ATATÜRK T Ü R K

KÜLTÜR, T A R İ H

DİL

VE

TARİH 17b

YÜKSEK

KURUMU

K U R U M U

Y A Y I N L A R I

V I I I . Dizi — S a .

OSMANLI DEVLETİNİN

ILMÎYE TEŞKILÂTı

Ord. Prof. ÎSMAÎL H A K K I UZUNÇARŞILI

T Ü R K

T A R Î H

K U R U M U

B A S I M E V

1— A N K A R A

19

8 8

OSMANLI İLMİYE

DEVLETİNİN TEŞKİLÂTI

Birinci baskı tkinci baskı Üçüncü baskı

: 1965 : 19B4 : 1988

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARÎH Y Ü K S E K T Ü R K T A R İ H K U R U M U

KURUMU

Y A Y I N L A R I

V I I I . S E R Î —Sa.l7*>

OSMANLı DEVLETININ ILMIYE TEŞKILÂTı

Ord. Prof. tSMAİL H A K K I

UZUNÇARŞILI

3. Baskı

TÜRK

TARÎH

KURUMU

B A S IME V î — A N KA R A

19 8 8

ISBN 9 7 5 - 1 6 - 0 0 4 3 - X

İ Ç İ N D E K İ L E R

BIRINCI BÖLÜM ıMEDRESE TEŞKİLATI 1

İlk Osmanlı Medreseleri
IKINCI BÖLÜM MEDARİS-1 RESELERİ ÜÇÜNCÜ MEDRESELERİN DETLERİ BÖLÜM VE TAHSİL MÜD­ SEMANİYE, YANİ SAHN-I SEMAN MED­

1

5

DERECELERİ

11

DÖRDÜNCÜ MEDRESELERDE OKUTULAN

BÖLÜM DERSLER 19

Medreselerde Aşağıdan Yukarıya Okutulan Ders Medreselerde Mütalâa
BEŞINCI BÖLÜM SÜLEYMANİYE MEDRESELERİ

20 Dair 23

Okutulan

Eserlerden

Bazılarına

33

ALTINCI BÖLÜM OSMANLI L E R E D A İ R YEDINCI BÖLÜM MÜDERRİSLİK İÇİN M Ü L A Z E M E T V E N E V B E T SEKIZINCI MÜDERRİSLİK BÖLÜM 55 45 MEDRESELERİNDE OKUTULAN DERS39

X V L ve X V I I . YüzyıDarda Müderrislik Yolu İçin Bazı Kayıtlar 60

A s n n İkinci Yansında Sahn-ı Seman Müderrisliği Beratı X V I I . Asır Başlarına Ait Müderrislik Beratı 63 66 67 71 77 79 80 DOKUZUNCU BÖLÜM KADILIK Kadıların Tâyinleri Kadiasker'in Kadı Tâyini Buyruldısı Kadıların Dereceleri Haremeyn Mevleviyeti Bilâd-i Hamse Mevleviyetleri Mahreç Mevleviyetleri Devriye Mevâlisi Kaddar Hakkmda Mütemmim Malûmat tlâm ve Hüccet Şer'î Mahkemeler Kaddann Beratları Sakk-i Şer'î Kadı Nâibleri Arpabk Kassamlık Toprak Kadıları ve Mehayif Müfettişleri ONUNCU BÖLÜM 83 87 90 91 99 100 101 102 103 108 108 111 116 117 118 121 126 İSTANBUL KADILIĞI ON B İ R İ N C İ BÖLÜM 133 PADİŞAH HOCALARI O N IKINCI BÖLÜM 145 KAZASKERLER 151 .VI İÇİNDEKİLER MüderrİBİerin İmtihanları Müderrislikten Kadılığa Geçmek Medreselerin Bozulması Yüksek Dereceli Ulema Evlâdının İmtiyazları İcazetler Müderrislik Beratları X V .

.İÇİNDEKİLER VII ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLILARDA NAKtBÜ'L-EŞRAFLIK ON MÜFTÜLÜK DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 161 V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 173 O N BEŞİNCİ BöLÜîa HUZUR DERSLERİ 215 ON MAKTUL ALTINCI BÖLÜM 223 ŞEYHÜLİSLAMLAR ON DİNÎ VE HUKUKÎ Y E D İ N C İ BÖLÜM YETİŞEN MEŞHUR İLİM 227 SAHADA ADAMLARI O N SEKİZİNCİ BÖLÜM İLMİYE LİF MESLEĞİNİN ISLAHI EMİR H A K K I N D A MUHTE­ 241 TARİHLERDEKİ V E FERMANLAR ON MÜDERRİSLERLE DOKUZUNCU BÖLÜM 261 K A D I L A R H A K K I N D A B İ R İCMAL.X X . YİRMİNCİ BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYETİN ÎLANINDAN SONRAKİ MÜ267 DERRİSLİK V E KADILIK TEŞKİLATI YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM İLMİYE RÜTBELERİ DERECELERİ 271 Mevali ve Müderrislere Dair Kanuni Sultan Zamanı Vazolunup Tatbik Edilen Kanun X V I I . Asırlardaki Büyük Mevleviyetler Süleyman 273 276 .

KAVİM.X V I I I . DEVLET ADLARI VE TARİHÎ 308 TIPKIBASIMLAR Levha 1 . Y E R . K İ Ş İ A D L A R I II.VIII İÇİNDEKİLER YİRMİ İKİNCİ BÖLÜM İLMİYE RÜTBESİNİN MÜLKÎ VE ASKERÎ RÜTBE­ 283 YAZARKEN İSTİFADE 287 DİZİN I. 293 LERLE MUADELETİ İLMİYE EDİLEN TEŞKİLATINI ESERLER DEYİM VE TERİMLER .

Osmanlı beyliği Ana­ de dolu'da yayılarak oradaki beylikleri elde ettikten sonra eskiden beri devam gayrı müslimlcrinkiler dahil olmak üzere vakıf şartları mucibince tamamen tanımış >'e Osmanlı istilâsı Avrupa kıtasında da ilerlediği üzere kabul ve tasdik etmişlerdir. kanun ve vakıf tesbit şartlan müesseselerin Bu hemen birbirinin aynıdır. . 731 H . imaret. (1351 M. büyük mutasavvıf Ş e y h M u h i d d i n . ilmî ve içtimaî (sosyal) kaide.) halifesi olup yüksek tahsilini Mısır'da yapmıştır^. s. 567) de vardır.i K a y s e r i tâyin edilmiştir.i A r a b i ' n i n üvey oğlu Şeyh S a d r ü d d i n . Bu zatın âlimâue vc arifane on üç eseri olup bunların Osmanlı müellifleri ile (C. K a y ­ halifelerinden tefsir s e r i l i D a v u d . Şayet vakıf yapılan memleketler herhangi bir İslâm devleti tarafından işgal edilse bile yapılan vakıflar ve bunların hükümleri orayı elde etmiş olan hükümdarın tasdikiyle muteber olurdu. tesislerin devamı. çeşme vc saire gibi dinî.i Kâşî'nin (vefatı 730 1330 M.i K o n c v î ' n i n sahibi ve M u h y i d d i n .I. 98) Bağdatlı İ s m a i l Paşa'nm (Hediyyetü'l-Ârifin. Bu son eser Milli Eğitim Bakanlığı neşriyatından olup İstan­ bul'da basılmıştır. (1330 M. köprü.)'de İznik'te vefat ederek Çınardibi dcııilen mahalle defnedilmiştir.BİRİNCİ BÖLÜM MEDRESE TEŞKİLÂTI İslâm alemindeki cami.i K a y s e r i 751 H. Bunun gibi edip gelen bu tesisleri. zaman Osmanlı hükümdarları bu kıtadaki gayrı müslim vakıflarını da eski halleri İLK İznik Bursa ve Edirne me<lrescleri OSMANLI MEDRESELERİ Osmanhiarda ilk medrese. Bu.)'de Gazi O r h a n B e y tarafından o tarihte küçük beyliğin merkezi olan /znife'de yapılmış ve burada ilk müderris olarak da Türk âlim ve mütefekkirlerin­ den Ş e r e f ü d d i n D a v u d . I. s.i A r a b i ' n i n ^ 1 ^yj-^' şerh eden K e m a l ü d d i n H= Fusus-ul hikem'ini A b d ü r r e z z a k . bunları yaptıranlar tarafından tertip ettirilen vakıflarla olunmuştur. medrese. hastahane. 1 D a v u d . Esmaü'l-müellifin ve Âsariı'l-musannifin) isimli eserinde (C.

M u r a d zamanında (1421 medreseleri farklarını medrese 1451) rastlamaktayız.. sonra JBursa'da yapılan müteaddid medreseler dolayisiyle tznik ikinci dereceye inerek Bursa^daki (Sultan Medrese^si) birinci dereceyi aldı. iç­ timaî müesseselerle şehir ve kasabalara İslâm damgası vurularak Türk yurdu îmar edilmiştir. Manastır demekle mâruf Sultan Orhan Türbesi. çünkü F a t i h yapılmak suretiyle medreseler beraber S u l t a n M e h m e d ' i n med­ derece esaslı rese teşkilâtma esas olan Tetimme ve DâriTl-hadîs arasındaki görmekteyiz.2 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Orhan hinde Bursalı Medresesi) G a z i 6 Nisan 1326 (2 Cemaziyelevvel 726) tari­ aldıktan sonra beylik merkezini İznik'ten. 231. medrese. 110 . (1437 M.) senesinde 1 ". buraya (Manastır naklederek burada da mevkii itibariyle halk arasında diye meşhur olan medresesini inşa ettirmiştir^." Şakayık zeyli. Edirne devlet merkezi olduktan sonra 11. Kîinhü'l'Oİıhar. mektep. Osmanhlardaki zamanında Sultan Mehmed görüyoruz ki bahsederken bunu daha aşağıda Sahn-ı seman medreselerinden Osmanlüann ilk bir buçuk asır içinde yaptırmış oldukları medreselerin derece ve sınıf itibariyle en mühimleri tznik.. ve Edirne'de idi. Kuruluşun ihtidalarında tznik Bursa. Osmanhlarda medreselerin artmasiyle vücuda gelen teşkilâta ihtida Sultan İT. (1363 M. M u r a d zamamnda 841 H . Edirne'nin 764 H . Osmanlı medreselerindeki tedris usulü hiç şüphesiz diğer İslâm devletlerinde olduğu gibi bir usul takip etmiş olup medrese­ lerin adedi arttıkça bunlar da derece ve sınıflarına göre bir tertibe tâbi tutulmuşlardır. basılmamış olan Fatih devri.)'dc alınmasından sonra fütuhatın Rumeli'de (Balkan yarımadasında) gelişmesi için devlet merkezi buraya naklolunarak gerek Edirne ve gerek işgal olunan şehir ve kasabalarda muhtelif tarihlerde İslâm tesisleri yapılmıştır. imaret vesair tesislerini görmekteyiz. (1447 M. Atâyî. Bundan sonra Osmanlı vezir ve beylerbeğileri Ue diğer üme­ ranın zabt edilen yerlerde cami. . s. bununla teşkilâtını F a t i h göstereceğiz ^. H a m m e r (Atâ Bey tercümesi). s. c. ' Â l i . medresesi bu beyUğin birinci sınıf medresesi idi. işte bu suretle az zamanda bu ilmî.) de başlanarak bazı arızalar sebebiyle 851 H . III.BuTsa'da.

s. Sahn medreselerinin yapılması Osmanlı topraklarındaki med­ rese teşkilâtında bir yeniliğe esas oldu.MEDRESE TEŞKİLÂTI 3 tamamlanan üç şerefeli cami yanındaki büyük medrese ile Dârü'lhadis o tarihte Osmanlı memleketlerindeki medreselerin üstünde yer aldı ve tedris vc tahsisatı itibariyle Bursa'daki Sultan med­ resesi ikinci dereceye indi. bu üç şerefelinin yanında bir medrese daha yaptırmak sure­ tiyle bir müderrise verilen yüz akçe yevmiyeyi iki müderrise vermek suretiyle babasının tesisinde değişiklik y a p t ı ' ve kendi­ sinin /stan6u/'da yaptırmış olduğu Sahn-ı Seman denilen sekiz medreseden her birinin müderrisine elli akçe yevmiye vakfetti. Edirne'deki JU üç şerefeli medrese müderrisliği Istanbul^da medrese müderrisine o tarihe kadar hiç bir medrese müderrisine verilmeyen yüz akçe medresesi müderrisinin yevmi­ yesi otuz ve fursa'daki Sultan medresesi müderrisinin ise günde Sahn-ı seman medreseleri inşa olunduktan sonra bile bir müddet ehemmiyetini muhafaza etti. İşte bu Osmanlı medreseleri Sahn medreselerinin yapılmasından sonra buna göre ayarlandı. ' Şakayık tercümesi. . 8. Halbuki İznik elli akçe idi^.118. üç şerefeli yevmiye verildi^. fakat F a t i h S u l t a n M e h m e d . çünkü bu yapılan med­ reseler İlahiyat ve İslâm hukuku fakülteleri demekti.119. > Şakayflc tercümem. 119. ' IdrİB-i Bitlisi (Hejt Behi^t) isimli Fasrça tarihinde Burra'daki Muradiye medresesi müderrisinin yevmiyesinin yetmij akçe olduğunu kaydetmektedir.

.

Sahn-ı seman medreseleri yapıldıktan sonra Zeyrek medresesi camie çevrilmiş ki bu kayıt Fatih'in vakfiyesinde vardır.j ' . Mehmed. Bu vakfiye ile sonradan neşredilen vakfiye arasında bazı farklar olduğuna dair merhum D o k t o r A d n a n A d ı v a r (Osmanlı Türklerinde tlirn) adlı eserinde (S. * A l i .İslâm eserleri müzesindeki 6354 numaralı Vakfiye. basılmamış nüsha. İstanbul civanndaki bir köyü F a t i h Sultan M e h m e d A l â ü d d i n T u s î'ye vermiş olduğundan burası Müderris köyü diye meşhur olmuştur . Fatih mahsus ederek Sultan M e h m e d Istanhul'dn yaptırmağa başlattı'. Büyük Karaman'la sonra bu işe Küçük Karaman semtleri arasında bir cami ile talel)e yetiştirmeğe medreseler derhal işe karar verdikten Bu tesislere 867 güzel tahsil görmüş olan Vezir-i âzam M a h m u d P a ş a ' y ı memur Cemaziyelâhır (1463 Şubat)'da başlanarak 875 Recep (1471 Ocak)'te yani sekiz ' Türk . 22.. 117. Künhü'l-ahbar. Bundan başka yine eski imaret vc kalenderhane kiliseleriyle Galata'da İskele ^apuı'ua yakın bir kilisenin de camie tahvil edildiği RÖrülüyor .İKİNCİ BÖLÜM MEDÂRİS-İ SEMANÎYE YANİ SAHN-I SEMAN MEDRESELERİ Fatih'in kanunnamesinde niye) denilmektedir^. 30) dikkati çekmiştir. olan bu medreselere eski vakfiyesinde (v'-c ^ . " Şakayık tercümesi (Mecdî).z â d c ile Mevlanâ A h eylemişti. s. 117. d ü l k e r i m ' e verip diğerlerine de münasiplerini tâyin Tûsî'nin medresesi Zeyrek camii denilen Pantokrator manastırının bulunduğu mahal olup buradaki kırk hücre yâni odanm her birinde bir yani kırk medrese talebesi (softa) vardı*. oiJ Sahn-ı seman diye meşhur kaydma göre II. .* ' Medaris-i SemaŞakayık'in IstanbuVu aldıktan sonra buradaki kiliselerden sekizini medreseye tahvil ederek bunlardan birinin müderrisliğini üursa'da elli akçe ile Muradiye müderrisi olan Mevlanâ A l â ü d d i n T û s î ' y e ^ diğer ikisinin müderrisliklerini Bursalı Mevlanâ H o c a . Şakayık Fatih'in sekiz kiliseyi medreseye çevirdi­ ğini yazdığı halde Zeyrek ile Ayaaofya'daki odalardan başkasını yazmıyor. " Şakayık tercümesi. s. s.

bunlara sabah ve akşam yemek verilir." ' Ulemadan Mevlâna M u s a n n i f e k ( A l ^ ü d d i n Ali-i B i s t a m i ) Sahn müderrisi iken 875 H .6 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I eenede bitti ^ ve bu suretle iki minare ve bir şerefeli cami ile iki tarafında yüksek tahsil için sekiz medrese ve bu medreselerin arkalarma da "Tetimme" ismiyle bu büyük medreselere mahreç olmak yani talebe yetiştirmek üzere sekiz medrese daha yap­ ahırlar inşa ettirdi ve bun­ tırdı. Misafirlerin hayvanları için lardan başka bir imaret ile taamhane doğudaki dört medresenin yamada Darûşşifa denilen hastahane^ camiin kuzeyinde kur'an okunmak için bir muallimhane ve camiin batı tarafına medrese talebeleri için bir kütüphane mağa mahsus darüttalim hamamı) yaptırdı. kehiller. medrese ve imareti hakkında şunları yazıyor : " F a t i h hazretleri İstanbul'da âsâr-ı âliye viicude getirmiştir. elhasıl ne lazımsa mükemmel surette ihzar edilmiş şeyler var. evvelce İmparator olan ve ve yine aynı tarafta iki mükellef hamam ders okut­ (Karaman Jüstinyen'in havariyun Ortodoks zevcesi tarafından yaptırılmış (Saints Apotres) kilisesi harabesi vardı. Müracaat edenlere her gün o kadar ilâç verilir ki deftere sığmaz. çeşitli kuş etleri. gelip geçenler. mâristan görülen şeylerin en şayân-ı hayret olanıdır. * B a k i K u n t e r ve Mimar S a i m Ü l g e n taraflarından yazılan (Folilı camii ve Bizans sarnıcı) isimli bir tetkikte camiin Havariyun kilisesi üzerinde yapılmadığı ve kilisenin. macunlar tıp kanununa göre hazırlanmış ilâçlar koyun etleri.) senesinde vefat edip vasıyyeti üzere kitap­ larını inşaatı henüz bitmemiş olan sahn talebelerine bırakmıştır. Fatih camiinin bulunduğu Teodora mahalde. patriğinin ' E b û Bekr-i D ı m ı şk î'nin tercüme ettiği coğrafyada camiin in^asma 865 H . Bu. Nr. kadın tefrik edilmez. iş bilir hüddamlar tâyin olunmuştur. Hastaları tedavi için en mahir etibba. Bu medreselerin müderrisleri bilâd-ı Rum'un en büyük âlimleridirler. Bundan daha güzel daha bedii bir bina tasavvur edilemez. mâristanda kantar­ larla şuruplar. misafirler. Fatih camii yüksek büyük bir camidir. Bu.) 'de başladığı yazılıyor (varak 104). Taam hususunda erkek. yataklar. (1461 M. Eserlerinden birisi de Fatih imaretidir ki orada fıkara ve talebe it'am ediliyor. camiin daha doğusunda Darûşşifa civarında olması icap edeceği . 1390 ) Fâtih cami. etrafında hastalara mahsus odalar vardır. Eserlerinden birisi de Mâristan (Hastahane)dir ki imaret tarzında bir medresedir. (1470 M. Burası R u m bulunduğu mahal yani patrikhane idi*. örtüler. R a d i y y ü d d i n Cazzî (el-Metaliul-bedriyye tl-Menaziliı'rRûmiyye) adlı seyabatnâmesinde ( Köprülü kütüphanesi. ^ 936 Zilkade (1530 Temmuz)'de Şom'dan Jstontura gelmiş olan B e d r e d din Mehraed b.. Bunların sekizi medaris-i aemaniye'diı. hattâ yerliler bile orada yiyip içerler.

s. buraya gelmek için birtakun dehlizden geçmek icap etmektedir (Tanzimattan evvel ve sonra medreseler .MEDARİS-t S E M A N Î Y E 7 Camiin doğu ve batı taraflarma yaptınlan sekiz medreseye medaris-i semaniye ve daha sonra maruf tabiriyle Sahn medrese­ leri denildi^.. * Â l i .• J . bundan başka beşer akçe yevmiye ^ ile bir oda ve ekmek ve çorba verilmek üzere sekiz medreseden her birine birer x^ muîd (müzakereci= asistan)* verildi. ^ So/m kelimesi Arapça olup bir evin tam ortasmı teşkil eden mahal demek­ tir. Mısır medreselerinde X V . 9 9 ) . Her medresenin on beş odasına ikişer beyan edilmektedir (Kofcı/Jar dergisi.j^rJİI ^JIJIL. 21. Müverrih A l i . vasıtasiyle Alman Müsteşkikler cemiyeti tarafından bastırılmış olan vakfiye. "(S. ' Vakıflar Umum Müdürlüğü neşriyatından olan dergideki vakfiyenin Türkçe tercümesinde (S. nefs-i İstanbul'da bina eyledttğü cami-i şerifin yemin ve şimalinde dörder medrese-i ulyâ ve her birinde on dokuz bab hücre ve sükna ki ikisine muid için müheyya ve on beşi dânifmend için hüveyda ve ikisi dahi feıraş ve bevvab için bina olunmuştur. Fatih'in vakfiyesindeki kayda ve Âli'nin yazdı­ ğına göre bu mevki İstanbullun ortasma tesadüf ettiğinden dolayı medreselere Saftn adı veriliniştir*. Fatih camiinin güneyinde Azrail kilisesinin bulunarak bekayasımn mevcut olduğuna yazaı (6asılfiuımı$ birinci cilt. 4 6 3 ) Fatih'in kanunnamesinde şöyle deniliyor: "haliyâ bina eyledüğüm medaris-i âliyeye sahn deyu isim konulmuştur. 8 .tanzimat. Tarihî rivayetlere göre Saftn-ı seman medreselerinin heyet âlimi A l i programlarını M a h m u d P a ş a ile meşhur K u ş ç u tertip etmişlerdir. 20) ". Mir'at-ı Kâinat. inşa buyurdular" yine aym vakfiyede (s. Bu mecmu darülmülk tstanbuVan meyanında vaki olmağın sahn medreseleri denilmiştir. 4 0 1 . Sekiz medreseden her birinin on dokuz odası vardı. s. c. dördü batı tarafındadır... sekiz müderristen her birinin birer odası ve elü akçe yevmiyesi vardı." Fatih'in esas vakfiyesinde ". Âli tarihinin basılmamış olan Fatih devri kısmmda (kütüphanemizdeki nüsha. JJAİ-I ıfj'j'j ûüaLj ^jh *:ia-l î ji\ 1935 Jj—ll L^!* j i) de T a h s i n öz s. Medreselerin dördü camiin duğusunda. muidin yevmiyesini dört akçe olarak gösreriyorsa da vakfiyede beş akçelı oldukları görülüyor ' Muîd (asistan) iade edici yani müderrisin verdiği dersi tekrar edici demek­ tir.inşa buyurdukları cami-i şerif-i cedid kurbinde Medine-i Kostantiniyye'nin vasatında vaki pazar.» » U ' « . fasikül 1. s.. Bu okutulan derste ehemmiyetli bir . 7 4 ) ". 4 9 ) şöyle deniliyor: Mahmiye-i Kostantiniyye'nin çak vasatmda hâlen Yenicami mahallesi demekle maruf olan mahalde bir cami-i ceımet-asâ. 11). s. 4 8 . ve X V I . 20) bu medreselerden doğu tarafındaki bir medreseye {Müftü medresesi) denilirmiş . 1 1 . asırlarda muid'den başka müfid (do­ çent) adında bir vazife sahibi daha vardı.

)*de yapılan tahririne aid kayıtları aşağıya hulasaten nak­ lediyorum. 494). Bayezid'in oğlu K o r k u d un eserinden (Ayasofya kütüphanesi 1763. hastahane) muhasebe­ sine ait 894 H . akçe. ' Fatih'in bu külliyesinin (cami. Tatili mutad olan eyyamın gayrında medresesine varup ifade-i enva-ı ilim ve maarif eyleyip küll-i yevmin mukabele-i tedriste elli akçe vazifeye mutasarrıf ola. . Bunlar da kendilerinden aşağı talebelere okunan bahsi münakaşa ettirir ve onları münazaraya ahştınrdı ( T a c ü d d i n S û b k i'uin («^l-V* J (»^'-^ MuîdüV-niam ve Mebidü'n-negam isimli eserinden naklen I I . imaret. Zümre-i mfisteidînden birer muîd ki akranı beynin­ de ferid ve talim-i kütübde mahir ola. Medreselerden her birisinin kapıcdarı. süpürücüleri olup her birine ikişer akçe yevmiye tâyin edilmişti.. Sahn medreseleri sekiz olduğu için Arapça O U ' seman tabi­ riyle bu sekiz medreseye OLt ^ medresedeki odaların Sahn-i seman denilmiştir. Onlar dahi kütüb-i mûtebereden fehme kadir müderris huzurmda fünun-ı şettadan mnbahase ve muhatabaya kabil talib-i ilim olup her biri küll-i yevmin ikişer akçe vazifeden mecmuı her gün otuz akçe vazifeye mutasarrıf olalar. Her müderrisin medresesinde muîd olup vazife-i yevmiyesi beş akçe ola ve her medrese için on beşer nefer danişmend tâyin buyurdular. Muidler. s. Müfid derece itibariyle muîdden yüksek olup Osmanlılarda böyle bir vazife sahibi yoktur. Birinci medresede A l i Ç e l e b i V e l e d . beratlı muîdleri müderris namzedi olarak deftere kayıt olunurlardı. geri kalan iki oda da kapıcdarla ferraş denilen süpürgeciye tahsis olundu." Vakıflar Umum Müdürlüğü neşriyatından.Kanun üzere bir müderriris mansıp aldığı veya başka bir medreseye hareket ettiği yahut mü­ derrislikten herhangi bir sebeple ayrıldığı zaman onların. Yine iki akçe yevmiyeli olarak bu Fatih külliyesinin duvarlanmn herhangi bir sebeple hariçten kirletilmemesine nezaret etmek üzere bir de mubassır (gözetici) tâyin edUmişti. en liyakatli olanların arasından seçilecekti ^.i M o l l a Y e g â n müderris olup M a n i s a Ç e l e b i s i MuhyiddinMn yerine gelmiştir. Fatih vakfiyesi. Muidler medrese talebelerinin (danişmendlerin) hem inzi­ batiyle alâkadar ve hem de müderrisin okuttuğu dersin iadesi yâni müzakeresiyle meşgul olacaklardı. medrese.8 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I akçe yevmiye ve imaretten ekmek ve çorba verilmek üzere birer Ai^vijlj danişmend konuldu. Yevmiyesi elli. Yine Mısır medreselerinde müntehi denilen medrese talebeleri arasında liyakatli olaıdar vardı. muidin be. Sekiz iki idi ^. * Vakfiyenin Türkçe tercümesinde şöyle deniliyor : "Cami-i şeriflerine cenaheyn olan medaris-i semaniye'den her biri için akliyyaC ve nakliyyat da naziri nâ­ dir bir müderris tâyin oluna. Bevvab yani kapıcı­ nın iki ve künnas yani süpurücünün iki ve ferraşın iki akçe yevmiyeleri var. (1489 M. iki talebesi olup ikişer akçe yevmiyeden otuz akçe. danişmendlerin mecmuu yüzcili bahis ve bir mesele varsa onu talebeye izah ile dikkatlerhıi çekerdi.

" (danişmend) ve sekiz Sahn medreseleri talebelerine Tetimme medresesi talebelerine de (softa) deniliyordu.lcri demekti. Sonra Kasım Çelebi müderris olmuştur. denil­ Türkçeye vakfiyesinde şöyle mektedir : "Paytahtlan darütta'lim olmak için J j^. bu odalardan her birisine ihtiyaçlarına sarf edilmek ^ e mum parası olmak üzere aydan aya beşer akçe tahsis edilerek yemekleri de İkinci medrese müderrisi M e v l â n a Ahi'dir. İki talebesinin yevmiyesi ikişer akçeden günde otuz akçe. Yedinci medresenin müderrisi M e v l â n a L ü t f i (Tokatlı) 'dir ve yevmiyesi elli akçedir. . .havl-i cami-i şerifte sekiz medrese (Sahn medreseleri) ve bu medreseler verasında Tetimme ismiyle mevsum birer medrese beççe (küçük medrese) cem'an on altı medrese ve cami-i şerifin garbe mail olan kapısı tarafında Sekiz bir ^^Ldljli darütta'lim bina b u y u r d u l a r . yevmiyesi akçe olup beş talebesi vardır. Altıncı medresenin müderrisi Sinan Kirmastî olup yevmiyesi elli akçe iken ilk defa M e v l â n a A h a v e y n 894 senesinde yevmiye seksen akçe ile müderris olmuştur. Beşinci medrese müderrisi M evi âna A b d u r r a h m a n Çelebi olup yevmi­ yesi de talebesi miktarı da yazılmamıştır.MEDARİS-t S E M A N İ Y E Tetimme Medreseleri Sahn medreselerinin arka taraflarmda medreselerine veya 9 yüksek danişi i ^ >• tahsile yani Sahn-ı Seman mend yetiştirmek üzere Tetimme Mûsila-i Sahn^ ismiyle sahn medreselerinden küçük olarak Mûsila-i sahn sekiz medrese inşa edilmişti ^. elli muidin beş Üçüncü medrese müderrisi K a d ı . . ^ Tetinune bir şeyin eksiğini tamamlayan. Bu senelik muhasebede külliyenin bütün kısımlarım ihtiva eden muhasebe varsa da yazmadım. Dördüncü medrese müderrisi M e v l â n a A r a p olup yevmiyesi altmış akçe. Bu. Tetimme \cyn medreseleri Fatihin derece itibariyle tercüme orta edilen tahsil mcdrt's(. Tetimme- lerdcn her bir hücre yani odaya üç softa talebe konulmuştu. Talebesi miktarı gösteril­ memiştir {Edirne ve Paşa livası. >ki talebesine ikişer açke yevmiyeden otuz akçe . Talebesi miktarı gösterilmemiştir.Tetimme medreselerinden Marmara denizi tarafındaki medreseler tama­ men yola gitmiş ve Karadeniz tarafındakiler de yıkılmıştır. Sekizinci medrese müderrisi M e v l â n a İ z â r i Çelebi olup yevmiyesi elli akçedir. . talebesi miktarı gösterilmemiştir. s. Mûsıla-i sahn ise sahna götüren yani sahn-ı aeman medreselerine götüren medrese demektir. 304). noksan bir şeyin tamamlanması için ilâve olunan şey demektir.z â d e M e v l â n a K ı v a m ü d d i n olup otuz akçesi zevaidden olmak üzere vakfiyedeki elli akçe ile beraber yevmiyesi seksen akçedir.

" 2 "Medrese-i kebire hüceratında sakin olan müstaiddin-i kiram medaris-i sagirede sakin olan talebe-i ulûma talimi iltizam edeler. Sahn ve Tetimme Ayasofya Bu Tetimme olan talebeleri yani softa­ medreseleri talebesi danişmendlerden ders göre­ medreselerinden başka camie tahvil edilen kilisesinin yanındaki mahalde tesis edilen medresenin müderrisine altmış akçe ve Eyüp camiinin yanında yapdan med­ resenin müderrisine de elli akçe yevmiye ile birer müderris tâyin olundu. H a d ı m Ali Daha M u s t a f a ve D a v u d sonra medreselerin Paşa'lann medreseleri takip eyledi. vilâyetlerde medreseler yapıldı ve bu suretle medreseler derece itibariyle bir tasnife tâbi tutuldu. Fatih'ten başka Osmanlı vezirleri tstanbuVda cami ve yukarı sayılmıştı. Bununla beraber Eyüp medresesi F a t i h zama­ medrese yaptırdılar. def-i meunet ve zaruret eyleyip ferâğ-ı hâl ile tahsil-i ulume iştigal ederler. ' "Medaris-i sugrâ ki her biri tetimme medresesi ismiyle mevsumdur. M a h m u d P a ş a . baki dört akçesi basbelihtiyaç hasır ve dühen-i sirac (kandil yağ) levâzımma sarf oluna. 27 ve 28 sene 961. hâlâ adını taşıyan cami ve medresesini yaptırdı.10 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I imaretten tâyin edilmişti lar. Meblağ-ı muayyenin yevmi iki akçesi vazife-i bevvab. Onu C a n d a r l ı . Bu vesikada ^yiMO^a müderrisi terfian Bursa kadılığına tâyin olunarak yerine aym tarihte Semaiye müderris­ lerinden Mevlâna A l i Çelebi getiriliyor ve onun yerine de Sahn-ı semana. Sahn ceklerdi ^. Üsküdar medresesi müderrisi terfian naklolunuyor. Ayasofya medresesi Sahn-ı Seman derecesinde ve daha Seman'dan üstün tutulup buramn müderrisi müderrisi o l u r l a r d ı E y ü p müder­ ve SaAre'dan sonraları ise Sahn-ı Sahn beş yüz akçe yevmiyeli kadılıklara tâyin edildiği gibi terfi eden müderrisleri Ayasofya risliği ise bazan dahil yani SaAn'dan bir derece aşağı ve hazan tâyin edilen müderrisin ilmî kudretine göre Sahn nında Sahn itibar olunmuştu. adedi arttı. .." (Fatih'in vakfiyesinden ) ' Mühimme defteri 1.z â d e İ b r a h i m . Hücrât-ı tetimmedea her birine küll-i şehrin on beşer akçe tayin buyurdular ta ki bücerat-ı berekâtta sakin olan talibin-i müstaiddin. her te­ timme için küU-i yevmin vakfı şeriflerinden altışar akçe tâyin buyurdular. s.

Miftah ^ ve kırk akçeli medresenin müderrisine Kırklı veya derece yüksek olan medreseye ^jU.. hattâ ol medreseler hâşiye-i tecrid niedarisi ile meşhur oldu. Bu kırklı yani kırk akçe yevmiyeli ve Hâriç elli akçe yevmiyeli medreseler Osmanlılardan evvelki Anadolu Selçukîlerinin. s. I. tâ ki anlar dahi miftah medarisi ile iştihar buldu. otuz beş akçe olan medreseye ^ki. Dâhil vc Sahn-ı seman olarak otuz." (Âli basılmamış birinci cilt. s. 24) . Dâhil medreseleri Osmanlı pâdişahlariylc. basıl­ mamış.. Badehu kırklı medreseler ve onların arasındaki hâriç elli namına medaris tâyin olundu. medariein ednalan yirmişer bâdehû yirmi beşer açke vazife ile muayyen oldu ve talebesi muhtasarat tahsilinden sonra müslaid olduklarından haşiye-i teerid talim etmek münasip görüldü... Anadolu beylikleri hükümdarlarının ve onların ailelerinin vezir. . 5 4 ) . -itjd v-'-»Hâşiye-i tecrid. Müderrisinin yevmiyesi medreselere yirmi veya yirmi beş akçe olan i-iU Hâşiye-i tecrid^ ve müderrisinin yevmiyesi Telvih ve bundan bir yukarıya Hâriç.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM MEDRESELERİN DERECELERİ VE TAHSİL MÜDDETLERİ tstanbul''da Sahn-ı Seman ve Mûsila-i sahn yani Tetimme medreseleri yapıldıktan sonra Osmanlı hudutları içindeki med­ reseler de yeni bir teşkilâta tâbi tutuldu. kırklı ve hâriç elli medreseler ebnâ-i mülûk-i sâlifc ve benât-ı selâtin-i sabıka ve havâtin-i havâkin-i maziye ve vüzâray-ı uzmâ namındaki eshâb-ı meratip ve ümera-i kübera-i faika inşaları olup aşağı dersleri meâniden şerh-i Miftnh ve âlâsı /ürû'dan Hidaye olması her müderris kabledderg mesabih ve meşarık ve yahut sahih-i müslim ve Buharî'den bir miktar ~ehâdis-i şerife nakledip badehu derse şürû etmesi ferman olundu.. elbette dersleri m«ânî'den şerh-i miftah olması irade kılındı. " (Â/i. sancak beyi ve ümaranın yaptırdıkları medreselerdi^. c. ^ Hâşiye-i tecrid medreselerinin üstünde "otuz akçe ile medarisler ki vardır." ' ". ^Ui.. bu suretle medreseler aşağıdan ayrıldı. Miftah.Hâriç elli medreseleri denildi. şehzade valideleri ve şehzadeler ve pâdişâh kızlarının yaptırmış oldukları medrcse' ". beş sınıfa Ji^ Kırklı.

Beynelakran zaten ve zamanen imtiyaz bula. 24). basılmamış birinci cilt. s. 109). s. 1309 tab'ı. ^ Bir medrese ki Pâdişâh bina eyleye ana dâhil deıler (Cihannüma. 688).12 OSMANLI DEVLP:TİNİN İLMİCE TEŞKİLATI lerdir. ulema ve fuzeladan olup nicesinin telifat-ı makbulesi vardır ve bunların eskilerine muîd' deniliyor ki medrese­ lerinde müzakereci olup bu medreselerin arkalarında ve îdadiycleri makamında sekiz tetimme medreselcrindeki talebeye dahi tedris-i ulûm ederlerdi (Cevdet Tarihi. Meda­ ris-i semaniyeıdn birine müderris ola. iLaMûsila-i Sahn veya Tetimme medreseleri esas iti­ Seman med­ bariyle Dâhil medreseleri derecesinde ise de Sahn-ı reselerine talebe yetiştirmek ne Mûsila-i İlk dersleri Sahn denilmişti.'c-i nmhteremelerinin veyahut duhterân-J şâh-ı cihansitan idadmdaki havâtiıı-i mükerremclerin ve bazısı şehzâdegâu-ı Pâdişah-ı zişan olan eâzım-ı ekârim-i mûteberenin hayratına unvan olup derslerinin ednası fürûdan hidaye ve vustâsı usulden telvih ve âlâsı Keşşaf-ı Zemahşeri ve Kadı Beyzavî müellifleri olan tefair-i bâhirü't-tenkih olmak reva görüldü. Ve bu. giren bir i-i^U öğrenci Hâşiye-i dolayısiyle Dâhil mcdrcsderi yeri­ tedris hayatma sonra muhtasarat denilen tecrid medresesine gördükten devam ederek kısm-ı mahsusunda görüleceği üzere oradaki ders­ te bir muvaffak ulmasmı mütaakıp o medresenin müderrisinden vesika almak suretiyle bir yukarı derecedeki Miftah medre­ sesine devam eder ve oradan da Kırklı ve Hâriç ve Dâhil medre­ seleri derslerini gördükten sonra Salın-ı Semanca girerek mend olurdu-. KünlıiiH-alıbar.. bundan sonra en yüksek tahsil volu olan Sahn-ı Seman a geçilirdi ^. I ." Â l i . . Bunlarda sahib-i hücre olan talebe. de şöyle diyor: s. kanun-ı mukarrer oldu ki tertib-i sabık üzere bir müderris-i pâk-tıynet ve muallim-i sahib-dirast ki kat'-ı meratib ve dcrecatla dâhil medresesine dahil ola. c. Daniş­ Ali "Fecnuna dâhil elli medarisi. .Merhum C e v d e t Paşa ilmiye mesleğinde yükselme yolunu şöyle anla­ tıyor: Buranın (yani medresenin) "medhali olan mülâzemetin tahsili için nice zaman danişmend olarak medreselerde iştigale mevkuf idi ve talebeden biri danişmend olmak murad eylese ihtida ulemadan bir zata varip hâriç derslerini yani mukaddemat-ı ulûmı tâlim ve tahsil ettikten sonra ol zatın tavassut ve delâleti ile müderrisinden birine varup ve dâhili derslerini görüp salın derslerine kcsb-i liyakat eylerdi ve sahn medreselerine dahU olabilmek için onlarm îdadiyesi hükmünde bulunan medreselerde ikmal-i ulûm-ı mürettehe etmek lâzım gelirdi ki bunlara {Mûsila-i sahn) deniliyor.. Valide-i şehzâdcgnn oLın afi. Ve sahn medreseleri Fatih cami-i şerifinin iki tarafındaki kârgir vc kurşunlu sekiz medresedir ki {Sahn-ı seman) deniliyor.

206. 2 xjıc. Telvih ve Kırklı bir medreseleri olmak üzere zikredilmiştir. mutavvel ve Hâşiye-i tecride dek ideler ve mütûn-ı fıkıh ve şürûh dahi her müderris takati yettikçe ideler filcümle kitab-ı sabık âdetçe okunmadan kitab-ı lahika zatîleri manzur o l a . Nr.^ î Şerh-i Metali ve J _jk. . " XVI. . J t k . 27. baslarına ait olarak elimizde bulunan Meselâ X V I . "Şüyûh-i müderrisin kütüb-i mûteberat-ı J . Nr. . s.^ Şerh-i Adud ve hidaye Hanefi fıklıınm ümmehâtından olan İslâm bukukundandır.MEDRESFXERÎN DERECELERİ Kanunnamelerde ve Pâdişâhlar tarafından 13 zaman zaman medreselerin ıslâhına dair tamim edilen fermanlarda da ilk üç medresenin adı yukarıda gördüğümüz üzere Hâşiye-i tecrid. Bu kanunname bazı ibare farklariyle H e z a r f e n H ü s e y i n Efendi'nin ( Telhisiı'l-beyan fi Kavanin-i Âl-i Osman) isimli eserinin onuncu bâbıuda vardır (Kütüphanemizdeki nüsha. İstanbul. Miftah. 239. 147). asır medrese kanunnamesinde medreseye devam edenlerin mü- rettep medrese tahsilini yapmadan bir yolunu bularak iltimas ile medreseden mezun olup müderrislik ve kaddık için vilâyet­ lerden tstanbuVa mülâzemete geldikleri beyan olunduktan sonra bir medrese talebesinin müderrisinden almış olduğu vesikayı bir yukarı dersin müderrisine göstermedikten sonra derse kabul edilmemesi beyan olunarak yukarıdan aşağı medreselerin derece­ leri şöyle kaydedilmektedir ı. » Mühimme defteri. Andan bir derece aşağı olan Miftaha dereceden baki sıgar-ı müderrisin ^ J l ^ dek ideler ve ol Şerh-i Tevali. j . asrın ikinci yansında 29 Şevval 983 (1 Şubat 1576)'de Edirne ve Bursa kadılarına ve onlar vasıtasiyle şürû etmiyeler ve talebe müderrisine müracaat ettikleri vakit istihkak-ı müderrislere hitaben gönderilen bir fermanda medrese talebe­ lerinin nizamı bozulup istihkakı olmayanların medrese derece­ lerini görmeden süratle danişmend olarak mülâzım olmak sevdasiyle medrese kanununa aykırı yol aldıkları beyan edilerek şöyle deniliyor ^: ^ Üniversite kitapları (Ualis Efendi). s.ve keşşaf (tefsir) vesair ihtiyar ettikleri kitapları Telvihe (tedris) ideler ve Şüyûh-ı mezkûrdan derecede aşağı olan kimesneler dek ideler.^ t ^ ve AJIA* şerh-i adud hidaye .

" Bu fermandan anlaşıldığına göre Hâşiye-i tecrid medreseKırklı. Bu suretle kanunda gösterildiği üzere talebe bu tertip üzere birer ay müddetle bir senede Haşiye-i tecrid medresesine ait dersleri tamamlar ve oradan Miftah medre­ sesine geçip orada da her bir dersi. Hâriç ve Dâhil medreselerini tamamladıktan sonra Sahn-ı seman medreselerinden birisine girebilecektir. siyle danişmendliğe başlayan bir öğrenci iyi çalışıp derslerinde muvaffak olmak şartiyle üç senede Hâşiye-i tecrid.14 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I "Talebeden biri istihkakiyle danişmend olduktan sonra üç yıl alettevali şugl etmeden Sahn medreselerine varmaya ve Sahn müderrisleri dahi bir danişmendin ^ Danişmend olduktan sonra üç yıl bittamam şugl ettiği şuhûd-ı udul ile yanlarmda sabit olmayınca anun gibileri danişmendliğe kabul etmeyeler. "Ve her danişmend. Medreselerin ders müd­ deti kanunnamede a y n a y n gösterilmiştir. şöyle ki bu emr-i şerife muhaUf vazı'lan sâdır olursa danişmend tâzir olunup tarikten red oluna ve kabul eden müderris dahi muâteb ve mâzul ola. Miftah.. Burada bir noktanın aydınlanması için şunu söyleyeUm ki her bir derecedeki müderris kendi ihtisasına göre bir ders okutur ve talebe aynı derece dahihnde diğer bir müderrise daha giderek orada da diğer bir ders okurdu. Haşiye-i tecrid ve Miftah medreselerinde ekalli bir yıl şugl etmedin yukan medreselere hareket etmeye ve ''^Hâşiye-i tecrid medreselerinin her birinde ekalli birer ay şugl edip ders okumadan âhar müderrise varmaya "ve Miftah medreselerinde dahi akalli iki ay şugl edip ders okumadın âhar müderrise varmaya ve "Kırkh medreselerinde dahi akalli üç ay şugl edip derslerin okumadın âhar müderrislere varmayalar ve "Hâriç elli medreselerinde akalli beş ay şugl edip ve ders­ lerin okumadın yukarı medreselere varmayalar ve "Paye-i Sahn medreselerinde (Dâhil medreseleri) akalli altı ay şugl edip derslerin okumadın âhar müderrise varmayalar ve Beyan olunduğu kanun üzere danişmendlerin şugl ve hare­ ketleri şühûd-ı udul ile sabit olmadın müderrisin dahi anlan kabul itmeyeler. bahis bahis iki ayda bitirmek 1 Burada Danişmend tâbiri alelıtlak medrese talebesi demektir. .

148. terakki kasd edip kimesneye varmaya ve her müstaid. kütüphanemizdeki Efendi kiiaplart (Bayezid umumî kütüphanesinde). B. temçssüksüz müder­ ris-i cedid anı kabul itmeye Her medresenin mütevelli ve nazırları kanun-ı mezkûn muhafaza ideler ve kimse kimseden danişmend ayartmaya ve müderrisler müstaidine ders teklif edip tetimmelerde ^_^ şerh-i şemsiye ve mafevkine ve tsfahanVye varıncaya okutturalar ve müderrisin. kütüb-i mutebere ne veçhile okuna geldi ise ol veçhile okuna. müderristen ne miktar okuduysa elinde temessükü olup içinde beyan oluna. 01 payede okunan kitapların 1 Telhisü'l-beyan fi Kavanin-i Âl-i Osman (Uezaıîen nüsha. medreselerinde sevâlif-i eyyamdan her payede okunugelen kitapları talip ilimlere tamam müstevfa okudup birinden tamam mahir olmayınca birine şürû itmiyeler. fotokopi. . ÖLJI J. temessüke okunan kitapları yazalar ve müstaidleri her haftada dört derse müdavemet ettireler ve taksir edeni te'dib ideler. varak 121 b. "Talebe-i ilm derslerin âdetçe tamam etmedin mülâzemete gelmiyeler ve gelürse mülâzım addolunmaya.MEDRESELERİN DERECELERİ 15 suretiyle bir seneyi doldurduktan sonra Kırklı medresesine geçer ve böylece her bir dersi okuduğuna dair müderrisinden vesika (belge) almak suretiyle yüksele yüksele sahn-ı seman çütardı.IJJG medresesine ilim) Telhisü'l-beyan'ın (Kavanin-i Talebe-i kısmmda medrese dersleri hakkında yukanki kayıtlara benzeyen aşağıdaki mütalâalar görülmektedir^. . Nr. ve ihtilâl olup tahsilde olan talebe-i ilm şugl ve tahsilde müsahele-i tâmme ve müsamaha-i âmme üzere her fenden birer kitapla ve her kitaptan bir kaç fasıl ve bâb okumakla ik­ tifa eyleyip ceU-i himmetlerin süratle âli payelere erişip kimi mülâzım olup kimi bir tarik ile mansıba duhul etmeğe sarf ederler imiş Ferman-ı celilü'l-kadrim bu veçhile sâdır oldu ki mahrusa-i İstanbul'da ve Edirne''de ve Burso'da ve sair memalik-i mahmiyede olan kâffe-i mevâli-i ızâm ve ulema ve müderrisin. „ Diğer bir fermanda da "Mevali ve müderrisin'in vardır * : "Elhaletü hâzihi istimâ olunur ki tarik-i ifade ve istifadede tamam s û i h â l . 147. . ' Veliyyüddin tedrise muvazabetleri ve danişmendler hakkında" başlığiyle şu kayıtlar Hüseyin Efendi). 1970.

Nöbete riayet edip günde bir ikisi ile iktifa etmiyeler ve özr-i şcr'îlcri olmadan dersi fevt itmiycler. ve haftada dört dersi tamam dirast ideler. bu emrime riayet * * » istidada vusul bulup bir yılda belki daha zaman-ı karibte semaniye medrese­ edip hilâfına cevaz göstermiyeler. asır sonlarına doğru I I I . Ve mevâli-i sahn.16 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I cümlesinde mahir olduktan sonra ol payede ne kadar zaman olduğuna ve ne miktar kitap okuduğuna müderrisinden temessük abp bir payeye dahi müteveccih olup anda dahi bu üslûb üzere cehd ve sây eyliyeler. Ve müderrisler. Kendulerin misli medreseye hareket kasdeden danişmendlere temessük vermekte tereddüd göstermiyeler. Bu tarihlerde medrese adedi Türkiye'de üı. ve her payede okunan kitapları gerekse bir medresede okuyalar gerekse anın misli medresede okuyalar. tamam teksir-i mevâd ve mesâil ve tevfir-i mebâdi ve delâil ardınca okudalar. M u r a d iw/'a gelerek îlisloire dıı zaıııaı. 2 Osmanlı Tiırklerindc ilim. dokuz bin talebe bulunduğunu beyan etmektedir'. danişmendler de nevanma kabiliyet ve zekâ müşahede etmekle meşgul olduğu kitaptan mebâhis-i kalile okumakla dersi tebdil eylemiyeler. Kendulerden yukaruda olan payelerde okunan kitaplar mütalâasmda liyakat ve istidad gel­ dikte eline temessük vireler. beş yıldan eksikten bir talib-i ilm semaniyeyc \arup irtibat eylemeye 1 Cemi-i müderrisler. . s. muhtasaratı tamam okudalar. Min-bâd emrim budur ki anun gibi bir müstaid çıkıp tamam üslûb-ı muayyen ve kanun-ı mukarrer üzere cemi-i payeleri gezib okutugelen kitapları okuyup sonra beş yılda scmaniycyc varıp rabt oluna. her kitaptan birer miktar ile iktifa ettirmiyeler. Müderrisler softa taifesine tamam şugl ittireler. s-one ' Daha evvelki kanunda Saluı-ı sonana girebilıııek içn müddet iken burada beş senedir. talib-i ilimlerine ziyade te'kid edeler ki tetimmelerde olan sûhtenin ahvaline muttali. mültefit olup şugl etmeyene tekye vermiyeler ve dersin itmiycn danişmendi tutmayalar. Bir talib-i ilm. 9 3 . 89 lıastahane. X V I . derece-i lerine erişip tahsil-i ulûm olunmazmış. o tarihlerde Osmanlı memleket­ lerinde 120 medrese.ıııda Jstun- Serail et de la Cour isimli bir cstr yazmış olan M i c h e l B o n d i e r .

Bunlann timfyt TtşklUu. I . Galata ve Üsküdar'da yüz otuz beş dârü'l-hadîs bulunduğunu yazmaktadır. Yine bu tarihlerde şeyhülislâm Z e k e r i y a E f e n d i İstanbul kadısı bulunduğu sırada İstanbul tahririni yapmış olup burada 1656 muallimhane kaydetmiştir ki bunlann bir haylisi medresedir. asır ortalarına doğru Eyüp. çünkü bu X V I . asır sonlannda yalnız İstanbul suru dahilinde elliden ziyade medrese bulunduğu gibi sur haricinde ve vilâyetlerde pek çok medrese vardı. pâdişâh ve hanedan medreselerinin yirmi sekiz. arasmda medreselerin bulunduğuna şüphe yoktur. beş misli ziyadedir. Evliya Çelebi X V I I . Yine aym mec­ muada Edirne'de yirmi iki medrese bulunduğu yazıldığı gibi RumeU medreseleri de şehir adlan şuasında gösterilmiştir.MEDRESELERIN DERECELERI 17 her halde bu miktardan dört. Esat Efendi kitapları arasmdaki 3384 numarah bir mecmuada nefs-i İstanbul'da (yani sur dahilinde) aşağı medrese­ lerin seksen sekiz. Eyüp medreselerinin yedi olduğu beyan ediliyor.

.

a. ortası usul-i fıkıhtan Müderrislerin terfileri veya Kadı Beyzavî tefsirlerinden birinden ders okutmaktı. „ . 24. Bu medreselerde müderris derse başlamadan evvel hadisten mesâbih ve meşânk ve yahut Buharı ve MüsKro'deki herhangi bir hadîsi okuyup izahtan sonra dersini takrir ederdi. "Badehu Kırklı medreseler ve anlar arasındaki Hâriç elliH namına medâris tâyin olundu. (bendeki nüsha). Yani Hâşiye-i tecrid medresesi müderrisi terfi ederse miftah ^ Basılmamış Künhü'l-ahbar." Hâşiye-i tecrid medreselerinin bir derece üstünde "otuz akçe üe" otuzbeş akçe ile medreseler vardır. Bunlarda da ders aşağıdan ^jji /urû'dan telvih ve âlâsı keşşaf (Zemahşerî) itibariyle de bu medrese dereceleri medreseler hidaye.. / . şehzadelere ait medrese­ lerdi. . e. Kırkh ve Hâriç eUili medreseleri. pâdişâh kızlan. hattâ ol muhta­ Hâşiye-i medreseler Haşiye-i tecrid medarisi ile meşhur oldu. Osmanlı istilâsmdan elli medreseleri evvel yaptırılmış olan eski hükümdarlarla oğul ve aile ve kızlan ve ümeraya aid medreseler olup aşağı dersleri meâni'den şerh-i miftah.DÖRDÜNCÜ BÖLÜM MEDRESELERDE Müvenilı Â l i Sahn-ı üzere şunlan yazmaktadır H&fiye i tecrid medreseleri tecrid taallüm "^*<iânsin OKUTULAN Semana DERSLER kadar medreselerdeki ders­ lerle müderrislerin dereceleri hakkmda aşağıdan yukan olmak ednalan yirmişer. elbette dersleri JU. esastı. ortası kelâmdan şerh-i mevâkıf ve yüksek derecesi fürû­ dan vjj* hidaye idi. Dâhil elli medreseler Osmanh pâdişahlariylc şehzade valideleri. tâki anlar dahi miftah medarisi ile iştihar buldu. . yirmibeşer akçe vazife ile muayyen oldu ve talebeleri sarat tahsilinden sonra müstaid oldukta etmek münasip görüldü. meânVden şerh-i miftah olması jjy^ medreseleri irade kılındı. Kırklı ve Hanç „.

" Âli.F a r s î şerh e d e r e k . masduka-i-semaniye olan medaris-i semaniyenin birine müderris ola.^ . Ulum-ı Cüz lyye ' denilen muhbelagat. " Risale-i Behâiye'nia asd adı ( el-Fevaidii'l-Behaiyye ) olup Bagdat'lı t m a dfiddia b. ilm-i hadis.20 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI medresesi müderrisi olur. Hesaptan hangi eserin okutulduğuna dair eski devirlere ait Bahâiye diye meşhur olan Kemaleddin istifa­ Sultan daha sonraları bir kayıt göremedik. 292). f. (1486 M.t J ' j ^ ' Z . Heyetten. nahiv. (1486 M. basılmamış kısım. meşhur A l i K u ş ç u ' n u n . U İ ^ I ^^Ul Esasii'l-Kavâid fi şerh-i usulVl-fevâid aduu vermiştir. yalmz Risale-i bir hesap kitabiyle bu eserin 891 H .. s. heyet. = 1209 M. . mantık. Dâhil müderrisi vc nihayet Sahn-ı Seman müderrisi olurdu^.. ' Kitabın asıl adı M ü l a h h a s ise de müderris ve talebeler arasmda müellif adiyle Çayminî diye meşhurdur. A b d u l l a h tarafından telif edimiş ve 891 H . ilm-i fıkıh tahsiline vasıta olan ilimlerdir. Merhum üstadımız Salih Z e k i B e y ^sâr-t Bakiye isimli eserlerinde Risale-i Bahâiye'ma X V I .. . asrın ikinci yarısında yetişen riyaziyecilerden B a h a ü d d i n M e h m e d b. beynelakran imtiyaz bula.)'de Hasan tarafından telif edilen şerhinden^ de edildiğini biliyoruz. Osmanlı Mehmed Eşkâlü't-te'sis medreselerinde isimli eseriyle hendeseden bunun Allâme Şemseddin Kadı-zâde-i S e m e r k a n d î ' n i n (vefatı 600 H . hendese.. Ve bu kanun-ı mukarrer oldu ki tertib-i sâbdc üzere bir müderris-i pâk-tıynet kat'-ı meratip ve derecatla dâhU mederesesine dahil ola. s. Bunlar ulûm-i -üT âliye denilen kelâm. C a g m i n î ' n i n el-Mülahhas isimli eseri' ile şerh- ^ ". Kûnhü'l-ahbar. II. sonra ehliyetini isbat ederek Kırkh veya Hâriç müderrisi. felsefe tasarat ve hattâ tarih ve coğrafya olup ulûm-i « J U âliye ismi verilen ilm-i kur'an. H ü s e y i n Âmilî'nin olduğunu ve asıl adma Hulâsatü'l-Hesab denildiğini ve birkaç zat tarafmdan şerh edildiğini beyan etmişlerdir (Âsâr-ı Bakiye.) ^ t d l JlOl şerhi olan R u m î ' n i n kitabı okunurdu.)'de bunu K e m a l ü d d i n H a s a n e l . c. c.i M u h a m m e d i y y e adlı eserinin medreselerde okutulmuş olması ihtimal dahilindedir. F a t i h M e h m e d ' e takdim eylediği hesaptan R i s a l e . 24. MEDRESELERDE AŞAĞIDAN Y U K A R I DERS OKUTULAN w ™ . lûgat.. hesap.

j S^J\ İ-. Ali Kuşçu. H o c a . Kınalı-zâde A l i Efendi'nin eserleri olduğunu Kâtib Çelebi kaydettikten sonra bazı şeyhuüslâmlann dinî akide­ lere muhalif olduğundan bahis ile felsefe tedrisatını men ettirdik­ lerini ve bunun yerine zaten medreselerde na sebep olduğunu yazmaktadır^. tasavvurat ve mütead dit şerhleri okutulmuştu. beyan) dan J ^ I S ^ S e k k â k î ' n i n 626 H . . ^jj Şiî'yi u^-L.) TtIkisüU-mifiah üze­ rinde kaleme almış oldoğn muhtasar ve mutavvel »imK şerhlerine pek çok haşiye yazılmıştır . tsfahanî'nin Tevâlî şerhi.İJİ l l U . Belagat (meâni. bcdi. s. Kelâmdan. ' Keşfü'z-zünun c.jİ\ «jiAjjı oj^j çjU\ »Sâdeddin-i Teftarâni'nin (vefaU 791 H. asır sonlarına yakın zamana kadar medreselerimizde okutulduğunu ve bu ilme dair Şemseddin Molla Fenarî. şerh-i şemsiye.^ l üljl > j_^ı öisii lij j . î i l j ^ i . M ü e y y e d . = 1228 M. Hâşiye-i tecrid. Mirim Çelebi. Mantıktan. llm-i hikmet veya felsefenin X Y I .i mutavvel Seyyid ve Şerif-i (vefatı okutulan hidâye ve ekmeVi koydurarak bunun Osmanlı medreselerinin fikrî inkırazı­ isimli eseri ile bunun İbn H â tarafından yazılan 6 oğlu c i b tarafından kaleme alınan Telhisti l-miftah isimli hulâsası ve Teftazanı ve muhtasar isimlerindeki şerhler ve bu şerhlere Cürcani Şemseddin Fenarî H a s a n . M e v a k ı f ve şerh ve haşiyeleri. . . 680'deki Arapça metin aynen şöyledir : 4Sİ. M o l l a H u s r e v ve sairleri taraflarından kaleme alınan şerh ve haşiyeler^.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 21 leri ve A l i K u ş ç u ' n u a Arapça Risale-i fethiyyesi okunup bun­ lardan maada diğer başka eserlerin okunmuş olması muhtemeldir. Kadı-zâde-i R u m î . = 1389 M.) Miftahü'l-ulûm bu hulâsaya S â d e d d i n . J -iUtl j jr-^ıj j.UI j j\jJuı_ jUı >-ifl JL. şerh-i üaguci ve mufassal olarak şerh-i metali ve bunlara müteallik tasdikat.z â d e .z â d e A b d u r r a h m a n . I. . tbn Kemal.

muayyen ve müşahhas delil ve hikmetleri ile usul-i fıkıh kaideleri vasıtasiyle meydana çıkardır. s. Şu halde ameliyata mükeallik şer'î hükümleri tafsUâtiyle bUen zata fakih denilir (Hukuk-ı islâmiye ve ıstdahat-ı fıkhiyye lügatinden. kelâm ve tarihe âid mttteaddid eserleri vardır. = 1 3 4 2 Halebî M . ölünün terekesini kitabullah. haşiye ve talikatları.J\x^ J^MJL^M^ l y c î (vefatı Şerh-i Abdurrahman ve ulema şerhi ve 756 H . M o l a Fenari'nin Ferâiz şerhidir. maruf tabiriyle istinbat edilir. " A b d u r r a h m a n l y c î . Buna dair eserler. = 1 3 5 5 M . ) Mülteki'l-ebhar H u s r e v ' i n Gurer isimli eseriyle ve Vikaye ve M o l l a bunun şerhi olan Dürer ve bunlara yazılan dair olan şerh vc haşiyeler. akaid. I. Fıkıhtan^ Fürûdan Hidaye ve bunun Ehü'l-hasan Ali M ü r g i n â n ı (vefatı 593 H .i T e f t a z â n i ' n i n Muhtasar-ı münteha haşiyesi ve sair müderrislerin iktidarlarına göre şerh. fıkıhın muhtelif kısımlarına ^ Fıkha ait bilgilerin esas ve istinadgâhı olan şer'I hükümler. uinm-ı fıkıhtan. belagat ve lisaniyat ve ilm-i âdab gibi ilimlerden dahi istiane eder. ) Kenzü'd-dekâyık şerhi j ve ve İ b r a h i m ' i n (vefatı 956 H . c. tefsir. fıkıh. Fıkhın istiuadgâhı kitap.v u s u l ' i ile bunun şerhi Mîr'a(ü7-usul ve S â d e d d i n .22 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI . bir bab ise de zorluğundan dolayı fıkhın fürûundan sayılarak ayrı bir ilim haline gelmiştir. fıkıhton' Telvih ile t b n H â c i b ' i n l^Iu isimli meşhur eserinin Allame Adudüddin muhtasar-i münöU. Ferâiz. Usul-i fıkhı kitap halinde ilk tedvin eden İmam Şa/îi'dir. . mufassal. ulûm-ı şer'iyyeden olup ibadat. Osmanlı memleketlerinde en meşhur olam. icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukaha olup bunlardan başka ilm-i usul. = 1 1 9 6 M . şerhler yazdmıştır. Ferâiz. muamelât ve ukubata ait şer'î mese­ leleri ihtiva eden ve îslâm hukukunu vücude getiren malûmatın heyet-i umumiyesidir. Bunun usul ve kavaidi İmam-ı âzamin talebele­ rinden tmam Ebû Yusuf tarafından vazedilmiş ise de bu hususta bir eser vücude getirmemiştir. Siroz mülhakatından İç nahiyesinde doğmuş olup tefsir. ) tarafmdan^ yazılan Adud Molla denilen şerh ile Menarü'l-envar arasında tbn M e l e k Ue Husrev'in H u s r e v ' i n telvih haşiyeleri ve ^'ine M o l l a M i r k a t ü ' l . ) tarafından yazılan şerhi ile diğer şerh ve haşiyelerden münasipleri ve Z e y l a î ' n i n (vefatı 743 H . 36 dan hulâsa-sâbık İstanbul müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen). ^ Fıkıh. hadis. sünnet. sünnet ve icma-ı ümmet üzere vereae arasında taksim etmektir. = 1 5 4 9 M .

vücub. Tefmr el-Keşşaf an Ebû'l-kasım Hakayıki'Menzil Carullah Mahmud Zemahşeve Kadı Beyzavî'nin (vefatı rî'nin (vefatı 538 H . metafizik. Kelâmda İslâm akaidine göre bahisler. kıdem. müntehab ^ " meşbun l b n ü ' 1 . kesret.oku­ MEDRESELERDE OKUTULAN DAİR ESERLERDEN BAZILARINA MÜTALÂA llm-i kelâm denilen ihm. illet ve malûl gibi mafevkattabia ^ Akaid : zatullah. vahdet.) J i > ı l l j j U .) J i j Ü l j l ^ l j J i > J I j l ^ l Envarü't-tenzil rü't-tevil isimli tefsiri . sırat.i A s k a l a n î ' n i n (vefatı 852 H . ecsamın teşekkülü. = ve 1142 M. . imkân. M u h a m m e d .MEDRESELERDE O K U T U L A N D E R S L E R 23 AkaM^ -^^f^iyc de denilen Akaid şerhi.) Nuhbetü'l-fikir isimli eserleri ve şerhleri. vücud ve mahiyeti. sıfatullah.k i Kadı Beyzavi tuluyordu.E s i r (vefatı 606 H . = 1 1 4 3 M. kelâm ilminin diğer İslâm âlimleri arasında da kabul ve taammümünü mucip olarak bu suretle islâm felsefesi teessüs etti. ve Esra- diye meşhurdur. = 1 2 0 9 M . G e l â l ü d d i n D e v v a n t ' n i n (vefatı 908 H . = 1 2 8 6 M. cennet ve cehennemin hak olduğunu bildiren iUm olnp her biri delilleriyle izah ve tafsil edilmiştir. mizan. = 1448 M.i Uml-i Hadîs T* Hadîs'* Teftazanî'nin Akaid şerhi. azab-ı kabir ve münker nekir suali. = 7 9 7 M.) Akaid metni ile bımun müteaddid şerh ve haşiyelerinden eserler ve S â d e d d i n . ) i*»*» M ü b a r e k (vefatı 181 H . ) Ebû Hafs Ömer tsbat-ı Vâcib isimli eseri ve N e c m e d d i n b.i Nesefî'nin (vefatı: 637 H .^ JsliS^JI 685 H . ef'alulloh haşr. vücud. fakat Islâmiyette fikir cereyanlannın genişlemesi ve ilmî münazaranın başlaması üzerine naklî delillere akU delillerle mukabele edilmesi zarureti.) ve İ b n H a c e r . kimya ihmlerinden bahseden ve aklî ilimlerin telkinlerini ihtiva eyleyen bir fikir mecmuasıdır. heyet. marifet. araz. llm-i kelâm İslâm âleminde derhal taammüm etmemiş ve ihtida bu hususta Mutezile mezhebine mensup âlimler tarafından tedris ve müdafaa olunmuştur. matamatik. imtina. = 1502 M . Abbasiler zamanında İslâm âlemine girmiş olan Yunan-ı kadimin fizik.

= 9 3 6 M. 632). bunlardan Hoca-zâde'nia tetkiki daha kıymetli olup meşhurdur. tekfiri mucip üç meseleden birisi Allahın cüz'iyyata âlim olmadığı.) olup b u zat ilm-i kelâmm inkişafına hizmet etmiştir. c. M t t b a h a t Türker'in kıymetli doktora teri vardır. T a ş k ö p r ü l ü . Bundan başka t b n K e m a l A h m e d Şemseddin'in de TAafüt'ü vardır. ikincisi cesedin haşrini inkâr etmeleri ve üçüncüsü de âlemin kıdemine kail olmalarındır {Mevzu4itü'l-ulûm. 1956'da Ankara'da basıltauftır. = 1209 M. İşte Osmanh medreselerinde okutulmak üzere kabul edilen Hâşiye-i tecrid isimli kelâm kitabı medreselerin ilk tahsil dere- ' llm>i kelâm: ulûm-ı şer'iyyeden olup islâmiyet akidelerinden olan umur. 950 M.) İ b n Sina (vefatı 428 H . kitob ve sünnette var olanlardan o l a . s.)'de Semerkand şehrinde vefat etmiş olan ve tmam-ı Mütekellîmin unvaniyle şöhyret bulan E b û M a n s u r Mâtüri(U ve ikincisi Şafii meEİıebi imamlarmdan olup otuz sene Mutezile mezhebinde bulunduktan sonra ebl-i sünnet mezhebini kabul eyleyen Basra'h E b û ' l . F a t i h S u l t a n M e h m e d . imamet. Mehmed-i G a z a l t (vefatı 505 H.) F a h r e d d i n R a z î (vefatı 606 H.Oığrafya FakOlteti değerli Doçenti Dr. tim-i ilâhi ve ilm-i hikmet (felsefe) reisleri ise Yunan-ı kadimde A r i s t o ve E f l a t u n ve İslâm âleminde de F â r â b i (vefatı 339 H . akit olarak İslâm akaidine ve ilm-i ilâhî ise mutlak surette aklî delillere dayanmaları itibariyledir ve her ikisinin de gayeleri birdir . 336 ve 594 vt mütaakıp sahifeler). = l l l l M.ı G a z a l i fle İ b n R ü ş d arasmdaki m ab abese hakkında birer eser yazmalarını A l i T u s t Ue H o c a . mead (öldükten sonra tekrar dirilmek) kısım­ larım ihtiva ile bunları münakaşa etmiştir ki buna îslâm felsefesi denilmiştir ^. kelâm.z â d e ' n i n hemen aym tarifi beyan eden mütalâası şöyledir: Maksud-î şer'î akl ile te'yid olunan ve itikad olunan umur.e â d e Bursalı Mnalilıuddia M u s t a f a ' y a emretmiş onlar da bu husnsta iki tarafın mütalâalazııu tetkik ederek birer risale kaleme almı^ar ve Gazali'ye hak vermişlerdir. İ m a m . s.H a s a n Eş* ar i (vefatı 324 H .z â d e Muslihuddin Mustafa'mn tehafütlerinin tetkiki üzerine (üç tekafiit bakımından fdaefe ve din münas^teti) ismiyle Ankara tlniverütesi Dil ve Tarih . (944 M. " bunun ilm-i ilâhi veya ilm-i hikmet denilen ilimden farkı. Kelâm Uminde ehl-i sünnetin iki reisi vardır.) ve sairedir (Afevzuatü'I-uIûm^fan h u l û a . I. G a z a l t . = 1037 M. Idtap (Kur'an-ı kerim) ve sünnet üzere akli ve mukni delillerle zat ve sıfat-ı bâri ve mebde ve meadin ısbatı için vazolunan ilimdir.24 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yani metafiziki fikirler ile Allahın varlığım (isbat-ı sâni') ve nübüvvet. = 1199 M. t b n Rflşd ve H o c a . Mütekellimîn denilen kelâmcılar ile hükema veya ilm-i ilâhi mensupları arasmda ilmi mübaheseyi havi Tehafüt ismiyle meşhur olan eserlerin en eskisi kelâmcılarm en kudretlilerinden Huccettt'I-isIâm E b î H â m i d M e h m e d b. . birisi Hanefi mezhebi imamlonndan olup 333H.) İ b n R ü ş d (Vefatı 595 H .) olup on yedi meselede hükemanm bidatlerim beyan ve üç meselede küfürlerine hüküm eylemiştir.

ı I s f a h a n i (vefat 746 H . . Bu zat gerhinin •onunda A l l â m e K u t b f i d d i n Mahmnd-i Şirazî'den naklen (öyle diyor: K n t b e d d i n bir gün Nastr-i TÛBÎ'ninoğlu H o c a Asilüddin'e temd'iu. Yusuf (1107 . s. Bu eser altı mevkıf yani fash ihtiva etti­ ğinden dolayı mevkıfın cem'i olarak mevâkıf denilmiştir.. E b t ' l .K a s ı m . ^ Şeyh E k m e l ü d d i n M e h m e d b. o da bu eserin imamete kadaı olan Irıaımm babaanun yazdığım ve alt tarafını da onan ölümünden sonra gulflt-ı Şia'dan İ b n M n t a h h a r HılH'nin kaleme aldığım sö^emiftir {MevxuatU'l-ulüm ltrcümeai. = 1 4 1 3 M. = 1355M.)'nin eseridir.i l y c î (vefatı 756 H .1143 M. Ş e m s e d d i n M a h m u d b. llm-i kelâm. I. 344). Bazı Osmanh âlimleri de mevâkıfın bazı fasıUanna şerh ve haşiyeler kaleme almışlardır.)'nin Şerhü't-tecrid isimli eserini okuduktan sonra kaleme almıştır. M a h mud-i C ü r c a n i (vefatı 816 H . tim-i mevakıf ve şerhleri kelâmca verilen ehemmiyet girdi. F a t i h S u l t a n M e h m e d . muhakeme ve akli delillere istinad ettiğinden dar görüşlü mezhepler bu ilme karşı mücadele etmişlerdir. S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i bu mevâkıfa da vâkıfâne bir şerh yazmış olup Osmanlı medreselerinde okutulmuştur. Sahn-ı seman Şerifin medreselerini yaptırdıktan sonra medresesine Seyyid tecrid haşiyesini koydurduğu gibi yine ilm-i kelâmdan olan mevâkıf şerhinin de okutturulmasını şart koymuştur. Sultaniye şehrinde yaşamış olan K a d ı A d u d ü d d i n .) tarafından tetkik ve izah edilmiş olan haşiyedir. llhaniler (Garp Moğollan) zamanında. Mahmud-i Baberti(vefatı 786 H . Mevâkıf. = 1 3 4 5 M. 25 sebebiyle Osmanh medreselerine Hâşiye-i tecrid Şia mezheblerinden imamiye mezhebine mensup yüksek âlimlerden olup Matamatik ve Astronomi ilimlerinde de büyük üstad olan meşhur allâme N a s i r ü d d i n .) İmam-i Gazali'nin eserim yaktırmış ve hattâ Maliki mezhebine mensup âlimler kelâm ile iştigalin küfr olduğunu bile ilân eylemişlerdir. Me­ selâ Kuzey-Afrika'daki Murabıtîn hükümdarlarından b. T a ş f i n Ali b. Nasirttddin'în eseri olup olmadığını gormu.)ninde i l i ^ V I Oijf Teeridü'l-ttikad'a jerhi vardır. = 1384M. = 1 2 7 3 M.i Tusî'nin (vefatı 672 H .MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER cesine alem oldu.) Tecridü'l-itikad veya TecridüH-kelâm ismindeki eserinin^ meşhur âlim S e y y i d Ş e r i f diye anılan A l i b . S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i bu haşiyeBİni.c. Seyyid Şerifin haşiyesi üzerine Osmanlı âlimleri tarafından haşiyeler yazdmıştır.

= 1364 M. mutavvelHn^ ve yine ^ Künhü'l-ahbar. metali şerhinin^ belâgatten J_4k. Yine kelâm kitaplanndan K a d ı B e y z a v î ' n i n (vefatı 685 H .) Miftahü'l-ulûm isimli telifinin hulâsası olan Telhisü'l-mifiah'm asd adı (Telhisü'l-miftah fi'l-meanî ve'l-beyan) olup bu esere Mutavvel'den başka bir çok şerh ve haşi­ yeler de yazılmıştır. ^ Mantıktan j^j^^'^ Metaliü'l-envar. Ömer T e f t a z a n î ' n i n (vefat 791 H . hesap. Sâdüddin-i T e f t a z â n ! kendi eseri olan Mutavvde . Mekasıdü't-tâlibîn ismiyle 784 H . Bilmünasebe Hâşiye-i daha yukarılarda ihtida söylendiği üzere kelâma dair yazılan bu eserlerden aşağı dereceli medreselerde tecrid okutulur ve talebenin derecesi yükseldikçe Tevali ve en son da Mevâkıf ve şerhleri tedris edilirdi. = 1229 M. Muhtasaratı gören talebe Hâşiye-i tecrid medreselerinde man­ tıktan ^Ik. Meşhur âlim S â d e d d i n M e s u d b . medresesinin programlan arasına fikir münakaşası yapan kelâm ilmini koydurmuş ve âUmlere şerh ve haşiyeler yazdırmak suretiyle bu husustaki fikir hareketlerini teşvik eylemiştir ki yukanda not olarak bahsetti­ ğimiz Tehafütü'l-felâsife üzerine yazdan risaleler bu cümledendir. = 1 2 8 6 M . Müverrih  l i Hâşiye-i tecrid medresesi talebesinin muhtasarat tahsilinden sonra müstaid olunca tecrid haşiyesi okuduklannı beyan etmekle iktifa etmiş ve bu muhtasaratın hangi eserler olduğunu kayıt eylememiştir ^. ) b. Müderrisler bu tecrid ve tevali şerhlerinden hangisini isterlerse anlan okuturlardı.)'de tebf etmiş olduğu kelâm kitabı da medreselerimizde okutturulmuştur. hendese gibi dersler okutulduğu anlaşıhyor ise de bunlarm hangi eserler olduğu zikredilmiyor.) âJ\U\ JL ^U.26 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İşte F a t i h Sultan Mehmed. Hâşiye-i tecrid medreselerinde muhtasarat denilen sarf. 24.) şerbetmiş ve bu şerhe haşiyeler yazdmıştır. s.) eseri olup bunu K u t b ü d d i n Mehmed-i R a z i (vefatı 766 H . Kılavun namına yukanda adı geçen Abdullah jl^"^l^l> b. basılmamış birinci cilt (kütüphanemizdeki nüsha). Siraceddin Mahmud-i Ermevî'nin (vefatı 682 H. nahiv. Ömer-i Mehmed Mahmud Tevâliü'l-envar isimli eseriyle bunun Mısır'daki Memlûk sultanlanndan Şemseddin I s f a h a n î ' n i n şerhi olan Şerh-i Tevali adlı eseri de Osmanh med­ reselerinde okutularak müteaddid haşiyeler yazdmıştır. AlIâme Siracüddin-i Sekkâki'nin (vefatı 626 H. = 1283 M. = 1389 M. (1382 M. ^ H a t i b Dımışkî'nin belâgatten •s»^ Telhisü'l-miftah isimli ese­ rine Sâdeddin-i T e f t a z a n î tarafından yazdan şerhin adı iij^ Mutavvel'diı.

Belâgatten bilhassa denilmiş ders­ tecrid'deo. (Yeni ilm-i kelâm) meramı.Halis Efendi kitapları. ' Şemsiye. o da kelâmdan tecrid haşiyesi ile jJljI» tevâU şerhinden müderris hangisini isterse onu okutur. Nr. bir derece yukan olan medreselere miftah denildiğini görmüştük. s. = 1294 M. aruz. açık. 24. Bu şerhlerden Sadûddin-i T e f t a z a n î ile S e y y i d Ş e r i f i n şerhleri Osmanlı medreselerinde tedris edilmiştir. Bu eser. Teftazâni'nin üzerine S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i ile Silkutî'nin ve daha bir hayli ulemanın haşiyeleri de vardır. kinaye ve mecaz olup bu suretle belagat ilminin bir şubesidir. iştikak ve buna mümasil ilimlerden bahseden yüksek bir eserdir. Ebû Bekr-i S e k k â k ! olup bütün kavâid. güzel ve fasih söylemeğe beyan denilir. * Medreseler kanunâmesi (Üniversite .MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 27 belâgatten ^L>» Isâm ve haşiyesinin^ tedris edildiği Bunlardan duğunu başka Hâşiye-i tecrid medreselerinde bu dersler arasında bilmiyoruz.) eseridir. fakat kanunnamede ilk medreselere Hâşiye-i medreseleri Sekkâkî'nin Seyyid olduğu Hâşiye-i tecrid haşiyesinin okutulmasından bahsedildiği için medreselerde daha çok o eser okutulmuş ve bu tecrid medreseleri yukanda denilmiştir. bedi ve beyan'a (ilm-i belagat) denilirdi. bedî ilminden her üçüne yani meâni. kavâid-i edebiye. . sarf. teşbih. muhtasar mantık kitabı olup Nasirüddin-i T û s i talebelerinden Kazvinli N e c m e d d i n Ö m e r K â t i b i ' n i n (vefatı 693 H . iştikak. kısım kısım şerh edenlerde vardır. nahiv. 207).mevâkıf edilmekte şerhi ile fıkıhtan hidâye Mantıktan. |>^UI ^Iri. okutul­ ve neler Aşağı medreselerdeki fıkıh metin şerhlerinden her müderrisin ilmi kudreti nisbetinde ders okutması tavsiye ediliyorsa da bunlann hangi eserler olduğu gösterilmiyor Burada dikkat edilecek bir nokta vardır. kavafı ile mâenl ve beyan ve meâni ile beyanın zeyli olan ı^i-^. meani ve beyan olarak üç kısım olup medreselerde bunun üçüncü yani meâni ve beyan kısmı okutulurdu. * ÇJ^^ ^Ui* rni/tah ü/ulum'un müellifi allame S i r a c ü d d i n Y u s u f b. Beyanda. göriilüyor'. tarafından yazdan şerhinin okutul­ de miftah medreseleri masından dolayı bu medreselere tim-i kelâmdan medreselerde tedris j. Birçok şerhleri ve şerhlerinin de şerhleri ve haşiyeleri vardır. nahiv. şerh-i leri yukanlarda dereceleri gösterilen Kırklı (kırk akçe yevmiyeli) ve şemsiye^ de bu dersler arasında bulunmakta Muhtasar adlı bir de şerh yazmıştır. Bunu. ^ A l i (Künhiİ'l-ahbar) basılmamış birinci cilt. idi. sarf. ' Ulûm-ı Arabiye denilen lugât. istiare. miftahü'l-ulûm Cürcanî adlı eserinin^ Şerif-i anlaşılıyor.

(Cedel) de usul-ı fıkıh kısmındandır.ı âzam'ın talebelerinden İ m a m Y u s u f vazetmiş ve başta E b û Bekr-i Razî (vefatı 370H. her halde daha aşağı medreselerde okutulan derslerin daha mufassalları olacaktır. ' Sadrüfşeria diye meşhur olan A l l â m e U b e y d u l l a h b. Ulema ve müctehidler arasında ihtilâfı mucip olan bir hükm-i şer'iyi muhaliflerin taaruzlarmdan ve yıkmalarından muhafaza ederek şer'î delillerle bu hükmü muhafaza için vazolunan J»t>U. icma-ı ümmet ve kıyas delileriyle meydana koymakdır. yalnız Tetimme (Dâhil) medreseleriyle meşârik^ Hâriç elli medreselerinde derse başlanmadan evvel JjLl> T e f t a z â n î bunu şerh etmiş ve Osmanh medreselerinde okutulmuştur. ) muAtosar şerh-ı adud v e yine şerh olarak Seyyid Ş e r i f i n eseri ve fıkıhtan hidaye ve C a r u l l a h Z e m a h ş e r î ' n i n (vefatı 538 H . = 1143 M. sonra Sahn-ı Seman mahreei olan Musila-i soA/ı'da dahil olarak dâhil medreseleri derslerine çıkdıyordu ki bualar da usıd-i fıkıhtan İ b n münteha şerhi olan H a c i b ' i n (vefatı 646 H .1089 M.) olup ferhleri vardır. elfazdan meânîyi istinbat etmek yani mâna ve hüküm çıkarmak kanunlariyle furûdan olan şer'î hükümleri kitap sünnet. .) tedvin etmişlerdir. = 1346 M.) J i > y i ^_\J^ ^ ve Kadı Beyzavî'nin ö U ü O l el-Keşşaf Jj^r^JI jl_. bu eser yine kendisi tarafından ^r'J^ Tevzihu't-tenkîh ismiyle şerh olunmuştur. ' l i j l i * Meşarık-i Envarü'n-IVebeviyye isimli eserin müellifi i m a m R a z i y y ü d d i n H a s a n b. . Telvih'in bazı yerlerine Sivas Hühümdarı K a d ı B u r h a n e d d i n A h m e d itiraz edderek (Tercihü'ltavzih) adiyle bir haşiye kaleme almış ve ulema arasmda rağbet görmüştür.) J>*"^l j^r^ij'Tcnkîhu'l-usul adh bir eseri vardır.1040 M.il an Ha- kayıkul-tenzil Envariıt-tenzil isimli tefsirlerinden birisi okutulurdu. M e h m e d Saşranî (vefatı 650 H .e i m m e S e r a h s î (vefatı 483 H. ^ 1253 M. = 1 2 4 8 M .) Fahrülislâm pejdevî (vefatı 482 H. Gerek ilk ve orta dereceli usul-i medreselerde ve gerek Sahn-ı Seman edildiğine medreselerinde dair bir kayda hadîs ve hadîs dersleri tedris tesadüf edilmemektedir. Sâdeddiu-i T e f t a z â n î de bu (Tat>zihü'l-(en/cî/ı)i şerh ede­ rek Telvih adım vermiş ve ona da haşiyeler yazılmıştır.) ve Ş e m s ü ' l . = 1090 M. Haşiye­ leri de vardır.) olmak üzere Hanefi mezhebi imamlarından E b û Z e y d D e b b u s t (vefatı 432 H . Usul-i fıkhı İ m a m . hidaye ile beraber usul-i fıkıhtan^ Sadeddin-i Teftazanî'nin Telvih Daha adlı^ şerhi okutıduyordu. M e s u d elBuharî'nin (vefatı 747 H.(hilaf) ilmi ile herhangi bir mesele üzerinde fnkaha mezhepleri arasındalki münazara ilmi olan J-^.28 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M Î Y E T E Ş K İ L Â T I Bundan başka elli akçeli hariç medreselerinde ^jji LİA* fürûdan. Sahn-ı Seman dersleri. . ^ Usul-i fıkıh. = 980M.

.i M ü s l i m ismiyle meşhur ve ulema arasmda B u h a r i ile beraber en çok itimat edilen hadis kitaplarmdandır . (874 M.)'de vefat eden Buharalı E b û A b d u l l a h M u h a m m e d b.)*de vefat etmiş olan t m a m H ü s e y i n b. » Buharı diye meşhur olan Hadis kitabı 256 H. Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin en mühimmi Hanefî fıkhı olup bu da hidaye ismiyle meşhurdu. basımamıj birinci cilt. s. = 1197 b. M e s u d B e g a v î telif etmiş olup bir hayh şerhleri vardır. l U I ( . KifaBurhanüddin Bidayetü'l-mübtedi Ebû Bekr Merginanî'nin * ismiyle edilmiş olup bu şerh de yetü'l-müntehî ismiyle şerh olunmuştur. « « Mûcemû'l-büldan). Hidaye'nin şerhlerinden en değerhsi Boy6urd'lu Ekmelüddin'in (vefatı 786 H . s. (870 M.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 29 ve ^ . .z â d e medreselerde kademesi Efendi'nin tedrisattan da öğreniyoruz ^ . ' Afergıruın.) vefat eden Nişapurlu Ebû H ü s e y i n Müslim'in meşhur eseri olup S a h i h . Bundan başka ^ .) ^ J L C tnaye isimU şerhidir^. 128. M. Sadrfi'ş-şerîa U b e y - dnllah'mdır. . ' Fıkıhtan vikaye JIL— l İ H^jJ\ î'Jij Vikayetü'r-rivâye fi mesailil'- hidaye) isimli telif Bürhanü'ş-şerîa Mahmud b. ' 261 H. = 1 3 8 4 M. bu eser İslâm hukuku cihetinden pek mühim olduğundan ümmühattan saydırdı. K a n u n î S u l t a n S ü l e y m a n zamanmda da müderrisUğin en yüksek Süleymaniye Darü'l-hadîsi'nin tesis edildiği de malûmdur.)'de şerh vefat etmiş olan Şeyhülislâm telifidir.Mesabihû's-sünne isimli yine hadisten olan eseri 516 H . Hidaye. 24. * Âli (Kûnhü'l-ahbar). ' Bu hususta daha aşağıda Osmanh medreselerinde okutulan dersler kıs­ mına bakm. (1428 M. L * . Keşfü'z-zünun. Bu esere Tokat'ın komanat nahiyesine mensup S e y y i d Ali'nin de «i^^ tnâye adım vermiş olduğu bir şerhi olup 832 H . M u r a d tarafmdan yaptırılan Darü'l-hadîs'ten reselerinden med itibaren tedris Isamüddin gibi bunun miftah med­ yapmış olan olduğu edildiğini T a ş k ö p r ü l ü . (1126 M. (593 H . mesâbih^ veyahut miktar hadis* Sahih-i Müslim^ Fakat ve Buhaıî'den* hadis ile Edirne'de Ah­ hirer nakloluaurdu. Vikayetü'r-rivaye kısmında) bir hayli Osmanlı âlimleri Vikaye ve Nikaye'ye şerh ve haşiyeler yazmışlardır.)'de tamamlamış ve dört senede yazmıştır {Şakayık-i Numaniye urciimesi. . anladığımız usûl-i hadîs derslerinin okutulduğunu I I . Maveraünnehr'de Fergane vilâyetinin bir hayli âUm yetiştiren kasabalarmdan idi ( ö l . İ s m a i l tarafından toplanmış olup Sahih-i Buharı diye meşhurdur.

) olup MaJMud'un müellifi meçhuldür. İbn H i ş am'ın(vefatı 762 H. A b d ü s s e y y i d M a t r i z i (vefatı 610 H. ıJLi şâfiye ve ^1j. ısjt> izzî. A l i b.) ve vir^J'^i^ MugnilUbib. merah (Merahü'l-ervah) bunların şerh ve haşi­ Kayeleri ve nahivden -uilT kâfiye.'j\^W2j. » Sadrü'ş-şeria-i evvel lah b. = 1248 M. = 1256M. s. i m a k s u d . *J>İ\ elfiye. M a h m u d Ukudü'l-cevahir e l . Yine sarftan A h m e d b. j »Lı« ısam. II. = 1349 M. nahiv ve kavaidinden olarak sarftan.den sonra) tarafından kaleme ahnmış olan <ilîj Vikaye ve bunun muhtasarı «oU. Ş e y h A b d ü l k a h i r Cürcanî'nin (vefatı471 H. = 1474 M. = 1213 M.) ve Merah. M e h m e d b.) ve/zzi Zincan'hŞeyh t z z e d d i n İbrahim'in (vefatı 655H. Zentan'h A h m e d b. Bina ile beraber Maksud'nn t m a m .) ve Elfiyye. I jf>i\if\yKavaid üH-irad metni Nahviyyuadan yukarıda adı geçen İ b n H i ş a m Ş e y h E b î Mnh a m m e d A b d u l l a h ' m eseri olup nahivden kâfiye isimli eseriyle fazla meş­ gul olmasmdan dolayı kâfîyeci diye şöhret bulan Bergama'h Allâme M u h i d d i n b. ^ L a .) ve viromi/. avâmil ile Bergamd'h meşhur K â f i y e c i ' n i n v'^"ill-i*ljî vaidü'l-îrab şerhi ve u-i-ÜlJi* Mugni'l-lebib^ ile şerh ve haşiyeleri Molla Cami ve mantıktan Jy. = 1078 M. Miras ve nafaka taksimini bildiren ve fıkıh ile alâkası olan Mehmed-i de Siraciye isimli telifiyle bunun S e y y i d Şerif-i medreselerde Siraciye'ye diğer bazı âUmler tarafından da şerhler yazılmış olup bunlardan birisi de İ b n Ahmed Şemseddin'dir. . değerli riyaziyeci ' Sarftan Safiye ve nahivden kâfiye İ b n H â c i b diye meşhur i b n Ö m e r O s m a n ' m (vefatı 646 H . = 1 3 0 0 M .ş e r i a Ubeydul­ (vefatı Mahmud 750 H .Hazine kitapları s 207). ' Mantıka dair çok eser yazdmış olup bunların adları Keş/ü'z-ıünun'da gösterilmiştir (C.ı âzam'm olduğu beyan edilmiştir (Topkapı Sarayı . Metâliû^l-envar şerhi ve belâgatten telhis şerhi J m u t a v v e l okutuluyordu ki bilmünasebe bu son eserden daha evvelce bahsetmiştik. misbah. C e m a l l ü d d i n M e h m e d Taî'nin (vefatı 672 H. İ m a m N â s ı r b .C ü n d î ' n i n (vefatı 700 H . Aşağı dereceli medreselerde Arapçamn sarf. Mesud'un oğlu B u r h a n ü ' ş . Secavendî'nin Cürcanî okutulurdu. = 1273 M. 1863). Mantığa dair olan eserlerden^ mantık kitabı. «k. Nikaye ferâizden 4-^1 tarafından bahseden yazümış Siracüddin olan şerhi Kemal isimli eserlerdir.! emsile.) bu eseri şerh etmiştir. U J bina. Mesud'un (vefatı bilinemedi)ve nabivdenJVfMfcoft.30 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yakanda adı geçen Jjl î ^ ^ l j o . S ü l e y m a n (vefatı 879 H. = 1361 M. Bu sarf ve nahiv kitapları üzerine bir hayli şerh ve haşiye yazılmıştır. ) adlı eseriyle >IJA-IJJİP diğer bazı sarf ve nahiv kitaptsaguci ve heyet diye meşhur olan âlimi Esirüddin lanmn şerh ve haşiyeleri de medreselerde tedris ediliyordu.

= 1 2 0 3 M. Ömer Çağminî'nin (vefatı 618 H . * ^yıiJLlI el-Mülehhas'm daha bir hayli şerh ve haşiyeleri vardır {Keşfü'zzünun. I. s. c.i Ebheri'nindir.) olup Şemseddin Mehmed bu eserini O k l i d i s ' i n KitahiVl-usul isimli eserinin mukaddimesi ile^ müselleslerin evsafını gösteren kısımlarından almıştır. 1 Isaguei tâbiri Yunanca olup KüUiyat-i Hams denilen beş kısım üzerine tertip edilmiştir.z â d e .i R u m î tarafından 815 H . A l â ü d d i n K e y k u b a d b. = 1 3 0 0 M. ' Oklidis'in Yunanca Miftahü'l-hendese demek olduğunu K â t i p Çelebi yazıyor. ) tarafından muhtasar olarak şerh edilmiştir.) olup asıl adı (Risale-i Ebheriyye) idi^.z â d e . = 1221 M.i A c e m i taraündan Anadolu Selçuk hükümdarlarmdan I. B u eser H ü s a m ü d d i n K â t î (vefatı 760 H . ) tarafından F a t i h S u l t a n M e h m e d adına telif edilen hesaptan Muhammediyye ve heyetten Fethiye ile yine heyetten Mahmud b . Eserin asb Yunan-ı kadim filozoflarmdan Ferferyus'nndor.z â d e .i Rumî'nin eserleri hakkmda Merhum Salih Z e k i Bey'in Âsâr-ı Bakiye İBİmli eserine ve B a ğ d a d l ı İ s m a i l Paşa merhumun Esmaü'l-Müellîfin adb kitabına (C. I. s. (1480 M. Yine bu cümleden olarak K a d ı . Osmanh medreselerinde okutulan hendeseden ıj-i^^^ JlSlil EşkâlüH-te'sis eseri ıSemerAcand'lı Ş e m s e d d i n M e h m e d ' i n (vefatı 600 H .MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 31 Ebherî'nin (vefatı 700 H . s. Bizdeki ise E s i r ü d d i n . [1412 M. M a h ­ m u d e l . Meşhur âlim A l i K u ş ç u (vefatı 879 H . 257) bakınız. * G ı y a s ü d d i n Cemşid'in ve K a d ı . = 1 4 1 4 M . Bunlardan başka Ş e m ­ s e d d i n M o l l a F e n a r i ' n i n ve diğer bazı âlimlerin de şerhleri varsa da en meşhuru K â t î ile F e n a r i ' n i n şerhleridir ve bunlara müteaddid haşiyeler yazılmıştır 2. .i R u m i ' n i n arkadaşı büyük riyaziyeci ve heyetçi C i y a s û d d i n C e m ş i d b .i R u m i tarafından yazdmış şerhi X V . I .) el-Mülehhas adlı ese­ riyle bunun K a d ı . asırlarda medreselerimizde tedris edümiştir *. M e s u d b . ' Isaguci şerhlerinden birisi de A b d ü l l a t i f .)'de telif edilen şerhi de Osmanlı medreselerinde okutulmuştur. = 1474 M . ve X V I . K e y h u s r e v namma tebf edilmiştir {Keşfü'z-zünun c.z â d e . 1819) Bu eserin bir nüshası 885 H . = 1 3 5 9 M . veya az sonra) tarafmdan telif edilmiş olan (usul-i hendese)^ ve C*>-ji ^l^ii-l j y U j ÖJL* ieljî Je Sa»-I j Risale fi istihrac-ı ceyb-i derecetün vahide alâ kavaid-i hendese^ isimli eserin K a d ı .)'de yazılmış olup Murad Molla kitapları arasmda 1393 numarada bulunmaktadır.K â ş i (vefatı 817 H . 208). Orta zamana ait olan bu teUf riyaziyenin inkişafına ve basitleşmesine rağmen son zaman­ lara kadar medreselerde okutulmuştur.

.

Kanuni Sultan Süleyman X Y I . medreselerini bu Nitekim F a t i h tepelerden Sultan yaptırtmıştır. Çemberlitof. Bugün bu müesseselerden Dârü'l-hadîs medresede ise Süleymaniye kütüphanesi medresesinin tale­ bulunmaktadır. Mehmed'in tefsir. Süleymaniye camiinin bulunduğu mahal İstanbul'un birisinin üzerine inşa M e h m e d de cami ve Süleymaniye camiinin kuzey tarafına düşen kısımda medrese-i evvel ve medrese-i sâni denilen birinci ve ikinci medrese­ lerle kuzey-doğu kısmında bir hamam ve camün mihrabı mukabelesindeki kıble tarafında bir Dârü'l-hadîs ve camiin tam güne­ yine tesadüf eden kısmında medrese-i râbi yani dördüncü med­ rese ve bunun doğusunda da medrese-i sâlis yani üçüncü medrese ve yine camiin güney-batısmda tıb medresesi ve eczahane ve camün batı kısmına düşen tarafında ise imaret. Süleymaniye. islâm hukuku ve Arap edebiyatı Fakültesi idi ve henüz müsbet iUmlere mahsus olan Tıb ve Riyaziyat (Matamatik) Fakülteleri yoktu. .BEŞİNCİ BÖLÜM SÜLEYMANİYE Fatih yapan Sultan MEDRESELERİ Sahn-ı Seman medreseleri. ru eski saray (şimdiki Halice üniversitenin bulunduğu Dârü'l-hadîs isimli med­ etrafı) diye meşhur olan mahallin geniş bahçesinin bakan tepede ayırtmış olduğu yerde M i m a r camisiyle beraber medreselerini ve diğer tesislerini sinden birisidir^. tabhane ve Darûş­ şifa denilen hastahane yaptınlmıştır. Fatih. asır ortalarına doğ­ mahal ve kuzeyinde Sinan'a yedi tepe­ ettirmişti. kelâm ve Arap hsaniyatı üzerine tedrisat ilahiyat. fıkıh. Sultan Selim. Riyaziye Fakülteleriyle bir de reseler yapıldı. Kaariye ve Edine Kapı mevldleridir. Bu belere mahsus on dokuz odasında muhacirler oturmakta ve üçüncü tesislerden batı tarafındaki imaret harap olup tabhane ise islâmi ^ tatanbul'un mejhur yedi tepesi: Topkapı. B u ihtiyaç gözönüne almarak mevcuda ilâve­ ten Tıb. Bunlardan başka vakfiyede kur'an-ı kerim tahmi ve namaz usul ve kaidelerini öğretmek için bir mektep ile bir de kütüphane yaptırıldığı görülüyor. usul-ı fıkıh.

(1557 M. 94 b ve 95a. tabüye. Güneydeki tıb medresesi ile karşısmdaki eczahane harap bir haldedir. B e h r a m Dımışki'nin Latince'den tercüme etmig olup bazı yerlerine ilâveler yapmış olduğu {Kitab-ı Nusretü'l-tslâm ve's-sûrurfi tahrir-i kilab-ı atlas-ı Mayur) isimli Coğrafya'da (Topkapı Sarayı. Camiin şi­ mal tarafmda bir çok odaları ihtiva eden ve bir harimi olan ve bir çeşmeyi de müştenül misafirin için bir Dârü'ı-ziyafe yapılmıştır. ' E b û B e k r b.) medreselerin kuzeyde bulunan ikisi ve 966 H .34 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI eserler müzesi ve Darûşşifa da askeri matbaa olarak kullamlmaktadır. bir medrese de camün kıble tara£ndadır.) senesinde ise Darû'l-hadîs medresesi sona ermiştir. Camiin havalisinde beş adet büyük medrese yapümıştır.)'de tamamlanmıştır. Bu beş medresenin birbinde ehâdis-i nebeviyye okutulmak meşrut olduğundan inşaatı en son biten bu medreseye (Dârü'l-hadîs) denilmiştir. s. ihtidasında (1552 M. Medrese talebe­ lerinin odaları camün cenub-i şarkisinde bulunup tûlânidir. (1949 M.)'de başlanarak 964 H. Bunlardan başka camün garbmdaki iki medresenin cenubunda sibyan için bir Dârü't-taliın bina olunmuştur. s. Meselâ 960 H . riyaziye ve sair dinî ve hukukî ve edebî tedrisatı yapmak için altı medrese ile hastahane. hamam ve sair müş­ temilât vücuda getirilmişti. Nr.)'de da batı tarafmdaki diğer ikisi bitmiş ve 964 H . 779. medresesinin bulunmaktadır. Cami ile medreselerin ve diğer tesislerin inşasına 7 Cemaziyelevvel 957 (24 Mayıs 1550) senesi perşembe günü başlanmış ve Sultan Süleyman. Bağdad köfkü kütüphanesi. imaret. Cami ve medreselerin inşasma 956 H . 325-333) Süleymaniye külliyesi hakkmda şu kayıtlar vardır . Nr. tabhane. Cami 963 Şevval (1556 Ağustos)'de bitmiş ise de ^ diğerleri muhtelif tarihlerde tamamlanımştır. Bu altı medreseden derece itiba­ riyle en yüksek medrese Dârü'l-hadis risinin yevmiyesi yüz ve müderrisUği olup müder­ akçe idi^. diğerlerinin ise altmışar Uâ ı Tabakatü'l-memalik (MUIet kütüphanesi). 918 934 ve A l i [j^'^^ <^ Künha'l-ahbar birinci cüt). burada da cami harimi ile medrese arasmda sokak vardır. tıb. bunun ikisi camiin şarkmda olan harimin şarkındadır ki aralarmda sokak vardır. Şu halde bu Süleymaniye sitesinde Dârû'l-hadis. Dârü'z-ziyafe'nin altmda . Dârû'l-hadis Her medresenin revakb murabba şekilde tulânî olan dershanesinde ilk okul odalarmdan başka daha büyük olarak birer de dershanesi vardır. bizzat gelerek müftü yani şeyhülislâm E b u s s u u d M e h m e d E f e n d i mihrabın temel taşım koymuştur.(1557 M. diğer iki medrese camiin garp tarafına düşer. (1559 M.

fıkara ve gurabaya. mec­ nunlara ilâç için müteaddid hücreleri havi ve içinde çeşmeyi ve suyu muhtevi bir hamam olan bir Darûşşifa bina olunmuştur. = 1 5 8 0 M. varak 361. N u r e d d i n (vefatı 968 H . Filhakika hekimbaşı Süleymaniye risUği de tıb medresesi S i n a n Ç e l e b i 1005 H . 18. Vakfiyede bulunmakta camiin güney batısma düşen tıb medresesinden kütüphanesinin aynca bahsedilmekte olup şimdi Süleymaniye olduğu dördüncü medresenin yanmda harap bir haldedir. (1552 M.'de kuzeydeki iki medrese tamamlamaca buraya tâyin edilmek üzere değerli müderris arandı ve bunlardan birisine daha sonra şeyhuUslâm olan K a d ı . Atayi.) getirildi ve en son bitmiş olan batı tarafındaki iki med­ Efendi'ye (vefatı 979 H . 260. (1596 İskilipli Tabib Şemseddin Muhyiddin M. 165.) tevcih edildik mahsus olan medrese müderrisliği hekim İ s a oğlu Yine burada tıb tahsiline Ahmed altmış akçe ile hassa tabiblerinden İzmit'U Çelebi'ye verildi ve derecesi hassa hekim başıhğından bir derece aşağı itibar olundu ve bu medrese müderrisliği hekimbaşdığa namzed olacak kadar mesleğinde ihtisası olanlara verilmesi şart kondu. misafirleriıı hayvanları için ahır vardır. s. Fenn-i tıbbı tahsil için Darûşşifa hizasmda fevkani bir medrese de yapılmıştır (Varak 106-108) . = 1 5 6 5 M. = 1 5 7 2 M.z â d e Ş e m s e d d i n Mustafa Ahmed (vefatı 988 H . 1 Şakayık zeyli.) 'de Eğri seferinden dönülürken vefat ettiğinden onun yerine müderrisi biraderi E f e n d i tâyin olunmuş ve onun yerine tıb medresesi müder­ Sinan Çelebi'nin E f e n d i ' y e verilmiştir''. 137. = 1 5 7 0 M. = müderrislerinden Kmalı-zâde Ali 1560 M.) tâyin edüdiler. Dârü'z-ziyafe'ye muttasıl bir matbah ile fikara talebe için bir taamhane yapılmıştır. müderrishğine Bağdad müfessir ve kadıhğından mümuhaddıslerinden Camiin hitammdan pek az sonra tamamlanan hadis okunmağa mahsus Dârü'l-hadis tekaid olup zamanınm değerli Emin Kösesi Molla Y a h y a reseden birisi Sahn-ı seman din Rumî ahfadından Afyon harrem b .) ve ikincisine Mimar-zâde M u s l i h u d d i n b. 40.SÜLEYMANİYE MEDRESELERİ 35 % 0 H . M e h m e d (vefatı 972 H . Hastalara. M u ­ E f e n d i ' y e (vefatı 978 H . ' Selânikt tarihi. varak 94 6. basılmamış fcuım. Bu medrese yandan dar bir sokakla ayrılan Darüşşifa'mn karşısma tesadüf etmekte ve iki kapısmdan birisi Tiryakiler çarşısı'na ve diğeri ise Darûşşifa caddesine çıkmaktadır. Âli. .) ve diğeri de Mevlâna CelâlüdKarahisar'h Ş a h M e h m e d b.

36

OSMANLI D E V L E T İ N İ N

İLMİYE TEŞKİLATI

Süleymaniye

külliyesinin

medrese talebeleriyle

misafir

ve

fakirlere yemek vermek için imareti ve Dârü'z-ziyafe

denilen ye­

mekhane ve misafirlerin ikametleri için tabhane denilen misa­ firhane ve sair tesisleri de varsa da meyzuumuz medreselere ait olduğundan yalnız onlardan bahseyledik ^. Süleymaniye külliyesinin inşaatına, bir altın filori elli dokuz akçe hesabı üzerinden sekiz yüz doksan altı bin üçyüz seksen üç filori yani gümüş Osmanh akçesi olarak beş yüz otuz yedi yük (yüz bin akçe bir yüktür) seksen iki bin dokuz yüz akçe sarfedilmiştir ^. Medreselerde haftada dört gün ders okutulacaktı; her med­ resede talebelerin yatıp kalkması için hücre denilen medrese odaları vardı; talebeler, yemeklerini me'kel denilen imaretin ayn yemekhanesinde yerlerdi; günde iki defa yemek Süleymaniye medreseleri yani Sahn-ı veriliyordu'. yapdSüleymaniye

dıktan sonra Dâhil medreselerini ikmal etmiş olan talebelerden arzu edenler Sahn-ı seman'a ve arzu edenler Sahn-ı devam ettiler. Fatih zamanında Sahn-ı seman Süleymaniye'yc medreselerinin

yapılmasiyle medreseler yirmili, otuzlu, kırklı, eUili ve altmışlı olarak beş kısma ayrılmıştı, Süleymaniye medreseleri yapıldıktan sonra müderrislerin dereceleri daha ziyade yükseldi. Süleymaniye medreseleri yapılıncaya kadar en yüksek müderrisUk Sahn-ı seman müderrisliği iken Süleymaniye medrese-

1 Ehemmiyetine binaen bugün askerî matbaa olarak kullanılan hastahane ile imaretten kısaca bahsedelim : Darûşşifa binası birisi hastalara ve diğeri tabiblerle idare heyetine mahsus olmak üzere iki kısımdı; kadro mucibince birisi başhekim olmak üzere dört tabip, iki cerrah, iki göz hekimi, bir eczacı ile ilâçları ve şurupları hazırlayan ve edviyekup demlen bir eczacı kalfası, beş eczacı çırağı, kilerci vekilharç, kâtip, hastabakıcı, hastaları hamamda yıkayıp traş edici vesair müstahdemler vardı. İmarete gelince buradaki mustatil şeklindeki dört salondan ortadaki matbah olup yanlarmdaki salonları yemekhane idi. Bu dört salonun arka tarafında misafirlerin hayvanlarma mahsus ahırlar vardı. Buraya misafir olarak gelenler üç gün kalıp yer, içer, yatar para vermezlerdi. Misafirlere her gün elli dirhem bal, beş kişiye bir sofra olmak üzere kırk sofra yemek verilirdi. Misafirlerin hayvanlarından her birine günde birer şiıûk arpa veriliyordu. İmaretin altı aşçısı, dört sofracısı, üç bulaşıkçısı ve sair bir hayli hademesi vardı. Misafirlere derecelerine göre ikram edilecek ve güler yüz gösterilecekti. 2 A l i (Kiinhü'l-<Mar), basılmamış ikinci cilt, varak 95. ' Tabakatü'l-memalik (Millet kütüphanesi nüshası), s. 918-934.

StîLEYMANtYE MEDRESELERİ

37

lerinin inşasından sonra müderrisler ibtidâ-i altmışlı yani altmış akçe yevmiyeliden başlayarak Hareket-i altmışlı, Mûsila-i maniye, Hamise-i Süleymaniye ve Süleymaniye son kademesi olarak DâTİıl-hadîs-i Süleyve müderrisliğin

Süleymaniye müderrisliğine

kadar bir müderrislik derecesi takip ederlerdi ve bu medreselerden her birinin miktarı malûm idi ve bazan lüzum ve ihtiyaca göre bu miktar arttırdırdı. İbtidâ-i altmışlı denilen ve altmış akçe yevmiyeli müderris­ lerin adedi kırk sekizdi. Bu derecede bulunan bir müderris terfi edince bir yüksek dereceye hareket ettiği için Hareket-i altmışlı denilmişti; yevmiyesi evvelkinin aynı ise de müderrislik derecesi bir yukarı idi. Bu Hareket-i altmışlı müderrislerinin adedi de otuz iki idi. Buradan birisi terfi ederse Mûsila-i müderrisliğe geçerdi. Mûsila-i Süleymaniye müderrisliği (kibar-ı müderrisin) denilen müderrisliklerin ilk kademesi olup bunun bir derece Hamise-i Süleymaniye üstünde müderrisliği ve onun da üstünde SüleySüleymaniye mü­ H. Süleymaniye denilen ve kendisini Süleymaniye müderrisliğine götürecek olan

maniye'nin dört medresesinden birinin müderrisliği ve en son da Dârul-hadîs (1726 müderrisliği geliyordu. Hamise-i asnn ilk yansında edilmiş derrisliğinin X V I I I . ve takriben 1139

M.) tarihlerinde ihdas

olduğu anlaşılmaktadır

* XVn. asrın ikinci ayarısı içinde tertip edilmiş olan Abdurrahman Paşa kanunnamesVnde (Milli Tetebbular mecmuası, c. I, s. 539) müderrislerin derece­ lerinden bahsedilirken : ".. müderrislerden Süleymaniye müderrisleri, Mûsila-ı Süleymaniye müderrislerine tesaddur eder ve Mûsüa-i Süleymaniye müderrisleri altmışlı müderrisleri'ne tesaddur eder, altmışlı müderrisler sahn müderrisleri'ne tesaddur eder ve Mûsilâ-i Sahn müderrisleri dâhil müderrislerine tesaddur eder, dâhil müderrisleri de hâriç müderrislerine tesaddur eder" denilerek müderrislerin dereceleri zikredildiği sırada Hâmise-i Süleymaniye'den bahsedilmemektedir. X V I I I . asır başlarındaki N i m e t i E f e n d i kanunamesi de aynı suretle Hamise'den bahsetmemektedir. 1139 H. (1727 M.) tarihinde Mûsila-i Süleymaniye dersâmlanndan Kıuftrga'da Mehmed Paşa medresesi müderrisi H a y a t i - Z â d e Mehmed Efendi'nin terfian Süleymaniye müderrisliği rüûsundan bahsedilip ve yine aym sene Mûsila-i Süleymaniye müderrislerinden Kılıç Ali Paşa merdresesi müderrisi M e h m e d Efendi'ye Hâmise-i Süleymaniye rüûsu verilmesinden bahsedildiğine göre bu, Hâmise-i Süleymaniye'rûn X V I I I . asrın ilk yarısında ,ihdas edildiği anlaşılmaktadır (Başvekâlet arşivi, İbnü'l-Emin tasnifi, Tevcihat vesikaları, Nr. 2605 ve 2612).

38

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I

Dârü'l-hadîs Kudüs, Sofya,

medresesi

üstünde müderrislik Tırhala

olmayıp bu-

ramn müderrisi arzu ettiği takdirde mahreç mevleviyetleri demlen Halep, Eyüp, Selanik, Yenişehri, Galata, tzmir, Trabzon ve Girid kadılıklanndan birisine tâyin olunurdu; müderrisi kadılık isteinezse o zaman mahreç Dârü'l-hadis müderri­ müderrislerinden her­ altındaki Süleymaniye

eğer Dârul-hadis sinin bir derece

mevleviyetlerinden münhal olan kadılık hangi birisine teklif edilirdi.

Dârü'l-hadîs müderrisliği münhal olursa oraya Süleymaniye müderrislerinin kıdemlisi ve onun yerine de Hamise-i ve onun yerine Mûsila-i olunurdu. usul-i hadis ve Süleymaniye tâyin Süleymaniye müderrislerinin eskileri

Süleymaniye medreselerinden Dârü'l-hadîs'de

hadis okutuluyor ise de diğer riyaziye, tıp medreselerinde hangi eserlerin gösterildiğine dair şimdiUk malûmatımız yoktur.

ALTINCI

BÖLÜM

OSMANLI MEDRESELERİNDE OKUTULAN DERSLERE DÂİR
Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin bir program

dahilinde nasd bir sıra takip ettiğini sarih olarak bilmiyoruz; fakat medrese derslerinin tslâm âleminde aşağı yukan hemen birbirinin aynı bir program dahilinde ve aynı metodla tedris edildiğini ve tatil günlerinin de birbirine benzediğini görmekteyiz. XV. asır sonlanna doğru tamim edilen bir kanunnameye ve tetkik edilen eserlere göre medreseler yukanda kısm-ı mahsu­ sunda görüldüğü üzere müderrisi yirmi, yirmibeş akçe yevmiyeli Hâşiye-i tecrid, otuz, otuz beş akçe yevmiyeli Miftah ve Kırklı, Hâriç eUi, Dâhil elli ve Sahn-ı seman olarak o tarihlerde altı dere­ ceye ayrıldığından talebeler de bu medreselerdeki müderrislerden derece derece ders görürlerdi. Bu tedris kanunnamesine göre aşağıdan yukanya yani Hâ­ şiye-i tecrid medresesinden başlayarak muhtelif medrese derece­ lerinde mantıktan Şerh-i şemsiye, kelâmdan Hâşiye-i tecrid, belâ­ gatten Mutavvel, kelâmdan Şerh-i tevali, belâgatten miftah, usul-i fıkıhtan Tavzih ile bunun şerhinin şerhi olan Telvih ve yine usul-i füuhtan Adud şerhi ve fıkıhtan hidaye ve en son tefsir dersleri okutuluyordu. lUt medresede mantıktan Şemsiye şerhini okuyan bir öğrenci daha yukan derecedeki medreselerde yine mantıktan daha şü­ mullü olarak ^ I U > Metali şerhini okurdu; yine böylece kelâmdan tecrid haşiyesini görmüş olan öğrenci daha yukan medreselerde yine kelâmdan larda herhangi bir Tavâli^ ve Mevâkıf dersin ilk şerhlerini ve belâgatten muhtasan ve smıf olan mutavveVden sonra Miftah şerhini okuyordu. Bugünkü okul­ sınıflarda derecesi yükseldikçe bunun mufassalı okutulmakta olduğundan eski medreselerde de aynı usul devam etmişti. Bu derslerin ne şekilde okutulduğuna dair bir fikir vermek için X V I . asnn

1 Bazı müderrisler, U k medreselerde tecrid haşiyesi yerine tevali de okutur­
lardı.

40

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI

büyük âÜrnlerindeıı Şakayık-i Nûmaniye ve Mevzuatü'l-ulûm diğer ilmî eserlerin müellifi olan T a ş k ö p r ü l ü - z â d e Isamüddin Efendi'nin haUni gözden geçirmek çok faydah olur^. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e ilk tahsilinden sonra

ve

Ahmed

(vefatı 965 H . = 1561 M.) tercüme-i medrese dersine Alâüddin Merah Elfiye'yi

Arapça lûgat ezberlemekle başlamıştır. Sonra M o l l a isimlerindeki okumuştur. muhtasar kitapları ve nahivden

Y e t i m ' d e n (vefatı 920 H . = 1514 M.) sarftan maksud, İzzî ve kâfiye ile bunun şerhlerinden Vafiye, Haruniye ve

avamil, misbah

Bundan sonra amcasından sarf, nahiv, lûgat - k i kavaidinden bahseden Dav'iı'l-misbah ve yine mantıktan Hüsam ve Şemsiye

herhalde

evvelkilerin mabadi veya daha şümullüsü olacaktır- ve bunların mantıktan Isaguci ile şerhim görmüştür.

Yine tahsiU esnasmda akaid ve kelâmı, şerhleriyle beraber okuyup kelâmdan Hâşiye-i Fenarî-zâde Muhiddin Meğuşî'den Muhiddin hadîsten EfendVden tecrid'i dayısından ve Miftah şerhini Çelebi'den Buharî Mevâkıf şerhini Seydt Kadı

gördükten sonra Tunuslu Şeyh Mehmed Sahih-i ve yine hadîsten

t y a z ' m Şifasından birer miktar okuyarak münazara ilminden Cedel^ ve Hilafa almıştır. Ahmed Isamüddin E f e n d i 1495'de doğmuş ve 1525'de otuz yaşında iken ilk defa Dimetoka''da Oruç Paşa medresesine müderris olmuştur. Bu tarihlere göre onbeş yaşında iken medrese hayatına olarak girmiş olduğu farz edilse medrese tahsili
524-526.

derslerini

gördükten sonra bunlardan icazet

mülâzemet müddeti hariç

on sene

görmüş oluyor.

1 Şakayık tercümesi, s.

' ıJ-^- CedeTia lûgat mânası şiddetli düşmanlık demektir; Umiye ıstdahmda bir mfibahesede doğru veya yanlış bir mesele hakkmda hasmı ikna için kullanılacak usulü gösteren ilimdir. Bu ilimle elde edüen hükümler sayesinde ilmi ve ameli bazı şüpheler önlenebilir, fakat bunun aksi de olabilir. Cedel, münaza­ ra ilminin fumundan olnp tim-i hilaf iae münazara ilminin esaslarmdandır ve dinî mflbahaselerde kullamlmak için fukahadan E b û B e k r b. M e h m e d Ş â ş î (vefatı 336 veya 365 H.) tarafından vazedilmiştir . * <-^^ HilâJ'cedd ilminin fürûnndan olup zihni faaliyeti ve mübahaselerde delilleriyle hasmı ilzam eden ilim olup o sayede hasmm vazettiği usul bu sayede cerh ve tadil edilir.

MEDRESELERDE O K U T U L A N D E R S L E R E D A İ R

41

T a ş k ö p r ü l ü - z â d e ' n i n gördüğü besinin nasd yetiştiğini

dersler bir medrese tale­

göstermiş olması itibariyle dikkate şa­

yandır; şimdi bir de bu zatın müderris olup medreseden medre­ seye terfi ederken bu medreselerde okuttuğu derslere bakabm : T a ş k ö p r ü l ü - z â d e , Hâşiye-i tecrid medresesinde Hâşiye-i tecridi başından umûr-ı âmmeye kadar E f e n d i iki sene belâgatten okuttuktan müderrislik telhis şerhi olan mutavvel'i başından, istiare bahsine ve kelâmdan sonra S e y y i d Ş e r i f Cürcani'nin Ferâiz şerhini de tedris etti. Şu halde A h m e d Isamüddin ettiği bu ilk medresede adlan geçen üç iUmden ders yapmıştır. Bu medreseden otuz akçe yevmiyeli olan İstanbul'da Miftah medreselerinden Hacı Hasan medresesi müderrishğine terfi eden Taşköprülü-zâde burada da fıkıhtan kitab-ı Bey'a kadar Sadrü'ş-şeriayı ve belâgatten evvelinden Jlif 1 icaz ve ı_«U»l itnab bahislerine kadar Miftah şerhini ve umûr-ı âmmeden vücub ve imkâna kadar da Hâşiye-i tecridi ve başından sonuna kadar da hadîsten Mesabih'i^ okutmuştur. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e bu medresede üç sene kalmış ve 936 H . (1529 M.) 'de terfi ederek kırk akçe yevmiyeli ris burada evveUnden sonuna kadar hadisten hadîsten Meşarık'i^ ve usul-i fıkıhtan medreselerden ÜsMesabih ile yine Tefta­ küp'te tshak Bey medresesi müderrisliğine tâyin edilmiştir. Müder­ Sâdeddin-i

zâni'nin Tavzih isimli eserini tamamen ve fıkıh'tan Sadrü'ş-şeria'yı kitab-ı bey'Vden sonuna kadar ve S e y y i d hini ve Seyyid Miftahı Şerifin fenn-i Ş e r i f i n Feraiz şer­ okutmuştur. beyandan beyandan âhırma değin

feraiz şerhini ve miftahını fenn-i

nihayetine kadar takrir eylemiştir. 942 H . (1536 M.)'de yine kırk akçeli medreselerden İstanbul'da Kalenderhâne medresesi müderrisliğine nakledilen E f e n d i burada Me5a6i/ı'i evvelinden kitab-ı mevâkıf şerhini vücub ve imkân bahsinden yerlerini okutmuştur.
> Mesabih, Şafü İmamlarmdan olup 516 H . (1122 M.)'de vefat eden

Isamüddin kadar ve

büyu'a

jc\ Araz bahsine

kadar ve Sadrü'ş-şeriadan bir miktannı ve Miftah şerhinin bazı

Hüseyin b. Mesud Begavi'nin eseridir. 2 j j L t . Meşânk (Mejarıku'l-envar) 650 H . (1252 M.)'de

vefat etmig olan

t m a m R a z i y y ü d d i n Hasan-ı Sagani'nin telifidir. Bn eserde 2252 hadîs vardır. Bin elli hadiste Şey hey n ittifak etmişlerdir.

42

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I

944 H . (1537 M.)'de Hâriç müderrisliğiile Koca Mustafa Paşa medresesine terfi eden müderris bu medresede daba evvelki med­ resede bıraktığı kitab-ı 6üyû'dan sonuna kadar Mesâbihi ilahiyattan (kelâmdan) mevâkıf şerhini tedris etti. Isamüddin Efendi 945 Zilkade (1539 Mart)'de Dâhil müder­ risliğine yükselerek Edirne'de üç şerefeli müderrisi oldu. Burada Sahih-i Buhari'den bir cildini takrir etti ve bir evvelki medresede hidayeden bıraktığı Zekât bahsinden kitab-ı hacc'm sonuna ve usul-i fıkıhtan Telvih'i başmdan taksim-i evvel bahsine kadar okuttu ve beş ay sonra Sahn-ı seman müderrisliğine yükseldi. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e 946 Rebiulevvel ( 1539 Ağustos'de tâyin edilmiş olduğu ve hidayeyi Sahn müderrisliğinde Sahih-i Buharî'yi^ iki suresi'ni kere tamamiyle ve K a d ı B e y z a v î tefsirinden Bakara nak­ ve letti ve bundan başka evvelinden kitab-ı zekâta kadar hidayeyi

Nikâh bahsinden j ^ ^ . büyûa ve telvihi üç şerefeh

medresesinde bırakmış olduğu taksim-i evvelden mebâhis-i ahkâma kadar okuttu. Müderrisimiz 951 Şevval (1544)'de buradan terfi ederek Buharî'nin üçte birini

altmışh medreselerden Edirne'de Sultan Bâyezid medresesi müder­ risliğine tâyin olundu. Burada Sahih-i nakletti ve hidaye'yi kitab-ı büyû'dan kitab-ı şüfa'ya ve telvihi

Sahn-ı seman medresesinde bırakmış olduğu mebâhis-i ahkâmdan sonuna kadar ve mevâkıf şerhini ve ferâiz şerhini tashih baldslerine kadar tedris eyledi. 26 Ramazan 952 (3 Ekim 1545) 'de Bursa kadıhğma tâyin

edildi ve iki seneye yakın bir zaman sonra 954 Receb (1547 ağustos)'de ikinci defa Sahn-ı seman müderrisliğine getirildi bu ikinci
1 256 H . (870 M.) de vefat etmiş olan İ m a m H a f ı z Ebî A b d u l l a h Mu­ h a m m e d b. İ s m a i l B u h a r î'nin hadîsten olan eserinin adı Camiü's-sahih olup c$J^ Hafız Sahih-i Buharı diye meşhurdur. 261 H . (564 M.)'de vefat eden t m a m E b î ' l - H ü s e y i n Müslim'in de Camiii's-Sahih adlı bir eseri vardır; Sahihayn adı verilmiş olup kütüb-i sitte b. denilen Enes'in

her iki esere birden üf"^

hadîs kitaplarmdandır. Bu iki hadis kitabı Ue bir de t m a m M a l i k (vefatı 179 H . = 795 M.)Ü.j..

Muta isimli Hadîs kitabı başta gelip Sahihayn'den sonra kütüb-i sitte arasmda zikredilen Sünen-i Ehi Davud, Sünen-i Tirmizi, Sünen-i Nisat, Sünen-i tbn Mâee gelmektedir. Bunlardan başka Sün«nü'{-A:e6tr ve's-jagîr ( E b î B e k r b. A h m e d B e y h a k î ) isim verilmiş olan hadîs kitabı ,.'ile diğer hadîs rivayet eden kuvvetli büyük muhaddisler de gelmişlerdir.

MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLERE D Â l R

43

defaki Sahn-ı seman

müderrisliğinde de yine evvelki gibi

SMhTelvüii

Buharf yi tamamen ve Hidaye'yi bâb-ı şüfadan sonuna ve tefsirine yazdığı haşiyeyi mütalâa etti.

evvelinden taksim-irabia kadar okutup S e y y i d Ş e r i f i n , Keşşaf

11 Şevval 958 (12 Ekim 1551)'de İstanbul kadısı olup 961 H. (1554 M.)'de gözleri görmez olduğundan kadılıktan çekildi. Taşköprülü-zâde'nin okuttuğu derslerden anlaşıldığma göre Hâşiyei- tecrid medreselerinden başlayarak Sahn-ı semanca kadar yukarıda saydığımız eserlerin metin ve şerhleri bahis bahis, derece, derece tedris edilmiştir ki II. Bayezid zamamnda tamim edilen medrese tedrisatını havi kanunun daha izahlı bir şeklidir. Şu halde Ahmed I s a m ü d d i n E f e n d i tedris hayatında ilk medreseden Sahn-ı Kelâmdan : HâşiyeiMutavvel ile Miftah seman medresesine kadar:

tecrid ile mevakıf şerhini. Belagatten : Ferâizden : Mesâbih, Seyyid Meşank Şerif ve GürSahih-i

şerhini.

canî'nin Ferâiz şerhini. Usul-i fıkıhtan: Tenkih, Tavzih ve telvihi. Fıkıhtan : Hidayeyi; Hadisten : BuharVyi. rülü-zâde'nin Tefsirden: Beyzavî'yi okutmuştur. Bunlar, T a ş k ö p ­ okuttuğu dersler olup diğer müderrisler de bu

tedris çerçevesinden hariç olarak ihtisaslanna göre meselâ man­ tıktan şerh-i metali, şerh-i şemsiye ve diğer mantık kitaplarım ve belagatten muhtasar (şerh-i telhisül-miftah), kelâmdan tevali şerhi, usul-i fıkıhtan muhtasar-ı münteha şerhi olan şerh-i adud, tefsirden Keşşaf (Zemahşerî) gibi muhtelif eserler okuturlardı ki bu tarz her müderrisin ihtisasma kalmış bir şeydi.

.

Eğer Anadolu'da müderris veya kadı olmak istiyorsa Anadolu kazaskerinin ve Rumeli'de müderris veya kadı olmak istiyorsa Rumeli kazaskerinin mu­ denilen deftere ayyen günlerdeki mechsine devam edip (Matlab) (Ruznameye = gündeme) ismini kaydettirirdi. Şikâyetçiler kıdem ve hakk-ı müktesebleri sebebiyle tatyib edildikten sonra badema mülâzımlar için müstakil bir ruzname tertip ederek yolsuzluğun önünü ahp mülâzemet işini bir tertibe sokmuş ve bundan başka ulemamn her payede ne kadar mülâzım vermeleri lâzım geleceğini ve yedi senede bir nevbet usulünü vazetmiştir (Şakayık zeyli. Bundan sonra müderris namzedi nevbet denilen müderrislik veya kaddık almak için sıra bekler. Bu tarihte Anadolu kazaskeri bulunan Çivi-z âde M u h y i d d i n M e h m e d E f e n d i umumen yabancı olanları mülâzemetten menetmesi üzerine bunlar Pâdişâha müracaat ederek şikâyette bulunmuşlardır. . 26). s.. 1 944 H. S u l t a n S ü l e y m a n bunlarm şikâyetlerini dinlemesini E b u s s u u d Efendi'ye emretmiş­ tir. Ebussuut Efendi'­ nin Rumeli kazaskerliğine kadar muntazam bir mülâzemet defteri olmayıp birer suretle yolunu bulanlar sıra beklemeden mülâ­ zemete geçerken (Ebusuut Efendi ulemadan her payede olan­ ların ne kadar mülâzım vereceklerini tesbit ile badema yedi senede bir mülâzemet usulü kanun oldu. 184 ve oradan naklen Devhatü'l-meşayıh.)'de EbusBuud Efendi'nin Rumeli kazaskerliği zamamna gelinceye kadar mülâzemet kaydma itina olunnuyarak herkes bir yolunu bulup mansıba girebiUrmiş. veya Pâdişâhın ilk doğuşlarında da mülâzemet verilirdi. Atayî s. 1537 (M.YEDİNCİ BÖLÜM MÜDERRİSLİK İÇİN M Ü L Â Z E M E T VE NEVBET Daha yukandaki bölümlerde görüldüğü üzere bir medrese talebesi Hâşiye-i tecrid medreselerinden başlayarak müteaddid hocalardan ders görüp nihayet Hâriç ve Dâhil medreseleri ders­ lerini gördükten sonra arzu eden Sahn-ı semen veya Sahn-ı Süley­ maniye medreselerine devam eder ve burayı tamamladıktan dair sonra icazet alır yani kendisine müderrislik edebileceğine diploma verilirdi. Yani dersten mezun olan daniş­ mendler sırasıyle kazasker defterine kayıt olunarak müderrislik Bundan başka Pâdişâh cüluslarında şehzade seferinde ve muzaffariyetlerde ve için nevbet beklerlerdi ^.

968 H . * Şakayık zeyli. (1560 M. * Şakayık zeyli. Ruznamçe-i hümayunda kayıtlı olup nevbet bekleyen mülâzımlar varken bir medrese talebesinin iki sene içinde mülâzım ve arkasmdan da müderris olmasının doğru olmadığmı Rumeli kazaskeri Hâmid akçe ile Efendi Silivri'de arz ile itiraz etmiş ise de Pâdişâh kati Piri Paşa medresesi müderrisliğine ola­ tâyin rak emredince B a k i edilmiştir ^. 243. s. Nr. s. Hükümdarlann cülûslannda ve ilk seferlerinde ve nün tatbik edildiğini söylemiştik. Atayî. kendisine güzel kasideler takdimiyle teveccühünü kazanmış olan Şair B a k i ' y i sıra bekletmeden mülâzım defterine kaydet­ tirerek bir sene Hâşiye-i tecrid sonra 971 H . (1563 M. Edirne ve Bursa kaddarmın beşer ve büyük mevleviyet yani taht kaddannın üçer mülâzım vermeleri ilk defa bu tarihte kanun olmuştur^. birisi de A b d ü l b a k i gibi tab'ı pâk ve cevahir zatı bulup çıkanp kadir ve kıymet verdiğimdir" demiş (Selânikî. 183. 2259 varak 466). M u r a d da Baki hakkmda "llmü fazilet ile letâfet-i nazm ve takrir-i kelâm ve beyan.)'de nevbet ferman olunmuş yani medrese mezunlaruun Ruznamçe-i hümayuna kayıt olunarak sıra beklemeleri emredilmişti. bunun üzerine kazaskerlerin onar ve bilâd-ı selâse yani İstanbul. Selim fle I I I . S u l t a n S ü l e y m a n ' ı n B a k i hakkındaki teveccühünü göyle anlatıyor: S u l t a n S ü l e y m a n bir gün Pâdigahbğımm birkaç yerinden hazz-ı vâfirim vardır. Atayî. s. Mirahur Ferhad Ağa'dan naklen Selfinikî MnBtafa E f e n d i . Daha sonraki tarihlerde yedi senede bir mülâzemet usulüne pek o kadar riayet edilmediği görülüyor. B u münasebetle muzafE f e n d i 971 Şevval (1564 Mayıs)'de otuz feriyet zamanlannda şehzade doğumlarında da mülâzemet usulü­ şeyhülislâm ile Padişah bocalan yirmişer danişmendi mülâzım kaydederlerdi.46 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Mülâzemet kanununa ay kın olarak K a n u n i S u l t a n Süley­ m a n . . 243. insana ancak bu denlu mümkün ve müyesserdir" derlermiş (Aynı tarih ve aym eakife). 435.)'de yirmi beş akçe ile Halbuki müderrisliğine tâyinini irade etmiştir. Nitekim yukandaki 1560'daki mülâzemetten sonra 973 Şaban (1566 Şubat)'da da mü­ lâzemet emredilmiştir^. Atayî. basılmamış kısım Esat Efendi kitapları. II. S u l 1 Şakayık zeyli.

1 1 4 . Şehzade doğumlarmda (velâdet-i hümayun) da aym suretle rinin tâyinlerinde sekiz. c. Rumeli_kazaskerleders Pâdişâh Zeynelâbidin üç yüz akçe ile tekaüd 1006 H . varak 2 8 2 6 . açık göz talebelerden bazdan kendilerinin okuduklan hocalanmn müsaadesini almadan bilhassa hocalanmn mülâzımı olmak üzere o tarafa giderlerdi^. İstanbul kadısı ile kazas­ ker mazulleri ve şeyhülislâm A l i Cemali Efendi'den daniş­ mend almış ve bir kısım danişmendleri de ayartarak bu suretle Pâdişahm ilk seferinde mülâzım vermişti^. haklannda teveccüh gösterilen bazı ulema ve kadı­ lara da teşmil edilmişti.)'de Şeyhülislâm B o s t a n zâde'ye hürmeten bundan sonra şeyhulislâmlarm otuz mülâzım vermelerini irade etmiştir^. B .)'de kazaskerler gibi nevbetten on mülâzım vermesi hatmna riayeten on altı mülâzım verirlerdi. * Şakayık zeyli. Mehmed 1004 H . » Raşid tarihi. fakat Ş e h i d A l i P a ş a vezir-i âzam 1 Şakayık zeyli. Atayı s. Anadolu kazaskerleri. 50. (1715 M. 2 4 8 . Mülâzım verecek talebeleri olanlar onlan mezun yaparlardı. V. a.)'de bu mülâPâdişâha arz olunarak iradesi ahnırdı.MÜLAZEMET ATE N E V B E T 47 t a n S ü l e y m a n hükümdar olunca hocası Hayreddin Efen­ di'nin mülâzım vermesi kanun olup kendisinin yirmi beş mülâzım verecek talebesi olmadığı için kazasker. Sultan I I I . Hekimbaşı ile pâdişâh imamı dörder.)'den itiba­ ren bunlarm da üçer mülâzım vermeleri kanun olmuştur ^. Bunlar şeyhülislâm olıuca 1127 H . meselâ Mekke ve Medine kadıhklanndan mazul olup Süleymaniye Dâru'l-hadîsVnden olan K â t i p . • Mühimme defteri. XVIII.z â d e olunmuştu *. . 4 5 7 . ' Selânikî tarihi (basılmamif nüahai). asırda teşri/ denilen şeyhülislâm tâyinlerinde bunun olurdu. B .eşraf tâyinlerinde altışar. ( 1 5 9 5 M. 2 5 8 . Mekke ve Kudüs kaddan vasıtasiyle beşer mülâzım verirlerdi. Nakibü'l . Şehzade hocalanmn ikişer mülâzım Sultan Süleyman'ın oğullan vermeleri kanun iken K a n u n i S e l i m ile B a y e z i d ' i n ricalan üzerine 9 6 3 H . (1556 M. talebeleri olmayanlar ise şöhretli âlimlerin müstaid danişmendlerini alırlardı. Mülâzemet usulü. (1598 ferman Efendi'nin M.

Pâdişâh hocalanmn oğullan da Dâhil medreselerinden kaddan oğullan da yirmi beş veya otuz akçelik {Hâşiye-i Miftah) medreseleri müderrisi oluverirlerdi. Hâriç gelmeleriyle Bunlardan müderrisi şeyhuUslâm derecesine kazas­ büyük mevleviyet (taht) kaddan bulûğ yaşı sayılan on dört. s. . kendisine de ikişer mülâzım kanun olmuştur^. s. * Hammer tarihi (Ata Bey tercümesi) c. VIII. 37.48 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI zemet usulünü tahdid ederek suyiistimal edilmiş olan mülâzemet usulünü verilmesi yeni bir nizama bağlamıştır. voyvodalar. Mülâzemet Mülâzemet usu. Selim zamanmda Sa/ranbolulu İ z z e t M e h m e d Paşa sadr-ı âzam olunca teşrifat mucibince müstehiklere kırk adet mülâzemet verilmesi kanun olduğundan sadr-ı âzanun arzusiyle ehliyetsizlere verilmemesi için ulemadan bir kaç kişi mümeyiz tâyin edilip taliplerin arasmda imtihan yapdmıştı( Vak'anüvis Halil bey tarihi. Pâdişâh hocası ve bazı vezir ve beylerbeyi evlâdlan yaşına oldu. teşkilâtında talebeler muayyen dersleri gördükten sonra mezun olup mülâzemetle müderris ve kadı olmak için nöbet usuliyle matlab def­ terine kaydedilerek sıra beklerlerken bu tarihten itibaren mülâ­ zemet alenen para ile elde edilmeğe başladı. 47. müderrislik ve kadıhk yolu şöyle kadar böyle mevcut bu tarihe medreselerde. ker. subaşılar on bin akçe mukabilinde mülâzemet satın alarak tahsil görmeden kadı olmağı başladılar*. Bunlardan başka şeyhülislâm. 9). Buna göre şeyhülislâm tâyinlerinde daha aşağıda üçer ve kazasker tâyinlerinde kaydedilmiştir.^^^^ tünün bozulması «l^n bozukluk ^^^^^ İlmiye arttı. on beş rüûsu verilmesi mülâzemet ve ve kanun nöbete olan sonra oğullan onlara da istanbul girmeden birden bire ehliyeti haiz müderrislere verilecek çıkaniddar bir müddet kanunun tebdiliyle bunlann Dâhil müderrisi olmalan kabul olundu. s. Halbuki birisinin tecrid ve buralan müderrisi itibar olundu. Kazasker oğullan kırk akçeU ve İstanbul senelerce ders görüp uzun müddet mülâzemet ve nevbet bekle- ' I I I . Bu hususa dair hatt-ı hümayunlar Daha sonra vezirlerden birisi sadr-ı âzam olunca hürmeten kırk mülâzım vermesi kabul edilmişti^. ^ Nimeti Efendi kanunnamesi (Kütüphanemizdeki nüsha). defterinin tertip ve zabtı Rumeli kazaskerlerine aitti'.

çünkü medreselerin adedi kâfi gelmi­ yordu. sene 1127. meselâ Hariç olarak Dâhil İlmiye müderrisi oluyordu. s. asır şöyle diyor * : medresesi müderrisi yerinde başlarında vezir-i âzam Damad (Şehit) Ali Paşa bazı teşebbüs­ lerde bulunmuştur. buna dair Raşid "Tarik-i ulemada mülâzemet hususu bir az zamandan beri nizamsız olarak ehil ve nâ-ehle bakdmayıb salây-i âm olmağla kudret-i maliyesi olanlar beyninde müzayede ve her kim ziyade akçe verir ise amn muradına müsaade olunub vilâyet-i Anadolu'da olan haşerat çift bozarak bir kaç akçe peyda ettiği saat anınla bir mülâzemet iştira edib kat-ı tarik etmeleriyle cebele iş görüb mülâzemet arzusanda bulunan erbab-i lâasım yürüttükten kaydetmektedir : Sen ki Kaimmakamımsın Tarik-i ulemada ehil ve nâ-ehle bakdmayıb keseret-i mülâistihkaka var muîd ve muzaf ol sözüyle rah-i ümitlerine sedd-i sedid çekilir idi" mütasonra ilmiye mesleğinin ıslahı için rikâb-i suretini hümayun kaymakamhğına gönderilen hatt-ı hümayım '• Z e k e r i y a E f e n d i . c.M Ü D E R R İ S L İ K İÇİN MÜLÂZEMET V E N E V B E T 49 dikten sonra yirmi beş ve otuz akçe ile müderris olanların yerleri idi. 47. hattâ eskiden buralara aym evsafı haiz olanlar birden ziyade ise aralarında imtihan yapıbrdı^. IV. Z e k e r i y a E f e n d i sonradan şeyhülislâm olmuştur. * Bu sırada sadr-ı âzam D a m a d A l i P a ş a Mora seferinden ve Padişah Edirne'de bulunduğundan hatt-ı hümayun sadr-ı âzam vekili olan rikâb-i hümayun kaymakamma hitabendir. 323. sımfımn bozukluğunu düzeltmek için X V I I I . B u bol bol mülâzemet isteyenler yüzünden medrese tahsili görüp müderrisliğe geçmek uzun zaman bekliyorlardı. . timfyt Ttşkilâlı. » Raşid. s. s. » Raşid tarihi. İstanbul'da Eski Ali Paşa müderrisliği münbal ol­ duğu zaman kırk akçeli medrece mazullerinden beş kişi ile ulemadan müteşekkil bir heyet huzurunda imtihan olup muvaffak olduktan sonra bu medrese müderris­ liğine tâyin edilmişti {Atayî. bu yüzden iltimash bir çok eehele ilmiye mesleğine girerlerdi^. IV. c. 50. Bundan dolayı dereceleri tasnif edilmiş olan medreselerin mevcut dereceleri mecburen değiştirilerek müderrisler yerlerinde terfi ettirihyorlardı. RumeU ve Anadolu kazas­ kerleri büfiil kazaskerhkte bulundukları zaman kanun üzere her altı ayda bir kere mülâzemet verirlerdi.

Bu hatt-ı hümayun mucibince mülâzemetlerin tahsil görüp medreseden yetişmişlere verilmesi hususundan başka ikinci bir hatt-ı hümayunla malûmat da mülâzemet sonra hususunda şeyhülislâmdan kazasker ve istenilen almdıktan şeyhülislâm. 48. ulema-zâdeden ise ancak kimin oğlu olduğu arz olunmak kifayet eder. ayda bir kere . c. * Raşid tarihi. V e kadısı olanlara beşer ve şeyhülislâm efendiler işaretiyle murad olunan şeyhülislâm şeyhülis­ hazretlerinin Sultan Bayezid medresesinden — çünkü müderrisi idiler. diğerlerinin bol miktarda verdikleri mülâzemet usulü de tahdid edilmiştir.50 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I zemet verilmek ilm-i şerifin adem-i rağbetine mezelletine bâis olmağla fi-mâbâd bî-vech bahane ile mülâzemet verilmeyib ancak medaris ve mevleviyette mansıb ve hareket vukuunda vaz-ı kadimisi ne ise geldikte mûtad üzere verilecek bir müstahikka mülâzemetlerin vakitleri iktiza veyahut mülâzemet verilmek ettikte şöhret-i şayiası. IV. IV. kaç yaşında olub ve ne okuduğunu ilâma hacet yoktur" Bu hatt-ı hümayunla mülâzemet usulü ıslah edilmek isten­ mekle beraber ulema oğullan hakkında eskiden beri devam edip gelen kanuna dokunulmaması ve yalmz ulemadan kimin oğlu olduğu sorularak yaşımn ve tahsil derecesinin sorulmaması imtiyazb cahil ulema-zâde sınıfının devamım mucip olmuştur. kaç yaşında olduğu ve kimden okuduğu ve ne okuduğu efendi dâimizin (şeyhülislâmın) malûmı olub ve işareti olduğu malûmun olduktan sonra rikâb-i kâm-yâbıma arz eyliyesin ve mülâzemet arz olunan. s.altı lâmlar Bayezid medresesi 1 Raşid tarihi. 49. s. c. Yine bu hususa dair Raşid tarihinde (Tertib-i nizam-ı mikdar-ı mülâzemet) mürur başhğiyle şöyle denihyor ^ : keyfiyyetine şeyhülislâm *'Zikri eden mülâzemetler hususunun verilen nizam gibi kemiyyetine dahi intizam verilmek murad-ı hümayun olub aded-i mûtad sualini mutazammin efendiye hitaben hatt-ı hümayun sadır olmağm kadimü'l-eyyamdan hem teşrif nanuna ibtidây-i nasbiarmda ve velâdet-i hümâyun vukutmda şeyhülislâm olanlara onaltı ve sadr-ı Ruma sekiz ve sadr-ı Anadolu ile Nakibüleşrafa altışar ve hekimbaşı ile imam-ı sultaniye dörder ve Mekke-i Mükerreme ve Kudüs-i şerif mertebeye müstakıllen mülâzemetler verilirdi.

Altı ayda bir kere medrese muîd'iyle muzaf denilen muid yardımına (Asistan) yani iki kişiye ve senenin diğer altı aymda da yine muîd ve muzaf tâyin edilmiş olan diğer iki zata verilecek mülâzemet dörttü. sahna ve andan altmışlıya ve musüa-i Süleymaniye'den Süleymaniye'ye ve andan mansıb oldukta birer mülâzemetlerin iade namiyle bir müderris molla olunca dörder mülâzım yazar deyu şeyhülislâm M i r z a E f e n d i hazretleri cevab yazdıkta fîmâbâd zikrolunan mülâzemetlerin bir hadd-i mûtedUe tenzil olunmak bâbmda sadır olan hatt-ı hümayundur ki zikrolunur" dedikten sonra bunun suretini kaydediyor : "Sen ki Kaimmakamımsın. c.z â d e A b d ü r r a h i m E f e n d i ' y e 1 Şeyhnlislâınlar. Bu hatt-ı hümâyunları mütaakıp sadaret kaymakamı M e h ­ m e d P a ş a Şeyhülislâm M e n t e ş . İV. vakfiyesi mâcibince Sultan Bayezid medresesi mfiderrisi idiler. Bu hatt-ı hümâyunu mütaakıp dört yüzden ziyade müder­ risin iadeden mülâzım yazdmak üzere medreselerinde derslerine hizmet devam edip müderrislere danişmend namiyle beşer onar sene hizmet eden binden ziyade danişmendin mağdur ola­ cakları Pâdişâha arzedilmesi üzerine yine eskisi gibi her müderris mansıb ahnca yani bir üst medreseye terfi edince dörder mülâzım yazmaları usulü ibka edildi^ ve bu arada Edime ve Bursa medreselerindeki mülâzemetler de kaldırıldı. Ârzolunan mülâzemet defteri manzur-i hümâyunum oldu. « Rofid tarihi. s.MÜDERRİSLİK İÇİN MÜLAZEMET V E NEVBET 51 muid ve muzaf \na iki miİlazenıet ^ ve sadreyn efendiler dahi her altı ayda bir kere tezkerecilik teşrifi namiyle bir mülâzemet ve müderris efendiler tekmil-i devre-i mûtade-i tedris edince musda-i sahndan. şeyhülislâm efendiler nasbmda üç mülâzemet ve kazasker efen­ diler nasbında ikişer mülâzemet ve Sultan Bayezid medresesi danişmendlerine senede dörder mülâzemet ve kazaskerlerin müddet-i nasbiarmda tezkereciUk namiyle ancak bir mülâzemet ve medreseden sahna varanlara birer ve sahndan ibtida-i altmışhya varanlara birer ve Süleymaniye'ye varanlara birer ve Süleyma­ niye'den mansıb olanlara (yani kadıhğa geçenlere) birer mülâ­ zemet verilsin ve mülâzemetler bir hadd-i muayyene tenzil oluncayadek bu vech üzere verilsin ve bundan ziyade arz olunmasm". 5 1 . Hatt-ı hümayundaki kayıt bunlara aittir. 5 0 . .

Filhakika t e z a E f e n d i bu hususta hatıra göniUe bakmıyarak epi faaliyet gösterip bir dereceye kadar muvaffak oldu ise de yüksek ilmiye rütbesini haiz ulemamn evlâdı olan zadegan sınıfımn olamamıştır 1 RaşU tarihi. varak 228. kudretlû Velinimetim efendim Pâdişâhım Meşihat-i islâmiyye mesnedinde kaim olan duacılarımn evlâdları medreseleri ötedenberi bir kaç rütne ilerüce terfi âdet olub ancak halen mesned ârây-ı fetva olan semahatlû Efendi dâîleri akran ve emsali meyanmda kemal-i akl ve eveb ve iffet ve fart-i hicab ve haya ve kanaat Ue mevsuf.. M a h m u d zamanında şeyhülislâm olan Mürteza Efendi zamanmda 1163 Cemaziyelâhır Ue mülâzemet işinin müderrislik hümâyun I. (1788 M. olmak hasebiyle bu ânedek hakkmda sünuh eden birr ü atıfet ve mekâtim ve re'fet-i şahaneden vücuhla mahcub ve şerm-sar olduğundan bu bahta izhar-ı teeddüb ve iffet ve ibrâz-ı şermü-bicab ve teşekkür ve kanaat edib yüz yıl dursa mahdumı hakkmda ol makule adeti kal u kaleme getiremiyeceği nümayan olduğuna binaen kariha-i sahiha-i husrevânelerinden olarak müşarünileyhin mahdumları medresesi bir kaç mertebe terfi buyurulur ise her veçhile kendûlere bais-i tezayüd şevk ve habisi olub kavmi beyninde derkâr olan nüfuz ve itibarı bir kaç mertebe aşikâr olacağı. mürettep tahsil görmeden müderris olmaları usulünü kaldırmağa muvaffak » 1202 H. bozulmuş zat sadır Mahmud olan ilmiye Seyyid sımfımn Mürteza ıslahı için Mür­ ve dürüst bir olan Efendi'yi Anadolu kazaskeri iken şeyhülislâm yapmıştı. s. Takririn üzerine I. 1127 fI715 ^ tzzî tarihi..) de sefere gitmekte olan Sadr-ı âzam K o c a Y u s u f Paşa'nın Şeyhülislâmın oğluna yüksek bir müderrislik verilmesine müsaade edilmesi hakkmda I. afif ve (1750 Nisan)'da yine medreseler olmayanlara bir hatt-ı tanzim ve ıslahı ve ehliyeti verilmemesi hakkmda mülâzemet olmuştur^'*. gibi ço­ defterinden sildirerek yerine lâyik Bu hatt-ı hümâyunun tatbiki bir müddet devam etmiş ve 1. 169. M). sene H . e.52 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ısrar ederek on yaşını henüz geçmiş olan oğluna Dâhil müderris­ liği almağı Mora ihmal etmemişti. IV.. Sadr-ı âzam Damad Ali Paşa haber seferinden döndükten sonra bu münasebetsiz hah alınea pek ağır ve acı sözlerle şeyhülislâmı hırpaladığı cuğun adını da müderrislik olan birisim tâyin ettirmiştir^." Bu takride derkenar olarak Y u s u f Paşa: "Bu hususu Der-i saadette arz edecek iken sefer gaUesiyle unutulduğu"nu kaydetmiştir. kerametlû. A b d ü l h a m i d ' e bir takriri: "Şevketlû. .

Nr.M Ü D E R R İ S L İ K İÇİN M Ü L Â Z E M E T V E N E V B E T 53 Yukarıda bahsettiğimiz Mülâzemet defterine şöyledir. hatt-ı hümayun Numarası \22). Hatl-ı hümayun vesikaları. Abdullah İstanbul kayıd sureti Mevlânay-ı mezbur hâlâ sadr-ı fetva olan şeyh-i meşaph-i islâm Abdullah efendi hazretlerinin talebe-i kiramından olub 1122 Şevvalinde piraye-bahş-i mehd-i vücud olan şehzâde-i Civan-baht sultan Abdülmelik ret-i şeyhülislâm teşrifen on kabul buyrulduğu def'a-i kayyettir ^. Heman Allahü teâla ilâ âhırü'l-ömr mesned-i fetvada karar nasib olmuştur. Mevlâna Mehmed b. Tamam yerini bulmuş bir zat-ı şeriftir" hatt-ı hümayuniyle Şeyhülislâm hakkmdaki teveccühünü gös­ termiş ve tabu oğlunun medresesini yükseltmiştir (Başvekâlet Arşivi. Arşivi. hazretlerinin velâdet-i hümayunları üçüncü olmak üzere mülâzemete cihetiyle sâdır olan hatt-ı hümayun mucibince bâ-işaret-i hazsâlisemiz defterinde mastur ve mu­ A b d ü l h a m i d : "Gerek mülakatımızda ve gerek tahrir-i hümayunda mukaddem yazmıştım. sandık 7. 1 Topkapı saray. 9351. bu defa elbet emrim ısdar ve nizam veririm. .

.

Pâdişahlann tırmış olduklan medreselerdi*. Hâşiye-i tecrid müderrisi olan zat terfi edince bir derece yüksek olan otuz. Dâhil elli medreseleri şehzadelerin. Dâhil medreseleri içinde en önemlisi Fatih'in yaptırmış olduğu sekiz Tetimme medreseleri idi. Kûnkü'l-ahhar (baatlmamış birinci cild). elliden terfi eden müderris Dâhil müderrisi olurdu. B u Dâhil medreselerinin yolu Sahn müderrishği olduğu için bundan dolayı bu Dâhil Mûsila-i şehzade vahdeleriyle Pâdişâh kızlanıun ve medreselerine yap­ Sahn da denilirdi. a. 24 (Kütüphanemizdeki nüsha) * Kâtip Çelebi. 21). Künhü'l-ahbar (basılmamış birinci cild). . bundan sonra olunarak nöbet derecedeki Hâşiye-i tecrid medresesi müderris­ mülâzemet ve kazasker defterine liklerinden birisine tâyin olunurdu. • Âli. Bu Kırkb ve Hâriç eUi medreseleri. Cihannüma. Mûsila-i sahn müderris­ liği hakikatte dâhil medreselerinden ise de Sahn-ı semana talebe yetiştirdiği için derece ve rütbe itibariyle Hareket-i dahil müderrisliğinden yüksekti.SEKIZINCI BÖLÜM M Ü D E R R İ S L İ K Daha yukanki bölümde görüldüğü kayıt üzere medreselerdeki sırası dersleri sırasiyle geUnce en aşağı görüp danişmend olan talebe. 24. B u ilk medrese müderris­ likleri yirmi ve yirmi beş akçe yevmiyeli idi. a. Eğer medreseden mezun olup müderrislik için nöbet bek­ leyen danişmend askerî sınıfa geçmek isterse kendisine yirmi bin akçe ile zeametin ilk derecesi verilirdi^. 688. Fatih hanurmâmesi (Tarih-i Osmanî Encü­ meni. makasıd şerhi ve Hâriç elli medreselerinde ise başhca Hâriç fıkıhtan hidaye tedris edilirdi'. Anadolu'da kız ve beylik kurmuş olan yaptırmış hükümdarlarm veya medreselerdi*. s. onlann Kırklı ailelerinin olduklan medreselerinde kelâmdan mevakıf şerhi. otuz beş akçe yevmiyeh Miftah medreselerinden birinin müderrisliğine ve daha sonra kırkh. s. 1 Kanunnâme-i Al-i Osman. * Âli. Hâriç elli medreseleri müderrisUklerine yüksehrdi.

yirmi beş. asır ortalarma kadar Ayasofya ve Eyüp medreseleri Sahn derecesinde sayUmış ise de bu asnn ikinci yan­ sından îtibaren ayasofya Sahn-ı seman'dan bir derece yüksek sayU­ mış ve Eyüp müderrisliği ise bazan Sahn'dan aşağı ve bazan beraber 1 Kanunnâme-i Âl-i Osman. 30. Süleyman medreseden medreseye beşer akçe artmak suretiyle eUi akçelik müderrisliğe kadar çıkardı^. s. 117). ^ Âli (basılmamış birinci cild). Kırkb. Yavuz Sultan S e l i m ve K a n u n î zamanlannda Altmışh medreseler de yapUarak^ yeni bir ka­ nunla medrese ve müderrislerin dereceleri Otuzlu. İlk medrese müderrisine Hâşiye-i tecrid ve ikinci derece müderrisine Miftah ve ondan daha üstün medrese Kırkb mü­ derrisleri denilip bundan sonraki medreseler müderrislerin rütbeleriyle malûm olurdu. Kırklı. Dâhil. s. V. 511). s. dahil rütbesi . tevcihat vesikaları Nr. Mine'd-dâi el-fakîr Mehmed afa anhu * Raşid tarihinde Hareket-i dâhil müderrisliğine ikinci denilmektedir (C. X V I .56 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E TEŞKILATI Müderris kudret olurdu. a. Bayezid. Semaniye ve Altmışh olarak artmıştır. 120. Şakayık zeylinde Ebû'l-Meyamin Mus­ tafa Efendi'nin müderrislik bayatmdan bahs edilirken onun yirmi. EUili (Hâriç eUili). otuz. Fatih risliğe ilk Sultan ve kabiliyetim gösterecek olursa Sahn-ı seman medreselerinden birisine terfi eder ve bu suretle profesör M e h m e d ' i n kanunnâmesi üzere müder­ girecek olan mülâzmı. 1052) Maruz-i dâileridir ki kırktan mâzul Mehmed efendi dâilerine Cafer Çele­ bi medresesi ibtidâ-i hâriç ile inayet buyrularak rica olunur. ' Şeyhnl-islâmin bir inhası (lbnü'1-emin tasnif. Kırk akçe yevmiyeli olan Kırkb müder­ risinin rütbe ve derecesi yükseldiği zaman tbtida-i hâriç müder­ risi^ daha sonra oradan hareket ettiği için Hareket-i çıkar ve sonra Mûsila-i hâriç ve Sahn onu mütaakıp tbtidâ-i dâhil ve arkasından Hareket-i dâhil mü­ derrisliği* derecesine sahn ve müderrisi olurdu. Hariç ve Dahil ve daha sonra Sahn müderrisi ve ondan sonra Sahndan şehzade müderrisi ve oradanda Süleymaniye müderrisliğine terfi et­ tiğine göre jehzâde müderrisliğinin Şahından bir derece yüksek veya müsavi olduğu anlaşılıyor (Atayî. yirmi akçe Ue tâyin olunarak Fakat daha sonra Sultan II.

« " " " s. 20.MÜDERRİSLİK 57 ve yüksek Fatih'in medreselerini îtibar edilmiştir kanunnâmesi kazaskerler B u tâyin edilen müderrislerin iktidarma göredir. Meselâ 1013 H .." . "İçel îtüjarî İstanbul ve Edirne ve Bursa medarisine ve bunlarm havalisindeki kasabatta vâki medarisin güzidelerine mahsus olur. (1604M. ^ Âh. Sahn-ı Seman Ue Ayasofya müderrisliğinin aym derecede olduğu anlaşüıyor. İçel denilen İstanbul. Miftah ve Kırklı tevcih ederlerdi''. Edime ve Bursa şehirleriyle etraf ve mülhakatmdaki medrese müderrislerinden yirmi akçeli bir mü­ derris kaddığa geçmek isterse kırk beş akçe yevmiye ile tâyin olunurdu Müderrisler. 594. Künhü'l-ahbar (basılmamış kütüphanemizdekibirinci cild). 14. Fakat X y i . Sahn-ı seman müderrisleri merasimde sancakbeylerinin üstünde yer alırlardı''. s. okuttukları derslerden herhangi bir bahis üzerine talebelerine münazara yaptırırlar ve neticede iki taraf arasında hakem olup mütalâalarını söylerlerdi. müderris adedine ve onlara derece bulmak itibariyle zaman zaman tebeddüle uğradığım göstermektedir. s. » " " " s. medreseleri müderrislerinin yevmiyeleri el­ kadılığa lişer akçe olup bunlar isterlerse üç yüz akçe yevmiyeli gidebilirlerdi ve yine kanunnâmeye göre Hâriç ve Dâhil müder­ risleri arzu ettikleri takdirde nişancılığa ve defterdarhğa da geçe­ bilirlerdi*. 36. mucibince Tecrid. Bazan bulunduğu medresenin derecesi yükseltilmek suretiyle bir müderrislik derecesi arttırılmış olduğu gibi diğer bir müderrisin tâyininde de o müderrisin rütbesine göre hal-i aslisine indirilirdi . Bu şekU. I. asrın ikinci yansmda Ayasofya'mn derecesi Sahn'dan yüksek ve Eyüp müderrisliği ise Sahn'dan aşağı Dâhil ve bazan Sahn'dan yukarı itibar olunmuştur. 20. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman s. s. Âli. c. 749). 24.)'de Eyüp müderrisinin derecesi altmış akçe­ den tenzU olunarak Sahn payesine indirilmiş ve sonra da Sahn'ın üstünde tutul­ muştur (Atâyî. Sahn müderrisi olan bir zat isterse beş yüz akçe yevmiyeli taht kadüıklanndan birine -ki buna mevleviyyet Hâriç ve Dâhil denilirdi. • . 20.tâyin olunurdu ^. her bir müderrisin talebe­ lerinden (muîd) denilen yardımcüan doçent veya (asistanları) ' Fâtih'in kanunnâmesinde "Sahn'dan bej yüz akçe Ue kadUiğa vusul bulur ve Ayasofya medresesinden dahi kezâlik böyle vusul bulur" kaydından.

Mûsda-i Süleymaniye ile Selanik'te Ahmedbey müderrisi S ü l e y m a n E f e n d i . birinci cUd). asnn adiyle bir medrese ilk yansında daha Mûsila-i Süleymaniye medresesi ile Süleymaniye medresesi ara­ derecesi 1 Şakaytk tercümesi (Mecdî).24. 2443^. Mine'd-dâi Mehmed afa anbü Sadr-ı âzam şeyhuUsIâmm bu inhasmı pâdişâha arz ile iradesini aldıktan sonra şeyhulislâmm takririnin üzerine.ehemmiyetini kaybetti.. Süleymaniye ve en son Dârü'l-hadîs müderrisi olurdu. Edirne ve İstanbul kaddıklanndan birisine Halep. Sahn müderrisUği bir zamanlar en son yüksek müderrislik iken Süleymaniye medreselerinin yapdması üzerine -aynı zamanda müderris cihetinden de. Daha sonraki tarihlerde medrese adedinin artması üzerine medrese dereceleri de değiştirildi.58 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI vardı. tâyin Bağdad kadılıklarına geçilir ve pek ziyade fazi ve kemali olanlar olunurlardı *. s. 160. da Bursa. 155. yerinde Süleymaniye itibar olunub ve tstanbuPda ibtida-i hariç ile odabaşı sabık Ömer Ağa der mescid-i Ma/ımud £/«ndi müderrisi t s h a k E f e n d i dâileri yerinde ikinci hariç (yani hareket hariç) itibar buyrulmak rica olunur. Mûsila-i Süleymaniye. ° Bu derece münasebetiyle Şeyhulislâmm bir arizası : Mâruz-ı dâileridir. . 136. Nr. Ahmed sâlU vesikaları. Kanuni Sultan aynı derecedeki S ü l e y m a n . bilmünasebe daha yukanda beşinci bölümde Süleymaniye medre­ seleri sına kısmında Hâmise-i görüldüğü Süleymaniye üzere X Y I I I . "Sah. bazı medreseler bilfiil seman'da Sahn-ı müderris olmayanlara Sahn-ı seman payesi ile tevcih olundu ve diğerleri de böyle değişikliklere tâbi tutuldu. Sahn-ı seman'dan sonraki medrese dereceleri Süleymaniye medreselerine göre ayarlandı'. ismine mensup olan Süley­ maniye medreselerini yaptırdıktan sonra medreselerde ve müder­ risliklerde değişiklik yapıldı. Sahn-ı semana kadar çıkmış olan bir müderrisin derecesi artınca oradan Ibtida-i altmışlı ve sonra Hareket-i altmışlı. ' Â l i (Basılmamı. Elli dahil müderrisliğinden Sahn-ı seman müderrisliğine ve oradan da Altmışlı ve daha sonra Süley­ maniye medreselerinden birine geçilir ve buradan Şam. Müderris vefat edecek olursa talebeleri diğer bir müderrisin dersine devam ederlerdi^. işaretleri mucibince tevcih olunmak bu yruldu îî sene 28 c (Cemaziyelâhır) 1115" kaydiyle inhaıun ka­ bulünü bildirdi (Emîri tasnifi. s. 23 .

Mûsda-ı Sahn seksen sekiz. asır ortalarından itiba­ ve Kırkh medreselerinin müderrisle­ müderrislerinin inhası üzerine daha yukan medreselerin sadr-ı âzam vasıtasiyle tecrid. 1300 H . Efdaliye müderrisi A b d u l l a h E f e n d i ' y e Mûsila-i sahnla. Ahmed sahnla. Sahn-ı seman sekiz. (1882 M. Yeri Sahn müderrisi M e h m e d altmışla. Yeri Hüsamiye müderrisi M e h m e d E f e n d i ' y e dâhil ile. asırda Mûsdâ-ı sahn müderrisliği pek mahdud iken X V I I . Yeri. Yeri Şah Sultan müderrisi Efendi'ye altmış Efendi'ye Mûsila-i Süleymaniye ile.MÜDERRİSLİK 59 konulmuş ve bu tertip kadar devam şâha ren rinin arz etmiştir^. Yeri Üsküdarda Rum Efendi'ye ^ MüderrİBİerm çoğalması medreseleria derecelerinin değiştirilmesine sebep olmuştur. Yeri EdirnekapıEfendi'ye Efendi'ye Efendi'ye Efen­ Şeyh Mihrimah Sultan Yeri Yahya müderrisi A h m e d Efendi müderrisi hareket-i misUyesiyle. sadr-ı azama yazması ve aynen aşağıya yazıyorum : arzolunarak iradesi abndığına dair bir takrir ile telhis suretlerini Şeyhuhslâmın. Meselâ X V I . . Dârü'l-hadîs Sinan Paşa sahn müderrisi Medrese-i Bekir risi A b d u l l a h Lütfullah Ebû E f e n d i ' y e altmışla. şeyhulislâmm Müderris tâyini hakkmda bir fikir vermek için onun tarafından da şeyhuhsPâdişâha lâmın. Hareket-i dâhil müder­ risleri otuz iki. mü­ derris tâyini hakkmdaki takrisi : Medrese-i Süleymaniye. Yeri Şeyhulharem müderrisi Ö m e r di'ye hâriç hareket-i misUyesiyle. Esmihan Sultan müderrisi M û h a r rem-zâde Halil sında Mehmed Efendi'ye. Yeri Nişancı Mehmed Paşa müder­ E f e n d i ' y e sahnla. Yeri Kırkdan munfasıl Mehmed E f e n d i ' y e hâriç elU ile. Miftah kazaskerler tâyinleri olmıştır. Yeri Haydar Paşa müderrisi mûsila-i sahnla. Yeri Hasan Efendi müderrisi M e h m e d Ş e y h î dâhil hareket-i misUyesiyle. sadr-ı azama.) muayyen bir kadrosu olmayarak miktarı artıp eksilen îbtida-i hâriç müderrisliğinden sonra muayyen kadrosu olan Horeket-i hâriç müderrisleri kırk ve Ibtida-i dahil kırk sekiz. Bütün müderrislerin etmeleriyle ve Hâşiye-i Osmanlı medreselerinin tâyinleri evvelce kaldınlmasına Pâdi­ kazaskerlerin yapıhrken X V I . tbtida-i altmışlı kırk sekiz ve Hareket-i altmışh medreseleri otuz iki idi {Ankara Vilâyeti Salna­ mesi sene: 1300 H). asırda Sahn-ı seman müderrislerinin adedi kırk sekiz ve daha sonra da bir misli artmıştır.

IV. ŞeyhuHslâm Efendi tertib ve işareti mûeibince tevcih ve ihsan buyrulmak bâbmda ferman şevketlû pâdişahıEfendi'ye asırdaki medreselerin dereceleri en yüksek ve son müderrislik olan Dârü'l-hadîs ile beraber on bir olup bundan aşağı Kırkb. otuz Ue taşlık müderrisUklerinde bulunduktan sonra kırk akçe Ue İstanbul'da Davud Paşa müderrisi olup üç sene sonra yerinde derecesi arttırUarak elli akçe ile yine orada kalmış ve daha sonra Mihrimah Sultan müderrisi oradan Sahn-ı seman müderrisliğine ve Sahn'dan altmış akçe Ue Ayasofya ve sonra Sultan Selim müder- . Bu kayda göre X V I I . Mif­ tah ve Hâşiye-i tecrid müderrislikleri geliyordu. Yeri kırktan münfasü E f e n d i ' y e hâriç elli üe. Mûsda-i Süleymaniye. Bu takrire müderrislerin dereceleri başta gelen Dârü'l-hadîs hâriç olarak : Medrese-i Süleymaniye. Yeri Sayyadhaşı müderrisi N û m a n hâriç hareket-i misliyesiyle. VE XVII. yine bu takrirde medreselerin ve derece ile hangi rütbe verildikleri görülmektedir.60 OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Mehmed Paşa müderrisi H ü s e y i n Yeri med Ali Çekmece'de Abdüsselâm E f e n d i ' y e mûsda-i şahınla. Sahn-ı seman. Miftah ve Tecrid medreseleri vardır. Mûsda-i sahn. Sadr-ı âzam bu inha dolayisiyle Pâdişâha aşağıdaki telhisi arz ediyor : Faziletlû mmdır. XVI. tbtida-i dâhil. Hareket-i dâhil. Ibtida-i altmışh. Takrirdeki (ha­ kaydı müderrisin bir evvelki müderrislik derecesinin reket-i misliyesiyle) maaşı ile nakline ait olup bunun terfü müderrislik artmasiyle yapılmış demekti. Hareket-i altmışh. Mehmed bu telhisin üzerine (vech-i meşrûh üzere verdim) hatt-ı hümâyuniyle tâyinleri kabul etmiştir. Hareket-i hâriç. Yeri Hâmid Efendi müderrisi M e h ­ E f e n d i ' y e dâhil ile. Yusuf Efendi'ye müderrisi dâhil hareket-i misliyesiyle. YÜZYILLARDA YOLU İÇİN B A Z I KAYITLAR yirmi MÜDERRİSLİK Şemseddin Ahmed isminde bir müderris ihtida akçe ile Burso'da Molla Hüsrev ve yirmi beş ile MoUa Yegân. îbtida-i hâriç olarak tesbit edilmiş olup bunlardan daha aşağıda Kırkh.

Keza İvaz Efendi'nin tercümeihalinde : R ü s t e m Paşa tecrid mensuplarından olduğu için paşasının iltimasiyle Hâşiye-i risliğe getirilmiş sonra sırasiyle kırkla Davud Paşa müderrisliği yapmadan bir rütbe üstün olan otuz akçelik müder­ müderrisi olup birkaç gün sonra yerinde terakki ile Hâriç müderrisi olmuş ve yine aym derece ile efendisi Rüstem Paşa medresesi müderris­ hğine tâyin edilmiş ve sonra terfi ile Haseki Sultan müderrisi. s. geçerek buradan da Medine-i Münevvere kadüığına A l â ü d d i n isimli bir müderrisin tercümeihalinde de evvelâ Hâşiye-i tecrid müderrisliğinden otuzla İnegöl. Edirne'de Sehmiye müderrisi olduktan sonra Bursa kaddığına tâyin Feyzullah edilmiştir'. s. Yine bunun gibi 996 H . " s. Daha yukanda Ş e m s e d d i n A h m e d E f e n d i ' d e n bahsedideğiştirilmeden medreselerin­ Urken görüldüğü üzere bir müderrisin medresesi aynı medresede müderrishk derecesinin yükseldiği görülüyoy. kırkla Davud Paşa. elli Ue Trabzon'da Sultan müderrisi ve oradan Manisa müderrisi ve Müftüsü ve onu mütaakıp Sahn-ı seman ve arka­ sından altmışla Ayasofya müderrisi olduktan sonra Bağdad kadısı olmuştur^. 109. . Süleymaniye müderrisi.MÜDERRİSLİK 61 risliklerine gitmiştir^. s. 291. ' - s . Atayî.)'de Kalenderhâne müderrisi R ı d v a n E f e n d i aym medresede Sahn müderrisUği payesi almış ve buradan da Edirne'de İkinci Bayezid medresesi müderrisliğine terfi et­ tirilmiştir*. Ayasofya mü­ derrisi. Müderris adedinin ve terfi edeceklerin ziyade- Şakaytk zeyli. Efendi'nin tercümeihalinde : yirmi beş akçe ile Hatice Hatun müderrisi ve sonra pâye-i selâsin ve erbain ile (yani otuz ve kırk akçahk medreseler) müderrislik ederek kırk akçe müderrislikten mâzul iken eUi akçahk Hâriç den Mihrimah Sultan müderrisi olmuştur*. 510. 108. 540. (1588 M. Sahn müderrisi ve altmışh Muradiye müderrisi.

491.)'de kırk akçeUk medreselerinden Soğukkuyu (Piri Paşa) medresesi de Hâriç müderrisUğine tenzil olun­ Bayezid müderrisUği Hâriç derecesinde iken pâye-i sahn (dahü) İtibar edilmişti *. Bursa'da E f e n d i medresesi müderrisUği kırkh müderrisUklerden Şehzade medrese­ iken Hâriç derecesine çıkanimıştı ^. 752. meselâ Kırklı bir medrese Hâriç. asnn ikinci yansında Sü­ leymaniye müderrishğine geçmek îcap ederken bazan kanuna aykın olarak Sahn-ı seman'dan doğrudan doğruya Süleymaniye müderrisliğine Mahmud. 124. Bilmünasebe yukanda görüldüğü gibi müderrislerin dereceleri gibi medreselerin de dereceleri değiştirilebİUr. terfi ettirihrdi. Bir müderris kanun üzere Sahn-ı seman'dan sonra altmışlı müderrisliğine ve oradan da K Y I . s. " " " " ». ». IstanbuVda olmuştu^ ve (Şah Sultan) olunmuşlardı Şakayık zeyli. s. Atayî. iene 1192. 14. 744. müderrisUğe indirilmişti *. 5. Meselâ 1033 H . (1628 M. . si müderrisUği elU akçe iken 955 H . Ve yine Dâhil muş* ve Bahkesir'deki Kadri Yddınm Yine böylece elU akçe ile Selçuk Sultan müderrisUği 979 H .753. Hâriç medrese Dâhil olabilirdi.62 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ligine göre daha böyle yerinde dereceleri yükseltilen müderrisler görülüyor^. Mehmed meselâ ulemadan Bedreddin Sokullu Paşa'nın hocası olduğu için Sahn müderrishğinden Süleymaniye müderrisliğine geçirilmişti *. (1548 M. 558. 527.)'de Hâriç medreselerinden olan Mehmed Paşa medresesi müderrisUği Dâhil medreseleri arasına almarak Sahn-ı seman medreselerine mahreç olmuştu*. " s. 124 ve ftyhulislâmm bir irAaaı. ». (1571 M. Topkapı Arşivi Nr.)'de s. 18. 1639.)'de altmış akçelik keza Sinan Paşa Dârü'l-hadisi (Divanyolu'nda) Sultam itibar altmışh 1032 Muharrem (1622 Kasun)'de ve Eyüp'te Zal Paşa medresesi 1028 H . (1623 M. bu hal müderris adedinin medrese adedinden çok olmasmdandolayı idi.

Bunu 1 Şakaytk teyli. 573.MÜDERRİSLİK 63 Eyüp medresesi müderrisliği 994 H . 748. asırda tbtida-i dâhil ve Gazanfer Ağa Hareket-i dâhil olup bundan müderrisliğine B u misaller daha çoğaltdabilirse de bu kadan kâfi görülmüştür. Atayî. Bunun için müderrislere herhangi bir mesele verilerek hem takrirleri dinlenir ve hem de o mesele üzerine bir risale yazdırdırdı. ». » « " " " s. Meselâ M e h m e d isminde bir müderrisin tercümeihalinde pâye-i sahn yani Dâhil medreselerinden olan Mahmud Paşa müderrisliğine ve oradan da Gazanfer Âğa payesine tahrik yani Hareket-i dâhil derecesine alınarak buradan da Sahn-ı seman medresesine geçtiği görülüyor ki bu kayıtlara göre Mahmud Paşa müderrisliği tbtida-i dâhil ve Gazanfer Ağa müderrisUği de Hareket-i dâhil demek oluyor^. 744. 129. XVII. 124. Bu Hareket-i hâriç ve Ha­ reket-i dâhil medreselerine ikinci medrese de denilmiştir. . s. Medreselerin Dâhil. (1586 M. 573. 749. 520. Kırk medreselerinden sonra Hâriç. 3. 593. Âltmışb medreseler sırasma abnnuştır^.)'de Sahn-ı se­ man'dan aşağı îtibar olunurken sonradan altmışlı derecesine çıkanlmış ^ ve bir müddet sonra Sahn'dan aşağı îtibar olunmuş ve bir ara da Elli. Bu suretle Hâriç medreseleri ve müderrislerin rütbeleri Ibtida-i hariç ve ondan sonra bir derece yüksek îtibar edilen Hare­ ket-i Hâriç ve keza Dâhil medreseleri de Ibtida-i dâhil ve Hareket-i dâhil olarak ikişer kısma ayrdmıştır. Hâriç itibar edilmeleri müderrislerin çokluğundan ileri gel­ mekte idi. Yine sonra da Sahn bunun gibi Zal Paşa sultam müderrisi geçiliyordu*. alt­ mışar akçede olup fakat tbtida-i altmışh derece itibariyle Hare­ MÜDERRİSLERİN İMTİHANLARI Herhangi bir medresede münhal olup oraya aynı derecede birkaç müderris talip olursa aralarmda imtihan yapılırdı. Dâhil ve Sahn müderris­ lerinin yevmiyeleri hep eUişer akçe ise de aralarında rütbe ile derece farkları olduğu gibi Sahn-ı seman'dan sonraki medrese­ lerin de Süleymaniye müderrisliklerine kadar yevmiyeleri ket-i altmışhdan bir derece aşağı idi.

Müderrislerin imtihanlarmda kazaskerler de bulunup imtihan umum muvacehesinde camilerin birisinde yapdır ve tertip edilen sual medresenin ve müderrislerin dereceleriyle mütenasip olurdu.z â d e muvaffak olmuş ise de F e n a r î . F e n a r î . hidaye ^ Şakayık tercümesinde Hidaye'den riba bahsinin sorulduğu ve Âtâyi'de ise belagatten Miftahdan sual olunduğu beyan edilmektedir.F a h r e d d i n Efendiler taUp olmuşlardı.z â d e M e h m e d E f e n d i 945 H.z â d e M u h y i d d i n Efendi'nin ümî kudreti yoktu ve ceddine verilen imtiyaz sebebiyle kırk akçe müderrislikten şöyle-böyle yetişmişti.64 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I mütaakıp bir heyet tarafmdan tetkik edüen risaleden sonra kim muvaffak olmuşsa münhal medrese ona tevcih edüirdi.z â d e cezadan kurtulmuştur. ceddi Molla Fenarî'ye karşı hürmetsiz hareketi sebebiyle hakkım kaybetmiş ve I s r a f i l z â d e surunu çalarak Sahn müderrisi olmuştur*. (1538 M. 448.z â d e bulunup tefsir. Meselâ 935 H.z â d e M e h m e d ve Bursa Sultaniye müderrisi I s r a f i l .z â d e M u h y i d d i n ve Anadolu kazaskeri K a d r i Efendilerin huzurlariyle Ayasofya camiinde yapdan imtihanda usul-i fdcdıtan telvih ve tavzihten taan-ı râviden ve kelâmdan şerh-i mevakıftan itimad (el-Maksadü's-sâUs fî'l-îtimad) bahsine ve hidaye (fıkıh)dan ribevaya dair^ sondan suallere cevaplar kaleme ahnmıştır.(1528 M.)'de Sahn-ı seman müderrisliklerinden birisi inhüâl ettiğinden bu müderrisliğe Sahn payesinde olan Edirne Dârü'l-hadîsi müderrisi Üsküblü İ s h a k ve Üç şerefeli (Edirne'de) müderrisi Ç i v i .) de şeyhülislâm olmuştur. Ben Şakayık tercümesinin kaydım tercih ettim . Bunlardan her biri­ sinin verdiği cevap görülüp kendilerine de gösterildikten sonra her bir müderris kendisinin verdiği cevaba dair aralannda müna­ zara yapmışlardır. » Şakayık tercümesi.z â d e .z â d e M e h m e d E f e n d i imtihanı kazanmış ise de telvihten (taan-ırâvi) bahsinde M o l l a Fenarî'nin bir kavlini ( J j kîle) ile irad ettiği ve bu hususta Fenarî-zâde Kazasker M u h y i d d i n E f e n d i ile münakaşa yaptığı için kazanmasına rağmen hakkım kaybetmiş ve hatta kazaskerin Pâdişâha şikâyeti üzerine cezalandınimasma irade sadır olmuş ise de vezirlerin şefaatleriyle Ç i v i . s 447.z â d e M u h y i d d i n Efendi'nin. Bunun üzerine RumeU kazaskeri F e n a r î . Yine seman bunun gibi 966 Muhanem (1558 Ekim)'de Sahn-ı müderrisliği münhal olup yapdan imtihanda kazasker H â m i d E f e n d i ile A b d ü l k e r i m . Ç i v i . . Bunlardan Ç i v i . 470 ve Atâyî s 134. Ç i v i .

= 1301M. « Atâyî.MÜDERRİSLİK ve î b u Melek (usul-i fıkıhtan menar şerhi)'den^ verilen 65 mesele üzerine risale kaleme alınmış ve neticede Sahn müderrisliği T o s u n Efendi'ye Hâriç verilmiştir^. s. Müderrislerin kırtan yukan Hariç müderrisliğine geçmeleri çok zor olurdu. 121. Filvaki o makule koltuğunda mutavvel (belâgatten )görünür bir kaç echel birer mâdumeye (eski defterde kayıtlı ismi var fakat binası yok olmuş medrese) tâyin olmalariyle bünyân-ı rağbet-i Uim münhedim oldu" diyerek imtiham. Atayî. (1583 M. Atâyî'de daha böyle misaller vardır. 5 .z â d e ' l e r i n huzurlariyle hidayenin kitab-ı icaresinden üç taUp arasında imtihan yapdmıştrr*. Kösesi B u imtihanda Mehmed kazaskerlerden E b u s s u u d ve M i r i m Efendiler bulunmuşlar ve imtihanı K o n y a b kazanarak Hâriç müderrisi olmuştur*. 182). attar ve bakkallarm ne surettie kazandıklarım beyan ediyor. ' Şakayık tercümesi. Dârü'l-hadis. hastahane ve mektep ile misafirler için handır (Hadikatü'l-çevami.)olup bunu t b n Mel ek'ten başka bir çok ulema da şerh etmişler ve haşiyeler yazmışlardır. 119. c. imaret. pâyesindeki bir müderrislik için kırk akçeli müder­ rislerden buraya talip olan dört müderris arasmda imtihan yapdmıştı'. Bu. ' Atâyî. çünkü medrese az ve münhal bekleyen mâzul kırkh müderrisi çok olduğundan bir açığa kendisine güvenen bir hayli talip çıkardı. s. s.) senesinde Şeyhülislâm Efendi. R a ş i d E f e n d i bu tarihte kırktan mâzul olarak nöbet beklemekte ise de mazuliyet müddeti on sekiz seneden aşağı olduğu için imtihana girememiş ve imtihana girenler için şunları kaybetmiştir : "Bir kaç prinç furuşan dükkân. İlmiye Te^kMu. ' Şakayık zeyli. Murad'm validesi de Üsküdar'da yaptırmış Nurbânu olduğu Sultan 991 H . s. Hâriç müderrisi olmak için nev­ bet bekleyen kırk akçeli müderrisler arasında imtihan yapmak isteyerek infisalleri on sekiz seneden aşağı olanlarm imtihana girmiyerek bundan yukan olanlarm imtihana girmelerini emretmiştir. Dârü'l-kura.) 1115 H. II. 502. (1703 M. Menârü'l-envar. tahsil-i maaşlarmdan birer senbU ile kıyafet­ lerin tebdil edip hâriç doiyesinde meclis-i imtihana dahil ve dil-hah üzere muradlarma nail oldular. Bu hususta Vakanüvis Raşid'in aşağıya naklettiğimiz mütalâası dikkati calibtir (C.) medresesine küIUyesindeki • ^ UBUI-İ fıkılıtan olan jl_^'^ljL. 177. 526. s. Hafızüddin Ömer Ne8efî'nin(vefatı701H. 51 ve yine elU akçe yevmiyeli Rodos Sultaniye müderrisliği imtiham. I I I . s. Ezcümle s 288 • Bu külliyye Cami. medrese. s. Abdurrahman Efendi Yine kırk akçe müderrisHkten mazûl olup münhal bekleyen müderrisler arasında Hâriç medreselerden Ali Paşa medresesi müderrisUği için Zeyrek comiire'de imtihan açüarak kazaskerlerden Bostan-zâde ve D ö k m e c i . III. Şakayık zeyli.

120. (ilçe) Yirmi ilâ otuz akça yevmiycH bir müderris yevmiyeli müderris. ( 1 5 9 7 iki.m e y a m i n M u s t a ­ f a E f e n d i muidine. vesaire gibi eyalet kadıhklarma tâyin olunurlardı.tevcih ettirerek En'am evveUnden ders tâyin olundu. 46. s. yirmi beş akçe yevmiyeh ilk müderrislik) müderrisliğinden itibaren en son müder­ risliğe kadar herhangi bir müderris derecesine göre bir kadıhğa geçebilirdi. Bunun üzerine her dereceden ikişer müderris davet olunarak Zilhicce ibtidasmda (16 Arabk 1583) akdedilen mecUste bu hususta kaleme almış olduğu Risale okunup takdir olunarak kendisinin verilmiştir ^.m e y a m i n M u s t a f a E f e n d i ' y e -ki daha sonra iki defa şeyhülislâm olmuştur. E b û ' l . s. s. Âli (basılmamış birinci ciU). Sahn pâyeh mü­ derrislerden N e f e s . Kaza Kaddıklarına ^ elli akçe yüz elli akçelik sancak kaddıklanna* ve Sahn Mısır müderrisleriyle Altmışlı müderrisler mevleviyet tâbir olunan beş yüz akçeli Şam. 56. Yine her payedeki müderrislerden ikişer kişi Süleymaniye camiindeki içtimaa davet edilmişlerdi.m e y a m i n ' in talebeleri kazaskerlere ve sairlerine tevzi olunarak muidi de mülâzemete nail olmuştu ^. 52. 512. Atâyî. muidine de mülâzemet M. 56. 1006 H . kaybettiğin­ asırda Sahn-ı seman müderrisUği eski ehemmiyetini den bura müderrisleri her zaman büyük kadılıklara tâyin olun1 Şakayık zeyli. M e h m e d ' m validesi Safiye Sultan. ». I I I . bunun üzeri­ ne münazara yapddı muvaffakiyeti sebebiyle E b û ' 1 . MÜDERRİSLİKTEN KADILIĞA GEÇMEK Müderrislerden Hâşiye-i tecrid (yirmi.z â d e ile Y a v u z Efendiler münazarayı idare ettiler.66 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I altmış akçeli müderrisler arasmdan Ayasofya müderrisi Ş e m ­ seddin E f e n d i münasip görülüp Ramazan ibtidasmda En'am (J>°l âyet-i kerimesinin tefsirinden ders suresinden takrir etmesi emredilmişti.44.kendisine verilen dersi okuttu. s. 441. Halep. X V I I . * .)'de medresesini yaptırınca ihtida E b û ' l . 27.

Şakayık zeyli. Çelebi.MÜDERRİSLİK 67 mayarak altmış akçe yevmiyeli müderrisler tercih Bu hususta kadılık kısmında malûmat verilmiştir. 680. . zamanlara kadar Osmanh medreselerinde ulûm-ı akliyeden i/m-i hikmet (felsefe) dersi okunup bu ilme dair Ş e m s e d d i n Fenarî. Bundan başka medreseler kanununa aykın olarak müdaha­ leler vukuu ve bir kısım ulema zadelere on beş yaşından evvel müderrislik rüûslan verilmesi. 115. Atâyî. Kadı-zâde-i Rumî. asır sonlarma doğru hem müderris kaUtesi itibariyle ve hem de tedrisat ve talebe cihetiyle medreseler bozulmağa başlamış ve seneler geçtikçe bu bozukluk artmak suretiyle devam etmiştir. medreselerin inzibatı kalmayarak talebelerin para ve rüşvet Ue mürettep ulûm görmeden müderris olmalan ve buna mukabU bin müşkiUâtla medrese görüp miUâzım olmalanna rağmen UtimaslUann derslerini tâyinleriyle bunlarm tâyin edilmemeleri ve bu suretle müdenisUğe gelenle­ rin rüûslanndaki kayıt gibi ^ » U U I | 1 . s. faaliyete getirecek olan matamatik. İbn terk edilerek bunların yerine tamamen naklî ilimlerin kaim olması olmuştur. asır­ lardaki mütefekkir âlimler tarafmdan kıymetli eserler telif ediUp okutulduğu halde sonra bazı şeyhulislâmlarm telkinleri Ue hikmet dersi medreselerden kaldırUarak bunun yerine zaten mev­ cut olan fıkıh. ve X V I . usûI-i fıkıh ilimlerine geniş yer verilmiştir*. Hoca-zâde. 323. s. s. 288. 318. 27.z â d e A l i Efendiler gibi X V . ^ I Âlemü'l-ulemai'l-mütebahhirinden sarf-ı nazar orta derecede bUe ehliyeti haiz olmamalan medreselerin bozulmasında âmU olan diğer sebeplerdendir. olunurlardı ^. K e m a l ve K ı n a l ı . 20. 39. 282. 43. MEDRESELERİN BOZULMASI Daha evvelki tarihlerde müderrislik kanununa aykın tek tük yapdan usulsüzlükler istisna edilecek olursa bilhassa X V I . asır sonlarına yakın Molla Kuşçu. » Kanunnâme-i Âl-i Osman. » Keşfü'z-zünun (Maarif Vekâleti tab'ı). Mîrim Ali Müeyyed-zâde Abdurrahman. kelâm ve felsefe birinci derecede âmü (hikemiyat) gibi akli ilimlerin X V I . Medreselerin bozulmasında tefekkürü.

bazan derslere gider dinler. halbuki o tarihe kadar kırk akçe ile yekden müderrishk yalnız F e n a r i z â d e evlâdına mahsus olduğundan kazasker bu tevcihe yanaşmamakla beraber tamamen de red etmiyerek Efendi'yi Paşa otuz akçe yevmiyeli Abdülvehhab İbrahim Perviz Çandarlı-zâde medresesine tâyin edip İbrahim Paşa müderrisi E f e n d i ' y e de kırk akçe ile Mahmud Paşa müderrisliğini tevcih eylemişti'.z â d e mensuplanndandı. Bayezid zamanında Pâdişâhın müdahalesiyle Zamiri Efendi iltimas başladı. oğlu Ehli . Bazı pâdişâhlar. s. Abdur­ K e m a l . müderrishk ve kaddık münhal olunca bunlardan mülâzım olan­ ları tâyin ederdi 1. gerek aşağı medreselerde ve gerek tetimmelerde emsile (sarf) den itibaren Isfahanı diye meşhur olan kelâmdan ^ J l t e v a l i okuyan müstaid talebelerin defterini tutarak şerhine ve oradan usul-i fıkıhtan telvih ve tavzih derslerine varınca ders yanmda saklar. 3 2 . için kanun Şeyhülislâm hilâfına bulunduğu sırada Müeyyed-zâde'nin oğlu A b d ü l v e h h a b E f e n d i ' y e iyihk isteyerek bunun Abdülvehhab E f e n d i ' n i n kırk akçe yevmiyeh bir müderrisliğe tâyinini vezir-i âzam Makbul i b r a h i m Paşa'dan rica etti ve o da bunu kazasker Fenari-zâde Muhyiddin Efendi'ye söylemişti. » Atâyî (Şakayık zeyli). Ulemadan T a b i b ^ Latifi tezkiresi. birden hyakatleriyle mütenasip olmayan müderrishk ve kadılığa tâyinlerim emrederlerdi. medrese ve müderris işine çok dikkat eder. " Şakayık tercümesi (Mecdî). s. 61. zeki olanları öğrenir. s.68 Fatih OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI Sultan M e h m e d . II. kazasker M ü e y y e d . kendi kullarından Müeyyed-zâde Abdurrahman mahlash H a m z a bunun o dereceye N u r e d d i n ' i Sahn-ı seman müderrisi yapmak istemişti. saray mensuplarının tesirleriyle hatt-ı hümâyun göndermek suretiyle ehliyet ve kıdem aramadan bazı şahıslan. 3 4 7 . Bayezid. kazasker kadar ilmi kudreti olmadığını söylemesi üzerine Padişah : —"Fünûn-i âhyeden okutmağa kadir değilse kâfiye (nahiv­ den) nin şerhlerinden mutavassıt nam kitaptan ders vermeğe kadirdir" diye mukabele etmiş ve tâyin Meşhur t b n rahman etmek Efendi ettirmiştir*.

bunun muidi olan M u h ­ Bayezid rica ettiğinden isteği yapılmıştır*. Bihamdillah zamân-ı devletinde Bu kâr-i müşkili kime soralım Gelibolu'da nâ-ehlin kazası Temeyyûz ehli vü nâ-ehl olunurken Şeriri fazida sen otururken Aceb caiz midir ehli dururken? Ehlı'nin bu manzumesine karşı Bostan-zâde tâyin ettiği nâehlin Pâdişahm hatt-ı hümayuniyle olduğunu beyan yollu aşa­ ğıdaki manzum cevabı göndermiştir: Tecahül eyledin ey merd-i arif Gel insaf eyle ne itsin kazasker Sual ettin cevabını bilürken Efendi hatt-ı sultani dururken 963 H . 2 Mühimme defteri. s. (1556 M.) senesinde Edirne'de Üç şerefeli medresesi mü­ derrisi D e r v i ş man'ın oğlu E f e n d i vefat etmişti. Nr. 13. müderrislerin y i d d i n E f e n d i ' n i n mülâzım olmasmı K a n u n i S u l t a n S ü l e y ­ XVI. bunlardan Pâdişâh bocalan. 2. asır sonlannda medrese talebeleriyle durumları hakkında o devirde hayatta olan müverrih  l i . nice varsun ki okutacak talebe bulunmaz ve bulunsa da kendusi ders vermeğe kadir olmaz. s. beş madde üzerine aşağıya hulâsa ettiğim mütalâalarda bulunmak­ tadır ki bu sözler o tarihlerdeki medrese ve müderrislerimiz hak­ kmda bir fikir vermeğe kâfidir. asır sonlannda) müderrislerin haf­ tada dört derse devamlan ve danişmendlerin dersleriyle iştigal ve muhal oldu" dedikten sonra birinci madde olarak "müderris vardı ki ayda bir kere derse varmaz. "Zamammızda istifadeleri ( X V I . Bazılanna göre bu ihmal ve HyakatsizUğe sebeb. mevah-zâdelerin meydan almasıdır.z â d e ' y e şu kıt'ayı göndermişi. bu gibilere : . kazasker oğullan ihtida kırkar akçe medrese müderrisi ve taht yani eyâlet kaddan oğullan ise yirmi beşU ve otuzlu medreselere hiç sıra beklemeden küçük yaşta müderris oluverirlerdi. 446." Ali ~ ^ Atâyî (Şakayık z^li). oğullan yaşı on dört ve on beşe geHnce ihtida eUi akçeh Dâhil müderrisi ve şeyhülislâm oğlu ise aym sinde elli akçah Hâriç müderrrsi (sonra o da Dâhil müderrisi olurdu).MÜDERRİSLİK 69 mahlaBİı bir zat. Gelibolu kadılığına ehliyeti haiz olmayan biri­ sinin tâyinini haber alması üzerine kendisi dururken böyle ehhyetsiz birisinin tâyinine hayret ederek o sırada Rumeh kazaskeri bulunan B o s t a n .

söz söy­ lemeğe ve kudreti olduğu zaman müderrisUk almağa yol açdır yol buluğ yaşına gelince mollahğa (büyük kaddığa) doğru alır. sadr-ı âzam vasıtasiyle kazaskerlere bir hatt-ı hümâyun göndererek ceddi F a t i h Sultan M e h m e d ' i n medreseler hakkındaki kanun- ^ "." Sahn-ı medâris bir mekteb oldu sibyana Mizâc-ı din zayıf oldu zât-i şer'-i kavim Ciham oğlan. derece ve kıymetinin sebep rüşvet ile müdenislik ve sebep de idi. Bozukluğun üçüncü sebebi Anadolu ve olup lariyle büyüklere intisap etmiş olanların tahsil medreselerde mürettep Dördüncü ve beşinci ölçülmemesi hamilerinin ilmiye görmeden girmiş olmalan idi*. I. basılmamış c. maahaza onları geçerdi. pes evlad-ı etrâk nice jugl etsinler. menasıb ve medarisi dolaşır ve traşı geldikten sonra beş yüz akçe mevleviyete ulaşıb ve nadiren eline kitab alsa bile o da muhazarat. s. medaris-i haliyede nice tahsiI-i ilm etsinler. 29. jeref-i nesebi basebiyle saba âleminde vasd olur" Âli. ehl-i ilimle cahilin kaddık elde edilmesi^ İlmiye sınıfının bu bozukluğu sebebiyle 111. uşak tuttu alem oldu adim Müderrisin ise sibyan-ı vâcibü't-tâlim içinde hizmet-i fetvaya lâyık âdam yok Sorulsa her biri mollây-ı vâcibü't-tâzim A l i . onlara ittikâ ile cemi-i mal edip kat'-ı meratib saiyinde füzela-i asr olanlarla yanşur. tıraşı gelinceye kadar. bu sebeple gerek müderrisin. anlar evahir-i ömürlerinde varanuyacakları mansıba bir çelebi. belki rüşvet salub arz-ı niyaz edenlere verilir. Cemi-i manasıb lâyık ve müna­ sibine verilmez. c. s. Yine  l i ' y e lere hakikî göre aym asır sonlarında bozukluğun ikinci sebebi bu mevali-zâdelerin pek kısa zamanda elde ettikleri derece­ medrese talebelerinin varmaları âdeta muhal oldu­ Rumeli halkından iltimasyoluna ğundan evlâd-ı etrâk medreselere rağbet göstermez olmuşlardı ^. . * Müderrisin ve kuzatın cahil kalmalarıdır ki fi zamanina ilme rağbet yok. M u r a d . Künhülahbar (basılmamış birinci cild). 29. cahil maldarm riayeti. cönk ve gazeliyattan ibaret kahr" diyor. 33.. gerek kuzat-ı müteşerriîn ekâbire istinada çalışır. I.70 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI "Tartk-i tahsilde kendûlere hareket lâzım olmayıp yani hiç bir medresede sıra tahsüi görmeden beşikte iken mülâzım. s. ' "Evlâd-ı etrakten müstaidlerin ekâbire intisabları Paşa ve Ağalara istinad birer tarîkle okuyup yazmadan ve yorulmadan mülazım ve müderris ve kadı olmaları idi" Âli. eshab-ı fezailden artuk.

bilmiş olsunlar. Kuzat-ı askere muhkem tenbih oluna ki müderrisin ve talebe tekmil-i müddet-i örfiye etmedin feragat ettirib âhar mansıba sevk ettirmiyeler danişmendler dahi aşağı medreseden şugl miktarın mevahye aldırmayalar. Şimdi kanun gözedUmemekle müderrisin ve talebe şugldan kalmışlardır. 2 Şaban 985 1577) tarihli olan bu hatt-ı hümâyunda şöyle (15 Ekim denilmektedir i. zaran kenduleredir. Kazaskerin marifeti ve etmedin olmadın kimesneyi kabul etmiyeler. Nr. 01 makule müderrisler r e f olunub min-bâd arz olunmıya. . 2362. V e dahi müderrisler var imiş ki akçesi ve dersi almayıb mücerred âhar mansıba vesile olmak için tevcih olunur imiş ve ol makuleler cemiyet eylemeyib ve şugl etmeyib zamanede şugl edenlere müzahim olurlar imiş. Bu hatt-ı hümâyunun tesiri olmadığı bozuklukların devam etmesinden ve genişlemesinden anlaşdıyor. müderris olduklan takdirde kırk akçe ile tâyin olunur' KanunnSme-i Osmanî (Esad Efendi kitapları).MÜDERRİSLİK 71 unun tamamen tatbikini emretmiştir. Bâdelyevm bu vaz'a muhalefet ve emre mugayir ki vaz'ı işitile. Gelmiş ve gelecek kuzat-ı asâkire tenbih ve te'kittir". Fakat yüksek dereceh ulemanın oğullan babalanmn işgal etmiş olduklan mevki itibariyle derecelerine göre defaten Miftah. "Hâlen tarik-i ulemaya hayh ihtilâl ânz olub kanun-i kadim-i Sultan Mehmed Gazi zamamndaki gibi gözedilib zamanı­ mızda dahi ahsen olmak muradımdır. Kırkh. gözlerin açsınlar. Hâriç ve Dâhil müderrisi oluverirlerdi. Kimesnenin iltimasiyle nâ-ehle mansıb arz olmaya. Bu diye 834 ulema oğullanndan ilk imtiyaz meşhur Molla Fenan meşhur olan Şemseddin Mehmed b . aşağı medreselerden itibaren çalışıp imtihan vermek suretiyle müderris veya kadı namzedUğine kadar çıkar ve münhal vukuunda tâyin olunurdu. YÜKSEK DERECELI ULEMA EVLADıNıN İMTİYAZLARI Dersten icazet alarak mülâzemete nail olan bir danişmend. velhasd menasıb ehhne sevk olunub ilmi ve fazh olanlar ve maharet-i tâmmesi olanlar terbiye olunub riayet oluna. Hamza'nm (vefatı Recep=:143ı Mart) oğullarına ve torunlarma verilmiş olup bunlar.

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Daha sonraki tarihlerde ulema oğullan hakkındaki bu imtiyaz genişlemiş ve bu suretle ilmiye smıfında bu gibiler hak­ kmda ehliyet ve istihkaka bakdmıyarak imtiyaz sayesinde pek çok kıdemli. 1 Şakayık zeyli..babasmın kazasker olması dolayisiyle 978 H . 182. 567. Filhakika mânasına iltimas. s. . * Atâyî (Şakayık zeyli) M e h m e d h. ikram olundukları üzere Zal Paja Sultan payesi ile ihtiram olunmuştur". 560 "Mehadim-i kiram meşayih-i islâm. (1570 M.^(âyî. Atâyî. s. 183. s. âdet tâyin olunurlardı. sıra bekleyen namzedlerin yerlerine bu imtiyazldar az zamanda sıçramak imtiyaz. oğlu mânasını ifade eski medrese teşkilâtında Tekille^ eden ve daha denilen üst sonra sıra Tafra kısa ve gelen atlamak. * Atâyî (Şakayık zeyli). M u s t a f a N i k s a r ! tercüme-i hâlinde. s. s. Efendi'nin oğlu Sunullah hürmeten ve defaten Hâriç müderrisliği ile Mahmud Paşa med­ müderrisliğine Anadolu kazaskeri Cafer E f e n d i -ki daha sonra dört defa şeyhülislâm olmuştur. Tekille lügatte Tehilletü'l-kasem. Şeyhülislâm S u n u l l a h Efendi E f e n d i ' n i n oğlu D e r v i ş Mehmed mülâzım 1021 H . gözetmeden himayelerle birden bire derecelere atlamak lann oğuUannm otuz akçeli Miftah Efendi'nin Efendi'nin torunu ve müderrisliklerine tâyinleri Mehmed Çelebi'nin Şeyhulislâmhğı zamamnda E f e n d i dersten mezun olduktan sonra ceddine tâyin edilmişti*. Ebussuud Ebussuud Abdülkerim resesi Edirne ve Bursa kadılıklannda bulunmuş olanbaşladı^. 32. M e h m e d Çelebi b.)'de babasmın vefatı üzerine kayıt olunarak birkaç ay sonra Dâhil itibar edilmiş olan Eyüp'te Zal Paşa zevcesi Şah Sultan medresesine müderris olmuştur**. İstanbul.72 lardı^.615. * • A t â y î (Şakayık zeyli) A b d ü l k e r i m b.628. Ebussuud'un tercümeihâli. olmuştu. * . Şakayık zeyli. Şakayık'taki (Tekille tariki ile) ve (Tehille-i sahnla Bağdad payesine mütesâid) ve (Tehille-i Sahn tariki üzere altmif akçe ile Muradiye'ye terfi) kayıtları kısa zamandaki terfi ve terakkiyi göstermektedir (. . s. (1612 M. yeminin hükmünü izale etmek mânasmda iken sonraları. 553. pek az zaman kısa müddet mânasma kullanılmıştır. » Atâyî (Şakayık zeyli).)'de ihtida kırk akçe ile Beşiktaş'ta Barbaros Hayreddin Paşa medresesi müder­ risliğine tâyin edilmiştir^.

fakat şeyhuUslâm oğullanmn müderrisUğe Mûsila-ı E f e n d i kendisine sahn (dâhil) mü- Fethullah derrisUğiyle başladıklarmı söyleyerek Hâriç müderrisUğini kabul etmemiş ve pek az sonra saltanat tebeddüUyle babasımn ikinci defa şeyhuUslâm olması üzerine Mûsila-ı sahn müderrisUğine tâyin olunmuştur i. yine böylece Z e k e ­ r i y a E f e n d i ' n i n kazaskerUğinde müderris olan oğlu L ü t f u l l a h Çelebi "Mehâdım-i sudûr-i kiram kammu üzere ihtida kırk akçe île Silivri'de Piri Paşa müderrisUğine" tâyin edilmişti^. Kazasker oğullarma da ilk defada kırk akçelik müderrislik verilirdi. Yine bunun şâh hocalanndan N e v a l î müderrisUğine hocası E f e n d i ' n i n oğlu.MÜDERRİSLİK 73 Bu kayıt şeyhülislâm oğuUarmm birden bire Dâhil müderris- Uğiyle tâyinlerini göstermektedir. 575 "Esmihan Sultan payesi ile ikram ve hoca-zideler tariki olundular'*. olmak isteyince şeyhuUslâm bulunan S a d ı k müderrisliği tekUf etmişti. ŞeyhuUslâm Ş e y h i Abdülkadir Efendi'nin oğlu Abdürrahim Efendi. M e h m e d ' i n bocalan olan Tacü'ttevarih müelUfi meşhur H o c a S a d e d d i n E f e n d i ' n i n oğlu mü­ lâzım olduktan sonra Pâdişâh bocalan oğullannm imtiyazlan gibi Pâdi­ üzere şeyhuUslâm evlâdlan gibi Dâhü medreselerinden Esmihan Sultan müderrisUği tevcih edilmiştir*. 529. M e h m e d ' i n olan A z m i E f e n d i ' n i n oğlu ihtida kırk akçe üe mü­ derrisUğe başlamıştı*.)'de Dâhil müderrisliklerinden Şah Sultan nail olmuştu'. * Atâyî. s. » Atâyî (Şakayık zeyli). s. 539. (1599 M. 747.)'de birinci defaki şeyhuhslâmhğmdan mazûl olarak memleketi olan E r z u r u m ' a gönderilmiş olan S e y y i d oğlu S e y y i d Hâriç Fethullah Efendi Feyzullah tstanbur& Efendi'nin gehp müderris Efendi. s. a. 361. 553. 325. . Nitekim 1106 ( H . 1694 M. » Atâyi. M u r a d ' l a oğlu I I I . I I I . Sultan zadelerden ilmiye sınıfına intisap edenler de mülâzemetten sonra Hâriç müderrisUği ile ilmiye sınıfma intisap eder1 Raşid tarihi. 739. hoca-zâdeler kanunu şehzâdeUğinde üzere 1007 H . B . 506. üzerine ihtiram » Atâyî. babasımn kazaskerUği zamanında mülâzım olduğundan kırk akçe ile müderris olmuştu. 749. I I I . c I I .

Ahmed Paşa Dukakin'in teıcümeihali ^ Fatih'in kanunnâme'ainde ŞeyhuUsIâm ve Pâdişâh hocası oğullarına şehremini tarafmdan altmışar ve kazasker oğullarına kırk beşer ve taht kadısı oğuUarma otuzar ve şehzade hocası oğluna da otuz akçe verilmesi kabul edilmiştir (S. 46 Suhan-zâde Osman Bey b. Pâdişâh sonra bu maaş lanna Şehreminliği varidatından maaş tahsis edilmiş olup daha evkaf-i verilmiştir *. saray vesikaları.939 ). M e h m e d ' i n kanunnâmesinde Şeyhülislâm. I. Ebussuud medresesi Fatih Bayezid'in mezun kızı ve Gevher Melekşah Paşa'nın mülâzım oğullan olduktan Davud Sul­ sonra Paşa t a n ile D u k a k i n . Hattâ meşhur S e y y i d V e h b i bu yolda bir de manzume kaleme almıştır: lltiha île vakur etmek içün etbâın Mün'imlere Hak fermân-i hümâyun Han neşr-i geldi muammer ide hatla idüp Ahmed-i Âlî-şânı mehasin şimdi Emr-i hep ma sadak-i meslek-i mesnun geldi Mûbemû Şer'-i garraya mutabık yeni kanun geldi Hüsne iydiyye siyah câme biçildi güya Çehre-i sâde-ruhana hat-i şeb-gûn geldi ^ Atâyî. Aşir Efendi kitapları numara 1004. meselâ 11. ve şehzade hoealan ile taht kadılan oğulselâtin vakıflariyle sair mahallerden kazasker.o ğ l u M e h m e d Efendi'den "kanun-i kadim-i Osmaniyan üzere" müderrisUğine tâyin Sultan Osman elli akçe ile olunmuştur^. s. . Sene 996. asnn ilk yansmda ve I I I .74 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI lerdi. 79 ve aynı kaynak. X V I I I . Bu kaide mevali-zâdelere mahsustur. Mehmed Paşa b. gayrıya cari olmaya. Diğer bir vesikada İstanbul kadısı ve mevâli oğuUarma selâtin evkafmdan ve sair mahallerden maaş tahsis edilmiş olduğu görülüyor (tbnülemin tasnifi. İVr. A h m e d zamanında imoğullannın sakal salıver­ tiyazh ulemanın iyi tahsU görmeyen meleri emredilmiş ve bu hal onlann cehillerini örtmeğe medar olur diye alay mevzuu olmuştur. A h m e d devrine ait bir kartonda İstanbul kadısı oğluna Sultan Süleyman evkafından günde yirmi akçe verilmesine dair vezir-i âzamm takriri ve hatt-ı hümayun vardır (vesika numarası 839) 1006 Ramazan (1598 Nisan) tarihU İlmiye kanunnâmesinde şöyle denilmektedir: b. s. "Bazı kümesne şehremininden veya zevaidden bir kaç akçe ulufe peyda edib ednu mülâbese ile mülazım olub" uzun müddet mülâzım olanlara müzahim olur. s. 34 bâ-hatt-ı hümâyun Müftü Efendi'nin oğluna yevmi otuz akçe verilmek ferman olunmuştur." Kanunnâme. 41). 837.

asırdan itibaren Anadolu'da ve hattâ İran ulema) denilen İmam F a h r e d d i n . vefat etmiş olup hakb olarak allâme ve şeyhülislâm unvanlannı almıştır. hadîs.i ve müsbet ilimlerde (1209 M. dini olanlan sadr-ı islâma kadar gidip mevzu ilimler ise bunu vazeden mütehassıslara yani imamlara kadar dayanırdı. felsefe (hikemiyat) ve müsbet ihmlere dair olduklanna göre değişir. tıb. atılabileceğini medrese gösteren diploma demektir. (1149 M. Dinî d u l l a h Ö m e r 544 H . kelâm.)'de Rey şehrinde doğmuş 606 H . derslerine başladığı tarihten îtibaren tedris hangi Medrese dersten hangi eseri veya eserleri okumuşsa okuduğu eserlerin adlarımn zikredilmesi eder ve böylece suretiyle ders okuduğu hocasmdan bir belge ahr ve bununla daha yüksek bir müderrisin dersine devam medrese derslerini ikmal edip ders okutmağa müsaade ve selâhiyeti havi en son bir vesika ile müderrislik veya kadılık yoluna girerdi. felsefe. X I I I . İcazetnameler ya tefsir. riyaziye. hadis ve fıkıh gibi dini ilimlere veya kelâm. İcazetnameyi veren müderris icazetnameye kendi ismini yazdıktan sonra kendisi o dersi kimden okuduğunu yani hoca­ sının kim olduğunu ve hocasımn hocasınm kim olduğunu zincir halinde yukanya doğru yazarak bunu İslâm âleminin en büyük âlimine kadar çıkanp bağlardı.)'de Herat'ta mütebahhir Osmanlı memleketlerinde (şeyhu'lebû Ab­ ve Azerbaycan'daki ilim müesseseleri olan F a h r e d d i n R a z i ' y e kadar giderdi. Tefsir. Sıhhatli olduklarma şüphe olmayan bu icazetnamelerde ulema silsilesi bizde müderrisin hangi ulema kolundan geldiğini ve bu ulema kolunda kimlerin bulunduklarım göstermesi iti­ bariyle pek mühimdir.MÜDERRİSLİK 75 Medd-i âh iyle bu vech üzere yazddı tarih HÜBn-i azl eylemeğe hatt-ı hümâyun geldi 1127 İCAZETNAMELER İcaztnâme. edebiyat vesair akli ve nakli üimlerde pek çok eser . bugünkü tâbir ile bir medrese talebesinin hayatına talebesi.

i t j r m e v î . Muslihuddin Kastalanî ve Hızır Bey'in kendi oğulları S i n a n . Şair Osmanh âhmlerinden Ş e m s e d d i n oğlu Ş e y h Razî Fahreddin M o l l a F e n a r î ile Samavna A h m e d î de Osmanh memleketindeki âhmlerin bir çoğu M o l l a vasıtasiyle Fahreddin R a z î ' y e kadar Molla Yeğen ederdi ki Fenarî talebesi Fenarî bir ulema kolu teşkil denilen M e h m e d b. Nasîrüddin AUâme ve X I V . aym mektebe mesup Razî. K a d ı .z â d e T a c ü d d i n . Balıkesirli M u a r r i f . kadısı âhmler vasıtasiyle Anadolu'da R a z î ' y e kadar giderdi.i R u m i oğulları K u t b ü d d i n M e h m e d ve Riyaziyeci M i r i m Çelebi. asrm ikinci yarısında Anadolu Selçukilerinden II. İ z z e d d i n Keykâvüs. IV.z â d e . Razî'nin Şemseddin doğrudan doğruya talebeleri olup ilk ikisi Anadolu'da ve üçüncüsü Suriye'de bulunmuşlardır. mensuplardı. Batı Azerbaycan'da Rumiye gölü kenarındaki şehre mensuptur. B e y bu A r m a ğ a n ile onun talebesi ilk istanbul kadısı H ı z ı r kolu teşkil edenlerin başında gelmektedirler *.i Ü r Fahreddin asır sonuyla X V . asrın ikinci yarısıyle kısmen X V I . Vefatı 676 H .z â d e K a s ı m . Burhanüddin ol­ A h m e d ' i görmekteyiz ki bu asırlarda müderrislerin vermiş dukları icazetnameler muhtelif Fahreddin m e v î ' y e ^ ve oradan XIV.76 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yazmış olup icazet kadar gider. müddin-i Razî. (1277 M. K ı l ı ç a r s l a n ve III.ub ve Müftü A h m e d P a ş a l a r .)'den sonradır. Bunlardan sonra olarak Kadı S i r a c ü d d i n . asırda yaşamış olan H ı z ı r B e y talebelerinin en meşhur olanları şunlardır : Bursalı H o c a . ^ S i r a c ü d d i n Ü r m e v î . Yak. Huncı. Riyaziyeci K a d ı . silsilesi birkaç vasıta ile t m a m Cazalî'ye İşte Fahreddin Razî kolundan gelmiş olan âlimler yani Fahr-i Razi mektebi mensupları ve bu Sadrüddin Ahlatî. " X V . asır başlannda Tusî.i A k s a r a y î . Davud-i K a y s e r î ve Sivas hükümdarı K a d ı R a z î ahfa­ Abdülmuhsin Kayserî.z â d e Muslihuddin Mustafa. Fatih'in hocası H a y r e t t i n . Hayal t Şemseddin. arada E f d a l ü d d i n Husrev Şahî. yetişmiş olan R a z î kolunun müessesi Kadı S i r a c ü d d i n . .z â d e . C ı y a s e d d i n K e y h u s r e v zamanlarında yaşamış ve îLiill^^U kadu'l-kuzat olarak en yüksek ilmiye rütbesini almıştır. M e v l â n a A y a ş . X I I I . HüsaKonevî ve daha tzzeddin Sadrüddin Şirazî Mahmud sonra Alâüddin Esved (Kara hoca) ve F a h r e d d i n dından C e m a l ü d d i n . H a t i b . asnn ilk yansmda Bedreddin mektebine Mahmud.

mahal ve müstahak olmakla faziletlû semahatlû şeyhuhslâm Mevlâna Efendi hazretlerinin işaretleri mucibince bâ-ibtida-i hâriç tevcih olunmak buynıldu". Eğer inha edilen müderris adedi ziyade ise tabiî vezir-i âzamm inhası ana göre yazılırdı. okutulan asırda eserleri Anadolu'ya girerek ile Seyyid medreselerimizde Şerif Cür­ olmuşlar ve Fahreddin vasıtasiyle Sadettin Ürmevî gelen Teftazanî canî eserleriyle Siracüddin dan sonra Osmanlı medreselerinde kolunu terk müessir yine bunlar edip Razî'ye bağlanan kendi mekteplerini tesis etmişlerdir ki bun­ âhmlerin icazetnameleri Fahreddin R a z î ' y e kadar gitmiştir. Galata kadılıkları ve bir kıslın vakıf rüûslan da Rüûa kalemi rüûslarmdandı (Türk Tarih Eruümeni kütüphanesinden Tarih Kurumuna devredilen 39 numarah defter). . Pâdişâ­ hın mutlak vekkiU olan sadr-ı azama yazar ve onun tarafmdan da Pâdişâha arz olunarak muvafakati alınır ve vezir-i âzam aşağıdaki tertip şekhyle müderrishk ruûs ve beratlanmn yazümasım ruûs kalemine emrederdi ^. asır ortalarma kadar kazasker­ akçeh medreselere lere ait iken bu tarihten itibaren Şeyhuhslâmhk ilmiye sımfınm en yüksek mertebesine çıkanldığından kırk müderris tâyini kazaskerlerin ve Hâriç medreselerinden itibaren yukan smıf müderrislerinin tâyinleri de şeyhuhslâmm arzlariyle olmuştur. MÜDERRİSLİK Müderrishk tevcihi BERATLARI X V I . Bu muameleyi mütaakıp inha edilmiş olan müderrise I b - tida-i hâriç müderrisUği beratı verilirdi. . Yukanda bilmünasebe görüldüğü üzere Şeyhuhslâm. .MÜDERRISLIK 77 XV. * Şeyhtılislâm ile İstanbul. "Medrese-i mezbure (birden ziyade medrese ise kıdvetü'l-ulema el-muhakkikîn medaris-i mezbure) kırktan munfasıl lede'l-imtihan istihkakı nümayan olan Efendi zîd ilmuhu . Eyüp. Üsküdar.

Bu müderrisUk rüûsu Mevlâna Kıvameddin'e (884 H . ehl-i fesada medresede oda vermiyecekti. tâ revnak-ı din ve kemal-i ilim şeref bulub mertebe-i ulema derece-i âlâya yetişe. medresenin tamiri icap ederse vakfiyesi üzere onun tamirini yaptıracak. berat veya menşur demektir . ParİB Mülî kü­ tüphanesi yazmaları üâve kısmı. Tahriren fî sene erbaa ve semanîn ve semane mie*. Müderrisin rüûs mucibince okuttuğu dersten başka o medresenin vakfı mucibince kendi müderrisUk yevmiyesinden maada talebenin haklarım verecek. Nr. ^ J l ^ Misal. Mektubu mütalâa kdanlar alâmet-i şerif üzere itimad kdarlar. Mehmed el-Kâtib). .) senesinde verilmiştir.JiJl EnfezehuUahü taalâ ilâ yevmi'l-haşr ve's-sual oldur ki Darende-i tevki-i Aîilil |»t j amme ifadetuhu refi seyyidü'l-ûlema ve kıdvetü'l-füzelâ mevlâna îUl ç\ji ^Jİ\j Kıvamü'l-milleti ve'd-din dâme ismetuhu ve hizmetlerine mahrusa-i Selanik medresesinin müderrisliğim tefviz kddım ki bâde'l-yevm medrese müderrisi olub ulûm-i diniyyeye meşgul olub müşkilât-ı fûrû' ve dekâydt-i ehâdis ve hakayık-ı tefsir-i Kur'an hali de muhassıl ve mahsus talebeye her ne fenden okurlarsa bi-kaderi'l-vus' ve't-tâka ve'l-imkân tatil günlerinden gayri günde talebenin dersini kesmeye ve sükkân-ı medreseye bi-kaderi'l-istihkak hakların tâyin edivere ve ehl-i fesa­ da medresede hücre vermiye ve talebeye talim ve terbiyet bâbmda gayetle meşgul ola (ki ilm münteşir olub izdiyada irtifa bula ki el-ilmü bi'l-müderris kaimen ve irtifaan) ve evkaf mahsulâtından olan rakabe-i medreseyi mukaddem tuta.78 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I X V . harabım imaret kdıb halihn meremmet eyUye ve yevmi yirmi akçe kendu ahb vech-i maişe­ tine sarf edib devam-ı devlet duasına meşgul olub mezid-i ina­ yetine müterakkib ola ve baki ne kaldiyse medresede müştagil ve mülâzım olan talebeye tahmil ve taksim ide. ASRIN BİR İKİNCİ YAKISINDA VERİLMİŞ MÜDERRİSLİK BERATI Sebeb-i tahrir misal-i bî-misaP JİJJI j ^ 1 J l JU: ^1 . Mükrimin H a l i l Y ı n a n ç ' m Paris kütüphanesiaden aldığı notlardan nakledilmiştir). Bu müderrisliğin ilk medreselerden olan Hâşiye-i tecrid medresesi olduğu müderrisinin yirmi akçe yevmiyeli olmasmdan anlaşıhyor. = 1478 M. 610 varak 61 (merhum Prof. " lÜVlg^li* Menahicü'l-iıiia (Yahya b.

z â d e H a m i d ü d d i n E f e n d i ' y e verilmiştir.l J l OLJII jai . Efdal-zâde 23 Şevval 877 (23 Mart 1473)'de Sahn müderrislerinden A l â ü d d i n A l i K u ş ç u ' n m Ayasofya müderrishğine nakU üzerine Sahn müderrisi olmuş ve bir hafta. . r i J l t . i l .MÜDERRİSLİK 79 XV. tecdid-i ' Mecmûa-i Münfeat. . Nr. .^ . on gün sonra da evâil-i zilkade (1473 Nisan) tarihiyle kendisine aşağıdaki berat verilmiştir j j » j J I > . Şakayık tercümesinde A l i Kuşçu'nun Sahn mfidertialiğine dair kayıt yoktur. 4434 (Ralımetli Prof. kenduye aydan aya vazifesini ve mezkûr camün evkafmdan talebeye yevmi otuz akçe ve muidine yevmi beşer akçe ve yevmi bevvabma iki akçe hesahmca vazifelerin vire ve simden sonra her kim müteveUi olursa bu minval üzere vireler. * Beratta A l i K u ş ç u hakkmdaki tavsif onun ne derece yüksek bir filim olduğunu gösterdiği gibi aym zamanda onun Sahn-ı seman müderrisi bulunmuş olduğunu da göstermektedir. zahrü'l-ulema. * Fatih camünc o tarihlerde Yeni Cami denilmekte idi. Arapça yazmalan. a i j l j . Paris MiUt kütüphaııesi.J-Sl J l i . f j J j l Nişan-ı şerif-i âl'şan ve tuğray-ı garrây-ı vacibü'l-iz'an enfezehullahü'l-melikü'l-mennan ilâ ahiri'd-dühûr ve'l-ezman oldur ki Dârende-i misal bi-misal-i lâzimü'l-ittiba ve'l-imtisal cenah-ı fahrü'lfiızelâ el-müteverrün. el-mütebahhirin ilmü'l-evvelîn bel nehr-i Efdalüddin oğlu Mevlâna H a m i d ü d d i n Ç e l e b i dâmet fezâiluhu mahrusa-i Kostantiniyye'de Yenicami medresesinde * Cenab-ı fezâil-meab Mevlâna âzam âlem efdalü'lulema-i fi'l-âlem miftah-ı izah-ı ferayid-i meani ve b e y a n . M a k r i m i n Y ı n a n ç ' m notlanndan).y l ı . âlâü'lmilleti veddin Ali K u ş ç u y e r i n e ' müderris nasb edib sene seb'a ve seb'tne ve semâne mie Şevvalinin yirmi üçüncü gününde yevmî elh akçe tâyin eyledim ve büyürdüm ki sadrü'l-ümena ve mutemeddin cami-i cedid müteveUisi Mevlâna A ş k i z i d e kadruhu mezkûr camiin evkafina günde kırk akçe ve zevayidinden yevmt on akçe hesab.jLüI ö U i . . ' . ASRIN SEMAN İKİNCİ YARISINDA SAHN-I MÜDERRİSLİĞİ Sultan BERATI Bu berat sureti F a t i h M e h m e d tarafmdan elli tâyin akçe yevmiye ile Sahn-ı seman medreselerinden birisine edilmiş olan E f d a l .' j ı f ' j J L i J U Juji Ö U J 6Uj-iflj ^ L J V İ (.

Tahriren fi evâil-i Zilkade. ' Başvekâlet Arşivi. Nr. sene 1026 H . Binaen alâzalik . Şöyle hileler. X V I I . tbnülemin tasnifi. Cumaâbâd'da Kasım Paşa müderrisi Mevlâna Süleyman. . Kişver-küşây-ı cihan-ârây-ı tuğray-ı hümayunla muhaUi ve misal-i meymunla mütehalli görenler mazmununu muhakkak bilib îtimad ideler. Çün avâtıf-ı aliyye-i şâhâne ve avârif-i mütekâsire-i Pâ- dişâhânem inayet ve müstahakk-ı atıfet olanlar bâbmda mebzul ve masruf ve bî-diriğdir. Osmanhlardaki Tevkii. sene seb'a ve seb'in ve semane mie. Daha sonraki asırlarda da tahrir tarzı aymdır.»IjT*»»-. Tevcihat vesikaları. B u dahi alü> vech-i maişe­ tine sarf edib v a n b medrese-i mezburda ahah-i müstaiddine ifade ve istifadeye meşgul olub eyyam-ı tatilden gayn günlerde derse iştigal eyliye. Filcümle kesb-i fezâil ve neşr-i ulûmda hiç bir veçhile dakika-i rakika fevt etmeyib riyaz-ı ulûm ve maarifte tertib-i irşad ile ağsan kdıb tullabma neşv ü nema verib jlpl »J»' J'\ j JJI »UI devam-ı delâlet-i ebed peyverdim duasına muvazabet ve mülâ­ zemet göstere. 604. hüküm ve nijan demektir. Nijancı mukabili olarak Selçuküerde de Pervane vazifesi vardı. Kadı olmağla yerine yirmi beş akçe ile llyas Bey medresesinden iki yıldan ziyade zaman infisali ve altı aydır Dersaadetime mülâzemeti olan râfi-i refi-i saadet-nişan kıdvetü'l-muhakkikin el-muhtas tevki-i umdetü'l-müdekkikin bi-mezid-i inayetül-melikü'l-mennan Mevlâna Sinan saadet-masirime vücuda zide fazluhu tâlib ve müstahak olduğu sene sitte ve işrİn ve elf Cumadel-ûlâsmm ikinci ( g ü n ü ) pâye-i serir-i arz olundukta hakkmda mezîd-i inayet-i mülûkânem getirüb medrese-i mezbun yevmi otuz akçe ile sadaka edüb bu ' Pervane. . ASIR BAŞLARINA AİT MÜDERRİSLİK BERATI 2 J U ^ İ J^ij^i j Li>JI j <1)jJ\j Nişân-ı şerif-i âli-şan-ı sâmibâde ve'l-meâli hükmü mekân-ı sultani ve tuğray-ı garrây-ı cihan-ârây-ı hâkani bi'l-avni'r-rabbânî ve's-savnü's-samedâni oldur ki. ferman.80 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E TEŞKİLATI hüküm ve pervane^ taleb etmiyeler.

Feridım Bey Münşeatmda ise yalmz Sahn müderrislerinin elkabı zikredihniş olup aynen şöyledir*: İftiharü'l-ü'lema el-muhakkikîn kikîn madenü'l-fazi ü ve'l-yakin meliki'l-muîn.. 11. tbnfy. sene sitte ve işrîne ve elf mine'l-hicreti'n-nebeviyye. cibet-i tedris yevmî otuz akçeye mutasarrıf olup devam-ı devletim içün duaya müda­ vemet göstere ve cihet-i bevvab ve ferraş dahi bunun yedinden sarf ve hare oluna. « . kurrere fî evâsıt-ı şehr-i cemaziyelevvel. I. s. Bu babta hiç ahad mâni ve dâfi olmayıb asla veçhen mine'l-vücuh dahi ve taarruz kılmayalar. Iftiharu'1-ülema-el-muhakkikîn kîn yenbû-el-fazi ve'l-yakin muhtarü'I-fuzalael-müdekkiulûmi'l-enbiyai'l-mürselîn varis-i Sultan « * Mehmed'in kanunnâmesinde Sahn-ı seman ve Dâhil medreseleri müderrislerinin elkabı şöyle kaydedilmek­ el-muhtas bi-mezid-i inayeti'l-mülkil-muîn.. c. s. 31. • Fatih tedir i.. TtfUU». * Feridun Bey Münşeatı. müderris mevlâna muhtarül-fuzelâ zidet el-müdekinayeti'lel-muhtas bi-mezid-i fezâiluhu * Kanunnâme-i Âl-i Osman.. Şöyle hileler ve alâmet-i şerife îtimad kılalar.MÜDERRİSLİK 81 berat-ı hümayun-ı izzet-makrunu verdim ve büyürdüm ki v a n p anda müderris olup talim-i ulum-i şer'iyye ve tamim-i tade-i ma'bûdeden (tatü günlerinden) gayn evkatta fünun-ı bilâ-özr-i mer'iyyede bâb-ı ifade ve istifadeyi meftuH tutub eyyâm-ı mûşer'î tatil-i vakt etmeyib ders fevt eylemeye.

.

alım ve satım muamelelerinin tanzimi de bunlara aitti. sayı 9.DOKUZUNCU BÖLÜM KADILIK Osmanlı devletindeki şer'i mahkemelerde şer'î ve hukuki bütün meseleler Hanefî mezhebi üzere hal ve fasi edilirdi. Daha sonraki mülkiye teşkilâtımızda kaymakamlarla idare edilen mahaller. 70 ve Oruç Bey tarihi ( Babinger yayını). A y m zamanda şehir ve kasabalarm belediye işleri bugünkü noterler gibi vekâ­ letnameler. s. sene 1939) * Afik Paşa-zâde. fıkıh denilen 1 Osmanlılarda ilk vezirlere dair mütalâa (BelleUn. Türk Tarih Kurumu yayınlarından.hâkimü'ş-şer'i ve daha sonra alebtlak hâkim denilmiştir. s. evvelce kaddarla idare edUdikleri için buralara kaza denilerek bu isim zamanımıza kadar gelmiş ve sonra ilçe admı almıştır. Hükümetin mahallî herhangi bir iş hakkmda göndermiş olduğu fermanlarm infaz ve tatbiki de bu kaddar olurdu. Kadı. 100. s. Ali. İtikadî işler. İbrahim Paşalarla torunu ilmiye sınıûndan yetişerek bet azdı ve müderrislik kaddığa tercih ediliyordu. s. Kaddara ^ ^ 1 ^U. jfVejrt (Cihannüma). 86'da Orhan Gazi*nin ilim ehlini ve hafızlerı sevdiğini ulemaya ve kimseden bir }ey almamalan için kadılara ulufe tâyin edildiğini beyan ediyor. Xiy. kaddarmücretlerinin az olması idi*. buna da sebep. tzmk ve Bursa kadısı olan Çandarh Halü Hayreddin Paşa'ya kadar ilk Osmanh vezirleri ulema Halil Paşa da hep âzam olmuşlardır. şer'î ve hukukî hükümleri tatbik edici demek olup aym zamanda hükümetin emirlerini de yerine getiren bir makamdı. asır sonlarma kadar Osmanh devletinde kadıhğa rağ­ sınıfından yetiştikleri vezir ve gibi^ vezir-i Hayreddin Paşa'dan sonra oğullan. Bu şer'i mahkemelerden başka da mahkeme yoktu. 30. Osmanh devletinin kuruluşu sırasmda en büyük kadıhk vasıtasiyle evvelâ İznik ve sonra Bursa kaddığı olup zabtedilen yerlerde de ikinci ve üçüncü derecelerde kadıhklar ihdas olunmuştu. . 99.

104) on bej kadar olduğunu yazarlar. Ali tâyin Tacü't-tevarih'te tavsiyesiyle âzam Çandarlı-zâde Paşa'nm cetten yirmi beş. = : 1394 M . s. yani miras taksiminde bin akçede sicU) iki akçe resim almdığı beyan Oruç Bey tarihinde ise bundan başka şer'î mektuptan (suret-i edilmektedir*. Bu miktar daha sonra para rayicine ve ihtiyaca göre artmış ve eki O r u ç B e y mürtekip kadıların yirmiden ziyade (S. daha olmayıp aidatları herhangi sonra bu fakihlara müftü denilmiştir. bazı kaddann malarmı emretmiş ise de ^ kadılann maişetlerini duğu Yezir-i âzam ber aldığı zaman bunlarm Yenişehir'de bir eve konularak yakdkadar maaşlan olmadığmdan dolayı bu hahn vukua gelmiş ol­ Çandarh-zâde A h Paşa tarafmdan mesi üzerine kaddann gördükleri işlerden dolayı ^ücrct-i safcûA. 30. 310. s. • Tâcü't-tevarih. için nâmede edihyorsa Vezir-i Yıldınm Bayezid da miktan zamamnda kadılar edilen resmin hüccet. 100) bunun resm-i kısmetten almacağı gösteriliyor. 338. 371. " Osmanlı kanunnâmeleri (Millî Tetebbular mecmuası) sayı. fakat aym zamanda Pâdişâh ule­ madan Şeyh Ramazan'a kazaskerUk tevcih ederek kaddann için­ den cahil Âşık ve zahm olanlarmı hacretmesini emretmiştir*. s. « Oruç Bey tarihi. c. 104 ve Tekâlif Kavaidi (Abdurrahman Vefık). Oruç Bey. nikâh akdinden on iki ve resm-i kısmetten binde yirmi akçe olunduğu yazıhyor*. ) . İki evvelki kaynakta binde yirminin nereden almacağı zikredilmemekle beraber Oruç Bey'in ikinci nüshasmda (S. III. Paşa-zâde.^ adiyle bir ücret tesbit edilmesi muvafık görülerek cezadan kur­ tulmuşlardı (796 H . . irtikâblannı ha­ temin edecek arzedilSultan Y d d ı n m Bayezid. maaşlan bir dâva münasebetiyle zuhurata bağh olduğu için bunlardan maişetçe zarurette kalanlar yahut aldıklarını az görenler irtikâb ve irtişaya sapmışlardır. Bu miktarı seksene kadar çıkaranlar varsa da mübalağalıdır. Neşn. Neşri ve Oruç Bey tarihlerine göre resm-i yirmi akçe olup * Kanun­ kabul ise hüc­ kısmet. V. " Aşık Paşa-zâde. 100. sicilden yedi. 71. s. resm-i kısmet ve sicilden almdığı beyan gösterilmiyor*. 325. 2. 100. s. c. s. I. s. » Müneccimbafi.84 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI İslâm hukukuna vakıf Kadılarm muayyen ulema tarafmdan halledihyordu. 29) ve Ali ise (Kün­ hü'l-ahbar. s. 30. c. s.

s. * Nimeti Efendi kanunnâmesi (Kütüphamemizdeki nüsha). c. nikâh resminde kız olanlardan kadıya yirmi ve hademesine beş. s. 301. emin ve kâtip için on iki cem'an altmış ve sicil kaydından sekiz.KADILIK silmiştir i. s. • Osmanlı kanunnâmeleri (Millî Tetebbular mecmuası). ikisi naibin ve biri kâtibin olarak on dört akçe resm-i kısmet ise yirmisi kadımn üçü naibin ve ikisi kâtibin olmak üzere binde yirmi beş akçe olmuştur (Mecmua. XVin. » Düstur. s. 326. hüccetten otuz iki. X V I . astr sonlarındaki kanuna göre sicil resmi. sayı 2. Kadı hâkim olup icrây-ı ahkâm-ı şer'i n e b e v i d e . Nr. . onu naibin ve altısı kâtibin olarak altmıj altı akçe ve sicil sureti resminden on biri kadımn. (1854 he­ Nimeti Efendi öğreniyoruz* 1271 Daha M. 315. 54. ^ Kanunnâme-i Âl-i Osman. bakire nikâhın­ dan otuz iki. 36. sayı 2. asırda miras taksi­ minden kadılar binde on beş. sicil suretinden on iki ve imzadan on iki ve miras taksiminden binde yirmi.) tarihh bir kadı be­ ratı mazmunu bunlarm şer'i muamelâttaki vazifelerini göstermesi itibariyle mühim olduğundan suretini aşağıya naklediyorum®: Mazmun-ı berat-ı kadı : . XVI. evâmir ve nevâhi-i ilâ- ' X V I . s. . asır sonlannda 998 H. 372. 321 ve oradan naklen Tekâlif Kavaidi. dördü naibin ve iki akçesi kâtibin olarak yirmi altı akçe ve mürasele resmin­ den beji kadımn ikisi nâib ve birisi kâtibin olarak sekiz akçe ve mukataa res­ minden onu kadımn üçü nâib ve biri kâtibin olmak üzere on dört akçe ve jjT âbik (kaçkun köle) resminden onu kadımn. J. . 35. dul nikâhından on beş veya on iki akçe alınması kanun oldu*. 29. asır sonlariyle X V I I . dul olanların nikâhından kadı on ve hademesi beş hüccet ve resm-i kitabet kadı için yirmi ve hademesi için beş ve azadnâmelerden kadı için elli. . (1590 M. naib. Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Esad Efendi kitapları.)'de neşredilen üç nizâmnâme mucibince kuruş ve para sabiyle resim ahnmağa başlanmıştır''. Fatih Sultan Mehmed'in kanunnâmesinde 85 kadı­ larm sicilden yedi. sonra şer'î mah­ kemelerin nizâmnâmelerinde bazı tadilât yapılarak bazı ücret­ lerde değişikhk olmuştur. Kanun-ı kadim bu minval üzere muharrerdir. 3436). imzadan on iki ve müraseleden yani şer'î muhaberâttan altı akçe resim ah­ nırdı". • MiUî Tetebbular Mecmuası. s. altısı kadının biri nâib ve biri kâtibin olmak üzere sekiz akçe ve hüccet resminin yirmisi kadınm. üçü naibin ve biri kâtibin olarak on dört akçe ve boşanma resminden ellisi kadının. asır başlannda da aynı kanunnâmesinden resimlerin alındığını H.

Ve südde-i saadetime hâkimler irsal eylediği arzlarma tarih yazalar. Ve kadîmden va'z ve nasihat edenleri va'z ve nasihate lâyik olduğuna yedinde temessükü ideler. olanlara anlardan maada kütüb-i tefâsir ve ehâdis istihracma kadir ve ettirib maadayı men edeler. kuzat-ı salife her neye mutas a m f ola gelmişler ise bu dahi ana mutasarnf olub benim devam-ı devletim içün duaya mudavemet göstere ve kısmet hususunda ve gayride emr-i şerifim bunun üzerinedir ki her müteveffanm varis­ leri mademki kısmet taleb etmiyeler kaddar varub cebr ile kıs­ met eylemiyeler. ve verese talebiyle kısmet olundukta binde on beş akçeden ziyade aimmaya ve kısmet eylediği aruz ve akardan resm alınmaya ve resm-i kısmet ziyade almak için müteveffanm metrukâtım ziyadeye tutmaktan hazer edib ehl-i hibre ile göre ve sicillât ve hüccet akçelerin ifrat eylemeyib kanun-ı kadîm üzere sicille yedişer ve suret-i sicille on dörder ve hüccete otuzar ve ümena ve mütevelliler muhasebesini ve haraççı ve resm-i ağnamcı def­ terlerin imza için de on ikişer akçe ahb ziyade alanlara sebeb-i azl ola ve mirî mültezimlerinin kefillerin kendu bizzat göre ve küfelâmn biz filâmz dedikleri gibi midir? ehl-i vukuftan tamam malûm etmeyince heman takrirleri ile yazmaya. bu minval üzere dokuz yüz doksan bir senesinde kanun-ı mukarrerdir. şöyle ki veresenin bazı sagir olsa kıbel-i şer'iden vasi tâyin edib sagirlere ait olan mirası hüccet edib ve resm-i kıs­ met taleb eylemeyeler. .86 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKILATI hîye mütemessik inhiraf gayn olub istimâ-ı deavi ve fasi hususunda şer'-i göstermeye ve derahim ve denanir-i evkafı muhteUfiinfiha olan esahh-ı akvaU bulub anımla emval-i eytam ve mal-i eimme-i hanefiyyeden kavimden tescihnden mesaili kema-yenbagi tetebbu edib amel eyliye ve kütüb ve kısmet-i gaib ve mal mevaris-i azl ve reaya ve sicillât ve tezvic-i sigar ve sagtre ve zabt-ı nasb-ı vasi ve kadı ve nâib ve akd-i enkiha mübaşir olub ol yerin mecmu-ı ahaHsi ve tenfiz-i vesâyâ ve sair kazayây-ı şer'iyyede bittamam ve'l-kemutasarrıf ve mevlânây-ı mezburu kendilere kadı ve hükmünü nafiz ve câri bilip kazay-ı şer'iyyelerinde rücû-ı mezbure edib izninden tecavüz eylemiyeler ve cihet-i kaza (maaş). sonra hilaf zuhur eder ise kadıya tazmin ettirile ve emr-i şerif veya dâvacdar talebleriyle lâzım gelmeyince nâiblerin kuraya ve nevahiye sahvermeye ve kefere nikâhmdan resim almaya ve beylerbeyi ve sancak­ beyi mektublariyle ve kul göndermeleriyle haric-i kazada kaziye istima etmeyeler.

saadetlû hünkâmn buyurun ki ol arz ettiğin kadı ehl-i ilim midir ve müstahak mıdır?" (Koçi Bey'in Teşkilât mecmuası). sancak veya eyâletlerden birinin keza kadısı olurlardı. şeyhul­ büyük lerdi. * "Kazaskerler arz günü akdiye defterlerin okuyup falan kadılığı falan dâinize verin deyu arz ettikte. Beş yüz akçe yevmiyeU mevaU yani eyâlet kaddarmın tâyinlerinde divan-ı hümâyun hademelerine kapıcdara ve sair vazife sahiplerine iki bin iki yüz elU kuruş bahşiş veriUrdi^. deftere Pâdidenilirdi. yukanda teşkilâtı daha sonra bazı ^ K Y I I . s. asırdan X V I . pişkeşçi. islâmlarm kadıhklar asnn ve ikinci Ibtidây-ı yansmdan takaddüm dahil sonra kazaskerlere etmeleri sebebiyle müderrisUkleri şeyhüUslâmlarm sadr-ı âzam vasıtasiyle inhalan üzerine yapdır olmuştu. yazıcı. XIV. 73). teşrifatçı. beş bölük yeniçeri. osiT Bonlariyle X V I I I . meşaleciler. Medreseden çdup kazasker divanma edenler. matracı. sakalar.KADILIK KADILARIN TAYİNLERÎ 87 Kadılar. Kendi selâhiyetleri dahilindeki kaza kaddanmn tâyinleri ve aziUeri hususunda kazaskerler tarafından tutulmuş olan ( a k d i y e defteri) yani kaddar İlmiye defteri söylediğimiz gibi bu defteri huzur-ı hümâyunda okuyup şahm muvafakati alınırdı*. asır ortalarına kadar kazaskerUkler itibariyle resmî ilmiye kaddann sınıfmın en yüksek makamı olmalan mevleviyet denilen büyük kadılıklar da dahil olmak üzere bütün tâyinleri Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin arzlan gününde Pâdişâh okuyarak denilen daha tarafından iradesini büyük ihtidadan yüz eUi akçeUk kaddddara kadar olup bunu divan-ı hümâyun içtimalannm kabulleri kaddan esnasında kazaskerlerin ahrlar ve yüz elUden muayyen yukan huzur-ı hümâyunda mevleviyet bildirmeleriyle sadr-ı âzamlar arz eder­ sadr-ı azama müftü veya aitti. iskemleci çadır mehterleri. bölükbaşüar ile kaşıkçılar idi (Nimeti Efendi kanunnâmesi. solaklar. peykler. . asır başlarında bahşiş alanlar saraydaki nöbetçi kapıcılar. müderris olmak istemeyip kadılık isterlerse doğrudan doğruya kaza kaddıklarma tâyin edildikleri gibi bir müddet müderrisUk edip sonra kadı olmak isteyenler de müderrisUklerinin derecesine göre kaza. mülâzemet medrese tahsili görüp icazet alarak mülâzemet etmek edenlerden tâyin edihrlerdi. Bab-ı hümâyun kapıcılan. yani bu büyük kaddann tâyini XVI.

' Kanunnâjne-i Âl-i Osman. Bıma göre kadıhğın en yüksek derecesi beş yüz akçe yevmiyeh mevleviyet denüen taht kadılıkları olup bunun üstünde ancak kazaskerhk vardı. Yalnız taht bir derece aşağumda olup eğer bu kadılar. 14. t. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. mev­ leviyetler muhtelif tarihlerde memleketin büyümesi dolayısiyle lüzumuna göre artmıştı. s. «. Halûk ve mütevazi bir zat olan N u r i Bey'in nefis yazılan havi bir kolleksiyonu olup maişetçe zaruretine mebni bunu ucuz fiyatla satmağa mecbur olmuştu. 20. $. askeri hizmete geçmek isterlerse Beylerbeyi rütbesiyle kadılanmn en yüksek derecehsi olan İstanbul kadısı merasimde beylerbeyiîerle aym derecede tutulmuştu*. Yine kanun­ nâmeye göre Dâhil ve Hâriç müderrishkleri de müderrislerin yev­ miyeleri itibariyle mevleviyet sayılarak buralorm müderrisleri de beş yüz akçeUk mevleviyetlere tâyin olunurlardı. Fatih camii dersiâmlarmdan Korfina'İ! M u s t a f a Ş e v k i Efendi'nin oğlu olup 1296 H . ^ Bu tarik defterlerinden sonuncusunu kıymetli dostum merhum Bay N u r i S a y g ı l ı bana hediye etmişti.)'de İstanbul'da doğmuş. 20. ilmiye rütbesi Ibtida-i hâriçten başlayarak mahreç mevleviyeti payesine kadar yükselmiştir. Sahn-ı seman müderrislerinden arzu edenler mevleviyet olan beş yüz akçe yevmiyeh kadıhğa geçebihrlerdi *.88 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI tadilâta uğrayıp kazaskerlerin kadı ve müderrisler için tuttukları defter esas olmak üzere tâyin ve nakiller bir tahriratla inha yollu yapılır ve yapılan dolunurdu i. M e h m e d N u r i B e y daha sonra Temyiz Mahkemesi Şer'iyye dairesinde mümeyyizliklerde bulunarak Meşihatm lağvedilmesi üzerine Şûray-ı Devlet Birinci smıf kâtipliğine tâyin edilerek Mazbata kalemi müdürlüğünde bulunup 1941'de tekaüd olup 1949'da vefat etmiştir. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. (1878/79 M. Mehmed İVıtri Saygt/ı. Dâhil ve Sahn müderrislerinin maaşlan eUişer akçe olduğundan muadih olan kadılıklarda mevleviyet idi'. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. Talik yazısı güzel olup bunu Hattat H a s a n F e h m i Efendi'den meşk etmişti. Meşihat mektubî kalemine girmiş. Beş yüz akçelik kaddann dereceleri Fatih'in kanunnâmesine göre teşrifatta beylerbeyiler (iki tuğlu Paşalar) ile defterdarm tâyin olunurlardı*. medreseden icazet almış. 20. . Hâriç. Fatih tırdıktan kadılara Sultan sonra tebeddüller (tarik defteri) adlı deftere kay­ M e h m e d Sahn-ı seman medreselerini yap­ tedvin ettirirken bu kanuna kanunnâmesini ait maddeler de koydurmuştu.

501. bu üç yüz akçeU kaddıklar maaş saydmıştır Daha yukarıda kaydettiğimiz gibi Fatih'in itibariyle aşağıda ise de kanunnâmede beş yüz akçe mevleviyet derecesinde kanunnâmesine göre Hâriç elU akçeU müderrisin beş yüz akçeUk mevleviyete tâ­ yinleri X V I asır içinde kaldınlarak bunlann yüzeUi akçeUk kadıhklara tâyin edilmiş olduklan görülüyor*. 17. 27. ' Ayasofya Müdenisine hüküm ki. Bağdad kadılıklarına ve içlerinden pek değerli olanlan ise tahtgâh-ı selâse denilen lardı ı. 39. ( Mühimme defteri. s. s. s. 569.. 20. Umumî kütüp­ . Ali {basılmamış hane nüshası. Atâyî. Bunun makûsu olarak yüz elU akçe yevmiyeU bir kadı müderrisUğe geçmek is­ terse o da Hâriç elU akçeU medrese müderrisi olurdu^. s. 56). ' Kanunnâme-i Âl-i Osman (not). I.. ' Âli. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman. Yine aym asırda elli akçe Ue Bursa'da Manastır (Orhan Gazi) müderrisi olan Pir A h m e d E f e n d i . Kaddardan üç yüz akçe yevmiyeU kadı arzu ederse mal Bursa. a. s. Şam. s.KADILIK 89 Âli'nin kaydına göre Pâdişâhlar tarafmdan yaptırdmış olan altmışh medrese müderrisleri isterlerse Mekke. 44). s. 131). * Meselâ X y i . 27. Süley­ maniye müderrisi olanlardan bazdan Mısır kaddığma tâyin edi­ lirlerdi *. 43. Âli (Künhü'l-ah­ bar). 24. basılmamış birinci cilt. 520. ' Şakayık zeyli. basılmamış birinci cilt. Edirne ve İstanbul kaddıklarma tâyin olunur­ defterdan olurdu*. asır ortalarmda İstanbul'da elli akçe yevmiye üe Hüsâmiye müderrisi olan İ b r a h i m E f e n d i yüz elli akçe Ue kaddığa geçmijti {Atâyî. 48. s. Halep. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman. 27. E d i m e ve Bursa mmtakalanndaki medreselerde yirmi akçe yevmiye ile müderrisUk eden bir müderris kaddığa geçmek isterse kırk beş akçe İle tâyin ediUrdi Fakat daha sonra şöyle bir tertip yapdarak bu tarz son zamana kadar devam etmiştir. Hfiliya senin hakkmda avâtıf-ı âliyye-i husrevânem zuhura getürüh işbu sene ihda ve sittin ve tis'a mie Şevval-i mükerreminin üçüncü gününden Bursa kaddığı tefviz ve taklid kıhmh. 17 "üç yüz akçelik kadı bej yüz kadı mertebesindedir". s. yüz elli akçe Ue Galata kadısı olmujtu {Atâyî. s.. İçel medreseleri denilen İstanbul. Atâyî.

Ar. olub sezâvâr-ı olmanla yevmî yüz elli akçe ile sana tevcih olunmuştur.. Mûsda-i Süleyma­ niye müderrisleri kadı olmak isterlerse mahreç mevahsi olup Edirne ve Bursa'da aym derecede bulunan müderrisler kaddığa geçmek arzu ettikleri vakit mahreç mevaUsinden bir derece aşağı olan Devriye mevalihğine tâyin edihrlerdi^. A r . . Top.. Kazaskerlere ait müderris ve kaddann tâyinlerinde bu tâyin kazasker muhzırlan muayyen tarafmdan miktarda müjdelenir bahşiş ve buna mukabil muhzırlara lerdi. S. Muhzırlann maaşları olmadığmdan onlar bu gibi müjde paralariyle geçinir­ KADIASKERlN KADI TAYINI BUYRULDISI tzzet-meâb şeriat-nisab Mevlâna Mustafa Efendi kâmyab Ba'de't-tehiyyeti'lvâfiye inha olunur ki Eskiyor [Edirne'de] ka­ dısı Osman işbu sene sitte ve sittîne ve miete ve elf Zilhiccetü'şşerife gayetinden r e f v e yeri yevmî kırk akçe ile istanbul'da Beh­ ram kethüda medresesinden kırk iki ay infisahn inayet-i şehriyarf. veriUrdi. ihtidası malûm olma­ yarak son zamana kadar gelen kanun üzere istanbul müderrisleri derecesinin ilk kademesi tbtida-i hâriç müderrisUği olarak tesbit olunmuştur. Gerektir ki kaza-i mezbure sene-i âtiye Muharremü'lharamı gurresinden ancak altı ay mutasarrıf olub on dört ay tâyin zamanın kazây-ı ahardan tekmil eyleyüb ahkâm-ı Şer'iyye eyleyesin vesselam. Hâmise-i Süleymaniye.90 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I istanbul'da (Kibar müderrisîn) denilen Dârü'l-hadîs ve Süley­ maniye medreseleri ile. 11701 El-fakîr Mehmed Rumeli Said beyne'l-ehali icrây-ı d-kadı bi-asker-i ^ Münhal Haleb mevleviyetine Mûsıla-ı Süleymaniyeden Mehmed efendinin 11862). S.. tâyini hakkmda Şeyhulislâm'm bir arizası Emin (Top. Nr.

onlara karışır. S. tzzet-meâb şeriat-nisab eşraf-ı kuzat-ı kiram-ı zevi'l-ihtiramdan Mevlâna Mehmed £mîn efendi Kâmyab. varak 328b ve Koçi Bey'in Teşkilât Mecmuası. Rumeli'de kaddık olmak üzere aitti ^. basılmamış ikinci cih. Bâde't-tehiyyeti'l-vâfiye inha olunur ki diyar-ı Mısmyyede ber-vech-i maişet Feyyun muvakkati hâlâ serlevba-i yemin Hafız Mehmed Said işbu sene seb'e ve tis'îne ve elf ZUhiccetü'ş-şerifesi gurresinden on iki ay zamanda bâde't-tasamıf ref ve yeri muvakkati olduğun kadı asker-i esbak ruznâmçeBİnde mükayyed sezavar-ı inayet-i şehriyân . 6. s. 9764 El-fakîr müfti-zâde Ahmed el-kadi bi-asker-i Anadolu resm-i . Rumeli kazaskeri. Keza Anadolu kazalannda kaddık edenler de Anadolu kaddığı defterinde parlardı*. kadı tâyininde. Kazaskerlerin terleri mucibince Anadolu'dakiler kayıtlı olmalariyle derecelerini kaza kaddıklan orada devir ya­ gösteren def­ aynlolarak dokuz smıfa ve altı sınıfa berat kaddarm Rumeli'deki on smıfa ve Mısır kaddıklan mışlardı. Son zamanlarda üçe denüen ve mülkiye teşküâtımızda kullamlan kaza adı. 6. Anadolu ve Mısır'daki üç smıftı. her bin hanede on akçe olarak onun üzerine hasdı tesbit olunur. herhangi bir Uçenin askeri işleri hariç olarak diğer idari. Nr. rikâb-ı hümâyuna arz edib tevzi eder. hukukî ve mahallî işlerin kadılar tarafmdan göriümesi cihetiyle idarî teşkilâtımıza girmiş ve devam etmiştir. Ar. 229 C. ^ "Kuzat-ı kasabat menasıbı kazaskeıler arzı Ue veriUb sair menasıb-ı ulema vezir-i âzam olan vekU-i celUe müfevvaz bir husus idi" Â l î . kazalann edenler Kaza kaddıklan kaddıklan Rumeli kazaskeri defterinde kayıtlı olduklarından bunlar Anadolu kaddığma geçemezler. olmanla bâ-terakM yevmi dört yüz akçe Ue sana tevcih olunmuştur. gerektir ki kaza-i mezbure sene-i âtiye ZUhicce gurresinden tevabi-i kadîmesiyle seneteyn-i kâmileteyn muta­ sarrıf olub beyne'l-ehali icrây-ı ahkâm-ı şer'i âli eylemede say-i cemU eyliyöBİn vesselam. Bir kadılık hasdı. ^ "Benim Devletlû Hünkârım. ayhğın muayyen kısmım a h m r ' .KADILIK 91 KADILARIN DERECELERİ Kadılıklar büyük ve küçük kazalarla sancak ve eyâlet olmak üzere başlıca iki sınıftı. Top. Rumeli kadUarı Anadolu'ya kadı olmaz ve Anadolu kadUan Rumeli'ye kadı olmaz" Koçi beyin teşkilât mecmuası. ' Celâl zâde (Kanunâme) Aşir efendi kitapları. s. Rumeli'de dört yüz elli kadılık vardır... RumeU'deki kazalarda terakki etmek sure­ tiyle kadılık ederlerdi. Kaza (ilçe) kaddanmn tâyinleri kazaskerlere Rumeli. 1004.

Maçin. Magosa. Arkadiye. derecede çinad^ derecesinden Salise. Ağriboz. Karinabad. Istefe. Nüvesin. Karib-i âlâ ve en son Rumeli'ye kadar çıkar ve oradan olan Sitte-i tekaüd olur. rütbe-i saniye. rütbe-i ûlâ. 2066) şu malûmat vardır : Üsküp kazası rütbc-i sitte. arpalık. rütbe-i İnebahtı. Nakşe. Nevrekop. Avlonya kazası. rütbe-i çelebi. arpalık özice. tstarva (Obri'de) rütbe-i Çinad.. 1 Çinad vc Eğri. Şehirköy rütbe-i ûlâ. sitte. Bu suretle Rumeli'deki kazalardan ber biri bu dokuz dereceye göre ayarlanmıştı*. maişet. Köprülü. Varna. Ihtiman. Anapoli (Mora'da) rütbe-i karibe-i ûlâ. rütbe-i çelebi. sâlise. Semadirek. Dobniçe (Köstendil) rütbe-i sitte. Evrese. Ustrumca. memlihateyn (Bosna Ue Belgrad arasmda) çelebi saniye. Ürküp (Alacabisar sancağında) rütbe-i çelebi. Eğri rütbesinde. rütbe-i sitte. sitte. rütbe-i karibe-i ûlâ tebid. rütbe-i çelebi. çelebi rütbesinde. sitte. Manastır. salise. tâbirler kadılıkların rütbe ve maaş­ larına işarettir. rütbe-i sitte. arpalık Kesriye. Vardar Yenicesi. Endorse. tstanköy. Nr. Ermiye (İnebahtı'da) maişet. rütbe-i saniye. karib. Akkerman kazası. Ahyolı. Vilfitrin rütbe-i Eğri. rütbe-i sitte. Ohri. Alfabetik olarak Rumeli ve Adalarda kaddıkların derecelerini gösteren (Ahval-i menasıb) defte­ rinde (Esad Efendi kitapları. Akkerman kazası. Midilli. karib. rütbe-i sâlise. arpalık JCoron rütbe-i karib. Behlişte. rütbe-i çelebi. Ayapetre (Mora'da) rütbe-i çelebi. rütbe-i Eğri. rütbe-i Çinad. arpalık. sitte. müderrislik muadüi olan kaddıklar muadilidir. Narda. rütbe-i Eğri. karib. rütbe-i karibe-i ûlâ. çinad rütbesinde. rütbe-i sitte Akçahisar (Obri sancağına tâbi) ûlâ. ' Saniye. Kıratova rütbe-i sitte Kiga rütbe-i sitte. nahiye derecesi. Anavarin cedid ve atik. Eğri rütbesinde. Ala kenise rütbe-i Cinad. Kili. rütbe-i ûlâ. tebid. Vidin. rütbe-i karib. Alacakisar. Hezargrad. Pravişte. Alasonya. Esedabad (Ağriboz sancağında) Çinad rütbesinde. Iştib rütbe-i sitte. Saniye. maişet. yüksek derece İnebahtı. nahiye rütbesinde. trşova. İçlerinden değerli olanlardan ikisi Rumeli kazaskeri divanında müşavir olarak bulunurlardı. nahiye. arpalık. Debre kazası. Rodos. Hulumeç (Mora'da) rütbe-i sitte Havassı Ahi Çelebi kazası. Limasol. Uâ. rütbe-i sitte. rütbe-i sitte. Elbasan kazası. rütbe-i İnebahtı. İzdin. Karaferye rütbe-i sitte. Banaluka. Çelebi. . saniye. Mostar. rütbe-i sitte. Silistre. Limni.. sitte. hâmise. salise. Kırçova. Kefe rütbe-i sitte. Eşbat (Elbasan sancağında) maişet. Tikveş. rütbe-i sitte. Çelebi maişet. Mezestre rütbe-i karib. Pravadi. Eğri.92 OSMANLI DEVLETlNÎN İLMİYE TEŞKİLATI Rumeli kazaskerine tâbi Rumeli (Avrupa) olan kadıları miüâ- zemeti mütaakıp en aşağı başlayarak Eğri. Tırhala. Macaristan'da bulnnup buraları eUmizden çıktığı halde kaddık derecesi muhafaza edilmiş "kaddar Rumeli'de Çinad ve Eğri dereceleri itibar edilen kadılıklara tâyin olunurlardı. Rusi Kasrı. Atina kazası (Ağrıboz'a tâbi) rütbe-i İnebahtı. Çatalca (İnebahtı sancağma tâbi) rütbe-i ûlâ. salise. Niğebolu. Yayçe. rütbe-i sitte. Draç rütbe-i Çinad. Niş. tnebalitı rütbesi. Rusçuk'kazası. karip. Soroy (Vize'de) Eyüp kaddığı nahiyesi. Serez. râbia.

Bu müşavirlere ilmiye ıstdâhmca diye (tahta başı) ismi verilmişti. râbia. hâmise. "Devletlû. Bunlara da eşraf-ı kuzât tesmiye olunur. Atufetlû.KADILIK 93 Anadolu kazaskerine tâbi Anadolu kaddıklan da yine ihti­ dadan başlayarak tâsia. Şeyhulislâmm. Bunlann en yüksek derecesi olan Sitte-i Anadolu ve Sitte-i Mısır'dan değerh ve tecrübeh ikişer kişi Anadolu kazaskeri diva­ nında müşavirÜk ederlerdi. İnayetlû. Rütbe-i ûlâ Karib-i ûlâ Rütbe-i saniye Rütbe-i sâlise Rütbe-i tnebahtı 10 000 9 000 8 000 6 000 5 000 J?ül6e-i Eğri Rütbe-i Çekbi Rütbe-i Çinad 4 000 3 500 3 000 1 D'Ohsson. saniye. sâhse. ve Sitte-i Mısır derecelerine kadar çıkardı. B u suretle Rumeli. 2 "Kuzât-ı kasabat Rumeli'den ve Anadolu'dan müddet-i malûme ile mansıb zabt eder ve bazan dahi ihsan olunur sonra infisal ve terfi suretiyle nihayet (sitte tâbir olunan menasıba vâsü olur. Yine Anadolu kazaskerine tâbi Mısır kaddıklan da sâdise. Re'fetlû uluvvülhimem Efen­ dim sultamm hazretleri Malûm-ı inayet-melzum-ı âsafaneleri buyrulduğu üzere tarik-i kuzâtm nizamı usulünce Rumeh kazaskeri efendi dâileri Bu rütbelerin her birinin derecelerine göre akçe hesabiyle maaşları tesbit olunmuştur. sâdise. Bunlara hürmeten mevah mâzuUeri gibi arpalık verikazalarda tâyinleri kaddık ederek nihayet eşraf-ı kuzât denihrdi*. . Musul sâmine. sâhse. Sitte denilen dereceye kadar çıkanlara Bütün bu kaza kazaskerlere aitti. Musul ve Sitte-i Mısır olmak üzere altı derece idi. c. hâmise. 569. sâbia. Bunların tâyinleri kazaskerler vasıtasiyle yapdıp iradesi alın­ dıktan sonra bizzat kazasker tarafmdan kendilerine tebliğ olunur. sadr-ı azama tezkiresi (Hatt-ı hümâyım vesikalan A 22795). Bunlar kazaskerlerin sağında ve so­ lunda oturduklanna göre sağ tahtabaşı ve sol tahtabaşı hrdi i. s. râbia. Bu suretle Anadolu'daki Kaza kadıhklan da yukarıda gösterilen on dereceye ayrılmıştı. Anadolu ve Mısır'daki kadılanmn anılırlardı. bunlar yaptıklan tâyinleri divan tertibi bozul­ duktan sonra bizzat Pâdişâha arzetmeyip yeni kanun mucibince tesbit ettikleri tâyin defterini şeyhühslâma takdim ve onun vası­ tasiyle ve sadaret yoluyla hükümdara arzederlerdi. IV.

Bu suretle müddet kısabnca geride bekleyenlere daha çabuk sıra gelirdi. ' BİT tahkikat evrakına göre kaza kadılarının X V I . X V I I I . 1254 = 1838 M . Sancak kaddan teşrifatta lerdeki lerinin üstünde yer alırlardı i. 569). lâkin ft zemaninâ iki seneden dört ay kasr ederler") MiUi Tetebbular Mecmuası. Halkondil zeyli'nde de X V I . Kaza kaddanmn müddetleri yirmi ay olup* bu müddeti doldurduktan sonra mâzul olarak yerine sırada olan başkası tâyin olunurdu. s. Abdurrahman Paşa kanunnâmesiyle Nimeti Efendi kanunnâmesinde X V I I . 541). asır başlannda bu müddetin iki seneden dört ay noksan yani yirmi ay olduğu beyan ediliyor "Kuzat-ı mevleviyetin müddet-i örfiyeleri bir senedir ve kuzât-ı kasabatm iki senedir. asrm ikinci yansmdan sonra bu müddet on sekiz aya inmiştir (D'Ohsson. sayı 3. iki seneden on sekiz aya kadar inmesi birçok yerlerin elden çıkması sebebiyle Kadı adedinin ziyade oluşudur. asır sonlariyle X V I I I . Y ü z elli akçeli kadılıklar mübim kaza kadılıklan olup bun­ larm tâyinleri daha evvel görüldüğü üzere kazaskerlerin inhası ve vezir-i âzamin arziyle olurdu.94 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I aâye-i mekârim-vâye-i cenab-vcihi tılüûe mekâne dnümayan ka­ zalardan sitte kuzâtı meclisine tertib etmiş olduğu kazaları ve tevcib-i menasıba şâyeste bulunan eşraf-ı kuzât duacdanm bir arziyle sûy-i savb-ı sâmileri leffen mersul-i kıta deftere tesbit ve tabrir ve zeyli memhûr dâiyâneme getirmiş olduğundan bazret-i zıllillâhîye nizam-ı müstabsene kıbnmış olmağın taraf-ı seniyyelerinden atebe-i gerdûn-mertebe-i arz ve takdim buymlarak ber muktezây-ı defter-i mezkûrun bâlâsı mübarek batt-ı bümâyun-ı inayet . . Kadılık müddetinin. Bu suretle kadımn bu mâzul müddetine (zaman-ı infisali) denihp iki sene miUâzemetten sonra yeniden tâyin olununca ona da 1 Kanunnâme-i Âl-i Osman. Revan kitapları 1056 müker­ rer. Kazaların kadılıkları yukanda görülen derecelere göre beşer akçe zam ile yirmiden kırk akçeye kadar çıkarken. s. asır ortalarında müddetlerinin iki seneden ziyade olduğu görülüyor. Müddetini dolduran mazul kadı İstanbul'a gelerek her çarşamba günü kazasker dairesine midâzemet edip sıra beklerdi. daba sonradan para rayicine göre kırk akçeden başlamış ve böylece yüz elli ak­ çelik en son derecesine kadar çıkmıştır. 20.makrun-ı cenâb-ı bilâfet-penâhi ile tezyin ve tevşib buyrulması bususuna himem-i seniyeleri masruf buyrulmak bâbmda irade efendim hazretlerinindir" (Sene takriben H . asırda kaza kadüarmm müddetlerinin üç sene eyalet­ defter kethüdalariyle sancak ve kazalardaki alay bey­ olduğu beyan ediliyor (Bu eserdeki resimlere dair izahat kısmı). s. c. ) . IV.

Şehriyâri el-kadi bi-asker-i Anadolu * Evliya Çelebi seyahatnamesi. üç yüz akçelik mevleviyet mevleviyet idi. 175 ' Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. * Mısır'da Feyyum kadıbğma tâyin hakkmda Anadolu Kazaskerinin tebliği. s. Ar. s. asır ortalarma kadar kazas- ^ Koçı Bey'in Teşkilât Mecmuası (Kütüphanemizdeki nüsha). Büyük mevleviyetlerin müddeti bir ara on beş aya çıkarılmıştı. bu zamamnda mahsup olmak üzere telâfi sonra sancaklarm kaddan gelirdi'. Sivas ve SiHstre eyâletleri sancağı beş yüz akçelik Meselâ X V I I . Mevleviyetin en yükseği beş yüz akçe yevmiyeh olanlardı. Mev­ leviyetler iki nevi olup bunlardan üç yüz akçeh mevleviyetler asırda sancaklarla bazı eyâletlerin kaddıklan idi. İzzet-meâb şerîat-nisâb eşraf-ı kuzât-ı kiram-ı zevi'l-ihtiramdan Mev­ lâna Mehmed Emin Efendi Kâmyab Bâde't-tehiyye inha olunur ki diyar-ı Mısriyye'de Feyyum kadısı Mehmed Said işbu sene isna ve tis'îne ve miete ve elf Zilhiccetü'ş-şerife gurresinden on iki ay muvakkitleri Mehmed Necib on iki ay ve Süleyman Seneteyn zamanlarmda bâde't-tasarruf ref ve yeri yevmi üç yüz akçe üe Menflot kazasmdan on dokuz ay hakiki infisalin olub eşraf-ı knzât-ı kiram-ı zevi'l-ibtiramdan sezâvar-ı inâyet-i şehriyâri ve şâyeste-i re'fet cihandâri olmanla bâ-terakki yevmî dört yüz akçe ile sana tevcih olunmuştur. Bir kaza kadısı suçu olmayıp detini doldurmadan hasbelicap infisal ederse tekrar müddet infisali Kazalardan 95 müd­ tâyininde bu edihrdi *. Bunlar hükümetçe ehemmiyet verilen mühim eyâletlerin kaddıklan idi. Nr. s. c. Mevleviyetlerin kaddık müddeti bir sene olup * bunlann tâyinleri X V I . yani bir zaman bilâd-ı selâseden (İstanbul. Bursa) sonra bilâd-ı erbaa ve bilâd-ı hamsede olan kaddıklarm müddetleri . 541. IV. s. 527. ' Çivi . 294.zâde M u h i d d i n M e h m e d Efendi'nin Rumeli kazaskerliği zamamnda H ü s a m e d d i n E f e n d i Tikveş kadısı iken müddet-i örfiyesinden bir ay evvel infisal etmiş. Edirne. Kazasker meclisine mülâzemete geldiği zaman Ç i v i zâde kendisine". 6. Gerek sancaklarm ve hattâ bazı vilâyetlerin ve gerek büyük ve mühim eyâletlerin kaddıklan mevleviyet suretiyle tevcih edUirdi. sizin mansıbınıza ehl ü lyal ile gittiğinizi duyduk azUniz kışa tesadüf etmesin diye bir ayınızı keserek telâfi etmek üzere ruznâmeye kay­ dettik diyerek tekrar tâyinde bu müddeti mahsup olmak ol zamandan beni kanun olmuştur" Atâyî. gerektir ki bâde'l-bulûl-ı vaktihi tevabi-i kadimesiyle seneteyn-i kâmileteyn mutasarrıf olub beyne'l-ahali icrây-i ahkâm şer'-i âli eylemede sây-i cemil eyliyesin vesselam El-fakir Mehmed İmam-ı ewel-i Hazret-i Topkapı Sa. Van iken Tokat akçehk üç yüz mevleviyet iken Pâdişâh fethi olduğu için beş yüz akçe yevmiyeh mollaya tevcih edihrdi*.KADILIK (saman-ı ittisali) adı verilirdi^.

)'de Kudüs ve 983 H . s. Halep. bej yüz akçe mollalardır.) de Sidrekapsi ve 983 H . s. X V I . N e y l i A h m e d E f e n d i Mısır'da on dört ay kadılıktan sonra mâzul olmujtu (Aynı tarih. Bağdad. asırda bir seneden birkaç ay ziyade idi "Edime' Burasa ve Şam kaddık larımn hükümetleri seneyi mütecaviz ve elhaletü hazihi müddet-i muayyene-i mevleviyyet mesabesinde olan on beş aya mütenahiz olmağla" Çelebi-zâde Asım. asırda beşyüz akçeli mevleviyetlerdendi. 443.) 'de tekrar ikisi birleştiri- X V I I I . 268). Filibe. kazasının da ilhakiyle Selanik ve 986 H . Bu iki mollalık aidatlarımn miktariyle tefrik olunur (Fransızca tercümesi. git gide varır İstanbul kadısı olur. Mısır. Şam.. » Atâyî. Meselâ 959 H . Erzurum. 442. olan büyük kaddddann mevcudu X V . (1572 M. Kayseri. fakat daha sonra lüzum ve ehemmiyetlerine binaen diğer bazı eyâletler de büyük mev­ leviyet olmuştur. (1576 M. Sofya. 236. İki nevi molla vardır. Tokad.)'de Konya (1575 M. Edirne.) tarihinde Eyüp (Havass-ı Kostantiniyye) üe Galata kazalan birleştirilerek mevleviyet olmuşken bir müddet sonra aynlmış* fakat 982 H . (1583 M. s. (1578 M. Bunlardan başka evvelce kaza kadılığı iken mevleviyet olan ve sonra tekrar kaza kadılığı hahne çevrilen kadıhklar da vardı. Haleb. 22. asırda yukanda saydığımız mevleviyetlerden başka Şam. 447. ve beş yüz akçeh lerinin miktariyle tefrik olunurlardı241.96 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E TEŞKİLÂTI kerlerin sadr-ı azama inhalariyle olurken bu müddetten îtibaren şeyhülislâmların sadr-ı âzam vasıtasiyle yapıhrdı^. 283.)'de Bosna ve 989 H . Rumeh'de Tırhala Yenişehri. mansıblarm ol tevzi eder. onlara jeyhulislâm karışır. 468). 7).)'de Gediz kazasınm ilhakiyle Kütahya ve 991 H . Memalik-i mahrusada ne kadar büyük şehir varsa Edirne. Bursa.)'de Şile ve Kandıra kazalannm üâvesiyle Üsküdar mevleviyet olmuş­ lardı^. ' R i k o . Mısır. 305. asırda Bursa. Meselâ 980 H . birinin yevmiyesi üç yüz akçe diğerinin beş yüz akçedir. Teşkilât Mecmuası. (1581 M. ^ "Üç yüz akçeden yukarı mevleviyet molla demektir. « ^«oyt. Şakayık zeyli. Belgrad ve Anadolu'da Trabzon'da XVII. . s. Şakayık zeyli. asırla X V I I . s. 592. Ankara. Budin. 328." (Koçi Bey. Selanik. Sofya. şöyle diyor: "kazaskerden sonra mollalık makamı gelir. Selanik kaddıklan olup yaptıkları inha mevleviyetler üzerine yevmiye memleket genişleyince buna bir hayli mevleviyet daha ilâve olun­ du. 443. s. Diyarbekir ve Bağdad ve Budin büyük mevleviyetlere üâve olunmuştur. (1552 M. (1574 M. Üç yüz Mevleviyet İstanbul. Filibe bunlar beş yüz akçelik mollalıklar­ dır. Bursa. Diyarbekir.

Şakayık zeyli. Şakayık zeyli. ' Ravzatü'l-ebrar. 579. E f e n d i memuriyyetine hareket ile Edirne kapısmdan çıktığı gibi Belgrad kazasından mevleviyet münfek olmaz deyu atma saçaklı abayı koyub bir de keçeli çuhadar tedarik ettikten sonra Belgrad yolunu tutmuştu. " Y ü z elU vesair payede olan menaBibta mevleviyyet ile verilen kaddıklara sonradan mansıb ilbak olunmayıb bir tarikle ilhak olurnursa dahi ifraz oluna. 411. c. s. Çatalca ve Marmara Ereğlisi'nin ilhakiyle Eyüp tekrar mevleviyet olmuştur *. (1579 M. ' A t â y î . s. 133." Atâyî. Osmanlı padişahları. 583. 323. cülus ve bayram tebriklerinde mevaUden olan kaddara ayağa kalkar ve bunlar vezir-i âzamm eUndeki defterde isimleri okunarak Pâdişâha takdim edihrlerdi*.KADILIK 97 lerek mevleviyet olup 987 H . (1583 M. 447. Yine böylece Edirne ve Bursa kadılarından herhangi birisi kazaskerhğe tâyin olunur­ bir olduğundan araSahn-ı seman müder­ İstanbul kadıhğma ve İstanbul kaddığmdan Sahn * Atâyî." Atâyî. Yine bunun gibi şehzadelerin vahhkleri zamanında mevlevi­ yet olan Manisa sonradan sancak kaddığı derecesine indirilmiş ve 1008 H . 428.. » Atâyî. 417. s.. 311. 312. Şakayık zeyli. 395. II. s.)'de bazı kazaların ilhakiyle yine mevleviyet derecesine çıkanhp bir müddet sonra da aslına irca olunmuştu ' . Beş yüz akçe yevmiyeh büyük mevleviyetlerin X V I . Bir müddet sonra 990 Zilkade ortalarında Üsküdar kazası. Mevleviyete kadar çıkmış olan kadıların bindikleri atların gaşiye (haşe) denilen örtüsüne rişe denilen saçak veya püskül konur ve buna saçaklı abayı denilirdi *. s.)'de yine ayrılmışlardır ı. 442. s. 133. 317. 631. 307.. s. 7 . s. 293. Rumeli kazaskerine gönderilen hükümden. du ''. 281." Feridun Bey Münşeatı. 133. 320. 327. asırda muayyen bir sıra tertibi ve dereceleri yoktu. * Tarih-i Silsile-i Ulema (Süleymaniye kütüphanesi. Bundan dolayı mev­ leviyeti haiz kadılarm birer keçeh çuhadarları da vardı *. Ve yine o cümle­ mevaliye inayet olunmağm gagiyesine hafifçe rişe vaz' edib." * Zübdetü't-tevarih. 458. 133. 305. Belgrad kaddığı mevleviyetten çıkarılarak kasaba kazası derecesine indirilip Sarı M u î d Mustafa Mustafa Efendi'ye tevcih edUmiştir. Esad Efendi kitap­ ları. sene 1011. Nr. 291.)'de ise Silivri. İstanbul.mansıblan mevleviyyet unvaniyle muanven ve semend-i ikbali gajiye-i mahsusa-i mevali ile müzeyyen olub. İtmiy TeifciUlı. 991 H .. * "Menşur-î itibarı den olarak ". 2142) ve Atâyî. s. 265. (1599 M. çünkü bunlann maaş ve dereceleri lannda fark rishğinden gözetilmezdi.

Müsıla-i Süleymaniye müderrisliğinden Yenişehir'e tâyin edilmişse Şam veya Halep kadısı olurlardı. X V I .98 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I müderrisliğine ve oradan şeyhülislâmlığa ve kazaskerlikten ts- tanbul kaddığma ve sahn müderrisUğine tâyin olunanlar vardı ^. sene 996. Topkapı S. Diyarbekir. Belgrad. Halep. Üsküdar. Bunlar evvelâ tâyin olunacaklan kadılığın payesini yani sonra rütbesini ahp sonra da bdfid kadı olurlardı. Galata ve İzmir'den mâzul olanlar paye Ue tekrar Galata ve İzmir'e tâyin olunurlardı. Sofya. Eyüp mevleviyetlerinden mâzul olanlar âlim ve fazU olurlarsa İzmir kadısı olurlardı. Bağdad. Şam. asırda şeyhülislâm olurdu. asır ortalarından X V I I . 443. Mısır. Kudüs. Yenişehir (Tırhala Yenişehri). Edirne. A. Manisa'dan. 9300. Medine-i Münevvere. Nr. Halep. Bursa. Atayî. Anadolu kazaskeri ve Anadolu kazaskeri de RumeU kazaskeri olmak üzere bir sıra takibine başlanarak bu usul X V I I . Üsküdar. Yenişehir (Tırhala Yenişehri). Diyarbekir ve Belgrad'dan mâzul mevali Fi/i6e veya Bağdad kadısı olurlar veyahut mâzul olduğu mansıba tâyin olunurlardı. İzmir. Şam. ' X V I . Bağdad. Eyüp ve t^sfeüdar'dan mâzul . müstakar bir şekil aldı. s. asnn ikinci yansmda şeyhuhslâm veya müftü bütün ulemamn üstünde tedrici surette resmî surette tâbi yer alınca mevleviyetler de sarfı tadilâta tutuldu. Mekke. s. 29. pâyeU mevleviyetlerdi *. Bunlardan olmak üzere kanun kondu. Filibe. Bağdad ve Fitifte'den mâzul kaddar arasmda âlim ve müstakim olanlar varsa Medine-i Münevvere kaddı­ ğma tâyin edilirler veyahut Calata ve Eyüp mollası olurlardı (o tarihlerde Medine Haremeyn mevleviyetine dahil değUdi). Edirne ve Bursa kaddığma tâyin edilirlerdi. RumeU kazaskeri Kadı adedi arttıkça tâyin için sıra bekleyenler çoğaldığından herhangi bir üst dereceye yükselmek için o derecedeki kadılığın evvelâ payesi yani rütbesi yetler şunlardı: RumeU ve Anadolu kazaskerleri île İstanbul. 446. Havass-ı Kostantiniyye (Eyüp). asır sonlarma kadar mevalinin terfi dereceleri şöyle idi : Bursa ve Mısır kaddığından mâzul olanlar Mekke-i Mükerreme veya Edirne kadısı olurlar veyahut Mekke ve Edirne payesiyle arpalık alırlardı. Mısır. 1 Şakayık tercümesi (Mecdî). Galata. Filibe. XVII. Mani­ sa. eğer Yenişe/iir'den mâzul olan kadı. asnn ortalarından îtibaren pâyeU büyük kadılıklar yani mevlevi­ Selanik. 146. bazı istisnalardan nazar İstanbul kadısı. Selanik kaddığından mâzul olanlar. Medine-i Müneınıere'ien ve Kudüs'ten mâzul olanlar Şam ve Bursa kadısı da olurlardı.

Erzurum. * Haremeyn kadüıklanndan Medine-i Münevvere kadılığı 28 Safer 1135 ( 7 Arabk 1722 ) senesine kadar Mûsda-i Süleymaniye müderrislerine verilir­ ken III. 17.KADILIK 99 Daha aşağı derecede olan Ankara. Boyabad. Bu suretle buradan İstanbul kaddığma geçilmek yolu açıldığı için evvelce pek talibi olmayan bu kaddığa rağbet çoğaldı (Çelebi-zâde Asım. Mahreç. Bahkesir. Gehbolu. Sakız. Mahreç. kadılara Filibe. A h m e d bu tarihten îtibaren onu Mekke kaddığı ile aym derecede tutularak Bilâd-ı selâse mâzullerine verilmesini emrederek derecesini yükseltti. mükerrer numara 2). Kayseri. Bu hususa dair hatt-ı hümâyun sureti: "Kariha-i sabiha-i mülûkânemden Medine-i Münev­ vere kazası rütbesini Mekke-i Mükerreme kazası rütbesine terfi eyledim. Manisa. ilâveten asnn ikinci MEVLEVİYETİ itibaren Mekke kaddığma İstanbul kaddığın­ yansmdan Medine-i Münevvere kaddığı da* dan sonra ikisi birden Haremeyn kadılığı ismiyle en yüksek derece itibar olunarak ondan sonra Bilâd-ı hamse. 46. Kütahya. MihaUç. Kayseri. Birgi. Tokat. Lefkoşe. Kandiye. Sinop. Kamanice mevleviyetleri ise payede müsavi idiler*. Bosna. "Paye mansıplarmdan Bursa payesi zamime olmazsa kıdem nasblanna îtibar olunur" (Nimeti Efendi kanunnâmesi). Devriye isimleri altında dört smıfa ayrılmış ve bu tertip sonuna kadar devam etmiştir. Sofya Kandiye'den mâzul olanlar Manisa. Belgrad ve Diyarbekir kaddığı verilirdi. fî-mâbâd Bilâd-ı selâseden mâzul olanlara verilib bâde'l-azi Mekke-i Mükerreme mâzulleri gibi İstanbul kazası verilmek üzere defterlerine kayd eylemeleri için Edendi Dâimize (Şeyhülislâma) ifade eyliyesiz (Çelebi-zâde Asım. Trablusşam mevalisi Boana ve Sofya kadısı olurlar yahut mâzul olduğu kadılığa tekrar tâyin edihrlerdi. Bosna. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Menemen. s. Nimeti Efendi kanunnâ­ mesi. s. 539. Kayseri ve Maraş kadısı olurlardı. Konya. Konya. Trablos. 16). Daha sonraları mevali tâyinleri bazı tadilâta uğramış ve mevleviyetler Haremeyn. Devriyye mevalisi sınıflariyle yeni bir tasnife tâbi tutulmuştur ki bunu daha aşağıda göreceğiz. Sinop ve Kamaniçe'den mâzul kaddar. Mudurnu. Atik kaza defteri. Belgrad veya mâzul olduğu mansıba gönderi­ lirlerdi. Bilâd-ı Hamse. s. Sakız. 16. Erzurum. HAREMEYN XVIII. . s. Tire. Maraş. Maraş.

524). Bu beş kaddığın dereceleri alırdı. bu mevkii işgal edenlerden herhangi biri sırası gehnce Haremeyn modası olur veyahut payesini Şarkî Rumeh'nin Bulgar prensinin nüfuzu altına üzerine Fdibe mevleviyeti 1307 H . . )'de Mekke ile Medine erbaa ismiyle Edirne. mevleviyetine Bdâd-ı hamse tâyin edüecek zat evvelâ bunun paye rütbesini alır ve sonra isterse bdfiil tâyin olunur ve müddeti olan bir seneyi tamamladıktan sonra Bilâd-ı hamse mâzulü saydarak.)'den itibaren hiçbir fark yoktu. (1723 M. (1889 M. asırda Bilâd-ı erbaa'ya Filibe hamse mevleviyeti meydana geldi. Haremeyn mevleviyeti ismiyle yüksehnce Şam kaddığı da buraya dâve edderek' yine Bilâd-ı dört büyük kadıhk oldu. Şam'm ilhakiyle biIâd-ı selâsenin bUâd-ı erbaa olduğunu yazdığına göre İVftsır'm sonradan buraya ilhakı anlaşdıyor. 1189 H . Sonralan Bilâd-ı hamse denilen mevleviyet evvelce Edirne ve Bursa olmak üzere üçtü. 1135 H . Bursa. dört olup Bilâd-ı erbaa mevleviyeti denildi. daha sonra buna Mısır ilâve olunarak. 649. "Kazây-ı mezbur (Şam kaddığı) ile bilâd-ı selâee terbi' ve bâde'l-yevm mahreç mâzullerine tevcih olunmak üzere rütbe-i mez­ bure dahi tevsi olundu. Haremeyn kaddan arasmda 1135 H ." Çelebi-zâde. Haremeyn mevleviyeti için sıra bekler ve evvelâ Haremeyn payesini alırdı. s. girmesi müsavi idi. Daha sonra yine bu kadılığı dâve olunarak Bilâd-ı Şam. ( 1 7 2 2 M. (1775 M. 17.)'de kaldırddı ise de derece itibariyle ismi değişmiyerek devam etti. Mısır ve Filibe'den müteşekkil X V I I I . ' Çelebi-zâde Asım.100 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Bunlardan Haremeyn mevleviyetine tâyin edilen mevali ^ yani Mekke ve Medine kaddan ya bizzat gider veya payesini abrdı. " İlmiye Salnamesi s. ' Haremeyn kadılarınm her sene mevlid-i nebevide tâyinleri âdet olmuştu (Çelebi-zâde 417.) tarihine kadar Haremeyn payesini almış olanlara bir derece yüksek olan istanbul kadılığı verilmeyerek bilfiil Haremeyn kadılığında bulunmuş olanlara verilmek üzere yeni bir kanun kondu *. BtLÂD-I HAMSE MEVLEVİYETLERİ Mekke.

sonra ise mahreç hamse ve Üsküdar lisinin mâzuUeri bir yukarı derecede olan Bilâd-ı sene olup müddeti tamamlanınca mahreç mâzulü olarak deftere kaydedilip sonra Bilâd-ı hamse kadısı olmak için sıra D'Ohsson. 396). c. 114. onlar da kabul etmedikleri takdirde Hamise-i Süleymaniye ve en son da Mûsila-i Süleymaniye müderrisine sorulup o suretle tâyin yapıhrdı. Hare­ olmuştur) ve mahreç meyn. on dereceli olan İstanbul müderrisleriıdn bu Uk sınıf mollalığa çıkmalarmdan yani ibraç edilmelerinden dolayıdır. Yani Dârü'lhadîs müderrisi mahreç mevleviyetlerinden birini isterse münhal vukuunda ona verilir. Tırhala Yenişehri * Galata. Bulgaristan'da kaldığmdan tabu defterden çıkarddıgı gibi Girid'in de Yunanistan'a terki üzerine Girit mevleviyeti de kaldırdarak 1327 Ramazan (1909 Ekim)'da Meclisi mebusamn karariyle evvelce yani X I X . Mahreç mevleviyeti müddeti diğer mevleviyetler gibi bir bekledi. s. ' Tırhala ve Yenişehir'in (Yenişehr-i Fenar) Yunanistan'a ilhakı dolayı­ siyle kaldırdmıştır. Anadolu kazaskerhği. asırda mah­ reç mevleviyeti olup sonra kaldu-dan Üsküdar kaddığı bu tarihte tekrar mah­ reç mevleviyeti olmuştur. mevakadısı olup kaddara mahreç mevalisi denilirdi ^. Bu. İzmir. İstanbul kadılığı. Bilâd-ı erbaa (sonra Bilâd-ı hamse mevalisinin aynı rütbe ile tekrar kadı olamadıklarını aynı dereceye ' Bunlara mahreç mevalisi denilmesinin sebebi. Halep. I. * Cevdet tarihi. olarak altı iken bilâhare havass-ı refia yani Eyüp mevleviyetlerinin de ilhakiyle Girit ^ ve olurlardı Mahreç mevleviyetlerine Süleymaniye Dârü'l-hadîsi müderrisi ile Sideymaniye'nin dört müderrisi ve Hâmise-i Süleymaniye ve Mûsda-i Süleymaniye müderrisleri tâyin ediUrlerdi. * "1139 Muharremi ihtidasından zabt etmek üzere Edirne kaddığı. Mahreç mevleviyetleri evvelce Kudüs. Trabzon sekiz ve daha ile on bire çıkardmıştır.KADILIK MAHREÇ Mahreç mevleviyetleri MEVLEVİYETLERİ üçüncü derecedeki 101 mevleviyetlerden Selanik Sofya. Yeni­ şehr-i Fenar'den mâzul mahreç mevleviyetlerinin ehillerinden R â z î A b d ü l lâtif Efendi'ye tevcih edilmiştir" {Çelebi-zâde Asım. s. ^ Sofya. . İstemezse bir aşağı derecedeki dört Süley­ maniye müderrisinden en kıdemhsine ve sonra diğer üç Süley­ maniye müderrisine tekhf olunur.

K a d ı . Adana. (1624 — 1629 M.) ve A b d u r r a h m a n E f e n d i 1246 — 1248 H.) H o c a . Bağdad. DEVRİYE Mevalinin tahya. s. Beyrut.) senelerinde ikişer defa İstanbul kadısı olmuşlardır. a Meselâ A b d ü l b a k i M a h m u d E f e n d i 994 — 999 H . Şerif M e h m e d E f e n d i 1029 — 1032 H .). Van. . (1677 — 1687 M.) ve A b d u l l a h E f e n d i 1034 1039 H .) ve N u r u U a h . (1620 — 1623 M.) senelerinde ikişer defa Anadolu kazaskeri olduk­ ları gibi A b d ü l b a k i M a h m u d E f e n d i 992 — 994 H . ' Bulgaristan'da kaldığmdan bu da kaldırdmıştır. E n sıkışık sıra Bdâd-ı hamse kadıhklan idi ki yukanda göriddüğü üzere evvelkisinin adedi dört ve diğerinin iki olup geridekiler bir iltimas ile süratle derecesi artmazsa uzun müddet sıra beklemeğe mecbur idder. Trablusgarp. (1659 — 1665 M. asırlara aittir. Buralara kadı olanlar müddetlerini bitirip mâzul olduktan sonra mahreç mevleviyeti sıralan gehnce mahreç mevahsi olurlardı. Diyarbekir olarak Filibe. Bu kayıtlara yarak yukanya göre aşağıdan Devriye mevalisinden başla­ çıkddıkça kaddık azalmakta ve aşağıdan ge­ lenler ise artmakta olduğundan İstanbul kaddığına ve kazaskerhklere kadar çıkabdmek müşkiddü. Rusçuk * Sivas ve Çankın kaddıklan payesini ahrlar ve olarak tesbit eddmişti. 545. » D'Ohsson. ve X V I I .). Bundan dolayı bdmünasebe yukanda söylediğimiz gibi bu mevleviyetler » D'Ohsson. Sofya.) A b d ü r r a h i m • zâde M e h m e d E f e n d i 1088 — 1099 H . Konya.z â d e O s m a n E f e n d i 1103 — 1110 H . c.z â d e A b d u l l a h E f e n d i 1105 — 1107 H . c. IV. s. Bosna.) — A b d ü l h a l i m E f e n d i 1005 — 1008 H . (1596 — 1599 M. sonra Bağdad. A b d u r r a h m a n E f e n d i 1065 — 1071 H . Antep.). Belgrad. (1654 — 1660 M. (1693 — 1695 M. (1667 — 1672 M. 567. (1830 — 1832 M. Dıhkî Mustafa Efendi 1070— 1076 H . en MEVALİSİ olan Devriye mevleviyetleri Kü­ daha on kadıbk i k e n ' küçük derecesi ise evvelce Maraş. * Bosna'om Avusturyalılar tarafından 1908'de işgali üzerine kaldırılmıştır.102 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI mükerren söylediği tâyin tertip olunamıyacaklannı arasında yazmakta ise de^ onım bazı istisnalar vardır * ve X V I .z â d e M e h m e d E f e n d i 1078 — 1083 H. (1586 — 1590 M. (1691 — 1698 M. Maraş. IV. Bosna * Erzurum. Antep. 566.

133. X V I . KADILAR Kaddarm lerine HAKKINDA MÜTEMMİM söylendiği defterlerim MALÛMAT gibi kazaskerler tâyinleri akdiye kısmmda ismiyle kaza kaddanmn ve şeyhülislâmlar mevaUnin tâyin ve infisâlait defter-i tutarlardı. I.KADILIK 103 için payeler ihdas edUmişti. "Bu suretle beher sene üst taraftan sekiz müderris mev­ leviyete çıkıb yerlerine alt taraftan sekiz müderris geçerek ta­ rikçe silsile vukuiyle bu hareket yukarıdan aşağı tâ Ibtida-i hâriç rütbesine kadar sirayet etmekle her sene tarikçe bir terakki-i tabii vuku bulub üst taraftan çıkanlara nisbetle seman müderrisleri sekize münhasır alt taraftan Mûsda-i Ibtida-i hâriç rütbesiyle girenler daha çok olduğundan ve Sahn-ı bulunduğundan sahn'da bir çok müderrisler teraküm ve tezahüm etmekle buraya da (yatak) tâbir olunmuştur" *. fakat daha sonra müderrisler de dahil olmak üzere bütün Umiye mensuplarma ait tutulan deftere tarik defteri denUmiştir. • Cevdet tarihi. . Edirne ve Bursa kazalan (kaddıklan) ve bunlann mazullerinden ve onların mazullerinden birisine İstanbul kaddığı ve tstanbul mazullerinden birine Ana­ dolu sadareti yani Anadolu kazaskerliği ve Anadolu mazullerinden birisine RumeU kazaskerUği verilmek resm ve âdet oldu. c. Bu husus hakkında Cevdet tarihi şunları yazıyor : "Mevleviyetlerde kanun hizmet-i fiihye aranmayıb ekserisi paye almaktan nâib (mevalinin vekili) ile idare olunurdu ve bir sene müddet-i örfiye hükmüne girdi * ve mevleviyet kinaye olarak müderrislik gibi dereeata taksim olundu şöyle ki : "Her sene sekiz müderris yani Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye ve Süleymaniye medreseleriyle alt tarafmdan diğer üç müderris uhdelerine mahreç mevleviyetlerinden birisi bir sene olmak üzere tevcih ve bâde'l-infisâl mahreç mâzulü îtibar olunarak her sene içlerinden dördüne kezâhk bir senelik olmak üzere Mısır. asır ortalanna kadar bütün müderrislerin ve mevali­ nin tâyinleri kazaskerlerle vezir-i azama ait iken bundan sonra ' Kanun hflküme değil bilfiil kanundu. 3. ikisine bu veçhile Mekke ve Medine Şam.

540. otuzlu ve kırklı müderrislerle kaza kaddarmın tâyin ve azilleri kazaskerlere. Bu müddet iki sene kadar olup buna kadınm zaman-ı infisali ve müddetini doldurup sırası geUnce tâyin edil­ mesine de zaman-ı ittisali adı verilmişti. Takdimi icap edenleri kazasker efendUer sadr-ı azama tanıtırlar. kanun üzere yazıb eshab-ı istihkakı vekil-i saltanata (sadr-ı azama) arz ve ilâm eder. Nimed Efendi kanunnâmesi. Bunlar sadr-ı âzami selâmlarlar. divanhaneye girdikleri zaman sadr-ı âzam ve kazasker ayağa kalkarlar. . amma kazaskerlikler ve bazı büyük mev­ leviyetler vekil-i devletin re'yine muhtaçtır" ve yine aym kanun­ nâmede kazaskerler için de : "Yirmi ve yirmi beş ve otuz ve kırklı medreselerin ve kendi taraflarına müteallik olan bazı mahallin cihet ve tevliyet makulesin tevcih edegelmişlerdir" denilmektedir*. 47. Biraz oturduktan sonra vezir-i âzamm işaretiyle selâm­ layıp çıkarlar.104 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yirmili. evvelâ kazaskerler ve daha sonra sehmi Ue vezir-i âzam çıkar ve Arz Odasında bulunan kazaskerlerin yanma gider. Her cuma günü sabah namazmdan sonra mevali ve müder­ risler başlannda örf denilen ulemaya mahsus kavuk ve uzun yenli üstleriyle vezir-i âzamm sarayına yani Paşa kapışma gelerek divanhanede oturup beklerler. Dâhil müderrislerinden îtibaren bütün mü­ derrislerle mevahnin tâyin ve azilleri şeyhülislâm ile vekil-i mutlak olan sadr-ı azama brrakdmıştı. Kanunnâmede şöyle denihyor : "Tertib-i silsUe-i mevâli ve müderrisin şeyhuhslândara müfevvazdır. makamına oturan vezir-i âzam sağma Rumeli kazaskerini ve soluna da Anadolu kazaskerini alır. 539. 530. Bu sırada çavuşbaşı sehmi serpuşiyle sadr-ı âzamm huzuruna gelip mülâzemete gelen ulemayı arzeder. s. Kazalarda kaddık edenler müddetlerini bitirip mâzul olarak İstanbul'a geUnce her çarşamba günü mensup olduklan kazaskerin dairesine devam etmek kanun olup buna mûlâzemet-i müstemirre deniUrdi. s. ^ Tevkii AbduTTohman Paşa kanunnâmesi. bunlardan sonra iki kazasker ge­ lerek bunlara selâm verdikten sonra içeriye vezir-i âzamm yamna girerler ve görüşürlerdi. Ule­ ma. Bundan sonra divanhanede bulunan ulemaya haber verilerek bunlar da yoUariyle Arz Odasma girip vezir-i âzami selâmladıktan sonra dizdirler.

asu aksamış ve sonlarından itibaren tamamen tatbik edilmiyerek daha sonra da terk edilmiştir i. Rumeh'den ise Rumeli kazaskeri ehndeki defter mucibince arz ile iradesini alırdı. edna kaddıklan yüksek para ile satıyor ve bir ydda nice kimseler değiştirihyor" diye şikâyeti havi istida takdim ettikleri gibi pâdişâh olan Valdesi S a f i y e derdlerini III. Eğer aynı kaddığa sıralan gelmiş olan birkaç tahp çıkarsa aralarmda imtihan ya­ pılırdı. varak 445. (1599 M. bunun üzerine azlolunarak yerine A h i . Mehmed üzerinde müessir Efendi Sultan'ın arabasına da yanaşarak ona da Muhyiddin dökmüşlerdi. Evâil-i ca sene 74 (/6nü(emin tasnifi Tevcihat vesikaları 453) keza aym suretle on iki divan kadıhğma tâyin edilen zâta verilen 1040 Rebiulevvel tarihli ferman (Mühimme defteri.KADILIK 105 Bu kanun seferler ve mühim işler dolayısiyle X V I I . ' Kazâ-i Eğil. pâdişahm Eyüp ziyaretinden dö­ nüşünde Anadolu kazaskeri Damad M u h y i d d i n E f e n d i hakkında "mürtekib ve mürteşidir. Medine-i Amid (Diyarbekir (ebri) de dâhil pâyesiyle Ali Paşa müderrisi Mevlâna Nuh ride fazlühuya hüküm ki. Kaza kadısı tâyinleri divan-ı hümâyun içtimalannm haf­ tada dört gün devamı esnasında ve arz günü denilen günde kazas­ kerlerin Pâdişâha arziyle olurdu. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi (kanun. s. Bu imtihan X V I I .) Cümadelûla gurresinden iki (ay) tc vkiyet (nok­ san) ile Eğil kazası ber-vech-i teb'id tevcih olunub bilfiU Anadolu kazaskeri olan Mevlâna H a f ı z M e h m e d tarafından mühürlü mektup verilmekle muci­ bince mutasarrıf olman için yazdmıştır.) senesinde kazasker mechsine mülâzemet edip sıralannı bekleyen kaddar. * Selânikî tarihi (basılmamış cilt). 1008 H . 539.(1074 M. asırdan itibaren nadiren yapılıp çok zaman rica ve iltimas de kadı tâyin ediUrdi. Bir kazaya tâyin edilen kadıya şeı'i ahkâmı icraya mezun olduğuna dair Pâdişâhın tuğrasını havi bir rüûs (berat) verilir ve aynı zamanda mensup olduğu kazaskerlerden de bir mühürlü mektup alarak vazifesine giderdi*.z â d e A b d ü r r a h i m E f e n d i kazasker tâyin edilmiştir*. tâyin edecekleri kadıları sadr-ı âzam vasıtasiyle arz ederlerdi. Divan içtimaları terk edildikten sonra kazaskerler. Sene 74 H. 55. Anadolu kaddanndan ise onu Anadolu kazaskeri. . 79). Yani tâyin edilecek.ı mülâzemet-i mevali ve müderrisin) kısmı s.

Bu hususta Rumeli kazaskerine gönderilen 1011 H . 259. münhal artnuyordu.. s. kuzâtın bivecih zamanı ahndığma (müddetinin kısaltddığına) rızây-ı hümâyunu yok­ tur. Ancak bir kadınm azline dört ay kaldıkta bir âhar müstahıkkına bu kadar tevkiyet ile tevcih oluna bundan gayriye min-bâd izin ve rızam yoktur.. Bu müddet en çok üç ayı geçmezdi. I V . 134. s. Kazaskerlere bildirib muhkem tenbih idesiz ki sonra nedamet çekerler ve menasıbı imtihan üe vereler ve bundan akdem mülâzım hususunu tenbih-i hümâyunum üzere tenbih eyUyesiz" (Naima tarihi. c. s. (1602 M. Halbuki bunun münhallere tesiri yoktu. kuzâtm mansdn bej. 331. s. ' Siz ki dâimiz müftü efendisiz. Bu eradif-i kuzâtın men'i güya münhal kaddddarm artması için yapdmjgtı" diyor. s.. mülhak olan menasıbm hadis olanları ifraz olunsun ve kazada teb'îd caiz değildir. < Çelebi-zâde Asım.) tarihli bir hükümde "âdet-i kaime üzere emr-i tevkiyete riayet olunmağla menâsıba vus'at geUb erbabı riayet olunub. Ecdad-ı izamım zamanlannda olmamakla buna nzam yoktur. 248). ^ Hammer. Kendilerinden yapılarak aykın katledilirlerdi ^ İstanbul kazası Sadi-zâde'den sonra R a b m e t t u U a b Efendi'ye verUmek üzere eradif olundu (Naima. Tevkiyet muttarid olmak caiz değUdir. V. X. Hâlen Midilli kadısı kaza-i mezbure ahalisine teaddi üzere olub nahak yere şikâyet edilen kaddar hakkında tahkikat ve hattâ hareketleri görülenler cezalandınlır . üç ay olsa olur. 221 (Atabey tercümesi).106 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Kadılar ve mevali nöbette ve bu müddetlerini olan suretle ikmal ettikçe yerlerine yeni kıdem sırasiyle gider mâzul kadı tâyin yapdan sıra olunarak vazifesine kuzât) yunla nin adı tertibine (eradif-i verilmişti*. İstanbul kadısı ve mevaliden olanlar. amma medresede tarikmda eski. 372.. hâkimhk müddetlerini şikâyeti mucip olmadan dürüst olarak afifane yap­ tıkları sonra anlaşdması kendilerini üzerine taltif bunlar müddetlerini doldurduktan için kaddık müddetleri birkaç ay için uzatıhrdı *. c. Zaruret iktiza eyledikte iki. Bu hal gayetle mûcib-i ihtilâldir. ehl-i ilim ve müstahik olana caizdir. I I . c. ' Cezayir Beylerbeği'sine (yani Kaptan Paşa'ya) ve Molva ve Ayazmend (Altın ova) kaddarma hüküm ki. e. altı kat olduğu mesmû-ı hümâyunum olmuştur. Tevkiyet hususu kaddığın müddetinin olmasıdır. fakat sonradan bu müddet kısaltılmak istenerek şikâyeti mucip olmuştur. Kazaskerler.. 135 (Tahvimhane tab'ı 1265). V. ( A v c ı ) kuzât ay usulünü kalınca M e h m e d bir hatt-ı hümâ­ kaldırıp * kadınm müddeti­ bu eradif-i bitmesine dört yerine diğerinin tâyin edihp emretmiş beklemesini ve bir de kaddığın imtihan ile tevcihini ise de o da kısa zaman devam etmiştir ^. 364)." Feridun Bey Münşeatı.

27. akçelerin alıp fasi olunan dâvaya celb-i mal için hilâf-ı şer'î ve mugayir-i emr istimâ idüb dahi ehl-i örf taifesiyle müttefik olub fıkaramn nahak yere malın aldırıb ve alıb zulmü olduğu istimâ olunmağm ahvali teftiş olunub arz olunmasm emredip büyürdüm ki vusul btddukta mezbur kadı Ue bir yere cem olub dahi ahvalini onat veçhUe hak üzere teftiş ve tashih edib göresiz. 564. çünkü kazaskerler gerek sefer ve gerek hazerde Pâdişâh nerede bulunursa orada olduklanndan mâzul olan kaddann Bundan böylece dolayı dolaşmalan perişaniddanna sebep olmakta idi. (Mühimme. . c. 892. Aşir Efendi kiiaplart. I. Nr. 246) daha böyle epi misal vardır. 965. 31) K a n u n i Sultan S ü l e y m a n 935 H . KadUarm hiçbir suretle taşrada vaMer. Vech-i meşru üzere hUâf-ı şer'-i şerif zulmü olduğu şer'î Ue sabit ve zahir olursa sabit olan mevaddı sicil edib dahi suret-i sicUleri Ue ahvalini v u k u üzere yazub arz eyleyesiz ki sonra hakkında emr-i şerifim ne vechUe sâdır olursa mûcibiyle amel oluna" {Hükümler mecmuası. Haklarmda şikâyet edUenler ya tâyin edUen tahakkuk memurlarının verdikleri tahkikat evrakı veya kazaskerler tarafmdan yapdan tahkikat neticesinde cürümleri sabit olunca ceza görürlerdi. M u r a d Bursa'ya giderken İznik kadısından şikâyet edUdiği için bu hususta hiçbir tahkikat yaptırmadan kadıyı astırdığı gibi bu hale gücenen ve dedikodu yapan şeyhülislâm A h i . Teke (Antalya) sancağı beyinin ve sabık Behisni kadısmm ahvalim tetkike de Zülkadir beylerbeğisi Ue Maraş ve yeni tâyin olunan Behisni kaddarınm memur edUdikleri görülüyor. s.z â d e H ü s e y i n Efendi'yi de katlettirmiştir. Mühimme. (1528 M. 7.)'de ve Ş e h i d A l i Paşa sadaretinde bu mülâze­ met-i müstemirre usulü kaldmlarak aşağıdaki maddeler kondu : 1 — Bir mâzıd kadı tekrar tâyin olunmak için kendi derece­ sindeki mâzullerin en kıdendisi olacak ve ehhyet ve kifayete bakdacaktı. Mühimme. 320B). Yine hunim gibi F e y z u l l a h ismindeki Eflani kadısmın irtikâp ve irtişasın­ dan dolayı İstanbul'a getirUmesine dair Bolu mutasarrıfına ferman gönderUdiği gibi {Mühimme. 1128 H . (1716 M. I V . Yolsuzluğundan şikâyet edUmiş olan Antalya kadısınm tahkikatına.KADILIK Yukanda görüldüğü üzere müstemirre mâzul kaddann 107 mansd> almak için mülâzemet-i denilen kazasker dairelerine devama mecbur olmalan bunlann maişetçe sdtmtdanm mucip oluyordu. s. 6. s. s. 87. 5. 2 — Kaddığa geçecek olanlar ihtida kazasker huzurunda imtihan olacaklar. 567). ehliyeti haiz olanlan kazaskerler şeyhülislâma büdirecekler ve o da bunu defterine kayıt edecekti. s.)*de Avusturya seferine giderken Kızıb Yenicesi kadısmm menzU zahiresi parasmdan çaldığına mebni asddığı görülüyor {Feridun Bey Münşeatı. sancakbeyleri ve sairleri tarafmdan katledilmemeleri hakkmda hüküm vardır. 741.

îlâmda ise böyle bir hal olmayıp vaki halin yalnız arz ve ifadesidir. vasi tâyin ve azU. Kaddar ve hükmî muamelâtta kendilerine verilen beratlarda gösterilen vazifeleri görüp hanefî mezhebi üzere hüküm verirlerdi. İlâmla hüccet arasındaki fark. Nikâh. miras taksimi. Meselâ bir kaza halkının yolsuz bir meseleden şikâyet yollu kadıya müracaat ile dertlerini hükümete arz etmesini istemeleri gibi. vasiyetlerin ve vakıflann hükümlerine riayet edilmesinin nezareti. 4 — Şer'î hasdâtı müsaid olan kazalar müstakd olarak tevcih edilecek olunarak ve müsaid kıdcmU olmayanlar kaddann kaddann mansıblarına karşılık ilâve olarak olan maişetlerine verilecek ve bu da kazaskerin arzı ve şeyhülislâmın inhası üzerine yapdacaktı. bir fi'lin sabit olduğuna medar olan nesne demektir. yetim ve mal-i gaibin muhafazası. Eğer kadı bu şikâyetteki haksızlıya şahid olmuşsa ilâmda onu da zikr ederdi. şahidler huzuriyle onları Şer'î mahkemelerde bir dâvanın dinledikten sonra kadının verdiği hükmü havi ilâmdır. İlâmlar re'sen veya vaki sual üzerine bildiriUr. cürüm ve . ÎLÂM V E HÜCCET îlâm bildirmek bildirilmek demektir. kadmm herhangi bir mesele hakkında yaptığı tahkikatın kendi imzası altında mercii­ ne veya vaki suale cevaben arz eylemesine (îlâm) denilir. hüccette şahitlerin huzu­ riyle görülen dâvada k a d m m îlâmı altında şahitlerin imzaları­ nın bulunması ve verilen kararın şerân sabit olmasıdır. izdivaç. ŞER'Î Kaddarm şer'î MAHKEMELER bulunduklan şer'î kaza ve şehirlerde ve mevaUnin mahkemeler vardı. Hüccete gelince: Hüccet lûgatta delil.108 OSMANLI D E V L E T Î N l N ÎLMÎYE TEŞKİLATI 3 — B u suretle şeyhülislâmın inhası üzerine kazasker hu­ zurunda muvaffak olan zat sırası geUnce kaddığa tâyin olunacaktı.

Bazı kaddar kendi zamanlanna ait müstakd sicil açarlardı. vakıf ve saireye ait muameleler Arapça olarak yazdır. kemeler hangi kadı zamanında yapdmış ise sicillin ve SiciUerdeki muha­ sahifesinin üstüne onun tâyini tarihinden başlayarak infisali zamamna kadar devam eder. nikâh.KADILIK 109 cinayet ve sair bütün dâvalar. belediye işleri yani askeri inzibattan başka bütün devlet işlerinin temini kadılara aitti. menzil emirleri. iktisadî işler. mabadı rayice göre eşyaya narh konması. Bu sicillerin önemli surette tetkiki o vdâyetin idari. iktisadî cihetinden belediyecihk bakımından pek mühimdir i. Kaddann veya mevahnin derecelerine ve şer'î hasdatlanna göre az veya kalabahk maiyyetleri vardı. Her kadı bizzat mev­ cutsa dâvayı kendisi dinler ve yanında hâkim muavini olarak kethüdası ile dâvayı tescd eden yani sicdle geçiren kâtip bulunur­ du. hükümetin verdiği emir ve onlarm cevapları Türkçe kaydedilirdi. Zahîre ve amele tedariki. hulâsa şer'î ve hukukî bütün mua­ melât kaddar tarafından göridürdü. hayvan şevki. Kaddann şer'î ve hukukî vazifelerinden başka idari cihetten de pek mühim vazifeleri vardı ve bu hususta hükümetçe kendisine ferman gönderilir ve o da îcap eden cevabı re'sen hükümete arzederdi. yanan. ^ X V I . muhzır denden mübaşirler de mahkeme hademelerindendi. asır sonlarına kadar hâkimlerin gördükleri dâva. Bundan dolayı kaddar selâhiyet itibariyle devlet merkezine bağlı vazifeler sahibi idder. . İşte bu geniş vazifeleri dolayısiyle kendilerine gelen hüküm ve fermanlan ve bunlara verilen cevaplan ve gördükleri çeşith dâvalara dair vermiş oldukları hükümleri kayid için kaddann sicil denilen birer defter tutmalan kanundu. Reaya yani tarafından görülür ve verilen hüküm köylü tabakabildirilerek siyle askerî sınıf arasındaki ihtdâf hükümetin emriyle kaddar hükümete oranm vereceği karara göre infaz olunurdu. asker toplanması. zayi olanlanndan sarfınazar bugün on binleri geçmekte ve müze ve kütüphanelerimizde muhafaza olunmaktadır. Her kaza. Kaddann bulundukları şehir ve kasabaların inzibatı ma­ badı ve askeri smıfına bırakdmıştı. Daha sonra hepsi Türkçe olmuştur. askerî. sancak ve vüâyet merke­ zinde tutulmuş olan Mahkeme-i şer'iyye defterlerinin adedi.

uluvvil'l-himem efendim sultamm hazretleri İstanbul pâyelûlarmdan İmam-zâde faziletlû Mehmed Esad Efendi dâilerine malûm-ı inayet-melzum-i âlileri buyrulduğu üzere avâtıf-ı aliyye-i gîti-sitanîden Anadolu kazaskerliği payesi inayet ve ihsan-ı cenab-ı şâhâne buyrulmuş ol­ duğundan Anadolu rütbesine mahsus bir kıta nişan-ı fnrûg-efşânm darphane-i mahsus nisam takardı*. Kadımn verdiği hüküm bizzat vah Ue maiyetindeki iki mutemed adamı taraflarmdan tetkik edUdikten sonra tasdik olunursa infaz olunurdu. olunca kendisinde bulunan tstanbul kaddığı nişamnı bUvasıta darphaneye gönderir ve kendisiae Anadolu kazaskerhği yakaya nisam verilirdi. yahut kadı veya valinin kararmm lehine veya aley­ hine olurdu. » Türk Teşkilât-ı Esasiye Kanunu. En son karar divanın verdiği karardı. 1825 Rumî. Kazasker bu hususa dair mütalâasmı Divan-ı hümâyuna arzedip orada tetkik edildikten sonra ya tasdik ediUr veya bozularak yeni hüküm verilirdi. 283 (efrenci). * I254'de Şeyhulislâmm sadarete tezkeresi: "Devletlû. Meselâ tstanbul kadısı. Yani verilen hüküm ya müttehimin. Eğer vaUnin mechsi verilen hükmü tasdik etmezse evrak devlet merkezine kazas­ kere yoUanırdı. keza Anadolu kazaskeri. Anadolu kazas­ keri.110 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Mevali denilen büyük kaddar ekseriya bizzat tâyin dukları vUâyete gitmiyerek kendUeri tarafından vekil üzere nâib gönderdiklerinden veya kati dâvaya onlar bakarlardı. Hukuki dâvalarda mahkûm ve ceza dâvalannda müttehemin akrabası verilen hükmü haksız bulurlarsa kazaskere veya şeyhül­ islâma şikâyete haklan vardı. s. âtıfetlû. Bu nişanlar . Bu suretle dâva divanda tekrar tetkik edihrdi. inayetlû. olun­ olmak Mevleviyeti haiz kaddıklarda yapdan dâva askeri muamelâta ve kısasa taallûk edecek şekilde pek ağır ise hüküm mahaUin valisine arz ediBrdi. Rumeh kazaskeri olun­ ca o kazaskerhğe takdrrdı. • m veya bir menfaat mukabihnde mah­ hükm olunduğu için hükmü verenler hakkında iyi 1826'dan sonraki teşkUâtta mülki ve askeri sınıflarda olduğu gibi tstanbul kadısı ve kazaskerlere ve pâyelUerine mahsus olarak nişanlar ihdas edUmiştir. onlann iktidarsızhklanna kemeden karar çıktığına olmazdı *. Eğer Divan-ı hümâyun karan bozarsa bu hal kadı ve valinin aleyhine olur.

. XYI. tefek bazı taddâta uğramıştır. 1969. suretinde kuzâtVlvülatVl-enam. ^ Berat resimleri hakkmda kanunnâme {Veliyyüddin Efendi Kütüphanesi. Daha sonra yani X V I . Kaza kaddanmn ve mevahnin beratlanmn tahrir Kaailıınn Elkalıı tarzı ve elkabı zamanla ufak. Berat resmi. muhzırbaşı. asırda ise : âmirede imali hususuna himem-i seniyye-i âsafaneleri teşvikiyle bi-mennihi taalâ mşan-ı zişan-ı mezkûr savb-ı dâiyânemize şeref vürûdiyle müşarünileyh dâUerinin talik-i giriban-i mefhareti kdmdıkta mukaddema kendinde olan İstanbul rütbesi nisam Darphane-i Amireye hâs ve tisyar kıbnacağı rehin-i Umi sâmi­ leri buyruldukta olbabta irade efendim hazretlerinindir (Başvekâlet arşivi. Edirne ve Bursa kadıhklarma tâyin edilenlerden üç bin akçe berat resmi ve tâyin hangi kazaskere ait ise gerek onun ve gerek maiyyeti için üç bin akçe aidat alınırdı. asırda : Kıdvet-ü islâm. ]. . Nr. varak 158 b) ve yine aynı resimlere dair kanunnâme (Atıf Efendi kitapları. 22801). . bunun yarısı resm-i nişan ismiyle tuğra çekme parası olup diğer yansı da kazaskerin maiyyeti olan kâtip. V ç\i^\ i-^j 5x ^(.KA. . varak 210). zidet f a z l u h u . asnn ikinci yansından itibaren inhalan şeyhühslâma ait üç yüz ve beş yüz akçeh mevahnin tâyinlerinde bunlann bir aylık gehrleri resim olarak doğrudan doğruya hazineye ahnmak kanun oldu i. . kadının yev­ miyesi defterde kaç akçe ise onun aylığı hesap edilerek tahsil edilir. 1734. " ve X V I I . Nr. Y a v u z Sultan Selim zamamnda bu üç kaddığa tâyin eddenlerin bir aylık hasdmın onda biri kazasker ve maiyeti için mütebakisi de hazine için tahsd olunurdu. Nr. muhzır ve divittara verilirdi. . Kaza kaddanmn elkabı X V I . asrm ilk yansında bütün tâyinler kazaskerlere ait iken İstanbul. Hatt-ı hümâyun vesikaları.^NI îUS îj-iî mümeyyiz-ü helâl 'J'^ anVl-haram" *-»•** f ^ ^ * ^ ' » J-^' ^^^^ J umdet-ü ^l^i-l o* ve y a h u t : Kıdvet-ü kuzat ve'l-hükkâm mâdenü'l-fazlu ve'l-kelâm mümeyyiz-ü helâl ani'1-haram mevlâna .DILIK KADILARIN BERATLARI 111 Büyük küçük bütün kadı ve mevalinin tâyinlerinde kendi­ lerine vazifeye tâyinleri ve kazaya selâbiyetlerini havi berat denilen Pâdişahm tuğrasım havi bir vesika verihr ve kendilerinden berat resmi denUen bir harç alınırdı.

lı. . .n» S^'jj»' * bununla beraber beratlarında kaza kaelkabı muttarid olmadığı aşağıya suretlerini 953 H . . mukaddimesinden sonra : Çün zümre-i ulema ve fırka-i füzelâ ve verese-i enbiya ve hafaza-i millet-i Mustafa meşâil-i îman ve din ve mesabih-i şerâyi islâm ü yakindir ve kuzât ve hükkâm sebeb-i takviyet-i ve ihkâm ve bâis-i salâh-ı ahvaU enam ve dai-i nizam-ı intizamdır.. Sjaİ jjoil . . FeUzalik işbu râfi-i tevki-i refi-i âlem metaU-i husrevânî ve nakil-i yerUğ-i beUğ-i Iâzimü'1-ittibâ-ı kişver-sitânî akde'l-kuzâtil-müslimîn ûlâ vülâti'l-muvahhidîn madenül-fazi ve'l-yakin varisü'lulûm-î enbiyai ve'l-mürselin el-muhtas bi-inayeti'l-melikü'l-muin mevlâna Bedrüddin zîdet fezailuhu Budun kazası ki tevâbii ve levahiki ile defter-i sultanîde yevmî yüz otuz akçe yazar ^ ^ Kanunnûme-i OsmaıU. .) yüz otuz akçe ddariyle mevahnin koyduğum beratlarda görülmektedir. XVI. Kıdvet-ü kuzâti'l-müslimîıı madenü'l-fazi ve'l-yakîn. . .UL İ . a. P_.U-IFL .112 IILIL I L * OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Aj>C_ ^ I J I J J ^ L öi^ ifi^^1 ÎJBJ J*JL_LL : U . II. el-muhtes da böyledir.:lı. J İ J OJIJIj AIJX_ j o ^ Ü L JLUJI SVJ JJL JJ-L OJJUIL :UIJI ^ \ I E F L H * Û^I-^LJ Akde'lve'l- kuzâti'l-müshmîn ûlâ vülâti'l-muvahhidîn mâdenü'l-fazi yakîn varisü'l-ulumi'l-enbiya zîde fazluhu *. » Veliyyüddin Efendi kitapları. . 11. zidet fazluhu şeklinde olup diğer asurlarda tumturakh idi. 31. (1546 M. e. 1970. . . asır ortalarma ait yevmiyeU kadı beratı: Kanunî'nin tuğrası Nişan-ı şerif-i sultanî ve tuğrây-ı garrây-ı cihan-ârây-i . asır ortalarında : ve'1-mürselîn huccetü'l-hakk ale'l- hâhk eemaîn el-muhtas bi-mezid-i inayetd-meliki'1-muin mevlâna «L'LU 4_. Fatih Sultan Mehmed'in kanunnâmesinde : . X V I . a. ' Daha sonra bir eyâlet haline getirilen Budin kadılığı b e | yüz akçeli mevleviyyet olmuştur. Mevalinin elkabı ise daha zübdetü'l-muvahhidîn bi-mezid-i inayeti'l-meliki'l- muîn mevlâna . Feridun Bey Münieatı. varak 16. Nr.

1970. ıdemaü'l-muhakkikîn ve tefhim mûcib-i devam ve füzelâ-i müdekkikin. ( 1 6 1 3 M . ) tarihinde beratı sureti: verilmiş kaza Nişan-ı şerif-i sultanî ve tuğrây-ı garrây-ı cihan-arâyi ve'esavnü's-samedânî tevfiki'l-yezdânî ihtiram-ı fark-ı ve'l-anü'r-rabbânî hükmü oldur ki. XVII. ' Eflani Kastomonu vilâyetinde bir kaztmın adıdır. Şöyle kim mevlânay-ı mezbur emr-i merkumı vech-i meşru üzere yerine neye mutasarrıf olıgelduaya iştigal gös­ getüre.KADILIK 113 sene isna ve hamsin ve tis'amie Zilhiccesinin on beşinci gününde tefviz ve takhd kılmd) verdim ve büyürdüm ki vanıb kaza-i mezburda kadı ve hâkim olub icrây-ı ahkâm-ı şerayi-i nebeviyye ve infâz-ı evamir ve nevahi-i ilâhîye mütemessik olub şer'-i ka­ vimden tecavüz eylemeye ve eimme-i hanefiyyeden akval-i muh­ telife vaki olan mesailde kema-yenbaği tetebbu edib esahh-ı akvah bulub amnla amel eyleye ve ketb-i sicillât ve sakûk ve tezvic-i sigar ve segayir ve akd-i enkiha ve tenfiz-i vesâyâ ve kısmet-i mevaris-i reâyâ ve zabt-ı emvâl-i eytâm ve gâib ve azl ve nasb-ı vasi ve nâib ve sair umûr-ı şer'iyyeye bi't-tamam ve'l-kemal alâvechi't-tafsil ve'l-icmal mutasarrıf ve mübaşir olub ol diyarın kâffe-i halkı mevlânây-ı mumaileyhi kendulere kadı ve hükmünü nafiz ve cari bihb cumhur-ı kazayay-ı şer'iyyelerinde rücûı mevlânay-ı mumaileyhe kdıp emrinden udûl etmiyeler. Tahriren fî evâil-i Rebiulevvel sene 953 i. . ise de uzun müddet tatanbuTa gelmiyerek kazasker meclisine mülâzemet etmemi. Ahmed kadısı asırdaki yevmî zamamnda 1022 H . Cihet-i kaza kuzât-ı sâhfe her sebât-ı haşmet-efzun-ı mişler ise bu dahi ana mutasarrıf olub benim devam-ı devlet ve ebed-peyvendim için tere. 8 . varak 6 b. )lmiy TtkilUı.müddetini bitirip altı yıl evvel infisal etmi. * Kaddann tâyinleri kısmında görüldüğü üzere Eflani kadısı Nasuh. şakileri devlet-i el-mennü'l-mennânî ve't- Çün tazim ve ikram-ı şehriyârî ve müstevcib-i zâhk Agros^ bekay-ı izzet-i kâmkâridir. Binaenala- kadısı Derviş'in gehb azh ferman olun­ akçe ile E f l a n i ' kaza­ asitâne-i kıdvetü tevki-i hâkani mağm ref olunub yerine yevmi seksen saadet canibine mülâzemeti olan* rafi-i smdan altı yıl zaman-ı infisah ve bir seneden ziyade ^ Veliyyüddin Efendi kitapları. yüz akçeh olup Sultan I . ve sonra gelerek bir buçuk sene mülâzemeti üzerine Agros (Atabey) kaddığma tâyin olunmuştur. ' Agros. İsparta vilâyetinde Alabty nahiyesinin eski adıdır. Şöyle hileler.

şurût-ı Kısmet-i mevariste ve sicillâtta ve husul-i ukudda ve uhudda ve fesh-i nikâhta ve bey'u şirâ ve sair muamelât-ı vesayikta ve kitab-ı hikemîde tetebbu-ı kelâm. asırda mevleviyet edilen B a h a ü d d i n olan Ankara kaddığma tâyin Efendi'ye verden berat sureti : Sebeb-i tahrir-i hümâyun ve mûcib-i tastir-i meymun öjiUjj ^jj J l J U J oldur ki Darende-i misal-i bî-misal akde'l-kuzât ve'lhükkâm mebinü'ş-şerayi' muhakkikîn ve'l-ahkâm fassü'I-ferikayn seyyidü'lzekiyyü'l-islâm ve'l-müsUmîn Bahaü'l-miUet-i ve'd- din dâmet fezadühu kemâ-tabet şemailuhu hazretlerine mahru­ sa-i Engürünün ve tevabiinün kadılığm verib tefviz kddım ki bâde'l-yevm"jAJb I j^^ü\ ^ U l j w ^. 327). M.114 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI kuzati'l-müsümîn zübdetü'l-muvahhidîn madenü'l-fazi ve'l-yakin el-muhtas bi-mezid-i inayeti'l-mehki'l-muîn Mevlâna Nasuh fezailuhu her veçhile mahal ve müstahik masîrime arz olunub hakkında mezid-i zîdet olmağm sene ihda ve inâyet-i husrevânem işrîn ve elf Zükadetü'l-haramınm gurresi günü pâye-i serir-i izzetzuhura getirüb yevmî yüz akçe ile Agros kazasını sadaka edib bu berat-ı hümâyunı verdim ve büyürdüm ki bâde'l-yevm varub Agros ketb-i kazasında kadı olub icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye eyhye ve sicillât ve sakûk ve tezvic-i sığar ve sagayir ve kısmet-i mevâris-i reâyâ ve sair kazayây-ı şer'iyyeden kuzât-ı sahfe her neye mutasarnf olmuşlar ise mevlânay-ı mezbur dahi ol vechüe mutasarnf olub devam-ı devletim için duaya mudavemet göstere ve mîrmîran ve sancak beyi mektub ve adam göndermesiyle ha­ ric-i kazada dâva istima etmeye ve der-i izzet-meâbıma irsal eyledüği arıza tarih tahrir eyhye* şöyle bdib ve elf. Nr.) senesinde emrolunmuştur (Osmanlı kanunnâmesi. Tahriren fî evâU-i şehr-i Rebiulâhır sene isneyn ve işrîn 884 H .) senesinde ve F a t i h S u l t a n M e h m e d zama­ nında yani X V . s. Bi-makam-ı Kostantiniyye *. Millî Tetebbular mecmuası.. 12.) ne ise öyle buyura. sayı 2.J^ İ Ü j mânası birle amel edib kat-ı deâvide ve fasl-ı husumatta hiç âferideye meyi ve mehaba itmeye. . imtisal-i emr-i nebeviyye ve iktida-i ictihad-ı eimme ndvânullahi aleyhim eemaîn * Kadıların. hükümete gönderdiği arîzalara tarih atmaları 991 H. ' İbnülemin tasnifi. (1479 M. (1583 M. Dahiliye vesikaları. Emr-i hak tealâ ve sünnet-i resul (A. alâmet-i şerife îtimad kdalar.

emr-i maruf nehy-i münker bâbmda tesahül kdmaya. Nr. X V I I . asnn ikinci yansında beş yüz akçe yevmiyeli mevahden bir kadı'mn tâyinine dair 1078 H. H a l e b i . » Menahicü'l-inşa (Varak 60) Paris. mezkûr şehrin vazü ve şerifi. Canibin aziz ve muhterem tutub emrinden tecavüz kdüzere itimad kdalar. <iU J Vikaye vesaireden almak suretiyle telif etmiştir. zîdet fezailuhu tevki-i refi-i hümâyun vâsd olıcak malûm ola ki sen ehl-i Um ve sahih-i fazilet ve müteşerri ve dindar olduğun ecilden hâhya hakkında mezid-i inayet-i aliyye-i şâhâne ve mezid-i re'fet-i seniyye-i pâdişâhanem zuhura getürüb işbu sene semâne ve seb'ine ve elf Ramazammn yirmi tâyin olunmuştur. İ b r a h i m H a l e b i bu eserim Hanefî fukahasmdan Kudurt.) tarihh ferman sureti: Akda'l-kuzâtü'l-müslimîn ulâ vidâtü'l-muvahhidin madenü'lfazl ve'l-yakin hüccetü'l-hak ale'l-halk eemaîn varis-i ulûmü'lenbiya ve'I-mürseUn el-muhtas bi-mezid-i inayeti'1-meUki'I-muîn sabıka Manisa kadısı olan Sivasî-zâde Mevlâna es-seyyid . X I I . Evkafı ve vesâyâyı mahalline sarf ide. gani ve fakir ve âlim ve cahd. Tahriren fî evasıt-ı mayalar ve muhalefet etmiyeler. MiUî Kütüphanesi. j^'^^ el-Muhtar. asrın ikinci yansından sonra Halebi ibrahim Efendi'nin (Vefatı 956 H . . Mültekasiyle kaddarm işlerini kolaylaştırmıştır. J i l W I > r Kenzü'd-dekayık. . Bazısın bazısı üzerine tercih edib zulm ve hayfa meyi itmeye ve gaibler malın ve emanetin muhafaza etmekte gayetle ihtiyat eyhye ve resm-i kısmet ve resm-i kitabet kuzât-ı mâ-sebak zamanında ne miktar alınddarsa bu dahi ol miktara kanaat eyhye. gani ve fakiri müşarünileyh hizmetin ol mevzide vesâyikda hâkim-i vakt bilüb cemi kazayâda rucûı buna ideler.) J ^J> Sj^^^ mülteka'l-ebhar fi forû-ıhanefiyye ismindeki eseriyle şerhlerine göre hüküm verirlerdi. . * Kaddar.KADILIK ide ^ .( 1668 M. Bu eser­ den evvel yukarıda zikredüen eserlerden istifade ediliyordu. bi-kaderi'l-vus' ve't-takat ve'l-imkân beyne US cemi-i ebl-i iman yerine getiriib emir ve vezir. dokuzuncu gününden Âmid kazasını sana tevcih ve inayet edib Uâmı için (isim yeri açık) . 660. ziyadeye tama itmeye. = 1 5 4 9 M. Türkçe yazmaları ilâve kısım. alâmet-i cihan-mutâ Ramazanü'I-mübarek sene erbaa ve semânîne v e semane mie *. müslüman ve zimmi arasmda vaki olan deâvide ale's-seviyye tutub hükm ide. Belki muti ve münkad olalar. . .

(1809 M. Tahriren fî evahir-i şehr-i Ramazanü'l-mübarek sene semane seb'în ve elf bi-makamıEdime el-mabrusa^. miras dâvalan. SAKK-1 ŞER'Î Şer'î mahkemelerin muamelâtına mütealhk şer'i hüküm ve kararlan havi tuttuktan ve ekserisi eni dar ve boyu uzun olan defterlere sicillât-ı şer'iyye denihrdi. Sakk-i şer'î üzere olan hüccetlerin başlıkları (sebebi 1 tbniUemin tasnifi.116 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Büyürdüm ki vusul buldukta bu babta sâdır olan ferman-ı ceUlü'l-kadrim mucibince bir an ve bir saat teehbur ve tevakkuf etmeyib v a n b kaza-i mezkûre siz mutasarrıf olub ehali beyninde icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye-i nebevi ve infaz-ı evâmir-i ahyye-i Mustafavî sallallahü tealâ alâ-şariiha bezl-i makdur ve sây-i nâ-mahsur eyleyib ve muaccelen adamm gönderib beratını ihraç ettiresin.)'de vefat etmiş olan kazaskerlerden Bosna'h B e y a z îz â d e A h m e d Efendi'nin sakke ait bir eseri Hamidiye kitaplarmm Lala İsmail Efendi kısmmda 93 numarada bulunduğu gibi şeyhülislâm Debbağ . Lügatlere göre Mahkeme-i şer'iyyelerin ver­ dikleri hüccet. 284. Sonra şer'i mahkemelere mahsus bir usul ve kaide altında kaleme almır kaddann muhtehf kaleme al­ dikkate almarak onlann işlerini kolaylaş­ için bazı değerh âhm kaddar taraflanndan nümunehk sakler şer'i muamelelerin ne suretle yazdması îcap edeceğine dair aynı mevzuun muhtehf şekiUerine ait mışlardır*. Tevcihat vesikaları (Başvekâlet arşivi). (1687 M. nafaka. Nr. ilâm. husûmete mütealhk dâvalar. Mahkeme-i şer'iyye sicilleri şer'î muamelât ve mazmun itibariyle ilm-i fıkhm furûuna dahil olduğu gibi tahrir tarzı itibariyle de sak ( i i . Sicil defterlerine yazdan vakfiye. alâmet-i şerife îtimad kdasın.» ) denilen ve kendisine mahsus tahrir usulüne dahildir. nikâh ve bu tahrir tarzma ehhyetsizhği tırmak nazan sakk-i şer'î denihrdi*. vesaire resm-i kısmet. ilâm. » 1098 H. * ıiL<» Sak keUmesiniıı ash çek olup sonra tarib olunarak yani arapçalajtınlarak sakk denilmiştir. temessük ve saire gibi şer'î muamelâtm yazdış usulüdür . fakat hükümet emirleri buraya aynen geçip verilen cevaplar ise kısmen şer'i mahkeme tarzma benzemektedir. şöyle bilesin.zâde Mehmed Efendi'nin torunlarmdan olup 1224 H .)*de Üsküdar mevleviyetinden mâzulen vefat eden N u m a n Efendi'nin de beş bab üzerine tertip etmiş .

Naibin bir veya birkaç olması kadının tâyin edildiği kazanın büyük veya küçük olmasına muamelâtının geniş olup olmamasına bağlı idi. bâb nâibleri. (Mevalinin) işinin çokluğuna .z â d e A t a u l l a h Efendi'nin de (Usıü-i Sakk) adlı bir eseri vardır ve bu eser. Mevali nâibleri. bizzat gitmeleri ismiyle Bunlardan mevahnin tâyin olunduğu eyâlete yani fülen hizmet görmeleri usulü terk edildiğinden bunlar kendi­ lerine vekâlet etmek üzere o eyâlete taraflanndan nâib birer vekil gönderirler ve hasdatı. nâibleri olarak başlıca altı kısımdır. Kaza nâibleri. Kadı naibi kadının yanında bulunup icabında ona vekâlet eder veyahut herhangi bir şer'î muameleye bakmak üzere kadı tara­ fmdan köylere gönderdirdi. mebni ona vekâ­ 1 Mühimme defteri. KADI NÂiBLERt Nâib vekil demektir.KADILIK 117 tahriri'l-kitab oldur ki) veya (sebeb-i tabrir-i şer'î oldur ki) ve (sebeb-i tabrir-i kitab-ı sıbbat-nisab oldur ki) ve saire ile başlardı. Mahkeme-i şer'iyyelerde kaddar namına muhtehf hizmetlerde vazife gören nâibler vardı. üçüncü bab mâruzâta. 896 (Adalet fermanından). Kadı naibi. kütüphanemizdedir. Z i y a ü d d i n Efendi'nin basdmış olan (Sakk-i cedid-i Ziyaüddin) isimli sakkin kenarlarmdadır. Lâli-zâdelerden H â m i d Efendi'nin muhtelif nevilerin havi sakk kitabı ' Bâh nâibleri. aralanndaki mukavele üzerine taksim ederlerdi. kaza kadısı adına o nahiyenin şer'î muamelelerine bakardı i. büyük kaddann bizzat gibi * esnafı kontrol etmek vazife gördükleri ayak nâibleri arpalık zamanda maiyyetlerinde bab naibi denden bir kapı naibi olduğu üzere seyyar ayak naibi bulunurdu. Nâibler vazifelerinin mahiyyetlerine göre kaza nâibleri. Bu da bir nevi dtizam usulü idi. Tuhfetü'ssnkûk birinci bab hüccet ve vakfiyelere ikinci bab muhtelif ilâmlara. Nr. 78. mevali nâibleri. sancak ve eyâlet kadılarının nâibleri ona göre idi. kadı nâibleri. a. Ş â n i . kaddann kendi kazalan dahdindeki nahiyeleri nâib ismiyle tâyin ettiği bir şer'î memura iltizama verip o memur. kazalarda aym zamanda bâb nâibliğini görürdü. kadımn leten dâva dinlerdi. dördüncü bab müraselâta ve beşinci bab da muhtelif hüccetlere dair olmak üzere tertip olunmuştur. olduğu 'iL^\ 'tjJ. Bundan dolayı kaza. Kadı nâibleri.Tuhfelü's-sak) adlı mufassal sakk kitabı da Türk Tarih Kurumu kitapları arasmda 98 eski ve 64 yeni numarada mevcuttur.

asnn yarısından sonralan veya korkarak memnun âyanlarm olduklarmı kadı ve nâiblerin bunlarla fenahklannı ve örtüp balkır ilândan görülmektedir. beylerbeyi ve sancakbeyleri gibi askeri smıf ile ilmiye smıfından mâzul şeyhuUslâm. kazasker ve mevahye azil­ lerinden sonra maişetleri için arpalık ismiyele birer kazamn hasılât-ı şer'iyyesi verihr o zatlar da oraya taraflarından nâib gön­ dererek oranın şer'î hasılatını arpalık nâibleri demlmişti. kazasker ve mevalinin geçinmeleri için tahsis olunan muvakkat mâzuliyet maaşı veyahut tekaüd maaşınm adıdır^. s. aşçı. eyâletteki hizmetine ve gelirin az veya çokluğuna göre dörtte bir veya beşte birini almak suretiyle verilir veya muayyen bir para mukabilinde (iltizam gibi) satdırdı. (1689 M. (1792 M. s.)'den sonra niyabet usulü bozularak çoğu ehliyetsiz ve cahU nâibler para mukabiU verdikleri hükümlerle haksızı haklı çıkarmak suretiyle irtikâbın en âdisine tenezziü ettikleri göriUmüştür. IV. 111. Ârpahk kazasma gönderilen nâib kendisinin verdiği parayı çıkardıktan sonra üst tarafını da kendi ihtiyacına sarf ederdi. ARPALIK * Arpabk vezir.)'de yeni bir kanunla mâzul mevah taraflanndan nâibldderin taham­ müllerinden fazlaya satdmaması. * "Müderrislere maişet ve mevali ve sudure arpalık namlariyle birer kaza tevcih olunmak lâzım geldi ve onlar bu kazaları birer nâible idareye mecbur . 276) bir tetkiki vardır. Ayanların ferman dinlemez olduğu tarihlerde yani X V I I I . kaftan ağası ve hizmetkâr makulesi şahıslara nâibUk verilmemesi tesbit edilmiş ise de pek ziyade bozulmuş olan bu meslekte hiçbir tesiri olmamıştır. * Arpalık hakkmda merhum İ b n ü l e m i n t n a l ' m Türk Tarih Encümesi mecmuasında (sene 16. Bunlardan başka şeyhuHslâm. 1100 H . 574). bu nâiblere de bddiren 1207 H .118 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I kendisinin asili tarafından vekd olduğuna dair bir vesika abr ve bunu o kadılık hangi kazaskerin mıntıkasında ise vesikayı kazas­ ker tasdik ederdi*. X V I . s. asrm ortalanna kadar kaz- ^ Mevali nâiblikleri. İltizama verilen niyabetlerin parası taksite bağlanarak her ay ödemek îcabeder ve buna şehriye denilirdi (D'ohson. Selim zamanmda konulan anlaşarak onlardan idare ederlerdi.

Bundan başka bazı nüfuzlu ulemaya timar sure­ tiyle de arpalık tevcih edildiği görülüyorsa da umumî değildir ^. Biz içinden 119 burada ilmiye sını­ kazaskerlerle mahsus Arpalık. 44.KADILIK askerlerin fına arpalıklarına arpalıktan ilmiye has denihrdi i. s. * Raşid tarihi. Sahib köylerinin hasdâtı veril­ miştir Bunun İzmir'in Tahtalı köyü ile diğer yerlerinde de timarı vardır" (Baş­ vekâlet Arşivi. Ovacık. c. Nr. Fakat bu kayıt nasına alınmamalıdır. Hâce-i hdlude mülkühu. Arpalık sahibi olan ulema bizzat arpalık olarak tahsis edilen kazaya gitmiyerek oraya kendisi tarafından bir nâib gönderirdi. . J. ^ " T i m a r . ^ Sâbıkkazaskerlerden M i r z a . 273): "Arpalık demek (mâzul şeyhülislâm kazas­ ker ve mevalinin) vilâyetlerdeki bazı kadılıklardan aldıkları muhassasattır". ^ H a s h â . I I I . c. IV. Keza Rumeli kazaskeri Erzincanlı A l i E f e n d i arpalık olarak verilen memleketine yoUanmışu (Raşid. c. s. s. mücmel tapu defteri. II. belki adı başka idi. 188).ı M e v l â n a H a y r e t t i n .z â d e Şeyh M e h m e d E f e n d i . arpahğın bu tarihte herhalde ihdas edildiği mâ­ X V I . Çeşme kazasmda ber-vech-i arpalık Kızılkilise. şeyhülislâm. mevahnin mazereti olmayanlann bizzat arpa­ lıklarına giderek hâkimhk etmeleri ve alîl ve ihtiyar olanlann da arpahklannı iltizama vermeyip emanet suretiyle beşte bir üzeolduklarmdan maişet vc arpaldc olan kazalar hasdâtınm bir miktariyle nâibler geçinib bakisi eshab-ı menasıba 'arpalık sahibine' ait olurdu. ilk yan­ Ulemaya arpahk adiyle maaş tahsisini X V I ." R i k o şunları yazıyor (Fransızca tercümesi. meselâ kazasker Mevlâna Zeyrek-zâdeye 924 H . sınıfı mevaliye tahsis edilen herhangi bir veya iki kazanın hasdât-ı şer'iyyesi idi. 166).i K a d r i Çelebi Kazasker-i Anadolu (166 numaralı Menteşe livası mücmel tahrir defteri). asır sonlannda arpalık vardı. 326. (1518 M . D a m a d A l i Paşa'mn Avusturya seferine itirazından dolayı arpalığı olan Pravadi (Bulgaristan'da) kasabasma gönderUmiştir (Raşid. ) 'de tekaüd olunca Kırkkilise arpahk olarak veril­ mişti*. s. bahsedeceğiz. bazen mâzul mevalinin nâib göndermiyerek kendi arzusiyle de arpalığına gittiği görüldüğü gibi* bazı arpalık sahipleri ceza olarak arpalığına gönderilerek kaddık etmesi vaki ise de nadiren olurdu*. 220). asır başlarında ve X V . ' Şakayık tercümesi (Mecdî). S e l i m pek ziyade bozulmuş olan ilmiye sınıfının da ıslâhına teşebbüs ettiği sırada arpalık sahibi olan mâzul mevali ve kazaskerlerden. s. asnn smda görmekteyiz.

Bursa kaddan ve bdâd-ı hamse. Arpahk mâzıdiyet maaşı veya tekaüdiye gibi bir şey iken sonradan eski usul arpalık şekh kaldınlarak ayhğa (maaşa) bağ­ landı ve bu hal daha sonra genişleyerek arpahk maaşı ve onu mütaakıp isim değişikliğiyle tarîk maaşı ve en son olarak rütbe maaşı adını aldı. 292. . ) ^ . mahreç mevalisi mâzulleri alırlardı. (1914 M. * Arpalık (Türk Tarih Encümeni Mecmuagı) sene. Edirne vak'asiyle II.120 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI rinden ehliyetli dürüst nâiblere vermelerini havi bir ferman neşreylemiş ve bu arada cehele makulesine nâibUk verilmemesini ve imtihansız hiç kimsenin yeniden kadılığa tâyin edilmemesi emrolunmuştur (1203 H .)senesinde mekteb-i nüvvab'm yerine Medreset ü'l-kuzat teşkil olunarak nlmış ve nâiblerin zadegan usulü kaldıunvanı da kadıya tahvil edilmiştir*. > Başvekâlet arşivi. s. sene 115 Rebiulâhır ortaları. Küçük yaşta tahsU görmeden İstanbul rüûsu verilen ulema evlâdı maaşlanna rüûs maaşı denilirdi. Şeyhuhslâm îmam-ı Sultanî Mehmed Efendi'ye verilen arpalık beratı sureti ^ Âlemül-ulemail-mütebahhirîn rÜn efdalü'l-füzelâil-müteveryenbûü'I-fazl ve'l-yakİn keşşafü'l-müşkilâti'd-diniyye haUâ'el-mahfuf bi-sunufi'l-meUki'l-âlâ şeyhuhslâm lü'l-mûdilât-ı yakiniyye miftahü'l-künuzü'l-hakayık ve misbah-ı mmuzü'd-dekayık ve müfti'l-enâm olan Mevlâna Mehmed edamallahü teâlâ fezailehu. 1222. maaşını son zamanlarda kazaskerlere istanbul ve Haremeyn payelüeri. Arpahk. Cevdet tarihi. e. B . Mustafa'nm hal'i ve III. Ahmed-i Sâlis vesikaları. = 1789 M . 18. Zadegan denilen ulema evlâdınında maaşlan vardı 1322 H . Tevki-i refi-i hümâyun vasd ohcak malûm ola ki siz tarik-i ulema­ mn akdemi ve fuhûl-i ulemanın a'lemi olub ^jj vera' ve tekvana itimad-ı hümâyunum ve sadakat ve istikametine hüsn-i zann-ı sedad-makmnum olub her veçhile müstahikk-i inayet ve sezavâr-i atıfetim olduğun ecilden bâliya hakkmda mezid-i inayet-i âhye-i * Edip Efendi tarOıi (tkinci kısım). Bu kayıd fiUen jeyhulislâm olanlara bazı mülâhazalara mebni bir cemile olarak maajlarmdan bajka arpalık tevcih edildiğini göstermektedir. Nr. 283. IV. Edime. 16. Ahmed'in cülusu dolayisiyle Şeyhul­ islâmm âsUer tarafmdan tâyin edilip yeni hükümdar tarafmdan kabulü mecbu­ riyetine mebni ona muğber olmadığma ve kendi tarafına imale maksadiyle yapılmış fevkalâde bir tevcihtir. ».

KASSAMLIK Kaaaam Vefat etmiş olan bir kimsenin terekesini varisleri arasında taksim eden şer'î memura kassam deni­ hrdi. Osmanlı devletinin şer'iyye teşkilâtında miras taksimi. biri kazasker kassamlan ve diğeri de bir mahaUin kadıhğında yani şer'î mahkemelerde bulunan kassamlar olmak üzere iki smıf kassam vardır. Düşen mevtay-ı askeriyyenin muhallefatmı tahrir ve beyne'l-verese taksimden sonra rusûm-ı mûtadeyi kabz ve tara­ fımıza isal eyliyesiz vesselam. .KADILIK 121 şahane ve mezîd-i re'fet-i seniyye-i şahanem zuhura getirilüb işbu sene hamse aşerete ve miete ve elf şehr-i Rebiü'l-âhınnm on üçüncü gününden Tımova ve Plevne kazaların ber-vech-i ar­ palık size tevcih ve inayet buyurub îlâmı içün . Hurrirehu Recebü'l-mürecceb li-senet-i hamse ve mieteyn ve elf. III. . Bunlar tahsil Rumeh'dekiler ettikleri kısmet-i varisleri ara­ Rumeli kazas­ taraflanndan askeriyeyi o sında taksim eden kazasker kassamlan ya her kazada veya bir­ Anadolu'dakiler Anadolu kazaskerleri '• İzzet-meâb Vahyi-zâde Mustafa Efendi. Bade't-tehiyyeti't-tayyibe inha olunur ki TaşkSprü ve Günay kazalarmdan maada Kastomonu sancağında olan kazaların umûr-i kısmet-i askeriyyeleri tarafımızdan size sipariş olunmuştur. . tâyin olun­ muştur Bu beratm üst kenarmda şeyhuhslâmm şu kaydı vardır : ^^Hotaliç Tımova'nın mülhakat-ı kadîmesinden olmağla ilhak buyurulub tevcih buyurulmak rica olunur : Mine'd-dâi el-fakir Mehmed afâ anhü tmam Mehmed Efendi I I . . el-Abdü'l-fakir Mustafa el-Kadusker-i Anadolu Kastamonu Mahkeme-i Şer'iyyesinin 1205 tarihli sicilinden. Kazaskerlere mensup askeri sınıfın terekesini kaç kazada ayn a y n bulunurlar kerleri tâyin ve edilirlerdi. M u s t a f a ' y ı hal' eden asilerin intibah ve tâyin ettikleri şeyhuhslâm olup yeni hükümdar olan A h m e d bir cemile olarak kendisini böyle ele almıştır.

şükür ve şikâyetin makbuldür. 2 Ulemadan Mevlâna M e h m e d ve Anadolu'da elviye-i mezbnrede vâki kaza nâiblerine hüküm ki.122 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I mahallin kadılığmdaki sandıkta saklayarak kazaskerlerin mühürlü mektupları ve fermanlarla gelmiş olan askerî kassam müfettişi veyahut suvarî kassamlan geldiği zaman kadı veya nâibler taraf­ lanndan onlara teshm edilirdi. 2). Suvarî kassamlan her teftiş ettiği yerde tahsil edilen kısmet-i askeriyeyi kadılık sandığından tesellüm ederek ehndeki mühürlü defteri bu resimleri kendisine teshm eden kadı veya naibe mühürletirdi. Bu askerî kassamlann kassamlık muamelâtını teftiş ve askerî kassamlann kazaskerler namına aldıklan resimleri tahsil etmek üzere müfettişleri de vardı^. ^ Kuzattan Yavaşça Mehmed zîde fazlühuya hüküm ki. azl ve nasbm. Ve siz ki elviye-i mezkûrede vaki kaddar ve nüvvabsız. Nr. . s. ve bilcümle kısmete müteallik cemi-i umiîr. Hâliyen Hamid ve Alâiye ve Teke sancaklarmda vaki kazalarm nefs-i Antalya kasabasmdan maadasımn umûr-ı kısmet-i askeriyyesi sana tefviz olunmağla mevadd-ı askeriyye muhallefatm tahrir ve taksim ve zikrolunan sancak ve kazalarda kassamlann gördükleri kısmetleri teftiş ve tefehhus edih yedlerinden rusûmlarm müfredat-ı defter Ue alıb kabzedib ve ilâmı lâzım olan me­ vaddı icâleten mektubunla ilâm ve kısmet umurunda kemal-i dikkat ve ihti­ mam eyliyesin deyu bilfül Anadolu kazaskeri olan Mevlâna M e h m e d edamallahü tarafmdan mühürlü mektub verilib mucibince kanun üzere amel olun­ mak ferman olunmağın yazddı 1089 Rebiulevvel (Mühimme defteri. Sen ki kassam-ı mumaileyhsin kısmet-i askeriyye tahririne memur olanlardan hiyaneti zahir olanları azledib yerlerine emin ve mûtemed kimesneleri nasb eyliyesin. sana tefviz olunmuştur. Mahallî askerî kassamlann azh ve yerine diğerinin tâyini suvarî kassamının selâhiyeti dahilinde olduğu gibi bunlar hakkın­ daki şikâyetler veya taltif edilmeleri hakkında verdiği raporlar da hükümetçe nazan dikkate ahnırdı*. Bundan başka yine bu askerî yani kazasker kassamlannın muame­ lâtım gözden geçirip bakayaya kalan resimleri tahsil etmek için zaman zaman Anadolu ve RumeH'ye üç koldan suvarî kassamlan yollanır ve ellerine fermanlar verilirdi. 96. sene-i mezkûreden bu âne gelince makbuzunuzu kasamm-ı mumaileyhe teslim edib yedinde olan mahtum deftere kayıd idersiz. sol kola tâyin olunan İş bu sene tis'a ve semanine ve elf (1089) Rebîulûlâ gurresinden sol kol tâbir olunur elviyede sen ki mevlânay-ı mezbur Mehemmed'sin kassam-ı süvari tâyin olunmanla elviye-i mezkûrede vaki olan gerek mevali-i izam ve gerek sair kazalarda mukaddema mezkûr kolda kassam-ı süvari olan İbrahim'in mürurundan bu âne gelince vaki olan mevadd-ı askeriyyeyi teftiş ve tefehhus edib rüsûnu her kim ahz ve kabz etmiş ise ahz ü kabz idesin.

s. 1970. eşerken tekaüd ittikten sonra madem ki mezkûr mütekaid. eşen. şöyle idi*: asır ortalarında resm-i kısmet hakkındaki kanun Sefer-i Sultaniyye eşen sipahi. s. kimsenin yazdu raiyyeti değilse askerî olub başkasının raiyyeti ise askerî değüdir. 3). Bu kanunnamede resm-i kısmete ait daha bazı maddeler vardır. Her kadılıkta müstakU bir kassam defteri vardı. 2 Kanunnâme (Veliyyüddin Efendi küaplan). canbaz. müseUem. yörük. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman (Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası). sene 1089 (Mühimme defteri. ilâve . 96.neşriyattan. âhara raiyyet yazdmış olmaya askeridir ve hazret-i hüdavendigâr kulları ve cariyeleri madem ki askerinin taht-ı nikâhında olalar bâde'l-ıtlak onlar dahi askerîdir. Eyâlet. Ve askerî evlâdından şol ki bir derecede ve kimseye raiyyet yazılmamış ola ve zevcatı ki büfiil taht-ı nikâhında ola ve as­ kerinin kulları ki bâde'l-ıtlak ahli askerî hizmetinde ola ve mai­ şetleri ehl-i askerden ola ve kimseye raiyyet yazdmış olmaya ve şol raiyyet kızı ki sipahiye nikâh olub madem ki sipahinin taht-ı nikâhında olsa askerîdir. Vefat eden şahsın tereke denilen bıraktığı emval ve eşya kassamm huzuriyle Anadolu kazaskeri M e h m e d Efendi'den süvari kassama mühürlü mektub verilmekle mucibince amel oluna deyu ferman sâdır olmağm vech-i meşrûh üzere şerh yazdmıştır evâsıt-ı Rebiulevvel. Berat-ı hümâyun Ue büfiil doğancı olan kimesne. kaddarm maiyyetlerindeki kadı ve mevah kassamları kanunen askerî sımftan olmayan raiyyetin ve şehirlinin miras işlerine bakıp resm-i kısmetleri tahsU ederlerdi *. kazasker kassamı kısmet edib resm-i kısmeti kazasker için ala. Nr. Ve kaza ve tedris ve meşihat ve tevhyet ve nezaret ve sair anlann emsah menasıbtan şol ki verüür onlann ehU askerîdir.KADILIK 123 XVI. sene 1330. s. yaya. tatar ve sancak ve voynuklann kazalarda resm-i kısmetleri askeri olub kazasker kassandarı tarafmdan ahnır. 124. 39. Nr. Askerî olmayınca resm-i kısmet mahalU kaddanndır. Menasıbtan üç akçe ve daha ziyade yevmiyeliler askerîden madud olub resm-i kısmeti kazaskerindir. Kimlerin askerî sınıftan sayddığma dair bu kısmm en son notuna bakımz. 125. atebe-i uiyâya mülâzemet ile . Bu zikrolunan kimesnelerin rüsûm-ı kısmetleri kazaskerindir.

Bazan kazasker kassamı ile mahalli kadı veya nâibler arasında resm-i kısmetin ne tarafa ait olduğuna dair ihtilâf çıkar ve mesele ' X V I .): kassam Tereketü'I-merhume Hatice binti Murad el-müteveffat fî mahalle-i Umurbey min-maballâti'l-Bursa el-mahrûse an-ahin li-ebin ve ümmin ve Mustafa ve ubteyn li-eb-i Sitti ve Zahide fî 20 Cümâdelevvel sene 919. Minha hissetü'l-ahi li-ebin ve ûmmin 80085 20 i . 22 .124 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI kalem kalem bu deftere yazddıktan sonra ehl-i hibre (bilirkişi) marifetiyle her birinin kıymeti takdir olunup altlarına yazddıktan sonra zevein veya zevcenin ve diğer varislerin hisselerine isabet eden miktar tesbit olunup kassamm alacağı para teçhiz ve tekfin müteveffanın tenzil ve ıskat masrafları tereke yekûnundan edildikten sonra geri kalan miktar ne tutarsa şer'i kanuna göre varislere verihrdi*. sene 919 üâ 924 (1513-1518 M.:.24A. Müteferrik kadife Makrame San bürümcük tki keten biri pirahen 60 15 50 40 San penbe kaba sade Mirzâyî penbe dörtlü Köhne kabâ Diğer kabâ sarı penbe 100 20 15 70 Ak kaba Ak dertenk Köhne kadife dolama Köhne miyan bend 30 15 20 50 El-hissetü'l-müntaldl fi ebiha Bitariki'l-irs 13803 El-hissetü'1-müntakille min-ümmiha 2500 Yekûn 16788 Et-techiz 287 Bade't-techiz ileyha 16501 Er-resm 330 Bâde'r-resm 16171 (. asTin Uk yarısına ait Bursa mahkeme-i şer'iyyesi defteri.f' j v'i' •^'^1 Hissetü'l-uht li-ebi ve ümmi Sitti k 4044 6 Hissetü'l-uht li-ebi ve ümmi Zahide k 6 4044 .1 j L.

' Mefahirül-kazat ve'l-hükkâm. Lâkin sabıkta resm-i kısmetleri yüz akçe (den) aşağı olsa vilâyet kaddarmun denmiş idi.Yine aym mesele hakkında Mora'nm Mezestire sancakbeyine yollanan hükümde ihtilâfı tahkik edip Rumeli kazaskerine âid resm-i kısmeti kazaskerin göster­ diği şahsa teslim ettirmesi emrolunmuştur (Mühimme. İmdi büyürdüm ki berat-ı hümâyunum ile hitabet ve imamet ve kitabet ve tevliyet ve cibayet ve nezaret ve meşihat ve cüz ve teşbih ve vakıf ve mezrea ve tekye ve sair bunun emsâU cihet tasarruf edenlerin vazifeleri bir akçe ve nim akçe ise külli ve cüzî askeridir. Anun gibi eğer yerlüdür ve eğer gayrıdır kısmeti kazaskerim canibine aid olan ehl-i berâtm resm-i klarnetine dahi ettirmiyesin Sene 973 (Mühimme defteri Nr. I20). 70. evlâd-ı askerîdir. Bunun için kazaskerlere ait askerî rüsumların neler olduğu hüküm yani fermanla tasrih edilerek aradaki ihtUâf bu suretle halledilirdi *. Ve berat-ı şerifle imamet ve hitabet ve emanet ve kitabet ve meşihat ve cibayet ve tevliyet vesaire bunun emsali cihet tasarruf edenler askerîdir. Ve sâdat dahi askerdir. 35). Fevt oldukta müşarün­ ileyhin kassamları kısmet edip kanun üzere rüsumunu ahb kabz ve zabt ve kuzât tarafmdan asla dahi olunmaya. s.. Nr. 4 s. \eyaya ve müsellem ve mensuh ve goyr-ı mensuh vc yörük ve tatar ve canbaz ve voynuk askeridir. Müteveffa sonradan ebl-i berat olmuştur deyu bana dahi ettirmediler ve H a c ı M u r a d müteveffa ehl-i berat olub mezbure dahi mâni olub iki bin akçesini aldılar deyu îlâm etmeğin büyürdüm ki göresin. Tanzimat-ı hayriyeyi mütaakıp yalnız kazaskere ve kadılara ait bıkassamlıklar kaldınlarak terk edUmiştir. askeri­ nin zevcatı askeridir. eyâlet ve sancaklann kısmet işleri de mahallî kaddara ' Üsküp kadısına hüküm ki Kasaha-i tşlib kassamı mektub gönderib tftib kazasmda mütemekkin olan H a c ı H a m z a fevt olub zimemde dört hamal akçesi ve iki yüz hamal gailesi deranbar olup kasaba-i mezburede yirmi pâre dekâkin ve evleri ve çiftlik ve kul ve cevârisi ve nice esbab ve davarları kalıb kısmet eylemek taleb olundukta kadısı ve naibi mâni olub kenduler kısmet eyleyib iki yüz filori alddar. bir kassamlık rakdmış. Hâlen Rumeli kazaskeri olan Mevlâna E s* a d edamallahü fezailehu tarafmdan südde-i saadetime şöyle arzolundu ki vilâyet-i mezburede müşarünileyhe aid ve râci olan resm-i kısmet ve nikâh ve îtıkname (azad kâğıdı) ve vakfiye ve esnây-ı kısmette vaki olan ve hucec ve sicil­ lât mumaileyhin kassam veyahut vekilleri anda mevcud iken kuzat tarafmdan dahi olunub rencide iderler imiş..KADILIK 125 Divan-ı hümâyuna kadar geUrdi*. İstanbul'da. Elhaletü hazihi zikrolunan dahi müşarünileyhe tâyin ve tahsis olunmuştur. Ve berat-ı şerif Ue doğancı ve yuvacı ve derbeudci ve köprücü ve ulakcı ve yağcı . madamki fevt olduktan sonra reâyâ taifesine nikahlan­ mış olmaya. mezkûrlarm kısmeti kazaskerlerim canibine âid olan ehl-i berattan olub mezkûr kadı-î müşarünileyhe aid ve râci olan resm-i kısmete sonradan ehl-i berattır deyu dahi eder ise caiz değildir.

Nr. 112. asır sonlarına kadar.. vâki ise men ve defi edib eğer zikr­ olunan taifenin rüsumundan kuzat taifesi nesne almışlar ise geru mumaileyhin kassamlarma alıveresin inad edenleri yazıb bUdiresin şöyle bilesin ve baden nazar bu hüküm-i hümâyum kassamlann yedinde ibka edib alâmet-i şerife îtimad kdasın.)'de tekid olunmuştur (Kanunnâme. (1628 M. toprak kaddan ismiyle seyyar kadılıklar merkezinde ve gerek eyâletlerden tahkiki îcap eden bir iş toprak kaddan vasıtasiyle tahkik ve teftiş olu­ nurdu. Köyliderin sipahilerin aykırı şikâyetleri yine köylü ile olduğu gibi timarlı de köylülere yaptıklan sipahinin haksız muameleler.. j . . sonra ehl-i berat olmuştur deyu kadılar dahi eder imiş. Ve mansıb tasarruf eden mülâzım külliyyen askerîdir ve ol mâkule kimesneler fevt oldukta asimdan avarız hanesinden idi. hükümler.. El-mahrûse bi-makam-ı Kostantiniyye (Suret-i emr-i şerif fî evâsıt-ı Cümadelûla 1038). zeamet. dâvaları topraklarmda ^y*^ Şer'î ile görüb hak. Keza köylülerin sancakbeyi. tımar sahipleri taraflarından herhangi bir haksızlığa uğradıkları zaman eyâlet ve sancak kaddarına ve Divan-ı hümâyuna vâki şikâyetlerini bunlar tahkik edip îcap ederse kendderine verilen emirlerle dâvalara da bakarlardı i. Gerek devlet ve sancakta XVI.. müstahıkkma vasd olmak için toprak kadı­ larına mektub verip sancakbeylerinden ve zûamâ ve gayriden meclis-i şer'îye varmağa inad edib muhalefet edenler her kim ise isim ve resimleriyle yazıb arz olunmalarm emredib büyürdüm ki . 10. Her eyâlet Toprak Kadıları •' vardı. Tahriren fî evâil-i şerh-i Rebiulâhıri-senete hamse aşer ve elf. alaybeyi. ^ Anadolu Beylerbeğbine gönderilen 15 Receb 979 (2 Aralık 1571) tarihli bir hükümde şöyle denilmektedir : "Beylerbeğliğinde olan beylerden ve alaybeğinden ve zuâmâ ve sipahiden sana varub şikâyet eden fıkaramn ve garibin dâvalarım istimâ edib. Tarihinden anlaşddığına göre bu hüküm 1015 Rebiulevvel iblidalarmda (1606 Temmuz) verilmiş ve tatbikinde mahallî kaddarla olan ihtilâf üzerine 1038 H. emirler isimli mecmua. reâyâ taifesinden idi.126 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I TOPRAK KADILARI VE MEHAYiF MÜFETTİŞLERİ „ . 281). Nr. (Mühimme. subaşı. Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen kitaplar). kanuna bakdmayarak icabında hareketler imtiyazına ve ortakçı ve haymana ve çeltikçi ve tuzcu ve celeh ve hakırcı ve kadı nâihleri ve şehir kethüdaları ve tekâlif-i örfiyyeden muaf olanlar askeridir. a.

nzklan yağma ve hasaret olunub bilcümle bunun emsah envâ-ı fesadât ve şenaatler olub zikrolunan yerlerde sancak beylerinin subaşdan hırsuza ve haramiye muin ve zahir olub. 22). Nr. sonraki mülki teşküâtımızda Bitlis vilâyetine bağh Genç sancağmın kazalarmdandı. Nr. s. zuhur edib yer yollar hüküm suretiıd aşağıya naklediyo­ sancağmda* hırsızlar ve haramiler yer cemiyet edib gece ile basıb ve adamlar k a t l e d i b . 1567 M. sancağında bıdunmadığı sancağm muhafazasma verilmiş ve marifetiyle görürlerdi. meselâ 975 ( H . teşekküllerin tahkiki de toprak gönderilirdi ^. basub kârbanlar katlolunub. 22 a. kaddanna ha­ Toprak kaddan. * KuUt. Diyarbekir Kulp Beylerbegisine hüküm ki. (1573 M. » Afüfcimme defteri.) senesinde deniz seferine memur olan Kocaeli sancakbeyi B â l i zaman da Kocaeh alaybeyi memur olup maiyyetine hvası dahihnde fenalık yirmi altı timarh sipahi yapanlann toprak kaddan dâvalarmı görmesi emreddmiştir *. 7. Toprak kaddan hakkında daha umumi bir fikir vermek için 20 Zdhicce 978 (15 Mayıs 1571) senesinde Diyarbekir beylerbe­ yine gönderdmiş olan bir rum.KADILIK 127 onlann da tevkif ve hapislerine dair valilere ferman diğer bazı gizh vale olunurdu*. sancak beyileri dahi subaşdann ahvahne takayyüd edip hırsuzu ve haramiyi tutub hakkmdan gelmek uhdesine lâzım iken iğmaz-ı ayn edib ve tutulan bırsuzlarm dahi akçelerin alıp halâs edib siyaset etmedikleri ecdden hırsuz ve harami kesret üzere olub reaya ziyade muztaribü'l-ahval olduklan atebe-i > 981 H . 2 26 Rebiulevvel 981 (26 Temmuz 1573) tarihli bir hükümde Hereek'teki Hamzavîlerin (Melâmiye-i Hamzaviyye erbabuun) ahvalinin toprak kaddarı vasıtasiyle teftiş ettirilmişti (Mühimme. Nr. .)'de Anadolu Beylerbeyine gönderilen bir hükümde H a c ı isminde bir şahıs tstanbuTa gelip Yalvaç kasabasmda eski mahalle halkmdan H ı z ı r ve M e h m e d ve diğer arkadaşları hakkmda şikâyette bulunmuş bu şahıslann celbedUerek toprak kadüarı marifetiyle teftiş edilip içlerinde sipahi varsa hapsedilip keyfiyetin bildirilmesi ve sipahi değilse şer'an îcabeden muamelenin yapdması emrolunmuştur (Mühimme defteri. 188 mm). . . muharebe zamanlarmda ve fevkalâde ah­ valde memleket inzibatiyle alâkadar olanlarla beraber hizmet Bey'in Salih. 480.

* Afe/uryı/teftişi hakkmda Başvekâlet Arşivi Divân-ı hümâyun mühimme defterlerinin dört üâ yedinci numaralarmda bir hayli hüküm vardır. Hüdavendigâr sancağı beyi Abdurrahman Bey'e ve Kütahya kadısına hüküm ki. arzolunlanlar. 7. . terekelerinin Zuemâ erbâb-ı timardan vefat tahririnde kazasker tarafından tereke tahriri işi kendilerine havale edilmiş olan toprak kaddan ellerinde kazaskerin mühürlü mek­ tubu veya bir hüküm olmadıkça hiçbir suretle kassamiye akçesi alamazlardı. askerî sımfa mensup olanlardı. Bunlar hakkmda verilen hükmü Divân-ı hümâyun takdir ederek mahalline bildirirdi. ) beyi ile Kütahya kadısına gönderilmiş tarihindeki bir hüküm sureti bizi aydınlatabilir. 184. . kendin bizzat kalkıb toprak kaddan mari­ fetiyle zikrolunan mevazie varup dahi umumen hırsuz ve harami (taraflanndan) katl-i nüfus olmuşsa ve yollarda dahi karhan garet olunub esbab (esvab) ve nzk hasaret olunmuşsa ol mahalde mazanne ve müttehem olub hırsuz ve harami olanları ve hırsuz ve haramiye yatak ve şerik olub ve zahir olanlan tutub şer'i üe görülecek hususları şer'î ile ve kanunî olanlan kanun-ı mukarrer muktezasınca ve mûcib-i arz olub töhmet-i sabıka ile müseccel olanlan örf-i maruf üe görüb ^ südde-i kazığa vurub ve bdcümle hakaret edip saadetim canibine haklanndan edenlerin arzetmeğe tevakkuf etmeyib dahi kimin salb ve siyaset edib ve kimin gelesin . ^ Kanun-ı mukarrer mucibince. Mehayif müfettişleri gördük­ Divan-ı dâvalan ve yapdan şikâyetleri Mehayif müfettişi doğrudan doğruya hümâyuna arzederlerdi*. ' Mühimme defteri. Nr..128 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I uiyâma arz ve ilâm olmımağm bu hususa seni müfettiş tâyin edip büyürdüm ki varddcta. ( 1 5 6 8 M . Mehayif Müfettişleri Osmanlı hükümeti hukukî işleri. . yalmz mahaUî ^^'^1 ve nâiblere bırakmayıp tâ köylere kadar adalet işleriyle meşgul olmak ve halkın derdini dinlemek üzere şikâyeti çok olan mahaUere (bilhassa X V I . s. asır sonlarına kadar) mehayif müfettişi denilen itimada lâyık kaddar gönderir ve bunlar vasıtasiyle dâva ve şikâyetler dinlenir ve neti­ ceye leri göre muamele yapıhrdı*. hakkında Hüdavendigâr (Bursa) sancak­ olan 976 H .

eğer beylerbeği ve sancak­ beyi subaşdanndan ve zuemâ ve sipahi taifesinden ve eğer sair reâyâ ve kura ve kasabat halkmdan her kimden ise gelip dâvay-ı hak edip tazallüm ederler ise bir defa şer'î de fasi olmuş olmayıp on beş y d mürur etmeyen kaziyelerin onat veçhüe hak üzere teftiş ve tefehhus edip göresin. kadı ve nâiblerin cüretlerini Semendire arttırmıştır. Bunlardan haklarmda şikâyet edilenler.KADILIK 129 Hâliya Kütahya ve Karahisar Bancaklannda sancakbeyi subaşılan ve zuemâ ve kuzat ve nüvvab ve sipahi ve bilcümle ehl-i örf taifesi reayaya zulm ve taaddileri olup. timiyt TttkiUUt. Nr. sudur eder ise mucibince amel oluna. 9 . 658.' Ânım gibi arza muhtaç olmayanlan f^j^ şer' ile lâzım geleni mahaUinde icra edip sairlerine mûcib-i ibret ve nasihat vaki ola _ . gehp rikâb-ı muaUâma arzıhal etmeğe dahi kuvvetleri olmadığı bâisden hak­ larında mezîd-i merhametim zuhura getürüp sizin dahi kemal-i diyanet ve fart-ı istikametinize îtimad-ı hümâyunum olmağın zikrolunan sancaklann mezahm ve mehayif teftişini sana emredip büyürdüm ki vardıkta te'hir ve terâbi etmeyip her hangi canibden şurû etmek münasip ise varup teftişe şurû eyleyip dahi eğer beylerden ve eğer kuzat ve nüvvabtan. dümek suretiyle K Y I . a. Eğer beylerde eğer kuzatda ve eğer sair zikrolunan taifede her kimin hakkı sabit ve zahir olur ise hükmedip aldınp ve dahi her kimin şer'e ve kanuna mugayir zulm ve taaddisi sabit ve zahir olur ise ve taaddileri ve zulümleri ne makule nesneler ise mufassal ve meşruh defter edip dahi yazıp arz eyUyesin ve anun gibi hiyn-i teftişte fesad ve şenaatleri sabit ve zahir olup salbi v e siyasete veya kat'-ı uzva müstahik olanlardan şunlar ki sipahi emrim ne veçhile tâifesidir veyahut arza muhtaç kimselerdir. asırda katleceza görmüşler iken sonradan iş ihmal edilmiş ve bu asır sonlarmda İran ve Avusturya seferlerinin uzun sürmesi dolayisiyle memleket ahvahne bakdamamış ve adalet namma hemen bir şey kalmamış ve bu hal. 7. Kaddar memlekette adaleti tatbike memur ol- Kadılar ye oaker- ler hakkında tahkikat bu duklarmdan vazifeleri pek mühimdi. sancağmdaki kaddann köy köy gezerek mezar- hklan dolaşıp yeni gömülmüş ölü kabri bulunca bunlann metru* Mühimme defteri.

130 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI kâtı kısmet olunmak gerektir diye halkı soymak istedikleri ve bu yüzden halkın yerlerini bırakarak dağdmağa başladıkları Semendire sancakbeyinin şilmiştir i. vakıa olup buna hayfolunmuştur. Hele siz anlamda bde arzedin deyu ibram eyledi. s. Kanunî Paşa'nm olan S i n a n şikâyetçilerle şikâyetler Sultan Süleyman zamanında ve Rüstem mâzul sadareti esnasında Anadolu kazaskerhğinden yazması üzerine hükümetçe tahkikata giri­ Efendi'nin kadı tayinlerindeki gayr-ı kanunî hare­ beraber tahkikat yapılmış ve bu tahkikat evrakı pâdişâha yapdan takdim edilmiştir. Mezkûr B u d a k tekrar takrir-i kelâm * Mühimme defteri. Cümlesin Pâdişah-i âlem-penâh bir yeniçeriye verdi eyledim dedikte vermedi.z â d e ' d e n midâzım cevap verip : Zikrolunan kaza-i mezkûr yeniçerilikten midâzım olana tevcih olunmağı kapı ağası (Babüssaade ağası) murad edindikte dahi eski ve müstahik kimesneler vardır dedim. dedikte mezkûr B u d a k bilmukabele : — madan edip : — Bir kadı ki hdâf-ı vâki cürüm isnad olunmakla azl oluna. bî-günâh olup bdâ sebep azl olunduğu zahir ohcak geru yeri mu­ karrer olmak kanun-i Pâdişahî iken ben yerimi talep T a ş k ö p r ü l ü . 27. kaza-i mezbur bana sadaka olunup dahi iki yıl beş ay müddetim var iken bdâ sebeb beni azledip yerimi V e l i nâm kimesneye tevcih eyledi deyu tazallüm edip mezkûr kaz­ asker efendiden sebebi sual olundukta cevap verip : — "Arap defterdarı M e h m e d Çelebi on dokuz kaza defter edip kaddan avanzlarm eksik teshm ettirilmeyip ve eksik teshm edenlere azl emrolundukta zikrolunan defterde kaddann esamisi yazılmamağın avarızı eksik teshm eden mevlânay-ı mezbun anlayıp yeri mezkûr V e l i ' y e teshm olundu. badehu Biga kazası mahlûl olub talep eyledim vermeyip Niçin ruznameyi görüp tamam hakikat hale vakıf ol­ azledersiz dedi. sene 983. Meğer avanz teshm eden bundan evvel kadı imiş. Nr. 246. . Müteaddid tahkikattan misaUer : ketinden dolayı şikâyetler olduğundan tâyin edilen bir müfettiş ve sadr-ı âzam vasıtasiyle dolayısiyle Y e v m î otuz akçe de Hısn-ı Mansur kadısı olan Mevlâna B u d a k gelip.

Ahmed zamanmda neşredden adaletnâme yüz kızartıcı olup daha aşağıda sırası gehnce bundan bahsedeilecektir." şikâyetler üzerine işin ehemmiyetine göre vaki tahkike sancakbeyi. ' Mühimme defteri. 546. 1506 mükerrer. 4 5 4 . IV. s. II. * Mühimme defteri. I.. Nr. 516. • Sabdca Bağdad kadısı Nevşehirli H a s a n Efendi'ye hüküm ki. Bu tahkikat dosyası diğer şikâyetleri de ihtiva etmektedir. RumeU ve Anadolu'da mansuh mazul kadıları iktidarlı ve doğ­ ru olanlarımn isim ve maaşlarım havi 928 Muharrem (1521 Aralık) tarihli bir defter Topkapı Sarayı Arşivinde 669 numaradadır. 57. * D'ohson c.KADILIK lıazretiııe arzettikte ana sadaka buyurdu dediler*. s. kazaskerler ise pâdişâhla beraber kalırlar ve bunlara vekâleten ordu kadısı ismiyle mevah denUen büyük kaddann mâzuUerinden Uyakat ve malûmat itibariyle bir değerUsi tâyin olunurdu ve buna şeyhuUslâm konağında kazas­ kerlere yapddığı gibi merasimle tâyin beratı verUerek hU'at giy­ dirilir * ve tâyini kendisine bir fermanla bUdiriUrdi ^. c. = 1560 Haziran). Sabık Şuhvd kadısı olup Bolu sancağma tâbi Viranşehir'de oturmakta olan Kadı Muhyiddin'in bağb olarak İstanbul'a gön­ derilmesi için BoİD sancakbeyine hüküm (Sene 967 H. bUâ ivaz velâ garez din-i mübîn uğruna niyet-i halise Ue kabul ve fisebiliUah azimet edeceğini izhar eylediğia ecUden hâliyâ hakkmda mezid-i inayet-i aliyye-i şâhâne ve >^j* mezit-i re'fet-i seniyye-i pâdişahânem zuhura getürülüp işbu bin iki yüz on beş senesi Cemaziyelûlâsı gurresinden avâtıf-ı aliyye-i mfliûkâne ve avârif-i behiyye-i hnsrevânemden şeref . 6. beylerbeyi veya başka mahallin kadısı ve­ yahut hem beylerbeyi ve hem kadısı müşterek olarak memur Hattâ bazı kaza kaddan mahfuzen ve bağh olarak Divan-ı hümâyuna sevk olunurlardı^.yâfte-i sudur . s. serdar-ı ekrem olarak giderler. Orda kadılığı ^s™*"^* pâdişâhtan sefere gittikleri zamanlarda askerî sınıflarm kaddan olan Rumeli ve Anadolu kazaskerleri de ordu Ue beraber giderek kendUerine ait şer'î işleri görürlerdi.. dâvası görülmek üzere Kaddann şer'e ve hakka mugayir hareketleri hakkında I. Pâdişâhlar seferi terk ettikten sonra vezir-i âzâmlar. Raşid tarihi. edihrlerdi*. Nr.J. Nr. Bu esnada orduy-i hümâyun-i nnsret-makrunuma kadı nasb ve tâyin olun­ mak lâbüd olduğundan sen müstahsenü'l-etvar ve sahibü'd-tedbir ve ehl-i Um ve fakıh olup. * Topkapı Sarayı Revan kSfkü kitapları. 304. 565. 131 Neticede Sinan Efendi'mn Kaddar beraeti zahir olmuştur. s.

^ "Medine-i Fi{i6e'den mâzulen ordu kadısı olan Alaşehirli A b d u l l a h E f e n d i . s..132 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Ordu kaddığı hem vazifesi ve hem de meşakkat ve mahru­ miyeti cihetiyle ağır bir iş olduğundan bu hizmette bulunanlar tebdil edUdikleri zaman derecelerinden daha yüksek derhal tâyin edihrier ve haremeyn mevleviyete Mekke mevleviyetlerinden kadısı olurlardı*. Duyurdum ki .. » D'ohson. ..makrunum kaddığmı sana tevcih ve inayet edip flâmı için. II. c.. Bunun tâyini Rumeh kazaskerine ait olup bazan kaptan paşanın tanıdığı hyakath bir zat da kazas­ kere yapdan Utimasla tâyin olunabihrdi *.. gurre-i ca sene 1215 (Bu sırada Mısır seferi vardı). tâyin olunmuştur. s.encam beyninde icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye-i nebeviyyeye.. 577. IV. olan hatt-ı hümâyun-i şevket .. Bu kara ordusu kadısından başka donanmaya tâyin edüen kadıya da ordu kadısı dendirdi.maknmum mucibince orduy-i hümâyun-i nusret . orduy-i hümâyun kadısı olaıdara mezid-i ikram ve tazim deb-i kadim olmağla birden Mekke-i Mükerreme kazasiyle tekrim ve emsal ve akram üzer­ lerine takdim olundu {Raşid tarihi.. bezl-i makdur ve sâyi mevfur eyliyesin. c. orduy-i hümâyun kaddığma gurre-i merkumeden sen mutasarrıf olup orduy-i hümâyunumda asâkir-i islâm-i zafer .. 105 ve sene 111).

Galata kadısınm mahkemesi arapcamii yakınmda idi. (Onsekizinci asırda İstanbul. Büyükçekmece. . Çekmeceler ve Çatalca etrafı ve diğer ikisi de Galata ve Üskü­ dar ve mülhakatı olmak üzere dört kadıhk vardı. X V I I I . Terkos. İstanbul kadıhğı sur içindeki mahallelerle surun deniz ta­ rafmdaki sahil. 289.ONUNCU BÖLÜM İSTANBUL KADILIĞI vilâyeti hududu dahilinde tManbnl re biIâd-ı bugünkü İstanbul Mİflse kadıhklan fetihten (857 H . s. * Evliya Çelebi seyahatnamesi. m m tıkası dahilinde üç yüz köy ve kırk nahiye olup buralarda yüz elh 1 HicH XII. Silivre kazalan Eyüp yani haslar kadıhğı hududu içinde bulunuyordu. Boğazın Anadolu sahih Üsküdar kadıhğma ve Rumeh sahih Galata kadıhğma aitri. Galata ve Üsküdar kaddıklan da vazifesine ilâve edilmiştir (Şakayık tercümesi. mollası refia denihp ^ diğer üç veya kısa olarak kadıhğma haslar kadılığı adı Galata ve Üsküdar kadılıkları ise zikrolunmuştur *. 137). Silivri. 153. 363. II. s. 485. s. Bunlardan sur içindeki kadıhğa İstanbul kadıhğı ve hâkimine de İstanbul kadısı ve İstanbul kadılıktan isimleriyle efendisi. Eyüp nadiren İstanbul Havass-ı verilmiş. Uzunova'da Büyük ve Küçük Çekmeceler. asırda tstaıAul Hayatı (Ahmed Refik). asırda Eyüp kadıhğı etmek suretiyle yedi se­ yüz köye hükmedip kazası dahilinde yirmi altı nahiyede nâib vekilleri Âdilâne hareket nede on bin kuruş gelir teinin ederdi ki zamamna göre mühim bir varidattı *. tercüme eden H r a n d A n d r e a s y a n . 76). sena 1154. a. ' Seyyah İ n c i ciyan. iskele ve hmanlanna karışıp sur haricindeki yerler ve Boğazm Anadolu ve Rumeh sahillerindeki köyler ve kazalarm hudutları aynimıştı. e. = 1 4 5 3 M. asırda İstanbul'a ait hâtıralarım ya­ zarken Eyüp kadılığı içia şöyle diyor: "Eyüp beş yüz akçelik bir moUabk olup Çatalca. Ereğli. Midye. vardı*.) itibaren biri İstanbul surları dahilinde ve diğeri sur haricinde Eyüp. Burgaı ve Terkos nahiyeleri ona tâbidir" demektedir. s. Çatalca. ' F a t i h S u l t a n M e h m e d zamanında ilk İstanbul kadısı H ı z ı r Bey'den sonra buraya MoUa H u s r e v tâyin olunarak kendisine hürmeten Eyüp. Küçükçekmece. HadımkSy. 293. Eyüp kadısınm birer naibi bulunurdu. I. Çekmece. Evliya denilen Ç e l e b i ' y e göre X V I I .

c. c. Bursa. geliri kırk bin kuruş tutardı. X V I I . nâiblikleri mahreç rında Yeniköy Beşiktaş. ile Beşiktaş'a Marmara mevahsi adası ile Mudanya Kapıdağı. s. Bunlardan Eyüp kaddığı 1185 H . Şile ile Anadolu Kavağı'nda birer asır ortalannda Üsküdar kadısı mahreç vardı*. 472. istanbul kaddığı derece ve ehemmiyeti itibariyle bu üç kadı­ lıktan yüksek dolu olup X V I . Edirne kaddığında bulunanlar veyahut bunlann payesini alanlar tâyin edihrlerdi. harp levazımını tedarik etmeğe. Erdek ve Bandırma kazalan da Ga­ lata kadıhğma tâbidi. 432. Z e y d E b û E y y ü p Ensarî'ye hürmeten mahreç 1 Evliya Çelebi seyahatnamesi. A Evliya Çelebi seyahatnamesi. Her üç kaddık da mevleviyet denilen büyük kaddıklardandı. naibi Gebze. asır Mar/nara'daki nâibhği hariç olarak Kasımpaşa olunmuştu. Boğazın Beykoz'dan başka Anadolu sahdinin şer'î muamelâtı Üsküdar kaddığına aitti. icabında zabıta de birhkte vazife görürlerdi. naibi vardı. memnu eşyanın çıkardmamasına. Beykoz kazası Üsküdar mevleviyeti da­ hilinde ise de Müneccimbaşdara meşrut olduğundan onun tara­ fından yüz eUi akçeh Pendik. (1771 M. X I X . hulâsa askerî başka mıntakaları dahdindeki bütün işlere bakarlar. mevahsinden olurdu.134 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I akçe yevmiyeli nâibleri vardı ki bunlardan birisi Tophane'deki ayak nâibhği idi. Yeniköy veya Istinye ortala­ de Galata mollalığına tâyin bağlı idi. Kasımpaşa. Buralar. 440. asnn ikinci yansından itibaren Ana­ kazaskerhğine namzed olanlara yani Anadolu kazasker­ hği pâyesiyle istanbul kadıhğında bulunmuş olanlara verihrdi. 295. Bundan başka Boğazın Rumeli tarafındalti olmayan işler bu kaddık vasıtasiyle görülürdü i. 462. Galata moUası namına birer nâible idare askerî edihrlerdi. Ka­ dımn Kartal.) senesine kadar Devriye denden küçük mevleviyetlerden iken bu sene haz­ ret-i H a l i d b . Kanun üzere istanbul kadılığına Mekke. SENEVI Üsküdar kadısının mıntıkasında beş nâib vardı. halkın ihtiyacı olan işlere. V. memleket dışına işlerden çıkardacak eşyaya. I. Kaddar şer'î dâvalardan başka herhangi bir işe ait hukukî dâvalara. Diğer üç kaddığın dereceleri zaman zaman küçülmüş ve büyü­ müştür. s. I. s. . alış verişlere. esnafın narh usulüne. 463.

asrm ikinci yansmdan îtibaren kırk Unin tâyinleri olan Hâriç medreselerinden itibaren bütün müderrislerle meva­ şeyhuUslâmlann vezir-i âzam vasıtasiyle takdim ettikleri arz tezkeresiyle yapddığından mevaUden olan tstanbul kadısmın tâyini de o suretle olurdu. asrm Edirne XVI. Fatih Sultan M e h m e d ' i n kanunnâmesine göre büyük mevleviyetlerin yani beş yüz akçeUk kaddıklann dereceleri beylerbeyüerden bir derece aşağı olup defterdarlarm alt tarafmda oturmalan icap ediyor idiyse de tstanbul kaddan defterdarların üstünde otururlardı ve dereceleri beylerbeyüerle müsavi idi*.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 135 mevleviyeti derecesine yükselmiş ve Halep üe Selanik mevlevi­ yetleri araşma konulmuştu*. asırdan îtiba­ ren İstanbul kaddığma Mekke ve Edirne moUalan ve 1132 H . * Vasıf tarihî. 205. 183). akçeden yukan X V I . (1720 M. 20. Mekke ve Medine kaddıklarma Haremeyn kadılığı ve kadılanna da Haremeyn mevalisi deniUrdi.) İkinci Meşrutiyetin ilâmna kadar Rumeli ve Anadolu kazaskerleriyle tstanbul kadısı tâyininde merasim yapılırdı. ' 1908 H. İstanbul kadısı Mevleviyetlerin en yükseği ve taht kaddanmn son merhalesi olan İstanbul kaddığma gelmek için X y .) 'de Medine kaddığınm da Mekke derecesine çıkaniması üzerine her iki kadılıktan birisinde bulunan zatm tâyini kanun oldu. fakat kanun üzere tstanbul kaddığma namzed olanlar evvelâ tstanbul kaddığı payesini alıp sonra sırası geUnce Anadolu payesini aldıktan sonra bilfiü kaddığa tâyin ediUrdi^. * E b u s s u u d E f e n d i . II. ortalanna kadar ve Bursa kadıXVII. bir müddet oturup kahve içilmesini mütaakıp çıkarlar ve yine danişmendleıj mansıb sahibinin arkasma düşüp dai­ resine götürerek makamma oturturlardı. danişmend efendiler tarafından binişleri giydi­ rilip sonra şeyhulislâmm yanma girerler. a. s. * Kanunnâme-i Al-i Osman. (1326 M. . Daha sonra bilhassa X V I I I . s. tstanbul zaman asır sonlariyle asırda beş yüz akçehk mevleviyetler artınca yeni bir kanunla mevleviyetler derecelere aynldı ve Mekke ve Edirne'den kaddığma gelmek mümkün olmuştu. c. Tâyin olunanlar şeyhuUslâm dairesine gelirler. asrm ikinci yansından bazan Sahn-ı hklan mahreç seman olmuş ve çok ise de* X V I . Sahn müderrisliğinden Bursa kaddığma tâyin ve oradan da tstanbul kadısı olmuştur (Şakayık zeyli. 13. Atâyî. Meşrutiyetten sonra bu merasim kaldınlmıştır .

sâk. 25. sonlan ve X V I I .136 OSMANLİ DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İstanbul kadılanmn müddeti diğer mevali gibi bir sene olup bunun hangi tarihten başladığı sarih olarak bilinememekte ise de kaddann adedinin artmasma mebni bir sıra tertibi lüzumu hasd olmuş ve bunun da X V I . fakat bu usul getirilerek kati surette tesbit eddmeden evvel İstanbul kaddığmdan Anadolu kazaskeri olan ve sonra tekrar İstanbul kadıhğma oradan RumeU kazaskerhğine letanbnl İstanbul tâyin eddenler tâyin de görülmüştür. a. • 1187 H . 771. Nr. gaib. 658. çuhadar ve sair hademelerinin muayyen maaşlan geliri olmayıp bunu olarak şer'i hesap hasdâttan ahrlardı*. B . İstanbul kadısı şer'i muamelelerden yani sicil. Mahkeme tahmini edddiğinden kadı'mn maaşı beş yüz akçe yevmiyeh mevleviyetler derecesinde itibar eddmiş olmakla bereber bunun çok üstünde bir maaş elde ederdi. saray vesikaları. 616. nikâh. . vasi tâyin ve azli. İstanbul kadılığını fiden ifa eden bir zatın bir senelik müd­ deti bittikten sonra Istanbıd kadısı mâzulü olarak üzere X V I . muayyen konağı­ kaddığma eddenlerin kadısının maaşı resmi bir makamlan olmayıp oturduğu nın birkaç odasım mahkeme ittihaz de dâvalan orada dinlerdi. mübaşir. * Kavanin-i Âl-i Osman der hülâsa-i mezamin defter-i divan (Ayni Ali Risalesi. asnn sonra bunlara maişetine başlamedar olmak verilirdi*. asır arpahk nna kadar yüz yirmi ve bazdanna riayeten iki yüz akçe yevmiye Daha suretiyle bir kazanm hasdât-ı şer'iyyesi tahsis olunarak oraya kendisine vekâlet etmek üzere bir nâib yoUardı. (1773 M. bunun ve maiyyeti olan bab naibi. 99^.) taıihU bix vesikada pâdişahm İstanbul kadısma her ay beş yüz kuruş verdiği görülüyorsa da (Cevdet tasnifi. asnn ikinci yansmdan itibaren tatbik eddmiş olduğu ihtimal dahilindedir ki bu mütaalâayı Atâyi'nin kayıtlanndan anlamaktayız i. yetim mallan ve sair işlerden kanunen 1 Atâyi. Mâzul İstanbul kadısı bir derece yüksek olan Anadolu kazas­ kerhğine geçmek için evvelâ bu makamın payesini ahp daha sonra sırası gehnce bilfid Anadolu kazaskeri olurdu. mi­ ras. 5910) bunun maaşı olmayıp şolısa mahsus bir atıyye olduğu Enderun hazine­ sinden verilmesinden anlaşdıyor. 387. 485.

ÎSTANBUL K A D I L I Ğ I 137 muayyen bir ücret alırdı*. 542). 503. * Istabul kadılığmda thtisab Ağası demlen bir memur vardı. Yine kanun üzere imzadan on iki mürasele (muhabere ve mükâtebe) den altı akçe ve resm-i kısmetten binde onbeş alınırdı. Bu hususlardan dahi tekid-i azim üzere emr-i Sultani vârid olmuştur" Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. asırda kazaskeri yapardı^. Verir i âzamin 1^**^""*^ kadısı her çarşamba günü Eyüp. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. hümâyuna Pâdişâha şikâyet olan edilirlerdi*. Bu divanda vezir-i âzamm sağmda tstanbul ve Eyüp kadı­ ları. 541. Bu muayyen kanunî ücretten alanlar Divan-ı tstanbul vasıtasiyle kadısı. beşi mahkeme kâtiplerinin olarak yirmi beş akçe ve nikâh olan seyyibe (dul) ise kadmm on beş. Bn. Çarşanba Divam öğleye kadar devam edip sonra yemek yenihrdi. s. Galata çarşamba divam Üsküdar kaddariyle birhkte Paşakapısı'na yani Babıâh'ye giderlerdi. 581. çıkmadığı takdirde kadı mahkemesine dönerdi'. bu miktar para rayici sebebile sonradan bir mik­ tar arttırılmış ve sicU suretinden on dört ve hüccetten otuz akçe alınmıştır (Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Rumeh maruzatını Rumeh ziyade X V I . toprağmda bu­ lunduğundan muamelât itibariyle mercii Rumeh kazaskerhği idi. ' "Her hangi vUâyette ki kuzat ve kas samlar tecavüz eyliyeler vükelây-ı saltanat olan valUer men ve def edeler. Bu. Nr. Vezir-i âzam kola yani İstanbul'u teftişe çıktığı zaman nerede durursa tstanbul kadısı üe Yeniçeri Ağası karşısında yer ahrlar ve kendilerine kadısı sorardı 1 Kanunnâmede nikâh akdinde bakire ise yirmisi kadmm. s. * Mühimme defteri. o gün vezir-i âzam divan­ haneye çıkıp dâva dinler ve kaddara ait şer'i dâvalar varsa on­ ları da mmtıkalarma göre tstanbul kadısı ile diğer kaddara dinle­ tirdi. 4. solunda Galata ve Üsküdar kaddan otururlardı*. s. nakl-i şehadet vesair muharrerattan kadı için resm-i kitabet yirmi. kadı sorulmadıkça şehirde söze kanşmazlardı. * D'ohson. 541. e. Şer'i hüccet. 64. kâtipler için beş akçe ve sicille yazdan kazâyâdan sicU resmi sekiz akçe ve ıtıknâme (azad kâğıdı)den altmış altı akçe almıp bu­ nun ellisi kadıya ve on altısı mahkeme kâtiplerine ait olurdu. Çünkü tstanbul. kâtibin beş akçesi vardı. s. Eğer vezir-i âzam şehre teftişe çıkarak iaşe ve narh iş­ lerini kontrol etmek isterse tstanbul kadısı da beraberinde bu­ lunur. s. IV. narha dair olan işler hakkmda lüzum hasd olursa o vakit vezir-i âzam İstanbul ile Belediye işlerine bakan İktisap Ağası'ndan .

Bunlar esnafı kontrol ederler ve aym zamanda Ihtisab Ağasımn her esnaftan alacağı paraları tahsil ederlerdi (Kavanin-i Osmanî ve Rabua-i Asitane. kuloğlanlan ve yuteşhir marifetiyle esnefm satacağı eşyaya narh koyar ve ekmeğin çeşnisini tutardı. . . . 5). ' Muharebe sebebiyle Pâdişahm ve anınla beraber kazaskerlerin Edirne'de bulunmalarma mebni ls(an6ura ait hükümlerin İstanbul kaymakamiyle İstanbul kadısma gönderildiğine dair ordu şikâyet ve mühimme defterlerinde bir hayli malûmat vardır. 7). İBtanbnl .138 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI Vezir-i âzam seferde ise onun vazifesini sadaret kaymakamı görürdü. sadrâzamla olan teftişten başka kadısı. Eksik satanm boğazına talıta gülle geçirir. Bu teftiş esnasmda kadımn başında örf denilen resmî büyük kavuğu maiyyetinde muhzırbaşı de keçeli çuhadar. ^ "İstanbul kadısı cümle şehrin ne kadar pazarcı ve ekmekçi ve kasap ve cümle ehl-i biref ve ehl-i dükkâna narh verir. . nın kol gezmesi bizzat kendisi de esnafı kontrol etmek üzere maıyyetinde bir heyetle falaka deynek v e terazi taşıyan adandan da olduğu halde kola çıkardı. . . ahyanen vezir kulunuza ısmarlan İstanbul efendisine tenbih eyleyip narh ahvalini bir hoş görsün. Pâdişâh Edirne'de bulunup devlet merkezi oraya nakle­ İstanbul kaymakamı olarak bir dilmiş ise o zaman İstanbul'da.). Evvelce bu bizmet fahrî olarak mûtemed bir şahsa verilip bu hizmeti mukabele­ sinde kendisine bir mansıb tevcih edilirken sonra muhtesiblik denilen bu iş mukataa suretiyle marttan marta bir sene müddetle iltizama verilir olmuştu. . İstanbul kadısı. şehrin cümle maslahatım ol görür. Muhtesibin her bir dükkândan muayyen bir parası vardı. * Mücevvete. mantar amameli kethüda ve kırmızı mücevvezeli^ muhzırlar. s.hâkimdir" (C. Bu teftiş esnasında narhtan ziyadeye veya okkada eksik satanlara falakaya yatırdarak dayak atdır icabında boyunlanna tahta güUe geçirmek suretiyle ederdi *. Pâdişâh Edirne'de sinde bulunduğu zaman kazaskerler de onunla beraber bulun­ dukları için İstanbul kerleri i temsilen kaymakamının akdettiği kadısı bulunarak divanda kazas­ İstanbul dâva dinlerdi i. <. tepeci geniş alt tarafı dar bir başlık olup X V I I . . sıkça sıkça şehri gezip dolaşsm. E v l i y a Çelebi de Ihtisab Ağası için şöyle diyor : "Ihtisob Ağası cemi-i ehl-i sanayie hükmedip tâzir ve siyasete ve bey'i ve şirâsmda bilâf edenin tekdir ve tevbihine me­ mur bh. s. sonra kendisi bilür deyu muhkem tenbih lâzımdır" f JCofi Bey'in Teşkilfy Mecmuası. vezir İstanbul'a ait narh muamelelerini görür ve İstanbul kadısı veya muharebe cephe­ onunla temas ederdi.. Muhtesibin maiyye­ tinde doksan iki kul oğlam ve on iki bölükbaşı bulunurdu. deynek vurur. asır . . I.

O tarihe kadar yalnız kaddarm muhzırları kırmızı mücevveze giyerlerdi (Âli. dâvalarda ona vekâlet eden bir nâib ile muhzırbaşı. V. (1836 M. s.c. 58 numaralı mecmua. Mahkeme muhzırlarmm kırmızı mücevveze giydikleri görülfiyor. " Evasıt-ı Şevvalde R a h m e t u l l a h E f e n d i istanbul'dan azlolunup yeri emin-i fetva Ş e y h Sinan-zâde M e h m e d Efendi'ye verilip vezire varup el öpüp çarçamba günü divana (vezir-i âzam divanma) varup gelip hanesinde küttab ve nüvvab için tahtabendler yaptırıp. İstanbul kaddığı mahke­ mesi tesis edilerek davacılar bu seyyar halden kurtulmuşlardır. * İstanbul kadılığı muhzırbaşısı terfi ederse kanun üzere kapıkulu süvari bölüğüne çıkardı (Mühimme. İstanbul kaddan muhzırlarınm başlanna kırmızı mücevveze giymeleri 961 H . terazi taşıyanlar olduğu halde kalabahk bir maiyet bulunurdu i. s. Yalnız renkleri Ue ayırt edilirdi. yukanda göriddüğü üzere nafaka tâyini.) senesine kadar devam etmiş ve sonra bâb-ı meşihat denilen şeyhülislâm kapısı'nda. sonlanna kadar vezir-i âzamlar da giyerlerdi. V. aile dâvalan ve buna mümasd şer'î dâvalardan başka esnaf arasmdaki şikâyet dâvalarmı dinler. istanbul kadısı mahkemesinin muay­ yen bir yerde olmaması yüzünden davacılar sıkıntı çekerlerdi *. Nr. aralanndaki ihtdâfı hallederdi. 3). Bu hal 1252 H . (1554 M. Şam. (1773 M.) *de İstanbul kadısı olan zatm hanesinin Saraçhanebofi'nda olduğu göriUüyor (Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen yazmalardan. Kadı. Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin muhzırbaşdarı timar Ue Dergâh-ı âli çavuşu.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 139 kanda söylendiği gibi falaka. tstanbıd kadısmın mahkemesinde bâb yani kapı naibi denden ve kadınm işinin çokluğu sebebiyle dinlenecek bulunup vazife görürlerdi *.. * Naima tarihi.. tsionlıul kadısı istanbul kaddan kendi evlerinde dâva dinler- mn dâva dinlemesi lerdi. Halep ve Selanik kadUarııun muhzırbaşdan da timarlı sipahi olurlardı. s. 344). 4. varak 124b). basılmamış ikinci eik. 344." (Naima tarihi. 56).) *de İVıfcsor'Iı M u s l i h u d d i n Efendi'nin İstanbul kaddığı zamamnda kanun olmuştur. s. vasi azl ve tâyini. e. Müddetiıd doldunıp değişince yeni istanbul kadısı olan da kendi evini veya konağmı mahkeme yapardı*. ' 1187 H. deynek. . miras. muhzırlar ve çuhadarlar Kadı. selâhiyeti dışında olan veya haUedemediği idari ve örfî muameleleri Divan-ı hümâyıma arz üe ferman ge­ tirtir ve ona göre hareket ederdi.

İstanbul. serpuş giyilmesine ve bunlann nizamına bakdması (çünkü kimlerin ne gibi serpuş giyecekleri muayyendi) su işleri. İstanbul'un sıhhat işleriyle ilâç. dokumaların ölçüleriyle boyalarmın bozularak sanata hde kanştınimamasma dikkat ettirir ve bunları nâibleri ve bihrkişi vasıtasiyle kontrol ettirmek suretiyle bu husustaki dâvaları ve şikâyetleri dinlerlerdi. evlerin önlerine şahnişin ve çardak yapdmaması. fazla yük taşımamalan. odun ve kömürün narh muci­ bince satdması. hayvanlarm men için tedbir tahammüllerinden kontrolü. İstanbul kadısı borçluyu hapsetmek selâhiyetini haizdi. ehşleri ve iaşeye müteaUik İstanbul şehrine ait olarak bir kısmım aşağıda zikredeceğimiz belediye işlerinden de mesuldü ki bu hal vazifesinin ne kadar ağır ve şümullü olduğunu göstermektedir. Kadı bu hususta elindeki fermana göre muhtehf esnafın diıkkânlannm şeyh. yiyecek. yangmlarm sirayetini tabib ve cerrahlann teftişleri. tetonbal kadısı nın diğer vazifeleri İstanbul kadısı yalmz sur dahihnde yukanda saydığımız dâvalara bakmayıp şer'î vazifesine ilâve olarak ticaret. para rayicine dikkat olunması. muhtehf vakıflardan kasap akçesinin tahsih. münase­ betsiz kadınlann teftişleri.140 OSMANLI D E V L E T l N Î N İLMÎYE T E Ş K I L A T I İstanbul esnafı işleri mahkemeyi en çok işgal eden mesele­ lerdendi. Subaşı ile Ihtisab Ağası. ayakkabdarm nizama göre yapdması. çuhanın cinsine göre fiyat konarak satdması. kerestelerin envaiyle boy ve enlerinin nizamma uygun olması. kayıkçıne ahnması. et narhına dikkat eddmesi bedestendeki esnafm ve dellâllarm hilelerine meydan verilmemesi. hamallarm nizamı. Mimarbaşı. Çöplük subaşısı (tanzifat âmiri) diğer hükümet adamlarmdan yardım görürdü. kethüda miktarına ve gediklerin ve yiğitbaşdanmn arttırdmamasına şikâyet esnaf. kaldınmlann tamiri. Kalpazanlarm kontrolleri. üzerine yaptıkları tahkikata ve her bir sınıfın ölçiderine ve bu ölçülerin değiştirilmemesine. narhtan fazlaya satdan eşyadan dolayı yapılan şikâ­ yetlerin tetkiki. içecek ve giyeceklerinin suretle tevzi edileceği. dokuma. gümüşün simkeşler tarafından sûistimal eddmemesi. ibrişim ve seraser . cami yakmlarmda ve mahalle ara­ larında meyhanelerin bulunmaması. kadı bu işleri görürken lüzumu hahnde yeniçeri ocağmdan Asasbaşı. amele ücretlerinin lann nizamı. sanat.

yedi nefer penbedoz (pamuklu diken). memnu eşyanm katiyyen mem­ çekmemesi İstanbul iaşesi için evvelden tedbir alınması. ve ehl-i hibre gibi deri gelenlerinin pazarbaşdığın Kadı bunlann bir kısmım doğrudan doğruya kendisi görür veya nâiblerine gördürür. bunlardan bir kısmı merhum A h m e d R e f i k B e y tarafından hicri X I . pamuk ipUği. beş nefer attar. yedi nefer berber. tessekte vermiyecekse her smıf kâr ve kisb sahiplerinin yani esnafm şeyh. beş nefer bezci. kurşun. bir nefer bozacı. sekiz nefer nalband ve beş nefer palanduz. hırsızlara karşı tedbir alınması. Bazan bunlarla beraber pamuk. * Bu hususta Divân-ı hümâyun mühimme defterlerinde yüzlerce hüküm vardır. Bir kısmım da alâkadar olanlarla işbirhği yaparak h a l l e d e r d i M e s e l â İstanbul'daki bina işleri Mimarbaşıhekimbaşımn vazife­ hümâyuna mn. zift ve koyun derisi de menedilirdi (Mühimme defteri. Onlann bu gibi hususlarda Divân-ı İstanbul kaddığma gönderilirdi. beş nefer saraç. iki nefer eskici. yedi nefer muytab (mutaf). donyağı. varak 98). bakır ve demirdi. Nr. muayyen yerlerinden başka tesbiti ve için yere yanaştınimamalan. Şimdiki halde. balmumu. ^ İstanbul Kadısına hüküm ki. 2).ÎSTANBUL K A D I L I Ğ I 141 denilen kumaşın muayyen ölçüde ve hamurda olması. asırlarda tstanbul hayatı ismi oltmda neşredilmiştir. şeyler. Nr. gön. beş nefer çu­ hacı. İstanbul gediklerin kontrolleri. lâle soğanına narh konması. sekiz nefer bakkal. ev inşasmda başka yerde tüfenk dikkat edUecek yapılmaması. 1970. sahtiyan. dokuz nefer hayyat (ter­ zi) ve bir nefer hallaç. .. 61. esir ticareti. sekiz nefer tabbah. altı nefer nalçacı. Veliyyüddin Efendi kütüphanesi. kethüda. sefer-i hümâyuna azimet eyleyip orducı ihraç olunmak lâzmn olmağm mahrusa-i tatanbuPda altı nefer kasab. at. meşin. ve X I I ... beş nefer çakşirci. miri imidâthaneden tarafına lariyle zamam leket gelen gemi ve kayıklarm birlikte dışma sefere gidecek çıkardmaması*. sıhhat işleri ve tabiblerin kontrolleri takdim ettikleri arizalar leri cümlesindendi. sekiz nefer papuççu. iki mumcu. barut. silâh. bir muharebe vukuunda kapıkulu ocakolan orducu esnafmm olan Halkın sıkıntı gelince şevkleri *. on bir nefer habbaz (ekmek­ çi). sekiz nefer çizmeci. (Kanunnâme. ^ Memnu eşya ihtiyaca göre artıp eksilmiş ise de daimi olanları zahire. on üç nefer cevfuruş (arpacı) ihraç olunmasmı emredip bnyurdum ki. şayet bir lütf-i mahsus olarak ecnebi memleketine leket ihtiyacma yiğitbaşı eşya çıkardacak olursa bunun mem­ ihracına müsaade edümesi. ddeneihğin men'i. s. mahallelerde kefilsiz olarak hiç kimsenin oturmaması. cih bu vazifeler arasmda idi. yedi nefer aşçı.

muhzır gibi müteayyen iken. (1521 M. c. * 1090 H . dindar. * İstanbul'da kola çıkan vezir-i âzam. Bunlardan başka çarşı ve pazarlan dolaşarak esnafm alış verişlerim ve terazderini kontrol eden ve aralanndaki ihtdâflan badeden ve sahtekâr ve muhtekir esnafı cezalandıran ve maiyetinde kul oğlanlarmdan bir terazici de' şer'a ve kanuna aykın hareket edenleri men de ceza veren ayak naibi* ve es'ari yani halkm aldığı eşyamn fiyatlarım tâyin ve 1 Muhyiddin Fenan 927 H . Bu nâiblerin de maiyyetleri vardı i.z â d e A b d ü l h a l i m Efendi'nin ayak naibi hakkmda : . 24). 358) X I X . sandık 92). asır ortalarmda Mahmud Paşa ve Davud Paşa nâibleri Devriyye mevalisinden ve Ahi Çelebi naibi mahreç mevalisinden idiler (1271 tarihli Istabul Salnamesi). şehre girip çıkan eşyaya bakmak ve esnafı kontrol etmek üzere aynca nâib denilen vekiUeri vardı. perhizkâr nâiblerin bu­ lunması İstanbul kaddığma emrolunmuştur (Raşid. fuınlar. Başvekâlet arşivi. "O zamanedek nüwâb-i mabkeme. istihdam-ı tevabi ihtida bunlara vaki olmuştur" kaydiyle nâiblerin maiyyetlerinin bu tarihten başladığı anlaşdıyor (Atâyî. istanbul'daki nâibliklerin ihtiyaca kâfi gelmemesi ve halkın bilhassa kış mevsiminde uzak yerlere kadar giderek müşkilâta uğramalan sebebiyle 2 Safer 994 (23 Ocak 1556) tarihh bir ferman üzerine mahkeme açarak nâib oturtması için istanbul kadısına izin verdmiştir.)'de Balat mahkemesinde şer'-i şerife mugayir ni­ kâh akdi ve sak tahriri dolayısiyle Balat mahkemesinin kapatdması hakkında ferman çıkmış ve mahkemelerde namuskâr. * 14 Muharrem 1003 (27 Eylül 1594) 'de vefat eden Rumeli kazaskeri A h i . s. s. Bunlar kadı namına iş görüp hüküm verirlerdi. thtisab Ağası ve ayak nâiblerinin maiyyetlerinde kul oğlanlarmdan birer terarici bulunurdu (thtisap işleri hakkında Nizam. İstanbul kadısı. 1.142 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI IsUnbııl kadı- ^'^^^'^da gösterdiğimiz pek geniş ve çeşitli işleri sının nâibleri yalnız ddar tstanLul kadısı halledemiyeceğinden maiyyetinde bizzat mahkemede ka­ yanında bulunan bâb ve keşif nâiblerinden başka İstanbul dahihnde muh­ tehf mmtıkalarda aynca birer naibi bulunduğu gibi ticari işler. istanbul'daki nâibh mahkemelerin en mühimmi Mahmud Paşa mahkemesi olup ondan sonra Davud Paşa. (16080 M. istanbul kadısının dairesinde kendisine yardımcı olarak bâb naibi vardı ve bu nâib işlerin çokluğu sebebiyle kadınm evindeki mahkemede ona yardım ederek dâva dinler ve hüküm verirdi. Ahi Çelebi ve Balat semtleri nâibhkleri gelirdi*.)'de İstanbul kadısı olunca M u s t a f a Süruri Efendi'yi kendisine nâib yapmıştır.

s. D'ohson. Yemiş üfcelesi tarafmda hâlen Çardak iskelesi adım taşıyan mahalde oturup hariçten deniz yoluyla gelen bütün eşyayı kontrol eder ve resmini alırdı. tstanbıd Bâb mahkemesi naibi. Liüfi tarihi. s. e. I . s. * Kavanin-i Osmant ve RabUa-i Âsitâne. I. 2).* ve bir de herhangi bir şikâyet üzerine dâvalara bakan Keşif naibi ve avanz isindi veren vergiyi toplayarak bunu vermiyenler aleyhinde hüküm avarız naibi ve tstanbul ihtiyacma göre pastırmahk hayvanlarm almıp satdmasına ve pastırma fiyatlannm tesbiti Ue bu husustaki dâva ve ihtUâflan haUetmeğe memur pastırma kadısmın vekiUeri idiler. (askeri smıfm hari­ kısmeti taksim eden kassam-ı naibi tstanbul beledî isimlerinde Ud memur da tstanbul kadısmın maiyyetinde . tstanbul kaddığınm nezareti altmdaki vakıflarm hesaplarına bakmak üzere bir muhasebeci Ue şehirUye cindeki tstanbıd halkı) ait resm-i bulunurdu X X I . tstanbul kaddığı müsteşan. asrm ikinci yansında İstanbul kadısmın maiyyeti memurlan şunlardı: İstanbul kadısmm muvakkat ve daimi iki şer'i müşaviri. Câm-ı mey-i nâbımız etti jikest MeclİBİmiz bastı ayak naibi beyti bunlarm bazan jüpheU mahallere ve memnu mahallerede gizU olarak içki içenlere baskm yaptıklarını gösteriyor. Evliya Çelebi. c. Çardak naibinin maiyyetinde seksen adamı ol­ duğunu ve bunlara pazar gammazları denüdiğini beyan eder (C. 2. İV. 543. İstanbul kaddığı vekayi kâtibi. Bâb mahkemesi başkâtibi. dâvala­ rını dinleyen tarafındaki ve ekmekçderin hesaplarım tetkik oturan Unkapanı veya dairesinde sadece naibi -ki maiyetinde bir de veznedarı vardı. * Kavanin-i Osmant ve Rabıta-i Âsitâne (S. Burada aym zamanda yeniçeri ocağı ortalarmda elli altmcı orta çorbacıgımn emri altmda bir miktar yeniçeri de bulunarak icabmda Çardak naibine yardım eder ve bu orta çorbacısına yani bölük kumandamna Çardak çorbacısı deniliyordı. 1 Çardak naibi.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 143 kontrolü ve aralarındaki dâvaları hal ile hüküm veren Çardak nâibi^ ve mumcu esnafmm işlerine bakan mum naibi ve ts­ tanbul Yağkapanı'nda bulunarak sadeyağı ve zeytin yağına müte­ aUik işleri ve tüccar ve esnaf arasmdaki ihtilâf ve dâvalara bakan yağ naibi ve tstanbul ihtiyacına yeter cins muayyen zahireyi Ue Unkapanı Kapan görüp bu hususa ait muameleleri teinin ve kontrol eden. s. 569). 123.

.

H a t i b .ON BIRINCI BÖLÜM PADİŞAH Osmanlı pâdişahlan HOCALARI zamamnda ulemadan şehzadelikleri münasip bir zattan okutulur ve hükümdar olduklan zaman onu kendilerine hünkâr hocası yaparlardı.zâde E f e n d i l e r * zaman zaman değiştirilmek bıkıcı tabiatı vardı. 189. Molla görmek­ Halebh Ayas* bocalan Mehmed ve Şemsüddin Ahmed olup MoUa Gürani hocası iken pâdişâh olmuştur. tercümesi. 188. Bayezid'in padişahlığı zamanında Salâhuddin*. 198. ve hocası Amasyah H a t i p Abdullah^ Kaydıhayatla Yavuz Mevlâna Mirim Çelebi Mahmud M u a r r i f . 145. Osmanlı hükümdarlan içinde ilk olarak Sultan Ç e l e b i M e h ­ med'in S o f u teyiz i. t. Mecdî. 197. 385. reddin M e h m e d * Ispartah Abdülkfidir. tercümesi. 197. s. Temcid. 166. Seyyid Pâdişâh hocah- ğmda bulunmuşlardır. 3S. tercümesi. Mecdî. 190. .zâde ve yazı hocası Amasyah Ş e y h Sultan Selim'in şehzâdeUğinde ve hükümdarhH a l i m i Çelebi^ H a m d u l l a h isimlerinde bocalan vardı. s. s. ». ğmda en sevdiği biricik hocası Kastamonulu ^ ' " * • ' ' * Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık tercümesi. Eğer kendisi pâdişâh olmadan evvel hoeası vefat etmiş ise ulema arasından kendisine bir hoca intihap ederdi. Meedi. 342. tercümesi.z â d e M u h ­ yiddin san.suretiyle Amasya valiliği ve Kasım ve ile Hattat tan Mehmed'in II. Mecdî. Mecdî. $. tercümesi. 102. s. tercümesi. Fatih'in hükümdarhğı zamamnda Tazarruat sahibi m e ş h u r S i n a n P a ş a Bursah H o c a . 193. Mecdî.z â d e M u s l i h u d d i n M u s t a f a . Ahmed Samsunlu P a ş a ve -çünkü Ha­ Hay­ sul­ Bursalı Veliyuddin . 85. Mecdî. s. Meedi. Fatih Siracüddin en sonra da Bayezid Sultan admda bir hocası olduğunu Mehmed'in tbn şehzâdehğinde Mevlâna Gürani'. tercümesi.

O s m a n ' ı n Amasya'h Cinci Ömer Efendi. I V . H a f ı z Osman'dan süiüs ve nesUt ve I I .z â d e A b d ü l v e h hab Efendi. in Ahmed'in Hoca hocası Hüseyin Aydm'lı Mustafa Efendi'yi ken­ Efendi ve II. Sultan ibrahim'­ Vanî Efendi. Selim'in şehzâdehğinde ve padişahlığında hocası Birgi'li Ataullah Efendi Efendi Sultan Efendi ve III. . Mehmed'in M e h m e d E f e n d i . Selim'in hatt-ı hümâyunları güzel talik kırması olduğu gibi II. ve Murad'm ise Mehmed'in evvelâ ibrahim bo­ ve ve sonrada Tacü't-tevarih sahibi meşhur S a d e d d i n olup Sultan Azmî şehzâdehğinde olup etmiş Nevali Efendüer sonuncusu calan C a f e r . S ü l e y m a n Hattat T o k a d l ı A h m e d ve IL M u s t a f a H o c a . III. damadı Erzurum'lu Efendi resmen hocalığında bulunmuşlardır. M u s t a f a ve III. Mehmed m. ahp devlet işlerine kadar müdahale etmişlerdir. II. A h m e d . Mecdî. I. ' Sultan I I . III. Süleyman'ın A r a p . M u s t a f a ' n ı n şehzadeliğinde evvelâ S e y y i d E f e n d i ve sonra V a n î E f e n d i . Hay­ I I . M a h m u d sülüs. Yalmz Ahmed'den tâyin Seyyid Feyzullah pâdişâh hocası Pâdişahlanndan bazdanıun kendi zamanlarındaki meşhur hat­ tatlardan güzel sanatlardan olan yazı dersi alıp bu nefis sanatta yetiştikleri görülmektedir ^. Osman'ın hocası Ömer ve II. Pâdişâh hocalanndan bazdan. II. Mustafa'­ nın hocası ve şeyhuhslâmı S e y y i d F e y z u l l a h Efendiler her işe burunlarmı sokarak vehnimetlerinin felâketlerine sebep olmuş1 Şakayık tercümesi.146 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ve Kanunî'nin de şehzadeliğinden îtibaren hocası Dadaylı r e d d i n E f e n d i idi*. A h m e d . ' S u l t a n A b d ü l m e c i d ' i n şehzadeliğinde hocaları A k ş e h i r l i Ö m e r ve Ş e h r î H a f ı z E m i n Efendilerle S u l t a n Abdülaziz'in hocası da H a s a n F e h m i Efendi'dir. I. nesih ve celi yazısmı Meh­ m e d V a s f i ve meşhur M u s t a f a R a k ı m Efendilerden öğrenerek icazet almış­ lardır. kendderine gösterilen tevec­ cühten cesaret Bunlardan II. îtibaren edüdiği muallim-i Sultanî unvaniyle Osmanlı görülmüyor^. M e h m e d ' i n cülusundan iki gün evvel vefat hükümdar olunca babasının hocası S a d e d d i n disine hoca intihap eylemiştir. M a h m u d ve III. Osman'm yazdan da nesihdir.z â d e M e h m e d ve meşhur H a f ı z O s m a n ve III. Osmanh hükümdarlarmdan Hattat olmayarak yazdan güzel olanlar da vardır. 440. Murad. K a n u n î S u l t a n S ü l e y m a n Ue IV. s.

Atâyi. Hattâ F e y z u l l a h E f e n d i Pâdişâhın iradesiyle sadr-ı âzamlann üstünde tutulmuş ve onun mütalâası ahnmadan bir iş görülmez olmuştu. II. 25. s. Pâdişâh ihtida buna muvafa­ etmemiş ise de vezir-i âzamin tekerrür eden telhisi üzerine istemiyerek hocasmı uzaklaştırmağa mecbur olmuştur i. c.1101 sene. s. "Şeyhuhslâm ulemanın reisidir ve muallim-i sultanî dahi kezalik serdar-ı ulemadır. amma müftü (Şeyhuhslâm) ve hoca sair vüzeradan bir nice tabaka yukandır ve tasaddur dahi ederler" kaydiyle pâdişâh hocasımn şeyhuhslâmla aynı derecede ve vezir-i azamdan maada vezirlerin üstünde olduğu gösterilmiştir*. Fatih'in bu kanunnâmesinde şeyhuhslâm. II. 116. S ü l e y m a n ' ı n hocalığa intihap ettiği Abdülvehhab Mustafa Paşa mü­ E f e n d i nüfuz tesis ederek pâdişâha bazı telkinlerde bulunduğunu haber alan vezir-i âzam K ö p r ü l ü . riayeten üstüne almak münasibtir. 420).z â d e F a z ı l bir yolunu bularak A b d ü l v e h h a b Efendi'nin Medine'de kat cavir kalmak istediğini arzetmiş. Darüssaade ağası M u s t a f a A ğ a ' y ı ve buna telkinatta bulunan yazıcı Sarı M e h m e d Efendi'yi uzaklaştırmıştır. M e h m e d ' i n hocası S a d e d d i n E f e n d i devlet siyasetinde mühim rol oynamış ve Haçova Meydan Muha­ rebesinin kazandmasında âmil olmuştur. Bayram tebriklerinde pâdişahm şehzade muallimlerine ayağa kalkması kanun değildi. Yine bu kanunnâmede pâdişâh hocası oğullannm şehir emi­ ninden günde altışar akçe ulufeye mutasamf olmaları da kay­ dedilmekte ve bayram tebriklerinde pâdişahm. 22. ve­ zir-i âzam onlan. hocasma kalkacağı beyan olunmaktadır*. Fatih Sultan M e h m e d zamanmda tedvin edilmiş olan kanunnâmede pâdişâh bocalan hakkında. j. J u j ı . fakat I I I . pâdişâh hocası ve kazaskerlerin aym elkabla zıkredildiği görülüyor *. ' Kanunnâme-i Âli Osman.iir j Jl'osis::ıii jjiiT o^ı-^ı ( . * Kanunnâme-i Âl-i Osman. s. M u r a d şehzadeler hocası N e v ' î Efendi'ye hürmeten ayağa kalkmıştır (Şakayık zeyli.PADİŞAH HOCALARI 147 lardiT. Vezir-i âzam sefere gideceği için pâdişâh üze­ rinde müessir olarak icraatına engel olanları ve A b d ü l v e h h a b Efendi'den başka. daha sonraki ayağa ^ Raşid. 10. I I I .

s. Şakayık tercü­ * "Hâce-i şehriyarm şeyhülislâma tasaddum mukannen değUdir. mütebahhİTÎn Jjlil. ve bu Feyzullah hocası Seyyid kendilerine Mustafa'nın hocası Abdülaziz'in Hasan F e h m i Efendder unvanı almışlardır.İJİ Juit U'İ^4>-lj>.müderrisi olmalarmı kanun Pâdişâh oturtulduğunu daki kanundan ü'l-beyan fî yapmıştır^. I.lO:)^^l J S . 440. Pâdişâh bocalan şeyhıdislândığa iki makamı unvanı Sultan ihraz ettikleri için 111. Mehmed'in Erzurum'lu hocası kazaskerlerin elkabı bundan ayrdarak şeyhuhslâm ile pâdişâh hocalannm el­ tâyin edUirlerse en yüksek Câmiü'r-riyaseteyn Sadeddin ve I I . ütifata müteallik bir kanun-ı müşkildür" Âli. 17. s. s. c. basılmamış birinci cih. 11. Kanuni Sultan Siüeyman. hocası olan H a y r e d d i n Efendi'­ de ye fevkalâde hürmetinden dolayı pâdişâh hocası oğullanmn def­ aten Dâhd müderrisi olmalannı ve hocasmm miüâzimlerinin Hâşiye-i tecrid medreselerinin ikinci derecesi olan yirmi beş akçe yevmiye üe -birinci müderrislik yirmi akçeh idi. s. verihrdi. hocalanndan bazdan Fakat hakkmda hükümdann üst fev­ kalâde teveccühüne mebni nadiren şeyhulislâmm Âli yazıyor^. basılmamış mesi. ^ " |i*İA'lemü'l-ülemai'l-ızam efdalü'l-füzelâi'l-füıam kâşifu esrâri't-tenzU mazharu dekayıki't-tefBİr ve't-te'vil münevveru mesahihi'l-ehadİBİ'n-nebeviyye maşrdıu meşariki'l-envari'l-Mustafaviyye matlan metahi'I-envar mirkatu medârici'l-esrar siyaku gayâti'l-fezâil ve'l-maarif ve nisâbu râyati'l-fevazd ve'lavârif hahrü'l-meani ve'l-yakin el-müeyyed bi-teyidi'l-meliki'l-muîn" Feridun Bey Münşeatı. varak 115. lâkin Hezarfen Hüseyin Efendi Kavanîn-i isindi kanunnâmesinde pâ­ dişâh hocalarından fazi ve kemal sahibi olanlann nadir olarak a U U İ i l |. . *  l i (Künhü'l-ahbar. ikinci cilt).148 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L  T I tarihlerde hu elkabta bazı değişdddder olmuş ve kabı müsavi olarak zikreddmiştir *. bahsederken Âl-i zikretmekte Osman) tarafmda zamanmbir (Telhis  h bunu Fatih olup bu hususta misal göstermemektedir. 30.JiWI "Âlemü'l-ulemai'lvarisü ve sıliahu mütealli- efdalü'l-füzelâi'l-müteverriîn yenbû'l-fasl u ve'l-yakîn ulûmi'l-enbiya ve'l-mürselin keşşafü'l-müşkilâti'd-diniyye kat-ı yakiniyye keşşaf-ı rümûzi'd-dekayık hallâlu'l-müşkilâti'l-hakayık hocam Mevlâna M e h m e d edâmellahü fezailehu" kanunnâme-i Âl-i Osman.

varak 140. * "Me.PADÎŞAH HOCALARI 149 vezir-i âzam ve şeyhulislâmm üstünde Fakat yette mutlak surette pâdişâh yer aldıkları kayıtlıdır ^. 2362. herhangi bir cemi­ Meselâ hocalarının ettiği Rumeh kazaskerine takaddüm görülüyor. varak 145. * Telhisü'l-beyanfi Kavânin-i Âl-i Osman. Nr. * Kanunnâme-i Oamarû {Esad Efendi Kitapları). Sultan S ü l e y m a n zamanındaki bir sûr esnasmda sağ tarafta pâdişâh hocasımn onm alt tarafında o tarihte Rumeh kazaskeri bulunan E b u s s u u d Efendi'nin ve daha sonra Anadolu kazaskeri ve İstanbul ve Edirne kaddannm oturdukları görülmektedir*. Padişah hocalarmın arpalık haşlan olup ihtiyaçları padişah tarafmdan teinin olunurdu*. İ b r a h i m Paşa bu işin haUi bana aittir diyerek pâdişahm gelmesi üzerine onun sağma kendisi oturup soluna da pâdişâh hocasmı oturtmuş.ayıh-i islâm vüzeraya tesaddur eder ve kazaskerlere ve lâzım gel­ dikte vezir-i azama dahi tasaddur eder. . Bu sırada şeyhuUslâm t b n K e m a l meclise geUnce İ b r a h i m Paşa heman yerinden kalkarak biz makam-ı hizmette oluruz sözle­ riyle yerini t b n K e m a l ' e verdiğinden bu incelik pâdişahm takdirini mucip olmuştur (Telhiâû'l-beyan. 141). Meğer hoca geref-i zatten âri ola" dedikten sonra gu vakıayı nakletmetedir: K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamamnda vezir-i âzam İ h r a h i m Paşa'nm evlenme merasiminde şeyhülislâm ile pâdişâh hocasımn nasd oturacakları yani mevkileri vezir-i azamdan sorulmuş. Hünkâr hocalarma her zaman tasadduı edemez.

.

= 1363 M . hudutlann genişlemesi ve işlerin artması sebebiyle bu tarihte Rumeli ve Anadolu kazaskerlikleri ismiyle iki oldu.ON İKİNCİ BÖLÜM KAZASKERLER Kazoskerüğm ihdası Osmanlı lâtma kazaskerleri hakkmda olan merkez teşkioldukça îcap dair hasdmış kitabımızda etrafh malûmat varilmiş ise de ümiye teşkUâtmı bozmamak için burada kazaskerlerden eylemektedir. Osmanlı devletinde kaddık. Rikâb-ı saadet-intisab mülâzemeti ile memur olub kat'-i hususât-ı şer'iyye ve nazm-ı mesalib-i mer*iyye-i asker eyler idi. asker kaddarma tefviz buyrulmak münasib görülüb ol evkatta Bursa kadısı olan Çandarlu M e v l â n a H a l i l eâzım-ı kuzat olub O s m a n G a z i zamanından beru mazbar-ı bidemât-ı lâyika olmağm mansıb-ı mezkûr mevlânay-ı mezbure tevcih buynıldu. ) tarihine kadar bir iken. Bunlardan halka ait dâvalara bakan kaddardan yukanda ayn bir bölüm olarak bahsetmiştik. . Türk Tarih Kurumu yayını. Neşri (Cihannüma). s. Kazaskerhk 885 H . (1480 M .. 191. s. M u r a d zamamnda kazaskerhk edUmiş ve bu mevkie birinci olarak Bursa kadısı Ç a n d a r l ı Kara Efendi tâyin olunmuştur (takriben 764 H . bunun dışmdaki halkm ve köyliUerin şer'î ve hukukî işlerine bakmak üzere iki kısmıdır. ) i . 30. Her seferde paytabt kadısı ki eâzım-ı kuzat idi. c. Osmanlı devletinde askerî sımfin şer'î ve hukukî işlerine ihdas kısaca bahsetmek bakmak için ilk defa HaUl Hayreddin 1. o tarihte kazasker bulunan M u s l i h u d d i n . Şâh-ı devlet-penabm zamanmda kesret-i sipab muktezası üzere müstakil kazasker tâyin buyurulub sefer ve hazarde mesaUb ve münazaat ve enkiba vesair muamelât ve taksim-i terekât.)'de S u l t a n Murad Hüdavendigâr "cedd-i büzürk-darları zamanından beru asker-i bümâyuna kazasker nasb olun­ mamıştı. I. 57. s. s. Oruç Bey tarihi. biri kanun Ue tesbit edUmiş olan askerî sımflann ve diğeri.i K a s t a l a n î daha üstün addedUen Ru­ meh kazaskerliğine tâyin olunup Anadolu kazaskerliğine de ts1 763 H. 69. 190. (1362 M. Aşık Paşa zâde (tstanbul tabU)." Tacü't-tevarih.

.) 'de onun buradan ayrdmasmdan sonra bir müddet vekâletle idare edilen bu kazaskerlik lağvolunarak işleri Anadolu kazaskerhğine bırakılmış ve bu suretle Rumeh ve Anadolu kazaskerhkleri Osmanh saltanatımn kaldırdmasma kadar devam etmiştir. K Y I . kazasker mâzulü sayılarak yerine şurada olan başkası tâyin edilirdi. asnn ikinci yansından sonra RumeU olurlardı.152 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I tanbul kadısı Balıkesirli Hacı Hasan-zâde Mehmed b. M u s t a f a Efendi tâyin olundu. Suriye ve Mısır'ın da merkezine ilhakiyle bu Arap ve Acem kazaskerliği de devlet nakledihp kazaskerhğine F e n a r i . (1516 M. asrm ikinci için muayyen yansma ka­ dar kazasker olmak bir tertip yoktu. RumeU kazaskeri olanlardan şeyhülislâm kazaskerUği yapmış varsa da nadiren vuku bulurdu. Kazaskerlik müddeti diğer mevleviyetler gibi bir sene olup o müddeti dolduran. Anadolu kazaskeri ise ihtida o makamm payesini alır ve sonra fiden Anadolu kazaskeri olur ve buradan da RumeU kazaskerUği payesini ahr ve sonra filen kazaskerleri Anadolu şeyhuUslâm RumeU kazas­ olmadan olanlar keri tâyin olunurdu. RumeU kazaskerUğinde bu­ lunmuş olan kazaskerler.) tarihinde Arap ve Acem kazas­ kerliği ismiyle üçüncü bir kazaskerhk ihdas olunarak Diyarbekir bu kazaskerhğe merkez olmuş ve buraya da meşhur âlim ve mü­ verrih t d r i s Bitlisi tâyin olunmuştu. Dört beş defa kazasker olanlar vardı. fakat bu tarihten sonra Anadolu kaddığma Anadolu kazaskeri payesiyle İstanbul kaddığı yapanlar getirilmeğe başlamış ve oradan Ru­ meU kazaskerhğine gelmek kaidesi teessüs etmişti.z â d e M e h m e d Ş a h E f e n d i getirilerek 924 H . Eğer varsa onlann kıdemU ve âhmleri ve hüsn-i zan kazanımş olanlannm RumeU kazaskerUğine getirilmesi îcap ediyordu. (1518 M. Y a v u z S u l t a n S e l i m zamanmda Doğu ve Güney-Anadolu'nun ilhakı üzerine 922 H . X Y I . eğer Anadolu'dan mâzul olanlar ara­ smda müstahik birisi yoksa tekrar tekrar Rumeh kazaskeri olmalan caizdi. Daha sonra ihdas edilen paye kanuniyle gerek mevleviyetlerin ve gerek kazas­ kerliklerin evvelâ o makamın payesini ahp sonradan fiden kaz­ asker tâyin olunmaları kanun oldu. Kazaskerhğe büyük mevleviyet demlen beş yüz akçe yevmiyeU kadılıklardan gelinirdi.

s. Kazaskerler binip Divan-ı hümâyuna veya mahsus mücevvezeleriyle vezir-i azama gider­ yaya olarak önüne lerken muhzırbaşı. varak 131. eğer divanda görülen dâvada kazaskerin tarafsız olmadığı iddia edilirse mâzul kazaskerlerden birisi dâvayı dinleyip hüküm verirdi*. vâki gelmiş ise istinâfen görülerek hüküm verihrdi. NimeH Efendi kanunnâmesi. eğer iş fazla olursa sadr-ı âzamm müsaadesiyle Anadolu kazaskeri de itiraz üzerine kadüıklardan dâvaya bakardı*. Her içtimada eğer varsa kendi kazaskerlikleri mmtakasında divana kadar gelmiş olan şer'î ve hukukî olan dâvalara bakarlardı. Vezir-i âzam kaz­ askerlerin verdikleri hükümlerinden şüphe ederse onlarm muamele­ lerini teftiş ettirirdi. Efendi'nin asır ortalarına kadar kazaskerler. * Âli (Umumi kütüphane nüshası). bununla beraber X I X .KAZASKERLER Kazaskerlerin âzolıklan 153 ^^^^V'^ cedid-i âmire denilen Topkapı sarayındaki divanın âzasından idiler. Muhzırlann yeni tâyin edilen kadı­ lardan muayyen miktar aidatlan vardı i. ' Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. 540. XVI. Dâvalar. Vezir-i âzamin riyase­ DİTon-ı hnmayDn divan-1 hümâyun içtimalarmda kazaskerler de bu tinde kubbealtı denilen mahalde toplanan divanda vezirler sadr-ı âzamin sağında ve kazaskerler de sol tarafmda otururlardı. Kazaskerler kanun üzere her hafta cuma günleri Paşa kapısmda vezir-i âzamm İkindi divanma giderek huzur murafaasında bulunurlar ve yalmz Rumeh kazaskeri dâva dinlerdi. derece itibariyle kaybet­ müftü yani şeyhuhslâmlarm üstünde bulunurlarken E b u s s u u d şeyhuhslâmlığmdan itibaren bu üstünlüğü mişlerdir. ^ Telhisü'l-beyan fi Kavânin-i Âl-i Osman (Hezaıfen Hüseyin Efendi). varak 146. . asır ortalarma kadar Divan-ı hümâyun âzası olarak kalmışlardır. kapıcdara diğer muhzırlar da başlık olan keçe ile ata düşüp divana veya vezir-i âzamin sarayma götürerek aynı ter­ tiple konaklatma getirirlerdi.

Tatbikçi. kassam dairelerinde kalabalık bir kalem heyeti -D^Oksson'u göre XVIII. asırda ka­ zasker kâtipleri. varak 152. Bun­ lardan tezkireci. sandık 23. cihet ve medrese beratlanm ve mektupçu. matlabçı. Kazaskerlerin her birinin tezkireci. mektupçu ve kethüda olarak altı yardımcısı vardı. . tâyin ve cihet tevcihi işleriyle meşgul olan kalemin müdürü idi. Ruznameci. tatbikçi. mansıb mektuplannı yazarak kazaskere imzalatır ve mukayyid de def­ tere g e ç i r i r d i D a h a sonra bu teşküât genişlemişti. Selânikî tarihi. büyük kaddann hasdmış mühür­ lerini muhafaza edip bunlann gönderdikleri vesaikin sahte altındaki mühürle kendi yanındaki defterde olan mühürü tatbik ederek olup olmadığını kontrol ederdi. 167. Kazaskerlerin Divan-ı hümâyunda dâva dinleme vazifelerinden müstesna başka salı ve çarşanba günleri olmak üzere her gün kendi konakla­ olunan moiyyetleri rında -çünkü muayyen bir resmî daireleri yoktudivan akdedip kendilerine ait veya kendilerine havale şer'î ve hukukî işlere bakarlardı*.154 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI „ Kazaskerlerin dİTanlan ye . Bunlar verasete maiyyetdair dâvalarla meşgul olurlardı. Kazaskerlerin konaklanndaki Divanlarında şer'iyyatçı denilen kaddann Bâb nâibleri makamında birer nâibleri olup ehemmiyeti haiz olmayan dâvaları buna dinletir ve kendisi mühim dâvalara bakardı. divanları X V I I I . Yine. asırda üç ayda bir olurdu (Başvekâlet Arşivi. kazaskere ait bütün muhaberat ve muharreratı idare edip kethüda ise kazas1 Âli (Umumî Kazasker kütüphane nüshası). evrak 1). asnn ikinci yansındabulunurdu. X V I I . Rumeli kazaskerinin İstanbul ve Galata bedestenlerinde birer kassamı bulunur ve resm-i kısmete ait dâvalan dinlerdi. kazasker kaleminin âmiri olup kaddann tevcih beratlan bu kalemden çıkardı. kaddann esamisini havi matlab denilen defteri tutup sırası gelen kıdemhlerin isimlerini münhal kadılıklara tâyin için her ay toplantısında kazaskerlere arzederdi. varak 149. s. kazaskerlerin lerinde zabıt kâtibi makamında olarak daimî surette vekâyi kâtibi bulunur ve davacılara sorulan suallerle verilen cevaplan hulâsa ve muhakemenin safahatını zabt ederek neticesine göre hükm-i katî itasına müsaid bir hulâsa kaleme ahrdı. ruznâmçeci. ^ TeUıisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. Matlabçı. . Mektupçu. .

Telhisü'l-b^an. yoksa bir ehli tâyin olunurdu {Mühimme.KAZASKERLER 155 kerlerin bütün umur ve bususatiyle ve para işleriyle meşgul olurdu^. VI.)'de İran'dan bazı yerlerin aimmasma mebni onun İkindi tâyinlerine Anadolu kazaskerlerinin muamelâtı genişlediğinden kaza kaddannm ve maada günlerde hasredilmişti. ' Bursa kadısı M i m a r . 121). Bu teşkilât X I X . 1582 (M. Nr. . varak 146). . c. H . „ . Nr. 17. bu. Bir ara bu muhzırların aldıkları müjde parasım kaddar kendi adamlarma vermeğe başla­ maları üzerine muhzırlar şikâyette bulunduklarmdan bn bahşişlerin muhzırlara verilmesi emrolunmuştur {Mühimme defteri. Kazaskerler. müderrislerin divanı işleri ikiye aynimış bunun üç günü eşraf-ı kuzat ve diğer Kazaskerlerin Medreseden icazet alarak kazaskerlere midâzemet ederek müderris ve kadı olmak isteyenlerin def- müderris ve kadı tayinleri XVI. defterdann maijryeti olan başbaki kulu ile istinaf ve temyize tâbi olmayan malî dâvalan hal ve fasi eder­ lerdi. 106. s. Nr. fakat ehliyetsizliğinden bahsedilmesi üzerine kazasker efendi arza girdiği zaman pâdişâh böyle ehliyetsiz birisim Bursa kaddığma tâyin eylemesinden dolayı . s. 17). Bundan başka kazaskerlerin müddeî veya divanlanna celbetmek yirmişer muhzır müjdecilik bulunurdu*. âmiri olan muhzırbaşı umumiyetle sarayda kapıcdar kethüda­ sının intihab ettiği kapıcdardan birisi olup bunlar terfi ederlerse timar ile dergâh-ı âli çavuşluğu'na 990 alınırlardı*. IV. s. c. 56. Bu muhzırlann muayyen bahşiş müddeâaleyhi üzere emirleri altında muhzırbaşıya tâbi muayyen maaş­ Muhzırların lan olmadığı için kadı ve müderris tâyinlerinde bu tâyinlerden namiyle alırlardı*. 67.z â d e M u s t a f a E f e n d i Kanunî Sultan Süleyman zamamnda Sülemaniye müderrisliğinden Bursa kaddığma tâyin edilmiş. s. 106. * Mühimme defteri. 2 Bu muhzırlardan hirisi vefat ederse gediği oğluna verilir. s. Rumeli kazaskerinin defterdar kapısmda mirî kâtibi denilen bir memuru olup. tere kaydolunarak sıra beklediklerini müderris ve kaddardan bahsederken görmüştük. asnn ikinci yansmdan sonra kısmen tadilâta uğramıştır. 539. 541. asnn ikinci yansını mütaakıp şeyhuhslâmhğm ön plâna almdığı tarihe kadar bütün müderris ve kaddan namzed gösterip tâyinleri sadr-ı âzamlara ait olan kırktan yukan müderrisler de mevahyi vezir-i azama arz de tâyinlerine delâlet ederlerken* » D'Ohsson. * Mühimme.

asır Bonlarmda bu. iki seneden dört ay eksiltilerek yirmi aya indirilmiştir. zira kuzat-ı kasabat menasıbı ve yevmi elli akçeden aşağı İçel medarisinin meratibi onun arziyle tevcih olunur (Âli. s. 7 (Kütüphanemizdeki nüsha). (1556 M. asır başlarmda veya X V I . basılmamış birinci cilt. Rumeh kaddan Ana­ dolu'ya kadı olmaz ve Anadolu kaddan Rumeh'ye kadı olmaz. Rumeli kazaskeri Rumeh'de dört yüz elli kaddık vardır. Aym asır sonlariyle X V I I I . her hangisi okumuş ise hak anundur. 6. ' " K o ç i Bey'in Teşkilât Mecmuası. X V I I . eskisi gibi bunlara bırakdarak^ kırktan müderrisler de Tâyin olunacak mevahnin tâyinleri şeyhuhslâmlara müderris veya kadı Anadolu'da ise Anadolu kazaskeri ve Rumeli'de ise Rumeh kazaskeri taraflanndan arz günlerinde bizzat kazasker tarafından pâdişâh huzurunda okunan Defter-i akdiye' de okunup inha olunan kaddarm tâyinleri için pâdişahm muvafakati alımrdı. İçel medrese­ lerinin müderrislerinin tâyinleri Rumeli kazaskerine aitti. ^ Kazaskerler yüzelli akçe kadılıklar ile kırkar akçelu İçel (İstanbul. mansıb aldıkta zaman-ı ittisali denür. eğerçi rica ittderse okumuşluğa bakmaz. A m a ya rica olunur. Edirne ve Bursa havalisi^ medreselerini sadr-ı azama müracaatla arz eyler. s. "Kadı mâzul iken zaman-ı infisali derler. anlara kanşur rikâb-ı hümâyuna arzedib tevzi eder. ' Kaza kaddarınm müddetleri iki sene ise de kaddığa talip olup sıra bekle­ yenlerin adedi ziyade olduğundan X V I I . Bir kadı mâzul oldukta asitâne-i saadete gelib her çarşanba günü kazasker kapısına varub midâzım olur. 36). asırda kazaskerlerin tâyin edip pâdişâha arz ede­ cekleri kaddıklara dair K o ç i Bey'in Teşkdât mecmuasmdaki kaydı aynen aşağıya naklediyorum: "Benim Merhametlû Hünkânm. Bir kaddığın beş. rikâb-ı hümâyuna arzolunur* fdân dâinize fdân mansıb sadaka huyunda deyu arzolunur.)'de büyük kaddıklarm yani mevlevUerin henüz kadı askerlere ait olduğu anlajdıyor. asır başlarmdaki Tevkü A b d u r r a h m a n Paşa ve N i m e t i E f e n d i kanunnâmelerinde de aym kayıtlar vardır. altı talibi olsa imtihan olurlar. iki yd mülâzemetten sonra yirmi ay kadıhğı aldıysa (kaddık ettiyse) tamam olur. ya rüşvet alalar. "Benim Devletlû Hünkânm. . akçe verene arzeder*.156 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI daha sonra bu gibilerin arzları kendilerinden alınarak kırk akçeye kadar olan müderrislerle kaza kaddannm tâyinleri yukan yevmiyeh verilmiştir. 0 1 zaman kazasker Efendi rüşvet aldıysa. Rumeli kazaskeri A b d u r r a h m a n Efendi'ye darddığına göre 963 H. ol vakit memleket harab olur.

ve Hammer'in (Atâyi Bey tercümesi) onuncu cUdlerinde malûmat vardır. anlara şeyhuhslâm demektir. sayı 3. asırdaki kazaskerlerden M e m i k . Nimeti Efendi kanunamesi. Her kaddık aldıkça beş akçe terakki verilür ve yüz eUi akçe oluncaya kadar. Ve bilfiil Anadolu kazaskeri olan efendi Anadolu'da ve Arabistan'da vaki kazaları ve kısmet-i askeriyyeleri tevcih eder ve yirmi beş ve otuz ve kırk medreselerin ve kendi taraflarma müteaUik olan bazı mahallin cihet ve tevliyet makulesini tevcih edegelmişlerdir" Tevkii Abdurrah­ man Paşa Kanunnâmesi (MİM Tetebbular Mecmuası). X V I I . "Benim molla Bu devletlû hünkânm. seksen olur ve üç yüze vannea olur. Kazasker tezkirecderi eUerindeki ruznameye göre kaddann işlerini görüp kazaskerlere arz ederlerdi^. varak 146. • Telhisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. * Bu hususta Naima tarihinin İV.z â d e . Telhisü'lbeyan.KAZASKERLER "Benim Devletlû Hünkânm. Kazaskerler bu tâyinlerde bilhassa X V I I . " * k a p t bize mevahden olan kaddar hariç kaza kaddıklarmm kazaskerlerin arzde yapddıklanm gösterdiği gibi ihtidadan kırk akçe müderrisUğine kadar olan müderrislerin de yine bun­ lann arziyle olduğunu görmekteyiz^. mollalardır. 450. Kazaskerlerin maaşları Divân-ı hümâyun âzasından olan Rumeh ve ^^^oJu kazaskerlerinin maaşlan F a t i h S u l t a n M e h m e d zamamna kadar — o tarihe kadar bir kazasker vardı — hasdât-ı şer'iyyeden beş yüz akçe alırlarken onun 1 "Bilfiil Rumeli kazaskeri olan efendi Rumelinde ve adalarda vaki kazaları ve kısmet-i askeriyeyi tevcih eder. cahil ve zalime kaddık arz ettiğinize nzây-ı hümâyunum yoktur. s. "Bu kaddar (yani kaza kaddan) payede yüz elh olur. 157 Kazaskerler arz günü akdiye defterler'in okuyub filân kadılığı fdân dâinize verin ve bu arz ettiklerinde saadetle buyurun ki ol arz ettiğin kadı ehd midir. yüz otuz olur. akçe bunlardan yukan mevleviyet. yüz olur. s. şöyle mesmû-ı şerifim olursa siz bdürsiniz diye tenbih buyurun. bunlardan Cinci H o c a kaddıklan üç binle dört bin arasmda satardı^. . bir hoşça imtihan eyle. . asırdan itibaren kıdeme ve sıraya riayet etmiyerek dtimas ve rüşvetle adam kayınrlardı. Beş yüz kanşur. Cinci Hoca H ü s e y i n Efendiler irtikâbta seleflerini çok geçmişlerdi. müstahik müstahik mıdır? zinhar sakın gayr-ı olmasın vebah senin boynuna. 47. mansıblann ol tevzi e d e r . varak 146.

' Âli(Künhü'l-ahbar)basılTnamış birinci cilt. 1 Ayni Ali Risalesi. 37. s. ' Kadı tâyininde kadının bir aybk yevmiyesinin yansı berat resmi ve diğer yarısı kazasker hissesi olarak abnırdı. 881 numaralı tahrir defteri). başmuhzır ve muhzır resmi olarak bırakıp geri kalam hazineye almıştı. X V I . 142. Bundan başka has tâyininden alman berat resimlerinden bir hisseleri vardı*. asır sonlariyle X V I I . asnn ikinci yansmdan sonra Rumeh kazaskerinin beş yüz altmış üç oldu i. Yine bu X V I . ' Telhisü'l-beyan varak. * Ali (basümamış birinci cilt). asır olanlara günde yüz eUişer çıkarddı ^. s. asırda iki yüz akçeye içlerinden fazi ve kemal erbabına mâzuhyet maaşma dâve olarak sahn veyahud Dârü'l-hadîs (Sideymaniye Dârü'l-hadîsi) rislikleri de tevcih olunurdu *. Anadolu kazaskerinin maaşı aym olup derecesi Rumeh kazaskerinden aşağı ise de onun resm-i kısmet hasdatı günde on beş bin akçe tutuyordu. çünkü Irak. bir ihtisap ve yirmi bir değirmen hasdâtı olarak senede bir yük yirmi bin beş yüz on dokuz akçelik hasıl olduğu görülüyor {Başvekâlet Arşivi. s. varak 142. Fakat daha sonra kendderine arpahk verilerek mâzuhyet veya tekaüdiyeleri buradan tenün edddi.158 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI saltanatı zamanında tedvin edilen kanunnâme ile devlet hazine­ sinden XYI. * Bu hususta daha yukarıda kassamlar kısmma bakmız. 36. (Telhisü'l-beyan. * Ali (basümamış birinci cilt). s. asırda kazaskerler tekaüd edihnce iki yüz elh akçe yevmiye verihrdi*. Kanuaî S u l t a n S ü l e y man zamamna ait bir tahrir defterinde Anadolu kazaskerinin dört köy. 37. Telhisü'l-beyan. varak 148). 99. müder­ sonlarında akçe verihp * bu miktar X V I I . beşyüz akçe yevmiye itibariyle maaş tahsis edilmişti. Kazaskerlerin maaşlanndan başka askeri sımftan olup vefat edenlerin resm-i kısmetlerinden binde onbeş akçe olarak gelir­ leri olup bu para kazasker kassamlan vasıtasiyle tahsil olunurdu * Müverrih Âh'nin kaydına göre Rumeh kazaskerine resm-i kıs­ metten günde sekiz bin akçe hasd olurdu. . yine aym suretle bu X V I . s. asırda (an hashây-ı kazasker-i vilâyet-i Rumeli) ve (Hashây-ı kazasker-i Anadolu) diye her iki kazaskerin hasları olduğu görülüyor (332 numaralı tahrir defteri). Suriye ve Mısır da buraya kazaskerlerden mâzul tabiidi*. fakat Y a v u z S u l t a n Selim kazaskerlerin aldığı yan hissenin beşte birini kitabet. yetmiş iki ve Anadolu kazaskerinin ise beş yüz Bunlar maaşlanm aydan aya küçük ruznamçe kaleminden alır­ lardı. ' Kavanin-i Âl-i Osman der mezamin-i defter-i divan (Aynî Ali). 99.

asır sonlarma yakın zamana kadar haftada dört gün olan divan müzakerelerinin sonunda bunlann arza girmeleri kanun iken bu tarihten îtibaren dört günün ikisinde (pazar ve sah) ve bazan bu iki günün birinde arza girip akdiye defterlerini okurlar­ dı. asır sonlannda seferler dolayisiyle divan işi tavsayıp divan akdi. Bazı tâyinlerde — bilhassa bütün müderris ve kadı tâ­ yinleri kendilerine ait olduğu tarihlerde— vezir-i âzamm muva­ fakatini ahriardı. bundan dolayı medlulünün zıddı olarak cahd reisü'l-ulemalar da görülmüştü. fakat gerek kazaskerlerin ve gerek büyük tâyinlerinde lâzımdı *. Kanun üzere yaznp esbab-ı istihkakı veldl-i saltanata arz ve îlâm eder amma kazaskerlikler ve bazı büyük mevleviyyetler taçdır" (Abdurrahman Pa^a. X Y I .KAZASKERLER 159 ^^^^^ ^ _ arza 'rmesi berlerinde Kazaskerler. kapıkulu ocaklanna maaş verilmeğe inhisar ettiğinden ancak o zaman huzura kabul olunarak kendilerine ait işleri arzederlerdi. Kazaskerlerin tflyiııleri ^Vll. Bu unvan dolayisiyle ümî kudret bahis konusu olmayıp kıdeme îtibar olunurdu. arasmda Rumeh (tekerrür) kazaskerinin mükerreren tâyinlerine ulema * "Tertib-i mevali ve müderrisin geylıulislâm efendilere müfevvazdır. asra kadar kazaskerlerin tâyinleri veasırdan îti­ âzamm arzile yapdırken bu baren bunlann tâyinleri de şeyhuhslâma bıramevalinin muvafakatini alması kdmıştı. 538). s. Daha sonraki tarihlerde yani X Y 1 I . Rumeh kazaskeri olan bir zat mükerreren aym makama tâyin olunabilirdi. Rumeh kazaskeri olanlar göridmüştür. vekO-i devletin re'yine mnh- . divan müzakeratı bittikten sonra yeniçeri ağasının padişahın huzurundan çıkma­ sını mütaakıp huzur-ı hümâyuna girerler ve bera­ def4:erlerdeki isimleri okuyarak selâhi­ getirdikleri yetleri dahihnde olan müderris ve kaddann tâyinlerine müsaade isterlerdi. şeyhıdislâmm vezir-i âzamin Rumeh kazaskerhği yapmış olanlann en kıdemlisi reisü'l-ulema unvamnı alırdı. Dört ve beş defa denilmiştir.

muvakkat şer'î müşaviri. H. tezkirehâne müşavir. Anadolu sadareti tezkirecisi. Kazaskerlerin dâva rü'yeti esnasmda yanlarmda muvakkat olarak iki şer'î müşavir bulunurdu. vekayi kâtibi. „. Anadolu kazas­ kerhği tezkirehâne mukayyidi. Bir sefer münasebetiyle hükümdar Edirne'de bulunursa hükümet erkânile ten gitmeleri beraber kazaskerlere ve hattâ şeyhuhslâm da hükümdarla beraber orada bulunurlardı. mahkemesi 1332 (8 tstanbulda Rumeli ve Anadolu kazaskerhkleri vardı. asnn ikinci yansmdan sonra lordaki maiyetlerini daha yukanda kazaskerlik daireleri Rumeh başkâtibi. 1 Nuhbetû'l-vekayi. I I I . yine aynı suretle İstanbul kaddığı muvakkat müşaviri de bu kaddığa namzed olan zattan olurdu. daimî şer'î mü­ şavir. c. . ' Meşihat'in tarik defteri (kütüphanemizdeki nüsha). vekayi kâtibi. . Daimî müşa­ virlikler ise kazasker ve olarak Uti mahkeme İstanbul pâyehlerinden Fakat 12 olurlardı i. . asır- X I X . B u yeni kazaskerlik mahkemesi teşkdâtında müşavir mümeyyiz ve kâtip gibi memurlar vardı. Kazaskerlik dairelerinin X V I I . Rebiulevvel Şubat 1914)'de Şeyhulislâm'm arzı üzerine bu iki mahkemenin bir mahkeme haline gelmesine irade çıkmış ve bu birleşme üze­ rine bu kazarkerliğe Anadolu kazaskeri İsmet Efendi tâyin olun­ muştur*. mahfil-i şer'iyyat naibi. s. ve X V I I I . 190. Bu muvakkat müşavirler bir sene sonra Rumeh ve Anadolu kazaskeri olacak zatlardan tâyin edilmesi 1293 Cemazüyelâhır (1876 Temmuz)'daki bir kararla tesbit olunmuştu. mahfil-i şer'iyyat Rumeh sadareti tezkirecisi.1875 M. asnn ikinci yansı içindeki (1293 şöyle idi : Rumeh kazaskerhği memurlan : kazaskeri muvakkat müşaviri. maiyyetleri daimî şer'î Bunlann X I X .160 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Kazaskerlerinle -Padişahlar sefere gittikleri müddetçe kazaskerler de beraber gitmişlerdir. mukayyidi. Anadolu kazaskerhği memurlan : Anadolu sadareti.) dairelerine şer'î mensup görmüştük. Pâdişâhlar bizzat seferi terk ederek vezir-i âza­ mi serdar-ı ekrem yapıp gönderdikleri zaman kazaskerler namma bir ordu kadısı tâyin edihrdi ki bunu daha yukanda gördük.

tmare (mescid-i haramın inzibat ve idaresi ve İman). Bunlardan H a z r e t . Asaleti ve içtimaî mevkii yüksek olan veya memleketin tanmmış büyük aUelerine ve bun­ lardan birisine mensup olan kimselere eşraf demlmiştir.2 . 4.Sikaye (Hac zamanmdaki su işi).) denilmiş * ve bu tâbir sonralan da kullandmış. Adi.Eşnak (Borçlu ve nakdi cezaları tâyin ve tadil eden merci). 3 . üstün olmak. Sekim koUanndan her birisine verilmiş olan vazifeler şunlardır: 1 . Bu on beş vazifeden en itibarlısı sedane.Vkah (alemdarhk). Esed. Abdûddar.Refade (huccacm fakirlerine yemek dağıtılması). + amcazadesi ve damadı i m a m A l i T a l i b ' i n zevceleri ve Genab-ı Peygamberin gelmişlerdir.i leleri zamammıza kadar gelmişlerdir. 10 eane (Knreyş'in atlanna nezaret ve icabmda onlan idare eden makam).i H ü s e y i n ' d e n gelen kola da seyyid denilmek suretiyle ber iki kol birbirinden tefrik olunur. 11 . İ V . Ümeyye Növfel. 14 -£mval-t muhaceere (yani Kureyş'in Kabe'deki putlarmm vakıf işlerine nezaret etmek). e. 12.Ktyade (kumandanlık).Sedonet (Kabe kapıc]lığı). Bundan dolayı tslâmiyetten şerifin şerif olan Kureyş evvel cahiliyet devrinde Mekke'de BeyUi pek muteber saydan muhteUf hizmetlerini idare etmiş kabüesinin Ueri gelenlerinden on beş vazife sahibine A l i evlâdma alem olmuştur. 21-27). lügatte yükselmek. I. P e y g a m b e r Efendimizin evlâd . hicret asrmdan îtibaren (900 M. necîb ve asil mâna­ larına geUp cem'i de şürefa ve eşraf'tu. s. 6 . Umiy r«|JUMlı. 13. 7 . Şerif. 15 . 11 -Elfüik.Hükümet (adliye).i P e y g a m b e r i n cedleri A b d û l m u t t a l i b b .ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLILARDA „ Şeni T e Seyyidler Hazret-i abfadı.i türeyen siüâHa­ kerimeleri olan F a t ı m a t ü ' z . Cemi. Ebî NAKÎBÜ'L-EŞRAFLIK ve b.Ku66e(harb levazım reisliği. 5-İVedve (Meşveret dairesi mütevelliliği).tsar (yolculuk ve muharebe hakkmda kur 'a çekmek işine nezaret). 9. 8 .z e h r a ' d a n Ali'nin büyüğü H a s a n ve küçüğü H ü s e y i n ' d e n sa n'dan gelen kola şerif ve H a z r e t . Haşim'de idi (Medeniya-i tslâmiye tarihi. H a z r e t . refade nedve ve kıyade vazifeleri olup bunlardan sikaye ve refade yani sn ve yiyecek tevzii işi H a z r e t . Mahzum. fakat şerif ve Şerif ve bunun cemUeri olan şürefa ve eşraf tâbirleri Abba­ siler zamamnda yani şürefa tâbiri İ m a m ^ Kureyş kabüeBİnin Hâşim.Meşveret reisliği. eikaye.

1. nitekim yukanda zikrettiğimiz A b d i M e n af'dan gelenler hakkında da kullanılarak bu suretle Âl-i Abbas da buraya I V . . Bu naahlâka ayları hare­ havi defterini tutanlara ( ö^M' kipler bu ailelere mensup olanlarm isim ve neseblerini ve doğumlarım def­ tere geçirerek ahval ve harekâtlarım kontrol ederler ve izdivaçlarma da dikkat eyliyerek kette bulunanları men edip icabında cezalandırırlardı. Âl-i Ebû Talib yani t m a m A l i evlâd ve torunamcalan A b b a s b. Mısır'daki Fatımî hahfeleri zamanmda 297-565 H . Seyyid. c. asr-ı mdâdîde teşkd edUmiş olan (ensab nikabeti) lariyle Âl-i Abbas yani Peygamberimizin kilâtta şerifhk. Ab­ basîler zamanında şerif ve seyyidlerin mânevi dereceleri Abbasi sonra gelmekte i d i Ş e r i f ve seyyid aUeleri birbir­ Şerif lerinden kız alıp verirlerse bu suretle doğan çocuğa Seyyid nin ayrı ayrı defterlerini tutarlardı. Yine bunlar kadmlarm küfvü ayni dereceleri denk olmayanlarım evlendirmezdi ki binnetice bunlarm vasisi hükmünde idiler. Seyyid tâbiri daha sonra şümullenmiş küçüğün büyüğüne taziminin ifadesi olmuştur. asr-ı hicrîde yani adlı teş­ X . Fakat Mekke halkı seyyidüna diye hitap etmişlerdir.162 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Hazret-i Peygamber'in ehl-i beytine mensup olanlara ve hattâ Peygamberin büyük cedleri H a ş i m b . 2 Medeniyet-i tslâmiye tarihi. ^ Enaab nakipleri denilen memur L » ? ' ^ Talibî'lerle ıs"^ Nakibe ıİA:^!-'*" Abbasî aUesi- c><"-^ kavmine hizmet evlâdmdan edenlerin o kavmin efendisi olduğuna işaret buyrulmuştur.) bu seyyid tâbiri H a s a n ve H ü s e y i n evlâdlanna mah­ susken daha sonralan yukanda söylediğimiz gibi İ m a m Hasan evlâdına şerif ve İ m a m H ü s e y i n evlâdına da seyyid denilmiştir. Bundan başka j v ^ ' ^ ^ seyyidü'l-kavmü hâdîmühüm hadîs-i şerifiyle Hicaz'da emirhk edenlerin emir olan büyük şerife hahfelerinden deniUrdi. köle nazannda efendi demektir. Talibi'Ure nezaret edip defterini tutan Nakibü't-talibiyyin ve Abbasilerden olanlarm isimlerini v ? * ' Nakibü'l-Abbasîyyin ) denilirdi. 238. katdmıştır. (910 — 1171 M. seyyid A b d û l m u t t a l i b evlâdından gelenlere de unvan olmuştur. tslâmiyetin Uk devirlerinde H a s a n ile H ü s e y i n ' i unvaniyle yâd eden müteaddid Hadîs-i Peygamberîye istinaden Alevî'leıle Talibî'leıe seyyid unvanı verilmiştir. Hazret-i Hasan olmalan dolayisiyle onlara şerif denUmiştir. Bir kadın kocasına seyyid ve bir köle de efendisine veya emire seyyidüna (Efendimiz) diye hitap ederdi. s.

1 Bu münasebeetle Şam üdebâgmdan Ş e m s e d d i n t b r o h i m şu kıtayı söylemiştir : tercümesi: Taçlarm yanları halis ipekten yapdmıştır. * D'Ohsson. (1371 M. 3.E Ş R A F L I K 163 Seyyid ve şeriflerin Rivayete göre Abbasî balifesi H a r u n ü ' r . s.)'de emrolunmuştur i. 197. Sâdât Nikabeti halkm seçkini. c. s. Nr. ' Kayseriye beyine ve kadısma hüküm ki. Sene 973 Mühimme. * Halkondil tarihi zeylinin sonundaki resimlerin tarifinde emirlerin yeşU sank sardıkları ve bunlarm bazdarınm kavukları yeşil olup sanklarmm beyaz olduğu kaydedilmektedir. 3. s. vekih ve bir cemaatin başı demektir. Nr. 559. D'Ohsson da (C. Mısır'da Türk Memlûk sultan­ larından M e l i k Eşref Ş a b a n zamanmda 773 H . onlan vergi ve Muhammed b. Bu şeriflerin başlanna alâmet-i yeşil alâmet sarmalan yeşil alâmet Osmanlı saltanatı zamanmda da şerif ve seyyidlerin mabsusası olarak kabul edilmiştir*. I F . 846. yalmz bunlardan birisi şeyhuhslâm olursa o zaman şeyhül­ islâmlara mahsus beyaz sank sarardı*. 4. fakat sonradan bu usul terkedilmiş olduğundan evlâd-ı Ali ile balk fark edilmez olmuştu. bu ipek ise şeriflere alâmet-i mahsusa olmak üzere yeşil renktedir. Osmanlı devleti. 558. 560. IV. şerif ve seyyidler her zaman yeşil sankla gezmeğe mecbur idiler.R e ş i d M e m un devirlerinde seyyid ve şerifler alâmetleri yeşil sarık sarıp yeşil cübbe giyerlerdi. 19. Osmanidar sâdâta emir ve başlanna sardıktan yeşil sanğa da emir sarığı derlerdi Sâdâttan olan kadınlar dabi başlanna yeşU alâmet takar­ lardı. memnu olmazsa tedip eyliyesin. 79 ve yine Mühimme defteri. büyük tslâm camiası teşkil etmeğe başladığı andan itibaren memleketlerine gelen seyyid ve şeriflere hürmet ve riayet göstermişler. 560) Şeriflerin yeşU sarık sardıklarını kaydeder. Nefs-i Kayseriye'de sakin olan Ali nâm kimesne emir namma basma yeşil alâmet edib Müslümanlara teaddisi olub sahih emir olmayıb başmdan yeşili almmasmNakibü'l-eşraf arz etmeğin büyürdüm ki hükm-i şerifim varıcak mezkû­ run başmdan yeşili giderüb min-bâd basma yeşU alâmet ettirmeyüb men ve def eylemesin. c. II. Sultan Eşrefin bunlara böyle mümtaz bir amame tahsis etmesi şerifleri halktan ayırd etmek içindir" Mir'at-ı Mekke.OSMANLILARDA N A K t B Ü ' L . . şöyle bUesin.

Rumeli kaddarı ve sancakbeyleri ve subaşdar sipahiler her hanginizin yerinde eker ve biçerse bir tane öşriu almayasız ve koyunlarmdan hak almayasız. bizden ve evlâdlarımuzdan öşürlerin ve koyunlarm haklarm kimesne taleb etmiyeler deyicek emrolundu ki bu sâdâtlarm evlâdları ve kulları karaveşleri bir damla kanları deme can ola. A b d u l l a h şehid edib merhum S e y y i d B ü z ü r k Ali'nin oğlulları yaslariyle kapıma gelib ettiler. s... Kavanin-i teşrifat mecmuasıyle ^r^' Deü/iotü'n-nü/cato'da S e y i d A l i N a t t â'ın A ş ı k Çelebi'nin ceddî bulunduğu ve Emir S u l t a n ile Bursa'ya geldikten sonra sâdâta nazır tâyin edildiği beyan edilmektedir. oldur ki Dârende-i mektub Tirmiz'h S e y y i d B ü z ü r k Ali'yi yeniçerUerden l l y a s b. Hem şimdiye değin atamız bir tane öşür vermedi ve koyun hakkm vermedi. biz kullarma bir hüküm sadaka eyle ki sizden sonra gelen bizi ve evlâdımızı ve kuUanmuzu ve karaveşlerimizi (cariye­ lerimizi) incitmiyeler. M u r a d b.. A b d u l l a h ve İ s k e n d e r b. * Şakayık zeyU (Atâyî). . Biz fakir kullarmuz dahi size duacdaruz.164 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I rüsumdan muaf tutarak ellerine berat vermişlerdir Memlûk ve tlhanî (Garp Moğollan) devletlerini takliden Osmanlı devleti de memleketlerinde bulunan seyyid ve şeriflerin işleriyle meşgul olmak için ilk zamanlarda sâdât nikabeti ismiyle basit bir teş­ kilât vücude getirmişdir. 91'de sâdâta nezaret vazi­ fesinin Çelebi Mehmed zamanmda ihdas edildiği zikrolunmaktadır. 176. IV. Hammer (Ata Bey tercümesi). (1385 M. Benim devletime duaya meşgul olalar. s. Orhan'm 787 H . Ben bağışladım canım için olsun.. anlar benim defterimden (vergi ve öşür defterinden) ihraç olalar. Sureti daha aşağıda görüleceği üzere nakibü'l-eşraf denilen seyyid ve şeriflerin nazın tarafından verilen sâdât ve şerâfet vesikalannın dua kısmından sonrası çok defa Farsça olduğundan Osmanlı devleti bunu diğer teşkilâtı gibi Anadolu Selçukîleri veya Ilhanîlerden almıştır.) tarihli verdiği sâdât beratı siîretinden : Sebeb-i tahrir ve mûcib-i tastir hükm-î nâfiz-i meymun. c... Her kim bu hükmü görüb S e y i d B ü z ü r k asim yazarlara lanet ba-lânet olsun. 244. s." Tarih-i Osmani Encümeni mecmuası. sene 5. M u h a m m e d nammda bir zat Türkiye'deki seyyid ve şeriflere Yıldırım B a y e z i d tarafından nazır tâyin olunarak * kendisine 1 Bu hususta Sultan I. Osmanh devletinde nakibü'l-eşraf makamı 802 Ramazan (1400 Mayıs)'da Sultan Y ı l d ı r ı m B a y e z i d zamanmda tesis olunarak Ali ^ Nattâ E m î r B u h a r ı talebelerinden Bağdath S e y y i d b. Biz kullarmuza bir ihsan eyle. benden sonra her kim gele bu hükmü tutmayanları yer ve gök kabul eylemesin. bizim atamız sizin duacınız idi.

J p i . • S e y y i d M a h m u d . (1034 M. Bursa'da Kâzeruniye tarikatine mensup dervişler için İshakiye zaviyesini Y ı d ı r ı m B a y e z i d yaptırmıştır.E Ş R A F L I K 165 Burso'da yaptınimış olan İshakiye zaviyesi'nin tevliyeti verilip bu tevliyetin evlâdına da intikali şart konmuştur*. E b û İ s h a k . s.. 342). getirilmiştir*. Murad zamanında tekrar mütevelliliğinde lerek eski vazifesi olan/s/tafciye Seyyid Mehmed b i d i n de babası gibi nelâbidin'in bulunmuştur^.)'de şerif ve seyyid Mahmud. • Şakayık zeyli (Atâyî). » Şakayık zeyli (Atâyî). « f^U. Zeynelâolmuştur^.)'de vefat etraiş olup Kâzeruniye tarikatinin müessisidir. Z e y M e h m e d bu N a t t â ' d a n sonra oğlu S e y y i d seyyid ve şeriflere nazır Sultan ölümünden sonra F a t i h makamı lâğvetmiş ise de sonralan seyyidhk iddiasında bulunan bazı şahıslar meydan almış olduklarmdan bu işin yeniden bir nizama bağlanmasına lüzum hasd olmuştur^. • tskakiye zaviyesVmn 884 H . lerinde seyyid ve şeriflere nezaret eden reise Nakibü'l-eşraf diğini görmüş olduğundan hükümete vaki teklif üzerine bu unvan kendisine verüerek * Nakibü'l-eşraf makamı Osmanlı saltanatının ilgasma kadar devam etmiştir. 161. 941 H . 424) neşredUmiştir. meşhur âlimlerden T o k a t l ı ders görmüştür (Şakayık tercümesi.S e y y i d A l i N a t t â ' m Türkiye'ye avdeti Ş e h z a d e Meh­ med' L n (Fatih) sünnet olduğu tarihe rastladığmdan Seyyid Nattâ sünnet düğünü hediyesi olarak nakışlı bir yemek sofrası hediye eylemiş ve o tarihe kadar böyle bir sofra görülmemiş olduğundan makbule geçmiştir.)'de Fatih zamamnda tamir edUdiğine göre sâdât nezaretinin bu tarihte tekrar ihya edUmiş olması muhtemeldir.) tarihli vakfiyesi fotoğrafı Ue birlikte Profesör A d n a n E r z i tarafmdan Vakıflar Dergisinin ikinci cUdinde (S.OSMANLILARDA N A K İ B Ü ' L .)'de Şiraz'da JCâzerun kasabasın­ da doğmuş ve 426 H. B a y e z i d zamanında pâdişâhın hocası Seyyid 900 Abdullah'ın Seyyid oğlu S e y y i d Arap Mahmud teşküâtının memleket­ denü­ H . (1400 M. Molla Lütfi'den . (1494 M. S e y y i d M a h m u d . (1479 M. 176. s. /ran'da islâmiyetin yayılması için çalışmıştır.. Ankara muharebesinden sonra Bursa'da M o l l a Mehmed hacca edüen S e y y i d gitmiş ve Mehmed Nattâ serbest F e n â r î ve sonra ge­ G e z e r i üe beraber T i m u r kuvvetleri tarafından esir bırakddıktan Bursa'ya II. s. Nakiba'l Eşraflık başına S u l t a n I I . (963 M. (1534 ' Ebû İ s h a k K â z e r u n i 352 H . tskakiye zaviyesi'nin 802 H.

S e y y i d Mahmud'nn 941 H . onun eteğini öper ve otur­ tulup kahve. mükerrer Nr. 1 Şakayık tercümesi (Mecdî). ' İzzî tarihi.)'de Nakibü'l-eşraf makamından ayrılarak yerine Taşkent'^ Seyyid M u h a r r e m E f e n d i tâyin edilmiştir^. 45. Nakibü'l-eşrafm Paşakapısı'na yani Bab-ı âh'ye davet olunur ve teşrifatçı efendinin delaletiyle sadr-ı âzam tarafmdan ayakta karşdanırdı.) 'de nakiplikten ayrdarak yerine M u h t e r e m Efendi'nin tâyin edildiğini beyan et­ mektedir ki elimizdeki 942 Zilhicce (1536 Mayıs) tarihli olan siyadet beratı da M u h t e r e m Efendi'nin bu tarihte nakibü'l-eşraf bulunduğunu göstermektedir. (1536 M. varak 20. asır sonlarında yetmiş beş akçeye çıkanlmış daha sonralan bu miktar artmıştır. Nakibü'l-eşraf ^"^yüü*"' XVII. Sadr-ı âza­ m m huzuruna giren Nakib Efendi.166 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M l Y E T E Ş K İ L Â T I M. Nakihü'l-eşraflann tâyin edilenler bunlar arasından kadılar gibi muayyen müddetleri olmadı­ değişmesinde yeni tâyin olunacak zat ğmdan uzun seneler bu makamda kahr ve lüzumu halinde tebdil edilirlerdi. s. s. 676. gül suyu ve buhur ikrammdan sonra samur kürkü giydirilerek memuriyeti eşrafhk beratı verihrdi *. Kâmil Kepeci tasnifi. 342 üe Devhatü'n-nükaba'da S e y y i d Mahmud'un vefatı 943 H. fakat Atâyî. Bu hususta X I X . (1534 M.) tarihinde olup o tarihe kadar nakibü'l-ejraf olduğunu yazarlar. asrm ilk yarısmdaki teşrifat defterinden şu kayıt vardır : "11 Rebiulevvel sene 1237 (6 Araldc 1821) nakibü'l-eşrafhk sâbdca istanbul kadısı Ş e r i f . asır ulemaya kadısı ulema sınıfından olmakla beraber sonlanna kadar mutlaka yüksek istanbul bir makam değildi. fakat bu hayh zatlar bulunduğundan mahsus tarihten itibaren sâdâttan olarak b u makama geçecek ve kazasker mâzullerinden bundan sonra Nakibü'l-eşraf tâyin olunmağa başlamıştır. Nakihü'l-eşraflann ük zamanlarda devlet hazinesinden yevmi­ yeleri yirmi beş akçe olup sonra artarak X V I .z â d e E s s e y y i d E b û ' l . erkân ilân olunur ve eline nakibü'l- .H a y r E f e n d i hazretlerine tevcihinde Bab-ı âli'ye gelip Çinili odada aramdan sonra örf ve muvahhidi kürkü üe bulun­ duğu halde teşrifati efendi vesatetiyle oda-i mezkûrdan kaldırdıb huzur-ı hazret-i sadr-ı âliye duhulde minderden aşağıda istikbal resm-i damen-bûs bâde'l-icra kuud ve örfi küçük tepeli kavugı tebdil ve kahve ve çubuk ve gülab ve buhur merasiminden sonra bilâ kırâe (yani beratı okunmayarak) erkân samur kürkü Ubas ve teşyi ve resm-i damen-bûs-ı sadr-ı âliden sonra avdet eylemiştir" Defter-i yevmiye-i oda-i teşrifat.

Anadolu kazaskeri mazullerinden olan M a l û l . (1576 M. Bir zamanlar zat mühürlerinde (Seyyid) mahlaslı bir hayli zat vardı ki bunlann beratlan da yoktu. II. ^ Şeyhülislâm olan bu zatlarm çoğu aslen Türk olduklan halde nesl-i Peygamberîye intisabm şerafetine mebni baba. Bey-zâde Arif H i k m e t B e y bunlardandır^. taşralarda iseler Seyyid ve şeriflerin kanun ve âdetlere aykuı hareketleri vukua geldiği takdirde İstanbul'da ise nakibü'l-eşraf nakibü'l-eşraf kaymakamları tarafmdan cezaya çarptırdırlardı. konaklarında ve ka­ havi daireleri ve maiyyetlerinde hizmet eden adamları eyâlet. ahval ikametgâhları (şecere-i tayyibe) ve ahlâkı. sancak zalardaki yine seyyid veya şeriflerden olan kaymakamları vası­ tasiyle Türkiye'deki bütün seyyid ve şeriflerin isimlerini defterleri tutarlardı. .OSMANLILARDA N A K l B Ü ' L . evlâdı. Dürri-zâde Şerif-zâde Mehmed Karahisarlı Arif. Seyyid Seyyid nakibü'l-eşSeyyid Mehmed Mehmed Ataullah. 32. Seyyid Said. s. Mirza-zâde Seyyid i b r a h i m . c.E Ş R A F L I K 167 Nakibü'l-eşrafın resmî elbiseleri XVIII. S e y i d Dürrî-zâde Mehmed Yahya Tevfik. Âbidin.)'de nakibü'l-eşraf olup nakiblik üzerinde kalmak suretiyle şeyhuhslâm olan bundan başka kimse yoktur. Abdullah. siyâdet veya şerafet sUsüesi. Seyyid A b d u l l a h . M a l û l . Surre Emini-zâde Yasinci-zâde Abdülvehhab. NakibflM-cşraf dairesi makamda bulunanlarm kendi vardı. Paşmakcı-zâde Şerif.z â d e üzerinde kalmak üzere Rumeli kazaskeri ve oradan da yine ü'l-eşraf olarak şeyhülislâm olmuştur. 1 Peçevi tarihi. Nakibü'l-eşraflar. Nakibü'l-eşraf Seyyid nakib­ makamı M e h m e d Efendi 984 H . denilen bu defterde kayıth idi. Seyyid ismet raflıkta bulunmuş bir hayli zat vardır ve Erzurum'lu S e y y i d A h ve oğlu Seyyid Mehmed A k Mahmud-zâde Zeynel âbidin.z â d e ' d e n başka şeyhuhslâm olanlardan Feyzullah. asırdan îtibaren kazasker elbiselerinin aynı olup başındaki örf denilen kavuğun yerine küçük tepeli denilen kavuk giyip üzerine sâdâta mahsus yeşil sarardı. Kazaskerlikte bulunmuş ise örf giyerdi. Şeyhuhslâmlıktan azhnden sonra nakiblikde ibka edU­ miştir *. Sâdât veya şürefadan hepsinin isim ve hü­ viyetleri. ced veya kendileri birer siyadet beratı tedarikiyle bu makama gelmişlerdir.

M a h m u d borçları dolayısiyle nakibü'l-eşraf konagmda mahbus bulıman seyyidlerin borçlarınm ödenmesi için on bin kuruş göndermiştir (Hatt-ı hümâyun vesikaları. Nakilıfi'I-efiaf' in maiyyeti istanbul'dalsı ferler teşkilâtta pâdişâh Nakibü'l-eşrafdan tarafından sonra se­ ve­ büyük makam alemdarhk idi. din­ lemeyenler ceza görürlerdi. hatt-ı hümâyun numarası 91. Yukanda bilmünasebe söylendiği sefere gittiği vakit Nakibü'l-eşraf da maiyyetinde bir kısım sâdâtla bera­ üzere Nakibü'l-eşrafm vardı*. sandık numarası 226. Topkapı sarayı Arşivi. arada hiç bir vasıta olmadan yapardı *. burada suçlu ve borçlu olanlar hapis olunurlardı. Nakibü'l-eşrafm hükümetle muhaberesinde merci-i sadr-ı âzam olup bunu. II. numara 6846). sonra dayak atılarak dayaktan sonra başlığı iade . Alemdar. Nr. * tbnûlemin tasnifi. sancak ve kazalarda seyyid ve şeriflerin defterlerim tutan ve (nakibü'l-eşraf mmtakalarmdaki bulunarak keyfiyeti kaymakamı) sahte seyyid denilen vekilleri ve şerifler hakkmda nakibü'l-eşrafa yazar ve amn da hükümete bildirmesi üzerine bunlarm başlarmdan yeşil sanklan ahnır. Pâdişâh zir-i azama teshm edilen sancağ-ı şerifi ber sefere giderdi. 973. a Kıdvetü's-sâdâti'l-kiram kaimmakamımız esseyyid O s m a n Ç e l e b i dâme şeref-i siyadetühu bade't-tehiyyetu'l-vâfiye inha olunur ki Harmancık ve Tomaniç ve Atranos kazalannda olan sâdât-ı kiram sizden hoşnud olduk­ ları tarafımıza bâ-arz inha olundugma binaen hizmet-i celile-i mezkûre ta­ rafımızdan cenabmıza işbu erbaa aşer ve mieteyn ve elf Saferü'l-hayır gursesinden kemakân ibka olunmuştur (Seyyid Muhammed AtauUahü'l-Hüseynî en-nakib ale'l-eşraf). Bunlar takibatta vilâyet. Bu nakib­ ü'l-eşraf tevkifhanesi nakibü'l-eşrafın başçavuşu denilen maiyeti memurlarından birisinin nezareti altmda bulunurdu i.168 Bunlann OSMANLI DEVLETİNİN i L M l Y E TEŞKİLÂTI dairelerinde kabahatlilerin hapsi için hususî bir yer vardı. Seyyid ve şeriflerden birisinin cezalandınlması lâzım gelse ihtida başmda emirlik alâmeti olan yeşil sankh başhğı almarak öpiüür ve olunurdu. Tevcihat vesikaUtn. Burada hatt-ı hümayuna ilişik olarak üç vesika vardur. 8400 B. Bütün mah­ kemelerde ve divanlarda dâvacdar arasmda seyyid ve şerifler ve ^ Hatt-t hümâyun veaikalan. esnasmda bizzat taşırdı.

. IV.OSMANLILARDA N A K t B Ü ' L . 64). II. Merhum A r i f Paşa'nm ( M e c m u a . 389). X V I I I . nakibin omuzlarım öptüğünü beyan ediyor (Fransuca tercümesi. e. 533. * Abdurrahman Paşa kanunnâmesi (Miüî Tetebbular mecmuası). (1590 M. iVtmetî Efendi kanunnâmesi. > 999 H. sayı 3. * Teşrifat-t kadime (Esad efendi). asır başlannda ise ibtida Kınm hanlan evlâdmdan İstanbul ve civarmda bulunanlann ve onu mütaakıp nakibüleşrafm el öptükleri anlaşdıyor (Zübdetü't-tevarih. asrm ikinci yansına ait eserinde yanlış olarak nakibü'l-eşrafm şeyhülislâmdan sonra tebrik ettiğini ve Pâdişahm. JCavanin-i Teşrifat isimli eserde (t/niverstte kütüphanesi.) tariUi kamm mucibince cülus ve bayram tebriklerinde ibtida Pâdigah hocasımn ve am mütaakıp nakibû'l-ejrafm el öptükleri ve daha sonra Kırım Han zadelerinin yine el öptükleri görülüyor (Nimeti Efendi kanun­ nâmesine ilâve kanun. ayağa kalkar ve alkış diğer tebrikler yapılırdı. s. her iki tebrikde nakibü'l-eşrafa Bu tebrik merasiminde Rumeh veya Anadolu kazaskeri ise sırası gehnce o zaman da ikinci defa tebrik yapardı *. 559.E Ş R A F L I K 169 kadılar bulunduğu takdirde bunlann dâvalanna diğerlerinden evvel bakılırdı ^. s. 220 varak 30) nakibül-eşrafin biatlerde ve iki bayramda el öpmede cümleye tekaddüm ederek pâdişahlann siUâle-i Haşimiye'ye hürmeten ayağa kalktddarmı yamyor. seynidir. t.i T e s a v i r . 7). s. 48. Sancağ-ı şerifin.. X V I I . Osmanh nakibü'l-eşraflannm duklan anlaşılmaktadır. Pâdişah'la beraber sefere giden nakibü'l-eşraf dışmda giderlerdi*.40 (Kanun-i Alay kısmı).. Bayram tebriklerinde ah müteferrik nakibü'l-eşraf tebrik ile dua ettikten sonra de rütbesi ne olursa yapdırdı*. gerek sancağ-ı şerif çıkıdibinde yürüyüp maiyyeti olan seyyid ve şerifler ise tûğ-ı hümâyun İstanbul'dan unvanlan seyyid olduğuna göre Hüseyin'in evlâdından ol­ bunlann Hüseyin! yani H a z r e t . Nr.i O s m a n i y e ) isimli eserinde nakibü'l-eşrafm ibtida tebrik yaparak etek öptüğü ve tebriki mü­ taakıp on adım kadar geri çekUerek dua eylediğini ve pâdişahm onun siyadetine hürmeten ayağa kalktığım zikrediyor (S. 312) R i k o . 8. c. s. «. varoA: 6). asra ait teşrifat defterlerinde ise ciUûs ve bayram tebriklerinde nakibü'l-eşrafm el öptüğü sırada Pâdişahm ayağa kalktığı ve na­ kibü'l-eşrafm dua ederek avdetini mütaakıp Kınm Han-zâdelerinin tebrik Ue etek öptükleri yazılmıştır (Maliyeden arşive devredilen 29 numaralı teşrifat def' teri. X V I I .« malûmat *» Pâdişâh cüluslarında hükümdara ihtida nakibü'l«Çraf biat edip dua eder. a. am yine olsun Pâdişâh mütaakıp teşnfat de sırasiyle biat yapıhrdı. 1 •!.i verdikleri vesikalarda da imzalan H ü ­ > D'OhiMn.

Pâdişâh sefere gitmiyeeek olursa nakibü'l-eşraf ordu üe beraber sancağ-ı şerifin gidiş ve gehşindeki merasimde şerif ve seyyidlerle beraber istikbal ederdi*. i. muayyen olmağın vakt-i mezkûrede Ayasofya-i kebir cami-i şerifinde vezir soffasmda habere müterakkiben meks buyuralar (Başvekâlet Arşivi 29 numaralı Teşrifat defteri. IV. I. Hırka-i giderlerdi Osmanlı pâdişâhlarının cüluslarında bazı nakibü'l-eşraflar şerif ziyaretine de yine sadr-ı âzamin davetiyle kdıç alayı merasiminde kuşatmışlardır ^. Mevlid-i Nebevi okunduğu sırada nakibü'l-eşrafın davet edilmesi pek tabiî olup rütbeleri­ ne göre bunlarm teşrifatta yeri olmadığmdan ve kendilerinin yüksek rütbeli ulemadan aşağı oturtulması da muvafık görülmediğinden mevlid cemiyetine geldikleri zaman nakibü'l-eşrafın camiin sağ tarafmdaki köşe. c. 565.seyyid ve şerifler tekbir ve salavat geti­ rirdi..170 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M Î Y E TEŞKİLÂTI şında ve gerek İstanbul'A avdetinde -pâdişâh Edirne'de ise oradan çıkışında ve avdetinde. I.). c. * Eyüp'te medfun ola zat eshab ve ensardan olup ismi Halid b. 238).i P e y g a m b e r Mekke'den Medine'ye hicretlerinde H a z r e t . Mecmua-i Tesavir-i Osmaniye. İlk İslama gelen Medine^ balkından olup H a z r e t . varak 226. A h m e d bir kanun yapmış ve bu kanun Sultan Ahmed camiinde mevlid okunduğu müddetçe devam etmiştir (Enderun tarihi. M a h m u d ve I I I . 7. ' Şerafetlû ve semahatla efendi Hazretleri. Zeyd ve künyesi Ebû Eyyup'dur. Nakibü'l-eşraflann Pâdişâh nezdinde itibarları büyük olup Sultan Ahmed eamiinde mûtad üzere okunan mevlid cemiyetine sadr-ı âzamin mektubiyle davet olunarak dikleri vakit yalmz olarak mihrabın sağ tarafında gel­ ve mahfü-i hümâyunun altında etrafi yeşil perde ile kapatdmış yerde oturur­ lardı ^. Eyüp türbesinde* yeni Pâdişâha kdıç ^ Seferden avdette sancağı şerif istikbali (Nimeti Efendi kanunnâmesi). ^ D'Ohsson. Muharebe esnasında sancağ-ı şerif dibinde aynı suretle tekbir ve salavat getirilirdi. I V . s.. s. A h m e d . ' Osmanlı Pâdişahlarmdan I I I . .i Halid'in evinde misafir olarak kaldığmdan kendisine mihmandâr-i Peygamberi derler. Atâ Bey. İnşallahü teâlâ yarmki gün sertac-ı ebrar ve ahyar olan cedd-i emced büzürkvarları habib-i hüdavend muhtar aleyhissalavatullah'ül-gaffar hazretlerinin takbîl-i dâmen-i hırka-i pür-berekâtları saat.. Mus­ tafa'ya şeyhülislâmlarla beraber nakibü'l-eşraf kdıç kuşanmışlardır. Emevîler zamanmda gazaya iştirak ederek Arapların istanbul'u muhasaraamda bulunmuş ve muhasara esnasmda vefat etmiştir. yeşil perdelerle kapanıp içerisi tefriş olunarak mevlid-i nebevî sonuna kadar yalmz olarak ora­ da oturmaları hakkında S u l t a n I.

j l ^ Jl I ^ I j L l . isim.E Ş R A F L I K 171 Siyadet hücceti ^^^**1"* peygamberîden olanlann ellerinde siyadet beratı denüen ve o sülâleye mensup olduğunu gösteren hüccetleri vardı. ^^^J .:!. M u s t a f a ile II...lT j ji>ı o>. Mühür UUl Ü . a / «TOT . s.U1. tarih ve şahitlerin isimlerinden başka birbirinin aynı olan beratlardan birisinin sureti aynen şöyledir : 4JJI o » ^ 1 Lj^U- yi..l j JP-^l j S^L-Jlj ..VJI J ^j^j.OSMANLILARDA N A K Î B Ü ' L . j . Bu hüccetin altmda isimleri görülen şahitler hüccetin verilmesinden bir buçuk ay sonra diğer bir hüccette de (9 Safer 943 tarihh hüccet) yine şahitlik et­ mişlerdir. . tarihi 18 Zilhicce nakibü'l-eşraf Taceddin Seyyid Muhammed Ali'nin olup birisinin (8 Haziran 1536) ve ikincisinin 9 Safer 943 (28 Temmuz 1536)'dür.lj U J > (. ıgı). Mahmud'a da yalnız naldbü'l-ejraf kdıç kuganmışlardır {Saray Teıkilâxı. ı y _ A. Muhterem b.I ij^J Bu siyadet hüccetin üst kenarmdaki nakibü'l-eşrafın ismini havi kısım bizzat nakibin kendi el yazısıdır.1 j ^ öi_^ı j jl fUie «u*" Oj-î y OİJL. M ü U j i jM J L--yi ^ J . •üjb?' j . JU. Sâdâttan olduğunu iddia eden kimse bu iddiasmı seyyidlerden olan şahitlerle ispat ederek nakibü'l-eşraf defterine asırda Seyyid 942 kayıt olunurdu.. -»j^ ojUi L-J . ehmizdeki iki hüccet sureti X V I . iJUl j ojjlj ^ ^ j » Ij j^TJ.1 > .-I ^ > coîl ^ İ . o>«(.I ' .

kendisine tâbi olanlan çoğaltmak için yapar ve bu kayıt ve kabulü kitaba uydurmak için bir şecere-i neseb tertip ve tanzim edihr ve bu sû-i istimale vâkıf olan Türkler eskisi gibi bunlara hürmet ve itibar etmemektedir" ^. lâkin nakib. . iltimas ve para mukabihnde verilmiş olanlan da vardı i. Seyyid ve şeriflere verilmiş olan bu hüccetlerin hepsi doğru olmayıp iltizam. yukanya suretini kurduğumuz da tarihi) isimh eserinde şerif ve seyyidlerin sülâle-i peygamberîden olmalarma mebni Türklerin bunlara fevkalâde hürmet ve tazim gösterdiklerim ve bunlarm. bu sülâleye mensup olanlan halk huzurunda alenen idam ettirmez. kendisinin sâdâttan olduğunu iddia ederek göstermiş olduğu dört sabitle şeriflerden (Hazret-i Hasan evlâdmdan) ol­ duğunu ispat ederek yukanda suretini koyduğumuz buccet kendi­ sine verilip bunda seyyid ve şeriflerin kendisine lâzım gelen kar­ deşliği yapmalan tavsiye edilmiştir. yani idam ettirebilir. 374. Bunlar arasmda H a z r e t .172 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Bu berattan anlaşıldığına göre. nakibül-eşraf kendisine tâbi olanlarm (şerif ve seyyidlerin) hayat ve mematma hâkimdir.i Muhammed sülâlesinden neşet etmiş olduğunu ispat edecek pek az kimse varsa da nakibü'l-eşrafm teveccühüne mazhar olanlar küçük bir vesile ile o zümreye dahU olabilirler. * Riko (Fransızca tercümesi). Nakibü'l-eşraf bunu. öyledir. af etmeğe de mukte­ dirdir. Silistre'h Mürsel oğlu F e r b a d . Riko (Osmanlı İmparatorluğunun zaman-ı hâzırasma ait Zanmma göre. fakat buçuk ay Bonra verilmiş olan hüccetin resmen verilmiştir. kendilerine verilen imtiyazlar şevkiyle sû-i istimallerini sonra seyyid ve önlemek için kendilerine nakibü'l-eşraf deftere kayıthlarmdan şu suretle unvaniyle bir reis tâyin edilmiş olduğundan bahis eyledikten şeriflerin bahsetmektedir : "Nakibü'l-eşrafm maiyyetinde çavuşlar ve ağalar vardır. s. ' Yakanda suıetini naklettiğimiz hüccete a y m gahitlerle bundan b i ı doğmluklarmda şüpheliyim.

ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM MÜFTÜLÜK VEYA ŞEYHÜLİSLÂMLIK Osmanlılarda dört ehl-i sünnet mezhebinden hanluRa ve Müftülük '*^/* fıkbı üzerine kendisine sorulan umumî ve hususi şer'î ve hukukî meselelere ait dinî hüküm­ lere uyarak karar veren zata Müftü ve verilen karara da Fetva adı verilmiştir. X V I .H ü s e y i n b. (1310 M. Hidaye mesailine dair pek kıymetU bir eser olup bir hayh Osmanh âlimleri şerh ve haşiyeler kaleme almışlardır. 683 H .) 'de vefat ederek Edirne Kapısı kabristanma defnedilmiştir. Muhsuretiyle verirdi. (1295 M. Müftülere şeyhülislâm dair fürû-i «jİAjJI unvanı da verilmiştir. ° Yine furû-ı hanefiyeden olan muhtasar Kudurî 428 H . a J i l î a ] l > R Kenzü'd-dekâyık 710 H . 4 ^ Mecmaü-l-hıüiTeyin 694 H . Mülteka'l- tasarü'l-Kudurî ^ ile bunlann asırda H a l e b î ibrahim şerh ve haşiye ve diğer etmek E f e n d i ' meşhur ehhar isimh eserini yazarak sonradan gelen müftülerin işlerini kolaylaştırmıştır. Osmanh müftülerinin bazdan vermiş olduklan fetvalan bir eser hahnde ya bizzat toplamışlar ve yahut toplattırmışlardır ki bunlardan bir kısmı basdmıştır ve matbu olma1 J>i*^L El-muhtar. Bunun da birçok şerhleri vardır. Keza şerhleri vardır. Sadrü'ş-şeria U b e y d u l l a h Mahbubî'nin oğlu Bnrhanü'ş-şeria Mahmud'un eseridir. (1284 M.)' de vefat eden B<^datlı İ m a m E b i'l . JJUJI > R fi ve ^ Hanefî Mecmau'l-bahreyn eserlere müracaat Mülteka'n-nehreyn *.K n d u r î ' n i n mühim telifidir. şerhleriıdn şerhleri ve muhtasarı vardır.B e r e k â t H a f ı z ü d d i n Nesefî'nin eseridir. M u h a m m e d e l . * H a l e b î İ b r a h i m E f e n d i Kanunî S u l t a n S ü l e y m a n devrinde yaşayan meşhur âlimlerden olup 956 H . ve yine j j h^jJ^'h^j Müftü. (1037 M. kendisinden fetvası istenilen meseleleri hanefî fıkhına J^jj* j j U ü l hanefiyeden JD> fıkhına ait Vikayetü'r-rivâye el-Muhtar fî fürûVl-hanefiyye)^ Kenzü'd-dekâyık * ve Mesaili'l-hidaye^ ve JJU. Bunun da şerhleri vardır. .) 'de vefat eden İbn Sââtt diye meşhur İ m a m M u z a f f e r ü d d i n Ahmed'indir. (1552 M. » <İİJJ Vikaye.)'de vefat etmiş olan İ m a m E b i ' l .) 'de vefat eden M e c d ü d d i n A b d u l l a h Musulî'nin eseri olup şerhleri.

taşırken makamı unvanını onun yerine şeyhuhslâm tâbiri umu­ mileşmiştir. asır sonlarma kadar çok zaman asırdan îtibaren müfti vardı*. İ s m a i l E s p i c a î (ve­ fatı 535 H . yalnız Mekke. Bu müftülerin tâyinleri şey­ hülislâma ait olup kendilerine gönderilen rüûslar daki tavsiyelere göre harekete mecbur idiler. icma-ı ümmet. Herhangi mezhepten olursa olsun Osmanh müftüsü verdiği fetvayı Hanefi mezhebi üzere verirdi. Bu müftüler verdikleri fetvalarm üstüne nerenin müftüsü olduğunu beyan Ue mühürlerini basarlar ve verdikleri fetvanm Arapça metni Ue bunu hangi fetva kitabmdan aldıklarım zikrederlerdi. fakat nâdir olarak X V I .174 OSMANLI D E V L E T Î N l N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yanlar da kütüphanelerimizde mevcuttur. hicret asnnda (mi- lâdî X .) ve saire gibi bazı büyük mütehassıs (müte­ bahhir) âhmlere ve hattâ Sofiye ricalinden Pir-i Herat demlen Ebû ' Telhisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. şer'î mese­ leleri halletmek. sünnet. kıyas-ı fukaha) üzere fetva vermek. Kahire. IV. Bu fetvaların ne su­ retle verildiği bu bölümün sonlarına doğru gösterilmiştir. Osmanhlarda olduğu gibi ümiye smıfınm en yüksek resmî makammı ihraz etmiş zevat demek olmayıp ulemamn mercü de değillerdi. selâhiyetini haiz olan ve mesleğinde imam addedüen Semerkand'h A l i b. varak 139. asır) kullandmış ve fukaha arasmdaki ihtüâfh meseleleri halletmiş olan yüksek âhm ve fakihlere alem olmuştur. Bu fetvalarm formülü şeyhülislâmın fetvalarmdakiniu aym idi. fakat bu ta­ rihten sonra müftü bütün ilmiye sınıfının reisi olup müderris­ lerle mevali denüen kaddar da bunun idaresine verilmiştir. Medine. Şeyhülislâm Şeyhıdislâm unvanı I V . Kudüs ahalisinin mühim kısmı Şafiî. fakat ehl-i sünnet mezhebi (kitap. XVIII. Maliki. asır ortalanna kadar birleşirdi. Müftü olmayan kazalarda bu işlere kadılar bakarlardı {D'ohson. sahibi. Osmanidardan evvel diğer İslâm dev­ letlerinde şeyhuhslâm unvanını almış bazı mümtaz şahsiyetler varsa da bunlar. M e h m e d b. sancak ve kazalarda da halkın sorduklan şer'î suaUere cevaplar veren müftülükler Osmanh kaynaklarmda en yüksek ümiye XVII. e. s. Hanbelî mezheblerinde olduklarmdan buralara bu üç mezhebe mensup aynca uç müftü tâyin olunurdu. 584). Osmanhlarda müftülük de kaddık ayn a y n olup bazan. VUâyet. sancak ve kaza müftüleri de halkm şer'i meselelerine dair fetvalar verirlerdi. . = 1 1 4 0 M. Son­ radan umumî olarak şeyhülislâm denüen ve ulemanın mercü olan müftiüerden başka vilâyet.

106. Bunlann fetva vermek kud­ retini haiz olmalan dolayisiyle bu yüksek derecelerine hürmeten verilmiş unvandı. O tarihlerde akçenin dördü bir dirhem gümüş olup kıymeti vardı (Telhisü'l-beyan. Vezir-i âzam onları riayeten üstüne almak münasihtir.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 175 A b d u l l a h E n s a r î ' y e (vefatı 481 H . reisi olarak kaydeddmekte ve daha sonraki tarih ve vesikalarda hem müftü ve hem de şeyhülislâm Fatih'in kanunnâmesinde şeyhuhslâm üe beraber Pâdişâh boca­ lan da serdâr-i ulema olarak zikrolunmakta ve vezir-i âzamm onlan üst tarafmda oturtması beyan olunmaktadır*. Şeyhuhslâmlar hakkındaki bu kayıt. X V I . Ama müfti ve hoca vüzeradan bir nice tabaka yukarıdır ve tasaddur dahi ederler" Kanun­ nâme-i Âl-i Osman. = 1 0 8 8 M. Fahrü'l-islâm ve Rüknü'l-islâm gibi unvanlar da verilmiş olduğunu görmekteyiz. Bundan dolayı şeyhuhslâm ulemanın reisi saydmıştı.) Şeyhuhslâm unvam verilmiştir. asnn ikinci yarısı) F a h r e d d i n A c e m t otuz akçe ile müftü olmuştu.z â d e Mehmed'in yevmiyeleri beş yüz akçe iken veya müftü bunun beşte biri kadar yevmiye al­ tekaüd maaşı yüz akçe iken o tarihte müftü olan A l âü d din-i ^ "Şeyhülislâm nlemamn reisidir. varak 141). Ve mnallim-i sultan! dahi serdâr-ı ulemadır. asrm orta­ lanna ve hattâ az daha sonraya kadar onlann devletin bütün ilmiye smıfımn mercü demek değildi. » I. s. Fakat F a t i h S u l t a n Mehme'd'in tedvin ettirdiği kanunnâmede şeyhül­ islâm ve müftü diye iki unvanla da zikredilen zatın ulemanın unvanları göridmektedir. F a t i h S u l t a n M e h m e d zamanmda hocası Molla G ü r a n î ' ye fevkalâdeden olarak üu yüz akçe yevmiyeden başka aydan aya yirmi bin ve senede de devri eUi bin akçe vermişti'. Malûm olduğu üzere fetva vermek Hanefî fık­ hını teferruatiyle bümek demek olduğundan burada bulunan zatlarm hakikaten hakkiyle ehü olmalan şarttı. Bu tâbirden başka pek yüksek âhmlere tmadü'lislâm. 10. * Şakayık tercümesi. Muhyiddin Bayezid âhmlerinden H a t i h . I I . . M u r a d zamamnda^^TV. s. Osmanidarda şeyhuhslâm unvanının ilk zamanlarda hangi tarihlerde kullandmış olduğunu sarih olarak bilmiyoruz. asırda kazaskerlerin şeyhuhslâm makta idi^. X V .

176 Arabi'nin OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yevmiyesi yüz* ve yine Müftü E f d a l . M o l l a A r a p . asır başlannda A l i G e m a l î Efendi'nin (Zenbilh A h Efendi) müftidüğü zamamnda I I . (Şakayık tercümeai. = 1 5 7 5 M. 49). . Fatih zamanmda tstanbul müftiüüğüne kazaskerhkten mâzul olarak iki yüz akçe Ue tâyin yapddığmı beyan etmekte ise de bu miktar kati ve muayyen değUdir. Edirne ve lstan6urda böyle müftiilükle kadılığı cem edenler vardı (TeUıiau'l-beyan.zâde'nin doksan akçe idi^. lara verilmişti. B u suretle iki yüz akçe Ue müderrislik maaşı Ue beraber iki yüz akçe olmuş ve İ b n K e m a l de iki yüz akçe ile tâyin müftü yâni şeyhülislâm tâyini E b u s s u u d Efendi'nin müftiUüEfendi Sultan (vefatı 983 H . Bundan başka Bursa. A l i C e m a l i Efendiler müstakd Üsküdar ve GalcUa fetvaları bun­ Cürani'nin B u müftiüerin yevmiyeleri M o l l a iki yüz akçesi müstesna olarak bu miktardan azdı. tstanbul fethini mütaakıp H ı z ı r B e y hem kadı ve hem müftü olmuştu. a.) 'de K a n u n î trşadü akIVs-selim isindi meşhur tefsirinin bir kısmım 972 H.) tarihine kadar tstanbul kaddığı ile müftidüğü cem etmiş ve sonra müftülük dâve olarak Sahn-ı seman müderrisi Alâüddin-i Arabi'ye verilmişti*. 182. M o l l a H u s r e v 877 H .) ^Ul Ji* iUjl Süleyman'a takdim etmesi üzerine ğüne kadar devam etmiştir. Husrev. kadılık ve müderrislik ayrdarak M o l a müftü olmuşlar ve hattâ Eyüp. Osmanh devletinin ilk devirlerinde müftidük de kaddd^ ve hattâ müderrislik bir zat uhdesinde bulunmuş ise de nadirdi'. varak 141). 175. A l i C e m a h Efen­ elh akçe daha zam ederek müftidük maaşı edilmiştir. B a y e z i d meşhur medresesini Bayezid'de tnkUâp Müzesi) yaptırdığı zaman burada ders okutulmasmı müftü olanlara şart koyduğundan Müftü A l i E f e n d i ' y e müderrislik maaşı olarak elh akçe tahsis etmiş bu su­ retle müftidük maaşiyle beraber müderrislik maaşı yüz elh akçe olmuştur^ K a n u n i dinin yevmiyesine Sultan Süleyman. a. Müverrih Âlî. * Şakayık tercümesi (Mecdî). O zamanki ulema bu kadar vazifeyi çok görmüşlerdir (TMisü'l-beyan. ^ Şakayık tercümesi. meselâ (şimdi Cemali X Y 1 . a. Müteferrika tab\ a. varak 142). 35.(1564 * Şakayık tercümesi. (1472 M. * Meşhur M o l l a F e n a r t Bursa'da bu üç vazifeyi üzerinde toplamıştı. * TakvimüH-tevarih (Kâtip Çelebi). M o l l a C ü r a n î . 168. Sonra müftidük. Ebussuud M. s.

z â d e M u h y i d d i n M e h m e d Efendi'nin (vefatı 954 H.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 177 Bayezid müderrisliği üe beraber üç yüz akçe zammiyle müftiüük yev- yevmiyesi birdenbire beş yüz akçeye çü^anlarak kazasker miyeleriyle müsavi olmuştur. X Y I I I . * D ' O h s s o n . Anadolu kazaskerinin 140 buçuk ve İstanbul kadı­ sınm (maişet-i kadı-i İstanbul) ayda beg yüz akçe aylıkları olduğu görülüyor. Nr. Burada Rumeli kazaskerlerinin ayda 143.z â d e M u h y i d d i n M e h m e d E f e n d i Kanuni zamanmda vefat etmiş olup D'ohson'un 1585'de ve ö z d e m i r o ğ l u O s m a n P a ş a sadaretinde şeyhülislâm olarak gösterdiği zat evvelki Çivi-zadenin oğlu olup D ' o h s o n baba ile oğlu karıştırmıştır. ŞeyhuUslâmlığm K a n u n i S a l t a n S ü l e y m a n zamamnda Ç i v i . Âli Cemali S a d i ve E f e n d i ' d e n itibaren ehemmiyet kesbetmeğe başlamış ve ondan sonra t b n Ebussuud Kemal Ahmed Şemseddin.:=1547 M. Bu izahattan anlaşüacağı üzere müftiüÜk. * Bu hususlara dair Şakayık tercümesi ile zeyli Atâyî'de bir hayli malûmat vardır. 132 ruznamçe kaydı. asır maaşlan vardı Ş«ylııı]isiamlı|ııı ^ ^ ^ ^ s u u d «hemmiyeüııin artman gehnceye denüen E f e n d i müftü yani de dahü ve sonlanna yakın olarak üe kazasker ve istanbul kaddanna da has ismiyle maaş verüruznâmçede şeyhuhslâm olanlarm has ismiyle ayda 2083 kuruş şeyhıüislâmhğa olmak üzere yapnuş mevleviyet kadar kendisi büyük kadılık muayyen bir yol yoktu. llm<X» T<|UMlı. kazaskerlik müderrishk olanlardan münasipleri müftiUüğe getirilmişlerdi*. varak 142). * Topkapı Sarayı Arşivi.) zama­ nmda meharet-i siyasiyesi sayesinde ehemmiyetinin arttığım ve aynı zamanda kazaskerlere tekaddüm ettiğini yazarak aym zatı 1585'de yine müftü olarak göstermiştir. Fakat E b u s - 1 Pâdişâh. Sadullah M e h m e d Efendüer gibi değerh âhmler tam bir ehhŞeyhuhslâmlar gördüğümüz bir yetle o makamın itibannı devam ettirmişlerdir mişti. E b u s s u u d E f e n d i bir sene sonra tefsirini tamamlayarak takdim ettiği zaman yüz akçe daha üâve olunmak suretiyle yevmiyesi altı yüze çıkanldı^ ve bunun üze­ rine müftülük hem manen ve hem maddeten kazaskerUğin üstüne çıkanhp kırk akçeden yukan müderrislerle mevleviyetlerin tâyin­ leri müftü yani şeyhuhslâmlara verüdi. EbusBuud Efendi'ye böyle fevkalâde ikram edince kazasker­ leri de tatyib için anlara da onar mOlâzon vermelerini emrederek bu da kanun oldu (Tdhisü'l-heyan. li . Halbuki Ç i v i .

c.). rütbe-i vekâlet-i kübra yani vezâret-i uzemadan âlâ değilse bari beraber ve bazı hususa nazar olunsa andan bâlâterdir.) bunların yevmiyeleri yedi yüz akçeye çıkarddı i.178 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I suud Efendi'den itibaren şeyhulislâmbk Rumeli kazaskeri olanlara verilir oldu..i P e y g a m b e r ' e tercih hususundaki iddiasma ikna edici cevap veremeyen iki kazaskerin aczini adil penceresVnden. . asırda şeyhıdislâmlann hazineden maaş olarak yirmi dört bin dokuz yüz seksen akçe aldıkları görülmektedir ki * buna göre yevmiyeleri sekiz yüz akçeden ziyade tutmaktadır. Zira devlet umûr-i din üzerinde bina olunur.i isa'yı H a z r e t . = 1598 M. dinlemekte olan pâdişâh bu hale cam sıkılmış ve ertesi celsede Müftü i b n K e m a l ile istanbul kadısı Sadullah SâdI E f e n d i divana davet olunarak yaptıkları mübahesede M o l l a K a b ı z ' ı ilzam etmişlerdir (. 305). varak 140.. s. 40. Osmanlı devletinde din asd ve devlet onun fer'i olarak göriddüğünden şeyhuhslâm zahiren vezir-i âzam de aym derecede saydnuş ise de derecesi manen ondan yüksekti * Bir isyan vukuunda pâdişâh aleyhine fetva vereceği için. sene 924 H. varak 19. bilhassa idarenin zayıf zama­ nmda kendisinden çekinihrdi. 1 Atâyî. = 1528 M. X V I I . ' Kavânin-î Osmaıü ve RâbUa-i Âsitâne.^li. Şeyhülislâm B o s t a n .z â d e Mehmed Efendi zamanında (vefatı 1006 H . Buna rağmen şeyhuhslâmlar Divan-ı hümâyun âzası olmamışlar. 411. * "Şeyhülislâm. Yalnız din reisi şeyhülislâm ve devlet reisi vezir-i âzam ve her ikisinin reisi Pâdişah-ı kâmkârdır. fakat nadiren şer'î bir meselenin halh için veyahut yanlış bir kararı düzeltmek üzere Divan-ı hümâyuna davet eddmişlerdir ^. iosı/mamtş ikinci cilt. K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamanında ulemadan M o l l a K a b ı z isminde birinin H a z r e t ." Telhisü'l-beyan. X Y I I . varak 142. Peçevî tarihi. bazan Anadolu kazaskeri veya bunun pâyelilerinden de getirilmiş ise de nadirdi. Daha sonra eUi akçe daha zammiyle yedi yüz eUi akçe oldu. s. I. Pâdişah-ı âli-cah nazarmda hallal-i müşkilâtı enam olan şeyhülislâm vüzeradan mukaddem olub umûr-i diniyyede riyaset-i mutlaka sahibi olduğu cihetle vekâlet-i kübradan minvecih âlâ makamdır. din asd ve dev­ let onun fer'i gibi kurulmuştur. * Y a v u z S u l t a n Selim'in yüz elU kişinin katli hakkmdaki iradesini doğru bulmayan Müftü A l i C e m a l i E f e n d i davetli olmadığı halde Divan-ı hümâyuna gidip bunlarm katillerinin şeriate ve adalete aykırı olduğunu arzederek bu cinayeti geri bırakbrmıştı {Şakayık tercümesi. asnn ikinci yaruından sonra şeyhülislâmların yedi yüz elli akçe yevmiyeleri üzerinden ayhklanmn yirmi iki hin beg yüz akçe olduğunu H e z a r f e n H ü s e y i n Efendi yazmaktadır. s. (Telhisiı'l-heyan fî Kavânin-i Al-i Osman).

41. ve müftideri' imam. Tevcihat kayıtları. 2077. Kavanin-i Âli Osman ve Rabua-i Âsitâne. ^ Ordu kadısı tâyini hakkmda şeyhulislâmm sadr-ı azama bir inhası: "Babadağı kadısı Ş a b a n E f e n d i Bosna kazası payesiyle Serdar İ b r a h i m Paşa Hazretleri yanmda ordu kadısı tâyin buyrulmak rica olunur". Tevcihat dosyası. Sadr-ı âzam bazı medrese ve mollalıkları pâdişâh I. 40. Nr. Nr. vaktimizi ahıken bu bârı dahi üzerimize tahmin bize cevrdir) diye şikâyette bulunmuştur. Bundan (yirmi akçeden) kırk akçeye kadar olan müderrisliklerle kaza maksat * Telhisü'l-beyan fî Kavanin-i Âl-i Osman. Mine'd-dâi li'd-devletiM-aliyye Ali el-fakir afa anhü Bu inha sadr-ı azama gönderilerek iradesi alınmıştır 14 Muharrem 1086 (/6nü*/- emin tasnifi. varak 142. Hattâ E b u s s u u d E f e n d i vezir-i azama tezkire yazarak (fetvaile meşgıdiyet. varak 28 b. hatip ve müezzinlerin Konya'da post-nişin olan Çelebi Efendi'nin inhası üzerine mevlevi şeyhlerinin* ve mevaU denüen büyük kaddann ve kazas­ ihtidadan şeyhulkerlerin tâyinleri şeyhülislâmlara verilip kazaskerlere kadıhklarmm tâyinleri bırakılmıştı^.s.z â d e M e h m e d Efendi'nin arası açılarak. sancak ve kaza müftülerini inha ederken " l^' îfiâ ile mutasarrıf olup esahh-t ekvûl-i eimme-i Hanefiyye'den naklini yazmak üzere emr-i şerif rica olunur" derdi (İbnülemin. Vezir-i âzam N a s u h Paşa ile şeyhülislâm H o c a . Şeyhuhslâmlara kışlık ve yazlık hil'at verilmesi Ebussuud zamanından itibarendir *. Kavanin-i Osmanî ve RabUa-i Asitane. E b u s s u u d Efendi'nin tezkeresini . 2078. zamanmda ve 992 H .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 179 Osmanlı Murad vezir-i âzamlannın şeyhülislâmları ziyaretleri I I I . 14). * İbnülemin. 674. müderris. İşte bu tarihten îtibaren kırk akçeden yukan Hâriç ve Dâhd müderrishkleriyle sancak ve kaza orduya tâyin eddeeek kaddar' ve vüâyet. Ahmed'e arz edince hükümdar. ' ÂlUbasılmamış ikinci cilt). 675). (1584 M. 670. vezir-i âzamlann cahü olmalan sebebiyle bu iş şeyhuhslâmlara bırakddı. mevah müderris re kadı '^^ müftiderin tertip ve telhisleri hususu vezir-i tâyinleri âzamlara ait iken. Tevcihat Nr. sene 1126. ŞeyhulisUmlann (-^^^^ t«"hine kadar.)'de kanun olup bu da Efendi'nin şeybuhslândığı müftidüğün ehemmiyetini arttırmıştı. şeyhulislâmm göreceği işe "niçin müdahale ediyorsun" demesi üzerine N a s u h P a ş a . s. * Şeyhülislâm vilâyet.

(1607 Mart) tarihli liste ile buna ilişik olan telhis suretleri : "Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki Devletlû Pâdişâhım. asırda vezir-i âzamlann muvafakatlerinin ahnması kazaskerlerle yüksek mevahye tahsis edilmiştir Mevah ve müderris tâyinlerinin kazaskerlerden alınarak şeyhuhslâmlara verilmesi sû-i istimali önleyemedi. ^ Vezir-i azamla. Ahmed Kartonu numara 853) bundan başka aynı tasnifte 1781 numaralı diğer bir ulema tâyin silsilesi daha vardır.bir dım" diye şikâyet etmiş.180 OSMANLİ D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I islâmlığın en yüksek makam olması ve kazaskerlerle vezir-i âzam­ lann haksızlık yapmalannın önüne geçilmek istenmesi idi. Ferman Devletlû Pâdişahı­ nundır. asır sonlariyle X V I I I ." Sadr-ı âzam bu tellıisinin üzerine Sultan I. A h m e d (verdim) hatt-ı hümâyununu yazmıştır (I. varak 144).z â d e dâilerine ve anun yeri imtihan ile kırktan mâzul bir duacdarma inayet olunmak bâbmda ferman Devletlû Pâdişahınundır". X V I I . Vezir-i âzamm teLhisi: "Devletlû Pâdişâhım. derhal bir cahil kardeşini Rumeh kazaskeri etti ve iyi tahsil görgöstererek "bu benim vazifemdir.k i çok terbiyeh. selefte vüzera göre gelmiştir" diyerek Pâdişahm müsaadesini almıştı (Te{/ıisü'I-beyan. şeyhülislâm anlaştıktan sonra müderris ve mevali hakkmda şeyhulislânun takdim ettiği 1015 H . hattâ Pâdişâh I I I . Musahibi "neden deyince: "— Evvelâ şeyhuhslâm B o s t a n böyle buyurdunuz" E f e n d i ' y e iltifat eyledim. Şam-ı şerif fetvası hâlâ münhaldir Kütahya kadısı dâileri fetva hizmetine kadir olmağm Şam-ı şerif kazası tevcih buyurulub anun yeri Semaniye müderris­ lerinden Mevlâna E m î r Cenahı dâilerine ve anun yeri tarikleri üzere bir müslahikkma inayet olunub ve bundan gayrı Ağras (Atabey) müftüsü fetvaya kadir olmayıb ref*i lâzım olmağm İznik Dâhil müderrisi olan Mevlâna A b d u l l a h ' a ve anun yeri Mahmud Paşa müderrisi dâilerine ve anun yeri Mehmed Ağa müder­ risi H ü s a m . M e h m e d . vezir-i âzam ile görüşüp anlaştıktan sonra tâyin edilecek müderris ve meva­ linin hstesini bir telhis ile vezir-i azama bildirip onun vasıtasiyle Pâdişâhın iradesini alırdı. Bununla beraber bu müdahale yalnız N a s u h Paşa ile kalmıştır. Bu hususlar şeyhülislâm duacdariyle müşavere olunub vech-i meşruh üzere silsile olmak münasib görüb Uâm buyurmuşlardır.z â d e dâilerine ve anun yeri Perviz Efendi Müderrisi î m a m . . Y a p a ­ cağı tâyinler hususunda kanun üzere şeyhuhslâm. gün mukarriblerinden birisine : "— Dünyada sözüne sadık ve hak-şinas bir kimse bulama­ mahcup ve saf kalbli idi.

370. I. 3286. 172 ve onlardan naklen Hammer {Ata Bey tercümesi). derhal o da genç bir oğluna Anadolu kazaskeri ve kadılığına arzedib mollalar arasında beni âlem bed-nâm ve inde'l-ahah kendüsünü ve evlâdını rüsvay-ı eyledi" dedikten sonra : " — Eski hükümdarlar zamanında hocalar (Pâdişâh bocaları) ve müftider ulema menasıbma karışmazlardı*. I I . 153. . VIII. Bazan fa­ kat ender olarak aralannın iyi olmamasından dolayı vezir-i âzam. Eğri seferinden avdette gözden düşerek hem hocahktan azledilmiş ve hem de ulema tâyinine müdahaleden menolunmuştur {Naima tarihi. II. I. kazasker şeyhülislâma Şeyhuhslâm. * Abdurrahman Paşa ve Nimeti Efendi kanunnâmeleri. s. c. II. Bu hal muvakkat olup sonra bu işler yine şeyhuUslâma verilmiştir. c. O s m a n pâdişâh olunca saltanatın babadan oğla geçmesi sebebiyle saltanata geçmek hakkı kendisinin iken amcası I. Ozdemir esnasında oğlu Osman Paşa'nın başka sadaretinde merasim teve­ bırakadılarını kazaskerler arzedib verihr ve sair ümiye tâyinlerine vezir-i âzam şeyhuhslâmlar hünkâr alınmak hocalariyle suretiyle kazaskerlere tâyinleri kaddüm ettirilmiş' ve bundan zir-i âzamm muvafakati kdmıştır *. s. 184. 200). Bundan haşka pede­ rimin hocası S a d e d d i n küçük oğlunu Edirne E f e n d i ' y e din ve devlet hayırhahı diye riayet eyledim. s. s. ilmiye tâyinlerine müdahale ederdi. şeyhıdislâmm inha ettiği tevcihatı yapmazdı ki şimdiye kadar bir tanesine tesadüf ettim*. 1 H o c a S a d e d d i n E f e n d i . s. s. VII. ' Hammer {Ata Bey tercümesi). Naima. c. Daha yukardardaki bir notta kanun maddesi gösterilmiştir.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 181 memiş oğluna Selanik kadılığını rica eyledi. c. c. vezir-i azanda anlaşarak tâyin edeceği mevah ve müderrisim havi listeyi vezir-i azama bildirir ve o da bir telhis üe keyfiyeti pâdişâha arzederek hatt-ı hümâyunla tasdiki havi iradesini aldıktan sonra hsteyi şeyhülislâma iade ederdi. » Âli (Basılmamış ikinci cilt). c. Kaza bakar ve tefviz eylerdi" demiştir ' . s. ' Y e m i ş ç i H a s a n Paşa'mn sadaretinde onun şeyhuUslâm S u n u l l a h E f e n i Ue aralarmm açık olmasma mebni şeyhıdislâmm tertip ettiği tâyin ve tevcih BİlsUerini yerine getirmemiştir (Fezleke. Mustafa'nm hükümdar ilân edilmesinden dolayı Şeyhülislâma kızarak ilmiye tâyinlerim ondan alıp hocası Ömer E f e n d i ' y e verdiğinden Şeyhuhslâma yalnız fetva işi kalmıştı {Peçevi. 167).

Mine'd-dâî Yahya el-Fakir Bunu vezir-i âzam bir telhis ile pâdişâha arzedip iradesini aldıktan sonra şu buyruldu üe^ şeyhühslâma iade etmiştir : Sahh^ sabıka Anadolu kazaskeri hazretlerine izzetlû Şeyhuhslâm izzetlû Feyzullah hazretlerinin Efendi ilâmları Efendi üzere Tokat kazası arpahk olarak tevcih 18 Muharrem 1079». fazi­ letlû Şeyhuhslâm Efendi duacdarınm işaretleri mucibince tevcih ve inayet buyrulmak bâbmda ferman şevketlû pâdişahımmdır. ' Sahb vezir-i âzamm buyruldusunun kenarmdaki işaret olup verilen emrin doğru ve hilesiz. Tevcihat vesikaları. Mine'd-dâî h'd-devleti'l-Osmaniyye Yahya el-Fakir Keza bu inhayı vezir-i âzam pâdişâha telhis ederek iradesini alddttan sonra 25 Zükade 1083 (Mart 1673)'de şeyhuhslâmm ^ Buyruldu. vezir-i âzamm muvafakatimi bavi derkenar. Diğer numune : olunmak buynddu. * İbnülemin tasnifi. Şeyhuhslâmm tâyin arizası üzerine sadr-ı âzamm pâdişâha telhisi : Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki şevketlû ve kerametlû ve inayetlû pâdişâhım. ' Müderris ve kadı tâyinleri dolayisUe sardar-ı âzamlarm pâdişâha arızalar ve bazan da şeyhulislâmlarm tâyin listesi zayi olduğundan ben bulduklarımın bazdanm koydum. Kazâ-i Üsküdar sabıka Eyüp kadısı Şaban Efendi'ye. . 79. Sadr-ı âzamin bu telhisinin üzerine Sultan I V . Nr. Diğer numune : İstanbul kadısı tâyini münasebetiyle Şeyhuhslâmm inhası : Kazâ-i istanbul Mekke-i Mükerreme'den münfasd M u s t a f a E f e n d i dâilerine sadaka buyrulmak rica olunur.182 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI Şeyhulislâmlann vezir-i azama tâyin orlzalan ^ ^ ^ ^ ' ^ Tokat ber-vech-i arpalık Anadolu kazaskerÜğinden münfasd F e y z u l l a h E f e n d i ' y e sa- gönderdikleri bazı daka ve İnayet buyrulmak rica olunur. M e h m e d ( A v c ı ) (verdüm) hatt-ı hümâyımunu yazarak telhisi iade etmiştir*. 16 Muharrem 1079. sahih olduğuna işarettir.

Tevcihat vesikaları. Müderris tâyinleri hakkındaki muameleler : Medrese-i Turhan Bey der-Yenişehir (Tırhale Yenişehri) : Medrese-i mezbure mahlûl olmağın kırktan munfasıl* M e h m e d E f e n d i ' y e Hâriç rica olunur. yani aynUmş demektir.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 183 inha arizası üzerine (ha-hatt-i hümâyun buyruldu) ibaresini yazarak iade etmiştir*. Tevcihat vesikaları. Tevciha vesikaları. yeri Bursa'da Peri Peyker müderrisi M e h m e d Kırktan münfasd A b d u r r a h m a n E f e n d i ' y e Hâriç elli Ue sadaka buyrulmak hulislânun Umiye tevcihatma vezir-i âzamm pâdişâha arizası ve hatt-ı hümâyun: "Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki şevketlû. Nr. ' Kırktan munfasıl demek kırk akçe yevmiyeU medreseden münfasd. Şeyhuhslâm Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i ' n i n 1090 Şevval (1679 Kasım) tarihli medrese tevcihine dair arîzası*. 492. 35. ^ tbnülemin tasnifi.-» mucibince tevcih olunmak buyruldu 9 1 L (Şevval) sene 90 (1090) XVIII. * tbnülemin tasnifi. yeri (yani Erzincanî müderrisliği) tevhyetle Bursa'da Çendik müderrisi H a s a n Efendi'ye rica olunur. ' Hareket-i misliyyesi^ylt demek. kerametlû. Burso'da Erzincan'h Efen­ (Ibtida-i hâriç) itibariyle sadaka buyrulmak müderris A b d ü l k e r i m E f e n d i ' y e Dâhil Ue. kud­ retlû mehâbetlû vehyyü'n-nimetim efendim pâdişâhım. asır ortalarında ve dair I . Böyle bir müderris tbtida-i hâriç medreselerinden birisine tâyin olunurdu. Mine'd-dâi Ali el-Fakir Sahh j. M a h m u d zamanmda şeygönderdiği mektup üzerine Hâriç hareket-i mishyyesiyle*. * tbnülemin tasnifi. Mine'd-dâi h'd-devleti'l-Osmaniyye Yahya el-Fakir Bunun üzerine vezir-i âzam (mucibince rüûs-ı hümâyun veril­ mek buyruldu fî 27 Şevval 1084) yazarak kâğıdı rüûs kalemine göndermiştir'. Nr. yeri di'ye DâhU ile. Rüûs kaleminden de müderrishk rüûsu verilirdi. evvelce hangi derecede müderris ise yine aynı derece fle bajka medreseye nakl edUecek demektir. . Medrese-i Molla Husrev der Bursa.

kerametlû. Bu telhis üzerine Sultan 1.S e y i d M e h m e d Z e y n e l ­ âbidin Efendi dâderine avâtıf-ı aliyye-i midûkânelerinden Rumeh kazaskerUği ve sabıka İstanbul kadısı Anadolu kazaskerUği payesi olan Ş e y h . sema­ hatlû şeyhuhslâm (Dürri Mehmed Efendi) dâderi telhis ve işaret etmeleriyle mârûz-ı lâmiu'n-nur hidivâneleri kdınmıştır. Yenişehir'den (Tırhala Yenişehir'inden) mâzul M u s t a f a E f e n d i (Hayatî-zâde) dâilerine ve Mekke-i Mükerreme pâyesiyle Medine-i Münevvere kazası (yani kaddığı) Edime olan sabıka Bursa Kadısı N a l i K a y n ı payesi M e h m e d E f e n d i dâi­ lerine ve Edime kazası sabıka Haleb kadısı Yenişehri Veli­ yuddin E f e n d i dâderine ve Şam-ı şerif kazası sabıka Galata kadısı İ s m a i l Efendi-zâde es-Seyyid Şeyh Mehmed E f e n d i dâi­ lerine ve Cezire-i Kıbrıs'ta Lefkoşe kazası sabıka Bosna kadısı Abdülhadî-zâde A b d u l l a h E f e n d i dâilerine ve halen reisü'l-etibba olan sabıka Edime kadısı M e h m e d E m i n (bu da Hayatî-zâdedir) dâderine Mekke-i Mükerreme payesi ve sabıka Galata kadısı S e y y i d M ü r t e z a E f e n d i dâderine Edirne kazası payesi. tevcih ve ihsan buyrulmak üzere faziletlû. Mahmud (işaretleri mucibince amel oluna) hatt-ı hümâyununu yazarak tekriri iade etmiş ve bunun kenarına vezir-i âzam : "Şeref-yâfte-i sudur olan hatt-ı hümâyun-ı tamamlamıştır. .z â d e M e h m e d E f e n d i dâilerine Anadolu kazaskerhği ve seleflerine dahi arpahklar ihsan buymimak üzere fazdetlû ŞeyhuUslâm Efendi dâderi işaret etmeleriyle mâruz-ı . Kazaskerlik ve telhisi : "Arz-ı bende-i bi-miktar budur ki Pâdişâhım. kudretlû. arpalık tevcihleri hakkmda şeyhuhslâmm 1144 Muharrem (1731 Ağustos) tarihli inhası üzerine vezir-i âzamm şevket-makrun mucibince tevcih olunmak buyruldu" diyerek tâyin muamelesini Sabıka Rumeh kazaskeri olan e s . mehabetlû vehnimetim efendim pâdişâhım hazretlerinindir". . kerametlû . Malûm-ı hümâyunları oldukta (işaretleri mucibince amel oluna) deyu mü­ barek hatt-ı hümâyun-ı inayet-makrunlan keşide buyrulmak bâbmda emr ü ferman şevketlû. şevketlû.184 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Mekke-i Mükerreme kazası Anadolu kazaskerliği payesi olub sabıka reisü'l-etibba.

imam. oradan pâdişâha arz olu­ B u gibi vazifelere işleri taşrada ise o mahaUin kadısımn Üâmı üzerine tâyin yapılırdı. buyurula) tâyin diye yazarak sadarete havale olunur. hatip. mâyunu : "Şevketlû. tmam tâyininin mahalle haUu tarafmdan. asır başlannda şeyhülislâm tarafından Anadolu kazas­ keri tâyini için inha dolayısiyle sadr-ı âzamin telhisi ve hatt-ı hü­ Anadolu kazaskeri efendi dâilerinin müddeti hitama reşide olduğundan Anadolu sadareti hasbe't-tarîk Anadolu pâyelû ve istanbul Ataullah mâzuUerinin akdemi olan M o l l a c ı k .M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 185 huzur-ı lâmiu'n-ııuT-ı mülûkâneleri kalınmıştır. 2215. II. kerametlû Sıütan I I I . Nr. kerametlû Pâdişâhım. II. . ^ tbnûlemin. " hatt-ı hü­ S e l i m bu telhisin üzerine (olsun) mâyununu yazarak telhisi iade etmiştir*. Bu istidalar üzerine (sadaka buyrulmak mercûdur) veya (arz mucibince tevcih buyrulmak rica olunur) veyahut şeyhuhslâm. Manzur-ı hidivâ­ neleri oldukta işbu telhis-i kullan üzerine (işaretleri keşide buyrulmak mucibince amel oluna) deyu mübarek hatt-ı hümâyun-ı şevket-makrunlan babında emr ü ferman Bu telhis de daha yukandaki gibi muamele görmüştür. 290). 1563. • Başvekâlet Arşivi. R i k o . XIX. Emirî tasnifi. Tevcihat vesikaları. dua-gû. cüzühan tâyinlerinde mensup olduğu camün (vakfın) müteveUisi tarafmdan şeyhühslâma istida üe müracaat edilirdi. Nr. s. Mustafa devri vesikaları. asra aittir (Fransızca tercümesi. * Başvekâlet Arşivi hatt-ı hümâyun vesikaları. Mustafa zamanında olduğu gibi sadr-ı âzamlara dahi tahakküm eden bir zat ise (tevcih narak tevcih muamelesi yapıhrdı".z â d e Mehmed E f e n d i dâilerine münhasır olduğuna binaen bin iki yüz on dokuz Muharremi gurresinden itibar ile Efendi-i mumaileyh dâilerine tevcih ve ihsan kıimması hususunun hâk-pây-ı hacetrevây-ı şahanelerinden istizan olunmasma dair semahatlû şeyhül­ islâm efendi dâileri taraf-ı çâkerâneme bir kıta takrir göndermeleriyle maruz-ı huzur-ı şehriyâri kıimmağm ol babta emr ü ferman şevketlû. müezzin. ehliyetinden bahis ile vezir-i azama müracaat olunmak suretiyle onun huzurunda Kur'am kerim -okutulduktan sonra muvafıksa tâyin muamelesiıün yapddığım yazıyor ki X V I I . sandık 28.

Valde Sultan. Trabzon. Müderrisler de dereceleri en yüksek müderrislik derecesi olan Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye'den Süleymaniye. Şam. Ayazma. Hâmise-i Süleymaniye. Hareket-i hâriç. Anadolu ve tstanbıd kadısı mâzulleriyle mücerrede bunlann pâyehlerini ve yine mâzul bilâd-ı hamse. Hasköyde Valde Sultan. Tophane'de Nusretiye. tbtida-i hâriç müderrisleri isimleriyle gösterilmiş ve bundan sonra Ayasofya. Edirne ve tzmir pâye-i esbabını isimleriyle zikrettikten sonra müderrislere geçUmektedir. Calata. Maraş. Üsküdar Valde. altmışlı. nakibüleşraftan sonra şeyhülislâm. tstanbul haricindeki müderrishkler. Çankın kadılıklariyle. Sivas. Ehmde bulunan en son (tarik defteri) şeyhuhslâmlardan baş­ layarak. Van. Kudüs. Sultan Selim. mahreç ve dev­ mâzuUerini. . Trablusgarp. yukanda zikrettiğimiz medrese derecelerine göre ayarlanmış olup onlar da tevcihlerinde dâhil. (1829 M. Beylerbeyi. Edirne. tstanbul kaddan. Adana. Sideymaniye. Selimiye. Eyüp. Bahçekapısı. Eyüp. Nur-ı Osmanî. Lâleh. riye mevalisi Rumeli. sahn ve saire dereceleriyle tertip olunmuştur. Selanik. Şehzade. Üsküdar'da Şemsi Paşa ve diğer büyük camilerin vaizlikleri beyan eddmiştir*. Bayezid. Bursa. Ayıntab. Bağdat. Bu tarik defterinde gerek kadı ve gerek müderrislerin isim­ lerinin sağ kenanna hangi tarihte ihtidadan müderrishk derecesi almışsa ayı ve senesiyle o gösterihp sol tarafında da oradan bir derece yukanya terfiine işaret olunmuştur. tzmir. Beyrut. Mısır. haremeyn. Hareket-i dâhil. Sultan Ahmed. Medaris-i sahn-ı seman (Fatih camii etrafındaki sekiz medrese). tbtida-i dâhil. Erzurum. hâriç. Halep. Eskiden bu vaizlikler kürsü şeybi denilen tarikatler şeyhlerine tevcih ediUrken bunlarm arasmdan ehUyeti haiz zevatm yetişmemesine mebni kürsü vâiziyeleri zahir ulemasma da verilmiştir.186 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Kadı ve müderrislerin tâyinleri usulü 1245 H . Fatih. Mûsila-i sahn. Üsküdar.)'de (tarîk defteri) ismi verilen bir defterle daha muntazam bir hale konulmuştu. Bu defter Meşihat Mektubî Kaleminde bulunurdu. altmışlı. Meselâ 6 Rebiidevvel 1315'de tbtida-i hâriç müderrisi olan tstanbul'lu M e h m e d Nuri E f e n d i isminin kenanna (hareket) yazdarak Hareket-i hâriç mü^ Bu vaizliklerde tarik defterinde en yüksek vaizlik olan Ayasofya'dan başlamaktadır. Mûsila-i başlayarak Medaris-i Hareket-i erbaa-i Sü­ Ibtidâi leymaniye (Süleymaniye camii yanındaki dört medrese). kazaskerler.

Sadr ı âzamlann ŞEYHULIBIÂMı ^^nn ikinci yansı içinde ehemmiyetleri artan şeyhulislâmlann sadr-ı azamla münasebetleri tesis edilmiş ve I L K defa 992 H . s. fetva 1 Şakayık zeyli s. • * * İlmiye teşkilâtınm bozukluğunu düzeltmek istiyen I. Şeyhuhslâm.)'de Şeyhülislâm tâyin Feyzullah Efendi-zâde Mustafa Efendi'ye Sultan ettiği tevcihat huBusanda doğrudan doğruya kendisine maruzatta bulunmasını emrederek sadr-ı âzam'ın vasıta olmasım emr etmiştir. Medrese derece rütbelerinin bir kısmı itibari olarak verilmiş olup isimlerinin üzerine işaret . 153. Devletin mühim işlerine dair görüşülmek için fevkalâde za­ manlardaki temas hariç olmak üzere vezir-i âzamlarm.) tarihinde P a ş a . * Naima tarihi. VII. K ö p ­ r ü l ü M e h m e d Paşa icraatına mâni olarak kendisini azlettirmek isteyen Kapıkulu Süvarilerinin isyan çıkarmak üzere olduklanm haber ahuca şeyhuhslâm Bâli-zâde Mustafa Efendi'nin hemen ziyaretine gidip sadarete geldiği gündenberi yaptığı iş­ lerin doğru olup olmadığmı sormuş ve muvafık cevap ahnca bu hususa dair şeyhuhslâmm elinden b i r fetva alarak lüzumu hahnde göstermek üzere saklamıştı*. 292. Hammer (Ata Bey Urcümeai).MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 187 derrisliğine terfi etmiş ve buradan da (Tafra) yani su-a beklemeden terfi ettirilmesi üzerine 21 Rebiulâhır 321'de Ibtida-i dâhil müder­ risi olmuştur.olunduğu gibi Tafra sure­ tiyle terfi edenlerin isimlerinin kenarlarına kayıt düşülmüştür. . (1739 M. Mahmud Seyyid 1152 H . Bu ziyaret işi X V I I . s. VI. asırda hususî mahiyette ve muayyen zaman haricinde Köprülü Mehmed olarak P a ş a sadaretinde tekerrür etmiştir. 241. pâ­ Efendi'nin Mehmed vezir-i âzam ö z d e m i r o ğ l u O s m a n ziyaretleri dişâhın emriyle Şeyhuhslâm Çivi-zâde ziyaretine gitmiş ve bundan sonra vezir-i âzamlann şeyhuhslâmlan ziyaret etmeleri kanun olmuştur Şeyhuhslâmlar yalmz sadr-ı âzam değiştiği zaman onu tebrik için Paşakapısı'na yanı BâbıâU'ye gelirlerdi. c. e. (Atâyî). (1584 M. şeyhuhslâmlan ziyaretleri Ramazanm yirmi altıncı g ü n ü akşamı yani Kadir gecesi iftara gitmek suretiyle olurdu.

I. 396. 4. Çeldi). (1648-1687) şeyhülislâm Ebû E f e n d i ' n i n tavsiyesiyle Mustafa vezir-i âzam . c. s. $. Naima. pâdişâh M e h m e d Paşa'nın zayıf vefatından idareli ve devlet idare ve siyasetinde onun derecesinde olmamalan şeyhuhslâmlann Şeyhulislâmlarm '**°* devlet gelen pâdişahlann küçük yaşta tecrübesiz bulunmalan dolayisiyle sadarete getirilecek zat hakkmda Şeyhuhslâm E b û ' l . J. II. I. s. Çekbij. öküz sadr-ı âzam Halil Paşa E f e n d i görüşmüşler. A h m e d ' l e sadr-ı âzam olmuştur'.1 6 1 7 ) vezir-i âzam Derviş P a ş a ' n m İran seferine gitmek üzere Üsküdar'a geçirilen Kapıkulu ocaklarmın hareketlerinin tehir eddip edilmemesi hakkında pâ­ dişâhın huzuriyle yapdan bir müzakereye şeyhuhslâm S u n u l l a h E f e n d i de davet olunmuş ve bu görüşme esnasmda şeyhuhslâm pâdişâhla münakaşa etmişti*. c. ( 1579 M. 987 H . Sadr-ı âzam if­ tardan sonra teravih zamanı vaktine yakm zamana kadar oturup sonra herhangi yakm bir eamide namaz kdmak üzere ayrılırdı. e. I. 376. Naima. asırdaki kapıkulu ısyanlannda. Mühim işlerde fikirlerinin aimması Şeyhülislâmlığın ehemmiyeti arttıktan sonra müişlerinde vekil-i ruhanî makamında olan şeyhuhslâmlann fikir ve mütalâalarından da istifade eddmesi âdet olmuştur. Said olması kararlaştırdmıştı *. c. zamamnda tpşir Yine şeyhuhslâm E s ' a d bunun Paşa gibi I V . XVII. 1 « * * Fezleke Fezleke Fezleke Fezleke (Kâtip (Kâtip (Kâtip (Kâtip Çelebi).188 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I emini vasıtasiyle sadr-ı âzami iftara davet ederdi. pâdişâh ^ hal' ve katlinde hükümdarlar aleyhine fetva verecek mevkide olan şeyhu­ hslâmlann mühim rolleri vardı. Yine I.m e y a m i n ile görüşerek M u r a d P a ş a ' m n (Kuyucu) vezir-i âzam M e h m e d P a ş a ' n m sadaretten azhyle yerine kimin olması hakkında I . c. s. c. Vekd-i eismanî ola­ rak Osmanh devletini idare eden sadr-ı âzamlann. Şeyhuhslâmm tavsiyesiyle Kaptan-ı Derya Mehmed olmuştur *. 278. s. M u r a d ' d a n sonra ehemmiyetleri artmıştı. Ahmed zamanmda vezir-i âzam D e r v i ş Efendi P a ş a ' n m azl ve katlinden evvel. )'de S o k u U u sonra ve I I I . I. 282. VI. Çelebi). s. 427. A h m e d zamanında ( 1 6 0 3 .

V I I I . (Silâhdar tarihi. Vasıf ve Cevdet tarihlerinde de çok malûmat vardır. asnn ibtida- lanndan itibaren başlamış ve daha sonra daha geniş şekilde devam etmiştir *. XVIII. . 296) şeyhülislâm ile ulemamn. Kazimir'in Osmanlı tarihinde de (S. (1830 M. 757.)'de şeyhulislâmlarm müstemirren heyet-i vükelâya iştirakleri usulden olmuş ve ikinci defaki şeyhuUslâmhğı zamanında Y a s i n c i . 75S. asnn ikinci siya­ yansından X I X . c. Sadr-ı âzam. İzzi tarihi. " IV.z â d e A b d ü l v e h h a p E f e n d i burada bulunmuştur. Müzakere pâdişâhın riyasetinde yapılacaksa tabu şeyhuhslâm diğer davetli olan zatlarla beraber saraya giderdi.). 42. asnn ilk yarısına kadar bilhassa devlet setine harp ve sulbe ait meselelerde şeyhuhslâmlann da şûraya davet edddikleri ve birçok müzakerelerin onlann konaklannda yapddığı görülüyor. Hammer tarihinin V I I . M e h m e d zamamnda (1683) Avusturya'ya karşı vezir-i âzam M e r z i f o n î K a r a M u s t a f a Paşa'nm hiç yoktan bir vesile bulup îlân-ı harp etmesine şeyhülislâm Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i muvafakat etmemişti. X V I I I . . s.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 189 Şeyhülislâmların Divân-ı hümâyun müzakerelerinde bulun­ mamalarına rağmen -zaten bu divanlarda devlete müteallik si­ yasî işler görüşülmeyip şer'î. bu muharebe ilânma Valide sultanm da muvafakat etmediklerini beyan ediyor. ciltleri. Şeyhıdislâmm saraya veya Paşakapısı'na (Bâb-ı âli'ye) daveti Reisülküttab Efendi vasıtasiyle olurdu. Takriben 1246 H . ve I X . Yine K a n t e m i r . Subhi tarihi varak 6 b. s. muahede şartlarım bozmamış olan Avusturya'­ ya harp ilân edilmesinin aleyhinde bulunduklar mı yazıyor. bu sırada Gürcü M e h m e d P a ş a sadr-ı âzam idi. kazaskerler veya kazasker mâzulleri arasında kendi­ siyle anlaşabdeceği birisini o makama sevk ederdi. hukukî ve örfî dâvalara bakıhrdımühim devlet işlerinde yapdan müşaverelerde üzere mütalâalarının aimmalan yukanda kaydettiğimiz X V I I . 136. mamafih Reşid 1 Naima tarihinin V I . asırdan îtibaren harp îlâm ve sulh akdi şeyhulislâmlann fetvalan aimmak suretiyle yapdmıştır *. Dâimiz) dediği şeyhulPâdişâhlar devletin önemli işlerinde kendi huzurlariyle gö­ rüşülmesini istemedikleri vakit (Efendi islâmlann konağında veyahut Bâb-ı âsafî'de denden Bâb-ı âh'de olmasını irade ederdi. I . cüdine de hakm. Şeyhülislâm tâyini Şeyhuhslâm tâyininde birinci derecede sadr-ı âzam müessir olduğu gibi vezir-i âzam azlinde de ba­ zan şeyhuhslâmm müessir olduğu göridmektedir.

c. < lOöl'de K a r a Ç e l e b i . 55. varak 227. 3. 31. X V I I . ' Naima. îzzi. olanlarm bahçede el öpmeleriyle iktifa Yeni şeyhuhslâm çok zaman Rumeh kazaskeri veya bu kazas­ kerliğin mâzullerinden ve bazan da Anadolu kazaskeri veya mâzul­ lerinden ve ender olarak bu iki kazaskerhğin payesini almış olup fakat fiilen kazaskerlik etmemiş olanlardan tâyin olunurdu". c. VI. III. 70. s. Teamül üzere şeyhuhslâmlığa tâyin olunanlarm Arz Odasmda pâdişahm ehni öpmesi âdet iken Z e k e r i y a . 75. » tzâ. Devhatü'l-meşayihde de malûmat vardır.z â d e A b d ü l a z i z E f e n d i Rumeli kazaskeri iken B a h a î E f e n d i şeyhülislâm olunca. Cevdet tarihi. 170. I. 2 Silâhdar tarihi. A b d ü l ­ aziz E f e n d i . 272) şöyle diyor : ŞeyhuUslâm olacak zat hükümdarm huzuruna çıkar. fakat bu da her zaman mutlaka değildL Anadolu kazaskeri veya bunun mâzullerinden de tâyin edildiği vaki idi. "müftüler divanda el öperler m i ? " demeleri üzerine Y a h y a Efendi'nin ikinci defaki tâyininden beri arada kırk sene geçtiğinden vüzera am bilememişti. asırdan itibarendir. c. 151.190 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I pâdişâh bazan sadr-ı azama hiç sormadan da kendi münasip gör­ düğü kazasker veya kazasker mâzullerinden birisini şeyhülislâm yaptığı gibi vezrr-i âzamm mütalâasmı alarak yaptığı da olurdu ^. asra kadar mutlak surette Rumeli kazaskeri veya bunun mâzullerinden tâyin kaidesi yoktu. s. Eğer şeyhuhslâm yapdacak olan zat doğruca saraya davet edilmişse vezir-i âzam da saraya davet olunurdu". o zat hakkmda telhis denilen arîzayı pâdişâha takdim ettikten sonra ^ şeyhülislâm olacak namzed saraya veya icabına göre Paşakapısı'na davet olunup sadr-ı azamla beraber saraya gider­ lerdi. 49. asırda şeyhuUslâm tâyini hakkmda R i k o (Fransızca tercümsesi. s. c. s. Pâdişâh ona samur bir kürk giydirir. s. 271. şeyhuUslâm olunca saraya gelmiş ve Babüssâade'de iki kapı arasmda hazinedarbaşı tarafmdan beyaz sofa kaplı bir samur kürk giydirUerek Arz Odasma gidip Padişah ayağa kalkarak elini öptürmüştü (Ravzatü'l-ebrar'm ikinci zeyli). K a r a Çelebi-zâde bir divanda vezir-i azama "müftünüzü nasd el öptürseniz" demesi üzerine divandaki vüzera. Silâhdar tarihi. ^ Şeyhülislâm tâyinimııde X V I I . I. A h m e d zamanmda yani X V I I I . varak 23. kıymeti en aşağı bir ekü arasmdadır. Ondan başka bir mendil derununda olarak altm olmak üzere bir ekü ihsan eder ve bu meblağı iç elbisesinin göğsü hizasmda bulunan cebine bizzat koyar ve maiyyetinin maişetine medar . Birkaç istisnası hariç olarak şeyhulislâmm bunlardan intihabı kaidesi III. s.z â d e Yahya Efendi'nin şeyhülislâmlığından sonra bu usul terk olunmuş ve şeyhıdislâm olunmuştu*. Şeyhuhslâmm kim olacağı kararlaştıktan sonra vezir-i âzam.

)'de P a t r o n a H a l i l ısyam esnasmda şeyhülislâm tâyin edilen M i r z a . 104.z â d e Şeyh M e h m e d Efendi'ye o sırada ferve-i beyaz bulunamadığmdan mecburen yeni çuha kaph samur kürk giydirilmiştir {Subhî. » 1143 H . Pâdişâh namzede. (1760 M. gid suyu ve buhur ikram ediUr ve bu sırada Bâb-ı âh'deki hükümet erkânı tebrik ederlerdi. Şeyhuhslâmlarla vezir-i âzamlar aynı derecede sayddıklarmdan saltanat vekdi olmakla beraber sadr-ı âzamm.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK Vezir-i âzam ile şeyhuUslâm namzedi olaeak 191 zat Topkapı Sarayma geldikten sonra ikisi birden pâdişâh tarafmdan kabul olunurlardı. a. kahve. s. şeyhuhslâma hil'at giydirmesi âdet değddi. s. yeni şeyhül­ islâma yeşil çuhaya kaplı bol yenU samur kürk vermek kanun olduğundan bunu bohça içinde teşrifatçı vasıtasiyle getirtip şey­ hülislâma gösterdikten sonra maiyetindeki çuhalarına veya di­ avdet ederken binek ta­ hediye ğer münasip bir adamma teshm edilirdi. Şeyhuhslâm İ s m a i l A s ı m Efendi'nin 1173 H . 5 5 .)'de vefatı üzerine yerine şeyhuhslâm olması takarrür eden V e l i y olmak üzere yevmi iki bin akçe tabsb eder. Bundan başka muayyen varidatı yoktur. 1 Sadr-ı âzamlann Pâdişâh huzurunda oturmayarak ayakta durmalan IV. Bu suretle saraydan çıkan sadr-ı azanda şeyhuhslâm alayla at başı beraber Bâb-ı âU'ye gehrier. defter-i yevmiye-i oda-i teşrifat (divan odası defterlerinden). fakat selâtin camilerine ait (şeyhülislâm nezaretinde olan) gelirden (nezaret hakkı olarak) menfaat elde edebilir. " i z z î tarihi. (1730 M. M e h m e d zamanmda Melek A h m e d Paşa sadaretinden îtibaren âdet ol­ duğundan vezir-i âzamlar oturmazlardı. şerbet. varak 7 b). 2 3 . avdet­ . 26. Bunlar huzura girince pâdişâh üç adım yürüyerek pâdişâhın ehni öperek bunları karşdar ve şeyhuUslâm namzedi yere serilen ehram üzerine otururdu *. Yeni şeyhuhslâm Paşakapısı'ndan şına kadar sadr-ı âzam tarafmdan teşyi olunup kendisine edilen ata binerek alayla konağına giderdi'. kendisini şeyhuUslâm tâyin edeceğini söyler ve o da kabul edince şeyhül­ islâmlara mahsus (ferve-i beyza) denden beyaz çuhaya kaplı erkân samur kürk giydirmek suretiyle tâyin muamelesini yapar ve aynı suretle onunla beraber huzurda bulunan vezir-i azama da samur hil'at giydirip bazı vesayada bulunduktan sonra lerine müsaade ederdi*. Maliyeden arşive devrolunan teşrifat defteri. bir müddet oturup. bunun için sadr-ı âzam. 19.

Şeybuhslâmların azilleri kendilerine çavuşbaşı vasıtasiyle asırdan bildirilir ve yeni şeyhülislâm olacak zat da — X V I I I .z â d e M e h m e d Efendi'den itibarendir. asır sonlarmayakm 1002 H. 1001 Şevval ( 1 5 9 3 Temmuz)de bahar hil'ati giymek üzere davet edilen şeyhuhslâm Z e k e r i y a E f e n d i ' y e "Kaide-i devlet üzere divan çavuşlanndan on beş muhteşem çavuş" gönderilerek önüne düşüp tazim ile Yine bu cümleden olarak Divan-ı hümâyuna getirmişlerdir*. 1. varak 180. S u n u l l a h E f e n d i dört defa şeyhülislâm olup ilk müftülüğü otuz altı yaşmda bulundığı zamandır. İsmi şeyhülislâmlar kısmma geçmek üzere birkaç saat şeyhuUslâm olup askerin istememesi sebebiyle azlolunanlar da vardır.z â d e M u s t a f a . ' Riko (Fransızca tercümesi). Z e k e r i y a . Şeyhuhslâmlar ya vezir-i azamla vezir-i âzam aralanmn aleyhine iyi pâ­ Şeyhülislâmııı olmamasmdan veya dişâha bir şikâyette bulunmalarından yahut bir isyan hâdisesinden veyahut ihtiyarlığından ve maiyetinin işlere müdahalesiyle dedikoduya sebep olmalanndan vesair buna benzer hallerden dolayı azl edilirlerdi ki bu hususlara dair tarihlerimizde bir hayh malûmat vardur. (1593 M. E s ' a d E f e n d i . 1 Vasıf tarihi. Şeyhülislâm SunulE f e n d i dört defa o makamı ihraz etmiştir". c.z â d e E b û Said E f e n d i .z â d e Şair Y a h y a E f e n d i . büyük bir teveccüh eseri olaıak ferve-i beyza'yı Yeni tâyin edilen şeyhülislâmı onun konağına göndermişti İstanbul'daki ecnebi elçileri ve eyalet paşalannın kapı kethüdaları tebrik ve bu münasebetle kendisine hediyeler takdim ederlerdi'-. D ü r r İ . M e k k i -zâde A s ı m Efendiler üçer defa şeyhülislâm olmuşlardır. X V I . s. 179. Efendi'nin o sırada hasta bulıınması dolayısiyle M u s t a f a . X V I I I . asır sonlarından itibaren mâzul şeyhülislâmların mükerreren lah şeyhuhslâm olduklan görülmüştür. İkişer defa olanlar daha çoktur. itibaren olmah— Reisülküttab Efendi vasıtasiyle saraya veyahut Paşakapısı'na davet olunup sonra vezir-i âzam ile beraber pâdi­ şâh tarafmdan kabul olunurlardı.)Me B o s t a n . . s. * Selânikî tarihi {basılmamış nüsha). 272. ' Mâzul müftü veya şeyhülİBlâmın tekrar tâyin olunması kaidesi X V I .192 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yüddin III. asırdan evvel Reisül­ küttab gönderilmek suretiyle şeyhuhslâm olacak zatın dâvetine dair tarihlerimizde bir kayıt göremedim.

1159 sene). (1603 M.)'de Şeyhülislâm ismail Efendi'nin azli üzerine ça­ vuşbaşı Ebû B e k i r A ğ a kendisini yerinden kaldırıp Solak çeşmesi (Edirne'de) kurbindeki İskenderiyefeöyü'negötürmüştü (Raşid. ' "Yevm-i merkumda E f e n d i hazretleri semahatlû Şeyhülislâm Dürrî-zâde Mustafa azlolunub yalısmda istirahat etmeleri ferman-ı hümâyun buyrulmağm alesseher Reisülküttab Ö m e r E f e n d i hazretleri varub Efendi-i müşarünileyh hazretlerine gayetü'l-gaye nazikâne ihbar ve sahilhânelerine teşrif buyurmalarmm ferman-ı hümâyun buynrulduğunu iş'ar eylediklerinde Cebe timly T«rlUUl>. kırk kadar divan Çelebi-zâde Abd ü l a z i z E f e n d i ' y i de şeyhıdislândığa davet için çavuşbaşı de çavuşu yollanmıştı*. şeyhuhslâmlann olduğu için davetlerinin asnn ikinci yansından sonra ve X Y I I . IV. Bazan pâdişâh tarafından hakkmda teveccüh devam ettiği halde vezir-i âzamin ısrariyle veya ihtiyarlığı ve maiyyetinden şikâyet edilmesi dolayisiyle azhne zaruret hasd olan şeyhul­ islâmlarm azillerinin tebhğleri Reisülküttablar vasıtasiyle olur­ du. s. Şu halde X y i . A h m e d ' i n teveccühüne mazhar olan Şeyhül­ islâm P a ş m a k c ı . 13 . (1718 M..MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 193 1012 H . Şeyhülislâm H a y a t i M e h m e d Efendi'nin azli üzerine çavuşbaşı A b d i A ğ a kendisini ma­ kamından alarak evvelâ yahsma ve oradan da ikamete so'ya sevketmişti (/zzî. sene 1061 yevm-i mezburda ^ Yevmü'B-aelâse (salı) gehr-i Cumadelûlâ. 1061 H .z â d e aldıktan Seyyid A l i Efendi'nin nüfuzundan Efendi üe çekinen vezir-i âzam Ç o r l u l u A l i P a ş a . asırda ise şeyhıdislândığa tâyin çavuşbaşdar vasıtasiyle Reisülküttab ve azillerinin de çavuşbaşı vasıtalariyle olduğu an­ laşılıyor ' . c. memur olduğu JSur- * Raşid tarihi. e." Başvekâlet Arşivi. I. Teşrifat defteri. A h m e d hükümdar olduğu zaman şey­ hıdislâmm daveti için çavuşbaşı ile Divan-ı hümâyun çavuşları gönderilmişti*. s. onun azd müsaadesini sonra bunu Reisülküttab A b d ü l k e r i m tebhğ ettirmiştir*.)'de K a r a otuz.z â d e M u s t a f a E f e n d i ' n i n azlini tebhğ etmek üzere Reisülküttab Ö m e r E f e n d i konağma yoUanmıştı 1 ^ j l j d l XJ. Yine bunun güji 24 Zilkade 1180 ( 2 3 Nisan 1767)'de şeyhülislâm bulunan D ü r r î . Nr. vüzerây-ı izam ve kazaskerler arza girib balen jeyhulislâm olan A z i z E f e n d i hazretleri dest-bûs-ı hazret-i Pâdijah! ile müşerref olmak için Divan-ı hümayuna gelmeleri için otuz ku-k nefer çavuşlar ile çavuşbaşı divan-ı hümâyundan saadethanelerine varub alay ile divân-ı âliye geldikte.. 10.)'de I. asırda davet ve azillerinin tebliğinin ve XVIII.. c. 394). (1651 M. 213. III. Nuhbetü't-tevarih. a. M e s e l â I I I . » 1130 H . 6.

I. 26). doğru huzur-ı şahaneye teşrif buyruldukta taraf-ı hazret-i cihan-dâriden ibtida devletlb sadr-ı âzam hazretlerine seraser kürk ilbas ve çavuş alkış edib badehu Efendi-i müşarünileyh hazretleri mezun-i bi'l-ifta ve pirâye-bahş-ı mesned-i meşihat-i kübra ve def'a-i saniyeleri olmak üzere kendulerine tevcih ve ihsan-ı hümâyun buyrulmağın beyaz çuhaya kaplı bol yenlü bir sevb samur kürk ilbas ve huzur-i hümâyunda bir miktar tevakkuf buyrulduktan sonra sadr-ı âzam hazretlerinden mukaddemce çıkıb. I. 172. c. A b d ü l h a m i d zamamnda bu tahdid usulü biraz genişletUerek arzu edenlerin kışm konaklarmda ve yazm yahlarmda oturmalarına müsaade olunmuştur. İstanbul'da oturmasına müsaade edi­ lenler de ya yaldarmda veya konaklarında oturup yerlerim değiştiremezlerdi. Şeyhülislâm E b e . ' Tarihlerimizde bir hayli şeyhulislâmm sürgüne gönderUdiği görülüyor.ve saat beşte devletlû sard-ı âzam hazretleriyle bilmaiyye rikâb-ı müstetâba azimet. (1717 M. s.z â d e A b d u l l a h E f e n d i makamından azlolununca 1126 H .. ihtiyar halinde teessüründen felç gelmesi ihtimalini Reisülküttab Efendi vasıtasiyle gönlü kırılmıyacak istediği düşünerek surette infisalinin yerde oturmasını tebliğini ve konağından ve yalısından tebliğ ettirmiştir^. ....194 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Fazla yaşlılığı ve hareketsizliği sebebiyle şeyhülislâm M e k k î zâde Mehmed E f e n d i ' n i n 1206 H . Mâzul şeyhülislâmlar haleflerinin istirkabı yüzünden veya sadr-ı âzamm husumetinden dolayı sürgün cezasma uğramışlardır. (1792 M. Bir zaruret halinde şeyhülislâma Bâb-ı âh'den bir tebligat îcab eder ve herhangi bir sebeple Reisülküttab gönderilmeyip ça­ vuşbaşı gitmek îcap ederse şeyhuhslâm bunu haber alıp birden­ bire azhne zabip olmaması için çavuşbaşmın önü sıra fenerli bir adam giderdi. 1 Vak'anüvis Edip Efendi tarihi (tkinei kısım.)'de azh îcap etmiş gönderilmesi lâzım geldiği halde S u l t a n ve usulen çavuşbaşının III. c. s. S e l i m . s. Lütfî tarihi. M a h m u d Yeniçeri ocağım kaldırdıktan sonra şeyhülislâmların ihtilâttan menedUme usulünü kaldırmış ve serbesti vermiştir {Cevdet tarihi. Mâzul şeyhülislâmlardan sürgüne gönderilenler de vardı*. 199). X I I .)'de ve Kasım fırtınası esnasmda gemi Ue Trabzon'a sevkedUirken Kara­ deniz Ereğlisi açıklarmda geminin batmasiyle mağrukan vefat etmişti." (Maliyeden arşive devredilen 29 numaralı Teşrifat defteri. s. Ali (Cibali) Yenikapı iskelesinden kendilerine mahsus olan kayıklarma suvar ve yalmzca sahilhâne-i saadetlerine azimet buyurduklarında mumaileyh Rei­ sülküttab Efendi doğru semahatlû V e l i y y ü d d i n E f e n d i hazretlerinin hane-i saadetlerine varub davet ve saat neharî üç buçukta iken doğru bâb-ı âsafiye teşrif buyurduklarında istikbal. II... 144).

" Telhisü'l-beyan fî Kavanin-i Al-i Osman. (1826 M. s. ) ' d e bu usul kaldırdarak esbak ve sabık şeyhuhslâmlardan A t ı f . Buna da sebep tâyin edilen şeyhuUslâmm îstabnur .z â d e E f e n d i ve 1006H. (1654M. Mehmed Efendi'den Mâzul ve mansuh şeybuhslâmların birbirleriyle görüşmeleri Mehmed memnûdu. Mehazımız her şeyhulislâmm bunu kabul etmediğini yazıyor. 277. II. Şeyhuhslâm tâyin edden zatm oturmakta olduğu konak müsait değdse münasip bir konağa ^ Divân-ı hümâyun rüûs defteri B kısmı. varak 143. X.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 195 Bilfül hizmette bulunan şeyhuhslâmlara itibaren Bostan-zâde arpalık tahsis Muhyiddin edümişti ^.)'de Belgrad mollası iken vefat eden esbak Şeyhülislâm Abdürrahim Efendi müstesna olmak üzere X I X . Ata Bey tercümesi. 2 Nuhbetü'l-vekayi.)'de vefat eden B o s t a n . 147. asnn ikinci yansından az sonraya kadar gelen mâzul şeyhülislâm­ lara başka vazife verilmemiş ve talihi olanlar tekrar şeyhuhslâm olmuşlardır.z â d e H ü s a m e d d i n ve M e h m e d memur eddmişlerdir *. Refik E f e n d i ' l e r mecahs-i âhyeye Şeyhülislam dairesi Şeyhıdislâmlann 1241 H . ' Pâdişâhlar Edirne'de bulundukları zaman orada şeyhuUslâm olanlar için bir bina bulunduğu görülüyor.z â d e M e h m e d E f e n d i ve 1066 H . s.Sultan A b d ü l a z i z zamanmda ve 1 2 8 5 H .z â d e M e s u d Efendi'nin arpalık olarak Foça hasları vardı. K a r a Ç e l e b i . 180). Kavanin-i Osmanî ve RâbUa-i Asitane isimli mehazmuz da şeyhülislâmlardan ibtida Bostan-zâde'ye arpalık verildiği kaydedilmektedir. ŞeyhuUslâm H o c a . c.)'de vefat eden Ç i v i . ( 1 8 6 8 M .(1597 M. 954 H . c.z â d e A b d ü l a z i z E f e n d i şeyhülislâm iken kendisine tahsis edilen arpalık varidatım almamıştır (Hammer. Bu suretle mansub şeyhülislâma ilk defa arpalık verilmesi hakkmdaki ferman aynen şöyledir : âlemü'l-ulema'il-mütebahhirin Mevlâna Muhyiddin Mehmed tev­ ki-i refi-i hümâyun vasd olıcak malûm ola ki bundan akdem müfti iken E b u s s u u d merhumun vazife-i muayyenesi beş yüz akçe olub lâkin hizmet-i fetvada muayyen arpalığı olmayıb ve şimdiye değin müftü olanlara verilegelmiş değil iken senin ilm ve fazi ile ârâste ve fetva hizmetinde mecd ve sâi olduğun ilm-i hümâyunum muhit ve şâmil olmağm mezîd-i inayet-i şahanemden selefte olan müftUerden tercih olunub bilfiil mutasarrıf olduğun vazife üzerine elli bin akçelik arpalık inayet edib büyürdüm ki sâdır olan fermân-ı hümâyunun muci­ bince zikrolunan arpalığın tedariki için âdem gönderib hükmün ihraç ettiresin.) senesine ve yeniÇeri ocağmm kaldınidığı tarihe kadar müstakd daireleri yoktu ^. Nr. (1547 M.

imza olduktan sonra mukabeleci görüb müvezzi haftada iki nöbet üçer." . IV. 1130 H. asırlarda şeyhulislâmlarm mektupçu ve tezkereci gibi maiyyeti adamlarından olup içlerinde müderrislik ve kaddık için mülâzım olmayan medrese mezunları bile vardı. s. "Fetvaya müteallik meseleleri müsevvidler yazıb mübeyyizler beyaz eder ve fetva emini görüb imzaya geleni gönderir. Her kâtib tâyin olunan kadar beyaz edib beşer akçe ahr. asır sonlarmda şeyhülislâm Bostan-zâde'nin fetva emini M u s t a f a b. 56). M e h m e d fetva emini iken mülâzım olmuştu {Atâyi. ^ Fetva eminleri X V I . Bundan dolayı muvakkat payitaht olan Edirne'de bir meşihat dairesi vardı. telhisci. asırda kaleme ahnan Telhisü'l-b^an fi Kavanin-i Âl-i Osman şöyle diyor (uarofe 143). Bu dâirede müsevvid. mühürdar ve müvezziler bulunurdu. Bunu mütaakıp müvezzi isimh memur bu fetvayı mahalhne verirdi. (1718 M. s.196 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I çıkar ve bunun selâmlık ittihaz edilen kısmında şeyhıdislâm dairesi erkânı bulunup meşihate ait işleri görürdü.)'de şeyhülis­ lâm i s m a i l Efendi'mn azliyle yerine A b d u l l a h Efendi'nin tâyini münase­ betiyle yeni şeyhülislâm "sadr-ı fetva olanlara mahsus olan haneye" götürül­ müştü (Raşid tarihi. kâtip. 394). istenilen fetvayı o bulurdu ve bunun maiyyetinde yirmi kadar kâtip bulunup bunlar verilen fetvalan yazarlar ve bu suretle halkm istediği fetvaları verirlerdi. dörder yüz fetva tevzi eder ve müsteftideu ahnan yedişer akçe resim müsevvid ve kâtiplerindir. kethüda ve saire gibi mai­ yeti adamlanndan başka başlannda fetva emini bulunan ve pek mühim bir daire olan fetva kalemi vardı. Bu tarihlerde fetva emini şeyhulislâmm herhangi bir mesele üzerine verdiği emirle bunu mevcut fetva kitaplarmdan bulurdu. Meşayih-i İslâm kenar müftüleri gibi nukul yazmayıb ancak şairin dediği gibi (olur. Fetva isteyen kimseden bu hizmet mukabih yedi akçe resim ahmp bu para fetva emini de kalem heyeti arasında * usulü dairedan gelmesi ve azledilince tstanbuVa gitmesi idi. müteaddit fetva kitaplanndan çıkardarak müsevvidler tarafından kaleme alınıp bunu fetva emini gördükten ve müheyyiz tarafından beyaza çekddikten sonra şeyhülislâma takdim olunurdu. ikişeri müsevvidindir. ve X V I I . müheyyiz. c. Meselâ X V I . Şeyhuhslâmlann çuhadar. mukabeleci. Şeyhuhslâm bunu tetkik edip tahk kırması denilen kendi el yazısiyle bühassa cevap kısmmı imzalardı. Fıkıh yani İslâm hukukuna iyiee vukufu olanlardan tâyin eddmesi icap eden/etva emini bu fetva kaleminin başta gelen âmiri idi*. olmaz yazar AUahü âlem). Fetvalar. ' X V I I .

muka­ emininin ve mütebaki beş akçe de müsevvid. mükerrirleriyle beraber dediği miktar­ dadır. asır ortalandır.z â d e Y a h y a Menteş-zâde Ataullah. Şeyhülislâmın verdiği fetvadan para almadığım. 41.z â d e X V I I I . 272. selefleri zamanmda bizzat tetkik ederek verdikleri fetvalan kendderi bizzat tetkik etmeyip bu işi fetva eminlerine bıraknuş olduklarmdan o tarih­ ten rak sonra fetva eminlerinin ehemmiyeti artarak bir fetva dai­ dâva ve hüküm işleri fukahadan mürekkep bir heyete resi vücuda gelmiş ve Tanzimattan sonra fetvahane tesis oluna­ bırakılmıştır. ' Tornlon (C. A n k a r a ' l ı M e h m e d ve M i n k a r î . kâtip ve mürezzi'indir *. asırda Mehmed. Mus­ 4jjuU tjljbi Fetavây-ı Hâmidiye ve E b u s s u u d E f e n d i üe Z e k e ­ t a f a . Yenişehir'li Ali Mehmed Abdullah fetvalan varsa da sonradan Efendi'nin şeyhuhslâmlar veÇatalca'Iı f£j\zü\hyr Behcetü'l-fetâvası üe F e y z u l l a h E f e n d i ' n i n fetva kitaplariyle çok zaman fetva vermişlerdir. X V I . dit fetva kitabı olduğunu yazmakta olup bu. Abdur­ Sadullah fetva rahman Sâdi Efendi r i y a Efendüerin Efendilerin Seyyid gelen Feyziye fetva tS^ jU» Fetâvây-ı Sâdiye ve H â m i d E f e n d i ' n i n fetvalan kitaplan ve ve X V I I . Ali. asırda B â l i . asırdan sonra şeyhuhslâmlar. R i k o (Fransızca tercü­ mesi). * Kavanin-i Osmani ve RâbUa-i Âsitâne. s. Verden fetvanm mesuhyeti şeyhuhslâma aitti. . Şerif-zâde Paşmakçı-zâde Ebû'l-hayr Ahmed.Mecmau'l-fetâva.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK sinde taksim olunurdu. yani her fetvadan 197 iki akçesi fetva mübeyyiz. fetvayı beyaza çeken. Fetva vermek için müracaat eddmesi lâzım gelen fetva kitap ve mecmaalan fetva dairesinde bulunurdu. e. Bu hal sonradan gelen şeyhuhslâmlann ümî ve hukukî cihetten bir kısmımn malûmatlannm noksan ol­ duğunu gösterir*. Diğer İstanbul kütüphanelerinde de bir hayli fetva kitabı vardır. 40) Ayasofya' kütüphanesinde elli be. X V I . mübeyyiz'e iki ve müftünün mührünü muhafaza eden mûhûrdar'a bir akçe verildiğini yazar ki X V I I . s. beleci. Fetva emini. / . Y a h y a . Efendi'nin Fetâvay-ı Abdürrahim. şer'î meselelerde ihtisas sahibi kudreth zat­ lardan tâyin olunurdu. Dürri-zâde Debbağ-zâde Arif. asırda bizzat mecmuası kaleme alanlardan M ü e y y e d .z â d e Efendi'nin ıjjl^l ^»f. fakat her fetva için maiyyeti efendilerinden suali tertip eden müsevvid beş.

Hukuk-i umumiyeye ait fetvaların aimması hükümete aitti. dinî işlere ve kanunlara ait temas ederdi. IV. Reisü'l-küttab bu evrakı hulâsa olarak kaleme aldık­ tan sonra vezir-i âzam tarafmdan pâdişâha takdim edilecek takriri de kaleme alarak sadr-ı azama götürür ve sonra bu evrak ile hulâsa aynca bir atlas keseye konularak pâdişâha takdim olunurdu. sulh akdi. gayn müshm tabaanm ısyam. IV. mektupçu gibi mühim memuriyetler de vardı. Daha yukanlarda görüldüğü üzere şeyhulis­ lâmm arzlan. Bunun üzerine pâdişâh sadr-ı âzamm takririni okuyup üzerine muvafakatini havi hatt-ı hümâyununu yazarak iade eder ve icap ederse aynca mütalâasmı da yazardı*. c. e. 7. Mektupçu. . Bunlardan kethüda.198 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M l Y E TEŞKİLÂTI Fetva. hukuk-i umumiye ve hukuk-i hususiye olarak iki türlü verilirdi. bunlar da harp ilâm. Telhiscinin götürdüğü evrak bir yeşil canfes kese içinde olarak Paşakapısı'na yollamr ve yukanda görüldüğü üzere Reisü'l-küttaba verilirdi. şeyhuhslâmm siyasî ve iktisadî işlerinde ve şeyhuhslâmm nezaretinde bulunan vakıf muamelelerinde şeyhuhslâmm vekih olup onun namma hareket ederdi ^. vezir-i azama yazıhp amn vasıtasiyle pâdişâha arzolunur ve tahriri olarak iradesi alınırdı. Şeyhuhslâm dairesinde fetva eminliğinden başka kethüda. Telhisci. askeri kanunun tebdih. şeyhulislâmm divan efendisi veya mühürdan ve şimdiki ismiyle yazı işleri müdürü idi. icazetnamelerin yazddığı daire ^ Bn Buretle hSkflmdarm fetva alması XVIII. asırdan itibaren olup hfikfimet merkezinin kuvvetli zamanında buna lüzum görülmezdi. tâyin rüûsu ve beratlan. şakavette bulunanlann katilleri ve bir vezirin idamı gibi fetvalardı Hukuk-i hususiyeye dair olan fetvalar. II. dokuz parmak uzunluğunda ve dört parmak genişhğinde bir kâğıda ince harflerle yazılır ve mukabilinde bir ücret alınırdı * . şeyhuhslâmm hükümet nezdindeki memuru olup muamelelerde hükümetle hukuka. t. s. 509. * D'Ohsson. ıs­ lahat icrası. e. » D'Ohsson. telhisci. » Tomton. ı. meşihatten çıkan buynıldular. 508. Şeyhuhslâmm müderris ve mevah tâyinleri ve diğer hususlar bunun vasıtasiyle ve Reisü'l-küttabm delaletiyle vezir-i azama arzolunurdu.

1326 H . kassam-ı Rumeli vekayi kâtibi. meclis-i meşayih.)'de ise yalnız meşihat daireleri büyük me­ murlan şunlardı*: Ders vekili. meclis-i müellefat heyeti. meşihat arzuhalcisi ve iki muavini. mechs-i tetkikat-ı şer'iyye. askerî. Ders vekili. meclis-i tetkikat-ı şer'iyye. kassamlık ve sair kısımlara ayrılmıştı^. Y m e X l X . 1293 H . Anadolu kazaskeri tez­ kirecisi. 199 mühürdar'da maiy­ yetleri de dahil olmak üzere bâb-ı fetva memurlan şunlardı^. mektupçu ve mektupçu muavini. meclis-i mesalih-i talebe. * 1293 senesine ait resmî devlet salnamesi. tetkik-i mesâhif ve müellefat dairesi. meşihat mektupçusu ve üç muavini. ' 1272 hicret senesine ait resmî devlet salnamesi. İstanbul Rumeli kazaskeri tezkirecisi. şer'iyatçısı. mektubî. 140-152) . Rumeh ve Anadolu kazaskerleri ve İstanbul kadılığı dairesi ve saire olarak bir yerde toplanmıştı.) ikinci meşrutiyetin îlâmndan sonraki teş­ kilâtta ise meşihat müsteşanndan sonra fetva emini ve iki muavini ile diğer iki muavin bir başmüsevvid ve bir müvezzi ve bir cevab-ı şifahî memuru ve yirmi sekiz müsevvidden mürekkeb fetva odası heyeti. asır sonlannda 1317 H . ilâm<U-ı şer'iyye mümeyyizi. asır ortalannda kazaskerlerle şeyhülislâm istanbul kadısı mektupçusu. sicill-i ahval şubesi. İstanbul kadısı müşaviri. Şeyhülislâmın mührii de bulunurdu. Bu ilmiye galuâmeainde (S. maaş-ı ilmiyye kâtibi. fetva emini. ilâmat-ı şer'iyye mümeyyiz muavini.)'de bâb-ı vâlây-ı fetva da denilen Şeyhuhslâm kapısında bir meşihat müsteşan. ders vekâleti. talebe işleri dairesi. (1875 M. memurin. İstanbul kadıhğı. meclis-i intihab-i hükkâm. sene 1272. evrak müdürü ve iki muavini ve iki mümeyyizi olarak Şeyhuhslâm kısmı maiyyetinden başka fetvahane. emvâl-ı eytam ve beytülmal. meclis-i meşayih. (1908 M. evrak ve sicill-i ahval müdürlükleri. Anadolu vekayi kâtibi. (1916 M. arzuhalci. Rumeli şer'iyatçısı. eytam daireleri. ( 1899 M. kazaskerhk mahkemesi. ilâmat odası. İstanbul kadısı vekayi kâtibi. ilâmat mümeyyizi. reisü'lBunlann her birinin maiyyetinde yani bu dairelerin her birinde müteaddit memurlar vardı. fetva emini.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK bunun emri altında idi. miisevvidîn.)'de nefredilen ilmiye salnamesi. XIX. * 1317 hicret senesine mahsus salnâme-i Devlet-i Osmaniye ve 1334 H. teftiş-i mesahif-i şerif meclisi.

Meselenin az ve çok ehemmiyetine göre verilecek cevap kısaca. iki aza ve bir kâtip ve mektubî-i meşihat dairesinde bir mektupçu. bir şifre memuru Ue kâtipler ve bunlardan başka muhasebat. ders vekili ve beş aza Ue kalem heyeti ve tetkik-i mesahif ve mûellifat-ı şer'iyye meclisinde bir reis. » . bir mümeyyiz. sekiz âza iki mümeyyiz. gelir veya gelmez. Kadmm verdiği hüküm mutadır ve infazı lâzımdır. verdiği mnkarreratı tahriren bUdirir. . türlü olurdu. Fransızca tercümesi s. Kaza hüküm Ue olup fetva ise şer't bir hükmü ihbar ve tebliğdir. sicU ve evrak müdüriyetleri daireleri olduğu görülüyor. bir tahrir-i mesail memuru. dokuz Uâmat-ı şer'iyye mümeyyiz muavini. I . Bunım üzerine bu suali fetva emini kâtibi şer'î usıde tatbikan yani sâk usulü üzere tâbirat-ı mahsusa de kaleme alır ve buna (mesele) adı verihrdi*. * "Müftünün selâhiyeti icraya cebretmez. bir müvezzi. Bn tahriri karar altma 'Allah daha iyi bUir'( ^1 ü Aüahü 6letn) ibaresi de Uâve olunur. olur veya olmaz. dört birinci. beş birinci. Bundan anlaşıhyor ki bu karar hatasız İtibar olunmamaktadır" (Riko. mevcut müşkUâtı halleder. yirmi yedi müsevvid ve ilâmat-ı şer'iyye odasmda İstanbul pâyeli bir müdür. Yani bir fetvanm hükmü bütün Müslümanlara şâmU olduğu halde kazanın hükmü ise yalnız mahkûmfin-aleyh Ue mahkûmün-leh hakkmdadır ( Ö m e r N a s u h i E f e n d i . 264). emval-i eytam ve beytülmal müdüriyeti. Osmanlı tmparatorluğu'nun Hal-i hasır tarihi. kendisine cebredilmez. evvelce tamamen ihata olunur ve kısa bir ifade Ue kâğıt üzerine konulur. Kaza ise katidir. bir muavin. dokuz parmak uzunlu­ ğunda ve dört parmak eninde bir kâğıt üzerine küçük harflerle talik kırması yazı üe yazdır. beş ikinci • e altı üçüncü sınıf kâtip ve ders vekâleti ile meclis-i mesalih-i talebe daire­ sinde b b reis. Fetva isteyen kimse aldığı fetva Ue amel edip etmemekte serbesttir. iki muavini ve fetva odasmda Istanbnl pâyeli bir reisüV-müsevvidîn. yedi âza ve bir kâtip ve meclis-i meşayihte bir reis. Fetvada umumiyet olnp kazada ise hususiyet vardır. 2 5 8 ) . sekiz mümeyyiz. bir mühimme kâtibi. beş ikinci ve dört üçüncü suuf müsevvid ve meclis-i tetkikat-ı şer'iyyede bir reis. bir mukabeleci. Kaza Ue fetva arasmda fark vardır. bu tahrir sual mahiyetindedir ve bu suale müftü (Evet) veya (Hayır) kelimesiyle cevop verir ve karara (Fetva) derler. vardır veya yoktur. verilen hüküm kabulü zaruri ve mecbu­ ridir. Hukuk ve ceza ve idare işlerinde ikna edecek delâU-i subutiye gösterir. hususî ve iki Herhangi bir şahıs şer'î bir husus hakkmda fetva almak isterse fetva emini dairesine müracaat ederek suahni yazar veya beyan eder.200 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I ^ ^ fetroları Şeyhulislâmlann umumî olarak verdikleri fetvalar. meşrudur veya meşru değildir. memurin. bir müstacele kâtibi. Fetva yalnız ihbardan ibaret olnp kaza ise ihbarla beraber heman infaz edilir. caizdir veya meşihatın bir emiab-ı fifahi m«muru fetvahanede bir fetva emini. Mesele. c . Meseleler. Hnkuk-ı İdâmiye ve Istılohat-ı Fddıiyye.

Fetvalarm başhklarmdan sonra gelen meseleler yani fetva sualleri : Bu mesele beyanında cevap (bazan bu mesele hususunda) diye eimme-i Hanefîye'den ne veçhiledir başlar. .J^l r^^* ( H İ I " Veya » b ^ \ ^JL ÖLc_ll Jlil veyahud "\^x^\ j< ve jJjiJI l w » J I j . ^ Bekir. l ^ Jl ^iİA^JI Jh-J jJjJlj .Halid. ve X V I I . erkekler için JJJ zeyd. Pâdişâhın herhangi bir mesele. Rabia gibi Zeynep. X V I . Hatice. ecnebi tüccar ve muharib olanlar için dört türlü kuUandrrdı. hususunda eimme-i hanefiyeden veçhdedir ki. X V I . asır son­ lanna kadar Müftü yani şeyhuhslâmlar bizzat fetva verirlerken sonralan bu fetvalarm bulunup hazırlanmasım fetva eminlerine bırakmışlardır. t. asır ortalarına doğru Sadullah S a d i Efendi'nin . meselâ harp. ^ thniyt »alnâıneti. sulh ve saire için istediği fetvalardır. j Velid ve kadmlar için xj. fetvaBi. asnn ikinci yansın­ vesaire gibi başlıkla dan itibaren " J j >JI *i» minhü't-tevfik" ibaresiyle kısaltılmıştır.^ıaj li ^ 1 " Yahut " v ' j . ^LJ Ü m m ü Gülsüm.iiL«JI _^ v e jjjdij ki) v e Türkçe olarak. Hıristiyan. X V I . " " j f j t » l *J* . Fetvalarm ne suretle verddiğine Bu mesele dair bir fikir cevap ne vermek için aşağıya birkaç numune koyuyorum^. jyf. (hu mesele beyanında ne buyururlar başlarken X V I I I . Bu dört her birine göre yukanda zikrettiğimiz mıştı.Jl ij-ı+llilı-.J I Jrf.xJU. 360. Fetvalann lan lâzımdı.amr. Hind. Fetvalarda kuUandan isimler. Hanefî imamlanmn kaviUerine göre verihrdi. . Fetvalar.i l 61 ifj^^ J*l »IjL j ^4JI«I altlarma şeyhıdislâmlann bizzat imza sınıftan atmamuhayyel isimler ayrd- V e " J i > l l .^1—'I Jr. Umumî fetvalar. Bazan da yine fetva kaleminden yazdan ve müftü tarafindan verilen cevap esbâb-ı mûcibeli ve izaldı olurdu. f > ^ f ' muhayyel adlar olup yerine göre tslâm. asır­ larda muhtehf şekiUerde olup : " .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 201 caiz değildir gibi suale göre verilir. Mesele yani fetvalarm başhklan X V .

384. 366. Allahü âlem Zeyd-i yetim baliğ olub vasisinden bî-kusur akçasm ahb kabzettikten sonra vasi-i mezbure "sen nice zaman benim akçemi kullandın ol kullandığın zamanm bana muamelesini vermek ge­ reksin" dise şer'an sözü mesmû olur mu ? beyan buyrulub müsab olasız Elcevab olmaz Ketebehu Abdülkadir S Bu mesele cevab ne veçhüedir ki*. Zeyd'in zevcesi Hint ten Zeyd'e ve kızı Zeyneb'e irs Ue intikal eden evi kısmet etmeden Zeyd-i mezbûr evin hissesini vakf eylese ve mezbur vakfın sıhhatine Bekir hüküm eylese mezbur vakıf sahih olur m u ? Elcevab olmaz Ketebehu Ebussuud el-haktr S Bu mesele beyanında cevab ne veçhUedir ki *. s. Tâife-i sofiyyûndan nice kimesneler kaidin ve kaimin olduklan halde zikndlah-i taalâ edib sağa ve sola başlarm tahrik etmele­ rinde hata var nudır? beyan huyunda » Umiye salnamesi.202 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI Üç nefer yayaların beynlerinde müşterek olan yerden bir kıt'a yeri mezkûr yayalarm birinden zeyd tapıdaydı abcak âhar şerikler razı olmayıb men'etseler şer'an vermemek ellerinden gelür m ü ? beyan buymiub müsab oluna. 484. Allahü âbem beyanmda eimme-i Hanefiyye'den Allahü âlem . Elcevab ellerinden gelür Ketebehü'l-fakir Sad S Bu mesele beyanmda ne buyururlar ki*.

fakat XY111.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 203 Elcevab edeb ve vekar üzere ederlerse men' olunmazlar Ketebetu'l-fakir Ebû'l-meyamin Mustafa "Suret-i mezburede tâife-i merkume hîn-i tevhidde sağa ve sola başlarm sallamak küfürdür" diyen Zeyd'e ne beyan buyurulub müsab oluna Elcevab cehlini izhar etmeyib min-bâd bu makula söz söyle­ memek lâzım olur Ketebehu'l-fakir S Birinci Dünya harbinde verden fetvadan : ve minhü't-tevfik jJjdl*. asırda bu kaidenin bazan bozulduğu ve imza yerine şeyhıdislâmm zati mührünün basddığı görülüyor ve bu da bir mazeret dolayisiyle ve pâdişâhın müsaadesiyle olu- . '"VUJ sebyi ve hazretleri jtiUjs-ljjül) Ebû'l-meyamin Mustafa lâzım olur? nefir-i âm suretiyle cihadı emrettikte ( ^LüLil j ^(>-U âyet-i cehlesi hükm-i münifince kâfife-i müshmin üzerine cihad farz olub genç ve ihtiyar piyade ve süvari olarak bdcümle aktardaki müshminin mâlen ve bedenen cihada müsaraat eylemeleri farz-ı ayn olur m u ? beyan huyunda Elcevab olur. Bilhassa fetvalarm cevap kısımlariyle imzanm mutlak surette şeyhıdislâmm el yazısiyle olması şarttı. Ketebehu'l-fakir deyhi teâla Hayri b. Avni eUÜrgübî * dairesinden çıkan Allahü âlem W *j jmjjjj^ Şeyholulâııılann Ş®yl*'*l^l*™l''™^ gerek fetva fetvalannm ve gerek müderris ve mevalinin tâ­ yinleri için telhislerinin altmda kendi el yazı- lariyle imzalannm bulunması lâzımdı.j Bu mesele beyanmda eimme-i Hanefiyye'den cevab ne veç­ hiledir ki : İslâmiyet aleyhine tehâcüm-i âda vaki ve miyyenin gasb ve gareti ve nüfûs-i mütehakkik olunca esir eddmeleıi Pâdişah-ı Memâhk-i İslâm tslâIslâmiyyenin IjJ»!*.

zâde bazı Mehmed Efendi. ^ Şeyhülislâm D ü r r i .)'de şeyhülislâm andan sonra M i r z a . * İlaveli Esmârû'l-hadayık. . . 30. 22.z â d e Mehmed Mehmed Hadaytk Efendi Kâmil. İlmiye salnamesi. Feridun Bey Münşeatmda da şeyhuhslâmm elkabı daha mu­ fassal olarak şöyledir*. vareJc 11b. ü-^^ öjij' j -iî^>Ji 6* l i ^ ' âlemü'l-ulemai'l-mütebahhirin bûü'l-fazl ve'l-yakin varisu şafü'l-müşkülâti'l-hakayık efdalü'l-füzelâi'l-müteverriin ve'l-müslimin yen- ulûmi'l-enbiya ve'l-mürselin keşmüfti'lve'l-yakin m e v l â n a . 515). Efendilerin larında mühürleri görülmektedir. . (1714 M. Dürri fetva­ S a l i h . * Feridun Bey Münşeatı.'4. Fetvalann herhangi bir suretle takhd edilmesi ve mührün çahnarak basılması ihtimahne binaen yukanda söylendiği bunun cevap kısmmm şeyhuhslâmm yazısı olması dikkat edilmiştir. OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI fakat verilen fetvanın cevap kısmındaki yazınm şeyhül­ islâmın el yazısiyle olması zaruridir. .z â d e Ebû'l-hayr da görüldüğü da vardır. şeyhuhslâm enami'l-mü'minin el-müstağni ani't-tavsif EdâmuUahü taalâ fezailehu. M a h m n d iyi oluncaya kadar mühür basmaema müsaade etmijtir (Sııbhi tarihi.204 yor^. s. Yenniş olduğu fetvaya imza yerine ilk defa mühür basan 1126 H . (1731 M. s. Şeyhulislâııılann K a m i elkabı şöyle idi^.z â d e M e h m e d E f e n d i faastelığmdan dolayı fetvalara imza atamadığmdan I . 11.ui J U î ^ \ ^ \ . Ş e m ' i M o l l a . I.)'de şeyhülislâm olan D a m a d .z â d e Yahya Tevfik İbrahim. s. Şeyh Mirza Mustafa Efendi'dir. e. kayda rek Sultan göre Mehmed'in kanunnamesindeki elkabı gibi kaidesine ferman ve resmi muharreratta ge­ kazaskerlerin şeyhuhslâm ve gerek . . ilâveh Esmariı'lisimli eserinde ibtida fetvamn imza mahalhni mühürÂhmed üzere E f e n d i olduğunu yazıyorsa da * yukarı­ ondan evs-^el mühürleyen şeyhuhslâm leyen zatın 1144 H . ve İ v a z . * Kanunnâme-i Âl-i Osman. .

Ders vekilleri medrese imtihanlarma da nezaret ederlerdL Pâdişâh huzurunda okutulan huzur derslerinde ilk ganâ bunlar ders okututlardı. İhtida şeyhuhslâm Efendi vezirleri selâmlayarak pâdişahm tahtınm bulunduğu tarafa doğru ilerlediği sırada pâdişâh ayağa kalkarak bir iki adım yürüyüp karşüar ve o sırada Divân-ı hümâyun çavuşlan alkış yaparlar. Şeyhuhslâmlarm Bayezid medresesi müderrishğinden maaşlan olduğu gibi vakfmdan da para ahriardı*. (1505 M . ŞeyhDİİBİâmın Bayezid medrer sesi müderrisliği H-Bayezid soura 911 H .M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK ^1 Âlemü'l-ulema e'l-izam mazharu efdalü'l-füizelai'l-fiham ve't-te'vil meşnku 205 kâşifu esrari't-tenzil tafaviyye baku rif dekayıkı't-tefsir münevverii si- meBabîhi'l-ebadisi'n-nebeviyye matlau gayati'l-fezail meşariki'l-enveri'l-Musve'l-avâ- metalii'l-envar ve'l-yakin mirkatu medarici'l-esrar vel-maarif nisabu râyâti'l-fevazü el-müeyyed bahrü'I-maani bi-teyidi'I-meliki'l- muîn şeyhülislâm M e v l â n a . s. İbnülemin Mahmud Kemal (Türk Tarih Eneümeai Mecmuası. . Edamullahü fezailehu. bu merasim esnasmda vezir-i âzam ve devlet erkâmmn tebrikleri bittikten sonra sıralarım beklemekte olan ulemaya haber verilirdi. Ders vekilleri fazi ve kemal sahibi müderrislerin kıdemlilerinden olurdu. sen» 16. Şeyhuhslâmlarm işlerinin çokluğu sebebiyle vakıf şartmı yerine getirmek için kendileri tarafmdan ders vekili ismiyle b i r vekil tâyin edilmiş ve bu suretle meşihatin ilgasma kadar ted­ risata devam olunmuştur^. Şeyhulislâııılara dair müteferrik mAlûmat bayram tebriklerindeki kabul resimlerin^e şeyhuhslâmlar bol yenh k ü r k giyerlerdi. 281). . Bunun üzerine şeyhülislâm pâdişâhla musafaha (el sıkmak) ederek hiikümdann elini ve omnzunu öper ve bu müddet zarfinda hükümdar ayakta 1 ŞeyhtıUBİâmlarm uhdesindeki vazifelerden birisi de medrese talebe­ lerinin derslerini teftiş etmekti. ) ' d e müderrishğini İstanbul'daki müftü yani meşhur cami. medrese ve imaretini yaptırdıktan medresesinin şeyhuhslâm olanlara şart koymuştu. Vakfiye mucibince müftü olan haftada b i r gün ders okutacaktı. . . ' Arpalık maddesi. Fakat işlerinin çokluğu sebebiyle bunu da ders vekilleri yapardı. B u medre­ senin ilk müderrisi o tarihte müftü olan A l i C e m a l i E f e n d i idi.

XVI." s.->^J^^ Zübdetü'ttevarik'de şeyhulislâmm kendisine ayağa kalkan Pâdişahm elini ve omuzlarmı öptüğü yazdarak şöyle deniliyor: "01 şâh. asrm ikinci yarısmda da Pâdişahm elbisesinin omuz veya yakasmdan öptüğü görülüyor. A h m e d zamamnda yazdan j^. Yukarıda numara ve sahifesini koyduğumuz Teşrifat detferinde ise şeyhuUslâm (giribân bûs ve dua edib) kaydmdan X V I I I . D'Ohsson. yirmi altmcı emini günü akşamı yani Kadir gecesi davet beyler- fetva vasıtasiyle sadr-ı âzami iftara ^ X V I I . 358) sol omuzu üzerinden öptüğünü yazarlar. M u r a d zamanmdan îtibaren Pâdişâh tarafm­ gidip kışhk ve yazlık olmak üzere şeyhülislâmlara dan hil'at gönderilir ve onlar da buna karşı Bu saraya hükümdara teşekkürlerini arzederlerdi*. IV. s. Nr. Nr. N i m e t i E f e n d i 1062 H . s. Şeyhülislâmların. ..z â d e Y a h y a E f e n d i Ue Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i IV. ' A t â y î . çavuşlar aUaş ederler. 3 2 3 . asırda ve I.206 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI durur ve şeyhıdislâm kısa bir duadan sonra etek öperek arka arka geri çekihp sol tarafta müteferrika ağalarm bulunduklan taraftan avdet ederdi*. varak 312 . IV. 68.ri/ de denihrdi. asırdan îtibaren hükümdarın arzusu de bazı nerede pâdişâhlar sefere bera­ şeyhuhslâmlar da bulunursa berce sefere giderlerdi*.) tarihli kanundan naklen şöyle diyor: Şeyhülislâm "Pâdişah-ı rûy-i zemin hazret­ lerinin taraf-ı hümâyunlarma teveccüh ettiklerinde Pâdişâh hazretleri ayak üzerine kalkıp. Anadolu kazaskeri üe naldhüleşraf altışar mülâzım verirlerdi. basılmamış nüsha. Teşrifat defteri. Ramazanm şeyhuhslâm. ŞeyhuUslâm Y a h y a E f e n d i . I. usulün sonralan devam ettiğine dair bir kayıt göremedim.. c. asır sonlanna doğru I I I . Şeyhul­ islâmlann teşrifi on altı mülâzemetti'. kanun üzere meşihat makamma teşriflerinden dolayı verdikleri mülâzemete te. varak 6. gittikçe asrm sonu ile X V I I . varak 108.122). 2428. Seferlerde şeyhuhslâmlarm çadırlarmın önüne vezirler gibi üç ve kazaskerlerin de beyder gibi iki tuğ dikilirdi. S e l â n i k î . M u r a d ' m Revan ve fio^dat sefer­ lerinde ve M i n k a r i . M e h m e d'in Lehistan seferlerinde Pâdişâh maiyyetinde bulunmuşlardır." Veliyeddin Efendi kitapları. 29. s. ' RumeU kazaskeri tâyininde sekiz. hazret-i mevleviye kıyam ve gelib takbil-i dest ve ceyh edince medd-i kıyam ettikten sonra. XVI. kademe istikbal ederler. bâde'l-mnsafaha sol canibden dâmen-i hümayunlarm bûs edib gider. 558 de şeyhulislâmm pâdişahm göğsü üzerinden elbisesini öptüğünü ve T o r n t o n ise (C. bir iki. Pâdişâh şeyhuhslâm Ue kazaskerler de orada bulunurlardı. (1561 M.

. 29 nutnaralı TeşrifaX defteri * D'Ohsson. Şeyhuhslâm dairesinde meşihat müsteşarı üe ders vekihnin emirlerini icap edenlere tebhğ etmek üzere kavuklu denüen bir tebhğ memuru bulunurdu'. bu tarafmdan bohçası açdan Hırka-i kadısına kadar olan ilmiye ricahyle mâzul kazaskerler ve mâzul İstanbul kaddan. * Başvekâlet arşivi Maliyeden devredilen defterlerden. vezirler ve sair teşrifata dahd olanlar bulunurlardı. Sadr-ı âzamm Şeyhuhslâmı ziyarete gitmesi ve ertesi günü ziyaretin Şeyhuhslâm tarafmdan iadesi aynı zamanda yaklaşmış olan Ramazan bayramı tebriki idi. s.MÜFTÜLÜK VEYA ŞEYHÜLİSLÂMLIK 207 eder ve ertesi günü de önünde danişmendler yakalı ve üskûflu çuhadar ve altı da astarlı çuhadar ile birhkte başında örf denilen resmî kavuğu ve arkasında ferve-i beyza de sadr-ı âzamm ziya­ retini iade ederdi. m (1792'de basılmış nüsha). Ramazamn on beşinci günü ReisiUküttab vasıtasiyle yapdan davet üzerine şeyhuhslâm Bâb-ı âli'ye gelir ve birhkte Ayasofya camü'nde öğle namazı kdarlar ve sonra baltacdar kethüdası vası­ tasiyle vuku bulan merasimde İstanbul davet üzerine saraya gidihp bizzat Pâdişâh şerifi ziyaret ederlerdi. c. Pâdişâh ve Yalmz şeyhülislâmlar de şehzade vefatlannda da bunlann icabında arabaya cenaze namazlanm şeyhülislâmlar kddınriardı *. Denize kalyon indirildiği zaman ve nikâh merasiminde şeyhuhslâmlar da şehzade ve sultan doğumlan münasebetiyle yapdan tebriklerde sultanlarm nişan ve bulunurlar ve sultanm nikâhım kıyarlardı. ' Osmanlı saltauatmm ve megUıatm ilgası esnasmda en son Şeyhülislâm Kavuklu'ea merhum Giresunlu O s m a n E f e n d i idi. IV. saçakh ve müzeyyen ata biner­ lerdi. Osmanlı donanmasmm Haliç'ten denize çıkmak zamam gehnce Reisülküttab Efendi vasıtasiyle davet edden Şeyhuhslâm Yalı köşkû'ne gehr ve Pâdişâh huzuriyle burada teşyi merasiminde bulunurdu. kazaskerlerin binmek imtiyazlan olup şeyhuhslâmm arabası yeşü ve kazasker­ lerin ise kırmızı çuha kaph idi*. sonralan arabaya binmeleri de âdet oldu. yaza mahsus beyaz sof ferace giyerler. Şeyhuhslâmlar resmi davetlerde kendisinden başka kazaskerlerle başlanna örf denden kavuk ve ve mevahye mahsus arkalarma beyaz çuha kaph üst kürkleriyle (ferve-i beyza).

e. Bu nezaret X V I I . VI.208 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Şeyhulislâm oğullan daha küçük yaşta iken Daha X V I . Sultan II M a h m u d bu tarihte Yeniçeri Ocağım kaldırdıktan sonra nmdaki muvafık üzerine Âğa Kapışım. ' Başvekâlet arşivi haU'i hümâyun veaikalan. * Naima tarihi. s. Şeyhuhslâm nezaretinde olan vakıflar 1250 H . 261. < Raşid tarihi. «. e. banlmamış ikinci eih V. Müderris. Bunlar kendilerine ait dâvaları dinleyip hüküm verir­ lerdi. sarayda vefat eden kadınlara ait veraset işlerine de bakar ve hüküm verirdi. 26845. yeniçeri ağalanna mahsus Süleymaniye Camii yakı tahsisini saraym seraskere tahsisini arzetmesi M a h m u d bu teklifi pek müsait karşılamış ve olarak Âğa Kapuı'nm şeyhuhslâmlarm daimi kendi düşüncesi ikametlerine mahsus fetvahane ittihazım müuasip görerek bunu 1 Kûnhü'l-ahhar. Bâb-ı Meşihat veya Bfih-ı Vâlây-ı Fetva ^^^^ ^ * ^^^^^ tarihine kadar şeyhülislâm tâyin edilenlerin oturduklan konak müsait ise onun selâmlık kısmmda ve eğer müsait değilse kira ile tuttuklan zam konakta iş görürlerdi. . Âsâkir-i Mansure Seraskerine görmiyerek eski Sultan Sadra Paşa. ikisi Edirne ve Bursa'da olmak üzere beş müfettiş vardı. mevah. İçlerinden işi en çok olan kızlar ağasınm nezareti altmdaki haremeyn müfettişliği idi. 361. s. asırda Dâhil Hâriç müderrisi ve daha sonra Dâhil müderrisi itibar edüerek kendilerine müderrislik rüûsu verihrdi^. asırda kısa bir müddet bunlardan aimmış ise de sonradan yine müsaade edilmiştir*. Raşid. kazasker ve sabık ve esbak şeyhuhslâm­ larm bir mahalle sürgün edilmeleri veya af olunmalan yeni şeyhu'l-islâmm arz etmesiyle olurdu. s. s Şeyhülislâm vezir-i âzam ve kızlar ağasmm nezaretleri altmdaki vakıf­ ları teftiş etmek üzere üçü tstanbuTda. "Sen ki şeyhülislâmım efendisin eğer selâtin ve eğer gayn âmme Evkaf Nezaretin sana tevcih ve re'yine tefviz olunmuştur". Diğer şehir ve kasabalardaki evkaf dâvalarına o mahallin kaddan bakarlardı.)'de Haremeyn Evkafı nezaretine ilhak olunarak bunun mukabelesinde şeyhühslâma mansure hazine. II. II. medreselerinin en mümtazı olan Mûsila-i da vardı *. 33. Nr. Bu üç müfettişin tâyini şeyhuUslâma aitti. Haremeyn müfettişi. 64. e. (1834 M. Şeyhuhslâm nezaretinde olan vakıflar onlar tarafmdan sonralan sahn müderrisi olanlar tâyin edilmiş olan müfettişler tarafından teftiş olunurdu^.si'nden senede beş bin kuruş tahsis olunmuştur".

Pâdijaha takdim ettiği bir takririnde eski Saray'ın (gimdiki Üniversite binası) Serasker Kapısı ve Ağa Kapısı'nm Şeyhülislâmlara tahsisini arzetmesi üzerine S u l t a n M a h m u d : "Buna hiçbir diyeceği yok. 14 . s.. 66. * Lütfi Tarihi. 1252 H .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 209 bir hatt-ı hümâyunla sadr-ı azama bildirmişi ve meşihatm il­ gasma kadar burada kalan meşihat dairesi halk arasmda Şeyhül­ islâm Kapısı diye meşhur olmuştur. Bir de hatırıma tebadür eder ki Fetvahanenin riyade odalan ve ebniyesinin efendi dâimize riyade olanlan boş kalmayub tarik-i Umiyede bir takrib tahsU-i ilm edemiyenlere taziyâne-i şevk olmak için o misUliUeri efendi dâimiz takun takım ederek içlerinden bUenler hoca tâyin ve bUmiyenler âdeta dera talebesi gibi tertib ve haftada kaç gün münasib ise sabahları mülâzemete gelür gibi Fetvahaneye gelfib taallüm-i Um-i şerif etseler Devlet-i Aliyyemiz de ulema tekesBÜr ve meşgûl-i ders olurlar idi. Tıpkı takririnde beyan olunduğu veçhile tensib eylediğin üzere icra olunsun. Pâye-i Fetva Osmanlı tarihinde paye-i fetva denilen Şeyhuhs­ lâmhk payesi iki kişiye verilmiştir. kaldı ki Yeniçeri namı mahv ve ilga ve asâkir-i mansure-i Muhammediyye unvam yadolunduğu gibi Ağa Kapısı lâfzınm dahi lisan-ı nâstan ilgası ve hem bu madde mutlaka şeriat-ı mutahhaneye can û gönülden yapışdmasiyle hasd olub İnşaUahü tealâ geriat-ı garramn mütemadiyen icrasma tefeül Ue Ağa Kapısı namı külliyyen söylenmemiye vesUe olmak için bâdezin (Fetv<Aâne) tesmiye olunub Paşa Kapısı misiUû müfti-enam olanlara mahsus olması zihn-i hümâyunuma sünuh etmekle efendi dâimizin (Şeyhulislâmm) bundan sonra naki Ue ol mahalde şeriat-ı hmutahareyi icra etsin ve cemü nâs her madde şeriat Ue rü'yet olunacağım bUerek selâh-ı hale bâis olmasmı tefaül eyledim.. V . Şeyhülislâm Kapısı İstanbul Lisesi iken 1927 de yanmış ve yerine SiUeymaniye camiinin yanına pek yakışıksız olarak Nebatat Enstitüsü yapılmış ise de bu yakışıksız sonradan yıkrtınlmıştır. I. Sarây-ı mezkûrde cevâri ve harem ağalan ve sair hademe mevcud olmakla heman onları bugün Saray-ı cedide nakletmelerini şimdiden iktiza edenlere tenbih ederim. Malûm olduğu üzere fiilen şeyhülislâm olmayıp o makama namzet olmak üzere verilmiş olan bu paye iptida XVII.) tarihine kadar burada yalnız şeyhülislâm­ larla maiyyeti olan fetva heyeti bulunurlarken bu tarihte binanm pek müsait olmasma mebni kendi konaklarmda iş gören Kazas­ kerlerle İstanbul kadısı da buraya nakledilmek suretiyle şer'i daireler bir araya toplanmış ve halk seyyar bir halde iş takibinden kurtulmuşlardır *. (1836 M. s. tlmiy TefUUlı. sen efendi dâimize işbu mülâhazamı bUdir ne vechUe müstohsen görürse bana bUdirsin." Lütfi tarihi. asır ortasmda yani 1059 i Sadr-ıâzam Selim M e h m e d P a g a . 161. e. e. Efendi dâimiz böyle şeyleri düşünmez değUdir.

e. şeyhuhslâma gücenik olduğunu büen K a r a M u r a d Paşa'yı. 444. sadr-ı âzam bu kadar kısa bir zamanda şeyhuhslâm değiştirilmesini doğru bulmamıştı.)'de Rumeli kazaskeri bulunan mıya haris olan K a r a Ç e l e b i . M İ 4 . 1059 H . nihayet mâni olmıyahm. Ağası H a d ı m H ü ­ s e y i n A ğ a ' y a . var hatt-ı hümâ­ yun de al" dedikten sonra Valide S u l t a n .z â d e bu esnada j l j . Â b d ü l a z i z Efendi'nin isteğine mâni olmaması için haber gönderdi ve K a r a Ç e l e b i .i j j Ravzatü'l-ebrar adım vermiş olduğu meşhur tarihini tamamlıyarak onu sadr-ı âzam vasıtasiyle takdim ederken bu eserine mükâfat olarak şeyhuhslâm payesi almak istedi. Paşa . ihtirasla II.z â d e bu suretle tarihim pâdişâha takdim ile şeyhıdislâm payesine nail oldu (1059 Recep = 1649 Temmuz) *. Bundan sonra X V I I I . B a h a i E f e n d i aleyhine tahrik etti. Bu suretle pâye-i fetva yani şeyhülislâm payesi alan Kara Çelebi-zâde Rumeh kazaskeri bulunması dolayisiyle Divan-ı hümâ­ yun içtimamdan sonra arza girişlerde şeyhıdislâmhk payesi sebe­ biyle vezirlere takaddüm etmek istediyse de -çünkü kazaskerler teşrifatta vezirlerden sonra gehrlerdi-vezirlerden K e n a n kendisini omuzlayıp : " — Efendi müftü isen önde otur ve kazasker isen muayyen makammda dur" diye hakaret etmek suretiyle itip diğer vezirler ^ Naima tarihi. M u s t a f a ' n m Efendi'ye hocası ve şeyhülislâm olşeyhuhslâm Fey­ Â b d ü l a z i z Efendi'ye Seyyid verilmiştir. o sırada Efendi'nin eh bay­ şeyhuhslâm B a h a i Çelebi-zâde. II. o tarihe kadar emsalh olmıyan böyle bir teklifi garip bularak : — Efendi bu husus bir nekre (gidünç) maslahattır.z â d e bıdunan hullah dirmiştir. Sadr-ı âzamin. fakat B a h a i E f e n d i'nin bu makama tâyini henüz iki ay kadar olduğundan. K a r a Ç e l e b i .210 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I H . raklı aleyhtarlanndan idi. K a r a M u r a d P a ş a . (1649 M. asır başlannda Erzurum'lu z u l l a h E f e n d i kendisinden sonra o makamı oğlu S e y y i d F e t verdirmek üzere ona da fetva payesi verbulunan K a r a Şeyhıdislâmlığı Murad bekhyen E f e n d i de arası açıktı. (1649 M.)'de vezir-i âzam P a ş a ' n m şeyhuhslâm B a h a î Rumeh kazaskeri bulunup Âbdülaziz Efendi. Biz etmezüz (arzetmeyiz). s.

Galata ve Üsküdar kaddan Paşa Kapısı'na gelerek vezir-i âzamm riyaseti altmda olarak murafaa dâvalarım tetkik üe hüküm verirlerdi'. amr sonlanndan itibaren terkedilince büs­ bütün işler Bâb-ı âU'ye intOcal etmişti. 446.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK de aym suretle yaparak geriye kazaskerlerin sırasma lardır*. Bu kanun 1250 H . * Zübdetü'l-vekayi (Defterdar Mehmed Paşa). Huzur murafaası haftada iki defa cuma ve çarşamba günleri yapılırdı. Eyüp. İlk fetva Bu tarihte Ramazan 1113 F e t h u l l a h E f e n d i ' y e de Meşihat payesi ve beratı verilmiş ve pâdişâh huzurunda ferve-i beyza Seyyid Fethullah beş üe otuz yaş arasmda bulunuyordu. 8.) senesinde şeyhülislâm oldu ise de Seyyid Fethullah gelen Edirne vak'ası E f e n d i bu makamı elde edemiyerek vukua esnasmda babasiyle beraber katledilmiş­ lerdir. Cuma günleri sadr-ı âzamm riyasetinde . Divanın haftada dört gün devam ettiği mmanlar Divan-ı Hümâyunda ve kümen de Vezir-i âzamm İkindi Divanmda gflrülfirdfl.) senesine * Naima tarihi. II. 526. Naima'nm Edime vakası tarihçesi. ' Bu dâvalar. Eyüp. e. c. (1834 M. Harar mnrafuuı •J^-'^ Sadreyn de denüen kaddan veya taşradaki Anadolu ve kaddar Rumeh kazaskerleriyle tstanbul. Mustafa'nm hocası ve şeyhuhslâmı S e y y i d akraba ve mensuplanna tahsis ettiğine kanaat 211 atmış­ Feyzullah E f e n d i ise en yüksek müderrishklerle kaddıklan kendi evlât. Bunun üzerine ricası kabul olunarak (23 Şubat 1702)'de S e y y i d dirilmiştir*. Bunlardan başka şeyhuhslâm payesi alan yoktur. varak 418. etmiyerek ken­ disinden sonra şeyhuhslâmhğı büyük oğlu olup Rumeh kazas­ keri payesiyle Anadolu Kazaskerhğinden mâzul nakibü'l-eşraf bulunan S e y y i d Fethullah Efendi'ye şeyhuhslâm 25 payesi verilmesini bir telhis de pâdişâhtan rica etmişti. s. giy­ E f e n d i yirmi Âbdül­ payesi almış olan K a r a Çelebi-zâde a z i z E f e n d i 1061 H . Divam akdi işi muharebeler dolayisiyle X V I I . (1651 M. t. s. Kanun üzere cuma günleri kazaskerler ve çarşamba günleri İstanbul. Rofid tarihi. Galata ve Üsküdar huzurlariyle görülmüş olan bir dâvayı iki taraftan birisi kabul etmez ise o dâva sadr-ı âzam huzuriyle ve istinafen göridür ve buna Huzur muha­ kemesi veya Huzur murafaası denilirdi. I I . IV.

"erkek evlâttan­ dır" demeleri üzere : " — Kel İ s m a i l Çelebi oğlu Ş e y h E l h a c M e h m e d Efendi sen müstehiksm diye ferace giydirib şeyhliğe tâyin etmiştir. a. 501-503). Sadr-ı âzam mesnevihan'a : " — Sen mal-i kesîre maliksin ve cerrar tabiatUsin sen olmazsm" ve Kara­ man şeyhine de : " — Sen zaleme gnruhundansm ve nli'l-emre itaat etmiyenlerdensin olmaz­ sm" dedikten sonra geride duranlar kimlerdir diye sormuş. e.)'de Sadaret adı Başvekâlet'e ve Sadr-ı âzam unvanı da Başvekil'e çevrihp Dahihye Nezareti işleri de Başvekâlete bağlanması üzerine Başvekilin vazifesi çoğalmıştı. iktiza ederse bazı dâvaları RumeU kazaskerine ve Çarşamba divanmda da lüzum hasd olursa kaddara dinletirdi (Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmeleri) Millî Tetebbular Mecmuası. fakat bu huzur mura­ faası dâvalarının çoğunun tada iki gün şeyhuhslâm müstemin denüen ecnebi tüccarlar ile huzuriyle yapılacak dâvalarda hazır yapümasma mebni bu gibi nizamî dâvalarda Deâvi nazırının haf­ bulunması takarrür etmiştir*. Nr. * Arz Odası murafaasının feyhulislâmm riyasetinde yapılmasına dair B a ş v e k i l R a u f P a ş a tarafmdan Mabeyn Başkâtipliğine yazdan tezkire Bureti : "Scniyyü'l-himemâ kerimü'ş-şiyemfl efendim hazretleri . münasebetsiz sözler sarfetmeleri üzerine bunu haber alan Şahin A l i Paşa mesnevihan'ı avenesiyle birlikte Manisa'ya sürgün etmiştir" (Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen yazmalardan 58 numaralı mecmua). münaBebetiyle perşembe ve pazartesi Sultan cuma namazı murafaamn murafaa vakti pek dar olduğundan günleri olmasma karar verildi*. 168. 1 Lütfi Tarihi. (1838 M. IV. Bundan dolayı o sırada bulunan K o c a Rauf Başvekü P a ş a .3. I. Eyüp.212 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I kadar bıiyle devam etti. Bunlar Arz Odasmdan çıktıktan sonra mesnevihan taraftarı olanlar. M a h m u d zamanmda ve 1254 H . Dâvaları bizzat Sadr-ı âzam diıder ve hüküm verirdi. 3. akdtedflen huzur mürafaalartn'nda Rnmeli ve Anadolu Kazaskerleri ve çarşamba günleri de tstanbul. A b d ü l h a m i d zamamnda ve Şahin A l i P a ş a sadaretin'de Kon­ ya'da mevlevi şeyhi olmak istiyen Çelebilerin dâvaları nihayet huzur murafaasma kadar gelmiş ve Sadr-ı âzam bu dâvayı şöyle haUetmiştir : Sadr-ı âzam ihtida Şeyh olmak istiyen mesnevihan Ue Karaman şeyhini murafaa etmiş. B u tarihte cuma günleri. bundan sonra huzur murafaasmm alâkasma mebni şeyhuhslâm huzuriyle yapdmasmı muvafık görüp arzettiğinden mütalâası kabul olunmuştur. I I . Galata ve Üsküdar kaddarı bulunurlardı.

M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 213 Murafaa dâvalan aynca Rumeli ve Anadolu Kazaskerlikleri dairelerinde de görüldü. s. s. Mabeyn Başkâtibi taradmdan pâdişâha arzolunmuş ve Arz Odası murafaasmm Bâb-ı âli'den Şeyhülislâm Kapısına nakline müsaade edilmiş ve bundan başka Deâvi Nazırlarmm eski usul üzere almakta olduğu resim kaldırdarak kendisine maaş verilmesine irade çıkmıştır (Aym scncak. 14). c. e. V . Bundan başka İstanbul Kaddığı Müsteşarhğma da müderrislerden Arzuhalci H a s a n R e f e t E f e n d i tâyin olunmuştur. . VIII. trade-i Seniyye numarası 28).) 'de Mecelle Cemiyeti'nin teşkih ve bir nizâmnâme kaleme aimması üzerine dâvalara bidayeten veya istinâfen nizami mah­ kemelerin bakması takarrür ettiğinden huzur murafaalanna lüzum Malûm-ı sâınilerî buyurulduğu üzere Başvekâlet memuriyet-i cedidesiyle Umur-i Dâhiliye Nezareti birleşmek hasebiyle Arz Odası murafaasmm dahi bir âhar tarafa ihalesi icab-ı maslahattan gibi hatıra gelmiş ve bu cihetle o makule deâvi-i şer'iyyenin asd me'haz ve mercii olan zat-ı vâlây-ı fetva-penâhî huzurunda rü'yet ve terafû olunması münasib görünmüş olduğundan bâdezin Arz Odasmda görülecek dâvalar huzur-i Şeyhulislâmîde görülmek üzere divan-ı deâvi Nazırı Saadetlû Efendi bendeleri tarafmdan havale olunub tahsilat maddesi dahi yine Nâzır-ı mumaileyh tarafmdan rü'yet olunmak ve sadreyn-i muhteremeyn huzurlarmda ve sair mehakimde rü'yeti iktiza eden deâvi-i şer'iyyenin kezalik tahsilatı hususi Nâzrr-ı mumaileyh canibinde kalarak umûr-i murafaalarımn îcabeden mehakime havalesi dahi kemakân icra kdınmak ve fakat Arz Odasmda görülen dâvalarm ekserisi müsteminâna müteallik madde­ ler olarak ve hademe-i şeriatm anlara dair usul ve nizamata lâyıkiyle ma­ lûmatları olmıyarak bu vechUe emr-i murakabenin yalmz ahkâma brrakdması uyamıyacağmdan ve mukaddem bd misillû dâvalarm Ârz Odasmda rü'yeti bu kaziyyeye mebni olarak Nâzır-ı mumaileyh dahi bütün bütün o makule ni­ zami dâvaların memun olduğundan haftada iki gün huzur-i hazret-i mfişarünileyhde rü'yet olunacak murafaalarda bulunmak ve îcabma göre re'y ve marifeti munzam olmak suretiyle bir hüsn-i usule rabtı ve ol veclule arz odası murafaalarımn ayniyle taraf-ı fetva-penâhiye nakli hususu muvafık-ı İrade-i seniyye-i hazret-i şehriyâri buyurulur ise iş'an menut-ı himmet-i behiyeleridir efendim". (1864 M. ^ Lütfi tarihi. Başvekilin bu tezkiresi. Bunlardan Rumeli Kazaskerliğine ait murafaalann Anadolu Kazaskerliğine nazaran çokluğu sebebiyle Rumeli kazaskerine yardımcı olmak üzere kazaskerlerin fakih olanlanndan bir müsteşar tâyini münasip görülerek bu mevkiye ebhyeti malûm olan S e r e z l i . Lütfi tarihi. 128.z â d e Tabir Efendi müsteşar tâyin edilmiştir i. (Başvekâlet Arşivi vesikaları sandık 92. Şeyhuhslâm Kapısında yapdan bu murafaa usıdü 1279 H .

Şeyhuhslâmm emini. Evkaf müfettişi. . riyasetindeki huzur mahkemelerinde Fetva Rumeh ve Anadolu kazaskerleri. bağlanırsa muhakemeyi idare eden hâkim o neticeyi dâvacdara * B o d r u m t Ö m e r E f e n d i zamamnda muvakkat bir zaman için ihya edilen bu mtırafaa meclisinde bir ara rü'yet edilen Maksudiye Hanı dâvası münasebetiyle II. Maksudiye Hanmdan kastedilen S u l t a n Murad'dır" denilmesi üzerine hem Sadr-ı âzam K â m i l Paga hem de Ömer E f e n d i azledilmiglerdir. İstanbul kadısı. Bu isticvap ve müzakereye murafaada mev«iut olanlar ne suretle karara iştirak ile mütalâalarım söylerlerdi. fakat şeyhulislâmhğı şeyhülislâm Bodrumt Ömer Efendi'nin zamanmda (1889-1891) Mecelle Cemiyeti lağvolu­ narak Huzur Mahkemeleri tekrar meydana çıkmış ise de onun azhni mütaakıp ^ tekrar kaldırünuş ve işleri nizamî mahkemelere verilmiştir. A b d ü l h a m i d ' e verilen bir jurnalde "bu dâvadan mak­ sat. Reisü'l-müsevvidîn denilen Fetvahane müsevvidi hazır bulunurlardı. Netice söylerdi.214 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I kalmamıştı. S u l t a n Murad'ı tekrar hükümdar yapmaktır. Dâva evvelce hangi mahkemede görülmüş ise veya hangi bir hâkimin kazası dahilinde ise o kadı iki tarafı isticvap ederdi.

A t a B e y Enderun tarihi'nde bunu O s m a n G a z i ' y e kadar çıkarmaktadır ki* tabiî Buharî-i şerif kıraatlerinde hiçbir esasa dayanmamaktadır. Yine aym hükümdar. Huzur derslerinin hangi tarihte ihdas edddiğini sarih olarak bilmiyoruz. hususi mechslerinde de müverrih A b d i A ğ a ' y a (Meşhur Tevkii rahman Paşa) tefsir okutup dinlerdi'. Nr. Bu. bulunduklan tarihen sır kâtipleri tarafından tutulan ruznâmelerde * malûm ise X V I I I . Çünkü sade Huzur pâdişâh arzu ettiği zaman ulemadan Meselâ 12 Muharrem akşamdan Yahya Efendi'ye 1080 (12 kadar huzurunda Abdur­ bir zat Kur'andan bir âyeti tefsir eder ve buna karşı münazara yapılmayıp Haziran Şeyhuhslâm dinlenirdi. ' I I I . Kur'an ve hadîs tefsiri dersinin günü muayyen olmayıp pâ­ dişâhın arzusuna bağlı idi. . Bazen huzur-ı hümâyunda okunan ders yukanda kaydet­ tiğimiz gibi Ramazan ayından başka aylarda da yapdmakta idi. Mustafa'ya ait pftdişahm gnnlfik hayatma dair olon defterler. 1669) 'de I V . Bundan dolayı herhangi bir âhmin pâdişâhın emriyle huzurundaki tefsir dersiyle Ramazan 1 Enderun tarihi. asır ortalanna kadar huzur dersleri ismiyle bir kaide ve kanun tahtında Ramazana mahsus ders takriri görülmemiştir. ve sarayda de Hiç şüphesiz Osmanh hükümdarlarmın ara-sıra dinî mev'izelerle. varak 135.ON BEŞİNCİ BÖLÜM HUZUR DERSLERİ Osmanlı pâdişâhları tarfından zaman zaman saraya davet edden veya saray hocalanndan olan ulemadan bazdan pâdişâh huzuriyle Kur'an-ı Kerim'den bir âyetin veya bir hadisin tefsiriyle bu hususta yapdan ümî mütalâayı dinhyerek istifade ederlerdi. I. O s m a n ve I I I . 12359. Fakat bu dersler mukarrir ve muhataplarla münazarah olmadı­ ğmdan dolayı sonra tesbit edden kanun üzere bunlara Dersi dendemez. 3. 12358. 212. ' Abdi Paşa Vekayinâmesi (Umumî kütüphane Nüshan). c. Topkapı Sarayı Arşivi. M e h m e d Minkari-zâde yatsıya ders takrir ettirip dinlemişti.

22 Ramazan rûz-i şenbih (Cumartesi) soffada mnbahuseleriyle ârâm ulemadan gelen dâilerinin dâilerinin 23 Ramazan yekşenbih Sank Odasma teşrif ulemadan gelen mubahase ve münazaralariyle aram asn eda hareme teşrif. c. babası III. 25 Ramazan sesenbih (sah) soffaya teşrif gelüb ulema tedris. 26 Çarşanba Aga bahçesine teşrif ulema efendiler gelüb tedris badehu asn eda hareme teşrif. Sultan III." ve Enderun Tarihi. a. . * Vasıf Tarihi. Mustafa'nın kanunundan evvel 1136 Ramazamndan itibaren Vezir-i âzam N e v ş e h i r l i D a m a d İ b r a h i m . 27 Ramazanda da huzur dersi olmuştur. Oradaki kayıt (S. 131. (1759 M.27) şöyledir : 18 Ramazan salı günü pâdişâh eski sepetcUer köşküne teşrif ulemadan altı nefer dâileri gelub tefsir-i şerif huzurda kıraat idüh badehu cümlesine efendimiz altun inam 19 Çarşanba sarık odasma teşrif ulemadan beş nefer kimesne gelub huEur-ı hümayunda mubahase.216 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ayına mahsus kanunla okutulan huzur derslerini ayırmak icahetmektedir. c. Mustafa 1172 H . Nr. 26. Mukarrir ve muhataplarla yapdan Kur'an tefsirinin III. Merhum H a l i d Z i y a U ş a k l ı g i l (Saray ve Öteai Son Hâtıralar) isimU eserinde (C. Mustafa Ruznamesi. 157. * Topkapı Sarayı III. a. I. 259. 24 Rûz-i düşenbih mahbubiye divan hanesine teşrif ve gelen ulema dâilerinin mubahaselerini istimâ ve efendimiz mezburlara altm ihsan ve avdet. I. 370. badehu efendimiz cümlesine ihsan buyurub 20 Ramazan rûz-i perşenbe Aga bahçesine teşrif defa ulemadan beş nefer dâUeri gelub tedris. a. 212.. VI. 139) huzur derslerinin yüz sene evvel ihdas edildiğini beyan etmekte ise de bunun bir kanun altmda olarak devamı onun zamanına kadar yüz elli seneden ziyade ve bugün ise iki yüz senedir. 557. A h m e d l e beraber bu derslerde bulunmuş olmasmdan ilham aldığı pek muhtemeldir. Paşa'nm yaptırmış ve devam ettirmiş olduğu görülüyor". Enderun tarihine göre Ramazamn onuncu günü olan ders saraym kütüphane hocasının riyasetinde mukarrir olan zatlardan mürekkep bir mechs daha aktolunarak yine tefsirden ilmî mubaheseler yapıhrmış*.. Huzur derslerine 1172 Ramazanuun on sekizinde başlamıştır. Ondan evvel bu tarzda bir derse tesadüf edUmemektedir.462. Çelebi-zâde Aaım e. / / . a. "Şehriyar-ı bî-müdani bazretlerinin ilm-i şerife rağbetleri vareste-i izah olduğuna binâen Ramazan-ı şertifte huzur-i hümâyunlarmda tefsir-i kadiden (Kadı Beyzavi) bir kaç âyet kıraat ve bir mukarrire ve beş nefer tolib (muhatah) suretinde ulemayı cemiyyet ile ifaze-i feyz ve bereket eylemeleri irade buynrulup.) 'de bir kanunla Ramazamn birinden onuncu gününe huzur dersleri demlen ve kadar devam eden bir ders ihdas etmiştir*. Şu halde şehzâdeUği zamamnda III. Mustafa'nm. 12359.

H U Z U R DERSLERİ 217 1180 H . Meselâ Mümin 1176s enesi Ramazamnda muhataplardan T a t a r H o c a . . münazara ve arkasından mügatemeyi mucip olan tefsir münasebetiyle Arapça yazdan bir risalenin üeri geri sözlerini çıkararak yapdan mübabaseyi tarihine koymuştur ( Aynı cih.. 204. Selim zamamnda ve 1215 Ramazan (1801 Ocak) tarihindeki bir huzur dersinde mukarrir ile muhataplar arasındaki münazarada kendilerini göstermek istiyen muhatapların mukarrire lüzumsuz hücumlariyle ders. Huzur derslerinde kendisinin larda terbiye v e edeb haricine Abdülmümin Efendi'ye Efendi ile yüksek ilmini göstermek is­ tiyen bazı muhataplar bulundukları mahalli unutarak münazara­ çıktıkları görülmüştür. s. c. 158. I. reis olmuştu^. s. * Cevdet tarihi (Matbaa-i Amire tabı). e.. mukarrir olan mübabaseyi aşarak terbiye harici ağır sözler sarfettiğinden Bozcaada'ya. Cevdet Paja. huzur derslerinin K a d ı B e y z a v î tefsirinden yapılması âdet olmuştu. oldu­ lar" Vasıf tarihi. ' Vasıf tarihi. 102 ). e. Ders tamammda »j^» surre-i muayyene ile baliği meblâğ-i ferah-ı hal. Bunlardan reise mukarrir ve diğerlerine muhatap denihrdi. bir âyeti tef- 1 "Beher sâl-i Ramazanda vaz-ı gâhâne olan tefsir tedrisine rağbet-i httmâynn berkemal olduğuna binaen mevali ve müderrisinden yüz yirmi altı nefer kimse on dokuz mecUse taksim ve her biri bir gün için tertib ve tan­ zim olunub her meclis erbabından zaten ve zamanen akdem ve ercah olan sairelere Reis ve bâlânişin-i makam-ı tâlim ve tedris olub evâil-i sure-i « yu Bakara'dan makama münasip nice nükât ve mezaya takrir ve beyan kdımb. ilmî münazaradan çıkarak müna­ kaşa ve terbiye harici sözler sarüna kadar çirkin bir hal almış ve bu halden müteessir olan pâdişâh Bu münazara iptida mukarrir Kudsî dersi. III. Vll.. tatil Efendi'nin ettirmiştir'. Huzur derslerinde Kur'an-ı Kerim'den zamana münasip bir âyet okunarak mukarrir taraündan onun tefsiri yapdır ve muha­ tapların suallerine ve itirazlarına mukarrir cevap verir ve bu su­ retle ilmî bir mubahese cereyan ederdi.. huzur hocalarının intihapları şey­ sürgün edilmiştir*.) 'de ve yine III. (1767 M. s. ». I. 101. M u s t a f a zamanında huzur dersi için intihap edilen mevah ve müderrislerin adedi yüz yirmi altı olup hunlar on dokuz güne taksim ve her biri birer gün için tertip olunmuş ve her günkü meclise en kıdemli ve liyakatli olanlardan birisi hülislâma aitti.

. Mustafa'dan gibi sonra huzur ve Terimleri derslerinin dersler terkedilerek 1251 H . 102. 10891. M a h m u d zamanmdaki huzur dersinde saray hocalanndan sekiz mukarrir ve müderrislerden on üçer muhatap ile Ramazanın iptidasından sekizinci gününe kadar her gün pâdişâh huzuriyle Kadı Beyzavî tefsirinden ders yapdmıştır*. III. 1246 H . E f e n d i muterizlerin itirazlarına sekinet ve midâyemetle S e l i m .) 'de 11. 170. Mehmed Zeki Pakalın Tarih Deyimleri adh lügatinde I I I . . ' Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü (Hıaur dersleri maddesi). 3. Ar. 1250 senesinde Mabeyn başkâtibi tarafından şeyhulisolunan akliyye lâm'a gönderilen irade mucibince ber-mutad takrir huzur derslerinde "havsala-i zihn-i avamdan hariç tahkikat ve mubahasat menfur-ı tab-ı hümâyun olmağla mebâhis-i ve mesâil-i usûliyyeden tefevvuh buyrulmayıb . " ' 1 Cevdet tarihi.218 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Ömer Efendi'nin Mukarrir şirini mütaakıp iptida muhatap Kastamonu'hı itiraziyle Ahıshah Kudsi başlamış ve sonra D a ğ ı s t a n l ı Ali Efendi'leıin itirazlariyle A b d u r r a h m a n ve büyümüştür*. . Enderunî Ala da (C. (1831 M.i* jM hüner inde'l-havassi'l-müte- nazaran hûb mazmuniyle bu vadide isbat-ı vücud ve izhar-ı fazi ve ile makbul-i hümayun o l m a l a r ı . . 213) bazen mübahasenin muhavere Ue küstahlık derecesine çıktığım kaydediyor. .)' de ihya edildiğim yazmakta ise de ' yukanda kaydettiğimiz böyle bir inkıta olmayıp devam etmiştir. / . * Top. ayet-i kerimeye mâna verüüb bazı cihad ve gazaya müteaUik kıssa ve mev'iza ve şecaat ve cesaret telmih buyurularak şeyhane fıkracıklar ve müsnakl buyrulub bu tavr-i avâm-pesendâne bahharin ayıb ise dahi tab-ı şahaneye tahsen olmağla : •»•^^—ii <JU»L. Sa. (1835 M. 2 LiUfi tarihi. 3. bu üç muha­ cevap verip onlan ikna etmek istemiş ise de muvaffak olamamış ve münazarayı dinlemekte olan S u l t a n tabın haksız olduklarmı cereyan eden mübahaseden anhyarak bu üç müdenisin muhataplıktan çıkardmalanm şeyhuhslâma işrap etmişlerdir. e. s. VII. c. ı_.

tarihinde mukarrir Efendilere Lâhnri şal ile ağır bohçalar ve muhataplara atiyye verildiğini kaydetmektedir. 129. Abdülhamid nmda mukarrirhk ve muhataphk kayd-ı hayat şartiyle verilmiş ise de îlân-ı Meşrutiyeti mütaakıp 1326 Ramazan (1908 Eylül)'da bu kaydı hayat usulü kaldırılmıştır. Mukarrir ve muhataplar her derste başka başka şahsiyetlerdi ve bunlara münasip atiyye ile cübbe ve bellerine şal verilirdi *. 213.HUZUR DERSLERİ II. 11.*>rf»j. muhataplarm mavi olurdu. 128) sonzamanlarda mukarrir ve muhataplara atiyye.z â d e meşhur merhum H a c ı A r i f E f e n d i . s. zamamnda huzur dersleri 219 Rama­ zanda ikindi namazmdan sonra haftada iki gün üzerinden ayda Sultan Mehmed Reşad zamanmda eski âdet üzere Ramazanm birinci gününden hafta sonıma kadar yine sekiz gün olmuştur. Vekayi'in birinci sayızama­ smdaki kayda göre huzur derslerinin mukarrirlikleri imtihan ile verilirdi. 1324 İstanbul senesinde neşredilen müderrislerine Takvim-i II. 24). Enderum Ata (C. devam etmek icab ederken çok zaman kehme üzerinde muhatabın. Huzur dersleri mevzuun ve ehemmiyeti üe mütenasip şeküde münakaşa mahcup üzere veya de mağlûp ve göriüdüğü çıkardı. s. arkalarma cübbe ve bellerine jal verilip yalnız mukarririn cübbesi siyah. Her gün başka bir mukarrir ve muhatap derse iştirak ederlerdi. 129 huzur dersleri bajlMı kuım. sekiz gün Abdülhamid yapıhrdı i. II. S u l t a n Mahmud zamanmda Ramazanm başmdan itibaren bir hafta devam eden huzur dersinde muhatap olarak bulunmuştur. H a l i d Z i y a Ugaklıgil'in kaydma göre (Saray ve Ötesi. Huzur derslerine erkânmın büyükleri üe davet üzerine bazı vükelâ ve devlet ricali de bulunurlardı. mukarriri sıkmasmı eder ve daha terbiye haricine etmesi üe devam münazara edep ve yukanda K e t h ü d a . I. A b d ü l h a m i d zamamnda huzur önlerinde rahleleriyle dersleri Yt/du'daki Çit kasrı'nda yapılır ve Pâdişâh yüksekçe bir mindere oturur.ÜUJ ı^^lTUo iLk^ j (jjÜLSj ^Ji\ ^1 Ol) âyet-ikerimesiyle 1 Tahsin Pofa'nın hâtıraları. " Abdülhamid ve Yıldız Hâtıraları (Tahsin Paşa). . karşısında mukarrir ve muhataplar yer­ Mabeyn lerini alarak Pâdişâh mukarririn takririm ve muhatapların sualleriyle başhyan münazarayı dinlerdi. s. s. Derste (^. e.

inkisarına duydum. bunların ne olabileceğini evvelden tahmin etmek mümkün de­ ğildi. fakat nasıl hitabet ve belâgatin birer mükemmel numunesini teşkil etmesi lâzım geleceğine hükmederek ilk defa bu derslerde hazır bulununca diyanetle hikmetin bir memzucesini dinlemekle zevk-yap olacağıma e m i n d i m . S u l t a n M a h m u d ' u n canı sıkılır" ve böylece ders tatsız sona erer*. . başlannda bir mukarrir de muhataplardan mürekkep bir zümre tarafından verihrdi. j I j I > « T ^ J ü l l ^ l L ) âyeti okuna­ Arif Efendi rak münazaraya başlanır. .220 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI (jj>JJh fU J i^lj I j I j j-U. Mecmuu on beşi geçmiyen 1 Kethüda-zâde Arif Efendi Menakıbı. buna mukabd onlar. Hünkâr deniz tarafında kanepenin üzerine yerleştirilmiş bir mindercikte saburâne otururdu. "Ben beklerdim ki mukarrir Kur'anın metninden ayrdmıyarak falan ve falan âyetten dham alarak hitabelerde bulun­ sunlar. Sultan M e h m e d R e ş a d zamanında Mabeyn başkâtibi bulunduğu sırada o tarihteki bir huzur dersi hakkmda oldukça geniş izahat vermiş olduğundan bu hususta bir fikir vermek için bazı kısımlarını aşağıya nakledi­ yorum : "Saray Ramazanının başlıca hususiyeti huzur dersleri idi. 158. e. bu münazarayı H a c ı şöyle anlatıyor : "Tamam yeni teşkil olunan nizam askerinin ders muharebe­ yürüteceği lerde sabır ve sebatı ve Allaha rabt-ı kalb etmek ve som taştan metin bina gibi şeciâne durmalarının üzerine sırada hoca efendiler burada. . dersleri (Sultan Mehmed Reşad zamamnda) uğradım ve bütün Heyhat ne müthiş bir hayal devam Ramazanlarda günlerce eden bu huzur derslerinde umulan zevke bedel ne acı bir esef Sarayında Zülvecheyn sofasında olurdu. Sağ tarafında bir de dizi dizi hanedandan hazır bulunacak olanlarla sol tarafında da yine öyle dizi de Ma­ beyn erkân ve memurini ile bendegâna mahsus ipek minderler sıralanmış olurdu. hep tefsirlerin iz'ana sığmıyan teşrihâtını "Huzur Dolmabahçe esas tutuyorlardı. vav âtıfa mıdır hâhye midir? gibi o meclise iktiza etmiyen bahislere girişdiler. "Huzur dersleri. M e r h u m H a l i d Z i y a U ş a k l ı g i l .

mukarrir daha evvel hangi âyette kaimmiş ise oradan derse başlardı. mantıka. . zira vazifelerini bitirince ceplerine bir atiyye sırtlanna bir cübbe ve beUerine bir şal kuşak ihsan olunmak mukarrerdi.^ "Saraydan evvel Dolmabahçe camiinde bir toplantı yaparlar ve o günün dersi hakkmda bir tecrübede bulunurlardı. İşte tecrübe. İkinci muhatap bir ikinci sualde bulunur. asır Bonlariyle X I X . şeyhülislâmlar şu huzur derslerinde olan iz'ana. diğer muhataplar da dersin sonuna kadar bir put gibi sâkit dururlardı. Muhatapların cübbeleri mavi idi. canfes bohça. mukarrir bunun cevabım verir. şamkâri kumaş. II. Bu tec­ rübe gayet basit idi. Hazine-i hassa için ihtiyar olunamıyacak bir masraf değü. Bu derslere dahil olmak için namzetler iyice çalışırlardı. kısaca. asır başlannda fennayış şal. Dersler Ramazanın ilk gününden başlıyarak haftası sonuna kadar devam eder ve bunlara ikindi namazından sonra başlanırdı. çabukça. Hatıratta b n hususu biraz daha malûmat olup mnkaririn esatiri nakillerinden bahsedilmektedir. . ya düşmez. İşte ilk günden başhyarak bütün Ramazanlarda huzur dersleri böyle devam edince bizler için eyvah diye yan­ maktan başka bir iş kalmamış oluyordu. Â y e t muhtelif müfessirlerden naklen türlü rivayat ve hikâyatı döküp saçmak ve bunlarm etrafta çeşit çeşit. Her sene mukarrirleri ve muhatapları . telli hind kumaşı.Meşihat mer'i olan bir usul dairesinde sıra üe intihap ve saraya îzâm ederdi. Mukarrirlerin cübbeleri siyah ve iyi ku­ maştan. Kur'anm azametine mâ- . halebkâri kumaş. e.k i her gün için ayn ayn zevattan teşekkül ederdi. . " *. şalvarhk çuha. ' Saray ve Ötesi (Son Hâtıralar). desturluk tülbend. Nasü olup da bidayetten beri Pâdişâhlar ve bu işi her yü tertip eden kuhyetine lâyık bir cereyan v e r m e m i ş l e r . "İkindi namazı Dolmabahçe camii'nde kümdıktan sonra önde mukarrir ve arkasmda sırasiyle muhataplar yürüyerek saraya girihrdi. acayip ve garip efsanelerle dolu tevşihata bir girizgâh bulmak için vesile teşkü ederdi. t. Asü matlup olan o değüdi. "Evvelâ onun mânâsım söylerdi. 129-141. mukarrir sırası gelmiş olan âyeti tefsir ederken yanında oturan bir muhatap bir sual irad eder. ^ X V I I I .H U Z U R DERSLERİ 221 bir h e y e t . muhataplara soracaklan şeyleri söylemekten ve alacaklan cevaplan anlatmaktan ibaret olurdu. . buna da cevap verihnce üçüncü muhataba söz söylemek fırsatı ya düşer.

* Abdülhamid vt YMu Hâtıraları. Son huzur dersi Halife A b d ü l m e c i d Efendi zamamnda ve 1341 Ramazanmda yapılmıştır. söylediğine Sadr-ı âzam mubahase göre huzur derslerinde hazır bulunan dinleyicüer üe mukarrirler arasmda da bazı sual ve cevaplar olurmuş. IJ. «. Huzur dersleri üe bir mukarrir arasmda epey Osmanh devleti ve hüâfetin ü- gasma dair olan 26 Recep 1342 (3 Mart 1924) kanununun neşriyle tabu olarak sona ermiştir. e.222 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Tahsin Ahmed Ziya isminde Paşa hatıratında mukarrir hocalardan Efendi'yi Paşa'nm Tikveşli ve Halid Efendi Efendi de ders vekiU  s i m Tahsin U ş a k l ı g i l de M u s t a f a  s i m E f e n d i üe F a i k bir zatı beğeniyorlar*. 129. . Saray ve ötesi. » s. hattâ Hayreddin cereyan Paşa etmiş*. 140. 129. s.

(1785 M. Selim'i hükümdar yapmak Vezir-i âzam H a l i l H a m i d P a ş a ile işbirhği yaptığı tShmetiyle şeyhuhslâm D ü r r i . Murad bu kefalet Paşa işine Bayezid. Daha sonra bizzat idareyi ele alan Pâdişâh. ŞeyhuUslânun bu sözleri.)'de/s(ara6u/'dan çdiarak İznik yohyle Bursa'ya giderken halkm şikâyeti üzerine hiçbir soruşturma yaptırmadan İznik kadısmı astırmış. pâdişahm. görülmemişti. . mum yapıştırmış. Bu kar­ M u r a d ' a karşı Ahî-zâde Ocağmın S u l t a n olduğu deşleri olan şehzadeleri (Süleyman. F e y z u l l a h isimlerinde üç şeyhülislâm Bundan başka bir de I.ON ALTINCI BÖLÜM MAKTUL Osmanlı tarilımde larmda diyle şikâyet ŞEYHÜLİSLÂMLAR Kadılardan yolsuz hareket ederek hak­ hir suç isna- olunanlardan hazılan katledildiği halde K Y l l . fakat bu asırda A h i . Ahi zade Hüseyin Efendi ayaklanarak "l^m zat Ayak ^'^'ad Yeniçeri Divam zamanmda ilk Hüseyin esnada katledilen ŞeyhulEfendi'dir. hal' ile şehzade M e s u d ve X V I I I . Sultan M u r a d ' m vaÜdesi K ö s e m S u l t a n ' a bir arîza göndererek bazı dokunakh sözler yazmış. aleyhdarlan tarafmdan A h i .z â d e Erzurum'lu hamid'i Seyyid maktulen vefat etmişlerdir. Vezir-i âzam Topal R e c e p IV. fakat o sırada ses çıkarmıyarak zamanım beklemişti. bu hal şeyhül­ islâm de İstanbul'daki ulemayı müteessir etmişti.) tarihinde azhni mütaakıp Gelibolu'ya gönde­ rilip orada zehirlenmek suretiyle vefat etmiştir. 1043 H .z â d e ' n i n Pâdişâhı hal' etmek istediği şeklinde tefsir edddiğinden telâşa düşen VaUde Sultan oğluna mektup yazarak onu acele İstanbul'a davet etmiştir. (1633M. İbrahim) öldürmiyeceğine dair verdiği teminata inanmıyan Ocakhya karşı de beraber kefil olmuşlardı. Bu hâdise üzerine A h i .z â d e S e y y i d M e h m e d A t a u l l a h E f e n d i de 1199 H .z â d e asır başlarmda Abdülistiyen asır ortalarına kadar şeyhuhslâmlardan herhangi katlolunanlar H ü s e y i n ve H o c a .z â d e H ü s e y i n Efendi. Kasım.

K â t i p Ç e l e b i . bütün devlet idaresini nüfuzu altma alıp işine geleni vezir-i âzam yaptırmak ve isteme­ diğini azlettirmek istiyerek her işe müdahalesi yetişmiyormuş gibi kendisinin tavsiyesiyle vezir-i âzam olan B o y n u E ğ r i M e h m e d Paş-^'yı arzu ettiği gibi yumuşak bulmadığından azhni Vahde Sultana bddirmiş. t. e. e. mukarin olmamağla demektedir *. . Ahî-zâde hakkında : "Merhum ceri ve gayyur olmağla berây-ı maslahat şer ve şûriş-i eşkiyayı def için pâdişâhı kan dökmiye şevketti. güne derhal bırakarak hemen tevkif İstanbul'a dönen olan IV. s. c. tok sözliUüğü ile tanmmış.) Mesud E f e n d i şeyhuhslâm olunca. I V . II. 1 Fezhke. avam tarafmdan sevilmiş ve bu halleriyle sarayda epey taraftar peyda etmişti. 182. Almış olduğu bu cevaptan müteessir olan Hoca-zâde sözünü yerine getirmek için kendisini şeyhıdislâm verildiğinden gelir gelmez = müzakere bahanesiyle yaptırmış olan yeni­ davet olunarak çerileri tahrik eylediği hakkmda doğru veya vanhş saraya haber saraya Diyarbakır kadıhğı verihp Bostancıbaşı vasıtasiyle üzerine şeyhıdislâm İstanbul'dan çıkardarak Bursa'ya gönderilmiştir (1066 Ramazan 1656 Temmuz).224 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Seyahati yanda Murad. şöyle. Naima.161. Hoca zâde Mesud Efendi ^' a h m e d ' i n hocası Aydm'h M u s t a f a E f e n E f e n d i . şeyhülislâmı ettirip bir kayıkla sür­ kayığı çevir­ yollamış ve Çekmeceler önüne varmış terek A h î . fakat kendisinden daha düşünceh olan Vahde Sultan. II. M e h m e d ' i n çocukluğu zamanmdaki kanşddık ve devlet adandan arasındaki aciz ve şaşkınlık esnasmda serbest mütalâalariyle Vahde Sultanm teveccühünü kazanarak Anadolu Kazas­ keri bulunduğu sırada Yeniçerilderin isteği olmuştu (1066 H .z â d e ' y i sahde çıkartarak boğdurmuştur*. 162. böyle Hedm-i bünyan-ı buda çendan inkisar-ı rızaya mazlûmanm garametin gördü" di'm'n oğlu olan M e s u d okumuş pâdişâh hocasmm oğlu olmasmdan dolayı Hâriç müderrishğinden başhyarak çabuk yükselmiş. = 1656 M. iki günde bir vezir-i âzam değiştirmenin zararh olacağım bUdirerek M e s u d Efendi'nin teklifioi reddetmişti. I. cerbezesi. » Fezleke. 160. «.

Mesud bden Efendi'nin böyle bir harekette bulunmadığmı sonra K ö p r ü l ü M e h m e d P a ş a sadr-ı âzam olduktan H o c a zâde'nin katline sebep olan R u h i d d i n Efendi'yikatlettirmiştir. 4i. Mustafa tâyin hükümdar olunca şehzâdehğinde onun hocası olmasmdan dolayı İstanbul'a getirtüerek pek az sonra ikinci defa şeyhıdislâm eddmiştir. Ağzı kalabalık bir zat olması dolayisiyle gerek bımun ve gerek kardeşioin çalçenehğinden bizar olan Şeyhülislâm Y a h y a Efendi : " — Hoca Efendiye (yani Mesud Efendi'nin babasma) hak rahmet etsin bu mahdumları okutsa ne olurlardı?" dermiş. timiyt TtşkiUtı. Bursa'da ikamete memur olan esbak Ş e y h ü l ­ islâm miştir.)'de I I . a. V. (1688 M. Dokuz sene bu makamda bulunan Feyzullah Efendi Umiye işlerini kendi arzu ettiği şeküde yapıp oğullarım. yollarm A b a z a H a s a n kuvvetleriyle kapah E f e n d i tarafmdan sâbdc olmasmdan dolakı maiyyetine bir miktar sekban yazmak istemesi ve bu hal Bursa Kadısı R u h i d d i n şeyhulislâmm hükümete karşı koymak için asker yazdığı şekhnde İstanbul'a bddirdmesi üzerine gönderilen bir fermanla mi­ safir bulunduğu evde meyva yerken bastınhp öldüriümüştür*. olmuştu. SiUhdar tarihi. O Tarihte.MAKTUL ŞEYHÜLİSLÂMLAR 225 Bursa'dan Mesud Diyarbakır'a gitmek üzere hazırbğa başlıyan E f e n d i . 232. (1695 M.)'de yirmi gün zamakadar ^EfeSa* Erzurum'a şeyhıdislâm olup azlini mütaakıp memleketi olan gönderilmiş ve 1106 H . ». e. İS . I. İşte bu haller ve kendisinin hudutsuz ihtirası ve gadri her sınıf kendisine ^ Naima. tarihi. S m U F müialı Kara Çelebi-zâde Âbdülaziz E f e n d i de H o c a - zâde'nin öyle bir isyan hareketinde medhah olmadığım söyle­ Erzurum'ludur. S ü l e y m a n 1099 H . bir defa I I . e. akraba ve mensup­ larım birer suretle en yüksek derecelere çıkararak istihkak erbabma terakki ve terfi yoUarmı kapatmış ve bundan başka vezir-i azandan da nüfuzu altma almak suretiyle devlet işlerine el atmış ve Pâdişahm yüzünden emriyle kendisine sorulmadan hiçbir iş yürümez düşman olmuştu.

a. varak 418. Naima'nm Edirne Vak'aeına dair ritaleai. 1 Zübdetü'l-vekayi (Defterdar Mehmed Pofa). I I I . Raşid tarihi.226 OSMANLI DEVLETtNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Nihayet 1115 H . . Ee'ad Efendi Kitapları.)'de tahrik neticesinde vukua gelen Edime Vak'ası üzerine evvelâ azledilip memleketine sürgün edil­ mişken sonra yoldan çevrilerek Edirne'ye getirtilmiş ve kendisiyle. şeyhuhslâm zindana payesi verdirmiş olduğu büyük oğlu istintak ve işkenceyi tarafmdan hnç Fethullah mütaakıp E f e n d i ' n i n isimleri ulema ve sâdât defterinden silindikten sonra konulmasmı ve orada sırada halk dışarı çıkarıldığı edilmek suretiyle feci surette vefat etmiştir i. 29. 77. c. >. 78. (1703 M.

ve X V . felsefe ve astronomide yüksek değerde ilim adamları yetişmiş ve bunlar ilmî eserleriyle daha sonraki asırlarda da şöhretlerini muha­ faza etmişlerdir. X I V . tarih. asırlarda Osmanh memleketlerinde dioî ve hu­ kukî ihmlerde ve bundan başka kelâm. Suriye ve Mısır'da dinî ve hukukî üimlerle tefsir. Mısır'dan Anadolu'ya döndükten sonra S u l t a n O r h a n taraündan yeni ^ İlmiye tegkilâtmdan bahsettiğimiz için bn eserde medrese harici müspet iUmlere dair eser yazmı. M e h m e d . hey'et. Mısır veya tranve Orfo-^sya'daki medreselerde yaparlardı. edebiyat ve kavaide dair olan ilimler ve tran ile Maveraünnehr toraflanndaki medrese­ lerde riyaziye.ON YEDİNCİ BÖLÜM DÎNÎ VE H U K U K Î SAHADA YETİŞEN MEŞHUR ÎLİM ADAMLARI Gerek Osmanlı âlimleri ve gerek ondan evvel Anadolu Selçu­ kîleri âlimleri çok zaman yüksek tahsillerim Suriye. Bundan dolayı kısaca Osmanh muhitinde yetişenleri medrese silinden sonra yüksek tahsihni KoAire'de yapmış olup nakli. Osmanh devleti kurulup Anadolu'da hududunu genişlettiği sırada elde ettiği yerlerde Anadolu Selçukİleri ve Anadolu Bey­ likleri zamanlarmda kurulmuş olan ilmî müesseselerden de istifade edilmiş ve bu suretle ilmî saha genişlemiştir. Kayseri'h ilk Davud tah­ bahsedeceğiz i. . akli ve tasavvufi eserler vücude getirmiştir. Biz burada İslâm felsefesi olan ilm-i kelâmda ve dinî ve hukukî mahiyette eserler yazmış olan bazı âhmlerden X I V . kelâm ve felsefeye dair olan ihmler revaçta idi. Şcreffiddin Davud-i Kayseri Mütefekkir âhmlerden olan ^* M a h m u d b. hadîs. olan âlimlerden bahsetmiyoruz. riyaziye (matamatik). Bu suretle her iki cihetten tahsil gören veyahut o taraflardan Anadolu'ya gelen âhmler bu suretle yetişerek Anadolu medrese­ lerinde tedrisatta bulunmuşlardır. asırlarda zikretmek isteriz. ve X V . Bu hususta bilgi edinmek istiyenler merhum D o k t o r A d n a n A d ı v a r ' m (Otmanlı TürMerinde İlim) adh eserine müracaat etsinler.

751 H . . bunım şerhi olan Teshil isindi eserleri meşhurdur. ş^^^^^^ Molla Fenari Aslen Bursa Yenişehri Üe tnegöl taraflarmda bulunan Fenar kasabasmdan olup memleketinde okuyup sonra Mısır'da yüksek tahsilini yapmış. M a h m u d . Osmanlı tarihlerinde göriüparçalanması esnasmda bir şahhğa geçmek istiyerek hem İzmir taraflarmda bir ihtdâl hareketi Karaburun'daki isyan zorlukla yakalanarak muhake­ isindi Osmanh saltanatımn Deliorman Alevî kıyamiyle şeyhlikten ve hem Rumeli'de vukua getirmiş ise de İzmir'de bastırılmış ve kendisi de Deliorman'da mesini mütaakıp Serez Pazar'mda asdmıştır (823 H . Edirne'nin Ortoköy kazasına bağh olup Edime-Kırkağaç istasyonu ve Cisr Mustafa Paşa^ya giden demiryolunun yahut nehrin sağ tarafm­ da idL Halk buraya Samona derler.i S î m a v î denilen Ş e y h B e d r ü d d i n M a h m u d ' u n tasavvuftan OIJJIJ tan üJ>-xi]l ^U. S a d r ü d d i n . Burada yirmi seneye yakm müderrishk etmiş olan D a v u d . zahir ihmlerinden başka tasavvuf vadisinde de çahşarak. Varidat isimh eserini sofiyye ricah ve Câmiü'l-fusulin hukukî eserini İslâm âlimleri pek muteber tutmuşlardır. Aksaray'da tahsihni tamamlamış ve sultanı M e l i k Şeyh düğü üzere Zahir Şeyh Bursa'da. On üç kadar eseri olup bir hayhsı fikrî ve felsefî olan bu teliflerinden en yükseği Muhyiddin-i (^1 A r a b i ' n i n Fususü'l-hikem adh eserinin şerhi olan Matlau hususi'l-kilem fî meâolup Hindistan'da basdnuştır. D a v u d .)'de vefat etmiştir.Câmiü'l-fusulîn.i K â ş â n î ' n i n irşadiyle meslek-i tasavvufa intisap etmiştir. Ceddi ve babası Konya yüksek intisap medrese tahsilini gördükten sonra Kahire'de Hüseyin-i Ahlatî'ye etmiş ve onun vefatmda Kahire'de yerine Bedrüddin şeyh olmuş.228 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I zaptedilen Bursa'ya. = 1420 M . Memlûk Ferec'e muallimlik etmiştir.i JU. Orhan Gazi dk tesis edden tznik Medresesi müderris- hğine tâyin eddmiştir. ) . yerleşen D a v u d . Şeyh Bedrfiddm Mahmnd Samavna * kadısmın oğlu olup yanlış olarak varidat ve fıkıh­ ve B e d r ü d d i n . o l j L f ^ l ^ ' l U Letâifü'l-işarât Rumedi fütûhatma ilk iştirak edenlerdendir. S ^ 1 o^j^ nii Fususi'l-hikem) K o n evi'nin hahfelerinden K e m a l ü d d i n .i ^ Samavna.i tarafından tznik'de K a y s e r i . (1350 M.

fürû-i hanefiyyesinden( jr ^ 1 JıL. hepsi de müdekki- Arap âhnderiyle yapmış olduğu dmî mübahasede bu âlimlere galebe çalmıştır. tslâm hukukçuları arasmda bugün de makbul ve muteber olan fduhtan jj» D ü r e r ve onun şerhi olan j ^ Gurer isindi eserleriyle şöhret bulmuştur.M ' o* Fususü'l . (1459 M. bahreyn ve mülteka'n-nehreyn ) adh eserine pek güzel bir şerh yaz­ mıştır.bedâyi li-usuh'ş-şerâyi) isindi tehfini otuz senede kaleme almıştır. ve fdtıh ve kanedir. ve K a d ı . Yo^^^ad'm A l i yük­ Yerköy taraf- laımda bir aşiret çocuğudur. Hızır Bey 863 H . nin fikhın. Melek'in fduh yani İslâm hukukunda yüksek ihtisası vardı.DÎNÎ V E H U K U K Î S A H A D A Y E T Î Ş E N İLİM A D A M L A R I 229 Kayserî'den sonra M u h y i d d i n . Fatih Saltan Mehmed: . olduğu talebeleri X V I . 834 H .z â d e . Ali Bağdadi). Usul-i fıkha dair pek mühim olan ^1 ^ 1 J ^ ' . İbn Melek 793 H . Kendisinin yetiştirmiş soh H o c a . tlim dağarcığı diye meşhur olan ve tstanbul fet­ hini mütaakıp oraya kadı olmuştu. İbn Melek Aydvn .z â d e . tasavvuf. H a m z a .) 'de vefat etmiştur. yaydmasmda Ş e m s ü d d i n M e h m e d F e n a r î b. tan M e h m e d ' i n huzurunda Mısır Fatih Sul­ olan ve Suriye'den gelmiş tasavvuftan da eserleri vardır. Eserleri yüzden ziyadedir.oğullan bu İbn havahnin zamanmda Tire'de A y d m Medresesinde müderris Yıldırım Bayezid oğlu olup. BurHatip-zâde.) 'de Bursa'da vefat etmiştir. Malla Hnarar M e h m e d H u s r e v b. mantık ve belagat ilimlerinde zamamnm en kudreth âhmi olup bu hususta pek değerh eserler vücude getir­ miştir. Tazarruat sahibi ve yüksek mütefekkir olan S i n a n bunun oğludur. (1431 M.) 'de vefat etmiştir. kelâm. lnfiddinAMüllâtif S ü l e y m a n ş a h zamanmda Osmanldara geçmesi üzerine yine orada dersine devam etmiştir. bu kıymeth eseri matbudur. tefsir.i felsefesinin Osmanh ülkelerinde Arabi'nin vahdet-i vücut âmil olmuştur. Usul-i fıkıh. j^^^l ^ Mecmau'lBdhassa İmam tbn Saati (Muzaffereddin Ahmed b . fikıh. Muarrif-zâde Paşa asırda şöhret kazanmışlardı ki M u s l i h u d d i n . (1394 M. sek fakihlerden olup F e r a m e r z b.i K a s t a l a n î .i R u m î ve M u s a P a ş a ' n m oğıdlanbunlar arasm­ dadır. T â c i . Bundan başka hadîsten Sagani'nin jl^'bll JjLt» Meşarikü'lenvar'i de usul-ı fıkıhtan j l ^ V l Jjli« Mcnozı/ü'/-envar'ı da şerhetmiştir.z â d e .

usuI-ı fıkıh ve felsefede zamanınm başta gelen mütefekkir âhmlerindendi.z âde'ye.)'de vefat etmiştir. Fatih Saltan M e h m e d . akim üstün oldu­ ğuna beyan ile t b n Sina'yı mfidafaa etmiştir. Hoca-zâde'nin kelâma. (1488 M . Sinan Paşa Meşhur H ı z ı r B e y ' i n oğludur. ihata Sina ve i b n ve sürat-i intikalinden dolayı hocası H ı z ı r B e y (Akl-ı Selim) demiştir.z â d e dört ayda. Bu itirazmdan yüz sene sonra Endülütlü İ b n R ü ş d TehafiUü't-tehafüt isimli eserinde İ m a m Cazalt'nin mütalâasına itiraz ederek akıl ile imandan. ) 'de Bursa'da vefat eseri İ m a m G a z a l i ve t b n etmiştir. mantığa ve fikıha dair diğer eserleri de vardır. 893 H .i Tusi'ye sorarak bn hususta birer eser yazmalarım emıeylediğinden H o c a . tşte Fatih Sultan Mehmed. fevkalâde zekâ. Tahafüt Rüşd'ün üzerine yazdığı eserleriyle beraber Mı­ Rüşd arasmdaki muhakeme etmek meselesini ^ tetkik ve şerhi olan Hoca sâde Mnslilıflddiıı Mıntola sır'da basılmıştır. . Tahafüt meselesinde îman ve akıldan hangisinin diğerine müreccah olduğuna dair bilgi edinmek istiyerek bu husustaki mütalâalarmm bildirilmesini yaparak. İfrat-ı zekâ ve ihatası ile tamnmış M e h m e d tarafindan sarayda tesis edilen ^ Tdıafüt. Alâflddin-i T u s t ise alu ayda birer eser yazarak t m a m G a z a l i ' ­ nin mütalâasına iştirak etmişlerdir. Her ikisi de tetkiklerim iddiasım bulmuşlardır. Kelâmcılardan t m a m G a s a l ! (Tehafütü'l-felâstfe) isimli eseriyle ilimde akb esas tutan i b n Sina'ya itiraz ile akıl ile her şeyin ölçölemiyeceğini beyan etmiş. Edirne'de müder­ rislik ettikten sonra F a t i h olup F a t i h Sultan Sultan Mehmed kendisine hoca tâyin etmiştir.i T u s i ' y e havale etmişti.230 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I "Zamanınuzm Ebû Hanifesi'dir" diye kendisiyle iftihar eserin­ ederdi". İmam Cazah ile İbn meşhur Tehafüt cJlf suretiyle bir eser kaleme almıştır. (1480 M. Şeyhuhslâm olmuş ve F a t i h ' i n vefatmdan bir sene evvel 885 H . Yukandaki iki meşhur den başka usul-ı Mir'at fikıhtan olî y Mirkal ve bunun adh telifleri ve diğer eserleri de vardır. Fatih Sultan Mehmed Hoca-zâde hakkmda: " — N e Arap ve ne Acem'de eşi yoktur" dermiş. Bursa"]! olup kelâm. H o c a .z â d e üe A l â a d d i n . kelâmcı olan tmam Gazali'nin Hoca-zâde isabetU ile A l â ü d d i n . bu iki zıt mütalâadan hangisinin doğru olacağım H o c a . fikıh. şiddetli anca ile bir meseleyi halle çalışmak demektir.

Alâüddin Ali K u ş ç u Ayasofya Sahn-ı seman müder- rishklerinde bulunarak 23 Şevval 877 (23 (Mart 1473)'de tekaüd edümiş ve 879 Şaban (1474 Arahk)'da vefat ederek Eyüb'e de£aolunmuştur. asırda yetişmiş olan âhmlerin çoğu S i n a n Paşa'mn talebelerindendir.) 'de vefat ederek Eyüb'e veya Gehbolu'ya defheddmiştir.i R u m î üe bizzat Uluğ Bey'den görmüş ve K a d ı . sarf üe usul-ı * MürTnevarih (Şamdanl-eâde). . bu eseriyle edebiyatımızm nesr-i mürsel tarzmda yazanlannm başında gelmektedir. Velinîmeti ve hocası U l u ğ Bey'in. 463. .) Doğancısı M e h m e d ' i n oğlu olduğu için Kuşçu lakabiyle meşhurdur. = 1 4 4 9 M. ^ > U ^ Tazarruât isindi eseri meşhurdur. Hey'et riyaziye mütehassısı Bey'in(Vefatı 853 H . X V I . tefsire dair bazı eserleri vardır. AUfiddin Ali KOKU ^^^^ ve Maveraünnehr taraflarmdan olup takriben hükümdarlardan Uluğ 800 H .z â d e ' n i n veya Zîc-i Gürgânî denüen ölümüuden sonra Bey zİcinin Zic-i llhanî Uluğ ikmalinde hizmeti göridmüştür. Fıkıha. yeni şekü kıyafet ve elbiselerin ihdasmda vezir-i âzam M a h m u d P a ş a üe beraber müessir telvih haşiyesi vardır. Riyaziye fikıhtan ve hey'ete dair eserlerinden başka tefsir. Pâdişahm emriyle tale­ besinden Tokat'h meşhur M o l l a L ü t f i vasıtasiyle A l i K u ş çu'dan riyaziye tahsd etmiştir. oğlu A b d ü l l â t i f tarafından kath üzerine Akkoyunlu hükümdarı U z u n H a s a n pâdişahm yanma gelerek hürmet görmüş ve sonra onun tarafmdan elçilikle F a t i h S u l t a n M e h m e d ' e gönderilmiş ve daha sonra aüesiyle beraber IstanbıU'a gelmiştir.DİNÎ V E H U K U K Î SAHADA YETİŞEN İLİM ADAMLARI 231 kütüphanedeki kıymeth eserlerden istifade ederek zamanının birinei sınıf âhmleri arasmda yer almıştır. Dinî ihmleri Semerkand âhm­ lerinden. Gedik Ahmed Paşa'mn azlinden sonra vezir-i azamda olmuştur. «.) tarihlerinde doğmuştur. Riyaziye ve hey'ette mütehassıs olup ^ıJuA îIUj Risale-i Muhammediyye ve Risale-i Fethiyye bunlardandır. (1397 M. hey'et ve riyaziyeyi de K a d ı . (1486 M. matbu cilt. A h Kuşçu. fakat asd şöhre­ tine sebep olan Zic-i Gürgânt'ye yazmış olduğu şerhtir.z â d e . 891 H . olmuştur*. Uj"^! :jT^t Tezkiretü'l-evliya isimh güzel bir telifi de vardır. Ş e y h î b n V e f a ' y a intisabı vardı.

^ " T o k a t l ı Lfitfi. Taassubtan uzak. Üç Usanda şair olan M ü e y yedi Iiin cütlik bir kütüphanesi vardı. Aklî ve naldi ihmlerde değerh bir şahsiyet olduğu Kuşçu'dan öğrenmiştir : ^ ILI ^^. Sahn-ı Tazarruât de A l i olup seman XV. RumeU KazaskerUğinde bulunmuş ve 922 H . t b n rind-meşrep Celâlüddin-i ve uyanık fikirh idi. halkm kendisinden istediği fetvalan zemkoyup hallederek yine diye zembih penceresin­ den sarkıtarak iade ettiğinden dolayı tstanbul halkı tarafmdan Efendi meşhurdur. J>r Cüz'ü Mecmaü'l-fetâva ismiyle vermiş olduğu fetvalan havi eserinden başka kelâmdan mevakıf şerhi haşiyesi. asır sonlarında yapmış Paşa'nm yetişmiş.„jT Ta^^îfü'l-mezbah isindi eseri vardır. B a y e meşhur zid'e tamtarak yetişmesinde âmü olmuştur. 475. X V I . ilhad isnat edicek teftişine Pâdişâh Hatip-zâdeyi memur kddı. Y ü z kadar dme dair mevzuat isindi telifi ve bundan başka meaniden miftah şerhine. gibi riyaziyeyi Tokat'h. halbuki hasudun biri Hatip-zftde idi" Mür'i't-tevarih (banimannı cilt).232 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Mdim Lfitfî âlimlerdendir. Yüksek seciyesi ve Yavuz sebebiyle her sınıfa kendisini sevdirmişti. M&Bjfei-mUe AMarahman Amasya'h olup irfan sahibi adam yetiştirmesini ve müstaidleri himaye etmeyi âdet edinmiş olan değerh âhmlerdendir.BAŞLı ILIMLER Mflftfi Ali n«ın«n büe Zembilli hakşinaslığı Ali asırdaki mütefekkir şeyhuhslâmlardan olan bu zat. mütefekkir yetiştirmehendeseden müderrisliği Sinan sahibi lerindendir. Y a v u z yed-zâde'nin Sultan S e l i m bu değerh âUmi kaybet­ tiğinden dolayı müteessir olmuştur.) 'de şehiden vefat etmiştir*. Serbest fikirU atak olmasmdan dolayı mutaassıp ule­ madan hasmı olan H a t i p . II.z â d e üe Molla tzari'nin gadirlerine uğrayarak 900 H . Deryay-ı ilimdir ve İ b n Kemal'in üstadıdır. Nesefi'nin akaid şerhine haşiyeleri ve diğer bir hayh risaleleri görülüyor. Kemal'i. Hasndlar. (1495 M. fsy^^ lâ-yetecezza risalesi. . ASıRDA YETIŞMIŞ OLAN BELLI . üm-i kelâmm müşkU meselelerinin halline dair bir tehfi ve diğer eserleri vardır.)'de vefat etmiştir. (1516 M. «. Tebriz'e jlüJI ^ giderek Devvant'den okumuştur.

Bu eserlerinden otuz altısı iki cilt halinde basılmıştır. edebiyata dair eserler yaznuştır.Zamanım tetebbu ve telife hasretmiş ve mûte­ med Şenueddin ı^^vvi mevzularda büyük. zâde'nin tehafüt isimh eserine talikat yazmıştır. lügat.D l N İ V E H U K U K t S A H A D A Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 233 S u l t a n S e l i m gibi gazapk fakat insaflı bir pâdişâh bile onun eOzünü dinlemiştir.)'de vefat etmiştir. usul-i fikıh. Vefatı Mekke'de duyulunca selât-ı gaip kıhnmıştır. t b n K e m a l müderrislikten sonra kazasker olmuş ve Müftü A l i C e m a l i E f e n d i ' n i n vefatı üzerine Şeyhülislâm olup 942 H . Riyaziyeci Kadı-zâde-i ithaf fî etmiş toruna K u t b ü d d i n de'den ders M e h m e d ile meşhur Bursalı H o c a . 932 H . On beş kadar telifi olan 948 H . (1536 M. Bayezid'e Ravzu'l-esnan tedbir-i sıhhati*l-eb- görmüştür. (1526 M. İlim ve fazUetinin yüksekliği ve geniş mikyasta şöhretinin yayılması dolayısiyle ins ve cinin müftüsü demek olan ( ü ^ ' J** müfti's-sakakyn) unvam verilmiştir. B a y e z i d ' i n emriyle meşhur Osmanh Tarihini kaleme almıştır ki mühim bir vekayinâmedir. Atnfl Hayrtsddin H ı » -^"P «debiyatmda. I I . Süleyman) zamanlarmda şeyhuhslâmhk dan bir eseri vardır. iU-Ül i«f j»JS j jb^VI a^jj dan adh tıbbi bir eseri vardır. Bayezid. Hoca- fikıh. tefsir hadis ve kelâmda Hızır Rumi olduğu Atufİ hakkiyle ihtisas sahibi olan H a y r e d d i n Merzi/onludur. I .z â II. Üç pâ­ yirmi ahlftkve etmiştir. I . İslâm hukuku olan fikıhta mütebahhir idi. hadis. Bayezid adma dişâh (II. Meşhur L ü t f i ' d e n okumuş ve M ü e y y e d .) tarihinde vefat ederek Zeyrek Mektebi yanma defiıedilmiştir.z â d e E f e n d i ' d e n himaye görmüştür. mütefekkirlerin toplantı mahalh olan Şeyh M u s l i h u d d i n t b n İki Kemal A h .)'de vefat ederek Edimekapı haricine Buharı tekkesi ya­ nma defiıedilmiştir. tarih. Fetvalarım havi dört sene muhtarât admda bir eseri vardır. I I . Tefsir. . (1541 M. küçük üç yüz eser ve risale kaleme almış olan t b n K e m a l ' i n babasınm adı S ü l e y m a n ve dedesinin adı da K e m a l âlim Tokat'h M o l l a Abdurrahman Paşa'dır. Tekkesi münevverlerin Vefa'ya müatesip idi. Selim.

mamnda Reisü'l-küttap ve uzun seneler Nişancı Celâl-zâde olan meşhur âhm ve mütefekkir M u s t a f a Bey'in kardeşidir. kelâm. Kanunî Sultan Süleyman za- Tosyalı'dii. Meşbur K â t i p Ç e l e b i Kmab-zâde hakkmda "ÂUame-i Rum ve dehre bir gelenlerdendir. A h m e d . Tefsir.z â d e tefsir. camiiyle beraber Süleymaniye dıktan sonra zamanm değerli âlimlerini buraya müderris tâyin ettiği sırada K ı n a l ı . kelâm ve edebiyatta tercüme-i hallerini havi Arapça etmiştir. dair eserleri vardır.) Şam kadısı adım verdiği eseridir ve basılmıştır. Kmalızâde ve şereflendiren Mustafa. tefsir. fıkıh. Okuduğu eserlerin kenarkalemiyye adiyle yazdığı risalede göridüyor. üe 973 H .ı larma mütalâasını yazmak âdeti idi. fıkıh ve belâgate dair on dört kadar eseri olan Salih Efendi. muhakkik Yavuz Ebussuud Efendüer Babası gibi X V I . hadîs. gözleri görmez olduğundan 961 H .234 OSMANLI D E V L E T i N i N i L M t Y E TEŞKILATI Kınoh zâde Devrinin en yüksek âlimlerinden olup İsparta*bdiT. Şöhretine sebep olan A h l â k . Tarih. X I V . (1554 M.z â d e de ilk olarak buradaki dört medreseden birisine müderris olmuştur. t b n K e m a l ve Kanunî'nin . felsefe ve etmektedirler. Babası E m r u l l a h E f e n d i de ulemadan medreselerini yaptır­ olup kaddıklarda bulunmuştur. seneleri arasmda (1563 . asırda yetişmiş olan âhm ve şeyhlerin Şakayık-ı gramer.1565 M. Kanuni Sultan Siüeyman. demektedir.)'de tekaüd edderek 968 Receb CeUl-zAde SaUh Efendi (1561 Nisan)'inde vefat etmiştir. hadis. Müverrih  l i de "sağ olsa idi E b u s s u u d ayarında büyük bir şah­ siyet olurdu" demekte ve Şakayık zeylini yazan Nevî-zâde ihtiAlâî derin iken A t â y î de "Ser Defter-i Ulema" diye tavsif K ı n a l ı . ve X V . Şakayık-ı Ahmed Isamüddin mütehassıstı. kelâm. Efendi İstanbul yükselmiş. Muslihuddin Isamüddin Sultan Selim'in hocası idi.z â d e .. asn âhmlerdendir. Arap edebiyatına vukufu Risale-i vefat etmiştir. 971 Toşköprülü zâde •^«**"<»'"'^-"^ûın isimh eseriyle yüksek ilmi kudAhmed Isamüddin retini göstermiş olan T a ş k ö p r ü l ü . Numaniye ve mantıka Mevzuatü'l-ulûm kaddığma kadar Türkçeye tercüme edderek basdmışlardır. riyaziyede sasiyle şöhret bulmuştur. Numaniye'yi meanî üe tehf asırlarla ve kısmen X V I .

Xe. Mısr-ı Cedid.Müderrislik. Süleyman'm Budun oğlu B a y e z i d ' i n emriyle Farsçadan Türkçeye çevirdiği Camiü'lTarih-i Muhaçnâme. K a n u n i S u l t a n hikayât tercümesi ^ ile Tarih-i (Budin). Bunun şeyhulislâmhğma kadar bu makama gelenlerin dereceleri kazaskerlerden aşağı iken S u l t a n S ü l e y m a n ' a takdim etmiş olduğu (JX>1İ j U j İ ıJiJl ö T ^ l l i l > Jl pUl İrşadü'lakh's-sehm ilâ mezâye'l-Kur'ani'lazim) isimh tefsirinden dolayı o tarihe kadar üç yüz akçe olan şeyhülislâm yevmiyesi beş yüz akçeye çık anlarak kazaskerlerle beraber oldu.DÎNÎ V E H U K U K Î S A H A D A Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 235 hocası H a y r e d d i n E f e n d i ' d e n ders görmüş müderrishk ve ka­ dılıkta bulunmuştur.)'de şeyhülislâm tâyin edildi. . kendisi Eyüp'te babasmm tek­ kesinde doğmuştur. (1565 M. Murad'm emriyle t b n A r a p ş a h ve oğlu Şehzade Mehmed'in emriyle Şair N e c a t i asır âlimlerinden Nazir nndan da Türkçeye çevrilmiştir. Geniş hal tercümesi Belleten (Sayı 87)de yayınlandı. Geddi. namına kaleme Cemaalınmıştır. Salih E f e n d i . kadılık ve kazaskerhk etti ve 954H. tarafla­ İbrahim olup N i z a m ü l m ü l k Efendi'den evvel I I . münşeat mecmuası kelâm ve fikıha dair haşiyeleri vardır. Kitabü'l-muhtasar gibi tarihe ait eserleri olup divam. Mısır kadıhğmdan sonra İstanbul'a gelerek Camii) yanmdaki evinde ederek Nişancı Eyüp'te biraderinin camiinin (Nişancı tetebbuatla ve eser yazmakla son demlerini geçirmiş ve birade­ rinden iki sene evvel 973 H . Tefsirinin bakiyyesini de takdim edince yevmiyesi altı yüz akçeye yükselerek hem maddi hem mânevi kazaskerlere tefevvuk etti.1774 M. E b u s s u u d ' u n tefsiri. Mecmualarda 1 oljljjl Ittddin II.) Camiâ'l-hikây&tı tercüme etmi(tir.(1545M. İskilip köyünden mıştır. Babası Ş e y h kazasmm lakabım Y a v s ı ' d ı r . Vefatma kadar otuz sene hiçbir siyasi işe karışmadan mevkiini muhafaza etti. Fetihnâme-i Rodos. asn şereflendiren büyük olduğu için İmadt âhmlerin soDireklibel kullan­ Mehmed Efendi nuncusudur. X V I I I . M ü e y y e d . Avft'nin Bu eseri Salih Bayezid'in j vlıUlS^ıLl eseri Camiü'l-hikâyât ve Lâmiu'r-rivayût. Ebnasınıd XXVI. Arap edebiyatmdaki vukuf ve ihatasım Arap şairleri tasdik etmişlerdir. .z â d e ve sonra da i b n K e m a l ' d e n okudu. Efendi de (VefaU 1188 H .$a/(Zemahşerî) ve Beyzavi tefsirlerinden sonra üçüncü gelmektedir.) 'de vefat Camii haziresine defnedilmiştir.

= 1 6 2 1 M .B e k a E y ü p (Vefatı 1094 H . A y ş î M e h m e d E f e n d i (Vefatı 1061 H . T a ş k ö p r ü l ü . fakat kalem sahibi. X V I I I . Değerh ulema yetişmesinde her halde medreselerden aklî dimlerin kelâm. VE XVııı. s. münşi âhmler daha çoktu. = 1 7 I 3 M . Bundan başka kısm-ı mahsusta göriüdüğü ve daha aşağıda görideceği üzere başka sebepler de vardı.)'de vefat ederek Eyüp'te mektebinin bahçesine defneddmiştir. Emiri araziyi şer'î kanunlarla telif etmiştir. asırda bir asır evvelki âhmler değerinde müdekkik. = usul-ı fıkıhda 1683 M . Bu X V I I . = 1605 M . Bu hu­ susta D a m a d A l i P a ş a . yap­ Kanunî S u l t a n S ü l e y m a n ' ı n vefatma yazmış olduğu Arapça mersiyesi en nefis Arapça şiirlerindendir. yüzydda bir asır evvelkine nazaran daha değerh H ı b r İ A l t E f e n d i ûkıh ve kelâmda ve E b û ' l . Bunlardan A y ş i M e h m e d .) usul-ı fduh. ) fıkıh. A l t ı p a r m a k M e h m e d E f e n d i (Ve­ fatı 1 0 3 3 H . = I 6 2 7 M . ASıRLARDA GELEN BAZı ÂLIMLER X V I I . fıkıh ve fikıhda ihtisas sahibi idder. K e f e l i E b û ' l . ) . XVıı. Bununla beraber bu asırda yetişmiş olan bir iki zatı zikredip geçeceğiz.)'den sonra. 85.). Kütahyah H ı b r î A l i E f e n d i (Vefatı 1080 H . = 1669 M. riyaziye ve felsefenin kalkmasmın da büyük tesiri olduğu şüphesizdi. . dedir. 982 H . kelâm ve akaidde yüksek bir âlim olup aynı zamanda şiirde musiki üe talik yazıda da üstat idi. = 1707 M. = 1651 M. Haltercümesi Belleten. ) .B e k a da lûgat ve bazı ilim adamlanmn yetişmiş olduklarım görmekteyiz. mantdc. İlmiye mesleğinde yeniUkler mıştır. muhakkik âhm dendecek kadar yüksek ulema yoktu. ) . (1574 M.z â d e M e h m e d K e m a l e d d i n E f e n d i (Vefatı 1030 H . Hersek sancağımn merkezi olan Mostar kasabasmdan M u s ­ t a f a E f e n d i (VefaU 1119 H . asırda B e r g a m a l ı İ b r a h i m (vefatı 1014 H . D a m a d İ b r a h i m P a ş a ve H e k i m o ğ l u A l i P a ş a gibi ihm sahiplerini ve müstaidleri himaye eden sadr-ı âzamlarm tesirleri vardır ki bunlardan meşhurlarım isim­ leriyle aşağıya yazıyorum : Kazasker A b d ü l b a k i A r i f E f e n d i (Vefatı 1125 H .236 OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I bir hayh fetvaaı görülüyor. .

hey'et. kelâm. Bundan başka E s a d E f e n d i i b n S i n a ' n m ^ i / a isimh meşhur eserim de tercüme ettiği gibi felsefeden *J\y. nakli ilimlerde bilgi sahibi idi. hendese. fikıh. Öİ^İA» tkdü'l-cüman Türkçeye çevirmiştir. kelâm.) tefsir. Bundan başka tefsir. A s n n m en yüksek medrese âhmi olup zamanmda bir ikincisi yoktu. mantık.) Usul-i fikıh. Maraş'h S a ç a k l ı .) tefsir ve akaide dair şerh ve haşiyeleri vardır.) Mukaddimetiİ'l-edeb isimh ese­ Allâme Zemahşeri'nin v''^' kelâm.DÎNI V E H U K U K Î SAHADA Y E T I Ş E N ILIM A D A M L A R ı 237 ferâiz. mantık vesaireye dair eserleri vardır. = 1 7 0 8 M. Bahâiye'yi adh meşhur şerh ettiği dair eserler telif gibi A y n i ' n i n etmiştir. vardır. hadis.) tefsir. = 1 7 3 0 M. K a z o v a h A h m e d E f e n d i (Vefatı 1 1 6 3 H . = 1738 M. mantık. hesap vesaireye Hesaptan vW.z â d e M e h m e d E f e n d i (Vefatı 1145 H . mutasavvıflara aleyhtarhğiyle meşhurdur. = 1732 M. Mukaddimetü'l-edeb tercümesi ehemmiyetine binaen basılmıştır. şerh ve haşiyeleri vardı. ilim-i kıraat. Kelâm. = 1 7 5 0 M.) Nevşehirli bu asrm mütefekkir âhmlerinden olup medrese ihmleriyle kalmıyarak felsefe ve müsbet ilimlerle de uğraşmış ve Damad ibrahim P a ş a ' n m emriyle fizikten kitdb'üs-semaniye Aristo'nun isimh eserinin üç kitabım aym zamanda şerhetmek suretiyle Arapça olarak kaleme almıştır. tarihinin birinci cildini de C a r u l l a h V e l i ü d d i n E f e n d i (Vefatı 1151 H . risale. şerh ve haşiyeleri rini tercüme etmekle şöhret bulmuştur. = 1736 M. A z i z M a h m u d H ü d a y i E f e n d i torunlarmdan Üsküdarlı M e h m e d E m i n E f e n d i (Vefatı 1149 H . Yanyalı H o c a E s a d E f e n d i (Vefatı 1143 H . İshak H o c a s i A h m e d E f e n d i (Vefatı 1120 H . mantık ve meâniye dair risale.î'ill * ^ Hikmetü'l-işrakiyye'yi de şerhetmiştir. kavâid. akaid. akaid ve muhazarata ve hey'ete dair vardır. ilmine mağrur olmakla beraber hakkı teslim ederdi. Fatih'te medresesi ve kütüphanesi . ferâiz ve meâni ve münazaraya dair eserler yazmıştır. meâni ve saireye dair gerek müstakil ve gerek şerh ve haşiyeleri havi yirmi beş eser yazmıştır. Medreselerdeki haşiye tedrisine itiraz ederek klâsik eserler tehf ve tedris edilmesini tavsiye eden ( ^jiti\ Tenibil'l-ulûm) adh bir eseri de vardır. âdab.

. Hendeseden Adlâ-i müsellesât üe Ceyb ve Mukantara Risalesi ve diğer riyazi eserleri vardır.) YusuJ-zâde diye meşhurdur.) hem âhm ve hem a r i f bir zattır.238 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I tzmir'h kıhtan ( ' ^ ^ j ' M e h m e d b. Konya'ma dair Mahmud Fatiha kasabasmdandır. davet olunarak Ayasofya dirle karşdanmıştır. tarih.> ^ KittAü'l-merasıd'djı. hadîs ve Um-i kıraate dairdir. Tefsirden B e y z a v î ' n i n bir kısmma haşiyesi. tasavvuf. bu da Türkçeye Bunlardan evvelkisi riyaziyât-ı kadimeye tatbik için kaleme ahn­ mıştır. İlmi hadis.) hikmet. = 1752 M. şöhretine fıkıh binaen I . Elh beş adet eserinin on sekizi tefsir. Mantıktan <l)Uy Burhan ve hik­ metten li-^hr Celâl haşiyesi bunundur. Abdullah H i l m i (Vefatı 1167 H . Buharî'yi otuz cUt üzerine şerhettiği gibi Sahih-i Müslim'i de yarışma kadar yedi cdt olarak şerh eylemiştir. fdohtan Eşbah şerhi. Gelenbevİ İsmail Efendi (Vefatı 1205 H . V e l i (Vefatı 1165 H . Ebû Hadim eserleriyle Said H â d i m i (Vefatı 1176 H .) Tefsir. ahlâk ve feraize dair değerh eserler yazmıştır. kavaid vesair eserleri vardır. hadîs. M e h m e d A k k i r m a n î (Vefatı 1174 H . ve akaide camü'nde Jljlfl Etvakü'z-zeheb adlı eserini yüz makale tarafmdan İstanbul'a. tefsir hadîs ve dm-i kıraatte muasırlannm en kudrethlerindendi. Mir'at haşiyesi basdmıştır. mantık ve âdaba dair bir hayh eserinden başka en yüksek ihtisası riyaziye ve hendesededir. C e m a l ü d d i n Avfi'nin müteaddit tercümeleri olan CJ[J}^İ-\ ^ U . = 1774 M. Müsbet ilimlerden en değerh eseri logaritma lyU» şerhini havi v ^Lj^l J J ' A » Cedavil ü'l-ensab üe Hesabü'l-küsur ve JLJ>\JLI < .Câmiü'l-hikâyat'mı çevirmiştir. Zemahşerî'nin üzerine şerhetmiştir.) fı­ Mir'at) isindi esere haşiye yazdığmdan dolayı Mir*at muhaşşişi diye meşhurdur. kelâmdan Zübdet-i ilm-i kelâm ve bunlardan başka akaid. mantık. = 1 7 9 1 M. = 1 7 6 0 M. = 1 7 5 3 M.) Mekke-i Mükerreme kadısı iken vefat eden bu zatm Iklilü'l-teracim adh eski felsefe ve hikmetten bahseden bir eseri üe tefsir ve hadise dair şerhleri ve Mevzuatü'l-ulûm risalesi ve diğer telifleri de vardır. meşhurdur. = 1 7 6 2 M. suresini tefsir etmiş ve tstanbul âhmleri tarafmdan büyük tak­ N a z i r İ b r a h i m E f e n d i (Vefatı 1188 H .

.) 'de vefat etmiştir. (1796 M. tam Ahmed olan K e t b u d a . Müftü-zâde Mehmed Efendi (Ayaklı kütüphane) An­ yüz sene talya müftüsünün oğlu olan M e h m e d E f e n d i . Eser yazmanuş.z â d e Arif yaşamış 1212 H . fakat değerh talebeler yetiştirmiştir ki bunlardan birisi X I X .z â d e ile ilmî kudretini itiraf Sefer tefevvuk dâiyesiyle istanbul'a gelerek K o c a yaptığı ilmî ismail Ragıp Efendi'­ ji^ ilmi onun Paşa'nm Celâli mübahasede etmiştir. asır sonla­ nnda) felsefe ve riyaziyatta iistad olup riyaziyede muasın olan Gelenbevi'den daha üstün imiş. riyaziye. asırda felsefe. Pek çok değerh âlim yetiştirmiş olan M ü f t ü zâde'nin talebelerinden birisi de G e l e n b e v î dir. Kazovah büyük âhm Efendi'nin vefatmdan sonra İstanbul'da kendisi ayarmda âhm bulunmadığmdan bu şöhretini ölümüne kadar mu­ hafaza etmiştir. Şam ulemasından meşhur huzurunda M ü f t ü . Maalesef eser yazmamış ise de ayaklı kütüphane lakabı ilmi kudret ve ihatasına delildir.D t N l V E H U K U K Î SAHADA Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 239 Palabıyık Mehmed Efendi (Vefatı X V I I I . edebiyatta büyük şöhreti E f e n d i merhumdur.

.

Bu münasebetle Şaban 985 (15 Ekim 1577)'de I I I . işte bu haller dolayısiyle hükümet ilmiye tarikim ıslâh 2 için bazı emirler vermiye mecbur olmuştu. Herhangi bir suretle hyakath. 16 . idarî ve askerî teşkilâtı XVI. Bunun neticesi olarak Anadolu'daki medreselerin bir kısım talebelerinin kudretsiz ve hyakatsizleri bu X V I . medrese ve kadılıklar) ıslâh edilmek istenilmiştir. tedir Murad azama hitaben gönderilen bir fermanda aynen şöyle tarafmdan vezir-i denilmek­ "Hâlen tarîk-ı ulemaya hayh ihtilâl ânz olub Kanun-ı kadim-i Sultan Mehmed Gazi (Fatih) zamamndaki gibi gözetihb zamam1 Kanunnâm»-i Otnumi (E$ad Efmdi kitapları). tlmfy» TtkiUlı.ON SEKIZINCI BÖLÜM İLMÎYE MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A MUHTELİF TARİHLERDEKİ EMİR V E FERMANLAR Osmanlı devletinin mali. Kısm-ı mahsusunda görüldüğü üzere usulü üzere medrese tah­ silini yapmadan rüşvet ve iltimas ile medreseden mezun olup mü­ lâzım olan danişmendlerin bn halleri kudretsiz ve hamisiz medrese talebelerini de fena yollara sevketmiştir. asnn ikinci yansmdan az sonra tedrici surette bozulmaya başlı­ yarak zaman zaman y a n m tedbirler ve *Li fiile çıkmıyan emir ve fermanlarla ıslâha teşebbüs edildiği sırada aym suretle bozul­ makta olan ilmiye teşkilâtı da (medreseler. Bundan başka bir kısım müderrislerin de durumlan dikkate şayandı. ismi var fakat binası olmıyan medreselere tâyin edilmek suretiyle bir derece üstün müderrishğe geçirilmişlerdi. asrm ikinci yansmda derslerini bıra­ karak eşkiyahğa başlamışlar ve bu hal hükümeti epey müddet uğraştırmış ve daha sonra Iran ve Avusturya ile devam eden ve uzun süren muharebeler sebebiyle softa şekaveti mühim bir gaile şekhni almıştır. 2363. hyakatsiz müderrishğe geçmiş olanlarm çokluğu sebebiyle bunlar müder­ rislik derecelerinin yükselmesi için yanmış veya yıkılmış. Nr.

242

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I

nuzda dahi aheen olmak muradım dır. Şimdi kanun gözetümemekle müderrisin ve talebe şuglden kalmışlardır; kuzât-ı asâkire muhkem tenbih olıma ki müderrisin ve talebe tekmü-i müddet-i örfiyye etme­ din, feragat ettürüb âhar mansıba sevk ettirmiyeler ve danişmend­ ler dahi aşağı medreselerden şugl mikdarm etmedin mevâliye aldırnuyalar; Kazaskerin marifeti olmadm kimesne kabul etmiyeler. akçesi ve dersi olmayub "Ve bâzı müderrisler var imiş ki

mücerred âhar mansıba vesde olmak içün tevcih olunurmuş ve ol makuleler cemiyet eylemeyüb ve şugl etmeyub zamanede şugl edenlere müzahim olurlar imiş. 0 1 makule müderrisler r e f olunub min-bâd arzolunmıya. Velhasd menasıb ehline sevkolunub dmi ve fazdeti olanlar ve mehâret-i tâmmesi olanlar terbiye olunub riayet oluna. Kimsenin dtimâsiyle nâ-ehle mansıb arzedilmiye. Bâdelyevm bu vaz'a muhalefet ve emre mugayir ki vaz' işhyeler, zararı kenduleredir; bilmiş olsunlar ve gözlerin açsunlar; gelmiş ve ge­ lecek kuzât-ı asâkire tenbih ve te'kiddir". XVI. asrm ikinci yansmdaki Divan-ı hümâyun mühimme defterlerinde şakavetlerinden sık sık bahsedüen softalarm ıslâhı hakkmda 28 Muharrem 987 ( 27 Mart 1 5 7 9 ) tarihh bir hükmün bazı yerlerini yazmak suretiyle bu tarihte softalarm isyan mmtakalaıiyle bunlar hakkmda bir fikir elde eddmek mümkündür*. Nifan I hümâyun "Bundan akdem softa taifesi kendu hallerinde ve oMur ki tahsd ve iştigallerinde olmamak, cemiyetler idüh ok, yay ve sair alât-ı harh üe köyler ve kasabalar basıp Müslümanlarm kiminin taze oğullarım cebren gelüb, ahb gidib fi'ü-i şeni eyleyüb umumen ehl-i fesad olanlannm haklarmdan gelinmek için ümera ve kuzâta ahkâm-ı şerife gönderilmişti. "Hâlen tâife-i mezburenin meli'nden redelfi'den Şemseddin Mevlâna Mevlâna H a s a n Mevlâna S e f e r ve Aydın ve ve M u h y i d d i n ve Hamideli eşbehlerinden Kocaeli darendegân Ru­ sancağmdan Mevlanâ

sancağmdan Mevlâna H a s a n ve GeSaruhan sancağmdan Mevlanâ Karaman'dan Mevlâna V e -

sancağmdan Mevlanâ Z a h i r ü d d i n ve ve Menteşe sancağmdan

Livâ-i Tc&e'den Mevlâna M u h y i d d i n ve vüâyet-i Hayreddin

*- Mühimme
gönderilmiştir.

defteri, 31, «. 143. Bu fermanın

birer sureti asıl softa şeka-

veti olan Anadolu Beylerbeyisiyle

îıtanbul. Bursa ve Edime

Kadıhklarma

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

243

l i y y ü d d i n ve Alâiye'den Mevlâna K a d r i ve Germiyo/ı'dan Mevlâna Sefer ve Karesi sancağından Mevlâna Muhyiddin der­ gâh-ı muallâma gelüb tâife-i mezburenin ekser kendu hallerinde ve şugllerinde olub kimesneye zarar ve ziyanları yoğiken bazı eşkiya ve cebele softa namma gezüb fesad ve şenaat etmekle cüm­ lesine sirayet edüb bu bahane ile nice talebe na-hak yere katlo­ lunub ve softa taifesini tutanlara dirhk vaadolunmuştur deyu cürmü olmayub kendu hallerinde olanlan sancak beyleri svıbaşdan ve gayrdar tutub başlanm kesüb ve geru eşkiya ele gelmeyub mabeynde mazlumen telef olub ve akvam ve akrabalarma yataksm deyu ehl-i garaz taifesi yapışmakla kendu halinde olan softa taifesi havfindan terk-i vatan edüb tahsihnden kahb ve Müslümanlar evlâdlarm ihtiyaten mektebe vermez olub bu haller inkıraz-ı ilme sebeb olmuştur. "Eğer tâife-i mezburenin iyi olanlann kemakân şuglde olub cürmü olanlarmm dahi şimdiye değin vaki olan cerâimi afv olunur ise ve her birimiz nakib olub danişmend olduğumuzda camebaha (elbise parası) için biner akçe verilmeyüb nikabetle mülâzım olursak her birimiz hemşehrilerimizi gereği gibi zabtedüb anun gibi birimizin hemşehrileri fesad edecek olur ise on bir hemşehriler ittifak edüb bilâd-ı selâsede olan imaretlere komayub ehl-i fesadı bulub ele vermiye sa'y ve ikdam ederiz deyu taahhüd eyledikleri arz olundukda tevâif-i mezburenin hakkmda mezîd-i merhametim zuhura getürüb sene 987 Muharemü'l-haramımn gurresine gelince vaki olan cerâimlerin afv edüb b u nişan-ı hümâyunu verdim" Denildikten sonra bu on iki kişinin yılda bir kere sancaklarma giderek softalarm şekavetlerine mâni olmalan ve dinlemiyenlerin ele getürülmeleri için sancakbeyi, voyvoda, zuama ve erbab-ı tımar ve sair il erlerinin bu nakiblere yardım ederek şeka­ veti olanlarm elde edilmeleri emrolunmuştur. m Mehmed'in ihniye ıslâhatma ^'^^^^n M e h m e d ' i n emriyle mevâhden mürekkep heyet, ilmiye sınıfımn ıslâhı hakkmda tesbit larmda olarak (1598 Nisan) Pâdişâha takdim ederek

dair olan kanonu ettikleri bir lâyihayı 1006 Ramazanmın iptidabunun aynen tatbikine dair iradesini almışlar ve bu lâyiha kanun Kazaskerlere bildirilerek tatbiki emrolunmuştur i. Kanunnâme Nr,

^ Âfir Efendi kitapları (Süleymaniye
1004,

Kütüphanesi),

s. 7 9 .

244

OSMANLI D E V L E T Î N l N i L M l Y E T E Ş K I L A T I

"Rumeli Kazaskerine hüküm ki. Bir mukaddemeden sonra bu nişan-ı hümâyun verdim ve büyürdüm ki vusul buldıdtta evvelâ kırk akçe medreseden mâzul müderrislerden bir ehl-i ihm tâyin olunub hareket murad eden softa ve gayn varub andan bir ders okuyub müstaid idüğü malûm olduktan sonra yedine tezkire verüb

badehu danişmend olub

yirmi ve yirmi beş ve otuz akçe medreselerde üç ay ve hâriç med­ reselerde beş ay olub ve iki ve üç medreseye hareket-i misiUüye edüb ve dâhd medreselerinde altı ay olub zikrolunan medariste iki seneyi tekmil etmeyince ve sahihçe vech-i meşruh üzere hareket ettiği sabit olub yedine tezkire verilmeyince semâniye'ye olmıya. "Ve semaniye ve mafevkinde olan mevah, min-bâd vasd

daniş­

mend emrinde taharri edüb hücreden ziyade danişmend olmıya ve bu nöbette ve bundan sonra midâzım olanlarm eşkâh yazıhp hıfzolunmak gerek; hâlen midâmezette olanlar gelüb eşkâllerin yazdırub yedine tezkire almaymca midâzemet etmeye ve menasdıta olanlar fî-mâbâd mülâzemete geldikçe yazda. Zira bir midâzım fevt oldukta bazı ehl-i tezvir kendu ismi ve babası ismi veyahut mücerret kendu ismi muvafık olmakla tarika duhûl edüb hde etmiye kadir olmaya. *'Ve bazı eşirra vüâyette karar edemeyüb gelüb danişmend olub ihmden bî-behre olmağla mevah hizmetlerinde dahi olamayub birer tarîkle bahçe (bostancı ocağı bahçeleri) ve fırm (saray fırmlan) ve öküz amban hocası olub nöbette bu tarîkle yüz kırk nefer midâzım kaydolunmuş; beş, altı nefer kimesne olagelmiştir. Bu bahta dahi ihtimam olunub altmış üç (963) senesinde müteveffa Abdurrahman nöbetinde kaç nefer kimesne midâzım olmuşlar ise yine ol miktar ahnub ziyade alınmaya; onlar dahi hoca olduktan sonra kazaskerinden tezkire alub ismi ruznameye "Haremeyn-i muhteremeyn'den gaynda teşrif kaydoluna. olmaya ve

kenar medreselerinden midâzım alınmaya, meğer kadimden almugelmiş ola ve elh akçe medreselerden muîd ahnmaya, meğer sahibi vezir-i âzam olub hayatta ola. V e min-bâd mevtadan (yani vefat etmiş bir müderrisin talebelerinden) dd nöbetlik mülâzım

daniş­

mend ahnub maadası tevzi oluna (yani müderrislere verile).

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

245

"Ve bazı mevalinin filândan mütekaid deyu bir emr-i itibarı ile nice mülâzımı abnur. Âsd ne ise ol balde kaç mülâzım verirse yine ol miktan almub ziyade abnmaya. "Ve min-bâd kuzât, İçel'de müderris olmıya ve kasabat kadı­ larından yerinde mevleviyyet bükmü verilenlerin mülâzımı alınmıya; nihayet sair kasabat kadılan gibi müddet-i örfiyye itibarı olmıya, ol şerefe bu denlu riayet kâfidir, lle'1-ân olanlar bu veçhile olub min-bâd kimesneye ol itibar olunmaya. "Kenarda iki terakki ve içel'de bir terakki memnu ola ve iç medreseleri kırk akçeye vannca iki yd medreseye mutasarrıf ola­ lar; ve bazı ismi mevcud resmî mâdum medaris bi'l-külhyye merfû olmağa mecal yoktur. On ve on iki yd mukaddem kazaskerlerde *ij sika ve mûtemed ve müseUemü'1-kidl olanlar vere geldikleri medaris verilüb maadası r e f oluna; zira bazı kimesneler gelüb içel'den mü­ derris namına olub terakki de fariğ olub elh, altmış akçe kadı olur, bu tarîkle tafra edüb zaman-ı kahlde meuasıb-ı celdeye vâsd olmuşlann nihayeti yok imiş, min-bâd olmaya. "Ve kırk akçe medreseye vannca mâzuller bir matlabta cem olduklannda birisinin fazdet-i bâhiresi olur ise rey kazaskerindir; ve eğer zamana nazar olunursa azdde takaddüm ve sebak mukayyed olmayub midâzemette takaddüme itibar oluna; zira bâ­ lâda zikrolunduğu gibi bazdan bir tarikle az zamanda bir, iki matlaba vasd olub kat'-ı neye gadr olmaz. "Ve yeni midâzım üç seneyi tekmd etmeyince mansıb ve­ rilmeye ve akçe verüb mansıb alan kuzâtm akçe de aldıklan meşhur ve mütevater ibret olur. "Ve kaza kaddarı iki sene tamam mansıblanna mutasamf olalar ve bdâd-ı kasiye de bazı medaris olub midâzımin kabıd etmemekle bazı ecânibe verdüb ve terakki olunub olıcak sebeb-i azd ola ki gayra mûcib-i

paye eder ve bazısı medariste eskiyüb

batice hareket eder, zikrolunan (mülâzemete) îtibar olub kimes­

badehu birer

tarikle gelüb midâzımm tarîkine duhûl edüb menâsıb-ı dmiyyeye vâsd olurlar. Bu cihetten çok kimesne bi-gayr-ı tarîk bebremend olur; min-bâd ol makule medaris cihat ruznâmesi'ne ol tarîkden midâzımin beynine duhûl olunmaya. "Ve bazı kimesneler şehremininden veya zevayitten bir kaç akçe ulufe peyda edüb edna midâbese de mülâzım olub emed-i kaydolunub

246

OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M Î Y E T E Ş K İ L A T I

bedîd ve ahd-ı baîde gelince medaris bekleyüb yoliyle midâzım olanlara muzabim olur. Bu kaide mevali-zâdelere gaynda cari olmaya. "Ve min-bâd ruznâmelerde işaret oluna ki bu cihetten ve etraf hazinelerinden ıdûfeye mutasamf olanlardan ve yeniçeri ve sipahi ve topçu ve kalafatçı ve gayndan midâzım ahnmaya, zira bunlann ulufeleri cündî akçesidir, tarikle alâkası yoktur. Zikro­ lunan taifelerden ehl-i ihm olanlar mevah-i izam hizmetlerinde olub tarikleriyle midâzım olalar ve tarik-i mezkûre de midâzım olanlara imtihansız mansıb verilmediğinden verilmiye; gayn ulufelerine hüküm verilüb ol îtibar de mansıb meselâ on akçe mahsustur,

ulufesi olana yirmi beş ve yirmi beş akçesi olana otuz üe mansıb verilmeye; zira bu mânanm fesadı zahirdir ki zikrolunan taifeden birer tarikle otuz ve kırk akçeye mutasamf adamlar vardır; ol itibar olunur ise ihtidadan kırk akçe ve eUi de mansıb verilmek iktiza eder; ol bâb münsed olub saire verildüğü üzere verile. "Ve bir matlab'ta tarik-i mezkûrdan ve bahçe hocahklanndan midâzım olanlar üe mevah-i izam hizmetlerinde midâzım olanlar cemolundukta tarîk de midâzım olanlar bir y d takdim oluna. "Ve bazı kimesneler ehl-i ilim ve müstaidüz deyu midâzım olmasım rica etmekle ol

bahta hatt-ı hümâyun sâdır olur ise ol

asdlar nöbet olmaymca midâzım olduklarma rızay-ı hümâyunum yoktur, ol mûtemedler müstahik ve müstaid olduklan takdircedir. Tekrar arz olunub nöbet te'hir oluna. "Ve hâlâ

paye müderrisleri ve dahi aşağdar beyninde daniş-

mendsizlik ayıb olmağla danişmendi olmıyanlar levm-i akrandan ve belki tabakalarda azhnden havf edüb bir alay cahü danişmend edinmekle tarika bu cihetten küUi halel gelmiştir; imdi müderrise, danişmendsizlik ayıb değüdir ve belki ayıb olan câhü danişmend tutmaktır. " M i n - b â d müderrisler danişmend emrinde tamam taharri edüb müstahik ve müstaid olanlan danişmend edinüb câhü olanlan emrime muhahf danişmend edinmekten be-gayet ictinab ve ih­ tiraz oluna ve bu emr-i lâzımü'l-inkiyadımı min-bâd mukarrer tutub ve bu hükm-i hümâyunumu hıfz eyhyesiu ki sen ve senden sonra gelen kazaskerim daima mazmun-ı hümâyunı üe amel edüb aslâ ve kat'a hüâfma cevaz gösterilmiye. Tahriren f i evâü-i şehr-i Ramazan, sene 1006."

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

247

Medrese ve müderris nizammm bozukluğunu ve buna karşı alman tedbirleri gösteren bu ferman bir müddet sonra tatbikten kalarak eski bozukluk ziyadesiyle devam etmiştir ki bunu meşhur K o ç i Bey'in I V . M u r a d ' a takdim etmiş olduğu lâphasmdan anlamaktayız. Koçi B e y eski devirlerdeki ulema ile kendi zamammn ara­

sındaki farkları ve Osmanh hükümdarlannm ulemaya karşı olan hürmet ve riayetlerini beyan ettikten sonra medreselerin bozuk­ luğu hakkmda şu malûmatı vermektedir i. "Hâlen tarik-i ihm dahi fevkalhad mütegayyir olmuştur ve aralarında cari olan kanun-i kadim tenezzül bulmuştur. Mukad­ dema bir talib-i ihm danişmend olmak murad eylese ulemadan birisi müteharrik olub evvelâ ondan mahreç dersi okuyub istidad ve hyakatini müşahede ettikten sonra müderrisinden birine gön­ derirdi. Ondan birine, ondan birine böyle böyle hariçte ve dahilde ve sahnda nice müddet danişmend olub badehu murad ettiği yerde karar edüb yolu geldikte mülâzım olub ruznâmçe-i hümâyun'A namı yazılırdı. Yolu geldikte sahn dânişmendlerinin eskileri - k ı ­ demleri- ki muîdlerdir her birine birer tetimme tâyin olımub onda sakin olan suhtegân taifesine ifade-i ulûm ederlerdi. "1003 (1594) tarihine gelince sahn muidlerinin şimdiki mü­ derrisler kadar vaka ve itibarı var idi ve danişmend olub nice zaman medariste iştigal-i ilm etmeyince mülâzım yazılmazdı. V e kimse kimsenin icazetsiz danişmendin almazdı ve tarîk-i ihm fev­ kalhad pâk ve mazbut idi. 0 1 sebebten içlerinde cahil ve ecnebi olmayub her biri yolu üe gelmekle eğer kuzât ve eğer müderri­ sinden cümlesi üim ve dini mükemmel ırz ve vakar sahibi adamlar olub müderrishği hahnde üm-i şerife ve mansıbı hahnde din ve devlete istikamet üe hizmet edüb ibâduUaha nef-i mahz olurdu. "Nihayetül-emr 1003 tarihinden beru bu intizam bozulub E f e n d i bir kaç defa

mukaddema şeyhuhslâm olan S u n u l l a h

bi-vech mâzul olub ve kazaskerler dahi tiz tiz mâzul olmağla yerine gelen azU havfina düşüb vükelây-ı devlet üe müdaraya muhtaç olub huzur-ı hümâyunda hak sözü söylemekten kadüar ve her­ kesin riayet-i batırma mukayyed oldular. ^ Kofi Bey Riıaleri, 1277 aenesindeddti baskı, s. 10.

248

OSMANLI DEVLETlNÎN İLMİYE TEŞKİLATI
"Metaneti olan mü'min-i kâmil azlinden dahi korkmayub aleyh

kelâm-ı hakkı söyler. S u n u l l a h

E f e n d i rahmetuUahi

bir kaç defa mâzıd olmuşken yine kelâm-ı hakkı söyleyüb emr-i din ve devlette kat'iyyen müsamaha etmediler idi. 01 sadr mü­ samaha yeti değddir; riayet mahalh değildir. Giderek her mas­

lahata hatır karışmakla ve her emirde müsamaha olunmakla
nâ-müstahaklara hadden ziyade mansıblar verdmek iktiza edüb kanun-i kadîm bozuldu. Kazaskerler dahi zaman-ı kaUlde bî-vech mâzul olmagila iç­ lerinden tama ve haris olanlar zaman-ı mansıbı fırsat ve fırsatı ganimet bdüb menasıbm ekserin rüşvet de nâ-ehle verir oldular ve midâzemetler dahi yolu de olmayub satdmağa başlıyalı voyvoda ve subaşı kâtibleri ve avâm-ı nâstan niceleri beş, on bin akçe de mülâzım olub

badehu zaman-ı kahlde müderris ve kadı olub

sahn-ı ihm cehele ile dolub iyi ve kem belürsüz oldu. Ekseriya zulüm ve teaddi edüb nâm-ı ulemayı keşide kdan o makule ce­ hele ve ecnebderdir; yoksa tarîk-i dme hizmet etmiş ve yolu de gelmiş ulema hâşa ki haktan udûl i d e . . . *'Bu abd-i fakir İstanbul'a, geldiğimde eğerçi ulema-i izam

şimdiki gibi badem ve haşem esbabı değddi. Lâkin bir müderris dâderi yoldan geçse halk-ı âlem ikbal-i tam ve küllî

tazim ve ih­

tiram ederlerdi. Irz ve vekarlan kemalde idi, her biri halk naza­ nnda müctehid mesabesinde muazzez ve mükerrem idi. Menasıb-ı dmiyye şefaatle verdmek reva değddir; ^ 1 âlem kangisi ise ona gerektir. Tarîk-i kazada medar ihmdir. Sinn ve sâl ve haseb ve neseb değddir; seccade-i şeriat âhm ve âdd olanlara gerektir. Medreseler dahi dekayık-i dmiyye istihracma kadir olan­ lara gerektir; bir cahd mücerred eskidir deyu bir âhme takdim inde't-tahkik cevrdir...

"Amma cümlenin mebdei, midâzemettir; şöyle ki mevah mü­
lâzemeti satmayalar ve her birisi midâzemeti erbab-ı istihkaka vereler, tarik-i ihm zaman-i kalîlde muntazam gahb olur. "Ve teşrifi midâzemetler dahi çok verilür oldu, arpalıklar, vazifeler olur ehl nâ-ehle

hadis oldu. Birine arpalık veyahut vazife olsa teşriften

nice midâzım yazalar ve her maddede midâzemet kanundan zi­ yade olunur oldu.

arzlan dinlenmez oldu. .İ L M Î Y E MESLEĞİNİN I S L A H I H A K K I N D A 249 "Bu asırda diyaneti ve emaneti olmıyan nice kazaskerler gün gün midâzemetler yazub ruznâmçe-i hümâyunu doldurdular ve nicelerine terakkder edüb bir. bunlara bir tedarik göridmezse halleri diger-gûn olur bunun tedariki midâ­ zemet zabtiyle olur. iki ydda bir yeni midâzımı yüz elhye çıkarddar.. sonra gelenler bu dersler felsefiyyattır deyu kaldınb hidaye ve ekmel derslerini okutmayı makul gördü ve yalnız iktiza-i nâ-makul olmağla ne felsefiyyat ve ne hidaye ve ekmel kaldı. asır başlarmdan îtibaren medreselerdeki tedris hayatından bahs ile müspet ihmlerin ehemnüyetini anlattığı sırada "sadr-ı evvelde yani tslâmiyetin ilk zamanlannda meneddmiş olan bazı şeylere takdarak bundan maksad ne olduğunu anlamadan sonraki devir­ lerde eski zihniyette devam edddiğini beyan ettikten sonra F a t i h S u l t a n M e h m e d medaris-i semâniyyeyi bina edib kanun üzere şugl oluna deyu vakfiyesinde Haşiye-i tecrid ve Şerh-i mevakıf derslerini tâyin etmişti.. müfessir allâme K a d ı Beyzavî'nin (Jjlı< «Uja! Ve'l-kamere kademfthn menâzil) âyeti tefsirinde aym her menzile nüzulünü bir vakitte olarak gösterdiğine itiraz ederek bımun bazen gece yansmda bir menzüden diğerine ve bazen bir gecede iki menzile hareket ettiğini ve her menzil takriben on üç derece hadd-i muayyen olduğunu ve kamerin seyri bu suretle bazen on bir ve bazen on beg derecede bulunduğunu ve bunlarm aslım bilmek için de heyet (Kozmoğrafya) bilmek îcabettiğim beyan ediyor. gayet hor ve zeHl olmuşlardır. kanundan ziyade ki midâzemet verilmeye ve erbab-ı istihkaktan gaynsı aimmıya. yirmi adam tahb olur. gadrine muttali olunduktan sonra cezası verilmek gerektir. fakr-ı faka canlanna geçti. "Kaza ahvaliyle takajryüd ehemm-i mühimmattandır. bir subaşı ve bir haraççı şikayetiyle manBiblan başkalarma verihyor. bununla Rum'da (Türkiye'de) sûk-i dme kesad gelüb ehh inkıraza karib oldu" dedikten sonra." Kâtip Ç e l e b i kendi zamanmdaki daha doğrusu XVII. hendese bden bir fetva sa­ hibi de hendese bilmiyen fetva sahibi ve keza coğrafya ve kozmografya bden bir müfessir arasmda* bir mukayese yaparak kadı^ K â t i p Çelebi.. ol cihetten kuzât ahvali muhtel ve müşevveş olub aralannda müzahame kemahnde olmakla bir kadı iki yd midâzemet de mansıba nad olmaz oldu. bî-sebeb niceleri azlolunur. birine verihcek maadası tehî kalur. bir mansıb çıksa on beş. her biri sâd mertebesine vardı.

10). K â t i p Çelebi Şeyhülislâm B a h a t Efendi'den("Tulfitt'ş-şems mine'I-magrib) heyet kaidesine tatbik olunur mu? AlU ay gündüz. msıf hakkıdır dedi. hendese bilen müftü ise hakkı bir akçe­ dir diye fetva verir. . ı KâÜp Çelebi (j^'5 /ljU»tl J jJ-' öl > Mizanü'l-hakk fi IhtiyariHehakk ) isimli eserinde ( S. Mekke'den gayn yerde cihat-ı erbaa kıble olur mu ?" diye üç sual sormuş. hakkı budur deyu hükmeyledi. eni ve derinliği dört zira bir kuyu kazdırmak istese ve bunu sekiz akçeye pazarlık etse kuyu. cevap vermiş. " . 11). hak dahi budur.250 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI ların mutlak surette riyaziye. Bunlarm aslım bilmek murad eden riyariyyat gömüye heves eyUye" diye tavsiyelerde bulunmakta ve bu suretle medre­ selerde heyet. coğrafya ve hey'et bilmeleriuin zarurî olduğunu beyan etmektedir i. alU ay gece olduğu yerde beş vakit namaz nice kdınır ve nice oruç tutulur. siz ki kaddarsız. Yine K â t i p Çelebi (£^adı-i mûhendia ihgayrı mühertdia A>üfcmüdür) başhkh yazısiyle şu iki misali veriyor. Bir kimse tuli ve arzı yüz zira' olmak üzere bir tarlayı âhara bey' edib teslim mahallinde tuli ve arzı altışar zira' iki tarla verdi. Ahmed zamamnda Celâliler temizlendikten sonra 1018 tamim edilmiş olan uzun bir Recep (1609 Kasım) tarihiyle adalet fermanmda adaleti temsil edecek olan kaddardan acı acı şikâyet eddmektedir. rizaziye ve coğrafya tahsilinin ehemm olduğunu beyan etmek­ tedir (S. o da yanhş olarak. a. sonra bir kadı-i mühendis bulub dâvayı dinlettiler. çünkü Müftü efendi coğrafya ve heyetten bihaberdi. 10. diğer ikisini cevaplandmnamıştır. boyu eni derin­ liği iki zira' bir kuyu kazarak dört akçe taleb eylese arada çıkan para ihtilâtaa halletmek için kadıdan fetva istenilse hendese bilmeyen müftü bunun yansım yani dört akçeye hükmeder. Bu fermanda dikkate şayan ve ibret aimması îcabeden bazı kısımları aşağıya naklederek o tarihte halkm mâruz kaldığı acıkh durum hakkmda bir fikir verebiliriz. Aralarında ^jr niza' vaki olub bir kadıya vardılar ki hendese bilmezdi. I. nahiyelerünüzü nâiblerünüze dtizama ve­ rüb bir canibten siz ve bir canihten nâibünüz voyvodular de mütte­ fik olub karye be-karye gezüb reâyâ (köylü) ve berâyânm müft ve meccanen koyun ve kuzu ve tavuk ve yağ ve bal ve arpa ve saman ve odun ve otlaklarm çeküb alduğunuzdan mâada her kasaba ve Yine K â t i p Çelebi aym müfessirin aedd-i takender hakkmdaki mütalâasmı da tenkid eyliyor ( Ol**^' cAi Beyne's-seddeyn) âyetinin tefsirinde K a d ı Bey­ zavî'nin mabeyn-i dbal demekle bunun Ermeniye ve Azerbaycan olarak tefsir edildiğini bu doğru olmayıb doğrusunu bilmek isteyenlerin coğrafya fennini bil­ meleri lâzım geldiğini söylüyor (Mizanü'l-Hakk. . Şeyhülislâm bunlardan birisine. çünkü iki zira kuyu dört zira kuyunun sekizde biridir" demektedir. . 9) bir kimse boyu.

. ikişer kuruş sicili ve hüccet akçesi ve muhzır ve hizmetkâr akçesi aldıktan sonra kefilnâme akçesi deyu voyvodalara külli akçe aldurub ve maldar kimsenenin olanca malın ehnden almak içün sicülde töh­ met-i sabıkası mukayyiddir deyu zaleme taifesinin ehne suret-i sicili verüb ve fesadı sabit olanlardan rüşvet almağla fesadlarma müte­ allik olan mevaddı sicilden çıkarub sahb ve dindar kimesnedir deyu ehne hüccet verüb ve müfhs ve medyun olan mültezim­ lerden bir kaç kuruş ve altm almağla mütemevvil ve maldar ki­ mesneleri bî-haber iken mültezime kefil yazub ehne hüccet verüb . tmdi kuzât ve nüvvâb.İ L M İ Y E MESLEĞİNİN ISLAHI H A K K I N D A 251 karyeye karib geldüğünüzde yeni makbereleri sayub. . . . reâyâ ve berâyâya zulüm ve teaddi eyledikleri için azl ile ve nefy-i beled olmağla konulmayub şer'i ile gereği gibi . . . Reâyâ ve berâyâya nice tekhfler edüb emr-i şerifte ne veçhile ferman olunmuştur diyenleri emre imtisal eylemedi deyu sicilleyleyüb hakkmdan gelmek lâzımdır deyu zaleme taifesine ahzettüriib külli malm alub ve aldınıb ve istediğiniz kariyenin hanesini mücerred celb ve ahz için defter-i cedide muhahf ziyade yazub cebren ona göre hane akçesi cem edüb bunun emsah envâ-ı zulüm ve teaddi eylediğiniz mesmû-i hümâyunum o l m u ş t u r . defter edüb badehu mahalhne varub bunlar ne zamanda fevt olmuş­ lardır ve bımlarm metrukâtı nice oldu? Ne için bize haber eylemedin ? Ve bizden izin almadan defneylediniz deyu taaddi edüb ve kefereden mürd olanlardan bir kaç kuruş almaymca defne izin vermeyüb ekserinin veresesinden sagîr ve sagİre ve gaib ve gaibe olmayub cümle hâzır ve kibar (büyük yaşta) olub kısmet taleb eylemezler iken cebren müteveffanm muhallefatmı yazub iki yüz akçe değer esvabı bin ve bin beş yüz akçe pahaya tutub kısmet bahanesiyle beğendüğünüz esvabı çeküb alub ve sizden mukaddem kadı olanlar bir defa kısmet eyledüğü müteveffa içün kısmet ol­ mamış ve bazı esvab gizleyüb rüsum kısmına gadreylemişsiz ve voyvodalar­ tekrar kısmet lâzımdır deyu kısmet edüb la müttefik olub bilâ-emr kasaba kasaba karye be-karye bî-günah Müslümanları teftiş edüb maldar olanlara sen mal bulmuşsun ve Celâh sende çok akçe ve esvab komuş deyu ahzettirüb ve hin-i teftişte Müslümanlar iyi kimesnelerdir dediklerin a y n ve bî-namaz dediklerin ayn ve bu kimse yabandan gelmiştir bilmeyiz ve yara­ mazlığın görmedik dediklerin ayn ferden ferda sicüledüb ve bir­ birine kefil verüb tekrar sicilledüb her birinden birer.

. teşkdâtı gayretlere rağmen yine düzelememiş. on beşer akçe almaymca hizmet tevzi eylemez. gerçi bazısı ehl-i ihm olur.252 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I haklanndan gelinmek lâzım gelmiştir denildikten sonra bundan böyle dürüst hareket eylemeleri emrolunmuştur.. Yine bu Hezarfen hususta X V I I I . zamanede ise okumak yazmak vadileri bdkülliyye metruk ol­ muştur ve ekser ulema ümeradan fark olunmaz. asrm âl-i Osman) ortalannda yaşamış J J U l ^J. Zira zamanede mehadim zümresi riayet olunub bir nice ehl-i ihm paymal olub ayakta kalmıştır. kadı zulme nza vermese ehl-i örf teaddiye kabd olmazlar yine fesad kuzât tarafındandır. mufassal adalet fermanmm kaddara dair olan ve bir kısmmı kaydettiğimiz satırlar Celâhler zamanında halkın hem bu şakilerden ve hem de kadı ve nâib ve voyvodalardan çektiklerini göstermektedir. "İmdi pâdişâh kazasker ahvalini tecessüs edüb bazı kimesnelere ihyanen mahfi akçe ile kadılık aldırıh bâdehû kim etmiş ise . Bu.a^ eserinde isindi olan Tel­ Hüseyin Efendi. ( ö l ^ JT hisü'l-beyan fi Kavanin-i müderris­ ler ve kaddar hakkmda şunlan yazıyor : "Pâdişâhlara lâzımdır ki ulema zümresini muazzez ve müker­ rem tuta. kazaskerler gayet dindar ve perhizkâr ve ehl-i ilim adamlar gerektir. lâkin medyun olduklan için kazasker olduklan gibi kazalan bey'i min-mezid edüb ve düyun de olan add mi eyhyecektir? kazaya vasd Ehl-i hizmetten hane basma onar. Murad'm Bu hususta istikran ve mehmaemken zaleme ve mütegaUibelere mühim tesiri karşı adaleti temin için Vezir-i âzam K u y u c u M u r a d şiddeth hareketin P a ş a de daha sonra gösterdikleri Fakat dmiye göridmüştür. kadı ve nâiblerin çoğu vazifelerini sû-i istimal ederek çeşith bahanelerle halkı sızdırmalannm önüne geçdememiştir. Haraççı ve avanzcı kadıya murad üzere vericek (yani rüşvet verince) reâyâ üzerine yüklenir. Müddet-i medideden beri mâzul ve müstehiklere kimseye danışmadan mertebesi olan mansıb de behremend kılma. fakirü'l-hal olanlanna vezâif ve atâyâyı diriğ buyurmıyalar ve içlerinden fazd ve kâmil perhizkâr ve muttaki olanlarım mümtaz kdub müteşerri ve muttaki olanlara şâirlerinden ziyade riayet eyhyeler ve mahfice bi-garez adamlar ile herkesin ahvahni tecessüs ettürüb ol makulelere sürrecikler göndermekle hatırlarm ele alub saire dahi iyihğe rağbet hasd ola. IV.

1141 H .bunun kazaskerlerin ruznâmelerine kaydeddmesi emrolunmuştu *. (1728 M. arz.) senesinde kaza kadıhklarmm kıdem sıra­ siyle iki sene müddetle verilerek azh mucip hali göridmedikçe azledilmemeleri ve midâzemet tarihi aynı olardann tâyinleri hahnde imtihan yapdarak muvaffak olanlarm kaddığa tâyin olunmalan hakkmda bir kanun çıkardarak . tene 1141. .İLMİYE MESLEĞİNİN ISLAHI HAKKINDA 253 yüzleştirüp cezaeına göre ceza eyliye.. Kitabınuzm sekizinci bölümünde medreselerin gelince bozulması kısmmda ve aynı bölümün baş taranndaki kanunda göriddüğü üzere müderrisliklerin de bozularak medreselerin mühim bir kısmı eldiyetleri kâfi olmıyan ^ Raşid tarihi. .k i eskiden beri mevcut olup tat­ bikten kalmış olan kanunun tekidi demekti. anm gibderi mansıba vasd oldukta sabra mecal mi kalur. İçlerinde mürtekip olmıyanları ender idi. cizye ve valilere ait imdadiye-i hasariyye ve sejeriyye ve sair tekâliften bir akçe hde almıyacaklardı. Bundan dolayı bir kazaya kadı tâyin edden zat müddetini tamam doldurmadan azlolunması ihtimahni gözönüne alarak ve kazasker dairesine senelerce midâzemeti düşü­ nerek paraya olan ihtiyacı dolayisiyle vazifesini sû-i istimal eylemiye mecbur olurdu... Yine bu kanun mucibince mevah de kadı ve naiplerin şer'î hüccet. sicd ve mürasele ve nikâh akdi ve azad kâğıdı (Itık­ nâme) miras taksimi gibi şer'î muamelelerin her birisine tâyin olunan rüsumdan başka gerek avanz... Zahmi reâyâ üzerine tasallut eylemek kurtları koyun sürüsüne sahvermektir. zeyli ÇeUhi-zâde. 46.. s.. aç kurt gibi reayaya saldırırlar. asır ortalannda X V I I I . asnn ilk yansma kadar kazalara kadı olacaklarm çoğalmalarma mebni kazasker bu kadılıkları üçe ve dörde bölerek verip bundan başka bazdan müd­ detlerini doldurmadan azlolunarak yerleri dtimas ve rica de diğer­ lerine verihr olmuştu. sairi dahi anı görüb iydiğe heves edeler ve kaddar kesret-i zaman tevkiyet de medyun ve zar ve ser-gerdan gezerler kâh medd ü kasra uğrarlar." Yine X V I I . Müderrislere . nüzl. Kadılık ahkâm-ı şer'iyye icrası için iken hâlâ halk malmı ne yüzden almıya ve adi ü dâd de meşhur olanlan vakti geldi deyu azl eylemeyüb ibka buyuralar.

= 1 7 5 0 M .'illjjİA. ehl-i ilmi. ' Sen ki Vezir-i âzam ve vekil-i mutlakımsm şeyhulislânu olan ıdemay-ı âlâmm el-yevm mert olan tarikat-ı resmiyyelerinin fi'l-ael vaz' ve tertibi. Erzurumlu S e y y i d F e y z u l l a h Efendi'nin oğludur. Â h m e d zamanmda da ( X V I I I . Mustafa'nın meşhur maktul. olma­ verdmiş ise de bu hususta I . ol 01" mantuk-ı şerifine riayet eylemeleri için hassaten şeref-yâfte-i sudur olan hatt-ı hümâyun-ı diyanet-meşkunum mahalline kayıd ve hıfzolunub mazmun-ı itaatmakrunu ilâ maşâallah muteber ve düstûrü'lamel tutula" (tzzi Tarihi. M a h m u d devrinde ıslâh işi daha ^ S e y y i d M ü r t e z a E f e n d i . Bu sınıfın ıslâhı hakkında emirler I I I .liL. asnn dk yansı) bazı ciddî tutulmuştur. sen« 1163). II. ) . M a h m u d iffet ve ehhyetine vâkıf olduğu Ana­ dolu Kazaskeri M ur t e z a Efendi'ye Rumeh Kazaskerliği pa­ yesi vermesini mütaakıp onu şeyhuhslâm tâyin e d e r e k d m i y e sım­ fınm ıslâhı hakkmda Vezir-i âzam vasıtasiyle kendisine bir hatt-ı hümâyun göndermiştir (1163 H . Bu iş için I .254 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I müderrisler eUnde kalmış ise de bu müesseseler adaleti tevzi edecek olan kaddık müessesesi gibi şer'î ve hukukî işlerle meşgul dığmdan zararları kaddara nisbetle daha ehven idi. varak 28. . meşayih-ı islâmiyye duacdanmm adem-i itinalarım mûcib ve bu halet dahi talib-i medrese ve mülâzemet olanlann ihtidayı duhûl­ lerinde gereği gibi tenkih ve temyiz olunmalarım müstevcib olduğu cihetten ukde-i nizamı muhal ve kaide-i intizamı muhtel olduğu sem'i hümâyunuma lâhik olmağm medar-ı iftihar-ı din-i mübin olan böyle bir tarik-i mergûbun pezirây-ı ihtilâli bir türlü caiz olmadığma binaen fi-mâbad bu mühim hatîre meşayih-i islâmiyye dâilerim taraflanndan fevka'l-gaye dikkat ve nâ-ehle ve na-müstahikka medrese ve belki mülâzemet verilmeyüb "Lji»! vl. Medreselerin ıslâhı hakkında zaman zaman fermanlar tamim eddmiş ise de dtimas ve himaye yüzünden bu emirler tatbik eddmiyerek yolsuzluk devam etmiştir. S u l t a n Mahmud'­ un bizzat kaleme ahp gönderdiği bu hatt-ı hümâyunda mülâzemet ve müderrishk yolunun bozularak dtimas ve himaye ile ehhyetsiz kimselerin müderris olduklan ve dim yolunun bu gibderden temiz­ lenerek medreselere ehlinin tâyin eddmesi emreddmiştir*. na-ehlden tefrik ve talebe-i ulûmu tekıml-i mevadd-ı fünûna has ve teşvike mebni iken ahd-ı karibten berü bazen kesret-i şufaa ve bazen terahüm ve şüfaat ve rica zuhuri.

Şeyhülislâm. başı*.291. asır sonlarma kadar daba bozuk olarak devam eden hak ve adalet işlerinin bilhas­ sa 111. Bu fermanda kaddarla naiplerin halka yaptddan fenalıkların kaldırılması ve kaza idaresinin âdd bir şekd alması beyan edddikten sonra : ^ Bu 1789 tarihinde Rusya ve Avusturya üe olan 1787 seferi devam etmekte olduğundan gerek vezir-i âzam ve gerek yeniçeri ağası muharebede ol­ duklarmdan devlet merkerinde Sadr-ı âzam vekih olan sadaret kaymakamı ve yeniçeri ağası vekUi olarak da sekbanbaşı bulunuyorlardı. Sekbanvekilleri ocak ihtiyarlan diğer bazı devlet ricahni tophyarak evvelce kaleme aldırdığı ıslâhat lâyihasım rikâb Reisülküttabma okutturduktan sonra bu hususta mecliste hazır olanlann mütalâalarım sormuştur. mansup ve mâzul Kazaskerler de Defterdar. O tarihte Anadolu Kazaskeri bulunan H a m i d i . s. Fdhakika şeyhuhslâm konağmda müteaddit defalar akdebulunan M e h m e d Mus­ Kâmil Efendi'den îtibaren bazdannm mütalâalarım dinlemiş ve dden meclislerde kaddara idarî işlere vah ve askerî ıslâhata dair kararlar verilmiş ve kaddara taallûk eden ıslâhat hakkmdaki karar üzerine Rumeh ve Anadolu kazaskerlerine hitaben ferman göndermiştir *. Reisülküttap. kuzât ve nüvvâb hususlan ve mezahmlerinin refi senden matlûbumdur". IV. e.ÎLMIYE MESLEĞİNİN ISLAHI HAKKINDA 255 jjj gjjjm Yukandan beri ferman ve gördüğümüz üzere müteaddit şöyle MmmnnJııiri kanunlara rağmen düzelmek ilmiye ıslâhatı hakkmda görülmüş ve dursun X Y I I I . dedikten sonra diğer hususlan da îcabedenlere tenbih ederek mükerreren ictimalar akdiyle yapdacak ıslâhatı bir karara bağlamalarım emreylemiştir. Cevda tarihi. ^ Edip Efendi tarihi (tkinci kısım).z â d e tafa müzakerenin sonunda şeyhuhslâm Efendi'ye : " — Efendi. s.) 'de olmasım mütaakıp dmiye ıslâhatım da ön safta tutmuş ve eülûsunun on birinei günü kendi riyasetinde olarak sadaret kayma­ kamı. (1789 M. 19 (Rumeli Kazaskeri Y a h y a Tevfik ve Anadolu Kazaskeri M e h m e d E m i n Efendilere hitaben olan ferman sureti). ele aimması diğer askerî ıslâhat gibi zarurî hükümdar Selim 1203 H . .

256 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I 1 — Arpalık ve maişetlerin iltizam suretiyle naiplere maktûan verilmiyerek emanet tarikiyle ve beşte bir ücret mukabilinde ehliyetli ve insafh naiplere verilmesi. e. 4 — Hiç bir surette halka zulüm ve eziyet yapdmaması ve yapanlann isimlerinin kadı defterinden silinerek hakkmdan gehnip yerine münasibinin tâyin edilmesi emrolunmuştur.z â d e de değerh ve faal bir zat idiyse de asırlardan beri biraz daha bozıdarak devam eden dmiye mesleğim cezri bir hareket de ıslâha kalkışmıştı. Hattâ S u l t a n S e l i m bu zatlann İstan­ bul'dan çıkarılmalarım muvafik bulmamakla beraber Şeyhulislâmm istiklâline halel vermemeği kabul etmişti (Cevdet. şeyhuhslâmlığa azimh ve cerbezeh. biç bir suretle kimseyi dinlemiyerek faahyete geçti.z â d e (Sahb MoUa) hakkmdaki sahabet yoUu muamelesinden dolayı S u l t a n nihayet aleyhtar Sadr-ı âzam Koca olmasmdan dolayı S e l i m de muğber olmuştu. Babası zamanmda saraydaki vaizları dolayısiyle Hamidi-zâde'yi tanıyordu. lOS). V. ŞeyhuUglâm mâzullerinden D U t t î .z â d e M e h m e d Arif. bu sıradaki bazı icraatı ve K e ç e c i . M e h m e d K â m i l EfendUeri Kütahya. Bunun böyle ulu-orta hareketi sebebiyle sinmiş olan tstanbul uleması kendisini yıkmak için onun küçük bir sarsdmasmı bekhyorlardı. bımdan başka H a m i d i . 3 — Kadılıklara. İlmiye ıslâhatmda muvaffakiyet elde etmek istiyen I I I . dürüst birisini getirmek istediğinden dk meşveret günü mütalâasım beğenerek beş buçuk ay evvel Rumeh Kazaskerhği payesini vermiş olduğu H a m i d î zâde Mustafa Efendi'yi getirdi (28 Muharrem 1204 = 17 Ekim 1789). t.z â d e . 2 — Anadolu ve Rumeh kaddanndan ihtiyar ve hastahkh olanlardan maadasımn kazalarım naiplere vermiyerek bizzat kaddıklanna gitmeleri. hizmetkâr. H a m i d i .z â d e A h m e d . cebele makulesinden hiç kimse tâyin eddmiyerek imtihansız olarak kadı tâyin olunmaması. icraatma engel olmalan ihtimaline ve duyduğu dedi-kodulara mebni selefi olan bazı şeyhuhslâmlarla kazaskerleri birer bahane de İstanbul'dan çıkartarak arpahklanna yolladı i.z â d e sert ve dürüst harekâtı de de devlet erkânım kendisinden uzaklaştırmıştı. Ankara ve Kegan taraflarma sürgün ettirmişti. M ü f t ü . Paşa'mn bir da kendisine buçuk sene sonra Yusuf tâyininden ^ H a m i d i . S e l i m . .

aksi halde hem arpalık ve mansıp sahiplerinin ve hem naiplerin tedip olunacaklan. Bu ıslâhat fermanımn hulâsası şöyledir *. 4 — Bundan dolayı arpalık ve maişet esbabı efendderin gön­ derdikleri naiplerinin bu evsafı haiz rilmesi. 1). Hamidî-zâde'den Efendi ikinci defa sonra Dürri-zâde olmuştu. Mehmed Yeni Arif şeyhuhslâm şeyhuhslâm. timly TfkiUUı. 7 — Kadılıklara şefaat ve rica üe bir hayh ehhyetsiz kimesnelerin girip otuz kırk senede vardabdecek (sitte) rütbesini elde ^ Bu hususa dair hatt-ı hümâyun: Semahatlû Efendi Dâimiz. evrak Nr. 6 — Arpalık sahipleri veya menasıp erbabınm kazalann birisinin zulüm ve teaddisi duyulacak olmalarma ehemmiyet ve­ olursa kadılıktan tardeddmekle kalmıyarak aym zamanda hak­ tahammidlerinden fazla şehriyye ve haraç almamalan. 5 — Hâkimlerden kından gehnmesi. * Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumuna devrolunan kitaplardan 10 numaralı mecmua. her veçhile icra ve infazı sizden matlûb-ı kat'i-i şâhânemdir (Hatt-ı Hümâyun vesikaları sandık 23.İ L M Î Y E MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A 257 azlonunarak Manisa'da ikamete memur edildi (8 Recep 1205 = 13 Mart 1791). 2 — Kaddar bulunduklan kazalarm ayan ve erkâniyle olan dâvalan mütegallibenin arzulan gibi faslederek hakkı iptal eyle­ dikleri. bir vakitte hUâfmdan kemal-i mertebe mücanebet olunmak üzere ijbu emr-i şerifi iktiza iden mahallere kayıd ve daima nezaret eyliyesiz. 17 . Fî-mâhâd bu veçhile amel ve hareket ve Uâ-maşaallakü Teâlâ düsturü'l-amel tutula. ilmiye ıslâhatı hakkmda pâdişâha bir ariza takdim etmiş ve bu arîza kabul olunarak 1207 Şaban (1793 Nisan)'da hatt-ı hümayunu havi bir fermanla şeyhühslâma iade olunmuştur i. hükme kadir ve âdd olmalan. 3 — Devletin devamı âdü ve hakka dayandığmdan kazalara gönderdecek kaddarm. 1 — G^rek Rumeh ve gerek Anadolu kaddanmn bazdannm cebele güruhundan olmaları hasebiyle şer'î ahkâma vukufsuzluklarmdan dolayı verdikleri hükümlerin gayr-ı şer'i olduğu. âhm.

Bu yeni hatt-ı hümâyunla Rumeh ve Anadolu kazalanna tâyin edden bu kaddara kazaskerler tarafmdan bir üst rütbe veril­ memesi ve bu gibilere verilen bir üst rütbeye itibar olunamıyacağı ve mevcut kanuna katiyyen riayet olunması emrolunmuştur. vak'anüvis Halü Bey tarilıi. 10 — Rütbesinin üstünde menasıba ve hevaya kayıt üe kat'-ı meratip ettirilmemesi ve üç ayda bir olan kazasker divan­ larında herkes rütbeleri derecesinde yer alması ve hiç bir kimesneye rica ve şefaat ile mansıp verilmemesi *. Kaddar hakkmdaki bu kanun Üân olunduktan bir müddet sonra 1208 Cemaziyelevvel ortalarmda (1793 Aralık) bir hatt-ı hümâyunla evvelki kanuna ilâveler yapdmıştır. Mansıp muvakkıtı ve mutasarrıfı olan kaddarm Kazasker divammn gaynda menasıp ve heva de terfi edememeleri emro­ lunmuştur. sandtk 23. altı bin olup bunlarm bir nizama bağlanması îcabeylediğinden kazaskerleriyle kazasker badema mansıp vermek usulünün Rumeh ve Anadolu tahdidi de şeyhuhslâmlarm üç ve bdfül mazûUerinin ikişer ve İstanbul kaddı- ğmdan mâzullerin birer kişi için mansıp vermeleri ve bu suretle fazla mansıp verdmesinin tahdidi. 8 — Kaddarm mevcudu beş. 9 — İmtihansız mülâssemet verilmemesi ve imtihansız kadı tâyin olunmaması.258 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I etmeleriyle kadılardan ve ulemadan pek çoklannm geride kalarak mağdur oldıddarı. . evrak Nr. Bu son hükümde 1207 ve 1208 dmiye ıslahâtmdan bahsedddikten sonra buna aşağıdaki maddeler eklenmiştir*: 1 — Kaddardan birisi tâyin olununca isim benzerhği dola­ yisiyle yüksek dereceh kaddıklan elde etmek suretiyle vukua gelecek hüekârhklan önlemek için tevcih kâğıtlarma babalannm isimleriyle şöhretleri ve vilâyetlerinin kaydolunması ve ederinde 1 Başvekâlet Arşivi. çünkü bu gibder kazaskerler vasıtasiyle bulunduklan rütbelerinin bir derece yükseğini elde ederek üâm almakta idder. 1209 Şevval sonlan tarihh (1795 Mayıs) bir hükümle kaddar kanununa yeni maddeler dâve edilmiştir. i .

. 1 Şeyhülislâm D ü r r i . 2 — Kazasker divanmda ismini hde yazamıyacak kadar cahil olan kimselerin kadı olduklan görülüp bu gibilerin ahkâm-ı şer'iyyeyi infaz edemiyecekleri ve üâm veremiyecekleri tabiî te­ lâkki edderek memuriyet bundan sonra kazalara tâyin edüecek istidalarma kaddann kendi­ istemek üzere verdikleri bizzat lerinin imza atmalan ve başkalanna imza attırmamalan ve aksi halde hem imza attıranm ve hem imza atamn cezalandırdmalan..z â d e olan hükümde şöyle deniUyor : Mehmed Arif Efendi'ye gönderilmiş ". 4 — Gerek mevah ve gerek diğer kaddarm naip kıdlanmıhasta yarak bizzat kadıhklarma gitmeleri ve yalmz ihtiyar ve olanlarm istisnalan. 3 — Vilâyetlerden gelen hüccet ve üâmlann şer'î kanunlara mutabık olmıyanlannm tatbik edilmemeleri. 5 — Arpalık ve maişetlere (ihtiyarhk ve hastalık sebebiyle) tarafmdan naip tâyin olunmak lâzım gehnce naip şeyhuhslâm göridmedikçe tâyin olunmaması.İ L M İ Y E MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A 259 bulunan bir evvelki kaddığa ait tevcih kâğıdına (falan mansıba tâyin olundu) diye şerh verilerek mühürlenmesi*. ecânibten eşhas makuleleri fevt olan kudemây-ı kuzatm menasıblan imza kâğıtlarmm ismi ismine mutabık olduğu halde bir takrib celb Ue bUâ-esas tarike duhûl ve otuz senede kat' ve ihraz olunmayacak rütbelere defaten evrak-ı mürde ile sahtekârhğı irtikâb ederek vusûUeri mesmû olmaktan nâşi H-mâbaad Rumeli ve Anadolu kazaskerleri ihtimam ve dikkat Ue tarîk-i kuzau bu makule memnnâttan olan nesneden himayet ve sıyanet birle Tevcihat divanlarında (Kazasker­ lerin üç ayda bir yaptıkları divan) eşraf-i kuzattan zevi'l-îtU>aT ve ser-levhateyn-i yeminü-yesar (kısm-ı mahsusunda görüldüğü üzere sitte kaddarmdan olup kazaskerlerin sağmda ve solunda oturan tahtabaşı denUen müşavir kaddar) ve muhzırân-ı müsinn ve ihtiyar huzurlarında evrak-i mürde Ue sahte duhûl-i tarîk-i kaza eden eşhasm sahtekârhklan alenen sabit oldukta yedlerinden kâğıtları ahz ve Uga ve ruznâmçe-i kuzattan yerlerin bek ve imha ve (tezkerehane) tâbir olunan yevm-i mahutta âdeten matlablarmda (tâyin sıra defterinde) yazdan erbâb-ı menasıbtan meselâ İnebahtı rütbesinde bir mansıbtan münfasü salise rütbesinde bir mansıba yazılmış olan kimseneyi de'b-i kadim üzere İnebahtı rütbesinden tashih-i tarik eyleyüb kimin defatirinde mansıb oldun ve tevcih kâğıdm mevcud mu? diyerek sair istiknahımuktaziyesUe ve ecvibe iradiyle tas­ hih ve tahkUt eylemek" (Baıvekâlet Arşivi. . 6 — Rumeh ve Anadolu muhzirlerinden maadasmm kapu kethüdalan olmaması. sandık 23).

. lâkin tarîk-i tedrisin nizamına dair bundan akdem sâdır olan hatt-ı hümâyunum mazmunu kemakân ve düsturü'l-amel tutulub bir vecbüe hilâfma hareket olunmıya. Selim. akar ve vakfın mahkeme vasıtasiyle yeni kanunlar konmuştur. * Başvekâlet Arşivi. Şeyhülislâm M u s t a f a  ş i r E f e n d i zamanmda 1213 Recep ayı ortalanndaki (1798 Ocak) yeni bir kanunla evvelki hükümler tekit olunmak suretiyle kadılara ait kanunlann tatbikine miyetle devam olunmuştur Şeyhuhslâm kadı yetiştirmek üzere Meşrep-zâde Arif Efendi zamanmda ehem­ ehhyeth Nüvvab) Daha sonra 1270 H ." ^ Başvekâlet Arşivi. fîmabaad rikâb-ı hümâyunuma telhis olunub hatt-ı hümâyımum sâdır olmaksızm hiç bir ferde hâriç rüûsu ita olunmıya. Medreseler Sultan III. 8 — Yetimlerin mallan vasinin eline verilmiyerek Bedestene konulması ve yetimin ebeveyninden intikal eden menzil. Pâdişahm bu husustaki takibatım göstermektedir : "Semahatlû Efendi dâimiz. sandık 42. ve bu imtihanlarda âlâ dersi okuyanlara rüûs verilüb baki müstaidleri bakiyyetü'l-imtihan tahrir olunalar ve vaktiyle aralık aralık bakiyyetü'l-imtihan olanlara ve kibar mevah-zâdelerin mültehi (sakal sahvermişleri) ve müstaidlerine bilâ-istizan hatt-ı hümâyunumla rüûs verile ve bâde'l-yevm rica ve şefaat üe aslâ rüûs verümiye ve tarik-i ihm-i şerif bu vechüe gayet himayet ve nâ-ehlden sıyanet oluna*. Hatt-t Hümayun numarası 14. Mülâzım-ı bi'l-medrese olan ulemayı imtihan eyhyesiz. miş olduğu beyaz rüûs verilmemesine dair şeyhühslâma gönder­ dikkath davranarak diğer ıslâhatta olduğu gibi bunu da bizzat B u hususta üzerine (re'sen) hatt-ı hümâyun. müderrislerin ehhyetli ol­ malarma ve imtihansız takip ile kontrol ettirmiştir.260 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I 7 — Yetimlerin paralannm muhafazası ehliyet ve istikamete muhtaç olmakla imtihanla ehhyeti zahir olan kimselerden maada­ sımn tâyin olunmaması ve hiyaneti olanlann tedip olunmalan. Bundan başka yine bu sene bütün evkafm ıslâhına dair bazı Süleymaniye'de ismiyle bir mektep açdmıştır. (1857 M.)'de (Muallimhâne-i başkasına ferağ olunması. $andık 23.

kaddıklann şer'i. kazaskerlerle nakibü'l-eşraflara ait kışından muh­ telif bölümler halinde gösterdik. Şimdi bu bölümde müderrishk ve kaddık hakkındaki kısımlan kısaltarak bu bahsi kapayacağız. İşte böylece bir talebe medreseden medreseye yani Hâriç. Dâhd ve Sahn derecelerine yükselerek ruhayet mezun ve midâzım olarak aşağı dereceh bir medreseye müderris tâyin olunmak üzere ismini ruznâmçe-i hümâyun denüen deftere kaydettirerek sıra bekler ve zamam gelince müderrislik rüûsu verilerek bu ilk med­ reselerden birinin müderrishğine tâyin olunurdu. İstanbul'­ da Dâhd medreseleri hükmünde bu hse medreselerine en kıdendi danişmendler bu Tetimme medreselerinde ederlerdi. mevleviyyet ve yolu olduğundan bu rütbeye vâsd kazaskerhk olmak bir hayh malûmata ve hyakate mütevakkıf olduktan başka bunun başlangıcı olan mülâzemetin tahsih için uzun zaman danişmend olarak medreselerde okumak icabetmekte idi. talehe ve müderrisleriyle okutulan eser­ leri. Mûsila-i hocalık Sahn veya Tetimme medreseleri denilirdi. medreselerin ne suretle hozulduklarmı. hu­ kukî ve idarî vazifeleriyle. derecelerini ve ne suretle bozulduğunu. Sahn medreselerine girebümek için onun hsesi hükmünde olan medreselerde ders görmek ve mezun olmak lâzımdı.ON DOKUZUNCU BÖLÜM MÜDERRİSLİKLERLE K A D I L I K L A R H A K K I N D A BİR İCMAL Bu kitapta ilmiye teşkilâtmm Osmanlı devletindeki muhtelif safhalanm yani medrese. Talebeden biri danişmend olmak isterse ihtida ulemadan bir zata vanp Hâriç derslerini yani mukaddemât-ı ulûmu öğrendikten sonra o zatın tavassut ve delaletiyle derecesi daha yüksek müder­ rislerden birisine intisap üe Dâhd derslerini görüp Sahn derslerine liyakat kesbederdi. MöderrisliUer Müderrishk rütbesi. şeyhuhslâm. Sahn medreselerindeki .

medreselerinde ders okutmakla mükellef idder. mevah. fakat sırası gehnce bir derece terfi ile üst dere­ cedeki müderrishğe çıkar ve bu suretle itibari olarak yüksehrdi. M e h m e d zamamndaki bir kanunla bu itibari yükselmeler kalduıldı ise de sonradan yine mebni bazı devam etmişti. Dâhd ve hattâ Sahn dereceleri verilmesi kanun ol- . Müderrisler. fakat kendisi mevcut olmıyan medresesinin nerede olduğunu bilmediği olurdu. kazasker ve şeyhuhslâm evlâtlanna defaten Hâriç. kaz­ asker ve hattâ talihi varsa şeyhuhslâm olurdu. İptida-i dâhil. Sahn-ı seman müderrisliğine veya o derecede itibar edden medreseye geçerek kaddığa geçenler mevah. Bir müderris evvelâ tptida-i hâriç rütbesiyle o derecede îtibar olunan bir medresede müderrishk ettikten sonra bir yukan dere­ ceye çıktığı zaman Hareket-i hâriç rütbesini ve sonra tptida-i dâhil ve Hareket-i dâhd rütbelerini alarak yüksehrdi. Mûsda-i sahn. Hareket-i dâhil. bu suretle müderris on ikiye kadar çıkarddı.262 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I İşte bu suretle müderris terfi ve terakki de Hâriçten Dâbd müderrisliğine. sahn-ı seman. K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamanmda Süleymaniye med­ reseleriyle Dârü'l-hadîs yapddıktan sonra müderrishk rütbesi Sahn-ı semanda kalmıyarak Sahn de Sideymaniye adedinin artması üzerine müderrislik derecesi medreseleri arasmda müderrishk dereceleri ihdas olundu. I I I . Bunlarda en aşağı dereceden başhyarak : tptida-i hâriç. Her nasdsa bir danişmend tahsd edip midâzemete nail olarak ehhyeti tahakkuk ettikten sonra müderrishk rüûsu alsa bde bu arada bazı ulema. Sideymaniye (dört medrese) ve bir de Dârü'l-hadîs dereceleri vücude geldi. Hâmise-i Süleymaniye. tptida-i altmışlı. Müderris adedinin çokluğuna medreselerin dereceleri bir yüksek itibar edderek müderris yerinde terfi ederdi. Hareket-i altmışh. Hareket-i hâriç. Bu medrese derecelerinden Mûsda-i Sideymaniye de üst tarafmdaki müderrislere (Kibar-ı Müderrisin) müderrislik (Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye) denihrdi. hattâ müderris ismi defterde mevcut. E n yüksek müderrishği idi. fakat takriben 1592 tarihinden îtibaren medreselerde ders okutmak usulü kısmen terkolundu ve medreseler derecelere aynlmış oldu­ ğundan medresesi yanmış veya yıkdmış olduğımdan mücjrris tabii ders okutmaz. Mûsda-i Süleymaniye.

Bu hal ikinci Meşrutiyetin ilâmna kadar devam etmiş. cahiUerin ederinden mütegalhbe yüksek yine kaza kaddığına gönderihrdi. Hususiyle göstermektedir.)'de merhum H a y r i Bey'in şeybuhslâmhğı zamamnda 4 J ^ l j l i Dârü'l-hilâje medreseleri açddı ise de ömrü az sürdü ve medreselerin ilgasiyle beraber bu müessese de kapandı. Koza TC eyâlet kadıbkUn ^ ^ ^ ^ kadılıklan tâyinleri kazaskerler tarafmdan yapdiT ve muayyen müddet bir kazada kadıhk yapan zat müddetini doldurduktan sonra devlet def­ merkezine gelerek kazaskerinin meclisine mülâzemet edip tere kayd ohmup sıra bekler ve zamanı gelince derecesi daha tercih edenlerden olurdu. . kud­ retli. çünkü medreselerin çoğunda pek mahdut malûmath âdeta câhil denecek derecede basit müder­ risler görülmüştü. Bunlar medresede oku­ yup müderrisliğe geçmeden miyenlerden de tâyiıder halkm ne çektiğini tiğimiz I. Yukan derecedeki medreselerin adedi az olup aşağı dereceh medreselerde bulunanlar çok olduğundan bir müderris bilhassa Hareket-i dâhilden sonra bir derece yukanya çıkabilmek için uzun zaman beklemek mecburiyetinde idi. ı. rüşvet de medrese tahsih göryapıldığından bu tasavvur kolaydır. sınıfiyle işbirhği yapmış olan kaddann ahvahni yukanda bahset­ Â h m e d ' i n adalet jermanı Yüksek kadıhk olan mevali sınıfına gehnce. kaddığı fakat sonra bu kaddıklar himaye. bunlar da tâyin edddiği kaddıkta bilfid bulunarak iş görmek usulü yani fiih hizmet aranmadığmdan ve zaten bu kaddıklara çok zaman mevahnin oğıdlan kişi-zâdeler tâyin edddiklerinden bunlar kadıhklarma * BİT gün Kethüda-zâde Kazasker Sadık EfendVma konağına görüşmek üzere Kazasker Ş e m s e d d i n M o l l a gelir. 86). İçlerinden bir talih eseri olarak yükselmiye muvaffak olanlar varsa da adetleri pek azdı i. bundan başka müderrisin ehhyeti meselesi de mühimdi. Ş e m s e d d i n E f e n d i derhal şeyhülislâma giderek müderrislik rüûsnnu alarak getirip vermiştir {Kelhüda-zûde menakıbt. (1914 M. Sadık Efendi'nin H a m d i isminde küçük yaştaki oğlunu görüp bu müderris oldu mu diye babasına sormuş: O da olmadı deyince.MÜDERRİSLİKLERLE KADILAR HAKKINDA 263 duğundan büyük zorluklarla müderrislik rüûsu alan kimsesizler için yükselmek kapısı âdeta kapalı idi. malûmatlı ve müspet ilimlerle mücehhez müderris yetiştirmek için 1332 H .

IV. Yüksek hâkimhkler (mevleviyyetler) heyet-i hâkimenin en mümtaz ve güzide ailelerine münhasırdır. s. Bu suretle hâkimhk sımfma kayıth çocuklar (Molla Bey) unvanmı alarak sairlerinden temeyyüz ederler. . bunlann pâdişâhtan istihsal eyhyecekleri en büyük lûtuftur. hattâ bunlardan bir çoğu bu memuriyetleri elde ettikleri zaman bizzat gidip îfay-ı vazifeden muafiyet müsaadesi bile istihsal ve tâyin ettikleri ve­ killer (naipler) mahaU-i memuriyetlerine tevzi-i adalet ederler. çok müsamaha olunmaktadır. çocuklarmı bu heyet-i muhtereme meyanma ithal eylemeyi pek büyük bir şeref addederler. *'Gerek müderrislikte gerek mollalıkta halen en mühim mev­ kiler yüksek ailelerin bilfiil mülk-i mevrûslan makammdadır. 547. fakat daha yukan derecelere terfide nesep. .264 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI kendileri gitmiyerek kadılığı naip ismiyle birisine iltizama vererek onu gönderirlerdi. Gerek ricahn gerek mevahnin çocuklanna cihet beratlan ita edilmektedir ki bunlarla bu çocuklar ilk memuriyetleri süratle geçiştirmektedirler ve yirmi beş ve otuz yaşlarma basmca Mahreç müderrishği payesine erişmiş bulunurlar. Bu çocuklann kabulü için pâdişahm bir irade-i hususiyesi iktiza ederken moUalarm çocuklan için şeyhuhslâmm nza ve muvafakati kâfi gelmektedir. Ancak bu müsamaha haremeyn mollalan hakkmda tatbik edilmeyip onlar bizzat giderek Mekke ve Medine'de mecburdurlar \ 1 D'Ohsson. Esasen bu da ancak ilk derecede bulu­ nanlar (yani mahreç müderrisleri) hakkındadır. *'Bu sû-i istimalâta şeyhuhslâmm meşrep ve haiz olduğu nüfiız ve itibara ve bilhassa sây ü gayretine pâdişahm körü körüne itimat gösterişine göre az. sop ve iltimas icrây-ı tesir eder. hattâ vükelâ Paşalar ve heman heman bütün rical-i devlet. Bubususta D ' O h s s o n şunlan yazıyor: " . Terakki ve terfi için mevzu usul yalmz /stan6urdaki müderrisler hakkmda tamamen riayet oluna gelmektedir. c. Bu derecede bulımanlar hakkındaki terfiler hyakat ve kıdeme göre yapıhr. soy. 540. ifay-ı vazife etmiye girip onlann namma ... Tahsillerini babalanmn evlerinde yapan bu ailelerin çocuklan denilebilir ki daha beşikte iken müderris sınıfına kayıt ve idhal olunmaktadırlar.

yani mevahden birisi bir derece yükselmek için payeler ihdas olundu. fakat himaye ve dtimas veyahut MoUa-zâde olmak imtiyazma mazhar olanlar kıdemhlere tefevvuk ettirddi ve bu imtiyaza müderrisler ıstdâhmca tajra denildi." Bu usul mevahde ve kazaskerlikte paye ismi altmda devam etti. "Bu suretle tarik-i ilmiyyede ehliyyet ve istihkak usulü terkedddiğinden kıdeme itibar edddi. Edirne. Mevah adedinin ziyadehğine mebni müderrislerden birisine mahreç payesi verilerek mahreç mâzulü itibar edüdi ve sonra bilâd-t hamse kaddığı payesini ahp sırası gelince bdâd-ı hamse kadısı olur ve bir seneyi tamamladıktan sonra bUâd-ı hamse mâ­ zulü saydır ve haremeyn mevleviyyeti için sıra bekUyerek zamam gehnce bunun payesini ahr ve vakti gelince bilfiü (çünkü Hare­ meyn mevleviyyeti naiple idare edilmezdi) Mekke veya Medine kadısı olurdu. Bu hususu Cevdet Paşa şöyle anlatıyor : ". beher sene üst taraftan sekiz müderris mevleviyyetle çıkıb yerlerine alt taraftan sekiz müderris geçerek tarikçe sUsde vukuiyle bu hareket yukandan aşağıya tâ İptida-i hâriç rüt­ besine kadar sirayet etmekle her sene tarikçe bir terakki-i tabii vuku bulub ancak üst taraftan çıkanlara nisbetle alt taraftan İptida-i hâriç rütbesiyle girenler daha çok olduğundan ve Sahn-ı seman müderrisUği sekize münhasır bulunduğundan Mûsda-i sahnda bir çok müderrisler teraküm ve tezahüm etmekle bu raddeye yatak tâbir olunmuştur.. . Şam.. Her sene sekiz müderris yani Dârü'l-hadîs ve Süley­ maniye medreseleriyle alt tarafmdan diğer üç medrese mahreç mevleviyyetlerinden biri bir sene olmak üzere tevcih ve bâde'l-infisal mahreç mâzulü itibar olunarak her sene içlerinden dördüne kezalik bir senelik olmak üzere Mısır. Bursa kazalan ve bunlarm mazullerinden ikisine bu veçhde Mekke ve Medine ve onlann mazullerinden birisine kezalik İstanbul kaddığı ve tstanbul mâzuUerinden birine Anadolu "Bu suretle Kazaskerliği ve Anadolu mazul­ lerinden birine Rumeli KazaskerUği verilmek âdet oldu.MÜDERRİSLİKLERLE KADILAR HAKKINDA 265 Mevalinin müddeti bir sene olduğundan gönderdiği naip git­ tiği eyâlette mollaya verdiği parayı çıkardıktan sonra kendisi de kendi maişeti kısmmı ve diğer bir naiplik elde edinciye kadar ihtiyacı olan parayı çıkartmak için gayret sarfederdi. Mevah ade­ dinin artmasma mebni sonradan mevleviyet de müderrislik gibi derecelere ayrılmıştı.

266 OSMANLI D E V L E T i N t N İLMİYE TEŞKİLATI Bu suretle her sene sekiz mahreç mâzulü artmak suretiyle mevah çoğaldığmdan bunlarm maişetlerine medar olmak üzere bu mâzul mevahye de arpalık namiyle birer kazanm maişet-i şer'iyye­ sinin verilmesi icabetti ve onlar da bilfiil mevaliler gibi bu kazalara birer naip gönderdiler. . Yukandan beri kısmen aynen ve kısmen hulâsa olarak mey­ dana gelen kanunlardan anlaşüacağı üzere bir memleketin esas dayanağı olan adalet makamınm ne halde ve ne gibi ellerde ol­ duğu göriUür. Bu naipler hak ve âdilden ziyade halkı sızdıran cahil ve gaddar olduklanndan bu hususta halkın neler çekmiş olduğu kolayca anlaşdır.

metafizik. mantık. felsefe (ruh. tefsir. ilm-i kelâm ve tarih-i dm-i kelâm. hukuk ve kavanin. Medresenin âli kısmmda ise tefsir. felsefe.YIRMINCI BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYETİN İLÂNINDAN MÜDERRİSLİK VE KADILIK SONRAKİ TEŞKİLÂTI Medreselerin asd teşkilâtına Şeyhülislâm rahmeth H a y r i (29 Eylid 1914) tarihh DârüH-hilâjetVl-aliymedaris nizamnamesinin E f e n d i zamanmda ve 10 Zdkade 1332 kanunla esash surette başlandı. Yabancı dü olarak Fransızca. ahlâk. B u âh kısmmdan sonra onun üstünde olarak tefsir ve hadis şubesi. hitabet. buraya girmek içia bir de ihzari sınıf açddı. çSj vaz'. yazı. hadis. Dârü'l-hilâfe'nia tftU smıflarmda dini ihmlerden yani kur'an. Islâh-ı eshab-ı mucibe lâyihasında *JU1 ü:)UJIjli ye ismiye teşkil edden medresenin suret-i teşkih. kelâm. Almanca ve İngilizceden birinin seçilmesi talebeye bırakdmıştı. fıkıh. ilm-i terbiye okutulacaktı. hüâfiyyat. hadis. Dârü'l-hilâfe suretiyle bitirenlere talebe medresesine ilk tahsd mezunlarmdan seçdmek almacaktı. mükâleme ve tatbikat ve kitabet-i Arabiyye. üm-i fduh. belagat. taşralardaki medreselerde beş sene olarak bu Dârü'l-hilâje'ye ayarlandı. kimya. malûmât-ı içtimaiyye ve kanuniyye ve sair dersler de vardır. siyer-i Nebi. tâlt kısm-ı sâni ve âli olmak ve her bir kısmm tahsd müddeti dörder sene olmak üzere tertip edddi. tedris usulleri de müderrishk ve talebeler hakkmda maddeler kondu. Talebelerin yiyecek âli ve giyecekleri kısmım icazetname göre hükümet tarafmdan teinin olundu. malûmât-ı fenniyye ve ahlâkiyye. fikıh . tabüye yani (hayvanat. Medresenin tâliye şahadetname ve kısmım bitirenlere verilecekti. Bunlardan başka hıfzassıhha. usul-i fikıh. riyaziye. nebatat) fizik. İslâm ve Osmanh tarihleriyle coğrafya ve dinler tarihi de konuldu. tarih-i felsefe ve felsefe-i İslâmiyye) edebiyat-ı Arabiyye. usul-i fıkıhtan başka kavaid. idaresi. âdap. Medrese talî kısm-ı evvel. maadin üe üm-i iktisat. İcazetname alan bir talebe müderris unvamnı kaza­ nacak ve İstanbul rüûsu alacaktı. Farisi.

belagat. 132.z â d e H a f i d i Arif Muallimhâne-i Nüvvab ismiyle aetfi'l-kozât makama geçtiği sene yani 1270 H . bir kişi olan ük mezununu 1272 Şaban (1856 Nisan)mda verdi. (1908 M. kelâm metinleriyle hüsn-i bat. usul-i fıkıh. Moallimhane i NüTYab-Medre- Sultan Âbdülmecid zamanmda şeyhuhslâm E f e n d i . . Muallimhâne-i Nüv­ vab namiyle küşad etmiştir" jt Lill *>-ji Devhatü'l-meşaylh zeyli. akaid. kitabet. Medreseye kabul edüebümek mantık. Dârü'l-hilâje Medresesinin her bir kısmmda bıdunuyordu. Medresenin idare şekli aynca tesbit edilmişti. bu M e ş r e b . tslâm ve Osmanlı tarih­ leri. (1854 M. 1885 M. kelâm. Bunlar ders vekâleti vasıtasiyle meşihate bağh idüer. nahiv. Nizâmnâmesi tertip olu­ narak E s a d Efendi'nin Şeyhuhslâmhğı zamanmda 5 Safer yaşı yirmiden az ve 1332 (3 Ocak 1914) 'de neşredÜdi. felsefe ve tasavvuf şubelerinden müteşekkil müte­ hassıslar kısmı teşkil olundu. Bu teşkilât medreselerin kaldmldığı tarihe kadar devam etmiştir. Dârü'l-hilâfe'nin Dârü'l-hilâfe Bu Medresetü'l-mütehassısîn'e sınıflarma ait dersleri birer ya verip müdür âh kısnundan icazetname almış olanlar veyahut medresesinin bütün Medrese-i Âhye mezunu olanlar ahnacaklardı. ertesi sene on talebe mezun oldu. Mualoldu. Türkiye coğrafyası ve hesaptan yazdı olarak yapdacak imti­ handa muvaffak olmak şarttı. olarak A b d ü l l â t i f admda bir zat müdür tâyin olundu.ii\j. Bu medrese de meşihate bağh idi. esnaf-ı hamseye taksim ve hükûmet-i şer'iyyenin mevkufun aleyh'i olan ilm-i ûkh ve sak ve ferâiz talimi için hizmet-i şer'iyyede istihdam olımmak daiyesinde Süleymaniye camü şerifi civarmda ^\y. Burada tedris müddeti dört sene idi ve her bir sınıfta aşağıdaki dersler okutuluyordu : ^ A r i f E f e n d i "Memâlik-i mahrasada olan hfikkâm-ı şer'i. Medresetü'l-kuzâta almacak talebenin için sarf.) tarihine kadar devam edip sonra adı Mekteb-i Nüvvab kuzât 1326 H . Mualhmhâne-i Nüvvab'm tahsil derecesi üç sene idi. vaz' otuz beşten yukan olnuyacaktı. Bu isimle Mekteb-i hmhâne-i Nüvvab bu isim altında 1302 ( H . s.268 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI şubesi.) senesine kadar devam ettikten sonra 1909)'de Medresetü'l-kuzat admı aldı ve ertesi sene yani 9 Zilhicce 1327 (22 Aralık oldu.)'de kadı yetiştirmek Buraya ilk defa için Süleymaniye'de bir medrese tesis etti i.

Bundan başka hse veya o derecede tahsd görmüş mektep mezunlarmdan yaşlan yirmiden aşağı ve otuzdan yukan olmayanlar imtihansız olarak ahnacaklardı. Dördüncü smıjta: Dürer. tanzim-i ilâmat-ı cezaiyye. Medresetü'l-kuzat'tan 1332 H . medhal-i ilm-i hukuk. iktisat. malûmat-ı kanuniyye 1 olmuştur. Buradan mezun olan şer'î mahkeme kâtiphkleriyle emval-i eytam müdürlüğü memuriyetlerine tâyin edüeceklerdi. huku­ arazi kanunu. tanzim-i îlâmat-ı hukukiyye. ahkâm-ı evkaf. tatbikat-ı hukukiyye ve cezaiyye. hüsn-i hatt-ı talik. kitabet-i resmiyye. hizane (süt analık). mecelle. Medresetü'l-kuzât binası olarak kullamimaktadır i. Üçüncü smıjta: Dürer. kanunu. ahkâm ve nizamât-ı evkaf. usul-i muhakemât-ı cezaiyye ve sulh. Bu sınıf-ı mahsusta ferâiz. ferâiz. talâk. Medresetü'l-kuzât 1332 nizâmnâmesine zeyil olarak 12 Şevval işlerinde (3 Eylül 1914) 'de on maddehk bir kanun eklenmiştir. ticaret-i bahriyye kanunu. Eğer bu mektep mezunlarmdan başka buraya girmek istiyenler olursa yaşlan yirmi üe yirmi beş arasmda olmak üzere imtihanla ahnabdeceklerdi. fıkıh. vesayâ. kitahet-i resmiyye. ferâiz. sakk-ı şer'î. (1914 M. sakk-ı şer'î. hüsn-i hatt-ı tâhk. usvd-i muhakeme-i hukukiyye. usul-i muhakemât-ı cezaiyye kanun mucibince şer'î mahkemelerin tahrir ve idare istihdam edilecek memurlara menşe olarak bir sene ve lüzum görü­ lüyorsa iki seneye çıkarılmak üzere bir sınıj-ı mahsus açdmıştır.II. hukuk-i düvel. sakk-ı şer'i. tatbikat-ı şer'iyye. sakk-ı icra şer'î. mecelle. Buranın idaresi de Medresetü'l-kuzât umum müdürlüğüne bağh idi. î U i l -^jA. ceza kanmıu. hukuk-i düvel. mecelle. sakk-ı şer'i. İkinci smıjta: Dürer. mecelle. Buraya kaza ve nahiye nâibÜklerinde bulunmuş olanlar müna­ vebe de getirilerek ders göreceklerdi. nikâh. ticaret-i berriye kanunu. MEŞRUTİYETTEN SONRA M Ü D E R R İ S L İ K V E K A D I L I K 269 Birinci smıjta: Dürer.)'de pek iyi olarak kırk üç ve iyi olarak otuz iki ve orU derecede olarak da yirmi dört Idşi mezun . usul-i muhakeme-i ve sulh. Bu bugün Üniversite kütüphanesi kiyye. defter-i kassam. hukuk-i düvel. iktisat. defter-i kassam ve tat­ bikî surette usul-i muhakeme-i şer'iyye. arazi ka­ nunu. hukuk-i idare.

) senesi mezunlarmdan olan Abdurrahman Nesip Efendi 1330 Muharrem (1911 Arabk)' de şeyhuhslâm olmuştur. Muallimhane-i Nüvvab'm 1284 H . istinaf. yine bu Mualhmhane-i Nüvvab'm 1279 H . hüsn-i Gerek Mualhmhane-i nüvvab ve gerek onun daha mütekâmd şekilde devamı olan Medresetü'l-kuzattan değerh kaddar yetişmiş ve bunların bir kısmı daha sonra adliyeye intisap ederek temyiz. kitabet. .) mezunlarmdan Mardin'h Seyyid Mehmed Şükrü Efendi mesleğini değiştirerek Beylerbeyi yani Paşalıkla Adhye müfettişi iken vefat etmiştir. (1867 M. usul-i defteri. hukuk ve bidayet mahkemeleri reis ve âzahklarmda bu­ lunmuşlar ve içlerinden bazdan da kazasker olmuşlardır.270 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI harç ve damga kanmdan. hatt-ı talik dersleri okutulacaktı. hesap. (1863 M.

Her ikisi arasmda müsavat olursa mülâzemette hangisi evvel ise o tefevvuk eder. Mûsda-i Sideymaniye.jÜ. Utizam himaye veya yüksek eldiyetleri sehehiyle hulunduğu derecenin sıra beklemeden bir veya birkaç derecesine birden yükselenlere tarik defterlerinde isimlerinin kenarma (ta/ra) yazdırdı. aşağı deİptida-i hâriç. Kırk akçeh müderris imtihanla İptida-i hâriç müderris olurdu. Onlann en büyüğü kırkh yani kırk akçe yevmiyeh müderrislik­ lerdi. tptida-i dâ­ hil. ve X X . sahn müderrisi olmadan tptida-i altmıjhya terfi ederse yanma J i J l . asırdaki tertiplerini göreceğiz. Bu tâbir ilmiye ıstdâhmda sırası gelmeden terfi edenlere mahsus bir tâbiridir. Süleymaniye (dört med­ rese). XVU aaaia mû »si'daki müderrishk dereceleri. tptida-i altmışlı. asırdan îtibaren olup daha sonra da lüzum ve ihtiyaca göre bazı tadilâta uğramıştır ki bunu o kısımlardan bah­ sederken gördük. Meselâ İptida-i hârice geçmesi icabeden bir müderris daha üstteki Iptida-i dâhüe terfi ettirilirse onun isminin yanma • yilu J »-İJ t\jcj\ {İptidai dâhil be-tafra) ibaresi yazılırdı. Yine bunım gibi Mûsüa-i sahn müderrisi. fakat teşrifatta birbirine herhangi birisinin aym derecede olan İptida-i hâriç müderrisi de dereceleri tefevvukları kıdem ve ehhyetlerine göredir. bundan daha aşağı otuz ve yirmi akçeh müderrishkler gehrdi. yukan doğru olan müderris­ liklerde de aym usul caridir. Dârü'l-hadîs.YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM İLMÎYE RÜTBELERİ DERECELERİ İlmiye rütbelerinin yani müderrislik ve kadddc derecelerinin tertibi X V I I . Hareket-i dâhd. Sahn-ı seman (sekiz medrese). (fafra kerd İptida-i altmışlı) derri^lik dereceleri receden başhyarak şöyledir : . Burada müderrishk ve kadıhğm X V I I . Bir derece yukan terfderde ise (hi­ maye. 1 İltimas. Bunlardan meselâ tptida-i hâriç medreselerinden bir olup.\AÜ\ iJ'. Bu medreselerden daha aşağı dereceh medreseler de vardı. Mûsda-i sahn (Tetimme medreseleri bu kısma dahildir). terbi verilirdi. dtimas hariç) ehhyet aranırdı*. Hareket-i hâriç. Hareket-i altmışh.

Mûsda-i sahn. Hareket-i altmışh. Hareket-i altmışh 32 müderristi. 1300 H . Sahn-ı seman 8. Iptida-i dâhd. •gağıdon ynkan Hareket-i dâhd. . erbaa-i Hâmise-i Sideymaniye'. Hareket-i hâriç. terfi edince Dârü'l-hadis müderrisi olurlar. Iptida-i altmışh. asırda niye^ ismiyle beş müderrislik Süleymaniye daha ilâve müderrislikleri ile Mûsila-i Süleymaniye müderrislikleri Sideymaniye müderrisi K V I I . XX asırda mnderrialik dereceleri Sideymaniye". Hareket-i dâhd 32. kabul etmediği takdirde daha sonraki Hamişe müderrislerine teklif olunur. Dârü'l-hadis-i Medaris-i Sideymaniye*. Iptida-i altmışh derecesinde on. s. İptida-i dâhd ^ Bu. 111). e. Mûsda-i sahn derecesinde altmış dokuz. Daha sonra K Y I I I . İptida-i altmışh 4 8 . asırda medreselerinden araşma Hâmise-i Sülema­ edilmişti. Kadı olmak isUrse mahreç meva­ lisinden olur.) tarihinde hâriç müderrisleri kırk. Hareket-i altmışlı derecesinde dokuz. terfi ederse dört Süleymaniye medresesinden birisine müderris olur. Sahn-ı seman derecesinde dokuz. Mûsda-i Sideymaniye*. > Buranm müderrisi terfi ederese Hanûseden bîrine müderris olur.272 OSMANLİ D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I kırk. I. yeni kanunla Hâmise-i Süleymaniye müderrisi ve daha sonra da Sideymaniye müderrisi olurdu. Hareket-i dâhd derecesinde elh beş. Hâmise-i Süleymaniye beş medrese olup evvelce Havamis-i Süley­ maniye denilirken sonradan Tarik defterlerinde Hâmise-i Süleymaniye tâbiri kullanılmıştır (Cevdet Tarihi. Dârü'l-hadîs ve Süleymaniye müderrisleri mahreç mevleviyyetini kabul etmezlerse buna teklif olunur. Mûsda-i Sideymaniye derecesinde on sekiz. * Müderrisliğin en yüksek derecesidir. I Beş medresedir. asırda. Dârü'lhadis müderrisi mahreç mevleviyetini kabul etmezse buna teklif edilir. * Dört müderrisliktir. Medaris-i sahn-ı seman. yukardd müderrisler mahreç mevleviyyetini kabul etmezlerse Mûaüa-i Süleymaniye mü­ derrisi tâyin edilirdi. (1883 M. Mûsda-i sahn 88. Dârü'l-hadis müderrisi bir olup Sideymaniye medresesi derecesi verilmiş olan sekiz ve Hâmise-i Süleymaniye derecesi alan on dokuz. otuz ve yirmi akçe yevmiyeli müderrislerin tâyinleri kazas­ kerlere ait olup diğerlerini şeyhülislâm inha ederdi. XX. İptida-i hâriç. Iptida-i dâhd 48. Mûsda-i asırdaki terfi eder ise Süleymaniye birinin müderrisi olurken bu X V I I I .

anlara gayrileri takdim lâyık-ı seza değddir. En son Tartk defterinde tptida-i hâriç derecesinde 319 mfiderris vardı.) senesine ait Ankara Salnamesi ve İlmiye (Tırhala Yenişehri) ve Kahire şerij ve Edirne ve mâzul olanlar Mûsila-i Ve Yenişehir'den nasb olurlar ise Şam-ı ve Haleb kadısı Salnamesi. 18 . timiy TtfUMlt.Tertiliü'Imaıuıb l^aı**»'!-* kadîm-i Sultan Siüeyman Han aleyhi'rrahmetü ve'l-gu£ran hazretlerinin zaman-ı şerif­ lerinde olan kanundur malûm ola. Bursa ve Mısır kadısmdan (kaddığından) mâzul olanlar Ve İstanbul'dan mâzul olan efendüerin akdemi ve a'lemi Anadolu'ya olmak ka- paye­ Mekke-i Mükerreme veyahut Edirne kadısı olurlar veyahut Mekke ve Edime payesiyle arpahk olurlar malûm-ı şerif ola. Ve yine İstanbul kadısı Anadolu payesiyle olmak kanundur ve Mekke-i Mükerreme ve Edirne veyahut Mekke ve Edirne payesi olanlar İstanbul kadısı olmak kanundur.İLMİYE RÜTBELERİ DERECELERİ 273 derecesinde yetmiş dokuz.136. 103 . mmdur. Süleymaniye'den olurlar. s. eğer Anadolu'dan mâzul olanlarda müstehik yok ise. ( 1882 M. MEVALt KANUNÎ VE MÜDERRİSLERE SÜLEYMAN EDİLEN tATBİK DAİR ZAMANI KANUN SULTAN VAZOLUNUP 1 . V e iUâ Anadolu'dan mâzul olanm akdemi ve . Hareket-i hâriç derecesinde yüz eUi beş ve tptida-i hâriç derecesinde iki yüz yirmi altı müderris vardı.y>l«l â'Iemi ve dindar ve müstakimi RumeU kazaskeri olmak evlâdır. ^ 1300 H. Rumeh Kazaskerhğinden mâzul olan efendüer yine tekrar Rumeh olmak kanundur. Yahut tstanbul siyle arpalık olmak kanun-ı kadîmdir. Edime ve Bursa müderrislerinin tertibi de tstanbul müderrisliklerimn aynı olup bu iki yerdeki kadı olmak isterlerse Devriye Dârül-hadis müderrisleri mevahsinden olurlardı*. Ve Şâm-ı şerij ve Haleb ve Yenişehir Selanik kazasmdan mâzul olanlar Mısr-ı Bursa kadısı olurlar.

Konya ve Kayseri ve Maraş ve . SaAitz'dan ve Kütahya'dan ve Erzurum ve Sinob ve niçe'den mâzul olanlar Konya ve Kayseri ve Maraş olurlar. AUmışh müderrisleri ihtiyarlariyle mansıb olurlar ise Üsküdar ve Eyüb ve Filibe dahi olurlar ve illâ Mûsda-i Sideymaniye olurlar. olurlar ve illâ Mûsda-i .274 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E T E Ş K Î L A T I Ve Medine-i Münevvere'den ve Kudüs-i şeriften mâzul olanlar Şam-ı şerij ve Bursa kadısı dahi olurlar. Bosna ve Sojya ve Kandiye'den ve Belgrat veyahut yine mâzul olduğu Kama- 'Ş^"*"* jeri/ ve Haleb ve Yenişehir ve Selanik ve Kudüs-i şerij olurlar veyahut ihtiyarlariyle Şam payesi de olurlar ise Süleymaniye olan Efendiler Galata ve Üsküdar dahi olurlar ve Mûsda-i Sideymaniye'den mansıb Kudüs ve İzmir ve Filibe ve Bağdad ve Galata mehârici olurlar ve illâ Sideymaniye olub ondan Sideymaniye mansıb olurlar. Ve Sahn müderrisleri fakir olub mansıb ihtiyar ederse Manisa ve Diyarbekir ve Belgrat olurlar ve dlâ Altmışh müderris olurlar. ve ve Üsküdar Eyüb'den mâzul olanlar İzmir kadısı olurlar bir ehl-i ihm ve fâzd olurlar ise. Ve Eyüb ve Üsküdar'dan mâzul olanlar Filibe ve Manisa ve Belgrat ve Diyarbekir mâzul olanlar Manisa mansıba olurlar. Ve Mûsda-i sahn müderrisleri fakirü'l-hal olub muhtaç olur­ lar ise ve mansıb ihtiyar ederlerse Kayseri ve Sojya ve Konya ve Sakız olurlar ve illâ Sahn müderrisi olurlar. Ve Dâhd müderrisleri fakir ve muhtaç olub mansıb ihtiyar ederlerse Sakız ve Maraş ve Şam-Trablus sahn olurlar.Şîam-Tra6/us'dan mâzul olan efendder yine Bosna ve Sojya kadısı olurlar veyahut yine mâzul olduğu mansıbı olurlar. Manisa'dan mâzul ve Bağdad'tan ve Filibe'den mâzul olanlar ehl-i ihm dindar ve müstakim olurlar ise Medine-i Münevvere kadısı olurlar veyahut Galata ve Eyüb kadısı olurlar. Ve Galata'dan ve İzmir'den mâzul olanlar tekrar yine Galata ve İzmir olurlar Ve Bağdad'tan mâzul olanlar ve Filibe'den paye de. 2 Menisdt ı Mcharic-i olurlar. Ve Bağdad Diyarbekir olurlar ve Belgrad'dan mâzul olanlar Filibe veya veyahut yine rücûü'l-kahkara mâzul olduğu mansıbı olurlar.

inkisardan sakmub ehl-i ilme medrese verilüb ve indaUah ve indennas me'cur olalar.Î L M t Y E R Ü T B E L E R İ DERECELERİ 275 Ve etraf-ı istanbul'da Dâhil müderris olanlar mansıb aldıkta Erzurum ve Sinob ve Kamaniçe ve Kütahya kadısı olurlar. Sonra B o l v î M u s t a f a E f e n d i ( X V I I . Ve halen şeyhuhslâm seUemehüsselâm Hazretleri anlarm dahi düstûrü'l-ameUeri emr ile hatt-ı şeriftir. Hâriç medresesinden mansıb ihtiyar ederse yüz elh akçe ve mansıb olurlar ve illâ dâhil îtibar olunur. Altmışh ancak Rumeh Kazaskeri ve Ankaravî Kazaskeri tarîk-i Ejendi Hazretleri Ana­ medresesi ve Dâhil medresesinden mülâzemet ahnmasm . eUerinde berat olan muîdleri mülâzeye Dahil mete kaydedüb mesrur olurlar. Müderris efendiler şart-ı vâkıf tâyin ettiğü üzere haftada üç gün veya dört gün tahsil-i ilm ü marifet ederler ve mâni-i şer'î olmadıkça dersi terk edüb devr-i ebvab etmiyeler ve illâ derse müdavemet etmezlerse vakfın tâyini üzere varmazlarsa müte­ veUi varmadıkları günün vazifesini ahkoyub vermiyeler. asır ortalan) şeyhuUslâm dolu iken Kemal (iken) Efendi-zâde Esad ulemayı ibrahim tazyik için Efendi. kanun-i kadîm budur. Sitte-i Sû. zira fukarây-ı ulemamn in­ kisarı âlemi harab eder. malûm-ı izzet oluna.Ratbetfi'l-Med. Tariki olmayub ve cahil olub vüzerây-ı izamdan ve vükelây-ı devletten birine intisab ve imam olup gelüb şefaatle cahiU ehl-i ilme takdim edüb inkisar almıyalar. Kırk akçe medreseden mâzul olanlar ehl-i ihm ve fâikü'lakran olurlarsa on iki sene infisalden sonra şeyhuUslâm seUemehüsselâm hazretlerine varub tezkerelerin götürüb âsitaneye def­ terlerin kaydedüb mülâzemete izin alurlar ve iUâ Kazasker kapı­ şma varub kadı olmağa mülâzemet ederler ve şimdiki halde sabıka merhum ve mağfurun leh Y a h y a E f e n d i Hazretlerinin divan­ dan ihraç ettüğü hatt-ı şerif ve emr-i şerif mazmum üzere ehl-i ihm olub ve fâikü'l-akran oldukta altı seneyi tecavüz ettikte yediye bastıkta mülâzemete izin verilmiştir.kalktıkta veya âhar medreseye hareket ettikleyıııani7e. bunlarda birisi mansıba rcMyn. ^^^^ âhırete İntikal ettikte bunAltnnglı ye Sahn ye Mûaıla-i ıhan ^^rm.MÛ8ila-ı ^ veyahut ihtiyariyle tarikten feragat edüb Saieymaııiyye ye . 3 . Kandiye ve Kütahya Kamaniçe kadısı olurlar.K^nun-i kadîm. malûm oluna.

O s m a n admda bir zat . rica olunur ki saadetin sadr-ı âzam hazretleri ve şeyhuhslâm hazretleri ve iki kazasker efendiler dahi maan şefaat edüb Pâdişah-ı tslâma arz edüb yine kelevvel altı rütbeden mülâzemet almub fukarây-ı müderrisinin ve tedam olalar i. Mısır. Mekke. Şam. talebe-i Uim fukarasmm hayır duasmı aldınıb makamlarma daim müs- X V ı ı . den 1095 senesine kadar muhtelif 1095 H. Yani Halep kadıhğmdan bir derece aşağıda olan Selanik moUası bir derece terfi ederse iptida Halep payesini alıp sonra biKid Halep kadısı olurdu. Üsküdar. ASıRLARDAKI MEVLEVIYETLER BÜYÜK Bu kaddıklarm aşağıdan yukanya olan leri şöyledir : derece- Halep. Bursa. Bu mevleviyetler de şunlardır : ^ Bu. Bunlardan aşağıya doğru olan kaddıklarm (üçüncü smıf mevleviyetlerin) sıra tertibi olmayıp payede hepsi müsavi idüer. ilmiye kanununu havi mecmua bahisleri tatkik edilecek oluıga 1058 Recebin­ ihtiva ettiği görülür. Eyüp.276 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I dört payede alınsun deyu Pâdişah-ı tslâm Hazretlerine arz edüb anlar payeden mülâzemet ahusun deyu hatt-ı hümâyün-ı saadetmakrun sadaka ve ihsan edüb hâlen anınla amel olunur ve lâkin tazyik olmağla alan kâğıdm furuht edüb veya emaneten alub tarîk-i ulema acnebi ile doldu. Medine. Edime. . Kudüs. (1684' M. Manisa. Halep kaddığmdan aşağı ikinci sınıf mevleviyetlerin sırası yukandan aşağıya şöyle idi : Selanik. Halep kadısı terfi ederse evvelâ Kudüs mevleviyeti paye­ sini alır ve sonra Kudüs kaddığma tâyin eddir ve bu yukan derece­ lere kadar böyle giderdi. Belgrat. izmir. tstanbıd payesini alan zat bdfid tstanbul kadısı olur ve Anadolu Kazaskerhği payesini aldıktan sonra da sırası gelince fiden bu makama getiriUrdi. Bağdad.X X . Sofya. Galata.) 'de M e h m e d b. Yenişehir (Tırhala Yenişehri). Fihbe. Halep'ten itibaren bu kaddıklarm payeleri vardı. İstanbul kaddıklan ve bunun fevkinde Anadolu ve onun da üs­ tünde RumeU Kazaskerlikleri. Mecmuayı tertip etmiştir. Diyarbekir.

Antep. Yenişehir. sene 1244. Tokat. 22801. Bosna. Boyabat. Yukanda asırda. * Filibe Bulgaristan'da kalmış ise de Bflâd-ı Hamse ismi değişmemiştir. Selanik. Yenişehir. Mihaliç.İLMÎYE RÜTBELERİ DERECELERİ 277 Ankara. Tire. Birgi. Maraş.Garp. Filibe. Halep. Nişanlar diğer mülki ve asker! memuri­ yetlerin nişanlan gibi darphanede yapdırdı (Hatt-ı Hümâyun vesikaları. Mara. Kayseri. Babkesir. Sofya. Mahmud'un yapmıg olduğu yenilikler arasmda paye sahibi kaddara derecelerine göre nişanlar ihdas edilmiştir. Medine. Mısır. Rumeli Kazaskerliği Anadolu Kazaskerliği tstanbul Kaddığı Mekke Kaddığı Medine Kaddığı Edirne Bursa Bdâd-ı Hamse mevleviyetleri' Şam Mısır 1 XVIII asırdaki mevleviyetler söyledü: Haremeyn mevleviyeti. Revan kütüphanesinde 1506 numaradaki Tarîk defteri). Sakız. Galata. Kamaniçe. ' 1826'da Yeniçeri Ocağınm kaldırdmasmdan sonra II. Erzurum. Kandiye. Kadmm payesi yükseldikçe evvelki payesinde olan nisam almarak yeni payesinin nisam verilirdi. . Bu suretle Hare­ meyn kadısı terfi ederse tstanbul payesini alırdı*. Rumeli. kaddıklar kısmmda görüldüğü üzere XVIII. Trablusgarp (Topkapı Sarayı. Mudurnu. Sofya. Anadolu Kazaskerlikleri. XIX. Nr. Girit Yunanistan'a geçmiştir. Havass-ı Refia (Eyüp). Ya bizzat gidip kadılık eder veya payesini alır. Erzurum. 2780. Trablus . Üsküdar. Lefkoşe. de mevleviyetlerde bazı değişiklikler yapdarak Mekke beraber Medine kaddıklan Haremeyn mevleviyeti ismiyle istanbul kaddığı de Edime kaddığı araşma aimmıştır. Fener. Şam. asırlarda Osmanb devletinin sonuna kadar olan mevleviyetlerin dereceleri yukandan aşağıya şu tertip üzere devam etmiştir*. Kudüs. Edirne Bursa. İzmir.. ve X X . Bağdat. Mekke. istanbul. 1254 H). Bosna. 2783. Gelibolu. Menemen.

.278 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI Kandiye Kudüs Halep Eyüp Selanik Mahreç mevleviyetleri. Yenişehir (Tırhala Yenişehri) Galata İzmir Sofya Trabzon Girit Payesi de vardır. Bunlar mabreç payesi de alırlardı. Bağdad Antep Bosna Erzurum Maraş Devriye mevleviyetleri ^ TrbIuB Garp Beyrut ^ Devriye ınevaliti yukanda adı geçen vilâyet ve sancaklardan herhangi birisine tâyin olunup sonra sırasiyle o kadılıklar dahilinde devrettiklerinden dolayı bunlara devriye mevalisi denihnigtir.

Neşreddmiş olan salnamelerde müderris ve kaddarm sırası kısa olarak gösterilmiş olup bunu da aşağıya koymak suretiyle bunlar hakkmda daha ziyade malûmat veriyomm : Rumeli Kazaskerliği : Evvelâ bu rütbenin payesini ahr. Bu Sitte kaddarma Eşraj-ı kuzât denilirdi*. asrm ikinci yansmda ihdas edilmiş olduklan anlaşılmaktadır. terakkderi yoktur ve mansıp zaptedemezler. itibari bir de­ recedir. müderrisler. Kaza kaddanmn tertibi. Umiye sınıfina uzaktan yakmdan alâkalı olanlar.İLMIYE RÜTBELER! DERECELERI 279 Diyarbekir Rusçuk Sivas Devriye mevalisi Adana Çankırı Van Fflye-i mücerrede Kadılıklardan bir de Pâye-i mücerrede eshabı denilen kadı payesi vardı. mabkeme azalan. Pâye-i mücerredelerin X I X . nakibü'l-eşraf kaymakamlan * ve sair yüzlerce zevat bir şeref olmak üzere bir yolunu bularak bu itibari rütbeleri alırlardı. naipler. . Onlar da Edirne ve İzmir pâye-i mücerredeleri i d i : Bunlar yalmz payesini alırlar. İzmir pâye-i mücerredesini alan bir zat Edime pâye-i mücerredesine terfi ederdi. müftidük edenler. * Kadılıklar kummda kaza kadılarmdan bahsedilirken izahat Terilıııiftîr. İçlerinde kaddık. s&d&ta nezaret eden Nakibfi'I-egrafin kazalardaki vekilleri idi ve onlar tarafından tftyin olunurlardı. kısm-ı mahsusunda gösterilmiş olup en yüksek dereceleri Sitte denden kadılık idi. sonra bizzat kazasker olur ve icabederse bu makamı mükerreren işgal eder. 1 Naldbül-ejraf kaymakamlan.

Çankırı. Mükerreren Anadolu kazaskeri olanlar da varsa da nâ­ Mekke ve Medine kadılıkları olup ya bizzat mansıbmı zap­ teyler veyahut Haremeyn payesi verilirdi. Bosna. Maraş.280 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Anadolu Kazaskerliği : tptida payesini alır. Havass-ı Refia (Eyüp). tstanbul Kadılığı : tptida payesini alır. Haremeyn Mevleviyetleri : alıp sonra bizzat Rumeli kazaskeri olur. Trabzon. Şam. Trablus . B e y m t . Filibe Mahreç mevleviyetleri: (Payeleri de vardı). Buranm müderrisi kadı olmak isterse mahreç mevleviyetlerinden birine tâyin olunurdu. Devriye mevleviyetleri : Bağdad. sonra bilfiil mansıbmı zapteyler. Girit kadı­ lıkları (Payeleri de vardı). bundan sonra Rumeli kazaskeri payesini dirdir. Adana.Garp. Antep. Rusçuk. Mısır. Halep. Bilâd-i hamse mevleviyetleri : Edime. Bursa. İzmir. Selanik. Fenar (Tırhala'da). terakki edemez ve mansıp zap- en yukan derecesi olup Süleymaniye Camiinin kıble tarafmdadır. Erzumm. Galata. Pâye-i mücerrede eshabı teyhyemezdi. Süleymaniye Müderrisliği : Dârü'l-hadis'ten bir derece aşağı olup dOrt müderrisliktir ve Süleymaniye Camü yakınmdadır. Buradan terfi eden bir müderris . Yahut Anadolu payesi verilir. Yenişehir. Sofya. sonra bizzat zapteyler. Kudüs. Diyarbekir. Sivas. Müderrislikler Dârü'l-hadts Müderrisliği Bu müderrishk Kibâr-i : müderrisin denilen müderrishklerin (Edime ve İzmir pâye-i mücerredeleri) yalmz payesine nail olur.

Yahut isterse mahreç mevalisi olurdu. (Dârü'l-hadîs-i tsmad Sahn-ı Mesudiye bilâ-îtibar Mûsda-i Sideymaniye derecesiyle : Sahn medreselerinin bir derece altmda olup seksen sekiz ve Dizdariye müderrishği derecesi seman itibariyle Midillih Mehmed Emin Efendiye verildiği gibi ^. Müderrislikler. Dârü'l-hadîs müderrisi kendisine tekhf edilen mahreç mevleviyetini kabul etmezse o zaman bu Sülejrmaniye müderrislerinin kıdemhsine teklif olunurdu. Hareket-i hâriç 40 olup tstanbul müderrishklerinin iptidası olan tptida-i hâriç müderrishğinin adedi muayyen değildi. Mûsila-i Süleymaniye Müderrisliği Hâmise müderrisliklerinden bir derece aşağıdır. artar ve eksilirdi.İ L M İ Y E RÜTBELERİ DERECELERİ 281 Dârü'l-hadîs müderrisi olur. Eğer yukarıki müderrisler kendilerine teklif olunan mahreç mevleviyetini istemezlerse bu dereceh medrese tekUf edilirdi. Süleymaniye medreselerinden birine müderris olur. ^ Mefihatin En Son Tarik defteri (kütüphanemizdeki nüsha). Dârü'l-hadîs ve Süleymaniye müderrisleri. bazen herhangi bir müderrise itibarî olarak verilirdi. Terfi ederse Hâmise-i Süleymaniye müderrisi olur. Buradan terfi eden müderris İptida-i altmışlı müderrisi olurdu. îptida-i dahil müderrishği 48. îşte yukandan aşağıya kadar gelen bu dört dereceU müderrislere Kibar-i müderrisîn deniUrdi. Mûsila-i sahn'm aşağısmdaki Hareket-i dâhil müderrisUği 32. Meselâ Piyale Paşa medresesi Hâmise-i Süleymaniye itibar edilerek Şehri AtauUah Efendi'ye Ahmed Ramiz Efendiye). . Terfi eden. Sahn-ı Seman Müderrislikleri : Fatih Camiinin iki taraûnda sekiz medrese müderrislikleri. Hâmise-i Süleymaniye Müderrisliği : Süleymaniye müderrislerinin bir derece aşağısında olup beş müderrisliktir. Mûsila-i Sahn Müderrisliği müderrishk ttibar edilmişti. Bunlardan sonra adedi 32 olan Hareket-i altmışh ve adedi 38 olan tptida-i altmışlı müderrishkleri gehrdi. mahreç mevleviyetini kabul etmezlerse bunlarm kıdemhsine : veriUrdi.

.

)'de ÛlaSmıf-ı evvelinin üstfinde olarak ihdas edilmiştir (Lütfi tarihi. c. Ûlâ Smıf-ı evveh* Ferik (Korgeneral).YIRMI IKINCI BÖLÜM İLMİYE RÜTBESİNİN RÜTBELERLE MÜLKÎ VE ASKERÎ MUADELETİ ve midkî rütheler dereceleri teshit Sultan I I . Istabl-ı Ânüre rütbeUleri. * Ûlâ rütbesi 1249 H . (1833 M. Mirhva. Müşir.(1847 M.)'de ihdas edilmiş ve 1255 Şevval (1839 Arabk) *de Kazaskerler Ue ferikler arasmda olmak üzere ûlâ smıf-ı evveli ve ferikten sonra gelmek üzere ûlâ rütbesi Udye ayrdarak ûlâ Sınıf-ı saniyesi bn sıraya konmuştur (NıMbetû'l-vekayi). Mîrü'l-ümera. * tstanbul müderrİBİigi rüûsu olanlar Mûsda-ı Süleymaniye'den derecede olan müderrislerdir. Haremeyn pâyehleri. İstanbul Kadısı. Kapıcıbaşı rütbesindekder. tstanbul Kadısı. Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri. Miralay. M a h m u d zamanmda askerî ihdas olunup daha sonra huna göre rüthe eddmişti. Ûlâ Smıf-ı evv^oh* Ferik. 1264'deki iirasmda bunu göstermemiştir. Saniye Sımf-ı evveh. sonra sırasiyle : Rumeli ve Anadolu Kazaskerleriy Rütbe-i bâlâ*. V I I I . Saniye Smıf-ı sanisi. ».(1B46 M. Ûlâ Sınıf-ı sânisi. 92). aşağı rüûsu olan ulema ^ Binbaşı. Rütbe-i Sâlise. Mîrmîran. Bâlâ Ricah. (1848 M. Rumeh Beylerbeyi. İlk defa tertip edden muaddet şöyle idi : Vezir. tstanbul âmirleri) 1264. * 1262 H.)'de tertip edden yeni teşrifat defterinde : Vezir ve Müşir. Hâcegân (Kalem < t l â U e saniye rütbeleri arasmda ohnak üzere 1263 H. H . Bu rütbelerle beraber dmiye rütbeleri arasmda mua­ delet yapdnuş ve merasim esnasmdaki teşrifatta ona göre hareket eddmesi takarrür eylemiştir. Rütbe-i Râbia esbabı. Mirmiran ve Ûlâ smıf-ı sânisi. Bilâd-i Erbaa (Bdâd-ı Hamse) Mahreç Mevahsi. Kaymakam.)'de rütbe-i saniye mütemayizi ismiyle bir rütbe ihdas edilmiş ise de Lütfi tarihi. .

e.Birinci Ferik (Or­ asır sonlariyle XX.Rütbe-i (Korgeneral) . Kaymakam. Kibar Müderrisîn . asır başlarındaki teşrifat sırası da şeyhuhslâm general) . Kibar-i Müderrisin i. Bunlarm adedine göre on dört nişan ihdas edilerek vasıtasiyle kendilerine verilmiştir ' . Vezirlik. 156. Hâcegân rütbesinde olanlar muadil tutulmuşlardır*.Rütbe-i Sâhse . Rumeh Kazaskeri . ' Dârûl-hadts. Süleymaniye. Saniye Mütemayizi Bilâd-ı Erbaa.Mirhvahk (Tümgeneral) . tstabl-ı Kapıcıbaşı. Mirliva.RumeU Beylerbeyhği.Rikâb-ı Hü­ mâyun Kapıcıbaşılığı. Bilâd-i Hamse Mevleviyeti .Mira­ laylık • Askeri Kaymakamhğı (Yaıbay) . İstanbul Kadıhğı .Rütbe-i Ûlâ Sınıf-ı Saniye sınıf-ı mütemayizi. şöyle idi *.Miralaylık (Albay) . XIX. Haremeyn Mevleviyeti . Mûsda-i Sideymaniye mâdımundaki müderrisler-Alay Eminhği.Rütbe-i Ûlâ Smıf-ı sânisi. s. Miralay. 1264 H .Rütbe-i bâlâ. Saniye Smıf-ı sanisi.Binbaşdık . Mahreç Mevleviyeti. c. Mahreç payesi. Hamise-i Süleymaniye. t. Rütbe-i Sâlise.Mîrmiranhk . > Lütfi tarihi. * İlmiye Salnamesi ve Konya Vilâyeti Salnamesi.Rütbe-i Saniye smıf-ı Sânisi . 155. Mûsıla-i Süleyma­ niye müderrisleti. Müşirlik. » Lütfî tarihi. Rütbe-i Râbia esbabı.Ferik evveh .Anadolu Kazaskeri . Haremeyn Amire payesi.) tarihine kadar Bilâd-ı £r6aa (Hamse) ve Mahreç mevahsinin memuriyetlerine mahsus nişanlan yoktu. Mîrü'l-ümera.284 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I payesi. VIII. Mevleviyeti . VIII. 176. Bu Kibar Müderrisinden sonra gelen müderrisler ile Binbaşı. (1848 M.tstabl-ı Âmire Müdürlüğü .

Mulıarreratta aşağıdaki elkap kıdlanılırdı : Şeyhülislâmlara Kazaskerlere : Devletlû. Mahreç ve Devriye Mevalisine : Fazdetlû Efendi Sair Kaddara : Meveddetlû Efendi Müderrislere umumen : Mekremetlû Efendi. .İ L M Î Y E RÜTBESİNİN MUADELETİ 285 UUmanm elkabı . Semahatlû Efendim Hazretleri : Semahatlû Efendim Hazretleri İstanbul Kaddığı pâyelilerine : Fazdetlû Efendim Hazretleri Haremeyn Mevleviyeti pâyelilerine : Fazdetlû Efendim Büâd-i Hamse.

.

Müneccimbaşı Tarihi. kütüphanemizdeki basümamış cütler. Nr. 1925. Selânikî Tarihi (Selânikî Mustafa Efendi). Künhü'l-ahbar (Âh). İstanbul tabı. Nr. Vekayinâme (Abdi Abdurrahman Paşa). cdt. yazma. 1245'de matbu nüsha. 1332. 2259.İLMİYE TEŞKİLÂTINI Y A Z A R K E N İSTİFADE EDİLEN ESERLER Tarihler Tevarih-i Âl-i Osman (Âşık Paşa-zâde). Raşid Tarihi (Raşit Efendi). Kütüphanemizdeki nüsha. 1282'de basdan nüsha. 1341 tabı. Peçevî Tarihi (İbrahim Efendi). Künhü'l-ahbar (Âh). Vekayi-i Tarihiyye (Topçular Kâtibi Abdülkadir).Hieşıi Mehmed Efendi^ Türk Tarih Kurumu yayınlarmdan. Esad Efendi kitapları. Tevarih-i Âl-i Osman (Lütfi Paşa). 1279 tabı. Fezleke (Kâtip Çelebi). basılmış beş cilt. fî Hulâsat-i ahbari'l-hâfikin) (Ravzatü'l-Hüseyia matbu nüsha. 1286'da matbu nüsha. Esad Efendi kitapları. . Raşit Tarihi zeyli (Çelebi-zâde Asım Efendi) 1284 tabı. Umumi Kütüphane nüs­ matbu nüsha I I I . Ravzatül-ebrar zeyli Naima Tarihi 1280'de hası. Franz Babinger neşri. Mir'atü'l-memalik ve Derecatü'l-mesalik (Gelâl-zâde Mustafa Bey). 1281'de basdmıştır. Neşri Tarihi (Cihannüma . TacüU-tevarih (Hoca Sadeddin Efendi). 1283'de matbu nüsha. (Karaçelebi-zâde). 779. 2151. Selânikî »Tarihi (Selânikî Mustafa Efendi) basdmamış kısımlar. MiUet Kütüphanesi nüshası. Nr. Tevarih-i Âl-i Osman (Oruç Bey). Ravzatü'l-ebrar (Kara Çelebi-zâde Abdidaziz Efendi). Behiştî Tarihi (Behiştî).

1311'de basdmıştır*. Hayrullah Ejendi Tarihi fasiküller Mür'iü't-tevarih (Şamdanî-zâde). Şâni-zâde Tarihi (Şanî-zâde Ataullah Efendi). Fakat maalesef II. Halil Nuri Bey Tarihi (Hahi Nuri Bey). Nr. Mür'i't-tevarih (Şamdanî-zâde). Ata Tarihi (Enderunî Ata Bey). Matbaa-i Osmaniye. tarihine kadar getirilmiştir. Asım Tarihi (Mütercim Asım). Kütüp­ Netayicü'l-vukuat Zübdetü't-tevarih Zübdetü'l-vekayi (Lütfi Efendi). Topkapı Sarayı nüshası.mütercimi Atâ Bey). (Mustafa Nuri Paşa). Vasıj Tarihi Edib Ejendi (Mehasinü'l-abbar ve Hakayikü'l-âsar). İzii Tarihi (İzzî Efendi). hanemizdeki nüsha. (Mustafa Safi Efendi). Vehyeddin Ef. 1199'da basdmıştır. matbu X . Matbu. müteferrika tabı ve zeyh. 1306 ve 1328'de matbu hanesi nüshası. LiUjî Tarihi V I I I . Vasıf Efendi Tarihi (Edip Efendi). Nusretnâme (Fmdıkldı Mehmed Hahfe). (Defterdar Mehmed Paşa). cdt. 1292.288 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Suphi Tarihi (Suphi Sami. matbu cdtler. kütüp­ (Şemi Molla). 1219 tabı. Ahdfilhamid'in emriyle S a l t a n A b d ü l a z i z ' i hal' eden Hüseyin A v n i . M ü t e r c i m R ü ş t ü ve M i t h a d Paşalarla ŞeyhuUslâm H a s a n H a y r u l l a h Efendi'nin isimleri bu cetvele konulmamıştır. İlaveli Esmarü't-tevarih (Hayrullah Efendi). Devlet-i Osmaniye Tarihi (Hammer . kütüphanemizdeki nüsha. cdt. Nuruosmaniye Kü­ tüphanesi nüshası. 1928. matbu cdt 1338. tstanbul. Nr. 1309. 1327 tabı. Şakir Efendiler). kütüphanemizdeki nüsha. . Silâhdar Tarihi (Fmddddı Mehmed Hahfe). 1290. Cevdet Tarihi (Ahmed Cevdet Paşa). Umumi Kü­ tüphane nüshası. 3122. Takvimü't-tevarih (Kâtip Çelebi). 1198'de matbu.1146'da basdmıştır. 1284 tabı. basdmamış kısım. 1271-1292 matbu ' Ba eaer Şeml M o l l a torofindau 1264 genesine kadar gelen Sadr-ı âzam Şeyhülislâm ve Kaptan Paşalarm tâyİDİerini göstermekte olup sonradan kırk yedi sene daha ilâvesiyle 1311 H . Takvimü't-tevarih Zeyh (Şamdanî-zâde Siüeyman Efendi). matbu nüsha. 2428.

1969. Efendi). i Bu kannımâmeyi Profesör Bay H a l i l İ n a l c ı k . Osmanh Kanunnâmeleri (Milli Tetebbular Mecmuası). 1328. Dejter-i Divan (Aynî Ali Âl-i Osman der Mezamin-i Mükerreme Emirleri (tsmaü Hakkı Uzunçarşılı). (Kütüphanemizdeki nüsha). Dr. Fatih Külliyesi daa 1946. 1949. Koçi Bey Risalesi (1277'de basdmış nüsha). Mehmed). tercümesinden). D'Ohsson. Teşrijat (Kütüphanemizdeki nüsha). Süleymaniye medreseleri (Bayan Remziye). 2142). Âl-i Osman (Hezarfen Hüseyin Nimeti Ejendi Kanunnâmesi Telhisü'l-beyan ji Kavânin-i Âl-i Osman (Tarih-i Osmanî Encümeni neşriya- Kanunnâme (Veliyyüddin Efendi kitaplan). KendUerine müteşekkirim. kütüphanemizdeki nüsha. 1671 Amsterdam. Ricaut (1812'de Paris'te basdmış Fransızca Mevzuatü'l-ulûm. Histoire de l'Etat present de l'Empire Ottoman. Nr. Tarihten mezuniyet tezi. Taşköpridü-zâde Isamüddin. Nr. Teşkilât Mecmuası (Kütüphanemizdeki nüsha). kütüphanemizdeki nüsha*. Kanun-ı Osmanî ve Râbıta-i Asitane (Kütüphanemizdeki nüsha). Hususî tetkikler: Sahn-i Seman medreseleri (Bayan Remziye). Halkondil Tarihi zeylindeki teşkilâta ait kısımlar (Ali Şevket Bey tercümesi). Kanun-ı Osmani (Mahmud b. Süheyl Ünver) Üniversite yayudanntezi. 1970. Tarihten mezuniyet (Prof. Koçi Bey'in Kavanin-i Kavanin-i Efendi).İSTİFADE E D İ L E N ESERLER 289 Kanunnâmeler ve Oamanlı teşkilâtma dair eserler: Kanunnâme-i tmdan). basd­ . Paris Milli kütüphane­ sinden filmini aldırarak benim kütüphanem için de bir nüshasmm fotoğrafimn aimmasma müsaade etmiştir. Tableau Gineral de l'Empire Ottoman Paris. Mekke-i Hukuk-i mamış tır. Tekâlij Kavaidi (Abdurrahman Vefik). tslâmiye Istılâhat-i Fıkıhiyye Lügati (Esbak İstanbul Müftüsü ve sabık Diyanet İşleri Reisi Ömer Nasuhi Efendi). Tarih-i Silsile-i Ulema (Esad Efendi kitaplan.

sümamış ciltler (kütüphanemizdeki nüsha) Şuarâ tezkireleri'nden Lâtifi. (sandık) vesikalarından. sene 16. tbnûlemin. matbu ciltler. vakjiyesi (Vakıflar Umum Müdürlüğü yayınlarmdan). İnal. Sahm. Ramiz ve Fatin tezkireleri. Âşık Çelebi. . lı defter). 1956. Eyüp İlmiye Rehberi (tsmaü Hakkı Uzunçarşıh). Nur-ı osmaniye Devhatü'l-meşayih ve zeyh (Rifat Efendi). tbnü'l-Emin Muallim Divan-ı Mahmud Kemal İnal tasnifi vesikalardan. Vilâyet Salnameleri. M . Sicill-i Osmant (Mehmed Süreyya Bey). Resmi Salnameler (1263'den 1272 tarihlerine kadar). 1935. Mühimme dejterleri'ndeiâ vesikalardan. matbu birinci ciltle ba­ Kmah-zftde. 1269 da matbu. ve I I . (Ebûlûlâ Mardin). Şeyhi. basümamıştır. (Müstakim-zâde Siüeyman Sadeddin Efendi) (Şakayık zeylinin zeyh). K . Şakayık zeyli (Atâyi). Vekayiü'l-Fuzalâ Kütüphanesi Osmanlı Müellifleri Nuhbetü'l-vekayi (Bursalı Mehmed Tahir bey). tstanbul. Başvekâlet Arşivindeki vesikalardan t Ali Emirî tasnifi vesikalardan. Hümâyun (Alman Müsteşrikler Cemiyeti Hatt-ı Hümâyun Teşrifat dejteri (MaUyeden Arşive devredilen defterlerden 29 Nr. Riyazi. tstanbul. 276). Teracim-i Ahvale dair eserlerden t Şakayık-i Numaniye tercümesi (Hadayikü'ş-Şakayık). Fatih Sultan Mehmed II.290 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI Arpalık Maddesi (Türk Tarih Encümeni Mecmuası. Huzur Dersleri Prof. Vakıflar Umum Müdürlüğü yaymlarmdan. vakjiyesi yayınlarından). (Mehmed Süreyya Bey). Salnamesi. Meedi. Cevdet tasnifi vesikalardan. Vakfiyeler: Fatih Sultan Mehmed II. 1334'de Meşihat tarafmdan neşrolunmuştur. Her ikisi basılmıştır. 1938. Vakıjlar Dergisi (I. s. ciltler). 1268'de matbÛ.

Y a z m a (İzmirh Ismaü Hakkı). Müteferrika tabı. 1339-1341Me matbu. Saray ve Ötesi (Hahd Ziya). Mehmed). 194lMe matbu. 3 2 5 . alâ keşfi'z-zünun (İsmail Paşa). 1360 H . (1941)'deki matbu cütler. BeUeten'dtn ahnan notlar. Y a z m a flâve 4434. Mecmua-i münşeat.Vl-kütûb ve'l-Fûnun (Kâtip Çelebi). Nr. haraları (B. 1940 da basdmıştır. Osmanlı Türklerinde ilim (Doktor Adnan Adıvar). sayı 9 . Seyyah tnciciyan'ın matbu). Hediyyetü'l-Arijin EsmaüH-müelliJin Cihannüma (Kâtip Çelebi). (İsmail Paşa). Edirne ve Paşa Livası (Prof. Hadikatü''l-cevami (Hafız Hüseyin Ayvansarayİ ve zeyU). 1951 ve 1955. 1281'de . Hrand Andreasyan tercümesi» (Yahya b. Yeni Um-i Kelâm basdmıştır. Feridun Bey münşeatı. matbu nüshalar. Evliya Çelebi SeyahtUnâmesi (matbu cdtlerden notlar). 1312. 1506). Kitdt-ı Nusretü'l-lslâm ve's-sûrur fî Tahrir-i Kitab-ı Atlas Mayor (Ebû Bekir Behram Dımışki tercümesi). Abdülhamid ve Yıldız Hâtıraları (Başkâtip Tahsin Paşa). MenShicü'l-inşa üâve 610. Tanzimat (Tanzimatın yüzüncü yd dönümü münasebetiyle). 1943*de basd­ mıştır.İSTİFADE E D İ L E N E S E R L E R 291 Diğer Müteferrik Eserler: Kejjü'z-tünun an-esam. îıakffl-meknunjVz-zeyi-i (1945) matbu.3 3 3 . Nr. Topkapı Sarayı Bağdad Köşkü Kütüphanesi. Tahkikat defteri (Topkapı Sarayı. Paris Mdli K t p . Revan K . İkdam neşriyatmdan. Mecmua-i Tesavir-i Osmaniye (Arif Paşa). Tayyib Cökbilgin). 1364 H .matbû cilt. Mevzıuuû'l-ülûm tercümesi (Taşköpridü-zâde Kemaleddin Mehmed). Paris Mdli K t p . Meşihatın En Son Tartk Defteri (kütüphanemizdeki nüsha).

.

195nı. 222.zâde. son halife. . Rumeli Kazaskeri. 146. şeyhuUs­ lâm 73. 167. Kazaskeri. Fahri Razi mek­ tebi (b. hk. bk. . K İ Ş İ A D L A R I AhdüUâtif Acemî. mü­ Abdülhalim Efendi. şeyhuUslâm. 194n. Seyyid. 211. 145. Süleyman'ın hocası. 142n4. Sin. islâm. Şey­ huUslâm Müeyyed . 219. pâdişâh. 217. 223. şeyh. şehzade. 72.) ne mensup âUm.) in oğhı. Seyyid.) nin oğlu. Ebe-zâde. Âbdülmecid Efendi. Abdürrahim Efendi.. 225. Abdülmuttalib.. 5. tstanbıd Kadısı.) nin torunu. Abdullah Efendi. 30n. 231. Hâşim.zâde. Abdülkerim Efendi. Ebus­ suud Efendi (b. 76. Menteş-zâde. 102n. nakibü'l-eşraf. 195. 51. Ahi-zâde. şeyhuUslâm. 53. Abdülvehhab Efendi. İstanbul'da ilk müder­ rislerden.zâde.. şey­ Abdülhalim Efendi. Anadolu Kazas­ huUslâm.zâde. Abdühnecid. Abdülmümin Efendi. Dürri . 146n„ 268. Abdülvehhab Efendi. Abdülkerim . müderris. Beyzavi. Uluğ Bey (b. müderris. Abdülkerim. derris. I02nı. 212. 268. 225. Hazreti peygamber'in dedeleri. 214nı. Abdullah Efendi. Yâsinci . Abdidhamid I. Anadohı dolu Kazaskeri. 148. Abdülmuhsin Kaysert. bk. Abdülkadir Efendi. 147. Abdürrahim Efendi. Abdi Ağa. âlim. 236. 196. bk.zâde. Fatih'in hocası.. Karaçelebi . müverrih. Abdülaziz. AhdüUâtif. 202. Kadı. pâdişâh. AbduUah Efendi. bk. nakibü'l-eşraf. pâdişâh. şeyhuUslâm. 197. Abdülkadir Cürcanî. 161nj. 53. bk. Abdülbaki Arif Efendi. 190n4. Mehmed Çelebi (b. şeyhül­ Abaza Hasan Paşa. Ahbas b.zâde. Hazreti Peygamber'in amcası. 167. Abdülvehhab Efendi. Abdülkadir Efendi. 26. AbduUah b. Abdi Ağa. MuaUimhâne-i Nüvvab (b. 193. reiaalkütUp. Ahi-zâde.) müdürü. 167. Abdülhamid I I . bk. 68. 162. 210. bk. Ana­ Abdülbaki Mahmud Efendi. RumeU Kazaskeri. I I . 64. Abdülkerim Efendi. Şeyhi. Paşmakcı zâde. 189. 195. 193. Tevkil A b ­ durrahman Paşa.) nin oğlu. nakibü'l-eşraf. pâdişâh. 52n3.zâde (b. Ispartah. 105. AbdülmuttaUb b. şeyhülislâm. AbdUhneUk. Arap .D İ Z İ N I. 215. m n . Abdülaziz Efendi. Abdülkadir. Şeyhî . Ömer Beyzavî. İÇSu. Abdüllâtif. 194n2. 73. çavuşbaşı. keri. kazasker. 53. şeyhülislâm. Abdürrahim Efendi..

Abdülkerim Efendi. Abdurrahman Efendi. Abdurrahman Nesip Efendi. Abdullah Efendi. Hüdavendigâr San­ cakbeyi. p&dişah. 76. 74. 162. 59. Abdullah Efendi.131. Fahr-i Râzi mektebi (b.. Yenişehirli. 158. İznik dahil müderrisi.. şeyhülislâm. 128. 5. Zencanh. 234.) mfielUfi. Abdullah Efendi. pâdişâh. Seyyid Şertf-i Cflrcâni.. 21. müderris. Ahmed Efendi. 79. 9. müderris. 96. Ahmed Efendi. İstanbul Kadısı. 146. Lefkoşe Kadısı. AbduUah Efendi.) ne mensup âlim. 7. AbduUoh Efendi. Fatih'in hocası. 25. Hazreti Peygamber'in amcazadesi ve damadı. Ahmed Çelebi. müderris. 146n. AK. Veliyüddin-zâde. Abdullah Hilmi. Mevlâna. Ahmed Efendi. Seyyid. 254. Abdullah Efendi. 170n„ 1900^. İmam. şeyhül­ islâm. Ali b. Ahmedî. I 2 n „ 19. 59. 206np 224. Ahaveyn.. şâü. 43. 35. 281. Ali b. 30. Fahr-i Râzi mektebi (b. Ahmed. 165. Beyâzî . Ahmed I I . Bosnalı. kadı. 230. Numllah . 193. Mahmud el-Cündî.zâde. 238. 176. 9. 76. İsa oğlu. SOuj. 218. bk. 263. Ali. 70.. Abdurrahman Bey.zâde. izmitli hekim. Ahi. Alaşehirli. 161. Ahmed Efendi. Anadolu Kazaskeri. 102n. 22. Anadolu Kazaskeri.zâde. ordu ka­ dısı.239. Ahmed Isamüddin Efendi. 193. müderris. müderris. . 237. Yusuf . Ahmed Efendi. II Süleyman'm yazı hocası. Abdurrahman Efendi.. müderris. müderris. Abdurrahman. Hâfiyt-i uerid (b. 156. Mahmud-i Cfircânî. Ahmed Efendi. 25. 2I6nı. Abdurrahman Efendi. 9. 183. Ahmed I. Kara Hoca.. 91n„ İSiu^. 61. Tokath. 99n„ 121.. 29n. pâdişâh.) ne mensup âhm. Mısır Kadısı. Kazovoh alim. (kazasker) 244. müftü. mü­ derris. Ali (b. 146n. Abdurrahman Efendi. Erzincanlı.294 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Ahmed III. II. ISOnt. 102n. 270. 179n„ ISOn.zâde. Abdurrahman t y d . Osmanh tarihçisi. Abdurrahman Efendi. I02n. 237. 102n. kazasker. Ahmed. bk. 184. Zla^. Anadolu Seçuklu hükümdarı. Ahmed b. 116n. 222. Abdullah Efendi. 145. Alâüddin Tüsi. İshak Hocası. Abdurrahman Elfendi. Seyyid. âlim. 74ıı„ 113. 250. Ahmed Râmiz Efendi. 176. Bayezid'in hocası. 146. Bur­ salı. müderris. müderris. âlim. Alâüddm Esved. I63n. Müeyyed . Seyyid. bk. Ebî TâUb). âlim. 89. 26. Kayserili.zâde. Rnmeli Kazas­ keri. Neyli. Alâüddin Keykuhad (I) b. mdderris. bk. 59. 148.. Şirazh âlim. Alâüddin Arabi. Ahmed Paşa. Ahmed b. 197. Ana­ dolu Kazaskeri. müderris.zâde. Taş­ köprülü . Ahmed Efendi. Tikveşli. 188. Abdurrahman Çelebi. Şehri. 65. Müfti . Tbkatlı hattat. tstanbul Kadısı. Abdfilhâdi zâde. fok. fcyhnlislâm. Abdullah Efendi. I70nj. 197. 183. Konyalı. 69. Ali... Keyhfisrev. 132n. Adudüddîn. Alâüddin. Dojutanh. şeyhülislâm ve âlim. Mesud. 145. Abdurrahman Efendi.

. Şeyh. AU Efendi. 178n„ 205. şeyhuUslâm. 47. 206n4. Asun Efendi. Arap. 47. 24nı. Aşık Paşa . 174. 112. 175. 236.. 107.235.zâde. 25n. Ankara Kadısı. 127.zâde. 146. şeyhnUslâm. Bcdrfiddin Mahmud. 119n4. Semerkandli âlim. Şehid. mfiderris. Baki. Ataullah Efendi. 193. 20n. Ali Çelebi Veled-i MoUa Yegân. (eyuhlislâm. 31.. 167. 235. Osmanh mfiverrihi. Kethflda . AU Paşa. Bayerid I I . 64nj.. Mehmed'in bocası. 74. 232. mOderris. 67. BâU Bey. Asmı Efendi. mfiderris. Bedrflddin Mehmed b.) ne mensup âUm. 237. Aynî. Fahri R â n mektebi (b. 167. Hekimoğlu. 177. AU Efendi. Atayî.İNDEKS Ali b. Çorluhı. 210. AU Kuşçu. EbttU-Hasan. Arif Efendi. heyet ve hesap âUmi.. sadrazam. şeyhuUslâm. şehzade.zâde. vezir-i âzam. I66n. Erzincanh. 9. Bahafiddin Efendi. Meşrep . 114. 47. Bahâi Efendi. 84. Mebmed b.zâde. 62. 228. Hüseyin AmiH. 231. AU Mfirginânî. AU TAsî. Ali Efendi. 223. 222. 190n4. Çandarh . Bahafiddin Mehmed b. Hoca. 193ıı. Murâbıtlaı hfikfimdan. Çatalcah. İV. 68. /etva'larda erkekler için kullamlan muhayyel ad. Budin Kadısı. tarihd. Seyyid. AU Paşa.165.176. Ayasofya'da mttdeıris. Aşık Çelebi. Azmi Efendi. 233. İsmet Bey . Arif Efendi. hesap aUmi. AU Efendi. Atâ Bey. 250n. 24nı. Ali b. Azis Mahmud Hüdayi Efendi. 56. 35. 52. 146. 232. Bedrfiddm Simâvi (Mahmud). şair. Aziz Efendi. 84. 43. 197. 205.zâde. Pasmakcı . 79. Cemalüddin. bk. 69. Radiyyüddin Casri. 234. 233. 239. 189n„ 197. Aşki. 201.. 192n. şeyhuUs­ lâm./ıfcıfc âHmi. . Avfi. Mevlâna. Bayerid. I I . 49. şeyhülislâm. Arif Efendi. 60. 8. 26«. 183. ders vekiU. 237. AU Paşa. 235nı. âUm. Ahıskah. AU Cemâli Efendi. mfiderris. 21. 238. Yenicami evkafı müteycUisi.145. lOn. Nâsirfiddin Tûsi'nin oğlu. Osmanh tarihçisi. 20. İsmail Espicai. 83. 119nt. 6n2. Ali Efendi. K m a h . I I I . şeyhuUs­ lâm. nakihüM-e|raf. âUm. vczîr-i âzam. 295 Asilflddin. pâdişâh. 22. 7. Bayerid. 197. nakibAl-efrâf. Aristo. Ayşi Mehmed Efendi. 25. 16402. Tafşîn. sadrazam.. KocaeU Sancakbeyi. ŞeyhuUslâm. 236. 193. 218. Mevlâna. Ali Efendi. 236. Mekki . Arif Hikmet Bey. BirgiU.232. Alâfiddin. AU Paşa. Murad'm kar­ deşi. 67. felsefe. 136. 21. 76. 46. Damad. 176. Samavna Kadısı oğhı.. şeyhülislâm. Dfirri • zâde. 8n. RumeU Kazas­ keri. Amr.z â d e . ZembUli Mfifttt. Sofu. AU Çelebi.zâde.zâde. Bcdrflddin. SeUm'in hocası. 237. Kanûni'nin Şehzadesi. Yusuf b. 260. Ispartah âUm. 215.

^üa^. mevlevî şeyhi. 76. Bulgar prensi. Ebû Bekr b.157. 59. Anadolu Kazaskeri. Mehmed'in hocası. 40n2. Ebû'l-Meyamin Mustafa Efendi. 23. Muhammed el . İsmail. Sunullah Efendi (b. 23. Ebû Eyyub Ensâri. 19. Buhâıî. Çavuşbaşı. 42nı. 56nj. Çandarh Kara HaUl. 238. müfessir.zâde. Ebu'l . 265. bk.296 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Orhan Gazi tarafından kurulan ilk medreseye tayin edilen ilk müderris. Ebû Bekr-i Dumşki. şeyhülislâm. 192n. Cenabı. Cevdet Paşa. 175. 100.. HaUl Hayreddm Paşa. Cemalüddin Mehmed Taî. 154. müderris. müderris. 197. Fahreddin Râzî (b.Hüseyin b. 76. Bondier. kadı. Mehmed Şaşi. 101. 218nı. 177n2. fakih. Cafer Efendi. 26. iUc kazasker. Pîr-i Herat. Hanefi /ıkıfc âlimi. iznik'te . 12. büyük Hanefi imamı. 179. Kazasker. /ett-'o'larda erkekler için kulla­ nılan muhayyel ad. 173 nj. bk. Derviş Efendi.Hayr Efendi. 65.Kuduri. Emir. 236. 235.Berekât Hafizü'ddm NeseH. Ebû Bekr-i Râzi.) nm oğlu. Ahmed Beyhakı. Ebu'l-Hayr Ahmed Efendi. 234. Mısır Kadısı. 151. 11. bk.zâde SaUh Efendi. muhaddis. 66. Dökmeci . 188. Kâzeruniye U rikatmm kurucusu. Abdullah b. 232. Cafer Efendi. Bağdadlı İmam. Esad Efendi . Cemalüddin Aksarayî. 188. Celâlüddin Devvânî. Davud Kayseri (Şereffiddin Davud b . 28nı. Bostan Efendi. 202. 188. HSn.. Tosyah âUm. 146. 1. E Ebî Bekr b. 72. 164. Bekir. Cagminî. kadı. 16. 29. 227-229. Celâl-zâde Mustafa 234. Ebû'l-Beka Eyüp. 10. Mahmud b. Cinci Hoca Hüseyin Efendi. Ebi'l . İmam Hafız Ebû Abdullah Muhammed b. 264. 29. Burhanüddin b. Kadı. mfiderris. Beyzâvî. Damad zâde. 130. Ebû Bekir Efendi. bk. HaUd b. Emir. bk. Ömer Beyzâvî. 28. 42nı. 113. 180n^. Bey. imam. heyet âUmi. I65nj. Mehmed). şeyhülislâm. Çelebi Efendi.zâde. III. 203. müderris. TebrizU akaid âUmi. 42. Ebu Hüseyin Müslim. 201. 249n„ 250. Ebu İshak Kâzerûnî. D'ohsson. Nişapurlu âlim. Derviş Mehmed Efendi. şey­ hülislâm. Buhârî.. hi­ laf ilminin kurucusu. Nişancı. Celâl . Nişancı Celâl . büyük muhaddis. 204. 180. Zeyd. 146. veziriazam. Budak. Şerif . Mevlanâ. 72. Ebi'l . Ebû Said Efendi. 134. Derviş Paşa. 238. naki­ bü'l-eşraf. Derviş. 19. Davud Paşa. Sultan İbrahim'in itibari hocası. 69. Ebû Bekir Ağa. 12na. 6nj. şeyhuUslâm. Ebû Bekr Merginâui. Michel. 20. müderris. Ebû Abdullah Ensâri. 43. 166n.) ahfadmdan âlim.zâde. 193n3. KefeU âlim.zâde Mustafa BeyHn kardeşi. 29nj.

85. Eş'ari. FeyzuUah Efendi. SilistreU. Esad Efendi. Fatih Sultan Mehmed. Nureddin. 211. 176. Mehmed. ReyU.eşraf. 63. Esad Efendi. 153. Erzurumlu Feyzullah Efendi'nin oğlu. bk. şeyhülislâm. FeyzuUah Efendi. 107. Gazanfer Ağa. şeyhuUslâm.) mn zevcesi. Gedik Ahmed Paşa. Seyyid. bü­ yük kelâm âUmi. Köprülü-zâde. 24n. âlim. 254n. 148. Mustafa'mn hocası. EvUya Çelebi. 147. vezir-i âzam. 167. Ebû Yusuf. Eflani Kadısı. 147. Fârâbi. Hoca. Faik Efendi. İmam. 222. 31 nj. 26. 210. Hanefi imamı. 157. 79. Anadolu Selçuklu hükümdan.. 195n„ 197. Fahrülislâm Pejdevî. 146.) nin babası. Ferbad Ağa. Efdal-zâde. Eflâtun. EhU. 76. 2 2 9 . 25n„ 29. Hazreti Fabma. tmam-i Âzam'm talebesi. 69. 33. 225.. 68. 231. Ankaravî. 146n2. 238. Fahreddin Ebû Abdullah Ömer. 145. Ekmelüddin (Mehmed b. 6nj. heyet âlimi. Ebü'l-Hasan. Şeyhu'l-ulemâ. Bayezid'in kızı ve Dukkakin . 74. vezir-i âzam. F Fahreddin Acemi. 268. bk. Mehmed II. 74. 165. 175. 24nı. ulemadan. Esad. 46nj.zâde.2 4 1 . EbuBBuud (Mebmed) Efendi. Yanyah âUm. 297 Fahreddin Efendi. FethuUah Efendi. Feyzullah Efendi. 176. 147. 125n2. mü­ derris. şeyhülislâm. Mahmud-ı Baberti). 61. 163. Ferferyüs. 172. mirahur. 74. Şehıi hafiz. İmam. 234. 25. 202. tmam. Konya'mn Hadim kasabasmdan âlim. II. Yunan filozofu. Efdalüddin Hunci. 211. mü­ derris.7 7 . 79. Mürsel . Erzurumlu. . Israfîl . 234. Bayburtlu şeyh. 24nı. Sultan Abdülmecid'in hocası. bk. Fahreddin Râzî. 64. 179. Emin Kösesi Molla Yahya b. 88. 178. II. 148. Mısır Türk Mem­ lûk Sultam. 230. Esad Efendi. 45. 28nı. 133n„ 135. âUm. 35. Fatımatü'z • Zehra. 68.zâde Hamidüddin Efendi. 75 . 65. 17. MeUk.oğlu Mehmed Paşa (b. FeyzuUah Efendi. 73. 31. şeyhuUslâm.oğlu. 31nj. 36. 182. 235. 17. 70. Ferhad. 28nj. 20. 249. 34. 161. 73. müderris. 133. Tabib-oğlu. Esîrüddin Ebheri. EmruUah Efendi. 177. 188. GazâU. 55. Huccetü'l-tslâm Ehi Hâmid Mehmed b. 81. 220^. nakibü'l. 8n„ 9. Gevher Melekşah Sultan. Anadolu Kazaskeri. 10. Kınah .İNDEKS Ebû Said Hadimi. Emir Sultan. 72. 237. Esad Efendi. 175. şeyhülislâm ve âllâme. Ebû Zeyd Debbusî. 197. Eşref Şaban. 210. bk.) ne mensup âlim. 24nj. şeyhuUslâm. 56.zâde AU Efendi (b. 2. Emin Efendi. 149. 223. Fahr-i Râzî mek­ tebi (b. 30. 176. 28nj.. 76. büyük tslâm filozofu. 24nj. 164a2. Anadolu Kaz­ askeri. 175ıı. 135nj. tmâdî. 114. 75. 76nj. şeyhuUslâm. 275. 24nı. 226. Seyyid. Fazd Mustafa Paşa. Hanefi imanu. Şafiî mezhebinin Basrah kelâmcısı. Efdal . Gıyasüddin Keyhusrev I I I . 25. RumeU Kazaskeri.

. . NevşehirU. 263nj.. ŞeyhnUslâm Mes'ud Efendi (b. kadı. /elva'larda kadmlar için kuUanılan muhayyel ad. kadı. 178n. 233. sadrazam. 188. Hayreddin. 65nı. Mihmandâr-i Peygam­ beri. 59. 133n„ 176. Hamdi. 127nı. Hâmid Efendi. I46nı. Hazreti AU'nin büyük oğlu. Avni el . Hayreddin Hızır. 197. 222. bk. hattat. Çandarh . 76.) nin oğlu. kadı. kadı 242 (RumeUden). Hayrettin. Halil Hayreddin Paşa. Abdülaziz'in hocası. Hasan Fehmi Efendi. 148.. 263. 242 (HamideUden). 232. 201. 235. 76n. Hamdullah. 162. 21. SBu. 236. belagat âUmi. 202. 47. Hazreti Peygamber'm büyük dedesi. 203. ulemadan. 42nj. Hasan. 125n. 146. Hasan. 148. Kütahyah âUm. Hızur. Hahd. Samsunlu. Zamiri. Hasan. şeyhuUslâm. /elva'larda erkekler için kulla­ mlan muhayyel ad. belagat âlimi. Hayreddm Efendi.Ürgttbi. Hacı Hamza. HaUmi Çelebi. Abbasi HaUfesi. Hatice. 229. ulemadan. Hasan Refet Efendi. müderris. sadrazam. Halil Hamid Paşa. Halid b. 76n2. 170n„ 172. Hamza Nureddin.. fıktk âlimi. Hayati Mehmed Efendi. 223. müderris. 229. 152. Hazret-i İsa. 232. Harunfi'r-Reşid. "lUm dağarctğı" adı ile maruftur. Haşim b. Zeyd. 222. 220. bk. kadı. kassam. 124nj. Çendik müderrisi. 131ıit. Çandarh. Atufi. kaptan-ı derya. 64. 162. Hoca Efendi. Ebû Eyyub Ensâri. 242. 145. Dadayh. 163. Kanunî'­ nin hocası. Hind. Hızır Bey. 119n. LâU-zâde. Hazret-i Muhammed (Peygamberimiz). I93n. 225. 148. 213nı. şeyhülislâm. Abdi Menaf. Hezarfen Hüseym Efendi.298 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Hasan Efendi. âUm. Hatib Dımışk!. Hatice binti Murad. 181n(.zâde (Tâcüddin). Hayri b. Merzifonhı H&fızüddin Ömer Nesefî. Fatih Sultan Mehmed'in hocası. Hafız Mehmed. İmam. 145. Kethflda-zâde. Fatih'in hocası. Hâmid Efendi.. müderris. 46. ibn Ömer Osman. Kastamonulu./«(pa'larda kadın için kullamlan muhayyel ad. I78ıij. ilk tsUnbul Kadısı. sadrazam. 267.) nin babası. 172. bk. Hacı Murad. Çandarh Kara Halil. şeyhuUslâm. 76. Kazaskeri. 83. Hayri Efendi (Bey).. 230. 183. 26n..zâde. 170nt. vezir-i âzam. 68. Hâfiz Ebi'I-Hüseyin Müslim. Amasyah Şeyh. Hayreddin. 125nı. Hâmid Efendi. HayâU Şemseddin. vezir-i âzam. RumeU Kazaskeri. Halil Paşa. Yemişçi. İbn Hâdb. 161. 219. muhaddis. 161. 117. 83. bk. şeyhülis­ lâm. ILbri AH Efendi. Sultan Hacı Arif Efendi. 162. Halil Efendi. Hatib . Anadolu lOSnj. Yavuz'un hocası. Bayezid'in hocası. Hayreddin Paşa. 145. Halid Ziya Uşaklıgil. 145. 201. Hasan. Hasan Efendi. 220. 201. Kazasker Şaddı Efendi (b. Hasan Paşa. Hasan. imam. HaUl Paşa. II. Şemseddin Fenâri oğhı.

bk. bk. 115nı. RumeU Kazaskeri. ibn Hacer-i Askalani. hadis aUmi. fıkıh âlimi. Isfahâni. 68. mfiderris. 122n. Hazret-i Ali'nin küçük oğhı. 167. akaid ve tarih alimi. sadrazam. iin^. 146. yeniçeri. tmadüddin b. tbn Ömer Osman.. ibrahim. Şafii imamı. ibrahim. 66. hadım ağası. ismail AtauUah Efendi. İbn Melek. şeyhülislâm. İbn Hişam Şeyh Ebt duUah. 29np Alay Hüseyin Efendi. 24n. 232 . tbrahim Paşa. ibrahim. 25n. Osmanh Pâdişâhı. 299 tbn Sina. ibrahim Efendi. Şü aUm. Ua^ 230. 22.zâde. Hüseyin Ağa. 230. 28nı. ftkth âUmi. ismail Efendi. Ebi'l-Kâsım. 231. Şeyh. Hüsameddin Râzi. Abdullah. Hfiseyin-i Ahlaü. 177. 239. ibrahim. 229. Ahi-zâde. 58n3. seyyah. jeyhulislâm. 30. 76n„ 145. 162. bk. Gelenbevî. 23. Mes'ud Begavî. sofi. ibn Arahşoh. 281. Muhammed Ab­ Şemseddin). ivaz . 30nı. Taşköprfllfi • zâde. 178n. 10. tbnü'l-Esir. Hüseyin Efendi. 173n«. Fatih'in hocası. müverrih. yeniçeri... bk. Fatih'in hocası. Kemal Efendi . şeyhül­ islâm. NevşehirU. bk. •eyhulİBİâm.zâde. İbn Rfişd. ibn Mübarek. 191. İbrahim Paşa. tsmaü Asım Efendi. tbn Mutahhar HiUi. tskender b. 107. 233. Fahr-i Râzî mek­ tebi (b. İmam.26. tpşir Mustafa Paşa. tbn Temcid. 236. 64. 161. süvari kassamı. 60. Hüseyin b. tmam . İmam. S. ŞeyhnUslâm. 237. 216nı. AU Bağdadî. Murad'm hocası. 228.21. 67. sadrazam. Hflsameddin Efendi. AbduUah. 230. 68. 76. 24n„ 67. Hüsam-zâde. ibn Sââti. Arap ve Acem Kazaskeri. İbn Kemal (Ahmed Müfti's-sakaleyn. müderris. B9n^. müderris. Tikvef Kadısı. âlim. 21. mfiderris. hadis âUmi. 15. 65. tbrahim Efendi. 169. 145. İzzfiddin AhdüUâtif.. tsamfiddm Efendi. sadrazam. 236. Hüsameddin Kâtî. Şeyh. felsefeci. 22. Iha Hadb ftkJı ve 6el^ai aUmi.zâde.. tnciciyan.235. Çandarh-zâde. IBOn^. Makbul. 229. 204. müverrih. 21. 83. Halebî. Üskfiplü müderris. vezir-i âzam. âlim. Şemseddin Mahmud b. 30nj. bk. 21. IBOn^. şeyhuUslâm. 149nı. 146. mfiderris. 133n. tbn Hâcib. 164nj. tbrahim Paşa. İdris Bitliû. 22. şeyhuUslâm. 224. Endühlsla âUıo. tbn Vefâ. "Akl-ı selim" unvam ile maıuf Bursalı âlîm. 173. HOsameddin Efendi. 238. . Seyyid. ibrahim. tarihçi. AbduUah. Hatip Dımışk! SOn^. Karahisarlı. 235. 237. 20na. ibrahim. 23. kadı.. I I I . tiyas b. 30nı. Bağdadh âlim. madeıris. 149nı. ibrahim Efendi. Damad. 164. 223.) ne mensup meşhur âlim. Bergamah âlim.İNDEKS Hoca • zâde (MıulihUddin Mnstafa). kelâm âlimi. tshak Efendi. 42. büyük tslâm filozofa. 23. İmam-ı Âzam (Ebû Hanife). 195. 275. bk. 176. nakibü'l-eşrâf. Hüseyin. 95n. 230. İbn Ömer Osman. 28. 188. Muzafferüddin Ahme^ b. 193n„ 196. 31. filozof. ismail Efendi. 152. tshak Efendi. lİn^. bk. 210.

9. Koca Yusuf Paşa. 45nı. SOn^.300 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Kasım. 48nı. Kuduri. 177nj. 29. Kadı . İbn 76n2. 76nj. Anadolu Kazaskeri. müderris. kadı. 212. 178nj. 9. müderris. 356. tzzeddin Râzi. bk. 155n„ 173n„ 176. 239. 9. Lütfullah Efendi.bk) in dedesi. . 256. Sadrüddîn-i Konevi (b. 46. tbn Kemal (b. 247. 34. 76. 188. Kadı. 73. 249. 243. 214nı. 217. 33. Bizans İmparatoru. Anadolu Sel­ çuklu hükümdan. 130. bk.zede-i Rûmî. Bayezid'in oğlu. 6. şehzade. 231. hesap âlimi. Hanefi fıkıhçısı. 262. ivaz Efendi. 234-236. Kutbüddin Mehmed Râzî. 76. 149. 26n2.) nin halifelerinden. 30. 20. tzzeddin ibrahim. 25nı. LütfuUah Çelebi. Kösem Sultan. 61. Süley­ man. 218.) ne mensup meşhur âhm. 19. lyaz. 223. 52n3. 225. 31nj. 76 n^. Kemalüddin (Abdürrezzak-ı) Kâşî (Kâşânî). 233. Keçeci-zâde SaUh Molla. Sivas hü­ kümdan. izzet Mehmed Paşa. 146. 223. müderris. Kasım Çelebi. 187. şehzade. 210. 57. Murad'm kardeşi. 156. 20. 58. Mesud b. 189n2. Kadı . Köprülü Mehmed Paşa. 145. 228. Fahr-i Râzî mektebi (b. 224. 69. II. Hatip. Karaman Şeyhi. 21. Fahr-ı Râzi mektebi (b. Kanuni Sultan Süleyman. Mahmud). Lütfi. 250. müderris. Kasım. Anadolu Selçuklu hükümdan. B. IV. müderris. Koçi Bey. 67. 107. 119nı. Kafiyeci. vezir-i âzam. Kutbüddin Mehmed. ismet Efendi. 248. Kutbü'd-din Mahmud-i Şîrâzî. 21. 64. sadrazam. 229. Koca Ragıb Paşa. riyaziyeci Kadı-zâde-i Rûmi (b. Mehmed b. 252. sadra­ zam. Kadı Burhaneddin Ahmed. Kudsi Efendi. Jüstinyen.bk. 233. 112.) ne mensup âhm. 160. Kâmil Paşa.zâde. bk. Anadolu Kaz­ askeri. bk. Zemahşerî. ismail Paşa. 273. 148. Merzifon!. 31. 76n|. Melek. 47.) nin torunu. Kemal Paşa. riyaziye ve heyet âhmi. tzzeddin Keykâvus II. Kâtip Çelebi. bk. İzâri Çelebi.zâde. Kadri. sadrazam. İzzeddln Abdüllâtif. riyaziye âlimi. müderris. bk. 234. Kadri Efendi (Çelebi). Bağdadlı. sadrazam. riyaziye ve felsefe alimi. sadrazam. âlim. Kıvamüddin. I . Keşşaf. Kuyucu Murad Paşa. 233. llSn^. 128. Muhiddin b. Kadı . Mevlevî. Kenan Paşa. 76n|. Kemalüddin Hasan (el-Farsi). 229. vezir. II. Tokath. 56. büyük müfessir. âlim. Korkud. SafranboluMu. Bergamah nahiv âlimi. âlim. Kasım. Bayezid'in hocası. Zencanh Şeyh. müderris. Kıbç Arslan IV. 28n2. 9. sadrazam. Kara Mustafa Paşa. 31. 40. İ D I . Kâşî (Gıyâsüddin Cemşid b.

105. 122nı. müderris. eşraf. 185. Uluğ Bey (b. 72. Mehmed. Yavaşça. 254. Mahmud H . 257.zâde. 73. Mahmud b. âlim. Mehmed b. 235n. heyet mi.zâde. şeyhül­ islâm. Surre Emini . pâdişâh. RumeU Kaz­ Ankaralı.zade. Mehmed Akkirmâni. 168nı. Enes. Mustafa'mn yazı hocası.Şeria Ubeydul­ lah. Mısır'da Memlûk Sultam.. Mahmud b. Osman. Çivi . 173nj. ulemadan. Ömer Çağmini. 5. 3. bk. 204. Abdullah MûsuU. 164n2. 184. Mehmed b. Mehmed III. Mâtüridî. 218 . 187. şeyhuUs­ Mehmed Efendi. 66. 262. Kdavun. 165. 195. 69. 197. Mehmed Efendi. 31. 146 . II. Hoca . bk. 63. 167. Burhânü' ş . Mahmud Şirâzî. Mehmed Çelebi. 146 Uj. pâdişâh. 238.zâde. Çivi . 195. Mehmed Efendi. İmam. Dürri. 152. Fatih'in hocası. 224. şeyhuUslâm 58n. kadı. 212. 146n]. Mustafa. Mecdüddin 173nı. YeU. (mütegallibeden) 127nı. (Efendi). 52. 37nı. bk. 2S9nı. şeyhuUslâm. MoUacik zâde.İNDEKS Mehmed. nakibü'l-eşraf. Anadolu Kazaskeri. Anadolu Kazaskeri. bü'l-eşraf. Mahmud I. pâdişâh.194n„ 208. 42nı. Mehmed b. nakibü'l • 180. 238. Ma)ik b. Fahr-i Râzî mektebi (b. 182. 283. Mehmed. 47.) nun ba­ bası. fâkih. Mehmed. Seyyid. 2. Mekke Ka­ Mehmed Arif (Efendi). Hayati . "İmâm-ı Mü­ tekellîmin" unvam ile maruf bflbüyük Hanefî kelâmcısı. 196n. 184. 122. 188. Mehmed lâm.. Ali Kuşçu (b. 206nı. 243. 171. pâdişâh. AbduUah.zâde. 191nj. Mehmed b. 215. 29n„ 30. 276nı. 7. I I . Mehmed 256nı.) nin oğlu. Bayerid'in Şehzadesi. Mehmed. I79n. 301 64. müderris. 180. 277n2. Anadolu Kazaskeri. Seyyid. 167. 26. nakibü'l-eşrâf.220. 130. dısı. 197. bk. şeyhülislâm. 167. Mehmed. Mehmed. 197. Debbağ . padişah. Mehmed b. 204nı. MoUa Yeğen. 65. Mehmed Çelebi. şeyhululâm. Mehmed Efendi. bk. Hoca . 116n.. Mahmud. şeyhuUslâm.zâde. 223. Mehmed b.Şeria. âli­ şeyhülislâm. Mehmed Gezeri. Mehmed AtauUah Efendi. Mehmed. İstanbul Kadısı. Çelebi. Arap Defterdarı. 238. 76. 5. Mehmed Efendi. Mehmed Âbidin. Mehmed Efendi. vezir-i âzam. Dürri-zâde. Efendi. şeyhül­ islâm. Mehmed. 148. 189nj. 187. Şeyhülislâm Ebussuud Efendi (b. M Mehmed. Armağan. İzmirli âUm. 10 231. 209nı. allâme. Mahmud Paşa. Sadrü'ş .) in Doğanası. . AtauUah Dürrinaki­ zâde.. Mehmed I.. 122n2. Bostan zâde. şeyhülislâm. Fatih Sul­ tan Mehmed. Seyyid. Muhyiddin. Ebû Mansur. 178. 24nı.zâde. ITOn^.) ne mensup. Baldcesirii Hacı Hasan .148. Mehmed. 47. 166nı.zâde. 165. 192n3. 76. Mehmed II. 145. muhaddis. askeri. 53. Mevlâna. müder­ ris.

Yozgadh fakih. Mehmed Efendi. müderris. Şeyh. Haûz. 121. 20. MoUa Husrev. Mehmed Said. mfiderris. San yazıcı. Mehmed Emin Efendi. Seyyid. . İstan­ bul Kadısı. 102nı. Mehmed Emin Efendi. mfiderris. Mehmed Efendi. Mehmed Emin Efendi. kadı. Mehmed Efendi. geyhulislAm. Şeyh. 255n2. 167. 139 n. Mehmed Edendi. Mehmed Efendi. Anadolu Kaz­ askeri.zâde. geyhuUslâm. Mirza . Marafh âlim.sâde. Şeyhül­ islâm. Mehmed Efendi.oğlu. İstanbul Kadısı. 186. Seyyid. 184. Mehmed Paja. Mehmed Semerkandî. Mn^. mfiderris. Ana­ dolu Kazaskeri. sadrazam. 195. geyhuUslâm. 204.zâde. Vâni. Mehmed Efendi. Şeıif-zâde. Mehmed Refik Efendi. Mehmed Efendi. Şeyh. Medine Kadısı. Feyynm Kadısı. Mehmed Efendi. Mehmed Necib. 281. naUbfl'I-egrâf. Şeyh. Mehmed Efendi. Fenâri-zâde. 220. Mehmed Efendi.zâde. Mehmed'in hocası. Üskfidarfa âlim. 59. 146.. llOuj. Palabıyık. Mehmed Efendi. Saçakh .raf. 51. Şemseddin. Mehmed Efendi. şeyhülislâm. 224. 120. Mevlâna. Anadolu Kazaskeri.zâde. Mehmed Said. Feyyum Kadısı. Mehmed Rejad. Peri Peyker mfider­ risi. 236. IV. naklbfi'I . jeyhuUslâm. 219. 119ns. imam. Mehmed Efendi. bk. Boynu Eğri. 183. Gürcü. «eyhulislâm. mfi­ Mehmed Efendi. Kadı .eşraf. 237. 194. Ah.. Mehmed Nuri Bey. 56n. 167. Abdürrahim . Mehmed Efendi. Malûl . Hayati • zâde. II. Mehmed Efendi. Halep Kadısı. Mehmed Emin Efendi. mfi­ derris. Feramerz b. 90. Mehmed Efendi. 59. 102n2.. 91n. Mehmed Efendi. Mehmed Kâmil Efendi. 59. Mehmed Emin Efendi. (eybulislâm. Mirza . Mehmed Paşa. Feyyum Kadısı. Mirim Kösesi. Mehmed Efendi. İmam . Rumeh Kazaskeri. Mehmed Paşa. 183. Mehmed Efendi. Mfiftfi • zâde. Mekki • zâde. 95n. Seyyid. 90nı. Sadrazam. 255. Mehmed Meğujl. Mehmed Şah Efendi. 237. 184.zâde. 95n. Mehmed Repd Paga. Mehmed Husrev b.. 123. 184. Mehmed Efendi.302 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Mehmed Efendi. Şam Kadısı. nakîba*I-e. Tunuslu. 59. İstanbul Kadısı. 239. Mehmed Esad Efendi. 91n„ 95nj. Mehmed Emin. Sinan . Mehmed Said. "ayakh kütüphane" namı ile mâruf âlim. Mehmed Efendi. Salih-zâde. reisü'l-etibba. 65. 40. 184. 230. MidilliU müder­ ris. Mehmed Efendi. âlim. 167. hen­ dese âhmi. Mehmed Nuri Efendi. 60. 189. istanbullu. Arap ve Acem Kazaskeri..zâde. Saygılı. Mehmed Efendi. Muharrem derris. I47nı. Mehmed Şerif. İsmail Efendizâde. Anadolu Kazaskeri. âlim. Pâdifah. 152. 74. 191n„ 204. 146. Anadohı Kazaskeri. mfiderris. 256nı. NâU Kaym. zâde. Seyyid. Dukakin . Musta­ fa'nın hocası. Sadaret kaymakamı. Mehmed Efendi.zâde. mfiderris. Altıparmak. kazasker. Şeyh • zâde. 239.

Seyyid. MoUa Alâfiddin yetim. 165. 204. BahkesirU âUm. Kadı. Muhyiddin. Anadolu Kazaskeri.zâde. 76n. MoUa Lütfi. 13in. 178n. Mfirteza Efendi. 71. kadısı. Tokath âUm. Memik . hatut. Mes'ud Efendi. Mehmed Zeynelâbidin Efendi. Muhyiddin.. 4 0 . Mar­ dinli. MoUa Fenâıî. 1910^. bk. Muhyiddin b. 30. bk. Manisa Çelebisi. MoUa Arap. 176n. 218. kadı. Hoca .) mensubu meşhur fiUm. 2 2 3 . Fatih'in hocası. Şeyh. 270. el . Feramerz h.. I I . 35. 105. sadrazam. MoUa tzari. 145 Mirza (Mustafa) Efendi. şeyhülislâm. Muhammed Muhterem b. Fahr-i Rfiri mektebi (b. bk. 168na.Muhtar. Muhyiddin Efendi. Abbasi Halifesi. Hanefî fukahasmdan.. Muhyiddin Elfendi.zâde. Muhyiddin 142nı. 30n. Mehmed Zeki (Pakahn). Kâfîyeci. 67. Mehmed b. Fenârizâde. 67. Mehmed Vasfî. Mfiftfi Ahmed Paşa. I46n. bk. 157. 184. 40. Seyyid. 78. Muhyiddm-i Arabî. Çivi . Memun. Meîek Ahmed Paşa.zâde (Abdurrahman Efendi). 233. Mirim Çelebi. 303 Müeyyed .ÎNDEKS Mehmed Şeyhî Efendi.zâde. Edime Kadısı. I95nı. Esieyid. nakibfi'l-eşrâf. 67. 229. Mevlâna Ayas. Süleyman. kazasker. İstanbul 69. 231 233.Sakaleyn. 52. Amasyah alim. 21. müderris. 22. 165n5. Ali. 115nı.. MoUa Cami. II. MoUa Gürânî. Bayezid'in hocası. Melik Zahir Ferec. Ru­ meU Kazaskeri. 145. Mahmud'un y a a hocası. Mehmed Şüicrü Efendi. Haüp. Muhyiddin Efendi (Çelebi). nakihfil . Seyyid Taceddin AU. fiUm. 21. mfiftfi. 95ıig.zâde. 229. 76. . Mevlâna Kıvamfiddin. 76n„ 145. MoUa Kabız.zâde. 21. 8n2.225.eş­ raf.) m unvanı. şeyhuUslâm. kadı.. mfider­ ris. bk. Muhyiddin Efendi. mfiderris. 51. 171. Muhyiddin Mehmed Efendi. 163. 232. Fenâri. mnftfi. Hamza. 243. Seyyid. tabib. 235. ftUm 175. 228. 184. 233. Şemsfiddin Mehmed (Fenarî) b. 177n. kadı. 133n„ 176. Anadolu Kazaskeri. Hatip . 64. Damad. Muhyiddin. kadı. Muhyiddin. 76n„ 145. istan­ bul Kadı ve Müftüsü. 35. Mfifü's . 68.. 6 8 . II. 228. 145. Milim Çelebi Mahmud. Muhammed AUuUahü'l • Hfiseym. 232. 228. Muhyiddin Mehmed Efendi. bk. ŞeyhuUslâm. 6 4 . 229. müderris. Mevlâna Celâlüddin Rûmî. Mısır Memlûk Sul­ tam. Muhyiddin. ibn Kemal (b.. 59. Muarrif-zâde. şeyhül­ islâm. Muhyiddin Mehmed. Adliye müfettişi. Rumeli Kazaskeri. Muhyiddin Mehmed. 242. Fa­ tih'in hocası. 243. Mevlâna Nuh. 23n„ 31. Çivi-' zâdci Anadolu Kazaskeri. Seyyid. MoUa Husrev. Şemsfiddin Ahmed. Bayerid'in hocası. 105n2. riyaziyeci ve felsefeci. Muhyiddin. 242. 176. Meh­ med Husrev b. 175. Yozgadh fâkih. Fatih'in hocası. 4Snj. 1. RumeU Kazaskeri. şeyhülislâm.

Mahmud'un yazı bocası. Mustafa Efendi. Mustafa Efendi. Muslihuddin tstan­ 139ny Kastalanî. 224. şeyhuUslâm. şeyhül­ islâm.zâde. Murad IV. Seyyid. Mustafa II. Darüssaade ağası.) zâde. 19. bk. Mustafa Sürûri Efendi. Taşkentli.zâde. Mustafa Efendi. Muslihuddin Mustafa b. 193. Mustafa Efendi. şair. vezîr-i âzam. 210. İslâm heyetçici. 241. Mustafa Efendi. nâib. (mirasçı) 124nj. Mimarzade. Mustafa III. 233. Vahyi .. H a y a t î . Murad III.) nin oğlu. Aydınlı. Muslihuddin Efendi. 187. Efendi. şeyhülislâm. 146. 260.. Murad I 166. Nazîr tbrahim Efendi.158. Mustafa Mustafa 275. 155n4. Mimar . Mustafa 187. I46n„ 206n4. I461I3. 175n. Vodinalı. 252. Dürri . Dıhkî. 147nj. (Hüdavendigâr). akaid âlimi. Musannifek. Kara. şey­ huUslâm. Necati. 179. pâdişâh. şeyhül­ islâm. Hazret-i Peygamber. Mehmed. 234. 25. 30nı. Murad V . Mustafa Şevki Efendi. Fatih Camiinde dersiam.304 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Muharrem Efendi. Mustafa Âsim Efendi. 97n5. Rumeli Kaz­ Mustafa Efendi. 121nı. Mustafa I. 254. Muzafferüddin Ahmed (b. 222. lUn. Feyzullah Efendi (h.zâde. pâdişâh. Necmeddin Ebû Hafs Ömer b.zâde. 211. Mustafa Efendi. Mustafa. Mustafa Efendi. 171. pâdişâh. bk. pâdişâh. Şiî mezhebine men­ Uluy sup büyük 27nj. 73. Efendi. bk. Taşköprülü . şeyhülialâm. Âhmed'in hocası. Anadolu Kazaskeri. Şeyh. (Alâüddin müderris.218. Abdüsseyyid Matriri. Müslim. Pâdişâh. 215n2. 146n„ 170n„ 192. 216 . 254nı. 146. 29. 184. Ali Bağ­ dadî). Murad II. I. 182. kadı. muhaddis. askeri. Muslihuddin Mustafa Efendi. Mostarh alim. 35. Mustafa Ağa. 121. kassam. 214nt. 102nj. Seyyid. Mustafa Âşir Efendi. Mustafa I V . 224. 229.146. 179n„ 180. bk. pâdişâh. Sün^. Nasuh Paşa. Nâsırüddin Tûsi. 142nı. Efendi. Anadolu Kazaskeri. 2. 188. 225. 236. 210. bk. pâdişâh. 235nı. Mustafa b.zâde. Bolvi. II. 107. -257. Bursa Kadısı. 90. tbn Sââti. 229. 238. Erzurumlu Hamidî . 114. Mustafa Rakım. 229. MusUhüddin tbn Vefa.zâde (b. Mu­ hammed 112. 165.. Musa Paşa. Murtaza Efendi. âUm. Eflani Kadısı. Ali Bistâmi). tstanbul kadısı. Fetva emini. nakibfi'l-eşrâf. pâdişâh. Nasuh. Mekke Kadısı. Mustafa Efendi. 70. Mu­ hammed Nesefî. Mevlâna. 23. 16. 116. 6n3. . kadı. 148. 192n3. şeyhülislâm. IBIUf. 164nı. 247. 173nı. 235n. San Muîd.) nin babası. 147nj. 151. 76n2. Murad Paşa. tmam. 76. pâdişâh. ita^.zâde. sadrazam. Seyyid Feyzullah Efendi (b. tstanbul Kadısı. bul Kadısı. Niksarh. 197. 235n^. BâU . Yavuz Selim'in hocası. Mustafa. 255 65. Mustafa. 196nj. Mustafa Efendi. N Nasır b. Mustafa Efendi. 151. Mehmed. 223.

mfiderris.. özdemir . 90. 61. RahmetuUah Efendi. Fahr-i Râri mektebi (b. Neşri. Topal. 65nj. Orhan Bey (Gâri-Sultan). 229. Koca. 178o„ 197. pâdişâh. 31. 214. 174. Ömer Efendi. Kethüda . timiyt TışkiUlt. 146. Amasyah. Sadık Efendi. 1. Bursa Kadısı. Anadolu Kazaskeri. müderris. Pir Ahmed Efendi. 28n„ 41n2. Osmanü tarihçisi. 21 . 84. 73. 218. müderris.23. kazas­ ker. şehzadeler hocası. Sadeddin Efendi. 76. İngiliz elçih'gi kâtibi.. 58n. kadısı. sadrazam.. I46n3. 66.İNDEKS Necmed<lin Ömer Kâtibi. Nevi Efendi. Osmanh tarihçisi. 130. 177.zâde. 102n2. Galata 89n«. Hattat. 305 Ömer Efendi. I I .zâde. 228. 194. Sâdi-zâde. öküz Mehmed Paşa. 41. Hoca. 27n„ 28. 26. 146nj. Sultan Abdfihnecid'in hocası. kadı. Osmanh hü­ kümdarı. Giresunlu. 263nı. İBln^. Numan Efendi. Osman III. MusUfa'mn yazı hocası. Ömer Efendi. Riko. 20 . Ebû Abdullah Ensâri. Sadrüddin Konevî. Kastamonulu. Sadullah Sâdi Efendi. şeyhülislâm.146-148.) ne mensup meş­ hur mutasarruf. Ömer Efendi. tstanbul Kadısı. şeyhülislâm. Oruç Bey. 207n. 177nj. 68. Ruhiddin Efendi. Kazvinli mantık âlimi. 181. 27n. 73. kadı. III. mfiderris. 84. 49. Râşid (Efendi). 201. 188. 59.181. 60. Bodrûmî.18In„ 215n2. lOin^. Nevâlî Efeofli. sadrazam. 50. Osman Efendi. Sultan . Rauf Paşa. 228. 83nj. 77. Ömer Ağa. Sadık Efendi. müverrih. Rıdvan Efendi. tstanbul Kadısı. bk. 187. 61. Osman Efendi. başvekil. 193. Osman Çelebi. pâdişâh. 164. şeyhülislâm. 146. Şeyh.oğlu Osman Paşa. şeyhülislâm kavuklusu. AkşehirU. /etva'larda kadın için kullandan muhayyel adlardan. 168nı. Murad ve III. bk. Rfistem Paşa. Baye­ zid'in torunu. şeyhuhslâm. Sâdeddin Teftazanî (Sâdeddin Mes'­ ud b. 212. 223. sadrazam. odabaşı. 2. Mehmed) Sagânî. 225. Pîr-i Herat. mfiderris. Mehmed'in hocası. Numan Efendi. nakibfi'leşrâf kaymakamı. 147n. Osman II. Ömer Teftazanî). 146. reisfilkfitup. Ömer Efendi.. II. Oklidis. müderris. 234. 74. 215n2. Osman Gazi. 235nı. 151n„ 215. 202. Nefes . III. Nevi-zâde Atayî. belagat ve fıkıh âlimi. Osman. Hoca . 172. Esseyyid.. Hafız. 116n. Osman. 201. Osman'ın hocası. Nizâmfihnülk. 1. 227. 139n2. 146. tstanbul kadısı. Mehmed'in hocası. Rariyyüddîn Hasan (b. 73. Rabia.zâde. Osman Bey. müverrih. Ömer. Recep Paşa. II.zâde Efendi. vezir-i âzam. lOöuı. Perviz Efendi. tmam.

Anadolu Kazaskeri. Sivâsî. 130. 247. bk. 95ns. bk. sadrazam. kadı. Kâdı'l-Knzât. Seyyid Zeynelâbidin. Süleyman. 20n2. Selim I. Seyyid Şerif Cürcani. Sefer. 188. Mevlâna. mektebi (b. 60. Süleyman I I . seyyidler ve şerifler nazın. Fatih Sul­ tan Mehmed. 35. 190. III. şehzade. 26n„ 76. Fahr-i Râzî mektebi (b. Siracüddin Mehmed. 117. 74. I46n„ 185. 165. Sinan Efendi. Sinan. Fahri R â o İsfahanı. Salîh. SeUm Mehmed Paşa. sadrazam. Süleyman.. 233. 182. pâdişâh.) ne mensup âUm. âlîm. 77. 22n. müderris. kadı. Mahmud-i Cürcani. bk. 256. sadrazam. 16Sn. 48nj. Sunullah Efendi. AU b. 2090^. 242. Fatih'in hocası. Siracüddin (Mahmud) Ürmevi (UrŞemseddin Mahmud b. 62. Feyyum Kadısı. bk.-zâde.) m oğlu. 30. Şâni-zâde Auullah Efendi. 217. Bayezid'in hocası. HalepU. 239. tık âlhni. Murad'm kar­ deşi.) ne mensup man­ 25. müderris. pâdişâh. Süleyman. 33. tJsküdar Kaduı. Seyyid ve şerifler nâzın. . Şeydi Muhyiddm Efendi. 61. 147. 223. kelâm âUmi. 80. IV. Sinan Paşa. 164. Hekjmbaşt. müderris. müderris. 21. 41. Şehzade Mehmed (Fatih). 146. Şemseddin Ahmed. 58n. 47. 255. 188. Şemseddin Ahmed.) in babası. 76. Seyyid Vehbî. Süleyman I. bk. 127. mektebi (b. 218. 46nj. Şah Mehmed b. Şahin AU Paşa. 233. 145. 212. 225. Sekkâkî. 27. Muharrem Efendi. mimar. Şam ulemasından. Yavuz Sultan Selim. İmam. SeUm I I I . Silkutî. Afyon Karahisarh. Tirmizli. Seyyid AU Natta b.35. Şaban Efendi. Fatih'in hocası. Şem^ MoUa. tbn Kemal (b. İsfahanı. bk. Ebi'l . 66. 223. 26n„ 27. 105. Safiye Sultan. Mehmed'in annesi. Sinan Çelebi. belagat âlimi. Süleyman. 118. Kânûni Sultan Süleyman. Şemseddin Efendi. bk. SeUm I I . Şafii. bk. Şafii mezhebinin kuru­ cusu. 72. 71. bk. 233. 260.Kasım-ı mevi). Şemseddin Ahmed. pâdişâh. 35. 145. Sultan Mehmed Gazi. Fatih'in Şemseddin Husrev Şâhî. pâdişâh. bk. Sokullu Mehmed Paşa. 21. 66. Kocaeh alay beyi. 229-232. 28. 80. 248.. II. 27. SaUh Zeki. Süleyman Efendi. Seyyid Mehmed Natta.306 OSMANLI D E V L E T i N t N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Sadüddin Ahlatı. Kadı . 40. I64nı. 30. Seyyid Büzürg AU. 204. mflderrİ8. Sinan. tskiUpU. 35. MoUa Gürâni. Şemseddin. müderris. şeyhuUslâm. 243. Salâhtiddin. Muhammed. pâdişâh. 115. müderris. 242. âlim sadrazam. Sefer Celâli. şey­ huUslâm. 131. 146. müverrih. 9.. 6e(âga( âlimi. 76n„ 145. Siracüddin.) ne mensup âUm. 194. Fahr-i Râzi hocası. 46nı. 43. 145. 165. 77. mütefekkir Hızır Bey (b.zâde. bk. Siracüddin Mehmed secâvendi. Selânikî Mustafa Efendi. 25. 76. kadı. Şemseddin Efendi. ISlUı. müderris. Sinan Kirmastî. kadı. Bağdadh.

234. pâdişâh. Uzun Hasan. 233. 210. 165. 235. 8. 212. 197. VaUde Sultan. VeUd. Tacüddin Sübkl. . 167.173n. şeyhuUslâm. âUm. Yavuz Sultan SeUm. şeyhuUslâm.43. 24n„ 29. şeyhül­ islâm. Şerif-zâde. Şeyh Elhac Mehmed. ad. VeUyüddin Efendi. 222. 229. 242. şeyhoUslâm. 28nı. müderris. şeyhül­ islâm. 190. Şerif Mehmed Efendi. 31. Yavuz Efendi. Gürgâni. Zic-i llhani. İbrahim. 192. Yenişehirli. 183. Carullah. kadı. Ü Ümmü Gülsüm. 60. Tahir Efendi. nakibü'l-eşrâf. Yddınm Bayezid. 201. bk. U UbeyduUab b. 182. 145. 231. Yahya Efendi. İstanbul Kadısı. Şemseddin MoUa. 40 . 192n. SuriyeU edib. Bizans İmparatoru Jüstin­ yen'in kansı. mevlevî şeyhi. bk. -nfidenis. SerezU . VeUyüddin Efendi. şair. 65. 210. Veliyuddin.zâde (Ahmed Isamüddin Efendi). 231. 66. Timur. 184. 130. MoUa Fenâri. 152. 71. kazasker. 213. /etva'larda kadınlar için kullanılan muhayyel ad. /etva'larda erkekler için kuUamlan muhayyel VeUyüddin Efendi. 229. 197. Tahsin Paşa. 225. Tosun Efendi. 84. 229. I65nı. müverrih. 242. Minkari . Zahîrüddin. 236. SemerkandU bendese âUmi.) nin babası. Hanefî mez­ hebi imamlarmdan. 56. 215.. Zekeriya . Zâl Paşa Sultam. Anadolu Kaz­ askeri. 215. Yahya Tevfik Efendi. 232. 84. 204. 6. Şemseddin Mehmed b. 162. 234. 217. RumeU Yahya Efendi. Şeyh Ramazan.zâde Mehmed Kemaleddin Efendi. İsmail Çelebi-oğ lu. Yakup Paşa. âUm. 263nı. Mesud (Mabbnbi) elBuhâri.INDEKS Şemseddin Mehmed b. 237.zâde. Tatar Hoca. Hamza. bk. 164. Şeyhülislâm. 163nj. 28n„ 30. 73. Taşköprülü . Abdi Ağa. Yusuf Efendi. 307 Uluğ Bey. heyet ve riyaziye fiUmi Timûri hükümdan.zâde. kazaskeri müsteşan. TâUbî. Taşköprülü . 72. kadı. 206n4. 102n2. 76n2. âlim. Şemseddin Mehmed. RumeU Kaz­ askeri.zâde. 2S5n„ 275.. Ebussuud Efendi (b. SeUm I. kazasker. Tevkiî Abdurrahman Paşa. Şemsü'l-eimme Serahsî. Şeyhi Abdülkadir Efendi. Akkoyunln hükümdan. 111. bk. Edime Kadısı. Seyyid. bk. Teodora.158n„ 178. Şeyh Yavsı. 194. "Sadrfişşcria** nnvam ile maruf İslâm âlimi. Tâci-zâde.

308

OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M l Y E T E Ş K I L A T I Zeylâi, fıkıh âlimi, 22. Zeyneb, /elvanlarda kadmlar için kul­ lamlan muhayyel ad, 201 - 20^. Zeynelâbidin, Ak Mahmud - sâde, şey­ hülislâm, nakîbü'l-eşrâf, 167. Zeynelâbidin Efendi, Kâtip - zâde, 47. Zeyrek-zâde, kazasker, 119. Ziyâflddin Efendi, 117.

Zekeriya Efendi, şeyhülislâm, kazasker, 17, 49nı, 73, 192, 197. Zemahşerî (Ebû'l-Kâsun Carullah Mah­ mud), mflfesBİr, âlim; bk. Keşşaf, 23, 28, 43, 237, 238. Zeyd, /etra'larda erkekler için kullam­ lan muhayyel ad, 201-203.

II.

YER,

KAVİM, DEVLET DEYİM VE

ADLARI

VE

TARİHÎ

TERİMLER

AbbasUer (Abbasi Hahfeleri), 23, 161, 162. Abdaddar, Kureyş KabUesi (b. bk.) koUarmdan biri, I6Inj. Abdüsselâm Medresesi, Çekmece'de, 60. Abik; bk. Kaçkun kSU, BSn^. Âbik resmi, kadı'mn kaçkun köle (bk. b.) için aldığı vergi, 85n,. Acem, 230. Âdab, 237, 267. Adalar, Akdeniz Adaları, 92n„ lS7nj. Adakt fermanı, 250, 252, 263. AdtJM nâme, 131. Adana, 102. Adana Kadıhğı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 186, 279, 280. Adi, (j-i» Kureyş Kabilesinin kollanndan biri, 161n,. Adü penceresi, 178nj. AJlâ-i müsdlesat, Gclenbevî İsmail Efendi (b. bk.) dair eseri, 238. nin hendese'ye

Afyon Karahisar, 35. Ağa bahçesi, 216n,. Ağa kapısı, yeniçeri o^osı'nm makamı, 208, 209nı. Ağalar, nakibûH-eşraPm maiyetinde. Agros, İsparta vilâyetinin Atabey (b. bk.) nahiyesinin eski adı, 113. Agros kazası, 114. Agros müftüsü; bk. Atabey müftüsü, 180ı. Ağriboz kadıhğı, 92n,. Ağriboz [Eğriboz] sancağı, 92n,. Ahâli-i mûslaiddin; bk. müstaid, 80. Ahi Çelebi nâibhği, 142. Ahkâm-ı şerUfyye), 90, 91n„ 113, 114, 116, 132, 253, 264. Ahkâm (ve nixâmât-)ı evkaf, ders, 269. Ahlâk-ı Alâî, Kmah - zâde (b. bk.) nm eseri, 234. Ahmedbey medresesi, Selanik'te, 58n,. Ahval-i monosıb defteri, kadıhklarm derecelerini gösteren defter, 92ıı,. Ahyoh kadıhğı, 92n,. Akâid, medrese'de okutulan ders, 22n^ 23, 40, 232, 237, 238, 268. Akar, 86, 260. Akçahisar kadılığı, 92ıı,.

Adûdiye, medresede okutulan akâid (b. bk.) şerhi, 23. Adud şerhi, Osmanh medreselerinde iMUİ-i fıkıh (b. bk.) i ^ ders, 39. Afrika, 25. okutulan

İNDEKS Akd-i enkiha, (nikâh kıyümaaı) 113. Akdiye defter(kr) i, kadıların tayin ve azilleri hususunda kazasker tarafindan tutulan defter; bk. ka­ dılar defteri, 87n„ 157, 159. Akkerman kazası, 92nj. ilimler; bk. ulûm-i oMiye, mevzu'UimUr. 67, 75, 232, 236. Aksaray, 228. Alacabisar kadıhğı, 92n2. Alacabisar sancağı, 92n2. Alâiye, 122n„ 243. Ala kenise kadıhğı, 92n,. Al&mel-i şerif, 126. Alasonys kadıhğı, 92n,. AU^bey(kr)i, 94, 126. Alay eminliği, 284. Alemdarlık, nalâbüH-eşrafın maiyye­ tinde bulunan en yüksek memuri­ yet, 168. AIevi(ler), 162, 228. ^li, Ddrü'l - hilâfe medreseleri (b. bk.) nin yüksek kısmı, 267. Al-i Abbas, Hazreti Peygamber'in am­ can Abbas b. Abdühnuttahb evlâ­ dmdan gelenler, 162. Al-i Ebû TâUb, Hazret-i A £ evlâd ve ahfadı, 162. AB Paşa medresesi, IsUnbul'da, 49, 65, I05n,. Ahm ova; bk. Ayazmend, 106n,. Altmışh medreseler; bk. ibtid&-i altmışlı medreleri, 36, 42, 51, 56, 58, 89, 275. Abmışb (akmış akçt yeomiyeli) müderris(Uri); bk. ihtidâ-i altmışlı, hardıet-i altmışh müderrisi^ 3^^t^, 56, 62, 66, 67, 274. AUî

309

Anadolu BeyUkleri, 11, 227. Anadolu kadılığı, bk. Anadolu kazas­ kerliği, 152. Anadolu kadılığı defteri, 91. Anadolu kaddan, 156, 256, 257. Anadolu kadıhklan (kazalan), 9 3 , 2 5 8 . Anadolu kadısı mâzulleri; bk. .Anadolu jnazulleri, 186. Anadolu Kavağı, 137. Anadolu kazaskeı^ler)i; bk. Sadr-ı Anadolu, 45, 47, 49, 50, 52, 87, 93, 95n3, 98, 102n„ 104, 105, 110. 121, 130. 135n3, 136, 149, 153, 121, 130, 13Sn3, 136, 149, 153, 1 5 6 , - 1 5 8 , 167, 169, 177n„ 178. 184, 185. 190, 199, 206nj, 211, 212, 214, 224, 255, 258, 259n„ 273, 280, 283, 284. Anadolu kazaskeri tezkîrecisi, bâb-i fet­ va (h. bk.) da memur, 199. Anadolu kazaskerliği, büyük mevlevi­ yet; bk. Anadolu Sadareti, 101, 103, 134, 136, 151, 152, 155, 160, 181, 182, 185, 213, 265, 276, 277. 280. Anadolu (kazaskerliği) payesi, llOn^. 135nj, 184. 186. 273, 276, 280. Anadolu mâzulleri, Anadolu kazasker­ liğinden mazul olanlar; bk. Ana­ dolu kadısı malulleri, 265. 273. Anadolu medreseleri, 227, 241. Anadolu muhzırları, 259. Anadolu Sadareti; hk. Anadolu askerl^i, 103, 185. Anadolu sadareti tezkireeisi, 160. Anadohı sahil(ler)i. 133. 134. Anadolu Selçukileri (Selçoklulan). 1 1 , 76n,, 164. 227. Anadolu Sdçukln âhmleri, 227. Anadolu vekfyi kâtibi, bâb-i fetoâ (b. bk.) da memur, 199. AnapoU kadılığı Mora'da, 92n2. Anavarin-i Atik kaddığı. 92n,. Anavaru-i Cedid kaddığı, 92n,. Ankara, bk. EngürO. 99, 114, 256nj. kat-

Amam», 138.
Amasya, 145. Amid kazası; bk. Diyarbekir kozası, 115. Anadolu, 1, 45, 55, 70, 75, 76, 91, 93, 96, 105, 121, 122, 131, 156. 157n„ 227. AruM» BeyUrheyi(ti), 242n,. ITAn^, Ulny,

310

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Asakîr-i Man$ure-i Muhammediyye, 209nt. Asakir-i Mansure seraskeri, 208. Asesbaşı, 140. Astâne (-İ saadet), 113, 156, 275. Askeri, 1 2 3 - 1 2 6 . Askeri kassam, bk. kazasker kassamı, 122. Askerî kassam müfettişi, 122. Askeri kaymakamlığı, (yarbaylık,) 284. Askeri matbaa, eski. Süleymaniye Dârüşşifası (b. bk.). 34. 36nı. Askeri rüsumlar, 125. Astarh çuhadar, 207. Aşağı (derecM) medreseler, 68, 71, 242, 263. Atabey, İsparta vilâyetinde nahiye, bk. Agros, 113nj. Atabey müftüsü; bk. Agros müftüsü, lİOny Atebe-i ulya, 123, 127. Atina kazası, Ağıiboz'e tâbi. 92ıiı. ATIYYE, 219. Aüas kese, 198. Atranos kazası, 168n,. Atlar, 65n„ 141nı. Avâmil, Abdülkadir Cürcani (b. bk.) nin medreselerde ders kitabı ola­ rak okunan nahiv'e dair eseri, 30, 40. Avânz (vergisi), 130, 143, 253. Avârızcı, 252. Avarız hanesi, 126. Avarız naibi, âvârız vergisi ile ilgili davalara bakar, 143. Avlonya kazası, 9211,. Avrupa, 1, 92. Avusturya, 102n4, 189n„ 241, 25Snı. Avusturya Seferi, 107, 119nı, 129. Ayak dîvânı, 223. Ayak naib(ler)i, büyük kadılarm yanmda esnafı kontrol etmek için bulunan vekil, bk. nâib, 117, 142. Ayanlar, 118.

AnkarB kadılığı, Uçflncfl sınıf mevte-

viyet (b. bk.), 96. 114, 277.
Ankara muharebesi, 165. Antalya, 122nl, 239. Antalya kadısı, 107. Antep, 102. Antep kadılığı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 277nı, 278, 280, Arabistan, 157n]^. Arap(lar), 170n4, 230. Arap âlimleri, 229. Arap camii, 133. Arap Edebiyatı, 2 3 3 - 2 3 5 . Arap lisaniyatı, 33. Arap memleketleri, 165. Arap ve Acem Kazatkerliği, merkezi Diyarbekir, sonra tstanbul olan üçüncü büyük kazaskerlik, 152. Araz, kelâm (b. bk.) dan bahis, 41. Arazi kanunu, ders, 269. Ariza; bk. telhis, lUn^, 141, 182, 183, 190, 223, 257. Arkadiye kadıhğı, 92n,. Arpalık, yüksek askeri sınıf ile Umiye sınıfı için tahsis olunan muvakkat mazuUyet maaşı; kadıhkta bir derece, 92n„ 93, 98n^ 118 - 1 2 1 , 136, 158, 182, 184, 195, 248, 256, 257, 259, 266, 273. Arpalık beratı, 120. Arpalık hassı, 149. Arpalık maaşı; bk. tarik maaşı, rütbe maaşı, 120. Arpalık nâibleri, bir kazada şer'i hası­ latı maaş olarak almak sureti ile davalara bakan nâib (b. bk.), 117. 118. Aruz; bk. Ulûm-i Arabiyye, Zla^, 86. Arz, istida, 86, 87, 253. Arz günü, 87n„ 105, 156. Arz odası, 104, 190, 212, 213. Arz odası murafaası; bk. huzur mura­ faası, 213. Arzuhalci, bâb-ı fetva (b. bk.) da me­ mur; bk. meşihat arzuhalcisi, 199.

İNDEKS Ayapetre Kadılığı, Mora'da 92n2. Ayasofya Camii, Sn,, 64, I7O113, I86111, 207, 238. Ayasofya camii vaizliği, 186. Ayazma camii vaizliği, 186. Ayasofya kilisesi, 10. Ayasofya medresesi (medreseleri), 10, 56, 57n„ 60, 61, 66, 79. Ayasofya (Sahn-ı Senan) müderrisliği, 60. 231. Ayazmend; bk. Altm Ova, IO611,. Aydın - oğullan, 229. Aydm sancağı, 242. Ayıntap kadılığı, 186. Azadnâme (azad kâğıdı); bk. ıtık nâme, 85, 253. Azerbaycan, 75, 76nj, 250. Azrail kilisesi, Fatih Camii yakınmda, 7.

311

Bahçe hocalıkları, 244, 246. Bahçekapısı Camii vaizliği, 186. Bahşiş, 87, 90. Bakara Suresi, 42. Bakire nikâhı resmi, kadı tarafindon ahnan vergi, 85. Bakırcı, 126. Bakkal, 65n„ UİBı. Bâlâ ricali, 283. Balat mahkemesi (nâibliği), 142. Balıkesir, 62, 99, Balıkesir kadıhğı, üçüncü sınıf mevle­ viyet, 277. Balkan Yarımadası; bk. RumeU, 2. Baltacılar kethüdası, 207. Banaluka kadıhğı, 92n2. Bandırma, 134. Barbaros Hayreddin Paşa medresesi, BeşiktaşMa, 72. Basra, 2in^. Başbâki kulu, defterdar maiyetinde tahsUât gefi 155. Başmuhzır; bk. muhzırbaşı, 158n2. Başmuhzır resmi, kadı tayininde ah­ nan vergi, 158n2. Baş müsevvid; bk. reisü'l-müsevvidîn, müsevvid, 199. Başvekâlet; bk. sadaret, 212, 213. Başvekil; bk. Sadrazam, vezirâzâm, 212. Bayezid Camii vaizliği, 186. Bayezid İnkdâp müzesi, 176. Bayezid medresesi, İstanbul'da Ba­ yezid külUyesi içinde, 50, 51, 205. Bayezid (II) medresesi, Edirne'de, 61. Bayezid müderrisliği, İstanbul'daki medrese müderrisUği ki, bu paye şeyhulislâmlaıa ait idi, 177. Bedesten, 140, 260. Bedî, çiM bk. belagat, beyan, ulûm-i arabiyye, 21, İln^. meâni,

Bâb-ı âlî; bk. bâb-ı âsafî, paşakapısı, 137, 166, 187, 189, 191, 194, 207, 211n3, 213. Bâb-ı âsafî; bk. bâb-ı âlî, paşakapısı, 189, 194. Bâb-ı meşihat; bk. şeyhülislâm kapısı, bâb-ı vâlây-ı fetva, 139, 199, 208. Bâb-ı vâlây-ı fetva; bk. bâb-ı meşihat, fetva dairesi, şeyhülislâm kapısı, 199, 208. Bâb mahkemesi (tstanbul) kapıcıları, 143.

Bâb-ı hümayun kapıcıları, Bln^. Bâb-ı şüfâ, 43. Bâb naibi, büyük kaddarm yanmda vazife gören vekil, bk. nâib, kapı

naibi, 117, 136, 139, 142, 154.
Bâbüssaade, I90n4. Bâbûssaade ağası; bk. kapı oğast, 130. Bağdad, 20n„ 35, 58, 98, 102, 274. Bağdad Kaddığı, devriye mevleviyeti (b.bk.), 58, 89, 96, 186, 276, 277nı, 278, 280. Bağdad mâzulleri, 274. Bağdad Seferi, 206n4. Ba/«ır hil'ali, 192.

Behâiye, hesap'a ait bir kitap, 237. Behcetü'l-fetâvâ, Şeyhülislâm Yenigehü-U AbduUah Efendi (b. bk.) nm fetva mecmuası, 197. Behisni kadısı, 107.

312

OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Beylerbeyi Camii vaizliği, 186. Beyrut, 102. Beyrut kadıhğı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 186, 278, 280. Beyl-i şerif, 161. Beytülmal müdürlüğü, 199, 200. Bey'u şirâ, 114. Beyzavî tefnri, 235. Bezci, Uluy Biat, 169. Bidayet mahkemeleri, 270. Bidayetü'l-mühtedi, hidâye (b. bk.) nin şerhi, 29. Biga kazası, 130. Bilâd-ı erbaa; bk. bilâd-ı hamse, 95n„ 101, 283, 284, Bilâd-ı erbaa mevleviyeti, Mekke, Edirne Bursa ve Mısır kadıhklanndan ibarettir, 100. Bilâd-ı hamse; bk. bilâd-ı erbaa, 9Sn^, 99, 101, 120, 283, 284. Bilâd-ı hamse mevleviyet(ler)i (kadı­ lıkları). Edime, Bursa, Şam, Mı­ sır ve Filibe kadıhklanndan iba­ rettir, 100, 102, 277, 280, 284. Bilâd-ı hamse kaddığı payesi, 265. BUâd-ı hamse kadısı (mevalisi), 265, 285. BiMd-ı hamse (mevâlUi) mâzuUeri, 186, 265. Bil&d-ı Rum, 6ıı,. Bilâd-ı selâse, 95n„ 99n„ lOOn,, 243. Bilâd-ı sMse kadılıkları, tsUnbul, Edime ve Borsa kadıhklan, 46, 133. Binâ, aşağı medreseler (b. bk.) de oku­ tulan sarfO», bk.) a dair kiUp, 30. Binbaşı, 283, 284. Birgi, 99. Birgi kadılığı, üçüncü sınıf mevlevi­ yet, 277. Birinci Dünya harbi, 203. Birinci Ferik, orgeneral, 284. Bolu sancağı, 131n,. Bol yenli (samur) kürk, yeşil çuhaya kaph olarak sadrazam tarafmdan

Behlijte kadılığı, 92nt. Behram Kethüda medresesi, 90. Belagat (veya ilm-i belagat), ulûm-i arabiye (b. bk.) den meâni, beyân ve bedii ( bl. b k . ) ihtiva eden il­ min adı, bk. ulûm-i cûz'iyye, 20, 21, 22n„ 26, 27, 30, 39, 41, 43, 64nı, 6Snj, 229, 234, 267, 268. Belediye, 137. Belgrad, 92nt, 98, 99, 102, 274. Belgrad kaddığı (kazası), ikinci smıf mevleviyet, 96, 97%, 276. Belgrad kadısı, 274. Belgrad mâzulü, 274. Berat(-ı hümâyun): kadmın selâhiyetini gösteren, pâdigah tuğra (bk. b.) sim havi vesika; bk. be­ rat-ı şerif, mieal, menşur, rüût, 78nı, 81, 105, 108, 111, 112, 114, 116, 121, 123, 131, 164, 198, 275. Bera(-ı şerif, 125n,. Berof reımi, kadıya verilen herat (b. bk.) mukabili aylık yevmiyesinin yansı miktannda kendilerinden alman harç, 111, 158. Ber&yâ, 250, 251. Ber6er, U l u ı . Beş bmUk yeniçeri, 87nı. Beşikus, 72, 134. Beşyüs akçe (yevmiyeli) kadılık (mev­ leviyet); bk. büyük mevleviyetler, taht kadılığı, 10, 57nl, 66, 70, 88, 89, 95 • 97, 135, 136. Beşyûz akçe (yevmiyeli) kadılar (mevâU, molla); bk. mevâlt, 87, 111, 115, 152, 157. Bevvab, kapıa, 7, Sn,, lOnj, 81. Beyan, fasih söz söylemek san'atı; bk. ulûm-i arabiye, belagat, meâni, bedi, 21, 27n,. Beya* earık, şeyhuliâlâm'm giydiği sa­ nk, 163. Beyas eof ferace, 207. Beykoz, 134. B*ylerbeyi(ler), iki tuğlu paşa, 48, 86, 88, 118, 131, 135, 206.

İNDEKS l«yhui(«Mm'a verilen merasim kürkü, 191, 205. Bosna, 92nı, 99, 102. Bosna Kadılığı, üçüncü smıf (devriye) mevleviyeti, 96, 274, 277, 278, 280. Bosna mâzuUeri, 274. Bottancıbaşı, 224. BosUncı ocağı bahçeleri, 244. Bofanımı resmi, kadınm boşanma davalanndan aldığı para, 85n|. Boyabat, 99. Boyabat kadılığı, üçüncü sınıf (dev­ riye) mevleviyet, 277. Bozacı, 141nj. Bozca'ada, 217. BSlükbatı(lar), 87nı, 138. Budin kadıhğı, mevleviyet, 96, 112. Buhâri-i Şerif, hadis kitabı; bk. Sa­ hih-i Buhâri, 215. Buhfiri Tekkesi, Edimekapı haricinde, 233. Bnlgaristan, 277n,. lOln,. 1020^, 119n„

313

Büyükçekmece, 133na. Büyük kadılar (mevleviyet kadıları); bk. taht kadıları, 46, 48, 179. Büyük mevleviyetler (kadılıklar); bk. beşyûz akçe kadılıkları, mevlevi­ yet, 135, 177, 276. Büyük Karaman, İstanbul'da semt, 5.

Cafer Çelebi medresesi, S6nj. CahUiya devri, Arabistan'da Islâmiyet'den evvelki devri, 161. Câme, 74 Câmebahâ, elbise parası, 243. Câmi-i şerif-i cedid (Yenicami), 7 n „ Câmiu'l-fasulin, Şeyh Bedrüddin Mah­ mud (b. bk.) un fıkıh'a. dair eseri, 228. Camiü'l-hikâyât (ve Lâmiu'r-Rivâyât), Avfi (b. bk.) nin Farsça eseri. Celâl - zâde Salih Efendi (b. bk) Türkçeye çevirmiştir, 235, 238. Câmiü'r - riyâseteyn, pâdişâh hocahğı yapan şeyhülislâmlara verilen un­ van, 148. Câmiü's-satûk, Buhari (b. bk.) nin hadis'c ait eseri; bk. sahiheyn, Sahih-i Buhari, 42nı.

Borgaz, İstanbul'da 133n,. Burhan haşiyesi, Celenbevt İsmail Efendi (b. bk.) nin eseri, 238. Buna, 1 - 3 , 5 , lOn,, 13, 15, 46, 57, 58, 60. 62, 64, 72, 89n„ 90. 95n,. 97. 98. 99nı, 100. 103. 107. 124n„

156nj, 164n,. 165. 176ns, 183, Câmiü's-sahih, Hafu Ebî'l - Hüseyin Müslim (b. bk.) in hadWc ait 193n„ 208n,. 2 2 3 - 2 2 5 . 2 2 8 - 2 3 0 . eaeri, bk. »akikeyn, kOtib-i sitte, Borsa kadıhğı, biUd-ı hamse (b. bk.), 42n,. ye dahil büyük mevleviyat (b. bk.); bk. tahtgâk-ı M U S S , lOn,. 4 2 . 58, Canbaz, 123. 125n,. Condorh - aâde İbrahim Paşa medre­ 61, 72. 83. 89, 96, 111, 120, 134, sesi. 10, 68. 135, ISSn., 186, UZn^, 265, 276, Caırfes bohça, 221nı. 277n„ 280. Bursa fcadılıjı mozuUeri, 273. Buna medreseleri, 1, 2, 51. Bursa mfldetrisleri, 273. Borsa sancağı; bk. Hüdavendigâr San­ cağı, 128. Buyurtıldu, veziriazam'ıa movafakatioi havi derkenar, 90, 182, 183, 198. BOrSmcük. kumaş, İZİnj. Cebe AU (CibaU) Yenikapı iskelesi. 194. Ce<Ut>İIÛ'I-eıua6. Gelenbevi İsmail E fendi (b. bk.) nin logaritme şer­ hine ait eseri, 238. Cedel, usul-i fMı (b. bk.) a ait iUmlerden, 28nı, 40. Cctdl haşiyesi, Gelenbevi İsmail Efendi b. bk.) nin eseri, 238.

314 Celâl(Ur),

OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E T E Ş K İ L A T I 250-252. Çarşamba dîvânı, veziriâzam'm çar­ şamba günleri topladığı meclis, 137, 212. Çatalca, 97, 133. Çatalca kadıhğı (kazası), inebahtı Sancağmda, 92n„ 133. Çavuşlar, dîv<in-ı hümayun çavuşları (b. bk.), 206n,. Çavuş(lar), nakibi'l-eşrafı'm maiyetmde, 172, 194. Çavuşbaşı, 192 - 194. Çaymîni, Cagmini (b.bk.) nin heyeCt ait eseri, bk. Mülahhas, 20n,. Çekmece(ler), 60, 133, 224. Çekmece kazası, 133. ÇeldıUer, mevlevîler, 212. ÇemberUtoş, istanbul'da semt, 33. Çebikci, 126. Çeşme kazası, 119n,. Çinad, Macaristan'da kaza, RumeU kadıhklarmm en aşağı derecesi bura kadısıdır, 92. ÇmiU oda, Bâbı âlî'de, 166n,. Çit kasn. Yıldız Soraymda, 219. Çizmeci, 14Inı. Çmordibi, tznik'in bir mahaUesi, In. Çorbacı, 143nı. Çöplük Subaşısı, tanzifat âmiri, 140. Çuhadar(lar), ŞeyhuUslâm'm maiyyetmde, 196. 97, 136, 139, 141n., 191,

Celeb, 126. Celi yalısı, 146n,. Cemi, Kureyş Kabilesi koUarmdan biri, 161n|. Cevab-ı fifahi memuru, 199, 200, Cevdet tarihi, 103. Cevfuruf, arpacı, Hln^. Ceyb risalesi, Gelenbe^â İsmail Efendi (b, bk.) nin hendeseye ait risalesi, 238. Ceza kanunu, 269. Cezayir Beylerbeyisi, bk. Kaptan Paşa, 106n4. Cibayet, I25n,. Cezire-i Kıbru, 184. Cihad, 203. Cihat ruznamesi, 245. Cihet beratı, 154, 264. Cihet-i kaza, kadı maaşı, 86, 113. Cisr Mustafa Paşa, 228nı. Cizye, 253. Cönk, 70. Cumaabad, 80. Cübbe. 219, 221, CüliU, 97, 205. Cündî akçesi, 246. Cürüm ve cinayet, 108, 109. Cüz, 125nj. Cüzhan, 185. Cüz'ü lâ-yeteeezza, Müeyyed - zâde Ab­ durrahman (b. bk.) m risalesi, 232.

Dâhil dersleri, dahil medreselerinde (b. bk.) okutulan dersler, 261. Çakşirci, liinı. Çankın, 102. Çankın kadılığı, devriye mevleviyeti (b. bk.) 168, 179, 180. Çardak, 140. Çardak çorbacısı, 143nı. Çardak iskelesi, İstanbul'da, 143nı. Çardak naibi, İstanbul'da Çardak is­ kelesinde ikamet edip, gelen mol­ lan kontrol eden nâib, 143. Dâhiliye nezareti, 212, 213. Dâhil (elli) medreseleri (medarisi), Osmanh pâdişablanmn ve diğer hanedan azasınm yaptırmış olduğu medreseler, buradan sahn (b. bk.) a geçilir; bk. pâye-i sahn medrese­ leri, tetimme medreseleri, 11, 12nj, 14, 19, 20, 28, 36, 39, 45, 48, 55, 56, 57, 62, 63, 72, 73, 81, 186, 208, 244, 247, 261, 275.

kazaskerlerin mevalinin tayin ve infisallerini maiyyetinde. 131. mâristan. 38. 112. 263. 207. 274. 235. 10. 135n3. hastahane. bk. 52. 212. şeyhülislâm ve kazas­ Dâhil payesi. 125nı. 281. munla-i sahn Defterdar(lar). 142na. Devriye mevalisi mâzulleri.. Dâvay-ı hak. 56. 113. 183. 37.Süleymaniye) derecesi. 140. 247. DireUibel. Devriye mevleviyetleri (mevâlil^i). 58. Dersaadet. 207. 93. 273.4 7 .) talebeleri. Şerefeli Cami yanmda II. 279. 156. yüksek derecelisi. Dâhil mûdetrialiği. 268. bk. 9. 6. 278. Dârüşşifa Caddesi. 69. 55. Dîvân-ı âli. 255. 29. 104. 280. 135. Divanhane. 6. in en yüksek kademesi. Dfıu ilimler. bk. Deâvi nâzın. 137. 61.. 92n. 160. 241 .tNDEKS Dâhil müderTİs(ler)i.) den. 155. Kibâr-ı müderrisin (h. 13in. Derâhîm.. Dârüttalim.1 6 . 33. 104. müderrUliği. j-U-«ll»j-» lûgat kaide­ lerine dair kitap. 33 . 110. 275. 205. 285. 62. 139. 158. 60. 262. De/ter kethüdaları. Dârü'l-hadîs (-i Süleymaniye) medresi. I39ıı«. Sahn-ı Semân med­ 103. 60.35. 2. Desturluk tülbend. 87. 267. 124nı. 105. Deli-orman. bk. 71. 37n. Defler-t kassam. 126. DârüU-hadis medreseleri. 74. 142. 88. 88. 281. bk. yaptırdığı eser. 209nı. Süleymaniye Ders vekili. Divân-ı hümâyûn. 228. 280. 90. 243. . 86. DârüH-hadis-i Mesudiye. 73. resesi (b. 3. bk. bk. 137. 265. 199. 60. 71. 55. bâb-ı fetva (b. bk. Darphane (-i âmire). Süleymaniye medreselerinden en Ders vekaleti. Murad'm Dergâh-i âli çavuflı^u. 262. 182. 186. Dârüffifu. 262. 208. 186. Derunk. 243. 40. Din-i mübin. 35. Dânişmend(Ur). mur.kibâr-ı mü­ 90. bk. 273. Denâmr. 110. 1 2 . ulûm-i diniyye. 7n„ 8-10. Divân-ı deâvi nâzın. Devlet-i Aliyye. Dârü'l-hadîs (i. Devlet-i Osmaniyye. 271. 134. 103. 213. 148. 42. 17. ders. 125. 269. 58. elli akçe yevmi­ yeli müderrisler. paye-i sahn. göstermek için tutulan defter. 193n. 262. 49. 111. Dergâh-ı muallâ. 4 5 .) da me­ Dârü'l-hadîs'i. Davud Paşa medresesi. Dimetoka. 213. Defter-i Sultani. bk. Debre kazası. Edirne'de Üç Derhendci. lOSn^.244. Dârü'l-hilâfe (ti'l âliyye) medrese(ler)i. 40. 102. divân-ı hümâyûn. 99. Defterdarlık. 86. Defter-i akdiye. 315 Dav''ül-misbah. Iskihp'de köy. 262. Dârü'l-hadîs müderris(ler)i. 261. 51.. kerler tarafından kaddarm ve Daimi ierH müfovir. risliği. 179.) Devriye mevâlisi. 80. 246. 199. 129. 200. Davud Paşa naibliği. 48. kü­ çük mevleviyetlere verilen isim. 221. 94. Dârü'l hadîs (-i Süleymaniye) müder­ Devlet-i Şehriyârî. 69. 128nı. 272. en yüksek müderrislik derecesi. 284nı. Süleymaniye'de. 75. Dârü'l-hadîs (medresesi). 63. derrisin (b. 155. Dirlik. 57. DellâUar.

275. 111. 59. Edime vak'osı. 35. Divitîar. 72. 51.) den büyük mevleviyet. kandil yağı. EUili medreseleri. 184. ders ki­ tabı. l l n . lOn^. Dîvân (-1 hümâyûn) çavuşları. 135. m«dre»e*i. bk. 70. Eğri kadılığı.203. 96. hadis. 22Bn. 185. Köstendil ka­ ddığı. 192. Dolmabahçe Camii. 277. 58. 125nı. 58.170. 159. Ekmel. bk. Medine-i Âmid. ISBn. 152. 49n4. 56. bk. 30. 86. Edime müderrisleri. kadınm aldığı harç. 125nı. 113. 29. 95n. ElçÜik. Draç kaddığı. 275. EU-i sünnet (mezhebi). Macaristan'da kale. 173n«. Edime kadıhğı (kazası). 242n]^. 210. Sân^. 63. Dul nikâhı remi. 267. 1 ... Hanefi imam­ ları. 124nı. 190ıı„ 192. MoUa Hdsrev (b. 15. 276. 42. Ehram. Eğri. Dürer. 111. Ehl-i askerî. 120n3..134. I43nx. 36. 141. 92a. 920. 33. Edirne (kazası) payesi. 156nı. 246. Edimekapı. 196. 274. Edirne pâye-i mücerredesi. 22. 92nı.Kırkağaç istasyonu. 116.. EdMyat-t Arabiyye. 221. bk.) in Gurer (b. Divanyolu. EfdaUye medresesi. 173. Dîvân kadılığı. 138. EUi altıncı orta.. 191. 279..229. 193n„ 195n. I8Inj. Kureyı'in atlanna nezaret eden makam. 157. 153.186. Dobniçe kaddığı. 274. bk. Amid kazası. 127. 92. Ehl-i berât. 61. 13.. 254nı. 22üny Edime medrese(Ier)i. 100. 179. Elbasan sancağı. 17. 124. 126. 265.176n. 225. 220. 226. 24nı. Dühen-i zirae. 1. bk. Kastamonu'ya bağh kaza. E Eane.. 152.316 OSMANLI DEVLETİNİN iLMlYE TEŞKILATI 141. lâln^. 280. 211. 205. Diyarbekir mâzuUeri. Cemalüddin Mehmed Toi (b. 221. IsUnbul'da semt. 233. tahgâh-ı selâse. 281. bk. 211n„ 242. 40.) nin nahiv'e ait eseri. Elbasan kazası. 103. Edime Dârül-hadiai. pâye-i mücerrede. Eflani. 178. 181. 186. 96. 184. 273. yaygı. Diyarbekir kaddığı. Ehâdis-i şertfe. 89. Dolama. 160. eUi medre­ seleri. 273. 89. 21. 59. 280. eczacı kalfası. £M-t ilm. 102. 92nt. 98. 97.. 208n„ 226. Edviyekup.. Efendi dâimiz. 252. 46. bk. 24nı.) adh fıkıh eseri için yazdığı ferh. 189. 174. medrese derslerinden. 244. 154. RumeU'de en agağı de­ receU kıddık. devriye mevlevi­ yeti (b. 85. 86. 224. Edimekapısı kabristam. Dörtlü. kumaj. 115. 173. medrese dera kitabı. Doğa Anadolu. 72. 64. Hart. bk. 105n. bk. . 2. 189. 69. 249. pfidifah'm geyhuUslâm'e hitabı. Doğanet. £M-t hiref. 92nı. bk. 57. 123. 193nj. Ehl-i örf (taifesi). bk. bk. Edime. Diyarbekir. bk. 174. 179n„ 201 . 276. 123. 98. Eimme-i karufiyye. Edime . 180. Bilâd-ı hamse (b. 269. 64.). 90. Ehl-i hibre. liluy Elfiye. 105nj. 113. 274. 193. 124n. Eğri Seferi. 13in. Duâ-gû. Dârû'l-h^M . 62. Dizdariye müderrisliği. 99. Dolmabahçe Sarayı.3.

133n. 214. 94. Ata Bey (b. 30. Envârü'l-lenzil ve EsrârüU-tevil. Evlâd-ı Peygamberi. Kureyş kabilesi koUarmdan biri. Evrak-ı mürde. seyyid. 168. 263. 123. 98. 90. EsmârS'l-hadayık... 69. 186. . 208n. 115. Seyyidler ve Şe­ rifler. fıkıh'ü dair eser. bk. 236. Eyalet(ler). 95n3. 260. Erzurum. 238. bk. 101. Şemseddin Mehmed Se­ merkandî (b. Eşkâlü't-ü'sis. Ermiye (Urmiye . mazul kadılarm tayini için yapdan sıra tertibi. USn^. 163. 85. 199. Eytam daireleri. 176. 279. 92n. Evkaf Nezareti. Emîrt arazi. Eşnak. Talibi ve Abbasî aile­ lerinin defterlerini tntan memur­ lar. 92n2. Erdek. Emeviler. Erâdif-i kuzât. Erbâb-ı timar. Erzurum kadısı. 93. 268nı.Rumize) kaddığı. 259n. 231. 317 Esedabad Kadıhğı. 162nı. sitte (b. Eskiyor. 92n. 250. Enderun Tarihi. Edirne'de yer. 192. 128. 161nı. sâdât.. 163. 23. Efbah. 235. Etraf-ı İstanbul. Eşrâf-ı kuzât. Eşbat kadılığı. Bey­ zâvî (b. bk. bk. Ensab nikâbeti. bk. 73 99. I7O1I4. Evkaf müfettişi. Erzurum mâzulleri. Es'or. 56. elli akçe yevmiyeli. 163. bk. 59. 73.bk. 102. Kureyş'in Kabe'­ deki putlanmn vakıf işlerine ne­ zaret. 126. Zemahşeri (b.)'m aardığı yeşil sank.. 209nj. Ağnboz sancağmda. 68. Esnâf-ı hamse. 161nı. 114. Ermeniye.) nm eseri..)in eseri. nikâh. 31. Havassı Kostantiniyye 17. Hazreti AU evlâdı.) derecesin­ deki kaddar. 215. 274. Evkaf. 134. 151n. şerif. Emir. Esed. devriye (b. Emir sarığı. 162. Ankara. Eski saray. 278. 106. Evreşe kadıhğı. Elbasan sancağında. Eyalet kadüıkları. 126. Emval-i eytam müdürlüğü.) nin eseri. tefsb-i kadı Beyzâvî. 155. Evlâd-ı etrak. Etvâkü'z-zeheb. bk. 167.) mev­ leviyeti. 10. £mr-» nebeviyye. 95. 62. seyyid. Eyüp Camü. Emirlik. bk.200. 243. Emsile. 20. Evlâd-ı Ali. 97. 70. 204. Şem'i MoUa (b. 225. 277. 74.. 199. taht kadıları. 96. bk. bk. Enkiha. kadı maiyetinde memur. medreselerde ders olarak oku­ nan sarf kitabı. Emin. 125. Esmihan Sultan medresesi. 236. 274. Eyalet kadıları. 275. 123. Englirü. 216. Emval-i muhaceere. 238. emir yâni sâdât (b. Trakya'da. Eşen sipahi. borçlu ve nakdi cezalan tayin eden merci. 28. 275. bk. 87.. bk..) nin medrese ders kitabı olarak okunan tefsir kitabı. 114. Evlâd-ı askeri. bk. Erzurum kadıhğı. 280.) nin medrese­ lerde okutulan hendese kitabı. 92a. bk. Siice kadıları. Ensab nakipleri. 38. 161n. 142. 92n2. Eyalet paşaları. Ereğli. bk. 171. Endrose kadılığı.İNDEKS Ellili müderris. 269. Üniversite binası. Eydp. Evkaf-t selâtin. 91.

239. 21. 24nı. 29n. hüküm. 200. 250n. 280. 236. bâb-ı meşihat. bk. Fenar. 193n4. 277n„ 278.) nin fetva mecmuası.) nin eseri. 6ıı. 131. Fetva(lar). bk. 204. 203. Celâl . 116. Fetavây-ı Hâmidiyye. DiedTese(Ier) i. müftü. Fermayış şal. 112. 20. 96. İnegöl rivarmda kasaba. Felsefe-i İslâmiyye. 7nj. 197. Yenicami 6. 147. 120. 257. 22n3. 191. nişan. Fetva emini dairesi. 17. 174. 33.. bk. Fatih Camii.318 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Ferâiz.43. Fetavây-ı Sâdiye. 192. 135. 255. korgeneral. 236. 70n„ 1 7 3 . 89. 30. 84. 267. 80n. 186. 274. Eyüp kadılığı (kazası). ŞeyfanUslâma giydirilen 6eyaz samur kürk (b. Ali Kuşçu (b. 268. 88. Fakih(ler). 30. 207. 237. bâb-ı fetva. 232.) kaddddanndan. Fenar (Fener) kaddığı. 254. ŞeyhuUslâm SaduUah Sadi Efendi (b. 75. 186.. 105. şerl bir hükmü ihbar ve tebUğ. 280. ŞeyhuUslâm Fey­ zuUah Efendi (b.. 204. 140. 74. 195nı. 249. 268nl. 186. Fatih Camii vaizimi. Ferace. 197. 122. bk. 133. tereke taksimi mevzuu ile ilgiü ders.ablarm. 5. icazet silsilesi Fahreddin Râri (b. bk. Bilâd-ı Selâse (b. 211. 142. fukaha. 7. Fetva emini. 212. Fergane. 241. Ferman (-t hümayun). 204. (b. p&di. Felâvây-ı Feyziyye.189. mahref mevleviyeti. 83. 195n„ 196 . bk. 269. 56. 43. Fatih Kanunnamesi. 212. 283. Eyüp kadısı. 206. 249. Şeyhülislâm dairesinde fetva kalemi (b. Ferik. 185. 237. 204. Fetihnâme-i Rodos.) ün bebeyaz çuha örtüsü. Fatih. bk. 197. ulûm-i cüziyye. Havass-ı Kostantiniyye. 174. Feridun Bey Münşeatı. 12n„ 79n„ 88nı. bk. 228. 10. 201. Eyüp türbesi. 81. bk. Ferâiz şerhi. . 247. 197. IsUnbul'da semt. 74. 81. bk. ŞeyhuUslâm Hâ­ mid Efendi (b. 175. 238. 180n„ 184. pervane. 235. 109. Tırhala'da.bk.) nin eseri. 179 180nj. 267.. 22 In^. bk. 138.201. Eyüp Camii vaizliği. 9. Feroe-t beyza. bk. Fatımi Halifeleri. 284. Eyüp ziyareti. bk. 137. 125. 57. 251. 8. 186. 22n. 115.). Fetva dairesi. 1 8 7 . üm-i Hâhî. 196 . üm-i hikmet. Sn^ Fatih vakfiyesi. 76. (b. 203. 41 . 181n«. 242. Fatih imareti. 230. 123. 1770^. fetva kalemi. Ferraş. 85. 209. Havass-ı re­ 77n„ 92ıij. 56. bk. 63. 234. Eyüp Eyüp mâzuUeri. Felsefe. Sahn-ı Seman Haslar kadılığı. fıkıh alimleri. 211. Fatih küUiyyeri. bk. 214.198. 7. 67.zâde SaUh Efendi (b.) ayannda. hUcemiyât. Falaka. 7. 237. 276..) nin fetva mec­ muası. 178. Fethiye. Eyüp müderrisliği. 134. 227. 5711^.) ye kadar uzanan ulemayı ifade eder. Fahr-i Râzi mektebi.176. bk. Seyyid Şerif Cürcanî (b.) nin fetva mecmuası. fia. 127. 139.) nin reisi. 5n. bk. 170. 200. bk. 162.) nun medre­ selerde deri kitabı olarak okutu­ lan heyet kitabı. 139.

) şerhi. 174. b. bk. l l n j . 165. 69. 208. 64. Haeı. şeyhuUsIâmhk derecesi. İlhanı Devleti. bk. 238. Gediz kazası. Gâib. Tanzimattan sonra kurulmu. Gazenfer Ağa medresesi. Dûrer (b. 277nı. 133. 134. Fukahây-ı müderrisin. üçüncü sınıf mevle­ viyyet. 131ns. Hazreti Pey­ gamberin sözlerine ve hareketle­ rine ait an'anelerle ilgiU islâm ihni. 112. 186. Hac. 29. 200. Feltıo odası heyeti. örtü. 28. Fususü'l-bedâyi li-usuli'f'ierâyi. 267. Girit kadıhğı.. (mevleviyeti). 243. 41. bk.. bk. 276.231. Molla Fenâri (bk. Gazeliyyat. bk. 162. 229. 19. 9 8 . 197. 19. hâşe. FiUbe kadıhğı. Günay kazası.) nin usûI-i fıkh'a dair eseri. ReisüH-mü»evvidîn. 28. 280. 83. Fetva odası. Galata. 41. ûlum-i şeriyye. Fetvahane müsevvidi. 134. 141nj. 215. 284. kalem amirleri. 229. Gerede. 280. 228 . 277nl. 102. 276. 96. Galata bedesteni. 267. ekmekçi. Feyyum kaddığı. 89n<. Fetva kalemi. 22. 132nı. Filibe mâzulleri. Fetva payesi. 274. Gelibolu kadıhğı. 277.100. 77n„ 96. 43. 147. Feyyum. 38. 227. Hacı Hasan Efendi medresesi. Germiyan. 8. 68. Fürû. Muhyiddin Arabi (b. 55. bk. bk. 96. 278. olan fetva dairesinin adı.. 319 Galata kadıhğı (kazası. 91nj. Gebze. pâye-i fetva. 125nı. 164. 97n4. Mısır'da. Foça hasları. 136. Galata mâzulleri. Güney Anadolu. Fünân-i şetta. 70. 196. bk. fıkıh.İNDEKS Fetvahane. gâfiye. 154. 196. Gelibolu. liZn^. bk. 99. 22n„ 23. 200.39. bk. 67. Galata kadılığı payesi. GaUe. Fıkıh. Bilâd-ı Hamse (b. Habbaz. 274. 283. 201. 234. 229. 95n. 276. ikinci sınıf mevleviyet. 214. 75. 69. mollahğı). 280. 38.) ye dahil ikinci smıf mevleviyet. 127n.). Fususü'l-hikem. 78. 233. 228. bk. 276. 278. Haçova meydan muharebesi. 274. bk. Fihbe. 199. 234. 5n„ 17. bk. 133. 113. İslâm hukuku ilmi. 229. 33 . 199. Girit. 30.) den mahreç mevleviyyeti (b. Şeyhülislâm dairesinde haşmda fetva emini (b. 176.) nin eseri.) in med­ resede okunan fıkıh'a ait kitabı. bk. 197. . Gâşiye. Fukaha. Hadis(-i Peygamberi). Füzelâ... 100. 75. 161nı. 209n. Fünûn-i âliye. fakih. Gramer. 223. 27. 63. Bi­ lâd-ı selâse (b. 242. Gurer. tslâm hukuku. 38.) nin bnlundağu şube. İstan­ bul'da. Hâeegân. 152. 210. 98. 22. Gâşîye-i mahsüse-i mevâli. 101. 121n. Garp MoğoUan Devleti. Fikra-i fuzela. 43. 116. 233 • 238. 274. 101. MoUa Husrev (b. 22. 231. 269. 78. 19. 277n. 97. Fürû-t hanefiyye.

10. aym adı tajıyan medresedeki müderris­ lerin rütbesi. 280. Hâmise. 59nı. 99. 187. 276. 247.) nde okunan dersler. Hareket-i altmıştı müderrisfliğji. 63. bk. Mekke ve Medine. bk. 135. 270. 186. 58. 122nı. 37. bk. 183. 93. 271. 125nj. Haremeyn (-i şerif ey n. 86. 284. 55n„ 56. 263. 175.) den olup. Hâmid Efendi medresesi. bk. Hersek'te. Mûsıla-i Süleymaniye (b. 278. 101. ^mevleviyeti^. 186. Hareket-i altmıştı medreseleri. 274. 186. Hâriç... 186. bk. 83. nin^. Hâmise-i Süleymaniye müderrisfliğji. Halep kaddığı. altmıştı müderrisler. Hariç medreseleri (b. 284. 272. 59nx. 242. mollası). 133. İstanbul'da. 271 . Hâkim (ü'i-ierH). 28nı. 100. 208. 277nı. 262. 283. Haraca. Hareket-i hâriç medreseleri. 56. 186. Haremeyn paydileri. 135. 58. Hareket-i dâhil derecesi. 208n. I27n. 272. Haremeyn (mevleviyyeti) payesi. bk. 251. Hakpkûrî Âcumof.. Hamzaviler. 63. 181. Halep. Harç ve damga kanunları. Hadım Ali Paşa medresesi. 265. HaUaç. Hâriç dersleri. 60. Hareket-i dâhil medreseleri. 280. 24nı. hidâye.) arasmda. Haremeyn kadılığı (mevleviyyeti. kadı. 58n3. 37. Süleymaniye müderrisliği (b.) ile SüJeymantye medresesi (b. 96. 271. bk. 273. ders. 135. 63. aynı adı ta­ şıyan müderrislerin rütbesi. bk. 244. 90. defteri. Hareket-i hâriç müderris(liğ)i. 186. . Hareket-ı altmışlı derecesi. 33. 249. Hamid (eli) sancağı. Un. 120. 277. 261. Halep payesi (derecesi). 38. 252. 66. 96nl. 207. 38. bk. Haremeyn müfettişliği. mukttddemat-ı ulûm. 60. 58. 264. 108. 29. Hâmise-i Süleymaniye derecesi. bir müderrisin ev­ velce bulunduğu derece ile tayini. 98.320 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Hareket. Haremeyn kadısı (mevalisi. 90nı. 221nj.273. Haraecı. 60. Kibâr-ı müderrisin (b. bir kadıbk derecesi. Hareket-i misliyyesi. İstanbul ve Edime kadı­ lıkları arasında yer alan büyük Mekke ve Medine kaddddan. 83. 173. 216n. 262. 132. 100. Hareket-ı dâhU müderris(liğ)i. Hadım köy. ibtidâ-i alt­ mışlı. 272. 187. bir müderris­ lik derecesi. Ulny Hamal. 285. 277. 101. Haremeyn Evkafı Nezareti. Melâmiye-i Hamzaviyye erbabmdan. 272. 86. 262.) nin altmda bulunan beg mü­ derrisliktir. 58. ikinci sı­ nıf mevleviyet. 60. Hareket-i hâriç derecesi. Harem. 281. 262. 276. 265..) ni gösteren rumuz. Hanefi USn^ Hantft imamları. 201. 98n2. muhteremeyn). 59nı. Hareket-i hâriç müderrisliği derecesi (b. Hantfî fıkhı. 284nı. Hâmise-i Süleymaniye medresesi. 181. 89. Hâne akçesi. bk. 85. HaUç. 280. 174nı. Hanbdi mezhebi. Holep kazası mâzuUeri. 186. aym adı taşı­ yan müderrislerin rütbesi. Hanefi fukahast. mezhebi. 139n4. mollalığı). 60. Haraç 257. 101.

135. 9 4 . 39. Hicaz. 92n. 20. 254. Heva. 224. Kureyş Kabilesi koUarmdan biri. terzi.) a ait eseri. Eyüp ka­ zası. gaşiye. 238. l l n . Heyet. Havass-t refia. 111. 39. 67. 35. 181 . 60. 249. muhtasarât. 9 3 . Hattat. 28. Eyüp kadıhğı. Havass-ı refia (kadılığı). 50.41. u/ûm-t cüz'iyye. 6. 141. 37n]^. 26. 232. 321 Hatt-ı hümayun.. bk. 88. Haruniye. 161nı. Hassa hekim başüığı. 157. Hersek sancağı. Hasan Efendi medresesi.63. 119. Eyüp ve Üsküdar mevleviyetleri. 68 . 72.) adlı kitabm şerhi. Herat. 35. Hikemiyat (Hikmet). 39 . 280. 258. 21 Hâşiye-i tecrid müderris(liğ)i. 20. 249.29.. 21. 183. Hatice Hatun medresesi. Hâriç rüûsu. 136. 55. 185. 260. yirmi. 250. Havass-ı Ahi Çelebi kazası. bk. 27 . 9. Hekimbaşılık. Hayyat. bk. elli akçeli müderrisler (b. ulûm-i cüziyye. 20. Mahmud-i Cfir­ cânî (b. Hatt-ı şerif. 275. Heyet-i vükelâ. Gelenbevİ IsmaU E fendi (b. 31. 43. Havariyûn kiUsesi. 173nj. Hidaye. Harmancık kazası.) den. 249. 275. 46. 262. 61. 208. 12. 31. yirmibeş akçe yevmiyeU en aşağı dereceli müderrisUk. 189. 19. 132. 42. ulûm-i cüzHyye. 11. 148. 75. 1119. 59. hk. 21. 71. 26. 238. Haseki Sultan medresesi. 198. 146n. bk. Haslar kadılığı. Hazine. Havass-ı KostaıUiniyye. 127n2. Hâşim. bk. 65. 276. 26. 27. 106. 244. 55. bk. 43. 55. 73. 210. 246. 92n2. Hesap. 12. 48. 250nı. 257. 59.bk. Saints Aportes kiUsesi. 118. Hâriç müderrisliği. 96. Burhanüddin b. 49. bk. 168n2. 61. Hekimbaşı. Havass-ı Refia. 19.45. 74nj. 277nı. 13. 66. 60. 249nı. elli akçeli müderris. tecrid medreseleri. Hâsilât-ı şeriyye. 61. Hâşiye-i celi 14. 43. ilm-i hikmet. 179. 63. Hâriç (medresesi) müderris(ler)i. Haydar Paşa medresesi. bk. 179. 2426. 75. 98.185. felsefe. bk. bk. kozmoğrafya.) nin/ürû (b. 146n„ 180nı. Hazine-i hassa. . 190n4. Hendese. 39. 7 5 . 22. Hatip. 65. 48 . Hâşe. 56. 59. 236. bk. 237. Ebu Bekr Merginâm (b. 177.) in çahştığı medreseler. nahiv'e ait kâfiye (b. örtü. Hersek. 69. bk.) nin Osmanh medre­ selerinde ders kitabı olarak oku­ nan Kelâm'a ait eseri. 42. 231. Osmanidardan evvel­ ki hükümdarlar ve aileleri tara­ fından yapdmış olan medreseler. 89. 186. 20. aşağı dereceU medrese dersi. muhtasarat. bk. 162. Has. 133. 77. Eyüp kaddığı. 40. 64. 260. Hezargrad kadıhğı. 61 . 119. 19. timiyt TukiUlı. AU b.İNDEKS Hâriç (elli) medreseleri. 237. bk.71. Hanefi fıkhı. 209. Hln^. Hazinedarbaşı. 101. 221. 158. 47. Haslar kadılığı. 227.) nin eseri. Hâşiye-i tecrid. 57. 258. bk. Hâriç payesi. 97. Hasköy Valde Sultan Camii vaizliği. Havi. 133. 114. . 78. bk. 55. HesabüH-küsûr. 14. 41. 48.53. aşağı dere­ medreseler (b.

262. Hindistan. HiCat. Hukuk-ı umumiyye.) dan bir ders konusu. hacılar. kadımn hüccet (b. Huzur ders(ler)i. ânj. HıfzıssMıa. Hukûk-i idare. 267. 78. bk. 60. Hizmet-i fetva. tbtida-i altmışlı medresesi. Huccac. 179. Hızâne. Hükkâm-ı şer'i. löluı. 37. medrese odası. 246.zadeler kanunu. 269. Hüdavendigâr sancağı. 137nı. mahkemede kadı tarafmdan verilen hükmü gösteren Uâm. 270. bir müderris­ lik derecesi. Hukuki muamelât. 211214. Hüsâm şerhi. müftülük. 206. altmış akçe yevmiyeh. 125. 262. tbtida-i altmışlı müderris(liğ)i. 215-221. Hukûk-i düvel. bk. 53. 186. 125. Hükkâm. Hüküm (-İ hümâyûn). lOuj. pervane.. kadılar. 262. 127nı. 36. 270. 115. hâkimler. hüccet. bk. 40. 268. 172. bk.felsefe'ye eser. 169. Hüccet akçesi (resmi). Hısn-ı Mansur. 281. şeyhül­ islâmlık. 272. ulûm-i şeriyye. 121. 237. 169. Hilaf 20n2. 86.) evlâdına ait kanun. 187. 40. bk. 251. 130. 251. 161nx. (ilmi). 60. ISln^. 222. arz adası murafaası. t îâde. bk. 195nı. bir müderrislik derecesi. 56. I 1 6 n 2 . 271. 272. 191. 114. tbtida-i dâhil müderris(liğ)i. 131. Hulâsatü'l-hesab. tbtida-i altmışlı derecesi.2 7 3 . Bursa San­ cağı. 198. 59nı. 154. Hüsn-i hat. 281. 108. 58. 84. 63. Hücerât-ı tetimme. 268nj. tbtida-i dâhil medresesi. Hükemâ. 73. 59nı. 112. 271. bk. İbrişim. 92n2. 109. 103. Osmanh nakîbü'l-eşraflanmn imzalan. Huzur murafaası (mahkejnesi). 80. Hücerât-ı berekât. 2 7 1 . 259. 117. 24nı. 253. 228. bk. Hnka-i Şerif. Hizmetkâr akçesi. 87. HikmetÜ'l-işTâkiyye. fıkıh. 59. 89n. 22n. adliye. ders. Hıristiyan. 207. 126. 201. 125n2. Husumet davaları. 198.) nin eseri. 244. bk. 85. aynı adı taşıyan medreselerde müderrislik yapanlann unvam. 145. Mora'da. 181. .. kendilerinin Hazreti Hü­ seyin'den geldiklerini ifade eder. Hünkâr hocaları. 51. pâdişâh hocaları. bk. Hilâfet. 186. Hüccet. Hüsn-i hatt-ı talik. pâdişâh hoca­ ları (b. 86.322 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I dair Hücre. 128. 149nı. Hükmî muamelât. Hoca .) için aldığı harç. tbtida-i hâriç derecesi (rütbesi). tbâdât. Hüseyin Amili (b. bk. 269. bir müderrislik derecesi. bk. Hukuk mahkemeleri. Hucec. bk. Hotaliç. usul-i fıhh (b. Hukûk-i hususiye. ders. mehâdım-ı sudur-i kiram ka­ nunu. tbtida-i dâhil derecesi. resm-i hüccet. 140. filozoflar. Hüsâmiye medresesi. 51. nişan. 108. lOuj. 28nı. Hüddam. bk. 63. Hükümet. Hususat-ı şer'iyye. 128. süt anahk dersi. Tımova mülhakatmdan. 269. Bahâüddin Mehmed b. 251. mantık'a ait bir kitap. 116. ferman. 170. bk. altmışlı medreseler. 265. bk. Hulumeç kaddığı. Hüseynî. Hitabet.

92n. paşakapısmda (b. bk. 60. 268nı. 87. bk.. 24nı. 20. 108. 253. bk. 45. hadis. 199. 85. 25. 70. 174. 259. tim-i hikmet. tmam. 71. fıkıh. bk. şeyhülislâmın unvanlarmdan. tim-i âdab. 119. bk. bk. 29. vaUllıihiyat. 243. 267. 57. aynı adı taşıyan medreselerde müdetrislik yapanların unvanı. 41. 22n^. 183. 49. lerden. 125n2. îlâmât (-1 şer'iyye) odası. 269. 179. tim-i hadis. İmkân. . 263. Aynî (b. thizam. bk. thtiman kadıhğı. 265. 2inj^. tbtisap. tmadü'l-islâm. tkinci medrese. 172. bk. 156nı. Sanj. ulûm-i âliye. tana-ı ümmet. 22n3.) la memur. akU deliUere dayanan iUm1er. 179n3. 256. mahreç 323 llhaniler Devleti. bk. 20. 49. belâgıu'dan bahis.tNDEKS tbtidâ-i hâriç medresehri. harç.) in Hidâye da. 158nj. tltimas. thtisap ağası. ilm-i iWû. 12n. İkinci Meşrutiyet. 219. 137. 89. 75 . 241. tkinci sınıf mevleviyyetleri. 77. bk. bk. 21. belâgat'daa bahis. tim-i terbiye. 245. tkdü'l-cüman. tim-i Kur'an. 258. llm-i kelâm. 114. 33. mevleviyetleri. ulema sınıfı. tçel (medreseleri). 56. bk.EdirneBursa medreselerine verilen isim. 227. bâb-ı İmza resmi. 242. (b. bk.) nin eseri. tim-i iktisat. 58n3. ulûm-i âliye. 24. 116. 88nı. ulûm-i âliye.) nin eseri. W o m . 52. tmare. 78. 254. (usuUi). 253. 151. tctihad-ı eimme. 74n]. timiye teşkilâtı. mescid-i haram (b. 135na. 117. 122nı. 67. 186. ve iman. 87. iin^. îdâdiye. İstanbul . Garp MoğoUan Devleti. İmamet. 72. 211n. medrese talebesine ve­ rilen müderrisUk diploması. 77. 276nı. 198. tim-i fıkıh. 238. Mehmed Akkirmanî İmaret. tkindi divânı.. 271n. 252. 187.) şerhi. 250. fıkıh. 42. 257. 276.77. 237. 232. tfta liit. hikemiyat.. bab-ı fetvam­ tnâye. ilm-i hikmet. 115. bk. 118n„ 119. 90. 80. 241. 199. 185. 175. ders. 63. timiye kanunnamesi (kanunu). tim-i ilâM. bk. îlâmât (-1 şerHyye) mümeyyizi. bk. 3. 27. 175.) tmam-ı Sultanî. 138. 281. 237. İlmiye ıslahatı. Hareket-i hâriç ve ha­ reket-i dâhil medreseleri (bl. 87. 138. 73. 140. timiye sınıfı. bk. 48. tktisat. 267. 155. bk. timiye mesleği. 117. 279. felsefe. kelâm. 164. ders. 121. 254. ber cuma günü toplanan mecUs. bk. Ekmelüddin (b.). tim-i usûl. tbtidâ-i hâriç müderris(liğ)i. tera kanunu.. 83. felsefe. 283. lerin aldığı maaş karşıhğı vergi­ îlâm. 269. 238. 261. 271. 20. tklilü't-teracim. 41. 241. îcâz. lâln^.) ın idare 153. 25. 59nı. 185. (b. 142. tmdadiye-i hazariyye ve seferiyye. 174. belediye işlerine bakan memur. 22n3. 50. 267. 200. 268. tcazet (nâme). 267. İlmiye rütbeleri dereceleri. 118. 199. kadmm (hakimin) bildirisi. 155. 63. tim-i kıraat. kadımn imzadai) aldığı fetva (b. llyas Bey medresesi.

143. bk. 219. İskilip. bk. Edirne'de. 211. 97. İstanbul Boğazı. tsbât-ı sâni'. 224. tslâm felsefesi. 238. ait ^' tevali şerhi (b. tslâm tarihi. 29.. 203. 90. 167 . îshak Bey Medresesi. bk. 259nı. tstabl-ı âmire (müdürlüğü) payesi. 231. 177. tstanbul kadısı mazulleri. 140 . 156nı. kelâm-a. 106nj. 68. tstanbul fethi. 107. 127n„ 131n„ 133n„ 137.142. İstanbul mollası. 24nı. 194n..) den büyük mevle­ viyet. 133 . 7. 261. 3. 58. 162. 186. 33. 176n3. İstanbul kadılığı (kazası). fıkıh. BSuı.170. 205. 23. 15. 199. tstanbul kadısı. İstanbul Calata'da. 214. Ebussuud Efendi (b. 88. trâde-i hususiye. 5. tslâm akaidi. 5n]. 17. 267. 3. 96. 207. tahtgâh-ı selâse. tslâm âUmleri. tstanbul kadısı. İrşova kaddığı. 92n2. tnebahtı rütbesi. tskemleci Çadır mehterleri. 57. 166. İskele kapısı. 125. İni. 160. 265. 239. 7 7 n ı . tsfahânî. 84. 182. 280. Bilâd-ı se­ lâse (b. 75. 96n„ 97. 47. 283. 89. 199. 99n2. tstabl-ı âmire rütbelileri. 249. 176. 209. 33. tstanbul kadısı şerH müşaviri. 23. 143. 73. dir. îsar. 256. 24nı. 235. 24nı. 41. İran.îlüddin Devranı (b. 24. 174. 273. İstanbul halkı. 195n„ 196. 136 . 264. bk. 235. 49.). 92nj. 10. 228. İran Seferi. 23. tstanbul Bâb mahkemesi nâiii. 133. 277. tslah-ı medâris nizamnamesi. tstanbul kaymakamı. 138. 62. 248. Rumeli'de bir kadı­ lık derecesi. 258. 46. 241. 265. 24. 186. 100 103. 199. İstanbul esnafı. İs­ tanbul Efendisi. Tanrmın varlığım isbat.) da memur. 41. İskenderiye köyü. 143. 235. 267. 212. 201. tslâmiyet. 22n3. 94. 209n2. 283. İslâm âlemi (camiası).) nin meşhur olan adı. İstanbul bedesteni. 207. 43. İstanbul'un sur için­ deki kısımlannm kadısı. iki tane­ niye tabhanesi (b. 98. 193n3. 192. 160. 163. Cel. 129.136. 72. Isbat-ı vâcib. İnegöl medresesi. 143. 161. tstanbul Efendisi. 276. 264. İstanbul kadısı. 149. SOn. 11. Üsküp'de. bk. tstanbul kadılığı müsteşar(lığ) ı.) nin tefsirce ait eseri. bk. 110. 133. tstanbul Mollası. 13. 143. 154. 104. 227. 176. 92. tslâm devletleri. bk. 184. tslâm hukıJcı. 143. bâb-ı İslâmi Eserler Müzesi. 268. İnegöl. bk. 133. 113n„ 120. 53. 58.) nin medresede ders olarak okunan akaid kitabı. 229. ulûm-i şer'­ iyye.) da memur. ISBuj. eski Süleyma­ fetva (b. 242nı. 165. 16. bk. 213n. yolculuk vc muhabere için kur'a çekme işine nezaret. 155. tstanbul Kız Lisesi. 133. tshakiye zaviyesi. 152. 223. 229. bk. 60. 233.. 273. 208n3. 228. 138. 39. bk. I65nj^. tstanbul Efendisi. 284. İnebahtı. 23. 284. 134. 75. 87nı. 72. 95n^. 61. tstanbul Mollası. 225. trşadü'l-akIVs-seltm ilâ mezâye'l-Kur'âniH-azim. 232. 165nı. ön^. tstanbul kadılığı vekayi kâtibi bâb-ı fetva (b. 140. 188.324 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İstanbul. 13nj. 196. 199. 161nı. 186. . bk. 106. 227. 74n2. 111.

tstanbul vilâyeti. tznik kaddığı. kadının işlerinde kendidisine vekâlet eden memur. 27nı. 260. ikinci sınıf (mahreç) Kadıların elkabı. nâib. 253. 186. 174. sda-i Süleymaniye (b. 35.3. . 111.. 75. Üsküp'e bağlı. tzzeddin İbrahim (b. 281. 256. Kadı Beyzâvî tefsiri. ulûm-i Arabiye. 119n. tzmir mâzulleri. Edirnekapı mevkileri. bunu Mû­ Irak. 30. 97 . 276.120. 277. 235. hâkimü'ş-şer'î. 263. 228. şeyhülislâmlık. 182n3. 122. Istefe kaddığı. 66. 122. 101. 30. bk. 126. 271. belâgat'dan bahis. 261. 111.252. 48. Osmanlı medreselerinde okunan İstanbul rüûsı. 70nj. tstarva kadıhğı. Süleymaniye. 2. 277n. 30. 256. tznik medresesi. Esirüddin Ebherî (b. 158. 68. Kadı(laT) defteri. İzzi. 92n2.) nin medreselerde okunan mantık ki­ tabı. 92n2. kumaş. 33. 117. 83. azâd kâğıdı. 264. bk. 279. nahiv kitaplarından. 228. 48. 133. mevleviyyet (b. 274. 159. Isaguci. 248. bk. 120. bk. 280. 274. İydiyye.. 189. Kadılık. akdiye defteri. Kabe. 113n2.. 92n2. 92n. 87 tzmir (kadılığı) payesi.254. 124nj. 85. Kaariye. Islahat lâyihası. 156n. İzmit. Kadılık sandığı. 88.). 259. 211. tstanbul müderrisliği rüûsu. Kâdı'l-kuzât. 113. 110. 267. 258. 325 tstanbul müftülüğü. Fatib. İstanbul surları. 285. İzdivaç. İstanbul uleması. Kaariye. bk. Topkapı. 276. Anadolu Selçuklularında en yüksek ilmiye rütbesi. 196nı. 278.. 186. 137. bk.bk.99. 151. tstanbul (kadılığı) payesi. bk. 270. tzmir pâye-i mücerredesi. 1 1 8 . Kadı nâibleri. Itnâb. Kaçkun köle. Çem­ berli taş. 115. 216-218. 125nı. 74. 259.İNDEKS tstanbul miiderris(lik)leri. İştikak. 38. 176. Sul­ tan Selim. 31nl. Kaddar kanunu. 223. tstanköy kadılığı. Kadı(lar). 70. Selim tarafından kaleme alınan lâyiha. 85nj. Kabe kapıcılığı. Ohri'de. 280. 40. İznik. 134. tzmir kaddığı. 252 . 285. 276. Kadı beratı. âbik. bk. İzdin kadılığı. 33nı. bk.„ 157. 83. bk. risâle-i ebheriyye. 91. Iştip kadılığı (kazası). 161nı. 45. ilmiye teşkilâtlanın ıslalu için III. 161nı. İstanbul'da semt. bk. 1 . 27. 98. 129. hâkim. 41. tstanbul şer'iyatçısı. 274.109. 87. bk. 176. 137nj. 277.) in med­ reselerde okunan sarf'z ait kitabı. 93. 234. bk. 274. tzmir kadısı. 179. 40. İzmir. 107. 183. 267. 2 5 0 .) den aşağı müderrisler abr. 279. 125. 92n2.) da memur. Kaba. 260. 200. 108. Istinye. 133. 1. İstanbul'un yedi tepesi. bk. İstinaf mahkemesi. 228. 273. 122. sedânet. bâb-ı fetva (b. 186. pâye-i mücerrede. 111. 255. Itıknâme. 256. 125n2. 258. 76nı. 101 . 241. 186. 223. 83 . İsparta vilâyeti.131. 71.86. Isam. kuzât.

Kapı ağası. bk. Kasab akçesi. Kalenderhâne medresesi. JCassam-t beledî.) da memur. 284.326 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M l Y E T E Ş K İ L Â T I Karadeniz. bk. 140.) 275. üçüncü sınıf (dev­ riye) mevleviyet (b. yaptığı Kadırga. Kânun-ı pâdişalıî. 61. Kanunnâme.) olarak iki kısımdır. Kalafatçı. 155. 129. Kassam(lar). 122n2. 174nı.. Rikâb-ı hümayun ka­ pıcıbaşılığı. Kapı naibi. 139. ibn Ömer Osman (b. istanbul'da aym adı taşıyan mahallede. 121nı. 27n4. Karasi sancağı. 277. Kassam defteri. Kavâid-i edebiyye. Rumeli'de bir kadıhk dere­ cesi. Kamaniçe mazulleri. Kavâidü'l-irab. 278. . bâb-ı fetva (b.) in sarf ve nohiv'e dair eseri. Kastamonu sancağı. 128. Kandiye. Kastamonu vilâyeti. 125. Kaptan paşa. 194n2. Istanbnl'da semt. 159. Kadri Efendi medresesi. 40. 187. 140. 92n. 155. süvari kassamı.) 275. 21n^. 154. kazasker kassamlan (b. Kanun-ı kadîm-ı Sultan Süleyman Han. Karaburun. Kâfiyeci (b. (süvarileri). 228. 92n2.) ve mahalli kassamlar (b. istanbul'da. Karahisar sancağı. SOn^. Kalpazanlar. 141. 121. bk. 80. Kaimmakam. 153. Kandiye kaddığı. Kasım futması. Karaferye kadıhğı. Babüssaade ağası. Zlıiı. Kandiye mazulleri. 124. 188. İstanbul kadısı maiy­ yetinde. 241. bk. izmir'de. 137n2. bk. Karinâbâd kaddığı. 275. 267. 154. kadı sicillerini tutan memur. 154. 134. Kasab. bk. 130. 96. Uln^. Kassam daireleri. daire. 246. 192. 92. Kavâidü'l-irab şerhi. 199. 125n2. 273. 130. 87n. Kandıra kazası. 124nı. 237. Kahire. üçüncü sınıf (mah­ reç) mevleıiyet (b. 134. 139n4. bevvab. tereke taksimi yapan şerf memur. Kaşıkçılar. 99. Karîb-i âlâ. 277. 259. kassam'm işlerde aldığı harç. Cumaâbad'da. Kâfiye. Kaftan ağası. Karaman hamamı. 197. 227. Kalem. 143. 9n2. Kassamiye akçesi. Kassam-ı süvari. bk. Kavâid. Cezayir Beylerbeyisi. 199. 104.) nin medreselerde ders olarak oku­ nan nahiv kitabı. JCanun-ı kadim-i Osmaniyye. Kalenderhâne kilisesi. bk. 30.. bk. Kapıkulu ocakları. 121. 227. bk. istanbul'da. 123. 126. Kapıkulu süvari bölüğü. Kamaniçe kadılığı. bk. 51. 62. 74. bk. 122. Kanun-ı kadîm-i Sultan Mehmed Gâzî. 109. 30. 6. 68. 158. İbn Hişam (b. bâb naibi. 106ns. 243. Kapıcıbaşı rütbesi. Kapıcılar ketdüdası (Kapı kethüdaları). 274. 274. Kâtip. Kapıcılor. 228.. bk. 283. 5ıı. Kasımpaşa medresesi. Kartal. 118. 238. rikâb-ı hümâyun kaymakamı. bk. saray müstahdemlerinden.) m medrese ders kitabı olan nahiv eseri. Kasımpnşa. Kassamidt. 196. 41. 132. Kassam-ı askerî. Kapıcıbaşı. 117. bk. Kamaniçe. Fatih kanunnâmesi. Bursa'da. 99. 113n3.

181. 64. 199.). nâib. Üsküdar kadılığı. 103. Kazaskerlerin arza girmesi. Kozâ-i Eğil. (b.. Kazasker(ler). bk. 91. 179. 99. 279. 113 . Kazâ-i Üsküdar. 244. 96. 1 7 9 . Kazasker kapısı.160. 109. 87. 258. kadı tayininde kazas­ kerin aldığı harç. 165nj^. 158n2. 175. 207. 33. 270. 233. 262.er'i davaları gören vekilleri. 190. 245. 142. Kehil. 74. 283. 163na. Keçe. 182. 102. ŞeybulİBİâm dairesinde teb­ liğ memuru. 72. 167. 182. 193nj. Keşif naibi. 232 . 182. 117. 207. 49. 156ns. bk. 190. Şirâz'da. 256nj. 75. Kaza kadısı beratı. 69. 117. 181. 138. Kazasker defteri. 283. 177. kassam. bk. 160. Kazasker hissesi. Kelâm. 131. 178n.263. 206. 57. ulûm-i arabiyye. 73. 94. 88. Keçeli çuhadar. bk. Kur''an-ı Kerim ile ilgili ihm. 110. 97. 199. Kazâ. 152. 268. 50. 97. 166. 163nj. 184. 138. kadının kazalar­ daki . 88. 22. 46 .. 143. 230. 104. 156 . 95. 93. Kaza müftüleri. 163. Kazaskerlik mahkemesi. 118 123.1 1 5 .249. lla^.21. 277. 59. 114. Keşan. Kesriye kadıhğı. Kaza-i İstanbul. 96. 190. salı ve çarşamba dı­ şında kazasker konağmda topla­ nan meclis. bk. 229. ilahiyat. 86. . bk. 153. Kazasker hasları. ilçe. Kavuklu. Kaza nâib(lik)leri. bk. 159. 252. tstanbul kadıhğı. 98.108. 83. 23. 158.124. 26. Kenzü'd-dekâyık. askeri kassam. 74. 147. Kazâ-i Tokat. kuzat-ı asker (asâ­ kire). 67. 208. defter-i akdiye. 211. 258. kapıcıbaşılara (b. 242 . 95n2. 55. Tokat kadılığı. 251. 112. Kazaskerlik(hr). 165nı. bk. 285. 174n. 93. 189. 274. 90. 91. 276. 189. 167. Kaymakam(lar). 176. 253. 24nı. llSuj. 105. 200nı. 128. 77. 284. 121 . 51. 275. 107. 167. bk. 253. 263.İNDEKS Kavâfi. bk. 64. 83.. 131. 272. 152. Kâzerûn. 96nij. 113. 227. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyeti. 209. 92n2. İstanbul kadısmm şikâ­ yet davalarma bakan vekih. 186. Kâzeruniye tarikatı. 66. 158nj. 92n2.43. 87. lOSn. bk. 274. kazasker divânı. 151.48. 154. bk. Kazasker dîvânı. Kavuk. Kazasker(lik) daireleri. 125. 104. llSuı. 27. 94. 39 . 157. bk. Kayseri kadıhğı. 111. 177. 327 Kazasker evlâdı (oğulları). 151. 154. 87. 148. 94. bk.) nin med­ rese dersi olarak okunan fıkıh kitabı. 55. 173.) tarafından kurulan tarikat. bk. 158. tlm-i kelâm. 155. bk. 156.) mahsus başidc. 204. kuzât-ı kasabat. 70 . 255. 103 .72. 159. Kayseri. Ebi'l-Berekât Hafızüddîn Nesefî (b. 274. 235. Kazasker meclisi. 207. Kefere nikâhı. örf. 279. 105. 153. bk. 256. Kazâ kadıları. Kayseri mâzulleri.238. Kazasker mâzulleri. Kaza kadılığı. 91. Kenar medreseleri. Kazâyâ (y-ı jer'iyye). 123. kazasker meslisi. ulûm-i CüzHyye. 47. Kazasker kassam(lar)ı. 269. 259n„ 261 . 160. Ebu ishak Kâze­ rûnî (b. 6n^. Kefe kaddığı.. Kefilnâme akçesi. 1 9 . 68.

Bidâyetü'l-mühtedi (b. 244. 92n2. bk. 110.) den bahis. Kitâbü'l-usûl. 99. 69. Kitâb-ı tüyü*. Şeyhülislâm dairesinde (b. 30. 79. bk. 77. 114. KocaeU sancağı. Tokat'm nahiyesi. 126. Kırım Hanı . 31. 63. bk. 12nı. müderrisi kırk akçe yevmiye alan medreseler. Kılıç alayı merasimi. 127. Kitâbü'l muhtasar. 169n2.). bk. 7n2. bk.5 7 . Kırmızı mücevveze. 267. telvih medre­ sesi. bk. 235. Komanat.) nin eseri. Kısmet-i mevâris (-i reaya). 73. 196. 71.) den bahis. hidâye (b. Kit^et-i Fârisî. Kitâbet-i resmiyye. kadı'mn yamndaki muavini. 141.) memur. 247. Kıyas (-1 fukaha). 42. 42. Kırk akçeli İstanbul kadıları. bk. Kitap. 37. 60. 121. 113. hidâye (b. Keşşaf tefsiri (el-Keşşaf an hakayıki't-tenzîl). 92n2. 20.) nin medrese ders Idtabı olarak oku­ nan eseri. 157nı. Kırklı medreseler. Zemahşerî tefsiri. 270. fıkıh. 280. 281. 238. 39. 164nı. 267. Kıtot-ı icâre. Kırkkilise. 212. 198. 42. kazasker maiyye­ tinde memur. . Zln^ Kıratova kadıhğı. 65.' 92ng. bk. Kostantiniyye. tstanbul. 235. Kü^-ı zekât. üçüncü derece müderrisler. 43. Kıyâde. Koçi Bey Lâyihası (Risalesi). 29n. 28nı. bk. bk. hidâye (b.zadeler. 138. 92n2. Kitabet. 138. b. 274. 267. 114. Kısmet-i askeriyye. 29. Kethüda. bk. 157. 65. 107. 139. bk. Küâb-ı Şûfa.) den eser. 102. 174. 179. Kırktan munfasıl. Kibâr-ı müderrisîn. bk. Osmanhlardan evvelki hükümdarlar ve aileleri tarafından bina edilmiş olan medreseler. 5 5 . KUi kadılığı. mücevveze. 48. Konya Kadıhğı. Kifâyetti'l-müntehî. Konya mazulleri. 262. 242. Kısas. 104. 27. Kırk akçe medresesinden mazuüer. 162. Celâl-zâde Salih Efendi (b. İstanbul'da Mûsıla-ı Süleymaniye (b. 68. Celenbevi İsmail Efendi (b. Koron kadıhğı. 42. 122.) ve daha yukanda olan en yüksek dereceli müderrislere verilen isim. 96. 154. 208nj.) den bahis. 274. I8112. 23. 22n„ 24.) in eseri. 275. 11 . Kızd Yenicesi. 140. 56. 13. Koyun hakkı. Zemahşerî (b. 272. 268. Aristo'nun fizik'e dair eseri. bk. Konya. Kitâb-ı hace. 161nı. 19. Koca Mustafa Paşa medresesi. bk. 119. Kitâbü'l-merâsıd. 59. Kiga kadılığı. 237. bk. Kitabet-i Arabiyye. 28. 174.) den aynimış müderris. Kitâbü's-Semaniye. Konya kadıhğmdan mazul olanlar. ders. 169n2. Kur'an-ı Kerim (b. 170. 285. 22nj. Kırklı (kırk akça yevmiyeli) müderris(ler). 90. 62. hidâye (b.) den bahis. bk.) nin eseri. 41. Kızlar ı^ası.15.) adlı fıkıh kitabmın şerhi.328 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE T E Ş K İ L A T I Kırçova kadılığı. 60. kumandanlık. Kırklı medrese (bk. 245. K9U. Oklidis (b. 28. Mesâbih (b. Kıhç Ali Paşa medresesi. 271. 92n2. 274. 42. Kınm Hanlan. 228. bk.

128. 166. 94n2. . 112. 167. 251. 20. I86nj. Mariston. mevleviyyet. Maçin kadıhğı. Sn. Lefkoşe kadılığı (kazası). 114. bk. 50. 117. 98. Miüıazaral. 27nı. 274. Köprülü kadüıgı. 94n.)'nn /ıkılı'a dair eseri. MAdume. Kütahya. 99. 125n2.). 42nı. KudiU (-İ Şerif) kadısı. 142. köyler. 86. 267. Lâli .)a mahsus kavuk. bk.) 96.. Kudüs mevleviyyeti payesi. kadılar. Kur'an (-ı Kerim). 329 Kütahya mâzulleri. 92n. bk. 220. 247. Knreyj kabilesi. 1390^. Kuzât (taifesi). Dobniçe.. kazasker­ ler. Limasol kadıhğı. Kütahya kadıhğı. 137nj. K ü u h y a sancağı. 156nı.. 153. Kfiçük Karaman. 180nj. bk.. Kuzât-ı asker (asakere).) m aktedildiği yer.. KUap..tNDEKS KSprücû. 161. 133n. bk. Kuzât-ı ûlâ. Liva. 24nı. Lefkoşe. istanbul'da semt. I86ıij. Künnos. 217.. 86. 242. 276. Kubbe. Maaş-ı ilmiyye kâtibi. 96. 245. 102. 249. bk. Mahfil-i hümâyun. Kudüs-i Şerif malulleri. kaza kadıları. 127. Kuzât-ı kasabat. 115. 221. sancak.126. 256nı. 186. defterde kaydı bulunan fa­ kat binası yok olan medrese. Kütüb-ı mutebere.. Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. bk. 259nı. 92nj. Kütahya kadısı. 170. 274. 237. 129. 228. 242. 129. 160. 47. Lûgat. Kuzât-ı mevleviyyet. bk. 277n„ 278. mahreç mevleviyeti (b. Küçük ruznamçe kalemi. tarikat şeyhleri için tabir. meşihat daire­ sinde memur. Diyarbekir'de. 255. Küfüb-ı sitte. 212n„ 213. Lâleli Camii vaizliği. 128. 274. limni kadıhğı. 92n. bk. Makfil-i şer'iyyat başkâtibi. 129. 92na. Teke İsparta San­ cağı. 275. 92n2. bk. Moodtn. 125n„ 126. Kürsü teyki. Kudüs kadıhğı. Kul. sfipürfictt. 184. 5. 138. 123 . Kudü» (-İ Şerif) 38. 267. MahaUi kadı (lor). 151n„ 242. 218. Lisaniyat. Magosa kadılığı. Lehistan seferi. 78. geyfanlislânun giydiği sâdât (b. Jtfaeun.. Jlfa6«yn. 199. Kubbealtı. 216nı. bk. 220. livâ-i Teke. 99. Mabeyn başkâtibi (başkâtipliği). 101. vftız Kürsü vâiziyesi. Küçük Çekmece. 276. üçüncü sınıf mevleviyyet. 252. 127. Kulp Sancağı. Rumeli K a ­ zaskeri maiyyetinde memur. 277. 219. bk. 185n„ 215. 92n. 206n4. Kul oğlan(lar)ı. Letâı/ü'(-işardl. 70n„ 112. ân^. bk. 174nı. 15. Kura. 33. 216ıif.zadeler. 219n2. 280. KöBtendil.. Kütloft. Mahbubiye divanhanesi. Küçük tepeli. 6Sn. divan-ı hümayun (b. 92n. Lâhurî fal. 22n. 243. kâtip. 16Inj. 156. harp levazım reisUgi. (b.

247. 134. Mahzum. 30. 161nı. Masduka-i semaniye. Matracı. 89. MeclU-i intUıab-ı hükkâm. 265.2 3 8 . 107. Manisa kadılığı. 142n2. Bursa'da Orhan Gazi tarafmdan kurulan ilk med­ rese. Maraş. ttfsir'dta bihis. Orhan Gazi Medresesi. ders. Mahmud Paşa Camü. 267. 214. 38. bk. 39. 19. 280. bk. 27. 232. Matla-ı hususi'l-kilemfi meâniiFusuri'lhikem. Mazul mevâli. 264. 180nı. 195. Mantık. 101. 265. 92n2. 101 . üçüncü sınıf {devriye) mevleviyyet. Mead. Sln^ Maveraünnehr. 36ny Matlab (defteri). darûşşifa. Mahruse-i tstanbul. 68.285. 112. ikinci sınıf (mahreç) mevleviyet. öldükten sonra tekrar dirilme. 231. 274. Manisa medresesi. 269. kadı tayin sıra defteri. Mâristan. 284. 20nj. Malûmât-ı ictimaiyye ve kanuniyye. bk. 99. 134. 102. Manisa. 72. mendil-havlu 124nj.. 21. 45. 281. Davud-i Kayseri (b.) şerhi. 274. 25. Meânî. Mahreç mevleviyyet(ler)i. Manastır medresesi. 119. 24. 10. Matlabçı. 88nı. 267. Mal defterdarı. SSug. 97. Mansub olmak. 99. Mahreç payesi. ruznâmeçe-i hümâyun. bk. Matbah. Malûmât-ı ahlâkiyye. 9 7 . 89n. mülâzım defteri.330 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Manisa mnftüsfi. 109. 214nj. 63. Mahmud Paşa medresesi. 2 8 3 . Mahkeme-i şer'iyye defterleri. 154. 2 3 6 . Kureyş Kabilesi kollarmdan biri. 174nı. 115. 26. Makrame. lOOn. 102. Mecelle cemiydi. kelâm'dau ders. Mahreç mâzulü. belâgai'daa bahis. 48. 90. Mahfil-i şer'iyyat naibi. Maişet-i şeriyye. 234. 230. 88nj. hastahane. Mahmud Paşa mahkemesi. 234. Maraş kadıhğı. 278. Malilâ mezhebi. ikinci sınıf mevleviyetler. 174. 42. ders. 259n. 21. Şer'i mahke­ meler. 134. Makasıd şerhi. 186. 276. 2. 61. Marmara adası. 117. Mahreç müderrisleri. Rameli Kazaskeri maiyyetinde memur. 213. medrese dersi olarak okunan sarf kitabı. 227. . bk.. 237. 267. 269.1 0 3 . 265. Mazul kaddar. l l n . 274. ders. 274. 40. 120. 118. 267. Maraş mâzuUeri. bk. 51. 29n«. 20. mzname. 266. nâiblik. 142. 116. Maksud. 106. 277. 43. 208. kadı tayin edilmek. 246. bk. 28nı.) nin Fususi'l-hikem (b. Afonisa mâzuUeri. 124nı. Manastır kadıhğı. Maksudiye Hanı davası. 55. Mazbata kalemi. 14Inj. 274. 273n„ 278. Mahreç mevalisi. 107. 160. Mahmud Efendi Mescidi. Mahkeme-i şer'iyye. MeceUe. kelimelerin li^at manası ile uğraşan ilim. fcelâm'dan bahis. bk. 280. 10. . 61. 154. Metlis-i âli. Malûmât-ı fenniyye. ulûm-i cüziyye. 9n2. 157. 30. 266.9 9 . 268. Md>ahis-i ahkâm. kazasker maiyyetinde me­ mur. Marmara EreğUsi.. 135. 228. 229. 40. 186. 199. 281. Marmara denizi. Aforuure hazinesi. Mahreç. medâris-i semaniye.

Medine (-i Münevvere) kadılığı (ka­ zası). İbn SââÜ (b. 173n4. 147. lOni. Meclis-i mesalih-i talebe (Cemiyeti). nOn. Medrese(ler) kanunu. 7. lOln^. musila-ı sahn.) nin fıkıh'a doİT eseri.247. 37n„ 62. ders. 168. kanunu. Meclis-i letkikat-ı şer'iyye. büyük mevleviyet (b. küçük medrese. Medâris-i kebîre. Mekastdü't-taiaHn. Medresetü'l-kuzât 269. 103. Süleymaniye derecesi. bk. 244. 71. 227. 272. Me'kel. müfettişleri. Medâris-i sahn-ı semân derecesi. 183. Medrese-i Molla Hüsrev. bk. muallimhâne-i nüvvâb. Medâris-i sağire. Medrese-i sâni. Medhal-i ilmi hukuk. 154. 170. bk. 72. Medrese-i Turhan Bey.. Kadırga'da. Mecmaû'l-bahreyn ve mülteka'n-nehreyn. 199. me­ daris-i sugra. bk. 277. Medine-i Âmid. Süleyma­ niye medresesi. 100. 200. tetimme medreseleri. bk. Medaris-i 186. hocazâdeler kanunu. 183. 276. 105n. bk. 264. sahn-ı semân müderrisimi. 280. nOn^. Süleymaniye medrese­ lerinden. 36. 60. 199. 8nj. 187. 88nı. bk. 237. bk. 120. bk. 265. 70. 238. 161. 199. Medrese teşkilâtı. 169. 98. Medrese beratı. Medine (-i Münevvere). 250nı..) nin kelâm'a ait eseri. Diyarbekir. 184. 100. 99n„ 135. 254. Utimme medrese­ leri. Medresetü'l-kuzât. 59. 12nı. Haremeyn mevleviyetleri. Medrese(ler). Süleymaniye medrese­ lerinden. Mehmed Paşa medresesi. 174n„ 182. bk. 274. Sahn-ı semân medrese­ leri. Sadeddin Tefta­ zânî (b. 9. Medâris-i erbaa-i Süleymaniye müder­ risliği. Âli. 128. Meemâü'l-fetâvâ. 174nı. 33. Medrese-i Âliye. Medrese-i sâlis. Medûris-i erbaa-i Süleymaniye derecesi..) nin en yüksek dere­ cesi. 155. 186. Medrese-i evvel. 268. Dârü'l-hilâfe medre­ sesi (b. 33. Mehadım-ı Mehayif sudur-ı 268. Medrese-i Dârü'l-hadis-i Sinan Paşa. 269. 241. Meclis-i meşayih. (medaris). Medresetü'l-mütehassısin. Medâris-i semaniye (semaniye medre­ seleri). Medaris-i sujro. 47. Süleymaniye F~edreselerinden. sahn medreseleri. Mekke (-İ Mükerreme).) nin eseri. Medrese-i râbi. Süleymaniye müderris­ liği. 274. 200. 199. 197. lOn. Medrese ilimleri. Meclis-i müellefSt heyeti. bk. 233. Medresetü'l-kuzât nizâmnâmesi. lOnj. bk.). 33. Medrese-i Süleymaniye. 253. 103. 61. 73. Bursa'da. 126nı. 179nj. tetimme medreseleri. 249. 16. bk. 229. 2 4 5 . mekteb-i kuzat. Şeyhülislâm Müeyyedzâde Abdprrahman Efendi (b. medaris-i suğra. 260. 33. 269. kiram umum müdürlüğü. Süleymaniye medrese­ lerinden. 26. 98. Medine <-i Münevvere) kadısı. 272. 87. 265. 59. 249. masduka-i semaniye. medrese talebelerinin yemek­ Medine-i Münevvere mazuUeri. 20n„ 56. bk. ders kitabı. 232. bk. . bk.İNDEKS Meclis-i mebusan. in^. bk. 264. 186. 200. Medis-i şer'i. Medrese rütbeleri. hanesi. 331 Medrese-i beççe.

134. bk. 200. 47. Menâsıb-ı ilmiyye. 194. Menâzilü'l-envar. 95n3. 65. 64. 1 0 2 . 39. 233. bk. 71. pâye-i fetva.) a sonradan verilen isim. 232. 123.. Memalik-i İslâmiyye.' löln^. 203. 132nı. Meşaleciler.) nin mantık'a ait eseri. 212. mes­ ned-i fetva. 96nı. berat. 43. 28n3. 22. bk. Merzifon. kelâm'ian ders kitabı. 221. 97. 2 0 5 207n3. bk. 199. 260. Menzil zahiresi. Muallimhâne-i Mektubi-i meşihat dairesi. Merah (ü'l-ervah). Mevâkıf. 184. Maveraünnehr'de kasaba. Haremeyn mevleviyeti.) un sarf'a dair eseri. Meşihat mektubî kalemi. Ibla^ Meşveret reisliği. Mevâli. 200 . 99. 52n3. 40. 198 . Mesele. 265. 40. bk. 88nı. 265. 93. Meşihat mektupçusu. Meşveret dairesi.332 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI ait eseri. 280. Meşarik (-i Envarü'n-nebeviyye). 273. 254n2. 41. Abdurrahman-i lycî (b. 39. bk. Mesud (b.. misal. Mektubi müdürlüğü. fetva alınmak için yazılan sual. . şerhi. 277. 26n2. Menemen. Memalik-i mahrusc. şeybulislâm maiyyetinde. bk. 198. 99nj. Merginan. 19. 149nj. Ali b. Memlûk(]ar) Devleti. 199. 53. bk. mollalar. Meslek-i tasavvuf. Mekteb-i nüvvab. Menteşe sancağı. 135nj. 211. ştyhülislâmlık pa­ yesi. Mekteb-i kuzât. bk. 184. Meşihat müsteşarı. 29n. 242. 125n2. 42. 30. şeyhülislâm kapısı. Metâliü'l-envâr. 276. tasavvuf. Ahmed b. Mensuh. Mesned-i meşihat-ı kübra.) nin usûI-i fıkıh'a dair eseri.2 0 0 .) nin usûl-i fıkıh'a dair eseri. bk. 92nj. 52nj. 164. Menşur.) nin kelâm'a ait eseri.) nin htidis'e . 78nj. 207. Sâgani (b. Mekke-i Mükerreme payesi. Mevâkıf 27. bk. ders. l l n . 55. şeyhülislâmlık. Mektupçu. Mekke (-İ Mükerreme) kadılığı (ka­ zası). bk. Hafızüddin Ömer Nesefi (b. Menemen kadıkğı. bk. mantık'a ait ders kitabı. bk. 268. Sâgani (b. bk. 199. şeyhül­ islâmlık. 100. Mesâbih (ü's-sünne). bab-ı fetva. Menâr (ü'l-envâr). Mekke (-i Mükerreme) kadısı. 268. 199. 42. 97n. ders. üçüncü smıf mevle­ viyyet.. medrese ders kitabı. Melali ^ü*l-erevar^ şerhi. Mesârikü'l-envâr. 245. Muallimhane-i nüv­ vab (b.104. l l n „ 19. 107. 30. 89. Me­ sud Begavî (b. ders.. 21. 154. 29. Mesned-i fetva. 26. Meşihat arzuhalcisi. 228. Siraceddin Mahmud-i Ermevî (b. Meşihat payesi. 268nj. büyük kadılar. Mesnevîhân. 120. 132. 43. kazasker maiyetinde memur.) nin hadis'e ait eseri.203. 268. 209. bk. 273. 26. (Meşihat dai­ resi veya makamı). bk. Bosna ile Bel­ grad arasmda. 50. 229. Menzil. 41. 26. 43. nüvvab. Meşihat (-ı tslâmiye). Ra­ ziyyüddin Hasan-ı Sâgani (b. bk. Menşur-ü itibar-ı mevleviyet. 277. 229. 87n. 125n2. Memlihateyn kadılığı. 186. Menflot kazası. 196.) nin hadis'e ait eseri. şeyhül­ islâmlık. Meşâyih-i islâm(iyye). Şeyhülislâm mektupçusu. 25. bk. Hüseyin b. 15. SBn^.

Trakya'da. Abdüsseyyid Matriri (b. bk. Mehmed Akkirmânî (b. MihaUç. 69. 118nı. 39. 276. 92n3. jjyil 333 Hj. 79. 51. Mirliva(lık). 177. Mir'at haşiyesi. 133n.112. 108. Taşköpriilü . 230. 40. 31ıı. 265. 201. bk. 277.İNDEKS 106. molla . 227. 114. 41. Minhüt-tevfik.) nin eseri. Miftak müderris(liğ)i. 232. Mevzu' ilimler. 11 . 139. 40. 135. 101 . 157. MidiUi kadıl^ı. Mevâli nâibleri. Mir'at (ü'l-usûl). 262. 248. 245.zâde (b. . 238. 283. 97. tümgeneral. Mevzuâtü'l ulûm. 114.) in fıkıh'a dair eseri. 157. 116. 140. 96n^. Misbah. Mevlid cemiyeti. 85. In^. 22. 27. Mısır medreseleri. Mevâli eUcabı. 106%. 70. Mısır kadılığı mazulleri. bk. Miralay(lık). 103. 87. 124nj. 277n„ 280. 232. MoUa Hüsrev medresesi.zâde. 238. Midye. 180. lOOn. 48. 74. 273.zadeler (oğullan. İzmirli Mehmed b. 119. 93. mevâli. 284. Miras taksimi resmi. Miri mültezim. Miftahü'l-hendese. 114. beyler­ beyi. mirimiran. 264. Bursa'da.zâde çocnklarma verilen ad. 246. 125nj. Mevlevî şeyh(Ur)i. 265. 284. albayldı. Mirü'l-ûmerâ. 99. bk. bk. 56. 39. 135.103. 207. Mihaliç kaddığı. 253. Miri imalâthane. 283. 181. 60. 260.) nin nahiv'e ait eseri. 263. 96. Molla Hüsrev (b. 122n2. müspet ilimler. ders kitabı. Molla(lar).14. bk. 1. kadımn aldığı harç. 60. 22. 132. 80.6 1 . 156.) nin eseri. 55. Mısır kadıhğı (kazası). 263. 264. Nasır b. 179. Sekkâkî (b. 266. 118. Mezestre kaddığı. 89. Mirkat (ü'l-vusûl). 21. bk. Mevleviyet(ler). 26. 234. bk. 26n3. 40. 60. Mird». 283. 230. 91. 66. taht kadılıkları. 72. Molla bey. 71. Mevzuat. 93. 27. 66. 212. 155.. medrese ders kiubı. 75. 41. 95. 152. Mevlid-i nebevi. 163. 5 9 . 136. 117. Mevâli . 95n3. YeU (b. 96. Mirimiran(lık).). 283. 170nj. 30. Miftah ferhi. /etva'larda başhk. Mevzuâtü'l-ulûm. Molla Lütfi (b. bk. nâib.) nin eseri.) nin risalesi. 284. 217. Misâl. 208. 19. bk. 112. Mimarbaşı. 186 265. 229. 181. bk. 262. 162. Midilli.) nin medresede okunan belagat kitabı. Miftah medreseleri. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyet. 179. 57. 203. 8. 136. 259.) in U9ÛI-İ fıkıh'a ait eseri. Mezestre sancağı. 277. hakimlik sınıfma kayıtli kişi . bk. 16. mollalıklar. 157. 123.. med­ rese ders kitabı. 110. 238. 189. 86. büyük kadılıklar. beylerbeyi. 261. 57. 284. evlâdı). 43. 64nı. 29. İstanbul Edimekapı'da. 88. Rumeli kazaskerinin mali işler memuru. Mısır. 159. 141. 134. 92n2. Mısr-ı Kahire kadısı. 273. Mevâli-i sahn. 245. berat. 78. Miyanbend. 242. bk. 246. 244. Molla Hüsrev (b. 95. 100. 265. 98. bk. 174. 170. 203. 158. 1 0 8 . menşur. Mora'da. bk. 98. 230. 141. 59. 117nj. Mirî kâtibi. büyük mevle­ viyet (b.. Mevâli kassamlan. 152. 131. Miftah (üU-ulûm). Mihrimah Sultan medresesi. bk. 273.

219. Sn^. Kazasker maiyetinde me­ mur. 173. 155. Mukabeleci. müzakereci. Molla-zâde. bk. 141 n. 22ng.) memurlanudan. kadımn mukataadan aldığı harç. bk. bk. Mukatnâme. ISBuj. 217. Muhtasar-ı münteha şerhi. 49. mevâli . 154. 106ns. büyük kadılıklar. 139. Muhtesiplik. 20. bk. 143. 200. bk. Mukataa. Mugni'l-lebîb. Afumcu. 6. Afufeonlora risalesi. bk. 57. Mecdüddin AbduUah Musuli (b.) reis. Süleymaniye'de kadı mektebi. Mostar kasabası. Zemahşeri (b. 146.) nin fetva mecmuası. 111. Muhammediyye. bk. hariç dersleri. medrese ders kitabı. şer'î ilimlerden. medrese ders kitabı. AU CemâU Efendi (b. 268. 147. ISin^. MoMa Yegân medresesi.334 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI ait şerhi. 196. 16. 215. MuhlasarüH-Kudurî.) nin bel^at'a Musafaha. 138. mekteb-i nüvvab. usul-i fı­ kıh'a ait ders kitabı. huzur derslerinde (b. 70. AU Kuşçu (b. Muhtârât. 257. 217. 220. kadı tayininde alınan harç. 111.) nin eseri. serdâr-ı ulemâ. hk. Muallimhâne. Muhtasarat. medrese ders kitabı. 7 .9. Mukalaa resmi. pâdişâh hocası. Muid. 143. 197. 236. 247. 277. mevleviyet. 205. 109.. müderris yardım­ cısı. 22. fetva kalemi (b. Mukaddemetü'l-edeb. Muhzırân. 206nı. 66. tbn Hişâm (b.) nun hesapla ait eseri. 5. 1 7 9 D „ 264. 134. 138. 244.zâde Salih Efendi (b. 92n2. medresetü'l-kuzât.) nin Ha­ nefi fikıhına ait eseri. bk. Muhzırbaşı. mumcu esnafma bakardı. Muallimhâne-i nüvvâb. bk. 27.zâde. 90. Bursa'da. 99. huzur derslerinde (b. . iSn^.) nin eseri. 220.) m nahiv'e ait eseri. 222. 270. 22. Afumcu esnafı. 260. 153. bk. Muhtasar (-ı münteha). hünkâr hocası. 233. kazasker maiyetinde me­ mur. 25. İbn Hacib (b. kadımn yanmda mübaşir. Muradiye medresesi. el sdcma. 30. 17. 173. üçüncü sınıf (devri­ ye) mevleviyet. Mora. Afufczxrf/ar^. Molva. 216nı. Gelenbevİ İsmail Efendi (b. 138. 155. Muhatap. Mukayyid. Muallim-i Sultanî. 12n2. 92n2. 31. Muamelât. 235. 79. 265. Mum naibi. ulûm-i âliye. 60. Mora seferi. Muhtar fîfürûi'l-hanefiyye. Murabıtîn. medrese ders ki­ tabı. Mukaddemat-ı ulûm. bk. Sadüddin Teftazânî (b. 275. 21. 96nj. 51. Mukarrir. Muhtasar-ı münteha. Mubassır. 219. 216nı.) bulunan taUpler. medrese öğrencisinin ilk gördüğü dersler. bk. Mudurnu. Mostar kadılığı. 3DI. 43. 215.) in fıkıh'a ait eseri. 51. Hersek sancağı mer­ kezi. I25nı. 259nı. bk. 221. bk. 139. 69. Bursa'da. 133n3. bk. ulûm-i cüz'iyye. 26. bk.) nin eseri. 61. Muhammed Kuduri'nin eseri. Mudanya Kapıdağı. şerh-i adûd. 138. 12. bk. 237. Celâl . bk. 238. MoUalık(lar). 261. Mudurnu kadılığı. Muhzır akçesi (resmi). 49n4. Ebi'l-Hüseyin b.

252 260.8 0 . 39. Acütüi-t sitte. rüusu). yatak. 200. (b. bk. 59. 247. 13. 60. tepesi genig altı dar başlık. Muvakkat ferH müşaviri. müderris namzetliği hakkım almış medrese mezuna. 174. 77. fetva kalemi. 179. 42nj. 26.70. 254. 71. Mühimme defterleri. Şeyhülislâm. Malik b. 43. bk. 271. bk. 31. 273 . 262. Müfettiş. 101. 272.İNDEKS Mû»ıla-i sahn (medreseleri). 74. 55.1 7 8 .. Müftülük. 179. 88. 60. doçent. 265. 55 58. 6 7 . 67.248. 77 . 93. 103.7 0 .) memurlarmdan. 153. 267. muid (b. Enes (b. bk.4 8 . 1 7 9 182n„ 183. 24nı. 87. 209n„ 210. 94n„ 95n„ 242. Mûla. 261. 83. I4ln^. 7n«. 241. Müfid. 28. 89.. 128. MuBul. 60. 273 . 281. 262 .147. 69. Müderris köyü. Fatib medreselerin­ den. 7nj. 160. Müftü medresesi. 59. gadflddin Teftazâni(b.263. 58. 15. 235. MüderrUlik(Ur). 181. 272. müderrisin). 8. 241. 78. 208. İstanbul'da Sn. Anadola kadıbklannda bir de­ rece. 45. Mülahhas. Müderrislik beratı. 70li. bk. 197. 206n. 218.bk. 103. 41. 153. 71. Mûsila-ı Süleymaniye m5derris(liğ)i. 261. medrese beççe. 136. 30. 148. Mûsila-ı sahn derecesi. 13.) bin heyet'e ait eseri. 60. bk. 197n. 279.157. 72. 106n„ 126.) şerbi.) memurlarmdan. 283n„ İMn^. bk. 990^. 249. Muzaf. 273. 186. 195n„ 200n„ 201. 66. 138. 21. 186. 186. 185. 211. Müderris (Müderrisler. 90. 242. 78.)nin belagatla ait şerbi. 281. 192ng. 179. Mülâzım. 250nı. 275. Kibâr-ı müderrisin (b. 208. S5n„ 56. 265.. Mübaşir. Mûsila-i Süleymaniye derecesi. 52. Müddet-i örfiyye. Mûsila-i Süleymaniye (medreseleri). 241. 68. kazaskerler maiyetinde memur. 274.275. 23. 200. Mücevveze. 275. Mûsila-i Süleymaniye (medreseleri). 98nj. Mutavvel. 12. 261 . 51. Müjdecilik. 51. 65n. 208ns.) in yardımcısı. 11. medrese öğretim yardımcdarmdan. 90. Mühimme kâtibi. 155. 173. 130. 261. Muytaf. 198. 196nı.247. bk. 281. 260. 186. 205. 190n«. 280. bk. nahiv^dea kafiye (b. 177n„ 196nı. 73. 56. Mübeyyiz.. 176. Müezzin. 196. 81. 20. 176 .) den. 90. 203. 196. medrese tahsil ve kadımn kazada bulunma müddeti. medreBe ders kitabı. bk. 49. 177. 51. bk. 68 .) adiyle maruf medrese ders kitabı. 244 . cagminî (b.) m aldığı bahşiş. 159. 156. şeyhülislâmlık fetva kelemi (b. 284. Mühürdar. 271. Müderrislik kanunu. 101.264. Şeyhülislâmlık. Mutavassıt. 59. 267. 262. Müderrislik derecesi (rütbesi. Mûellifât-ı şer'iyye meclisi. 335 181. 173. 271. Müftü. Mutezile mezhebi.174. 271. 233. 9.. 38. bk.275. 217. 272.) in hadis kitabı. 199. 208. 98. . 74n„ 84. mntaf. 59ıiı. 60. 4 5 . 183. 75. bk. 175. 48. bk. 279. 118ıı„ 1 5 5 . 243 . 51. 245. Mûsila-ı sahn müderris(liğ)i 3W. 67. 77. Cagminî (b. 37. kadı ve müderris tayin­ lerinde muhzırlar (b. 49. 254. 242. tetim­ me medreseleri.

197. 242. mevâli nâibleri. MüstaceU kâtU>i. bir cemaatm başı. Nakibü'l-eirâf baıçavuıu.ürcn vekil. 246. SSn^. 199. 155. Mûsevvid. 124. Müspet ilimler. 258. I25n. 70%. 236. teyhnlislâmlık fava kalemi (b. 122. 197. 92. bâb nâibleri. 275. 275. 196. 271. 264 . bir kaddık rütbesi.) memurianndan. 134. I l n . kadı'nm şerl muha­ berattan aldığı retim. 30. 46. Müvezzi(ler). Mültezimler. Nâiblik. Mütevelli. nakib efendi. 209nı. 129. Natâbün-eıraf dairesi. ulûm-i arabiyye. 160. 251. Afüneecim&ofi/ıır. 261 • 263. 120. 235. Abbasi ailesinden gelenlerin deflerini tutan memur. 168. 8. 279. 27nı. 139. 26. 16.142.172. MüseUem. 139%. 94. . 163%. 251. 115n. 20«. 186. müdeırİB namzetliği. 19. kadı nâib­ leri. 268. ait eseri. Muhtasarat. 279. 167 . 13. 171. 163%. 156. bk. 40. 75. 86. 134. Mülâzemet kanunu. 45 . 248. Müslüman(lar). Mümeyyiz (mümeyyizlik). 206%. 26. 254. 103. 206. 237. 243. 92%. 162%. . 196. bk. bk. niyabet.. ruznâmçei hümâyûn. 206. 48. Halebî İbrahim Efendi (b. 125. 85%. 166. 284. 116. 167. 173. Mısır medreseleri talebeleri­ nin adı. Müraeele (mürâselât) şerl muhaberat. bk. 71.. jeyhülislâmlık fetva ka­ lemi (b. Nakibû'l-eiraf defteri. Naldbü'l-etrâf(lar). 200. 164. ayak nâibleri. 253. 163. IS. 113. bk. bk. Müslemîn. 245. Celâl . 10%. Nâib(ler). çeşit ve dereceleri bakımmdan bk. 246. 68. mazul kadı­ ların çarşamba günleri kazasker dairesine devam etmeleri.336 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Müstaidin-i kiram. NaktbÛ'l-Abbasiyyîn. 50. Mülteka (tü'l-ebhar). 117.) nin eseri. nâi6. 232. 128. 15. 269. ecnebi tüccarlar. Münazara ilmi. 85. 53. Mütekellimîn. Nahiye nâiblikleri.'. Müntehi. 249. Mülâzemet defteri. matlab. 200. 167. 113. 120. 73. 283. şer'î mahkeme­ lerde kadı namına hizmet <. 136. 166.266. 55. 79. Müstahik. 123. kaza nâibleri. 107. Mürasele resmi. 133. 245. akli ilimler. bk. 212. 104. bk. 15. 51. 68. 45. 119. 47. 2 5 0 257. 88nı. 46. 137nı. 20. arpalık nâibleri. Müteferrika ağalan. Münfaat mecmuası. 243.53. Mültehi. (nüvvâb). Mülâzemet-i müstemirre. 259. kelâm ile uğraşanlar. bk.) nin fıkth'a. 140. N Nafaka. Nıütib. ruıA{6ü'I-eşra/.) memurianndan. 115. MüseUemffl-kütt. 276. sakalh 260. 117. 66. Nahiv. 244. müderris namzet­ lerinin tayin usuli için kanun. 105. 200nt. 95n2. 261. 86. 22. kazaskerler tara­ fmdan tutulan müderris namzet­ leri defteri. naklbfll-eşraTm İstanbul dışmdaki ve­ kiUeri. 87. NakzbüH-efraf kaymakam(lar)ı. Nakib efendi. 40. bk. nâib. bk. 200. ulûm-î cüziyye. 168. kazaskerlik memuru. mevzu ilimler. 104. Müstaid. 110. 253. Mûlâtemet. Mütir(lik). 24nı.zâde Salih Efendi (b. 260. medrese dersi. Nahiye derecesi.

85. Nikâbet. 244. 55. Onal. sâdât nezareti. 65n3. 59. Nusretiye Camii vaizliği. bk.-bk. ferman. pervane. Nakîbü'l-efrafhk. Nişancı Mehmed Paşa medresesi. 114. Nuhbetü'l-fikir. Ula^. 67. 108. 40. 138. 24. 227. 160. 152.4 8 . (darün-nedve) meşveret dairesi (b. 92n^. 141.) nin akaid'c ait eseri. Niş kaddığı. bk. 146n. Nikâh. Nübüvvet.) ile ilgili işlere bakan ma­ kam. 178n„ îtmiy. pervane. 166. kadmın nikâh akdinden aldığı resim. Nikaye. medrese ders kitabı. med­ rese ders kitabı. SOttı. 168nı. 131. Nakibun-eşrafhk beratı. 176. vezirazam se­ fere çıktığı zaman ona terfik edi­ len seri memur. Niğebolu kadıbğı. 110 113.zâde Nişancı Mustafa Bey Camii. Narh. 165. Kureyş Kabilesi koUarmdan biri. 92n2. 168. 23. Nalband. O r U . Osmanlı Devleti (hükümeti. Nevbet (nöbet). Ordu kadılığı (kadısı). 129. Dimetoka'da. bk.) ın eseri. 16. bk. 227. Nişan. 65.A s y a . Nişan (-1 hümayun). 231. kazaskerlerin ve İstanbul kadı­ smm taktığı husuû alâmet. Ocaklı. 4 5 . 161. 92n. TatUUm Jl . Ocak ihtiyarları. 126. yeniçeriler. Okka. 75. 29n7. 92n2. 228nı. Osmanh BeyUği. 186. Ortaköy kazası. bk. tevkii. 118. 232. 142nj. manastır medresesi. Nakibü't-Talibiyyîn. 1 6 3 . Nedve. Ubeydullah (b. İVur-ı Osmani Camii vaizliği. 337 Nişancı Camii. Celâl . Ohri kaddığı. 83. 243. 79.. 237. 92n2. 246. liln^. Nakşe kaddığı. hüküm. 186. 125nj. Naklî şehadet. Üsküdar'­ da. Osrmmlı akçesi. 36. Nüzl. 166. 137uı. Narda kadıbğı 92n. saltanatı. Osmanh âlimleri. Orhan Gazi medresesi. Nurbânû Sultan külUyyesi. 162nı. bk. Nesih yazısı. Edirne'ye bağh. bk. akd-i enkiha. bk. İbn Hâcer-i Askalânı (b. Nurbânû Sultan medresesi. Nebatat enstitüsü. 116. 92nj. Nimeti Efendi Kanunnamesi. 85. 121. ders. 57.. 128. Mahmud b. 80nj. Növfel. memlekederi). 235. nâiblik. Neseb-i Peygamberi. Nalçacı. müderrisliğe ve kadı­ lığa tayin için mülâzımlarm sıra beklemesi. 167nj. bk. bk. nalâb. Naklî ilimler. Nikâh resmi. 253. 242 244. İVtyâ6el. 223. İVişoncı. 132. seyyid ve şerifler (bl. 156n2. Nesr-i mürsel. 89n4.. Oduncu esnafı. 136. 1. 161nj. 137.1 6 4 . 138. Ebi Tâlib ailesin­ den olanlarm defterini tutan me­ mur. Nüvesin kaddığı. 172. 255. Nevrekop kadıbğı. Ortakçı. Ohri. 253. 65.İNDEKS Nakiba'l-eşrâf konağt. NalâbüH-eşraf tevkifhanesi. 92n^. 30. 151. Üsküdar'­ da.) mütevelliliği. Oruç Paşa medresesi. 209n2. 161nı.. 269.

mevâli (b. 6. Pâye-i selâsin. 56. fetva payesi. . 233. 131. I41ne. 137. 14Inı. 191n. 119%. 75. 2. 69. 59.175. Paye müderrisleri. Plevne kazası. 29. Pâye-i sahn. Pâdişâh imamı.Ab­ dülaziz Efendi (b. 173 . arpalık kadû^ı (b. 92n. Karaçelebi . 169. 147. 27%.) in eseri. 243. bk. bk. 187. Otuzlu (otuz akçeli) tnedreıe(Ur). 87nı. Osmanlı medreseleri.168. 229. 1 8 0 . Pazar gammazları. 20. 138. Osmanlı donanması. 279. bk. tstanbul kadısı maiye­ tinde. 89. 139. bk. 138. 93. 74. 73. ulemaya mahsus kavuk. 148. 62. 260. hüküm.192. Paşakapısı. 31. 87n. bâb-ı âli. 228. hün­ kâr hocaları. 28. 10.) nin tarihi eseri. 47. 159. 141. Patrikhane. 175. 167. İbn Kemal (b.) müderrisUği rütbesi. 61. Pazarcı. 105. öriçe. 73. 186. 166%. Pravadi. öşür. 246. 92n. Piri Paşa medresesi. 143. 21. muaUim-i suUani. 121. 209. P&diş<A(lar). 265. Osmanlı padişahları (hükümdarlan).26. 160. bk. nişancı. ISln^. 1 9 0 . 207. 190 . Otuzlu müderrisler (b. 189. 1 . Otuzlu (otuz akçeli) müdernı(lik). 218. SOuı. 107. bk. 222. 211.zâde . Osmanlı tarihi. Patrona Halil ısyam. 95. 252. bk. pamuklu diken. 264. 153. Pâdişâh cülusları. nişan. 271.. 46 .338 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Pantokrator manastın. 24 . Paye. Pravişte kadıhğı. P^kUr. 56. 164nx. $erdar-ı ulema. 145-149. 156. 210. U l n . 104. bk. 203.. 137. Pervane. 39. 205n„ 206. Pastırma naibi. 97. 209%. 170.48. Öküz anbart hocası. 170. makam olaredı bk. 124%. Pişkeşçi. 69. 166. tevkiî.). 261. 209. 19. 74. 257. . palan diken.3. kırk akçe müderrisliği. 151.) ve kazaskerlik­ lerde kıdem. 185. bir kaddık derecen. Ovacdc. 181. Pravadi kadıhğı.1 8 2 . 46. 225. 268. 92n. 67. 119%. 207. 77. 281.). 169. 1 4 5 . 104. mansıpsız Edime ve tzmir kadddc dereceleri. I I . Pâdişâh hocası oğullan. 8.1 9 3 . 163.. Örf. 201. 36.. Zeyrek camii. dâhU medreseleri (b. 3. 198. Piyâle Paşa medresesi. Pirahen keten. 22n„ 25. Uiny Penbeduz.147. RoMoia'tebrar.178%. 131. 209nt. 215. 189. Pâdişâh hocaları (hocası). 128. 104. şeyhulisJâmJtAc payesi. 76. 68. 134. Pendik. 61 Pâye-i fetva. Soğuk kuyu medresesi. 277. 195%. SiUvri'de. 63. 215. PalanJuz. Osmanh tarihi. 221. 198. 161. 223. 276. 244. 97. 147. 14. 138%. Pabuçça. 207.229. Osmanb(lar). 80%. 93. 272. 62. bk. 207n3. 5. Payıudu kadısı. Pâye-i erbain. 244. 224. Örf. I I I . 241. bk. 77. Pâye-i mücerrede. 267. bk. 227 . 169 170. Pazarbaşılık . bk. R 188.. Râbia. 87. ferman.

131. 139n4. 137nj. 159. Ali nun heyet kitabı. 123. İmadüdin b. 231. 249. 111. 85nı. 160. Abdullah (b. bk. 105. 45. fakir hacılara yemek dağıtımı. 91. Resm-i berat. 250. 2 1 0 . 2 . 70. Kuççu (b. Revan seferi.) memurlarından. 121. 167. 124. Resm-i kitabet. Rikâb-ı hümayun fmuallâ. kadı tayini sırasında hane basma ahnan resim. Rodos Kaddığı. 250n„ 273. 277n„ 279. kapıcdtaşı. 105. 164. 1 5 3 . 21. Rumeli kadı(lık)ları. 49. 20. Rumeli kazasker (ler) i.) m bk. 190. Rişe. kadı tarafmdan muharrerat için ahnan resim.) den bahis 64nı. 91.i . Resm-i nişan. 84. 6Sn2. Rum. 115. 143nı. 122. meşihat dairesi (b. 123. Rumeli kazaskeri (sadareti) tezkireeisi. 196. 110.) . 92n2. 189. ReiaüH-küttap (efendi). 136. 85. Reisü'l-ulemâ. 276. 265nı.) medrese dersi. bk. 92. 85. Risale-i Kalemiyye. 125%.) da memur. 93. 20. 132. 158. 96. 86. 160. 255. 156. bk.Risale-i Bahâiye (el-Fevâidü'l-Bahaiyye). 137. 137n„ 143. 231. Resim (resm) (rüsum). Resm-i kısmet kanunu. Resm (rüsûm)-ı kısmet. 151. Rum«Ii kazaskerliği. 159. vergi. 125nı. Reisiİ'I-müsevvidin. Risale-i Muhammediyye. 213. Rumeli Beylerbeyi(liği). Resm-i ağnamcı defteri. kadı tayininde ahnan tuğra çekme harcı. 100.2 5 3 . bk. Sadr-ı Rum. 257. 114. 121. 267. 169. medrese dersi. 164n„ 256. 242. Rik&t-ı hümayun kapıetbaşbğı. 160. 251. 199. 178. 200. 75. 177n3. 4 7 . 228. 137. 198. 86. 258. 233. bk. Rumeli kazaskerliği yap­ mış olanlann en kıdemUsi. Rey. 280. 103. 253. 91 . 135n3. bk. 116. Rodos. 152. Ali nun eseri.) nin Arap eseri. 284. fetvahane müsevoidi. 115. tüıbî eseri. bk. 158. 2. 91n„ 156. 214. Risale-i Ebheriyye. Refade. 127. 234. RumeU. bk. Hayreddin Hızır (b. 184. Rikâb reisu'l-küttâbî. Risale-i Fethiyye. 109. 97. Kmah . hidâye (b. 129. müstetab). J{eMÜ'I-efi66a. 284. 255. 234. bâb-ı fetva (b. 227. bk. 284.zâde (b. Reaya (Raiyyet). 207. bk.2 1 2 . 134. Resm-i sicil. Ribâ (ribeva). 91. 121. dan. 126. başmüaevvid. 45. 255. püskül.156.İNDEKS 339 RavtatÜ'l-esnan fî tedbtr-i sıhhati''l-eb. 149. 244. Rumeli kazaskeri defteri. 180. lOOuj. 98. 31. 283. 265. 113. 239. 84. Rİ5aIe-( Felekiyye. köylü balk tabakası. 86. Rodos Sultaniye medresesi. 161nı.156. 124n„ 125nj.92. 104. Rikâb-ı hümayun kaymakamlığı. büyük mevlevi­ yet. kadılann mi­ ras taksimi dâvalannda aldıklan harç. 154. 236. 234. 2 5 0 . 283. 192-194. 87. 199. 206n3. 123.) nun hesap kitabı. Riyaziye (riyaziyat).9 3 . 157nı. sicil akçesi.5 0 . 33. 142n4. 126. 199. 137nı.) ın hesap kitabı. 231. Kuşçu (b. bk. 75. 260. bk. medrese dersi. Türkiye. bk. 206n4. edAiyatı'na dair Isaguci. AU Kuşçu (b. 125nı.

Rum Mehmed Paşa medresesi. 255nı. başvekâlet. 163. bk. bk. Rumeli kazaskerliği (kadısı) mazulleri. 185. 166. 253. Rütbe-i râbia. seyyidler. bk. bk. Rumeli vekayi kâtibi. Rütbe-i karibe-i ûlâ. şeyhulislâm'm unvan­ larından. 102. 212. Rütbe-i sâlise. 70. 97. 2 0 6 . 199. 5adr-> âzam(lar). bk. 284. 182. İstanbul rüûsu alan ule­ ma evlâdımn maaşı. bk. 168. Rütbe-i ûlâ smıf-ı sânisi. 198. 155. bk. 91n3. Rütbe-i Çinad. 67. berat. Rusya. 284. Rumeli (kazaskerliği) payesi. bk. 156. 120.) da memur. Rum Ortodoks patriği. Rumeli muhzırları.) mn kenarma konan doğru işareti. 105. (smıf-ı) mütemayizi. Ruznamçe (ruzname)-i hümayun. 157. Rumeli'de bir kadddc derecesi. Rusçuk. 165n4. 133. 41. 276. 211. emir. fetva. 41. Rütbe-i Eğri. bir kadılık derecesi. Sâdise. Safiye Sultan medresesi. Rütbe-i ûlâ smıf-ı evveli. Ruznâmçe-i kuzât. 185. 153. 213. 172. 46. Üskü­ dar'da. RülbetüH-medreseyn. 76n. fıkıh'a ait eser. 187. Sâdât berâtı 164nı. 156. Sadrü'ş-$erio. sodr-ı Rum. tarik maaşı. Rütbe-i bâlâ. Rüknü'l-islâm. Rumeli'de bir kadılık derecesi. 284. 280. Anadolu ve Rumeli kazaskerleri. 199. 279. 249. devriye mev­ leviyyeti (b. 164. 104. 211. bk. 283. 199. 283. 80. 48. S Sâbia. Rüûs (-1 hümayun). 196.) 92n2. 138. Rumeli kazaskeri. 61. 154. . 6. 283. 284. bâb-ı fetva (b. mülâzemet defteri. Sadaka (etmek). 273. 186. 215. Sodr-. 130. 131.340 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Rütbe-i saniye sınıf-ı sânisi. matlab. 183. 114. 17. 177. 260. 167. 246. Sâdât. bir kaddık derecesi. Rusçuk kaddığı (kazası). 284. Saçaklı abayi. Sahh. 184. bk. 58%. 138. 194. 920^. Rusî Kasrı kadıhğı. 170. bk. 252. bir kadılık derecesi. Rütbe maaşı. 92%. 182. Sâdât nezâreti. 125%. 59.. 92n2. 263. Sadaret kaymakamı. 96. arpalık maaşı. 48nı. Sâdât nikabeti. 259n]^. bk.209. Rumeli sahili. 256.) da memur. 241. 157.. Rumeli medreseleri. 70. başvekil. 284. abayî. 166. veziriazam'm iuyruMusu (b. 50. Rüstem Paşa medresesi. 77. 174nı. Rüşvet. karîb-i âlâ. Rüûs maaşı. Rumiye Gölü. 244. 212. 50. 92n2. şerif. bk. Sadreyn (efendiler). 255. bk. Rütbe-i çelebi. 156nl. 279n. 251. vezir-i âzam. 280. 284. 60. Rüûs kalemi. Ruznâmeci. 147. 105. 95%. Sadr-ı Rum. 247. 171. 183. 261. 190. Rumeli şer-iyatçısı. 66. 120. kazasker maiyyetinde me­ mur. 186. 275. Rütbe-i saniye 283%. 77. 254. Sadr-ı Anadolu. 188. 248. 93. 78. sadr-ı Anadolu. Sadaret. ŞeyhulUlâmlık. 130. 183. 87. 259. 53. Safranbolu. 163. bk. 92%. 175. bk. bâb-ı fetva (b. bir kadılık derecesi. Anadolu kazaskeri.

7 . 139a3. 275. 9 1 . Kureyş kabilesi koUarmdan biri. Saraç. 278. bk. 165. 14. Saray fırınları. 7nj. 68. 116. 126. 243. 88. 132. 94. Saniye mütemayizi. 259n. 139n4. sakk-ı şer-î.) 277. Saroy kodilığı. 274. bir kadılık derecesi. 93. 113. sahiheyn. 153. köy adı. 33.66. Sancak kadıları (kadılığı). 36. 94. Sonca^-ı şerif.) 96. 186.) in hadis kitabı. 244. 12nj. Saniye smıf-ı evveli. Sancak(lar). 164n„ 243. üçüncü smıf {devriye) Samban Sancağı. 162. 97. medrese dersi. 42. bk. bk. 42. evin tam ortasmı teşkil eden 341 Samavna (samona). 29n3. 3. 167. 60 . 174. 87nı. 209. Sahn dersleri. SoAn ^-ı seman^ meffreseleri. Sayyadhaşı medresesi. Edirne'ye bağlı mahal. 57. yim küisesi. Sakk-ı cedîd-i Ziyaüddin. 30. 81. mii içindeki sekiz medrese. 5. 191. 127. 109. 284. l l n . SSn. (sukûk). 135. 60. 19. 40. Saray-ı cedid-i âmire (saray-ı cedide).170. 135nj. 125. Semadirek kaddığı. 116. câmi'üssahih. 92. 117. 247. Sahn talebeleri. 186. 20. 6n. 103. liva. 40. 228. Saints Apotres Kilisesi. 216n2. 262. 261. 56. bk. 225. 161nı.12. Selanik kadıhğı (mevleviyyeti). 117. Sehim. bk. 269. 29. 141nj.. Havari­ Sarf. 161nı. 79. 98. 238. Sahîh-i Müslim.) nin eseri. 45. 126. Son«ofc6eyC/er. 261. 272. 58. 4:^1. Sedd-i İskender. 92. 277nl. Sahih-i Buhâri. 135. 114. 181.. 51. . 215. 123. câmiu's-sahih. 68. Selanik kazası mâzulleri. 129. Sekbanbaşı. Sedanet. 26. 174nj. bk. biı kadılık derecesi.. 79. 191. 87. 45. 86. risliği). 92n2. 131. 274. Sâmıree. 218. 119nj. 28. Samur kürk.1 terH). 93. 58n3. 194. 250. 231.. Fatib ca­ Saniye. Safclc. bk. Sekban. 6. 98. 280. 276.142n„ 200. Ziyaüddin Efendi (b. 43. Sakız kaddığı. Sahib-i hücre. Sakalar. Ebû Hüseyin Müslim (b. Sahn.) nin /tadıVe ait eseri. Vize'de. 283. 244.. 268. 274.63. Sancak müftüleri. medrese dersi. 281. Salise (rütbesi). pâdişâh veziriazama giy­ dirir. mevleviyet (b. bk. yer. Samur hil'at. Saniye sınıf-ı sânisi. 27. ikinci sınıf (mahreç) mcı. 117. Selanik. 158. 126. bk. Sahn ^-ı seman) müderrisleri (müder­ Saray fırınları hocalığı. bk. Sahn-ı Süleymaniye (medresesi). Sahikeyn. muhtasarat. ulûm-i Arabiyye. 283. 271. medrese ders kitabı. 118. 166. Süleymaniye medreseleri. 81. . 93. 107. bk. Saray hocaları. dâvaların şer'î mebkemelerdeki tabrir tarzı ve bununla ilgili medrese dersi. 92nj. 190n4. 179. bir kaddık derecesi. 225. 2. 6B„ 37n„ 42. bk. 168 . 43. bk. 55 . 25. 39. 66. bk. 15. asb çek demektir. 101. 42a. 273. Topkapı sarayı. 99. 36. Bubârî (b./et)iyyet (b. Saraçhanebaşı. 95.i. 136. 242. 38. 284. 97. medâris-i semaniye. 114. Sakız. pâdişâh şeyhuhsîâma giy­ dirir. S<Jcız mâzulleri. SaWc ( . 35. Kabe kapıcılığı. Sarih odası.İNDEKS Sahib. bk. SoAn-t semân derecesi.

Şilte. 62. bk. 10. 140. 95. 209nj. 167%. 76. Rumeli kadıhklamım en yüksek derecesi.) talebelerine verilen ad. bk. 46. Siyadet beratı (hücceti). ders. sefer esnasmda sadra­ zamlara verUen unvam. Sinop kadısı. Selanik mollası. Sofya mazulleri. İstanbul'da.) nin ferâiz (b. 92%. nakibrü'l-eşraf olma. 38. Silistre kadılığı. eşraf-ı kuzât. 251. 24%. 267. 171. Sicillat-ı şer'iyye. 94. Selimi serpuş. Sivas eyaleti. 175. 279. bk. Sitte-i Süleymaniye. sâdât. 93. 280. Sinop. bk. Sicili (sieillal) akçesi. 29. Sofya kadılığı. 274. 109.) ailelerinin kız alıp vermesinden doğan çocuğa verilen unvan. bk. 169. lâln^. Sika. 164nı. 216%. 9. 269. 98. Serez pazan. Sofya kadısı. Mısır kadıhklamım en yüksek derecesi.172. 93. bk. Seyyid(ler). nakibü'l eşraflann unvam. 126. kadılarm. 129. Serez kaddığı.). Silivri kazası. 242 . 136. Seyyid-i şerif. tasavvuf erbabı. 242nı.) da. Siraciye. Softalar (softa taifesi). sicillât-ı şerUyye. 97. 78. bk. 246. Sofiye ricali. BOn^. Silistre eyaleti. Selçok Sultan medresesi. 276. Soffa. 99. 131. 85. 104. bk. Serdar-ı ekrem. 275. 274. Siyer-ı Nebi. Sicili. dul. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyyet (b. 125%. 274. 129. 86. Siyâdet. bk. 233. 277%. Sidrekapsi kazası. Sivas. Sofya. 166nı. 99. nakibü'leşraflık beratı. Semaniye müderri»(ler)i. 275. 130. Semerkand. 95. 279. 92%. 123. 253. bâb-ı fetva (b. SiciUat (sicil defterleri): bk. 62. 276.1 6 4 . Tetimme medre­ seleri (b. Hac zamanmda sn işi.) 96. sicili. Selâl-ı gaip. sieiUât. 186. 16. Siracüddin Mehmed Secâvendî (b. 116. 133. Serasker kapısı. 228. 257. 162. resm-i sicil. Sicill-i ahv<U müdürlüğü (şubesi). Sepetçiler köşkü. 116. 102. Seyyibe. kadınm aldığı bir resim. Sivas kadılığı.342 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E TEÇKtLÂTI Sinan Paşa Derü'l-hadisi. . 96. bk. bk. kaza kadılıklarıma üstündeki yüksek kaddık derecesi. bk. 101. lilny Seyyid. 113. 251. 274. 137nı. 102. Sını/-ı mahsus. Selanik medresesi. 147. Semendire sancağı. 243. muaUim-i sultani. IBOn^. Hazret-ı Hüseyin soyun­ dan gelen. 228. 73. Sikaye. bk. Seraser. Soğukkuyu medresesi. Sır kâtipleri. 124nı. 259%. 169n. 215. 199. Serdar-ı ulemâ. sicili. dava kayıt defteri. kumaş. 61. 216n2. S o f u şekaveti.. 1 6 1 . Simkeşler. Anadolu kaddıklonmn en yüksek derecesi. Sitte-i Anadolu. Sipahi(İer). Sitte-i Mısır. Sinop mazulleri. 4j: 245. 231.244. bk. ikinci sınıf (mahreç) mevleviyyet (b. 280. Sitte-i Rumeli. 278. pâdişâh hocaları. 167 .) kitabı. 174. 114. 93. Piri Paşa medresesi. 277%. 127nı. 62. 140. şerif ve seyyid (bl. 93. Selimiye medresesi. Süivri. 56. Selçukiler.

59. 146n3. 51. Tire'de. Sûnen-i tbn Mâce. 16. 37. 280. hadis kitabı. Trabzon'da. Bursa'da. 7n. 36nı. yemekha­ Süleymaniye eczabanesi. bk. sıbyan mektabi. 35. 61. 58. 48. 174. 34. 172. Süleymaniye. 208. Süleymaniye tabhânesi. 56. 229. 34n. Subaşıflar). bk. Ahmed Beyhaki (b. Sultan Bayezid medresesi. Sultan (Sultaniye) medresesi. 76. kü­ tüb-i sitU. bk. 3 3 . 42nj. Sûhu (Suht^ân taifesi). İstanbul'da semt. İstanbul'da Semt. 42nı. 262. Süleymaniye Camii. Sultan Almied Camü. Suret-i sicili. Sûret-i sicili akçesi. 47. 267. Süleymaniye DâriU-hadisi (medresesi). 42.İNDEKS Solak çeşmesi.) nin hadis kitabı. 247. 265. 140.3 5 . Süleymaniye kütüphanesi. 62. 73. 36.. 33. 262. 186. 158. 269nı. 155nj. bk. hadis kitabı. Sahn-ı Süleymaniye. Süleymaniye DÛrüfçifaaı. Subaşı kâtipleri. 186. Suhan Süleyman evkafı. Süleymaniye müderris(ler)i (müder­ rishği). Süleymaniye Darüzziyafesi. Süleymaniye derecesi. 34. Süleymaniye medreseleri. Sülâle-i Hâjimiyye.. Sultan Sehm. Süleymaniye Darûttalimi. Sultan Selim Camii vaizliği. Sultan Orhan Türbesi. Sünen-i Ebi Davud. 35. Süleymaniye'deki dört medresenin rütbesi. 30. bk. 164nı. 33. »In^.. misafirhane. 234. bk. 60. 268. 33. 260. 249. 42nı. 34. hadis kitabı. bk. 227. 158. sicili. 2nı.. 64. kütüb-i sitte. 122. 114. Ebî Bekr b. bk. 3. leülüb-i sitte. Sûn«n-i Timûzi. Edirne'de. Süleymaniye Camii vaizliği. 186. 36. 73. 2. 127. 29. Sûr. Sünnet (-i resul). Şah Sultan medresesi. 123. 22n„ 24. 170. Şafiî mezhAi. Şf^ye. Süleymaniye laamJtanesi. rasm-i sicili. 272. Sûnenû'l-kebir ve's-Sağp-. 101. Süleymaniye sitesi. kütüb-i sitte. 140. bk. Süvari fcossomı. bk. 90. hadis kitabı. sicili akçesi. Sultan zadeler. tbn Ömer Osman (b. 35. 89. Sünen-i Nism. 38. 38. 174nı. 149. 84. 34. 36. Ki6ûr-ı müderrisin (b. bk. fakir talebe yemekhanesi. 34. Zal Paşa Sultanı medresesi. 33. Solaklar. 36. Sultan Selim medresesi. lin^. Süleymaniye külUyesi. 34n„ 35. 28n. 25. 34n]. 103. 33. Sülüs yazısı. Süleymanşah medresesi. Süleymaniye hamamı. bk. Sükna. 86. 209n„ 234. medrese ders ki­ tabı. Şahadetname. Manastır medresesi (Bursa'da). 271. . Şahnişin. Sultan medresesi. Edirne'de. 36. 343 Süleymaniye imareti. 61. bk. 229. 169nj. 42nı.) den olan dört medrese müderrisi. 33. 186. me­ dâris-i erbaa-i Sül^maniye dere­ cesi. 284nı. 281. 281. Suriye. SüloJe-i Peygamberi. 42nj. 33. 35. 58. 193n.) m sarfa ait eseri. 272. 152. 33 34. Sultan Ahmet Camii vaizliği. ne. 126. 62. 243. 66. 129. Eyüp'te. 72. 34. 280. 38. Süleymaniye tıp medresesi.

28. 43. 4in. 186. manftk't ait eser. bk. 58. bk) ve İbn H â d b (b. Şeriflik. 124. 269.) makammda naibi. Şeyheyn. Isfahanı (b.8 5 . 108. Şeriat. 96nı. 118nı. Şakayık tercümesi.) nin mantık kitabı. 8 3 .«âde Atayî (b. 108. 25. 169. 204. Şerh-i tevali Isfahanı (b. 137nı. kazaskerlerin hâh naibi (b. bk. Şerh-i miftah. Şehirköy kadılığı. 92n. bk. 96. 21. 140. miftah medreslerinde (b. 234. 89. 149. 50.) okutulan meânî dersi. Şam-ı Şerif kazası mâzulleri. 21. bk. 280. iltizama verilen nâMiklerin parasınm taksitle ödenmesi usûlü. 13. 147. e j r o / j . 4 6 . Şeyhülislâm medresesi. 160. 265. 26.159. 274. 273. 259. 172. 43. bk. ön^. 21. 109.) ve şe­ rifler (b.3U OSMANLI DEVLETININ ÎLMIYE TEŞKİLÂTI Şakayık-ı Numaniye. 209nı. 96. 58. 87. 59. 148.) in silsilesinin tutul­ duğu defter. 108... bk. Şemsiye şerhi. 53. 56nı. Şeyhulülâm(lar). 91nı. 13. Şeeere-i tayyibe. Şer'î ahkâm. bk. Şerh-i mevâkıf. 104.164. Şer'î muamelât. Şehzade hocaları (muallimleri). 121. 19. muhtasar man­ tık ders kitabı. İiln^.) nin xıleına ve meşayih hal tercümelerine dair eseri. 155 157. Şer'î davalar. Şer'î kanunlar. 167. 167. Şeyh-i meşayih-i fetva. 93. 170. 153. 62. 274.4 8 . 107. 134. 219.) nin Acelâm kitabı. bk. 74. İstanbul'da. 161 . Şehremini (Şehreminliği). 27. medrese ders kitabı. Abdurrahman lyci (b. 186. Şer'iyyatçı. Şam-ı Şerif kadısı. Şehzade hocası oğuUan. 13. 108. 110. 22. bk. okutulan Şerh-i metali. 5. 103.. 116. Şalvarlık fuha.). Şer'î hüccet. 98. 111. Şeyh. Şal. 43. 39. Hazreti Hasan'ın Boyundan gelenler. 119. 141. Şekriyye. 169. bk. 277nj. Şam payesi.) in fıkıh'a ait eserleri. 66. 136. 116. Şerifler (Şürefa. Şerh-i ulhisü'l-miftah. Şehir kethüdaları. Şehzade medresesi. 77. (Mecdi) 64bi. 21. Şer't hasüat. Şam (-1 Şerif). medresede ders. 186. 109. 103. sâdât (b. 39. 40.7 4 . Şam-Trablns. 43. 15. Şer'î mahkemeler. 85. Şam (-1 Şerif) kaddığı (kazası). llnj. 147n. 118. bk. Şakayık zeyli. 273. 98. Şamkâri kumaş. Şerhü'l-tecrid. büyük mevleviyet (b. 7 2 . Şam-ı Şerif fetvası.) nin manItfe'a ait eseri. Şerh-i adûd. Şemsi Paşa camii vaizliği. 47. 257. Şerh-i uogucî. 163. 116. 120n„ 135. medresede okutulan fceiom dersi. 19. Necmeddin Ömer Kâ­ tibi (b. bk. 126. Şehzade camii vaizliği. Şehzade müderrisliği. 59. 40. 74. 58n3. 274. 167. 100. müftü. 274. 245.) nin eseri. 139n4. Şerh-i şemsiye. (Şeyhülislâmlık). 154. 274. Nev'i . IBOn^. müjftülük. medrese ders kitap­ lan.zâ­ de (b. bk. 74. 137. 147. Şer'i nebecî (şerif). 180n„ 184. 139. şeyhülislâm. 105. 170n„ . 99nj. 152. 107. Taşköprülü . 162. medresede maıuık ders kitabı. 249. medresede okutulan mantık kitabı. 276. 221nj. Şam • Trablus mâzulleri.

Tarih-i Budun (Budin). 60. İbn Sînâ (b. Talik yazısı (kırması). 209. Taksim-i terekât. 146. Tarik-i ulemâ. 22%. Kadı lyaz (b. tehüle. bk. SBu^. Taşhk medresesi. Şifa.) 199. 345 Taht kadılığı (kadıları). 217. pâye-i fetva.207. 71. beşyüz akçe yevmiyeli büyük mevleviyetier. ŞUe. Tâife-i sofiyyûn. 238. 237. bk. Taamhane. 167. Tâcü't-tevârih. Tarîk-i kuzât (kazâ).zâde Salih Efendi (b. Şeyhülislâm konağı. 269. 267. 275. Tanzimi ilâmât-ı cezaiyye. Celâl . Tâlibîn-i müstaiddin. Tarih-i ilm-i kelâm. 258 . 272nı. 195. Edime İstanbul kadıhklan. Tahrir-i mesail kanunu. bâb-ı meşihat. Tâli kısm-ı sâni. Tafra. 199. Bursa. b. ve . Dârü'l-hilâfe medre­ sesinde (b.186. 265. 36%. 119%.) imtiyazı. 141%. ölçü. bk. 203 . 219. 69. 255. ders. İzmir'e bağh. Tasavvurat. müstaid. Şeyuhlislâm payesi. 275. 69. Hoca Sâdeddin Efendi (b.201. 84. 248. 72. 268. 265. 88. bk.İNDEKS 173 . 69. 228. ISSn^. bk. bk. 235. 235. bk. 48. 223 . 57. Tarih-i Mısr-i cedid. 125%. 93. medreselerde okutulan montıjc'la ilgiU ders. Şeyhülislâm dairesi. (bk. 40. 188 . arpalık maaşı. 200. Takvim-i vekayi. Taşköprü kazası. 167. Şeyhülislâm evlâdı (oğulları). bk. bk. Taht kadıları oğulları. Talâk. 267. Tıuar. 235. 248. 25. lOn^. Tasavvuf. meslek-i tasavvuf. kadı ve müderris tayin sırası için kazaskerler tarafmdan tutulan defter. 211 . 229. bk. ders. gazete. kazasker divâmnda kazas­ kerin sağ ve solunda oturan mü­ şavir büyük kadılar. 230. 131. 200. 74. 208. 256. 165%. medrese dersi. 121nj. Tahtgâh-ı selâse.) bir kısım. bk. 197. İSn^ 146%. 221. Tarik-i ilmiyye.103. 262. mektupçu. medrese dersi.) bir kısım. bk. ISln^. 276. 199. Şiraz. 255. 131%. 135. Şeyhülislam kapısı. 237. 88. 269. bk. 74.zâdelik (b. Tarik defteri. 202. Şifâ. Tasdikat. boşanma. 285. 271%. ilmiye mesleğinde molla . eyalet kadıları.) nin eseri. 197 . Şuhud kadısı. meşihat dairesi 139. 96.264. 196. Tâli kısm-ı evvel. büyük mevleviyetler. bk. 209. 123. 247.) nin eseri. Bursa'da.) mn eseri. Tanzim-i ilâmât-ı hukukiyye. Tarîk maaşı. 46. 74. 213. medresede ders. Talebe işleri dairesi. bk. Şile kazası. 269. Dârü'l-hilâfe medrese­ sinde (b. 198. 89. 245. 210.226. 73. Şia mezhebi. Şeyhülislâm dairesi. 21.) ın hadis'e ait eseri. 93. Fatih külliyesi içinde. 186. 120. Tahtah köy.) nin eseri. 218. Tarih-i felsefe. 196. Tanzimat (-ı Hayriyye). Şûrây-ı devlet. bk. bâb-ı vâlây-ı fetva. meşihat dairesinde (b. 134. 125. medreselerde okutulan mantık'la ilgili ders.bk.). Şeyhülislâm mektupçucu. 259nı. Tahtabaşı (Sağ tahtabaşı ve sol tahta­ başı). 21. 49. Tasia. Şinik. Tabbah. rütbe maaşı.195.zâde Salih Efendi (b. bir kadıhk derecesi. 241. Celâl . 93. 276.214. 233. 73. 6.

bk. bk. bk. Teshil Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. bk. 68.). 68. Tehafüt. 2. 247. Rumeli kazaskerliğine bir kişinin mükerreren tayin edilmesi hali. Teke sancağı. medrese beççe. 15. 133%. Tertibü'l-ıdûm. 203. 116%. 232.) nin kelâm'a ait eseri. 23. bk. 39. Telhisci. 128. bk. 86. Teşrif. Beyzavi (b. 166. 75. Buhâri (b. Sln^. 16. 15.) in helâgat'a ait eseri. 238. medrese den ki­ tabı. 252. 107.346 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Tekye. 232. Telhis şerhi. 26. belge. 25. bk. bk. kırklı medrese. bk. 42. 16. bk. 206. Tetimme (medreseleri). 145. bk. 78. Tekerrür. 123. 230nı. 22. 233. bk.1 2 . 229. 64. Teşrifatçı (efendi). ders. Taznfü'Umezbâh. 25. Saçaklı-zâde Mehmed Efendi (b. Molla Lütfi (b. 237. 72. 28. 237. 43. 227. 6. Telvih medresesi. OSn^ Tenkih (ü'l-ulûm). Tevâlîü'I-envar. 269. Hezarfen Hüseyin Efendi (b. 16. Bâb-ı âlî'Ae. 21. Tetkikat-ı mesahif ve müellefat dairesi. 232. Telvih. 230. medrese den kitabı. Teçhiz. 230nj. medrese teşkilâtmda kısa za­ manda derece katetmek. bk. 148. 267. 41. Kadı Burhaneddin (b. mutavvel. Tavzih. 50.) nin eseri. 23.) nin fıkıh'a ait eseri. bk. orîaı. TeUûsü'l-mifıah. 19. bk. Temyiz mahkemesi şer'iyye dairesi.zâde (b. medrese ders kitabı. 13. 41.) mn eseri. 15. 28. Tecrid medreseleri. medrese den kitabı 28n2. . İbn-i Hâcib (b. 126. İbn Rüşd (b. bk. £nt>îârü'lunâl. Talbikât-t şer'iyye. teertdü'l-ilikad. 261.) nin eseri. 229. den. Tekâlif-i örfiyye. Sadüddin Teftâzâni (b. 43. 231. 270. 191. 234. Hâşiye-i tecrid medreseleri. TehiUe. bk. Temyiz mahkemesi. 9 . 233. mûsUa-i sahn. 64. Sâdeddin Teftâzâni (b. Tehafütü'l-felâsife.) ün Gazali'nin tehafütü'l-felâsife (b. Tefsîr-i Kadı Beyzavi. 28n2. 200. 216. 22%. 199. bk.) nin eseri. Tazarruat. bk.) nin hendese kitabı. Tebriz. bk. ait eseri. Sinan Paşa (b. 122nı. Tecrîdü'l-kelâm. 60. bk. Tecridû'l-itikad. şeyhülislâmın verdiği mülâzemet (b. Gazâlî (b. bk. Fatih'de Sahn medreseleri (b.) nin usûl-ı fıkıh'a. 39. 190. 199. Tehafüt. (bk.) un fıkıh'a ait eseri.) nin kelâm'a dâir eseri. bk. 269.) adh eserine yazdığı itiraz.) nin fıkıh'a ait eseri. Antalya. 231. Şeyhülislâm dairesi (b. Temes5ük.. bk. bk. Tecrîhiİ't-tevzih. bk. 68. Hoca . 231.) in eseri. Tehafûtü't-lehâfüt. 12%. 154. 26nj. Tatbikât'i hukukiyye ve cezaiyye. Nâsırü'd-din-i Tûsi (b. 55. Terkos. 198. 271. medâris-i suğra. 11. 39. Tatbikçi. 124.) in eseri. Telhîsü'l-beyân fi kavânîn-i Âl-i Os­ man. Tereke. 124n. 142. 26. 47. 24n3.) memurianndan 196. Telhis. 33. tafra. Teridffl-kelâm. Terazici. Tefsir. 57. 125%. bk. 159. medrese den kitabı. 253. 43.) ve ilâve olan sekiz medrese. Teftiş-i mesâlîh-i şerif meclisi. İstanbul'da. 220. kelâmcdar ile felsefciler ara­ sında ilmi mübahaseye dâir eser­ ler. 43. kazasker maiyyetinde memnr. 228. 64. bk.

191. 154. 114. Topçu. alemdarhk. 156n2. Tevkiî Abdurrtdıman Efendi karmname$i. 113. Topkapı sarayı arşivi. 183. 101.. 186. Sinan Paşa (b. Üsküdar kadısı Numan Efendi (b. Tırhala kaddığı. 246. Tokat sancağı. Türkiye coğrafyası. 26. 278. 101. Tevkii. Tuzcu. Ukubât. 1 4 7 .) nin eseri. 39. 117. 104. 74. Türk(Ier). bk. Tevfir-i mdıâdî. Tuhfetü's-sak. 22n. istanbul'da. üçüncü sınıf mevleviyyet (b. Tikveş kadılığı. hakâni). Toprak kadıları. 139n4. 161. pervane. Süleymaniye'de. Tuğ (-1 hümâyun). 262. Trabzon kadıhğı. 269. 231.) nm eseri. 79.. Tevki (-İ hümayun. 206.. Tire. bk. 164. 131. 38. Y e nişehir-i Fener. Tomaniç (domaniç) kazası.). 111 ... Trablusgarp kadılığı. 261. 139n4. 277. 275. Tevcihat divani. Tevzihu't-tenkîh. bk.) nin eseri. nişan. 29n„ 99. 134. Ukudü'l-cevâhir..Cflndi (b. Tıp medresesi. 2. 184. 189n„ 205. 175. 72. Ulema.113.128. nişancı. kazaskerlerin üç ayda bir topladıkları divan 259nj. 268.). 126 . Tırhala Yenişehir'i. timar erbabı ile reaya arasmdaki davalara bakan sey­ yar kadılar. 194a. Ulema ve sâdât defteri. 50 67. 78. 113. 246. 1 4 5 . Tiryakiler çarşısı. Saray-ı cedid-i âmire. 30. 21. 43. bk. ikinci sınıf mevle­ viyyet (b. Ûlâ smıf-ı evveli. bk.) nin sarfa ait eseri. 33. 166. 75. 216nı. 280. 165. Türkiye. 249. Tteare(-i berriye kalemi. 84. 112. 234.tNDEKS Tevali şerhi. 260. 1 1 9 . 170n. Trablusşam. 119.. 123. 102. kazaskerlik kalem amiri. 169. medrese ders kitabı. 285. 120. 283. Tezkirehâne mukayyidi. 51.). 51. U Ukab. Ahmed b. 247. Trablus(garp). 168a. Mahmud el . Tezkireci(lik). Tezkirehâne. Tuğra. Tezhirelü'I-evIiya. 236. ulûm-i şer'iyye. 229. Tokat. Topkapı. lOOuj. bk. üçüncü sınıf mev­ leviyyet (b. . 283. 209nı. 80. 92n. 28n. 256.) 277.. Buhâri (b. Trabzon. 161n. 126. 99. Tophane. Ulema-zâdeUr (oğuUar. 105. Tezvic-i sigar. 16. medrese ders kitabı. 182. 125n. Yenişehir. Tikveş. Tıp. Tezkireeilik teşrifi. Rum. BOnj. 35. 157. Timarlı sipahi(ler). Tırhala. evlâdı). pervane. Uiafccı. 33. 16. 283. 99. 12Sn. 113. Tire kadıhğı. 167n„ 172. 27. 174. 68. 223. Tevliyet. bk. 254n. İstanbul'da semt. 153. Ûlû sınıf-ı sânisi. Tokat kadıhğı (kazası). 34. 159. 98. bk. bk.. lOln. 1. 278. 61. bk. 36. bk. üçüncü smıf mevleviyyet (b. 121. Timar. 92nj. 252. bk. 126. Isfahânî (b. 1 2 0 ... 186. bk. 347 Topkapı sarayı.. 75. 95. İstanbul Süleymani­ ye'de. 79. 71. bk.) nin fıkıh'a ait eseri. Tevkiyet. 92n. 259nj. 226. 115. kazasker mai­ yetinde memur 160. Tımova kazası. bk. 127. 83. 165n„ 167. 96 186. 126. 260.

143. 246. muhtasaret. 92n2. Unkapam. Ulûm-i âliyye. üçüncü sınıf mevleviyyet (b.. bk. nahv'e ait eser. 211.) nin eseri. 170nj. 96. ders. Varidat. vezîr-i azam'm unvan­ larından. Vahdet-i vücûd felsefesi. 28. 155. 41 .193. Vezir-i azam takriri. 41. Üsküp kadıhğı. 154. 98. Üçüncü sınıf mevleviyyetler. Ibrahün Halebi (b. Üsküftü çuhadar. 137. 212. 38. 188.184. Vikaye. Üsküdar medresesi. bk. 269. Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. Zln^. 188. Şâni-zâde Ataullah Efendi (b. 42. Üsküdar kaddığı (kazası). 159n. Uzun ova. 67. ikinci smıf mevleviyyet (b. 31. Vakıf. 9211. 229. 159. 57. 102. Verese. 3. Vidin kaddığı. 135. 20. şehzade doğumu. 224. Usul-i hadis. 111. bk.. 17. bk. 133. Van. 124nı. 116ng. 154. Ulûm-i şer'iyye (diniyye). Usûl-i mahkeme-i şer'iyye.348 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Üsküdar kadısı. Vezir-i azam. Usûl-i mahkeme-i hukukiyye. 64. 268. ders. muhtasarat. 68. 64. medreselerde oktulan Islâmî ilimlere yardımcı konular. Vekil-i eismanî makamı. 91nı. 86. Üniversite kütüphanesi. 96. Bursa'da. 133. 149. 241. 65. Umurbey mahallesi. 23. Üsküdar mâzulleri. Vekil-i ruhanî makamı. kazaskerler maiyetinde memur. Vekil-i devlet. 274. 78. Ulûm-i akliye. 103. Ulûm-i cüz'iyye. bk. 20. 92n2. Usûl-i muhakemât-i cezaiyye ve sulh. 29. Usûl-i hendese. Kâşi (b. 160. 83. 205. 69. 83ıı. Üsküp. 40. 186. 269. 161nı. 188. 95. Üç şerefeU cami. istanbul'da. 22. 29n„ 30. 28.). 77. 133. 65. Ümeyye. Velâdet-i hümayun.43. şeyhulislâmhk. 279. Kureyş kabUesi kollarından biri. 175. 125n2.) un eseri. 91nj. bk. 84. 225. sadrazam. istanbul'da. Vekâyi kâtibi. 104.) nin eser. Unkapanı naibi. 92n2. 53. 269. Vezir-i âzamm çarşamba divanı. 245. bk. 233. 101. 59. 178n4. bk. Varna kadıhğı. 230. 276. sadrazamlık. 137. 276. . 1 3 7 139. 113.) fıkıh'a ait eseri. 160. 92n2. 38. Valde Sultan Camii vaizliği. Arap dilinin çeşitli mevzulanna ait ilimler. 134. Van kaddığı. 131. Vardar Yenicesi kadıhğı. 255nı. bk. 33. 153. bk. 143. 67. Usul-i fıkıh 19. Ustrumca kaddığı. 142n3. 147. 178 .) 186. 89. 176. 24. ders. 3. Edirne'de. 95. kapan naibi. Vezir soffası.. 277nı. 94. 115nı. ulûm-i cüziyye. 274. 269. 244. Ulûm-i Arabiyye. 74nj. 117. Üçyüz akçe yevmiyeli mevleviyyetler (ka­ dılık. medrese ders kitabı. 270. Usul-i defter-i. 237. bk. mevâli). 207. 267. Üsküdar. 229. bk. 97. 14ın^. Usul-i sakk. sadrazam. Vâfiye. 186. 134.. 47. Vesayâ. 125n. Vlûfe. 185. 228. 147. 208n3. 187. Vekil-i celil. 22. lOn^. 260. 198. Üç şerefeU medrese (müderrisi). ulûm-i âliye. 50. Ü Ücret-i sakûk. 190 . 97. 81. 254. 22. akli ilimler. 236. 269. 186. devriye mevleviyyeti.

Yük. 265. 7%.. 48. Yirmili medrese (müderrislik). 173. 98. Zülkadir Beylerbeyisi. Zıc-i Cürgonî (ilhânî). 195. 246. 277%. 207. Voyvoda(larj. 278. Zahir uleması. Yuvacı. 55. bk. 143nj. Yddınm Bayezid medre. Yörük. Yeşil canfes kese. 141. Yahya Efendi medresesi. 96. 184. kadı tayininde bekle­ nen mazûllük müddeti. Yeniköy. 277%. Yeşil sarık. Yaya(lar). Yemiş iskelesi. Yalvaç kasabası. Yo?. Voynuk. hk. Vücûb. lOinj. 143. Zeyrek mektebi. bk. 209%. Uluğ Bey (b. Yenişehir kadılığı (kazası). 103. 17)3x1^. Yeniçeri ocağı. Yenişehir. 229.) nin eseri. 224. 104. 126nı.) ın eseri. 24nı. 94. Şah Sultan medresesi. Yenişehir (-i Fenar). 59. bk. 137.aesi. 274. Vodina.gad. 79.İNDEKS 349 Vikâyelü'r-rivâye fî mesâiliTl-hidâye. İSİU]. Yeniçeri(ler). 229. 194%. 235. 277n. Zaman-ı ittisal. Fatih medresesi. Yeniçeri ağası. Viranşehir. bk. 92%. 273. 125nj. Yağcı. 143. 5. 115. 125%. 143nı. 243. 220. Yunanistan. 104. 41. 95. 65. 140. 255%. 36. Dolmabahçe Sara­ yında. 208. Yeşil cübbe. 92uj. 127nı. 183. bk. 219. Yıldız Sarayı. 271. Yenicami mahallesi. Veli Yerköy.). 125n„ 202. 2 5 0 . İstanbul'da. Burhanüş-şeria Mahmud (b. 84. 272.. Ali Kuşçu (b. Voyvoda kâtipleri. Yiğitbaşı. Zuamâ. ikinci sı­ Zeyrek Camii. 156nı.) in eseri. Yalak. Eyüp'te. Yenicami medresesi. Zülvecheyn sofası. 228. 233. İstanbul'da. 207. 125%. Tırhala Yenişchiri. Bolu'ya bağlı. 88n. 231. 228. 23. 143nı. 248. 134. Balı­ kesir'de. İstanbul'da. Yenişehir kasası mazulleri. 163. Zal Paşa Sultanı medresesi. 128. 123. 231. Zahir ilimleri. yüzbin akçe. 94. belûgat'tan ders. 104. Bursa'nın. 156. Mehmed h. 198. 63. 36. 156. Yayçe kadılığı. Zemahşerî tefsiri. 140. Zimmi. 186nı. 125%. bk. 223. Yüzelli akçeli kaddar (kadılık). Zıc-i Gürgânî şerh-i. 62. 129. Zeamet. Keşşaf tefsiri. 89. Vilcitrin kaddığı. Zübdet-i ilm-i kelâm.) nun eseri. Yunan-ı kadim. nıf mevleviyyet (b. Yalı köşkü. mâzuUüğü biten kadımn tayin zamanı. 168. 277nı. 280. 143. Yağ kapanı. .2 5 2 . 276. 113. 123. Zaman-ı infisal. 159. Yağ naibi. 238. Vilâyet-i Karaman. 208. bk. 123. 242. 62. 126. (b. 163.

.

I Fatih'in Hocası ve vezir-i âzami Hızır Bey oğlu Sinan Paşa'nın Kadılık zamanına âid bir fetvası (Cevab ve imza kısmı Sinan Paşa'nın el yazısıdır) .Lev.

Lev. II "O 5* -3 -Û c s ^ o " rt w •3 'S « .

Lev. III Reayadan olup isyan ve şekavet eden bir zümre hakkmda Ebussuud Efendinin ( 1545" 1574) bir fetvası .

Lev IV Nakib-ül-eşrafın verdiği seyyidlik Hücceti .

Lev. V Nakib-ül-eşraf tarafından verilmi} olan diğer Seyyidlik Hücceti .

Lev. VI 11 c W T) c ıı İS- I ^ .

Lev.a I î | ı! « i >- <^ .S 0 3 .Tl " f l "S-S 4 » W _Ö S 2 « .fi 2 ıı 3 >- T3 T3 e a > 00 - 3 İ3 s c e u 3 -5 SÜ.3« S g E I .3 <. VII ıı U! 3 .

3 >. "D U 1) < D L B « < r t 2 ^ ^ ^ ^ .Lev. VIII ^3x : i l i l 3*î 14 l I l ı s T3 c B a 5 .2 .•« Tİ** J -a.

l Kefe yenilenmesi hakkın « ^ « l ^ V ' T ^ S U N ^ukataasından m a a ş alan K e f e l'-d.^^ ^ ^ ^ „ e l e ^^^^^ .Lev.smm gerilmesine dair D ^^^.

X 4 IV. Mehmed zamanında Medrese ve Kadılık tevcihleri hakkında Sadr-ı âzam'm arizalan ve Pâdişah'ın {vech-i me§ruk üzere verdim) hatt-ı hümayunları .Lev.

in« am./P/««a) ha«-.Lev. XI / 5 ^ • . hümayunu . • ' • T S a h m ' d ' u n (.>«««m m„n7.

Xn Yenipazar camii vaızmm vefatı sebebiyle yerine vaiz tayini hakkında mahallî îlam ve Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendinin verzir-i azama derkenarı ve anın da buyruldusu .Lev.

X.Uv. İstanbul'da Cedid Nişancı Paşa Camii müezzini'nin ihtiyarlığı sebebiyle hizmetini oğluna terketmek istediğinden bahsile mütevellinin şeyhülislama istidası ve anm da vezir-i azama tayini ricasiyle derkenarı üzerine tevcih olunmak buyruldusu ( 1 1 2 3 H 1 7 1 1 M ) .

lev. XIV -af. Esbkeşan reayasından birinden ziyade vergi alınmjısından dolayı Ilgın kadısı vasıtasiyle şikâyeti üzerine hissesine isabet edenden ziyade bir şey taleb edilmemesi hakkında muamele ve vezir-i âzamin buyruldusu .

— 1697 M . XV i * •• • Safrada Salurbey köyündeki Hacı Murad medresesi müderrisinin vefatiyle yerine ehil olan oğlunun tayini hakkında Bafra Kadısının inhası ve Şeyhülislâm Çatalcalı Ali Efendinin Sadr-ı azama tayin ricası ve sadr-ı âzamin buyuruldusu ( 1 J 0 3 H . ) .Lev.

1- " M S 'Z u ? m i-^ g C H ^ • 3 V .2 cic­ ili ^•^ I i -S E .Lev. I •5. XVI J3 E S N ^ ^5 Ii I İ t a V E I ^ 1 .H > 3 :3 •S c -S .

i .L . XVII Jj . i' . ' y I » e .Uv.J7 Vadılann ahval ve .'-Jv -Lb^-ı.U^n? •j.

XVIII loaa H . de verilmiş olan kaza kaddığı Beratı .Uv. 1 6 1 3 M .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful