90. 42nı. tbn Ömer Osman (b. 123. me­ dâris-i erbaa-i Sül^maniye dere­ cesi. 29. 56. Suhan Süleyman evkafı. 42. Süleymaniye müderris(ler)i (müder­ rishği). 186. bk. bk. 36. kütüb-i sitte. 169nj. bk. 281. Süleymaniye külUyesi. Sûr. 36. 281. 164nı. 38. 140. 35. 33 34. Bursa'da. 34. Sünen-i Nism. 170.) nin hadis kitabı. rasm-i sicili. 61. sıbyan mektabi. Solaklar. 84. 59. 260. Sultan medresesi. 36. 36. Süleymaniye hamamı. 234. Sultan Selim Camii vaizliği. Sultan Selim medresesi. 262. Sünnet (-i resul). 149. 3. Süleymaniye medreseleri. 249. 72. hadis kitabı. 38. 61. 34. 34. Sükna. Sultan Bayezid medresesi. Şf^ye. 267. Suriye. 33. Şafiî mezhAi. 272. hadis kitabı. bk. 35. 60. 64. bk. 35. Ebî Bekr b. 101. medrese ders ki­ tabı. 42nj. »In^. bk. Eyüp'te. Sûnen-i tbn Mâce. Süleymaniye tabhânesi. 86. Tire'de. Sultan zadeler.3 5 . Süleymanşah medresesi. 7n. 16. Sûnenû'l-kebir ve's-Sağp-. 42nı. 146n3. 62. 174. 129. sicili akçesi. 243. 37. bk. Süleymaniye Darüzziyafesi. 268. 42nj. 34n„ 35. Süvari fcossomı. Sultan (Sultaniye) medresesi.. 33. 33. 186. Sultan Ahmet Camii vaizliği. bk. 247. 73. İstanbul'da Semt. hadis kitabı. 38. 36. 271. 103. 155nj. hadis kitabı. ne. 89. Şah Sultan medresesi. sicili. 208. 47. 140. 114. Süleymaniye'deki dört medresenin rütbesi. Manastır medresesi (Bursa'da). Süleymaniye DâriU-hadisi (medresesi). 280. Sûhu (Suht^ân taifesi). 42nı. Sûn«n-i Timûzi.İNDEKS Solak çeşmesi. 28n. 25. Sultan Sehm. İstanbul'da semt. 172.. kütüb-i sitte.. Süleymaniye sitesi. 343 Süleymaniye imareti. Edirne'de. Süleymaniye tıp medresesi. kü­ tüb-i sitU. 34. 269nı. 36nı. 265. 73. 35. 76. Ahmed Beyhaki (b. 30. 33. 34n. 48. Süleymaniye Camii. 158. Süleymaniye. 34n]. 22n„ 24. 33. 174nı. Sahn-ı Süleymaniye. bk. Sülüs yazısı. Sünen-i Ebi Davud. 33. 229. 34.) den olan dört medrese müderrisi.) m sarfa ait eseri. Süleymaniye Camii vaizliği. 58. Zal Paşa Sultanı medresesi. 51. 186. bk. 2nı. Subaşıflar). bk.. Şahnişin. 272. leülüb-i sitte. 34. 122. lin^. Sultan Almied Camü. 33. Sülâle-i Hâjimiyye. 127. 280. bk. yemekha­ Süleymaniye eczabanesi. 262. Süleymaniye kütüphanesi. 209n„ 234. SüloJe-i Peygamberi. 2. Ki6ûr-ı müderrisin (b. 284nı. 62. 152. Suret-i sicili. 158. Süleymaniye DÛrüfçifaaı. fakir talebe yemekhanesi. . Süleymaniye derecesi. 126. bk. 227. 229. misafirhane. 193n. Edirne'de. Sultan Orhan Türbesi.

124. kazaskerlerin hâh naibi (b. bk) ve İbn H â d b (b. Isfahanı (b.4 8 . 15. Şal. 107. 141. 148. 108. 163. ön^. 108. Şer't hasüat. 99nj. 147. bk. (Şeyhülislâmlık). Hazreti Hasan'ın Boyundan gelenler. 50. 47. 53. medresede ders. 13. 93.zâ­ de (b. Şerh-i adûd. medresede maıuık ders kitabı. 58. şeyhülislâm. bk. Taşköprülü . Şakayık tercümesi. Şehzade hocaları (muallimleri). 4 6 . 249. bk. 96. 58n3. 280. 186. 56nı. 40. 66. 98. Şeyhulülâm(lar). 27. 19. 98. Şerh-i ulhisü'l-miftah. 139n4. 108. 39. Şer'î kanunlar. 269. Şam payesi. 204. 119. 140. medresede okutulan mantık kitabı.) okutulan meânî dersi. llnj. Şeyhülislâm medresesi. 39. 137nı. Şerh-i tevali Isfahanı (b. 221nj. 59. Şekriyye. 25. 110. 87.) nin eseri. 139. 91nı. 22.) in silsilesinin tutul­ duğu defter. 74. 100. bk. İiln^. 273. Şerifler (Şürefa. 58. Şerh-i mevâkıf. 116. 105. 109. 8 3 . Şehirköy kadılığı.8 5 . 103. 104. Şam • Trablus mâzulleri. Şam-ı Şerif kazası mâzulleri. 111. Şamkâri kumaş. miftah medreslerinde (b. 103. sâdât (b. 147. bk. Şer'î davalar. Şemsi Paşa camii vaizliği. 209nı. 28. manftk't ait eser. 62. 160. 245. Şam (-1 Şerif). 74. Şam-Trablns. 219. Şehzade camii vaizliği. 265. IBOn^. 167. Şam-ı Şerif kadısı. 96nı.3U OSMANLI DEVLETININ ÎLMIYE TEŞKİLÂTI Şakayık-ı Numaniye. Şam (-1 Şerif) kaddığı (kazası).) ve şe­ rifler (b. bk. Şehzade medresesi. 162. 274. 74. Şer'î ahkâm. 259.) nin mantık kitabı. Nev'i .) makammda naibi. 108. 43.«âde Atayî (b. 43. 257. Şehzade müderrisliği. 21. 154. Şehir kethüdaları. 167. Şeeere-i tayyibe. medrese ders kitabı. 21. 137.) in fıkıh'a ait eserleri.164. 116. 43. Şerh-i şemsiye. 134. 4in. 149. (Mecdi) 64bi. 107. 21. Şam-ı Şerif fetvası. Şeriat. 167. Şeyh. 273. 118. Şalvarlık fuha. 161 . 186. 153. 77. muhtasar man­ tık ders kitabı. Şeriflik. 92n. Şer'î muamelât. 40. Şer'i nebecî (şerif). 274. e j r o / j . Şer'î mahkemeler. Şehremini (Şehreminliği). İstanbul'da. medrese ders kitap­ lan. 116. 21. 19..) nin manItfe'a ait eseri. 109. 170n„ . 7 2 . Necmeddin Ömer Kâ­ tibi (b.. 276. Şakayık zeyli. bk. 152. 274. 155 157. Şeyheyn.159. 170. medresede okutulan fceiom dersi. 96. 89.). 180n„ 184. 172. Şehzade hocası oğuUan. Abdurrahman lyci (b. bk. 43.) nin Acelâm kitabı. bk. Şeyh-i meşayih-i fetva. 274. 126. bk. 121. Şerh-i uogucî. 118nı. 169. Şer'iyyatçı.) nin xıleına ve meşayih hal tercümelerine dair eseri. 277nj.7 4 . 26. müjftülük. 59. 234. Şerhü'l-tecrid. bk. 5. 85. bk.. 186. 136. Şer'î hüccet. Şemsiye şerhi. iltizama verilen nâMiklerin parasınm taksitle ödenmesi usûlü. okutulan Şerh-i metali. 120n„ 135. 13. 147n. büyük mevleviyet (b. 13. müftü. bk. 169. Şerh-i miftah. 274.

265.) 199. Bursa. ölçü. bk. 223 . Talik yazısı (kırması). İbn Sînâ (b. Celâl . gazete.201. Tarik-i ilmiyye. 186. 36%. Şeyhülislâm mektupçucu. 197.195. Bursa'da. bk. 93. 258 . medrese dersi. meşihat dairesi 139. Talâk. bk. 73. 131%.bk. Tarik defteri. 71. 210. Tarîk-i kuzât (kazâ). Şeyhülislâm konağı. 228. Şeyuhlislâm payesi. bk.) imtiyazı. Şiraz.) ın hadis'e ait eseri. 265. 131. Tıuar. Tanzim-i ilâmât-ı hukukiyye. Tanzimat (-ı Hayriyye). b. Tanzimi ilâmât-ı cezaiyye. meşihat dairesinde (b. 219. 199. 40. pâye-i fetva. 119%.207. Şeyhülislâm dairesi. 269.) bir kısım. 69. Tâife-i sofiyyûn. 256. kadı ve müderris tayin sırası için kazaskerler tarafmdan tutulan defter.103. 275. 208. 72. bk. ders. Tasia. Tasdikat. 248. bk. ve . 345 Taht kadılığı (kadıları). ISSn^. 22%. 218. 120. Dârü'l-hilâfe medrese­ sinde (b. 84. 200. 21. Tahtabaşı (Sağ tahtabaşı ve sol tahta­ başı). 74. 74. Taşköprü kazası. 238. 57. SBu^. 255. 196. Tabbah. 96. ders. Tahtgâh-ı selâse. 255. 73. 167. 134. Tahrir-i mesail kanunu. Tâlibîn-i müstaiddin. müstaid. 235. Taamhane. 93. 69. 237. 271%. 74. bk. 213. lOn^. ŞUe. 121nj. Tafra. Dârü'l-hilâfe medre­ sesinde (b. Tarih-i Budun (Budin).İNDEKS 173 . medrese dersi. Talebe işleri dairesi. Şuhud kadısı. Tasavvurat. İzmir'e bağh. 167. bir kadıhk derecesi.) nin eseri. bk. 6. 48.). 209. bk.) nin eseri. İSn^ 146%. medreselerde okutulan mantık'la ilgili ders. bk.zâde Salih Efendi (b. (bk. Kadı lyaz (b. bk. meslek-i tasavvuf. 276. boşanma. 202. Tarih-i felsefe.zâdelik (b. 241. Edime İstanbul kadıhklan. Şia mezhebi. 146. 267. 89.214. 248. Şûrây-ı devlet. Taksim-i terekât. Şeyhülislâm dairesi. medresede ders. 125%. 21. 69. Tarih-i ilm-i kelâm. Takvim-i vekayi. 195. bk. 235. 221.226. 49. 211 . Tarih-i Mısr-i cedid. 262. 123. Tasavvuf. 233. Hoca Sâdeddin Efendi (b. kazasker divâmnda kazas­ kerin sağ ve solunda oturan mü­ şavir büyük kadılar. 269. 196. Taht kadıları oğulları.zâde Salih Efendi (b. 198. 197 . 267. büyük mevleviyetler. 285. Tarîk maaşı. bk. 135.) mn eseri. 245. 268. 88. 275. 235. 200. 46. 125. tehüle. 203 . Taşhk medresesi. 247. Şifâ. 165%. eyalet kadıları. 88. bk. 93. Tâli kısm-ı sâni. arpalık maaşı. 237. Tahtah köy. Tâli kısm-ı evvel. Şeyhülislâm evlâdı (oğulları). 230. 60. medreselerde okutulan montıjc'la ilgiU ders.) nin eseri.186. bk. 217. rütbe maaşı. Şinik. 259nı. Tâcü't-tevârih.264. ilmiye mesleğinde molla . 269. 199. mektupçu. 188 . 25. Şile kazası. Tarik-i ulemâ. 272nı. Fatih külliyesi içinde. 141%.) bir kısım. Şeyhülislam kapısı. beşyüz akçe yevmiyeli büyük mevleviyetier. 209. 229. Celâl . Şifa. 276. bâb-ı vâlây-ı fetva. bk. ISln^. bâb-ı meşihat.

) mn eseri. medrese den kitabı. 28. Nâsırü'd-din-i Tûsi (b. Temyiz mahkemesi şer'iyye dairesi. Sâdeddin Teftâzâni (b. 230. Teşrifatçı (efendi). 43.) nin eseri. 57. teertdü'l-ilikad. bk. Teshil Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. Teke sancağı. Teçhiz. 41. 234. 166.. 247. bk. 116%. Tatbikçi.) in helâgat'a ait eseri. belge. Şeyhülislâm dairesi (b. Tecrîhiİ't-tevzih. 231. 43. 206. Gazâlî (b. (bk. bk. bk. Antalya. 252. 39. Tecrîdü'l-kelâm. 126. 28. Saçaklı-zâde Mehmed Efendi (b. 13. bk. Tekerrür. Sln^. 2.) nin eseri. Tetimme (medreseleri). 68. 261.) un fıkıh'a ait eseri. 68. bk. 11. 200. Hoca .). 16. 6. Teşrif. 123. 269. 271. TeUûsü'l-mifıah. 231. Taznfü'Umezbâh. 122nı. 145. 47. bk. Tehafûtü't-lehâfüt. Terkos. 42. 43.346 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Tekye. medrese ders kitabı. 199. 253. medrese den ki­ tabı. bk. İbn Rüşd (b. medâris-i suğra. Buhâri (b. 60. bk. 41. 16. Tavzih. Tefsir. 238.) nin kelâm'a ait eseri. 24n3. 64. bk.) nin usûl-ı fıkıh'a.) nin fıkıh'a ait eseri. 270. Tertibü'l-ıdûm. Tazarruat. 68. Temyiz mahkemesi. 25. bk. bk. 267. Beyzavi (b.1 2 . 148. 64. Tebriz. Sinan Paşa (b. 159. £nt>îârü'lunâl. 237. 237. Talbikât-t şer'iyye. Tetkikat-ı mesahif ve müellefat dairesi. Telhîsü'l-beyân fi kavânîn-i Âl-i Os­ man. 191. bk. 220. bk.zâde (b.) in eseri.) in eseri.) ün Gazali'nin tehafütü'l-felâsife (b. 203. 232. den. 15. 124. Tefsîr-i Kadı Beyzavi.) ve ilâve olan sekiz medrese. 142. Tekâlif-i örfiyye. mûsUa-i sahn. 39. 22%.) nin hendese kitabı. OSn^ Tenkih (ü'l-ulûm). medrese den kitabı. Tecridû'l-itikad. bk. orîaı. 86. Tehafütü'l-felâsife. bk. Hezarfen Hüseyin Efendi (b. 55. Fatih'de Sahn medreseleri (b. 227. medrese teşkilâtmda kısa za­ manda derece katetmek. 229. Telhis şerhi. 33. 64. kırklı medrese. 26. 230nı. 154. 78. Temes5ük. 229. bk. Teridffl-kelâm. 124n. 228. 26nj. bk. bk. 75. 198. bk. Tereke. tafra. ait eseri. Tehafüt. 16. kazasker maiyyetinde memnr. 72. 23. medrese den kitabı 28n2. Terazici. 232. 12%. bk. 15. bk. 233. şeyhülislâmın verdiği mülâzemet (b.) nin eseri. 43. 25. ders. İbn-i Hâcib (b. 50. mutavvel. bk. bk. 23. 15. Bâb-ı âlî'Ae. TehiUe. 231. kelâmcdar ile felsefciler ara­ sında ilmi mübahaseye dâir eser­ ler. 28n2. 107. Tatbikât'i hukukiyye ve cezaiyye.) adh eserine yazdığı itiraz. Sadüddin Teftâzâni (b. Telhis. Molla Lütfi (b. Tevâlîü'I-envar. 230nj. 19. medrese beççe. 39. 199. 22. 21. 26. bk. 269. 128. Telvih medresesi. 190. İstanbul'da. 232. 233. bk.) nin kelâm'a dâir eseri. Tecrid medreseleri. bk. Teftiş-i mesâlîh-i şerif meclisi. Kadı Burhaneddin (b. Telvih. 9 . Rumeli kazaskerliğine bir kişinin mükerreren tayin edilmesi hali. Hâşiye-i tecrid medreseleri. Telhisci. 216. bk. 125%. .) memurianndan 196. 133%.) nin fıkıh'a ait eseri. Tehafüt.

209nı.). Tımova kazası. 99. 75. 161. Tırhala Yenişehir'i. 72. 231. Y e nişehir-i Fener. Tikveş kadılığı. 236. Tevfir-i mdıâdî. 186. 254n. 223. Tıp. timar erbabı ile reaya arasmdaki davalara bakan sey­ yar kadılar. 182.. 27. 280. 125n. 92n. Ahmed b. nişancı. 246. Isfahânî (b. nişan. 126.) nin eseri. 50 67. 285. 119. bk. Tezkireeilik teşrifi.) nin sarfa ait eseri. 16. 105. 79. bk. lOln. bk. 101. bk. 39. 126. 260. Topkapı sarayı arşivi. 164. 278. 127. Tezkirehâne mukayyidi. 175. Tevzihu't-tenkîh. Rum. Timarlı sipahi(ler). 79. Tokat kadıhğı (kazası). 131. Türkiye. U Ukab. Uiafccı.) nin fıkıh'a ait eseri. 249. Topkapı. ulûm-i şer'iyye. 117. bk. 161n. 168a. Tevkiyet. 115. 262. kazaskerlerin üç ayda bir topladıkları divan 259nj. 194a.) nm eseri. Buhâri (b. Ulema ve sâdât defteri. Tophane. 84.128.. Trabzon kadıhğı. 61. 96 186. 71. alemdarhk. 206. 123. 154. 28n. Türk(Ier). Ulema. Tevkiî Abdurrtdıman Efendi karmname$i. Saray-ı cedid-i âmire. Topçu. 174. bk. bk. bk. Tezkirehâne.. Trablus(garp). 126. 1. İstanbul'da semt. Süleymaniye'de. Türkiye coğrafyası. 260. Toprak kadıları. Sinan Paşa (b. 101. Tokat.) nin eseri... 1 4 7 . 283. 95. 33. 191. 99. 256. 170n. kazaskerlik kalem amiri. 114. Tire. 269. 36. 159. medrese ders kitabı. Tiryakiler çarşısı. 16. Ukubât. Üsküdar kadısı Numan Efendi (b. Tokat sancağı. . bk. üçüncü smıf mevleviyyet (b. 165n„ 167. 21. Ûlâ smıf-ı evveli. hakâni). üçüncü sınıf mevleviyyet (b. Tevki (-İ hümayun. pervane. Tırhala kaddığı. Tuğra. 92n. 247. 1 4 5 . 134. 30. 167n„ 172. 229. 234. 92nj. 43. 186.. bk. bk. 268. 38. 126 . 1 1 9 . 80.) 277. 283. bk. 111 . 51. 121. Tomaniç (domaniç) kazası. Tevliyet. 216nı. üçüncü sınıf mev­ leviyyet (b. 166. 68. Tezvic-i sigar. Ulema-zâdeUr (oğuUar. 1 2 0 . Ukudü'l-cevâhir. 157. BOnj. Trablusşam.. 153. Tteare(-i berriye kalemi.. 98. 34. Mahmud el . Tıp medresesi. 12Sn. 51. 78. 139n4. 113. Tezhirelü'I-evIiya. 26. 102.. 165. 83.. Tikveş. 156n2. 347 Topkapı sarayı. 277.113. 22n. Tırhala. 35. 283. Trabzon. 2. evlâdı). 259nj. Tevcihat divani. 189n„ 205. 246. istanbul'da. 120. 139n4. İstanbul Süleymani­ ye'de. 113. Yenişehir. 104.Cflndi (b.tNDEKS Tevali şerhi. Tevkii. bk.). bk. Ûlû sınıf-ı sânisi. lOOuj. pervane. 29n„ 99. Tuhfetü's-sak. 169.. Timar. 252.. ikinci sınıf mevle­ viyyet (b.). Tuzcu. 226. 112. 183. 113. Tire kadıhğı. Tuğ (-1 hümâyun). medrese ders kitabı. 278. bk. Trablusgarp kadılığı. 75. Tezkireci(lik). 33. 184. kazasker mai­ yetinde memur 160. 261. 74. 275.

Vezir-i azam takriri. 147. 1 3 7 139. Üç şerefeU cami. 133. Arap dilinin çeşitli mevzulanna ait ilimler. 97. 22. 124nı. 276. bk. bk. 269. mevâli). 160. bk. 229. Üçyüz akçe yevmiyeli mevleviyyetler (ka­ dılık. 65. 24. Şâni-zâde Ataullah Efendi (b. 154. 95. 77. devriye mevleviyyeti. 269. 101. Vekil-i ruhanî makamı. 233. Vekil-i eismanî makamı. 47. 67. 270. 22. 117. vezîr-i azam'm unvan­ larından. 20. 14ın^. 224. ders. bk. 64. bk. 190 . medreselerde oktulan Islâmî ilimlere yardımcı konular. 133. 98. Üsküp. Vezir soffası. 81. Ulûm-i şer'iyye (diniyye). 104. 95. 92n2. Ustrumca kaddığı. Ümeyye. sadrazamlık. Usûl-i hendese. 241. Uzun ova. 41 . Usûl-i muhakemât-i cezaiyye ve sulh. 279. 83ıı. 178 . 92n2. 133. 212. Usul-i defter-i. 134. 31.348 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Üsküdar kadısı. Vesayâ. 155.. şehzade doğumu. Üsküp kadıhğı. sadrazam. 17. 188. 207.184. Vardar Yenicesi kadıhğı. Ulûm-i cüz'iyye. Usûl-i mahkeme-i şer'iyye. Üsküftü çuhadar. 68. 9211. 84. ders. 188. Verese. Ulûm-i âliyye. Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. Zln^. Vezir-i âzamm çarşamba divanı. Bursa'da. 277nı. bk. 159. Üç şerefeU medrese (müderrisi). muhtasaret. 40. 116ng. 92n2. 143. bk. 175. 131. . 91nj. 137.. muhtasarat. 260. kapan naibi.) nin eseri. bk. 268. 91nı.) un eseri. Ulûm-i Arabiyye. 97. Vekâyi kâtibi. 23.. lOn^. 67. 205. Kâşi (b. 198. 103. 59. kazaskerler maiyetinde memur. 267. 74nj. 89. 176. 159n. 208n3. Van kaddığı. Vahdet-i vücûd felsefesi. ders. 237. 186. bk. Varidat. Üsküdar kaddığı (kazası). Vlûfe. Valde Sultan Camii vaizliği. 3. 65. 170nj. Umurbey mahallesi. 147. istanbul'da. 245. ikinci smıf mevleviyyet (b. 57. Usûl-i mahkeme-i hukukiyye. 135. 125n2. 50. Unkapanı naibi. 96. 230. nahv'e ait eser. 178n4. 29n„ 30. 269. sadrazam. bk.) nin eser. Ulûm-i akliye. Üsküdar medresesi. Vidin kaddığı. üçüncü sınıf mevleviyyet (b. 186. 154. ulûm-i âliye. şeyhulislâmhk. Üsküdar mâzulleri. 22. Vakıf. 125n. 269. Van. 115nı.43. 38. Usul-i hadis. Usul-i sakk. 33. Üsküdar. 96. 186. 20. 41. Üçüncü sınıf mevleviyyetler. 143. 78. 83. 161nı. 29.) fıkıh'a ait eseri. Edirne'de. bk. 94. Varna kadıhğı. 228. ulûm-i cüziyye. Ibrahün Halebi (b. istanbul'da. 92n2.) 186. 102. 269. Vezir-i azam. 187. 276. 113. 149. 246. 28. 142n3.). 185. 229. akli ilimler. Vikaye. 255nı. 28. Üniversite kütüphanesi. 38. 86.193. 160. Vekil-i celil.. 254. Velâdet-i hümayun. Vâfiye. 225. 137. 134. 188. 153. Kureyş kabUesi kollarından biri. Vekil-i devlet. Unkapam. 274. 236. medrese ders kitabı. bk. Ü Ücret-i sakûk. 69. Usul-i fıkıh 19. 211. 3. 111. 53. 64. 42. 274. 244.

Yuvacı. 208. 220. Zaman-ı ittisal. 7%. 113. . Vilâyet-i Karaman. lOinj. Yağ kapanı. 143. Yıldız Sarayı. 128. İSİU]. ikinci sı­ Zeyrek Camii. 242. Yunanistan. 156. 84. Zıc-i Cürgonî (ilhânî). 115. 5.. Zuamâ. bk. 95. Yeniköy. belûgat'tan ders.İNDEKS 349 Vikâyelü'r-rivâye fî mesâiliTl-hidâye. 273. 163. 229. 62. bk. 123. 207. 36. Voynuk. Zaman-ı infisal. 137. 96. 228. Yunan-ı kadim. Yeniçeri ocağı. İstanbul'da. 272. 198. 168. 219. 125n„ 202.gad. 94. 63. 134. 277%. 104. 24nı. Yüzelli akçeli kaddar (kadılık). 89. Yalak. Dolmabahçe Sara­ yında. 274.).. 92uj. 235. 123. 163. Yahya Efendi medresesi. 125%. 129. 104. 184. Zeyrek mektebi. 278.2 5 2 . Zimmi. Yirmili medrese (müderrislik). 233. 126. 194%. 62. 125nj. Yeniçeri(ler). 94. bk. 103. Burhanüş-şeria Mahmud (b. 229. 280. Zal Paşa Sultanı medresesi. 125%. Voyvoda kâtipleri. nıf mevleviyyet (b. Zübdet-i ilm-i kelâm. 156nı. Yörük. 186nı.) ın eseri. Yeşil cübbe. Veli Yerköy. 248. 223. İstanbul'da.) nin eseri. 127nı. Yemiş iskelesi. 277%. İstanbul'da. 141. 17)3x1^. Yayçe kadılığı. Fatih medresesi. 265. Zahir ilimleri. 238. Şah Sultan medresesi. Uluğ Bey (b. Balı­ kesir'de. 126nı. 23. 276. 255%. Zülkadir Beylerbeyisi. (b. 2 5 0 . Voyvoda(larj. 224. Zeamet. Zemahşerî tefsiri. Vilcitrin kaddığı. bk. Bolu'ya bağlı. Vodina. Keşşaf tefsiri. 209%. 195. mâzuUüğü biten kadımn tayin zamanı. Zülvecheyn sofası. bk. 231. 271. 207. hk. Eyüp'te. 48. Yeşil canfes kese. Yalı köşkü. Yenişehir (-i Fenar).aesi. 59.) in eseri. 36. Yağ naibi. 140. 125%. Yo?. 41. 231. yüzbin akçe. 123. 277n. 159. Vücûb. 208. 143. Mehmed h. 104. Yalvaç kasabası. 79. 98. Ali Kuşçu (b. 156. Yddınm Bayezid medre. 246. 143. Zıc-i Gürgânî şerh-i. 143nı. 173. 65. 228. Viranşehir. Tırhala Yenişchiri. 143nı. Yenicami medresesi. kadı tayininde bekle­ nen mazûllük müddeti. Yağcı. 55. 140. Yiğitbaşı. Yük. Yenişehir. bk. Bursa'nın. Zahir uleması. 143nj. Yenişehir kasası mazulleri.) nun eseri. Yeşil sarık. Yenişehir kadılığı (kazası). Yaya(lar). bk. 92%. 243. 183. Yenicami mahallesi. 277nı. Yeniçeri ağası. 88n.

.

I Fatih'in Hocası ve vezir-i âzami Hızır Bey oğlu Sinan Paşa'nın Kadılık zamanına âid bir fetvası (Cevab ve imza kısmı Sinan Paşa'nın el yazısıdır) .Lev.

Lev. II "O 5* -3 -Û c s ^ o " rt w •3 'S « .

Lev. III Reayadan olup isyan ve şekavet eden bir zümre hakkmda Ebussuud Efendinin ( 1545" 1574) bir fetvası .

Lev IV Nakib-ül-eşrafın verdiği seyyidlik Hücceti .

V Nakib-ül-eşraf tarafından verilmi} olan diğer Seyyidlik Hücceti .Lev.

Lev. VI 11 c W T) c ıı İS- I ^ .

a I î | ı! « i >- <^ .S 0 3 . VII ıı U! 3 .3 <.Lev.3« S g E I .Tl " f l "S-S 4 » W _Ö S 2 « .fi 2 ıı 3 >- T3 T3 e a > 00 - 3 İ3 s c e u 3 -5 SÜ.

•« Tİ** J -a. VIII ^3x : i l i l 3*î 14 l I l ı s T3 c B a 5 .Lev.2 . "D U 1) < D L B « < r t 2 ^ ^ ^ ^ .3 >.

smm gerilmesine dair D ^^^. l Kefe yenilenmesi hakkın « ^ « l ^ V ' T ^ S U N ^ukataasından m a a ş alan K e f e l'-d.Lev.^^ ^ ^ ^ „ e l e ^^^^^ .

Mehmed zamanında Medrese ve Kadılık tevcihleri hakkında Sadr-ı âzam'm arizalan ve Pâdişah'ın {vech-i me§ruk üzere verdim) hatt-ı hümayunları .Lev. X 4 IV.

XI / 5 ^ • ./P/««a) ha«-.Lev.>«««m m„n7.in« am. hümayunu . • ' • T S a h m ' d ' u n (.

Xn Yenipazar camii vaızmm vefatı sebebiyle yerine vaiz tayini hakkında mahallî îlam ve Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendinin verzir-i azama derkenarı ve anın da buyruldusu .Lev.

Uv. İstanbul'da Cedid Nişancı Paşa Camii müezzini'nin ihtiyarlığı sebebiyle hizmetini oğluna terketmek istediğinden bahsile mütevellinin şeyhülislama istidası ve anm da vezir-i azama tayini ricasiyle derkenarı üzerine tevcih olunmak buyruldusu ( 1 1 2 3 H 1 7 1 1 M ) . X.

XIV -af. Esbkeşan reayasından birinden ziyade vergi alınmjısından dolayı Ilgın kadısı vasıtasiyle şikâyeti üzerine hissesine isabet edenden ziyade bir şey taleb edilmemesi hakkında muamele ve vezir-i âzamin buyruldusu .lev.

Lev. ) . XV i * •• • Safrada Salurbey köyündeki Hacı Murad medresesi müderrisinin vefatiyle yerine ehil olan oğlunun tayini hakkında Bafra Kadısının inhası ve Şeyhülislâm Çatalcalı Ali Efendinin Sadr-ı azama tayin ricası ve sadr-ı âzamin buyuruldusu ( 1 J 0 3 H . — 1697 M .

Lev.H > 3 :3 •S c -S . XVI J3 E S N ^ ^5 Ii I İ t a V E I ^ 1 . I •5.2 cic­ ili ^•^ I i -S E .1- " M S 'Z u ? m i-^ g C H ^ • 3 V .

Uv.'-Jv -Lb^-ı.U^n? •j.J7 Vadılann ahval ve .L . ' y I » e . i' . XVII Jj .i .

de verilmiş olan kaza kaddığı Beratı . XVIII loaa H . 1 6 1 3 M .Uv.