ATATÜRK T Ü R K

KÜLTÜR, T A R İ H

DİL

VE

TARİH 17b

YÜKSEK

KURUMU

K U R U M U

Y A Y I N L A R I

V I I I . Dizi — S a .

OSMANLI DEVLETİNİN

ILMÎYE TEŞKILÂTı

Ord. Prof. ÎSMAÎL H A K K I UZUNÇARŞILI

T Ü R K

T A R Î H

K U R U M U

B A S I M E V

1— A N K A R A

19

8 8

OSMANLI İLMİYE

DEVLETİNİN TEŞKİLÂTI

Birinci baskı tkinci baskı Üçüncü baskı

: 1965 : 19B4 : 1988

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARÎH Y Ü K S E K T Ü R K T A R İ H K U R U M U

KURUMU

Y A Y I N L A R I

V I I I . S E R Î —Sa.l7*>

OSMANLı DEVLETININ ILMIYE TEŞKILÂTı

Ord. Prof. tSMAİL H A K K I

UZUNÇARŞILI

3. Baskı

TÜRK

TARÎH

KURUMU

B A S IME V î — A N KA R A

19 8 8

ISBN 9 7 5 - 1 6 - 0 0 4 3 - X

İ Ç İ N D E K İ L E R

BIRINCI BÖLÜM ıMEDRESE TEŞKİLATI 1

İlk Osmanlı Medreseleri
IKINCI BÖLÜM MEDARİS-1 RESELERİ ÜÇÜNCÜ MEDRESELERİN DETLERİ BÖLÜM VE TAHSİL MÜD­ SEMANİYE, YANİ SAHN-I SEMAN MED­

1

5

DERECELERİ

11

DÖRDÜNCÜ MEDRESELERDE OKUTULAN

BÖLÜM DERSLER 19

Medreselerde Aşağıdan Yukarıya Okutulan Ders Medreselerde Mütalâa
BEŞINCI BÖLÜM SÜLEYMANİYE MEDRESELERİ

20 Dair 23

Okutulan

Eserlerden

Bazılarına

33

ALTINCI BÖLÜM OSMANLI L E R E D A İ R YEDINCI BÖLÜM MÜDERRİSLİK İÇİN M Ü L A Z E M E T V E N E V B E T SEKIZINCI MÜDERRİSLİK BÖLÜM 55 45 MEDRESELERİNDE OKUTULAN DERS39

X V L ve X V I I . YüzyıDarda Müderrislik Yolu İçin Bazı Kayıtlar 60

A s n n İkinci Yansında Sahn-ı Seman Müderrisliği Beratı X V I I . Asır Başlarına Ait Müderrislik Beratı 63 66 67 71 77 79 80 DOKUZUNCU BÖLÜM KADILIK Kadıların Tâyinleri Kadiasker'in Kadı Tâyini Buyruldısı Kadıların Dereceleri Haremeyn Mevleviyeti Bilâd-i Hamse Mevleviyetleri Mahreç Mevleviyetleri Devriye Mevâlisi Kaddar Hakkmda Mütemmim Malûmat tlâm ve Hüccet Şer'î Mahkemeler Kaddann Beratları Sakk-i Şer'î Kadı Nâibleri Arpabk Kassamlık Toprak Kadıları ve Mehayif Müfettişleri ONUNCU BÖLÜM 83 87 90 91 99 100 101 102 103 108 108 111 116 117 118 121 126 İSTANBUL KADILIĞI ON B İ R İ N C İ BÖLÜM 133 PADİŞAH HOCALARI O N IKINCI BÖLÜM 145 KAZASKERLER 151 .VI İÇİNDEKİLER MüderrİBİerin İmtihanları Müderrislikten Kadılığa Geçmek Medreselerin Bozulması Yüksek Dereceli Ulema Evlâdının İmtiyazları İcazetler Müderrislik Beratları X V .

İÇİNDEKİLER VII ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLILARDA NAKtBÜ'L-EŞRAFLIK ON MÜFTÜLÜK DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 161 V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 173 O N BEŞİNCİ BöLÜîa HUZUR DERSLERİ 215 ON MAKTUL ALTINCI BÖLÜM 223 ŞEYHÜLİSLAMLAR ON DİNÎ VE HUKUKÎ Y E D İ N C İ BÖLÜM YETİŞEN MEŞHUR İLİM 227 SAHADA ADAMLARI O N SEKİZİNCİ BÖLÜM İLMİYE LİF MESLEĞİNİN ISLAHI EMİR H A K K I N D A MUHTE­ 241 TARİHLERDEKİ V E FERMANLAR ON MÜDERRİSLERLE DOKUZUNCU BÖLÜM 261 K A D I L A R H A K K I N D A B İ R İCMAL.X X . . YİRMİNCİ BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYETİN ÎLANINDAN SONRAKİ MÜ267 DERRİSLİK V E KADILIK TEŞKİLATI YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM İLMİYE RÜTBELERİ DERECELERİ 271 Mevali ve Müderrislere Dair Kanuni Sultan Zamanı Vazolunup Tatbik Edilen Kanun X V I I . Asırlardaki Büyük Mevleviyetler Süleyman 273 276 .

DEVLET ADLARI VE TARİHÎ 308 TIPKIBASIMLAR Levha 1 . K İ Ş İ A D L A R I II.X V I I I . 293 LERLE MUADELETİ İLMİYE EDİLEN TEŞKİLATINI ESERLER DEYİM VE TERİMLER . Y E R . KAVİM.VIII İÇİNDEKİLER YİRMİ İKİNCİ BÖLÜM İLMİYE RÜTBESİNİN MÜLKÎ VE ASKERÎ RÜTBE­ 283 YAZARKEN İSTİFADE 287 DİZİN I.

tesislerin devamı.i A r a b i ' n i n ^ 1 ^yj-^' şerh eden K e m a l ü d d i n H= Fusus-ul hikem'ini A b d ü r r e z z a k . 567) de vardır. Bu. I. Şayet vakıf yapılan memleketler herhangi bir İslâm devleti tarafından işgal edilse bile yapılan vakıflar ve bunların hükümleri orayı elde etmiş olan hükümdarın tasdikiyle muteber olurdu. K a y ­ halifelerinden tefsir s e r i l i D a v u d .i K o n c v î ' n i n sahibi ve M u h y i d d i n .i K a y s e r i 751 H. Bu zatın âlimâue vc arifane on üç eseri olup bunların Osmanlı müellifleri ile (C. imaret. 731 H . çeşme vc saire gibi dinî. 1 D a v u d . (1351 M. kanun ve vakıf tesbit şartlan müesseselerin Bu hemen birbirinin aynıdır. büyük mutasavvıf Ş e y h M u h i d d i n .)'de İznik'te vefat ederek Çınardibi dcııilen mahalle defnedilmiştir. s.i Kâşî'nin (vefatı 730 1330 M.) halifesi olup yüksek tahsilini Mısır'da yapmıştır^. hastahane.I.BİRİNCİ BÖLÜM MEDRESE TEŞKİLÂTI İslâm alemindeki cami. zaman Osmanlı hükümdarları bu kıtadaki gayrı müslim vakıflarını da eski halleri İLK İznik Bursa ve Edirne me<lrescleri OSMANLI MEDRESELERİ Osmanhiarda ilk medrese. Esmaü'l-müellifin ve Âsariı'l-musannifin) isimli eserinde (C. ilmî ve içtimaî (sosyal) kaide.i K a y s e r i tâyin edilmiştir. köprü.i A r a b i ' n i n üvey oğlu Şeyh S a d r ü d d i n . Osmanlı beyliği Ana­ de dolu'da yayılarak oradaki beylikleri elde ettikten sonra eskiden beri devam gayrı müslimlcrinkiler dahil olmak üzere vakıf şartları mucibince tamamen tanımış >'e Osmanlı istilâsı Avrupa kıtasında da ilerlediği üzere kabul ve tasdik etmişlerdir.)'de Gazi O r h a n B e y tarafından o tarihte küçük beyliğin merkezi olan /znife'de yapılmış ve burada ilk müderris olarak da Türk âlim ve mütefekkirlerin­ den Ş e r e f ü d d i n D a v u d . bunları yaptıranlar tarafından tertip ettirilen vakıflarla olunmuştur. Bu son eser Milli Eğitim Bakanlığı neşriyatından olup İstan­ bul'da basılmıştır. Bunun gibi edip gelen bu tesisleri. (1330 M. . medrese. s. 98) Bağdatlı İ s m a i l Paşa'nm (Hediyyetü'l-Ârifin.

110 . sonra JBursa'da yapılan müteaddid medreseler dolayisiyle tznik ikinci dereceye inerek Bursa^daki (Sultan Medrese^si) birinci dereceyi aldı. s. (1437 M. ' Â l i . mektep. Edirne'nin 764 H . Osmanhlardaki zamanında Sultan Mehmed görüyoruz ki bahsederken bunu daha aşağıda Sahn-ı seman medreselerinden Osmanlüann ilk bir buçuk asır içinde yaptırmış oldukları medreselerin derece ve sınıf itibariyle en mühimleri tznik. (1363 M. H a m m e r (Atâ Bey tercümesi). Osmanhlarda medreselerin artmasiyle vücuda gelen teşkilâta ihtida Sultan İT. Atâyî." Şakayık zeyli. iç­ timaî müesseselerle şehir ve kasabalara İslâm damgası vurularak Türk yurdu îmar edilmiştir. işte bu suretle az zamanda bu ilmî.. Bundan sonra Osmanlı vezir ve beylerbeğileri Ue diğer üme­ ranın zabt edilen yerlerde cami. c.. medresesi bu beyUğin birinci sınıf medresesi idi. M u r a d zamanında (1421 medreseleri farklarını medrese 1451) rastlamaktayız. 231.2 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Orhan hinde Bursalı Medresesi) G a z i 6 Nisan 1326 (2 Cemaziyelevvel 726) tari­ aldıktan sonra beylik merkezini İznik'ten. basılmamış olan Fatih devri.BuTsa'da. medrese. Osmanlı medreselerindeki tedris usulü hiç şüphesiz diğer İslâm devletlerinde olduğu gibi bir usul takip etmiş olup medrese­ lerin adedi arttıkça bunlar da derece ve sınıflarına göre bir tertibe tâbi tutulmuşlardır.) de başlanarak bazı arızalar sebebiyle 851 H . Manastır demekle mâruf Sultan Orhan Türbesi.)'dc alınmasından sonra fütuhatın Rumeli'de (Balkan yarımadasında) gelişmesi için devlet merkezi buraya naklolunarak gerek Edirne ve gerek işgal olunan şehir ve kasabalarda muhtelif tarihlerde İslâm tesisleri yapılmıştır.) senesinde 1 ". bununla teşkilâtını F a t i h göstereceğiz ^. Kuruluşun ihtidalarında tznik Bursa. . buraya (Manastır naklederek burada da mevkii itibariyle halk arasında diye meşhur olan medresesini inşa ettirmiştir^. çünkü F a t i h yapılmak suretiyle medreseler beraber S u l t a n M e h m e d ' i n med­ derece esaslı rese teşkilâtma esas olan Tetimme ve DâriTl-hadîs arasındaki görmekteyiz. Edirne devlet merkezi olduktan sonra 11. Kîinhü'l'Oİıhar. ve Edirne'de idi. III. M u r a d zamamnda 841 H . imaret vesair tesislerini görmekteyiz. s. (1447 M.

. 119. Edirne'deki JU üç şerefeli medrese müderrisliği Istanbul^da medrese müderrisine o tarihe kadar hiç bir medrese müderrisine verilmeyen yüz akçe medresesi müderrisinin yevmi­ yesi otuz ve fursa'daki Sultan medresesi müderrisinin ise günde Sahn-ı seman medreseleri inşa olunduktan sonra bile bir müddet ehemmiyetini muhafaza etti.MEDRESE TEŞKİLÂTI 3 tamamlanan üç şerefeli cami yanındaki büyük medrese ile Dârü'lhadis o tarihte Osmanlı memleketlerindeki medreselerin üstünde yer aldı ve tedris vc tahsisatı itibariyle Bursa'daki Sultan med­ resesi ikinci dereceye indi.119.118. bu üç şerefelinin yanında bir medrese daha yaptırmak sure­ tiyle bir müderrise verilen yüz akçe yevmiyeyi iki müderrise vermek suretiyle babasının tesisinde değişiklik y a p t ı ' ve kendi­ sinin /stan6u/'da yaptırmış olduğu Sahn-ı Seman denilen sekiz medreseden her birinin müderrisine elli akçe yevmiye vakfetti. Halbuki İznik elli akçe idi^. 8. İşte bu Osmanlı medreseleri Sahn medreselerinin yapılmasından sonra buna göre ayarlandı. s. ' Şakayık tercümesi. ' IdrİB-i Bitlisi (Hejt Behi^t) isimli Fasrça tarihinde Burra'daki Muradiye medresesi müderrisinin yevmiyesinin yetmij akçe olduğunu kaydetmektedir. çünkü bu yapılan med­ reseler İlahiyat ve İslâm hukuku fakülteleri demekti. > Şakayflc tercümem. fakat F a t i h S u l t a n M e h m e d . üç şerefeli yevmiye verildi^. Sahn medreselerinin yapılması Osmanlı topraklarındaki med­ rese teşkilâtında bir yeniliğe esas oldu.

.

" Şakayık tercümesi. basılmamış nüsha.İslâm eserleri müzesindeki 6354 numaralı Vakfiye. Sahn-ı seman medreseleri yapıldıktan sonra Zeyrek medresesi camie çevrilmiş ki bu kayıt Fatih'in vakfiyesinde vardır.* ' Medaris-i SemaŞakayık'in IstanbuVu aldıktan sonra buradaki kiliselerden sekizini medreseye tahvil ederek bunlardan birinin müderrisliğini üursa'da elli akçe ile Muradiye müderrisi olan Mevlanâ A l â ü d d i n T û s î ' y e ^ diğer ikisinin müderrisliklerini Bursalı Mevlanâ H o c a .j ' . 117. Bundan başka yine eski imaret vc kalenderhane kiliseleriyle Galata'da İskele ^apuı'ua yakın bir kilisenin de camie tahvil edildiği RÖrülüyor . 117. Fatih mahsus ederek Sultan M e h m e d Istanhul'dn yaptırmağa başlattı'. Mehmed. s. oiJ Sahn-ı seman diye meşhur kaydma göre II.. İstanbul civanndaki bir köyü F a t i h Sultan M e h m e d A l â ü d d i n T u s î'ye vermiş olduğundan burası Müderris köyü diye meşhur olmuştur . 30) dikkati çekmiştir. olan bu medreselere eski vakfiyesinde (v'-c ^ .İKİNCİ BÖLÜM MEDÂRİS-İ SEMANÎYE YANİ SAHN-I SEMAN MEDRESELERİ Fatih'in kanunnamesinde niye) denilmektedir^.z â d c ile Mevlanâ A h eylemişti. s. Büyük Karaman'la sonra bu işe Küçük Karaman semtleri arasında bir cami ile talel)e yetiştirmeğe medreseler derhal işe karar verdikten Bu tesislere 867 güzel tahsil görmüş olan Vezir-i âzam M a h m u d P a ş a ' y ı memur Cemaziyelâhır (1463 Şubat)'da başlanarak 875 Recep (1471 Ocak)'te yani sekiz ' Türk . * A l i . d ü l k e r i m ' e verip diğerlerine de münasiplerini tâyin Tûsî'nin medresesi Zeyrek camii denilen Pantokrator manastırının bulunduğu mahal olup buradaki kırk hücre yâni odanm her birinde bir yani kırk medrese talebesi (softa) vardı*. Bu vakfiye ile sonradan neşredilen vakfiye arasında bazı farklar olduğuna dair merhum D o k t o r A d n a n A d ı v a r (Osmanlı Türklerinde tlirn) adlı eserinde (S. . 22. Şakayık Fatih'in sekiz kiliseyi medreseye çevirdi­ ğini yazdığı halde Zeyrek ile Ayaaofya'daki odalardan başkasını yazmıyor. s. Künhü'l-ahbar. " Şakayık tercümesi (Mecdî).

R a d i y y ü d d i n Cazzî (el-Metaliul-bedriyye tl-Menaziliı'rRûmiyye) adlı seyabatnâmesinde ( Köprülü kütüphanesi. hattâ yerliler bile orada yiyip içerler. örtüler. ^ 936 Zilkade (1530 Temmuz)'de Şom'dan Jstontura gelmiş olan B e d r e d din Mehraed b. iş bilir hüddamlar tâyin olunmuştur. Bundan daha güzel daha bedii bir bina tasavvur edilemez." ' Ulemadan Mevlâna M u s a n n i f e k ( A l ^ ü d d i n Ali-i B i s t a m i ) Sahn müderrisi iken 875 H . çeşitli kuş etleri. bunlara sabah ve akşam yemek verilir. medrese ve imareti hakkında şunları yazıyor : " F a t i h hazretleri İstanbul'da âsâr-ı âliye viicude getirmiştir. etrafında hastalara mahsus odalar vardır. Fatih camii yüksek büyük bir camidir. Nr. patriğinin ' E b û Bekr-i D ı m ı şk î'nin tercüme ettiği coğrafyada camiin in^asma 865 H . Taam hususunda erkek. Bunların sekizi medaris-i aemaniye'diı. mâristanda kantar­ larla şuruplar. gelip geçenler.) senesinde vefat edip vasıyyeti üzere kitap­ larını inşaatı henüz bitmemiş olan sahn talebelerine bırakmıştır.) 'de başladığı yazılıyor (varak 104). Eserlerinden birisi de Mâristan (Hastahane)dir ki imaret tarzında bir medresedir. Müracaat edenlere her gün o kadar ilâç verilir ki deftere sığmaz. Hastaları tedavi için en mahir etibba. kadın tefrik edilmez. yataklar. 1390 ) Fâtih cami. misafirler. Burası R u m bulunduğu mahal yani patrikhane idi*. * B a k i K u n t e r ve Mimar S a i m Ü l g e n taraflarından yazılan (Folilı camii ve Bizans sarnıcı) isimli bir tetkikte camiin Havariyun kilisesi üzerinde yapılmadığı ve kilisenin. kehiller. camiin daha doğusunda Darûşşifa civarında olması icap edeceği . Bu. Bu medreselerin müderrisleri bilâd-ı Rum'un en büyük âlimleridirler. Eserlerinden birisi de Fatih imaretidir ki orada fıkara ve talebe it'am ediliyor.. evvelce İmparator olan ve ve yine aynı tarafta iki mükellef hamam ders okut­ (Karaman Jüstinyen'in havariyun Ortodoks zevcesi tarafından yaptırılmış (Saints Apotres) kilisesi harabesi vardı. (1461 M. mâristan görülen şeylerin en şayân-ı hayret olanıdır. Bu. (1470 M. Fatih camiinin bulunduğu Teodora mahalde. Misafirlerin hayvanları için lardan başka bir imaret ile taamhane doğudaki dört medresenin yamada Darûşşifa denilen hastahane^ camiin kuzeyinde kur'an okunmak için bir muallimhane ve camiin batı tarafına medrese talebeleri için bir kütüphane mağa mahsus darüttalim hamamı) yaptırdı. elhasıl ne lazımsa mükemmel surette ihzar edilmiş şeyler var.6 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I eenede bitti ^ ve bu suretle iki minare ve bir şerefeli cami ile iki tarafında yüksek tahsil için sekiz medrese ve bu medreselerin arkalarma da "Tetimme" ismiyle bu büyük medreselere mahreç olmak yani talebe yetiştirmek üzere sekiz medrese daha yap­ ahırlar inşa ettirdi ve bun­ tırdı. macunlar tıp kanununa göre hazırlanmış ilâçlar koyun etleri.

• J . fasikül 1. s.. 9 9 ) . Sekiz medreseden her birinin on dokuz odası vardı.j^rJİI ^JIJIL. s." Fatih'in esas vakfiyesinde ". buraya gelmek için birtakun dehlizden geçmek icap etmektedir (Tanzimattan evvel ve sonra medreseler .. 20) bu medreselerden doğu tarafındaki bir medreseye {Müftü medresesi) denilirmiş . ^ So/m kelimesi Arapça olup bir evin tam ortasmı teşkil eden mahal demek­ tir. Mir'at-ı Kâinat. Medreselerin dördü camiin duğusunda. c. ve X V I . 11). Fatih camiinin güneyinde Azrail kilisesinin bulunarak bekayasımn mevcut olduğuna yazaı (6asılfiuımı$ birinci cilt. s. nefs-i İstanbul'da bina eyledttğü cami-i şerifin yemin ve şimalinde dörder medrese-i ulyâ ve her birinde on dokuz bab hücre ve sükna ki ikisine muid için müheyya ve on beşi dânifmend için hüveyda ve ikisi dahi feıraş ve bevvab için bina olunmuştur. JJAİ-I ıfj'j'j ûüaLj ^jh *:ia-l î ji\ 1935 Jj—ll L^!* j i) de T a h s i n öz s. vasıtasiyle Alman Müsteşkikler cemiyeti tarafından bastırılmış olan vakfiye. muidin yevmiyesini dört akçe olarak gösreriyorsa da vakfiyede beş akçelı oldukları görülüyor ' Muîd (asistan) iade edici yani müderrisin verdiği dersi tekrar edici demek­ tir. 20) ". dördü batı tarafındadır. 8 . s. bundan başka beşer akçe yevmiye ^ ile bir oda ve ekmek ve çorba verilmek üzere sekiz medreseden her birine birer x^ muîd (müzakereci= asistan)* verildi. 4 6 3 ) Fatih'in kanunnamesinde şöyle deniliyor: "haliyâ bina eyledüğüm medaris-i âliyeye sahn deyu isim konulmuştur. 1 1 . asırlarda muid'den başka müfid (do­ çent) adında bir vazife sahibi daha vardı. ' Vakıflar Umum Müdürlüğü neşriyatından olan dergideki vakfiyenin Türkçe tercümesinde (S. sekiz müderristen her birinin birer odası ve elü akçe yevmiyesi vardı. Bu mecmu darülmülk tstanbuVan meyanında vaki olmağın sahn medreseleri denilmiştir. 4 0 1 . Bu okutulan derste ehemmiyetli bir ..» » U ' « . Âli tarihinin basılmamış olan Fatih devri kısmmda (kütüphanemizdeki nüsha. Mısır medreselerinde X V . inşa buyurdular" yine aym vakfiyede (s. Tarihî rivayetlere göre Saftn-ı seman medreselerinin heyet âlimi A l i programlarını M a h m u d P a ş a ile meşhur K u ş ç u tertip etmişlerdir. 4 9 ) şöyle deniliyor: Mahmiye-i Kostantiniyye'nin çak vasatmda hâlen Yenicami mahallesi demekle maruf olan mahalde bir cami-i ceımet-asâ. 7 4 ) ". Her medresenin on beş odasına ikişer beyan edilmektedir (Kofcı/Jar dergisi. Fatih'in vakfiyesindeki kayda ve Âli'nin yazdı­ ğına göre bu mevki İstanbullun ortasma tesadüf ettiğinden dolayı medreselere Saftn adı veriliniştir*. * Â l i .MEDARİS-t S E M A N Î Y E 7 Camiin doğu ve batı taraflarma yaptınlan sekiz medreseye medaris-i semaniye ve daha sonra maruf tabiriyle Sahn medrese­ leri denildi^.. 21. "(S. 4 8 . Müverrih A l i .tanzimat.inşa buyurdukları cami-i şerif-i cedid kurbinde Medine-i Kostantiniyye'nin vasatında vaki pazar.

' Fatih'in bu külliyesinin (cami. Sahn medreseleri sekiz olduğu için Arapça O U ' seman tabi­ riyle bu sekiz medreseye OLt ^ medresedeki odaların Sahn-i seman denilmiştir. (1489 M.)*de yapılan tahririne aid kayıtları aşağıya hulasaten nak­ lediyorum. akçe. imaret. Müfid derece itibariyle muîdden yüksek olup Osmanlılarda böyle bir vazife sahibi yoktur. geri kalan iki oda da kapıcdarla ferraş denilen süpürgeciye tahsis olundu. medrese. Medreselerden her birisinin kapıcdarı. Yine iki akçe yevmiyeli olarak bu Fatih külliyesinin duvarlanmn herhangi bir sebeple hariçten kirletilmemesine nezaret etmek üzere bir de mubassır (gözetici) tâyin edUmişti. s. Sekiz iki idi ^. Fatih vakfiyesi. Tatili mutad olan eyyamın gayrında medresesine varup ifade-i enva-ı ilim ve maarif eyleyip küll-i yevmin mukabele-i tedriste elli akçe vazifeye mutasarrıf ola. iki talebesi olup ikişer akçe yevmiyeden otuz akçe. Bevvab yani kapıcı­ nın iki ve künnas yani süpurücünün iki ve ferraşın iki akçe yevmiyeleri var. Muidler medrese talebelerinin (danişmendlerin) hem inzi­ batiyle alâkadar ve hem de müderrisin okuttuğu dersin iadesi yâni müzakeresiyle meşgul olacaklardı. Her müderrisin medresesinde muîd olup vazife-i yevmiyesi beş akçe ola ve her medrese için on beşer nefer danişmend tâyin buyurdular.8 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I akçe yevmiye ve imaretten ekmek ve çorba verilmek üzere birer Ai^vijlj danişmend konuldu.i M o l l a Y e g â n müderris olup M a n i s a Ç e l e b i s i MuhyiddinMn yerine gelmiştir. Yevmiyesi elli. . Zümre-i mfisteidînden birer muîd ki akranı beynin­ de ferid ve talim-i kütübde mahir ola. muidin be. danişmendlerin mecmuu yüzcili bahis ve bir mesele varsa onu talebeye izah ile dikkatlerhıi çekerdi. Muidler. süpürücüleri olup her birine ikişer akçe yevmiye tâyin edilmişti. Birinci medresede A l i Ç e l e b i V e l e d . hastahane) muhasebe­ sine ait 894 H . * Vakfiyenin Türkçe tercümesinde şöyle deniliyor : "Cami-i şeriflerine cenaheyn olan medaris-i semaniye'den her biri için akliyyaC ve nakliyyat da naziri nâ­ dir bir müderris tâyin oluna. beratlı muîdleri müderris namzedi olarak deftere kayıt olunurlardı. en liyakatli olanların arasından seçilecekti ^. Bayezid'in oğlu K o r k u d un eserinden (Ayasofya kütüphanesi 1763. 494).. Bunlar da kendilerinden aşağı talebelere okunan bahsi münakaşa ettirir ve onları münazaraya ahştınrdı ( T a c ü d d i n S û b k i'uin («^l-V* J (»^'-^ MuîdüV-niam ve Mebidü'n-negam isimli eserinden naklen I I . Onlar dahi kütüb-i mûtebereden fehme kadir müderris huzurmda fünun-ı şettadan mnbahase ve muhatabaya kabil talib-i ilim olup her biri küll-i yevmin ikişer akçe vazifeden mecmuı her gün otuz akçe vazifeye mutasarrıf olalar." Vakıflar Umum Müdürlüğü neşriyatından.Kanun üzere bir müderriris mansıp aldığı veya başka bir medreseye hareket ettiği yahut mü­ derrislikten herhangi bir sebeple ayrıldığı zaman onların. Yine Mısır medreselerinde müntehi denilen medrese talebeleri arasında liyakatli olaıdar vardı.

Sekizinci medrese müderrisi M e v l â n a İ z â r i Çelebi olup yevmiyesi elli akçedir. denil­ Türkçeye vakfiyesinde şöyle mektedir : "Paytahtlan darütta'lim olmak için J j^. noksan bir şeyin tamamlanması için ilâve olunan şey demektir. Sonra Kasım Çelebi müderris olmuştur. Bu senelik muhasebede külliyenin bütün kısımlarım ihtiva eden muhasebe varsa da yazmadım. Mûsıla-i sahn ise sahna götüren yani sahn-ı aeman medreselerine götüren medrese demektir. Altıncı medresenin müderrisi Sinan Kirmastî olup yevmiyesi elli akçe iken ilk defa M e v l â n a A h a v e y n 894 senesinde yevmiye seksen akçe ile müderris olmuştur. İki talebesinin yevmiyesi ikişer akçeden günde otuz akçe. ^ Tetinune bir şeyin eksiğini tamamlayan. yevmiyesi akçe olup beş talebesi vardır. s.lcri demekti. elli muidin beş Üçüncü medrese müderrisi K a d ı . >ki talebesine ikişer açke yevmiyeden otuz akçe . Talebesi miktarı gösteril­ memiştir {Edirne ve Paşa livası. bu odalardan her birisine ihtiyaçlarına sarf edilmek ^ e mum parası olmak üzere aydan aya beşer akçe tahsis edilerek yemekleri de İkinci medrese müderrisi M e v l â n a Ahi'dir. .z â d e M e v l â n a K ı v a m ü d d i n olup otuz akçesi zevaidden olmak üzere vakfiyedeki elli akçe ile beraber yevmiyesi seksen akçedir. Tetimme- lerdcn her bir hücre yani odaya üç softa talebe konulmuştu. Bu. Beşinci medrese müderrisi M evi âna A b d u r r a h m a n Çelebi olup yevmi­ yesi de talebesi miktarı da yazılmamıştır. " (danişmend) ve sekiz Sahn medreseleri talebelerine Tetimme medresesi talebelerine de (softa) deniliyordu.Tetimme medreselerinden Marmara denizi tarafındaki medreseler tama­ men yola gitmiş ve Karadeniz tarafındakiler de yıkılmıştır. . talebesi miktarı gösterilmemiştir. Tetimme \cyn medreseleri Fatihin derece itibariyle tercüme orta edilen tahsil mcdrt's(. Talebesi miktarı gösterilmemiştir. 304). .MEDARİS-t S E M A N İ Y E Tetimme Medreseleri Sahn medreselerinin arka taraflarmda medreselerine veya 9 yüksek danişi i ^ >• tahsile yani Sahn-ı Seman mend yetiştirmek üzere Tetimme Mûsila-i Sahn^ ismiyle sahn medreselerinden küçük olarak Mûsila-i sahn sekiz medrese inşa edilmişti ^. Dördüncü medrese müderrisi M e v l â n a A r a p olup yevmiyesi altmış akçe. Yedinci medresenin müderrisi M e v l â n a L ü t f i (Tokatlı) 'dir ve yevmiyesi elli akçedir.havl-i cami-i şerifte sekiz medrese (Sahn medreseleri) ve bu medreseler verasında Tetimme ismiyle mevsum birer medrese beççe (küçük medrese) cem'an on altı medrese ve cami-i şerifin garbe mail olan kapısı tarafında Sekiz bir ^^Ldljli darütta'lim bina b u y u r d u l a r . .

adedi arttı." 2 "Medrese-i kebire hüceratında sakin olan müstaiddin-i kiram medaris-i sagirede sakin olan talebe-i ulûma talimi iltizam edeler. Fatih'ten başka Osmanlı vezirleri tstanbuVda cami ve yukarı sayılmıştı. vilâyetlerde medreseler yapıldı ve bu suretle medreseler derece itibariyle bir tasnife tâbi tutuldu.. Bununla beraber Eyüp medresesi F a t i h zama­ medrese yaptırdılar. Sahn ve Tetimme Ayasofya Bu Tetimme olan talebeleri yani softa­ medreseleri talebesi danişmendlerden ders göre­ medreselerinden başka camie tahvil edilen kilisesinin yanındaki mahalde tesis edilen medresenin müderrisine altmış akçe ve Eyüp camiinin yanında yapdan med­ resenin müderrisine de elli akçe yevmiye ile birer müderris tâyin olundu. Ayasofya medresesi Sahn-ı Seman derecesinde ve daha Seman'dan üstün tutulup buramn müderrisi müderrisi o l u r l a r d ı E y ü p müder­ ve SaAre'dan sonraları ise Sahn-ı Sahn beş yüz akçe yevmiyeli kadılıklara tâyin edildiği gibi terfi eden müderrisleri Ayasofya risliği ise bazan dahil yani SaAn'dan bir derece aşağı ve hazan tâyin edilen müderrisin ilmî kudretine göre Sahn nında Sahn itibar olunmuştu. her te­ timme için küU-i yevmin vakfı şeriflerinden altışar akçe tâyin buyurdular.10 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I imaretten tâyin edilmişti lar." (Fatih'in vakfiyesinden ) ' Mühimme defteri 1. 27 ve 28 sene 961. Meblağ-ı muayyenin yevmi iki akçesi vazife-i bevvab. . hâlâ adını taşıyan cami ve medresesini yaptırdı. H a d ı m Ali Daha M u s t a f a ve D a v u d sonra medreselerin Paşa'lann medreseleri takip eyledi. Üsküdar medresesi müderrisi terfian naklolunuyor. s. Hücrât-ı tetimmedea her birine küll-i şehrin on beşer akçe tayin buyurdular ta ki bücerat-ı berekâtta sakin olan talibin-i müstaiddin. baki dört akçesi basbelihtiyaç hasır ve dühen-i sirac (kandil yağ) levâzımma sarf oluna. ' "Medaris-i sugrâ ki her biri tetimme medresesi ismiyle mevsumdur. def-i meunet ve zaruret eyleyip ferâğ-ı hâl ile tahsil-i ulume iştigal ederler. Onu C a n d a r l ı .z â d e İ b r a h i m . M a h m u d P a ş a . Sahn ceklerdi ^. Bu vesikada ^yiMO^a müderrisi terfian Bursa kadılığına tâyin olunarak yerine aym tarihte Semaiye müderris­ lerinden Mevlâna A l i Çelebi getiriliyor ve onun yerine de Sahn-ı semana.

24) . ^ Hâşiye-i tecrid medreselerinin üstünde "otuz akçe ile medarisler ki vardır. basıl­ mamış. otuz beş akçe olan medreseye ^ki. medariein ednalan yirmişer bâdehû yirmi beşer açke vazife ile muayyen oldu ve talebesi muhtasarat tahsilinden sonra müslaid olduklarından haşiye-i teerid talim etmek münasip görüldü. Müderrisinin yevmiyesi medreselere yirmi veya yirmi beş akçe olan i-iU Hâşiye-i tecrid^ ve müderrisinin yevmiyesi Telvih ve bundan bir yukarıya Hâriç.Hâriç elli medreseleri denildi. beş sınıfa Ji^ Kırklı. sancak beyi ve ümaranın yaptırdıkları medreselerdi^." (Âli basılmamış birinci cilt. -itjd v-'-»Hâşiye-i tecrid. I. Anadolu beylikleri hükümdarlarının ve onların ailelerinin vezir.... Bu kırklı yani kırk akçe yevmiyeli ve Hâriç elli akçe yevmiyeli medreseler Osmanlılardan evvelki Anadolu Selçukîlerinin. bu suretle medreseler aşağıdan ayrıldı. şehzade valideleri ve şehzadeler ve pâdişâh kızlarının yaptırmış oldukları medrcse' ".. Miftah. Dâhil medreseleri Osmanlı pâdişahlariylc. kırklı ve hâriç elli medreseler ebnâ-i mülûk-i sâlifc ve benât-ı selâtin-i sabıka ve havâtin-i havâkin-i maziye ve vüzâray-ı uzmâ namındaki eshâb-ı meratip ve ümera-i kübera-i faika inşaları olup aşağı dersleri meâniden şerh-i Miftnh ve âlâsı /ürû'dan Hidaye olması her müderris kabledderg mesabih ve meşarık ve yahut sahih-i müslim ve Buharî'den bir miktar ~ehâdis-i şerife nakledip badehu derse şürû etmesi ferman olundu. c.. hattâ ol medreseler hâşiye-i tecrid niedarisi ile meşhur oldu. s. s. Miftah ^ ve kırk akçeli medresenin müderrisine Kırklı veya derece yüksek olan medreseye ^jU. " (Â/i. 5 4 ) . elbette dersleri m«ânî'den şerh-i miftah olması irade kılındı.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM MEDRESELERİN DERECELERİ VE TAHSİL MÜDDETLERİ tstanbul''da Sahn-ı Seman ve Mûsila-i sahn yani Tetimme medreseleri yapıldıktan sonra Osmanlı hudutları içindeki med­ reseler de yeni bir teşkilâta tâbi tutuldu. tâ ki anlar dahi miftah medarisi ile iştihar buldu. .. Dâhil vc Sahn-ı seman olarak otuz." ' ". ^Ui. Badehu kırklı medreseler ve onların arasındaki hâriç elli namına medaris tâyin olundu.

Ve bu.12 OSMANLI DEVLP:TİNİN İLMİCE TEŞKİLATI lerdir. . c. Bunlarda sahib-i hücre olan talebe. Ve sahn medreseleri Fatih cami-i şerifinin iki tarafındaki kârgir vc kurşunlu sekiz medresedir ki {Sahn-ı seman) deniliyor. I .'c-i nmhteremelerinin veyahut duhterân-J şâh-ı cihansitan idadmdaki havâtiıı-i mükerremclerin ve bazısı şehzâdegâu-ı Pâdişah-ı zişan olan eâzım-ı ekârim-i mûteberenin hayratına unvan olup derslerinin ednası fürûdan hidaye ve vustâsı usulden telvih ve âlâsı Keşşaf-ı Zemahşeri ve Kadı Beyzavî müellifleri olan tefair-i bâhirü't-tenkih olmak reva görüldü. Beynelakran zaten ve zamanen imtiyaz bula. giren bir i-i^U öğrenci Hâşiye-i dolayısiyle Dâhil mcdrcsderi yeri­ tedris hayatma sonra muhtasarat denilen tecrid medresesine gördükten devam ederek kısm-ı mahsusunda görüleceği üzere oradaki ders­ te bir muvaffak ulmasmı mütaakıp o medresenin müderrisinden vesika almak suretiyle bir yukarı derecedeki Miftah medre­ sesine devam eder ve oradan da Kırklı ve Hâriç ve Dâhil medre­ seleri derslerini gördükten sonra Salın-ı Semanca girerek mend olurdu-. de şöyle diyor: s. Daniş­ Ali "Fecnuna dâhil elli medarisi. ^ Bir medrese ki Pâdişâh bina eyleye ana dâhil deıler (Cihannüma." Â l i .Merhum C e v d e t Paşa ilmiye mesleğinde yükselme yolunu şöyle anla­ tıyor: Buranın (yani medresenin) "medhali olan mülâzemetin tahsili için nice zaman danişmend olarak medreselerde iştigale mevkuf idi ve talebeden biri danişmend olmak murad eylese ihtida ulemadan bir zata varip hâriç derslerini yani mukaddemat-ı ulûmı tâlim ve tahsil ettikten sonra ol zatın tavassut ve delâleti ile müderrisinden birine varup ve dâhili derslerini görüp salın derslerine kcsb-i liyakat eylerdi ve sahn medreselerine dahU olabilmek için onlarm îdadiyesi hükmünde bulunan medreselerde ikmal-i ulûm-ı mürettehe etmek lâzım gelirdi ki bunlara {Mûsila-i sahn) deniliyor. bundan sonra en yüksek tahsil volu olan Sahn-ı Seman a geçilirdi ^. basılmamış birinci cilt.. KünlıiiH-alıbar. 109). Valide-i şehzâdcgnn oLın afi. Meda­ ris-i semaniyeıdn birine müderris ola. ulema ve fuzeladan olup nicesinin telifat-ı makbulesi vardır ve bunların eskilerine muîd' deniliyor ki medrese­ lerinde müzakereci olup bu medreselerin arkalarında ve îdadiycleri makamında sekiz tetimme medreselcrindeki talebeye dahi tedris-i ulûm ederlerdi (Cevdet Tarihi.. s. s. 688). 24). 1309 tab'ı. iLaMûsila-i Sahn veya Tetimme medreseleri esas iti­ Seman med­ bariyle Dâhil medreseleri derecesinde ise de Sahn-ı reselerine talebe yetiştirmek ne Mûsila-i İlk dersleri Sahn denilmişti. . kanun-ı mukarrer oldu ki tertib-i sabık üzere bir müderris-i pâk-tıynet ve muallim-i sahib-dirast ki kat'-ı meratib ve dcrecatla dâhil medresesine dahil ola.

Telvih ve Kırklı bir medreseleri olmak üzere zikredilmiştir. Andan bir derece aşağı olan Miftaha dereceden baki sıgar-ı müderrisin ^ J l ^ dek ideler ve ol Şerh-i Tevali.ve keşşaf (tefsir) vesair ihtiyar ettikleri kitapları Telvihe (tedris) ideler ve Şüyûh-ı mezkûrdan derecede aşağı olan kimesneler dek ideler. j . 2 xjıc.^ t ^ ve AJIA* şerh-i adud hidaye . "Şüyûh-i müderrisin kütüb-i mûteberat-ı J . s. .^ î Şerh-i Metali ve J _jk. » Mühimme defteri.^ Şerh-i Adud ve hidaye Hanefi fıklıınm ümmehâtından olan İslâm bukukundandır. Miftah. 206. baslarına ait olarak elimizde bulunan Meselâ X V I . . asır medrese kanunnamesinde medreseye devam edenlerin mü- rettep medrese tahsilini yapmadan bir yolunu bularak iltimas ile medreseden mezun olup müderrislik ve kaddık için vilâyet­ lerden tstanbuVa mülâzemete geldikleri beyan olunduktan sonra bir medrese talebesinin müderrisinden almış olduğu vesikayı bir yukarı dersin müderrisine göstermedikten sonra derse kabul edilmemesi beyan olunarak yukarıdan aşağı medreselerin derece­ leri şöyle kaydedilmektedir ı. J t k . s. Nr. mutavvel ve Hâşiye-i tecride dek ideler ve mütûn-ı fıkıh ve şürûh dahi her müderris takati yettikçe ideler filcümle kitab-ı sabık âdetçe okunmadan kitab-ı lahika zatîleri manzur o l a . . asrın ikinci yansında 29 Şevval 983 (1 Şubat 1576)'de Edirne ve Bursa kadılarına ve onlar vasıtasiyle şürû etmiyeler ve talebe müderrisine müracaat ettikleri vakit istihkak-ı müderrislere hitaben gönderilen bir fermanda medrese talebe­ lerinin nizamı bozulup istihkakı olmayanların medrese derece­ lerini görmeden süratle danişmend olarak mülâzım olmak sevdasiyle medrese kanununa aykırı yol aldıkları beyan edilerek şöyle deniliyor ^: ^ Üniversite kitapları (Ualis Efendi). Bu kanunname bazı ibare farklariyle H e z a r f e n H ü s e y i n Efendi'nin ( Telhisiı'l-beyan fi Kavanin-i Âl-i Osman) isimli eserinin onuncu bâbıuda vardır (Kütüphanemizdeki nüsha. İstanbul. 147). Nr. 239. " XVI. 27.MEDRESFXERÎN DERECELERİ Kanunnamelerde ve Pâdişâhlar tarafından 13 zaman zaman medreselerin ıslâhına dair tamim edilen fermanlarda da ilk üç medresenin adı yukarıda gördüğümüz üzere Hâşiye-i tecrid.

14 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I "Talebeden biri istihkakiyle danişmend olduktan sonra üç yıl alettevali şugl etmeden Sahn medreselerine varmaya ve Sahn müderrisleri dahi bir danişmendin ^ Danişmend olduktan sonra üç yıl bittamam şugl ettiği şuhûd-ı udul ile yanlarmda sabit olmayınca anun gibileri danişmendliğe kabul etmeyeler. şöyle ki bu emr-i şerife muhaUf vazı'lan sâdır olursa danişmend tâzir olunup tarikten red oluna ve kabul eden müderris dahi muâteb ve mâzul ola.. . Bu suretle kanunda gösterildiği üzere talebe bu tertip üzere birer ay müddetle bir senede Haşiye-i tecrid medresesine ait dersleri tamamlar ve oradan Miftah medre­ sesine geçip orada da her bir dersi. Burada bir noktanın aydınlanması için şunu söyleyeUm ki her bir derecedeki müderris kendi ihtisasına göre bir ders okutur ve talebe aynı derece dahihnde diğer bir müderrise daha giderek orada da diğer bir ders okurdu. Medreselerin ders müd­ deti kanunnamede a y n a y n gösterilmiştir. Miftah. "Ve her danişmend. siyle danişmendliğe başlayan bir öğrenci iyi çalışıp derslerinde muvaffak olmak şartiyle üç senede Hâşiye-i tecrid." Bu fermandan anlaşıldığına göre Hâşiye-i tecrid medreseKırklı. bahis bahis iki ayda bitirmek 1 Burada Danişmend tâbiri alelıtlak medrese talebesi demektir. Haşiye-i tecrid ve Miftah medreselerinde ekalli bir yıl şugl etmedin yukan medreselere hareket etmeye ve ''^Hâşiye-i tecrid medreselerinin her birinde ekalli birer ay şugl edip ders okumadan âhar müderrise varmaya "ve Miftah medreselerinde dahi akalli iki ay şugl edip ders okumadın âhar müderrise varmaya ve "Kırkh medreselerinde dahi akalli üç ay şugl edip derslerin okumadın âhar müderrislere varmayalar ve "Hâriç elli medreselerinde akalli beş ay şugl edip ve ders­ lerin okumadın yukarı medreselere varmayalar ve "Paye-i Sahn medreselerinde (Dâhil medreseleri) akalli altı ay şugl edip derslerin okumadın âhar müderrise varmayalar ve Beyan olunduğu kanun üzere danişmendlerin şugl ve hare­ ketleri şühûd-ı udul ile sabit olmadın müderrisin dahi anlan kabul itmeyeler. Hâriç ve Dâhil medreselerini tamamladıktan sonra Sahn-ı seman medreselerinden birisine girebilecektir.

müderristen ne miktar okuduysa elinde temessükü olup içinde beyan oluna. temçssüksüz müder­ ris-i cedid anı kabul itmeye Her medresenin mütevelli ve nazırları kanun-ı mezkûn muhafaza ideler ve kimse kimseden danişmend ayartmaya ve müderrisler müstaidine ders teklif edip tetimmelerde ^_^ şerh-i şemsiye ve mafevkine ve tsfahanVye varıncaya okutturalar ve müderrisin. medreselerinde sevâlif-i eyyamdan her payede okunugelen kitapları talip ilimlere tamam müstevfa okudup birinden tamam mahir olmayınca birine şürû itmiyeler. 1970.MEDRESELERİN DERECELERİ 15 suretiyle bir seneyi doldurduktan sonra Kırklı medresesine geçer ve böylece her bir dersi okuduğuna dair müderrisinden vesika (belge) almak suretiyle yüksele yüksele sahn-ı seman çütardı. terakki kasd edip kimesneye varmaya ve her müstaid. 148. 01 payede okunan kitapların 1 Telhisü'l-beyan fi Kavanin-i Âl-i Osman (Uezaıîen nüsha. 147. „ Diğer bir fermanda da "Mevali ve müderrisin'in vardır * : "Elhaletü hâzihi istimâ olunur ki tarik-i ifade ve istifadede tamam s û i h â l . varak 121 b. ÖLJI J. B. ' Veliyyüddin tedrise muvazabetleri ve danişmendler hakkında" başlığiyle şu kayıtlar Hüseyin Efendi). ve ihtilâl olup tahsilde olan talebe-i ilm şugl ve tahsilde müsahele-i tâmme ve müsamaha-i âmme üzere her fenden birer kitapla ve her kitaptan bir kaç fasıl ve bâb okumakla ik­ tifa eyleyip ceU-i himmetlerin süratle âli payelere erişip kimi mülâzım olup kimi bir tarik ile mansıba duhul etmeğe sarf ederler imiş Ferman-ı celilü'l-kadrim bu veçhile sâdır oldu ki mahrusa-i İstanbul'da ve Edirne''de ve Burso'da ve sair memalik-i mahmiyede olan kâffe-i mevâli-i ızâm ve ulema ve müderrisin. temessüke okunan kitapları yazalar ve müstaidleri her haftada dört derse müdavemet ettireler ve taksir edeni te'dib ideler. . kütüb-i mutebere ne veçhile okuna geldi ise ol veçhile okuna.IJJG medresesine ilim) Telhisü'l-beyan'ın (Kavanin-i Talebe-i kısmmda medrese dersleri hakkında yukanki kayıtlara benzeyen aşağıdaki mütalâalar görülmektedir^. kütüphanemizdeki Efendi kiiaplart (Bayezid umumî kütüphanesinde). "Talebe-i ilm derslerin âdetçe tamam etmedin mülâzemete gelmiyeler ve gelürse mülâzım addolunmaya. . Nr. fotokopi. .

Ve müderrisler. .ıııda Jstun- Serail et de la Cour isimli bir cstr yazmış olan M i c h e l B o n d i e r .16 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I cümlesinde mahir olduktan sonra ol payede ne kadar zaman olduğuna ve ne miktar kitap okuduğuna müderrisinden temessük abp bir payeye dahi müteveccih olup anda dahi bu üslûb üzere cehd ve sây eyliyeler. X V I . 89 lıastahane. talib-i ilimlerine ziyade te'kid edeler ki tetimmelerde olan sûhtenin ahvaline muttali. dokuz bin talebe bulunduğunu beyan etmektedir'. beş yıldan eksikten bir talib-i ilm semaniyeyc \arup irtibat eylemeye 1 Cemi-i müderrisler. derece-i lerine erişip tahsil-i ulûm olunmazmış. tamam teksir-i mevâd ve mesâil ve tevfir-i mebâdi ve delâil ardınca okudalar. mültefit olup şugl etmeyene tekye vermiyeler ve dersin itmiycn danişmendi tutmayalar. M u r a d iw/'a gelerek îlisloire dıı zaıııaı. Nöbete riayet edip günde bir ikisi ile iktifa etmiyeler ve özr-i şcr'îlcri olmadan dersi fevt itmiycler. Kendulerin misli medreseye hareket kasdeden danişmendlere temessük vermekte tereddüd göstermiyeler. bu emrime riayet * * » istidada vusul bulup bir yılda belki daha zaman-ı karibte semaniye medrese­ edip hilâfına cevaz göstermiyeler. ve her payede okunan kitapları gerekse bir medresede okuyalar gerekse anın misli medresede okuyalar. asır sonlarına doğru I I I . ve haftada dört dersi tamam dirast ideler. Kendulerden yukaruda olan payelerde okunan kitaplar mütalâasmda liyakat ve istidad gel­ dikte eline temessük vireler. Bir talib-i ilm. Ve mevâli-i sahn. Min-bâd emrim budur ki anun gibi bir müstaid çıkıp tamam üslûb-ı muayyen ve kanun-ı mukarrer üzere cemi-i payeleri gezib okutugelen kitapları okuyup sonra beş yılda scmaniycyc varıp rabt oluna. 9 3 . Müderrisler softa taifesine tamam şugl ittireler. 2 Osmanlı Tiırklerindc ilim. muhtasaratı tamam okudalar. Bu tarihlerde medrese adedi Türkiye'de üı. o tarihlerde Osmanlı memleket­ lerinde 120 medrese. s-one ' Daha evvelki kanunda Saluı-ı sonana girebilıııek içn müddet iken burada beş senedir. s. danişmendler de nevanma kabiliyet ve zekâ müşahede etmekle meşgul olduğu kitaptan mebâhis-i kalile okumakla dersi tebdil eylemiyeler. her kitaptan birer miktar ile iktifa ettirmiyeler.

Galata ve Üsküdar'da yüz otuz beş dârü'l-hadîs bulunduğunu yazmaktadır. Esat Efendi kitapları arasmdaki 3384 numarah bir mecmuada nefs-i İstanbul'da (yani sur dahilinde) aşağı medrese­ lerin seksen sekiz. Evliya Çelebi X V I I . Yine aym mec­ muada Edirne'de yirmi iki medrese bulunduğu yazıldığı gibi RumeU medreseleri de şehir adlan şuasında gösterilmiştir. çünkü bu X V I .MEDRESELERIN DERECELERI 17 her halde bu miktardan dört. I . asır sonlannda yalnız İstanbul suru dahilinde elliden ziyade medrese bulunduğu gibi sur haricinde ve vilâyetlerde pek çok medrese vardı. Eyüp medreselerinin yedi olduğu beyan ediliyor. asır ortalarına doğru Eyüp. Bunlann timfyt TtşklUu. pâdişâh ve hanedan medreselerinin yirmi sekiz. beş misli ziyadedir. arasmda medreselerin bulunduğuna şüphe yoktur. Yine bu tarihlerde şeyhülislâm Z e k e r i y a E f e n d i İstanbul kadısı bulunduğu sırada İstanbul tahririni yapmış olup burada 1656 muallimhane kaydetmiştir ki bunlann bir haylisi medresedir.

.

e. meânVden şerh-i miftah olması jjy^ medreseleri irade kılındı. pâdişâh kızlan. / . .DÖRDÜNCÜ BÖLÜM MEDRESELERDE Müvenilı Â l i Sahn-ı üzere şunlan yazmaktadır H&fiye i tecrid medreseleri tecrid taallüm "^*<iânsin OKUTULAN Semana DERSLER kadar medreselerdeki ders­ lerle müderrislerin dereceleri hakkmda aşağıdan yukan olmak ednalan yirmişer. (bendeki nüsha).. „ . tâki anlar dahi miftah medarisi ile iştihar buldu. Yani Hâşiye-i tecrid medresesi müderrisi terfi ederse miftah ^ Basılmamış Künhü'l-ahbar. yirmibeşer akçe vazife ile muayyen oldu ve talebeleri sarat tahsilinden sonra müstaid oldukta etmek münasip görüldü. "Badehu Kırklı medreseler ve anlar arasındaki Hâriç elliH namına medâris tâyin olundu. Kırklı ve Hanç „. Dâhil elli medreseler Osmanh pâdişahlariylc şehzade valideleri. hattâ ol muhta­ Hâşiye-i medreseler Haşiye-i tecrid medarisi ile meşhur oldu. 24. ortası usul-i fıkıhtan Müderrislerin terfileri veya Kadı Beyzavî tefsirlerinden birinden ders okutmaktı. a." Hâşiye-i tecrid medreselerinin bir derece üstünde "otuz akçe üe" otuzbeş akçe ile medreseler vardır. esastı. Bunlarda da ders aşağıdan ^jji /urû'dan telvih ve âlâsı keşşaf (Zemahşerî) itibariyle de bu medrese dereceleri medreseler hidaye. Kırkh ve Hâriç eUili medreseleri. . Osmanlı istilâsmdan elli medreseleri evvel yaptırılmış olan eski hükümdarlarla oğul ve aile ve kızlan ve ümeraya aid medreseler olup aşağı dersleri meâni'den şerh-i miftah. Bu medreselerde müderris derse başlamadan evvel hadisten mesâbih ve meşânk ve yahut Buharı ve MüsKro'deki herhangi bir hadîsi okuyup izahtan sonra dersini takrir ederdi. elbette dersleri JU. şehzadelere ait medrese­ lerdi. ortası kelâmdan şerh-i mevâkıf ve yüksek derecesi fürû­ dan vjj* hidaye idi.

i M u h a m m e d i y y e adlı eserinin medreselerde okutulmuş olması ihtimal dahilindedir. Kûnhü'l-ahbar.) ^ t d l JlOl şerhi olan R u m î ' n i n kitabı okunurdu. ilm-i hadis. basılmamış kısım. f. heyet. s. A b d u l l a h tarafından telif edimiş ve 891 H . sonra ehliyetini isbat ederek Kırkh veya Hâriç müderrisi. yalmz Risale-i bir hesap kitabiyle bu eserin 891 H . nahiv. asrın ikinci yarısında yetişen riyaziyecilerden B a h a ü d d i n M e h m e d b. C a g m i n î ' n i n el-Mülahhas isimli eseri' ile şerh- ^ ". Ve bu kanun-ı mukarrer oldu ki tertib-i sâbdc üzere bir müderris-i pâk-tıynet kat'-ı meratip ve derecatla dâhU mederesesine dahil ola.)'de Hasan tarafından telif edilen şerhinden^ de edildiğini biliyoruz. hesap. ilm-i fıkıh tahsiline vasıta olan ilimlerdir.. masduka-i-semaniye olan medaris-i semaniyenin birine müderris ola. H ü s e y i n Âmilî'nin olduğunu ve asıl adma Hulâsatü'l-Hesab denildiğini ve birkaç zat tarafmdan şerh edildiğini beyan etmişlerdir (Âsâr-ı Bakiye..20 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI medresesi müderrisi olur. MEDRESELERDE AŞAĞIDAN Y U K A R I DERS OKUTULAN w ™ . c. Ulum-ı Cüz lyye ' denilen muhbelagat. U İ ^ I ^^Ul Esasii'l-Kavâid fi şerh-i usulVl-fevâid aduu vermiştir. 24. F a t i h M e h m e d ' e takdim eylediği hesaptan R i s a l e . meşhur A l i K u ş ç u ' n u n .)'de bunu K e m a l ü d d i n H a s a n e l .. Osmanlı Mehmed Eşkâlü't-te'sis medreselerinde isimli eseriyle hendeseden bunun Allâme Şemseddin Kadı-zâde-i S e m e r k a n d î ' n i n (vefatı 600 H . (1486 M. Dâhil müderrisi vc nihayet Sahn-ı Seman müderrisi olurdu^. " Risale-i Behâiye'nia asd adı ( el-Fevaidii'l-Behaiyye ) olup Bagdat'lı t m a dfiddia b. (1486 M. 292). . beynelakran imtiyaz bula." Âli. felsefe tasarat ve hattâ tarih ve coğrafya olup ulûm-i « J U âliye ismi verilen ilm-i kur'an. hendese. mantık.. = 1209 M.. ' Kitabın asıl adı M ü l a h h a s ise de müderris ve talebeler arasmda müellif adiyle Çayminî diye meşhurdur.^ . c. Hesaptan hangi eserin okutulduğuna dair eski devirlere ait Bahâiye diye meşhur olan Kemaleddin istifa­ Sultan daha sonraları bir kayıt göremedik.t J ' j ^ ' Z . . lûgat.F a r s î şerh e d e r e k . Bunlar ulûm-i -üT âliye denilen kelâm. Merhum üstadımız Salih Z e k i B e y ^sâr-t Bakiye isimli eserlerinde Risale-i Bahâiye'ma X V I . s. II. Heyetten.

jİ\ «jiAjjı oj^j çjU\ »Sâdeddin-i Teftarâni'nin (vefaU 791 H. = 1389 M. ^jj Şiî'yi u^-L. = 1228 M.j S^J\ İ-. llm-i hikmet veya felsefenin X Y I . M ü e y y e d .) Miftahü'l-ulûm bu hulâsaya S â d e d d i n .^ l üljl > j_^ı öisii lij j . Kelâmdan.z â d e .z â d e A b d u r r a h m a n . beyan) dan J ^ I S ^ S e k k â k î ' n i n 626 H .) TtIkisüU-mifiah üze­ rinde kaleme almış oldoğn muhtasar ve mutavvel »imK şerhlerine pek çok haşiye yazılmıştır . .İJİ l l U . Mantıktan. I. tasavvurat ve mütead dit şerhleri okutulmuştu. Kadı-zâde-i R u m î . şerh-i üaguci ve mufassal olarak şerh-i metali ve bunlara müteallik tasdikat. tsfahanî'nin Tevâlî şerhi. bcdi. s. 680'deki Arapça metin aynen şöyledir : 4Sİ.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 21 leri ve A l i K u ş ç u ' n u a Arapça Risale-i fethiyyesi okunup bun­ lardan maada diğer başka eserlerin okunmuş olması muhtemeldir. ' Keşfü'z-zünun c. . M e v a k ı f ve şerh ve haşiyeleri.UI j j\jJuı_ jUı >-ifl JL. Mirim Çelebi. Ali Kuşçu. şerh-i şemsiye. Kınalı-zâde A l i Efendi'nin eserleri olduğunu Kâtib Çelebi kaydettikten sonra bazı şeyhuüslâmlann dinî akide­ lere muhalif olduğundan bahis ile felsefe tedrisatını men ettirdik­ lerini ve bunun yerine zaten medreselerde na sebep olduğunu yazmaktadır^.i mutavvel Seyyid ve Şerif-i (vefatı okutulan hidâye ve ekmeVi koydurarak bunun Osmanlı medreselerinin fikrî inkırazı­ isimli eseri ile bunun İbn H â tarafından yazılan 6 oğlu c i b tarafından kaleme alınan Telhisti l-miftah isimli hulâsası ve Teftazanı ve muhtasar isimlerindeki şerhler ve bu şerhlere Cürcani Şemseddin Fenarî H a s a n . M o l l a H u s r e v ve sairleri taraflarından kaleme alınan şerh ve haşiyeler^. . . tbn Kemal. H o c a . Hâşiye-i tecrid. Belagat (meâni. asır sonlarına yakın zamana kadar medreselerimizde okutulduğunu ve bu ilme dair Şemseddin Molla Fenarî. î i l j ^ i . J -iUtl j jr-^ıj j.

) tarafından yazılan şerhi ile diğer şerh ve haşiyelerden münasipleri ve Z e y l a î ' n i n (vefatı 743 H . = 1 3 5 5 M . hadis. Usul-i fıkhı kitap halinde ilk tedvin eden İmam Şa/îi'dir. uinm-ı fıkıhtan. Fıkhın istiuadgâhı kitap. c. kelâm ve tarihe âid mttteaddid eserleri vardır. = 1 1 9 6 M . s. ^ Fıkıh. muayyen ve müşahhas delil ve hikmetleri ile usul-i fıkıh kaideleri vasıtasiyle meydana çıkardır. fıkıhton' Telvih ile t b n H â c i b ' i n l^Iu isimli meşhur eserinin Allame Adudüddin muhtasar-i münöU. sünnet ve icma-ı ümmet üzere vereae arasında taksim etmektir. ) tarafmdan^ yazılan Adud Molla denilen şerh ile Menarü'l-envar arasında tbn M e l e k Ue Husrev'in H u s r e v ' i n telvih haşiyeleri ve ^'ine M o l l a M i r k a t ü ' l . = 1 3 4 2 Halebî M . = 1 5 4 9 M .22 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI . Osmanlı memleketlerinde en meşhur olam. 36 dan hulâsa-sâbık İstanbul müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen). M o l a Fenari'nin Ferâiz şerhidir. maruf tabiriyle istinbat edilir. I. şerhler yazdmıştır. akaid. Fıkıhtan^ Fürûdan Hidaye ve bunun Ehü'l-hasan Ali M ü r g i n â n ı (vefatı 593 H . Şu halde ameliyata mükeallik şer'î hükümleri tafsUâtiyle bUen zata fakih denilir (Hukuk-ı islâmiye ve ıstdahat-ı fıkhiyye lügatinden. Ferâiz.v u s u l ' i ile bunun şerhi Mîr'a(ü7-usul ve S â d e d d i n . Buna dair eserler. tefsir. ) Mülteki'l-ebhar H u s r e v ' i n Gurer isimli eseriyle ve Vikaye ve M o l l a bunun şerhi olan Dürer ve bunlara yazılan dair olan şerh vc haşiyeler.i T e f t a z â n i ' n i n Muhtasar-ı münteha haşiyesi ve sair müderrislerin iktidarlarına göre şerh. mufassal. ölünün terekesini kitabullah. Ferâiz. Siroz mülhakatından İç nahiyesinde doğmuş olup tefsir. belagat ve lisaniyat ve ilm-i âdab gibi ilimlerden dahi istiane eder.J\x^ J^MJL^M^ l y c î (vefatı Şerh-i Abdurrahman ve ulema şerhi ve 756 H . Bunun usul ve kavaidi İmam-ı âzamin talebele­ rinden tmam Ebû Yusuf tarafından vazedilmiş ise de bu hususta bir eser vücude getirmemiştir. bir bab ise de zorluğundan dolayı fıkhın fürûundan sayılarak ayrı bir ilim haline gelmiştir. muamelât ve ukubata ait şer'î mese­ leleri ihtiva eden ve îslâm hukukunu vücude getiren malûmatın heyet-i umumiyesidir. haşiye ve talikatları. ) Kenzü'd-dekâyık şerhi j ve ve İ b r a h i m ' i n (vefatı 956 H . . sünnet. fıkıh. icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukaha olup bunlardan başka ilm-i usul. ulûm-ı şer'iyyeden olup ibadat. fıkıhın muhtelif kısımlarına ^ Fıkha ait bilgilerin esas ve istinadgâhı olan şer'I hükümler. " A b d u r r a h m a n l y c î .

Abbasiler zamanında İslâm âlemine girmiş olan Yunan-ı kadimin fizik. imtina. kimya ihmlerinden bahseden ve aklî ilimlerin telkinlerini ihtiva eyleyen bir fikir mecmuasıdır. = ve 1142 M. araz. Kelâmda İslâm akaidine göre bahisler.i Nesefî'nin (vefatı: 637 H . = 1 2 0 9 M . ve Esra- diye meşhurdur. illet ve malûl gibi mafevkattabia ^ Akaid : zatullah.i A s k a l a n î ' n i n (vefatı 852 H . vücud. heyet.k i Kadı Beyzavi tuluyordu. vücud ve mahiyeti.E s i r (vefatı 606 H . ef'alulloh haşr. vahdet. Tefmr el-Keşşaf an Ebû'l-kasım Hakayıki'Menzil Carullah Mahmud Zemahşeve Kadı Beyzavî'nin (vefatı rî'nin (vefatı 538 H . kelâm ilminin diğer İslâm âlimleri arasında da kabul ve taammümünü mucip olarak bu suretle islâm felsefesi teessüs etti. metafizik. . ) i*»*» M ü b a r e k (vefatı 181 H . imkân. sırat. sıfatullah. = 1 1 4 3 M. llm-i kelâm İslâm âleminde derhal taammüm etmemiş ve ihtida bu hususta Mutezile mezhebine mensup âlimler tarafından tedris ve müdafaa olunmuştur. = 7 9 7 M. ) Ebû Hafs Ömer tsbat-ı Vâcib isimli eseri ve N e c m e d d i n b.) Nuhbetü'l-fikir isimli eserleri ve şerhleri. G e l â l ü d d i n D e v v a n t ' n i n (vefatı 908 H . cennet ve cehennemin hak olduğunu bildiren iUm olnp her biri delilleriyle izah ve tafsil edilmiştir.) J i j Ü l j l ^ l j J i > J I j l ^ l Envarü't-tenzil rü't-tevil isimli tefsiri . kıdem.^ JsliS^JI 685 H .oku­ MEDRESELERDE OKUTULAN DAİR ESERLERDEN BAZILARINA MÜTALÂA llm-i kelâm denilen ihm. matamatik. müntehab ^ " meşbun l b n ü ' 1 .MEDRESELERDE O K U T U L A N D E R S L E R 23 AkaM^ -^^f^iyc de denilen Akaid şerhi. azab-ı kabir ve münker nekir suali. mizan. = 1502 M . M u h a m m e d . = 1448 M.) J i > ı l l j j U . ecsamın teşekkülü. marifet.i Uml-i Hadîs T* Hadîs'* Teftazanî'nin Akaid şerhi.) Akaid metni ile bımun müteaddid şerh ve haşiyelerinden eserler ve S â d e d d i n . kesret. vücub. = 1 2 8 6 M. fakat Islâmiyette fikir cereyanlannın genişlemesi ve ilmî münazaranın başlaması üzerine naklî delillere akU delillerle mukabele edilmesi zarureti.) ve İ b n H a c e r .

F a t i h S u l t a n M e h m e d . . " bunun ilm-i ilâhi veya ilm-i hikmet denilen ilimden farkı. bunlardan Hoca-zâde'nia tetkiki daha kıymetli olup meşhurdur. 950 M. İ m a m .ı G a z a l i fle İ b n R ü ş d arasmdaki m ab abese hakkında birer eser yazmalarını A l i T u s t Ue H o c a . s. tim-i ilâhi ve ilm-i hikmet (felsefe) reisleri ise Yunan-ı kadimde A r i s t o ve E f l a t u n ve İslâm âleminde de F â r â b i (vefatı 339 H . = 1199 M. akit olarak İslâm akaidine ve ilm-i ilâhî ise mutlak surette aklî delillere dayanmaları itibariyledir ve her ikisinin de gayeleri birdir . (944 M.) ve sairedir (Afevzuatü'I-uIûm^fan h u l û a . s.) İ b n R ü ş d (Vefatı 595 H . kitob ve sünnette var olanlardan o l a .) olup b u zat ilm-i kelâmm inkişafına hizmet etmiştir.) olup on yedi meselede hükemanm bidatlerim beyan ve üç meselede küfürlerine hüküm eylemiştir. M t t b a h a t Türker'in kıymetli doktora teri vardır. Bundan başka t b n K e m a l A h m e d Şemseddin'in de TAafüt'ü vardır. = 9 3 6 M.z â d e Muslihuddin Mustafa'mn tehafütlerinin tetkiki üzerine (üç tekafiit bakımından fdaefe ve din münas^teti) ismiyle Ankara tlniverütesi Dil ve Tarih .24 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yani metafiziki fikirler ile Allahın varlığım (isbat-ı sâni') ve nübüvvet. Kelâm Uminde ehl-i sünnetin iki reisi vardır.) F a h r e d d i n R a z î (vefatı 606 H.)'de Semerkand şehrinde vefat etmiş olan ve tmam-ı Mütekellîmin unvaniyle şöhyret bulan E b û M a n s u r Mâtüri(U ve ikincisi Şafii meEİıebi imamlarmdan olup otuz sene Mutezile mezhebinde bulunduktan sonra ebl-i sünnet mezhebini kabul eyleyen Basra'h E b û ' l . G a z a l t . kelâm.) İ b n Sina (vefatı 428 H .H a s a n Eş* ar i (vefatı 324 H . birisi Hanefi mezhebi imamlonndan olup 333H. 632). Mehmed-i G a z a l t (vefatı 505 H. Idtap (Kur'an-ı kerim) ve sünnet üzere akli ve mukni delillerle zat ve sıfat-ı bâri ve mebde ve meadin ısbatı için vazolunan ilimdir. 336 ve 594 vt mütaakıp sahifeler). t b n Rflşd ve H o c a . ikincisi cesedin haşrini inkâr etmeleri ve üçüncüsü de âlemin kıdemine kail olmalarındır {Mevzu4itü'l-ulûm. = l l l l M. I. = 1037 M. tekfiri mucip üç meseleden birisi Allahın cüz'iyyata âlim olmadığı. İşte Osmanh medreselerinde okutulmak üzere kabul edilen Hâşiye-i tecrid isimli kelâm kitabı medreselerin ilk tahsil dere- ' llm>i kelâm: ulûm-ı şer'iyyeden olup islâmiyet akidelerinden olan umur. mead (öldükten sonra tekrar dirilmek) kısım­ larım ihtiva ile bunları münakaşa etmiştir ki buna îslâm felsefesi denilmiştir ^. = 1209 M. 1956'da Ankara'da basıltauftır. T a ş k ö p r ü l ü . imamet.z â d e ' n i n hemen aym tarifi beyan eden mütalâası şöyledir: Maksud-î şer'î akl ile te'yid olunan ve itikad olunan umur. Mütekellimîn denilen kelâmcılar ile hükema veya ilm-i ilâhi mensupları arasmda ilmi mübaheseyi havi Tehafüt ismiyle meşhur olan eserlerin en eskisi kelâmcılarm en kudretlilerinden Huccettt'I-isIâm E b î H â m i d M e h m e d b.Oığrafya FakOlteti değerli Doçenti Dr.e â d e Bursalı Mnalilıuddia M u s t a f a ' y a emretmiş onlar da bu husnsta iki tarafın mütalâalazııu tetkik ederek birer risale kaleme almı^ar ve Gazali'ye hak vermişlerdir. c.

ı I s f a h a n i (vefat 746 H . Mahmud-i Baberti(vefatı 786 H .1143 M. muhakeme ve akli delillere istinad ettiğinden dar görüşlü mezhepler bu ilme karşı mücadele etmişlerdir.K a s ı m . M a h mud-i C ü r c a n i (vefatı 816 H . = 1355M. = 1 3 4 5 M.) tarafından tetkik ve izah edilmiş olan haşiyedir. Yusuf (1107 .i Tusî'nin (vefatı 672 H .MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER cesine alem oldu. Nasirttddin'în eseri olup olmadığını gormu. S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i bu mevâkıfa da vâkıfâne bir şerh yazmış olup Osmanlı medreselerinde okutulmuştur. ^ Şeyh E k m e l ü d d i n M e h m e d b. 344). Sultaniye şehrinde yaşamış olan K a d ı A d u d ü d d i n . Bu zat gerhinin •onunda A l l â m e K u t b f i d d i n Mahmnd-i Şirazî'den naklen (öyle diyor: K n t b e d d i n bir gün Nastr-i TÛBÎ'ninoğlu H o c a Asilüddin'e temd'iu. o da bu eserin imamete kadaı olan Irıaımm babaanun yazdığım ve alt tarafını da onan ölümünden sonra gulflt-ı Şia'dan İ b n M n t a h h a r HılH'nin kaleme aldığım sö^emiftir {MevxuatU'l-ulüm ltrcümeai.) Tecridü'l-itikad veya TecridüH-kelâm ismindeki eserinin^ meşhur âlim S e y y i d Ş e r i f diye anılan A l i b . Bazı Osmanh âlimleri de mevâkıfın bazı fasıUanna şerh ve haşiyeler kaleme almışlardır. = 1384M. Bu eser altı mevkıf yani fash ihtiva etti­ ğinden dolayı mevkıfın cem'i olarak mevâkıf denilmiştir. 25 sebebiyle Osmanh medreselerine Hâşiye-i tecrid Şia mezheblerinden imamiye mezhebine mensup yüksek âlimlerden olup Matamatik ve Astronomi ilimlerinde de büyük üstad olan meşhur allâme N a s i r ü d d i n . S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i bu haşiyeBİni. = 1 2 7 3 M. E b t ' l .)'nin eseridir. Me­ selâ Kuzey-Afrika'daki Murabıtîn hükümdarlarından b. tim-i mevakıf ve şerhleri kelâmca verilen ehemmiyet girdi. s. llhaniler (Garp Moğollan) zamanında.. T a ş f i n Ali b. = 1 4 1 3 M.c. . Ş e m s e d d i n M a h m u d b. llm-i kelâm. I.i l y c î (vefatı 756 H .)ninde i l i ^ V I Oijf Teeridü'l-ttikad'a jerhi vardır.)'nin Şerhü't-tecrid isimli eserini okuduktan sonra kaleme almıştır. Seyyid Şerifin haşiyesi üzerine Osmanlı âlimleri tarafından haşiyeler yazdmıştır. Mevâkıf. F a t i h S u l t a n M e h m e d . Sahn-ı seman Şerifin medreselerini yaptırdıktan sonra medresesine Seyyid tecrid haşiyesini koydurduğu gibi yine ilm-i kelâmdan olan mevâkıf şerhinin de okutturulmasını şart koymuştur.) İmam-i Gazali'nin eserim yaktırmış ve hattâ Maliki mezhebine mensup âlimler kelâm ile iştigalin küfr olduğunu bile ilân eylemişlerdir.

^ H a t i b Dımışkî'nin belâgatten •s»^ Telhisü'l-miftah isimli ese­ rine Sâdeddin-i T e f t a z a n î tarafından yazdan şerhin adı iij^ Mutavvel'diı. 24. Mekasıdü't-tâlibîn ismiyle 784 H . basılmamış birinci cilt (kütüphanemizdeki nüsha). = 1229 M.26 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İşte F a t i h Sultan Mehmed. Siraceddin Mahmud-i Ermevî'nin (vefatı 682 H. AlIâme Siracüddin-i Sekkâki'nin (vefatı 626 H.) âJ\U\ JL ^U. mutavvelHn^ ve yine ^ Künhü'l-ahbar. = 1389 M. Kılavun namına yukanda adı geçen Abdullah jl^"^l^l> b. ^ Mantıktan j^j^^'^ Metaliü'l-envar.) Miftahü'l-ulûm isimli telifinin hulâsası olan Telhisü'l-mifiah'm asd adı (Telhisü'l-miftah fi'l-meanî ve'l-beyan) olup bu esere Mutavvel'den başka bir çok şerh ve haşi­ yeler de yazılmıştır. hesap. Meşhur âlim S â d e d d i n M e s u d b . Ömer T e f t a z a n î ' n i n (vefat 791 H . ) b. = 1283 M. Ömer-i Mehmed Mahmud Tevâliü'l-envar isimli eseriyle bunun Mısır'daki Memlûk sultanlanndan Şemseddin I s f a h a n î ' n i n şerhi olan Şerh-i Tevali adlı eseri de Osmanh med­ reselerinde okutularak müteaddid haşiyeler yazdmıştır. s. nahiv. hendese gibi dersler okutulduğu anlaşıhyor ise de bunlarm hangi eserler olduğu zikredilmiyor. Muhtasaratı gören talebe Hâşiye-i tecrid medreselerinde man­ tıktan ^Ik.)'de tebf etmiş olduğu kelâm kitabı da medreselerimizde okutturulmuştur. metali şerhinin^ belâgatten J_4k.) eseri olup bunu K u t b ü d d i n Mehmed-i R a z i (vefatı 766 H . Sâdüddin-i T e f t a z â n ! kendi eseri olan Mutavvde .) şerbetmiş ve bu şerhe haşiyeler yazdmıştır. Hâşiye-i tecrid medreselerinde muhtasarat denilen sarf. = 1364 M. = 1 2 8 6 M . Müverrih  l i Hâşiye-i tecrid medresesi talebesinin muhtasarat tahsilinden sonra müstaid olunca tecrid haşiyesi okuduklannı beyan etmekle iktifa etmiş ve bu muhtasaratın hangi eserler olduğunu kayıt eylememiştir ^. (1382 M. medresesinin programlan arasına fikir münakaşası yapan kelâm ilmini koydurmuş ve âUmlere şerh ve haşiyeler yazdırmak suretiyle bu husustaki fikir hareketlerini teşvik eylemiştir ki yukanda not olarak bahsetti­ ğimiz Tehafütü'l-felâsife üzerine yazdan risaleler bu cümledendir. Bilmünasebe Hâşiye-i daha yukarılarda ihtida söylendiği üzere kelâma dair yazılan bu eserlerden aşağı dereceli medreselerde tecrid okutulur ve talebenin derecesi yükseldikçe Tevali ve en son da Mevâkıf ve şerhleri tedris edilirdi. Müderrisler bu tecrid ve tevali şerhlerinden hangisini isterlerse anlan okuturlardı. Yine kelâm kitaplanndan K a d ı B e y z a v î ' n i n (vefatı 685 H .

kinaye ve mecaz olup bu suretle belagat ilminin bir şubesidir. bedî ilminden her üçüne yani meâni. s.Halis Efendi kitapları. Ebû Bekr-i S e k k â k ! olup bütün kavâid. iştikak. 207). muhtasar mantık kitabı olup Nasirüddin-i T û s i talebelerinden Kazvinli N e c m e d d i n Ö m e r K â t i b i ' n i n (vefatı 693 H . bedi ve beyan'a (ilm-i belagat) denilirdi. ^ A l i (Künhiİ'l-ahbar) basılmamış birinci cilt. sarf. kısım kısım şerh edenlerde vardır. şerh-i leri yukanlarda dereceleri gösterilen Kırklı (kırk akçe yevmiyeli) ve şemsiye^ de bu dersler arasında bulunmakta Muhtasar adlı bir de şerh yazmıştır. Belâgatten bilhassa denilmiş ders­ tecrid'deo. * Medreseler kanunâmesi (Üniversite . iştikak ve buna mümasil ilimlerden bahseden yüksek bir eserdir. Bu eser. Bu şerhlerden Sadûddin-i T e f t a z a n î ile S e y y i d Ş e r i f i n şerhleri Osmanlı medreselerinde tedris edilmiştir. nahiv. |>^UI ^Iri. bir derece yukan olan medreselere miftah denildiğini görmüştük. sarf. okutul­ ve neler Aşağı medreselerdeki fıkıh metin şerhlerinden her müderrisin ilmi kudreti nisbetinde ders okutması tavsiye ediliyorsa da bunlann hangi eserler olduğu gösterilmiyor Burada dikkat edilecek bir nokta vardır. meani ve beyan olarak üç kısım olup medreselerde bunun üçüncü yani meâni ve beyan kısmı okutulurdu. idi. göriilüyor'. * ÇJ^^ ^Ui* rni/tah ü/ulum'un müellifi allame S i r a c ü d d i n Y u s u f b. nahiv. istiare. açık. ' Ulûm-ı Arabiye denilen lugât. kavafı ile mâenl ve beyan ve meâni ile beyanın zeyli olan ı^i-^. kavâid-i edebiye. Beyanda. miftahü'l-ulûm Cürcanî adlı eserinin^ Şerif-i anlaşılıyor. teşbih. o da kelâmdan tecrid haşiyesi ile jJljI» tevâU şerhinden müderris hangisini isterse onu okutur. 24.mevâkıf edilmekte şerhi ile fıkıhtan hidâye Mantıktan. Birçok şerhleri ve şerhlerinin de şerhleri ve haşiyeleri vardır. ' Şemsiye. Nr. aruz. tarafından yazdan şerhinin okutul­ de miftah medreseleri masından dolayı bu medreselere tim-i kelâmdan medreselerde tedris j. Teftazâni'nin üzerine S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i ile Silkutî'nin ve daha bir hayli ulemanın haşiyeleri de vardır. = 1294 M. güzel ve fasih söylemeğe beyan denilir. . (Yeni ilm-i kelâm) meramı. Bunu.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 27 belâgatten ^L>» Isâm ve haşiyesinin^ tedris edildiği Bunlardan duğunu başka Hâşiye-i tecrid medreselerinde bu dersler arasında bilmiyoruz.) eseridir. fakat kanunnamede ilk medreselere Hâşiye-i medreseleri Sekkâkî'nin Seyyid olduğu Hâşiye-i tecrid haşiyesinin okutulmasından bahsedildiği için medreselerde daha çok o eser okutulmuş ve bu tecrid medreseleri yukanda denilmiştir.

Sahn-ı Seman dersleri.(Cedel) de usul-ı fıkıh kısmındandır. ' l i j l i * Meşarık-i Envarü'n-IVebeviyye isimli eserin müellifi i m a m R a z i y y ü d d i n H a s a n b.ı âzam'ın talebelerinden İ m a m Y u s u f vazetmiş ve başta E b û Bekr-i Razî (vefatı 370H. ' Sadrüfşeria diye meşhur olan A l l â m e U b e y d u l l a h b.(hilaf) ilmi ile herhangi bir mesele üzerinde fnkaha mezhepleri arasındalki münazara ilmi olan J-^.28 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M Î Y E T E Ş K İ L Â T I Bundan başka elli akçeli hariç medreselerinde ^jji LİA* fürûdan.) J>*"^l j^r^ij'Tcnkîhu'l-usul adh bir eseri vardır. ^ 1253 M. Haşiye­ leri de vardır.1089 M. ^ Usul-i fıkıh.) Fahrülislâm pejdevî (vefatı 482 H. = 1346 M. Sâdeddiu-i T e f t a z â n î de bu (Tat>zihü'l-(en/cî/ı)i şerh ede­ rek Telvih adım vermiş ve ona da haşiyeler yazılmıştır. = 980M.) J i > y i ^_\J^ ^ ve Kadı Beyzavî'nin ö U ü O l el-Keşşaf Jj^r^JI jl_. icma-ı ümmet ve kıyas delileriyle meydana koymakdır. = 1090 M. = 1143 M.) olup ferhleri vardır. . M e h m e d Saşranî (vefatı 650 H . Ulema ve müctehidler arasında ihtilâfı mucip olan bir hükm-i şer'iyi muhaliflerin taaruzlarmdan ve yıkmalarından muhafaza ederek şer'î delillerle bu hükmü muhafaza için vazolunan J»t>U. elfazdan meânîyi istinbat etmek yani mâna ve hüküm çıkarmak kanunlariyle furûdan olan şer'î hükümleri kitap sünnet. ) muAtosar şerh-ı adud v e yine şerh olarak Seyyid Ş e r i f i n eseri ve fıkıhtan hidaye ve C a r u l l a h Z e m a h ş e r î ' n i n (vefatı 538 H .1040 M. bu eser yine kendisi tarafından ^r'J^ Tevzihu't-tenkîh ismiyle şerh olunmuştur. .) olmak üzere Hanefi mezhebi imamlarından E b û Z e y d D e b b u s t (vefatı 432 H . M e s u d elBuharî'nin (vefatı 747 H. yalnız Tetimme (Dâhil) medreseleriyle meşârik^ Hâriç elli medreselerinde derse başlanmadan evvel JjLl> T e f t a z â n î bunu şerh etmiş ve Osmanh medreselerinde okutulmuştur.) ve Ş e m s ü ' l . hidaye ile beraber usul-i fıkıhtan^ Sadeddin-i Teftazanî'nin Telvih Daha adlı^ şerhi okutıduyordu.e i m m e S e r a h s î (vefatı 483 H. .il an Ha- kayıkul-tenzil Envariıt-tenzil isimli tefsirlerinden birisi okutulurdu. Gerek ilk ve orta dereceli usul-i medreselerde ve gerek Sahn-ı Seman edildiğine medreselerinde dair bir kayda hadîs ve hadîs dersleri tedris tesadüf edilmemektedir. Usul-i fıkhı İ m a m . sonra Sahn-ı Seman mahreei olan Musila-i soA/ı'da dahil olarak dâhil medreseleri derslerine çıkdıyordu ki bualar da usıd-i fıkıhtan İ b n münteha şerhi olan H a c i b ' i n (vefatı 646 H . her halde daha aşağı medreselerde okutulan derslerin daha mufassalları olacaktır.) tedvin etmişlerdir. Telvih'in bazı yerlerine Sivas Hühümdarı K a d ı B u r h a n e d d i n A h m e d itiraz edderek (Tercihü'ltavzih) adiyle bir haşiye kaleme almış ve ulema arasmda rağbet görmüştür. = 1 2 4 8 M .

M u r a d tarafmdan yaptırılan Darü'l-hadîs'ten reselerinden med itibaren tedris Isamüddin gibi bunun miftah med­ yapmış olan olduğu edildiğini T a ş k ö p r ü l ü . Hidaye. ' Fıkıhtan vikaye JIL— l İ H^jJ\ î'Jij Vikayetü'r-rivâye fi mesailil'- hidaye) isimli telif Bürhanü'ş-şerîa Mahmud b.)*de vefat etmiş olan t m a m H ü s e y i n b. Hidaye'nin şerhlerinden en değerhsi Boy6urd'lu Ekmelüddin'in (vefatı 786 H . = 1197 b. mesâbih^ veyahut miktar hadis* Sahih-i Müslim^ Fakat ve Buhaıî'den* hadis ile Edirne'de Ah­ hirer nakloluaurdu. Bundan başka ^ .) vefat eden Nişapurlu Ebû H ü s e y i n Müslim'in meşhur eseri olup S a h i h . . 24. s. .MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 29 ve ^ . M. L * . ' Afergıruın. . M e s u d B e g a v î telif etmiş olup bir hayh şerhleri vardır. Bu esere Tokat'ın komanat nahiyesine mensup S e y y i d Ali'nin de «i^^ tnâye adım vermiş olduğu bir şerhi olup 832 H .) ^ J L C tnaye isimU şerhidir^.)'de tamamlamış ve dört senede yazmıştır {Şakayık-i Numaniye urciimesi. ' 261 H.z â d e medreselerde kademesi Efendi'nin tedrisattan da öğreniyoruz ^ . Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin en mühimmi Hanefî fıkhı olup bu da hidaye ismiyle meşhurdu. » Buharı diye meşhur olan Hadis kitabı 256 H. (874 M. « « Mûcemû'l-büldan). * Âli (Kûnhü'l-ahbar).)'de vefat eden Buharalı E b û A b d u l l a h M u h a m m e d b. (593 H . Sadrfi'ş-şerîa U b e y - dnllah'mdır.)'de şerh vefat etmiş olan Şeyhülislâm telifidir. (1126 M.i M ü s l i m ismiyle meşhur ve ulema arasmda B u h a r i ile beraber en çok itimat edilen hadis kitaplarmdandır . . İ s m a i l tarafından toplanmış olup Sahih-i Buharı diye meşhurdur. = 1 3 8 4 M. 128. anladığımız usûl-i hadîs derslerinin okutulduğunu I I . basımamıj birinci cilt.Mesabihû's-sünne isimli yine hadisten olan eseri 516 H . Keşfü'z-zünun. bu eser İslâm hukuku cihetinden pek mühim olduğundan ümmühattan saydırdı. Vikayetü'r-rivaye kısmında) bir hayli Osmanlı âlimleri Vikaye ve Nikaye'ye şerh ve haşiyeler yazmışlardır. (870 M. KifaBurhanüddin Bidayetü'l-mübtedi Ebû Bekr Merginanî'nin * ismiyle edilmiş olup bu şerh de yetü'l-müntehî ismiyle şerh olunmuştur. K a n u n î S u l t a n S ü l e y m a n zamanmda da müderrisUğin en yüksek Süleymaniye Darü'l-hadîsi'nin tesis edildiği de malûmdur. ' Bu hususta daha aşağıda Osmanh medreselerinde okutulan dersler kıs­ mına bakm. Maveraünnehr'de Fergane vilâyetinin bir hayli âUm yetiştiren kasabalarmdan idi ( ö l . l U I ( . s. (1428 M.

) ve Merah. Yine sarftan A h m e d b. Mesud'un oğlu B u r h a n ü ' ş . II.C ü n d î ' n i n (vefatı 700 H . ) adlı eseriyle >IJA-IJJİP diğer bazı sarf ve nahiv kitaptsaguci ve heyet diye meşhur olan âlimi Esirüddin lanmn şerh ve haşiyeleri de medreselerde tedris ediliyordu.) bu eseri şerh etmiştir.30 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yakanda adı geçen Jjl î ^ ^ l j o . M e h m e d b. M a h m u d Ukudü'l-cevahir e l . ^ L a . Zentan'h A h m e d b. «k. ısjt> izzî.ş e r i a Ubeydul­ (vefatı Mahmud 750 H . » Sadrü'ş-şeria-i evvel lah b. avâmil ile Bergamd'h meşhur K â f i y e c i ' n i n v'^"ill-i*ljî vaidü'l-îrab şerhi ve u-i-ÜlJi* Mugni'l-lebib^ ile şerh ve haşiyeleri Molla Cami ve mantıktan Jy. C e m a l l ü d d i n M e h m e d Taî'nin (vefatı 672 H. Mantığa dair olan eserlerden^ mantık kitabı. = 1213 M. merah (Merahü'l-ervah) bunların şerh ve haşi­ Kayeleri ve nahivden -uilT kâfiye. = 1 3 0 0 M . i m a k s u d . misbah. Nikaye ferâizden 4-^1 tarafından bahseden yazümış Siracüddin olan şerhi Kemal isimli eserlerdir. ıJLi şâfiye ve ^1j. = 1273 M. Metâliû^l-envar şerhi ve belâgatten telhis şerhi J m u t a v v e l okutuluyordu ki bilmünasebe bu son eserden daha evvelce bahsetmiştik. s. Bina ile beraber Maksud'nn t m a m .) olup MaJMud'un müellifi meçhuldür. Ş e y h A b d ü l k a h i r Cürcanî'nin (vefatı471 H. ' Mantıka dair çok eser yazdmış olup bunların adları Keş/ü'z-ıünun'da gösterilmiştir (C. Miras ve nafaka taksimini bildiren ve fıkıh ile alâkası olan Mehmed-i de Siraciye isimli telifiyle bunun S e y y i d Şerif-i medreselerde Siraciye'ye diğer bazı âUmler tarafından da şerhler yazılmış olup bunlardan birisi de İ b n Ahmed Şemseddin'dir. 1863). değerli riyaziyeci ' Sarftan Safiye ve nahivden kâfiye İ b n H â c i b diye meşhur i b n Ö m e r O s m a n ' m (vefatı 646 H . = 1349 M. Aşağı dereceli medreselerde Arapçamn sarf.ı âzam'm olduğu beyan edilmiştir (Topkapı Sarayı .! emsile.'j\^W2j. = 1474 M. İ m a m N â s ı r b . A b d ü s s e y y i d M a t r i z i (vefatı 610 H. *J>İ\ elfiye.) ve/zzi Zincan'hŞeyh t z z e d d i n İbrahim'in (vefatı 655H.den sonra) tarafından kaleme ahnmış olan <ilîj Vikaye ve bunun muhtasarı «oU. İbn H i ş am'ın(vefatı 762 H. U J bina. Bu sarf ve nahiv kitapları üzerine bir hayli şerh ve haşiye yazılmıştır. = 1248 M. Secavendî'nin Cürcanî okutulurdu. j »Lı« ısam. = 1256M. . nahiv ve kavaidinden olarak sarftan. Mesud'un (vefatı bilinemedi)ve nabivdenJVfMfcoft. A l i b.Hazine kitapları s 207). = 1361 M.) ve vir^J'^i^ MugnilUbib.) ve viromi/. S ü l e y m a n (vefatı 879 H. = 1078 M. I jf>i\if\yKavaid üH-irad metni Nahviyyuadan yukarıda adı geçen İ b n H i ş a m Ş e y h E b î Mnh a m m e d A b d u l l a h ' m eseri olup nahivden kâfiye isimli eseriyle fazla meş­ gul olmasmdan dolayı kâfîyeci diye şöhret bulan Bergama'h Allâme M u h i d d i n b.) ve Elfiyye.

I. = 1221 M. asırlarda medreselerimizde tedris edümiştir *.i Ebheri'nindir. Osmanh medreselerinde okutulan hendeseden ıj-i^^^ JlSlil EşkâlüH-te'sis eseri ıSemerAcand'lı Ş e m s e d d i n M e h m e d ' i n (vefatı 600 H .z â d e .i R u m i ' n i n arkadaşı büyük riyaziyeci ve heyetçi C i y a s û d d i n C e m ş i d b . Eserin asb Yunan-ı kadim filozoflarmdan Ferferyus'nndor. s. (1480 M.) el-Mülehhas adlı ese­ riyle bunun K a d ı . [1412 M. ve X V I .) olup Şemseddin Mehmed bu eserini O k l i d i s ' i n KitahiVl-usul isimli eserinin mukaddimesi ile^ müselleslerin evsafını gösteren kısımlarından almıştır. Bunlardan başka Ş e m ­ s e d d i n M o l l a F e n a r i ' n i n ve diğer bazı âlimlerin de şerhleri varsa da en meşhuru K â t î ile F e n a r i ' n i n şerhleridir ve bunlara müteaddid haşiyeler yazılmıştır 2. veya az sonra) tarafmdan telif edilmiş olan (usul-i hendese)^ ve C*>-ji ^l^ii-l j y U j ÖJL* ieljî Je Sa»-I j Risale fi istihrac-ı ceyb-i derecetün vahide alâ kavaid-i hendese^ isimli eserin K a d ı . s. ) tarafından muhtasar olarak şerh edilmiştir. M a h ­ m u d e l . Orta zamana ait olan bu teUf riyaziyenin inkişafına ve basitleşmesine rağmen son zaman­ lara kadar medreselerde okutulmuştur. = 1 3 0 0 M.i R u m î tarafından 815 H . = 1 4 1 4 M . = 1474 M . ' Isaguci şerhlerinden birisi de A b d ü l l a t i f . ) tarafından F a t i h S u l t a n M e h m e d adına telif edilen hesaptan Muhammediyye ve heyetten Fethiye ile yine heyetten Mahmud b . Yine bu cümleden olarak K a d ı .z â d e . = 1 2 0 3 M. Meşhur âlim A l i K u ş ç u (vefatı 879 H . * ^yıiJLlI el-Mülehhas'm daha bir hayli şerh ve haşiyeleri vardır {Keşfü'zzünun. 208).MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 31 Ebherî'nin (vefatı 700 H . M e s u d b .z â d e . ' Oklidis'in Yunanca Miftahü'l-hendese demek olduğunu K â t i p Çelebi yazıyor. 1 Isaguei tâbiri Yunanca olup KüUiyat-i Hams denilen beş kısım üzerine tertip edilmiştir.) olup asıl adı (Risale-i Ebheriyye) idi^. 1819) Bu eserin bir nüshası 885 H .)'de telif edilen şerhi de Osmanlı medreselerinde okutulmuştur.z â d e . s.i Rumî'nin eserleri hakkmda Merhum Salih Z e k i Bey'in Âsâr-ı Bakiye İBİmli eserine ve B a ğ d a d l ı İ s m a i l Paşa merhumun Esmaü'l-Müellîfin adb kitabına (C. . I . = 1 3 5 9 M . Bizdeki ise E s i r ü d d i n .i R u m i tarafından yazdmış şerhi X V . I. * G ı y a s ü d d i n Cemşid'in ve K a d ı .)'de yazılmış olup Murad Molla kitapları arasmda 1393 numarada bulunmaktadır. B u eser H ü s a m ü d d i n K â t î (vefatı 760 H . c.K â ş i (vefatı 817 H . 257) bakınız.i A c e m i taraündan Anadolu Selçuk hükümdarlarmdan I. K e y h u s r e v namma tebf edilmiştir {Keşfü'z-zünun c. Ömer Çağminî'nin (vefatı 618 H . A l â ü d d i n K e y k u b a d b.

.

kelâm ve Arap hsaniyatı üzerine tedrisat ilahiyat. Süleymaniye.BEŞİNCİ BÖLÜM SÜLEYMANİYE Fatih yapan Sultan MEDRESELERİ Sahn-ı Seman medreseleri. . Kanuni Sultan Süleyman X Y I . usul-ı fıkıh. tabhane ve Darûş­ şifa denilen hastahane yaptınlmıştır. Bugün bu müesseselerden Dârü'l-hadîs medresede ise Süleymaniye kütüphanesi medresesinin tale­ bulunmaktadır. Sultan Selim. ru eski saray (şimdiki Halice üniversitenin bulunduğu Dârü'l-hadîs isimli med­ etrafı) diye meşhur olan mahallin geniş bahçesinin bakan tepede ayırtmış olduğu yerde M i m a r camisiyle beraber medreselerini ve diğer tesislerini sinden birisidir^. Fatih. Riyaziye Fakülteleriyle bir de reseler yapıldı. B u ihtiyaç gözönüne almarak mevcuda ilâve­ ten Tıb. fıkıh. asır ortalarına doğ­ mahal ve kuzeyinde Sinan'a yedi tepe­ ettirmişti. islâm hukuku ve Arap edebiyatı Fakültesi idi ve henüz müsbet iUmlere mahsus olan Tıb ve Riyaziyat (Matamatik) Fakülteleri yoktu. Süleymaniye camiinin bulunduğu mahal İstanbul'un birisinin üzerine inşa M e h m e d de cami ve Süleymaniye camiinin kuzey tarafına düşen kısımda medrese-i evvel ve medrese-i sâni denilen birinci ve ikinci medrese­ lerle kuzey-doğu kısmında bir hamam ve camün mihrabı mukabelesindeki kıble tarafında bir Dârü'l-hadîs ve camiin tam güne­ yine tesadüf eden kısmında medrese-i râbi yani dördüncü med­ rese ve bunun doğusunda da medrese-i sâlis yani üçüncü medrese ve yine camiin güney-batısmda tıb medresesi ve eczahane ve camün batı kısmına düşen tarafında ise imaret. Kaariye ve Edine Kapı mevldleridir. medreselerini bu Nitekim F a t i h tepelerden Sultan yaptırtmıştır. Bunlardan başka vakfiyede kur'an-ı kerim tahmi ve namaz usul ve kaidelerini öğretmek için bir mektep ile bir de kütüphane yaptırıldığı görülüyor. Çemberlitof. Bu belere mahsus on dokuz odasında muhacirler oturmakta ve üçüncü tesislerden batı tarafındaki imaret harap olup tabhane ise islâmi ^ tatanbul'un mejhur yedi tepesi: Topkapı. Mehmed'in tefsir.

)'de başlanarak 964 H. tabüye.)'de tamamlanmıştır. Cami ile medreselerin ve diğer tesislerin inşasına 7 Cemaziyelevvel 957 (24 Mayıs 1550) senesi perşembe günü başlanmış ve Sultan Süleyman.34 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI eserler müzesi ve Darûşşifa da askeri matbaa olarak kullamlmaktadır. riyaziye ve sair dinî ve hukukî ve edebî tedrisatı yapmak için altı medrese ile hastahane.)'de da batı tarafmdaki diğer ikisi bitmiş ve 964 H . 94 b ve 95a. bizzat gelerek müftü yani şeyhülislâm E b u s s u u d M e h m e d E f e n d i mihrabın temel taşım koymuştur.) medreselerin kuzeyde bulunan ikisi ve 966 H . Bağdad köfkü kütüphanesi. B e h r a m Dımışki'nin Latince'den tercüme etmig olup bazı yerlerine ilâveler yapmış olduğu {Kitab-ı Nusretü'l-tslâm ve's-sûrurfi tahrir-i kilab-ı atlas-ı Mayur) isimli Coğrafya'da (Topkapı Sarayı. (1557 M. 779. imaret. Cami ve medreselerin inşasma 956 H . Camiin havalisinde beş adet büyük medrese yapümıştır. Bu altı medreseden derece itiba­ riyle en yüksek medrese Dârü'l-hadis risinin yevmiyesi yüz ve müderrisUği olup müder­ akçe idi^. 325-333) Süleymaniye külliyesi hakkmda şu kayıtlar vardır . 918 934 ve A l i [j^'^^ <^ Künha'l-ahbar birinci cüt). Güneydeki tıb medresesi ile karşısmdaki eczahane harap bir haldedir. Cami 963 Şevval (1556 Ağustos)'de bitmiş ise de ^ diğerleri muhtelif tarihlerde tamamlanımştır. medresesinin bulunmaktadır. bunun ikisi camiin şarkmda olan harimin şarkındadır ki aralarmda sokak vardır. Bunlardan başka camün garbmdaki iki medresenin cenubunda sibyan için bir Dârü't-taliın bina olunmuştur. diğer iki medrese camiin garp tarafına düşer. bir medrese de camün kıble tara£ndadır. Dârü'z-ziyafe'nin altmda . diğerlerinin ise altmışar Uâ ı Tabakatü'l-memalik (MUIet kütüphanesi). (1559 M. ihtidasında (1552 M.) senesinde ise Darû'l-hadîs medresesi sona ermiştir. Nr. s. Meselâ 960 H . (1949 M. Dârû'l-hadis Her medresenin revakb murabba şekilde tulânî olan dershanesinde ilk okul odalarmdan başka daha büyük olarak birer de dershanesi vardır.(1557 M. Bu beş medresenin birbinde ehâdis-i nebeviyye okutulmak meşrut olduğundan inşaatı en son biten bu medreseye (Dârü'l-hadîs) denilmiştir. Şu halde bu Süleymaniye sitesinde Dârû'l-hadis. tıb. ' E b û B e k r b. hamam ve sair müş­ temilât vücuda getirilmişti. tabhane. Camiin şi­ mal tarafmda bir çok odaları ihtiva eden ve bir harimi olan ve bir çeşmeyi de müştenül misafirin için bir Dârü'ı-ziyafe yapılmıştır. Nr. Medrese talebe­ lerinin odaları camün cenub-i şarkisinde bulunup tûlânidir. s. burada da cami harimi ile medrese arasmda sokak vardır.

basılmamış fcuım.SÜLEYMANİYE MEDRESELERİ 35 % 0 H . = 1 5 8 0 M.) tevcih edildik mahsus olan medrese müderrisliği hekim İ s a oğlu Yine burada tıb tahsiline Ahmed altmış akçe ile hassa tabiblerinden İzmit'U Çelebi'ye verildi ve derecesi hassa hekim başıhğından bir derece aşağı itibar olundu ve bu medrese müderrisliği hekimbaşdığa namzed olacak kadar mesleğinde ihtisası olanlara verilmesi şart kondu. = müderrislerinden Kmalı-zâde Ali 1560 M. 137. 260. = 1 5 6 5 M. Filhakika hekimbaşı Süleymaniye risUği de tıb medresesi S i n a n Ç e l e b i 1005 H .) tâyin edüdiler. 1 Şakayık zeyli. müderrishğine Bağdad müfessir ve kadıhğından mümuhaddıslerinden Camiin hitammdan pek az sonra tamamlanan hadis okunmağa mahsus Dârü'l-hadis tekaid olup zamanınm değerli Emin Kösesi Molla Y a h y a reseden birisi Sahn-ı seman din Rumî ahfadından Afyon harrem b .) 'de Eğri seferinden dönülürken vefat ettiğinden onun yerine müderrisi biraderi E f e n d i tâyin olunmuş ve onun yerine tıb medresesi müder­ Sinan Çelebi'nin E f e n d i ' y e verilmiştir''. varak 94 6. 40. = 1 5 7 2 M.z â d e Ş e m s e d d i n Mustafa Ahmed (vefatı 988 H . 18. M u ­ E f e n d i ' y e (vefatı 978 H . (1596 İskilipli Tabib Şemseddin Muhyiddin M. . Bu medrese yandan dar bir sokakla ayrılan Darüşşifa'mn karşısma tesadüf etmekte ve iki kapısmdan birisi Tiryakiler çarşısı'na ve diğeri ise Darûşşifa caddesine çıkmaktadır.) getirildi ve en son bitmiş olan batı tarafındaki iki med­ Efendi'ye (vefatı 979 H . ' Selânikt tarihi. = 1 5 7 0 M. varak 361. Vakfiyede bulunmakta camiin güney batısma düşen tıb medresesinden kütüphanesinin aynca bahsedilmekte olup şimdi Süleymaniye olduğu dördüncü medresenin yanmda harap bir haldedir. fıkara ve gurabaya. Âli. misafirleriıı hayvanları için ahır vardır. Atayi. N u r e d d i n (vefatı 968 H . Fenn-i tıbbı tahsil için Darûşşifa hizasmda fevkani bir medrese de yapılmıştır (Varak 106-108) . s.) ve ikincisine Mimar-zâde M u s l i h u d d i n b.) ve diğeri de Mevlâna CelâlüdKarahisar'h Ş a h M e h m e d b. Hastalara. (1552 M. 165.'de kuzeydeki iki medrese tamamlamaca buraya tâyin edilmek üzere değerli müderris arandı ve bunlardan birisine daha sonra şeyhuUslâm olan K a d ı . mec­ nunlara ilâç için müteaddid hücreleri havi ve içinde çeşmeyi ve suyu muhtevi bir hamam olan bir Darûşşifa bina olunmuştur. Dârü'z-ziyafe'ye muttasıl bir matbah ile fikara talebe için bir taamhane yapılmıştır. M e h m e d (vefatı 972 H .

36

OSMANLI D E V L E T İ N İ N

İLMİYE TEŞKİLATI

Süleymaniye

külliyesinin

medrese talebeleriyle

misafir

ve

fakirlere yemek vermek için imareti ve Dârü'z-ziyafe

denilen ye­

mekhane ve misafirlerin ikametleri için tabhane denilen misa­ firhane ve sair tesisleri de varsa da meyzuumuz medreselere ait olduğundan yalnız onlardan bahseyledik ^. Süleymaniye külliyesinin inşaatına, bir altın filori elli dokuz akçe hesabı üzerinden sekiz yüz doksan altı bin üçyüz seksen üç filori yani gümüş Osmanh akçesi olarak beş yüz otuz yedi yük (yüz bin akçe bir yüktür) seksen iki bin dokuz yüz akçe sarfedilmiştir ^. Medreselerde haftada dört gün ders okutulacaktı; her med­ resede talebelerin yatıp kalkması için hücre denilen medrese odaları vardı; talebeler, yemeklerini me'kel denilen imaretin ayn yemekhanesinde yerlerdi; günde iki defa yemek Süleymaniye medreseleri yani Sahn-ı veriliyordu'. yapdSüleymaniye

dıktan sonra Dâhil medreselerini ikmal etmiş olan talebelerden arzu edenler Sahn-ı seman'a ve arzu edenler Sahn-ı devam ettiler. Fatih zamanında Sahn-ı seman Süleymaniye'yc medreselerinin

yapılmasiyle medreseler yirmili, otuzlu, kırklı, eUili ve altmışlı olarak beş kısma ayrılmıştı, Süleymaniye medreseleri yapıldıktan sonra müderrislerin dereceleri daha ziyade yükseldi. Süleymaniye medreseleri yapılıncaya kadar en yüksek müderrisUk Sahn-ı seman müderrisliği iken Süleymaniye medrese-

1 Ehemmiyetine binaen bugün askerî matbaa olarak kullanılan hastahane ile imaretten kısaca bahsedelim : Darûşşifa binası birisi hastalara ve diğeri tabiblerle idare heyetine mahsus olmak üzere iki kısımdı; kadro mucibince birisi başhekim olmak üzere dört tabip, iki cerrah, iki göz hekimi, bir eczacı ile ilâçları ve şurupları hazırlayan ve edviyekup demlen bir eczacı kalfası, beş eczacı çırağı, kilerci vekilharç, kâtip, hastabakıcı, hastaları hamamda yıkayıp traş edici vesair müstahdemler vardı. İmarete gelince buradaki mustatil şeklindeki dört salondan ortadaki matbah olup yanlarmdaki salonları yemekhane idi. Bu dört salonun arka tarafında misafirlerin hayvanlarma mahsus ahırlar vardı. Buraya misafir olarak gelenler üç gün kalıp yer, içer, yatar para vermezlerdi. Misafirlere her gün elli dirhem bal, beş kişiye bir sofra olmak üzere kırk sofra yemek verilirdi. Misafirlerin hayvanlarından her birine günde birer şiıûk arpa veriliyordu. İmaretin altı aşçısı, dört sofracısı, üç bulaşıkçısı ve sair bir hayli hademesi vardı. Misafirlere derecelerine göre ikram edilecek ve güler yüz gösterilecekti. 2 A l i (Kiinhü'l-<Mar), basılmamış ikinci cilt, varak 95. ' Tabakatü'l-memalik (Millet kütüphanesi nüshası), s. 918-934.

StîLEYMANtYE MEDRESELERİ

37

lerinin inşasından sonra müderrisler ibtidâ-i altmışlı yani altmış akçe yevmiyeliden başlayarak Hareket-i altmışlı, Mûsila-i maniye, Hamise-i Süleymaniye ve Süleymaniye son kademesi olarak DâTİıl-hadîs-i Süleyve müderrisliğin

Süleymaniye müderrisliğine

kadar bir müderrislik derecesi takip ederlerdi ve bu medreselerden her birinin miktarı malûm idi ve bazan lüzum ve ihtiyaca göre bu miktar arttırdırdı. İbtidâ-i altmışlı denilen ve altmış akçe yevmiyeli müderris­ lerin adedi kırk sekizdi. Bu derecede bulunan bir müderris terfi edince bir yüksek dereceye hareket ettiği için Hareket-i altmışlı denilmişti; yevmiyesi evvelkinin aynı ise de müderrislik derecesi bir yukarı idi. Bu Hareket-i altmışlı müderrislerinin adedi de otuz iki idi. Buradan birisi terfi ederse Mûsila-i müderrisliğe geçerdi. Mûsila-i Süleymaniye müderrisliği (kibar-ı müderrisin) denilen müderrisliklerin ilk kademesi olup bunun bir derece Hamise-i Süleymaniye üstünde müderrisliği ve onun da üstünde SüleySüleymaniye mü­ H. Süleymaniye denilen ve kendisini Süleymaniye müderrisliğine götürecek olan

maniye'nin dört medresesinden birinin müderrisliği ve en son da Dârul-hadîs (1726 müderrisliği geliyordu. Hamise-i asnn ilk yansında edilmiş derrisliğinin X V I I I . ve takriben 1139

M.) tarihlerinde ihdas

olduğu anlaşılmaktadır

* XVn. asrın ikinci ayarısı içinde tertip edilmiş olan Abdurrahman Paşa kanunnamesVnde (Milli Tetebbular mecmuası, c. I, s. 539) müderrislerin derece­ lerinden bahsedilirken : ".. müderrislerden Süleymaniye müderrisleri, Mûsila-ı Süleymaniye müderrislerine tesaddur eder ve Mûsüa-i Süleymaniye müderrisleri altmışlı müderrisleri'ne tesaddur eder, altmışlı müderrisler sahn müderrisleri'ne tesaddur eder ve Mûsilâ-i Sahn müderrisleri dâhil müderrislerine tesaddur eder, dâhil müderrisleri de hâriç müderrislerine tesaddur eder" denilerek müderrislerin dereceleri zikredildiği sırada Hâmise-i Süleymaniye'den bahsedilmemektedir. X V I I I . asır başlarındaki N i m e t i E f e n d i kanunamesi de aynı suretle Hamise'den bahsetmemektedir. 1139 H. (1727 M.) tarihinde Mûsila-i Süleymaniye dersâmlanndan Kıuftrga'da Mehmed Paşa medresesi müderrisi H a y a t i - Z â d e Mehmed Efendi'nin terfian Süleymaniye müderrisliği rüûsundan bahsedilip ve yine aym sene Mûsila-i Süleymaniye müderrislerinden Kılıç Ali Paşa merdresesi müderrisi M e h m e d Efendi'ye Hâmise-i Süleymaniye rüûsu verilmesinden bahsedildiğine göre bu, Hâmise-i Süleymaniye'rûn X V I I I . asrın ilk yarısında ,ihdas edildiği anlaşılmaktadır (Başvekâlet arşivi, İbnü'l-Emin tasnifi, Tevcihat vesikaları, Nr. 2605 ve 2612).

38

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I

Dârü'l-hadîs Kudüs, Sofya,

medresesi

üstünde müderrislik Tırhala

olmayıp bu-

ramn müderrisi arzu ettiği takdirde mahreç mevleviyetleri demlen Halep, Eyüp, Selanik, Yenişehri, Galata, tzmir, Trabzon ve Girid kadılıklanndan birisine tâyin olunurdu; müderrisi kadılık isteinezse o zaman mahreç Dârü'l-hadis müderri­ müderrislerinden her­ altındaki Süleymaniye

eğer Dârul-hadis sinin bir derece

mevleviyetlerinden münhal olan kadılık hangi birisine teklif edilirdi.

Dârü'l-hadîs müderrisliği münhal olursa oraya Süleymaniye müderrislerinin kıdemlisi ve onun yerine de Hamise-i ve onun yerine Mûsila-i olunurdu. usul-i hadis ve Süleymaniye tâyin Süleymaniye müderrislerinin eskileri

Süleymaniye medreselerinden Dârü'l-hadîs'de

hadis okutuluyor ise de diğer riyaziye, tıp medreselerinde hangi eserlerin gösterildiğine dair şimdiUk malûmatımız yoktur.

ALTINCI

BÖLÜM

OSMANLI MEDRESELERİNDE OKUTULAN DERSLERE DÂİR
Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin bir program

dahilinde nasd bir sıra takip ettiğini sarih olarak bilmiyoruz; fakat medrese derslerinin tslâm âleminde aşağı yukan hemen birbirinin aynı bir program dahilinde ve aynı metodla tedris edildiğini ve tatil günlerinin de birbirine benzediğini görmekteyiz. XV. asır sonlanna doğru tamim edilen bir kanunnameye ve tetkik edilen eserlere göre medreseler yukanda kısm-ı mahsu­ sunda görüldüğü üzere müderrisi yirmi, yirmibeş akçe yevmiyeli Hâşiye-i tecrid, otuz, otuz beş akçe yevmiyeli Miftah ve Kırklı, Hâriç eUi, Dâhil elli ve Sahn-ı seman olarak o tarihlerde altı dere­ ceye ayrıldığından talebeler de bu medreselerdeki müderrislerden derece derece ders görürlerdi. Bu tedris kanunnamesine göre aşağıdan yukanya yani Hâ­ şiye-i tecrid medresesinden başlayarak muhtelif medrese derece­ lerinde mantıktan Şerh-i şemsiye, kelâmdan Hâşiye-i tecrid, belâ­ gatten Mutavvel, kelâmdan Şerh-i tevali, belâgatten miftah, usul-i fıkıhtan Tavzih ile bunun şerhinin şerhi olan Telvih ve yine usul-i füuhtan Adud şerhi ve fıkıhtan hidaye ve en son tefsir dersleri okutuluyordu. lUt medresede mantıktan Şemsiye şerhini okuyan bir öğrenci daha yukan derecedeki medreselerde yine mantıktan daha şü­ mullü olarak ^ I U > Metali şerhini okurdu; yine böylece kelâmdan tecrid haşiyesini görmüş olan öğrenci daha yukan medreselerde yine kelâmdan larda herhangi bir Tavâli^ ve Mevâkıf dersin ilk şerhlerini ve belâgatten muhtasan ve smıf olan mutavveVden sonra Miftah şerhini okuyordu. Bugünkü okul­ sınıflarda derecesi yükseldikçe bunun mufassalı okutulmakta olduğundan eski medreselerde de aynı usul devam etmişti. Bu derslerin ne şekilde okutulduğuna dair bir fikir vermek için X V I . asnn

1 Bazı müderrisler, U k medreselerde tecrid haşiyesi yerine tevali de okutur­
lardı.

40

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI

büyük âÜrnlerindeıı Şakayık-i Nûmaniye ve Mevzuatü'l-ulûm diğer ilmî eserlerin müellifi olan T a ş k ö p r ü l ü - z â d e Isamüddin Efendi'nin haUni gözden geçirmek çok faydah olur^. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e ilk tahsilinden sonra

ve

Ahmed

(vefatı 965 H . = 1561 M.) tercüme-i medrese dersine Alâüddin Merah Elfiye'yi

Arapça lûgat ezberlemekle başlamıştır. Sonra M o l l a isimlerindeki okumuştur. muhtasar kitapları ve nahivden

Y e t i m ' d e n (vefatı 920 H . = 1514 M.) sarftan maksud, İzzî ve kâfiye ile bunun şerhlerinden Vafiye, Haruniye ve

avamil, misbah

Bundan sonra amcasından sarf, nahiv, lûgat - k i kavaidinden bahseden Dav'iı'l-misbah ve yine mantıktan Hüsam ve Şemsiye

herhalde

evvelkilerin mabadi veya daha şümullüsü olacaktır- ve bunların mantıktan Isaguci ile şerhim görmüştür.

Yine tahsiU esnasmda akaid ve kelâmı, şerhleriyle beraber okuyup kelâmdan Hâşiye-i Fenarî-zâde Muhiddin Meğuşî'den Muhiddin hadîsten EfendVden tecrid'i dayısından ve Miftah şerhini Çelebi'den Buharî Mevâkıf şerhini Seydt Kadı

gördükten sonra Tunuslu Şeyh Mehmed Sahih-i ve yine hadîsten

t y a z ' m Şifasından birer miktar okuyarak münazara ilminden Cedel^ ve Hilafa almıştır. Ahmed Isamüddin E f e n d i 1495'de doğmuş ve 1525'de otuz yaşında iken ilk defa Dimetoka''da Oruç Paşa medresesine müderris olmuştur. Bu tarihlere göre onbeş yaşında iken medrese hayatına olarak girmiş olduğu farz edilse medrese tahsili
524-526.

derslerini

gördükten sonra bunlardan icazet

mülâzemet müddeti hariç

on sene

görmüş oluyor.

1 Şakayık tercümesi, s.

' ıJ-^- CedeTia lûgat mânası şiddetli düşmanlık demektir; Umiye ıstdahmda bir mfibahesede doğru veya yanlış bir mesele hakkmda hasmı ikna için kullanılacak usulü gösteren ilimdir. Bu ilimle elde edüen hükümler sayesinde ilmi ve ameli bazı şüpheler önlenebilir, fakat bunun aksi de olabilir. Cedel, münaza­ ra ilminin fumundan olnp tim-i hilaf iae münazara ilminin esaslarmdandır ve dinî mflbahaselerde kullamlmak için fukahadan E b û B e k r b. M e h m e d Ş â ş î (vefatı 336 veya 365 H.) tarafından vazedilmiştir . * <-^^ HilâJ'cedd ilminin fürûnndan olup zihni faaliyeti ve mübahaselerde delilleriyle hasmı ilzam eden ilim olup o sayede hasmm vazettiği usul bu sayede cerh ve tadil edilir.

MEDRESELERDE O K U T U L A N D E R S L E R E D A İ R

41

T a ş k ö p r ü l ü - z â d e ' n i n gördüğü besinin nasd yetiştiğini

dersler bir medrese tale­

göstermiş olması itibariyle dikkate şa­

yandır; şimdi bir de bu zatın müderris olup medreseden medre­ seye terfi ederken bu medreselerde okuttuğu derslere bakabm : T a ş k ö p r ü l ü - z â d e , Hâşiye-i tecrid medresesinde Hâşiye-i tecridi başından umûr-ı âmmeye kadar E f e n d i iki sene belâgatten okuttuktan müderrislik telhis şerhi olan mutavvel'i başından, istiare bahsine ve kelâmdan sonra S e y y i d Ş e r i f Cürcani'nin Ferâiz şerhini de tedris etti. Şu halde A h m e d Isamüddin ettiği bu ilk medresede adlan geçen üç iUmden ders yapmıştır. Bu medreseden otuz akçe yevmiyeli olan İstanbul'da Miftah medreselerinden Hacı Hasan medresesi müderrishğine terfi eden Taşköprülü-zâde burada da fıkıhtan kitab-ı Bey'a kadar Sadrü'ş-şeriayı ve belâgatten evvelinden Jlif 1 icaz ve ı_«U»l itnab bahislerine kadar Miftah şerhini ve umûr-ı âmmeden vücub ve imkâna kadar da Hâşiye-i tecridi ve başından sonuna kadar da hadîsten Mesabih'i^ okutmuştur. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e bu medresede üç sene kalmış ve 936 H . (1529 M.) 'de terfi ederek kırk akçe yevmiyeli ris burada evveUnden sonuna kadar hadisten hadîsten Meşarık'i^ ve usul-i fıkıhtan medreselerden ÜsMesabih ile yine Tefta­ küp'te tshak Bey medresesi müderrisliğine tâyin edilmiştir. Müder­ Sâdeddin-i

zâni'nin Tavzih isimli eserini tamamen ve fıkıh'tan Sadrü'ş-şeria'yı kitab-ı bey'Vden sonuna kadar ve S e y y i d hini ve Seyyid Miftahı Şerifin fenn-i Ş e r i f i n Feraiz şer­ okutmuştur. beyandan beyandan âhırma değin

feraiz şerhini ve miftahını fenn-i

nihayetine kadar takrir eylemiştir. 942 H . (1536 M.)'de yine kırk akçeli medreselerden İstanbul'da Kalenderhâne medresesi müderrisliğine nakledilen E f e n d i burada Me5a6i/ı'i evvelinden kitab-ı mevâkıf şerhini vücub ve imkân bahsinden yerlerini okutmuştur.
> Mesabih, Şafü İmamlarmdan olup 516 H . (1122 M.)'de vefat eden

Isamüddin kadar ve

büyu'a

jc\ Araz bahsine

kadar ve Sadrü'ş-şeriadan bir miktannı ve Miftah şerhinin bazı

Hüseyin b. Mesud Begavi'nin eseridir. 2 j j L t . Meşânk (Mejarıku'l-envar) 650 H . (1252 M.)'de

vefat etmig olan

t m a m R a z i y y ü d d i n Hasan-ı Sagani'nin telifidir. Bn eserde 2252 hadîs vardır. Bin elli hadiste Şey hey n ittifak etmişlerdir.

42

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I

944 H . (1537 M.)'de Hâriç müderrisliğiile Koca Mustafa Paşa medresesine terfi eden müderris bu medresede daba evvelki med­ resede bıraktığı kitab-ı 6üyû'dan sonuna kadar Mesâbihi ilahiyattan (kelâmdan) mevâkıf şerhini tedris etti. Isamüddin Efendi 945 Zilkade (1539 Mart)'de Dâhil müder­ risliğine yükselerek Edirne'de üç şerefeli müderrisi oldu. Burada Sahih-i Buhari'den bir cildini takrir etti ve bir evvelki medresede hidayeden bıraktığı Zekât bahsinden kitab-ı hacc'm sonuna ve usul-i fıkıhtan Telvih'i başmdan taksim-i evvel bahsine kadar okuttu ve beş ay sonra Sahn-ı seman müderrisliğine yükseldi. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e 946 Rebiulevvel ( 1539 Ağustos'de tâyin edilmiş olduğu ve hidayeyi Sahn müderrisliğinde Sahih-i Buharî'yi^ iki suresi'ni kere tamamiyle ve K a d ı B e y z a v î tefsirinden Bakara nak­ ve letti ve bundan başka evvelinden kitab-ı zekâta kadar hidayeyi

Nikâh bahsinden j ^ ^ . büyûa ve telvihi üç şerefeh

medresesinde bırakmış olduğu taksim-i evvelden mebâhis-i ahkâma kadar okuttu. Müderrisimiz 951 Şevval (1544)'de buradan terfi ederek Buharî'nin üçte birini

altmışh medreselerden Edirne'de Sultan Bâyezid medresesi müder­ risliğine tâyin olundu. Burada Sahih-i nakletti ve hidaye'yi kitab-ı büyû'dan kitab-ı şüfa'ya ve telvihi

Sahn-ı seman medresesinde bırakmış olduğu mebâhis-i ahkâmdan sonuna kadar ve mevâkıf şerhini ve ferâiz şerhini tashih baldslerine kadar tedris eyledi. 26 Ramazan 952 (3 Ekim 1545) 'de Bursa kadıhğma tâyin

edildi ve iki seneye yakın bir zaman sonra 954 Receb (1547 ağustos)'de ikinci defa Sahn-ı seman müderrisliğine getirildi bu ikinci
1 256 H . (870 M.) de vefat etmiş olan İ m a m H a f ı z Ebî A b d u l l a h Mu­ h a m m e d b. İ s m a i l B u h a r î'nin hadîsten olan eserinin adı Camiü's-sahih olup c$J^ Hafız Sahih-i Buharı diye meşhurdur. 261 H . (564 M.)'de vefat eden t m a m E b î ' l - H ü s e y i n Müslim'in de Camiii's-Sahih adlı bir eseri vardır; Sahihayn adı verilmiş olup kütüb-i sitte b. denilen Enes'in

her iki esere birden üf"^

hadîs kitaplarmdandır. Bu iki hadis kitabı Ue bir de t m a m M a l i k (vefatı 179 H . = 795 M.)Ü.j..

Muta isimli Hadîs kitabı başta gelip Sahihayn'den sonra kütüb-i sitte arasmda zikredilen Sünen-i Ehi Davud, Sünen-i Tirmizi, Sünen-i Nisat, Sünen-i tbn Mâee gelmektedir. Bunlardan başka Sün«nü'{-A:e6tr ve's-jagîr ( E b î B e k r b. A h m e d B e y h a k î ) isim verilmiş olan hadîs kitabı ,.'ile diğer hadîs rivayet eden kuvvetli büyük muhaddisler de gelmişlerdir.

MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLERE D Â l R

43

defaki Sahn-ı seman

müderrisliğinde de yine evvelki gibi

SMhTelvüii

Buharf yi tamamen ve Hidaye'yi bâb-ı şüfadan sonuna ve tefsirine yazdığı haşiyeyi mütalâa etti.

evvelinden taksim-irabia kadar okutup S e y y i d Ş e r i f i n , Keşşaf

11 Şevval 958 (12 Ekim 1551)'de İstanbul kadısı olup 961 H. (1554 M.)'de gözleri görmez olduğundan kadılıktan çekildi. Taşköprülü-zâde'nin okuttuğu derslerden anlaşıldığma göre Hâşiyei- tecrid medreselerinden başlayarak Sahn-ı semanca kadar yukarıda saydığımız eserlerin metin ve şerhleri bahis bahis, derece, derece tedris edilmiştir ki II. Bayezid zamamnda tamim edilen medrese tedrisatını havi kanunun daha izahlı bir şeklidir. Şu halde Ahmed I s a m ü d d i n E f e n d i tedris hayatında ilk medreseden Sahn-ı Kelâmdan : HâşiyeiMutavvel ile Miftah seman medresesine kadar:

tecrid ile mevakıf şerhini. Belagatten : Ferâizden : Mesâbih, Seyyid Meşank Şerif ve GürSahih-i

şerhini.

canî'nin Ferâiz şerhini. Usul-i fıkıhtan: Tenkih, Tavzih ve telvihi. Fıkıhtan : Hidayeyi; Hadisten : BuharVyi. rülü-zâde'nin Tefsirden: Beyzavî'yi okutmuştur. Bunlar, T a ş k ö p ­ okuttuğu dersler olup diğer müderrisler de bu

tedris çerçevesinden hariç olarak ihtisaslanna göre meselâ man­ tıktan şerh-i metali, şerh-i şemsiye ve diğer mantık kitaplarım ve belagatten muhtasar (şerh-i telhisül-miftah), kelâmdan tevali şerhi, usul-i fıkıhtan muhtasar-ı münteha şerhi olan şerh-i adud, tefsirden Keşşaf (Zemahşerî) gibi muhtelif eserler okuturlardı ki bu tarz her müderrisin ihtisasma kalmış bir şeydi.

.

1 944 H.)'de EbusBuud Efendi'nin Rumeli kazaskerliği zamamna gelinceye kadar mülâzemet kaydma itina olunnuyarak herkes bir yolunu bulup mansıba girebiUrmiş. Atayî s. veya Pâdişâhın ilk doğuşlarında da mülâzemet verilirdi. Bundan sonra müderris namzedi nevbet denilen müderrislik veya kaddık almak için sıra bekler. Ebussuut Efendi'­ nin Rumeli kazaskerliğine kadar muntazam bir mülâzemet defteri olmayıp birer suretle yolunu bulanlar sıra beklemeden mülâ­ zemete geçerken (Ebusuut Efendi ulemadan her payede olan­ ların ne kadar mülâzım vereceklerini tesbit ile badema yedi senede bir mülâzemet usulü kanun oldu. Yani dersten mezun olan daniş­ mendler sırasıyle kazasker defterine kayıt olunarak müderrislik Bundan başka Pâdişâh cüluslarında şehzade seferinde ve muzaffariyetlerde ve için nevbet beklerlerdi ^.. s. 184 ve oradan naklen Devhatü'l-meşayıh. Eğer Anadolu'da müderris veya kadı olmak istiyorsa Anadolu kazaskerinin ve Rumeli'de müderris veya kadı olmak istiyorsa Rumeli kazaskerinin mu­ denilen deftere ayyen günlerdeki mechsine devam edip (Matlab) (Ruznameye = gündeme) ismini kaydettirirdi. Şikâyetçiler kıdem ve hakk-ı müktesebleri sebebiyle tatyib edildikten sonra badema mülâzımlar için müstakil bir ruzname tertip ederek yolsuzluğun önünü ahp mülâzemet işini bir tertibe sokmuş ve bundan başka ulemamn her payede ne kadar mülâzım vermeleri lâzım geleceğini ve yedi senede bir nevbet usulünü vazetmiştir (Şakayık zeyli. 1537 (M. S u l t a n S ü l e y m a n bunlarm şikâyetlerini dinlemesini E b u s s u u d Efendi'ye emretmiş­ tir. . 26).YEDİNCİ BÖLÜM MÜDERRİSLİK İÇİN M Ü L Â Z E M E T VE NEVBET Daha yukandaki bölümlerde görüldüğü üzere bir medrese talebesi Hâşiye-i tecrid medreselerinden başlayarak müteaddid hocalardan ders görüp nihayet Hâriç ve Dâhil medreseleri ders­ lerini gördükten sonra arzu eden Sahn-ı semen veya Sahn-ı Süley­ maniye medreselerine devam eder ve burayı tamamladıktan dair sonra icazet alır yani kendisine müderrislik edebileceğine diploma verilirdi. Bu tarihte Anadolu kazaskeri bulunan Çivi-z âde M u h y i d d i n M e h m e d E f e n d i umumen yabancı olanları mülâzemetten menetmesi üzerine bunlar Pâdişâha müracaat ederek şikâyette bulunmuşlardır.

Nitekim yukandaki 1560'daki mülâzemetten sonra 973 Şaban (1566 Şubat)'da da mü­ lâzemet emredilmiştir^. 2259 varak 466). Atayî. 435. S u l t a n S ü l e y m a n ' ı n B a k i hakkındaki teveccühünü göyle anlatıyor: S u l t a n S ü l e y m a n bir gün Pâdigahbğımm birkaç yerinden hazz-ı vâfirim vardır. s. * Şakayık zeyli. basılmamış kısım Esat Efendi kitapları. 183. Nr. * Şakayık zeyli. bunun üzerine kazaskerlerin onar ve bilâd-ı selâse yani İstanbul. 243. S u l 1 Şakayık zeyli. (1560 M. Hükümdarlann cülûslannda ve ilk seferlerinde ve nün tatbik edildiğini söylemiştik. Ruznamçe-i hümayunda kayıtlı olup nevbet bekleyen mülâzımlar varken bir medrese talebesinin iki sene içinde mülâzım ve arkasmdan da müderris olmasının doğru olmadığmı Rumeli kazaskeri Hâmid akçe ile Efendi Silivri'de arz ile itiraz etmiş ise de Pâdişâh kati Piri Paşa medresesi müderrisliğine ola­ tâyin rak emredince B a k i edilmiştir ^. Mirahur Ferhad Ağa'dan naklen Selfinikî MnBtafa E f e n d i . Selim fle I I I . II. birisi de A b d ü l b a k i gibi tab'ı pâk ve cevahir zatı bulup çıkanp kadir ve kıymet verdiğimdir" demiş (Selânikî. . Atayî. 243. Daha sonraki tarihlerde yedi senede bir mülâzemet usulüne pek o kadar riayet edilmediği görülüyor.)'de nevbet ferman olunmuş yani medrese mezunlaruun Ruznamçe-i hümayuna kayıt olunarak sıra beklemeleri emredilmişti. (1563 M.46 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Mülâzemet kanununa ay kın olarak K a n u n i S u l t a n Süley­ m a n .)'de yirmi beş akçe ile Halbuki müderrisliğine tâyinini irade etmiştir. Atayî. M u r a d da Baki hakkmda "llmü fazilet ile letâfet-i nazm ve takrir-i kelâm ve beyan. B u münasebetle muzafE f e n d i 971 Şevval (1564 Mayıs)'de otuz feriyet zamanlannda şehzade doğumlarında da mülâzemet usulü­ şeyhülislâm ile Padişah bocalan yirmişer danişmendi mülâzım kaydederlerdi. insana ancak bu denlu mümkün ve müyesserdir" derlermiş (Aynı tarih ve aym eakife). 968 H . kendisine güzel kasideler takdimiyle teveccühünü kazanmış olan Şair B a k i ' y i sıra bekletmeden mülâzım defterine kaydet­ tirerek bir sene Hâşiye-i tecrid sonra 971 H . Edirne ve Bursa kaddarmın beşer ve büyük mevleviyet yani taht kaddannın üçer mülâzım vermeleri ilk defa bu tarihte kanun olmuştur^. s. s.

' Selânikî tarihi (basılmamif nüahai). 2 5 8 . talebeleri olmayanlar ise şöhretli âlimlerin müstaid danişmendlerini alırlardı. fakat Ş e h i d A l i P a ş a vezir-i âzam 1 Şakayık zeyli. Hekimbaşı ile pâdişâh imamı dörder. ( 1 5 9 5 M. » Raşid tarihi. İstanbul kadısı ile kazas­ ker mazulleri ve şeyhülislâm A l i Cemali Efendi'den daniş­ mend almış ve bir kısım danişmendleri de ayartarak bu suretle Pâdişahm ilk seferinde mülâzım vermişti^.z â d e olunmuştu *.MÜLAZEMET ATE N E V B E T 47 t a n S ü l e y m a n hükümdar olunca hocası Hayreddin Efen­ di'nin mülâzım vermesi kanun olup kendisinin yirmi beş mülâzım verecek talebesi olmadığı için kazasker. açık göz talebelerden bazdan kendilerinin okuduklan hocalanmn müsaadesini almadan bilhassa hocalanmn mülâzımı olmak üzere o tarafa giderlerdi^. Nakibü'l . meselâ Mekke ve Medine kadıhklanndan mazul olup Süleymaniye Dâru'l-hadîsVnden olan K â t i p . 50.)'de bu mülâPâdişâha arz olunarak iradesi ahnırdı. Mülâzemet usulü. Sultan I I I . Rumeli_kazaskerleders Pâdişâh Zeynelâbidin üç yüz akçe ile tekaüd 1006 H . (1598 ferman Efendi'nin M. Mekke ve Kudüs kaddan vasıtasiyle beşer mülâzım verirlerdi.)'de Şeyhülislâm B o s t a n zâde'ye hürmeten bundan sonra şeyhulislâmlarm otuz mülâzım vermelerini irade etmiştir^. . c. Şehzade doğumlarmda (velâdet-i hümayun) da aym suretle rinin tâyinlerinde sekiz. 2 4 8 . V. B . 1 1 4 .)'de kazaskerler gibi nevbetten on mülâzım vermesi hatmna riayeten on altı mülâzım verirlerdi. • Mühimme defteri. (1715 M.)'den itiba­ ren bunlarm da üçer mülâzım vermeleri kanun olmuştur ^. (1556 M. * Şakayık zeyli. 4 5 7 . Mehmed 1004 H . Bunlar şeyhülislâm olıuca 1127 H . a. Atayı s. XVIII. Anadolu kazaskerleri.eşraf tâyinlerinde altışar. haklannda teveccüh gösterilen bazı ulema ve kadı­ lara da teşmil edilmişti. Şehzade hocalanmn ikişer mülâzım Sultan Süleyman'ın oğullan vermeleri kanun iken K a n u n i S e l i m ile B a y e z i d ' i n ricalan üzerine 9 6 3 H . Mülâzım verecek talebeleri olanlar onlan mezun yaparlardı. asırda teşri/ denilen şeyhülislâm tâyinlerinde bunun olurdu. varak 2 8 2 6 . B .

47. 37. ^ Nimeti Efendi kanunnamesi (Kütüphanemizdeki nüsha). Pâdişâh hocalanmn oğullan da Dâhil medreselerinden kaddan oğullan da yirmi beş veya otuz akçelik {Hâşiye-i Miftah) medreseleri müderrisi oluverirlerdi. müderrislik ve kadıhk yolu şöyle kadar böyle mevcut bu tarihe medreselerde.48 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI zemet usulünü tahdid ederek suyiistimal edilmiş olan mülâzemet usulünü verilmesi yeni bir nizama bağlamıştır. Buna göre şeyhülislâm tâyinlerinde daha aşağıda üçer ve kazasker tâyinlerinde kaydedilmiştir. Pâdişâh hocası ve bazı vezir ve beylerbeyi evlâdlan yaşına oldu. on beş rüûsu verilmesi mülâzemet ve ve kanun nöbete olan sonra oğullan onlara da istanbul girmeden birden bire ehliyeti haiz müderrislere verilecek çıkaniddar bir müddet kanunun tebdiliyle bunlann Dâhil müderrisi olmalan kabul olundu. defterinin tertip ve zabtı Rumeli kazaskerlerine aitti'.^^^^ tünün bozulması «l^n bozukluk ^^^^^ İlmiye arttı. kendisine de ikişer mülâzım kanun olmuştur^. Mülâzemet Mülâzemet usu. s. Bu hususa dair hatt-ı hümayunlar Daha sonra vezirlerden birisi sadr-ı âzam olunca hürmeten kırk mülâzım vermesi kabul edilmişti^. Kazasker oğullan kırk akçeU ve İstanbul senelerce ders görüp uzun müddet mülâzemet ve nevbet bekle- ' I I I . ker. VIII. teşkilâtında talebeler muayyen dersleri gördükten sonra mezun olup mülâzemetle müderris ve kadı olmak için nöbet usuliyle matlab def­ terine kaydedilerek sıra beklerlerken bu tarihten itibaren mülâ­ zemet alenen para ile elde edilmeğe başladı. Selim zamanmda Sa/ranbolulu İ z z e t M e h m e d Paşa sadr-ı âzam olunca teşrifat mucibince müstehiklere kırk adet mülâzemet verilmesi kanun olduğundan sadr-ı âzanun arzusiyle ehliyetsizlere verilmemesi için ulemadan bir kaç kişi mümeyiz tâyin edilip taliplerin arasmda imtihan yapdmıştı( Vak'anüvis Halil bey tarihi. * Hammer tarihi (Ata Bey tercümesi) c. Bunlardan başka şeyhülislâm. . voyvodalar. Halbuki birisinin tecrid ve buralan müderrisi itibar olundu. s. 9). s. subaşılar on bin akçe mukabilinde mülâzemet satın alarak tahsil görmeden kadı olmağı başladılar*. Hâriç gelmeleriyle Bunlardan müderrisi şeyhuUslâm derecesine kazas­ büyük mevleviyet (taht) kaddan bulûğ yaşı sayılan on dört.

çünkü medreselerin adedi kâfi gelmi­ yordu. RumeU ve Anadolu kazas­ kerleri büfiil kazaskerhkte bulundukları zaman kanun üzere her altı ayda bir kere mülâzemet verirlerdi. » Raşid. 323.M Ü D E R R İ S L İ K İÇİN MÜLÂZEMET V E N E V B E T 49 dikten sonra yirmi beş ve otuz akçe ile müderris olanların yerleri idi. İstanbul'da Eski Ali Paşa müderrisliği münbal ol­ duğu zaman kırk akçeli medrece mazullerinden beş kişi ile ulemadan müteşekkil bir heyet huzurunda imtihan olup muvaffak olduktan sonra bu medrese müderris­ liğine tâyin edilmişti {Atayî. asır şöyle diyor * : medresesi müderrisi yerinde başlarında vezir-i âzam Damad (Şehit) Ali Paşa bazı teşebbüs­ lerde bulunmuştur. c. c. Z e k e r i y a E f e n d i sonradan şeyhülislâm olmuştur. s. » Raşid tarihi. Bundan dolayı dereceleri tasnif edilmiş olan medreselerin mevcut dereceleri mecburen değiştirilerek müderrisler yerlerinde terfi ettirihyorlardı. 50. bu yüzden iltimash bir çok eehele ilmiye mesleğine girerlerdi^. s. timfyt Ttşkilâlı. IV. IV. B u bol bol mülâzemet isteyenler yüzünden medrese tahsili görüp müderrisliğe geçmek uzun zaman bekliyorlardı. sene 1127. hattâ eskiden buralara aym evsafı haiz olanlar birden ziyade ise aralarında imtihan yapıbrdı^. . 47. s. sımfımn bozukluğunu düzeltmek için X V I I I . * Bu sırada sadr-ı âzam D a m a d A l i P a ş a Mora seferinden ve Padişah Edirne'de bulunduğundan hatt-ı hümayun sadr-ı âzam vekili olan rikâb-i hümayun kaymakamma hitabendir. meselâ Hariç olarak Dâhil İlmiye müderrisi oluyordu. buna dair Raşid "Tarik-i ulemada mülâzemet hususu bir az zamandan beri nizamsız olarak ehil ve nâ-ehle bakdmayıb salây-i âm olmağla kudret-i maliyesi olanlar beyninde müzayede ve her kim ziyade akçe verir ise amn muradına müsaade olunub vilâyet-i Anadolu'da olan haşerat çift bozarak bir kaç akçe peyda ettiği saat anınla bir mülâzemet iştira edib kat-ı tarik etmeleriyle cebele iş görüb mülâzemet arzusanda bulunan erbab-i lâasım yürüttükten kaydetmektedir : Sen ki Kaimmakamımsın Tarik-i ulemada ehil ve nâ-ehle bakdmayıb keseret-i mülâistihkaka var muîd ve muzaf ol sözüyle rah-i ümitlerine sedd-i sedid çekilir idi" mütasonra ilmiye mesleğinin ıslahı için rikâb-i suretini hümayun kaymakamhğına gönderilen hatt-ı hümayım '• Z e k e r i y a E f e n d i .

kaç yaşında olub ve ne okuduğunu ilâma hacet yoktur" Bu hatt-ı hümayunla mülâzemet usulü ıslah edilmek isten­ mekle beraber ulema oğullan hakkında eskiden beri devam edip gelen kanuna dokunulmaması ve yalmz ulemadan kimin oğlu olduğu sorularak yaşımn ve tahsil derecesinin sorulmaması imtiyazb cahil ulema-zâde sınıfının devamım mucip olmuştur. s. V e kadısı olanlara beşer ve şeyhülislâm efendiler işaretiyle murad olunan şeyhülislâm şeyhülis­ hazretlerinin Sultan Bayezid medresesinden — çünkü müderrisi idiler. c. s. diğerlerinin bol miktarda verdikleri mülâzemet usulü de tahdid edilmiştir. IV. ulema-zâdeden ise ancak kimin oğlu olduğu arz olunmak kifayet eder. 49. ayda bir kere .50 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I zemet verilmek ilm-i şerifin adem-i rağbetine mezelletine bâis olmağla fi-mâbâd bî-vech bahane ile mülâzemet verilmeyib ancak medaris ve mevleviyette mansıb ve hareket vukuunda vaz-ı kadimisi ne ise geldikte mûtad üzere verilecek bir müstahikka mülâzemetlerin vakitleri iktiza veyahut mülâzemet verilmek ettikte şöhret-i şayiası. c. * Raşid tarihi. kaç yaşında olduğu ve kimden okuduğu ve ne okuduğu efendi dâimizin (şeyhülislâmın) malûmı olub ve işareti olduğu malûmun olduktan sonra rikâb-i kâm-yâbıma arz eyliyesin ve mülâzemet arz olunan. Bu hatt-ı hümayun mucibince mülâzemetlerin tahsil görüp medreseden yetişmişlere verilmesi hususundan başka ikinci bir hatt-ı hümayunla malûmat da mülâzemet sonra hususunda şeyhülislâmdan kazasker ve istenilen almdıktan şeyhülislâm. IV.altı lâmlar Bayezid medresesi 1 Raşid tarihi. 48. Yine bu hususa dair Raşid tarihinde (Tertib-i nizam-ı mikdar-ı mülâzemet) mürur başhğiyle şöyle denihyor ^ : keyfiyyetine şeyhülislâm *'Zikri eden mülâzemetler hususunun verilen nizam gibi kemiyyetine dahi intizam verilmek murad-ı hümayun olub aded-i mûtad sualini mutazammin efendiye hitaben hatt-ı hümayun sadır olmağm kadimü'l-eyyamdan hem teşrif nanuna ibtidây-i nasbiarmda ve velâdet-i hümâyun vukutmda şeyhülislâm olanlara onaltı ve sadr-ı Ruma sekiz ve sadr-ı Anadolu ile Nakibüleşrafa altışar ve hekimbaşı ile imam-ı sultaniye dörder ve Mekke-i Mükerreme ve Kudüs-i şerif mertebeye müstakıllen mülâzemetler verilirdi.

şeyhülislâm efendiler nasbmda üç mülâzemet ve kazasker efen­ diler nasbında ikişer mülâzemet ve Sultan Bayezid medresesi danişmendlerine senede dörder mülâzemet ve kazaskerlerin müddet-i nasbiarmda tezkereciUk namiyle ancak bir mülâzemet ve medreseden sahna varanlara birer ve sahndan ibtida-i altmışhya varanlara birer ve Süleymaniye'ye varanlara birer ve Süleyma­ niye'den mansıb olanlara (yani kadıhğa geçenlere) birer mülâ­ zemet verilsin ve mülâzemetler bir hadd-i muayyene tenzil oluncayadek bu vech üzere verilsin ve bundan ziyade arz olunmasm". 5 1 . s. 5 0 . Bu hatt-ı hümâyunları mütaakıp sadaret kaymakamı M e h ­ m e d P a ş a Şeyhülislâm M e n t e ş . Altı ayda bir kere medrese muîd'iyle muzaf denilen muid yardımına (Asistan) yani iki kişiye ve senenin diğer altı aymda da yine muîd ve muzaf tâyin edilmiş olan diğer iki zata verilecek mülâzemet dörttü. c. « Rofid tarihi. .z â d e A b d ü r r a h i m E f e n d i ' y e 1 Şeyhnlislâınlar. Hatt-ı hümayundaki kayıt bunlara aittir. Ârzolunan mülâzemet defteri manzur-i hümâyunum oldu. vakfiyesi mâcibince Sultan Bayezid medresesi mfiderrisi idiler. sahna ve andan altmışlıya ve musüa-i Süleymaniye'den Süleymaniye'ye ve andan mansıb oldukta birer mülâzemetlerin iade namiyle bir müderris molla olunca dörder mülâzım yazar deyu şeyhülislâm M i r z a E f e n d i hazretleri cevab yazdıkta fîmâbâd zikrolunan mülâzemetlerin bir hadd-i mûtedUe tenzil olunmak bâbmda sadır olan hatt-ı hümayundur ki zikrolunur" dedikten sonra bunun suretini kaydediyor : "Sen ki Kaimmakamımsın. Bu hatt-ı hümâyunu mütaakıp dört yüzden ziyade müder­ risin iadeden mülâzım yazdmak üzere medreselerinde derslerine hizmet devam edip müderrislere danişmend namiyle beşer onar sene hizmet eden binden ziyade danişmendin mağdur ola­ cakları Pâdişâha arzedilmesi üzerine yine eskisi gibi her müderris mansıb ahnca yani bir üst medreseye terfi edince dörder mülâzım yazmaları usulü ibka edildi^ ve bu arada Edime ve Bursa medreselerindeki mülâzemetler de kaldırıldı. İV.MÜDERRİSLİK İÇİN MÜLAZEMET V E NEVBET 51 muid ve muzaf \na iki miİlazenıet ^ ve sadreyn efendiler dahi her altı ayda bir kere tezkerecilik teşrifi namiyle bir mülâzemet ve müderris efendiler tekmil-i devre-i mûtade-i tedris edince musda-i sahndan.

sene H . bozulmuş zat sadır Mahmud olan ilmiye Seyyid sımfımn Mürteza ıslahı için Mür­ ve dürüst bir olan Efendi'yi Anadolu kazaskeri iken şeyhülislâm yapmıştı. 169. A b d ü l h a m i d ' e bir takriri: "Şevketlû. e. olmak hasebiyle bu ânedek hakkmda sünuh eden birr ü atıfet ve mekâtim ve re'fet-i şahaneden vücuhla mahcub ve şerm-sar olduğundan bu bahta izhar-ı teeddüb ve iffet ve ibrâz-ı şermü-bicab ve teşekkür ve kanaat edib yüz yıl dursa mahdumı hakkmda ol makule adeti kal u kaleme getiremiyeceği nümayan olduğuna binaen kariha-i sahiha-i husrevânelerinden olarak müşarünileyhin mahdumları medresesi bir kaç mertebe terfi buyurulur ise her veçhile kendûlere bais-i tezayüd şevk ve habisi olub kavmi beyninde derkâr olan nüfuz ve itibarı bir kaç mertebe aşikâr olacağı. Sadr-ı âzam Damad Ali Paşa haber seferinden döndükten sonra bu münasebetsiz hah alınea pek ağır ve acı sözlerle şeyhülislâmı hırpaladığı cuğun adını da müderrislik olan birisim tâyin ettirmiştir^. IV. mürettep tahsil görmeden müderris olmaları usulünü kaldırmağa muvaffak » 1202 H. (1788 M. M). 1127 fI715 ^ tzzî tarihi. kerametlû. gibi ço­ defterinden sildirerek yerine lâyik Bu hatt-ı hümâyunun tatbiki bir müddet devam etmiş ve 1. varak 228. ." Bu takride derkenar olarak Y u s u f Paşa: "Bu hususu Der-i saadette arz edecek iken sefer gaUesiyle unutulduğu"nu kaydetmiştir... s. afif ve (1750 Nisan)'da yine medreseler olmayanlara bir hatt-ı tanzim ve ıslahı ve ehliyeti verilmemesi hakkmda mülâzemet olmuştur^'*. M a h m u d zamanında şeyhülislâm olan Mürteza Efendi zamanmda 1163 Cemaziyelâhır Ue mülâzemet işinin müderrislik hümâyun I.) de sefere gitmekte olan Sadr-ı âzam K o c a Y u s u f Paşa'nın Şeyhülislâmın oğluna yüksek bir müderrislik verilmesine müsaade edilmesi hakkmda I. kudretlû Velinimetim efendim Pâdişâhım Meşihat-i islâmiyye mesnedinde kaim olan duacılarımn evlâdları medreseleri ötedenberi bir kaç rütne ilerüce terfi âdet olub ancak halen mesned ârây-ı fetva olan semahatlû Efendi dâîleri akran ve emsali meyanmda kemal-i akl ve eveb ve iffet ve fart-i hicab ve haya ve kanaat Ue mevsuf. Filhakika t e z a E f e n d i bu hususta hatıra göniUe bakmıyarak epi faaliyet gösterip bir dereceye kadar muvaffak oldu ise de yüksek ilmiye rütbesini haiz ulemamn evlâdı olan zadegan sınıfımn olamamıştır 1 RaşU tarihi..52 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ısrar ederek on yaşını henüz geçmiş olan oğluna Dâhil müderris­ liği almağı Mora ihmal etmemişti. Takririn üzerine I.

. 9351. 1 Topkapı saray. hazretlerinin velâdet-i hümayunları üçüncü olmak üzere mülâzemete cihetiyle sâdır olan hatt-ı hümayun mucibince bâ-işaret-i hazsâlisemiz defterinde mastur ve mu­ A b d ü l h a m i d : "Gerek mülakatımızda ve gerek tahrir-i hümayunda mukaddem yazmıştım. bu defa elbet emrim ısdar ve nizam veririm. Abdullah İstanbul kayıd sureti Mevlânay-ı mezbur hâlâ sadr-ı fetva olan şeyh-i meşaph-i islâm Abdullah efendi hazretlerinin talebe-i kiramından olub 1122 Şevvalinde piraye-bahş-i mehd-i vücud olan şehzâde-i Civan-baht sultan Abdülmelik ret-i şeyhülislâm teşrifen on kabul buyrulduğu def'a-i kayyettir ^. sandık 7. Nr.M Ü D E R R İ S L İ K İÇİN M Ü L Â Z E M E T V E N E V B E T 53 Yukarıda bahsettiğimiz Mülâzemet defterine şöyledir. Tamam yerini bulmuş bir zat-ı şeriftir" hatt-ı hümayuniyle Şeyhülislâm hakkmdaki teveccühünü gös­ termiş ve tabu oğlunun medresesini yükseltmiştir (Başvekâlet Arşivi. Mevlâna Mehmed b. Heman Allahü teâla ilâ âhırü'l-ömr mesned-i fetvada karar nasib olmuştur. hatt-ı hümayun Numarası \22). Hatl-ı hümayun vesikaları. Arşivi.

.

a. onlann Kırklı ailelerinin olduklan medreselerinde kelâmdan mevakıf şerhi. B u ilk medrese müderris­ likleri yirmi ve yirmi beş akçe yevmiyeli idi. Fatih hanurmâmesi (Tarih-i Osmanî Encü­ meni. s.SEKIZINCI BÖLÜM M Ü D E R R İ S L İ K Daha yukanki bölümde görüldüğü kayıt üzere medreselerdeki sırası dersleri sırasiyle geUnce en aşağı görüp danişmend olan talebe. otuz beş akçe yevmiyeh Miftah medreselerinden birinin müderrisliğine ve daha sonra kırkh. Hâriç elli medreseleri müderrisUklerine yüksehrdi. 24. B u Dâhil medreselerinin yolu Sahn müderrishği olduğu için bundan dolayı bu Dâhil Mûsila-i şehzade vahdeleriyle Pâdişâh kızlanıun ve medreselerine yap­ Sahn da denilirdi. . Dâhil elli medreseleri şehzadelerin. Kûnkü'l-ahhar (baatlmamış birinci cild). elliden terfi eden müderris Dâhil müderrisi olurdu. 1 Kanunnâme-i Al-i Osman. Künhü'l-ahbar (basılmamış birinci cild). 21). Pâdişahlann tırmış olduklan medreselerdi*. Cihannüma. Mûsila-i sahn müderris­ liği hakikatte dâhil medreselerinden ise de Sahn-ı semana talebe yetiştirdiği için derece ve rütbe itibariyle Hareket-i dahil müderrisliğinden yüksekti. 688. Hâşiye-i tecrid müderrisi olan zat terfi edince bir derece yüksek olan otuz. s. bundan sonra olunarak nöbet derecedeki Hâşiye-i tecrid medresesi müderris­ mülâzemet ve kazasker defterine liklerinden birisine tâyin olunurdu. * Âli. • Âli. Eğer medreseden mezun olup müderrislik için nöbet bek­ leyen danişmend askerî sınıfa geçmek isterse kendisine yirmi bin akçe ile zeametin ilk derecesi verilirdi^. 24 (Kütüphanemizdeki nüsha) * Kâtip Çelebi. Bu Kırkb ve Hâriç eUi medreseleri. makasıd şerhi ve Hâriç elli medreselerinde ise başhca Hâriç fıkıhtan hidaye tedris edilirdi'. Dâhil medreseleri içinde en önemlisi Fatih'in yaptırmış olduğu sekiz Tetimme medreseleri idi. a. Anadolu'da kız ve beylik kurmuş olan yaptırmış hükümdarlarm veya medreselerdi*.

tevcihat vesikaları Nr. EUili (Hâriç eUili). Hariç ve Dahil ve daha sonra Sahn müderrisi ve ondan sonra Sahndan şehzade müderrisi ve oradanda Süleymaniye müderrisliğine terfi et­ tiğine göre jehzâde müderrisliğinin Şahından bir derece yüksek veya müsavi olduğu anlaşılıyor (Atayî. 120. X V I . yirmi akçe Ue tâyin olunarak Fakat daha sonra Sultan II. Fatih risliğe ilk Sultan ve kabiliyetim gösterecek olursa Sahn-ı seman medreselerinden birisine terfi eder ve bu suretle profesör M e h m e d ' i n kanunnâmesi üzere müder­ girecek olan mülâzmı. Kırk akçe yevmiyeli olan Kırkb müder­ risinin rütbe ve derecesi yükseldiği zaman tbtida-i hâriç müder­ risi^ daha sonra oradan hareket ettiği için Hareket-i çıkar ve sonra Mûsila-i hâriç ve Sahn onu mütaakıp tbtidâ-i dâhil ve arkasından Hareket-i dâhil mü­ derrisliği* derecesine sahn ve müderrisi olurdu. s.56 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E TEŞKILATI Müderris kudret olurdu. V. 511). Dâhil. Kırklı. s. s. asır ortalarma kadar Ayasofya ve Eyüp medreseleri Sahn derecesinde sayUmış ise de bu asnn ikinci yan­ sından îtibaren ayasofya Sahn-ı seman'dan bir derece yüksek sayU­ mış ve Eyüp müderrisliği ise bazan Sahn'dan aşağı ve bazan beraber 1 Kanunnâme-i Âl-i Osman. Yavuz Sultan S e l i m ve K a n u n î zamanlannda Altmışh medreseler de yapUarak^ yeni bir ka­ nunla medrese ve müderrislerin dereceleri Otuzlu. yirmi beş. Kırkb. 117). dahil rütbesi . Mine'd-dâi el-fakîr Mehmed afa anhu * Raşid tarihinde Hareket-i dâhil müderrisliğine ikinci denilmektedir (C. Bayezid. İlk medrese müderrisine Hâşiye-i tecrid ve ikinci derece müderrisine Miftah ve ondan daha üstün medrese Kırkb mü­ derrisleri denilip bundan sonraki medreseler müderrislerin rütbeleriyle malûm olurdu. ' Şeyhnl-islâmin bir inhası (lbnü'1-emin tasnif. a. Süleyman medreseden medreseye beşer akçe artmak suretiyle eUi akçelik müderrisliğe kadar çıkardı^. Semaniye ve Altmışh olarak artmıştır. 1052) Maruz-i dâileridir ki kırktan mâzul Mehmed efendi dâilerine Cafer Çele­ bi medresesi ibtidâ-i hâriç ile inayet buyrularak rica olunur. Şakayık zeylinde Ebû'l-Meyamin Mus­ tafa Efendi'nin müderrislik bayatmdan bahs edilirken onun yirmi. ^ Âli (basılmamış birinci cild). 30. otuz.

« " " " s. 20.tâyin olunurdu ^. müderris adedine ve onlara derece bulmak itibariyle zaman zaman tebeddüle uğradığım göstermektedir." .. asrın ikinci yansmda Ayasofya'mn derecesi Sahn'dan yüksek ve Eyüp müderrisliği ise Sahn'dan aşağı Dâhil ve bazan Sahn'dan yukarı itibar olunmuştur. Meselâ 1013 H . Bazan bulunduğu medresenin derecesi yükseltilmek suretiyle bir müderrislik derecesi arttırılmış olduğu gibi diğer bir müderrisin tâyininde de o müderrisin rütbesine göre hal-i aslisine indirilirdi . her bir müderrisin talebe­ lerinden (muîd) denilen yardımcüan doçent veya (asistanları) ' Fâtih'in kanunnâmesinde "Sahn'dan bej yüz akçe Ue kadUiğa vusul bulur ve Ayasofya medresesinden dahi kezâlik böyle vusul bulur" kaydından. Âli. » " " " s. Sahn-ı Seman Ue Ayasofya müderrisliğinin aym derecede olduğu anlaşüıyor. Edime ve Bursa şehirleriyle etraf ve mülhakatmdaki medrese müderrislerinden yirmi akçeli bir mü­ derris kaddığa geçmek isterse kırk beş akçe yevmiye ile tâyin olunurdu Müderrisler. 20.MÜDERRİSLİK 57 ve yüksek Fatih'in medreselerini îtibar edilmiştir kanunnâmesi kazaskerler B u tâyin edilen müderrislerin iktidarma göredir. 20. medreseleri müderrislerinin yevmiyeleri el­ kadılığa lişer akçe olup bunlar isterlerse üç yüz akçe yevmiyeli gidebilirlerdi ve yine kanunnâmeye göre Hâriç ve Dâhil müder­ risleri arzu ettikleri takdirde nişancılığa ve defterdarhğa da geçe­ bilirlerdi*. s. 36. "İçel îtüjarî İstanbul ve Edirne ve Bursa medarisine ve bunlarm havalisindeki kasabatta vâki medarisin güzidelerine mahsus olur. (1604M. I. 749). • . 24.)'de Eyüp müderrisinin derecesi altmış akçe­ den tenzU olunarak Sahn payesine indirilmiş ve sonra da Sahn'ın üstünde tutul­ muştur (Atâyî. Bu şekU. 14. İçel denilen İstanbul. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman s. Fakat X y i . Sahn-ı seman müderrisleri merasimde sancakbeylerinin üstünde yer alırlardı''. Künhü'l-ahbar (basılmamış kütüphanemizdekibirinci cild). c. 594. s. mucibince Tecrid. okuttukları derslerden herhangi bir bahis üzerine talebelerine münazara yaptırırlar ve neticede iki taraf arasında hakem olup mütalâalarını söylerlerdi. Sahn müderrisi olan bir zat isterse beş yüz akçe yevmiyeli taht kadüıklanndan birine -ki buna mevleviyyet Hâriç ve Dâhil denilirdi. s. ^ Âh. Miftah ve Kırklı tevcih ederlerdi''.

birinci cUd). asnn adiyle bir medrese ilk yansında daha Mûsila-i Süleymaniye medresesi ile Süleymaniye medresesi ara­ derecesi 1 Şakaytk tercümesi (Mecdî). ° Bu derece münasebetiyle Şeyhulislâmm bir arizası : Mâruz-ı dâileridir. Mine'd-dâi Mehmed afa anbü Sadr-ı âzam şeyhuUsIâmm bu inhasmı pâdişâha arz ile iradesini aldıktan sonra şeyhulislâmm takririnin üzerine. 2443^. 155. ' Â l i (Basılmamı. 136. 23 . tâyin Bağdad kadılıklarına geçilir ve pek ziyade fazi ve kemali olanlar olunurlardı *. Ahmed sâlU vesikaları. işaretleri mucibince tevcih olunmak bu yruldu îî sene 28 c (Cemaziyelâhır) 1115" kaydiyle inhaıun ka­ bulünü bildirdi (Emîri tasnifi. Elli dahil müderrisliğinden Sahn-ı seman müderrisliğine ve oradan da Altmışlı ve daha sonra Süley­ maniye medreselerinden birine geçilir ve buradan Şam.ehemmiyetini kaybetti. Sahn-ı semana kadar çıkmış olan bir müderrisin derecesi artınca oradan Ibtida-i altmışlı ve sonra Hareket-i altmışlı. "Sah. bilmünasebe daha yukanda beşinci bölümde Süleymaniye medre­ seleri sına kısmında Hâmise-i görüldüğü Süleymaniye üzere X Y I I I . Kanuni Sultan aynı derecedeki S ü l e y m a n .58 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI vardı.24. Edirne ve İstanbul kaddıklanndan birisine Halep. s. Daha sonraki tarihlerde medrese adedinin artması üzerine medrese dereceleri de değiştirildi. s. Sahn-ı seman'dan sonraki medrese dereceleri Süleymaniye medreselerine göre ayarlandı'. Sahn müderrisUği bir zamanlar en son yüksek müderrislik iken Süleymaniye medreselerinin yapdması üzerine -aynı zamanda müderris cihetinden de. yerinde Süleymaniye itibar olunub ve tstanbuPda ibtida-i hariç ile odabaşı sabık Ömer Ağa der mescid-i Ma/ımud £/«ndi müderrisi t s h a k E f e n d i dâileri yerinde ikinci hariç (yani hareket hariç) itibar buyrulmak rica olunur. Mûsda-i Süleymaniye ile Selanik'te Ahmedbey müderrisi S ü l e y m a n E f e n d i . bazı medreseler bilfiil seman'da Sahn-ı müderris olmayanlara Sahn-ı seman payesi ile tevcih olundu ve diğerleri de böyle değişikliklere tâbi tutuldu. da Bursa. Müderris vefat edecek olursa talebeleri diğer bir müderrisin dersine devam ederlerdi^. 160. Mûsila-i Süleymaniye.. Nr. ismine mensup olan Süley­ maniye medreselerini yaptırdıktan sonra medreselerde ve müder­ risliklerde değişiklik yapıldı. Süleymaniye ve en son Dârü'l-hadîs müderrisi olurdu. .

Yeri Sahn müderrisi M e h m e d altmışla. şeyhulislâmm Müderris tâyini hakkmda bir fikir vermek için onun tarafından da şeyhuhsPâdişâha lâmın. sadr-ı azama. Yeri Üsküdarda Rum Efendi'ye ^ MüderrİBİerm çoğalması medreseleria derecelerinin değiştirilmesine sebep olmuştur. Yeri Nişancı Mehmed Paşa müder­ E f e n d i ' y e sahnla. sadr-ı azama yazması ve aynen aşağıya yazıyorum : arzolunarak iradesi abndığına dair bir takrir ile telhis suretlerini Şeyhuhslâmın. mü­ derris tâyini hakkmdaki takrisi : Medrese-i Süleymaniye. (1882 M. Efdaliye müderrisi A b d u l l a h E f e n d i ' y e Mûsila-i sahnla. Hareket-i dâhil müder­ risleri otuz iki.) muayyen bir kadrosu olmayarak miktarı artıp eksilen îbtida-i hâriç müderrisliğinden sonra muayyen kadrosu olan Horeket-i hâriç müderrisleri kırk ve Ibtida-i dahil kırk sekiz. Yeri Kırkdan munfasıl Mehmed E f e n d i ' y e hâriç elU ile. Yeri Hüsamiye müderrisi M e h m e d E f e n d i ' y e dâhil ile. Ahmed sahnla. Yeri Hasan Efendi müderrisi M e h m e d Ş e y h î dâhil hareket-i misUyesiyle. Dârü'l-hadîs Sinan Paşa sahn müderrisi Medrese-i Bekir risi A b d u l l a h Lütfullah Ebû E f e n d i ' y e altmışla. tbtida-i altmışlı kırk sekiz ve Hareket-i altmışh medreseleri otuz iki idi {Ankara Vilâyeti Salna­ mesi sene: 1300 H). Yeri. Esmihan Sultan müderrisi M û h a r rem-zâde Halil sında Mehmed Efendi'ye. Meselâ X V I . . asırda Mûsdâ-ı sahn müderrisliği pek mahdud iken X V I I . Yeri EdirnekapıEfendi'ye Efendi'ye Efendi'ye Efen­ Şeyh Mihrimah Sultan Yeri Yahya müderrisi A h m e d Efendi müderrisi hareket-i misUyesiyle. Bütün müderrislerin etmeleriyle ve Hâşiye-i Osmanlı medreselerinin tâyinleri evvelce kaldınlmasına Pâdi­ kazaskerlerin yapıhrken X V I . Sahn-ı seman sekiz. Yeri Şah Sultan müderrisi Efendi'ye altmış Efendi'ye Mûsila-i Süleymaniye ile. asır ortalarından itiba­ ve Kırkh medreselerinin müderrisle­ müderrislerinin inhası üzerine daha yukan medreselerin sadr-ı âzam vasıtasiyle tecrid. Miftah kazaskerler tâyinleri olmıştır. Mûsda-ı Sahn seksen sekiz. asırda Sahn-ı seman müderrislerinin adedi kırk sekiz ve daha sonra da bir misli artmıştır. 1300 H . Yeri Şeyhulharem müderrisi Ö m e r di'ye hâriç hareket-i misUyesiyle.MÜDERRİSLİK 59 konulmuş ve bu tertip kadar devam şâha ren rinin arz etmiştir^. Yeri Haydar Paşa müderrisi mûsila-i sahnla.

Mûsda-i sahn. Yeri Hâmid Efendi müderrisi M e h ­ E f e n d i ' y e dâhil ile. Yeri kırktan münfasü E f e n d i ' y e hâriç elli üe. Miftah ve Tecrid medreseleri vardır. Bu takrire müderrislerin dereceleri başta gelen Dârü'l-hadîs hâriç olarak : Medrese-i Süleymaniye.60 OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Mehmed Paşa müderrisi H ü s e y i n Yeri med Ali Çekmece'de Abdüsselâm E f e n d i ' y e mûsda-i şahınla. Sahn-ı seman. IV. otuz Ue taşlık müderrisUklerinde bulunduktan sonra kırk akçe Ue İstanbul'da Davud Paşa müderrisi olup üç sene sonra yerinde derecesi arttırUarak elli akçe ile yine orada kalmış ve daha sonra Mihrimah Sultan müderrisi oradan Sahn-ı seman müderrisliğine ve Sahn'dan altmış akçe Ue Ayasofya ve sonra Sultan Selim müder- . Mif­ tah ve Hâşiye-i tecrid müderrislikleri geliyordu. Takrirdeki (ha­ kaydı müderrisin bir evvelki müderrislik derecesinin reket-i misliyesiyle) maaşı ile nakline ait olup bunun terfü müderrislik artmasiyle yapılmış demekti. Mûsda-i Süleymaniye. îbtida-i hâriç olarak tesbit edilmiş olup bunlardan daha aşağıda Kırkh. YÜZYILLARDA YOLU İÇİN B A Z I KAYITLAR yirmi MÜDERRİSLİK Şemseddin Ahmed isminde bir müderris ihtida akçe ile Burso'da Molla Hüsrev ve yirmi beş ile MoUa Yegân. tbtida-i dâhil. ŞeyhuHslâm Efendi tertib ve işareti mûeibince tevcih ve ihsan buyrulmak bâbmda ferman şevketlû pâdişahıEfendi'ye asırdaki medreselerin dereceleri en yüksek ve son müderrislik olan Dârü'l-hadîs ile beraber on bir olup bundan aşağı Kırkb. Hareket-i dâhil. Mehmed bu telhisin üzerine (vech-i meşrûh üzere verdim) hatt-ı hümâyuniyle tâyinleri kabul etmiştir. XVI. Sadr-ı âzam bu inha dolayisiyle Pâdişâha aşağıdaki telhisi arz ediyor : Faziletlû mmdır. Yusuf Efendi'ye müderrisi dâhil hareket-i misliyesiyle. Hareket-i altmışh. VE XVII. Bu kayda göre X V I I . Ibtida-i altmışh. Yeri Sayyadhaşı müderrisi N û m a n hâriç hareket-i misliyesiyle. Hareket-i hâriç. yine bu takrirde medreselerin ve derece ile hangi rütbe verildikleri görülmektedir.

.)'de Kalenderhâne müderrisi R ı d v a n E f e n d i aym medresede Sahn müderrisUği payesi almış ve buradan da Edirne'de İkinci Bayezid medresesi müderrisliğine terfi et­ tirilmiştir*. Atayî. ' - s . Daha yukanda Ş e m s e d d i n A h m e d E f e n d i ' d e n bahsedideğiştirilmeden medreselerin­ Urken görüldüğü üzere bir müderrisin medresesi aynı medresede müderrishk derecesinin yükseldiği görülüyoy. elli Ue Trabzon'da Sultan müderrisi ve oradan Manisa müderrisi ve Müftüsü ve onu mütaakıp Sahn-ı seman ve arka­ sından altmışla Ayasofya müderrisi olduktan sonra Bağdad kadısı olmuştur^. Keza İvaz Efendi'nin tercümeihalinde : R ü s t e m Paşa tecrid mensuplarından olduğu için paşasının iltimasiyle Hâşiye-i risliğe getirilmiş sonra sırasiyle kırkla Davud Paşa müderrisliği yapmadan bir rütbe üstün olan otuz akçelik müder­ müderrisi olup birkaç gün sonra yerinde terakki ile Hâriç müderrisi olmuş ve yine aym derece ile efendisi Rüstem Paşa medresesi müderris­ hğine tâyin edilmiş ve sonra terfi ile Haseki Sultan müderrisi. s. Edirne'de Sehmiye müderrisi olduktan sonra Bursa kaddığına tâyin Feyzullah edilmiştir'. (1588 M. 540. Efendi'nin tercümeihalinde : yirmi beş akçe ile Hatice Hatun müderrisi ve sonra pâye-i selâsin ve erbain ile (yani otuz ve kırk akçahk medreseler) müderrislik ederek kırk akçe müderrislikten mâzul iken eUi akçahk Hâriç den Mihrimah Sultan müderrisi olmuştur*. Müderris adedinin ve terfi edeceklerin ziyade- Şakaytk zeyli. 510. Ayasofya mü­ derrisi. Süleymaniye müderrisi.MÜDERRİSLİK 61 risliklerine gitmiştir^. geçerek buradan da Medine-i Münevvere kadüığına A l â ü d d i n isimli bir müderrisin tercümeihalinde de evvelâ Hâşiye-i tecrid müderrisliğinden otuzla İnegöl. s. Yine bunun gibi 996 H . kırkla Davud Paşa. 291. " s. 108. 109. s. Sahn müderrisi ve altmışh Muradiye müderrisi.

124 ve ftyhulislâmm bir irAaaı. 558. Hâriç medrese Dâhil olabilirdi. IstanbuVda olmuştu^ ve (Şah Sultan) olunmuşlardı Şakayık zeyli. 527. 14.753. Atayî. Topkapı Arşivi Nr.62 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ligine göre daha böyle yerinde dereceleri yükseltilen müderrisler görülüyor^.)'de s. bu hal müderris adedinin medrese adedinden çok olmasmdandolayı idi. Meselâ 1033 H . (1571 M. . 5. Bir müderris kanun üzere Sahn-ı seman'dan sonra altmışlı müderrisliğine ve oradan da K Y I .)'de Hâriç medreselerinden olan Mehmed Paşa medresesi müderrisUği Dâhil medreseleri arasına almarak Sahn-ı seman medreselerine mahreç olmuştu*. Bilmünasebe yukanda görüldüğü gibi müderrislerin dereceleri gibi medreselerin de dereceleri değiştirilebİUr. (1548 M. Bursa'da E f e n d i medresesi müderrisUği kırkh müderrisUklerden Şehzade medrese­ iken Hâriç derecesine çıkanimıştı ^. Ve yine Dâhil muş* ve Bahkesir'deki Kadri Yddınm Yine böylece elU akçe ile Selçuk Sultan müderrisUği 979 H . ». 18. " " " " ». (1623 M. 124. (1628 M. terfi ettirihrdi.)'de kırk akçeUk medreselerinden Soğukkuyu (Piri Paşa) medresesi de Hâriç müderrisUğine tenzil olun­ Bayezid müderrisUği Hâriç derecesinde iken pâye-i sahn (dahü) İtibar edilmişti *. meselâ Kırklı bir medrese Hâriç. s. asnn ikinci yansında Sü­ leymaniye müderrishğine geçmek îcap ederken bazan kanuna aykın olarak Sahn-ı seman'dan doğrudan doğruya Süleymaniye müderrisliğine Mahmud.)'de altmış akçelik keza Sinan Paşa Dârü'l-hadisi (Divanyolu'nda) Sultam itibar altmışh 1032 Muharrem (1622 Kasun)'de ve Eyüp'te Zal Paşa medresesi 1028 H . ». iene 1192. 744. 1639. " s. si müderrisUği elU akçe iken 955 H . 752. müderrisUğe indirilmişti *. 491. Mehmed meselâ ulemadan Bedreddin Sokullu Paşa'nın hocası olduğu için Sahn müderrishğinden Süleymaniye müderrisliğine geçirilmişti *. s.

Meselâ M e h m e d isminde bir müderrisin tercümeihalinde pâye-i sahn yani Dâhil medreselerinden olan Mahmud Paşa müderrisliğine ve oradan da Gazanfer Âğa payesine tahrik yani Hareket-i dâhil derecesine alınarak buradan da Sahn-ı seman medresesine geçtiği görülüyor ki bu kayıtlara göre Mahmud Paşa müderrisliği tbtida-i dâhil ve Gazanfer Ağa müderrisUği de Hareket-i dâhil demek oluyor^. . 573. s. Kırk medreselerinden sonra Hâriç.)'de Sahn-ı se­ man'dan aşağı îtibar olunurken sonradan altmışlı derecesine çıkanlmış ^ ve bir müddet sonra Sahn'dan aşağı îtibar olunmuş ve bir ara da Elli. 748. 129. Âltmışb medreseler sırasma abnnuştır^. Medreselerin Dâhil. 124. (1586 M. » « " " " s. Bu Hareket-i hâriç ve Ha­ reket-i dâhil medreselerine ikinci medrese de denilmiştir. 749. 520. 573. Yine sonra da Sahn bunun gibi Zal Paşa sultam müderrisi geçiliyordu*. Bunu 1 Şakaytk teyli. ». XVII. asırda tbtida-i dâhil ve Gazanfer Ağa Hareket-i dâhil olup bundan müderrisliğine B u misaller daha çoğaltdabilirse de bu kadan kâfi görülmüştür. 3. Dâhil ve Sahn müderris­ lerinin yevmiyeleri hep eUişer akçe ise de aralarında rütbe ile derece farkları olduğu gibi Sahn-ı seman'dan sonraki medrese­ lerin de Süleymaniye müderrisliklerine kadar yevmiyeleri ket-i altmışhdan bir derece aşağı idi. 744.MÜDERRİSLİK 63 Eyüp medresesi müderrisliği 994 H . Bunun için müderrislere herhangi bir mesele verilerek hem takrirleri dinlenir ve hem de o mesele üzerine bir risale yazdırdırdı. Atayî. Bu suretle Hâriç medreseleri ve müderrislerin rütbeleri Ibtida-i hariç ve ondan sonra bir derece yüksek îtibar edilen Hare­ ket-i Hâriç ve keza Dâhil medreseleri de Ibtida-i dâhil ve Hareket-i dâhil olarak ikişer kısma ayrdmıştır. alt­ mışar akçede olup fakat tbtida-i altmışh derece itibariyle Hare­ MÜDERRİSLERİN İMTİHANLARI Herhangi bir medresede münhal olup oraya aynı derecede birkaç müderris talip olursa aralarmda imtihan yapılırdı. 593. Hâriç itibar edilmeleri müderrislerin çokluğundan ileri gel­ mekte idi.

(1528 M. hidaye ^ Şakayık tercümesinde Hidaye'den riba bahsinin sorulduğu ve Âtâyi'de ise belagatten Miftahdan sual olunduğu beyan edilmektedir. Bunlardan Ç i v i . Bunun üzerine RumeU kazaskeri F e n a r î .) de şeyhülislâm olmuştur. F e n a r î . .F a h r e d d i n Efendiler taUp olmuşlardı. (1538 M. Meselâ 935 H. Yine seman bunun gibi 966 Muhanem (1558 Ekim)'de Sahn-ı müderrisliği münhal olup yapdan imtihanda kazasker H â m i d E f e n d i ile A b d ü l k e r i m . 448.z â d e M u h y i d d i n Efendi'nin.z â d e M e h m e d ve Bursa Sultaniye müderrisi I s r a f i l . Ç i v i . Müderrislerin imtihanlarmda kazaskerler de bulunup imtihan umum muvacehesinde camilerin birisinde yapdır ve tertip edilen sual medresenin ve müderrislerin dereceleriyle mütenasip olurdu.64 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I mütaakıp bir heyet tarafmdan tetkik edüen risaleden sonra kim muvaffak olmuşsa münhal medrese ona tevcih edüirdi. Ç i v i .z â d e M e h m e d E f e n d i imtihanı kazanmış ise de telvihten (taan-ırâvi) bahsinde M o l l a Fenarî'nin bir kavlini ( J j kîle) ile irad ettiği ve bu hususta Fenarî-zâde Kazasker M u h y i d d i n E f e n d i ile münakaşa yaptığı için kazanmasına rağmen hakkım kaybetmiş ve hatta kazaskerin Pâdişâha şikâyeti üzerine cezalandınimasma irade sadır olmuş ise de vezirlerin şefaatleriyle Ç i v i .z â d e bulunup tefsir.z â d e .z â d e M u h y i d d i n Efendi'nin ümî kudreti yoktu ve ceddine verilen imtiyaz sebebiyle kırk akçe müderrislikten şöyle-böyle yetişmişti. Ben Şakayık tercümesinin kaydım tercih ettim . s 447.)'de Sahn-ı seman müderrisliklerinden birisi inhüâl ettiğinden bu müderrisliğe Sahn payesinde olan Edirne Dârü'l-hadîsi müderrisi Üsküblü İ s h a k ve Üç şerefeli (Edirne'de) müderrisi Ç i v i .z â d e M u h y i d d i n ve Anadolu kazaskeri K a d r i Efendilerin huzurlariyle Ayasofya camiinde yapdan imtihanda usul-i fdcdıtan telvih ve tavzihten taan-ı râviden ve kelâmdan şerh-i mevakıftan itimad (el-Maksadü's-sâUs fî'l-îtimad) bahsine ve hidaye (fıkıh)dan ribevaya dair^ sondan suallere cevaplar kaleme ahnmıştır. 470 ve Atâyî s 134. » Şakayık tercümesi.z â d e muvaffak olmuş ise de F e n a r î . Bunlardan her biri­ sinin verdiği cevap görülüp kendilerine de gösterildikten sonra her bir müderris kendisinin verdiği cevaba dair aralannda müna­ zara yapmışlardır.z â d e M e h m e d E f e n d i 945 H.z â d e cezadan kurtulmuştur. ceddi Molla Fenarî'ye karşı hürmetsiz hareketi sebebiyle hakkım kaybetmiş ve I s r a f i l z â d e surunu çalarak Sahn müderrisi olmuştur*.

51 ve yine elU akçe yevmiyeli Rodos Sultaniye müderrisliği imtiham. Şakayık zeyli. 5 .z â d e ' l e r i n huzurlariyle hidayenin kitab-ı icaresinden üç taUp arasında imtihan yapdmıştrr*. hastahane ve mektep ile misafirler için handır (Hadikatü'l-çevami. Murad'm validesi de Üsküdar'da yaptırmış Nurbânu olduğu Sultan 991 H .) senesinde Şeyhülislâm Efendi. Bu hususta Vakanüvis Raşid'in aşağıya naklettiğimiz mütalâası dikkati calibtir (C. Menârü'l-envar. c. 119.) medresesine küIUyesindeki • ^ UBUI-İ fıkılıtan olan jl_^'^ljL. tahsil-i maaşlarmdan birer senbU ile kıyafet­ lerin tebdil edip hâriç doiyesinde meclis-i imtihana dahil ve dil-hah üzere muradlarma nail oldular. Ezcümle s 288 • Bu külliyye Cami. s. I I I . imaret. medrese. (1583 M. s. Dârü'l-kura. 182). s. = 1301M. II. Hâriç müderrisi olmak için nev­ bet bekleyen kırk akçeli müderrisler arasında imtihan yapmak isteyerek infisalleri on sekiz seneden aşağı olanlarm imtihana girmiyerek bundan yukan olanlarm imtihana girmelerini emretmiştir. Bu. Hafızüddin Ömer Ne8efî'nin(vefatı701H. s. çünkü medrese az ve münhal bekleyen mâzul kırkh müderrisi çok olduğundan bir açığa kendisine güvenen bir hayli talip çıkardı. III. Abdurrahman Efendi Yine kırk akçe müderrisHkten mazûl olup münhal bekleyen müderrisler arasında Hâriç medreselerden Ali Paşa medresesi müderrisUği için Zeyrek comiire'de imtihan açüarak kazaskerlerden Bostan-zâde ve D ö k m e c i . (1703 M. s. ' Şakayık zeyli. Atâyî'de daha böyle misaller vardır. İlmiye Te^kMu. Dârü'l-hadis.)olup bunu t b n Mel ek'ten başka bir çok ulema da şerh etmişler ve haşiyeler yazmışlardır. R a ş i d E f e n d i bu tarihte kırktan mâzul olarak nöbet beklemekte ise de mazuliyet müddeti on sekiz seneden aşağı olduğu için imtihana girememiş ve imtihana girenler için şunları kaybetmiştir : "Bir kaç prinç furuşan dükkân. attar ve bakkallarm ne surettie kazandıklarım beyan ediyor. Müderrislerin kırtan yukan Hariç müderrisliğine geçmeleri çok zor olurdu. s. Kösesi B u imtihanda Mehmed kazaskerlerden E b u s s u u d ve M i r i m Efendiler bulunmuşlar ve imtihanı K o n y a b kazanarak Hâriç müderrisi olmuştur*. 526. 177.MÜDERRİSLİK ve î b u Melek (usul-i fıkıhtan menar şerhi)'den^ verilen 65 mesele üzerine risale kaleme alınmış ve neticede Sahn müderrisliği T o s u n Efendi'ye Hâriç verilmiştir^. ' Atâyî.) 1115 H. s. pâyesindeki bir müderrislik için kırk akçeli müder­ rislerden buraya talip olan dört müderris arasmda imtihan yapdmıştı'. ' Şakayık tercümesi. Filvaki o makule koltuğunda mutavvel (belâgatten )görünür bir kaç echel birer mâdumeye (eski defterde kayıtlı ismi var fakat binası yok olmuş medrese) tâyin olmalariyle bünyân-ı rağbet-i Uim münhedim oldu" diyerek imtiham. 121. Atayî. 502. « Atâyî.

X V I I . 1006 H . muidine de mülâzemet M. 512.m e y a m i n M u s t a ­ f a E f e n d i muidine.m e y a m i n M u s t a f a E f e n d i ' y e -ki daha sonra iki defa şeyhülislâm olmuştur. Âli (basılmamış birinci ciU). 441.m e y a m i n ' in talebeleri kazaskerlere ve sairlerine tevzi olunarak muidi de mülâzemete nail olmuştu ^.kendisine verilen dersi okuttu.66 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I altmış akçeli müderrisler arasmdan Ayasofya müderrisi Ş e m ­ seddin E f e n d i münasip görülüp Ramazan ibtidasmda En'am (J>°l âyet-i kerimesinin tefsirinden ders suresinden takrir etmesi emredilmişti. 46. Yine her payedeki müderrislerden ikişer kişi Süleymaniye camiindeki içtimaa davet edilmişlerdi.z â d e ile Y a v u z Efendiler münazarayı idare ettiler. * . Bunun üzerine her dereceden ikişer müderris davet olunarak Zilhicce ibtidasmda (16 Arabk 1583) akdedilen mecUste bu hususta kaleme almış olduğu Risale okunup takdir olunarak kendisinin verilmiştir ^. 56. MÜDERRİSLİKTEN KADILIĞA GEÇMEK Müderrislerden Hâşiye-i tecrid (yirmi.44. ». M e h m e d ' m validesi Safiye Sultan. 52. s.tevcih ettirerek En'am evveUnden ders tâyin olundu. 120. s. s. Atâyî. E b û ' l . yirmi beş akçe yevmiyeh ilk müderrislik) müderrisliğinden itibaren en son müder­ risliğe kadar herhangi bir müderris derecesine göre bir kadıhğa geçebilirdi. Sahn pâyeh mü­ derrislerden N e f e s . I I I . bunun üzeri­ ne münazara yapddı muvaffakiyeti sebebiyle E b û ' 1 . (ilçe) Yirmi ilâ otuz akça yevmiycH bir müderris yevmiyeli müderris. kaybettiğin­ asırda Sahn-ı seman müderrisUği eski ehemmiyetini den bura müderrisleri her zaman büyük kadılıklara tâyin olun1 Şakayık zeyli.)'de medresesini yaptırınca ihtida E b û ' l . s. vesaire gibi eyalet kadıhklarma tâyin olunurlardı. 27. Kaza Kaddıklarına ^ elli akçe yüz elli akçelik sancak kaddıklanna* ve Sahn Mısır müderrisleriyle Altmışlı müderrisler mevleviyet tâbir olunan beş yüz akçeli Şam. 56. ( 1 5 9 7 iki. Halep.

Medreselerin bozulmasında tefekkürü. s. 39. asır sonlarına yakın Molla Kuşçu. Mîrim Ali Müeyyed-zâde Abdurrahman. Çelebi. MEDRESELERİN BOZULMASI Daha evvelki tarihlerde müderrislik kanununa aykın tek tük yapdan usulsüzlükler istisna edilecek olursa bilhassa X V I . Atâyî. 43. Hoca-zâde. s. medreselerin inzibatı kalmayarak talebelerin para ve rüşvet Ue mürettep ulûm görmeden müderris olmalan ve buna mukabU bin müşkiUâtla medrese görüp miUâzım olmalanna rağmen UtimaslUann derslerini tâyinleriyle bunlarm tâyin edilmemeleri ve bu suretle müdenisUğe gelenle­ rin rüûslanndaki kayıt gibi ^ » U U I | 1 . s. İbn terk edilerek bunların yerine tamamen naklî ilimlerin kaim olması olmuştur. 323. K e m a l ve K ı n a l ı . Bundan başka medreseler kanununa aykın olarak müdaha­ leler vukuu ve bir kısım ulema zadelere on beş yaşından evvel müderrislik rüûslan verilmesi. » Kanunnâme-i Âl-i Osman. kelâm ve felsefe birinci derecede âmü (hikemiyat) gibi akli ilimlerin X V I . 27. olunurlardı ^. Şakayık zeyli. ^ I Âlemü'l-ulemai'l-mütebahhirinden sarf-ı nazar orta derecede bUe ehliyeti haiz olmamalan medreselerin bozulmasında âmU olan diğer sebeplerdendir. faaliyete getirecek olan matamatik. asır­ lardaki mütefekkir âlimler tarafmdan kıymetli eserler telif ediUp okutulduğu halde sonra bazı şeyhulislâmlarm telkinleri Ue hikmet dersi medreselerden kaldırUarak bunun yerine zaten mev­ cut olan fıkıh. 20. 288.z â d e A l i Efendiler gibi X V . 282. 318.MÜDERRİSLİK 67 mayarak altmış akçe yevmiyeli müderrisler tercih Bu hususta kadılık kısmında malûmat verilmiştir. 680. . 115. asır sonlarma doğru hem müderris kaUtesi itibariyle ve hem de tedrisat ve talebe cihetiyle medreseler bozulmağa başlamış ve seneler geçtikçe bu bozukluk artmak suretiyle devam etmiştir. » Keşfü'z-zünun (Maarif Vekâleti tab'ı). Kadı-zâde-i Rumî. ve X V I . usûI-i fıkıh ilimlerine geniş yer verilmiştir*. zamanlara kadar Osmanh medreselerinde ulûm-ı akliyeden i/m-i hikmet (felsefe) dersi okunup bu ilme dair Ş e m s e d d i n Fenarî.

s. II. için kanun Şeyhülislâm hilâfına bulunduğu sırada Müeyyed-zâde'nin oğlu A b d ü l v e h h a b E f e n d i ' y e iyihk isteyerek bunun Abdülvehhab E f e n d i ' n i n kırk akçe yevmiyeh bir müderrisliğe tâyinini vezir-i âzam Makbul i b r a h i m Paşa'dan rica etti ve o da bunu kazasker Fenari-zâde Muhyiddin Efendi'ye söylemişti. birden hyakatleriyle mütenasip olmayan müderrishk ve kadılığa tâyinlerim emrederlerdi. halbuki o tarihe kadar kırk akçe ile yekden müderrishk yalnız F e n a r i z â d e evlâdına mahsus olduğundan kazasker bu tevcihe yanaşmamakla beraber tamamen de red etmiyerek Efendi'yi Paşa otuz akçe yevmiyeli Abdülvehhab İbrahim Perviz Çandarlı-zâde medresesine tâyin edip İbrahim Paşa müderrisi E f e n d i ' y e de kırk akçe ile Mahmud Paşa müderrisliğini tevcih eylemişti'. kendi kullarından Müeyyed-zâde Abdurrahman mahlash H a m z a bunun o dereceye N u r e d d i n ' i Sahn-ı seman müderrisi yapmak istemişti. 3 2 . kazasker M ü e y y e d .68 Fatih OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI Sultan M e h m e d . 3 4 7 . bazan derslere gider dinler. " Şakayık tercümesi (Mecdî). Bayezid zamanında Pâdişâhın müdahalesiyle Zamiri Efendi iltimas başladı. Bazı pâdişâhlar. saray mensuplarının tesirleriyle hatt-ı hümâyun göndermek suretiyle ehliyet ve kıdem aramadan bazı şahıslan. zeki olanları öğrenir. müderrishk ve kaddık münhal olunca bunlardan mülâzım olan­ ları tâyin ederdi 1. Abdur­ K e m a l . 61. medrese ve müderris işine çok dikkat eder. s. oğlu Ehli . s. » Atâyî (Şakayık zeyli).z â d e mensuplanndandı. Bayezid. gerek aşağı medreselerde ve gerek tetimmelerde emsile (sarf) den itibaren Isfahanı diye meşhur olan kelâmdan ^ J l t e v a l i okuyan müstaid talebelerin defterini tutarak şerhine ve oradan usul-i fıkıhtan telvih ve tavzih derslerine varınca ders yanmda saklar. kazasker kadar ilmi kudreti olmadığını söylemesi üzerine Padişah : —"Fünûn-i âhyeden okutmağa kadir değilse kâfiye (nahiv­ den) nin şerhlerinden mutavassıt nam kitaptan ders vermeğe kadirdir" diye mukabele etmiş ve tâyin Meşhur t b n rahman etmek Efendi ettirmiştir*. Ulemadan T a b i b ^ Latifi tezkiresi.

Gelibolu kadılığına ehliyeti haiz olmayan biri­ sinin tâyinini haber alması üzerine kendisi dururken böyle ehhyetsiz birisinin tâyinine hayret ederek o sırada Rumeh kazaskeri bulunan B o s t a n . 13. mevah-zâdelerin meydan almasıdır. 446. oğullan yaşı on dört ve on beşe geHnce ihtida eUi akçeh Dâhil müderrisi ve şeyhülislâm oğlu ise aym sinde elli akçah Hâriç müderrrsi (sonra o da Dâhil müderrisi olurdu). bu gibilere : . kazasker oğullan ihtida kırkar akçe medrese müderrisi ve taht yani eyâlet kaddan oğullan ise yirmi beşU ve otuzlu medreselere hiç sıra beklemeden küçük yaşta müderris oluverirlerdi. 2. (1556 M. "Zamammızda istifadeleri ( X V I . bunun muidi olan M u h ­ Bayezid rica ettiğinden isteği yapılmıştır*. bunlardan Pâdişâh bocalan." Ali ~ ^ Atâyî (Şakayık z^li). asır sonlannda medrese talebeleriyle durumları hakkında o devirde hayatta olan müverrih  l i . 2 Mühimme defteri. Bazılanna göre bu ihmal ve HyakatsizUğe sebeb. beş madde üzerine aşağıya hulâsa ettiğim mütalâalarda bulunmak­ tadır ki bu sözler o tarihlerdeki medrese ve müderrislerimiz hak­ kmda bir fikir vermeğe kâfidir. Bihamdillah zamân-ı devletinde Bu kâr-i müşkili kime soralım Gelibolu'da nâ-ehlin kazası Temeyyûz ehli vü nâ-ehl olunurken Şeriri fazida sen otururken Aceb caiz midir ehli dururken? Ehlı'nin bu manzumesine karşı Bostan-zâde tâyin ettiği nâehlin Pâdişahm hatt-ı hümayuniyle olduğunu beyan yollu aşa­ ğıdaki manzum cevabı göndermiştir: Tecahül eyledin ey merd-i arif Gel insaf eyle ne itsin kazasker Sual ettin cevabını bilürken Efendi hatt-ı sultani dururken 963 H . nice varsun ki okutacak talebe bulunmaz ve bulunsa da kendusi ders vermeğe kadir olmaz.) senesinde Edirne'de Üç şerefeli medresesi mü­ derrisi D e r v i ş man'ın oğlu E f e n d i vefat etmişti. s.z â d e ' y e şu kıt'ayı göndermişi. asır sonlannda) müderrislerin haf­ tada dört derse devamlan ve danişmendlerin dersleriyle iştigal ve muhal oldu" dedikten sonra birinci madde olarak "müderris vardı ki ayda bir kere derse varmaz. s.MÜDERRİSLİK 69 mahlaBİı bir zat. müderrislerin y i d d i n E f e n d i ' n i n mülâzım olmasmı K a n u n i S u l t a n S ü l e y ­ XVI. Nr.

70 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI "Tartk-i tahsilde kendûlere hareket lâzım olmayıp yani hiç bir medresede sıra tahsüi görmeden beşikte iken mülâzım. I. eshab-ı fezailden artuk. I. Bozukluğun üçüncü sebebi Anadolu ve olup lariyle büyüklere intisap etmiş olanların tahsil medreselerde mürettep Dördüncü ve beşinci ölçülmemesi hamilerinin ilmiye görmeden girmiş olmalan idi*. gerek kuzat-ı müteşerriîn ekâbire istinada çalışır. Künhülahbar (basılmamış birinci cild). menasıb ve medarisi dolaşır ve traşı geldikten sonra beş yüz akçe mevleviyete ulaşıb ve nadiren eline kitab alsa bile o da muhazarat. anlar evahir-i ömürlerinde varanuyacakları mansıba bir çelebi. c. 33. uşak tuttu alem oldu adim Müderrisin ise sibyan-ı vâcibü't-tâlim içinde hizmet-i fetvaya lâyık âdam yok Sorulsa her biri mollây-ı vâcibü't-tâzim A l i . maahaza onları geçerdi. 29. medaris-i haliyede nice tahsiI-i ilm etsinler. Cemi-i manasıb lâyık ve müna­ sibine verilmez. ' "Evlâd-ı etrakten müstaidlerin ekâbire intisabları Paşa ve Ağalara istinad birer tarîkle okuyup yazmadan ve yorulmadan mülazım ve müderris ve kadı olmaları idi" Âli. basılmamış c. bu sebeple gerek müderrisin. sadr-ı âzam vasıtasiyle kazaskerlere bir hatt-ı hümâyun göndererek ceddi F a t i h Sultan M e h m e d ' i n medreseler hakkındaki kanun- ^ ". ehl-i ilimle cahilin kaddık elde edilmesi^ İlmiye sınıfının bu bozukluğu sebebiyle 111. cönk ve gazeliyattan ibaret kahr" diyor.. pes evlad-ı etrâk nice jugl etsinler. tıraşı gelinceye kadar. M u r a d . derece ve kıymetinin sebep rüşvet ile müdenislik ve sebep de idi. cahil maldarm riayeti. Yine  l i ' y e lere hakikî göre aym asır sonlarında bozukluğun ikinci sebebi bu mevali-zâdelerin pek kısa zamanda elde ettikleri derece­ medrese talebelerinin varmaları âdeta muhal oldu­ Rumeli halkından iltimasyoluna ğundan evlâd-ı etrâk medreselere rağbet göstermez olmuşlardı ^." Sahn-ı medâris bir mekteb oldu sibyana Mizâc-ı din zayıf oldu zât-i şer'-i kavim Ciham oğlan. belki rüşvet salub arz-ı niyaz edenlere verilir. s. s. * Müderrisin ve kuzatın cahil kalmalarıdır ki fi zamanina ilme rağbet yok. onlara ittikâ ile cemi-i mal edip kat'-ı meratib saiyinde füzela-i asr olanlarla yanşur. s. . 29. söz söy­ lemeğe ve kudreti olduğu zaman müderrisUk almağa yol açdır yol buluğ yaşına gelince mollahğa (büyük kaddığa) doğru alır. jeref-i nesebi basebiyle saba âleminde vasd olur" Âli.

aşağı medreselerden itibaren çalışıp imtihan vermek suretiyle müderris veya kadı namzedUğine kadar çıkar ve münhal vukuunda tâyin olunurdu. Nr. Kazaskerin marifeti ve etmedin olmadın kimesneyi kabul etmiyeler. Kimesnenin iltimasiyle nâ-ehle mansıb arz olmaya.MÜDERRİSLİK 71 unun tamamen tatbikini emretmiştir. Bu diye 834 ulema oğullanndan ilk imtiyaz meşhur Molla Fenan meşhur olan Şemseddin Mehmed b . Bâdelyevm bu vaz'a muhalefet ve emre mugayir ki vaz'ı işitile. velhasd menasıb ehhne sevk olunub ilmi ve fazh olanlar ve maharet-i tâmmesi olanlar terbiye olunub riayet oluna. Bu hatt-ı hümâyunun tesiri olmadığı bozuklukların devam etmesinden ve genişlemesinden anlaşdıyor. zaran kenduleredir. Kırkh. müderris olduklan takdirde kırk akçe ile tâyin olunur' KanunnSme-i Osmanî (Esad Efendi kitapları). . Kuzat-ı askere muhkem tenbih oluna ki müderrisin ve talebe tekmil-i müddet-i örfiye etmedin feragat ettirib âhar mansıba sevk ettirmiyeler danişmendler dahi aşağı medreseden şugl miktarın mevahye aldırmayalar. "Hâlen tarik-i ulemaya hayh ihtilâl ânz olub kanun-i kadim-i Sultan Mehmed Gazi zamamndaki gibi gözedilib zamanı­ mızda dahi ahsen olmak muradımdır. bilmiş olsunlar. 01 makule müderrisler r e f olunub min-bâd arz olunmıya. gözlerin açsınlar. YÜKSEK DERECELI ULEMA EVLADıNıN İMTİYAZLARI Dersten icazet alarak mülâzemete nail olan bir danişmend. Şimdi kanun gözedUmemekle müderrisin ve talebe şugldan kalmışlardır. Fakat yüksek dereceh ulemanın oğullan babalanmn işgal etmiş olduklan mevki itibariyle derecelerine göre defaten Miftah. 2362. Hamza'nm (vefatı Recep=:143ı Mart) oğullarına ve torunlarma verilmiş olup bunlar. 2 Şaban 985 1577) tarihli olan bu hatt-ı hümâyunda şöyle (15 Ekim denilmektedir i. Gelmiş ve gelecek kuzat-ı asâkire tenbih ve te'kittir". V e dahi müderrisler var imiş ki akçesi ve dersi almayıb mücerred âhar mansıba vesile olmak için tevcih olunur imiş ve ol makuleler cemiyet eylemeyib ve şugl etmeyib zamanede şugl edenlere müzahim olurlar imiş. Hâriç ve Dâhil müderrisi oluverirlerdi.

32. İstanbul. 553. âdet tâyin olunurlardı. ikram olundukları üzere Zal Paja Sultan payesi ile ihtiram olunmuştur". Filhakika mânasına iltimas.babasmın kazasker olması dolayisiyle 978 H . 183. . Şeyhülislâm S u n u l l a h Efendi E f e n d i ' n i n oğlu D e r v i ş Mehmed mülâzım 1021 H . olmuştu. Ebussuud'un tercümeihâli. (1570 M. Tekille lügatte Tehilletü'l-kasem. 1 Şakayık zeyli. Şakayık'taki (Tekille tariki ile) ve (Tehille-i sahnla Bağdad payesine mütesâid) ve (Tehille-i Sahn tariki üzere altmif akçe ile Muradiye'ye terfi) kayıtları kısa zamandaki terfi ve terakkiyi göstermektedir (. pek az zaman kısa müddet mânasma kullanılmıştır.. 182. s. M u s t a f a N i k s a r ! tercüme-i hâlinde. yeminin hükmünü izale etmek mânasmda iken sonraları. * Atâyî (Şakayık zeyli) M e h m e d h. Efendi'nin oğlu Sunullah hürmeten ve defaten Hâriç müderrisliği ile Mahmud Paşa med­ müderrisliğine Anadolu kazaskeri Cafer E f e n d i -ki daha sonra dört defa şeyhülislâm olmuştur. M e h m e d Çelebi b.^(âyî. 560 "Mehadim-i kiram meşayih-i islâm. * . s. s. oğlu mânasını ifade eski medrese teşkilâtında Tekille^ eden ve daha denilen üst sonra sıra Tafra kısa ve gelen atlamak. . » Atâyî (Şakayık zeyli).628.72 lardı^. gözetmeden himayelerle birden bire derecelere atlamak lann oğuUannm otuz akçeli Miftah Efendi'nin Efendi'nin torunu ve müderrisliklerine tâyinleri Mehmed Çelebi'nin Şeyhulislâmhğı zamamnda E f e n d i dersten mezun olduktan sonra ceddine tâyin edilmişti*. (1612 M. s. * Atâyî (Şakayık zeyli). Atâyî.)'de babasmın vefatı üzerine kayıt olunarak birkaç ay sonra Dâhil itibar edilmiş olan Eyüp'te Zal Paşa zevcesi Şah Sultan medresesine müderris olmuştur**.615. s.)'de ihtida kırk akçe ile Beşiktaş'ta Barbaros Hayreddin Paşa medresesi müder­ risliğine tâyin edilmiştir^. OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Daha sonraki tarihlerde ulema oğullan hakkındaki bu imtiyaz genişlemiş ve bu suretle ilmiye smıfında bu gibiler hak­ kmda ehliyet ve istihkaka bakdmıyarak imtiyaz sayesinde pek çok kıdemli. Şakayık zeyli. 567. Ebussuud Ebussuud Abdülkerim resesi Edirne ve Bursa kadılıklannda bulunmuş olanbaşladı^. sıra bekleyen namzedlerin yerlerine bu imtiyazldar az zamanda sıçramak imtiyaz. s. * • A t â y î (Şakayık zeyli) A b d ü l k e r i m b.

(1599 M. B . 749. 575 "Esmihan Sultan payesi ile ikram ve hoca-zideler tariki olundular'*. yine böylece Z e k e ­ r i y a E f e n d i ' n i n kazaskerUğinde müderris olan oğlu L ü t f u l l a h Çelebi "Mehâdım-i sudûr-i kiram kammu üzere ihtida kırk akçe île Silivri'de Piri Paşa müderrisUğine" tâyin edilmişti^. s. * Atâyî. 539. 553. M e h m e d ' i n olan A z m i E f e n d i ' n i n oğlu ihtida kırk akçe üe mü­ derrisUğe başlamıştı*.)'de Dâhil müderrisliklerinden Şah Sultan nail olmuştu'. » Atâyi.MÜDERRİSLİK 73 Bu kayıt şeyhülislâm oğuUarmm birden bire Dâhil müderris- Uğiyle tâyinlerini göstermektedir. s. I I I . I I I . fakat şeyhuUslâm oğullanmn müderrisUğe Mûsila-ı E f e n d i kendisine sahn (dâhil) mü- Fethullah derrisUğiyle başladıklarmı söyleyerek Hâriç müderrisUğini kabul etmemiş ve pek az sonra saltanat tebeddüUyle babasımn ikinci defa şeyhuUslâm olması üzerine Mûsila-ı sahn müderrisUğine tâyin olunmuştur i. . Kazasker oğullarma da ilk defada kırk akçelik müderrislik verilirdi. 1694 M. M e h m e d ' i n bocalan olan Tacü'ttevarih müelUfi meşhur H o c a S a d e d d i n E f e n d i ' n i n oğlu mü­ lâzım olduktan sonra Pâdişâh bocalan oğullannm imtiyazlan gibi Pâdi­ üzere şeyhuUslâm evlâdlan gibi Dâhü medreselerinden Esmihan Sultan müderrisUği tevcih edilmiştir*. hoca-zâdeler kanunu şehzâdeUğinde üzere 1007 H . üzerine ihtiram » Atâyî. 747. a. 529. 739. M u r a d ' l a oğlu I I I . » Atâyî (Şakayık zeyli). olmak isteyince şeyhuUslâm bulunan S a d ı k müderrisliği tekUf etmişti. s.)'de birinci defaki şeyhuhslâmhğmdan mazûl olarak memleketi olan E r z u r u m ' a gönderilmiş olan S e y y i d oğlu S e y y i d Hâriç Fethullah Efendi Feyzullah tstanbur& Efendi'nin gehp müderris Efendi. Sultan zadelerden ilmiye sınıfına intisap edenler de mülâzemetten sonra Hâriç müderrisUği ile ilmiye sınıfma intisap eder1 Raşid tarihi. 325. babasımn kazaskerUği zamanında mülâzım olduğundan kırk akçe ile müderris olmuştu. c I I . Nitekim 1106 ( H . ŞeyhuUslâm Ş e y h i Abdülkadir Efendi'nin oğlu Abdürrahim Efendi. 361. 506. Yine bunun şâh hocalanndan N e v a l î müderrisUğine hocası E f e n d i ' n i n oğlu.

Pâdişâh sonra bu maaş lanna Şehreminliği varidatından maaş tahsis edilmiş olup daha evkaf-i verilmiştir *." Kanunnâme. Bu kaide mevali-zâdelere mahsustur. 837.o ğ l u M e h m e d Efendi'den "kanun-i kadim-i Osmaniyan üzere" müderrisUğine tâyin Sultan Osman elli akçe ile olunmuştur^. saray vesikaları. . Hattâ meşhur S e y y i d V e h b i bu yolda bir de manzume kaleme almıştır: lltiha île vakur etmek içün etbâın Mün'imlere Hak fermân-i hümâyun Han neşr-i geldi muammer ide hatla idüp Ahmed-i Âlî-şânı mehasin şimdi Emr-i hep ma sadak-i meslek-i mesnun geldi Mûbemû Şer'-i garraya mutabık yeni kanun geldi Hüsne iydiyye siyah câme biçildi güya Çehre-i sâde-ruhana hat-i şeb-gûn geldi ^ Atâyî. M e h m e d ' i n kanunnâmesinde Şeyhülislâm. 41). X V I I I .939 ). s. "Bazı kümesne şehremininden veya zevaidden bir kaç akçe ulufe peyda edib ednu mülâbese ile mülazım olub" uzun müddet mülâzım olanlara müzahim olur. 34 bâ-hatt-ı hümâyun Müftü Efendi'nin oğluna yevmi otuz akçe verilmek ferman olunmuştur. Sene 996. s. A h m e d zamanında imoğullannın sakal salıver­ tiyazh ulemanın iyi tahsU görmeyen meleri emredilmiş ve bu hal onlann cehillerini örtmeğe medar olur diye alay mevzuu olmuştur. Diğer bir vesikada İstanbul kadısı ve mevâli oğuUarma selâtin evkafmdan ve sair mahallerden maaş tahsis edilmiş olduğu görülüyor (tbnülemin tasnifi.74 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI lerdi. asnn ilk yansmda ve I I I . Mehmed Paşa b. meselâ 11. Ebussuud medresesi Fatih Bayezid'in mezun kızı ve Gevher Melekşah Paşa'nın mülâzım oğullan olduktan Davud Sul­ sonra Paşa t a n ile D u k a k i n . 46 Suhan-zâde Osman Bey b. s. Aşir Efendi kitapları numara 1004. ve şehzade hoealan ile taht kadılan oğulselâtin vakıflariyle sair mahallerden kazasker. Ahmed Paşa Dukakin'in teıcümeihali ^ Fatih'in kanunnâme'ainde ŞeyhuUsIâm ve Pâdişâh hocası oğullarına şehremini tarafmdan altmışar ve kazasker oğullarına kırk beşer ve taht kadısı oğuUarma otuzar ve şehzade hocası oğluna da otuz akçe verilmesi kabul edilmiştir (S. I. gayrıya cari olmaya. 79 ve aynı kaynak. İVr. A h m e d devrine ait bir kartonda İstanbul kadısı oğluna Sultan Süleyman evkafından günde yirmi akçe verilmesine dair vezir-i âzamm takriri ve hatt-ı hümayun vardır (vesika numarası 839) 1006 Ramazan (1598 Nisan) tarihU İlmiye kanunnâmesinde şöyle denilmektedir: b.

atılabileceğini medrese gösteren diploma demektir. vefat etmiş olup hakb olarak allâme ve şeyhülislâm unvanlannı almıştır. Dinî d u l l a h Ö m e r 544 H .)'de Herat'ta mütebahhir Osmanlı memleketlerinde (şeyhu'lebû Ab­ ve Azerbaycan'daki ilim müesseseleri olan F a h r e d d i n R a z i ' y e kadar giderdi. edebiyat vesair akli ve nakli üimlerde pek çok eser . riyaziye. İcazetnameyi veren müderris icazetnameye kendi ismini yazdıktan sonra kendisi o dersi kimden okuduğunu yani hoca­ sının kim olduğunu ve hocasımn hocasınm kim olduğunu zincir halinde yukanya doğru yazarak bunu İslâm âleminin en büyük âlimine kadar çıkanp bağlardı. bugünkü tâbir ile bir medrese talebesinin hayatına talebesi. İcazetnameler ya tefsir. derslerine başladığı tarihten îtibaren tedris hangi Medrese dersten hangi eseri veya eserleri okumuşsa okuduğu eserlerin adlarımn zikredilmesi eder ve böylece suretiyle ders okuduğu hocasmdan bir belge ahr ve bununla daha yüksek bir müderrisin dersine devam medrese derslerini ikmal edip ders okutmağa müsaade ve selâhiyeti havi en son bir vesika ile müderrislik veya kadılık yoluna girerdi.MÜDERRİSLİK 75 Medd-i âh iyle bu vech üzere yazddı tarih HÜBn-i azl eylemeğe hatt-ı hümâyun geldi 1127 İCAZETNAMELER İcaztnâme. Tefsir. tıb. dini olanlan sadr-ı islâma kadar gidip mevzu ilimler ise bunu vazeden mütehassıslara yani imamlara kadar dayanırdı.i ve müsbet ilimlerde (1209 M. kelâm. asırdan itibaren Anadolu'da ve hattâ İran ulema) denilen İmam F a h r e d d i n . X I I I . hadis ve fıkıh gibi dini ilimlere veya kelâm.)'de Rey şehrinde doğmuş 606 H . Sıhhatli olduklarma şüphe olmayan bu icazetnamelerde ulema silsilesi bizde müderrisin hangi ulema kolundan geldiğini ve bu ulema kolunda kimlerin bulunduklarım göstermesi iti­ bariyle pek mühimdir. felsefe. hadîs. (1149 M. felsefe (hikemiyat) ve müsbet ihmlere dair olduklanna göre değişir.

i Ü r Fahreddin asır sonuyla X V .i R u m i oğulları K u t b ü d d i n M e h m e d ve Riyaziyeci M i r i m Çelebi. Fatih'in hocası H a y r e t t i n . (1277 M. silsilesi birkaç vasıta ile t m a m Cazalî'ye İşte Fahreddin Razî kolundan gelmiş olan âlimler yani Fahr-i Razi mektebi mensupları ve bu Sadrüddin Ahlatî. " X V .ub ve Müftü A h m e d P a ş a l a r . Razî'nin Şemseddin doğrudan doğruya talebeleri olup ilk ikisi Anadolu'da ve üçüncüsü Suriye'de bulunmuşlardır. Huncı.z â d e T a c ü d d i n . Vefatı 676 H . X I I I .i t j r m e v î . asnn ilk yansmda Bedreddin mektebine Mahmud. asrm ikinci yarısında Anadolu Selçukilerinden II.z â d e Muslihuddin Mustafa. Şair Osmanh âhmlerinden Ş e m s e d d i n oğlu Ş e y h Razî Fahreddin M o l l a F e n a r î ile Samavna A h m e d î de Osmanh memleketindeki âhmlerin bir çoğu M o l l a vasıtasiyle Fahreddin R a z î ' y e kadar Molla Yeğen ederdi ki Fenarî talebesi Fenarî bir ulema kolu teşkil denilen M e h m e d b.z â d e . H a t i b . B e y bu A r m a ğ a n ile onun talebesi ilk istanbul kadısı H ı z ı r kolu teşkil edenlerin başında gelmektedirler *. aym mektebe mesup Razî. K ı l ı ç a r s l a n ve III. arada E f d a l ü d d i n Husrev Şahî. IV. kadısı âhmler vasıtasiyle Anadolu'da R a z î ' y e kadar giderdi. asır başlannda Tusî. müddin-i Razî. HüsaKonevî ve daha tzzeddin Sadrüddin Şirazî Mahmud sonra Alâüddin Esved (Kara hoca) ve F a h r e d d i n dından C e m a l ü d d i n . Riyaziyeci K a d ı . yetişmiş olan R a z î kolunun müessesi Kadı S i r a c ü d d i n .i A k s a r a y î . Muslihuddin Kastalanî ve Hızır Bey'in kendi oğulları S i n a n . C ı y a s e d d i n K e y h u s r e v zamanlarında yaşamış ve îLiill^^U kadu'l-kuzat olarak en yüksek ilmiye rütbesini almıştır. mensuplardı. asrın ikinci yarısıyle kısmen X V I . Yak. Nasîrüddin AUâme ve X I V .z â d e K a s ı m . İ z z e d d i n Keykâvüs. Hayal t Şemseddin. Batı Azerbaycan'da Rumiye gölü kenarındaki şehre mensuptur. Bunlardan sonra olarak Kadı S i r a c ü d d i n . . M e v l â n a A y a ş . Davud-i K a y s e r î ve Sivas hükümdarı K a d ı R a z î ahfa­ Abdülmuhsin Kayserî.z â d e . ^ S i r a c ü d d i n Ü r m e v î . Burhanüddin ol­ A h m e d ' i görmekteyiz ki bu asırlarda müderrislerin vermiş dukları icazetnameler muhtelif Fahreddin m e v î ' y e ^ ve oradan XIV. asırda yaşamış olan H ı z ı r B e y talebelerinin en meşhur olanları şunlardır : Bursalı H o c a .)'den sonradır.76 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yazmış olup icazet kadar gider. K a d ı . Balıkesirli M u a r r i f .

Bu muameleyi mütaakıp inha edilmiş olan müderrise I b - tida-i hâriç müderrisUği beratı verilirdi. . mahal ve müstahak olmakla faziletlû semahatlû şeyhuhslâm Mevlâna Efendi hazretlerinin işaretleri mucibince bâ-ibtida-i hâriç tevcih olunmak buynıldu". Yukanda bilmünasebe görüldüğü üzere Şeyhuhslâm. MÜDERRİSLİK Müderrishk tevcihi BERATLARI X V I . okutulan asırda eserleri Anadolu'ya girerek ile Seyyid medreselerimizde Şerif Cür­ olmuşlar ve Fahreddin vasıtasiyle Sadettin Ürmevî gelen Teftazanî canî eserleriyle Siracüddin dan sonra Osmanlı medreselerinde kolunu terk müessir yine bunlar edip Razî'ye bağlanan kendi mekteplerini tesis etmişlerdir ki bun­ âhmlerin icazetnameleri Fahreddin R a z î ' y e kadar gitmiştir. Eğer inha edilen müderris adedi ziyade ise tabiî vezir-i âzamm inhası ana göre yazılırdı. . asır ortalarma kadar kazasker­ akçeh medreselere lere ait iken bu tarihten itibaren Şeyhuhslâmhk ilmiye sımfınm en yüksek mertebesine çıkanldığından kırk müderris tâyini kazaskerlerin ve Hâriç medreselerinden itibaren yukan smıf müderrislerinin tâyinleri de şeyhuhslâmm arzlariyle olmuştur. Pâdişâ­ hın mutlak vekkiU olan sadr-ı azama yazar ve onun tarafmdan da Pâdişâha arz olunarak muvafakati alınır ve vezir-i âzam aşağıdaki tertip şekhyle müderrishk ruûs ve beratlanmn yazümasım ruûs kalemine emrederdi ^. * Şeyhtılislâm ile İstanbul. . "Medrese-i mezbure (birden ziyade medrese ise kıdvetü'l-ulema el-muhakkikîn medaris-i mezbure) kırktan munfasıl lede'l-imtihan istihkakı nümayan olan Efendi zîd ilmuhu . Üsküdar.MÜDERRISLIK 77 XV. Eyüp. Galata kadılıkları ve bir kıslın vakıf rüûslan da Rüûa kalemi rüûslarmdandı (Türk Tarih Eruümeni kütüphanesinden Tarih Kurumuna devredilen 39 numarah defter).

= 1478 M. Bu müderrisUk rüûsu Mevlâna Kıvameddin'e (884 H . ^ J l ^ Misal. ParİB Mülî kü­ tüphanesi yazmaları üâve kısmı. " lÜVlg^li* Menahicü'l-iıiia (Yahya b. harabım imaret kdıb halihn meremmet eyUye ve yevmi yirmi akçe kendu ahb vech-i maişe­ tine sarf edib devam-ı devlet duasına meşgul olub mezid-i ina­ yetine müterakkib ola ve baki ne kaldiyse medresede müştagil ve mülâzım olan talebeye tahmil ve taksim ide. medresenin tamiri icap ederse vakfiyesi üzere onun tamirini yaptıracak.78 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I X V . . Mektubu mütalâa kdanlar alâmet-i şerif üzere itimad kdarlar. Bu müderrisliğin ilk medreselerden olan Hâşiye-i tecrid medresesi olduğu müderrisinin yirmi akçe yevmiyeli olmasmdan anlaşıhyor. tâ revnak-ı din ve kemal-i ilim şeref bulub mertebe-i ulema derece-i âlâya yetişe. ehl-i fesada medresede oda vermiyecekti. Nr.) senesinde verilmiştir. Mükrimin H a l i l Y ı n a n ç ' m Paris kütüphanesiaden aldığı notlardan nakledilmiştir). ASRIN BİR İKİNCİ YAKISINDA VERİLMİŞ MÜDERRİSLİK BERATI Sebeb-i tahrir misal-i bî-misaP JİJJI j ^ 1 J l JU: ^1 . Müderrisin rüûs mucibince okuttuğu dersten başka o medresenin vakfı mucibince kendi müderrisUk yevmiyesinden maada talebenin haklarım verecek. 610 varak 61 (merhum Prof.JiJl EnfezehuUahü taalâ ilâ yevmi'l-haşr ve's-sual oldur ki Darende-i tevki-i Aîilil |»t j amme ifadetuhu refi seyyidü'l-ûlema ve kıdvetü'l-füzelâ mevlâna îUl ç\ji ^Jİ\j Kıvamü'l-milleti ve'd-din dâme ismetuhu ve hizmetlerine mahrusa-i Selanik medresesinin müderrisliğim tefviz kddım ki bâde'l-yevm medrese müderrisi olub ulûm-i diniyyeye meşgul olub müşkilât-ı fûrû' ve dekâydt-i ehâdis ve hakayık-ı tefsir-i Kur'an hali de muhassıl ve mahsus talebeye her ne fenden okurlarsa bi-kaderi'l-vus' ve't-tâka ve'l-imkân tatil günlerinden gayri günde talebenin dersini kesmeye ve sükkân-ı medreseye bi-kaderi'l-istihkak hakların tâyin edivere ve ehl-i fesa­ da medresede hücre vermiye ve talebeye talim ve terbiyet bâbmda gayetle meşgul ola (ki ilm münteşir olub izdiyada irtifa bula ki el-ilmü bi'l-müderris kaimen ve irtifaan) ve evkaf mahsulâtından olan rakabe-i medreseyi mukaddem tuta. berat veya menşur demektir . Mehmed el-Kâtib). Tahriren fî sene erbaa ve semanîn ve semane mie*.

z â d e H a m i d ü d d i n E f e n d i ' y e verilmiştir.J-Sl J l i .y l ı . . âlâü'lmilleti veddin Ali K u ş ç u y e r i n e ' müderris nasb edib sene seb'a ve seb'tne ve semâne mie Şevvalinin yirmi üçüncü gününde yevmî elh akçe tâyin eyledim ve büyürdüm ki sadrü'l-ümena ve mutemeddin cami-i cedid müteveUisi Mevlâna A ş k i z i d e kadruhu mezkûr camiin evkafina günde kırk akçe ve zevayidinden yevmt on akçe hesab. on gün sonra da evâil-i zilkade (1473 Nisan) tarihiyle kendisine aşağıdaki berat verilmiştir j j » j J I > . M a k r i m i n Y ı n a n ç ' m notlanndan). * Fatih camünc o tarihlerde Yeni Cami denilmekte idi. i l . zahrü'l-ulema. a i j l j . r i J l t .jLüI ö U i .l J l OLJII jai . . Şakayık tercümesinde A l i Kuşçu'nun Sahn mfidertialiğine dair kayıt yoktur. Nr. ' . . Paris MiUt kütüphaııesi.^ . Arapça yazmalan.' j ı f ' j J L i J U Juji Ö U J 6Uj-iflj ^ L J V İ (. Efdal-zâde 23 Şevval 877 (23 Mart 1473)'de Sahn müderrislerinden A l â ü d d i n A l i K u ş ç u ' n m Ayasofya müderrishğine nakU üzerine Sahn müderrisi olmuş ve bir hafta. 4434 (Ralımetli Prof.MÜDERRİSLİK 79 XV. el-mütebahhirin ilmü'l-evvelîn bel nehr-i Efdalüddin oğlu Mevlâna H a m i d ü d d i n Ç e l e b i dâmet fezâiluhu mahrusa-i Kostantiniyye'de Yenicami medresesinde * Cenab-ı fezâil-meab Mevlâna âzam âlem efdalü'lulema-i fi'l-âlem miftah-ı izah-ı ferayid-i meani ve b e y a n . kenduye aydan aya vazifesini ve mezkûr camün evkafmdan talebeye yevmi otuz akçe ve muidine yevmi beşer akçe ve yevmi bevvabma iki akçe hesahmca vazifelerin vire ve simden sonra her kim müteveUi olursa bu minval üzere vireler. * Beratta A l i K u ş ç u hakkmdaki tavsif onun ne derece yüksek bir filim olduğunu gösterdiği gibi aym zamanda onun Sahn-ı seman müderrisi bulunmuş olduğunu da göstermektedir. . ASRIN SEMAN İKİNCİ YARISINDA SAHN-I MÜDERRİSLİĞİ Sultan BERATI Bu berat sureti F a t i h M e h m e d tarafmdan elli tâyin akçe yevmiye ile Sahn-ı seman medreselerinden birisine edilmiş olan E f d a l . tecdid-i ' Mecmûa-i Münfeat. f j J j l Nişan-ı şerif-i âl'şan ve tuğray-ı garrây-ı vacibü'l-iz'an enfezehullahü'l-melikü'l-mennan ilâ ahiri'd-dühûr ve'l-ezman oldur ki Dârende-i misal bi-misal-i lâzimü'l-ittiba ve'l-imtisal cenah-ı fahrü'lfiızelâ el-müteverrün.

' Başvekâlet Arşivi. B u dahi alü> vech-i maişe­ tine sarf edib v a n b medrese-i mezburda ahah-i müstaiddine ifade ve istifadeye meşgul olub eyyam-ı tatilden gayn günlerde derse iştigal eyliye. Kadı olmağla yerine yirmi beş akçe ile llyas Bey medresesinden iki yıldan ziyade zaman infisali ve altı aydır Dersaadetime mülâzemeti olan râfi-i refi-i saadet-nişan kıdvetü'l-muhakkikin el-muhtas tevki-i umdetü'l-müdekkikin bi-mezid-i inayetül-melikü'l-mennan Mevlâna Sinan saadet-masirime vücuda zide fazluhu tâlib ve müstahak olduğu sene sitte ve işrİn ve elf Cumadel-ûlâsmm ikinci ( g ü n ü ) pâye-i serir-i arz olundukta hakkmda mezîd-i inayet-i mülûkânem getirüb medrese-i mezbun yevmi otuz akçe ile sadaka edüb bu ' Pervane. Osmanhlardaki Tevkii.»IjT*»»-. Cumaâbâd'da Kasım Paşa müderrisi Mevlâna Süleyman. ferman. Daha sonraki asırlarda da tahrir tarzı aymdır. sene seb'a ve seb'in ve semane mie. X V I I .80 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E TEŞKİLATI hüküm ve pervane^ taleb etmiyeler. Binaen alâzalik . . sene 1026 H . hüküm ve nijan demektir. Nr. Filcümle kesb-i fezâil ve neşr-i ulûmda hiç bir veçhile dakika-i rakika fevt etmeyib riyaz-ı ulûm ve maarifte tertib-i irşad ile ağsan kdıb tullabma neşv ü nema verib jlpl »J»' J'\ j JJI »UI devam-ı delâlet-i ebed peyverdim duasına muvazabet ve mülâ­ zemet göstere. Tevcihat vesikaları. tbnülemin tasnifi. Tahriren fi evâil-i Zilkade. Şöyle hileler. Nijancı mukabili olarak Selçuküerde de Pervane vazifesi vardı. 604. Kişver-küşây-ı cihan-ârây-ı tuğray-ı hümayunla muhaUi ve misal-i meymunla mütehalli görenler mazmununu muhakkak bilib îtimad ideler. ASIR BAŞLARINA AİT MÜDERRİSLİK BERATI 2 J U ^ İ J^ij^i j Li>JI j <1)jJ\j Nişân-ı şerif-i âli-şan-ı sâmibâde ve'l-meâli hükmü mekân-ı sultani ve tuğray-ı garrây-ı cihan-ârây-ı hâkani bi'l-avni'r-rabbânî ve's-savnü's-samedâni oldur ki. Çün avâtıf-ı aliyye-i şâhâne ve avârif-i mütekâsire-i Pâ- dişâhânem inayet ve müstahakk-ı atıfet olanlar bâbmda mebzul ve masruf ve bî-diriğdir. .

I. s. kurrere fî evâsıt-ı şehr-i cemaziyelevvel. Iftiharu'1-ülema-el-muhakkikîn kîn yenbû-el-fazi ve'l-yakin muhtarü'I-fuzalael-müdekkiulûmi'l-enbiyai'l-mürselîn varis-i Sultan « * Mehmed'in kanunnâmesinde Sahn-ı seman ve Dâhil medreseleri müderrislerinin elkabı şöyle kaydedilmek­ el-muhtas bi-mezid-i inayeti'l-mülkil-muîn. c.MÜDERRİSLİK 81 berat-ı hümayun-ı izzet-makrunu verdim ve büyürdüm ki v a n p anda müderris olup talim-i ulum-i şer'iyye ve tamim-i tade-i ma'bûdeden (tatü günlerinden) gayn evkatta fünun-ı bilâ-özr-i mer'iyyede bâb-ı ifade ve istifadeyi meftuH tutub eyyâm-ı mûşer'î tatil-i vakt etmeyib ders fevt eylemeye. cibet-i tedris yevmî otuz akçeye mutasarrıf olup devam-ı devletim içün duaya müda­ vemet göstere ve cihet-i bevvab ve ferraş dahi bunun yedinden sarf ve hare oluna. * Feridun Bey Münşeatı. tbnfy. TtfUU»... Feridım Bey Münşeatmda ise yalmz Sahn müderrislerinin elkabı zikredihniş olup aynen şöyledir*: İftiharü'l-ü'lema el-muhakkikîn kikîn madenü'l-fazi ü ve'l-yakin meliki'l-muîn.. 31.. Şöyle hileler ve alâmet-i şerife îtimad kılalar. s. « . Bu babta hiç ahad mâni ve dâfi olmayıb asla veçhen mine'l-vücuh dahi ve taarruz kılmayalar. sene sitte ve işrîne ve elf mine'l-hicreti'n-nebeviyye. • Fatih tedir i. 11. müderris mevlâna muhtarül-fuzelâ zidet el-müdekinayeti'lel-muhtas bi-mezid-i fezâiluhu * Kanunnâme-i Âl-i Osman.

.

buna da sebep. 30. jfVejrt (Cihannüma). 100. Türk Tarih Kurumu yayınlarından. asır sonlarma kadar Osmanh devletinde kadıhğa rağ­ sınıfından yetiştikleri vezir ve gibi^ vezir-i Hayreddin Paşa'dan sonra oğullan. s.hâkimü'ş-şer'i ve daha sonra alebtlak hâkim denilmiştir. s. Bu şer'i mahkemelerden başka da mahkeme yoktu. Osmanh devletinin kuruluşu sırasmda en büyük kadıhk vasıtasiyle evvelâ İznik ve sonra Bursa kaddığı olup zabtedilen yerlerde de ikinci ve üçüncü derecelerde kadıhklar ihdas olunmuştu.DOKUZUNCU BÖLÜM KADILIK Osmanlı devletindeki şer'i mahkemelerde şer'î ve hukuki bütün meseleler Hanefî mezhebi üzere hal ve fasi edilirdi. Hükümetin mahallî herhangi bir iş hakkmda göndermiş olduğu fermanlarm infaz ve tatbiki de bu kaddar olurdu. Kaddara ^ ^ 1 ^U. alım ve satım muamelelerinin tanzimi de bunlara aitti. fıkıh denilen 1 Osmanlılarda ilk vezirlere dair mütalâa (BelleUn. şer'î ve hukukî hükümleri tatbik edici demek olup aym zamanda hükümetin emirlerini de yerine getiren bir makamdı. Kadı. Ali. . sayı 9. A y m zamanda şehir ve kasabalarm belediye işleri bugünkü noterler gibi vekâ­ letnameler. s. 99. Daha sonraki mülkiye teşkilâtımızda kaymakamlarla idare edilen mahaller. kaddarmücretlerinin az olması idi*. İbrahim Paşalarla torunu ilmiye sınıûndan yetişerek bet azdı ve müderrislik kaddığa tercih ediliyordu. tzmk ve Bursa kadısı olan Çandarh Halü Hayreddin Paşa'ya kadar ilk Osmanh vezirleri ulema Halil Paşa da hep âzam olmuşlardır. s. evvelce kaddarla idare edUdikleri için buralara kaza denilerek bu isim zamanımıza kadar gelmiş ve sonra ilçe admı almıştır. 86'da Orhan Gazi*nin ilim ehlini ve hafızlerı sevdiğini ulemaya ve kimseden bir }ey almamalan için kadılara ulufe tâyin edildiğini beyan ediyor. İtikadî işler. sene 1939) * Afik Paşa-zâde. Xiy. 70 ve Oruç Bey tarihi ( Babinger yayını).

100. s. İki evvelki kaynakta binde yirminin nereden almacağı zikredilmemekle beraber Oruç Bey'in ikinci nüshasmda (S. Neşn.^ adiyle bir ücret tesbit edilmesi muvafık görülerek cezadan kur­ tulmuşlardı (796 H . maaşlan bir dâva münasebetiyle zuhurata bağh olduğu için bunlardan maişetçe zarurette kalanlar yahut aldıklarını az görenler irtikâb ve irtişaya sapmışlardır. s. s. s. c. I. . c. " Aşık Paşa-zâde.84 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI İslâm hukukuna vakıf Kadılarm muayyen ulema tarafmdan halledihyordu. 104 ve Tekâlif Kavaidi (Abdurrahman Vefık). 100) bunun resm-i kısmetten almacağı gösteriliyor. resm-i kısmet ve sicilden almdığı beyan gösterilmiyor*. bazı kaddann malarmı emretmiş ise de ^ kadılann maişetlerini duğu Yezir-i âzam ber aldığı zaman bunlarm Yenişehir'de bir eve konularak yakdkadar maaşlan olmadığmdan dolayı bu hahn vukua gelmiş ol­ Çandarh-zâde A h Paşa tarafmdan mesi üzerine kaddann gördükleri işlerden dolayı ^ücrct-i safcûA. nikâh akdinden on iki ve resm-i kısmetten binde yirmi akçe olunduğu yazıhyor*. Oruç Bey. 71. s. 310. = : 1394 M . 30. fakat aym zamanda Pâdişâh ule­ madan Şeyh Ramazan'a kazaskerUk tevcih ederek kaddann için­ den cahil Âşık ve zahm olanlarmı hacretmesini emretmiştir*. s. sicilden yedi. s. s. 2. 325. Bu miktarı seksene kadar çıkaranlar varsa da mübalağalıdır. 104) on bej kadar olduğunu yazarlar. III. 100. 29) ve Ali ise (Kün­ hü'l-ahbar. Neşri ve Oruç Bey tarihlerine göre resm-i yirmi akçe olup * Kanun­ kabul ise hüc­ kısmet. için nâmede edihyorsa Vezir-i Yıldınm Bayezid da miktan zamamnda kadılar edilen resmin hüccet. ) . 371. s. 30. Bu miktar daha sonra para rayicine ve ihtiyaca göre artmış ve eki O r u ç B e y mürtekip kadıların yirmiden ziyade (S. • Tâcü't-tevarih. irtikâblannı ha­ temin edecek arzedilSultan Y d d ı n m Bayezid. V. Paşa-zâde. daha olmayıp aidatları herhangi sonra bu fakihlara müftü denilmiştir. 338. Ali tâyin Tacü't-tevarih'te tavsiyesiyle âzam Çandarlı-zâde Paşa'nm cetten yirmi beş. « Oruç Bey tarihi. c. » Müneccimbafi. " Osmanlı kanunnâmeleri (Millî Tetebbular mecmuası) sayı. yani miras taksiminde bin akçede sicU) iki akçe resim almdığı beyan Oruç Bey tarihinde ise bundan başka şer'î mektuptan (suret-i edilmektedir*.

) tarihh bir kadı be­ ratı mazmunu bunlarm şer'i muamelâttaki vazifelerini göstermesi itibariyle mühim olduğundan suretini aşağıya naklediyorum®: Mazmun-ı berat-ı kadı : . 315.KADILIK silmiştir i. c. asırda miras taksi­ minden kadılar binde on beş. evâmir ve nevâhi-i ilâ- ' X V I . imzadan on iki ve müraseleden yani şer'î muhaberâttan altı akçe resim ah­ nırdı". Fatih Sultan Mehmed'in kanunnâmesinde 85 kadı­ larm sicilden yedi. Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Kanun-ı kadim bu minval üzere muharrerdir. » Düstur. . s. sayı 2. dul olanların nikâhından kadı on ve hademesi beş hüccet ve resm-i kitabet kadı için yirmi ve hademesi için beş ve azadnâmelerden kadı için elli. 35. . X V I . sonra şer'î mah­ kemelerin nizâmnâmelerinde bazı tadilât yapılarak bazı ücret­ lerde değişikhk olmuştur. dul nikâhından on beş veya on iki akçe alınması kanun oldu*. . 29. XVin. 321 ve oradan naklen Tekâlif Kavaidi. • MiUî Tetebbular Mecmuası. ^ Kanunnâme-i Âl-i Osman. hüccetten otuz iki. üçü naibin ve biri kâtibin olarak on dört akçe ve boşanma resminden ellisi kadının. sayı 2. s. onu naibin ve altısı kâtibin olarak altmıj altı akçe ve sicil sureti resminden on biri kadımn. s. altısı kadının biri nâib ve biri kâtibin olmak üzere sekiz akçe ve hüccet resminin yirmisi kadınm. * Nimeti Efendi kanunnâmesi (Kütüphamemizdeki nüsha). nikâh resminde kız olanlardan kadıya yirmi ve hademesine beş. 54. asır sonlannda 998 H. (1854 he­ Nimeti Efendi öğreniyoruz* 1271 Daha M. asır başlannda da aynı kanunnâmesinden resimlerin alındığını H. naib. • Osmanlı kanunnâmeleri (Millî Tetebbular mecmuası). 372. XVI. J.)'de neşredilen üç nizâmnâme mucibince kuruş ve para sabiyle resim ahnmağa başlanmıştır''. (1590 M. dördü naibin ve iki akçesi kâtibin olarak yirmi altı akçe ve mürasele resmin­ den beji kadımn ikisi nâib ve birisi kâtibin olarak sekiz akçe ve mukataa res­ minden onu kadımn üçü nâib ve biri kâtibin olmak üzere on dört akçe ve jjT âbik (kaçkun köle) resminden onu kadımn. Nr. 36. s. emin ve kâtip için on iki cem'an altmış ve sicil kaydından sekiz. Kadı hâkim olup icrây-ı ahkâm-ı şer'i n e b e v i d e . 301. Esad Efendi kitapları. s. asır sonlariyle X V I I . 3436). ikisi naibin ve biri kâtibin olarak on dört akçe resm-i kısmet ise yirmisi kadımn üçü naibin ve ikisi kâtibin olmak üzere binde yirmi beş akçe olmuştur (Mecmua. . astr sonlarındaki kanuna göre sicil resmi. s. bakire nikâhın­ dan otuz iki. sicil suretinden on iki ve imzadan on iki ve miras taksiminden binde yirmi. 326.

Ve kadîmden va'z ve nasihat edenleri va'z ve nasihate lâyik olduğuna yedinde temessükü ideler. şöyle ki veresenin bazı sagir olsa kıbel-i şer'iden vasi tâyin edib sagirlere ait olan mirası hüccet edib ve resm-i kıs­ met taleb eylemeyeler. Ve südde-i saadetime hâkimler irsal eylediği arzlarma tarih yazalar.86 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKILATI hîye mütemessik inhiraf gayn olub istimâ-ı deavi ve fasi hususunda şer'-i göstermeye ve derahim ve denanir-i evkafı muhteUfiinfiha olan esahh-ı akvaU bulub anımla emval-i eytam ve mal-i eimme-i hanefiyyeden kavimden tescihnden mesaili kema-yenbagi tetebbu edib amel eyliye ve kütüb ve kısmet-i gaib ve mal mevaris-i azl ve reaya ve sicillât ve tezvic-i sigar ve sagtre ve zabt-ı nasb-ı vasi ve kadı ve nâib ve akd-i enkiha mübaşir olub ol yerin mecmu-ı ahaHsi ve tenfiz-i vesâyâ ve sair kazayây-ı şer'iyyede bittamam ve'l-kemutasarrıf ve mevlânây-ı mezburu kendilere kadı ve hükmünü nafiz ve câri bilip kazay-ı şer'iyyelerinde rücû-ı mezbure edib izninden tecavüz eylemiyeler ve cihet-i kaza (maaş). bu minval üzere dokuz yüz doksan bir senesinde kanun-ı mukarrerdir. kuzat-ı salife her neye mutas a m f ola gelmişler ise bu dahi ana mutasarnf olub benim devam-ı devletim içün duaya mudavemet göstere ve kısmet hususunda ve gayride emr-i şerifim bunun üzerinedir ki her müteveffanm varis­ leri mademki kısmet taleb etmiyeler kaddar varub cebr ile kıs­ met eylemiyeler. sonra hilaf zuhur eder ise kadıya tazmin ettirile ve emr-i şerif veya dâvacdar talebleriyle lâzım gelmeyince nâiblerin kuraya ve nevahiye sahvermeye ve kefere nikâhmdan resim almaya ve beylerbeyi ve sancak­ beyi mektublariyle ve kul göndermeleriyle haric-i kazada kaziye istima etmeyeler. olanlara anlardan maada kütüb-i tefâsir ve ehâdis istihracma kadir ve ettirib maadayı men edeler. . ve verese talebiyle kısmet olundukta binde on beş akçeden ziyade aimmaya ve kısmet eylediği aruz ve akardan resm alınmaya ve resm-i kısmet ziyade almak için müteveffanm metrukâtım ziyadeye tutmaktan hazer edib ehl-i hibre ile göre ve sicillât ve hüccet akçelerin ifrat eylemeyib kanun-ı kadîm üzere sicille yedişer ve suret-i sicille on dörder ve hüccete otuzar ve ümena ve mütevelliler muhasebesini ve haraççı ve resm-i ağnamcı def­ terlerin imza için de on ikişer akçe ahb ziyade alanlara sebeb-i azl ola ve mirî mültezimlerinin kefillerin kendu bizzat göre ve küfelâmn biz filâmz dedikleri gibi midir? ehl-i vukuftan tamam malûm etmeyince heman takrirleri ile yazmaya.

s. asırdan X V I . müderris olmak istemeyip kadılık isterlerse doğrudan doğruya kaza kaddıklarma tâyin edildikleri gibi bir müddet müderrisUk edip sonra kadı olmak isteyenler de müderrisUklerinin derecesine göre kaza. iskemleci çadır mehterleri. asır başlarında bahşiş alanlar saraydaki nöbetçi kapıcılar. şeyhul­ büyük lerdi. sakalar. Bab-ı hümâyun kapıcılan. teşrifatçı. matracı. Medreseden çdup kazasker divanma edenler. mülâzemet medrese tahsili görüp icazet alarak mülâzemet etmek edenlerden tâyin edihrlerdi. . asır ortalarına kadar kazaskerUkler itibariyle resmî ilmiye kaddann sınıfmın en yüksek makamı olmalan mevleviyet denilen büyük kadılıklar da dahil olmak üzere bütün tâyinleri Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin arzlan gününde Pâdişâh okuyarak denilen daha tarafından iradesini büyük ihtidadan yüz eUi akçeUk kaddddara kadar olup bunu divan-ı hümâyun içtimalannm kabulleri kaddan esnasında kazaskerlerin ahrlar ve yüz elUden muayyen yukan huzur-ı hümâyunda mevleviyet bildirmeleriyle sadr-ı âzamlar arz eder­ sadr-ı azama müftü veya aitti. bölükbaşüar ile kaşıkçılar idi (Nimeti Efendi kanunnâmesi. yukanda teşkilâtı daha sonra bazı ^ K Y I I . solaklar. saadetlû hünkâmn buyurun ki ol arz ettiğin kadı ehl-i ilim midir ve müstahak mıdır?" (Koçi Bey'in Teşkilât mecmuası). 73). deftere Pâdidenilirdi. XIV. pişkeşçi. islâmlarm kadıhklar asnn ve ikinci Ibtidây-ı yansmdan takaddüm dahil sonra kazaskerlere etmeleri sebebiyle müderrisUkleri şeyhüUslâmlarm sadr-ı âzam vasıtasiyle inhalan üzerine yapdır olmuştu. peykler. * "Kazaskerler arz günü akdiye defterlerin okuyup falan kadılığı falan dâinize verin deyu arz ettikte. beş bölük yeniçeri. Kendi selâhiyetleri dahilindeki kaza kaddanmn tâyinleri ve aziUeri hususunda kazaskerler tarafından tutulmuş olan ( a k d i y e defteri) yani kaddar İlmiye defteri söylediğimiz gibi bu defteri huzur-ı hümâyunda okuyup şahm muvafakati alınırdı*. yazıcı. Beş yüz akçe yevmiyeU mevaU yani eyâlet kaddarmın tâyinlerinde divan-ı hümâyun hademelerine kapıcdara ve sair vazife sahiplerine iki bin iki yüz elU kuruş bahşiş veriUrdi^. meşaleciler. osiT Bonlariyle X V I I I . sancak veya eyâletlerden birinin keza kadısı olurlardı.KADILIK KADILARIN TAYİNLERÎ 87 Kadılar. yani bu büyük kaddann tâyini XVI.

«. 14. Hâriç. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. Talik yazısı güzel olup bunu Hattat H a s a n F e h m i Efendi'den meşk etmişti. 20. Dâhil ve Sahn müderrislerinin maaşlan eUişer akçe olduğundan muadih olan kadılıklarda mevleviyet idi'. Beş yüz akçelik kaddann dereceleri Fatih'in kanunnâmesine göre teşrifatta beylerbeyiler (iki tuğlu Paşalar) ile defterdarm tâyin olunurlardı*. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. Meşihat mektubî kalemine girmiş. 20. s. ' Kanunnâjne-i Âl-i Osman. Halûk ve mütevazi bir zat olan N u r i Bey'in nefis yazılan havi bir kolleksiyonu olup maişetçe zaruretine mebni bunu ucuz fiyatla satmağa mecbur olmuştu.88 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI tadilâta uğrayıp kazaskerlerin kadı ve müderrisler için tuttukları defter esas olmak üzere tâyin ve nakiller bir tahriratla inha yollu yapılır ve yapılan dolunurdu i. ilmiye rütbesi Ibtida-i hâriçten başlayarak mahreç mevleviyeti payesine kadar yükselmiştir. 20. Sahn-ı seman müderrislerinden arzu edenler mevleviyet olan beş yüz akçe yevmiyeh kadıhğa geçebihrlerdi *. t.)'de İstanbul'da doğmuş. $. Mehmed İVıtri Saygt/ı. medreseden icazet almış. Yine kanun­ nâmeye göre Dâhil ve Hâriç müderrishkleri de müderrislerin yev­ miyeleri itibariyle mevleviyet sayılarak buralorm müderrisleri de beş yüz akçeUk mevleviyetlere tâyin olunurlardı. ^ Bu tarik defterlerinden sonuncusunu kıymetli dostum merhum Bay N u r i S a y g ı l ı bana hediye etmişti. Yalnız taht bir derece aşağumda olup eğer bu kadılar. M e h m e d N u r i B e y daha sonra Temyiz Mahkemesi Şer'iyye dairesinde mümeyyizliklerde bulunarak Meşihatm lağvedilmesi üzerine Şûray-ı Devlet Birinci smıf kâtipliğine tâyin edilerek Mazbata kalemi müdürlüğünde bulunup 1941'de tekaüd olup 1949'da vefat etmiştir. Fatih tırdıktan kadılara Sultan sonra tebeddüller (tarik defteri) adlı deftere kay­ M e h m e d Sahn-ı seman medreselerini yap­ tedvin ettirirken bu kanuna kanunnâmesini ait maddeler de koydurmuştu. Bıma göre kadıhğın en yüksek derecesi beş yüz akçe yevmiyeh mevleviyet denüen taht kadılıkları olup bunun üstünde ancak kazaskerhk vardı. mev­ leviyetler muhtelif tarihlerde memleketin büyümesi dolayısiyle lüzumuna göre artmıştı. (1878/79 M. . askeri hizmete geçmek isterlerse Beylerbeyi rütbesiyle kadılanmn en yüksek derecehsi olan İstanbul kadısı merasimde beylerbeyiîerle aym derecede tutulmuştu*. Fatih camii dersiâmlarmdan Korfina'İ! M u s t a f a Ş e v k i Efendi'nin oğlu olup 1296 H . * Kanunnâme-i Âl-i Osman.

* Meselâ X y i . 27. Âli (Künhü'l-ah­ bar). ( Mühimme defteri. Kaddardan üç yüz akçe yevmiyeU kadı arzu ederse mal Bursa. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman (not). 39. s.KADILIK 89 Âli'nin kaydına göre Pâdişâhlar tarafmdan yaptırdmış olan altmışh medrese müderrisleri isterlerse Mekke. Bunun makûsu olarak yüz elU akçe yevmiyeU bir kadı müderrisUğe geçmek is­ terse o da Hâriç elU akçeU medrese müderrisi olurdu^. s.. I. Ali {basılmamış hane nüshası. 56). yüz elli akçe Ue Galata kadısı olmujtu {Atâyî. s. E d i m e ve Bursa mmtakalanndaki medreselerde yirmi akçe yevmiye ile müderrisUk eden bir müderris kaddığa geçmek isterse kırk beş akçe İle tâyin ediUrdi Fakat daha sonra şöyle bir tertip yapdarak bu tarz son zamana kadar devam etmiştir. Bağdad kadılıklarına ve içlerinden pek değerli olanlan ise tahtgâh-ı selâse denilen lardı ı. basılmamış birinci cilt. 131). a. 48. Yine aym asırda elli akçe Ue Bursa'da Manastır (Orhan Gazi) müderrisi olan Pir A h m e d E f e n d i . s. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman. s. s. Hfiliya senin hakkmda avâtıf-ı âliyye-i husrevânem zuhura getürüh işbu sene ihda ve sittin ve tis'a mie Şevval-i mükerreminin üçüncü gününden Bursa kaddığı tefviz ve taklid kıhmh. İçel medreseleri denilen İstanbul. 24. 27. asır ortalarmda İstanbul'da elli akçe yevmiye üe Hüsâmiye müderrisi olan İ b r a h i m E f e n d i yüz elli akçe Ue kaddığa geçmijti {Atâyî. 569. 17 "üç yüz akçelik kadı bej yüz kadı mertebesindedir". ' Kanunnâme-i Âl-i Osman. 520. Umumî kütüp­ . 20. 27. s. 17. ' Âli. Atâyî.. ' Şakayık zeyli. Halep. Atâyî. s. 501. Şam. s. Edirne ve İstanbul kaddıklarma tâyin olunur­ defterdan olurdu*. 43.. Süley­ maniye müderrisi olanlardan bazdan Mısır kaddığma tâyin edi­ lirlerdi *. basılmamış birinci cilt. s. bu üç yüz akçeU kaddıklar maaş saydmıştır Daha yukarıda kaydettiğimiz gibi Fatih'in itibariyle aşağıda ise de kanunnâmede beş yüz akçe mevleviyet derecesinde kanunnâmesine göre Hâriç elU akçeU müderrisin beş yüz akçeUk mevleviyete tâ­ yinleri X V I asır içinde kaldınlarak bunlann yüzeUi akçeUk kadıhklara tâyin edilmiş olduklan görülüyor*. ' Ayasofya Müdenisine hüküm ki. 44).

veriUrdi.. Mûsda-i Süleyma­ niye müderrisleri kadı olmak isterlerse mahreç mevahsi olup Edirne ve Bursa'da aym derecede bulunan müderrisler kaddığa geçmek arzu ettikleri vakit mahreç mevaUsinden bir derece aşağı olan Devriye mevalihğine tâyin edihrlerdi^. . Muhzırlann maaşları olmadığmdan onlar bu gibi müjde paralariyle geçinir­ KADIASKERlN KADI TAYINI BUYRULDISI tzzet-meâb şeriat-nisab Mevlâna Mustafa Efendi kâmyab Ba'de't-tehiyyeti'lvâfiye inha olunur ki Eskiyor [Edirne'de] ka­ dısı Osman işbu sene sitte ve sittîne ve miete ve elf Zilhiccetü'şşerife gayetinden r e f v e yeri yevmî kırk akçe ile istanbul'da Beh­ ram kethüda medresesinden kırk iki ay infisahn inayet-i şehriyarf.90 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I istanbul'da (Kibar müderrisîn) denilen Dârü'l-hadîs ve Süley­ maniye medreseleri ile. Gerektir ki kaza-i mezbure sene-i âtiye Muharremü'lharamı gurresinden ancak altı ay mutasarrıf olub on dört ay tâyin zamanın kazây-ı ahardan tekmil eyleyüb ahkâm-ı Şer'iyye eyleyesin vesselam. Nr. Kazaskerlere ait müderris ve kaddann tâyinlerinde bu tâyin kazasker muhzırlan muayyen tarafmdan miktarda müjdelenir bahşiş ve buna mukabil muhzırlara lerdi... ihtidası malûm olma­ yarak son zamana kadar gelen kanun üzere istanbul müderrisleri derecesinin ilk kademesi tbtida-i hâriç müderrisUği olarak tesbit olunmuştur. A r . 11701 El-fakîr Mehmed Rumeli Said beyne'l-ehali icrây-ı d-kadı bi-asker-i ^ Münhal Haleb mevleviyetine Mûsıla-ı Süleymaniyeden Mehmed efendinin 11862). S. Top. Hâmise-i Süleymaniye. tâyini hakkmda Şeyhulislâm'm bir arizası Emin (Top. olub sezâvâr-ı olmanla yevmî yüz elli akçe ile sana tevcih olunmuştur. Ar. S.

Ar. ' Celâl zâde (Kanunâme) Aşir efendi kitapları. s. herhangi bir Uçenin askeri işleri hariç olarak diğer idari. 229 C. Son zamanlarda üçe denüen ve mülkiye teşküâtımızda kullamlan kaza adı. s. Nr. hukukî ve mahallî işlerin kadılar tarafmdan göriümesi cihetiyle idarî teşkilâtımıza girmiş ve devam etmiştir. ^ "Kuzat-ı kasabat menasıbı kazaskeıler arzı Ue veriUb sair menasıb-ı ulema vezir-i âzam olan vekU-i celUe müfevvaz bir husus idi" Â l î . Kazaskerlerin terleri mucibince Anadolu'dakiler kayıtlı olmalariyle derecelerini kaza kaddıklan orada devir ya­ gösteren def­ aynlolarak dokuz smıfa ve altı sınıfa berat kaddarm Rumeli'deki on smıfa ve Mısır kaddıklan mışlardı. tzzet-meâb şeriat-nisab eşraf-ı kuzat-ı kiram-ı zevi'l-ihtiramdan Mevlâna Mehmed £mîn efendi Kâmyab. ayhğın muayyen kısmım a h m r ' . kazalann edenler Kaza kaddıklan kaddıklan Rumeli kazaskeri defterinde kayıtlı olduklarından bunlar Anadolu kaddığma geçemezler. Kaza (ilçe) kaddanmn tâyinleri kazaskerlere Rumeli. Rumeli'de kaddık olmak üzere aitti ^. gerektir ki kaza-i mezbure sene-i âtiye ZUhicce gurresinden tevabi-i kadîmesiyle seneteyn-i kâmileteyn muta­ sarrıf olub beyne'l-ehali icrây-ı ahkâm-ı şer'i âli eylemede say-i cemU eyliyöBİn vesselam. Rumeli'de dört yüz elli kadılık vardır. Rumeli kadUarı Anadolu'ya kadı olmaz ve Anadolu kadUan Rumeli'ye kadı olmaz" Koçi beyin teşkilât mecmuası. Bir kadılık hasdı. Bâde't-tehiyyeti'l-vâfiye inha olunur ki diyar-ı Mısmyyede ber-vech-i maişet Feyyun muvakkati hâlâ serlevba-i yemin Hafız Mehmed Said işbu sene seb'e ve tis'îne ve elf ZUhiccetü'ş-şerifesi gurresinden on iki ay zamanda bâde't-tasamıf ref ve yeri muvakkati olduğun kadı asker-i esbak ruznâmçeBİnde mükayyed sezavar-ı inayet-i şehriyân . kadı tâyininde. 6. 1004... ^ "Benim Devletlû Hünkârım. olmanla bâ-terakM yevmi dört yüz akçe Ue sana tevcih olunmuştur. Rumeli kazaskeri. her bin hanede on akçe olarak onun üzerine hasdı tesbit olunur. rikâb-ı hümâyuna arz edib tevzi eder. basılmamış ikinci cih. Keza Anadolu kazalannda kaddık edenler de Anadolu kaddığı defterinde parlardı*. 6. onlara karışır.KADILIK 91 KADILARIN DERECELERİ Kadılıklar büyük ve küçük kazalarla sancak ve eyâlet olmak üzere başlıca iki sınıftı. RumeU'deki kazalarda terakki etmek sure­ tiyle kadılık ederlerdi. 9764 El-fakîr müfti-zâde Ahmed el-kadi bi-asker-i Anadolu resm-i . S. Anadolu ve Mısır'daki üç smıftı. varak 328b ve Koçi Bey'in Teşkilât Mecmuası. Top.

Hulumeç (Mora'da) rütbe-i sitte Havassı Ahi Çelebi kazası. rütbe-i karib. Eğri rütbesinde. Ahyolı. Ustrumca. trşova. Esedabad (Ağriboz sancağında) Çinad rütbesinde. sitte. tstarva (Obri'de) rütbe-i Çinad. tebid. Vidin. Karib-i âlâ ve en son Rumeli'ye kadar çıkar ve oradan olan Sitte-i tekaüd olur. Manastır. çinad rütbesinde. Çatalca (İnebahtı sancağma tâbi) rütbe-i ûlâ. rütbe-i çelebi. Uâ. Yayçe. arpalık JCoron rütbe-i karib. Macaristan'da bulnnup buraları eUmizden çıktığı halde kaddık derecesi muhafaza edilmiş "kaddar Rumeli'de Çinad ve Eğri dereceleri itibar edilen kadılıklara tâyin olunurlardı. arpalık. rütbe-i sitte. sitte. Kili. Niş. Narda. saniye. Çelebi. arpalık.. Karinabad. rütbe-i İnebahtı. Kefe rütbe-i sitte. Vilfitrin rütbe-i Eğri. Saniye. Evrese. rütbe-i Eğri. Eğri. rütbe-i sitte. Ayapetre (Mora'da) rütbe-i çelebi. rütbe-i çelebi. Elbasan kazası. karib. Nakşe. Mostar. Maçin. İçlerinden değerli olanlardan ikisi Rumeli kazaskeri divanında müşavir olarak bulunurlardı. Ohri. Limni. Köprülü. Kıratova rütbe-i sitte Kiga rütbe-i sitte. Bu suretle Rumeli'deki kazalardan ber biri bu dokuz dereceye göre ayarlanmıştı*. tnebalitı rütbesi. Debre kazası. 1 Çinad vc Eğri. Ürküp (Alacabisar sancağında) rütbe-i çelebi. rütbe-i sitte. Magosa. maişet. rütbe-i sitte. salise. Limasol. rütbe-i Çinad. Anavarin cedid ve atik. yüksek derece İnebahtı. . Varna. salise. arpalık özice. sitte. Rodos. Niğebolu. maişet. Hezargrad. Arkadiye. sitte. rütbe-i karibe-i ûlâ tebid.. Vardar Yenicesi. Akkerman kazası. Dobniçe (Köstendil) rütbe-i sitte. Istefe. sitte. Alasonya. müderrislik muadüi olan kaddıklar muadilidir. Kırçova.92 OSMANLI DEVLETlNÎN İLMİYE TEŞKİLATI Rumeli kazaskerine tâbi Rumeli (Avrupa) olan kadıları miüâ- zemeti mütaakıp en aşağı başlayarak Eğri. karib. karib. Çelebi maişet. Tikveş. Ağriboz. nahiye. Endorse. Mezestre rütbe-i karib. rütbe-i çelebi. rütbe-i sâlise. Iştib rütbe-i sitte. rütbe-i ûlâ. Eğri rütbesinde. derecede çinad^ derecesinden Salise. rütbe-i Eğri. rütbe-i ûlâ. Ermiye (İnebahtı'da) maişet. Behlişte. Alacakisar. Akkerman kazası. ' Saniye. Atina kazası (Ağrıboz'a tâbi) rütbe-i İnebahtı. Nr. Semadirek. karip. Eşbat (Elbasan sancağında) maişet. tstanköy. Karaferye rütbe-i sitte. Silistre. çelebi rütbesinde. rütbe-i sitte. Midilli. memlihateyn (Bosna Ue Belgrad arasmda) çelebi saniye. arpalık Kesriye. Pravişte. sâlise. rütbe-i sitte. arpalık. 2066) şu malûmat vardır : Üsküp kazası rütbc-i sitte. Draç rütbe-i Çinad. nahiye derecesi. rütbe-i saniye. Ala kenise rütbe-i Cinad. Serez. Pravadi. rütbe-i sitte Akçahisar (Obri sancağına tâbi) ûlâ. nahiye rütbesinde. Ihtiman. râbia. rütbe-i İnebahtı. hâmise. rütbe-i saniye. Nevrekop. Nüvesin. Alfabetik olarak Rumeli ve Adalarda kaddıkların derecelerini gösteren (Ahval-i menasıb) defte­ rinde (Esad Efendi kitapları. Şehirköy rütbe-i ûlâ. Rusçuk'kazası. tâbirler kadılıkların rütbe ve maaş­ larına işarettir. rütbe-i sitte. Anapoli (Mora'da) rütbe-i karibe-i ûlâ. İzdin. Soroy (Vize'de) Eyüp kaddığı nahiyesi. Tırhala. Banaluka. Avlonya kazası. rütbe-i çelebi. rütbe-i karibe-i ûlâ. Rusi Kasrı. salise. rütbe-i sitte.

sâbia. İnayetlû. Anadolu ve Mısır'daki kadılanmn anılırlardı. râbia. c. saniye. râbia. bunlar yaptıklan tâyinleri divan tertibi bozul­ duktan sonra bizzat Pâdişâha arzetmeyip yeni kanun mucibince tesbit ettikleri tâyin defterini şeyhühslâma takdim ve onun vası­ tasiyle ve sadaret yoluyla hükümdara arzederlerdi. Bu müşavirlere ilmiye ıstdâhmca diye (tahta başı) ismi verilmişti. Musul ve Sitte-i Mısır olmak üzere altı derece idi. Bunlann en yüksek derecesi olan Sitte-i Anadolu ve Sitte-i Mısır'dan değerh ve tecrübeh ikişer kişi Anadolu kazaskeri diva­ nında müşavirÜk ederlerdi. sadr-ı azama tezkiresi (Hatt-ı hümâyım vesikalan A 22795). Rütbe-i ûlâ Karib-i ûlâ Rütbe-i saniye Rütbe-i sâlise Rütbe-i tnebahtı 10 000 9 000 8 000 6 000 5 000 J?ül6e-i Eğri Rütbe-i Çekbi Rütbe-i Çinad 4 000 3 500 3 000 1 D'Ohsson. s. sâhse. Bunların tâyinleri kazaskerler vasıtasiyle yapdıp iradesi alın­ dıktan sonra bizzat kazasker tarafmdan kendilerine tebliğ olunur.KADILIK 93 Anadolu kazaskerine tâbi Anadolu kaddıklan da yine ihti­ dadan başlayarak tâsia. IV. ve Sitte-i Mısır derecelerine kadar çıkardı. Bunlara da eşraf-ı kuzât tesmiye olunur. 2 "Kuzât-ı kasabat Rumeli'den ve Anadolu'dan müddet-i malûme ile mansıb zabt eder ve bazan dahi ihsan olunur sonra infisal ve terfi suretiyle nihayet (sitte tâbir olunan menasıba vâsü olur. sâhse. . "Devletlû. 569. Musul sâmine. sâdise. Yine Anadolu kazaskerine tâbi Mısır kaddıklan da sâdise. Re'fetlû uluvvülhimem Efen­ dim sultamm hazretleri Malûm-ı inayet-melzum-ı âsafaneleri buyrulduğu üzere tarik-i kuzâtm nizamı usulünce Rumeh kazaskeri efendi dâileri Bu rütbelerin her birinin derecelerine göre akçe hesabiyle maaşları tesbit olunmuştur. Bunlar kazaskerlerin sağında ve so­ lunda oturduklanna göre sağ tahtabaşı ve sol tahtabaşı hrdi i. Atufetlû. Sitte denilen dereceye kadar çıkanlara Bütün bu kaza kazaskerlere aitti. B u suretle Rumeli. Bunlara hürmeten mevah mâzuUeri gibi arpalık verikazalarda tâyinleri kaddık ederek nihayet eşraf-ı kuzât denihrdi*. Bu suretle Anadolu'daki Kaza kadıhklan da yukarıda gösterilen on dereceye ayrılmıştı. hâmise. hâmise. Şeyhulislâmm.

daba sonradan para rayicine göre kırk akçeden başlamış ve böylece yüz elli ak­ çelik en son derecesine kadar çıkmıştır. X V I I I . IV. iki seneden on sekiz aya kadar inmesi birçok yerlerin elden çıkması sebebiyle Kadı adedinin ziyade oluşudur. Halkondil zeyli'nde de X V I . lâkin ft zemaninâ iki seneden dört ay kasr ederler") MiUi Tetebbular Mecmuası. Kazaların kadılıkları yukanda görülen derecelere göre beşer akçe zam ile yirmiden kırk akçeye kadar çıkarken. asır sonlariyle X V I I I . 569). Abdurrahman Paşa kanunnâmesiyle Nimeti Efendi kanunnâmesinde X V I I . asır başlannda bu müddetin iki seneden dört ay noksan yani yirmi ay olduğu beyan ediliyor "Kuzat-ı mevleviyetin müddet-i örfiyeleri bir senedir ve kuzât-ı kasabatm iki senedir. Y ü z elli akçeli kadılıklar mübim kaza kadılıklan olup bun­ larm tâyinleri daha evvel görüldüğü üzere kazaskerlerin inhası ve vezir-i âzamin arziyle olurdu. . Bu suretle müddet kısabnca geride bekleyenlere daha çabuk sıra gelirdi.makrun-ı cenâb-ı bilâfet-penâhi ile tezyin ve tevşib buyrulması bususuna himem-i seniyeleri masruf buyrulmak bâbmda irade efendim hazretlerinindir" (Sene takriben H . asrm ikinci yansmdan sonra bu müddet on sekiz aya inmiştir (D'Ohsson. sayı 3. 1254 = 1838 M . Bu suretle kadımn bu mâzul müddetine (zaman-ı infisali) denihp iki sene miUâzemetten sonra yeniden tâyin olununca ona da 1 Kanunnâme-i Âl-i Osman. Müddetini dolduran mazul kadı İstanbul'a gelerek her çarşamba günü kazasker dairesine midâzemet edip sıra beklerdi. ) . asır ortalarında müddetlerinin iki seneden ziyade olduğu görülüyor. asırda kaza kadüarmm müddetlerinin üç sene eyalet­ defter kethüdalariyle sancak ve kazalardaki alay bey­ olduğu beyan ediliyor (Bu eserdeki resimlere dair izahat kısmı). 541).94 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I aâye-i mekârim-vâye-i cenab-vcihi tılüûe mekâne dnümayan ka­ zalardan sitte kuzâtı meclisine tertib etmiş olduğu kazaları ve tevcib-i menasıba şâyeste bulunan eşraf-ı kuzât duacdanm bir arziyle sûy-i savb-ı sâmileri leffen mersul-i kıta deftere tesbit ve tabrir ve zeyli memhûr dâiyâneme getirmiş olduğundan bazret-i zıllillâhîye nizam-ı müstabsene kıbnmış olmağın taraf-ı seniyyelerinden atebe-i gerdûn-mertebe-i arz ve takdim buymlarak ber muktezây-ı defter-i mezkûrun bâlâsı mübarek batt-ı bümâyun-ı inayet . Kadılık müddetinin. c. ' BİT tahkikat evrakına göre kaza kadılarının X V I . 20. Sancak kaddan teşrifatta lerdeki lerinin üstünde yer alırlardı i. Kaza kaddanmn müddetleri yirmi ay olup* bu müddeti doldurduktan sonra mâzul olarak yerine sırada olan başkası tâyin olunurdu. Revan kitapları 1056 müker­ rer. s. s. s.

Bir kaza kadısı suçu olmayıp detini doldurmadan hasbelicap infisal ederse tekrar müddet infisali Kazalardan 95 müd­ tâyininde bu edihrdi *. bu zamamnda mahsup olmak üzere telâfi sonra sancaklarm kaddan gelirdi'. ' Çivi .KADILIK (saman-ı ittisali) adı verilirdi^. Şehriyâri el-kadi bi-asker-i Anadolu * Evliya Çelebi seyahatnamesi. Ar. s. İzzet-meâb şerîat-nisâb eşraf-ı kuzât-ı kiram-ı zevi'l-ihtiramdan Mev­ lâna Mehmed Emin Efendi Kâmyab Bâde't-tehiyye inha olunur ki diyar-ı Mısriyye'de Feyyum kadısı Mehmed Said işbu sene isna ve tis'îne ve miete ve elf Zilhiccetü'ş-şerife gurresinden on iki ay muvakkitleri Mehmed Necib on iki ay ve Süleyman Seneteyn zamanlarmda bâde't-tasarruf ref ve yeri yevmi üç yüz akçe üe Menflot kazasmdan on dokuz ay hakiki infisalin olub eşraf-ı knzât-ı kiram-ı zevi'l-ibtiramdan sezâvar-ı inâyet-i şehriyâri ve şâyeste-i re'fet cihandâri olmanla bâ-terakki yevmî dört yüz akçe ile sana tevcih olunmuştur. Mevleviyetin en yükseği beş yüz akçe yevmiyeh olanlardı. üç yüz akçelik mevleviyet mevleviyet idi. Bursa) sonra bilâd-ı erbaa ve bilâd-ı hamsede olan kaddıklarm müddetleri . IV. Mevleviyetlerin kaddık müddeti bir sene olup * bunlann tâyinleri X V I . Edirne. Büyük mevleviyetlerin müddeti bir ara on beş aya çıkarılmıştı. 527. asır ortalarma kadar kazas- ^ Koçı Bey'in Teşkilât Mecmuası (Kütüphanemizdeki nüsha). * Mısır'da Feyyum kadıbğma tâyin hakkmda Anadolu Kazaskerinin tebliği. s. 6. Kazasker meclisine mülâzemete geldiği zaman Ç i v i zâde kendisine". 294. Mev­ leviyetler iki nevi olup bunlardan üç yüz akçeh mevleviyetler asırda sancaklarla bazı eyâletlerin kaddıklan idi. Gerek sancaklarm ve hattâ bazı vilâyetlerin ve gerek büyük ve mühim eyâletlerin kaddıklan mevleviyet suretiyle tevcih edUirdi. 541. Sivas ve SiHstre eyâletleri sancağı beş yüz akçelik Meselâ X V I I . sizin mansıbınıza ehl ü lyal ile gittiğinizi duyduk azUniz kışa tesadüf etmesin diye bir ayınızı keserek telâfi etmek üzere ruznâmeye kay­ dettik diyerek tekrar tâyinde bu müddeti mahsup olmak ol zamandan beni kanun olmuştur" Atâyî. gerektir ki bâde'l-bulûl-ı vaktihi tevabi-i kadimesiyle seneteyn-i kâmileteyn mutasarrıf olub beyne'l-ahali icrây-i ahkâm şer'-i âli eylemede sây-i cemil eyliyesin vesselam El-fakir Mehmed İmam-ı ewel-i Hazret-i Topkapı Sa. s. Nr. c.zâde M u h i d d i n M e h m e d Efendi'nin Rumeli kazaskerliği zamamnda H ü s a m e d d i n E f e n d i Tikveş kadısı iken müddet-i örfiyesinden bir ay evvel infisal etmiş. Van iken Tokat akçehk üç yüz mevleviyet iken Pâdişâh fethi olduğu için beş yüz akçe yevmiyeh mollaya tevcih edihrdi*. 175 ' Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. yani bir zaman bilâd-ı selâseden (İstanbul. Bunlar hükümetçe ehemmiyet verilen mühim eyâletlerin kaddıklan idi. s.

)'de Şile ve Kandıra kazalannm üâvesiyle Üsküdar mevleviyet olmuş­ lardı^. bej yüz akçe mollalardır. İki nevi molla vardır. Sofya. Bu iki mollalık aidatlarımn miktariyle tefrik olunur (Fransızca tercümesi. (1572 M. Memalik-i mahrusada ne kadar büyük şehir varsa Edirne. asırda Bursa. ve beş yüz akçeh lerinin miktariyle tefrik olunurlardı241. Mısır. Diyarbekir ve Bağdad ve Budin büyük mevleviyetlere üâve olunmuştur. (1583 M. Budin. N e y l i A h m e d E f e n d i Mısır'da on dört ay kadılıktan sonra mâzul olmujtu (Aynı tarih.)'de Kudüs ve 983 H . s. asırla X V I I . Rumeh'de Tırhala Yenişehri. Filibe. Filibe bunlar beş yüz akçelik mollalıklar­ dır. 442. 447. . 7). Meselâ 959 H . Bağdad. asırda bir seneden birkaç ay ziyade idi "Edime' Burasa ve Şam kaddık larımn hükümetleri seneyi mütecaviz ve elhaletü hazihi müddet-i muayyene-i mevleviyyet mesabesinde olan on beş aya mütenahiz olmağla" Çelebi-zâde Asım. 268). 236. Selanik. git gide varır İstanbul kadısı olur. Haleb. s. Şam.96 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E TEŞKİLÂTI kerlerin sadr-ı azama inhalariyle olurken bu müddetten îtibaren şeyhülislâmların sadr-ı âzam vasıtasiyle yapıhrdı^. X V I . Ankara. Mısır. Bunlardan başka evvelce kaza kadılığı iken mevleviyet olan ve sonra tekrar kaza kadılığı hahne çevrilen kadıhklar da vardı. 305. s. (1578 M.) de Sidrekapsi ve 983 H . Bursa. Şakayık zeyli. 592. s. 443. 283. 468). 328. Belgrad ve Anadolu'da Trabzon'da XVII. » Atâyî. olan büyük kaddddann mevcudu X V . kazasının da ilhakiyle Selanik ve 986 H . (1581 M." (Koçi Bey. mansıblarm ol tevzi eder. s. Sofya. « ^«oyt. ^ "Üç yüz akçeden yukarı mevleviyet molla demektir. asırda beşyüz akçeli mevleviyetlerdendi. Erzurum. (1574 M.)'de Konya (1575 M. (1552 M. ' R i k o . s. Bursa. Tokad. (1576 M. Kayseri. Halep. fakat daha sonra lüzum ve ehemmiyetlerine binaen diğer bazı eyâletler de büyük mev­ leviyet olmuştur. Edirne. Meselâ 980 H . birinin yevmiyesi üç yüz akçe diğerinin beş yüz akçedir. Şakayık zeyli.)'de Gediz kazasınm ilhakiyle Kütahya ve 991 H .) tarihinde Eyüp (Havass-ı Kostantiniyye) üe Galata kazalan birleştirilerek mevleviyet olmuşken bir müddet sonra aynlmış* fakat 982 H .) 'de tekrar ikisi birleştiri- X V I I I . Teşkilât Mecmuası. 22. şöyle diyor: "kazaskerden sonra mollalık makamı gelir.)'de Bosna ve 989 H . Üç yüz Mevleviyet İstanbul. asırda yukanda saydığımız mevleviyetlerden başka Şam.. 443. Selanik kaddıklan olup yaptıkları inha mevleviyetler üzerine yevmiye memleket genişleyince buna bir hayli mevleviyet daha ilâve olun­ du. onlara jeyhulislâm karışır. Diyarbekir.

428. s. 133.. s. s. 281. (1583 M. 579. E f e n d i memuriyyetine hareket ile Edirne kapısmdan çıktığı gibi Belgrad kazasından mevleviyet münfek olmaz deyu atma saçaklı abayı koyub bir de keçeli çuhadar tedarik ettikten sonra Belgrad yolunu tutmuştu. s. İstanbul. s. 311. 583. 411. 312. sene 1011." Atâyî. 305. » Atâyî. 133. * Tarih-i Silsile-i Ulema (Süleymaniye kütüphanesi. 442. cülus ve bayram tebriklerinde mevaUden olan kaddara ayağa kalkar ve bunlar vezir-i âzamm eUndeki defterde isimleri okunarak Pâdişâha takdim edihrlerdi*. Osmanlı padişahları. 307.)'de yine ayrılmışlardır ı. Bir müddet sonra 990 Zilkade ortalarında Üsküdar kazası.. 320. Nr. 458. II. Beş yüz akçe yevmiyeh büyük mevleviyetlerin X V I . * "Menşur-î itibarı den olarak ". Şakayık zeyli. ' A t â y î . İtmiy TeifciUlı.)'de bazı kazaların ilhakiyle yine mevleviyet derecesine çıkanhp bir müddet sonra da aslına irca olunmuştu ' ." Feridun Bey Münşeatı.KADILIK 97 lerek mevleviyet olup 987 H . s. s. Yine bunun gibi şehzadelerin vahhkleri zamanında mevlevi­ yet olan Manisa sonradan sancak kaddığı derecesine indirilmiş ve 1008 H . Esad Efendi kitap­ ları.mansıblan mevleviyyet unvaniyle muanven ve semend-i ikbali gajiye-i mahsusa-i mevali ile müzeyyen olub. 317.. s. 327. ' Ravzatü'l-ebrar. Şakayık zeyli. 323. Bundan dolayı mev­ leviyeti haiz kadılarm birer keçeh çuhadarları da vardı *. Rumeli kazaskerine gönderilen hükümden. Mevleviyete kadar çıkmış olan kadıların bindikleri atların gaşiye (haşe) denilen örtüsüne rişe denilen saçak veya püskül konur ve buna saçaklı abayı denilirdi *. asırda muayyen bir sıra tertibi ve dereceleri yoktu. 293. 395. 417. Yine böylece Edirne ve Bursa kadılarından herhangi birisi kazaskerhğe tâyin olunur­ bir olduğundan araSahn-ı seman müder­ İstanbul kadıhğma ve İstanbul kaddığmdan Sahn * Atâyî. 265.)'de ise Silivri. 133. 2142) ve Atâyî. 991 H . Çatalca ve Marmara Ereğlisi'nin ilhakiyle Eyüp tekrar mevleviyet olmuştur *. çünkü bunlann maaş ve dereceleri lannda fark rishğinden gözetilmezdi. Belgrad kaddığı mevleviyetten çıkarılarak kasaba kazası derecesine indirilip Sarı M u î d Mustafa Mustafa Efendi'ye tevcih edUmiştir. (1599 M." Atâyî. c. 631. " Y ü z elU vesair payede olan menaBibta mevleviyyet ile verilen kaddıklara sonradan mansıb ilbak olunmayıb bir tarikle ilhak olurnursa dahi ifraz oluna. 447. du ''. Ve yine o cümle­ mevaliye inayet olunmağm gagiyesine hafifçe rişe vaz' edib. Şakayık zeyli. 7 . (1579 M. 291. 133.. s." * Zübdetü't-tevarih.

müstakar bir şekil aldı. eğer Yenişe/iir'den mâzul olan kadı. Topkapı S. sene 996. Eyüp ve t^sfeüdar'dan mâzul . Manisa'dan. asnn ikinci yansmda şeyhuhslâm veya müftü bütün ulemamn üstünde tedrici surette resmî surette tâbi yer alınca mevleviyetler de sarfı tadilâta tutuldu. s. Mısır.98 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I müderrisliğine ve oradan şeyhülislâmlığa ve kazaskerlikten ts- tanbul kaddığma ve sahn müderrisUğine tâyin olunanlar vardı ^. Diyarbekir ve Belgrad'dan mâzul mevali Fi/i6e veya Bağdad kadısı olurlar veyahut mâzul olduğu mansıba tâyin olunurlardı. s. Bağdad. Bunlardan olmak üzere kanun kondu. Yenişehir (Tırhala Yenişehri). Yenişehir (Tırhala Yenişehri). Anadolu kazaskeri ve Anadolu kazaskeri de RumeU kazaskeri olmak üzere bir sıra takibine başlanarak bu usul X V I I . 146. 29. Üsküdar. pâyeU mevleviyetlerdi *. Selanik kaddığından mâzul olanlar. asır sonlarma kadar mevalinin terfi dereceleri şöyle idi : Bursa ve Mısır kaddığından mâzul olanlar Mekke-i Mükerreme veya Edirne kadısı olurlar veyahut Mekke ve Edirne payesiyle arpalık alırlardı. Havass-ı Kostantiniyye (Eyüp). ' X V I . X V I . XVII. bazı istisnalardan nazar İstanbul kadısı. Bağdad. Galata ve İzmir'den mâzul olanlar paye Ue tekrar Galata ve İzmir'e tâyin olunurlardı. 9300. Mani­ sa. Edirne. Medine-i Münevvere. Şam. 1 Şakayık tercümesi (Mecdî). Halep. asır ortalarından X V I I . İzmir. Bunlar evvelâ tâyin olunacaklan kadılığın payesini yani sonra rütbesini ahp sonra da bdfid kadı olurlardı. Mısır. A. Kudüs. Bursa. Medine-i Müneınıere'ien ve Kudüs'ten mâzul olanlar Şam ve Bursa kadısı da olurlardı. Bağdad ve Fitifte'den mâzul kaddar arasmda âlim ve müstakim olanlar varsa Medine-i Münevvere kaddı­ ğma tâyin edilirler veyahut Calata ve Eyüp mollası olurlardı (o tarihlerde Medine Haremeyn mevleviyetine dahil değUdi). Şam. Sofya. Atayî. Müsıla-i Süleymaniye müderrisliğinden Yenişehir'e tâyin edilmişse Şam veya Halep kadısı olurlardı. Edirne ve Bursa kaddığma tâyin edilirlerdi. Filibe. Mekke. Nr. Halep. RumeU kazaskeri Kadı adedi arttıkça tâyin için sıra bekleyenler çoğaldığından herhangi bir üst dereceye yükselmek için o derecedeki kadılığın evvelâ payesi yani rütbesi yetler şunlardı: RumeU ve Anadolu kazaskerleri île İstanbul. Belgrad. Filibe. asırda şeyhülislâm olurdu. Eyüp mevleviyetlerinden mâzul olanlar âlim ve fazU olurlarsa İzmir kadısı olurlardı. Galata. Diyarbekir. asnn ortalarından îtibaren pâyeU büyük kadılıklar yani mevlevi­ Selanik. Üsküdar. 443. 446.

Gehbolu. MihaUç. s. Kayseri ve Maraş kadısı olurlardı. Boyabad. Manisa. Maraş. Konya. Erzurum. . s. Tokat. Devriye isimleri altında dört smıfa ayrılmış ve bu tertip sonuna kadar devam etmiştir. Bosna. Sinop. Kütahya. Tire. Bahkesir. Bosna. Erzurum. Kandiye. Birgi. mükerrer numara 2). Mahreç. 17. Bilâd-ı Hamse. Atik kaza defteri. Belgrad veya mâzul olduğu mansıba gönderi­ lirlerdi. s. Trablusşam mevalisi Boana ve Sofya kadısı olurlar yahut mâzul olduğu kadılığa tekrar tâyin edihrlerdi. Daha sonraları mevali tâyinleri bazı tadilâta uğramış ve mevleviyetler Haremeyn. Trablos. Mudurnu. 16. Mahreç.KADILIK 99 Daha aşağı derecede olan Ankara. Konya. Menemen. Belgrad ve Diyarbekir kaddığı verilirdi. "Paye mansıplarmdan Bursa payesi zamime olmazsa kıdem nasblanna îtibar olunur" (Nimeti Efendi kanunnâmesi). fî-mâbâd Bilâd-ı selâseden mâzul olanlara verilib bâde'l-azi Mekke-i Mükerreme mâzulleri gibi İstanbul kazası verilmek üzere defterlerine kayd eylemeleri için Edendi Dâimize (Şeyhülislâma) ifade eyliyesiz (Çelebi-zâde Asım. A h m e d bu tarihten îtibaren onu Mekke kaddığı ile aym derecede tutularak Bilâd-ı selâse mâzullerine verilmesini emrederek derecesini yükseltti. Devriyye mevalisi sınıflariyle yeni bir tasnife tâbi tutulmuştur ki bunu daha aşağıda göreceğiz. Bu suretle buradan İstanbul kaddığma geçilmek yolu açıldığı için evvelce pek talibi olmayan bu kaddığa rağbet çoğaldı (Çelebi-zâde Asım. Sakız. Kamanice mevleviyetleri ise payede müsavi idiler*. HAREMEYN XVIII. Kayseri. Maraş. kadılara Filibe. 16). Lefkoşe. Nimeti Efendi kanunnâ­ mesi. Kayseri. 539. Sinop ve Kamaniçe'den mâzul kaddar. * Haremeyn kadüıklanndan Medine-i Münevvere kadılığı 28 Safer 1135 ( 7 Arabk 1722 ) senesine kadar Mûsda-i Süleymaniye müderrislerine verilir­ ken III. Sakız. ilâveten asnn ikinci MEVLEVİYETİ itibaren Mekke kaddığma İstanbul kaddığın­ yansmdan Medine-i Münevvere kaddığı da* dan sonra ikisi birden Haremeyn kadılığı ismiyle en yüksek derece itibar olunarak ondan sonra Bilâd-ı hamse. Bu hususa dair hatt-ı hümâyun sureti: "Kariha-i sabiha-i mülûkânemden Medine-i Münev­ vere kazası rütbesini Mekke-i Mükerreme kazası rütbesine terfi eyledim. s. Sofya Kandiye'den mâzul olanlar Manisa. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. 46.

1189 H . (1889 M. ' Haremeyn kadılarınm her sene mevlid-i nebevide tâyinleri âdet olmuştu (Çelebi-zâde 417.)'den itibaren hiçbir fark yoktu. "Kazây-ı mezbur (Şam kaddığı) ile bilâd-ı selâee terbi' ve bâde'l-yevm mahreç mâzullerine tevcih olunmak üzere rütbe-i mez­ bure dahi tevsi olundu. Bursa. Haremeyn mevleviyeti ismiyle yüksehnce Şam kaddığı da buraya dâve edderek' yine Bilâd-ı dört büyük kadıhk oldu. (1775 M. BtLÂD-I HAMSE MEVLEVİYETLERİ Mekke. daha sonra buna Mısır ilâve olunarak. mevleviyetine Bdâd-ı hamse tâyin edüecek zat evvelâ bunun paye rütbesini alır ve sonra isterse bdfiil tâyin olunur ve müddeti olan bir seneyi tamamladıktan sonra Bilâd-ı hamse mâzulü saydarak. girmesi müsavi idi. bu mevkii işgal edenlerden herhangi biri sırası gehnce Haremeyn modası olur veyahut payesini Şarkî Rumeh'nin Bulgar prensinin nüfuzu altına üzerine Fdibe mevleviyeti 1307 H .)'de kaldırddı ise de derece itibariyle ismi değişmiyerek devam etti. 524). 649. Sonralan Bilâd-ı hamse denilen mevleviyet evvelce Edirne ve Bursa olmak üzere üçtü. )'de Mekke ile Medine erbaa ismiyle Edirne. Haremeyn kaddan arasmda 1135 H .) tarihine kadar Haremeyn payesini almış olanlara bir derece yüksek olan istanbul kadılığı verilmeyerek bilfiil Haremeyn kadılığında bulunmuş olanlara verilmek üzere yeni bir kanun kondu *. ( 1 7 2 2 M. 17. Daha sonra yine bu kadılığı dâve olunarak Bilâd-ı Şam. " İlmiye Salnamesi s. dört olup Bilâd-ı erbaa mevleviyeti denildi. 1135 H ." Çelebi-zâde. (1723 M. ' Çelebi-zâde Asım. Şam'm ilhakiyle biIâd-ı selâsenin bUâd-ı erbaa olduğunu yazdığına göre İVftsır'm sonradan buraya ilhakı anlaşdıyor. asırda Bilâd-ı erbaa'ya Filibe hamse mevleviyeti meydana geldi. . Haremeyn mevleviyeti için sıra bekler ve evvelâ Haremeyn payesini alırdı. Bu beş kaddığın dereceleri alırdı. Mısır ve Filibe'den müteşekkil X V I I I . s.100 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Bunlardan Haremeyn mevleviyetine tâyin edilen mevali ^ yani Mekke ve Medine kaddan ya bizzat gider veya payesini abrdı.

onlar da kabul etmedikleri takdirde Hamise-i Süleymaniye ve en son da Mûsila-i Süleymaniye müderrisine sorulup o suretle tâyin yapıhrdı. ^ Sofya. . İstanbul kadılığı. c. sonra ise mahreç hamse ve Üsküdar lisinin mâzuUeri bir yukarı derecede olan Bilâd-ı sene olup müddeti tamamlanınca mahreç mâzulü olarak deftere kaydedilip sonra Bilâd-ı hamse kadısı olmak için sıra D'Ohsson. Yani Dârü'lhadîs müderrisi mahreç mevleviyetlerinden birini isterse münhal vukuunda ona verilir. İzmir. Mahreç mevleviyeti müddeti diğer mevleviyetler gibi bir bekledi. s.KADILIK MAHREÇ Mahreç mevleviyetleri MEVLEVİYETLERİ üçüncü derecedeki 101 mevleviyetlerden Selanik Sofya. Mahreç mevleviyetleri evvelce Kudüs. olarak altı iken bilâhare havass-ı refia yani Eyüp mevleviyetlerinin de ilhakiyle Girit ^ ve olurlardı Mahreç mevleviyetlerine Süleymaniye Dârü'l-hadîsi müderrisi ile Sideymaniye'nin dört müderrisi ve Hâmise-i Süleymaniye ve Mûsda-i Süleymaniye müderrisleri tâyin ediUrlerdi. ' Tırhala ve Yenişehir'in (Yenişehr-i Fenar) Yunanistan'a ilhakı dolayı­ siyle kaldırdmıştır. Hare­ olmuştur) ve mahreç meyn. Halep. İstemezse bir aşağı derecedeki dört Süley­ maniye müderrisinden en kıdemhsine ve sonra diğer üç Süley­ maniye müderrisine tekhf olunur. Tırhala Yenişehri * Galata. 114. Trabzon sekiz ve daha ile on bire çıkardmıştır. on dereceli olan İstanbul müderrisleriıdn bu Uk sınıf mollalığa çıkmalarmdan yani ibraç edilmelerinden dolayıdır. I. 396). Bilâd-ı erbaa (sonra Bilâd-ı hamse mevalisinin aynı rütbe ile tekrar kadı olamadıklarını aynı dereceye ' Bunlara mahreç mevalisi denilmesinin sebebi. asırda mah­ reç mevleviyeti olup sonra kaldu-dan Üsküdar kaddığı bu tarihte tekrar mah­ reç mevleviyeti olmuştur. * "1139 Muharremi ihtidasından zabt etmek üzere Edirne kaddığı. * Cevdet tarihi. s. mevakadısı olup kaddara mahreç mevalisi denilirdi ^. Bulgaristan'da kaldığmdan tabu defterden çıkarddıgı gibi Girid'in de Yunanistan'a terki üzerine Girit mevleviyeti de kaldırdarak 1327 Ramazan (1909 Ekim)'da Meclisi mebusamn karariyle evvelce yani X I X . Yeni­ şehr-i Fenar'den mâzul mahreç mevleviyetlerinin ehillerinden R â z î A b d ü l lâtif Efendi'ye tevcih edilmiştir" {Çelebi-zâde Asım. Anadolu kazaskerhği. Bu.

) — A b d ü l h a l i m E f e n d i 1005 — 1008 H . (1677 — 1687 M. E n sıkışık sıra Bdâd-ı hamse kadıhklan idi ki yukanda göriddüğü üzere evvelkisinin adedi dört ve diğerinin iki olup geridekiler bir iltimas ile süratle derecesi artmazsa uzun müddet sıra beklemeğe mecbur idder. Beyrut. Konya. c. IV. Belgrad.) senelerinde ikişer defa İstanbul kadısı olmuşlardır. Şerif M e h m e d E f e n d i 1029 — 1032 H . Antep. Adana.) senelerinde ikişer defa Anadolu kazaskeri olduk­ ları gibi A b d ü l b a k i M a h m u d E f e n d i 992 — 994 H . s. K a d ı . (1691 — 1698 M. (1659 — 1665 M. Maraş. 545. Antep. 567. (1654 — 1660 M. * Bosna'om Avusturyalılar tarafından 1908'de işgali üzerine kaldırılmıştır. (1667 — 1672 M. Diyarbekir olarak Filibe.) ve A b d u l l a h E f e n d i 1034 1039 H . (1586 — 1590 M. Bosna * Erzurum.z â d e A b d u l l a h E f e n d i 1105 — 1107 H . sonra Bağdad. Van. Bağdad. Rusçuk * Sivas ve Çankın kaddıklan payesini ahrlar ve olarak tesbit eddmişti. (1624 — 1629 M. s. ve X V I I . ' Bulgaristan'da kaldığmdan bu da kaldırdmıştır. Buralara kadı olanlar müddetlerini bitirip mâzul olduktan sonra mahreç mevleviyeti sıralan gehnce mahreç mevahsi olurlardı.z â d e O s m a n E f e n d i 1103 — 1110 H .). DEVRİYE Mevalinin tahya.). Bosna. (1596 — 1599 M. IV.102 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI mükerren söylediği tâyin tertip olunamıyacaklannı arasında yazmakta ise de^ onım bazı istisnalar vardır * ve X V I . (1620 — 1623 M.) H o c a .z â d e M e h m e d E f e n d i 1078 — 1083 H. » D'Ohsson. c. Dıhkî Mustafa Efendi 1070— 1076 H . en MEVALİSİ olan Devriye mevleviyetleri Kü­ daha on kadıbk i k e n ' küçük derecesi ise evvelce Maraş.) ve A b d u r r a h m a n E f e n d i 1246 — 1248 H. A b d u r r a h m a n E f e n d i 1065 — 1071 H . Sofya. (1693 — 1695 M. Trablusgarp. asırlara aittir.). Bu kayıtlara yarak yukanya göre aşağıdan Devriye mevalisinden başla­ çıkddıkça kaddık azalmakta ve aşağıdan ge­ lenler ise artmakta olduğundan İstanbul kaddığına ve kazaskerhklere kadar çıkabdmek müşkiddü.) ve N u r u U a h .) A b d ü r r a h i m • zâde M e h m e d E f e n d i 1088 — 1099 H . (1830 — 1832 M. . Bundan dolayı bdmünasebe yukanda söylediğimiz gibi bu mevleviyetler » D'Ohsson. 566. a Meselâ A b d ü l b a k i M a h m u d E f e n d i 994 — 999 H .

X V I . • Cevdet tarihi. fakat daha sonra müderrisler de dahil olmak üzere bütün Umiye mensuplarma ait tutulan deftere tarik defteri denUmiştir.133.KADILIK 103 için payeler ihdas edUmişti. KADILAR Kaddarm lerine HAKKINDA MÜTEMMİM söylendiği defterlerim MALÛMAT gibi kazaskerler tâyinleri akdiye kısmmda ismiyle kaza kaddanmn ve şeyhülislâmlar mevaUnin tâyin ve infisâlait defter-i tutarlardı. asır ortalanna kadar bütün müderrislerin ve mevali­ nin tâyinleri kazaskerlerle vezir-i azama ait iken bundan sonra ' Kanun hflküme değil bilfiil kanundu. ikisine bu veçhile Mekke ve Medine Şam. 3. Bu husus hakkında Cevdet tarihi şunları yazıyor : "Mevleviyetlerde kanun hizmet-i fiihye aranmayıb ekserisi paye almaktan nâib (mevalinin vekili) ile idare olunurdu ve bir sene müddet-i örfiye hükmüne girdi * ve mevleviyet kinaye olarak müderrislik gibi dereeata taksim olundu şöyle ki : "Her sene sekiz müderris yani Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye ve Süleymaniye medreseleriyle alt tarafmdan diğer üç müderris uhdelerine mahreç mevleviyetlerinden birisi bir sene olmak üzere tevcih ve bâde'l-infisâl mahreç mâzulü îtibar olunarak her sene içlerinden dördüne kezâhk bir senelik olmak üzere Mısır. I. . "Bu suretle beher sene üst taraftan sekiz müderris mev­ leviyete çıkıb yerlerine alt taraftan sekiz müderris geçerek ta­ rikçe silsile vukuiyle bu hareket yukarıdan aşağı tâ Ibtida-i hâriç rütbesine kadar sirayet etmekle her sene tarikçe bir terakki-i tabii vuku bulub üst taraftan çıkanlara nisbetle seman müderrisleri sekize münhasır alt taraftan Mûsda-i Ibtida-i hâriç rütbesiyle girenler daha çok olduğundan ve Sahn-ı bulunduğundan sahn'da bir çok müderrisler teraküm ve tezahüm etmekle buraya da (yatak) tâbir olunmuştur" *. c. Edirne ve Bursa kazalan (kaddıklan) ve bunlann mazullerinden ve onların mazullerinden birisine İstanbul kaddığı ve tstanbul mazullerinden birine Ana­ dolu sadareti yani Anadolu kazaskerliği ve Anadolu mazullerinden birisine RumeU kazaskerUği verilmek resm ve âdet oldu.

Bu müddet iki sene kadar olup buna kadınm zaman-ı infisali ve müddetini doldurup sırası geUnce tâyin edil­ mesine de zaman-ı ittisali adı verilmişti. Bundan sonra divanhanede bulunan ulemaya haber verilerek bunlar da yoUariyle Arz Odasma girip vezir-i âzami selâmladıktan sonra dizdirler. divanhaneye girdikleri zaman sadr-ı âzam ve kazasker ayağa kalkarlar. Bunlar sadr-ı âzami selâmlarlar. bunlardan sonra iki kazasker ge­ lerek bunlara selâm verdikten sonra içeriye vezir-i âzamm yamna girerler ve görüşürlerdi. 47. evvelâ kazaskerler ve daha sonra sehmi Ue vezir-i âzam çıkar ve Arz Odasında bulunan kazaskerlerin yanma gider. kanun üzere yazıb eshab-ı istihkakı vekil-i saltanata (sadr-ı azama) arz ve ilâm eder. Biraz oturduktan sonra vezir-i âzamm işaretiyle selâm­ layıp çıkarlar. Nimed Efendi kanunnâmesi. 540. makamına oturan vezir-i âzam sağma Rumeli kazaskerini ve soluna da Anadolu kazaskerini alır. Kanunnâmede şöyle denihyor : "Tertib-i silsUe-i mevâli ve müderrisin şeyhuhslândara müfevvazdır. Kazalarda kaddık edenler müddetlerini bitirip mâzul olarak İstanbul'a geUnce her çarşamba günü mensup olduklan kazaskerin dairesine devam etmek kanun olup buna mûlâzemet-i müstemirre deniUrdi. Dâhil müderrislerinden îtibaren bütün mü­ derrislerle mevahnin tâyin ve azilleri şeyhülislâm ile vekil-i mutlak olan sadr-ı azama brrakdmıştı.104 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yirmili. . s. Takdimi icap edenleri kazasker efendUer sadr-ı azama tanıtırlar. Ule­ ma. s. ^ Tevkii AbduTTohman Paşa kanunnâmesi. otuzlu ve kırklı müderrislerle kaza kaddarmın tâyin ve azilleri kazaskerlere. 539. Bu sırada çavuşbaşı sehmi serpuşiyle sadr-ı âzamm huzuruna gelip mülâzemete gelen ulemayı arzeder. Her cuma günü sabah namazmdan sonra mevali ve müder­ risler başlannda örf denilen ulemaya mahsus kavuk ve uzun yenli üstleriyle vezir-i âzamm sarayına yani Paşa kapışma gelerek divanhanede oturup beklerler. amma kazaskerlikler ve bazı büyük mev­ leviyetler vekil-i devletin re'yine muhtaçtır" ve yine aym kanun­ nâmede kazaskerler için de : "Yirmi ve yirmi beş ve otuz ve kırklı medreselerin ve kendi taraflarına müteallik olan bazı mahallin cihet ve tevliyet makulesin tevcih edegelmişlerdir" denilmektedir*. 530.

Divan içtimaları terk edildikten sonra kazaskerler. Rumeh'den ise Rumeli kazaskeri ehndeki defter mucibince arz ile iradesini alırdı.(1074 M. * Selânikî tarihi (basılmamış cilt). Medine-i Amid (Diyarbekir (ebri) de dâhil pâyesiyle Ali Paşa müderrisi Mevlâna Nuh ride fazlühuya hüküm ki.ı mülâzemet-i mevali ve müderrisin) kısmı s. Evâil-i ca sene 74 (/6nü(emin tasnifi Tevcihat vesikaları 453) keza aym suretle on iki divan kadıhğma tâyin edilen zâta verilen 1040 Rebiulevvel tarihli ferman (Mühimme defteri. ' Kazâ-i Eğil. Bu imtihan X V I I . 539. 1008 H . . varak 445. asu aksamış ve sonlarından itibaren tamamen tatbik edilmiyerek daha sonra da terk edilmiştir i. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi (kanun. tâyin edecekleri kadıları sadr-ı âzam vasıtasiyle arz ederlerdi. Yani tâyin edilecek. edna kaddıklan yüksek para ile satıyor ve bir ydda nice kimseler değiştirihyor" diye şikâyeti havi istida takdim ettikleri gibi pâdişâh olan Valdesi S a f i y e derdlerini III. 55. Mehmed üzerinde müessir Efendi Sultan'ın arabasına da yanaşarak ona da Muhyiddin dökmüşlerdi.KADILIK 105 Bu kanun seferler ve mühim işler dolayısiyle X V I I .) senesinde kazasker mechsine mülâzemet edip sıralannı bekleyen kaddar. Bir kazaya tâyin edilen kadıya şeı'i ahkâmı icraya mezun olduğuna dair Pâdişâhın tuğrasını havi bir rüûs (berat) verilir ve aynı zamanda mensup olduğu kazaskerlerden de bir mühürlü mektup alarak vazifesine giderdi*. bunun üzerine azlolunarak yerine A h i . (1599 M. asırdan itibaren nadiren yapılıp çok zaman rica ve iltimas de kadı tâyin ediUrdi. Sene 74 H. Eğer aynı kaddığa sıralan gelmiş olan birkaç tahp çıkarsa aralarmda imtihan ya­ pılırdı. Kaza kadısı tâyinleri divan-ı hümâyun içtimalannm haf­ tada dört gün devamı esnasında ve arz günü denilen günde kazas­ kerlerin Pâdişâha arziyle olurdu.z â d e A b d ü r r a h i m E f e n d i kazasker tâyin edilmiştir*.) Cümadelûla gurresinden iki (ay) tc vkiyet (nok­ san) ile Eğil kazası ber-vech-i teb'id tevcih olunub bilfiU Anadolu kazaskeri olan Mevlâna H a f ı z M e h m e d tarafından mühürlü mektup verilmekle muci­ bince mutasarrıf olman için yazdmıştır. Anadolu kaddanndan ise onu Anadolu kazaskeri. pâdişahm Eyüp ziyaretinden dö­ nüşünde Anadolu kazaskeri Damad M u h y i d d i n E f e n d i hakkında "mürtekib ve mürteşidir. s. 79).

Bu eradif-i kuzâtın men'i güya münhal kaddddarm artması için yapdmjgtı" diyor. s. Tevkiyet muttarid olmak caiz değUdir. hâkimhk müddetlerini şikâyeti mucip olmadan dürüst olarak afifane yap­ tıkları sonra anlaşdması kendilerini üzerine taltif bunlar müddetlerini doldurduktan için kaddık müddetleri birkaç ay için uzatıhrdı *. Halbuki bunun münhallere tesiri yoktu. < Çelebi-zâde Asım. Tevkiyet hususu kaddığın müddetinin olmasıdır. c. Kazaskerler. ( A v c ı ) kuzât ay usulünü kalınca M e h m e d bir hatt-ı hümâ­ kaldırıp * kadınm müddeti­ bu eradif-i bitmesine dört yerine diğerinin tâyin edihp emretmiş beklemesini ve bir de kaddığın imtihan ile tevcihini ise de o da kısa zaman devam etmiştir ^. üç ay olsa olur. 135 (Tahvimhane tab'ı 1265). Bu hal gayetle mûcib-i ihtilâldir. fakat sonradan bu müddet kısaltılmak istenerek şikâyeti mucip olmuştur. 134.. 248).. I V . kuzâtın bivecih zamanı ahndığma (müddetinin kısaltddığına) rızây-ı hümâyunu yok­ tur. X. Ancak bir kadınm azline dört ay kaldıkta bir âhar müstahıkkına bu kadar tevkiyet ile tevcih oluna bundan gayriye min-bâd izin ve rızam yoktur. Bu müddet en çok üç ayı geçmezdi. ^ Hammer. 331. e. kuzâtm mansdn bej. I I . Kendilerinden yapılarak aykın katledilirlerdi ^ İstanbul kazası Sadi-zâde'den sonra R a b m e t t u U a b Efendi'ye verUmek üzere eradif olundu (Naima. c. 372. (1602 M. V. 364). Hâlen Midilli kadısı kaza-i mezbure ahalisine teaddi üzere olub nahak yere şikâyet edilen kaddar hakkında tahkikat ve hattâ hareketleri görülenler cezalandınlır .. Zaruret iktiza eyledikte iki. s. ehl-i ilim ve müstahik olana caizdir.. c. s.106 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Kadılar ve mevali nöbette ve bu müddetlerini olan suretle ikmal ettikçe yerlerine yeni kıdem sırasiyle gider mâzul kadı tâyin yapdan sıra olunarak vazifesine kuzât) yunla nin adı tertibine (eradif-i verilmişti*. amma medresede tarikmda eski. 221 (Atabey tercümesi).. V. Bu hususta Rumeli kazaskerine gönderilen 1011 H . altı kat olduğu mesmû-ı hümâyunum olmuştur. Kazaskerlere bildirib muhkem tenbih idesiz ki sonra nedamet çekerler ve menasıbı imtihan üe vereler ve bundan akdem mülâzım hususunu tenbih-i hümâyunum üzere tenbih eyUyesiz" (Naima tarihi.) tarihli bir hükümde "âdet-i kaime üzere emr-i tevkiyete riayet olunmağla menâsıba vus'at geUb erbabı riayet olunub. 259." Feridun Bey Münşeatı. Ecdad-ı izamım zamanlannda olmamakla buna nzam yoktur. ' Siz ki dâimiz müftü efendisiz. münhal artnuyordu. s. s. mülhak olan menasıbm hadis olanları ifraz olunsun ve kazada teb'îd caiz değildir. İstanbul kadısı ve mevaliden olanlar. ' Cezayir Beylerbeği'sine (yani Kaptan Paşa'ya) ve Molva ve Ayazmend (Altın ova) kaddarma hüküm ki.

akçelerin alıp fasi olunan dâvaya celb-i mal için hilâf-ı şer'î ve mugayir-i emr istimâ idüb dahi ehl-i örf taifesiyle müttefik olub fıkaramn nahak yere malın aldırıb ve alıb zulmü olduğu istimâ olunmağm ahvali teftiş olunub arz olunmasm emredip büyürdüm ki vusul btddukta mezbur kadı Ue bir yere cem olub dahi ahvalini onat veçhUe hak üzere teftiş ve tashih edib göresiz.KADILIK Yukanda görüldüğü üzere müstemirre mâzul kaddann 107 mansd> almak için mülâzemet-i denilen kazasker dairelerine devama mecbur olmalan bunlann maişetçe sdtmtdanm mucip oluyordu. 5. (1716 M. Yolsuzluğundan şikâyet edUmiş olan Antalya kadısınm tahkikatına. 567). Aşir Efendi kiiaplart. Mühimme. s. Nr. çünkü kazaskerler gerek sefer ve gerek hazerde Pâdişâh nerede bulunursa orada olduklanndan mâzul olan kaddann Bundan böylece dolayı dolaşmalan perişaniddanna sebep olmakta idi. (1528 M. Yine hunim gibi F e y z u l l a h ismindeki Eflani kadısmın irtikâp ve irtişasın­ dan dolayı İstanbul'a getirUmesine dair Bolu mutasarrıfına ferman gönderUdiği gibi {Mühimme. s.z â d e H ü s e y i n Efendi'yi de katlettirmiştir. 31) K a n u n i Sultan S ü l e y m a n 935 H . 87. 1128 H . I V . 320B). Mühimme. 246) daha böyle epi misal vardır. sancakbeyleri ve sairleri tarafmdan katledilmemeleri hakkmda hüküm vardır. s.)*de Avusturya seferine giderken Kızıb Yenicesi kadısmm menzU zahiresi parasmdan çaldığına mebni asddığı görülüyor {Feridun Bey Münşeatı. 6. s. ehliyeti haiz olanlan kazaskerler şeyhülislâma büdirecekler ve o da bunu defterine kayıt edecekti. 741. 892. (Mühimme. 965. KadUarm hiçbir suretle taşrada vaMer. . s. 27. 2 — Kaddığa geçecek olanlar ihtida kazasker huzurunda imtihan olacaklar. 7. M u r a d Bursa'ya giderken İznik kadısından şikâyet edUdiği için bu hususta hiçbir tahkikat yaptırmadan kadıyı astırdığı gibi bu hale gücenen ve dedikodu yapan şeyhülislâm A h i . Vech-i meşru üzere hUâf-ı şer'-i şerif zulmü olduğu şer'î Ue sabit ve zahir olursa sabit olan mevaddı sicil edib dahi suret-i sicUleri Ue ahvalini v u k u üzere yazub arz eyleyesiz ki sonra hakkında emr-i şerifim ne vechUe sâdır olursa mûcibiyle amel oluna" {Hükümler mecmuası.)'de ve Ş e h i d A l i Paşa sadaretinde bu mülâze­ met-i müstemirre usulü kaldmlarak aşağıdaki maddeler kondu : 1 — Bir mâzıd kadı tekrar tâyin olunmak için kendi derece­ sindeki mâzullerin en kıdendisi olacak ve ehhyet ve kifayete bakdacaktı. I. c. Haklarmda şikâyet edUenler ya tâyin edUen tahakkuk memurlarının verdikleri tahkikat evrakı veya kazaskerler tarafmdan yapdan tahkikat neticesinde cürümleri sabit olunca ceza görürlerdi. Teke (Antalya) sancağı beyinin ve sabık Behisni kadısmm ahvalim tetkike de Zülkadir beylerbeğisi Ue Maraş ve yeni tâyin olunan Behisni kaddarınm memur edUdikleri görülüyor. 564.

îlâmda ise böyle bir hal olmayıp vaki halin yalnız arz ve ifadesidir. İlâmla hüccet arasındaki fark. hüccette şahitlerin huzu­ riyle görülen dâvada k a d m m îlâmı altında şahitlerin imzaları­ nın bulunması ve verilen kararın şerân sabit olmasıdır. Hüccete gelince: Hüccet lûgatta delil. Meselâ bir kaza halkının yolsuz bir meseleden şikâyet yollu kadıya müracaat ile dertlerini hükümete arz etmesini istemeleri gibi. Eğer kadı bu şikâyetteki haksızlıya şahid olmuşsa ilâmda onu da zikr ederdi. vasi tâyin ve azU. ŞER'Î Kaddarm şer'î MAHKEMELER bulunduklan şer'î kaza ve şehirlerde ve mevaUnin mahkemeler vardı. Nikâh. şahidler huzuriyle onları Şer'î mahkemelerde bir dâvanın dinledikten sonra kadının verdiği hükmü havi ilâmdır. bir fi'lin sabit olduğuna medar olan nesne demektir. yetim ve mal-i gaibin muhafazası. cürüm ve . Kaddar ve hükmî muamelâtta kendilerine verilen beratlarda gösterilen vazifeleri görüp hanefî mezhebi üzere hüküm verirlerdi. vasiyetlerin ve vakıflann hükümlerine riayet edilmesinin nezareti. İlâmlar re'sen veya vaki sual üzerine bildiriUr.108 OSMANLI D E V L E T Î N l N ÎLMÎYE TEŞKİLATI 3 — B u suretle şeyhülislâmın inhası üzerine kazasker hu­ zurunda muvaffak olan zat sırası geUnce kaddığa tâyin olunacaktı. miras taksimi. kadmm herhangi bir mesele hakkında yaptığı tahkikatın kendi imzası altında mercii­ ne veya vaki suale cevaben arz eylemesine (îlâm) denilir. izdivaç. 4 — Şer'î hasdâtı müsaid olan kazalar müstakd olarak tevcih edilecek olunarak ve müsaid kıdcmU olmayanlar kaddann kaddann mansıblarına karşılık ilâve olarak olan maişetlerine verilecek ve bu da kazaskerin arzı ve şeyhülislâmın inhası üzerine yapdacaktı. ÎLÂM V E HÜCCET îlâm bildirmek bildirilmek demektir.

yanan. Bundan dolayı kaddar selâhiyet itibariyle devlet merkezine bağlı vazifeler sahibi idder. menzil emirleri. Daha sonra hepsi Türkçe olmuştur. iktisadî işler. mabadı rayice göre eşyaya narh konması. Kaddann veya mevahnin derecelerine ve şer'î hasdatlanna göre az veya kalabahk maiyyetleri vardı. İşte bu geniş vazifeleri dolayısiyle kendilerine gelen hüküm ve fermanlan ve bunlara verilen cevaplan ve gördükleri çeşith dâvalara dair vermiş oldukları hükümleri kayid için kaddann sicil denilen birer defter tutmalan kanundu. hayvan şevki. asır sonlarına kadar hâkimlerin gördükleri dâva. nikâh. hulâsa şer'î ve hukukî bütün mua­ melât kaddar tarafından göridürdü. hükümetin verdiği emir ve onlarm cevapları Türkçe kaydedilirdi.KADILIK 109 cinayet ve sair bütün dâvalar. Kaddann bulundukları şehir ve kasabaların inzibatı ma­ badı ve askeri smıfına bırakdmıştı. belediye işleri yani askeri inzibattan başka bütün devlet işlerinin temini kadılara aitti. ^ X V I . Bu sicillerin önemli surette tetkiki o vdâyetin idari. kemeler hangi kadı zamanında yapdmış ise sicillin ve SiciUerdeki muha­ sahifesinin üstüne onun tâyini tarihinden başlayarak infisali zamamna kadar devam eder. vakıf ve saireye ait muameleler Arapça olarak yazdır. . sancak ve vüâyet merke­ zinde tutulmuş olan Mahkeme-i şer'iyye defterlerinin adedi. zayi olanlanndan sarfınazar bugün on binleri geçmekte ve müze ve kütüphanelerimizde muhafaza olunmaktadır. Her kaza. muhzır denden mübaşirler de mahkeme hademelerindendi. Zahîre ve amele tedariki. Bazı kaddar kendi zamanlanna ait müstakd sicil açarlardı. Reaya yani tarafından görülür ve verilen hüküm köylü tabakabildirilerek siyle askerî sınıf arasındaki ihtdâf hükümetin emriyle kaddar hükümete oranm vereceği karara göre infaz olunurdu. Her kadı bizzat mev­ cutsa dâvayı kendisi dinler ve yanında hâkim muavini olarak kethüdası ile dâvayı tescd eden yani sicdle geçiren kâtip bulunur­ du. asker toplanması. Kaddann şer'î ve hukukî vazifelerinden başka idari cihetten de pek mühim vazifeleri vardı ve bu hususta hükümetçe kendisine ferman gönderilir ve o da îcap eden cevabı re'sen hükümete arzederdi. iktisadî cihetinden belediyecihk bakımından pek mühimdir i. askerî.

inayetlû. âtıfetlû.110 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Mevali denilen büyük kaddar ekseriya bizzat tâyin dukları vUâyete gitmiyerek kendUeri tarafından vekil üzere nâib gönderdiklerinden veya kati dâvaya onlar bakarlardı. Eğer vaUnin mechsi verilen hükmü tasdik etmezse evrak devlet merkezine kazas­ kere yoUanırdı. Bu nişanlar . Hukuki dâvalarda mahkûm ve ceza dâvalannda müttehemin akrabası verilen hükmü haksız bulurlarsa kazaskere veya şeyhül­ islâma şikâyete haklan vardı. 1825 Rumî. s. Eğer Divan-ı hümâyun karan bozarsa bu hal kadı ve valinin aleyhine olur. olunca kendisinde bulunan tstanbul kaddığı nişamnı bUvasıta darphaneye gönderir ve kendisiae Anadolu kazaskerhği yakaya nisam verilirdi. yahut kadı veya valinin kararmm lehine veya aley­ hine olurdu. En son karar divanın verdiği karardı. * I254'de Şeyhulislâmm sadarete tezkeresi: "Devletlû. Kadımn verdiği hüküm bizzat vah Ue maiyetindeki iki mutemed adamı taraflarmdan tetkik edUdikten sonra tasdik olunursa infaz olunurdu. Meselâ tstanbul kadısı. Anadolu kazas­ keri. onlann iktidarsızhklanna kemeden karar çıktığına olmazdı *. Rumeh kazaskeri olun­ ca o kazaskerhğe takdrrdı. olun­ olmak Mevleviyeti haiz kaddıklarda yapdan dâva askeri muamelâta ve kısasa taallûk edecek şekilde pek ağır ise hüküm mahaUin valisine arz ediBrdi. • m veya bir menfaat mukabihnde mah­ hükm olunduğu için hükmü verenler hakkında iyi 1826'dan sonraki teşkUâtta mülki ve askeri sınıflarda olduğu gibi tstanbul kadısı ve kazaskerlere ve pâyelUerine mahsus olarak nişanlar ihdas edUmiştir. uluvvil'l-himem efendim sultamm hazretleri İstanbul pâyelûlarmdan İmam-zâde faziletlû Mehmed Esad Efendi dâilerine malûm-ı inayet-melzum-i âlileri buyrulduğu üzere avâtıf-ı aliyye-i gîti-sitanîden Anadolu kazaskerliği payesi inayet ve ihsan-ı cenab-ı şâhâne buyrulmuş ol­ duğundan Anadolu rütbesine mahsus bir kıta nişan-ı fnrûg-efşânm darphane-i mahsus nisam takardı*. keza Anadolu kazaskeri. Yani verilen hüküm ya müttehimin. » Türk Teşkilât-ı Esasiye Kanunu. Bu suretle dâva divanda tekrar tetkik edihrdi. Kazasker bu hususa dair mütalâasmı Divan-ı hümâyuna arzedip orada tetkik edildikten sonra ya tasdik ediUr veya bozularak yeni hüküm verilirdi. 283 (efrenci).

asnn ikinci yansından itibaren inhalan şeyhühslâma ait üç yüz ve beş yüz akçeh mevahnin tâyinlerinde bunlann bir aylık gehrleri resim olarak doğrudan doğruya hazineye ahnmak kanun oldu i. Edirne ve Bursa kadıhklarma tâyin edilenlerden üç bin akçe berat resmi ve tâyin hangi kazaskere ait ise gerek onun ve gerek maiyyeti için üç bin akçe aidat alınırdı. bunun yarısı resm-i nişan ismiyle tuğra çekme parası olup diğer yansı da kazaskerin maiyyeti olan kâtip. 1734. . Hatt-ı hümâyun vesikaları. Nr. muhzır ve divittara verilirdi. Y a v u z Sultan Selim zamamnda bu üç kaddığa tâyin eddenlerin bir aylık hasdmın onda biri kazasker ve maiyeti için mütebakisi de hazine için tahsd olunurdu. 1969. tefek bazı taddâta uğramıştır. suretinde kuzâtVlvülatVl-enam. asırda : Kıdvet-ü islâm. " ve X V I I . 22801). . . Daha sonra yani X V I . Kaza kaddanmn elkabı X V I . varak 158 b) ve yine aynı resimlere dair kanunnâme (Atıf Efendi kitapları. muhzırbaşı. Kaza kaddanmn ve mevahnin beratlanmn tahrir Kaailıınn Elkalıı tarzı ve elkabı zamanla ufak. zidet f a z l u h u .KA. . kadının yev­ miyesi defterde kaç akçe ise onun aylığı hesap edilerek tahsil edilir. asırda ise : âmirede imali hususuna himem-i seniyye-i âsafaneleri teşvikiyle bi-mennihi taalâ mşan-ı zişan-ı mezkûr savb-ı dâiyânemize şeref vürûdiyle müşarünileyh dâUerinin talik-i giriban-i mefhareti kdmdıkta mukaddema kendinde olan İstanbul rütbesi nisam Darphane-i Amireye hâs ve tisyar kıbnacağı rehin-i Umi sâmi­ leri buyruldukta olbabta irade efendim hazretlerinindir (Başvekâlet arşivi. Nr. V ç\i^\ i-^j 5x ^(. XYI. . Berat resmi.DILIK KADILARIN BERATLARI 111 Büyük küçük bütün kadı ve mevalinin tâyinlerinde kendi­ lerine vazifeye tâyinleri ve kazaya selâbiyetlerini havi berat denilen Pâdişahm tuğrasım havi bir vesika verihr ve kendilerinden berat resmi denUen bir harç alınırdı. ^ Berat resimleri hakkmda kanunnâme {Veliyyüddin Efendi Kütüphanesi. ]. varak 210). Nr. asrm ilk yansında bütün tâyinler kazaskerlere ait iken İstanbul. .^NI îUS îj-iî mümeyyiz-ü helâl 'J'^ anVl-haram" *-»•** f ^ ^ * ^ ' » J-^' ^^^^ J umdet-ü ^l^i-l o* ve y a h u t : Kıdvet-ü kuzat ve'l-hükkâm mâdenü'l-fazlu ve'l-kelâm mümeyyiz-ü helâl ani'1-haram mevlâna .

. J İ J OJIJIj AIJX_ j o ^ Ü L JLUJI SVJ JJL JJ-L OJJUIL :UIJI ^ \ I E F L H * Û^I-^LJ Akde'lve'l- kuzâti'l-müshmîn ûlâ vülâti'l-muvahhidîn mâdenü'l-fazi yakîn varisü'l-ulumi'l-enbiya zîde fazluhu *.U-IFL . » Veliyyüddin Efendi kitapları. asır ortalarında : ve'1-mürselîn huccetü'l-hakk ale'l- hâhk eemaîn el-muhtas bi-mezid-i inayetd-meliki'1-muin mevlâna «L'LU 4_. zidet fazluhu şeklinde olup diğer asurlarda tumturakh idi. X V I .. a. . ' Daha sonra bir eyâlet haline getirilen Budin kadılığı b e | yüz akçeli mevleviyyet olmuştur.) yüz otuz akçe ddariyle mevahnin koyduğum beratlarda görülmektedir. FeUzalik işbu râfi-i tevki-i refi-i âlem metaU-i husrevânî ve nakil-i yerUğ-i beUğ-i Iâzimü'1-ittibâ-ı kişver-sitânî akde'l-kuzâtil-müslimîn ûlâ vülâti'l-muvahhidîn madenül-fazi ve'l-yakin varisü'lulûm-î enbiyai ve'l-mürselin el-muhtas bi-inayeti'l-melikü'l-muin mevlâna Bedrüddin zîdet fezailuhu Budun kazası ki tevâbii ve levahiki ile defter-i sultanîde yevmî yüz otuz akçe yazar ^ ^ Kanunnûme-i OsmaıU. .UL İ . e. mukaddimesinden sonra : Çün zümre-i ulema ve fırka-i füzelâ ve verese-i enbiya ve hafaza-i millet-i Mustafa meşâil-i îman ve din ve mesabih-i şerâyi islâm ü yakindir ve kuzât ve hükkâm sebeb-i takviyet-i ve ihkâm ve bâis-i salâh-ı ahvaU enam ve dai-i nizam-ı intizamdır. . . 31.lı. Nr. Mevalinin elkabı ise daha zübdetü'l-muvahhidîn bi-mezid-i inayeti'l-meliki'l- muîn mevlâna . Fatih Sultan Mehmed'in kanunnâmesinde : . P_.:lı. . (1546 M. 1970. Sjaİ jjoil .n» S^'jj»' * bununla beraber beratlarında kaza kaelkabı muttarid olmadığı aşağıya suretlerini 953 H . 11. .112 IILIL I L * OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Aj>C_ ^ I J I J J ^ L öi^ ifi^^1 ÎJBJ J*JL_LL : U . Kıdvet-ü kuzâti'l-müslimîıı madenü'l-fazi ve'l-yakîn. asır ortalarma ait yevmiyeU kadı beratı: Kanunî'nin tuğrası Nişan-ı şerif-i sultanî ve tuğrây-ı garrây-ı cihan-ârây-i . II. el-muhtes da böyledir. . XVI. a. . Feridun Bey Münieatı. . varak 16.

' Eflani Kastomonu vilâyetinde bir kaztmın adıdır. Cihet-i kaza kuzât-ı sâhfe her sebât-ı haşmet-efzun-ı mişler ise bu dahi ana mutasarrıf olub benim devam-ı devlet ve ebed-peyvendim için tere. 8 . ıdemaü'l-muhakkikîn ve tefhim mûcib-i devam ve füzelâ-i müdekkikin. şakileri devlet-i el-mennü'l-mennânî ve't- Çün tazim ve ikram-ı şehriyârî ve müstevcib-i zâhk Agros^ bekay-ı izzet-i kâmkâridir. varak 6 b. Şöyle hileler. ise de uzun müddet tatanbuTa gelmiyerek kazasker meclisine mülâzemet etmemi. )lmiy TtkilUı.KADILIK 113 sene isna ve hamsin ve tis'amie Zilhiccesinin on beşinci gününde tefviz ve takhd kılmd) verdim ve büyürdüm ki vanıb kaza-i mezburda kadı ve hâkim olub icrây-ı ahkâm-ı şerayi-i nebeviyye ve infâz-ı evamir ve nevahi-i ilâhîye mütemessik olub şer'-i ka­ vimden tecavüz eylemeye ve eimme-i hanefiyyeden akval-i muh­ telife vaki olan mesailde kema-yenbaği tetebbu edib esahh-ı akvah bulub amnla amel eyleye ve ketb-i sicillât ve sakûk ve tezvic-i sigar ve segayir ve akd-i enkiha ve tenfiz-i vesâyâ ve kısmet-i mevaris-i reâyâ ve zabt-ı emvâl-i eytâm ve gâib ve azl ve nasb-ı vasi ve nâib ve sair umûr-ı şer'iyyeye bi't-tamam ve'l-kemal alâvechi't-tafsil ve'l-icmal mutasarrıf ve mübaşir olub ol diyarın kâffe-i halkı mevlânây-ı mumaileyhi kendulere kadı ve hükmünü nafiz ve cari bihb cumhur-ı kazayay-ı şer'iyyelerinde rücûı mevlânay-ı mumaileyhe kdıp emrinden udûl etmiyeler. Şöyle kim mevlânay-ı mezbur emr-i merkumı vech-i meşru üzere yerine neye mutasarrıf olıgelduaya iştigal gös­ getüre. * Kaddann tâyinleri kısmında görüldüğü üzere Eflani kadısı Nasuh. Binaenala- kadısı Derviş'in gehb azh ferman olun­ akçe ile E f l a n i ' kaza­ asitâne-i kıdvetü tevki-i hâkani mağm ref olunub yerine yevmi seksen saadet canibine mülâzemeti olan* rafi-i smdan altı yıl zaman-ı infisah ve bir seneden ziyade ^ Veliyyüddin Efendi kitapları. ve sonra gelerek bir buçuk sene mülâzemeti üzerine Agros (Atabey) kaddığma tâyin olunmuştur. .müddetini bitirip altı yıl evvel infisal etmi. İsparta vilâyetinde Alabty nahiyesinin eski adıdır. 1970. Tahriren fî evâil-i Rebiulevvel sene 953 i. XVII. ) tarihinde beratı sureti: verilmiş kaza Nişan-ı şerif-i sultanî ve tuğrây-ı garrây-ı cihan-arâyi ve'esavnü's-samedânî tevfiki'l-yezdânî ihtiram-ı fark-ı ve'l-anü'r-rabbânî hükmü oldur ki. yüz akçeh olup Sultan I . ' Agros. ( 1 6 1 3 M . Ahmed kadısı asırdaki yevmî zamamnda 1022 H .

M. s. 12.J^ İ Ü j mânası birle amel edib kat-ı deâvide ve fasl-ı husumatta hiç âferideye meyi ve mehaba itmeye. Bi-makam-ı Kostantiniyye *.) ne ise öyle buyura. alâmet-i şerife îtimad kdalar. (1583 M. hükümete gönderdiği arîzalara tarih atmaları 991 H. . imtisal-i emr-i nebeviyye ve iktida-i ictihad-ı eimme ndvânullahi aleyhim eemaîn * Kadıların.114 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI kuzati'l-müsümîn zübdetü'l-muvahhidîn madenü'l-fazi ve'l-yakin el-muhtas bi-mezid-i inayeti'l-mehki'l-muîn Mevlâna Nasuh fezailuhu her veçhile mahal ve müstahik masîrime arz olunub hakkında mezid-i zîdet olmağm sene ihda ve inâyet-i husrevânem işrîn ve elf Zükadetü'l-haramınm gurresi günü pâye-i serir-i izzetzuhura getirüb yevmî yüz akçe ile Agros kazasını sadaka edib bu berat-ı hümâyunı verdim ve büyürdüm ki bâde'l-yevm varub Agros ketb-i kazasında kadı olub icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye eyhye ve sicillât ve sakûk ve tezvic-i sığar ve sagayir ve kısmet-i mevâris-i reâyâ ve sair kazayây-ı şer'iyyeden kuzât-ı sahfe her neye mutasarnf olmuşlar ise mevlânay-ı mezbur dahi ol vechüe mutasarnf olub devam-ı devletim için duaya mudavemet göstere ve mîrmîran ve sancak beyi mektub ve adam göndermesiyle ha­ ric-i kazada dâva istima etmeye ve der-i izzet-meâbıma irsal eyledüği arıza tarih tahrir eyhye* şöyle bdib ve elf.. asırda mevleviyet edilen B a h a ü d d i n olan Ankara kaddığma tâyin Efendi'ye verden berat sureti : Sebeb-i tahrir-i hümâyun ve mûcib-i tastir-i meymun öjiUjj ^jj J l J U J oldur ki Darende-i misal-i bî-misal akde'l-kuzât ve'lhükkâm mebinü'ş-şerayi' muhakkikîn ve'l-ahkâm fassü'I-ferikayn seyyidü'lzekiyyü'l-islâm ve'l-müsUmîn Bahaü'l-miUet-i ve'd- din dâmet fezadühu kemâ-tabet şemailuhu hazretlerine mahru­ sa-i Engürünün ve tevabiinün kadılığm verib tefviz kddım ki bâde'l-yevm"jAJb I j^^ü\ ^ U l j w ^. Tahriren fî evâU-i şehr-i Rebiulâhır sene isneyn ve işrîn 884 H . Emr-i hak tealâ ve sünnet-i resul (A. (1479 M. Nr. ' İbnülemin tasnifi. şurût-ı Kısmet-i mevariste ve sicillâtta ve husul-i ukudda ve uhudda ve fesh-i nikâhta ve bey'u şirâ ve sair muamelât-ı vesayikta ve kitab-ı hikemîde tetebbu-ı kelâm. Millî Tetebbular mecmuası. sayı 2.) senesinde ve F a t i h S u l t a n M e h m e d zama­ nında yani X V .) senesinde emrolunmuştur (Osmanlı kanunnâmesi. Dahiliye vesikaları. 327).

zîdet fezailuhu tevki-i refi-i hümâyun vâsd olıcak malûm ola ki sen ehl-i Um ve sahih-i fazilet ve müteşerri ve dindar olduğun ecilden hâhya hakkında mezid-i inayet-i aliyye-i şâhâne ve mezid-i re'fet-i seniyye-i pâdişâhanem zuhura getürüb işbu sene semâne ve seb'ine ve elf Ramazammn yirmi tâyin olunmuştur. Türkçe yazmaları ilâve kısım. gani ve fakiri müşarünileyh hizmetin ol mevzide vesâyikda hâkim-i vakt bilüb cemi kazayâda rucûı buna ideler. Bazısın bazısı üzerine tercih edib zulm ve hayfa meyi itmeye ve gaibler malın ve emanetin muhafaza etmekte gayetle ihtiyat eyhye ve resm-i kısmet ve resm-i kitabet kuzât-ı mâ-sebak zamanında ne miktar alınddarsa bu dahi ol miktara kanaat eyhye. . 660. . alâmet-i cihan-mutâ Ramazanü'I-mübarek sene erbaa ve semânîne v e semane mie *. X I I . mezkûr şehrin vazü ve şerifi. Tahriren fî evasıt-ı mayalar ve muhalefet etmiyeler. <iU J Vikaye vesaireden almak suretiyle telif etmiştir.( 1668 M. dokuzuncu gününden Âmid kazasını sana tevcih ve inayet edib Uâmı için (isim yeri açık) . » Menahicü'l-inşa (Varak 60) Paris. MiUî Kütüphanesi. Evkafı ve vesâyâyı mahalline sarf ide. .KADILIK ide ^ . Nr. asnn ikinci yansında beş yüz akçe yevmiyeli mevahden bir kadı'mn tâyinine dair 1078 H.) tarihh ferman sureti: Akda'l-kuzâtü'l-müslimîn ulâ vidâtü'l-muvahhidin madenü'lfazl ve'l-yakin hüccetü'l-hak ale'l-halk eemaîn varis-i ulûmü'lenbiya ve'I-mürseUn el-muhtas bi-mezid-i inayeti'1-meUki'I-muîn sabıka Manisa kadısı olan Sivasî-zâde Mevlâna es-seyyid . = 1 5 4 9 M. J i l W I > r Kenzü'd-dekayık. müslüman ve zimmi arasmda vaki olan deâvide ale's-seviyye tutub hükm ide. . gani ve fakir ve âlim ve cahd. Belki muti ve münkad olalar. İ b r a h i m H a l e b i bu eserim Hanefî fukahasmdan Kudurt. asrın ikinci yansından sonra Halebi ibrahim Efendi'nin (Vefatı 956 H . H a l e b i . Bu eser­ den evvel yukarıda zikredüen eserlerden istifade ediliyordu. ziyadeye tama itmeye. Mültekasiyle kaddarm işlerini kolaylaştırmıştır. emr-i maruf nehy-i münker bâbmda tesahül kdmaya. bi-kaderi'l-vus' ve't-takat ve'l-imkân beyne US cemi-i ebl-i iman yerine getiriib emir ve vezir. X V I I . . Canibin aziz ve muhterem tutub emrinden tecavüz kdüzere itimad kdalar. j^'^^ el-Muhtar.) J ^J> Sj^^^ mülteka'l-ebhar fi forû-ıhanefiyye ismindeki eseriyle şerhlerine göre hüküm verirlerdi. * Kaddar.

miras dâvalan. vesaire resm-i kısmet. » 1098 H. husûmete mütealhk dâvalar.» ) denilen ve kendisine mahsus tahrir usulüne dahildir. (1687 M. alâmet-i şerife îtimad kdasın. şöyle bilesin. ilâm. ilâm. SAKK-1 ŞER'Î Şer'î mahkemelerin muamelâtına mütealhk şer'i hüküm ve kararlan havi tuttuktan ve ekserisi eni dar ve boyu uzun olan defterlere sicillât-ı şer'iyye denihrdi. Nr. Tahriren fî evahir-i şehr-i Ramazanü'l-mübarek sene semane seb'în ve elf bi-makamıEdime el-mabrusa^. nikâh ve bu tahrir tarzma ehhyetsizhği tırmak nazan sakk-i şer'î denihrdi*. Lügatlere göre Mahkeme-i şer'iyyelerin ver­ dikleri hüccet. nafaka. fakat hükümet emirleri buraya aynen geçip verilen cevaplar ise kısmen şer'i mahkeme tarzma benzemektedir.116 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Büyürdüm ki vusul buldukta bu babta sâdır olan ferman-ı ceUlü'l-kadrim mucibince bir an ve bir saat teehbur ve tevakkuf etmeyib v a n b kaza-i mezkûre siz mutasarrıf olub ehali beyninde icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye-i nebevi ve infaz-ı evâmir-i ahyye-i Mustafavî sallallahü tealâ alâ-şariiha bezl-i makdur ve sây-i nâ-mahsur eyleyib ve muaccelen adamm gönderib beratını ihraç ettiresin. Mahkeme-i şer'iyye sicilleri şer'î muamelât ve mazmun itibariyle ilm-i fıkhm furûuna dahil olduğu gibi tahrir tarzı itibariyle de sak ( i i . (1809 M. Sakk-i şer'î üzere olan hüccetlerin başlıkları (sebebi 1 tbniUemin tasnifi. 284. Sicil defterlerine yazdan vakfiye. Sonra şer'i mahkemelere mahsus bir usul ve kaide altında kaleme almır kaddann muhtehf kaleme al­ dikkate almarak onlann işlerini kolaylaş­ için bazı değerh âhm kaddar taraflanndan nümunehk sakler şer'i muamelelerin ne suretle yazdması îcap edeceğine dair aynı mevzuun muhtehf şekiUerine ait mışlardır*. Tevcihat vesikaları (Başvekâlet arşivi). temessük ve saire gibi şer'î muamelâtm yazdış usulüdür .)*de Üsküdar mevleviyetinden mâzulen vefat eden N u m a n Efendi'nin de beş bab üzerine tertip etmiş .zâde Mehmed Efendi'nin torunlarmdan olup 1224 H .)'de vefat etmiş olan kazaskerlerden Bosna'h B e y a z îz â d e A h m e d Efendi'nin sakke ait bir eseri Hamidiye kitaplarmm Lala İsmail Efendi kısmmda 93 numarada bulunduğu gibi şeyhülislâm Debbağ . * ıiL<» Sak keUmesiniıı ash çek olup sonra tarib olunarak yani arapçalajtınlarak sakk denilmiştir.

büyük kaddann bizzat gibi * esnafı kontrol etmek vazife gördükleri ayak nâibleri arpalık zamanda maiyyetlerinde bab naibi denden bir kapı naibi olduğu üzere seyyar ayak naibi bulunurdu. Bu da bir nevi dtizam usulü idi. aralanndaki mukavele üzerine taksim ederlerdi. a. bâb nâibleri. 78. mebni ona vekâ­ 1 Mühimme defteri. Lâli-zâdelerden H â m i d Efendi'nin muhtelif nevilerin havi sakk kitabı ' Bâh nâibleri. Kadı naibi kadının yanında bulunup icabında ona vekâlet eder veyahut herhangi bir şer'î muameleye bakmak üzere kadı tara­ fmdan köylere gönderdirdi. kadı nâibleri. 896 (Adalet fermanından). Z i y a ü d d i n Efendi'nin basdmış olan (Sakk-i cedid-i Ziyaüddin) isimli sakkin kenarlarmdadır.Tuhfelü's-sak) adlı mufassal sakk kitabı da Türk Tarih Kurumu kitapları arasmda 98 eski ve 64 yeni numarada mevcuttur. Mahkeme-i şer'iyyelerde kaddar namına muhtehf hizmetlerde vazife gören nâibler vardı. mevali nâibleri. Naibin bir veya birkaç olması kadının tâyin edildiği kazanın büyük veya küçük olmasına muamelâtının geniş olup olmamasına bağlı idi.KADILIK 117 tahriri'l-kitab oldur ki) veya (sebeb-i tabrir-i şer'î oldur ki) ve (sebeb-i tabrir-i kitab-ı sıbbat-nisab oldur ki) ve saire ile başlardı. kütüphanemizdedir. sancak ve eyâlet kadılarının nâibleri ona göre idi. Kaza nâibleri. üçüncü bab mâruzâta. KADI NÂiBLERt Nâib vekil demektir. kaddann kendi kazalan dahdindeki nahiyeleri nâib ismiyle tâyin ettiği bir şer'î memura iltizama verip o memur. kazalarda aym zamanda bâb nâibliğini görürdü. Tuhfetü'ssnkûk birinci bab hüccet ve vakfiyelere ikinci bab muhtelif ilâmlara. Kadı nâibleri.z â d e A t a u l l a h Efendi'nin de (Usıü-i Sakk) adlı bir eseri vardır ve bu eser. bizzat gitmeleri ismiyle Bunlardan mevahnin tâyin olunduğu eyâlete yani fülen hizmet görmeleri usulü terk edildiğinden bunlar kendi­ lerine vekâlet etmek üzere o eyâlete taraflanndan nâib birer vekil gönderirler ve hasdatı. kadımn leten dâva dinlerdi. olduğu 'iL^\ 'tjJ. nâibleri olarak başlıca altı kısımdır. Ş â n i . Nr. kaza kadısı adına o nahiyenin şer'î muamelelerine bakardı i. dördüncü bab müraselâta ve beşinci bab da muhtelif hüccetlere dair olmak üzere tertip olunmuştur. Nâibler vazifelerinin mahiyyetlerine göre kaza nâibleri. Bundan dolayı kaza. Kadı naibi. Mevali nâibleri. (Mevalinin) işinin çokluğuna .

asrm ortalanna kadar kaz- ^ Mevali nâiblikleri. İltizama verilen niyabetlerin parası taksite bağlanarak her ay ödemek îcabeder ve buna şehriye denilirdi (D'ohson. IV.)'de yeni bir kanunla mâzul mevah taraflanndan nâibldderin taham­ müllerinden fazlaya satdmaması. (1792 M. Ayanların ferman dinlemez olduğu tarihlerde yani X V I I I . 276) bir tetkiki vardır.118 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I kendisinin asili tarafından vekd olduğuna dair bir vesika abr ve bunu o kadılık hangi kazaskerin mıntıkasında ise vesikayı kazas­ ker tasdik ederdi*. Bunlardan başka şeyhuHslâm. eyâletteki hizmetine ve gelirin az veya çokluğuna göre dörtte bir veya beşte birini almak suretiyle verilir veya muayyen bir para mukabilinde (iltizam gibi) satdırdı. Selim zamanmda konulan anlaşarak onlardan idare ederlerdi. bu nâiblere de bddiren 1207 H .)'den sonra niyabet usulü bozularak çoğu ehliyetsiz ve cahU nâibler para mukabiU verdikleri hükümlerle haksızı haklı çıkarmak suretiyle irtikâbın en âdisine tenezziü ettikleri göriUmüştür. ARPALIK * Arpabk vezir. * "Müderrislere maişet ve mevali ve sudure arpalık namlariyle birer kaza tevcih olunmak lâzım geldi ve onlar bu kazaları birer nâible idareye mecbur . asnn yarısından sonralan veya korkarak memnun âyanlarm olduklarmı kadı ve nâiblerin bunlarla fenahklannı ve örtüp balkır ilândan görülmektedir. X V I . 111. Ârpahk kazasma gönderilen nâib kendisinin verdiği parayı çıkardıktan sonra üst tarafını da kendi ihtiyacına sarf ederdi. kazasker ve mevalinin geçinmeleri için tahsis olunan muvakkat mâzuliyet maaşı veyahut tekaüd maaşınm adıdır^. beylerbeyi ve sancakbeyleri gibi askeri smıf ile ilmiye smıfından mâzul şeyhuUslâm. kaftan ağası ve hizmetkâr makulesi şahıslara nâibUk verilmemesi tesbit edilmiş ise de pek ziyade bozulmuş olan bu meslekte hiçbir tesiri olmamıştır. (1689 M. s. aşçı. kazasker ve mevahye azil­ lerinden sonra maişetleri için arpalık ismiyele birer kazamn hasılât-ı şer'iyyesi verihr o zatlar da oraya taraflarından nâib gön­ dererek oranın şer'î hasılatını arpalık nâibleri demlmişti. 1100 H . 574). * Arpalık hakkmda merhum İ b n ü l e m i n t n a l ' m Türk Tarih Encümesi mecmuasında (sene 16. s. s.

z â d e Şeyh M e h m e d E f e n d i . belki adı başka idi.ı M e v l â n a H a y r e t t i n . asır başlarında ve X V . D a m a d A l i Paşa'mn Avusturya seferine itirazından dolayı arpalığı olan Pravadi (Bulgaristan'da) kasabasma gönderUmiştir (Raşid. IV. asnn smda görmekteyiz. Biz içinden 119 burada ilmiye sını­ kazaskerlerle mahsus Arpalık. ^ H a s h â . Çeşme kazasmda ber-vech-i arpalık Kızılkilise. 220). 188). Fakat bu kayıt nasına alınmamalıdır. Ovacık. (1518 M . c. II. c. s. arpahğın bu tarihte herhalde ihdas edildiği mâ­ X V I . s. Nr. bahsedeceğiz. ilk yan­ Ulemaya arpahk adiyle maaş tahsisini X V I . Sahib köylerinin hasdâtı veril­ miştir Bunun İzmir'in Tahtalı köyü ile diğer yerlerinde de timarı vardır" (Baş­ vekâlet Arşivi. 44.i K a d r i Çelebi Kazasker-i Anadolu (166 numaralı Menteşe livası mücmel tahrir defteri). ^ Sâbıkkazaskerlerden M i r z a .KADILIK askerlerin fına arpalıklarına arpalıktan ilmiye has denihrdi i. s. 273): "Arpalık demek (mâzul şeyhülislâm kazas­ ker ve mevalinin) vilâyetlerdeki bazı kadılıklardan aldıkları muhassasattır". s. J. ^ " T i m a r . mücmel tapu defteri. mevahnin mazereti olmayanlann bizzat arpa­ lıklarına giderek hâkimhk etmeleri ve alîl ve ihtiyar olanlann da arpahklannı iltizama vermeyip emanet suretiyle beşte bir üzeolduklarmdan maişet vc arpaldc olan kazalar hasdâtınm bir miktariyle nâibler geçinib bakisi eshab-ı menasıba 'arpalık sahibine' ait olurdu. 326. sınıfı mevaliye tahsis edilen herhangi bir veya iki kazanın hasdât-ı şer'iyyesi idi. . Bundan başka bazı nüfuzlu ulemaya timar sure­ tiyle de arpalık tevcih edildiği görülüyorsa da umumî değildir ^." R i k o şunları yazıyor (Fransızca tercümesi. c. * Raşid tarihi. asır sonlannda arpalık vardı. meselâ kazasker Mevlâna Zeyrek-zâdeye 924 H . Arpalık sahibi olan ulema bizzat arpalık olarak tahsis edilen kazaya gitmiyerek oraya kendisi tarafından bir nâib gönderirdi. I I I . 166). şeyhülislâm. S e l i m pek ziyade bozulmuş olan ilmiye sınıfının da ıslâhına teşebbüs ettiği sırada arpalık sahibi olan mâzul mevali ve kazaskerlerden. ) 'de tekaüd olunca Kırkkilise arpahk olarak veril­ mişti*. bazen mâzul mevalinin nâib göndermiyerek kendi arzusiyle de arpalığına gittiği görüldüğü gibi* bazı arpalık sahipleri ceza olarak arpalığına gönderilerek kaddık etmesi vaki ise de nadiren olurdu*. Hâce-i hdlude mülkühu. Keza Rumeli kazaskeri Erzincanlı A l i E f e n d i arpalık olarak verilen memleketine yoUanmışu (Raşid. s. ' Şakayık tercümesi (Mecdî).

Ahmed-i Sâlis vesikaları. 16. > Başvekâlet arşivi. Mustafa'nm hal'i ve III. Tevki-i refi-i hümâyun vasd ohcak malûm ola ki siz tarik-i ulema­ mn akdemi ve fuhûl-i ulemanın a'lemi olub ^jj vera' ve tekvana itimad-ı hümâyunum ve sadakat ve istikametine hüsn-i zann-ı sedad-makmnum olub her veçhile müstahikk-i inayet ve sezavâr-i atıfetim olduğun ecilden bâliya hakkmda mezid-i inayet-i âhye-i * Edip Efendi tarOıi (tkinci kısım). Bu kayıd fiUen jeyhulislâm olanlara bazı mülâhazalara mebni bir cemile olarak maajlarmdan bajka arpalık tevcih edildiğini göstermektedir. Edirne vak'asiyle II. maaşını son zamanlarda kazaskerlere istanbul ve Haremeyn payelüeri. Şeyhuhslâm îmam-ı Sultanî Mehmed Efendi'ye verilen arpalık beratı sureti ^ Âlemül-ulemail-mütebahhirîn rÜn efdalü'l-füzelâil-müteveryenbûü'I-fazl ve'l-yakİn keşşafü'l-müşkilâti'd-diniyye haUâ'el-mahfuf bi-sunufi'l-meUki'l-âlâ şeyhuhslâm lü'l-mûdilât-ı yakiniyye miftahü'l-künuzü'l-hakayık ve misbah-ı mmuzü'd-dekayık ve müfti'l-enâm olan Mevlâna Mehmed edamallahü teâlâ fezailehu. Zadegan denilen ulema evlâdınında maaşlan vardı 1322 H .)senesinde mekteb-i nüvvab'm yerine Medreset ü'l-kuzat teşkil olunarak nlmış ve nâiblerin zadegan usulü kaldıunvanı da kadıya tahvil edilmiştir*. s. Bursa kaddan ve bdâd-ı hamse. ». = 1789 M . Arpahk mâzıdiyet maaşı veya tekaüdiye gibi bir şey iken sonradan eski usul arpalık şekh kaldınlarak ayhğa (maaşa) bağ­ landı ve bu hal daha sonra genişleyerek arpahk maaşı ve onu mütaakıp isim değişikliğiyle tarîk maaşı ve en son olarak rütbe maaşı adını aldı. Küçük yaşta tahsU görmeden İstanbul rüûsu verilen ulema evlâdı maaşlanna rüûs maaşı denilirdi. mahreç mevalisi mâzulleri alırlardı. * Arpalık (Türk Tarih Encümeni Mecmuagı) sene. 1222. B . sene 115 Rebiulâhır ortaları. Nr. Edime. (1914 M. IV.120 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI rinden ehliyetli dürüst nâiblere vermelerini havi bir ferman neşreylemiş ve bu arada cehele makulesine nâibUk verilmemesini ve imtihansız hiç kimsenin yeniden kadılığa tâyin edilmemesi emrolunmuştur (1203 H . . 18. Ahmed'in cülusu dolayisiyle Şeyhul­ islâmm âsUer tarafmdan tâyin edilip yeni hükümdar tarafmdan kabulü mecbu­ riyetine mebni ona muğber olmadığma ve kendi tarafına imale maksadiyle yapılmış fevkalâde bir tevcihtir. e. Arpahk. 283. Cevdet tarihi. 292. ) ^ .

Bade't-tehiyyeti't-tayyibe inha olunur ki TaşkSprü ve Günay kazalarmdan maada Kastomonu sancağında olan kazaların umûr-i kısmet-i askeriyyeleri tarafımızdan size sipariş olunmuştur. Düşen mevtay-ı askeriyyenin muhallefatmı tahrir ve beyne'l-verese taksimden sonra rusûm-ı mûtadeyi kabz ve tara­ fımıza isal eyliyesiz vesselam. M u s t a f a ' y ı hal' eden asilerin intibah ve tâyin ettikleri şeyhuhslâm olup yeni hükümdar olan A h m e d bir cemile olarak kendisini böyle ele almıştır. Kazaskerlere mensup askeri sınıfın terekesini kaç kazada ayn a y n bulunurlar kerleri tâyin ve edilirlerdi. III. Osmanlı devletinin şer'iyye teşkilâtında miras taksimi. KASSAMLIK Kaaaam Vefat etmiş olan bir kimsenin terekesini varisleri arasında taksim eden şer'î memura kassam deni­ hrdi. tâyin olun­ muştur Bu beratm üst kenarmda şeyhuhslâmm şu kaydı vardır : ^^Hotaliç Tımova'nın mülhakat-ı kadîmesinden olmağla ilhak buyurulub tevcih buyurulmak rica olunur : Mine'd-dâi el-fakir Mehmed afâ anhü tmam Mehmed Efendi I I .KADILIK 121 şahane ve mezîd-i re'fet-i seniyye-i şahanem zuhura getirilüb işbu sene hamse aşerete ve miete ve elf şehr-i Rebiü'l-âhınnm on üçüncü gününden Tımova ve Plevne kazaların ber-vech-i ar­ palık size tevcih ve inayet buyurub îlâmı içün . Hurrirehu Recebü'l-mürecceb li-senet-i hamse ve mieteyn ve elf. biri kazasker kassamlan ve diğeri de bir mahaUin kadıhğında yani şer'î mahkemelerde bulunan kassamlar olmak üzere iki smıf kassam vardır. . el-Abdü'l-fakir Mustafa el-Kadusker-i Anadolu Kastamonu Mahkeme-i Şer'iyyesinin 1205 tarihli sicilinden. . . . Bunlar tahsil Rumeh'dekiler ettikleri kısmet-i varisleri ara­ Rumeli kazas­ taraflanndan askeriyeyi o sında taksim eden kazasker kassamlan ya her kazada veya bir­ Anadolu'dakiler Anadolu kazaskerleri '• İzzet-meâb Vahyi-zâde Mustafa Efendi.

Ve siz ki elviye-i mezkûrede vaki kaddar ve nüvvabsız. . sol kola tâyin olunan İş bu sene tis'a ve semanine ve elf (1089) Rebîulûlâ gurresinden sol kol tâbir olunur elviyede sen ki mevlânay-ı mezbur Mehemmed'sin kassam-ı süvari tâyin olunmanla elviye-i mezkûrede vaki olan gerek mevali-i izam ve gerek sair kazalarda mukaddema mezkûr kolda kassam-ı süvari olan İbrahim'in mürurundan bu âne gelince vaki olan mevadd-ı askeriyyeyi teftiş ve tefehhus edib rüsûnu her kim ahz ve kabz etmiş ise ahz ü kabz idesin. Nr. Sen ki kassam-ı mumaileyhsin kısmet-i askeriyye tahririne memur olanlardan hiyaneti zahir olanları azledib yerlerine emin ve mûtemed kimesneleri nasb eyliyesin. Hâliyen Hamid ve Alâiye ve Teke sancaklarmda vaki kazalarm nefs-i Antalya kasabasmdan maadasımn umûr-ı kısmet-i askeriyyesi sana tefviz olunmağla mevadd-ı askeriyye muhallefatm tahrir ve taksim ve zikrolunan sancak ve kazalarda kassamlann gördükleri kısmetleri teftiş ve tefehhus edih yedlerinden rusûmlarm müfredat-ı defter Ue alıb kabzedib ve ilâmı lâzım olan me­ vaddı icâleten mektubunla ilâm ve kısmet umurunda kemal-i dikkat ve ihti­ mam eyliyesin deyu bilfül Anadolu kazaskeri olan Mevlâna M e h m e d edamallahü tarafmdan mühürlü mektub verilib mucibince kanun üzere amel olun­ mak ferman olunmağın yazddı 1089 Rebiulevvel (Mühimme defteri. Bu askerî kassamlann kassamlık muamelâtını teftiş ve askerî kassamlann kazaskerler namına aldıklan resimleri tahsil etmek üzere müfettişleri de vardı^. 96. Mahallî askerî kassamlann azh ve yerine diğerinin tâyini suvarî kassamının selâhiyeti dahilinde olduğu gibi bunlar hakkın­ daki şikâyetler veya taltif edilmeleri hakkında verdiği raporlar da hükümetçe nazan dikkate ahnırdı*. şükür ve şikâyetin makbuldür. Suvarî kassamlan her teftiş ettiği yerde tahsil edilen kısmet-i askeriyeyi kadılık sandığından tesellüm ederek ehndeki mühürlü defteri bu resimleri kendisine teshm eden kadı veya naibe mühürletirdi. sene-i mezkûreden bu âne gelince makbuzunuzu kasamm-ı mumaileyhe teslim edib yedinde olan mahtum deftere kayıd idersiz. s. 2 Ulemadan Mevlâna M e h m e d ve Anadolu'da elviye-i mezbnrede vâki kaza nâiblerine hüküm ki. azl ve nasbm.122 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I mahallin kadılığmdaki sandıkta saklayarak kazaskerlerin mühürlü mektupları ve fermanlarla gelmiş olan askerî kassam müfettişi veyahut suvarî kassamlan geldiği zaman kadı veya nâibler taraf­ lanndan onlara teshm edilirdi. ^ Kuzattan Yavaşça Mehmed zîde fazlühuya hüküm ki. 2). sana tefviz olunmuştur. Bundan başka yine bu askerî yani kazasker kassamlannın muame­ lâtım gözden geçirip bakayaya kalan resimleri tahsil etmek için zaman zaman Anadolu ve RumeH'ye üç koldan suvarî kassamlan yollanır ve ellerine fermanlar verilirdi. ve bilcümle kısmete müteallik cemi-i umiîr.

2 Kanunnâme (Veliyyüddin Efendi küaplan). s. s. kaddarm maiyyetlerindeki kadı ve mevah kassamları kanunen askerî sımftan olmayan raiyyetin ve şehirlinin miras işlerine bakıp resm-i kısmetleri tahsU ederlerdi *. Ve kaza ve tedris ve meşihat ve tevhyet ve nezaret ve sair anlann emsah menasıbtan şol ki verüür onlann ehU askerîdir. sene 1330. ilâve . eşen. Nr. s. Ve askerî evlâdından şol ki bir derecede ve kimseye raiyyet yazılmamış ola ve zevcatı ki büfiil taht-ı nikâhında ola ve as­ kerinin kulları ki bâde'l-ıtlak ahli askerî hizmetinde ola ve mai­ şetleri ehl-i askerden ola ve kimseye raiyyet yazdmış olmaya ve şol raiyyet kızı ki sipahiye nikâh olub madem ki sipahinin taht-ı nikâhında olsa askerîdir. Nr. 125. 3). şöyle idi*: asır ortalarında resm-i kısmet hakkındaki kanun Sefer-i Sultaniyye eşen sipahi. sene 1089 (Mühimme defteri. 124. Her kadılıkta müstakU bir kassam defteri vardı. Kimlerin askerî sınıftan sayddığma dair bu kısmm en son notuna bakımz. kazasker kassamı kısmet edib resm-i kısmeti kazasker için ala. Menasıbtan üç akçe ve daha ziyade yevmiyeliler askerîden madud olub resm-i kısmeti kazaskerindir. âhara raiyyet yazdmış olmaya askeridir ve hazret-i hüdavendigâr kulları ve cariyeleri madem ki askerinin taht-ı nikâhında olalar bâde'l-ıtlak onlar dahi askerîdir. Askerî olmayınca resm-i kısmet mahalU kaddanndır. yörük. kimsenin yazdu raiyyeti değilse askerî olub başkasının raiyyeti ise askerî değüdir. Vefat eden şahsın tereke denilen bıraktığı emval ve eşya kassamm huzuriyle Anadolu kazaskeri M e h m e d Efendi'den süvari kassama mühürlü mektub verilmekle mucibince amel oluna deyu ferman sâdır olmağm vech-i meşrûh üzere şerh yazdmıştır evâsıt-ı Rebiulevvel. Berat-ı hümâyun Ue büfiil doğancı olan kimesne. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman (Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası). Eyâlet.neşriyattan. Bu zikrolunan kimesnelerin rüsûm-ı kısmetleri kazaskerindir. yaya. atebe-i uiyâya mülâzemet ile . 1970. tatar ve sancak ve voynuklann kazalarda resm-i kısmetleri askeri olub kazasker kassandarı tarafmdan ahnır. 39. canbaz. eşerken tekaüd ittikten sonra madem ki mezkûr mütekaid. Bu kanunnamede resm-i kısmete ait daha bazı maddeler vardır. müseUem. 96.KADILIK 123 XVI.

Minha hissetü'l-ahi li-ebin ve ûmmin 80085 20 i . sene 919 üâ 924 (1513-1518 M.124 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI kalem kalem bu deftere yazddıktan sonra ehl-i hibre (bilirkişi) marifetiyle her birinin kıymeti takdir olunup altlarına yazddıktan sonra zevein veya zevcenin ve diğer varislerin hisselerine isabet eden miktar tesbit olunup kassamm alacağı para teçhiz ve tekfin müteveffanın tenzil ve ıskat masrafları tereke yekûnundan edildikten sonra geri kalan miktar ne tutarsa şer'i kanuna göre varislere verihrdi*.1 j L.): kassam Tereketü'I-merhume Hatice binti Murad el-müteveffat fî mahalle-i Umurbey min-maballâti'l-Bursa el-mahrûse an-ahin li-ebin ve ümmin ve Mustafa ve ubteyn li-eb-i Sitti ve Zahide fî 20 Cümâdelevvel sene 919.f' j v'i' •^'^1 Hissetü'l-uht li-ebi ve ümmi Sitti k 4044 6 Hissetü'l-uht li-ebi ve ümmi Zahide k 6 4044 . Müteferrik kadife Makrame San bürümcük tki keten biri pirahen 60 15 50 40 San penbe kaba sade Mirzâyî penbe dörtlü Köhne kabâ Diğer kabâ sarı penbe 100 20 15 70 Ak kaba Ak dertenk Köhne kadife dolama Köhne miyan bend 30 15 20 50 El-hissetü'l-müntaldl fi ebiha Bitariki'l-irs 13803 El-hissetü'1-müntakille min-ümmiha 2500 Yekûn 16788 Et-techiz 287 Bade't-techiz ileyha 16501 Er-resm 330 Bâde'r-resm 16171 (.:.24A. 22 . Bazan kazasker kassamı ile mahalli kadı veya nâibler arasında resm-i kısmetin ne tarafa ait olduğuna dair ihtilâf çıkar ve mesele ' X V I . asTin Uk yarısına ait Bursa mahkeme-i şer'iyyesi defteri.

35). Ve sâdat dahi askerdir. İstanbul'da. 70. eyâlet ve sancaklann kısmet işleri de mahallî kaddara ' Üsküp kadısına hüküm ki Kasaha-i tşlib kassamı mektub gönderib tftib kazasmda mütemekkin olan H a c ı H a m z a fevt olub zimemde dört hamal akçesi ve iki yüz hamal gailesi deranbar olup kasaba-i mezburede yirmi pâre dekâkin ve evleri ve çiftlik ve kul ve cevârisi ve nice esbab ve davarları kalıb kısmet eylemek taleb olundukta kadısı ve naibi mâni olub kenduler kısmet eyleyib iki yüz filori alddar. Ve berat-ı şerif Ue doğancı ve yuvacı ve derbeudci ve köprücü ve ulakcı ve yağcı . 4 s.. Ve berat-ı şerifle imamet ve hitabet ve emanet ve kitabet ve meşihat ve cibayet ve tevliyet vesaire bunun emsali cihet tasarruf edenler askerîdir. Anun gibi eğer yerlüdür ve eğer gayrıdır kısmeti kazaskerim canibine aid olan ehl-i berâtm resm-i klarnetine dahi ettirmiyesin Sene 973 (Mühimme defteri Nr. mezkûrlarm kısmeti kazaskerlerim canibine âid olan ehl-i berattan olub mezkûr kadı-î müşarünileyhe aid ve râci olan resm-i kısmete sonradan ehl-i berattır deyu dahi eder ise caiz değildir. Tanzimat-ı hayriyeyi mütaakıp yalnız kazaskere ve kadılara ait bıkassamlıklar kaldınlarak terk edUmiştir. Lâkin sabıkta resm-i kısmetleri yüz akçe (den) aşağı olsa vilâyet kaddarmun denmiş idi. I20). ' Mefahirül-kazat ve'l-hükkâm. askeri­ nin zevcatı askeridir. Fevt oldukta müşarün­ ileyhin kassamları kısmet edip kanun üzere rüsumunu ahb kabz ve zabt ve kuzât tarafmdan asla dahi olunmaya. s. Bunun için kazaskerlere ait askerî rüsumların neler olduğu hüküm yani fermanla tasrih edilerek aradaki ihtUâf bu suretle halledilirdi *. \eyaya ve müsellem ve mensuh ve goyr-ı mensuh vc yörük ve tatar ve canbaz ve voynuk askeridir.KADILIK 125 Divan-ı hümâyuna kadar geUrdi*. evlâd-ı askerîdir. Elhaletü hazihi zikrolunan dahi müşarünileyhe tâyin ve tahsis olunmuştur. İmdi büyürdüm ki berat-ı hümâyunum ile hitabet ve imamet ve kitabet ve tevliyet ve cibayet ve nezaret ve meşihat ve cüz ve teşbih ve vakıf ve mezrea ve tekye ve sair bunun emsâU cihet tasarruf edenlerin vazifeleri bir akçe ve nim akçe ise külli ve cüzî askeridir..Yine aym mesele hakkında Mora'nm Mezestire sancakbeyine yollanan hükümde ihtilâfı tahkik edip Rumeli kazaskerine âid resm-i kısmeti kazaskerin göster­ diği şahsa teslim ettirmesi emrolunmuştur (Mühimme. Müteveffa sonradan ebl-i berat olmuştur deyu bana dahi ettirmediler ve H a c ı M u r a d müteveffa ehl-i berat olub mezbure dahi mâni olub iki bin akçesini aldılar deyu îlâm etmeğin büyürdüm ki göresin. madamki fevt olduktan sonra reâyâ taifesine nikahlan­ mış olmaya. Nr. Hâlen Rumeli kazaskeri olan Mevlâna E s* a d edamallahü fezailehu tarafmdan südde-i saadetime şöyle arzolundu ki vilâyet-i mezburede müşarünileyhe aid ve râci olan resm-i kısmet ve nikâh ve îtıkname (azad kâğıdı) ve vakfiye ve esnây-ı kısmette vaki olan ve hucec ve sicil­ lât mumaileyhin kassam veyahut vekilleri anda mevcud iken kuzat tarafmdan dahi olunub rencide iderler imiş. bir kassamlık rakdmış.

Tarihinden anlaşddığına göre bu hüküm 1015 Rebiulevvel iblidalarmda (1606 Temmuz) verilmiş ve tatbikinde mahallî kaddarla olan ihtilâf üzerine 1038 H. 281). (Mühimme. Tahriren fî evâil-i şerh-i Rebiulâhıri-senete hamse aşer ve elf. a. Nr.. Nr. Her eyâlet Toprak Kadıları •' vardı.126 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I TOPRAK KADILARI VE MEHAYiF MÜFETTİŞLERİ „ .. zeamet. subaşı.. tımar sahipleri taraflarından herhangi bir haksızlığa uğradıkları zaman eyâlet ve sancak kaddarına ve Divan-ı hümâyuna vâki şikâyetlerini bunlar tahkik edip îcap ederse kendderine verilen emirlerle dâvalara da bakarlardı i. müstahıkkma vasd olmak için toprak kadı­ larına mektub verip sancakbeylerinden ve zûamâ ve gayriden meclis-i şer'îye varmağa inad edib muhalefet edenler her kim ise isim ve resimleriyle yazıb arz olunmalarm emredib büyürdüm ki . 112.. ^ Anadolu Beylerbeğbine gönderilen 15 Receb 979 (2 Aralık 1571) tarihli bir hükümde şöyle denilmektedir : "Beylerbeğliğinde olan beylerden ve alaybeğinden ve zuâmâ ve sipahiden sana varub şikâyet eden fıkaramn ve garibin dâvalarım istimâ edib. (1628 M. alaybeyi.)'de tekid olunmuştur (Kanunnâme. toprak kaddan ismiyle seyyar kadılıklar merkezinde ve gerek eyâletlerden tahkiki îcap eden bir iş toprak kaddan vasıtasiyle tahkik ve teftiş olu­ nurdu. Köyliderin sipahilerin aykırı şikâyetleri yine köylü ile olduğu gibi timarlı de köylülere yaptıklan sipahinin haksız muameleler. kanuna bakdmayarak icabında hareketler imtiyazına ve ortakçı ve haymana ve çeltikçi ve tuzcu ve celeh ve hakırcı ve kadı nâihleri ve şehir kethüdaları ve tekâlif-i örfiyyeden muaf olanlar askeridir. . emirler isimli mecmua. dâvaları topraklarmda ^y*^ Şer'î ile görüb hak. hükümler. Ve mansıb tasarruf eden mülâzım külliyyen askerîdir ve ol mâkule kimesneler fevt oldukta asimdan avarız hanesinden idi. 10. Gerek devlet ve sancakta XVI. reâyâ taifesinden idi. El-mahrûse bi-makam-ı Kostantiniyye (Suret-i emr-i şerif fî evâsıt-ı Cümadelûla 1038). Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen kitaplar). asır sonlarına kadar. sonra ehl-i berat olmuştur deyu kadılar dahi eder imiş. Keza köylülerin sancakbeyi. vâki ise men ve defi edib eğer zikr­ olunan taifenin rüsumundan kuzat taifesi nesne almışlar ise geru mumaileyhin kassamlarma alıveresin inad edenleri yazıb bUdiresin şöyle bilesin ve baden nazar bu hüküm-i hümâyum kassamlann yedinde ibka edib alâmet-i şerife îtimad kdasın. j .

sancağında bıdunmadığı sancağm muhafazasma verilmiş ve marifetiyle görürlerdi. . nzklan yağma ve hasaret olunub bilcümle bunun emsah envâ-ı fesadât ve şenaatler olub zikrolunan yerlerde sancak beylerinin subaşdan hırsuza ve haramiye muin ve zahir olub.)'de Anadolu Beylerbeyine gönderilen bir hükümde H a c ı isminde bir şahıs tstanbuTa gelip Yalvaç kasabasmda eski mahalle halkmdan H ı z ı r ve M e h m e d ve diğer arkadaşları hakkmda şikâyette bulunmuş bu şahıslann celbedUerek toprak kadüarı marifetiyle teftiş edilip içlerinde sipahi varsa hapsedilip keyfiyetin bildirilmesi ve sipahi değilse şer'an îcabeden muamelenin yapdması emrolunmuştur (Mühimme defteri. 7. zuhur edib yer yollar hüküm suretiıd aşağıya naklediyo­ sancağmda* hırsızlar ve haramiler yer cemiyet edib gece ile basıb ve adamlar k a t l e d i b . Nr. Diyarbekir Kulp Beylerbegisine hüküm ki. .) senesinde deniz seferine memur olan Kocaeli sancakbeyi B â l i zaman da Kocaeh alaybeyi memur olup maiyyetine hvası dahihnde fenalık yirmi altı timarh sipahi yapanlann toprak kaddan dâvalarmı görmesi emreddmiştir *. . (1573 M. Nr. sonraki mülki teşküâtımızda Bitlis vilâyetine bağh Genç sancağmın kazalarmdandı. Toprak kaddan hakkında daha umumi bir fikir vermek için 20 Zdhicce 978 (15 Mayıs 1571) senesinde Diyarbekir beylerbe­ yine gönderdmiş olan bir rum. sancak beyileri dahi subaşdann ahvahne takayyüd edip hırsuzu ve haramiyi tutub hakkmdan gelmek uhdesine lâzım iken iğmaz-ı ayn edib ve tutulan bırsuzlarm dahi akçelerin alıp halâs edib siyaset etmedikleri ecdden hırsuz ve harami kesret üzere olub reaya ziyade muztaribü'l-ahval olduklan atebe-i > 981 H . muharebe zamanlarmda ve fevkalâde ah­ valde memleket inzibatiyle alâkadar olanlarla beraber hizmet Bey'in Salih. kaddanna ha­ Toprak kaddan. s. » Afüfcimme defteri. 480. 2 26 Rebiulevvel 981 (26 Temmuz 1573) tarihli bir hükümde Hereek'teki Hamzavîlerin (Melâmiye-i Hamzaviyye erbabuun) ahvalinin toprak kaddarı vasıtasiyle teftiş ettirilmişti (Mühimme. 188 mm). teşekküllerin tahkiki de toprak gönderilirdi ^. Nr. basub kârbanlar katlolunub. 1567 M. 22).KADILIK 127 onlann da tevkif ve hapislerine dair valilere ferman diğer bazı gizh vale olunurdu*. * KuUt. meselâ 975 ( H . 22 a.

kendin bizzat kalkıb toprak kaddan mari­ fetiyle zikrolunan mevazie varup dahi umumen hırsuz ve harami (taraflanndan) katl-i nüfus olmuşsa ve yollarda dahi karhan garet olunub esbab (esvab) ve nzk hasaret olunmuşsa ol mahalde mazanne ve müttehem olub hırsuz ve harami olanları ve hırsuz ve haramiye yatak ve şerik olub ve zahir olanlan tutub şer'i üe görülecek hususları şer'î ile ve kanunî olanlan kanun-ı mukarrer muktezasınca ve mûcib-i arz olub töhmet-i sabıka ile müseccel olanlan örf-i maruf üe görüb ^ südde-i kazığa vurub ve bdcümle hakaret edip saadetim canibine haklanndan edenlerin arzetmeğe tevakkuf etmeyib dahi kimin salb ve siyaset edib ve kimin gelesin . s. . Hüdavendigâr sancağı beyi Abdurrahman Bey'e ve Kütahya kadısına hüküm ki.. terekelerinin Zuemâ erbâb-ı timardan vefat tahririnde kazasker tarafından tereke tahriri işi kendilerine havale edilmiş olan toprak kaddan ellerinde kazaskerin mühürlü mek­ tubu veya bir hüküm olmadıkça hiçbir suretle kassamiye akçesi alamazlardı. askerî sımfa mensup olanlardı. * Afe/uryı/teftişi hakkmda Başvekâlet Arşivi Divân-ı hümâyun mühimme defterlerinin dört üâ yedinci numaralarmda bir hayli hüküm vardır.128 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I uiyâma arz ve ilâm olmımağm bu hususa seni müfettiş tâyin edip büyürdüm ki varddcta. ' Mühimme defteri. ) beyi ile Kütahya kadısına gönderilmiş tarihindeki bir hüküm sureti bizi aydınlatabilir. Bunlar hakkmda verilen hükmü Divân-ı hümâyun takdir ederek mahalline bildirirdi. hakkında Hüdavendigâr (Bursa) sancak­ olan 976 H . arzolunlanlar. . yalmz mahaUî ^^'^1 ve nâiblere bırakmayıp tâ köylere kadar adalet işleriyle meşgul olmak ve halkın derdini dinlemek üzere şikâyeti çok olan mahaUere (bilhassa X V I . 184. Nr. asır sonlarına kadar) mehayif müfettişi denilen itimada lâyık kaddar gönderir ve bunlar vasıtasiyle dâva ve şikâyetler dinlenir ve neti­ ceye leri göre muamele yapıhrdı*. . ( 1 5 6 8 M . 7. Mehayif müfettişleri gördük­ Divan-ı dâvalan ve yapdan şikâyetleri Mehayif müfettişi doğrudan doğruya hümâyuna arzederlerdi*. ^ Kanun-ı mukarrer mucibince. Mehayif Müfettişleri Osmanlı hükümeti hukukî işleri.

Kaddar memlekette adaleti tatbike memur ol- Kadılar ye oaker- ler hakkında tahkikat bu duklarmdan vazifeleri pek mühimdi. Bunlardan haklarmda şikâyet edilenler. eğer beylerbeği ve sancak­ beyi subaşdanndan ve zuemâ ve sipahi taifesinden ve eğer sair reâyâ ve kura ve kasabat halkmdan her kimden ise gelip dâvay-ı hak edip tazallüm ederler ise bir defa şer'î de fasi olmuş olmayıp on beş y d mürur etmeyen kaziyelerin onat veçhüe hak üzere teftiş ve tefehhus edip göresin. gehp rikâb-ı muaUâma arzıhal etmeğe dahi kuvvetleri olmadığı bâisden hak­ larında mezîd-i merhametim zuhura getürüp sizin dahi kemal-i diyanet ve fart-ı istikametinize îtimad-ı hümâyunum olmağın zikrolunan sancaklann mezahm ve mehayif teftişini sana emredip büyürdüm ki vardıkta te'hir ve terâbi etmeyip her hangi canibden şurû etmek münasip ise varup teftişe şurû eyleyip dahi eğer beylerden ve eğer kuzat ve nüvvabtan. Nr. sudur eder ise mucibince amel oluna. 9 . Eğer beylerde eğer kuzatda ve eğer sair zikrolunan taifede her kimin hakkı sabit ve zahir olur ise hükmedip aldınp ve dahi her kimin şer'e ve kanuna mugayir zulm ve taaddisi sabit ve zahir olur ise ve taaddileri ve zulümleri ne makule nesneler ise mufassal ve meşruh defter edip dahi yazıp arz eyUyesin ve anun gibi hiyn-i teftişte fesad ve şenaatleri sabit ve zahir olup salbi v e siyasete veya kat'-ı uzva müstahik olanlardan şunlar ki sipahi emrim ne veçhile tâifesidir veyahut arza muhtaç kimselerdir. 7. 658. a. kadı ve nâiblerin cüretlerini Semendire arttırmıştır. timiyt TttkiUUt. asırda katleceza görmüşler iken sonradan iş ihmal edilmiş ve bu asır sonlarmda İran ve Avusturya seferlerinin uzun sürmesi dolayisiyle memleket ahvahne bakdamamış ve adalet namma hemen bir şey kalmamış ve bu hal.KADILIK 129 Hâliya Kütahya ve Karahisar Bancaklannda sancakbeyi subaşılan ve zuemâ ve kuzat ve nüvvab ve sipahi ve bilcümle ehl-i örf taifesi reayaya zulm ve taaddileri olup. sancağmdaki kaddann köy köy gezerek mezar- hklan dolaşıp yeni gömülmüş ölü kabri bulunca bunlann metru* Mühimme defteri.' Ânım gibi arza muhtaç olmayanlan f^j^ şer' ile lâzım geleni mahaUinde icra edip sairlerine mûcib-i ibret ve nasihat vaki ola _ . dümek suretiyle K Y I .

dedikte mezkûr B u d a k bilmukabele : — madan edip : — Bir kadı ki hdâf-ı vâki cürüm isnad olunmakla azl oluna. vakıa olup buna hayfolunmuştur. Hele siz anlamda bde arzedin deyu ibram eyledi. Nr.130 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI kâtı kısmet olunmak gerektir diye halkı soymak istedikleri ve bu yüzden halkın yerlerini bırakarak dağdmağa başladıkları Semendire sancakbeyinin şilmiştir i. 246. kaza-i mezbur bana sadaka olunup dahi iki yıl beş ay müddetim var iken bdâ sebeb beni azledip yerimi V e l i nâm kimesneye tevcih eyledi deyu tazallüm edip mezkûr kaz­ asker efendiden sebebi sual olundukta cevap verip : — "Arap defterdarı M e h m e d Çelebi on dokuz kaza defter edip kaddan avanzlarm eksik teshm ettirilmeyip ve eksik teshm edenlere azl emrolundukta zikrolunan defterde kaddann esamisi yazılmamağın avarızı eksik teshm eden mevlânay-ı mezbun anlayıp yeri mezkûr V e l i ' y e teshm olundu. Cümlesin Pâdişah-i âlem-penâh bir yeniçeriye verdi eyledim dedikte vermedi. Kanunî Paşa'nm olan S i n a n şikâyetçilerle şikâyetler Sultan Süleyman zamanında ve Rüstem mâzul sadareti esnasında Anadolu kazaskerhğinden yazması üzerine hükümetçe tahkikata giri­ Efendi'nin kadı tayinlerindeki gayr-ı kanunî hare­ beraber tahkikat yapılmış ve bu tahkikat evrakı pâdişâha yapdan takdim edilmiştir. bî-günâh olup bdâ sebep azl olunduğu zahir ohcak geru yeri mu­ karrer olmak kanun-i Pâdişahî iken ben yerimi talep T a ş k ö p r ü l ü . Müteaddid tahkikattan misaUer : ketinden dolayı şikâyetler olduğundan tâyin edilen bir müfettiş ve sadr-ı âzam vasıtasiyle dolayısiyle Y e v m î otuz akçe de Hısn-ı Mansur kadısı olan Mevlâna B u d a k gelip. badehu Biga kazası mahlûl olub talep eyledim vermeyip Niçin ruznameyi görüp tamam hakikat hale vakıf ol­ azledersiz dedi. Mezkûr B u d a k tekrar takrir-i kelâm * Mühimme defteri. sene 983. s. 27. . Meğer avanz teshm eden bundan evvel kadı imiş.z â d e ' d e n midâzım cevap verip : Zikrolunan kaza-i mezkûr yeniçerilikten midâzım olana tevcih olunmağı kapı ağası (Babüssaade ağası) murad edindikte dahi eski ve müstahik kimesneler vardır dedim.

II. * Mühimme defteri. beylerbeyi veya başka mahallin kadısı ve­ yahut hem beylerbeyi ve hem kadısı müşterek olarak memur Hattâ bazı kaza kaddan mahfuzen ve bağh olarak Divan-ı hümâyuna sevk olunurlardı^. s. RumeU ve Anadolu'da mansuh mazul kadıları iktidarlı ve doğ­ ru olanlarımn isim ve maaşlarım havi 928 Muharrem (1521 Aralık) tarihli bir defter Topkapı Sarayı Arşivinde 669 numaradadır. Nr. Pâdişâhlar seferi terk ettikten sonra vezir-i âzâmlar. 546. kazaskerler ise pâdişâhla beraber kalırlar ve bunlara vekâleten ordu kadısı ismiyle mevah denUen büyük kaddann mâzuUerinden Uyakat ve malûmat itibariyle bir değerUsi tâyin olunurdu ve buna şeyhuUslâm konağında kazas­ kerlere yapddığı gibi merasimle tâyin beratı verUerek hU'at giy­ dirilir * ve tâyini kendisine bir fermanla bUdiriUrdi ^. serdar-ı ekrem olarak giderler. Bu tahkikat dosyası diğer şikâyetleri de ihtiva etmektedir. 516. * D'ohson c. Sabık Şuhvd kadısı olup Bolu sancağma tâbi Viranşehir'de oturmakta olan Kadı Muhyiddin'in bağb olarak İstanbul'a gön­ derilmesi için BoİD sancakbeyine hüküm (Sene 967 H.KADILIK lıazretiııe arzettikte ana sadaka buyurdu dediler*. 57. Ahmed zamanmda neşredden adaletnâme yüz kızartıcı olup daha aşağıda sırası gehnce bundan bahsedeilecektir. ' Mühimme defteri.. s. 565. 6. Bu esnada orduy-i hümâyun-i nnsret-makrunuma kadı nasb ve tâyin olun­ mak lâbüd olduğundan sen müstahsenü'l-etvar ve sahibü'd-tedbir ve ehl-i Um ve fakıh olup. c. 4 5 4 . bUâ ivaz velâ garez din-i mübîn uğruna niyet-i halise Ue kabul ve fisebiliUah azimet edeceğini izhar eylediğia ecUden hâliyâ hakkmda mezid-i inayet-i aliyye-i şâhâne ve >^j* mezit-i re'fet-i seniyye-i pâdişahânem zuhura getürülüp işbu bin iki yüz on beş senesi Cemaziyelûlâsı gurresinden avâtıf-ı aliyye-i mfliûkâne ve avârif-i behiyye-i hnsrevânemden şeref . I. 304. 1506 mükerrer.J. Nr. s. IV. dâvası görülmek üzere Kaddann şer'e ve hakka mugayir hareketleri hakkında I. edihrlerdi*. * Topkapı Sarayı Revan kSfkü kitapları. = 1560 Haziran). s.yâfte-i sudur . 131 Neticede Sinan Efendi'mn Kaddar beraeti zahir olmuştur. Raşid tarihi." şikâyetler üzerine işin ehemmiyetine göre vaki tahkike sancakbeyi. Nr. • Sabdca Bağdad kadısı Nevşehirli H a s a n Efendi'ye hüküm ki.. Orda kadılığı ^s™*"^* pâdişâhtan sefere gittikleri zamanlarda askerî sınıflarm kaddan olan Rumeli ve Anadolu kazaskerleri de ordu Ue beraber giderek kendUerine ait şer'î işleri görürlerdi.

IV.makrunum kaddığmı sana tevcih ve inayet edip flâmı için.. olan hatt-ı hümâyun-i şevket .. » D'ohson... tâyin olunmuştur.. Bunun tâyini Rumeh kazaskerine ait olup bazan kaptan paşanın tanıdığı hyakath bir zat da kazas­ kere yapdan Utimasla tâyin olunabihrdi *. gurre-i ca sene 1215 (Bu sırada Mısır seferi vardı). c. s. orduy-i hümâyun kadısı olaıdara mezid-i ikram ve tazim deb-i kadim olmağla birden Mekke-i Mükerreme kazasiyle tekrim ve emsal ve akram üzer­ lerine takdim olundu {Raşid tarihi.. . Duyurdum ki . s. ^ "Medine-i Fi{i6e'den mâzulen ordu kadısı olan Alaşehirli A b d u l l a h E f e n d i .maknmum mucibince orduy-i hümâyun-i nusret . Bu kara ordusu kadısından başka donanmaya tâyin edüen kadıya da ordu kadısı dendirdi. 105 ve sene 111).. orduy-i hümâyun kaddığma gurre-i merkumeden sen mutasarrıf olup orduy-i hümâyunumda asâkir-i islâm-i zafer .encam beyninde icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye-i nebeviyyeye. 577. c.. bezl-i makdur ve sâyi mevfur eyliyesin..132 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Ordu kaddığı hem vazifesi ve hem de meşakkat ve mahru­ miyeti cihetiyle ağır bir iş olduğundan bu hizmette bulunanlar tebdil edUdikleri zaman derecelerinden daha yüksek derhal tâyin edihrier ve haremeyn mevleviyete Mekke mevleviyetlerinden kadısı olurlardı*. II.

e. Midye. tercüme eden H r a n d A n d r e a s y a n . Silivri. s. s. İstanbul kadıhğı sur içindeki mahallelerle surun deniz ta­ rafmdaki sahil. 289.) itibaren biri İstanbul surları dahilinde ve diğeri sur haricinde Eyüp. 363. * Evliya Çelebi seyahatnamesi. s. I. 137). X V I I I . asırda İstanbul'a ait hâtıralarım ya­ zarken Eyüp kadılığı içia şöyle diyor: "Eyüp beş yüz akçelik bir moUabk olup Çatalca. . Galata kadısınm mahkemesi arapcamii yakınmda idi. mollası refia denihp ^ diğer üç veya kısa olarak kadıhğma haslar kadılığı adı Galata ve Üsküdar kadılıkları ise zikrolunmuştur *. vardı*. Çekmece.ONUNCU BÖLÜM İSTANBUL KADILIĞI vilâyeti hududu dahilinde tManbnl re biIâd-ı bugünkü İstanbul Mİflse kadıhklan fetihten (857 H . Burgaı ve Terkos nahiyeleri ona tâbidir" demektedir. asırda tstaıAul Hayatı (Ahmed Refik). Galata ve Üsküdar kaddıklan da vazifesine ilâve edilmiştir (Şakayık tercümesi. Boğazın Anadolu sahih Üsküdar kadıhğma ve Rumeh sahih Galata kadıhğma aitri. Çekmeceler ve Çatalca etrafı ve diğer ikisi de Galata ve Üskü­ dar ve mülhakatı olmak üzere dört kadıhk vardı. Ereğli. = 1 4 5 3 M. Uzunova'da Büyük ve Küçük Çekmeceler. II. 485. sena 1154. Terkos. ' Seyyah İ n c i ciyan. Büyükçekmece. Küçükçekmece. Silivre kazalan Eyüp yani haslar kadıhğı hududu içinde bulunuyordu. Bunlardan sur içindeki kadıhğa İstanbul kadıhğı ve hâkimine de İstanbul kadısı ve İstanbul kadılıktan isimleriyle efendisi. iskele ve hmanlanna karışıp sur haricindeki yerler ve Boğazm Anadolu ve Rumeh sahillerindeki köyler ve kazalarm hudutları aynimıştı. Evliya denilen Ç e l e b i ' y e göre X V I I . 153. HadımkSy. 76). asırda Eyüp kadıhğı etmek suretiyle yedi se­ yüz köye hükmedip kazası dahilinde yirmi altı nahiyede nâib vekilleri Âdilâne hareket nede on bin kuruş gelir teinin ederdi ki zamamna göre mühim bir varidattı *. s. a. ' F a t i h S u l t a n M e h m e d zamanında ilk İstanbul kadısı H ı z ı r Bey'den sonra buraya MoUa H u s r e v tâyin olunarak kendisine hürmeten Eyüp. Çatalca. (Onsekizinci asırda İstanbul. Eyüp nadiren İstanbul Havass-ı verilmiş. 293. m m tıkası dahilinde üç yüz köy ve kırk nahiye olup buralarda yüz elh 1 HicH XII. Eyüp kadısınm birer naibi bulunurdu.

I. Boğazın Beykoz'dan başka Anadolu sahdinin şer'î muamelâtı Üsküdar kaddığına aitti. Edirne kaddığında bulunanlar veyahut bunlann payesini alanlar tâyin edihrlerdi. geliri kırk bin kuruş tutardı. 472. icabında zabıta de birhkte vazife görürlerdi. alış verişlere. halkın ihtiyacı olan işlere. Her üç kaddık da mevleviyet denilen büyük kaddıklardandı. 462. Buralar. ile Beşiktaş'a Marmara mevahsi adası ile Mudanya Kapıdağı. Diğer üç kaddığın dereceleri zaman zaman küçülmüş ve büyü­ müştür. I. 295. 432. harp levazımını tedarik etmeğe. Yeniköy veya Istinye ortala­ de Galata mollalığına tâyin bağlı idi. Ka­ dımn Kartal. Kasımpaşa. s. istanbul kaddığı derece ve ehemmiyeti itibariyle bu üç kadı­ lıktan yüksek dolu olup X V I . nâiblikleri mahreç rında Yeniköy Beşiktaş. asır Mar/nara'daki nâibhği hariç olarak Kasımpaşa olunmuştu. 440. naibi Gebze. Kanun üzere istanbul kadılığına Mekke. 463.) senesine kadar Devriye denden küçük mevleviyetlerden iken bu sene haz­ ret-i H a l i d b . Kaddar şer'î dâvalardan başka herhangi bir işe ait hukukî dâvalara. Bursa. X V I I . X I X . (1771 M. asnn ikinci yansından itibaren Ana­ kazaskerhğine namzed olanlara yani Anadolu kazasker­ hği pâyesiyle istanbul kadıhğında bulunmuş olanlara verihrdi. esnafın narh usulüne. Galata moUası namına birer nâible idare askerî edihrlerdi. memleket dışına işlerden çıkardacak eşyaya. Bundan başka Boğazın Rumeli tarafındalti olmayan işler bu kaddık vasıtasiyle görülürdü i. memnu eşyanın çıkardmamasına. mevahsinden olurdu. A Evliya Çelebi seyahatnamesi. SENEVI Üsküdar kadısının mıntıkasında beş nâib vardı. naibi vardı. . Bunlardan Eyüp kaddığı 1185 H . s. s. V. Z e y d E b û E y y ü p Ensarî'ye hürmeten mahreç 1 Evliya Çelebi seyahatnamesi. Şile ile Anadolu Kavağı'nda birer asır ortalannda Üsküdar kadısı mahreç vardı*. c. c.134 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I akçe yevmiyeli nâibleri vardı ki bunlardan birisi Tophane'deki ayak nâibhği idi. Erdek ve Bandırma kazalan da Ga­ lata kadıhğma tâbidi. Beykoz kazası Üsküdar mevleviyeti da­ hilinde ise de Müneccimbaşdara meşrut olduğundan onun tara­ fından yüz eUi akçeh Pendik. hulâsa askerî başka mıntakaları dahdindeki bütün işlere bakarlar.

Mekke ve Medine kaddıklarma Haremeyn kadılığı ve kadılanna da Haremeyn mevalisi deniUrdi. Fatih Sultan M e h m e d ' i n kanunnâmesine göre büyük mevleviyetlerin yani beş yüz akçeUk kaddıklann dereceleri beylerbeyüerden bir derece aşağı olup defterdarlarm alt tarafmda oturmalan icap ediyor idiyse de tstanbul kaddan defterdarların üstünde otururlardı ve dereceleri beylerbeyüerle müsavi idi*. * Kanunnâme-i Al-i Osman. ortalanna kadar ve Bursa kadıXVII.) 'de Medine kaddığınm da Mekke derecesine çıkaniması üzerine her iki kadılıktan birisinde bulunan zatm tâyini kanun oldu. 13. (1720 M. 20. . İstanbul kadısı Mevleviyetlerin en yükseği ve taht kaddanmn son merhalesi olan İstanbul kaddığma gelmek için X y . bir müddet oturup kahve içilmesini mütaakıp çıkarlar ve yine danişmendleıj mansıb sahibinin arkasma düşüp dai­ resine götürerek makamma oturturlardı.) İkinci Meşrutiyetin ilâmna kadar Rumeli ve Anadolu kazaskerleriyle tstanbul kadısı tâyininde merasim yapılırdı. asırdan îtiba­ ren İstanbul kaddığma Mekke ve Edirne moUalan ve 1132 H . asrm ikinci yansmdan îtibaren kırk Unin tâyinleri olan Hâriç medreselerinden itibaren bütün müderrislerle meva­ şeyhuUslâmlann vezir-i âzam vasıtasiyle takdim ettikleri arz tezkeresiyle yapddığından mevaUden olan tstanbul kadısmın tâyini de o suretle olurdu. fakat kanun üzere tstanbul kaddığma namzed olanlar evvelâ tstanbul kaddığı payesini alıp sonra sırası geUnce Anadolu payesini aldıktan sonra bilfiü kaddığa tâyin ediUrdi^. II. asrm Edirne XVI.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 135 mevleviyeti derecesine yükselmiş ve Halep üe Selanik mevlevi­ yetleri araşma konulmuştu*. s. 205. a. Tâyin olunanlar şeyhuUslâm dairesine gelirler. asrm ikinci yansından bazan Sahn-ı hklan mahreç seman olmuş ve çok ise de* X V I . danişmend efendiler tarafından binişleri giydi­ rilip sonra şeyhulislâmm yanma girerler. tstanbul zaman asır sonlariyle asırda beş yüz akçehk mevleviyetler artınca yeni bir kanunla mevleviyetler derecelere aynldı ve Mekke ve Edirne'den kaddığma gelmek mümkün olmuştu. * Vasıf tarihî. Meşrutiyetten sonra bu merasim kaldınlmıştır . ' 1908 H. (1326 M. s. c. Atâyî. * E b u s s u u d E f e n d i . Daha sonra bilhassa X V I I I . Sahn müderrisliğinden Bursa kaddığma tâyin ve oradan da tstanbul kadısı olmuştur (Şakayık zeyli. 183). akçeden yukan X V I .

mi­ ras. İstanbul kadılığını fiden ifa eden bir zatın bir senelik müd­ deti bittikten sonra Istanbıd kadısı mâzulü olarak üzere X V I . 485. sâk. çuhadar ve sair hademelerinin muayyen maaşlan geliri olmayıp bunu olarak şer'i hesap hasdâttan ahrlardı*. 5910) bunun maaşı olmayıp şolısa mahsus bir atıyye olduğu Enderun hazine­ sinden verilmesinden anlaşdıyor. asnn sonra bunlara maişetine başlamedar olmak verilirdi*. sonlan ve X V I I . vasi tâyin ve azli. 99^. 616. a. . 658. • 1187 H . mübaşir. asnn ikinci yansmdan itibaren tatbik eddmiş olduğu ihtimal dahilindedir ki bu mütaalâayı Atâyi'nin kayıtlanndan anlamaktayız i. (1773 M. gaib. * Kavanin-i Âl-i Osman der hülâsa-i mezamin defter-i divan (Ayni Ali Risalesi. İstanbul kadısı şer'i muamelelerden yani sicil. Mahkeme tahmini edddiğinden kadı'mn maaşı beş yüz akçe yevmiyeh mevleviyetler derecesinde itibar eddmiş olmakla bereber bunun çok üstünde bir maaş elde ederdi. muayyen konağı­ kaddığma eddenlerin kadısının maaşı resmi bir makamlan olmayıp oturduğu nın birkaç odasım mahkeme ittihaz de dâvalan orada dinlerdi. B . yetim mallan ve sair işlerden kanunen 1 Atâyi.136 OSMANLİ DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İstanbul kadılanmn müddeti diğer mevali gibi bir sene olup bunun hangi tarihten başladığı sarih olarak bilinememekte ise de kaddann adedinin artmasma mebni bir sıra tertibi lüzumu hasd olmuş ve bunun da X V I . Nr. bunun ve maiyyeti olan bab naibi. nikâh. Mâzul İstanbul kadısı bir derece yüksek olan Anadolu kazas­ kerhğine geçmek için evvelâ bu makamın payesini ahp daha sonra sırası gehnce bilfid Anadolu kazaskeri olurdu. asır arpahk nna kadar yüz yirmi ve bazdanna riayeten iki yüz akçe yevmiye Daha suretiyle bir kazanm hasdât-ı şer'iyyesi tahsis olunarak oraya kendisine vekâlet etmek üzere bir nâib yoUardı. 387. fakat bu usul getirilerek kati surette tesbit eddmeden evvel İstanbul kaddığmdan Anadolu kazaskeri olan ve sonra tekrar İstanbul kadıhğma oradan RumeU kazaskerhğine letanbnl İstanbul tâyin eddenler tâyin de görülmüştür. 771. 25. saray vesikaları.) taıihU bix vesikada pâdişahm İstanbul kadısma her ay beş yüz kuruş verdiği görülüyorsa da (Cevdet tasnifi.

4. kâtipler için beş akçe ve sicille yazdan kazâyâdan sicU resmi sekiz akçe ve ıtıknâme (azad kâğıdı)den altmış altı akçe almıp bu­ nun ellisi kadıya ve on altısı mahkeme kâtiplerine ait olurdu. Eğer vezir-i âzam şehre teftişe çıkarak iaşe ve narh iş­ lerini kontrol etmek isterse tstanbul kadısı da beraberinde bu­ lunur. Bu hususlardan dahi tekid-i azim üzere emr-i Sultani vârid olmuştur" Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. s. s. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. o gün vezir-i âzam divan­ haneye çıkıp dâva dinler ve kaddara ait şer'i dâvalar varsa on­ ları da mmtıkalarma göre tstanbul kadısı ile diğer kaddara dinle­ tirdi. IV. Çünkü tstanbul. Yine kanun üzere imzadan on iki mürasele (muhabere ve mükâtebe) den altı akçe ve resm-i kısmetten binde onbeş alınırdı. 581. s. * Mühimme defteri. s. s. narha dair olan işler hakkmda lüzum hasd olursa o vakit vezir-i âzam İstanbul ile Belediye işlerine bakan İktisap Ağası'ndan . Rumeh maruzatını Rumeh ziyade X V I . Şer'i hüccet. bu miktar para rayici sebebile sonradan bir mik­ tar arttırılmış ve sicU suretinden on dört ve hüccetten otuz akçe alınmıştır (Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Bu divanda vezir-i âzamm sağmda tstanbul ve Eyüp kadı­ ları. 503. beşi mahkeme kâtiplerinin olarak yirmi beş akçe ve nikâh olan seyyibe (dul) ise kadmm on beş. nakl-i şehadet vesair muharrerattan kadı için resm-i kitabet yirmi. Galata çarşamba divam Üsküdar kaddariyle birhkte Paşakapısı'na yani Babıâh'ye giderlerdi. 541. kâtibin beş akçesi vardı. Çarşanba Divam öğleye kadar devam edip sonra yemek yenihrdi. 542). Bu. 64. * D'ohson. e. 541. Bu muayyen kanunî ücretten alanlar Divan-ı tstanbul vasıtasiyle kadısı.ÎSTANBUL K A D I L I Ğ I 137 muayyen bir ücret alırdı*. ' "Her hangi vUâyette ki kuzat ve kas samlar tecavüz eyliyeler vükelây-ı saltanat olan valUer men ve def edeler. çıkmadığı takdirde kadı mahkemesine dönerdi'. Bn. Nr. Vezir-i âzam kola yani İstanbul'u teftişe çıktığı zaman nerede durursa tstanbul kadısı üe Yeniçeri Ağası karşısında yer ahrlar ve kendilerine kadısı sorardı 1 Kanunnâmede nikâh akdinde bakire ise yirmisi kadmm. * Istabul kadılığmda thtisab Ağası demlen bir memur vardı. kadı sorulmadıkça şehirde söze kanşmazlardı. hümâyuna Pâdişâha şikâyet olan edilirlerdi*. Verir i âzamin 1^**^""*^ kadısı her çarşamba günü Eyüp. asırda kazaskeri yapardı^. solunda Galata ve Üsküdar kaddan otururlardı*. toprağmda bu­ lunduğundan muamelât itibariyle mercii Rumeh kazaskerhği idi.

' Muharebe sebebiyle Pâdişahm ve anınla beraber kazaskerlerin Edirne'de bulunmalarma mebni ls(an6ura ait hükümlerin İstanbul kaymakamiyle İstanbul kadısma gönderildiğine dair ordu şikâyet ve mühimme defterlerinde bir hayli malûmat vardır. 5). ^ "İstanbul kadısı cümle şehrin ne kadar pazarcı ve ekmekçi ve kasap ve cümle ehl-i biref ve ehl-i dükkâna narh verir.). . . . sadrâzamla olan teftişten başka kadısı. . I.. İBtanbnl . . 7). deynek vurur. s. <. Evvelce bu bizmet fahrî olarak mûtemed bir şahsa verilip bu hizmeti mukabele­ sinde kendisine bir mansıb tevcih edilirken sonra muhtesiblik denilen bu iş mukataa suretiyle marttan marta bir sene müddetle iltizama verilir olmuştu. Bu teftiş esnasında narhtan ziyadeye veya okkada eksik satanlara falakaya yatırdarak dayak atdır icabında boyunlanna tahta güUe geçirmek suretiyle ederdi *. . Pâdişâh Edirne'de bulunup devlet merkezi oraya nakle­ İstanbul kaymakamı olarak bir dilmiş ise o zaman İstanbul'da. Eksik satanm boğazına talıta gülle geçirir.hâkimdir" (C. tepeci geniş alt tarafı dar bir başlık olup X V I I . Muhtesibin maiyye­ tinde doksan iki kul oğlam ve on iki bölükbaşı bulunurdu. vezir İstanbul'a ait narh muamelelerini görür ve İstanbul kadısı veya muharebe cephe­ onunla temas ederdi. Pâdişâh Edirne'de sinde bulunduğu zaman kazaskerler de onunla beraber bulun­ dukları için İstanbul kerleri i temsilen kaymakamının akdettiği kadısı bulunarak divanda kazas­ İstanbul dâva dinlerdi i. İstanbul kadısı. Bunlar esnafı kontrol ederler ve aym zamanda Ihtisab Ağasımn her esnaftan alacağı paraları tahsil ederlerdi (Kavanin-i Osmanî ve Rabua-i Asitane. E v l i y a Çelebi de Ihtisab Ağası için şöyle diyor : "Ihtisob Ağası cemi-i ehl-i sanayie hükmedip tâzir ve siyasete ve bey'i ve şirâsmda bilâf edenin tekdir ve tevbihine me­ mur bh. . mantar amameli kethüda ve kırmızı mücevvezeli^ muhzırlar. Bu teftiş esnasmda kadımn başında örf denilen resmî büyük kavuğu maiyyetinde muhzırbaşı de keçeli çuhadar. . nın kol gezmesi bizzat kendisi de esnafı kontrol etmek üzere maıyyetinde bir heyetle falaka deynek v e terazi taşıyan adandan da olduğu halde kola çıkardı.138 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI Vezir-i âzam seferde ise onun vazifesini sadaret kaymakamı görürdü. Muhtesibin her bir dükkândan muayyen bir parası vardı. ahyanen vezir kulunuza ısmarlan İstanbul efendisine tenbih eyleyip narh ahvalini bir hoş görsün. . kuloğlanlan ve yuteşhir marifetiyle esnefm satacağı eşyaya narh koyar ve ekmeğin çeşnisini tutardı. asır . şehrin cümle maslahatım ol görür. sıkça sıkça şehri gezip dolaşsm. * Mücevvete. s. sonra kendisi bilür deyu muhkem tenbih lâzımdır" f JCofi Bey'in Teşkilfy Mecmuası.

58 numaralı mecmua. terazi taşıyanlar olduğu halde kalabahk bir maiyet bulunurdu i. 344.) senesine kadar devam etmiş ve sonra bâb-ı meşihat denilen şeyhülislâm kapısı'nda. * İstanbul kadılığı muhzırbaşısı terfi ederse kanun üzere kapıkulu süvari bölüğüne çıkardı (Mühimme. * Naima tarihi.. e. s. s. V. ' 1187 H. s. (1554 M. tsionlıul kadısı istanbul kaddan kendi evlerinde dâva dinler- mn dâva dinlemesi lerdi. muhzırlar ve çuhadarlar Kadı. s. Müddetiıd doldunıp değişince yeni istanbul kadısı olan da kendi evini veya konağmı mahkeme yapardı*. aralanndaki ihtdâfı hallederdi. 4." (Naima tarihi.) *de İstanbul kadısı olan zatm hanesinin Saraçhanebofi'nda olduğu göriUüyor (Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen yazmalardan. selâhiyeti dışında olan veya haUedemediği idari ve örfî muameleleri Divan-ı hümâyıma arz üe ferman ge­ tirtir ve ona göre hareket ederdi. Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin muhzırbaşdarı timar Ue Dergâh-ı âli çavuşu. yukanda göriddüğü üzere nafaka tâyini. İstanbul kaddan muhzırlarınm başlanna kırmızı mücevveze giymeleri 961 H . İstanbul kaddığı mahke­ mesi tesis edilerek davacılar bu seyyar halden kurtulmuşlardır. dâvalarda ona vekâlet eden bir nâib ile muhzırbaşı. O tarihe kadar yalnız kaddarm muhzırları kırmızı mücevveze giyerlerdi (Âli.) *de İVıfcsor'Iı M u s l i h u d d i n Efendi'nin İstanbul kaddığı zamamnda kanun olmuştur. . Kadı. vasi azl ve tâyini. 56).İSTANBUL K A D I L I Ğ I 139 kanda söylendiği gibi falaka. sonlanna kadar vezir-i âzamlar da giyerlerdi. aile dâvalan ve buna mümasd şer'î dâvalardan başka esnaf arasmdaki şikâyet dâvalarmı dinler.. V.c. Yalnız renkleri Ue ayırt edilirdi. deynek. miras. varak 124b). basılmamış ikinci eik. 344). Halep ve Selanik kadUarııun muhzırbaşdan da timarlı sipahi olurlardı. Nr. (1836 M. " Evasıt-ı Şevvalde R a h m e t u l l a h E f e n d i istanbul'dan azlolunup yeri emin-i fetva Ş e y h Sinan-zâde M e h m e d Efendi'ye verilip vezire varup el öpüp çarçamba günü divana (vezir-i âzam divanma) varup gelip hanesinde küttab ve nüvvab için tahtabendler yaptırıp. Şam. tstanbıd kadısmın mahkemesinde bâb yani kapı naibi denden ve kadınm işinin çokluğu sebebiyle dinlenecek bulunup vazife görürlerdi *. 3). (1773 M. Mahkeme muhzırlarmm kırmızı mücevveze giydikleri görülfiyor. Bu hal 1252 H . istanbul kadısı mahkemesinin muay­ yen bir yerde olmaması yüzünden davacılar sıkıntı çekerlerdi *.

kadı bu işleri görürken lüzumu hahnde yeniçeri ocağmdan Asasbaşı. et narhına dikkat eddmesi bedestendeki esnafm ve dellâllarm hilelerine meydan verilmemesi. yiyecek. tetonbal kadısı nın diğer vazifeleri İstanbul kadısı yalmz sur dahihnde yukanda saydığımız dâvalara bakmayıp şer'î vazifesine ilâve olarak ticaret. odun ve kömürün narh muci­ bince satdması. yangmlarm sirayetini tabib ve cerrahlann teftişleri. kethüda miktarına ve gediklerin ve yiğitbaşdanmn arttırdmamasına şikâyet esnaf. İstanbul'un sıhhat işleriyle ilâç. Çöplük subaşısı (tanzifat âmiri) diğer hükümet adamlarmdan yardım görürdü. narhtan fazlaya satdan eşyadan dolayı yapılan şikâ­ yetlerin tetkiki. kayıkçıne ahnması. muhtehf vakıflardan kasap akçesinin tahsih. Kadı bu hususta elindeki fermana göre muhtehf esnafın diıkkânlannm şeyh. ayakkabdarm nizama göre yapdması. kaldınmlann tamiri. İstanbul. hayvanlarm men için tedbir tahammüllerinden kontrolü. ehşleri ve iaşeye müteaUik İstanbul şehrine ait olarak bir kısmım aşağıda zikredeceğimiz belediye işlerinden de mesuldü ki bu hal vazifesinin ne kadar ağır ve şümullü olduğunu göstermektedir.140 OSMANLI D E V L E T l N Î N İLMÎYE T E Ş K I L A T I İstanbul esnafı işleri mahkemeyi en çok işgal eden mesele­ lerdendi. Mimarbaşı. Subaşı ile Ihtisab Ağası. evlerin önlerine şahnişin ve çardak yapdmaması. ibrişim ve seraser . üzerine yaptıkları tahkikata ve her bir sınıfın ölçiderine ve bu ölçülerin değiştirilmemesine. serpuş giyilmesine ve bunlann nizamına bakdması (çünkü kimlerin ne gibi serpuş giyecekleri muayyendi) su işleri. münase­ betsiz kadınlann teftişleri. dokuma. hamallarm nizamı. İstanbul kadısı borçluyu hapsetmek selâhiyetini haizdi. kerestelerin envaiyle boy ve enlerinin nizamma uygun olması. gümüşün simkeşler tarafından sûistimal eddmemesi. sanat. dokumaların ölçüleriyle boyalarmın bozularak sanata hde kanştınimamasma dikkat ettirir ve bunları nâibleri ve bihrkişi vasıtasiyle kontrol ettirmek suretiyle bu husustaki dâvaları ve şikâyetleri dinlerlerdi. içecek ve giyeceklerinin suretle tevzi edileceği. Kalpazanlarm kontrolleri. çuhanın cinsine göre fiyat konarak satdması. cami yakmlarmda ve mahalle ara­ larında meyhanelerin bulunmaması. para rayicine dikkat olunması. amele ücretlerinin lann nizamı. fazla yük taşımamalan.

silâh. donyağı. Onlann bu gibi hususlarda Divân-ı İstanbul kaddığma gönderilirdi. sekiz nefer tabbah. dokuz nefer hayyat (ter­ zi) ve bir nefer hallaç. varak 98). bunlardan bir kısmı merhum A h m e d R e f i k B e y tarafından hicri X I . hırsızlara karşı tedbir alınması. Bazan bunlarla beraber pamuk. zift ve koyun derisi de menedilirdi (Mühimme defteri. pamuk ipUği. iki nefer eskici. cih bu vazifeler arasmda idi. ev inşasmda başka yerde tüfenk dikkat edUecek yapılmaması. Şimdiki halde. at. miri imidâthaneden tarafına lariyle zamam leket gelen gemi ve kayıklarm birlikte dışma sefere gidecek çıkardmaması*. ^ İstanbul Kadısına hüküm ki. beş nefer saraç. 61. beş nefer attar. sekiz nefer papuççu. şeyler. tessekte vermiyecekse her smıf kâr ve kisb sahiplerinin yani esnafm şeyh. 1970. kurşun. sahtiyan. on bir nefer habbaz (ekmek­ çi). Veliyyüddin Efendi kütüphanesi. bakır ve demirdi. sefer-i hümâyuna azimet eyleyip orducı ihraç olunmak lâzmn olmağm mahrusa-i tatanbuPda altı nefer kasab. ^ Memnu eşya ihtiyaca göre artıp eksilmiş ise de daimi olanları zahire. yedi nefer penbedoz (pamuklu diken). ve X I I . sekiz nefer bakkal. beş nefer çakşirci.. iki mumcu. (Kanunnâme. sekiz nefer çizmeci. Bir kısmım da alâkadar olanlarla işbirhği yaparak h a l l e d e r d i M e s e l â İstanbul'daki bina işleri Mimarbaşıhekimbaşımn vazife­ hümâyuna mn. sıhhat işleri ve tabiblerin kontrolleri takdim ettikleri arizalar leri cümlesindendi. yedi nefer muytab (mutaf). 2). . lâle soğanına narh konması. yedi nefer berber. beş nefer çu­ hacı. kethüda.. altı nefer nalçacı. asırlarda tstanbul hayatı ismi oltmda neşredilmiştir. Nr. muayyen yerlerinden başka tesbiti ve için yere yanaştınimamalan. Nr. bir muharebe vukuunda kapıkulu ocakolan orducu esnafmm olan Halkın sıkıntı gelince şevkleri *. barut. ddeneihğin men'i. esir ticareti. bir nefer bozacı. s. ve ehl-i hibre gibi deri gelenlerinin pazarbaşdığın Kadı bunlann bir kısmım doğrudan doğruya kendisi görür veya nâiblerine gördürür. gön. sekiz nefer nalband ve beş nefer palanduz. memnu eşyanm katiyyen mem­ çekmemesi İstanbul iaşesi için evvelden tedbir alınması. İstanbul gediklerin kontrolleri. mahallelerde kefilsiz olarak hiç kimsenin oturmaması. balmumu.ÎSTANBUL K A D I L I Ğ I 141 denilen kumaşın muayyen ölçüde ve hamurda olması. şayet bir lütf-i mahsus olarak ecnebi memleketine leket ihtiyacma yiğitbaşı eşya çıkardacak olursa bunun mem­ ihracına müsaade edümesi.. beş nefer bezci. meşin. yedi nefer aşçı. * Bu hususta Divân-ı hümâyun mühimme defterlerinde yüzlerce hüküm vardır. on üç nefer cevfuruş (arpacı) ihraç olunmasmı emredip bnyurdum ki.

perhizkâr nâiblerin bu­ lunması İstanbul kaddığma emrolunmuştur (Raşid. 24). İstanbul kadısı. istanbul kadısının dairesinde kendisine yardımcı olarak bâb naibi vardı ve bu nâib işlerin çokluğu sebebiyle kadınm evindeki mahkemede ona yardım ederek dâva dinler ve hüküm verirdi. muhzır gibi müteayyen iken. (16080 M. 1.)'de Balat mahkemesinde şer'-i şerife mugayir ni­ kâh akdi ve sak tahriri dolayısiyle Balat mahkemesinin kapatdması hakkında ferman çıkmış ve mahkemelerde namuskâr. Ahi Çelebi ve Balat semtleri nâibhkleri gelirdi*. dindar. şehre girip çıkan eşyaya bakmak ve esnafı kontrol etmek üzere aynca nâib denilen vekiUeri vardı.)'de İstanbul kadısı olunca M u s t a f a Süruri Efendi'yi kendisine nâib yapmıştır. * 1090 H . thtisab Ağası ve ayak nâiblerinin maiyyetlerinde kul oğlanlarmdan birer terarici bulunurdu (thtisap işleri hakkında Nizam. s.z â d e A b d ü l h a l i m Efendi'nin ayak naibi hakkmda : .142 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI IsUnbııl kadı- ^'^^^'^da gösterdiğimiz pek geniş ve çeşitli işleri sının nâibleri yalnız ddar tstanLul kadısı halledemiyeceğinden maiyyetinde bizzat mahkemede ka­ yanında bulunan bâb ve keşif nâiblerinden başka İstanbul dahihnde muh­ tehf mmtıkalarda aynca birer naibi bulunduğu gibi ticari işler. Bunlardan başka çarşı ve pazarlan dolaşarak esnafm alış verişlerim ve terazderini kontrol eden ve aralanndaki ihtdâflan badeden ve sahtekâr ve muhtekir esnafı cezalandıran ve maiyetinde kul oğlanlarmdan bir terazici de' şer'a ve kanuna aykın hareket edenleri men de ceza veren ayak naibi* ve es'ari yani halkm aldığı eşyamn fiyatlarım tâyin ve 1 Muhyiddin Fenan 927 H . istanbul'daki nâibliklerin ihtiyaca kâfi gelmemesi ve halkın bilhassa kış mevsiminde uzak yerlere kadar giderek müşkilâta uğramalan sebebiyle 2 Safer 994 (23 Ocak 1556) tarihh bir ferman üzerine mahkeme açarak nâib oturtması için istanbul kadısına izin verdmiştir. Başvekâlet arşivi. 358) X I X . * 14 Muharrem 1003 (27 Eylül 1594) 'de vefat eden Rumeli kazaskeri A h i . asır ortalarmda Mahmud Paşa ve Davud Paşa nâibleri Devriyye mevalisinden ve Ahi Çelebi naibi mahreç mevalisinden idiler (1271 tarihli Istabul Salnamesi). "O zamanedek nüwâb-i mabkeme. Bunlar kadı namına iş görüp hüküm verirlerdi. fuınlar. c. istanbul'daki nâibh mahkemelerin en mühimmi Mahmud Paşa mahkemesi olup ondan sonra Davud Paşa. * İstanbul'da kola çıkan vezir-i âzam. istihdam-ı tevabi ihtida bunlara vaki olmuştur" kaydiyle nâiblerin maiyyetlerinin bu tarihten başladığı anlaşdıyor (Atâyî. sandık 92). Bu nâiblerin de maiyyetleri vardı i. (1521 M. s.

Liüfi tarihi. 123. 2). s. İV.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 143 kontrolü ve aralarındaki dâvaları hal ile hüküm veren Çardak nâibi^ ve mumcu esnafmm işlerine bakan mum naibi ve ts­ tanbul Yağkapanı'nda bulunarak sadeyağı ve zeytin yağına müte­ aUik işleri ve tüccar ve esnaf arasmdaki ihtilâf ve dâvalara bakan yağ naibi ve tstanbul ihtiyacına yeter cins muayyen zahireyi Ue Unkapanı Kapan görüp bu hususa ait muameleleri teinin ve kontrol eden. I . D'ohson. s. Câm-ı mey-i nâbımız etti jikest MeclİBİmiz bastı ayak naibi beyti bunlarm bazan jüpheU mahallere ve memnu mahallerede gizU olarak içki içenlere baskm yaptıklarını gösteriyor. I. Burada aym zamanda yeniçeri ocağı ortalarmda elli altmcı orta çorbacıgımn emri altmda bir miktar yeniçeri de bulunarak icabmda Çardak naibine yardım eder ve bu orta çorbacısına yani bölük kumandamna Çardak çorbacısı deniliyordı. Evliya Çelebi. * Kavanin-i Osmant ve RabUa-i Âsitâne. e. 543. s. Bâb mahkemesi başkâtibi. 569). Yemiş üfcelesi tarafmda hâlen Çardak iskelesi adım taşıyan mahalde oturup hariçten deniz yoluyla gelen bütün eşyayı kontrol eder ve resmini alırdı. s. asrm ikinci yansında İstanbul kadısmın maiyyeti memurlan şunlardı: İstanbul kadısmm muvakkat ve daimi iki şer'i müşaviri. c. * Kavanin-i Osmant ve Rabıta-i Âsitâne (S. 2. (askeri smıfm hari­ kısmeti taksim eden kassam-ı naibi tstanbul beledî isimlerinde Ud memur da tstanbul kadısmın maiyyetinde . Çardak naibinin maiyyetinde seksen adamı ol­ duğunu ve bunlara pazar gammazları denüdiğini beyan eder (C.* ve bir de herhangi bir şikâyet üzerine dâvalara bakan Keşif naibi ve avanz isindi veren vergiyi toplayarak bunu vermiyenler aleyhinde hüküm avarız naibi ve tstanbul ihtiyacma göre pastırmahk hayvanlarm almıp satdmasına ve pastırma fiyatlannm tesbiti Ue bu husustaki dâva ve ihtUâflan haUetmeğe memur pastırma kadısmın vekiUeri idiler. tstanbul kaddığı müsteşan. tstanbıd Bâb mahkemesi naibi. 1 Çardak naibi. tstanbul kaddığınm nezareti altmdaki vakıflarm hesaplarına bakmak üzere bir muhasebeci Ue şehirUye cindeki tstanbıd halkı) ait resm-i bulunurdu X X I . dâvala­ rını dinleyen tarafındaki ve ekmekçderin hesaplarım tetkik oturan Unkapanı veya dairesinde sadece naibi -ki maiyetinde bir de veznedarı vardı. İstanbul kaddığı vekayi kâtibi.

.

342. tercümesi. $.z â d e M u s l i h u d d i n M u s t a f a . 198. Mecdî. 189. s. Ahmed Samsunlu P a ş a ve -çünkü Ha­ Hay­ sul­ Bursalı Veliyuddin . 190. s. 193. 188. Fatih'in hükümdarhğı zamamnda Tazarruat sahibi m e ş h u r S i n a n P a ş a Bursah H o c a . s.suretiyle Amasya valiliği ve Kasım ve ile Hattat tan Mehmed'in II. Bayezid'in padişahlığı zamanında Salâhuddin*. Molla görmek­ Halebh Ayas* bocalan Mehmed ve Şemsüddin Ahmed olup MoUa Gürani hocası iken pâdişâh olmuştur. Seyyid Pâdişâh hocah- ğmda bulunmuşlardır. 85.zâde E f e n d i l e r * zaman zaman değiştirilmek bıkıcı tabiatı vardı. tercümesi. s.zâde ve yazı hocası Amasyah Ş e y h Sultan Selim'in şehzâdeUğinde ve hükümdarhH a l i m i Çelebi^ H a m d u l l a h isimlerinde bocalan vardı. s. Mecdî. tercümesi. 3S. Mecdî. . Mecdî. Mecdî. ». tercümesi. 197. Temcid. 166. Eğer kendisi pâdişâh olmadan evvel hoeası vefat etmiş ise ulema arasından kendisine bir hoca intihap ederdi. H a t i b . 102.z â d e M u h ­ yiddin san. t. Fatih Siracüddin en sonra da Bayezid Sultan admda bir hocası olduğunu Mehmed'in tbn şehzâdehğinde Mevlâna Gürani'. Mecdî.ON BIRINCI BÖLÜM PADİŞAH Osmanlı pâdişahlan HOCALARI zamamnda ulemadan şehzadelikleri münasip bir zattan okutulur ve hükümdar olduklan zaman onu kendilerine hünkâr hocası yaparlardı. Meedi. Osmanlı hükümdarlan içinde ilk olarak Sultan Ç e l e b i M e h ­ med'in S o f u teyiz i. 145. Meedi. tercümesi. tercümesi. 197. ğmda en sevdiği biricik hocası Kastamonulu ^ ' " * • ' ' * Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık tercümesi. tercümesi. 385. reddin M e h m e d * Ispartah Abdülkfidir. ve hocası Amasyah H a t i p Abdullah^ Kaydıhayatla Yavuz Mevlâna Mirim Çelebi Mahmud M u a r r i f .

440. I V . Mustafa'­ nın hocası ve şeyhuhslâmı S e y y i d F e y z u l l a h Efendiler her işe burunlarmı sokarak vehnimetlerinin felâketlerine sebep olmuş1 Şakayık tercümesi. M u s t a f a ' n ı n şehzadeliğinde evvelâ S e y y i d E f e n d i ve sonra V a n î E f e n d i . Selim'in şehzâdehğinde ve padişahlığında hocası Birgi'li Ataullah Efendi Efendi Sultan Efendi ve III. Selim'in hatt-ı hümâyunları güzel talik kırması olduğu gibi II. O s m a n ' ı n Amasya'h Cinci Ömer Efendi. damadı Erzurum'lu Efendi resmen hocalığında bulunmuşlardır. Sultan ibrahim'­ Vanî Efendi.z â d e M e h m e d ve meşhur H a f ı z O s m a n ve III. Mehmed'in M e h m e d E f e n d i . nesih ve celi yazısmı Meh­ m e d V a s f i ve meşhur M u s t a f a R a k ı m Efendilerden öğrenerek icazet almış­ lardır. Yalmz Ahmed'den tâyin Seyyid Feyzullah pâdişâh hocası Pâdişahlanndan bazdanıun kendi zamanlarındaki meşhur hat­ tatlardan güzel sanatlardan olan yazı dersi alıp bu nefis sanatta yetiştikleri görülmektedir ^. Osmanh hükümdarlarmdan Hattat olmayarak yazdan güzel olanlar da vardır. III. Osman'm yazdan da nesihdir. S ü l e y m a n Hattat T o k a d l ı A h m e d ve IL M u s t a f a H o c a . ' Sultan I I . Pâdişâh hocalanndan bazdan. II. s. in Ahmed'in Hoca hocası Hüseyin Aydm'lı Mustafa Efendi'yi ken­ Efendi ve II. ahp devlet işlerine kadar müdahale etmişlerdir. Osman'ın hocası Ömer ve II. I. A h m e d .146 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ve Kanunî'nin de şehzadeliğinden îtibaren hocası Dadaylı r e d d i n E f e n d i idi*. A h m e d . III. îtibaren edüdiği muallim-i Sultanî unvaniyle Osmanlı görülmüyor^. ' S u l t a n A b d ü l m e c i d ' i n şehzadeliğinde hocaları A k ş e h i r l i Ö m e r ve Ş e h r î H a f ı z E m i n Efendilerle S u l t a n Abdülaziz'in hocası da H a s a n F e h m i Efendi'dir.z â d e A b d ü l v e h hab Efendi. Süleyman'ın A r a p . H a f ı z Osman'dan süiüs ve nesUt ve I I . kendderine gösterilen tevec­ cühten cesaret Bunlardan II. Murad. Mehmed m. M e h m e d ' i n cülusundan iki gün evvel vefat hükümdar olunca babasının hocası S a d e d d i n disine hoca intihap eylemiştir. II. M a h m u d ve III. ve Murad'm ise Mehmed'in evvelâ ibrahim bo­ ve ve sonrada Tacü't-tevarih sahibi meşhur S a d e d d i n olup Sultan Azmî şehzâdehğinde olup etmiş Nevali Efendüer sonuncusu calan C a f e r . I. . K a n u n î S u l t a n S ü l e y m a n Ue IV. M a h m u d sülüs. M u s t a f a ve III. Hay­ I I . Mecdî.

1101 sene.PADİŞAH HOCALARI 147 lardiT. c. 116. daha sonraki ayağa ^ Raşid. hocasma kalkacağı beyan olunmaktadır*. Yine bu kanunnâmede pâdişâh hocası oğullannm şehir emi­ ninden günde altışar akçe ulufeye mutasamf olmaları da kay­ dedilmekte ve bayram tebriklerinde pâdişahm. Vezir-i âzam sefere gideceği için pâdişâh üze­ rinde müessir olarak icraatına engel olanları ve A b d ü l v e h h a b Efendi'den başka. 420). s. j. Fatih Sultan M e h m e d zamanmda tedvin edilmiş olan kanunnâmede pâdişâh bocalan hakkında. s. Pâdişâh ihtida buna muvafa­ etmemiş ise de vezir-i âzamin tekerrür eden telhisi üzerine istemiyerek hocasmı uzaklaştırmağa mecbur olmuştur i. II. Hattâ F e y z u l l a h E f e n d i Pâdişâhın iradesiyle sadr-ı âzamlann üstünde tutulmuş ve onun mütalâası ahnmadan bir iş görülmez olmuştu. II. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. 10. pâdişâh hocası ve kazaskerlerin aym elkabla zıkredildiği görülüyor *. Fatih'in bu kanunnâmesinde şeyhuhslâm. M u r a d şehzadeler hocası N e v ' î Efendi'ye hürmeten ayağa kalkmıştır (Şakayık zeyli.iir j Jl'osis::ıii jjiiT o^ı-^ı ( . fakat I I I .z â d e F a z ı l bir yolunu bularak A b d ü l v e h h a b Efendi'nin Medine'de kat cavir kalmak istediğini arzetmiş. "Şeyhuhslâm ulemanın reisidir ve muallim-i sultanî dahi kezalik serdar-ı ulemadır. Bayram tebriklerinde pâdişahm şehzade muallimlerine ayağa kalkması kanun değildi. M e h m e d ' i n hocası S a d e d d i n E f e n d i devlet siyasetinde mühim rol oynamış ve Haçova Meydan Muha­ rebesinin kazandmasında âmil olmuştur. Darüssaade ağası M u s t a f a A ğ a ' y ı ve buna telkinatta bulunan yazıcı Sarı M e h m e d Efendi'yi uzaklaştırmıştır. S ü l e y m a n ' ı n hocalığa intihap ettiği Abdülvehhab Mustafa Paşa mü­ E f e n d i nüfuz tesis ederek pâdişâha bazı telkinlerde bulunduğunu haber alan vezir-i âzam K ö p r ü l ü . Atâyi. 22. s. riayeten üstüne almak münasibtir. ' Kanunnâme-i Âli Osman. amma müftü (Şeyhuhslâm) ve hoca sair vüzeradan bir nice tabaka yukandır ve tasaddur dahi ederler" kaydiyle pâdişâh hocasımn şeyhuhslâmla aynı derecede ve vezir-i azamdan maada vezirlerin üstünde olduğu gösterilmiştir*. 25. I I I . J u j ı . ve­ zir-i âzam onlan.

440. verihrdi. Pâdişâh bocalan şeyhıdislândığa iki makamı unvanı Sultan ihraz ettikleri için 111. 30. Mehmed'in Erzurum'lu hocası kazaskerlerin elkabı bundan ayrdarak şeyhuhslâm ile pâdişâh hocalannm el­ tâyin edUirlerse en yüksek Câmiü'r-riyaseteyn Sadeddin ve I I .İJİ Juit U'İ^4>-lj>. ikinci cilt). hocası olan H a y r e d d i n Efendi'­ de ye fevkalâde hürmetinden dolayı pâdişâh hocası oğullanmn def­ aten Dâhd müderrisi olmalannı ve hocasmm miüâzimlerinin Hâşiye-i tecrid medreselerinin ikinci derecesi olan yirmi beş akçe yevmiye üe -birinci müderrislik yirmi akçeh idi. lâkin Hezarfen Hüseyin Efendi Kavanîn-i isindi kanunnâmesinde pâ­ dişâh hocalarından fazi ve kemal sahibi olanlann nadir olarak a U U İ i l |. ve bu Feyzullah hocası Seyyid kendilerine Mustafa'nın hocası Abdülaziz'in Hasan F e h m i Efendder unvanı almışlardır. s. Şakayık tercü­ * "Hâce-i şehriyarm şeyhülislâma tasaddum mukannen değUdir.lO:)^^l J S .müderrisi olmalarmı kanun Pâdişâh oturtulduğunu daki kanundan ü'l-beyan fî yapmıştır^.JiWI "Âlemü'l-ulemai'lvarisü ve sıliahu mütealli- efdalü'l-füzelâi'l-müteverriîn yenbû'l-fasl u ve'l-yakîn ulûmi'l-enbiya ve'l-mürselin keşşafü'l-müşkilâti'd-diniyye kat-ı yakiniyye keşşaf-ı rümûzi'd-dekayık hallâlu'l-müşkilâti'l-hakayık hocam Mevlâna M e h m e d edâmellahü fezailehu" kanunnâme-i Âl-i Osman. mütebahhİTÎn Jjlil. basılmamış mesi. s. ^ " |i*İA'lemü'l-ülemai'l-ızam efdalü'l-füzelâi'l-füıam kâşifu esrâri't-tenzU mazharu dekayıki't-tefBİr ve't-te'vil münevveru mesahihi'l-ehadİBİ'n-nebeviyye maşrdıu meşariki'l-envari'l-Mustafaviyye matlan metahi'I-envar mirkatu medârici'l-esrar siyaku gayâti'l-fezâil ve'l-maarif ve nisâbu râyati'l-fevazd ve'lavârif hahrü'l-meani ve'l-yakin el-müeyyed bi-teyidi'l-meliki'l-muîn" Feridun Bey Münşeatı. s. bahsederken Âl-i zikretmekte Osman) tarafmda zamanmbir (Telhis  h bunu Fatih olup bu hususta misal göstermemektedir. Kanuni Sultan Siüeyman. 17. c. hocalanndan bazdan Fakat hakkmda hükümdann üst fev­ kalâde teveccühüne mebni nadiren şeyhulislâmm Âli yazıyor^. varak 115. I.148 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L  T I tarihlerde hu elkabta bazı değişdddder olmuş ve kabı müsavi olarak zikreddmiştir *. basılmamış birinci cih. s. . *  l i (Künhü'l-ahbar. 11. ütifata müteallik bir kanun-ı müşkildür" Âli.

Nr. varak 140. * Kanunnâme-i Oamarû {Esad Efendi Kitapları). varak 145. * Telhisü'l-beyanfi Kavânin-i Âl-i Osman. Hünkâr hocalarma her zaman tasadduı edemez. Meğer hoca geref-i zatten âri ola" dedikten sonra gu vakıayı nakletmetedir: K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamamnda vezir-i âzam İ h r a h i m Paşa'nm evlenme merasiminde şeyhülislâm ile pâdişâh hocasımn nasd oturacakları yani mevkileri vezir-i azamdan sorulmuş. İ b r a h i m Paşa bu işin haUi bana aittir diyerek pâdişahm gelmesi üzerine onun sağma kendisi oturup soluna da pâdişâh hocasmı oturtmuş. Bu sırada şeyhuUslâm t b n K e m a l meclise geUnce İ b r a h i m Paşa heman yerinden kalkarak biz makam-ı hizmette oluruz sözle­ riyle yerini t b n K e m a l ' e verdiğinden bu incelik pâdişahm takdirini mucip olmuştur (Telhiâû'l-beyan. . 2362.ayıh-i islâm vüzeraya tesaddur eder ve kazaskerlere ve lâzım gel­ dikte vezir-i azama dahi tasaddur eder. Sultan S ü l e y m a n zamanındaki bir sûr esnasmda sağ tarafta pâdişâh hocasımn onm alt tarafında o tarihte Rumeh kazaskeri bulunan E b u s s u u d Efendi'nin ve daha sonra Anadolu kazaskeri ve İstanbul ve Edirne kaddannm oturdukları görülmektedir*. 141). * "Me. herhangi bir cemi­ Meselâ hocalarının ettiği Rumeh kazaskerine takaddüm görülüyor. Padişah hocalarmın arpalık haşlan olup ihtiyaçları padişah tarafmdan teinin olunurdu*.PADÎŞAH HOCALARI 149 vezir-i âzam ve şeyhulislâmm üstünde Fakat yette mutlak surette pâdişâh yer aldıkları kayıtlıdır ^.

.

M u r a d zamamnda kazaskerhk edUmiş ve bu mevkie birinci olarak Bursa kadısı Ç a n d a r l ı Kara Efendi tâyin olunmuştur (takriben 764 H . Bunlardan halka ait dâvalara bakan kaddardan yukanda ayn bir bölüm olarak bahsetmiştik.i K a s t a l a n î daha üstün addedUen Ru­ meh kazaskerliğine tâyin olunup Anadolu kazaskerliğine de ts1 763 H..ON İKİNCİ BÖLÜM KAZASKERLER Kazoskerüğm ihdası Osmanlı lâtma kazaskerleri hakkmda olan merkez teşkioldukça îcap dair hasdmış kitabımızda etrafh malûmat varilmiş ise de ümiye teşkUâtmı bozmamak için burada kazaskerlerden eylemektedir. o tarihte kazasker bulunan M u s l i h u d d i n . = 1363 M . s. Oruç Bey tarihi. Türk Tarih Kurumu yayını. I. 191. s. c. bunun dışmdaki halkm ve köyliUerin şer'î ve hukukî işlerine bakmak üzere iki kısmıdır. Neşri (Cihannüma). ) tarihine kadar bir iken. 190. 57." Tacü't-tevarih. s. s. asker kaddarma tefviz buyrulmak münasib görülüb ol evkatta Bursa kadısı olan Çandarlu M e v l â n a H a l i l eâzım-ı kuzat olub O s m a n G a z i zamanından beru mazbar-ı bidemât-ı lâyika olmağm mansıb-ı mezkûr mevlânay-ı mezbure tevcih buynıldu. 30. (1362 M. (1480 M . ) i .)'de S u l t a n Murad Hüdavendigâr "cedd-i büzürk-darları zamanından beru asker-i bümâyuna kazasker nasb olun­ mamıştı. Kazaskerhk 885 H . Rikâb-ı saadet-intisab mülâzemeti ile memur olub kat'-i hususât-ı şer'iyye ve nazm-ı mesalib-i mer*iyye-i asker eyler idi. 69. Aşık Paşa zâde (tstanbul tabU). Osmanlı devletinde kaddık. Her seferde paytabt kadısı ki eâzım-ı kuzat idi. . biri kanun Ue tesbit edUmiş olan askerî sımflann ve diğeri. Şâh-ı devlet-penabm zamanmda kesret-i sipab muktezası üzere müstakil kazasker tâyin buyurulub sefer ve hazarde mesaUb ve münazaat ve enkiba vesair muamelât ve taksim-i terekât. hudutlann genişlemesi ve işlerin artması sebebiyle bu tarihte Rumeli ve Anadolu kazaskerlikleri ismiyle iki oldu. Osmanlı devletinde askerî sımfin şer'î ve hukukî işlerine ihdas kısaca bahsetmek bakmak için ilk defa HaUl Hayreddin 1.

K Y I . asrm ikinci için muayyen yansma ka­ dar kazasker olmak bir tertip yoktu. M u s t a f a Efendi tâyin olundu. Suriye ve Mısır'ın da merkezine ilhakiyle bu Arap ve Acem kazaskerliği de devlet nakledihp kazaskerhğine F e n a r i .) 'de onun buradan ayrdmasmdan sonra bir müddet vekâletle idare edilen bu kazaskerlik lağvolunarak işleri Anadolu kazaskerhğine bırakılmış ve bu suretle Rumeh ve Anadolu kazaskerhkleri Osmanh saltanatımn kaldırdmasma kadar devam etmiştir. eğer Anadolu'dan mâzul olanlar ara­ smda müstahik birisi yoksa tekrar tekrar Rumeh kazaskeri olmalan caizdi. asnn ikinci yansından sonra RumeU olurlardı. Kazaskerlik müddeti diğer mevleviyetler gibi bir sene olup o müddeti dolduran. Dört beş defa kazasker olanlar vardı.) tarihinde Arap ve Acem kazas­ kerliği ismiyle üçüncü bir kazaskerhk ihdas olunarak Diyarbekir bu kazaskerhğe merkez olmuş ve buraya da meşhur âlim ve mü­ verrih t d r i s Bitlisi tâyin olunmuştu. (1516 M. (1518 M.z â d e M e h m e d Ş a h E f e n d i getirilerek 924 H . . kazasker mâzulü sayılarak yerine şurada olan başkası tâyin edilirdi. Eğer varsa onlann kıdemU ve âhmleri ve hüsn-i zan kazanımş olanlannm RumeU kazaskerUğine getirilmesi îcap ediyordu. Y a v u z S u l t a n S e l i m zamanmda Doğu ve Güney-Anadolu'nun ilhakı üzerine 922 H . Kazaskerhğe büyük mevleviyet demlen beş yüz akçe yevmiyeU kadılıklardan gelinirdi. Anadolu kazaskeri ise ihtida o makamm payesini alır ve sonra fiden Anadolu kazaskeri olur ve buradan da RumeU kazaskerUği payesini ahr ve sonra filen kazaskerleri Anadolu şeyhuUslâm RumeU kazas­ olmadan olanlar keri tâyin olunurdu. X Y I . RumeU kazaskeri olanlardan şeyhülislâm kazaskerUği yapmış varsa da nadiren vuku bulurdu. fakat bu tarihten sonra Anadolu kaddığma Anadolu kazaskeri payesiyle İstanbul kaddığı yapanlar getirilmeğe başlamış ve oradan Ru­ meU kazaskerhğine gelmek kaidesi teessüs etmişti. Daha sonra ihdas edilen paye kanuniyle gerek mevleviyetlerin ve gerek kazas­ kerliklerin evvelâ o makamın payesini ahp sonradan fiden kaz­ asker tâyin olunmaları kanun oldu. RumeU kazaskerUğinde bu­ lunmuş olan kazaskerler.152 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I tanbul kadısı Balıkesirli Hacı Hasan-zâde Mehmed b.

* Âli (Umumi kütüphane nüshası). ^ Telhisü'l-beyan fi Kavânin-i Âl-i Osman (Hezaıfen Hüseyin Efendi). eğer divanda görülen dâvada kazaskerin tarafsız olmadığı iddia edilirse mâzul kazaskerlerden birisi dâvayı dinleyip hüküm verirdi*. NimeH Efendi kanunnâmesi. 540. varak 131. Muhzırlann yeni tâyin edilen kadı­ lardan muayyen miktar aidatlan vardı i. . varak 146. s. Her içtimada eğer varsa kendi kazaskerlikleri mmtakasında divana kadar gelmiş olan şer'î ve hukukî olan dâvalara bakarlardı. kapıcdara diğer muhzırlar da başlık olan keçe ile ata düşüp divana veya vezir-i âzamin sarayma götürerek aynı ter­ tiple konaklatma getirirlerdi. eğer iş fazla olursa sadr-ı âzamm müsaadesiyle Anadolu kazaskeri de itiraz üzerine kadüıklardan dâvaya bakardı*.KAZASKERLER Kazaskerlerin âzolıklan 153 ^^^^V'^ cedid-i âmire denilen Topkapı sarayındaki divanın âzasından idiler. Vezir-i âzamin riyase­ DİTon-ı hnmayDn divan-1 hümâyun içtimalarmda kazaskerler de bu tinde kubbealtı denilen mahalde toplanan divanda vezirler sadr-ı âzamin sağında ve kazaskerler de sol tarafmda otururlardı. Vezir-i âzam kaz­ askerlerin verdikleri hükümlerinden şüphe ederse onlarm muamele­ lerini teftiş ettirirdi. asır ortalarma kadar Divan-ı hümâyun âzası olarak kalmışlardır. Dâvalar. Kazaskerler kanun üzere her hafta cuma günleri Paşa kapısmda vezir-i âzamm İkindi divanma giderek huzur murafaasında bulunurlar ve yalmz Rumeh kazaskeri dâva dinlerdi. bununla beraber X I X . derece itibariyle kaybet­ müftü yani şeyhuhslâmlarm üstünde bulunurlarken E b u s s u u d şeyhuhslâmlığmdan itibaren bu üstünlüğü mişlerdir. Efendi'nin asır ortalarına kadar kazaskerler. XVI. ' Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. vâki gelmiş ise istinâfen görülerek hüküm verihrdi. Kazaskerler binip Divan-ı hümâyuna veya mahsus mücevvezeleriyle vezir-i azama gider­ yaya olarak önüne lerken muhzırbaşı.

kazasker kaleminin âmiri olup kaddann tevcih beratlan bu kalemden çıkardı. s. Bunlar verasete maiyyetdair dâvalarla meşgul olurlardı. büyük kaddann hasdmış mühür­ lerini muhafaza edip bunlann gönderdikleri vesaikin sahte altındaki mühürle kendi yanındaki defterde olan mühürü tatbik ederek olup olmadığını kontrol ederdi. . sandık 23. asnn ikinci yansındabulunurdu. Selânikî tarihi. cihet ve medrese beratlanm ve mektupçu. kazaskerlerin lerinde zabıt kâtibi makamında olarak daimî surette vekâyi kâtibi bulunur ve davacılara sorulan suallerle verilen cevaplan hulâsa ve muhakemenin safahatını zabt ederek neticesine göre hükm-i katî itasına müsaid bir hulâsa kaleme ahrdı.154 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI „ Kazaskerlerin dİTanlan ye . Yine. . . divanları X V I I I . Kazaskerlerin her birinin tezkireci. kaddann esamisini havi matlab denilen defteri tutup sırası gelen kıdemhlerin isimlerini münhal kadılıklara tâyin için her ay toplantısında kazaskerlere arzederdi. matlabçı. X V I I . kassam dairelerinde kalabalık bir kalem heyeti -D^Oksson'u göre XVIII. tatbikçi. Kazaskerlerin konaklanndaki Divanlarında şer'iyyatçı denilen kaddann Bâb nâibleri makamında birer nâibleri olup ehemmiyeti haiz olmayan dâvaları buna dinletir ve kendisi mühim dâvalara bakardı. Matlabçı. Mektupçu. Bun­ lardan tezkireci. Tatbikçi. varak 149. Kazaskerlerin Divan-ı hümâyunda dâva dinleme vazifelerinden müstesna başka salı ve çarşanba günleri olmak üzere her gün kendi konakla­ olunan moiyyetleri rında -çünkü muayyen bir resmî daireleri yoktudivan akdedip kendilerine ait veya kendilerine havale şer'î ve hukukî işlere bakarlardı*. asırda üç ayda bir olurdu (Başvekâlet Arşivi. mansıb mektuplannı yazarak kazaskere imzalatır ve mukayyid de def­ tere g e ç i r i r d i D a h a sonra bu teşküât genişlemişti. ruznâmçeci. evrak 1). Rumeli kazaskerinin İstanbul ve Galata bedestenlerinde birer kassamı bulunur ve resm-i kısmete ait dâvalan dinlerdi. asırda ka­ zasker kâtipleri. tâyin ve cihet tevcihi işleriyle meşgul olan kalemin müdürü idi. Ruznameci. mektupçu ve kethüda olarak altı yardımcısı vardı. ^ TeUıisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. kazaskere ait bütün muhaberat ve muharreratı idare edip kethüda ise kazas1 Âli (Umumî Kazasker kütüphane nüshası). 167. varak 152.

s. . asnn ikinci yansını mütaakıp şeyhuhslâmhğm ön plâna almdığı tarihe kadar bütün müderris ve kaddan namzed gösterip tâyinleri sadr-ı âzamlara ait olan kırktan yukan müderrisler de mevahyi vezir-i azama arz de tâyinlerine delâlet ederlerken* » D'Ohsson. 56. s. * Mühimme.)'de İran'dan bazı yerlerin aimmasma mebni onun İkindi tâyinlerine Anadolu kazaskerlerinin muamelâtı genişlediğinden kaza kaddannm ve maada günlerde hasredilmişti. 121). s. H . müderrislerin divanı işleri ikiye aynimış bunun üç günü eşraf-ı kuzat ve diğer Kazaskerlerin Medreseden icazet alarak kazaskerlere midâzemet ederek müderris ve kadı olmak isteyenlerin def- müderris ve kadı tayinleri XVI. Rumeli kazaskerinin defterdar kapısmda mirî kâtibi denilen bir memuru olup. c. 541. 539. tere kaydolunarak sıra beklediklerini müderris ve kaddardan bahsederken görmüştük. 17.z â d e M u s t a f a E f e n d i Kanunî Sultan Süleyman zamamnda Sülemaniye müderrisliğinden Bursa kaddığma tâyin edilmiş. Nr. defterdann maijryeti olan başbaki kulu ile istinaf ve temyize tâbi olmayan malî dâvalan hal ve fasi eder­ lerdi. varak 146). VI. 17). s. Nr. .KAZASKERLER 155 kerlerin bütün umur ve bususatiyle ve para işleriyle meşgul olurdu^. 106. asnn ikinci yansmdan sonra kısmen tadilâta uğramıştır. 1582 (M. * Mühimme defteri. 106. ' Bursa kadısı M i m a r . Nr. Kazaskerler. „ . bu. IV. c. fakat ehliyetsizliğinden bahsedilmesi üzerine kazasker efendi arza girdiği zaman pâdişâh böyle ehliyetsiz birisim Bursa kaddığma tâyin eylemesinden dolayı . Bir ara bu muhzırların aldıkları müjde parasım kaddar kendi adamlarma vermeğe başla­ maları üzerine muhzırlar şikâyette bulunduklarmdan bn bahşişlerin muhzırlara verilmesi emrolunmuştur {Mühimme defteri. Telhisü'l-b^an. 2 Bu muhzırlardan hirisi vefat ederse gediği oğluna verilir. Bu muhzırlann muayyen bahşiş müddeâaleyhi üzere emirleri altında muhzırbaşıya tâbi muayyen maaş­ Muhzırların lan olmadığı için kadı ve müderris tâyinlerinde bu tâyinlerden namiyle alırlardı*. Bundan başka kazaskerlerin müddeî veya divanlanna celbetmek yirmişer muhzır müjdecilik bulunurdu*. Bu teşkilât X I X . s. yoksa bir ehli tâyin olunurdu {Mühimme. 67. âmiri olan muhzırbaşı umumiyetle sarayda kapıcdar kethüda­ sının intihab ettiği kapıcdardan birisi olup bunlar terfi ederlerse timar ile dergâh-ı âli çavuşluğu'na 990 alınırlardı*.

. eğerçi rica ittderse okumuşluğa bakmaz. mansıb aldıkta zaman-ı ittisali denür. asır Bonlarmda bu. iki yd mülâzemetten sonra yirmi ay kadıhğı aldıysa (kaddık ettiyse) tamam olur. ya rüşvet alalar. İçel medrese­ lerinin müderrislerinin tâyinleri Rumeli kazaskerine aitti. Rumeli kazaskeri Rumeh'de dört yüz elli kaddık vardır. (1556 M. ol vakit memleket harab olur. altı talibi olsa imtihan olurlar.156 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI daha sonra bu gibilerin arzları kendilerinden alınarak kırk akçeye kadar olan müderrislerle kaza kaddannm tâyinleri yukan yevmiyeh verilmiştir. Bir kadı mâzul oldukta asitâne-i saadete gelib her çarşanba günü kazasker kapısına varub midâzım olur. zira kuzat-ı kasabat menasıbı ve yevmi elli akçeden aşağı İçel medarisinin meratibi onun arziyle tevcih olunur (Âli. "Benim Devletlû Hünkânm. asırda kazaskerlerin tâyin edip pâdişâha arz ede­ cekleri kaddıklara dair K o ç i Bey'in Teşkdât mecmuasmdaki kaydı aynen aşağıya naklediyorum: "Benim Merhametlû Hünkânm. 6. s. asır başlarmda veya X V I . Rumeli kazaskeri A b d u r r a h m a n Efendi'ye darddığına göre 963 H. Aym asır sonlariyle X V I I I . X V I I . ' " K o ç i Bey'in Teşkilât Mecmuası. A m a ya rica olunur. eskisi gibi bunlara bırakdarak^ kırktan müderrisler de Tâyin olunacak mevahnin tâyinleri şeyhuhslâmlara müderris veya kadı Anadolu'da ise Anadolu kazaskeri ve Rumeli'de ise Rumeh kazaskeri taraflanndan arz günlerinde bizzat kazasker tarafından pâdişâh huzurunda okunan Defter-i akdiye' de okunup inha olunan kaddarm tâyinleri için pâdişahm muvafakati alımrdı. rikâb-ı hümâyuna arzolunur* fdân dâinize fdân mansıb sadaka huyunda deyu arzolunur. "Kadı mâzul iken zaman-ı infisali derler.)'de büyük kaddıklarm yani mevlevUerin henüz kadı askerlere ait olduğu anlajdıyor. asır başlarmdaki Tevkü A b d u r r a h m a n Paşa ve N i m e t i E f e n d i kanunnâmelerinde de aym kayıtlar vardır. 36). anlara kanşur rikâb-ı hümâyuna arzedib tevzi eder. Rumeh kaddan Ana­ dolu'ya kadı olmaz ve Anadolu kaddan Rumeh'ye kadı olmaz. her hangisi okumuş ise hak anundur. iki seneden dört ay eksiltilerek yirmi aya indirilmiştir. Edirne ve Bursa havalisi^ medreselerini sadr-ı azama müracaatla arz eyler. 0 1 zaman kazasker Efendi rüşvet aldıysa. akçe verene arzeder*. s. 7 (Kütüphanemizdeki nüsha). ' Kaza kaddarınm müddetleri iki sene ise de kaddığa talip olup sıra bekle­ yenlerin adedi ziyade olduğundan X V I I . ^ Kazaskerler yüzelli akçe kadılıklar ile kırkar akçelu İçel (İstanbul. basılmamış birinci cilt. Bir kaddığın beş.

seksen olur ve üç yüze vannea olur. asırdan itibaren kıdeme ve sıraya riayet etmiyerek dtimas ve rüşvetle adam kayınrlardı. ve Hammer'in (Atâyi Bey tercümesi) onuncu cUdlerinde malûmat vardır. Ve bilfiil Anadolu kazaskeri olan efendi Anadolu'da ve Arabistan'da vaki kazaları ve kısmet-i askeriyyeleri tevcih eder ve yirmi beş ve otuz ve kırk medreselerin ve kendi taraflarma müteaUik olan bazı mahallin cihet ve tevliyet makulesini tevcih edegelmişlerdir" Tevkii Abdurrah­ man Paşa Kanunnâmesi (MİM Tetebbular Mecmuası).KAZASKERLER "Benim Devletlû Hünkânm. Cinci Hoca H ü s e y i n Efendiler irtikâbta seleflerini çok geçmişlerdi. " * k a p t bize mevahden olan kaddar hariç kaza kaddıklarmm kazaskerlerin arzde yapddıklanm gösterdiği gibi ihtidadan kırk akçe müderrisUğine kadar olan müderrislerin de yine bun­ lann arziyle olduğunu görmekteyiz^. . • Telhisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. Her kaddık aldıkça beş akçe terakki verilür ve yüz eUi akçe oluncaya kadar. varak 146. Nimeti Efendi kanunamesi. bunlardan Cinci H o c a kaddıklan üç binle dört bin arasmda satardı^. * Bu hususta Naima tarihinin İV. yüz olur. s. s. mollalardır. "Benim molla Bu devletlû hünkânm. bir hoşça imtihan eyle. . varak 146. Beş yüz kanşur. anlara şeyhuhslâm demektir. cahil ve zalime kaddık arz ettiğinize nzây-ı hümâyunum yoktur. X V I I . 450. 157 Kazaskerler arz günü akdiye defterler'in okuyub filân kadılığı fdân dâinize verin ve bu arz ettiklerinde saadetle buyurun ki ol arz ettiğin kadı ehd midir. 47. yüz otuz olur. Telhisü'lbeyan. "Bu kaddar (yani kaza kaddan) payede yüz elh olur. Kazaskerler bu tâyinlerde bilhassa X V I I .z â d e . mansıblann ol tevzi e d e r . Kazaskerlerin maaşları Divân-ı hümâyun âzasından olan Rumeh ve ^^^oJu kazaskerlerinin maaşlan F a t i h S u l t a n M e h m e d zamamna kadar — o tarihe kadar bir kazasker vardı — hasdât-ı şer'iyyeden beş yüz akçe alırlarken onun 1 "Bilfiil Rumeli kazaskeri olan efendi Rumelinde ve adalarda vaki kazaları ve kısmet-i askeriyeyi tevcih eder. Kazasker tezkirecderi eUerindeki ruznameye göre kaddann işlerini görüp kazaskerlere arz ederlerdi^. sayı 3. müstahik müstahik mıdır? zinhar sakın gayr-ı olmasın vebah senin boynuna. asırdaki kazaskerlerden M e m i k . akçe bunlardan yukan mevleviyet. şöyle mesmû-ı şerifim olursa siz bdürsiniz diye tenbih buyurun.

Bundan başka has tâyininden alman berat resimlerinden bir hisseleri vardı*. ' Kadı tâyininde kadının bir aybk yevmiyesinin yansı berat resmi ve diğer yarısı kazasker hissesi olarak abnırdı. s. asır olanlara günde yüz eUişer çıkarddı ^. asırda (an hashây-ı kazasker-i vilâyet-i Rumeli) ve (Hashây-ı kazasker-i Anadolu) diye her iki kazaskerin hasları olduğu görülüyor (332 numaralı tahrir defteri). s. s. 36. Fakat daha sonra kendderine arpahk verilerek mâzuhyet veya tekaüdiyeleri buradan tenün edddi. bir ihtisap ve yirmi bir değirmen hasdâtı olarak senede bir yük yirmi bin beş yüz on dokuz akçelik hasıl olduğu görülüyor {Başvekâlet Arşivi. * Ali (basümamış birinci cilt). varak 142. asırda kazaskerler tekaüd edihnce iki yüz elh akçe yevmiye verihrdi*. ' Kavanin-i Âl-i Osman der mezamin-i defter-i divan (Aynî Ali). Anadolu kazaskerinin maaşı aym olup derecesi Rumeh kazaskerinden aşağı ise de onun resm-i kısmet hasdatı günde on beş bin akçe tutuyordu. s. asır sonlariyle X V I I . * Bu hususta daha yukarıda kassamlar kısmma bakmız. başmuhzır ve muhzır resmi olarak bırakıp geri kalam hazineye almıştı. Yine bu X V I . 142. ' Telhisü'l-beyan varak. yine aym suretle bu X V I . (Telhisü'l-beyan. 37. 99. 37. yetmiş iki ve Anadolu kazaskerinin ise beş yüz Bunlar maaşlanm aydan aya küçük ruznamçe kaleminden alır­ lardı. 1 Ayni Ali Risalesi. çünkü Irak. Kazaskerlerin maaşlanndan başka askeri sımftan olup vefat edenlerin resm-i kısmetlerinden binde onbeş akçe olarak gelir­ leri olup bu para kazasker kassamlan vasıtasiyle tahsil olunurdu * Müverrih Âh'nin kaydına göre Rumeh kazaskerine resm-i kıs­ metten günde sekiz bin akçe hasd olurdu. ' Âli(Künhü'l-ahbar)basılTnamış birinci cilt. * Ali (basümamış birinci cilt). s. beşyüz akçe yevmiye itibariyle maaş tahsis edilmişti. fakat Y a v u z S u l t a n Selim kazaskerlerin aldığı yan hissenin beşte birini kitabet. X V I . . 881 numaralı tahrir defteri). asnn ikinci yansmdan sonra Rumeh kazaskerinin beş yüz altmış üç oldu i. müder­ sonlarında akçe verihp * bu miktar X V I I . varak 148). Kanuaî S u l t a n S ü l e y man zamamna ait bir tahrir defterinde Anadolu kazaskerinin dört köy. asırda iki yüz akçeye içlerinden fazi ve kemal erbabına mâzuhyet maaşma dâve olarak sahn veyahud Dârü'l-hadîs (Sideymaniye Dârü'l-hadîsi) rislikleri de tevcih olunurdu *. Suriye ve Mısır da buraya kazaskerlerden mâzul tabiidi*. Telhisü'l-beyan. 99.158 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI saltanatı zamanında tedvin edilen kanunnâme ile devlet hazine­ sinden XYI.

538). arasmda Rumeh (tekerrür) kazaskerinin mükerreren tâyinlerine ulema * "Tertib-i mevali ve müderrisin geylıulislâm efendilere müfevvazdır. kapıkulu ocaklanna maaş verilmeğe inhisar ettiğinden ancak o zaman huzura kabul olunarak kendilerine ait işleri arzederlerdi. asra kadar kazaskerlerin tâyinleri veasırdan îti­ âzamm arzile yapdırken bu baren bunlann tâyinleri de şeyhuhslâma bıramevalinin muvafakatini alması kdmıştı. Dört ve beş defa denilmiştir. divan müzakeratı bittikten sonra yeniçeri ağasının padişahın huzurundan çıkma­ sını mütaakıp huzur-ı hümâyuna girerler ve bera­ def4:erlerdeki isimleri okuyarak selâhi­ getirdikleri yetleri dahihnde olan müderris ve kaddann tâyinlerine müsaade isterlerdi. bundan dolayı medlulünün zıddı olarak cahd reisü'l-ulemalar da görülmüştü. fakat gerek kazaskerlerin ve gerek büyük tâyinlerinde lâzımdı *. asır sonlannda seferler dolayisiyle divan işi tavsayıp divan akdi. asır sonlarma yakın zamana kadar haftada dört gün olan divan müzakerelerinin sonunda bunlann arza girmeleri kanun iken bu tarihten îtibaren dört günün ikisinde (pazar ve sah) ve bazan bu iki günün birinde arza girip akdiye defterlerini okurlar­ dı. vekO-i devletin re'yine mnh- . Kanun üzere yaznp esbab-ı istihkakı veldl-i saltanata arz ve îlâm eder amma kazaskerlikler ve bazı büyük mevleviyyetler taçdır" (Abdurrahman Pa^a. Rumeh kazaskeri olan bir zat mükerreren aym makama tâyin olunabilirdi. Kazaskerlerin tflyiııleri ^Vll. şeyhıdislâmm vezir-i âzamin Rumeh kazaskerhği yapmış olanlann en kıdemlisi reisü'l-ulema unvamnı alırdı. X Y I . Bu unvan dolayisiyle ümî kudret bahis konusu olmayıp kıdeme îtibar olunurdu. s. Bazı tâyinlerde — bilhassa bütün müderris ve kadı tâ­ yinleri kendilerine ait olduğu tarihlerde— vezir-i âzamm muva­ fakatini ahriardı. Daha sonraki tarihlerde yani X Y 1 I . Rumeh kazaskeri olanlar göridmüştür.KAZASKERLER 159 ^^^^^ ^ _ arza 'rmesi berlerinde Kazaskerler.

tezkirehâne müşavir. Kazaskerlik dairelerinin X V I I . Anadolu sadareti tezkirecisi. 1 Nuhbetû'l-vekayi. mahkemesi 1332 (8 tstanbulda Rumeli ve Anadolu kazaskerhkleri vardı. mahfil-i şer'iyyat naibi. „.1875 M. Daimî müşa­ virlikler ise kazasker ve olarak Uti mahkeme İstanbul pâyehlerinden Fakat 12 olurlardı i. I I I . Anadolu kazas­ kerhği tezkirehâne mukayyidi. mukayyidi. 190.160 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Kazaskerlerinle -Padişahlar sefere gittikleri müddetçe kazaskerler de beraber gitmişlerdir. asnn ikinci yansı içindeki (1293 şöyle idi : Rumeh kazaskerhği memurlan : kazaskeri muvakkat müşaviri. vekayi kâtibi.) dairelerine şer'î mensup görmüştük. . s. . asır- X I X . ve X V I I I . muvakkat şer'î müşaviri. c. H. Pâdişâhlar bizzat seferi terk ederek vezir-i âza­ mi serdar-ı ekrem yapıp gönderdikleri zaman kazaskerler namma bir ordu kadısı tâyin edihrdi ki bunu daha yukanda gördük. vekayi kâtibi. Kazaskerlerin dâva rü'yeti esnasmda yanlarmda muvakkat olarak iki şer'î müşavir bulunurdu. mahfil-i şer'iyyat Rumeh sadareti tezkirecisi. maiyyetleri daimî şer'î Bunlann X I X . . ' Meşihat'in tarik defteri (kütüphanemizdeki nüsha). Anadolu kazaskerhği memurlan : Anadolu sadareti. B u yeni kazaskerlik mahkemesi teşkdâtında müşavir mümeyyiz ve kâtip gibi memurlar vardı. daimî şer'î mü­ şavir. Bu muvakkat müşavirler bir sene sonra Rumeh ve Anadolu kazaskeri olacak zatlardan tâyin edilmesi 1293 Cemazüyelâhır (1876 Temmuz)'daki bir kararla tesbit olunmuştu. Rebiulevvel Şubat 1914)'de Şeyhulislâm'm arzı üzerine bu iki mahkemenin bir mahkeme haline gelmesine irade çıkmış ve bu birleşme üze­ rine bu kazarkerliğe Anadolu kazaskeri İsmet Efendi tâyin olun­ muştur*. yine aynı suretle İstanbul kaddığı muvakkat müşaviri de bu kaddığa namzed olan zattan olurdu. Bir sefer münasebetiyle hükümdar Edirne'de bulunursa hükümet erkânile ten gitmeleri beraber kazaskerlere ve hattâ şeyhuhslâm da hükümdarla beraber orada bulunurlardı. asnn ikinci yansmdan sonra lordaki maiyetlerini daha yukanda kazaskerlik daireleri Rumeh başkâtibi.

Sikaye (Hac zamanmdaki su işi). 8 . Bu on beş vazifeden en itibarlısı sedane. 7 . H a z r e t . 13. lügatte yükselmek. 9.Ktyade (kumandanlık). I. Esed. 12.Vkah (alemdarhk).z e h r a ' d a n Ali'nin büyüğü H a s a n ve küçüğü H ü s e y i n ' d e n sa n'dan gelen kola şerif ve H a z r e t . s.Refade (huccacm fakirlerine yemek dağıtılması). Umiy r«|JUMlı. 4. Asaleti ve içtimaî mevkii yüksek olan veya memleketin tanmmış büyük aUelerine ve bun­ lardan birisine mensup olan kimselere eşraf demlmiştir.Meşveret reisliği.tsar (yolculuk ve muharebe hakkmda kur 'a çekmek işine nezaret).Eşnak (Borçlu ve nakdi cezaları tâyin ve tadil eden merci).Sedonet (Kabe kapıc]lığı).) denilmiş * ve bu tâbir sonralan da kullandmış. Haşim'de idi (Medeniya-i tslâmiye tarihi. üstün olmak. e. Ebî NAKÎBÜ'L-EŞRAFLIK ve b. 5-İVedve (Meşveret dairesi mütevelliliği).2 .Ku66e(harb levazım reisliği.i H ü s e y i n ' d e n gelen kola da seyyid denilmek suretiyle ber iki kol birbirinden tefrik olunur. Bunlardan H a z r e t . 10 eane (Knreyş'in atlanna nezaret ve icabmda onlan idare eden makam).i P e y g a m b e r i n cedleri A b d û l m u t t a l i b b . 21-27). 14 -£mval-t muhaceere (yani Kureyş'in Kabe'deki putlarmm vakıf işlerine nezaret etmek). hicret asrmdan îtibaren (900 M. Sekim koUanndan her birisine verilmiş olan vazifeler şunlardır: 1 . 3 . 15 .i leleri zamammıza kadar gelmişlerdir. 11 .tmare (mescid-i haramın inzibat ve idaresi ve İman).i türeyen siüâHa­ kerimeleri olan F a t ı m a t ü ' z .ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLILARDA „ Şeni T e Seyyidler Hazret-i abfadı. eikaye. refade nedve ve kıyade vazifeleri olup bunlardan sikaye ve refade yani sn ve yiyecek tevzii işi H a z r e t . İ V . 6 . Cemi. fakat şerif ve Şerif ve bunun cemUeri olan şürefa ve eşraf tâbirleri Abba­ siler zamamnda yani şürefa tâbiri İ m a m ^ Kureyş kabüeBİnin Hâşim. + amcazadesi ve damadı i m a m A l i T a l i b ' i n zevceleri ve Genab-ı Peygamberin gelmişlerdir. 11 -Elfüik. Bundan dolayı tslâmiyetten şerifin şerif olan Kureyş evvel cahiliyet devrinde Mekke'de BeyUi pek muteber saydan muhteUf hizmetlerini idare etmiş kabüesinin Ueri gelenlerinden on beş vazife sahibine A l i evlâdma alem olmuştur. necîb ve asil mâna­ larına geUp cem'i de şürefa ve eşraf'tu. Şerif.Hükümet (adliye). P e y g a m b e r Efendimizin evlâd . Ümeyye Növfel. Adi. Abdûddar. Mahzum.

tslâmiyetin Uk devirlerinde H a s a n ile H ü s e y i n ' i unvaniyle yâd eden müteaddid Hadîs-i Peygamberîye istinaden Alevî'leıle Talibî'leıe seyyid unvanı verilmiştir. Bundan başka j v ^ ' ^ ^ seyyidü'l-kavmü hâdîmühüm hadîs-i şerifiyle Hicaz'da emirhk edenlerin emir olan büyük şerife hahfelerinden deniUrdi. Ab­ basîler zamanında şerif ve seyyidlerin mânevi dereceleri Abbasi sonra gelmekte i d i Ş e r i f ve seyyid aUeleri birbir­ Şerif lerinden kız alıp verirlerse bu suretle doğan çocuğa Seyyid nin ayrı ayrı defterlerini tutarlardı. Seyyid. c. köle nazannda efendi demektir. seyyid A b d û l m u t t a l i b evlâdından gelenlere de unvan olmuştur. 2 Medeniyet-i tslâmiye tarihi. ^ Enaab nakipleri denilen memur L » ? ' ^ Talibî'lerle ıs"^ Nakibe ıİA:^!-'*" Abbasî aUesi- c><"-^ kavmine hizmet evlâdmdan edenlerin o kavmin efendisi olduğuna işaret buyrulmuştur. 238. Seyyid tâbiri daha sonra şümullenmiş küçüğün büyüğüne taziminin ifadesi olmuştur. 1. . asr-ı mdâdîde teşkd edUmiş olan (ensab nikabeti) lariyle Âl-i Abbas yani Peygamberimizin kilâtta şerifhk. s. Âl-i Ebû Talib yani t m a m A l i evlâd ve torunamcalan A b b a s b. Yine bunlar kadmlarm küfvü ayni dereceleri denk olmayanlarım evlendirmezdi ki binnetice bunlarm vasisi hükmünde idiler. Fakat Mekke halkı seyyidüna diye hitap etmişlerdir. Mısır'daki Fatımî hahfeleri zamanmda 297-565 H . Bu naahlâka ayları hare­ havi defterini tutanlara ( ö^M' kipler bu ailelere mensup olanlarm isim ve neseblerini ve doğumlarım def­ tere geçirerek ahval ve harekâtlarım kontrol ederler ve izdivaçlarma da dikkat eyliyerek kette bulunanları men edip icabında cezalandırırlardı. (910 — 1171 M. asr-ı hicrîde yani adlı teş­ X . Bir kadın kocasına seyyid ve bir köle de efendisine veya emire seyyidüna (Efendimiz) diye hitap ederdi. Hazret-i Hasan olmalan dolayisiyle onlara şerif denUmiştir. katdmıştır.162 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Hazret-i Peygamber'in ehl-i beytine mensup olanlara ve hattâ Peygamberin büyük cedleri H a ş i m b . Talibi'Ure nezaret edip defterini tutan Nakibü't-talibiyyin ve Abbasilerden olanlarm isimlerini v ? * ' Nakibü'l-Abbasîyyin ) denilirdi. nitekim yukanda zikrettiğimiz A b d i M e n af'dan gelenler hakkında da kullanılarak bu suretle Âl-i Abbas da buraya I V .) bu seyyid tâbiri H a s a n ve H ü s e y i n evlâdlanna mah­ susken daha sonralan yukanda söylediğimiz gibi İ m a m Hasan evlâdına şerif ve İ m a m H ü s e y i n evlâdına da seyyid denilmiştir.

4. büyük tslâm camiası teşkil etmeğe başladığı andan itibaren memleketlerine gelen seyyid ve şeriflere hürmet ve riayet göstermişler. Sene 973 Mühimme. ' Kayseriye beyine ve kadısma hüküm ki. Nr. 559. * Halkondil tarihi zeylinin sonundaki resimlerin tarifinde emirlerin yeşU sank sardıkları ve bunlarm bazdarınm kavukları yeşil olup sanklarmm beyaz olduğu kaydedilmektedir. vekih ve bir cemaatin başı demektir. 197. c. s. 846. * D'Ohsson.R e ş i d M e m un devirlerinde seyyid ve şerifler alâmetleri yeşil sarık sarıp yeşil cübbe giyerlerdi. fakat sonradan bu usul terkedilmiş olduğundan evlâd-ı Ali ile balk fark edilmez olmuştu. (1371 M. Osmanidar sâdâta emir ve başlanna sardıktan yeşil sanğa da emir sarığı derlerdi Sâdâttan olan kadınlar dabi başlanna yeşU alâmet takar­ lardı. yalmz bunlardan birisi şeyhuhslâm olursa o zaman şeyhül­ islâmlara mahsus beyaz sank sarardı*. 1 Bu münasebeetle Şam üdebâgmdan Ş e m s e d d i n t b r o h i m şu kıtayı söylemiştir : tercümesi: Taçlarm yanları halis ipekten yapdmıştır. Nr. Nefs-i Kayseriye'de sakin olan Ali nâm kimesne emir namma basma yeşil alâmet edib Müslümanlara teaddisi olub sahih emir olmayıb başmdan yeşili almmasmNakibü'l-eşraf arz etmeğin büyürdüm ki hükm-i şerifim varıcak mezkû­ run başmdan yeşili giderüb min-bâd basma yeşU alâmet ettirmeyüb men ve def eylemesin. onlan vergi ve Muhammed b. Bu şeriflerin başlanna alâmet-i yeşil alâmet sarmalan yeşil alâmet Osmanlı saltanatı zamanmda da şerif ve seyyidlerin mabsusası olarak kabul edilmiştir*.OSMANLILARDA N A K t B Ü ' L . bu ipek ise şeriflere alâmet-i mahsusa olmak üzere yeşil renktedir. 3. 560) Şeriflerin yeşU sarık sardıklarını kaydeder. . şöyle bUesin. 79 ve yine Mühimme defteri. s. IV.E Ş R A F L I K 163 Seyyid ve şeriflerin Rivayete göre Abbasî balifesi H a r u n ü ' r . 560. Osmanlı devleti. s. Mısır'da Türk Memlûk sultan­ larından M e l i k Eşref Ş a b a n zamanmda 773 H . II. memnu olmazsa tedip eyliyesin.)'de emrolunmuştur i. 558. şerif ve seyyidler her zaman yeşil sankla gezmeğe mecbur idiler. Sâdât Nikabeti halkm seçkini. I F . 3. c. Sultan Eşrefin bunlara böyle mümtaz bir amame tahsis etmesi şerifleri halktan ayırd etmek içindir" Mir'at-ı Mekke. 19. D'Ohsson da (C.

. Kavanin-i teşrifat mecmuasıyle ^r^' Deü/iotü'n-nü/cato'da S e y i d A l i N a t t â'ın A ş ı k Çelebi'nin ceddî bulunduğu ve Emir S u l t a n ile Bursa'ya geldikten sonra sâdâta nazır tâyin edildiği beyan edilmektedir.. Her kim bu hükmü görüb S e y i d B ü z ü r k asim yazarlara lanet ba-lânet olsun. A b d u l l a h ve İ s k e n d e r b. Benim devletime duaya meşgul olalar. Hammer (Ata Bey tercümesi). c. benden sonra her kim gele bu hükmü tutmayanları yer ve gök kabul eylemesin. bizim atamız sizin duacınız idi. A b d u l l a h şehid edib merhum S e y y i d B ü z ü r k Ali'nin oğlulları yaslariyle kapıma gelib ettiler. sene 5... 176. * Şakayık zeyU (Atâyî). oldur ki Dârende-i mektub Tirmiz'h S e y y i d B ü z ü r k Ali'yi yeniçerUerden l l y a s b. Rumeli kaddarı ve sancakbeyleri ve subaşdar sipahiler her hanginizin yerinde eker ve biçerse bir tane öşriu almayasız ve koyunlarmdan hak almayasız. Biz fakir kullarmuz dahi size duacdaruz. Hem şimdiye değin atamız bir tane öşür vermedi ve koyun hakkm vermedi. biz kullarma bir hüküm sadaka eyle ki sizden sonra gelen bizi ve evlâdımızı ve kuUanmuzu ve karaveşlerimizi (cariye­ lerimizi) incitmiyeler. (1385 M. bizden ve evlâdlarımuzdan öşürlerin ve koyunlarm haklarm kimesne taleb etmiyeler deyicek emrolundu ki bu sâdâtlarm evlâdları ve kulları karaveşleri bir damla kanları deme can ola. Osmanh devletinde nakibü'l-eşraf makamı 802 Ramazan (1400 Mayıs)'da Sultan Y ı l d ı r ı m B a y e z i d zamanmda tesis olunarak Ali ^ Nattâ E m î r B u h a r ı talebelerinden Bağdath S e y y i d b.) tarihli verdiği sâdât beratı siîretinden : Sebeb-i tahrir ve mûcib-i tastir hükm-î nâfiz-i meymun. M u r a d b. M u h a m m e d nammda bir zat Türkiye'deki seyyid ve şeriflere Yıldırım B a y e z i d tarafından nazır tâyin olunarak * kendisine 1 Bu hususta Sultan I. Orhan'm 787 H . anlar benim defterimden (vergi ve öşür defterinden) ihraç olalar. Biz kullarmuza bir ihsan eyle. Sureti daha aşağıda görüleceği üzere nakibü'l-eşraf denilen seyyid ve şeriflerin nazın tarafından verilen sâdât ve şerâfet vesikalannın dua kısmından sonrası çok defa Farsça olduğundan Osmanlı devleti bunu diğer teşkilâtı gibi Anadolu Selçukîleri veya Ilhanîlerden almıştır.164 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I rüsumdan muaf tutarak ellerine berat vermişlerdir Memlûk ve tlhanî (Garp Moğollan) devletlerini takliden Osmanlı devleti de memleketlerinde bulunan seyyid ve şeriflerin işleriyle meşgul olmak için ilk zamanlarda sâdât nikabeti ismiyle basit bir teş­ kilât vücude getirmişdir. IV. . s.. 244. s. s.. Ben bağışladım canım için olsun. 91'de sâdâta nezaret vazi­ fesinin Çelebi Mehmed zamanmda ihdas edildiği zikrolunmaktadır." Tarih-i Osmani Encümeni mecmuası.

tskakiye zaviyesi'nin 802 H. Zeynelâolmuştur^. s. S e y y i d M a h m u d .)'de şerif ve seyyid Mahmud. getirilmiştir*. (1494 M.)'de Şiraz'da JCâzerun kasabasın­ da doğmuş ve 426 H. 176.S e y y i d A l i N a t t â ' m Türkiye'ye avdeti Ş e h z a d e Meh­ med' L n (Fatih) sünnet olduğu tarihe rastladığmdan Seyyid Nattâ sünnet düğünü hediyesi olarak nakışlı bir yemek sofrası hediye eylemiş ve o tarihe kadar böyle bir sofra görülmemiş olduğundan makbule geçmiştir. (1034 M. 161. s. meşhur âlimlerden T o k a t l ı ders görmüştür (Şakayık tercümesi.)'de Fatih zamamnda tamir edUdiğine göre sâdât nezaretinin bu tarihte tekrar ihya edUmiş olması muhtemeldir. 342). • S e y y i d M a h m u d . 424) neşredUmiştir.E Ş R A F L I K 165 Burso'da yaptınimış olan İshakiye zaviyesi'nin tevliyeti verilip bu tevliyetin evlâdına da intikali şart konmuştur*. lerinde seyyid ve şeriflere nezaret eden reise Nakibü'l-eşraf diğini görmüş olduğundan hükümete vaki teklif üzerine bu unvan kendisine verüerek * Nakibü'l-eşraf makamı Osmanlı saltanatının ilgasma kadar devam etmiştir. • Şakayık zeyli (Atâyî). 941 H . /ran'da islâmiyetin yayılması için çalışmıştır. Bursa'da Kâzeruniye tarikatine mensup dervişler için İshakiye zaviyesini Y ı d ı r ı m B a y e z i d yaptırmıştır. » Şakayık zeyli (Atâyî).) tarihli vakfiyesi fotoğrafı Ue birlikte Profesör A d n a n E r z i tarafmdan Vakıflar Dergisinin ikinci cUdinde (S.. « f^U.OSMANLILARDA N A K İ B Ü ' L . Z e y M e h m e d bu N a t t â ' d a n sonra oğlu S e y y i d seyyid ve şeriflere nazır Sultan ölümünden sonra F a t i h makamı lâğvetmiş ise de sonralan seyyidhk iddiasında bulunan bazı şahıslar meydan almış olduklarmdan bu işin yeniden bir nizama bağlanmasına lüzum hasd olmuştur^.)'de vefat etraiş olup Kâzeruniye tarikatinin müessisidir. E b û İ s h a k . Nakiba'l Eşraflık başına S u l t a n I I .. Murad zamanında tekrar mütevelliliğinde lerek eski vazifesi olan/s/tafciye Seyyid Mehmed b i d i n de babası gibi nelâbidin'in bulunmuştur^. (1479 M. (1534 ' Ebû İ s h a k K â z e r u n i 352 H . s. (1400 M. J p i . Molla Lütfi'den . • tskakiye zaviyesVmn 884 H . Ankara muharebesinden sonra Bursa'da M o l l a Mehmed hacca edüen S e y y i d gitmiş ve Mehmed Nattâ serbest F e n â r î ve sonra ge­ G e z e r i üe beraber T i m u r kuvvetleri tarafından esir bırakddıktan Bursa'ya II. B a y e z i d zamanında pâdişâhın hocası Seyyid 900 Abdullah'ın Seyyid oğlu S e y y i d Arap Mahmud teşküâtının memleket­ denü­ H . (963 M.

z â d e E s s e y y i d E b û ' l . Sadr-ı âza­ m m huzuruna giren Nakib Efendi. Nakihü'l-eşraflann tâyin edilenler bunlar arasından kadılar gibi muayyen müddetleri olmadı­ değişmesinde yeni tâyin olunacak zat ğmdan uzun seneler bu makamda kahr ve lüzumu halinde tebdil edilirlerdi. 342 üe Devhatü'n-nükaba'da S e y y i d Mahmud'un vefatı 943 H. Bu hususta X I X . S e y y i d Mahmud'nn 941 H . (1536 M.H a y r E f e n d i hazretlerine tevcihinde Bab-ı âli'ye gelip Çinili odada aramdan sonra örf ve muvahhidi kürkü üe bulun­ duğu halde teşrifati efendi vesatetiyle oda-i mezkûrdan kaldırdıb huzur-ı hazret-i sadr-ı âliye duhulde minderden aşağıda istikbal resm-i damen-bûs bâde'l-icra kuud ve örfi küçük tepeli kavugı tebdil ve kahve ve çubuk ve gülab ve buhur merasiminden sonra bilâ kırâe (yani beratı okunmayarak) erkân samur kürkü Ubas ve teşyi ve resm-i damen-bûs-ı sadr-ı âliden sonra avdet eylemiştir" Defter-i yevmiye-i oda-i teşrifat. 45. s. fakat bu hayh zatlar bulunduğundan mahsus tarihten itibaren sâdâttan olarak b u makama geçecek ve kazasker mâzullerinden bundan sonra Nakibü'l-eşraf tâyin olunmağa başlamıştır. mükerrer Nr. asır sonlarında yetmiş beş akçeye çıkanlmış daha sonralan bu miktar artmıştır. erkân ilân olunur ve eline nakibü'l- . fakat Atâyî. Nakibü'l-eşraf ^"^yüü*"' XVII. gül suyu ve buhur ikrammdan sonra samur kürkü giydirilerek memuriyeti eşrafhk beratı verihrdi *. 1 Şakayık tercümesi (Mecdî).) tarihinde olup o tarihe kadar nakibü'l-ejraf olduğunu yazarlar.)'de Nakibü'l-eşraf makamından ayrılarak yerine Taşkent'^ Seyyid M u h a r r e m E f e n d i tâyin edilmiştir^. Nakibü'l-eşrafm Paşakapısı'na yani Bab-ı âh'ye davet olunur ve teşrifatçı efendinin delaletiyle sadr-ı âzam tarafmdan ayakta karşdanırdı.166 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M l Y E T E Ş K İ L Â T I M. asrm ilk yarısmdaki teşrifat defterinden şu kayıt vardır : "11 Rebiulevvel sene 1237 (6 Araldc 1821) nakibü'l-eşrafhk sâbdca istanbul kadısı Ş e r i f . Nakihü'l-eşraflann ük zamanlarda devlet hazinesinden yevmi­ yeleri yirmi beş akçe olup sonra artarak X V I . onun eteğini öper ve otur­ tulup kahve.) 'de nakiplikten ayrdarak yerine M u h t e r e m Efendi'nin tâyin edildiğini beyan et­ mektedir ki elimizdeki 942 Zilhicce (1536 Mayıs) tarihli olan siyadet beratı da M u h t e r e m Efendi'nin bu tarihte nakibü'l-eşraf bulunduğunu göstermektedir. Kâmil Kepeci tasnifi. asır ulemaya kadısı ulema sınıfından olmakla beraber sonlanna kadar mutlaka yüksek istanbul bir makam değildi. varak 20. (1534 M. s. ' İzzî tarihi. 676.

Seyyid ismet raflıkta bulunmuş bir hayli zat vardır ve Erzurum'lu S e y y i d A h ve oğlu Seyyid Mehmed A k Mahmud-zâde Zeynel âbidin. Dürri-zâde Şerif-zâde Mehmed Karahisarlı Arif. Şeyhuhslâmlıktan azhnden sonra nakiblikde ibka edU­ miştir *. ^ Şeyhülislâm olan bu zatlarm çoğu aslen Türk olduklan halde nesl-i Peygamberîye intisabm şerafetine mebni baba. Nakibü'l-eşraflar. evlâdı. 1 Peçevi tarihi. Seyyid Seyyid nakibü'l-eşSeyyid Mehmed Mehmed Ataullah.z â d e üzerinde kalmak üzere Rumeli kazaskeri ve oradan da yine ü'l-eşraf olarak şeyhülislâm olmuştur.)'de nakibü'l-eşraf olup nakiblik üzerinde kalmak suretiyle şeyhuhslâm olan bundan başka kimse yoktur. M a l û l . Seyyid Said. ced veya kendileri birer siyadet beratı tedarikiyle bu makama gelmişlerdir.E Ş R A F L I K 167 Nakibü'l-eşrafın resmî elbiseleri XVIII. 32. Bey-zâde Arif H i k m e t B e y bunlardandır^. Mirza-zâde Seyyid i b r a h i m . c. s. asırdan îtibaren kazasker elbiselerinin aynı olup başındaki örf denilen kavuğun yerine küçük tepeli denilen kavuk giyip üzerine sâdâta mahsus yeşil sarardı. Abdullah.OSMANLILARDA N A K l B Ü ' L . siyâdet veya şerafet sUsüesi. NakibflM-cşraf dairesi makamda bulunanlarm kendi vardı. . (1576 M. Paşmakcı-zâde Şerif. Sâdât veya şürefadan hepsinin isim ve hü­ viyetleri. taşralarda iseler Seyyid ve şeriflerin kanun ve âdetlere aykuı hareketleri vukua geldiği takdirde İstanbul'da ise nakibü'l-eşraf nakibü'l-eşraf kaymakamları tarafmdan cezaya çarptırdırlardı. ahval ikametgâhları (şecere-i tayyibe) ve ahlâkı. denilen bu defterde kayıth idi. Surre Emini-zâde Yasinci-zâde Abdülvehhab. Bir zamanlar zat mühürlerinde (Seyyid) mahlaslı bir hayli zat vardı ki bunlann beratlan da yoktu. Âbidin. S e y i d Dürrî-zâde Mehmed Yahya Tevfik. sancak zalardaki yine seyyid veya şeriflerden olan kaymakamları vası­ tasiyle Türkiye'deki bütün seyyid ve şeriflerin isimlerini defterleri tutarlardı. Nakibü'l-eşraf Seyyid nakib­ makamı M e h m e d Efendi 984 H . Seyyid A b d u l l a h . Anadolu kazaskeri mazullerinden olan M a l û l . Kazaskerlikte bulunmuş ise örf giyerdi.z â d e ' d e n başka şeyhuhslâm olanlardan Feyzullah. II. konaklarında ve ka­ havi daireleri ve maiyyetlerinde hizmet eden adamları eyâlet.

Yukanda bilmünasebe söylendiği sefere gittiği vakit Nakibü'l-eşraf da maiyyetinde bir kısım sâdâtla bera­ üzere Nakibü'l-eşrafm vardı*. Bütün mah­ kemelerde ve divanlarda dâvacdar arasmda seyyid ve şerifler ve ^ Hatt-t hümâyun veaikalan. Tevcihat vesikaUtn. Alemdar. hatt-ı hümâyun numarası 91. burada suçlu ve borçlu olanlar hapis olunurlardı. Nakilıfi'I-efiaf' in maiyyeti istanbul'dalsı ferler teşkilâtta pâdişâh Nakibü'l-eşrafdan tarafından sonra se­ ve­ büyük makam alemdarhk idi. a Kıdvetü's-sâdâti'l-kiram kaimmakamımız esseyyid O s m a n Ç e l e b i dâme şeref-i siyadetühu bade't-tehiyyetu'l-vâfiye inha olunur ki Harmancık ve Tomaniç ve Atranos kazalannda olan sâdât-ı kiram sizden hoşnud olduk­ ları tarafımıza bâ-arz inha olundugma binaen hizmet-i celile-i mezkûre ta­ rafımızdan cenabmıza işbu erbaa aşer ve mieteyn ve elf Saferü'l-hayır gursesinden kemakân ibka olunmuştur (Seyyid Muhammed AtauUahü'l-Hüseynî en-nakib ale'l-eşraf). sandık numarası 226. II. Bu nakib­ ü'l-eşraf tevkifhanesi nakibü'l-eşrafın başçavuşu denilen maiyeti memurlarından birisinin nezareti altmda bulunurdu i. Pâdişâh zir-i azama teshm edilen sancağ-ı şerifi ber sefere giderdi. Seyyid ve şeriflerden birisinin cezalandınlması lâzım gelse ihtida başmda emirlik alâmeti olan yeşil sankh başhğı almarak öpiüür ve olunurdu. sancak ve kazalarda seyyid ve şeriflerin defterlerim tutan ve (nakibü'l-eşraf mmtakalarmdaki bulunarak keyfiyeti kaymakamı) sahte seyyid denilen vekilleri ve şerifler hakkmda nakibü'l-eşrafa yazar ve amn da hükümete bildirmesi üzerine bunlarm başlarmdan yeşil sanklan ahnır.168 Bunlann OSMANLI DEVLETİNİN i L M l Y E TEŞKİLÂTI dairelerinde kabahatlilerin hapsi için hususî bir yer vardı. 973. numara 6846). arada hiç bir vasıta olmadan yapardı *. Nr. M a h m u d borçları dolayısiyle nakibü'l-eşraf konagmda mahbus bulıman seyyidlerin borçlarınm ödenmesi için on bin kuruş göndermiştir (Hatt-ı hümâyun vesikaları. Burada hatt-ı hümayuna ilişik olarak üç vesika vardur. Bunlar takibatta vilâyet. * tbnûlemin tasnifi. esnasmda bizzat taşırdı. 8400 B. Topkapı sarayı Arşivi. Nakibü'l-eşrafm hükümetle muhaberesinde merci-i sadr-ı âzam olup bunu. din­ lemeyenler ceza görürlerdi. sonra dayak atılarak dayaktan sonra başlığı iade .

a. Bayram tebriklerinde ah müteferrik nakibü'l-eşraf tebrik ile dua ettikten sonra de rütbesi ne olursa yapdırdı*. JCavanin-i Teşrifat isimli eserde (t/niverstte kütüphanesi.) tariUi kamm mucibince cülus ve bayram tebriklerinde ibtida Pâdigah hocasımn ve am mütaakıp nakibû'l-ejrafm el öptükleri ve daha sonra Kırım Han zadelerinin yine el öptükleri görülüyor (Nimeti Efendi kanun­ nâmesine ilâve kanun. varoA: 6). X V I I I . X V I I . * Abdurrahman Paşa kanunnâmesi (Miüî Tetebbular mecmuası). Sancağ-ı şerifin. am yine olsun Pâdişâh mütaakıp teşnfat de sırasiyle biat yapıhrdı.. 559. t. Osmanh nakibü'l-eşraflannm duklan anlaşılmaktadır. . s. «.i T e s a v i r . 8. gerek sancağ-ı şerif çıkıdibinde yürüyüp maiyyeti olan seyyid ve şerifler ise tûğ-ı hümâyun İstanbul'dan unvanlan seyyid olduğuna göre Hüseyin'in evlâdından ol­ bunlann Hüseyin! yani H a z r e t . II. asır başlannda ise ibtida Kınm hanlan evlâdmdan İstanbul ve civarmda bulunanlann ve onu mütaakıp nakibüleşrafm el öptükleri anlaşdıyor (Zübdetü't-tevarih. (1590 M. Merhum A r i f Paşa'nm ( M e c m u a . nakibin omuzlarım öptüğünü beyan ediyor (Fransuca tercümesi.OSMANLILARDA N A K t B Ü ' L . * Teşrifat-t kadime (Esad efendi). s. 389).i verdikleri vesikalarda da imzalan H ü ­ > D'OhiMn. e. X V I I . ayağa kalkar ve alkış diğer tebrikler yapılırdı. 533. iVtmetî Efendi kanunnâmesi. 64). IV. 220 varak 30) nakibül-eşrafin biatlerde ve iki bayramda el öpmede cümleye tekaddüm ederek pâdişahlann siUâle-i Haşimiye'ye hürmeten ayağa kalktddarmı yamyor. c. asra ait teşrifat defterlerinde ise ciUûs ve bayram tebriklerinde nakibü'l-eşrafm el öptüğü sırada Pâdişahm ayağa kalktığı ve na­ kibü'l-eşrafm dua ederek avdetini mütaakıp Kınm Han-zâdelerinin tebrik Ue etek öptükleri yazılmıştır (Maliyeden arşive devredilen 29 numaralı teşrifat def' teri. 312) R i k o .40 (Kanun-i Alay kısmı). 1 •!. Nr. s. sayı 3. seynidir. s..« malûmat *» Pâdişâh cüluslarında hükümdara ihtida nakibü'l«Çraf biat edip dua eder. asrm ikinci yansına ait eserinde yanlış olarak nakibü'l-eşrafm şeyhülislâmdan sonra tebrik ettiğini ve Pâdişahm. her iki tebrikde nakibü'l-eşrafa Bu tebrik merasiminde Rumeh veya Anadolu kazaskeri ise sırası gehnce o zaman da ikinci defa tebrik yapardı *. > 999 H. Pâdişah'la beraber sefere giden nakibü'l-eşraf dışmda giderlerdi*.i O s m a n i y e ) isimli eserinde nakibü'l-eşrafm ibtida tebrik yaparak etek öptüğü ve tebriki mü­ taakıp on adım kadar geri çekUerek dua eylediğini ve pâdişahm onun siyadetine hürmeten ayağa kalktığım zikrediyor (S. 48. 7).E Ş R A F L I K 169 kadılar bulunduğu takdirde bunlann dâvalanna diğerlerinden evvel bakılırdı ^.

Zeyd ve künyesi Ebû Eyyup'dur.i Halid'in evinde misafir olarak kaldığmdan kendisine mihmandâr-i Peygamberi derler. Emevîler zamanmda gazaya iştirak ederek Arapların istanbul'u muhasaraamda bulunmuş ve muhasara esnasmda vefat etmiştir.. 565.). s. I. ' Osmanlı Pâdişahlarmdan I I I . Pâdişâh sefere gitmiyeeek olursa nakibü'l-eşraf ordu üe beraber sancağ-ı şerifin gidiş ve gehşindeki merasimde şerif ve seyyidlerle beraber istikbal ederdi*. 238). 7. Atâ Bey. Hırka-i giderlerdi Osmanlı pâdişâhlarının cüluslarında bazı nakibü'l-eşraflar şerif ziyaretine de yine sadr-ı âzamin davetiyle kdıç alayı merasiminde kuşatmışlardır ^. * Eyüp'te medfun ola zat eshab ve ensardan olup ismi Halid b. i.i P e y g a m b e r Mekke'den Medine'ye hicretlerinde H a z r e t . ' Şerafetlû ve semahatla efendi Hazretleri.seyyid ve şerifler tekbir ve salavat geti­ rirdi. A h m e d bir kanun yapmış ve bu kanun Sultan Ahmed camiinde mevlid okunduğu müddetçe devam etmiştir (Enderun tarihi. varak 226. I. İlk İslama gelen Medine^ balkından olup H a z r e t . ^ D'Ohsson. İnşallahü teâlâ yarmki gün sertac-ı ebrar ve ahyar olan cedd-i emced büzürkvarları habib-i hüdavend muhtar aleyhissalavatullah'ül-gaffar hazretlerinin takbîl-i dâmen-i hırka-i pür-berekâtları saat. Nakibü'l-eşraflann Pâdişâh nezdinde itibarları büyük olup Sultan Ahmed eamiinde mûtad üzere okunan mevlid cemiyetine sadr-ı âzamin mektubiyle davet olunarak dikleri vakit yalmz olarak mihrabın sağ tarafında gel­ ve mahfü-i hümâyunun altında etrafi yeşil perde ile kapatdmış yerde oturur­ lardı ^. yeşil perdelerle kapanıp içerisi tefriş olunarak mevlid-i nebevî sonuna kadar yalmz olarak ora­ da oturmaları hakkında S u l t a n I.. A h m e d .. c. Mevlid-i Nebevi okunduğu sırada nakibü'l-eşrafın davet edilmesi pek tabiî olup rütbeleri­ ne göre bunlarm teşrifatta yeri olmadığmdan ve kendilerinin yüksek rütbeli ulemadan aşağı oturtulması da muvafık görülmediğinden mevlid cemiyetine geldikleri zaman nakibü'l-eşrafın camiin sağ tarafmdaki köşe.170 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M Î Y E TEŞKİLÂTI şında ve gerek İstanbul'A avdetinde -pâdişâh Edirne'de ise oradan çıkışında ve avdetinde. Mecmua-i Tesavir-i Osmaniye. Mus­ tafa'ya şeyhülislâmlarla beraber nakibü'l-eşraf kdıç kuşanmışlardır. Eyüp türbesinde* yeni Pâdişâha kdıç ^ Seferden avdette sancağı şerif istikbali (Nimeti Efendi kanunnâmesi). . I V . M a h m u d ve I I I . s. IV. muayyen olmağın vakt-i mezkûrede Ayasofya-i kebir cami-i şerifinde vezir soffasmda habere müterakkiben meks buyuralar (Başvekâlet Arşivi 29 numaralı Teşrifat defteri. Muharebe esnasında sancağ-ı şerif dibinde aynı suretle tekbir ve salavat getirilirdi. c.

lT j ji>ı o>. ^^^J .. j . Mahmud'a da yalnız naldbü'l-ejraf kdıç kuganmışlardır {Saray Teıkilâxı. ı y _ A.-I ^ > coîl ^ İ . Mühür UUl Ü .l j JP-^l j S^L-Jlj .1 j ^ öi_^ı j jl fUie «u*" Oj-î y OİJL.:!. tarihi 18 Zilhicce nakibü'l-eşraf Taceddin Seyyid Muhammed Ali'nin olup birisinin (8 Haziran 1536) ve ikincisinin 9 Safer 943 (28 Temmuz 1536)'dür. a / «TOT . ıgı).lj U J > (. isim.. Bu hüccetin altmda isimleri görülen şahitler hüccetin verilmesinden bir buçuk ay sonra diğer bir hüccette de (9 Safer 943 tarihh hüccet) yine şahitlik et­ mişlerdir.1 > .VJI J ^j^j. JU.. Sâdâttan olduğunu iddia eden kimse bu iddiasmı seyyidlerden olan şahitlerle ispat ederek nakibü'l-eşraf defterine asırda Seyyid 942 kayıt olunurdu. Muhterem b. o>«(.U1.I ij^J Bu siyadet hüccetin üst kenarmdaki nakibü'l-eşrafın ismini havi kısım bizzat nakibin kendi el yazısıdır.I ' .. M u s t a f a ile II. .. iJUl j ojjlj ^ ^ j » Ij j^TJ. tarih ve şahitlerin isimlerinden başka birbirinin aynı olan beratlardan birisinin sureti aynen şöyledir : 4JJI o » ^ 1 Lj^U- yi. ehmizdeki iki hüccet sureti X V I .OSMANLILARDA N A K Î B Ü ' L . •üjb?' j . M ü U j i jM J L--yi ^ J .j l ^ Jl I ^ I j L l . s.E Ş R A F L I K 171 Siyadet hücceti ^^^**1"* peygamberîden olanlann ellerinde siyadet beratı denüen ve o sülâleye mensup olduğunu gösteren hüccetleri vardı. -»j^ ojUi L-J .

Silistre'h Mürsel oğlu F e r b a d .i Muhammed sülâlesinden neşet etmiş olduğunu ispat edecek pek az kimse varsa da nakibü'l-eşrafm teveccühüne mazhar olanlar küçük bir vesile ile o zümreye dahU olabilirler. . kendisine tâbi olanlan çoğaltmak için yapar ve bu kayıt ve kabulü kitaba uydurmak için bir şecere-i neseb tertip ve tanzim edihr ve bu sû-i istimale vâkıf olan Türkler eskisi gibi bunlara hürmet ve itibar etmemektedir" ^. fakat buçuk ay Bonra verilmiş olan hüccetin resmen verilmiştir. Seyyid ve şeriflere verilmiş olan bu hüccetlerin hepsi doğru olmayıp iltizam. Riko (Osmanlı İmparatorluğunun zaman-ı hâzırasma ait Zanmma göre. * Riko (Fransızca tercümesi). Bunlar arasmda H a z r e t . lâkin nakib. kendisinin sâdâttan olduğunu iddia ederek göstermiş olduğu dört sabitle şeriflerden (Hazret-i Hasan evlâdmdan) ol­ duğunu ispat ederek yukanda suretini koyduğumuz buccet kendi­ sine verilip bunda seyyid ve şeriflerin kendisine lâzım gelen kar­ deşliği yapmalan tavsiye edilmiştir. s. kendilerine verilen imtiyazlar şevkiyle sû-i istimallerini sonra seyyid ve önlemek için kendilerine nakibü'l-eşraf deftere kayıthlarmdan şu suretle unvaniyle bir reis tâyin edilmiş olduğundan bahis eyledikten şeriflerin bahsetmektedir : "Nakibü'l-eşrafm maiyyetinde çavuşlar ve ağalar vardır.172 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Bu berattan anlaşıldığına göre. 374. iltimas ve para mukabihnde verilmiş olanlan da vardı i. bu sülâleye mensup olanlan halk huzurunda alenen idam ettirmez. ' Yakanda suıetini naklettiğimiz hüccete a y m gahitlerle bundan b i ı doğmluklarmda şüpheliyim. nakibül-eşraf kendisine tâbi olanlarm (şerif ve seyyidlerin) hayat ve mematma hâkimdir. öyledir. Nakibü'l-eşraf bunu. yukanya suretini kurduğumuz da tarihi) isimh eserinde şerif ve seyyidlerin sülâle-i peygamberîden olmalarma mebni Türklerin bunlara fevkalâde hürmet ve tazim gösterdiklerim ve bunlarm. yani idam ettirebilir. af etmeğe de mukte­ dirdir.

° Yine furû-ı hanefiyeden olan muhtasar Kudurî 428 H . a J i l î a ] l > R Kenzü'd-dekâyık 710 H .) 'de vefat eden M e c d ü d d i n A b d u l l a h Musulî'nin eseri olup şerhleri. Hidaye mesailine dair pek kıymetU bir eser olup bir hayh Osmanh âlimleri şerh ve haşiyeler kaleme almışlardır.B e r e k â t H a f ı z ü d d i n Nesefî'nin eseridir. (1037 M. Müftülere şeyhülislâm dair fürû-i «jİAjJI unvanı da verilmiştir. ve yine j j h^jJ^'h^j Müftü. Mülteka'l- tasarü'l-Kudurî ^ ile bunlann asırda H a l e b î ibrahim şerh ve haşiye ve diğer etmek E f e n d i ' meşhur ehhar isimh eserini yazarak sonradan gelen müftülerin işlerini kolaylaştırmıştır. Sadrü'ş-şeria U b e y d u l l a h Mahbubî'nin oğlu Bnrhanü'ş-şeria Mahmud'un eseridir.) 'de vefat ederek Edirne Kapısı kabristanma defnedilmiştir. Osmanh müftülerinin bazdan vermiş olduklan fetvalan bir eser hahnde ya bizzat toplamışlar ve yahut toplattırmışlardır ki bunlardan bir kısmı basdmıştır ve matbu olma1 J>i*^L El-muhtar.)'de vefat etmiş olan İ m a m E b i ' l . (1284 M.ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM MÜFTÜLÜK VEYA ŞEYHÜLİSLÂMLIK Osmanlılarda dört ehl-i sünnet mezhebinden hanluRa ve Müftülük '*^/* fıkbı üzerine kendisine sorulan umumî ve hususi şer'î ve hukukî meselelere ait dinî hüküm­ lere uyarak karar veren zata Müftü ve verilen karara da Fetva adı verilmiştir. (1552 M. Muhsuretiyle verirdi.K n d u r î ' n i n mühim telifidir. Bunun da şerhleri vardır. kendisinden fetvası istenilen meseleleri hanefî fıkhına J^jj* j j U ü l hanefiyeden JD> fıkhına ait Vikayetü'r-rivâye el-Muhtar fî fürûVl-hanefiyye)^ Kenzü'd-dekâyık * ve Mesaili'l-hidaye^ ve JJU. » <İİJJ Vikaye. şerhleriıdn şerhleri ve muhtasarı vardır. (1310 M. (1295 M. 4 ^ Mecmaü-l-hıüiTeyin 694 H .) 'de vefat eden İbn Sââtt diye meşhur İ m a m M u z a f f e r ü d d i n Ahmed'indir. . M u h a m m e d e l . X V I . * H a l e b î İ b r a h i m E f e n d i Kanunî S u l t a n S ü l e y m a n devrinde yaşayan meşhur âlimlerden olup 956 H .)' de vefat eden B<^datlı İ m a m E b i'l .H ü s e y i n b. JJUJI > R fi ve ^ Hanefî Mecmau'l-bahreyn eserlere müracaat Mülteka'n-nehreyn *. 683 H . Bunun da birçok şerhleri vardır. Keza şerhleri vardır.

Kahire. Hanbelî mezheblerinde olduklarmdan buralara bu üç mezhebe mensup aynca uç müftü tâyin olunurdu. s. sancak ve kaza müftüleri de halkm şer'i meselelerine dair fetvalar verirlerdi. IV. şer'î mese­ leleri halletmek. Müftü olmayan kazalarda bu işlere kadılar bakarlardı {D'ohson. hicret asnnda (mi- lâdî X . taşırken makamı unvanını onun yerine şeyhuhslâm tâbiri umu­ mileşmiştir. asır) kullandmış ve fukaha arasmdaki ihtüâfh meseleleri halletmiş olan yüksek âhm ve fakihlere alem olmuştur. Osmanhlarda müftülük de kaddık ayn a y n olup bazan. XVIII. selâhiyetini haiz olan ve mesleğinde imam addedüen Semerkand'h A l i b. M e h m e d b. varak 139. Şeyhülislâm Şeyhıdislâm unvanı I V . Kudüs ahalisinin mühim kısmı Şafiî. 584). asır sonlarma kadar çok zaman asırdan îtibaren müfti vardı*. Bu fetvaların ne su­ retle verildiği bu bölümün sonlarına doğru gösterilmiştir. İ s m a i l E s p i c a î (ve­ fatı 535 H . Osmanidardan evvel diğer İslâm dev­ letlerinde şeyhuhslâm unvanını almış bazı mümtaz şahsiyetler varsa da bunlar. Son­ radan umumî olarak şeyhülislâm denüen ve ulemanın mercü olan müftiüerden başka vilâyet. yalnız Mekke. Maliki. sünnet. Bu fetvalarm formülü şeyhülislâmın fetvalarmdakiniu aym idi. Osmanhlarda olduğu gibi ümiye smıfınm en yüksek resmî makammı ihraz etmiş zevat demek olmayıp ulemamn mercü de değillerdi.174 OSMANLI D E V L E T Î N l N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yanlar da kütüphanelerimizde mevcuttur. VUâyet. Medine. e. Bu müftülerin tâyinleri şey­ hülislâma ait olup kendilerine gönderilen rüûslar daki tavsiyelere göre harekete mecbur idiler. sahibi. Bu müftüler verdikleri fetvalarm üstüne nerenin müftüsü olduğunu beyan Ue mühürlerini basarlar ve verdikleri fetvanm Arapça metni Ue bunu hangi fetva kitabmdan aldıklarım zikrederlerdi. asır ortalanna kadar birleşirdi. = 1 1 4 0 M. kıyas-ı fukaha) üzere fetva vermek. fakat ehl-i sünnet mezhebi (kitap. sancak ve kazalarda da halkın sorduklan şer'î suaUere cevaplar veren müftülükler Osmanh kaynaklarmda en yüksek ümiye XVII. fakat nâdir olarak X V I . . icma-ı ümmet.) ve saire gibi bazı büyük mütehassıs (müte­ bahhir) âhmlere ve hattâ Sofiye ricalinden Pir-i Herat demlen Ebû ' Telhisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. fakat bu ta­ rihten sonra müftü bütün ilmiye sınıfının reisi olup müderris­ lerle mevali denüen kaddar da bunun idaresine verilmiştir. Herhangi mezhepten olursa olsun Osmanh müftüsü verdiği fetvayı Hanefi mezhebi üzere verirdi.

Şeyhuhslâmlar hakkındaki bu kayıt. 10. Vezir-i âzam onları riayeten üstüne almak münasihtir. Bu tâbirden başka pek yüksek âhmlere tmadü'lislâm. Bundan dolayı şeyhuhslâm ulemanın reisi saydmıştı. s. asırda kazaskerlerin şeyhuhslâm makta idi^. Ama müfti ve hoca vüzeradan bir nice tabaka yukarıdır ve tasaddur dahi ederler" Kanun­ nâme-i Âl-i Osman. asrm orta­ lanna ve hattâ az daha sonraya kadar onlann devletin bütün ilmiye smıfımn mercü demek değildi. O tarihlerde akçenin dördü bir dirhem gümüş olup kıymeti vardı (Telhisü'l-beyan. Muhyiddin Bayezid âhmlerinden H a t i h . Fakat F a t i h S u l t a n Mehme'd'in tedvin ettirdiği kanunnâmede şeyhül­ islâm ve müftü diye iki unvanla da zikredilen zatın ulemanın unvanları göridmektedir. * Şakayık tercümesi.z â d e Mehmed'in yevmiyeleri beş yüz akçe iken veya müftü bunun beşte biri kadar yevmiye al­ tekaüd maaşı yüz akçe iken o tarihte müftü olan A l âü d din-i ^ "Şeyhülislâm nlemamn reisidir. . M u r a d zamamnda^^TV. » I. Osmanidarda şeyhuhslâm unvanının ilk zamanlarda hangi tarihlerde kullandmış olduğunu sarih olarak bilmiyoruz. X V I . reisi olarak kaydeddmekte ve daha sonraki tarih ve vesikalarda hem müftü ve hem de şeyhülislâm Fatih'in kanunnâmesinde şeyhuhslâm üe beraber Pâdişâh boca­ lan da serdâr-i ulema olarak zikrolunmakta ve vezir-i âzamm onlan üst tarafmda oturtması beyan olunmaktadır*. Fahrü'l-islâm ve Rüknü'l-islâm gibi unvanlar da verilmiş olduğunu görmekteyiz. Ve mnallim-i sultan! dahi serdâr-ı ulemadır.) Şeyhuhslâm unvam verilmiştir. Bunlann fetva vermek kud­ retini haiz olmalan dolayisiyle bu yüksek derecelerine hürmeten verilmiş unvandı.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 175 A b d u l l a h E n s a r î ' y e (vefatı 481 H . varak 141). s. X V . Malûm olduğu üzere fetva vermek Hanefî fık­ hını teferruatiyle bümek demek olduğundan burada bulunan zatlarm hakikaten hakkiyle ehü olmalan şarttı. = 1 0 8 8 M. asnn ikinci yarısı) F a h r e d d i n A c e m t otuz akçe ile müftü olmuştu. I I . F a t i h S u l t a n M e h m e d zamanmda hocası Molla G ü r a n î ' ye fevkalâdeden olarak üu yüz akçe yevmiyeden başka aydan aya yirmi bin ve senede de devri eUi bin akçe vermişti'. 106.

M o l l a H u s r e v 877 H . ^ Şakayık tercümesi. A l i C e m a h Efen­ elh akçe daha zam ederek müftidük maaşı edilmiştir. Müverrih Âlî.) ^Ul Ji* iUjl Süleyman'a takdim etmesi üzerine ğüne kadar devam etmiştir. Osmanh devletinin ilk devirlerinde müftidük de kaddd^ ve hattâ müderrislik bir zat uhdesinde bulunmuş ise de nadirdi'. O zamanki ulema bu kadar vazifeyi çok görmüşlerdir (TMisü'l-beyan. 49). varak 141). Fatih zamanmda tstanbul müftiüüğüne kazaskerhkten mâzul olarak iki yüz akçe Ue tâyin yapddığmı beyan etmekte ise de bu miktar kati ve muayyen değUdir. = 1 5 7 5 M. Husrev. kadılık ve müderrislik ayrdarak M o l a müftü olmuşlar ve hattâ Eyüp. Ebussuud M. asır başlannda A l i G e m a l î Efendi'nin (Zenbilh A h Efendi) müftidüğü zamamnda I I . A l i C e m a l i Efendiler müstakd Üsküdar ve GalcUa fetvaları bun­ Cürani'nin B u müftiüerin yevmiyeleri M o l l a iki yüz akçesi müstesna olarak bu miktardan azdı. Sonra müftidük. s. 35.) 'de K a n u n î trşadü akIVs-selim isindi meşhur tefsirinin bir kısmım 972 H. * Meşhur M o l l a F e n a r t Bursa'da bu üç vazifeyi üzerinde toplamıştı. a. B a y e z i d meşhur medresesini Bayezid'de tnkUâp Müzesi) yaptırdığı zaman burada ders okutulmasmı müftü olanlara şart koyduğundan Müftü A l i E f e n d i ' y e müderrislik maaşı olarak elh akçe tahsis etmiş bu su­ retle müftidük maaşiyle beraber müderrislik maaşı yüz elh akçe olmuştur^ K a n u n i dinin yevmiyesine Sultan Süleyman. 175. a. Edirne ve lstan6urda böyle müftiilükle kadılığı cem edenler vardı (TeUıiau'l-beyan.) tarihine kadar tstanbul kaddığı ile müftidüğü cem etmiş ve sonra müftülük dâve olarak Sahn-ı seman müderrisi Alâüddin-i Arabi'ye verilmişti*. M o l l a C ü r a n î . varak 142). * Şakayık tercümesi (Mecdî). Müteferrika tab\ a. (1472 M. (Şakayık tercümeai. lara verilmişti. meselâ (şimdi Cemali X Y 1 . M o l l a A r a p . B u suretle iki yüz akçe Ue müderrislik maaşı Ue beraber iki yüz akçe olmuş ve İ b n K e m a l de iki yüz akçe ile tâyin müftü yâni şeyhülislâm tâyini E b u s s u u d Efendi'nin müftiUüEfendi Sultan (vefatı 983 H .176 Arabi'nin OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yevmiyesi yüz* ve yine Müftü E f d a l . . 168. tstanbul fethini mütaakıp H ı z ı r B e y hem kadı ve hem müftü olmuştu. 182. a. Bundan başka Bursa. * TakvimüH-tevarih (Kâtip Çelebi).zâde'nin doksan akçe idi^.(1564 * Şakayık tercümesi.

* Bu hususlara dair Şakayık tercümesi ile zeyli Atâyî'de bir hayli malûmat vardır. X Y I I I .:=1547 M.z â d e M u h y i d d i n M e h m e d E f e n d i Kanuni zamanmda vefat etmiş olup D'ohson'un 1585'de ve ö z d e m i r o ğ l u O s m a n P a ş a sadaretinde şeyhülislâm olarak gösterdiği zat evvelki Çivi-zadenin oğlu olup D ' o h s o n baba ile oğlu karıştırmıştır. Halbuki Ç i v i .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 177 Bayezid müderrisliği üe beraber üç yüz akçe zammiyle müftiüük yev- yevmiyesi birdenbire beş yüz akçeye çü^anlarak kazasker miyeleriyle müsavi olmuştur. llm<X» T<|UMlı. Anadolu kazaskerinin 140 buçuk ve İstanbul kadı­ sınm (maişet-i kadı-i İstanbul) ayda beg yüz akçe aylıkları olduğu görülüyor. asır maaşlan vardı Ş«ylııı]isiamlı|ııı ^ ^ ^ ^ s u u d «hemmiyeüııin artman gehnceye denüen E f e n d i müftü yani de dahü ve sonlanna yakın olarak üe kazasker ve istanbul kaddanna da has ismiyle maaş verüruznâmçede şeyhuhslâm olanlarm has ismiyle ayda 2083 kuruş şeyhıüislâmhğa olmak üzere yapnuş mevleviyet kadar kendisi büyük kadılık muayyen bir yol yoktu. Sadullah M e h m e d Efendüer gibi değerh âhmler tam bir ehhŞeyhuhslâmlar gördüğümüz bir yetle o makamın itibannı devam ettirmişlerdir mişti. E b u s s u u d E f e n d i bir sene sonra tefsirini tamamlayarak takdim ettiği zaman yüz akçe daha üâve olunmak suretiyle yevmiyesi altı yüze çıkanldı^ ve bunun üze­ rine müftülük hem manen ve hem maddeten kazaskerUğin üstüne çıkanhp kırk akçeden yukan müderrislerle mevleviyetlerin tâyin­ leri müftü yani şeyhuhslâmlara verüdi.) zama­ nmda meharet-i siyasiyesi sayesinde ehemmiyetinin arttığım ve aynı zamanda kazaskerlere tekaddüm ettiğini yazarak aym zatı 1585'de yine müftü olarak göstermiştir. Burada Rumeli kazaskerlerinin ayda 143. * D ' O h s s o n . ŞeyhuUslâmlığm K a n u n i S a l t a n S ü l e y m a n zamamnda Ç i v i . li . EbusBuud Efendi'ye böyle fevkalâde ikram edince kazasker­ leri de tatyib için anlara da onar mOlâzon vermelerini emrederek bu da kanun oldu (Tdhisü'l-heyan. Nr. Bu izahattan anlaşüacağı üzere müftiüÜk. * Topkapı Sarayı Arşivi. varak 142). 132 ruznamçe kaydı. kazaskerlik müderrishk olanlardan münasipleri müftiUüğe getirilmişlerdi*. Fakat E b u s - 1 Pâdişâh.z â d e M u h y i d d i n M e h m e d Efendi'nin (vefatı 954 H. Âli Cemali S a d i ve E f e n d i ' d e n itibaren ehemmiyet kesbetmeğe başlamış ve ondan sonra t b n Ebussuud Kemal Ahmed Şemseddin.

rütbe-i vekâlet-i kübra yani vezâret-i uzemadan âlâ değilse bari beraber ve bazı hususa nazar olunsa andan bâlâterdir.. varak 142. I. Zira devlet umûr-i din üzerinde bina olunur. * Y a v u z S u l t a n Selim'in yüz elU kişinin katli hakkmdaki iradesini doğru bulmayan Müftü A l i C e m a l i E f e n d i davetli olmadığı halde Divan-ı hümâyuna gidip bunlarm katillerinin şeriate ve adalete aykırı olduğunu arzederek bu cinayeti geri bırakbrmıştı {Şakayık tercümesi. bilhassa idarenin zayıf zama­ nmda kendisinden çekinihrdi. (Telhisiı'l-heyan fî Kavânin-i Al-i Osman). X Y I I .z â d e Mehmed Efendi zamanında (vefatı 1006 H . Osmanlı devletinde din asd ve devlet onun fer'i olarak göriddüğünden şeyhuhslâm zahiren vezir-i âzam de aym derecede saydnuş ise de derecesi manen ondan yüksekti * Bir isyan vukuunda pâdişâh aleyhine fetva vereceği için. s. Buna rağmen şeyhuhslâmlar Divan-ı hümâyun âzası olmamışlar. dinlemekte olan pâdişâh bu hale cam sıkılmış ve ertesi celsede Müftü i b n K e m a l ile istanbul kadısı Sadullah SâdI E f e n d i divana davet olunarak yaptıkları mübahesede M o l l a K a b ı z ' ı ilzam etmişlerdir (.i isa'yı H a z r e t .). Daha sonra eUi akçe daha zammiyle yedi yüz eUi akçe oldu. varak 140. * "Şeyhülislâm.^li. s.. 411. 305). 1 Atâyî. = 1598 M. asırda şeyhıdislâmlann hazineden maaş olarak yirmi dört bin dokuz yüz seksen akçe aldıkları görülmektedir ki * buna göre yevmiyeleri sekiz yüz akçeden ziyade tutmaktadır. ' Kavânin-î Osmaıü ve RâbUa-i Âsitâne. Yalnız din reisi şeyhülislâm ve devlet reisi vezir-i âzam ve her ikisinin reisi Pâdişah-ı kâmkârdır.178 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I suud Efendi'den itibaren şeyhulislâmbk Rumeli kazaskeri olanlara verilir oldu. sene 924 H. s. c. = 1528 M. asnn ikinci yaruından sonra şeyhülislâmların yedi yüz elli akçe yevmiyeleri üzerinden ayhklanmn yirmi iki hin beg yüz akçe olduğunu H e z a r f e n H ü s e y i n Efendi yazmaktadır." Telhisü'l-beyan. Peçevî tarihi. bazan Anadolu kazaskeri veya bunun pâyelilerinden de getirilmiş ise de nadirdi.i P e y g a m b e r ' e tercih hususundaki iddiasma ikna edici cevap veremeyen iki kazaskerin aczini adil penceresVnden. Pâdişah-ı âli-cah nazarmda hallal-i müşkilâtı enam olan şeyhülislâm vüzeradan mukaddem olub umûr-i diniyyede riyaset-i mutlaka sahibi olduğu cihetle vekâlet-i kübradan minvecih âlâ makamdır. 40.) bunların yevmiyeleri yedi yüz akçeye çıkarddı i. varak 19. K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamanında ulemadan M o l l a K a b ı z isminde birinin H a z r e t . X V I I . fakat nadiren şer'î bir meselenin halh için veyahut yanlış bir kararı düzeltmek üzere Divan-ı hümâyuna davet eddmişlerdir ^. din asd ve dev­ let onun fer'i gibi kurulmuştur. . iosı/mamtş ikinci cilt. Şeyhülislâm B o s t a n .

Nr. E b u s s u u d Efendi'nin tezkeresini . İşte bu tarihten îtibaren kırk akçeden yukan Hâriç ve Dâhd müderrishkleriyle sancak ve kaza orduya tâyin eddeeek kaddar' ve vüâyet. ve müftideri' imam. 40. Kavanin-i Osmanî ve RabUa-i Asitane.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 179 Osmanlı Murad vezir-i âzamlannın şeyhülislâmları ziyaretleri I I I . ^ Ordu kadısı tâyini hakkmda şeyhulislâmm sadr-ı azama bir inhası: "Babadağı kadısı Ş a b a n E f e n d i Bosna kazası payesiyle Serdar İ b r a h i m Paşa Hazretleri yanmda ordu kadısı tâyin buyrulmak rica olunur". Kavanin-i Âli Osman ve Rabua-i Âsitâne. 674. 2078.)'de kanun olup bu da Efendi'nin şeybuhslândığı müftidüğün ehemmiyetini arttırmıştı. varak 28 b. * Şeyhülislâm vilâyet. Tevcihat dosyası. Vezir-i âzam N a s u h Paşa ile şeyhülislâm H o c a . * İbnülemin. 675). vezir-i âzamlann cahü olmalan sebebiyle bu iş şeyhuhslâmlara bırakddı. Tevcihat kayıtları. Nr. ŞeyhulisUmlann (-^^^^ t«"hine kadar. Sadr-ı âzam bazı medrese ve mollalıkları pâdişâh I. 670. şeyhulislâmm göreceği işe "niçin müdahale ediyorsun" demesi üzerine N a s u h P a ş a . 2077. Bundan (yirmi akçeden) kırk akçeye kadar olan müderrisliklerle kaza maksat * Telhisü'l-beyan fî Kavanin-i Âl-i Osman. Hattâ E b u s s u u d E f e n d i vezir-i azama tezkire yazarak (fetvaile meşgıdiyet. s. Ahmed'e arz edince hükümdar.z â d e M e h m e d Efendi'nin arası açılarak. varak 142. 14). sene 1126. müderris. mevah müderris re kadı '^^ müftiderin tertip ve telhisleri hususu vezir-i tâyinleri âzamlara ait iken. zamanmda ve 992 H .s. hatip ve müezzinlerin Konya'da post-nişin olan Çelebi Efendi'nin inhası üzerine mevlevi şeyhlerinin* ve mevaU denüen büyük kaddann ve kazas­ ihtidadan şeyhulkerlerin tâyinleri şeyhülislâmlara verilip kazaskerlere kadıhklarmm tâyinleri bırakılmıştı^. Şeyhuhslâmlara kışlık ve yazlık hil'at verilmesi Ebussuud zamanından itibarendir *.41. vaktimizi ahıken bu bârı dahi üzerimize tahmin bize cevrdir) diye şikâyette bulunmuştur. sancak ve kaza müftülerini inha ederken " l^' îfiâ ile mutasarrıf olup esahh-t ekvûl-i eimme-i Hanefiyye'den naklini yazmak üzere emr-i şerif rica olunur" derdi (İbnülemin. (1584 M. Mine'd-dâi li'd-devletiM-aliyye Ali el-fakir afa anhü Bu inha sadr-ı azama gönderilerek iradesi alınmıştır 14 Muharrem 1086 (/6nü*/- emin tasnifi. Tevcihat Nr. ' ÂlUbasılmamış ikinci cilt).

^ Vezir-i azamla. Ahmed Kartonu numara 853) bundan başka aynı tasnifte 1781 numaralı diğer bir ulema tâyin silsilesi daha vardır. Musahibi "neden deyince: "— Evvelâ şeyhuhslâm B o s t a n böyle buyurdunuz" E f e n d i ' y e iltifat eyledim. şeyhülislâm anlaştıktan sonra müderris ve mevali hakkmda şeyhulislânun takdim ettiği 1015 H . Vezir-i âzamm teLhisi: "Devletlû Pâdişâhım. Y a p a ­ cağı tâyinler hususunda kanun üzere şeyhuhslâm. derhal bir cahil kardeşini Rumeh kazaskeri etti ve iyi tahsil görgöstererek "bu benim vazifemdir. Bu hususlar şeyhülislâm duacdariyle müşavere olunub vech-i meşruh üzere silsile olmak münasib görüb Uâm buyurmuşlardır. hattâ Pâdişâh I I I . (1607 Mart) tarihli liste ile buna ilişik olan telhis suretleri : "Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki Devletlû Pâdişâhım. X V I I . Şam-ı şerif fetvası hâlâ münhaldir Kütahya kadısı dâileri fetva hizmetine kadir olmağm Şam-ı şerif kazası tevcih buyurulub anun yeri Semaniye müderris­ lerinden Mevlâna E m î r Cenahı dâilerine ve anun yeri tarikleri üzere bir müslahikkma inayet olunub ve bundan gayrı Ağras (Atabey) müftüsü fetvaya kadir olmayıb ref*i lâzım olmağm İznik Dâhil müderrisi olan Mevlâna A b d u l l a h ' a ve anun yeri Mahmud Paşa müderrisi dâilerine ve anun yeri Mehmed Ağa müder­ risi H ü s a m . selefte vüzera göre gelmiştir" diyerek Pâdişahm müsaadesini almıştı (Te{/ıisü'I-beyan." Sadr-ı âzam bu tellıisinin üzerine Sultan I. A h m e d (verdim) hatt-ı hümâyununu yazmıştır (I. M e h m e d . Ferman Devletlû Pâdişahı­ nundır. varak 144).180 OSMANLİ D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I islâmlığın en yüksek makam olması ve kazaskerlerle vezir-i âzam­ lann haksızlık yapmalannın önüne geçilmek istenmesi idi. vezir-i âzam ile görüşüp anlaştıktan sonra tâyin edilecek müderris ve meva­ linin hstesini bir telhis ile vezir-i azama bildirip onun vasıtasiyle Pâdişâhın iradesini alırdı.bir dım" diye şikâyet etmiş.z â d e dâilerine ve anun yeri Perviz Efendi Müderrisi î m a m . asırda vezir-i âzamlann muvafakatlerinin ahnması kazaskerlerle yüksek mevahye tahsis edilmiştir Mevah ve müderris tâyinlerinin kazaskerlerden alınarak şeyhuhslâmlara verilmesi sû-i istimali önleyemedi. gün mukarriblerinden birisine : "— Dünyada sözüne sadık ve hak-şinas bir kimse bulama­ mahcup ve saf kalbli idi. asır sonlariyle X V I I I .k i çok terbiyeh. Bununla beraber bu müdahale yalnız N a s u h Paşa ile kalmıştır.z â d e dâilerine ve anun yeri imtihan ile kırktan mâzul bir duacdarma inayet olunmak bâbmda ferman Devletlû Pâdişahınundır". .

c. 167). Bazan fa­ kat ender olarak aralannın iyi olmamasından dolayı vezir-i âzam. Bu hal muvakkat olup sonra bu işler yine şeyhuUslâma verilmiştir. derhal o da genç bir oğluna Anadolu kazaskeri ve kadılığına arzedib mollalar arasında beni âlem bed-nâm ve inde'l-ahah kendüsünü ve evlâdını rüsvay-ı eyledi" dedikten sonra : " — Eski hükümdarlar zamanında hocalar (Pâdişâh bocaları) ve müftider ulema menasıbma karışmazlardı*. s. Mustafa'nm hükümdar ilân edilmesinden dolayı Şeyhülislâma kızarak ilmiye tâyinlerim ondan alıp hocası Ömer E f e n d i ' y e verdiğinden Şeyhuhslâma yalnız fetva işi kalmıştı {Peçevi. c. s. VII. * Abdurrahman Paşa ve Nimeti Efendi kanunnâmeleri. şeyhıdislâmm inha ettiği tevcihatı yapmazdı ki şimdiye kadar bir tanesine tesadüf ettim*. c. Ozdemir esnasında oğlu Osman Paşa'nın başka sadaretinde merasim teve­ bırakadılarını kazaskerler arzedib verihr ve sair ümiye tâyinlerine vezir-i âzam şeyhuhslâmlar hünkâr alınmak hocalariyle suretiyle kazaskerlere tâyinleri kaddüm ettirilmiş' ve bundan zir-i âzamm muvafakati kdmıştır *. I. ' Hammer {Ata Bey tercümesi). ilmiye tâyinlerine müdahale ederdi. VIII. s. . s. 172 ve onlardan naklen Hammer {Ata Bey tercümesi). Bundan haşka pede­ rimin hocası S a d e d d i n küçük oğlunu Edirne E f e n d i ' y e din ve devlet hayırhahı diye riayet eyledim. c. Eğri seferinden avdette gözden düşerek hem hocahktan azledilmiş ve hem de ulema tâyinine müdahaleden menolunmuştur {Naima tarihi. Daha yukardardaki bir notta kanun maddesi gösterilmiştir. I I . kazasker şeyhülislâma Şeyhuhslâm. 370.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 181 memiş oğluna Selanik kadılığını rica eyledi. Kaza bakar ve tefviz eylerdi" demiştir ' . Naima. vezir-i azanda anlaşarak tâyin edeceği mevah ve müderrisim havi listeyi vezir-i azama bildirir ve o da bir telhis üe keyfiyeti pâdişâha arzederek hatt-ı hümâyunla tasdiki havi iradesini aldıktan sonra hsteyi şeyhülislâma iade ederdi. s. c. 1 H o c a S a d e d d i n E f e n d i . 153. s. 184. 200). ' Y e m i ş ç i H a s a n Paşa'mn sadaretinde onun şeyhuUslâm S u n u l l a h E f e n i Ue aralarmm açık olmasma mebni şeyhıdislâmm tertip ettiği tâyin ve tevcih BİlsUerini yerine getirmemiştir (Fezleke. » Âli (Basılmamış ikinci cilt). I. c. 3286. II. II. O s m a n pâdişâh olunca saltanatın babadan oğla geçmesi sebebiyle saltanata geçmek hakkı kendisinin iken amcası I. s.

16 Muharrem 1079. Diğer numune : İstanbul kadısı tâyini münasebetiyle Şeyhuhslâmm inhası : Kazâ-i istanbul Mekke-i Mükerreme'den münfasd M u s t a f a E f e n d i dâilerine sadaka buyrulmak rica olunur. Kazâ-i Üsküdar sabıka Eyüp kadısı Şaban Efendi'ye. Diğer numune : olunmak buynddu. fazi­ letlû Şeyhuhslâm Efendi duacdarınm işaretleri mucibince tevcih ve inayet buyrulmak bâbmda ferman şevketlû pâdişahımmdır. ' Sahb vezir-i âzamm buyruldusunun kenarmdaki işaret olup verilen emrin doğru ve hilesiz.182 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI Şeyhulislâmlann vezir-i azama tâyin orlzalan ^ ^ ^ ^ ' ^ Tokat ber-vech-i arpalık Anadolu kazaskerÜğinden münfasd F e y z u l l a h E f e n d i ' y e sa- gönderdikleri bazı daka ve İnayet buyrulmak rica olunur. Şeyhuhslâmm tâyin arizası üzerine sadr-ı âzamm pâdişâha telhisi : Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki şevketlû ve kerametlû ve inayetlû pâdişâhım. 79. vezir-i âzamm muvafakatimi bavi derkenar. ' Müderris ve kadı tâyinleri dolayisUe sardar-ı âzamlarm pâdişâha arızalar ve bazan da şeyhulislâmlarm tâyin listesi zayi olduğundan ben bulduklarımın bazdanm koydum. . M e h m e d ( A v c ı ) (verdüm) hatt-ı hümâyımunu yazarak telhisi iade etmiştir*. Sadr-ı âzamin bu telhisinin üzerine Sultan I V . sahih olduğuna işarettir. Mine'd-dâî Yahya el-Fakir Bunu vezir-i âzam bir telhis ile pâdişâha arzedip iradesini aldıktan sonra şu buyruldu üe^ şeyhühslâma iade etmiştir : Sahh^ sabıka Anadolu kazaskeri hazretlerine izzetlû Şeyhuhslâm izzetlû Feyzullah hazretlerinin Efendi ilâmları Efendi üzere Tokat kazası arpahk olarak tevcih 18 Muharrem 1079». Mine'd-dâî h'd-devleti'l-Osmaniyye Yahya el-Fakir Keza bu inhayı vezir-i âzam pâdişâha telhis ederek iradesini alddttan sonra 25 Zükade 1083 (Mart 1673)'de şeyhuhslâmm ^ Buyruldu. Nr. Tevcihat vesikaları. * İbnülemin tasnifi.

. ' Hareket-i misliyyesi^ylt demek. Mine'd-dâi Ali el-Fakir Sahh j. Nr. Medrese-i Molla Husrev der Bursa. Nr. Tevcihat vesikaları.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 183 inha arizası üzerine (ha-hatt-i hümâyun buyruldu) ibaresini yazarak iade etmiştir*. yeri Bursa'da Peri Peyker müderrisi M e h m e d Kırktan münfasd A b d u r r a h m a n E f e n d i ' y e Hâriç elli Ue sadaka buyrulmak hulislânun Umiye tevcihatma vezir-i âzamm pâdişâha arizası ve hatt-ı hümâyun: "Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki şevketlû. asır ortalarında ve dair I . evvelce hangi derecede müderris ise yine aynı derece fle bajka medreseye nakl edUecek demektir. Şeyhuhslâm Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i ' n i n 1090 Şevval (1679 Kasım) tarihli medrese tevcihine dair arîzası*. kerametlû. yani aynUmş demektir. * tbnülemin tasnifi. kud­ retlû mehâbetlû vehyyü'n-nimetim efendim pâdişâhım. Rüûs kaleminden de müderrishk rüûsu verilirdi. Tevcihat vesikaları. Müderris tâyinleri hakkındaki muameleler : Medrese-i Turhan Bey der-Yenişehir (Tırhale Yenişehri) : Medrese-i mezbure mahlûl olmağın kırktan munfasıl* M e h m e d E f e n d i ' y e Hâriç rica olunur. ^ tbnülemin tasnifi. Böyle bir müderris tbtida-i hâriç medreselerinden birisine tâyin olunurdu. 35. M a h m u d zamanmda şeygönderdiği mektup üzerine Hâriç hareket-i mishyyesiyle*. Tevciha vesikaları. yeri (yani Erzincanî müderrisliği) tevhyetle Bursa'da Çendik müderrisi H a s a n Efendi'ye rica olunur. ' Kırktan munfasıl demek kırk akçe yevmiyeU medreseden münfasd. Burso'da Erzincan'h Efen­ (Ibtida-i hâriç) itibariyle sadaka buyrulmak müderris A b d ü l k e r i m E f e n d i ' y e Dâhil Ue.-» mucibince tevcih olunmak buyruldu 9 1 L (Şevval) sene 90 (1090) XVIII. yeri di'ye DâhU ile. 492. Mine'd-dâi h'd-devleti'l-Osmaniyye Yahya el-Fakir Bunun üzerine vezir-i âzam (mucibince rüûs-ı hümâyun veril­ mek buyruldu fî 27 Şevval 1084) yazarak kâğıdı rüûs kalemine göndermiştir'. * tbnülemin tasnifi.

mehabetlû vehnimetim efendim pâdişâhım hazretlerinindir". Mahmud (işaretleri mucibince amel oluna) hatt-ı hümâyununu yazarak tekriri iade etmiş ve bunun kenarına vezir-i âzam : "Şeref-yâfte-i sudur olan hatt-ı hümâyun-ı tamamlamıştır.z â d e M e h m e d E f e n d i dâilerine Anadolu kazaskerhği ve seleflerine dahi arpahklar ihsan buymimak üzere fazdetlû ŞeyhuUslâm Efendi dâderi işaret etmeleriyle mâruz-ı . kudretlû. . arpalık tevcihleri hakkmda şeyhuhslâmm 1144 Muharrem (1731 Ağustos) tarihli inhası üzerine vezir-i âzamm şevket-makrun mucibince tevcih olunmak buyruldu" diyerek tâyin muamelesini Sabıka Rumeh kazaskeri olan e s . Malûm-ı hümâyunları oldukta (işaretleri mucibince amel oluna) deyu mü­ barek hatt-ı hümâyun-ı inayet-makrunlan keşide buyrulmak bâbmda emr ü ferman şevketlû. . Kazaskerlik ve telhisi : "Arz-ı bende-i bi-miktar budur ki Pâdişâhım.S e y i d M e h m e d Z e y n e l ­ âbidin Efendi dâderine avâtıf-ı aliyye-i midûkânelerinden Rumeh kazaskerUği ve sabıka İstanbul kadısı Anadolu kazaskerUği payesi olan Ş e y h .184 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Mekke-i Mükerreme kazası Anadolu kazaskerliği payesi olub sabıka reisü'l-etibba. Bu telhis üzerine Sultan 1. tevcih ve ihsan buyrulmak üzere faziletlû. kerametlû. sema­ hatlû şeyhuhslâm (Dürri Mehmed Efendi) dâderi telhis ve işaret etmeleriyle mârûz-ı lâmiu'n-nur hidivâneleri kdınmıştır. kerametlû . Yenişehir'den (Tırhala Yenişehir'inden) mâzul M u s t a f a E f e n d i (Hayatî-zâde) dâilerine ve Mekke-i Mükerreme pâyesiyle Medine-i Münevvere kazası (yani kaddığı) Edime olan sabıka Bursa Kadısı N a l i K a y n ı payesi M e h m e d E f e n d i dâi­ lerine ve Edime kazası sabıka Haleb kadısı Yenişehri Veli­ yuddin E f e n d i dâderine ve Şam-ı şerif kazası sabıka Galata kadısı İ s m a i l Efendi-zâde es-Seyyid Şeyh Mehmed E f e n d i dâi­ lerine ve Cezire-i Kıbrıs'ta Lefkoşe kazası sabıka Bosna kadısı Abdülhadî-zâde A b d u l l a h E f e n d i dâilerine ve halen reisü'l-etibba olan sabıka Edime kadısı M e h m e d E m i n (bu da Hayatî-zâdedir) dâderine Mekke-i Mükerreme payesi ve sabıka Galata kadısı S e y y i d M ü r t e z a E f e n d i dâderine Edirne kazası payesi. şevketlû.

Nr. cüzühan tâyinlerinde mensup olduğu camün (vakfın) müteveUisi tarafmdan şeyhühslâma istida üe müracaat edilirdi. • Başvekâlet Arşivi. kerametlû Sıütan I I I . XIX. asır başlannda şeyhülislâm tarafından Anadolu kazas­ keri tâyini için inha dolayısiyle sadr-ı âzamin telhisi ve hatt-ı hü­ Anadolu kazaskeri efendi dâilerinin müddeti hitama reşide olduğundan Anadolu sadareti hasbe't-tarîk Anadolu pâyelû ve istanbul Ataullah mâzuUerinin akdemi olan M o l l a c ı k . Manzur-ı hidivâ­ neleri oldukta işbu telhis-i kullan üzerine (işaretleri keşide buyrulmak mucibince amel oluna) deyu mübarek hatt-ı hümâyun-ı şevket-makrunlan babında emr ü ferman Bu telhis de daha yukandaki gibi muamele görmüştür. sandık 28. asra aittir (Fransızca tercümesi. oradan pâdişâha arz olu­ B u gibi vazifelere işleri taşrada ise o mahaUin kadısımn Üâmı üzerine tâyin yapılırdı. hatip. II. kerametlû Pâdişâhım. R i k o . buyurula) tâyin diye yazarak sadarete havale olunur. dua-gû. s. Mustafa devri vesikaları. imam. tmam tâyininin mahalle haUu tarafmdan. Tevcihat vesikaları. Emirî tasnifi. " hatt-ı hü­ S e l i m bu telhisin üzerine (olsun) mâyununu yazarak telhisi iade etmiştir*. 290). Mustafa zamanında olduğu gibi sadr-ı âzamlara dahi tahakküm eden bir zat ise (tevcih narak tevcih muamelesi yapıhrdı".M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 185 huzur-ı lâmiu'n-ııuT-ı mülûkâneleri kalınmıştır. * Başvekâlet Arşivi hatt-ı hümâyun vesikaları. müezzin. Bu istidalar üzerine (sadaka buyrulmak mercûdur) veya (arz mucibince tevcih buyrulmak rica olunur) veyahut şeyhuhslâm. ehliyetinden bahis ile vezir-i azama müracaat olunmak suretiyle onun huzurunda Kur'am kerim -okutulduktan sonra muvafıksa tâyin muamelesiıün yapddığım yazıyor ki X V I I .z â d e Mehmed E f e n d i dâilerine münhasır olduğuna binaen bin iki yüz on dokuz Muharremi gurresinden itibar ile Efendi-i mumaileyh dâilerine tevcih ve ihsan kıimması hususunun hâk-pây-ı hacetrevây-ı şahanelerinden istizan olunmasma dair semahatlû şeyhül­ islâm efendi dâileri taraf-ı çâkerâneme bir kıta takrir göndermeleriyle maruz-ı huzur-ı şehriyâri kıimmağm ol babta emr ü ferman şevketlû. 1563. 2215. II. mâyunu : "Şevketlû. ^ tbnûlemin. Nr. .

kazaskerler. Ayazma. Sivas. Bayezid. hâriç. Hareket-i hâriç. Eskiden bu vaizlikler kürsü şeybi denilen tarikatler şeyhlerine tevcih ediUrken bunlarm arasmdan ehUyeti haiz zevatm yetişmemesine mebni kürsü vâiziyeleri zahir ulemasma da verilmiştir. Nur-ı Osmanî. tbtida-i dâhil. Mısır. Calata. Trabzon. Bahçekapısı. Beylerbeyi. altmışlı. Ayıntab. Selimiye. Bursa. Anadolu ve tstanbıd kadısı mâzulleriyle mücerrede bunlann pâyehlerini ve yine mâzul bilâd-ı hamse. Fatih. Beyrut. Valde Sultan. Halep. Kudüs. Şam. mahreç ve dev­ mâzuUerini. Eyüp. Meselâ 6 Rebiidevvel 1315'de tbtida-i hâriç müderrisi olan tstanbul'lu M e h m e d Nuri E f e n d i isminin kenanna (hareket) yazdarak Hareket-i hâriç mü^ Bu vaizliklerde tarik defterinde en yüksek vaizlik olan Ayasofya'dan başlamaktadır. Hasköyde Valde Sultan. Mûsila-i sahn. haremeyn. Medaris-i sahn-ı seman (Fatih camii etrafındaki sekiz medrese). Hâmise-i Süleymaniye. Ehmde bulunan en son (tarik defteri) şeyhuhslâmlardan baş­ layarak. Van. Eyüp. Lâleh. Üsküdar. tzmir. tstanbul haricindeki müderrishkler. yukanda zikrettiğimiz medrese derecelerine göre ayarlanmış olup onlar da tevcihlerinde dâhil. Erzurum. Bağdat. Tophane'de Nusretiye. Sideymaniye. Şehzade. Mûsila-i başlayarak Medaris-i Hareket-i erbaa-i Sü­ Ibtidâi leymaniye (Süleymaniye camii yanındaki dört medrese). tbtida-i hâriç müderrisleri isimleriyle gösterilmiş ve bundan sonra Ayasofya. Üsküdar'da Şemsi Paşa ve diğer büyük camilerin vaizlikleri beyan eddmiştir*. Sultan Selim. Sultan Ahmed. (1829 M. tstanbul kaddan. Çankın kadılıklariyle. riye mevalisi Rumeli. Bu tarik defterinde gerek kadı ve gerek müderrislerin isim­ lerinin sağ kenanna hangi tarihte ihtidadan müderrishk derecesi almışsa ayı ve senesiyle o gösterihp sol tarafında da oradan bir derece yukanya terfiine işaret olunmuştur.186 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Kadı ve müderrislerin tâyinleri usulü 1245 H . Müderrisler de dereceleri en yüksek müderrislik derecesi olan Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye'den Süleymaniye. nakibüleşraftan sonra şeyhülislâm. sahn ve saire dereceleriyle tertip olunmuştur. Edirne. altmışlı. Adana. . Üsküdar Valde. Maraş. Bu defter Meşihat Mektubî Kaleminde bulunurdu. Hareket-i dâhil. Selanik. Trablusgarp. Edirne ve tzmir pâye-i esbabını isimleriyle zikrettikten sonra müderrislere geçUmektedir.)'de (tarîk defteri) ismi verilen bir defterle daha muntazam bir hale konulmuştu.

Mahmud Seyyid 1152 H . VI.) tarihinde P a ş a .)'de Şeyhülislâm tâyin Feyzullah Efendi-zâde Mustafa Efendi'ye Sultan ettiği tevcihat huBusanda doğrudan doğruya kendisine maruzatta bulunmasını emrederek sadr-ı âzam'ın vasıta olmasım emr etmiştir. 241. . Hammer (Ata Bey Urcümeai). c. K ö p ­ r ü l ü M e h m e d Paşa icraatına mâni olarak kendisini azlettirmek isteyen Kapıkulu Süvarilerinin isyan çıkarmak üzere olduklanm haber ahuca şeyhuhslâm Bâli-zâde Mustafa Efendi'nin hemen ziyaretine gidip sadarete geldiği gündenberi yaptığı iş­ lerin doğru olup olmadığmı sormuş ve muvafık cevap ahnca bu hususa dair şeyhuhslâmm elinden b i r fetva alarak lüzumu hahnde göstermek üzere saklamıştı*. e. asırda hususî mahiyette ve muayyen zaman haricinde Köprülü Mehmed olarak P a ş a sadaretinde tekerrür etmiştir. (Atâyî). * Naima tarihi. pâ­ Efendi'nin Mehmed vezir-i âzam ö z d e m i r o ğ l u O s m a n ziyaretleri dişâhın emriyle Şeyhuhslâm Çivi-zâde ziyaretine gitmiş ve bundan sonra vezir-i âzamlann şeyhuhslâmlan ziyaret etmeleri kanun olmuştur Şeyhuhslâmlar yalmz sadr-ı âzam değiştiği zaman onu tebrik için Paşakapısı'na yanı BâbıâU'ye gelirlerdi. Medrese derece rütbelerinin bir kısmı itibari olarak verilmiş olup isimlerinin üzerine işaret . VII. Devletin mühim işlerine dair görüşülmek için fevkalâde za­ manlardaki temas hariç olmak üzere vezir-i âzamlarm. fetva 1 Şakayık zeyli s. • * * İlmiye teşkilâtınm bozukluğunu düzeltmek istiyen I.olunduğu gibi Tafra sure­ tiyle terfi edenlerin isimlerinin kenarlarına kayıt düşülmüştür. s. şeyhuhslâmlan ziyaretleri Ramazanm yirmi altıncı g ü n ü akşamı yani Kadir gecesi iftara gitmek suretiyle olurdu. Sadr ı âzamlann ŞEYHULIBIÂMı ^^nn ikinci yansı içinde ehemmiyetleri artan şeyhulislâmlann sadr-ı azamla münasebetleri tesis edilmiş ve I L K defa 992 H . Şeyhuhslâm. (1584 M.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 187 derrisliğine terfi etmiş ve buradan da (Tafra) yani su-a beklemeden terfi ettirilmesi üzerine 21 Rebiulâhır 321'de Ibtida-i dâhil müder­ risi olmuştur. 292. 153. (1739 M. Bu ziyaret işi X V I I . s.

s. Çelebi). Ahmed zamanmda vezir-i âzam D e r v i ş Efendi P a ş a ' n m azl ve katlinden evvel. 396. Said olması kararlaştırdmıştı *. Vekd-i eismanî ola­ rak Osmanh devletini idare eden sadr-ı âzamlann. zamamnda tpşir Yine şeyhuhslâm E s ' a d bunun Paşa gibi I V . s. Çekbij. $. 278. VI. (1648-1687) şeyhülislâm Ebû E f e n d i ' n i n tavsiyesiyle Mustafa vezir-i âzam . Şeyhuhslâmm tavsiyesiyle Kaptan-ı Derya Mehmed olmuştur *. ( 1579 M. c. Naima. A h m e d ' l e sadr-ı âzam olmuştur'. c. c. 376. I. Naima. 427. 282. e.1 6 1 7 ) vezir-i âzam Derviş P a ş a ' n m İran seferine gitmek üzere Üsküdar'a geçirilen Kapıkulu ocaklarmın hareketlerinin tehir eddip edilmemesi hakkında pâ­ dişâhın huzuriyle yapdan bir müzakereye şeyhuhslâm S u n u l l a h E f e n d i de davet olunmuş ve bu görüşme esnasmda şeyhuhslâm pâdişâhla münakaşa etmişti*. s. öküz sadr-ı âzam Halil Paşa E f e n d i görüşmüşler. J. Sadr-ı âzam if­ tardan sonra teravih zamanı vaktine yakm zamana kadar oturup sonra herhangi yakm bir eamide namaz kdmak üzere ayrılırdı. XVII. Çeldi). 4. c. )'de S o k u U u sonra ve I I I . 1 « * * Fezleke Fezleke Fezleke Fezleke (Kâtip (Kâtip (Kâtip (Kâtip Çelebi). pâdişâh ^ hal' ve katlinde hükümdarlar aleyhine fetva verecek mevkide olan şeyhu­ hslâmlann mühim rolleri vardı. asırdaki kapıkulu ısyanlannda. M u r a d ' d a n sonra ehemmiyetleri artmıştı. Yine I. II. A h m e d zamanında ( 1 6 0 3 . 987 H . I. c. I. Mühim işlerde fikirlerinin aimması Şeyhülislâmlığın ehemmiyeti arttıktan sonra müişlerinde vekil-i ruhanî makamında olan şeyhuhslâmlann fikir ve mütalâalarından da istifade eddmesi âdet olmuştur.m e y a m i n ile görüşerek M u r a d P a ş a ' m n (Kuyucu) vezir-i âzam M e h m e d P a ş a ' n m sadaretten azhyle yerine kimin olması hakkında I . s. pâdişâh M e h m e d Paşa'nın zayıf vefatından idareli ve devlet idare ve siyasetinde onun derecesinde olmamalan şeyhuhslâmlann Şeyhulislâmlarm '**°* devlet gelen pâdişahlann küçük yaşta tecrübesiz bulunmalan dolayisiyle sadarete getirilecek zat hakkmda Şeyhuhslâm E b û ' l .188 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I emini vasıtasiyle sadr-ı âzami iftara davet ederdi. I. s.

s. (1830 M. Şeyhıdislâmm saraya veya Paşakapısı'na (Bâb-ı âli'ye) daveti Reisülküttab Efendi vasıtasiyle olurdu. Hammer tarihinin V I I . Subhi tarihi varak 6 b. s. 296) şeyhülislâm ile ulemamn. Yine K a n t e m i r . asnn ikinci siya­ yansından X I X . I . kazaskerler veya kazasker mâzulleri arasında kendi­ siyle anlaşabdeceği birisini o makama sevk ederdi. Takriben 1246 H . Vasıf ve Cevdet tarihlerinde de çok malûmat vardır. . 75S. asnn ilk yarısına kadar bilhassa devlet setine harp ve sulbe ait meselelerde şeyhuhslâmlann da şûraya davet edddikleri ve birçok müzakerelerin onlann konaklannda yapddığı görülüyor. Kazimir'in Osmanlı tarihinde de (S. X V I I I . V I I I . bu sırada Gürcü M e h m e d P a ş a sadr-ı âzam idi. " IV. asırdan îtibaren harp îlâm ve sulh akdi şeyhulislâmlann fetvalan aimmak suretiyle yapdmıştır *. 136. Şeyhülislâm tâyini Şeyhuhslâm tâyininde birinci derecede sadr-ı âzam müessir olduğu gibi vezir-i âzam azlinde de ba­ zan şeyhuhslâmm müessir olduğu göridmektedir. c. bu muharebe ilânma Valide sultanm da muvafakat etmediklerini beyan ediyor. . M e h m e d zamamnda (1683) Avusturya'ya karşı vezir-i âzam M e r z i f o n î K a r a M u s t a f a Paşa'nm hiç yoktan bir vesile bulup îlân-ı harp etmesine şeyhülislâm Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i muvafakat etmemişti. cüdine de hakm. asnn ibtida- lanndan itibaren başlamış ve daha sonra daha geniş şekilde devam etmiştir *. Dâimiz) dediği şeyhulPâdişâhlar devletin önemli işlerinde kendi huzurlariyle gö­ rüşülmesini istemedikleri vakit (Efendi islâmlann konağında veyahut Bâb-ı âsafî'de denden Bâb-ı âh'de olmasını irade ederdi. Sadr-ı âzam. mamafih Reşid 1 Naima tarihinin V I .). hukukî ve örfî dâvalara bakıhrdımühim devlet işlerinde yapdan müşaverelerde üzere mütalâalarının aimmalan yukanda kaydettiğimiz X V I I . Müzakere pâdişâhın riyasetinde yapılacaksa tabu şeyhuhslâm diğer davetli olan zatlarla beraber saraya giderdi. 757.)'de şeyhulislâmlarm müstemirren heyet-i vükelâya iştirakleri usulden olmuş ve ikinci defaki şeyhuUslâmhğı zamanında Y a s i n c i .z â d e A b d ü l v e h h a p E f e n d i burada bulunmuştur. ve I X . muahede şartlarım bozmamış olan Avusturya'­ ya harp ilân edilmesinin aleyhinde bulunduklar mı yazıyor. 42. İzzi tarihi.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 189 Şeyhülislâmların Divân-ı hümâyun müzakerelerinde bulun­ mamalarına rağmen -zaten bu divanlarda devlete müteallik si­ yasî işler görüşülmeyip şer'î. XVIII. (Silâhdar tarihi. ciltleri.

' Naima. < lOöl'de K a r a Ç e l e b i . îzzi. fakat bu da her zaman mutlaka değildL Anadolu kazaskeri veya bunun mâzullerinden de tâyin edildiği vaki idi. "müftüler divanda el öperler m i ? " demeleri üzerine Y a h y a Efendi'nin ikinci defaki tâyininden beri arada kırk sene geçtiğinden vüzera am bilememişti. 31. c. Eğer şeyhuhslâm yapdacak olan zat doğruca saraya davet edilmişse vezir-i âzam da saraya davet olunurdu". 170. Devhatü'l-meşayihde de malûmat vardır. A h m e d zamanmda yani X V I I I . asırda şeyhuUslâm tâyini hakkmda R i k o (Fransızca tercümsesi. 70. » tzâ. s. s. 49. 2 Silâhdar tarihi. ^ Şeyhülislâm tâyinimııde X V I I . Cevdet tarihi. s. 271. asra kadar mutlak surette Rumeli kazaskeri veya bunun mâzullerinden tâyin kaidesi yoktu. s. c. Şeyhuhslâmm kim olacağı kararlaştıktan sonra vezir-i âzam. Teamül üzere şeyhuhslâmlığa tâyin olunanlarm Arz Odasmda pâdişahm ehni öpmesi âdet iken Z e k e r i y a . c. I. olanlarm bahçede el öpmeleriyle iktifa Yeni şeyhuhslâm çok zaman Rumeh kazaskeri veya bu kazas­ kerliğin mâzullerinden ve bazan da Anadolu kazaskeri veya mâzul­ lerinden ve ender olarak bu iki kazaskerhğin payesini almış olup fakat fiilen kazaskerlik etmemiş olanlardan tâyin olunurdu". Pâdişâh ona samur bir kürk giydirir. I. asırdan itibarendir. 151. c. s. Silâhdar tarihi. s. 55. şeyhuUslâm olunca saraya gelmiş ve Babüssâade'de iki kapı arasmda hazinedarbaşı tarafmdan beyaz sofa kaplı bir samur kürk giydirUerek Arz Odasma gidip Padişah ayağa kalkarak elini öptürmüştü (Ravzatü'l-ebrar'm ikinci zeyli). 272) şöyle diyor : ŞeyhuUslâm olacak zat hükümdarm huzuruna çıkar. 75.z â d e A b d ü l a z i z E f e n d i Rumeli kazaskeri iken B a h a î E f e n d i şeyhülislâm olunca. o zat hakkmda telhis denilen arîzayı pâdişâha takdim ettikten sonra ^ şeyhülislâm olacak namzed saraya veya icabına göre Paşakapısı'na davet olunup sadr-ı azamla beraber saraya gider­ lerdi. III.190 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I pâdişâh bazan sadr-ı azama hiç sormadan da kendi münasip gör­ düğü kazasker veya kazasker mâzullerinden birisini şeyhülislâm yaptığı gibi vezrr-i âzamm mütalâasmı alarak yaptığı da olurdu ^. K a r a Çelebi-zâde bir divanda vezir-i azama "müftünüzü nasd el öptürseniz" demesi üzerine divandaki vüzera. 3.z â d e Yahya Efendi'nin şeyhülislâmlığından sonra bu usul terk olunmuş ve şeyhıdislâm olunmuştu*. VI. X V I I . varak 23. Ondan başka bir mendil derununda olarak altm olmak üzere bir ekü ihsan eder ve bu meblağı iç elbisesinin göğsü hizasmda bulunan cebine bizzat koyar ve maiyyetinin maişetine medar . Birkaç istisnası hariç olarak şeyhulislâmm bunlardan intihabı kaidesi III. varak 227. kıymeti en aşağı bir ekü arasmdadır. A b d ü l ­ aziz E f e n d i .

(1760 M. 1 Sadr-ı âzamlann Pâdişâh huzurunda oturmayarak ayakta durmalan IV.z â d e Şeyh M e h m e d Efendi'ye o sırada ferve-i beyaz bulunamadığmdan mecburen yeni çuha kaph samur kürk giydirilmiştir {Subhî. Şeyhuhslâmlarla vezir-i âzamlar aynı derecede sayddıklarmdan saltanat vekdi olmakla beraber sadr-ı âzamm. » 1143 H . s. defter-i yevmiye-i oda-i teşrifat (divan odası defterlerinden). Maliyeden arşive devrolunan teşrifat defteri. kahve. 26. kendisini şeyhuUslâm tâyin edeceğini söyler ve o da kabul edince şeyhül­ islâmlara mahsus (ferve-i beyza) denden beyaz çuhaya kaplı erkân samur kürk giydirmek suretiyle tâyin muamelesini yapar ve aynı suretle onunla beraber huzurda bulunan vezir-i azama da samur hil'at giydirip bazı vesayada bulunduktan sonra lerine müsaade ederdi*. 5 5 .)'de vefatı üzerine yerine şeyhuhslâm olması takarrür eden V e l i y olmak üzere yevmi iki bin akçe tabsb eder. bunun için sadr-ı âzam. Pâdişâh namzede. (1730 M. Yeni şeyhuhslâm Paşakapısı'ndan şına kadar sadr-ı âzam tarafmdan teşyi olunup kendisine edilen ata binerek alayla konağına giderdi'. M e h m e d zamanmda Melek A h m e d Paşa sadaretinden îtibaren âdet ol­ duğundan vezir-i âzamlar oturmazlardı. 104. 2 3 . Şeyhuhslâm İ s m a i l A s ı m Efendi'nin 1173 H . " i z z î tarihi. Bu suretle saraydan çıkan sadr-ı azanda şeyhuhslâm alayla at başı beraber Bâb-ı âU'ye gehrier. fakat selâtin camilerine ait (şeyhülislâm nezaretinde olan) gelirden (nezaret hakkı olarak) menfaat elde edebilir. şeyhuhslâma hil'at giydirmesi âdet değddi.)'de P a t r o n a H a l i l ısyam esnasmda şeyhülislâm tâyin edilen M i r z a . Bunlar huzura girince pâdişâh üç adım yürüyerek pâdişâhın ehni öperek bunları karşdar ve şeyhuUslâm namzedi yere serilen ehram üzerine otururdu *. gid suyu ve buhur ikram ediUr ve bu sırada Bâb-ı âh'deki hükümet erkânı tebrik ederlerdi. varak 7 b). 19. Bundan başka muayyen varidatı yoktur. s. avdet­ .M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK Vezir-i âzam ile şeyhuUslâm namzedi olaeak 191 zat Topkapı Sarayma geldikten sonra ikisi birden pâdişâh tarafmdan kabul olunurlardı. bir müddet oturup. a. şerbet. yeni şeyhül­ islâma yeşil çuhaya kaplı bol yenU samur kürk vermek kanun olduğundan bunu bohça içinde teşrifatçı vasıtasiyle getirtip şey­ hülislâma gösterdikten sonra maiyetindeki çuhalarına veya di­ avdet ederken binek ta­ hediye ğer münasip bir adamma teshm edilirdi.

S u n u l l a h E f e n d i dört defa şeyhülislâm olup ilk müftülüğü otuz altı yaşmda bulundığı zamandır. X V I . M e k k i -zâde A s ı m Efendiler üçer defa şeyhülislâm olmuşlardır. 1. asır sonlarından itibaren mâzul şeyhülislâmların mükerreren lah şeyhuhslâm olduklan görülmüştür.z â d e M u s t a f a . s.z â d e E b û Said E f e n d i .192 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yüddin III. İkişer defa olanlar daha çoktur. İsmi şeyhülislâmlar kısmma geçmek üzere birkaç saat şeyhuUslâm olup askerin istememesi sebebiyle azlolunanlar da vardır. Şeyhülislâm SunulE f e n d i dört defa o makamı ihraz etmiştir". ' Riko (Fransızca tercümesi). 179. c. D ü r r İ . varak 180. Efendi'nin o sırada hasta bulıınması dolayısiyle M u s t a f a .z â d e M e h m e d Efendi'den itibarendir. asır sonlarmayakm 1002 H. (1593 M. * Selânikî tarihi {basılmamış nüsha).)Me B o s t a n . E s ' a d E f e n d i . büyük bir teveccüh eseri olaıak ferve-i beyza'yı Yeni tâyin edilen şeyhülislâmı onun konağına göndermişti İstanbul'daki ecnebi elçileri ve eyalet paşalannın kapı kethüdaları tebrik ve bu münasebetle kendisine hediyeler takdim ederlerdi'-. Z e k e r i y a . s. . 1001 Şevval ( 1 5 9 3 Temmuz)de bahar hil'ati giymek üzere davet edilen şeyhuhslâm Z e k e r i y a E f e n d i ' y e "Kaide-i devlet üzere divan çavuşlanndan on beş muhteşem çavuş" gönderilerek önüne düşüp tazim ile Yine bu cümleden olarak Divan-ı hümâyuna getirmişlerdir*. asırdan evvel Reisül­ küttab gönderilmek suretiyle şeyhuhslâm olacak zatın dâvetine dair tarihlerimizde bir kayıt göremedim. Şeyhuhslâmlar ya vezir-i azamla vezir-i âzam aralanmn aleyhine iyi pâ­ Şeyhülislâmııı olmamasmdan veya dişâha bir şikâyette bulunmalarından yahut bir isyan hâdisesinden veyahut ihtiyarlığından ve maiyetinin işlere müdahalesiyle dedikoduya sebep olmalanndan vesair buna benzer hallerden dolayı azl edilirlerdi ki bu hususlara dair tarihlerimizde bir hayh malûmat vardur. X V I I I . 1 Vasıf tarihi.z â d e Şair Y a h y a E f e n d i . itibaren olmah— Reisülküttab Efendi vasıtasiyle saraya veyahut Paşakapısı'na davet olunup sonra vezir-i âzam ile beraber pâdi­ şâh tarafmdan kabul olunurlardı. Şeybuhslâmların azilleri kendilerine çavuşbaşı vasıtasiyle asırdan bildirilir ve yeni şeyhülislâm olacak zat da — X V I I I . 272. ' Mâzul müftü veya şeyhülİBlâmın tekrar tâyin olunması kaidesi X V I .

Teşrifat defteri. Şeyhülislâm H a y a t i M e h m e d Efendi'nin azli üzerine çavuşbaşı A b d i A ğ a kendisini ma­ kamından alarak evvelâ yahsma ve oradan da ikamete so'ya sevketmişti (/zzî. ' "Yevm-i merkumda E f e n d i hazretleri semahatlû Şeyhülislâm Dürrî-zâde Mustafa azlolunub yalısmda istirahat etmeleri ferman-ı hümâyun buyrulmağm alesseher Reisülküttab Ö m e r E f e n d i hazretleri varub Efendi-i müşarünileyh hazretlerine gayetü'l-gaye nazikâne ihbar ve sahilhânelerine teşrif buyurmalarmm ferman-ı hümâyun buynrulduğunu iş'ar eylediklerinde Cebe timly T«rlUUl>. Bazan pâdişâh tarafından hakkmda teveccüh devam ettiği halde vezir-i âzamin ısrariyle veya ihtiyarlığı ve maiyyetinden şikâyet edilmesi dolayisiyle azhne zaruret hasd olan şeyhul­ islâmlarm azillerinin tebhğleri Reisülküttablar vasıtasiyle olur­ du. I..)'de K a r a otuz. şeyhuhslâmlann olduğu için davetlerinin asnn ikinci yansından sonra ve X Y I I . asırda davet ve azillerinin tebliğinin ve XVIII.)'de I. 1061 H .z â d e M u s t a f a E f e n d i ' n i n azlini tebhğ etmek üzere Reisülküttab Ö m e r E f e n d i konağma yoUanmıştı 1 ^ j l j d l XJ. sene 1061 yevm-i mezburda ^ Yevmü'B-aelâse (salı) gehr-i Cumadelûlâ. onun azd müsaadesini sonra bunu Reisülküttab A b d ü l k e r i m tebhğ ettirmiştir*. III. asırda ise şeyhıdislândığa tâyin çavuşbaşdar vasıtasiyle Reisülküttab ve azillerinin de çavuşbaşı vasıtalariyle olduğu an­ laşılıyor ' . 394). 213. Nr." Başvekâlet Arşivi..MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 193 1012 H . (1651 M. c. s.z â d e aldıktan Seyyid A l i Efendi'nin nüfuzundan Efendi üe çekinen vezir-i âzam Ç o r l u l u A l i P a ş a .. 10. e. Yine bunun güji 24 Zilkade 1180 ( 2 3 Nisan 1767)'de şeyhülislâm bulunan D ü r r î . (1603 M.)'de Şeyhülislâm ismail Efendi'nin azli üzerine ça­ vuşbaşı Ebû B e k i r A ğ a kendisini yerinden kaldırıp Solak çeşmesi (Edirne'de) kurbindeki İskenderiyefeöyü'negötürmüştü (Raşid. c. A h m e d ' i n teveccühüne mazhar olan Şeyhül­ islâm P a ş m a k c ı . 1159 sene). Nuhbetü't-tevarih. A h m e d hükümdar olduğu zaman şey­ hıdislâmm daveti için çavuşbaşı ile Divan-ı hümâyun çavuşları gönderilmişti*. IV. 13 . Şu halde X y i . (1718 M. a. M e s e l â I I I . memur olduğu JSur- * Raşid tarihi. vüzerây-ı izam ve kazaskerler arza girib balen jeyhulislâm olan A z i z E f e n d i hazretleri dest-bûs-ı hazret-i Pâdijah! ile müşerref olmak için Divan-ı hümayuna gelmeleri için otuz ku-k nefer çavuşlar ile çavuşbaşı divan-ı hümâyundan saadethanelerine varub alay ile divân-ı âliye geldikte. 6. » 1130 H . kırk kadar divan Çelebi-zâde Abd ü l a z i z E f e n d i ' y i de şeyhıdislândığa davet için çavuşbaşı de çavuşu yollanmıştı*. s.

M a h m u d Yeniçeri ocağım kaldırdıktan sonra şeyhülislâmların ihtilâttan menedUme usulünü kaldırmış ve serbesti vermiştir {Cevdet tarihi. S e l i m . c. ' Tarihlerimizde bir hayli şeyhulislâmm sürgüne gönderUdiği görülüyor." (Maliyeden arşive devredilen 29 numaralı Teşrifat defteri. 26). . X I I .. Ali (Cibali) Yenikapı iskelesinden kendilerine mahsus olan kayıklarma suvar ve yalmzca sahilhâne-i saadetlerine azimet buyurduklarında mumaileyh Rei­ sülküttab Efendi doğru semahatlû V e l i y y ü d d i n E f e n d i hazretlerinin hane-i saadetlerine varub davet ve saat neharî üç buçukta iken doğru bâb-ı âsafiye teşrif buyurduklarında istikbal.)'de ve Kasım fırtınası esnasmda gemi Ue Trabzon'a sevkedUirken Kara­ deniz Ereğlisi açıklarmda geminin batmasiyle mağrukan vefat etmişti.. s. Mâzul şeyhülislâmlardan sürgüne gönderilenler de vardı*. Lütfî tarihi. Bir zaruret halinde şeyhülislâma Bâb-ı âh'den bir tebligat îcab eder ve herhangi bir sebeple Reisülküttab gönderilmeyip ça­ vuşbaşı gitmek îcap ederse şeyhuhslâm bunu haber alıp birden­ bire azhne zabip olmaması için çavuşbaşmın önü sıra fenerli bir adam giderdi. I. II. 199).ve saat beşte devletlû sard-ı âzam hazretleriyle bilmaiyye rikâb-ı müstetâba azimet.194 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Fazla yaşlılığı ve hareketsizliği sebebiyle şeyhülislâm M e k k î zâde Mehmed E f e n d i ' n i n 1206 H . 1 Vak'anüvis Edip Efendi tarihi (tkinei kısım. s.)'de azh îcap etmiş gönderilmesi lâzım geldiği halde S u l t a n ve usulen çavuşbaşının III. s.z â d e A b d u l l a h E f e n d i makamından azlolununca 1126 H . Mâzul şeyhülislâmlar haleflerinin istirkabı yüzünden veya sadr-ı âzamm husumetinden dolayı sürgün cezasma uğramışlardır. I. İstanbul'da oturmasına müsaade edi­ lenler de ya yaldarmda veya konaklarında oturup yerlerim değiştiremezlerdi. 144). (1717 M.. A b d ü l h a m i d zamamnda bu tahdid usulü biraz genişletUerek arzu edenlerin kışm konaklarmda ve yazm yahlarmda oturmalarına müsaade olunmuştur.. c.. s. (1792 M. ihtiyar halinde teessüründen felç gelmesi ihtimalini Reisülküttab Efendi vasıtasiyle gönlü kırılmıyacak istediği düşünerek surette infisalinin yerde oturmasını tebliğini ve konağından ve yalısından tebliğ ettirmiştir^. doğru huzur-ı şahaneye teşrif buyruldukta taraf-ı hazret-i cihan-dâriden ibtida devletlb sadr-ı âzam hazretlerine seraser kürk ilbas ve çavuş alkış edib badehu Efendi-i müşarünileyh hazretleri mezun-i bi'l-ifta ve pirâye-bahş-ı mesned-i meşihat-i kübra ve def'a-i saniyeleri olmak üzere kendulerine tevcih ve ihsan-ı hümâyun buyrulmağın beyaz çuhaya kaplı bol yenlü bir sevb samur kürk ilbas ve huzur-i hümâyunda bir miktar tevakkuf buyrulduktan sonra sadr-ı âzam hazretlerinden mukaddemce çıkıb. Şeyhülislâm E b e .. 172.

Nr. Buna da sebep tâyin edilen şeyhuUslâmm îstabnur . 180).)'de vefat eden Ç i v i . (1547 M. 2 Nuhbetü'l-vekayi.)'de Belgrad mollası iken vefat eden esbak Şeyhülislâm Abdürrahim Efendi müstesna olmak üzere X I X . K a r a Ç e l e b i .z â d e M e h m e d E f e n d i ve 1066 H . ŞeyhuUslâm H o c a . (1654M. 277.)'de vefat eden B o s t a n ." Telhisü'l-beyan fî Kavanin-i Al-i Osman. X.z â d e E f e n d i ve 1006H. ( 1 8 6 8 M . Mehmed Efendi'den Mâzul ve mansuh şeybuhslâmların birbirleriyle görüşmeleri Mehmed memnûdu. s.z â d e M e s u d Efendi'nin arpalık olarak Foça hasları vardı. ) ' d e bu usul kaldırdarak esbak ve sabık şeyhuhslâmlardan A t ı f . Şeyhuhslâm tâyin edden zatm oturmakta olduğu konak müsait değdse münasip bir konağa ^ Divân-ı hümâyun rüûs defteri B kısmı.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 195 Bilfül hizmette bulunan şeyhuhslâmlara itibaren Bostan-zâde arpalık tahsis Muhyiddin edümişti ^. ' Pâdişâhlar Edirne'de bulundukları zaman orada şeyhuUslâm olanlar için bir bina bulunduğu görülüyor. (1826 M.z â d e A b d ü l a z i z E f e n d i şeyhülislâm iken kendisine tahsis edilen arpalık varidatım almamıştır (Hammer. Mehazımız her şeyhulislâmm bunu kabul etmediğini yazıyor. c. 954 H . 147. Kavanin-i Osmanî ve RâbUa-i Asitane isimli mehazmuz da şeyhülislâmlardan ibtida Bostan-zâde'ye arpalık verildiği kaydedilmektedir. Ata Bey tercümesi.Sultan A b d ü l a z i z zamanmda ve 1 2 8 5 H . II.) senesine ve yeniÇeri ocağmm kaldınidığı tarihe kadar müstakd daireleri yoktu ^. Refik E f e n d i ' l e r mecahs-i âhyeye Şeyhülislam dairesi Şeyhıdislâmlann 1241 H . asnn ikinci yansından az sonraya kadar gelen mâzul şeyhülislâm­ lara başka vazife verilmemiş ve talihi olanlar tekrar şeyhuhslâm olmuşlardır. Bu suretle mansub şeyhülislâma ilk defa arpalık verilmesi hakkmdaki ferman aynen şöyledir : âlemü'l-ulema'il-mütebahhirin Mevlâna Muhyiddin Mehmed tev­ ki-i refi-i hümâyun vasd olıcak malûm ola ki bundan akdem müfti iken E b u s s u u d merhumun vazife-i muayyenesi beş yüz akçe olub lâkin hizmet-i fetvada muayyen arpalığı olmayıb ve şimdiye değin müftü olanlara verilegelmiş değil iken senin ilm ve fazi ile ârâste ve fetva hizmetinde mecd ve sâi olduğun ilm-i hümâyunum muhit ve şâmil olmağm mezîd-i inayet-i şahanemden selefte olan müftUerden tercih olunub bilfiil mutasarrıf olduğun vazife üzerine elli bin akçelik arpalık inayet edib büyürdüm ki sâdır olan fermân-ı hümâyunun muci­ bince zikrolunan arpalığın tedariki için âdem gönderib hükmün ihraç ettiresin.z â d e H ü s a m e d d i n ve M e h m e d memur eddmişlerdir *. c.(1597 M. s. varak 143.

müheyyiz. Bu dâirede müsevvid. Bundan dolayı muvakkat payitaht olan Edirne'de bir meşihat dairesi vardı. M e h m e d fetva emini iken mülâzım olmuştu {Atâyi. Meselâ X V I . telhisci. "Fetvaya müteallik meseleleri müsevvidler yazıb mübeyyizler beyaz eder ve fetva emini görüb imzaya geleni gönderir. olmaz yazar AUahü âlem). Şeyhuhslâm bunu tetkik edip tahk kırması denilen kendi el yazısiyle bühassa cevap kısmmı imzalardı. IV. ^ Fetva eminleri X V I . istenilen fetvayı o bulurdu ve bunun maiyyetinde yirmi kadar kâtip bulunup bunlar verilen fetvalan yazarlar ve bu suretle halkm istediği fetvaları verirlerdi. asır sonlarmda şeyhülislâm Bostan-zâde'nin fetva emini M u s t a f a b. Fıkıh yani İslâm hukukuna iyiee vukufu olanlardan tâyin eddmesi icap eden/etva emini bu fetva kaleminin başta gelen âmiri idi*. Fetva isteyen kimseden bu hizmet mukabih yedi akçe resim ahmp bu para fetva emini de kalem heyeti arasında * usulü dairedan gelmesi ve azledilince tstanbuVa gitmesi idi. s. c. Fetvalar. asırda kaleme ahnan Telhisü'l-b^an fi Kavanin-i Âl-i Osman şöyle diyor (uarofe 143). ' X V I I . asırlarda şeyhulislâmlarm mektupçu ve tezkereci gibi maiyyeti adamlarından olup içlerinde müderrislik ve kaddık için mülâzım olmayan medrese mezunları bile vardı. (1718 M." . s. kethüda ve saire gibi mai­ yeti adamlanndan başka başlannda fetva emini bulunan ve pek mühim bir daire olan fetva kalemi vardı. Bunu mütaakıp müvezzi isimh memur bu fetvayı mahalhne verirdi. 1130 H. müteaddit fetva kitaplanndan çıkardarak müsevvidler tarafından kaleme alınıp bunu fetva emini gördükten ve müheyyiz tarafından beyaza çekddikten sonra şeyhülislâma takdim olunurdu. mukabeleci. Meşayih-i İslâm kenar müftüleri gibi nukul yazmayıb ancak şairin dediği gibi (olur. kâtip. ve X V I I .196 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I çıkar ve bunun selâmlık ittihaz edilen kısmında şeyhıdislâm dairesi erkânı bulunup meşihate ait işleri görürdü. ikişeri müsevvidindir.)'de şeyhülis­ lâm i s m a i l Efendi'mn azliyle yerine A b d u l l a h Efendi'nin tâyini münase­ betiyle yeni şeyhülislâm "sadr-ı fetva olanlara mahsus olan haneye" götürül­ müştü (Raşid tarihi. Bu tarihlerde fetva emini şeyhulislâmm herhangi bir mesele üzerine verdiği emirle bunu mevcut fetva kitaplarmdan bulurdu. dörder yüz fetva tevzi eder ve müsteftideu ahnan yedişer akçe resim müsevvid ve kâtiplerindir. 56). mühürdar ve müvezziler bulunurdu. imza olduktan sonra mukabeleci görüb müvezzi haftada iki nöbet üçer. Şeyhuhslâmlann çuhadar. 394). Her kâtib tâyin olunan kadar beyaz edib beşer akçe ahr.

Şerif-zâde Paşmakçı-zâde Ebû'l-hayr Ahmed. asır ortalandır.z â d e Y a h y a Menteş-zâde Ataullah. muka­ emininin ve mütebaki beş akçe de müsevvid. 272. Dürri-zâde Debbağ-zâde Arif. * Kavanin-i Osmani ve RâbUa-i Âsitâne. yani her fetvadan 197 iki akçesi fetva mübeyyiz. kâtip ve mürezzi'indir *. selefleri zamanmda bizzat tetkik ederek verdikleri fetvalan kendderi bizzat tetkik etmeyip bu işi fetva eminlerine bıraknuş olduklarmdan o tarih­ ten rak sonra fetva eminlerinin ehemmiyeti artarak bir fetva dai­ dâva ve hüküm işleri fukahadan mürekkep bir heyete resi vücuda gelmiş ve Tanzimattan sonra fetvahane tesis oluna­ bırakılmıştır. dit fetva kitabı olduğunu yazmakta olup bu. s. mübeyyiz'e iki ve müftünün mührünü muhafaza eden mûhûrdar'a bir akçe verildiğini yazar ki X V I I . ' Tornlon (C.Mecmau'l-fetâva.z â d e X V I I I . Yenişehir'li Ali Mehmed Abdullah fetvalan varsa da sonradan Efendi'nin şeyhuhslâmlar veÇatalca'Iı f£j\zü\hyr Behcetü'l-fetâvası üe F e y z u l l a h E f e n d i ' n i n fetva kitaplariyle çok zaman fetva vermişlerdir. / . asırda bizzat mecmuası kaleme alanlardan M ü e y y e d . fakat her fetva için maiyyeti efendilerinden suali tertip eden müsevvid beş. s. asırda B â l i . fetvayı beyaza çeken. A n k a r a ' l ı M e h m e d ve M i n k a r î . X V I . Efendi'nin Fetâvay-ı Abdürrahim. Y a h y a . R i k o (Fransızca tercü­ mesi). Verden fetvanm mesuhyeti şeyhuhslâma aitti.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK sinde taksim olunurdu. asırdan sonra şeyhuhslâmlar. Diğer İstanbul kütüphanelerinde de bir hayli fetva kitabı vardır. e. mükerrirleriyle beraber dediği miktar­ dadır. X V I . 40) Ayasofya' kütüphanesinde elli be. Fetva emini. Şeyhülislâmın verdiği fetvadan para almadığım. 41. Mus­ 4jjuU tjljbi Fetavây-ı Hâmidiye ve E b u s s u u d E f e n d i üe Z e k e ­ t a f a . asırda Mehmed. Abdur­ Sadullah fetva rahman Sâdi Efendi r i y a Efendüerin Efendilerin Seyyid gelen Feyziye fetva tS^ jU» Fetâvây-ı Sâdiye ve H â m i d E f e n d i ' n i n fetvalan kitaplan ve ve X V I I . beleci.z â d e Efendi'nin ıjjl^l ^»f. Bu hal sonradan gelen şeyhuhslâmlann ümî ve hukukî cihetten bir kısmımn malûmatlannm noksan ol­ duğunu gösterir*. şer'î meselelerde ihtisas sahibi kudreth zat­ lardan tâyin olunurdu. Ali. Fetva vermek için müracaat eddmesi lâzım gelen fetva kitap ve mecmaalan fetva dairesinde bulunurdu. .

508. c. Reisü'l-küttab bu evrakı hulâsa olarak kaleme aldık­ tan sonra vezir-i âzam tarafmdan pâdişâha takdim edilecek takriri de kaleme alarak sadr-ı azama götürür ve sonra bu evrak ile hulâsa aynca bir atlas keseye konularak pâdişâha takdim olunurdu. Telhiscinin götürdüğü evrak bir yeşil canfes kese içinde olarak Paşakapısı'na yollamr ve yukanda görüldüğü üzere Reisü'l-küttaba verilirdi. askeri kanunun tebdih. Mektupçu. t. sulh akdi. gayn müshm tabaanm ısyam. Bunlardan kethüda. Telhisci. dinî işlere ve kanunlara ait temas ederdi.198 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M l Y E TEŞKİLÂTI Fetva. icazetnamelerin yazddığı daire ^ Bn Buretle hSkflmdarm fetva alması XVIII. şeyhuhslâmm hükümet nezdindeki memuru olup muamelelerde hükümetle hukuka. II. Daha yukanlarda görüldüğü üzere şeyhulis­ lâmm arzlan. » Tomton. asırdan itibaren olup hfikfimet merkezinin kuvvetli zamanında buna lüzum görülmezdi. mektupçu gibi mühim memuriyetler de vardı. » D'Ohsson. ı. Şeyhuhslâmm müderris ve mevah tâyinleri ve diğer hususlar bunun vasıtasiyle ve Reisü'l-küttabm delaletiyle vezir-i azama arzolunurdu. ıs­ lahat icrası. şeyhuhslâmm siyasî ve iktisadî işlerinde ve şeyhuhslâmm nezaretinde bulunan vakıf muamelelerinde şeyhuhslâmm vekih olup onun namma hareket ederdi ^. şeyhulislâmm divan efendisi veya mühürdan ve şimdiki ismiyle yazı işleri müdürü idi. . IV. 509. Şeyhuhslâm dairesinde fetva eminliğinden başka kethüda. Bunun üzerine pâdişâh sadr-ı âzamm takririni okuyup üzerine muvafakatini havi hatt-ı hümâyununu yazarak iade eder ve icap ederse aynca mütalâasmı da yazardı*. s. şakavette bulunanlann katilleri ve bir vezirin idamı gibi fetvalardı Hukuk-i hususiyeye dair olan fetvalar. dokuz parmak uzunluğunda ve dört parmak genişhğinde bir kâğıda ince harflerle yazılır ve mukabilinde bir ücret alınırdı * . meşihatten çıkan buynıldular. tâyin rüûsu ve beratlan. bunlar da harp ilâm. e. telhisci. Hukuk-i umumiyeye ait fetvaların aimması hükümete aitti. vezir-i azama yazıhp amn vasıtasiyle pâdişâha arzolunur ve tahriri olarak iradesi alınırdı. 7. IV. e. hukuk-i umumiye ve hukuk-i hususiye olarak iki türlü verilirdi. * D'Ohsson.

evrak ve sicill-i ahval müdürlükleri. (1916 M. ilâmat mümeyyizi.)'de bâb-ı vâlây-ı fetva da denilen Şeyhuhslâm kapısında bir meşihat müsteşan. teftiş-i mesahif-i şerif meclisi. meşihat mektupçusu ve üç muavini. 1326 H . kassamlık ve sair kısımlara ayrılmıştı^. ilâm<U-ı şer'iyye mümeyyizi. Anadolu vekayi kâtibi. tetkik-i mesâhif ve müellefat dairesi. eytam daireleri. arzuhalci. asır ortalannda kazaskerlerle şeyhülislâm istanbul kadısı mektupçusu. meclis-i meşayih. reisü'lBunlann her birinin maiyyetinde yani bu dairelerin her birinde müteaddit memurlar vardı. kazaskerhk mahkemesi. fetva emini. Y m e X l X . 140-152) . 199 mühürdar'da maiy­ yetleri de dahil olmak üzere bâb-ı fetva memurlan şunlardı^. Şeyhülislâmın mührii de bulunurdu. Ders vekili. meclis-i tetkikat-ı şer'iyye. sicill-i ahval şubesi.)'de ise yalnız meşihat daireleri büyük me­ murlan şunlardı*: Ders vekili. (1875 M. şer'iyatçısı. * 1317 hicret senesine mahsus salnâme-i Devlet-i Osmaniye ve 1334 H. memurin. Rumeh ve Anadolu kazaskerleri ve İstanbul kadılığı dairesi ve saire olarak bir yerde toplanmıştı.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK bunun emri altında idi. meşihat arzuhalcisi ve iki muavini. maaş-ı ilmiyye kâtibi.)'de nefredilen ilmiye salnamesi. İstanbul kadıhğı. 1293 H . emvâl-ı eytam ve beytülmal. ilâmat-ı şer'iyye mümeyyiz muavini. İstanbul kadısı müşaviri. fetva emini. asır sonlannda 1317 H . ilâmat odası. Rumeli şer'iyatçısı. İstanbul Rumeli kazaskeri tezkirecisi. * 1293 senesine ait resmî devlet salnamesi. sene 1272. talebe işleri dairesi. ders vekâleti. meclis-i intihab-i hükkâm. meclis-i meşayih. mechs-i tetkikat-ı şer'iyye. mektupçu ve mektupçu muavini. XIX. meclis-i müellefat heyeti. ( 1899 M.) ikinci meşrutiyetin îlâmndan sonraki teş­ kilâtta ise meşihat müsteşanndan sonra fetva emini ve iki muavini ile diğer iki muavin bir başmüsevvid ve bir müvezzi ve bir cevab-ı şifahî memuru ve yirmi sekiz müsevvidden mürekkeb fetva odası heyeti. Anadolu kazaskeri tez­ kirecisi. askerî. meclis-i mesalih-i talebe. kassam-ı Rumeli vekayi kâtibi. İstanbul kadısı vekayi kâtibi. ' 1272 hicret senesine ait resmî devlet salnamesi. (1908 M. Bu ilmiye galuâmeainde (S. mektubî. miisevvidîn. evrak müdürü ve iki muavini ve iki mümeyyizi olarak Şeyhuhslâm kısmı maiyyetinden başka fetvahane.

bir müstacele kâtibi. beş ikinci • e altı üçüncü sınıf kâtip ve ders vekâleti ile meclis-i mesalih-i talebe daire­ sinde b b reis. Kaza Ue fetva arasmda fark vardır. I . 264). Kaza ise katidir. verilen hüküm kabulü zaruri ve mecbu­ ridir. dört birinci. beş ikinci ve dört üçüncü suuf müsevvid ve meclis-i tetkikat-ı şer'iyyede bir reis. yedi âza ve bir kâtip ve meclis-i meşayihte bir reis. Hnkuk-ı İdâmiye ve Istılohat-ı Fddıiyye. kendisine cebredilmez. . hususî ve iki Herhangi bir şahıs şer'î bir husus hakkmda fetva almak isterse fetva emini dairesine müracaat ederek suahni yazar veya beyan eder. bir tahrir-i mesail memuru. Kadmm verdiği hüküm mutadır ve infazı lâzımdır. Fetva yalnız ihbardan ibaret olnp kaza ise ihbarla beraber heman infaz edilir. Fetva isteyen kimse aldığı fetva Ue amel edip etmemekte serbesttir. iki aza ve bir kâtip ve mektubî-i meşihat dairesinde bir mektupçu. bu tahrir sual mahiyetindedir ve bu suale müftü (Evet) veya (Hayır) kelimesiyle cevop verir ve karara (Fetva) derler. sekiz âza iki mümeyyiz.200 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I ^ ^ fetroları Şeyhulislâmlann umumî olarak verdikleri fetvalar. Mesele. Kaza hüküm Ue olup fetva ise şer't bir hükmü ihbar ve tebliğdir. verdiği mnkarreratı tahriren bUdirir. bir müvezzi. Fetvada umumiyet olnp kazada ise hususiyet vardır. Meseleler. Hukuk ve ceza ve idare işlerinde ikna edecek delâU-i subutiye gösterir. c . Bunım üzerine bu suali fetva emini kâtibi şer'î usıde tatbikan yani sâk usulü üzere tâbirat-ı mahsusa de kaleme alır ve buna (mesele) adı verihrdi*. evvelce tamamen ihata olunur ve kısa bir ifade Ue kâğıt üzerine konulur. yirmi yedi müsevvid ve ilâmat-ı şer'iyye odasmda İstanbul pâyeli bir müdür. memurin. iki muavini ve fetva odasmda Istanbnl pâyeli bir reisüV-müsevvidîn. Bn tahriri karar altma 'Allah daha iyi bUir'( ^1 ü Aüahü 6letn) ibaresi de Uâve olunur. 2 5 8 ) . beş birinci. caizdir veya meşihatın bir emiab-ı fifahi m«muru fetvahanede bir fetva emini. gelir veya gelmez. dokuz parmak uzunlu­ ğunda ve dört parmak eninde bir kâğıt üzerine küçük harflerle talik kırması yazı üe yazdır. Osmanlı tmparatorluğu'nun Hal-i hasır tarihi. Fransızca tercümesi s. mevcut müşkUâtı halleder. meşrudur veya meşru değildir. bir muavin. bir mümeyyiz. sekiz mümeyyiz. * "Müftünün selâhiyeti icraya cebretmez. Yani bir fetvanm hükmü bütün Müslümanlara şâmU olduğu halde kazanın hükmü ise yalnız mahkûmfin-aleyh Ue mahkûmün-leh hakkmdadır ( Ö m e r N a s u h i E f e n d i . olur veya olmaz. bir şifre memuru Ue kâtipler ve bunlardan başka muhasebat. vardır veya yoktur. » . Bundan anlaşıhyor ki bu karar hatasız İtibar olunmamaktadır" (Riko. bir mühimme kâtibi. bir mukabeleci. ders vekili ve beş aza Ue kalem heyeti ve tetkik-i mesahif ve mûellifat-ı şer'iyye meclisinde bir reis. Meselenin az ve çok ehemmiyetine göre verilecek cevap kısaca. dokuz Uâmat-ı şer'iyye mümeyyiz muavini. emval-i eytam ve beytülmal müdüriyeti. türlü olurdu. sicU ve evrak müdüriyetleri daireleri olduğu görülüyor.

l ^ Jl ^iİA^JI Jh-J jJjJlj . Fetvalarda kuUandan isimler. asır ortalarına doğru Sadullah S a d i Efendi'nin . j Velid ve kadmlar için xj.J^l r^^* ( H İ I " Veya » b ^ \ ^JL ÖLc_ll Jlil veyahud "\^x^\ j< ve jJjiJI l w » J I j .J I Jrf. ecnebi tüccar ve muharib olanlar için dört türlü kuUandrrdı.Jl ij-ı+llilı-.xJU.^ıaj li ^ 1 " Yahut " v ' j . Umumî fetvalar.^1—'I Jr. ^ thniyt »alnâıneti. " " j f j t » l *J* . Bazan da yine fetva kaleminden yazdan ve müftü tarafindan verilen cevap esbâb-ı mûcibeli ve izaldı olurdu. ve X V I I . Rabia gibi Zeynep.Halid. asnn ikinci yansın­ vesaire gibi başlıkla dan itibaren " J j >JI *i» minhü't-tevfik" ibaresiyle kısaltılmıştır. Fetvalar. erkekler için JJJ zeyd. (hu mesele beyanında ne buyururlar başlarken X V I I I . Hind. Fetvalarm ne suretle verddiğine Bu mesele dair bir fikir cevap ne vermek için aşağıya birkaç numune koyuyorum^. Fetvalann lan lâzımdı. 360. fetvaBi. asır­ larda muhtehf şekiUerde olup : " . Hıristiyan. ^LJ Ü m m ü Gülsüm. Hanefî imamlanmn kaviUerine göre verihrdi.i l 61 ifj^^ J*l »IjL j ^4JI«I altlarma şeyhıdislâmlann bizzat imza sınıftan atmamuhayyel isimler ayrd- V e " J i > l l . .amr. Mesele yani fetvalarm başhklan X V . t. X V I . . f > ^ f ' muhayyel adlar olup yerine göre tslâm. sulh ve saire için istediği fetvalardır. meselâ harp. X V I . jyf. Fetvalarm başhklarmdan sonra gelen meseleler yani fetva sualleri : Bu mesele beyanında cevap (bazan bu mesele hususunda) diye eimme-i Hanefîye'den ne veçhiledir başlar. Pâdişâhın herhangi bir mesele. hususunda eimme-i hanefiyeden veçhdedir ki.iiL«JI _^ v e jjjdij ki) v e Türkçe olarak. asır son­ lanna kadar Müftü yani şeyhuhslâmlar bizzat fetva verirlerken sonralan bu fetvalarm bulunup hazırlanmasım fetva eminlerine bırakmışlardır.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 201 caiz değildir gibi suale göre verilir. Bu dört her birine göre yukanda zikrettiğimiz mıştı. Hatice. X V I . ^ Bekir.

Elcevab ellerinden gelür Ketebehü'l-fakir Sad S Bu mesele beyanmda ne buyururlar ki*. Allahü âbem beyanmda eimme-i Hanefiyye'den Allahü âlem . s. Allahü âlem Zeyd-i yetim baliğ olub vasisinden bî-kusur akçasm ahb kabzettikten sonra vasi-i mezbure "sen nice zaman benim akçemi kullandın ol kullandığın zamanm bana muamelesini vermek ge­ reksin" dise şer'an sözü mesmû olur mu ? beyan buyrulub müsab olasız Elcevab olmaz Ketebehu Abdülkadir S Bu mesele cevab ne veçhüedir ki*. Tâife-i sofiyyûndan nice kimesneler kaidin ve kaimin olduklan halde zikndlah-i taalâ edib sağa ve sola başlarm tahrik etmele­ rinde hata var nudır? beyan huyunda » Umiye salnamesi.202 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI Üç nefer yayaların beynlerinde müşterek olan yerden bir kıt'a yeri mezkûr yayalarm birinden zeyd tapıdaydı abcak âhar şerikler razı olmayıb men'etseler şer'an vermemek ellerinden gelür m ü ? beyan buymiub müsab oluna. 484. 366. Zeyd'in zevcesi Hint ten Zeyd'e ve kızı Zeyneb'e irs Ue intikal eden evi kısmet etmeden Zeyd-i mezbûr evin hissesini vakf eylese ve mezbur vakfın sıhhatine Bekir hüküm eylese mezbur vakıf sahih olur m u ? Elcevab olmaz Ketebehu Ebussuud el-haktr S Bu mesele beyanında cevab ne veçhUedir ki *. 384.

fakat XY111. '"VUJ sebyi ve hazretleri jtiUjs-ljjül) Ebû'l-meyamin Mustafa lâzım olur? nefir-i âm suretiyle cihadı emrettikte ( ^LüLil j ^(>-U âyet-i cehlesi hükm-i münifince kâfife-i müshmin üzerine cihad farz olub genç ve ihtiyar piyade ve süvari olarak bdcümle aktardaki müshminin mâlen ve bedenen cihada müsaraat eylemeleri farz-ı ayn olur m u ? beyan huyunda Elcevab olur.j Bu mesele beyanmda eimme-i Hanefiyye'den cevab ne veç­ hiledir ki : İslâmiyet aleyhine tehâcüm-i âda vaki ve miyyenin gasb ve gareti ve nüfûs-i mütehakkik olunca esir eddmeleıi Pâdişah-ı Memâhk-i İslâm tslâIslâmiyyenin IjJ»!*. Avni eUÜrgübî * dairesinden çıkan Allahü âlem W *j jmjjjj^ Şeyholulâııılann Ş®yl*'*l^l*™l''™^ gerek fetva fetvalannm ve gerek müderris ve mevalinin tâ­ yinleri için telhislerinin altmda kendi el yazı- lariyle imzalannm bulunması lâzımdı.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 203 Elcevab edeb ve vekar üzere ederlerse men' olunmazlar Ketebetu'l-fakir Ebû'l-meyamin Mustafa "Suret-i mezburede tâife-i merkume hîn-i tevhidde sağa ve sola başlarm sallamak küfürdür" diyen Zeyd'e ne beyan buyurulub müsab oluna Elcevab cehlini izhar etmeyib min-bâd bu makula söz söyle­ memek lâzım olur Ketebehu'l-fakir S Birinci Dünya harbinde verden fetvadan : ve minhü't-tevfik jJjdl*. asırda bu kaidenin bazan bozulduğu ve imza yerine şeyhıdislâmm zati mührünün basddığı görülüyor ve bu da bir mazeret dolayisiyle ve pâdişâhın müsaadesiyle olu- . Ketebehu'l-fakir deyhi teâla Hayri b. Bilhassa fetvalarm cevap kısımlariyle imzanm mutlak surette şeyhıdislâmm el yazısiyle olması şarttı.

.z â d e M e h m e d E f e n d i faastelığmdan dolayı fetvalara imza atamadığmdan I . (1731 M.204 yor^. * İlaveli Esmârû'l-hadayık. ^ Şeyhülislâm D ü r r i .z â d e Ebû'l-hayr da görüldüğü da vardır. Feridun Bey Münşeatmda da şeyhuhslâmm elkabı daha mu­ fassal olarak şöyledir*.'4. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. Fetvalann herhangi bir suretle takhd edilmesi ve mührün çahnarak basılması ihtimahne binaen yukanda söylendiği bunun cevap kısmmm şeyhuhslâmm yazısı olması dikkat edilmiştir. (1714 M.zâde bazı Mehmed Efendi. 22. Ş e m ' i M o l l a . 30.)'de şeyhülislâm andan sonra M i r z a . s. e.)'de şeyhülislâm olan D a m a d . İlmiye salnamesi. OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI fakat verilen fetvanın cevap kısmındaki yazınm şeyhül­ islâmın el yazısiyle olması zaruridir. Şeyh Mirza Mustafa Efendi'dir. Yenniş olduğu fetvaya imza yerine ilk defa mühür basan 1126 H . ilâveh Esmariı'lisimli eserinde ibtida fetvamn imza mahalhni mühürÂhmed üzere E f e n d i olduğunu yazıyorsa da * yukarı­ ondan evs-^el mühürleyen şeyhuhslâm leyen zatın 1144 H . * Feridun Bey Münşeatı. Şeyhulislâııılann K a m i elkabı şöyle idi^. s. . şeyhuhslâm enami'l-mü'minin el-müstağni ani't-tavsif EdâmuUahü taalâ fezailehu. ü-^^ öjij' j -iî^>Ji 6* l i ^ ' âlemü'l-ulemai'l-mütebahhirin bûü'l-fazl ve'l-yakin varisu şafü'l-müşkülâti'l-hakayık efdalü'l-füzelâi'l-müteverriin ve'l-müslimin yen- ulûmi'l-enbiya ve'l-mürselin keşmüfti'lve'l-yakin m e v l â n a . . ve İ v a z . Dürri fetva­ S a l i h . .ui J U î ^ \ ^ \ . kayda rek Sultan göre Mehmed'in kanunnamesindeki elkabı gibi kaidesine ferman ve resmi muharreratta ge­ kazaskerlerin şeyhuhslâm ve gerek . 515). . Efendilerin larında mühürleri görülmektedir. I. vareJc 11b. . M a h m n d iyi oluncaya kadar mühür basmaema müsaade etmijtir (Sııbhi tarihi.z â d e Yahya Tevfik İbrahim.z â d e Mehmed Mehmed Hadaytk Efendi Kâmil. 11. s.

Bunun üzerine şeyhülislâm pâdişâhla musafaha (el sıkmak) ederek hiikümdann elini ve omnzunu öper ve bu müddet zarfinda hükümdar ayakta 1 ŞeyhtıUBİâmlarm uhdesindeki vazifelerden birisi de medrese talebe­ lerinin derslerini teftiş etmekti. s.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK ^1 Âlemü'l-ulema e'l-izam mazharu efdalü'l-füizelai'l-fiham ve't-te'vil meşnku 205 kâşifu esrari't-tenzil tafaviyye baku rif dekayıkı't-tefsir münevverii si- meBabîhi'l-ebadisi'n-nebeviyye matlau gayati'l-fezail meşariki'l-enveri'l-Musve'l-avâ- metalii'l-envar ve'l-yakin mirkatu medarici'l-esrar vel-maarif nisabu râyâti'l-fevazü el-müeyyed bahrü'I-maani bi-teyidi'I-meliki'l- muîn şeyhülislâm M e v l â n a . Ders vekilleri fazi ve kemal sahibi müderrislerin kıdemlilerinden olurdu. . bu merasim esnasmda vezir-i âzam ve devlet erkâmmn tebrikleri bittikten sonra sıralarım beklemekte olan ulemaya haber verilirdi. Ders vekilleri medrese imtihanlarma da nezaret ederlerdL Pâdişâh huzurunda okutulan huzur derslerinde ilk ganâ bunlar ders okututlardı. İbnülemin Mahmud Kemal (Türk Tarih Eneümeai Mecmuası. Fakat işlerinin çokluğu sebebiyle bunu da ders vekilleri yapardı. 281). Şeyhuhslâmlarm işlerinin çokluğu sebebiyle vakıf şartmı yerine getirmek için kendileri tarafmdan ders vekili ismiyle b i r vekil tâyin edilmiş ve bu suretle meşihatin ilgasma kadar ted­ risata devam olunmuştur^. ' Arpalık maddesi. Edamullahü fezailehu. (1505 M . medrese ve imaretini yaptırdıktan medresesinin şeyhuhslâm olanlara şart koymuştu. ) ' d e müderrishğini İstanbul'daki müftü yani meşhur cami. . B u medre­ senin ilk müderrisi o tarihte müftü olan A l i C e m a l i E f e n d i idi. İhtida şeyhuhslâm Efendi vezirleri selâmlayarak pâdişahm tahtınm bulunduğu tarafa doğru ilerlediği sırada pâdişâh ayağa kalkarak bir iki adım yürüyüp karşüar ve o sırada Divân-ı hümâyun çavuşlan alkış yaparlar. . Vakfiye mucibince müftü olan haftada b i r gün ders okutacaktı. Şeyhuhslâmlarm Bayezid medresesi müderrishğinden maaşlan olduğu gibi vakfmdan da para ahriardı*. Şeyhulislâııılara dair müteferrik mAlûmat bayram tebriklerindeki kabul resimlerin^e şeyhuhslâmlar bol yenh k ü r k giyerlerdi. . sen» 16. ŞeyhDİİBİâmın Bayezid medrer sesi müderrisliği H-Bayezid soura 911 H .

XVI. Yukarıda numara ve sahifesini koyduğumuz Teşrifat detferinde ise şeyhuUslâm (giribân bûs ve dua edib) kaydmdan X V I I I . basılmamış nüsha. asır sonlanna doğru I I I . ' A t â y î . Anadolu kazaskeri üe naldhüleşraf altışar mülâzım verirlerdi.206 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI durur ve şeyhıdislâm kısa bir duadan sonra etek öperek arka arka geri çekihp sol tarafta müteferrika ağalarm bulunduklan taraftan avdet ederdi*. asrm ikinci yarısmda da Pâdişahm elbisesinin omuz veya yakasmdan öptüğü görülüyor. gittikçe asrm sonu ile X V I I . 68. varak 108. A h m e d zamamnda yazdan j^. M e h m e d'in Lehistan seferlerinde Pâdişâh maiyyetinde bulunmuşlardır...->^J^^ Zübdetü'ttevarik'de şeyhulislâmm kendisine ayağa kalkan Pâdişahm elini ve omuzlarmı öptüğü yazdarak şöyle deniliyor: "01 şâh. bir iki. N i m e t i E f e n d i 1062 H . ' RumeU kazaskeri tâyininde sekiz. yirmi altmcı emini günü akşamı yani Kadir gecesi davet beyler- fetva vasıtasiyle sadr-ı âzami iftara ^ X V I I . varak 312 . Teşrifat defteri. varak 6. bâde'l-mnsafaha sol canibden dâmen-i hümayunlarm bûs edib gider. 558 de şeyhulislâmm pâdişahm göğsü üzerinden elbisesini öptüğünü ve T o r n t o n ise (C. 358) sol omuzu üzerinden öptüğünü yazarlar. Nr. s. asırda ve I. Şeyhul­ islâmlann teşrifi on altı mülâzemetti'. hazret-i mevleviye kıyam ve gelib takbil-i dest ve ceyh edince medd-i kıyam ettikten sonra.ri/ de denihrdi. kademe istikbal ederler. M u r a d ' m Revan ve fio^dat sefer­ lerinde ve M i n k a r i . usulün sonralan devam ettiğine dair bir kayıt göremedim." s. M u r a d zamanmdan îtibaren Pâdişâh tarafm­ gidip kışhk ve yazlık olmak üzere şeyhülislâmlara dan hil'at gönderilir ve onlar da buna karşı Bu saraya hükümdara teşekkürlerini arzederlerdi*. Nr.122). (1561 M. Seferlerde şeyhuhslâmlarm çadırlarmın önüne vezirler gibi üç ve kazaskerlerin de beyder gibi iki tuğ dikilirdi. IV. 2428. Pâdişâh şeyhuhslâm Ue kazaskerler de orada bulunurlardı. Ramazanm şeyhuhslâm. 3 2 3 . . s. asırdan îtibaren hükümdarın arzusu de bazı nerede pâdişâhlar sefere bera­ şeyhuhslâmlar da bulunursa berce sefere giderlerdi*. çavuşlar aUaş ederler.) tarihli kanundan naklen şöyle diyor: Şeyhülislâm "Pâdişah-ı rûy-i zemin hazret­ lerinin taraf-ı hümâyunlarma teveccüh ettiklerinde Pâdişâh hazretleri ayak üzerine kalkıp." Veliyeddin Efendi kitapları. D'Ohsson. c. ŞeyhuUslâm Y a h y a E f e n d i . XVI. I. 29. IV. s. Şeyhülislâmların.z â d e Y a h y a E f e n d i Ue Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i IV. S e l â n i k î . kanun üzere meşihat makamma teşriflerinden dolayı verdikleri mülâzemete te.

saçakh ve müzeyyen ata biner­ lerdi. bu tarafmdan bohçası açdan Hırka-i kadısına kadar olan ilmiye ricahyle mâzul kazaskerler ve mâzul İstanbul kaddan. Osmanlı donanmasmm Haliç'ten denize çıkmak zamam gehnce Reisülküttab Efendi vasıtasiyle davet edden Şeyhuhslâm Yalı köşkû'ne gehr ve Pâdişâh huzuriyle burada teşyi merasiminde bulunurdu.MÜFTÜLÜK VEYA ŞEYHÜLİSLÂMLIK 207 eder ve ertesi günü de önünde danişmendler yakalı ve üskûflu çuhadar ve altı da astarlı çuhadar ile birhkte başında örf denilen resmî kavuğu ve arkasında ferve-i beyza de sadr-ı âzamm ziya­ retini iade ederdi. . yaza mahsus beyaz sof ferace giyerler. * Başvekâlet arşivi Maliyeden devredilen defterlerden. Şeyhuhslâmlar resmi davetlerde kendisinden başka kazaskerlerle başlanna örf denden kavuk ve ve mevahye mahsus arkalarma beyaz çuha kaph üst kürkleriyle (ferve-i beyza). kazaskerlerin binmek imtiyazlan olup şeyhuhslâmm arabası yeşü ve kazasker­ lerin ise kırmızı çuha kaph idi*. m (1792'de basılmış nüsha). IV. sonralan arabaya binmeleri de âdet oldu. 29 nutnaralı TeşrifaX defteri * D'Ohsson. Şeyhuhslâm dairesinde meşihat müsteşarı üe ders vekihnin emirlerini icap edenlere tebhğ etmek üzere kavuklu denüen bir tebhğ memuru bulunurdu'. ' Osmanlı saltauatmm ve megUıatm ilgası esnasmda en son Şeyhülislâm Kavuklu'ea merhum Giresunlu O s m a n E f e n d i idi. Sadr-ı âzamm Şeyhuhslâmı ziyarete gitmesi ve ertesi günü ziyaretin Şeyhuhslâm tarafmdan iadesi aynı zamanda yaklaşmış olan Ramazan bayramı tebriki idi. c. Ramazamn on beşinci günü ReisiUküttab vasıtasiyle yapdan davet üzerine şeyhuhslâm Bâb-ı âli'ye gelir ve birhkte Ayasofya camü'nde öğle namazı kdarlar ve sonra baltacdar kethüdası vası­ tasiyle vuku bulan merasimde İstanbul davet üzerine saraya gidihp bizzat Pâdişâh şerifi ziyaret ederlerdi. s. vezirler ve sair teşrifata dahd olanlar bulunurlardı. Pâdişâh ve Yalmz şeyhülislâmlar de şehzade vefatlannda da bunlann icabında arabaya cenaze namazlanm şeyhülislâmlar kddınriardı *. Denize kalyon indirildiği zaman ve nikâh merasiminde şeyhuhslâmlar da şehzade ve sultan doğumlan münasebetiyle yapdan tebriklerde sultanlarm nişan ve bulunurlar ve sultanm nikâhım kıyarlardı.

II. 33.)'de Haremeyn Evkafı nezaretine ilhak olunarak bunun mukabelesinde şeyhühslâma mansure hazine. Sultan II M a h m u d bu tarihte Yeniçeri Ocağım kaldırdıktan sonra nmdaki muvafık üzerine Âğa Kapışım.si'nden senede beş bin kuruş tahsis olunmuştur". Bunlar kendilerine ait dâvaları dinleyip hüküm verir­ lerdi.208 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Şeyhulislâm oğullan daha küçük yaşta iken Daha X V I . < Raşid tarihi. «. s. "Sen ki şeyhülislâmım efendisin eğer selâtin ve eğer gayn âmme Evkaf Nezaretin sana tevcih ve re'yine tefviz olunmuştur". e. asırda kısa bir müddet bunlardan aimmış ise de sonradan yine müsaade edilmiştir*. kazasker ve sabık ve esbak şeyhuhslâm­ larm bir mahalle sürgün edilmeleri veya af olunmalan yeni şeyhu'l-islâmm arz etmesiyle olurdu. 64. e. s Şeyhülislâm vezir-i âzam ve kızlar ağasmm nezaretleri altmdaki vakıf­ ları teftiş etmek üzere üçü tstanbuTda. Raşid. İçlerinden işi en çok olan kızlar ağasınm nezareti altmdaki haremeyn müfettişliği idi. Diğer şehir ve kasabalardaki evkaf dâvalarına o mahallin kaddan bakarlardı. Haremeyn müfettişi. e. s. Müderris. II. Bu üç müfettişin tâyini şeyhuUslâma aitti. medreselerinin en mümtazı olan Mûsila-i da vardı *. banlmamış ikinci eih V. 261. mevah. Şeyhuhslâm nezaretinde olan vakıflar 1250 H . Bu nezaret X V I I . 26845. asırda Dâhil Hâriç müderrisi ve daha sonra Dâhil müderrisi itibar edüerek kendilerine müderrislik rüûsu verihrdi^. VI. Nr. ' Başvekâlet arşivi haU'i hümâyun veaikalan. * Naima tarihi. ikisi Edirne ve Bursa'da olmak üzere beş müfettiş vardı. (1834 M. Şeyhuhslâm nezaretinde olan vakıflar onlar tarafmdan sonralan sahn müderrisi olanlar tâyin edilmiş olan müfettişler tarafından teftiş olunurdu^. . yeniçeri ağalanna mahsus Süleymaniye Camii yakı tahsisini saraym seraskere tahsisini arzetmesi M a h m u d bu teklifi pek müsait karşılamış ve olarak Âğa Kapuı'nm şeyhuhslâmlarm daimi kendi düşüncesi ikametlerine mahsus fetvahane ittihazım müuasip görerek bunu 1 Kûnhü'l-ahhar. s. sarayda vefat eden kadınlara ait veraset işlerine de bakar ve hüküm verirdi. Âsâkir-i Mansure Seraskerine görmiyerek eski Sultan Sadra Paşa. 361. Bâb-ı Meşihat veya Bfih-ı Vâlây-ı Fetva ^^^^ ^ * ^^^^^ tarihine kadar şeyhülislâm tâyin edilenlerin oturduklan konak müsait ise onun selâmlık kısmmda ve eğer müsait değilse kira ile tuttuklan zam konakta iş görürlerdi.

Pâdijaha takdim ettiği bir takririnde eski Saray'ın (gimdiki Üniversite binası) Serasker Kapısı ve Ağa Kapısı'nm Şeyhülislâmlara tahsisini arzetmesi üzerine S u l t a n M a h m u d : "Buna hiçbir diyeceği yok.. s. I. V . 161. e. s. Efendi dâimiz böyle şeyleri düşünmez değUdir. Bir de hatırıma tebadür eder ki Fetvahanenin riyade odalan ve ebniyesinin efendi dâimize riyade olanlan boş kalmayub tarik-i Umiyede bir takrib tahsU-i ilm edemiyenlere taziyâne-i şevk olmak için o misUliUeri efendi dâimiz takun takım ederek içlerinden bUenler hoca tâyin ve bUmiyenler âdeta dera talebesi gibi tertib ve haftada kaç gün münasib ise sabahları mülâzemete gelür gibi Fetvahaneye gelfib taallüm-i Um-i şerif etseler Devlet-i Aliyyemiz de ulema tekesBÜr ve meşgûl-i ders olurlar idi. 14 . * Lütfi Tarihi. e. 66. (1836 M. Sarây-ı mezkûrde cevâri ve harem ağalan ve sair hademe mevcud olmakla heman onları bugün Saray-ı cedide nakletmelerini şimdiden iktiza edenlere tenbih ederim. Malûm olduğu üzere fiilen şeyhülislâm olmayıp o makama namzet olmak üzere verilmiş olan bu paye iptida XVII. Tıpkı takririnde beyan olunduğu veçhile tensib eylediğin üzere icra olunsun. asır ortasmda yani 1059 i Sadr-ıâzam Selim M e h m e d P a g a . sen efendi dâimize işbu mülâhazamı bUdir ne vechUe müstohsen görürse bana bUdirsin. Şeyhülislâm Kapısı İstanbul Lisesi iken 1927 de yanmış ve yerine SiUeymaniye camiinin yanına pek yakışıksız olarak Nebatat Enstitüsü yapılmış ise de bu yakışıksız sonradan yıkrtınlmıştır." Lütfi tarihi. Pâye-i Fetva Osmanlı tarihinde paye-i fetva denilen Şeyhuhs­ lâmhk payesi iki kişiye verilmiştir. tlmiy TefUUlı.) tarihine kadar burada yalnız şeyhülislâm­ larla maiyyeti olan fetva heyeti bulunurlarken bu tarihte binanm pek müsait olmasma mebni kendi konaklarmda iş gören Kazas­ kerlerle İstanbul kadısı da buraya nakledilmek suretiyle şer'i daireler bir araya toplanmış ve halk seyyar bir halde iş takibinden kurtulmuşlardır *.. 1252 H .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 209 bir hatt-ı hümâyunla sadr-ı azama bildirmişi ve meşihatm il­ gasma kadar burada kalan meşihat dairesi halk arasmda Şeyhül­ islâm Kapısı diye meşhur olmuştur. kaldı ki Yeniçeri namı mahv ve ilga ve asâkir-i mansure-i Muhammediyye unvam yadolunduğu gibi Ağa Kapısı lâfzınm dahi lisan-ı nâstan ilgası ve hem bu madde mutlaka şeriat-ı mutahhaneye can û gönülden yapışdmasiyle hasd olub İnşaUahü tealâ geriat-ı garramn mütemadiyen icrasma tefeül Ue Ağa Kapısı namı külliyyen söylenmemiye vesUe olmak için bâdezin (Fetv<Aâne) tesmiye olunub Paşa Kapısı misiUû müfti-enam olanlara mahsus olması zihn-i hümâyunuma sünuh etmekle efendi dâimizin (Şeyhulislâmm) bundan sonra naki Ue ol mahalde şeriat-ı hmutahareyi icra etsin ve cemü nâs her madde şeriat Ue rü'yet olunacağım bUerek selâh-ı hale bâis olmasmı tefaül eyledim.

i j j Ravzatü'l-ebrar adım vermiş olduğu meşhur tarihini tamamlıyarak onu sadr-ı âzam vasıtasiyle takdim ederken bu eserine mükâfat olarak şeyhuhslâm payesi almak istedi. raklı aleyhtarlanndan idi. sadr-ı âzam bu kadar kısa bir zamanda şeyhuhslâm değiştirilmesini doğru bulmamıştı. (1649 M. e. fakat B a h a i E f e n d i'nin bu makama tâyini henüz iki ay kadar olduğundan. şeyhuhslâma gücenik olduğunu büen K a r a M u r a d Paşa'yı.)'de vezir-i âzam P a ş a ' n m şeyhuhslâm B a h a î Rumeh kazaskeri bulunup Âbdülaziz Efendi. o tarihe kadar emsalh olmıyan böyle bir teklifi garip bularak : — Efendi bu husus bir nekre (gidünç) maslahattır.z â d e bu suretle tarihim pâdişâha takdim ile şeyhıdislâm payesine nail oldu (1059 Recep = 1649 Temmuz) *. nihayet mâni olmıyahm. M u s t a f a ' n m Efendi'ye hocası ve şeyhülislâm olşeyhuhslâm Fey­ Â b d ü l a z i z Efendi'ye Seyyid verilmiştir. K a r a M u r a d P a ş a .z â d e bıdunan hullah dirmiştir. Paşa .210 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I H . II. 444. Bundan sonra X V I I I . B a h a i E f e n d i aleyhine tahrik etti. s. o sırada Efendi'nin eh bay­ şeyhuhslâm B a h a i Çelebi-zâde. Biz etmezüz (arzetmeyiz).)'de Rumeli kazaskeri bulunan mıya haris olan K a r a Ç e l e b i . ihtirasla II. Â b d ü l a z i z Efendi'nin isteğine mâni olmaması için haber gönderdi ve K a r a Ç e l e b i . 1059 H . asır başlannda Erzurum'lu z u l l a h E f e n d i kendisinden sonra o makamı oğlu S e y y i d F e t verdirmek üzere ona da fetva payesi verbulunan K a r a Şeyhıdislâmlığı Murad bekhyen E f e n d i de arası açıktı. Sadr-ı âzamin. var hatt-ı hümâ­ yun de al" dedikten sonra Valide S u l t a n . Ağası H a d ı m H ü ­ s e y i n A ğ a ' y a . Bu suretle pâye-i fetva yani şeyhülislâm payesi alan Kara Çelebi-zâde Rumeh kazaskeri bulunması dolayisiyle Divan-ı hümâ­ yun içtimamdan sonra arza girişlerde şeyhıdislâmhk payesi sebe­ biyle vezirlere takaddüm etmek istediyse de -çünkü kazaskerler teşrifatta vezirlerden sonra gehrlerdi-vezirlerden K e n a n kendisini omuzlayıp : " — Efendi müftü isen önde otur ve kazasker isen muayyen makammda dur" diye hakaret etmek suretiyle itip diğer vezirler ^ Naima tarihi. (1649 M. K a r a Ç e l e b i .z â d e bu esnada j l j . M İ 4 .

Eyüp. I I . etmiyerek ken­ disinden sonra şeyhuhslâmhğı büyük oğlu olup Rumeh kazas­ keri payesiyle Anadolu Kazaskerhğinden mâzul nakibü'l-eşraf bulunan S e y y i d Fethullah Efendi'ye şeyhuhslâm 25 payesi verilmesini bir telhis de pâdişâhtan rica etmişti. Kanun üzere cuma günleri kazaskerler ve çarşamba günleri İstanbul. Divam akdi işi muharebeler dolayisiyle X V I I . ' Bu dâvalar. Rofid tarihi.) senesine * Naima tarihi. 526. s. c. * Zübdetü'l-vekayi (Defterdar Mehmed Paşa). Huzur murafaası haftada iki defa cuma ve çarşamba günleri yapılırdı. e. Galata ve Üsküdar huzurlariyle görülmüş olan bir dâvayı iki taraftan birisi kabul etmez ise o dâva sadr-ı âzam huzuriyle ve istinafen göridür ve buna Huzur muha­ kemesi veya Huzur murafaası denilirdi. giy­ E f e n d i yirmi Âbdül­ payesi almış olan K a r a Çelebi-zâde a z i z E f e n d i 1061 H . t. amr sonlanndan itibaren terkedilince büs­ bütün işler Bâb-ı âU'ye intOcal etmişti. Bunlardan başka şeyhuhslâm payesi alan yoktur. II. (1834 M. (1651 M. Eyüp. Bu kanun 1250 H . Harar mnrafuuı •J^-'^ Sadreyn de denüen kaddan veya taşradaki Anadolu ve kaddar Rumeh kazaskerleriyle tstanbul. s. varak 418. Cuma günleri sadr-ı âzamm riyasetinde . 446. Divanın haftada dört gün devam ettiği mmanlar Divan-ı Hümâyunda ve kümen de Vezir-i âzamm İkindi Divanmda gflrülfirdfl.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK de aym suretle yaparak geriye kazaskerlerin sırasma lardır*. Bunun üzerine ricası kabul olunarak (23 Şubat 1702)'de S e y y i d dirilmiştir*. Galata ve Üsküdar kaddan Paşa Kapısı'na gelerek vezir-i âzamm riyaseti altmda olarak murafaa dâvalarım tetkik üe hüküm verirlerdi'. Mustafa'nm hocası ve şeyhuhslâmı S e y y i d akraba ve mensuplanna tahsis ettiğine kanaat 211 atmış­ Feyzullah E f e n d i ise en yüksek müderrishklerle kaddıklan kendi evlât. IV.) senesinde şeyhülislâm oldu ise de Seyyid Fethullah gelen Edirne vak'ası E f e n d i bu makamı elde edemiyerek vukua esnasmda babasiyle beraber katledilmiş­ lerdir. 8. İlk fetva Bu tarihte Ramazan 1113 F e t h u l l a h E f e n d i ' y e de Meşihat payesi ve beratı verilmiş ve pâdişâh huzurunda ferve-i beyza Seyyid Fethullah beş üe otuz yaş arasmda bulunuyordu. Naima'nm Edime vakası tarihçesi.

iktiza ederse bazı dâvaları RumeU kazaskerine ve Çarşamba divanmda da lüzum hasd olursa kaddara dinletirdi (Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmeleri) Millî Tetebbular Mecmuası. M a h m u d zamanmda ve 1254 H .)'de Sadaret adı Başvekâlet'e ve Sadr-ı âzam unvanı da Başvekil'e çevrihp Dahihye Nezareti işleri de Başvekâlete bağlanması üzerine Başvekilin vazifesi çoğalmıştı. münasebetsiz sözler sarfetmeleri üzerine bunu haber alan Şahin A l i Paşa mesnevihan'ı avenesiyle birlikte Manisa'ya sürgün etmiştir" (Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen yazmalardan 58 numaralı mecmua). Nr. I I . 1 Lütfi Tarihi. münaBebetiyle perşembe ve pazartesi Sultan cuma namazı murafaamn murafaa vakti pek dar olduğundan günleri olmasma karar verildi*. IV.212 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I kadar bıiyle devam etti. A b d ü l h a m i d zamamnda ve Şahin A l i P a ş a sadaretin'de Kon­ ya'da mevlevi şeyhi olmak istiyen Çelebilerin dâvaları nihayet huzur murafaasma kadar gelmiş ve Sadr-ı âzam bu dâvayı şöyle haUetmiştir : Sadr-ı âzam ihtida Şeyh olmak istiyen mesnevihan Ue Karaman şeyhini murafaa etmiş. fakat bu huzur mura­ faası dâvalarının çoğunun tada iki gün şeyhuhslâm müstemin denüen ecnebi tüccarlar ile huzuriyle yapılacak dâvalarda hazır yapümasma mebni bu gibi nizamî dâvalarda Deâvi nazırının haf­ bulunması takarrür etmiştir*.3. Bundan dolayı o sırada bulunan K o c a Rauf Başvekü P a ş a . I. bundan sonra huzur murafaasmm alâkasma mebni şeyhuhslâm huzuriyle yapdmasmı muvafık görüp arzettiğinden mütalâası kabul olunmuştur. (1838 M. 501-503). 3. Eyüp. Galata ve Üsküdar kaddarı bulunurlardı. a. Dâvaları bizzat Sadr-ı âzam diıder ve hüküm verirdi. akdtedflen huzur mürafaalartn'nda Rnmeli ve Anadolu Kazaskerleri ve çarşamba günleri de tstanbul. Bunlar Arz Odasmdan çıktıktan sonra mesnevihan taraftarı olanlar. e. Sadr-ı âzam mesnevihan'a : " — Sen mal-i kesîre maliksin ve cerrar tabiatUsin sen olmazsm" ve Kara­ man şeyhine de : " — Sen zaleme gnruhundansm ve nli'l-emre itaat etmiyenlerdensin olmaz­ sm" dedikten sonra geride duranlar kimlerdir diye sormuş. 168. "erkek evlâttan­ dır" demeleri üzere : " — Kel İ s m a i l Çelebi oğlu Ş e y h E l h a c M e h m e d Efendi sen müstehiksm diye ferace giydirib şeyhliğe tâyin etmiştir. * Arz Odası murafaasının feyhulislâmm riyasetinde yapılmasına dair B a ş v e k i l R a u f P a ş a tarafmdan Mabeyn Başkâtipliğine yazdan tezkire Bureti : "Scniyyü'l-himemâ kerimü'ş-şiyemfl efendim hazretleri . B u tarihte cuma günleri.

128. c. Bundan başka İstanbul Kaddığı Müsteşarhğma da müderrislerden Arzuhalci H a s a n R e f e t E f e n d i tâyin olunmuştur.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 213 Murafaa dâvalan aynca Rumeli ve Anadolu Kazaskerlikleri dairelerinde de görüldü. V .) 'de Mecelle Cemiyeti'nin teşkih ve bir nizâmnâme kaleme aimması üzerine dâvalara bidayeten veya istinâfen nizami mah­ kemelerin bakması takarrür ettiğinden huzur murafaalanna lüzum Malûm-ı sâınilerî buyurulduğu üzere Başvekâlet memuriyet-i cedidesiyle Umur-i Dâhiliye Nezareti birleşmek hasebiyle Arz Odası murafaasmm dahi bir âhar tarafa ihalesi icab-ı maslahattan gibi hatıra gelmiş ve bu cihetle o makule deâvi-i şer'iyyenin asd me'haz ve mercii olan zat-ı vâlây-ı fetva-penâhî huzurunda rü'yet ve terafû olunması münasib görünmüş olduğundan bâdezin Arz Odasmda görülecek dâvalar huzur-i Şeyhulislâmîde görülmek üzere divan-ı deâvi Nazırı Saadetlû Efendi bendeleri tarafmdan havale olunub tahsilat maddesi dahi yine Nâzır-ı mumaileyh tarafmdan rü'yet olunmak ve sadreyn-i muhteremeyn huzurlarmda ve sair mehakimde rü'yeti iktiza eden deâvi-i şer'iyyenin kezalik tahsilatı hususi Nâzrr-ı mumaileyh canibinde kalarak umûr-i murafaalarımn îcabeden mehakime havalesi dahi kemakân icra kdınmak ve fakat Arz Odasmda görülen dâvalarm ekserisi müsteminâna müteallik madde­ ler olarak ve hademe-i şeriatm anlara dair usul ve nizamata lâyıkiyle ma­ lûmatları olmıyarak bu vechUe emr-i murakabenin yalmz ahkâma brrakdması uyamıyacağmdan ve mukaddem bd misillû dâvalarm Ârz Odasmda rü'yeti bu kaziyyeye mebni olarak Nâzır-ı mumaileyh dahi bütün bütün o makule ni­ zami dâvaların memun olduğundan haftada iki gün huzur-i hazret-i mfişarünileyhde rü'yet olunacak murafaalarda bulunmak ve îcabma göre re'y ve marifeti munzam olmak suretiyle bir hüsn-i usule rabtı ve ol veclule arz odası murafaalarımn ayniyle taraf-ı fetva-penâhiye nakli hususu muvafık-ı İrade-i seniyye-i hazret-i şehriyâri buyurulur ise iş'an menut-ı himmet-i behiyeleridir efendim". Şeyhuhslâm Kapısında yapdan bu murafaa usıdü 1279 H . s. 14). Lütfi tarihi. Bunlardan Rumeli Kazaskerliğine ait murafaalann Anadolu Kazaskerliğine nazaran çokluğu sebebiyle Rumeli kazaskerine yardımcı olmak üzere kazaskerlerin fakih olanlanndan bir müsteşar tâyini münasip görülerek bu mevkiye ebhyeti malûm olan S e r e z l i . (1864 M. VIII. s. ^ Lütfi tarihi. trade-i Seniyye numarası 28).z â d e Tabir Efendi müsteşar tâyin edilmiştir i. (Başvekâlet Arşivi vesikaları sandık 92. Mabeyn Başkâtibi taradmdan pâdişâha arzolunmuş ve Arz Odası murafaasmm Bâb-ı âli'den Şeyhülislâm Kapısına nakline müsaade edilmiş ve bundan başka Deâvi Nazırlarmm eski usul üzere almakta olduğu resim kaldırdarak kendisine maaş verilmesine irade çıkmıştır (Aym scncak. . e. Başvekilin bu tezkiresi.

Bu isticvap ve müzakereye murafaada mev«iut olanlar ne suretle karara iştirak ile mütalâalarım söylerlerdi. Dâva evvelce hangi mahkemede görülmüş ise veya hangi bir hâkimin kazası dahilinde ise o kadı iki tarafı isticvap ederdi. S u l t a n Murad'ı tekrar hükümdar yapmaktır. bağlanırsa muhakemeyi idare eden hâkim o neticeyi dâvacdara * B o d r u m t Ö m e r E f e n d i zamamnda muvakkat bir zaman için ihya edilen bu mtırafaa meclisinde bir ara rü'yet edilen Maksudiye Hanı dâvası münasebetiyle II. Maksudiye Hanmdan kastedilen S u l t a n Murad'dır" denilmesi üzerine hem Sadr-ı âzam K â m i l Paga hem de Ömer E f e n d i azledilmiglerdir. Evkaf müfettişi. . İstanbul kadısı. Reisü'l-müsevvidîn denilen Fetvahane müsevvidi hazır bulunurlardı. riyasetindeki huzur mahkemelerinde Fetva Rumeh ve Anadolu kazaskerleri. fakat şeyhulislâmhğı şeyhülislâm Bodrumt Ömer Efendi'nin zamanmda (1889-1891) Mecelle Cemiyeti lağvolu­ narak Huzur Mahkemeleri tekrar meydana çıkmış ise de onun azhni mütaakıp ^ tekrar kaldırünuş ve işleri nizamî mahkemelere verilmiştir. Şeyhuhslâmm emini. Netice söylerdi.214 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I kalmamıştı. A b d ü l h a m i d ' e verilen bir jurnalde "bu dâvadan mak­ sat.

ON BEŞİNCİ BÖLÜM HUZUR DERSLERİ Osmanlı pâdişâhları tarfından zaman zaman saraya davet edden veya saray hocalanndan olan ulemadan bazdan pâdişâh huzuriyle Kur'an-ı Kerim'den bir âyetin veya bir hadisin tefsiriyle bu hususta yapdan ümî mütalâayı dinhyerek istifade ederlerdi. c. varak 135. . Fakat bu dersler mukarrir ve muhataplarla münazarah olmadı­ ğmdan dolayı sonra tesbit edden kanun üzere bunlara Dersi dendemez. hususi mechslerinde de müverrih A b d i A ğ a ' y a (Meşhur Tevkii rahman Paşa) tefsir okutup dinlerdi'. ' Abdi Paşa Vekayinâmesi (Umumî kütüphane Nüshan). Topkapı Sarayı Arşivi. 1669) 'de I V . 3. Bu. 12359. 12358. Bundan dolayı herhangi bir âhmin pâdişâhın emriyle huzurundaki tefsir dersiyle Ramazan 1 Enderun tarihi. ve sarayda de Hiç şüphesiz Osmanh hükümdarlarmın ara-sıra dinî mev'izelerle. Bazen huzur-ı hümâyunda okunan ders yukanda kaydet­ tiğimiz gibi Ramazan ayından başka aylarda da yapdmakta idi. bulunduklan tarihen sır kâtipleri tarafından tutulan ruznâmelerde * malûm ise X V I I I . I. Mustafa'ya ait pftdişahm gnnlfik hayatma dair olon defterler. asır ortalanna kadar huzur dersleri ismiyle bir kaide ve kanun tahtında Ramazana mahsus ders takriri görülmemiştir. O s m a n ve I I I . Nr. Huzur derslerinin hangi tarihte ihdas edddiğini sarih olarak bilmiyoruz. Kur'an ve hadîs tefsiri dersinin günü muayyen olmayıp pâ­ dişâhın arzusuna bağlı idi. A t a B e y Enderun tarihi'nde bunu O s m a n G a z i ' y e kadar çıkarmaktadır ki* tabiî Buharî-i şerif kıraatlerinde hiçbir esasa dayanmamaktadır. ' I I I . Çünkü sade Huzur pâdişâh arzu ettiği zaman ulemadan Meselâ 12 Muharrem akşamdan Yahya Efendi'ye 1080 (12 kadar huzurunda Abdur­ bir zat Kur'andan bir âyeti tefsir eder ve buna karşı münazara yapılmayıp Haziran Şeyhuhslâm dinlenirdi. M e h m e d Minkari-zâde yatsıya ders takrir ettirip dinlemişti. 212. Yine aym hükümdar.

a. Şu halde şehzâdeUği zamamnda III. Mustafa Ruznamesi. Çelebi-zâde Aaım e. babası III. Mustafa 1172 H . / / .. 12359. c. Huzur derslerine 1172 Ramazanuun on sekizinde başlamıştır. I. Oradaki kayıt (S. 139) huzur derslerinin yüz sene evvel ihdas edildiğini beyan etmekte ise de bunun bir kanun altmda olarak devamı onun zamanına kadar yüz elli seneden ziyade ve bugün ise iki yüz senedir. 22 Ramazan rûz-i şenbih (Cumartesi) soffada mnbahuseleriyle ârâm ulemadan gelen dâilerinin dâilerinin 23 Ramazan yekşenbih Sank Odasma teşrif ulemadan gelen mubahase ve münazaralariyle aram asn eda hareme teşrif.) 'de bir kanunla Ramazamn birinden onuncu gününe huzur dersleri demlen ve kadar devam eden bir ders ihdas etmiştir*.462. I. Paşa'nm yaptırmış ve devam ettirmiş olduğu görülüyor". 131. c. Mustafa'nın kanunundan evvel 1136 Ramazamndan itibaren Vezir-i âzam N e v ş e h i r l i D a m a d İ b r a h i m . Nr. 25 Ramazan sesenbih (sah) soffaya teşrif gelüb ulema tedris. Mustafa'nm. (1759 M. VI. Sultan III. "Şehriyar-ı bî-müdani bazretlerinin ilm-i şerife rağbetleri vareste-i izah olduğuna binâen Ramazan-ı şertifte huzur-i hümâyunlarmda tefsir-i kadiden (Kadı Beyzavi) bir kaç âyet kıraat ve bir mukarrire ve beş nefer tolib (muhatah) suretinde ulemayı cemiyyet ile ifaze-i feyz ve bereket eylemeleri irade buynrulup. 27 Ramazanda da huzur dersi olmuştur. a. a. a. 212. * Topkapı Sarayı III. Enderun tarihine göre Ramazamn onuncu günü olan ders saraym kütüphane hocasının riyasetinde mukarrir olan zatlardan mürekkep bir mechs daha aktolunarak yine tefsirden ilmî mubaheseler yapıhrmış*. 26. 157. 259. 26 Çarşanba Aga bahçesine teşrif ulema efendiler gelüb tedris badehu asn eda hareme teşrif.27) şöyledir : 18 Ramazan salı günü pâdişâh eski sepetcUer köşküne teşrif ulemadan altı nefer dâileri gelub tefsir-i şerif huzurda kıraat idüh badehu cümlesine efendimiz altun inam 19 Çarşanba sarık odasma teşrif ulemadan beş nefer kimesne gelub huEur-ı hümayunda mubahase.216 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ayına mahsus kanunla okutulan huzur derslerini ayırmak icahetmektedir. badehu efendimiz cümlesine ihsan buyurub 20 Ramazan rûz-i perşenbe Aga bahçesine teşrif defa ulemadan beş nefer dâUeri gelub tedris. 370. .. Ondan evvel bu tarzda bir derse tesadüf edUmemektedir. 24 Rûz-i düşenbih mahbubiye divan hanesine teşrif ve gelen ulema dâilerinin mubahaselerini istimâ ve efendimiz mezburlara altm ihsan ve avdet. A h m e d l e beraber bu derslerde bulunmuş olmasmdan ilham aldığı pek muhtemeldir." ve Enderun Tarihi. * Vasıf Tarihi. Merhum H a l i d Z i y a U ş a k l ı g i l (Saray ve Öteai Son Hâtıralar) isimU eserinde (C. 557. Mukarrir ve muhataplarla yapdan Kur'an tefsirinin III.

101. c. * Cevdet tarihi (Matbaa-i Amire tabı). ilmî münazaradan çıkarak müna­ kaşa ve terbiye harici sözler sarüna kadar çirkin bir hal almış ve bu halden müteessir olan pâdişâh Bu münazara iptida mukarrir Kudsî dersi. Selim zamamnda ve 1215 Ramazan (1801 Ocak) tarihindeki bir huzur dersinde mukarrir ile muhataplar arasındaki münazarada kendilerini göstermek istiyen muhatapların mukarrire lüzumsuz hücumlariyle ders. I. oldu­ lar" Vasıf tarihi.. Cevdet Paja. Ders tamammda »j^» surre-i muayyene ile baliği meblâğ-i ferah-ı hal.. e.) 'de ve yine III.. 102 ). s. 158. Meselâ Mümin 1176s enesi Ramazamnda muhataplardan T a t a r H o c a . bir âyeti tef- 1 "Beher sâl-i Ramazanda vaz-ı gâhâne olan tefsir tedrisine rağbet-i httmâynn berkemal olduğuna binaen mevali ve müderrisinden yüz yirmi altı nefer kimse on dokuz mecUse taksim ve her biri bir gün için tertib ve tan­ zim olunub her meclis erbabından zaten ve zamanen akdem ve ercah olan sairelere Reis ve bâlânişin-i makam-ı tâlim ve tedris olub evâil-i sure-i « yu Bakara'dan makama münasip nice nükât ve mezaya takrir ve beyan kdımb. ' Vasıf tarihi. s. tatil Efendi'nin ettirmiştir'. Huzur derslerinde kendisinin larda terbiye v e edeb haricine Abdülmümin Efendi'ye Efendi ile yüksek ilmini göstermek is­ tiyen bazı muhataplar bulundukları mahalli unutarak münazara­ çıktıkları görülmüştür. mukarrir olan mübabaseyi aşarak terbiye harici ağır sözler sarfettiğinden Bozcaada'ya. 204. I. . III. Bunlardan reise mukarrir ve diğerlerine muhatap denihrdi. huzur derslerinin K a d ı B e y z a v î tefsirinden yapılması âdet olmuştu. reis olmuştu^. Huzur derslerinde Kur'an-ı Kerim'den zamana münasip bir âyet okunarak mukarrir taraündan onun tefsiri yapdır ve muha­ tapların suallerine ve itirazlarına mukarrir cevap verir ve bu su­ retle ilmî bir mubahese cereyan ederdi. s. huzur hocalarının intihapları şey­ sürgün edilmiştir*.. münazara ve arkasından mügatemeyi mucip olan tefsir münasebetiyle Arapça yazdan bir risalenin üeri geri sözlerini çıkararak yapdan mübabaseyi tarihine koymuştur ( Aynı cih. ». e.H U Z U R DERSLERİ 217 1180 H . (1767 M. M u s t a f a zamanında huzur dersi için intihap edilen mevah ve müderrislerin adedi yüz yirmi altı olup hunlar on dokuz güne taksim ve her biri birer gün için tertip olunmuş ve her günkü meclise en kıdemli ve liyakatli olanlardan birisi hülislâma aitti. Vll.

Ar. Enderunî Ala da (C. . 3. * Top. . " ' 1 Cevdet tarihi. (1831 M. c.218 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Ömer Efendi'nin Mukarrir şirini mütaakıp iptida muhatap Kastamonu'hı itiraziyle Ahıshah Kudsi başlamış ve sonra D a ğ ı s t a n l ı Ali Efendi'leıin itirazlariyle A b d u r r a h m a n ve büyümüştür*. Sa.i* jM hüner inde'l-havassi'l-müte- nazaran hûb mazmuniyle bu vadide isbat-ı vücud ve izhar-ı fazi ve ile makbul-i hümayun o l m a l a r ı .) 'de 11. Mustafa'dan gibi sonra huzur ve Terimleri derslerinin dersler terkedilerek 1251 H . (1835 M. . E f e n d i muterizlerin itirazlarına sekinet ve midâyemetle S e l i m . 3. 1246 H . ı_. / . ayet-i kerimeye mâna verüüb bazı cihad ve gazaya müteaUik kıssa ve mev'iza ve şecaat ve cesaret telmih buyurularak şeyhane fıkracıklar ve müsnakl buyrulub bu tavr-i avâm-pesendâne bahharin ayıb ise dahi tab-ı şahaneye tahsen olmağla : •»•^^—ii <JU»L. 170. 1250 senesinde Mabeyn başkâtibi tarafından şeyhulisolunan akliyye lâm'a gönderilen irade mucibince ber-mutad takrir huzur derslerinde "havsala-i zihn-i avamdan hariç tahkikat ve mubahasat menfur-ı tab-ı hümâyun olmağla mebâhis-i ve mesâil-i usûliyyeden tefevvuh buyrulmayıb . M a h m u d zamanmdaki huzur dersinde saray hocalanndan sekiz mukarrir ve müderrislerden on üçer muhatap ile Ramazanın iptidasından sekizinci gününe kadar her gün pâdişâh huzuriyle Kadı Beyzavî tefsirinden ders yapdmıştır*. .)' de ihya edildiğim yazmakta ise de ' yukanda kaydettiğimiz böyle bir inkıta olmayıp devam etmiştir. 10891. s. 213) bazen mübahasenin muhavere Ue küstahlık derecesine çıktığım kaydediyor. . Mehmed Zeki Pakalın Tarih Deyimleri adh lügatinde I I I . VII. 102. 2 LiUfi tarihi. ' Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü (Hıaur dersleri maddesi). bu üç muha­ cevap verip onlan ikna etmek istemiş ise de muvaffak olamamış ve münazarayı dinlemekte olan S u l t a n tabın haksız olduklarmı cereyan eden mübahaseden anhyarak bu üç müdenisin muhataplıktan çıkardmalanm şeyhuhslâma işrap etmişlerdir. e. III.

128) sonzamanlarda mukarrir ve muhataplara atiyye. Vekayi'in birinci sayızama­ smdaki kayda göre huzur derslerinin mukarrirlikleri imtihan ile verilirdi. . I. Enderum Ata (C. devam etmek icab ederken çok zaman kehme üzerinde muhatabın.*>rf»j. H a l i d Z i y a Ugaklıgil'in kaydma göre (Saray ve Ötesi. Mukarrir ve muhataplar her derste başka başka şahsiyetlerdi ve bunlara münasip atiyye ile cübbe ve bellerine şal verilirdi *. arkalarma cübbe ve bellerine jal verilip yalnız mukarririn cübbesi siyah. 129. s. Huzur dersleri mevzuun ve ehemmiyeti üe mütenasip şeküde münakaşa mahcup üzere veya de mağlûp ve göriüdüğü çıkardı. tarihinde mukarrir Efendilere Lâhnri şal ile ağır bohçalar ve muhataplara atiyye verildiğini kaydetmektedir. Derste (^. Abdülhamid nmda mukarrirhk ve muhataphk kayd-ı hayat şartiyle verilmiş ise de îlân-ı Meşrutiyeti mütaakıp 1326 Ramazan (1908 Eylül)'da bu kaydı hayat usulü kaldırılmıştır. Her gün başka bir mukarrir ve muhatap derse iştirak ederlerdi. e. A b d ü l h a m i d zamamnda huzur önlerinde rahleleriyle dersleri Yt/du'daki Çit kasrı'nda yapılır ve Pâdişâh yüksekçe bir mindere oturur. II. s. zamamnda huzur dersleri 219 Rama­ zanda ikindi namazmdan sonra haftada iki gün üzerinden ayda Sultan Mehmed Reşad zamanmda eski âdet üzere Ramazanm birinci gününden hafta sonıma kadar yine sekiz gün olmuştur. sekiz gün Abdülhamid yapıhrdı i. 213. S u l t a n Mahmud zamanmda Ramazanm başmdan itibaren bir hafta devam eden huzur dersinde muhatap olarak bulunmuştur. " Abdülhamid ve Yıldız Hâtıraları (Tahsin Paşa).HUZUR DERSLERİ II. muhataplarm mavi olurdu. s. mukarriri sıkmasmı eder ve daha terbiye haricine etmesi üe devam münazara edep ve yukanda K e t h ü d a . s. 24).ÜUJ ı^^lTUo iLk^ j (jjÜLSj ^Ji\ ^1 Ol) âyet-ikerimesiyle 1 Tahsin Pofa'nın hâtıraları. 1324 İstanbul senesinde neşredilen müderrislerine Takvim-i II. karşısında mukarrir ve muhataplar yer­ Mabeyn lerini alarak Pâdişâh mukarririn takririm ve muhatapların sualleriyle başhyan münazarayı dinlerdi. Huzur derslerine erkânmın büyükleri üe davet üzerine bazı vükelâ ve devlet ricali de bulunurlardı. 11.z â d e meşhur merhum H a c ı A r i f E f e n d i . 129 huzur dersleri bajlMı kuım.

hep tefsirlerin iz'ana sığmıyan teşrihâtını "Huzur Dolmabahçe esas tutuyorlardı. inkisarına duydum. "Huzur dersleri. S u l t a n M a h m u d ' u n canı sıkılır" ve böylece ders tatsız sona erer*. bunların ne olabileceğini evvelden tahmin etmek mümkün de­ ğildi. .220 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI (jj>JJh fU J i^lj I j I j j-U. bu münazarayı H a c ı şöyle anlatıyor : "Tamam yeni teşkil olunan nizam askerinin ders muharebe­ yürüteceği lerde sabır ve sebatı ve Allaha rabt-ı kalb etmek ve som taştan metin bina gibi şeciâne durmalarının üzerine sırada hoca efendiler burada. Hünkâr deniz tarafında kanepenin üzerine yerleştirilmiş bir mindercikte saburâne otururdu. j I j I > « T ^ J ü l l ^ l L ) âyeti okuna­ Arif Efendi rak münazaraya başlanır. e. dersleri (Sultan Mehmed Reşad zamamnda) uğradım ve bütün Heyhat ne müthiş bir hayal devam Ramazanlarda günlerce eden bu huzur derslerinde umulan zevke bedel ne acı bir esef Sarayında Zülvecheyn sofasında olurdu. Sağ tarafında bir de dizi dizi hanedandan hazır bulunacak olanlarla sol tarafında da yine öyle dizi de Ma­ beyn erkân ve memurini ile bendegâna mahsus ipek minderler sıralanmış olurdu. . fakat nasıl hitabet ve belâgatin birer mükemmel numunesini teşkil etmesi lâzım geleceğine hükmederek ilk defa bu derslerde hazır bulununca diyanetle hikmetin bir memzucesini dinlemekle zevk-yap olacağıma e m i n d i m . Sultan M e h m e d R e ş a d zamanında Mabeyn başkâtibi bulunduğu sırada o tarihteki bir huzur dersi hakkmda oldukça geniş izahat vermiş olduğundan bu hususta bir fikir vermek için bazı kısımlarını aşağıya nakledi­ yorum : "Saray Ramazanının başlıca hususiyeti huzur dersleri idi. M e r h u m H a l i d Z i y a U ş a k l ı g i l . başlannda bir mukarrir de muhataplardan mürekkep bir zümre tarafından verihrdi. buna mukabd onlar. "Ben beklerdim ki mukarrir Kur'anın metninden ayrdmıyarak falan ve falan âyetten dham alarak hitabelerde bulun­ sunlar. vav âtıfa mıdır hâhye midir? gibi o meclise iktiza etmiyen bahislere girişdiler. . 158. Mecmuu on beşi geçmiyen 1 Kethüda-zâde Arif Efendi Menakıbı.

İkinci muhatap bir ikinci sualde bulunur. Hatıratta b n hususu biraz daha malûmat olup mnkaririn esatiri nakillerinden bahsedilmektedir. şalvarhk çuha. şamkâri kumaş. Dersler Ramazanın ilk gününden başlıyarak haftası sonuna kadar devam eder ve bunlara ikindi namazından sonra başlanırdı. şeyhülislâmlar şu huzur derslerinde olan iz'ana.Meşihat mer'i olan bir usul dairesinde sıra üe intihap ve saraya îzâm ederdi. . . zira vazifelerini bitirince ceplerine bir atiyye sırtlanna bir cübbe ve beUerine bir şal kuşak ihsan olunmak mukarrerdi. çabukça. diğer muhataplar da dersin sonuna kadar bir put gibi sâkit dururlardı. acayip ve garip efsanelerle dolu tevşihata bir girizgâh bulmak için vesile teşkü ederdi. kısaca. Bu tec­ rübe gayet basit idi. Mukarrirlerin cübbeleri siyah ve iyi ku­ maştan. Kur'anm azametine mâ- . İşte tecrübe. mukarrir bunun cevabım verir. "Evvelâ onun mânâsım söylerdi. II. ^ X V I I I .H U Z U R DERSLERİ 221 bir h e y e t . muhataplara soracaklan şeyleri söylemekten ve alacaklan cevaplan anlatmaktan ibaret olurdu. ya düşmez. mukarrir daha evvel hangi âyette kaimmiş ise oradan derse başlardı. İşte ilk günden başhyarak bütün Ramazanlarda huzur dersleri böyle devam edince bizler için eyvah diye yan­ maktan başka bir iş kalmamış oluyordu. asır Bonlariyle X I X . ' Saray ve Ötesi (Son Hâtıralar). mantıka. t. canfes bohça. Asü matlup olan o değüdi.^ "Saraydan evvel Dolmabahçe camiinde bir toplantı yaparlar ve o günün dersi hakkmda bir tecrübede bulunurlardı. telli hind kumaşı. mukarrir sırası gelmiş olan âyeti tefsir ederken yanında oturan bir muhatap bir sual irad eder. Nasü olup da bidayetten beri Pâdişâhlar ve bu işi her yü tertip eden kuhyetine lâyık bir cereyan v e r m e m i ş l e r . Muhatapların cübbeleri mavi idi. . asır başlannda fennayış şal. desturluk tülbend. "İkindi namazı Dolmabahçe camii'nde kümdıktan sonra önde mukarrir ve arkasmda sırasiyle muhataplar yürüyerek saraya girihrdi. buna da cevap verihnce üçüncü muhataba söz söylemek fırsatı ya düşer. 129-141. Her sene mukarrirleri ve muhatapları . e. halebkâri kumaş.k i her gün için ayn ayn zevattan teşekkül ederdi. Â y e t muhtelif müfessirlerden naklen türlü rivayat ve hikâyatı döküp saçmak ve bunlarm etrafta çeşit çeşit. " *. Bu derslere dahil olmak için namzetler iyice çalışırlardı. . Hazine-i hassa için ihtiyar olunamıyacak bir masraf değü.

e. 140. söylediğine Sadr-ı âzam mubahase göre huzur derslerinde hazır bulunan dinleyicüer üe mukarrirler arasmda da bazı sual ve cevaplar olurmuş. 129. IJ. s. . Saray ve ötesi. Huzur dersleri üe bir mukarrir arasmda epey Osmanh devleti ve hüâfetin ü- gasma dair olan 26 Recep 1342 (3 Mart 1924) kanununun neşriyle tabu olarak sona ermiştir. Son huzur dersi Halife A b d ü l m e c i d Efendi zamamnda ve 1341 Ramazanmda yapılmıştır. «. » s. hattâ Hayreddin cereyan Paşa etmiş*. * Abdülhamid vt YMu Hâtıraları. 129.222 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Tahsin Ahmed Ziya isminde Paşa hatıratında mukarrir hocalardan Efendi'yi Paşa'nm Tikveşli ve Halid Efendi Efendi de ders vekiU  s i m Tahsin U ş a k l ı g i l de M u s t a f a  s i m E f e n d i üe F a i k bir zatı beğeniyorlar*.

1043 H . Kasım. ŞeyhuUslânun bu sözleri.ON ALTINCI BÖLÜM MAKTUL Osmanlı tarilımde larmda diyle şikâyet ŞEYHÜLİSLÂMLAR Kadılardan yolsuz hareket ederek hak­ hir suç isna- olunanlardan hazılan katledildiği halde K Y l l . Ahi zade Hüseyin Efendi ayaklanarak "l^m zat Ayak ^'^'ad Yeniçeri Divam zamanmda ilk Hüseyin esnada katledilen ŞeyhulEfendi'dir.z â d e asır başlarmda Abdülistiyen asır ortalarına kadar şeyhuhslâmlardan herhangi katlolunanlar H ü s e y i n ve H o c a . Bu hâdise üzerine A h i .z â d e ' n i n Pâdişâhı hal' etmek istediği şeklinde tefsir edddiğinden telâşa düşen VaUde Sultan oğluna mektup yazarak onu acele İstanbul'a davet etmiştir. Murad bu kefalet Paşa işine Bayezid.)'de/s(ara6u/'dan çdiarak İznik yohyle Bursa'ya giderken halkm şikâyeti üzerine hiçbir soruşturma yaptırmadan İznik kadısmı astırmış. Daha sonra bizzat idareyi ele alan Pâdişâh. Vezir-i âzam Topal R e c e p IV. . aleyhdarlan tarafmdan A h i . pâdişahm.) tarihinde azhni mütaakıp Gelibolu'ya gönde­ rilip orada zehirlenmek suretiyle vefat etmiştir.z â d e S e y y i d M e h m e d A t a u l l a h E f e n d i de 1199 H . F e y z u l l a h isimlerinde üç şeyhülislâm Bundan başka bir de I. Sultan M u r a d ' m vaÜdesi K ö s e m S u l t a n ' a bir arîza göndererek bazı dokunakh sözler yazmış. İbrahim) öldürmiyeceğine dair verdiği teminata inanmıyan Ocakhya karşı de beraber kefil olmuşlardı.z â d e H ü s e y i n Efendi. hal' ile şehzade M e s u d ve X V I I I .z â d e Erzurum'lu hamid'i Seyyid maktulen vefat etmişlerdir. (1633M. Bu kar­ M u r a d ' a karşı Ahî-zâde Ocağmın S u l t a n olduğu deşleri olan şehzadeleri (Süleyman. (1785 M. görülmemişti. fakat o sırada ses çıkarmıyarak zamanım beklemişti. bu hal şeyhül­ islâm de İstanbul'daki ulemayı müteessir etmişti. mum yapıştırmış. fakat bu asırda A h i . Selim'i hükümdar yapmak Vezir-i âzam H a l i l H a m i d P a ş a ile işbirhği yaptığı tShmetiyle şeyhuhslâm D ü r r i .

«. II. bütün devlet idaresini nüfuzu altma alıp işine geleni vezir-i âzam yaptırmak ve isteme­ diğini azlettirmek istiyerek her işe müdahalesi yetişmiyormuş gibi kendisinin tavsiyesiyle vezir-i âzam olan B o y n u E ğ r i M e h m e d Paş-^'yı arzu ettiği gibi yumuşak bulmadığından azhni Vahde Sultana bddirmiş.) Mesud E f e n d i şeyhuhslâm olunca. = 1656 M. I.z â d e ' y i sahde çıkartarak boğdurmuştur*. avam tarafmdan sevilmiş ve bu halleriyle sarayda epey taraftar peyda etmişti. fakat kendisinden daha düşünceh olan Vahde Sultan. 182. 162. Naima. 1 Fezhke. böyle Hedm-i bünyan-ı buda çendan inkisar-ı rızaya mazlûmanm garametin gördü" di'm'n oğlu olan M e s u d okumuş pâdişâh hocasmm oğlu olmasmdan dolayı Hâriç müderrishğinden başhyarak çabuk yükselmiş. Almış olduğu bu cevaptan müteessir olan Hoca-zâde sözünü yerine getirmek için kendisini şeyhıdislâm verildiğinden gelir gelmez = müzakere bahanesiyle yaptırmış olan yeni­ davet olunarak çerileri tahrik eylediği hakkmda doğru veya vanhş saraya haber saraya Diyarbakır kadıhğı verihp Bostancıbaşı vasıtasiyle üzerine şeyhıdislâm İstanbul'dan çıkardarak Bursa'ya gönderilmiştir (1066 Ramazan 1656 Temmuz). s. t. güne derhal bırakarak hemen tevkif İstanbul'a dönen olan IV. K â t i p Ç e l e b i .224 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Seyahati yanda Murad. şeyhülislâmı ettirip bir kayıkla sür­ kayığı çevir­ yollamış ve Çekmeceler önüne varmış terek A h î . e. e. Ahî-zâde hakkında : "Merhum ceri ve gayyur olmağla berây-ı maslahat şer ve şûriş-i eşkiyayı def için pâdişâhı kan dökmiye şevketti. » Fezleke. c. şöyle. cerbezesi. 160. tok sözliUüğü ile tanmmış. I V . mukarin olmamağla demektedir *. M e h m e d ' i n çocukluğu zamanmdaki kanşddık ve devlet adandan arasındaki aciz ve şaşkınlık esnasmda serbest mütalâalariyle Vahde Sultanm teveccühünü kazanarak Anadolu Kazas­ keri bulunduğu sırada Yeniçerilderin isteği olmuştu (1066 H . iki günde bir vezir-i âzam değiştirmenin zararh olacağım bUdirerek M e s u d Efendi'nin teklifioi reddetmişti.161. Hoca zâde Mesud Efendi ^' a h m e d ' i n hocası Aydm'h M u s t a f a E f e n E f e n d i . . II.

Bursa'da ikamete memur olan esbak Ş e y h ü l ­ islâm miştir. İşte bu haller ve kendisinin hudutsuz ihtirası ve gadri her sınıf kendisine ^ Naima. tarihi. Ağzı kalabalık bir zat olması dolayisiyle gerek bımun ve gerek kardeşioin çalçenehğinden bizar olan Şeyhülislâm Y a h y a Efendi : " — Hoca Efendiye (yani Mesud Efendi'nin babasma) hak rahmet etsin bu mahdumları okutsa ne olurlardı?" dermiş. SiUhdar tarihi. akraba ve mensup­ larım birer suretle en yüksek derecelere çıkararak istihkak erbabma terakki ve terfi yoUarmı kapatmış ve bundan başka vezir-i azandan da nüfuzu altma almak suretiyle devlet işlerine el atmış ve Pâdişahm yüzünden emriyle kendisine sorulmadan hiçbir iş yürümez düşman olmuştu. Dokuz sene bu makamda bulunan Feyzullah Efendi Umiye işlerini kendi arzu ettiği şeküde yapıp oğullarım. 232. e. İS . (1688 M. I. bir defa I I . a. S ü l e y m a n 1099 H .MAKTUL ŞEYHÜLİSLÂMLAR 225 Bursa'dan Mesud Diyarbakır'a gitmek üzere hazırbğa başlıyan E f e n d i . e. O Tarihte. ». S m U F müialı Kara Çelebi-zâde Âbdülaziz E f e n d i de H o c a - zâde'nin öyle bir isyan hareketinde medhah olmadığım söyle­ Erzurum'ludur. Mesud bden Efendi'nin böyle bir harekette bulunmadığmı sonra K ö p r ü l ü M e h m e d P a ş a sadr-ı âzam olduktan H o c a zâde'nin katline sebep olan R u h i d d i n Efendi'yikatlettirmiştir. yollarm A b a z a H a s a n kuvvetleriyle kapah E f e n d i tarafmdan sâbdc olmasmdan dolakı maiyyetine bir miktar sekban yazmak istemesi ve bu hal Bursa Kadısı R u h i d d i n şeyhulislâmm hükümete karşı koymak için asker yazdığı şekhnde İstanbul'a bddirdmesi üzerine gönderilen bir fermanla mi­ safir bulunduğu evde meyva yerken bastınhp öldüriümüştür*.)'de I I . (1695 M. timiyt TtşkiUtı. 4i. Mustafa tâyin hükümdar olunca şehzâdehğinde onun hocası olmasmdan dolayı İstanbul'a getirtüerek pek az sonra ikinci defa şeyhıdislâm eddmiştir. V.)'de yirmi gün zamakadar ^EfeSa* Erzurum'a şeyhıdislâm olup azlini mütaakıp memleketi olan gönderilmiş ve 1106 H . olmuştu.

1 Zübdetü'l-vekayi (Defterdar Mehmed Pofa). Raşid tarihi. varak 418.226 OSMANLI DEVLETtNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Nihayet 1115 H . (1703 M. Ee'ad Efendi Kitapları. c. 78. >. I I I . a. . 29.)'de tahrik neticesinde vukua gelen Edime Vak'ası üzerine evvelâ azledilip memleketine sürgün edil­ mişken sonra yoldan çevrilerek Edirne'ye getirtilmiş ve kendisiyle. 77. şeyhuhslâm zindana payesi verdirmiş olduğu büyük oğlu istintak ve işkenceyi tarafmdan hnç Fethullah mütaakıp E f e n d i ' n i n isimleri ulema ve sâdât defterinden silindikten sonra konulmasmı ve orada sırada halk dışarı çıkarıldığı edilmek suretiyle feci surette vefat etmiştir i. Naima'nm Edirne Vak'aeına dair ritaleai.

Mısır veya tranve Orfo-^sya'daki medreselerde yaparlardı. asırlarda zikretmek isteriz. . hey'et. Suriye ve Mısır'da dinî ve hukukî üimlerle tefsir. Biz burada İslâm felsefesi olan ilm-i kelâmda ve dinî ve hukukî mahiyette eserler yazmış olan bazı âhmlerden X I V . hadîs. Osmanh devleti kurulup Anadolu'da hududunu genişlettiği sırada elde ettiği yerlerde Anadolu Selçukİleri ve Anadolu Bey­ likleri zamanlarmda kurulmuş olan ilmî müesseselerden de istifade edilmiş ve bu suretle ilmî saha genişlemiştir. Şcreffiddin Davud-i Kayseri Mütefekkir âhmlerden olan ^* M a h m u d b. olan âlimlerden bahsetmiyoruz. asırlarda Osmanh memleketlerinde dioî ve hu­ kukî ihmlerde ve bundan başka kelâm. M e h m e d . riyaziye (matamatik). Mısır'dan Anadolu'ya döndükten sonra S u l t a n O r h a n taraündan yeni ^ İlmiye tegkilâtmdan bahsettiğimiz için bn eserde medrese harici müspet iUmlere dair eser yazmı. edebiyat ve kavaide dair olan ilimler ve tran ile Maveraünnehr toraflanndaki medrese­ lerde riyaziye. ve X V . kelâm ve felsefeye dair olan ihmler revaçta idi. Kayseri'h ilk Davud tah­ bahsedeceğiz i. X I V . Bu suretle her iki cihetten tahsil gören veyahut o taraflardan Anadolu'ya gelen âhmler bu suretle yetişerek Anadolu medrese­ lerinde tedrisatta bulunmuşlardır. ve X V . Bu hususta bilgi edinmek istiyenler merhum D o k t o r A d n a n A d ı v a r ' m (Otmanlı TürMerinde İlim) adh eserine müracaat etsinler.ON YEDİNCİ BÖLÜM DÎNÎ VE H U K U K Î SAHADA YETİŞEN MEŞHUR ÎLİM ADAMLARI Gerek Osmanlı âlimleri ve gerek ondan evvel Anadolu Selçu­ kîleri âlimleri çok zaman yüksek tahsillerim Suriye. tarih. Bundan dolayı kısaca Osmanh muhitinde yetişenleri medrese silinden sonra yüksek tahsihni KoAire'de yapmış olup nakli. felsefe ve astronomide yüksek değerde ilim adamları yetişmiş ve bunlar ilmî eserleriyle daha sonraki asırlarda da şöhretlerini muha­ faza etmişlerdir. akli ve tasavvufi eserler vücude getirmiştir.

i ^ Samavna. Memlûk Ferec'e muallimlik etmiştir. (1350 M. Burada yirmi seneye yakm müderrishk etmiş olan D a v u d . bunım şerhi olan Teshil isindi eserleri meşhurdur. Şeyh Bedrfiddm Mahmnd Samavna * kadısmın oğlu olup yanlış olarak varidat ve fıkıh­ ve B e d r ü d d i n . zahir ihmlerinden başka tasavvuf vadisinde de çahşarak. ) .i S î m a v î denilen Ş e y h B e d r ü d d i n M a h m u d ' u n tasavvuftan OIJJIJ tan üJ>-xi]l ^U. o l j L f ^ l ^ ' l U Letâifü'l-işarât Rumedi fütûhatma ilk iştirak edenlerdendir.228 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I zaptedilen Bursa'ya.i K â ş â n î ' n i n irşadiyle meslek-i tasavvufa intisap etmiştir. Orhan Gazi dk tesis edden tznik Medresesi müderris- hğine tâyin eddmiştir. Aksaray'da tahsihni tamamlamış ve sultanı M e l i k Şeyh düğü üzere Zahir Şeyh Bursa'da. = 1420 M . Ceddi ve babası Konya yüksek intisap medrese tahsilini gördükten sonra Kahire'de Hüseyin-i Ahlatî'ye etmiş ve onun vefatmda Kahire'de yerine Bedrüddin şeyh olmuş. . yerleşen D a v u d . D a v u d . Edirne'nin Ortoköy kazasına bağh olup Edime-Kırkağaç istasyonu ve Cisr Mustafa Paşa^ya giden demiryolunun yahut nehrin sağ tarafm­ da idL Halk buraya Samona derler. On üç kadar eseri olup bir hayhsı fikrî ve felsefî olan bu teliflerinden en yükseği Muhyiddin-i (^1 A r a b i ' n i n Fususü'l-hikem adh eserinin şerhi olan Matlau hususi'l-kilem fî meâolup Hindistan'da basdnuştır. Varidat isimh eserini sofiyye ricah ve Câmiü'l-fusulin hukukî eserini İslâm âlimleri pek muteber tutmuşlardır.)'de vefat etmiştir.i tarafından tznik'de K a y s e r i . 751 H . Osmanlı tarihlerinde göriüparçalanması esnasmda bir şahhğa geçmek istiyerek hem İzmir taraflarmda bir ihtdâl hareketi Karaburun'daki isyan zorlukla yakalanarak muhake­ isindi Osmanh saltanatımn Deliorman Alevî kıyamiyle şeyhlikten ve hem Rumeli'de vukua getirmiş ise de İzmir'de bastırılmış ve kendisi de Deliorman'da mesini mütaakıp Serez Pazar'mda asdmıştır (823 H . M a h m u d .i JU.Câmiü'l-fusulîn. S a d r ü d d i n . S ^ 1 o^j^ nii Fususi'l-hikem) K o n evi'nin hahfelerinden K e m a l ü d d i n . ş^^^^^^ Molla Fenari Aslen Bursa Yenişehri Üe tnegöl taraflarmda bulunan Fenar kasabasmdan olup memleketinde okuyup sonra Mısır'da yüksek tahsilini yapmış.

(1394 M.oğullan bu İbn havahnin zamanmda Tire'de A y d m Medresesinde müderris Yıldırım Bayezid oğlu olup. Muarrif-zâde Paşa asırda şöhret kazanmışlardı ki M u s l i h u d d i n . H a m z a . 834 H . Kendisinin yetiştirmiş soh H o c a . İbn Melek Aydvn .i K a s t a l a n î . yaydmasmda Ş e m s ü d d i n M e h m e d F e n a r î b. mantık ve belagat ilimlerinde zamamnm en kudreth âhmi olup bu hususta pek değerh eserler vücude getir­ miştir. Usul-i fıkıh. tlim dağarcığı diye meşhur olan ve tstanbul fet­ hini mütaakıp oraya kadı olmuştu. lnfiddinAMüllâtif S ü l e y m a n ş a h zamanmda Osmanldara geçmesi üzerine yine orada dersine devam etmiştir. ve K a d ı . Tazarruat sahibi ve yüksek mütefekkir olan S i n a n bunun oğludur. j^^^l ^ Mecmau'lBdhassa İmam tbn Saati (Muzaffereddin Ahmed b . (1459 M. fürû-i hanefiyyesinden( jr ^ 1 JıL. bu kıymeth eseri matbudur. fikıh.z â d e .z â d e . İbn Melek 793 H .M ' o* Fususü'l . hepsi de müdekki- Arap âhnderiyle yapmış olduğu dmî mübahasede bu âlimlere galebe çalmıştır. Eserleri yüzden ziyadedir. sek fakihlerden olup F e r a m e r z b.z â d e . tslâm hukukçuları arasmda bugün de makbul ve muteber olan fduhtan jj» D ü r e r ve onun şerhi olan j ^ Gurer isindi eserleriyle şöhret bulmuştur. Yo^^^ad'm A l i yük­ Yerköy taraf- laımda bir aşiret çocuğudur. olduğu talebeleri X V I . BurHatip-zâde. kelâm. Fatih Saltan Mehmed: . Ali Bağdadi).i felsefesinin Osmanh ülkelerinde Arabi'nin vahdet-i vücut âmil olmuştur. Malla Hnarar M e h m e d H u s r e v b.) 'de vefat etmiştir. Usul-i fıkha dair pek mühim olan ^1 ^ 1 J ^ ' . (1431 M. tefsir.) 'de vefat etmiştur.bedâyi li-usuh'ş-şerâyi) isindi tehfini otuz senede kaleme almıştır.) 'de Bursa'da vefat etmiştir. bahreyn ve mülteka'n-nehreyn ) adh eserine pek güzel bir şerh yaz­ mıştır. Hızır Bey 863 H .DÎNÎ V E H U K U K Î S A H A D A Y E T Î Ş E N İLİM A D A M L A R I 229 Kayserî'den sonra M u h y i d d i n . T â c i . nin fikhın. Melek'in fduh yani İslâm hukukunda yüksek ihtisası vardı.i R u m î ve M u s a P a ş a ' n m oğıdlanbunlar arasm­ dadır. ve fdtıh ve kanedir. Bundan başka hadîsten Sagani'nin jl^'bll JjLt» Meşarikü'lenvar'i de usul-ı fıkıhtan j l ^ V l Jjli« Mcnozı/ü'/-envar'ı da şerhetmiştir. tan M e h m e d ' i n huzurunda Mısır Fatih Sul­ olan ve Suriye'den gelmiş tasavvuftan da eserleri vardır. tasavvuf.

Her ikisi de tetkiklerim iddiasım bulmuşlardır. Kelâmcılardan t m a m G a s a l ! (Tehafütü'l-felâstfe) isimli eseriyle ilimde akb esas tutan i b n Sina'ya itiraz ile akıl ile her şeyin ölçölemiyeceğini beyan etmiş.z âde'ye. fikıh. tşte Fatih Sultan Mehmed.230 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I "Zamanınuzm Ebû Hanifesi'dir" diye kendisiyle iftihar eserin­ ederdi". Fatih Sultan Mehmed Hoca-zâde hakkmda: " — N e Arap ve ne Acem'de eşi yoktur" dermiş. İfrat-ı zekâ ve ihatası ile tamnmış M e h m e d tarafindan sarayda tesis edilen ^ Tdıafüt. Şeyhuhslâm olmuş ve F a t i h ' i n vefatmdan bir sene evvel 885 H . Fatih Saltan M e h m e d .z â d e dört ayda. mantığa ve fikıha dair diğer eserleri de vardır. usuI-ı fıkıh ve felsefede zamanınm başta gelen mütefekkir âhmlerindendi. akim üstün oldu­ ğuna beyan ile t b n Sina'yı mfidafaa etmiştir.)'de vefat etmiştir. Sinan Paşa Meşhur H ı z ı r B e y ' i n oğludur. Yukandaki iki meşhur den başka usul-ı Mir'at fikıhtan olî y Mirkal ve bunun adh telifleri ve diğer eserleri de vardır. Alâflddin-i T u s t ise alu ayda birer eser yazarak t m a m G a z a l i ' ­ nin mütalâasına iştirak etmişlerdir. kelâmcı olan tmam Gazali'nin Hoca-zâde isabetU ile A l â ü d d i n . Hoca-zâde'nin kelâma. . ) 'de Bursa'da vefat eseri İ m a m G a z a l i ve t b n etmiştir. (1488 M . şiddetli anca ile bir meseleyi halle çalışmak demektir. Bursa"]! olup kelâm. Bu itirazmdan yüz sene sonra Endülütlü İ b n R ü ş d TehafiUü't-tehafüt isimli eserinde İ m a m Cazalt'nin mütalâasına itiraz ederek akıl ile imandan. (1480 M. Tahafüt meselesinde îman ve akıldan hangisinin diğerine müreccah olduğuna dair bilgi edinmek istiyerek bu husustaki mütalâalarmm bildirilmesini yaparak. ihata Sina ve i b n ve sürat-i intikalinden dolayı hocası H ı z ı r B e y (Akl-ı Selim) demiştir. fevkalâde zekâ. Tahafüt Rüşd'ün üzerine yazdığı eserleriyle beraber Mı­ Rüşd arasmdaki muhakeme etmek meselesini ^ tetkik ve şerhi olan Hoca sâde Mnslilıflddiıı Mıntola sır'da basılmıştır.z â d e üe A l â a d d i n . 893 H . bu iki zıt mütalâadan hangisinin doğru olacağım H o c a .i T u s i ' y e havale etmişti.i Tusi'ye sorarak bn hususta birer eser yazmalarım emıeylediğinden H o c a . Edirne'de müder­ rislik ettikten sonra F a t i h olup F a t i h Sultan Sultan Mehmed kendisine hoca tâyin etmiştir. H o c a . İmam Cazah ile İbn meşhur Tehafüt cJlf suretiyle bir eser kaleme almıştır.

olmuştur*. yeni şekü kıyafet ve elbiselerin ihdasmda vezir-i âzam M a h m u d P a ş a üe beraber müessir telvih haşiyesi vardır. A h Kuşçu. hey'et ve riyaziyeyi de K a d ı . Hey'et riyaziye mütehassısı Bey'in(Vefatı 853 H . Pâdişahm emriyle tale­ besinden Tokat'h meşhur M o l l a L ü t f i vasıtasiyle A l i K u ş çu'dan riyaziye tahsd etmiştir.) Doğancısı M e h m e d ' i n oğlu olduğu için Kuşçu lakabiyle meşhurdur. X V I .z â d e ' n i n veya Zîc-i Gürgânî denüen ölümüuden sonra Bey zİcinin Zic-i llhanî Uluğ ikmalinde hizmeti göridmüştür.) 'de vefat ederek Eyüb'e veya Gehbolu'ya defheddmiştir.i R u m î üe bizzat Uluğ Bey'den görmüş ve K a d ı . 891 H .) tarihlerinde doğmuştur. . sarf üe usul-ı * MürTnevarih (Şamdanl-eâde). Velinîmeti ve hocası U l u ğ Bey'in. tefsire dair bazı eserleri vardır. Gedik Ahmed Paşa'mn azlinden sonra vezir-i azamda olmuştur. Ş e y h î b n V e f a ' y a intisabı vardı. oğlu A b d ü l l â t i f tarafından kath üzerine Akkoyunlu hükümdarı U z u n H a s a n pâdişahm yanma gelerek hürmet görmüş ve sonra onun tarafmdan elçilikle F a t i h S u l t a n M e h m e d ' e gönderilmiş ve daha sonra aüesiyle beraber IstanbıU'a gelmiştir. bu eseriyle edebiyatımızm nesr-i mürsel tarzmda yazanlannm başında gelmektedir. «. matbu cilt. ^ > U ^ Tazarruât isindi eseri meşhurdur. . asırda yetişmiş olan âhmlerin çoğu S i n a n Paşa'mn talebelerindendir. fakat asd şöhre­ tine sebep olan Zic-i Gürgânt'ye yazmış olduğu şerhtir.DİNÎ V E H U K U K Î SAHADA YETİŞEN İLİM ADAMLARI 231 kütüphanedeki kıymeth eserlerden istifade ederek zamanının birinei sınıf âhmleri arasmda yer almıştır. Fıkıha. AUfiddin Ali KOKU ^^^^ ve Maveraünnehr taraflarmdan olup takriben hükümdarlardan Uluğ 800 H . Riyaziye ve hey'ette mütehassıs olup ^ıJuA îIUj Risale-i Muhammediyye ve Risale-i Fethiyye bunlardandır. = 1 4 4 9 M. (1397 M. Dinî ihmleri Semerkand âhm­ lerinden. Riyaziye fikıhtan ve hey'ete dair eserlerinden başka tefsir.z â d e . Alâüddin Ali K u ş ç u Ayasofya Sahn-ı seman müder- rishklerinde bulunarak 23 Şevval 877 (23 (Mart 1473)'de tekaüd edümiş ve 879 Şaban (1474 Arahk)'da vefat ederek Eyüb'e de£aolunmuştur. Uj"^! :jT^t Tezkiretü'l-evliya isimh güzel bir telifi de vardır. 463. (1486 M.

Y ü z kadar dme dair mevzuat isindi telifi ve bundan başka meaniden miftah şerhine. t b n rind-meşrep Celâlüddin-i ve uyanık fikirh idi. Aklî ve naldi ihmlerde değerh bir şahsiyet olduğu Kuşçu'dan öğrenmiştir : ^ ILI ^^. ^ " T o k a t l ı Lfitfi. mütefekkir yetiştirmehendeseden müderrisliği Sinan sahibi lerindendir. B a y e meşhur zid'e tamtarak yetişmesinde âmü olmuştur. M&Bjfei-mUe AMarahman Amasya'h olup irfan sahibi adam yetiştirmesini ve müstaidleri himaye etmeyi âdet edinmiş olan değerh âhmlerdendir. RumeU KazaskerUğinde bulunmuş ve 922 H . X V I . Kemal'i. Serbest fikirU atak olmasmdan dolayı mutaassıp ule­ madan hasmı olan H a t i p . Nesefi'nin akaid şerhine haşiyeleri ve diğer bir hayh risaleleri görülüyor. Üç Usanda şair olan M ü e y yedi Iiin cütlik bir kütüphanesi vardı. halbuki hasudun biri Hatip-zftde idi" Mür'i't-tevarih (banimannı cilt). ilhad isnat edicek teftişine Pâdişâh Hatip-zâdeyi memur kddı. halkm kendisinden istediği fetvalan zemkoyup hallederek yine diye zembih penceresin­ den sarkıtarak iade ettiğinden dolayı tstanbul halkı tarafmdan Efendi meşhurdur.z â d e üe Molla tzari'nin gadirlerine uğrayarak 900 H .232 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Mdim Lfitfî âlimlerdendir. Hasndlar. Tebriz'e jlüJI ^ giderek Devvant'den okumuştur. ASıRDA YETIŞMIŞ OLAN BELLI . üm-i kelâmm müşkU meselelerinin halline dair bir tehfi ve diğer eserleri vardır. Yüksek seciyesi ve Yavuz sebebiyle her sınıfa kendisini sevdirmişti. 475. (1516 M. «. asır sonlarında yapmış Paşa'nm yetişmiş. J>r Cüz'ü Mecmaü'l-fetâva ismiyle vermiş olduğu fetvalan havi eserinden başka kelâmdan mevakıf şerhi haşiyesi. Y a v u z yed-zâde'nin Sultan S e l i m bu değerh âUmi kaybet­ tiğinden dolayı müteessir olmuştur. Deryay-ı ilimdir ve İ b n Kemal'in üstadıdır.„jT Ta^^îfü'l-mezbah isindi eseri vardır. . fsy^^ lâ-yetecezza risalesi. gibi riyaziyeyi Tokat'h.)'de vefat etmiştir. Sahn-ı Tazarruât de A l i olup seman XV. II. (1495 M. Taassubtan uzak.BAŞLı ILIMLER Mflftfi Ali n«ın«n büe Zembilli hakşinaslığı Ali asırdaki mütefekkir şeyhuhslâmlardan olan bu zat.) 'de şehiden vefat etmiştir*.

. I . lügat. Tefsir. B a y e z i d ' i n emriyle meşhur Osmanh Tarihini kaleme almıştır ki mühim bir vekayinâmedir. iU-Ül i«f j»JS j jb^VI a^jj dan adh tıbbi bir eseri vardır. usul-i fikıh. Selim. İlim ve fazUetinin yüksekliği ve geniş mikyasta şöhretinin yayılması dolayısiyle ins ve cinin müftüsü demek olan ( ü ^ ' J** müfti's-sakakyn) unvam verilmiştir. edebiyata dair eserler yaznuştır. Üç pâ­ yirmi ahlftkve etmiştir.Zamanım tetebbu ve telife hasretmiş ve mûte­ med Şenueddin ı^^vvi mevzularda büyük. (1526 M. t b n K e m a l müderrislikten sonra kazasker olmuş ve Müftü A l i C e m a l i E f e n d i ' n i n vefatı üzerine Şeyhülislâm olup 942 H .z â d e E f e n d i ' d e n himaye görmüştür. I I . I . küçük üç yüz eser ve risale kaleme almış olan t b n K e m a l ' i n babasınm adı S ü l e y m a n ve dedesinin adı da K e m a l âlim Tokat'h M o l l a Abdurrahman Paşa'dır. Bayezid adma dişâh (II. Bu eserlerinden otuz altısı iki cilt halinde basılmıştır. Riyaziyeci Kadı-zâde-i ithaf fî etmiş toruna K u t b ü d d i n de'den ders M e h m e d ile meşhur Bursalı H o c a .z â II.)'de vefat ederek Edimekapı haricine Buharı tekkesi ya­ nma defiıedilmiştir. mütefekkirlerin toplantı mahalh olan Şeyh M u s l i h u d d i n t b n İki Kemal A h . Tekkesi münevverlerin Vefa'ya müatesip idi. hadis. 932 H . (1541 M. On beş kadar telifi olan 948 H . Meşhur L ü t f i ' d e n okumuş ve M ü e y y e d . İslâm hukuku olan fikıhta mütebahhir idi. (1536 M. Vefatı Mekke'de duyulunca selât-ı gaip kıhnmıştır. Bayezid. I I . Fetvalarım havi dört sene muhtarât admda bir eseri vardır. zâde'nin tehafüt isimh eserine talikat yazmıştır. Atnfl Hayrtsddin H ı » -^"P «debiyatmda. Hoca- fikıh.) tarihinde vefat ederek Zeyrek Mektebi yanma defiıedilmiştir. Süleyman) zamanlarmda şeyhuhslâmhk dan bir eseri vardır.D l N İ V E H U K U K t S A H A D A Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 233 S u l t a n S e l i m gibi gazapk fakat insaflı bir pâdişâh bile onun eOzünü dinlemiştir.)'de vefat etmiştir. Bayezid'e Ravzu'l-esnan tedbir-i sıhhati*l-eb- görmüştür. tefsir hadis ve kelâmda Hızır Rumi olduğu Atufİ hakkiyle ihtisas sahibi olan H a y r e d d i n Merzi/onludur. tarih.

felsefe ve etmektedirler. Şöhretine sebep olan A h l â k . kelâm. Numaniye'yi meanî üe tehf asırlarla ve kısmen X V I ..z â d e . muhakkik Yavuz Ebussuud Efendüer Babası gibi X V I . seneleri arasmda (1563 . kelâm ve edebiyatta tercüme-i hallerini havi Arapça etmiştir. kelâm. ve X V .z â d e tefsir. Tefsir. asırda yetişmiş olan âhm ve şeyhlerin Şakayık-ı gramer. Arap edebiyatına vukufu Risale-i vefat etmiştir. Babası E m r u l l a h E f e n d i de ulemadan medreselerini yaptır­ olup kaddıklarda bulunmuştur. (1554 M. tefsir. Şakayık-ı Ahmed Isamüddin mütehassıstı. asn âhmlerdendir. riyaziyede sasiyle şöhret bulmuştur.1565 M. Tarih.) Şam kadısı adım verdiği eseridir ve basılmıştır. hadîs.)'de tekaüd edderek 968 Receb CeUl-zAde SaUh Efendi (1561 Nisan)'inde vefat etmiştir. Efendi İstanbul yükselmiş. A h m e d . demektedir. X I V . Kmalızâde ve şereflendiren Mustafa. mamnda Reisü'l-küttap ve uzun seneler Nişancı Celâl-zâde olan meşhur âhm ve mütefekkir M u s t a f a Bey'in kardeşidir. t b n K e m a l ve Kanunî'nin . camiiyle beraber Süleymaniye dıktan sonra zamanm değerli âlimlerini buraya müderris tâyin ettiği sırada K ı n a l ı . Okuduğu eserlerin kenarkalemiyye adiyle yazdığı risalede göridüyor. Müverrih  l i de "sağ olsa idi E b u s s u u d ayarında büyük bir şah­ siyet olurdu" demekte ve Şakayık zeylini yazan Nevî-zâde ihtiAlâî derin iken A t â y î de "Ser Defter-i Ulema" diye tavsif K ı n a l ı . gözleri görmez olduğundan 961 H .234 OSMANLI D E V L E T i N i N i L M t Y E TEŞKILATI Kınoh zâde Devrinin en yüksek âlimlerinden olup İsparta*bdiT. dair eserleri vardır. hadis. fıkıh ve belâgate dair on dört kadar eseri olan Salih Efendi. fıkıh.z â d e de ilk olarak buradaki dört medreseden birisine müderris olmuştur. 971 Toşköprülü zâde •^«**"<»'"'^-"^ûın isimh eseriyle yüksek ilmi kudAhmed Isamüddin retini göstermiş olan T a ş k ö p r ü l ü . Kanunî Sultan Süleyman za- Tosyalı'dii. Meşbur K â t i p Ç e l e b i Kmab-zâde hakkmda "ÂUame-i Rum ve dehre bir gelenlerdendir.ı larma mütalâasını yazmak âdeti idi. Numaniye ve mantıka Mevzuatü'l-ulûm kaddığma kadar Türkçeye tercüme edderek basdmışlardır. Muslihuddin Isamüddin Sultan Selim'in hocası idi. Kanuni Sultan Siüeyman. üe 973 H .

münşeat mecmuası kelâm ve fikıha dair haşiyeleri vardır. Süleyman'm Budun oğlu B a y e z i d ' i n emriyle Farsçadan Türkçeye çevirdiği Camiü'lTarih-i Muhaçnâme. Avft'nin Bu eseri Salih Bayezid'in j vlıUlS^ıLl eseri Camiü'l-hikâyât ve Lâmiu'r-rivayût. Bunun şeyhulislâmhğma kadar bu makama gelenlerin dereceleri kazaskerlerden aşağı iken S u l t a n S ü l e y m a n ' a takdim etmiş olduğu (JX>1İ j U j İ ıJiJl ö T ^ l l i l > Jl pUl İrşadü'lakh's-sehm ilâ mezâye'l-Kur'ani'lazim) isimh tefsirinden dolayı o tarihe kadar üç yüz akçe olan şeyhülislâm yevmiyesi beş yüz akçeye çık anlarak kazaskerlerle beraber oldu. Vefatma kadar otuz sene hiçbir siyasi işe karışmadan mevkiini muhafaza etti.Müderrislik. Geddi. Mecmualarda 1 oljljjl Ittddin II.) 'de vefat Camii haziresine defnedilmiştir. K a n u n i S u l t a n hikayât tercümesi ^ ile Tarih-i (Budin). . asn şereflendiren büyük olduğu için İmadt âhmlerin soDireklibel kullan­ Mehmed Efendi nuncusudur.1774 M.(1545M.) Camiâ'l-hikây&tı tercüme etmi(tir.$a/(Zemahşerî) ve Beyzavi tefsirlerinden sonra üçüncü gelmektedir. X V I I I . . Arap edebiyatmdaki vukuf ve ihatasım Arap şairleri tasdik etmişlerdir. Mısr-ı Cedid. kadılık ve kazaskerhk etti ve 954H. Tefsirinin bakiyyesini de takdim edince yevmiyesi altı yüz akçeye yükselerek hem maddi hem mânevi kazaskerlere tefevvuk etti. Salih E f e n d i .)'de şeyhülislâm tâyin edildi.z â d e ve sonra da i b n K e m a l ' d e n okudu.DÎNÎ V E H U K U K Î S A H A D A Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 235 hocası H a y r e d d i n E f e n d i ' d e n ders görmüş müderrishk ve ka­ dılıkta bulunmuştur. Geniş hal tercümesi Belleten (Sayı 87)de yayınlandı. Ebnasınıd XXVI. namına kaleme Cemaalınmıştır. (1565 M. kendisi Eyüp'te babasmm tek­ kesinde doğmuştur. Fetihnâme-i Rodos. Efendi de (VefaU 1188 H . E b u s s u u d ' u n tefsiri. tarafla­ İbrahim olup N i z a m ü l m ü l k Efendi'den evvel I I . Kitabü'l-muhtasar gibi tarihe ait eserleri olup divam. Babası Ş e y h kazasmm lakabım Y a v s ı ' d ı r . Xe. Murad'm emriyle t b n A r a p ş a h ve oğlu Şehzade Mehmed'in emriyle Şair N e c a t i asır âlimlerinden Nazir nndan da Türkçeye çevrilmiştir. Mısır kadıhğmdan sonra İstanbul'a gelerek Camii) yanmdaki evinde ederek Nişancı Eyüp'te biraderinin camiinin (Nişancı tetebbuatla ve eser yazmakla son demlerini geçirmiş ve birade­ rinden iki sene evvel 973 H . M ü e y y e d . İskilip köyünden mıştır.

fıkıh ve fikıhda ihtisas sahibi idder. Bunlardan A y ş i M e h m e d . = 1605 M . XVıı.B e k a E y ü p (Vefatı 1094 H . = 1669 M. Emiri araziyi şer'î kanunlarla telif etmiştir. = I 6 2 7 M . mantdc. riyaziye ve felsefenin kalkmasmın da büyük tesiri olduğu şüphesizdi. Hersek sancağımn merkezi olan Mostar kasabasmdan M u s ­ t a f a E f e n d i (VefaU 1119 H . asırda B e r g a m a l ı İ b r a h i m (vefatı 1014 H . K e f e l i E b û ' l . münşi âhmler daha çoktu. Bundan başka kısm-ı mahsusta göriüdüğü ve daha aşağıda görideceği üzere başka sebepler de vardı.z â d e M e h m e d K e m a l e d d i n E f e n d i (Vefatı 1030 H . fakat kalem sahibi. (1574 M. Haltercümesi Belleten. .B e k a da lûgat ve bazı ilim adamlanmn yetişmiş olduklarım görmekteyiz. = 1 7 I 3 M .236 OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I bir hayh fetvaaı görülüyor. Değerh ulema yetişmesinde her halde medreselerden aklî dimlerin kelâm. Bu hu­ susta D a m a d A l i P a ş a . ) . yüzydda bir asır evvelkine nazaran daha değerh H ı b r İ A l t E f e n d i ûkıh ve kelâmda ve E b û ' l . dedir. İlmiye mesleğinde yeniUkler mıştır. kelâm ve akaidde yüksek bir âlim olup aynı zamanda şiirde musiki üe talik yazıda da üstat idi. = 1651 M. ) fıkıh. ) . s. A y ş î M e h m e d E f e n d i (Vefatı 1061 H . ASıRLARDA GELEN BAZı ÂLIMLER X V I I . A l t ı p a r m a k M e h m e d E f e n d i (Ve­ fatı 1 0 3 3 H . T a ş k ö p r ü l ü .)'den sonra. 982 H . X V I I I . = usul-ı fıkıhda 1683 M . Bu X V I I . = 1 6 2 1 M . Bununla beraber bu asırda yetişmiş olan bir iki zatı zikredip geçeceğiz. D a m a d İ b r a h i m P a ş a ve H e k i m o ğ l u A l i P a ş a gibi ihm sahiplerini ve müstaidleri himaye eden sadr-ı âzamlarm tesirleri vardır ki bunlardan meşhurlarım isim­ leriyle aşağıya yazıyorum : Kazasker A b d ü l b a k i A r i f E f e n d i (Vefatı 1125 H . 85. = 1707 M.). yap­ Kanunî S u l t a n S ü l e y m a n ' ı n vefatma yazmış olduğu Arapça mersiyesi en nefis Arapça şiirlerindendir. Kütahyah H ı b r î A l i E f e n d i (Vefatı 1080 H . ) . asırda bir asır evvelki âhmler değerinde müdekkik. muhakkik âhm dendecek kadar yüksek ulema yoktu. .) usul-ı fduh. VE XVııı.)'de vefat ederek Eyüp'te mektebinin bahçesine defneddmiştir.

) tefsir.) Usul-i fikıh.) tefsir ve akaide dair şerh ve haşiyeleri vardır. Bahâiye'yi adh meşhur şerh ettiği dair eserler telif gibi A y n i ' n i n etmiştir. Bundan başka E s a d E f e n d i i b n S i n a ' n m ^ i / a isimh meşhur eserim de tercüme ettiği gibi felsefeden *J\y. vardır. = 1736 M. = 1732 M. ilmine mağrur olmakla beraber hakkı teslim ederdi. ferâiz ve meâni ve münazaraya dair eserler yazmıştır. risale. tarihinin birinci cildini de C a r u l l a h V e l i ü d d i n E f e n d i (Vefatı 1151 H . mantık ve meâniye dair risale. İshak H o c a s i A h m e d E f e n d i (Vefatı 1120 H . = 1 7 3 0 M.DÎNI V E H U K U K Î SAHADA Y E T I Ş E N ILIM A D A M L A R ı 237 ferâiz. fikıh.z â d e M e h m e d E f e n d i (Vefatı 1145 H . akaid ve muhazarata ve hey'ete dair vardır. kelâm. Bundan başka tefsir. = 1 7 5 0 M. hadis. Yanyalı H o c a E s a d E f e n d i (Vefatı 1143 H . ilim-i kıraat. A s n n m en yüksek medrese âhmi olup zamanmda bir ikincisi yoktu. mantık vesaireye dair eserleri vardır. Mukaddimetü'l-edeb tercümesi ehemmiyetine binaen basılmıştır. Fatih'te medresesi ve kütüphanesi . K a z o v a h A h m e d E f e n d i (Vefatı 1 1 6 3 H . kavâid. Medreselerdeki haşiye tedrisine itiraz ederek klâsik eserler tehf ve tedris edilmesini tavsiye eden ( ^jiti\ Tenibil'l-ulûm) adh bir eseri de vardır. şerh ve haşiyeleri rini tercüme etmekle şöhret bulmuştur. Öİ^İA» tkdü'l-cüman Türkçeye çevirmiştir. A z i z M a h m u d H ü d a y i E f e n d i torunlarmdan Üsküdarlı M e h m e d E m i n E f e n d i (Vefatı 1149 H . mutasavvıflara aleyhtarhğiyle meşhurdur.) Nevşehirli bu asrm mütefekkir âhmlerinden olup medrese ihmleriyle kalmıyarak felsefe ve müsbet ilimlerle de uğraşmış ve Damad ibrahim P a ş a ' n m emriyle fizikten kitdb'üs-semaniye Aristo'nun isimh eserinin üç kitabım aym zamanda şerhetmek suretiyle Arapça olarak kaleme almıştır. akaid. mantık. hey'et. şerh ve haşiyeleri vardı. âdab. Kelâm. meâni ve saireye dair gerek müstakil ve gerek şerh ve haşiyeleri havi yirmi beş eser yazmıştır. Maraş'h S a ç a k l ı .) tefsir.î'ill * ^ Hikmetü'l-işrakiyye'yi de şerhetmiştir. mantık. nakli ilimlerde bilgi sahibi idi. = 1738 M.) Mukaddimetiİ'l-edeb isimh ese­ Allâme Zemahşeri'nin v''^' kelâm. hendese. kelâm. = 1 7 0 8 M. hesap vesaireye Hesaptan vW.

) Tefsir. hadîs ve Um-i kıraate dairdir. şöhretine fıkıh binaen I . V e l i (Vefatı 1165 H . mantık ve âdaba dair bir hayh eserinden başka en yüksek ihtisası riyaziye ve hendesededir. M e h m e d A k k i r m a n î (Vefatı 1174 H . Ebû Hadim eserleriyle Said H â d i m i (Vefatı 1176 H . Müsbet ilimlerden en değerh eseri logaritma lyU» şerhini havi v ^Lj^l J J ' A » Cedavil ü'l-ensab üe Hesabü'l-küsur ve JLJ>\JLI < .) hem âhm ve hem a r i f bir zattır. Elh beş adet eserinin on sekizi tefsir. kelâmdan Zübdet-i ilm-i kelâm ve bunlardan başka akaid. = 1 7 5 3 M. Mantıktan <l)Uy Burhan ve hik­ metten li-^hr Celâl haşiyesi bunundur. Hendeseden Adlâ-i müsellesât üe Ceyb ve Mukantara Risalesi ve diğer riyazi eserleri vardır. kavaid vesair eserleri vardır. İlmi hadis. Mir'at haşiyesi basdmıştır.238 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I tzmir'h kıhtan ( ' ^ ^ j ' M e h m e d b. Buharî'yi otuz cUt üzerine şerhettiği gibi Sahih-i Müslim'i de yarışma kadar yedi cdt olarak şerh eylemiştir.) Mekke-i Mükerreme kadısı iken vefat eden bu zatm Iklilü'l-teracim adh eski felsefe ve hikmetten bahseden bir eseri üe tefsir ve hadise dair şerhleri ve Mevzuatü'l-ulûm risalesi ve diğer telifleri de vardır. C e m a l ü d d i n Avfi'nin müteaddit tercümeleri olan CJ[J}^İ-\ ^ U .) hikmet. Zemahşerî'nin üzerine şerhetmiştir. fdohtan Eşbah şerhi. = 1774 M. ahlâk ve feraize dair değerh eserler yazmıştır. tefsir hadîs ve dm-i kıraatte muasırlannm en kudrethlerindendi. davet olunarak Ayasofya dirle karşdanmıştır. meşhurdur. Abdullah H i l m i (Vefatı 1167 H .> ^ KittAü'l-merasıd'djı. tarih. = 1 7 9 1 M.Câmiü'l-hikâyat'mı çevirmiştir. . = 1752 M. ve akaide camü'nde Jljlfl Etvakü'z-zeheb adlı eserini yüz makale tarafmdan İstanbul'a. mantık. hadîs. suresini tefsir etmiş ve tstanbul âhmleri tarafmdan büyük tak­ N a z i r İ b r a h i m E f e n d i (Vefatı 1188 H . Konya'ma dair Mahmud Fatiha kasabasmdandır. = 1 7 6 2 M. tasavvuf. = 1 7 6 0 M.) fı­ Mir'at) isindi esere haşiye yazdığmdan dolayı Mir*at muhaşşişi diye meşhurdur. Tefsirden B e y z a v î ' n i n bir kısmma haşiyesi. bu da Türkçeye Bunlardan evvelkisi riyaziyât-ı kadimeye tatbik için kaleme ahn­ mıştır.) YusuJ-zâde diye meşhurdur. Gelenbevİ İsmail Efendi (Vefatı 1205 H .

riyaziye. . asırda felsefe.D t N l V E H U K U K Î SAHADA Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 239 Palabıyık Mehmed Efendi (Vefatı X V I I I . Eser yazmanuş. Müftü-zâde Mehmed Efendi (Ayaklı kütüphane) An­ yüz sene talya müftüsünün oğlu olan M e h m e d E f e n d i . fakat değerh talebeler yetiştirmiştir ki bunlardan birisi X I X . Şam ulemasından meşhur huzurunda M ü f t ü . Maalesef eser yazmamış ise de ayaklı kütüphane lakabı ilmi kudret ve ihatasına delildir.z â d e Arif yaşamış 1212 H .z â d e ile ilmî kudretini itiraf Sefer tefevvuk dâiyesiyle istanbul'a gelerek K o c a yaptığı ilmî ismail Ragıp Efendi'­ ji^ ilmi onun Paşa'nm Celâli mübahasede etmiştir.) 'de vefat etmiştir. (1796 M. edebiyatta büyük şöhreti E f e n d i merhumdur. Kazovah büyük âhm Efendi'nin vefatmdan sonra İstanbul'da kendisi ayarmda âhm bulunmadığmdan bu şöhretini ölümüne kadar mu­ hafaza etmiştir. asır sonla­ nnda) felsefe ve riyaziyatta iistad olup riyaziyede muasın olan Gelenbevi'den daha üstün imiş. tam Ahmed olan K e t b u d a . Pek çok değerh âlim yetiştirmiş olan M ü f t ü zâde'nin talebelerinden birisi de G e l e n b e v î dir.

.

Nr. Herhangi bir suretle hyakath. tlmfy» TtkiUlı. 16 . medrese ve kadılıklar) ıslâh edilmek istenilmiştir.ON SEKIZINCI BÖLÜM İLMÎYE MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A MUHTELİF TARİHLERDEKİ EMİR V E FERMANLAR Osmanlı devletinin mali. Bundan başka bir kısım müderrislerin de durumlan dikkate şayandı. hyakatsiz müderrishğe geçmiş olanlarm çokluğu sebebiyle bunlar müder­ rislik derecelerinin yükselmesi için yanmış veya yıkılmış. Bunun neticesi olarak Anadolu'daki medreselerin bir kısım talebelerinin kudretsiz ve hyakatsizleri bu X V I . işte bu haller dolayısiyle hükümet ilmiye tarikim ıslâh 2 için bazı emirler vermiye mecbur olmuştu. asrm ikinci yansmda derslerini bıra­ karak eşkiyahğa başlamışlar ve bu hal hükümeti epey müddet uğraştırmış ve daha sonra Iran ve Avusturya ile devam eden ve uzun süren muharebeler sebebiyle softa şekaveti mühim bir gaile şekhni almıştır. idarî ve askerî teşkilâtı XVI. Bu münasebetle Şaban 985 (15 Ekim 1577)'de I I I . tedir Murad azama hitaben gönderilen bir fermanda aynen şöyle tarafmdan vezir-i denilmek­ "Hâlen tarîk-ı ulemaya hayh ihtilâl ânz olub Kanun-ı kadim-i Sultan Mehmed Gazi (Fatih) zamamndaki gibi gözetihb zamam1 Kanunnâm»-i Otnumi (E$ad Efmdi kitapları). asnn ikinci yansmdan az sonra tedrici surette bozulmaya başlı­ yarak zaman zaman y a n m tedbirler ve *Li fiile çıkmıyan emir ve fermanlarla ıslâha teşebbüs edildiği sırada aym suretle bozul­ makta olan ilmiye teşkilâtı da (medreseler. 2363. ismi var fakat binası olmıyan medreselere tâyin edilmek suretiyle bir derece üstün müderrishğe geçirilmişlerdi. Kısm-ı mahsusunda görüldüğü üzere usulü üzere medrese tah­ silini yapmadan rüşvet ve iltimas ile medreseden mezun olup mü­ lâzım olan danişmendlerin bn halleri kudretsiz ve hamisiz medrese talebelerini de fena yollara sevketmiştir.

242

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I

nuzda dahi aheen olmak muradım dır. Şimdi kanun gözetümemekle müderrisin ve talebe şuglden kalmışlardır; kuzât-ı asâkire muhkem tenbih olıma ki müderrisin ve talebe tekmü-i müddet-i örfiyye etme­ din, feragat ettürüb âhar mansıba sevk ettirmiyeler ve danişmend­ ler dahi aşağı medreselerden şugl mikdarm etmedin mevâliye aldırnuyalar; Kazaskerin marifeti olmadm kimesne kabul etmiyeler. akçesi ve dersi olmayub "Ve bâzı müderrisler var imiş ki

mücerred âhar mansıba vesde olmak içün tevcih olunurmuş ve ol makuleler cemiyet eylemeyüb ve şugl etmeyub zamanede şugl edenlere müzahim olurlar imiş. 0 1 makule müderrisler r e f olunub min-bâd arzolunmıya. Velhasd menasıb ehline sevkolunub dmi ve fazdeti olanlar ve mehâret-i tâmmesi olanlar terbiye olunub riayet oluna. Kimsenin dtimâsiyle nâ-ehle mansıb arzedilmiye. Bâdelyevm bu vaz'a muhalefet ve emre mugayir ki vaz' işhyeler, zararı kenduleredir; bilmiş olsunlar ve gözlerin açsunlar; gelmiş ve ge­ lecek kuzât-ı asâkire tenbih ve te'kiddir". XVI. asrm ikinci yansmdaki Divan-ı hümâyun mühimme defterlerinde şakavetlerinden sık sık bahsedüen softalarm ıslâhı hakkmda 28 Muharrem 987 ( 27 Mart 1 5 7 9 ) tarihh bir hükmün bazı yerlerini yazmak suretiyle bu tarihte softalarm isyan mmtakalaıiyle bunlar hakkmda bir fikir elde eddmek mümkündür*. Nifan I hümâyun "Bundan akdem softa taifesi kendu hallerinde ve oMur ki tahsd ve iştigallerinde olmamak, cemiyetler idüh ok, yay ve sair alât-ı harh üe köyler ve kasabalar basıp Müslümanlarm kiminin taze oğullarım cebren gelüb, ahb gidib fi'ü-i şeni eyleyüb umumen ehl-i fesad olanlannm haklarmdan gelinmek için ümera ve kuzâta ahkâm-ı şerife gönderilmişti. "Hâlen tâife-i mezburenin meli'nden redelfi'den Şemseddin Mevlâna Mevlâna H a s a n Mevlâna S e f e r ve Aydın ve ve M u h y i d d i n ve Hamideli eşbehlerinden Kocaeli darendegân Ru­ sancağmdan Mevlanâ

sancağmdan Mevlâna H a s a n ve GeSaruhan sancağmdan Mevlanâ Karaman'dan Mevlâna V e -

sancağmdan Mevlanâ Z a h i r ü d d i n ve ve Menteşe sancağmdan

Livâ-i Tc&e'den Mevlâna M u h y i d d i n ve vüâyet-i Hayreddin

*- Mühimme
gönderilmiştir.

defteri, 31, «. 143. Bu fermanın

birer sureti asıl softa şeka-

veti olan Anadolu Beylerbeyisiyle

îıtanbul. Bursa ve Edime

Kadıhklarma

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

243

l i y y ü d d i n ve Alâiye'den Mevlâna K a d r i ve Germiyo/ı'dan Mevlâna Sefer ve Karesi sancağından Mevlâna Muhyiddin der­ gâh-ı muallâma gelüb tâife-i mezburenin ekser kendu hallerinde ve şugllerinde olub kimesneye zarar ve ziyanları yoğiken bazı eşkiya ve cebele softa namma gezüb fesad ve şenaat etmekle cüm­ lesine sirayet edüb bu bahane ile nice talebe na-hak yere katlo­ lunub ve softa taifesini tutanlara dirhk vaadolunmuştur deyu cürmü olmayub kendu hallerinde olanlan sancak beyleri svıbaşdan ve gayrdar tutub başlanm kesüb ve geru eşkiya ele gelmeyub mabeynde mazlumen telef olub ve akvam ve akrabalarma yataksm deyu ehl-i garaz taifesi yapışmakla kendu halinde olan softa taifesi havfindan terk-i vatan edüb tahsihnden kahb ve Müslümanlar evlâdlarm ihtiyaten mektebe vermez olub bu haller inkıraz-ı ilme sebeb olmuştur. "Eğer tâife-i mezburenin iyi olanlann kemakân şuglde olub cürmü olanlarmm dahi şimdiye değin vaki olan cerâimi afv olunur ise ve her birimiz nakib olub danişmend olduğumuzda camebaha (elbise parası) için biner akçe verilmeyüb nikabetle mülâzım olursak her birimiz hemşehrilerimizi gereği gibi zabtedüb anun gibi birimizin hemşehrileri fesad edecek olur ise on bir hemşehriler ittifak edüb bilâd-ı selâsede olan imaretlere komayub ehl-i fesadı bulub ele vermiye sa'y ve ikdam ederiz deyu taahhüd eyledikleri arz olundukda tevâif-i mezburenin hakkmda mezîd-i merhametim zuhura getürüb sene 987 Muharemü'l-haramımn gurresine gelince vaki olan cerâimlerin afv edüb b u nişan-ı hümâyunu verdim" Denildikten sonra bu on iki kişinin yılda bir kere sancaklarma giderek softalarm şekavetlerine mâni olmalan ve dinlemiyenlerin ele getürülmeleri için sancakbeyi, voyvoda, zuama ve erbab-ı tımar ve sair il erlerinin bu nakiblere yardım ederek şeka­ veti olanlarm elde edilmeleri emrolunmuştur. m Mehmed'in ihniye ıslâhatma ^'^^^^n M e h m e d ' i n emriyle mevâhden mürekkep heyet, ilmiye sınıfımn ıslâhı hakkmda tesbit larmda olarak (1598 Nisan) Pâdişâha takdim ederek

dair olan kanonu ettikleri bir lâyihayı 1006 Ramazanmın iptidabunun aynen tatbikine dair iradesini almışlar ve bu lâyiha kanun Kazaskerlere bildirilerek tatbiki emrolunmuştur i. Kanunnâme Nr,

^ Âfir Efendi kitapları (Süleymaniye
1004,

Kütüphanesi),

s. 7 9 .

244

OSMANLI D E V L E T Î N l N i L M l Y E T E Ş K I L A T I

"Rumeli Kazaskerine hüküm ki. Bir mukaddemeden sonra bu nişan-ı hümâyun verdim ve büyürdüm ki vusul buldıdtta evvelâ kırk akçe medreseden mâzul müderrislerden bir ehl-i ihm tâyin olunub hareket murad eden softa ve gayn varub andan bir ders okuyub müstaid idüğü malûm olduktan sonra yedine tezkire verüb

badehu danişmend olub

yirmi ve yirmi beş ve otuz akçe medreselerde üç ay ve hâriç med­ reselerde beş ay olub ve iki ve üç medreseye hareket-i misiUüye edüb ve dâhd medreselerinde altı ay olub zikrolunan medariste iki seneyi tekmil etmeyince ve sahihçe vech-i meşruh üzere hareket ettiği sabit olub yedine tezkire verilmeyince semâniye'ye olmıya. "Ve semaniye ve mafevkinde olan mevah, min-bâd vasd

daniş­

mend emrinde taharri edüb hücreden ziyade danişmend olmıya ve bu nöbette ve bundan sonra midâzım olanlarm eşkâh yazıhp hıfzolunmak gerek; hâlen midâmezette olanlar gelüb eşkâllerin yazdırub yedine tezkire almaymca midâzemet etmeye ve menasdıta olanlar fî-mâbâd mülâzemete geldikçe yazda. Zira bir midâzım fevt oldukta bazı ehl-i tezvir kendu ismi ve babası ismi veyahut mücerret kendu ismi muvafık olmakla tarika duhûl edüb hde etmiye kadir olmaya. *'Ve bazı eşirra vüâyette karar edemeyüb gelüb danişmend olub ihmden bî-behre olmağla mevah hizmetlerinde dahi olamayub birer tarîkle bahçe (bostancı ocağı bahçeleri) ve fırm (saray fırmlan) ve öküz amban hocası olub nöbette bu tarîkle yüz kırk nefer midâzım kaydolunmuş; beş, altı nefer kimesne olagelmiştir. Bu bahta dahi ihtimam olunub altmış üç (963) senesinde müteveffa Abdurrahman nöbetinde kaç nefer kimesne midâzım olmuşlar ise yine ol miktar ahnub ziyade alınmaya; onlar dahi hoca olduktan sonra kazaskerinden tezkire alub ismi ruznameye "Haremeyn-i muhteremeyn'den gaynda teşrif kaydoluna. olmaya ve

kenar medreselerinden midâzım alınmaya, meğer kadimden almugelmiş ola ve elh akçe medreselerden muîd ahnmaya, meğer sahibi vezir-i âzam olub hayatta ola. V e min-bâd mevtadan (yani vefat etmiş bir müderrisin talebelerinden) dd nöbetlik mülâzım

daniş­

mend ahnub maadası tevzi oluna (yani müderrislere verile).

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

245

"Ve bazı mevalinin filândan mütekaid deyu bir emr-i itibarı ile nice mülâzımı abnur. Âsd ne ise ol balde kaç mülâzım verirse yine ol miktan almub ziyade abnmaya. "Ve min-bâd kuzât, İçel'de müderris olmıya ve kasabat kadı­ larından yerinde mevleviyyet bükmü verilenlerin mülâzımı alınmıya; nihayet sair kasabat kadılan gibi müddet-i örfiyye itibarı olmıya, ol şerefe bu denlu riayet kâfidir, lle'1-ân olanlar bu veçhile olub min-bâd kimesneye ol itibar olunmaya. "Kenarda iki terakki ve içel'de bir terakki memnu ola ve iç medreseleri kırk akçeye vannca iki yd medreseye mutasarrıf ola­ lar; ve bazı ismi mevcud resmî mâdum medaris bi'l-külhyye merfû olmağa mecal yoktur. On ve on iki yd mukaddem kazaskerlerde *ij sika ve mûtemed ve müseUemü'1-kidl olanlar vere geldikleri medaris verilüb maadası r e f oluna; zira bazı kimesneler gelüb içel'den mü­ derris namına olub terakki de fariğ olub elh, altmış akçe kadı olur, bu tarîkle tafra edüb zaman-ı kahlde meuasıb-ı celdeye vâsd olmuşlann nihayeti yok imiş, min-bâd olmaya. "Ve kırk akçe medreseye vannca mâzuller bir matlabta cem olduklannda birisinin fazdet-i bâhiresi olur ise rey kazaskerindir; ve eğer zamana nazar olunursa azdde takaddüm ve sebak mukayyed olmayub midâzemette takaddüme itibar oluna; zira bâ­ lâda zikrolunduğu gibi bazdan bir tarikle az zamanda bir, iki matlaba vasd olub kat'-ı neye gadr olmaz. "Ve yeni midâzım üç seneyi tekmd etmeyince mansıb ve­ rilmeye ve akçe verüb mansıb alan kuzâtm akçe de aldıklan meşhur ve mütevater ibret olur. "Ve kaza kaddarı iki sene tamam mansıblanna mutasamf olalar ve bdâd-ı kasiye de bazı medaris olub midâzımin kabıd etmemekle bazı ecânibe verdüb ve terakki olunub olıcak sebeb-i azd ola ki gayra mûcib-i

paye eder ve bazısı medariste eskiyüb

batice hareket eder, zikrolunan (mülâzemete) îtibar olub kimes­

badehu birer

tarikle gelüb midâzımm tarîkine duhûl edüb menâsıb-ı dmiyyeye vâsd olurlar. Bu cihetten çok kimesne bi-gayr-ı tarîk bebremend olur; min-bâd ol makule medaris cihat ruznâmesi'ne ol tarîkden midâzımin beynine duhûl olunmaya. "Ve bazı kimesneler şehremininden veya zevayitten bir kaç akçe ulufe peyda edüb edna midâbese de mülâzım olub emed-i kaydolunub

246

OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M Î Y E T E Ş K İ L A T I

bedîd ve ahd-ı baîde gelince medaris bekleyüb yoliyle midâzım olanlara muzabim olur. Bu kaide mevali-zâdelere gaynda cari olmaya. "Ve min-bâd ruznâmelerde işaret oluna ki bu cihetten ve etraf hazinelerinden ıdûfeye mutasamf olanlardan ve yeniçeri ve sipahi ve topçu ve kalafatçı ve gayndan midâzım ahnmaya, zira bunlann ulufeleri cündî akçesidir, tarikle alâkası yoktur. Zikro­ lunan taifelerden ehl-i ihm olanlar mevah-i izam hizmetlerinde olub tarikleriyle midâzım olalar ve tarik-i mezkûre de midâzım olanlara imtihansız mansıb verilmediğinden verilmiye; gayn ulufelerine hüküm verilüb ol îtibar de mansıb meselâ on akçe mahsustur,

ulufesi olana yirmi beş ve yirmi beş akçesi olana otuz üe mansıb verilmeye; zira bu mânanm fesadı zahirdir ki zikrolunan taifeden birer tarikle otuz ve kırk akçeye mutasamf adamlar vardır; ol itibar olunur ise ihtidadan kırk akçe ve eUi de mansıb verilmek iktiza eder; ol bâb münsed olub saire verildüğü üzere verile. "Ve bir matlab'ta tarik-i mezkûrdan ve bahçe hocahklanndan midâzım olanlar üe mevah-i izam hizmetlerinde midâzım olanlar cemolundukta tarîk de midâzım olanlar bir y d takdim oluna. "Ve bazı kimesneler ehl-i ilim ve müstaidüz deyu midâzım olmasım rica etmekle ol

bahta hatt-ı hümâyun sâdır olur ise ol

asdlar nöbet olmaymca midâzım olduklarma rızay-ı hümâyunum yoktur, ol mûtemedler müstahik ve müstaid olduklan takdircedir. Tekrar arz olunub nöbet te'hir oluna. "Ve hâlâ

paye müderrisleri ve dahi aşağdar beyninde daniş-

mendsizlik ayıb olmağla danişmendi olmıyanlar levm-i akrandan ve belki tabakalarda azhnden havf edüb bir alay cahü danişmend edinmekle tarika bu cihetten küUi halel gelmiştir; imdi müderrise, danişmendsizlik ayıb değüdir ve belki ayıb olan câhü danişmend tutmaktır. " M i n - b â d müderrisler danişmend emrinde tamam taharri edüb müstahik ve müstaid olanlan danişmend edinüb câhü olanlan emrime muhahf danişmend edinmekten be-gayet ictinab ve ih­ tiraz oluna ve bu emr-i lâzımü'l-inkiyadımı min-bâd mukarrer tutub ve bu hükm-i hümâyunumu hıfz eyhyesiu ki sen ve senden sonra gelen kazaskerim daima mazmun-ı hümâyunı üe amel edüb aslâ ve kat'a hüâfma cevaz gösterilmiye. Tahriren f i evâü-i şehr-i Ramazan, sene 1006."

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

247

Medrese ve müderris nizammm bozukluğunu ve buna karşı alman tedbirleri gösteren bu ferman bir müddet sonra tatbikten kalarak eski bozukluk ziyadesiyle devam etmiştir ki bunu meşhur K o ç i Bey'in I V . M u r a d ' a takdim etmiş olduğu lâphasmdan anlamaktayız. Koçi B e y eski devirlerdeki ulema ile kendi zamammn ara­

sındaki farkları ve Osmanh hükümdarlannm ulemaya karşı olan hürmet ve riayetlerini beyan ettikten sonra medreselerin bozuk­ luğu hakkmda şu malûmatı vermektedir i. "Hâlen tarik-i ihm dahi fevkalhad mütegayyir olmuştur ve aralarında cari olan kanun-i kadim tenezzül bulmuştur. Mukad­ dema bir talib-i ihm danişmend olmak murad eylese ulemadan birisi müteharrik olub evvelâ ondan mahreç dersi okuyub istidad ve hyakatini müşahede ettikten sonra müderrisinden birine gön­ derirdi. Ondan birine, ondan birine böyle böyle hariçte ve dahilde ve sahnda nice müddet danişmend olub badehu murad ettiği yerde karar edüb yolu geldikte mülâzım olub ruznâmçe-i hümâyun'A namı yazılırdı. Yolu geldikte sahn dânişmendlerinin eskileri - k ı ­ demleri- ki muîdlerdir her birine birer tetimme tâyin olımub onda sakin olan suhtegân taifesine ifade-i ulûm ederlerdi. "1003 (1594) tarihine gelince sahn muidlerinin şimdiki mü­ derrisler kadar vaka ve itibarı var idi ve danişmend olub nice zaman medariste iştigal-i ilm etmeyince mülâzım yazılmazdı. V e kimse kimsenin icazetsiz danişmendin almazdı ve tarîk-i ihm fev­ kalhad pâk ve mazbut idi. 0 1 sebebten içlerinde cahil ve ecnebi olmayub her biri yolu üe gelmekle eğer kuzât ve eğer müderri­ sinden cümlesi üim ve dini mükemmel ırz ve vakar sahibi adamlar olub müderrishği hahnde üm-i şerife ve mansıbı hahnde din ve devlete istikamet üe hizmet edüb ibâduUaha nef-i mahz olurdu. "Nihayetül-emr 1003 tarihinden beru bu intizam bozulub E f e n d i bir kaç defa

mukaddema şeyhuhslâm olan S u n u l l a h

bi-vech mâzul olub ve kazaskerler dahi tiz tiz mâzul olmağla yerine gelen azU havfina düşüb vükelây-ı devlet üe müdaraya muhtaç olub huzur-ı hümâyunda hak sözü söylemekten kadüar ve her­ kesin riayet-i batırma mukayyed oldular. ^ Kofi Bey Riıaleri, 1277 aenesindeddti baskı, s. 10.

248

OSMANLI DEVLETlNÎN İLMİYE TEŞKİLATI
"Metaneti olan mü'min-i kâmil azlinden dahi korkmayub aleyh

kelâm-ı hakkı söyler. S u n u l l a h

E f e n d i rahmetuUahi

bir kaç defa mâzıd olmuşken yine kelâm-ı hakkı söyleyüb emr-i din ve devlette kat'iyyen müsamaha etmediler idi. 01 sadr mü­ samaha yeti değddir; riayet mahalh değildir. Giderek her mas­

lahata hatır karışmakla ve her emirde müsamaha olunmakla
nâ-müstahaklara hadden ziyade mansıblar verdmek iktiza edüb kanun-i kadîm bozuldu. Kazaskerler dahi zaman-ı kaUlde bî-vech mâzul olmagila iç­ lerinden tama ve haris olanlar zaman-ı mansıbı fırsat ve fırsatı ganimet bdüb menasıbm ekserin rüşvet de nâ-ehle verir oldular ve midâzemetler dahi yolu de olmayub satdmağa başlıyalı voyvoda ve subaşı kâtibleri ve avâm-ı nâstan niceleri beş, on bin akçe de mülâzım olub

badehu zaman-ı kahlde müderris ve kadı olub

sahn-ı ihm cehele ile dolub iyi ve kem belürsüz oldu. Ekseriya zulüm ve teaddi edüb nâm-ı ulemayı keşide kdan o makule ce­ hele ve ecnebderdir; yoksa tarîk-i dme hizmet etmiş ve yolu de gelmiş ulema hâşa ki haktan udûl i d e . . . *'Bu abd-i fakir İstanbul'a, geldiğimde eğerçi ulema-i izam

şimdiki gibi badem ve haşem esbabı değddi. Lâkin bir müderris dâderi yoldan geçse halk-ı âlem ikbal-i tam ve küllî

tazim ve ih­

tiram ederlerdi. Irz ve vekarlan kemalde idi, her biri halk naza­ nnda müctehid mesabesinde muazzez ve mükerrem idi. Menasıb-ı dmiyye şefaatle verdmek reva değddir; ^ 1 âlem kangisi ise ona gerektir. Tarîk-i kazada medar ihmdir. Sinn ve sâl ve haseb ve neseb değddir; seccade-i şeriat âhm ve âdd olanlara gerektir. Medreseler dahi dekayık-i dmiyye istihracma kadir olan­ lara gerektir; bir cahd mücerred eskidir deyu bir âhme takdim inde't-tahkik cevrdir...

"Amma cümlenin mebdei, midâzemettir; şöyle ki mevah mü­
lâzemeti satmayalar ve her birisi midâzemeti erbab-ı istihkaka vereler, tarik-i ihm zaman-i kalîlde muntazam gahb olur. "Ve teşrifi midâzemetler dahi çok verilür oldu, arpalıklar, vazifeler olur ehl nâ-ehle

hadis oldu. Birine arpalık veyahut vazife olsa teşriften

nice midâzım yazalar ve her maddede midâzemet kanundan zi­ yade olunur oldu.

her biri sâd mertebesine vardı. fakr-ı faka canlanna geçti. "Kaza ahvaliyle takajryüd ehemm-i mühimmattandır. gayet hor ve zeHl olmuşlardır. bununla Rum'da (Türkiye'de) sûk-i dme kesad gelüb ehh inkıraza karib oldu" dedikten sonra. bî-sebeb niceleri azlolunur. ol cihetten kuzât ahvali muhtel ve müşevveş olub aralannda müzahame kemahnde olmakla bir kadı iki yd midâzemet de mansıba nad olmaz oldu.. müfessir allâme K a d ı Beyzavî'nin (Jjlı< «Uja! Ve'l-kamere kademfthn menâzil) âyeti tefsirinde aym her menzile nüzulünü bir vakitte olarak gösterdiğine itiraz ederek bımun bazen gece yansmda bir menzüden diğerine ve bazen bir gecede iki menzile hareket ettiğini ve her menzil takriben on üç derece hadd-i muayyen olduğunu ve kamerin seyri bu suretle bazen on bir ve bazen on beg derecede bulunduğunu ve bunlarm aslım bilmek için de heyet (Kozmoğrafya) bilmek îcabettiğim beyan ediyor.. kanundan ziyade ki midâzemet verilmeye ve erbab-ı istihkaktan gaynsı aimmıya. bir mansıb çıksa on beş. iki ydda bir yeni midâzımı yüz elhye çıkarddar. bunlara bir tedarik göridmezse halleri diger-gûn olur bunun tedariki midâ­ zemet zabtiyle olur. arzlan dinlenmez oldu. gadrine muttali olunduktan sonra cezası verilmek gerektir. yirmi adam tahb olur." Kâtip Ç e l e b i kendi zamanmdaki daha doğrusu XVII.İ L M Î Y E MESLEĞİNİN I S L A H I H A K K I N D A 249 "Bu asırda diyaneti ve emaneti olmıyan nice kazaskerler gün gün midâzemetler yazub ruznâmçe-i hümâyunu doldurdular ve nicelerine terakkder edüb bir.. . sonra gelenler bu dersler felsefiyyattır deyu kaldınb hidaye ve ekmel derslerini okutmayı makul gördü ve yalnız iktiza-i nâ-makul olmağla ne felsefiyyat ve ne hidaye ve ekmel kaldı. asır başlarmdan îtibaren medreselerdeki tedris hayatından bahs ile müspet ihmlerin ehemnüyetini anlattığı sırada "sadr-ı evvelde yani tslâmiyetin ilk zamanlannda meneddmiş olan bazı şeylere takdarak bundan maksad ne olduğunu anlamadan sonraki devir­ lerde eski zihniyette devam edddiğini beyan ettikten sonra F a t i h S u l t a n M e h m e d medaris-i semâniyyeyi bina edib kanun üzere şugl oluna deyu vakfiyesinde Haşiye-i tecrid ve Şerh-i mevakıf derslerini tâyin etmişti. birine verihcek maadası tehî kalur. bir subaşı ve bir haraççı şikayetiyle manBiblan başkalarma verihyor. hendese bden bir fetva sa­ hibi de hendese bilmiyen fetva sahibi ve keza coğrafya ve kozmografya bden bir müfessir arasmda* bir mukayese yaparak kadı^ K â t i p Çelebi.

250 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI ların mutlak surette riyaziye. K â t i p Çelebi Şeyhülislâm B a h a t Efendi'den("Tulfitt'ş-şems mine'I-magrib) heyet kaidesine tatbik olunur mu? AlU ay gündüz. 10). 10. Bu fermanda dikkate şayan ve ibret aimması îcabeden bazı kısımları aşağıya naklederek o tarihte halkm mâruz kaldığı acıkh durum hakkmda bir fikir verebiliriz. msıf hakkıdır dedi. alU ay gece olduğu yerde beş vakit namaz nice kdınır ve nice oruç tutulur. " . Aralarında ^jr niza' vaki olub bir kadıya vardılar ki hendese bilmezdi. cevap vermiş. Bunlarm aslım bilmek murad eden riyariyyat gömüye heves eyUye" diye tavsiyelerde bulunmakta ve bu suretle medre­ selerde heyet. 11). çünkü iki zira kuyu dört zira kuyunun sekizde biridir" demektedir. rizaziye ve coğrafya tahsilinin ehemm olduğunu beyan etmek­ tedir (S. coğrafya ve hey'et bilmeleriuin zarurî olduğunu beyan etmektedir i. sonra bir kadı-i mühendis bulub dâvayı dinlettiler. nahiyelerünüzü nâiblerünüze dtizama ve­ rüb bir canibten siz ve bir canihten nâibünüz voyvodular de mütte­ fik olub karye be-karye gezüb reâyâ (köylü) ve berâyânm müft ve meccanen koyun ve kuzu ve tavuk ve yağ ve bal ve arpa ve saman ve odun ve otlaklarm çeküb alduğunuzdan mâada her kasaba ve Yine K â t i p Çelebi aym müfessirin aedd-i takender hakkmdaki mütalâasmı da tenkid eyliyor ( Ol**^' cAi Beyne's-seddeyn) âyetinin tefsirinde K a d ı Bey­ zavî'nin mabeyn-i dbal demekle bunun Ermeniye ve Azerbaycan olarak tefsir edildiğini bu doğru olmayıb doğrusunu bilmek isteyenlerin coğrafya fennini bil­ meleri lâzım geldiğini söylüyor (Mizanü'l-Hakk. siz ki kaddarsız. a. eni ve derinliği dört zira bir kuyu kazdırmak istese ve bunu sekiz akçeye pazarlık etse kuyu. Ahmed zamamnda Celâliler temizlendikten sonra 1018 tamim edilmiş olan uzun bir Recep (1609 Kasım) tarihiyle adalet fermanmda adaleti temsil edecek olan kaddardan acı acı şikâyet eddmektedir. çünkü Müftü efendi coğrafya ve heyetten bihaberdi. Bir kimse tuli ve arzı yüz zira' olmak üzere bir tarlayı âhara bey' edib teslim mahallinde tuli ve arzı altışar zira' iki tarla verdi. Yine K â t i p Çelebi (£^adı-i mûhendia ihgayrı mühertdia A>üfcmüdür) başhkh yazısiyle şu iki misali veriyor. . hendese bilen müftü ise hakkı bir akçe­ dir diye fetva verir. ı KâÜp Çelebi (j^'5 /ljU»tl J jJ-' öl > Mizanü'l-hakk fi IhtiyariHehakk ) isimli eserinde ( S. hak dahi budur. hakkı budur deyu hükmeyledi. I. diğer ikisini cevaplandmnamıştır. . o da yanhş olarak. Şeyhülislâm bunlardan birisine. boyu eni derin­ liği iki zira' bir kuyu kazarak dört akçe taleb eylese arada çıkan para ihtilâtaa halletmek için kadıdan fetva istenilse hendese bilmeyen müftü bunun yansım yani dört akçeye hükmeder. Mekke'den gayn yerde cihat-ı erbaa kıble olur mu ?" diye üç sual sormuş. . 9) bir kimse boyu.

reâyâ ve berâyâya zulüm ve teaddi eyledikleri için azl ile ve nefy-i beled olmağla konulmayub şer'i ile gereği gibi .İ L M İ Y E MESLEĞİNİN ISLAHI H A K K I N D A 251 karyeye karib geldüğünüzde yeni makbereleri sayub. . . . ikişer kuruş sicili ve hüccet akçesi ve muhzır ve hizmetkâr akçesi aldıktan sonra kefilnâme akçesi deyu voyvodalara külli akçe aldurub ve maldar kimsenenin olanca malın ehnden almak içün sicülde töh­ met-i sabıkası mukayyiddir deyu zaleme taifesinin ehne suret-i sicili verüb ve fesadı sabit olanlardan rüşvet almağla fesadlarma müte­ allik olan mevaddı sicilden çıkarub sahb ve dindar kimesnedir deyu ehne hüccet verüb ve müfhs ve medyun olan mültezim­ lerden bir kaç kuruş ve altm almağla mütemevvil ve maldar ki­ mesneleri bî-haber iken mültezime kefil yazub ehne hüccet verüb . defter edüb badehu mahalhne varub bunlar ne zamanda fevt olmuş­ lardır ve bımlarm metrukâtı nice oldu? Ne için bize haber eylemedin ? Ve bizden izin almadan defneylediniz deyu taaddi edüb ve kefereden mürd olanlardan bir kaç kuruş almaymca defne izin vermeyüb ekserinin veresesinden sagîr ve sagİre ve gaib ve gaibe olmayub cümle hâzır ve kibar (büyük yaşta) olub kısmet taleb eylemezler iken cebren müteveffanm muhallefatmı yazub iki yüz akçe değer esvabı bin ve bin beş yüz akçe pahaya tutub kısmet bahanesiyle beğendüğünüz esvabı çeküb alub ve sizden mukaddem kadı olanlar bir defa kısmet eyledüğü müteveffa içün kısmet ol­ mamış ve bazı esvab gizleyüb rüsum kısmına gadreylemişsiz ve voyvodalar­ tekrar kısmet lâzımdır deyu kısmet edüb la müttefik olub bilâ-emr kasaba kasaba karye be-karye bî-günah Müslümanları teftiş edüb maldar olanlara sen mal bulmuşsun ve Celâh sende çok akçe ve esvab komuş deyu ahzettirüb ve hin-i teftişte Müslümanlar iyi kimesnelerdir dediklerin a y n ve bî-namaz dediklerin ayn ve bu kimse yabandan gelmiştir bilmeyiz ve yara­ mazlığın görmedik dediklerin ayn ferden ferda sicüledüb ve bir­ birine kefil verüb tekrar sicilledüb her birinden birer. tmdi kuzât ve nüvvâb. . . Reâyâ ve berâyâya nice tekhfler edüb emr-i şerifte ne veçhile ferman olunmuştur diyenleri emre imtisal eylemedi deyu sicilleyleyüb hakkmdan gelmek lâzımdır deyu zaleme taifesine ahzettüriib külli malm alub ve aldınıb ve istediğiniz kariyenin hanesini mücerred celb ve ahz için defter-i cedide muhahf ziyade yazub cebren ona göre hane akçesi cem edüb bunun emsah envâ-ı zulüm ve teaddi eylediğiniz mesmû-i hümâyunum o l m u ş t u r . .

"İmdi pâdişâh kazasker ahvalini tecessüs edüb bazı kimesnelere ihyanen mahfi akçe ile kadılık aldırıh bâdehû kim etmiş ise . mufassal adalet fermanmm kaddara dair olan ve bir kısmmı kaydettiğimiz satırlar Celâhler zamanında halkın hem bu şakilerden ve hem de kadı ve nâib ve voyvodalardan çektiklerini göstermektedir. gerçi bazısı ehl-i ihm olur. teşkdâtı gayretlere rağmen yine düzelememiş. Murad'm Bu hususta istikran ve mehmaemken zaleme ve mütegaUibelere mühim tesiri karşı adaleti temin için Vezir-i âzam K u y u c u M u r a d şiddeth hareketin P a ş a de daha sonra gösterdikleri Fakat dmiye göridmüştür. kadı ve nâiblerin çoğu vazifelerini sû-i istimal ederek çeşith bahanelerle halkı sızdırmalannm önüne geçdememiştir. ( ö l ^ JT hisü'l-beyan fi Kavanin-i müderris­ ler ve kaddar hakkmda şunlan yazıyor : "Pâdişâhlara lâzımdır ki ulema zümresini muazzez ve müker­ rem tuta. asrm âl-i Osman) ortalannda yaşamış J J U l ^J. IV.. kazaskerler gayet dindar ve perhizkâr ve ehl-i ilim adamlar gerektir. on beşer akçe almaymca hizmet tevzi eylemez. Müddet-i medideden beri mâzul ve müstehiklere kimseye danışmadan mertebesi olan mansıb de behremend kılma. zamanede ise okumak yazmak vadileri bdkülliyye metruk ol­ muştur ve ekser ulema ümeradan fark olunmaz. Yine bu Hezarfen hususta X V I I I . fakirü'l-hal olanlanna vezâif ve atâyâyı diriğ buyurmıyalar ve içlerinden fazd ve kâmil perhizkâr ve muttaki olanlarım mümtaz kdub müteşerri ve muttaki olanlara şâirlerinden ziyade riayet eyhyeler ve mahfice bi-garez adamlar ile herkesin ahvahni tecessüs ettürüb ol makulelere sürrecikler göndermekle hatırlarm ele alub saire dahi iyihğe rağbet hasd ola. lâkin medyun olduklan için kazasker olduklan gibi kazalan bey'i min-mezid edüb ve düyun de olan add mi eyhyecektir? kazaya vasd Ehl-i hizmetten hane basma onar. Zira zamanede mehadim zümresi riayet olunub bir nice ehl-i ihm paymal olub ayakta kalmıştır. kadı zulme nza vermese ehl-i örf teaddiye kabd olmazlar yine fesad kuzât tarafındandır..252 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I haklanndan gelinmek lâzım gelmiştir denildikten sonra bundan böyle dürüst hareket eylemeleri emrolunmuştur. Haraççı ve avanzcı kadıya murad üzere vericek (yani rüşvet verince) reâyâ üzerine yüklenir. Bu.a^ eserinde isindi olan Tel­ Hüseyin Efendi.

46. Zahmi reâyâ üzerine tasallut eylemek kurtları koyun sürüsüne sahvermektir.İLMİYE MESLEĞİNİN ISLAHI HAKKINDA 253 yüzleştirüp cezaeına göre ceza eyliye.. asır ortalannda X V I I I . nüzl. anm gibderi mansıba vasd oldukta sabra mecal mi kalur." Yine X V I I . . 1141 H .) senesinde kaza kadıhklarmm kıdem sıra­ siyle iki sene müddetle verilerek azh mucip hali göridmedikçe azledilmemeleri ve midâzemet tarihi aynı olardann tâyinleri hahnde imtihan yapdarak muvaffak olanlarm kaddığa tâyin olunmalan hakkmda bir kanun çıkardarak .. (1728 M.. s. İçlerinde mürtekip olmıyanları ender idi. . asnn ilk yansma kadar kazalara kadı olacaklarm çoğalmalarma mebni kazasker bu kadılıkları üçe ve dörde bölerek verip bundan başka bazdan müd­ detlerini doldurmadan azlolunarak yerleri dtimas ve rica de diğer­ lerine verihr olmuştu. Kadılık ahkâm-ı şer'iyye icrası için iken hâlâ halk malmı ne yüzden almıya ve adi ü dâd de meşhur olanlan vakti geldi deyu azl eylemeyüb ibka buyuralar. sairi dahi anı görüb iydiğe heves edeler ve kaddar kesret-i zaman tevkiyet de medyun ve zar ve ser-gerdan gezerler kâh medd ü kasra uğrarlar. cizye ve valilere ait imdadiye-i hasariyye ve sejeriyye ve sair tekâliften bir akçe hde almıyacaklardı. Kitabınuzm sekizinci bölümünde medreselerin gelince bozulması kısmmda ve aynı bölümün baş taranndaki kanunda göriddüğü üzere müderrisliklerin de bozularak medreselerin mühim bir kısmı eldiyetleri kâfi olmıyan ^ Raşid tarihi. Yine bu kanun mucibince mevah de kadı ve naiplerin şer'î hüccet. Bundan dolayı bir kazaya kadı tâyin edden zat müddetini tamam doldurmadan azlolunması ihtimahni gözönüne alarak ve kazasker dairesine senelerce midâzemeti düşü­ nerek paraya olan ihtiyacı dolayisiyle vazifesini sû-i istimal eylemiye mecbur olurdu. zeyli ÇeUhi-zâde. tene 1141...bunun kazaskerlerin ruznâmelerine kaydeddmesi emrolunmuştu *.. aç kurt gibi reayaya saldırırlar. Müderrislere . sicd ve mürasele ve nikâh akdi ve azad kâğıdı (Itık­ nâme) miras taksimi gibi şer'î muamelelerin her birisine tâyin olunan rüsumdan başka gerek avanz..k i eskiden beri mevcut olup tat­ bikten kalmış olan kanunun tekidi demekti. arz.

varak 28. ) . Â h m e d zamanmda da ( X V I I I . Bu sınıfın ıslâhı hakkında emirler I I I . sen« 1163). olma­ verdmiş ise de bu hususta I . . asnn dk yansı) bazı ciddî tutulmuştur. Erzurumlu S e y y i d F e y z u l l a h Efendi'nin oğludur. ehl-i ilmi.'illjjİA. Medreselerin ıslâhı hakkında zaman zaman fermanlar tamim eddmiş ise de dtimas ve himaye yüzünden bu emirler tatbik eddmiyerek yolsuzluk devam etmiştir. ' Sen ki Vezir-i âzam ve vekil-i mutlakımsm şeyhulislânu olan ıdemay-ı âlâmm el-yevm mert olan tarikat-ı resmiyyelerinin fi'l-ael vaz' ve tertibi. = 1 7 5 0 M . ol 01" mantuk-ı şerifine riayet eylemeleri için hassaten şeref-yâfte-i sudur olan hatt-ı hümâyun-ı diyanet-meşkunum mahalline kayıd ve hıfzolunub mazmun-ı itaatmakrunu ilâ maşâallah muteber ve düstûrü'lamel tutula" (tzzi Tarihi.liL.254 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I müderrisler eUnde kalmış ise de bu müesseseler adaleti tevzi edecek olan kaddık müessesesi gibi şer'î ve hukukî işlerle meşgul dığmdan zararları kaddara nisbetle daha ehven idi. S u l t a n Mahmud'­ un bizzat kaleme ahp gönderdiği bu hatt-ı hümâyunda mülâzemet ve müderrishk yolunun bozularak dtimas ve himaye ile ehhyetsiz kimselerin müderris olduklan ve dim yolunun bu gibderden temiz­ lenerek medreselere ehlinin tâyin eddmesi emreddmiştir*. na-ehlden tefrik ve talebe-i ulûmu tekıml-i mevadd-ı fünûna has ve teşvike mebni iken ahd-ı karibten berü bazen kesret-i şufaa ve bazen terahüm ve şüfaat ve rica zuhuri. Bu iş için I . M a h m u d devrinde ıslâh işi daha ^ S e y y i d M ü r t e z a E f e n d i . II. meşayih-ı islâmiyye duacdanmm adem-i itinalarım mûcib ve bu halet dahi talib-i medrese ve mülâzemet olanlann ihtidayı duhûl­ lerinde gereği gibi tenkih ve temyiz olunmalarım müstevcib olduğu cihetten ukde-i nizamı muhal ve kaide-i intizamı muhtel olduğu sem'i hümâyunuma lâhik olmağm medar-ı iftihar-ı din-i mübin olan böyle bir tarik-i mergûbun pezirây-ı ihtilâli bir türlü caiz olmadığma binaen fi-mâbad bu mühim hatîre meşayih-i islâmiyye dâilerim taraflanndan fevka'l-gaye dikkat ve nâ-ehle ve na-müstahikka medrese ve belki mülâzemet verilmeyüb "Lji»! vl. M a h m u d iffet ve ehhyetine vâkıf olduğu Ana­ dolu Kazaskeri M ur t e z a Efendi'ye Rumeh Kazaskerliği pa­ yesi vermesini mütaakıp onu şeyhuhslâm tâyin e d e r e k d m i y e sım­ fınm ıslâhı hakkmda Vezir-i âzam vasıtasiyle kendisine bir hatt-ı hümâyun göndermiştir (1163 H . Mustafa'nın meşhur maktul.

19 (Rumeli Kazaskeri Y a h y a Tevfik ve Anadolu Kazaskeri M e h m e d E m i n Efendilere hitaben olan ferman sureti). Reisülküttap. asır sonlarma kadar daba bozuk olarak devam eden hak ve adalet işlerinin bilhas­ sa 111. Bu fermanda kaddarla naiplerin halka yaptddan fenalıkların kaldırılması ve kaza idaresinin âdd bir şekd alması beyan edddikten sonra : ^ Bu 1789 tarihinde Rusya ve Avusturya üe olan 1787 seferi devam etmekte olduğundan gerek vezir-i âzam ve gerek yeniçeri ağası muharebede ol­ duklarmdan devlet merkerinde Sadr-ı âzam vekih olan sadaret kaymakamı ve yeniçeri ağası vekUi olarak da sekbanbaşı bulunuyorlardı. başı*.291. mansup ve mâzul Kazaskerler de Defterdar. Cevda tarihi. e.ÎLMIYE MESLEĞİNİN ISLAHI HAKKINDA 255 jjj gjjjm Yukandan beri ferman ve gördüğümüz üzere müteaddit şöyle MmmnnJııiri kanunlara rağmen düzelmek ilmiye ıslâhatı hakkmda görülmüş ve dursun X Y I I I . Sekbanvekilleri ocak ihtiyarlan diğer bazı devlet ricahni tophyarak evvelce kaleme aldırdığı ıslâhat lâyihasım rikâb Reisülküttabma okutturduktan sonra bu hususta mecliste hazır olanlann mütalâalarım sormuştur. IV. s. Şeyhülislâm. ele aimması diğer askerî ıslâhat gibi zarurî hükümdar Selim 1203 H . Fdhakika şeyhuhslâm konağmda müteaddit defalar akdebulunan M e h m e d Mus­ Kâmil Efendi'den îtibaren bazdannm mütalâalarım dinlemiş ve dden meclislerde kaddara idarî işlere vah ve askerî ıslâhata dair kararlar verilmiş ve kaddara taallûk eden ıslâhat hakkmdaki karar üzerine Rumeh ve Anadolu kazaskerlerine hitaben ferman göndermiştir *.) 'de olmasım mütaakıp dmiye ıslâhatım da ön safta tutmuş ve eülûsunun on birinei günü kendi riyasetinde olarak sadaret kayma­ kamı. dedikten sonra diğer hususlan da îcabedenlere tenbih ederek mükerreren ictimalar akdiyle yapdacak ıslâhatı bir karara bağlamalarım emreylemiştir.z â d e tafa müzakerenin sonunda şeyhuhslâm Efendi'ye : " — Efendi. ^ Edip Efendi tarihi (tkinci kısım). . (1789 M. s. O tarihte Anadolu Kazaskeri bulunan H a m i d i . kuzât ve nüvvâb hususlan ve mezahmlerinin refi senden matlûbumdur".

t. İlmiye ıslâhatmda muvaffakiyet elde etmek istiyen I I I . Ankara ve Kegan taraflarma sürgün ettirmişti. 4 — Hiç bir surette halka zulüm ve eziyet yapdmaması ve yapanlann isimlerinin kadı defterinden silinerek hakkmdan gehnip yerine münasibinin tâyin edilmesi emrolunmuştur. . cebele makulesinden hiç kimse tâyin eddmiyerek imtihansız olarak kadı tâyin olunmaması. biç bir suretle kimseyi dinlemiyerek faahyete geçti. M ü f t ü .z â d e sert ve dürüst harekâtı de de devlet erkânım kendisinden uzaklaştırmıştı. lOS). Paşa'mn bir da kendisine buçuk sene sonra Yusuf tâyininden ^ H a m i d i . ŞeyhuUglâm mâzullerinden D U t t î . V.z â d e A h m e d . dürüst birisini getirmek istediğinden dk meşveret günü mütalâasım beğenerek beş buçuk ay evvel Rumeh Kazaskerhği payesini vermiş olduğu H a m i d î zâde Mustafa Efendi'yi getirdi (28 Muharrem 1204 = 17 Ekim 1789). icraatma engel olmalan ihtimaline ve duyduğu dedi-kodulara mebni selefi olan bazı şeyhuhslâmlarla kazaskerleri birer bahane de İstanbul'dan çıkartarak arpahklanna yolladı i.z â d e .z â d e de değerh ve faal bir zat idiyse de asırlardan beri biraz daha bozıdarak devam eden dmiye mesleğim cezri bir hareket de ıslâha kalkışmıştı.z â d e M e h m e d Arif. M e h m e d K â m i l EfendUeri Kütahya. bu sıradaki bazı icraatı ve K e ç e c i .z â d e (Sahb MoUa) hakkmdaki sahabet yoUu muamelesinden dolayı S u l t a n nihayet aleyhtar Sadr-ı âzam Koca olmasmdan dolayı S e l i m de muğber olmuştu.256 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I 1 — Arpalık ve maişetlerin iltizam suretiyle naiplere maktûan verilmiyerek emanet tarikiyle ve beşte bir ücret mukabilinde ehliyetli ve insafh naiplere verilmesi. şeyhuhslâmlığa azimh ve cerbezeh. e. H a m i d i . 3 — Kadılıklara. S e l i m . Babası zamanmda saraydaki vaizları dolayısiyle Hamidi-zâde'yi tanıyordu. Bunun böyle ulu-orta hareketi sebebiyle sinmiş olan tstanbul uleması kendisini yıkmak için onun küçük bir sarsdmasmı bekhyorlardı. bımdan başka H a m i d i . Hattâ S u l t a n S e l i m bu zatlann İstan­ bul'dan çıkarılmalarım muvafik bulmamakla beraber Şeyhulislâmm istiklâline halel vermemeği kabul etmişti (Cevdet. hizmetkâr. 2 — Anadolu ve Rumeh kaddanndan ihtiyar ve hastahkh olanlardan maadasımn kazalarım naiplere vermiyerek bizzat kaddıklanna gitmeleri.

Mehmed Yeni Arif şeyhuhslâm şeyhuhslâm. 1 — G^rek Rumeh ve gerek Anadolu kaddanmn bazdannm cebele güruhundan olmaları hasebiyle şer'î ahkâma vukufsuzluklarmdan dolayı verdikleri hükümlerin gayr-ı şer'i olduğu. bir vakitte hUâfmdan kemal-i mertebe mücanebet olunmak üzere ijbu emr-i şerifi iktiza iden mahallere kayıd ve daima nezaret eyliyesiz. ilmiye ıslâhatı hakkmda pâdişâha bir ariza takdim etmiş ve bu arîza kabul olunarak 1207 Şaban (1793 Nisan)'da hatt-ı hümayunu havi bir fermanla şeyhühslâma iade olunmuştur i. 5 — Hâkimlerden kından gehnmesi. 17 . hükme kadir ve âdd olmalan. 4 — Bundan dolayı arpalık ve maişet esbabı efendderin gön­ derdikleri naiplerinin bu evsafı haiz rilmesi. Bu ıslâhat fermanımn hulâsası şöyledir *. timly TfkiUUı. âhm. Fî-mâhâd bu veçhile amel ve hareket ve Uâ-maşaallakü Teâlâ düsturü'l-amel tutula. 1). * Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumuna devrolunan kitaplardan 10 numaralı mecmua. Hamidî-zâde'den Efendi ikinci defa sonra Dürri-zâde olmuştu. her veçhile icra ve infazı sizden matlûb-ı kat'i-i şâhânemdir (Hatt-ı Hümâyun vesikaları sandık 23. aksi halde hem arpalık ve mansıp sahiplerinin ve hem naiplerin tedip olunacaklan. 7 — Kadılıklara şefaat ve rica üe bir hayh ehhyetsiz kimesnelerin girip otuz kırk senede vardabdecek (sitte) rütbesini elde ^ Bu hususa dair hatt-ı hümâyun: Semahatlû Efendi Dâimiz.İ L M Î Y E MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A 257 azlonunarak Manisa'da ikamete memur edildi (8 Recep 1205 = 13 Mart 1791). 2 — Kaddar bulunduklan kazalarm ayan ve erkâniyle olan dâvalan mütegallibenin arzulan gibi faslederek hakkı iptal eyle­ dikleri. 3 — Devletin devamı âdü ve hakka dayandığmdan kazalara gönderdecek kaddarm. 6 — Arpalık sahipleri veya menasıp erbabınm kazalann birisinin zulüm ve teaddisi duyulacak olmalarma ehemmiyet ve­ olursa kadılıktan tardeddmekle kalmıyarak aym zamanda hak­ tahammidlerinden fazla şehriyye ve haraç almamalan. evrak Nr.

258 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I etmeleriyle kadılardan ve ulemadan pek çoklannm geride kalarak mağdur oldıddarı. vak'anüvis Halü Bey tarilıi. altı bin olup bunlarm bir nizama bağlanması îcabeylediğinden kazaskerleriyle kazasker badema mansıp vermek usulünün Rumeh ve Anadolu tahdidi de şeyhuhslâmlarm üç ve bdfül mazûUerinin ikişer ve İstanbul kaddı- ğmdan mâzullerin birer kişi için mansıp vermeleri ve bu suretle fazla mansıp verdmesinin tahdidi. . 10 — Rütbesinin üstünde menasıba ve hevaya kayıt üe kat'-ı meratip ettirilmemesi ve üç ayda bir olan kazasker divan­ larında herkes rütbeleri derecesinde yer alması ve hiç bir kimesneye rica ve şefaat ile mansıp verilmemesi *. evrak Nr. Bu son hükümde 1207 ve 1208 dmiye ıslahâtmdan bahsedddikten sonra buna aşağıdaki maddeler eklenmiştir*: 1 — Kaddardan birisi tâyin olununca isim benzerhği dola­ yisiyle yüksek dereceh kaddıklan elde etmek suretiyle vukua gelecek hüekârhklan önlemek için tevcih kâğıtlarma babalannm isimleriyle şöhretleri ve vilâyetlerinin kaydolunması ve ederinde 1 Başvekâlet Arşivi. 9 — İmtihansız mülâssemet verilmemesi ve imtihansız kadı tâyin olunmaması. 8 — Kaddarm mevcudu beş. i . Mansıp muvakkıtı ve mutasarrıfı olan kaddarm Kazasker divammn gaynda menasıp ve heva de terfi edememeleri emro­ lunmuştur. Bu yeni hatt-ı hümâyunla Rumeh ve Anadolu kazalanna tâyin edden bu kaddara kazaskerler tarafmdan bir üst rütbe veril­ memesi ve bu gibilere verilen bir üst rütbeye itibar olunamıyacağı ve mevcut kanuna katiyyen riayet olunması emrolunmuştur. Kaddar hakkmdaki bu kanun Üân olunduktan bir müddet sonra 1208 Cemaziyelevvel ortalarmda (1793 Aralık) bir hatt-ı hümâyunla evvelki kanuna ilâveler yapdmıştır. sandtk 23. 1209 Şevval sonlan tarihh (1795 Mayıs) bir hükümle kaddar kanununa yeni maddeler dâve edilmiştir. çünkü bu gibder kazaskerler vasıtasiyle bulunduklan rütbelerinin bir derece yükseğini elde ederek üâm almakta idder.

1 Şeyhülislâm D ü r r i . 5 — Arpalık ve maişetlere (ihtiyarhk ve hastalık sebebiyle) tarafmdan naip tâyin olunmak lâzım gehnce naip şeyhuhslâm göridmedikçe tâyin olunmaması. . 2 — Kazasker divanmda ismini hde yazamıyacak kadar cahil olan kimselerin kadı olduklan görülüp bu gibilerin ahkâm-ı şer'iyyeyi infaz edemiyecekleri ve üâm veremiyecekleri tabiî te­ lâkki edderek memuriyet bundan sonra kazalara tâyin edüecek istidalarma kaddann kendi­ istemek üzere verdikleri bizzat lerinin imza atmalan ve başkalanna imza attırmamalan ve aksi halde hem imza attıranm ve hem imza atamn cezalandırdmalan. sandık 23). 4 — Gerek mevah ve gerek diğer kaddarm naip kıdlanmıhasta yarak bizzat kadıhklarma gitmeleri ve yalmz ihtiyar ve olanlarm istisnalan.. 6 — Rumeh ve Anadolu muhzirlerinden maadasmm kapu kethüdalan olmaması..İ L M İ Y E MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A 259 bulunan bir evvelki kaddığa ait tevcih kâğıdına (falan mansıba tâyin olundu) diye şerh verilerek mühürlenmesi*. 3 — Vilâyetlerden gelen hüccet ve üâmlann şer'î kanunlara mutabık olmıyanlannm tatbik edilmemeleri. ecânibten eşhas makuleleri fevt olan kudemây-ı kuzatm menasıblan imza kâğıtlarmm ismi ismine mutabık olduğu halde bir takrib celb Ue bUâ-esas tarike duhûl ve otuz senede kat' ve ihraz olunmayacak rütbelere defaten evrak-ı mürde ile sahtekârhğı irtikâb ederek vusûUeri mesmû olmaktan nâşi H-mâbaad Rumeli ve Anadolu kazaskerleri ihtimam ve dikkat Ue tarîk-i kuzau bu makule memnnâttan olan nesneden himayet ve sıyanet birle Tevcihat divanlarında (Kazasker­ lerin üç ayda bir yaptıkları divan) eşraf-i kuzattan zevi'l-îtU>aT ve ser-levhateyn-i yeminü-yesar (kısm-ı mahsusunda görüldüğü üzere sitte kaddarmdan olup kazaskerlerin sağmda ve solunda oturan tahtabaşı denUen müşavir kaddar) ve muhzırân-ı müsinn ve ihtiyar huzurlarında evrak-i mürde Ue sahte duhûl-i tarîk-i kaza eden eşhasm sahtekârhklan alenen sabit oldukta yedlerinden kâğıtları ahz ve Uga ve ruznâmçe-i kuzattan yerlerin bek ve imha ve (tezkerehane) tâbir olunan yevm-i mahutta âdeten matlablarmda (tâyin sıra defterinde) yazdan erbâb-ı menasıbtan meselâ İnebahtı rütbesinde bir mansıbtan münfasü salise rütbesinde bir mansıba yazılmış olan kimseneyi de'b-i kadim üzere İnebahtı rütbesinden tashih-i tarik eyleyüb kimin defatirinde mansıb oldun ve tevcih kâğıdm mevcud mu? diyerek sair istiknahımuktaziyesUe ve ecvibe iradiyle tas­ hih ve tahkUt eylemek" (Baıvekâlet Arşivi.z â d e olan hükümde şöyle deniUyor : Mehmed Arif Efendi'ye gönderilmiş ".

* Başvekâlet Arşivi. 8 — Yetimlerin mallan vasinin eline verilmiyerek Bedestene konulması ve yetimin ebeveyninden intikal eden menzil. Mülâzım-ı bi'l-medrese olan ulemayı imtihan eyhyesiz. sandık 42. lâkin tarîk-i tedrisin nizamına dair bundan akdem sâdır olan hatt-ı hümâyunum mazmunu kemakân ve düsturü'l-amel tutulub bir vecbüe hilâfma hareket olunmıya. Pâdişahm bu husustaki takibatım göstermektedir : "Semahatlû Efendi dâimiz.)'de (Muallimhâne-i başkasına ferağ olunması. (1857 M. müderrislerin ehhyetli ol­ malarma ve imtihansız takip ile kontrol ettirmiştir. fîmabaad rikâb-ı hümâyunuma telhis olunub hatt-ı hümâyımum sâdır olmaksızm hiç bir ferde hâriç rüûsu ita olunmıya. Hatt-t Hümayun numarası 14. . akar ve vakfın mahkeme vasıtasiyle yeni kanunlar konmuştur.260 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I 7 — Yetimlerin paralannm muhafazası ehliyet ve istikamete muhtaç olmakla imtihanla ehhyeti zahir olan kimselerden maada­ sımn tâyin olunmaması ve hiyaneti olanlann tedip olunmalan. Medreseler Sultan III. miş olduğu beyaz rüûs verilmemesine dair şeyhühslâma gönder­ dikkath davranarak diğer ıslâhatta olduğu gibi bunu da bizzat B u hususta üzerine (re'sen) hatt-ı hümâyun. Şeyhülislâm M u s t a f a  ş i r E f e n d i zamanmda 1213 Recep ayı ortalanndaki (1798 Ocak) yeni bir kanunla evvelki hükümler tekit olunmak suretiyle kadılara ait kanunlann tatbikine miyetle devam olunmuştur Şeyhuhslâm kadı yetiştirmek üzere Meşrep-zâde Arif Efendi zamanmda ehem­ ehhyeth Nüvvab) Daha sonra 1270 H . ve bu imtihanlarda âlâ dersi okuyanlara rüûs verilüb baki müstaidleri bakiyyetü'l-imtihan tahrir olunalar ve vaktiyle aralık aralık bakiyyetü'l-imtihan olanlara ve kibar mevah-zâdelerin mültehi (sakal sahvermişleri) ve müstaidlerine bilâ-istizan hatt-ı hümâyunumla rüûs verile ve bâde'l-yevm rica ve şefaat üe aslâ rüûs verümiye ve tarik-i ihm-i şerif bu vechüe gayet himayet ve nâ-ehlden sıyanet oluna*. $andık 23." ^ Başvekâlet Arşivi. Bundan başka yine bu sene bütün evkafm ıslâhına dair bazı Süleymaniye'de ismiyle bir mektep açdmıştır. Selim.

Şimdi bu bölümde müderrishk ve kaddık hakkındaki kısımlan kısaltarak bu bahsi kapayacağız. medreselerin ne suretle hozulduklarmı. Dâhd ve Sahn derecelerine yükselerek ruhayet mezun ve midâzım olarak aşağı dereceh bir medreseye müderris tâyin olunmak üzere ismini ruznâmçe-i hümâyun denüen deftere kaydettirerek sıra bekler ve zamam gelince müderrislik rüûsu verilerek bu ilk med­ reselerden birinin müderrishğine tâyin olunurdu. talehe ve müderrisleriyle okutulan eser­ leri. şeyhuhslâm. hu­ kukî ve idarî vazifeleriyle. Talebeden biri danişmend olmak isterse ihtida ulemadan bir zata vanp Hâriç derslerini yani mukaddemât-ı ulûmu öğrendikten sonra o zatın tavassut ve delaletiyle derecesi daha yüksek müder­ rislerden birisine intisap üe Dâhd derslerini görüp Sahn derslerine liyakat kesbederdi. Mûsila-i hocalık Sahn veya Tetimme medreseleri denilirdi. kaddıklann şer'i. kazaskerlerle nakibü'l-eşraflara ait kışından muh­ telif bölümler halinde gösterdik. mevleviyyet ve yolu olduğundan bu rütbeye vâsd kazaskerhk olmak bir hayh malûmata ve hyakate mütevakkıf olduktan başka bunun başlangıcı olan mülâzemetin tahsih için uzun zaman danişmend olarak medreselerde okumak icabetmekte idi. MöderrisliUer Müderrishk rütbesi. İşte böylece bir talebe medreseden medreseye yani Hâriç. Sahn medreselerindeki .ON DOKUZUNCU BÖLÜM MÜDERRİSLİKLERLE K A D I L I K L A R H A K K I N D A BİR İCMAL Bu kitapta ilmiye teşkilâtmm Osmanlı devletindeki muhtelif safhalanm yani medrese. derecelerini ve ne suretle bozulduğunu. Sahn medreselerine girebümek için onun hsesi hükmünde olan medreselerde ders görmek ve mezun olmak lâzımdı. İstanbul'­ da Dâhd medreseleri hükmünde bu hse medreselerine en kıdendi danişmendler bu Tetimme medreselerinde ederlerdi.

İptida-i dâhil. mevah. Hareket-i hâriç. Bunlarda en aşağı dereceden başhyarak : tptida-i hâriç. sahn-ı seman. fakat kendisi mevcut olmıyan medresesinin nerede olduğunu bilmediği olurdu. kazasker ve şeyhuhslâm evlâtlanna defaten Hâriç. Hâmise-i Süleymaniye. K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamanmda Süleymaniye med­ reseleriyle Dârü'l-hadîs yapddıktan sonra müderrishk rütbesi Sahn-ı semanda kalmıyarak Sahn de Sideymaniye adedinin artması üzerine müderrislik derecesi medreseleri arasmda müderrishk dereceleri ihdas olundu. fakat sırası gehnce bir derece terfi ile üst dere­ cedeki müderrishğe çıkar ve bu suretle itibari olarak yüksehrdi. Sideymaniye (dört medrese) ve bir de Dârü'l-hadîs dereceleri vücude geldi. Her nasdsa bir danişmend tahsd edip midâzemete nail olarak ehhyeti tahakkuk ettikten sonra müderrishk rüûsu alsa bde bu arada bazı ulema. Sahn-ı seman müderrisliğine veya o derecede itibar edden medreseye geçerek kaddığa geçenler mevah. M e h m e d zamamndaki bir kanunla bu itibari yükselmeler kalduıldı ise de sonradan yine mebni bazı devam etmişti. Bu medrese derecelerinden Mûsda-i Sideymaniye de üst tarafmdaki müderrislere (Kibar-ı Müderrisin) müderrislik (Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye) denihrdi. fakat takriben 1592 tarihinden îtibaren medreselerde ders okutmak usulü kısmen terkolundu ve medreseler derecelere aynlmış oldu­ ğundan medresesi yanmış veya yıkdmış olduğımdan mücjrris tabii ders okutmaz. kaz­ asker ve hattâ talihi varsa şeyhuhslâm olurdu. Müderris adedinin çokluğuna medreselerin dereceleri bir yüksek itibar edderek müderris yerinde terfi ederdi. hattâ müderris ismi defterde mevcut. Mûsda-i sahn. E n yüksek müderrishği idi. Bir müderris evvelâ tptida-i hâriç rütbesiyle o derecede îtibar olunan bir medresede müderrishk ettikten sonra bir yukan dere­ ceye çıktığı zaman Hareket-i hâriç rütbesini ve sonra tptida-i dâhil ve Hareket-i dâhd rütbelerini alarak yüksehrdi. Mûsda-i Süleymaniye. tptida-i altmışlı. medreselerinde ders okutmakla mükellef idder.262 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I İşte bu suretle müderris terfi ve terakki de Hâriçten Dâbd müderrisliğine. I I I . Dâhd ve hattâ Sahn dereceleri verilmesi kanun ol- . Hareket-i altmışh. bu suretle müderris on ikiye kadar çıkarddı. Hareket-i dâhil. Müderrisler.

sınıfiyle işbirhği yapmış olan kaddann ahvahni yukanda bahset­ Â h m e d ' i n adalet jermanı Yüksek kadıhk olan mevali sınıfına gehnce. Koza TC eyâlet kadıbkUn ^ ^ ^ ^ kadılıklan tâyinleri kazaskerler tarafmdan yapdiT ve muayyen müddet bir kazada kadıhk yapan zat müddetini doldurduktan sonra devlet def­ merkezine gelerek kazaskerinin meclisine mülâzemet edip tere kayd ohmup sıra bekler ve zamanı gelince derecesi daha tercih edenlerden olurdu. ı. cahiUerin ederinden mütegalhbe yüksek yine kaza kaddığına gönderihrdi. Bu hal ikinci Meşrutiyetin ilâmna kadar devam etmiş. bundan başka müderrisin ehhyeti meselesi de mühimdi. 86).)'de merhum H a y r i Bey'in şeybuhslâmhğı zamamnda 4 J ^ l j l i Dârü'l-hilâje medreseleri açddı ise de ömrü az sürdü ve medreselerin ilgasiyle beraber bu müessese de kapandı. Bunlar medresede oku­ yup müderrisliğe geçmeden miyenlerden de tâyiıder halkm ne çektiğini tiğimiz I. (1914 M. Yukan derecedeki medreselerin adedi az olup aşağı dereceh medreselerde bulunanlar çok olduğundan bir müderris bilhassa Hareket-i dâhilden sonra bir derece yukanya çıkabilmek için uzun zaman beklemek mecburiyetinde idi. bunlar da tâyin edddiği kaddıkta bilfid bulunarak iş görmek usulü yani fiih hizmet aranmadığmdan ve zaten bu kaddıklara çok zaman mevahnin oğıdlan kişi-zâdeler tâyin edddiklerinden bunlar kadıhklarma * BİT gün Kethüda-zâde Kazasker Sadık EfendVma konağına görüşmek üzere Kazasker Ş e m s e d d i n M o l l a gelir. çünkü medreselerin çoğunda pek mahdut malûmath âdeta câhil denecek derecede basit müder­ risler görülmüştü. Hususiyle göstermektedir. İçlerinden bir talih eseri olarak yükselmiye muvaffak olanlar varsa da adetleri pek azdı i. kaddığı fakat sonra bu kaddıklar himaye. Ş e m s e d d i n E f e n d i derhal şeyhülislâma giderek müderrislik rüûsnnu alarak getirip vermiştir {Kelhüda-zûde menakıbt. . Sadık Efendi'nin H a m d i isminde küçük yaştaki oğlunu görüp bu müderris oldu mu diye babasına sormuş: O da olmadı deyince. rüşvet de medrese tahsih göryapıldığından bu tasavvur kolaydır. malûmatlı ve müspet ilimlerle mücehhez müderris yetiştirmek için 1332 H .MÜDERRİSLİKLERLE KADILAR HAKKINDA 263 duğundan büyük zorluklarla müderrislik rüûsu alan kimsesizler için yükselmek kapısı âdeta kapalı idi. kud­ retli.

fakat daha yukan derecelere terfide nesep. hattâ bunlardan bir çoğu bu memuriyetleri elde ettikleri zaman bizzat gidip îfay-ı vazifeden muafiyet müsaadesi bile istihsal ve tâyin ettikleri ve­ killer (naipler) mahaU-i memuriyetlerine tevzi-i adalet ederler. IV. 540. 547. Tahsillerini babalanmn evlerinde yapan bu ailelerin çocuklan denilebilir ki daha beşikte iken müderris sınıfına kayıt ve idhal olunmaktadırlar. Ancak bu müsamaha haremeyn mollalan hakkmda tatbik edilmeyip onlar bizzat giderek Mekke ve Medine'de mecburdurlar \ 1 D'Ohsson. bunlann pâdişâhtan istihsal eyhyecekleri en büyük lûtuftur. hattâ vükelâ Paşalar ve heman heman bütün rical-i devlet. Esasen bu da ancak ilk derecede bulu­ nanlar (yani mahreç müderrisleri) hakkındadır. s. çocuklarmı bu heyet-i muhtereme meyanma ithal eylemeyi pek büyük bir şeref addederler. soy. Terakki ve terfi için mevzu usul yalmz /stan6urdaki müderrisler hakkmda tamamen riayet oluna gelmektedir. . Bu suretle hâkimhk sımfma kayıth çocuklar (Molla Bey) unvanmı alarak sairlerinden temeyyüz ederler. *'Bu sû-i istimalâta şeyhuhslâmm meşrep ve haiz olduğu nüfiız ve itibara ve bilhassa sây ü gayretine pâdişahm körü körüne itimat gösterişine göre az. Yüksek hâkimhkler (mevleviyyetler) heyet-i hâkimenin en mümtaz ve güzide ailelerine münhasırdır. sop ve iltimas icrây-ı tesir eder. çok müsamaha olunmaktadır. Gerek ricahn gerek mevahnin çocuklanna cihet beratlan ita edilmektedir ki bunlarla bu çocuklar ilk memuriyetleri süratle geçiştirmektedirler ve yirmi beş ve otuz yaşlarma basmca Mahreç müderrishği payesine erişmiş bulunurlar.. Bu derecede bulımanlar hakkındaki terfiler hyakat ve kıdeme göre yapıhr. . *'Gerek müderrislikte gerek mollalıkta halen en mühim mev­ kiler yüksek ailelerin bilfiil mülk-i mevrûslan makammdadır.264 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI kendileri gitmiyerek kadılığı naip ismiyle birisine iltizama vererek onu gönderirlerdi. ifay-ı vazife etmiye girip onlann namma . c.. Bu çocuklann kabulü için pâdişahm bir irade-i hususiyesi iktiza ederken moUalarm çocuklan için şeyhuhslâmm nza ve muvafakati kâfi gelmektedir. Bubususta D ' O h s s o n şunlan yazıyor: " .

"Bu suretle tarik-i ilmiyyede ehliyyet ve istihkak usulü terkedddiğinden kıdeme itibar edddi.. yani mevahden birisi bir derece yükselmek için payeler ihdas olundu.MÜDERRİSLİKLERLE KADILAR HAKKINDA 265 Mevalinin müddeti bir sene olduğundan gönderdiği naip git­ tiği eyâlette mollaya verdiği parayı çıkardıktan sonra kendisi de kendi maişeti kısmmı ve diğer bir naiplik elde edinciye kadar ihtiyacı olan parayı çıkartmak için gayret sarfederdi. Bu hususu Cevdet Paşa şöyle anlatıyor : ". Şam. beher sene üst taraftan sekiz müderris mevleviyyetle çıkıb yerlerine alt taraftan sekiz müderris geçerek tarikçe sUsde vukuiyle bu hareket yukandan aşağıya tâ İptida-i hâriç rüt­ besine kadar sirayet etmekle her sene tarikçe bir terakki-i tabii vuku bulub ancak üst taraftan çıkanlara nisbetle alt taraftan İptida-i hâriç rütbesiyle girenler daha çok olduğundan ve Sahn-ı seman müderrisUği sekize münhasır bulunduğundan Mûsda-i sahnda bir çok müderrisler teraküm ve tezahüm etmekle bu raddeye yatak tâbir olunmuştur.. Bursa kazalan ve bunlarm mazullerinden ikisine bu veçhde Mekke ve Medine ve onlann mazullerinden birisine kezalik İstanbul kaddığı ve tstanbul mâzuUerinden birine Anadolu "Bu suretle Kazaskerliği ve Anadolu mazul­ lerinden birine Rumeli KazaskerUği verilmek âdet oldu." Bu usul mevahde ve kazaskerlikte paye ismi altmda devam etti. Mevah adedinin ziyadehğine mebni müderrislerden birisine mahreç payesi verilerek mahreç mâzulü itibar edüdi ve sonra bilâd-t hamse kaddığı payesini ahp sırası gelince bdâd-ı hamse kadısı olur ve bir seneyi tamamladıktan sonra bUâd-ı hamse mâ­ zulü saydır ve haremeyn mevleviyyeti için sıra bekUyerek zamam gehnce bunun payesini ahr ve vakti gelince bilfiü (çünkü Hare­ meyn mevleviyyeti naiple idare edilmezdi) Mekke veya Medine kadısı olurdu. . Edirne. Mevah ade­ dinin artmasma mebni sonradan mevleviyet de müderrislik gibi derecelere ayrılmıştı. Her sene sekiz müderris yani Dârü'l-hadîs ve Süley­ maniye medreseleriyle alt tarafmdan diğer üç medrese mahreç mevleviyyetlerinden biri bir sene olmak üzere tevcih ve bâde'l-infisal mahreç mâzulü itibar olunarak her sene içlerinden dördüne kezalik bir senelik olmak üzere Mısır. fakat himaye ve dtimas veyahut MoUa-zâde olmak imtiyazma mazhar olanlar kıdemhlere tefevvuk ettirddi ve bu imtiyaza müderrisler ıstdâhmca tajra denildi.

Yukandan beri kısmen aynen ve kısmen hulâsa olarak mey­ dana gelen kanunlardan anlaşüacağı üzere bir memleketin esas dayanağı olan adalet makamınm ne halde ve ne gibi ellerde ol­ duğu göriUür.266 OSMANLI D E V L E T i N t N İLMİYE TEŞKİLATI Bu suretle her sene sekiz mahreç mâzulü artmak suretiyle mevah çoğaldığmdan bunlarm maişetlerine medar olmak üzere bu mâzul mevahye de arpalık namiyle birer kazanm maişet-i şer'iyye­ sinin verilmesi icabetti ve onlar da bilfiil mevaliler gibi bu kazalara birer naip gönderdiler. . Bu naipler hak ve âdilden ziyade halkı sızdıran cahil ve gaddar olduklanndan bu hususta halkın neler çekmiş olduğu kolayca anlaşdır.

felsefe (ruh. buraya girmek içia bir de ihzari sınıf açddı. tarih-i felsefe ve felsefe-i İslâmiyye) edebiyat-ı Arabiyye. Talebelerin yiyecek âli ve giyecekleri kısmım icazetname göre hükümet tarafmdan teinin olundu. tedris usulleri de müderrishk ve talebeler hakkmda maddeler kondu. hukuk ve kavanin. siyer-i Nebi. hadis. İcazetname alan bir talebe müderris unvamnı kaza­ nacak ve İstanbul rüûsu alacaktı. tefsir. kelâm. mükâleme ve tatbikat ve kitabet-i Arabiyye. felsefe. Islâh-ı eshab-ı mucibe lâyihasında *JU1 ü:)UJIjli ye ismiye teşkil edden medresenin suret-i teşkih. çSj vaz'. hüâfiyyat. Medresenin tâliye şahadetname ve kısmım bitirenlere verilecekti. üm-i fduh. ilm-i kelâm ve tarih-i dm-i kelâm. hitabet. taşralardaki medreselerde beş sene olarak bu Dârü'l-hilâje'ye ayarlandı. tabüye yani (hayvanat. Medrese talî kısm-ı evvel. usul-i fıkıhtan başka kavaid. idaresi. riyaziye. âdap. hadis. kimya. malûmât-ı içtimaiyye ve kanuniyye ve sair dersler de vardır. İslâm ve Osmanh tarihleriyle coğrafya ve dinler tarihi de konuldu. Dârü'l-hilâfe'nia tftU smıflarmda dini ihmlerden yani kur'an. belagat. nebatat) fizik.YIRMINCI BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYETİN İLÂNINDAN MÜDERRİSLİK VE KADILIK SONRAKİ TEŞKİLÂTI Medreselerin asd teşkilâtına Şeyhülislâm rahmeth H a y r i (29 Eylid 1914) tarihh DârüH-hilâjetVl-aliymedaris nizamnamesinin E f e n d i zamanmda ve 10 Zdkade 1332 kanunla esash surette başlandı. fıkıh. B u âh kısmmdan sonra onun üstünde olarak tefsir ve hadis şubesi. tâlt kısm-ı sâni ve âli olmak ve her bir kısmm tahsd müddeti dörder sene olmak üzere tertip edddi. ahlâk. Yabancı dü olarak Fransızca. Dârü'l-hilâfe suretiyle bitirenlere talebe medresesine ilk tahsd mezunlarmdan seçdmek almacaktı. malûmât-ı fenniyye ve ahlâkiyye. fikıh . usul-i fikıh. yazı. metafizik. Medresenin âli kısmmda ise tefsir. maadin üe üm-i iktisat. Farisi. Almanca ve İngilizceden birinin seçilmesi talebeye bırakdmıştı. mantık. ilm-i terbiye okutulacaktı. Bunlardan başka hıfzassıhha.

z â d e H a f i d i Arif Muallimhâne-i Nüvvab ismiyle aetfi'l-kozât makama geçtiği sene yani 1270 H . Mualhmhâne-i Nüvvab'm tahsil derecesi üç sene idi. Medresetü'l-kuzâta almacak talebenin için sarf.268 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI şubesi. Türkiye coğrafyası ve hesaptan yazdı olarak yapdacak imti­ handa muvaffak olmak şarttı. Dârü'l-hilâje Medresesinin her bir kısmmda bıdunuyordu. (1908 M. kelâm. (1854 M. 1885 M. usul-i fıkıh. bir kişi olan ük mezununu 1272 Şaban (1856 Nisan)mda verdi.)'de kadı yetiştirmek Buraya ilk defa için Süleymaniye'de bir medrese tesis etti i. esnaf-ı hamseye taksim ve hükûmet-i şer'iyyenin mevkufun aleyh'i olan ilm-i ûkh ve sak ve ferâiz talimi için hizmet-i şer'iyyede istihdam olımmak daiyesinde Süleymaniye camü şerifi civarmda ^\y. s. Bu isimle Mekteb-i hmhâne-i Nüvvab bu isim altında 1302 ( H . Moallimhane i NüTYab-Medre- Sultan Âbdülmecid zamanmda şeyhuhslâm E f e n d i . belagat. kelâm metinleriyle hüsn-i bat. vaz' otuz beşten yukan olnuyacaktı. tslâm ve Osmanlı tarih­ leri. . kitabet. Bunlar ders vekâleti vasıtasiyle meşihate bağh idüer. ertesi sene on talebe mezun oldu. Bu teşkilât medreselerin kaldmldığı tarihe kadar devam etmiştir. Bu medrese de meşihate bağh idi. felsefe ve tasavvuf şubelerinden müteşekkil müte­ hassıslar kısmı teşkil olundu. 132. nahiv. Medreseye kabul edüebümek mantık. bu M e ş r e b . Medresenin idare şekli aynca tesbit edilmişti. olarak A b d ü l l â t i f admda bir zat müdür tâyin olundu. Nizâmnâmesi tertip olu­ narak E s a d Efendi'nin Şeyhuhslâmhğı zamanmda 5 Safer yaşı yirmiden az ve 1332 (3 Ocak 1914) 'de neşredÜdi.) tarihine kadar devam edip sonra adı Mekteb-i Nüvvab kuzât 1326 H .) senesine kadar devam ettikten sonra 1909)'de Medresetü'l-kuzat admı aldı ve ertesi sene yani 9 Zilhicce 1327 (22 Aralık oldu. Dârü'l-hilâfe'nin Dârü'l-hilâfe Bu Medresetü'l-mütehassısîn'e sınıflarma ait dersleri birer ya verip müdür âh kısnundan icazetname almış olanlar veyahut medresesinin bütün Medrese-i Âhye mezunu olanlar ahnacaklardı. Muallimhâne-i Nüv­ vab namiyle küşad etmiştir" jt Lill *>-ji Devhatü'l-meşaylh zeyli. Mualoldu.ii\j. Burada tedris müddeti dört sene idi ve her bir sınıfta aşağıdaki dersler okutuluyordu : ^ A r i f E f e n d i "Memâlik-i mahrasada olan hfikkâm-ı şer'i. akaid.

hukuk-i idare. Medresetü'l-kuzât 1332 nizâmnâmesine zeyil olarak 12 Şevval işlerinde (3 Eylül 1914) 'de on maddehk bir kanun eklenmiştir. arazi ka­ nunu. iktisat. nikâh. hizane (süt analık). sakk-ı şer'î. ahkâm ve nizamât-ı evkaf. ticaret-i bahriyye kanunu. hukuk-i düvel. Bundan başka hse veya o derecede tahsd görmüş mektep mezunlarmdan yaşlan yirmiden aşağı ve otuzdan yukan olmayanlar imtihansız olarak ahnacaklardı. talâk. İkinci smıjta: Dürer. fıkıh. Üçüncü smıjta: Dürer. (1914 M. ticaret-i berriye kanunu. medhal-i ilm-i hukuk. sakk-ı şer'î. sakk-ı şer'i. kitahet-i resmiyye. usvd-i muhakeme-i hukukiyye. hüsn-i hatt-ı tâhk. mecelle. tatbikat-ı hukukiyye ve cezaiyye.II. ferâiz. usul-i muhakemât-ı cezaiyye kanun mucibince şer'î mahkemelerin tahrir ve idare istihdam edilecek memurlara menşe olarak bir sene ve lüzum görü­ lüyorsa iki seneye çıkarılmak üzere bir sınıj-ı mahsus açdmıştır. sakk-ı icra şer'î. usul-i muhakemât-ı cezaiyye ve sulh. mecelle. hukuk-i düvel. ceza kanmıu. Medresetü'l-kuzât binası olarak kullamimaktadır i. kitabet-i resmiyye. huku­ arazi kanunu.)'de pek iyi olarak kırk üç ve iyi olarak otuz iki ve orU derecede olarak da yirmi dört Idşi mezun . ferâiz. Buraya kaza ve nahiye nâibÜklerinde bulunmuş olanlar müna­ vebe de getirilerek ders göreceklerdi. kanunu. iktisat. Bu sınıf-ı mahsusta ferâiz. Eğer bu mektep mezunlarmdan başka buraya girmek istiyenler olursa yaşlan yirmi üe yirmi beş arasmda olmak üzere imtihanla ahnabdeceklerdi. tanzim-i îlâmat-ı hukukiyye. Bu bugün Üniversite kütüphanesi kiyye. hukuk-i düvel. Buranın idaresi de Medresetü'l-kuzât umum müdürlüğüne bağh idi. mecelle. vesayâ. hüsn-i hatt-ı talik. tanzim-i ilâmat-ı cezaiyye. defter-i kassam. MEŞRUTİYETTEN SONRA M Ü D E R R İ S L İ K V E K A D I L I K 269 Birinci smıjta: Dürer. Medresetü'l-kuzat'tan 1332 H . mecelle. Dördüncü smıjta: Dürer. defter-i kassam ve tat­ bikî surette usul-i muhakeme-i şer'iyye. malûmat-ı kanuniyye 1 olmuştur. ahkâm-ı evkaf. î U i l -^jA. Buradan mezun olan şer'î mahkeme kâtiphkleriyle emval-i eytam müdürlüğü memuriyetlerine tâyin edüeceklerdi. tatbikat-ı şer'iyye. usul-i muhakeme-i ve sulh. sakk-ı şer'i.

. hukuk ve bidayet mahkemeleri reis ve âzahklarmda bu­ lunmuşlar ve içlerinden bazdan da kazasker olmuşlardır. istinaf. hatt-ı talik dersleri okutulacaktı. hesap. yine bu Mualhmhane-i Nüvvab'm 1279 H .270 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI harç ve damga kanmdan.) senesi mezunlarmdan olan Abdurrahman Nesip Efendi 1330 Muharrem (1911 Arabk)' de şeyhuhslâm olmuştur. (1863 M. kitabet. Muallimhane-i Nüvvab'm 1284 H . (1867 M. usul-i defteri.) mezunlarmdan Mardin'h Seyyid Mehmed Şükrü Efendi mesleğini değiştirerek Beylerbeyi yani Paşalıkla Adhye müfettişi iken vefat etmiştir. hüsn-i Gerek Mualhmhane-i nüvvab ve gerek onun daha mütekâmd şekilde devamı olan Medresetü'l-kuzattan değerh kaddar yetişmiş ve bunların bir kısmı daha sonra adliyeye intisap ederek temyiz.

asırdan îtibaren olup daha sonra da lüzum ve ihtiyaca göre bazı tadilâta uğramıştır ki bunu o kısımlardan bah­ sederken gördük. Dârü'l-hadîs. sahn müderrisi olmadan tptida-i altmıjhya terfi ederse yanma J i J l . Utizam himaye veya yüksek eldiyetleri sehehiyle hulunduğu derecenin sıra beklemeden bir veya birkaç derecesine birden yükselenlere tarik defterlerinde isimlerinin kenarma (ta/ra) yazdırdı.jÜ. Burada müderrishk ve kadıhğm X V I I . tptida-i dâ­ hil. Meselâ İptida-i hârice geçmesi icabeden bir müderris daha üstteki Iptida-i dâhüe terfi ettirilirse onun isminin yanma • yilu J »-İJ t\jcj\ {İptidai dâhil be-tafra) ibaresi yazılırdı. Bir derece yukan terfderde ise (hi­ maye.YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM İLMÎYE RÜTBELERİ DERECELERİ İlmiye rütbelerinin yani müderrislik ve kadddc derecelerinin tertibi X V I I .\AÜ\ iJ'. aşağı deİptida-i hâriç. (fafra kerd İptida-i altmışlı) derri^lik dereceleri receden başhyarak şöyledir : . fakat teşrifatta birbirine herhangi birisinin aym derecede olan İptida-i hâriç müderrisi de dereceleri tefevvukları kıdem ve ehhyetlerine göredir. Hareket-i hâriç. Mûsda-i Sideymaniye. Onlann en büyüğü kırkh yani kırk akçe yevmiyeh müderrislik­ lerdi. dtimas hariç) ehhyet aranırdı*. Hareket-i altmışh. asırdaki tertiplerini göreceğiz. Kırk akçeh müderris imtihanla İptida-i hâriç müderris olurdu. Mûsda-i sahn (Tetimme medreseleri bu kısma dahildir). XVU aaaia mû »si'daki müderrishk dereceleri. bundan daha aşağı otuz ve yirmi akçeh müderrishkler gehrdi. Süleymaniye (dört med­ rese). Yine bunım gibi Mûsüa-i sahn müderrisi. terbi verilirdi. Her ikisi arasmda müsavat olursa mülâzemette hangisi evvel ise o tefevvuk eder. Bunlardan meselâ tptida-i hâriç medreselerinden bir olup. Bu tâbir ilmiye ıstdâhmda sırası gelmeden terfi edenlere mahsus bir tâbiridir. Sahn-ı seman (sekiz medrese). Bu medreselerden daha aşağı dereceh medreseler de vardı. tptida-i altmışlı. ve X X . Hareket-i dâhd. yukan doğru olan müderris­ liklerde de aym usul caridir. 1 İltimas.

•gağıdon ynkan Hareket-i dâhd. İptida-i dâhd ^ Bu. İptida-i altmışh 4 8 . XX asırda mnderrialik dereceleri Sideymaniye". Hareket-i altmışh 32 müderristi. terfi ederse dört Süleymaniye medresesinden birisine müderris olur. Mûsda-i sahn. I. Dârü'l-hadîs ve Süleymaniye müderrisleri mahreç mevleviyyetini kabul etmezlerse buna teklif olunur. asırda medreselerinden araşma Hâmise-i Sülema­ edilmişti. Dârü'l-hadis müderrisi bir olup Sideymaniye medresesi derecesi verilmiş olan sekiz ve Hâmise-i Süleymaniye derecesi alan on dokuz. yeni kanunla Hâmise-i Süleymaniye müderrisi ve daha sonra da Sideymaniye müderrisi olurdu. Mûsda-i sahn derecesinde altmış dokuz. * Müderrisliğin en yüksek derecesidir. Hareket-i dâhd derecesinde elh beş. . I Beş medresedir.272 OSMANLİ D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I kırk. Iptida-i dâhd. > Buranm müderrisi terfi ederese Hanûseden bîrine müderris olur. terfi edince Dârü'l-hadis müderrisi olurlar. Mûsda-i sahn 88. Dârü'l-hadis-i Medaris-i Sideymaniye*. Mûsda-i Sideymaniye*. Iptida-i dâhd 48. erbaa-i Hâmise-i Sideymaniye'. (1883 M. Hareket-i altmışlı derecesinde dokuz. Sahn-ı seman 8. Medaris-i sahn-ı seman. Daha sonra K Y I I I . Hareket-i hâriç. 111). Hareket-i altmışh. * Dört müderrisliktir. İptida-i hâriç. Iptida-i altmışh. asırda. e. Dârü'lhadis müderrisi mahreç mevleviyetini kabul etmezse buna teklif edilir. Sahn-ı seman derecesinde dokuz. Hareket-i dâhd 32. otuz ve yirmi akçe yevmiyeli müderrislerin tâyinleri kazas­ kerlere ait olup diğerlerini şeyhülislâm inha ederdi. kabul etmediği takdirde daha sonraki Hamişe müderrislerine teklif olunur. Iptida-i altmışh derecesinde on. Kadı olmak isUrse mahreç meva­ lisinden olur. Mûsda-i asırdaki terfi eder ise Süleymaniye birinin müderrisi olurken bu X V I I I . Mûsda-i Sideymaniye derecesinde on sekiz. s.) tarihinde hâriç müderrisleri kırk. XX. 1300 H . yukardd müderrisler mahreç mevleviyyetini kabul etmezlerse Mûaüa-i Süleymaniye mü­ derrisi tâyin edilirdi. asırda niye^ ismiyle beş müderrislik Süleymaniye daha ilâve müderrislikleri ile Mûsila-i Süleymaniye müderrislikleri Sideymaniye müderrisi K V I I . Hâmise-i Süleymaniye beş medrese olup evvelce Havamis-i Süley­ maniye denilirken sonradan Tarik defterlerinde Hâmise-i Süleymaniye tâbiri kullanılmıştır (Cevdet Tarihi.

^ 1300 H. Yahut tstanbul siyle arpalık olmak kanun-ı kadîmdir.y>l«l â'Iemi ve dindar ve müstakimi RumeU kazaskeri olmak evlâdır. En son Tartk defterinde tptida-i hâriç derecesinde 319 mfiderris vardı. 18 . timiy TtfUMlt. anlara gayrileri takdim lâyık-ı seza değddir.Tertiliü'Imaıuıb l^aı**»'!-* kadîm-i Sultan Siüeyman Han aleyhi'rrahmetü ve'l-gu£ran hazretlerinin zaman-ı şerif­ lerinde olan kanundur malûm ola. Hareket-i hâriç derecesinde yüz eUi beş ve tptida-i hâriç derecesinde iki yüz yirmi altı müderris vardı. Edime ve Bursa müderrislerinin tertibi de tstanbul müderrisliklerimn aynı olup bu iki yerdeki kadı olmak isterlerse Devriye Dârül-hadis müderrisleri mevahsinden olurlardı*. Süleymaniye'den olurlar. MEVALt KANUNÎ VE MÜDERRİSLERE SÜLEYMAN EDİLEN tATBİK DAİR ZAMANI KANUN SULTAN VAZOLUNUP 1 . mmdur. ( 1882 M. 103 .) senesine ait Ankara Salnamesi ve İlmiye (Tırhala Yenişehri) ve Kahire şerij ve Edirne ve mâzul olanlar Mûsila-i Ve Yenişehir'den nasb olurlar ise Şam-ı ve Haleb kadısı Salnamesi.136. s.İLMİYE RÜTBELERİ DERECELERİ 273 derecesinde yetmiş dokuz. Ve yine İstanbul kadısı Anadolu payesiyle olmak kanundur ve Mekke-i Mükerreme ve Edirne veyahut Mekke ve Edirne payesi olanlar İstanbul kadısı olmak kanundur. Ve Şâm-ı şerij ve Haleb ve Yenişehir Selanik kazasmdan mâzul olanlar Mısr-ı Bursa kadısı olurlar. Rumeh Kazaskerhğinden mâzul olan efendüer yine tekrar Rumeh olmak kanundur. V e iUâ Anadolu'dan mâzul olanm akdemi ve . eğer Anadolu'dan mâzul olanlarda müstehik yok ise. Bursa ve Mısır kadısmdan (kaddığından) mâzul olanlar Ve İstanbul'dan mâzul olan efendüerin akdemi ve a'lemi Anadolu'ya olmak ka- paye­ Mekke-i Mükerreme veyahut Edirne kadısı olurlar veyahut Mekke ve Edime payesiyle arpahk olurlar malûm-ı şerif ola.

ve ve Üsküdar Eyüb'den mâzul olanlar İzmir kadısı olurlar bir ehl-i ihm ve fâzd olurlar ise.Şîam-Tra6/us'dan mâzul olan efendder yine Bosna ve Sojya kadısı olurlar veyahut yine mâzul olduğu mansıbı olurlar. Ve Sahn müderrisleri fakir olub mansıb ihtiyar ederse Manisa ve Diyarbekir ve Belgrat olurlar ve dlâ Altmışh müderris olurlar. SaAitz'dan ve Kütahya'dan ve Erzurum ve Sinob ve niçe'den mâzul olanlar Konya ve Kayseri ve Maraş olurlar.274 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E T E Ş K Î L A T I Ve Medine-i Münevvere'den ve Kudüs-i şeriften mâzul olanlar Şam-ı şerij ve Bursa kadısı dahi olurlar. olurlar ve illâ Mûsda-i . Ve Mûsda-i sahn müderrisleri fakirü'l-hal olub muhtaç olur­ lar ise ve mansıb ihtiyar ederlerse Kayseri ve Sojya ve Konya ve Sakız olurlar ve illâ Sahn müderrisi olurlar. AUmışh müderrisleri ihtiyarlariyle mansıb olurlar ise Üsküdar ve Eyüb ve Filibe dahi olurlar ve illâ Mûsda-i Sideymaniye olurlar. Bosna ve Sojya ve Kandiye'den ve Belgrat veyahut yine mâzul olduğu Kama- 'Ş^"*"* jeri/ ve Haleb ve Yenişehir ve Selanik ve Kudüs-i şerij olurlar veyahut ihtiyarlariyle Şam payesi de olurlar ise Süleymaniye olan Efendiler Galata ve Üsküdar dahi olurlar ve Mûsda-i Sideymaniye'den mansıb Kudüs ve İzmir ve Filibe ve Bağdad ve Galata mehârici olurlar ve illâ Sideymaniye olub ondan Sideymaniye mansıb olurlar. Ve Galata'dan ve İzmir'den mâzul olanlar tekrar yine Galata ve İzmir olurlar Ve Bağdad'tan mâzul olanlar ve Filibe'den paye de. Manisa'dan mâzul ve Bağdad'tan ve Filibe'den mâzul olanlar ehl-i ihm dindar ve müstakim olurlar ise Medine-i Münevvere kadısı olurlar veyahut Galata ve Eyüb kadısı olurlar. Ve Bağdad Diyarbekir olurlar ve Belgrad'dan mâzul olanlar Filibe veya veyahut yine rücûü'l-kahkara mâzul olduğu mansıbı olurlar. 2 Menisdt ı Mcharic-i olurlar. Ve Dâhd müderrisleri fakir ve muhtaç olub mansıb ihtiyar ederlerse Sakız ve Maraş ve Şam-Trablus sahn olurlar. Konya ve Kayseri ve Maraş ve . Ve Eyüb ve Üsküdar'dan mâzul olanlar Filibe ve Manisa ve Belgrat ve Diyarbekir mâzul olanlar Manisa mansıba olurlar.

Î L M t Y E R Ü T B E L E R İ DERECELERİ 275 Ve etraf-ı istanbul'da Dâhil müderris olanlar mansıb aldıkta Erzurum ve Sinob ve Kamaniçe ve Kütahya kadısı olurlar. malûm oluna.K^nun-i kadîm. ^^^^ âhırete İntikal ettikte bunAltnnglı ye Sahn ye Mûaıla-i ıhan ^^rm. Ve halen şeyhuhslâm seUemehüsselâm Hazretleri anlarm dahi düstûrü'l-ameUeri emr ile hatt-ı şeriftir. bunlarda birisi mansıba rcMyn. eUerinde berat olan muîdleri mülâzeye Dahil mete kaydedüb mesrur olurlar. zira fukarây-ı ulemamn in­ kisarı âlemi harab eder.MÛ8ila-ı ^ veyahut ihtiyariyle tarikten feragat edüb Saieymaııiyye ye . Tariki olmayub ve cahil olub vüzerây-ı izamdan ve vükelây-ı devletten birine intisab ve imam olup gelüb şefaatle cahiU ehl-i ilme takdim edüb inkisar almıyalar.Ratbetfi'l-Med. Hâriç medresesinden mansıb ihtiyar ederse yüz elh akçe ve mansıb olurlar ve illâ dâhil îtibar olunur. Müderris efendiler şart-ı vâkıf tâyin ettiğü üzere haftada üç gün veya dört gün tahsil-i ilm ü marifet ederler ve mâni-i şer'î olmadıkça dersi terk edüb devr-i ebvab etmiyeler ve illâ derse müdavemet etmezlerse vakfın tâyini üzere varmazlarsa müte­ veUi varmadıkları günün vazifesini ahkoyub vermiyeler. malûm-ı izzet oluna. 3 . Sitte-i Sû. Kandiye ve Kütahya Kamaniçe kadısı olurlar. Altmışh ancak Rumeh Kazaskeri ve Ankaravî Kazaskeri tarîk-i Ejendi Hazretleri Ana­ medresesi ve Dâhil medresesinden mülâzemet ahnmasm . Sonra B o l v î M u s t a f a E f e n d i ( X V I I . kanun-i kadîm budur. asır ortalan) şeyhuUslâm dolu iken Kemal (iken) Efendi-zâde Esad ulemayı ibrahim tazyik için Efendi. inkisardan sakmub ehl-i ilme medrese verilüb ve indaUah ve indennas me'cur olalar.kalktıkta veya âhar medreseye hareket ettikleyıııani7e. Kırk akçe medreseden mâzul olanlar ehl-i ihm ve fâikü'lakran olurlarsa on iki sene infisalden sonra şeyhuUslâm seUemehüsselâm hazretlerine varub tezkerelerin götürüb âsitaneye def­ terlerin kaydedüb mülâzemete izin alurlar ve iUâ Kazasker kapı­ şma varub kadı olmağa mülâzemet ederler ve şimdiki halde sabıka merhum ve mağfurun leh Y a h y a E f e n d i Hazretlerinin divan­ dan ihraç ettüğü hatt-ı şerif ve emr-i şerif mazmum üzere ehl-i ihm olub ve fâikü'l-akran oldukta altı seneyi tecavüz ettikte yediye bastıkta mülâzemete izin verilmiştir.

Üsküdar. izmir. Diyarbekir. Bunlardan aşağıya doğru olan kaddıklarm (üçüncü smıf mevleviyetlerin) sıra tertibi olmayıp payede hepsi müsavi idüer. Medine. ASıRLARDAKI MEVLEVIYETLER BÜYÜK Bu kaddıklarm aşağıdan yukanya olan leri şöyledir : derece- Halep. Bursa. Şam. Bu mevleviyetler de şunlardır : ^ Bu. Halep'ten itibaren bu kaddıklarm payeleri vardı. Sofya. Bağdad. Belgrat. İstanbul kaddıklan ve bunun fevkinde Anadolu ve onun da üs­ tünde RumeU Kazaskerlikleri. Eyüp. tstanbıd payesini alan zat bdfid tstanbul kadısı olur ve Anadolu Kazaskerhği payesini aldıktan sonra da sırası gelince fiden bu makama getiriUrdi. Yenişehir (Tırhala Yenişehri).X X . Yani Halep kadıhğmdan bir derece aşağıda olan Selanik moUası bir derece terfi ederse iptida Halep payesini alıp sonra biKid Halep kadısı olurdu. talebe-i Uim fukarasmm hayır duasmı aldınıb makamlarma daim müs- X V ı ı . Mekke. Halep kadısı terfi ederse evvelâ Kudüs mevleviyeti paye­ sini alır ve sonra Kudüs kaddığma tâyin eddir ve bu yukan derece­ lere kadar böyle giderdi. Galata. Mecmuayı tertip etmiştir. Fihbe. . rica olunur ki saadetin sadr-ı âzam hazretleri ve şeyhuhslâm hazretleri ve iki kazasker efendiler dahi maan şefaat edüb Pâdişah-ı tslâma arz edüb yine kelevvel altı rütbeden mülâzemet almub fukarây-ı müderrisinin ve tedam olalar i. O s m a n admda bir zat . Mısır. Edime.276 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I dört payede alınsun deyu Pâdişah-ı tslâm Hazretlerine arz edüb anlar payeden mülâzemet ahusun deyu hatt-ı hümâyün-ı saadetmakrun sadaka ve ihsan edüb hâlen anınla amel olunur ve lâkin tazyik olmağla alan kâğıdm furuht edüb veya emaneten alub tarîk-i ulema acnebi ile doldu. (1684' M. ilmiye kanununu havi mecmua bahisleri tatkik edilecek oluıga 1058 Recebin­ ihtiva ettiği görülür. Kudüs. Manisa.) 'de M e h m e d b. Halep kaddığmdan aşağı ikinci sınıf mevleviyetlerin sırası yukandan aşağıya şöyle idi : Selanik. den 1095 senesine kadar muhtelif 1095 H.

Mudurnu. Maraş. 1254 H). Tire. Kamaniçe. Girit Yunanistan'a geçmiştir. Erzurum. Galata. Bosna. Mahmud'un yapmıg olduğu yenilikler arasmda paye sahibi kaddara derecelerine göre nişanlar ihdas edilmiştir. Şam. Sofya. Ya bizzat gidip kadılık eder veya payesini alır. Rumeli. asırlarda Osmanb devletinin sonuna kadar olan mevleviyetlerin dereceleri yukandan aşağıya şu tertip üzere devam etmiştir*. Mara. Mısır. Fener. Sofya. Bağdat. Nişanlar diğer mülki ve asker! memuri­ yetlerin nişanlan gibi darphanede yapdırdı (Hatt-ı Hümâyun vesikaları. kaddıklar kısmmda görüldüğü üzere XVIII. Mihaliç. XIX. Babkesir.Garp. Filibe. Halep. Anadolu Kazaskerlikleri. Trablusgarp (Topkapı Sarayı. Nr. Mekke. Yenişehir. 2783. Tokat.İLMÎYE RÜTBELERİ DERECELERİ 277 Ankara. Yukanda asırda. 22801. Sakız. Edirne Bursa. Erzurum. Kudüs. Gelibolu. Trablus . istanbul. de mevleviyetlerde bazı değişiklikler yapdarak Mekke beraber Medine kaddıklan Haremeyn mevleviyeti ismiyle istanbul kaddığı de Edime kaddığı araşma aimmıştır. Yenişehir. Revan kütüphanesinde 1506 numaradaki Tarîk defteri). ve X X . Birgi. Kadmm payesi yükseldikçe evvelki payesinde olan nisam almarak yeni payesinin nisam verilirdi. . Menemen. Kandiye. Selanik. Medine. Bosna. İzmir. Bu suretle Hare­ meyn kadısı terfi ederse tstanbul payesini alırdı*. * Filibe Bulgaristan'da kalmış ise de Bflâd-ı Hamse ismi değişmemiştir. ' 1826'da Yeniçeri Ocağınm kaldırdmasmdan sonra II. Kayseri. Boyabat.. sene 1244. Havass-ı Refia (Eyüp). Antep. 2780. Üsküdar. Lefkoşe. Rumeli Kazaskerliği Anadolu Kazaskerliği tstanbul Kaddığı Mekke Kaddığı Medine Kaddığı Edirne Bursa Bdâd-ı Hamse mevleviyetleri' Şam Mısır 1 XVIII asırdaki mevleviyetler söyledü: Haremeyn mevleviyeti.

278 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI Kandiye Kudüs Halep Eyüp Selanik Mahreç mevleviyetleri. . Bunlar mabreç payesi de alırlardı. Bağdad Antep Bosna Erzurum Maraş Devriye mevleviyetleri ^ TrbIuB Garp Beyrut ^ Devriye ınevaliti yukanda adı geçen vilâyet ve sancaklardan herhangi birisine tâyin olunup sonra sırasiyle o kadılıklar dahilinde devrettiklerinden dolayı bunlara devriye mevalisi denihnigtir. Yenişehir (Tırhala Yenişehri) Galata İzmir Sofya Trabzon Girit Payesi de vardır.

asrm ikinci yansmda ihdas edilmiş olduklan anlaşılmaktadır. İçlerinde kaddık. Umiye sınıfina uzaktan yakmdan alâkalı olanlar. naipler. kısm-ı mahsusunda gösterilmiş olup en yüksek dereceleri Sitte denden kadılık idi.İLMIYE RÜTBELER! DERECELERI 279 Diyarbekir Rusçuk Sivas Devriye mevalisi Adana Çankırı Van Fflye-i mücerrede Kadılıklardan bir de Pâye-i mücerrede eshabı denilen kadı payesi vardı. müderrisler. s&d&ta nezaret eden Nakibfi'I-egrafin kazalardaki vekilleri idi ve onlar tarafından tftyin olunurlardı. nakibü'l-eşraf kaymakamlan * ve sair yüzlerce zevat bir şeref olmak üzere bir yolunu bularak bu itibari rütbeleri alırlardı. 1 Naldbül-ejraf kaymakamlan. Kaza kaddanmn tertibi. Pâye-i mücerredelerin X I X . . Onlar da Edirne ve İzmir pâye-i mücerredeleri i d i : Bunlar yalmz payesini alırlar. sonra bizzat kazasker olur ve icabederse bu makamı mükerreren işgal eder. mabkeme azalan. Bu Sitte kaddarma Eşraj-ı kuzât denilirdi*. Neşreddmiş olan salnamelerde müderris ve kaddarm sırası kısa olarak gösterilmiş olup bunu da aşağıya koymak suretiyle bunlar hakkmda daha ziyade malûmat veriyomm : Rumeli Kazaskerliği : Evvelâ bu rütbenin payesini ahr. İzmir pâye-i mücerredesini alan bir zat Edime pâye-i mücerredesine terfi ederdi. terakkderi yoktur ve mansıp zaptedemezler. itibari bir de­ recedir. * Kadılıklar kummda kaza kadılarmdan bahsedilirken izahat Terilıııiftîr. müftidük edenler.

Devriye mevleviyetleri : Bağdad. Havass-ı Refia (Eyüp). Mısır. Pâye-i mücerrede eshabı teyhyemezdi. Maraş. Rusçuk. B e y m t . Bosna.280 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Anadolu Kazaskerliği : tptida payesini alır.Garp. Mükerreren Anadolu kazaskeri olanlar da varsa da nâ­ Mekke ve Medine kadılıkları olup ya bizzat mansıbmı zap­ teyler veyahut Haremeyn payesi verilirdi. Antep. Kudüs. Erzumm. sonra bilfiil mansıbmı zapteyler. Galata. Müderrislikler Dârü'l-hadts Müderrisliği Bu müderrishk Kibâr-i : müderrisin denilen müderrishklerin (Edime ve İzmir pâye-i mücerredeleri) yalmz payesine nail olur. Buranm müderrisi kadı olmak isterse mahreç mevleviyetlerinden birine tâyin olunurdu. Adana. Selanik. Buradan terfi eden bir müderris . Sivas. Çankırı. terakki edemez ve mansıp zap- en yukan derecesi olup Süleymaniye Camiinin kıble tarafmdadır. Filibe Mahreç mevleviyetleri: (Payeleri de vardı). Bursa. Trabzon. Haremeyn Mevleviyetleri : alıp sonra bizzat Rumeli kazaskeri olur. Yenişehir. Yahut Anadolu payesi verilir. tstanbul Kadılığı : tptida payesini alır. Trablus . bundan sonra Rumeli kazaskeri payesini dirdir. Süleymaniye Müderrisliği : Dârü'l-hadis'ten bir derece aşağı olup dOrt müderrisliktir ve Süleymaniye Camü yakınmdadır. Halep. Sofya. Bilâd-i hamse mevleviyetleri : Edime. Fenar (Tırhala'da). Şam. Girit kadı­ lıkları (Payeleri de vardı). Diyarbekir. sonra bizzat zapteyler. İzmir.

Eğer yukarıki müderrisler kendilerine teklif olunan mahreç mevleviyetini istemezlerse bu dereceh medrese tekUf edilirdi. bazen herhangi bir müderrise itibarî olarak verilirdi. Meselâ Piyale Paşa medresesi Hâmise-i Süleymaniye itibar edilerek Şehri AtauUah Efendi'ye Ahmed Ramiz Efendiye). Bunlardan sonra adedi 32 olan Hareket-i altmışh ve adedi 38 olan tptida-i altmışlı müderrishkleri gehrdi. ^ Mefihatin En Son Tarik defteri (kütüphanemizdeki nüsha). Hâmise-i Süleymaniye Müderrisliği : Süleymaniye müderrislerinin bir derece aşağısında olup beş müderrisliktir. Müderrislikler. artar ve eksilirdi. Terfi ederse Hâmise-i Süleymaniye müderrisi olur. Dârü'l-hadîs ve Süleymaniye müderrisleri. Terfi eden. . Sahn-ı Seman Müderrislikleri : Fatih Camiinin iki taraûnda sekiz medrese müderrislikleri. Mûsila-i Süleymaniye Müderrisliği Hâmise müderrisliklerinden bir derece aşağıdır. mahreç mevleviyetini kabul etmezlerse bunlarm kıdemhsine : veriUrdi. Hareket-i hâriç 40 olup tstanbul müderrishklerinin iptidası olan tptida-i hâriç müderrishğinin adedi muayyen değildi. Mûsila-i sahn'm aşağısmdaki Hareket-i dâhil müderrisUği 32.İ L M İ Y E RÜTBELERİ DERECELERİ 281 Dârü'l-hadîs müderrisi olur. Yahut isterse mahreç mevalisi olurdu. îşte yukandan aşağıya kadar gelen bu dört dereceU müderrislere Kibar-i müderrisîn deniUrdi. Mûsila-i Sahn Müderrisliği müderrishk ttibar edilmişti. îptida-i dahil müderrishği 48. Buradan terfi eden müderris İptida-i altmışlı müderrisi olurdu. Süleymaniye medreselerinden birine müderris olur. (Dârü'l-hadîs-i tsmad Sahn-ı Mesudiye bilâ-îtibar Mûsda-i Sideymaniye derecesiyle : Sahn medreselerinin bir derece altmda olup seksen sekiz ve Dizdariye müderrishği derecesi seman itibariyle Midillih Mehmed Emin Efendiye verildiği gibi ^. Dârü'l-hadîs müderrisi kendisine tekhf edilen mahreç mevleviyetini kabul etmezse o zaman bu Sülejrmaniye müderrislerinin kıdemhsine teklif olunurdu.

.

Saniye Sımf-ı evveh. Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri. V I I I . İlk defa tertip edden muaddet şöyle idi : Vezir. * 1262 H. Rütbe-i Sâlise. * Ûlâ rütbesi 1249 H . Ûlâ Smıf-ı evv^oh* Ferik. Istabl-ı Ânüre rütbeUleri. Kapıcıbaşı rütbesindekder. Haremeyn pâyehleri. Bilâd-i Erbaa (Bdâd-ı Hamse) Mahreç Mevahsi. 1264'deki iirasmda bunu göstermemiştir.(1847 M.)'de rütbe-i saniye mütemayizi ismiyle bir rütbe ihdas edilmiş ise de Lütfi tarihi. Saniye Smıf-ı sanisi. Rütbe-i Râbia esbabı. tstanbul âmirleri) 1264. Bu rütbelerle beraber dmiye rütbeleri arasmda mua­ delet yapdnuş ve merasim esnasmdaki teşrifatta ona göre hareket eddmesi takarrür eylemiştir.)'de ÛlaSmıf-ı evvelinin üstfinde olarak ihdas edilmiştir (Lütfi tarihi. Hâcegân (Kalem < t l â U e saniye rütbeleri arasmda ohnak üzere 1263 H. Miralay. sonra sırasiyle : Rumeli ve Anadolu Kazaskerleriy Rütbe-i bâlâ*.(1B46 M. M a h m u d zamanmda askerî ihdas olunup daha sonra huna göre rüthe eddmişti. 92). H . * tstanbul müderrİBİigi rüûsu olanlar Mûsda-ı Süleymaniye'den derecede olan müderrislerdir. Rumeh Beylerbeyi.)'de tertip edden yeni teşrifat defterinde : Vezir ve Müşir.YIRMI IKINCI BÖLÜM İLMİYE RÜTBESİNİN RÜTBELERLE MÜLKÎ VE ASKERÎ MUADELETİ ve midkî rütheler dereceleri teshit Sultan I I . Bâlâ Ricah.)'de ihdas edilmiş ve 1255 Şevval (1839 Arabk) *de Kazaskerler Ue ferikler arasmda olmak üzere ûlâ smıf-ı evveli ve ferikten sonra gelmek üzere ûlâ rütbesi Udye ayrdarak ûlâ Sınıf-ı saniyesi bn sıraya konmuştur (NıMbetû'l-vekayi). (1848 M. (1833 M. . Mirhva. Ûlâ Smıf-ı evveh* Ferik (Korgeneral). aşağı rüûsu olan ulema ^ Binbaşı. Mîrmîran. ». Ûlâ Sınıf-ı sânisi. Müşir. Mîrü'l-ümera. İstanbul Kadısı. Kaymakam. tstanbul Kadısı. c. Mirmiran ve Ûlâ smıf-ı sânisi.

Mahreç payesi. Saniye Mütemayizi Bilâd-ı Erbaa. Bilâd-i Hamse Mevleviyeti . XIX. Haremeyn Amire payesi. Kibar Müderrisîn . Mirliva.284 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I payesi. Rütbe-i Râbia esbabı.Rütbe-i Sâhse . Bu Kibar Müderrisinden sonra gelen müderrisler ile Binbaşı. Rütbe-i Sâlise. VIII. Vezirlik. » Lütfî tarihi. Müşirlik. s.Mîrmiranhk . Hâcegân rütbesinde olanlar muadil tutulmuşlardır*.Rütbe-i Ûlâ Sınıf-ı Saniye sınıf-ı mütemayizi.tstabl-ı Âmire Müdürlüğü . 155. 1264 H .Rütbe-i bâlâ. Mûsda-i Sideymaniye mâdımundaki müderrisler-Alay Eminhği.Rütbe-i (Korgeneral) . Kaymakam. İstanbul Kadıhğı .Mira­ laylık • Askeri Kaymakamhğı (Yaıbay) . VIII.Birinci Ferik (Or­ asır sonlariyle XX. tstabl-ı Kapıcıbaşı.RumeU Beylerbeyhği. asır başlarındaki teşrifat sırası da şeyhuhslâm general) . (1848 M. Rumeh Kazaskeri . > Lütfi tarihi.Rikâb-ı Hü­ mâyun Kapıcıbaşılığı. 176. Miralay. Süleymaniye.Rütbe-i Ûlâ Smıf-ı sânisi.Rütbe-i Saniye smıf-ı Sânisi . Mevleviyeti .Miralaylık (Albay) . şöyle idi *. t. e. Kibar-i Müderrisin i.Ferik evveh . Mahreç Mevleviyeti. c. Mûsıla-i Süleyma­ niye müderrisleti. Bunlarm adedine göre on dört nişan ihdas edilerek vasıtasiyle kendilerine verilmiştir ' . * İlmiye Salnamesi ve Konya Vilâyeti Salnamesi.) tarihine kadar Bilâd-ı £r6aa (Hamse) ve Mahreç mevahsinin memuriyetlerine mahsus nişanlan yoktu.Anadolu Kazaskeri . ' Dârûl-hadts. Mîrü'l-ümera.Mirhvahk (Tümgeneral) . Hamise-i Süleymaniye. Saniye Smıf-ı sanisi. Haremeyn Mevleviyeti . 156.Binbaşdık .

Mahreç ve Devriye Mevalisine : Fazdetlû Efendi Sair Kaddara : Meveddetlû Efendi Müderrislere umumen : Mekremetlû Efendi.İ L M Î Y E RÜTBESİNİN MUADELETİ 285 UUmanm elkabı . . Mulıarreratta aşağıdaki elkap kıdlanılırdı : Şeyhülislâmlara Kazaskerlere : Devletlû. Semahatlû Efendim Hazretleri : Semahatlû Efendim Hazretleri İstanbul Kaddığı pâyelilerine : Fazdetlû Efendim Hazretleri Haremeyn Mevleviyeti pâyelilerine : Fazdetlû Efendim Büâd-i Hamse.

.

Kütüphanemizdeki nüsha. . Nr. TacüU-tevarih (Hoca Sadeddin Efendi). yazma. 1341 tabı.İLMİYE TEŞKİLÂTINI Y A Z A R K E N İSTİFADE EDİLEN ESERLER Tarihler Tevarih-i Âl-i Osman (Âşık Paşa-zâde). 1283'de matbu nüsha. Künhü'l-ahbar (Âh). 2151. (Karaçelebi-zâde). Neşri Tarihi (Cihannüma . Franz Babinger neşri. Esad Efendi kitapları. 1925. 779. Vekayi-i Tarihiyye (Topçular Kâtibi Abdülkadir). 1282'de basdan nüsha. Mir'atü'l-memalik ve Derecatü'l-mesalik (Gelâl-zâde Mustafa Bey). 1245'de matbu nüsha. Fezleke (Kâtip Çelebi). Ravzatü'l-ebrar (Kara Çelebi-zâde Abdidaziz Efendi). Tevarih-i Âl-i Osman (Oruç Bey). Müneccimbaşı Tarihi. basılmış beş cilt.Hieşıi Mehmed Efendi^ Türk Tarih Kurumu yayınlarmdan. cdt. kütüphanemizdeki basümamış cütler. Selânikî Tarihi (Selânikî Mustafa Efendi). Umumi Kütüphane nüs­ matbu nüsha I I I . Raşit Tarihi zeyli (Çelebi-zâde Asım Efendi) 1284 tabı. MiUet Kütüphanesi nüshası. Selânikî »Tarihi (Selânikî Mustafa Efendi) basdmamış kısımlar. Tevarih-i Âl-i Osman (Lütfi Paşa). Esad Efendi kitapları. 1332. Raşid Tarihi (Raşit Efendi). 2259. Vekayinâme (Abdi Abdurrahman Paşa). Nr. Nr. Ravzatül-ebrar zeyli Naima Tarihi 1280'de hası. Künhü'l-ahbar (Âh). 1279 tabı. 1281'de basdmıştır. fî Hulâsat-i ahbari'l-hâfikin) (Ravzatü'l-Hüseyia matbu nüsha. 1286'da matbu nüsha. Peçevî Tarihi (İbrahim Efendi). Behiştî Tarihi (Behiştî). İstanbul tabı.

Şakir Efendiler). Nusretnâme (Fmdıkldı Mehmed Hahfe). 1928. Ahdfilhamid'in emriyle S a l t a n A b d ü l a z i z ' i hal' eden Hüseyin A v n i . Fakat maalesef II. Matbaa-i Osmaniye. Takvimü't-tevarih Zeyh (Şamdanî-zâde Siüeyman Efendi). . Kütüp­ Netayicü'l-vukuat Zübdetü't-tevarih Zübdetü'l-vekayi (Lütfi Efendi). Mür'i't-tevarih (Şamdanî-zâde). matbu cdtler. İzii Tarihi (İzzî Efendi). Devlet-i Osmaniye Tarihi (Hammer .1146'da basdmıştır. Ata Tarihi (Enderunî Ata Bey). M ü t e r c i m R ü ş t ü ve M i t h a d Paşalarla ŞeyhuUslâm H a s a n H a y r u l l a h Efendi'nin isimleri bu cetvele konulmamıştır. kütüphanemizdeki nüsha. 1309. cdt. 1290. 1199'da basdmıştır. kütüphanemizdeki nüsha. hanemizdeki nüsha. Hayrullah Ejendi Tarihi fasiküller Mür'iü't-tevarih (Şamdanî-zâde). 1219 tabı. 1271-1292 matbu ' Ba eaer Şeml M o l l a torofindau 1264 genesine kadar gelen Sadr-ı âzam Şeyhülislâm ve Kaptan Paşalarm tâyİDİerini göstermekte olup sonradan kırk yedi sene daha ilâvesiyle 1311 H . Nr. Nr. 3122. Şâni-zâde Tarihi (Şanî-zâde Ataullah Efendi). Takvimü't-tevarih (Kâtip Çelebi). matbu X . Cevdet Tarihi (Ahmed Cevdet Paşa). LiUjî Tarihi V I I I . Halil Nuri Bey Tarihi (Hahi Nuri Bey). Matbu. Silâhdar Tarihi (Fmddddı Mehmed Hahfe). 1284 tabı. 2428. (Defterdar Mehmed Paşa). tarihine kadar getirilmiştir. 1311'de basdmıştır*. Vasıj Tarihi Edib Ejendi (Mehasinü'l-abbar ve Hakayikü'l-âsar). (Mustafa Safi Efendi). Nuruosmaniye Kü­ tüphanesi nüshası.mütercimi Atâ Bey). İlaveli Esmarü't-tevarih (Hayrullah Efendi). müteferrika tabı ve zeyh. (Mustafa Nuri Paşa). matbu nüsha. Topkapı Sarayı nüshası. Vasıf Efendi Tarihi (Edip Efendi). Umumi Kü­ tüphane nüshası. tstanbul. matbu cdt 1338. Vehyeddin Ef. 1306 ve 1328'de matbu hanesi nüshası. 1292.288 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Suphi Tarihi (Suphi Sami. kütüp­ (Şemi Molla). cdt. 1327 tabı. 1198'de matbu. Asım Tarihi (Mütercim Asım). basdmamış kısım.

İSTİFADE E D İ L E N ESERLER 289 Kanunnâmeler ve Oamanlı teşkilâtma dair eserler: Kanunnâme-i tmdan). i Bu kannımâmeyi Profesör Bay H a l i l İ n a l c ı k . Halkondil Tarihi zeylindeki teşkilâta ait kısımlar (Ali Şevket Bey tercümesi). Kanun-ı Osmani (Mahmud b. Fatih Külliyesi daa 1946. 1671 Amsterdam. Ricaut (1812'de Paris'te basdmış Fransızca Mevzuatü'l-ulûm. Teşkilât Mecmuası (Kütüphanemizdeki nüsha). Dejter-i Divan (Aynî Ali Âl-i Osman der Mezamin-i Mükerreme Emirleri (tsmaü Hakkı Uzunçarşılı). Nr. Dr. Mehmed). 1970. Tarih-i Silsile-i Ulema (Esad Efendi kitaplan. Mekke-i Hukuk-i mamış tır. Histoire de l'Etat present de l'Empire Ottoman. Osmanh Kanunnâmeleri (Milli Tetebbular Mecmuası). Nr. D'Ohsson. Hususî tetkikler: Sahn-i Seman medreseleri (Bayan Remziye). kütüphanemizdeki nüsha*. basd­ . 1328. 1949. (Kütüphanemizdeki nüsha). Tarihten mezuniyet tezi. Efendi). Süleymaniye medreseleri (Bayan Remziye). tercümesinden). Tekâlij Kavaidi (Abdurrahman Vefik). Tarihten mezuniyet (Prof. Taşköpridü-zâde Isamüddin. tslâmiye Istılâhat-i Fıkıhiyye Lügati (Esbak İstanbul Müftüsü ve sabık Diyanet İşleri Reisi Ömer Nasuhi Efendi). Tableau Gineral de l'Empire Ottoman Paris. 2142). kütüphanemizdeki nüsha. Paris Milli kütüphane­ sinden filmini aldırarak benim kütüphanem için de bir nüshasmm fotoğrafimn aimmasma müsaade etmiştir. Âl-i Osman (Hezarfen Hüseyin Nimeti Ejendi Kanunnâmesi Telhisü'l-beyan ji Kavânin-i Âl-i Osman (Tarih-i Osmanî Encümeni neşriya- Kanunnâme (Veliyyüddin Efendi kitaplan). Kanun-ı Osmanî ve Râbıta-i Asitane (Kütüphanemizdeki nüsha). Süheyl Ünver) Üniversite yayudanntezi. Koçi Bey Risalesi (1277'de basdmış nüsha). Teşrijat (Kütüphanemizdeki nüsha). KendUerine müteşekkirim. Koçi Bey'in Kavanin-i Kavanin-i Efendi). 1969.

Başvekâlet Arşivindeki vesikalardan t Ali Emirî tasnifi vesikalardan. 1268'de matbÛ. Ramiz ve Fatin tezkireleri. Hümâyun (Alman Müsteşrikler Cemiyeti Hatt-ı Hümâyun Teşrifat dejteri (MaUyeden Arşive devredilen defterlerden 29 Nr. 276). Vakıjlar Dergisi (I. Meedi.290 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI Arpalık Maddesi (Türk Tarih Encümeni Mecmuası. Vekayiü'l-Fuzalâ Kütüphanesi Osmanlı Müellifleri Nuhbetü'l-vekayi (Bursalı Mehmed Tahir bey). sümamış ciltler (kütüphanemizdeki nüsha) Şuarâ tezkireleri'nden Lâtifi. Riyazi. Vakfiyeler: Fatih Sultan Mehmed II. matbu birinci ciltle ba­ Kmah-zftde. tbnûlemin. Cevdet tasnifi vesikalardan. Nur-ı osmaniye Devhatü'l-meşayih ve zeyh (Rifat Efendi). (Ebûlûlâ Mardin). Eyüp İlmiye Rehberi (tsmaü Hakkı Uzunçarşıh). Fatih Sultan Mehmed II. (Müstakim-zâde Siüeyman Sadeddin Efendi) (Şakayık zeylinin zeyh). İnal. lı defter). vakjiyesi yayınlarından). Teracim-i Ahvale dair eserlerden t Şakayık-i Numaniye tercümesi (Hadayikü'ş-Şakayık). Âşık Çelebi. Salnamesi. Vilâyet Salnameleri. tstanbul. K . 1935. ciltler). Vakıflar Umum Müdürlüğü yaymlarmdan. ve I I . (Mehmed Süreyya Bey). matbu ciltler. 1269 da matbu. Huzur Dersleri Prof. s. . Mühimme dejterleri'ndeiâ vesikalardan. M . 1334'de Meşihat tarafmdan neşrolunmuştur. tbnü'l-Emin Muallim Divan-ı Mahmud Kemal İnal tasnifi vesikalardan. Şakayık zeyli (Atâyi). Sahm. (sandık) vesikalarından. Sicill-i Osmant (Mehmed Süreyya Bey). vakjiyesi (Vakıflar Umum Müdürlüğü yayınlarmdan). Şeyhi. Her ikisi basılmıştır. basümamıştır. 1938. sene 16. 1956. tstanbul. Resmi Salnameler (1263'den 1272 tarihlerine kadar).

Saray ve Ötesi (Hahd Ziya). 1364 H . Feridun Bey münşeatı. Hediyyetü'l-Arijin EsmaüH-müelliJin Cihannüma (Kâtip Çelebi). 1360 H .matbû cilt. 194lMe matbu. haraları (B. Nr. Hrand Andreasyan tercümesi» (Yahya b. MenShicü'l-inşa üâve 610. 1312. 1940 da basdmıştır. 1506). Revan K . Y a z m a (İzmirh Ismaü Hakkı). matbu nüshalar. Mecmua-i münşeat. Mecmua-i Tesavir-i Osmaniye (Arif Paşa). Topkapı Sarayı Bağdad Köşkü Kütüphanesi. 1951 ve 1955. Tayyib Cökbilgin). Edirne ve Paşa Livası (Prof. 1943*de basd­ mıştır. 3 2 5 . Tahkikat defteri (Topkapı Sarayı.3 3 3 . Seyyah tnciciyan'ın matbu). (İsmail Paşa). Müteferrika tabı. Meşihatın En Son Tartk Defteri (kütüphanemizdeki nüsha). (1941)'deki matbu cütler. Mehmed). Paris Mdli K t p . sayı 9 . Abdülhamid ve Yıldız Hâtıraları (Başkâtip Tahsin Paşa). Paris Mdli K t p . BeUeten'dtn ahnan notlar. Hadikatü''l-cevami (Hafız Hüseyin Ayvansarayİ ve zeyU). Y a z m a flâve 4434. Osmanlı Türklerinde ilim (Doktor Adnan Adıvar). îıakffl-meknunjVz-zeyi-i (1945) matbu.İSTİFADE E D İ L E N E S E R L E R 291 Diğer Müteferrik Eserler: Kejjü'z-tünun an-esam. Evliya Çelebi SeyahtUnâmesi (matbu cdtlerden notlar). Tanzimat (Tanzimatın yüzüncü yd dönümü münasebetiyle). alâ keşfi'z-zünun (İsmail Paşa). Nr. İkdam neşriyatmdan. 1281'de . Yeni Um-i Kelâm basdmıştır. 1339-1341Me matbu.Vl-kütûb ve'l-Fûnun (Kâtip Çelebi). Kitdt-ı Nusretü'l-lslâm ve's-sûrur fî Tahrir-i Kitab-ı Atlas Mayor (Ebû Bekir Behram Dımışki tercümesi). Mevzıuuû'l-ülûm tercümesi (Taşköpridü-zâde Kemaleddin Mehmed).

.

217. RumeU Kazaskeri. pâdişâh. Abdülhamid I I .zâde. şeyhülislâm. Fatih'in hocası. Abdülbaki Arif Efendi.zâde. nakibü'l-eşraf. Abdülaziz Efendi. Paşmakcı zâde.zâde. 102n. 76. nakibü'l-eşraf. 236. Abdülvehhab Efendi. bk. 161nj. 145. Abdülmümin Efendi. tstanbıd Kadısı. Tevkil A b ­ durrahman Paşa. Abdullah Efendi. Abdülkadir. Abdülkerim Efendi. Yâsinci . Ahi-zâde. şeyhuUslâm. şeyhuUslâm. 268. pâdişâh. bk. pâdişâh. 195. 53. islâm. 162. bk. şehzade. 211. âlim. Abdürrahim Efendi.) müdürü. Hazreti Peygamber'in amcası.. 5. Abdi Ağa. şeyhülislâm.) nin oğlu. Kadı. Dürri . Şeyhi. 190n4. Abdidhamid I. Abdullah Efendi. 147. Ahbas b.zâde. Abdürrahim Efendi. MuaUimhâne-i Nüvvab (b. 72. .zâde (b. çavuşbaşı.. hk. Kazaskeri. 231. İÇSu. Hazreti peygamber'in dedeleri. 195. Abdülkadir Cürcanî. keri. 148.D İ Z İ N I. 194n. 215. bk.. Fahri Razi mek­ tebi (b. müderris.) ne mensup âUm. 225. . 52n3. 197. pâdişâh. Uluğ Bey (b. 142n4. Hâşim. Ömer Beyzavî. AbduUah b. 51.) in oğhı. Abdülaziz. Ana­ Abdülbaki Mahmud Efendi. Arap . müverrih. 167. Ebus­ suud Efendi (b. şeyhuUslâm. 195nı. 214nı. K İ Ş İ A D L A R I AhdüUâtif Acemî. Ispartah. Şeyhî . Abdülkerim . Seyyid. İstanbul'da ilk müder­ rislerden. Ebe-zâde. son halife. 193. m n . Abdülmuhsin Kaysert. 68. kazasker. Abdülkadir Efendi. 212. bk.) nin oğlu. Abdülvehhab Efendi. Abdühnecid. Abdi Ağa. derris. 189. 105. Abdülmuttalib. Abdülkerim Efendi. Abdürrahim Efendi. 146n„ 268. müderris. Süleyman'ın hocası.zâde. AbduUah Efendi. I02nı. Mehmed Çelebi (b. Abdülkerim.. şeyhül­ Abaza Hasan Paşa. Abdüllâtif. 193. 222. Anadolu Kazas­ huUslâm. Karaçelebi . Anadohı dolu Kazaskeri. 26. reiaalkütUp. Âbdülmecid Efendi. Beyzavi. 167. 219. şeyh. Ahi-zâde. Abdülvehhab Efendi. Seyyid. AbdülmuttaUb b.. 225. 210. 64. 223. Rumeli Kazaskeri. Şey­ huUslâm Müeyyed . şeyhuUs­ lâm 73. nakibü'l-eşraf. 30n. Menteş-zâde. 196. AhdüUâtif.zâde. Sin. şey­ Abdülhalim Efendi. AbdUhneUk. 167. Abdülkadir Efendi. 73. 146. mü­ Abdülhalim Efendi. bk. 202. bk. 194n2. 53.) nin torunu. I I . 53.

Hâfiyt-i uerid (b. Seyyid. 96. Abdurrahman Efendi. 156. İmam. Seyyid. . Abdullah Efendi. mü­ derris. Beyâzî . 222. 197.. 230. fcyhnlislâm. Erzincanlı. müderris. 30. 65. Konyalı. Abdurrahman Nesip Efendi. 176. Hüdavendigâr San­ cakbeyi. Keyhfisrev. Alâüddm Esved. (kazasker) 244. Ahaveyn.. 188. bk. 102n. şâü. SOuj. II. 145. Ahmed Çelebi. Alaşehirli. 218. kadı. mdderris. fok. bk. 61. 74ıı„ 113. Tikveşli. 5. 102n.) ne mensup âhm. Taş­ köprülü . 2I6nı.. Ahmed Efendi. Numllah . 145. âlim. Ahmed I I . ISOnt.. Neyli. bk. 102n. Ahmed Efendi. 170n„ 1900^. 158.. müderris. Abdurrahman t y d . 254. Ana­ dolu Kazaskeri. Alâüddin. Anadolu Kazaskeri. 91n„ İSiu^. Abdurrahman Efendi. Ali (b. İstanbul Kadısı. Seyyid Şertf-i Cflrcâni. 179n„ ISOn.zâde.) mfielUfi. 193. Müfti . Kara Hoca. Şirazh âlim.) ne mensup âlim. Bosnalı. Mesud. Osmanh tarihçisi. AbduUah Efendi. tstanbul Kadısı. Abdullah Efendi. 193. âlim. Ahmed I.zâde. 183. Ahmed. Abdurrahman Efendi. Abdurrahman Efendi. Anadolu Seçuklu hükümdarı. 237. Yusuf . müderris. 25. Alâüddin Keykuhad (I) b. 183. 132n. Abdurrahman Efendi. 59. 176. 116n. Hazreti Peygamber'in amcazadesi ve damadı. Tokath. Ali b. 21. Abdurrahman Çelebi. 89. 128. 43. 35. müderris. AbduUoh Efendi. 146n.zâde. 237. 206np 224. müderris. 250. Ebî TâUb). Abdfilhâdi zâde. Kazovoh alim. Ahmed Râmiz Efendi. Dojutanh.239. Lefkoşe Kadısı. Ahmed Efendi. Anadolu Kazaskeri.. 7. pâdişâh. Ali. Mahmud-i Cfircânî. I 2 n „ 19. 59. 9. 59. 9. Şehri. Adudüddîn. 238. müderris. 76. 26. Alâüddin Tüsi. Ahmed Efendi. Abdurrahman Elfendi. Abdullah Efendi. 263. Ali b. Seyyid. Fahr-i Râzi mektebi (b. I02n. Abdullah Efendi. 70. 234. Ahmed. Fatih'in hocası... Abdülkerim Efendi. 197. 161.zâde. Ahmed Efendi. Abdurrahman Efendi. Bayezid'in hocası. 146. 146. 162. İznik dahil müderrisi. Fahr-i Râzi mektebi (b. Alâüddin Arabi. Ahmed Paşa. Abdullah Hilmi. şeyhül­ islâm. müderris. Ahmed b. Abdurrahman. Ahmed Efendi. Zla^. I63n. 146n. Ahmed b. Veliyüddin-zâde.. Ahmed Efendi. Kayserili. 184. âlim. 165. İshak Hocası. p&dişah.zâde. şeyhülislâm ve âlim. pâdişâh. 22. müderris. 69. Mevlâna. Bur­ salı. Ali. Yenişehirli. Ahi. izmitli hekim. 79. 76. 9. şeyhülislâm.. 29n.294 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Ahmed III. ordu ka­ dısı. 270. müderris. Mısır Kadısı. müderris. bk. Abdullah Efendi. 99n„ 121. 25. II Süleyman'm yazı hocası. kazasker. I70nj. 148. Abdurrahman Bey. AK. İsa oğlu. 281. Rnmeli Kazas­ keri.131. Tbkatlı hattat. Ahmedî. Zencanh.. Müeyyed . müftü. Abdullah Efendi. Ahmed Isamüddin Efendi.zâde. 74. Mahmud el-Cündî.

Bedrflddin Mehmed b. Ayşi Mehmed Efendi. 47. 84. 236. heyet ve hesap âUmi. Ispartah âUm.. 237.) ne mensup âUm. 234.232. Azmi Efendi. 74. Meşrep . 107. Bayerid I I . AU Cemâli Efendi. AU TAsî.. İsmail Espicai. 193ıı. Ali Çelebi Veled-i MoUa Yegân. Mevlâna. 20n. 21.zâde. Azis Mahmud Hüdayi Efendi. 215. 146. Şehid. şeyhuUslâm. Ali Efendi. 190n4. şeyhuUs­ lâm. Şeyh. AU Çelebi. 206n4. felsefe. 8n. Murad'm kar­ deşi. Yenicami evkafı müteycUisi. 47. Bayerid. 31.. Çatalcah.145. nakihüM-e|raf. 9. ŞeyhuUslâm. 250n. 183. 233. Aynî. âUm. Yusuf b. AU Efendi. şehzade. 222.. 175. İV. Arif Efendi. mfiderris. Bahâi Efendi. 25. Bahafiddin Efendi. bk. Bayerid. 56. Aşki. 119n4. tarihd. 201. Bedrfiddm Simâvi (Mahmud). 24nı. 7. Ahıskah. 25n. 235. 218.zâde. 239. AU Paşa.. Budin Kadısı. Ataullah Efendi. 167. 83. 114. 232.zâde. şeyhülislâm. Asun Efendi. 136. 233. Nâsirfiddin Tûsi'nin oğlu. şeyhülislâm. I I .176.zâde. Bcdrflddin. 112. Atayî. 177. Mebmed b. 235nı. 237. 64nj. İsmet Bey . AU Paşa. Murâbıtlaı hfikfimdan. Arif Efendi. nakibAl-efrâf. 8. Amr. pâdişâh./ıfcıfc âHmi. Çandarh . I I I . AU Paşa. 49. 236. /etva'larda erkekler için kullamlan muhayyel ad. sadrazam. I66n. 35.. mfiderris. Semerkandli âlim. 236. Mehmed'in bocası. BirgiU. AU Mfirginânî. şeyhuUslâm. 43. 67. Mekki . 60. 52. 174.İNDEKS Ali b. Damad. Erzincanh. Kanûni'nin Şehzadesi. Ali Efendi.z â d e . Bahafiddin Mehmed b. Cemalüddin. Avfi.235. Samavna Kadısı oğhı. vczîr-i âzam. 26«.zâde.. Aşık Çelebi. Hekimoğlu.zâde. Baki. 24nı. Bcdrfiddin Mahmud. 21. 232. lOn. 260. Ayasofya'da mttdeıris. 22. Pasmakcı . sadrazam. Arif Efendi. 67. BâU Bey. Asmı Efendi. 237. 146. Fahri R â n mektebi (b. 228. 197. 197. Atâ Bey. (eyuhlislâm. Ali b. 205. 238. 84. Arap. Sofu. hesap aUmi. Dfirri • zâde. 79. SeUm'in hocası. 68. Osmanh tarihçisi. 20. AU Efendi. 46. EbttU-Hasan. vezir-i âzam. 193. Aziz Efendi. 119nt. Ankara Kadısı. K m a h . 178n„ 205. Tafşîn. Alâfiddin. 295 Asilflddin. KocaeU Sancakbeyi. RumeU Kazas­ keri. mOderris. 16402.. ders vekiU. Radiyyüddin Casri. 167. 192n. 176. 62. şeyhnUslâm. Hüseyin AmiH. 6n2. 210. 189n„ 197. 231. 69. şeyhuUs­ lâm. Kethflda . Çorluhı. Arif Hikmet Bey. AU Paşa. AU Efendi. ZembUli Mfifttt. Ali Efendi. mfiderris. AU Kuşçu.zâde. Osmanh mfiverrihi. şair. 223. 47. Seyyid. Mevlâna. 127. Aristo. Hoca. Aşık Paşa .165. âUm. 193. . 76.

Ebû Eyyub Ensâri. 42nı. bk. 113. Bostan Efendi. veziriazam. Derviş Paşa. HSn. Budak. III. Emir. kadı. Kâzeruniye U rikatmm kurucusu. Cenabı. 19.Kuduri. Davud Paşa. müderris. 218nı. Kazasker. Mehmed'in hocası. Mahmud b. Ebû Bekir Ağa. Kadı. 179. Ebû Bekir Efendi. Bondier. 16. naki­ bü'l-eşraf. Zeyd. Nişapurlu âlim. bk. İsmail. Davud Kayseri (Şereffiddin Davud b . Mevlanâ. 173 nj. Ebû Said Efendi. Derviş Mehmed Efendi.) ahfadmdan âlim. 146. 72. 192n. E Ebî Bekr b. 203.zâde.Berekât Hafizü'ddm NeseH. Buhâıî. ^üa^. Cagminî.) nm oğlu. Cevdet Paşa. Cafer Efendi. 234. Cinci Hoca Hüseyin Efendi. 43. 166n. Celâlüddin Devvânî. 29. Celâl . 180n^. 19. Çandarh Kara HaUl. Nişancı Celâl . Çelebi Efendi. Derviş Efendi. muhaddis. hi­ laf ilminin kurucusu. 40n2. imam. müderris. TebrizU akaid âUmi. şeyhülislâm.. D'ohsson. 177n2. Sunullah Efendi (b. /ett-'o'larda erkekler için kulla­ nılan muhayyel ad. 175. 66. Bey. Derviş.. Şerif . 265. Çavuşbaşı. Tosyah âUm. Pîr-i Herat. Abdullah b. 188. Hanefi /ıkıfc âlimi. şeyhuUslâm. mfiderris. 249n„ 250. Ebû Bekr-i Dumşki. büyük muhaddis. 180. Ebu'l-Hayr Ahmed Efendi. HaUl Hayreddm Paşa. 134.. Ebi'l . Bulgar prensi. müfessir. Beyzâvî. 72. 6nj.157. 154. 238. müderris. 12. Emir. 76. 202. iUc kazasker.zâde SaUh Efendi. 11.zâde. şeyhülislâm. 201. 101. Cemalüddin Mehmed Taî. Anadolu Kazaskeri. 164. Burhanüddin b. 65.zâde Mustafa BeyHn kardeşi. Ebu Hüseyin Müslim. Mısır Kadısı. Cafer Efendi. 20. Esad Efendi . 188. Buhârî. 23. 193n3. Michel. 76. iznik'te . Damad zâde. Nişancı. 100. kadı. Muhammed el . Cemalüddin Aksarayî. bk. Ebû'l-Beka Eyüp. 130. 232. müderris. Ebû Bekr-i Râzi. 69. 235. HaUd b. Sultan İbrahim'in itibari hocası. Dökmeci . 236. 29. 197. Ebi'l . 146. 23. 151. bk. heyet âUmi.Hüseyin b. Ebu'l . Ahmed Beyhakı. İmam Hafız Ebû Abdullah Muhammed b. Bağdadlı İmam. I65nj. 12na. 59. 29nj. 26. Ebû'l-Meyamin Mustafa Efendi. Mehmed). 204. Ebû Abdullah Ensâri. 1. 42nı. 188. 10. Ebû Bekr Merginâui. şey­ hülislâm. KefeU âlim. 28nı. Celâl-zâde Mustafa 234. 264. Mehmed Şaşi. 42. Ebû Bekr b. bk. Fahreddin Râzî (b. Ömer Beyzâvî. 227-229.Hayr Efendi. büyük Hanefi imamı. 238. Bekir.296 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Orhan Gazi tarafından kurulan ilk medreseye tayin edilen ilk müderris. 28. 56nj.zâde. fakih. mevlevî şeyhi. Ebu İshak Kâzerûnî.

56. 161. 28nj. Yunan filozofu. 31nj. 31. Huccetü'l-tslâm Ehi Hâmid Mehmed b. Anadolu Kazaskeri. bü­ yük kelâm âUmi. 114. 25. EbuBBuud (Mebmed) Efendi. 24nı. 249. 226. Yanyah âUm. II. 25n„ 29. Sultan Abdülmecid'in hocası. Fahrülislâm Pejdevî. Gevher Melekşah Sultan. 165. Ekmelüddin (Mehmed b. ulemadan. 76. 75 .oğlu Mehmed Paşa (b. Eşref Şaban. 135nj. 81. Hanefi imamı. 76nj. EhU. 107. 24nj. Esîrüddin Ebheri.2 4 1 . Emin Kösesi Molla Yahya b. Tabib-oğlu. 179. şeyhülislâm. EvUya Çelebi. 35. Ebü'l-Hasan. 73. 46nj. 149. 24n.zâde. GazâU. 202. Gazanfer Ağa. 20. 230. 64. Ankaravî. II. 234. Anadolu Kaz­ askeri. Esad Efendi. bk. İmam. Şehıi hafiz. Fazd Mustafa Paşa. 163. müderris. Faik Efendi. Bayezid'in kızı ve Dukkakin . Şeyhu'l-ulemâ. Eş'ari. 147. 188. şeyhülislâm ve âllâme. şeyhülislâm. 176.eşraf. 275. 210. 147. Bayburtlu şeyh. 88. Mustafa'mn hocası. 70. 133n„ 135.) ne mensup âlim. 223. şeyhuUslâm. 164a2. 55. 74. 146n2. Seyyid. Esad Efendi. 6nj. RumeU Kazaskeri. Gedik Ahmed Paşa. 197.) mn zevcesi. Hanefi imanu. mü­ derris. Esad Efendi. 8n„ 9. 65. 175. 147. 167. 238. âUm. Mehmed II. 225. 175ıı. 10. 231. 220^. Anadolu Selçuklu hükümdan. şeyhuUslâm. 34. 24nı. Israfîl . 177. Fahreddin Ebû Abdullah Ömer. 153. 297 Fahreddin Efendi. 234. 133. Şafiî mezhebinin Basrah kelâmcısı. FeyzuUah Efendi. 176. Erzurumlu. mü­ derris. Mahmud-ı Baberti). 68. Eflani Kadısı.zâde AU Efendi (b. Emir Sultan.7 7 .) nin babası. 33.İNDEKS Ebû Said Hadimi. Esad. vezir-i âzam. 30. SilistreU. FeyzuUah Efendi. Ferferyüs. Eflâtun. 68. bk. Emin Efendi. Feyzullah Efendi. ReyU. 76. şeyhuUslâm. 24nj. 157. İmam. F Fahreddin Acemi. FeyzuUah Efendi. 195n„ 197. 178. tmam-i Âzam'm talebesi. Mısır Türk Mem­ lûk Sultam. Konya'mn Hadim kasabasmdan âlim. Fahr-i Râzî mek­ tebi (b. Efdal-zâde. büyük tslâm filozofu. Kınah . 63. âlim. tmam.. 17. 2. Ebû Yusuf. bk. 175. 268. Hazreti Fabma. 75. Köprülü-zâde. Ferbad Ağa. 69. tmâdî. 26. 145.. 73. Fahreddin Râzî. EmruUah Efendi. nakibü'l. Ferhad. 2 2 9 . 210. mirahur. 125n2. 72. 237. 254n. . 182. FethuUah Efendi. MeUk. 79. 148. Seyyid. 36. Efdalüddin Hunci. 74. 79. Mürsel . Nureddin. 74.. şeyhuUslâm. bk. 61. 28nj. Efdal . Esad Efendi. 148. 85. 176. Gıyasüddin Keyhusrev I I I . 172. 222. Fatımatü'z • Zehra. 24nı. 17. 31 nj. heyet âlimi.zâde Hamidüddin Efendi. 235. 211. 25.oğlu. 211. 45. Ebû Zeyd Debbusî. vezir-i âzam. Mehmed. Fatih Sultan Mehmed. 28nı. Hoca. Fârâbi. 146. Erzurumlu Feyzullah Efendi'nin oğlu.

Hasan. Zamiri. Çendik müderrisi. 163. 148. Yavuz'un hocası. 162. 181n(. sadrazam. 145. I78ıij. HaUmi Çelebi. 119n. bk. belagat âUmi. 127nı. HaUl Paşa. 201. II. Hasan Fehmi Efendi. 145. 65nı. 64. "lUm dağarctğı" adı ile maruftur. vezir-i âzam. 125n. Mihmandâr-i Peygam­ beri. Hasan Efendi. Hatice binti Murad. Hamdi. 201. Hâmid Efendi. Hazreti Peygamber'm büyük dedesi. Abbasi HaUfesi. 229. 26n. 230. Halil Hamid Paşa. müderris. şeyhülis­ lâm. kadı. müderris. 220. hattat. Hayrettin.298 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Hasan Efendi. Halid b. imam. Hâmid Efendi. ulemadan. Hazreti AU'nin büyük oğlu. 267. Hacı Hamza. 83. NevşehirU. 222. Hazret-i Muhammed (Peygamberimiz). Fatih Sultan Mehmed'in hocası. 145. 222. kadı. 233. Hâfiz Ebi'I-Hüseyin Müslim. Bayezid'in hocası. Fatih'in hocası. /elva'larda kadmlar için kuUanılan muhayyel ad. ilk tsUnbul Kadısı. Hahd. Hatice. 76. Haşim b. Hind. Çandarh. Hafız Mehmed. 197. 68. 202. 232.) nin babası. İmam.zâde (Tâcüddin). Hızur. Halil Efendi. RumeU Kazaskeri. 170nt. Dadayh. Hayreddin Paşa. Hâmid Efendi. 152. kaptan-ı derya. 59. muhaddis. Hayreddin. ibn Ömer Osman. 131ıit. Hızır Bey. Halil Hayreddin Paşa. sadrazam. 225. Abdülaziz'in hocası. Avni el . Harunfi'r-Reşid. 117. Hatib Dımışk!. 76./«(pa'larda kadın için kullamlan muhayyel ad. Hazret-i İsa. Hayreddin. Zeyd. 21. Hayati Mehmed Efendi. Hayreddin Hızır. Kastamonulu. 220. I46nı. 172. Hasan Paşa. 170n„ 172. fıktk âlimi. 148. Hamza Nureddin. . Sultan Hacı Arif Efendi. 125nı. Kazasker Şaddı Efendi (b. kadı. Yemişçi. Hamdullah. 133n„ 176. 263nj. 223. Anadolu lOSnj.. Kazaskeri.. SBu. 42nj. Çandarh . Halid Ziya Uşaklıgil. Şemseddin Fenâri oğhı. 46. Amasyah Şeyh.. Halil Paşa. Hatib .. 161. Samsunlu.. 219. şeyhülislâm. 148. Merzifonhı H&fızüddin Ömer Nesefî. 242 (HamideUden). 145. 201. 188. 83. belagat âlimi. şeyhuUslâm. müderris. 178n. ulemadan. bk. 161. I93n. 235.. 263. kadı 242 (RumeUden).) nin oğlu. sadrazam. Çandarh Kara Halil. Hayreddm Efendi. Hezarfen Hüseym Efendi. 229. 162. Hasan. Hasan. Atufi. HayâU Şemseddin. Hasan Refet Efendi. Hasan. 146. ILbri AH Efendi.. Hacı Murad. İbn Hâdb. Ebû Eyyub Ensâri. Kanunî'­ nin hocası. 232. Hasan. /elva'larda erkekler için kulla­ mlan muhayyel ad. LâU-zâde. âUm. şeyhuUslâm. 183.zâde. 213nı. 236. Kütahyah âUm. Kethflda-zâde. ŞeyhnUslâm Mes'ud Efendi (b. bk. bk. vezir-i âzam. kassam. Hoca Efendi. 47. 76n. 76n2. 162. 203. Hayri Efendi (Bey). kadı. Hayri b. 242. Abdi Menaf. 124nj.Ürgttbi.

Hüsameddin Kâtî. ibrahim Efendi.. 188. tsmaü Asım Efendi. bk. ibrahim. hadis âUmi. Bergamah âlim. Ua^ 230. bk. hadis aUmi. Hüsam-zâde. İbn Ömer Osman. 58n3. 76. bk. kelâm âlimi. Hfiseyin-i Ahlaü. NevşehirU. 24n„ 67. jeyhulislâm. 21. mfiderris.. tshak Efendi. müderris. iin^. şeyhülislâm. 115nı. ibrahim. 67. mfiderris. 23. 233. 23. İbn Melek. İbn Rfişd. şeyhül­ islâm. 10. 204. İzzfiddin AhdüUâtif. Hüseyin Efendi. 145. Şü aUm. S. 22. 76n„ 145. ismail Efendi. 95n. 30nj. İmam. bk. müverrih. 235. 161. . akaid ve tarih alimi. 68. 60. ismail Efendi. ibn Mübarek. 169. Endühlsla âUıo. 20na. İbn Hişam Şeyh Ebt duUah. 228. 149nı. ibn Hacer-i Askalani. filozof. ibrahim. 224. ŞeyhnUslâm. ismail AtauUah Efendi. âlim. Halebî. 21. ibrahim. 149nı. 236. 23. tbnü'l-Esir. 230. 15. 65. Muhammed Ab­ Şemseddin). 230. 25n. 28nı. Taşköprfllfi • zâde. Fatih'in hocası.21. ibrahim. 42. I I I . şeyhuUslâm. lİn^.235. 30nı. Muzafferüddin Ahme^ b. tbn Temcid. tbrahim Paşa.) ne mensup meşhur âlim. Ebi'l-Kâsım. B9n^.zâde. İbn Kemal (Ahmed Müfti's-sakaleyn. Abdullah. felsefeci. Hüseyin. müverrih. tbn Vefâ. tshak Efendi. sadrazam.. bk. 178n. 232 .. Iha Hadb ftkJı ve 6el^ai aUmi. Mes'ud Begavî. müderris. süvari kassamı. IBOn^. 22. •eyhulİBİâm. ftkth âUmi. 66. bk. 239. 173n«. Ahi-zâde. 28. Çandarh-zâde. bk. mfiderris. 29np Alay Hüseyin Efendi. İmam-ı Âzam (Ebû Hanife). 24n.zâde. İmam.. 229. 107. 299 tbn Sina. 223. 68. 30. 176. 83. HOsameddin Efendi. büyük tslâm filozofa. Kemal Efendi . tbn Mutahhar HiUi. hadım ağası. 164nj. Damad. Seyyid. 146.zâde. Bağdadh âlim.İNDEKS Hoca • zâde (MıulihUddin Mnstafa). ibn Arahşoh. yeniçeri. tmadüddin b. ibrahim. tbn Ömer Osman. sadrazam. ivaz . Şafii imamı. 195.26. tbrahim Paşa. fıkıh âlimi. Hatip Dımışk! SOn^. 275. tnciciyan. ibrahim Efendi. Hüseyin Ağa. yeniçeri. 237. 164. Şeyh. sadrazam. 146. 133n. 31. 236. madeıris. Hüsameddin Râzi. Karahisarlı. Gelenbevî. seyyah. Tikvef Kadısı. 162. İbrahim Paşa. 237. 64. 230. Isfahâni. RumeU Kazaskeri. Şeyh. AbduUah. 21. 191. tpşir Mustafa Paşa. nakibü'l-eşrâf. kadı. IBOn^. ibn Sââti. 22. 152. AbduUah. sofi. tbrahim Efendi. 30nı. âlim. 167. 216nı. 238. 193n„ 196. İdris Bitliû. 210. Fahr-i Râzî mek­ tebi (b. tsamfiddm Efendi. Üskfiplü müderris. Hüseyin b. AU Bağdadî. tbn Hâcib. Murad'm hocası.. 122n. tiyas b. 229. Hazret-i Ali'nin küçük oğhı. Fatih'in hocası. vezir-i âzam. 177. 173. Arap ve Acem Kazaskeri. şeyhuUslâm. tarihçi. tmam . 281. tskender b. Osmanh Pâdişâhı. "Akl-ı selim" unvam ile maıuf Bursalı âlîm. Makbul. 231. bk. Şemseddin Mahmud b. Hflsameddin Efendi.

57. Zencanh Şeyh. sadrazam. Kâmil Paşa. 76. Jüstinyen. lyaz. Kadri Efendi (Çelebi). Bergamah nahiv âlimi. 223. 146. II. Karaman Şeyhi. 217. Kösem Sultan. Kemalüddin Hasan (el-Farsi). Lütfi. Kadı. 214nı. 107. 76n|. Sadrüddîn-i Konevi (b. 233. Anadolu Sel­ çuklu hükümdan. SOn^. 40. 234. Kasım. 46. 228.zâde. tzzeddin Râzi. 223. 212. riyaziye ve felsefe alimi. Kanuni Sultan Süleyman. LütfuUah Çelebi. 33. Kenan Paşa. Keşşaf. 225. 76. Muhiddin b. 9. Kasım Çelebi. 28n2. Kıvamüddin. Anadolu Selçuklu hükümdan. 112. Kemal Paşa. Kadı . Bizans İmparatoru. Tokath. 119nı. Kutbü'd-din Mahmud-i Şîrâzî. ivaz Efendi. llSn^.) nin halifelerinden. 247. Merzifon!. 31. Lütfullah Efendi. 189n2. 229. 6. Anadolu Kaz­ askeri. bk. şehzade. 56. Bağdadlı. 210. 25nı. bk. 145. 148. 177nj. Bayezid'in hocası. İzâri Çelebi. Korkud. İbn 76n2. 249. ismet Efendi. müderris. 61. tzzeddin Keykâvus II. 31nj. 9. Melek. sadrazam. SafranboluMu. Murad'm kardeşi. müderris. 188.zâde. ismail Paşa. Koçi Bey. sadrazam. 45nı. 64. İzzeddln Abdüllâtif. 233. Köprülü Mehmed Paşa. bk. I . IV. kadı. âlim. 130. 47. sadra­ zam. Kara Mustafa Paşa. 76n|. riyaziye ve heyet âhmi. 156. müderris. 34. Kafiyeci. Süley­ man. Fahr-i Râzî mektebi (b. Hanefi fıkıhçısı. Kutbüddin Mehmed Râzî. 20. B. 149. Koca Ragıb Paşa. 262. 243. 30. 67. 21. vezir. 250. Fahr-ı Râzi mektebi (b. Kuduri. Zemahşerî. .zede-i Rûmî. 48nı. bk. müderris. 29. 233. 19.) ne mensup meşhur âhm.) ne mensup âhm. Keçeci-zâde SaUh Molla. 187. riyaziyeci Kadı-zâde-i Rûmi (b. sadrazam. 224. Kuyucu Murad Paşa. Anadolu Kazaskeri.bk. Kâtip Çelebi. 252. 31. riyaziye âlimi. vezir-i âzam. âlim. Mahmud). 231. 73. Mevlevî. bk. izzet Mehmed Paşa.300 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Kasım. Kemalüddin (Abdürrezzak-ı) Kâşî (Kâşânî). II. İ D I . 26n2. Kadri. 9. 155n„ 173n„ 176. Bayezid'in oğlu. 21. 160. 76nj. 356. müderris. Koca Yusuf Paşa. tzzeddin ibrahim. tbn Kemal (b. Kudsi Efendi. 178nj. 256. 273. Kıbç Arslan IV. Hatip. sadrazam. 239. 20. 218. Mesud b. 69. Kutbüddin Mehmed. şehzade. Kadı Burhaneddin Ahmed.bk) in dedesi. hesap âlimi. 52n3. 128. 248. büyük müfessir.) nin torunu. 229. Kasım. 76 n^. Mehmed b. Sivas hü­ kümdan. müderris. Kadı . bk. 58. Kadı . âlim. müderris. 234-236. Kâşî (Gıyâsüddin Cemşid b. 9.

Fatih'in hocası. 65. şeyhül­ islâm.Şeria. Mehmed I. Mehmed. 235n. Çivi . 29n„ 30. Surre Emini . Fahr-i Râzî mektebi (b. Efendi.zâde. dısı. 165. Mehmed. AtauUah Dürrinaki­ zâde. kadı. 180. Mehmed Gezeri. Mehmed b. 72. M Mehmed. Debbağ . 215. Seyyid.. "İmâm-ı Mü­ tekellîmin" unvam ile maruf bflbüyük Hanefî kelâmcısı. Yavaşça. şeyhuUslâm 58n. Mehmed. 195. 238. 3.) nun ba­ bası. Mehmed Akkirmâni. Mâtüridî. İstanbul Kadısı.İNDEKS Mehmed. Abdullah MûsuU. 31. 173nj. 283. Mehmed b. Hoca . 301 64. 184. 223.. Mahmud b. 122nı. Mehmed Çelebi. Muhyiddin. Mahmud Şirâzî. padişah. Mahmud H . AbduUah. MoUacik zâde. 167. Mevlâna. 7. 187. Seyyid. heyet mi. 171. İzmirli âUm. 224. 218 . 76. 197. Kdavun. 122. âlim. (Efendi). Mehmed Âbidin. 209nı. bk.) nin oğlu. Mehmed. 122n2. şeyhuUslâm. muhaddis. 146 . Mehmed III. 145. 5.zâde. 212. Mehmed b. Bostan zâde. Dürri. 47. Çivi . 165. Mehmed Efendi. 105. 53. Mehmed.Şeria Ubeydul­ lah. 189nj. 168nı. 257. müder­ ris. 10 231. Mehmed. 152. Ömer Çağmini. Arap Defterdarı. Mehmed. fâkih. 184. şeyhül­ islâm. Seyyid. askeri. 243. şeyhülislâm. 69. 148. Armağan. 66. müderris. nakibü'l • 180. 26. nakibü'l-eşrâf. Mahmud. YeU. 164n2. pâdişâh. Mısır'da Memlûk Sultam. Mahmud I. Çelebi. müderris. Sadrü'ş . 24nı. 262.220. Bayerid'in Şehzadesi. 167. 166nı. bk. 277n2.) in Doğanası. nakibü'l-eşraf. ulemadan. 185. Mehmed Efendi. Ebû Mansur. 37nı. 204. 63. pâdişâh. Mustafa'mn yazı hocası.148. 204nı.zâde. bk. 187. 42nı. 238. 5. Mustafa. 182. 130. Mehmed II. Mehmed lâm. bk. 167. Anadolu Kazaskeri. 238.zâde. Mehmed b. 276nı. 146 Uj.194n„ 208.zâde. 197. Anadolu Kazaskeri. 2. Mehmed AtauUah Efendi..zade.zâde. 195. Mecdüddin 173nı. 178. Mahmud b. Fatih Sul­ tan Mehmed. Şeyhülislâm Ebussuud Efendi (b. Mehmed b. 196n. I I . Anadolu Kazaskeri. vezir-i âzam. II. 188. 192n3. Hoca . şeyhuUslâm. . 146n]. bk. şeyhululâm.) ne mensup. MoUa Yeğen. Baldcesirii Hacı Hasan . şeyhuUs­ Mehmed Efendi. Mahmud Paşa. 191nj. Mehmed. Hayati .. 254. 73. Mehmed 256nı. 52. şeyhülislâm. eşraf. pâdişâh. Mehmed Çelebi. 197. Mehmed Efendi. bü'l-eşraf. I79n. (mütegallibeden) 127nı. Mekke Ka­ Mehmed Arif (Efendi).. 206nı. Dürri-zâde. Enes. Mehmed Efendi. Burhânü' ş . 76. 116n. Mehmed Efendi. İmam. 47. pâdişâh. allâme. Mehmed. Uluğ Bey (b. RumeU Kaz­ Ankaralı. Ali Kuşçu (b. 2S9nı. Ma)ik b. ITOn^. Mehmed b.zâde. âli­ şeyhülislâm. Osman.

Şam Kadısı. hen­ dese âhmi. 230. «eyhulislâm.302 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Mehmed Efendi. Şeyh • zâde. Mehmed Efendi. Hayati • zâde. bk. MoUa Husrev. 239. Mirim Kösesi. kadı. müderris. Feramerz b. Dukakin . Şeyh. Peri Peyker mfider­ risi. İstanbul Kadısı. nakîba*I-e. Anadohı Kazaskeri. Mehmed Semerkandî. Şeyhül­ islâm. Pâdifah. imam. San yazıcı. Mehmed Paja. Mehmed Efendi. Mehmed Efendi. 152. 146. Mehmed Necib. 120. 65. Mehmed Nuri Efendi. geyhuUslâm. zâde. 20. 184. 189.zâde. 194. 139 n. Gürcü. Şeyh. Mehmed Emin Efendi. Fenâri-zâde. 184. Sadrazam. Mehmed Efendi.raf. 239. Feyynm Kadısı. Şeyh. Vâni. Anadolu Kaz­ askeri. mfi­ derris.sâde. Kadı . Mehmed Emin Efendi. Mekki • zâde. 237. 220. Mirza . 204. 91n. MidilliU müder­ ris. mfiderris. Mehmed Şah Efendi. Mehmed Emin Efendi. Musta­ fa'nın hocası. Mehmed Efendi. 167. 40. II. Şeıif-zâde.zâde. 184. Mehmed Paşa.. 119ns. Ana­ dolu Kazaskeri. sadrazam. mfiderris.. naUbfl'I-egrâf. mfiderris. Sadaret kaymakamı. Mehmed Meğujl. şeyhülislâm. geyhulislAm. 191n„ 204. 102n2. Mehmed Said. Mehmed Efendi. Marafh âlim. Mehmed Refik Efendi. 60. Mehmed Efendi. Ah. Palabıyık. 167. kazasker. Mehmed Edendi. 51. Şeyh. Mehmed Şerif. İsmail Efendizâde. Mehmed Efendi. Mehmed Said. 123. âlim. 281. Mehmed Nuri Bey. Mehmed Efendi. Haûz. Mehmed Efendi. Seyyid. Şemseddin. IV. Mehmed Efendi. Mehmed Efendi. 95n. mfi­ Mehmed Efendi.zâde. Saçakh . Mehmed Efendi. Mehmed Efendi. Feyyum Kadısı. Sinan . Mehmed Efendi. Seyyid. Mehmed Efendi. Halep Kadısı. Mirza . 186. istanbullu. 219.zâde. Boynu Eğri. Mehmed'in hocası. Mn^. I47nı. Seyyid. 59. İmam . âlim. Mehmed Efendi. . 256nı. jeyhuUslâm. Üskfidarfa âlim. (eybulislâm. Seyyid. Mehmed Efendi. Anadolu Kazaskeri. Arap ve Acem Kazaskeri. 95n. 183. mfiderris. 59. İstanbul Kadısı. Malûl . 102nı. 236. Mehmed Esad Efendi. Salih-zâde. Mevlâna. Mehmed Efendi. llOuj. 121. 237. Feyyum Kadısı. Mfiftfi • zâde. Mehmed Efendi. Mehmed Husrev b. Mehmed Said. Tunuslu.. reisü'l-etibba. 146.. Mehmed Efendi. mfiderris.zâde. 90nı. Mehmed Efendi. Rumeh Kazaskeri. 59. Mehmed Paşa. Mehmed Rejad. 74. 255n2. 90. 59. 195. 224. Mehmed Efendi. Muharrem derris.zâde. Mehmed Repd Paga. Mehmed Kâmil Efendi. geyhuUslâm.zâde.oğlu. NâU Kaym. Saygılı. "ayakh kütüphane" namı ile mâruf âlim. 255. Mehmed Emin. 56n. Abdürrahim . Mehmed Emin Efendi. İstan­ bul Kadısı. Anadolu Kazaskeri. 183. Medine Kadısı. Altıparmak. Mehmed Efendi.. 91n„ 95nj. 167. Yozgadh fakih. 184.eşraf. naklbfi'I . Mehmed Emin Efendi.

ftUm 175.. 176. kadı. Fenâri. Mehmed Zeki (Pakahn). Muhyiddin Mehmed. MoUa Arap. bk. Hamza. Edime Kadısı. Bayezid'in hocası. 4Snj. 2 2 3 . Mar­ dinli. II. kadı. müderris. Mevlâna Nuh.. Muhyiddin Mehmed Efendi. I95nı. Muhyiddin Mehmed Efendi. Şeyh.Muhtar. 243. 165n5. Anadolu Kazaskeri. fiUm. Fahr-i Rfiri mektebi (b. Kadı. Rumeli Kazaskeri. 145 Mirza (Mustafa) Efendi. Şemsfiddin Mehmed (Fenarî) b. Muhyiddin 142nı. 52. Amasyah alim.. Fatih'in hocası. Melik Zahir Ferec. 105. 76n.zâde. Fa­ tih'in hocası. Muhyiddin Elfendi. MoUa Cami.zâde. şeyhuUslâm. 176n. 243. Süleyman. Memun. 21. 232. 218. 233. 232. 133n„ 176. Feramerz h. Anadolu Kazaskeri. 4 0 . Muhyiddin. Muhyiddin b. Tokath âUm. 228.zâde. Milim Çelebi Mahmud. II. nakibfi'l-eşrâf. Muhammed Muhterem b. 64. MoUa Husrev. Muarrif-zâde.. şeyhül­ islâm. MoUa Fenâıî. 229. mfider­ ris. MoUa Kabız. bk. Manisa Çelebisi. Kâfîyeci. I46n. Mes'ud Efendi. Seyyid.. sadrazam. Hatip . bk. 76. Seyyid. Mirim Çelebi. 242. 145. Şemsfiddin Ahmed. mnftfi. Mehmed Zeynelâbidin Efendi. Hanefî fukahasmdan. 163. Mfirteza Efendi. Memik . MoUa Alâfiddin yetim. mfiftfi. kadı. Mehmed Vasfî. 178n. 165. Muhyiddin Efendi. kazasker. I I . 184. şeyhülislâm. 67. Meh­ med Husrev b. Çivi-' zâdci Anadolu Kazaskeri. tabib. 228. Mehmed Şüicrü Efendi. Meîek Ahmed Paşa. 59.eş­ raf. 22. 145. 35. 242. Muhyiddin. Mahmud'un y a a hocası. 1910^. 76n„ 145. Muhyiddin. 71. 168na. Muhyiddm-i Arabî.225. . 115nı. 6 4 . riyaziyeci ve felsefeci. kadı. Mevlâna Kıvamfiddin. Mevlâna Ayas. 303 Müeyyed . 21. Muhyiddin Mehmed. Yozgadh fâkih. İstanbul 69. Haüp. 204. Muhammed AUuUahü'l • Hfiseym. Hoca . Muhyiddin Efendi. Mehmed b. bk.ÎNDEKS Mehmed Şeyhî Efendi.) mensubu meşhur fiUm. Muhyiddin. BahkesirU âUm. MoUa Gürânî. 175. 177n. Mevlâna Celâlüddin Rûmî. Seyyid Taceddin AU. 23n„ 31. 228. 105n2. Ru­ meU Kazaskeri. Mfiftfi Ahmed Paşa. 67. Çivi . Muhyiddin.zâde. Mfifü's . 78. Esieyid. 231 233. Damad. Bayerid'in hocası. Muhyiddin. ŞeyhuUslâm. 13in.. 76n„ 145. istan­ bul Kadı ve Müftüsü. Adliye müfettişi. 233.) m unvanı. MoUa tzari. el .zâde. 6 8 . 1.. 184. bk. 229. şeyhülislâm. hatut. 235. 67. 30n. Mısır Memlûk Sul­ tam. Ali. Seyyid. Fatih'in hocası. nakihfil . bk. mfiderris.Sakaleyn. 171. 30. 21. 8n2. 35. 68. 51. 157. 40. RumeU Kazaskeri. 95ıig. Fenârizâde. kadısı. MoUa Lütfi. 229.zâde (Abdurrahman Efendi). Abbasi Halifesi. Seyyid. ibn Kemal (b. Muhyiddin Efendi (Çelebi). 270. müderris.

kadı. Mehmed. Mustafa Efendi. Darüssaade ağası.zâde. Aydınlı. Mehmed. askeri. Efendi. BâU . 247. Mustafa Efendi. şeyhül­ islâm. Mevlâna.zâde.. 90. 182. 225. nâib. Vahyi . 236. I461I3. 114. Nasuh Paşa. 107. Mustafa. 175n. Mustafa Efendi. 121nı. Muslihuddin Mustafa b. Mu­ hammed Nesefî. 238. 29. şeyhülislâm. Mustafa. 223.146. Abdüsseyyid Matriri. Seyyid Feyzullah Efendi (b. şeyhülislâm. IBIUf. San Muîd. Erzurumlu Hamidî . Bolvi. Ali Bağ­ dadî). Mustafa. Sün^. 197. 76n2. 146. MusUhüddin tbn Vefa. -257. Murad I 166.zâde. Eflani Kadısı. 116.) nin oğlu. Mustafa Şevki Efendi. sadrazam. 214nt. Niksarh. Muzafferüddin Ahmed (b. tstanbul kadısı. Anadolu Kazaskeri. 173nı. Mustafa Efendi. kadı. N Nasır b. 70. Mustafa Ağa. pâdişâh. H a y a t î .zâde. Nasuh. 151. pâdişâh. 234. Mustafa Efendi. 224. tbn Sââti. Mahmud'un yazı bocası. Mustafa I. bk. 179n„ 180. 210. pâdişâh. Feyzullah Efendi (h. Dürri . . Mustafa Efendi. pâdişâh. Dıhkî. 254nı. pâdişâh. I. Âhmed'in hocası.) zâde. 184. Mustafa Âsim Efendi. Necati. 188. Efendi. Murad III. 235n. 254. II. Mustafa Mustafa 275. 142nı. 146n„ 170n„ 192. 187.zâde. bk. pâdişâh. Mekke Kadısı. Mustafa I V . (Alâüddin müderris. Müslim. 252. İslâm heyetçici. 147nj. 196nj. pâdişâh. Seyyid. bul Kadısı. Mustafa 187. şair. 97n5. 216 . akaid âlimi. Mustafa Efendi. 193. şeyhülialâm. Fatih Camiinde dersiam. Seyyid. Muslihuddin Efendi.158. Mustafa II. şey­ huUslâm. Nâsırüddin Tûsi. Mustafa Sürûri Efendi. Şeyh. 229.) nin babası.218. bk. Nazîr tbrahim Efendi. 241. 76.zâde (b. muhaddis. Taşkentli. 102nj. Muslihuddin Mustafa Efendi. şeyhül­ islâm. Mustafa Âşir Efendi. 171. (mirasçı) 124nj. 229. 224. 229. Bursa Kadısı. Vodinalı. 211. Murad II. 25. Mustafa Rakım. Şiî mezhebine men­ Uluy sup büyük 27nj. 19. ita^. Rumeli Kaz­ Mustafa Efendi. 165. Murad V . 121. âUm. Mustafa Efendi. 233. Mustafa Efendi. Yavuz Selim'in hocası. 146.. Murad Paşa. Efendi. 16. 215n2. 151. 30nı. (Hüdavendigâr).304 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Muharrem Efendi. Fetva emini. 235nı. Mimarzade. 73. Taşköprülü . 255 65. tstanbul Kadısı. 155n4. I46n„ 206n4. nakibfi'l-eşrâf. bk. 2. 147nj. Mustafa b. 235n^. Kara. pâdişâh. Murtaza Efendi. Pâdişâh. 222. Mustafa Efendi. Necmeddin Ebû Hafs Ömer b. Musa Paşa. Anadolu Kazaskeri. Ali Bistâmi).. 179. Muslihuddin tstan­ 139ny Kastalanî. 260. 6n3. Mostarh alim. kassam. Musannifek. 192n3. Mustafa III. tmam. Hazret-i Peygamber. 164nı.zâde. lUn. bk. Mu­ hammed 112. Mimar . Murad IV. şeyhuUslâm. vezîr-i âzam. 148. 35. 23. 210.

73. 102n2. kazas­ ker. mfiderris. Osman III. mfiderris. Sadullah Sâdi Efendi. 202. Neşri. Osman'ın hocası. belagat ve fıkıh âlimi. 215n2. Sadrüddin Konevî. Rfistem Paşa. /etva'larda kadın için kullandan muhayyel adlardan. 84.181. 28n„ 41n2. II. Sâdi-zâde. Osman Efendi. 27n„ 28. 151n„ 215. şeyhülislâm. 73. Anadolu Kazaskeri. tstanbul kadısı. 58n. Osman. Topal. Ömer. 74.zâde Efendi. kadı. III. 1. mfiderris. tmam. 146. Hattat. timiyt TışkiUlt. 263nı. 65nj. Rariyyüddîn Hasan (b. Ömer Efendi. sadrazam. II. 146. 59. Sâdeddin Teftazanî (Sâdeddin Mes'­ ud b. 305 Ömer Efendi. Sadık Efendi. 68. kadı. III. Hafız. Pîr-i Herat. 21 . bk. 172. şeyhülislâm kavuklusu. Bodrûmî. Sultan Abdfihnecid'in hocası. Osman Bey. Ebû Abdullah Ensâri. müverrih. 146. müderris. 49.. bk. Osmanh hü­ kümdarı.İNDEKS Necmed<lin Ömer Kâtibi. Mehmed'in hocası. 201. Sultan . Sadık Efendi. Ömer Efendi. 1. 177nj. Numan Efendi. kadısı.18In„ 215n2. AkşehirU. 181. Rıdvan Efendi.. Kazvinli mantık âlimi. 229. Osmanü tarihçisi. 61.zâde. Nevâlî Efeofli. şeyhuhslâm. şeyhülislâm.oğlu Osman Paşa. 147n. Ömer Efendi. Orhan Bey (Gâri-Sultan). Sadeddin Efendi. 50. 218. 61. 235nı. 168nı. Amasyah. öküz Mehmed Paşa. 20 . Hoca. Giresunlu. İngiliz elçih'gi kâtibi. 66. şeyhülislâm. tstanbul Kadısı. Nizâmfihnülk. tstanbul Kadısı. Osman Gazi. odabaşı. 174. 223. sadrazam. Hoca . 201. 83nj. 77. Ömer Ağa. Murad ve III. müderris. Osman II. 227. 84. 225. 194. 76. Fahr-i Râri mektebi (b. Mehmed'in hocası. reisfilkfitup. Koca. 146. Ömer Teftazanî). 164. RahmetuUah Efendi. Perviz Efendi. Nevi-zâde Atayî. Râşid (Efendi). Osman Çelebi. Kethüda . Ömer Efendi.146-148. Osman Efendi.. Osman. 188. Osmanh tarihçisi. 214. 139n2. 90. başvekil. Rabia. 234. 187. 146nj. Nefes .. 228. 116n.) ne mensup meş­ hur mutasarruf. lOöuı. 31. Mehmed) Sagânî. Oklidis. Galata 89n«. 178o„ 197. 41. nakibfi'leşrâf kaymakamı. 212. MusUfa'mn yazı hocası. Baye­ zid'in torunu.. 207n. Kastamonulu. müverrih. İBln^. 130. özdemir . Esseyyid. I46n3. 27n. vezir-i âzam. pâdişâh.zâde. 60. Ruhiddin Efendi. Numan Efendi. 193. Rauf Paşa. 228. 2. şehzadeler hocası. lOin^. Recep Paşa.zâde. 177. pâdişâh. Riko. Bursa Kadısı. Pir Ahmed Efendi. 73. I I .23. müderris. Şeyh. 26. Nevi Efendi. sadrazam. Oruç Bey.

mflderrİ8. 35. Bağdadh. kelâm âUmi. 145. Şemseddin Ahmed. 105. bk. bk. II. Şafii. Sinan. 35. Sinan. Sefer Celâli. bk. pâdişâh. Fatih Sul­ tan Mehmed. 242. MoUa Gürâni. Mahmud-i Cürcani. Murad'm kar­ deşi. Kâdı'l-Knzât. Şaban Efendi. Sefer. Şah Mehmed b. Fatih'in hocası. 40. SeUm I I I . 30. müverrih. tık âlhni. Fahri R â o İsfahanı.306 OSMANLI D E V L E T i N t N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Sadüddin Ahlatı. 147. Salâhtiddin. müderris. ISlUı. Seyyid AU Natta b. 2090^. Sinan Çelebi. Seyyid Mehmed Natta. .) ne mensup man­ 25. Mehmed'in annesi. Siracüddin Mehmed. 76. Şam ulemasından. 146. Muharrem Efendi. 165. 77. 194. mimar. Şemseddin Ahmed. 247. 6e(âga( âlimi. müderris. 95ns. 21. müderris. Selim I. 80. 164. 225. müderris. kadı. bk. 131. kadı. tJsküdar Kaduı. 25.Kasım-ı mevi). Şemseddin Efendi. belagat âlimi. 204. 255. pâdişâh. 77. 182. Süleyman Efendi. 233. bk. Sinan Kirmastî. Tirmizli. bk. Safiye Sultan. Siracüddin Mehmed secâvendi. şey­ huUslâm. bk. müderris. SeUm I I . müderris. I46n„ 185.zâde. Şemseddin. 66. Silkutî. Kânûni Sultan Süleyman. 190. 27. Sinan Efendi. 217.. Fatih'in Şemseddin Husrev Şâhî. Süleyman I.) ne mensup âUm. pâdişâh. 188. 62. 60. Şâni-zâde Auullah Efendi. 33. şehzade. 145. mektebi (b. Sokullu Mehmed Paşa. kadı. 117. müderris. 22n. 256. 26n„ 76. 223. 47. Sunullah Efendi. 74. Anadolu Kazaskeri.. Feyyum Kadısı. tbn Kemal (b. 130. 58n. tskiUpU..) in babası. Şahin AU Paşa. SeUm Mehmed Paşa. bk. Seyyid Zeynelâbidin. 21. 127. Salîh. Mevlâna. Şemseddin Ahmed. Şem^ MoUa. 28. Şehzade Mehmed (Fatih). Fahr-i Râzî mektebi (b. Süleyman. kadı. pâdişâh. 46nj. 27. sadrazam. 41. 43.-zâde. 260. 115. Şemseddin Efendi. 146. 223. Kadı . âlim sadrazam.35. Kocaeh alay beyi. 9. şeyhuUslâm. 26n„ 27. 233. 46nı. Şeydi Muhyiddm Efendi. bk. IV. 145. seyyidler ve şerifler nazın. 48nj. Fatih'in hocası. sadrazam.) m oğlu. Bayezid'in hocası. HalepU. âlîm. SaUh Zeki. İsfahanı. sadrazam. Seyyid Büzürg AU. Ebi'l . 76. 212. Süleyman. Seyyid Şerif Cürcani. AU b. Selânikî Mustafa Efendi. Seyyid ve şerifler nâzın. İmam. 165. bk. 35. Sivâsî. Sekkâkî. 239. 66. 118. Muhammed. 218. Süleyman I I . 229-232. Seyyid Vehbî. 71. 76n„ 145. Siracüddin (Mahmud) Ürmevi (UrŞemseddin Mahmud b. 243. 72. Süleyman. 30. Siracüddin. bk. 20n2. 233.) ne mensup âUm. Afyon Karahisarh. mütefekkir Hızır Bey (b. Sultan Mehmed Gazi. mektebi (b. III. 248. Fahr-i Râzi hocası. 242. 188. 80. pâdişâh. Hekjmbaşt. Şafii mezhebinin kuru­ cusu. I64nı. Süleyman. 61. 16Sn. Sinan Paşa. Yavuz Sultan Selim.

231. Yavuz Sultan SeUm. Tâci-zâde. SerezU . VeUd. kadı. RumeU Kaz­ askeri. Taşköprülü . 111. -nfidenis. 242. âUm. 233. 40 . 263nı. 194. kazasker. Hamza. Yahya Tevfik Efendi. 192n. 210. kazasker. Akkoyunln hükümdan. 165. şeyhoUslâm.zâde. 2S5n„ 275. 130. Şemsü'l-eimme Serahsî. 234. RumeU Yahya Efendi. Uzun Hasan. Edime Kadısı. şeyhül­ islâm. 28nı. Taşköprülü . mevlevî şeyhi.zâde. Şeyh Elhac Mehmed. 102n2. 56. 237. 73. 184. I65nı. 8. Anadolu Kaz­ askeri. SeUm I. Tahsin Paşa. 76n2. kadı. 217. Şemseddin MoUa. TâUbî. şair. şeyhuUslâm. Minkari . 215. 201.. kazaskeri müsteşan. Tosun Efendi. Ü Ümmü Gülsüm. 28n„ 30. 229. Veliyuddin. 164. 145. 84. Hanefî mez­ hebi imamlarmdan. 242. Yahya Efendi.. Gürgâni.158n„ 178. Şeyhi Abdülkadir Efendi. Carullah. Şeyh Ramazan. 206n4. Tatar Hoca. Şeyhülislâm. Zic-i llhani. 72. 31. Şerif-zâde. VeUyüddin Efendi. Zekeriya . 197. VaUde Sultan. heyet ve riyaziye fiUmi Timûri hükümdan. İstanbul Kadısı. 225. Zahîrüddin. âUm. 65. /etva'larda erkekler için kuUamlan muhayyel VeUyüddin Efendi. 190. Tevkiî Abdurrahman Paşa. bk. 163nj.43.zâde.) nin babası. 84.zâde Mehmed Kemaleddin Efendi. Bizans İmparatoru Jüstin­ yen'in kansı. müderris. Yenişehirli. 307 Uluğ Bey. 231. MoUa Fenâri. bk. Yavuz Efendi. 232. ad. . 222.zâde (Ahmed Isamüddin Efendi). U UbeyduUab b. şeyhül­ islâm. 152. İsmail Çelebi-oğ lu. Yakup Paşa. 212. Timur. Tacüddin Sübkl. Mesud (Mabbnbi) elBuhâri. 234. 183. bk. 229. 210. 24n„ 29. SuriyeU edib. /etva'larda kadınlar için kullanılan muhayyel ad. Yddınm Bayezid. VeUyüddin Efendi. 182. şeyhuUslâm.173n. 213. 6. âlim. 71. "Sadrfişşcria** nnvam ile maruf İslâm âlimi. 197. 204. Şemseddin Mehmed. 235. 66. 60.INDEKS Şemseddin Mehmed b. SemerkandU bendese âUmi. Zâl Paşa Sultam. Teodora. Şerif Mehmed Efendi. Tahir Efendi. Seyyid. İbrahim. Yusuf Efendi. 162. Abdi Ağa. 192. 229. bk. Şeyh Yavsı. müverrih. Şemseddin Mehmed b. 215. pâdişâh. Ebussuud Efendi (b. nakibü'l-eşrâf. bk. 167. 236.

308

OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M l Y E T E Ş K I L A T I Zeylâi, fıkıh âlimi, 22. Zeyneb, /elvanlarda kadmlar için kul­ lamlan muhayyel ad, 201 - 20^. Zeynelâbidin, Ak Mahmud - sâde, şey­ hülislâm, nakîbü'l-eşrâf, 167. Zeynelâbidin Efendi, Kâtip - zâde, 47. Zeyrek-zâde, kazasker, 119. Ziyâflddin Efendi, 117.

Zekeriya Efendi, şeyhülislâm, kazasker, 17, 49nı, 73, 192, 197. Zemahşerî (Ebû'l-Kâsun Carullah Mah­ mud), mflfesBİr, âlim; bk. Keşşaf, 23, 28, 43, 237, 238. Zeyd, /etra'larda erkekler için kullam­ lan muhayyel ad, 201-203.

II.

YER,

KAVİM, DEVLET DEYİM VE

ADLARI

VE

TARİHÎ

TERİMLER

AbbasUer (Abbasi Hahfeleri), 23, 161, 162. Abdaddar, Kureyş KabUesi (b. bk.) koUarmdan biri, I6Inj. Abdüsselâm Medresesi, Çekmece'de, 60. Abik; bk. Kaçkun kSU, BSn^. Âbik resmi, kadı'mn kaçkun köle (bk. b.) için aldığı vergi, 85n,. Acem, 230. Âdab, 237, 267. Adalar, Akdeniz Adaları, 92n„ lS7nj. Adakt fermanı, 250, 252, 263. AdtJM nâme, 131. Adana, 102. Adana Kadıhğı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 186, 279, 280. Adi, (j-i» Kureyş Kabilesinin kollanndan biri, 161n,. Adü penceresi, 178nj. AJlâ-i müsdlesat, Gclenbevî İsmail Efendi (b. bk.) dair eseri, 238. nin hendese'ye

Afyon Karahisar, 35. Ağa bahçesi, 216n,. Ağa kapısı, yeniçeri o^osı'nm makamı, 208, 209nı. Ağalar, nakibûH-eşraPm maiyetinde. Agros, İsparta vilâyetinin Atabey (b. bk.) nahiyesinin eski adı, 113. Agros kazası, 114. Agros müftüsü; bk. Atabey müftüsü, 180ı. Ağriboz kadıhğı, 92n,. Ağriboz [Eğriboz] sancağı, 92n,. Ahâli-i mûslaiddin; bk. müstaid, 80. Ahi Çelebi nâibhği, 142. Ahkâm-ı şerUfyye), 90, 91n„ 113, 114, 116, 132, 253, 264. Ahkâm (ve nixâmât-)ı evkaf, ders, 269. Ahlâk-ı Alâî, Kmah - zâde (b. bk.) nm eseri, 234. Ahmedbey medresesi, Selanik'te, 58n,. Ahval-i monosıb defteri, kadıhklarm derecelerini gösteren defter, 92ıı,. Ahyoh kadıhğı, 92n,. Akâid, medrese'de okutulan ders, 22n^ 23, 40, 232, 237, 238, 268. Akar, 86, 260. Akçahisar kadılığı, 92ıı,.

Adûdiye, medresede okutulan akâid (b. bk.) şerhi, 23. Adud şerhi, Osmanh medreselerinde iMUİ-i fıkıh (b. bk.) i ^ ders, 39. Afrika, 25. okutulan

İNDEKS Akd-i enkiha, (nikâh kıyümaaı) 113. Akdiye defter(kr) i, kadıların tayin ve azilleri hususunda kazasker tarafindan tutulan defter; bk. ka­ dılar defteri, 87n„ 157, 159. Akkerman kazası, 92nj. ilimler; bk. ulûm-i oMiye, mevzu'UimUr. 67, 75, 232, 236. Aksaray, 228. Alacabisar kadıhğı, 92n2. Alacabisar sancağı, 92n2. Alâiye, 122n„ 243. Ala kenise kadıhğı, 92n,. Al&mel-i şerif, 126. Alasonys kadıhğı, 92n,. AU^bey(kr)i, 94, 126. Alay eminliği, 284. Alemdarlık, nalâbüH-eşrafın maiyye­ tinde bulunan en yüksek memuri­ yet, 168. AIevi(ler), 162, 228. ^li, Ddrü'l - hilâfe medreseleri (b. bk.) nin yüksek kısmı, 267. Al-i Abbas, Hazreti Peygamber'in am­ can Abbas b. Abdühnuttahb evlâ­ dmdan gelenler, 162. Al-i Ebû TâUb, Hazret-i A £ evlâd ve ahfadı, 162. AB Paşa medresesi, IsUnbul'da, 49, 65, I05n,. Ahm ova; bk. Ayazmend, 106n,. Altmışh medreseler; bk. ibtid&-i altmışlı medreleri, 36, 42, 51, 56, 58, 89, 275. Abmışb (akmış akçt yeomiyeli) müderris(Uri); bk. ihtidâ-i altmışlı, hardıet-i altmışh müderrisi^ 3^^t^, 56, 62, 66, 67, 274. AUî

309

Anadolu BeyUkleri, 11, 227. Anadolu kadılığı, bk. Anadolu kazas­ kerliği, 152. Anadolu kadılığı defteri, 91. Anadolu kaddan, 156, 256, 257. Anadolu kadıhklan (kazalan), 9 3 , 2 5 8 . Anadolu kadısı mâzulleri; bk. .Anadolu jnazulleri, 186. Anadolu Kavağı, 137. Anadolu kazaskeı^ler)i; bk. Sadr-ı Anadolu, 45, 47, 49, 50, 52, 87, 93, 95n3, 98, 102n„ 104, 105, 110. 121, 130. 135n3, 136, 149, 153, 121, 130, 13Sn3, 136, 149, 153, 1 5 6 , - 1 5 8 , 167, 169, 177n„ 178. 184, 185. 190, 199, 206nj, 211, 212, 214, 224, 255, 258, 259n„ 273, 280, 283, 284. Anadolu kazaskeri tezkîrecisi, bâb-i fet­ va (h. bk.) da memur, 199. Anadolu kazaskerliği, büyük mevlevi­ yet; bk. Anadolu Sadareti, 101, 103, 134, 136, 151, 152, 155, 160, 181, 182, 185, 213, 265, 276, 277. 280. Anadolu (kazaskerliği) payesi, llOn^. 135nj, 184. 186. 273, 276, 280. Anadolu mâzulleri, Anadolu kazasker­ liğinden mazul olanlar; bk. Ana­ dolu kadısı malulleri, 265. 273. Anadolu medreseleri, 227, 241. Anadolu muhzırları, 259. Anadolu Sadareti; hk. Anadolu askerl^i, 103, 185. Anadolu sadareti tezkireeisi, 160. Anadohı sahil(ler)i. 133. 134. Anadolu Selçukileri (Selçoklulan). 1 1 , 76n,, 164. 227. Anadolu Sdçukln âhmleri, 227. Anadolu vekfyi kâtibi, bâb-i fetoâ (b. bk.) da memur, 199. AnapoU kadılığı Mora'da, 92n2. Anavarin-i Atik kaddığı. 92n,. Anavaru-i Cedid kaddığı, 92n,. Ankara, bk. EngürO. 99, 114, 256nj. kat-

Amam», 138.
Amasya, 145. Amid kazası; bk. Diyarbekir kozası, 115. Anadolu, 1, 45, 55, 70, 75, 76, 91, 93, 96, 105, 121, 122, 131, 156. 157n„ 227. AruM» BeyUrheyi(ti), 242n,. ITAn^, Ulny,

310

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Asakîr-i Man$ure-i Muhammediyye, 209nt. Asakir-i Mansure seraskeri, 208. Asesbaşı, 140. Astâne (-İ saadet), 113, 156, 275. Askeri, 1 2 3 - 1 2 6 . Askeri kassam, bk. kazasker kassamı, 122. Askerî kassam müfettişi, 122. Askeri kaymakamlığı, (yarbaylık,) 284. Askeri matbaa, eski. Süleymaniye Dârüşşifası (b. bk.). 34. 36nı. Askeri rüsumlar, 125. Astarh çuhadar, 207. Aşağı (derecM) medreseler, 68, 71, 242, 263. Atabey, İsparta vilâyetinde nahiye, bk. Agros, 113nj. Atabey müftüsü; bk. Agros müftüsü, lİOny Atebe-i ulya, 123, 127. Atina kazası, Ağıiboz'e tâbi. 92ıiı. ATIYYE, 219. Aüas kese, 198. Atranos kazası, 168n,. Atlar, 65n„ 141nı. Avâmil, Abdülkadir Cürcani (b. bk.) nin medreselerde ders kitabı ola­ rak okunan nahiv'e dair eseri, 30, 40. Avânz (vergisi), 130, 143, 253. Avârızcı, 252. Avarız hanesi, 126. Avarız naibi, âvârız vergisi ile ilgili davalara bakar, 143. Avlonya kazası, 9211,. Avrupa, 1, 92. Avusturya, 102n4, 189n„ 241, 25Snı. Avusturya Seferi, 107, 119nı, 129. Ayak dîvânı, 223. Ayak naib(ler)i, büyük kadılarm yanmda esnafı kontrol etmek için bulunan vekil, bk. nâib, 117, 142. Ayanlar, 118.

AnkarB kadılığı, Uçflncfl sınıf mevte-

viyet (b. bk.), 96. 114, 277.
Ankara muharebesi, 165. Antalya, 122nl, 239. Antalya kadısı, 107. Antep, 102. Antep kadılığı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 277nı, 278, 280, Arabistan, 157n]^. Arap(lar), 170n4, 230. Arap âlimleri, 229. Arap camii, 133. Arap Edebiyatı, 2 3 3 - 2 3 5 . Arap lisaniyatı, 33. Arap memleketleri, 165. Arap ve Acem Kazatkerliği, merkezi Diyarbekir, sonra tstanbul olan üçüncü büyük kazaskerlik, 152. Araz, kelâm (b. bk.) dan bahis, 41. Arazi kanunu, ders, 269. Ariza; bk. telhis, lUn^, 141, 182, 183, 190, 223, 257. Arkadiye kadıhğı, 92n,. Arpalık, yüksek askeri sınıf ile Umiye sınıfı için tahsis olunan muvakkat mazuUyet maaşı; kadıhkta bir derece, 92n„ 93, 98n^ 118 - 1 2 1 , 136, 158, 182, 184, 195, 248, 256, 257, 259, 266, 273. Arpalık beratı, 120. Arpalık hassı, 149. Arpalık maaşı; bk. tarik maaşı, rütbe maaşı, 120. Arpalık nâibleri, bir kazada şer'i hası­ latı maaş olarak almak sureti ile davalara bakan nâib (b. bk.), 117. 118. Aruz; bk. Ulûm-i Arabiyye, Zla^, 86. Arz, istida, 86, 87, 253. Arz günü, 87n„ 105, 156. Arz odası, 104, 190, 212, 213. Arz odası murafaası; bk. huzur mura­ faası, 213. Arzuhalci, bâb-ı fetva (b. bk.) da me­ mur; bk. meşihat arzuhalcisi, 199.

İNDEKS Ayapetre Kadılığı, Mora'da 92n2. Ayasofya Camii, Sn,, 64, I7O113, I86111, 207, 238. Ayasofya camii vaizliği, 186. Ayazma camii vaizliği, 186. Ayasofya kilisesi, 10. Ayasofya medresesi (medreseleri), 10, 56, 57n„ 60, 61, 66, 79. Ayasofya (Sahn-ı Senan) müderrisliği, 60. 231. Ayazmend; bk. Altm Ova, IO611,. Aydın - oğullan, 229. Aydm sancağı, 242. Ayıntap kadılığı, 186. Azadnâme (azad kâğıdı); bk. ıtık nâme, 85, 253. Azerbaycan, 75, 76nj, 250. Azrail kilisesi, Fatih Camii yakınmda, 7.

311

Bahçe hocalıkları, 244, 246. Bahçekapısı Camii vaizliği, 186. Bahşiş, 87, 90. Bakara Suresi, 42. Bakire nikâhı resmi, kadı tarafindon ahnan vergi, 85. Bakırcı, 126. Bakkal, 65n„ UİBı. Bâlâ ricali, 283. Balat mahkemesi (nâibliği), 142. Balıkesir, 62, 99, Balıkesir kadıhğı, üçüncü sınıf mevle­ viyet, 277. Balkan Yarımadası; bk. RumeU, 2. Baltacılar kethüdası, 207. Banaluka kadıhğı, 92n2. Bandırma, 134. Barbaros Hayreddin Paşa medresesi, BeşiktaşMa, 72. Basra, 2in^. Başbâki kulu, defterdar maiyetinde tahsUât gefi 155. Başmuhzır; bk. muhzırbaşı, 158n2. Başmuhzır resmi, kadı tayininde ah­ nan vergi, 158n2. Baş müsevvid; bk. reisü'l-müsevvidîn, müsevvid, 199. Başvekâlet; bk. sadaret, 212, 213. Başvekil; bk. Sadrazam, vezirâzâm, 212. Bayezid Camii vaizliği, 186. Bayezid İnkdâp müzesi, 176. Bayezid medresesi, İstanbul'da Ba­ yezid külUyesi içinde, 50, 51, 205. Bayezid (II) medresesi, Edirne'de, 61. Bayezid müderrisliği, İstanbul'daki medrese müderrisUği ki, bu paye şeyhulislâmlaıa ait idi, 177. Bedesten, 140, 260. Bedî, çiM bk. belagat, beyan, ulûm-i arabiyye, 21, İln^. meâni,

Bâb-ı âlî; bk. bâb-ı âsafî, paşakapısı, 137, 166, 187, 189, 191, 194, 207, 211n3, 213. Bâb-ı âsafî; bk. bâb-ı âlî, paşakapısı, 189, 194. Bâb-ı meşihat; bk. şeyhülislâm kapısı, bâb-ı vâlây-ı fetva, 139, 199, 208. Bâb-ı vâlây-ı fetva; bk. bâb-ı meşihat, fetva dairesi, şeyhülislâm kapısı, 199, 208. Bâb mahkemesi (tstanbul) kapıcıları, 143.

Bâb-ı hümayun kapıcıları, Bln^. Bâb-ı şüfâ, 43. Bâb naibi, büyük kaddarm yanmda vazife gören vekil, bk. nâib, kapı

naibi, 117, 136, 139, 142, 154.
Bâbüssaade, I90n4. Bâbûssaade ağası; bk. kapı oğast, 130. Bağdad, 20n„ 35, 58, 98, 102, 274. Bağdad Kaddığı, devriye mevleviyeti (b.bk.), 58, 89, 96, 186, 276, 277nı, 278, 280. Bağdad mâzulleri, 274. Bağdad Seferi, 206n4. Ba/«ır hil'ali, 192.

Behâiye, hesap'a ait bir kitap, 237. Behcetü'l-fetâvâ, Şeyhülislâm Yenigehü-U AbduUah Efendi (b. bk.) nm fetva mecmuası, 197. Behisni kadısı, 107.

312

OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Beylerbeyi Camii vaizliği, 186. Beyrut, 102. Beyrut kadıhğı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 186, 278, 280. Beyl-i şerif, 161. Beytülmal müdürlüğü, 199, 200. Bey'u şirâ, 114. Beyzavî tefnri, 235. Bezci, Uluy Biat, 169. Bidayet mahkemeleri, 270. Bidayetü'l-mühtedi, hidâye (b. bk.) nin şerhi, 29. Biga kazası, 130. Bilâd-ı erbaa; bk. bilâd-ı hamse, 95n„ 101, 283, 284, Bilâd-ı erbaa mevleviyeti, Mekke, Edirne Bursa ve Mısır kadıhklanndan ibarettir, 100. Bilâd-ı hamse; bk. bilâd-ı erbaa, 9Sn^, 99, 101, 120, 283, 284. Bilâd-ı hamse mevleviyet(ler)i (kadı­ lıkları). Edime, Bursa, Şam, Mı­ sır ve Filibe kadıhklanndan iba­ rettir, 100, 102, 277, 280, 284. Bilâd-ı hamse kaddığı payesi, 265. BUâd-ı hamse kadısı (mevalisi), 265, 285. BiMd-ı hamse (mevâlUi) mâzuUeri, 186, 265. Bil&d-ı Rum, 6ıı,. Bilâd-ı selâse, 95n„ 99n„ lOOn,, 243. Bilâd-ı sMse kadılıkları, tsUnbul, Edime ve Borsa kadıhklan, 46, 133. Binâ, aşağı medreseler (b. bk.) de oku­ tulan sarfO», bk.) a dair kiUp, 30. Binbaşı, 283, 284. Birgi, 99. Birgi kadılığı, üçüncü sınıf mevlevi­ yet, 277. Birinci Dünya harbi, 203. Birinci Ferik, orgeneral, 284. Bolu sancağı, 131n,. Bol yenli (samur) kürk, yeşil çuhaya kaph olarak sadrazam tarafmdan

Behlijte kadılığı, 92nt. Behram Kethüda medresesi, 90. Belagat (veya ilm-i belagat), ulûm-i arabiye (b. bk.) den meâni, beyân ve bedii ( bl. b k . ) ihtiva eden il­ min adı, bk. ulûm-i cûz'iyye, 20, 21, 22n„ 26, 27, 30, 39, 41, 43, 64nı, 6Snj, 229, 234, 267, 268. Belediye, 137. Belgrad, 92nt, 98, 99, 102, 274. Belgrad kaddığı (kazası), ikinci smıf mevleviyet, 96, 97%, 276. Belgrad kadısı, 274. Belgrad mâzulü, 274. Berat(-ı hümâyun): kadmın selâhiyetini gösteren, pâdigah tuğra (bk. b.) sim havi vesika; bk. be­ rat-ı şerif, mieal, menşur, rüût, 78nı, 81, 105, 108, 111, 112, 114, 116, 121, 123, 131, 164, 198, 275. Bera(-ı şerif, 125n,. Berof reımi, kadıya verilen herat (b. bk.) mukabili aylık yevmiyesinin yansı miktannda kendilerinden alman harç, 111, 158. Ber&yâ, 250, 251. Ber6er, U l u ı . Beş bmUk yeniçeri, 87nı. Beşikus, 72, 134. Beşyüs akçe (yevmiyeli) kadılık (mev­ leviyet); bk. büyük mevleviyetler, taht kadılığı, 10, 57nl, 66, 70, 88, 89, 95 • 97, 135, 136. Beşyûz akçe (yevmiyeli) kadılar (mevâU, molla); bk. mevâlt, 87, 111, 115, 152, 157. Bevvab, kapıa, 7, Sn,, lOnj, 81. Beyan, fasih söz söylemek san'atı; bk. ulûm-i arabiye, belagat, meâni, bedi, 21, 27n,. Beya* earık, şeyhuliâlâm'm giydiği sa­ nk, 163. Beyas eof ferace, 207. Beykoz, 134. B*ylerbeyi(ler), iki tuğlu paşa, 48, 86, 88, 118, 131, 135, 206.

İNDEKS l«yhui(«Mm'a verilen merasim kürkü, 191, 205. Bosna, 92nı, 99, 102. Bosna Kadılığı, üçüncü smıf (devriye) mevleviyeti, 96, 274, 277, 278, 280. Bosna mâzuUeri, 274. Bottancıbaşı, 224. BosUncı ocağı bahçeleri, 244. Bofanımı resmi, kadınm boşanma davalanndan aldığı para, 85n|. Boyabat, 99. Boyabat kadılığı, üçüncü sınıf (dev­ riye) mevleviyet, 277. Bozacı, 141nj. Bozca'ada, 217. BSlükbatı(lar), 87nı, 138. Budin kadıhğı, mevleviyet, 96, 112. Buhâri-i Şerif, hadis kitabı; bk. Sa­ hih-i Buhâri, 215. Buhfiri Tekkesi, Edimekapı haricinde, 233. Bnlgaristan, 277n,. lOln,. 1020^, 119n„

313

Büyükçekmece, 133na. Büyük kadılar (mevleviyet kadıları); bk. taht kadıları, 46, 48, 179. Büyük mevleviyetler (kadılıklar); bk. beşyûz akçe kadılıkları, mevlevi­ yet, 135, 177, 276. Büyük Karaman, İstanbul'da semt, 5.

Cafer Çelebi medresesi, S6nj. CahUiya devri, Arabistan'da Islâmiyet'den evvelki devri, 161. Câme, 74 Câmebahâ, elbise parası, 243. Câmi-i şerif-i cedid (Yenicami), 7 n „ Câmiu'l-fasulin, Şeyh Bedrüddin Mah­ mud (b. bk.) un fıkıh'a. dair eseri, 228. Camiü'l-hikâyât (ve Lâmiu'r-Rivâyât), Avfi (b. bk.) nin Farsça eseri. Celâl - zâde Salih Efendi (b. bk) Türkçeye çevirmiştir, 235, 238. Câmiü'r - riyâseteyn, pâdişâh hocahğı yapan şeyhülislâmlara verilen un­ van, 148. Câmiü's-satûk, Buhari (b. bk.) nin hadis'c ait eseri; bk. sahiheyn, Sahih-i Buhari, 42nı.

Borgaz, İstanbul'da 133n,. Burhan haşiyesi, Celenbevt İsmail Efendi (b. bk.) nin eseri, 238. Buna, 1 - 3 , 5 , lOn,, 13, 15, 46, 57, 58, 60. 62, 64, 72, 89n„ 90. 95n,. 97. 98. 99nı, 100. 103. 107. 124n„

156nj, 164n,. 165. 176ns, 183, Câmiü's-sahih, Hafu Ebî'l - Hüseyin Müslim (b. bk.) in hadWc ait 193n„ 208n,. 2 2 3 - 2 2 5 . 2 2 8 - 2 3 0 . eaeri, bk. »akikeyn, kOtib-i sitte, Borsa kadıhğı, biUd-ı hamse (b. bk.), 42n,. ye dahil büyük mevleviyat (b. bk.); bk. tahtgâk-ı M U S S , lOn,. 4 2 . 58, Canbaz, 123. 125n,. Condorh - aâde İbrahim Paşa medre­ 61, 72. 83. 89, 96, 111, 120, 134, sesi. 10, 68. 135, ISSn., 186, UZn^, 265, 276, Caırfes bohça, 221nı. 277n„ 280. Bursa fcadılıjı mozuUeri, 273. Buna medreseleri, 1, 2, 51. Bursa mfldetrisleri, 273. Borsa sancağı; bk. Hüdavendigâr San­ cağı, 128. Buyurtıldu, veziriazam'ıa movafakatioi havi derkenar, 90, 182, 183, 198. BOrSmcük. kumaş, İZİnj. Cebe AU (CibaU) Yenikapı iskelesi. 194. Ce<Ut>İIÛ'I-eıua6. Gelenbevi İsmail E fendi (b. bk.) nin logaritme şer­ hine ait eseri, 238. Cedel, usul-i fMı (b. bk.) a ait iUmlerden, 28nı, 40. Cctdl haşiyesi, Gelenbevi İsmail Efendi b. bk.) nin eseri, 238.

314 Celâl(Ur),

OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E T E Ş K İ L A T I 250-252. Çarşamba dîvânı, veziriâzam'm çar­ şamba günleri topladığı meclis, 137, 212. Çatalca, 97, 133. Çatalca kadıhğı (kazası), inebahtı Sancağmda, 92n„ 133. Çavuşlar, dîv<in-ı hümayun çavuşları (b. bk.), 206n,. Çavuş(lar), nakibi'l-eşrafı'm maiyetmde, 172, 194. Çavuşbaşı, 192 - 194. Çaymîni, Cagmini (b.bk.) nin heyeCt ait eseri, bk. Mülahhas, 20n,. Çekmece(ler), 60, 133, 224. Çekmece kazası, 133. ÇeldıUer, mevlevîler, 212. ÇemberUtoş, istanbul'da semt, 33. Çebikci, 126. Çeşme kazası, 119n,. Çinad, Macaristan'da kaza, RumeU kadıhklarmm en aşağı derecesi bura kadısıdır, 92. ÇmiU oda, Bâbı âlî'de, 166n,. Çit kasn. Yıldız Soraymda, 219. Çizmeci, 14Inı. Çmordibi, tznik'in bir mahaUesi, In. Çorbacı, 143nı. Çöplük Subaşısı, tanzifat âmiri, 140. Çuhadar(lar), ŞeyhuUslâm'm maiyyetmde, 196. 97, 136, 139, 141n., 191,

Celeb, 126. Celi yalısı, 146n,. Cemi, Kureyş Kabilesi koUarmdan biri, 161n|. Cevab-ı fifahi memuru, 199, 200, Cevdet tarihi, 103. Cevfuruf, arpacı, Hln^. Ceyb risalesi, Gelenbe^â İsmail Efendi (b, bk.) nin hendeseye ait risalesi, 238. Ceza kanunu, 269. Cezayir Beylerbeyisi, bk. Kaptan Paşa, 106n4. Cibayet, I25n,. Cezire-i Kıbru, 184. Cihad, 203. Cihat ruznamesi, 245. Cihet beratı, 154, 264. Cihet-i kaza, kadı maaşı, 86, 113. Cisr Mustafa Paşa, 228nı. Cizye, 253. Cönk, 70. Cumaabad, 80. Cübbe. 219, 221, CüliU, 97, 205. Cündî akçesi, 246. Cürüm ve cinayet, 108, 109. Cüz, 125nj. Cüzhan, 185. Cüz'ü lâ-yeteeezza, Müeyyed - zâde Ab­ durrahman (b. bk.) m risalesi, 232.

Dâhil dersleri, dahil medreselerinde (b. bk.) okutulan dersler, 261. Çakşirci, liinı. Çankın, 102. Çankın kadılığı, devriye mevleviyeti (b. bk.) 168, 179, 180. Çardak, 140. Çardak çorbacısı, 143nı. Çardak iskelesi, İstanbul'da, 143nı. Çardak naibi, İstanbul'da Çardak is­ kelesinde ikamet edip, gelen mol­ lan kontrol eden nâib, 143. Dâhiliye nezareti, 212, 213. Dâhil (elli) medreseleri (medarisi), Osmanh pâdişablanmn ve diğer hanedan azasınm yaptırmış olduğu medreseler, buradan sahn (b. bk.) a geçilir; bk. pâye-i sahn medrese­ leri, tetimme medreseleri, 11, 12nj, 14, 19, 20, 28, 36, 39, 45, 48, 55, 56, 57, 62, 63, 72, 73, 81, 186, 208, 244, 247, 261, 275.

Dfıu ilimler. 155. Kibâr-ı müderrisin (h. bk. 110. 186. 137.1 6 . 281. 284nı. kü­ çük mevleviyetlere verilen isim. 199. DârüH-hadis-i Mesudiye. Devlet-i Aliyye. 285. 105. bk. 199. 52. 35. lOSn^. 62. 42. Defler-t kassam. 281. DellâUar. Denâmr. 38. 212. 221. 17. paye-i sahn. 33 . 58.kibâr-ı mü­ 90. 86. 74.244. 134. 112.. Defterdarlık. 63. bk. bk. 90. 246. resesi (b. derrisin (b.. mur. 125nı. 261. 61. 273. 142. kerler tarafından kaddarm ve Daimi ierH müfovir.) da me­ Dârü'l-hadîs'i. Davud Paşa medresesi. bk. 69.) Devriye mevâlisi. 48. Dâhil mûdetrialiği. 103. j-U-«ll»j-» lûgat kaide­ lerine dair kitap. 10. in en yüksek kademesi. 213. Dârüşşifa Caddesi. yüksek derecelisi. DârüU-hadis medreseleri. I39ıı«. 272. 278. 124nı. 37. Iskihp'de köy. 29. 55. 262. 135. en yüksek müderrislik derecesi. 4 5 . bk. 243. 129. 88. 207. 235. 92n. Dâvay-ı hak. 37n. 279. bâb-ı fetva (b. mâristan. hastahane. 131. Divanhane. Süleymaniye'de. Dersaadet. De/ter kethüdaları. kazaskerlerin mevalinin tayin ve infisallerini maiyyetinde. 156. Davud Paşa naibliği. 275. Derunk. 113.tNDEKS Dâhil müderTİs(ler)i. Dârü'l hadîs (-i Süleymaniye) müder­ Devlet-i Şehriyârî. şeyhülislâm ve kazas­ Dâhil payesi. 139. Devriye mevleviyetleri (mevâlil^i). 40. 205. 88. 268. Süleymaniye medreselerinden en Ders vekaleti. 40. Murad'm Dergâh-i âli çavuflı^u. Dârüffifu. 71. 6. 207. 137. Süleymaniye Ders vekili. 111. 183. 182. 274. 60. 126. Dîvân-ı âli. Divân-ı hümâyûn. 241 . Defter-i Sultani. Darphane (-i âmire). 262. 71. Sahn-ı Semân med­ 103. elli akçe yevmi­ yeli müderrisler. 7n„ 8-10. 148. Şerefeli Cami yanmda II. 104. 99. 1 2 . Derâhîm. 200. 6. 209nı. DireUibel. 87. göstermek için tutulan defter. 263. 3. 280. 60. 51. Dârüttalim. 280. 155. Deâvi nâzın. ders.. 262. 213. 57. 255. Dârü'l-hadîs müderris(ler)i. bk. 33. 86. 262. 142na. bk. 267. 9. yaptırdığı eser. Deli-orman. 125. Divân-ı deâvi nâzın. 179. 2.Süleymaniye) derecesi. 273. risliği. Dimetoka. 193n. 56. Defter-i akdiye.. 94. 128nı. 75. divân-ı hümâyûn. 186. 271. 58. 93. Dergâh-ı muallâ. 13in. 135n3. 265. müderrUliği. 55. 158. Debre kazası.) talebeleri. 80. 73. 262. bk. 102. ulûm-i diniyye. 69. 247. 160.) den. Desturluk tülbend. 228. Dârü'l-hadîs (i. Dârü'l-hilâfe (ti'l âliyye) medrese(ler)i. 315 Dav''ül-misbah. Edirne'de Üç Derhendci. 60. 243. bk. 208. Dirlik. Dârü'l-hadîs (-i Süleymaniye) medresi.35. Dârü'l-hadîs (medresesi). 269. 110. . Devriye mevalisi mâzulleri. 49. Devlet-i Osmaniyye.4 7 . munla-i sahn Defterdar(lar). 104. 140. Din-i mübin. Dânişmend(Ur).

59. 141.. Eflani. 152. 98. 152. Cemalüddin Mehmed Toi (b. kandil yağı.. Dörtlü. 179. 156nı. 193. 29. 190ıı„ 192. 49n4. 280. Divanyolu. EUili medreseleri. Köstendil ka­ ddığı. 205. Hanefi imam­ ları. 92nı. Kureyı'in atlanna nezaret eden makam. 124n. 92nı. 265. 113. 57. 86. Edime. pfidifah'm geyhuUslâm'e hitabı... kumaj.) in Gurer (b. bk. 99. 208n„ 226. Eğri. 30. 58. 273. lâln^. MoUa Hdsrev (b. Draç kaddığı.203. 21. 189. Ehl-i berât. 51. 252. Doğa Anadolu. 92. 221. E Eane.) nin nahiv'e ait eseri. bk. 274. 70. 210. Edviyekup.) adh fıkıh eseri için yazdığı ferh. 98. 105n. 221. EfdaUye medresesi. ders ki­ tabı. 116. 125nı. 174. Ehâdis-i şertfe.3. 90. Eimme-i karufiyye. 13. 102. 233. Dühen-i zirae. 281.316 OSMANLI DEVLETİNİN iLMlYE TEŞKILATI 141. 103. Edirne (kazası) payesi. Dizdariye müderrisliği. Doğanet. 13in. Dolmabahçe Sarayı. Ehram. Dârû'l-h^M . hadis. Edirne pâye-i mücerredesi. Hart. 184. 267. 24nı. 92a. kadınm aldığı harç. Edimekapı. IsUnbul'da semt. 42. EU-i sünnet (mezhebi). 189. 126. 64. 85. Diyarbekir. 35. 69. Eğri kadılığı. bk. 58.. 120n3. bk. 64. 196. Dul nikâhı remi. Ehl-i örf (taifesi).). 62. 276. bk. 22Bn. 191. 95n. 181. 226. lOn^. 61. bk. 274.Kırkağaç istasyonu. 275.. 275. RumeU'de en agağı de­ receU kıddık. Dolama. Dîvân (-1 hümâyûn) çavuşları. bk. bk. 178.. devriye mevlevi­ yeti (b. 280. Efendi dâimiz. Sân^. medrese derslerinden. 138. 40. bk. 173. . Diyarbekir mâzuUeri. 173n«. l l n .176n. 920. 89. EdMyat-t Arabiyye. bk. 211n„ 242.134. I8Inj. £M-t hiref. 15. 180. 22. 174. Edime müderrisleri. 179n„ 201 . 154. Duâ-gû. 127.. liluy Elfiye. 276. Ekmel. EUi altıncı orta. 22üny Edime medrese(Ier)i. eczacı kalfası. 242n]^. 269. bk.) den büyük mevleviyet.186. 135. 2. Eğri Seferi. 72. bk. 96. medrese dera kitabı. Edime kadıhğı (kazası). 184. 100. 220. Kastamonu'ya bağh kaza. 72. 186. 17. Edime . 59. 193nj. Dolmabahçe Camii. 192... 185. 123. 63. 111. Edimekapısı kabristam. Edime vak'osı. 277. 46. 123. 153. Ehl-i hibre. 1 . Medine-i Âmid. 274. 33.170. 225. tahgâh-ı selâse. Macaristan'da kale. Divitîar. 124. 244. Amid kazası. Dîvân kadılığı. 211. 86. 193n„ 195n. 124nı. 92nt. 273.229. 159. 125nı. 111. pâye-i mücerrede. 246. 157. 36. m«dre»e*i. Bilâd-ı hamse (b. 160. 24nı. £M-t ilm. ISBn. yaygı. Ehl-i askerî. 173. 96. I43nx. Diyarbekir kaddığı. ElçÜik. 89. bk. 224. Dürer. Elbasan sancağı. Dobniçe kaddığı. 56. 115. 97. bk. 249. 105nj. 1. 254nı. Elbasan kazası. 279. Edime Dârül-hadiai. 113. eUi medre­ seleri.

nikâh. Kureyş kabilesi koUarmdan biri. borçlu ve nakdi cezalan tayin eden merci.) nin eseri. bk. 263. Eşbat kadılığı. 204. 73 99. 59.. Evlâd-ı etrak. 243.. 167. Envârü'l-lenzil ve EsrârüU-tevil. 163. 125. 102. Erâdif-i kuzât. Evkaf müfettişi. 134. 92n. mazul kadılarm tayini için yapdan sıra tertibi. Seyyidler ve Şe­ rifler. 92n2. Etvâkü'z-zeheb. 128.)'m aardığı yeşil sank. 93. Emir sarığı. bk. bk. 231. Es'or. 10. Havassı Kostantiniyye 17. Şem'i MoUa (b. Evrak-ı mürde.)in eseri. 186. 199. Erbâb-ı timar. 163. I7O1I4. Etraf-ı İstanbul.) derecesin­ deki kaddar. 28. 114. 106. 31. Ankara. 277. Evkaf. Ağnboz sancağmda. 171. Emsile. Evlâd-ı Ali. Enkiha. 162. Emir. 114. 123. . Eski saray. bk.. 95. Emval-i muhaceere. 87. 98. şerif. bk. Evkaf-t selâtin. Talibi ve Abbasî aile­ lerinin defterlerini tntan memur­ lar. elli akçe yevmiyeli. 115. Eşkâlü't-ü'sis. 215. Ensab nakipleri. Ermeniye. 30. Eydp. 151n. 70.bk. 274. bk. 238. 161nı. Erzurum mâzulleri. seyyid. Eytam daireleri. 250. devriye (b. bk. 96. Erzurum kadısı. Evreşe kadıhğı. Eyalet kadıları.) nin medrese­ lerde okutulan hendese kitabı. Erdek. Emeviler. 275. medreselerde ders olarak oku­ nan sarf kitabı. Hazreti AU evlâdı. taht kadıları. Enderun Tarihi. bk. 280. Eyalet paşaları. Ermiye (Urmiye . 123. Zemahşeri (b. 92a. Englirü. 236. seyyid. 126. Emin. bk. 216. 279. emir yâni sâdât (b.) nm eseri. Eyalet(ler)... 235. 208n. bk. Emval-i eytam müdürlüğü. Emîrt arazi. EsmârS'l-hadayık. Bey­ zâvî (b. sitte (b. sâdât. 92n2. 199. 278. bk. fıkıh'ü dair eser. 92n. Elbasan sancağında. Erzurum kadıhğı. Erzurum. 133n. 260. 209nj. Ensab nikâbeti. Eşrâf-ı kuzât. £mr-» nebeviyye. bk. Esnâf-ı hamse. Kureyş'in Kabe'­ deki putlanmn vakıf işlerine ne­ zaret. Edirne'de yer. kadı maiyetinde memur. 161n. Eşnak. Endrose kadılığı. Evlâd-ı Peygamberi. 317 Esedabad Kadıhğı. Şemseddin Mehmed Se­ merkandî (b. Emirlik. 74. Eskiyor. 274. 20. Ereğli.200.) nin medrese ders kitabı olarak okunan tefsir kitabı. 126. 62. 68. Ata Bey (b. bk. 176. USn^. 238. 56.. bk. 259n.İNDEKS Ellili müderris. tefsb-i kadı Beyzâvî. 155. Evlâd-ı askeri. 168. 85. 23. Eyüp Camü. 73. 38. Siice kadıları. Eşen sipahi. 192. 91. 275. 69. 101. Eyalet kadüıkları. Trakya'da. 97. Efbah. 161nı. Esmihan Sultan medresesi.) mev­ leviyeti. bk. 90. 162nı. Esed. 142. Üniversite binası. 269. 214. 236.. 225. 95n3.. 94. Evkaf Nezareti. 268nı. 163.Rumize) kaddığı.

174. Ferman (-t hümayun). pervane. 267. 249. 186. 137. ŞeyfanUslâma giydirilen 6eyaz samur kürk (b. 138. bk. tereke taksimi mevzuu ile ilgiü ders. 9. 195n„ 196 . 197. 134. 75. Ferraş. bk. bk. bk. Fatih Kanunnamesi. 250n. DiedTese(Ier) i. Fatih Camii. 20. 30. Havass-ı Kostantiniyye. 200. Sahn-ı Seman Haslar kadılığı. 239. 81. 241.) nin eseri. Eyüp Camii vaizliği. Felâvây-ı Feyziyye. Fenar (Fener) kaddığı.) nin fetva mecmuası. 131.176. bk.189. 17. fukaha.43.) nun medre­ selerde deri kitabı olarak okutu­ lan heyet kitabı. Felsefe. 5. Fahr-i Râzi mektebi. 170. bk. 43. üm-i hikmet. Fetva emini. 70n„ 1 7 3 . bk. Felsefe-i İslâmiyye. hüküm.ablarm. 212. 201. ŞeyhuUslâm Fey­ zuUah Efendi (b. 33. 192. 74. Feridun Bey Münşeatı. 268. Eyüp türbesi. 211. 251. 29n. 12n„ 79n„ 88nı. fetva kalemi. 280. 193n4. 109. 185. şerl bir hükmü ihbar ve tebUğ.). 174. 195nı. 56. 22 In^. bk. . 76. 277n„ 278.) ayannda. 127. Ferâiz şerhi.. 135.. fia. 175. 186. 211. Fetva dairesi. 236. 227. IsUnbul'da semt. 197. üm-i Hâhî. 96. 7. Ferace. 254. Eyüp Eyüp mâzuUeri.) ye kadar uzanan ulemayı ifade eder. Fatih. 57. 204. bk. 122. 214. 125. Şeyhülislâm dairesinde fetva kalemi (b. 204. 120. 22n3. 147. bk. 212. Sn^ Fatih vakfiyesi. bk. 186. Celâl . 203.201. (b. 10. 238. bk. 274. 255.) kaddddanndan. 133. Eyüp kadılığı (kazası). bâb-ı fetva. 5n. Eyüp kadısı..) ün bebeyaz çuha örtüsü. 88. 6ıı. 115. 197. 234. 162. Havass-ı re­ 77n„ 92ıij. Ferik. korgeneral. 85. bk. 206. Fethiye. 178.) nin reisi. icazet silsilesi Fahreddin Râri (b. 140. 209. Fetavây-ı Hâmidiyye. 112. 181n«. 1 8 7 . 236. 249. 142. 89. 123. Fatih küUiyyeri. Eyüp ziyareti. bk. Fergane. 1770^. Ali Kuşçu (b. Yenicami 6. bâb-ı meşihat. 21. 80n. 84. Fetavây-ı Sâdiye. 22n. müftü.) nin eseri. 228. 56.) nin fetva mec­ muası. fıkıh alimleri. bk.. ŞeyhuUslâm Hâ­ mid Efendi (b. Eyüp müderrisliği. Fermayış şal.zâde SaUh Efendi (b. 237. mahref mevleviyeti. p&di. 267. 269. 81. 200. 7. Tırhala'da. 7. 105. 237. ulûm-i cüziyye. Fatımi Halifeleri. Bilâd-ı Selâse (b. 186. 268nl. 197. nişan. 237. bk. bk. Fetihnâme-i Rodos. 116. 257. İnegöl rivarmda kasaba. 232. 207. Fetva emini dairesi. 235. 67. hUcemiyât. 280. 247. Fenar. 179 180nj. 180n„ 184. Fetva(lar). 284. Feroe-t beyza. 41 . 191. Seyyid Şerif Cürcanî (b. 276. ŞeyhuUslâm SaduUah Sadi Efendi (b. 7nj. 24nı. 283. 204. 203. 196 . Fatih Camii vaizimi.318 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Ferâiz.) nin fetva mecmuası. Falaka. 8. 63. 74. 139. (b. 242.. 204. 5711^.bk. Fakih(ler). bk. 139. Fatih imareti.198. 83. 230. 30.

67.. 278. 83. 133. bk. 152. pâye-i fetva. 41. Şeyhülislâm dairesinde haşmda fetva emini (b. İlhanı Devleti. 41. 8. 200. 134.) in med­ resede okunan fıkıh'a ait kitabı. 238. Feyyum kaddığı. Fıkıh. fıkıh. 63. Fetva kalemi. 101. Dûrer (b. Gerede. 283. 69. Galata. MoUa Husrev (b. 33 . Foça hasları. 22. 267. 9 8 . 234. Fürû. 164. Fukaha. 197. Fetvahane müsevvidi. 136. 229. Fünûn-i âliye. Feyyum. 97. 112. 127n. (mevleviyeti). Fukahây-ı müderrisin. 199. 28. Fetva payesi. 96. 165. 133. Fetva odası. l l n j . 68. Filibe mâzulleri. 77n„ 96. ûlum-i şeriyye. 231. Galata kadılığı payesi. 243.).231. 274. Gazenfer Ağa medresesi. bk. liZn^. Haeı. 29. 162. Fürû-t hanefiyye. 209n. İstan­ bul'da. Güney Anadolu. Gramer. 208. 174. Hacı Hasan Efendi medresesi. 277nl. 276.. 200. 22.) şerhi. Füzelâ. 38. 70. bk. Bilâd-ı Hamse (b. bk. 22n„ 23. bk. 55. 78.) nin eseri. Feltıo odası heyeti.. Gelibolu. 201. 101. bk. 234. Fünân-i şetta.. 277. 229.) nin usûI-i fıkh'a dair eseri. kalem amirleri. Girit kadıhğı. Bi­ lâd-ı selâse (b. olan fetva dairesinin adı. 125nı. 113. Girit. Fususü'l-hikem. 274. 269. 99. bk. 277n. 28. 242. 228 . Hadis(-i Peygamberi). bk. 176. 223.. İslâm hukuku ilmi. 98. 229. fakih. bk. 95n. 233 • 238. 64. ikinci sınıf mevleviyet. Fususü'l-bedâyi li-usuli'f'ierâyi.) ye dahil ikinci smıf mevleviyet. şeyhuUsIâmhk derecesi. 97n4. Fikra-i fuzela. 280. 38. FiUbe kadıhğı. örtü. GaUe. bk. bk. Tanzimattan sonra kurulmu. 134. Gâib. 75. 19. üçüncü sınıf mevle­ viyyet. 30. Gebze. 96. Fihbe. 227. tslâm hukuku. . Günay kazası. mollahğı). 38. gâfiye.100. Hâeegân. 319 Galata kadıhğı (kazası. 89n<. Gazeliyyat. 196. Muhyiddin Arabi (b. Gâşîye-i mahsüse-i mevâli. 196. 197. 267. 19.İNDEKS Fetvahane.) nin bnlundağu şube. ekmekçi. bk. ReisüH-mü»evvidîn. 141nj. 78. 186. 228. 280. Mısır'da. 116. 27. 69. hâşe. 215.) den mahreç mevleviyyeti (b. 276. 43. 100. 278. Gâşiye. 131ns. 91nj. Hazreti Pey­ gamberin sözlerine ve hareketle­ rine ait an'anelerle ilgiU islâm ihni.39. 233. Gelibolu kadıhğı. 229. 214. Gediz kazası. 274. 154. 121n. 276. bk. Galata bedesteni. bk. 284. 274. 5n„ 17. 210. 102. Galata mâzulleri. 132nı. 22. 280. Habbaz. Hac. Molla Fenâri (bk. 75. 43. 277nı. 276. Germiyan. 199. Gurer. 147. 19. b. 161nı. Haçova meydan muharebesi. Garp MoğoUan Devleti.

Hareket-i dâhil medreseleri. Hâriç. kadı. Hâmise-i Süleymaniye medresesi. Haraç 257.320 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Hareket. nin^. 90nı. 63. 125nj.) den olup.. 55n„ 56.273. 181. Mûsıla-i Süleymaniye (b. 278. Haremeyn paydileri. 186. 60. aynı adı ta­ şıyan müderrislerin rütbesi. Holep kazası mâzuUeri. bk. Hâne akçesi. 281. 175. mukttddemat-ı ulûm. Un. 221nj. Hareket-i dâhil derecesi. I27n. 132. 33. HaUç. Hâmise. 60. 186. 101. Haremeyn Evkafı Nezareti. 274. 277. 173. bk. 276. 208n. Hanbdi mezhebi. 59nı. 63. Haremeyn (-i şerif ey n. bk. 38. 101. 264. İstanbul'da. 271. 60. Harç ve damga kanunları. 174nı. 186. bk. Hadım Ali Paşa medresesi. Ulny Hamal. 89. 249. 244. ders. altmıştı müderrisler. 38. 29. 98. 186. 83. Hareket-i hâriç medreseleri. ikinci sı­ nıf mevleviyet. 135. 58n3.) arasmda. Hareket-i hâriç derecesi. 90. 37. 58. 60. hidâye. 277nı. 272. Hamid (eli) sancağı. 208. 262. 86. 59nı. Hariç medreseleri (b. Haremeyn kadılığı (mevleviyyeti. 10. 262. aym adı taşı­ yan müderrislerin rütbesi. Hâkim (ü'i-ierH). 100. Hareket-ı dâhU müderris(liğ)i. 96nl. 277. 187. 58. bir müderris­ lik derecesi. muhteremeyn). 187. 272. 56. 280. bk. 280.) nin altmda bulunan beg mü­ derrisliktir. Haraecı. ^mevleviyeti^. 242. 63.) ile SüJeymantye medresesi (b. Halep. 183. Hanefi fukahast. Hareket-i hâriç müderris(liğ)i. bk. 135. Halep payesi (derecesi). 186. 261. Hanefi USn^ Hantft imamları. 280. Hâmise-i Süleymaniye derecesi. Hareket-i altmıştı medreseleri. mollası). Kibâr-ı müderrisin (b. 58. 272. 37. Mekke ve Medine.) nde okunan dersler. 262. 85. bk. Hakpkûrî Âcumof.. 66. Melâmiye-i Hamzaviyye erbabmdan. bk. 181. 251. Hareket-i misliyyesi. mollalığı). 284. 98n2. Hantfî fıkhı. 96. HaUaç. 100. 216n. 276. 285. 284nı. 28nı. 83. 265. 139n4. Hersek'te. Hamzaviler. mezhebi. 86. Süleymaniye müderrisliği (b. Haremeyn (mevleviyyeti) payesi. Harem. 120. defteri. 272. Hareket-i hâriç müderrisliği derecesi (b. 252. Hâmid Efendi medresesi.. bk. aym adı tajıyan medresedeki müderris­ lerin rütbesi. 207. Haremeyn kadısı (mevalisi. 108.) ni gösteren rumuz. ibtidâ-i alt­ mışlı. 93. 58. bir kadıbk derecesi. 135. 262. 263. 265. Haremeyn müfettişliği. Hareket-ı altmışlı derecesi. Hâmise-i Süleymaniye müderrisfliğji. 186. Hâriç dersleri. 273. 24nı. 201. . 133. 99. Haraca. 270. 283. 247. 59nx. 60. Hadım köy. 271. 271 . İstanbul ve Edime kadı­ lıkları arasında yer alan büyük Mekke ve Medine kaddddan. bir müderrisin ev­ velce bulunduğu derece ile tayini. 122nı. Hareket-i altmıştı müderrisfliğji. bk. 101. Halep kaddığı. 284. 186..

111. 96. u/ûm-t cüz'iyye. 63. Hâşiye-i tecrid. 47. 50.63. Hersek. bk. aşağı dere­ medreseler (b. bk. 61 .) nin Osmanh medre­ selerinde ders kitabı olarak oku­ nan Kelâm'a ait eseri. 66. 114. 26. 60. 260.) in çahştığı medreseler. elli akçeli müderrisler (b. 57. 20. 88. bk. 275. 74nj. AU b. Hasköy Valde Sultan Camii vaizliği. Hersek sancağı. 64. Osmanidardan evvel­ ki hükümdarlar ve aileleri tara­ fından yapdmış olan medreseler. bk. Burhanüddin b. Hâsilât-ı şeriyye. . 39 . 185. 35. bk. 119. 209. Hatt-ı şerif. 39. 221. 258. 179. 46. 146n. 208. 61. bk. yirmibeş akçe yevmiyeU en aşağı dereceli müderrisUk. 146n„ 180nı. 89. 39. 60. 181 . 75. 276. muhtasarat. felsefe. Hattat. Hâriç (medresesi) müderris(ler)i. 249. 48 . Mahmud-i Cfir­ cânî (b. Hâriç rüûsu. 127n2. 238. HesabüH-küsûr. 148. 162. timiyt TukiUlı. 28. 43. 9 4 . örtü. ulûm-i cüziyye. 132. ilm-i hikmet. 49. Harmancık kazası. 75.) a ait eseri. Hatip. 250nı. 249. 1119. 59. bk. 48. 231. 13. Havi. 2426. 254. gaşiye. 118. . Hâşe. 179. ulûm-i cüzHyye. 262. 19.45. 68 . 31. 55. 119. 42. 12.bk. hk. 157. 258. bk. 92n2.53. 55. bk. 37n]^.) den. 158. 237. Heva. 97. 186. 20. Hezargrad kadıhğı. Haslar kadılığı. 14. bk. Hekimbaşı. 71. Hassa hekim başüığı. 40. 59. 9. 65. 92n.41. 19. 236.. 198. 73. 21 Hâşiye-i tecrid müderris(liğ)i. 280. 67. Hâşiye-i celi 14. Hazine-i hassa. 168n2. 56. 321 Hatt-ı hümayun. Has. 189. 257. 11. 42. 101. 106. 61. 232.) adlı kitabm şerhi. Eyüp ve Üsküdar mevleviyetleri. 277nı. 21. 20. 210.185. 246. Havass-t refia. 65. 249nı. Heyet-i vükelâ. 136. Gelenbevİ IsmaU E fendi (b. Hesap. Heyet. 61. 133. 55. bk.) nin eseri. 39. 227.29. Kureyş Kabilesi koUarmdan biri.71. bk. l l n . Hazine. 177. Hâşim. terzi. Hâriç payesi. 55. 173nj. Hicaz. 190n4. Haslar kadılığı. tecrid medreseleri. 20.. Hln^. 244. 78. nahiv'e ait kâfiye (b. Hazinedarbaşı. 275. Haydar Paşa medresesi. elli akçeli müderris. 27. Hanefi fıkhı. 22. 260. 69. Havass-ı refia (kadılığı). 98. Eyüp kadıhğı. 141. Hâriç müderrisliği. bk. 26. 26. 19. 31. 59. bk. bk. Havass-ı Refia. Haseki Sultan medresesi. 35. Eyüp ka­ zası. 133.İNDEKS Hâriç (elli) medreseleri. Hekimbaşılık. 238. 72. 77. 135. yirmi. 6. 9 3 . Hasan Efendi medresesi. kozmoğrafya. muhtasarât. 161nı.) nin/ürû (b. 250. Ebu Bekr Merginâm (b. Hayyat. 7 5 . 249. Eyüp kaddığı. Saints Aportes kiUsesi. Havass-ı KostaıUiniyye. Hikemiyat (Hikmet). 48. 237. Hendese. Hidaye. 43. 27 . 43. Herat. 183. Hatice Hatun medresesi. bk. Haruniye. 224. aşağı dereceU medrese dersi. 12. 21. 41. Havass-ı Ahi Çelebi kazası. Havariyûn kiUsesi.

Hüseynî. 281. t îâde. Hüsâm şerhi. Huzur murafaası (mahkejnesi). 53.zadeler kanunu. 195nı. 253. 86. bk. mantık'a ait bir kitap.felsefe'ye eser. 268nj. Hünkâr hocaları. 40. 78. 28nı. 60. arz adası murafaası. 186. 108. 267. 128. Hukûk-i düvel. Hukuki muamelât. bk. usul-i fıhh (b. 112. bir müderrislik derecesi. Hısn-ı Mansur. bk. hâkimler. bk. ders. 59nı. Hüsn-i hatt-ı talik. 60. Bahâüddin Mehmed b. 149nı. tbtida-i hâriç derecesi (rütbesi). 270. Hilâfet. 251. 2 7 1 . 272. hüccet.) için aldığı harç. 262. (ilmi). Hucec. hacılar. Hızâne. 271. 207. 169. tbtida-i altmışlı medresesi.) dan bir ders konusu. lOuj. 265. tbtida-i altmışlı müderris(liğ)i. Hnka-i Şerif. 270. Hukuk mahkemeleri. 125n2. 161nx. Bursa San­ cağı. Hüdavendigâr sancağı. resm-i hüccet. 262. nişan. kadımn hüccet (b. Hıristiyan. 86. bk. tbtida-i dâhil müderris(liğ)i. 271. bir müderris­ lik derecesi. bk. 117. bk. pervane. Hilaf 20n2. Hükkâm-ı şer'i. ISln^. 63. 36. Tımova mülhakatmdan. tbâdât. Hücerât-ı berekât. 237. 179. Hizmetkâr akçesi. 206. Hükmî muamelât. 58. 63. 130. HıfzıssMıa. 228. Hindistan. 145. medrese odası. 85. 169.. tbtida-i dâhil derecesi. 80. Hotaliç. Hukûk-i idare. fıkıh. bk. kadılar.) nin eseri. bir müderrislik derecesi. 115. 272. mehâdım-ı sudur-i kiram ka­ nunu. 127nı. 59nı. 84. 215-221. 222. 269. altmış akçe yevmiyeh. 140. 121. 22n. Hüsâmiye medresesi. ânj. bk. Hüccet. Osmanh nakîbü'l-eşraflanmn imzalan. 187. 103. 89n.2 7 3 . 269. I 1 6 n 2 . 191.. 114. bk. 108. Huzur ders(ler)i. ferman. lOuj. Hoca . 170. aynı adı taşıyan medreselerde müderrislik yapanlann unvam. 51. tbtida-i altmışlı derecesi.) evlâdına ait kanun. 251. Hüddam. bk. 37. bk. 126. 128. Hüsn-i hat. 131. kendilerinin Hazreti Hü­ seyin'den geldiklerini ifade eder. 40. Hükkâm. 56. 73. 59. 51. 251. Huccac. 125. filozoflar. HikmetÜ'l-işTâkiyye. Hulâsatü'l-hesab. 198. 198. süt anahk dersi. bk. Hususat-ı şer'iyye. 116. pâdişâh hoca­ ları (b. HiCat. Hüccet akçesi (resmi). 244. Mora'da. . Hukuk-ı umumiyye. 154. 137nı. pâdişâh hocaları. adliye. Hukûk-i hususiye. 92n2. 268. Hitabet. altmışlı medreseler. 109. ulûm-i şeriyye. 211214. tbtida-i dâhil medresesi. 186. Hücerât-ı tetimme. 24nı. 269. 87. ders. 281. Hüküm (-İ hümâyûn). Hüseyin Amili (b. 201. bk. 246. müftülük. bk. bk. Hükemâ. 262. löluı.322 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I dair Hücre. şeyhül­ islâmlık. 125. Husumet davaları. İbrişim. Hükümet. Hizmet-i fetva. 259. 181. Hulumeç kaddığı. 172. mahkemede kadı tarafmdan verilen hükmü gösteren Uâm.

fıkıh. 25. 25. İlmiye rütbeleri dereceleri. bk. 118n„ 119. Ekmelüddin (b. 271. . İmamet. hikemiyat. bk. îdâdiye. 117.) in Hidâye da. 219. tkinci sınıf mevleviyyetleri. İmkân. 24. tbtisap. tklilü't-teracim. timiye teşkilâtı. 121. ders. bk. 59nı. 90. 3. 179n3. 89. 108. thtiman kadıhğı. 71. 92n. lâln^. 158nj. 122nı. Sanj. 137. 237. 73. 142..). lerin aldığı maaş karşıhğı vergi­ îlâm. 87. 27. îcâz. 118. ulema sınıfı. llm-i kelâm.. 83. tim-i terbiye. bk. 21.tNDEKS tbtidâ-i hâriç medresehri. 42. bk. 63.77. tktisat. 267. 2inj^. 179. medrese talebesine ve­ rilen müderrisUk diploması. 269. 115. 22n3. 20. 164. ulûm-i âliye. bk.EdirneBursa medreselerine verilen isim. 237. harç. 199. tçel (medreseleri). tfta liit. tana-ı ümmet. kelâm. tim-i hadis. tkinci medrese. 269. 48. tmam. 138. tim-i iktisat. felsefe. 241. 174.) ın idare 153. aynı adı taşıyan medreselerde müdetrislik yapanların unvanı. bk. 125n2. bk. tim-i ilâM. (b. 241. fıkıh. şeyhülislâmın unvanlarmdan. 20. 49. timiye mesleği. 252. 52. 267. 117. 238. 63. 245. 50. 258. 80.) şerhi. 140. (usuUi).. 22n3. Hareket-i hâriç ve ha­ reket-i dâhil medreseleri (bl. tctihad-ı eimme. bk.) tmam-ı Sultanî. 276. tim-i fıkıh. 187. ulûm-i âliye. 227. tmadü'l-islâm. iin^. 175. 87. 87. tcazet (nâme). tim-i âdab. ilm-i iWû. tim-i usûl. 174. 77. kadımn imzadai) aldığı fetva (b. 268. 183. vaUllıihiyat. tmdadiye-i hazariyye ve seferiyye. 72. 238. belâgat'daa bahis. 199. 256. 75 . Mehmed Akkirmanî İmaret. bk. 279. W o m . 57. 114. lerden. îlâmât (-1 şer'iyye) odası. bk. Aynî (b. bk. tkdü'l-cüman. 85. 12n. mahreç 323 llhaniler Devleti. tmare. bk. mescid-i haram (b. timiye kanunnamesi (kanunu). bâb-ı İmza resmi. paşakapısmda (b. 20. ve iman. tltimas. 70. ders. 268nı. (b. 276nı. bk. belâgıu'dan bahis. tera kanunu. 259. 267. 58n3. 172. 281. 198. 242. mevleviyetleri. hadis. 135na. 74n].) nin eseri. bk. 33. 254. 22n^. 175.) la memur. 41. 232. 261. 243. 254. thtisap ağası. felsefe. îlâmât (-1 şerHyye) mümeyyizi. 67. 185. 241. 211n. 56. bk. 60. 138. 155. kadmm (hakimin) bildirisi. 151. ulûm-i âliye. 78. 265. tim-i kıraat. bk. tim-i Kur'an. 24nı. thizam. 263. tbtidâ-i hâriç müderris(liğ)i. 250. 29.. 267. Garp MoğoUan Devleti. İkinci Meşrutiyet. 185. 155. tim-i hikmet. 119. 253. İstanbul . ilm-i hikmet. akU deliUere dayanan iUm1er. llyas Bey medresesi. 199. 88nı. 116. 77. 253. bk. 45. İlmiye ıslahatı. 156nı.) nin eseri. 271n. bab-ı fetvam­ tnâye. 49. 257. 283. 186. tkindi divânı. 200. 41. belediye işlerine bakan memur. timiye sınıfı. ber cuma günü toplanan mecUs. bk.

tslah-ı medâris nizamnamesi. 228. 214. tslâm felsefesi. 23. 41. tstanbul Mollası. 156nı. 113n„ 120. 229. 138. tstanbul kadısı şerH müşaviri. 152. bk. 186. bk. 33. I65nj^. tstanbul kadılığı vekayi kâtibi bâb-ı fetva (b. 267.) nin medresede ders olarak okunan akaid kitabı. 68. tstanbul kadısı mazulleri. 284. 239. 29. 176n3. 232. 134. 53. tslâm devletleri. 92. İskele kapısı. 99n2. 199. 211.). 283. 17. 10. Edirne'de. 133. Rumeli'de bir kadı­ lık derecesi. 100 103. 235. 174. 58. 13. tslâmiyet. 143. 203. tstanbul kadılığı müsteşar(lığ) ı. iki tane­ niye tabhanesi (b. 3. 160. 49. 273. 284. 3. 186. İstanbul kadısı. 127n„ 131n„ 133n„ 137. İnegöl. 235. bk. 161nı. 194n. 72. 15. 24. kelâm-a. 125. 248. 207. İrşova kaddığı. eski Süleyma­ fetva (b. 75. 265. 7 7 n ı . 261. İnegöl medresesi. 208n3. 136 .) den büyük mevle­ viyet. 207. 133. 43. 280. 149. îsar. 163. Tanrmın varlığım isbat. 264. 209. 176. 177. tslâm akaidi. 193n3. 196. 41. 24nı. dir. tstanbul kaymakamı. 47.) nin meşhur olan adı. İstanbul'un sur için­ deki kısımlannm kadısı. 16. 92n2. 61. 155. 199. 23. 24nı. ISBuj.) nin tefsirce ait eseri. bk.324 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İstanbul. 39. tstanbul Mollası.îlüddin Devranı (b. İstanbul mollası. 11. İskilip. îshak Bey Medresesi. 143.136. 258. yolculuk vc muhabere için kur'a çekme işine nezaret. 74n2. 227. 209n2. 199. 73. tstanbul Efendisi. fıkıh. Isbat-ı vâcib. bk. BSuı.) da memur. 23. İran. bk. 256. 57. 33. 276. 162. 184. 5. 167 . 188. 140 . trşadü'l-akIVs-seltm ilâ mezâye'l-Kur'âniH-azim. 143. 72. bk. tstanbul Bâb mahkemesi nâiii. 242nı. İran Seferi. 267. İskenderiye köyü. 176. 219. İstanbul bedesteni. 182.142. 143. Ebussuud Efendi (b. 13nj. bk. 60. tshakiye zaviyesi. ait ^' tevali şerhi (b. bk. İstanbul kadılığı (kazası). 264. bk. 138. ulûm-i şer'­ iyye. 88. SOn. 235. 133. 265. 87nı. İstanbul Calata'da. 205. bk. 58. tstanbul Efendisi.170.. 241. tslâm âUmleri. 268. tnebahtı rütbesi. 96n„ 97. Cel. 225. 228. tsfahânî. ön^. tslâm hukıJcı. tstabl-ı âmire rütbelileri. 97. 84. 140. 92nj. 133 . 22n3. 129. 224. 96. 5n]. 259nı.. 107. 186. 212. tstabl-ı âmire (müdürlüğü) payesi. bk. tahtgâh-ı selâse. 277. tsbât-ı sâni'. 95n^. 195n„ 196. bâb-ı İslâmi Eserler Müzesi. 238. 24nı. İnebahtı. 165nı. İs­ tanbul Efendisi. İstanbul halkı. 106. tstanbul kadısı. 133. 283. 161. 23. 192. 110. . tstanbul kadısı. 223.143. 7. 166. 94..) da memur. 143. 229. Bilâd-ı se­ lâse (b. trâde-i hususiye. 160. 24. tstanbul fethi. İslâm âlemi (camiası). tstanbul Kız Lisesi. İstanbul Boğazı. 90. 231. 249. 104. tskemleci Çadır mehterleri. 106nj. 98. 165. 62. İstanbul esnafı. 89. İni. 154. 227. 201. 233. 199. 273. 46. tslâm tarihi. Üsküp'de. 213n. 111. 75.

Iştip kadılığı (kazası). 256. 255.. 1.3. 30. 98. Kaçkun köle. 33.. tzmir pâye-i mücerredesi. 189. İzdin kadılığı. 186. bk. tstanbul (kadılığı) payesi. 263. Kâdı'l-kuzât. 278. 183. 276. 27nı. Kadılık sandığı. 261. 176. Kaariye. tstanbul müderrisliği rüûsu. 108. 267. Kadı(laT) defteri. 113. 71. İznik. 111. 179. âbik. 33nı. bk. Fatib. tzmir mâzulleri. pâye-i mücerrede. 129. İstanbul uleması. Itıknâme.) den aşağı müderrisler abr. Ohri'de. 274. İzdivaç. İydiyye. 156n. Kadı beratı. 260. 280. 1 . Süleymaniye. tstarva kadıhğı. İştikak. 48. Anadolu Selçuklularında en yüksek ilmiye rütbesi. bk. sda-i Süleymaniye (b. 274. bk. 30. 117. 235. akdiye defteri. 66. 134.bk. 111. bk. bk. İsparta vilâyeti. İstanbul surları. 161nı. 256.254. kumaş. Kaariye. 256. İstanbul'da semt. 74. 211. 83. 273.) in med­ reselerde okunan sarf'z ait kitabı. ikinci sınıf (mahreç) Kadıların elkabı. 2. Kaba. 196nı. 285. 223. 75. 276. tznik medresesi. 325 tstanbul müftülüğü. 91. 88. 40. 85nj. tstanköy kadılığı. tznik kaddığı. 115. 122. 241. 264. 2 5 0 . Kadı(lar). 258. 85. Kaddar kanunu. 186. bk. 267. bk. nahiv kitaplarından. tzzeddin İbrahim (b. Üsküp'e bağlı. 274. tzmir kadısı. 31nl. 122. İzmir. hâkimü'ş-şer'î. 92n2. mevleviyyet (b. 40. 253.) da memur. 182n3. Osmanlı medreselerinde okunan İstanbul rüûsı. Kadılık. kadının işlerinde kendidisine vekâlet eden memur. 137nj. bk. 92n2.252. bk. Isaguci. İstanbul'un yedi tepesi. İzmit. 259. 92n2. 48. Kabe. 252 . 125n2.„ 157. 274. 110. 248.86. 70nj. 93. Topkapı. Isam. 174. 83. 279. 258. 277. 87 tzmir (kadılığı) payesi. 228. 41. 151. 125. şeyhülislâmlık. 277. 159. azâd kâğıdı. 277n. 35. 38. 45. 122.109. 97 .. 83 . bk. Kabe kapıcılığı. Kadı Beyzâvî tefsiri. Kadı nâibleri. 223. 125nı. 271. tstanbul şer'iyatçısı. 70. 119n. 161nı. Çem­ berli taş. 234. Selim tarafından kaleme alınan lâyiha. Sul­ tan Selim.99. 87. İstinaf mahkemesi. 285. Istefe kaddığı.) nin medreselerde okunan mantık ki­ tabı. 259. Islahat lâyihası. 92n2. 68.). bâb-ı fetva (b. 228. 186. 133. sedânet. 228. bk. 216-218. 176. risâle-i ebheriyye. 120. 101 . Itnâb. 276. 92n. 1 1 8 . tstanbul vilâyeti. ulûm-i Arabiye. 281. bunu Mû­ Irak. 137. Esirüddin Ebherî (b. belâgat'dan bahis.İNDEKS tstanbul miiderris(lik)leri. 279.. 186. 124nj. tzmir kaddığı. Edirnekapı mevkileri. ilmiye teşkilâtlanın ıslalu için III. 101. Istinye. 111. nâib. 113n2. 260. hâkim. kuzât. 280.120. bk. 76nı. 200. 107. 27. 126. 30. 133.131. İzzi. 270. . 158. bk.

121. 241. 125. bk. JCanun-ı kadim-i Osmaniyye. Karinâbâd kaddığı. bk. Kandiye. 61. 154.326 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M l Y E T E Ş K İ L Â T I Karadeniz. istanbul'da aym adı taşıyan mahallede. 87n. Kavâid.) 275. Kânun-ı pâdişalıî. Kaftan ağası. 227. saray müstahdemlerinden. 194n2. 154. yaptığı Kadırga. SOn^. Kastamonu sancağı. izmir'de. 51.) 275. 159. Kasımpaşa medresesi. bk. Kassam-ı askerî. ibn Ömer Osman (b. Uln^. Kaptan paşa. Kasab. Kassam daireleri. Karasi sancağı. Kavâidü'l-irab şerhi. 130. bk. bk. Kandiye kaddığı.. 104. 137n2. Kapıkulu süvari bölüğü. 68. üçüncü sınıf (mah­ reç) mevleıiyet (b. Kavâid-i edebiyye. 143. Kanunnâme.) ve mahalli kassamlar (b. 192. Kanun-ı kadîm-i Sultan Mehmed Gâzî. 275. 139n4. 273. kadı sicillerini tutan memur. Rikâb-ı hümayun ka­ pıcıbaşılığı. istanbul'da. Karaburun. Kamaniçe kadılığı. Fatih kanunnâmesi. 123. bâb naibi. 99. 259. 283.) da memur. bk. 92. Kahire. Kandıra kazası. Istanbnl'da semt. Cumaâbad'da. 228. Karaferye kadıhğı. JCassam-t beledî. 113n3. 237. 158. Bursa'da. 121. 30. Kassamidt. 125n2. bk. 134.) m medrese ders kitabı olan nahiv eseri. 277. 196. Rumeli'de bir kadıhk dere­ cesi. Kâfiyeci (b. Kassam-ı süvari. Karaman hamamı. Kâtip. Cezayir Beylerbeyisi. süvari kassamı. Kasımpnşa. 106ns. Kaşıkçılar. 228. Kapıcılar ketdüdası (Kapı kethüdaları). 155. Kalenderhâne kilisesi. 197. 140. 154. Kalafatçı. Babüssaade ağası. bk. Kandiye mazulleri. . Kapıcıbaşı. Kamaniçe. 128. 118. Kapıcılor. Kassamiye akçesi. bk. tereke taksimi yapan şerf memur. 122n2. 129.) nin medreselerde ders olarak oku­ nan nahiv kitabı. 174nı. 21n^. bâb-ı fetva (b. üçüncü sınıf (dev­ riye) mevleviyet (b.) in sarf ve nohiv'e dair eseri. Kaimmakam. İbn Hişam (b. 284. 126. 6. 277. 124nı. bk. 238. bevvab. daire. bk. Kapı ağası. bk. 109. Kasab akçesi. rikâb-ı hümâyun kaymakamı. 124.. Kadri Efendi medresesi. Kassam(lar). Kapıcıbaşı rütbesi. 27n4. 92n2. kassam'm işlerde aldığı harç. 74. 141. Kavâidü'l-irab. Kâfiye. Kastamonu vilâyeti. 153. 30. Kalem. 130. Kamaniçe mazulleri. 187. 134. 274. 9n2. 227. Karîb-i âlâ. 40. 199. 62. bk. 139. 199. Kalenderhâne medresesi. 5ıı. 246. Kartal. İstanbul kadısı maiy­ yetinde. 99. 132. 274. Kalpazanlar. Kapıkulu ocakları. 121nı. Kanun-ı kadîm-ı Sultan Süleyman Han. 117. Zlıiı. Kassam defteri. istanbul'da. (süvarileri). bk. 41. 155. 278. 188. 267. 96. bk. kazasker kassamlan (b. 243. 80. 122. Karahisar sancağı. 140. Kasım futması. Kapı naibi. 92n..) olarak iki kısımdır.

Keçeli çuhadar. Kazasker(ler). 181. 159. 24nı. 190. Kenzü'd-dekâyık. 274. 90. 158nj. 83. bk. 207. kazasker divânı. 279. Keşan. 277. 64. 186. 111. 252. 274. 270. bk. 143. 251. 245. 174n. 99. 118 123. 69. 147. 91.İNDEKS Kavâfi.er'i davaları gören vekilleri. 157. 274. 105. 23. 83. 110. Kazaskerlik(hr). 284. Kazasker dîvânı. 107. 96. 276. 27. 93. Ebi'l-Berekât Hafızüddîn Nesefî (b. 158n2. 138. 59. 158. 211. 156ns. 39 . 153. 131. 87. 256nj.. Kur''an-ı Kerim ile ilgili ihm. 113. 75. 125. 189.108. 94. 163. 182. bk. Ebu ishak Kâze­ rûnî (b.. 182.124. (b. ulûm-i arabiyye. 173. 182. 153.181.263. 167. 283. Kefere nikâhı. 193nj. 128. 68. 256. 154.43. 178n. 131. 327 Kazasker evlâdı (oğulları). üçüncü sınıf (devriye) mevleviyeti. 95. bk. Kavuk. 259n„ 261 . Kâzerûn. 47. Üsküdar kadılığı. 148. 74. 156. nâib. 67. 167. Kazaskerlik mahkemesi. bk. kadı tayininde kazas­ kerin aldığı harç.160. tstanbul kadıhğı. 232 . 97.48. 152. 177. 104. 117. 158. 96. Keçe. 189. Kazâ.) mahsus başidc. 104. ilçe. 57. bk. 55. 142. Kelâm. 165nj^. ŞeybulİBİâm dairesinde teb­ liğ memuru. 70 . 95n2. 155. 1 9 . 275. bk. Kazâ-i Üsküdar. 26.) nin med­ rese dersi olarak okunan fıkıh kitabı. 208. bk. 206. bk. defter-i akdiye. 165nı. 179.. Kefe kaddığı. 283. askeri kassam. 121 .21. 242 . 184. 279. 87. Kazaskerlerin arza girmesi. 91. 166. ulûm-i CüzHyye. 253. 235. Kâzeruniye tarikatı. llSuı. 159. Kazasker hasları. llSuj. 262. 49. Kazâ kadıları. 98. Kazasker meclisi. Kaza müftüleri.72. 87. Kazâyâ (y-ı jer'iyye). örf. bk. Kazasker hissesi. kadının kazalar­ daki . Kazasker(lik) daireleri.) tarafından kurulan tarikat. 160. 233. lOSn. bk. 230. bk. tlm-i kelâm. 151. kapıcıbaşılara (b. 160. 102. Kavuklu. 77. 114. 163na. 91. 200nı. 93. Kefilnâme akçesi. 167. 151. 66. 97. 229. 55. 253. 209. 138. 96nij.. 94. 86. 152. Kazâ-i Tokat. 199. 207. 117. 22. 103 . Kesriye kadıhğı. 258. 103. Kazasker defteri. 50. 112. 88. Kozâ-i Eğil. 72. Kayseri mâzulleri. 269. 258. bk. Kenar medreseleri. 268. 190. 109. 94. Kaza kadısı beratı. Tokat kadılığı. . 73.1 1 5 . 199. Kayseri kadıhğı. 92n2. bk. 204.). Keşif naibi. Kazasker kassam(lar)ı. 6n^. 88. bk. 285. Kazasker mâzulleri. lla^. Kaza nâib(lik)leri. 74. kuzât-ı kasabat. kazasker meslisi. Şirâz'da. 255. Kehil. 123. 207. ilahiyat. 113 . 176. 244. İstanbul kadısmm şikâ­ yet davalarma bakan vekih.249. 177. 263. 175. Kayseri. Kaza-i İstanbul. 1 7 9 . 64. 154. 163nj. Kaymakam(lar). Kaza kadılığı. 105. kuzat-ı asker (asâ­ kire). Kazasker kapısı. 33. 227. 190. 46 . kassam. bk. salı ve çarşamba dı­ şında kazasker konağmda topla­ nan meclis. 51.238. 92n2. 156 . 272. bk.

20. Kitâbet-i resmiyye. 237. Kethüda. Zemahşerî (b. Kur'an-ı Kerim (b. 164nı. 11 . Kırk akçe medresesinden mazuüer. I8112. 274. 92n2. Kıhç Ali Paşa medresesi. 71.15. 28nı. Keşşaf tefsiri (el-Keşşaf an hakayıki't-tenzîl).) nin eseri. 268. Kısmet-i mevâris (-i reaya). Mesâbih (b. Zln^ Kıratova kadıhğı. 271. 99. Kınm Hanlan. 285. Küâb-ı Şûfa. Kitâbü'l muhtasar. 281.) den aynimış müderris. kumandanlık. Kızd Yenicesi. KUi kadılığı. 104. 41.) ve daha yukanda olan en yüksek dereceli müderrislere verilen isim. 162. KocaeU sancağı. telvih medre­ sesi. 5 5 . Kızlar ı^ası. 43. hidâye (b. 30. Kitap. 28.) nin medrese ders Idtabı olarak oku­ nan eseri. hidâye (b. 42. ders. Kırklı medrese (bk.) den eser. Kısmet-i askeriyye. Kitâbü's-Semaniye. 114. . 23. 79. 140. 110.) nin eseri. bk. 42. 274. K9U. Kılıç alayı merasimi. İstanbul'da Mûsıla-ı Süleymaniye (b. 139. Zemahşerî tefsiri. 262. Kitabet. müderrisi kırk akçe yevmiye alan medreseler. 92n2. 69. 228. Kibâr-ı müderrisîn. Kırmızı mücevveze. Konya kadıhğmdan mazul olanlar. 65. 39. 29. Kırım Hanı . 27. Celâl-zâde Salih Efendi (b. bk. kadı'mn yamndaki muavini. 19. Kitâbü'l-usûl. tstanbul. Bidâyetü'l-mühtedi (b. 90. Koyun hakkı. Komanat. 212. Kırk akçeli İstanbul kadıları. bk. 174.zadeler. b. 179. Kırklı medreseler. Kıyâde. Kıtot-ı icâre. 48.) den bahis. 59. bk. Oklidis (b. 157.) den bahis. 267. 141. bk. 65. 12nı. bk. 274. 161nı. 73. bk. Aristo'nun fizik'e dair eseri. Osmanhlardan evvelki hükümdarlar ve aileleri tarafından bina edilmiş olan medreseler. 107. 68. 235.328 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE T E Ş K İ L A T I Kırçova kadılığı. 42. 122. 7n2. fıkıh. 196. 244. 138. Kitâb-ı tüyü*. 29n. Konya. hidâye (b. 31. Kıyas (-1 fukaha).' 92ng. 208nj. 13. 114. 247. 169n2.) den bahis. Kırklı (kırk akça yevmiyeli) müderris(ler). Kifâyetti'l-müntehî. 275. Kitâbü'l-merâsıd. 60. 28.) in eseri. bk. Kitâb-ı hace. 63. 267. 22nj. 113. 102. 174. Kırktan munfasıl. 242. mücevveze. bk. 170. 267. 126. 157nı. Kiga kadılığı. 154.) memur. Celenbevi İsmail Efendi (b. hidâye (b.). 121. Şeyhülislâm dairesinde (b. 272. bk. bk. bk.) adlı fıkıh kitabmın şerhi. bk. 169n2. bk. 60. Konya mazulleri. bk. bk. 235. 37. 96. 198. Kırkkilise. Tokat'm nahiyesi. 245. 270. Konya Kadıhğı. 92n2. Kitabet-i Arabiyye. 22n„ 24. üçüncü derece müderrisler. 42. Kostantiniyye. 280.) den bahis. 77. Koron kadıhğı. bk. 56. Kit^et-i Fârisî. bk. kazasker maiyye­ tinde memur. 127. Koca Mustafa Paşa medresesi. 138. 62. 238. 92n2. Kısas.5 7 . 119. 42. Koçi Bey Lâyihası (Risalesi). Kü^-ı zekât.

Limasol kadıhğı. 276. istanbul'da semt. (b. Kütahya kadıhğı. Kura. 274. 274. Jtfaeun. 123 . 33. harp levazım reisUgi. 216nı. Küçük ruznamçe kalemi. 42nı. Kudüs mevleviyyeti payesi. 206n4. Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. 92n. sfipürfictt. 125n„ 126. 221. bk.) 96. defterde kaydı bulunan fa­ kat binası yok olan medrese. meşihat daire­ sinde memur.. Magosa kadılığı. 167. 129. 174nı. 115. Knreyj kabilesi. 86. 275. 92na. 78. 50. 245. 243. 228. Kur'an (-ı Kerim). 138. 216ıif. 185n„ 215. 22n. 329 Kütahya mâzulleri. divan-ı hümayun (b. Moodtn. 15. Makfil-i şer'iyyat başkâtibi. bk. 127. Dobniçe. 219. MAdume. 156. bk. Mahfil-i hümâyun. Sn. sancak. 156nı. 277n„ 278. geyfanlislânun giydiği sâdât (b. 1390^. Köprülü kadüıgı. livâ-i Teke. 267. Teke İsparta San­ cağı. Kudü» (-İ Şerif) 38. 184. bk. 128. 274. 277. Kul. bk.126. tarikat şeyhleri için tabir. 114. bk. 129. 117. 252. 99. 237. Mabeyn başkâtibi (başkâtipliği). Kürsü teyki. Kudüs-i Şerif malulleri. Kuzât-ı kasabat. 99. Küfüb-ı sitte. Maçin kadıhğı. KöBtendil. mevleviyyet. KUap. Kul oğlan(lar)ı. 166.tNDEKS KSprücû. 251. Lisaniyat. Liva.. Lâleli Camii vaizliği. 161.zadeler. Künnos. 86. mahreç mevleviyeti (b. 242. 92n. 280. 247. Lûgat. I86nj.)a mahsus kavuk. 199. Letâı/ü'(-işardl. Kudüs kadıhğı. MahaUi kadı (lor). 96. 170. Küçük Çekmece. Lefkoşe. 186. bk.) m aktedildiği yer. Rumeli K a ­ zaskeri maiyyetinde memur. bk. limni kadıhğı. 276. köyler.. 220. bk. 151n„ 242. 249. Kubbe. bk..). 101. Kuzât-ı asker (asakere). 142. 129. Lâli . Kubbealtı. Kütüb-ı mutebere. 5. Mariston. Jlfa6«yn. 92n. bk. 70n„ 112. üçüncü sınıf mevleviyyet. 180nj. Lefkoşe kadılığı (kazası). 242. Kuzât-ı ûlâ. 112. vftız Kürsü vâiziyesi. 220. bk. Diyarbekir'de. Lâhurî fal. Kuzât (taifesi). 127. 125n2. 47. Maaş-ı ilmiyye kâtibi. 212n„ 213. 27nı. Miüıazaral. Kuzât-ı mevleviyyet.. 102. 20. bk. 24nı. 219n2. 6Sn. 267. 128. kadılar. 153. kaza kadıları. Kütloft. 133n. I86ıij. 16Inj. KudiU (-İ Şerif) kadısı. kazasker­ ler. Kütahya. K ü u h y a sancağı.)'nn /ıkılı'a dair eseri. 217. 94n2. 255. 218.. 92nj. 94n. 98. 137nj... Mahbubiye divanhanesi. ân^. Kütahya kadısı. 256nı. 92n2. 259nı. kâtip. 92n.. .. Lehistan seferi. Kfiçük Karaman. Kulp Sancağı. Küçük tepeli. 160.

174nı.. 101 . 61. darûşşifa. kazasker maiyyetinde me­ mur. ttfsir'dta bihis. MeclU-i intUıab-ı hükkâm. 120. 154. 2 8 3 . 119. 28nı. 266. ders. Maraş kadıhğı. 180nı. 112. 88nı. 265. kelimelerin li^at manası ile uğraşan ilim. Mahreç mâzulü. Mahkeme-i şer'iyye.9 9 . 186. 269. 99. Malûmât-ı ictimaiyye ve kanuniyye. 36ny Matlab (defteri). 195. 265. Marmara adası. 134. bk. Mazbata kalemi. 229. Maksudiye Hanı davası. 265. mzname. 208. 174. kelâm'dau ders. lOOn. 30. Mâristan. . 90.330 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Manisa mnftüsfi. 2 3 6 . 68. Mahmud Efendi Mescidi. 55. 30. Makasıd şerhi. ders. Mazul kaddar. Mahmud Paşa medresesi. 231. 27. 39. Orhan Gazi Medresesi. Mal defterdarı. Şer'i mahke­ meler. 281. medâris-i semaniye. Mecelle cemiydi. 154. 26. Aforuure hazinesi. Sln^ Maveraünnehr. 106. Mahreç mevalisi. Matla-ı hususi'l-kilemfi meâniiFusuri'lhikem. 274. 214. bk. 88nj.285. SSug. mendil-havlu 124nj. 21. 51. bk. 135. Mahkeme-i şer'iyye defterleri. 267. 107. ruznâmeçe-i hümâyun. 115. ulûm-i cüziyye. bk. Md>ahis-i ahkâm. 14Inj.) şerhi. 38. 142. Manisa medresesi. 25. 234. Maraş mâzuUeri. belâgai'daa bahis. kadı tayin sıra defteri. 247. Maraş. 266. Meânî. . 134. medrese dersi olarak okunan sarf kitabı. MeceUe. 10. Mahreç. 186. 116. 230. Mahzum. Maksud.. 102. Mead. 40. 9n2. bk. ders. 278. 72. Mahmud Paşa Camü. Matracı. 97. 267. fcelâm'dan bahis. 109. 161nı. Mantık. l l n . Manisa. 160. Rameli Kazaskeri maiyyetinde memur. 284. 269. Manastır kadıhğı. öldükten sonra tekrar dirilme. 234. 102. 199. mülâzım defteri. bk. Marmara denizi. 89n. 24. 268. 10. Matlabçı. 9 7 . 280. 277. 237. nâiblik. Mahreç payesi.2 3 8 . Mansub olmak. ikinci sınıf mevleviyetler. Mahruse-i tstanbul. 267. bk. Mazul mevâli. 20nj. Maişet-i şeriyye. 157. 274. 232. 246. 21. 42. kadı tayin edilmek. Matbah. Malilâ mezhebi. Mahmud Paşa mahkemesi. 214nj. 117. Bursa'da Orhan Gazi tarafmdan kurulan ilk med­ rese. Makrame. Kureyş Kabilesi kollarmdan biri. 274. 274. 227. ikinci sınıf (mahreç) mevleviyet.. 45. 29n«. 89. Marmara EreğUsi. 213. 274. 280. 2. Malûmât-ı fenniyye. Metlis-i âli. Malûmât-ı ahlâkiyye. Mahreç müderrisleri. 19. 267. 281. 61. 134.) nin Fususi'l-hikem (b. 228. Davud-i Kayseri (b. 276. 273n„ 278. Mahfil-i şer'iyyat naibi. Manisa kadılığı. Masduka-i semaniye. 124nı. 118. 264. 259n. Mahreç mevleviyyet(ler)i. Manastır medresesi. Afonisa mâzuUeri. bk. 142n2. 99. üçüncü sınıf {devriye) mevleviyyet. 101. 40. 63. 92n2. 107. hastahane. 48. 20.1 0 3 . 43.

269. 173n4. bk.) nin fıkıh'a doİT eseri. kanunu. Medâris-i sahn-ı semân derecesi. büyük mevleviyet (b. 174nı. tetimme medreseleri.247. me­ daris-i sugra. Sadeddin Tefta­ zânî (b. Meclis-i müellefSt heyeti. Meclis-i meşayih. sahn medreseleri. muallimhâne-i nüvvâb. bk. Medine-i Âmid. 103. Medresetü'l-kuzât nizâmnâmesi. 47. nOn^. Medine (-i Münevvere). 274. 200. Medûris-i erbaa-i Süleymaniye derecesi. 227. 277. 253. 199. 33. bk. Şeyhülislâm Müeyyedzâde Abdprrahman Efendi (b. 170. küçük medrese. 105n. Medrese(ler) kanunu. müfettişleri. 70. 59. 98. 229. Medrese ilimleri. Medâris-i erbaa-i Süleymaniye müder­ risliği. Bursa'da. 249. Medrese-i sâni. 265. 272. 168. Medrese-i Süleymaniye. 100. 280. 33.İNDEKS Meclis-i mebusan. Süleymaniye medrese­ lerinden. Süleymaniye müderris­ liği. 26. Medrese-i sâlis. kiram umum müdürlüğü. 187. 183. bk. Meemâü'l-fetâvâ. Medrese teşkilâtı. Medrese beratı. Medâris-i semaniye (semaniye medre­ seleri). 237. lOni. bk. 232. 199. 269. 73. masduka-i semaniye. medaris-i suğra. 88nı. Süleymaniye F~edreselerinden. 260. Medâris-i sağire. Medrese-i Âliye. sahn-ı semân müderrisimi. bk. 7. 184. 265. 103. 249. Medrese-i Molla Hüsrev. 8nj. 87. 9. bk. 2 4 5 . nOn. 12nı. İbn SââÜ (b. 272. medrese talebelerinin yemek­ Medine-i Münevvere mazuUeri. 147. Meclis-i letkikat-ı şer'iyye. 186. 179nj. 33. Kadırga'da. Haremeyn mevleviyetleri. 244. hocazâdeler kanunu. Medine (-i Münevvere) kadılığı (ka­ zası). Medrese(ler). Medhal-i ilmi hukuk. 200. bk. lOln^. 37n„ 62. bk. Medrese-i râbi. bk. Mekke (-İ Mükerreme). 126nı. Medaris-i sujro. 268. 36. Âli. 174n„ 182. Mecmaû'l-bahreyn ve mülteka'n-nehreyn. 128. 59. 264. Medis-i şer'i. 241. in^. bk. 120. 276. Mehmed Paşa medresesi. 238. 100. Medrese-i Turhan Bey. 199. 331 Medrese-i beççe. 161. bk.) nin en yüksek dere­ cesi. musila-ı sahn. 98.). mekteb-i kuzat. 183. 250nı.. lOnj. Medrese rütbeleri.) nin kelâm'a ait eseri. (medaris). hanesi. 233. Dârü'l-hilâfe medre­ sesi (b. Mekastdü't-taiaHn.) nin eseri. 71. 169. 199. lOn. ders kitabı. Medâris-i kebîre. 60. 33. Mehadım-ı Mehayif sudur-ı 268. 16. bk. 197. 155. 200. Sahn-ı semân medrese­ leri. 61. 99n„ 135. 20n„ 56. . 264. bk. bk. Medaris-i 186. tetimme medreseleri. 274. 154. Medresetü'l-kuzât 269. Medrese-i evvel. Süleyma­ niye medresesi. Süleymaniye derecesi.. 72.. bk. Medresetü'l-kuzât. Meclis-i mesalih-i talebe (Cemiyeti). 254. Medine <-i Münevvere) kadısı. ders. Süleymaniye medrese­ lerinden. 186. Süleymaniye medrese­ lerinden. Me'kel. bk. Medresetü'l-mütehassısin. Diyarbekir. Utimme medrese­ leri. Medrese-i Dârü'l-hadis-i Sinan Paşa.

Mensuh. 196. Meslek-i tasavvuf. (Meşihat dai­ resi veya makamı). tasavvuf. Mesele.) nin htidis'e . 100. 123. 78nj.) nin hadis'e ait eseri. mes­ ned-i fetva. bk. Memalik-i mahrusc. şeyhülislâm kapısı. 25. 30. 53. Menemen.' löln^.. 149nj. 245. nüvvab. 89. Mekteb-i kuzât. ştyhülislâmlık pa­ yesi. 96nı. bk.) nin usûI-i fıkıh'a dair eseri.. 229. Şeyhülislâm mektupçusu. bk. üçüncü smıf mevle­ viyyet. 19. Abdurrahman-i lycî (b. 30.) nin kelâm'a ait eseri. Meşihat mektubî kalemi. Hüseyin b. mollalar. 95n3.203. Mesâbih (ü's-sünne). 125n2. Meşveret dairesi. 233. Mevâli. bk. Mesned-i fetva.332 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI ait eseri. bk. Memlûk(]ar) Devleti. 134. Meşihat payesi. 211. medrese ders kitabı. 42. 26.104. Mesud (b. 194. 265. Me­ sud Begavî (b. 47. 268. Mevâkıf. 221. Ra­ ziyyüddin Hasan-ı Sâgani (b. 40. ders. 55. 186. 64. Mektubi müdürlüğü. misal. 184. Haremeyn mevleviyeti. Menflot kazası. Ahmed b. bk.. 199. 229. 40. bk. 41. Hafızüddin Ömer Nesefi (b. Menemen kadıkğı. 198 . Mesned-i meşihat-ı kübra. ders. Menşur-ü itibar-ı mevleviyet.) nin usûl-i fıkıh'a dair eseri. 2 0 5 207n3. Meşihat müsteşarı. Meşâyih-i islâm(iyye). Sâgani (b. 1 0 2 . 43. 198. şeybulislâm maiyyetinde. 43. 280.2 0 0 . 39. 39. Memlihateyn kadılığı. bk. bk. 93. Memalik-i İslâmiyye.) un sarf'a dair eseri. Menteşe sancağı. 42. 132nı. SBn^. 228. 164. 200. 41. şeyhül­ islâmlık. 99. 52nj. 242. 199. Metâliü'l-envâr. 15. Mekke (-i Mükerreme) kadısı. bab-ı fetva. 92nj. bk. 207. 71. 254n2. 29n. 184. 21. 135nj. Menzil. bk. Mesârikü'l-envâr. berat. 88nı. Meşarik (-i Envarü'n-nebeviyye). 22. Siraceddin Mahmud-i Ermevî (b. 65. kelâm'ian ders kitabı. bk. 200 . 277.) nin hadis'e ait eseri. 276. 26. l l n . 154.) nin mantık'a ait eseri. Meşihat mektupçusu. şeyhül­ islâmlık. Ali b. bk. 268. şeyhülislâmlık. 268. 87n. Menzil zahiresi. 273. bk. kazasker maiyetinde memur. bk. Mekke-i Mükerreme payesi. bk. fetva alınmak için yazılan sual. büyük kadılar.) a sonradan verilen isim. 265. 97n. 29. Menâr (ü'l-envâr). Menâzilü'l-envar. 277.. ders. 199. . 43. Menâsıb-ı ilmiyye. Mektupçu. bk. 52n3. Meşihat (-ı tslâmiye). Mevâkıf 27. 203. Maveraünnehr'de kasaba. Meşihat arzuhalcisi. Mesnevîhân. Ibla^ Meşveret reisliği. 99nj. Merah (ü'l-ervah). şerhi. Merginan. 260. 212. l l n „ 19. 132. Muallimhâne-i Mektubi-i meşihat dairesi. Melali ^ü*l-erevar^ şerhi. Meşaleciler. pâye-i fetva. Bosna ile Bel­ grad arasmda. 120. 26. 50. 97. Mekteb-i nüvvab. Sâgani (b. 199. 273. 125n2. 28n3. bk. 26n2. 232. Muallimhane-i nüv­ vab (b. bk. mantık'a ait ders kitabı. 268nj. 107. Menşur. Merzifon. 209. Mekke (-İ Mükerreme) kadılığı (ka­ zası).

1. Misâl. 244.) nin eseri. 262. 41. 180. 232. 238. 97. 92n2. 56. 26n3. Mısr-ı Kahire kadısı. 93. menşur. Miftak müderris(liğ)i. med­ rese ders kitabı. 87. Bursa'da. 136. 40. 114. 158. bk. 141. Mevâli kassamlan.) nin nahiv'e ait eseri. Mevleviyet(ler). bk. bk. MidiUi kadıl^ı. Mirü'l-ûmerâ. 283.) nin eseri.) nin risalesi. 283. 39. 57. 139. bk. bk. 230.) nin medresede okunan belagat kitabı. 11 . 135. 234.) nin eseri. Molla Lütfi (b.14. 40. 27. 203. 276. 72. 277n„ 280. 277. /etva'larda başhk. 229. 157. bk. 170. 118nı. 238. 248.103. 60. ders kitabı. 124nj. 74. Miri imalâthane. 242. 114. 263. MihaUç. müspet ilimler. 246. 80. 262. 265. 112. 152. Mezestre kaddığı.. 152. 86. bk. 283. Mevâli . 29. kadımn aldığı harç. Mevzu' ilimler. 30. 96. Mevzuâtü'l ulûm. Mir'at haşiyesi. 48. 266. 39. 59. 100. Mirimiran(lık). 71.. 162. 64nı. 201. 189.zâde çocnklarma verilen ad. 186 265. tümgeneral. Minhüt-tevfik. 217. 60. 263. 22. 238. 135. Midye. 8. Molla(lar). mirimiran. 273.zâde (b. 78. YeU (b. Mehmed Akkirmânî (b. 133n. 140. Mihrimah Sultan medresesi. Mezestre sancağı. 51. 125nj. 103. 92n3.) in fıkıh'a dair eseri. bk. 95n3. 60. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyet.İNDEKS 106. beylerbeyi. bk. 122n2. 1 0 8 . 123. beyler­ beyi. Abdüsseyyid Matriri (b. bk. Mısır kadıhğı (kazası). 273. evlâdı). Nasır b. 245. Mevâli nâibleri. berat. 22. 284. 88. 95. 136. 155. 99. 265. Mısır medreseleri. 31ıı. 264. Mirî kâtibi. 108. molla . 284. Molla Hüsrev (b. Sekkâkî (b. 98. Mısır kadılığı mazulleri. 227. 117. . bk. 114. 96. 230. 260. Miralay(lık). 41. 174. Misbah. 19. Miftah (üU-ulûm). 141. Trakya'da. İstanbul Edimekapı'da. 95. Mir'at (ü'l-usûl). 284. 116. Mevzuat. 170nj. Mevâli eUcabı. 98. 230. 273. lOOn. bk.). 91. Miri mültezim. 57. 207. Mısır. 261. 246. Taşköpriilü . 131. 134. 5 9 . Mihaliç kaddığı. 66. Molla bey. Mevâli-i sahn.zadeler (oğullan. 106%. 85. 55. 69. bk. 232.. mollalıklar. 156. 181. 259. albayldı. nâib. 157. 66. 265. 245. taht kadılıkları. Molla Hüsrev (b. 101 . Mird». 208. 264. 79. medrese ders kiubı. bk. 179. In^. Mora'da. 21. 179. 159. 277. 43. 117nj. 75. bk. Mirliva(lık).) in U9ÛI-İ fıkıh'a ait eseri. 27. mevâli. Mimarbaşı. bk. jjyil 333 Hj. Miftah medreseleri. 118. Miftahü'l-hendese. 163. 119. 40. 157. MoUa Hüsrev medresesi. Mevlid-i nebevi.zâde. 132. Miyanbend. 96n^. 203. Rumeli kazaskerinin mali işler memuru. Mevzuâtü'l-ulûm. 93. hakimlik sınıfma kayıtli kişi . Mevlevî şeyh(Ur)i. İzmirli Mehmed b. 16. 110. Mevlid cemiyeti.6 1 . Midilli. büyük kadılıklar. 181. 283. 70. Miftah ferhi. 177. 26. 89. 253. Miras taksimi resmi.112. Mirkat (ü'l-vusûl). 212. 284. büyük mevle­ viyet (b.

138. Sn^. usul-i fı­ kıh'a ait ders kitabı. MoUalık(lar). 1 7 9 D „ 264. 139. fetva kalemi (b. huzur derslerinde (b. 143. 244. 147. ulûm-i cüz'iyye. 268. Muhtesiplik. bk. 238. 260. 173. Sadüddin Teftazânî (b. tbn Hişâm (b. 217. 257. Mora seferi. 61. 216nı. bk. bk.) nin eseri. 79. 138. kadımn mukataadan aldığı harç. 265. bk. büyük kadılıklar. müderris yardım­ cısı. serdâr-ı ulemâ. Afufeonlora risalesi. Celâl . 138. şer'î ilimlerden. 206nı. bk. huzur derslerinde (b. 275. Mukabeleci. 43. 49. iSn^. 99. bk. 106ns. Mukaddemetü'l-edeb. 154. ulûm-i âliye. 60. medrese öğrencisinin ilk gördüğü dersler. 153. 6. mekteb-i nüvvab.) nun hesapla ait eseri. bk. Mukatnâme. 217. 236. Muhtârât. 215. Muhtasar (-ı münteha). Mudurnu kadılığı. 138. Mukataa. 237. Muhzır akçesi (resmi). kazasker maiyetinde me­ mur. Muhammediyye. Zemahşeri (b. 12n2. Muallimhâne-i nüvvâb. Muhtasar-ı münteha. 49n4. 222. 22. 173. Molla-zâde. 141 n. bk. 22ng. 111. 200. Muamelât. 134. 219. Mukalaa resmi. Mugni'l-lebîb. Afufczxrf/ar^. 66. Muhammed Kuduri'nin eseri. Bursa'da. Afumcu. I25nı. 220. medrese ders kitabı.334 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI ait şerhi. 196. Mora. 27. İbn Hacib (b. Mukarrir. medrese ders ki­ tabı. Muhtar fîfürûi'l-hanefiyye. Ebi'l-Hüseyin b. Muallim-i Sultanî. 21. 92n2. Muhzırbaşı. ISBuj. Muhtasar-ı münteha şerhi. 155. 69. Süleymaniye'de kadı mektebi. 261. 143. 31.) memurlanudan.9. kadımn yanmda mübaşir. Mostar kasabası. 197. Mukayyid. el sdcma. 155. 133n3. Murabıtîn.. 259nı.) nin eseri. bk. medresetü'l-kuzât. bk. 109.zâde Salih Efendi (b. bk. 51. pâdişâh hocası. MuhlasarüH-Kudurî. Bursa'da. Mubassır. medrese ders kitabı. 26. Mecdüddin AbduUah Musuli (b. Mudurnu. 215. bk. hünkâr hocası. müzakereci. medrese ders kitabı. Gelenbevİ İsmail Efendi (b. Muhatap. Muhtasarat. 5. bk. 205. 96nj. Kazasker maiyetinde me­ mur. 235. 219. Mudanya Kapıdağı. bk. 30.) nin bel^at'a Musafaha. 90. 277. 25. MoMa Yegân medresesi. bk. 247. 3DI. 221. 57.) reis. bk. Afumcu esnafı. 270. 22. mevleviyet. Hersek sancağı mer­ kezi. üçüncü sınıf (devri­ ye) mevleviyet.) m nahiv'e ait eseri. 17. 12. 70. Mum naibi. AU Kuşçu (b.) bulunan taUpler. 233. kadı tayininde alınan harç.) nin fetva mecmuası. bk. 20. Muallimhâne. 146. hariç dersleri. Mostar kadılığı. 7 . Mukaddemat-ı ulûm. Molva. 92n2.) in fıkıh'a ait eseri.) nin Ha­ nefi fikıhına ait eseri. 111.zâde. Muhzırân. 220. bk.) nin eseri. AU CemâU Efendi (b. Muradiye medresesi. 139. . mumcu esnafma bakardı. 216nı. ISin^. şerh-i adûd. mevâli . Muid. hk. 16. 51.

93.) adiyle maruf medrese ders kitabı. 192ng. 271. bk. müderrisin). 59ıiı. 209n„ 210. 43. 60. 118ıı„ 1 5 5 . 273 .) in yardımcısı. 24nı.. 174. fetva kalemi.157.) şerbi. 261 . 197. 83. S5n„ 56. 252 260.8 0 . 67. 70li. 261. 249. Mübeyyiz. Şeyhülislâm. 15. 273 . 262. 4 5 . 88. kadı ve müderris tayin­ lerinde muhzırlar (b. bk. 242. Müftü. 242.247. şeyhülislâmlık fetva kelemi (b.. 243 . 261. 254. 51. 148. 60. kazaskerler maiyetinde memur. 103. bk. 179. Mûsila-i Süleymaniye (medreseleri). 51. 68 . bk. 260. Müderris (Müderrisler. 177n„ 196nı. 42nj.)nin belagatla ait şerbi. Müderris köyü.. 71. 51. 206n. 65n. Muytaf. 28. 279. 49. 262 . 159.) memurlarmdan.) in hadis kitabı. bk. 177. 160. 77. Mücevveze. 106n„ 126. 128. Müderrislik derecesi (rütbesi. Mûsila-ı Süleymaniye m5derris(liğ)i. 20. 81. Müezzin. Fatib medreselerin­ den.1 7 8 .İNDEKS Mû»ıla-i sahn (medreseleri). Mûla. 98. Müderrislik kanunu.) m aldığı bahşiş. 186.) den. 235. 68. 200. Müddet-i örfiyye. 153. 75. Cagminî (b. 218. 12. 284. Mutezile mezhebi. 26. Mûsila-ı sahn müderris(liğ)i 3W. 254. 198. bk. 87. 199. Mûsila-i Süleymaniye (medreseleri). MuBul. 271. Anadola kadıbklannda bir de­ rece. 60. 74n„ 84. 265. Mübaşir. 208. Şeyhülislâmlık. 136. 281. İstanbul'da Sn. 271. 200.bk. Mülahhas. 52.. cagminî (b. 195n„ 200n„ 201. 335 181. 176 . 153. 94n„ 95n„ 242. doçent. 7n«. Mülâzım. (b.4 8 . medrese öğretim yardımcdarmdan.147.264. 250nı. 179.248. 30. 78. 196nı. 281. tepesi genig altı dar başlık. 176.) memurlarmdan. 39. 273. 8. bk. 281. 267.) bin heyet'e ait eseri. 130. 271. 78. Mutavassıt. 74. 7nj. 245. 156. Müderrislik beratı. 196. 56. 274. 21. bk. gadflddin Teftazâni(b. Mûsila-i Süleymaniye derecesi. MüderrUlik(Ur). Muzaf. 38. 58. 208. nahiv^dea kafiye (b. 6 7 . 241. 71. 103. 101. 59. Müftülük. Mutavvel. I4ln^. 183. 280.174. 59. 77 . Müftü medresesi. 67.7 0 . 13. 185. 262. 55 58. 90. 60. Acütüi-t sitte. 203..70. 59. 11. 173. 272. bk. 241. 90. Mühimme kâtibi. 272. 275. 1 7 9 182n„ 183. 283n„ İMn^. Müfid.275. 261. 89. 41. 275. 208ns. . muid (b. 72. 55. 265. 138. Mühimme defterleri. 101. medrese beççe. 73. bk. Mûellifât-ı şer'iyye meclisi. 217. 23. bk. Malik b. Enes (b. 13. 211. 186. Müjdecilik. 173. bk. 66. 175. 45. 181. 208. 244 . yatak. Mühürdar. 197n. mntaf. Muvakkat ferH müşaviri. 98nj. 179. 49. 51. 31. rüusu). 267. medreBe ders kitabı. 77. 990^. müderris namzetliği hakkım almış medrese mezuna. 272.275. 190n«. 155. bk. 48. Mûsila-ı sahn derecesi. 69. 90. 233. 60. 279. 196. Müfettiş. 37. medrese tahsil ve kadımn kazada bulunma müddeti. 241. Kibâr-ı müderrisin (b. 186. 205. tetim­ me medreseleri. bk.263. 186. 247. 9.

45 . 92. 88nı. 26. 139. niyabet.) nin fıkth'a. Münazara ilmi. 104.172. bk. 105. 269. . 258. 236. IS.) nin eseri. 253. 120. 68. 16. Mürasele resmi. 46. 117. şer'î mahkeme­ lerde kadı namına hizmet <. Nıütib. 24nı. NaktbÛ'l-Abbasiyyîn. 120. 253. Nâiblik. 168. 200. NakzbüH-efraf kaymakam(lar)ı. 163%.zâde Salih Efendi (b. 86. Mütir(lik). bk. naklbfll-eşraTm İstanbul dışmdaki ve­ kiUeri. bk. ruıA{6ü'I-eşra/. 246. 197. Halebî İbrahim Efendi (b. ecnebi tüccarlar. 163. 48. 40.) memurianndan. 71. Mısır medreseleri talebeleri­ nin adı. Mülâzemet-i müstemirre. 116. 166. 129. 113. Müntehi. 140. 10%. 103. 134. Afüneecim&ofi/ıır. nakib efendi. 166. Mültehi. 243. 45. 261 • 263. 117. Nahiye derecesi. 134.266. 206. 197. 8. Müvezzi(ler). teyhnlislâmlık fava kalemi (b. 66. 235. 87. 245. 123. arpalık nâibleri. 275. Mütekellimîn. 232. Nahiye nâiblikleri. Mûsevvid. Müslüman(lar). 264 . 206. kazaskerlik memuru. kaza nâibleri. 137nı. 171. 249. Mülâzemet kanunu. bk. Celâl . Natâbün-eıraf dairesi. MüseUemffl-kütt. SSn^. 85. kadı nâib­ leri. 47.142. 164. 173. 200nt. 155. 206%. bk. 160. kazaskerler tara­ fmdan tutulan müderris namzet­ leri defteri. 50. 27nı. 279. 124. 163%. 276. 251. Mütevelli. 113. 68. 284. 167. kadı'nm şerl muha­ berattan aldığı retim. 85%. Naldbü'l-etrâf(lar). Müspet ilimler. mevâli nâibleri.'. Mümeyyiz (mümeyyizlik). matlab. 261. ulûm-i arabiyye. Mülteka (tü'l-ebhar). 248. 2 5 0 257. 73. 268. 122. 196. 46. 13. 20«. Münfaat mecmuası. 167. 271. müdeırİB namzetliği. 20. 244. Muhtasarat. sakalh 260. 86. 133. I l n . 22. bk. 275. 167 . 107. 168. 15. 115n. 70%. bir kaddık rütbesi. 110. N Nafaka. nâi6. çeşit ve dereceleri bakımmdan bk. medrese dersi.. bir cemaatm başı. 55. bk. 26. 139%. 186. 40. bâb nâibleri. 200. Müraeele (mürâselât) şerl muhaberat. 251. ulûm-î cüziyye. Nakibû'l-eiraf defteri. Müslemîn. bk. Müstahik. 75. ayak nâibleri. 283.336 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Müstaidin-i kiram. 156. 92%. 246. 119. akli ilimler. bk. 243. 254.. 15. ruznâmçei hümâyûn. 199. Nâib(ler). mazul kadı­ ların çarşamba günleri kazasker dairesine devam etmeleri. (nüvvâb). Abbasi ailesinden gelenlerin deflerini tutan memur. bk.53. 51. 125. 30. Mûlâtemet. 104. 53. Nahiv. 200. Nakib efendi. Müteferrika ağalan. bk.ürcn vekil. ait eseri. MüstaceU kâtU>i. Mültezimler. 196. 259. 279. . nâib. 136. 209nı. 79. I25n. müderris namzet­ lerinin tayin usuli için kanun. 245. kelâm ile uğraşanlar. mevzu ilimler. 162%. 95n2. 260. Nakibü'l-eirâf baıçavuıu. 212. 115.) memurianndan. 237. Müstaid. 242. MüseUem. 128. Mülâzemet defteri. 19. 94. jeyhülislâmlık fetva ka­ lemi (b.

Ohri kaddığı. 337 Nişancı Camii. 92n2. Naklî şehadet. 129. bk. İVişoncı. 92n^. 269. Nurbânû Sultan medresesi. 209n2.4 8 . 125nj. 166. İbn Hâcer-i Askalânı (b. 232. Nüvesin kaddığı. seyyid ve şerifler (bl. bk. 186. 30. Nikâbet. 228nı. Nusretiye Camii vaizliği. 126. 121. Nübüvvet. (darün-nedve) meşveret dairesi (b. 118. Ortaköy kazası. Ordu kadılığı (kadısı).zâde Nişancı Mustafa Bey Camii.. Nurbânû Sultan külUyyesi. memlekederi). yeniçeriler. Nikâh resmi. 80nj. Üsküdar'­ da. 166. 83. 1 6 3 . Dimetoka'da. 162nı. Narda kadıbğı 92n. Okka. 137. NalâbüH-eşraf tevkifhanesi. 167nj. Edirne'ye bağh. liln^. 23. Nuhbetü'l-fikir. 168nı. 29n7.1 6 4 . Orhan Gazi medresesi. Nedve. bk. 89n4. Nimeti Efendi Kanunnamesi. Oruç Paşa medresesi.-bk. Nalçacı. medrese ders kitabı. Naklî ilimler. 253. 227. 152. 65.İNDEKS Nakiba'l-eşrâf konağt. sâdât nezareti. kazaskerlerin ve İstanbul kadı­ smm taktığı husuû alâmet. 165. Onal. 67. 131.. 142nj. Mahmud b. nâiblik. 137uı. Osmanh âlimleri. Üsküdar'­ da. 161. bk. 244.A s y a . 4 5 . 156n2. bk. 172. kadmın nikâh akdinden aldığı resim. 237. 24. müderrisliğe ve kadı­ lığa tayin için mülâzımlarm sıra beklemesi. pervane. Nesr-i mürsel. 92n2. 235. 253. Ubeydullah (b. 132. 40. 176. Niğebolu kadıbğı. 242 244. Nakibü't-Talibiyyîn. 116. 16. 110 113. 57. 223. Ortakçı. saltanatı. 114. Ocaklı. 160.. 151. Osrmmlı akçesi. İVur-ı Osmani Camii vaizliği. Ula^. nalâb. 75. ders. 79. 85. Ebi Tâlib ailesin­ den olanlarm defterini tutan me­ mur. 138. Nevbet (nöbet). 85. Nişancı Mehmed Paşa medresesi. Nevrekop kadıbğı. 92nj. 227. 92n2. Nesih yazısı. 178n„ îtmiy. 65n3. 243. Osmanh BeyUği. hüküm. 59. Oduncu esnafı. 141. 65. TatUUm Jl . 92n. Ocak ihtiyarları.. ferman. Nalband. Niş kaddığı. O r U . Nakîbü'l-efrafhk. 55. manastır medresesi. vezirazam se­ fere çıktığı zaman ona terfik edi­ len seri memur. bk. bk. Növfel. bk. 92n^. bk. med­ rese ders kitabı. Narh. bk. Nüzl. Nikâh. 36. 246. akd-i enkiha. 136. 168. Osmanlı Devleti (hükümeti. Nakibun-eşrafhk beratı. 128. Kureyş Kabilesi koUarmdan biri. 161nj.) ın eseri. 138. İVtyâ6el. 146n. tevkii. 186. pervane.) mütevelliliği. Nişan (-1 hümayun). SOttı. Ohri. 161nı. Celâl . 255.) nin akaid'c ait eseri. Nakşe kaddığı. Nebatat enstitüsü. Nikaye. 108. 1.) ile ilgili işlere bakan ma­ kam. 231. Neseb-i Peygamberi. Nişan.

62.) müderrisUği rütbesi. kırk akçe müderrisliği. bk. bk. 169. Otuzlu (otuz akçeli) tnedreıe(Ur).. bk. makam olaredı bk. 147. 128. 215. Osmanb(lar). 77. Zeyrek camii. 173 . 121. bâb-ı âli. 223. SOuı. 10. I I I . Örf. 228. Pendik. 147. 159. U l n . 166. 164nx. ulemaya mahsus kavuk. 3. 56. 160. 89. Plevne kazası. 272. 1 4 5 . 138. 169 170. 151. öşür. 56.). bk. 225. 186. 76. 260. 139. 244. 170. Pâdişâh cülusları. PalanJuz. palan diken. 241. Osmanlı tarihi. 6. 104. 20. $erdar-ı ulema. Piri Paşa medresesi. Pazarcı. SiUvri'de.) in eseri. 244. Pâye-i sahn. pamuklu diken. bk. 75. bk. 271. 27%. 203. 207. Ovacdc. 209nt. 209. 97. öriçe. 1 8 0 . mansıpsız Edime ve tzmir kadddc dereceleri. I41ne. 209. 229. 233. nişan.178%. 97. 74. bk. 61 Pâye-i fetva. bk. 257.. 93.1 8 2 . 163. 145-149. Pâdişâh imamı. 73. 181.). 61. Payıudu kadısı. 169. 207n3. ferman. 92n. Osmanlı padişahları (hükümdarlan). 211. 69. 148. 277. 39. 161. şeyhulisJâmJtAc payesi. 59. 191n. 279. Osmanlı donanması.. Pazarbaşılık . 190 . Pravadi. . bir kaddık derecen. 143.26. 73. 210. 195%. 87nı. 222. 22n„ 25. 131. 46. arpalık kadû^ı (b. 62. . 187. 175. Pirahen keten.175. Pişkeşçi.. Piyâle Paşa medresesi. 264.229. bk. 24 . 104. 138%. 170. Osmanlı medreseleri. 156. 105. 21. 8. Patrona Halil ısyam. Örf. Otuzlu (otuz akçeli) müdernı(lik). Uiny Penbeduz. 46 . 92n. 276. 198. ISln^. 281. 119%. bk. 268. Pastırma naibi. P&diş<A(lar). 29. 5. tstanbul kadısı maiye­ tinde. 47. muaUim-i suUani. 77. fetva payesi. Paşakapısı. 167. 28. Otuzlu müderrisler (b.338 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Pantokrator manastın. 137. 93. 265. 141. Pravadi kadıhğı. Öküz anbart hocası. 209%. 31. Pâye-i selâsin. Pâdişâh hocası oğullan. I I . Patrikhane. 36. 246. Karaçelebi . mevâli (b.) nin tarihi eseri. 134. 67. Pâye-i erbain. hüküm. Paye.3. 104. nişancı. 252.Ab­ dülaziz Efendi (b. 201. 267. tevkiî. bk. 87. 1 9 0 . 189. 185. 63. 227 .192. RoMoia'tebrar. dâhU medreseleri (b. 221. Paye müderrisleri. 124%. 207. İbn Kemal (b. Pâdişâh hocaları (hocası). 261. 69. 87n. 68.. 119%. 1 . Soğuk kuyu medresesi. 137. Pervane. bk.147. Pâye-i mücerrede. 218. Râbia. 215.zâde . 74. hün­ kâr hocaları. 131. 207.48.) ve kazaskerlik­ lerde kıdem. 198. 107. 95. R 188. 243. 2. Pravişte kadıhğı.168. 189. Osmanh tarihi.1 9 3 . 14Inı. 166%. 92n. 138. P^kUr. 224. Pabuçça. 153. 80%. 19. Pazar gammazları. 205n„ 206. 14.

284. 123. 125nı. 137nı. 31. 249. Ribâ (ribeva). 6Sn2. Revan seferi. 127.İNDEKS 339 RavtatÜ'l-esnan fî tedbtr-i sıhhati''l-eb. fakir hacılara yemek dağıtımı. edAiyatı'na dair Isaguci. ReiaüH-küttap (efendi). dan. bk. Risale-i Kalemiyye. Risale-i Ebheriyye. 196. 177n3.156. kadı tayini sırasında hane basma ahnan resim.156. Resm-i kitabet. 98. 33. 129. Rey. 84. 267. 142n4. 167.i . 257. 250n„ 273. 284. 109. 121. bk. 206n4. Rumeli kazaskeri defteri. bk. 96. Rumeli kadı(lık)ları. 92n2. 255. Rum«Ii kazaskerliği. Rum. 234. 164n„ 256. 157nı. 116. 115. Resm-i nişan. 152.Risale-i Bahâiye (el-Fevâidü'l-Bahaiyye). 158. bk. 154. 260. Rikâb-ı hümayun fmuallâ. 86. meşihat dairesi (b. 125nı. 190. bk. 149. bk. 2.) m bk. 70.) memurlarından. Ali nun eseri. 97. 137nj.) da memur. 125%. 231. 239. 114. 242. 180. müstetab). Rodos Sultaniye medresesi. Rikâb-ı hümayun kaymakamlığı. Kuşçu (b. 206n3. medrese dersi.zâde (b. Risale-i Fethiyye. Ali nun heyet kitabı.) . Sadr-ı Rum. J{eMÜ'I-efi66a. 189. bk. 85nı.) den bahis 64nı. Rodos Kaddığı. 137n„ 143. 100. 214. Resm (rüsûm)-ı kısmet. 91 . Rumeli kazasker (ler) i. Reisiİ'I-müsevvidin. 234. vergi. 91. 123. 227. medrese dersi. 277n„ 279. 143nı. 233. 115. kapıcdtaşı. büyük mevlevi­ yet. bk. bk. 75. 2 . 159. Rumeli kazaskeri (sadareti) tezkireeisi. 121. 159. RumeU. 105. Resm-i berat. 135n3. Türkiye. 104. 122. 2 5 0 . 258. tüıbî eseri. 20. Rodos. 253. 192-194. Resm-i sicil. 103. 198. 126. Reisü'l-ulemâ.) medrese dersi. lOOuj. 151. 86. Riyaziye (riyaziyat). 110. Rumeli kazaskerliği yap­ mış olanlann en kıdemUsi. Abdullah (b. 234. 91n„ 156. 265. 86. 126. 1 5 3 . 124n„ 125nj. 164. 2 1 0 . Resm-i kısmet kanunu. 236. 255.9 3 .) nin Arap eseri. 284. Risale-i Muhammediyye. 283. 45. 199. 75. 156. 49. 21. 111. 251. Resim (resm) (rüsum). 255. bk. 87. püskül. 231. 137. bâb-ı fetva (b. 85. 199. Rumeli Beylerbeyi(liği). Reaya (Raiyyet). başmüaevvid. 137. 136. 158. 123. Kuççu (b. 207. Rik&t-ı hümayun kapıetbaşbğı. 93. İmadüdin b. 105. 250. 4 7 . 169. 91. Rikâb reisu'l-küttâbî. kadı tarafmdan muharrerat için ahnan resim. bk. 161nı. 85. 276. 213. hidâye (b. 231.) ın hesap kitabı. Hayreddin Hızır (b. 131. 160. 92. 84. kadı tayininde ahnan tuğra çekme harcı. 139n4. Resm-i ağnamcı defteri. 134. AU Kuşçu (b. 178.) nun hesap kitabı.2 1 2 . 121. Rİ5aIe-( Felekiyye.92.5 0 . 20. 200. 113. Refade. bk. 244. 91. köylü balk tabakası. 132.2 5 3 . 199. fetvahane müsevoidi. 265nı. 280. sicil akçesi. Rişe. 283. 160. 160. 45. bk. 184. 124. Kmah . 228. kadılann mi­ ras taksimi dâvalannda aldıklan harç.

S Sâbia. 254. 256. Rumeli (kazaskerliği) payesi. Ruznâmeci. 66. bir kadılık derecesi. fetva. Sahh. 48nı. 96. 199. 251. 275. Sadaka (etmek). 105. 104. Rumeli kazaskerliği (kadısı) mazulleri. Rumeli'de bir kadddc derecesi. Rütbe-i saniye 283%. 130. 102. 184. Rütbe maaşı. 92%. 284. 177. 280. 120. 50. Rumeli kazaskeri. bâb-ı fetva (b. 138. 92%. bâb-ı fetva (b. 70. Rüknü'l-islâm. 276. bk. bir kaddık derecesi. 41. 211. 2 0 6 . 246. Sadreyn (efendiler). bk. 147. 188. 920^. 46. 166. Rüşvet. emir. 156. 163. matlab. Rumiye Gölü. 244. 182. Rütbe-i ûlâ smıf-ı evveli. 155. Rütbe-i râbia. Rütbe-i Eğri. 283. ŞeyhulUlâmlık. 284. Rusî Kasrı kadıhğı. bk. 80. 183. 280. Sadaret kaymakamı. 279. 91n3. 130. bk. 171. 215. bk. Rusya. Sâdât nikabeti. abayî. başvekil. Üskü­ dar'da. 67. bir kadılık derecesi. Rütbe-i sâlise. 182. 92n2. 186. 247. 190. 284. 183. 157.. 183.) mn kenarma konan doğru işareti. (smıf-ı) mütemayizi. 157. bk. 167. 255. Safranbolu. . 185. 168. bk. Rütbe-i Çinad. 185. 199. 87. Rum Mehmed Paşa medresesi. 156. Rumeli sahili. Sâdise. Sadr-ı Rum. Rüûs maaşı. fıkıh'a ait eser. 187. 76n. 59. bk. Rüstem Paşa medresesi. 252. şeyhulislâm'm unvan­ larından. Sadaret. başvekâlet. 133. Rumeli muhzırları. 283. bk. Rusçuk kaddığı (kazası). Saçaklı abayi. 154.209. Rumeli'de bir kadılık derecesi. devriye mev­ leviyyeti (b. 78. 6.. 186. 196. 260. 283. bk. 70. 163. 17. tarik maaşı. Sadrü'ş-$erio. Anadolu ve Rumeli kazaskerleri. bk. 170. bk. 92n2. 259. arpalık maaşı. 93. 138. İstanbul rüûsu alan ule­ ma evlâdımn maaşı. 174nı. seyyidler. 249. 60. 5adr-> âzam(lar). şerif. Rumeli şer-iyatçısı. 164. Sodr-. 259n]^. sodr-ı Rum.) da memur. 284. 77. Rüûs kalemi. bir kadılık derecesi. Rumeli vekayi kâtibi. 211. Safiye Sultan medresesi. 41. 114. 61. sadr-ı Anadolu. 212. 175. 131. Ruznâmçe-i kuzât.) 92n2. bk. 263. 77. Rum Ortodoks patriği.) da memur. 284. vezir-i âzam. veziriazam'm iuyruMusu (b. 255nı. Rusçuk. kazasker maiyyetinde me­ mur. Sâdât berâtı 164nı. Ruznamçe (ruzname)-i hümayun. 261. 253. bk. Sâdât nezâreti. 241. 165n4. bk. 284. 166. RülbetüH-medreseyn. 156nl. 97. 95%. 248. bk. 53. Rütbe-i çelebi. 279n. 198. 125%. 58%. 284. 194. 212. 273. 105. karîb-i âlâ. mülâzemet defteri. Rütbe-i karibe-i ûlâ. Rütbe-i ûlâ smıf-ı sânisi. 172. Rüûs (-1 hümayun). 48. 120. Sâdât. Rütbe-i bâlâ. 50. 213. Anadolu kazaskeri.340 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Rütbe-i saniye sınıf-ı sânisi. 153. 199. Rumeli medreseleri. Sadr-ı Anadolu. berat.

pâdişâh şeyhuhsîâma giy­ dirir. Vize'de. Ebû Hüseyin Müslim (b. 12nj. 4:^1. 3. Sehim. 277nl.. . bk. 161nı. 42a. 92nj.) nin /tadıVe ait eseri. 116. 268. 39. 174. 228. 244. Sahib-i hücre. 117. Sancak(lar). 242. 15. Fatib ca­ Saniye. Semadirek kaddığı. 93. 141nj. 261. biı kadılık derecesi. bk. Sarih odası. 153. 114. bk.12. 132.) in hadis kitabı. Sayyadhaşı medresesi. 262. bir kaddık derecesi. 92. 45. 168 . 5. 88. 135. 43. 186. 190n4./et)iyyet (b. 94. Salise (rütbesi). Selanik kadıhğı (mevleviyyeti). Safclc. 186. bir kadılık derecesi. 60 . 131. Samur hil'at. 58n3. Ziyaüddin Efendi (b. 283. Sahn dersleri. 225.i. Topkapı sarayı. 94. 35. 280. 275. ulûm-i Arabiyye. 209. 278. 7nj. 26. 95. evin tam ortasmı teşkil eden 341 Samavna (samona). 6B„ 37n„ 42. bk. 79. 158. Saints Apotres Kilisesi. 136. 165. 97. 40. 118. 231. 139n4. 7 . 87. SoAn-t semân derecesi. Sakız kaddığı. Havari­ Sarf. 261. 28. 2. bk. 99. . Saraç. SSn. 55 . sahiheyn. 167. bk. bk. Sahîh-i Müslim.) nin eseri. 194.. 87nı. 36. 181.. Sakız. 33. 27.İNDEKS Sahib.1 terH). Sahikeyn. Sahih-i Buhâri. 123. Saray hocaları. Sakalar.. bk. 42. 92. 116. 259n. 58. 281. 272. 117. SaWc ( . Sekbanbaşı. 191. 30. Sahn-ı Süleymaniye (medresesi). 29. 79. 125. 274. 60. 179. Saniye smıf-ı evveli. 126. Bubârî (b. 98. medrese dersi. 191. Sakk-ı cedîd-i Ziyaüddin. 20. 114. 166. 284. 109. yer. mii içindeki sekiz medrese. Kabe kapıcılığı. Sâmıree. Saray fırınları. Selanik. 274. l l n . Kureyş kabilesi koUarmdan biri. 107. 19. (sukûk).170. 135. 164n„ 243. 247. 243. bk. 216n2. Saray-ı cedid-i âmire (saray-ı cedide). SoAn ^-ı seman^ meffreseleri. 68. medâris-i semaniye. bk. Sancak kadıları (kadılığı). 93.66. Sahn ^-ı seman) müderrisleri (müder­ Saray fırınları hocalığı. yim küisesi. 271. 6. 42. 81. bk. bk. S<Jcız mâzulleri. 129. 135nj. 250. risliği). 119nj. ikinci sınıf (mahreç) mcı. 98. 36.63. 38. Sahn talebeleri. Süleymaniye medreseleri.142n„ 200. Samur kürk. dâvaların şer'î mebkemelerdeki tabrir tarzı ve bununla ilgili medrese dersi. medrese dersi. liva. 29n3. sakk-ı şer-î. 174nj. muhtasarat. Sedd-i İskender. 127. 276. 25. 68. 56. Selanik kazası mâzulleri. 93. Edirne'ye bağlı mahal. mevleviyet (b. medrese ders kitabı. 86. Sahn. 284. 45. 244. Sekban. köy adı. 97. bk. Saraçhanebaşı. 225. pâdişâh veziriazama giy­ dirir. Son«ofc6eyC/er. 238. Sancak müftüleri. 103. 14. 66. 57. 269. 43. 113. 161nı. asb çek demektir. 92n2. 162. 101. Saniye mütemayizi. 117. 40. 81. Saniye sınıf-ı sânisi. 6n. bk. 9 1 . 51. câmi'üssahih. 215. üçüncü smıf {devriye) Samban Sancağı. Sedanet. câmiu's-sahih. 283.) 277. 274.. Saroy kodilığı. bk. Sonca^-ı şerif. 126. 139a3. 218. 126.) 96. 273.

4j: 245. bk. pâdişâh hocaları. nakibrü'l-eşraf olma. sieiUât. 126. 92%. Sitte-i Mısır.). Sofiye ricali. Sipahi(İer). Selçok Sultan medresesi. sicillât-ı şerUyye. 162. Sitte-i Rumeli. kadılarm. 95. 274. Sicili (sieillal) akçesi. bk. Sikaye. ders. Siyadet beratı (hücceti). 113. bk. dul. bk. Sofya kadılığı. Silistre kadılığı. lâln^. 133. Sitte-i Anadolu. Sicillat-ı şer'iyye. Semerkand. 95. Semaniye müderri»(ler)i. 280.244. Softalar (softa taifesi).. bk. Anadolu kaddıklonmn en yüksek derecesi. S o f u şekaveti. 246. 97. 279. 131. 73. 102. lilny Seyyid. 10. Piri Paşa medresesi. nakibü'leşraflık beratı. 167 . sicili. 92%. 166nı. 253. Simkeşler. 243. Sinop.172. Sofya. 140. 274. Silivri kazası. Sır kâtipleri. 277%. 130. Sofya mazulleri. 140. Seyyid-i şerif. 278. Hazret-ı Hüseyin soyun­ dan gelen. 98. muaUim-i sultani. kadınm aldığı bir resim. Serdar-ı ekrem. 29. Seraser. Selanik mollası. 137nı. Seyyibe. . Serez kaddığı. Sını/-ı mahsus. 93. 116. 136. tasavvuf erbabı. Şilte. Soğukkuyu medresesi. 199. 267. 86. Sicili. eşraf-ı kuzât. Sofya kadısı. 174. 242 . 99.342 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E TEÇKtLÂTI Sinan Paşa Derü'l-hadisi. bk. Selimiye medresesi. 114. İstanbul'da.) ailelerinin kız alıp vermesinden doğan çocuğa verilen unvan. Sinop mazulleri. 233. nakibü'l eşraflann unvam. 123. 46. sicili. 167%. 102. sâdât. 171. 175. bk. 169. 169n. Sicill-i ahv<U müdürlüğü (şubesi). 62. bk. Sepetçiler köşkü. Selimi serpuş. bk. 62. Sitte-i Süleymaniye. 85. 257. BOn^. 251. Silistre eyaleti.) da. resm-i sicil. Soffa. Mısır kadıhklamım en yüksek derecesi. Siracüddin Mehmed Secâvendî (b. 99. Siyâdet. 93. 78. Sivas eyaleti.) 96. Serez pazan. 94. Siyer-ı Nebi. IBOn^. 16. 104. ikinci sınıf (mahreç) mevleviyyet (b. 274. Sika. 164nı. Rumeli kadıhklamım en yüksek derecesi. bâb-ı fetva (b. Siraciye. bk. 147. 228. 228. 216n2. kaza kadılıklarıma üstündeki yüksek kaddık derecesi. 251.) talebelerine verilen ad. Sidrekapsi kazası. sefer esnasmda sadra­ zamlara verUen unvam. 24%. 124nı. bk. Semendire sancağı. 96. bk. 231. 276. 129. Serdar-ı ulemâ. 280. Süivri. 93. 9. 129. 56. bk. Selâl-ı gaip. SiciUat (sicil defterleri): bk. 209nj. 186.1 6 4 . Sinop kadısı. 275.) nin ferâiz (b. 215. 127nı. Sivas kadılığı. 279. Sivas. Selçukiler. 116. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyyet (b. Seyyid(ler). 125%. 277%. şerif ve seyyid (bl. 274. 269. dava kayıt defteri. 276. 62. Hac zamanmda sn işi. bk. kumaş. 76. Selanik medresesi. Tetimme medre­ seleri (b. 275. 93. 216%. 1 6 1 . 101. 109. 259%. 61.) kitabı. 38. Serasker kapısı. 242nı.

Şah Sultan medresesi. misafirhane. 38. Sülâle-i Hâjimiyye. Sûn«n-i Timûzi. Süleymaniye medreseleri. Süleymaniye müderris(ler)i (müder­ rishği). Sûnenû'l-kebir ve's-Sağp-. 51. medrese ders ki­ tabı. Zal Paşa Sultanı medresesi. 34. 186. Bursa'da. sıbyan mektabi. bk. Sülüs yazısı. Sultan Sehm. bk. 76. 34n. 33. 34. 35. bk. 269nı. 262. 25. 16. 61. 56. Sûr. 28n. Süleymaniye DâriU-hadisi (medresesi). Sultan zadeler. Sultan medresesi. Sünnet (-i resul). Ki6ûr-ı müderrisin (b. 227. sicili. lin^. 280.. 66. 22n„ 24. 280. Sünen-i Nism. 72. Sultan (Sultaniye) medresesi. 114. 149. Süleymaniye sitesi. 267. 174nı. hadis kitabı. 34. 36nı. bk. 29. Edirne'de. Süleymaniye Camii. 3 3 . 38. 249. 42nı. 33. 262. 103. bk. 33 34.. leülüb-i sitte. 73. bk. İstanbul'da Semt. Suriye. 42nı. Süleymaniye kütüphanesi. 30. 42nj. bk. 64. 281.. 35. Şafiî mezhAi. Süleymaniye külUyesi. Süleymanşah medresesi. 164nı. bk. bk. 271. 186. 84. 260. kü­ tüb-i sitU. 7n. 234. 48. 33. 208. 281. Sûhu (Suht^ân taifesi). Ahmed Beyhaki (b. 90. 122. 140. 229. 146n3. me­ dâris-i erbaa-i Sül^maniye dere­ cesi. Subaşı kâtipleri. Süleymaniye. Şf^ye. 169nj. 34. 186. Süleymaniye DÛrüfçifaaı. 174. 59. Sultan Orhan Türbesi. 42nj. 33. Eyüp'te. 60.) nin hadis kitabı. yemekha­ Süleymaniye eczabanesi. Süleymaniye Camii vaizliği. Sûret-i sicili akçesi. 61.. 343 Süleymaniye imareti. Şahnişin. 62. tbn Ömer Osman (b. 127. 243. bk. 3. rasm-i sicili. 34n„ 35. bk. 272. bk. . Süvari fcossomı. 2. Süleymaniye Darûttalimi. Trabzon'da. 58. 42nı. 265. 2nı. Sultan Bayezid medresesi. Süleymaniye hamamı. Sükna. 126. 89. fakir talebe yemekhanesi. Sünen-i Ebi Davud. 152. Süleymaniye derecesi. Sûnen-i tbn Mâce. 34. 101. Sahn-ı Süleymaniye. Suhan Süleyman evkafı.3 5 . Sultan Almied Camü. 209n„ 234. 34. 47.) den olan dört medrese müderrisi. Şahadetname. Sultan Selim Camii vaizliği. Tire'de.) m sarfa ait eseri. Süleymaniye tabhânesi. 140. kütüb-i sitte. 42. 247. 129. Süleymaniye'deki dört medresenin rütbesi. 33. 86. ne. 186. 33.İNDEKS Solak çeşmesi. hadis kitabı. Süleymaniye tıp medresesi. SüloJe-i Peygamberi. 123. kütüb-i sitte. 35. 58. »In^. 229. 33. bk. sicili akçesi. Edirne'de. 155nj. 268. 172. 36. 36. Subaşıflar). 272. 36. Manastır medresesi (Bursa'da). 62. Sultan Selim medresesi. Sultan Ahmet Camii vaizliği. 158. 170. Süleymaniye laamJtanesi. 284nı. 35. hadis kitabı. 193n. 37. 158. İstanbul'da semt. 34n]. hadis kitabı. 38. 36. 73. Solaklar. 36. Ebî Bekr b. Süleymaniye Darüzziyafesi. Suret-i sicili.

74. Şam-Trablns.) nin xıleına ve meşayih hal tercümelerine dair eseri. 50. Isfahanı (b. 96. 277nj. 137nı. Şemsi Paşa camii vaizliği. 116.164. (Şeyhülislâmlık). 274. 139n4. 109. 22. 28. Şer'iyyatçı. Şer'î muamelât. medrese ders kitap­ lan. 105. medresede maıuık ders kitabı. IBOn^. 245. bk) ve İbn H â d b (b. 74. 116. 4 6 . 40. 21. Şerh-i ulhisü'l-miftah. 110. 21. Şamkâri kumaş. 77. Abdurrahman lyci (b. 62. Şehremini (Şehreminliği). 118. 109.159. 103. 89.) nin mantık kitabı. 169. bk. 186. 66. 274. 96nı. 19. bk. bk. Şam-ı Şerif fetvası. 169. 249. 39. İstanbul'da. Şam-ı Şerif kazası mâzulleri. bk. müftü. iltizama verilen nâMiklerin parasınm taksitle ödenmesi usûlü. 140. sâdât (b. 119. Şer'î ahkâm. 15. Şam (-1 Şerif). 87. Şeyh-i meşayih-i fetva. Şer'î kanunlar. 120n„ 135. e j r o / j . 5. okutulan Şerh-i metali. 209nı. 221nj. Şehzade camii vaizliği. Şeeere-i tayyibe. 274. medresede ders. (Mecdi) 64bi. 43.4 8 . 126. 167. 59. Şehzade hocası oğuUan. 108. Şam • Trablus mâzulleri. 234. 93. 59. 186. 26..zâ­ de (b. bk. Şerh-i uogucî. 273. 280. 98. 13. 98. bk. 25. 137. 58. 21. 43. 147n.) in fıkıh'a ait eserleri. Şerhü'l-tecrid.«âde Atayî (b. 141. bk. Şemsiye şerhi. 43. Şer't hasüat. 21. 99nj. miftah medreslerinde (b. 160. Şehirköy kadılığı. Şeyheyn.) ve şe­ rifler (b. 13. 161 . Şer'î davalar. bk.3U OSMANLI DEVLETININ ÎLMIYE TEŞKİLÂTI Şakayık-ı Numaniye. 273. müjftülük. 149. Şeriflik. 107. 134. Şehir kethüdaları. 108. 47. 265. 108. Şeyh. 121. 13. medresede okutulan mantık kitabı. bk. Şer'î hüccet. 8 3 .. bk. 116. Necmeddin Ömer Kâ­ tibi (b.8 5 . 276. Şer'i nebecî (şerif). 108. Şer'î mahkemeler. 152. Şeyhülislâm medresesi.) in silsilesinin tutul­ duğu defter. Taşköprülü .) nin manItfe'a ait eseri. 167. 58n3. Şalvarlık fuha. 139. Şerh-i tevali Isfahanı (b.. 124. 170. 274. 147. 107. medrese ders kitabı. 153. Şehzade müderrisliği. 96. 269. 91nı. 43. medresede okutulan fceiom dersi. 170n„ . Nev'i .7 4 . ön^. 154. 27. Şehzade hocaları (muallimleri). 118nı. 56nı. Şerh-i miftah. Şerifler (Şürefa. 219. 147. Şam (-1 Şerif) kaddığı (kazası). 180n„ 184. 257.) okutulan meânî dersi. manftk't ait eser. 172. 162. 274. bk. Şeyhulülâm(lar). 167. 7 2 . 92n. İiln^. 103. 74. Şal. 53. 39. 40. Şakayık tercümesi.) makammda naibi. 104. 259. bk. Şerh-i adûd. Şerh-i şemsiye. şeyhülislâm. 136. muhtasar man­ tık ders kitabı. 58. Şakayık zeyli. Şam-ı Şerif kadısı. kazaskerlerin hâh naibi (b. 148. 19. 155 157.) nin eseri. bk. Şam payesi. 4in. 186. 111. Şeriat.) nin Acelâm kitabı. Şerh-i mevâkıf. Şekriyye. llnj. büyük mevleviyet (b. 204. 100. Şehzade medresesi. 163. 85.). Hazreti Hasan'ın Boyundan gelenler.

Tasia. 209. bk. 93. Tasavvurat. 210. Tasavvuf. rütbe maaşı. 209. Tâli kısm-ı evvel. 213. Taşköprü kazası. 196. bk. 269. İSn^ 146%. Taksim-i terekât.) imtiyazı. bâb-ı meşihat. ölçü. Tafra. Şeyuhlislâm payesi. Tarîk-i kuzât (kazâ).) nin eseri. bir kadıhk derecesi. 89. 262. Şifa. 96.214. Şûrây-ı devlet. 276. 211 . 36%. meşihat dairesi 139. bk. ders. gazete. 275. 6. 88. 93. medresede ders. 73. 345 Taht kadılığı (kadıları). bk. Bursa'da. 186. Dârü'l-hilâfe medrese­ sinde (b.zâde Salih Efendi (b. bk. 69. Tarik-i ilmiyye.195. medrese dersi. b. Şeyhülislâm evlâdı (oğulları). 196. 248. 265. bk. 200.201. 74.) nin eseri. Tarik-i ulemâ. meşihat dairesinde (b. kazasker divâmnda kazas­ kerin sağ ve solunda oturan mü­ şavir büyük kadılar. 57. SBu^. 238. Tabbah. 223 . Tanzimat (-ı Hayriyye). 208. Tarih-i Mısr-i cedid. eyalet kadıları. meslek-i tasavvuf. 267. Bursa. 123. Tarîk maaşı. 255.). Talebe işleri dairesi. Şeyhülislâm konağı. Tarik defteri. Şeyhülislâm mektupçucu. bk. 217. 72. Tanzim-i ilâmât-ı hukukiyye. ve . 265. 218. 245. 256. medreselerde okutulan mantık'la ilgili ders. 200.bk.) ın hadis'e ait eseri. 135. 141%. bk. medrese dersi. (bk. 22%.) bir kısım. 195.207. Hoca Sâdeddin Efendi (b. 233. bk. 285. 235. 247. 120. bk. bk. 272nı. Şifâ. Taşhk medresesi. 267. 259nı. bâb-ı vâlây-ı fetva. Tâcü't-tevârih.186. Talik yazısı (kırması). Edime İstanbul kadıhklan. 269. 198. 60. 71. 121nj. 199. 237. bk. Takvim-i vekayi. Celâl . 93. Tanzimi ilâmât-ı cezaiyye. 21. Şeyhülislam kapısı.) 199. ISln^. boşanma. 119%. Tarih-i Budun (Budin). Tarih-i felsefe. 219. Şile kazası. 258 . 131. 248.zâdelik (b. Tâife-i sofiyyûn. ŞUe. ilmiye mesleğinde molla .) mn eseri. 134. Şuhud kadısı. beşyüz akçe yevmiyeli büyük mevleviyetier. 228. 74. Şiraz. 88. 197. Tâlibîn-i müstaiddin. 131%. Tıuar. Tahrir-i mesail kanunu. Taamhane. 69. 235. 84. 46. lOn^. İzmir'e bağh. büyük mevleviyetler. 229. 69. 74. 125.zâde Salih Efendi (b. 167. 230. Şeyhülislâm dairesi. 275. medreselerde okutulan montıjc'la ilgiU ders. 276. 241. Tasdikat. 73. 188 . 221. Celâl . kadı ve müderris tayin sırası için kazaskerler tarafmdan tutulan defter. 49. 165%. 21. 269. 197 . 202.) bir kısım. 237. 235. bk. mektupçu. bk. arpalık maaşı. Tarih-i ilm-i kelâm. 271%. bk. Tahtgâh-ı selâse. Tahtabaşı (Sağ tahtabaşı ve sol tahta­ başı).226. ISSn^. bk. 48. ders.103. Taht kadıları oğulları.264. tehüle. İbn Sînâ (b. Dârü'l-hilâfe medre­ sesinde (b. 40. 199. Tâli kısm-ı sâni. 167. 255. müstaid. Kadı lyaz (b.İNDEKS 173 . Tahtah köy.) nin eseri. pâye-i fetva. Şeyhülislâm dairesi. Şia mezhebi. 125%. 146. 25. Talâk. Fatih külliyesi içinde. 203 . Şinik. 268.

Sln^. TehiUe. 267. 200. 41. 237. 43. Tecridû'l-itikad. bk. tafra. Teridffl-kelâm. Telhis. Teftiş-i mesâlîh-i şerif meclisi. Şeyhülislâm dairesi (b. Tekerrür. 16. 261. bk. 230nj. Tevâlîü'I-envar. 60. Talbikât-t şer'iyye. 199. ait eseri. medrese teşkilâtmda kısa za­ manda derece katetmek. 64.) nin eseri.) nin eseri. 247.1 2 . . 269. medrese ders kitabı. Fatih'de Sahn medreseleri (b. 16. Telvih medresesi.) nin kelâm'a dâir eseri. Telvih. bk. Hezarfen Hüseyin Efendi (b. 231. Teke sancağı. 55. 124. medrese den ki­ tabı. 216. 42. Temyiz mahkemesi. mûsUa-i sahn. Teşrifatçı (efendi). 190. 26. 23. 57.) adh eserine yazdığı itiraz. Tehafüt. 124n. 232. Beyzavi (b. Terazici.) memurianndan 196. bk. bk.) nin eseri. bk. Telhîsü'l-beyân fi kavânîn-i Âl-i Os­ man.) mn eseri. 252. 11. Tatbikât'i hukukiyye ve cezaiyye. 28. 159.) nin usûl-ı fıkıh'a. 25. medrese beççe. 22. 86. 232. 107. teertdü'l-ilikad. 64. mutavvel. Telhis şerhi. Teshil Şeyh Bedrüddin Mahmud (b.). 28n2. 68. Rumeli kazaskerliğine bir kişinin mükerreren tayin edilmesi hali. £nt>îârü'lunâl. Tehafûtü't-lehâfüt. şeyhülislâmın verdiği mülâzemet (b.346 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Tekye. 123. bk. ders. 142. 33. Buhâri (b. 41. 26. 148. Molla Lütfi (b. Tefsîr-i Kadı Beyzavi. 220. Antalya. Tazarruat. bk. bk. OSn^ Tenkih (ü'l-ulûm). Sinan Paşa (b. Hâşiye-i tecrid medreseleri. 25. medrese den kitabı. Sâdeddin Teftâzâni (b.) ün Gazali'nin tehafütü'l-felâsife (b. Tehafüt. orîaı. 39. 19. bk. Bâb-ı âlî'Ae. 39. 75. 233. 13. 232.) un fıkıh'a ait eseri. 43. bk. 230. 145. 133%. Kadı Burhaneddin (b. 24n3. medrese den kitabı. Teçhiz. bk. 203. 122nı. kazasker maiyyetinde memnr. 78. bk. 68. bk. Terkos. 231. 237. 15. 9 . 128. 43. (bk. 230nı. 26nj. medrese den kitabı 28n2. bk. bk. Tetkikat-ı mesahif ve müellefat dairesi. 64. 227. 154. medâris-i suğra. kelâmcdar ile felsefciler ara­ sında ilmi mübahaseye dâir eser­ ler. Saçaklı-zâde Mehmed Efendi (b. Tecrîhiİ't-tevzih. 6. Tavzih. 15.) ve ilâve olan sekiz medrese. Tebriz.. Temes5ük. 15. bk. belge.) nin kelâm'a ait eseri. bk. 12%. 47. 125%. Teşrif. 191. Tehafütü'l-felâsife. 68. 238. 253.) in eseri. den. 116%. 199.) nin fıkıh'a ait eseri. Tefsir. Tekâlif-i örfiyye. 198. bk. 21. Tertibü'l-ıdûm. İstanbul'da. 23. 228. Telhisci. 229. 269. Tecrid medreseleri. TeUûsü'l-mifıah. 234. 166.) in eseri. 43. bk. 22%. Nâsırü'd-din-i Tûsi (b. 50. Taznfü'Umezbâh. bk. bk. Tecrîdü'l-kelâm. bk.) nin hendese kitabı. 39. İbn-i Hâcib (b. bk.) nin fıkıh'a ait eseri. bk. Gazâlî (b. 28. bk. Tatbikçi.zâde (b. 271. 16. 72. İbn Rüşd (b. Sadüddin Teftâzâni (b. 233. Hoca . 126. bk.) in helâgat'a ait eseri. 229. 2. Tereke. 206. bk. 231. 270. kırklı medrese. Tetimme (medreseleri). Temyiz mahkemesi şer'iyye dairesi.

234. 175. 247. 283. Tteare(-i berriye kalemi. Tuğra. BOnj. 283. 22n. 119. 92nj. Süleymaniye'de. 280. Timar.Cflndi (b. 231. Türkiye coğrafyası.. 164. Tırhala kaddığı.. 16. 1 1 9 . Ulema. Tıp. bk. Trabzon. 254n. 184. kazasker mai­ yetinde memur 160. 92n. 275. 159.. üçüncü smıf mevleviyyet (b. Tikveş kadılığı. Ulema ve sâdât defteri.)..) nin sarfa ait eseri. 51. 98.. 1 4 7 . Buhâri (b. 256. 161n. Tıp medresesi. istanbul'da. 123. 99. nişancı. 189n„ 205.. Y e nişehir-i Fener. Türk(Ier). ikinci sınıf mevle­ viyyet (b. 104. 51. Uiafccı. 139n4. Tevliyet. 269. Tezkireci(lik). 83. U Ukab. 126 . 194a. 1 2 0 . pervane. 165n„ 167. 229. pervane. Tire. bk. alemdarhk. Mahmud el . Tuzcu. 168a. 278. 166. bk. 252. 246. 260. Yenişehir.) nm eseri.113. 262. Saray-ı cedid-i âmire. Tevzihu't-tenkîh. Tokat. 120. üçüncü sınıf mev­ leviyyet (b. 183. 165. Trablusgarp kadılığı. hakâni).. 21. 50 67.. 154. Tezvic-i sigar. 68. 79. 114. 191. 115. 112. 139n4. bk. bk. nişan. Tezkirehâne. 30. 79. bk. 61. Trablus(garp). 78. Tevkiî Abdurrtdıman Efendi karmname$i. 33. Tuğ (-1 hümâyun). 38. 113. Tevfir-i mdıâdî. bk. 283. Tikveş. Tevkii. İstanbul Süleymani­ ye'de. Trabzon kadıhğı. 113. Topkapı sarayı arşivi. 1. 29n„ 99. 167n„ 172. bk. 186. 84. 99. 127. 216nı.) nin fıkıh'a ait eseri. bk. Ûlâ smıf-ı evveli. lOln. kazaskerlerin üç ayda bir topladıkları divan 259nj. 246. Tevki (-İ hümayun.. 161. 2. 36. 260.128.). Topkapı. 39. medrese ders kitabı. 206. Tokat sancağı.tNDEKS Tevali şerhi. Timarlı sipahi(ler). 74. ulûm-i şer'iyye. Tuhfetü's-sak.). 223. Tezkirehâne mukayyidi. 71. Ukudü'l-cevâhir. 33. 1 4 5 . 105. Tevkiyet. Sinan Paşa (b. Tevcihat divani. 259nj. 182. Tırhala. Trablusşam.) nin eseri. Tomaniç (domaniç) kazası. 80. 174. 72. 131. 28n. 157. bk.) nin eseri. 113. kazaskerlik kalem amiri.) 277. 102. 95. 186. bk. Ulema-zâdeUr (oğuUar. 43. Ahmed b. evlâdı). 153. Üsküdar kadısı Numan Efendi (b. 134. Tophane. Türkiye. 125n. 169. Tiryakiler çarşısı. 249. 117. 35. Rum. 101. 347 Topkapı sarayı.. 27. 92n. 226. Topçu. 16. 121. Tokat kadıhğı (kazası). Toprak kadıları. Ukubât. timar erbabı ile reaya arasmdaki davalara bakan sey­ yar kadılar. 126. 34. 12Sn. 278. bk. 75. Tırhala Yenişehir'i. bk. 126. medrese ders kitabı. 96 186. bk. Tezhirelü'I-evIiya. 268. 209nı. 285. Tezkireeilik teşrifi. . lOOuj. 75.. 26. İstanbul'da semt. 101. 156n2. Tire kadıhğı. 277. 261. 236.. üçüncü sınıf mevleviyyet (b. Ûlû sınıf-ı sânisi. 111 . bk. Isfahânî (b. 170n. Tımova kazası. 126.

mevâli). 279. Vezir-i âzamm çarşamba divanı. Ulûm-i şer'iyye (diniyye). Üsküftü çuhadar. bk. 77. Valde Sultan Camii vaizliği. Üsküdar mâzulleri. 159.) nin eser. 147. Üsküp. bk. 24. bk. 236. 113. Usul-i hadis. 59. 186. 142n3. 134. Edirne'de. Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. 160. 28. 276. 17. bk.) fıkıh'a ait eseri. Vekâyi kâtibi. Vezir-i azam takriri. 269. 255nı. 131. 81. 133. 115nı. 154. 237. 86. şeyhulislâmhk. 3. Verese. üçüncü sınıf mevleviyyet (b. 188. 41 . 47.) nin eseri. Vlûfe. 160. 92n2. Vidin kaddığı. Üsküp kadıhğı. Usûl-i hendese. 78. 3. 241. kazaskerler maiyetinde memur. Üç şerefeU medrese (müderrisi). Arap dilinin çeşitli mevzulanna ait ilimler. 135. vezîr-i azam'm unvan­ larından. 211. 207. 185. 143. bk. 246. 224. Vekil-i celil. 50. 269. şehzade doğumu. 276. 270. 94. 97. 233. Vekil-i ruhanî makamı. 198. Ulûm-i âliyye. Ü Ücret-i sakûk. Uzun ova. 91nı. 64. 137. 1 3 7 139. 267. Üniversite kütüphanesi. 29n„ 30. 188. 38. Unkapanı naibi. 244. 103. Vezir soffası.. Zln^. 186. Unkapam. Varidat. 134. Vakıf.184. 22. Usûl-i mahkeme-i hukukiyye. 208n3. 212. 101. 42. Üsküdar. Üçyüz akçe yevmiyeli mevleviyyetler (ka­ dılık. Ulûm-i akliye. 28. 190 . 260. Varna kadıhğı. 53. 14ın^. 229. 83. 274. 9211. Üsküdar kaddığı (kazası). Vezir-i azam. 188. 111. 33. 97. muhtasarat. ders. medreselerde oktulan Islâmî ilimlere yardımcı konular. Velâdet-i hümayun. Vekil-i eismanî makamı. akli ilimler. 65. 98. 92n2. 230. 254. 95. medrese ders kitabı. 67. . 91nj. Ulûm-i cüz'iyye. bk. Kureyş kabUesi kollarından biri. Vardar Yenicesi kadıhğı. sadrazam. sadrazam. bk. 147. 38. 186. Ümeyye. 229. ders.348 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Üsküdar kadısı. 96. 155. 40. 57. 125n2.193.. bk. bk. Ibrahün Halebi (b. Üsküdar medresesi. 225.) 186. 143. 176. 277nı. Üçüncü sınıf mevleviyyetler. 83ıı. 133. ulûm-i cüziyye. 74nj. 133.) un eseri. 187. istanbul'da. 92n2.. muhtasaret. 64. 149. 159n. Vikaye. Vesayâ. ders. 125n. Usul-i sakk. Üç şerefeU cami. 124nı. 95. 84. Vâfiye. 67. 268. 269. lOn^. 20. Bursa'da. sadrazamlık. Vekil-i devlet. 116ng. 96. kapan naibi. 92n2. 89. Usûl-i mahkeme-i şer'iyye. 153. 274. 31. 69. Usul-i fıkıh 19. 137. 22. Van kaddığı. Van. 68. Usûl-i muhakemât-i cezaiyye ve sulh. 269. 117. Ulûm-i Arabiyye. 228. 170nj. 104.. ikinci smıf mevleviyyet (b. Usul-i defter-i. 245. Ustrumca kaddığı. Kâşi (b. 161nı. 269. istanbul'da. 175. Şâni-zâde Ataullah Efendi (b. 41. 178 . bk.43. 22. nahv'e ait eser. 205. 65. bk. 178n4. 20. 23. ulûm-i âliye. Umurbey mahallesi. 102. bk. 154. 29.). devriye mevleviyyeti. Vahdet-i vücûd felsefesi.

Zaman-ı infisal.) in eseri. Şah Sultan medresesi. bk. 36. 220. 129. İstanbul'da. Voynuk. bk. Yuvacı. Yenicami medresesi. 271. 235. 143nj. Balı­ kesir'de. Zaman-ı ittisal. 273. 143. 156nı. Zülkadir Beylerbeyisi. Yiğitbaşı. 48. 208. Yenişehir. Yörük. bk. 229. 156. Zeyrek mektebi. 115. Fatih medresesi. Yenişehir kasası mazulleri.. Zıc-i Cürgonî (ilhânî).) ın eseri. Yalı köşkü. Vodina. İstanbul'da. Yeşil cübbe. ikinci sı­ Zeyrek Camii. Tırhala Yenişchiri. 159. Yeniçeri ağası. 195. 231. 94. 233.). 128. bk. 63. 113. Zimmi. Zeamet. 62. Yunanistan. . Ali Kuşçu (b. Mehmed h. 173. 183. 186nı. Yenişehir kadılığı (kazası). Yağ kapanı. 207. 280. 143. 134. 123. Yemiş iskelesi. Yüzelli akçeli kaddar (kadılık). 276. 163. 2 5 0 .) nun eseri. 94. 184. 127nı. 228. bk. 88n.. 228. Yalvaç kasabası. 140. Yahya Efendi medresesi. 274. 163. Yük. Zuamâ. 143. Viranşehir. 65. 198. 209%. Zahir uleması. 208. 143nı. belûgat'tan ders. bk. 277nı. nıf mevleviyyet (b. Veli Yerköy. 156. 265. 125%. Yağ naibi. 62. 84. Yenicami mahallesi. 17)3x1^. İSİU]. 23. mâzuUüğü biten kadımn tayin zamanı. 219. Yeniçeri(ler). 194%. Yenişehir (-i Fenar). Eyüp'te. 243. Zülvecheyn sofası. İstanbul'da. Dolmabahçe Sara­ yında. Keşşaf tefsiri. Zemahşerî tefsiri. Yirmili medrese (müderrislik). 277n. 59. 231. Vilâyet-i Karaman. Yddınm Bayezid medre. 96. 277%. Bursa'nın. 277%. yüzbin akçe. 79. Zal Paşa Sultanı medresesi. Yaya(lar). hk. 103. bk. Yalak. 104. 104. 104. Vücûb. 224. Uluğ Bey (b. 242. 5. 41. 137. 168. (b. 141. Voyvoda kâtipleri. Bolu'ya bağlı. 92%. Yıldız Sarayı. Vilcitrin kaddığı. Yayçe kadılığı.) nin eseri. Yeşil canfes kese. 246. 278. 98. 125n„ 202. 125nj. Yeşil sarık. 24nı. Yeniçeri ocağı. 123. 255%. 55. 223. 89. Yeniköy. 125%. Yağcı. Burhanüş-şeria Mahmud (b. 238. 125%. 92uj. Zahir ilimleri. 36. 95.gad. lOinj. 126nı. 248. Zübdet-i ilm-i kelâm. 126. Zıc-i Gürgânî şerh-i. kadı tayininde bekle­ nen mazûllük müddeti. Yo?. 7%. 229.İNDEKS 349 Vikâyelü'r-rivâye fî mesâiliTl-hidâye. Yunan-ı kadim. Voyvoda(larj. 123. 140. 272.aesi. 207. 143nı.2 5 2 .

.

I Fatih'in Hocası ve vezir-i âzami Hızır Bey oğlu Sinan Paşa'nın Kadılık zamanına âid bir fetvası (Cevab ve imza kısmı Sinan Paşa'nın el yazısıdır) .Lev.

Lev. II "O 5* -3 -Û c s ^ o " rt w •3 'S « .

Lev. III Reayadan olup isyan ve şekavet eden bir zümre hakkmda Ebussuud Efendinin ( 1545" 1574) bir fetvası .

Lev IV Nakib-ül-eşrafın verdiği seyyidlik Hücceti .

Lev. V Nakib-ül-eşraf tarafından verilmi} olan diğer Seyyidlik Hücceti .

VI 11 c W T) c ıı İS- I ^ .Lev.

3« S g E I .Lev. VII ıı U! 3 .3 <.a I î | ı! « i >- <^ .fi 2 ıı 3 >- T3 T3 e a > 00 - 3 İ3 s c e u 3 -5 SÜ.Tl " f l "S-S 4 » W _Ö S 2 « .S 0 3 .

VIII ^3x : i l i l 3*î 14 l I l ı s T3 c B a 5 .•« Tİ** J -a. "D U 1) < D L B « < r t 2 ^ ^ ^ ^ .Lev.2 .3 >.

l Kefe yenilenmesi hakkın « ^ « l ^ V ' T ^ S U N ^ukataasından m a a ş alan K e f e l'-d.^^ ^ ^ ^ „ e l e ^^^^^ .Lev.smm gerilmesine dair D ^^^.

X 4 IV. Mehmed zamanında Medrese ve Kadılık tevcihleri hakkında Sadr-ı âzam'm arizalan ve Pâdişah'ın {vech-i me§ruk üzere verdim) hatt-ı hümayunları .Lev.

XI / 5 ^ • .Lev.in« am. • ' • T S a h m ' d ' u n (.>«««m m„n7. hümayunu ./P/««a) ha«-.

Lev. Xn Yenipazar camii vaızmm vefatı sebebiyle yerine vaiz tayini hakkında mahallî îlam ve Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendinin verzir-i azama derkenarı ve anın da buyruldusu .

X.Uv. İstanbul'da Cedid Nişancı Paşa Camii müezzini'nin ihtiyarlığı sebebiyle hizmetini oğluna terketmek istediğinden bahsile mütevellinin şeyhülislama istidası ve anm da vezir-i azama tayini ricasiyle derkenarı üzerine tevcih olunmak buyruldusu ( 1 1 2 3 H 1 7 1 1 M ) .

lev. Esbkeşan reayasından birinden ziyade vergi alınmjısından dolayı Ilgın kadısı vasıtasiyle şikâyeti üzerine hissesine isabet edenden ziyade bir şey taleb edilmemesi hakkında muamele ve vezir-i âzamin buyruldusu . XIV -af.

Lev. XV i * •• • Safrada Salurbey köyündeki Hacı Murad medresesi müderrisinin vefatiyle yerine ehil olan oğlunun tayini hakkında Bafra Kadısının inhası ve Şeyhülislâm Çatalcalı Ali Efendinin Sadr-ı azama tayin ricası ve sadr-ı âzamin buyuruldusu ( 1 J 0 3 H . — 1697 M . ) .

XVI J3 E S N ^ ^5 Ii I İ t a V E I ^ 1 . I •5.2 cic­ ili ^•^ I i -S E .H > 3 :3 •S c -S .Lev.1- " M S 'Z u ? m i-^ g C H ^ • 3 V .

U^n? •j. i' .J7 Vadılann ahval ve .L . ' y I » e .Uv. XVII Jj .'-Jv -Lb^-ı.i .

1 6 1 3 M .Uv. XVIII loaa H . de verilmiş olan kaza kaddığı Beratı .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful