ATATÜRK T Ü R K

KÜLTÜR, T A R İ H

DİL

VE

TARİH 17b

YÜKSEK

KURUMU

K U R U M U

Y A Y I N L A R I

V I I I . Dizi — S a .

OSMANLI DEVLETİNİN

ILMÎYE TEŞKILÂTı

Ord. Prof. ÎSMAÎL H A K K I UZUNÇARŞILI

T Ü R K

T A R Î H

K U R U M U

B A S I M E V

1— A N K A R A

19

8 8

OSMANLI İLMİYE

DEVLETİNİN TEŞKİLÂTI

Birinci baskı tkinci baskı Üçüncü baskı

: 1965 : 19B4 : 1988

ATATÜRK KÜLTÜR, DİL VE TARÎH Y Ü K S E K T Ü R K T A R İ H K U R U M U

KURUMU

Y A Y I N L A R I

V I I I . S E R Î —Sa.l7*>

OSMANLı DEVLETININ ILMIYE TEŞKILÂTı

Ord. Prof. tSMAİL H A K K I

UZUNÇARŞILI

3. Baskı

TÜRK

TARÎH

KURUMU

B A S IME V î — A N KA R A

19 8 8

ISBN 9 7 5 - 1 6 - 0 0 4 3 - X

İ Ç İ N D E K İ L E R

BIRINCI BÖLÜM ıMEDRESE TEŞKİLATI 1

İlk Osmanlı Medreseleri
IKINCI BÖLÜM MEDARİS-1 RESELERİ ÜÇÜNCÜ MEDRESELERİN DETLERİ BÖLÜM VE TAHSİL MÜD­ SEMANİYE, YANİ SAHN-I SEMAN MED­

1

5

DERECELERİ

11

DÖRDÜNCÜ MEDRESELERDE OKUTULAN

BÖLÜM DERSLER 19

Medreselerde Aşağıdan Yukarıya Okutulan Ders Medreselerde Mütalâa
BEŞINCI BÖLÜM SÜLEYMANİYE MEDRESELERİ

20 Dair 23

Okutulan

Eserlerden

Bazılarına

33

ALTINCI BÖLÜM OSMANLI L E R E D A İ R YEDINCI BÖLÜM MÜDERRİSLİK İÇİN M Ü L A Z E M E T V E N E V B E T SEKIZINCI MÜDERRİSLİK BÖLÜM 55 45 MEDRESELERİNDE OKUTULAN DERS39

X V L ve X V I I . YüzyıDarda Müderrislik Yolu İçin Bazı Kayıtlar 60

A s n n İkinci Yansında Sahn-ı Seman Müderrisliği Beratı X V I I .VI İÇİNDEKİLER MüderrİBİerin İmtihanları Müderrislikten Kadılığa Geçmek Medreselerin Bozulması Yüksek Dereceli Ulema Evlâdının İmtiyazları İcazetler Müderrislik Beratları X V . Asır Başlarına Ait Müderrislik Beratı 63 66 67 71 77 79 80 DOKUZUNCU BÖLÜM KADILIK Kadıların Tâyinleri Kadiasker'in Kadı Tâyini Buyruldısı Kadıların Dereceleri Haremeyn Mevleviyeti Bilâd-i Hamse Mevleviyetleri Mahreç Mevleviyetleri Devriye Mevâlisi Kaddar Hakkmda Mütemmim Malûmat tlâm ve Hüccet Şer'î Mahkemeler Kaddann Beratları Sakk-i Şer'î Kadı Nâibleri Arpabk Kassamlık Toprak Kadıları ve Mehayif Müfettişleri ONUNCU BÖLÜM 83 87 90 91 99 100 101 102 103 108 108 111 116 117 118 121 126 İSTANBUL KADILIĞI ON B İ R İ N C İ BÖLÜM 133 PADİŞAH HOCALARI O N IKINCI BÖLÜM 145 KAZASKERLER 151 .

Asırlardaki Büyük Mevleviyetler Süleyman 273 276 . .X X . YİRMİNCİ BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYETİN ÎLANINDAN SONRAKİ MÜ267 DERRİSLİK V E KADILIK TEŞKİLATI YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM İLMİYE RÜTBELERİ DERECELERİ 271 Mevali ve Müderrislere Dair Kanuni Sultan Zamanı Vazolunup Tatbik Edilen Kanun X V I I .İÇİNDEKİLER VII ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLILARDA NAKtBÜ'L-EŞRAFLIK ON MÜFTÜLÜK DÖRDÜNCÜ BÖLÜM 161 V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 173 O N BEŞİNCİ BöLÜîa HUZUR DERSLERİ 215 ON MAKTUL ALTINCI BÖLÜM 223 ŞEYHÜLİSLAMLAR ON DİNÎ VE HUKUKÎ Y E D İ N C İ BÖLÜM YETİŞEN MEŞHUR İLİM 227 SAHADA ADAMLARI O N SEKİZİNCİ BÖLÜM İLMİYE LİF MESLEĞİNİN ISLAHI EMİR H A K K I N D A MUHTE­ 241 TARİHLERDEKİ V E FERMANLAR ON MÜDERRİSLERLE DOKUZUNCU BÖLÜM 261 K A D I L A R H A K K I N D A B İ R İCMAL.

VIII İÇİNDEKİLER YİRMİ İKİNCİ BÖLÜM İLMİYE RÜTBESİNİN MÜLKÎ VE ASKERÎ RÜTBE­ 283 YAZARKEN İSTİFADE 287 DİZİN I. 293 LERLE MUADELETİ İLMİYE EDİLEN TEŞKİLATINI ESERLER DEYİM VE TERİMLER . Y E R . DEVLET ADLARI VE TARİHÎ 308 TIPKIBASIMLAR Levha 1 . K İ Ş İ A D L A R I II.X V I I I . KAVİM.

ilmî ve içtimaî (sosyal) kaide.I. I. s. imaret. büyük mutasavvıf Ş e y h M u h i d d i n . Esmaü'l-müellifin ve Âsariı'l-musannifin) isimli eserinde (C.i A r a b i ' n i n üvey oğlu Şeyh S a d r ü d d i n .i K o n c v î ' n i n sahibi ve M u h y i d d i n .BİRİNCİ BÖLÜM MEDRESE TEŞKİLÂTI İslâm alemindeki cami.i Kâşî'nin (vefatı 730 1330 M.i K a y s e r i tâyin edilmiştir. köprü. K a y ­ halifelerinden tefsir s e r i l i D a v u d . 98) Bağdatlı İ s m a i l Paşa'nm (Hediyyetü'l-Ârifin. (1330 M. hastahane. . Bu zatın âlimâue vc arifane on üç eseri olup bunların Osmanlı müellifleri ile (C. kanun ve vakıf tesbit şartlan müesseselerin Bu hemen birbirinin aynıdır. Şayet vakıf yapılan memleketler herhangi bir İslâm devleti tarafından işgal edilse bile yapılan vakıflar ve bunların hükümleri orayı elde etmiş olan hükümdarın tasdikiyle muteber olurdu.i A r a b i ' n i n ^ 1 ^yj-^' şerh eden K e m a l ü d d i n H= Fusus-ul hikem'ini A b d ü r r e z z a k . 731 H . tesislerin devamı. Osmanlı beyliği Ana­ de dolu'da yayılarak oradaki beylikleri elde ettikten sonra eskiden beri devam gayrı müslimlcrinkiler dahil olmak üzere vakıf şartları mucibince tamamen tanımış >'e Osmanlı istilâsı Avrupa kıtasında da ilerlediği üzere kabul ve tasdik etmişlerdir.) halifesi olup yüksek tahsilini Mısır'da yapmıştır^. Bunun gibi edip gelen bu tesisleri.)'de Gazi O r h a n B e y tarafından o tarihte küçük beyliğin merkezi olan /znife'de yapılmış ve burada ilk müderris olarak da Türk âlim ve mütefekkirlerin­ den Ş e r e f ü d d i n D a v u d .)'de İznik'te vefat ederek Çınardibi dcııilen mahalle defnedilmiştir. çeşme vc saire gibi dinî. 567) de vardır. 1 D a v u d . zaman Osmanlı hükümdarları bu kıtadaki gayrı müslim vakıflarını da eski halleri İLK İznik Bursa ve Edirne me<lrescleri OSMANLI MEDRESELERİ Osmanhiarda ilk medrese. (1351 M. medrese. bunları yaptıranlar tarafından tertip ettirilen vakıflarla olunmuştur. Bu son eser Milli Eğitim Bakanlığı neşriyatından olup İstan­ bul'da basılmıştır.i K a y s e r i 751 H. s. Bu.

c. M u r a d zamamnda 841 H . III.. basılmamış olan Fatih devri.BuTsa'da.) senesinde 1 ".2 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Orhan hinde Bursalı Medresesi) G a z i 6 Nisan 1326 (2 Cemaziyelevvel 726) tari­ aldıktan sonra beylik merkezini İznik'ten. Edirne'nin 764 H . ' Â l i . iç­ timaî müesseselerle şehir ve kasabalara İslâm damgası vurularak Türk yurdu îmar edilmiştir. ve Edirne'de idi. Edirne devlet merkezi olduktan sonra 11. (1447 M. (1437 M. s. Osmanlı medreselerindeki tedris usulü hiç şüphesiz diğer İslâm devletlerinde olduğu gibi bir usul takip etmiş olup medrese­ lerin adedi arttıkça bunlar da derece ve sınıflarına göre bir tertibe tâbi tutulmuşlardır.. Bundan sonra Osmanlı vezir ve beylerbeğileri Ue diğer üme­ ranın zabt edilen yerlerde cami. Atâyî. Manastır demekle mâruf Sultan Orhan Türbesi. imaret vesair tesislerini görmekteyiz. buraya (Manastır naklederek burada da mevkii itibariyle halk arasında diye meşhur olan medresesini inşa ettirmiştir^. sonra JBursa'da yapılan müteaddid medreseler dolayisiyle tznik ikinci dereceye inerek Bursa^daki (Sultan Medrese^si) birinci dereceyi aldı. medrese. Osmanhlarda medreselerin artmasiyle vücuda gelen teşkilâta ihtida Sultan İT. Kuruluşun ihtidalarında tznik Bursa. s. mektep. H a m m e r (Atâ Bey tercümesi).) de başlanarak bazı arızalar sebebiyle 851 H . 231.)'dc alınmasından sonra fütuhatın Rumeli'de (Balkan yarımadasında) gelişmesi için devlet merkezi buraya naklolunarak gerek Edirne ve gerek işgal olunan şehir ve kasabalarda muhtelif tarihlerde İslâm tesisleri yapılmıştır. (1363 M. medresesi bu beyUğin birinci sınıf medresesi idi. 110 . M u r a d zamanında (1421 medreseleri farklarını medrese 1451) rastlamaktayız. bununla teşkilâtını F a t i h göstereceğiz ^. çünkü F a t i h yapılmak suretiyle medreseler beraber S u l t a n M e h m e d ' i n med­ derece esaslı rese teşkilâtma esas olan Tetimme ve DâriTl-hadîs arasındaki görmekteyiz. Kîinhü'l'Oİıhar." Şakayık zeyli. işte bu suretle az zamanda bu ilmî. Osmanhlardaki zamanında Sultan Mehmed görüyoruz ki bahsederken bunu daha aşağıda Sahn-ı seman medreselerinden Osmanlüann ilk bir buçuk asır içinde yaptırmış oldukları medreselerin derece ve sınıf itibariyle en mühimleri tznik. .

fakat F a t i h S u l t a n M e h m e d . üç şerefeli yevmiye verildi^. Halbuki İznik elli akçe idi^. Sahn medreselerinin yapılması Osmanlı topraklarındaki med­ rese teşkilâtında bir yeniliğe esas oldu.118. ' IdrİB-i Bitlisi (Hejt Behi^t) isimli Fasrça tarihinde Burra'daki Muradiye medresesi müderrisinin yevmiyesinin yetmij akçe olduğunu kaydetmektedir. 8. 119. ' Şakayık tercümesi.MEDRESE TEŞKİLÂTI 3 tamamlanan üç şerefeli cami yanındaki büyük medrese ile Dârü'lhadis o tarihte Osmanlı memleketlerindeki medreselerin üstünde yer aldı ve tedris vc tahsisatı itibariyle Bursa'daki Sultan med­ resesi ikinci dereceye indi. çünkü bu yapılan med­ reseler İlahiyat ve İslâm hukuku fakülteleri demekti. bu üç şerefelinin yanında bir medrese daha yaptırmak sure­ tiyle bir müderrise verilen yüz akçe yevmiyeyi iki müderrise vermek suretiyle babasının tesisinde değişiklik y a p t ı ' ve kendi­ sinin /stan6u/'da yaptırmış olduğu Sahn-ı Seman denilen sekiz medreseden her birinin müderrisine elli akçe yevmiye vakfetti. > Şakayflc tercümem. . s. Edirne'deki JU üç şerefeli medrese müderrisliği Istanbul^da medrese müderrisine o tarihe kadar hiç bir medrese müderrisine verilmeyen yüz akçe medresesi müderrisinin yevmi­ yesi otuz ve fursa'daki Sultan medresesi müderrisinin ise günde Sahn-ı seman medreseleri inşa olunduktan sonra bile bir müddet ehemmiyetini muhafaza etti. İşte bu Osmanlı medreseleri Sahn medreselerinin yapılmasından sonra buna göre ayarlandı.119.

.

Mehmed. s. d ü l k e r i m ' e verip diğerlerine de münasiplerini tâyin Tûsî'nin medresesi Zeyrek camii denilen Pantokrator manastırının bulunduğu mahal olup buradaki kırk hücre yâni odanm her birinde bir yani kırk medrese talebesi (softa) vardı*. Sahn-ı seman medreseleri yapıldıktan sonra Zeyrek medresesi camie çevrilmiş ki bu kayıt Fatih'in vakfiyesinde vardır. Bu vakfiye ile sonradan neşredilen vakfiye arasında bazı farklar olduğuna dair merhum D o k t o r A d n a n A d ı v a r (Osmanlı Türklerinde tlirn) adlı eserinde (S.z â d c ile Mevlanâ A h eylemişti..İslâm eserleri müzesindeki 6354 numaralı Vakfiye. basılmamış nüsha. 117. * A l i . İstanbul civanndaki bir köyü F a t i h Sultan M e h m e d A l â ü d d i n T u s î'ye vermiş olduğundan burası Müderris köyü diye meşhur olmuştur . " Şakayık tercümesi. s. Fatih mahsus ederek Sultan M e h m e d Istanhul'dn yaptırmağa başlattı'. Bundan başka yine eski imaret vc kalenderhane kiliseleriyle Galata'da İskele ^apuı'ua yakın bir kilisenin de camie tahvil edildiği RÖrülüyor . olan bu medreselere eski vakfiyesinde (v'-c ^ .j ' . .İKİNCİ BÖLÜM MEDÂRİS-İ SEMANÎYE YANİ SAHN-I SEMAN MEDRESELERİ Fatih'in kanunnamesinde niye) denilmektedir^. Şakayık Fatih'in sekiz kiliseyi medreseye çevirdi­ ğini yazdığı halde Zeyrek ile Ayaaofya'daki odalardan başkasını yazmıyor. 30) dikkati çekmiştir.* ' Medaris-i SemaŞakayık'in IstanbuVu aldıktan sonra buradaki kiliselerden sekizini medreseye tahvil ederek bunlardan birinin müderrisliğini üursa'da elli akçe ile Muradiye müderrisi olan Mevlanâ A l â ü d d i n T û s î ' y e ^ diğer ikisinin müderrisliklerini Bursalı Mevlanâ H o c a . oiJ Sahn-ı seman diye meşhur kaydma göre II. Büyük Karaman'la sonra bu işe Küçük Karaman semtleri arasında bir cami ile talel)e yetiştirmeğe medreseler derhal işe karar verdikten Bu tesislere 867 güzel tahsil görmüş olan Vezir-i âzam M a h m u d P a ş a ' y ı memur Cemaziyelâhır (1463 Şubat)'da başlanarak 875 Recep (1471 Ocak)'te yani sekiz ' Türk . " Şakayık tercümesi (Mecdî). 117. Künhü'l-ahbar. 22. s.

etrafında hastalara mahsus odalar vardır. misafirler. evvelce İmparator olan ve ve yine aynı tarafta iki mükellef hamam ders okut­ (Karaman Jüstinyen'in havariyun Ortodoks zevcesi tarafından yaptırılmış (Saints Apotres) kilisesi harabesi vardı.) 'de başladığı yazılıyor (varak 104). mâristan görülen şeylerin en şayân-ı hayret olanıdır. patriğinin ' E b û Bekr-i D ı m ı şk î'nin tercüme ettiği coğrafyada camiin in^asma 865 H . Bundan daha güzel daha bedii bir bina tasavvur edilemez.6 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I eenede bitti ^ ve bu suretle iki minare ve bir şerefeli cami ile iki tarafında yüksek tahsil için sekiz medrese ve bu medreselerin arkalarma da "Tetimme" ismiyle bu büyük medreselere mahreç olmak yani talebe yetiştirmek üzere sekiz medrese daha yap­ ahırlar inşa ettirdi ve bun­ tırdı. * B a k i K u n t e r ve Mimar S a i m Ü l g e n taraflarından yazılan (Folilı camii ve Bizans sarnıcı) isimli bir tetkikte camiin Havariyun kilisesi üzerinde yapılmadığı ve kilisenin. camiin daha doğusunda Darûşşifa civarında olması icap edeceği . Müracaat edenlere her gün o kadar ilâç verilir ki deftere sığmaz. örtüler. Bu. macunlar tıp kanununa göre hazırlanmış ilâçlar koyun etleri. Taam hususunda erkek. Burası R u m bulunduğu mahal yani patrikhane idi*. (1470 M. Fatih camii yüksek büyük bir camidir. Bu medreselerin müderrisleri bilâd-ı Rum'un en büyük âlimleridirler.) senesinde vefat edip vasıyyeti üzere kitap­ larını inşaatı henüz bitmemiş olan sahn talebelerine bırakmıştır. kadın tefrik edilmez. çeşitli kuş etleri. Eserlerinden birisi de Mâristan (Hastahane)dir ki imaret tarzında bir medresedir. bunlara sabah ve akşam yemek verilir.. Hastaları tedavi için en mahir etibba. R a d i y y ü d d i n Cazzî (el-Metaliul-bedriyye tl-Menaziliı'rRûmiyye) adlı seyabatnâmesinde ( Köprülü kütüphanesi. Bu. kehiller. iş bilir hüddamlar tâyin olunmuştur. Bunların sekizi medaris-i aemaniye'diı. hattâ yerliler bile orada yiyip içerler. Nr. Fatih camiinin bulunduğu Teodora mahalde." ' Ulemadan Mevlâna M u s a n n i f e k ( A l ^ ü d d i n Ali-i B i s t a m i ) Sahn müderrisi iken 875 H . Eserlerinden birisi de Fatih imaretidir ki orada fıkara ve talebe it'am ediliyor. yataklar. elhasıl ne lazımsa mükemmel surette ihzar edilmiş şeyler var. Misafirlerin hayvanları için lardan başka bir imaret ile taamhane doğudaki dört medresenin yamada Darûşşifa denilen hastahane^ camiin kuzeyinde kur'an okunmak için bir muallimhane ve camiin batı tarafına medrese talebeleri için bir kütüphane mağa mahsus darüttalim hamamı) yaptırdı. gelip geçenler. ^ 936 Zilkade (1530 Temmuz)'de Şom'dan Jstontura gelmiş olan B e d r e d din Mehraed b. (1461 M. medrese ve imareti hakkında şunları yazıyor : " F a t i h hazretleri İstanbul'da âsâr-ı âliye viicude getirmiştir. mâristanda kantar­ larla şuruplar. 1390 ) Fâtih cami.

20) ". 1 1 . 4 6 3 ) Fatih'in kanunnamesinde şöyle deniliyor: "haliyâ bina eyledüğüm medaris-i âliyeye sahn deyu isim konulmuştur. s. * Â l i .tanzimat. 20) bu medreselerden doğu tarafındaki bir medreseye {Müftü medresesi) denilirmiş ..inşa buyurdukları cami-i şerif-i cedid kurbinde Medine-i Kostantiniyye'nin vasatında vaki pazar.. sekiz müderristen her birinin birer odası ve elü akçe yevmiyesi vardı. Mısır medreselerinde X V . asırlarda muid'den başka müfid (do­ çent) adında bir vazife sahibi daha vardı. 9 9 ) . s.. buraya gelmek için birtakun dehlizden geçmek icap etmektedir (Tanzimattan evvel ve sonra medreseler . fasikül 1. vasıtasiyle Alman Müsteşkikler cemiyeti tarafından bastırılmış olan vakfiye. ve X V I . c.» » U ' « . Bu okutulan derste ehemmiyetli bir . s. Âli tarihinin basılmamış olan Fatih devri kısmmda (kütüphanemizdeki nüsha. Mir'at-ı Kâinat. inşa buyurdular" yine aym vakfiyede (s.• J . 11). bundan başka beşer akçe yevmiye ^ ile bir oda ve ekmek ve çorba verilmek üzere sekiz medreseden her birine birer x^ muîd (müzakereci= asistan)* verildi. Bu mecmu darülmülk tstanbuVan meyanında vaki olmağın sahn medreseleri denilmiştir. ' Vakıflar Umum Müdürlüğü neşriyatından olan dergideki vakfiyenin Türkçe tercümesinde (S. s. Fatih'in vakfiyesindeki kayda ve Âli'nin yazdı­ ğına göre bu mevki İstanbullun ortasma tesadüf ettiğinden dolayı medreselere Saftn adı veriliniştir*. Sekiz medreseden her birinin on dokuz odası vardı. 4 8 . 4 9 ) şöyle deniliyor: Mahmiye-i Kostantiniyye'nin çak vasatmda hâlen Yenicami mahallesi demekle maruf olan mahalde bir cami-i ceımet-asâ. dördü batı tarafındadır. Tarihî rivayetlere göre Saftn-ı seman medreselerinin heyet âlimi A l i programlarını M a h m u d P a ş a ile meşhur K u ş ç u tertip etmişlerdir. "(S. Fatih camiinin güneyinde Azrail kilisesinin bulunarak bekayasımn mevcut olduğuna yazaı (6asılfiuımı$ birinci cilt. Müverrih A l i . 7 4 ) ". 4 0 1 . 8 .j^rJİI ^JIJIL. 21." Fatih'in esas vakfiyesinde ". Medreselerin dördü camiin duğusunda. nefs-i İstanbul'da bina eyledttğü cami-i şerifin yemin ve şimalinde dörder medrese-i ulyâ ve her birinde on dokuz bab hücre ve sükna ki ikisine muid için müheyya ve on beşi dânifmend için hüveyda ve ikisi dahi feıraş ve bevvab için bina olunmuştur. ^ So/m kelimesi Arapça olup bir evin tam ortasmı teşkil eden mahal demek­ tir.MEDARİS-t S E M A N Î Y E 7 Camiin doğu ve batı taraflarma yaptınlan sekiz medreseye medaris-i semaniye ve daha sonra maruf tabiriyle Sahn medrese­ leri denildi^. JJAİ-I ıfj'j'j ûüaLj ^jh *:ia-l î ji\ 1935 Jj—ll L^!* j i) de T a h s i n öz s.. muidin yevmiyesini dört akçe olarak gösreriyorsa da vakfiyede beş akçelı oldukları görülüyor ' Muîd (asistan) iade edici yani müderrisin verdiği dersi tekrar edici demek­ tir. Her medresenin on beş odasına ikişer beyan edilmektedir (Kofcı/Jar dergisi.

Yine iki akçe yevmiyeli olarak bu Fatih külliyesinin duvarlanmn herhangi bir sebeple hariçten kirletilmemesine nezaret etmek üzere bir de mubassır (gözetici) tâyin edUmişti. Tatili mutad olan eyyamın gayrında medresesine varup ifade-i enva-ı ilim ve maarif eyleyip küll-i yevmin mukabele-i tedriste elli akçe vazifeye mutasarrıf ola. Her müderrisin medresesinde muîd olup vazife-i yevmiyesi beş akçe ola ve her medrese için on beşer nefer danişmend tâyin buyurdular. ' Fatih'in bu külliyesinin (cami. Yevmiyesi elli. en liyakatli olanların arasından seçilecekti ^. imaret. hastahane) muhasebe­ sine ait 894 H .. muidin be. akçe. danişmendlerin mecmuu yüzcili bahis ve bir mesele varsa onu talebeye izah ile dikkatlerhıi çekerdi. Bevvab yani kapıcı­ nın iki ve künnas yani süpurücünün iki ve ferraşın iki akçe yevmiyeleri var. * Vakfiyenin Türkçe tercümesinde şöyle deniliyor : "Cami-i şeriflerine cenaheyn olan medaris-i semaniye'den her biri için akliyyaC ve nakliyyat da naziri nâ­ dir bir müderris tâyin oluna. Onlar dahi kütüb-i mûtebereden fehme kadir müderris huzurmda fünun-ı şettadan mnbahase ve muhatabaya kabil talib-i ilim olup her biri küll-i yevmin ikişer akçe vazifeden mecmuı her gün otuz akçe vazifeye mutasarrıf olalar. (1489 M.8 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I akçe yevmiye ve imaretten ekmek ve çorba verilmek üzere birer Ai^vijlj danişmend konuldu.i M o l l a Y e g â n müderris olup M a n i s a Ç e l e b i s i MuhyiddinMn yerine gelmiştir. Zümre-i mfisteidînden birer muîd ki akranı beynin­ de ferid ve talim-i kütübde mahir ola. ." Vakıflar Umum Müdürlüğü neşriyatından. iki talebesi olup ikişer akçe yevmiyeden otuz akçe.)*de yapılan tahririne aid kayıtları aşağıya hulasaten nak­ lediyorum. s. Birinci medresede A l i Ç e l e b i V e l e d . süpürücüleri olup her birine ikişer akçe yevmiye tâyin edilmişti. Yine Mısır medreselerinde müntehi denilen medrese talebeleri arasında liyakatli olaıdar vardı. Muidler. Müfid derece itibariyle muîdden yüksek olup Osmanlılarda böyle bir vazife sahibi yoktur. 494). Sekiz iki idi ^. Medreselerden her birisinin kapıcdarı. Sahn medreseleri sekiz olduğu için Arapça O U ' seman tabi­ riyle bu sekiz medreseye OLt ^ medresedeki odaların Sahn-i seman denilmiştir. geri kalan iki oda da kapıcdarla ferraş denilen süpürgeciye tahsis olundu. Fatih vakfiyesi. beratlı muîdleri müderris namzedi olarak deftere kayıt olunurlardı. Muidler medrese talebelerinin (danişmendlerin) hem inzi­ batiyle alâkadar ve hem de müderrisin okuttuğu dersin iadesi yâni müzakeresiyle meşgul olacaklardı. Bayezid'in oğlu K o r k u d un eserinden (Ayasofya kütüphanesi 1763. Bunlar da kendilerinden aşağı talebelere okunan bahsi münakaşa ettirir ve onları münazaraya ahştınrdı ( T a c ü d d i n S û b k i'uin («^l-V* J (»^'-^ MuîdüV-niam ve Mebidü'n-negam isimli eserinden naklen I I . medrese.Kanun üzere bir müderriris mansıp aldığı veya başka bir medreseye hareket ettiği yahut mü­ derrislikten herhangi bir sebeple ayrıldığı zaman onların.

>ki talebesine ikişer açke yevmiyeden otuz akçe . Altıncı medresenin müderrisi Sinan Kirmastî olup yevmiyesi elli akçe iken ilk defa M e v l â n a A h a v e y n 894 senesinde yevmiye seksen akçe ile müderris olmuştur. Bu. Tetimme- lerdcn her bir hücre yani odaya üç softa talebe konulmuştu. noksan bir şeyin tamamlanması için ilâve olunan şey demektir. " (danişmend) ve sekiz Sahn medreseleri talebelerine Tetimme medresesi talebelerine de (softa) deniliyordu. Sekizinci medrese müderrisi M e v l â n a İ z â r i Çelebi olup yevmiyesi elli akçedir. Yedinci medresenin müderrisi M e v l â n a L ü t f i (Tokatlı) 'dir ve yevmiyesi elli akçedir. Talebesi miktarı gösteril­ memiştir {Edirne ve Paşa livası. ^ Tetinune bir şeyin eksiğini tamamlayan. talebesi miktarı gösterilmemiştir. yevmiyesi akçe olup beş talebesi vardır. İki talebesinin yevmiyesi ikişer akçeden günde otuz akçe. Bu senelik muhasebede külliyenin bütün kısımlarım ihtiva eden muhasebe varsa da yazmadım. denil­ Türkçeye vakfiyesinde şöyle mektedir : "Paytahtlan darütta'lim olmak için J j^. Talebesi miktarı gösterilmemiştir. .MEDARİS-t S E M A N İ Y E Tetimme Medreseleri Sahn medreselerinin arka taraflarmda medreselerine veya 9 yüksek danişi i ^ >• tahsile yani Sahn-ı Seman mend yetiştirmek üzere Tetimme Mûsila-i Sahn^ ismiyle sahn medreselerinden küçük olarak Mûsila-i sahn sekiz medrese inşa edilmişti ^.lcri demekti.Tetimme medreselerinden Marmara denizi tarafındaki medreseler tama­ men yola gitmiş ve Karadeniz tarafındakiler de yıkılmıştır. Sonra Kasım Çelebi müderris olmuştur. s.z â d e M e v l â n a K ı v a m ü d d i n olup otuz akçesi zevaidden olmak üzere vakfiyedeki elli akçe ile beraber yevmiyesi seksen akçedir. Tetimme \cyn medreseleri Fatihin derece itibariyle tercüme orta edilen tahsil mcdrt's(. . 304). Mûsıla-i sahn ise sahna götüren yani sahn-ı aeman medreselerine götüren medrese demektir. Beşinci medrese müderrisi M evi âna A b d u r r a h m a n Çelebi olup yevmi­ yesi de talebesi miktarı da yazılmamıştır. elli muidin beş Üçüncü medrese müderrisi K a d ı . Dördüncü medrese müderrisi M e v l â n a A r a p olup yevmiyesi altmış akçe. . . bu odalardan her birisine ihtiyaçlarına sarf edilmek ^ e mum parası olmak üzere aydan aya beşer akçe tahsis edilerek yemekleri de İkinci medrese müderrisi M e v l â n a Ahi'dir.havl-i cami-i şerifte sekiz medrese (Sahn medreseleri) ve bu medreseler verasında Tetimme ismiyle mevsum birer medrese beççe (küçük medrese) cem'an on altı medrese ve cami-i şerifin garbe mail olan kapısı tarafında Sekiz bir ^^Ldljli darütta'lim bina b u y u r d u l a r .

Hücrât-ı tetimmedea her birine küll-i şehrin on beşer akçe tayin buyurdular ta ki bücerat-ı berekâtta sakin olan talibin-i müstaiddin. Üsküdar medresesi müderrisi terfian naklolunuyor. baki dört akçesi basbelihtiyaç hasır ve dühen-i sirac (kandil yağ) levâzımma sarf oluna. Sahn ve Tetimme Ayasofya Bu Tetimme olan talebeleri yani softa­ medreseleri talebesi danişmendlerden ders göre­ medreselerinden başka camie tahvil edilen kilisesinin yanındaki mahalde tesis edilen medresenin müderrisine altmış akçe ve Eyüp camiinin yanında yapdan med­ resenin müderrisine de elli akçe yevmiye ile birer müderris tâyin olundu. ' "Medaris-i sugrâ ki her biri tetimme medresesi ismiyle mevsumdur. Bununla beraber Eyüp medresesi F a t i h zama­ medrese yaptırdılar. H a d ı m Ali Daha M u s t a f a ve D a v u d sonra medreselerin Paşa'lann medreseleri takip eyledi. vilâyetlerde medreseler yapıldı ve bu suretle medreseler derece itibariyle bir tasnife tâbi tutuldu. adedi arttı. Bu vesikada ^yiMO^a müderrisi terfian Bursa kadılığına tâyin olunarak yerine aym tarihte Semaiye müderris­ lerinden Mevlâna A l i Çelebi getiriliyor ve onun yerine de Sahn-ı semana. her te­ timme için küU-i yevmin vakfı şeriflerinden altışar akçe tâyin buyurdular..z â d e İ b r a h i m .10 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I imaretten tâyin edilmişti lar. Fatih'ten başka Osmanlı vezirleri tstanbuVda cami ve yukarı sayılmıştı. Ayasofya medresesi Sahn-ı Seman derecesinde ve daha Seman'dan üstün tutulup buramn müderrisi müderrisi o l u r l a r d ı E y ü p müder­ ve SaAre'dan sonraları ise Sahn-ı Sahn beş yüz akçe yevmiyeli kadılıklara tâyin edildiği gibi terfi eden müderrisleri Ayasofya risliği ise bazan dahil yani SaAn'dan bir derece aşağı ve hazan tâyin edilen müderrisin ilmî kudretine göre Sahn nında Sahn itibar olunmuştu." 2 "Medrese-i kebire hüceratında sakin olan müstaiddin-i kiram medaris-i sagirede sakin olan talebe-i ulûma talimi iltizam edeler. def-i meunet ve zaruret eyleyip ferâğ-ı hâl ile tahsil-i ulume iştigal ederler. hâlâ adını taşıyan cami ve medresesini yaptırdı. M a h m u d P a ş a . s. Sahn ceklerdi ^. Meblağ-ı muayyenin yevmi iki akçesi vazife-i bevvab. 27 ve 28 sene 961." (Fatih'in vakfiyesinden ) ' Mühimme defteri 1. . Onu C a n d a r l ı .

^Ui. . 5 4 ) . kırklı ve hâriç elli medreseler ebnâ-i mülûk-i sâlifc ve benât-ı selâtin-i sabıka ve havâtin-i havâkin-i maziye ve vüzâray-ı uzmâ namındaki eshâb-ı meratip ve ümera-i kübera-i faika inşaları olup aşağı dersleri meâniden şerh-i Miftnh ve âlâsı /ürû'dan Hidaye olması her müderris kabledderg mesabih ve meşarık ve yahut sahih-i müslim ve Buharî'den bir miktar ~ehâdis-i şerife nakledip badehu derse şürû etmesi ferman olundu. sancak beyi ve ümaranın yaptırdıkları medreselerdi^. ^ Hâşiye-i tecrid medreselerinin üstünde "otuz akçe ile medarisler ki vardır. c.Hâriç elli medreseleri denildi. Dâhil vc Sahn-ı seman olarak otuz... -itjd v-'-»Hâşiye-i tecrid.. Anadolu beylikleri hükümdarlarının ve onların ailelerinin vezir. bu suretle medreseler aşağıdan ayrıldı. medariein ednalan yirmişer bâdehû yirmi beşer açke vazife ile muayyen oldu ve talebesi muhtasarat tahsilinden sonra müslaid olduklarından haşiye-i teerid talim etmek münasip görüldü. Miftah ^ ve kırk akçeli medresenin müderrisine Kırklı veya derece yüksek olan medreseye ^jU. şehzade valideleri ve şehzadeler ve pâdişâh kızlarının yaptırmış oldukları medrcse' ". Müderrisinin yevmiyesi medreselere yirmi veya yirmi beş akçe olan i-iU Hâşiye-i tecrid^ ve müderrisinin yevmiyesi Telvih ve bundan bir yukarıya Hâriç. 24) . elbette dersleri m«ânî'den şerh-i miftah olması irade kılındı.. I." (Âli basılmamış birinci cilt. Dâhil medreseleri Osmanlı pâdişahlariylc. Miftah. basıl­ mamış. beş sınıfa Ji^ Kırklı. s. Badehu kırklı medreseler ve onların arasındaki hâriç elli namına medaris tâyin olundu.ÜÇÜNCÜ BÖLÜM MEDRESELERİN DERECELERİ VE TAHSİL MÜDDETLERİ tstanbul''da Sahn-ı Seman ve Mûsila-i sahn yani Tetimme medreseleri yapıldıktan sonra Osmanlı hudutları içindeki med­ reseler de yeni bir teşkilâta tâbi tutuldu. hattâ ol medreseler hâşiye-i tecrid niedarisi ile meşhur oldu. s..." ' ". " (Â/i. otuz beş akçe olan medreseye ^ki. tâ ki anlar dahi miftah medarisi ile iştihar buldu. Bu kırklı yani kırk akçe yevmiyeli ve Hâriç elli akçe yevmiyeli medreseler Osmanlılardan evvelki Anadolu Selçukîlerinin.

Merhum C e v d e t Paşa ilmiye mesleğinde yükselme yolunu şöyle anla­ tıyor: Buranın (yani medresenin) "medhali olan mülâzemetin tahsili için nice zaman danişmend olarak medreselerde iştigale mevkuf idi ve talebeden biri danişmend olmak murad eylese ihtida ulemadan bir zata varip hâriç derslerini yani mukaddemat-ı ulûmı tâlim ve tahsil ettikten sonra ol zatın tavassut ve delâleti ile müderrisinden birine varup ve dâhili derslerini görüp salın derslerine kcsb-i liyakat eylerdi ve sahn medreselerine dahU olabilmek için onlarm îdadiyesi hükmünde bulunan medreselerde ikmal-i ulûm-ı mürettehe etmek lâzım gelirdi ki bunlara {Mûsila-i sahn) deniliyor. Bunlarda sahib-i hücre olan talebe. ^ Bir medrese ki Pâdişâh bina eyleye ana dâhil deıler (Cihannüma.12 OSMANLI DEVLP:TİNİN İLMİCE TEŞKİLATI lerdir. Ve sahn medreseleri Fatih cami-i şerifinin iki tarafındaki kârgir vc kurşunlu sekiz medresedir ki {Sahn-ı seman) deniliyor. Beynelakran zaten ve zamanen imtiyaz bula. Ve bu.'c-i nmhteremelerinin veyahut duhterân-J şâh-ı cihansitan idadmdaki havâtiıı-i mükerremclerin ve bazısı şehzâdegâu-ı Pâdişah-ı zişan olan eâzım-ı ekârim-i mûteberenin hayratına unvan olup derslerinin ednası fürûdan hidaye ve vustâsı usulden telvih ve âlâsı Keşşaf-ı Zemahşeri ve Kadı Beyzavî müellifleri olan tefair-i bâhirü't-tenkih olmak reva görüldü. 1309 tab'ı. 24). de şöyle diyor: s. bundan sonra en yüksek tahsil volu olan Sahn-ı Seman a geçilirdi ^. basılmamış birinci cilt. I . kanun-ı mukarrer oldu ki tertib-i sabık üzere bir müderris-i pâk-tıynet ve muallim-i sahib-dirast ki kat'-ı meratib ve dcrecatla dâhil medresesine dahil ola. s. 688). iLaMûsila-i Sahn veya Tetimme medreseleri esas iti­ Seman med­ bariyle Dâhil medreseleri derecesinde ise de Sahn-ı reselerine talebe yetiştirmek ne Mûsila-i İlk dersleri Sahn denilmişti. . giren bir i-i^U öğrenci Hâşiye-i dolayısiyle Dâhil mcdrcsderi yeri­ tedris hayatma sonra muhtasarat denilen tecrid medresesine gördükten devam ederek kısm-ı mahsusunda görüleceği üzere oradaki ders­ te bir muvaffak ulmasmı mütaakıp o medresenin müderrisinden vesika almak suretiyle bir yukarı derecedeki Miftah medre­ sesine devam eder ve oradan da Kırklı ve Hâriç ve Dâhil medre­ seleri derslerini gördükten sonra Salın-ı Semanca girerek mend olurdu-. . Valide-i şehzâdcgnn oLın afi.. c. 109).. s. Meda­ ris-i semaniyeıdn birine müderris ola." Â l i . KünlıiiH-alıbar. Daniş­ Ali "Fecnuna dâhil elli medarisi. ulema ve fuzeladan olup nicesinin telifat-ı makbulesi vardır ve bunların eskilerine muîd' deniliyor ki medrese­ lerinde müzakereci olup bu medreselerin arkalarında ve îdadiycleri makamında sekiz tetimme medreselcrindeki talebeye dahi tedris-i ulûm ederlerdi (Cevdet Tarihi.

j .^ Şerh-i Adud ve hidaye Hanefi fıklıınm ümmehâtından olan İslâm bukukundandır.MEDRESFXERÎN DERECELERİ Kanunnamelerde ve Pâdişâhlar tarafından 13 zaman zaman medreselerin ıslâhına dair tamim edilen fermanlarda da ilk üç medresenin adı yukarıda gördüğümüz üzere Hâşiye-i tecrid. " XVI. » Mühimme defteri. 206. 239. Telvih ve Kırklı bir medreseleri olmak üzere zikredilmiştir. 27. asrın ikinci yansında 29 Şevval 983 (1 Şubat 1576)'de Edirne ve Bursa kadılarına ve onlar vasıtasiyle şürû etmiyeler ve talebe müderrisine müracaat ettikleri vakit istihkak-ı müderrislere hitaben gönderilen bir fermanda medrese talebe­ lerinin nizamı bozulup istihkakı olmayanların medrese derece­ lerini görmeden süratle danişmend olarak mülâzım olmak sevdasiyle medrese kanununa aykırı yol aldıkları beyan edilerek şöyle deniliyor ^: ^ Üniversite kitapları (Ualis Efendi).^ t ^ ve AJIA* şerh-i adud hidaye . mutavvel ve Hâşiye-i tecride dek ideler ve mütûn-ı fıkıh ve şürûh dahi her müderris takati yettikçe ideler filcümle kitab-ı sabık âdetçe okunmadan kitab-ı lahika zatîleri manzur o l a . Nr. s. Bu kanunname bazı ibare farklariyle H e z a r f e n H ü s e y i n Efendi'nin ( Telhisiı'l-beyan fi Kavanin-i Âl-i Osman) isimli eserinin onuncu bâbıuda vardır (Kütüphanemizdeki nüsha.ve keşşaf (tefsir) vesair ihtiyar ettikleri kitapları Telvihe (tedris) ideler ve Şüyûh-ı mezkûrdan derecede aşağı olan kimesneler dek ideler. 147). 2 xjıc. asır medrese kanunnamesinde medreseye devam edenlerin mü- rettep medrese tahsilini yapmadan bir yolunu bularak iltimas ile medreseden mezun olup müderrislik ve kaddık için vilâyet­ lerden tstanbuVa mülâzemete geldikleri beyan olunduktan sonra bir medrese talebesinin müderrisinden almış olduğu vesikayı bir yukarı dersin müderrisine göstermedikten sonra derse kabul edilmemesi beyan olunarak yukarıdan aşağı medreselerin derece­ leri şöyle kaydedilmektedir ı. J t k . .^ î Şerh-i Metali ve J _jk. İstanbul. Nr. baslarına ait olarak elimizde bulunan Meselâ X V I . Miftah. Andan bir derece aşağı olan Miftaha dereceden baki sıgar-ı müderrisin ^ J l ^ dek ideler ve ol Şerh-i Tevali. s. . "Şüyûh-i müderrisin kütüb-i mûteberat-ı J . .

"Ve her danişmend. Medreselerin ders müd­ deti kanunnamede a y n a y n gösterilmiştir. Haşiye-i tecrid ve Miftah medreselerinde ekalli bir yıl şugl etmedin yukan medreselere hareket etmeye ve ''^Hâşiye-i tecrid medreselerinin her birinde ekalli birer ay şugl edip ders okumadan âhar müderrise varmaya "ve Miftah medreselerinde dahi akalli iki ay şugl edip ders okumadın âhar müderrise varmaya ve "Kırkh medreselerinde dahi akalli üç ay şugl edip derslerin okumadın âhar müderrislere varmayalar ve "Hâriç elli medreselerinde akalli beş ay şugl edip ve ders­ lerin okumadın yukarı medreselere varmayalar ve "Paye-i Sahn medreselerinde (Dâhil medreseleri) akalli altı ay şugl edip derslerin okumadın âhar müderrise varmayalar ve Beyan olunduğu kanun üzere danişmendlerin şugl ve hare­ ketleri şühûd-ı udul ile sabit olmadın müderrisin dahi anlan kabul itmeyeler. Miftah. Burada bir noktanın aydınlanması için şunu söyleyeUm ki her bir derecedeki müderris kendi ihtisasına göre bir ders okutur ve talebe aynı derece dahihnde diğer bir müderrise daha giderek orada da diğer bir ders okurdu. siyle danişmendliğe başlayan bir öğrenci iyi çalışıp derslerinde muvaffak olmak şartiyle üç senede Hâşiye-i tecrid. şöyle ki bu emr-i şerife muhaUf vazı'lan sâdır olursa danişmend tâzir olunup tarikten red oluna ve kabul eden müderris dahi muâteb ve mâzul ola. bahis bahis iki ayda bitirmek 1 Burada Danişmend tâbiri alelıtlak medrese talebesi demektir. Hâriç ve Dâhil medreselerini tamamladıktan sonra Sahn-ı seman medreselerinden birisine girebilecektir. Bu suretle kanunda gösterildiği üzere talebe bu tertip üzere birer ay müddetle bir senede Haşiye-i tecrid medresesine ait dersleri tamamlar ve oradan Miftah medre­ sesine geçip orada da her bir dersi. .." Bu fermandan anlaşıldığına göre Hâşiye-i tecrid medreseKırklı.14 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I "Talebeden biri istihkakiyle danişmend olduktan sonra üç yıl alettevali şugl etmeden Sahn medreselerine varmaya ve Sahn müderrisleri dahi bir danişmendin ^ Danişmend olduktan sonra üç yıl bittamam şugl ettiği şuhûd-ı udul ile yanlarmda sabit olmayınca anun gibileri danişmendliğe kabul etmeyeler.

terakki kasd edip kimesneye varmaya ve her müstaid. temçssüksüz müder­ ris-i cedid anı kabul itmeye Her medresenin mütevelli ve nazırları kanun-ı mezkûn muhafaza ideler ve kimse kimseden danişmend ayartmaya ve müderrisler müstaidine ders teklif edip tetimmelerde ^_^ şerh-i şemsiye ve mafevkine ve tsfahanVye varıncaya okutturalar ve müderrisin. medreselerinde sevâlif-i eyyamdan her payede okunugelen kitapları talip ilimlere tamam müstevfa okudup birinden tamam mahir olmayınca birine şürû itmiyeler.MEDRESELERİN DERECELERİ 15 suretiyle bir seneyi doldurduktan sonra Kırklı medresesine geçer ve böylece her bir dersi okuduğuna dair müderrisinden vesika (belge) almak suretiyle yüksele yüksele sahn-ı seman çütardı. . ve ihtilâl olup tahsilde olan talebe-i ilm şugl ve tahsilde müsahele-i tâmme ve müsamaha-i âmme üzere her fenden birer kitapla ve her kitaptan bir kaç fasıl ve bâb okumakla ik­ tifa eyleyip ceU-i himmetlerin süratle âli payelere erişip kimi mülâzım olup kimi bir tarik ile mansıba duhul etmeğe sarf ederler imiş Ferman-ı celilü'l-kadrim bu veçhile sâdır oldu ki mahrusa-i İstanbul'da ve Edirne''de ve Burso'da ve sair memalik-i mahmiyede olan kâffe-i mevâli-i ızâm ve ulema ve müderrisin. . müderristen ne miktar okuduysa elinde temessükü olup içinde beyan oluna.IJJG medresesine ilim) Telhisü'l-beyan'ın (Kavanin-i Talebe-i kısmmda medrese dersleri hakkında yukanki kayıtlara benzeyen aşağıdaki mütalâalar görülmektedir^. "Talebe-i ilm derslerin âdetçe tamam etmedin mülâzemete gelmiyeler ve gelürse mülâzım addolunmaya. fotokopi. 147. kütüphanemizdeki Efendi kiiaplart (Bayezid umumî kütüphanesinde). B. „ Diğer bir fermanda da "Mevali ve müderrisin'in vardır * : "Elhaletü hâzihi istimâ olunur ki tarik-i ifade ve istifadede tamam s û i h â l . . kütüb-i mutebere ne veçhile okuna geldi ise ol veçhile okuna. ÖLJI J. 148. ' Veliyyüddin tedrise muvazabetleri ve danişmendler hakkında" başlığiyle şu kayıtlar Hüseyin Efendi). Nr. 1970. temessüke okunan kitapları yazalar ve müstaidleri her haftada dört derse müdavemet ettireler ve taksir edeni te'dib ideler. varak 121 b. 01 payede okunan kitapların 1 Telhisü'l-beyan fi Kavanin-i Âl-i Osman (Uezaıîen nüsha.

Kendulerin misli medreseye hareket kasdeden danişmendlere temessük vermekte tereddüd göstermiyeler.16 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I cümlesinde mahir olduktan sonra ol payede ne kadar zaman olduğuna ve ne miktar kitap okuduğuna müderrisinden temessük abp bir payeye dahi müteveccih olup anda dahi bu üslûb üzere cehd ve sây eyliyeler. . s-one ' Daha evvelki kanunda Saluı-ı sonana girebilıııek içn müddet iken burada beş senedir. tamam teksir-i mevâd ve mesâil ve tevfir-i mebâdi ve delâil ardınca okudalar. derece-i lerine erişip tahsil-i ulûm olunmazmış. dokuz bin talebe bulunduğunu beyan etmektedir'. beş yıldan eksikten bir talib-i ilm semaniyeyc \arup irtibat eylemeye 1 Cemi-i müderrisler. Bir talib-i ilm. bu emrime riayet * * » istidada vusul bulup bir yılda belki daha zaman-ı karibte semaniye medrese­ edip hilâfına cevaz göstermiyeler. o tarihlerde Osmanlı memleket­ lerinde 120 medrese. talib-i ilimlerine ziyade te'kid edeler ki tetimmelerde olan sûhtenin ahvaline muttali. 9 3 . Ve mevâli-i sahn.ıııda Jstun- Serail et de la Cour isimli bir cstr yazmış olan M i c h e l B o n d i e r . ve her payede okunan kitapları gerekse bir medresede okuyalar gerekse anın misli medresede okuyalar. s. 89 lıastahane. 2 Osmanlı Tiırklerindc ilim. Bu tarihlerde medrese adedi Türkiye'de üı. Min-bâd emrim budur ki anun gibi bir müstaid çıkıp tamam üslûb-ı muayyen ve kanun-ı mukarrer üzere cemi-i payeleri gezib okutugelen kitapları okuyup sonra beş yılda scmaniycyc varıp rabt oluna. mültefit olup şugl etmeyene tekye vermiyeler ve dersin itmiycn danişmendi tutmayalar. Müderrisler softa taifesine tamam şugl ittireler. Ve müderrisler. M u r a d iw/'a gelerek îlisloire dıı zaıııaı. asır sonlarına doğru I I I . danişmendler de nevanma kabiliyet ve zekâ müşahede etmekle meşgul olduğu kitaptan mebâhis-i kalile okumakla dersi tebdil eylemiyeler. muhtasaratı tamam okudalar. X V I . ve haftada dört dersi tamam dirast ideler. Kendulerden yukaruda olan payelerde okunan kitaplar mütalâasmda liyakat ve istidad gel­ dikte eline temessük vireler. Nöbete riayet edip günde bir ikisi ile iktifa etmiyeler ve özr-i şcr'îlcri olmadan dersi fevt itmiycler. her kitaptan birer miktar ile iktifa ettirmiyeler.

Yine aym mec­ muada Edirne'de yirmi iki medrese bulunduğu yazıldığı gibi RumeU medreseleri de şehir adlan şuasında gösterilmiştir. beş misli ziyadedir. Bunlann timfyt TtşklUu. pâdişâh ve hanedan medreselerinin yirmi sekiz. Eyüp medreselerinin yedi olduğu beyan ediliyor. arasmda medreselerin bulunduğuna şüphe yoktur. çünkü bu X V I . asır ortalarına doğru Eyüp. I . asır sonlannda yalnız İstanbul suru dahilinde elliden ziyade medrese bulunduğu gibi sur haricinde ve vilâyetlerde pek çok medrese vardı.MEDRESELERIN DERECELERI 17 her halde bu miktardan dört. Yine bu tarihlerde şeyhülislâm Z e k e r i y a E f e n d i İstanbul kadısı bulunduğu sırada İstanbul tahririni yapmış olup burada 1656 muallimhane kaydetmiştir ki bunlann bir haylisi medresedir. Esat Efendi kitapları arasmdaki 3384 numarah bir mecmuada nefs-i İstanbul'da (yani sur dahilinde) aşağı medrese­ lerin seksen sekiz. Evliya Çelebi X V I I . Galata ve Üsküdar'da yüz otuz beş dârü'l-hadîs bulunduğunu yazmaktadır.

.

Bu medreselerde müderris derse başlamadan evvel hadisten mesâbih ve meşânk ve yahut Buharı ve MüsKro'deki herhangi bir hadîsi okuyup izahtan sonra dersini takrir ederdi. yirmibeşer akçe vazife ile muayyen oldu ve talebeleri sarat tahsilinden sonra müstaid oldukta etmek münasip görüldü. hattâ ol muhta­ Hâşiye-i medreseler Haşiye-i tecrid medarisi ile meşhur oldu. tâki anlar dahi miftah medarisi ile iştihar buldu. ortası usul-i fıkıhtan Müderrislerin terfileri veya Kadı Beyzavî tefsirlerinden birinden ders okutmaktı. (bendeki nüsha). Yani Hâşiye-i tecrid medresesi müderrisi terfi ederse miftah ^ Basılmamış Künhü'l-ahbar. 24. a. / . Kırklı ve Hanç „. „ . . "Badehu Kırklı medreseler ve anlar arasındaki Hâriç elliH namına medâris tâyin olundu.DÖRDÜNCÜ BÖLÜM MEDRESELERDE Müvenilı Â l i Sahn-ı üzere şunlan yazmaktadır H&fiye i tecrid medreseleri tecrid taallüm "^*<iânsin OKUTULAN Semana DERSLER kadar medreselerdeki ders­ lerle müderrislerin dereceleri hakkmda aşağıdan yukan olmak ednalan yirmişer. ortası kelâmdan şerh-i mevâkıf ve yüksek derecesi fürû­ dan vjj* hidaye idi. meânVden şerh-i miftah olması jjy^ medreseleri irade kılındı. esastı. . Osmanlı istilâsmdan elli medreseleri evvel yaptırılmış olan eski hükümdarlarla oğul ve aile ve kızlan ve ümeraya aid medreseler olup aşağı dersleri meâni'den şerh-i miftah. e. elbette dersleri JU. pâdişâh kızlan.. Bunlarda da ders aşağıdan ^jji /urû'dan telvih ve âlâsı keşşaf (Zemahşerî) itibariyle de bu medrese dereceleri medreseler hidaye. şehzadelere ait medrese­ lerdi. Dâhil elli medreseler Osmanh pâdişahlariylc şehzade valideleri. Kırkh ve Hâriç eUili medreseleri." Hâşiye-i tecrid medreselerinin bir derece üstünde "otuz akçe üe" otuzbeş akçe ile medreseler vardır.

Dâhil müderrisi vc nihayet Sahn-ı Seman müderrisi olurdu^. f. Kûnhü'l-ahbar.)'de bunu K e m a l ü d d i n H a s a n e l . Heyetten. ' Kitabın asıl adı M ü l a h h a s ise de müderris ve talebeler arasmda müellif adiyle Çayminî diye meşhurdur. . asrın ikinci yarısında yetişen riyaziyecilerden B a h a ü d d i n M e h m e d b. Hesaptan hangi eserin okutulduğuna dair eski devirlere ait Bahâiye diye meşhur olan Kemaleddin istifa­ Sultan daha sonraları bir kayıt göremedik.) ^ t d l JlOl şerhi olan R u m î ' n i n kitabı okunurdu. meşhur A l i K u ş ç u ' n u n . Ve bu kanun-ı mukarrer oldu ki tertib-i sâbdc üzere bir müderris-i pâk-tıynet kat'-ı meratip ve derecatla dâhU mederesesine dahil ola.. nahiv. lûgat. sonra ehliyetini isbat ederek Kırkh veya Hâriç müderrisi. heyet. hesap.F a r s î şerh e d e r e k . " Risale-i Behâiye'nia asd adı ( el-Fevaidii'l-Behaiyye ) olup Bagdat'lı t m a dfiddia b. H ü s e y i n Âmilî'nin olduğunu ve asıl adma Hulâsatü'l-Hesab denildiğini ve birkaç zat tarafmdan şerh edildiğini beyan etmişlerdir (Âsâr-ı Bakiye. A b d u l l a h tarafından telif edimiş ve 891 H . MEDRESELERDE AŞAĞIDAN Y U K A R I DERS OKUTULAN w ™ .^ .. F a t i h M e h m e d ' e takdim eylediği hesaptan R i s a l e . ilm-i fıkıh tahsiline vasıta olan ilimlerdir. c. basılmamış kısım." Âli.. mantık. Ulum-ı Cüz lyye ' denilen muhbelagat. II. ilm-i hadis.. Osmanlı Mehmed Eşkâlü't-te'sis medreselerinde isimli eseriyle hendeseden bunun Allâme Şemseddin Kadı-zâde-i S e m e r k a n d î ' n i n (vefatı 600 H .i M u h a m m e d i y y e adlı eserinin medreselerde okutulmuş olması ihtimal dahilindedir. s. U İ ^ I ^^Ul Esasii'l-Kavâid fi şerh-i usulVl-fevâid aduu vermiştir. felsefe tasarat ve hattâ tarih ve coğrafya olup ulûm-i « J U âliye ismi verilen ilm-i kur'an. hendese. (1486 M. Merhum üstadımız Salih Z e k i B e y ^sâr-t Bakiye isimli eserlerinde Risale-i Bahâiye'ma X V I .)'de Hasan tarafından telif edilen şerhinden^ de edildiğini biliyoruz. yalmz Risale-i bir hesap kitabiyle bu eserin 891 H . (1486 M. c. masduka-i-semaniye olan medaris-i semaniyenin birine müderris ola. C a g m i n î ' n i n el-Mülahhas isimli eseri' ile şerh- ^ ".. 24.t J ' j ^ ' Z . Bunlar ulûm-i -üT âliye denilen kelâm. beynelakran imtiyaz bula. .20 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI medresesi müderrisi olur. s. 292). = 1209 M.

^jj Şiî'yi u^-L.^ l üljl > j_^ı öisii lij j .) TtIkisüU-mifiah üze­ rinde kaleme almış oldoğn muhtasar ve mutavvel »imK şerhlerine pek çok haşiye yazılmıştır . Ali Kuşçu. Kadı-zâde-i R u m î . Mirim Çelebi.j S^J\ İ-.z â d e A b d u r r a h m a n . tasavvurat ve mütead dit şerhleri okutulmuştu.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 21 leri ve A l i K u ş ç u ' n u a Arapça Risale-i fethiyyesi okunup bun­ lardan maada diğer başka eserlerin okunmuş olması muhtemeldir. 680'deki Arapça metin aynen şöyledir : 4Sİ. beyan) dan J ^ I S ^ S e k k â k î ' n i n 626 H . bcdi. . I. tbn Kemal. J -iUtl j jr-^ıj j.) Miftahü'l-ulûm bu hulâsaya S â d e d d i n . Kınalı-zâde A l i Efendi'nin eserleri olduğunu Kâtib Çelebi kaydettikten sonra bazı şeyhuüslâmlann dinî akide­ lere muhalif olduğundan bahis ile felsefe tedrisatını men ettirdik­ lerini ve bunun yerine zaten medreselerde na sebep olduğunu yazmaktadır^.jİ\ «jiAjjı oj^j çjU\ »Sâdeddin-i Teftarâni'nin (vefaU 791 H. asır sonlarına yakın zamana kadar medreselerimizde okutulduğunu ve bu ilme dair Şemseddin Molla Fenarî. . s. Kelâmdan. llm-i hikmet veya felsefenin X Y I .i mutavvel Seyyid ve Şerif-i (vefatı okutulan hidâye ve ekmeVi koydurarak bunun Osmanlı medreselerinin fikrî inkırazı­ isimli eseri ile bunun İbn H â tarafından yazılan 6 oğlu c i b tarafından kaleme alınan Telhisti l-miftah isimli hulâsası ve Teftazanı ve muhtasar isimlerindeki şerhler ve bu şerhlere Cürcani Şemseddin Fenarî H a s a n .UI j j\jJuı_ jUı >-ifl JL.z â d e . = 1228 M. M ü e y y e d . . H o c a . M o l l a H u s r e v ve sairleri taraflarından kaleme alınan şerh ve haşiyeler^. Hâşiye-i tecrid. î i l j ^ i . ' Keşfü'z-zünun c. . = 1389 M. Mantıktan.İJİ l l U . Belagat (meâni. M e v a k ı f ve şerh ve haşiyeleri. şerh-i üaguci ve mufassal olarak şerh-i metali ve bunlara müteallik tasdikat. şerh-i şemsiye. tsfahanî'nin Tevâlî şerhi.

kelâm ve tarihe âid mttteaddid eserleri vardır. 36 dan hulâsa-sâbık İstanbul müftüsü Ömer Nasuhi Bilmen). = 1 3 5 5 M . Usul-i fıkhı kitap halinde ilk tedvin eden İmam Şa/îi'dir. = 1 3 4 2 Halebî M . sünnet. ) Mülteki'l-ebhar H u s r e v ' i n Gurer isimli eseriyle ve Vikaye ve M o l l a bunun şerhi olan Dürer ve bunlara yazılan dair olan şerh vc haşiyeler. ) tarafmdan^ yazılan Adud Molla denilen şerh ile Menarü'l-envar arasında tbn M e l e k Ue Husrev'in H u s r e v ' i n telvih haşiyeleri ve ^'ine M o l l a M i r k a t ü ' l . tefsir. Ferâiz. ^ Fıkıh. Fıkhın istiuadgâhı kitap. = 1 5 4 9 M . s. Şu halde ameliyata mükeallik şer'î hükümleri tafsUâtiyle bUen zata fakih denilir (Hukuk-ı islâmiye ve ıstdahat-ı fıkhiyye lügatinden. fıkıhton' Telvih ile t b n H â c i b ' i n l^Iu isimli meşhur eserinin Allame Adudüddin muhtasar-i münöU. hadis. fıkıh. Siroz mülhakatından İç nahiyesinde doğmuş olup tefsir. M o l a Fenari'nin Ferâiz şerhidir. " A b d u r r a h m a n l y c î . mufassal. Bunun usul ve kavaidi İmam-ı âzamin talebele­ rinden tmam Ebû Yusuf tarafından vazedilmiş ise de bu hususta bir eser vücude getirmemiştir. fıkıhın muhtelif kısımlarına ^ Fıkha ait bilgilerin esas ve istinadgâhı olan şer'I hükümler. ulûm-ı şer'iyyeden olup ibadat.22 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI . belagat ve lisaniyat ve ilm-i âdab gibi ilimlerden dahi istiane eder. bir bab ise de zorluğundan dolayı fıkhın fürûundan sayılarak ayrı bir ilim haline gelmiştir. haşiye ve talikatları. Buna dair eserler.J\x^ J^MJL^M^ l y c î (vefatı Şerh-i Abdurrahman ve ulema şerhi ve 756 H . ölünün terekesini kitabullah. sünnet ve icma-ı ümmet üzere vereae arasında taksim etmektir. . Fıkıhtan^ Fürûdan Hidaye ve bunun Ehü'l-hasan Ali M ü r g i n â n ı (vefatı 593 H .v u s u l ' i ile bunun şerhi Mîr'a(ü7-usul ve S â d e d d i n . ) Kenzü'd-dekâyık şerhi j ve ve İ b r a h i m ' i n (vefatı 956 H . I. c. maruf tabiriyle istinbat edilir. muamelât ve ukubata ait şer'î mese­ leleri ihtiva eden ve îslâm hukukunu vücude getiren malûmatın heyet-i umumiyesidir.i T e f t a z â n i ' n i n Muhtasar-ı münteha haşiyesi ve sair müderrislerin iktidarlarına göre şerh. ) tarafından yazılan şerhi ile diğer şerh ve haşiyelerden münasipleri ve Z e y l a î ' n i n (vefatı 743 H . = 1 1 9 6 M . icma-ı ümmet ve kıyas-ı fukaha olup bunlardan başka ilm-i usul. akaid. muayyen ve müşahhas delil ve hikmetleri ile usul-i fıkıh kaideleri vasıtasiyle meydana çıkardır. Ferâiz. Osmanlı memleketlerinde en meşhur olam. şerhler yazdmıştır. uinm-ı fıkıhtan.

E s i r (vefatı 606 H . = 1 1 4 3 M.k i Kadı Beyzavi tuluyordu. fakat Islâmiyette fikir cereyanlannın genişlemesi ve ilmî münazaranın başlaması üzerine naklî delillere akU delillerle mukabele edilmesi zarureti. mizan. = 1 2 0 9 M . azab-ı kabir ve münker nekir suali. illet ve malûl gibi mafevkattabia ^ Akaid : zatullah. = 1448 M.^ JsliS^JI 685 H . Tefmr el-Keşşaf an Ebû'l-kasım Hakayıki'Menzil Carullah Mahmud Zemahşeve Kadı Beyzavî'nin (vefatı rî'nin (vefatı 538 H . . marifet.i Uml-i Hadîs T* Hadîs'* Teftazanî'nin Akaid şerhi. kıdem. = ve 1142 M. sırat. Abbasiler zamanında İslâm âlemine girmiş olan Yunan-ı kadimin fizik. vücud ve mahiyeti. imtina. imkân. ) Ebû Hafs Ömer tsbat-ı Vâcib isimli eseri ve N e c m e d d i n b. kimya ihmlerinden bahseden ve aklî ilimlerin telkinlerini ihtiva eyleyen bir fikir mecmuasıdır.i Nesefî'nin (vefatı: 637 H . metafizik. = 1502 M . kesret. matamatik. vücub. vücud. araz.) J i > ı l l j j U .i A s k a l a n î ' n i n (vefatı 852 H .) J i j Ü l j l ^ l j J i > J I j l ^ l Envarü't-tenzil rü't-tevil isimli tefsiri .) Akaid metni ile bımun müteaddid şerh ve haşiyelerinden eserler ve S â d e d d i n . = 1 2 8 6 M. G e l â l ü d d i n D e v v a n t ' n i n (vefatı 908 H .oku­ MEDRESELERDE OKUTULAN DAİR ESERLERDEN BAZILARINA MÜTALÂA llm-i kelâm denilen ihm.) ve İ b n H a c e r . ve Esra- diye meşhurdur.MEDRESELERDE O K U T U L A N D E R S L E R 23 AkaM^ -^^f^iyc de denilen Akaid şerhi. M u h a m m e d . vahdet. ef'alulloh haşr. heyet. ) i*»*» M ü b a r e k (vefatı 181 H . = 7 9 7 M. sıfatullah. cennet ve cehennemin hak olduğunu bildiren iUm olnp her biri delilleriyle izah ve tafsil edilmiştir.) Nuhbetü'l-fikir isimli eserleri ve şerhleri. llm-i kelâm İslâm âleminde derhal taammüm etmemiş ve ihtida bu hususta Mutezile mezhebine mensup âlimler tarafından tedris ve müdafaa olunmuştur. müntehab ^ " meşbun l b n ü ' 1 . Kelâmda İslâm akaidine göre bahisler. ecsamın teşekkülü. kelâm ilminin diğer İslâm âlimleri arasında da kabul ve taammümünü mucip olarak bu suretle islâm felsefesi teessüs etti.

M t t b a h a t Türker'in kıymetli doktora teri vardır. . Mehmed-i G a z a l t (vefatı 505 H.24 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yani metafiziki fikirler ile Allahın varlığım (isbat-ı sâni') ve nübüvvet. s.ı G a z a l i fle İ b n R ü ş d arasmdaki m ab abese hakkında birer eser yazmalarını A l i T u s t Ue H o c a .z â d e Muslihuddin Mustafa'mn tehafütlerinin tetkiki üzerine (üç tekafiit bakımından fdaefe ve din münas^teti) ismiyle Ankara tlniverütesi Dil ve Tarih . İşte Osmanh medreselerinde okutulmak üzere kabul edilen Hâşiye-i tecrid isimli kelâm kitabı medreselerin ilk tahsil dere- ' llm>i kelâm: ulûm-ı şer'iyyeden olup islâmiyet akidelerinden olan umur. = 1209 M. birisi Hanefi mezhebi imamlonndan olup 333H. = 1037 M.)'de Semerkand şehrinde vefat etmiş olan ve tmam-ı Mütekellîmin unvaniyle şöhyret bulan E b û M a n s u r Mâtüri(U ve ikincisi Şafii meEİıebi imamlarmdan olup otuz sene Mutezile mezhebinde bulunduktan sonra ebl-i sünnet mezhebini kabul eyleyen Basra'h E b û ' l . T a ş k ö p r ü l ü . = 9 3 6 M. Idtap (Kur'an-ı kerim) ve sünnet üzere akli ve mukni delillerle zat ve sıfat-ı bâri ve mebde ve meadin ısbatı için vazolunan ilimdir. mead (öldükten sonra tekrar dirilmek) kısım­ larım ihtiva ile bunları münakaşa etmiştir ki buna îslâm felsefesi denilmiştir ^.e â d e Bursalı Mnalilıuddia M u s t a f a ' y a emretmiş onlar da bu husnsta iki tarafın mütalâalazııu tetkik ederek birer risale kaleme almı^ar ve Gazali'ye hak vermişlerdir. (944 M. bunlardan Hoca-zâde'nia tetkiki daha kıymetli olup meşhurdur. s.) olup on yedi meselede hükemanm bidatlerim beyan ve üç meselede küfürlerine hüküm eylemiştir. " bunun ilm-i ilâhi veya ilm-i hikmet denilen ilimden farkı. kitob ve sünnette var olanlardan o l a . = 1199 M.) F a h r e d d i n R a z î (vefatı 606 H. imamet. = l l l l M. Bundan başka t b n K e m a l A h m e d Şemseddin'in de TAafüt'ü vardır. 950 M. Mütekellimîn denilen kelâmcılar ile hükema veya ilm-i ilâhi mensupları arasmda ilmi mübaheseyi havi Tehafüt ismiyle meşhur olan eserlerin en eskisi kelâmcılarm en kudretlilerinden Huccettt'I-isIâm E b î H â m i d M e h m e d b. akit olarak İslâm akaidine ve ilm-i ilâhî ise mutlak surette aklî delillere dayanmaları itibariyledir ve her ikisinin de gayeleri birdir . c. tekfiri mucip üç meseleden birisi Allahın cüz'iyyata âlim olmadığı.) İ b n Sina (vefatı 428 H . 336 ve 594 vt mütaakıp sahifeler).z â d e ' n i n hemen aym tarifi beyan eden mütalâası şöyledir: Maksud-î şer'î akl ile te'yid olunan ve itikad olunan umur. I.Oığrafya FakOlteti değerli Doçenti Dr. ikincisi cesedin haşrini inkâr etmeleri ve üçüncüsü de âlemin kıdemine kail olmalarındır {Mevzu4itü'l-ulûm. İ m a m . t b n Rflşd ve H o c a .) ve sairedir (Afevzuatü'I-uIûm^fan h u l û a . 632).H a s a n Eş* ar i (vefatı 324 H .) İ b n R ü ş d (Vefatı 595 H .) olup b u zat ilm-i kelâmm inkişafına hizmet etmiştir. G a z a l t . F a t i h S u l t a n M e h m e d . tim-i ilâhi ve ilm-i hikmet (felsefe) reisleri ise Yunan-ı kadimde A r i s t o ve E f l a t u n ve İslâm âleminde de F â r â b i (vefatı 339 H . 1956'da Ankara'da basıltauftır. Kelâm Uminde ehl-i sünnetin iki reisi vardır. kelâm.

= 1 3 4 5 M.) İmam-i Gazali'nin eserim yaktırmış ve hattâ Maliki mezhebine mensup âlimler kelâm ile iştigalin küfr olduğunu bile ilân eylemişlerdir.)'nin Şerhü't-tecrid isimli eserini okuduktan sonra kaleme almıştır.1143 M. I. T a ş f i n Ali b.i Tusî'nin (vefatı 672 H . = 1 2 7 3 M. M a h mud-i C ü r c a n i (vefatı 816 H . Bu eser altı mevkıf yani fash ihtiva etti­ ğinden dolayı mevkıfın cem'i olarak mevâkıf denilmiştir. .ı I s f a h a n i (vefat 746 H . ^ Şeyh E k m e l ü d d i n M e h m e d b. Seyyid Şerifin haşiyesi üzerine Osmanlı âlimleri tarafından haşiyeler yazdmıştır. 25 sebebiyle Osmanh medreselerine Hâşiye-i tecrid Şia mezheblerinden imamiye mezhebine mensup yüksek âlimlerden olup Matamatik ve Astronomi ilimlerinde de büyük üstad olan meşhur allâme N a s i r ü d d i n .)ninde i l i ^ V I Oijf Teeridü'l-ttikad'a jerhi vardır. o da bu eserin imamete kadaı olan Irıaımm babaanun yazdığım ve alt tarafını da onan ölümünden sonra gulflt-ı Şia'dan İ b n M n t a h h a r HılH'nin kaleme aldığım sö^emiftir {MevxuatU'l-ulüm ltrcümeai. = 1355M. E b t ' l . muhakeme ve akli delillere istinad ettiğinden dar görüşlü mezhepler bu ilme karşı mücadele etmişlerdir.) Tecridü'l-itikad veya TecridüH-kelâm ismindeki eserinin^ meşhur âlim S e y y i d Ş e r i f diye anılan A l i b . Mevâkıf.c. tim-i mevakıf ve şerhleri kelâmca verilen ehemmiyet girdi. Bazı Osmanh âlimleri de mevâkıfın bazı fasıUanna şerh ve haşiyeler kaleme almışlardır.i l y c î (vefatı 756 H . Sahn-ı seman Şerifin medreselerini yaptırdıktan sonra medresesine Seyyid tecrid haşiyesini koydurduğu gibi yine ilm-i kelâmdan olan mevâkıf şerhinin de okutturulmasını şart koymuştur. Nasirttddin'în eseri olup olmadığını gormu. Mahmud-i Baberti(vefatı 786 H . 344). llm-i kelâm. S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i bu mevâkıfa da vâkıfâne bir şerh yazmış olup Osmanlı medreselerinde okutulmuştur.)'nin eseridir. s. Ş e m s e d d i n M a h m u d b. Yusuf (1107 .) tarafından tetkik ve izah edilmiş olan haşiyedir. Sultaniye şehrinde yaşamış olan K a d ı A d u d ü d d i n . Bu zat gerhinin •onunda A l l â m e K u t b f i d d i n Mahmnd-i Şirazî'den naklen (öyle diyor: K n t b e d d i n bir gün Nastr-i TÛBÎ'ninoğlu H o c a Asilüddin'e temd'iu. = 1384M. llhaniler (Garp Moğollan) zamanında. F a t i h S u l t a n M e h m e d .. S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i bu haşiyeBİni. Me­ selâ Kuzey-Afrika'daki Murabıtîn hükümdarlarından b.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER cesine alem oldu.K a s ı m . = 1 4 1 3 M.

) şerbetmiş ve bu şerhe haşiyeler yazdmıştır. Mekasıdü't-tâlibîn ismiyle 784 H . 24. Meşhur âlim S â d e d d i n M e s u d b . medresesinin programlan arasına fikir münakaşası yapan kelâm ilmini koydurmuş ve âUmlere şerh ve haşiyeler yazdırmak suretiyle bu husustaki fikir hareketlerini teşvik eylemiştir ki yukanda not olarak bahsetti­ ğimiz Tehafütü'l-felâsife üzerine yazdan risaleler bu cümledendir. metali şerhinin^ belâgatten J_4k.26 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İşte F a t i h Sultan Mehmed.) eseri olup bunu K u t b ü d d i n Mehmed-i R a z i (vefatı 766 H . Ömer-i Mehmed Mahmud Tevâliü'l-envar isimli eseriyle bunun Mısır'daki Memlûk sultanlanndan Şemseddin I s f a h a n î ' n i n şerhi olan Şerh-i Tevali adlı eseri de Osmanh med­ reselerinde okutularak müteaddid haşiyeler yazdmıştır. = 1364 M. (1382 M. s. AlIâme Siracüddin-i Sekkâki'nin (vefatı 626 H. = 1283 M. = 1229 M. Sâdüddin-i T e f t a z â n ! kendi eseri olan Mutavvde . ) b. Ömer T e f t a z a n î ' n i n (vefat 791 H .)'de tebf etmiş olduğu kelâm kitabı da medreselerimizde okutturulmuştur. Siraceddin Mahmud-i Ermevî'nin (vefatı 682 H. Bilmünasebe Hâşiye-i daha yukarılarda ihtida söylendiği üzere kelâma dair yazılan bu eserlerden aşağı dereceli medreselerde tecrid okutulur ve talebenin derecesi yükseldikçe Tevali ve en son da Mevâkıf ve şerhleri tedris edilirdi. = 1 2 8 6 M . = 1389 M. ^ H a t i b Dımışkî'nin belâgatten •s»^ Telhisü'l-miftah isimli ese­ rine Sâdeddin-i T e f t a z a n î tarafından yazdan şerhin adı iij^ Mutavvel'diı.) âJ\U\ JL ^U. Müderrisler bu tecrid ve tevali şerhlerinden hangisini isterlerse anlan okuturlardı. Müverrih  l i Hâşiye-i tecrid medresesi talebesinin muhtasarat tahsilinden sonra müstaid olunca tecrid haşiyesi okuduklannı beyan etmekle iktifa etmiş ve bu muhtasaratın hangi eserler olduğunu kayıt eylememiştir ^. Kılavun namına yukanda adı geçen Abdullah jl^"^l^l> b. basılmamış birinci cilt (kütüphanemizdeki nüsha).) Miftahü'l-ulûm isimli telifinin hulâsası olan Telhisü'l-mifiah'm asd adı (Telhisü'l-miftah fi'l-meanî ve'l-beyan) olup bu esere Mutavvel'den başka bir çok şerh ve haşi­ yeler de yazılmıştır. Yine kelâm kitaplanndan K a d ı B e y z a v î ' n i n (vefatı 685 H . Hâşiye-i tecrid medreselerinde muhtasarat denilen sarf. ^ Mantıktan j^j^^'^ Metaliü'l-envar. mutavvelHn^ ve yine ^ Künhü'l-ahbar. nahiv. Muhtasaratı gören talebe Hâşiye-i tecrid medreselerinde man­ tıktan ^Ik. hendese gibi dersler okutulduğu anlaşıhyor ise de bunlarm hangi eserler olduğu zikredilmiyor. hesap.

idi. 207). Bu eser. ^ A l i (Künhiİ'l-ahbar) basılmamış birinci cilt. kavafı ile mâenl ve beyan ve meâni ile beyanın zeyli olan ı^i-^. kavâid-i edebiye. sarf. aruz. teşbih. |>^UI ^Iri. Ebû Bekr-i S e k k â k ! olup bütün kavâid. * ÇJ^^ ^Ui* rni/tah ü/ulum'un müellifi allame S i r a c ü d d i n Y u s u f b. = 1294 M. Bu şerhlerden Sadûddin-i T e f t a z a n î ile S e y y i d Ş e r i f i n şerhleri Osmanlı medreselerinde tedris edilmiştir. . güzel ve fasih söylemeğe beyan denilir.mevâkıf edilmekte şerhi ile fıkıhtan hidâye Mantıktan. meani ve beyan olarak üç kısım olup medreselerde bunun üçüncü yani meâni ve beyan kısmı okutulurdu. kısım kısım şerh edenlerde vardır. Teftazâni'nin üzerine S e y y i d Şerif-i C ü r c a n i ile Silkutî'nin ve daha bir hayli ulemanın haşiyeleri de vardır. Bunu. tarafından yazdan şerhinin okutul­ de miftah medreseleri masından dolayı bu medreselere tim-i kelâmdan medreselerde tedris j. miftahü'l-ulûm Cürcanî adlı eserinin^ Şerif-i anlaşılıyor.MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 27 belâgatten ^L>» Isâm ve haşiyesinin^ tedris edildiği Bunlardan duğunu başka Hâşiye-i tecrid medreselerinde bu dersler arasında bilmiyoruz. göriilüyor'. sarf. kinaye ve mecaz olup bu suretle belagat ilminin bir şubesidir. nahiv. şerh-i leri yukanlarda dereceleri gösterilen Kırklı (kırk akçe yevmiyeli) ve şemsiye^ de bu dersler arasında bulunmakta Muhtasar adlı bir de şerh yazmıştır. Beyanda. (Yeni ilm-i kelâm) meramı. bir derece yukan olan medreselere miftah denildiğini görmüştük. fakat kanunnamede ilk medreselere Hâşiye-i medreseleri Sekkâkî'nin Seyyid olduğu Hâşiye-i tecrid haşiyesinin okutulmasından bahsedildiği için medreselerde daha çok o eser okutulmuş ve bu tecrid medreseleri yukanda denilmiştir. o da kelâmdan tecrid haşiyesi ile jJljI» tevâU şerhinden müderris hangisini isterse onu okutur. iştikak ve buna mümasil ilimlerden bahseden yüksek bir eserdir.Halis Efendi kitapları. 24. Birçok şerhleri ve şerhlerinin de şerhleri ve haşiyeleri vardır. * Medreseler kanunâmesi (Üniversite . açık. bedi ve beyan'a (ilm-i belagat) denilirdi. bedî ilminden her üçüne yani meâni. s. iştikak.) eseridir. nahiv. istiare. Belâgatten bilhassa denilmiş ders­ tecrid'deo. ' Şemsiye. Nr. muhtasar mantık kitabı olup Nasirüddin-i T û s i talebelerinden Kazvinli N e c m e d d i n Ö m e r K â t i b i ' n i n (vefatı 693 H . okutul­ ve neler Aşağı medreselerdeki fıkıh metin şerhlerinden her müderrisin ilmi kudreti nisbetinde ders okutması tavsiye ediliyorsa da bunlann hangi eserler olduğu gösterilmiyor Burada dikkat edilecek bir nokta vardır. ' Ulûm-ı Arabiye denilen lugât.

hidaye ile beraber usul-i fıkıhtan^ Sadeddin-i Teftazanî'nin Telvih Daha adlı^ şerhi okutıduyordu. ' l i j l i * Meşarık-i Envarü'n-IVebeviyye isimli eserin müellifi i m a m R a z i y y ü d d i n H a s a n b. = 1090 M. elfazdan meânîyi istinbat etmek yani mâna ve hüküm çıkarmak kanunlariyle furûdan olan şer'î hükümleri kitap sünnet. = 1 2 4 8 M . Gerek ilk ve orta dereceli usul-i medreselerde ve gerek Sahn-ı Seman edildiğine medreselerinde dair bir kayda hadîs ve hadîs dersleri tedris tesadüf edilmemektedir. = 1143 M. her halde daha aşağı medreselerde okutulan derslerin daha mufassalları olacaktır. . sonra Sahn-ı Seman mahreei olan Musila-i soA/ı'da dahil olarak dâhil medreseleri derslerine çıkdıyordu ki bualar da usıd-i fıkıhtan İ b n münteha şerhi olan H a c i b ' i n (vefatı 646 H . ) muAtosar şerh-ı adud v e yine şerh olarak Seyyid Ş e r i f i n eseri ve fıkıhtan hidaye ve C a r u l l a h Z e m a h ş e r î ' n i n (vefatı 538 H . bu eser yine kendisi tarafından ^r'J^ Tevzihu't-tenkîh ismiyle şerh olunmuştur.1040 M. Telvih'in bazı yerlerine Sivas Hühümdarı K a d ı B u r h a n e d d i n A h m e d itiraz edderek (Tercihü'ltavzih) adiyle bir haşiye kaleme almış ve ulema arasmda rağbet görmüştür. ^ Usul-i fıkıh. Sahn-ı Seman dersleri.) ve Ş e m s ü ' l . ^ 1253 M.1089 M. Usul-i fıkhı İ m a m . ' Sadrüfşeria diye meşhur olan A l l â m e U b e y d u l l a h b. M e s u d elBuharî'nin (vefatı 747 H.(hilaf) ilmi ile herhangi bir mesele üzerinde fnkaha mezhepleri arasındalki münazara ilmi olan J-^. Ulema ve müctehidler arasında ihtilâfı mucip olan bir hükm-i şer'iyi muhaliflerin taaruzlarmdan ve yıkmalarından muhafaza ederek şer'î delillerle bu hükmü muhafaza için vazolunan J»t>U.il an Ha- kayıkul-tenzil Envariıt-tenzil isimli tefsirlerinden birisi okutulurdu.ı âzam'ın talebelerinden İ m a m Y u s u f vazetmiş ve başta E b û Bekr-i Razî (vefatı 370H.(Cedel) de usul-ı fıkıh kısmındandır. = 1346 M. M e h m e d Saşranî (vefatı 650 H .) Fahrülislâm pejdevî (vefatı 482 H. Sâdeddiu-i T e f t a z â n î de bu (Tat>zihü'l-(en/cî/ı)i şerh ede­ rek Telvih adım vermiş ve ona da haşiyeler yazılmıştır. . yalnız Tetimme (Dâhil) medreseleriyle meşârik^ Hâriç elli medreselerinde derse başlanmadan evvel JjLl> T e f t a z â n î bunu şerh etmiş ve Osmanh medreselerinde okutulmuştur. = 980M.28 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M Î Y E T E Ş K İ L Â T I Bundan başka elli akçeli hariç medreselerinde ^jji LİA* fürûdan.) J>*"^l j^r^ij'Tcnkîhu'l-usul adh bir eseri vardır.e i m m e S e r a h s î (vefatı 483 H. .) olup ferhleri vardır. icma-ı ümmet ve kıyas delileriyle meydana koymakdır.) tedvin etmişlerdir.) J i > y i ^_\J^ ^ ve Kadı Beyzavî'nin ö U ü O l el-Keşşaf Jj^r^JI jl_. Haşiye­ leri de vardır.) olmak üzere Hanefi mezhebi imamlarından E b û Z e y d D e b b u s t (vefatı 432 H .

. M u r a d tarafmdan yaptırılan Darü'l-hadîs'ten reselerinden med itibaren tedris Isamüddin gibi bunun miftah med­ yapmış olan olduğu edildiğini T a ş k ö p r ü l ü . mesâbih^ veyahut miktar hadis* Sahih-i Müslim^ Fakat ve Buhaıî'den* hadis ile Edirne'de Ah­ hirer nakloluaurdu. = 1197 b. L * .MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 29 ve ^ . M.Mesabihû's-sünne isimli yine hadisten olan eseri 516 H . « « Mûcemû'l-büldan). .) ^ J L C tnaye isimU şerhidir^. (1126 M. Hidaye'nin şerhlerinden en değerhsi Boy6urd'lu Ekmelüddin'in (vefatı 786 H . » Buharı diye meşhur olan Hadis kitabı 256 H.z â d e medreselerde kademesi Efendi'nin tedrisattan da öğreniyoruz ^ . 24.)'de vefat eden Buharalı E b û A b d u l l a h M u h a m m e d b. (870 M.)'de tamamlamış ve dört senede yazmıştır {Şakayık-i Numaniye urciimesi. ' 261 H. = 1 3 8 4 M. M e s u d B e g a v î telif etmiş olup bir hayh şerhleri vardır. K a n u n î S u l t a n S ü l e y m a n zamanmda da müderrisUğin en yüksek Süleymaniye Darü'l-hadîsi'nin tesis edildiği de malûmdur. s. Sadrfi'ş-şerîa U b e y - dnllah'mdır. Hidaye. 128. basımamıj birinci cilt. KifaBurhanüddin Bidayetü'l-mübtedi Ebû Bekr Merginanî'nin * ismiyle edilmiş olup bu şerh de yetü'l-müntehî ismiyle şerh olunmuştur.i M ü s l i m ismiyle meşhur ve ulema arasmda B u h a r i ile beraber en çok itimat edilen hadis kitaplarmdandır . Vikayetü'r-rivaye kısmında) bir hayli Osmanlı âlimleri Vikaye ve Nikaye'ye şerh ve haşiyeler yazmışlardır.) vefat eden Nişapurlu Ebû H ü s e y i n Müslim'in meşhur eseri olup S a h i h . s. Maveraünnehr'de Fergane vilâyetinin bir hayli âUm yetiştiren kasabalarmdan idi ( ö l . ' Afergıruın. Bu esere Tokat'ın komanat nahiyesine mensup S e y y i d Ali'nin de «i^^ tnâye adım vermiş olduğu bir şerhi olup 832 H . ' Fıkıhtan vikaye JIL— l İ H^jJ\ î'Jij Vikayetü'r-rivâye fi mesailil'- hidaye) isimli telif Bürhanü'ş-şerîa Mahmud b. (874 M. anladığımız usûl-i hadîs derslerinin okutulduğunu I I . . Keşfü'z-zünun. bu eser İslâm hukuku cihetinden pek mühim olduğundan ümmühattan saydırdı. Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin en mühimmi Hanefî fıkhı olup bu da hidaye ismiyle meşhurdu. Bundan başka ^ . İ s m a i l tarafından toplanmış olup Sahih-i Buharı diye meşhurdur. (593 H . ' Bu hususta daha aşağıda Osmanh medreselerinde okutulan dersler kıs­ mına bakm.)*de vefat etmiş olan t m a m H ü s e y i n b.)'de şerh vefat etmiş olan Şeyhülislâm telifidir. . (1428 M. l U I ( . * Âli (Kûnhü'l-ahbar).

) olup MaJMud'un müellifi meçhuldür. = 1349 M. = 1213 M. Bina ile beraber Maksud'nn t m a m . C e m a l l ü d d i n M e h m e d Taî'nin (vefatı 672 H.den sonra) tarafından kaleme ahnmış olan <ilîj Vikaye ve bunun muhtasarı «oU. Zentan'h A h m e d b. ^ L a .) ve/zzi Zincan'hŞeyh t z z e d d i n İbrahim'in (vefatı 655H. j »Lı« ısam.30 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yakanda adı geçen Jjl î ^ ^ l j o . M e h m e d b. . avâmil ile Bergamd'h meşhur K â f i y e c i ' n i n v'^"ill-i*ljî vaidü'l-îrab şerhi ve u-i-ÜlJi* Mugni'l-lebib^ ile şerh ve haşiyeleri Molla Cami ve mantıktan Jy. = 1361 M.) ve Elfiyye. Ş e y h A b d ü l k a h i r Cürcanî'nin (vefatı471 H. s. «k. merah (Merahü'l-ervah) bunların şerh ve haşi­ Kayeleri ve nahivden -uilT kâfiye. Secavendî'nin Cürcanî okutulurdu.) ve Merah. U J bina. i m a k s u d . ısjt> izzî.! emsile. = 1078 M. değerli riyaziyeci ' Sarftan Safiye ve nahivden kâfiye İ b n H â c i b diye meşhur i b n Ö m e r O s m a n ' m (vefatı 646 H . ' Mantıka dair çok eser yazdmış olup bunların adları Keş/ü'z-ıünun'da gösterilmiştir (C.'j\^W2j.) bu eseri şerh etmiştir. = 1474 M. Mesud'un (vefatı bilinemedi)ve nabivdenJVfMfcoft. Mantığa dair olan eserlerden^ mantık kitabı. *J>İ\ elfiye.Hazine kitapları s 207).C ü n d î ' n i n (vefatı 700 H . I jf>i\if\yKavaid üH-irad metni Nahviyyuadan yukarıda adı geçen İ b n H i ş a m Ş e y h E b î Mnh a m m e d A b d u l l a h ' m eseri olup nahivden kâfiye isimli eseriyle fazla meş­ gul olmasmdan dolayı kâfîyeci diye şöhret bulan Bergama'h Allâme M u h i d d i n b. Aşağı dereceli medreselerde Arapçamn sarf. nahiv ve kavaidinden olarak sarftan.ı âzam'm olduğu beyan edilmiştir (Topkapı Sarayı . İbn H i ş am'ın(vefatı 762 H. II. Bu sarf ve nahiv kitapları üzerine bir hayli şerh ve haşiye yazılmıştır. Nikaye ferâizden 4-^1 tarafından bahseden yazümış Siracüddin olan şerhi Kemal isimli eserlerdir.ş e r i a Ubeydul­ (vefatı Mahmud 750 H . = 1 3 0 0 M . A b d ü s s e y y i d M a t r i z i (vefatı 610 H. Mesud'un oğlu B u r h a n ü ' ş . Metâliû^l-envar şerhi ve belâgatten telhis şerhi J m u t a v v e l okutuluyordu ki bilmünasebe bu son eserden daha evvelce bahsetmiştik. A l i b. = 1248 M. ) adlı eseriyle >IJA-IJJİP diğer bazı sarf ve nahiv kitaptsaguci ve heyet diye meşhur olan âlimi Esirüddin lanmn şerh ve haşiyeleri de medreselerde tedris ediliyordu. 1863). » Sadrü'ş-şeria-i evvel lah b. ıJLi şâfiye ve ^1j. Miras ve nafaka taksimini bildiren ve fıkıh ile alâkası olan Mehmed-i de Siraciye isimli telifiyle bunun S e y y i d Şerif-i medreselerde Siraciye'ye diğer bazı âUmler tarafından da şerhler yazılmış olup bunlardan birisi de İ b n Ahmed Şemseddin'dir. misbah. S ü l e y m a n (vefatı 879 H. = 1256M. İ m a m N â s ı r b .) ve viromi/. Yine sarftan A h m e d b. M a h m u d Ukudü'l-cevahir e l . = 1273 M.) ve vir^J'^i^ MugnilUbib.

s. I . 257) bakınız.i R u m i ' n i n arkadaşı büyük riyaziyeci ve heyetçi C i y a s û d d i n C e m ş i d b . = 1 3 5 9 M . Orta zamana ait olan bu teUf riyaziyenin inkişafına ve basitleşmesine rağmen son zaman­ lara kadar medreselerde okutulmuştur. K e y h u s r e v namma tebf edilmiştir {Keşfü'z-zünun c. ' Oklidis'in Yunanca Miftahü'l-hendese demek olduğunu K â t i p Çelebi yazıyor.z â d e . Meşhur âlim A l i K u ş ç u (vefatı 879 H . A l â ü d d i n K e y k u b a d b.i Ebheri'nindir. Ömer Çağminî'nin (vefatı 618 H .z â d e . I.)'de yazılmış olup Murad Molla kitapları arasmda 1393 numarada bulunmaktadır.i Rumî'nin eserleri hakkmda Merhum Salih Z e k i Bey'in Âsâr-ı Bakiye İBİmli eserine ve B a ğ d a d l ı İ s m a i l Paşa merhumun Esmaü'l-Müellîfin adb kitabına (C. * G ı y a s ü d d i n Cemşid'in ve K a d ı . s. = 1221 M. ) tarafından F a t i h S u l t a n M e h m e d adına telif edilen hesaptan Muhammediyye ve heyetten Fethiye ile yine heyetten Mahmud b . B u eser H ü s a m ü d d i n K â t î (vefatı 760 H .)'de telif edilen şerhi de Osmanlı medreselerinde okutulmuştur. s.) olup asıl adı (Risale-i Ebheriyye) idi^. (1480 M. . ve X V I . Bizdeki ise E s i r ü d d i n .MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLER 31 Ebherî'nin (vefatı 700 H . Bunlardan başka Ş e m ­ s e d d i n M o l l a F e n a r i ' n i n ve diğer bazı âlimlerin de şerhleri varsa da en meşhuru K â t î ile F e n a r i ' n i n şerhleridir ve bunlara müteaddid haşiyeler yazılmıştır 2.i A c e m i taraündan Anadolu Selçuk hükümdarlarmdan I. [1412 M. Osmanh medreselerinde okutulan hendeseden ıj-i^^^ JlSlil EşkâlüH-te'sis eseri ıSemerAcand'lı Ş e m s e d d i n M e h m e d ' i n (vefatı 600 H . 208).) el-Mülehhas adlı ese­ riyle bunun K a d ı . veya az sonra) tarafmdan telif edilmiş olan (usul-i hendese)^ ve C*>-ji ^l^ii-l j y U j ÖJL* ieljî Je Sa»-I j Risale fi istihrac-ı ceyb-i derecetün vahide alâ kavaid-i hendese^ isimli eserin K a d ı . = 1474 M . ' Isaguci şerhlerinden birisi de A b d ü l l a t i f . Eserin asb Yunan-ı kadim filozoflarmdan Ferferyus'nndor. M e s u d b . = 1 4 1 4 M . = 1 3 0 0 M. 1 Isaguei tâbiri Yunanca olup KüUiyat-i Hams denilen beş kısım üzerine tertip edilmiştir. 1819) Bu eserin bir nüshası 885 H .K â ş i (vefatı 817 H . c. ) tarafından muhtasar olarak şerh edilmiştir. * ^yıiJLlI el-Mülehhas'm daha bir hayli şerh ve haşiyeleri vardır {Keşfü'zzünun. = 1 2 0 3 M. Yine bu cümleden olarak K a d ı . asırlarda medreselerimizde tedris edümiştir *. M a h ­ m u d e l .z â d e .) olup Şemseddin Mehmed bu eserini O k l i d i s ' i n KitahiVl-usul isimli eserinin mukaddimesi ile^ müselleslerin evsafını gösteren kısımlarından almıştır.i R u m î tarafından 815 H .i R u m i tarafından yazdmış şerhi X V .z â d e . I.

.

Sultan Selim. B u ihtiyaç gözönüne almarak mevcuda ilâve­ ten Tıb. Süleymaniye camiinin bulunduğu mahal İstanbul'un birisinin üzerine inşa M e h m e d de cami ve Süleymaniye camiinin kuzey tarafına düşen kısımda medrese-i evvel ve medrese-i sâni denilen birinci ve ikinci medrese­ lerle kuzey-doğu kısmında bir hamam ve camün mihrabı mukabelesindeki kıble tarafında bir Dârü'l-hadîs ve camiin tam güne­ yine tesadüf eden kısmında medrese-i râbi yani dördüncü med­ rese ve bunun doğusunda da medrese-i sâlis yani üçüncü medrese ve yine camiin güney-batısmda tıb medresesi ve eczahane ve camün batı kısmına düşen tarafında ise imaret. kelâm ve Arap hsaniyatı üzerine tedrisat ilahiyat. Çemberlitof. ru eski saray (şimdiki Halice üniversitenin bulunduğu Dârü'l-hadîs isimli med­ etrafı) diye meşhur olan mahallin geniş bahçesinin bakan tepede ayırtmış olduğu yerde M i m a r camisiyle beraber medreselerini ve diğer tesislerini sinden birisidir^. Bunlardan başka vakfiyede kur'an-ı kerim tahmi ve namaz usul ve kaidelerini öğretmek için bir mektep ile bir de kütüphane yaptırıldığı görülüyor. Kanuni Sultan Süleyman X Y I . fıkıh. Fatih. Kaariye ve Edine Kapı mevldleridir. asır ortalarına doğ­ mahal ve kuzeyinde Sinan'a yedi tepe­ ettirmişti. . Bu belere mahsus on dokuz odasında muhacirler oturmakta ve üçüncü tesislerden batı tarafındaki imaret harap olup tabhane ise islâmi ^ tatanbul'un mejhur yedi tepesi: Topkapı. tabhane ve Darûş­ şifa denilen hastahane yaptınlmıştır. Süleymaniye. islâm hukuku ve Arap edebiyatı Fakültesi idi ve henüz müsbet iUmlere mahsus olan Tıb ve Riyaziyat (Matamatik) Fakülteleri yoktu. Mehmed'in tefsir. medreselerini bu Nitekim F a t i h tepelerden Sultan yaptırtmıştır. Riyaziye Fakülteleriyle bir de reseler yapıldı. Bugün bu müesseselerden Dârü'l-hadîs medresede ise Süleymaniye kütüphanesi medresesinin tale­ bulunmaktadır. usul-ı fıkıh.BEŞİNCİ BÖLÜM SÜLEYMANİYE Fatih yapan Sultan MEDRESELERİ Sahn-ı Seman medreseleri.

imaret. 918 934 ve A l i [j^'^^ <^ Künha'l-ahbar birinci cüt). Camiin havalisinde beş adet büyük medrese yapümıştır. Camiin şi­ mal tarafmda bir çok odaları ihtiva eden ve bir harimi olan ve bir çeşmeyi de müştenül misafirin için bir Dârü'ı-ziyafe yapılmıştır.34 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI eserler müzesi ve Darûşşifa da askeri matbaa olarak kullamlmaktadır. (1559 M.)'de da batı tarafmdaki diğer ikisi bitmiş ve 964 H . hamam ve sair müş­ temilât vücuda getirilmişti. B e h r a m Dımışki'nin Latince'den tercüme etmig olup bazı yerlerine ilâveler yapmış olduğu {Kitab-ı Nusretü'l-tslâm ve's-sûrurfi tahrir-i kilab-ı atlas-ı Mayur) isimli Coğrafya'da (Topkapı Sarayı. s. diğerlerinin ise altmışar Uâ ı Tabakatü'l-memalik (MUIet kütüphanesi). (1557 M. tabüye.) medreselerin kuzeyde bulunan ikisi ve 966 H . Nr. Cami ile medreselerin ve diğer tesislerin inşasına 7 Cemaziyelevvel 957 (24 Mayıs 1550) senesi perşembe günü başlanmış ve Sultan Süleyman. Bunlardan başka camün garbmdaki iki medresenin cenubunda sibyan için bir Dârü't-taliın bina olunmuştur. Dârü'z-ziyafe'nin altmda . s. riyaziye ve sair dinî ve hukukî ve edebî tedrisatı yapmak için altı medrese ile hastahane. 94 b ve 95a. Cami ve medreselerin inşasma 956 H .(1557 M. Dârû'l-hadis Her medresenin revakb murabba şekilde tulânî olan dershanesinde ilk okul odalarmdan başka daha büyük olarak birer de dershanesi vardır. 779.) senesinde ise Darû'l-hadîs medresesi sona ermiştir. Güneydeki tıb medresesi ile karşısmdaki eczahane harap bir haldedir. Bu altı medreseden derece itiba­ riyle en yüksek medrese Dârü'l-hadis risinin yevmiyesi yüz ve müderrisUği olup müder­ akçe idi^. Nr. Cami 963 Şevval (1556 Ağustos)'de bitmiş ise de ^ diğerleri muhtelif tarihlerde tamamlanımştır. 325-333) Süleymaniye külliyesi hakkmda şu kayıtlar vardır . medresesinin bulunmaktadır. Bağdad köfkü kütüphanesi. Şu halde bu Süleymaniye sitesinde Dârû'l-hadis. ' E b û B e k r b. (1949 M. Medrese talebe­ lerinin odaları camün cenub-i şarkisinde bulunup tûlânidir. diğer iki medrese camiin garp tarafına düşer. bunun ikisi camiin şarkmda olan harimin şarkındadır ki aralarmda sokak vardır. ihtidasında (1552 M. bizzat gelerek müftü yani şeyhülislâm E b u s s u u d M e h m e d E f e n d i mihrabın temel taşım koymuştur. Meselâ 960 H . tabhane. bir medrese de camün kıble tara£ndadır.)'de başlanarak 964 H. burada da cami harimi ile medrese arasmda sokak vardır.)'de tamamlanmıştır. Bu beş medresenin birbinde ehâdis-i nebeviyye okutulmak meşrut olduğundan inşaatı en son biten bu medreseye (Dârü'l-hadîs) denilmiştir. tıb.

Bu medrese yandan dar bir sokakla ayrılan Darüşşifa'mn karşısma tesadüf etmekte ve iki kapısmdan birisi Tiryakiler çarşısı'na ve diğeri ise Darûşşifa caddesine çıkmaktadır. mec­ nunlara ilâç için müteaddid hücreleri havi ve içinde çeşmeyi ve suyu muhtevi bir hamam olan bir Darûşşifa bina olunmuştur. 165. 40. 18. Atayi.'de kuzeydeki iki medrese tamamlamaca buraya tâyin edilmek üzere değerli müderris arandı ve bunlardan birisine daha sonra şeyhuUslâm olan K a d ı . (1596 İskilipli Tabib Şemseddin Muhyiddin M. = 1 5 8 0 M.) getirildi ve en son bitmiş olan batı tarafındaki iki med­ Efendi'ye (vefatı 979 H . varak 361.) tevcih edildik mahsus olan medrese müderrisliği hekim İ s a oğlu Yine burada tıb tahsiline Ahmed altmış akçe ile hassa tabiblerinden İzmit'U Çelebi'ye verildi ve derecesi hassa hekim başıhğından bir derece aşağı itibar olundu ve bu medrese müderrisliği hekimbaşdığa namzed olacak kadar mesleğinde ihtisası olanlara verilmesi şart kondu. . = 1 5 7 2 M.) 'de Eğri seferinden dönülürken vefat ettiğinden onun yerine müderrisi biraderi E f e n d i tâyin olunmuş ve onun yerine tıb medresesi müder­ Sinan Çelebi'nin E f e n d i ' y e verilmiştir''.) ve ikincisine Mimar-zâde M u s l i h u d d i n b.SÜLEYMANİYE MEDRESELERİ 35 % 0 H . ' Selânikt tarihi. Filhakika hekimbaşı Süleymaniye risUği de tıb medresesi S i n a n Ç e l e b i 1005 H .) tâyin edüdiler. (1552 M. = 1 5 7 0 M. müderrishğine Bağdad müfessir ve kadıhğından mümuhaddıslerinden Camiin hitammdan pek az sonra tamamlanan hadis okunmağa mahsus Dârü'l-hadis tekaid olup zamanınm değerli Emin Kösesi Molla Y a h y a reseden birisi Sahn-ı seman din Rumî ahfadından Afyon harrem b . 1 Şakayık zeyli. 137. N u r e d d i n (vefatı 968 H .z â d e Ş e m s e d d i n Mustafa Ahmed (vefatı 988 H . = 1 5 6 5 M. varak 94 6. Âli. Hastalara. 260. Dârü'z-ziyafe'ye muttasıl bir matbah ile fikara talebe için bir taamhane yapılmıştır. M e h m e d (vefatı 972 H . Fenn-i tıbbı tahsil için Darûşşifa hizasmda fevkani bir medrese de yapılmıştır (Varak 106-108) . M u ­ E f e n d i ' y e (vefatı 978 H . misafirleriıı hayvanları için ahır vardır. Vakfiyede bulunmakta camiin güney batısma düşen tıb medresesinden kütüphanesinin aynca bahsedilmekte olup şimdi Süleymaniye olduğu dördüncü medresenin yanmda harap bir haldedir.) ve diğeri de Mevlâna CelâlüdKarahisar'h Ş a h M e h m e d b. basılmamış fcuım. fıkara ve gurabaya. s. = müderrislerinden Kmalı-zâde Ali 1560 M.

36

OSMANLI D E V L E T İ N İ N

İLMİYE TEŞKİLATI

Süleymaniye

külliyesinin

medrese talebeleriyle

misafir

ve

fakirlere yemek vermek için imareti ve Dârü'z-ziyafe

denilen ye­

mekhane ve misafirlerin ikametleri için tabhane denilen misa­ firhane ve sair tesisleri de varsa da meyzuumuz medreselere ait olduğundan yalnız onlardan bahseyledik ^. Süleymaniye külliyesinin inşaatına, bir altın filori elli dokuz akçe hesabı üzerinden sekiz yüz doksan altı bin üçyüz seksen üç filori yani gümüş Osmanh akçesi olarak beş yüz otuz yedi yük (yüz bin akçe bir yüktür) seksen iki bin dokuz yüz akçe sarfedilmiştir ^. Medreselerde haftada dört gün ders okutulacaktı; her med­ resede talebelerin yatıp kalkması için hücre denilen medrese odaları vardı; talebeler, yemeklerini me'kel denilen imaretin ayn yemekhanesinde yerlerdi; günde iki defa yemek Süleymaniye medreseleri yani Sahn-ı veriliyordu'. yapdSüleymaniye

dıktan sonra Dâhil medreselerini ikmal etmiş olan talebelerden arzu edenler Sahn-ı seman'a ve arzu edenler Sahn-ı devam ettiler. Fatih zamanında Sahn-ı seman Süleymaniye'yc medreselerinin

yapılmasiyle medreseler yirmili, otuzlu, kırklı, eUili ve altmışlı olarak beş kısma ayrılmıştı, Süleymaniye medreseleri yapıldıktan sonra müderrislerin dereceleri daha ziyade yükseldi. Süleymaniye medreseleri yapılıncaya kadar en yüksek müderrisUk Sahn-ı seman müderrisliği iken Süleymaniye medrese-

1 Ehemmiyetine binaen bugün askerî matbaa olarak kullanılan hastahane ile imaretten kısaca bahsedelim : Darûşşifa binası birisi hastalara ve diğeri tabiblerle idare heyetine mahsus olmak üzere iki kısımdı; kadro mucibince birisi başhekim olmak üzere dört tabip, iki cerrah, iki göz hekimi, bir eczacı ile ilâçları ve şurupları hazırlayan ve edviyekup demlen bir eczacı kalfası, beş eczacı çırağı, kilerci vekilharç, kâtip, hastabakıcı, hastaları hamamda yıkayıp traş edici vesair müstahdemler vardı. İmarete gelince buradaki mustatil şeklindeki dört salondan ortadaki matbah olup yanlarmdaki salonları yemekhane idi. Bu dört salonun arka tarafında misafirlerin hayvanlarma mahsus ahırlar vardı. Buraya misafir olarak gelenler üç gün kalıp yer, içer, yatar para vermezlerdi. Misafirlere her gün elli dirhem bal, beş kişiye bir sofra olmak üzere kırk sofra yemek verilirdi. Misafirlerin hayvanlarından her birine günde birer şiıûk arpa veriliyordu. İmaretin altı aşçısı, dört sofracısı, üç bulaşıkçısı ve sair bir hayli hademesi vardı. Misafirlere derecelerine göre ikram edilecek ve güler yüz gösterilecekti. 2 A l i (Kiinhü'l-<Mar), basılmamış ikinci cilt, varak 95. ' Tabakatü'l-memalik (Millet kütüphanesi nüshası), s. 918-934.

StîLEYMANtYE MEDRESELERİ

37

lerinin inşasından sonra müderrisler ibtidâ-i altmışlı yani altmış akçe yevmiyeliden başlayarak Hareket-i altmışlı, Mûsila-i maniye, Hamise-i Süleymaniye ve Süleymaniye son kademesi olarak DâTİıl-hadîs-i Süleyve müderrisliğin

Süleymaniye müderrisliğine

kadar bir müderrislik derecesi takip ederlerdi ve bu medreselerden her birinin miktarı malûm idi ve bazan lüzum ve ihtiyaca göre bu miktar arttırdırdı. İbtidâ-i altmışlı denilen ve altmış akçe yevmiyeli müderris­ lerin adedi kırk sekizdi. Bu derecede bulunan bir müderris terfi edince bir yüksek dereceye hareket ettiği için Hareket-i altmışlı denilmişti; yevmiyesi evvelkinin aynı ise de müderrislik derecesi bir yukarı idi. Bu Hareket-i altmışlı müderrislerinin adedi de otuz iki idi. Buradan birisi terfi ederse Mûsila-i müderrisliğe geçerdi. Mûsila-i Süleymaniye müderrisliği (kibar-ı müderrisin) denilen müderrisliklerin ilk kademesi olup bunun bir derece Hamise-i Süleymaniye üstünde müderrisliği ve onun da üstünde SüleySüleymaniye mü­ H. Süleymaniye denilen ve kendisini Süleymaniye müderrisliğine götürecek olan

maniye'nin dört medresesinden birinin müderrisliği ve en son da Dârul-hadîs (1726 müderrisliği geliyordu. Hamise-i asnn ilk yansında edilmiş derrisliğinin X V I I I . ve takriben 1139

M.) tarihlerinde ihdas

olduğu anlaşılmaktadır

* XVn. asrın ikinci ayarısı içinde tertip edilmiş olan Abdurrahman Paşa kanunnamesVnde (Milli Tetebbular mecmuası, c. I, s. 539) müderrislerin derece­ lerinden bahsedilirken : ".. müderrislerden Süleymaniye müderrisleri, Mûsila-ı Süleymaniye müderrislerine tesaddur eder ve Mûsüa-i Süleymaniye müderrisleri altmışlı müderrisleri'ne tesaddur eder, altmışlı müderrisler sahn müderrisleri'ne tesaddur eder ve Mûsilâ-i Sahn müderrisleri dâhil müderrislerine tesaddur eder, dâhil müderrisleri de hâriç müderrislerine tesaddur eder" denilerek müderrislerin dereceleri zikredildiği sırada Hâmise-i Süleymaniye'den bahsedilmemektedir. X V I I I . asır başlarındaki N i m e t i E f e n d i kanunamesi de aynı suretle Hamise'den bahsetmemektedir. 1139 H. (1727 M.) tarihinde Mûsila-i Süleymaniye dersâmlanndan Kıuftrga'da Mehmed Paşa medresesi müderrisi H a y a t i - Z â d e Mehmed Efendi'nin terfian Süleymaniye müderrisliği rüûsundan bahsedilip ve yine aym sene Mûsila-i Süleymaniye müderrislerinden Kılıç Ali Paşa merdresesi müderrisi M e h m e d Efendi'ye Hâmise-i Süleymaniye rüûsu verilmesinden bahsedildiğine göre bu, Hâmise-i Süleymaniye'rûn X V I I I . asrın ilk yarısında ,ihdas edildiği anlaşılmaktadır (Başvekâlet arşivi, İbnü'l-Emin tasnifi, Tevcihat vesikaları, Nr. 2605 ve 2612).

38

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I

Dârü'l-hadîs Kudüs, Sofya,

medresesi

üstünde müderrislik Tırhala

olmayıp bu-

ramn müderrisi arzu ettiği takdirde mahreç mevleviyetleri demlen Halep, Eyüp, Selanik, Yenişehri, Galata, tzmir, Trabzon ve Girid kadılıklanndan birisine tâyin olunurdu; müderrisi kadılık isteinezse o zaman mahreç Dârü'l-hadis müderri­ müderrislerinden her­ altındaki Süleymaniye

eğer Dârul-hadis sinin bir derece

mevleviyetlerinden münhal olan kadılık hangi birisine teklif edilirdi.

Dârü'l-hadîs müderrisliği münhal olursa oraya Süleymaniye müderrislerinin kıdemlisi ve onun yerine de Hamise-i ve onun yerine Mûsila-i olunurdu. usul-i hadis ve Süleymaniye tâyin Süleymaniye müderrislerinin eskileri

Süleymaniye medreselerinden Dârü'l-hadîs'de

hadis okutuluyor ise de diğer riyaziye, tıp medreselerinde hangi eserlerin gösterildiğine dair şimdiUk malûmatımız yoktur.

ALTINCI

BÖLÜM

OSMANLI MEDRESELERİNDE OKUTULAN DERSLERE DÂİR
Osmanlı medreselerinde okutulan derslerin bir program

dahilinde nasd bir sıra takip ettiğini sarih olarak bilmiyoruz; fakat medrese derslerinin tslâm âleminde aşağı yukan hemen birbirinin aynı bir program dahilinde ve aynı metodla tedris edildiğini ve tatil günlerinin de birbirine benzediğini görmekteyiz. XV. asır sonlanna doğru tamim edilen bir kanunnameye ve tetkik edilen eserlere göre medreseler yukanda kısm-ı mahsu­ sunda görüldüğü üzere müderrisi yirmi, yirmibeş akçe yevmiyeli Hâşiye-i tecrid, otuz, otuz beş akçe yevmiyeli Miftah ve Kırklı, Hâriç eUi, Dâhil elli ve Sahn-ı seman olarak o tarihlerde altı dere­ ceye ayrıldığından talebeler de bu medreselerdeki müderrislerden derece derece ders görürlerdi. Bu tedris kanunnamesine göre aşağıdan yukanya yani Hâ­ şiye-i tecrid medresesinden başlayarak muhtelif medrese derece­ lerinde mantıktan Şerh-i şemsiye, kelâmdan Hâşiye-i tecrid, belâ­ gatten Mutavvel, kelâmdan Şerh-i tevali, belâgatten miftah, usul-i fıkıhtan Tavzih ile bunun şerhinin şerhi olan Telvih ve yine usul-i füuhtan Adud şerhi ve fıkıhtan hidaye ve en son tefsir dersleri okutuluyordu. lUt medresede mantıktan Şemsiye şerhini okuyan bir öğrenci daha yukan derecedeki medreselerde yine mantıktan daha şü­ mullü olarak ^ I U > Metali şerhini okurdu; yine böylece kelâmdan tecrid haşiyesini görmüş olan öğrenci daha yukan medreselerde yine kelâmdan larda herhangi bir Tavâli^ ve Mevâkıf dersin ilk şerhlerini ve belâgatten muhtasan ve smıf olan mutavveVden sonra Miftah şerhini okuyordu. Bugünkü okul­ sınıflarda derecesi yükseldikçe bunun mufassalı okutulmakta olduğundan eski medreselerde de aynı usul devam etmişti. Bu derslerin ne şekilde okutulduğuna dair bir fikir vermek için X V I . asnn

1 Bazı müderrisler, U k medreselerde tecrid haşiyesi yerine tevali de okutur­
lardı.

40

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI

büyük âÜrnlerindeıı Şakayık-i Nûmaniye ve Mevzuatü'l-ulûm diğer ilmî eserlerin müellifi olan T a ş k ö p r ü l ü - z â d e Isamüddin Efendi'nin haUni gözden geçirmek çok faydah olur^. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e ilk tahsilinden sonra

ve

Ahmed

(vefatı 965 H . = 1561 M.) tercüme-i medrese dersine Alâüddin Merah Elfiye'yi

Arapça lûgat ezberlemekle başlamıştır. Sonra M o l l a isimlerindeki okumuştur. muhtasar kitapları ve nahivden

Y e t i m ' d e n (vefatı 920 H . = 1514 M.) sarftan maksud, İzzî ve kâfiye ile bunun şerhlerinden Vafiye, Haruniye ve

avamil, misbah

Bundan sonra amcasından sarf, nahiv, lûgat - k i kavaidinden bahseden Dav'iı'l-misbah ve yine mantıktan Hüsam ve Şemsiye

herhalde

evvelkilerin mabadi veya daha şümullüsü olacaktır- ve bunların mantıktan Isaguci ile şerhim görmüştür.

Yine tahsiU esnasmda akaid ve kelâmı, şerhleriyle beraber okuyup kelâmdan Hâşiye-i Fenarî-zâde Muhiddin Meğuşî'den Muhiddin hadîsten EfendVden tecrid'i dayısından ve Miftah şerhini Çelebi'den Buharî Mevâkıf şerhini Seydt Kadı

gördükten sonra Tunuslu Şeyh Mehmed Sahih-i ve yine hadîsten

t y a z ' m Şifasından birer miktar okuyarak münazara ilminden Cedel^ ve Hilafa almıştır. Ahmed Isamüddin E f e n d i 1495'de doğmuş ve 1525'de otuz yaşında iken ilk defa Dimetoka''da Oruç Paşa medresesine müderris olmuştur. Bu tarihlere göre onbeş yaşında iken medrese hayatına olarak girmiş olduğu farz edilse medrese tahsili
524-526.

derslerini

gördükten sonra bunlardan icazet

mülâzemet müddeti hariç

on sene

görmüş oluyor.

1 Şakayık tercümesi, s.

' ıJ-^- CedeTia lûgat mânası şiddetli düşmanlık demektir; Umiye ıstdahmda bir mfibahesede doğru veya yanlış bir mesele hakkmda hasmı ikna için kullanılacak usulü gösteren ilimdir. Bu ilimle elde edüen hükümler sayesinde ilmi ve ameli bazı şüpheler önlenebilir, fakat bunun aksi de olabilir. Cedel, münaza­ ra ilminin fumundan olnp tim-i hilaf iae münazara ilminin esaslarmdandır ve dinî mflbahaselerde kullamlmak için fukahadan E b û B e k r b. M e h m e d Ş â ş î (vefatı 336 veya 365 H.) tarafından vazedilmiştir . * <-^^ HilâJ'cedd ilminin fürûnndan olup zihni faaliyeti ve mübahaselerde delilleriyle hasmı ilzam eden ilim olup o sayede hasmm vazettiği usul bu sayede cerh ve tadil edilir.

MEDRESELERDE O K U T U L A N D E R S L E R E D A İ R

41

T a ş k ö p r ü l ü - z â d e ' n i n gördüğü besinin nasd yetiştiğini

dersler bir medrese tale­

göstermiş olması itibariyle dikkate şa­

yandır; şimdi bir de bu zatın müderris olup medreseden medre­ seye terfi ederken bu medreselerde okuttuğu derslere bakabm : T a ş k ö p r ü l ü - z â d e , Hâşiye-i tecrid medresesinde Hâşiye-i tecridi başından umûr-ı âmmeye kadar E f e n d i iki sene belâgatten okuttuktan müderrislik telhis şerhi olan mutavvel'i başından, istiare bahsine ve kelâmdan sonra S e y y i d Ş e r i f Cürcani'nin Ferâiz şerhini de tedris etti. Şu halde A h m e d Isamüddin ettiği bu ilk medresede adlan geçen üç iUmden ders yapmıştır. Bu medreseden otuz akçe yevmiyeli olan İstanbul'da Miftah medreselerinden Hacı Hasan medresesi müderrishğine terfi eden Taşköprülü-zâde burada da fıkıhtan kitab-ı Bey'a kadar Sadrü'ş-şeriayı ve belâgatten evvelinden Jlif 1 icaz ve ı_«U»l itnab bahislerine kadar Miftah şerhini ve umûr-ı âmmeden vücub ve imkâna kadar da Hâşiye-i tecridi ve başından sonuna kadar da hadîsten Mesabih'i^ okutmuştur. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e bu medresede üç sene kalmış ve 936 H . (1529 M.) 'de terfi ederek kırk akçe yevmiyeli ris burada evveUnden sonuna kadar hadisten hadîsten Meşarık'i^ ve usul-i fıkıhtan medreselerden ÜsMesabih ile yine Tefta­ küp'te tshak Bey medresesi müderrisliğine tâyin edilmiştir. Müder­ Sâdeddin-i

zâni'nin Tavzih isimli eserini tamamen ve fıkıh'tan Sadrü'ş-şeria'yı kitab-ı bey'Vden sonuna kadar ve S e y y i d hini ve Seyyid Miftahı Şerifin fenn-i Ş e r i f i n Feraiz şer­ okutmuştur. beyandan beyandan âhırma değin

feraiz şerhini ve miftahını fenn-i

nihayetine kadar takrir eylemiştir. 942 H . (1536 M.)'de yine kırk akçeli medreselerden İstanbul'da Kalenderhâne medresesi müderrisliğine nakledilen E f e n d i burada Me5a6i/ı'i evvelinden kitab-ı mevâkıf şerhini vücub ve imkân bahsinden yerlerini okutmuştur.
> Mesabih, Şafü İmamlarmdan olup 516 H . (1122 M.)'de vefat eden

Isamüddin kadar ve

büyu'a

jc\ Araz bahsine

kadar ve Sadrü'ş-şeriadan bir miktannı ve Miftah şerhinin bazı

Hüseyin b. Mesud Begavi'nin eseridir. 2 j j L t . Meşânk (Mejarıku'l-envar) 650 H . (1252 M.)'de

vefat etmig olan

t m a m R a z i y y ü d d i n Hasan-ı Sagani'nin telifidir. Bn eserde 2252 hadîs vardır. Bin elli hadiste Şey hey n ittifak etmişlerdir.

42

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I

944 H . (1537 M.)'de Hâriç müderrisliğiile Koca Mustafa Paşa medresesine terfi eden müderris bu medresede daba evvelki med­ resede bıraktığı kitab-ı 6üyû'dan sonuna kadar Mesâbihi ilahiyattan (kelâmdan) mevâkıf şerhini tedris etti. Isamüddin Efendi 945 Zilkade (1539 Mart)'de Dâhil müder­ risliğine yükselerek Edirne'de üç şerefeli müderrisi oldu. Burada Sahih-i Buhari'den bir cildini takrir etti ve bir evvelki medresede hidayeden bıraktığı Zekât bahsinden kitab-ı hacc'm sonuna ve usul-i fıkıhtan Telvih'i başmdan taksim-i evvel bahsine kadar okuttu ve beş ay sonra Sahn-ı seman müderrisliğine yükseldi. T a ş k ö p r ü l ü - z â d e 946 Rebiulevvel ( 1539 Ağustos'de tâyin edilmiş olduğu ve hidayeyi Sahn müderrisliğinde Sahih-i Buharî'yi^ iki suresi'ni kere tamamiyle ve K a d ı B e y z a v î tefsirinden Bakara nak­ ve letti ve bundan başka evvelinden kitab-ı zekâta kadar hidayeyi

Nikâh bahsinden j ^ ^ . büyûa ve telvihi üç şerefeh

medresesinde bırakmış olduğu taksim-i evvelden mebâhis-i ahkâma kadar okuttu. Müderrisimiz 951 Şevval (1544)'de buradan terfi ederek Buharî'nin üçte birini

altmışh medreselerden Edirne'de Sultan Bâyezid medresesi müder­ risliğine tâyin olundu. Burada Sahih-i nakletti ve hidaye'yi kitab-ı büyû'dan kitab-ı şüfa'ya ve telvihi

Sahn-ı seman medresesinde bırakmış olduğu mebâhis-i ahkâmdan sonuna kadar ve mevâkıf şerhini ve ferâiz şerhini tashih baldslerine kadar tedris eyledi. 26 Ramazan 952 (3 Ekim 1545) 'de Bursa kadıhğma tâyin

edildi ve iki seneye yakın bir zaman sonra 954 Receb (1547 ağustos)'de ikinci defa Sahn-ı seman müderrisliğine getirildi bu ikinci
1 256 H . (870 M.) de vefat etmiş olan İ m a m H a f ı z Ebî A b d u l l a h Mu­ h a m m e d b. İ s m a i l B u h a r î'nin hadîsten olan eserinin adı Camiü's-sahih olup c$J^ Hafız Sahih-i Buharı diye meşhurdur. 261 H . (564 M.)'de vefat eden t m a m E b î ' l - H ü s e y i n Müslim'in de Camiii's-Sahih adlı bir eseri vardır; Sahihayn adı verilmiş olup kütüb-i sitte b. denilen Enes'in

her iki esere birden üf"^

hadîs kitaplarmdandır. Bu iki hadis kitabı Ue bir de t m a m M a l i k (vefatı 179 H . = 795 M.)Ü.j..

Muta isimli Hadîs kitabı başta gelip Sahihayn'den sonra kütüb-i sitte arasmda zikredilen Sünen-i Ehi Davud, Sünen-i Tirmizi, Sünen-i Nisat, Sünen-i tbn Mâee gelmektedir. Bunlardan başka Sün«nü'{-A:e6tr ve's-jagîr ( E b î B e k r b. A h m e d B e y h a k î ) isim verilmiş olan hadîs kitabı ,.'ile diğer hadîs rivayet eden kuvvetli büyük muhaddisler de gelmişlerdir.

MEDRESELERDE OKUTULAN DERSLERE D Â l R

43

defaki Sahn-ı seman

müderrisliğinde de yine evvelki gibi

SMhTelvüii

Buharf yi tamamen ve Hidaye'yi bâb-ı şüfadan sonuna ve tefsirine yazdığı haşiyeyi mütalâa etti.

evvelinden taksim-irabia kadar okutup S e y y i d Ş e r i f i n , Keşşaf

11 Şevval 958 (12 Ekim 1551)'de İstanbul kadısı olup 961 H. (1554 M.)'de gözleri görmez olduğundan kadılıktan çekildi. Taşköprülü-zâde'nin okuttuğu derslerden anlaşıldığma göre Hâşiyei- tecrid medreselerinden başlayarak Sahn-ı semanca kadar yukarıda saydığımız eserlerin metin ve şerhleri bahis bahis, derece, derece tedris edilmiştir ki II. Bayezid zamamnda tamim edilen medrese tedrisatını havi kanunun daha izahlı bir şeklidir. Şu halde Ahmed I s a m ü d d i n E f e n d i tedris hayatında ilk medreseden Sahn-ı Kelâmdan : HâşiyeiMutavvel ile Miftah seman medresesine kadar:

tecrid ile mevakıf şerhini. Belagatten : Ferâizden : Mesâbih, Seyyid Meşank Şerif ve GürSahih-i

şerhini.

canî'nin Ferâiz şerhini. Usul-i fıkıhtan: Tenkih, Tavzih ve telvihi. Fıkıhtan : Hidayeyi; Hadisten : BuharVyi. rülü-zâde'nin Tefsirden: Beyzavî'yi okutmuştur. Bunlar, T a ş k ö p ­ okuttuğu dersler olup diğer müderrisler de bu

tedris çerçevesinden hariç olarak ihtisaslanna göre meselâ man­ tıktan şerh-i metali, şerh-i şemsiye ve diğer mantık kitaplarım ve belagatten muhtasar (şerh-i telhisül-miftah), kelâmdan tevali şerhi, usul-i fıkıhtan muhtasar-ı münteha şerhi olan şerh-i adud, tefsirden Keşşaf (Zemahşerî) gibi muhtelif eserler okuturlardı ki bu tarz her müderrisin ihtisasma kalmış bir şeydi.

.

1537 (M.YEDİNCİ BÖLÜM MÜDERRİSLİK İÇİN M Ü L Â Z E M E T VE NEVBET Daha yukandaki bölümlerde görüldüğü üzere bir medrese talebesi Hâşiye-i tecrid medreselerinden başlayarak müteaddid hocalardan ders görüp nihayet Hâriç ve Dâhil medreseleri ders­ lerini gördükten sonra arzu eden Sahn-ı semen veya Sahn-ı Süley­ maniye medreselerine devam eder ve burayı tamamladıktan dair sonra icazet alır yani kendisine müderrislik edebileceğine diploma verilirdi. Yani dersten mezun olan daniş­ mendler sırasıyle kazasker defterine kayıt olunarak müderrislik Bundan başka Pâdişâh cüluslarında şehzade seferinde ve muzaffariyetlerde ve için nevbet beklerlerdi ^. s. . 1 944 H. Eğer Anadolu'da müderris veya kadı olmak istiyorsa Anadolu kazaskerinin ve Rumeli'de müderris veya kadı olmak istiyorsa Rumeli kazaskerinin mu­ denilen deftere ayyen günlerdeki mechsine devam edip (Matlab) (Ruznameye = gündeme) ismini kaydettirirdi. 26). S u l t a n S ü l e y m a n bunlarm şikâyetlerini dinlemesini E b u s s u u d Efendi'ye emretmiş­ tir. Ebussuut Efendi'­ nin Rumeli kazaskerliğine kadar muntazam bir mülâzemet defteri olmayıp birer suretle yolunu bulanlar sıra beklemeden mülâ­ zemete geçerken (Ebusuut Efendi ulemadan her payede olan­ ların ne kadar mülâzım vereceklerini tesbit ile badema yedi senede bir mülâzemet usulü kanun oldu. veya Pâdişâhın ilk doğuşlarında da mülâzemet verilirdi. Atayî s. Bundan sonra müderris namzedi nevbet denilen müderrislik veya kaddık almak için sıra bekler.)'de EbusBuud Efendi'nin Rumeli kazaskerliği zamamna gelinceye kadar mülâzemet kaydma itina olunnuyarak herkes bir yolunu bulup mansıba girebiUrmiş.. 184 ve oradan naklen Devhatü'l-meşayıh. Bu tarihte Anadolu kazaskeri bulunan Çivi-z âde M u h y i d d i n M e h m e d E f e n d i umumen yabancı olanları mülâzemetten menetmesi üzerine bunlar Pâdişâha müracaat ederek şikâyette bulunmuşlardır. Şikâyetçiler kıdem ve hakk-ı müktesebleri sebebiyle tatyib edildikten sonra badema mülâzımlar için müstakil bir ruzname tertip ederek yolsuzluğun önünü ahp mülâzemet işini bir tertibe sokmuş ve bundan başka ulemamn her payede ne kadar mülâzım vermeleri lâzım geleceğini ve yedi senede bir nevbet usulünü vazetmiştir (Şakayık zeyli.

birisi de A b d ü l b a k i gibi tab'ı pâk ve cevahir zatı bulup çıkanp kadir ve kıymet verdiğimdir" demiş (Selânikî. * Şakayık zeyli. s. Hükümdarlann cülûslannda ve ilk seferlerinde ve nün tatbik edildiğini söylemiştik. Daha sonraki tarihlerde yedi senede bir mülâzemet usulüne pek o kadar riayet edilmediği görülüyor. Selim fle I I I . s. 968 H . (1560 M. basılmamış kısım Esat Efendi kitapları.)'de nevbet ferman olunmuş yani medrese mezunlaruun Ruznamçe-i hümayuna kayıt olunarak sıra beklemeleri emredilmişti. (1563 M. B u münasebetle muzafE f e n d i 971 Şevval (1564 Mayıs)'de otuz feriyet zamanlannda şehzade doğumlarında da mülâzemet usulü­ şeyhülislâm ile Padişah bocalan yirmişer danişmendi mülâzım kaydederlerdi. Edirne ve Bursa kaddarmın beşer ve büyük mevleviyet yani taht kaddannın üçer mülâzım vermeleri ilk defa bu tarihte kanun olmuştur^. Atayî. s. 243. . Mirahur Ferhad Ağa'dan naklen Selfinikî MnBtafa E f e n d i . S u l 1 Şakayık zeyli. M u r a d da Baki hakkmda "llmü fazilet ile letâfet-i nazm ve takrir-i kelâm ve beyan. II. Atayî. 2259 varak 466). bunun üzerine kazaskerlerin onar ve bilâd-ı selâse yani İstanbul. 435. kendisine güzel kasideler takdimiyle teveccühünü kazanmış olan Şair B a k i ' y i sıra bekletmeden mülâzım defterine kaydet­ tirerek bir sene Hâşiye-i tecrid sonra 971 H . Atayî.46 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Mülâzemet kanununa ay kın olarak K a n u n i S u l t a n Süley­ m a n . Nitekim yukandaki 1560'daki mülâzemetten sonra 973 Şaban (1566 Şubat)'da da mü­ lâzemet emredilmiştir^.)'de yirmi beş akçe ile Halbuki müderrisliğine tâyinini irade etmiştir. Ruznamçe-i hümayunda kayıtlı olup nevbet bekleyen mülâzımlar varken bir medrese talebesinin iki sene içinde mülâzım ve arkasmdan da müderris olmasının doğru olmadığmı Rumeli kazaskeri Hâmid akçe ile Efendi Silivri'de arz ile itiraz etmiş ise de Pâdişâh kati Piri Paşa medresesi müderrisliğine ola­ tâyin rak emredince B a k i edilmiştir ^. insana ancak bu denlu mümkün ve müyesserdir" derlermiş (Aynı tarih ve aym eakife). 183. * Şakayık zeyli. 243. S u l t a n S ü l e y m a n ' ı n B a k i hakkındaki teveccühünü göyle anlatıyor: S u l t a n S ü l e y m a n bir gün Pâdigahbğımm birkaç yerinden hazz-ı vâfirim vardır. Nr.

. Nakibü'l . (1598 ferman Efendi'nin M. Mülâzım verecek talebeleri olanlar onlan mezun yaparlardı. 4 5 7 .)'den itiba­ ren bunlarm da üçer mülâzım vermeleri kanun olmuştur ^. 2 4 8 . ( 1 5 9 5 M. (1556 M. » Raşid tarihi. Mekke ve Kudüs kaddan vasıtasiyle beşer mülâzım verirlerdi.eşraf tâyinlerinde altışar. Şehzade doğumlarmda (velâdet-i hümayun) da aym suretle rinin tâyinlerinde sekiz. asırda teşri/ denilen şeyhülislâm tâyinlerinde bunun olurdu. XVIII. açık göz talebelerden bazdan kendilerinin okuduklan hocalanmn müsaadesini almadan bilhassa hocalanmn mülâzımı olmak üzere o tarafa giderlerdi^. haklannda teveccüh gösterilen bazı ulema ve kadı­ lara da teşmil edilmişti. ' Selânikî tarihi (basılmamif nüahai).)'de kazaskerler gibi nevbetten on mülâzım vermesi hatmna riayeten on altı mülâzım verirlerdi.MÜLAZEMET ATE N E V B E T 47 t a n S ü l e y m a n hükümdar olunca hocası Hayreddin Efen­ di'nin mülâzım vermesi kanun olup kendisinin yirmi beş mülâzım verecek talebesi olmadığı için kazasker. 2 5 8 . (1715 M. Atayı s. Şehzade hocalanmn ikişer mülâzım Sultan Süleyman'ın oğullan vermeleri kanun iken K a n u n i S e l i m ile B a y e z i d ' i n ricalan üzerine 9 6 3 H . • Mühimme defteri. Rumeli_kazaskerleders Pâdişâh Zeynelâbidin üç yüz akçe ile tekaüd 1006 H . varak 2 8 2 6 .z â d e olunmuştu *. c. a. fakat Ş e h i d A l i P a ş a vezir-i âzam 1 Şakayık zeyli. 1 1 4 . Sultan I I I . Mülâzemet usulü. Hekimbaşı ile pâdişâh imamı dörder. talebeleri olmayanlar ise şöhretli âlimlerin müstaid danişmendlerini alırlardı.)'de Şeyhülislâm B o s t a n zâde'ye hürmeten bundan sonra şeyhulislâmlarm otuz mülâzım vermelerini irade etmiştir^. 50. meselâ Mekke ve Medine kadıhklanndan mazul olup Süleymaniye Dâru'l-hadîsVnden olan K â t i p . Bunlar şeyhülislâm olıuca 1127 H . İstanbul kadısı ile kazas­ ker mazulleri ve şeyhülislâm A l i Cemali Efendi'den daniş­ mend almış ve bir kısım danişmendleri de ayartarak bu suretle Pâdişahm ilk seferinde mülâzım vermişti^.)'de bu mülâPâdişâha arz olunarak iradesi ahnırdı. V. B . B . Anadolu kazaskerleri. Mehmed 1004 H . * Şakayık zeyli.

teşkilâtında talebeler muayyen dersleri gördükten sonra mezun olup mülâzemetle müderris ve kadı olmak için nöbet usuliyle matlab def­ terine kaydedilerek sıra beklerlerken bu tarihten itibaren mülâ­ zemet alenen para ile elde edilmeğe başladı. . kendisine de ikişer mülâzım kanun olmuştur^. s. Pâdişâh hocalanmn oğullan da Dâhil medreselerinden kaddan oğullan da yirmi beş veya otuz akçelik {Hâşiye-i Miftah) medreseleri müderrisi oluverirlerdi. 9). Buna göre şeyhülislâm tâyinlerinde daha aşağıda üçer ve kazasker tâyinlerinde kaydedilmiştir. Selim zamanmda Sa/ranbolulu İ z z e t M e h m e d Paşa sadr-ı âzam olunca teşrifat mucibince müstehiklere kırk adet mülâzemet verilmesi kanun olduğundan sadr-ı âzanun arzusiyle ehliyetsizlere verilmemesi için ulemadan bir kaç kişi mümeyiz tâyin edilip taliplerin arasmda imtihan yapdmıştı( Vak'anüvis Halil bey tarihi. Pâdişâh hocası ve bazı vezir ve beylerbeyi evlâdlan yaşına oldu. Bunlardan başka şeyhülislâm.^^^^ tünün bozulması «l^n bozukluk ^^^^^ İlmiye arttı. 37. Halbuki birisinin tecrid ve buralan müderrisi itibar olundu. on beş rüûsu verilmesi mülâzemet ve ve kanun nöbete olan sonra oğullan onlara da istanbul girmeden birden bire ehliyeti haiz müderrislere verilecek çıkaniddar bir müddet kanunun tebdiliyle bunlann Dâhil müderrisi olmalan kabul olundu. ^ Nimeti Efendi kanunnamesi (Kütüphanemizdeki nüsha). VIII. 47. s. Mülâzemet Mülâzemet usu. ker. s. subaşılar on bin akçe mukabilinde mülâzemet satın alarak tahsil görmeden kadı olmağı başladılar*. voyvodalar. * Hammer tarihi (Ata Bey tercümesi) c. Hâriç gelmeleriyle Bunlardan müderrisi şeyhuUslâm derecesine kazas­ büyük mevleviyet (taht) kaddan bulûğ yaşı sayılan on dört. müderrislik ve kadıhk yolu şöyle kadar böyle mevcut bu tarihe medreselerde. defterinin tertip ve zabtı Rumeli kazaskerlerine aitti'. Kazasker oğullan kırk akçeU ve İstanbul senelerce ders görüp uzun müddet mülâzemet ve nevbet bekle- ' I I I . Bu hususa dair hatt-ı hümayunlar Daha sonra vezirlerden birisi sadr-ı âzam olunca hürmeten kırk mülâzım vermesi kabul edilmişti^.48 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI zemet usulünü tahdid ederek suyiistimal edilmiş olan mülâzemet usulünü verilmesi yeni bir nizama bağlamıştır.

Bundan dolayı dereceleri tasnif edilmiş olan medreselerin mevcut dereceleri mecburen değiştirilerek müderrisler yerlerinde terfi ettirihyorlardı. 47. İstanbul'da Eski Ali Paşa müderrisliği münbal ol­ duğu zaman kırk akçeli medrece mazullerinden beş kişi ile ulemadan müteşekkil bir heyet huzurunda imtihan olup muvaffak olduktan sonra bu medrese müderris­ liğine tâyin edilmişti {Atayî. 50. hattâ eskiden buralara aym evsafı haiz olanlar birden ziyade ise aralarında imtihan yapıbrdı^. RumeU ve Anadolu kazas­ kerleri büfiil kazaskerhkte bulundukları zaman kanun üzere her altı ayda bir kere mülâzemet verirlerdi. » Raşid. asır şöyle diyor * : medresesi müderrisi yerinde başlarında vezir-i âzam Damad (Şehit) Ali Paşa bazı teşebbüs­ lerde bulunmuştur. meselâ Hariç olarak Dâhil İlmiye müderrisi oluyordu. * Bu sırada sadr-ı âzam D a m a d A l i P a ş a Mora seferinden ve Padişah Edirne'de bulunduğundan hatt-ı hümayun sadr-ı âzam vekili olan rikâb-i hümayun kaymakamma hitabendir. timfyt Ttşkilâlı. çünkü medreselerin adedi kâfi gelmi­ yordu. sımfımn bozukluğunu düzeltmek için X V I I I . 323. s. c. s. B u bol bol mülâzemet isteyenler yüzünden medrese tahsili görüp müderrisliğe geçmek uzun zaman bekliyorlardı. . IV. IV. c. » Raşid tarihi.M Ü D E R R İ S L İ K İÇİN MÜLÂZEMET V E N E V B E T 49 dikten sonra yirmi beş ve otuz akçe ile müderris olanların yerleri idi. buna dair Raşid "Tarik-i ulemada mülâzemet hususu bir az zamandan beri nizamsız olarak ehil ve nâ-ehle bakdmayıb salây-i âm olmağla kudret-i maliyesi olanlar beyninde müzayede ve her kim ziyade akçe verir ise amn muradına müsaade olunub vilâyet-i Anadolu'da olan haşerat çift bozarak bir kaç akçe peyda ettiği saat anınla bir mülâzemet iştira edib kat-ı tarik etmeleriyle cebele iş görüb mülâzemet arzusanda bulunan erbab-i lâasım yürüttükten kaydetmektedir : Sen ki Kaimmakamımsın Tarik-i ulemada ehil ve nâ-ehle bakdmayıb keseret-i mülâistihkaka var muîd ve muzaf ol sözüyle rah-i ümitlerine sedd-i sedid çekilir idi" mütasonra ilmiye mesleğinin ıslahı için rikâb-i suretini hümayun kaymakamhğına gönderilen hatt-ı hümayım '• Z e k e r i y a E f e n d i . s. sene 1127. Z e k e r i y a E f e n d i sonradan şeyhülislâm olmuştur. bu yüzden iltimash bir çok eehele ilmiye mesleğine girerlerdi^.

c. 49. s.altı lâmlar Bayezid medresesi 1 Raşid tarihi. * Raşid tarihi. ayda bir kere . IV. kaç yaşında olduğu ve kimden okuduğu ve ne okuduğu efendi dâimizin (şeyhülislâmın) malûmı olub ve işareti olduğu malûmun olduktan sonra rikâb-i kâm-yâbıma arz eyliyesin ve mülâzemet arz olunan. 48. Yine bu hususa dair Raşid tarihinde (Tertib-i nizam-ı mikdar-ı mülâzemet) mürur başhğiyle şöyle denihyor ^ : keyfiyyetine şeyhülislâm *'Zikri eden mülâzemetler hususunun verilen nizam gibi kemiyyetine dahi intizam verilmek murad-ı hümayun olub aded-i mûtad sualini mutazammin efendiye hitaben hatt-ı hümayun sadır olmağm kadimü'l-eyyamdan hem teşrif nanuna ibtidây-i nasbiarmda ve velâdet-i hümâyun vukutmda şeyhülislâm olanlara onaltı ve sadr-ı Ruma sekiz ve sadr-ı Anadolu ile Nakibüleşrafa altışar ve hekimbaşı ile imam-ı sultaniye dörder ve Mekke-i Mükerreme ve Kudüs-i şerif mertebeye müstakıllen mülâzemetler verilirdi. V e kadısı olanlara beşer ve şeyhülislâm efendiler işaretiyle murad olunan şeyhülislâm şeyhülis­ hazretlerinin Sultan Bayezid medresesinden — çünkü müderrisi idiler. s. ulema-zâdeden ise ancak kimin oğlu olduğu arz olunmak kifayet eder. IV.50 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I zemet verilmek ilm-i şerifin adem-i rağbetine mezelletine bâis olmağla fi-mâbâd bî-vech bahane ile mülâzemet verilmeyib ancak medaris ve mevleviyette mansıb ve hareket vukuunda vaz-ı kadimisi ne ise geldikte mûtad üzere verilecek bir müstahikka mülâzemetlerin vakitleri iktiza veyahut mülâzemet verilmek ettikte şöhret-i şayiası. diğerlerinin bol miktarda verdikleri mülâzemet usulü de tahdid edilmiştir. c. kaç yaşında olub ve ne okuduğunu ilâma hacet yoktur" Bu hatt-ı hümayunla mülâzemet usulü ıslah edilmek isten­ mekle beraber ulema oğullan hakkında eskiden beri devam edip gelen kanuna dokunulmaması ve yalmz ulemadan kimin oğlu olduğu sorularak yaşımn ve tahsil derecesinin sorulmaması imtiyazb cahil ulema-zâde sınıfının devamım mucip olmuştur. Bu hatt-ı hümayun mucibince mülâzemetlerin tahsil görüp medreseden yetişmişlere verilmesi hususundan başka ikinci bir hatt-ı hümayunla malûmat da mülâzemet sonra hususunda şeyhülislâmdan kazasker ve istenilen almdıktan şeyhülislâm.

şeyhülislâm efendiler nasbmda üç mülâzemet ve kazasker efen­ diler nasbında ikişer mülâzemet ve Sultan Bayezid medresesi danişmendlerine senede dörder mülâzemet ve kazaskerlerin müddet-i nasbiarmda tezkereciUk namiyle ancak bir mülâzemet ve medreseden sahna varanlara birer ve sahndan ibtida-i altmışhya varanlara birer ve Süleymaniye'ye varanlara birer ve Süleyma­ niye'den mansıb olanlara (yani kadıhğa geçenlere) birer mülâ­ zemet verilsin ve mülâzemetler bir hadd-i muayyene tenzil oluncayadek bu vech üzere verilsin ve bundan ziyade arz olunmasm". s.z â d e A b d ü r r a h i m E f e n d i ' y e 1 Şeyhnlislâınlar. « Rofid tarihi. Bu hatt-ı hümâyunu mütaakıp dört yüzden ziyade müder­ risin iadeden mülâzım yazdmak üzere medreselerinde derslerine hizmet devam edip müderrislere danişmend namiyle beşer onar sene hizmet eden binden ziyade danişmendin mağdur ola­ cakları Pâdişâha arzedilmesi üzerine yine eskisi gibi her müderris mansıb ahnca yani bir üst medreseye terfi edince dörder mülâzım yazmaları usulü ibka edildi^ ve bu arada Edime ve Bursa medreselerindeki mülâzemetler de kaldırıldı. sahna ve andan altmışlıya ve musüa-i Süleymaniye'den Süleymaniye'ye ve andan mansıb oldukta birer mülâzemetlerin iade namiyle bir müderris molla olunca dörder mülâzım yazar deyu şeyhülislâm M i r z a E f e n d i hazretleri cevab yazdıkta fîmâbâd zikrolunan mülâzemetlerin bir hadd-i mûtedUe tenzil olunmak bâbmda sadır olan hatt-ı hümayundur ki zikrolunur" dedikten sonra bunun suretini kaydediyor : "Sen ki Kaimmakamımsın. 5 0 . Hatt-ı hümayundaki kayıt bunlara aittir. vakfiyesi mâcibince Sultan Bayezid medresesi mfiderrisi idiler. . Ârzolunan mülâzemet defteri manzur-i hümâyunum oldu. Altı ayda bir kere medrese muîd'iyle muzaf denilen muid yardımına (Asistan) yani iki kişiye ve senenin diğer altı aymda da yine muîd ve muzaf tâyin edilmiş olan diğer iki zata verilecek mülâzemet dörttü.MÜDERRİSLİK İÇİN MÜLAZEMET V E NEVBET 51 muid ve muzaf \na iki miİlazenıet ^ ve sadreyn efendiler dahi her altı ayda bir kere tezkerecilik teşrifi namiyle bir mülâzemet ve müderris efendiler tekmil-i devre-i mûtade-i tedris edince musda-i sahndan. c. 5 1 . Bu hatt-ı hümâyunları mütaakıp sadaret kaymakamı M e h ­ m e d P a ş a Şeyhülislâm M e n t e ş . İV.

) de sefere gitmekte olan Sadr-ı âzam K o c a Y u s u f Paşa'nın Şeyhülislâmın oğluna yüksek bir müderrislik verilmesine müsaade edilmesi hakkmda I. kudretlû Velinimetim efendim Pâdişâhım Meşihat-i islâmiyye mesnedinde kaim olan duacılarımn evlâdları medreseleri ötedenberi bir kaç rütne ilerüce terfi âdet olub ancak halen mesned ârây-ı fetva olan semahatlû Efendi dâîleri akran ve emsali meyanmda kemal-i akl ve eveb ve iffet ve fart-i hicab ve haya ve kanaat Ue mevsuf.. kerametlû. M). varak 228. sene H . Takririn üzerine I. olmak hasebiyle bu ânedek hakkmda sünuh eden birr ü atıfet ve mekâtim ve re'fet-i şahaneden vücuhla mahcub ve şerm-sar olduğundan bu bahta izhar-ı teeddüb ve iffet ve ibrâz-ı şermü-bicab ve teşekkür ve kanaat edib yüz yıl dursa mahdumı hakkmda ol makule adeti kal u kaleme getiremiyeceği nümayan olduğuna binaen kariha-i sahiha-i husrevânelerinden olarak müşarünileyhin mahdumları medresesi bir kaç mertebe terfi buyurulur ise her veçhile kendûlere bais-i tezayüd şevk ve habisi olub kavmi beyninde derkâr olan nüfuz ve itibarı bir kaç mertebe aşikâr olacağı. 1127 fI715 ^ tzzî tarihi." Bu takride derkenar olarak Y u s u f Paşa: "Bu hususu Der-i saadette arz edecek iken sefer gaUesiyle unutulduğu"nu kaydetmiştir.. gibi ço­ defterinden sildirerek yerine lâyik Bu hatt-ı hümâyunun tatbiki bir müddet devam etmiş ve 1. afif ve (1750 Nisan)'da yine medreseler olmayanlara bir hatt-ı tanzim ve ıslahı ve ehliyeti verilmemesi hakkmda mülâzemet olmuştur^'*. s. Sadr-ı âzam Damad Ali Paşa haber seferinden döndükten sonra bu münasebetsiz hah alınea pek ağır ve acı sözlerle şeyhülislâmı hırpaladığı cuğun adını da müderrislik olan birisim tâyin ettirmiştir^. IV. (1788 M. e. Filhakika t e z a E f e n d i bu hususta hatıra göniUe bakmıyarak epi faaliyet gösterip bir dereceye kadar muvaffak oldu ise de yüksek ilmiye rütbesini haiz ulemamn evlâdı olan zadegan sınıfımn olamamıştır 1 RaşU tarihi.. A b d ü l h a m i d ' e bir takriri: "Şevketlû. M a h m u d zamanında şeyhülislâm olan Mürteza Efendi zamanmda 1163 Cemaziyelâhır Ue mülâzemet işinin müderrislik hümâyun I.52 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ısrar ederek on yaşını henüz geçmiş olan oğluna Dâhil müderris­ liği almağı Mora ihmal etmemişti. 169. bozulmuş zat sadır Mahmud olan ilmiye Seyyid sımfımn Mürteza ıslahı için Mür­ ve dürüst bir olan Efendi'yi Anadolu kazaskeri iken şeyhülislâm yapmıştı. . mürettep tahsil görmeden müderris olmaları usulünü kaldırmağa muvaffak » 1202 H.

Mevlâna Mehmed b. . Heman Allahü teâla ilâ âhırü'l-ömr mesned-i fetvada karar nasib olmuştur. sandık 7. bu defa elbet emrim ısdar ve nizam veririm.M Ü D E R R İ S L İ K İÇİN M Ü L Â Z E M E T V E N E V B E T 53 Yukarıda bahsettiğimiz Mülâzemet defterine şöyledir. Nr. 1 Topkapı saray. Arşivi. hatt-ı hümayun Numarası \22). Abdullah İstanbul kayıd sureti Mevlânay-ı mezbur hâlâ sadr-ı fetva olan şeyh-i meşaph-i islâm Abdullah efendi hazretlerinin talebe-i kiramından olub 1122 Şevvalinde piraye-bahş-i mehd-i vücud olan şehzâde-i Civan-baht sultan Abdülmelik ret-i şeyhülislâm teşrifen on kabul buyrulduğu def'a-i kayyettir ^. Hatl-ı hümayun vesikaları. hazretlerinin velâdet-i hümayunları üçüncü olmak üzere mülâzemete cihetiyle sâdır olan hatt-ı hümayun mucibince bâ-işaret-i hazsâlisemiz defterinde mastur ve mu­ A b d ü l h a m i d : "Gerek mülakatımızda ve gerek tahrir-i hümayunda mukaddem yazmıştım. Tamam yerini bulmuş bir zat-ı şeriftir" hatt-ı hümayuniyle Şeyhülislâm hakkmdaki teveccühünü gös­ termiş ve tabu oğlunun medresesini yükseltmiştir (Başvekâlet Arşivi. 9351.

.

a. Eğer medreseden mezun olup müderrislik için nöbet bek­ leyen danişmend askerî sınıfa geçmek isterse kendisine yirmi bin akçe ile zeametin ilk derecesi verilirdi^. elliden terfi eden müderris Dâhil müderrisi olurdu. B u ilk medrese müderris­ likleri yirmi ve yirmi beş akçe yevmiyeli idi. bundan sonra olunarak nöbet derecedeki Hâşiye-i tecrid medresesi müderris­ mülâzemet ve kazasker defterine liklerinden birisine tâyin olunurdu.SEKIZINCI BÖLÜM M Ü D E R R İ S L İ K Daha yukanki bölümde görüldüğü kayıt üzere medreselerdeki sırası dersleri sırasiyle geUnce en aşağı görüp danişmend olan talebe. makasıd şerhi ve Hâriç elli medreselerinde ise başhca Hâriç fıkıhtan hidaye tedris edilirdi'. 24 (Kütüphanemizdeki nüsha) * Kâtip Çelebi. Bu Kırkb ve Hâriç eUi medreseleri. Fatih hanurmâmesi (Tarih-i Osmanî Encü­ meni. Dâhil medreseleri içinde en önemlisi Fatih'in yaptırmış olduğu sekiz Tetimme medreseleri idi. Mûsila-i sahn müderris­ liği hakikatte dâhil medreselerinden ise de Sahn-ı semana talebe yetiştirdiği için derece ve rütbe itibariyle Hareket-i dahil müderrisliğinden yüksekti. Cihannüma. s. Hâriç elli medreseleri müderrisUklerine yüksehrdi. Anadolu'da kız ve beylik kurmuş olan yaptırmış hükümdarlarm veya medreselerdi*. otuz beş akçe yevmiyeh Miftah medreselerinden birinin müderrisliğine ve daha sonra kırkh. • Âli. a. 1 Kanunnâme-i Al-i Osman. Pâdişahlann tırmış olduklan medreselerdi*. 21). Dâhil elli medreseleri şehzadelerin. . 688. Hâşiye-i tecrid müderrisi olan zat terfi edince bir derece yüksek olan otuz. s. 24. B u Dâhil medreselerinin yolu Sahn müderrishği olduğu için bundan dolayı bu Dâhil Mûsila-i şehzade vahdeleriyle Pâdişâh kızlanıun ve medreselerine yap­ Sahn da denilirdi. onlann Kırklı ailelerinin olduklan medreselerinde kelâmdan mevakıf şerhi. * Âli. Kûnkü'l-ahhar (baatlmamış birinci cild). Künhü'l-ahbar (basılmamış birinci cild).

X V I . 511). ^ Âli (basılmamış birinci cild). Hariç ve Dahil ve daha sonra Sahn müderrisi ve ondan sonra Sahndan şehzade müderrisi ve oradanda Süleymaniye müderrisliğine terfi et­ tiğine göre jehzâde müderrisliğinin Şahından bir derece yüksek veya müsavi olduğu anlaşılıyor (Atayî. tevcihat vesikaları Nr. 120. Yavuz Sultan S e l i m ve K a n u n î zamanlannda Altmışh medreseler de yapUarak^ yeni bir ka­ nunla medrese ve müderrislerin dereceleri Otuzlu. EUili (Hâriç eUili). Mine'd-dâi el-fakîr Mehmed afa anhu * Raşid tarihinde Hareket-i dâhil müderrisliğine ikinci denilmektedir (C. asır ortalarma kadar Ayasofya ve Eyüp medreseleri Sahn derecesinde sayUmış ise de bu asnn ikinci yan­ sından îtibaren ayasofya Sahn-ı seman'dan bir derece yüksek sayU­ mış ve Eyüp müderrisliği ise bazan Sahn'dan aşağı ve bazan beraber 1 Kanunnâme-i Âl-i Osman. ' Şeyhnl-islâmin bir inhası (lbnü'1-emin tasnif.56 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E TEŞKILATI Müderris kudret olurdu. otuz. Bayezid. Kırklı. 117). yirmi akçe Ue tâyin olunarak Fakat daha sonra Sultan II. s. s. Semaniye ve Altmışh olarak artmıştır. 30. Süleyman medreseden medreseye beşer akçe artmak suretiyle eUi akçelik müderrisliğe kadar çıkardı^. a. V. İlk medrese müderrisine Hâşiye-i tecrid ve ikinci derece müderrisine Miftah ve ondan daha üstün medrese Kırkb mü­ derrisleri denilip bundan sonraki medreseler müderrislerin rütbeleriyle malûm olurdu. Şakayık zeylinde Ebû'l-Meyamin Mus­ tafa Efendi'nin müderrislik bayatmdan bahs edilirken onun yirmi. yirmi beş. dahil rütbesi . Kırk akçe yevmiyeli olan Kırkb müder­ risinin rütbe ve derecesi yükseldiği zaman tbtida-i hâriç müder­ risi^ daha sonra oradan hareket ettiği için Hareket-i çıkar ve sonra Mûsila-i hâriç ve Sahn onu mütaakıp tbtidâ-i dâhil ve arkasından Hareket-i dâhil mü­ derrisliği* derecesine sahn ve müderrisi olurdu. Fatih risliğe ilk Sultan ve kabiliyetim gösterecek olursa Sahn-ı seman medreselerinden birisine terfi eder ve bu suretle profesör M e h m e d ' i n kanunnâmesi üzere müder­ girecek olan mülâzmı. Dâhil. Kırkb. 1052) Maruz-i dâileridir ki kırktan mâzul Mehmed efendi dâilerine Cafer Çele­ bi medresesi ibtidâ-i hâriç ile inayet buyrularak rica olunur. s.

s. 594. Sahn-ı seman müderrisleri merasimde sancakbeylerinin üstünde yer alırlardı''. 749). Bu şekU. Sahn müderrisi olan bir zat isterse beş yüz akçe yevmiyeli taht kadüıklanndan birine -ki buna mevleviyyet Hâriç ve Dâhil denilirdi. 20. 20. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman s. Edime ve Bursa şehirleriyle etraf ve mülhakatmdaki medrese müderrislerinden yirmi akçeli bir mü­ derris kaddığa geçmek isterse kırk beş akçe yevmiye ile tâyin olunurdu Müderrisler. Bazan bulunduğu medresenin derecesi yükseltilmek suretiyle bir müderrislik derecesi arttırılmış olduğu gibi diğer bir müderrisin tâyininde de o müderrisin rütbesine göre hal-i aslisine indirilirdi . » " " " s. 14. c. İçel denilen İstanbul. her bir müderrisin talebe­ lerinden (muîd) denilen yardımcüan doçent veya (asistanları) ' Fâtih'in kanunnâmesinde "Sahn'dan bej yüz akçe Ue kadUiğa vusul bulur ve Ayasofya medresesinden dahi kezâlik böyle vusul bulur" kaydından. "İçel îtüjarî İstanbul ve Edirne ve Bursa medarisine ve bunlarm havalisindeki kasabatta vâki medarisin güzidelerine mahsus olur. Âli. 36. s. 24. Sahn-ı Seman Ue Ayasofya müderrisliğinin aym derecede olduğu anlaşüıyor. s. asrın ikinci yansmda Ayasofya'mn derecesi Sahn'dan yüksek ve Eyüp müderrisliği ise Sahn'dan aşağı Dâhil ve bazan Sahn'dan yukarı itibar olunmuştur. Fakat X y i . (1604M. « " " " s. Meselâ 1013 H . mucibince Tecrid. Künhü'l-ahbar (basılmamış kütüphanemizdekibirinci cild). Miftah ve Kırklı tevcih ederlerdi''.tâyin olunurdu ^. medreseleri müderrislerinin yevmiyeleri el­ kadılığa lişer akçe olup bunlar isterlerse üç yüz akçe yevmiyeli gidebilirlerdi ve yine kanunnâmeye göre Hâriç ve Dâhil müder­ risleri arzu ettikleri takdirde nişancılığa ve defterdarhğa da geçe­ bilirlerdi*." . müderris adedine ve onlara derece bulmak itibariyle zaman zaman tebeddüle uğradığım göstermektedir. I.. • .)'de Eyüp müderrisinin derecesi altmış akçe­ den tenzU olunarak Sahn payesine indirilmiş ve sonra da Sahn'ın üstünde tutul­ muştur (Atâyî.MÜDERRİSLİK 57 ve yüksek Fatih'in medreselerini îtibar edilmiştir kanunnâmesi kazaskerler B u tâyin edilen müderrislerin iktidarma göredir. ^ Âh. okuttukları derslerden herhangi bir bahis üzerine talebelerine münazara yaptırırlar ve neticede iki taraf arasında hakem olup mütalâalarını söylerlerdi. 20.

Mûsda-i Süleymaniye ile Selanik'te Ahmedbey müderrisi S ü l e y m a n E f e n d i .58 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI vardı. Elli dahil müderrisliğinden Sahn-ı seman müderrisliğine ve oradan da Altmışlı ve daha sonra Süley­ maniye medreselerinden birine geçilir ve buradan Şam. işaretleri mucibince tevcih olunmak bu yruldu îî sene 28 c (Cemaziyelâhır) 1115" kaydiyle inhaıun ka­ bulünü bildirdi (Emîri tasnifi. yerinde Süleymaniye itibar olunub ve tstanbuPda ibtida-i hariç ile odabaşı sabık Ömer Ağa der mescid-i Ma/ımud £/«ndi müderrisi t s h a k E f e n d i dâileri yerinde ikinci hariç (yani hareket hariç) itibar buyrulmak rica olunur. bilmünasebe daha yukanda beşinci bölümde Süleymaniye medre­ seleri sına kısmında Hâmise-i görüldüğü Süleymaniye üzere X Y I I I . Mine'd-dâi Mehmed afa anbü Sadr-ı âzam şeyhuUsIâmm bu inhasmı pâdişâha arz ile iradesini aldıktan sonra şeyhulislâmm takririnin üzerine. 23 .. "Sah. ' Â l i (Basılmamı. Sahn müderrisUği bir zamanlar en son yüksek müderrislik iken Süleymaniye medreselerinin yapdması üzerine -aynı zamanda müderris cihetinden de.24. Mûsila-i Süleymaniye. 136. Süleymaniye ve en son Dârü'l-hadîs müderrisi olurdu. Müderris vefat edecek olursa talebeleri diğer bir müderrisin dersine devam ederlerdi^. Kanuni Sultan aynı derecedeki S ü l e y m a n . 2443^. s. Sahn-ı semana kadar çıkmış olan bir müderrisin derecesi artınca oradan Ibtida-i altmışlı ve sonra Hareket-i altmışlı. da Bursa. . ismine mensup olan Süley­ maniye medreselerini yaptırdıktan sonra medreselerde ve müder­ risliklerde değişiklik yapıldı. Daha sonraki tarihlerde medrese adedinin artması üzerine medrese dereceleri de değiştirildi. Sahn-ı seman'dan sonraki medrese dereceleri Süleymaniye medreselerine göre ayarlandı'. s. Ahmed sâlU vesikaları. 160. bazı medreseler bilfiil seman'da Sahn-ı müderris olmayanlara Sahn-ı seman payesi ile tevcih olundu ve diğerleri de böyle değişikliklere tâbi tutuldu. asnn adiyle bir medrese ilk yansında daha Mûsila-i Süleymaniye medresesi ile Süleymaniye medresesi ara­ derecesi 1 Şakaytk tercümesi (Mecdî). birinci cUd).ehemmiyetini kaybetti. Nr. 155. tâyin Bağdad kadılıklarına geçilir ve pek ziyade fazi ve kemali olanlar olunurlardı *. ° Bu derece münasebetiyle Şeyhulislâmm bir arizası : Mâruz-ı dâileridir. Edirne ve İstanbul kaddıklanndan birisine Halep.

Bütün müderrislerin etmeleriyle ve Hâşiye-i Osmanlı medreselerinin tâyinleri evvelce kaldınlmasına Pâdi­ kazaskerlerin yapıhrken X V I . Yeri Kırkdan munfasıl Mehmed E f e n d i ' y e hâriç elU ile. Yeri Üsküdarda Rum Efendi'ye ^ MüderrİBİerm çoğalması medreseleria derecelerinin değiştirilmesine sebep olmuştur. sadr-ı azama yazması ve aynen aşağıya yazıyorum : arzolunarak iradesi abndığına dair bir takrir ile telhis suretlerini Şeyhuhslâmın. şeyhulislâmm Müderris tâyini hakkmda bir fikir vermek için onun tarafından da şeyhuhsPâdişâha lâmın. Yeri Nişancı Mehmed Paşa müder­ E f e n d i ' y e sahnla. Hareket-i dâhil müder­ risleri otuz iki. Yeri Sahn müderrisi M e h m e d altmışla. (1882 M. tbtida-i altmışlı kırk sekiz ve Hareket-i altmışh medreseleri otuz iki idi {Ankara Vilâyeti Salna­ mesi sene: 1300 H). Yeri Şah Sultan müderrisi Efendi'ye altmış Efendi'ye Mûsila-i Süleymaniye ile. Yeri. asır ortalarından itiba­ ve Kırkh medreselerinin müderrisle­ müderrislerinin inhası üzerine daha yukan medreselerin sadr-ı âzam vasıtasiyle tecrid. Yeri Hüsamiye müderrisi M e h m e d E f e n d i ' y e dâhil ile. Sahn-ı seman sekiz. Yeri Hasan Efendi müderrisi M e h m e d Ş e y h î dâhil hareket-i misUyesiyle. 1300 H . sadr-ı azama. mü­ derris tâyini hakkmdaki takrisi : Medrese-i Süleymaniye. Esmihan Sultan müderrisi M û h a r rem-zâde Halil sında Mehmed Efendi'ye. Mûsda-ı Sahn seksen sekiz. Meselâ X V I . Efdaliye müderrisi A b d u l l a h E f e n d i ' y e Mûsila-i sahnla. Yeri EdirnekapıEfendi'ye Efendi'ye Efendi'ye Efen­ Şeyh Mihrimah Sultan Yeri Yahya müderrisi A h m e d Efendi müderrisi hareket-i misUyesiyle. asırda Mûsdâ-ı sahn müderrisliği pek mahdud iken X V I I .MÜDERRİSLİK 59 konulmuş ve bu tertip kadar devam şâha ren rinin arz etmiştir^. asırda Sahn-ı seman müderrislerinin adedi kırk sekiz ve daha sonra da bir misli artmıştır. Ahmed sahnla.) muayyen bir kadrosu olmayarak miktarı artıp eksilen îbtida-i hâriç müderrisliğinden sonra muayyen kadrosu olan Horeket-i hâriç müderrisleri kırk ve Ibtida-i dahil kırk sekiz. Yeri Haydar Paşa müderrisi mûsila-i sahnla. . Yeri Şeyhulharem müderrisi Ö m e r di'ye hâriç hareket-i misUyesiyle. Miftah kazaskerler tâyinleri olmıştır. Dârü'l-hadîs Sinan Paşa sahn müderrisi Medrese-i Bekir risi A b d u l l a h Lütfullah Ebû E f e n d i ' y e altmışla.

yine bu takrirde medreselerin ve derece ile hangi rütbe verildikleri görülmektedir. Hareket-i hâriç. Mûsda-i sahn. îbtida-i hâriç olarak tesbit edilmiş olup bunlardan daha aşağıda Kırkh. Yusuf Efendi'ye müderrisi dâhil hareket-i misliyesiyle. Mif­ tah ve Hâşiye-i tecrid müderrislikleri geliyordu. Yeri Hâmid Efendi müderrisi M e h ­ E f e n d i ' y e dâhil ile. Mehmed bu telhisin üzerine (vech-i meşrûh üzere verdim) hatt-ı hümâyuniyle tâyinleri kabul etmiştir.60 OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Mehmed Paşa müderrisi H ü s e y i n Yeri med Ali Çekmece'de Abdüsselâm E f e n d i ' y e mûsda-i şahınla. ŞeyhuHslâm Efendi tertib ve işareti mûeibince tevcih ve ihsan buyrulmak bâbmda ferman şevketlû pâdişahıEfendi'ye asırdaki medreselerin dereceleri en yüksek ve son müderrislik olan Dârü'l-hadîs ile beraber on bir olup bundan aşağı Kırkb. Yeri kırktan münfasü E f e n d i ' y e hâriç elli üe. Bu takrire müderrislerin dereceleri başta gelen Dârü'l-hadîs hâriç olarak : Medrese-i Süleymaniye. Sadr-ı âzam bu inha dolayisiyle Pâdişâha aşağıdaki telhisi arz ediyor : Faziletlû mmdır. Mûsda-i Süleymaniye. tbtida-i dâhil. YÜZYILLARDA YOLU İÇİN B A Z I KAYITLAR yirmi MÜDERRİSLİK Şemseddin Ahmed isminde bir müderris ihtida akçe ile Burso'da Molla Hüsrev ve yirmi beş ile MoUa Yegân. Sahn-ı seman. Ibtida-i altmışh. Hareket-i dâhil. Miftah ve Tecrid medreseleri vardır. XVI. otuz Ue taşlık müderrisUklerinde bulunduktan sonra kırk akçe Ue İstanbul'da Davud Paşa müderrisi olup üç sene sonra yerinde derecesi arttırUarak elli akçe ile yine orada kalmış ve daha sonra Mihrimah Sultan müderrisi oradan Sahn-ı seman müderrisliğine ve Sahn'dan altmış akçe Ue Ayasofya ve sonra Sultan Selim müder- . Hareket-i altmışh. IV. Takrirdeki (ha­ kaydı müderrisin bir evvelki müderrislik derecesinin reket-i misliyesiyle) maaşı ile nakline ait olup bunun terfü müderrislik artmasiyle yapılmış demekti. VE XVII. Bu kayda göre X V I I . Yeri Sayyadhaşı müderrisi N û m a n hâriç hareket-i misliyesiyle.

elli Ue Trabzon'da Sultan müderrisi ve oradan Manisa müderrisi ve Müftüsü ve onu mütaakıp Sahn-ı seman ve arka­ sından altmışla Ayasofya müderrisi olduktan sonra Bağdad kadısı olmuştur^. Yine bunun gibi 996 H . Sahn müderrisi ve altmışh Muradiye müderrisi. (1588 M. s. kırkla Davud Paşa. s. Keza İvaz Efendi'nin tercümeihalinde : R ü s t e m Paşa tecrid mensuplarından olduğu için paşasının iltimasiyle Hâşiye-i risliğe getirilmiş sonra sırasiyle kırkla Davud Paşa müderrisliği yapmadan bir rütbe üstün olan otuz akçelik müder­ müderrisi olup birkaç gün sonra yerinde terakki ile Hâriç müderrisi olmuş ve yine aym derece ile efendisi Rüstem Paşa medresesi müderris­ hğine tâyin edilmiş ve sonra terfi ile Haseki Sultan müderrisi. Süleymaniye müderrisi. 291. Atayî. 540. 109. Daha yukanda Ş e m s e d d i n A h m e d E f e n d i ' d e n bahsedideğiştirilmeden medreselerin­ Urken görüldüğü üzere bir müderrisin medresesi aynı medresede müderrishk derecesinin yükseldiği görülüyoy. ' - s . " s. geçerek buradan da Medine-i Münevvere kadüığına A l â ü d d i n isimli bir müderrisin tercümeihalinde de evvelâ Hâşiye-i tecrid müderrisliğinden otuzla İnegöl. Ayasofya mü­ derrisi. 108. . Müderris adedinin ve terfi edeceklerin ziyade- Şakaytk zeyli. Edirne'de Sehmiye müderrisi olduktan sonra Bursa kaddığına tâyin Feyzullah edilmiştir'.MÜDERRİSLİK 61 risliklerine gitmiştir^. Efendi'nin tercümeihalinde : yirmi beş akçe ile Hatice Hatun müderrisi ve sonra pâye-i selâsin ve erbain ile (yani otuz ve kırk akçahk medreseler) müderrislik ederek kırk akçe müderrislikten mâzul iken eUi akçahk Hâriç den Mihrimah Sultan müderrisi olmuştur*. 510. s.)'de Kalenderhâne müderrisi R ı d v a n E f e n d i aym medresede Sahn müderrisUği payesi almış ve buradan da Edirne'de İkinci Bayezid medresesi müderrisliğine terfi et­ tirilmiştir*.

(1548 M. s. Meselâ 1033 H .)'de kırk akçeUk medreselerinden Soğukkuyu (Piri Paşa) medresesi de Hâriç müderrisUğine tenzil olun­ Bayezid müderrisUği Hâriç derecesinde iken pâye-i sahn (dahü) İtibar edilmişti *. 14. iene 1192. 491. " " " " ». 5.)'de altmış akçelik keza Sinan Paşa Dârü'l-hadisi (Divanyolu'nda) Sultam itibar altmışh 1032 Muharrem (1622 Kasun)'de ve Eyüp'te Zal Paşa medresesi 1028 H . " s. Bursa'da E f e n d i medresesi müderrisUği kırkh müderrisUklerden Şehzade medrese­ iken Hâriç derecesine çıkanimıştı ^. Mehmed meselâ ulemadan Bedreddin Sokullu Paşa'nın hocası olduğu için Sahn müderrishğinden Süleymaniye müderrisliğine geçirilmişti *. s. 744. terfi ettirihrdi. Bilmünasebe yukanda görüldüğü gibi müderrislerin dereceleri gibi medreselerin de dereceleri değiştirilebİUr. Atayî.)'de Hâriç medreselerinden olan Mehmed Paşa medresesi müderrisUği Dâhil medreseleri arasına almarak Sahn-ı seman medreselerine mahreç olmuştu*. 558.62 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ligine göre daha böyle yerinde dereceleri yükseltilen müderrisler görülüyor^. ». ». 124. 124 ve ftyhulislâmm bir irAaaı. si müderrisUği elU akçe iken 955 H . IstanbuVda olmuştu^ ve (Şah Sultan) olunmuşlardı Şakayık zeyli. Ve yine Dâhil muş* ve Bahkesir'deki Kadri Yddınm Yine böylece elU akçe ile Selçuk Sultan müderrisUği 979 H . (1571 M. asnn ikinci yansında Sü­ leymaniye müderrishğine geçmek îcap ederken bazan kanuna aykın olarak Sahn-ı seman'dan doğrudan doğruya Süleymaniye müderrisliğine Mahmud. Bir müderris kanun üzere Sahn-ı seman'dan sonra altmışlı müderrisliğine ve oradan da K Y I .753. (1623 M. 1639. 18. Hâriç medrese Dâhil olabilirdi. müderrisUğe indirilmişti *. 527. (1628 M. . Topkapı Arşivi Nr.)'de s. bu hal müderris adedinin medrese adedinden çok olmasmdandolayı idi. 752. meselâ Kırklı bir medrese Hâriç.

Âltmışb medreseler sırasma abnnuştır^. 593. 749. Yine sonra da Sahn bunun gibi Zal Paşa sultam müderrisi geçiliyordu*. Bunun için müderrislere herhangi bir mesele verilerek hem takrirleri dinlenir ve hem de o mesele üzerine bir risale yazdırdırdı. s. 129. Dâhil ve Sahn müderris­ lerinin yevmiyeleri hep eUişer akçe ise de aralarında rütbe ile derece farkları olduğu gibi Sahn-ı seman'dan sonraki medrese­ lerin de Süleymaniye müderrisliklerine kadar yevmiyeleri ket-i altmışhdan bir derece aşağı idi. Bu suretle Hâriç medreseleri ve müderrislerin rütbeleri Ibtida-i hariç ve ondan sonra bir derece yüksek îtibar edilen Hare­ ket-i Hâriç ve keza Dâhil medreseleri de Ibtida-i dâhil ve Hareket-i dâhil olarak ikişer kısma ayrdmıştır. 3.)'de Sahn-ı se­ man'dan aşağı îtibar olunurken sonradan altmışlı derecesine çıkanlmış ^ ve bir müddet sonra Sahn'dan aşağı îtibar olunmuş ve bir ara da Elli. XVII. 748. Bunu 1 Şakaytk teyli. Kırk medreselerinden sonra Hâriç. 124. asırda tbtida-i dâhil ve Gazanfer Ağa Hareket-i dâhil olup bundan müderrisliğine B u misaller daha çoğaltdabilirse de bu kadan kâfi görülmüştür. Bu Hareket-i hâriç ve Ha­ reket-i dâhil medreselerine ikinci medrese de denilmiştir. Medreselerin Dâhil. alt­ mışar akçede olup fakat tbtida-i altmışh derece itibariyle Hare­ MÜDERRİSLERİN İMTİHANLARI Herhangi bir medresede münhal olup oraya aynı derecede birkaç müderris talip olursa aralarmda imtihan yapılırdı. 573. Meselâ M e h m e d isminde bir müderrisin tercümeihalinde pâye-i sahn yani Dâhil medreselerinden olan Mahmud Paşa müderrisliğine ve oradan da Gazanfer Âğa payesine tahrik yani Hareket-i dâhil derecesine alınarak buradan da Sahn-ı seman medresesine geçtiği görülüyor ki bu kayıtlara göre Mahmud Paşa müderrisliği tbtida-i dâhil ve Gazanfer Ağa müderrisUği de Hareket-i dâhil demek oluyor^. Atayî. 520. 744. ». .MÜDERRİSLİK 63 Eyüp medresesi müderrisliği 994 H . 573. » « " " " s. (1586 M. Hâriç itibar edilmeleri müderrislerin çokluğundan ileri gel­ mekte idi.

Bunlardan her biri­ sinin verdiği cevap görülüp kendilerine de gösterildikten sonra her bir müderris kendisinin verdiği cevaba dair aralannda müna­ zara yapmışlardır.z â d e M u h y i d d i n Efendi'nin. Ben Şakayık tercümesinin kaydım tercih ettim . 470 ve Atâyî s 134.z â d e bulunup tefsir. Ç i v i .z â d e M e h m e d E f e n d i 945 H.) de şeyhülislâm olmuştur. Bunun üzerine RumeU kazaskeri F e n a r î . Bunlardan Ç i v i . ceddi Molla Fenarî'ye karşı hürmetsiz hareketi sebebiyle hakkım kaybetmiş ve I s r a f i l z â d e surunu çalarak Sahn müderrisi olmuştur*.64 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I mütaakıp bir heyet tarafmdan tetkik edüen risaleden sonra kim muvaffak olmuşsa münhal medrese ona tevcih edüirdi.(1528 M. 448. .z â d e muvaffak olmuş ise de F e n a r î .z â d e M e h m e d E f e n d i imtihanı kazanmış ise de telvihten (taan-ırâvi) bahsinde M o l l a Fenarî'nin bir kavlini ( J j kîle) ile irad ettiği ve bu hususta Fenarî-zâde Kazasker M u h y i d d i n E f e n d i ile münakaşa yaptığı için kazanmasına rağmen hakkım kaybetmiş ve hatta kazaskerin Pâdişâha şikâyeti üzerine cezalandınimasma irade sadır olmuş ise de vezirlerin şefaatleriyle Ç i v i . Ç i v i .F a h r e d d i n Efendiler taUp olmuşlardı.z â d e cezadan kurtulmuştur.z â d e M u h y i d d i n ve Anadolu kazaskeri K a d r i Efendilerin huzurlariyle Ayasofya camiinde yapdan imtihanda usul-i fdcdıtan telvih ve tavzihten taan-ı râviden ve kelâmdan şerh-i mevakıftan itimad (el-Maksadü's-sâUs fî'l-îtimad) bahsine ve hidaye (fıkıh)dan ribevaya dair^ sondan suallere cevaplar kaleme ahnmıştır. hidaye ^ Şakayık tercümesinde Hidaye'den riba bahsinin sorulduğu ve Âtâyi'de ise belagatten Miftahdan sual olunduğu beyan edilmektedir. » Şakayık tercümesi. s 447. F e n a r î .z â d e M e h m e d ve Bursa Sultaniye müderrisi I s r a f i l .)'de Sahn-ı seman müderrisliklerinden birisi inhüâl ettiğinden bu müderrisliğe Sahn payesinde olan Edirne Dârü'l-hadîsi müderrisi Üsküblü İ s h a k ve Üç şerefeli (Edirne'de) müderrisi Ç i v i .z â d e . Müderrislerin imtihanlarmda kazaskerler de bulunup imtihan umum muvacehesinde camilerin birisinde yapdır ve tertip edilen sual medresenin ve müderrislerin dereceleriyle mütenasip olurdu. Yine seman bunun gibi 966 Muhanem (1558 Ekim)'de Sahn-ı müderrisliği münhal olup yapdan imtihanda kazasker H â m i d E f e n d i ile A b d ü l k e r i m .z â d e M u h y i d d i n Efendi'nin ümî kudreti yoktu ve ceddine verilen imtiyaz sebebiyle kırk akçe müderrislikten şöyle-böyle yetişmişti. (1538 M. Meselâ 935 H.

Hâriç müderrisi olmak için nev­ bet bekleyen kırk akçeli müderrisler arasında imtihan yapmak isteyerek infisalleri on sekiz seneden aşağı olanlarm imtihana girmiyerek bundan yukan olanlarm imtihana girmelerini emretmiştir. III. 51 ve yine elU akçe yevmiyeli Rodos Sultaniye müderrisliği imtiham. c. s. « Atâyî. II.) 1115 H. s. imaret. Bu. medrese. Atâyî'de daha böyle misaller vardır. çünkü medrese az ve münhal bekleyen mâzul kırkh müderrisi çok olduğundan bir açığa kendisine güvenen bir hayli talip çıkardı. ' Atâyî. hastahane ve mektep ile misafirler için handır (Hadikatü'l-çevami. 121. s.) senesinde Şeyhülislâm Efendi. Menârü'l-envar. Filvaki o makule koltuğunda mutavvel (belâgatten )görünür bir kaç echel birer mâdumeye (eski defterde kayıtlı ismi var fakat binası yok olmuş medrese) tâyin olmalariyle bünyân-ı rağbet-i Uim münhedim oldu" diyerek imtiham. Dârü'l-hadis. Müderrislerin kırtan yukan Hariç müderrisliğine geçmeleri çok zor olurdu. R a ş i d E f e n d i bu tarihte kırktan mâzul olarak nöbet beklemekte ise de mazuliyet müddeti on sekiz seneden aşağı olduğu için imtihana girememiş ve imtihana girenler için şunları kaybetmiştir : "Bir kaç prinç furuşan dükkân. Kösesi B u imtihanda Mehmed kazaskerlerden E b u s s u u d ve M i r i m Efendiler bulunmuşlar ve imtihanı K o n y a b kazanarak Hâriç müderrisi olmuştur*. s. Dârü'l-kura. ' Şakayık zeyli. I I I . 502. 182). 177. pâyesindeki bir müderrislik için kırk akçeli müder­ rislerden buraya talip olan dört müderris arasmda imtihan yapdmıştı'.)olup bunu t b n Mel ek'ten başka bir çok ulema da şerh etmişler ve haşiyeler yazmışlardır.z â d e ' l e r i n huzurlariyle hidayenin kitab-ı icaresinden üç taUp arasında imtihan yapdmıştrr*. Abdurrahman Efendi Yine kırk akçe müderrisHkten mazûl olup münhal bekleyen müderrisler arasında Hâriç medreselerden Ali Paşa medresesi müderrisUği için Zeyrek comiire'de imtihan açüarak kazaskerlerden Bostan-zâde ve D ö k m e c i . Hafızüddin Ömer Ne8efî'nin(vefatı701H. (1583 M. (1703 M. tahsil-i maaşlarmdan birer senbU ile kıyafet­ lerin tebdil edip hâriç doiyesinde meclis-i imtihana dahil ve dil-hah üzere muradlarma nail oldular. Bu hususta Vakanüvis Raşid'in aşağıya naklettiğimiz mütalâası dikkati calibtir (C. s. 119. Ezcümle s 288 • Bu külliyye Cami. Atayî.MÜDERRİSLİK ve î b u Melek (usul-i fıkıhtan menar şerhi)'den^ verilen 65 mesele üzerine risale kaleme alınmış ve neticede Sahn müderrisliği T o s u n Efendi'ye Hâriç verilmiştir^. 5 . s. Şakayık zeyli. 526. Murad'm validesi de Üsküdar'da yaptırmış Nurbânu olduğu Sultan 991 H .) medresesine küIUyesindeki • ^ UBUI-İ fıkılıtan olan jl_^'^ljL. ' Şakayık tercümesi. = 1301M. İlmiye Te^kMu. s. attar ve bakkallarm ne surettie kazandıklarım beyan ediyor.

tevcih ettirerek En'am evveUnden ders tâyin olundu. 512. Yine her payedeki müderrislerden ikişer kişi Süleymaniye camiindeki içtimaa davet edilmişlerdi. Sahn pâyeh mü­ derrislerden N e f e s . Atâyî. s.kendisine verilen dersi okuttu. Halep. vesaire gibi eyalet kadıhklarma tâyin olunurlardı. I I I . Kaza Kaddıklarına ^ elli akçe yüz elli akçelik sancak kaddıklanna* ve Sahn Mısır müderrisleriyle Altmışlı müderrisler mevleviyet tâbir olunan beş yüz akçeli Şam. bunun üzeri­ ne münazara yapddı muvaffakiyeti sebebiyle E b û ' 1 . 56. 1006 H . s.)'de medresesini yaptırınca ihtida E b û ' l . 120.44.66 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I altmış akçeli müderrisler arasmdan Ayasofya müderrisi Ş e m ­ seddin E f e n d i münasip görülüp Ramazan ibtidasmda En'am (J>°l âyet-i kerimesinin tefsirinden ders suresinden takrir etmesi emredilmişti. 46.m e y a m i n M u s t a ­ f a E f e n d i muidine. E b û ' l .m e y a m i n M u s t a f a E f e n d i ' y e -ki daha sonra iki defa şeyhülislâm olmuştur. (ilçe) Yirmi ilâ otuz akça yevmiycH bir müderris yevmiyeli müderris. * . 441. M e h m e d ' m validesi Safiye Sultan.m e y a m i n ' in talebeleri kazaskerlere ve sairlerine tevzi olunarak muidi de mülâzemete nail olmuştu ^. kaybettiğin­ asırda Sahn-ı seman müderrisUği eski ehemmiyetini den bura müderrisleri her zaman büyük kadılıklara tâyin olun1 Şakayık zeyli. Âli (basılmamış birinci ciU). ». s. yirmi beş akçe yevmiyeh ilk müderrislik) müderrisliğinden itibaren en son müder­ risliğe kadar herhangi bir müderris derecesine göre bir kadıhğa geçebilirdi. 27. 56. muidine de mülâzemet M. X V I I .z â d e ile Y a v u z Efendiler münazarayı idare ettiler. s. MÜDERRİSLİKTEN KADILIĞA GEÇMEK Müderrislerden Hâşiye-i tecrid (yirmi. 52. Bunun üzerine her dereceden ikişer müderris davet olunarak Zilhicce ibtidasmda (16 Arabk 1583) akdedilen mecUste bu hususta kaleme almış olduğu Risale okunup takdir olunarak kendisinin verilmiştir ^. ( 1 5 9 7 iki.

288. 20. İbn terk edilerek bunların yerine tamamen naklî ilimlerin kaim olması olmuştur. K e m a l ve K ı n a l ı . Atâyî. 282. ve X V I . kelâm ve felsefe birinci derecede âmü (hikemiyat) gibi akli ilimlerin X V I . 323. Şakayık zeyli. faaliyete getirecek olan matamatik. ^ I Âlemü'l-ulemai'l-mütebahhirinden sarf-ı nazar orta derecede bUe ehliyeti haiz olmamalan medreselerin bozulmasında âmU olan diğer sebeplerdendir. » Keşfü'z-zünun (Maarif Vekâleti tab'ı). olunurlardı ^. Çelebi. 115. . s. Hoca-zâde. Medreselerin bozulmasında tefekkürü. Bundan başka medreseler kanununa aykın olarak müdaha­ leler vukuu ve bir kısım ulema zadelere on beş yaşından evvel müderrislik rüûslan verilmesi. Mîrim Ali Müeyyed-zâde Abdurrahman. s. usûI-i fıkıh ilimlerine geniş yer verilmiştir*. » Kanunnâme-i Âl-i Osman. MEDRESELERİN BOZULMASI Daha evvelki tarihlerde müderrislik kanununa aykın tek tük yapdan usulsüzlükler istisna edilecek olursa bilhassa X V I . asır­ lardaki mütefekkir âlimler tarafmdan kıymetli eserler telif ediUp okutulduğu halde sonra bazı şeyhulislâmlarm telkinleri Ue hikmet dersi medreselerden kaldırUarak bunun yerine zaten mev­ cut olan fıkıh.z â d e A l i Efendiler gibi X V . asır sonlarına yakın Molla Kuşçu. s. 43. 318. medreselerin inzibatı kalmayarak talebelerin para ve rüşvet Ue mürettep ulûm görmeden müderris olmalan ve buna mukabU bin müşkiUâtla medrese görüp miUâzım olmalanna rağmen UtimaslUann derslerini tâyinleriyle bunlarm tâyin edilmemeleri ve bu suretle müdenisUğe gelenle­ rin rüûslanndaki kayıt gibi ^ » U U I | 1 . zamanlara kadar Osmanh medreselerinde ulûm-ı akliyeden i/m-i hikmet (felsefe) dersi okunup bu ilme dair Ş e m s e d d i n Fenarî. 39. asır sonlarma doğru hem müderris kaUtesi itibariyle ve hem de tedrisat ve talebe cihetiyle medreseler bozulmağa başlamış ve seneler geçtikçe bu bozukluk artmak suretiyle devam etmiştir. 680. Kadı-zâde-i Rumî. 27.MÜDERRİSLİK 67 mayarak altmış akçe yevmiyeli müderrisler tercih Bu hususta kadılık kısmında malûmat verilmiştir.

oğlu Ehli . bazan derslere gider dinler. s. Bayezid. Bazı pâdişâhlar. için kanun Şeyhülislâm hilâfına bulunduğu sırada Müeyyed-zâde'nin oğlu A b d ü l v e h h a b E f e n d i ' y e iyihk isteyerek bunun Abdülvehhab E f e n d i ' n i n kırk akçe yevmiyeh bir müderrisliğe tâyinini vezir-i âzam Makbul i b r a h i m Paşa'dan rica etti ve o da bunu kazasker Fenari-zâde Muhyiddin Efendi'ye söylemişti. birden hyakatleriyle mütenasip olmayan müderrishk ve kadılığa tâyinlerim emrederlerdi. 3 2 . kendi kullarından Müeyyed-zâde Abdurrahman mahlash H a m z a bunun o dereceye N u r e d d i n ' i Sahn-ı seman müderrisi yapmak istemişti. 61. kazasker M ü e y y e d . medrese ve müderris işine çok dikkat eder. s. » Atâyî (Şakayık zeyli). 3 4 7 . Ulemadan T a b i b ^ Latifi tezkiresi. s.68 Fatih OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI Sultan M e h m e d . halbuki o tarihe kadar kırk akçe ile yekden müderrishk yalnız F e n a r i z â d e evlâdına mahsus olduğundan kazasker bu tevcihe yanaşmamakla beraber tamamen de red etmiyerek Efendi'yi Paşa otuz akçe yevmiyeli Abdülvehhab İbrahim Perviz Çandarlı-zâde medresesine tâyin edip İbrahim Paşa müderrisi E f e n d i ' y e de kırk akçe ile Mahmud Paşa müderrisliğini tevcih eylemişti'. Abdur­ K e m a l . " Şakayık tercümesi (Mecdî). gerek aşağı medreselerde ve gerek tetimmelerde emsile (sarf) den itibaren Isfahanı diye meşhur olan kelâmdan ^ J l t e v a l i okuyan müstaid talebelerin defterini tutarak şerhine ve oradan usul-i fıkıhtan telvih ve tavzih derslerine varınca ders yanmda saklar. kazasker kadar ilmi kudreti olmadığını söylemesi üzerine Padişah : —"Fünûn-i âhyeden okutmağa kadir değilse kâfiye (nahiv­ den) nin şerhlerinden mutavassıt nam kitaptan ders vermeğe kadirdir" diye mukabele etmiş ve tâyin Meşhur t b n rahman etmek Efendi ettirmiştir*. saray mensuplarının tesirleriyle hatt-ı hümâyun göndermek suretiyle ehliyet ve kıdem aramadan bazı şahıslan. müderrishk ve kaddık münhal olunca bunlardan mülâzım olan­ ları tâyin ederdi 1. II.z â d e mensuplanndandı. zeki olanları öğrenir. Bayezid zamanında Pâdişâhın müdahalesiyle Zamiri Efendi iltimas başladı.

bunun muidi olan M u h ­ Bayezid rica ettiğinden isteği yapılmıştır*. 446. (1556 M. Nr. oğullan yaşı on dört ve on beşe geHnce ihtida eUi akçeh Dâhil müderrisi ve şeyhülislâm oğlu ise aym sinde elli akçah Hâriç müderrrsi (sonra o da Dâhil müderrisi olurdu). müderrislerin y i d d i n E f e n d i ' n i n mülâzım olmasmı K a n u n i S u l t a n S ü l e y ­ XVI. asır sonlannda medrese talebeleriyle durumları hakkında o devirde hayatta olan müverrih  l i . Bazılanna göre bu ihmal ve HyakatsizUğe sebeb. 2 Mühimme defteri. beş madde üzerine aşağıya hulâsa ettiğim mütalâalarda bulunmak­ tadır ki bu sözler o tarihlerdeki medrese ve müderrislerimiz hak­ kmda bir fikir vermeğe kâfidir. 2. 13.) senesinde Edirne'de Üç şerefeli medresesi mü­ derrisi D e r v i ş man'ın oğlu E f e n d i vefat etmişti." Ali ~ ^ Atâyî (Şakayık z^li). mevah-zâdelerin meydan almasıdır. nice varsun ki okutacak talebe bulunmaz ve bulunsa da kendusi ders vermeğe kadir olmaz. bunlardan Pâdişâh bocalan. bu gibilere : .z â d e ' y e şu kıt'ayı göndermişi. Gelibolu kadılığına ehliyeti haiz olmayan biri­ sinin tâyinini haber alması üzerine kendisi dururken böyle ehhyetsiz birisinin tâyinine hayret ederek o sırada Rumeh kazaskeri bulunan B o s t a n . s. asır sonlannda) müderrislerin haf­ tada dört derse devamlan ve danişmendlerin dersleriyle iştigal ve muhal oldu" dedikten sonra birinci madde olarak "müderris vardı ki ayda bir kere derse varmaz. kazasker oğullan ihtida kırkar akçe medrese müderrisi ve taht yani eyâlet kaddan oğullan ise yirmi beşU ve otuzlu medreselere hiç sıra beklemeden küçük yaşta müderris oluverirlerdi. "Zamammızda istifadeleri ( X V I .MÜDERRİSLİK 69 mahlaBİı bir zat. s. Bihamdillah zamân-ı devletinde Bu kâr-i müşkili kime soralım Gelibolu'da nâ-ehlin kazası Temeyyûz ehli vü nâ-ehl olunurken Şeriri fazida sen otururken Aceb caiz midir ehli dururken? Ehlı'nin bu manzumesine karşı Bostan-zâde tâyin ettiği nâehlin Pâdişahm hatt-ı hümayuniyle olduğunu beyan yollu aşa­ ğıdaki manzum cevabı göndermiştir: Tecahül eyledin ey merd-i arif Gel insaf eyle ne itsin kazasker Sual ettin cevabını bilürken Efendi hatt-ı sultani dururken 963 H .

' "Evlâd-ı etrakten müstaidlerin ekâbire intisabları Paşa ve Ağalara istinad birer tarîkle okuyup yazmadan ve yorulmadan mülazım ve müderris ve kadı olmaları idi" Âli. cahil maldarm riayeti. maahaza onları geçerdi.70 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI "Tartk-i tahsilde kendûlere hareket lâzım olmayıp yani hiç bir medresede sıra tahsüi görmeden beşikte iken mülâzım. menasıb ve medarisi dolaşır ve traşı geldikten sonra beş yüz akçe mevleviyete ulaşıb ve nadiren eline kitab alsa bile o da muhazarat. medaris-i haliyede nice tahsiI-i ilm etsinler. söz söy­ lemeğe ve kudreti olduğu zaman müderrisUk almağa yol açdır yol buluğ yaşına gelince mollahğa (büyük kaddığa) doğru alır. . ehl-i ilimle cahilin kaddık elde edilmesi^ İlmiye sınıfının bu bozukluğu sebebiyle 111. Bozukluğun üçüncü sebebi Anadolu ve olup lariyle büyüklere intisap etmiş olanların tahsil medreselerde mürettep Dördüncü ve beşinci ölçülmemesi hamilerinin ilmiye görmeden girmiş olmalan idi*. gerek kuzat-ı müteşerriîn ekâbire istinada çalışır. 29.. Yine  l i ' y e lere hakikî göre aym asır sonlarında bozukluğun ikinci sebebi bu mevali-zâdelerin pek kısa zamanda elde ettikleri derece­ medrese talebelerinin varmaları âdeta muhal oldu­ Rumeli halkından iltimasyoluna ğundan evlâd-ı etrâk medreselere rağbet göstermez olmuşlardı ^. Cemi-i manasıb lâyık ve müna­ sibine verilmez. eshab-ı fezailden artuk. s." Sahn-ı medâris bir mekteb oldu sibyana Mizâc-ı din zayıf oldu zât-i şer'-i kavim Ciham oğlan. Künhülahbar (basılmamış birinci cild). sadr-ı âzam vasıtasiyle kazaskerlere bir hatt-ı hümâyun göndererek ceddi F a t i h Sultan M e h m e d ' i n medreseler hakkındaki kanun- ^ ". pes evlad-ı etrâk nice jugl etsinler. belki rüşvet salub arz-ı niyaz edenlere verilir. bu sebeple gerek müderrisin. uşak tuttu alem oldu adim Müderrisin ise sibyan-ı vâcibü't-tâlim içinde hizmet-i fetvaya lâyık âdam yok Sorulsa her biri mollây-ı vâcibü't-tâzim A l i . * Müderrisin ve kuzatın cahil kalmalarıdır ki fi zamanina ilme rağbet yok. M u r a d . cönk ve gazeliyattan ibaret kahr" diyor. basılmamış c. s. derece ve kıymetinin sebep rüşvet ile müdenislik ve sebep de idi. c. onlara ittikâ ile cemi-i mal edip kat'-ı meratib saiyinde füzela-i asr olanlarla yanşur. anlar evahir-i ömürlerinde varanuyacakları mansıba bir çelebi. I. s. tıraşı gelinceye kadar. 33. 29. I. jeref-i nesebi basebiyle saba âleminde vasd olur" Âli.

2 Şaban 985 1577) tarihli olan bu hatt-ı hümâyunda şöyle (15 Ekim denilmektedir i. Gelmiş ve gelecek kuzat-ı asâkire tenbih ve te'kittir". Hamza'nm (vefatı Recep=:143ı Mart) oğullarına ve torunlarma verilmiş olup bunlar. aşağı medreselerden itibaren çalışıp imtihan vermek suretiyle müderris veya kadı namzedUğine kadar çıkar ve münhal vukuunda tâyin olunurdu. Kuzat-ı askere muhkem tenbih oluna ki müderrisin ve talebe tekmil-i müddet-i örfiye etmedin feragat ettirib âhar mansıba sevk ettirmiyeler danişmendler dahi aşağı medreseden şugl miktarın mevahye aldırmayalar. Şimdi kanun gözedUmemekle müderrisin ve talebe şugldan kalmışlardır. 01 makule müderrisler r e f olunub min-bâd arz olunmıya. Bâdelyevm bu vaz'a muhalefet ve emre mugayir ki vaz'ı işitile. V e dahi müderrisler var imiş ki akçesi ve dersi almayıb mücerred âhar mansıba vesile olmak için tevcih olunur imiş ve ol makuleler cemiyet eylemeyib ve şugl etmeyib zamanede şugl edenlere müzahim olurlar imiş.MÜDERRİSLİK 71 unun tamamen tatbikini emretmiştir. Bu hatt-ı hümâyunun tesiri olmadığı bozuklukların devam etmesinden ve genişlemesinden anlaşdıyor. velhasd menasıb ehhne sevk olunub ilmi ve fazh olanlar ve maharet-i tâmmesi olanlar terbiye olunub riayet oluna. YÜKSEK DERECELI ULEMA EVLADıNıN İMTİYAZLARI Dersten icazet alarak mülâzemete nail olan bir danişmend. Kimesnenin iltimasiyle nâ-ehle mansıb arz olmaya. Nr. Hâriç ve Dâhil müderrisi oluverirlerdi. 2362. "Hâlen tarik-i ulemaya hayh ihtilâl ânz olub kanun-i kadim-i Sultan Mehmed Gazi zamamndaki gibi gözedilib zamanı­ mızda dahi ahsen olmak muradımdır. müderris olduklan takdirde kırk akçe ile tâyin olunur' KanunnSme-i Osmanî (Esad Efendi kitapları). gözlerin açsınlar. Fakat yüksek dereceh ulemanın oğullan babalanmn işgal etmiş olduklan mevki itibariyle derecelerine göre defaten Miftah. Kırkh. bilmiş olsunlar. Kazaskerin marifeti ve etmedin olmadın kimesneyi kabul etmiyeler. Bu diye 834 ulema oğullanndan ilk imtiyaz meşhur Molla Fenan meşhur olan Şemseddin Mehmed b . . zaran kenduleredir.

İstanbul. Ebussuud'un tercümeihâli.babasmın kazasker olması dolayisiyle 978 H . 32. » Atâyî (Şakayık zeyli). * Atâyî (Şakayık zeyli). s. . sıra bekleyen namzedlerin yerlerine bu imtiyazldar az zamanda sıçramak imtiyaz. s. Efendi'nin oğlu Sunullah hürmeten ve defaten Hâriç müderrisliği ile Mahmud Paşa med­ müderrisliğine Anadolu kazaskeri Cafer E f e n d i -ki daha sonra dört defa şeyhülislâm olmuştur. oğlu mânasını ifade eski medrese teşkilâtında Tekille^ eden ve daha denilen üst sonra sıra Tafra kısa ve gelen atlamak. (1570 M. Ebussuud Ebussuud Abdülkerim resesi Edirne ve Bursa kadılıklannda bulunmuş olanbaşladı^.628. olmuştu. 182. pek az zaman kısa müddet mânasma kullanılmıştır. Şeyhülislâm S u n u l l a h Efendi E f e n d i ' n i n oğlu D e r v i ş Mehmed mülâzım 1021 H .^(âyî. Filhakika mânasına iltimas. OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Daha sonraki tarihlerde ulema oğullan hakkındaki bu imtiyaz genişlemiş ve bu suretle ilmiye smıfında bu gibiler hak­ kmda ehliyet ve istihkaka bakdmıyarak imtiyaz sayesinde pek çok kıdemli. gözetmeden himayelerle birden bire derecelere atlamak lann oğuUannm otuz akçeli Miftah Efendi'nin Efendi'nin torunu ve müderrisliklerine tâyinleri Mehmed Çelebi'nin Şeyhulislâmhğı zamamnda E f e n d i dersten mezun olduktan sonra ceddine tâyin edilmişti*. âdet tâyin olunurlardı.)'de babasmın vefatı üzerine kayıt olunarak birkaç ay sonra Dâhil itibar edilmiş olan Eyüp'te Zal Paşa zevcesi Şah Sultan medresesine müderris olmuştur**. (1612 M. 560 "Mehadim-i kiram meşayih-i islâm. s. Tekille lügatte Tehilletü'l-kasem. 553. Şakayık'taki (Tekille tariki ile) ve (Tehille-i sahnla Bağdad payesine mütesâid) ve (Tehille-i Sahn tariki üzere altmif akçe ile Muradiye'ye terfi) kayıtları kısa zamandaki terfi ve terakkiyi göstermektedir (. . Şakayık zeyli. * • A t â y î (Şakayık zeyli) A b d ü l k e r i m b. * . M e h m e d Çelebi b. 567. 1 Şakayık zeyli. s.)'de ihtida kırk akçe ile Beşiktaş'ta Barbaros Hayreddin Paşa medresesi müder­ risliğine tâyin edilmiştir^.72 lardı^. * Atâyî (Şakayık zeyli) M e h m e d h. yeminin hükmünü izale etmek mânasmda iken sonraları..615. s. s. M u s t a f a N i k s a r ! tercüme-i hâlinde. ikram olundukları üzere Zal Paja Sultan payesi ile ihtiram olunmuştur". 183. Atâyî.

361. babasımn kazaskerUği zamanında mülâzım olduğundan kırk akçe ile müderris olmuştu. s. c I I . 747. üzerine ihtiram » Atâyî. 749. a. 325. hoca-zâdeler kanunu şehzâdeUğinde üzere 1007 H . 539.)'de Dâhil müderrisliklerinden Şah Sultan nail olmuştu'.)'de birinci defaki şeyhuhslâmhğmdan mazûl olarak memleketi olan E r z u r u m ' a gönderilmiş olan S e y y i d oğlu S e y y i d Hâriç Fethullah Efendi Feyzullah tstanbur& Efendi'nin gehp müderris Efendi. olmak isteyince şeyhuUslâm bulunan S a d ı k müderrisliği tekUf etmişti. I I I .MÜDERRİSLİK 73 Bu kayıt şeyhülislâm oğuUarmm birden bire Dâhil müderris- Uğiyle tâyinlerini göstermektedir. 1694 M. . yine böylece Z e k e ­ r i y a E f e n d i ' n i n kazaskerUğinde müderris olan oğlu L ü t f u l l a h Çelebi "Mehâdım-i sudûr-i kiram kammu üzere ihtida kırk akçe île Silivri'de Piri Paşa müderrisUğine" tâyin edilmişti^. » Atâyi. s. (1599 M. 529. M e h m e d ' i n bocalan olan Tacü'ttevarih müelUfi meşhur H o c a S a d e d d i n E f e n d i ' n i n oğlu mü­ lâzım olduktan sonra Pâdişâh bocalan oğullannm imtiyazlan gibi Pâdi­ üzere şeyhuUslâm evlâdlan gibi Dâhü medreselerinden Esmihan Sultan müderrisUği tevcih edilmiştir*. Nitekim 1106 ( H . B . Kazasker oğullarma da ilk defada kırk akçelik müderrislik verilirdi. * Atâyî. » Atâyî (Şakayık zeyli). M e h m e d ' i n olan A z m i E f e n d i ' n i n oğlu ihtida kırk akçe üe mü­ derrisUğe başlamıştı*. 553. Yine bunun şâh hocalanndan N e v a l î müderrisUğine hocası E f e n d i ' n i n oğlu. ŞeyhuUslâm Ş e y h i Abdülkadir Efendi'nin oğlu Abdürrahim Efendi. s. I I I . M u r a d ' l a oğlu I I I . Sultan zadelerden ilmiye sınıfına intisap edenler de mülâzemetten sonra Hâriç müderrisUği ile ilmiye sınıfma intisap eder1 Raşid tarihi. 506. 739. 575 "Esmihan Sultan payesi ile ikram ve hoca-zideler tariki olundular'*. fakat şeyhuUslâm oğullanmn müderrisUğe Mûsila-ı E f e n d i kendisine sahn (dâhil) mü- Fethullah derrisUğiyle başladıklarmı söyleyerek Hâriç müderrisUğini kabul etmemiş ve pek az sonra saltanat tebeddüUyle babasımn ikinci defa şeyhuUslâm olması üzerine Mûsila-ı sahn müderrisUğine tâyin olunmuştur i.

41). s." Kanunnâme. Sene 996. meselâ 11. s. A h m e d devrine ait bir kartonda İstanbul kadısı oğluna Sultan Süleyman evkafından günde yirmi akçe verilmesine dair vezir-i âzamm takriri ve hatt-ı hümayun vardır (vesika numarası 839) 1006 Ramazan (1598 Nisan) tarihU İlmiye kanunnâmesinde şöyle denilmektedir: b. Aşir Efendi kitapları numara 1004. 34 bâ-hatt-ı hümâyun Müftü Efendi'nin oğluna yevmi otuz akçe verilmek ferman olunmuştur. Diğer bir vesikada İstanbul kadısı ve mevâli oğuUarma selâtin evkafmdan ve sair mahallerden maaş tahsis edilmiş olduğu görülüyor (tbnülemin tasnifi. Pâdişâh sonra bu maaş lanna Şehreminliği varidatından maaş tahsis edilmiş olup daha evkaf-i verilmiştir *. Hattâ meşhur S e y y i d V e h b i bu yolda bir de manzume kaleme almıştır: lltiha île vakur etmek içün etbâın Mün'imlere Hak fermân-i hümâyun Han neşr-i geldi muammer ide hatla idüp Ahmed-i Âlî-şânı mehasin şimdi Emr-i hep ma sadak-i meslek-i mesnun geldi Mûbemû Şer'-i garraya mutabık yeni kanun geldi Hüsne iydiyye siyah câme biçildi güya Çehre-i sâde-ruhana hat-i şeb-gûn geldi ^ Atâyî. . M e h m e d ' i n kanunnâmesinde Şeyhülislâm. 837. 46 Suhan-zâde Osman Bey b.939 ). X V I I I . s. ve şehzade hoealan ile taht kadılan oğulselâtin vakıflariyle sair mahallerden kazasker. Ahmed Paşa Dukakin'in teıcümeihali ^ Fatih'in kanunnâme'ainde ŞeyhuUsIâm ve Pâdişâh hocası oğullarına şehremini tarafmdan altmışar ve kazasker oğullarına kırk beşer ve taht kadısı oğuUarma otuzar ve şehzade hocası oğluna da otuz akçe verilmesi kabul edilmiştir (S. Bu kaide mevali-zâdelere mahsustur.74 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI lerdi. 79 ve aynı kaynak. gayrıya cari olmaya. I. Ebussuud medresesi Fatih Bayezid'in mezun kızı ve Gevher Melekşah Paşa'nın mülâzım oğullan olduktan Davud Sul­ sonra Paşa t a n ile D u k a k i n . Mehmed Paşa b. asnn ilk yansmda ve I I I . saray vesikaları. İVr. "Bazı kümesne şehremininden veya zevaidden bir kaç akçe ulufe peyda edib ednu mülâbese ile mülazım olub" uzun müddet mülâzım olanlara müzahim olur. A h m e d zamanında imoğullannın sakal salıver­ tiyazh ulemanın iyi tahsU görmeyen meleri emredilmiş ve bu hal onlann cehillerini örtmeğe medar olur diye alay mevzuu olmuştur.o ğ l u M e h m e d Efendi'den "kanun-i kadim-i Osmaniyan üzere" müderrisUğine tâyin Sultan Osman elli akçe ile olunmuştur^.

derslerine başladığı tarihten îtibaren tedris hangi Medrese dersten hangi eseri veya eserleri okumuşsa okuduğu eserlerin adlarımn zikredilmesi eder ve böylece suretiyle ders okuduğu hocasmdan bir belge ahr ve bununla daha yüksek bir müderrisin dersine devam medrese derslerini ikmal edip ders okutmağa müsaade ve selâhiyeti havi en son bir vesika ile müderrislik veya kadılık yoluna girerdi.MÜDERRİSLİK 75 Medd-i âh iyle bu vech üzere yazddı tarih HÜBn-i azl eylemeğe hatt-ı hümâyun geldi 1127 İCAZETNAMELER İcaztnâme. edebiyat vesair akli ve nakli üimlerde pek çok eser . Sıhhatli olduklarma şüphe olmayan bu icazetnamelerde ulema silsilesi bizde müderrisin hangi ulema kolundan geldiğini ve bu ulema kolunda kimlerin bulunduklarım göstermesi iti­ bariyle pek mühimdir. (1149 M. felsefe (hikemiyat) ve müsbet ihmlere dair olduklanna göre değişir.)'de Rey şehrinde doğmuş 606 H .)'de Herat'ta mütebahhir Osmanlı memleketlerinde (şeyhu'lebû Ab­ ve Azerbaycan'daki ilim müesseseleri olan F a h r e d d i n R a z i ' y e kadar giderdi. hadis ve fıkıh gibi dini ilimlere veya kelâm. dini olanlan sadr-ı islâma kadar gidip mevzu ilimler ise bunu vazeden mütehassıslara yani imamlara kadar dayanırdı. İcazetnameyi veren müderris icazetnameye kendi ismini yazdıktan sonra kendisi o dersi kimden okuduğunu yani hoca­ sının kim olduğunu ve hocasımn hocasınm kim olduğunu zincir halinde yukanya doğru yazarak bunu İslâm âleminin en büyük âlimine kadar çıkanp bağlardı. kelâm. vefat etmiş olup hakb olarak allâme ve şeyhülislâm unvanlannı almıştır. atılabileceğini medrese gösteren diploma demektir.i ve müsbet ilimlerde (1209 M. tıb. bugünkü tâbir ile bir medrese talebesinin hayatına talebesi. İcazetnameler ya tefsir. riyaziye. X I I I . Dinî d u l l a h Ö m e r 544 H . asırdan itibaren Anadolu'da ve hattâ İran ulema) denilen İmam F a h r e d d i n . Tefsir. felsefe. hadîs.

İ z z e d d i n Keykâvüs. H a t i b . (1277 M. asırda yaşamış olan H ı z ı r B e y talebelerinin en meşhur olanları şunlardır : Bursalı H o c a .ub ve Müftü A h m e d P a ş a l a r . Hayal t Şemseddin. Riyaziyeci K a d ı . Burhanüddin ol­ A h m e d ' i görmekteyiz ki bu asırlarda müderrislerin vermiş dukları icazetnameler muhtelif Fahreddin m e v î ' y e ^ ve oradan XIV. Yak.z â d e . Nasîrüddin AUâme ve X I V .i t j r m e v î . yetişmiş olan R a z î kolunun müessesi Kadı S i r a c ü d d i n . C ı y a s e d d i n K e y h u s r e v zamanlarında yaşamış ve îLiill^^U kadu'l-kuzat olarak en yüksek ilmiye rütbesini almıştır.)'den sonradır.z â d e K a s ı m . " X V . Şair Osmanh âhmlerinden Ş e m s e d d i n oğlu Ş e y h Razî Fahreddin M o l l a F e n a r î ile Samavna A h m e d î de Osmanh memleketindeki âhmlerin bir çoğu M o l l a vasıtasiyle Fahreddin R a z î ' y e kadar Molla Yeğen ederdi ki Fenarî talebesi Fenarî bir ulema kolu teşkil denilen M e h m e d b. Batı Azerbaycan'da Rumiye gölü kenarındaki şehre mensuptur. Vefatı 676 H . Razî'nin Şemseddin doğrudan doğruya talebeleri olup ilk ikisi Anadolu'da ve üçüncüsü Suriye'de bulunmuşlardır. . Muslihuddin Kastalanî ve Hızır Bey'in kendi oğulları S i n a n .z â d e . asnn ilk yansmda Bedreddin mektebine Mahmud. Bunlardan sonra olarak Kadı S i r a c ü d d i n . aym mektebe mesup Razî. ^ S i r a c ü d d i n Ü r m e v î . M e v l â n a A y a ş . K ı l ı ç a r s l a n ve III. Fatih'in hocası H a y r e t t i n . IV. asır başlannda Tusî. Balıkesirli M u a r r i f .z â d e T a c ü d d i n . X I I I . asrın ikinci yarısıyle kısmen X V I . silsilesi birkaç vasıta ile t m a m Cazalî'ye İşte Fahreddin Razî kolundan gelmiş olan âlimler yani Fahr-i Razi mektebi mensupları ve bu Sadrüddin Ahlatî.76 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yazmış olup icazet kadar gider. müddin-i Razî. kadısı âhmler vasıtasiyle Anadolu'da R a z î ' y e kadar giderdi. B e y bu A r m a ğ a n ile onun talebesi ilk istanbul kadısı H ı z ı r kolu teşkil edenlerin başında gelmektedirler *. Davud-i K a y s e r î ve Sivas hükümdarı K a d ı R a z î ahfa­ Abdülmuhsin Kayserî. HüsaKonevî ve daha tzzeddin Sadrüddin Şirazî Mahmud sonra Alâüddin Esved (Kara hoca) ve F a h r e d d i n dından C e m a l ü d d i n . asrm ikinci yarısında Anadolu Selçukilerinden II.z â d e Muslihuddin Mustafa. mensuplardı. arada E f d a l ü d d i n Husrev Şahî. K a d ı . Huncı.i A k s a r a y î .i R u m i oğulları K u t b ü d d i n M e h m e d ve Riyaziyeci M i r i m Çelebi.i Ü r Fahreddin asır sonuyla X V .

MÜDERRİSLİK Müderrishk tevcihi BERATLARI X V I . "Medrese-i mezbure (birden ziyade medrese ise kıdvetü'l-ulema el-muhakkikîn medaris-i mezbure) kırktan munfasıl lede'l-imtihan istihkakı nümayan olan Efendi zîd ilmuhu . . mahal ve müstahak olmakla faziletlû semahatlû şeyhuhslâm Mevlâna Efendi hazretlerinin işaretleri mucibince bâ-ibtida-i hâriç tevcih olunmak buynıldu". . Eyüp. asır ortalarma kadar kazasker­ akçeh medreselere lere ait iken bu tarihten itibaren Şeyhuhslâmhk ilmiye sımfınm en yüksek mertebesine çıkanldığından kırk müderris tâyini kazaskerlerin ve Hâriç medreselerinden itibaren yukan smıf müderrislerinin tâyinleri de şeyhuhslâmm arzlariyle olmuştur. . Eğer inha edilen müderris adedi ziyade ise tabiî vezir-i âzamm inhası ana göre yazılırdı. * Şeyhtılislâm ile İstanbul. okutulan asırda eserleri Anadolu'ya girerek ile Seyyid medreselerimizde Şerif Cür­ olmuşlar ve Fahreddin vasıtasiyle Sadettin Ürmevî gelen Teftazanî canî eserleriyle Siracüddin dan sonra Osmanlı medreselerinde kolunu terk müessir yine bunlar edip Razî'ye bağlanan kendi mekteplerini tesis etmişlerdir ki bun­ âhmlerin icazetnameleri Fahreddin R a z î ' y e kadar gitmiştir.MÜDERRISLIK 77 XV. Yukanda bilmünasebe görüldüğü üzere Şeyhuhslâm. Bu muameleyi mütaakıp inha edilmiş olan müderrise I b - tida-i hâriç müderrisUği beratı verilirdi. Galata kadılıkları ve bir kıslın vakıf rüûslan da Rüûa kalemi rüûslarmdandı (Türk Tarih Eruümeni kütüphanesinden Tarih Kurumuna devredilen 39 numarah defter). Üsküdar. Pâdişâ­ hın mutlak vekkiU olan sadr-ı azama yazar ve onun tarafmdan da Pâdişâha arz olunarak muvafakati alınır ve vezir-i âzam aşağıdaki tertip şekhyle müderrishk ruûs ve beratlanmn yazümasım ruûs kalemine emrederdi ^.

Mektubu mütalâa kdanlar alâmet-i şerif üzere itimad kdarlar. berat veya menşur demektir .78 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I X V . medresenin tamiri icap ederse vakfiyesi üzere onun tamirini yaptıracak. ^ J l ^ Misal. Bu müderrisUk rüûsu Mevlâna Kıvameddin'e (884 H . tâ revnak-ı din ve kemal-i ilim şeref bulub mertebe-i ulema derece-i âlâya yetişe. Tahriren fî sene erbaa ve semanîn ve semane mie*. Bu müderrisliğin ilk medreselerden olan Hâşiye-i tecrid medresesi olduğu müderrisinin yirmi akçe yevmiyeli olmasmdan anlaşıhyor. " lÜVlg^li* Menahicü'l-iıiia (Yahya b. Müderrisin rüûs mucibince okuttuğu dersten başka o medresenin vakfı mucibince kendi müderrisUk yevmiyesinden maada talebenin haklarım verecek. . harabım imaret kdıb halihn meremmet eyUye ve yevmi yirmi akçe kendu ahb vech-i maişe­ tine sarf edib devam-ı devlet duasına meşgul olub mezid-i ina­ yetine müterakkib ola ve baki ne kaldiyse medresede müştagil ve mülâzım olan talebeye tahmil ve taksim ide. Nr. 610 varak 61 (merhum Prof. Mehmed el-Kâtib). ehl-i fesada medresede oda vermiyecekti.JiJl EnfezehuUahü taalâ ilâ yevmi'l-haşr ve's-sual oldur ki Darende-i tevki-i Aîilil |»t j amme ifadetuhu refi seyyidü'l-ûlema ve kıdvetü'l-füzelâ mevlâna îUl ç\ji ^Jİ\j Kıvamü'l-milleti ve'd-din dâme ismetuhu ve hizmetlerine mahrusa-i Selanik medresesinin müderrisliğim tefviz kddım ki bâde'l-yevm medrese müderrisi olub ulûm-i diniyyeye meşgul olub müşkilât-ı fûrû' ve dekâydt-i ehâdis ve hakayık-ı tefsir-i Kur'an hali de muhassıl ve mahsus talebeye her ne fenden okurlarsa bi-kaderi'l-vus' ve't-tâka ve'l-imkân tatil günlerinden gayri günde talebenin dersini kesmeye ve sükkân-ı medreseye bi-kaderi'l-istihkak hakların tâyin edivere ve ehl-i fesa­ da medresede hücre vermiye ve talebeye talim ve terbiyet bâbmda gayetle meşgul ola (ki ilm münteşir olub izdiyada irtifa bula ki el-ilmü bi'l-müderris kaimen ve irtifaan) ve evkaf mahsulâtından olan rakabe-i medreseyi mukaddem tuta. ASRIN BİR İKİNCİ YAKISINDA VERİLMİŞ MÜDERRİSLİK BERATI Sebeb-i tahrir misal-i bî-misaP JİJJI j ^ 1 J l JU: ^1 . ParİB Mülî kü­ tüphanesi yazmaları üâve kısmı. = 1478 M. Mükrimin H a l i l Y ı n a n ç ' m Paris kütüphanesiaden aldığı notlardan nakledilmiştir).) senesinde verilmiştir.

Paris MiUt kütüphaııesi. f j J j l Nişan-ı şerif-i âl'şan ve tuğray-ı garrây-ı vacibü'l-iz'an enfezehullahü'l-melikü'l-mennan ilâ ahiri'd-dühûr ve'l-ezman oldur ki Dârende-i misal bi-misal-i lâzimü'l-ittiba ve'l-imtisal cenah-ı fahrü'lfiızelâ el-müteverrün. M a k r i m i n Y ı n a n ç ' m notlanndan). Nr. Şakayık tercümesinde A l i Kuşçu'nun Sahn mfidertialiğine dair kayıt yoktur. kenduye aydan aya vazifesini ve mezkûr camün evkafmdan talebeye yevmi otuz akçe ve muidine yevmi beşer akçe ve yevmi bevvabma iki akçe hesahmca vazifelerin vire ve simden sonra her kim müteveUi olursa bu minval üzere vireler.z â d e H a m i d ü d d i n E f e n d i ' y e verilmiştir. i l .l J l OLJII jai . . zahrü'l-ulema.jLüI ö U i .' j ı f ' j J L i J U Juji Ö U J 6Uj-iflj ^ L J V İ (. r i J l t . a i j l j .^ . Arapça yazmalan. . * Beratta A l i K u ş ç u hakkmdaki tavsif onun ne derece yüksek bir filim olduğunu gösterdiği gibi aym zamanda onun Sahn-ı seman müderrisi bulunmuş olduğunu da göstermektedir. el-mütebahhirin ilmü'l-evvelîn bel nehr-i Efdalüddin oğlu Mevlâna H a m i d ü d d i n Ç e l e b i dâmet fezâiluhu mahrusa-i Kostantiniyye'de Yenicami medresesinde * Cenab-ı fezâil-meab Mevlâna âzam âlem efdalü'lulema-i fi'l-âlem miftah-ı izah-ı ferayid-i meani ve b e y a n . 4434 (Ralımetli Prof. ' . .J-Sl J l i . .MÜDERRİSLİK 79 XV. ASRIN SEMAN İKİNCİ YARISINDA SAHN-I MÜDERRİSLİĞİ Sultan BERATI Bu berat sureti F a t i h M e h m e d tarafmdan elli tâyin akçe yevmiye ile Sahn-ı seman medreselerinden birisine edilmiş olan E f d a l . * Fatih camünc o tarihlerde Yeni Cami denilmekte idi. Efdal-zâde 23 Şevval 877 (23 Mart 1473)'de Sahn müderrislerinden A l â ü d d i n A l i K u ş ç u ' n m Ayasofya müderrishğine nakU üzerine Sahn müderrisi olmuş ve bir hafta. âlâü'lmilleti veddin Ali K u ş ç u y e r i n e ' müderris nasb edib sene seb'a ve seb'tne ve semâne mie Şevvalinin yirmi üçüncü gününde yevmî elh akçe tâyin eyledim ve büyürdüm ki sadrü'l-ümena ve mutemeddin cami-i cedid müteveUisi Mevlâna A ş k i z i d e kadruhu mezkûr camiin evkafina günde kırk akçe ve zevayidinden yevmt on akçe hesab.y l ı . on gün sonra da evâil-i zilkade (1473 Nisan) tarihiyle kendisine aşağıdaki berat verilmiştir j j » j J I > . tecdid-i ' Mecmûa-i Münfeat.

Cumaâbâd'da Kasım Paşa müderrisi Mevlâna Süleyman. Binaen alâzalik . Çün avâtıf-ı aliyye-i şâhâne ve avârif-i mütekâsire-i Pâ- dişâhânem inayet ve müstahakk-ı atıfet olanlar bâbmda mebzul ve masruf ve bî-diriğdir. ' Başvekâlet Arşivi. hüküm ve nijan demektir. Nijancı mukabili olarak Selçuküerde de Pervane vazifesi vardı. 604. Tevcihat vesikaları. Osmanhlardaki Tevkii. Şöyle hileler. ferman.»IjT*»»-. Nr. Filcümle kesb-i fezâil ve neşr-i ulûmda hiç bir veçhile dakika-i rakika fevt etmeyib riyaz-ı ulûm ve maarifte tertib-i irşad ile ağsan kdıb tullabma neşv ü nema verib jlpl »J»' J'\ j JJI »UI devam-ı delâlet-i ebed peyverdim duasına muvazabet ve mülâ­ zemet göstere. Kadı olmağla yerine yirmi beş akçe ile llyas Bey medresesinden iki yıldan ziyade zaman infisali ve altı aydır Dersaadetime mülâzemeti olan râfi-i refi-i saadet-nişan kıdvetü'l-muhakkikin el-muhtas tevki-i umdetü'l-müdekkikin bi-mezid-i inayetül-melikü'l-mennan Mevlâna Sinan saadet-masirime vücuda zide fazluhu tâlib ve müstahak olduğu sene sitte ve işrİn ve elf Cumadel-ûlâsmm ikinci ( g ü n ü ) pâye-i serir-i arz olundukta hakkmda mezîd-i inayet-i mülûkânem getirüb medrese-i mezbun yevmi otuz akçe ile sadaka edüb bu ' Pervane. . Kişver-küşây-ı cihan-ârây-ı tuğray-ı hümayunla muhaUi ve misal-i meymunla mütehalli görenler mazmununu muhakkak bilib îtimad ideler. Tahriren fi evâil-i Zilkade. X V I I . B u dahi alü> vech-i maişe­ tine sarf edib v a n b medrese-i mezburda ahah-i müstaiddine ifade ve istifadeye meşgul olub eyyam-ı tatilden gayn günlerde derse iştigal eyliye.80 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E TEŞKİLATI hüküm ve pervane^ taleb etmiyeler. . sene seb'a ve seb'in ve semane mie. sene 1026 H . tbnülemin tasnifi. ASIR BAŞLARINA AİT MÜDERRİSLİK BERATI 2 J U ^ İ J^ij^i j Li>JI j <1)jJ\j Nişân-ı şerif-i âli-şan-ı sâmibâde ve'l-meâli hükmü mekân-ı sultani ve tuğray-ı garrây-ı cihan-ârây-ı hâkani bi'l-avni'r-rabbânî ve's-savnü's-samedâni oldur ki. Daha sonraki asırlarda da tahrir tarzı aymdır.

. sene sitte ve işrîne ve elf mine'l-hicreti'n-nebeviyye. * Feridun Bey Münşeatı.. tbnfy... cibet-i tedris yevmî otuz akçeye mutasarrıf olup devam-ı devletim içün duaya müda­ vemet göstere ve cihet-i bevvab ve ferraş dahi bunun yedinden sarf ve hare oluna. s. Bu babta hiç ahad mâni ve dâfi olmayıb asla veçhen mine'l-vücuh dahi ve taarruz kılmayalar. I. s. c. 11. kurrere fî evâsıt-ı şehr-i cemaziyelevvel. • Fatih tedir i. Iftiharu'1-ülema-el-muhakkikîn kîn yenbû-el-fazi ve'l-yakin muhtarü'I-fuzalael-müdekkiulûmi'l-enbiyai'l-mürselîn varis-i Sultan « * Mehmed'in kanunnâmesinde Sahn-ı seman ve Dâhil medreseleri müderrislerinin elkabı şöyle kaydedilmek­ el-muhtas bi-mezid-i inayeti'l-mülkil-muîn. Feridım Bey Münşeatmda ise yalmz Sahn müderrislerinin elkabı zikredihniş olup aynen şöyledir*: İftiharü'l-ü'lema el-muhakkikîn kikîn madenü'l-fazi ü ve'l-yakin meliki'l-muîn. « . TtfUU». Şöyle hileler ve alâmet-i şerife îtimad kılalar.MÜDERRİSLİK 81 berat-ı hümayun-ı izzet-makrunu verdim ve büyürdüm ki v a n p anda müderris olup talim-i ulum-i şer'iyye ve tamim-i tade-i ma'bûdeden (tatü günlerinden) gayn evkatta fünun-ı bilâ-özr-i mer'iyyede bâb-ı ifade ve istifadeyi meftuH tutub eyyâm-ı mûşer'î tatil-i vakt etmeyib ders fevt eylemeye. müderris mevlâna muhtarül-fuzelâ zidet el-müdekinayeti'lel-muhtas bi-mezid-i fezâiluhu * Kanunnâme-i Âl-i Osman. 31.

.

alım ve satım muamelelerinin tanzimi de bunlara aitti. A y m zamanda şehir ve kasabalarm belediye işleri bugünkü noterler gibi vekâ­ letnameler. 86'da Orhan Gazi*nin ilim ehlini ve hafızlerı sevdiğini ulemaya ve kimseden bir }ey almamalan için kadılara ulufe tâyin edildiğini beyan ediyor. s. Ali. s. sayı 9. 100. şer'î ve hukukî hükümleri tatbik edici demek olup aym zamanda hükümetin emirlerini de yerine getiren bir makamdı. Hükümetin mahallî herhangi bir iş hakkmda göndermiş olduğu fermanlarm infaz ve tatbiki de bu kaddar olurdu. sene 1939) * Afik Paşa-zâde. evvelce kaddarla idare edUdikleri için buralara kaza denilerek bu isim zamanımıza kadar gelmiş ve sonra ilçe admı almıştır. Xiy. 70 ve Oruç Bey tarihi ( Babinger yayını). İtikadî işler. Türk Tarih Kurumu yayınlarından.DOKUZUNCU BÖLÜM KADILIK Osmanlı devletindeki şer'i mahkemelerde şer'î ve hukuki bütün meseleler Hanefî mezhebi üzere hal ve fasi edilirdi. jfVejrt (Cihannüma). Kadı. tzmk ve Bursa kadısı olan Çandarh Halü Hayreddin Paşa'ya kadar ilk Osmanh vezirleri ulema Halil Paşa da hep âzam olmuşlardır. Kaddara ^ ^ 1 ^U. Bu şer'i mahkemelerden başka da mahkeme yoktu. s. İbrahim Paşalarla torunu ilmiye sınıûndan yetişerek bet azdı ve müderrislik kaddığa tercih ediliyordu. Daha sonraki mülkiye teşkilâtımızda kaymakamlarla idare edilen mahaller. 30. kaddarmücretlerinin az olması idi*. 99. s. asır sonlarma kadar Osmanh devletinde kadıhğa rağ­ sınıfından yetiştikleri vezir ve gibi^ vezir-i Hayreddin Paşa'dan sonra oğullan.hâkimü'ş-şer'i ve daha sonra alebtlak hâkim denilmiştir. Osmanh devletinin kuruluşu sırasmda en büyük kadıhk vasıtasiyle evvelâ İznik ve sonra Bursa kaddığı olup zabtedilen yerlerde de ikinci ve üçüncü derecelerde kadıhklar ihdas olunmuştu. fıkıh denilen 1 Osmanlılarda ilk vezirlere dair mütalâa (BelleUn. . buna da sebep.

s. " Osmanlı kanunnâmeleri (Millî Tetebbular mecmuası) sayı. I. fakat aym zamanda Pâdişâh ule­ madan Şeyh Ramazan'a kazaskerUk tevcih ederek kaddann için­ den cahil Âşık ve zahm olanlarmı hacretmesini emretmiştir*. Bu miktarı seksene kadar çıkaranlar varsa da mübalağalıdır. bazı kaddann malarmı emretmiş ise de ^ kadılann maişetlerini duğu Yezir-i âzam ber aldığı zaman bunlarm Yenişehir'de bir eve konularak yakdkadar maaşlan olmadığmdan dolayı bu hahn vukua gelmiş ol­ Çandarh-zâde A h Paşa tarafmdan mesi üzerine kaddann gördükleri işlerden dolayı ^ücrct-i safcûA. 104) on bej kadar olduğunu yazarlar. « Oruç Bey tarihi. 30. s. 100. 30. için nâmede edihyorsa Vezir-i Yıldınm Bayezid da miktan zamamnda kadılar edilen resmin hüccet. Neşn. ) . Bu miktar daha sonra para rayicine ve ihtiyaca göre artmış ve eki O r u ç B e y mürtekip kadıların yirmiden ziyade (S. 71. c. resm-i kısmet ve sicilden almdığı beyan gösterilmiyor*. 2.84 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI İslâm hukukuna vakıf Kadılarm muayyen ulema tarafmdan halledihyordu. nikâh akdinden on iki ve resm-i kısmetten binde yirmi akçe olunduğu yazıhyor*. Neşri ve Oruç Bey tarihlerine göre resm-i yirmi akçe olup * Kanun­ kabul ise hüc­ kısmet. daha olmayıp aidatları herhangi sonra bu fakihlara müftü denilmiştir. yani miras taksiminde bin akçede sicU) iki akçe resim almdığı beyan Oruç Bey tarihinde ise bundan başka şer'î mektuptan (suret-i edilmektedir*. III. 29) ve Ali ise (Kün­ hü'l-ahbar. İki evvelki kaynakta binde yirminin nereden almacağı zikredilmemekle beraber Oruç Bey'in ikinci nüshasmda (S. Ali tâyin Tacü't-tevarih'te tavsiyesiyle âzam Çandarlı-zâde Paşa'nm cetten yirmi beş. 325. s. s. . 104 ve Tekâlif Kavaidi (Abdurrahman Vefık). Paşa-zâde. » Müneccimbafi. 338. s. 371. irtikâblannı ha­ temin edecek arzedilSultan Y d d ı n m Bayezid. c. s. 310. V. sicilden yedi. c. Oruç Bey. 100. s. s. s. " Aşık Paşa-zâde. • Tâcü't-tevarih. maaşlan bir dâva münasebetiyle zuhurata bağh olduğu için bunlardan maişetçe zarurette kalanlar yahut aldıklarını az görenler irtikâb ve irtişaya sapmışlardır. 100) bunun resm-i kısmetten almacağı gösteriliyor.^ adiyle bir ücret tesbit edilmesi muvafık görülerek cezadan kur­ tulmuşlardı (796 H . = : 1394 M .

sonra şer'î mah­ kemelerin nizâmnâmelerinde bazı tadilât yapılarak bazı ücret­ lerde değişikhk olmuştur. 315. Esad Efendi kitapları. naib. asır başlannda da aynı kanunnâmesinden resimlerin alındığını H. (1590 M. üçü naibin ve biri kâtibin olarak on dört akçe ve boşanma resminden ellisi kadının. . ^ Kanunnâme-i Âl-i Osman. • MiUî Tetebbular Mecmuası. altısı kadının biri nâib ve biri kâtibin olmak üzere sekiz akçe ve hüccet resminin yirmisi kadınm. asırda miras taksi­ minden kadılar binde on beş. 36. hüccetten otuz iki.)'de neşredilen üç nizâmnâme mucibince kuruş ve para sabiyle resim ahnmağa başlanmıştır''. s. 372. s. onu naibin ve altısı kâtibin olarak altmıj altı akçe ve sicil sureti resminden on biri kadımn. dul nikâhından on beş veya on iki akçe alınması kanun oldu*. Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. J. evâmir ve nevâhi-i ilâ- ' X V I . 54. X V I . * Nimeti Efendi kanunnâmesi (Kütüphamemizdeki nüsha). astr sonlarındaki kanuna göre sicil resmi. XVI. . Kadı hâkim olup icrây-ı ahkâm-ı şer'i n e b e v i d e . • Osmanlı kanunnâmeleri (Millî Tetebbular mecmuası). (1854 he­ Nimeti Efendi öğreniyoruz* 1271 Daha M. 301. dördü naibin ve iki akçesi kâtibin olarak yirmi altı akçe ve mürasele resmin­ den beji kadımn ikisi nâib ve birisi kâtibin olarak sekiz akçe ve mukataa res­ minden onu kadımn üçü nâib ve biri kâtibin olmak üzere on dört akçe ve jjT âbik (kaçkun köle) resminden onu kadımn. imzadan on iki ve müraseleden yani şer'î muhaberâttan altı akçe resim ah­ nırdı".KADILIK silmiştir i. 326. asır sonlariyle X V I I . sicil suretinden on iki ve imzadan on iki ve miras taksiminden binde yirmi.) tarihh bir kadı be­ ratı mazmunu bunlarm şer'i muamelâttaki vazifelerini göstermesi itibariyle mühim olduğundan suretini aşağıya naklediyorum®: Mazmun-ı berat-ı kadı : . » Düstur. sayı 2. nikâh resminde kız olanlardan kadıya yirmi ve hademesine beş. s. s. 29. 35. Fatih Sultan Mehmed'in kanunnâmesinde 85 kadı­ larm sicilden yedi. Nr. dul olanların nikâhından kadı on ve hademesi beş hüccet ve resm-i kitabet kadı için yirmi ve hademesi için beş ve azadnâmelerden kadı için elli. sayı 2. . s. c. Kanun-ı kadim bu minval üzere muharrerdir. s. 3436). XVin. 321 ve oradan naklen Tekâlif Kavaidi. ikisi naibin ve biri kâtibin olarak on dört akçe resm-i kısmet ise yirmisi kadımn üçü naibin ve ikisi kâtibin olmak üzere binde yirmi beş akçe olmuştur (Mecmua. asır sonlannda 998 H. bakire nikâhın­ dan otuz iki. emin ve kâtip için on iki cem'an altmış ve sicil kaydından sekiz. .

ve verese talebiyle kısmet olundukta binde on beş akçeden ziyade aimmaya ve kısmet eylediği aruz ve akardan resm alınmaya ve resm-i kısmet ziyade almak için müteveffanm metrukâtım ziyadeye tutmaktan hazer edib ehl-i hibre ile göre ve sicillât ve hüccet akçelerin ifrat eylemeyib kanun-ı kadîm üzere sicille yedişer ve suret-i sicille on dörder ve hüccete otuzar ve ümena ve mütevelliler muhasebesini ve haraççı ve resm-i ağnamcı def­ terlerin imza için de on ikişer akçe ahb ziyade alanlara sebeb-i azl ola ve mirî mültezimlerinin kefillerin kendu bizzat göre ve küfelâmn biz filâmz dedikleri gibi midir? ehl-i vukuftan tamam malûm etmeyince heman takrirleri ile yazmaya. bu minval üzere dokuz yüz doksan bir senesinde kanun-ı mukarrerdir. . sonra hilaf zuhur eder ise kadıya tazmin ettirile ve emr-i şerif veya dâvacdar talebleriyle lâzım gelmeyince nâiblerin kuraya ve nevahiye sahvermeye ve kefere nikâhmdan resim almaya ve beylerbeyi ve sancak­ beyi mektublariyle ve kul göndermeleriyle haric-i kazada kaziye istima etmeyeler. Ve südde-i saadetime hâkimler irsal eylediği arzlarma tarih yazalar. kuzat-ı salife her neye mutas a m f ola gelmişler ise bu dahi ana mutasarnf olub benim devam-ı devletim içün duaya mudavemet göstere ve kısmet hususunda ve gayride emr-i şerifim bunun üzerinedir ki her müteveffanm varis­ leri mademki kısmet taleb etmiyeler kaddar varub cebr ile kıs­ met eylemiyeler. Ve kadîmden va'z ve nasihat edenleri va'z ve nasihate lâyik olduğuna yedinde temessükü ideler.86 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKILATI hîye mütemessik inhiraf gayn olub istimâ-ı deavi ve fasi hususunda şer'-i göstermeye ve derahim ve denanir-i evkafı muhteUfiinfiha olan esahh-ı akvaU bulub anımla emval-i eytam ve mal-i eimme-i hanefiyyeden kavimden tescihnden mesaili kema-yenbagi tetebbu edib amel eyliye ve kütüb ve kısmet-i gaib ve mal mevaris-i azl ve reaya ve sicillât ve tezvic-i sigar ve sagtre ve zabt-ı nasb-ı vasi ve kadı ve nâib ve akd-i enkiha mübaşir olub ol yerin mecmu-ı ahaHsi ve tenfiz-i vesâyâ ve sair kazayây-ı şer'iyyede bittamam ve'l-kemutasarrıf ve mevlânây-ı mezburu kendilere kadı ve hükmünü nafiz ve câri bilip kazay-ı şer'iyyelerinde rücû-ı mezbure edib izninden tecavüz eylemiyeler ve cihet-i kaza (maaş). şöyle ki veresenin bazı sagir olsa kıbel-i şer'iden vasi tâyin edib sagirlere ait olan mirası hüccet edib ve resm-i kıs­ met taleb eylemeyeler. olanlara anlardan maada kütüb-i tefâsir ve ehâdis istihracma kadir ve ettirib maadayı men edeler.

solaklar. yukanda teşkilâtı daha sonra bazı ^ K Y I I . müderris olmak istemeyip kadılık isterlerse doğrudan doğruya kaza kaddıklarma tâyin edildikleri gibi bir müddet müderrisUk edip sonra kadı olmak isteyenler de müderrisUklerinin derecesine göre kaza. Bab-ı hümâyun kapıcılan. Medreseden çdup kazasker divanma edenler. meşaleciler. XIV. iskemleci çadır mehterleri. saadetlû hünkâmn buyurun ki ol arz ettiğin kadı ehl-i ilim midir ve müstahak mıdır?" (Koçi Bey'in Teşkilât mecmuası). . beş bölük yeniçeri. sakalar. matracı. bölükbaşüar ile kaşıkçılar idi (Nimeti Efendi kanunnâmesi. asır ortalarına kadar kazaskerUkler itibariyle resmî ilmiye kaddann sınıfmın en yüksek makamı olmalan mevleviyet denilen büyük kadılıklar da dahil olmak üzere bütün tâyinleri Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin arzlan gününde Pâdişâh okuyarak denilen daha tarafından iradesini büyük ihtidadan yüz eUi akçeUk kaddddara kadar olup bunu divan-ı hümâyun içtimalannm kabulleri kaddan esnasında kazaskerlerin ahrlar ve yüz elUden muayyen yukan huzur-ı hümâyunda mevleviyet bildirmeleriyle sadr-ı âzamlar arz eder­ sadr-ı azama müftü veya aitti. 73). yani bu büyük kaddann tâyini XVI. Beş yüz akçe yevmiyeU mevaU yani eyâlet kaddarmın tâyinlerinde divan-ı hümâyun hademelerine kapıcdara ve sair vazife sahiplerine iki bin iki yüz elU kuruş bahşiş veriUrdi^. teşrifatçı. peykler. Kendi selâhiyetleri dahilindeki kaza kaddanmn tâyinleri ve aziUeri hususunda kazaskerler tarafından tutulmuş olan ( a k d i y e defteri) yani kaddar İlmiye defteri söylediğimiz gibi bu defteri huzur-ı hümâyunda okuyup şahm muvafakati alınırdı*. sancak veya eyâletlerden birinin keza kadısı olurlardı. mülâzemet medrese tahsili görüp icazet alarak mülâzemet etmek edenlerden tâyin edihrlerdi. asırdan X V I . osiT Bonlariyle X V I I I . deftere Pâdidenilirdi. * "Kazaskerler arz günü akdiye defterlerin okuyup falan kadılığı falan dâinize verin deyu arz ettikte.KADILIK KADILARIN TAYİNLERÎ 87 Kadılar. islâmlarm kadıhklar asnn ve ikinci Ibtidây-ı yansmdan takaddüm dahil sonra kazaskerlere etmeleri sebebiyle müderrisUkleri şeyhüUslâmlarm sadr-ı âzam vasıtasiyle inhalan üzerine yapdır olmuştu. asır başlarında bahşiş alanlar saraydaki nöbetçi kapıcılar. s. şeyhul­ büyük lerdi. pişkeşçi. yazıcı.

20. 20. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. Hâriç.88 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI tadilâta uğrayıp kazaskerlerin kadı ve müderrisler için tuttukları defter esas olmak üzere tâyin ve nakiller bir tahriratla inha yollu yapılır ve yapılan dolunurdu i. Fatih tırdıktan kadılara Sultan sonra tebeddüller (tarik defteri) adlı deftere kay­ M e h m e d Sahn-ı seman medreselerini yap­ tedvin ettirirken bu kanuna kanunnâmesini ait maddeler de koydurmuştu. askeri hizmete geçmek isterlerse Beylerbeyi rütbesiyle kadılanmn en yüksek derecehsi olan İstanbul kadısı merasimde beylerbeyiîerle aym derecede tutulmuştu*. ' Kanunnâjne-i Âl-i Osman. Sahn-ı seman müderrislerinden arzu edenler mevleviyet olan beş yüz akçe yevmiyeh kadıhğa geçebihrlerdi *. . Beş yüz akçelik kaddann dereceleri Fatih'in kanunnâmesine göre teşrifatta beylerbeyiler (iki tuğlu Paşalar) ile defterdarm tâyin olunurlardı*. M e h m e d N u r i B e y daha sonra Temyiz Mahkemesi Şer'iyye dairesinde mümeyyizliklerde bulunarak Meşihatm lağvedilmesi üzerine Şûray-ı Devlet Birinci smıf kâtipliğine tâyin edilerek Mazbata kalemi müdürlüğünde bulunup 1941'de tekaüd olup 1949'da vefat etmiştir. mev­ leviyetler muhtelif tarihlerde memleketin büyümesi dolayısiyle lüzumuna göre artmıştı. $. ^ Bu tarik defterlerinden sonuncusunu kıymetli dostum merhum Bay N u r i S a y g ı l ı bana hediye etmişti. Meşihat mektubî kalemine girmiş. Talik yazısı güzel olup bunu Hattat H a s a n F e h m i Efendi'den meşk etmişti. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. ilmiye rütbesi Ibtida-i hâriçten başlayarak mahreç mevleviyeti payesine kadar yükselmiştir. Halûk ve mütevazi bir zat olan N u r i Bey'in nefis yazılan havi bir kolleksiyonu olup maişetçe zaruretine mebni bunu ucuz fiyatla satmağa mecbur olmuştu. Bıma göre kadıhğın en yüksek derecesi beş yüz akçe yevmiyeh mevleviyet denüen taht kadılıkları olup bunun üstünde ancak kazaskerhk vardı. Yalnız taht bir derece aşağumda olup eğer bu kadılar. Fatih camii dersiâmlarmdan Korfina'İ! M u s t a f a Ş e v k i Efendi'nin oğlu olup 1296 H . s. t. (1878/79 M. Dâhil ve Sahn müderrislerinin maaşlan eUişer akçe olduğundan muadih olan kadılıklarda mevleviyet idi'. Yine kanun­ nâmeye göre Dâhil ve Hâriç müderrishkleri de müderrislerin yev­ miyeleri itibariyle mevleviyet sayılarak buralorm müderrisleri de beş yüz akçeUk mevleviyetlere tâyin olunurlardı.)'de İstanbul'da doğmuş. medreseden icazet almış. 20. «. 14. Mehmed İVıtri Saygt/ı.

Bağdad kadılıklarına ve içlerinden pek değerli olanlan ise tahtgâh-ı selâse denilen lardı ı. 44). İçel medreseleri denilen İstanbul. 569.. s. basılmamış birinci cilt. 39. s. 20. Edirne ve İstanbul kaddıklarma tâyin olunur­ defterdan olurdu*. 17 "üç yüz akçelik kadı bej yüz kadı mertebesindedir". 43. 131). 17. 27. yüz elli akçe Ue Galata kadısı olmujtu {Atâyî. s. 48. s. ' Şakayık zeyli.KADILIK 89 Âli'nin kaydına göre Pâdişâhlar tarafmdan yaptırdmış olan altmışh medrese müderrisleri isterlerse Mekke. Süley­ maniye müderrisi olanlardan bazdan Mısır kaddığma tâyin edi­ lirlerdi *. 24. Şam. Yine aym asırda elli akçe Ue Bursa'da Manastır (Orhan Gazi) müderrisi olan Pir A h m e d E f e n d i . Kaddardan üç yüz akçe yevmiyeU kadı arzu ederse mal Bursa. s. s. bu üç yüz akçeU kaddıklar maaş saydmıştır Daha yukarıda kaydettiğimiz gibi Fatih'in itibariyle aşağıda ise de kanunnâmede beş yüz akçe mevleviyet derecesinde kanunnâmesine göre Hâriç elU akçeU müderrisin beş yüz akçeUk mevleviyete tâ­ yinleri X V I asır içinde kaldınlarak bunlann yüzeUi akçeUk kadıhklara tâyin edilmiş olduklan görülüyor*. Hfiliya senin hakkmda avâtıf-ı âliyye-i husrevânem zuhura getürüh işbu sene ihda ve sittin ve tis'a mie Şevval-i mükerreminin üçüncü gününden Bursa kaddığı tefviz ve taklid kıhmh. Atâyî.. ' Ayasofya Müdenisine hüküm ki. s. Atâyî. s. * Meselâ X y i .. Umumî kütüp­ . basılmamış birinci cilt. Bunun makûsu olarak yüz elU akçe yevmiyeU bir kadı müderrisUğe geçmek is­ terse o da Hâriç elU akçeU medrese müderrisi olurdu^. 501. s. ( Mühimme defteri. 27. ' Âli. Âli (Künhü'l-ah­ bar). Ali {basılmamış hane nüshası. Halep. s. 520. 27. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman. 56). I. asır ortalarmda İstanbul'da elli akçe yevmiye üe Hüsâmiye müderrisi olan İ b r a h i m E f e n d i yüz elli akçe Ue kaddığa geçmijti {Atâyî. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman (not). ' Kanunnâme-i Âl-i Osman. a. E d i m e ve Bursa mmtakalanndaki medreselerde yirmi akçe yevmiye ile müderrisUk eden bir müderris kaddığa geçmek isterse kırk beş akçe İle tâyin ediUrdi Fakat daha sonra şöyle bir tertip yapdarak bu tarz son zamana kadar devam etmiştir.

Ar. S.. veriUrdi. S. Top. .. A r .90 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I istanbul'da (Kibar müderrisîn) denilen Dârü'l-hadîs ve Süley­ maniye medreseleri ile. tâyini hakkmda Şeyhulislâm'm bir arizası Emin (Top. Gerektir ki kaza-i mezbure sene-i âtiye Muharremü'lharamı gurresinden ancak altı ay mutasarrıf olub on dört ay tâyin zamanın kazây-ı ahardan tekmil eyleyüb ahkâm-ı Şer'iyye eyleyesin vesselam. Muhzırlann maaşları olmadığmdan onlar bu gibi müjde paralariyle geçinir­ KADIASKERlN KADI TAYINI BUYRULDISI tzzet-meâb şeriat-nisab Mevlâna Mustafa Efendi kâmyab Ba'de't-tehiyyeti'lvâfiye inha olunur ki Eskiyor [Edirne'de] ka­ dısı Osman işbu sene sitte ve sittîne ve miete ve elf Zilhiccetü'şşerife gayetinden r e f v e yeri yevmî kırk akçe ile istanbul'da Beh­ ram kethüda medresesinden kırk iki ay infisahn inayet-i şehriyarf. 11701 El-fakîr Mehmed Rumeli Said beyne'l-ehali icrây-ı d-kadı bi-asker-i ^ Münhal Haleb mevleviyetine Mûsıla-ı Süleymaniyeden Mehmed efendinin 11862). Kazaskerlere ait müderris ve kaddann tâyinlerinde bu tâyin kazasker muhzırlan muayyen tarafmdan miktarda müjdelenir bahşiş ve buna mukabil muhzırlara lerdi. Hâmise-i Süleymaniye. olub sezâvâr-ı olmanla yevmî yüz elli akçe ile sana tevcih olunmuştur. Nr. ihtidası malûm olma­ yarak son zamana kadar gelen kanun üzere istanbul müderrisleri derecesinin ilk kademesi tbtida-i hâriç müderrisUği olarak tesbit olunmuştur.. Mûsda-i Süleyma­ niye müderrisleri kadı olmak isterlerse mahreç mevahsi olup Edirne ve Bursa'da aym derecede bulunan müderrisler kaddığa geçmek arzu ettikleri vakit mahreç mevaUsinden bir derece aşağı olan Devriye mevalihğine tâyin edihrlerdi^.

6. hukukî ve mahallî işlerin kadılar tarafmdan göriümesi cihetiyle idarî teşkilâtımıza girmiş ve devam etmiştir. ayhğın muayyen kısmım a h m r ' . Kazaskerlerin terleri mucibince Anadolu'dakiler kayıtlı olmalariyle derecelerini kaza kaddıklan orada devir ya­ gösteren def­ aynlolarak dokuz smıfa ve altı sınıfa berat kaddarm Rumeli'deki on smıfa ve Mısır kaddıklan mışlardı. varak 328b ve Koçi Bey'in Teşkilât Mecmuası. Rumeli kazaskeri. s. olmanla bâ-terakM yevmi dört yüz akçe Ue sana tevcih olunmuştur. her bin hanede on akçe olarak onun üzerine hasdı tesbit olunur. RumeU'deki kazalarda terakki etmek sure­ tiyle kadılık ederlerdi. 1004. Son zamanlarda üçe denüen ve mülkiye teşküâtımızda kullamlan kaza adı. Rumeli'de dört yüz elli kadılık vardır. tzzet-meâb şeriat-nisab eşraf-ı kuzat-ı kiram-ı zevi'l-ihtiramdan Mevlâna Mehmed £mîn efendi Kâmyab. ' Celâl zâde (Kanunâme) Aşir efendi kitapları. Top.. Anadolu ve Mısır'daki üç smıftı. 9764 El-fakîr müfti-zâde Ahmed el-kadi bi-asker-i Anadolu resm-i . rikâb-ı hümâyuna arz edib tevzi eder.. Keza Anadolu kazalannda kaddık edenler de Anadolu kaddığı defterinde parlardı*. S. ^ "Benim Devletlû Hünkârım. Bâde't-tehiyyeti'l-vâfiye inha olunur ki diyar-ı Mısmyyede ber-vech-i maişet Feyyun muvakkati hâlâ serlevba-i yemin Hafız Mehmed Said işbu sene seb'e ve tis'îne ve elf ZUhiccetü'ş-şerifesi gurresinden on iki ay zamanda bâde't-tasamıf ref ve yeri muvakkati olduğun kadı asker-i esbak ruznâmçeBİnde mükayyed sezavar-ı inayet-i şehriyân .KADILIK 91 KADILARIN DERECELERİ Kadılıklar büyük ve küçük kazalarla sancak ve eyâlet olmak üzere başlıca iki sınıftı. Rumeli'de kaddık olmak üzere aitti ^. s. basılmamış ikinci cih. Rumeli kadUarı Anadolu'ya kadı olmaz ve Anadolu kadUan Rumeli'ye kadı olmaz" Koçi beyin teşkilât mecmuası. 6. Bir kadılık hasdı. kadı tâyininde. onlara karışır. Kaza (ilçe) kaddanmn tâyinleri kazaskerlere Rumeli. herhangi bir Uçenin askeri işleri hariç olarak diğer idari. ^ "Kuzat-ı kasabat menasıbı kazaskeıler arzı Ue veriUb sair menasıb-ı ulema vezir-i âzam olan vekU-i celUe müfevvaz bir husus idi" Â l î . kazalann edenler Kaza kaddıklan kaddıklan Rumeli kazaskeri defterinde kayıtlı olduklarından bunlar Anadolu kaddığma geçemezler. Ar. Nr. gerektir ki kaza-i mezbure sene-i âtiye ZUhicce gurresinden tevabi-i kadîmesiyle seneteyn-i kâmileteyn muta­ sarrıf olub beyne'l-ehali icrây-ı ahkâm-ı şer'i âli eylemede say-i cemU eyliyöBİn vesselam. 229 C.

İzdin. Nevrekop. Ohri. Soroy (Vize'de) Eyüp kaddığı nahiyesi. müderrislik muadüi olan kaddıklar muadilidir. arpalık. rütbe-i karib. Pravişte. Hulumeç (Mora'da) rütbe-i sitte Havassı Ahi Çelebi kazası. İçlerinden değerli olanlardan ikisi Rumeli kazaskeri divanında müşavir olarak bulunurlardı. arpalık Kesriye. Kırçova. Evrese. tebid. salise. arpalık. Silistre. Behlişte. Vidin. Karinabad. tâbirler kadılıkların rütbe ve maaş­ larına işarettir. Alfabetik olarak Rumeli ve Adalarda kaddıkların derecelerini gösteren (Ahval-i menasıb) defte­ rinde (Esad Efendi kitapları. sitte. Draç rütbe-i Çinad. sitte. Uâ. Ahyolı. rütbe-i sitte. Dobniçe (Köstendil) rütbe-i sitte. Rodos. Mostar. Karib-i âlâ ve en son Rumeli'ye kadar çıkar ve oradan olan Sitte-i tekaüd olur. Ayapetre (Mora'da) rütbe-i çelebi. Nakşe. Kefe rütbe-i sitte. Şehirköy rütbe-i ûlâ. Midilli. Vilfitrin rütbe-i Eğri. Endorse. rütbe-i sitte. rütbe-i ûlâ. Eğri rütbesinde. maişet. Elbasan kazası. Çelebi maişet. Iştib rütbe-i sitte. rütbe-i sitte. Avlonya kazası. râbia. Pravadi. Narda. arpalık özice. Rusi Kasrı. sitte. Saniye. Debre kazası. Istefe. Çatalca (İnebahtı sancağma tâbi) rütbe-i ûlâ. Yayçe. Macaristan'da bulnnup buraları eUmizden çıktığı halde kaddık derecesi muhafaza edilmiş "kaddar Rumeli'de Çinad ve Eğri dereceleri itibar edilen kadılıklara tâyin olunurlardı. Çelebi. Karaferye rütbe-i sitte. Bu suretle Rumeli'deki kazalardan ber biri bu dokuz dereceye göre ayarlanmıştı*. rütbe-i İnebahtı. .. saniye.92 OSMANLI DEVLETlNÎN İLMİYE TEŞKİLATI Rumeli kazaskerine tâbi Rumeli (Avrupa) olan kadıları miüâ- zemeti mütaakıp en aşağı başlayarak Eğri. Limasol. Maçin. yüksek derece İnebahtı. rütbe-i sitte. nahiye. nahiye rütbesinde. Ustrumca.. rütbe-i Çinad. Hezargrad. rütbe-i sitte Akçahisar (Obri sancağına tâbi) ûlâ. Banaluka. rütbe-i saniye. Rusçuk'kazası. Niş. karip. çelebi rütbesinde. Serez. derecede çinad^ derecesinden Salise. Nüvesin. salise. rütbe-i çelebi. maişet. Ermiye (İnebahtı'da) maişet. Vardar Yenicesi. Esedabad (Ağriboz sancağında) Çinad rütbesinde. tstanköy. sitte. Limni. rütbe-i karibe-i ûlâ. rütbe-i çelebi. Eğri rütbesinde. Semadirek. salise. karib. Kıratova rütbe-i sitte Kiga rütbe-i sitte. rütbe-i sitte. trşova. Anavarin cedid ve atik. Akkerman kazası. Ürküp (Alacabisar sancağında) rütbe-i çelebi. Manastır. arpalık. Tikveş. Magosa. Nr. sâlise. Ala kenise rütbe-i Cinad. Alacakisar. Atina kazası (Ağrıboz'a tâbi) rütbe-i İnebahtı. arpalık JCoron rütbe-i karib. Ağriboz. Eğri. rütbe-i sitte. 1 Çinad vc Eğri. Ihtiman. Alasonya. karib. Eşbat (Elbasan sancağında) maişet. rütbe-i sâlise. rütbe-i Eğri. Mezestre rütbe-i karib. rütbe-i saniye. tstarva (Obri'de) rütbe-i Çinad. hâmise. tnebalitı rütbesi. rütbe-i karibe-i ûlâ tebid. Akkerman kazası. sitte. Niğebolu. karib. rütbe-i İnebahtı. çinad rütbesinde. Tırhala. Kili. nahiye derecesi. ' Saniye. Anapoli (Mora'da) rütbe-i karibe-i ûlâ. Arkadiye. rütbe-i çelebi. Varna. rütbe-i ûlâ. Köprülü. 2066) şu malûmat vardır : Üsküp kazası rütbc-i sitte. rütbe-i sitte. memlihateyn (Bosna Ue Belgrad arasmda) çelebi saniye. rütbe-i sitte. rütbe-i Eğri. rütbe-i çelebi.

KADILIK 93 Anadolu kazaskerine tâbi Anadolu kaddıklan da yine ihti­ dadan başlayarak tâsia. sadr-ı azama tezkiresi (Hatt-ı hümâyım vesikalan A 22795). sâhse. ve Sitte-i Mısır derecelerine kadar çıkardı. "Devletlû. c. Bunlann en yüksek derecesi olan Sitte-i Anadolu ve Sitte-i Mısır'dan değerh ve tecrübeh ikişer kişi Anadolu kazaskeri diva­ nında müşavirÜk ederlerdi. Yine Anadolu kazaskerine tâbi Mısır kaddıklan da sâdise. Bunların tâyinleri kazaskerler vasıtasiyle yapdıp iradesi alın­ dıktan sonra bizzat kazasker tarafmdan kendilerine tebliğ olunur. hâmise. s. sâbia. B u suretle Rumeli. Re'fetlû uluvvülhimem Efen­ dim sultamm hazretleri Malûm-ı inayet-melzum-ı âsafaneleri buyrulduğu üzere tarik-i kuzâtm nizamı usulünce Rumeh kazaskeri efendi dâileri Bu rütbelerin her birinin derecelerine göre akçe hesabiyle maaşları tesbit olunmuştur. Bunlar kazaskerlerin sağında ve so­ lunda oturduklanna göre sağ tahtabaşı ve sol tahtabaşı hrdi i. Bu suretle Anadolu'daki Kaza kadıhklan da yukarıda gösterilen on dereceye ayrılmıştı. Rütbe-i ûlâ Karib-i ûlâ Rütbe-i saniye Rütbe-i sâlise Rütbe-i tnebahtı 10 000 9 000 8 000 6 000 5 000 J?ül6e-i Eğri Rütbe-i Çekbi Rütbe-i Çinad 4 000 3 500 3 000 1 D'Ohsson. Sitte denilen dereceye kadar çıkanlara Bütün bu kaza kazaskerlere aitti. Bunlara da eşraf-ı kuzât tesmiye olunur. sâhse. sâdise. râbia. 2 "Kuzât-ı kasabat Rumeli'den ve Anadolu'dan müddet-i malûme ile mansıb zabt eder ve bazan dahi ihsan olunur sonra infisal ve terfi suretiyle nihayet (sitte tâbir olunan menasıba vâsü olur. IV. Şeyhulislâmm. Anadolu ve Mısır'daki kadılanmn anılırlardı. hâmise. râbia. . 569. saniye. bunlar yaptıklan tâyinleri divan tertibi bozul­ duktan sonra bizzat Pâdişâha arzetmeyip yeni kanun mucibince tesbit ettikleri tâyin defterini şeyhühslâma takdim ve onun vası­ tasiyle ve sadaret yoluyla hükümdara arzederlerdi. Bu müşavirlere ilmiye ıstdâhmca diye (tahta başı) ismi verilmişti. Musul sâmine. Atufetlû. Musul ve Sitte-i Mısır olmak üzere altı derece idi. Bunlara hürmeten mevah mâzuUeri gibi arpalık verikazalarda tâyinleri kaddık ederek nihayet eşraf-ı kuzât denihrdi*. İnayetlû.

Bu suretle müddet kısabnca geride bekleyenlere daha çabuk sıra gelirdi. s. Kadılık müddetinin. Abdurrahman Paşa kanunnâmesiyle Nimeti Efendi kanunnâmesinde X V I I . Revan kitapları 1056 müker­ rer. sayı 3. s. 1254 = 1838 M . 569).94 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I aâye-i mekârim-vâye-i cenab-vcihi tılüûe mekâne dnümayan ka­ zalardan sitte kuzâtı meclisine tertib etmiş olduğu kazaları ve tevcib-i menasıba şâyeste bulunan eşraf-ı kuzât duacdanm bir arziyle sûy-i savb-ı sâmileri leffen mersul-i kıta deftere tesbit ve tabrir ve zeyli memhûr dâiyâneme getirmiş olduğundan bazret-i zıllillâhîye nizam-ı müstabsene kıbnmış olmağın taraf-ı seniyyelerinden atebe-i gerdûn-mertebe-i arz ve takdim buymlarak ber muktezây-ı defter-i mezkûrun bâlâsı mübarek batt-ı bümâyun-ı inayet . s. iki seneden on sekiz aya kadar inmesi birçok yerlerin elden çıkması sebebiyle Kadı adedinin ziyade oluşudur. asrm ikinci yansmdan sonra bu müddet on sekiz aya inmiştir (D'Ohsson. Bu suretle kadımn bu mâzul müddetine (zaman-ı infisali) denihp iki sene miUâzemetten sonra yeniden tâyin olununca ona da 1 Kanunnâme-i Âl-i Osman. asır sonlariyle X V I I I . lâkin ft zemaninâ iki seneden dört ay kasr ederler") MiUi Tetebbular Mecmuası. ) . 541). Halkondil zeyli'nde de X V I . ' BİT tahkikat evrakına göre kaza kadılarının X V I . Sancak kaddan teşrifatta lerdeki lerinin üstünde yer alırlardı i. 20. c. X V I I I . Kazaların kadılıkları yukanda görülen derecelere göre beşer akçe zam ile yirmiden kırk akçeye kadar çıkarken. Müddetini dolduran mazul kadı İstanbul'a gelerek her çarşamba günü kazasker dairesine midâzemet edip sıra beklerdi. .makrun-ı cenâb-ı bilâfet-penâhi ile tezyin ve tevşib buyrulması bususuna himem-i seniyeleri masruf buyrulmak bâbmda irade efendim hazretlerinindir" (Sene takriben H . asır ortalarında müddetlerinin iki seneden ziyade olduğu görülüyor. IV. Y ü z elli akçeli kadılıklar mübim kaza kadılıklan olup bun­ larm tâyinleri daha evvel görüldüğü üzere kazaskerlerin inhası ve vezir-i âzamin arziyle olurdu. asır başlannda bu müddetin iki seneden dört ay noksan yani yirmi ay olduğu beyan ediliyor "Kuzat-ı mevleviyetin müddet-i örfiyeleri bir senedir ve kuzât-ı kasabatm iki senedir. daba sonradan para rayicine göre kırk akçeden başlamış ve böylece yüz elli ak­ çelik en son derecesine kadar çıkmıştır. asırda kaza kadüarmm müddetlerinin üç sene eyalet­ defter kethüdalariyle sancak ve kazalardaki alay bey­ olduğu beyan ediliyor (Bu eserdeki resimlere dair izahat kısmı). Kaza kaddanmn müddetleri yirmi ay olup* bu müddeti doldurduktan sonra mâzul olarak yerine sırada olan başkası tâyin olunurdu.

* Mısır'da Feyyum kadıbğma tâyin hakkmda Anadolu Kazaskerinin tebliği. bu zamamnda mahsup olmak üzere telâfi sonra sancaklarm kaddan gelirdi'. s. Mevleviyetlerin kaddık müddeti bir sene olup * bunlann tâyinleri X V I . s. Van iken Tokat akçehk üç yüz mevleviyet iken Pâdişâh fethi olduğu için beş yüz akçe yevmiyeh mollaya tevcih edihrdi*. Şehriyâri el-kadi bi-asker-i Anadolu * Evliya Çelebi seyahatnamesi. Mev­ leviyetler iki nevi olup bunlardan üç yüz akçeh mevleviyetler asırda sancaklarla bazı eyâletlerin kaddıklan idi. 6. Nr. Gerek sancaklarm ve hattâ bazı vilâyetlerin ve gerek büyük ve mühim eyâletlerin kaddıklan mevleviyet suretiyle tevcih edUirdi. Bunlar hükümetçe ehemmiyet verilen mühim eyâletlerin kaddıklan idi. asır ortalarma kadar kazas- ^ Koçı Bey'in Teşkilât Mecmuası (Kütüphanemizdeki nüsha).zâde M u h i d d i n M e h m e d Efendi'nin Rumeli kazaskerliği zamamnda H ü s a m e d d i n E f e n d i Tikveş kadısı iken müddet-i örfiyesinden bir ay evvel infisal etmiş. Sivas ve SiHstre eyâletleri sancağı beş yüz akçelik Meselâ X V I I . IV. 175 ' Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Mevleviyetin en yükseği beş yüz akçe yevmiyeh olanlardı. İzzet-meâb şerîat-nisâb eşraf-ı kuzât-ı kiram-ı zevi'l-ihtiramdan Mev­ lâna Mehmed Emin Efendi Kâmyab Bâde't-tehiyye inha olunur ki diyar-ı Mısriyye'de Feyyum kadısı Mehmed Said işbu sene isna ve tis'îne ve miete ve elf Zilhiccetü'ş-şerife gurresinden on iki ay muvakkitleri Mehmed Necib on iki ay ve Süleyman Seneteyn zamanlarmda bâde't-tasarruf ref ve yeri yevmi üç yüz akçe üe Menflot kazasmdan on dokuz ay hakiki infisalin olub eşraf-ı knzât-ı kiram-ı zevi'l-ibtiramdan sezâvar-ı inâyet-i şehriyâri ve şâyeste-i re'fet cihandâri olmanla bâ-terakki yevmî dört yüz akçe ile sana tevcih olunmuştur. s. 294. gerektir ki bâde'l-bulûl-ı vaktihi tevabi-i kadimesiyle seneteyn-i kâmileteyn mutasarrıf olub beyne'l-ahali icrây-i ahkâm şer'-i âli eylemede sây-i cemil eyliyesin vesselam El-fakir Mehmed İmam-ı ewel-i Hazret-i Topkapı Sa. s. Bursa) sonra bilâd-ı erbaa ve bilâd-ı hamsede olan kaddıklarm müddetleri . Edirne. c. ' Çivi .KADILIK (saman-ı ittisali) adı verilirdi^. Kazasker meclisine mülâzemete geldiği zaman Ç i v i zâde kendisine". 527. sizin mansıbınıza ehl ü lyal ile gittiğinizi duyduk azUniz kışa tesadüf etmesin diye bir ayınızı keserek telâfi etmek üzere ruznâmeye kay­ dettik diyerek tekrar tâyinde bu müddeti mahsup olmak ol zamandan beni kanun olmuştur" Atâyî. Bir kaza kadısı suçu olmayıp detini doldurmadan hasbelicap infisal ederse tekrar müddet infisali Kazalardan 95 müd­ tâyininde bu edihrdi *. Ar. Büyük mevleviyetlerin müddeti bir ara on beş aya çıkarılmıştı. 541. yani bir zaman bilâd-ı selâseden (İstanbul. üç yüz akçelik mevleviyet mevleviyet idi.

Belgrad ve Anadolu'da Trabzon'da XVII. s. şöyle diyor: "kazaskerden sonra mollalık makamı gelir. git gide varır İstanbul kadısı olur. İki nevi molla vardır.)'de Kudüs ve 983 H . Halep. Bursa. birinin yevmiyesi üç yüz akçe diğerinin beş yüz akçedir. 283. » Atâyî. Rumeh'de Tırhala Yenişehri. Meselâ 959 H . Mısır. bej yüz akçe mollalardır. Sofya. Budin. Edirne. Bursa.)'de Bosna ve 989 H . Teşkilât Mecmuası. asırla X V I I . 328. 447. (1572 M. . Tokad. « ^«oyt. N e y l i A h m e d E f e n d i Mısır'da on dört ay kadılıktan sonra mâzul olmujtu (Aynı tarih. Mısır. s. 305. ^ "Üç yüz akçeden yukarı mevleviyet molla demektir. 592. olan büyük kaddddann mevcudu X V . Bu iki mollalık aidatlarımn miktariyle tefrik olunur (Fransızca tercümesi. ve beş yüz akçeh lerinin miktariyle tefrik olunurlardı241.) de Sidrekapsi ve 983 H .)'de Gediz kazasınm ilhakiyle Kütahya ve 991 H . 22. 268). Meselâ 980 H . fakat daha sonra lüzum ve ehemmiyetlerine binaen diğer bazı eyâletler de büyük mev­ leviyet olmuştur. kazasının da ilhakiyle Selanik ve 986 H .)'de Konya (1575 M. asırda beşyüz akçeli mevleviyetlerdendi. (1583 M. Erzurum. (1581 M. onlara jeyhulislâm karışır. Haleb. Ankara.96 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E TEŞKİLÂTI kerlerin sadr-ı azama inhalariyle olurken bu müddetten îtibaren şeyhülislâmların sadr-ı âzam vasıtasiyle yapıhrdı^. Selanik. X V I . Kayseri." (Koçi Bey.) tarihinde Eyüp (Havass-ı Kostantiniyye) üe Galata kazalan birleştirilerek mevleviyet olmuşken bir müddet sonra aynlmış* fakat 982 H . 236. 7). Filibe. Diyarbekir. (1578 M. Memalik-i mahrusada ne kadar büyük şehir varsa Edirne. 468). s. (1552 M. asırda bir seneden birkaç ay ziyade idi "Edime' Burasa ve Şam kaddık larımn hükümetleri seneyi mütecaviz ve elhaletü hazihi müddet-i muayyene-i mevleviyyet mesabesinde olan on beş aya mütenahiz olmağla" Çelebi-zâde Asım. 443. Sofya. asırda Bursa. asırda yukanda saydığımız mevleviyetlerden başka Şam. Bağdad. Şakayık zeyli. (1576 M. 443.) 'de tekrar ikisi birleştiri- X V I I I . Selanik kaddıklan olup yaptıkları inha mevleviyetler üzerine yevmiye memleket genişleyince buna bir hayli mevleviyet daha ilâve olun­ du. Filibe bunlar beş yüz akçelik mollalıklar­ dır.)'de Şile ve Kandıra kazalannm üâvesiyle Üsküdar mevleviyet olmuş­ lardı^. s. s. Şakayık zeyli. Bunlardan başka evvelce kaza kadılığı iken mevleviyet olan ve sonra tekrar kaza kadılığı hahne çevrilen kadıhklar da vardı. s. Üç yüz Mevleviyet İstanbul. Diyarbekir ve Bağdad ve Budin büyük mevleviyetlere üâve olunmuştur. mansıblarm ol tevzi eder.. (1574 M. 442. Şam. ' R i k o .

320. 417." Atâyî." Atâyî.mansıblan mevleviyyet unvaniyle muanven ve semend-i ikbali gajiye-i mahsusa-i mevali ile müzeyyen olub. 317. 579. s. 991 H . 311. 312. ' Ravzatü'l-ebrar.. 442. c. Esad Efendi kitap­ ları. 583. 133. 133.. 133." * Zübdetü't-tevarih.)'de bazı kazaların ilhakiyle yine mevleviyet derecesine çıkanhp bir müddet sonra da aslına irca olunmuştu ' . s. Bundan dolayı mev­ leviyeti haiz kadılarm birer keçeh çuhadarları da vardı *. (1579 M. s. E f e n d i memuriyyetine hareket ile Edirne kapısmdan çıktığı gibi Belgrad kazasından mevleviyet münfek olmaz deyu atma saçaklı abayı koyub bir de keçeli çuhadar tedarik ettikten sonra Belgrad yolunu tutmuştu. Şakayık zeyli. Rumeli kazaskerine gönderilen hükümden. asırda muayyen bir sıra tertibi ve dereceleri yoktu. İstanbul. Beş yüz akçe yevmiyeh büyük mevleviyetlerin X V I . Şakayık zeyli. 281. 133.. s. 2142) ve Atâyî. Ve yine o cümle­ mevaliye inayet olunmağm gagiyesine hafifçe rişe vaz' edib. s. 265. İtmiy TeifciUlı. s. s. 327. Nr. 447. Mevleviyete kadar çıkmış olan kadıların bindikleri atların gaşiye (haşe) denilen örtüsüne rişe denilen saçak veya püskül konur ve buna saçaklı abayı denilirdi *. çünkü bunlann maaş ve dereceleri lannda fark rishğinden gözetilmezdi.)'de ise Silivri. 305. (1599 M. ' A t â y î . 411. Osmanlı padişahları. s. » Atâyî. Şakayık zeyli. Çatalca ve Marmara Ereğlisi'nin ilhakiyle Eyüp tekrar mevleviyet olmuştur *. Bir müddet sonra 990 Zilkade ortalarında Üsküdar kazası.)'de yine ayrılmışlardır ı. * "Menşur-î itibarı den olarak ". * Tarih-i Silsile-i Ulema (Süleymaniye kütüphanesi. 395. du ''. 291. Belgrad kaddığı mevleviyetten çıkarılarak kasaba kazası derecesine indirilip Sarı M u î d Mustafa Mustafa Efendi'ye tevcih edUmiştir. cülus ve bayram tebriklerinde mevaUden olan kaddara ayağa kalkar ve bunlar vezir-i âzamm eUndeki defterde isimleri okunarak Pâdişâha takdim edihrlerdi*." Feridun Bey Münşeatı. Yine böylece Edirne ve Bursa kadılarından herhangi birisi kazaskerhğe tâyin olunur­ bir olduğundan araSahn-ı seman müder­ İstanbul kadıhğma ve İstanbul kaddığmdan Sahn * Atâyî. (1583 M.. 631. s. " Y ü z elU vesair payede olan menaBibta mevleviyyet ile verilen kaddıklara sonradan mansıb ilbak olunmayıb bir tarikle ilhak olurnursa dahi ifraz oluna. 307. 323.KADILIK 97 lerek mevleviyet olup 987 H . 293. II. 458. 7 . Yine bunun gibi şehzadelerin vahhkleri zamanında mevlevi­ yet olan Manisa sonradan sancak kaddığı derecesine indirilmiş ve 1008 H . sene 1011. 428.

s. Bursa. Galata ve İzmir'den mâzul olanlar paye Ue tekrar Galata ve İzmir'e tâyin olunurlardı. Mekke. Şam. müstakar bir şekil aldı. Üsküdar. Topkapı S. 1 Şakayık tercümesi (Mecdî). Diyarbekir ve Belgrad'dan mâzul mevali Fi/i6e veya Bağdad kadısı olurlar veyahut mâzul olduğu mansıba tâyin olunurlardı. 146. Mısır. Mısır. bazı istisnalardan nazar İstanbul kadısı.98 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I müderrisliğine ve oradan şeyhülislâmlığa ve kazaskerlikten ts- tanbul kaddığma ve sahn müderrisUğine tâyin olunanlar vardı ^. Bağdad. Manisa'dan. Galata. pâyeU mevleviyetlerdi *. RumeU kazaskeri Kadı adedi arttıkça tâyin için sıra bekleyenler çoğaldığından herhangi bir üst dereceye yükselmek için o derecedeki kadılığın evvelâ payesi yani rütbesi yetler şunlardı: RumeU ve Anadolu kazaskerleri île İstanbul. Bunlardan olmak üzere kanun kondu. asır sonlarma kadar mevalinin terfi dereceleri şöyle idi : Bursa ve Mısır kaddığından mâzul olanlar Mekke-i Mükerreme veya Edirne kadısı olurlar veyahut Mekke ve Edirne payesiyle arpalık alırlardı. Belgrad. Bağdad ve Fitifte'den mâzul kaddar arasmda âlim ve müstakim olanlar varsa Medine-i Münevvere kaddı­ ğma tâyin edilirler veyahut Calata ve Eyüp mollası olurlardı (o tarihlerde Medine Haremeyn mevleviyetine dahil değUdi). Medine-i Müneınıere'ien ve Kudüs'ten mâzul olanlar Şam ve Bursa kadısı da olurlardı. Şam. Müsıla-i Süleymaniye müderrisliğinden Yenişehir'e tâyin edilmişse Şam veya Halep kadısı olurlardı. Filibe. 443. Anadolu kazaskeri ve Anadolu kazaskeri de RumeU kazaskeri olmak üzere bir sıra takibine başlanarak bu usul X V I I . Yenişehir (Tırhala Yenişehri). 446. Halep. A. Nr. Bunlar evvelâ tâyin olunacaklan kadılığın payesini yani sonra rütbesini ahp sonra da bdfid kadı olurlardı. Medine-i Münevvere. eğer Yenişe/iir'den mâzul olan kadı. XVII. Eyüp mevleviyetlerinden mâzul olanlar âlim ve fazU olurlarsa İzmir kadısı olurlardı. Bağdad. ' X V I . Kudüs. 29. Edirne. Havass-ı Kostantiniyye (Eyüp). X V I . Edirne ve Bursa kaddığma tâyin edilirlerdi. Atayî. 9300. Sofya. Üsküdar. Eyüp ve t^sfeüdar'dan mâzul . Diyarbekir. s. asnn ortalarından îtibaren pâyeU büyük kadılıklar yani mevlevi­ Selanik. asnn ikinci yansmda şeyhuhslâm veya müftü bütün ulemamn üstünde tedrici surette resmî surette tâbi yer alınca mevleviyetler de sarfı tadilâta tutuldu. Filibe. Selanik kaddığından mâzul olanlar. asırda şeyhülislâm olurdu. asır ortalarından X V I I . Mani­ sa. sene 996. İzmir. Halep. Yenişehir (Tırhala Yenişehri).

MihaUç. 16). Atik kaza defteri. s. Bosna. Maraş. kadılara Filibe. Daha sonraları mevali tâyinleri bazı tadilâta uğramış ve mevleviyetler Haremeyn. Kayseri. Kandiye. Manisa. s. Mahreç. Trablos. Sakız. Kayseri ve Maraş kadısı olurlardı. Erzurum.KADILIK 99 Daha aşağı derecede olan Ankara. . Konya. 16. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Kayseri. Sofya Kandiye'den mâzul olanlar Manisa. Belgrad veya mâzul olduğu mansıba gönderi­ lirlerdi. Tokat. Kütahya. s. Kamanice mevleviyetleri ise payede müsavi idiler*. Bosna. s. Mahreç. Bilâd-ı Hamse. Trablusşam mevalisi Boana ve Sofya kadısı olurlar yahut mâzul olduğu kadılığa tekrar tâyin edihrlerdi. Mudurnu. Menemen. Bahkesir. HAREMEYN XVIII. Gehbolu. mükerrer numara 2). Devriye isimleri altında dört smıfa ayrılmış ve bu tertip sonuna kadar devam etmiştir. Sakız. Maraş. Boyabad. Tire. "Paye mansıplarmdan Bursa payesi zamime olmazsa kıdem nasblanna îtibar olunur" (Nimeti Efendi kanunnâmesi). Sinop ve Kamaniçe'den mâzul kaddar. * Haremeyn kadüıklanndan Medine-i Münevvere kadılığı 28 Safer 1135 ( 7 Arabk 1722 ) senesine kadar Mûsda-i Süleymaniye müderrislerine verilir­ ken III. fî-mâbâd Bilâd-ı selâseden mâzul olanlara verilib bâde'l-azi Mekke-i Mükerreme mâzulleri gibi İstanbul kazası verilmek üzere defterlerine kayd eylemeleri için Edendi Dâimize (Şeyhülislâma) ifade eyliyesiz (Çelebi-zâde Asım. A h m e d bu tarihten îtibaren onu Mekke kaddığı ile aym derecede tutularak Bilâd-ı selâse mâzullerine verilmesini emrederek derecesini yükseltti. Lefkoşe. Nimeti Efendi kanunnâ­ mesi. Erzurum. ilâveten asnn ikinci MEVLEVİYETİ itibaren Mekke kaddığma İstanbul kaddığın­ yansmdan Medine-i Münevvere kaddığı da* dan sonra ikisi birden Haremeyn kadılığı ismiyle en yüksek derece itibar olunarak ondan sonra Bilâd-ı hamse. 17. Sinop. 539. Bu hususa dair hatt-ı hümâyun sureti: "Kariha-i sabiha-i mülûkânemden Medine-i Münev­ vere kazası rütbesini Mekke-i Mükerreme kazası rütbesine terfi eyledim. Devriyye mevalisi sınıflariyle yeni bir tasnife tâbi tutulmuştur ki bunu daha aşağıda göreceğiz. Bu suretle buradan İstanbul kaddığma geçilmek yolu açıldığı için evvelce pek talibi olmayan bu kaddığa rağbet çoğaldı (Çelebi-zâde Asım. Belgrad ve Diyarbekir kaddığı verilirdi. Birgi. Konya. 46.

649. Haremeyn kaddan arasmda 1135 H . (1889 M. girmesi müsavi idi. dört olup Bilâd-ı erbaa mevleviyeti denildi. asırda Bilâd-ı erbaa'ya Filibe hamse mevleviyeti meydana geldi. Daha sonra yine bu kadılığı dâve olunarak Bilâd-ı Şam. ' Haremeyn kadılarınm her sene mevlid-i nebevide tâyinleri âdet olmuştu (Çelebi-zâde 417. BtLÂD-I HAMSE MEVLEVİYETLERİ Mekke.)'den itibaren hiçbir fark yoktu. Bursa. Haremeyn mevleviyeti için sıra bekler ve evvelâ Haremeyn payesini alırdı. mevleviyetine Bdâd-ı hamse tâyin edüecek zat evvelâ bunun paye rütbesini alır ve sonra isterse bdfiil tâyin olunur ve müddeti olan bir seneyi tamamladıktan sonra Bilâd-ı hamse mâzulü saydarak." Çelebi-zâde. )'de Mekke ile Medine erbaa ismiyle Edirne. 1189 H . daha sonra buna Mısır ilâve olunarak. ' Çelebi-zâde Asım. s. 17.) tarihine kadar Haremeyn payesini almış olanlara bir derece yüksek olan istanbul kadılığı verilmeyerek bilfiil Haremeyn kadılığında bulunmuş olanlara verilmek üzere yeni bir kanun kondu *. Şam'm ilhakiyle biIâd-ı selâsenin bUâd-ı erbaa olduğunu yazdığına göre İVftsır'm sonradan buraya ilhakı anlaşdıyor. Mısır ve Filibe'den müteşekkil X V I I I . 1135 H . (1723 M. Sonralan Bilâd-ı hamse denilen mevleviyet evvelce Edirne ve Bursa olmak üzere üçtü.100 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Bunlardan Haremeyn mevleviyetine tâyin edilen mevali ^ yani Mekke ve Medine kaddan ya bizzat gider veya payesini abrdı. Bu beş kaddığın dereceleri alırdı. Haremeyn mevleviyeti ismiyle yüksehnce Şam kaddığı da buraya dâve edderek' yine Bilâd-ı dört büyük kadıhk oldu. bu mevkii işgal edenlerden herhangi biri sırası gehnce Haremeyn modası olur veyahut payesini Şarkî Rumeh'nin Bulgar prensinin nüfuzu altına üzerine Fdibe mevleviyeti 1307 H . 524).)'de kaldırddı ise de derece itibariyle ismi değişmiyerek devam etti. (1775 M. . ( 1 7 2 2 M. "Kazây-ı mezbur (Şam kaddığı) ile bilâd-ı selâee terbi' ve bâde'l-yevm mahreç mâzullerine tevcih olunmak üzere rütbe-i mez­ bure dahi tevsi olundu. " İlmiye Salnamesi s.

* "1139 Muharremi ihtidasından zabt etmek üzere Edirne kaddığı. Tırhala Yenişehri * Galata. 114. Mahreç mevleviyeti müddeti diğer mevleviyetler gibi bir bekledi. Yani Dârü'lhadîs müderrisi mahreç mevleviyetlerinden birini isterse münhal vukuunda ona verilir. * Cevdet tarihi. Bulgaristan'da kaldığmdan tabu defterden çıkarddıgı gibi Girid'in de Yunanistan'a terki üzerine Girit mevleviyeti de kaldırdarak 1327 Ramazan (1909 Ekim)'da Meclisi mebusamn karariyle evvelce yani X I X . sonra ise mahreç hamse ve Üsküdar lisinin mâzuUeri bir yukarı derecede olan Bilâd-ı sene olup müddeti tamamlanınca mahreç mâzulü olarak deftere kaydedilip sonra Bilâd-ı hamse kadısı olmak için sıra D'Ohsson. I. Bilâd-ı erbaa (sonra Bilâd-ı hamse mevalisinin aynı rütbe ile tekrar kadı olamadıklarını aynı dereceye ' Bunlara mahreç mevalisi denilmesinin sebebi. Yeni­ şehr-i Fenar'den mâzul mahreç mevleviyetlerinin ehillerinden R â z î A b d ü l lâtif Efendi'ye tevcih edilmiştir" {Çelebi-zâde Asım. s. Mahreç mevleviyetleri evvelce Kudüs. Bu. İstanbul kadılığı. Halep. olarak altı iken bilâhare havass-ı refia yani Eyüp mevleviyetlerinin de ilhakiyle Girit ^ ve olurlardı Mahreç mevleviyetlerine Süleymaniye Dârü'l-hadîsi müderrisi ile Sideymaniye'nin dört müderrisi ve Hâmise-i Süleymaniye ve Mûsda-i Süleymaniye müderrisleri tâyin ediUrlerdi. Anadolu kazaskerhği. Hare­ olmuştur) ve mahreç meyn. Trabzon sekiz ve daha ile on bire çıkardmıştır. ^ Sofya. c. onlar da kabul etmedikleri takdirde Hamise-i Süleymaniye ve en son da Mûsila-i Süleymaniye müderrisine sorulup o suretle tâyin yapıhrdı. on dereceli olan İstanbul müderrisleriıdn bu Uk sınıf mollalığa çıkmalarmdan yani ibraç edilmelerinden dolayıdır. . 396). İzmir. mevakadısı olup kaddara mahreç mevalisi denilirdi ^. İstemezse bir aşağı derecedeki dört Süley­ maniye müderrisinden en kıdemhsine ve sonra diğer üç Süley­ maniye müderrisine tekhf olunur. s. asırda mah­ reç mevleviyeti olup sonra kaldu-dan Üsküdar kaddığı bu tarihte tekrar mah­ reç mevleviyeti olmuştur.KADILIK MAHREÇ Mahreç mevleviyetleri MEVLEVİYETLERİ üçüncü derecedeki 101 mevleviyetlerden Selanik Sofya. ' Tırhala ve Yenişehir'in (Yenişehr-i Fenar) Yunanistan'a ilhakı dolayı­ siyle kaldırdmıştır.

Dıhkî Mustafa Efendi 1070— 1076 H . (1620 — 1623 M. ' Bulgaristan'da kaldığmdan bu da kaldırdmıştır. Antep. DEVRİYE Mevalinin tahya. c. (1677 — 1687 M.102 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI mükerren söylediği tâyin tertip olunamıyacaklannı arasında yazmakta ise de^ onım bazı istisnalar vardır * ve X V I . Adana. 545. s. * Bosna'om Avusturyalılar tarafından 1908'de işgali üzerine kaldırılmıştır. en MEVALİSİ olan Devriye mevleviyetleri Kü­ daha on kadıbk i k e n ' küçük derecesi ise evvelce Maraş.) ve A b d u l l a h E f e n d i 1034 1039 H . (1691 — 1698 M. Maraş.) A b d ü r r a h i m • zâde M e h m e d E f e n d i 1088 — 1099 H .). ve X V I I . Diyarbekir olarak Filibe. 566. Beyrut. s. A b d u r r a h m a n E f e n d i 1065 — 1071 H .z â d e O s m a n E f e n d i 1103 — 1110 H . Konya. Bosna * Erzurum.) senelerinde ikişer defa İstanbul kadısı olmuşlardır. IV. a Meselâ A b d ü l b a k i M a h m u d E f e n d i 994 — 999 H . (1586 — 1590 M. (1624 — 1629 M. (1693 — 1695 M. K a d ı . 567. Van. Bundan dolayı bdmünasebe yukanda söylediğimiz gibi bu mevleviyetler » D'Ohsson.). Belgrad.) senelerinde ikişer defa Anadolu kazaskeri olduk­ ları gibi A b d ü l b a k i M a h m u d E f e n d i 992 — 994 H .) H o c a .) ve A b d u r r a h m a n E f e n d i 1246 — 1248 H. sonra Bağdad. E n sıkışık sıra Bdâd-ı hamse kadıhklan idi ki yukanda göriddüğü üzere evvelkisinin adedi dört ve diğerinin iki olup geridekiler bir iltimas ile süratle derecesi artmazsa uzun müddet sıra beklemeğe mecbur idder.).) ve N u r u U a h . Antep. . IV. (1667 — 1672 M. (1596 — 1599 M. » D'Ohsson. Şerif M e h m e d E f e n d i 1029 — 1032 H . Bağdad. (1654 — 1660 M. Rusçuk * Sivas ve Çankın kaddıklan payesini ahrlar ve olarak tesbit eddmişti. c. Sofya.z â d e M e h m e d E f e n d i 1078 — 1083 H. Bu kayıtlara yarak yukanya göre aşağıdan Devriye mevalisinden başla­ çıkddıkça kaddık azalmakta ve aşağıdan ge­ lenler ise artmakta olduğundan İstanbul kaddığına ve kazaskerhklere kadar çıkabdmek müşkiddü.) — A b d ü l h a l i m E f e n d i 1005 — 1008 H . Buralara kadı olanlar müddetlerini bitirip mâzul olduktan sonra mahreç mevleviyeti sıralan gehnce mahreç mevahsi olurlardı. Bosna. (1830 — 1832 M. asırlara aittir. Trablusgarp. (1659 — 1665 M.z â d e A b d u l l a h E f e n d i 1105 — 1107 H .

3. Edirne ve Bursa kazalan (kaddıklan) ve bunlann mazullerinden ve onların mazullerinden birisine İstanbul kaddığı ve tstanbul mazullerinden birine Ana­ dolu sadareti yani Anadolu kazaskerliği ve Anadolu mazullerinden birisine RumeU kazaskerUği verilmek resm ve âdet oldu. c. KADILAR Kaddarm lerine HAKKINDA MÜTEMMİM söylendiği defterlerim MALÛMAT gibi kazaskerler tâyinleri akdiye kısmmda ismiyle kaza kaddanmn ve şeyhülislâmlar mevaUnin tâyin ve infisâlait defter-i tutarlardı.133. "Bu suretle beher sene üst taraftan sekiz müderris mev­ leviyete çıkıb yerlerine alt taraftan sekiz müderris geçerek ta­ rikçe silsile vukuiyle bu hareket yukarıdan aşağı tâ Ibtida-i hâriç rütbesine kadar sirayet etmekle her sene tarikçe bir terakki-i tabii vuku bulub üst taraftan çıkanlara nisbetle seman müderrisleri sekize münhasır alt taraftan Mûsda-i Ibtida-i hâriç rütbesiyle girenler daha çok olduğundan ve Sahn-ı bulunduğundan sahn'da bir çok müderrisler teraküm ve tezahüm etmekle buraya da (yatak) tâbir olunmuştur" *.KADILIK 103 için payeler ihdas edUmişti. asır ortalanna kadar bütün müderrislerin ve mevali­ nin tâyinleri kazaskerlerle vezir-i azama ait iken bundan sonra ' Kanun hflküme değil bilfiil kanundu. ikisine bu veçhile Mekke ve Medine Şam. . X V I . Bu husus hakkında Cevdet tarihi şunları yazıyor : "Mevleviyetlerde kanun hizmet-i fiihye aranmayıb ekserisi paye almaktan nâib (mevalinin vekili) ile idare olunurdu ve bir sene müddet-i örfiye hükmüne girdi * ve mevleviyet kinaye olarak müderrislik gibi dereeata taksim olundu şöyle ki : "Her sene sekiz müderris yani Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye ve Süleymaniye medreseleriyle alt tarafmdan diğer üç müderris uhdelerine mahreç mevleviyetlerinden birisi bir sene olmak üzere tevcih ve bâde'l-infisâl mahreç mâzulü îtibar olunarak her sene içlerinden dördüne kezâhk bir senelik olmak üzere Mısır. fakat daha sonra müderrisler de dahil olmak üzere bütün Umiye mensuplarma ait tutulan deftere tarik defteri denUmiştir. • Cevdet tarihi. I.

104 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I yirmili. Takdimi icap edenleri kazasker efendUer sadr-ı azama tanıtırlar. ^ Tevkii AbduTTohman Paşa kanunnâmesi. Kazalarda kaddık edenler müddetlerini bitirip mâzul olarak İstanbul'a geUnce her çarşamba günü mensup olduklan kazaskerin dairesine devam etmek kanun olup buna mûlâzemet-i müstemirre deniUrdi. 539. Ule­ ma. Kanunnâmede şöyle denihyor : "Tertib-i silsUe-i mevâli ve müderrisin şeyhuhslândara müfevvazdır. s. Biraz oturduktan sonra vezir-i âzamm işaretiyle selâm­ layıp çıkarlar. Her cuma günü sabah namazmdan sonra mevali ve müder­ risler başlannda örf denilen ulemaya mahsus kavuk ve uzun yenli üstleriyle vezir-i âzamm sarayına yani Paşa kapışma gelerek divanhanede oturup beklerler. Bu müddet iki sene kadar olup buna kadınm zaman-ı infisali ve müddetini doldurup sırası geUnce tâyin edil­ mesine de zaman-ı ittisali adı verilmişti. kanun üzere yazıb eshab-ı istihkakı vekil-i saltanata (sadr-ı azama) arz ve ilâm eder. amma kazaskerlikler ve bazı büyük mev­ leviyetler vekil-i devletin re'yine muhtaçtır" ve yine aym kanun­ nâmede kazaskerler için de : "Yirmi ve yirmi beş ve otuz ve kırklı medreselerin ve kendi taraflarına müteallik olan bazı mahallin cihet ve tevliyet makulesin tevcih edegelmişlerdir" denilmektedir*. Bunlar sadr-ı âzami selâmlarlar. Bundan sonra divanhanede bulunan ulemaya haber verilerek bunlar da yoUariyle Arz Odasma girip vezir-i âzami selâmladıktan sonra dizdirler. bunlardan sonra iki kazasker ge­ lerek bunlara selâm verdikten sonra içeriye vezir-i âzamm yamna girerler ve görüşürlerdi. s. makamına oturan vezir-i âzam sağma Rumeli kazaskerini ve soluna da Anadolu kazaskerini alır. Nimed Efendi kanunnâmesi. 530. evvelâ kazaskerler ve daha sonra sehmi Ue vezir-i âzam çıkar ve Arz Odasında bulunan kazaskerlerin yanma gider. Dâhil müderrislerinden îtibaren bütün mü­ derrislerle mevahnin tâyin ve azilleri şeyhülislâm ile vekil-i mutlak olan sadr-ı azama brrakdmıştı. . divanhaneye girdikleri zaman sadr-ı âzam ve kazasker ayağa kalkarlar. Bu sırada çavuşbaşı sehmi serpuşiyle sadr-ı âzamm huzuruna gelip mülâzemete gelen ulemayı arzeder. otuzlu ve kırklı müderrislerle kaza kaddarmın tâyin ve azilleri kazaskerlere. 47. 540.

539. . * Selânikî tarihi (basılmamış cilt). Evâil-i ca sene 74 (/6nü(emin tasnifi Tevcihat vesikaları 453) keza aym suretle on iki divan kadıhğma tâyin edilen zâta verilen 1040 Rebiulevvel tarihli ferman (Mühimme defteri. bunun üzerine azlolunarak yerine A h i . asırdan itibaren nadiren yapılıp çok zaman rica ve iltimas de kadı tâyin ediUrdi. Eğer aynı kaddığa sıralan gelmiş olan birkaç tahp çıkarsa aralarmda imtihan ya­ pılırdı. varak 445. pâdişahm Eyüp ziyaretinden dö­ nüşünde Anadolu kazaskeri Damad M u h y i d d i n E f e n d i hakkında "mürtekib ve mürteşidir. Bir kazaya tâyin edilen kadıya şeı'i ahkâmı icraya mezun olduğuna dair Pâdişâhın tuğrasını havi bir rüûs (berat) verilir ve aynı zamanda mensup olduğu kazaskerlerden de bir mühürlü mektup alarak vazifesine giderdi*. Medine-i Amid (Diyarbekir (ebri) de dâhil pâyesiyle Ali Paşa müderrisi Mevlâna Nuh ride fazlühuya hüküm ki. Bu imtihan X V I I . edna kaddıklan yüksek para ile satıyor ve bir ydda nice kimseler değiştirihyor" diye şikâyeti havi istida takdim ettikleri gibi pâdişâh olan Valdesi S a f i y e derdlerini III. 79). 55. tâyin edecekleri kadıları sadr-ı âzam vasıtasiyle arz ederlerdi. Sene 74 H. Divan içtimaları terk edildikten sonra kazaskerler. s. ' Kazâ-i Eğil. 1008 H .) Cümadelûla gurresinden iki (ay) tc vkiyet (nok­ san) ile Eğil kazası ber-vech-i teb'id tevcih olunub bilfiU Anadolu kazaskeri olan Mevlâna H a f ı z M e h m e d tarafından mühürlü mektup verilmekle muci­ bince mutasarrıf olman için yazdmıştır.(1074 M. (1599 M. asu aksamış ve sonlarından itibaren tamamen tatbik edilmiyerek daha sonra da terk edilmiştir i.) senesinde kazasker mechsine mülâzemet edip sıralannı bekleyen kaddar.z â d e A b d ü r r a h i m E f e n d i kazasker tâyin edilmiştir*. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi (kanun. Mehmed üzerinde müessir Efendi Sultan'ın arabasına da yanaşarak ona da Muhyiddin dökmüşlerdi. Kaza kadısı tâyinleri divan-ı hümâyun içtimalannm haf­ tada dört gün devamı esnasında ve arz günü denilen günde kazas­ kerlerin Pâdişâha arziyle olurdu.ı mülâzemet-i mevali ve müderrisin) kısmı s. Yani tâyin edilecek.KADILIK 105 Bu kanun seferler ve mühim işler dolayısiyle X V I I . Rumeh'den ise Rumeli kazaskeri ehndeki defter mucibince arz ile iradesini alırdı. Anadolu kaddanndan ise onu Anadolu kazaskeri.

V. Tevkiyet hususu kaddığın müddetinin olmasıdır. kuzâtm mansdn bej. hâkimhk müddetlerini şikâyeti mucip olmadan dürüst olarak afifane yap­ tıkları sonra anlaşdması kendilerini üzerine taltif bunlar müddetlerini doldurduktan için kaddık müddetleri birkaç ay için uzatıhrdı *. s. e. 331. ' Siz ki dâimiz müftü efendisiz. Kendilerinden yapılarak aykın katledilirlerdi ^ İstanbul kazası Sadi-zâde'den sonra R a b m e t t u U a b Efendi'ye verUmek üzere eradif olundu (Naima. < Çelebi-zâde Asım. amma medresede tarikmda eski. s. Kazaskerlere bildirib muhkem tenbih idesiz ki sonra nedamet çekerler ve menasıbı imtihan üe vereler ve bundan akdem mülâzım hususunu tenbih-i hümâyunum üzere tenbih eyUyesiz" (Naima tarihi.. Bu müddet en çok üç ayı geçmezdi." Feridun Bey Münşeatı. 221 (Atabey tercümesi). Halbuki bunun münhallere tesiri yoktu. Zaruret iktiza eyledikte iki. s. Ancak bir kadınm azline dört ay kaldıkta bir âhar müstahıkkına bu kadar tevkiyet ile tevcih oluna bundan gayriye min-bâd izin ve rızam yoktur. ehl-i ilim ve müstahik olana caizdir. 135 (Tahvimhane tab'ı 1265). kuzâtın bivecih zamanı ahndığma (müddetinin kısaltddığına) rızây-ı hümâyunu yok­ tur. Tevkiyet muttarid olmak caiz değUdir. 259. ^ Hammer. ( A v c ı ) kuzât ay usulünü kalınca M e h m e d bir hatt-ı hümâ­ kaldırıp * kadınm müddeti­ bu eradif-i bitmesine dört yerine diğerinin tâyin edihp emretmiş beklemesini ve bir de kaddığın imtihan ile tevcihini ise de o da kısa zaman devam etmiştir ^. Bu hal gayetle mûcib-i ihtilâldir. altı kat olduğu mesmû-ı hümâyunum olmuştur.) tarihli bir hükümde "âdet-i kaime üzere emr-i tevkiyete riayet olunmağla menâsıba vus'at geUb erbabı riayet olunub. X. fakat sonradan bu müddet kısaltılmak istenerek şikâyeti mucip olmuştur. Ecdad-ı izamım zamanlannda olmamakla buna nzam yoktur. 372. Bu hususta Rumeli kazaskerine gönderilen 1011 H . Kazaskerler.. 248). c. V. 364).. c. (1602 M.. c. münhal artnuyordu.106 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Kadılar ve mevali nöbette ve bu müddetlerini olan suretle ikmal ettikçe yerlerine yeni kıdem sırasiyle gider mâzul kadı tâyin yapdan sıra olunarak vazifesine kuzât) yunla nin adı tertibine (eradif-i verilmişti*. mülhak olan menasıbm hadis olanları ifraz olunsun ve kazada teb'îd caiz değildir. Hâlen Midilli kadısı kaza-i mezbure ahalisine teaddi üzere olub nahak yere şikâyet edilen kaddar hakkında tahkikat ve hattâ hareketleri görülenler cezalandınlır . Bu eradif-i kuzâtın men'i güya münhal kaddddarm artması için yapdmjgtı" diyor. İstanbul kadısı ve mevaliden olanlar. I V . 134. s. üç ay olsa olur. I I .. ' Cezayir Beylerbeği'sine (yani Kaptan Paşa'ya) ve Molva ve Ayazmend (Altın ova) kaddarma hüküm ki. s.

s. 87. sancakbeyleri ve sairleri tarafmdan katledilmemeleri hakkmda hüküm vardır. 965. Teke (Antalya) sancağı beyinin ve sabık Behisni kadısmm ahvalim tetkike de Zülkadir beylerbeğisi Ue Maraş ve yeni tâyin olunan Behisni kaddarınm memur edUdikleri görülüyor. Yolsuzluğundan şikâyet edUmiş olan Antalya kadısınm tahkikatına. 27. Mühimme. Vech-i meşru üzere hUâf-ı şer'-i şerif zulmü olduğu şer'î Ue sabit ve zahir olursa sabit olan mevaddı sicil edib dahi suret-i sicUleri Ue ahvalini v u k u üzere yazub arz eyleyesiz ki sonra hakkında emr-i şerifim ne vechUe sâdır olursa mûcibiyle amel oluna" {Hükümler mecmuası. (Mühimme. I V . Mühimme. KadUarm hiçbir suretle taşrada vaMer.)'de ve Ş e h i d A l i Paşa sadaretinde bu mülâze­ met-i müstemirre usulü kaldmlarak aşağıdaki maddeler kondu : 1 — Bir mâzıd kadı tekrar tâyin olunmak için kendi derece­ sindeki mâzullerin en kıdendisi olacak ve ehhyet ve kifayete bakdacaktı. c. 564. 6. ehliyeti haiz olanlan kazaskerler şeyhülislâma büdirecekler ve o da bunu defterine kayıt edecekti. 1128 H . akçelerin alıp fasi olunan dâvaya celb-i mal için hilâf-ı şer'î ve mugayir-i emr istimâ idüb dahi ehl-i örf taifesiyle müttefik olub fıkaramn nahak yere malın aldırıb ve alıb zulmü olduğu istimâ olunmağm ahvali teftiş olunub arz olunmasm emredip büyürdüm ki vusul btddukta mezbur kadı Ue bir yere cem olub dahi ahvalini onat veçhUe hak üzere teftiş ve tashih edib göresiz. s. s. 7. 5. Aşir Efendi kiiaplart. 2 — Kaddığa geçecek olanlar ihtida kazasker huzurunda imtihan olacaklar.KADILIK Yukanda görüldüğü üzere müstemirre mâzul kaddann 107 mansd> almak için mülâzemet-i denilen kazasker dairelerine devama mecbur olmalan bunlann maişetçe sdtmtdanm mucip oluyordu. . 741. I. s. Haklarmda şikâyet edUenler ya tâyin edUen tahakkuk memurlarının verdikleri tahkikat evrakı veya kazaskerler tarafmdan yapdan tahkikat neticesinde cürümleri sabit olunca ceza görürlerdi. Nr. M u r a d Bursa'ya giderken İznik kadısından şikâyet edUdiği için bu hususta hiçbir tahkikat yaptırmadan kadıyı astırdığı gibi bu hale gücenen ve dedikodu yapan şeyhülislâm A h i . 320B). 31) K a n u n i Sultan S ü l e y m a n 935 H . çünkü kazaskerler gerek sefer ve gerek hazerde Pâdişâh nerede bulunursa orada olduklanndan mâzul olan kaddann Bundan böylece dolayı dolaşmalan perişaniddanna sebep olmakta idi. s. 892. (1528 M.z â d e H ü s e y i n Efendi'yi de katlettirmiştir. 567). Yine hunim gibi F e y z u l l a h ismindeki Eflani kadısmın irtikâp ve irtişasın­ dan dolayı İstanbul'a getirUmesine dair Bolu mutasarrıfına ferman gönderUdiği gibi {Mühimme. 246) daha böyle epi misal vardır.)*de Avusturya seferine giderken Kızıb Yenicesi kadısmm menzU zahiresi parasmdan çaldığına mebni asddığı görülüyor {Feridun Bey Münşeatı. (1716 M.

İlâmlar re'sen veya vaki sual üzerine bildiriUr. hüccette şahitlerin huzu­ riyle görülen dâvada k a d m m îlâmı altında şahitlerin imzaları­ nın bulunması ve verilen kararın şerân sabit olmasıdır. Meselâ bir kaza halkının yolsuz bir meseleden şikâyet yollu kadıya müracaat ile dertlerini hükümete arz etmesini istemeleri gibi.108 OSMANLI D E V L E T Î N l N ÎLMÎYE TEŞKİLATI 3 — B u suretle şeyhülislâmın inhası üzerine kazasker hu­ zurunda muvaffak olan zat sırası geUnce kaddığa tâyin olunacaktı. ÎLÂM V E HÜCCET îlâm bildirmek bildirilmek demektir. cürüm ve . 4 — Şer'î hasdâtı müsaid olan kazalar müstakd olarak tevcih edilecek olunarak ve müsaid kıdcmU olmayanlar kaddann kaddann mansıblarına karşılık ilâve olarak olan maişetlerine verilecek ve bu da kazaskerin arzı ve şeyhülislâmın inhası üzerine yapdacaktı. Nikâh. vasiyetlerin ve vakıflann hükümlerine riayet edilmesinin nezareti. yetim ve mal-i gaibin muhafazası. ŞER'Î Kaddarm şer'î MAHKEMELER bulunduklan şer'î kaza ve şehirlerde ve mevaUnin mahkemeler vardı. îlâmda ise böyle bir hal olmayıp vaki halin yalnız arz ve ifadesidir. vasi tâyin ve azU. izdivaç. İlâmla hüccet arasındaki fark. şahidler huzuriyle onları Şer'î mahkemelerde bir dâvanın dinledikten sonra kadının verdiği hükmü havi ilâmdır. Kaddar ve hükmî muamelâtta kendilerine verilen beratlarda gösterilen vazifeleri görüp hanefî mezhebi üzere hüküm verirlerdi. bir fi'lin sabit olduğuna medar olan nesne demektir. Hüccete gelince: Hüccet lûgatta delil. kadmm herhangi bir mesele hakkında yaptığı tahkikatın kendi imzası altında mercii­ ne veya vaki suale cevaben arz eylemesine (îlâm) denilir. miras taksimi. Eğer kadı bu şikâyetteki haksızlıya şahid olmuşsa ilâmda onu da zikr ederdi.

nikâh. hulâsa şer'î ve hukukî bütün mua­ melât kaddar tarafından göridürdü. sancak ve vüâyet merke­ zinde tutulmuş olan Mahkeme-i şer'iyye defterlerinin adedi. Kaddann veya mevahnin derecelerine ve şer'î hasdatlanna göre az veya kalabahk maiyyetleri vardı. . asır sonlarına kadar hâkimlerin gördükleri dâva. iktisadî cihetinden belediyecihk bakımından pek mühimdir i. Kaddann şer'î ve hukukî vazifelerinden başka idari cihetten de pek mühim vazifeleri vardı ve bu hususta hükümetçe kendisine ferman gönderilir ve o da îcap eden cevabı re'sen hükümete arzederdi. mabadı rayice göre eşyaya narh konması. kemeler hangi kadı zamanında yapdmış ise sicillin ve SiciUerdeki muha­ sahifesinin üstüne onun tâyini tarihinden başlayarak infisali zamamna kadar devam eder. belediye işleri yani askeri inzibattan başka bütün devlet işlerinin temini kadılara aitti. Bu sicillerin önemli surette tetkiki o vdâyetin idari. ^ X V I . muhzır denden mübaşirler de mahkeme hademelerindendi. Her kadı bizzat mev­ cutsa dâvayı kendisi dinler ve yanında hâkim muavini olarak kethüdası ile dâvayı tescd eden yani sicdle geçiren kâtip bulunur­ du. Her kaza. Kaddann bulundukları şehir ve kasabaların inzibatı ma­ badı ve askeri smıfına bırakdmıştı. vakıf ve saireye ait muameleler Arapça olarak yazdır. iktisadî işler. yanan. Daha sonra hepsi Türkçe olmuştur. hayvan şevki. Reaya yani tarafından görülür ve verilen hüküm köylü tabakabildirilerek siyle askerî sınıf arasındaki ihtdâf hükümetin emriyle kaddar hükümete oranm vereceği karara göre infaz olunurdu. Bundan dolayı kaddar selâhiyet itibariyle devlet merkezine bağlı vazifeler sahibi idder. Zahîre ve amele tedariki.KADILIK 109 cinayet ve sair bütün dâvalar. İşte bu geniş vazifeleri dolayısiyle kendilerine gelen hüküm ve fermanlan ve bunlara verilen cevaplan ve gördükleri çeşith dâvalara dair vermiş oldukları hükümleri kayid için kaddann sicil denilen birer defter tutmalan kanundu. hükümetin verdiği emir ve onlarm cevapları Türkçe kaydedilirdi. zayi olanlanndan sarfınazar bugün on binleri geçmekte ve müze ve kütüphanelerimizde muhafaza olunmaktadır. asker toplanması. askerî. menzil emirleri. Bazı kaddar kendi zamanlanna ait müstakd sicil açarlardı.

110 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Mevali denilen büyük kaddar ekseriya bizzat tâyin dukları vUâyete gitmiyerek kendUeri tarafından vekil üzere nâib gönderdiklerinden veya kati dâvaya onlar bakarlardı. Bu suretle dâva divanda tekrar tetkik edihrdi. » Türk Teşkilât-ı Esasiye Kanunu. inayetlû. Bu nişanlar . onlann iktidarsızhklanna kemeden karar çıktığına olmazdı *. s. Eğer Divan-ı hümâyun karan bozarsa bu hal kadı ve valinin aleyhine olur. En son karar divanın verdiği karardı. yahut kadı veya valinin kararmm lehine veya aley­ hine olurdu. Yani verilen hüküm ya müttehimin. Hukuki dâvalarda mahkûm ve ceza dâvalannda müttehemin akrabası verilen hükmü haksız bulurlarsa kazaskere veya şeyhül­ islâma şikâyete haklan vardı. âtıfetlû. keza Anadolu kazaskeri. Anadolu kazas­ keri. olun­ olmak Mevleviyeti haiz kaddıklarda yapdan dâva askeri muamelâta ve kısasa taallûk edecek şekilde pek ağır ise hüküm mahaUin valisine arz ediBrdi. Eğer vaUnin mechsi verilen hükmü tasdik etmezse evrak devlet merkezine kazas­ kere yoUanırdı. Kadımn verdiği hüküm bizzat vah Ue maiyetindeki iki mutemed adamı taraflarmdan tetkik edUdikten sonra tasdik olunursa infaz olunurdu. Kazasker bu hususa dair mütalâasmı Divan-ı hümâyuna arzedip orada tetkik edildikten sonra ya tasdik ediUr veya bozularak yeni hüküm verilirdi. Meselâ tstanbul kadısı. uluvvil'l-himem efendim sultamm hazretleri İstanbul pâyelûlarmdan İmam-zâde faziletlû Mehmed Esad Efendi dâilerine malûm-ı inayet-melzum-i âlileri buyrulduğu üzere avâtıf-ı aliyye-i gîti-sitanîden Anadolu kazaskerliği payesi inayet ve ihsan-ı cenab-ı şâhâne buyrulmuş ol­ duğundan Anadolu rütbesine mahsus bir kıta nişan-ı fnrûg-efşânm darphane-i mahsus nisam takardı*. 283 (efrenci). olunca kendisinde bulunan tstanbul kaddığı nişamnı bUvasıta darphaneye gönderir ve kendisiae Anadolu kazaskerhği yakaya nisam verilirdi. Rumeh kazaskeri olun­ ca o kazaskerhğe takdrrdı. • m veya bir menfaat mukabihnde mah­ hükm olunduğu için hükmü verenler hakkında iyi 1826'dan sonraki teşkUâtta mülki ve askeri sınıflarda olduğu gibi tstanbul kadısı ve kazaskerlere ve pâyelUerine mahsus olarak nişanlar ihdas edUmiştir. 1825 Rumî. * I254'de Şeyhulislâmm sadarete tezkeresi: "Devletlû.

Y a v u z Sultan Selim zamamnda bu üç kaddığa tâyin eddenlerin bir aylık hasdmın onda biri kazasker ve maiyeti için mütebakisi de hazine için tahsd olunurdu. . Kaza kaddanmn ve mevahnin beratlanmn tahrir Kaailıınn Elkalıı tarzı ve elkabı zamanla ufak. . asnn ikinci yansından itibaren inhalan şeyhühslâma ait üç yüz ve beş yüz akçeh mevahnin tâyinlerinde bunlann bir aylık gehrleri resim olarak doğrudan doğruya hazineye ahnmak kanun oldu i. Kaza kaddanmn elkabı X V I . zidet f a z l u h u .DILIK KADILARIN BERATLARI 111 Büyük küçük bütün kadı ve mevalinin tâyinlerinde kendi­ lerine vazifeye tâyinleri ve kazaya selâbiyetlerini havi berat denilen Pâdişahm tuğrasım havi bir vesika verihr ve kendilerinden berat resmi denUen bir harç alınırdı. XYI. varak 210). Nr. asırda : Kıdvet-ü islâm. varak 158 b) ve yine aynı resimlere dair kanunnâme (Atıf Efendi kitapları. kadının yev­ miyesi defterde kaç akçe ise onun aylığı hesap edilerek tahsil edilir. Edirne ve Bursa kadıhklarma tâyin edilenlerden üç bin akçe berat resmi ve tâyin hangi kazaskere ait ise gerek onun ve gerek maiyyeti için üç bin akçe aidat alınırdı. asırda ise : âmirede imali hususuna himem-i seniyye-i âsafaneleri teşvikiyle bi-mennihi taalâ mşan-ı zişan-ı mezkûr savb-ı dâiyânemize şeref vürûdiyle müşarünileyh dâUerinin talik-i giriban-i mefhareti kdmdıkta mukaddema kendinde olan İstanbul rütbesi nisam Darphane-i Amireye hâs ve tisyar kıbnacağı rehin-i Umi sâmi­ leri buyruldukta olbabta irade efendim hazretlerinindir (Başvekâlet arşivi. Nr. Nr. suretinde kuzâtVlvülatVl-enam.^NI îUS îj-iî mümeyyiz-ü helâl 'J'^ anVl-haram" *-»•** f ^ ^ * ^ ' » J-^' ^^^^ J umdet-ü ^l^i-l o* ve y a h u t : Kıdvet-ü kuzat ve'l-hükkâm mâdenü'l-fazlu ve'l-kelâm mümeyyiz-ü helâl ani'1-haram mevlâna .KA. " ve X V I I . 1734. ]. . 1969. . . Berat resmi. V ç\i^\ i-^j 5x ^(. Daha sonra yani X V I . . bunun yarısı resm-i nişan ismiyle tuğra çekme parası olup diğer yansı da kazaskerin maiyyeti olan kâtip. asrm ilk yansında bütün tâyinler kazaskerlere ait iken İstanbul. 22801). muhzırbaşı. tefek bazı taddâta uğramıştır. muhzır ve divittara verilirdi. Hatt-ı hümâyun vesikaları. ^ Berat resimleri hakkmda kanunnâme {Veliyyüddin Efendi Kütüphanesi.

» Veliyyüddin Efendi kitapları. Mevalinin elkabı ise daha zübdetü'l-muvahhidîn bi-mezid-i inayeti'l-meliki'l- muîn mevlâna . zidet fazluhu şeklinde olup diğer asurlarda tumturakh idi. . varak 16. (1546 M.UL İ . a. asır ortalarında : ve'1-mürselîn huccetü'l-hakk ale'l- hâhk eemaîn el-muhtas bi-mezid-i inayetd-meliki'1-muin mevlâna «L'LU 4_. 11. . . Fatih Sultan Mehmed'in kanunnâmesinde : . XVI. Sjaİ jjoil .112 IILIL I L * OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Aj>C_ ^ I J I J J ^ L öi^ ifi^^1 ÎJBJ J*JL_LL : U . . ' Daha sonra bir eyâlet haline getirilen Budin kadılığı b e | yüz akçeli mevleviyyet olmuştur. P_. II. 31. a. X V I . asır ortalarma ait yevmiyeU kadı beratı: Kanunî'nin tuğrası Nişan-ı şerif-i sultanî ve tuğrây-ı garrây-ı cihan-ârây-i .:lı. . mukaddimesinden sonra : Çün zümre-i ulema ve fırka-i füzelâ ve verese-i enbiya ve hafaza-i millet-i Mustafa meşâil-i îman ve din ve mesabih-i şerâyi islâm ü yakindir ve kuzât ve hükkâm sebeb-i takviyet-i ve ihkâm ve bâis-i salâh-ı ahvaU enam ve dai-i nizam-ı intizamdır. el-muhtes da böyledir.n» S^'jj»' * bununla beraber beratlarında kaza kaelkabı muttarid olmadığı aşağıya suretlerini 953 H . Kıdvet-ü kuzâti'l-müslimîıı madenü'l-fazi ve'l-yakîn. 1970. . .) yüz otuz akçe ddariyle mevahnin koyduğum beratlarda görülmektedir. Nr.. FeUzalik işbu râfi-i tevki-i refi-i âlem metaU-i husrevânî ve nakil-i yerUğ-i beUğ-i Iâzimü'1-ittibâ-ı kişver-sitânî akde'l-kuzâtil-müslimîn ûlâ vülâti'l-muvahhidîn madenül-fazi ve'l-yakin varisü'lulûm-î enbiyai ve'l-mürselin el-muhtas bi-inayeti'l-melikü'l-muin mevlâna Bedrüddin zîdet fezailuhu Budun kazası ki tevâbii ve levahiki ile defter-i sultanîde yevmî yüz otuz akçe yazar ^ ^ Kanunnûme-i OsmaıU.U-IFL . Feridun Bey Münieatı. e. . J İ J OJIJIj AIJX_ j o ^ Ü L JLUJI SVJ JJL JJ-L OJJUIL :UIJI ^ \ I E F L H * Û^I-^LJ Akde'lve'l- kuzâti'l-müshmîn ûlâ vülâti'l-muvahhidîn mâdenü'l-fazi yakîn varisü'l-ulumi'l-enbiya zîde fazluhu *.lı. . .

Cihet-i kaza kuzât-ı sâhfe her sebât-ı haşmet-efzun-ı mişler ise bu dahi ana mutasarrıf olub benim devam-ı devlet ve ebed-peyvendim için tere. Şöyle kim mevlânay-ı mezbur emr-i merkumı vech-i meşru üzere yerine neye mutasarrıf olıgelduaya iştigal gös­ getüre.müddetini bitirip altı yıl evvel infisal etmi. şakileri devlet-i el-mennü'l-mennânî ve't- Çün tazim ve ikram-ı şehriyârî ve müstevcib-i zâhk Agros^ bekay-ı izzet-i kâmkâridir. XVII. 1970. Tahriren fî evâil-i Rebiulevvel sene 953 i. ' Eflani Kastomonu vilâyetinde bir kaztmın adıdır. ' Agros. . 8 . Binaenala- kadısı Derviş'in gehb azh ferman olun­ akçe ile E f l a n i ' kaza­ asitâne-i kıdvetü tevki-i hâkani mağm ref olunub yerine yevmi seksen saadet canibine mülâzemeti olan* rafi-i smdan altı yıl zaman-ı infisah ve bir seneden ziyade ^ Veliyyüddin Efendi kitapları. Şöyle hileler.KADILIK 113 sene isna ve hamsin ve tis'amie Zilhiccesinin on beşinci gününde tefviz ve takhd kılmd) verdim ve büyürdüm ki vanıb kaza-i mezburda kadı ve hâkim olub icrây-ı ahkâm-ı şerayi-i nebeviyye ve infâz-ı evamir ve nevahi-i ilâhîye mütemessik olub şer'-i ka­ vimden tecavüz eylemeye ve eimme-i hanefiyyeden akval-i muh­ telife vaki olan mesailde kema-yenbaği tetebbu edib esahh-ı akvah bulub amnla amel eyleye ve ketb-i sicillât ve sakûk ve tezvic-i sigar ve segayir ve akd-i enkiha ve tenfiz-i vesâyâ ve kısmet-i mevaris-i reâyâ ve zabt-ı emvâl-i eytâm ve gâib ve azl ve nasb-ı vasi ve nâib ve sair umûr-ı şer'iyyeye bi't-tamam ve'l-kemal alâvechi't-tafsil ve'l-icmal mutasarrıf ve mübaşir olub ol diyarın kâffe-i halkı mevlânây-ı mumaileyhi kendulere kadı ve hükmünü nafiz ve cari bihb cumhur-ı kazayay-ı şer'iyyelerinde rücûı mevlânay-ı mumaileyhe kdıp emrinden udûl etmiyeler. İsparta vilâyetinde Alabty nahiyesinin eski adıdır. ıdemaü'l-muhakkikîn ve tefhim mûcib-i devam ve füzelâ-i müdekkikin. Ahmed kadısı asırdaki yevmî zamamnda 1022 H . yüz akçeh olup Sultan I . * Kaddann tâyinleri kısmında görüldüğü üzere Eflani kadısı Nasuh. ( 1 6 1 3 M . varak 6 b. ise de uzun müddet tatanbuTa gelmiyerek kazasker meclisine mülâzemet etmemi. ve sonra gelerek bir buçuk sene mülâzemeti üzerine Agros (Atabey) kaddığma tâyin olunmuştur. ) tarihinde beratı sureti: verilmiş kaza Nişan-ı şerif-i sultanî ve tuğrây-ı garrây-ı cihan-arâyi ve'esavnü's-samedânî tevfiki'l-yezdânî ihtiram-ı fark-ı ve'l-anü'r-rabbânî hükmü oldur ki. )lmiy TtkilUı.

hükümete gönderdiği arîzalara tarih atmaları 991 H.. sayı 2.114 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI kuzati'l-müsümîn zübdetü'l-muvahhidîn madenü'l-fazi ve'l-yakin el-muhtas bi-mezid-i inayeti'l-mehki'l-muîn Mevlâna Nasuh fezailuhu her veçhile mahal ve müstahik masîrime arz olunub hakkında mezid-i zîdet olmağm sene ihda ve inâyet-i husrevânem işrîn ve elf Zükadetü'l-haramınm gurresi günü pâye-i serir-i izzetzuhura getirüb yevmî yüz akçe ile Agros kazasını sadaka edib bu berat-ı hümâyunı verdim ve büyürdüm ki bâde'l-yevm varub Agros ketb-i kazasında kadı olub icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye eyhye ve sicillât ve sakûk ve tezvic-i sığar ve sagayir ve kısmet-i mevâris-i reâyâ ve sair kazayây-ı şer'iyyeden kuzât-ı sahfe her neye mutasarnf olmuşlar ise mevlânay-ı mezbur dahi ol vechüe mutasarnf olub devam-ı devletim için duaya mudavemet göstere ve mîrmîran ve sancak beyi mektub ve adam göndermesiyle ha­ ric-i kazada dâva istima etmeye ve der-i izzet-meâbıma irsal eyledüği arıza tarih tahrir eyhye* şöyle bdib ve elf.) senesinde ve F a t i h S u l t a n M e h m e d zama­ nında yani X V . Nr. 12.) senesinde emrolunmuştur (Osmanlı kanunnâmesi. s. şurût-ı Kısmet-i mevariste ve sicillâtta ve husul-i ukudda ve uhudda ve fesh-i nikâhta ve bey'u şirâ ve sair muamelât-ı vesayikta ve kitab-ı hikemîde tetebbu-ı kelâm. (1583 M.) ne ise öyle buyura. alâmet-i şerife îtimad kdalar. Dahiliye vesikaları. M. imtisal-i emr-i nebeviyye ve iktida-i ictihad-ı eimme ndvânullahi aleyhim eemaîn * Kadıların. . Millî Tetebbular mecmuası. asırda mevleviyet edilen B a h a ü d d i n olan Ankara kaddığma tâyin Efendi'ye verden berat sureti : Sebeb-i tahrir-i hümâyun ve mûcib-i tastir-i meymun öjiUjj ^jj J l J U J oldur ki Darende-i misal-i bî-misal akde'l-kuzât ve'lhükkâm mebinü'ş-şerayi' muhakkikîn ve'l-ahkâm fassü'I-ferikayn seyyidü'lzekiyyü'l-islâm ve'l-müsUmîn Bahaü'l-miUet-i ve'd- din dâmet fezadühu kemâ-tabet şemailuhu hazretlerine mahru­ sa-i Engürünün ve tevabiinün kadılığm verib tefviz kddım ki bâde'l-yevm"jAJb I j^^ü\ ^ U l j w ^. Emr-i hak tealâ ve sünnet-i resul (A. 327).J^ İ Ü j mânası birle amel edib kat-ı deâvide ve fasl-ı husumatta hiç âferideye meyi ve mehaba itmeye. Tahriren fî evâU-i şehr-i Rebiulâhır sene isneyn ve işrîn 884 H . ' İbnülemin tasnifi. (1479 M. Bi-makam-ı Kostantiniyye *.

<iU J Vikaye vesaireden almak suretiyle telif etmiştir. 660. dokuzuncu gününden Âmid kazasını sana tevcih ve inayet edib Uâmı için (isim yeri açık) .) tarihh ferman sureti: Akda'l-kuzâtü'l-müslimîn ulâ vidâtü'l-muvahhidin madenü'lfazl ve'l-yakin hüccetü'l-hak ale'l-halk eemaîn varis-i ulûmü'lenbiya ve'I-mürseUn el-muhtas bi-mezid-i inayeti'1-meUki'I-muîn sabıka Manisa kadısı olan Sivasî-zâde Mevlâna es-seyyid . H a l e b i . Belki muti ve münkad olalar. müslüman ve zimmi arasmda vaki olan deâvide ale's-seviyye tutub hükm ide. J i l W I > r Kenzü'd-dekayık. Bazısın bazısı üzerine tercih edib zulm ve hayfa meyi itmeye ve gaibler malın ve emanetin muhafaza etmekte gayetle ihtiyat eyhye ve resm-i kısmet ve resm-i kitabet kuzât-ı mâ-sebak zamanında ne miktar alınddarsa bu dahi ol miktara kanaat eyhye. * Kaddar. » Menahicü'l-inşa (Varak 60) Paris. . . Evkafı ve vesâyâyı mahalline sarf ide. zîdet fezailuhu tevki-i refi-i hümâyun vâsd olıcak malûm ola ki sen ehl-i Um ve sahih-i fazilet ve müteşerri ve dindar olduğun ecilden hâhya hakkında mezid-i inayet-i aliyye-i şâhâne ve mezid-i re'fet-i seniyye-i pâdişâhanem zuhura getürüb işbu sene semâne ve seb'ine ve elf Ramazammn yirmi tâyin olunmuştur. emr-i maruf nehy-i münker bâbmda tesahül kdmaya.KADILIK ide ^ . alâmet-i cihan-mutâ Ramazanü'I-mübarek sene erbaa ve semânîne v e semane mie *. . = 1 5 4 9 M. Canibin aziz ve muhterem tutub emrinden tecavüz kdüzere itimad kdalar. X I I . Türkçe yazmaları ilâve kısım. .) J ^J> Sj^^^ mülteka'l-ebhar fi forû-ıhanefiyye ismindeki eseriyle şerhlerine göre hüküm verirlerdi. . ziyadeye tama itmeye. İ b r a h i m H a l e b i bu eserim Hanefî fukahasmdan Kudurt. Mültekasiyle kaddarm işlerini kolaylaştırmıştır. asnn ikinci yansında beş yüz akçe yevmiyeli mevahden bir kadı'mn tâyinine dair 1078 H. gani ve fakir ve âlim ve cahd. gani ve fakiri müşarünileyh hizmetin ol mevzide vesâyikda hâkim-i vakt bilüb cemi kazayâda rucûı buna ideler. Bu eser­ den evvel yukarıda zikredüen eserlerden istifade ediliyordu. asrın ikinci yansından sonra Halebi ibrahim Efendi'nin (Vefatı 956 H . Nr. X V I I . MiUî Kütüphanesi. mezkûr şehrin vazü ve şerifi. j^'^^ el-Muhtar. Tahriren fî evasıt-ı mayalar ve muhalefet etmiyeler.( 1668 M. bi-kaderi'l-vus' ve't-takat ve'l-imkân beyne US cemi-i ebl-i iman yerine getiriib emir ve vezir.

)'de vefat etmiş olan kazaskerlerden Bosna'h B e y a z îz â d e A h m e d Efendi'nin sakke ait bir eseri Hamidiye kitaplarmm Lala İsmail Efendi kısmmda 93 numarada bulunduğu gibi şeyhülislâm Debbağ .» ) denilen ve kendisine mahsus tahrir usulüne dahildir. miras dâvalan. Lügatlere göre Mahkeme-i şer'iyyelerin ver­ dikleri hüccet. Nr.)*de Üsküdar mevleviyetinden mâzulen vefat eden N u m a n Efendi'nin de beş bab üzerine tertip etmiş . fakat hükümet emirleri buraya aynen geçip verilen cevaplar ise kısmen şer'i mahkeme tarzma benzemektedir. temessük ve saire gibi şer'î muamelâtm yazdış usulüdür . Sakk-i şer'î üzere olan hüccetlerin başlıkları (sebebi 1 tbniUemin tasnifi. Sicil defterlerine yazdan vakfiye. Tevcihat vesikaları (Başvekâlet arşivi). vesaire resm-i kısmet. Tahriren fî evahir-i şehr-i Ramazanü'l-mübarek sene semane seb'în ve elf bi-makamıEdime el-mabrusa^. 284.116 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Büyürdüm ki vusul buldukta bu babta sâdır olan ferman-ı ceUlü'l-kadrim mucibince bir an ve bir saat teehbur ve tevakkuf etmeyib v a n b kaza-i mezkûre siz mutasarrıf olub ehali beyninde icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye-i nebevi ve infaz-ı evâmir-i ahyye-i Mustafavî sallallahü tealâ alâ-şariiha bezl-i makdur ve sây-i nâ-mahsur eyleyib ve muaccelen adamm gönderib beratını ihraç ettiresin. * ıiL<» Sak keUmesiniıı ash çek olup sonra tarib olunarak yani arapçalajtınlarak sakk denilmiştir. Sonra şer'i mahkemelere mahsus bir usul ve kaide altında kaleme almır kaddann muhtehf kaleme al­ dikkate almarak onlann işlerini kolaylaş­ için bazı değerh âhm kaddar taraflanndan nümunehk sakler şer'i muamelelerin ne suretle yazdması îcap edeceğine dair aynı mevzuun muhtehf şekiUerine ait mışlardır*. nafaka. ilâm. SAKK-1 ŞER'Î Şer'î mahkemelerin muamelâtına mütealhk şer'i hüküm ve kararlan havi tuttuktan ve ekserisi eni dar ve boyu uzun olan defterlere sicillât-ı şer'iyye denihrdi. Mahkeme-i şer'iyye sicilleri şer'î muamelât ve mazmun itibariyle ilm-i fıkhm furûuna dahil olduğu gibi tahrir tarzı itibariyle de sak ( i i . nikâh ve bu tahrir tarzma ehhyetsizhği tırmak nazan sakk-i şer'î denihrdi*. ilâm.zâde Mehmed Efendi'nin torunlarmdan olup 1224 H . (1809 M. husûmete mütealhk dâvalar. (1687 M. alâmet-i şerife îtimad kdasın. şöyle bilesin. » 1098 H.

Nr. Naibin bir veya birkaç olması kadının tâyin edildiği kazanın büyük veya küçük olmasına muamelâtının geniş olup olmamasına bağlı idi. (Mevalinin) işinin çokluğuna .z â d e A t a u l l a h Efendi'nin de (Usıü-i Sakk) adlı bir eseri vardır ve bu eser. nâibleri olarak başlıca altı kısımdır. 896 (Adalet fermanından). Mevali nâibleri. Kadı nâibleri. kaza kadısı adına o nahiyenin şer'î muamelelerine bakardı i. Nâibler vazifelerinin mahiyyetlerine göre kaza nâibleri. Ş â n i . sancak ve eyâlet kadılarının nâibleri ona göre idi.Tuhfelü's-sak) adlı mufassal sakk kitabı da Türk Tarih Kurumu kitapları arasmda 98 eski ve 64 yeni numarada mevcuttur.KADILIK 117 tahriri'l-kitab oldur ki) veya (sebeb-i tabrir-i şer'î oldur ki) ve (sebeb-i tabrir-i kitab-ı sıbbat-nisab oldur ki) ve saire ile başlardı. Kaza nâibleri. Bu da bir nevi dtizam usulü idi. 78. Lâli-zâdelerden H â m i d Efendi'nin muhtelif nevilerin havi sakk kitabı ' Bâh nâibleri. Z i y a ü d d i n Efendi'nin basdmış olan (Sakk-i cedid-i Ziyaüddin) isimli sakkin kenarlarmdadır. Kadı naibi kadının yanında bulunup icabında ona vekâlet eder veyahut herhangi bir şer'î muameleye bakmak üzere kadı tara­ fmdan köylere gönderdirdi. aralanndaki mukavele üzerine taksim ederlerdi. Kadı naibi. mebni ona vekâ­ 1 Mühimme defteri. Mahkeme-i şer'iyyelerde kaddar namına muhtehf hizmetlerde vazife gören nâibler vardı. olduğu 'iL^\ 'tjJ. bâb nâibleri. a. mevali nâibleri. dördüncü bab müraselâta ve beşinci bab da muhtelif hüccetlere dair olmak üzere tertip olunmuştur. kütüphanemizdedir. Bundan dolayı kaza. kadımn leten dâva dinlerdi. kadı nâibleri. Tuhfetü'ssnkûk birinci bab hüccet ve vakfiyelere ikinci bab muhtelif ilâmlara. kaddann kendi kazalan dahdindeki nahiyeleri nâib ismiyle tâyin ettiği bir şer'î memura iltizama verip o memur. üçüncü bab mâruzâta. kazalarda aym zamanda bâb nâibliğini görürdü. KADI NÂiBLERt Nâib vekil demektir. büyük kaddann bizzat gibi * esnafı kontrol etmek vazife gördükleri ayak nâibleri arpalık zamanda maiyyetlerinde bab naibi denden bir kapı naibi olduğu üzere seyyar ayak naibi bulunurdu. bizzat gitmeleri ismiyle Bunlardan mevahnin tâyin olunduğu eyâlete yani fülen hizmet görmeleri usulü terk edildiğinden bunlar kendi­ lerine vekâlet etmek üzere o eyâlete taraflanndan nâib birer vekil gönderirler ve hasdatı.

s. 1100 H . beylerbeyi ve sancakbeyleri gibi askeri smıf ile ilmiye smıfından mâzul şeyhuUslâm. kazasker ve mevalinin geçinmeleri için tahsis olunan muvakkat mâzuliyet maaşı veyahut tekaüd maaşınm adıdır^. aşçı. Ayanların ferman dinlemez olduğu tarihlerde yani X V I I I . X V I . 276) bir tetkiki vardır. Selim zamanmda konulan anlaşarak onlardan idare ederlerdi. * Arpalık hakkmda merhum İ b n ü l e m i n t n a l ' m Türk Tarih Encümesi mecmuasında (sene 16. 111. kaftan ağası ve hizmetkâr makulesi şahıslara nâibUk verilmemesi tesbit edilmiş ise de pek ziyade bozulmuş olan bu meslekte hiçbir tesiri olmamıştır. 574). bu nâiblere de bddiren 1207 H . * "Müderrislere maişet ve mevali ve sudure arpalık namlariyle birer kaza tevcih olunmak lâzım geldi ve onlar bu kazaları birer nâible idareye mecbur .)'den sonra niyabet usulü bozularak çoğu ehliyetsiz ve cahU nâibler para mukabiU verdikleri hükümlerle haksızı haklı çıkarmak suretiyle irtikâbın en âdisine tenezziü ettikleri göriUmüştür. eyâletteki hizmetine ve gelirin az veya çokluğuna göre dörtte bir veya beşte birini almak suretiyle verilir veya muayyen bir para mukabilinde (iltizam gibi) satdırdı. asrm ortalanna kadar kaz- ^ Mevali nâiblikleri. asnn yarısından sonralan veya korkarak memnun âyanlarm olduklarmı kadı ve nâiblerin bunlarla fenahklannı ve örtüp balkır ilândan görülmektedir. kazasker ve mevahye azil­ lerinden sonra maişetleri için arpalık ismiyele birer kazamn hasılât-ı şer'iyyesi verihr o zatlar da oraya taraflarından nâib gön­ dererek oranın şer'î hasılatını arpalık nâibleri demlmişti. İltizama verilen niyabetlerin parası taksite bağlanarak her ay ödemek îcabeder ve buna şehriye denilirdi (D'ohson. Ârpahk kazasma gönderilen nâib kendisinin verdiği parayı çıkardıktan sonra üst tarafını da kendi ihtiyacına sarf ederdi. (1792 M.)'de yeni bir kanunla mâzul mevah taraflanndan nâibldderin taham­ müllerinden fazlaya satdmaması. Bunlardan başka şeyhuHslâm. IV. s. ARPALIK * Arpabk vezir.118 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I kendisinin asili tarafından vekd olduğuna dair bir vesika abr ve bunu o kadılık hangi kazaskerin mıntıkasında ise vesikayı kazas­ ker tasdik ederdi*. (1689 M. s.

arpahğın bu tarihte herhalde ihdas edildiği mâ­ X V I . belki adı başka idi. mücmel tapu defteri. ^ Sâbıkkazaskerlerden M i r z a . c.KADILIK askerlerin fına arpalıklarına arpalıktan ilmiye has denihrdi i. bazen mâzul mevalinin nâib göndermiyerek kendi arzusiyle de arpalığına gittiği görüldüğü gibi* bazı arpalık sahipleri ceza olarak arpalığına gönderilerek kaddık etmesi vaki ise de nadiren olurdu*. 166). s. s. 326. * Raşid tarihi. (1518 M . . Nr. Fakat bu kayıt nasına alınmamalıdır. asır sonlannda arpalık vardı. Sahib köylerinin hasdâtı veril­ miştir Bunun İzmir'in Tahtalı köyü ile diğer yerlerinde de timarı vardır" (Baş­ vekâlet Arşivi. asnn smda görmekteyiz. c. IV.ı M e v l â n a H a y r e t t i n . c. asır başlarında ve X V . D a m a d A l i Paşa'mn Avusturya seferine itirazından dolayı arpalığı olan Pravadi (Bulgaristan'da) kasabasma gönderUmiştir (Raşid. sınıfı mevaliye tahsis edilen herhangi bir veya iki kazanın hasdât-ı şer'iyyesi idi. ' Şakayık tercümesi (Mecdî). şeyhülislâm. I I I . ^ H a s h â . Biz içinden 119 burada ilmiye sını­ kazaskerlerle mahsus Arpalık. ilk yan­ Ulemaya arpahk adiyle maaş tahsisini X V I . s. ^ " T i m a r . mevahnin mazereti olmayanlann bizzat arpa­ lıklarına giderek hâkimhk etmeleri ve alîl ve ihtiyar olanlann da arpahklannı iltizama vermeyip emanet suretiyle beşte bir üzeolduklarmdan maişet vc arpaldc olan kazalar hasdâtınm bir miktariyle nâibler geçinib bakisi eshab-ı menasıba 'arpalık sahibine' ait olurdu. 273): "Arpalık demek (mâzul şeyhülislâm kazas­ ker ve mevalinin) vilâyetlerdeki bazı kadılıklardan aldıkları muhassasattır". ) 'de tekaüd olunca Kırkkilise arpahk olarak veril­ mişti*. bahsedeceğiz.z â d e Şeyh M e h m e d E f e n d i . Hâce-i hdlude mülkühu. meselâ kazasker Mevlâna Zeyrek-zâdeye 924 H . 220). Çeşme kazasmda ber-vech-i arpalık Kızılkilise." R i k o şunları yazıyor (Fransızca tercümesi. 188). J. s. 44.i K a d r i Çelebi Kazasker-i Anadolu (166 numaralı Menteşe livası mücmel tahrir defteri). Keza Rumeli kazaskeri Erzincanlı A l i E f e n d i arpalık olarak verilen memleketine yoUanmışu (Raşid. Arpalık sahibi olan ulema bizzat arpalık olarak tahsis edilen kazaya gitmiyerek oraya kendisi tarafından bir nâib gönderirdi. s. II. Bundan başka bazı nüfuzlu ulemaya timar sure­ tiyle de arpalık tevcih edildiği görülüyorsa da umumî değildir ^. Ovacık. S e l i m pek ziyade bozulmuş olan ilmiye sınıfının da ıslâhına teşebbüs ettiği sırada arpalık sahibi olan mâzul mevali ve kazaskerlerden.

* Arpalık (Türk Tarih Encümeni Mecmuagı) sene. (1914 M. Bu kayıd fiUen jeyhulislâm olanlara bazı mülâhazalara mebni bir cemile olarak maajlarmdan bajka arpalık tevcih edildiğini göstermektedir. 1222. Edirne vak'asiyle II. Zadegan denilen ulema evlâdınında maaşlan vardı 1322 H . B . Ahmed'in cülusu dolayisiyle Şeyhul­ islâmm âsUer tarafmdan tâyin edilip yeni hükümdar tarafmdan kabulü mecbu­ riyetine mebni ona muğber olmadığma ve kendi tarafına imale maksadiyle yapılmış fevkalâde bir tevcihtir.120 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI rinden ehliyetli dürüst nâiblere vermelerini havi bir ferman neşreylemiş ve bu arada cehele makulesine nâibUk verilmemesini ve imtihansız hiç kimsenin yeniden kadılığa tâyin edilmemesi emrolunmuştur (1203 H . Arpahk. Mustafa'nm hal'i ve III. 18. e. Edime. ». Nr. Arpahk mâzıdiyet maaşı veya tekaüdiye gibi bir şey iken sonradan eski usul arpalık şekh kaldınlarak ayhğa (maaşa) bağ­ landı ve bu hal daha sonra genişleyerek arpahk maaşı ve onu mütaakıp isim değişikliğiyle tarîk maaşı ve en son olarak rütbe maaşı adını aldı. IV. 283.)senesinde mekteb-i nüvvab'm yerine Medreset ü'l-kuzat teşkil olunarak nlmış ve nâiblerin zadegan usulü kaldıunvanı da kadıya tahvil edilmiştir*. mahreç mevalisi mâzulleri alırlardı. maaşını son zamanlarda kazaskerlere istanbul ve Haremeyn payelüeri. Cevdet tarihi. Bursa kaddan ve bdâd-ı hamse. Küçük yaşta tahsU görmeden İstanbul rüûsu verilen ulema evlâdı maaşlanna rüûs maaşı denilirdi. 16. Tevki-i refi-i hümâyun vasd ohcak malûm ola ki siz tarik-i ulema­ mn akdemi ve fuhûl-i ulemanın a'lemi olub ^jj vera' ve tekvana itimad-ı hümâyunum ve sadakat ve istikametine hüsn-i zann-ı sedad-makmnum olub her veçhile müstahikk-i inayet ve sezavâr-i atıfetim olduğun ecilden bâliya hakkmda mezid-i inayet-i âhye-i * Edip Efendi tarOıi (tkinci kısım). ) ^ . > Başvekâlet arşivi. Ahmed-i Sâlis vesikaları. Şeyhuhslâm îmam-ı Sultanî Mehmed Efendi'ye verilen arpalık beratı sureti ^ Âlemül-ulemail-mütebahhirîn rÜn efdalü'l-füzelâil-müteveryenbûü'I-fazl ve'l-yakİn keşşafü'l-müşkilâti'd-diniyye haUâ'el-mahfuf bi-sunufi'l-meUki'l-âlâ şeyhuhslâm lü'l-mûdilât-ı yakiniyye miftahü'l-künuzü'l-hakayık ve misbah-ı mmuzü'd-dekayık ve müfti'l-enâm olan Mevlâna Mehmed edamallahü teâlâ fezailehu. s. = 1789 M . sene 115 Rebiulâhır ortaları. . 292.

el-Abdü'l-fakir Mustafa el-Kadusker-i Anadolu Kastamonu Mahkeme-i Şer'iyyesinin 1205 tarihli sicilinden. . Hurrirehu Recebü'l-mürecceb li-senet-i hamse ve mieteyn ve elf. M u s t a f a ' y ı hal' eden asilerin intibah ve tâyin ettikleri şeyhuhslâm olup yeni hükümdar olan A h m e d bir cemile olarak kendisini böyle ele almıştır. . . Bade't-tehiyyeti't-tayyibe inha olunur ki TaşkSprü ve Günay kazalarmdan maada Kastomonu sancağında olan kazaların umûr-i kısmet-i askeriyyeleri tarafımızdan size sipariş olunmuştur. .KADILIK 121 şahane ve mezîd-i re'fet-i seniyye-i şahanem zuhura getirilüb işbu sene hamse aşerete ve miete ve elf şehr-i Rebiü'l-âhınnm on üçüncü gününden Tımova ve Plevne kazaların ber-vech-i ar­ palık size tevcih ve inayet buyurub îlâmı içün . KASSAMLIK Kaaaam Vefat etmiş olan bir kimsenin terekesini varisleri arasında taksim eden şer'î memura kassam deni­ hrdi. III. Kazaskerlere mensup askeri sınıfın terekesini kaç kazada ayn a y n bulunurlar kerleri tâyin ve edilirlerdi. biri kazasker kassamlan ve diğeri de bir mahaUin kadıhğında yani şer'î mahkemelerde bulunan kassamlar olmak üzere iki smıf kassam vardır. Düşen mevtay-ı askeriyyenin muhallefatmı tahrir ve beyne'l-verese taksimden sonra rusûm-ı mûtadeyi kabz ve tara­ fımıza isal eyliyesiz vesselam. tâyin olun­ muştur Bu beratm üst kenarmda şeyhuhslâmm şu kaydı vardır : ^^Hotaliç Tımova'nın mülhakat-ı kadîmesinden olmağla ilhak buyurulub tevcih buyurulmak rica olunur : Mine'd-dâi el-fakir Mehmed afâ anhü tmam Mehmed Efendi I I . Osmanlı devletinin şer'iyye teşkilâtında miras taksimi. Bunlar tahsil Rumeh'dekiler ettikleri kısmet-i varisleri ara­ Rumeli kazas­ taraflanndan askeriyeyi o sında taksim eden kazasker kassamlan ya her kazada veya bir­ Anadolu'dakiler Anadolu kazaskerleri '• İzzet-meâb Vahyi-zâde Mustafa Efendi.

Sen ki kassam-ı mumaileyhsin kısmet-i askeriyye tahririne memur olanlardan hiyaneti zahir olanları azledib yerlerine emin ve mûtemed kimesneleri nasb eyliyesin. Bu askerî kassamlann kassamlık muamelâtını teftiş ve askerî kassamlann kazaskerler namına aldıklan resimleri tahsil etmek üzere müfettişleri de vardı^. 96. şükür ve şikâyetin makbuldür. azl ve nasbm. . ve bilcümle kısmete müteallik cemi-i umiîr. sene-i mezkûreden bu âne gelince makbuzunuzu kasamm-ı mumaileyhe teslim edib yedinde olan mahtum deftere kayıd idersiz. Ve siz ki elviye-i mezkûrede vaki kaddar ve nüvvabsız. Mahallî askerî kassamlann azh ve yerine diğerinin tâyini suvarî kassamının selâhiyeti dahilinde olduğu gibi bunlar hakkın­ daki şikâyetler veya taltif edilmeleri hakkında verdiği raporlar da hükümetçe nazan dikkate ahnırdı*. 2). Suvarî kassamlan her teftiş ettiği yerde tahsil edilen kısmet-i askeriyeyi kadılık sandığından tesellüm ederek ehndeki mühürlü defteri bu resimleri kendisine teshm eden kadı veya naibe mühürletirdi. 2 Ulemadan Mevlâna M e h m e d ve Anadolu'da elviye-i mezbnrede vâki kaza nâiblerine hüküm ki. Nr. ^ Kuzattan Yavaşça Mehmed zîde fazlühuya hüküm ki. s. sana tefviz olunmuştur. sol kola tâyin olunan İş bu sene tis'a ve semanine ve elf (1089) Rebîulûlâ gurresinden sol kol tâbir olunur elviyede sen ki mevlânay-ı mezbur Mehemmed'sin kassam-ı süvari tâyin olunmanla elviye-i mezkûrede vaki olan gerek mevali-i izam ve gerek sair kazalarda mukaddema mezkûr kolda kassam-ı süvari olan İbrahim'in mürurundan bu âne gelince vaki olan mevadd-ı askeriyyeyi teftiş ve tefehhus edib rüsûnu her kim ahz ve kabz etmiş ise ahz ü kabz idesin.122 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I mahallin kadılığmdaki sandıkta saklayarak kazaskerlerin mühürlü mektupları ve fermanlarla gelmiş olan askerî kassam müfettişi veyahut suvarî kassamlan geldiği zaman kadı veya nâibler taraf­ lanndan onlara teshm edilirdi. Hâliyen Hamid ve Alâiye ve Teke sancaklarmda vaki kazalarm nefs-i Antalya kasabasmdan maadasımn umûr-ı kısmet-i askeriyyesi sana tefviz olunmağla mevadd-ı askeriyye muhallefatm tahrir ve taksim ve zikrolunan sancak ve kazalarda kassamlann gördükleri kısmetleri teftiş ve tefehhus edih yedlerinden rusûmlarm müfredat-ı defter Ue alıb kabzedib ve ilâmı lâzım olan me­ vaddı icâleten mektubunla ilâm ve kısmet umurunda kemal-i dikkat ve ihti­ mam eyliyesin deyu bilfül Anadolu kazaskeri olan Mevlâna M e h m e d edamallahü tarafmdan mühürlü mektub verilib mucibince kanun üzere amel olun­ mak ferman olunmağın yazddı 1089 Rebiulevvel (Mühimme defteri. Bundan başka yine bu askerî yani kazasker kassamlannın muame­ lâtım gözden geçirip bakayaya kalan resimleri tahsil etmek için zaman zaman Anadolu ve RumeH'ye üç koldan suvarî kassamlan yollanır ve ellerine fermanlar verilirdi.

Nr. Vefat eden şahsın tereke denilen bıraktığı emval ve eşya kassamm huzuriyle Anadolu kazaskeri M e h m e d Efendi'den süvari kassama mühürlü mektub verilmekle mucibince amel oluna deyu ferman sâdır olmağm vech-i meşrûh üzere şerh yazdmıştır evâsıt-ı Rebiulevvel. Eyâlet. eşerken tekaüd ittikten sonra madem ki mezkûr mütekaid. 124. sene 1330. atebe-i uiyâya mülâzemet ile . s. ' Kanunnâme-i Âl-i Osman (Tarih-i Osmani Encümeni Mecmuası). Askerî olmayınca resm-i kısmet mahalU kaddanndır. s.KADILIK 123 XVI. ilâve . Ve kaza ve tedris ve meşihat ve tevhyet ve nezaret ve sair anlann emsah menasıbtan şol ki verüür onlann ehU askerîdir. 1970. 3). Bu zikrolunan kimesnelerin rüsûm-ı kısmetleri kazaskerindir.neşriyattan. Her kadılıkta müstakU bir kassam defteri vardı. tatar ve sancak ve voynuklann kazalarda resm-i kısmetleri askeri olub kazasker kassandarı tarafmdan ahnır. s. 39. 96. sene 1089 (Mühimme defteri. kimsenin yazdu raiyyeti değilse askerî olub başkasının raiyyeti ise askerî değüdir. Berat-ı hümâyun Ue büfiil doğancı olan kimesne. Ve askerî evlâdından şol ki bir derecede ve kimseye raiyyet yazılmamış ola ve zevcatı ki büfiil taht-ı nikâhında ola ve as­ kerinin kulları ki bâde'l-ıtlak ahli askerî hizmetinde ola ve mai­ şetleri ehl-i askerden ola ve kimseye raiyyet yazdmış olmaya ve şol raiyyet kızı ki sipahiye nikâh olub madem ki sipahinin taht-ı nikâhında olsa askerîdir. âhara raiyyet yazdmış olmaya askeridir ve hazret-i hüdavendigâr kulları ve cariyeleri madem ki askerinin taht-ı nikâhında olalar bâde'l-ıtlak onlar dahi askerîdir. eşen. şöyle idi*: asır ortalarında resm-i kısmet hakkındaki kanun Sefer-i Sultaniyye eşen sipahi. Kimlerin askerî sınıftan sayddığma dair bu kısmm en son notuna bakımz. yaya. 125. canbaz. Bu kanunnamede resm-i kısmete ait daha bazı maddeler vardır. müseUem. kaddarm maiyyetlerindeki kadı ve mevah kassamları kanunen askerî sımftan olmayan raiyyetin ve şehirlinin miras işlerine bakıp resm-i kısmetleri tahsU ederlerdi *. Nr. yörük. kazasker kassamı kısmet edib resm-i kısmeti kazasker için ala. 2 Kanunnâme (Veliyyüddin Efendi küaplan). Menasıbtan üç akçe ve daha ziyade yevmiyeliler askerîden madud olub resm-i kısmeti kazaskerindir.

sene 919 üâ 924 (1513-1518 M. Bazan kazasker kassamı ile mahalli kadı veya nâibler arasında resm-i kısmetin ne tarafa ait olduğuna dair ihtilâf çıkar ve mesele ' X V I . asTin Uk yarısına ait Bursa mahkeme-i şer'iyyesi defteri.): kassam Tereketü'I-merhume Hatice binti Murad el-müteveffat fî mahalle-i Umurbey min-maballâti'l-Bursa el-mahrûse an-ahin li-ebin ve ümmin ve Mustafa ve ubteyn li-eb-i Sitti ve Zahide fî 20 Cümâdelevvel sene 919.f' j v'i' •^'^1 Hissetü'l-uht li-ebi ve ümmi Sitti k 4044 6 Hissetü'l-uht li-ebi ve ümmi Zahide k 6 4044 . Müteferrik kadife Makrame San bürümcük tki keten biri pirahen 60 15 50 40 San penbe kaba sade Mirzâyî penbe dörtlü Köhne kabâ Diğer kabâ sarı penbe 100 20 15 70 Ak kaba Ak dertenk Köhne kadife dolama Köhne miyan bend 30 15 20 50 El-hissetü'l-müntaldl fi ebiha Bitariki'l-irs 13803 El-hissetü'1-müntakille min-ümmiha 2500 Yekûn 16788 Et-techiz 287 Bade't-techiz ileyha 16501 Er-resm 330 Bâde'r-resm 16171 (.:.124 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI kalem kalem bu deftere yazddıktan sonra ehl-i hibre (bilirkişi) marifetiyle her birinin kıymeti takdir olunup altlarına yazddıktan sonra zevein veya zevcenin ve diğer varislerin hisselerine isabet eden miktar tesbit olunup kassamm alacağı para teçhiz ve tekfin müteveffanın tenzil ve ıskat masrafları tereke yekûnundan edildikten sonra geri kalan miktar ne tutarsa şer'i kanuna göre varislere verihrdi*.24A. 22 .1 j L. Minha hissetü'l-ahi li-ebin ve ûmmin 80085 20 i .

35). Müteveffa sonradan ebl-i berat olmuştur deyu bana dahi ettirmediler ve H a c ı M u r a d müteveffa ehl-i berat olub mezbure dahi mâni olub iki bin akçesini aldılar deyu îlâm etmeğin büyürdüm ki göresin. Bunun için kazaskerlere ait askerî rüsumların neler olduğu hüküm yani fermanla tasrih edilerek aradaki ihtUâf bu suretle halledilirdi *.. evlâd-ı askerîdir. 70. Tanzimat-ı hayriyeyi mütaakıp yalnız kazaskere ve kadılara ait bıkassamlıklar kaldınlarak terk edUmiştir. Ve sâdat dahi askerdir. s. 4 s. Nr.KADILIK 125 Divan-ı hümâyuna kadar geUrdi*. Ve berat-ı şerifle imamet ve hitabet ve emanet ve kitabet ve meşihat ve cibayet ve tevliyet vesaire bunun emsali cihet tasarruf edenler askerîdir. Lâkin sabıkta resm-i kısmetleri yüz akçe (den) aşağı olsa vilâyet kaddarmun denmiş idi.Yine aym mesele hakkında Mora'nm Mezestire sancakbeyine yollanan hükümde ihtilâfı tahkik edip Rumeli kazaskerine âid resm-i kısmeti kazaskerin göster­ diği şahsa teslim ettirmesi emrolunmuştur (Mühimme.. madamki fevt olduktan sonra reâyâ taifesine nikahlan­ mış olmaya. Ve berat-ı şerif Ue doğancı ve yuvacı ve derbeudci ve köprücü ve ulakcı ve yağcı . Elhaletü hazihi zikrolunan dahi müşarünileyhe tâyin ve tahsis olunmuştur. Hâlen Rumeli kazaskeri olan Mevlâna E s* a d edamallahü fezailehu tarafmdan südde-i saadetime şöyle arzolundu ki vilâyet-i mezburede müşarünileyhe aid ve râci olan resm-i kısmet ve nikâh ve îtıkname (azad kâğıdı) ve vakfiye ve esnây-ı kısmette vaki olan ve hucec ve sicil­ lât mumaileyhin kassam veyahut vekilleri anda mevcud iken kuzat tarafmdan dahi olunub rencide iderler imiş. I20). askeri­ nin zevcatı askeridir. İstanbul'da. İmdi büyürdüm ki berat-ı hümâyunum ile hitabet ve imamet ve kitabet ve tevliyet ve cibayet ve nezaret ve meşihat ve cüz ve teşbih ve vakıf ve mezrea ve tekye ve sair bunun emsâU cihet tasarruf edenlerin vazifeleri bir akçe ve nim akçe ise külli ve cüzî askeridir. Fevt oldukta müşarün­ ileyhin kassamları kısmet edip kanun üzere rüsumunu ahb kabz ve zabt ve kuzât tarafmdan asla dahi olunmaya. \eyaya ve müsellem ve mensuh ve goyr-ı mensuh vc yörük ve tatar ve canbaz ve voynuk askeridir. Anun gibi eğer yerlüdür ve eğer gayrıdır kısmeti kazaskerim canibine aid olan ehl-i berâtm resm-i klarnetine dahi ettirmiyesin Sene 973 (Mühimme defteri Nr. bir kassamlık rakdmış. eyâlet ve sancaklann kısmet işleri de mahallî kaddara ' Üsküp kadısına hüküm ki Kasaha-i tşlib kassamı mektub gönderib tftib kazasmda mütemekkin olan H a c ı H a m z a fevt olub zimemde dört hamal akçesi ve iki yüz hamal gailesi deranbar olup kasaba-i mezburede yirmi pâre dekâkin ve evleri ve çiftlik ve kul ve cevârisi ve nice esbab ve davarları kalıb kısmet eylemek taleb olundukta kadısı ve naibi mâni olub kenduler kısmet eyleyib iki yüz filori alddar. ' Mefahirül-kazat ve'l-hükkâm. mezkûrlarm kısmeti kazaskerlerim canibine âid olan ehl-i berattan olub mezkûr kadı-î müşarünileyhe aid ve râci olan resm-i kısmete sonradan ehl-i berattır deyu dahi eder ise caiz değildir.

(Mühimme. a. Nr. hükümler.. El-mahrûse bi-makam-ı Kostantiniyye (Suret-i emr-i şerif fî evâsıt-ı Cümadelûla 1038). j . Keza köylülerin sancakbeyi. toprak kaddan ismiyle seyyar kadılıklar merkezinde ve gerek eyâletlerden tahkiki îcap eden bir iş toprak kaddan vasıtasiyle tahkik ve teftiş olu­ nurdu. 281). Tahriren fî evâil-i şerh-i Rebiulâhıri-senete hamse aşer ve elf. subaşı. zeamet. alaybeyi. ^ Anadolu Beylerbeğbine gönderilen 15 Receb 979 (2 Aralık 1571) tarihli bir hükümde şöyle denilmektedir : "Beylerbeğliğinde olan beylerden ve alaybeğinden ve zuâmâ ve sipahiden sana varub şikâyet eden fıkaramn ve garibin dâvalarım istimâ edib. asır sonlarına kadar. Tarihinden anlaşddığına göre bu hüküm 1015 Rebiulevvel iblidalarmda (1606 Temmuz) verilmiş ve tatbikinde mahallî kaddarla olan ihtilâf üzerine 1038 H. dâvaları topraklarmda ^y*^ Şer'î ile görüb hak.. sonra ehl-i berat olmuştur deyu kadılar dahi eder imiş.. emirler isimli mecmua. Ve mansıb tasarruf eden mülâzım külliyyen askerîdir ve ol mâkule kimesneler fevt oldukta asimdan avarız hanesinden idi. Her eyâlet Toprak Kadıları •' vardı. vâki ise men ve defi edib eğer zikr­ olunan taifenin rüsumundan kuzat taifesi nesne almışlar ise geru mumaileyhin kassamlarma alıveresin inad edenleri yazıb bUdiresin şöyle bilesin ve baden nazar bu hüküm-i hümâyum kassamlann yedinde ibka edib alâmet-i şerife îtimad kdasın. (1628 M. Gerek devlet ve sancakta XVI. 112. Nr. . kanuna bakdmayarak icabında hareketler imtiyazına ve ortakçı ve haymana ve çeltikçi ve tuzcu ve celeh ve hakırcı ve kadı nâihleri ve şehir kethüdaları ve tekâlif-i örfiyyeden muaf olanlar askeridir.. tımar sahipleri taraflarından herhangi bir haksızlığa uğradıkları zaman eyâlet ve sancak kaddarına ve Divan-ı hümâyuna vâki şikâyetlerini bunlar tahkik edip îcap ederse kendderine verilen emirlerle dâvalara da bakarlardı i. Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen kitaplar). reâyâ taifesinden idi. müstahıkkma vasd olmak için toprak kadı­ larına mektub verip sancakbeylerinden ve zûamâ ve gayriden meclis-i şer'îye varmağa inad edib muhalefet edenler her kim ise isim ve resimleriyle yazıb arz olunmalarm emredib büyürdüm ki . Köyliderin sipahilerin aykırı şikâyetleri yine köylü ile olduğu gibi timarlı de köylülere yaptıklan sipahinin haksız muameleler. 10.126 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I TOPRAK KADILARI VE MEHAYiF MÜFETTİŞLERİ „ .)'de tekid olunmuştur (Kanunnâme.

teşekküllerin tahkiki de toprak gönderilirdi ^. 1567 M. Diyarbekir Kulp Beylerbegisine hüküm ki. . meselâ 975 ( H . 22 a. sancağında bıdunmadığı sancağm muhafazasma verilmiş ve marifetiyle görürlerdi. sancak beyileri dahi subaşdann ahvahne takayyüd edip hırsuzu ve haramiyi tutub hakkmdan gelmek uhdesine lâzım iken iğmaz-ı ayn edib ve tutulan bırsuzlarm dahi akçelerin alıp halâs edib siyaset etmedikleri ecdden hırsuz ve harami kesret üzere olub reaya ziyade muztaribü'l-ahval olduklan atebe-i > 981 H . (1573 M. Nr. 480. . muharebe zamanlarmda ve fevkalâde ah­ valde memleket inzibatiyle alâkadar olanlarla beraber hizmet Bey'in Salih. 7. 188 mm). * KuUt.) senesinde deniz seferine memur olan Kocaeli sancakbeyi B â l i zaman da Kocaeh alaybeyi memur olup maiyyetine hvası dahihnde fenalık yirmi altı timarh sipahi yapanlann toprak kaddan dâvalarmı görmesi emreddmiştir *. zuhur edib yer yollar hüküm suretiıd aşağıya naklediyo­ sancağmda* hırsızlar ve haramiler yer cemiyet edib gece ile basıb ve adamlar k a t l e d i b . s. 2 26 Rebiulevvel 981 (26 Temmuz 1573) tarihli bir hükümde Hereek'teki Hamzavîlerin (Melâmiye-i Hamzaviyye erbabuun) ahvalinin toprak kaddarı vasıtasiyle teftiş ettirilmişti (Mühimme.KADILIK 127 onlann da tevkif ve hapislerine dair valilere ferman diğer bazı gizh vale olunurdu*. » Afüfcimme defteri. . Nr. Nr. Toprak kaddan hakkında daha umumi bir fikir vermek için 20 Zdhicce 978 (15 Mayıs 1571) senesinde Diyarbekir beylerbe­ yine gönderdmiş olan bir rum. sonraki mülki teşküâtımızda Bitlis vilâyetine bağh Genç sancağmın kazalarmdandı. 22). kaddanna ha­ Toprak kaddan.)'de Anadolu Beylerbeyine gönderilen bir hükümde H a c ı isminde bir şahıs tstanbuTa gelip Yalvaç kasabasmda eski mahalle halkmdan H ı z ı r ve M e h m e d ve diğer arkadaşları hakkmda şikâyette bulunmuş bu şahıslann celbedUerek toprak kadüarı marifetiyle teftiş edilip içlerinde sipahi varsa hapsedilip keyfiyetin bildirilmesi ve sipahi değilse şer'an îcabeden muamelenin yapdması emrolunmuştur (Mühimme defteri. nzklan yağma ve hasaret olunub bilcümle bunun emsah envâ-ı fesadât ve şenaatler olub zikrolunan yerlerde sancak beylerinin subaşdan hırsuza ve haramiye muin ve zahir olub. basub kârbanlar katlolunub.

. 7. s. Mehayif müfettişleri gördük­ Divan-ı dâvalan ve yapdan şikâyetleri Mehayif müfettişi doğrudan doğruya hümâyuna arzederlerdi*. Hüdavendigâr sancağı beyi Abdurrahman Bey'e ve Kütahya kadısına hüküm ki. asır sonlarına kadar) mehayif müfettişi denilen itimada lâyık kaddar gönderir ve bunlar vasıtasiyle dâva ve şikâyetler dinlenir ve neti­ ceye leri göre muamele yapıhrdı*. . kendin bizzat kalkıb toprak kaddan mari­ fetiyle zikrolunan mevazie varup dahi umumen hırsuz ve harami (taraflanndan) katl-i nüfus olmuşsa ve yollarda dahi karhan garet olunub esbab (esvab) ve nzk hasaret olunmuşsa ol mahalde mazanne ve müttehem olub hırsuz ve harami olanları ve hırsuz ve haramiye yatak ve şerik olub ve zahir olanlan tutub şer'i üe görülecek hususları şer'î ile ve kanunî olanlan kanun-ı mukarrer muktezasınca ve mûcib-i arz olub töhmet-i sabıka ile müseccel olanlan örf-i maruf üe görüb ^ südde-i kazığa vurub ve bdcümle hakaret edip saadetim canibine haklanndan edenlerin arzetmeğe tevakkuf etmeyib dahi kimin salb ve siyaset edib ve kimin gelesin . hakkında Hüdavendigâr (Bursa) sancak­ olan 976 H . Mehayif Müfettişleri Osmanlı hükümeti hukukî işleri. * Afe/uryı/teftişi hakkmda Başvekâlet Arşivi Divân-ı hümâyun mühimme defterlerinin dört üâ yedinci numaralarmda bir hayli hüküm vardır. ' Mühimme defteri. askerî sımfa mensup olanlardı. Nr. . terekelerinin Zuemâ erbâb-ı timardan vefat tahririnde kazasker tarafından tereke tahriri işi kendilerine havale edilmiş olan toprak kaddan ellerinde kazaskerin mühürlü mek­ tubu veya bir hüküm olmadıkça hiçbir suretle kassamiye akçesi alamazlardı. Bunlar hakkmda verilen hükmü Divân-ı hümâyun takdir ederek mahalline bildirirdi. yalmz mahaUî ^^'^1 ve nâiblere bırakmayıp tâ köylere kadar adalet işleriyle meşgul olmak ve halkın derdini dinlemek üzere şikâyeti çok olan mahaUere (bilhassa X V I . ) beyi ile Kütahya kadısına gönderilmiş tarihindeki bir hüküm sureti bizi aydınlatabilir.128 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I uiyâma arz ve ilâm olmımağm bu hususa seni müfettiş tâyin edip büyürdüm ki varddcta. arzolunlanlar. 184. . ( 1 5 6 8 M . ^ Kanun-ı mukarrer mucibince.

7. 658. dümek suretiyle K Y I . 9 . a. eğer beylerbeği ve sancak­ beyi subaşdanndan ve zuemâ ve sipahi taifesinden ve eğer sair reâyâ ve kura ve kasabat halkmdan her kimden ise gelip dâvay-ı hak edip tazallüm ederler ise bir defa şer'î de fasi olmuş olmayıp on beş y d mürur etmeyen kaziyelerin onat veçhüe hak üzere teftiş ve tefehhus edip göresin.KADILIK 129 Hâliya Kütahya ve Karahisar Bancaklannda sancakbeyi subaşılan ve zuemâ ve kuzat ve nüvvab ve sipahi ve bilcümle ehl-i örf taifesi reayaya zulm ve taaddileri olup. timiyt TttkiUUt. kadı ve nâiblerin cüretlerini Semendire arttırmıştır.' Ânım gibi arza muhtaç olmayanlan f^j^ şer' ile lâzım geleni mahaUinde icra edip sairlerine mûcib-i ibret ve nasihat vaki ola _ . Bunlardan haklarmda şikâyet edilenler. Eğer beylerde eğer kuzatda ve eğer sair zikrolunan taifede her kimin hakkı sabit ve zahir olur ise hükmedip aldınp ve dahi her kimin şer'e ve kanuna mugayir zulm ve taaddisi sabit ve zahir olur ise ve taaddileri ve zulümleri ne makule nesneler ise mufassal ve meşruh defter edip dahi yazıp arz eyUyesin ve anun gibi hiyn-i teftişte fesad ve şenaatleri sabit ve zahir olup salbi v e siyasete veya kat'-ı uzva müstahik olanlardan şunlar ki sipahi emrim ne veçhile tâifesidir veyahut arza muhtaç kimselerdir. gehp rikâb-ı muaUâma arzıhal etmeğe dahi kuvvetleri olmadığı bâisden hak­ larında mezîd-i merhametim zuhura getürüp sizin dahi kemal-i diyanet ve fart-ı istikametinize îtimad-ı hümâyunum olmağın zikrolunan sancaklann mezahm ve mehayif teftişini sana emredip büyürdüm ki vardıkta te'hir ve terâbi etmeyip her hangi canibden şurû etmek münasip ise varup teftişe şurû eyleyip dahi eğer beylerden ve eğer kuzat ve nüvvabtan. Kaddar memlekette adaleti tatbike memur ol- Kadılar ye oaker- ler hakkında tahkikat bu duklarmdan vazifeleri pek mühimdi. Nr. sudur eder ise mucibince amel oluna. asırda katleceza görmüşler iken sonradan iş ihmal edilmiş ve bu asır sonlarmda İran ve Avusturya seferlerinin uzun sürmesi dolayisiyle memleket ahvahne bakdamamış ve adalet namma hemen bir şey kalmamış ve bu hal. sancağmdaki kaddann köy köy gezerek mezar- hklan dolaşıp yeni gömülmüş ölü kabri bulunca bunlann metru* Mühimme defteri.

bî-günâh olup bdâ sebep azl olunduğu zahir ohcak geru yeri mu­ karrer olmak kanun-i Pâdişahî iken ben yerimi talep T a ş k ö p r ü l ü . s. Müteaddid tahkikattan misaUer : ketinden dolayı şikâyetler olduğundan tâyin edilen bir müfettiş ve sadr-ı âzam vasıtasiyle dolayısiyle Y e v m î otuz akçe de Hısn-ı Mansur kadısı olan Mevlâna B u d a k gelip. kaza-i mezbur bana sadaka olunup dahi iki yıl beş ay müddetim var iken bdâ sebeb beni azledip yerimi V e l i nâm kimesneye tevcih eyledi deyu tazallüm edip mezkûr kaz­ asker efendiden sebebi sual olundukta cevap verip : — "Arap defterdarı M e h m e d Çelebi on dokuz kaza defter edip kaddan avanzlarm eksik teshm ettirilmeyip ve eksik teshm edenlere azl emrolundukta zikrolunan defterde kaddann esamisi yazılmamağın avarızı eksik teshm eden mevlânay-ı mezbun anlayıp yeri mezkûr V e l i ' y e teshm olundu. Mezkûr B u d a k tekrar takrir-i kelâm * Mühimme defteri. 246. vakıa olup buna hayfolunmuştur. sene 983. Meğer avanz teshm eden bundan evvel kadı imiş. 27. Kanunî Paşa'nm olan S i n a n şikâyetçilerle şikâyetler Sultan Süleyman zamanında ve Rüstem mâzul sadareti esnasında Anadolu kazaskerhğinden yazması üzerine hükümetçe tahkikata giri­ Efendi'nin kadı tayinlerindeki gayr-ı kanunî hare­ beraber tahkikat yapılmış ve bu tahkikat evrakı pâdişâha yapdan takdim edilmiştir. Cümlesin Pâdişah-i âlem-penâh bir yeniçeriye verdi eyledim dedikte vermedi.130 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI kâtı kısmet olunmak gerektir diye halkı soymak istedikleri ve bu yüzden halkın yerlerini bırakarak dağdmağa başladıkları Semendire sancakbeyinin şilmiştir i.z â d e ' d e n midâzım cevap verip : Zikrolunan kaza-i mezkûr yeniçerilikten midâzım olana tevcih olunmağı kapı ağası (Babüssaade ağası) murad edindikte dahi eski ve müstahik kimesneler vardır dedim. . Nr. dedikte mezkûr B u d a k bilmukabele : — madan edip : — Bir kadı ki hdâf-ı vâki cürüm isnad olunmakla azl oluna. badehu Biga kazası mahlûl olub talep eyledim vermeyip Niçin ruznameyi görüp tamam hakikat hale vakıf ol­ azledersiz dedi. Hele siz anlamda bde arzedin deyu ibram eyledi.

546. 4 5 4 . beylerbeyi veya başka mahallin kadısı ve­ yahut hem beylerbeyi ve hem kadısı müşterek olarak memur Hattâ bazı kaza kaddan mahfuzen ve bağh olarak Divan-ı hümâyuna sevk olunurlardı^. Nr. RumeU ve Anadolu'da mansuh mazul kadıları iktidarlı ve doğ­ ru olanlarımn isim ve maaşlarım havi 928 Muharrem (1521 Aralık) tarihli bir defter Topkapı Sarayı Arşivinde 669 numaradadır. 131 Neticede Sinan Efendi'mn Kaddar beraeti zahir olmuştur.. 57. • Sabdca Bağdad kadısı Nevşehirli H a s a n Efendi'ye hüküm ki. Sabık Şuhvd kadısı olup Bolu sancağma tâbi Viranşehir'de oturmakta olan Kadı Muhyiddin'in bağb olarak İstanbul'a gön­ derilmesi için BoİD sancakbeyine hüküm (Sene 967 H. Raşid tarihi.. s. 1506 mükerrer. s. serdar-ı ekrem olarak giderler. Nr. * Mühimme defteri. dâvası görülmek üzere Kaddann şer'e ve hakka mugayir hareketleri hakkında I. Bu esnada orduy-i hümâyun-i nnsret-makrunuma kadı nasb ve tâyin olun­ mak lâbüd olduğundan sen müstahsenü'l-etvar ve sahibü'd-tedbir ve ehl-i Um ve fakıh olup. 565." şikâyetler üzerine işin ehemmiyetine göre vaki tahkike sancakbeyi. * Topkapı Sarayı Revan kSfkü kitapları.yâfte-i sudur . bUâ ivaz velâ garez din-i mübîn uğruna niyet-i halise Ue kabul ve fisebiliUah azimet edeceğini izhar eylediğia ecUden hâliyâ hakkmda mezid-i inayet-i aliyye-i şâhâne ve >^j* mezit-i re'fet-i seniyye-i pâdişahânem zuhura getürülüp işbu bin iki yüz on beş senesi Cemaziyelûlâsı gurresinden avâtıf-ı aliyye-i mfliûkâne ve avârif-i behiyye-i hnsrevânemden şeref . kazaskerler ise pâdişâhla beraber kalırlar ve bunlara vekâleten ordu kadısı ismiyle mevah denUen büyük kaddann mâzuUerinden Uyakat ve malûmat itibariyle bir değerUsi tâyin olunurdu ve buna şeyhuUslâm konağında kazas­ kerlere yapddığı gibi merasimle tâyin beratı verUerek hU'at giy­ dirilir * ve tâyini kendisine bir fermanla bUdiriUrdi ^. edihrlerdi*. Pâdişâhlar seferi terk ettikten sonra vezir-i âzâmlar. II. 304. c. s. = 1560 Haziran). 6. Ahmed zamanmda neşredden adaletnâme yüz kızartıcı olup daha aşağıda sırası gehnce bundan bahsedeilecektir. I. Bu tahkikat dosyası diğer şikâyetleri de ihtiva etmektedir. Nr. 516. Orda kadılığı ^s™*"^* pâdişâhtan sefere gittikleri zamanlarda askerî sınıflarm kaddan olan Rumeli ve Anadolu kazaskerleri de ordu Ue beraber giderek kendUerine ait şer'î işleri görürlerdi.KADILIK lıazretiııe arzettikte ana sadaka buyurdu dediler*.J. ' Mühimme defteri. * D'ohson c. IV. s.

. c. IV...maknmum mucibince orduy-i hümâyun-i nusret . 105 ve sene 111). . 577. olan hatt-ı hümâyun-i şevket . s.. ^ "Medine-i Fi{i6e'den mâzulen ordu kadısı olan Alaşehirli A b d u l l a h E f e n d i .132 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Ordu kaddığı hem vazifesi ve hem de meşakkat ve mahru­ miyeti cihetiyle ağır bir iş olduğundan bu hizmette bulunanlar tebdil edUdikleri zaman derecelerinden daha yüksek derhal tâyin edihrier ve haremeyn mevleviyete Mekke mevleviyetlerinden kadısı olurlardı*. tâyin olunmuştur. Bunun tâyini Rumeh kazaskerine ait olup bazan kaptan paşanın tanıdığı hyakath bir zat da kazas­ kere yapdan Utimasla tâyin olunabihrdi *..makrunum kaddığmı sana tevcih ve inayet edip flâmı için. gurre-i ca sene 1215 (Bu sırada Mısır seferi vardı). s. Duyurdum ki . orduy-i hümâyun kaddığma gurre-i merkumeden sen mutasarrıf olup orduy-i hümâyunumda asâkir-i islâm-i zafer . orduy-i hümâyun kadısı olaıdara mezid-i ikram ve tazim deb-i kadim olmağla birden Mekke-i Mükerreme kazasiyle tekrim ve emsal ve akram üzer­ lerine takdim olundu {Raşid tarihi. c. bezl-i makdur ve sâyi mevfur eyliyesin.encam beyninde icrây-ı ahkâm-ı şer'iyye-i nebeviyyeye. Bu kara ordusu kadısından başka donanmaya tâyin edüen kadıya da ordu kadısı dendirdi..... » D'ohson. II.

' Seyyah İ n c i ciyan. Terkos. Silivre kazalan Eyüp yani haslar kadıhğı hududu içinde bulunuyordu. Çatalca. m m tıkası dahilinde üç yüz köy ve kırk nahiye olup buralarda yüz elh 1 HicH XII. X V I I I . 137). iskele ve hmanlanna karışıp sur haricindeki yerler ve Boğazm Anadolu ve Rumeh sahillerindeki köyler ve kazalarm hudutları aynimıştı. * Evliya Çelebi seyahatnamesi.) itibaren biri İstanbul surları dahilinde ve diğeri sur haricinde Eyüp. 293. s. Burgaı ve Terkos nahiyeleri ona tâbidir" demektedir. Midye. Galata ve Üsküdar kaddıklan da vazifesine ilâve edilmiştir (Şakayık tercümesi. e. 363. Evliya denilen Ç e l e b i ' y e göre X V I I . = 1 4 5 3 M. a. (Onsekizinci asırda İstanbul. I. Silivri. s. vardı*. Boğazın Anadolu sahih Üsküdar kadıhğma ve Rumeh sahih Galata kadıhğma aitri. s. Eyüp nadiren İstanbul Havass-ı verilmiş. 153. mollası refia denihp ^ diğer üç veya kısa olarak kadıhğma haslar kadılığı adı Galata ve Üsküdar kadılıkları ise zikrolunmuştur *. II. HadımkSy. ' F a t i h S u l t a n M e h m e d zamanında ilk İstanbul kadısı H ı z ı r Bey'den sonra buraya MoUa H u s r e v tâyin olunarak kendisine hürmeten Eyüp. s. Bunlardan sur içindeki kadıhğa İstanbul kadıhğı ve hâkimine de İstanbul kadısı ve İstanbul kadılıktan isimleriyle efendisi. 289. İstanbul kadıhğı sur içindeki mahallelerle surun deniz ta­ rafmdaki sahil. tercüme eden H r a n d A n d r e a s y a n . Eyüp kadısınm birer naibi bulunurdu. sena 1154. Küçükçekmece. Uzunova'da Büyük ve Küçük Çekmeceler.ONUNCU BÖLÜM İSTANBUL KADILIĞI vilâyeti hududu dahilinde tManbnl re biIâd-ı bugünkü İstanbul Mİflse kadıhklan fetihten (857 H . asırda İstanbul'a ait hâtıralarım ya­ zarken Eyüp kadılığı içia şöyle diyor: "Eyüp beş yüz akçelik bir moUabk olup Çatalca. Ereğli. 485. Çekmece. . Galata kadısınm mahkemesi arapcamii yakınmda idi. asırda Eyüp kadıhğı etmek suretiyle yedi se­ yüz köye hükmedip kazası dahilinde yirmi altı nahiyede nâib vekilleri Âdilâne hareket nede on bin kuruş gelir teinin ederdi ki zamamna göre mühim bir varidattı *. Büyükçekmece. asırda tstaıAul Hayatı (Ahmed Refik). 76). Çekmeceler ve Çatalca etrafı ve diğer ikisi de Galata ve Üskü­ dar ve mülhakatı olmak üzere dört kadıhk vardı.

Bundan başka Boğazın Rumeli tarafındalti olmayan işler bu kaddık vasıtasiyle görülürdü i. SENEVI Üsküdar kadısının mıntıkasında beş nâib vardı. s. Boğazın Beykoz'dan başka Anadolu sahdinin şer'î muamelâtı Üsküdar kaddığına aitti. esnafın narh usulüne. Yeniköy veya Istinye ortala­ de Galata mollalığına tâyin bağlı idi.134 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I akçe yevmiyeli nâibleri vardı ki bunlardan birisi Tophane'deki ayak nâibhği idi. asır Mar/nara'daki nâibhği hariç olarak Kasımpaşa olunmuştu. Beykoz kazası Üsküdar mevleviyeti da­ hilinde ise de Müneccimbaşdara meşrut olduğundan onun tara­ fından yüz eUi akçeh Pendik. s. 432. 472. c. naibi Gebze. icabında zabıta de birhkte vazife görürlerdi. Şile ile Anadolu Kavağı'nda birer asır ortalannda Üsküdar kadısı mahreç vardı*. halkın ihtiyacı olan işlere. Bursa. X V I I . Edirne kaddığında bulunanlar veyahut bunlann payesini alanlar tâyin edihrlerdi. c. 462.) senesine kadar Devriye denden küçük mevleviyetlerden iken bu sene haz­ ret-i H a l i d b . hulâsa askerî başka mıntakaları dahdindeki bütün işlere bakarlar. Z e y d E b û E y y ü p Ensarî'ye hürmeten mahreç 1 Evliya Çelebi seyahatnamesi. A Evliya Çelebi seyahatnamesi. harp levazımını tedarik etmeğe. asnn ikinci yansından itibaren Ana­ kazaskerhğine namzed olanlara yani Anadolu kazasker­ hği pâyesiyle istanbul kadıhğında bulunmuş olanlara verihrdi. . (1771 M. istanbul kaddığı derece ve ehemmiyeti itibariyle bu üç kadı­ lıktan yüksek dolu olup X V I . geliri kırk bin kuruş tutardı. Buralar. 463. X I X . nâiblikleri mahreç rında Yeniköy Beşiktaş. mevahsinden olurdu. ile Beşiktaş'a Marmara mevahsi adası ile Mudanya Kapıdağı. 295. memleket dışına işlerden çıkardacak eşyaya. Kanun üzere istanbul kadılığına Mekke. 440. Kaddar şer'î dâvalardan başka herhangi bir işe ait hukukî dâvalara. Her üç kaddık da mevleviyet denilen büyük kaddıklardandı. Diğer üç kaddığın dereceleri zaman zaman küçülmüş ve büyü­ müştür. Galata moUası namına birer nâible idare askerî edihrlerdi. Ka­ dımn Kartal. s. naibi vardı. V. I. Bunlardan Eyüp kaddığı 1185 H . Kasımpaşa. alış verişlere. I. memnu eşyanın çıkardmamasına. Erdek ve Bandırma kazalan da Ga­ lata kadıhğma tâbidi.

Mekke ve Medine kaddıklarma Haremeyn kadılığı ve kadılanna da Haremeyn mevalisi deniUrdi. s.) 'de Medine kaddığınm da Mekke derecesine çıkaniması üzerine her iki kadılıktan birisinde bulunan zatm tâyini kanun oldu. Daha sonra bilhassa X V I I I . s. fakat kanun üzere tstanbul kaddığma namzed olanlar evvelâ tstanbul kaddığı payesini alıp sonra sırası geUnce Anadolu payesini aldıktan sonra bilfiü kaddığa tâyin ediUrdi^. tstanbul zaman asır sonlariyle asırda beş yüz akçehk mevleviyetler artınca yeni bir kanunla mevleviyetler derecelere aynldı ve Mekke ve Edirne'den kaddığma gelmek mümkün olmuştu. * Kanunnâme-i Al-i Osman. a. c. 13. asırdan îtiba­ ren İstanbul kaddığma Mekke ve Edirne moUalan ve 1132 H . İstanbul kadısı Mevleviyetlerin en yükseği ve taht kaddanmn son merhalesi olan İstanbul kaddığma gelmek için X y . Tâyin olunanlar şeyhuUslâm dairesine gelirler.) İkinci Meşrutiyetin ilâmna kadar Rumeli ve Anadolu kazaskerleriyle tstanbul kadısı tâyininde merasim yapılırdı.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 135 mevleviyeti derecesine yükselmiş ve Halep üe Selanik mevlevi­ yetleri araşma konulmuştu*. asrm ikinci yansından bazan Sahn-ı hklan mahreç seman olmuş ve çok ise de* X V I . akçeden yukan X V I . * E b u s s u u d E f e n d i . (1326 M. ' 1908 H. bir müddet oturup kahve içilmesini mütaakıp çıkarlar ve yine danişmendleıj mansıb sahibinin arkasma düşüp dai­ resine götürerek makamma oturturlardı. . 183). 20. Meşrutiyetten sonra bu merasim kaldınlmıştır . 205. danişmend efendiler tarafından binişleri giydi­ rilip sonra şeyhulislâmm yanma girerler. Fatih Sultan M e h m e d ' i n kanunnâmesine göre büyük mevleviyetlerin yani beş yüz akçeUk kaddıklann dereceleri beylerbeyüerden bir derece aşağı olup defterdarlarm alt tarafmda oturmalan icap ediyor idiyse de tstanbul kaddan defterdarların üstünde otururlardı ve dereceleri beylerbeyüerle müsavi idi*. asrm ikinci yansmdan îtibaren kırk Unin tâyinleri olan Hâriç medreselerinden itibaren bütün müderrislerle meva­ şeyhuUslâmlann vezir-i âzam vasıtasiyle takdim ettikleri arz tezkeresiyle yapddığından mevaUden olan tstanbul kadısmın tâyini de o suretle olurdu. II. Sahn müderrisliğinden Bursa kaddığma tâyin ve oradan da tstanbul kadısı olmuştur (Şakayık zeyli. ortalanna kadar ve Bursa kadıXVII. (1720 M. Atâyî. * Vasıf tarihî. asrm Edirne XVI.

çuhadar ve sair hademelerinin muayyen maaşlan geliri olmayıp bunu olarak şer'i hesap hasdâttan ahrlardı*. muayyen konağı­ kaddığma eddenlerin kadısının maaşı resmi bir makamlan olmayıp oturduğu nın birkaç odasım mahkeme ittihaz de dâvalan orada dinlerdi. bunun ve maiyyeti olan bab naibi. yetim mallan ve sair işlerden kanunen 1 Atâyi. (1773 M. sonlan ve X V I I . 25. 616. saray vesikaları.) taıihU bix vesikada pâdişahm İstanbul kadısma her ay beş yüz kuruş verdiği görülüyorsa da (Cevdet tasnifi. * Kavanin-i Âl-i Osman der hülâsa-i mezamin defter-i divan (Ayni Ali Risalesi. İstanbul kadılığını fiden ifa eden bir zatın bir senelik müd­ deti bittikten sonra Istanbıd kadısı mâzulü olarak üzere X V I . 387. İstanbul kadısı şer'i muamelelerden yani sicil. mi­ ras. sâk. 658. 5910) bunun maaşı olmayıp şolısa mahsus bir atıyye olduğu Enderun hazine­ sinden verilmesinden anlaşdıyor. gaib. Mâzul İstanbul kadısı bir derece yüksek olan Anadolu kazas­ kerhğine geçmek için evvelâ bu makamın payesini ahp daha sonra sırası gehnce bilfid Anadolu kazaskeri olurdu.136 OSMANLİ DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İstanbul kadılanmn müddeti diğer mevali gibi bir sene olup bunun hangi tarihten başladığı sarih olarak bilinememekte ise de kaddann adedinin artmasma mebni bir sıra tertibi lüzumu hasd olmuş ve bunun da X V I . • 1187 H . 485. Nr. Mahkeme tahmini edddiğinden kadı'mn maaşı beş yüz akçe yevmiyeh mevleviyetler derecesinde itibar eddmiş olmakla bereber bunun çok üstünde bir maaş elde ederdi. nikâh. 99^. 771. asnn sonra bunlara maişetine başlamedar olmak verilirdi*. B . fakat bu usul getirilerek kati surette tesbit eddmeden evvel İstanbul kaddığmdan Anadolu kazaskeri olan ve sonra tekrar İstanbul kadıhğma oradan RumeU kazaskerhğine letanbnl İstanbul tâyin eddenler tâyin de görülmüştür. asır arpahk nna kadar yüz yirmi ve bazdanna riayeten iki yüz akçe yevmiye Daha suretiyle bir kazanm hasdât-ı şer'iyyesi tahsis olunarak oraya kendisine vekâlet etmek üzere bir nâib yoUardı. asnn ikinci yansmdan itibaren tatbik eddmiş olduğu ihtimal dahilindedir ki bu mütaalâayı Atâyi'nin kayıtlanndan anlamaktayız i. vasi tâyin ve azli. a. mübaşir. .

542).ÎSTANBUL K A D I L I Ğ I 137 muayyen bir ücret alırdı*. Bu muayyen kanunî ücretten alanlar Divan-ı tstanbul vasıtasiyle kadısı. ' "Her hangi vUâyette ki kuzat ve kas samlar tecavüz eyliyeler vükelây-ı saltanat olan valUer men ve def edeler. Bu divanda vezir-i âzamm sağmda tstanbul ve Eyüp kadı­ ları. bu miktar para rayici sebebile sonradan bir mik­ tar arttırılmış ve sicU suretinden on dört ve hüccetten otuz akçe alınmıştır (Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. asırda kazaskeri yapardı^. Bu hususlardan dahi tekid-i azim üzere emr-i Sultani vârid olmuştur" Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. 4. Çarşanba Divam öğleye kadar devam edip sonra yemek yenihrdi. Vezir-i âzam kola yani İstanbul'u teftişe çıktığı zaman nerede durursa tstanbul kadısı üe Yeniçeri Ağası karşısında yer ahrlar ve kendilerine kadısı sorardı 1 Kanunnâmede nikâh akdinde bakire ise yirmisi kadmm. beşi mahkeme kâtiplerinin olarak yirmi beş akçe ve nikâh olan seyyibe (dul) ise kadmm on beş. 541. Bu. s. ' Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. Bn. IV. * D'ohson. * Mühimme defteri. kâtibin beş akçesi vardı. Rumeh maruzatını Rumeh ziyade X V I . 503. s. 64. Verir i âzamin 1^**^""*^ kadısı her çarşamba günü Eyüp. e. toprağmda bu­ lunduğundan muamelât itibariyle mercii Rumeh kazaskerhği idi. nakl-i şehadet vesair muharrerattan kadı için resm-i kitabet yirmi. narha dair olan işler hakkmda lüzum hasd olursa o vakit vezir-i âzam İstanbul ile Belediye işlerine bakan İktisap Ağası'ndan . solunda Galata ve Üsküdar kaddan otururlardı*. çıkmadığı takdirde kadı mahkemesine dönerdi'. Şer'i hüccet. hümâyuna Pâdişâha şikâyet olan edilirlerdi*. Galata çarşamba divam Üsküdar kaddariyle birhkte Paşakapısı'na yani Babıâh'ye giderlerdi. * Istabul kadılığmda thtisab Ağası demlen bir memur vardı. Eğer vezir-i âzam şehre teftişe çıkarak iaşe ve narh iş­ lerini kontrol etmek isterse tstanbul kadısı da beraberinde bu­ lunur. s. kadı sorulmadıkça şehirde söze kanşmazlardı. Yine kanun üzere imzadan on iki mürasele (muhabere ve mükâtebe) den altı akçe ve resm-i kısmetten binde onbeş alınırdı. 541. 581. s. s. Nr. Çünkü tstanbul. kâtipler için beş akçe ve sicille yazdan kazâyâdan sicU resmi sekiz akçe ve ıtıknâme (azad kâğıdı)den altmış altı akçe almıp bu­ nun ellisi kadıya ve on altısı mahkeme kâtiplerine ait olurdu. o gün vezir-i âzam divan­ haneye çıkıp dâva dinler ve kaddara ait şer'i dâvalar varsa on­ ları da mmtıkalarma göre tstanbul kadısı ile diğer kaddara dinle­ tirdi.

Bu teftiş esnasmda kadımn başında örf denilen resmî büyük kavuğu maiyyetinde muhzırbaşı de keçeli çuhadar. . ' Muharebe sebebiyle Pâdişahm ve anınla beraber kazaskerlerin Edirne'de bulunmalarma mebni ls(an6ura ait hükümlerin İstanbul kaymakamiyle İstanbul kadısma gönderildiğine dair ordu şikâyet ve mühimme defterlerinde bir hayli malûmat vardır. . mantar amameli kethüda ve kırmızı mücevvezeli^ muhzırlar. Pâdişâh Edirne'de bulunup devlet merkezi oraya nakle­ İstanbul kaymakamı olarak bir dilmiş ise o zaman İstanbul'da. Eksik satanm boğazına talıta gülle geçirir. Evvelce bu bizmet fahrî olarak mûtemed bir şahsa verilip bu hizmeti mukabele­ sinde kendisine bir mansıb tevcih edilirken sonra muhtesiblik denilen bu iş mukataa suretiyle marttan marta bir sene müddetle iltizama verilir olmuştu. E v l i y a Çelebi de Ihtisab Ağası için şöyle diyor : "Ihtisob Ağası cemi-i ehl-i sanayie hükmedip tâzir ve siyasete ve bey'i ve şirâsmda bilâf edenin tekdir ve tevbihine me­ mur bh.hâkimdir" (C. Muhtesibin her bir dükkândan muayyen bir parası vardı. . Pâdişâh Edirne'de sinde bulunduğu zaman kazaskerler de onunla beraber bulun­ dukları için İstanbul kerleri i temsilen kaymakamının akdettiği kadısı bulunarak divanda kazas­ İstanbul dâva dinlerdi i. şehrin cümle maslahatım ol görür. İBtanbnl . sonra kendisi bilür deyu muhkem tenbih lâzımdır" f JCofi Bey'in Teşkilfy Mecmuası. asır . ^ "İstanbul kadısı cümle şehrin ne kadar pazarcı ve ekmekçi ve kasap ve cümle ehl-i biref ve ehl-i dükkâna narh verir. deynek vurur. . Bu teftiş esnasında narhtan ziyadeye veya okkada eksik satanlara falakaya yatırdarak dayak atdır icabında boyunlanna tahta güUe geçirmek suretiyle ederdi *. tepeci geniş alt tarafı dar bir başlık olup X V I I .. . . s. I. s. nın kol gezmesi bizzat kendisi de esnafı kontrol etmek üzere maıyyetinde bir heyetle falaka deynek v e terazi taşıyan adandan da olduğu halde kola çıkardı. sıkça sıkça şehri gezip dolaşsm. . kuloğlanlan ve yuteşhir marifetiyle esnefm satacağı eşyaya narh koyar ve ekmeğin çeşnisini tutardı.). 5). İstanbul kadısı. . 7). sadrâzamla olan teftişten başka kadısı. . ahyanen vezir kulunuza ısmarlan İstanbul efendisine tenbih eyleyip narh ahvalini bir hoş görsün. <. * Mücevvete. Muhtesibin maiyye­ tinde doksan iki kul oğlam ve on iki bölükbaşı bulunurdu. Bunlar esnafı kontrol ederler ve aym zamanda Ihtisab Ağasımn her esnaftan alacağı paraları tahsil ederlerdi (Kavanin-i Osmanî ve Rabua-i Asitane. vezir İstanbul'a ait narh muamelelerini görür ve İstanbul kadısı veya muharebe cephe­ onunla temas ederdi.138 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI Vezir-i âzam seferde ise onun vazifesini sadaret kaymakamı görürdü.

İstanbul kaddan muhzırlarınm başlanna kırmızı mücevveze giymeleri 961 H ." (Naima tarihi. Müddetiıd doldunıp değişince yeni istanbul kadısı olan da kendi evini veya konağmı mahkeme yapardı*. V. Mahkeme muhzırlarmm kırmızı mücevveze giydikleri görülfiyor.. deynek. * İstanbul kadılığı muhzırbaşısı terfi ederse kanun üzere kapıkulu süvari bölüğüne çıkardı (Mühimme. Nr. 4. aralanndaki ihtdâfı hallederdi. 56). s.c. s. s. tsionlıul kadısı istanbul kaddan kendi evlerinde dâva dinler- mn dâva dinlemesi lerdi. . Halep ve Selanik kadUarııun muhzırbaşdan da timarlı sipahi olurlardı. V. O tarihe kadar yalnız kaddarm muhzırları kırmızı mücevveze giyerlerdi (Âli. Yalnız renkleri Ue ayırt edilirdi. 344). Rumeli ve Anadolu kazaskerlerinin muhzırbaşdarı timar Ue Dergâh-ı âli çavuşu. sonlanna kadar vezir-i âzamlar da giyerlerdi. * Naima tarihi. İstanbul kaddığı mahke­ mesi tesis edilerek davacılar bu seyyar halden kurtulmuşlardır. (1554 M. yukanda göriddüğü üzere nafaka tâyini. aile dâvalan ve buna mümasd şer'î dâvalardan başka esnaf arasmdaki şikâyet dâvalarmı dinler.) *de İVıfcsor'Iı M u s l i h u d d i n Efendi'nin İstanbul kaddığı zamamnda kanun olmuştur. 3). terazi taşıyanlar olduğu halde kalabahk bir maiyet bulunurdu i. istanbul kadısı mahkemesinin muay­ yen bir yerde olmaması yüzünden davacılar sıkıntı çekerlerdi *. Bu hal 1252 H . tstanbıd kadısmın mahkemesinde bâb yani kapı naibi denden ve kadınm işinin çokluğu sebebiyle dinlenecek bulunup vazife görürlerdi *. Kadı. varak 124b).) *de İstanbul kadısı olan zatm hanesinin Saraçhanebofi'nda olduğu göriUüyor (Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen yazmalardan. miras. Şam. " Evasıt-ı Şevvalde R a h m e t u l l a h E f e n d i istanbul'dan azlolunup yeri emin-i fetva Ş e y h Sinan-zâde M e h m e d Efendi'ye verilip vezire varup el öpüp çarçamba günü divana (vezir-i âzam divanma) varup gelip hanesinde küttab ve nüvvab için tahtabendler yaptırıp. e.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 139 kanda söylendiği gibi falaka. 58 numaralı mecmua. vasi azl ve tâyini.) senesine kadar devam etmiş ve sonra bâb-ı meşihat denilen şeyhülislâm kapısı'nda.. 344. ' 1187 H. (1836 M. dâvalarda ona vekâlet eden bir nâib ile muhzırbaşı. (1773 M. selâhiyeti dışında olan veya haUedemediği idari ve örfî muameleleri Divan-ı hümâyıma arz üe ferman ge­ tirtir ve ona göre hareket ederdi. muhzırlar ve çuhadarlar Kadı. basılmamış ikinci eik. s.

İstanbul'un sıhhat işleriyle ilâç. para rayicine dikkat olunması. dokumaların ölçüleriyle boyalarmın bozularak sanata hde kanştınimamasma dikkat ettirir ve bunları nâibleri ve bihrkişi vasıtasiyle kontrol ettirmek suretiyle bu husustaki dâvaları ve şikâyetleri dinlerlerdi.140 OSMANLI D E V L E T l N Î N İLMÎYE T E Ş K I L A T I İstanbul esnafı işleri mahkemeyi en çok işgal eden mesele­ lerdendi. amele ücretlerinin lann nizamı. serpuş giyilmesine ve bunlann nizamına bakdması (çünkü kimlerin ne gibi serpuş giyecekleri muayyendi) su işleri. yiyecek. fazla yük taşımamalan. yangmlarm sirayetini tabib ve cerrahlann teftişleri. kerestelerin envaiyle boy ve enlerinin nizamma uygun olması. Subaşı ile Ihtisab Ağası. gümüşün simkeşler tarafından sûistimal eddmemesi. İstanbul kadısı borçluyu hapsetmek selâhiyetini haizdi. Kadı bu hususta elindeki fermana göre muhtehf esnafın diıkkânlannm şeyh. Mimarbaşı. münase­ betsiz kadınlann teftişleri. çuhanın cinsine göre fiyat konarak satdması. Çöplük subaşısı (tanzifat âmiri) diğer hükümet adamlarmdan yardım görürdü. ayakkabdarm nizama göre yapdması. içecek ve giyeceklerinin suretle tevzi edileceği. dokuma. kadı bu işleri görürken lüzumu hahnde yeniçeri ocağmdan Asasbaşı. sanat. kaldınmlann tamiri. evlerin önlerine şahnişin ve çardak yapdmaması. cami yakmlarmda ve mahalle ara­ larında meyhanelerin bulunmaması. ibrişim ve seraser . hamallarm nizamı. Kalpazanlarm kontrolleri. tetonbal kadısı nın diğer vazifeleri İstanbul kadısı yalmz sur dahihnde yukanda saydığımız dâvalara bakmayıp şer'î vazifesine ilâve olarak ticaret. et narhına dikkat eddmesi bedestendeki esnafm ve dellâllarm hilelerine meydan verilmemesi. hayvanlarm men için tedbir tahammüllerinden kontrolü. kayıkçıne ahnması. odun ve kömürün narh muci­ bince satdması. ehşleri ve iaşeye müteaUik İstanbul şehrine ait olarak bir kısmım aşağıda zikredeceğimiz belediye işlerinden de mesuldü ki bu hal vazifesinin ne kadar ağır ve şümullü olduğunu göstermektedir. muhtehf vakıflardan kasap akçesinin tahsih. narhtan fazlaya satdan eşyadan dolayı yapılan şikâ­ yetlerin tetkiki. İstanbul. üzerine yaptıkları tahkikata ve her bir sınıfın ölçiderine ve bu ölçülerin değiştirilmemesine. kethüda miktarına ve gediklerin ve yiğitbaşdanmn arttırdmamasına şikâyet esnaf.

sıhhat işleri ve tabiblerin kontrolleri takdim ettikleri arizalar leri cümlesindendi. asırlarda tstanbul hayatı ismi oltmda neşredilmiştir. kurşun. * Bu hususta Divân-ı hümâyun mühimme defterlerinde yüzlerce hüküm vardır. şayet bir lütf-i mahsus olarak ecnebi memleketine leket ihtiyacma yiğitbaşı eşya çıkardacak olursa bunun mem­ ihracına müsaade edümesi. Bazan bunlarla beraber pamuk. bakır ve demirdi. ve ehl-i hibre gibi deri gelenlerinin pazarbaşdığın Kadı bunlann bir kısmım doğrudan doğruya kendisi görür veya nâiblerine gördürür. silâh. yedi nefer aşçı. beş nefer çu­ hacı. yedi nefer muytab (mutaf). bir nefer bozacı. gön. meşin. pamuk ipUği. s. mahallelerde kefilsiz olarak hiç kimsenin oturmaması. yedi nefer berber. miri imidâthaneden tarafına lariyle zamam leket gelen gemi ve kayıklarm birlikte dışma sefere gidecek çıkardmaması*. Nr. yedi nefer penbedoz (pamuklu diken). 61. beş nefer çakşirci. Şimdiki halde. . Onlann bu gibi hususlarda Divân-ı İstanbul kaddığma gönderilirdi. lâle soğanına narh konması. 1970. dokuz nefer hayyat (ter­ zi) ve bir nefer hallaç. on üç nefer cevfuruş (arpacı) ihraç olunmasmı emredip bnyurdum ki. sekiz nefer çizmeci. (Kanunnâme. varak 98). muayyen yerlerinden başka tesbiti ve için yere yanaştınimamalan. 2). sekiz nefer nalband ve beş nefer palanduz. sekiz nefer papuççu. sekiz nefer tabbah. sekiz nefer bakkal. on bir nefer habbaz (ekmek­ çi).. beş nefer attar. ^ İstanbul Kadısına hüküm ki.. barut..ÎSTANBUL K A D I L I Ğ I 141 denilen kumaşın muayyen ölçüde ve hamurda olması. cih bu vazifeler arasmda idi. bir muharebe vukuunda kapıkulu ocakolan orducu esnafmm olan Halkın sıkıntı gelince şevkleri *. beş nefer bezci. hırsızlara karşı tedbir alınması. şeyler. iki mumcu. Veliyyüddin Efendi kütüphanesi. İstanbul gediklerin kontrolleri. balmumu. sefer-i hümâyuna azimet eyleyip orducı ihraç olunmak lâzmn olmağm mahrusa-i tatanbuPda altı nefer kasab. esir ticareti. donyağı. bunlardan bir kısmı merhum A h m e d R e f i k B e y tarafından hicri X I . altı nefer nalçacı. memnu eşyanm katiyyen mem­ çekmemesi İstanbul iaşesi için evvelden tedbir alınması. at. tessekte vermiyecekse her smıf kâr ve kisb sahiplerinin yani esnafm şeyh. Bir kısmım da alâkadar olanlarla işbirhği yaparak h a l l e d e r d i M e s e l â İstanbul'daki bina işleri Mimarbaşıhekimbaşımn vazife­ hümâyuna mn. kethüda. zift ve koyun derisi de menedilirdi (Mühimme defteri. ve X I I . ^ Memnu eşya ihtiyaca göre artıp eksilmiş ise de daimi olanları zahire. beş nefer saraç. iki nefer eskici. ev inşasmda başka yerde tüfenk dikkat edUecek yapılmaması. ddeneihğin men'i. sahtiyan. Nr.

sandık 92). * İstanbul'da kola çıkan vezir-i âzam. muhzır gibi müteayyen iken. 1. istanbul kadısının dairesinde kendisine yardımcı olarak bâb naibi vardı ve bu nâib işlerin çokluğu sebebiyle kadınm evindeki mahkemede ona yardım ederek dâva dinler ve hüküm verirdi.)'de İstanbul kadısı olunca M u s t a f a Süruri Efendi'yi kendisine nâib yapmıştır. * 1090 H . c. İstanbul kadısı.142 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI IsUnbııl kadı- ^'^^^'^da gösterdiğimiz pek geniş ve çeşitli işleri sının nâibleri yalnız ddar tstanLul kadısı halledemiyeceğinden maiyyetinde bizzat mahkemede ka­ yanında bulunan bâb ve keşif nâiblerinden başka İstanbul dahihnde muh­ tehf mmtıkalarda aynca birer naibi bulunduğu gibi ticari işler. fuınlar. 24). şehre girip çıkan eşyaya bakmak ve esnafı kontrol etmek üzere aynca nâib denilen vekiUeri vardı. Bunlar kadı namına iş görüp hüküm verirlerdi. Başvekâlet arşivi.z â d e A b d ü l h a l i m Efendi'nin ayak naibi hakkmda : . (16080 M. s. Bunlardan başka çarşı ve pazarlan dolaşarak esnafm alış verişlerim ve terazderini kontrol eden ve aralanndaki ihtdâflan badeden ve sahtekâr ve muhtekir esnafı cezalandıran ve maiyetinde kul oğlanlarmdan bir terazici de' şer'a ve kanuna aykın hareket edenleri men de ceza veren ayak naibi* ve es'ari yani halkm aldığı eşyamn fiyatlarım tâyin ve 1 Muhyiddin Fenan 927 H . istihdam-ı tevabi ihtida bunlara vaki olmuştur" kaydiyle nâiblerin maiyyetlerinin bu tarihten başladığı anlaşdıyor (Atâyî. 358) X I X .)'de Balat mahkemesinde şer'-i şerife mugayir ni­ kâh akdi ve sak tahriri dolayısiyle Balat mahkemesinin kapatdması hakkında ferman çıkmış ve mahkemelerde namuskâr. asır ortalarmda Mahmud Paşa ve Davud Paşa nâibleri Devriyye mevalisinden ve Ahi Çelebi naibi mahreç mevalisinden idiler (1271 tarihli Istabul Salnamesi). dindar. istanbul'daki nâibh mahkemelerin en mühimmi Mahmud Paşa mahkemesi olup ondan sonra Davud Paşa. thtisab Ağası ve ayak nâiblerinin maiyyetlerinde kul oğlanlarmdan birer terarici bulunurdu (thtisap işleri hakkında Nizam. * 14 Muharrem 1003 (27 Eylül 1594) 'de vefat eden Rumeli kazaskeri A h i . "O zamanedek nüwâb-i mabkeme. Ahi Çelebi ve Balat semtleri nâibhkleri gelirdi*. perhizkâr nâiblerin bu­ lunması İstanbul kaddığma emrolunmuştur (Raşid. istanbul'daki nâibliklerin ihtiyaca kâfi gelmemesi ve halkın bilhassa kış mevsiminde uzak yerlere kadar giderek müşkilâta uğramalan sebebiyle 2 Safer 994 (23 Ocak 1556) tarihh bir ferman üzerine mahkeme açarak nâib oturtması için istanbul kadısına izin verdmiştir. s. Bu nâiblerin de maiyyetleri vardı i. (1521 M.

543. dâvala­ rını dinleyen tarafındaki ve ekmekçderin hesaplarım tetkik oturan Unkapanı veya dairesinde sadece naibi -ki maiyetinde bir de veznedarı vardı. tstanbul kaddığınm nezareti altmdaki vakıflarm hesaplarına bakmak üzere bir muhasebeci Ue şehirUye cindeki tstanbıd halkı) ait resm-i bulunurdu X X I . 2. İV. asrm ikinci yansında İstanbul kadısmın maiyyeti memurlan şunlardı: İstanbul kadısmm muvakkat ve daimi iki şer'i müşaviri. (askeri smıfm hari­ kısmeti taksim eden kassam-ı naibi tstanbul beledî isimlerinde Ud memur da tstanbul kadısmın maiyyetinde . tstanbıd Bâb mahkemesi naibi. e. Çardak naibinin maiyyetinde seksen adamı ol­ duğunu ve bunlara pazar gammazları denüdiğini beyan eder (C. tstanbul kaddığı müsteşan. 123. s. 1 Çardak naibi. I . * Kavanin-i Osmant ve Rabıta-i Âsitâne (S. s.İSTANBUL K A D I L I Ğ I 143 kontrolü ve aralarındaki dâvaları hal ile hüküm veren Çardak nâibi^ ve mumcu esnafmm işlerine bakan mum naibi ve ts­ tanbul Yağkapanı'nda bulunarak sadeyağı ve zeytin yağına müte­ aUik işleri ve tüccar ve esnaf arasmdaki ihtilâf ve dâvalara bakan yağ naibi ve tstanbul ihtiyacına yeter cins muayyen zahireyi Ue Unkapanı Kapan görüp bu hususa ait muameleleri teinin ve kontrol eden. Evliya Çelebi. Bâb mahkemesi başkâtibi. * Kavanin-i Osmant ve RabUa-i Âsitâne. c. D'ohson. Yemiş üfcelesi tarafmda hâlen Çardak iskelesi adım taşıyan mahalde oturup hariçten deniz yoluyla gelen bütün eşyayı kontrol eder ve resmini alırdı. 2). s. 569). s. Liüfi tarihi. Câm-ı mey-i nâbımız etti jikest MeclİBİmiz bastı ayak naibi beyti bunlarm bazan jüpheU mahallere ve memnu mahallerede gizU olarak içki içenlere baskm yaptıklarını gösteriyor. I. Burada aym zamanda yeniçeri ocağı ortalarmda elli altmcı orta çorbacıgımn emri altmda bir miktar yeniçeri de bulunarak icabmda Çardak naibine yardım eder ve bu orta çorbacısına yani bölük kumandamna Çardak çorbacısı deniliyordı.* ve bir de herhangi bir şikâyet üzerine dâvalara bakan Keşif naibi ve avanz isindi veren vergiyi toplayarak bunu vermiyenler aleyhinde hüküm avarız naibi ve tstanbul ihtiyacma göre pastırmahk hayvanlarm almıp satdmasına ve pastırma fiyatlannm tesbiti Ue bu husustaki dâva ve ihtUâflan haUetmeğe memur pastırma kadısmın vekiUeri idiler. İstanbul kaddığı vekayi kâtibi.

.

reddin M e h m e d * Ispartah Abdülkfidir. Meedi. tercümesi. 190. Meedi. tercümesi. 342. tercümesi. tercümesi. 197. Molla görmek­ Halebh Ayas* bocalan Mehmed ve Şemsüddin Ahmed olup MoUa Gürani hocası iken pâdişâh olmuştur. Bayezid'in padişahlığı zamanında Salâhuddin*. s. t. 385. 188.ON BIRINCI BÖLÜM PADİŞAH Osmanlı pâdişahlan HOCALARI zamamnda ulemadan şehzadelikleri münasip bir zattan okutulur ve hükümdar olduklan zaman onu kendilerine hünkâr hocası yaparlardı. Ahmed Samsunlu P a ş a ve -çünkü Ha­ Hay­ sul­ Bursalı Veliyuddin . Mecdî. Mecdî. Mecdî. H a t i b . Mecdî. 198.zâde E f e n d i l e r * zaman zaman değiştirilmek bıkıcı tabiatı vardı. Eğer kendisi pâdişâh olmadan evvel hoeası vefat etmiş ise ulema arasından kendisine bir hoca intihap ederdi. .z â d e M u s l i h u d d i n M u s t a f a . 193.suretiyle Amasya valiliği ve Kasım ve ile Hattat tan Mehmed'in II. s. tercümesi. s. Seyyid Pâdişâh hocah- ğmda bulunmuşlardır. Fatih'in hükümdarhğı zamamnda Tazarruat sahibi m e ş h u r S i n a n P a ş a Bursah H o c a . Osmanlı hükümdarlan içinde ilk olarak Sultan Ç e l e b i M e h ­ med'in S o f u teyiz i. Mecdî. s. 85. tercümesi. s. ve hocası Amasyah H a t i p Abdullah^ Kaydıhayatla Yavuz Mevlâna Mirim Çelebi Mahmud M u a r r i f . $.zâde ve yazı hocası Amasyah Ş e y h Sultan Selim'in şehzâdeUğinde ve hükümdarhH a l i m i Çelebi^ H a m d u l l a h isimlerinde bocalan vardı. 3S. tercümesi. 166. ». 102. 189. 197. 145. ğmda en sevdiği biricik hocası Kastamonulu ^ ' " * • ' ' * Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık Şakayık tercümesi. Fatih Siracüddin en sonra da Bayezid Sultan admda bir hocası olduğunu Mehmed'in tbn şehzâdehğinde Mevlâna Gürani'. Mecdî. Temcid.z â d e M u h ­ yiddin san.

Yalmz Ahmed'den tâyin Seyyid Feyzullah pâdişâh hocası Pâdişahlanndan bazdanıun kendi zamanlarındaki meşhur hat­ tatlardan güzel sanatlardan olan yazı dersi alıp bu nefis sanatta yetiştikleri görülmektedir ^. ' Sultan I I . H a f ı z Osman'dan süiüs ve nesUt ve I I . nesih ve celi yazısmı Meh­ m e d V a s f i ve meşhur M u s t a f a R a k ı m Efendilerden öğrenerek icazet almış­ lardır. III. I V . A h m e d . in Ahmed'in Hoca hocası Hüseyin Aydm'lı Mustafa Efendi'yi ken­ Efendi ve II.z â d e A b d ü l v e h hab Efendi. Mehmed m. îtibaren edüdiği muallim-i Sultanî unvaniyle Osmanlı görülmüyor^. Selim'in şehzâdehğinde ve padişahlığında hocası Birgi'li Ataullah Efendi Efendi Sultan Efendi ve III. Murad. Mehmed'in M e h m e d E f e n d i .146 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ve Kanunî'nin de şehzadeliğinden îtibaren hocası Dadaylı r e d d i n E f e n d i idi*. K a n u n î S u l t a n S ü l e y m a n Ue IV. Pâdişâh hocalanndan bazdan. II. I. M e h m e d ' i n cülusundan iki gün evvel vefat hükümdar olunca babasının hocası S a d e d d i n disine hoca intihap eylemiştir. s. Hay­ I I . II. I.z â d e M e h m e d ve meşhur H a f ı z O s m a n ve III. kendderine gösterilen tevec­ cühten cesaret Bunlardan II. ' S u l t a n A b d ü l m e c i d ' i n şehzadeliğinde hocaları A k ş e h i r l i Ö m e r ve Ş e h r î H a f ı z E m i n Efendilerle S u l t a n Abdülaziz'in hocası da H a s a n F e h m i Efendi'dir. Sultan ibrahim'­ Vanî Efendi. M a h m u d ve III. Süleyman'ın A r a p . A h m e d . III. O s m a n ' ı n Amasya'h Cinci Ömer Efendi. M a h m u d sülüs. M u s t a f a ve III. Osmanh hükümdarlarmdan Hattat olmayarak yazdan güzel olanlar da vardır. M u s t a f a ' n ı n şehzadeliğinde evvelâ S e y y i d E f e n d i ve sonra V a n î E f e n d i . Osman'ın hocası Ömer ve II. Osman'm yazdan da nesihdir. Mecdî. ve Murad'm ise Mehmed'in evvelâ ibrahim bo­ ve ve sonrada Tacü't-tevarih sahibi meşhur S a d e d d i n olup Sultan Azmî şehzâdehğinde olup etmiş Nevali Efendüer sonuncusu calan C a f e r . S ü l e y m a n Hattat T o k a d l ı A h m e d ve IL M u s t a f a H o c a . . ahp devlet işlerine kadar müdahale etmişlerdir. Selim'in hatt-ı hümâyunları güzel talik kırması olduğu gibi II. 440. Mustafa'­ nın hocası ve şeyhuhslâmı S e y y i d F e y z u l l a h Efendiler her işe burunlarmı sokarak vehnimetlerinin felâketlerine sebep olmuş1 Şakayık tercümesi. damadı Erzurum'lu Efendi resmen hocalığında bulunmuşlardır.

pâdişâh hocası ve kazaskerlerin aym elkabla zıkredildiği görülüyor *. s. * Kanunnâme-i Âl-i Osman. daha sonraki ayağa ^ Raşid. ve­ zir-i âzam onlan. I I I . 420). Fatih Sultan M e h m e d zamanmda tedvin edilmiş olan kanunnâmede pâdişâh bocalan hakkında. Hattâ F e y z u l l a h E f e n d i Pâdişâhın iradesiyle sadr-ı âzamlann üstünde tutulmuş ve onun mütalâası ahnmadan bir iş görülmez olmuştu. j. 10. J u j ı . M e h m e d ' i n hocası S a d e d d i n E f e n d i devlet siyasetinde mühim rol oynamış ve Haçova Meydan Muha­ rebesinin kazandmasında âmil olmuştur. s. amma müftü (Şeyhuhslâm) ve hoca sair vüzeradan bir nice tabaka yukandır ve tasaddur dahi ederler" kaydiyle pâdişâh hocasımn şeyhuhslâmla aynı derecede ve vezir-i azamdan maada vezirlerin üstünde olduğu gösterilmiştir*. fakat I I I . ' Kanunnâme-i Âli Osman. Bayram tebriklerinde pâdişahm şehzade muallimlerine ayağa kalkması kanun değildi. II. "Şeyhuhslâm ulemanın reisidir ve muallim-i sultanî dahi kezalik serdar-ı ulemadır. Darüssaade ağası M u s t a f a A ğ a ' y ı ve buna telkinatta bulunan yazıcı Sarı M e h m e d Efendi'yi uzaklaştırmıştır. Fatih'in bu kanunnâmesinde şeyhuhslâm. c. M u r a d şehzadeler hocası N e v ' î Efendi'ye hürmeten ayağa kalkmıştır (Şakayık zeyli. s. Pâdişâh ihtida buna muvafa­ etmemiş ise de vezir-i âzamin tekerrür eden telhisi üzerine istemiyerek hocasmı uzaklaştırmağa mecbur olmuştur i. riayeten üstüne almak münasibtir. 116.PADİŞAH HOCALARI 147 lardiT. II. Atâyi.1101 sene.iir j Jl'osis::ıii jjiiT o^ı-^ı ( . S ü l e y m a n ' ı n hocalığa intihap ettiği Abdülvehhab Mustafa Paşa mü­ E f e n d i nüfuz tesis ederek pâdişâha bazı telkinlerde bulunduğunu haber alan vezir-i âzam K ö p r ü l ü . hocasma kalkacağı beyan olunmaktadır*. 25. Vezir-i âzam sefere gideceği için pâdişâh üze­ rinde müessir olarak icraatına engel olanları ve A b d ü l v e h h a b Efendi'den başka. 22. Yine bu kanunnâmede pâdişâh hocası oğullannm şehir emi­ ninden günde altışar akçe ulufeye mutasamf olmaları da kay­ dedilmekte ve bayram tebriklerinde pâdişahm.z â d e F a z ı l bir yolunu bularak A b d ü l v e h h a b Efendi'nin Medine'de kat cavir kalmak istediğini arzetmiş.

s. bahsederken Âl-i zikretmekte Osman) tarafmda zamanmbir (Telhis  h bunu Fatih olup bu hususta misal göstermemektedir. Şakayık tercü­ * "Hâce-i şehriyarm şeyhülislâma tasaddum mukannen değUdir. 30. Mehmed'in Erzurum'lu hocası kazaskerlerin elkabı bundan ayrdarak şeyhuhslâm ile pâdişâh hocalannm el­ tâyin edUirlerse en yüksek Câmiü'r-riyaseteyn Sadeddin ve I I . basılmamış mesi. 17. *  l i (Künhü'l-ahbar. c. ikinci cilt). lâkin Hezarfen Hüseyin Efendi Kavanîn-i isindi kanunnâmesinde pâ­ dişâh hocalarından fazi ve kemal sahibi olanlann nadir olarak a U U İ i l |. Kanuni Sultan Siüeyman. mütebahhİTÎn Jjlil.148 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L  T I tarihlerde hu elkabta bazı değişdddder olmuş ve kabı müsavi olarak zikreddmiştir *. varak 115. s.İJİ Juit U'İ^4>-lj>.JiWI "Âlemü'l-ulemai'lvarisü ve sıliahu mütealli- efdalü'l-füzelâi'l-müteverriîn yenbû'l-fasl u ve'l-yakîn ulûmi'l-enbiya ve'l-mürselin keşşafü'l-müşkilâti'd-diniyye kat-ı yakiniyye keşşaf-ı rümûzi'd-dekayık hallâlu'l-müşkilâti'l-hakayık hocam Mevlâna M e h m e d edâmellahü fezailehu" kanunnâme-i Âl-i Osman. hocası olan H a y r e d d i n Efendi'­ de ye fevkalâde hürmetinden dolayı pâdişâh hocası oğullanmn def­ aten Dâhd müderrisi olmalannı ve hocasmm miüâzimlerinin Hâşiye-i tecrid medreselerinin ikinci derecesi olan yirmi beş akçe yevmiye üe -birinci müderrislik yirmi akçeh idi. Pâdişâh bocalan şeyhıdislândığa iki makamı unvanı Sultan ihraz ettikleri için 111.lO:)^^l J S . s. s. basılmamış birinci cih. ^ " |i*İA'lemü'l-ülemai'l-ızam efdalü'l-füzelâi'l-füıam kâşifu esrâri't-tenzU mazharu dekayıki't-tefBİr ve't-te'vil münevveru mesahihi'l-ehadİBİ'n-nebeviyye maşrdıu meşariki'l-envari'l-Mustafaviyye matlan metahi'I-envar mirkatu medârici'l-esrar siyaku gayâti'l-fezâil ve'l-maarif ve nisâbu râyati'l-fevazd ve'lavârif hahrü'l-meani ve'l-yakin el-müeyyed bi-teyidi'l-meliki'l-muîn" Feridun Bey Münşeatı. I. . verihrdi. hocalanndan bazdan Fakat hakkmda hükümdann üst fev­ kalâde teveccühüne mebni nadiren şeyhulislâmm Âli yazıyor^. ütifata müteallik bir kanun-ı müşkildür" Âli.müderrisi olmalarmı kanun Pâdişâh oturtulduğunu daki kanundan ü'l-beyan fî yapmıştır^. ve bu Feyzullah hocası Seyyid kendilerine Mustafa'nın hocası Abdülaziz'in Hasan F e h m i Efendder unvanı almışlardır. 11. 440.

* "Me. İ b r a h i m Paşa bu işin haUi bana aittir diyerek pâdişahm gelmesi üzerine onun sağma kendisi oturup soluna da pâdişâh hocasmı oturtmuş. varak 140. Sultan S ü l e y m a n zamanındaki bir sûr esnasmda sağ tarafta pâdişâh hocasımn onm alt tarafında o tarihte Rumeh kazaskeri bulunan E b u s s u u d Efendi'nin ve daha sonra Anadolu kazaskeri ve İstanbul ve Edirne kaddannm oturdukları görülmektedir*. * Kanunnâme-i Oamarû {Esad Efendi Kitapları). * Telhisü'l-beyanfi Kavânin-i Âl-i Osman. herhangi bir cemi­ Meselâ hocalarının ettiği Rumeh kazaskerine takaddüm görülüyor.ayıh-i islâm vüzeraya tesaddur eder ve kazaskerlere ve lâzım gel­ dikte vezir-i azama dahi tasaddur eder.PADÎŞAH HOCALARI 149 vezir-i âzam ve şeyhulislâmm üstünde Fakat yette mutlak surette pâdişâh yer aldıkları kayıtlıdır ^. Meğer hoca geref-i zatten âri ola" dedikten sonra gu vakıayı nakletmetedir: K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamamnda vezir-i âzam İ h r a h i m Paşa'nm evlenme merasiminde şeyhülislâm ile pâdişâh hocasımn nasd oturacakları yani mevkileri vezir-i azamdan sorulmuş. varak 145. Nr. Bu sırada şeyhuUslâm t b n K e m a l meclise geUnce İ b r a h i m Paşa heman yerinden kalkarak biz makam-ı hizmette oluruz sözle­ riyle yerini t b n K e m a l ' e verdiğinden bu incelik pâdişahm takdirini mucip olmuştur (Telhiâû'l-beyan. Hünkâr hocalarma her zaman tasadduı edemez. 2362. . 141). Padişah hocalarmın arpalık haşlan olup ihtiyaçları padişah tarafmdan teinin olunurdu*.

.

Osmanlı devletinde askerî sımfin şer'î ve hukukî işlerine ihdas kısaca bahsetmek bakmak için ilk defa HaUl Hayreddin 1. 57. ) tarihine kadar bir iken. M u r a d zamamnda kazaskerhk edUmiş ve bu mevkie birinci olarak Bursa kadısı Ç a n d a r l ı Kara Efendi tâyin olunmuştur (takriben 764 H . Rikâb-ı saadet-intisab mülâzemeti ile memur olub kat'-i hususât-ı şer'iyye ve nazm-ı mesalib-i mer*iyye-i asker eyler idi. o tarihte kazasker bulunan M u s l i h u d d i n .)'de S u l t a n Murad Hüdavendigâr "cedd-i büzürk-darları zamanından beru asker-i bümâyuna kazasker nasb olun­ mamıştı. . 190.ON İKİNCİ BÖLÜM KAZASKERLER Kazoskerüğm ihdası Osmanlı lâtma kazaskerleri hakkmda olan merkez teşkioldukça îcap dair hasdmış kitabımızda etrafh malûmat varilmiş ise de ümiye teşkUâtmı bozmamak için burada kazaskerlerden eylemektedir. 191. Türk Tarih Kurumu yayını. Osmanlı devletinde kaddık. = 1363 M . s.. biri kanun Ue tesbit edUmiş olan askerî sımflann ve diğeri. Şâh-ı devlet-penabm zamanmda kesret-i sipab muktezası üzere müstakil kazasker tâyin buyurulub sefer ve hazarde mesaUb ve münazaat ve enkiba vesair muamelât ve taksim-i terekât. Aşık Paşa zâde (tstanbul tabU). Kazaskerhk 885 H . c. asker kaddarma tefviz buyrulmak münasib görülüb ol evkatta Bursa kadısı olan Çandarlu M e v l â n a H a l i l eâzım-ı kuzat olub O s m a n G a z i zamanından beru mazbar-ı bidemât-ı lâyika olmağm mansıb-ı mezkûr mevlânay-ı mezbure tevcih buynıldu." Tacü't-tevarih. bunun dışmdaki halkm ve köyliUerin şer'î ve hukukî işlerine bakmak üzere iki kısmıdır. hudutlann genişlemesi ve işlerin artması sebebiyle bu tarihte Rumeli ve Anadolu kazaskerlikleri ismiyle iki oldu. Her seferde paytabt kadısı ki eâzım-ı kuzat idi. s. (1362 M. Oruç Bey tarihi. s. Bunlardan halka ait dâvalara bakan kaddardan yukanda ayn bir bölüm olarak bahsetmiştik. s. Neşri (Cihannüma). I. (1480 M .i K a s t a l a n î daha üstün addedUen Ru­ meh kazaskerliğine tâyin olunup Anadolu kazaskerliğine de ts1 763 H. 30. ) i . 69.

X Y I . kazasker mâzulü sayılarak yerine şurada olan başkası tâyin edilirdi. Kazaskerhğe büyük mevleviyet demlen beş yüz akçe yevmiyeU kadılıklardan gelinirdi.) tarihinde Arap ve Acem kazas­ kerliği ismiyle üçüncü bir kazaskerhk ihdas olunarak Diyarbekir bu kazaskerhğe merkez olmuş ve buraya da meşhur âlim ve mü­ verrih t d r i s Bitlisi tâyin olunmuştu. (1518 M.) 'de onun buradan ayrdmasmdan sonra bir müddet vekâletle idare edilen bu kazaskerlik lağvolunarak işleri Anadolu kazaskerhğine bırakılmış ve bu suretle Rumeh ve Anadolu kazaskerhkleri Osmanh saltanatımn kaldırdmasma kadar devam etmiştir. asrm ikinci için muayyen yansma ka­ dar kazasker olmak bir tertip yoktu. eğer Anadolu'dan mâzul olanlar ara­ smda müstahik birisi yoksa tekrar tekrar Rumeh kazaskeri olmalan caizdi. Daha sonra ihdas edilen paye kanuniyle gerek mevleviyetlerin ve gerek kazas­ kerliklerin evvelâ o makamın payesini ahp sonradan fiden kaz­ asker tâyin olunmaları kanun oldu.152 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I tanbul kadısı Balıkesirli Hacı Hasan-zâde Mehmed b. (1516 M. Eğer varsa onlann kıdemU ve âhmleri ve hüsn-i zan kazanımş olanlannm RumeU kazaskerUğine getirilmesi îcap ediyordu. RumeU kazaskerUğinde bu­ lunmuş olan kazaskerler. Anadolu kazaskeri ise ihtida o makamm payesini alır ve sonra fiden Anadolu kazaskeri olur ve buradan da RumeU kazaskerUği payesini ahr ve sonra filen kazaskerleri Anadolu şeyhuUslâm RumeU kazas­ olmadan olanlar keri tâyin olunurdu. asnn ikinci yansından sonra RumeU olurlardı. Y a v u z S u l t a n S e l i m zamanmda Doğu ve Güney-Anadolu'nun ilhakı üzerine 922 H . Kazaskerlik müddeti diğer mevleviyetler gibi bir sene olup o müddeti dolduran. M u s t a f a Efendi tâyin olundu. . K Y I . Suriye ve Mısır'ın da merkezine ilhakiyle bu Arap ve Acem kazaskerliği de devlet nakledihp kazaskerhğine F e n a r i . fakat bu tarihten sonra Anadolu kaddığma Anadolu kazaskeri payesiyle İstanbul kaddığı yapanlar getirilmeğe başlamış ve oradan Ru­ meU kazaskerhğine gelmek kaidesi teessüs etmişti. Dört beş defa kazasker olanlar vardı.z â d e M e h m e d Ş a h E f e n d i getirilerek 924 H . RumeU kazaskeri olanlardan şeyhülislâm kazaskerUği yapmış varsa da nadiren vuku bulurdu.

Kazaskerler kanun üzere her hafta cuma günleri Paşa kapısmda vezir-i âzamm İkindi divanma giderek huzur murafaasında bulunurlar ve yalmz Rumeh kazaskeri dâva dinlerdi. .KAZASKERLER Kazaskerlerin âzolıklan 153 ^^^^V'^ cedid-i âmire denilen Topkapı sarayındaki divanın âzasından idiler. eğer divanda görülen dâvada kazaskerin tarafsız olmadığı iddia edilirse mâzul kazaskerlerden birisi dâvayı dinleyip hüküm verirdi*. vâki gelmiş ise istinâfen görülerek hüküm verihrdi. 540. * Âli (Umumi kütüphane nüshası). varak 146. asır ortalarma kadar Divan-ı hümâyun âzası olarak kalmışlardır. bununla beraber X I X . ^ Telhisü'l-beyan fi Kavânin-i Âl-i Osman (Hezaıfen Hüseyin Efendi). Muhzırlann yeni tâyin edilen kadı­ lardan muayyen miktar aidatlan vardı i. eğer iş fazla olursa sadr-ı âzamm müsaadesiyle Anadolu kazaskeri de itiraz üzerine kadüıklardan dâvaya bakardı*. kapıcdara diğer muhzırlar da başlık olan keçe ile ata düşüp divana veya vezir-i âzamin sarayma götürerek aynı ter­ tiple konaklatma getirirlerdi. Kazaskerler binip Divan-ı hümâyuna veya mahsus mücevvezeleriyle vezir-i azama gider­ yaya olarak önüne lerken muhzırbaşı. Vezir-i âzam kaz­ askerlerin verdikleri hükümlerinden şüphe ederse onlarm muamele­ lerini teftiş ettirirdi. Dâvalar. NimeH Efendi kanunnâmesi. Her içtimada eğer varsa kendi kazaskerlikleri mmtakasında divana kadar gelmiş olan şer'î ve hukukî olan dâvalara bakarlardı. XVI. Efendi'nin asır ortalarına kadar kazaskerler. varak 131. derece itibariyle kaybet­ müftü yani şeyhuhslâmlarm üstünde bulunurlarken E b u s s u u d şeyhuhslâmlığmdan itibaren bu üstünlüğü mişlerdir. Vezir-i âzamin riyase­ DİTon-ı hnmayDn divan-1 hümâyun içtimalarmda kazaskerler de bu tinde kubbealtı denilen mahalde toplanan divanda vezirler sadr-ı âzamin sağında ve kazaskerler de sol tarafmda otururlardı. ' Abdurrahman Paşa kanunnâmesi. s.

kazaskere ait bütün muhaberat ve muharreratı idare edip kethüda ise kazas1 Âli (Umumî Kazasker kütüphane nüshası). ^ TeUıisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. cihet ve medrese beratlanm ve mektupçu. s. . büyük kaddann hasdmış mühür­ lerini muhafaza edip bunlann gönderdikleri vesaikin sahte altındaki mühürle kendi yanındaki defterde olan mühürü tatbik ederek olup olmadığını kontrol ederdi. asırda üç ayda bir olurdu (Başvekâlet Arşivi. tatbikçi. sandık 23. 167. . mansıb mektuplannı yazarak kazaskere imzalatır ve mukayyid de def­ tere g e ç i r i r d i D a h a sonra bu teşküât genişlemişti. Bun­ lardan tezkireci. Kazaskerlerin konaklanndaki Divanlarında şer'iyyatçı denilen kaddann Bâb nâibleri makamında birer nâibleri olup ehemmiyeti haiz olmayan dâvaları buna dinletir ve kendisi mühim dâvalara bakardı. asırda ka­ zasker kâtipleri. Matlabçı. Bunlar verasete maiyyetdair dâvalarla meşgul olurlardı. divanları X V I I I . .154 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI „ Kazaskerlerin dİTanlan ye . Rumeli kazaskerinin İstanbul ve Galata bedestenlerinde birer kassamı bulunur ve resm-i kısmete ait dâvalan dinlerdi. Ruznameci. Mektupçu. kazasker kaleminin âmiri olup kaddann tevcih beratlan bu kalemden çıkardı. mektupçu ve kethüda olarak altı yardımcısı vardı. Yine. varak 152. Selânikî tarihi. varak 149. kaddann esamisini havi matlab denilen defteri tutup sırası gelen kıdemhlerin isimlerini münhal kadılıklara tâyin için her ay toplantısında kazaskerlere arzederdi. tâyin ve cihet tevcihi işleriyle meşgul olan kalemin müdürü idi. asnn ikinci yansındabulunurdu. evrak 1). ruznâmçeci. matlabçı. X V I I . kassam dairelerinde kalabalık bir kalem heyeti -D^Oksson'u göre XVIII. kazaskerlerin lerinde zabıt kâtibi makamında olarak daimî surette vekâyi kâtibi bulunur ve davacılara sorulan suallerle verilen cevaplan hulâsa ve muhakemenin safahatını zabt ederek neticesine göre hükm-i katî itasına müsaid bir hulâsa kaleme ahrdı. Tatbikçi. Kazaskerlerin her birinin tezkireci. Kazaskerlerin Divan-ı hümâyunda dâva dinleme vazifelerinden müstesna başka salı ve çarşanba günleri olmak üzere her gün kendi konakla­ olunan moiyyetleri rında -çünkü muayyen bir resmî daireleri yoktudivan akdedip kendilerine ait veya kendilerine havale şer'î ve hukukî işlere bakarlardı*.

s. Nr. H . yoksa bir ehli tâyin olunurdu {Mühimme. ' Bursa kadısı M i m a r . 17). s.KAZASKERLER 155 kerlerin bütün umur ve bususatiyle ve para işleriyle meşgul olurdu^. 106. 67. Nr. Kazaskerler. Nr. bu. s. Bu muhzırlann muayyen bahşiş müddeâaleyhi üzere emirleri altında muhzırbaşıya tâbi muayyen maaş­ Muhzırların lan olmadığı için kadı ve müderris tâyinlerinde bu tâyinlerden namiyle alırlardı*. c. s. VI. Rumeli kazaskerinin defterdar kapısmda mirî kâtibi denilen bir memuru olup. 541. tere kaydolunarak sıra beklediklerini müderris ve kaddardan bahsederken görmüştük. asnn ikinci yansını mütaakıp şeyhuhslâmhğm ön plâna almdığı tarihe kadar bütün müderris ve kaddan namzed gösterip tâyinleri sadr-ı âzamlara ait olan kırktan yukan müderrisler de mevahyi vezir-i azama arz de tâyinlerine delâlet ederlerken* » D'Ohsson. Bundan başka kazaskerlerin müddeî veya divanlanna celbetmek yirmişer muhzır müjdecilik bulunurdu*. „ . 121). 1582 (M. Bu teşkilât X I X .z â d e M u s t a f a E f e n d i Kanunî Sultan Süleyman zamamnda Sülemaniye müderrisliğinden Bursa kaddığma tâyin edilmiş. 106. * Mühimme. IV. Bir ara bu muhzırların aldıkları müjde parasım kaddar kendi adamlarma vermeğe başla­ maları üzerine muhzırlar şikâyette bulunduklarmdan bn bahşişlerin muhzırlara verilmesi emrolunmuştur {Mühimme defteri.)'de İran'dan bazı yerlerin aimmasma mebni onun İkindi tâyinlerine Anadolu kazaskerlerinin muamelâtı genişlediğinden kaza kaddannm ve maada günlerde hasredilmişti. 56. âmiri olan muhzırbaşı umumiyetle sarayda kapıcdar kethüda­ sının intihab ettiği kapıcdardan birisi olup bunlar terfi ederlerse timar ile dergâh-ı âli çavuşluğu'na 990 alınırlardı*. fakat ehliyetsizliğinden bahsedilmesi üzerine kazasker efendi arza girdiği zaman pâdişâh böyle ehliyetsiz birisim Bursa kaddığma tâyin eylemesinden dolayı . 17. * Mühimme defteri. 539. varak 146). s. müderrislerin divanı işleri ikiye aynimış bunun üç günü eşraf-ı kuzat ve diğer Kazaskerlerin Medreseden icazet alarak kazaskerlere midâzemet ederek müderris ve kadı olmak isteyenlerin def- müderris ve kadı tayinleri XVI. asnn ikinci yansmdan sonra kısmen tadilâta uğramıştır. . c. Telhisü'l-b^an. 2 Bu muhzırlardan hirisi vefat ederse gediği oğluna verilir. . defterdann maijryeti olan başbaki kulu ile istinaf ve temyize tâbi olmayan malî dâvalan hal ve fasi eder­ lerdi.

. Bir kadı mâzul oldukta asitâne-i saadete gelib her çarşanba günü kazasker kapısına varub midâzım olur. Aym asır sonlariyle X V I I I . 7 (Kütüphanemizdeki nüsha). iki seneden dört ay eksiltilerek yirmi aya indirilmiştir. rikâb-ı hümâyuna arzolunur* fdân dâinize fdân mansıb sadaka huyunda deyu arzolunur. İçel medrese­ lerinin müderrislerinin tâyinleri Rumeli kazaskerine aitti. akçe verene arzeder*. asır Bonlarmda bu. ' Kaza kaddarınm müddetleri iki sene ise de kaddığa talip olup sıra bekle­ yenlerin adedi ziyade olduğundan X V I I . 0 1 zaman kazasker Efendi rüşvet aldıysa. s. ol vakit memleket harab olur. eskisi gibi bunlara bırakdarak^ kırktan müderrisler de Tâyin olunacak mevahnin tâyinleri şeyhuhslâmlara müderris veya kadı Anadolu'da ise Anadolu kazaskeri ve Rumeli'de ise Rumeh kazaskeri taraflanndan arz günlerinde bizzat kazasker tarafından pâdişâh huzurunda okunan Defter-i akdiye' de okunup inha olunan kaddarm tâyinleri için pâdişahm muvafakati alımrdı. Bir kaddığın beş. anlara kanşur rikâb-ı hümâyuna arzedib tevzi eder. "Kadı mâzul iken zaman-ı infisali derler. X V I I . basılmamış birinci cilt. Edirne ve Bursa havalisi^ medreselerini sadr-ı azama müracaatla arz eyler. Rumeh kaddan Ana­ dolu'ya kadı olmaz ve Anadolu kaddan Rumeh'ye kadı olmaz. (1556 M. ya rüşvet alalar. 36). "Benim Devletlû Hünkânm. eğerçi rica ittderse okumuşluğa bakmaz. asırda kazaskerlerin tâyin edip pâdişâha arz ede­ cekleri kaddıklara dair K o ç i Bey'in Teşkdât mecmuasmdaki kaydı aynen aşağıya naklediyorum: "Benim Merhametlû Hünkânm. ^ Kazaskerler yüzelli akçe kadılıklar ile kırkar akçelu İçel (İstanbul. mansıb aldıkta zaman-ı ittisali denür. ' " K o ç i Bey'in Teşkilât Mecmuası. her hangisi okumuş ise hak anundur. asır başlarmda veya X V I . asır başlarmdaki Tevkü A b d u r r a h m a n Paşa ve N i m e t i E f e n d i kanunnâmelerinde de aym kayıtlar vardır. zira kuzat-ı kasabat menasıbı ve yevmi elli akçeden aşağı İçel medarisinin meratibi onun arziyle tevcih olunur (Âli.156 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI daha sonra bu gibilerin arzları kendilerinden alınarak kırk akçeye kadar olan müderrislerle kaza kaddannm tâyinleri yukan yevmiyeh verilmiştir. altı talibi olsa imtihan olurlar.)'de büyük kaddıklarm yani mevlevUerin henüz kadı askerlere ait olduğu anlajdıyor. iki yd mülâzemetten sonra yirmi ay kadıhğı aldıysa (kaddık ettiyse) tamam olur. A m a ya rica olunur. Rumeli kazaskeri A b d u r r a h m a n Efendi'ye darddığına göre 963 H. s. 6. Rumeli kazaskeri Rumeh'de dört yüz elli kaddık vardır.

asırdan itibaren kıdeme ve sıraya riayet etmiyerek dtimas ve rüşvetle adam kayınrlardı. anlara şeyhuhslâm demektir. " * k a p t bize mevahden olan kaddar hariç kaza kaddıklarmm kazaskerlerin arzde yapddıklanm gösterdiği gibi ihtidadan kırk akçe müderrisUğine kadar olan müderrislerin de yine bun­ lann arziyle olduğunu görmekteyiz^. Nimeti Efendi kanunamesi. varak 146. Kazaskerler bu tâyinlerde bilhassa X V I I . Kazasker tezkirecderi eUerindeki ruznameye göre kaddann işlerini görüp kazaskerlere arz ederlerdi^. yüz olur. sayı 3. seksen olur ve üç yüze vannea olur. Beş yüz kanşur. * Bu hususta Naima tarihinin İV. Ve bilfiil Anadolu kazaskeri olan efendi Anadolu'da ve Arabistan'da vaki kazaları ve kısmet-i askeriyyeleri tevcih eder ve yirmi beş ve otuz ve kırk medreselerin ve kendi taraflarma müteaUik olan bazı mahallin cihet ve tevliyet makulesini tevcih edegelmişlerdir" Tevkii Abdurrah­ man Paşa Kanunnâmesi (MİM Tetebbular Mecmuası). "Benim molla Bu devletlû hünkânm. asırdaki kazaskerlerden M e m i k . 450. Her kaddık aldıkça beş akçe terakki verilür ve yüz eUi akçe oluncaya kadar. 157 Kazaskerler arz günü akdiye defterler'in okuyub filân kadılığı fdân dâinize verin ve bu arz ettiklerinde saadetle buyurun ki ol arz ettiğin kadı ehd midir. cahil ve zalime kaddık arz ettiğinize nzây-ı hümâyunum yoktur. 47. akçe bunlardan yukan mevleviyet.KAZASKERLER "Benim Devletlû Hünkânm. varak 146. mansıblann ol tevzi e d e r . s. bunlardan Cinci H o c a kaddıklan üç binle dört bin arasmda satardı^. s. Cinci Hoca H ü s e y i n Efendiler irtikâbta seleflerini çok geçmişlerdi. şöyle mesmû-ı şerifim olursa siz bdürsiniz diye tenbih buyurun. . Kazaskerlerin maaşları Divân-ı hümâyun âzasından olan Rumeh ve ^^^oJu kazaskerlerinin maaşlan F a t i h S u l t a n M e h m e d zamamna kadar — o tarihe kadar bir kazasker vardı — hasdât-ı şer'iyyeden beş yüz akçe alırlarken onun 1 "Bilfiil Rumeli kazaskeri olan efendi Rumelinde ve adalarda vaki kazaları ve kısmet-i askeriyeyi tevcih eder. "Bu kaddar (yani kaza kaddan) payede yüz elh olur.z â d e . müstahik müstahik mıdır? zinhar sakın gayr-ı olmasın vebah senin boynuna. mollalardır. . Telhisü'lbeyan. ve Hammer'in (Atâyi Bey tercümesi) onuncu cUdlerinde malûmat vardır. X V I I . • Telhisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. bir hoşça imtihan eyle. yüz otuz olur.

asırda iki yüz akçeye içlerinden fazi ve kemal erbabına mâzuhyet maaşma dâve olarak sahn veyahud Dârü'l-hadîs (Sideymaniye Dârü'l-hadîsi) rislikleri de tevcih olunurdu *.158 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI saltanatı zamanında tedvin edilen kanunnâme ile devlet hazine­ sinden XYI. 881 numaralı tahrir defteri). 99. * Bu hususta daha yukarıda kassamlar kısmma bakmız. * Ali (basümamış birinci cilt). müder­ sonlarında akçe verihp * bu miktar X V I I . s. başmuhzır ve muhzır resmi olarak bırakıp geri kalam hazineye almıştı. 37. Bundan başka has tâyininden alman berat resimlerinden bir hisseleri vardı*. Kazaskerlerin maaşlanndan başka askeri sımftan olup vefat edenlerin resm-i kısmetlerinden binde onbeş akçe olarak gelir­ leri olup bu para kazasker kassamlan vasıtasiyle tahsil olunurdu * Müverrih Âh'nin kaydına göre Rumeh kazaskerine resm-i kıs­ metten günde sekiz bin akçe hasd olurdu. s. Telhisü'l-beyan. Kanuaî S u l t a n S ü l e y man zamamna ait bir tahrir defterinde Anadolu kazaskerinin dört köy. 37. Yine bu X V I . yine aym suretle bu X V I . X V I . 1 Ayni Ali Risalesi. asnn ikinci yansmdan sonra Rumeh kazaskerinin beş yüz altmış üç oldu i. beşyüz akçe yevmiye itibariyle maaş tahsis edilmişti. ' Kavanin-i Âl-i Osman der mezamin-i defter-i divan (Aynî Ali). asır sonlariyle X V I I . 142. çünkü Irak. asırda (an hashây-ı kazasker-i vilâyet-i Rumeli) ve (Hashây-ı kazasker-i Anadolu) diye her iki kazaskerin hasları olduğu görülüyor (332 numaralı tahrir defteri). 36. s. Fakat daha sonra kendderine arpahk verilerek mâzuhyet veya tekaüdiyeleri buradan tenün edddi. yetmiş iki ve Anadolu kazaskerinin ise beş yüz Bunlar maaşlanm aydan aya küçük ruznamçe kaleminden alır­ lardı. bir ihtisap ve yirmi bir değirmen hasdâtı olarak senede bir yük yirmi bin beş yüz on dokuz akçelik hasıl olduğu görülüyor {Başvekâlet Arşivi. ' Telhisü'l-beyan varak. s. varak 142. * Ali (basümamış birinci cilt). ' Âli(Künhü'l-ahbar)basılTnamış birinci cilt. 99. fakat Y a v u z S u l t a n Selim kazaskerlerin aldığı yan hissenin beşte birini kitabet. varak 148). (Telhisü'l-beyan. asırda kazaskerler tekaüd edihnce iki yüz elh akçe yevmiye verihrdi*. asır olanlara günde yüz eUişer çıkarddı ^. ' Kadı tâyininde kadının bir aybk yevmiyesinin yansı berat resmi ve diğer yarısı kazasker hissesi olarak abnırdı. Suriye ve Mısır da buraya kazaskerlerden mâzul tabiidi*. Anadolu kazaskerinin maaşı aym olup derecesi Rumeh kazaskerinden aşağı ise de onun resm-i kısmet hasdatı günde on beş bin akçe tutuyordu. s. .

Kanun üzere yaznp esbab-ı istihkakı veldl-i saltanata arz ve îlâm eder amma kazaskerlikler ve bazı büyük mevleviyyetler taçdır" (Abdurrahman Pa^a. divan müzakeratı bittikten sonra yeniçeri ağasının padişahın huzurundan çıkma­ sını mütaakıp huzur-ı hümâyuna girerler ve bera­ def4:erlerdeki isimleri okuyarak selâhi­ getirdikleri yetleri dahihnde olan müderris ve kaddann tâyinlerine müsaade isterlerdi. Bu unvan dolayisiyle ümî kudret bahis konusu olmayıp kıdeme îtibar olunurdu. vekO-i devletin re'yine mnh- . asra kadar kazaskerlerin tâyinleri veasırdan îti­ âzamm arzile yapdırken bu baren bunlann tâyinleri de şeyhuhslâma bıramevalinin muvafakatini alması kdmıştı. 538). Rumeh kazaskeri olan bir zat mükerreren aym makama tâyin olunabilirdi. arasmda Rumeh (tekerrür) kazaskerinin mükerreren tâyinlerine ulema * "Tertib-i mevali ve müderrisin geylıulislâm efendilere müfevvazdır. şeyhıdislâmm vezir-i âzamin Rumeh kazaskerhği yapmış olanlann en kıdemlisi reisü'l-ulema unvamnı alırdı. Kazaskerlerin tflyiııleri ^Vll. bundan dolayı medlulünün zıddı olarak cahd reisü'l-ulemalar da görülmüştü. Daha sonraki tarihlerde yani X Y 1 I . asır sonlannda seferler dolayisiyle divan işi tavsayıp divan akdi.KAZASKERLER 159 ^^^^^ ^ _ arza 'rmesi berlerinde Kazaskerler. X Y I . Bazı tâyinlerde — bilhassa bütün müderris ve kadı tâ­ yinleri kendilerine ait olduğu tarihlerde— vezir-i âzamm muva­ fakatini ahriardı. asır sonlarma yakın zamana kadar haftada dört gün olan divan müzakerelerinin sonunda bunlann arza girmeleri kanun iken bu tarihten îtibaren dört günün ikisinde (pazar ve sah) ve bazan bu iki günün birinde arza girip akdiye defterlerini okurlar­ dı. kapıkulu ocaklanna maaş verilmeğe inhisar ettiğinden ancak o zaman huzura kabul olunarak kendilerine ait işleri arzederlerdi. fakat gerek kazaskerlerin ve gerek büyük tâyinlerinde lâzımdı *. Rumeh kazaskeri olanlar göridmüştür. s. Dört ve beş defa denilmiştir.

H. . I I I . ' Meşihat'in tarik defteri (kütüphanemizdeki nüsha). c. yine aynı suretle İstanbul kaddığı muvakkat müşaviri de bu kaddığa namzed olan zattan olurdu. mukayyidi. „. daimî şer'î mü­ şavir. 1 Nuhbetû'l-vekayi. tezkirehâne müşavir. Anadolu sadareti tezkirecisi. Rebiulevvel Şubat 1914)'de Şeyhulislâm'm arzı üzerine bu iki mahkemenin bir mahkeme haline gelmesine irade çıkmış ve bu birleşme üze­ rine bu kazarkerliğe Anadolu kazaskeri İsmet Efendi tâyin olun­ muştur*. 190. Anadolu kazaskerhği memurlan : Anadolu sadareti. Daimî müşa­ virlikler ise kazasker ve olarak Uti mahkeme İstanbul pâyehlerinden Fakat 12 olurlardı i. . muvakkat şer'î müşaviri. . mahkemesi 1332 (8 tstanbulda Rumeli ve Anadolu kazaskerhkleri vardı. vekayi kâtibi. Bu muvakkat müşavirler bir sene sonra Rumeh ve Anadolu kazaskeri olacak zatlardan tâyin edilmesi 1293 Cemazüyelâhır (1876 Temmuz)'daki bir kararla tesbit olunmuştu. B u yeni kazaskerlik mahkemesi teşkdâtında müşavir mümeyyiz ve kâtip gibi memurlar vardı. asnn ikinci yansmdan sonra lordaki maiyetlerini daha yukanda kazaskerlik daireleri Rumeh başkâtibi. Kazaskerlerin dâva rü'yeti esnasmda yanlarmda muvakkat olarak iki şer'î müşavir bulunurdu. s. Anadolu kazas­ kerhği tezkirehâne mukayyidi.1875 M. Bir sefer münasebetiyle hükümdar Edirne'de bulunursa hükümet erkânile ten gitmeleri beraber kazaskerlere ve hattâ şeyhuhslâm da hükümdarla beraber orada bulunurlardı. vekayi kâtibi.) dairelerine şer'î mensup görmüştük. mahfil-i şer'iyyat naibi. mahfil-i şer'iyyat Rumeh sadareti tezkirecisi. asır- X I X .160 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Kazaskerlerinle -Padişahlar sefere gittikleri müddetçe kazaskerler de beraber gitmişlerdir. Kazaskerlik dairelerinin X V I I . Pâdişâhlar bizzat seferi terk ederek vezir-i âza­ mi serdar-ı ekrem yapıp gönderdikleri zaman kazaskerler namma bir ordu kadısı tâyin edihrdi ki bunu daha yukanda gördük. asnn ikinci yansı içindeki (1293 şöyle idi : Rumeh kazaskerhği memurlan : kazaskeri muvakkat müşaviri. maiyyetleri daimî şer'î Bunlann X I X . ve X V I I I .

necîb ve asil mâna­ larına geUp cem'i de şürefa ve eşraf'tu.Vkah (alemdarhk).ON ÜÇÜNCÜ BÖLÜM OSMANLILARDA „ Şeni T e Seyyidler Hazret-i abfadı.i H ü s e y i n ' d e n gelen kola da seyyid denilmek suretiyle ber iki kol birbirinden tefrik olunur. eikaye. P e y g a m b e r Efendimizin evlâd . 14 -£mval-t muhaceere (yani Kureyş'in Kabe'deki putlarmm vakıf işlerine nezaret etmek). 11 .2 .Hükümet (adliye).z e h r a ' d a n Ali'nin büyüğü H a s a n ve küçüğü H ü s e y i n ' d e n sa n'dan gelen kola şerif ve H a z r e t .Sikaye (Hac zamanmdaki su işi). 9. Cemi. Umiy r«|JUMlı. Ümeyye Növfel.Sedonet (Kabe kapıc]lığı). s. Adi. Bundan dolayı tslâmiyetten şerifin şerif olan Kureyş evvel cahiliyet devrinde Mekke'de BeyUi pek muteber saydan muhteUf hizmetlerini idare etmiş kabüesinin Ueri gelenlerinden on beş vazife sahibine A l i evlâdma alem olmuştur.Refade (huccacm fakirlerine yemek dağıtılması). 7 . 13.) denilmiş * ve bu tâbir sonralan da kullandmış. + amcazadesi ve damadı i m a m A l i T a l i b ' i n zevceleri ve Genab-ı Peygamberin gelmişlerdir. I.Ku66e(harb levazım reisliği. Sekim koUanndan her birisine verilmiş olan vazifeler şunlardır: 1 . refade nedve ve kıyade vazifeleri olup bunlardan sikaye ve refade yani sn ve yiyecek tevzii işi H a z r e t . üstün olmak. Bu on beş vazifeden en itibarlısı sedane. Haşim'de idi (Medeniya-i tslâmiye tarihi. Abdûddar.i P e y g a m b e r i n cedleri A b d û l m u t t a l i b b . fakat şerif ve Şerif ve bunun cemUeri olan şürefa ve eşraf tâbirleri Abba­ siler zamamnda yani şürefa tâbiri İ m a m ^ Kureyş kabüeBİnin Hâşim. Bunlardan H a z r e t . 15 .Ktyade (kumandanlık).Meşveret reisliği. 5-İVedve (Meşveret dairesi mütevelliliği).i leleri zamammıza kadar gelmişlerdir.tsar (yolculuk ve muharebe hakkmda kur 'a çekmek işine nezaret). 3 . 8 . H a z r e t .i türeyen siüâHa­ kerimeleri olan F a t ı m a t ü ' z . 12. 11 -Elfüik. Şerif. Ebî NAKÎBÜ'L-EŞRAFLIK ve b. Esed. 4. hicret asrmdan îtibaren (900 M. İ V .tmare (mescid-i haramın inzibat ve idaresi ve İman). Asaleti ve içtimaî mevkii yüksek olan veya memleketin tanmmış büyük aUelerine ve bun­ lardan birisine mensup olan kimselere eşraf demlmiştir. Mahzum. lügatte yükselmek. 21-27).Eşnak (Borçlu ve nakdi cezaları tâyin ve tadil eden merci). 10 eane (Knreyş'in atlanna nezaret ve icabmda onlan idare eden makam). 6 . e.

Bundan başka j v ^ ' ^ ^ seyyidü'l-kavmü hâdîmühüm hadîs-i şerifiyle Hicaz'da emirhk edenlerin emir olan büyük şerife hahfelerinden deniUrdi. nitekim yukanda zikrettiğimiz A b d i M e n af'dan gelenler hakkında da kullanılarak bu suretle Âl-i Abbas da buraya I V . 1. katdmıştır. 238. asr-ı hicrîde yani adlı teş­ X . seyyid A b d û l m u t t a l i b evlâdından gelenlere de unvan olmuştur. Mısır'daki Fatımî hahfeleri zamanmda 297-565 H . Seyyid. asr-ı mdâdîde teşkd edUmiş olan (ensab nikabeti) lariyle Âl-i Abbas yani Peygamberimizin kilâtta şerifhk. Yine bunlar kadmlarm küfvü ayni dereceleri denk olmayanlarım evlendirmezdi ki binnetice bunlarm vasisi hükmünde idiler. köle nazannda efendi demektir. . Fakat Mekke halkı seyyidüna diye hitap etmişlerdir. Bir kadın kocasına seyyid ve bir köle de efendisine veya emire seyyidüna (Efendimiz) diye hitap ederdi.162 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Hazret-i Peygamber'in ehl-i beytine mensup olanlara ve hattâ Peygamberin büyük cedleri H a ş i m b . 2 Medeniyet-i tslâmiye tarihi. ^ Enaab nakipleri denilen memur L » ? ' ^ Talibî'lerle ıs"^ Nakibe ıİA:^!-'*" Abbasî aUesi- c><"-^ kavmine hizmet evlâdmdan edenlerin o kavmin efendisi olduğuna işaret buyrulmuştur. c. Seyyid tâbiri daha sonra şümullenmiş küçüğün büyüğüne taziminin ifadesi olmuştur. Bu naahlâka ayları hare­ havi defterini tutanlara ( ö^M' kipler bu ailelere mensup olanlarm isim ve neseblerini ve doğumlarım def­ tere geçirerek ahval ve harekâtlarım kontrol ederler ve izdivaçlarma da dikkat eyliyerek kette bulunanları men edip icabında cezalandırırlardı. Talibi'Ure nezaret edip defterini tutan Nakibü't-talibiyyin ve Abbasilerden olanlarm isimlerini v ? * ' Nakibü'l-Abbasîyyin ) denilirdi.) bu seyyid tâbiri H a s a n ve H ü s e y i n evlâdlanna mah­ susken daha sonralan yukanda söylediğimiz gibi İ m a m Hasan evlâdına şerif ve İ m a m H ü s e y i n evlâdına da seyyid denilmiştir. (910 — 1171 M. Hazret-i Hasan olmalan dolayisiyle onlara şerif denUmiştir. Ab­ basîler zamanında şerif ve seyyidlerin mânevi dereceleri Abbasi sonra gelmekte i d i Ş e r i f ve seyyid aUeleri birbir­ Şerif lerinden kız alıp verirlerse bu suretle doğan çocuğa Seyyid nin ayrı ayrı defterlerini tutarlardı. tslâmiyetin Uk devirlerinde H a s a n ile H ü s e y i n ' i unvaniyle yâd eden müteaddid Hadîs-i Peygamberîye istinaden Alevî'leıle Talibî'leıe seyyid unvanı verilmiştir. Âl-i Ebû Talib yani t m a m A l i evlâd ve torunamcalan A b b a s b. s.

yalmz bunlardan birisi şeyhuhslâm olursa o zaman şeyhül­ islâmlara mahsus beyaz sank sarardı*. Osmanlı devleti. s. Nefs-i Kayseriye'de sakin olan Ali nâm kimesne emir namma basma yeşil alâmet edib Müslümanlara teaddisi olub sahih emir olmayıb başmdan yeşili almmasmNakibü'l-eşraf arz etmeğin büyürdüm ki hükm-i şerifim varıcak mezkû­ run başmdan yeşili giderüb min-bâd basma yeşU alâmet ettirmeyüb men ve def eylemesin. fakat sonradan bu usul terkedilmiş olduğundan evlâd-ı Ali ile balk fark edilmez olmuştu. Nr. büyük tslâm camiası teşkil etmeğe başladığı andan itibaren memleketlerine gelen seyyid ve şeriflere hürmet ve riayet göstermişler.R e ş i d M e m un devirlerinde seyyid ve şerifler alâmetleri yeşil sarık sarıp yeşil cübbe giyerlerdi. * D'Ohsson. vekih ve bir cemaatin başı demektir. 558. IV.OSMANLILARDA N A K t B Ü ' L . Nr. 3. . s. * Halkondil tarihi zeylinin sonundaki resimlerin tarifinde emirlerin yeşU sank sardıkları ve bunlarm bazdarınm kavukları yeşil olup sanklarmm beyaz olduğu kaydedilmektedir. 19. Bu şeriflerin başlanna alâmet-i yeşil alâmet sarmalan yeşil alâmet Osmanlı saltanatı zamanmda da şerif ve seyyidlerin mabsusası olarak kabul edilmiştir*. s. Sultan Eşrefin bunlara böyle mümtaz bir amame tahsis etmesi şerifleri halktan ayırd etmek içindir" Mir'at-ı Mekke. 559. 197. 79 ve yine Mühimme defteri.E Ş R A F L I K 163 Seyyid ve şeriflerin Rivayete göre Abbasî balifesi H a r u n ü ' r . ' Kayseriye beyine ve kadısma hüküm ki. Sâdât Nikabeti halkm seçkini. onlan vergi ve Muhammed b. şerif ve seyyidler her zaman yeşil sankla gezmeğe mecbur idiler. Mısır'da Türk Memlûk sultan­ larından M e l i k Eşref Ş a b a n zamanmda 773 H . şöyle bUesin. 560. c. D'Ohsson da (C. 1 Bu münasebeetle Şam üdebâgmdan Ş e m s e d d i n t b r o h i m şu kıtayı söylemiştir : tercümesi: Taçlarm yanları halis ipekten yapdmıştır. memnu olmazsa tedip eyliyesin. (1371 M. I F .)'de emrolunmuştur i. II. 846. 4. Sene 973 Mühimme. 3. Osmanidar sâdâta emir ve başlanna sardıktan yeşil sanğa da emir sarığı derlerdi Sâdâttan olan kadınlar dabi başlanna yeşU alâmet takar­ lardı. bu ipek ise şeriflere alâmet-i mahsusa olmak üzere yeşil renktedir. 560) Şeriflerin yeşU sarık sardıklarını kaydeder. c.

. bizden ve evlâdlarımuzdan öşürlerin ve koyunlarm haklarm kimesne taleb etmiyeler deyicek emrolundu ki bu sâdâtlarm evlâdları ve kulları karaveşleri bir damla kanları deme can ola.. M u r a d b.. s. Rumeli kaddarı ve sancakbeyleri ve subaşdar sipahiler her hanginizin yerinde eker ve biçerse bir tane öşriu almayasız ve koyunlarmdan hak almayasız. Sureti daha aşağıda görüleceği üzere nakibü'l-eşraf denilen seyyid ve şeriflerin nazın tarafından verilen sâdât ve şerâfet vesikalannın dua kısmından sonrası çok defa Farsça olduğundan Osmanlı devleti bunu diğer teşkilâtı gibi Anadolu Selçukîleri veya Ilhanîlerden almıştır. Biz kullarmuza bir ihsan eyle. Orhan'm 787 H . Biz fakir kullarmuz dahi size duacdaruz. biz kullarma bir hüküm sadaka eyle ki sizden sonra gelen bizi ve evlâdımızı ve kuUanmuzu ve karaveşlerimizi (cariye­ lerimizi) incitmiyeler. 244.) tarihli verdiği sâdât beratı siîretinden : Sebeb-i tahrir ve mûcib-i tastir hükm-î nâfiz-i meymun. Ben bağışladım canım için olsun. c. .. A b d u l l a h ve İ s k e n d e r b. IV. Kavanin-i teşrifat mecmuasıyle ^r^' Deü/iotü'n-nü/cato'da S e y i d A l i N a t t â'ın A ş ı k Çelebi'nin ceddî bulunduğu ve Emir S u l t a n ile Bursa'ya geldikten sonra sâdâta nazır tâyin edildiği beyan edilmektedir. oldur ki Dârende-i mektub Tirmiz'h S e y y i d B ü z ü r k Ali'yi yeniçerUerden l l y a s b. s. Osmanh devletinde nakibü'l-eşraf makamı 802 Ramazan (1400 Mayıs)'da Sultan Y ı l d ı r ı m B a y e z i d zamanmda tesis olunarak Ali ^ Nattâ E m î r B u h a r ı talebelerinden Bağdath S e y y i d b. * Şakayık zeyU (Atâyî). s. M u h a m m e d nammda bir zat Türkiye'deki seyyid ve şeriflere Yıldırım B a y e z i d tarafından nazır tâyin olunarak * kendisine 1 Bu hususta Sultan I. Hammer (Ata Bey tercümesi)." Tarih-i Osmani Encümeni mecmuası. A b d u l l a h şehid edib merhum S e y y i d B ü z ü r k Ali'nin oğlulları yaslariyle kapıma gelib ettiler. 91'de sâdâta nezaret vazi­ fesinin Çelebi Mehmed zamanmda ihdas edildiği zikrolunmaktadır..164 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I rüsumdan muaf tutarak ellerine berat vermişlerdir Memlûk ve tlhanî (Garp Moğollan) devletlerini takliden Osmanlı devleti de memleketlerinde bulunan seyyid ve şeriflerin işleriyle meşgul olmak için ilk zamanlarda sâdât nikabeti ismiyle basit bir teş­ kilât vücude getirmişdir. Her kim bu hükmü görüb S e y i d B ü z ü r k asim yazarlara lanet ba-lânet olsun. bizim atamız sizin duacınız idi. 176. (1385 M. Benim devletime duaya meşgul olalar. anlar benim defterimden (vergi ve öşür defterinden) ihraç olalar.. sene 5. Hem şimdiye değin atamız bir tane öşür vermedi ve koyun hakkm vermedi. benden sonra her kim gele bu hükmü tutmayanları yer ve gök kabul eylemesin.

lerinde seyyid ve şeriflere nezaret eden reise Nakibü'l-eşraf diğini görmüş olduğundan hükümete vaki teklif üzerine bu unvan kendisine verüerek * Nakibü'l-eşraf makamı Osmanlı saltanatının ilgasma kadar devam etmiştir.OSMANLILARDA N A K İ B Ü ' L . (1479 M. getirilmiştir*. 342). 424) neşredUmiştir. « f^U. J p i . Murad zamanında tekrar mütevelliliğinde lerek eski vazifesi olan/s/tafciye Seyyid Mehmed b i d i n de babası gibi nelâbidin'in bulunmuştur^.)'de vefat etraiş olup Kâzeruniye tarikatinin müessisidir.E Ş R A F L I K 165 Burso'da yaptınimış olan İshakiye zaviyesi'nin tevliyeti verilip bu tevliyetin evlâdına da intikali şart konmuştur*. (1534 ' Ebû İ s h a k K â z e r u n i 352 H . 176. (1034 M. s. Molla Lütfi'den .)'de Fatih zamamnda tamir edUdiğine göre sâdât nezaretinin bu tarihte tekrar ihya edUmiş olması muhtemeldir. meşhur âlimlerden T o k a t l ı ders görmüştür (Şakayık tercümesi. 941 H . B a y e z i d zamanında pâdişâhın hocası Seyyid 900 Abdullah'ın Seyyid oğlu S e y y i d Arap Mahmud teşküâtının memleket­ denü­ H .. (963 M. Bursa'da Kâzeruniye tarikatine mensup dervişler için İshakiye zaviyesini Y ı d ı r ı m B a y e z i d yaptırmıştır.S e y y i d A l i N a t t â ' m Türkiye'ye avdeti Ş e h z a d e Meh­ med' L n (Fatih) sünnet olduğu tarihe rastladığmdan Seyyid Nattâ sünnet düğünü hediyesi olarak nakışlı bir yemek sofrası hediye eylemiş ve o tarihe kadar böyle bir sofra görülmemiş olduğundan makbule geçmiştir. • S e y y i d M a h m u d . 161. Z e y M e h m e d bu N a t t â ' d a n sonra oğlu S e y y i d seyyid ve şeriflere nazır Sultan ölümünden sonra F a t i h makamı lâğvetmiş ise de sonralan seyyidhk iddiasında bulunan bazı şahıslar meydan almış olduklarmdan bu işin yeniden bir nizama bağlanmasına lüzum hasd olmuştur^. (1494 M. tskakiye zaviyesi'nin 802 H. S e y y i d M a h m u d . Ankara muharebesinden sonra Bursa'da M o l l a Mehmed hacca edüen S e y y i d gitmiş ve Mehmed Nattâ serbest F e n â r î ve sonra ge­ G e z e r i üe beraber T i m u r kuvvetleri tarafından esir bırakddıktan Bursa'ya II..)'de Şiraz'da JCâzerun kasabasın­ da doğmuş ve 426 H. E b û İ s h a k .) tarihli vakfiyesi fotoğrafı Ue birlikte Profesör A d n a n E r z i tarafmdan Vakıflar Dergisinin ikinci cUdinde (S.)'de şerif ve seyyid Mahmud. (1400 M. s. Nakiba'l Eşraflık başına S u l t a n I I . s. • tskakiye zaviyesVmn 884 H . Zeynelâolmuştur^. /ran'da islâmiyetin yayılması için çalışmıştır. • Şakayık zeyli (Atâyî). » Şakayık zeyli (Atâyî).

1 Şakayık tercümesi (Mecdî).) 'de nakiplikten ayrdarak yerine M u h t e r e m Efendi'nin tâyin edildiğini beyan et­ mektedir ki elimizdeki 942 Zilhicce (1536 Mayıs) tarihli olan siyadet beratı da M u h t e r e m Efendi'nin bu tarihte nakibü'l-eşraf bulunduğunu göstermektedir. s. ' İzzî tarihi. (1534 M. fakat Atâyî.) tarihinde olup o tarihe kadar nakibü'l-ejraf olduğunu yazarlar.H a y r E f e n d i hazretlerine tevcihinde Bab-ı âli'ye gelip Çinili odada aramdan sonra örf ve muvahhidi kürkü üe bulun­ duğu halde teşrifati efendi vesatetiyle oda-i mezkûrdan kaldırdıb huzur-ı hazret-i sadr-ı âliye duhulde minderden aşağıda istikbal resm-i damen-bûs bâde'l-icra kuud ve örfi küçük tepeli kavugı tebdil ve kahve ve çubuk ve gülab ve buhur merasiminden sonra bilâ kırâe (yani beratı okunmayarak) erkân samur kürkü Ubas ve teşyi ve resm-i damen-bûs-ı sadr-ı âliden sonra avdet eylemiştir" Defter-i yevmiye-i oda-i teşrifat. Bu hususta X I X . (1536 M. fakat bu hayh zatlar bulunduğundan mahsus tarihten itibaren sâdâttan olarak b u makama geçecek ve kazasker mâzullerinden bundan sonra Nakibü'l-eşraf tâyin olunmağa başlamıştır. 45. Nakibü'l-eşrafm Paşakapısı'na yani Bab-ı âh'ye davet olunur ve teşrifatçı efendinin delaletiyle sadr-ı âzam tarafmdan ayakta karşdanırdı. Nakibü'l-eşraf ^"^yüü*"' XVII. 676. varak 20.)'de Nakibü'l-eşraf makamından ayrılarak yerine Taşkent'^ Seyyid M u h a r r e m E f e n d i tâyin edilmiştir^. S e y y i d Mahmud'nn 941 H . Nakihü'l-eşraflann ük zamanlarda devlet hazinesinden yevmi­ yeleri yirmi beş akçe olup sonra artarak X V I . asrm ilk yarısmdaki teşrifat defterinden şu kayıt vardır : "11 Rebiulevvel sene 1237 (6 Araldc 1821) nakibü'l-eşrafhk sâbdca istanbul kadısı Ş e r i f . erkân ilân olunur ve eline nakibü'l- . Kâmil Kepeci tasnifi.z â d e E s s e y y i d E b û ' l . mükerrer Nr. Sadr-ı âza­ m m huzuruna giren Nakib Efendi. Nakihü'l-eşraflann tâyin edilenler bunlar arasından kadılar gibi muayyen müddetleri olmadı­ değişmesinde yeni tâyin olunacak zat ğmdan uzun seneler bu makamda kahr ve lüzumu halinde tebdil edilirlerdi. asır sonlarında yetmiş beş akçeye çıkanlmış daha sonralan bu miktar artmıştır. onun eteğini öper ve otur­ tulup kahve. gül suyu ve buhur ikrammdan sonra samur kürkü giydirilerek memuriyeti eşrafhk beratı verihrdi *. asır ulemaya kadısı ulema sınıfından olmakla beraber sonlanna kadar mutlaka yüksek istanbul bir makam değildi.166 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M l Y E T E Ş K İ L Â T I M. 342 üe Devhatü'n-nükaba'da S e y y i d Mahmud'un vefatı 943 H. s.

(1576 M. Sâdât veya şürefadan hepsinin isim ve hü­ viyetleri.E Ş R A F L I K 167 Nakibü'l-eşrafın resmî elbiseleri XVIII. ^ Şeyhülislâm olan bu zatlarm çoğu aslen Türk olduklan halde nesl-i Peygamberîye intisabm şerafetine mebni baba. Paşmakcı-zâde Şerif.)'de nakibü'l-eşraf olup nakiblik üzerinde kalmak suretiyle şeyhuhslâm olan bundan başka kimse yoktur. . konaklarında ve ka­ havi daireleri ve maiyyetlerinde hizmet eden adamları eyâlet. ced veya kendileri birer siyadet beratı tedarikiyle bu makama gelmişlerdir. denilen bu defterde kayıth idi. asırdan îtibaren kazasker elbiselerinin aynı olup başındaki örf denilen kavuğun yerine küçük tepeli denilen kavuk giyip üzerine sâdâta mahsus yeşil sarardı. M a l û l . 32. c. Mirza-zâde Seyyid i b r a h i m .OSMANLILARDA N A K l B Ü ' L . Seyyid Said. Dürri-zâde Şerif-zâde Mehmed Karahisarlı Arif. Nakibü'l-eşraf Seyyid nakib­ makamı M e h m e d Efendi 984 H . Seyyid ismet raflıkta bulunmuş bir hayli zat vardır ve Erzurum'lu S e y y i d A h ve oğlu Seyyid Mehmed A k Mahmud-zâde Zeynel âbidin. Seyyid A b d u l l a h . sancak zalardaki yine seyyid veya şeriflerden olan kaymakamları vası­ tasiyle Türkiye'deki bütün seyyid ve şeriflerin isimlerini defterleri tutarlardı. Bey-zâde Arif H i k m e t B e y bunlardandır^. Nakibü'l-eşraflar. Kazaskerlikte bulunmuş ise örf giyerdi. taşralarda iseler Seyyid ve şeriflerin kanun ve âdetlere aykuı hareketleri vukua geldiği takdirde İstanbul'da ise nakibü'l-eşraf nakibü'l-eşraf kaymakamları tarafmdan cezaya çarptırdırlardı. siyâdet veya şerafet sUsüesi.z â d e üzerinde kalmak üzere Rumeli kazaskeri ve oradan da yine ü'l-eşraf olarak şeyhülislâm olmuştur.z â d e ' d e n başka şeyhuhslâm olanlardan Feyzullah. II. Surre Emini-zâde Yasinci-zâde Abdülvehhab. Abdullah. Anadolu kazaskeri mazullerinden olan M a l û l . Bir zamanlar zat mühürlerinde (Seyyid) mahlaslı bir hayli zat vardı ki bunlann beratlan da yoktu. evlâdı. NakibflM-cşraf dairesi makamda bulunanlarm kendi vardı. Seyyid Seyyid nakibü'l-eşSeyyid Mehmed Mehmed Ataullah. ahval ikametgâhları (şecere-i tayyibe) ve ahlâkı. Âbidin. s. 1 Peçevi tarihi. S e y i d Dürrî-zâde Mehmed Yahya Tevfik. Şeyhuhslâmlıktan azhnden sonra nakiblikde ibka edU­ miştir *.

M a h m u d borçları dolayısiyle nakibü'l-eşraf konagmda mahbus bulıman seyyidlerin borçlarınm ödenmesi için on bin kuruş göndermiştir (Hatt-ı hümâyun vesikaları. Alemdar.168 Bunlann OSMANLI DEVLETİNİN i L M l Y E TEŞKİLÂTI dairelerinde kabahatlilerin hapsi için hususî bir yer vardı. Pâdişâh zir-i azama teshm edilen sancağ-ı şerifi ber sefere giderdi. Yukanda bilmünasebe söylendiği sefere gittiği vakit Nakibü'l-eşraf da maiyyetinde bir kısım sâdâtla bera­ üzere Nakibü'l-eşrafm vardı*. Bütün mah­ kemelerde ve divanlarda dâvacdar arasmda seyyid ve şerifler ve ^ Hatt-t hümâyun veaikalan. Bu nakib­ ü'l-eşraf tevkifhanesi nakibü'l-eşrafın başçavuşu denilen maiyeti memurlarından birisinin nezareti altmda bulunurdu i. Nakilıfi'I-efiaf' in maiyyeti istanbul'dalsı ferler teşkilâtta pâdişâh Nakibü'l-eşrafdan tarafından sonra se­ ve­ büyük makam alemdarhk idi. Nakibü'l-eşrafm hükümetle muhaberesinde merci-i sadr-ı âzam olup bunu. Tevcihat vesikaUtn. * tbnûlemin tasnifi. a Kıdvetü's-sâdâti'l-kiram kaimmakamımız esseyyid O s m a n Ç e l e b i dâme şeref-i siyadetühu bade't-tehiyyetu'l-vâfiye inha olunur ki Harmancık ve Tomaniç ve Atranos kazalannda olan sâdât-ı kiram sizden hoşnud olduk­ ları tarafımıza bâ-arz inha olundugma binaen hizmet-i celile-i mezkûre ta­ rafımızdan cenabmıza işbu erbaa aşer ve mieteyn ve elf Saferü'l-hayır gursesinden kemakân ibka olunmuştur (Seyyid Muhammed AtauUahü'l-Hüseynî en-nakib ale'l-eşraf). din­ lemeyenler ceza görürlerdi. Nr. 973. numara 6846). sancak ve kazalarda seyyid ve şeriflerin defterlerim tutan ve (nakibü'l-eşraf mmtakalarmdaki bulunarak keyfiyeti kaymakamı) sahte seyyid denilen vekilleri ve şerifler hakkmda nakibü'l-eşrafa yazar ve amn da hükümete bildirmesi üzerine bunlarm başlarmdan yeşil sanklan ahnır. sonra dayak atılarak dayaktan sonra başlığı iade . 8400 B. Burada hatt-ı hümayuna ilişik olarak üç vesika vardur. burada suçlu ve borçlu olanlar hapis olunurlardı. Topkapı sarayı Arşivi. sandık numarası 226. II. Seyyid ve şeriflerden birisinin cezalandınlması lâzım gelse ihtida başmda emirlik alâmeti olan yeşil sankh başhğı almarak öpiüür ve olunurdu. arada hiç bir vasıta olmadan yapardı *. esnasmda bizzat taşırdı. Bunlar takibatta vilâyet. hatt-ı hümâyun numarası 91.

II. t. 559. s. Merhum A r i f Paşa'nm ( M e c m u a . e. her iki tebrikde nakibü'l-eşrafa Bu tebrik merasiminde Rumeh veya Anadolu kazaskeri ise sırası gehnce o zaman da ikinci defa tebrik yapardı *.i T e s a v i r . gerek sancağ-ı şerif çıkıdibinde yürüyüp maiyyeti olan seyyid ve şerifler ise tûğ-ı hümâyun İstanbul'dan unvanlan seyyid olduğuna göre Hüseyin'in evlâdından ol­ bunlann Hüseyin! yani H a z r e t . . 220 varak 30) nakibül-eşrafin biatlerde ve iki bayramda el öpmede cümleye tekaddüm ederek pâdişahlann siUâle-i Haşimiye'ye hürmeten ayağa kalktddarmı yamyor. * Teşrifat-t kadime (Esad efendi). s. s. sayı 3. asır başlannda ise ibtida Kınm hanlan evlâdmdan İstanbul ve civarmda bulunanlann ve onu mütaakıp nakibüleşrafm el öptükleri anlaşdıyor (Zübdetü't-tevarih.« malûmat *» Pâdişâh cüluslarında hükümdara ihtida nakibü'l«Çraf biat edip dua eder. IV.) tariUi kamm mucibince cülus ve bayram tebriklerinde ibtida Pâdigah hocasımn ve am mütaakıp nakibû'l-ejrafm el öptükleri ve daha sonra Kırım Han zadelerinin yine el öptükleri görülüyor (Nimeti Efendi kanun­ nâmesine ilâve kanun. 312) R i k o . «. JCavanin-i Teşrifat isimli eserde (t/niverstte kütüphanesi. 389). s. 64). Pâdişah'la beraber sefere giden nakibü'l-eşraf dışmda giderlerdi*.OSMANLILARDA N A K t B Ü ' L . nakibin omuzlarım öptüğünü beyan ediyor (Fransuca tercümesi.40 (Kanun-i Alay kısmı). Nr. Bayram tebriklerinde ah müteferrik nakibü'l-eşraf tebrik ile dua ettikten sonra de rütbesi ne olursa yapdırdı*. asra ait teşrifat defterlerinde ise ciUûs ve bayram tebriklerinde nakibü'l-eşrafm el öptüğü sırada Pâdişahm ayağa kalktığı ve na­ kibü'l-eşrafm dua ederek avdetini mütaakıp Kınm Han-zâdelerinin tebrik Ue etek öptükleri yazılmıştır (Maliyeden arşive devredilen 29 numaralı teşrifat def' teri. Osmanh nakibü'l-eşraflannm duklan anlaşılmaktadır. > 999 H. 7). X V I I . seynidir. * Abdurrahman Paşa kanunnâmesi (Miüî Tetebbular mecmuası). a. varoA: 6)..i O s m a n i y e ) isimli eserinde nakibü'l-eşrafm ibtida tebrik yaparak etek öptüğü ve tebriki mü­ taakıp on adım kadar geri çekUerek dua eylediğini ve pâdişahm onun siyadetine hürmeten ayağa kalktığım zikrediyor (S. (1590 M. am yine olsun Pâdişâh mütaakıp teşnfat de sırasiyle biat yapıhrdı. 48. X V I I I .E Ş R A F L I K 169 kadılar bulunduğu takdirde bunlann dâvalanna diğerlerinden evvel bakılırdı ^. asrm ikinci yansına ait eserinde yanlış olarak nakibü'l-eşrafm şeyhülislâmdan sonra tebrik ettiğini ve Pâdişahm. Sancağ-ı şerifin. 8.i verdikleri vesikalarda da imzalan H ü ­ > D'OhiMn. 1 •!. ayağa kalkar ve alkış diğer tebrikler yapılırdı. c. 533. X V I I .. iVtmetî Efendi kanunnâmesi.

i Halid'in evinde misafir olarak kaldığmdan kendisine mihmandâr-i Peygamberi derler. I V .. s. i. Mecmua-i Tesavir-i Osmaniye. I. I. 7. s. Pâdişâh sefere gitmiyeeek olursa nakibü'l-eşraf ordu üe beraber sancağ-ı şerifin gidiş ve gehşindeki merasimde şerif ve seyyidlerle beraber istikbal ederdi*.170 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M Î Y E TEŞKİLÂTI şında ve gerek İstanbul'A avdetinde -pâdişâh Edirne'de ise oradan çıkışında ve avdetinde. Mevlid-i Nebevi okunduğu sırada nakibü'l-eşrafın davet edilmesi pek tabiî olup rütbeleri­ ne göre bunlarm teşrifatta yeri olmadığmdan ve kendilerinin yüksek rütbeli ulemadan aşağı oturtulması da muvafık görülmediğinden mevlid cemiyetine geldikleri zaman nakibü'l-eşrafın camiin sağ tarafmdaki köşe.. c. Atâ Bey. Muharebe esnasında sancağ-ı şerif dibinde aynı suretle tekbir ve salavat getirilirdi. İnşallahü teâlâ yarmki gün sertac-ı ebrar ve ahyar olan cedd-i emced büzürkvarları habib-i hüdavend muhtar aleyhissalavatullah'ül-gaffar hazretlerinin takbîl-i dâmen-i hırka-i pür-berekâtları saat.. . * Eyüp'te medfun ola zat eshab ve ensardan olup ismi Halid b.seyyid ve şerifler tekbir ve salavat geti­ rirdi. İlk İslama gelen Medine^ balkından olup H a z r e t . Eyüp türbesinde* yeni Pâdişâha kdıç ^ Seferden avdette sancağı şerif istikbali (Nimeti Efendi kanunnâmesi). M a h m u d ve I I I . Hırka-i giderlerdi Osmanlı pâdişâhlarının cüluslarında bazı nakibü'l-eşraflar şerif ziyaretine de yine sadr-ı âzamin davetiyle kdıç alayı merasiminde kuşatmışlardır ^. muayyen olmağın vakt-i mezkûrede Ayasofya-i kebir cami-i şerifinde vezir soffasmda habere müterakkiben meks buyuralar (Başvekâlet Arşivi 29 numaralı Teşrifat defteri. A h m e d . 238).). ' Osmanlı Pâdişahlarmdan I I I . Zeyd ve künyesi Ebû Eyyup'dur. c. Nakibü'l-eşraflann Pâdişâh nezdinde itibarları büyük olup Sultan Ahmed eamiinde mûtad üzere okunan mevlid cemiyetine sadr-ı âzamin mektubiyle davet olunarak dikleri vakit yalmz olarak mihrabın sağ tarafında gel­ ve mahfü-i hümâyunun altında etrafi yeşil perde ile kapatdmış yerde oturur­ lardı ^. ' Şerafetlû ve semahatla efendi Hazretleri. yeşil perdelerle kapanıp içerisi tefriş olunarak mevlid-i nebevî sonuna kadar yalmz olarak ora­ da oturmaları hakkında S u l t a n I. IV. Mus­ tafa'ya şeyhülislâmlarla beraber nakibü'l-eşraf kdıç kuşanmışlardır.i P e y g a m b e r Mekke'den Medine'ye hicretlerinde H a z r e t . ^ D'Ohsson. varak 226. Emevîler zamanmda gazaya iştirak ederek Arapların istanbul'u muhasaraamda bulunmuş ve muhasara esnasmda vefat etmiştir. A h m e d bir kanun yapmış ve bu kanun Sultan Ahmed camiinde mevlid okunduğu müddetçe devam etmiştir (Enderun tarihi. 565.

s.:!. ehmizdeki iki hüccet sureti X V I .E Ş R A F L I K 171 Siyadet hücceti ^^^**1"* peygamberîden olanlann ellerinde siyadet beratı denüen ve o sülâleye mensup olduğunu gösteren hüccetleri vardı... M ü U j i jM J L--yi ^ J ... . Muhterem b. ıgı).lj U J > (. -»j^ ojUi L-J . Sâdâttan olduğunu iddia eden kimse bu iddiasmı seyyidlerden olan şahitlerle ispat ederek nakibü'l-eşraf defterine asırda Seyyid 942 kayıt olunurdu. Mahmud'a da yalnız naldbü'l-ejraf kdıç kuganmışlardır {Saray Teıkilâxı.-I ^ > coîl ^ İ . Bu hüccetin altmda isimleri görülen şahitler hüccetin verilmesinden bir buçuk ay sonra diğer bir hüccette de (9 Safer 943 tarihh hüccet) yine şahitlik et­ mişlerdir. tarih ve şahitlerin isimlerinden başka birbirinin aynı olan beratlardan birisinin sureti aynen şöyledir : 4JJI o » ^ 1 Lj^U- yi.. j . tarihi 18 Zilhicce nakibü'l-eşraf Taceddin Seyyid Muhammed Ali'nin olup birisinin (8 Haziran 1536) ve ikincisinin 9 Safer 943 (28 Temmuz 1536)'dür.1 j ^ öi_^ı j jl fUie «u*" Oj-î y OİJL. ı y _ A.I ij^J Bu siyadet hüccetin üst kenarmdaki nakibü'l-eşrafın ismini havi kısım bizzat nakibin kendi el yazısıdır.l j JP-^l j S^L-Jlj . iJUl j ojjlj ^ ^ j » Ij j^TJ.lT j ji>ı o>. M u s t a f a ile II. a / «TOT . JU.1 > .VJI J ^j^j. o>«(. •üjb?' j .j l ^ Jl I ^ I j L l .I ' . ^^^J .U1. isim. Mühür UUl Ü .OSMANLILARDA N A K Î B Ü ' L .

nakibül-eşraf kendisine tâbi olanlarm (şerif ve seyyidlerin) hayat ve mematma hâkimdir. . Bunlar arasmda H a z r e t . kendilerine verilen imtiyazlar şevkiyle sû-i istimallerini sonra seyyid ve önlemek için kendilerine nakibü'l-eşraf deftere kayıthlarmdan şu suretle unvaniyle bir reis tâyin edilmiş olduğundan bahis eyledikten şeriflerin bahsetmektedir : "Nakibü'l-eşrafm maiyyetinde çavuşlar ve ağalar vardır. Silistre'h Mürsel oğlu F e r b a d . ' Yakanda suıetini naklettiğimiz hüccete a y m gahitlerle bundan b i ı doğmluklarmda şüpheliyim. af etmeğe de mukte­ dirdir.172 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Bu berattan anlaşıldığına göre. fakat buçuk ay Bonra verilmiş olan hüccetin resmen verilmiştir. kendisine tâbi olanlan çoğaltmak için yapar ve bu kayıt ve kabulü kitaba uydurmak için bir şecere-i neseb tertip ve tanzim edihr ve bu sû-i istimale vâkıf olan Türkler eskisi gibi bunlara hürmet ve itibar etmemektedir" ^. s. yani idam ettirebilir. Seyyid ve şeriflere verilmiş olan bu hüccetlerin hepsi doğru olmayıp iltizam. kendisinin sâdâttan olduğunu iddia ederek göstermiş olduğu dört sabitle şeriflerden (Hazret-i Hasan evlâdmdan) ol­ duğunu ispat ederek yukanda suretini koyduğumuz buccet kendi­ sine verilip bunda seyyid ve şeriflerin kendisine lâzım gelen kar­ deşliği yapmalan tavsiye edilmiştir. * Riko (Fransızca tercümesi). lâkin nakib. Nakibü'l-eşraf bunu. Riko (Osmanlı İmparatorluğunun zaman-ı hâzırasma ait Zanmma göre. 374. iltimas ve para mukabihnde verilmiş olanlan da vardı i.i Muhammed sülâlesinden neşet etmiş olduğunu ispat edecek pek az kimse varsa da nakibü'l-eşrafm teveccühüne mazhar olanlar küçük bir vesile ile o zümreye dahU olabilirler. bu sülâleye mensup olanlan halk huzurunda alenen idam ettirmez. yukanya suretini kurduğumuz da tarihi) isimh eserinde şerif ve seyyidlerin sülâle-i peygamberîden olmalarma mebni Türklerin bunlara fevkalâde hürmet ve tazim gösterdiklerim ve bunlarm. öyledir.

Mülteka'l- tasarü'l-Kudurî ^ ile bunlann asırda H a l e b î ibrahim şerh ve haşiye ve diğer etmek E f e n d i ' meşhur ehhar isimh eserini yazarak sonradan gelen müftülerin işlerini kolaylaştırmıştır.ON DÖRDÜNCÜ BÖLÜM MÜFTÜLÜK VEYA ŞEYHÜLİSLÂMLIK Osmanlılarda dört ehl-i sünnet mezhebinden hanluRa ve Müftülük '*^/* fıkbı üzerine kendisine sorulan umumî ve hususi şer'î ve hukukî meselelere ait dinî hüküm­ lere uyarak karar veren zata Müftü ve verilen karara da Fetva adı verilmiştir. M u h a m m e d e l . (1310 M. (1037 M. Keza şerhleri vardır. (1284 M. .) 'de vefat eden İbn Sââtt diye meşhur İ m a m M u z a f f e r ü d d i n Ahmed'indir. 4 ^ Mecmaü-l-hıüiTeyin 694 H .)'de vefat etmiş olan İ m a m E b i ' l . ° Yine furû-ı hanefiyeden olan muhtasar Kudurî 428 H .B e r e k â t H a f ı z ü d d i n Nesefî'nin eseridir.H ü s e y i n b. Bunun da birçok şerhleri vardır. (1295 M. Bunun da şerhleri vardır. Sadrü'ş-şeria U b e y d u l l a h Mahbubî'nin oğlu Bnrhanü'ş-şeria Mahmud'un eseridir. 683 H . Muhsuretiyle verirdi. Müftülere şeyhülislâm dair fürû-i «jİAjJI unvanı da verilmiştir. (1552 M. * H a l e b î İ b r a h i m E f e n d i Kanunî S u l t a n S ü l e y m a n devrinde yaşayan meşhur âlimlerden olup 956 H . ve yine j j h^jJ^'h^j Müftü.) 'de vefat eden M e c d ü d d i n A b d u l l a h Musulî'nin eseri olup şerhleri.) 'de vefat ederek Edirne Kapısı kabristanma defnedilmiştir. kendisinden fetvası istenilen meseleleri hanefî fıkhına J^jj* j j U ü l hanefiyeden JD> fıkhına ait Vikayetü'r-rivâye el-Muhtar fî fürûVl-hanefiyye)^ Kenzü'd-dekâyık * ve Mesaili'l-hidaye^ ve JJU.K n d u r î ' n i n mühim telifidir.)' de vefat eden B<^datlı İ m a m E b i'l . X V I . a J i l î a ] l > R Kenzü'd-dekâyık 710 H . Hidaye mesailine dair pek kıymetU bir eser olup bir hayh Osmanh âlimleri şerh ve haşiyeler kaleme almışlardır. » <İİJJ Vikaye. JJUJI > R fi ve ^ Hanefî Mecmau'l-bahreyn eserlere müracaat Mülteka'n-nehreyn *. şerhleriıdn şerhleri ve muhtasarı vardır. Osmanh müftülerinin bazdan vermiş olduklan fetvalan bir eser hahnde ya bizzat toplamışlar ve yahut toplattırmışlardır ki bunlardan bir kısmı basdmıştır ve matbu olma1 J>i*^L El-muhtar.

Kudüs ahalisinin mühim kısmı Şafiî. M e h m e d b. sünnet. Bu müftüler verdikleri fetvalarm üstüne nerenin müftüsü olduğunu beyan Ue mühürlerini basarlar ve verdikleri fetvanm Arapça metni Ue bunu hangi fetva kitabmdan aldıklarım zikrederlerdi. Bu müftülerin tâyinleri şey­ hülislâma ait olup kendilerine gönderilen rüûslar daki tavsiyelere göre harekete mecbur idiler. e. şer'î mese­ leleri halletmek. Bu fetvalarm formülü şeyhülislâmın fetvalarmdakiniu aym idi. = 1 1 4 0 M. Hanbelî mezheblerinde olduklarmdan buralara bu üç mezhebe mensup aynca uç müftü tâyin olunurdu. sahibi. fakat nâdir olarak X V I . Osmanhlarda müftülük de kaddık ayn a y n olup bazan. Son­ radan umumî olarak şeyhülislâm denüen ve ulemanın mercü olan müftiüerden başka vilâyet. VUâyet. XVIII. fakat ehl-i sünnet mezhebi (kitap. Bu fetvaların ne su­ retle verildiği bu bölümün sonlarına doğru gösterilmiştir. Müftü olmayan kazalarda bu işlere kadılar bakarlardı {D'ohson. fakat bu ta­ rihten sonra müftü bütün ilmiye sınıfının reisi olup müderris­ lerle mevali denüen kaddar da bunun idaresine verilmiştir. taşırken makamı unvanını onun yerine şeyhuhslâm tâbiri umu­ mileşmiştir. . kıyas-ı fukaha) üzere fetva vermek. selâhiyetini haiz olan ve mesleğinde imam addedüen Semerkand'h A l i b. varak 139. Şeyhülislâm Şeyhıdislâm unvanı I V . İ s m a i l E s p i c a î (ve­ fatı 535 H . 584). icma-ı ümmet. Medine. Herhangi mezhepten olursa olsun Osmanh müftüsü verdiği fetvayı Hanefi mezhebi üzere verirdi. yalnız Mekke.174 OSMANLI D E V L E T Î N l N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yanlar da kütüphanelerimizde mevcuttur. sancak ve kaza müftüleri de halkm şer'i meselelerine dair fetvalar verirlerdi. Kahire. Osmanidardan evvel diğer İslâm dev­ letlerinde şeyhuhslâm unvanını almış bazı mümtaz şahsiyetler varsa da bunlar. asır ortalanna kadar birleşirdi. IV. asır) kullandmış ve fukaha arasmdaki ihtüâfh meseleleri halletmiş olan yüksek âhm ve fakihlere alem olmuştur. Osmanhlarda olduğu gibi ümiye smıfınm en yüksek resmî makammı ihraz etmiş zevat demek olmayıp ulemamn mercü de değillerdi. s. hicret asnnda (mi- lâdî X . Maliki.) ve saire gibi bazı büyük mütehassıs (müte­ bahhir) âhmlere ve hattâ Sofiye ricalinden Pir-i Herat demlen Ebû ' Telhisü'l-beyan fî Kavânin-i Âl-i Osman. asır sonlarma kadar çok zaman asırdan îtibaren müfti vardı*. sancak ve kazalarda da halkın sorduklan şer'î suaUere cevaplar veren müftülükler Osmanh kaynaklarmda en yüksek ümiye XVII.

» I. * Şakayık tercümesi. Muhyiddin Bayezid âhmlerinden H a t i h . varak 141). Bundan dolayı şeyhuhslâm ulemanın reisi saydmıştı. Malûm olduğu üzere fetva vermek Hanefî fık­ hını teferruatiyle bümek demek olduğundan burada bulunan zatlarm hakikaten hakkiyle ehü olmalan şarttı. Osmanidarda şeyhuhslâm unvanının ilk zamanlarda hangi tarihlerde kullandmış olduğunu sarih olarak bilmiyoruz. X V I .) Şeyhuhslâm unvam verilmiştir. .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 175 A b d u l l a h E n s a r î ' y e (vefatı 481 H . Şeyhuhslâmlar hakkındaki bu kayıt. Fahrü'l-islâm ve Rüknü'l-islâm gibi unvanlar da verilmiş olduğunu görmekteyiz. 106. = 1 0 8 8 M. Ve mnallim-i sultan! dahi serdâr-ı ulemadır. O tarihlerde akçenin dördü bir dirhem gümüş olup kıymeti vardı (Telhisü'l-beyan. Ama müfti ve hoca vüzeradan bir nice tabaka yukarıdır ve tasaddur dahi ederler" Kanun­ nâme-i Âl-i Osman. F a t i h S u l t a n M e h m e d zamanmda hocası Molla G ü r a n î ' ye fevkalâdeden olarak üu yüz akçe yevmiyeden başka aydan aya yirmi bin ve senede de devri eUi bin akçe vermişti'. I I . asrm orta­ lanna ve hattâ az daha sonraya kadar onlann devletin bütün ilmiye smıfımn mercü demek değildi. s. Fakat F a t i h S u l t a n Mehme'd'in tedvin ettirdiği kanunnâmede şeyhül­ islâm ve müftü diye iki unvanla da zikredilen zatın ulemanın unvanları göridmektedir.z â d e Mehmed'in yevmiyeleri beş yüz akçe iken veya müftü bunun beşte biri kadar yevmiye al­ tekaüd maaşı yüz akçe iken o tarihte müftü olan A l âü d din-i ^ "Şeyhülislâm nlemamn reisidir. X V . Bu tâbirden başka pek yüksek âhmlere tmadü'lislâm. asırda kazaskerlerin şeyhuhslâm makta idi^. M u r a d zamamnda^^TV. reisi olarak kaydeddmekte ve daha sonraki tarih ve vesikalarda hem müftü ve hem de şeyhülislâm Fatih'in kanunnâmesinde şeyhuhslâm üe beraber Pâdişâh boca­ lan da serdâr-i ulema olarak zikrolunmakta ve vezir-i âzamm onlan üst tarafmda oturtması beyan olunmaktadır*. 10. asnn ikinci yarısı) F a h r e d d i n A c e m t otuz akçe ile müftü olmuştu. Vezir-i âzam onları riayeten üstüne almak münasihtir. Bunlann fetva vermek kud­ retini haiz olmalan dolayisiyle bu yüksek derecelerine hürmeten verilmiş unvandı. s.

Husrev. 35. tstanbul fethini mütaakıp H ı z ı r B e y hem kadı ve hem müftü olmuştu. Osmanh devletinin ilk devirlerinde müftidük de kaddd^ ve hattâ müderrislik bir zat uhdesinde bulunmuş ise de nadirdi'. (Şakayık tercümeai. * Şakayık tercümesi (Mecdî). 182. 49).) 'de K a n u n î trşadü akIVs-selim isindi meşhur tefsirinin bir kısmım 972 H. varak 141). Edirne ve lstan6urda böyle müftiilükle kadılığı cem edenler vardı (TeUıiau'l-beyan. O zamanki ulema bu kadar vazifeyi çok görmüşlerdir (TMisü'l-beyan. A l i C e m a h Efen­ elh akçe daha zam ederek müftidük maaşı edilmiştir. = 1 5 7 5 M. 175. a. varak 142). B u suretle iki yüz akçe Ue müderrislik maaşı Ue beraber iki yüz akçe olmuş ve İ b n K e m a l de iki yüz akçe ile tâyin müftü yâni şeyhülislâm tâyini E b u s s u u d Efendi'nin müftiUüEfendi Sultan (vefatı 983 H . . a.(1564 * Şakayık tercümesi. (1472 M. Müteferrika tab\ a. 168.176 Arabi'nin OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yevmiyesi yüz* ve yine Müftü E f d a l . Bundan başka Bursa. asır başlannda A l i G e m a l î Efendi'nin (Zenbilh A h Efendi) müftidüğü zamamnda I I . s.) ^Ul Ji* iUjl Süleyman'a takdim etmesi üzerine ğüne kadar devam etmiştir.zâde'nin doksan akçe idi^. lara verilmişti. meselâ (şimdi Cemali X Y 1 . Sonra müftidük. * Meşhur M o l l a F e n a r t Bursa'da bu üç vazifeyi üzerinde toplamıştı. a. ^ Şakayık tercümesi. M o l l a A r a p . A l i C e m a l i Efendiler müstakd Üsküdar ve GalcUa fetvaları bun­ Cürani'nin B u müftiüerin yevmiyeleri M o l l a iki yüz akçesi müstesna olarak bu miktardan azdı. B a y e z i d meşhur medresesini Bayezid'de tnkUâp Müzesi) yaptırdığı zaman burada ders okutulmasmı müftü olanlara şart koyduğundan Müftü A l i E f e n d i ' y e müderrislik maaşı olarak elh akçe tahsis etmiş bu su­ retle müftidük maaşiyle beraber müderrislik maaşı yüz elh akçe olmuştur^ K a n u n i dinin yevmiyesine Sultan Süleyman. * TakvimüH-tevarih (Kâtip Çelebi). kadılık ve müderrislik ayrdarak M o l a müftü olmuşlar ve hattâ Eyüp. Fatih zamanmda tstanbul müftiüüğüne kazaskerhkten mâzul olarak iki yüz akçe Ue tâyin yapddığmı beyan etmekte ise de bu miktar kati ve muayyen değUdir. Müverrih Âlî. M o l l a C ü r a n î .) tarihine kadar tstanbul kaddığı ile müftidüğü cem etmiş ve sonra müftülük dâve olarak Sahn-ı seman müderrisi Alâüddin-i Arabi'ye verilmişti*. Ebussuud M. M o l l a H u s r e v 877 H .

z â d e M u h y i d d i n M e h m e d Efendi'nin (vefatı 954 H.z â d e M u h y i d d i n M e h m e d E f e n d i Kanuni zamanmda vefat etmiş olup D'ohson'un 1585'de ve ö z d e m i r o ğ l u O s m a n P a ş a sadaretinde şeyhülislâm olarak gösterdiği zat evvelki Çivi-zadenin oğlu olup D ' o h s o n baba ile oğlu karıştırmıştır.:=1547 M. Burada Rumeli kazaskerlerinin ayda 143. Nr. li . Anadolu kazaskerinin 140 buçuk ve İstanbul kadı­ sınm (maişet-i kadı-i İstanbul) ayda beg yüz akçe aylıkları olduğu görülüyor. E b u s s u u d E f e n d i bir sene sonra tefsirini tamamlayarak takdim ettiği zaman yüz akçe daha üâve olunmak suretiyle yevmiyesi altı yüze çıkanldı^ ve bunun üze­ rine müftülük hem manen ve hem maddeten kazaskerUğin üstüne çıkanhp kırk akçeden yukan müderrislerle mevleviyetlerin tâyin­ leri müftü yani şeyhuhslâmlara verüdi. Fakat E b u s - 1 Pâdişâh. Sadullah M e h m e d Efendüer gibi değerh âhmler tam bir ehhŞeyhuhslâmlar gördüğümüz bir yetle o makamın itibannı devam ettirmişlerdir mişti. Halbuki Ç i v i .) zama­ nmda meharet-i siyasiyesi sayesinde ehemmiyetinin arttığım ve aynı zamanda kazaskerlere tekaddüm ettiğini yazarak aym zatı 1585'de yine müftü olarak göstermiştir. llm<X» T<|UMlı.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 177 Bayezid müderrisliği üe beraber üç yüz akçe zammiyle müftiüük yev- yevmiyesi birdenbire beş yüz akçeye çü^anlarak kazasker miyeleriyle müsavi olmuştur. ŞeyhuUslâmlığm K a n u n i S a l t a n S ü l e y m a n zamamnda Ç i v i . X Y I I I . Âli Cemali S a d i ve E f e n d i ' d e n itibaren ehemmiyet kesbetmeğe başlamış ve ondan sonra t b n Ebussuud Kemal Ahmed Şemseddin. 132 ruznamçe kaydı. kazaskerlik müderrishk olanlardan münasipleri müftiUüğe getirilmişlerdi*. asır maaşlan vardı Ş«ylııı]isiamlı|ııı ^ ^ ^ ^ s u u d «hemmiyeüııin artman gehnceye denüen E f e n d i müftü yani de dahü ve sonlanna yakın olarak üe kazasker ve istanbul kaddanna da has ismiyle maaş verüruznâmçede şeyhuhslâm olanlarm has ismiyle ayda 2083 kuruş şeyhıüislâmhğa olmak üzere yapnuş mevleviyet kadar kendisi büyük kadılık muayyen bir yol yoktu. * D ' O h s s o n . * Bu hususlara dair Şakayık tercümesi ile zeyli Atâyî'de bir hayli malûmat vardır. varak 142). Bu izahattan anlaşüacağı üzere müftiüÜk. * Topkapı Sarayı Arşivi. EbusBuud Efendi'ye böyle fevkalâde ikram edince kazasker­ leri de tatyib için anlara da onar mOlâzon vermelerini emrederek bu da kanun oldu (Tdhisü'l-heyan.

= 1598 M. Şeyhülislâm B o s t a n ." Telhisü'l-beyan. iosı/mamtş ikinci cilt. asnn ikinci yaruından sonra şeyhülislâmların yedi yüz elli akçe yevmiyeleri üzerinden ayhklanmn yirmi iki hin beg yüz akçe olduğunu H e z a r f e n H ü s e y i n Efendi yazmaktadır. 1 Atâyî. dinlemekte olan pâdişâh bu hale cam sıkılmış ve ertesi celsede Müftü i b n K e m a l ile istanbul kadısı Sadullah SâdI E f e n d i divana davet olunarak yaptıkları mübahesede M o l l a K a b ı z ' ı ilzam etmişlerdir (. 40. bilhassa idarenin zayıf zama­ nmda kendisinden çekinihrdi. .i isa'yı H a z r e t . Peçevî tarihi. (Telhisiı'l-heyan fî Kavânin-i Al-i Osman).i P e y g a m b e r ' e tercih hususundaki iddiasma ikna edici cevap veremeyen iki kazaskerin aczini adil penceresVnden. Osmanlı devletinde din asd ve devlet onun fer'i olarak göriddüğünden şeyhuhslâm zahiren vezir-i âzam de aym derecede saydnuş ise de derecesi manen ondan yüksekti * Bir isyan vukuunda pâdişâh aleyhine fetva vereceği için. varak 19.z â d e Mehmed Efendi zamanında (vefatı 1006 H . asırda şeyhıdislâmlann hazineden maaş olarak yirmi dört bin dokuz yüz seksen akçe aldıkları görülmektedir ki * buna göre yevmiyeleri sekiz yüz akçeden ziyade tutmaktadır. Zira devlet umûr-i din üzerinde bina olunur. Pâdişah-ı âli-cah nazarmda hallal-i müşkilâtı enam olan şeyhülislâm vüzeradan mukaddem olub umûr-i diniyyede riyaset-i mutlaka sahibi olduğu cihetle vekâlet-i kübradan minvecih âlâ makamdır. varak 140. c.^li. bazan Anadolu kazaskeri veya bunun pâyelilerinden de getirilmiş ise de nadirdi. * Y a v u z S u l t a n Selim'in yüz elU kişinin katli hakkmdaki iradesini doğru bulmayan Müftü A l i C e m a l i E f e n d i davetli olmadığı halde Divan-ı hümâyuna gidip bunlarm katillerinin şeriate ve adalete aykırı olduğunu arzederek bu cinayeti geri bırakbrmıştı {Şakayık tercümesi.178 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I suud Efendi'den itibaren şeyhulislâmbk Rumeli kazaskeri olanlara verilir oldu.) bunların yevmiyeleri yedi yüz akçeye çıkarddı i.. = 1528 M. varak 142. 305). fakat nadiren şer'î bir meselenin halh için veyahut yanlış bir kararı düzeltmek üzere Divan-ı hümâyuna davet eddmişlerdir ^. s. sene 924 H. 411. s. I. Daha sonra eUi akçe daha zammiyle yedi yüz eUi akçe oldu. X Y I I . ' Kavânin-î Osmaıü ve RâbUa-i Âsitâne. rütbe-i vekâlet-i kübra yani vezâret-i uzemadan âlâ değilse bari beraber ve bazı hususa nazar olunsa andan bâlâterdir. K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamanında ulemadan M o l l a K a b ı z isminde birinin H a z r e t . s. Yalnız din reisi şeyhülislâm ve devlet reisi vezir-i âzam ve her ikisinin reisi Pâdişah-ı kâmkârdır. din asd ve dev­ let onun fer'i gibi kurulmuştur. X V I I . Buna rağmen şeyhuhslâmlar Divan-ı hümâyun âzası olmamışlar..). * "Şeyhülislâm.

varak 142. sene 1126. Ahmed'e arz edince hükümdar. 14). zamanmda ve 992 H . 2078. varak 28 b.41. Sadr-ı âzam bazı medrese ve mollalıkları pâdişâh I. Tevcihat dosyası. 670. (1584 M. Hattâ E b u s s u u d E f e n d i vezir-i azama tezkire yazarak (fetvaile meşgıdiyet. Tevcihat kayıtları. s. * İbnülemin. Vezir-i âzam N a s u h Paşa ile şeyhülislâm H o c a . 674. sancak ve kaza müftülerini inha ederken " l^' îfiâ ile mutasarrıf olup esahh-t ekvûl-i eimme-i Hanefiyye'den naklini yazmak üzere emr-i şerif rica olunur" derdi (İbnülemin. ^ Ordu kadısı tâyini hakkmda şeyhulislâmm sadr-ı azama bir inhası: "Babadağı kadısı Ş a b a n E f e n d i Bosna kazası payesiyle Serdar İ b r a h i m Paşa Hazretleri yanmda ordu kadısı tâyin buyrulmak rica olunur". ŞeyhulisUmlann (-^^^^ t«"hine kadar. 40. mevah müderris re kadı '^^ müftiderin tertip ve telhisleri hususu vezir-i tâyinleri âzamlara ait iken. hatip ve müezzinlerin Konya'da post-nişin olan Çelebi Efendi'nin inhası üzerine mevlevi şeyhlerinin* ve mevaU denüen büyük kaddann ve kazas­ ihtidadan şeyhulkerlerin tâyinleri şeyhülislâmlara verilip kazaskerlere kadıhklarmm tâyinleri bırakılmıştı^.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 179 Osmanlı Murad vezir-i âzamlannın şeyhülislâmları ziyaretleri I I I . Kavanin-i Âli Osman ve Rabua-i Âsitâne. Kavanin-i Osmanî ve RabUa-i Asitane. Bundan (yirmi akçeden) kırk akçeye kadar olan müderrisliklerle kaza maksat * Telhisü'l-beyan fî Kavanin-i Âl-i Osman. şeyhulislâmm göreceği işe "niçin müdahale ediyorsun" demesi üzerine N a s u h P a ş a . vaktimizi ahıken bu bârı dahi üzerimize tahmin bize cevrdir) diye şikâyette bulunmuştur. * Şeyhülislâm vilâyet. 675).)'de kanun olup bu da Efendi'nin şeybuhslândığı müftidüğün ehemmiyetini arttırmıştı. İşte bu tarihten îtibaren kırk akçeden yukan Hâriç ve Dâhd müderrishkleriyle sancak ve kaza orduya tâyin eddeeek kaddar' ve vüâyet. ' ÂlUbasılmamış ikinci cilt). Tevcihat Nr. vezir-i âzamlann cahü olmalan sebebiyle bu iş şeyhuhslâmlara bırakddı. ve müftideri' imam. müderris. 2077.z â d e M e h m e d Efendi'nin arası açılarak. E b u s s u u d Efendi'nin tezkeresini . Nr. Mine'd-dâi li'd-devletiM-aliyye Ali el-fakir afa anhü Bu inha sadr-ı azama gönderilerek iradesi alınmıştır 14 Muharrem 1086 (/6nü*/- emin tasnifi. Nr. Şeyhuhslâmlara kışlık ve yazlık hil'at verilmesi Ebussuud zamanından itibarendir *.s.

şeyhülislâm anlaştıktan sonra müderris ve mevali hakkmda şeyhulislânun takdim ettiği 1015 H ." Sadr-ı âzam bu tellıisinin üzerine Sultan I. M e h m e d . selefte vüzera göre gelmiştir" diyerek Pâdişahm müsaadesini almıştı (Te{/ıisü'I-beyan. derhal bir cahil kardeşini Rumeh kazaskeri etti ve iyi tahsil görgöstererek "bu benim vazifemdir. X V I I . Bununla beraber bu müdahale yalnız N a s u h Paşa ile kalmıştır. ^ Vezir-i azamla. asırda vezir-i âzamlann muvafakatlerinin ahnması kazaskerlerle yüksek mevahye tahsis edilmiştir Mevah ve müderris tâyinlerinin kazaskerlerden alınarak şeyhuhslâmlara verilmesi sû-i istimali önleyemedi.z â d e dâilerine ve anun yeri imtihan ile kırktan mâzul bir duacdarma inayet olunmak bâbmda ferman Devletlû Pâdişahınundır". Y a p a ­ cağı tâyinler hususunda kanun üzere şeyhuhslâm. hattâ Pâdişâh I I I . Ahmed Kartonu numara 853) bundan başka aynı tasnifte 1781 numaralı diğer bir ulema tâyin silsilesi daha vardır. A h m e d (verdim) hatt-ı hümâyununu yazmıştır (I.z â d e dâilerine ve anun yeri Perviz Efendi Müderrisi î m a m .bir dım" diye şikâyet etmiş. gün mukarriblerinden birisine : "— Dünyada sözüne sadık ve hak-şinas bir kimse bulama­ mahcup ve saf kalbli idi. Ferman Devletlû Pâdişahı­ nundır.180 OSMANLİ D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I islâmlığın en yüksek makam olması ve kazaskerlerle vezir-i âzam­ lann haksızlık yapmalannın önüne geçilmek istenmesi idi. vezir-i âzam ile görüşüp anlaştıktan sonra tâyin edilecek müderris ve meva­ linin hstesini bir telhis ile vezir-i azama bildirip onun vasıtasiyle Pâdişâhın iradesini alırdı. Vezir-i âzamm teLhisi: "Devletlû Pâdişâhım. Şam-ı şerif fetvası hâlâ münhaldir Kütahya kadısı dâileri fetva hizmetine kadir olmağm Şam-ı şerif kazası tevcih buyurulub anun yeri Semaniye müderris­ lerinden Mevlâna E m î r Cenahı dâilerine ve anun yeri tarikleri üzere bir müslahikkma inayet olunub ve bundan gayrı Ağras (Atabey) müftüsü fetvaya kadir olmayıb ref*i lâzım olmağm İznik Dâhil müderrisi olan Mevlâna A b d u l l a h ' a ve anun yeri Mahmud Paşa müderrisi dâilerine ve anun yeri Mehmed Ağa müder­ risi H ü s a m .k i çok terbiyeh. . Bu hususlar şeyhülislâm duacdariyle müşavere olunub vech-i meşruh üzere silsile olmak münasib görüb Uâm buyurmuşlardır. Musahibi "neden deyince: "— Evvelâ şeyhuhslâm B o s t a n böyle buyurdunuz" E f e n d i ' y e iltifat eyledim. asır sonlariyle X V I I I . (1607 Mart) tarihli liste ile buna ilişik olan telhis suretleri : "Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki Devletlû Pâdişâhım. varak 144).

vezir-i azanda anlaşarak tâyin edeceği mevah ve müderrisim havi listeyi vezir-i azama bildirir ve o da bir telhis üe keyfiyeti pâdişâha arzederek hatt-ı hümâyunla tasdiki havi iradesini aldıktan sonra hsteyi şeyhülislâma iade ederdi. Bundan haşka pede­ rimin hocası S a d e d d i n küçük oğlunu Edirne E f e n d i ' y e din ve devlet hayırhahı diye riayet eyledim. 172 ve onlardan naklen Hammer {Ata Bey tercümesi). şeyhıdislâmm inha ettiği tevcihatı yapmazdı ki şimdiye kadar bir tanesine tesadüf ettim*. Daha yukardardaki bir notta kanun maddesi gösterilmiştir. s. VIII. 200). II. c. s. c. s. Kaza bakar ve tefviz eylerdi" demiştir ' . s. derhal o da genç bir oğluna Anadolu kazaskeri ve kadılığına arzedib mollalar arasında beni âlem bed-nâm ve inde'l-ahah kendüsünü ve evlâdını rüsvay-ı eyledi" dedikten sonra : " — Eski hükümdarlar zamanında hocalar (Pâdişâh bocaları) ve müftider ulema menasıbma karışmazlardı*. ilmiye tâyinlerine müdahale ederdi. kazasker şeyhülislâma Şeyhuhslâm. 1 H o c a S a d e d d i n E f e n d i . 3286. Bazan fa­ kat ender olarak aralannın iyi olmamasından dolayı vezir-i âzam. c. I I . * Abdurrahman Paşa ve Nimeti Efendi kanunnâmeleri. s. VII. » Âli (Basılmamış ikinci cilt). I. 167). ' Y e m i ş ç i H a s a n Paşa'mn sadaretinde onun şeyhuUslâm S u n u l l a h E f e n i Ue aralarmm açık olmasma mebni şeyhıdislâmm tertip ettiği tâyin ve tevcih BİlsUerini yerine getirmemiştir (Fezleke.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 181 memiş oğluna Selanik kadılığını rica eyledi. s. Naima. I. II. 370. 184. Mustafa'nm hükümdar ilân edilmesinden dolayı Şeyhülislâma kızarak ilmiye tâyinlerim ondan alıp hocası Ömer E f e n d i ' y e verdiğinden Şeyhuhslâma yalnız fetva işi kalmıştı {Peçevi. O s m a n pâdişâh olunca saltanatın babadan oğla geçmesi sebebiyle saltanata geçmek hakkı kendisinin iken amcası I. s. c. Eğri seferinden avdette gözden düşerek hem hocahktan azledilmiş ve hem de ulema tâyinine müdahaleden menolunmuştur {Naima tarihi. Ozdemir esnasında oğlu Osman Paşa'nın başka sadaretinde merasim teve­ bırakadılarını kazaskerler arzedib verihr ve sair ümiye tâyinlerine vezir-i âzam şeyhuhslâmlar hünkâr alınmak hocalariyle suretiyle kazaskerlere tâyinleri kaddüm ettirilmiş' ve bundan zir-i âzamm muvafakati kdmıştır *. c. c. . Bu hal muvakkat olup sonra bu işler yine şeyhuUslâma verilmiştir. ' Hammer {Ata Bey tercümesi). 153.

* İbnülemin tasnifi. sahih olduğuna işarettir. Tevcihat vesikaları. vezir-i âzamm muvafakatimi bavi derkenar. Şeyhuhslâmm tâyin arizası üzerine sadr-ı âzamm pâdişâha telhisi : Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki şevketlû ve kerametlû ve inayetlû pâdişâhım. Kazâ-i Üsküdar sabıka Eyüp kadısı Şaban Efendi'ye. 79. ' Sahb vezir-i âzamm buyruldusunun kenarmdaki işaret olup verilen emrin doğru ve hilesiz. Diğer numune : olunmak buynddu. Mine'd-dâî h'd-devleti'l-Osmaniyye Yahya el-Fakir Keza bu inhayı vezir-i âzam pâdişâha telhis ederek iradesini alddttan sonra 25 Zükade 1083 (Mart 1673)'de şeyhuhslâmm ^ Buyruldu. Mine'd-dâî Yahya el-Fakir Bunu vezir-i âzam bir telhis ile pâdişâha arzedip iradesini aldıktan sonra şu buyruldu üe^ şeyhühslâma iade etmiştir : Sahh^ sabıka Anadolu kazaskeri hazretlerine izzetlû Şeyhuhslâm izzetlû Feyzullah hazretlerinin Efendi ilâmları Efendi üzere Tokat kazası arpahk olarak tevcih 18 Muharrem 1079». 16 Muharrem 1079. M e h m e d ( A v c ı ) (verdüm) hatt-ı hümâyımunu yazarak telhisi iade etmiştir*. fazi­ letlû Şeyhuhslâm Efendi duacdarınm işaretleri mucibince tevcih ve inayet buyrulmak bâbmda ferman şevketlû pâdişahımmdır.182 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI Şeyhulislâmlann vezir-i azama tâyin orlzalan ^ ^ ^ ^ ' ^ Tokat ber-vech-i arpalık Anadolu kazaskerÜğinden münfasd F e y z u l l a h E f e n d i ' y e sa- gönderdikleri bazı daka ve İnayet buyrulmak rica olunur. Diğer numune : İstanbul kadısı tâyini münasebetiyle Şeyhuhslâmm inhası : Kazâ-i istanbul Mekke-i Mükerreme'den münfasd M u s t a f a E f e n d i dâilerine sadaka buyrulmak rica olunur. Sadr-ı âzamin bu telhisinin üzerine Sultan I V . ' Müderris ve kadı tâyinleri dolayisUe sardar-ı âzamlarm pâdişâha arızalar ve bazan da şeyhulislâmlarm tâyin listesi zayi olduğundan ben bulduklarımın bazdanm koydum. . Nr.

kerametlû. Tevcihat vesikaları. Böyle bir müderris tbtida-i hâriç medreselerinden birisine tâyin olunurdu. Nr. Burso'da Erzincan'h Efen­ (Ibtida-i hâriç) itibariyle sadaka buyrulmak müderris A b d ü l k e r i m E f e n d i ' y e Dâhil Ue. yeri (yani Erzincanî müderrisliği) tevhyetle Bursa'da Çendik müderrisi H a s a n Efendi'ye rica olunur. yeri di'ye DâhU ile. Medrese-i Molla Husrev der Bursa. asır ortalarında ve dair I . * tbnülemin tasnifi. * tbnülemin tasnifi. ' Kırktan munfasıl demek kırk akçe yevmiyeU medreseden münfasd. kud­ retlû mehâbetlû vehyyü'n-nimetim efendim pâdişâhım. Mine'd-dâi h'd-devleti'l-Osmaniyye Yahya el-Fakir Bunun üzerine vezir-i âzam (mucibince rüûs-ı hümâyun veril­ mek buyruldu fî 27 Şevval 1084) yazarak kâğıdı rüûs kalemine göndermiştir'. Müderris tâyinleri hakkındaki muameleler : Medrese-i Turhan Bey der-Yenişehir (Tırhale Yenişehri) : Medrese-i mezbure mahlûl olmağın kırktan munfasıl* M e h m e d E f e n d i ' y e Hâriç rica olunur. Rüûs kaleminden de müderrishk rüûsu verilirdi.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 183 inha arizası üzerine (ha-hatt-i hümâyun buyruldu) ibaresini yazarak iade etmiştir*. Mine'd-dâi Ali el-Fakir Sahh j. . Tevciha vesikaları. 35. 492. ' Hareket-i misliyyesi^ylt demek. Tevcihat vesikaları.-» mucibince tevcih olunmak buyruldu 9 1 L (Şevval) sene 90 (1090) XVIII. ^ tbnülemin tasnifi. yeri Bursa'da Peri Peyker müderrisi M e h m e d Kırktan münfasd A b d u r r a h m a n E f e n d i ' y e Hâriç elli Ue sadaka buyrulmak hulislânun Umiye tevcihatma vezir-i âzamm pâdişâha arizası ve hatt-ı hümâyun: "Arz-ı bende-i bî-miktar budur ki şevketlû. evvelce hangi derecede müderris ise yine aynı derece fle bajka medreseye nakl edUecek demektir. Nr. yani aynUmş demektir. Şeyhuhslâm Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i ' n i n 1090 Şevval (1679 Kasım) tarihli medrese tevcihine dair arîzası*. M a h m u d zamanmda şeygönderdiği mektup üzerine Hâriç hareket-i mishyyesiyle*.

. Malûm-ı hümâyunları oldukta (işaretleri mucibince amel oluna) deyu mü­ barek hatt-ı hümâyun-ı inayet-makrunlan keşide buyrulmak bâbmda emr ü ferman şevketlû. sema­ hatlû şeyhuhslâm (Dürri Mehmed Efendi) dâderi telhis ve işaret etmeleriyle mârûz-ı lâmiu'n-nur hidivâneleri kdınmıştır.S e y i d M e h m e d Z e y n e l ­ âbidin Efendi dâderine avâtıf-ı aliyye-i midûkânelerinden Rumeh kazaskerUği ve sabıka İstanbul kadısı Anadolu kazaskerUği payesi olan Ş e y h . arpalık tevcihleri hakkmda şeyhuhslâmm 1144 Muharrem (1731 Ağustos) tarihli inhası üzerine vezir-i âzamm şevket-makrun mucibince tevcih olunmak buyruldu" diyerek tâyin muamelesini Sabıka Rumeh kazaskeri olan e s . şevketlû.z â d e M e h m e d E f e n d i dâilerine Anadolu kazaskerhği ve seleflerine dahi arpahklar ihsan buymimak üzere fazdetlû ŞeyhuUslâm Efendi dâderi işaret etmeleriyle mâruz-ı . Kazaskerlik ve telhisi : "Arz-ı bende-i bi-miktar budur ki Pâdişâhım. kerametlû. mehabetlû vehnimetim efendim pâdişâhım hazretlerinindir". Mahmud (işaretleri mucibince amel oluna) hatt-ı hümâyununu yazarak tekriri iade etmiş ve bunun kenarına vezir-i âzam : "Şeref-yâfte-i sudur olan hatt-ı hümâyun-ı tamamlamıştır. tevcih ve ihsan buyrulmak üzere faziletlû. Bu telhis üzerine Sultan 1. . kerametlû .184 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Mekke-i Mükerreme kazası Anadolu kazaskerliği payesi olub sabıka reisü'l-etibba. Yenişehir'den (Tırhala Yenişehir'inden) mâzul M u s t a f a E f e n d i (Hayatî-zâde) dâilerine ve Mekke-i Mükerreme pâyesiyle Medine-i Münevvere kazası (yani kaddığı) Edime olan sabıka Bursa Kadısı N a l i K a y n ı payesi M e h m e d E f e n d i dâi­ lerine ve Edime kazası sabıka Haleb kadısı Yenişehri Veli­ yuddin E f e n d i dâderine ve Şam-ı şerif kazası sabıka Galata kadısı İ s m a i l Efendi-zâde es-Seyyid Şeyh Mehmed E f e n d i dâi­ lerine ve Cezire-i Kıbrıs'ta Lefkoşe kazası sabıka Bosna kadısı Abdülhadî-zâde A b d u l l a h E f e n d i dâilerine ve halen reisü'l-etibba olan sabıka Edime kadısı M e h m e d E m i n (bu da Hayatî-zâdedir) dâderine Mekke-i Mükerreme payesi ve sabıka Galata kadısı S e y y i d M ü r t e z a E f e n d i dâderine Edirne kazası payesi. kudretlû.

oradan pâdişâha arz olu­ B u gibi vazifelere işleri taşrada ise o mahaUin kadısımn Üâmı üzerine tâyin yapılırdı.z â d e Mehmed E f e n d i dâilerine münhasır olduğuna binaen bin iki yüz on dokuz Muharremi gurresinden itibar ile Efendi-i mumaileyh dâilerine tevcih ve ihsan kıimması hususunun hâk-pây-ı hacetrevây-ı şahanelerinden istizan olunmasma dair semahatlû şeyhül­ islâm efendi dâileri taraf-ı çâkerâneme bir kıta takrir göndermeleriyle maruz-ı huzur-ı şehriyâri kıimmağm ol babta emr ü ferman şevketlû. II. tmam tâyininin mahalle haUu tarafmdan. II. XIX. s. 290). Mustafa zamanında olduğu gibi sadr-ı âzamlara dahi tahakküm eden bir zat ise (tevcih narak tevcih muamelesi yapıhrdı". Bu istidalar üzerine (sadaka buyrulmak mercûdur) veya (arz mucibince tevcih buyrulmak rica olunur) veyahut şeyhuhslâm. müezzin. cüzühan tâyinlerinde mensup olduğu camün (vakfın) müteveUisi tarafmdan şeyhühslâma istida üe müracaat edilirdi. R i k o . * Başvekâlet Arşivi hatt-ı hümâyun vesikaları. ehliyetinden bahis ile vezir-i azama müracaat olunmak suretiyle onun huzurunda Kur'am kerim -okutulduktan sonra muvafıksa tâyin muamelesiıün yapddığım yazıyor ki X V I I . 2215. Manzur-ı hidivâ­ neleri oldukta işbu telhis-i kullan üzerine (işaretleri keşide buyrulmak mucibince amel oluna) deyu mübarek hatt-ı hümâyun-ı şevket-makrunlan babında emr ü ferman Bu telhis de daha yukandaki gibi muamele görmüştür. mâyunu : "Şevketlû. asra aittir (Fransızca tercümesi. hatip. " hatt-ı hü­ S e l i m bu telhisin üzerine (olsun) mâyununu yazarak telhisi iade etmiştir*. Mustafa devri vesikaları. • Başvekâlet Arşivi. sandık 28. Nr. buyurula) tâyin diye yazarak sadarete havale olunur. asır başlannda şeyhülislâm tarafından Anadolu kazas­ keri tâyini için inha dolayısiyle sadr-ı âzamin telhisi ve hatt-ı hü­ Anadolu kazaskeri efendi dâilerinin müddeti hitama reşide olduğundan Anadolu sadareti hasbe't-tarîk Anadolu pâyelû ve istanbul Ataullah mâzuUerinin akdemi olan M o l l a c ı k . kerametlû Sıütan I I I . Nr. kerametlû Pâdişâhım. Tevcihat vesikaları. imam.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 185 huzur-ı lâmiu'n-ııuT-ı mülûkâneleri kalınmıştır. . ^ tbnûlemin. dua-gû. Emirî tasnifi. 1563.

Medaris-i sahn-ı seman (Fatih camii etrafındaki sekiz medrese). Trablusgarp. Halep. Hareket-i hâriç. Meselâ 6 Rebiidevvel 1315'de tbtida-i hâriç müderrisi olan tstanbul'lu M e h m e d Nuri E f e n d i isminin kenanna (hareket) yazdarak Hareket-i hâriç mü^ Bu vaizliklerde tarik defterinde en yüksek vaizlik olan Ayasofya'dan başlamaktadır. tstanbul kaddan. Selanik. Eyüp. Kudüs. Müderrisler de dereceleri en yüksek müderrislik derecesi olan Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye'den Süleymaniye. Calata. tbtida-i hâriç müderrisleri isimleriyle gösterilmiş ve bundan sonra Ayasofya. Valde Sultan. Bu defter Meşihat Mektubî Kaleminde bulunurdu. Hareket-i dâhil. Anadolu ve tstanbıd kadısı mâzulleriyle mücerrede bunlann pâyehlerini ve yine mâzul bilâd-ı hamse. Edirne. Şam. hâriç. Üsküdar'da Şemsi Paşa ve diğer büyük camilerin vaizlikleri beyan eddmiştir*. Üsküdar Valde. Ayazma. haremeyn. Nur-ı Osmanî. mahreç ve dev­ mâzuUerini. riye mevalisi Rumeli.)'de (tarîk defteri) ismi verilen bir defterle daha muntazam bir hale konulmuştu. Bahçekapısı. altmışlı. Bursa. tzmir. Sultan Ahmed. Mısır. Bağdat. tstanbul haricindeki müderrishkler. Eskiden bu vaizlikler kürsü şeybi denilen tarikatler şeyhlerine tevcih ediUrken bunlarm arasmdan ehUyeti haiz zevatm yetişmemesine mebni kürsü vâiziyeleri zahir ulemasma da verilmiştir. Bu tarik defterinde gerek kadı ve gerek müderrislerin isim­ lerinin sağ kenanna hangi tarihte ihtidadan müderrishk derecesi almışsa ayı ve senesiyle o gösterihp sol tarafında da oradan bir derece yukanya terfiine işaret olunmuştur. Erzurum. nakibüleşraftan sonra şeyhülislâm. Çankın kadılıklariyle. Lâleh. altmışlı. Beyrut. Van. Hâmise-i Süleymaniye. tbtida-i dâhil. Maraş. Sultan Selim. Bayezid. Fatih. Beylerbeyi. Üsküdar. Şehzade. Edirne ve tzmir pâye-i esbabını isimleriyle zikrettikten sonra müderrislere geçUmektedir. Mûsila-i sahn. Sideymaniye. yukanda zikrettiğimiz medrese derecelerine göre ayarlanmış olup onlar da tevcihlerinde dâhil. Hasköyde Valde Sultan. Selimiye. kazaskerler. Adana. Mûsila-i başlayarak Medaris-i Hareket-i erbaa-i Sü­ Ibtidâi leymaniye (Süleymaniye camii yanındaki dört medrese). Tophane'de Nusretiye. . Eyüp. Ayıntab. Trabzon. sahn ve saire dereceleriyle tertip olunmuştur. (1829 M. Sivas. Ehmde bulunan en son (tarik defteri) şeyhuhslâmlardan baş­ layarak.186 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Kadı ve müderrislerin tâyinleri usulü 1245 H .

e. (1584 M. (1739 M. pâ­ Efendi'nin Mehmed vezir-i âzam ö z d e m i r o ğ l u O s m a n ziyaretleri dişâhın emriyle Şeyhuhslâm Çivi-zâde ziyaretine gitmiş ve bundan sonra vezir-i âzamlann şeyhuhslâmlan ziyaret etmeleri kanun olmuştur Şeyhuhslâmlar yalmz sadr-ı âzam değiştiği zaman onu tebrik için Paşakapısı'na yanı BâbıâU'ye gelirlerdi. c. VI.olunduğu gibi Tafra sure­ tiyle terfi edenlerin isimlerinin kenarlarına kayıt düşülmüştür. asırda hususî mahiyette ve muayyen zaman haricinde Köprülü Mehmed olarak P a ş a sadaretinde tekerrür etmiştir. VII. s. 241. 292. şeyhuhslâmlan ziyaretleri Ramazanm yirmi altıncı g ü n ü akşamı yani Kadir gecesi iftara gitmek suretiyle olurdu. s. * Naima tarihi.) tarihinde P a ş a .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 187 derrisliğine terfi etmiş ve buradan da (Tafra) yani su-a beklemeden terfi ettirilmesi üzerine 21 Rebiulâhır 321'de Ibtida-i dâhil müder­ risi olmuştur. Bu ziyaret işi X V I I . K ö p ­ r ü l ü M e h m e d Paşa icraatına mâni olarak kendisini azlettirmek isteyen Kapıkulu Süvarilerinin isyan çıkarmak üzere olduklanm haber ahuca şeyhuhslâm Bâli-zâde Mustafa Efendi'nin hemen ziyaretine gidip sadarete geldiği gündenberi yaptığı iş­ lerin doğru olup olmadığmı sormuş ve muvafık cevap ahnca bu hususa dair şeyhuhslâmm elinden b i r fetva alarak lüzumu hahnde göstermek üzere saklamıştı*. Şeyhuhslâm. 153. Medrese derece rütbelerinin bir kısmı itibari olarak verilmiş olup isimlerinin üzerine işaret . • * * İlmiye teşkilâtınm bozukluğunu düzeltmek istiyen I. (Atâyî). Mahmud Seyyid 1152 H . Devletin mühim işlerine dair görüşülmek için fevkalâde za­ manlardaki temas hariç olmak üzere vezir-i âzamlarm. . Hammer (Ata Bey Urcümeai).)'de Şeyhülislâm tâyin Feyzullah Efendi-zâde Mustafa Efendi'ye Sultan ettiği tevcihat huBusanda doğrudan doğruya kendisine maruzatta bulunmasını emrederek sadr-ı âzam'ın vasıta olmasım emr etmiştir. fetva 1 Şakayık zeyli s. Sadr ı âzamlann ŞEYHULIBIÂMı ^^nn ikinci yansı içinde ehemmiyetleri artan şeyhulislâmlann sadr-ı azamla münasebetleri tesis edilmiş ve I L K defa 992 H .

VI. s. pâdişâh ^ hal' ve katlinde hükümdarlar aleyhine fetva verecek mevkide olan şeyhu­ hslâmlann mühim rolleri vardı. Çelebi). asırdaki kapıkulu ısyanlannda. e. 987 H . 278. s. Ahmed zamanmda vezir-i âzam D e r v i ş Efendi P a ş a ' n m azl ve katlinden evvel. Çeldi). Yine I. s. 1 « * * Fezleke Fezleke Fezleke Fezleke (Kâtip (Kâtip (Kâtip (Kâtip Çelebi). 4. J. Said olması kararlaştırdmıştı *. Şeyhuhslâmm tavsiyesiyle Kaptan-ı Derya Mehmed olmuştur *. 427. Naima.m e y a m i n ile görüşerek M u r a d P a ş a ' m n (Kuyucu) vezir-i âzam M e h m e d P a ş a ' n m sadaretten azhyle yerine kimin olması hakkında I . Naima. Mühim işlerde fikirlerinin aimması Şeyhülislâmlığın ehemmiyeti arttıktan sonra müişlerinde vekil-i ruhanî makamında olan şeyhuhslâmlann fikir ve mütalâalarından da istifade eddmesi âdet olmuştur. (1648-1687) şeyhülislâm Ebû E f e n d i ' n i n tavsiyesiyle Mustafa vezir-i âzam . )'de S o k u U u sonra ve I I I .188 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I emini vasıtasiyle sadr-ı âzami iftara davet ederdi. 376. öküz sadr-ı âzam Halil Paşa E f e n d i görüşmüşler. A h m e d zamanında ( 1 6 0 3 .1 6 1 7 ) vezir-i âzam Derviş P a ş a ' n m İran seferine gitmek üzere Üsküdar'a geçirilen Kapıkulu ocaklarmın hareketlerinin tehir eddip edilmemesi hakkında pâ­ dişâhın huzuriyle yapdan bir müzakereye şeyhuhslâm S u n u l l a h E f e n d i de davet olunmuş ve bu görüşme esnasmda şeyhuhslâm pâdişâhla münakaşa etmişti*. 396. $. I. s. ( 1579 M. 282. c. c. c. Çekbij. I. zamamnda tpşir Yine şeyhuhslâm E s ' a d bunun Paşa gibi I V . c. XVII. pâdişâh M e h m e d Paşa'nın zayıf vefatından idareli ve devlet idare ve siyasetinde onun derecesinde olmamalan şeyhuhslâmlann Şeyhulislâmlarm '**°* devlet gelen pâdişahlann küçük yaşta tecrübesiz bulunmalan dolayisiyle sadarete getirilecek zat hakkmda Şeyhuhslâm E b û ' l . s. I. c. II. Sadr-ı âzam if­ tardan sonra teravih zamanı vaktine yakm zamana kadar oturup sonra herhangi yakm bir eamide namaz kdmak üzere ayrılırdı. I. M u r a d ' d a n sonra ehemmiyetleri artmıştı. A h m e d ' l e sadr-ı âzam olmuştur'. Vekd-i eismanî ola­ rak Osmanh devletini idare eden sadr-ı âzamlann.

V I I I . 75S. . Dâimiz) dediği şeyhulPâdişâhlar devletin önemli işlerinde kendi huzurlariyle gö­ rüşülmesini istemedikleri vakit (Efendi islâmlann konağında veyahut Bâb-ı âsafî'de denden Bâb-ı âh'de olmasını irade ederdi. Müzakere pâdişâhın riyasetinde yapılacaksa tabu şeyhuhslâm diğer davetli olan zatlarla beraber saraya giderdi. Şeyhülislâm tâyini Şeyhuhslâm tâyininde birinci derecede sadr-ı âzam müessir olduğu gibi vezir-i âzam azlinde de ba­ zan şeyhuhslâmm müessir olduğu göridmektedir. X V I I I . Kazimir'in Osmanlı tarihinde de (S. (Silâhdar tarihi. Sadr-ı âzam.z â d e A b d ü l v e h h a p E f e n d i burada bulunmuştur. bu sırada Gürcü M e h m e d P a ş a sadr-ı âzam idi. cüdine de hakm. 42. s. . İzzi tarihi. asnn ilk yarısına kadar bilhassa devlet setine harp ve sulbe ait meselelerde şeyhuhslâmlann da şûraya davet edddikleri ve birçok müzakerelerin onlann konaklannda yapddığı görülüyor. muahede şartlarım bozmamış olan Avusturya'­ ya harp ilân edilmesinin aleyhinde bulunduklar mı yazıyor. XVIII. (1830 M. 757. Şeyhıdislâmm saraya veya Paşakapısı'na (Bâb-ı âli'ye) daveti Reisülküttab Efendi vasıtasiyle olurdu. c. Takriben 1246 H . asnn ibtida- lanndan itibaren başlamış ve daha sonra daha geniş şekilde devam etmiştir *. Vasıf ve Cevdet tarihlerinde de çok malûmat vardır. I . mamafih Reşid 1 Naima tarihinin V I . Yine K a n t e m i r . kazaskerler veya kazasker mâzulleri arasında kendi­ siyle anlaşabdeceği birisini o makama sevk ederdi. Subhi tarihi varak 6 b. 296) şeyhülislâm ile ulemamn. ciltleri.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 189 Şeyhülislâmların Divân-ı hümâyun müzakerelerinde bulun­ mamalarına rağmen -zaten bu divanlarda devlete müteallik si­ yasî işler görüşülmeyip şer'î. s. M e h m e d zamamnda (1683) Avusturya'ya karşı vezir-i âzam M e r z i f o n î K a r a M u s t a f a Paşa'nm hiç yoktan bir vesile bulup îlân-ı harp etmesine şeyhülislâm Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i muvafakat etmemişti. Hammer tarihinin V I I . bu muharebe ilânma Valide sultanm da muvafakat etmediklerini beyan ediyor. hukukî ve örfî dâvalara bakıhrdımühim devlet işlerinde yapdan müşaverelerde üzere mütalâalarının aimmalan yukanda kaydettiğimiz X V I I .)'de şeyhulislâmlarm müstemirren heyet-i vükelâya iştirakleri usulden olmuş ve ikinci defaki şeyhuUslâmhğı zamanında Y a s i n c i . 136. asırdan îtibaren harp îlâm ve sulh akdi şeyhulislâmlann fetvalan aimmak suretiyle yapdmıştır *. ve I X . " IV. asnn ikinci siya­ yansından X I X .).

151. 3. c. c. îzzi. s.190 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I pâdişâh bazan sadr-ı azama hiç sormadan da kendi münasip gör­ düğü kazasker veya kazasker mâzullerinden birisini şeyhülislâm yaptığı gibi vezrr-i âzamm mütalâasmı alarak yaptığı da olurdu ^. X V I I . 170. < lOöl'de K a r a Ç e l e b i .z â d e Yahya Efendi'nin şeyhülislâmlığından sonra bu usul terk olunmuş ve şeyhıdislâm olunmuştu*. şeyhuUslâm olunca saraya gelmiş ve Babüssâade'de iki kapı arasmda hazinedarbaşı tarafmdan beyaz sofa kaplı bir samur kürk giydirUerek Arz Odasma gidip Padişah ayağa kalkarak elini öptürmüştü (Ravzatü'l-ebrar'm ikinci zeyli). Eğer şeyhuhslâm yapdacak olan zat doğruca saraya davet edilmişse vezir-i âzam da saraya davet olunurdu". I. Devhatü'l-meşayihde de malûmat vardır. Teamül üzere şeyhuhslâmlığa tâyin olunanlarm Arz Odasmda pâdişahm ehni öpmesi âdet iken Z e k e r i y a . 70. c. s. Şeyhuhslâmm kim olacağı kararlaştıktan sonra vezir-i âzam. s. Birkaç istisnası hariç olarak şeyhulislâmm bunlardan intihabı kaidesi III. fakat bu da her zaman mutlaka değildL Anadolu kazaskeri veya bunun mâzullerinden de tâyin edildiği vaki idi.z â d e A b d ü l a z i z E f e n d i Rumeli kazaskeri iken B a h a î E f e n d i şeyhülislâm olunca. K a r a Çelebi-zâde bir divanda vezir-i azama "müftünüzü nasd el öptürseniz" demesi üzerine divandaki vüzera. Silâhdar tarihi. asra kadar mutlak surette Rumeli kazaskeri veya bunun mâzullerinden tâyin kaidesi yoktu. s. Ondan başka bir mendil derununda olarak altm olmak üzere bir ekü ihsan eder ve bu meblağı iç elbisesinin göğsü hizasmda bulunan cebine bizzat koyar ve maiyyetinin maişetine medar . 49. III. s. 75. 2 Silâhdar tarihi. VI. o zat hakkmda telhis denilen arîzayı pâdişâha takdim ettikten sonra ^ şeyhülislâm olacak namzed saraya veya icabına göre Paşakapısı'na davet olunup sadr-ı azamla beraber saraya gider­ lerdi. Cevdet tarihi. A h m e d zamanmda yani X V I I I . varak 23. 31. Pâdişâh ona samur bir kürk giydirir. I. 271. c. 272) şöyle diyor : ŞeyhuUslâm olacak zat hükümdarm huzuruna çıkar. 55. A b d ü l ­ aziz E f e n d i . ' Naima. varak 227. olanlarm bahçede el öpmeleriyle iktifa Yeni şeyhuhslâm çok zaman Rumeh kazaskeri veya bu kazas­ kerliğin mâzullerinden ve bazan da Anadolu kazaskeri veya mâzul­ lerinden ve ender olarak bu iki kazaskerhğin payesini almış olup fakat fiilen kazaskerlik etmemiş olanlardan tâyin olunurdu". kıymeti en aşağı bir ekü arasmdadır. asırda şeyhuUslâm tâyini hakkmda R i k o (Fransızca tercümsesi. ^ Şeyhülislâm tâyinimııde X V I I . s. "müftüler divanda el öperler m i ? " demeleri üzerine Y a h y a Efendi'nin ikinci defaki tâyininden beri arada kırk sene geçtiğinden vüzera am bilememişti. asırdan itibarendir. » tzâ.

şeyhuhslâma hil'at giydirmesi âdet değddi. Bunlar huzura girince pâdişâh üç adım yürüyerek pâdişâhın ehni öperek bunları karşdar ve şeyhuUslâm namzedi yere serilen ehram üzerine otururdu *. Maliyeden arşive devrolunan teşrifat defteri.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK Vezir-i âzam ile şeyhuUslâm namzedi olaeak 191 zat Topkapı Sarayma geldikten sonra ikisi birden pâdişâh tarafmdan kabul olunurlardı. bunun için sadr-ı âzam. kahve. s. yeni şeyhül­ islâma yeşil çuhaya kaplı bol yenU samur kürk vermek kanun olduğundan bunu bohça içinde teşrifatçı vasıtasiyle getirtip şey­ hülislâma gösterdikten sonra maiyetindeki çuhalarına veya di­ avdet ederken binek ta­ hediye ğer münasip bir adamma teshm edilirdi. 104. varak 7 b). bir müddet oturup. (1730 M.)'de vefatı üzerine yerine şeyhuhslâm olması takarrür eden V e l i y olmak üzere yevmi iki bin akçe tabsb eder. 5 5 . a. şerbet. 19.z â d e Şeyh M e h m e d Efendi'ye o sırada ferve-i beyaz bulunamadığmdan mecburen yeni çuha kaph samur kürk giydirilmiştir {Subhî. defter-i yevmiye-i oda-i teşrifat (divan odası defterlerinden). 1 Sadr-ı âzamlann Pâdişâh huzurunda oturmayarak ayakta durmalan IV. Yeni şeyhuhslâm Paşakapısı'ndan şına kadar sadr-ı âzam tarafmdan teşyi olunup kendisine edilen ata binerek alayla konağına giderdi'. Şeyhuhslâmlarla vezir-i âzamlar aynı derecede sayddıklarmdan saltanat vekdi olmakla beraber sadr-ı âzamm. 2 3 . M e h m e d zamanmda Melek A h m e d Paşa sadaretinden îtibaren âdet ol­ duğundan vezir-i âzamlar oturmazlardı. " i z z î tarihi. s. » 1143 H . Şeyhuhslâm İ s m a i l A s ı m Efendi'nin 1173 H . fakat selâtin camilerine ait (şeyhülislâm nezaretinde olan) gelirden (nezaret hakkı olarak) menfaat elde edebilir. Pâdişâh namzede. gid suyu ve buhur ikram ediUr ve bu sırada Bâb-ı âh'deki hükümet erkânı tebrik ederlerdi. Bundan başka muayyen varidatı yoktur. (1760 M. kendisini şeyhuUslâm tâyin edeceğini söyler ve o da kabul edince şeyhül­ islâmlara mahsus (ferve-i beyza) denden beyaz çuhaya kaplı erkân samur kürk giydirmek suretiyle tâyin muamelesini yapar ve aynı suretle onunla beraber huzurda bulunan vezir-i azama da samur hil'at giydirip bazı vesayada bulunduktan sonra lerine müsaade ederdi*. Bu suretle saraydan çıkan sadr-ı azanda şeyhuhslâm alayla at başı beraber Bâb-ı âU'ye gehrier. avdet­ . 26.)'de P a t r o n a H a l i l ısyam esnasmda şeyhülislâm tâyin edilen M i r z a .

itibaren olmah— Reisülküttab Efendi vasıtasiyle saraya veyahut Paşakapısı'na davet olunup sonra vezir-i âzam ile beraber pâdi­ şâh tarafmdan kabul olunurlardı.z â d e M e h m e d Efendi'den itibarendir. 272.z â d e Şair Y a h y a E f e n d i . ' Mâzul müftü veya şeyhülİBlâmın tekrar tâyin olunması kaidesi X V I . İkişer defa olanlar daha çoktur. X V I . varak 180. büyük bir teveccüh eseri olaıak ferve-i beyza'yı Yeni tâyin edilen şeyhülislâmı onun konağına göndermişti İstanbul'daki ecnebi elçileri ve eyalet paşalannın kapı kethüdaları tebrik ve bu münasebetle kendisine hediyeler takdim ederlerdi'-. İsmi şeyhülislâmlar kısmma geçmek üzere birkaç saat şeyhuUslâm olup askerin istememesi sebebiyle azlolunanlar da vardır. 179. Şeyhülislâm SunulE f e n d i dört defa o makamı ihraz etmiştir". * Selânikî tarihi {basılmamış nüsha). Şeyhuhslâmlar ya vezir-i azamla vezir-i âzam aralanmn aleyhine iyi pâ­ Şeyhülislâmııı olmamasmdan veya dişâha bir şikâyette bulunmalarından yahut bir isyan hâdisesinden veyahut ihtiyarlığından ve maiyetinin işlere müdahalesiyle dedikoduya sebep olmalanndan vesair buna benzer hallerden dolayı azl edilirlerdi ki bu hususlara dair tarihlerimizde bir hayh malûmat vardur. c.z â d e M u s t a f a . E s ' a d E f e n d i . M e k k i -zâde A s ı m Efendiler üçer defa şeyhülislâm olmuşlardır. asır sonlarmayakm 1002 H. Z e k e r i y a . D ü r r İ . 1. s. Efendi'nin o sırada hasta bulıınması dolayısiyle M u s t a f a . (1593 M. asır sonlarından itibaren mâzul şeyhülislâmların mükerreren lah şeyhuhslâm olduklan görülmüştür.z â d e E b û Said E f e n d i . S u n u l l a h E f e n d i dört defa şeyhülislâm olup ilk müftülüğü otuz altı yaşmda bulundığı zamandır. X V I I I . . Şeybuhslâmların azilleri kendilerine çavuşbaşı vasıtasiyle asırdan bildirilir ve yeni şeyhülislâm olacak zat da — X V I I I . s. asırdan evvel Reisül­ küttab gönderilmek suretiyle şeyhuhslâm olacak zatın dâvetine dair tarihlerimizde bir kayıt göremedim. ' Riko (Fransızca tercümesi).192 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I yüddin III. 1 Vasıf tarihi.)Me B o s t a n . 1001 Şevval ( 1 5 9 3 Temmuz)de bahar hil'ati giymek üzere davet edilen şeyhuhslâm Z e k e r i y a E f e n d i ' y e "Kaide-i devlet üzere divan çavuşlanndan on beş muhteşem çavuş" gönderilerek önüne düşüp tazim ile Yine bu cümleden olarak Divan-ı hümâyuna getirmişlerdir*.

MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 193 1012 H .)'de Şeyhülislâm ismail Efendi'nin azli üzerine ça­ vuşbaşı Ebû B e k i r A ğ a kendisini yerinden kaldırıp Solak çeşmesi (Edirne'de) kurbindeki İskenderiyefeöyü'negötürmüştü (Raşid. ' "Yevm-i merkumda E f e n d i hazretleri semahatlû Şeyhülislâm Dürrî-zâde Mustafa azlolunub yalısmda istirahat etmeleri ferman-ı hümâyun buyrulmağm alesseher Reisülküttab Ö m e r E f e n d i hazretleri varub Efendi-i müşarünileyh hazretlerine gayetü'l-gaye nazikâne ihbar ve sahilhânelerine teşrif buyurmalarmm ferman-ı hümâyun buynrulduğunu iş'ar eylediklerinde Cebe timly T«rlUUl>. c.z â d e M u s t a f a E f e n d i ' n i n azlini tebhğ etmek üzere Reisülküttab Ö m e r E f e n d i konağma yoUanmıştı 1 ^ j l j d l XJ. A h m e d ' i n teveccühüne mazhar olan Şeyhül­ islâm P a ş m a k c ı . 1061 H . 10.z â d e aldıktan Seyyid A l i Efendi'nin nüfuzundan Efendi üe çekinen vezir-i âzam Ç o r l u l u A l i P a ş a . (1603 M. 1159 sene). onun azd müsaadesini sonra bunu Reisülküttab A b d ü l k e r i m tebhğ ettirmiştir*. Yine bunun güji 24 Zilkade 1180 ( 2 3 Nisan 1767)'de şeyhülislâm bulunan D ü r r î . Şu halde X y i . Bazan pâdişâh tarafından hakkmda teveccüh devam ettiği halde vezir-i âzamin ısrariyle veya ihtiyarlığı ve maiyyetinden şikâyet edilmesi dolayisiyle azhne zaruret hasd olan şeyhul­ islâmlarm azillerinin tebhğleri Reisülküttablar vasıtasiyle olur­ du. I. M e s e l â I I I . kırk kadar divan Çelebi-zâde Abd ü l a z i z E f e n d i ' y i de şeyhıdislândığa davet için çavuşbaşı de çavuşu yollanmıştı*. e. c.)'de K a r a otuz. III.. şeyhuhslâmlann olduğu için davetlerinin asnn ikinci yansından sonra ve X Y I I .. Nuhbetü't-tevarih. » 1130 H . (1718 M. vüzerây-ı izam ve kazaskerler arza girib balen jeyhulislâm olan A z i z E f e n d i hazretleri dest-bûs-ı hazret-i Pâdijah! ile müşerref olmak için Divan-ı hümayuna gelmeleri için otuz ku-k nefer çavuşlar ile çavuşbaşı divan-ı hümâyundan saadethanelerine varub alay ile divân-ı âliye geldikte. asırda davet ve azillerinin tebliğinin ve XVIII. 13 . sene 1061 yevm-i mezburda ^ Yevmü'B-aelâse (salı) gehr-i Cumadelûlâ. a. A h m e d hükümdar olduğu zaman şey­ hıdislâmm daveti için çavuşbaşı ile Divan-ı hümâyun çavuşları gönderilmişti*. s. memur olduğu JSur- * Raşid tarihi.)'de I. Şeyhülislâm H a y a t i M e h m e d Efendi'nin azli üzerine çavuşbaşı A b d i A ğ a kendisini ma­ kamından alarak evvelâ yahsma ve oradan da ikamete so'ya sevketmişti (/zzî. 213. s.. (1651 M. asırda ise şeyhıdislândığa tâyin çavuşbaşdar vasıtasiyle Reisülküttab ve azillerinin de çavuşbaşı vasıtalariyle olduğu an­ laşılıyor ' ." Başvekâlet Arşivi. Teşrifat defteri. IV. 394). 6. Nr.

I. s... Mâzul şeyhülislâmlardan sürgüne gönderilenler de vardı*. İstanbul'da oturmasına müsaade edi­ lenler de ya yaldarmda veya konaklarında oturup yerlerim değiştiremezlerdi.)'de ve Kasım fırtınası esnasmda gemi Ue Trabzon'a sevkedUirken Kara­ deniz Ereğlisi açıklarmda geminin batmasiyle mağrukan vefat etmişti. I.. c. 1 Vak'anüvis Edip Efendi tarihi (tkinei kısım. 26).z â d e A b d u l l a h E f e n d i makamından azlolununca 1126 H . s." (Maliyeden arşive devredilen 29 numaralı Teşrifat defteri.. ihtiyar halinde teessüründen felç gelmesi ihtimalini Reisülküttab Efendi vasıtasiyle gönlü kırılmıyacak istediği düşünerek surette infisalinin yerde oturmasını tebliğini ve konağından ve yalısından tebliğ ettirmiştir^. 144).194 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Fazla yaşlılığı ve hareketsizliği sebebiyle şeyhülislâm M e k k î zâde Mehmed E f e n d i ' n i n 1206 H . (1717 M. X I I .)'de azh îcap etmiş gönderilmesi lâzım geldiği halde S u l t a n ve usulen çavuşbaşının III. doğru huzur-ı şahaneye teşrif buyruldukta taraf-ı hazret-i cihan-dâriden ibtida devletlb sadr-ı âzam hazretlerine seraser kürk ilbas ve çavuş alkış edib badehu Efendi-i müşarünileyh hazretleri mezun-i bi'l-ifta ve pirâye-bahş-ı mesned-i meşihat-i kübra ve def'a-i saniyeleri olmak üzere kendulerine tevcih ve ihsan-ı hümâyun buyrulmağın beyaz çuhaya kaplı bol yenlü bir sevb samur kürk ilbas ve huzur-i hümâyunda bir miktar tevakkuf buyrulduktan sonra sadr-ı âzam hazretlerinden mukaddemce çıkıb. Lütfî tarihi. A b d ü l h a m i d zamamnda bu tahdid usulü biraz genişletUerek arzu edenlerin kışm konaklarmda ve yazm yahlarmda oturmalarına müsaade olunmuştur. s. 172. Mâzul şeyhülislâmlar haleflerinin istirkabı yüzünden veya sadr-ı âzamm husumetinden dolayı sürgün cezasma uğramışlardır. s. . II. (1792 M. M a h m u d Yeniçeri ocağım kaldırdıktan sonra şeyhülislâmların ihtilâttan menedUme usulünü kaldırmış ve serbesti vermiştir {Cevdet tarihi. Şeyhülislâm E b e . 199).. S e l i m . c. ' Tarihlerimizde bir hayli şeyhulislâmm sürgüne gönderUdiği görülüyor. Bir zaruret halinde şeyhülislâma Bâb-ı âh'den bir tebligat îcab eder ve herhangi bir sebeple Reisülküttab gönderilmeyip ça­ vuşbaşı gitmek îcap ederse şeyhuhslâm bunu haber alıp birden­ bire azhne zabip olmaması için çavuşbaşmın önü sıra fenerli bir adam giderdi.ve saat beşte devletlû sard-ı âzam hazretleriyle bilmaiyye rikâb-ı müstetâba azimet. Ali (Cibali) Yenikapı iskelesinden kendilerine mahsus olan kayıklarma suvar ve yalmzca sahilhâne-i saadetlerine azimet buyurduklarında mumaileyh Rei­ sülküttab Efendi doğru semahatlû V e l i y y ü d d i n E f e n d i hazretlerinin hane-i saadetlerine varub davet ve saat neharî üç buçukta iken doğru bâb-ı âsafiye teşrif buyurduklarında istikbal..

277. K a r a Ç e l e b i .)'de Belgrad mollası iken vefat eden esbak Şeyhülislâm Abdürrahim Efendi müstesna olmak üzere X I X . Kavanin-i Osmanî ve RâbUa-i Asitane isimli mehazmuz da şeyhülislâmlardan ibtida Bostan-zâde'ye arpalık verildiği kaydedilmektedir. varak 143. Ata Bey tercümesi. 954 H .)'de vefat eden B o s t a n . asnn ikinci yansından az sonraya kadar gelen mâzul şeyhülislâm­ lara başka vazife verilmemiş ve talihi olanlar tekrar şeyhuhslâm olmuşlardır.z â d e M e h m e d E f e n d i ve 1066 H . Bu suretle mansub şeyhülislâma ilk defa arpalık verilmesi hakkmdaki ferman aynen şöyledir : âlemü'l-ulema'il-mütebahhirin Mevlâna Muhyiddin Mehmed tev­ ki-i refi-i hümâyun vasd olıcak malûm ola ki bundan akdem müfti iken E b u s s u u d merhumun vazife-i muayyenesi beş yüz akçe olub lâkin hizmet-i fetvada muayyen arpalığı olmayıb ve şimdiye değin müftü olanlara verilegelmiş değil iken senin ilm ve fazi ile ârâste ve fetva hizmetinde mecd ve sâi olduğun ilm-i hümâyunum muhit ve şâmil olmağm mezîd-i inayet-i şahanemden selefte olan müftUerden tercih olunub bilfiil mutasarrıf olduğun vazife üzerine elli bin akçelik arpalık inayet edib büyürdüm ki sâdır olan fermân-ı hümâyunun muci­ bince zikrolunan arpalığın tedariki için âdem gönderib hükmün ihraç ettiresin. ) ' d e bu usul kaldırdarak esbak ve sabık şeyhuhslâmlardan A t ı f . 147. Buna da sebep tâyin edilen şeyhuUslâmm îstabnur . (1654M.Sultan A b d ü l a z i z zamanmda ve 1 2 8 5 H . 180). (1547 M.)'de vefat eden Ç i v i . ' Pâdişâhlar Edirne'de bulundukları zaman orada şeyhuUslâm olanlar için bir bina bulunduğu görülüyor. Mehazımız her şeyhulislâmm bunu kabul etmediğini yazıyor." Telhisü'l-beyan fî Kavanin-i Al-i Osman. ŞeyhuUslâm H o c a . c. X. s.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 195 Bilfül hizmette bulunan şeyhuhslâmlara itibaren Bostan-zâde arpalık tahsis Muhyiddin edümişti ^.z â d e M e s u d Efendi'nin arpalık olarak Foça hasları vardı.(1597 M. 2 Nuhbetü'l-vekayi. c. Refik E f e n d i ' l e r mecahs-i âhyeye Şeyhülislam dairesi Şeyhıdislâmlann 1241 H .z â d e H ü s a m e d d i n ve M e h m e d memur eddmişlerdir *. Şeyhuhslâm tâyin edden zatm oturmakta olduğu konak müsait değdse münasip bir konağa ^ Divân-ı hümâyun rüûs defteri B kısmı. Nr.z â d e E f e n d i ve 1006H. (1826 M. ( 1 8 6 8 M .z â d e A b d ü l a z i z E f e n d i şeyhülislâm iken kendisine tahsis edilen arpalık varidatım almamıştır (Hammer. Mehmed Efendi'den Mâzul ve mansuh şeybuhslâmların birbirleriyle görüşmeleri Mehmed memnûdu. s. II.) senesine ve yeniÇeri ocağmm kaldınidığı tarihe kadar müstakd daireleri yoktu ^.

Meselâ X V I . Bu dâirede müsevvid. müheyyiz. asır sonlarmda şeyhülislâm Bostan-zâde'nin fetva emini M u s t a f a b. 1130 H. Fıkıh yani İslâm hukukuna iyiee vukufu olanlardan tâyin eddmesi icap eden/etva emini bu fetva kaleminin başta gelen âmiri idi*. olmaz yazar AUahü âlem). Fetvalar. ve X V I I . 56). M e h m e d fetva emini iken mülâzım olmuştu {Atâyi. Şeyhuhslâmlann çuhadar." . c. imza olduktan sonra mukabeleci görüb müvezzi haftada iki nöbet üçer. 394). s. dörder yüz fetva tevzi eder ve müsteftideu ahnan yedişer akçe resim müsevvid ve kâtiplerindir. Bunu mütaakıp müvezzi isimh memur bu fetvayı mahalhne verirdi. "Fetvaya müteallik meseleleri müsevvidler yazıb mübeyyizler beyaz eder ve fetva emini görüb imzaya geleni gönderir. istenilen fetvayı o bulurdu ve bunun maiyyetinde yirmi kadar kâtip bulunup bunlar verilen fetvalan yazarlar ve bu suretle halkm istediği fetvaları verirlerdi. ^ Fetva eminleri X V I . Şeyhuhslâm bunu tetkik edip tahk kırması denilen kendi el yazısiyle bühassa cevap kısmmı imzalardı. IV. asırlarda şeyhulislâmlarm mektupçu ve tezkereci gibi maiyyeti adamlarından olup içlerinde müderrislik ve kaddık için mülâzım olmayan medrese mezunları bile vardı. Bu tarihlerde fetva emini şeyhulislâmm herhangi bir mesele üzerine verdiği emirle bunu mevcut fetva kitaplarmdan bulurdu. (1718 M. kethüda ve saire gibi mai­ yeti adamlanndan başka başlannda fetva emini bulunan ve pek mühim bir daire olan fetva kalemi vardı. s. müteaddit fetva kitaplanndan çıkardarak müsevvidler tarafından kaleme alınıp bunu fetva emini gördükten ve müheyyiz tarafından beyaza çekddikten sonra şeyhülislâma takdim olunurdu. Her kâtib tâyin olunan kadar beyaz edib beşer akçe ahr.196 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I çıkar ve bunun selâmlık ittihaz edilen kısmında şeyhıdislâm dairesi erkânı bulunup meşihate ait işleri görürdü. mühürdar ve müvezziler bulunurdu. Meşayih-i İslâm kenar müftüleri gibi nukul yazmayıb ancak şairin dediği gibi (olur. mukabeleci. ikişeri müsevvidindir. Bundan dolayı muvakkat payitaht olan Edirne'de bir meşihat dairesi vardı. Fetva isteyen kimseden bu hizmet mukabih yedi akçe resim ahmp bu para fetva emini de kalem heyeti arasında * usulü dairedan gelmesi ve azledilince tstanbuVa gitmesi idi. ' X V I I .)'de şeyhülis­ lâm i s m a i l Efendi'mn azliyle yerine A b d u l l a h Efendi'nin tâyini münase­ betiyle yeni şeyhülislâm "sadr-ı fetva olanlara mahsus olan haneye" götürül­ müştü (Raşid tarihi. asırda kaleme ahnan Telhisü'l-b^an fi Kavanin-i Âl-i Osman şöyle diyor (uarofe 143). kâtip. telhisci.

Bu hal sonradan gelen şeyhuhslâmlann ümî ve hukukî cihetten bir kısmımn malûmatlannm noksan ol­ duğunu gösterir*. 40) Ayasofya' kütüphanesinde elli be. ' Tornlon (C. Şerif-zâde Paşmakçı-zâde Ebû'l-hayr Ahmed. beleci.z â d e Efendi'nin ıjjl^l ^»f. kâtip ve mürezzi'indir *. yani her fetvadan 197 iki akçesi fetva mübeyyiz. A n k a r a ' l ı M e h m e d ve M i n k a r î . muka­ emininin ve mütebaki beş akçe de müsevvid. dit fetva kitabı olduğunu yazmakta olup bu. * Kavanin-i Osmani ve RâbUa-i Âsitâne. X V I .z â d e Y a h y a Menteş-zâde Ataullah. mübeyyiz'e iki ve müftünün mührünü muhafaza eden mûhûrdar'a bir akçe verildiğini yazar ki X V I I . asır ortalandır. asırda Mehmed. s. Yenişehir'li Ali Mehmed Abdullah fetvalan varsa da sonradan Efendi'nin şeyhuhslâmlar veÇatalca'Iı f£j\zü\hyr Behcetü'l-fetâvası üe F e y z u l l a h E f e n d i ' n i n fetva kitaplariyle çok zaman fetva vermişlerdir. şer'î meselelerde ihtisas sahibi kudreth zat­ lardan tâyin olunurdu.Mecmau'l-fetâva. / . asırda B â l i . Verden fetvanm mesuhyeti şeyhuhslâma aitti. selefleri zamanmda bizzat tetkik ederek verdikleri fetvalan kendderi bizzat tetkik etmeyip bu işi fetva eminlerine bıraknuş olduklarmdan o tarih­ ten rak sonra fetva eminlerinin ehemmiyeti artarak bir fetva dai­ dâva ve hüküm işleri fukahadan mürekkep bir heyete resi vücuda gelmiş ve Tanzimattan sonra fetvahane tesis oluna­ bırakılmıştır.z â d e X V I I I . Mus­ 4jjuU tjljbi Fetavây-ı Hâmidiye ve E b u s s u u d E f e n d i üe Z e k e ­ t a f a . asırdan sonra şeyhuhslâmlar. R i k o (Fransızca tercü­ mesi). mükerrirleriyle beraber dediği miktar­ dadır. e.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK sinde taksim olunurdu. Fetva emini. Y a h y a . fetvayı beyaza çeken. Şeyhülislâmın verdiği fetvadan para almadığım. s. . Abdur­ Sadullah fetva rahman Sâdi Efendi r i y a Efendüerin Efendilerin Seyyid gelen Feyziye fetva tS^ jU» Fetâvây-ı Sâdiye ve H â m i d E f e n d i ' n i n fetvalan kitaplan ve ve X V I I . 41. Ali. fakat her fetva için maiyyeti efendilerinden suali tertip eden müsevvid beş. Efendi'nin Fetâvay-ı Abdürrahim. Dürri-zâde Debbağ-zâde Arif. Fetva vermek için müracaat eddmesi lâzım gelen fetva kitap ve mecmaalan fetva dairesinde bulunurdu. asırda bizzat mecmuası kaleme alanlardan M ü e y y e d . X V I . 272. Diğer İstanbul kütüphanelerinde de bir hayli fetva kitabı vardır.

askeri kanunun tebdih. ıs­ lahat icrası. telhisci. c. vezir-i azama yazıhp amn vasıtasiyle pâdişâha arzolunur ve tahriri olarak iradesi alınırdı.198 OSMANLI D E V L E T İ N İ N i L M l Y E TEŞKİLÂTI Fetva. * D'Ohsson. 7. mektupçu gibi mühim memuriyetler de vardı. dinî işlere ve kanunlara ait temas ederdi. IV. bunlar da harp ilâm. asırdan itibaren olup hfikfimet merkezinin kuvvetli zamanında buna lüzum görülmezdi. . 509. Bunun üzerine pâdişâh sadr-ı âzamm takririni okuyup üzerine muvafakatini havi hatt-ı hümâyununu yazarak iade eder ve icap ederse aynca mütalâasmı da yazardı*. hukuk-i umumiye ve hukuk-i hususiye olarak iki türlü verilirdi. şeyhuhslâmm hükümet nezdindeki memuru olup muamelelerde hükümetle hukuka. Bunlardan kethüda. icazetnamelerin yazddığı daire ^ Bn Buretle hSkflmdarm fetva alması XVIII. » D'Ohsson. Telhiscinin götürdüğü evrak bir yeşil canfes kese içinde olarak Paşakapısı'na yollamr ve yukanda görüldüğü üzere Reisü'l-küttaba verilirdi. Hukuk-i umumiyeye ait fetvaların aimması hükümete aitti. » Tomton. IV. gayn müshm tabaanm ısyam. sulh akdi. meşihatten çıkan buynıldular. Şeyhuhslâmm müderris ve mevah tâyinleri ve diğer hususlar bunun vasıtasiyle ve Reisü'l-küttabm delaletiyle vezir-i azama arzolunurdu. II. Daha yukanlarda görüldüğü üzere şeyhulis­ lâmm arzlan. t. dokuz parmak uzunluğunda ve dört parmak genişhğinde bir kâğıda ince harflerle yazılır ve mukabilinde bir ücret alınırdı * . şakavette bulunanlann katilleri ve bir vezirin idamı gibi fetvalardı Hukuk-i hususiyeye dair olan fetvalar. şeyhuhslâmm siyasî ve iktisadî işlerinde ve şeyhuhslâmm nezaretinde bulunan vakıf muamelelerinde şeyhuhslâmm vekih olup onun namma hareket ederdi ^. ı. Mektupçu. Reisü'l-küttab bu evrakı hulâsa olarak kaleme aldık­ tan sonra vezir-i âzam tarafmdan pâdişâha takdim edilecek takriri de kaleme alarak sadr-ı azama götürür ve sonra bu evrak ile hulâsa aynca bir atlas keseye konularak pâdişâha takdim olunurdu. şeyhulislâmm divan efendisi veya mühürdan ve şimdiki ismiyle yazı işleri müdürü idi. e. s. tâyin rüûsu ve beratlan. Telhisci. e. Şeyhuhslâm dairesinde fetva eminliğinden başka kethüda. 508.

meclis-i tetkikat-ı şer'iyye. 140-152) . eytam daireleri. Anadolu vekayi kâtibi. İstanbul kadısı müşaviri. XIX.) ikinci meşrutiyetin îlâmndan sonraki teş­ kilâtta ise meşihat müsteşanndan sonra fetva emini ve iki muavini ile diğer iki muavin bir başmüsevvid ve bir müvezzi ve bir cevab-ı şifahî memuru ve yirmi sekiz müsevvidden mürekkeb fetva odası heyeti. İstanbul kadıhğı. asır sonlannda 1317 H . kassamlık ve sair kısımlara ayrılmıştı^. Rumeh ve Anadolu kazaskerleri ve İstanbul kadılığı dairesi ve saire olarak bir yerde toplanmıştı. talebe işleri dairesi. evrak müdürü ve iki muavini ve iki mümeyyizi olarak Şeyhuhslâm kısmı maiyyetinden başka fetvahane. mektubî. Rumeli şer'iyatçısı. ( 1899 M. teftiş-i mesahif-i şerif meclisi.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK bunun emri altında idi. (1875 M. kazaskerhk mahkemesi. sene 1272. Anadolu kazaskeri tez­ kirecisi. İstanbul kadısı vekayi kâtibi. emvâl-ı eytam ve beytülmal. asır ortalannda kazaskerlerle şeyhülislâm istanbul kadısı mektupçusu. şer'iyatçısı. ilâmat-ı şer'iyye mümeyyiz muavini. kassam-ı Rumeli vekayi kâtibi. 1326 H . (1908 M. arzuhalci. evrak ve sicill-i ahval müdürlükleri. * 1317 hicret senesine mahsus salnâme-i Devlet-i Osmaniye ve 1334 H. ilâmat odası. askerî. Bu ilmiye galuâmeainde (S. meclis-i müellefat heyeti. mechs-i tetkikat-ı şer'iyye. ders vekâleti. ilâmat mümeyyizi. Şeyhülislâmın mührii de bulunurdu. meclis-i meşayih. reisü'lBunlann her birinin maiyyetinde yani bu dairelerin her birinde müteaddit memurlar vardı. * 1293 senesine ait resmî devlet salnamesi. meclis-i mesalih-i talebe. meclis-i intihab-i hükkâm. Ders vekili. ilâm<U-ı şer'iyye mümeyyizi. fetva emini.)'de nefredilen ilmiye salnamesi.)'de bâb-ı vâlây-ı fetva da denilen Şeyhuhslâm kapısında bir meşihat müsteşan. tetkik-i mesâhif ve müellefat dairesi. meclis-i meşayih. memurin. maaş-ı ilmiyye kâtibi.)'de ise yalnız meşihat daireleri büyük me­ murlan şunlardı*: Ders vekili. meşihat arzuhalcisi ve iki muavini. ' 1272 hicret senesine ait resmî devlet salnamesi. (1916 M. mektupçu ve mektupçu muavini. meşihat mektupçusu ve üç muavini. İstanbul Rumeli kazaskeri tezkirecisi. Y m e X l X . sicill-i ahval şubesi. 1293 H . miisevvidîn. 199 mühürdar'da maiy­ yetleri de dahil olmak üzere bâb-ı fetva memurlan şunlardı^. fetva emini.

beş birinci. evvelce tamamen ihata olunur ve kısa bir ifade Ue kâğıt üzerine konulur. caizdir veya meşihatın bir emiab-ı fifahi m«muru fetvahanede bir fetva emini. gelir veya gelmez. türlü olurdu. 2 5 8 ) . bir müvezzi. hususî ve iki Herhangi bir şahıs şer'î bir husus hakkmda fetva almak isterse fetva emini dairesine müracaat ederek suahni yazar veya beyan eder. I . yedi âza ve bir kâtip ve meclis-i meşayihte bir reis. kendisine cebredilmez. Fetva yalnız ihbardan ibaret olnp kaza ise ihbarla beraber heman infaz edilir. Bn tahriri karar altma 'Allah daha iyi bUir'( ^1 ü Aüahü 6letn) ibaresi de Uâve olunur. Kaza hüküm Ue olup fetva ise şer't bir hükmü ihbar ve tebliğdir. bir mukabeleci. Mesele. Kaza ise katidir. sekiz âza iki mümeyyiz. vardır veya yoktur. * "Müftünün selâhiyeti icraya cebretmez. » . iki muavini ve fetva odasmda Istanbnl pâyeli bir reisüV-müsevvidîn. verdiği mnkarreratı tahriren bUdirir.200 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I ^ ^ fetroları Şeyhulislâmlann umumî olarak verdikleri fetvalar. Fetvada umumiyet olnp kazada ise hususiyet vardır. yirmi yedi müsevvid ve ilâmat-ı şer'iyye odasmda İstanbul pâyeli bir müdür. ders vekili ve beş aza Ue kalem heyeti ve tetkik-i mesahif ve mûellifat-ı şer'iyye meclisinde bir reis. c . . Meseleler. emval-i eytam ve beytülmal müdüriyeti. Hnkuk-ı İdâmiye ve Istılohat-ı Fddıiyye. dokuz Uâmat-ı şer'iyye mümeyyiz muavini. Kaza Ue fetva arasmda fark vardır. dört birinci. sekiz mümeyyiz. Meselenin az ve çok ehemmiyetine göre verilecek cevap kısaca. bir şifre memuru Ue kâtipler ve bunlardan başka muhasebat. Kadmm verdiği hüküm mutadır ve infazı lâzımdır. memurin. meşrudur veya meşru değildir. bir mümeyyiz. dokuz parmak uzunlu­ ğunda ve dört parmak eninde bir kâğıt üzerine küçük harflerle talik kırması yazı üe yazdır. Fetva isteyen kimse aldığı fetva Ue amel edip etmemekte serbesttir. bir müstacele kâtibi. bir tahrir-i mesail memuru. Bundan anlaşıhyor ki bu karar hatasız İtibar olunmamaktadır" (Riko. olur veya olmaz. Fransızca tercümesi s. verilen hüküm kabulü zaruri ve mecbu­ ridir. iki aza ve bir kâtip ve mektubî-i meşihat dairesinde bir mektupçu. Yani bir fetvanm hükmü bütün Müslümanlara şâmU olduğu halde kazanın hükmü ise yalnız mahkûmfin-aleyh Ue mahkûmün-leh hakkmdadır ( Ö m e r N a s u h i E f e n d i . bu tahrir sual mahiyetindedir ve bu suale müftü (Evet) veya (Hayır) kelimesiyle cevop verir ve karara (Fetva) derler. bir muavin. beş ikinci ve dört üçüncü suuf müsevvid ve meclis-i tetkikat-ı şer'iyyede bir reis. Osmanlı tmparatorluğu'nun Hal-i hasır tarihi. 264). mevcut müşkUâtı halleder. beş ikinci • e altı üçüncü sınıf kâtip ve ders vekâleti ile meclis-i mesalih-i talebe daire­ sinde b b reis. Bunım üzerine bu suali fetva emini kâtibi şer'î usıde tatbikan yani sâk usulü üzere tâbirat-ı mahsusa de kaleme alır ve buna (mesele) adı verihrdi*. bir mühimme kâtibi. sicU ve evrak müdüriyetleri daireleri olduğu görülüyor. Hukuk ve ceza ve idare işlerinde ikna edecek delâU-i subutiye gösterir.

i l 61 ifj^^ J*l »IjL j ^4JI«I altlarma şeyhıdislâmlann bizzat imza sınıftan atmamuhayyel isimler ayrd- V e " J i > l l . Fetvalann lan lâzımdı. Hind. f > ^ f ' muhayyel adlar olup yerine göre tslâm. fetvaBi. ^ thniyt »alnâıneti. ^ Bekir.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLAMLIK 201 caiz değildir gibi suale göre verilir.^ıaj li ^ 1 " Yahut " v ' j . ve X V I I . 360.Jl ij-ı+llilı-.J^l r^^* ( H İ I " Veya » b ^ \ ^JL ÖLc_ll Jlil veyahud "\^x^\ j< ve jJjiJI l w » J I j .amr. ecnebi tüccar ve muharib olanlar için dört türlü kuUandrrdı. Hıristiyan. Pâdişâhın herhangi bir mesele. asır son­ lanna kadar Müftü yani şeyhuhslâmlar bizzat fetva verirlerken sonralan bu fetvalarm bulunup hazırlanmasım fetva eminlerine bırakmışlardır. Hatice.^1—'I Jr. X V I . Hanefî imamlanmn kaviUerine göre verihrdi. sulh ve saire için istediği fetvalardır. Rabia gibi Zeynep. Mesele yani fetvalarm başhklan X V .iiL«JI _^ v e jjjdij ki) v e Türkçe olarak. . hususunda eimme-i hanefiyeden veçhdedir ki.J I Jrf.Halid. Bu dört her birine göre yukanda zikrettiğimiz mıştı. erkekler için JJJ zeyd. j Velid ve kadmlar için xj. (hu mesele beyanında ne buyururlar başlarken X V I I I . ^LJ Ü m m ü Gülsüm. X V I . Umumî fetvalar.xJU. Fetvalarda kuUandan isimler. X V I . l ^ Jl ^iİA^JI Jh-J jJjJlj . asır ortalarına doğru Sadullah S a d i Efendi'nin . jyf. . " " j f j t » l *J* . asnn ikinci yansın­ vesaire gibi başlıkla dan itibaren " J j >JI *i» minhü't-tevfik" ibaresiyle kısaltılmıştır. Fetvalar. asır­ larda muhtehf şekiUerde olup : " . Bazan da yine fetva kaleminden yazdan ve müftü tarafindan verilen cevap esbâb-ı mûcibeli ve izaldı olurdu. t. Fetvalarm başhklarmdan sonra gelen meseleler yani fetva sualleri : Bu mesele beyanında cevap (bazan bu mesele hususunda) diye eimme-i Hanefîye'den ne veçhiledir başlar. meselâ harp. Fetvalarm ne suretle verddiğine Bu mesele dair bir fikir cevap ne vermek için aşağıya birkaç numune koyuyorum^.

Allahü âlem Zeyd-i yetim baliğ olub vasisinden bî-kusur akçasm ahb kabzettikten sonra vasi-i mezbure "sen nice zaman benim akçemi kullandın ol kullandığın zamanm bana muamelesini vermek ge­ reksin" dise şer'an sözü mesmû olur mu ? beyan buyrulub müsab olasız Elcevab olmaz Ketebehu Abdülkadir S Bu mesele cevab ne veçhüedir ki*. 384. Allahü âbem beyanmda eimme-i Hanefiyye'den Allahü âlem . Zeyd'in zevcesi Hint ten Zeyd'e ve kızı Zeyneb'e irs Ue intikal eden evi kısmet etmeden Zeyd-i mezbûr evin hissesini vakf eylese ve mezbur vakfın sıhhatine Bekir hüküm eylese mezbur vakıf sahih olur m u ? Elcevab olmaz Ketebehu Ebussuud el-haktr S Bu mesele beyanında cevab ne veçhUedir ki *.202 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI Üç nefer yayaların beynlerinde müşterek olan yerden bir kıt'a yeri mezkûr yayalarm birinden zeyd tapıdaydı abcak âhar şerikler razı olmayıb men'etseler şer'an vermemek ellerinden gelür m ü ? beyan buymiub müsab oluna. s. Tâife-i sofiyyûndan nice kimesneler kaidin ve kaimin olduklan halde zikndlah-i taalâ edib sağa ve sola başlarm tahrik etmele­ rinde hata var nudır? beyan huyunda » Umiye salnamesi. Elcevab ellerinden gelür Ketebehü'l-fakir Sad S Bu mesele beyanmda ne buyururlar ki*. 484. 366.

Bilhassa fetvalarm cevap kısımlariyle imzanm mutlak surette şeyhıdislâmm el yazısiyle olması şarttı. asırda bu kaidenin bazan bozulduğu ve imza yerine şeyhıdislâmm zati mührünün basddığı görülüyor ve bu da bir mazeret dolayisiyle ve pâdişâhın müsaadesiyle olu- .MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 203 Elcevab edeb ve vekar üzere ederlerse men' olunmazlar Ketebetu'l-fakir Ebû'l-meyamin Mustafa "Suret-i mezburede tâife-i merkume hîn-i tevhidde sağa ve sola başlarm sallamak küfürdür" diyen Zeyd'e ne beyan buyurulub müsab oluna Elcevab cehlini izhar etmeyib min-bâd bu makula söz söyle­ memek lâzım olur Ketebehu'l-fakir S Birinci Dünya harbinde verden fetvadan : ve minhü't-tevfik jJjdl*. Avni eUÜrgübî * dairesinden çıkan Allahü âlem W *j jmjjjj^ Şeyholulâııılann Ş®yl*'*l^l*™l''™^ gerek fetva fetvalannm ve gerek müderris ve mevalinin tâ­ yinleri için telhislerinin altmda kendi el yazı- lariyle imzalannm bulunması lâzımdı. '"VUJ sebyi ve hazretleri jtiUjs-ljjül) Ebû'l-meyamin Mustafa lâzım olur? nefir-i âm suretiyle cihadı emrettikte ( ^LüLil j ^(>-U âyet-i cehlesi hükm-i münifince kâfife-i müshmin üzerine cihad farz olub genç ve ihtiyar piyade ve süvari olarak bdcümle aktardaki müshminin mâlen ve bedenen cihada müsaraat eylemeleri farz-ı ayn olur m u ? beyan huyunda Elcevab olur.j Bu mesele beyanmda eimme-i Hanefiyye'den cevab ne veç­ hiledir ki : İslâmiyet aleyhine tehâcüm-i âda vaki ve miyyenin gasb ve gareti ve nüfûs-i mütehakkik olunca esir eddmeleıi Pâdişah-ı Memâhk-i İslâm tslâIslâmiyyenin IjJ»!*. fakat XY111. Ketebehu'l-fakir deyhi teâla Hayri b.

s. Ş e m ' i M o l l a . Şeyh Mirza Mustafa Efendi'dir. Dürri fetva­ S a l i h .z â d e Mehmed Mehmed Hadaytk Efendi Kâmil. Şeyhulislâııılann K a m i elkabı şöyle idi^. 22. s.204 yor^.z â d e Yahya Tevfik İbrahim.'4. vareJc 11b. İlmiye salnamesi. Yenniş olduğu fetvaya imza yerine ilk defa mühür basan 1126 H .zâde bazı Mehmed Efendi. . M a h m n d iyi oluncaya kadar mühür basmaema müsaade etmijtir (Sııbhi tarihi.)'de şeyhülislâm olan D a m a d . * Kanunnâme-i Âl-i Osman. Efendilerin larında mühürleri görülmektedir. ve İ v a z . (1731 M. 11. . Feridun Bey Münşeatmda da şeyhuhslâmm elkabı daha mu­ fassal olarak şöyledir*.ui J U î ^ \ ^ \ . şeyhuhslâm enami'l-mü'minin el-müstağni ani't-tavsif EdâmuUahü taalâ fezailehu. e. I. * İlaveli Esmârû'l-hadayık.)'de şeyhülislâm andan sonra M i r z a . (1714 M. ü-^^ öjij' j -iî^>Ji 6* l i ^ ' âlemü'l-ulemai'l-mütebahhirin bûü'l-fazl ve'l-yakin varisu şafü'l-müşkülâti'l-hakayık efdalü'l-füzelâi'l-müteverriin ve'l-müslimin yen- ulûmi'l-enbiya ve'l-mürselin keşmüfti'lve'l-yakin m e v l â n a . * Feridun Bey Münşeatı. ^ Şeyhülislâm D ü r r i . . ilâveh Esmariı'lisimli eserinde ibtida fetvamn imza mahalhni mühürÂhmed üzere E f e n d i olduğunu yazıyorsa da * yukarı­ ondan evs-^el mühürleyen şeyhuhslâm leyen zatın 1144 H . 515). . OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI fakat verilen fetvanın cevap kısmındaki yazınm şeyhül­ islâmın el yazısiyle olması zaruridir.z â d e M e h m e d E f e n d i faastelığmdan dolayı fetvalara imza atamadığmdan I . kayda rek Sultan göre Mehmed'in kanunnamesindeki elkabı gibi kaidesine ferman ve resmi muharreratta ge­ kazaskerlerin şeyhuhslâm ve gerek . . s. . 30. Fetvalann herhangi bir suretle takhd edilmesi ve mührün çahnarak basılması ihtimahne binaen yukanda söylendiği bunun cevap kısmmm şeyhuhslâmm yazısı olması dikkat edilmiştir.z â d e Ebû'l-hayr da görüldüğü da vardır.

Vakfiye mucibince müftü olan haftada b i r gün ders okutacaktı. ' Arpalık maddesi. bu merasim esnasmda vezir-i âzam ve devlet erkâmmn tebrikleri bittikten sonra sıralarım beklemekte olan ulemaya haber verilirdi.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK ^1 Âlemü'l-ulema e'l-izam mazharu efdalü'l-füizelai'l-fiham ve't-te'vil meşnku 205 kâşifu esrari't-tenzil tafaviyye baku rif dekayıkı't-tefsir münevverii si- meBabîhi'l-ebadisi'n-nebeviyye matlau gayati'l-fezail meşariki'l-enveri'l-Musve'l-avâ- metalii'l-envar ve'l-yakin mirkatu medarici'l-esrar vel-maarif nisabu râyâti'l-fevazü el-müeyyed bahrü'I-maani bi-teyidi'I-meliki'l- muîn şeyhülislâm M e v l â n a . . s. . 281). . ŞeyhDİİBİâmın Bayezid medrer sesi müderrisliği H-Bayezid soura 911 H . medrese ve imaretini yaptırdıktan medresesinin şeyhuhslâm olanlara şart koymuştu. Fakat işlerinin çokluğu sebebiyle bunu da ders vekilleri yapardı. Şeyhuhslâmlarm işlerinin çokluğu sebebiyle vakıf şartmı yerine getirmek için kendileri tarafmdan ders vekili ismiyle b i r vekil tâyin edilmiş ve bu suretle meşihatin ilgasma kadar ted­ risata devam olunmuştur^. sen» 16. Şeyhuhslâmlarm Bayezid medresesi müderrishğinden maaşlan olduğu gibi vakfmdan da para ahriardı*. B u medre­ senin ilk müderrisi o tarihte müftü olan A l i C e m a l i E f e n d i idi. (1505 M . Ders vekilleri fazi ve kemal sahibi müderrislerin kıdemlilerinden olurdu. Şeyhulislâııılara dair müteferrik mAlûmat bayram tebriklerindeki kabul resimlerin^e şeyhuhslâmlar bol yenh k ü r k giyerlerdi. ) ' d e müderrishğini İstanbul'daki müftü yani meşhur cami. Edamullahü fezailehu. İbnülemin Mahmud Kemal (Türk Tarih Eneümeai Mecmuası. İhtida şeyhuhslâm Efendi vezirleri selâmlayarak pâdişahm tahtınm bulunduğu tarafa doğru ilerlediği sırada pâdişâh ayağa kalkarak bir iki adım yürüyüp karşüar ve o sırada Divân-ı hümâyun çavuşlan alkış yaparlar. Ders vekilleri medrese imtihanlarma da nezaret ederlerdL Pâdişâh huzurunda okutulan huzur derslerinde ilk ganâ bunlar ders okututlardı. Bunun üzerine şeyhülislâm pâdişâhla musafaha (el sıkmak) ederek hiikümdann elini ve omnzunu öper ve bu müddet zarfinda hükümdar ayakta 1 ŞeyhtıUBİâmlarm uhdesindeki vazifelerden birisi de medrese talebe­ lerinin derslerini teftiş etmekti. .

basılmamış nüsha. asır sonlanna doğru I I I . IV. Nr.. hazret-i mevleviye kıyam ve gelib takbil-i dest ve ceyh edince medd-i kıyam ettikten sonra. s. M u r a d ' m Revan ve fio^dat sefer­ lerinde ve M i n k a r i .ri/ de denihrdi. 3 2 3 . D'Ohsson. Yukarıda numara ve sahifesini koyduğumuz Teşrifat detferinde ise şeyhuUslâm (giribân bûs ve dua edib) kaydmdan X V I I I . c. yirmi altmcı emini günü akşamı yani Kadir gecesi davet beyler- fetva vasıtasiyle sadr-ı âzami iftara ^ X V I I . N i m e t i E f e n d i 1062 H . Ramazanm şeyhuhslâm.) tarihli kanundan naklen şöyle diyor: Şeyhülislâm "Pâdişah-ı rûy-i zemin hazret­ lerinin taraf-ı hümâyunlarma teveccüh ettiklerinde Pâdişâh hazretleri ayak üzerine kalkıp. XVI. Teşrifat defteri. varak 6. XVI. bâde'l-mnsafaha sol canibden dâmen-i hümayunlarm bûs edib gider." s. asırda ve I. 2428. ' RumeU kazaskeri tâyininde sekiz. Nr. M e h m e d'in Lehistan seferlerinde Pâdişâh maiyyetinde bulunmuşlardır. (1561 M. asrm ikinci yarısmda da Pâdişahm elbisesinin omuz veya yakasmdan öptüğü görülüyor. A h m e d zamamnda yazdan j^. Şeyhul­ islâmlann teşrifi on altı mülâzemetti'.206 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI durur ve şeyhıdislâm kısa bir duadan sonra etek öperek arka arka geri çekihp sol tarafta müteferrika ağalarm bulunduklan taraftan avdet ederdi*.122). 558 de şeyhulislâmm pâdişahm göğsü üzerinden elbisesini öptüğünü ve T o r n t o n ise (C. ŞeyhuUslâm Y a h y a E f e n d i . M u r a d zamanmdan îtibaren Pâdişâh tarafm­ gidip kışhk ve yazlık olmak üzere şeyhülislâmlara dan hil'at gönderilir ve onlar da buna karşı Bu saraya hükümdara teşekkürlerini arzederlerdi*. kademe istikbal ederler. s. IV.. S e l â n i k î . kanun üzere meşihat makamma teşriflerinden dolayı verdikleri mülâzemete te. 29. gittikçe asrm sonu ile X V I I . varak 312 . ' A t â y î . bir iki. usulün sonralan devam ettiğine dair bir kayıt göremedim.z â d e Y a h y a E f e n d i Ue Ç a t a l c a l ı A l i E f e n d i IV. varak 108. 358) sol omuzu üzerinden öptüğünü yazarlar. Pâdişâh şeyhuhslâm Ue kazaskerler de orada bulunurlardı. s. asırdan îtibaren hükümdarın arzusu de bazı nerede pâdişâhlar sefere bera­ şeyhuhslâmlar da bulunursa berce sefere giderlerdi*. Şeyhülislâmların. I." Veliyeddin Efendi kitapları. Seferlerde şeyhuhslâmlarm çadırlarmın önüne vezirler gibi üç ve kazaskerlerin de beyder gibi iki tuğ dikilirdi.->^J^^ Zübdetü'ttevarik'de şeyhulislâmm kendisine ayağa kalkan Pâdişahm elini ve omuzlarmı öptüğü yazdarak şöyle deniliyor: "01 şâh. 68. Anadolu kazaskeri üe naldhüleşraf altışar mülâzım verirlerdi. . çavuşlar aUaş ederler.

saçakh ve müzeyyen ata biner­ lerdi. ' Osmanlı saltauatmm ve megUıatm ilgası esnasmda en son Şeyhülislâm Kavuklu'ea merhum Giresunlu O s m a n E f e n d i idi. Denize kalyon indirildiği zaman ve nikâh merasiminde şeyhuhslâmlar da şehzade ve sultan doğumlan münasebetiyle yapdan tebriklerde sultanlarm nişan ve bulunurlar ve sultanm nikâhım kıyarlardı. yaza mahsus beyaz sof ferace giyerler. s. vezirler ve sair teşrifata dahd olanlar bulunurlardı. Şeyhuhslâm dairesinde meşihat müsteşarı üe ders vekihnin emirlerini icap edenlere tebhğ etmek üzere kavuklu denüen bir tebhğ memuru bulunurdu'. kazaskerlerin binmek imtiyazlan olup şeyhuhslâmm arabası yeşü ve kazasker­ lerin ise kırmızı çuha kaph idi*. IV. * Başvekâlet arşivi Maliyeden devredilen defterlerden.MÜFTÜLÜK VEYA ŞEYHÜLİSLÂMLIK 207 eder ve ertesi günü de önünde danişmendler yakalı ve üskûflu çuhadar ve altı da astarlı çuhadar ile birhkte başında örf denilen resmî kavuğu ve arkasında ferve-i beyza de sadr-ı âzamm ziya­ retini iade ederdi. 29 nutnaralı TeşrifaX defteri * D'Ohsson. Osmanlı donanmasmm Haliç'ten denize çıkmak zamam gehnce Reisülküttab Efendi vasıtasiyle davet edden Şeyhuhslâm Yalı köşkû'ne gehr ve Pâdişâh huzuriyle burada teşyi merasiminde bulunurdu. Ramazamn on beşinci günü ReisiUküttab vasıtasiyle yapdan davet üzerine şeyhuhslâm Bâb-ı âli'ye gelir ve birhkte Ayasofya camü'nde öğle namazı kdarlar ve sonra baltacdar kethüdası vası­ tasiyle vuku bulan merasimde İstanbul davet üzerine saraya gidihp bizzat Pâdişâh şerifi ziyaret ederlerdi. . sonralan arabaya binmeleri de âdet oldu. bu tarafmdan bohçası açdan Hırka-i kadısına kadar olan ilmiye ricahyle mâzul kazaskerler ve mâzul İstanbul kaddan. c. Pâdişâh ve Yalmz şeyhülislâmlar de şehzade vefatlannda da bunlann icabında arabaya cenaze namazlanm şeyhülislâmlar kddınriardı *. Şeyhuhslâmlar resmi davetlerde kendisinden başka kazaskerlerle başlanna örf denden kavuk ve ve mevahye mahsus arkalarma beyaz çuha kaph üst kürkleriyle (ferve-i beyza). Sadr-ı âzamm Şeyhuhslâmı ziyarete gitmesi ve ertesi günü ziyaretin Şeyhuhslâm tarafmdan iadesi aynı zamanda yaklaşmış olan Ramazan bayramı tebriki idi. m (1792'de basılmış nüsha).

VI. * Naima tarihi. Müderris. Bu üç müfettişin tâyini şeyhuUslâma aitti.)'de Haremeyn Evkafı nezaretine ilhak olunarak bunun mukabelesinde şeyhühslâma mansure hazine. Bâb-ı Meşihat veya Bfih-ı Vâlây-ı Fetva ^^^^ ^ * ^^^^^ tarihine kadar şeyhülislâm tâyin edilenlerin oturduklan konak müsait ise onun selâmlık kısmmda ve eğer müsait değilse kira ile tuttuklan zam konakta iş görürlerdi. Diğer şehir ve kasabalardaki evkaf dâvalarına o mahallin kaddan bakarlardı. e. asırda Dâhil Hâriç müderrisi ve daha sonra Dâhil müderrisi itibar edüerek kendilerine müderrislik rüûsu verihrdi^. (1834 M. medreselerinin en mümtazı olan Mûsila-i da vardı *. s. Sultan II M a h m u d bu tarihte Yeniçeri Ocağım kaldırdıktan sonra nmdaki muvafık üzerine Âğa Kapışım. yeniçeri ağalanna mahsus Süleymaniye Camii yakı tahsisini saraym seraskere tahsisini arzetmesi M a h m u d bu teklifi pek müsait karşılamış ve olarak Âğa Kapuı'nm şeyhuhslâmlarm daimi kendi düşüncesi ikametlerine mahsus fetvahane ittihazım müuasip görerek bunu 1 Kûnhü'l-ahhar. s. . Âsâkir-i Mansure Seraskerine görmiyerek eski Sultan Sadra Paşa. sarayda vefat eden kadınlara ait veraset işlerine de bakar ve hüküm verirdi. < Raşid tarihi. Şeyhuhslâm nezaretinde olan vakıflar onlar tarafmdan sonralan sahn müderrisi olanlar tâyin edilmiş olan müfettişler tarafından teftiş olunurdu^. Bunlar kendilerine ait dâvaları dinleyip hüküm verir­ lerdi. e. mevah. Bu nezaret X V I I . 33. kazasker ve sabık ve esbak şeyhuhslâm­ larm bir mahalle sürgün edilmeleri veya af olunmalan yeni şeyhu'l-islâmm arz etmesiyle olurdu. İçlerinden işi en çok olan kızlar ağasınm nezareti altmdaki haremeyn müfettişliği idi. "Sen ki şeyhülislâmım efendisin eğer selâtin ve eğer gayn âmme Evkaf Nezaretin sana tevcih ve re'yine tefviz olunmuştur". ikisi Edirne ve Bursa'da olmak üzere beş müfettiş vardı. e. Nr. II. s Şeyhülislâm vezir-i âzam ve kızlar ağasmm nezaretleri altmdaki vakıf­ ları teftiş etmek üzere üçü tstanbuTda. asırda kısa bir müddet bunlardan aimmış ise de sonradan yine müsaade edilmiştir*. ' Başvekâlet arşivi haU'i hümâyun veaikalan. 361. s. 26845. 64. 261. II. Şeyhuhslâm nezaretinde olan vakıflar 1250 H . banlmamış ikinci eih V. «.si'nden senede beş bin kuruş tahsis olunmuştur".208 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Şeyhulislâm oğullan daha küçük yaşta iken Daha X V I . Haremeyn müfettişi. Raşid.

e. e. 1252 H . s.. Efendi dâimiz böyle şeyleri düşünmez değUdir.) tarihine kadar burada yalnız şeyhülislâm­ larla maiyyeti olan fetva heyeti bulunurlarken bu tarihte binanm pek müsait olmasma mebni kendi konaklarmda iş gören Kazas­ kerlerle İstanbul kadısı da buraya nakledilmek suretiyle şer'i daireler bir araya toplanmış ve halk seyyar bir halde iş takibinden kurtulmuşlardır *. Pâye-i Fetva Osmanlı tarihinde paye-i fetva denilen Şeyhuhs­ lâmhk payesi iki kişiye verilmiştir. * Lütfi Tarihi. asır ortasmda yani 1059 i Sadr-ıâzam Selim M e h m e d P a g a . Pâdijaha takdim ettiği bir takririnde eski Saray'ın (gimdiki Üniversite binası) Serasker Kapısı ve Ağa Kapısı'nm Şeyhülislâmlara tahsisini arzetmesi üzerine S u l t a n M a h m u d : "Buna hiçbir diyeceği yok. 161." Lütfi tarihi. s.. 14 . Şeyhülislâm Kapısı İstanbul Lisesi iken 1927 de yanmış ve yerine SiUeymaniye camiinin yanına pek yakışıksız olarak Nebatat Enstitüsü yapılmış ise de bu yakışıksız sonradan yıkrtınlmıştır. V . (1836 M. Sarây-ı mezkûrde cevâri ve harem ağalan ve sair hademe mevcud olmakla heman onları bugün Saray-ı cedide nakletmelerini şimdiden iktiza edenlere tenbih ederim. Malûm olduğu üzere fiilen şeyhülislâm olmayıp o makama namzet olmak üzere verilmiş olan bu paye iptida XVII. tlmiy TefUUlı. sen efendi dâimize işbu mülâhazamı bUdir ne vechUe müstohsen görürse bana bUdirsin. kaldı ki Yeniçeri namı mahv ve ilga ve asâkir-i mansure-i Muhammediyye unvam yadolunduğu gibi Ağa Kapısı lâfzınm dahi lisan-ı nâstan ilgası ve hem bu madde mutlaka şeriat-ı mutahhaneye can û gönülden yapışdmasiyle hasd olub İnşaUahü tealâ geriat-ı garramn mütemadiyen icrasma tefeül Ue Ağa Kapısı namı külliyyen söylenmemiye vesUe olmak için bâdezin (Fetv<Aâne) tesmiye olunub Paşa Kapısı misiUû müfti-enam olanlara mahsus olması zihn-i hümâyunuma sünuh etmekle efendi dâimizin (Şeyhulislâmm) bundan sonra naki Ue ol mahalde şeriat-ı hmutahareyi icra etsin ve cemü nâs her madde şeriat Ue rü'yet olunacağım bUerek selâh-ı hale bâis olmasmı tefaül eyledim. Bir de hatırıma tebadür eder ki Fetvahanenin riyade odalan ve ebniyesinin efendi dâimize riyade olanlan boş kalmayub tarik-i Umiyede bir takrib tahsU-i ilm edemiyenlere taziyâne-i şevk olmak için o misUliUeri efendi dâimiz takun takım ederek içlerinden bUenler hoca tâyin ve bUmiyenler âdeta dera talebesi gibi tertib ve haftada kaç gün münasib ise sabahları mülâzemete gelür gibi Fetvahaneye gelfib taallüm-i Um-i şerif etseler Devlet-i Aliyyemiz de ulema tekesBÜr ve meşgûl-i ders olurlar idi. I. 66. Tıpkı takririnde beyan olunduğu veçhile tensib eylediğin üzere icra olunsun.MÜFTÜLÜK V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 209 bir hatt-ı hümâyunla sadr-ı azama bildirmişi ve meşihatm il­ gasma kadar burada kalan meşihat dairesi halk arasmda Şeyhül­ islâm Kapısı diye meşhur olmuştur.

)'de Rumeli kazaskeri bulunan mıya haris olan K a r a Ç e l e b i . Ağası H a d ı m H ü ­ s e y i n A ğ a ' y a . ihtirasla II. 1059 H . 444. raklı aleyhtarlanndan idi. K a r a M u r a d P a ş a . B a h a i E f e n d i aleyhine tahrik etti.z â d e bıdunan hullah dirmiştir. var hatt-ı hümâ­ yun de al" dedikten sonra Valide S u l t a n . şeyhuhslâma gücenik olduğunu büen K a r a M u r a d Paşa'yı. M u s t a f a ' n m Efendi'ye hocası ve şeyhülislâm olşeyhuhslâm Fey­ Â b d ü l a z i z Efendi'ye Seyyid verilmiştir. o tarihe kadar emsalh olmıyan böyle bir teklifi garip bularak : — Efendi bu husus bir nekre (gidünç) maslahattır. s. (1649 M.i j j Ravzatü'l-ebrar adım vermiş olduğu meşhur tarihini tamamlıyarak onu sadr-ı âzam vasıtasiyle takdim ederken bu eserine mükâfat olarak şeyhuhslâm payesi almak istedi. K a r a Ç e l e b i .z â d e bu suretle tarihim pâdişâha takdim ile şeyhıdislâm payesine nail oldu (1059 Recep = 1649 Temmuz) *. asır başlannda Erzurum'lu z u l l a h E f e n d i kendisinden sonra o makamı oğlu S e y y i d F e t verdirmek üzere ona da fetva payesi verbulunan K a r a Şeyhıdislâmlığı Murad bekhyen E f e n d i de arası açıktı. II.210 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I H . (1649 M.z â d e bu esnada j l j . Biz etmezüz (arzetmeyiz). Bundan sonra X V I I I . Sadr-ı âzamin.)'de vezir-i âzam P a ş a ' n m şeyhuhslâm B a h a î Rumeh kazaskeri bulunup Âbdülaziz Efendi. e. o sırada Efendi'nin eh bay­ şeyhuhslâm B a h a i Çelebi-zâde. Â b d ü l a z i z Efendi'nin isteğine mâni olmaması için haber gönderdi ve K a r a Ç e l e b i . sadr-ı âzam bu kadar kısa bir zamanda şeyhuhslâm değiştirilmesini doğru bulmamıştı. fakat B a h a i E f e n d i'nin bu makama tâyini henüz iki ay kadar olduğundan. Bu suretle pâye-i fetva yani şeyhülislâm payesi alan Kara Çelebi-zâde Rumeh kazaskeri bulunması dolayisiyle Divan-ı hümâ­ yun içtimamdan sonra arza girişlerde şeyhıdislâmhk payesi sebe­ biyle vezirlere takaddüm etmek istediyse de -çünkü kazaskerler teşrifatta vezirlerden sonra gehrlerdi-vezirlerden K e n a n kendisini omuzlayıp : " — Efendi müftü isen önde otur ve kazasker isen muayyen makammda dur" diye hakaret etmek suretiyle itip diğer vezirler ^ Naima tarihi. Paşa . nihayet mâni olmıyahm. M İ 4 .

(1651 M.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK de aym suretle yaparak geriye kazaskerlerin sırasma lardır*.) senesinde şeyhülislâm oldu ise de Seyyid Fethullah gelen Edirne vak'ası E f e n d i bu makamı elde edemiyerek vukua esnasmda babasiyle beraber katledilmiş­ lerdir. giy­ E f e n d i yirmi Âbdül­ payesi almış olan K a r a Çelebi-zâde a z i z E f e n d i 1061 H . Rofid tarihi. Eyüp. varak 418. Bu kanun 1250 H . (1834 M.) senesine * Naima tarihi. * Zübdetü'l-vekayi (Defterdar Mehmed Paşa). I I . Divanın haftada dört gün devam ettiği mmanlar Divan-ı Hümâyunda ve kümen de Vezir-i âzamm İkindi Divanmda gflrülfirdfl. 8. Bunlardan başka şeyhuhslâm payesi alan yoktur. Galata ve Üsküdar huzurlariyle görülmüş olan bir dâvayı iki taraftan birisi kabul etmez ise o dâva sadr-ı âzam huzuriyle ve istinafen göridür ve buna Huzur muha­ kemesi veya Huzur murafaası denilirdi. II. Mustafa'nm hocası ve şeyhuhslâmı S e y y i d akraba ve mensuplanna tahsis ettiğine kanaat 211 atmış­ Feyzullah E f e n d i ise en yüksek müderrishklerle kaddıklan kendi evlât. etmiyerek ken­ disinden sonra şeyhuhslâmhğı büyük oğlu olup Rumeh kazas­ keri payesiyle Anadolu Kazaskerhğinden mâzul nakibü'l-eşraf bulunan S e y y i d Fethullah Efendi'ye şeyhuhslâm 25 payesi verilmesini bir telhis de pâdişâhtan rica etmişti. s. Kanun üzere cuma günleri kazaskerler ve çarşamba günleri İstanbul. 526. Eyüp. t. 446. Galata ve Üsküdar kaddan Paşa Kapısı'na gelerek vezir-i âzamm riyaseti altmda olarak murafaa dâvalarım tetkik üe hüküm verirlerdi'. İlk fetva Bu tarihte Ramazan 1113 F e t h u l l a h E f e n d i ' y e de Meşihat payesi ve beratı verilmiş ve pâdişâh huzurunda ferve-i beyza Seyyid Fethullah beş üe otuz yaş arasmda bulunuyordu. amr sonlanndan itibaren terkedilince büs­ bütün işler Bâb-ı âU'ye intOcal etmişti. c. s. Divam akdi işi muharebeler dolayisiyle X V I I . ' Bu dâvalar. Bunun üzerine ricası kabul olunarak (23 Şubat 1702)'de S e y y i d dirilmiştir*. Harar mnrafuuı •J^-'^ Sadreyn de denüen kaddan veya taşradaki Anadolu ve kaddar Rumeh kazaskerleriyle tstanbul. Cuma günleri sadr-ı âzamm riyasetinde . Naima'nm Edime vakası tarihçesi. IV. Huzur murafaası haftada iki defa cuma ve çarşamba günleri yapılırdı. e.

501-503). Sadr-ı âzam mesnevihan'a : " — Sen mal-i kesîre maliksin ve cerrar tabiatUsin sen olmazsm" ve Kara­ man şeyhine de : " — Sen zaleme gnruhundansm ve nli'l-emre itaat etmiyenlerdensin olmaz­ sm" dedikten sonra geride duranlar kimlerdir diye sormuş.212 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I kadar bıiyle devam etti. Nr. Bundan dolayı o sırada bulunan K o c a Rauf Başvekü P a ş a . IV. I I . Galata ve Üsküdar kaddarı bulunurlardı.3. Bunlar Arz Odasmdan çıktıktan sonra mesnevihan taraftarı olanlar. fakat bu huzur mura­ faası dâvalarının çoğunun tada iki gün şeyhuhslâm müstemin denüen ecnebi tüccarlar ile huzuriyle yapılacak dâvalarda hazır yapümasma mebni bu gibi nizamî dâvalarda Deâvi nazırının haf­ bulunması takarrür etmiştir*. Dâvaları bizzat Sadr-ı âzam diıder ve hüküm verirdi. B u tarihte cuma günleri. 168. I. münaBebetiyle perşembe ve pazartesi Sultan cuma namazı murafaamn murafaa vakti pek dar olduğundan günleri olmasma karar verildi*.)'de Sadaret adı Başvekâlet'e ve Sadr-ı âzam unvanı da Başvekil'e çevrihp Dahihye Nezareti işleri de Başvekâlete bağlanması üzerine Başvekilin vazifesi çoğalmıştı. "erkek evlâttan­ dır" demeleri üzere : " — Kel İ s m a i l Çelebi oğlu Ş e y h E l h a c M e h m e d Efendi sen müstehiksm diye ferace giydirib şeyhliğe tâyin etmiştir. 1 Lütfi Tarihi. bundan sonra huzur murafaasmm alâkasma mebni şeyhuhslâm huzuriyle yapdmasmı muvafık görüp arzettiğinden mütalâası kabul olunmuştur. Eyüp. e. 3. iktiza ederse bazı dâvaları RumeU kazaskerine ve Çarşamba divanmda da lüzum hasd olursa kaddara dinletirdi (Tevkii Abdurrahman Paşa kanunnâmeleri) Millî Tetebbular Mecmuası. M a h m u d zamanmda ve 1254 H . (1838 M. münasebetsiz sözler sarfetmeleri üzerine bunu haber alan Şahin A l i Paşa mesnevihan'ı avenesiyle birlikte Manisa'ya sürgün etmiştir" (Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumu'na devredilen yazmalardan 58 numaralı mecmua). a. A b d ü l h a m i d zamamnda ve Şahin A l i P a ş a sadaretin'de Kon­ ya'da mevlevi şeyhi olmak istiyen Çelebilerin dâvaları nihayet huzur murafaasma kadar gelmiş ve Sadr-ı âzam bu dâvayı şöyle haUetmiştir : Sadr-ı âzam ihtida Şeyh olmak istiyen mesnevihan Ue Karaman şeyhini murafaa etmiş. akdtedflen huzur mürafaalartn'nda Rnmeli ve Anadolu Kazaskerleri ve çarşamba günleri de tstanbul. * Arz Odası murafaasının feyhulislâmm riyasetinde yapılmasına dair B a ş v e k i l R a u f P a ş a tarafmdan Mabeyn Başkâtipliğine yazdan tezkire Bureti : "Scniyyü'l-himemâ kerimü'ş-şiyemfl efendim hazretleri .

trade-i Seniyye numarası 28). V . Bundan başka İstanbul Kaddığı Müsteşarhğma da müderrislerden Arzuhalci H a s a n R e f e t E f e n d i tâyin olunmuştur. VIII.M Ü F T Ü L Ü K V E Y A ŞEYHÜLİSLÂMLIK 213 Murafaa dâvalan aynca Rumeli ve Anadolu Kazaskerlikleri dairelerinde de görüldü. e. s.) 'de Mecelle Cemiyeti'nin teşkih ve bir nizâmnâme kaleme aimması üzerine dâvalara bidayeten veya istinâfen nizami mah­ kemelerin bakması takarrür ettiğinden huzur murafaalanna lüzum Malûm-ı sâınilerî buyurulduğu üzere Başvekâlet memuriyet-i cedidesiyle Umur-i Dâhiliye Nezareti birleşmek hasebiyle Arz Odası murafaasmm dahi bir âhar tarafa ihalesi icab-ı maslahattan gibi hatıra gelmiş ve bu cihetle o makule deâvi-i şer'iyyenin asd me'haz ve mercii olan zat-ı vâlây-ı fetva-penâhî huzurunda rü'yet ve terafû olunması münasib görünmüş olduğundan bâdezin Arz Odasmda görülecek dâvalar huzur-i Şeyhulislâmîde görülmek üzere divan-ı deâvi Nazırı Saadetlû Efendi bendeleri tarafmdan havale olunub tahsilat maddesi dahi yine Nâzır-ı mumaileyh tarafmdan rü'yet olunmak ve sadreyn-i muhteremeyn huzurlarmda ve sair mehakimde rü'yeti iktiza eden deâvi-i şer'iyyenin kezalik tahsilatı hususi Nâzrr-ı mumaileyh canibinde kalarak umûr-i murafaalarımn îcabeden mehakime havalesi dahi kemakân icra kdınmak ve fakat Arz Odasmda görülen dâvalarm ekserisi müsteminâna müteallik madde­ ler olarak ve hademe-i şeriatm anlara dair usul ve nizamata lâyıkiyle ma­ lûmatları olmıyarak bu vechUe emr-i murakabenin yalmz ahkâma brrakdması uyamıyacağmdan ve mukaddem bd misillû dâvalarm Ârz Odasmda rü'yeti bu kaziyyeye mebni olarak Nâzır-ı mumaileyh dahi bütün bütün o makule ni­ zami dâvaların memun olduğundan haftada iki gün huzur-i hazret-i mfişarünileyhde rü'yet olunacak murafaalarda bulunmak ve îcabma göre re'y ve marifeti munzam olmak suretiyle bir hüsn-i usule rabtı ve ol veclule arz odası murafaalarımn ayniyle taraf-ı fetva-penâhiye nakli hususu muvafık-ı İrade-i seniyye-i hazret-i şehriyâri buyurulur ise iş'an menut-ı himmet-i behiyeleridir efendim". Başvekilin bu tezkiresi. 128.z â d e Tabir Efendi müsteşar tâyin edilmiştir i. ^ Lütfi tarihi. Mabeyn Başkâtibi taradmdan pâdişâha arzolunmuş ve Arz Odası murafaasmm Bâb-ı âli'den Şeyhülislâm Kapısına nakline müsaade edilmiş ve bundan başka Deâvi Nazırlarmm eski usul üzere almakta olduğu resim kaldırdarak kendisine maaş verilmesine irade çıkmıştır (Aym scncak. (Başvekâlet Arşivi vesikaları sandık 92. 14). Bunlardan Rumeli Kazaskerliğine ait murafaalann Anadolu Kazaskerliğine nazaran çokluğu sebebiyle Rumeli kazaskerine yardımcı olmak üzere kazaskerlerin fakih olanlanndan bir müsteşar tâyini münasip görülerek bu mevkiye ebhyeti malûm olan S e r e z l i . Şeyhuhslâm Kapısında yapdan bu murafaa usıdü 1279 H . (1864 M. c. . Lütfi tarihi. s.

214 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I kalmamıştı. A b d ü l h a m i d ' e verilen bir jurnalde "bu dâvadan mak­ sat. fakat şeyhulislâmhğı şeyhülislâm Bodrumt Ömer Efendi'nin zamanmda (1889-1891) Mecelle Cemiyeti lağvolu­ narak Huzur Mahkemeleri tekrar meydana çıkmış ise de onun azhni mütaakıp ^ tekrar kaldırünuş ve işleri nizamî mahkemelere verilmiştir. İstanbul kadısı. S u l t a n Murad'ı tekrar hükümdar yapmaktır. Şeyhuhslâmm emini. Netice söylerdi. Reisü'l-müsevvidîn denilen Fetvahane müsevvidi hazır bulunurlardı. Bu isticvap ve müzakereye murafaada mev«iut olanlar ne suretle karara iştirak ile mütalâalarım söylerlerdi. Maksudiye Hanmdan kastedilen S u l t a n Murad'dır" denilmesi üzerine hem Sadr-ı âzam K â m i l Paga hem de Ömer E f e n d i azledilmiglerdir. bağlanırsa muhakemeyi idare eden hâkim o neticeyi dâvacdara * B o d r u m t Ö m e r E f e n d i zamamnda muvakkat bir zaman için ihya edilen bu mtırafaa meclisinde bir ara rü'yet edilen Maksudiye Hanı dâvası münasebetiyle II. Evkaf müfettişi. riyasetindeki huzur mahkemelerinde Fetva Rumeh ve Anadolu kazaskerleri. . Dâva evvelce hangi mahkemede görülmüş ise veya hangi bir hâkimin kazası dahilinde ise o kadı iki tarafı isticvap ederdi.

ve sarayda de Hiç şüphesiz Osmanh hükümdarlarmın ara-sıra dinî mev'izelerle. 12359. asır ortalanna kadar huzur dersleri ismiyle bir kaide ve kanun tahtında Ramazana mahsus ders takriri görülmemiştir. ' Abdi Paşa Vekayinâmesi (Umumî kütüphane Nüshan). O s m a n ve I I I . varak 135.ON BEŞİNCİ BÖLÜM HUZUR DERSLERİ Osmanlı pâdişâhları tarfından zaman zaman saraya davet edden veya saray hocalanndan olan ulemadan bazdan pâdişâh huzuriyle Kur'an-ı Kerim'den bir âyetin veya bir hadisin tefsiriyle bu hususta yapdan ümî mütalâayı dinhyerek istifade ederlerdi. ' I I I . Bu. Kur'an ve hadîs tefsiri dersinin günü muayyen olmayıp pâ­ dişâhın arzusuna bağlı idi. c. Nr. 1669) 'de I V . Topkapı Sarayı Arşivi. M e h m e d Minkari-zâde yatsıya ders takrir ettirip dinlemişti. Çünkü sade Huzur pâdişâh arzu ettiği zaman ulemadan Meselâ 12 Muharrem akşamdan Yahya Efendi'ye 1080 (12 kadar huzurunda Abdur­ bir zat Kur'andan bir âyeti tefsir eder ve buna karşı münazara yapılmayıp Haziran Şeyhuhslâm dinlenirdi. Mustafa'ya ait pftdişahm gnnlfik hayatma dair olon defterler. bulunduklan tarihen sır kâtipleri tarafından tutulan ruznâmelerde * malûm ise X V I I I . hususi mechslerinde de müverrih A b d i A ğ a ' y a (Meşhur Tevkii rahman Paşa) tefsir okutup dinlerdi'. . Huzur derslerinin hangi tarihte ihdas edddiğini sarih olarak bilmiyoruz. 3. Fakat bu dersler mukarrir ve muhataplarla münazarah olmadı­ ğmdan dolayı sonra tesbit edden kanun üzere bunlara Dersi dendemez. 212. 12358. Yine aym hükümdar. A t a B e y Enderun tarihi'nde bunu O s m a n G a z i ' y e kadar çıkarmaktadır ki* tabiî Buharî-i şerif kıraatlerinde hiçbir esasa dayanmamaktadır. Bazen huzur-ı hümâyunda okunan ders yukanda kaydet­ tiğimiz gibi Ramazan ayından başka aylarda da yapdmakta idi. Bundan dolayı herhangi bir âhmin pâdişâhın emriyle huzurundaki tefsir dersiyle Ramazan 1 Enderun tarihi. I.

"Şehriyar-ı bî-müdani bazretlerinin ilm-i şerife rağbetleri vareste-i izah olduğuna binâen Ramazan-ı şertifte huzur-i hümâyunlarmda tefsir-i kadiden (Kadı Beyzavi) bir kaç âyet kıraat ve bir mukarrire ve beş nefer tolib (muhatah) suretinde ulemayı cemiyyet ile ifaze-i feyz ve bereket eylemeleri irade buynrulup. Nr. a. Oradaki kayıt (S. 26. Enderun tarihine göre Ramazamn onuncu günü olan ders saraym kütüphane hocasının riyasetinde mukarrir olan zatlardan mürekkep bir mechs daha aktolunarak yine tefsirden ilmî mubaheseler yapıhrmış*.216 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I ayına mahsus kanunla okutulan huzur derslerini ayırmak icahetmektedir. 131. Merhum H a l i d Z i y a U ş a k l ı g i l (Saray ve Öteai Son Hâtıralar) isimU eserinde (C. 157. c. Paşa'nm yaptırmış ve devam ettirmiş olduğu görülüyor". 27 Ramazanda da huzur dersi olmuştur. * Vasıf Tarihi. c. Şu halde şehzâdeUği zamamnda III. / / . Mustafa Ruznamesi. 24 Rûz-i düşenbih mahbubiye divan hanesine teşrif ve gelen ulema dâilerinin mubahaselerini istimâ ve efendimiz mezburlara altm ihsan ve avdet.27) şöyledir : 18 Ramazan salı günü pâdişâh eski sepetcUer köşküne teşrif ulemadan altı nefer dâileri gelub tefsir-i şerif huzurda kıraat idüh badehu cümlesine efendimiz altun inam 19 Çarşanba sarık odasma teşrif ulemadan beş nefer kimesne gelub huEur-ı hümayunda mubahase. Çelebi-zâde Aaım e. * Topkapı Sarayı III. 557. Mukarrir ve muhataplarla yapdan Kur'an tefsirinin III.) 'de bir kanunla Ramazamn birinden onuncu gününe huzur dersleri demlen ve kadar devam eden bir ders ihdas etmiştir*. A h m e d l e beraber bu derslerde bulunmuş olmasmdan ilham aldığı pek muhtemeldir. 139) huzur derslerinin yüz sene evvel ihdas edildiğini beyan etmekte ise de bunun bir kanun altmda olarak devamı onun zamanına kadar yüz elli seneden ziyade ve bugün ise iki yüz senedir. Huzur derslerine 1172 Ramazanuun on sekizinde başlamıştır. I. I. 212. 26 Çarşanba Aga bahçesine teşrif ulema efendiler gelüb tedris badehu asn eda hareme teşrif. . Ondan evvel bu tarzda bir derse tesadüf edUmemektedir. babası III.462. 25 Ramazan sesenbih (sah) soffaya teşrif gelüb ulema tedris. Sultan III. 12359. 259. a. Mustafa'nın kanunundan evvel 1136 Ramazamndan itibaren Vezir-i âzam N e v ş e h i r l i D a m a d İ b r a h i m . a. 22 Ramazan rûz-i şenbih (Cumartesi) soffada mnbahuseleriyle ârâm ulemadan gelen dâilerinin dâilerinin 23 Ramazan yekşenbih Sank Odasma teşrif ulemadan gelen mubahase ve münazaralariyle aram asn eda hareme teşrif. (1759 M.. badehu efendimiz cümlesine ihsan buyurub 20 Ramazan rûz-i perşenbe Aga bahçesine teşrif defa ulemadan beş nefer dâUeri gelub tedris. VI. 370.. Mustafa 1172 H . Mustafa'nm. a." ve Enderun Tarihi.

e. tatil Efendi'nin ettirmiştir'.H U Z U R DERSLERİ 217 1180 H ... Selim zamamnda ve 1215 Ramazan (1801 Ocak) tarihindeki bir huzur dersinde mukarrir ile muhataplar arasındaki münazarada kendilerini göstermek istiyen muhatapların mukarrire lüzumsuz hücumlariyle ders. reis olmuştu^. . e. s. III. M u s t a f a zamanında huzur dersi için intihap edilen mevah ve müderrislerin adedi yüz yirmi altı olup hunlar on dokuz güne taksim ve her biri birer gün için tertip olunmuş ve her günkü meclise en kıdemli ve liyakatli olanlardan birisi hülislâma aitti. Huzur derslerinde Kur'an-ı Kerim'den zamana münasip bir âyet okunarak mukarrir taraündan onun tefsiri yapdır ve muha­ tapların suallerine ve itirazlarına mukarrir cevap verir ve bu su­ retle ilmî bir mubahese cereyan ederdi. huzur derslerinin K a d ı B e y z a v î tefsirinden yapılması âdet olmuştu. 101. s.. I. huzur hocalarının intihapları şey­ sürgün edilmiştir*. 102 ). oldu­ lar" Vasıf tarihi. Ders tamammda »j^» surre-i muayyene ile baliği meblâğ-i ferah-ı hal. I. * Cevdet tarihi (Matbaa-i Amire tabı).) 'de ve yine III. bir âyeti tef- 1 "Beher sâl-i Ramazanda vaz-ı gâhâne olan tefsir tedrisine rağbet-i httmâynn berkemal olduğuna binaen mevali ve müderrisinden yüz yirmi altı nefer kimse on dokuz mecUse taksim ve her biri bir gün için tertib ve tan­ zim olunub her meclis erbabından zaten ve zamanen akdem ve ercah olan sairelere Reis ve bâlânişin-i makam-ı tâlim ve tedris olub evâil-i sure-i « yu Bakara'dan makama münasip nice nükât ve mezaya takrir ve beyan kdımb. Huzur derslerinde kendisinin larda terbiye v e edeb haricine Abdülmümin Efendi'ye Efendi ile yüksek ilmini göstermek is­ tiyen bazı muhataplar bulundukları mahalli unutarak münazara­ çıktıkları görülmüştür. Cevdet Paja. (1767 M. 158. Bunlardan reise mukarrir ve diğerlerine muhatap denihrdi. mukarrir olan mübabaseyi aşarak terbiye harici ağır sözler sarfettiğinden Bozcaada'ya.. s. 204. c. ». Meselâ Mümin 1176s enesi Ramazamnda muhataplardan T a t a r H o c a . ' Vasıf tarihi. Vll. ilmî münazaradan çıkarak müna­ kaşa ve terbiye harici sözler sarüna kadar çirkin bir hal almış ve bu halden müteessir olan pâdişâh Bu münazara iptida mukarrir Kudsî dersi. münazara ve arkasından mügatemeyi mucip olan tefsir münasebetiyle Arapça yazdan bir risalenin üeri geri sözlerini çıkararak yapdan mübabaseyi tarihine koymuştur ( Aynı cih.

102. . ' Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü (Hıaur dersleri maddesi).) 'de 11. 10891. (1835 M.218 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Ömer Efendi'nin Mukarrir şirini mütaakıp iptida muhatap Kastamonu'hı itiraziyle Ahıshah Kudsi başlamış ve sonra D a ğ ı s t a n l ı Ali Efendi'leıin itirazlariyle A b d u r r a h m a n ve büyümüştür*. Sa. M a h m u d zamanmdaki huzur dersinde saray hocalanndan sekiz mukarrir ve müderrislerden on üçer muhatap ile Ramazanın iptidasından sekizinci gününe kadar her gün pâdişâh huzuriyle Kadı Beyzavî tefsirinden ders yapdmıştır*. / . 1246 H . . ayet-i kerimeye mâna verüüb bazı cihad ve gazaya müteaUik kıssa ve mev'iza ve şecaat ve cesaret telmih buyurularak şeyhane fıkracıklar ve müsnakl buyrulub bu tavr-i avâm-pesendâne bahharin ayıb ise dahi tab-ı şahaneye tahsen olmağla : •»•^^—ii <JU»L. Enderunî Ala da (C. VII. " ' 1 Cevdet tarihi. 170. . (1831 M. 3. III. ı_. 2 LiUfi tarihi. e. c. s. 3. E f e n d i muterizlerin itirazlarına sekinet ve midâyemetle S e l i m .)' de ihya edildiğim yazmakta ise de ' yukanda kaydettiğimiz böyle bir inkıta olmayıp devam etmiştir. 1250 senesinde Mabeyn başkâtibi tarafından şeyhulisolunan akliyye lâm'a gönderilen irade mucibince ber-mutad takrir huzur derslerinde "havsala-i zihn-i avamdan hariç tahkikat ve mubahasat menfur-ı tab-ı hümâyun olmağla mebâhis-i ve mesâil-i usûliyyeden tefevvuh buyrulmayıb .i* jM hüner inde'l-havassi'l-müte- nazaran hûb mazmuniyle bu vadide isbat-ı vücud ve izhar-ı fazi ve ile makbul-i hümayun o l m a l a r ı . bu üç muha­ cevap verip onlan ikna etmek istemiş ise de muvaffak olamamış ve münazarayı dinlemekte olan S u l t a n tabın haksız olduklarmı cereyan eden mübahaseden anhyarak bu üç müdenisin muhataplıktan çıkardmalanm şeyhuhslâma işrap etmişlerdir. Mehmed Zeki Pakalın Tarih Deyimleri adh lügatinde I I I . 213) bazen mübahasenin muhavere Ue küstahlık derecesine çıktığım kaydediyor. Mustafa'dan gibi sonra huzur ve Terimleri derslerinin dersler terkedilerek 1251 H . Ar. . * Top. .

" Abdülhamid ve Yıldız Hâtıraları (Tahsin Paşa). s. Enderum Ata (C. 11. Vekayi'in birinci sayızama­ smdaki kayda göre huzur derslerinin mukarrirlikleri imtihan ile verilirdi. arkalarma cübbe ve bellerine jal verilip yalnız mukarririn cübbesi siyah. muhataplarm mavi olurdu. Huzur derslerine erkânmın büyükleri üe davet üzerine bazı vükelâ ve devlet ricali de bulunurlardı. s. s. devam etmek icab ederken çok zaman kehme üzerinde muhatabın. mukarriri sıkmasmı eder ve daha terbiye haricine etmesi üe devam münazara edep ve yukanda K e t h ü d a .ÜUJ ı^^lTUo iLk^ j (jjÜLSj ^Ji\ ^1 Ol) âyet-ikerimesiyle 1 Tahsin Pofa'nın hâtıraları. e. 213. II. s. I. zamamnda huzur dersleri 219 Rama­ zanda ikindi namazmdan sonra haftada iki gün üzerinden ayda Sultan Mehmed Reşad zamanmda eski âdet üzere Ramazanm birinci gününden hafta sonıma kadar yine sekiz gün olmuştur. Derste (^. 129.*>rf»j. H a l i d Z i y a Ugaklıgil'in kaydma göre (Saray ve Ötesi. sekiz gün Abdülhamid yapıhrdı i. 128) sonzamanlarda mukarrir ve muhataplara atiyye. 1324 İstanbul senesinde neşredilen müderrislerine Takvim-i II. 24). .z â d e meşhur merhum H a c ı A r i f E f e n d i . Huzur dersleri mevzuun ve ehemmiyeti üe mütenasip şeküde münakaşa mahcup üzere veya de mağlûp ve göriüdüğü çıkardı. A b d ü l h a m i d zamamnda huzur önlerinde rahleleriyle dersleri Yt/du'daki Çit kasrı'nda yapılır ve Pâdişâh yüksekçe bir mindere oturur. Abdülhamid nmda mukarrirhk ve muhataphk kayd-ı hayat şartiyle verilmiş ise de îlân-ı Meşrutiyeti mütaakıp 1326 Ramazan (1908 Eylül)'da bu kaydı hayat usulü kaldırılmıştır. S u l t a n Mahmud zamanmda Ramazanm başmdan itibaren bir hafta devam eden huzur dersinde muhatap olarak bulunmuştur. Her gün başka bir mukarrir ve muhatap derse iştirak ederlerdi. 129 huzur dersleri bajlMı kuım. Mukarrir ve muhataplar her derste başka başka şahsiyetlerdi ve bunlara münasip atiyye ile cübbe ve bellerine şal verilirdi *.HUZUR DERSLERİ II. tarihinde mukarrir Efendilere Lâhnri şal ile ağır bohçalar ve muhataplara atiyye verildiğini kaydetmektedir. karşısında mukarrir ve muhataplar yer­ Mabeyn lerini alarak Pâdişâh mukarririn takririm ve muhatapların sualleriyle başhyan münazarayı dinlerdi.

Sağ tarafında bir de dizi dizi hanedandan hazır bulunacak olanlarla sol tarafında da yine öyle dizi de Ma­ beyn erkân ve memurini ile bendegâna mahsus ipek minderler sıralanmış olurdu. dersleri (Sultan Mehmed Reşad zamamnda) uğradım ve bütün Heyhat ne müthiş bir hayal devam Ramazanlarda günlerce eden bu huzur derslerinde umulan zevke bedel ne acı bir esef Sarayında Zülvecheyn sofasında olurdu. . Mecmuu on beşi geçmiyen 1 Kethüda-zâde Arif Efendi Menakıbı. bu münazarayı H a c ı şöyle anlatıyor : "Tamam yeni teşkil olunan nizam askerinin ders muharebe­ yürüteceği lerde sabır ve sebatı ve Allaha rabt-ı kalb etmek ve som taştan metin bina gibi şeciâne durmalarının üzerine sırada hoca efendiler burada. M e r h u m H a l i d Z i y a U ş a k l ı g i l . vav âtıfa mıdır hâhye midir? gibi o meclise iktiza etmiyen bahislere girişdiler. bunların ne olabileceğini evvelden tahmin etmek mümkün de­ ğildi. . j I j I > « T ^ J ü l l ^ l L ) âyeti okuna­ Arif Efendi rak münazaraya başlanır. e. 158.220 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLATI (jj>JJh fU J i^lj I j I j j-U. "Huzur dersleri. buna mukabd onlar. "Ben beklerdim ki mukarrir Kur'anın metninden ayrdmıyarak falan ve falan âyetten dham alarak hitabelerde bulun­ sunlar. fakat nasıl hitabet ve belâgatin birer mükemmel numunesini teşkil etmesi lâzım geleceğine hükmederek ilk defa bu derslerde hazır bulununca diyanetle hikmetin bir memzucesini dinlemekle zevk-yap olacağıma e m i n d i m . başlannda bir mukarrir de muhataplardan mürekkep bir zümre tarafından verihrdi. S u l t a n M a h m u d ' u n canı sıkılır" ve böylece ders tatsız sona erer*. inkisarına duydum. Sultan M e h m e d R e ş a d zamanında Mabeyn başkâtibi bulunduğu sırada o tarihteki bir huzur dersi hakkmda oldukça geniş izahat vermiş olduğundan bu hususta bir fikir vermek için bazı kısımlarını aşağıya nakledi­ yorum : "Saray Ramazanının başlıca hususiyeti huzur dersleri idi. . hep tefsirlerin iz'ana sığmıyan teşrihâtını "Huzur Dolmabahçe esas tutuyorlardı. Hünkâr deniz tarafında kanepenin üzerine yerleştirilmiş bir mindercikte saburâne otururdu.

e. şalvarhk çuha. . "Evvelâ onun mânâsım söylerdi. kısaca. Her sene mukarrirleri ve muhatapları . çabukça. Muhatapların cübbeleri mavi idi.H U Z U R DERSLERİ 221 bir h e y e t . şeyhülislâmlar şu huzur derslerinde olan iz'ana. muhataplara soracaklan şeyleri söylemekten ve alacaklan cevaplan anlatmaktan ibaret olurdu. ya düşmez.Meşihat mer'i olan bir usul dairesinde sıra üe intihap ve saraya îzâm ederdi. şamkâri kumaş. mantıka. halebkâri kumaş. "İkindi namazı Dolmabahçe camii'nde kümdıktan sonra önde mukarrir ve arkasmda sırasiyle muhataplar yürüyerek saraya girihrdi. Bu derslere dahil olmak için namzetler iyice çalışırlardı. Asü matlup olan o değüdi. buna da cevap verihnce üçüncü muhataba söz söylemek fırsatı ya düşer. canfes bohça. . Dersler Ramazanın ilk gününden başlıyarak haftası sonuna kadar devam eder ve bunlara ikindi namazından sonra başlanırdı. Â y e t muhtelif müfessirlerden naklen türlü rivayat ve hikâyatı döküp saçmak ve bunlarm etrafta çeşit çeşit. asır Bonlariyle X I X . acayip ve garip efsanelerle dolu tevşihata bir girizgâh bulmak için vesile teşkü ederdi. Hazine-i hassa için ihtiyar olunamıyacak bir masraf değü. Hatıratta b n hususu biraz daha malûmat olup mnkaririn esatiri nakillerinden bahsedilmektedir. İşte tecrübe. . desturluk tülbend. Kur'anm azametine mâ- . zira vazifelerini bitirince ceplerine bir atiyye sırtlanna bir cübbe ve beUerine bir şal kuşak ihsan olunmak mukarrerdi. mukarrir bunun cevabım verir. . II. ' Saray ve Ötesi (Son Hâtıralar). mukarrir daha evvel hangi âyette kaimmiş ise oradan derse başlardı.k i her gün için ayn ayn zevattan teşekkül ederdi. Mukarrirlerin cübbeleri siyah ve iyi ku­ maştan. Nasü olup da bidayetten beri Pâdişâhlar ve bu işi her yü tertip eden kuhyetine lâyık bir cereyan v e r m e m i ş l e r . telli hind kumaşı.^ "Saraydan evvel Dolmabahçe camiinde bir toplantı yaparlar ve o günün dersi hakkmda bir tecrübede bulunurlardı. diğer muhataplar da dersin sonuna kadar bir put gibi sâkit dururlardı. İkinci muhatap bir ikinci sualde bulunur. t. İşte ilk günden başhyarak bütün Ramazanlarda huzur dersleri böyle devam edince bizler için eyvah diye yan­ maktan başka bir iş kalmamış oluyordu. Bu tec­ rübe gayet basit idi. ^ X V I I I . mukarrir sırası gelmiş olan âyeti tefsir ederken yanında oturan bir muhatap bir sual irad eder. asır başlannda fennayış şal. " *. 129-141.

IJ. Son huzur dersi Halife A b d ü l m e c i d Efendi zamamnda ve 1341 Ramazanmda yapılmıştır. 129. . s. «. 140. e.222 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Tahsin Ahmed Ziya isminde Paşa hatıratında mukarrir hocalardan Efendi'yi Paşa'nm Tikveşli ve Halid Efendi Efendi de ders vekiU  s i m Tahsin U ş a k l ı g i l de M u s t a f a  s i m E f e n d i üe F a i k bir zatı beğeniyorlar*. » s. Saray ve ötesi. Huzur dersleri üe bir mukarrir arasmda epey Osmanh devleti ve hüâfetin ü- gasma dair olan 26 Recep 1342 (3 Mart 1924) kanununun neşriyle tabu olarak sona ermiştir. * Abdülhamid vt YMu Hâtıraları. 129. hattâ Hayreddin cereyan Paşa etmiş*. söylediğine Sadr-ı âzam mubahase göre huzur derslerinde hazır bulunan dinleyicüer üe mukarrirler arasmda da bazı sual ve cevaplar olurmuş.

fakat o sırada ses çıkarmıyarak zamanım beklemişti. F e y z u l l a h isimlerinde üç şeyhülislâm Bundan başka bir de I. Murad bu kefalet Paşa işine Bayezid. görülmemişti. pâdişahm. Selim'i hükümdar yapmak Vezir-i âzam H a l i l H a m i d P a ş a ile işbirhği yaptığı tShmetiyle şeyhuhslâm D ü r r i .z â d e H ü s e y i n Efendi. Sultan M u r a d ' m vaÜdesi K ö s e m S u l t a n ' a bir arîza göndererek bazı dokunakh sözler yazmış. Daha sonra bizzat idareyi ele alan Pâdişâh.z â d e Erzurum'lu hamid'i Seyyid maktulen vefat etmişlerdir.ON ALTINCI BÖLÜM MAKTUL Osmanlı tarilımde larmda diyle şikâyet ŞEYHÜLİSLÂMLAR Kadılardan yolsuz hareket ederek hak­ hir suç isna- olunanlardan hazılan katledildiği halde K Y l l . Kasım.z â d e asır başlarmda Abdülistiyen asır ortalarına kadar şeyhuhslâmlardan herhangi katlolunanlar H ü s e y i n ve H o c a . İbrahim) öldürmiyeceğine dair verdiği teminata inanmıyan Ocakhya karşı de beraber kefil olmuşlardı. (1785 M. Ahi zade Hüseyin Efendi ayaklanarak "l^m zat Ayak ^'^'ad Yeniçeri Divam zamanmda ilk Hüseyin esnada katledilen ŞeyhulEfendi'dir. Vezir-i âzam Topal R e c e p IV.z â d e S e y y i d M e h m e d A t a u l l a h E f e n d i de 1199 H . (1633M.z â d e ' n i n Pâdişâhı hal' etmek istediği şeklinde tefsir edddiğinden telâşa düşen VaUde Sultan oğluna mektup yazarak onu acele İstanbul'a davet etmiştir. 1043 H .)'de/s(ara6u/'dan çdiarak İznik yohyle Bursa'ya giderken halkm şikâyeti üzerine hiçbir soruşturma yaptırmadan İznik kadısmı astırmış. . Bu hâdise üzerine A h i .) tarihinde azhni mütaakıp Gelibolu'ya gönde­ rilip orada zehirlenmek suretiyle vefat etmiştir. bu hal şeyhül­ islâm de İstanbul'daki ulemayı müteessir etmişti. aleyhdarlan tarafmdan A h i . fakat bu asırda A h i . mum yapıştırmış. ŞeyhuUslânun bu sözleri. hal' ile şehzade M e s u d ve X V I I I . Bu kar­ M u r a d ' a karşı Ahî-zâde Ocağmın S u l t a n olduğu deşleri olan şehzadeleri (Süleyman.

182.) Mesud E f e n d i şeyhuhslâm olunca.161. Ahî-zâde hakkında : "Merhum ceri ve gayyur olmağla berây-ı maslahat şer ve şûriş-i eşkiyayı def için pâdişâhı kan dökmiye şevketti. tok sözliUüğü ile tanmmış. böyle Hedm-i bünyan-ı buda çendan inkisar-ı rızaya mazlûmanm garametin gördü" di'm'n oğlu olan M e s u d okumuş pâdişâh hocasmm oğlu olmasmdan dolayı Hâriç müderrishğinden başhyarak çabuk yükselmiş. 162. mukarin olmamağla demektedir *. iki günde bir vezir-i âzam değiştirmenin zararh olacağım bUdirerek M e s u d Efendi'nin teklifioi reddetmişti. K â t i p Ç e l e b i . şöyle. M e h m e d ' i n çocukluğu zamanmdaki kanşddık ve devlet adandan arasındaki aciz ve şaşkınlık esnasmda serbest mütalâalariyle Vahde Sultanm teveccühünü kazanarak Anadolu Kazas­ keri bulunduğu sırada Yeniçerilderin isteği olmuştu (1066 H . 160. cerbezesi.z â d e ' y i sahde çıkartarak boğdurmuştur*. I. «.224 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Seyahati yanda Murad. e. » Fezleke. Naima. e. = 1656 M. c. Almış olduğu bu cevaptan müteessir olan Hoca-zâde sözünü yerine getirmek için kendisini şeyhıdislâm verildiğinden gelir gelmez = müzakere bahanesiyle yaptırmış olan yeni­ davet olunarak çerileri tahrik eylediği hakkmda doğru veya vanhş saraya haber saraya Diyarbakır kadıhğı verihp Bostancıbaşı vasıtasiyle üzerine şeyhıdislâm İstanbul'dan çıkardarak Bursa'ya gönderilmiştir (1066 Ramazan 1656 Temmuz). I V . II. şeyhülislâmı ettirip bir kayıkla sür­ kayığı çevir­ yollamış ve Çekmeceler önüne varmış terek A h î . t. avam tarafmdan sevilmiş ve bu halleriyle sarayda epey taraftar peyda etmişti. güne derhal bırakarak hemen tevkif İstanbul'a dönen olan IV. fakat kendisinden daha düşünceh olan Vahde Sultan. 1 Fezhke. bütün devlet idaresini nüfuzu altma alıp işine geleni vezir-i âzam yaptırmak ve isteme­ diğini azlettirmek istiyerek her işe müdahalesi yetişmiyormuş gibi kendisinin tavsiyesiyle vezir-i âzam olan B o y n u E ğ r i M e h m e d Paş-^'yı arzu ettiği gibi yumuşak bulmadığından azhni Vahde Sultana bddirmiş. Hoca zâde Mesud Efendi ^' a h m e d ' i n hocası Aydm'h M u s t a f a E f e n E f e n d i . II. . s.

S m U F müialı Kara Çelebi-zâde Âbdülaziz E f e n d i de H o c a - zâde'nin öyle bir isyan hareketinde medhah olmadığım söyle­ Erzurum'ludur. timiyt TtşkiUtı. 232. V. e.)'de I I . Mustafa tâyin hükümdar olunca şehzâdehğinde onun hocası olmasmdan dolayı İstanbul'a getirtüerek pek az sonra ikinci defa şeyhıdislâm eddmiştir. İS . 4i. I. a. Dokuz sene bu makamda bulunan Feyzullah Efendi Umiye işlerini kendi arzu ettiği şeküde yapıp oğullarım. Bursa'da ikamete memur olan esbak Ş e y h ü l ­ islâm miştir. bir defa I I . yollarm A b a z a H a s a n kuvvetleriyle kapah E f e n d i tarafmdan sâbdc olmasmdan dolakı maiyyetine bir miktar sekban yazmak istemesi ve bu hal Bursa Kadısı R u h i d d i n şeyhulislâmm hükümete karşı koymak için asker yazdığı şekhnde İstanbul'a bddirdmesi üzerine gönderilen bir fermanla mi­ safir bulunduğu evde meyva yerken bastınhp öldüriümüştür*. e. Mesud bden Efendi'nin böyle bir harekette bulunmadığmı sonra K ö p r ü l ü M e h m e d P a ş a sadr-ı âzam olduktan H o c a zâde'nin katline sebep olan R u h i d d i n Efendi'yikatlettirmiştir.)'de yirmi gün zamakadar ^EfeSa* Erzurum'a şeyhıdislâm olup azlini mütaakıp memleketi olan gönderilmiş ve 1106 H . S ü l e y m a n 1099 H . ». O Tarihte. tarihi. (1695 M. İşte bu haller ve kendisinin hudutsuz ihtirası ve gadri her sınıf kendisine ^ Naima. (1688 M.MAKTUL ŞEYHÜLİSLÂMLAR 225 Bursa'dan Mesud Diyarbakır'a gitmek üzere hazırbğa başlıyan E f e n d i . SiUhdar tarihi. Ağzı kalabalık bir zat olması dolayisiyle gerek bımun ve gerek kardeşioin çalçenehğinden bizar olan Şeyhülislâm Y a h y a Efendi : " — Hoca Efendiye (yani Mesud Efendi'nin babasma) hak rahmet etsin bu mahdumları okutsa ne olurlardı?" dermiş. akraba ve mensup­ larım birer suretle en yüksek derecelere çıkararak istihkak erbabma terakki ve terfi yoUarmı kapatmış ve bundan başka vezir-i azandan da nüfuzu altma almak suretiyle devlet işlerine el atmış ve Pâdişahm yüzünden emriyle kendisine sorulmadan hiçbir iş yürümez düşman olmuştu. olmuştu.

c. şeyhuhslâm zindana payesi verdirmiş olduğu büyük oğlu istintak ve işkenceyi tarafmdan hnç Fethullah mütaakıp E f e n d i ' n i n isimleri ulema ve sâdât defterinden silindikten sonra konulmasmı ve orada sırada halk dışarı çıkarıldığı edilmek suretiyle feci surette vefat etmiştir i. varak 418. 78.226 OSMANLI DEVLETtNİN İ L M İ Y E TEŞKİLATI Nihayet 1115 H . Ee'ad Efendi Kitapları. . >. Raşid tarihi. Naima'nm Edirne Vak'aeına dair ritaleai. (1703 M. I I I . 1 Zübdetü'l-vekayi (Defterdar Mehmed Pofa). 77. 29. a.)'de tahrik neticesinde vukua gelen Edime Vak'ası üzerine evvelâ azledilip memleketine sürgün edil­ mişken sonra yoldan çevrilerek Edirne'ye getirtilmiş ve kendisiyle.

ON YEDİNCİ BÖLÜM DÎNÎ VE H U K U K Î SAHADA YETİŞEN MEŞHUR ÎLİM ADAMLARI Gerek Osmanlı âlimleri ve gerek ondan evvel Anadolu Selçu­ kîleri âlimleri çok zaman yüksek tahsillerim Suriye. Bundan dolayı kısaca Osmanh muhitinde yetişenleri medrese silinden sonra yüksek tahsihni KoAire'de yapmış olup nakli. Osmanh devleti kurulup Anadolu'da hududunu genişlettiği sırada elde ettiği yerlerde Anadolu Selçukİleri ve Anadolu Bey­ likleri zamanlarmda kurulmuş olan ilmî müesseselerden de istifade edilmiş ve bu suretle ilmî saha genişlemiştir. M e h m e d . Şcreffiddin Davud-i Kayseri Mütefekkir âhmlerden olan ^* M a h m u d b. Bu suretle her iki cihetten tahsil gören veyahut o taraflardan Anadolu'ya gelen âhmler bu suretle yetişerek Anadolu medrese­ lerinde tedrisatta bulunmuşlardır. olan âlimlerden bahsetmiyoruz. Biz burada İslâm felsefesi olan ilm-i kelâmda ve dinî ve hukukî mahiyette eserler yazmış olan bazı âhmlerden X I V . Mısır veya tranve Orfo-^sya'daki medreselerde yaparlardı. . Kayseri'h ilk Davud tah­ bahsedeceğiz i. X I V . ve X V . Suriye ve Mısır'da dinî ve hukukî üimlerle tefsir. Mısır'dan Anadolu'ya döndükten sonra S u l t a n O r h a n taraündan yeni ^ İlmiye tegkilâtmdan bahsettiğimiz için bn eserde medrese harici müspet iUmlere dair eser yazmı. ve X V . akli ve tasavvufi eserler vücude getirmiştir. hey'et. tarih. hadîs. Bu hususta bilgi edinmek istiyenler merhum D o k t o r A d n a n A d ı v a r ' m (Otmanlı TürMerinde İlim) adh eserine müracaat etsinler. riyaziye (matamatik). asırlarda Osmanh memleketlerinde dioî ve hu­ kukî ihmlerde ve bundan başka kelâm. asırlarda zikretmek isteriz. kelâm ve felsefeye dair olan ihmler revaçta idi. edebiyat ve kavaide dair olan ilimler ve tran ile Maveraünnehr toraflanndaki medrese­ lerde riyaziye. felsefe ve astronomide yüksek değerde ilim adamları yetişmiş ve bunlar ilmî eserleriyle daha sonraki asırlarda da şöhretlerini muha­ faza etmişlerdir.

Aksaray'da tahsihni tamamlamış ve sultanı M e l i k Şeyh düğü üzere Zahir Şeyh Bursa'da. Varidat isimh eserini sofiyye ricah ve Câmiü'l-fusulin hukukî eserini İslâm âlimleri pek muteber tutmuşlardır. = 1420 M .228 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I zaptedilen Bursa'ya. Ceddi ve babası Konya yüksek intisap medrese tahsilini gördükten sonra Kahire'de Hüseyin-i Ahlatî'ye etmiş ve onun vefatmda Kahire'de yerine Bedrüddin şeyh olmuş. D a v u d . Osmanlı tarihlerinde göriüparçalanması esnasmda bir şahhğa geçmek istiyerek hem İzmir taraflarmda bir ihtdâl hareketi Karaburun'daki isyan zorlukla yakalanarak muhake­ isindi Osmanh saltanatımn Deliorman Alevî kıyamiyle şeyhlikten ve hem Rumeli'de vukua getirmiş ise de İzmir'de bastırılmış ve kendisi de Deliorman'da mesini mütaakıp Serez Pazar'mda asdmıştır (823 H . ) .i S î m a v î denilen Ş e y h B e d r ü d d i n M a h m u d ' u n tasavvuftan OIJJIJ tan üJ>-xi]l ^U. zahir ihmlerinden başka tasavvuf vadisinde de çahşarak.i K â ş â n î ' n i n irşadiyle meslek-i tasavvufa intisap etmiştir. bunım şerhi olan Teshil isindi eserleri meşhurdur.i JU.i ^ Samavna.i tarafından tznik'de K a y s e r i . S a d r ü d d i n . Memlûk Ferec'e muallimlik etmiştir. M a h m u d . Burada yirmi seneye yakm müderrishk etmiş olan D a v u d . S ^ 1 o^j^ nii Fususi'l-hikem) K o n evi'nin hahfelerinden K e m a l ü d d i n . 751 H . Şeyh Bedrfiddm Mahmnd Samavna * kadısmın oğlu olup yanlış olarak varidat ve fıkıh­ ve B e d r ü d d i n .)'de vefat etmiştir. yerleşen D a v u d . On üç kadar eseri olup bir hayhsı fikrî ve felsefî olan bu teliflerinden en yükseği Muhyiddin-i (^1 A r a b i ' n i n Fususü'l-hikem adh eserinin şerhi olan Matlau hususi'l-kilem fî meâolup Hindistan'da basdnuştır. o l j L f ^ l ^ ' l U Letâifü'l-işarât Rumedi fütûhatma ilk iştirak edenlerdendir. (1350 M. ş^^^^^^ Molla Fenari Aslen Bursa Yenişehri Üe tnegöl taraflarmda bulunan Fenar kasabasmdan olup memleketinde okuyup sonra Mısır'da yüksek tahsilini yapmış.Câmiü'l-fusulîn. Edirne'nin Ortoköy kazasına bağh olup Edime-Kırkağaç istasyonu ve Cisr Mustafa Paşa^ya giden demiryolunun yahut nehrin sağ tarafm­ da idL Halk buraya Samona derler. Orhan Gazi dk tesis edden tznik Medresesi müderris- hğine tâyin eddmiştir. .

tlim dağarcığı diye meşhur olan ve tstanbul fet­ hini mütaakıp oraya kadı olmuştu.M ' o* Fususü'l . (1431 M. Yo^^^ad'm A l i yük­ Yerköy taraf- laımda bir aşiret çocuğudur. j^^^l ^ Mecmau'lBdhassa İmam tbn Saati (Muzaffereddin Ahmed b . mantık ve belagat ilimlerinde zamamnm en kudreth âhmi olup bu hususta pek değerh eserler vücude getir­ miştir. bu kıymeth eseri matbudur.) 'de vefat etmiştur. Ali Bağdadi).z â d e .z â d e . fikıh. 834 H .i R u m î ve M u s a P a ş a ' n m oğıdlanbunlar arasm­ dadır. Kendisinin yetiştirmiş soh H o c a .i K a s t a l a n î .oğullan bu İbn havahnin zamanmda Tire'de A y d m Medresesinde müderris Yıldırım Bayezid oğlu olup. tasavvuf. ve K a d ı .i felsefesinin Osmanh ülkelerinde Arabi'nin vahdet-i vücut âmil olmuştur. H a m z a . tslâm hukukçuları arasmda bugün de makbul ve muteber olan fduhtan jj» D ü r e r ve onun şerhi olan j ^ Gurer isindi eserleriyle şöhret bulmuştur.bedâyi li-usuh'ş-şerâyi) isindi tehfini otuz senede kaleme almıştır. Malla Hnarar M e h m e d H u s r e v b. Eserleri yüzden ziyadedir. Bundan başka hadîsten Sagani'nin jl^'bll JjLt» Meşarikü'lenvar'i de usul-ı fıkıhtan j l ^ V l Jjli« Mcnozı/ü'/-envar'ı da şerhetmiştir. Muarrif-zâde Paşa asırda şöhret kazanmışlardı ki M u s l i h u d d i n . Hızır Bey 863 H . BurHatip-zâde. sek fakihlerden olup F e r a m e r z b. kelâm. tefsir. (1394 M. İbn Melek Aydvn . Usul-i fıkıh. Usul-i fıkha dair pek mühim olan ^1 ^ 1 J ^ ' .) 'de vefat etmiştir. Tazarruat sahibi ve yüksek mütefekkir olan S i n a n bunun oğludur. İbn Melek 793 H . lnfiddinAMüllâtif S ü l e y m a n ş a h zamanmda Osmanldara geçmesi üzerine yine orada dersine devam etmiştir. tan M e h m e d ' i n huzurunda Mısır Fatih Sul­ olan ve Suriye'den gelmiş tasavvuftan da eserleri vardır.) 'de Bursa'da vefat etmiştir.DÎNÎ V E H U K U K Î S A H A D A Y E T Î Ş E N İLİM A D A M L A R I 229 Kayserî'den sonra M u h y i d d i n . ve fdtıh ve kanedir. olduğu talebeleri X V I .z â d e . Melek'in fduh yani İslâm hukukunda yüksek ihtisası vardı. bahreyn ve mülteka'n-nehreyn ) adh eserine pek güzel bir şerh yaz­ mıştır. Fatih Saltan Mehmed: . hepsi de müdekki- Arap âhnderiyle yapmış olduğu dmî mübahasede bu âlimlere galebe çalmıştır. T â c i . nin fikhın. fürû-i hanefiyyesinden( jr ^ 1 JıL. yaydmasmda Ş e m s ü d d i n M e h m e d F e n a r î b. (1459 M.

fevkalâde zekâ.)'de vefat etmiştir. Şeyhuhslâm olmuş ve F a t i h ' i n vefatmdan bir sene evvel 885 H . . Alâflddin-i T u s t ise alu ayda birer eser yazarak t m a m G a z a l i ' ­ nin mütalâasına iştirak etmişlerdir.i Tusi'ye sorarak bn hususta birer eser yazmalarım emıeylediğinden H o c a . usuI-ı fıkıh ve felsefede zamanınm başta gelen mütefekkir âhmlerindendi. Fatih Saltan M e h m e d .i T u s i ' y e havale etmişti. Fatih Sultan Mehmed Hoca-zâde hakkmda: " — N e Arap ve ne Acem'de eşi yoktur" dermiş. Bursa"]! olup kelâm. Her ikisi de tetkiklerim iddiasım bulmuşlardır. (1488 M . Hoca-zâde'nin kelâma. Bu itirazmdan yüz sene sonra Endülütlü İ b n R ü ş d TehafiUü't-tehafüt isimli eserinde İ m a m Cazalt'nin mütalâasına itiraz ederek akıl ile imandan. (1480 M. Edirne'de müder­ rislik ettikten sonra F a t i h olup F a t i h Sultan Sultan Mehmed kendisine hoca tâyin etmiştir. H o c a . tşte Fatih Sultan Mehmed. İmam Cazah ile İbn meşhur Tehafüt cJlf suretiyle bir eser kaleme almıştır. İfrat-ı zekâ ve ihatası ile tamnmış M e h m e d tarafindan sarayda tesis edilen ^ Tdıafüt. şiddetli anca ile bir meseleyi halle çalışmak demektir.z â d e dört ayda. Tahafüt Rüşd'ün üzerine yazdığı eserleriyle beraber Mı­ Rüşd arasmdaki muhakeme etmek meselesini ^ tetkik ve şerhi olan Hoca sâde Mnslilıflddiıı Mıntola sır'da basılmıştır. 893 H .z â d e üe A l â a d d i n . akim üstün oldu­ ğuna beyan ile t b n Sina'yı mfidafaa etmiştir. fikıh. ) 'de Bursa'da vefat eseri İ m a m G a z a l i ve t b n etmiştir.230 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I "Zamanınuzm Ebû Hanifesi'dir" diye kendisiyle iftihar eserin­ ederdi". mantığa ve fikıha dair diğer eserleri de vardır. Sinan Paşa Meşhur H ı z ı r B e y ' i n oğludur.z âde'ye. Yukandaki iki meşhur den başka usul-ı Mir'at fikıhtan olî y Mirkal ve bunun adh telifleri ve diğer eserleri de vardır. bu iki zıt mütalâadan hangisinin doğru olacağım H o c a . kelâmcı olan tmam Gazali'nin Hoca-zâde isabetU ile A l â ü d d i n . Kelâmcılardan t m a m G a s a l ! (Tehafütü'l-felâstfe) isimli eseriyle ilimde akb esas tutan i b n Sina'ya itiraz ile akıl ile her şeyin ölçölemiyeceğini beyan etmiş. Tahafüt meselesinde îman ve akıldan hangisinin diğerine müreccah olduğuna dair bilgi edinmek istiyerek bu husustaki mütalâalarmm bildirilmesini yaparak. ihata Sina ve i b n ve sürat-i intikalinden dolayı hocası H ı z ı r B e y (Akl-ı Selim) demiştir.

) 'de vefat ederek Eyüb'e veya Gehbolu'ya defheddmiştir. Alâüddin Ali K u ş ç u Ayasofya Sahn-ı seman müder- rishklerinde bulunarak 23 Şevval 877 (23 (Mart 1473)'de tekaüd edümiş ve 879 Şaban (1474 Arahk)'da vefat ederek Eyüb'e de£aolunmuştur. bu eseriyle edebiyatımızm nesr-i mürsel tarzmda yazanlannm başında gelmektedir. 463. Uj"^! :jT^t Tezkiretü'l-evliya isimh güzel bir telifi de vardır.z â d e ' n i n veya Zîc-i Gürgânî denüen ölümüuden sonra Bey zİcinin Zic-i llhanî Uluğ ikmalinde hizmeti göridmüştür. (1397 M. fakat asd şöhre­ tine sebep olan Zic-i Gürgânt'ye yazmış olduğu şerhtir. Fıkıha. hey'et ve riyaziyeyi de K a d ı .DİNÎ V E H U K U K Î SAHADA YETİŞEN İLİM ADAMLARI 231 kütüphanedeki kıymeth eserlerden istifade ederek zamanının birinei sınıf âhmleri arasmda yer almıştır. Hey'et riyaziye mütehassısı Bey'in(Vefatı 853 H . sarf üe usul-ı * MürTnevarih (Şamdanl-eâde). (1486 M.) Doğancısı M e h m e d ' i n oğlu olduğu için Kuşçu lakabiyle meşhurdur. AUfiddin Ali KOKU ^^^^ ve Maveraünnehr taraflarmdan olup takriben hükümdarlardan Uluğ 800 H . ^ > U ^ Tazarruât isindi eseri meşhurdur. Pâdişahm emriyle tale­ besinden Tokat'h meşhur M o l l a L ü t f i vasıtasiyle A l i K u ş çu'dan riyaziye tahsd etmiştir. = 1 4 4 9 M. tefsire dair bazı eserleri vardır. matbu cilt. . A h Kuşçu. . Velinîmeti ve hocası U l u ğ Bey'in. yeni şekü kıyafet ve elbiselerin ihdasmda vezir-i âzam M a h m u d P a ş a üe beraber müessir telvih haşiyesi vardır. oğlu A b d ü l l â t i f tarafından kath üzerine Akkoyunlu hükümdarı U z u n H a s a n pâdişahm yanma gelerek hürmet görmüş ve sonra onun tarafmdan elçilikle F a t i h S u l t a n M e h m e d ' e gönderilmiş ve daha sonra aüesiyle beraber IstanbıU'a gelmiştir. Gedik Ahmed Paşa'mn azlinden sonra vezir-i azamda olmuştur. Dinî ihmleri Semerkand âhm­ lerinden.z â d e . asırda yetişmiş olan âhmlerin çoğu S i n a n Paşa'mn talebelerindendir. X V I . «.) tarihlerinde doğmuştur. 891 H . Riyaziye fikıhtan ve hey'ete dair eserlerinden başka tefsir. Ş e y h î b n V e f a ' y a intisabı vardı. Riyaziye ve hey'ette mütehassıs olup ^ıJuA îIUj Risale-i Muhammediyye ve Risale-i Fethiyye bunlardandır.i R u m î üe bizzat Uluğ Bey'den görmüş ve K a d ı . olmuştur*.

Serbest fikirU atak olmasmdan dolayı mutaassıp ule­ madan hasmı olan H a t i p . ilhad isnat edicek teftişine Pâdişâh Hatip-zâdeyi memur kddı. t b n rind-meşrep Celâlüddin-i ve uyanık fikirh idi. gibi riyaziyeyi Tokat'h. (1495 M. X V I . Kemal'i. (1516 M. ^ " T o k a t l ı Lfitfi. asır sonlarında yapmış Paşa'nm yetişmiş.232 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Mdim Lfitfî âlimlerdendir. Üç Usanda şair olan M ü e y yedi Iiin cütlik bir kütüphanesi vardı. üm-i kelâmm müşkU meselelerinin halline dair bir tehfi ve diğer eserleri vardır. Yüksek seciyesi ve Yavuz sebebiyle her sınıfa kendisini sevdirmişti. Sahn-ı Tazarruât de A l i olup seman XV. halbuki hasudun biri Hatip-zftde idi" Mür'i't-tevarih (banimannı cilt). Tebriz'e jlüJI ^ giderek Devvant'den okumuştur. Taassubtan uzak.) 'de şehiden vefat etmiştir*. B a y e meşhur zid'e tamtarak yetişmesinde âmü olmuştur.)'de vefat etmiştir. mütefekkir yetiştirmehendeseden müderrisliği Sinan sahibi lerindendir. ASıRDA YETIŞMIŞ OLAN BELLI . «. Deryay-ı ilimdir ve İ b n Kemal'in üstadıdır.BAŞLı ILIMLER Mflftfi Ali n«ın«n büe Zembilli hakşinaslığı Ali asırdaki mütefekkir şeyhuhslâmlardan olan bu zat. RumeU KazaskerUğinde bulunmuş ve 922 H .„jT Ta^^îfü'l-mezbah isindi eseri vardır. Aklî ve naldi ihmlerde değerh bir şahsiyet olduğu Kuşçu'dan öğrenmiştir : ^ ILI ^^. halkm kendisinden istediği fetvalan zemkoyup hallederek yine diye zembih penceresin­ den sarkıtarak iade ettiğinden dolayı tstanbul halkı tarafmdan Efendi meşhurdur. . 475. J>r Cüz'ü Mecmaü'l-fetâva ismiyle vermiş olduğu fetvalan havi eserinden başka kelâmdan mevakıf şerhi haşiyesi. Nesefi'nin akaid şerhine haşiyeleri ve diğer bir hayh risaleleri görülüyor. M&Bjfei-mUe AMarahman Amasya'h olup irfan sahibi adam yetiştirmesini ve müstaidleri himaye etmeyi âdet edinmiş olan değerh âhmlerdendir. fsy^^ lâ-yetecezza risalesi. Hasndlar.z â d e üe Molla tzari'nin gadirlerine uğrayarak 900 H . Y ü z kadar dme dair mevzuat isindi telifi ve bundan başka meaniden miftah şerhine. II. Y a v u z yed-zâde'nin Sultan S e l i m bu değerh âUmi kaybet­ tiğinden dolayı müteessir olmuştur.

B a y e z i d ' i n emriyle meşhur Osmanh Tarihini kaleme almıştır ki mühim bir vekayinâmedir. t b n K e m a l müderrislikten sonra kazasker olmuş ve Müftü A l i C e m a l i E f e n d i ' n i n vefatı üzerine Şeyhülislâm olup 942 H . (1526 M. lügat. mütefekkirlerin toplantı mahalh olan Şeyh M u s l i h u d d i n t b n İki Kemal A h . Selim. hadis. I I . tefsir hadis ve kelâmda Hızır Rumi olduğu Atufİ hakkiyle ihtisas sahibi olan H a y r e d d i n Merzi/onludur. Bayezid adma dişâh (II. Fetvalarım havi dört sene muhtarât admda bir eseri vardır. Meşhur L ü t f i ' d e n okumuş ve M ü e y y e d . I . Hoca- fikıh. (1536 M.) tarihinde vefat ederek Zeyrek Mektebi yanma defiıedilmiştir. küçük üç yüz eser ve risale kaleme almış olan t b n K e m a l ' i n babasınm adı S ü l e y m a n ve dedesinin adı da K e m a l âlim Tokat'h M o l l a Abdurrahman Paşa'dır.Zamanım tetebbu ve telife hasretmiş ve mûte­ med Şenueddin ı^^vvi mevzularda büyük. Vefatı Mekke'de duyulunca selât-ı gaip kıhnmıştır.)'de vefat ederek Edimekapı haricine Buharı tekkesi ya­ nma defiıedilmiştir.z â II.D l N İ V E H U K U K t S A H A D A Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 233 S u l t a n S e l i m gibi gazapk fakat insaflı bir pâdişâh bile onun eOzünü dinlemiştir. iU-Ül i«f j»JS j jb^VI a^jj dan adh tıbbi bir eseri vardır. Bayezid'e Ravzu'l-esnan tedbir-i sıhhati*l-eb- görmüştür.z â d e E f e n d i ' d e n himaye görmüştür. Atnfl Hayrtsddin H ı » -^"P «debiyatmda. Üç pâ­ yirmi ahlftkve etmiştir. zâde'nin tehafüt isimh eserine talikat yazmıştır. Süleyman) zamanlarmda şeyhuhslâmhk dan bir eseri vardır. I I . On beş kadar telifi olan 948 H . . İslâm hukuku olan fikıhta mütebahhir idi. usul-i fikıh. I . İlim ve fazUetinin yüksekliği ve geniş mikyasta şöhretinin yayılması dolayısiyle ins ve cinin müftüsü demek olan ( ü ^ ' J** müfti's-sakakyn) unvam verilmiştir. Bu eserlerinden otuz altısı iki cilt halinde basılmıştır. Bayezid. tarih.)'de vefat etmiştir. 932 H . Riyaziyeci Kadı-zâde-i ithaf fî etmiş toruna K u t b ü d d i n de'den ders M e h m e d ile meşhur Bursalı H o c a . (1541 M. edebiyata dair eserler yaznuştır. Tefsir. Tekkesi münevverlerin Vefa'ya müatesip idi.

ve X V . Babası E m r u l l a h E f e n d i de ulemadan medreselerini yaptır­ olup kaddıklarda bulunmuştur. hadîs. asn âhmlerdendir. 971 Toşköprülü zâde •^«**"<»'"'^-"^ûın isimh eseriyle yüksek ilmi kudAhmed Isamüddin retini göstermiş olan T a ş k ö p r ü l ü .z â d e tefsir..) Şam kadısı adım verdiği eseridir ve basılmıştır. hadis. muhakkik Yavuz Ebussuud Efendüer Babası gibi X V I .1565 M. riyaziyede sasiyle şöhret bulmuştur. üe 973 H . demektedir. Kmalızâde ve şereflendiren Mustafa. Müverrih  l i de "sağ olsa idi E b u s s u u d ayarında büyük bir şah­ siyet olurdu" demekte ve Şakayık zeylini yazan Nevî-zâde ihtiAlâî derin iken A t â y î de "Ser Defter-i Ulema" diye tavsif K ı n a l ı . Kanunî Sultan Süleyman za- Tosyalı'dii. A h m e d . Numaniye'yi meanî üe tehf asırlarla ve kısmen X V I . fıkıh. Şakayık-ı Ahmed Isamüddin mütehassıstı. mamnda Reisü'l-küttap ve uzun seneler Nişancı Celâl-zâde olan meşhur âhm ve mütefekkir M u s t a f a Bey'in kardeşidir. Kanuni Sultan Siüeyman.z â d e de ilk olarak buradaki dört medreseden birisine müderris olmuştur. Tefsir. t b n K e m a l ve Kanunî'nin .234 OSMANLI D E V L E T i N i N i L M t Y E TEŞKILATI Kınoh zâde Devrinin en yüksek âlimlerinden olup İsparta*bdiT.z â d e . Muslihuddin Isamüddin Sultan Selim'in hocası idi. Efendi İstanbul yükselmiş. tefsir.)'de tekaüd edderek 968 Receb CeUl-zAde SaUh Efendi (1561 Nisan)'inde vefat etmiştir. fıkıh ve belâgate dair on dört kadar eseri olan Salih Efendi. Şöhretine sebep olan A h l â k . Okuduğu eserlerin kenarkalemiyye adiyle yazdığı risalede göridüyor. kelâm ve edebiyatta tercüme-i hallerini havi Arapça etmiştir.ı larma mütalâasını yazmak âdeti idi. Numaniye ve mantıka Mevzuatü'l-ulûm kaddığma kadar Türkçeye tercüme edderek basdmışlardır. kelâm. X I V . camiiyle beraber Süleymaniye dıktan sonra zamanm değerli âlimlerini buraya müderris tâyin ettiği sırada K ı n a l ı . gözleri görmez olduğundan 961 H . (1554 M. dair eserleri vardır. kelâm. asırda yetişmiş olan âhm ve şeyhlerin Şakayık-ı gramer. Tarih. seneleri arasmda (1563 . felsefe ve etmektedirler. Arap edebiyatına vukufu Risale-i vefat etmiştir. Meşbur K â t i p Ç e l e b i Kmab-zâde hakkmda "ÂUame-i Rum ve dehre bir gelenlerdendir.

K a n u n i S u l t a n hikayât tercümesi ^ ile Tarih-i (Budin). M ü e y y e d . E b u s s u u d ' u n tefsiri. . Babası Ş e y h kazasmm lakabım Y a v s ı ' d ı r . Bunun şeyhulislâmhğma kadar bu makama gelenlerin dereceleri kazaskerlerden aşağı iken S u l t a n S ü l e y m a n ' a takdim etmiş olduğu (JX>1İ j U j İ ıJiJl ö T ^ l l i l > Jl pUl İrşadü'lakh's-sehm ilâ mezâye'l-Kur'ani'lazim) isimh tefsirinden dolayı o tarihe kadar üç yüz akçe olan şeyhülislâm yevmiyesi beş yüz akçeye çık anlarak kazaskerlerle beraber oldu. (1565 M. X V I I I .$a/(Zemahşerî) ve Beyzavi tefsirlerinden sonra üçüncü gelmektedir. Mısır kadıhğmdan sonra İstanbul'a gelerek Camii) yanmdaki evinde ederek Nişancı Eyüp'te biraderinin camiinin (Nişancı tetebbuatla ve eser yazmakla son demlerini geçirmiş ve birade­ rinden iki sene evvel 973 H . Efendi de (VefaU 1188 H . Tefsirinin bakiyyesini de takdim edince yevmiyesi altı yüz akçeye yükselerek hem maddi hem mânevi kazaskerlere tefevvuk etti. Mısr-ı Cedid. münşeat mecmuası kelâm ve fikıha dair haşiyeleri vardır. Süleyman'm Budun oğlu B a y e z i d ' i n emriyle Farsçadan Türkçeye çevirdiği Camiü'lTarih-i Muhaçnâme.Müderrislik. Vefatma kadar otuz sene hiçbir siyasi işe karışmadan mevkiini muhafaza etti. kendisi Eyüp'te babasmm tek­ kesinde doğmuştur. Xe. asn şereflendiren büyük olduğu için İmadt âhmlerin soDireklibel kullan­ Mehmed Efendi nuncusudur. Geniş hal tercümesi Belleten (Sayı 87)de yayınlandı. Ebnasınıd XXVI. . Fetihnâme-i Rodos. Kitabü'l-muhtasar gibi tarihe ait eserleri olup divam. Mecmualarda 1 oljljjl Ittddin II.DÎNÎ V E H U K U K Î S A H A D A Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 235 hocası H a y r e d d i n E f e n d i ' d e n ders görmüş müderrishk ve ka­ dılıkta bulunmuştur. kadılık ve kazaskerhk etti ve 954H.) Camiâ'l-hikây&tı tercüme etmi(tir. Avft'nin Bu eseri Salih Bayezid'in j vlıUlS^ıLl eseri Camiü'l-hikâyât ve Lâmiu'r-rivayût.(1545M. namına kaleme Cemaalınmıştır.z â d e ve sonra da i b n K e m a l ' d e n okudu. İskilip köyünden mıştır. Murad'm emriyle t b n A r a p ş a h ve oğlu Şehzade Mehmed'in emriyle Şair N e c a t i asır âlimlerinden Nazir nndan da Türkçeye çevrilmiştir.)'de şeyhülislâm tâyin edildi. tarafla­ İbrahim olup N i z a m ü l m ü l k Efendi'den evvel I I .) 'de vefat Camii haziresine defnedilmiştir. Salih E f e n d i . Geddi. Arap edebiyatmdaki vukuf ve ihatasım Arap şairleri tasdik etmişlerdir.1774 M.

A y ş î M e h m e d E f e n d i (Vefatı 1061 H . asırda B e r g a m a l ı İ b r a h i m (vefatı 1014 H . Bu hu­ susta D a m a d A l i P a ş a .). fakat kalem sahibi. = 1669 M. Değerh ulema yetişmesinde her halde medreselerden aklî dimlerin kelâm. = 1 6 2 1 M . = 1707 M. İlmiye mesleğinde yeniUkler mıştır. 85. .B e k a E y ü p (Vefatı 1094 H .) usul-ı fduh. . 982 H . VE XVııı. s. = 1 7 I 3 M . K e f e l i E b û ' l . yap­ Kanunî S u l t a n S ü l e y m a n ' ı n vefatma yazmış olduğu Arapça mersiyesi en nefis Arapça şiirlerindendir. riyaziye ve felsefenin kalkmasmın da büyük tesiri olduğu şüphesizdi. Haltercümesi Belleten. ) .B e k a da lûgat ve bazı ilim adamlanmn yetişmiş olduklarım görmekteyiz. = I 6 2 7 M . yüzydda bir asır evvelkine nazaran daha değerh H ı b r İ A l t E f e n d i ûkıh ve kelâmda ve E b û ' l . mantdc.)'den sonra. dedir. T a ş k ö p r ü l ü . = usul-ı fıkıhda 1683 M . Bu X V I I . ) . Hersek sancağımn merkezi olan Mostar kasabasmdan M u s ­ t a f a E f e n d i (VefaU 1119 H . ASıRLARDA GELEN BAZı ÂLIMLER X V I I . kelâm ve akaidde yüksek bir âlim olup aynı zamanda şiirde musiki üe talik yazıda da üstat idi. A l t ı p a r m a k M e h m e d E f e n d i (Ve­ fatı 1 0 3 3 H .z â d e M e h m e d K e m a l e d d i n E f e n d i (Vefatı 1030 H . = 1605 M . XVıı.236 OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I bir hayh fetvaaı görülüyor.)'de vefat ederek Eyüp'te mektebinin bahçesine defneddmiştir. ) . Bundan başka kısm-ı mahsusta göriüdüğü ve daha aşağıda görideceği üzere başka sebepler de vardı. Kütahyah H ı b r î A l i E f e n d i (Vefatı 1080 H . X V I I I . ) fıkıh. Bunlardan A y ş i M e h m e d . asırda bir asır evvelki âhmler değerinde müdekkik. = 1651 M. Bununla beraber bu asırda yetişmiş olan bir iki zatı zikredip geçeceğiz. muhakkik âhm dendecek kadar yüksek ulema yoktu. fıkıh ve fikıhda ihtisas sahibi idder. D a m a d İ b r a h i m P a ş a ve H e k i m o ğ l u A l i P a ş a gibi ihm sahiplerini ve müstaidleri himaye eden sadr-ı âzamlarm tesirleri vardır ki bunlardan meşhurlarım isim­ leriyle aşağıya yazıyorum : Kazasker A b d ü l b a k i A r i f E f e n d i (Vefatı 1125 H . Emiri araziyi şer'î kanunlarla telif etmiştir. münşi âhmler daha çoktu. (1574 M.

A z i z M a h m u d H ü d a y i E f e n d i torunlarmdan Üsküdarlı M e h m e d E m i n E f e n d i (Vefatı 1149 H . nakli ilimlerde bilgi sahibi idi. mantık vesaireye dair eserleri vardır. A s n n m en yüksek medrese âhmi olup zamanmda bir ikincisi yoktu.) tefsir. Bahâiye'yi adh meşhur şerh ettiği dair eserler telif gibi A y n i ' n i n etmiştir. risale.) Mukaddimetiİ'l-edeb isimh ese­ Allâme Zemahşeri'nin v''^' kelâm. kelâm. = 1 7 0 8 M. kelâm. kavâid. Kelâm. akaid ve muhazarata ve hey'ete dair vardır. mantık. ilim-i kıraat. meâni ve saireye dair gerek müstakil ve gerek şerh ve haşiyeleri havi yirmi beş eser yazmıştır. şerh ve haşiyeleri vardı. K a z o v a h A h m e d E f e n d i (Vefatı 1 1 6 3 H . mantık. Mukaddimetü'l-edeb tercümesi ehemmiyetine binaen basılmıştır. hadis.) tefsir ve akaide dair şerh ve haşiyeleri vardır. = 1 7 3 0 M. fikıh. mutasavvıflara aleyhtarhğiyle meşhurdur. = 1732 M. âdab. akaid. Öİ^İA» tkdü'l-cüman Türkçeye çevirmiştir. vardır.) tefsir. hey'et. ferâiz ve meâni ve münazaraya dair eserler yazmıştır. Bundan başka tefsir. tarihinin birinci cildini de C a r u l l a h V e l i ü d d i n E f e n d i (Vefatı 1151 H . Bundan başka E s a d E f e n d i i b n S i n a ' n m ^ i / a isimh meşhur eserim de tercüme ettiği gibi felsefeden *J\y. Fatih'te medresesi ve kütüphanesi .î'ill * ^ Hikmetü'l-işrakiyye'yi de şerhetmiştir. Yanyalı H o c a E s a d E f e n d i (Vefatı 1143 H . = 1 7 5 0 M. mantık ve meâniye dair risale.z â d e M e h m e d E f e n d i (Vefatı 1145 H .) Nevşehirli bu asrm mütefekkir âhmlerinden olup medrese ihmleriyle kalmıyarak felsefe ve müsbet ilimlerle de uğraşmış ve Damad ibrahim P a ş a ' n m emriyle fizikten kitdb'üs-semaniye Aristo'nun isimh eserinin üç kitabım aym zamanda şerhetmek suretiyle Arapça olarak kaleme almıştır. İshak H o c a s i A h m e d E f e n d i (Vefatı 1120 H . şerh ve haşiyeleri rini tercüme etmekle şöhret bulmuştur. = 1738 M. ilmine mağrur olmakla beraber hakkı teslim ederdi.) Usul-i fikıh. Maraş'h S a ç a k l ı . hendese. = 1736 M. hesap vesaireye Hesaptan vW.DÎNI V E H U K U K Î SAHADA Y E T I Ş E N ILIM A D A M L A R ı 237 ferâiz. Medreselerdeki haşiye tedrisine itiraz ederek klâsik eserler tehf ve tedris edilmesini tavsiye eden ( ^jiti\ Tenibil'l-ulûm) adh bir eseri de vardır.

tarih. Zemahşerî'nin üzerine şerhetmiştir. Buharî'yi otuz cUt üzerine şerhettiği gibi Sahih-i Müslim'i de yarışma kadar yedi cdt olarak şerh eylemiştir. İlmi hadis.) hikmet. Ebû Hadim eserleriyle Said H â d i m i (Vefatı 1176 H . = 1774 M. davet olunarak Ayasofya dirle karşdanmıştır. meşhurdur. mantık ve âdaba dair bir hayh eserinden başka en yüksek ihtisası riyaziye ve hendesededir.238 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I tzmir'h kıhtan ( ' ^ ^ j ' M e h m e d b. tefsir hadîs ve dm-i kıraatte muasırlannm en kudrethlerindendi. = 1752 M. suresini tefsir etmiş ve tstanbul âhmleri tarafmdan büyük tak­ N a z i r İ b r a h i m E f e n d i (Vefatı 1188 H . = 1 7 9 1 M. hadîs ve Um-i kıraate dairdir.Câmiü'l-hikâyat'mı çevirmiştir. C e m a l ü d d i n Avfi'nin müteaddit tercümeleri olan CJ[J}^İ-\ ^ U . Müsbet ilimlerden en değerh eseri logaritma lyU» şerhini havi v ^Lj^l J J ' A » Cedavil ü'l-ensab üe Hesabü'l-küsur ve JLJ>\JLI < . = 1 7 6 0 M. Konya'ma dair Mahmud Fatiha kasabasmdandır.) fı­ Mir'at) isindi esere haşiye yazdığmdan dolayı Mir*at muhaşşişi diye meşhurdur. Hendeseden Adlâ-i müsellesât üe Ceyb ve Mukantara Risalesi ve diğer riyazi eserleri vardır. = 1 7 6 2 M. V e l i (Vefatı 1165 H .) Mekke-i Mükerreme kadısı iken vefat eden bu zatm Iklilü'l-teracim adh eski felsefe ve hikmetten bahseden bir eseri üe tefsir ve hadise dair şerhleri ve Mevzuatü'l-ulûm risalesi ve diğer telifleri de vardır. Mantıktan <l)Uy Burhan ve hik­ metten li-^hr Celâl haşiyesi bunundur. fdohtan Eşbah şerhi. M e h m e d A k k i r m a n î (Vefatı 1174 H . mantık.) hem âhm ve hem a r i f bir zattır. ve akaide camü'nde Jljlfl Etvakü'z-zeheb adlı eserini yüz makale tarafmdan İstanbul'a. . hadîs. Tefsirden B e y z a v î ' n i n bir kısmma haşiyesi. şöhretine fıkıh binaen I . bu da Türkçeye Bunlardan evvelkisi riyaziyât-ı kadimeye tatbik için kaleme ahn­ mıştır. = 1 7 5 3 M.) Tefsir. Gelenbevİ İsmail Efendi (Vefatı 1205 H . kelâmdan Zübdet-i ilm-i kelâm ve bunlardan başka akaid. tasavvuf. ahlâk ve feraize dair değerh eserler yazmıştır. Abdullah H i l m i (Vefatı 1167 H .) YusuJ-zâde diye meşhurdur.> ^ KittAü'l-merasıd'djı. Elh beş adet eserinin on sekizi tefsir. Mir'at haşiyesi basdmıştır. kavaid vesair eserleri vardır.

asırda felsefe. Kazovah büyük âhm Efendi'nin vefatmdan sonra İstanbul'da kendisi ayarmda âhm bulunmadığmdan bu şöhretini ölümüne kadar mu­ hafaza etmiştir.D t N l V E H U K U K Î SAHADA Y E T İ Ş E N İLİM A D A M L A R I 239 Palabıyık Mehmed Efendi (Vefatı X V I I I . (1796 M. asır sonla­ nnda) felsefe ve riyaziyatta iistad olup riyaziyede muasın olan Gelenbevi'den daha üstün imiş.) 'de vefat etmiştir. riyaziye. Maalesef eser yazmamış ise de ayaklı kütüphane lakabı ilmi kudret ve ihatasına delildir.z â d e Arif yaşamış 1212 H . Eser yazmanuş. tam Ahmed olan K e t b u d a . Şam ulemasından meşhur huzurunda M ü f t ü .z â d e ile ilmî kudretini itiraf Sefer tefevvuk dâiyesiyle istanbul'a gelerek K o c a yaptığı ilmî ismail Ragıp Efendi'­ ji^ ilmi onun Paşa'nm Celâli mübahasede etmiştir. edebiyatta büyük şöhreti E f e n d i merhumdur. fakat değerh talebeler yetiştirmiştir ki bunlardan birisi X I X . . Müftü-zâde Mehmed Efendi (Ayaklı kütüphane) An­ yüz sene talya müftüsünün oğlu olan M e h m e d E f e n d i . Pek çok değerh âlim yetiştirmiş olan M ü f t ü zâde'nin talebelerinden birisi de G e l e n b e v î dir.

.

16 . Bu münasebetle Şaban 985 (15 Ekim 1577)'de I I I . tedir Murad azama hitaben gönderilen bir fermanda aynen şöyle tarafmdan vezir-i denilmek­ "Hâlen tarîk-ı ulemaya hayh ihtilâl ânz olub Kanun-ı kadim-i Sultan Mehmed Gazi (Fatih) zamamndaki gibi gözetihb zamam1 Kanunnâm»-i Otnumi (E$ad Efmdi kitapları). Kısm-ı mahsusunda görüldüğü üzere usulü üzere medrese tah­ silini yapmadan rüşvet ve iltimas ile medreseden mezun olup mü­ lâzım olan danişmendlerin bn halleri kudretsiz ve hamisiz medrese talebelerini de fena yollara sevketmiştir.ON SEKIZINCI BÖLÜM İLMÎYE MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A MUHTELİF TARİHLERDEKİ EMİR V E FERMANLAR Osmanlı devletinin mali. Bundan başka bir kısım müderrislerin de durumlan dikkate şayandı. Bunun neticesi olarak Anadolu'daki medreselerin bir kısım talebelerinin kudretsiz ve hyakatsizleri bu X V I . tlmfy» TtkiUlı. ismi var fakat binası olmıyan medreselere tâyin edilmek suretiyle bir derece üstün müderrishğe geçirilmişlerdi. 2363. asrm ikinci yansmda derslerini bıra­ karak eşkiyahğa başlamışlar ve bu hal hükümeti epey müddet uğraştırmış ve daha sonra Iran ve Avusturya ile devam eden ve uzun süren muharebeler sebebiyle softa şekaveti mühim bir gaile şekhni almıştır. Nr. hyakatsiz müderrishğe geçmiş olanlarm çokluğu sebebiyle bunlar müder­ rislik derecelerinin yükselmesi için yanmış veya yıkılmış. asnn ikinci yansmdan az sonra tedrici surette bozulmaya başlı­ yarak zaman zaman y a n m tedbirler ve *Li fiile çıkmıyan emir ve fermanlarla ıslâha teşebbüs edildiği sırada aym suretle bozul­ makta olan ilmiye teşkilâtı da (medreseler. medrese ve kadılıklar) ıslâh edilmek istenilmiştir. işte bu haller dolayısiyle hükümet ilmiye tarikim ıslâh 2 için bazı emirler vermiye mecbur olmuştu. idarî ve askerî teşkilâtı XVI. Herhangi bir suretle hyakath.

242

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I

nuzda dahi aheen olmak muradım dır. Şimdi kanun gözetümemekle müderrisin ve talebe şuglden kalmışlardır; kuzât-ı asâkire muhkem tenbih olıma ki müderrisin ve talebe tekmü-i müddet-i örfiyye etme­ din, feragat ettürüb âhar mansıba sevk ettirmiyeler ve danişmend­ ler dahi aşağı medreselerden şugl mikdarm etmedin mevâliye aldırnuyalar; Kazaskerin marifeti olmadm kimesne kabul etmiyeler. akçesi ve dersi olmayub "Ve bâzı müderrisler var imiş ki

mücerred âhar mansıba vesde olmak içün tevcih olunurmuş ve ol makuleler cemiyet eylemeyüb ve şugl etmeyub zamanede şugl edenlere müzahim olurlar imiş. 0 1 makule müderrisler r e f olunub min-bâd arzolunmıya. Velhasd menasıb ehline sevkolunub dmi ve fazdeti olanlar ve mehâret-i tâmmesi olanlar terbiye olunub riayet oluna. Kimsenin dtimâsiyle nâ-ehle mansıb arzedilmiye. Bâdelyevm bu vaz'a muhalefet ve emre mugayir ki vaz' işhyeler, zararı kenduleredir; bilmiş olsunlar ve gözlerin açsunlar; gelmiş ve ge­ lecek kuzât-ı asâkire tenbih ve te'kiddir". XVI. asrm ikinci yansmdaki Divan-ı hümâyun mühimme defterlerinde şakavetlerinden sık sık bahsedüen softalarm ıslâhı hakkmda 28 Muharrem 987 ( 27 Mart 1 5 7 9 ) tarihh bir hükmün bazı yerlerini yazmak suretiyle bu tarihte softalarm isyan mmtakalaıiyle bunlar hakkmda bir fikir elde eddmek mümkündür*. Nifan I hümâyun "Bundan akdem softa taifesi kendu hallerinde ve oMur ki tahsd ve iştigallerinde olmamak, cemiyetler idüh ok, yay ve sair alât-ı harh üe köyler ve kasabalar basıp Müslümanlarm kiminin taze oğullarım cebren gelüb, ahb gidib fi'ü-i şeni eyleyüb umumen ehl-i fesad olanlannm haklarmdan gelinmek için ümera ve kuzâta ahkâm-ı şerife gönderilmişti. "Hâlen tâife-i mezburenin meli'nden redelfi'den Şemseddin Mevlâna Mevlâna H a s a n Mevlâna S e f e r ve Aydın ve ve M u h y i d d i n ve Hamideli eşbehlerinden Kocaeli darendegân Ru­ sancağmdan Mevlanâ

sancağmdan Mevlâna H a s a n ve GeSaruhan sancağmdan Mevlanâ Karaman'dan Mevlâna V e -

sancağmdan Mevlanâ Z a h i r ü d d i n ve ve Menteşe sancağmdan

Livâ-i Tc&e'den Mevlâna M u h y i d d i n ve vüâyet-i Hayreddin

*- Mühimme
gönderilmiştir.

defteri, 31, «. 143. Bu fermanın

birer sureti asıl softa şeka-

veti olan Anadolu Beylerbeyisiyle

îıtanbul. Bursa ve Edime

Kadıhklarma

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

243

l i y y ü d d i n ve Alâiye'den Mevlâna K a d r i ve Germiyo/ı'dan Mevlâna Sefer ve Karesi sancağından Mevlâna Muhyiddin der­ gâh-ı muallâma gelüb tâife-i mezburenin ekser kendu hallerinde ve şugllerinde olub kimesneye zarar ve ziyanları yoğiken bazı eşkiya ve cebele softa namma gezüb fesad ve şenaat etmekle cüm­ lesine sirayet edüb bu bahane ile nice talebe na-hak yere katlo­ lunub ve softa taifesini tutanlara dirhk vaadolunmuştur deyu cürmü olmayub kendu hallerinde olanlan sancak beyleri svıbaşdan ve gayrdar tutub başlanm kesüb ve geru eşkiya ele gelmeyub mabeynde mazlumen telef olub ve akvam ve akrabalarma yataksm deyu ehl-i garaz taifesi yapışmakla kendu halinde olan softa taifesi havfindan terk-i vatan edüb tahsihnden kahb ve Müslümanlar evlâdlarm ihtiyaten mektebe vermez olub bu haller inkıraz-ı ilme sebeb olmuştur. "Eğer tâife-i mezburenin iyi olanlann kemakân şuglde olub cürmü olanlarmm dahi şimdiye değin vaki olan cerâimi afv olunur ise ve her birimiz nakib olub danişmend olduğumuzda camebaha (elbise parası) için biner akçe verilmeyüb nikabetle mülâzım olursak her birimiz hemşehrilerimizi gereği gibi zabtedüb anun gibi birimizin hemşehrileri fesad edecek olur ise on bir hemşehriler ittifak edüb bilâd-ı selâsede olan imaretlere komayub ehl-i fesadı bulub ele vermiye sa'y ve ikdam ederiz deyu taahhüd eyledikleri arz olundukda tevâif-i mezburenin hakkmda mezîd-i merhametim zuhura getürüb sene 987 Muharemü'l-haramımn gurresine gelince vaki olan cerâimlerin afv edüb b u nişan-ı hümâyunu verdim" Denildikten sonra bu on iki kişinin yılda bir kere sancaklarma giderek softalarm şekavetlerine mâni olmalan ve dinlemiyenlerin ele getürülmeleri için sancakbeyi, voyvoda, zuama ve erbab-ı tımar ve sair il erlerinin bu nakiblere yardım ederek şeka­ veti olanlarm elde edilmeleri emrolunmuştur. m Mehmed'in ihniye ıslâhatma ^'^^^^n M e h m e d ' i n emriyle mevâhden mürekkep heyet, ilmiye sınıfımn ıslâhı hakkmda tesbit larmda olarak (1598 Nisan) Pâdişâha takdim ederek

dair olan kanonu ettikleri bir lâyihayı 1006 Ramazanmın iptidabunun aynen tatbikine dair iradesini almışlar ve bu lâyiha kanun Kazaskerlere bildirilerek tatbiki emrolunmuştur i. Kanunnâme Nr,

^ Âfir Efendi kitapları (Süleymaniye
1004,

Kütüphanesi),

s. 7 9 .

244

OSMANLI D E V L E T Î N l N i L M l Y E T E Ş K I L A T I

"Rumeli Kazaskerine hüküm ki. Bir mukaddemeden sonra bu nişan-ı hümâyun verdim ve büyürdüm ki vusul buldıdtta evvelâ kırk akçe medreseden mâzul müderrislerden bir ehl-i ihm tâyin olunub hareket murad eden softa ve gayn varub andan bir ders okuyub müstaid idüğü malûm olduktan sonra yedine tezkire verüb

badehu danişmend olub

yirmi ve yirmi beş ve otuz akçe medreselerde üç ay ve hâriç med­ reselerde beş ay olub ve iki ve üç medreseye hareket-i misiUüye edüb ve dâhd medreselerinde altı ay olub zikrolunan medariste iki seneyi tekmil etmeyince ve sahihçe vech-i meşruh üzere hareket ettiği sabit olub yedine tezkire verilmeyince semâniye'ye olmıya. "Ve semaniye ve mafevkinde olan mevah, min-bâd vasd

daniş­

mend emrinde taharri edüb hücreden ziyade danişmend olmıya ve bu nöbette ve bundan sonra midâzım olanlarm eşkâh yazıhp hıfzolunmak gerek; hâlen midâmezette olanlar gelüb eşkâllerin yazdırub yedine tezkire almaymca midâzemet etmeye ve menasdıta olanlar fî-mâbâd mülâzemete geldikçe yazda. Zira bir midâzım fevt oldukta bazı ehl-i tezvir kendu ismi ve babası ismi veyahut mücerret kendu ismi muvafık olmakla tarika duhûl edüb hde etmiye kadir olmaya. *'Ve bazı eşirra vüâyette karar edemeyüb gelüb danişmend olub ihmden bî-behre olmağla mevah hizmetlerinde dahi olamayub birer tarîkle bahçe (bostancı ocağı bahçeleri) ve fırm (saray fırmlan) ve öküz amban hocası olub nöbette bu tarîkle yüz kırk nefer midâzım kaydolunmuş; beş, altı nefer kimesne olagelmiştir. Bu bahta dahi ihtimam olunub altmış üç (963) senesinde müteveffa Abdurrahman nöbetinde kaç nefer kimesne midâzım olmuşlar ise yine ol miktar ahnub ziyade alınmaya; onlar dahi hoca olduktan sonra kazaskerinden tezkire alub ismi ruznameye "Haremeyn-i muhteremeyn'den gaynda teşrif kaydoluna. olmaya ve

kenar medreselerinden midâzım alınmaya, meğer kadimden almugelmiş ola ve elh akçe medreselerden muîd ahnmaya, meğer sahibi vezir-i âzam olub hayatta ola. V e min-bâd mevtadan (yani vefat etmiş bir müderrisin talebelerinden) dd nöbetlik mülâzım

daniş­

mend ahnub maadası tevzi oluna (yani müderrislere verile).

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

245

"Ve bazı mevalinin filândan mütekaid deyu bir emr-i itibarı ile nice mülâzımı abnur. Âsd ne ise ol balde kaç mülâzım verirse yine ol miktan almub ziyade abnmaya. "Ve min-bâd kuzât, İçel'de müderris olmıya ve kasabat kadı­ larından yerinde mevleviyyet bükmü verilenlerin mülâzımı alınmıya; nihayet sair kasabat kadılan gibi müddet-i örfiyye itibarı olmıya, ol şerefe bu denlu riayet kâfidir, lle'1-ân olanlar bu veçhile olub min-bâd kimesneye ol itibar olunmaya. "Kenarda iki terakki ve içel'de bir terakki memnu ola ve iç medreseleri kırk akçeye vannca iki yd medreseye mutasarrıf ola­ lar; ve bazı ismi mevcud resmî mâdum medaris bi'l-külhyye merfû olmağa mecal yoktur. On ve on iki yd mukaddem kazaskerlerde *ij sika ve mûtemed ve müseUemü'1-kidl olanlar vere geldikleri medaris verilüb maadası r e f oluna; zira bazı kimesneler gelüb içel'den mü­ derris namına olub terakki de fariğ olub elh, altmış akçe kadı olur, bu tarîkle tafra edüb zaman-ı kahlde meuasıb-ı celdeye vâsd olmuşlann nihayeti yok imiş, min-bâd olmaya. "Ve kırk akçe medreseye vannca mâzuller bir matlabta cem olduklannda birisinin fazdet-i bâhiresi olur ise rey kazaskerindir; ve eğer zamana nazar olunursa azdde takaddüm ve sebak mukayyed olmayub midâzemette takaddüme itibar oluna; zira bâ­ lâda zikrolunduğu gibi bazdan bir tarikle az zamanda bir, iki matlaba vasd olub kat'-ı neye gadr olmaz. "Ve yeni midâzım üç seneyi tekmd etmeyince mansıb ve­ rilmeye ve akçe verüb mansıb alan kuzâtm akçe de aldıklan meşhur ve mütevater ibret olur. "Ve kaza kaddarı iki sene tamam mansıblanna mutasamf olalar ve bdâd-ı kasiye de bazı medaris olub midâzımin kabıd etmemekle bazı ecânibe verdüb ve terakki olunub olıcak sebeb-i azd ola ki gayra mûcib-i

paye eder ve bazısı medariste eskiyüb

batice hareket eder, zikrolunan (mülâzemete) îtibar olub kimes­

badehu birer

tarikle gelüb midâzımm tarîkine duhûl edüb menâsıb-ı dmiyyeye vâsd olurlar. Bu cihetten çok kimesne bi-gayr-ı tarîk bebremend olur; min-bâd ol makule medaris cihat ruznâmesi'ne ol tarîkden midâzımin beynine duhûl olunmaya. "Ve bazı kimesneler şehremininden veya zevayitten bir kaç akçe ulufe peyda edüb edna midâbese de mülâzım olub emed-i kaydolunub

246

OSMANLI D E V L E T Î N l N İ L M Î Y E T E Ş K İ L A T I

bedîd ve ahd-ı baîde gelince medaris bekleyüb yoliyle midâzım olanlara muzabim olur. Bu kaide mevali-zâdelere gaynda cari olmaya. "Ve min-bâd ruznâmelerde işaret oluna ki bu cihetten ve etraf hazinelerinden ıdûfeye mutasamf olanlardan ve yeniçeri ve sipahi ve topçu ve kalafatçı ve gayndan midâzım ahnmaya, zira bunlann ulufeleri cündî akçesidir, tarikle alâkası yoktur. Zikro­ lunan taifelerden ehl-i ihm olanlar mevah-i izam hizmetlerinde olub tarikleriyle midâzım olalar ve tarik-i mezkûre de midâzım olanlara imtihansız mansıb verilmediğinden verilmiye; gayn ulufelerine hüküm verilüb ol îtibar de mansıb meselâ on akçe mahsustur,

ulufesi olana yirmi beş ve yirmi beş akçesi olana otuz üe mansıb verilmeye; zira bu mânanm fesadı zahirdir ki zikrolunan taifeden birer tarikle otuz ve kırk akçeye mutasamf adamlar vardır; ol itibar olunur ise ihtidadan kırk akçe ve eUi de mansıb verilmek iktiza eder; ol bâb münsed olub saire verildüğü üzere verile. "Ve bir matlab'ta tarik-i mezkûrdan ve bahçe hocahklanndan midâzım olanlar üe mevah-i izam hizmetlerinde midâzım olanlar cemolundukta tarîk de midâzım olanlar bir y d takdim oluna. "Ve bazı kimesneler ehl-i ilim ve müstaidüz deyu midâzım olmasım rica etmekle ol

bahta hatt-ı hümâyun sâdır olur ise ol

asdlar nöbet olmaymca midâzım olduklarma rızay-ı hümâyunum yoktur, ol mûtemedler müstahik ve müstaid olduklan takdircedir. Tekrar arz olunub nöbet te'hir oluna. "Ve hâlâ

paye müderrisleri ve dahi aşağdar beyninde daniş-

mendsizlik ayıb olmağla danişmendi olmıyanlar levm-i akrandan ve belki tabakalarda azhnden havf edüb bir alay cahü danişmend edinmekle tarika bu cihetten küUi halel gelmiştir; imdi müderrise, danişmendsizlik ayıb değüdir ve belki ayıb olan câhü danişmend tutmaktır. " M i n - b â d müderrisler danişmend emrinde tamam taharri edüb müstahik ve müstaid olanlan danişmend edinüb câhü olanlan emrime muhahf danişmend edinmekten be-gayet ictinab ve ih­ tiraz oluna ve bu emr-i lâzımü'l-inkiyadımı min-bâd mukarrer tutub ve bu hükm-i hümâyunumu hıfz eyhyesiu ki sen ve senden sonra gelen kazaskerim daima mazmun-ı hümâyunı üe amel edüb aslâ ve kat'a hüâfma cevaz gösterilmiye. Tahriren f i evâü-i şehr-i Ramazan, sene 1006."

İLMİYE

MESLEĞİNİN

ISLAHI

HAKKINDA

247

Medrese ve müderris nizammm bozukluğunu ve buna karşı alman tedbirleri gösteren bu ferman bir müddet sonra tatbikten kalarak eski bozukluk ziyadesiyle devam etmiştir ki bunu meşhur K o ç i Bey'in I V . M u r a d ' a takdim etmiş olduğu lâphasmdan anlamaktayız. Koçi B e y eski devirlerdeki ulema ile kendi zamammn ara­

sındaki farkları ve Osmanh hükümdarlannm ulemaya karşı olan hürmet ve riayetlerini beyan ettikten sonra medreselerin bozuk­ luğu hakkmda şu malûmatı vermektedir i. "Hâlen tarik-i ihm dahi fevkalhad mütegayyir olmuştur ve aralarında cari olan kanun-i kadim tenezzül bulmuştur. Mukad­ dema bir talib-i ihm danişmend olmak murad eylese ulemadan birisi müteharrik olub evvelâ ondan mahreç dersi okuyub istidad ve hyakatini müşahede ettikten sonra müderrisinden birine gön­ derirdi. Ondan birine, ondan birine böyle böyle hariçte ve dahilde ve sahnda nice müddet danişmend olub badehu murad ettiği yerde karar edüb yolu geldikte mülâzım olub ruznâmçe-i hümâyun'A namı yazılırdı. Yolu geldikte sahn dânişmendlerinin eskileri - k ı ­ demleri- ki muîdlerdir her birine birer tetimme tâyin olımub onda sakin olan suhtegân taifesine ifade-i ulûm ederlerdi. "1003 (1594) tarihine gelince sahn muidlerinin şimdiki mü­ derrisler kadar vaka ve itibarı var idi ve danişmend olub nice zaman medariste iştigal-i ilm etmeyince mülâzım yazılmazdı. V e kimse kimsenin icazetsiz danişmendin almazdı ve tarîk-i ihm fev­ kalhad pâk ve mazbut idi. 0 1 sebebten içlerinde cahil ve ecnebi olmayub her biri yolu üe gelmekle eğer kuzât ve eğer müderri­ sinden cümlesi üim ve dini mükemmel ırz ve vakar sahibi adamlar olub müderrishği hahnde üm-i şerife ve mansıbı hahnde din ve devlete istikamet üe hizmet edüb ibâduUaha nef-i mahz olurdu. "Nihayetül-emr 1003 tarihinden beru bu intizam bozulub E f e n d i bir kaç defa

mukaddema şeyhuhslâm olan S u n u l l a h

bi-vech mâzul olub ve kazaskerler dahi tiz tiz mâzul olmağla yerine gelen azU havfina düşüb vükelây-ı devlet üe müdaraya muhtaç olub huzur-ı hümâyunda hak sözü söylemekten kadüar ve her­ kesin riayet-i batırma mukayyed oldular. ^ Kofi Bey Riıaleri, 1277 aenesindeddti baskı, s. 10.

248

OSMANLI DEVLETlNÎN İLMİYE TEŞKİLATI
"Metaneti olan mü'min-i kâmil azlinden dahi korkmayub aleyh

kelâm-ı hakkı söyler. S u n u l l a h

E f e n d i rahmetuUahi

bir kaç defa mâzıd olmuşken yine kelâm-ı hakkı söyleyüb emr-i din ve devlette kat'iyyen müsamaha etmediler idi. 01 sadr mü­ samaha yeti değddir; riayet mahalh değildir. Giderek her mas­

lahata hatır karışmakla ve her emirde müsamaha olunmakla
nâ-müstahaklara hadden ziyade mansıblar verdmek iktiza edüb kanun-i kadîm bozuldu. Kazaskerler dahi zaman-ı kaUlde bî-vech mâzul olmagila iç­ lerinden tama ve haris olanlar zaman-ı mansıbı fırsat ve fırsatı ganimet bdüb menasıbm ekserin rüşvet de nâ-ehle verir oldular ve midâzemetler dahi yolu de olmayub satdmağa başlıyalı voyvoda ve subaşı kâtibleri ve avâm-ı nâstan niceleri beş, on bin akçe de mülâzım olub

badehu zaman-ı kahlde müderris ve kadı olub

sahn-ı ihm cehele ile dolub iyi ve kem belürsüz oldu. Ekseriya zulüm ve teaddi edüb nâm-ı ulemayı keşide kdan o makule ce­ hele ve ecnebderdir; yoksa tarîk-i dme hizmet etmiş ve yolu de gelmiş ulema hâşa ki haktan udûl i d e . . . *'Bu abd-i fakir İstanbul'a, geldiğimde eğerçi ulema-i izam

şimdiki gibi badem ve haşem esbabı değddi. Lâkin bir müderris dâderi yoldan geçse halk-ı âlem ikbal-i tam ve küllî

tazim ve ih­

tiram ederlerdi. Irz ve vekarlan kemalde idi, her biri halk naza­ nnda müctehid mesabesinde muazzez ve mükerrem idi. Menasıb-ı dmiyye şefaatle verdmek reva değddir; ^ 1 âlem kangisi ise ona gerektir. Tarîk-i kazada medar ihmdir. Sinn ve sâl ve haseb ve neseb değddir; seccade-i şeriat âhm ve âdd olanlara gerektir. Medreseler dahi dekayık-i dmiyye istihracma kadir olan­ lara gerektir; bir cahd mücerred eskidir deyu bir âhme takdim inde't-tahkik cevrdir...

"Amma cümlenin mebdei, midâzemettir; şöyle ki mevah mü­
lâzemeti satmayalar ve her birisi midâzemeti erbab-ı istihkaka vereler, tarik-i ihm zaman-i kalîlde muntazam gahb olur. "Ve teşrifi midâzemetler dahi çok verilür oldu, arpalıklar, vazifeler olur ehl nâ-ehle

hadis oldu. Birine arpalık veyahut vazife olsa teşriften

nice midâzım yazalar ve her maddede midâzemet kanundan zi­ yade olunur oldu.

iki ydda bir yeni midâzımı yüz elhye çıkarddar. birine verihcek maadası tehî kalur. asır başlarmdan îtibaren medreselerdeki tedris hayatından bahs ile müspet ihmlerin ehemnüyetini anlattığı sırada "sadr-ı evvelde yani tslâmiyetin ilk zamanlannda meneddmiş olan bazı şeylere takdarak bundan maksad ne olduğunu anlamadan sonraki devir­ lerde eski zihniyette devam edddiğini beyan ettikten sonra F a t i h S u l t a n M e h m e d medaris-i semâniyyeyi bina edib kanun üzere şugl oluna deyu vakfiyesinde Haşiye-i tecrid ve Şerh-i mevakıf derslerini tâyin etmişti. bir mansıb çıksa on beş. gayet hor ve zeHl olmuşlardır. arzlan dinlenmez oldu. "Kaza ahvaliyle takajryüd ehemm-i mühimmattandır. bunlara bir tedarik göridmezse halleri diger-gûn olur bunun tedariki midâ­ zemet zabtiyle olur. müfessir allâme K a d ı Beyzavî'nin (Jjlı< «Uja! Ve'l-kamere kademfthn menâzil) âyeti tefsirinde aym her menzile nüzulünü bir vakitte olarak gösterdiğine itiraz ederek bımun bazen gece yansmda bir menzüden diğerine ve bazen bir gecede iki menzile hareket ettiğini ve her menzil takriben on üç derece hadd-i muayyen olduğunu ve kamerin seyri bu suretle bazen on bir ve bazen on beg derecede bulunduğunu ve bunlarm aslım bilmek için de heyet (Kozmoğrafya) bilmek îcabettiğim beyan ediyor. fakr-ı faka canlanna geçti. bununla Rum'da (Türkiye'de) sûk-i dme kesad gelüb ehh inkıraza karib oldu" dedikten sonra. . ol cihetten kuzât ahvali muhtel ve müşevveş olub aralannda müzahame kemahnde olmakla bir kadı iki yd midâzemet de mansıba nad olmaz oldu. sonra gelenler bu dersler felsefiyyattır deyu kaldınb hidaye ve ekmel derslerini okutmayı makul gördü ve yalnız iktiza-i nâ-makul olmağla ne felsefiyyat ve ne hidaye ve ekmel kaldı. bir subaşı ve bir haraççı şikayetiyle manBiblan başkalarma verihyor." Kâtip Ç e l e b i kendi zamanmdaki daha doğrusu XVII.. gadrine muttali olunduktan sonra cezası verilmek gerektir. hendese bden bir fetva sa­ hibi de hendese bilmiyen fetva sahibi ve keza coğrafya ve kozmografya bden bir müfessir arasmda* bir mukayese yaparak kadı^ K â t i p Çelebi. kanundan ziyade ki midâzemet verilmeye ve erbab-ı istihkaktan gaynsı aimmıya. her biri sâd mertebesine vardı.. yirmi adam tahb olur.İ L M Î Y E MESLEĞİNİN I S L A H I H A K K I N D A 249 "Bu asırda diyaneti ve emaneti olmıyan nice kazaskerler gün gün midâzemetler yazub ruznâmçe-i hümâyunu doldurdular ve nicelerine terakkder edüb bir.. bî-sebeb niceleri azlolunur.

siz ki kaddarsız. Bu fermanda dikkate şayan ve ibret aimması îcabeden bazı kısımları aşağıya naklederek o tarihte halkm mâruz kaldığı acıkh durum hakkmda bir fikir verebiliriz. 10). K â t i p Çelebi Şeyhülislâm B a h a t Efendi'den("Tulfitt'ş-şems mine'I-magrib) heyet kaidesine tatbik olunur mu? AlU ay gündüz. " . Bunlarm aslım bilmek murad eden riyariyyat gömüye heves eyUye" diye tavsiyelerde bulunmakta ve bu suretle medre­ selerde heyet. hendese bilen müftü ise hakkı bir akçe­ dir diye fetva verir. ı KâÜp Çelebi (j^'5 /ljU»tl J jJ-' öl > Mizanü'l-hakk fi IhtiyariHehakk ) isimli eserinde ( S.250 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI ların mutlak surette riyaziye. Şeyhülislâm bunlardan birisine. coğrafya ve hey'et bilmeleriuin zarurî olduğunu beyan etmektedir i. cevap vermiş. nahiyelerünüzü nâiblerünüze dtizama ve­ rüb bir canibten siz ve bir canihten nâibünüz voyvodular de mütte­ fik olub karye be-karye gezüb reâyâ (köylü) ve berâyânm müft ve meccanen koyun ve kuzu ve tavuk ve yağ ve bal ve arpa ve saman ve odun ve otlaklarm çeküb alduğunuzdan mâada her kasaba ve Yine K â t i p Çelebi aym müfessirin aedd-i takender hakkmdaki mütalâasmı da tenkid eyliyor ( Ol**^' cAi Beyne's-seddeyn) âyetinin tefsirinde K a d ı Bey­ zavî'nin mabeyn-i dbal demekle bunun Ermeniye ve Azerbaycan olarak tefsir edildiğini bu doğru olmayıb doğrusunu bilmek isteyenlerin coğrafya fennini bil­ meleri lâzım geldiğini söylüyor (Mizanü'l-Hakk. msıf hakkıdır dedi. rizaziye ve coğrafya tahsilinin ehemm olduğunu beyan etmek­ tedir (S. eni ve derinliği dört zira bir kuyu kazdırmak istese ve bunu sekiz akçeye pazarlık etse kuyu. 9) bir kimse boyu. hakkı budur deyu hükmeyledi. Aralarında ^jr niza' vaki olub bir kadıya vardılar ki hendese bilmezdi. 11). çünkü iki zira kuyu dört zira kuyunun sekizde biridir" demektedir. alU ay gece olduğu yerde beş vakit namaz nice kdınır ve nice oruç tutulur. sonra bir kadı-i mühendis bulub dâvayı dinlettiler. . . boyu eni derin­ liği iki zira' bir kuyu kazarak dört akçe taleb eylese arada çıkan para ihtilâtaa halletmek için kadıdan fetva istenilse hendese bilmeyen müftü bunun yansım yani dört akçeye hükmeder. Yine K â t i p Çelebi (£^adı-i mûhendia ihgayrı mühertdia A>üfcmüdür) başhkh yazısiyle şu iki misali veriyor. a. Mekke'den gayn yerde cihat-ı erbaa kıble olur mu ?" diye üç sual sormuş. I. diğer ikisini cevaplandmnamıştır. çünkü Müftü efendi coğrafya ve heyetten bihaberdi. . hak dahi budur. o da yanhş olarak. 10. Ahmed zamamnda Celâliler temizlendikten sonra 1018 tamim edilmiş olan uzun bir Recep (1609 Kasım) tarihiyle adalet fermanmda adaleti temsil edecek olan kaddardan acı acı şikâyet eddmektedir. Bir kimse tuli ve arzı yüz zira' olmak üzere bir tarlayı âhara bey' edib teslim mahallinde tuli ve arzı altışar zira' iki tarla verdi.

. Reâyâ ve berâyâya nice tekhfler edüb emr-i şerifte ne veçhile ferman olunmuştur diyenleri emre imtisal eylemedi deyu sicilleyleyüb hakkmdan gelmek lâzımdır deyu zaleme taifesine ahzettüriib külli malm alub ve aldınıb ve istediğiniz kariyenin hanesini mücerred celb ve ahz için defter-i cedide muhahf ziyade yazub cebren ona göre hane akçesi cem edüb bunun emsah envâ-ı zulüm ve teaddi eylediğiniz mesmû-i hümâyunum o l m u ş t u r . defter edüb badehu mahalhne varub bunlar ne zamanda fevt olmuş­ lardır ve bımlarm metrukâtı nice oldu? Ne için bize haber eylemedin ? Ve bizden izin almadan defneylediniz deyu taaddi edüb ve kefereden mürd olanlardan bir kaç kuruş almaymca defne izin vermeyüb ekserinin veresesinden sagîr ve sagİre ve gaib ve gaibe olmayub cümle hâzır ve kibar (büyük yaşta) olub kısmet taleb eylemezler iken cebren müteveffanm muhallefatmı yazub iki yüz akçe değer esvabı bin ve bin beş yüz akçe pahaya tutub kısmet bahanesiyle beğendüğünüz esvabı çeküb alub ve sizden mukaddem kadı olanlar bir defa kısmet eyledüğü müteveffa içün kısmet ol­ mamış ve bazı esvab gizleyüb rüsum kısmına gadreylemişsiz ve voyvodalar­ tekrar kısmet lâzımdır deyu kısmet edüb la müttefik olub bilâ-emr kasaba kasaba karye be-karye bî-günah Müslümanları teftiş edüb maldar olanlara sen mal bulmuşsun ve Celâh sende çok akçe ve esvab komuş deyu ahzettirüb ve hin-i teftişte Müslümanlar iyi kimesnelerdir dediklerin a y n ve bî-namaz dediklerin ayn ve bu kimse yabandan gelmiştir bilmeyiz ve yara­ mazlığın görmedik dediklerin ayn ferden ferda sicüledüb ve bir­ birine kefil verüb tekrar sicilledüb her birinden birer.İ L M İ Y E MESLEĞİNİN ISLAHI H A K K I N D A 251 karyeye karib geldüğünüzde yeni makbereleri sayub. tmdi kuzât ve nüvvâb. ikişer kuruş sicili ve hüccet akçesi ve muhzır ve hizmetkâr akçesi aldıktan sonra kefilnâme akçesi deyu voyvodalara külli akçe aldurub ve maldar kimsenenin olanca malın ehnden almak içün sicülde töh­ met-i sabıkası mukayyiddir deyu zaleme taifesinin ehne suret-i sicili verüb ve fesadı sabit olanlardan rüşvet almağla fesadlarma müte­ allik olan mevaddı sicilden çıkarub sahb ve dindar kimesnedir deyu ehne hüccet verüb ve müfhs ve medyun olan mültezim­ lerden bir kaç kuruş ve altm almağla mütemevvil ve maldar ki­ mesneleri bî-haber iken mültezime kefil yazub ehne hüccet verüb . . . . reâyâ ve berâyâya zulüm ve teaddi eyledikleri için azl ile ve nefy-i beled olmağla konulmayub şer'i ile gereği gibi . . .

a^ eserinde isindi olan Tel­ Hüseyin Efendi. teşkdâtı gayretlere rağmen yine düzelememiş. Haraççı ve avanzcı kadıya murad üzere vericek (yani rüşvet verince) reâyâ üzerine yüklenir. kadı ve nâiblerin çoğu vazifelerini sû-i istimal ederek çeşith bahanelerle halkı sızdırmalannm önüne geçdememiştir. IV. kazaskerler gayet dindar ve perhizkâr ve ehl-i ilim adamlar gerektir. fakirü'l-hal olanlanna vezâif ve atâyâyı diriğ buyurmıyalar ve içlerinden fazd ve kâmil perhizkâr ve muttaki olanlarım mümtaz kdub müteşerri ve muttaki olanlara şâirlerinden ziyade riayet eyhyeler ve mahfice bi-garez adamlar ile herkesin ahvahni tecessüs ettürüb ol makulelere sürrecikler göndermekle hatırlarm ele alub saire dahi iyihğe rağbet hasd ola. lâkin medyun olduklan için kazasker olduklan gibi kazalan bey'i min-mezid edüb ve düyun de olan add mi eyhyecektir? kazaya vasd Ehl-i hizmetten hane basma onar. Yine bu Hezarfen hususta X V I I I . on beşer akçe almaymca hizmet tevzi eylemez. Zira zamanede mehadim zümresi riayet olunub bir nice ehl-i ihm paymal olub ayakta kalmıştır. gerçi bazısı ehl-i ihm olur. kadı zulme nza vermese ehl-i örf teaddiye kabd olmazlar yine fesad kuzât tarafındandır.. Murad'm Bu hususta istikran ve mehmaemken zaleme ve mütegaUibelere mühim tesiri karşı adaleti temin için Vezir-i âzam K u y u c u M u r a d şiddeth hareketin P a ş a de daha sonra gösterdikleri Fakat dmiye göridmüştür. Müddet-i medideden beri mâzul ve müstehiklere kimseye danışmadan mertebesi olan mansıb de behremend kılma. asrm âl-i Osman) ortalannda yaşamış J J U l ^J.252 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I haklanndan gelinmek lâzım gelmiştir denildikten sonra bundan böyle dürüst hareket eylemeleri emrolunmuştur.. ( ö l ^ JT hisü'l-beyan fi Kavanin-i müderris­ ler ve kaddar hakkmda şunlan yazıyor : "Pâdişâhlara lâzımdır ki ulema zümresini muazzez ve müker­ rem tuta. mufassal adalet fermanmm kaddara dair olan ve bir kısmmı kaydettiğimiz satırlar Celâhler zamanında halkın hem bu şakilerden ve hem de kadı ve nâib ve voyvodalardan çektiklerini göstermektedir. Bu. "İmdi pâdişâh kazasker ahvalini tecessüs edüb bazı kimesnelere ihyanen mahfi akçe ile kadılık aldırıh bâdehû kim etmiş ise . zamanede ise okumak yazmak vadileri bdkülliyye metruk ol­ muştur ve ekser ulema ümeradan fark olunmaz.

tene 1141.. ." Yine X V I I . Zahmi reâyâ üzerine tasallut eylemek kurtları koyun sürüsüne sahvermektir..İLMİYE MESLEĞİNİN ISLAHI HAKKINDA 253 yüzleştirüp cezaeına göre ceza eyliye. arz.k i eskiden beri mevcut olup tat­ bikten kalmış olan kanunun tekidi demekti. 1141 H . 46.) senesinde kaza kadıhklarmm kıdem sıra­ siyle iki sene müddetle verilerek azh mucip hali göridmedikçe azledilmemeleri ve midâzemet tarihi aynı olardann tâyinleri hahnde imtihan yapdarak muvaffak olanlarm kaddığa tâyin olunmalan hakkmda bir kanun çıkardarak . Müderrislere . sairi dahi anı görüb iydiğe heves edeler ve kaddar kesret-i zaman tevkiyet de medyun ve zar ve ser-gerdan gezerler kâh medd ü kasra uğrarlar. cizye ve valilere ait imdadiye-i hasariyye ve sejeriyye ve sair tekâliften bir akçe hde almıyacaklardı. zeyli ÇeUhi-zâde. . sicd ve mürasele ve nikâh akdi ve azad kâğıdı (Itık­ nâme) miras taksimi gibi şer'î muamelelerin her birisine tâyin olunan rüsumdan başka gerek avanz.bunun kazaskerlerin ruznâmelerine kaydeddmesi emrolunmuştu *. (1728 M. asır ortalannda X V I I I .. Yine bu kanun mucibince mevah de kadı ve naiplerin şer'î hüccet.. aç kurt gibi reayaya saldırırlar. Kadılık ahkâm-ı şer'iyye icrası için iken hâlâ halk malmı ne yüzden almıya ve adi ü dâd de meşhur olanlan vakti geldi deyu azl eylemeyüb ibka buyuralar. Bundan dolayı bir kazaya kadı tâyin edden zat müddetini tamam doldurmadan azlolunması ihtimahni gözönüne alarak ve kazasker dairesine senelerce midâzemeti düşü­ nerek paraya olan ihtiyacı dolayisiyle vazifesini sû-i istimal eylemiye mecbur olurdu... İçlerinde mürtekip olmıyanları ender idi. anm gibderi mansıba vasd oldukta sabra mecal mi kalur. nüzl. s.. Kitabınuzm sekizinci bölümünde medreselerin gelince bozulması kısmmda ve aynı bölümün baş taranndaki kanunda göriddüğü üzere müderrisliklerin de bozularak medreselerin mühim bir kısmı eldiyetleri kâfi olmıyan ^ Raşid tarihi. asnn ilk yansma kadar kazalara kadı olacaklarm çoğalmalarma mebni kazasker bu kadılıkları üçe ve dörde bölerek verip bundan başka bazdan müd­ detlerini doldurmadan azlolunarak yerleri dtimas ve rica de diğer­ lerine verihr olmuştu.

ehl-i ilmi.liL. S u l t a n Mahmud'­ un bizzat kaleme ahp gönderdiği bu hatt-ı hümâyunda mülâzemet ve müderrishk yolunun bozularak dtimas ve himaye ile ehhyetsiz kimselerin müderris olduklan ve dim yolunun bu gibderden temiz­ lenerek medreselere ehlinin tâyin eddmesi emreddmiştir*. ) . Bu iş için I . . M a h m u d devrinde ıslâh işi daha ^ S e y y i d M ü r t e z a E f e n d i . Â h m e d zamanmda da ( X V I I I . Bu sınıfın ıslâhı hakkında emirler I I I . asnn dk yansı) bazı ciddî tutulmuştur. II. sen« 1163). M a h m u d iffet ve ehhyetine vâkıf olduğu Ana­ dolu Kazaskeri M ur t e z a Efendi'ye Rumeh Kazaskerliği pa­ yesi vermesini mütaakıp onu şeyhuhslâm tâyin e d e r e k d m i y e sım­ fınm ıslâhı hakkmda Vezir-i âzam vasıtasiyle kendisine bir hatt-ı hümâyun göndermiştir (1163 H . Erzurumlu S e y y i d F e y z u l l a h Efendi'nin oğludur. varak 28. na-ehlden tefrik ve talebe-i ulûmu tekıml-i mevadd-ı fünûna has ve teşvike mebni iken ahd-ı karibten berü bazen kesret-i şufaa ve bazen terahüm ve şüfaat ve rica zuhuri. ol 01" mantuk-ı şerifine riayet eylemeleri için hassaten şeref-yâfte-i sudur olan hatt-ı hümâyun-ı diyanet-meşkunum mahalline kayıd ve hıfzolunub mazmun-ı itaatmakrunu ilâ maşâallah muteber ve düstûrü'lamel tutula" (tzzi Tarihi.254 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I müderrisler eUnde kalmış ise de bu müesseseler adaleti tevzi edecek olan kaddık müessesesi gibi şer'î ve hukukî işlerle meşgul dığmdan zararları kaddara nisbetle daha ehven idi. Mustafa'nın meşhur maktul.'illjjİA. meşayih-ı islâmiyye duacdanmm adem-i itinalarım mûcib ve bu halet dahi talib-i medrese ve mülâzemet olanlann ihtidayı duhûl­ lerinde gereği gibi tenkih ve temyiz olunmalarım müstevcib olduğu cihetten ukde-i nizamı muhal ve kaide-i intizamı muhtel olduğu sem'i hümâyunuma lâhik olmağm medar-ı iftihar-ı din-i mübin olan böyle bir tarik-i mergûbun pezirây-ı ihtilâli bir türlü caiz olmadığma binaen fi-mâbad bu mühim hatîre meşayih-i islâmiyye dâilerim taraflanndan fevka'l-gaye dikkat ve nâ-ehle ve na-müstahikka medrese ve belki mülâzemet verilmeyüb "Lji»! vl. = 1 7 5 0 M . Medreselerin ıslâhı hakkında zaman zaman fermanlar tamim eddmiş ise de dtimas ve himaye yüzünden bu emirler tatbik eddmiyerek yolsuzluk devam etmiştir. ' Sen ki Vezir-i âzam ve vekil-i mutlakımsm şeyhulislânu olan ıdemay-ı âlâmm el-yevm mert olan tarikat-ı resmiyyelerinin fi'l-ael vaz' ve tertibi. olma­ verdmiş ise de bu hususta I .

başı*. mansup ve mâzul Kazaskerler de Defterdar. IV. e. Sekbanvekilleri ocak ihtiyarlan diğer bazı devlet ricahni tophyarak evvelce kaleme aldırdığı ıslâhat lâyihasım rikâb Reisülküttabma okutturduktan sonra bu hususta mecliste hazır olanlann mütalâalarım sormuştur. ele aimması diğer askerî ıslâhat gibi zarurî hükümdar Selim 1203 H . (1789 M. O tarihte Anadolu Kazaskeri bulunan H a m i d i . dedikten sonra diğer hususlan da îcabedenlere tenbih ederek mükerreren ictimalar akdiyle yapdacak ıslâhatı bir karara bağlamalarım emreylemiştir. s. Fdhakika şeyhuhslâm konağmda müteaddit defalar akdebulunan M e h m e d Mus­ Kâmil Efendi'den îtibaren bazdannm mütalâalarım dinlemiş ve dden meclislerde kaddara idarî işlere vah ve askerî ıslâhata dair kararlar verilmiş ve kaddara taallûk eden ıslâhat hakkmdaki karar üzerine Rumeh ve Anadolu kazaskerlerine hitaben ferman göndermiştir *.z â d e tafa müzakerenin sonunda şeyhuhslâm Efendi'ye : " — Efendi. ^ Edip Efendi tarihi (tkinci kısım). 19 (Rumeli Kazaskeri Y a h y a Tevfik ve Anadolu Kazaskeri M e h m e d E m i n Efendilere hitaben olan ferman sureti).291. Şeyhülislâm. Cevda tarihi.ÎLMIYE MESLEĞİNİN ISLAHI HAKKINDA 255 jjj gjjjm Yukandan beri ferman ve gördüğümüz üzere müteaddit şöyle MmmnnJııiri kanunlara rağmen düzelmek ilmiye ıslâhatı hakkmda görülmüş ve dursun X Y I I I . kuzât ve nüvvâb hususlan ve mezahmlerinin refi senden matlûbumdur". s. Reisülküttap.) 'de olmasım mütaakıp dmiye ıslâhatım da ön safta tutmuş ve eülûsunun on birinei günü kendi riyasetinde olarak sadaret kayma­ kamı. asır sonlarma kadar daba bozuk olarak devam eden hak ve adalet işlerinin bilhas­ sa 111. Bu fermanda kaddarla naiplerin halka yaptddan fenalıkların kaldırılması ve kaza idaresinin âdd bir şekd alması beyan edddikten sonra : ^ Bu 1789 tarihinde Rusya ve Avusturya üe olan 1787 seferi devam etmekte olduğundan gerek vezir-i âzam ve gerek yeniçeri ağası muharebede ol­ duklarmdan devlet merkerinde Sadr-ı âzam vekih olan sadaret kaymakamı ve yeniçeri ağası vekUi olarak da sekbanbaşı bulunuyorlardı. .

4 — Hiç bir surette halka zulüm ve eziyet yapdmaması ve yapanlann isimlerinin kadı defterinden silinerek hakkmdan gehnip yerine münasibinin tâyin edilmesi emrolunmuştur.z â d e (Sahb MoUa) hakkmdaki sahabet yoUu muamelesinden dolayı S u l t a n nihayet aleyhtar Sadr-ı âzam Koca olmasmdan dolayı S e l i m de muğber olmuştu. lOS). ŞeyhuUglâm mâzullerinden D U t t î . bu sıradaki bazı icraatı ve K e ç e c i . M e h m e d K â m i l EfendUeri Kütahya. Bunun böyle ulu-orta hareketi sebebiyle sinmiş olan tstanbul uleması kendisini yıkmak için onun küçük bir sarsdmasmı bekhyorlardı. biç bir suretle kimseyi dinlemiyerek faahyete geçti. t.z â d e . Babası zamanmda saraydaki vaizları dolayısiyle Hamidi-zâde'yi tanıyordu.z â d e M e h m e d Arif. .z â d e A h m e d . icraatma engel olmalan ihtimaline ve duyduğu dedi-kodulara mebni selefi olan bazı şeyhuhslâmlarla kazaskerleri birer bahane de İstanbul'dan çıkartarak arpahklanna yolladı i. e. 3 — Kadılıklara. Ankara ve Kegan taraflarma sürgün ettirmişti. V. İlmiye ıslâhatmda muvaffakiyet elde etmek istiyen I I I . cebele makulesinden hiç kimse tâyin eddmiyerek imtihansız olarak kadı tâyin olunmaması. 2 — Anadolu ve Rumeh kaddanndan ihtiyar ve hastahkh olanlardan maadasımn kazalarım naiplere vermiyerek bizzat kaddıklanna gitmeleri. S e l i m . şeyhuhslâmlığa azimh ve cerbezeh. bımdan başka H a m i d i . H a m i d i .z â d e de değerh ve faal bir zat idiyse de asırlardan beri biraz daha bozıdarak devam eden dmiye mesleğim cezri bir hareket de ıslâha kalkışmıştı. Hattâ S u l t a n S e l i m bu zatlann İstan­ bul'dan çıkarılmalarım muvafik bulmamakla beraber Şeyhulislâmm istiklâline halel vermemeği kabul etmişti (Cevdet.z â d e sert ve dürüst harekâtı de de devlet erkânım kendisinden uzaklaştırmıştı. Paşa'mn bir da kendisine buçuk sene sonra Yusuf tâyininden ^ H a m i d i .256 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I 1 — Arpalık ve maişetlerin iltizam suretiyle naiplere maktûan verilmiyerek emanet tarikiyle ve beşte bir ücret mukabilinde ehliyetli ve insafh naiplere verilmesi. M ü f t ü . hizmetkâr. dürüst birisini getirmek istediğinden dk meşveret günü mütalâasım beğenerek beş buçuk ay evvel Rumeh Kazaskerhği payesini vermiş olduğu H a m i d î zâde Mustafa Efendi'yi getirdi (28 Muharrem 1204 = 17 Ekim 1789).

1 — G^rek Rumeh ve gerek Anadolu kaddanmn bazdannm cebele güruhundan olmaları hasebiyle şer'î ahkâma vukufsuzluklarmdan dolayı verdikleri hükümlerin gayr-ı şer'i olduğu.İ L M Î Y E MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A 257 azlonunarak Manisa'da ikamete memur edildi (8 Recep 1205 = 13 Mart 1791). hükme kadir ve âdd olmalan. evrak Nr. âhm. ilmiye ıslâhatı hakkmda pâdişâha bir ariza takdim etmiş ve bu arîza kabul olunarak 1207 Şaban (1793 Nisan)'da hatt-ı hümayunu havi bir fermanla şeyhühslâma iade olunmuştur i. timly TfkiUUı. aksi halde hem arpalık ve mansıp sahiplerinin ve hem naiplerin tedip olunacaklan. her veçhile icra ve infazı sizden matlûb-ı kat'i-i şâhânemdir (Hatt-ı Hümâyun vesikaları sandık 23. Fî-mâhâd bu veçhile amel ve hareket ve Uâ-maşaallakü Teâlâ düsturü'l-amel tutula. 6 — Arpalık sahipleri veya menasıp erbabınm kazalann birisinin zulüm ve teaddisi duyulacak olmalarma ehemmiyet ve­ olursa kadılıktan tardeddmekle kalmıyarak aym zamanda hak­ tahammidlerinden fazla şehriyye ve haraç almamalan. 4 — Bundan dolayı arpalık ve maişet esbabı efendderin gön­ derdikleri naiplerinin bu evsafı haiz rilmesi. 3 — Devletin devamı âdü ve hakka dayandığmdan kazalara gönderdecek kaddarm. Mehmed Yeni Arif şeyhuhslâm şeyhuhslâm. 5 — Hâkimlerden kından gehnmesi. 2 — Kaddar bulunduklan kazalarm ayan ve erkâniyle olan dâvalan mütegallibenin arzulan gibi faslederek hakkı iptal eyle­ dikleri. bir vakitte hUâfmdan kemal-i mertebe mücanebet olunmak üzere ijbu emr-i şerifi iktiza iden mahallere kayıd ve daima nezaret eyliyesiz. Bu ıslâhat fermanımn hulâsası şöyledir *. 7 — Kadılıklara şefaat ve rica üe bir hayh ehhyetsiz kimesnelerin girip otuz kırk senede vardabdecek (sitte) rütbesini elde ^ Bu hususa dair hatt-ı hümâyun: Semahatlû Efendi Dâimiz. 1). Hamidî-zâde'den Efendi ikinci defa sonra Dürri-zâde olmuştu. 17 . * Türk Tarih Encümeninden Türk Tarih Kurumuna devrolunan kitaplardan 10 numaralı mecmua.

Bu yeni hatt-ı hümâyunla Rumeh ve Anadolu kazalanna tâyin edden bu kaddara kazaskerler tarafmdan bir üst rütbe veril­ memesi ve bu gibilere verilen bir üst rütbeye itibar olunamıyacağı ve mevcut kanuna katiyyen riayet olunması emrolunmuştur. Mansıp muvakkıtı ve mutasarrıfı olan kaddarm Kazasker divammn gaynda menasıp ve heva de terfi edememeleri emro­ lunmuştur. Bu son hükümde 1207 ve 1208 dmiye ıslahâtmdan bahsedddikten sonra buna aşağıdaki maddeler eklenmiştir*: 1 — Kaddardan birisi tâyin olununca isim benzerhği dola­ yisiyle yüksek dereceh kaddıklan elde etmek suretiyle vukua gelecek hüekârhklan önlemek için tevcih kâğıtlarma babalannm isimleriyle şöhretleri ve vilâyetlerinin kaydolunması ve ederinde 1 Başvekâlet Arşivi.258 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I etmeleriyle kadılardan ve ulemadan pek çoklannm geride kalarak mağdur oldıddarı. Kaddar hakkmdaki bu kanun Üân olunduktan bir müddet sonra 1208 Cemaziyelevvel ortalarmda (1793 Aralık) bir hatt-ı hümâyunla evvelki kanuna ilâveler yapdmıştır. çünkü bu gibder kazaskerler vasıtasiyle bulunduklan rütbelerinin bir derece yükseğini elde ederek üâm almakta idder. 1209 Şevval sonlan tarihh (1795 Mayıs) bir hükümle kaddar kanununa yeni maddeler dâve edilmiştir. i . altı bin olup bunlarm bir nizama bağlanması îcabeylediğinden kazaskerleriyle kazasker badema mansıp vermek usulünün Rumeh ve Anadolu tahdidi de şeyhuhslâmlarm üç ve bdfül mazûUerinin ikişer ve İstanbul kaddı- ğmdan mâzullerin birer kişi için mansıp vermeleri ve bu suretle fazla mansıp verdmesinin tahdidi. vak'anüvis Halü Bey tarilıi. sandtk 23. evrak Nr. 8 — Kaddarm mevcudu beş. 10 — Rütbesinin üstünde menasıba ve hevaya kayıt üe kat'-ı meratip ettirilmemesi ve üç ayda bir olan kazasker divan­ larında herkes rütbeleri derecesinde yer alması ve hiç bir kimesneye rica ve şefaat ile mansıp verilmemesi *. 9 — İmtihansız mülâssemet verilmemesi ve imtihansız kadı tâyin olunmaması. .

. 5 — Arpalık ve maişetlere (ihtiyarhk ve hastalık sebebiyle) tarafmdan naip tâyin olunmak lâzım gehnce naip şeyhuhslâm göridmedikçe tâyin olunmaması. sandık 23). 3 — Vilâyetlerden gelen hüccet ve üâmlann şer'î kanunlara mutabık olmıyanlannm tatbik edilmemeleri.İ L M İ Y E MESLEĞİNİN ISLÂHI H A K K I N D A 259 bulunan bir evvelki kaddığa ait tevcih kâğıdına (falan mansıba tâyin olundu) diye şerh verilerek mühürlenmesi*. 2 — Kazasker divanmda ismini hde yazamıyacak kadar cahil olan kimselerin kadı olduklan görülüp bu gibilerin ahkâm-ı şer'iyyeyi infaz edemiyecekleri ve üâm veremiyecekleri tabiî te­ lâkki edderek memuriyet bundan sonra kazalara tâyin edüecek istidalarma kaddann kendi­ istemek üzere verdikleri bizzat lerinin imza atmalan ve başkalanna imza attırmamalan ve aksi halde hem imza attıranm ve hem imza atamn cezalandırdmalan.. 1 Şeyhülislâm D ü r r i .. 4 — Gerek mevah ve gerek diğer kaddarm naip kıdlanmıhasta yarak bizzat kadıhklarma gitmeleri ve yalmz ihtiyar ve olanlarm istisnalan. ecânibten eşhas makuleleri fevt olan kudemây-ı kuzatm menasıblan imza kâğıtlarmm ismi ismine mutabık olduğu halde bir takrib celb Ue bUâ-esas tarike duhûl ve otuz senede kat' ve ihraz olunmayacak rütbelere defaten evrak-ı mürde ile sahtekârhğı irtikâb ederek vusûUeri mesmû olmaktan nâşi H-mâbaad Rumeli ve Anadolu kazaskerleri ihtimam ve dikkat Ue tarîk-i kuzau bu makule memnnâttan olan nesneden himayet ve sıyanet birle Tevcihat divanlarında (Kazasker­ lerin üç ayda bir yaptıkları divan) eşraf-i kuzattan zevi'l-îtU>aT ve ser-levhateyn-i yeminü-yesar (kısm-ı mahsusunda görüldüğü üzere sitte kaddarmdan olup kazaskerlerin sağmda ve solunda oturan tahtabaşı denUen müşavir kaddar) ve muhzırân-ı müsinn ve ihtiyar huzurlarında evrak-i mürde Ue sahte duhûl-i tarîk-i kaza eden eşhasm sahtekârhklan alenen sabit oldukta yedlerinden kâğıtları ahz ve Uga ve ruznâmçe-i kuzattan yerlerin bek ve imha ve (tezkerehane) tâbir olunan yevm-i mahutta âdeten matlablarmda (tâyin sıra defterinde) yazdan erbâb-ı menasıbtan meselâ İnebahtı rütbesinde bir mansıbtan münfasü salise rütbesinde bir mansıba yazılmış olan kimseneyi de'b-i kadim üzere İnebahtı rütbesinden tashih-i tarik eyleyüb kimin defatirinde mansıb oldun ve tevcih kâğıdm mevcud mu? diyerek sair istiknahımuktaziyesUe ve ecvibe iradiyle tas­ hih ve tahkUt eylemek" (Baıvekâlet Arşivi.z â d e olan hükümde şöyle deniUyor : Mehmed Arif Efendi'ye gönderilmiş ". 6 — Rumeh ve Anadolu muhzirlerinden maadasmm kapu kethüdalan olmaması.

Medreseler Sultan III. ve bu imtihanlarda âlâ dersi okuyanlara rüûs verilüb baki müstaidleri bakiyyetü'l-imtihan tahrir olunalar ve vaktiyle aralık aralık bakiyyetü'l-imtihan olanlara ve kibar mevah-zâdelerin mültehi (sakal sahvermişleri) ve müstaidlerine bilâ-istizan hatt-ı hümâyunumla rüûs verile ve bâde'l-yevm rica ve şefaat üe aslâ rüûs verümiye ve tarik-i ihm-i şerif bu vechüe gayet himayet ve nâ-ehlden sıyanet oluna*. . Bundan başka yine bu sene bütün evkafm ıslâhına dair bazı Süleymaniye'de ismiyle bir mektep açdmıştır. Şeyhülislâm M u s t a f a  ş i r E f e n d i zamanmda 1213 Recep ayı ortalanndaki (1798 Ocak) yeni bir kanunla evvelki hükümler tekit olunmak suretiyle kadılara ait kanunlann tatbikine miyetle devam olunmuştur Şeyhuhslâm kadı yetiştirmek üzere Meşrep-zâde Arif Efendi zamanmda ehem­ ehhyeth Nüvvab) Daha sonra 1270 H . $andık 23. * Başvekâlet Arşivi. miş olduğu beyaz rüûs verilmemesine dair şeyhühslâma gönder­ dikkath davranarak diğer ıslâhatta olduğu gibi bunu da bizzat B u hususta üzerine (re'sen) hatt-ı hümâyun. akar ve vakfın mahkeme vasıtasiyle yeni kanunlar konmuştur.)'de (Muallimhâne-i başkasına ferağ olunması. 8 — Yetimlerin mallan vasinin eline verilmiyerek Bedestene konulması ve yetimin ebeveyninden intikal eden menzil. Hatt-t Hümayun numarası 14. müderrislerin ehhyetli ol­ malarma ve imtihansız takip ile kontrol ettirmiştir. Selim. fîmabaad rikâb-ı hümâyunuma telhis olunub hatt-ı hümâyımum sâdır olmaksızm hiç bir ferde hâriç rüûsu ita olunmıya. Mülâzım-ı bi'l-medrese olan ulemayı imtihan eyhyesiz.260 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I 7 — Yetimlerin paralannm muhafazası ehliyet ve istikamete muhtaç olmakla imtihanla ehhyeti zahir olan kimselerden maada­ sımn tâyin olunmaması ve hiyaneti olanlann tedip olunmalan. sandık 42. Pâdişahm bu husustaki takibatım göstermektedir : "Semahatlû Efendi dâimiz. (1857 M." ^ Başvekâlet Arşivi. lâkin tarîk-i tedrisin nizamına dair bundan akdem sâdır olan hatt-ı hümâyunum mazmunu kemakân ve düsturü'l-amel tutulub bir vecbüe hilâfma hareket olunmıya.

medreselerin ne suretle hozulduklarmı. hu­ kukî ve idarî vazifeleriyle. mevleviyyet ve yolu olduğundan bu rütbeye vâsd kazaskerhk olmak bir hayh malûmata ve hyakate mütevakkıf olduktan başka bunun başlangıcı olan mülâzemetin tahsih için uzun zaman danişmend olarak medreselerde okumak icabetmekte idi. talehe ve müderrisleriyle okutulan eser­ leri. İstanbul'­ da Dâhd medreseleri hükmünde bu hse medreselerine en kıdendi danişmendler bu Tetimme medreselerinde ederlerdi. Sahn medreselerindeki . kazaskerlerle nakibü'l-eşraflara ait kışından muh­ telif bölümler halinde gösterdik. şeyhuhslâm. Mûsila-i hocalık Sahn veya Tetimme medreseleri denilirdi. Talebeden biri danişmend olmak isterse ihtida ulemadan bir zata vanp Hâriç derslerini yani mukaddemât-ı ulûmu öğrendikten sonra o zatın tavassut ve delaletiyle derecesi daha yüksek müder­ rislerden birisine intisap üe Dâhd derslerini görüp Sahn derslerine liyakat kesbederdi. İşte böylece bir talebe medreseden medreseye yani Hâriç.ON DOKUZUNCU BÖLÜM MÜDERRİSLİKLERLE K A D I L I K L A R H A K K I N D A BİR İCMAL Bu kitapta ilmiye teşkilâtmm Osmanlı devletindeki muhtelif safhalanm yani medrese. derecelerini ve ne suretle bozulduğunu. MöderrisliUer Müderrishk rütbesi. kaddıklann şer'i. Dâhd ve Sahn derecelerine yükselerek ruhayet mezun ve midâzım olarak aşağı dereceh bir medreseye müderris tâyin olunmak üzere ismini ruznâmçe-i hümâyun denüen deftere kaydettirerek sıra bekler ve zamam gelince müderrislik rüûsu verilerek bu ilk med­ reselerden birinin müderrishğine tâyin olunurdu. Şimdi bu bölümde müderrishk ve kaddık hakkındaki kısımlan kısaltarak bu bahsi kapayacağız. Sahn medreselerine girebümek için onun hsesi hükmünde olan medreselerde ders görmek ve mezun olmak lâzımdı.

Bir müderris evvelâ tptida-i hâriç rütbesiyle o derecede îtibar olunan bir medresede müderrishk ettikten sonra bir yukan dere­ ceye çıktığı zaman Hareket-i hâriç rütbesini ve sonra tptida-i dâhil ve Hareket-i dâhd rütbelerini alarak yüksehrdi. Müderrisler. fakat sırası gehnce bir derece terfi ile üst dere­ cedeki müderrishğe çıkar ve bu suretle itibari olarak yüksehrdi. K a n u n i S u l t a n S ü l e y m a n zamanmda Süleymaniye med­ reseleriyle Dârü'l-hadîs yapddıktan sonra müderrishk rütbesi Sahn-ı semanda kalmıyarak Sahn de Sideymaniye adedinin artması üzerine müderrislik derecesi medreseleri arasmda müderrishk dereceleri ihdas olundu. I I I . Her nasdsa bir danişmend tahsd edip midâzemete nail olarak ehhyeti tahakkuk ettikten sonra müderrishk rüûsu alsa bde bu arada bazı ulema. sahn-ı seman. Dâhd ve hattâ Sahn dereceleri verilmesi kanun ol- . kazasker ve şeyhuhslâm evlâtlanna defaten Hâriç. Mûsda-i Süleymaniye. Hâmise-i Süleymaniye. Mûsda-i sahn. M e h m e d zamamndaki bir kanunla bu itibari yükselmeler kalduıldı ise de sonradan yine mebni bazı devam etmişti. medreselerinde ders okutmakla mükellef idder. Sahn-ı seman müderrisliğine veya o derecede itibar edden medreseye geçerek kaddığa geçenler mevah. Müderris adedinin çokluğuna medreselerin dereceleri bir yüksek itibar edderek müderris yerinde terfi ederdi. mevah. fakat kendisi mevcut olmıyan medresesinin nerede olduğunu bilmediği olurdu. fakat takriben 1592 tarihinden îtibaren medreselerde ders okutmak usulü kısmen terkolundu ve medreseler derecelere aynlmış oldu­ ğundan medresesi yanmış veya yıkdmış olduğımdan mücjrris tabii ders okutmaz. Hareket-i dâhil. Hareket-i hâriç. kaz­ asker ve hattâ talihi varsa şeyhuhslâm olurdu. tptida-i altmışlı. İptida-i dâhil. Bunlarda en aşağı dereceden başhyarak : tptida-i hâriç. Hareket-i altmışh. Bu medrese derecelerinden Mûsda-i Sideymaniye de üst tarafmdaki müderrislere (Kibar-ı Müderrisin) müderrislik (Dârü'l-hadîs-i Süleymaniye) denihrdi.262 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I İşte bu suretle müderris terfi ve terakki de Hâriçten Dâbd müderrisliğine. hattâ müderris ismi defterde mevcut. Sideymaniye (dört medrese) ve bir de Dârü'l-hadîs dereceleri vücude geldi. bu suretle müderris on ikiye kadar çıkarddı. E n yüksek müderrishği idi.

kaddığı fakat sonra bu kaddıklar himaye. bunlar da tâyin edddiği kaddıkta bilfid bulunarak iş görmek usulü yani fiih hizmet aranmadığmdan ve zaten bu kaddıklara çok zaman mevahnin oğıdlan kişi-zâdeler tâyin edddiklerinden bunlar kadıhklarma * BİT gün Kethüda-zâde Kazasker Sadık EfendVma konağına görüşmek üzere Kazasker Ş e m s e d d i n M o l l a gelir.)'de merhum H a y r i Bey'in şeybuhslâmhğı zamamnda 4 J ^ l j l i Dârü'l-hilâje medreseleri açddı ise de ömrü az sürdü ve medreselerin ilgasiyle beraber bu müessese de kapandı. Koza TC eyâlet kadıbkUn ^ ^ ^ ^ kadılıklan tâyinleri kazaskerler tarafmdan yapdiT ve muayyen müddet bir kazada kadıhk yapan zat müddetini doldurduktan sonra devlet def­ merkezine gelerek kazaskerinin meclisine mülâzemet edip tere kayd ohmup sıra bekler ve zamanı gelince derecesi daha tercih edenlerden olurdu. Bunlar medresede oku­ yup müderrisliğe geçmeden miyenlerden de tâyiıder halkm ne çektiğini tiğimiz I. Bu hal ikinci Meşrutiyetin ilâmna kadar devam etmiş. çünkü medreselerin çoğunda pek mahdut malûmath âdeta câhil denecek derecede basit müder­ risler görülmüştü. Yukan derecedeki medreselerin adedi az olup aşağı dereceh medreselerde bulunanlar çok olduğundan bir müderris bilhassa Hareket-i dâhilden sonra bir derece yukanya çıkabilmek için uzun zaman beklemek mecburiyetinde idi. Hususiyle göstermektedir. bundan başka müderrisin ehhyeti meselesi de mühimdi. Ş e m s e d d i n E f e n d i derhal şeyhülislâma giderek müderrislik rüûsnnu alarak getirip vermiştir {Kelhüda-zûde menakıbt. ı. Sadık Efendi'nin H a m d i isminde küçük yaştaki oğlunu görüp bu müderris oldu mu diye babasına sormuş: O da olmadı deyince. cahiUerin ederinden mütegalhbe yüksek yine kaza kaddığına gönderihrdi. rüşvet de medrese tahsih göryapıldığından bu tasavvur kolaydır. İçlerinden bir talih eseri olarak yükselmiye muvaffak olanlar varsa da adetleri pek azdı i. malûmatlı ve müspet ilimlerle mücehhez müderris yetiştirmek için 1332 H .MÜDERRİSLİKLERLE KADILAR HAKKINDA 263 duğundan büyük zorluklarla müderrislik rüûsu alan kimsesizler için yükselmek kapısı âdeta kapalı idi. sınıfiyle işbirhği yapmış olan kaddann ahvahni yukanda bahset­ Â h m e d ' i n adalet jermanı Yüksek kadıhk olan mevali sınıfına gehnce. . kud­ retli. 86). (1914 M.

Bu çocuklann kabulü için pâdişahm bir irade-i hususiyesi iktiza ederken moUalarm çocuklan için şeyhuhslâmm nza ve muvafakati kâfi gelmektedir. bunlann pâdişâhtan istihsal eyhyecekleri en büyük lûtuftur. 547. . *'Gerek müderrislikte gerek mollalıkta halen en mühim mev­ kiler yüksek ailelerin bilfiil mülk-i mevrûslan makammdadır. Bu derecede bulımanlar hakkındaki terfiler hyakat ve kıdeme göre yapıhr. . Yüksek hâkimhkler (mevleviyyetler) heyet-i hâkimenin en mümtaz ve güzide ailelerine münhasırdır. çok müsamaha olunmaktadır. IV. Tahsillerini babalanmn evlerinde yapan bu ailelerin çocuklan denilebilir ki daha beşikte iken müderris sınıfına kayıt ve idhal olunmaktadırlar. çocuklarmı bu heyet-i muhtereme meyanma ithal eylemeyi pek büyük bir şeref addederler. hattâ vükelâ Paşalar ve heman heman bütün rical-i devlet. Gerek ricahn gerek mevahnin çocuklanna cihet beratlan ita edilmektedir ki bunlarla bu çocuklar ilk memuriyetleri süratle geçiştirmektedirler ve yirmi beş ve otuz yaşlarma basmca Mahreç müderrishği payesine erişmiş bulunurlar. ifay-ı vazife etmiye girip onlann namma . c. Esasen bu da ancak ilk derecede bulu­ nanlar (yani mahreç müderrisleri) hakkındadır. Terakki ve terfi için mevzu usul yalmz /stan6urdaki müderrisler hakkmda tamamen riayet oluna gelmektedir. *'Bu sû-i istimalâta şeyhuhslâmm meşrep ve haiz olduğu nüfiız ve itibara ve bilhassa sây ü gayretine pâdişahm körü körüne itimat gösterişine göre az. soy. fakat daha yukan derecelere terfide nesep.264 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI kendileri gitmiyerek kadılığı naip ismiyle birisine iltizama vererek onu gönderirlerdi... Ancak bu müsamaha haremeyn mollalan hakkmda tatbik edilmeyip onlar bizzat giderek Mekke ve Medine'de mecburdurlar \ 1 D'Ohsson. Bu suretle hâkimhk sımfma kayıth çocuklar (Molla Bey) unvanmı alarak sairlerinden temeyyüz ederler. Bubususta D ' O h s s o n şunlan yazıyor: " . 540. s. hattâ bunlardan bir çoğu bu memuriyetleri elde ettikleri zaman bizzat gidip îfay-ı vazifeden muafiyet müsaadesi bile istihsal ve tâyin ettikleri ve­ killer (naipler) mahaU-i memuriyetlerine tevzi-i adalet ederler. sop ve iltimas icrây-ı tesir eder.

." Bu usul mevahde ve kazaskerlikte paye ismi altmda devam etti. . Mevah ade­ dinin artmasma mebni sonradan mevleviyet de müderrislik gibi derecelere ayrılmıştı. yani mevahden birisi bir derece yükselmek için payeler ihdas olundu. Şam. Bursa kazalan ve bunlarm mazullerinden ikisine bu veçhde Mekke ve Medine ve onlann mazullerinden birisine kezalik İstanbul kaddığı ve tstanbul mâzuUerinden birine Anadolu "Bu suretle Kazaskerliği ve Anadolu mazul­ lerinden birine Rumeli KazaskerUği verilmek âdet oldu. Mevah adedinin ziyadehğine mebni müderrislerden birisine mahreç payesi verilerek mahreç mâzulü itibar edüdi ve sonra bilâd-t hamse kaddığı payesini ahp sırası gelince bdâd-ı hamse kadısı olur ve bir seneyi tamamladıktan sonra bUâd-ı hamse mâ­ zulü saydır ve haremeyn mevleviyyeti için sıra bekUyerek zamam gehnce bunun payesini ahr ve vakti gelince bilfiü (çünkü Hare­ meyn mevleviyyeti naiple idare edilmezdi) Mekke veya Medine kadısı olurdu. Bu hususu Cevdet Paşa şöyle anlatıyor : ".MÜDERRİSLİKLERLE KADILAR HAKKINDA 265 Mevalinin müddeti bir sene olduğundan gönderdiği naip git­ tiği eyâlette mollaya verdiği parayı çıkardıktan sonra kendisi de kendi maişeti kısmmı ve diğer bir naiplik elde edinciye kadar ihtiyacı olan parayı çıkartmak için gayret sarfederdi. "Bu suretle tarik-i ilmiyyede ehliyyet ve istihkak usulü terkedddiğinden kıdeme itibar edddi. beher sene üst taraftan sekiz müderris mevleviyyetle çıkıb yerlerine alt taraftan sekiz müderris geçerek tarikçe sUsde vukuiyle bu hareket yukandan aşağıya tâ İptida-i hâriç rüt­ besine kadar sirayet etmekle her sene tarikçe bir terakki-i tabii vuku bulub ancak üst taraftan çıkanlara nisbetle alt taraftan İptida-i hâriç rütbesiyle girenler daha çok olduğundan ve Sahn-ı seman müderrisUği sekize münhasır bulunduğundan Mûsda-i sahnda bir çok müderrisler teraküm ve tezahüm etmekle bu raddeye yatak tâbir olunmuştur. Her sene sekiz müderris yani Dârü'l-hadîs ve Süley­ maniye medreseleriyle alt tarafmdan diğer üç medrese mahreç mevleviyyetlerinden biri bir sene olmak üzere tevcih ve bâde'l-infisal mahreç mâzulü itibar olunarak her sene içlerinden dördüne kezalik bir senelik olmak üzere Mısır. fakat himaye ve dtimas veyahut MoUa-zâde olmak imtiyazma mazhar olanlar kıdemhlere tefevvuk ettirddi ve bu imtiyaza müderrisler ıstdâhmca tajra denildi.. Edirne.

Bu naipler hak ve âdilden ziyade halkı sızdıran cahil ve gaddar olduklanndan bu hususta halkın neler çekmiş olduğu kolayca anlaşdır. . Yukandan beri kısmen aynen ve kısmen hulâsa olarak mey­ dana gelen kanunlardan anlaşüacağı üzere bir memleketin esas dayanağı olan adalet makamınm ne halde ve ne gibi ellerde ol­ duğu göriUür.266 OSMANLI D E V L E T i N t N İLMİYE TEŞKİLATI Bu suretle her sene sekiz mahreç mâzulü artmak suretiyle mevah çoğaldığmdan bunlarm maişetlerine medar olmak üzere bu mâzul mevahye de arpalık namiyle birer kazanm maişet-i şer'iyye­ sinin verilmesi icabetti ve onlar da bilfiil mevaliler gibi bu kazalara birer naip gönderdiler.

hitabet. belagat. B u âh kısmmdan sonra onun üstünde olarak tefsir ve hadis şubesi. nebatat) fizik. çSj vaz'. üm-i fduh. İslâm ve Osmanh tarihleriyle coğrafya ve dinler tarihi de konuldu. felsefe (ruh. tefsir.YIRMINCI BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYETİN İLÂNINDAN MÜDERRİSLİK VE KADILIK SONRAKİ TEŞKİLÂTI Medreselerin asd teşkilâtına Şeyhülislâm rahmeth H a y r i (29 Eylid 1914) tarihh DârüH-hilâjetVl-aliymedaris nizamnamesinin E f e n d i zamanmda ve 10 Zdkade 1332 kanunla esash surette başlandı. maadin üe üm-i iktisat. riyaziye. mantık. Yabancı dü olarak Fransızca. Dârü'l-hilâfe suretiyle bitirenlere talebe medresesine ilk tahsd mezunlarmdan seçdmek almacaktı. taşralardaki medreselerde beş sene olarak bu Dârü'l-hilâje'ye ayarlandı. malûmât-ı içtimaiyye ve kanuniyye ve sair dersler de vardır. fikıh . Medrese talî kısm-ı evvel. Bunlardan başka hıfzassıhha. kelâm. ilm-i terbiye okutulacaktı. metafizik. ilm-i kelâm ve tarih-i dm-i kelâm. Almanca ve İngilizceden birinin seçilmesi talebeye bırakdmıştı. tabüye yani (hayvanat. fıkıh. hüâfiyyat. İcazetname alan bir talebe müderris unvamnı kaza­ nacak ve İstanbul rüûsu alacaktı. kimya. Islâh-ı eshab-ı mucibe lâyihasında *JU1 ü:)UJIjli ye ismiye teşkil edden medresenin suret-i teşkih. Dârü'l-hilâfe'nia tftU smıflarmda dini ihmlerden yani kur'an. ahlâk. tâlt kısm-ı sâni ve âli olmak ve her bir kısmm tahsd müddeti dörder sene olmak üzere tertip edddi. Talebelerin yiyecek âli ve giyecekleri kısmım icazetname göre hükümet tarafmdan teinin olundu. Medresenin âli kısmmda ise tefsir. hadis. tedris usulleri de müderrishk ve talebeler hakkmda maddeler kondu. Medresenin tâliye şahadetname ve kısmım bitirenlere verilecekti. tarih-i felsefe ve felsefe-i İslâmiyye) edebiyat-ı Arabiyye. hadis. Farisi. hukuk ve kavanin. siyer-i Nebi. mükâleme ve tatbikat ve kitabet-i Arabiyye. malûmât-ı fenniyye ve ahlâkiyye. buraya girmek içia bir de ihzari sınıf açddı. idaresi. usul-i fikıh. yazı. felsefe. usul-i fıkıhtan başka kavaid. âdap.

(1854 M. vaz' otuz beşten yukan olnuyacaktı. ertesi sene on talebe mezun oldu. Burada tedris müddeti dört sene idi ve her bir sınıfta aşağıdaki dersler okutuluyordu : ^ A r i f E f e n d i "Memâlik-i mahrasada olan hfikkâm-ı şer'i. 132. kitabet.z â d e H a f i d i Arif Muallimhâne-i Nüvvab ismiyle aetfi'l-kozât makama geçtiği sene yani 1270 H . kelâm metinleriyle hüsn-i bat.) senesine kadar devam ettikten sonra 1909)'de Medresetü'l-kuzat admı aldı ve ertesi sene yani 9 Zilhicce 1327 (22 Aralık oldu. tslâm ve Osmanlı tarih­ leri. Dârü'l-hilâfe'nin Dârü'l-hilâfe Bu Medresetü'l-mütehassısîn'e sınıflarma ait dersleri birer ya verip müdür âh kısnundan icazetname almış olanlar veyahut medresesinin bütün Medrese-i Âhye mezunu olanlar ahnacaklardı. belagat. Bu isimle Mekteb-i hmhâne-i Nüvvab bu isim altında 1302 ( H . olarak A b d ü l l â t i f admda bir zat müdür tâyin olundu. usul-i fıkıh.268 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI şubesi. esnaf-ı hamseye taksim ve hükûmet-i şer'iyyenin mevkufun aleyh'i olan ilm-i ûkh ve sak ve ferâiz talimi için hizmet-i şer'iyyede istihdam olımmak daiyesinde Süleymaniye camü şerifi civarmda ^\y. akaid. Medreseye kabul edüebümek mantık. (1908 M. Bu medrese de meşihate bağh idi. Muallimhâne-i Nüv­ vab namiyle küşad etmiştir" jt Lill *>-ji Devhatü'l-meşaylh zeyli.)'de kadı yetiştirmek Buraya ilk defa için Süleymaniye'de bir medrese tesis etti i. . Medresenin idare şekli aynca tesbit edilmişti.ii\j. 1885 M. Bunlar ders vekâleti vasıtasiyle meşihate bağh idüer. bir kişi olan ük mezununu 1272 Şaban (1856 Nisan)mda verdi. Moallimhane i NüTYab-Medre- Sultan Âbdülmecid zamanmda şeyhuhslâm E f e n d i . felsefe ve tasavvuf şubelerinden müteşekkil müte­ hassıslar kısmı teşkil olundu. kelâm. Mualoldu. Türkiye coğrafyası ve hesaptan yazdı olarak yapdacak imti­ handa muvaffak olmak şarttı. Mualhmhâne-i Nüvvab'm tahsil derecesi üç sene idi.) tarihine kadar devam edip sonra adı Mekteb-i Nüvvab kuzât 1326 H . s. nahiv. Dârü'l-hilâje Medresesinin her bir kısmmda bıdunuyordu. Nizâmnâmesi tertip olu­ narak E s a d Efendi'nin Şeyhuhslâmhğı zamanmda 5 Safer yaşı yirmiden az ve 1332 (3 Ocak 1914) 'de neşredÜdi. Medresetü'l-kuzâta almacak talebenin için sarf. bu M e ş r e b . Bu teşkilât medreselerin kaldmldığı tarihe kadar devam etmiştir.

(1914 M. kitabet-i resmiyye. fıkıh. sakk-ı şer'î. ahkâm ve nizamât-ı evkaf. usvd-i muhakeme-i hukukiyye. ticaret-i berriye kanunu. mecelle. Bundan başka hse veya o derecede tahsd görmüş mektep mezunlarmdan yaşlan yirmiden aşağı ve otuzdan yukan olmayanlar imtihansız olarak ahnacaklardı. Medresetü'l-kuzât 1332 nizâmnâmesine zeyil olarak 12 Şevval işlerinde (3 Eylül 1914) 'de on maddehk bir kanun eklenmiştir. iktisat. Medresetü'l-kuzât binası olarak kullamimaktadır i. usul-i muhakemât-ı cezaiyye kanun mucibince şer'î mahkemelerin tahrir ve idare istihdam edilecek memurlara menşe olarak bir sene ve lüzum görü­ lüyorsa iki seneye çıkarılmak üzere bir sınıj-ı mahsus açdmıştır. nikâh. Bu bugün Üniversite kütüphanesi kiyye. tatbikat-ı hukukiyye ve cezaiyye. sakk-ı şer'i. Buranın idaresi de Medresetü'l-kuzât umum müdürlüğüne bağh idi. defter-i kassam. sakk-ı şer'i. mecelle. kanunu. hukuk-i düvel. malûmat-ı kanuniyye 1 olmuştur. tatbikat-ı şer'iyye. hizane (süt analık).)'de pek iyi olarak kırk üç ve iyi olarak otuz iki ve orU derecede olarak da yirmi dört Idşi mezun . usul-i muhakeme-i ve sulh. Eğer bu mektep mezunlarmdan başka buraya girmek istiyenler olursa yaşlan yirmi üe yirmi beş arasmda olmak üzere imtihanla ahnabdeceklerdi. iktisat. hüsn-i hatt-ı talik. arazi ka­ nunu. hukuk-i düvel. vesayâ. ferâiz. İkinci smıjta: Dürer. tanzim-i îlâmat-ı hukukiyye. medhal-i ilm-i hukuk. hüsn-i hatt-ı tâhk. kitahet-i resmiyye. Buradan mezun olan şer'î mahkeme kâtiphkleriyle emval-i eytam müdürlüğü memuriyetlerine tâyin edüeceklerdi. mecelle. talâk. hukuk-i idare. ahkâm-ı evkaf. hukuk-i düvel. Üçüncü smıjta: Dürer. defter-i kassam ve tat­ bikî surette usul-i muhakeme-i şer'iyye. MEŞRUTİYETTEN SONRA M Ü D E R R İ S L İ K V E K A D I L I K 269 Birinci smıjta: Dürer. ferâiz.II. mecelle. sakk-ı icra şer'î. î U i l -^jA. usul-i muhakemât-ı cezaiyye ve sulh. Bu sınıf-ı mahsusta ferâiz. sakk-ı şer'î. Medresetü'l-kuzat'tan 1332 H . tanzim-i ilâmat-ı cezaiyye. ticaret-i bahriyye kanunu. huku­ arazi kanunu. ceza kanmıu. Buraya kaza ve nahiye nâibÜklerinde bulunmuş olanlar müna­ vebe de getirilerek ders göreceklerdi. Dördüncü smıjta: Dürer.

(1863 M. istinaf. usul-i defteri. (1867 M. Muallimhane-i Nüvvab'm 1284 H .) senesi mezunlarmdan olan Abdurrahman Nesip Efendi 1330 Muharrem (1911 Arabk)' de şeyhuhslâm olmuştur. kitabet. hesap.) mezunlarmdan Mardin'h Seyyid Mehmed Şükrü Efendi mesleğini değiştirerek Beylerbeyi yani Paşalıkla Adhye müfettişi iken vefat etmiştir.270 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI harç ve damga kanmdan. hukuk ve bidayet mahkemeleri reis ve âzahklarmda bu­ lunmuşlar ve içlerinden bazdan da kazasker olmuşlardır. hatt-ı talik dersleri okutulacaktı. . hüsn-i Gerek Mualhmhane-i nüvvab ve gerek onun daha mütekâmd şekilde devamı olan Medresetü'l-kuzattan değerh kaddar yetişmiş ve bunların bir kısmı daha sonra adliyeye intisap ederek temyiz. yine bu Mualhmhane-i Nüvvab'm 1279 H .

fakat teşrifatta birbirine herhangi birisinin aym derecede olan İptida-i hâriç müderrisi de dereceleri tefevvukları kıdem ve ehhyetlerine göredir. Dârü'l-hadîs. Hareket-i hâriç. asırdaki tertiplerini göreceğiz. bundan daha aşağı otuz ve yirmi akçeh müderrishkler gehrdi. Sahn-ı seman (sekiz medrese). Her ikisi arasmda müsavat olursa mülâzemette hangisi evvel ise o tefevvuk eder. Bu medreselerden daha aşağı dereceh medreseler de vardı. ve X X . Bunlardan meselâ tptida-i hâriç medreselerinden bir olup. sahn müderrisi olmadan tptida-i altmıjhya terfi ederse yanma J i J l . asırdan îtibaren olup daha sonra da lüzum ve ihtiyaca göre bazı tadilâta uğramıştır ki bunu o kısımlardan bah­ sederken gördük. yukan doğru olan müderris­ liklerde de aym usul caridir. (fafra kerd İptida-i altmışlı) derri^lik dereceleri receden başhyarak şöyledir : . Hareket-i altmışh. Yine bunım gibi Mûsüa-i sahn müderrisi. XVU aaaia mû »si'daki müderrishk dereceleri. tptida-i dâ­ hil. aşağı deİptida-i hâriç. Onlann en büyüğü kırkh yani kırk akçe yevmiyeh müderrislik­ lerdi. Burada müderrishk ve kadıhğm X V I I . 1 İltimas.YİRMİ BİRİNCİ BÖLÜM İLMÎYE RÜTBELERİ DERECELERİ İlmiye rütbelerinin yani müderrislik ve kadddc derecelerinin tertibi X V I I . dtimas hariç) ehhyet aranırdı*. Meselâ İptida-i hârice geçmesi icabeden bir müderris daha üstteki Iptida-i dâhüe terfi ettirilirse onun isminin yanma • yilu J »-İJ t\jcj\ {İptidai dâhil be-tafra) ibaresi yazılırdı. Mûsda-i Sideymaniye. Mûsda-i sahn (Tetimme medreseleri bu kısma dahildir). Süleymaniye (dört med­ rese).jÜ. Hareket-i dâhd. Kırk akçeh müderris imtihanla İptida-i hâriç müderris olurdu.\AÜ\ iJ'. Utizam himaye veya yüksek eldiyetleri sehehiyle hulunduğu derecenin sıra beklemeden bir veya birkaç derecesine birden yükselenlere tarik defterlerinde isimlerinin kenarma (ta/ra) yazdırdı. Bu tâbir ilmiye ıstdâhmda sırası gelmeden terfi edenlere mahsus bir tâbiridir. terbi verilirdi. Bir derece yukan terfderde ise (hi­ maye. tptida-i altmışlı.

I. s. İptida-i altmışh 4 8 . Sahn-ı seman derecesinde dokuz. Dârü'l-hadîs ve Süleymaniye müderrisleri mahreç mevleviyyetini kabul etmezlerse buna teklif olunur. Dârü'l-hadis-i Medaris-i Sideymaniye*. yeni kanunla Hâmise-i Süleymaniye müderrisi ve daha sonra da Sideymaniye müderrisi olurdu. Kadı olmak isUrse mahreç meva­ lisinden olur. terfi ederse dört Süleymaniye medresesinden birisine müderris olur. Mûsda-i sahn derecesinde altmış dokuz. İptida-i hâriç. Hareket-i altmışh. kabul etmediği takdirde daha sonraki Hamişe müderrislerine teklif olunur. * Dört müderrisliktir. erbaa-i Hâmise-i Sideymaniye'. yukardd müderrisler mahreç mevleviyyetini kabul etmezlerse Mûaüa-i Süleymaniye mü­ derrisi tâyin edilirdi. Medaris-i sahn-ı seman. •gağıdon ynkan Hareket-i dâhd. asırda niye^ ismiyle beş müderrislik Süleymaniye daha ilâve müderrislikleri ile Mûsila-i Süleymaniye müderrislikleri Sideymaniye müderrisi K V I I . Daha sonra K Y I I I . İptida-i dâhd ^ Bu. > Buranm müderrisi terfi ederese Hanûseden bîrine müderris olur. Iptida-i dâhd. . Iptida-i altmışh derecesinde on. Iptida-i altmışh. Hareket-i altmışh 32 müderristi. Hareket-i dâhd 32. XX. Hareket-i dâhd derecesinde elh beş. Sahn-ı seman 8. 111). Mûsda-i asırdaki terfi eder ise Süleymaniye birinin müderrisi olurken bu X V I I I . Iptida-i dâhd 48. terfi edince Dârü'l-hadis müderrisi olurlar. 1300 H . (1883 M. Mûsda-i sahn. I Beş medresedir. Hareket-i altmışlı derecesinde dokuz.) tarihinde hâriç müderrisleri kırk. * Müderrisliğin en yüksek derecesidir. Hareket-i hâriç. otuz ve yirmi akçe yevmiyeli müderrislerin tâyinleri kazas­ kerlere ait olup diğerlerini şeyhülislâm inha ederdi. XX asırda mnderrialik dereceleri Sideymaniye". Mûsda-i Sideymaniye derecesinde on sekiz. Mûsda-i sahn 88. Dârü'l-hadis müderrisi bir olup Sideymaniye medresesi derecesi verilmiş olan sekiz ve Hâmise-i Süleymaniye derecesi alan on dokuz.272 OSMANLİ D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I kırk. asırda. e. Mûsda-i Sideymaniye*. Dârü'lhadis müderrisi mahreç mevleviyetini kabul etmezse buna teklif edilir. asırda medreselerinden araşma Hâmise-i Sülema­ edilmişti. Hâmise-i Süleymaniye beş medrese olup evvelce Havamis-i Süley­ maniye denilirken sonradan Tarik defterlerinde Hâmise-i Süleymaniye tâbiri kullanılmıştır (Cevdet Tarihi.

s. Yahut tstanbul siyle arpalık olmak kanun-ı kadîmdir. ( 1882 M.Tertiliü'Imaıuıb l^aı**»'!-* kadîm-i Sultan Siüeyman Han aleyhi'rrahmetü ve'l-gu£ran hazretlerinin zaman-ı şerif­ lerinde olan kanundur malûm ola. ^ 1300 H. anlara gayrileri takdim lâyık-ı seza değddir. Ve yine İstanbul kadısı Anadolu payesiyle olmak kanundur ve Mekke-i Mükerreme ve Edirne veyahut Mekke ve Edirne payesi olanlar İstanbul kadısı olmak kanundur.136. V e iUâ Anadolu'dan mâzul olanm akdemi ve . Ve Şâm-ı şerij ve Haleb ve Yenişehir Selanik kazasmdan mâzul olanlar Mısr-ı Bursa kadısı olurlar. Edime ve Bursa müderrislerinin tertibi de tstanbul müderrisliklerimn aynı olup bu iki yerdeki kadı olmak isterlerse Devriye Dârül-hadis müderrisleri mevahsinden olurlardı*.) senesine ait Ankara Salnamesi ve İlmiye (Tırhala Yenişehri) ve Kahire şerij ve Edirne ve mâzul olanlar Mûsila-i Ve Yenişehir'den nasb olurlar ise Şam-ı ve Haleb kadısı Salnamesi. Rumeh Kazaskerhğinden mâzul olan efendüer yine tekrar Rumeh olmak kanundur. Süleymaniye'den olurlar. Hareket-i hâriç derecesinde yüz eUi beş ve tptida-i hâriç derecesinde iki yüz yirmi altı müderris vardı. Bursa ve Mısır kadısmdan (kaddığından) mâzul olanlar Ve İstanbul'dan mâzul olan efendüerin akdemi ve a'lemi Anadolu'ya olmak ka- paye­ Mekke-i Mükerreme veyahut Edirne kadısı olurlar veyahut Mekke ve Edime payesiyle arpahk olurlar malûm-ı şerif ola. MEVALt KANUNÎ VE MÜDERRİSLERE SÜLEYMAN EDİLEN tATBİK DAİR ZAMANI KANUN SULTAN VAZOLUNUP 1 . 18 . eğer Anadolu'dan mâzul olanlarda müstehik yok ise. timiy TtfUMlt.İLMİYE RÜTBELERİ DERECELERİ 273 derecesinde yetmiş dokuz. mmdur.y>l«l â'Iemi ve dindar ve müstakimi RumeU kazaskeri olmak evlâdır. 103 . En son Tartk defterinde tptida-i hâriç derecesinde 319 mfiderris vardı.

Manisa'dan mâzul ve Bağdad'tan ve Filibe'den mâzul olanlar ehl-i ihm dindar ve müstakim olurlar ise Medine-i Münevvere kadısı olurlar veyahut Galata ve Eyüb kadısı olurlar. 2 Menisdt ı Mcharic-i olurlar. Ve Sahn müderrisleri fakir olub mansıb ihtiyar ederse Manisa ve Diyarbekir ve Belgrat olurlar ve dlâ Altmışh müderris olurlar. Konya ve Kayseri ve Maraş ve . AUmışh müderrisleri ihtiyarlariyle mansıb olurlar ise Üsküdar ve Eyüb ve Filibe dahi olurlar ve illâ Mûsda-i Sideymaniye olurlar.274 OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E T E Ş K Î L A T I Ve Medine-i Münevvere'den ve Kudüs-i şeriften mâzul olanlar Şam-ı şerij ve Bursa kadısı dahi olurlar. Ve Eyüb ve Üsküdar'dan mâzul olanlar Filibe ve Manisa ve Belgrat ve Diyarbekir mâzul olanlar Manisa mansıba olurlar. ve ve Üsküdar Eyüb'den mâzul olanlar İzmir kadısı olurlar bir ehl-i ihm ve fâzd olurlar ise. Ve Bağdad Diyarbekir olurlar ve Belgrad'dan mâzul olanlar Filibe veya veyahut yine rücûü'l-kahkara mâzul olduğu mansıbı olurlar. Ve Mûsda-i sahn müderrisleri fakirü'l-hal olub muhtaç olur­ lar ise ve mansıb ihtiyar ederlerse Kayseri ve Sojya ve Konya ve Sakız olurlar ve illâ Sahn müderrisi olurlar.Şîam-Tra6/us'dan mâzul olan efendder yine Bosna ve Sojya kadısı olurlar veyahut yine mâzul olduğu mansıbı olurlar. SaAitz'dan ve Kütahya'dan ve Erzurum ve Sinob ve niçe'den mâzul olanlar Konya ve Kayseri ve Maraş olurlar. Ve Galata'dan ve İzmir'den mâzul olanlar tekrar yine Galata ve İzmir olurlar Ve Bağdad'tan mâzul olanlar ve Filibe'den paye de. olurlar ve illâ Mûsda-i . Ve Dâhd müderrisleri fakir ve muhtaç olub mansıb ihtiyar ederlerse Sakız ve Maraş ve Şam-Trablus sahn olurlar. Bosna ve Sojya ve Kandiye'den ve Belgrat veyahut yine mâzul olduğu Kama- 'Ş^"*"* jeri/ ve Haleb ve Yenişehir ve Selanik ve Kudüs-i şerij olurlar veyahut ihtiyarlariyle Şam payesi de olurlar ise Süleymaniye olan Efendiler Galata ve Üsküdar dahi olurlar ve Mûsda-i Sideymaniye'den mansıb Kudüs ve İzmir ve Filibe ve Bağdad ve Galata mehârici olurlar ve illâ Sideymaniye olub ondan Sideymaniye mansıb olurlar.

Sonra B o l v î M u s t a f a E f e n d i ( X V I I . Tariki olmayub ve cahil olub vüzerây-ı izamdan ve vükelây-ı devletten birine intisab ve imam olup gelüb şefaatle cahiU ehl-i ilme takdim edüb inkisar almıyalar. zira fukarây-ı ulemamn in­ kisarı âlemi harab eder. Müderris efendiler şart-ı vâkıf tâyin ettiğü üzere haftada üç gün veya dört gün tahsil-i ilm ü marifet ederler ve mâni-i şer'î olmadıkça dersi terk edüb devr-i ebvab etmiyeler ve illâ derse müdavemet etmezlerse vakfın tâyini üzere varmazlarsa müte­ veUi varmadıkları günün vazifesini ahkoyub vermiyeler.K^nun-i kadîm. malûm oluna. malûm-ı izzet oluna. kanun-i kadîm budur. ^^^^ âhırete İntikal ettikte bunAltnnglı ye Sahn ye Mûaıla-i ıhan ^^rm. Kırk akçe medreseden mâzul olanlar ehl-i ihm ve fâikü'lakran olurlarsa on iki sene infisalden sonra şeyhuUslâm seUemehüsselâm hazretlerine varub tezkerelerin götürüb âsitaneye def­ terlerin kaydedüb mülâzemete izin alurlar ve iUâ Kazasker kapı­ şma varub kadı olmağa mülâzemet ederler ve şimdiki halde sabıka merhum ve mağfurun leh Y a h y a E f e n d i Hazretlerinin divan­ dan ihraç ettüğü hatt-ı şerif ve emr-i şerif mazmum üzere ehl-i ihm olub ve fâikü'l-akran oldukta altı seneyi tecavüz ettikte yediye bastıkta mülâzemete izin verilmiştir.Î L M t Y E R Ü T B E L E R İ DERECELERİ 275 Ve etraf-ı istanbul'da Dâhil müderris olanlar mansıb aldıkta Erzurum ve Sinob ve Kamaniçe ve Kütahya kadısı olurlar. inkisardan sakmub ehl-i ilme medrese verilüb ve indaUah ve indennas me'cur olalar.MÛ8ila-ı ^ veyahut ihtiyariyle tarikten feragat edüb Saieymaııiyye ye .Ratbetfi'l-Med. Kandiye ve Kütahya Kamaniçe kadısı olurlar. Altmışh ancak Rumeh Kazaskeri ve Ankaravî Kazaskeri tarîk-i Ejendi Hazretleri Ana­ medresesi ve Dâhil medresesinden mülâzemet ahnmasm .kalktıkta veya âhar medreseye hareket ettikleyıııani7e. Ve halen şeyhuhslâm seUemehüsselâm Hazretleri anlarm dahi düstûrü'l-ameUeri emr ile hatt-ı şeriftir. bunlarda birisi mansıba rcMyn. Hâriç medresesinden mansıb ihtiyar ederse yüz elh akçe ve mansıb olurlar ve illâ dâhil îtibar olunur. 3 . Sitte-i Sû. asır ortalan) şeyhuUslâm dolu iken Kemal (iken) Efendi-zâde Esad ulemayı ibrahim tazyik için Efendi. eUerinde berat olan muîdleri mülâzeye Dahil mete kaydedüb mesrur olurlar.

Edime. Mekke.) 'de M e h m e d b. Bağdad. ASıRLARDAKI MEVLEVIYETLER BÜYÜK Bu kaddıklarm aşağıdan yukanya olan leri şöyledir : derece- Halep. Diyarbekir. Belgrat. Mecmuayı tertip etmiştir. Fihbe. talebe-i Uim fukarasmm hayır duasmı aldınıb makamlarma daim müs- X V ı ı .X X . Galata. izmir. O s m a n admda bir zat . den 1095 senesine kadar muhtelif 1095 H. Bunlardan aşağıya doğru olan kaddıklarm (üçüncü smıf mevleviyetlerin) sıra tertibi olmayıp payede hepsi müsavi idüer. Medine. Sofya. Yenişehir (Tırhala Yenişehri). Halep kaddığmdan aşağı ikinci sınıf mevleviyetlerin sırası yukandan aşağıya şöyle idi : Selanik. rica olunur ki saadetin sadr-ı âzam hazretleri ve şeyhuhslâm hazretleri ve iki kazasker efendiler dahi maan şefaat edüb Pâdişah-ı tslâma arz edüb yine kelevvel altı rütbeden mülâzemet almub fukarây-ı müderrisinin ve tedam olalar i. Yani Halep kadıhğmdan bir derece aşağıda olan Selanik moUası bir derece terfi ederse iptida Halep payesini alıp sonra biKid Halep kadısı olurdu. ilmiye kanununu havi mecmua bahisleri tatkik edilecek oluıga 1058 Recebin­ ihtiva ettiği görülür. Mısır. Şam. Üsküdar. Kudüs. Halep kadısı terfi ederse evvelâ Kudüs mevleviyeti paye­ sini alır ve sonra Kudüs kaddığma tâyin eddir ve bu yukan derece­ lere kadar böyle giderdi. tstanbıd payesini alan zat bdfid tstanbul kadısı olur ve Anadolu Kazaskerhği payesini aldıktan sonra da sırası gelince fiden bu makama getiriUrdi. Bu mevleviyetler de şunlardır : ^ Bu. Manisa. Eyüp. Bursa. . Halep'ten itibaren bu kaddıklarm payeleri vardı. (1684' M.276 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I dört payede alınsun deyu Pâdişah-ı tslâm Hazretlerine arz edüb anlar payeden mülâzemet ahusun deyu hatt-ı hümâyün-ı saadetmakrun sadaka ve ihsan edüb hâlen anınla amel olunur ve lâkin tazyik olmağla alan kâğıdm furuht edüb veya emaneten alub tarîk-i ulema acnebi ile doldu. İstanbul kaddıklan ve bunun fevkinde Anadolu ve onun da üs­ tünde RumeU Kazaskerlikleri.

Mara. Sofya. istanbul. Mudurnu. Sakız. de mevleviyetlerde bazı değişiklikler yapdarak Mekke beraber Medine kaddıklan Haremeyn mevleviyeti ismiyle istanbul kaddığı de Edime kaddığı araşma aimmıştır. Mekke. Nişanlar diğer mülki ve asker! memuri­ yetlerin nişanlan gibi darphanede yapdırdı (Hatt-ı Hümâyun vesikaları. Nr. Yenişehir. Tokat. ' 1826'da Yeniçeri Ocağınm kaldırdmasmdan sonra II. Mihaliç. Trablus . Kayseri.İLMÎYE RÜTBELERİ DERECELERİ 277 Ankara. ve X X . Kandiye. Halep. Trablusgarp (Topkapı Sarayı. Lefkoşe. Sofya. 22801. Anadolu Kazaskerlikleri. Bosna. İzmir. Ya bizzat gidip kadılık eder veya payesini alır. Bağdat. Fener.Garp. 2783. Yenişehir. Revan kütüphanesinde 1506 numaradaki Tarîk defteri). sene 1244. Birgi. Havass-ı Refia (Eyüp). Girit Yunanistan'a geçmiştir. Mahmud'un yapmıg olduğu yenilikler arasmda paye sahibi kaddara derecelerine göre nişanlar ihdas edilmiştir. Menemen. Galata. Antep. Rumeli.. Rumeli Kazaskerliği Anadolu Kazaskerliği tstanbul Kaddığı Mekke Kaddığı Medine Kaddığı Edirne Bursa Bdâd-ı Hamse mevleviyetleri' Şam Mısır 1 XVIII asırdaki mevleviyetler söyledü: Haremeyn mevleviyeti. . Maraş. Filibe. kaddıklar kısmmda görüldüğü üzere XVIII. Erzurum. Kudüs. Erzurum. Babkesir. Mısır. Medine. Üsküdar. Yukanda asırda. Şam. Selanik. Gelibolu. Tire. Bu suretle Hare­ meyn kadısı terfi ederse tstanbul payesini alırdı*. XIX. Bosna. Kadmm payesi yükseldikçe evvelki payesinde olan nisam almarak yeni payesinin nisam verilirdi. 1254 H). asırlarda Osmanb devletinin sonuna kadar olan mevleviyetlerin dereceleri yukandan aşağıya şu tertip üzere devam etmiştir*. * Filibe Bulgaristan'da kalmış ise de Bflâd-ı Hamse ismi değişmemiştir. Edirne Bursa. 2780. Kamaniçe. Boyabat.

Yenişehir (Tırhala Yenişehri) Galata İzmir Sofya Trabzon Girit Payesi de vardır. . Bağdad Antep Bosna Erzurum Maraş Devriye mevleviyetleri ^ TrbIuB Garp Beyrut ^ Devriye ınevaliti yukanda adı geçen vilâyet ve sancaklardan herhangi birisine tâyin olunup sonra sırasiyle o kadılıklar dahilinde devrettiklerinden dolayı bunlara devriye mevalisi denihnigtir. Bunlar mabreç payesi de alırlardı.278 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLATI Kandiye Kudüs Halep Eyüp Selanik Mahreç mevleviyetleri.

Onlar da Edirne ve İzmir pâye-i mücerredeleri i d i : Bunlar yalmz payesini alırlar. terakkderi yoktur ve mansıp zaptedemezler. naipler. s&d&ta nezaret eden Nakibfi'I-egrafin kazalardaki vekilleri idi ve onlar tarafından tftyin olunurlardı. Pâye-i mücerredelerin X I X . mabkeme azalan. kısm-ı mahsusunda gösterilmiş olup en yüksek dereceleri Sitte denden kadılık idi. Bu Sitte kaddarma Eşraj-ı kuzât denilirdi*.İLMIYE RÜTBELER! DERECELERI 279 Diyarbekir Rusçuk Sivas Devriye mevalisi Adana Çankırı Van Fflye-i mücerrede Kadılıklardan bir de Pâye-i mücerrede eshabı denilen kadı payesi vardı. itibari bir de­ recedir. sonra bizzat kazasker olur ve icabederse bu makamı mükerreren işgal eder. Kaza kaddanmn tertibi. Umiye sınıfina uzaktan yakmdan alâkalı olanlar. müftidük edenler. müderrisler. İzmir pâye-i mücerredesini alan bir zat Edime pâye-i mücerredesine terfi ederdi. * Kadılıklar kummda kaza kadılarmdan bahsedilirken izahat Terilıııiftîr. 1 Naldbül-ejraf kaymakamlan. İçlerinde kaddık. Neşreddmiş olan salnamelerde müderris ve kaddarm sırası kısa olarak gösterilmiş olup bunu da aşağıya koymak suretiyle bunlar hakkmda daha ziyade malûmat veriyomm : Rumeli Kazaskerliği : Evvelâ bu rütbenin payesini ahr. asrm ikinci yansmda ihdas edilmiş olduklan anlaşılmaktadır. nakibü'l-eşraf kaymakamlan * ve sair yüzlerce zevat bir şeref olmak üzere bir yolunu bularak bu itibari rütbeleri alırlardı. .

Selanik. Müderrislikler Dârü'l-hadts Müderrisliği Bu müderrishk Kibâr-i : müderrisin denilen müderrishklerin (Edime ve İzmir pâye-i mücerredeleri) yalmz payesine nail olur. Erzumm. Bursa. sonra bilfiil mansıbmı zapteyler. Yenişehir. Mısır. Diyarbekir. Şam. Galata. Rusçuk. İzmir. Pâye-i mücerrede eshabı teyhyemezdi. bundan sonra Rumeli kazaskeri payesini dirdir. Bosna. Filibe Mahreç mevleviyetleri: (Payeleri de vardı). Antep. Haremeyn Mevleviyetleri : alıp sonra bizzat Rumeli kazaskeri olur. Mükerreren Anadolu kazaskeri olanlar da varsa da nâ­ Mekke ve Medine kadılıkları olup ya bizzat mansıbmı zap­ teyler veyahut Haremeyn payesi verilirdi. Çankırı. Girit kadı­ lıkları (Payeleri de vardı). Maraş. Havass-ı Refia (Eyüp). Süleymaniye Müderrisliği : Dârü'l-hadis'ten bir derece aşağı olup dOrt müderrisliktir ve Süleymaniye Camü yakınmdadır. Sofya. Bilâd-i hamse mevleviyetleri : Edime. tstanbul Kadılığı : tptida payesini alır. Adana. Fenar (Tırhala'da).Garp. B e y m t .280 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Anadolu Kazaskerliği : tptida payesini alır. Trabzon. Devriye mevleviyetleri : Bağdad. Yahut Anadolu payesi verilir. Halep. Buranm müderrisi kadı olmak isterse mahreç mevleviyetlerinden birine tâyin olunurdu. Kudüs. sonra bizzat zapteyler. Trablus . Buradan terfi eden bir müderris . terakki edemez ve mansıp zap- en yukan derecesi olup Süleymaniye Camiinin kıble tarafmdadır. Sivas.

. Dârü'l-hadîs ve Süleymaniye müderrisleri. Mûsila-i Sahn Müderrisliği müderrishk ttibar edilmişti. îşte yukandan aşağıya kadar gelen bu dört dereceU müderrislere Kibar-i müderrisîn deniUrdi. ^ Mefihatin En Son Tarik defteri (kütüphanemizdeki nüsha). artar ve eksilirdi. bazen herhangi bir müderrise itibarî olarak verilirdi. Sahn-ı Seman Müderrislikleri : Fatih Camiinin iki taraûnda sekiz medrese müderrislikleri. Terfi eden. Eğer yukarıki müderrisler kendilerine teklif olunan mahreç mevleviyetini istemezlerse bu dereceh medrese tekUf edilirdi. Yahut isterse mahreç mevalisi olurdu. Terfi ederse Hâmise-i Süleymaniye müderrisi olur. Hâmise-i Süleymaniye Müderrisliği : Süleymaniye müderrislerinin bir derece aşağısında olup beş müderrisliktir. Mûsila-i sahn'm aşağısmdaki Hareket-i dâhil müderrisUği 32. Mûsila-i Süleymaniye Müderrisliği Hâmise müderrisliklerinden bir derece aşağıdır. (Dârü'l-hadîs-i tsmad Sahn-ı Mesudiye bilâ-îtibar Mûsda-i Sideymaniye derecesiyle : Sahn medreselerinin bir derece altmda olup seksen sekiz ve Dizdariye müderrishği derecesi seman itibariyle Midillih Mehmed Emin Efendiye verildiği gibi ^. îptida-i dahil müderrishği 48. Hareket-i hâriç 40 olup tstanbul müderrishklerinin iptidası olan tptida-i hâriç müderrishğinin adedi muayyen değildi.İ L M İ Y E RÜTBELERİ DERECELERİ 281 Dârü'l-hadîs müderrisi olur. Dârü'l-hadîs müderrisi kendisine tekhf edilen mahreç mevleviyetini kabul etmezse o zaman bu Sülejrmaniye müderrislerinin kıdemhsine teklif olunurdu. Müderrislikler. Buradan terfi eden müderris İptida-i altmışlı müderrisi olurdu. Süleymaniye medreselerinden birine müderris olur. Bunlardan sonra adedi 32 olan Hareket-i altmışh ve adedi 38 olan tptida-i altmışlı müderrishkleri gehrdi. Meselâ Piyale Paşa medresesi Hâmise-i Süleymaniye itibar edilerek Şehri AtauUah Efendi'ye Ahmed Ramiz Efendiye). mahreç mevleviyetini kabul etmezlerse bunlarm kıdemhsine : veriUrdi.

.

Mirmiran ve Ûlâ smıf-ı sânisi. * Ûlâ rütbesi 1249 H . Hâcegân (Kalem < t l â U e saniye rütbeleri arasmda ohnak üzere 1263 H.(1B46 M. Bu rütbelerle beraber dmiye rütbeleri arasmda mua­ delet yapdnuş ve merasim esnasmdaki teşrifatta ona göre hareket eddmesi takarrür eylemiştir. * 1262 H. Saniye Sımf-ı evveh.)'de ÛlaSmıf-ı evvelinin üstfinde olarak ihdas edilmiştir (Lütfi tarihi. İlk defa tertip edden muaddet şöyle idi : Vezir. Kapıcıbaşı rütbesindekder. Rumeh Beylerbeyi. Haremeyn pâyehleri.(1847 M. (1848 M. * tstanbul müderrİBİigi rüûsu olanlar Mûsda-ı Süleymaniye'den derecede olan müderrislerdir. Ûlâ Sınıf-ı sânisi. Rütbe-i Râbia esbabı. Kaymakam. Müşir. 1264'deki iirasmda bunu göstermemiştir. V I I I . Miralay. Ûlâ Smıf-ı evv^oh* Ferik. Saniye Smıf-ı sanisi. H . Ûlâ Smıf-ı evveh* Ferik (Korgeneral). Mirhva. Mîrü'l-ümera. sonra sırasiyle : Rumeli ve Anadolu Kazaskerleriy Rütbe-i bâlâ*. Rumeli ve Anadolu Kazaskerleri.)'de tertip edden yeni teşrifat defterinde : Vezir ve Müşir. tstanbul âmirleri) 1264. c. Bilâd-i Erbaa (Bdâd-ı Hamse) Mahreç Mevahsi. Istabl-ı Ânüre rütbeUleri.)'de rütbe-i saniye mütemayizi ismiyle bir rütbe ihdas edilmiş ise de Lütfi tarihi. ». .)'de ihdas edilmiş ve 1255 Şevval (1839 Arabk) *de Kazaskerler Ue ferikler arasmda olmak üzere ûlâ smıf-ı evveli ve ferikten sonra gelmek üzere ûlâ rütbesi Udye ayrdarak ûlâ Sınıf-ı saniyesi bn sıraya konmuştur (NıMbetû'l-vekayi). Bâlâ Ricah. tstanbul Kadısı. İstanbul Kadısı. M a h m u d zamanmda askerî ihdas olunup daha sonra huna göre rüthe eddmişti. 92). (1833 M. Mîrmîran. aşağı rüûsu olan ulema ^ Binbaşı.YIRMI IKINCI BÖLÜM İLMİYE RÜTBESİNİN RÜTBELERLE MÜLKÎ VE ASKERÎ MUADELETİ ve midkî rütheler dereceleri teshit Sultan I I . Rütbe-i Sâlise.

Mîrü'l-ümera. t. Bunlarm adedine göre on dört nişan ihdas edilerek vasıtasiyle kendilerine verilmiştir ' . Hâcegân rütbesinde olanlar muadil tutulmuşlardır*. Mirliva. (1848 M. 1264 H . Mevleviyeti . 176. Mahreç payesi.Rütbe-i Sâhse . Kaymakam.Mîrmiranhk .Birinci Ferik (Or­ asır sonlariyle XX.284 OSMANLI DEVLETİNİN İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I payesi.Mirhvahk (Tümgeneral) .Ferik evveh . > Lütfi tarihi. Müşirlik. Süleymaniye. Kibar-i Müderrisin i. ' Dârûl-hadts. şöyle idi *. VIII. Kibar Müderrisîn . 155. Rumeh Kazaskeri .Mira­ laylık • Askeri Kaymakamhğı (Yaıbay) . Mûsıla-i Süleyma­ niye müderrisleti. Rütbe-i Sâlise.RumeU Beylerbeyhği. asır başlarındaki teşrifat sırası da şeyhuhslâm general) . Bilâd-i Hamse Mevleviyeti .Rikâb-ı Hü­ mâyun Kapıcıbaşılığı.Anadolu Kazaskeri . s.Rütbe-i Ûlâ Sınıf-ı Saniye sınıf-ı mütemayizi. Saniye Smıf-ı sanisi. Mûsda-i Sideymaniye mâdımundaki müderrisler-Alay Eminhği.Rütbe-i bâlâ.Binbaşdık . Miralay. * İlmiye Salnamesi ve Konya Vilâyeti Salnamesi. İstanbul Kadıhğı .Rütbe-i Ûlâ Smıf-ı sânisi. Saniye Mütemayizi Bilâd-ı Erbaa. c. Haremeyn Amire payesi.tstabl-ı Âmire Müdürlüğü . Mahreç Mevleviyeti. XIX. VIII. Rütbe-i Râbia esbabı. Haremeyn Mevleviyeti . Bu Kibar Müderrisinden sonra gelen müderrisler ile Binbaşı. 156.Rütbe-i Saniye smıf-ı Sânisi . Vezirlik. Hamise-i Süleymaniye. e. » Lütfî tarihi.) tarihine kadar Bilâd-ı £r6aa (Hamse) ve Mahreç mevahsinin memuriyetlerine mahsus nişanlan yoktu. tstabl-ı Kapıcıbaşı.Rütbe-i (Korgeneral) .Miralaylık (Albay) .

Semahatlû Efendim Hazretleri : Semahatlû Efendim Hazretleri İstanbul Kaddığı pâyelilerine : Fazdetlû Efendim Hazretleri Haremeyn Mevleviyeti pâyelilerine : Fazdetlû Efendim Büâd-i Hamse.İ L M Î Y E RÜTBESİNİN MUADELETİ 285 UUmanm elkabı . Mulıarreratta aşağıdaki elkap kıdlanılırdı : Şeyhülislâmlara Kazaskerlere : Devletlû. Mahreç ve Devriye Mevalisine : Fazdetlû Efendi Sair Kaddara : Meveddetlû Efendi Müderrislere umumen : Mekremetlû Efendi. .

.

Tevarih-i Âl-i Osman (Oruç Bey). 1279 tabı. 2151. Künhü'l-ahbar (Âh). Selânikî »Tarihi (Selânikî Mustafa Efendi) basdmamış kısımlar. Raşid Tarihi (Raşit Efendi). Esad Efendi kitapları. Tevarih-i Âl-i Osman (Lütfi Paşa). fî Hulâsat-i ahbari'l-hâfikin) (Ravzatü'l-Hüseyia matbu nüsha. 1286'da matbu nüsha. 1332. Nr. Vekayinâme (Abdi Abdurrahman Paşa). (Karaçelebi-zâde). Mir'atü'l-memalik ve Derecatü'l-mesalik (Gelâl-zâde Mustafa Bey). 2259. Esad Efendi kitapları. MiUet Kütüphanesi nüshası. Franz Babinger neşri. 1283'de matbu nüsha.Hieşıi Mehmed Efendi^ Türk Tarih Kurumu yayınlarmdan. Nr. İstanbul tabı. Umumi Kütüphane nüs­ matbu nüsha I I I . TacüU-tevarih (Hoca Sadeddin Efendi). Nr. Künhü'l-ahbar (Âh). Ravzatü'l-ebrar (Kara Çelebi-zâde Abdidaziz Efendi). Selânikî Tarihi (Selânikî Mustafa Efendi). 1281'de basdmıştır. Ravzatül-ebrar zeyli Naima Tarihi 1280'de hası. 1282'de basdan nüsha. cdt. Raşit Tarihi zeyli (Çelebi-zâde Asım Efendi) 1284 tabı. basılmış beş cilt. Vekayi-i Tarihiyye (Topçular Kâtibi Abdülkadir).İLMİYE TEŞKİLÂTINI Y A Z A R K E N İSTİFADE EDİLEN ESERLER Tarihler Tevarih-i Âl-i Osman (Âşık Paşa-zâde). Behiştî Tarihi (Behiştî). Peçevî Tarihi (İbrahim Efendi). kütüphanemizdeki basümamış cütler. 779. Fezleke (Kâtip Çelebi). 1925. . 1245'de matbu nüsha. yazma. Kütüphanemizdeki nüsha. 1341 tabı. Neşri Tarihi (Cihannüma . Müneccimbaşı Tarihi.

1198'de matbu. basdmamış kısım. Nr. Vasıf Efendi Tarihi (Edip Efendi). kütüphanemizdeki nüsha. matbu cdt 1338. Vasıj Tarihi Edib Ejendi (Mehasinü'l-abbar ve Hakayikü'l-âsar). 1219 tabı.288 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Suphi Tarihi (Suphi Sami. 1199'da basdmıştır. 1271-1292 matbu ' Ba eaer Şeml M o l l a torofindau 1264 genesine kadar gelen Sadr-ı âzam Şeyhülislâm ve Kaptan Paşalarm tâyİDİerini göstermekte olup sonradan kırk yedi sene daha ilâvesiyle 1311 H . Nr. Ata Tarihi (Enderunî Ata Bey). . 1311'de basdmıştır*. (Mustafa Safi Efendi). kütüphanemizdeki nüsha. Şâni-zâde Tarihi (Şanî-zâde Ataullah Efendi). tarihine kadar getirilmiştir. (Mustafa Nuri Paşa). Topkapı Sarayı nüshası. Kütüp­ Netayicü'l-vukuat Zübdetü't-tevarih Zübdetü'l-vekayi (Lütfi Efendi). Takvimü't-tevarih (Kâtip Çelebi).1146'da basdmıştır. Takvimü't-tevarih Zeyh (Şamdanî-zâde Siüeyman Efendi). Nuruosmaniye Kü­ tüphanesi nüshası. Nusretnâme (Fmdıkldı Mehmed Hahfe). 1306 ve 1328'de matbu hanesi nüshası. İlaveli Esmarü't-tevarih (Hayrullah Efendi). 1928. 1327 tabı. Cevdet Tarihi (Ahmed Cevdet Paşa). tstanbul. Ahdfilhamid'in emriyle S a l t a n A b d ü l a z i z ' i hal' eden Hüseyin A v n i . 2428. Umumi Kü­ tüphane nüshası. Halil Nuri Bey Tarihi (Hahi Nuri Bey). LiUjî Tarihi V I I I . Silâhdar Tarihi (Fmddddı Mehmed Hahfe). cdt. matbu nüsha. Şakir Efendiler). Vehyeddin Ef. Matbu. cdt. 1309. Hayrullah Ejendi Tarihi fasiküller Mür'iü't-tevarih (Şamdanî-zâde). İzii Tarihi (İzzî Efendi). matbu cdtler. 1290.mütercimi Atâ Bey). (Defterdar Mehmed Paşa). hanemizdeki nüsha. Mür'i't-tevarih (Şamdanî-zâde). 1292. 1284 tabı. kütüp­ (Şemi Molla). Devlet-i Osmaniye Tarihi (Hammer . müteferrika tabı ve zeyh. Matbaa-i Osmaniye. matbu X . Fakat maalesef II. Asım Tarihi (Mütercim Asım). 3122. M ü t e r c i m R ü ş t ü ve M i t h a d Paşalarla ŞeyhuUslâm H a s a n H a y r u l l a h Efendi'nin isimleri bu cetvele konulmamıştır.

tercümesinden). 1328. Tarihten mezuniyet (Prof. Fatih Külliyesi daa 1946. Halkondil Tarihi zeylindeki teşkilâta ait kısımlar (Ali Şevket Bey tercümesi). Taşköpridü-zâde Isamüddin. 1671 Amsterdam. Tarih-i Silsile-i Ulema (Esad Efendi kitaplan. Âl-i Osman (Hezarfen Hüseyin Nimeti Ejendi Kanunnâmesi Telhisü'l-beyan ji Kavânin-i Âl-i Osman (Tarih-i Osmanî Encümeni neşriya- Kanunnâme (Veliyyüddin Efendi kitaplan). Nr. i Bu kannımâmeyi Profesör Bay H a l i l İ n a l c ı k . Mehmed). Dejter-i Divan (Aynî Ali Âl-i Osman der Mezamin-i Mükerreme Emirleri (tsmaü Hakkı Uzunçarşılı). Histoire de l'Etat present de l'Empire Ottoman. Teşkilât Mecmuası (Kütüphanemizdeki nüsha). Mekke-i Hukuk-i mamış tır. kütüphanemizdeki nüsha*. 1970. Osmanh Kanunnâmeleri (Milli Tetebbular Mecmuası). Kanun-ı Osmani (Mahmud b. Koçi Bey'in Kavanin-i Kavanin-i Efendi). Nr. Tekâlij Kavaidi (Abdurrahman Vefik). Tarihten mezuniyet tezi. 2142).İSTİFADE E D İ L E N ESERLER 289 Kanunnâmeler ve Oamanlı teşkilâtma dair eserler: Kanunnâme-i tmdan). Hususî tetkikler: Sahn-i Seman medreseleri (Bayan Remziye). Kanun-ı Osmanî ve Râbıta-i Asitane (Kütüphanemizdeki nüsha). Süleymaniye medreseleri (Bayan Remziye). Tableau Gineral de l'Empire Ottoman Paris. Teşrijat (Kütüphanemizdeki nüsha). 1949. Efendi). (Kütüphanemizdeki nüsha). kütüphanemizdeki nüsha. basd­ . Dr. Koçi Bey Risalesi (1277'de basdmış nüsha). 1969. tslâmiye Istılâhat-i Fıkıhiyye Lügati (Esbak İstanbul Müftüsü ve sabık Diyanet İşleri Reisi Ömer Nasuhi Efendi). Ricaut (1812'de Paris'te basdmış Fransızca Mevzuatü'l-ulûm. KendUerine müteşekkirim. D'Ohsson. Paris Milli kütüphane­ sinden filmini aldırarak benim kütüphanem için de bir nüshasmm fotoğrafimn aimmasma müsaade etmiştir. Süheyl Ünver) Üniversite yayudanntezi.

Sicill-i Osmant (Mehmed Süreyya Bey). Vakıflar Umum Müdürlüğü yaymlarmdan. 1938. sene 16. vakjiyesi (Vakıflar Umum Müdürlüğü yayınlarmdan). Vakıjlar Dergisi (I. Vilâyet Salnameleri. tstanbul. ve I I . Salnamesi. Fatih Sultan Mehmed II. Vakfiyeler: Fatih Sultan Mehmed II. vakjiyesi yayınlarından). Mühimme dejterleri'ndeiâ vesikalardan. 1268'de matbÛ. Cevdet tasnifi vesikalardan. Sahm. Huzur Dersleri Prof. Resmi Salnameler (1263'den 1272 tarihlerine kadar). basümamıştır. Her ikisi basılmıştır. Şakayık zeyli (Atâyi). Başvekâlet Arşivindeki vesikalardan t Ali Emirî tasnifi vesikalardan. (Müstakim-zâde Siüeyman Sadeddin Efendi) (Şakayık zeylinin zeyh). (Ebûlûlâ Mardin). ciltler). Meedi. sümamış ciltler (kütüphanemizdeki nüsha) Şuarâ tezkireleri'nden Lâtifi. Eyüp İlmiye Rehberi (tsmaü Hakkı Uzunçarşıh). lı defter). K . 1269 da matbu. Nur-ı osmaniye Devhatü'l-meşayih ve zeyh (Rifat Efendi).290 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE TEŞKİLÂTI Arpalık Maddesi (Türk Tarih Encümeni Mecmuası. (Mehmed Süreyya Bey). Ramiz ve Fatin tezkireleri. 276). . Vekayiü'l-Fuzalâ Kütüphanesi Osmanlı Müellifleri Nuhbetü'l-vekayi (Bursalı Mehmed Tahir bey). Hümâyun (Alman Müsteşrikler Cemiyeti Hatt-ı Hümâyun Teşrifat dejteri (MaUyeden Arşive devredilen defterlerden 29 Nr. tbnûlemin. 1334'de Meşihat tarafmdan neşrolunmuştur. 1935. Riyazi. Âşık Çelebi. tbnü'l-Emin Muallim Divan-ı Mahmud Kemal İnal tasnifi vesikalardan. Şeyhi. M . tstanbul. matbu birinci ciltle ba­ Kmah-zftde. (sandık) vesikalarından. s. İnal. 1956. Teracim-i Ahvale dair eserlerden t Şakayık-i Numaniye tercümesi (Hadayikü'ş-Şakayık). matbu ciltler.

Mevzıuuû'l-ülûm tercümesi (Taşköpridü-zâde Kemaleddin Mehmed). Osmanlı Türklerinde ilim (Doktor Adnan Adıvar). 1951 ve 1955. Hadikatü''l-cevami (Hafız Hüseyin Ayvansarayİ ve zeyU). 3 2 5 . 1506). Nr. Paris Mdli K t p . Mecmua-i münşeat. Y a z m a (İzmirh Ismaü Hakkı). Topkapı Sarayı Bağdad Köşkü Kütüphanesi. Mecmua-i Tesavir-i Osmaniye (Arif Paşa). Hediyyetü'l-Arijin EsmaüH-müelliJin Cihannüma (Kâtip Çelebi). Revan K . Seyyah tnciciyan'ın matbu). İkdam neşriyatmdan. 1281'de . 1312. Tayyib Cökbilgin). haraları (B. 1364 H . sayı 9 . Meşihatın En Son Tartk Defteri (kütüphanemizdeki nüsha). 194lMe matbu. Mehmed). îıakffl-meknunjVz-zeyi-i (1945) matbu. matbu nüshalar. Müteferrika tabı. Abdülhamid ve Yıldız Hâtıraları (Başkâtip Tahsin Paşa). Tahkikat defteri (Topkapı Sarayı. MenShicü'l-inşa üâve 610. Paris Mdli K t p . Y a z m a flâve 4434. alâ keşfi'z-zünun (İsmail Paşa). Kitdt-ı Nusretü'l-lslâm ve's-sûrur fî Tahrir-i Kitab-ı Atlas Mayor (Ebû Bekir Behram Dımışki tercümesi).3 3 3 . Yeni Um-i Kelâm basdmıştır. BeUeten'dtn ahnan notlar.matbû cilt. Edirne ve Paşa Livası (Prof. Feridun Bey münşeatı. 1940 da basdmıştır. 1943*de basd­ mıştır.İSTİFADE E D İ L E N E S E R L E R 291 Diğer Müteferrik Eserler: Kejjü'z-tünun an-esam. Saray ve Ötesi (Hahd Ziya). Tanzimat (Tanzimatın yüzüncü yd dönümü münasebetiyle).Vl-kütûb ve'l-Fûnun (Kâtip Çelebi). 1339-1341Me matbu. (1941)'deki matbu cütler. 1360 H . Hrand Andreasyan tercümesi» (Yahya b. (İsmail Paşa). Nr. Evliya Çelebi SeyahtUnâmesi (matbu cdtlerden notlar).

.

bk. 167. 193. Abdülkadir. şeyhuUslâm. müderris. Abdülkerim Efendi. Şeyhi. 194n2. Abdülaziz. Fatih'in hocası. Abdülmümin Efendi. Abdülkadir Cürcanî. şey­ Abdülhalim Efendi. Uluğ Bey (b. 211. islâm. Kazaskeri. mü­ Abdülhalim Efendi. 161nj.zâde. Anadohı dolu Kazaskeri. 197. 217. Abdülkadir Efendi.. 236. bk. çavuşbaşı. 189. 210. pâdişâh. RumeU Kazaskeri. 30n. Abdüllâtif. 195. şeyhuUslâm. 68. Mehmed Çelebi (b. 5. 212. Menteş-zâde. Beyzavi.. 202.) nin oğlu. 52n3. Abdülhamid I I . şeyhülislâm. Seyyid. 146. müderris. pâdişâh. . 167. Yâsinci . 53. Ahi-zâde. 146n„ 268. 231. AhdüUâtif. Abdülvehhab Efendi. Abdürrahim Efendi.) in oğhı. Abdidhamid I. 51. 148. Abdi Ağa. reiaalkütUp. 194n. 225. 215. bk. Süleyman'ın hocası. Abdülkadir Efendi. Dürri .. müverrih. Ebus­ suud Efendi (b. Abdülaziz Efendi. 162. keri. bk. m n .zâde. nakibü'l-eşraf. Tevkil A b ­ durrahman Paşa. Ispartah. Abdülkerim . pâdişâh. 102n. şeyhül­ Abaza Hasan Paşa. K İ Ş İ A D L A R I AhdüUâtif Acemî. bk. Şeyhî . Abdülmuhsin Kaysert. Sin.zâde (b. AbdUhneUk.) ne mensup âUm.) nin oğlu. 26. MuaUimhâne-i Nüvvab (b. şeyhuUs­ lâm 73. derris. şeyh. Abdi Ağa. Arap . kazasker. Abdülvehhab Efendi. pâdişâh. Hazreti peygamber'in dedeleri. 225. Abdürrahim Efendi. 214nı. Abdürrahim Efendi. I02nı. nakibü'l-eşraf. AbduUah b. Ömer Beyzavî.. şehzade. Abdullah Efendi. İÇSu. 145. Karaçelebi . Abdühnecid. şeyhülislâm. AbdülmuttaUb b. Ahbas b.D İ Z İ N I. Hâşim. 222.. Anadolu Kazas­ huUslâm. Şey­ huUslâm Müeyyed . AbduUah Efendi. 53. son halife. Ahi-zâde. 105. 76. Âbdülmecid Efendi.zâde. şeyhuUslâm. 167. Abdülmuttalib. 193. 196. Ana­ Abdülbaki Mahmud Efendi. Hazreti Peygamber'in amcası.zâde. nakibü'l-eşraf.zâde. 64. Abdülbaki Arif Efendi. Fahri Razi mek­ tebi (b. İstanbul'da ilk müder­ rislerden. hk. . I I . Rumeli Kazaskeri. Abdülkerim Efendi. 73. 195nı. 72. 147. Abdülvehhab Efendi. bk. Ebe-zâde. Paşmakcı zâde. 190n4. Abdullah Efendi. 195. 219.zâde. âlim.) nin torunu. Abdülkerim. Seyyid. 53. 268. 142n4.) müdürü. 223. bk. Kadı. tstanbıd Kadısı.

Abdurrahman. Yusuf . 222. Abdurrahman Efendi. Zla^.) ne mensup âlim. 116n. 250. Ahmed Efendi. 206np 224. 65. bk. 91n„ İSiu^... Abdullah Efendi. ordu ka­ dısı. tstanbul Kadısı. müderris. 61. İsa oğlu. Ahmed b. Abdurrahman Çelebi. 162. âlim. İmam. Anadolu Kazaskeri. 22. müftü.. 7. şâü. SOuj. Şehri. I70nj. müderris. Abdullah Hilmi. izmitli hekim. 9. Bayezid'in hocası. I 2 n „ 19. 263. Ahmed. Ahmed Isamüddin Efendi. müderris.294 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Ahmed III.. 26. Seyyid. şeyhülislâm ve âlim. İstanbul Kadısı. Seyyid. 176. müderris. Ahmed Efendi. 25. Neyli. 176. Ahi. Alâüddin Arabi. Bosnalı. (kazasker) 244. Abdullah Efendi. Hüdavendigâr San­ cakbeyi. I63n. Ana­ dolu Kazaskeri. 158. Müfti . 183. 102n. Ahmed Râmiz Efendi.. 218. Abdurrahman Efendi. 281. Ali b. . Keyhfisrev. AbduUoh Efendi. Tokath. 76. 102n. Abdullah Efendi. bk. Ahmed. 237. 184. şeyhül­ islâm. 146n.239. şeyhülislâm. Fahr-i Râzi mektebi (b. 96. 234. 165. 43.) ne mensup âhm. Bur­ salı. kazasker. 270. 230. 146n. bk... Anadolu Seçuklu hükümdarı. 70.. 79. Ahmed Efendi. Abdurrahman Bey. Ahmed Paşa. 5. mü­ derris. Abdurrahman Elfendi. Yenişehirli. Ahmed I I . Numllah . Müeyyed . I02n. Anadolu Kazaskeri. 148. Fatih'in hocası. İshak Hocası. Ali.. Beyâzî . Seyyid. 146. müderris. 146. Seyyid Şertf-i Cflrcâni. Abdülkerim Efendi. Abdurrahman Efendi. 238.zâde. ISOnt. Tikveşli. Mahmud el-Cündî. 188. Zencanh. Ahmed Efendi. İznik dahil müderrisi. Ahmed Efendi. Dojutanh. Hazreti Peygamber'in amcazadesi ve damadı. Alâüddm Esved. 69. 132n. Abdfilhâdi zâde. Ahaveyn. 9. kadı. 145. Konyalı. pâdişâh. 35. müderris. 76. II Süleyman'm yazı hocası. 128. Mısır Kadısı. Alâüddin Keykuhad (I) b.zâde. fcyhnlislâm. bk. 197. Veliyüddin-zâde. 156. Ali b. Alâüddin. Ahmed Efendi. Ahmed I. Taş­ köprülü . 74. Mevlâna. AK. 89. müderris. 21. Hâfiyt-i uerid (b. 170n„ 1900^.. Abdullah Efendi. 193. Abdurrahman t y d . pâdişâh. fok. Alâüddin Tüsi. Kara Hoca. Abdurrahman Nesip Efendi. Şirazh âlim. Abdurrahman Efendi. Abdurrahman Efendi. Adudüddîn.zâde.zâde. Mesud. müderris. 161. II. âlim. 183. 145. 254. Lefkoşe Kadısı. âlim. 59. Ali (b. Osmanh tarihçisi. Ahmed b. Erzincanlı. 25. Alaşehirli. p&dişah. 99n„ 121. mdderris.) mfielUfi. 193. Ebî TâUb). Fahr-i Râzi mektebi (b. 2I6nı. Abdullah Efendi. 102n. Kazovoh alim. müderris. Abdullah Efendi. 59. 197. 74ıı„ 113. 237.131. Mahmud-i Cfircânî. 30. 29n. Rnmeli Kazas­ keri.zâde.zâde. 9. AbduUah Efendi. Ahmed Efendi. Kayserili. Ahmedî. müderris. Ali. 59. 179n„ ISOn. Ahmed Çelebi.. Abdurrahman Efendi. Tbkatlı hattat.

236. 205. Samavna Kadısı oğhı. Mevlâna. Arif Hikmet Bey. 231.zâde. Fahri R â n mektebi (b. AU Paşa. Seyyid. 9. 83. ŞeyhuUslâm. 74. 201. Azmi Efendi. (eyuhlislâm. Alâfiddin. 6n2. ZembUli Mfifttt. Ali Efendi. AU TAsî. İsmail Espicai. 119nt. 235.. 76.. Nâsirfiddin Tûsi'nin oğlu. Erzincanh. 236. 206n4. Atâ Bey.. 84. şeyhuUslâm.zâde. Ali Efendi. 237. nakihüM-e|raf. 223.İNDEKS Ali b. 21. AU Efendi. 112. Aristo. 237. mfiderris. 68. Yusuf b. Şehid. 232. Mevlâna. 233. Hekimoğlu. âUm. lOn. 67. 177. Ali Çelebi Veled-i MoUa Yegân. Tafşîn. I I . /etva'larda erkekler için kullamlan muhayyel ad. 62.) ne mensup âUm. Asmı Efendi. Mekki .zâde. Kethflda . Pasmakcı . 215. Arap. 26«. 238. 49. şeyhuUs­ lâm. Dfirri • zâde. 235nı. 197. 167. Aşık Çelebi. Arif Efendi. Radiyyüddin Casri. şeyhülislâm. EbttU-Hasan. pâdişâh. Damad. Bahafiddin Mehmed b. 8. 25. 46. 260. Ali Efendi. Bayerid I I . Ayasofya'da mttdeıris. mfiderris. 295 Asilflddin. şehzade. şeyhuUslâm. I66n. 119n4. 192n. Bcdrfiddin Mahmud. 84. 47. 189n„ 197. 146. Ataullah Efendi. 176. 25n.zâde. vezir-i âzam. Ankara Kadısı. 222. Çorluhı.. 69. 16402. KocaeU Sancakbeyi. AU Efendi. Aynî. Bahafiddin Efendi. Ali b. 114. şeyhnUslâm. AU Paşa. Aşık Paşa . Meşrep . Aşki. 193. AU Çelebi. bk. hesap aUmi. Ahıskah.. 234. Bayerid. 79. 237. Ispartah âUm. 8n. AU Paşa. Osmanh mfiverrihi.176. Bahâi Efendi.zâde. BirgiU. Bedrflddin Mehmed b.235. 31. RumeU Kazas­ keri. Cemalüddin. I I I . 56. Hüseyin AmiH. 60. K m a h . 136. 52. Arif Efendi.zâde. 218. Asun Efendi. 35. 47. Murad'm kar­ deşi. Ayşi Mehmed Efendi.165. 21. Arif Efendi. felsefe. 236. . şeyhuUs­ lâm. AU Mfirginânî./ıfcıfc âHmi. AU Paşa. 175. 193ıı. Çatalcah. SeUm'in hocası. Kanûni'nin Şehzadesi. 67. 178n„ 205. 250n. 190n4. Mehmed'in bocası. Hoca. 197. İsmet Bey . AU Cemâli Efendi. 107. İV. 183. Budin Kadısı. Çandarh . Bedrfiddm Simâvi (Mahmud). Azis Mahmud Hüdayi Efendi. 174. 24nı. 20.. 20n. Yenicami evkafı müteycUisi. ders vekiU. sadrazam. nakibAl-efrâf. Bayerid. 167.. sadrazam. 47. AU Kuşçu. 193. BâU Bey. şair. 239. âUm. Osmanh tarihçisi. Mebmed b. 127. şeyhülislâm. 22. Baki. mfiderris. 24nı. Bcdrflddin. vczîr-i âzam. Sofu. Avfi. 64nj. Amr. Semerkandli âlim. mOderris.232. 7. Aziz Efendi.z â d e . 43. AU Efendi. Atayî. 233..145.zâde. 210. 232. tarihd. 228. heyet ve hesap âUmi. Şeyh. 146. Murâbıtlaı hfikfimdan.

^üa^. 66. 130. HaUd b. Beyzâvî. KefeU âlim. 202. şey­ hülislâm. Celâlüddin Devvânî. Ebi'l . 23. bk. 164. 23. 28nı.157. Ebû Bekir Efendi. Ebu'l . Davud Paşa. Tosyah âUm. 173 nj. Muhammed el . muhaddis. 179. 113. Zeyd. Çelebi Efendi. Kazasker. 11.Kuduri. Cagminî. Ebi'l . Fahreddin Râzî (b. 146.zâde. 42nı. Ebû Bekr b. kadı. 16. 43. 203. 180n^.Hüseyin b. Damad zâde. 204. 19. 218nı. 42. Emir. E Ebî Bekr b. Davud Kayseri (Şereffiddin Davud b . Cemalüddin Mehmed Taî. Sultan İbrahim'in itibari hocası.296 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Orhan Gazi tarafından kurulan ilk medreseye tayin edilen ilk müderris. 232. Kadı. 12.. Mehmed). Cenabı. Hanefi /ıkıfc âlimi. mevlevî şeyhi.) nm oğlu. bk. 193n3. veziriazam.zâde SaUh Efendi. 192n. Ebû'l-Meyamin Mustafa Efendi. fakih. 151. Esad Efendi . Derviş Efendi. 146. 12na. Ebu'l-Hayr Ahmed Efendi. Bekir. büyük muhaddis. mfiderris. 40n2. Buhâıî. 65. büyük Hanefi imamı. 227-229. bk. Nişapurlu âlim. Cevdet Paşa. Ebû Bekr-i Dumşki. Mevlanâ. 29. 201. 69. Çavuşbaşı. Celâl . müderris. Şerif . müderris. İsmail. 56nj. III. Ömer Beyzâvî. Bey. kadı. şeyhuUslâm. 19. Mehmed Şaşi. 238. Çandarh Kara HaUl. 1. bk. 76. Burhanüddin b. 100. 72. 175. Buhârî. Cinci Hoca Hüseyin Efendi. 177n2.) ahfadmdan âlim. 29nj. Derviş Mehmed Efendi.zâde. Bondier. 234. 154. HSn. Ebû Said Efendi. Ebû Bekr Merginâui. 72. Nişancı. heyet âUmi. I65nj. Derviş Paşa. Ebu İshak Kâzerûnî. Mehmed'in hocası. Budak. 180. naki­ bü'l-eşraf. 166n..Berekât Hafizü'ddm NeseH. 265. Celâl-zâde Mustafa 234. TebrizU akaid âUmi. Kâzeruniye U rikatmm kurucusu. Bağdadlı İmam. 134. müderris. imam.zâde. HaUl Hayreddm Paşa. 236. 76. 20.. Ebû Bekr-i Râzi. 264. Michel. Pîr-i Herat. müderris. 188. D'ohsson. 28. Ebû Bekir Ağa. bk. Sunullah Efendi (b. 10. 188. Bulgar prensi. 42nı. şeyhülislâm. Ahmed Beyhakı.zâde Mustafa BeyHn kardeşi. Derviş. 249n„ 250. 238. Cafer Efendi. 26. 6nj. /ett-'o'larda erkekler için kulla­ nılan muhayyel ad. Ebû Abdullah Ensâri. Emir. iznik'te . 197. Mısır Kadısı. 59. Nişancı Celâl . Anadolu Kazaskeri. hi­ laf ilminin kurucusu. Mahmud b. Ebû'l-Beka Eyüp. müfessir. Dökmeci . 101. İmam Hafız Ebû Abdullah Muhammed b. şeyhülislâm.Hayr Efendi. Ebu Hüseyin Müslim. Ebû Eyyub Ensâri. Bostan Efendi. 235. Cemalüddin Aksarayî. 188. Cafer Efendi. Abdullah b. 29. iUc kazasker.

. 28nj. Tabib-oğlu. Esad. Eflâtun. 268. 220^. 45. 146n2. 31 nj. 34. Emir Sultan. 55. Esîrüddin Ebheri. Mustafa'mn hocası. Eşref Şaban. 10. 17. 182. 107. 195n„ 197. Seyyid. mirahur. Mehmed. 177. EhU. 178... 8n„ 9. şeyhuUslâm. 147. 147. 65. 17. 24nj. 176. müderris. Mürsel . 197. vezir-i âzam. Esad Efendi. Ebû Zeyd Debbusî. 133. 26. 125n2. 226. heyet âlimi. 222. Ferbad Ağa. 2.2 4 1 . 31. Fatımatü'z • Zehra. 24nj. 75. 234. Bayburtlu şeyh.7 7 . F Fahreddin Acemi.eşraf. Erzurumlu. 176. Israfîl . 161. büyük tslâm filozofu. 68. Efdal . 234.oğlu Mehmed Paşa (b. Emin Kösesi Molla Yahya b. 28nj. Ankaravî. Fahreddin Ebû Abdullah Ömer. şeyhülislâm ve âllâme. Efdalüddin Hunci. Ekmelüddin (Mehmed b. 70. şeyhuUslâm. MeUk. FethuUah Efendi. Eş'ari.zâde Hamidüddin Efendi. 76. 33. 64. âlim. 85.) ne mensup âlim. şeyhülislâm. Fatih Sultan Mehmed. 74. Köprülü-zâde. 2 2 9 . 165. 133n„ 135. 35. tmâdî. bk. 74. bk. 25n„ 29. 223. 79. 24n. Şehıi hafiz. Kınah . Eflani Kadısı. Emin Efendi. Şafiî mezhebinin Basrah kelâmcısı. 175ıı. 249. 135nj. 188. 76nj. 145. Ferhad. Yunan filozofu. 147. 146. Anadolu Kaz­ askeri. bk. II. Hanefi imamı. Hazreti Fabma. 210. tmam-i Âzam'm talebesi. Feyzullah Efendi. mü­ derris. 167. FeyzuUah Efendi. FeyzuUah Efendi. 163. 238. 157. Gazanfer Ağa. 79. Erzurumlu Feyzullah Efendi'nin oğlu. 31nj. Yanyah âUm. âUm. nakibü'l. 25. 36. 74. 254n. Anadolu Selçuklu hükümdan. 175. EvUya Çelebi. 275. 179. 88. 75 . Huccetü'l-tslâm Ehi Hâmid Mehmed b. Gedik Ahmed Paşa. FeyzuUah Efendi. 63. 6nj. 231. şeyhuUslâm. 176. 148. Sultan Abdülmecid'in hocası. 149. 56. Gıyasüddin Keyhusrev I I I . 68. 73. 164a2. İmam. . 297 Fahreddin Efendi. EmruUah Efendi. 28nı. Gevher Melekşah Sultan. 114. 172. 46nj. Mehmed II. Mahmud-ı Baberti). şeyhülislâm. EbuBBuud (Mebmed) Efendi. 24nı. GazâU. 73. Seyyid. 237. mü­ derris. 175. Ebü'l-Hasan. Fahr-i Râzî mek­ tebi (b. Mısır Türk Mem­ lûk Sultam. 76. Ferferyüs.) nin babası. Fazd Mustafa Paşa. Hanefi imanu. Bayezid'in kızı ve Dukkakin . Efdal-zâde. ulemadan. Fârâbi.) mn zevcesi. Nureddin. 61. Hoca. ReyU. Konya'mn Hadim kasabasmdan âlim. 30. Ebû Yusuf. Fahrülislâm Pejdevî. 24nı. Esad Efendi. şeyhuUslâm. SilistreU. bü­ yük kelâm âUmi. 202. 235. 148. 81. RumeU Kazaskeri. 153. 211.İNDEKS Ebû Said Hadimi. II. bk. Esad Efendi.zâde. 210. 20. İmam.zâde AU Efendi (b. Fahreddin Râzî. tmam. 24nı. 230.oğlu. 225. vezir-i âzam. 69. Esad Efendi. Faik Efendi. 72. 25. Şeyhu'l-ulemâ. 211. Anadolu Kazaskeri.

Anadolu lOSnj. kadı 242 (RumeUden). 181n(. 235. Haşim b. 242 (HamideUden). Bayezid'in hocası. 161.) nin babası. 170nt. şeyhuUslâm. 47. ulemadan. 68. 183. 201. vezir-i âzam. 233. Hamdi. 230. HayâU Şemseddin. Hamza Nureddin. Hasan. /elva'larda kadmlar için kuUanılan muhayyel ad. İbn Hâdb. Hasan. Halid b. Hasan Fehmi Efendi. Halil Paşa. Hatib . Hasan. 170n„ 172. ulemadan. 201. Çandarh . bk. İmam. Hasan Efendi. müderris. Hâfiz Ebi'I-Hüseyin Müslim. ibn Ömer Osman. Hasan. 76. NevşehirU... II. Avni el . Hasan Refet Efendi. Abbasi HaUfesi. Hatice binti Murad. 145. Halil Hamid Paşa. müderris. Hezarfen Hüseym Efendi. 220. Hasan Paşa. Hayreddin Hızır. Kethflda-zâde. Amasyah Şeyh.. 46. ilk tsUnbul Kadısı. belagat âUmi. ILbri AH Efendi. 225. şeyhülis­ lâm. 148. kadı. Dadayh. I46nı. Hamdullah. 242. Atufi. SBu. 131ıit. Hatice. fıktk âlimi. 172. Hayati Mehmed Efendi. 83. Harunfi'r-Reşid.. Hayreddm Efendi. 117. 76n2. Sultan Hacı Arif Efendi. Hacı Murad. 236. Kütahyah âUm. 145. şeyhülislâm. Zamiri. LâU-zâde. Merzifonhı H&fızüddin Ömer Nesefî. Kazasker Şaddı Efendi (b. Zeyd. sadrazam. 197.zâde. 161. hattat. Çendik müderrisi. 119n.) nin oğlu. kadı. Hasan./«(pa'larda kadın için kullamlan muhayyel ad. 222. Hacı Hamza. 146. kadı. 229. Hind. Kanunî'­ nin hocası. Hâmid Efendi. sadrazam. Hatib Dımışk!. 83. Hâmid Efendi. Mihmandâr-i Peygam­ beri. 127nı. bk. Hazret-i İsa. /elva'larda erkekler için kulla­ mlan muhayyel ad. 263nj. 133n„ 176. Hâmid Efendi. belagat âlimi. Halil Efendi. Hoca Efendi. Kazaskeri. Hayri b. kaptan-ı derya. Hızır Bey. Hızur.. Halid Ziya Uşaklıgil.zâde (Tâcüddin). Hayri Efendi (Bey). âUm. 152. şeyhuUslâm. RumeU Kazaskeri. 202. 125nı. imam. 232. Halil Hayreddin Paşa. 59. Hayrettin. Hayreddin. HaUmi Çelebi. 145. Hafız Mehmed.298 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Hasan Efendi. Hazreti AU'nin büyük oğlu. 124nj. 148. 162. Hazret-i Muhammed (Peygamberimiz). Kastamonulu. 229. 26n. ŞeyhnUslâm Mes'ud Efendi (b. müderris. 213nı. 64. Yemişçi. bk. 178n.. . 223.Ürgttbi. 145. kassam. muhaddis. 65nı. bk. 263. 162. 219. Hayreddin Paşa. Fatih'in hocası. 188. Samsunlu. 201. 220. 203. I93n. 125n. 163. Çandarh. 232. Abdülaziz'in hocası. 76. 162. Ebû Eyyub Ensâri. Hazreti Peygamber'm büyük dedesi. Yavuz'un hocası. Fatih Sultan Mehmed'in hocası. Çandarh Kara Halil.. Şemseddin Fenâri oğhı. sadrazam. Hahd. Hayreddin. kadı. 267. vezir-i âzam. 42nj. I78ıij. Abdi Menaf. 148. 76n. HaUl Paşa. "lUm dağarctğı" adı ile maruftur. 21. 222.

191. bk. tshak Efendi. İdris Bitliû. 67. Taşköprfllfi • zâde. ivaz . 229. Mes'ud Begavî. Hüseyin b. ibn Arahşoh. 76n„ 145. Arap ve Acem Kazaskeri. 161. Fatih'in hocası. tnciciyan. 25n. nakibü'l-eşrâf. ibrahim. Hüsam-zâde. 236. 64. 299 tbn Sina. 162. 146. 239. Hatip Dımışk! SOn^. hadis âUmi. bk. Şü aUm. 22. 28. ibrahim. bk. ibn Mübarek. 133n. mfiderris. 233. Endühlsla âUıo. 230. şeyhülislâm. Şeyh. 21. hadım ağası. Şemseddin Mahmud b. müverrih. 195. 238. ismail Efendi. 149nı. 232 . 224.. fıkıh âlimi. 169. 22. Gelenbevî. seyyah. 173n«. •eyhulİBİâm. 231.zâde. kelâm âlimi. Hüseyin Ağa. âlim. 76. 237. iin^.İNDEKS Hoca • zâde (MıulihUddin Mnstafa). 230. ŞeyhnUslâm. tbn Temcid. B9n^. ismail AtauUah Efendi. İmam. Makbul. 177. İmam. vezir-i âzam. mfiderris. İbn Rfişd. AbduUah. 275. ibrahim Efendi. tsamfiddm Efendi. ismail Efendi. akaid ve tarih alimi. 66. 24n.21.. tbnü'l-Esir. süvari kassamı. Muhammed Ab­ Şemseddin). 68. HOsameddin Efendi. tbn Vefâ. 24n„ 67. 68. Karahisarlı. bk. 95n. Fatih'in hocası. İmam-ı Âzam (Ebû Hanife). Seyyid. 115nı. 21. 193n„ 196. 228. felsefeci. 216nı. AbduUah. 21. Hazret-i Ali'nin küçük oğhı. filozof. büyük tslâm filozofa. âlim. İbn Melek. Hüsameddin Râzi. 178n. 173. tiyas b. 28nı. Bergamah âlim. Çandarh-zâde. Halebî. Iha Hadb ftkJı ve 6el^ai aUmi. 30nı. Ebi'l-Kâsım. . 122n. hadis aUmi. 20na. 210. yeniçeri. IBOn^. Tikvef Kadısı. Hüseyin. S. tpşir Mustafa Paşa. müderris. şeyhuUslâm. 83. 164. 152. 65. ibrahim.zâde. Isfahâni. ibn Sââti. 281. madeıris. Ahi-zâde. tbrahim Paşa. 107. Muzafferüddin Ahme^ b. 145. AU Bağdadî. tbn Mutahhar HiUi.. 30nj. Üskfiplü müderris. tbn Ömer Osman. sofi. ibrahim. Kemal Efendi . bk. 15. bk. tskender b. 223. RumeU Kazaskeri. 204. 60. bk. 31. "Akl-ı selim" unvam ile maıuf Bursalı âlîm.) ne mensup meşhur âlim. bk. tbrahim Efendi. 23. tbrahim Paşa. Ua^ 230. 146. Hüseyin Efendi. tmadüddin b. tarihçi. İbn Kemal (Ahmed Müfti's-sakaleyn. 164nj.. 30nı. 230. ibrahim Efendi. Hfiseyin-i Ahlaü. jeyhulislâm. 167.26. 10. ftkth âUmi. 22. tsmaü Asım Efendi. tmam . 23. 42. müverrih. 236. İbn Hişam Şeyh Ebt duUah. ibrahim.. İbn Ömer Osman. müderris. 149nı. Şafii imamı. 23. İbrahim Paşa. 30. tbn Hâcib. IBOn^.zâde. mfiderris. Abdullah. lİn^. 229. Hflsameddin Efendi. Damad. 176. Şeyh. şeyhuUslâm. sadrazam. 237. Osmanh Pâdişâhı. sadrazam. şeyhül­ islâm. 29np Alay Hüseyin Efendi..235. ibrahim. 188. ibn Hacer-i Askalani. sadrazam. Hüsameddin Kâtî. NevşehirU. yeniçeri. Fahr-i Râzî mek­ tebi (b. kadı. 58n3. Murad'm hocası. tshak Efendi. I I I . Bağdadh âlim. 235. İzzfiddin AhdüUâtif.

128. müderris. âlim. llSn^. sadrazam. 28n2. 61. riyaziye âlimi. 156. Kadı . 31. büyük müfessir. sadra­ zam.) ne mensup âhm. 243.zâde. Sivas hü­ kümdan. Kafiyeci. lyaz. Kasım Çelebi. 20. 178nj. hesap âlimi. İbn 76n2. Koçi Bey. Anadolu Sel­ çuklu hükümdan. 21. 228. Keçeci-zâde SaUh Molla. Kösem Sultan. Kâmil Paşa. 73. 6. 69. 19. Bergamah nahiv âlimi. 187. 224. 229. IV. riyaziyeci Kadı-zâde-i Rûmi (b. Bayezid'in oğlu. Korkud. 252. 76. ismet Efendi. 148. Sadrüddîn-i Konevi (b. Merzifon!. 249. B. bk. bk. 45nı. izzet Mehmed Paşa. Mehmed b. 256.bk) in dedesi. Kadı . İzzeddln Abdüllâtif. sadrazam. kadı. riyaziye ve felsefe alimi. Kutbüddin Mehmed. 21. 177nj. I . 25nı.bk. Kuduri. 233. Kuyucu Murad Paşa. 223. 47. bk. Kadı Burhaneddin Ahmed. 46. 76. 233. ivaz Efendi. Kenan Paşa. 234. 130. Hanefi fıkıhçısı. vezir-i âzam. 20. müderris. 145. Bağdadlı. âlim. Melek. bk. Fahr-i Râzî mektebi (b. 149. II. Kâşî (Gıyâsüddin Cemşid b. Muhiddin b. müderris. 233. sadrazam. 64. Koca Yusuf Paşa. 40. 188. Mevlevî. Kadı. Koca Ragıb Paşa. tzzeddin Râzi. Murad'm kardeşi. 34. Kanuni Sultan Süleyman. Kutbü'd-din Mahmud-i Şîrâzî. 48nı. Kadı . Kudsi Efendi. II. Lütfullah Efendi.) nin halifelerinden. Kutbüddin Mehmed Râzî. 239. sadrazam. 76nj. 247. 155n„ 173n„ 176. şehzade. tzzeddin Keykâvus II. 9. tzzeddin ibrahim.) ne mensup meşhur âhm. 217. Anadolu Kazaskeri. Jüstinyen.zâde. tbn Kemal (b. Zemahşerî. 112. Kemalüddin (Abdürrezzak-ı) Kâşî (Kâşânî). Keşşaf. 57. ismail Paşa. Kâtip Çelebi. 160. şehzade. 31. Anadolu Selçuklu hükümdan. Kara Mustafa Paşa. vezir. Bayezid'in hocası. 76n|. İzâri Çelebi.) nin torunu. 107. Kasım. 31nj. müderris. Kıvamüddin. Bizans İmparatoru. Kıbç Arslan IV. Hatip. sadrazam. SafranboluMu. Kemalüddin Hasan (el-Farsi). 356. Köprülü Mehmed Paşa. 30. bk. . 223. 52n3. riyaziye ve heyet âhmi. Kadri. Lütfi. Anadolu Kaz­ askeri. 189n2. 67. 262. 119nı. 234-236. 76n|. 273. müderris. Mesud b. Mahmud). 225. 248. 33. SOn^. 229. 214nı. 9. 212.300 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Kasım. Kemal Paşa. 9. 146. 29. 9. Kadri Efendi (Çelebi). Kasım. Tokath.zede-i Rûmî. 218. 210. 56. Fahr-ı Râzi mektebi (b. 250. 231. müderris. Karaman Şeyhi. âlim. 76 n^. Süley­ man. Zencanh Şeyh. 58. bk. LütfuUah Çelebi. müderris. İ D I . 26n2.

243.Şeria.zâde. Hoca . (Efendi). 31. Dürri. dısı. padişah. Şeyhülislâm Ebussuud Efendi (b.zâde. 197.zâde. Ali Kuşçu (b. bk.Şeria Ubeydul­ lah. Debbağ . müderris. Anadolu Kazaskeri. bü'l-eşraf. nakibü'l-eşrâf. Mustafa. Mâtüridî. 173nj. AtauUah Dürrinaki­ zâde. 5. 130. 76. şeyhül­ islâm. 262. 2. 146 .İNDEKS Mehmed. 197. müderris. Fahr-i Râzî mektebi (b. 224. Mehmed II. 218 . 122n2. 184.) ne mensup. 195. 187. II. 167. 238. 191nj. İstanbul Kadısı. pâdişâh. .zade. 192n3. heyet mi. Mehmed. pâdişâh.zâde. Mehmed Efendi. 10 231. Yavaşça. şeyhuUs­ Mehmed Efendi. 152. Surre Emini . 5. 146 Uj. 47. Dürri-zâde. 165.zâde. Hoca . âlim. 184. 52. 301 64. askeri. Enes. 254. Fatih'in hocası. Mehmed. 204. 180. AbduUah. I I . âli­ şeyhülislâm.zâde. Uluğ Bey (b. Çivi .. Mevlâna. Armağan. (mütegallibeden) 127nı. ITOn^. Mehmed Efendi. allâme. Mehmed Çelebi. Osman. İzmirli âUm. Ömer Çağmini. Mehmed. kadı. Mahmud I. Abdullah MûsuU. fâkih. Burhânü' ş . Çelebi. 65. 238. müder­ ris.194n„ 208. 69. 212.) in Doğanası. şeyhülislâm. 197. 185. Mehmed. 66. Mahmud b. 215. Mehmed Âbidin.. Mehmed b. Mehmed lâm. YeU.. Anadolu Kazaskeri. Seyyid. 72. Mehmed I. Mehmed. Seyyid. 189nj. 2S9nı. 145. bk. Anadolu Kazaskeri. Mehmed b. Arap Defterdarı. 122. MoUa Yeğen. Kdavun. şeyhül­ islâm. nakibü'l • 180. Muhyiddin. 171. 167. 204nı. 7. Mehmed b. Mehmed Gezeri. 223. Mehmed 256nı. İmam. Mehmed Efendi. Mahmud. Mehmed. Efendi. bk. 168nı. Mahmud Paşa. Mahmud H .) nun ba­ bası. 47.zâde. 188. Mehmed. 235n. 26. eşraf. 63. 29n„ 30. bk. 146n]. Mahmud b.) nin oğlu. 122nı. M Mehmed. 187. vezir-i âzam. Bostan zâde. Mustafa'mn yazı hocası. şeyhululâm. Bayerid'in Şehzadesi. RumeU Kaz­ Ankaralı. Mehmed b. şeyhuUslâm 58n. Baldcesirii Hacı Hasan . 148. 164n2. Mecdüddin 173nı. 195. Sadrü'ş . 276nı. 24nı. Mehmed AtauUah Efendi. 3. 76. Mehmed. Ma)ik b. 116n. Mehmed b. muhaddis. 37nı. Mehmed Efendi. pâdişâh. Çivi . Mehmed Akkirmâni. bk. 257. nakibü'l-eşraf. Hayati . 105. 283. 167. 182. Ebû Mansur. pâdişâh.. 209nı. Mehmed b. 165. 166nı. 73. I79n. Fatih Sul­ tan Mehmed. "İmâm-ı Mü­ tekellîmin" unvam ile maruf bflbüyük Hanefî kelâmcısı. 238. 178. Seyyid. Mekke Ka­ Mehmed Arif (Efendi). Mahmud Şirâzî. 196n.. MoUacik zâde. ulemadan. 277n2. 206nı. Mehmed. şeyhülislâm.220. şeyhuUslâm. şeyhuUslâm. Mehmed III. Mısır'da Memlûk Sultam. Mehmed Efendi. 53. 42nı.148. Mehmed Çelebi.

mfiderris. Şeyh. 95n. Mehmed Paja.raf. Feyynm Kadısı. 139 n. .. Gürcü. 95n. Mehmed Paşa.zâde. NâU Kaym. zâde. MidilliU müder­ ris. 224. 219. kadı. Sadrazam. Mn^. Feyyum Kadısı. Mehmed Said. Salih-zâde. Mirza . 239. Anadolu Kazaskeri. Mehmed Efendi. Anadohı Kazaskeri. nakîba*I-e. Mehmed Said. Mehmed Emin Efendi. 152. 230. 56n. 167. Üskfidarfa âlim. Sinan .zâde. Şeyh. 236.zâde. 59.. imam. Mirza . Mehmed Efendi. llOuj. Mehmed Şah Efendi. 167. Mehmed Efendi. Haûz. 255. 90. Mehmed Paşa. 119ns. Mehmed Efendi. Mfiftfi • zâde. Mehmed Efendi. mfi­ Mehmed Efendi. Rumeh Kazaskeri. Mehmed Efendi. Seyyid. Şemseddin. Yozgadh fakih. Abdürrahim . şeyhülislâm. Ah. Mehmed Husrev b. 146. hen­ dese âhmi. Mehmed Efendi. Mehmed Efendi. Ana­ dolu Kazaskeri. mfiderris. 194. 40. âlim. Mehmed Semerkandî. Şeyh. I47nı. 237. Mehmed'in hocası. 183. Mehmed Efendi. Mehmed Efendi. mfiderris. Muharrem derris. Kadı . MoUa Husrev. Altıparmak. Tunuslu. Şeyh.. 59. Marafh âlim. Mehmed Repd Paga. 184. Mehmed Şerif.zâde.zâde. Mehmed Efendi. Mekki • zâde. Mehmed Efendi. Pâdifah. Mehmed Nuri Bey.zâde. Mehmed Nuri Efendi. «eyhulislâm. Mehmed Esad Efendi. 91n„ 95nj. Seyyid. Mehmed Efendi. 183. Anadolu Kaz­ askeri. âlim. Vâni. 123. 91n. Mehmed Efendi. Şeıif-zâde. Mehmed Efendi.eşraf. 239. 255n2. mfiderris. II. Mehmed Emin Efendi.sâde. istanbullu. geyhuUslâm. IV. Feramerz b. bk. Sadaret kaymakamı. 74. geyhulislAm. 102n2. Hayati • zâde. Mehmed Efendi. Mehmed Efendi. Şeyh • zâde. Mevlâna. Mehmed Efendi. Mehmed Meğujl. 184. İstan­ bul Kadısı. sadrazam. kazasker. Mehmed Efendi. 90nı. Feyyum Kadısı. 184. Boynu Eğri.oğlu. mfi­ derris. 146. Palabıyık. 60. Mehmed Emin Efendi. 121. 186. Mehmed Efendi. Arap ve Acem Kazaskeri. (eybulislâm. 120. "ayakh kütüphane" namı ile mâruf âlim.. 102nı. 167. Mehmed Kâmil Efendi. mfiderris. geyhuUslâm. 20. naUbfl'I-egrâf. San yazıcı. reisü'l-etibba. Musta­ fa'nın hocası. Mehmed Refik Efendi.. 59. Medine Kadısı.zâde. Malûl . Mirim Kösesi. Fenâri-zâde. 65. İstanbul Kadısı. Mehmed Efendi. Seyyid. Saygılı. müderris. Mehmed Efendi. 59. Seyyid. 204. Mehmed Necib. Mehmed Efendi. Mehmed Emin Efendi. 184. Mehmed Rejad. 195. 256nı. İmam . 51. Mehmed Efendi. Mehmed Said. Mehmed Emin Efendi. naklbfi'I . Mehmed Edendi. jeyhuUslâm. 281. 189. İstanbul Kadısı. Halep Kadısı. 237. 220. Peri Peyker mfider­ risi. Dukakin . Saçakh . Şeyhül­ islâm. İsmail Efendizâde. Mehmed Emin. 191n„ 204. Anadolu Kazaskeri. Şam Kadısı.302 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Mehmed Efendi.

Mevlâna Celâlüddin Rûmî. Fa­ tih'in hocası. bk. kadı. Memik . 165. Mfifü's . Muhyiddin Efendi (Çelebi). 218. Fenâri.. tabib. 171. Fatih'in hocası. MoUa Fenâıî. Muhyiddin Mehmed Efendi. I95nı. Muhyiddin. MoUa Arap. 163. 232. Mes'ud Efendi. Meîek Ahmed Paşa. Hanefî fukahasmdan. 35. 67. mfiderris. Tokath âUm. Muhammed AUuUahü'l • Hfiseym. Muhyiddin 142nı. 21. 235. 13in.. II. Mehmed Zeynelâbidin Efendi. 52.zâde. Fatih'in hocası. Seyyid Taceddin AU. kadısı. Melik Zahir Ferec. mfider­ ris. Feramerz h. Ru­ meU Kazaskeri. Seyyid. Bayezid'in hocası. Hatip . 232. 115nı.. mfiftfi. kazasker. istan­ bul Kadı ve Müftüsü. 8n2.eş­ raf..) mensubu meşhur fiUm. 228. Muhyiddin. Şemsfiddin Ahmed. Mehmed Şüicrü Efendi. Seyyid. Mfiftfi Ahmed Paşa. 228. 229.Sakaleyn. Memun. 1910^. 303 Müeyyed . Şeyh.zâde (Abdurrahman Efendi). Mahmud'un y a a hocası. 133n„ 176. sadrazam. MoUa Alâfiddin yetim. Mar­ dinli. Meh­ med Husrev b. 78. Edime Kadısı. 95ıig. Muhyiddin Efendi. 76n. Muhyiddin Mehmed Efendi. Amasyah alim. . Muhyiddin. Adliye müfettişi. bk. Muhyiddin Elfendi. Mirim Çelebi. Manisa Çelebisi. 168na. Bayerid'in hocası. 76.ÎNDEKS Mehmed Şeyhî Efendi. Rumeli Kazaskeri. şeyhül­ islâm. 231 233. 165n5.zâde.zâde. 2 2 3 . Süleyman. Mfirteza Efendi. Muarrif-zâde. 68. 243. ŞeyhuUslâm. müderris. kadı. bk. bk. 177n. İstanbul 69. Mehmed b. Mevlâna Nuh. Fahr-i Rfiri mektebi (b. Fenârizâde. Muhyiddin. Muhyiddin Efendi. 242. ftUm 175. I46n. Muhyiddm-i Arabî. Şemsfiddin Mehmed (Fenarî) b. MoUa Kabız. bk. 21. 23n„ 31. 204. 176n. Muhammed Muhterem b. 6 8 . Anadolu Kazaskeri. 6 4 . 145 Mirza (Mustafa) Efendi. 4Snj. 270. fiUm. Abbasi Halifesi. Muhyiddin Mehmed. Seyyid. 67. kadı. 40.Muhtar. 233.. bk. 229. kadı. 51. 145. 35. 145. Haüp. 175.. Muhyiddin Mehmed. Mevlâna Kıvamfiddin.zâde. Mevlâna Ayas. MoUa Husrev. şeyhülislâm. 30. 184. 243. şeyhülislâm. mnftfi. Kâfîyeci. Kadı. MoUa Lütfi. müderris. Yozgadh fâkih. 157. 30n. Damad. 233. şeyhuUslâm. 176. MoUa Gürânî. II. Anadolu Kazaskeri. MoUa tzari. 105n2. riyaziyeci ve felsefeci. nakihfil . 64. nakibfi'l-eşrâf. 184. Ali. 22..) m unvanı. Muhyiddin. RumeU Kazaskeri. 21. Muhyiddin. 59. Muhyiddin b. Mısır Memlûk Sul­ tam. 228. Çivi-' zâdci Anadolu Kazaskeri. Esieyid. 71.zâde. 76n„ 145. Mehmed Zeki (Pakahn). Hoca . el . Milim Çelebi Mahmud. 4 0 . 105. Çivi . 178n. Mehmed Vasfî. I I . ibn Kemal (b. Seyyid. MoUa Cami. BahkesirU âUm. 242. hatut.225. 67. 229. 1. Hamza. 76n„ 145.

254nı. 73. Sün^. N Nasır b.zâde. nakibfi'l-eşrâf.) nin oğlu. 216 . pâdişâh. 114. 236. pâdişâh. Mustafa Efendi. akaid âlimi. (Alâüddin müderris. Murad I 166.158. tbn Sââti.zâde. Mustafa Âsim Efendi. 184. Necati. 70. Şiî mezhebine men­ Uluy sup büyük 27nj. 121. 146n„ 170n„ 192. Kara. 76n2. Mustafa Şevki Efendi. 188.zâde. 260. 142nı. Feyzullah Efendi (h. II. Aydınlı. bul Kadısı. pâdişâh. Bolvi. 16. Mehmed. Mimar . bk. 35. 238. MusUhüddin tbn Vefa. Muslihuddin Mustafa b. 211. 25.. I461I3. 197. Mimarzade. pâdişâh. Mustafa Mustafa 275. Ali Bağ­ dadî). Murtaza Efendi.304 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Muharrem Efendi. muhaddis. Eflani Kadısı. kadı. pâdişâh. (mirasçı) 124nj. 146. şeyhül­ islâm. Mustafa Efendi. 90. 196nj. Seyyid Feyzullah Efendi (b. 173nı. Âhmed'in hocası. 147nj. 235n^. Mevlâna. 148. I. ita^. 210.) nin babası. şeyhülialâm. Efendi. 247. Abdüsseyyid Matriri. Mustafa Efendi. 222. Nâsırüddin Tûsi..zâde (b. lUn. Fatih Camiinde dersiam. . Mustafa. 97n5. 151. 121nı. 23. tmam. Efendi. 233. 193. 210. Anadolu Kazaskeri. -257. 164nı. Mustafa Efendi. Mustafa III. bk. 116. vezîr-i âzam. Hazret-i Peygamber. şair. tstanbul kadısı. Mustafa I V . 223. Mu­ hammed 112.zâde. Mustafa. 107. BâU . bk. Murad II. 102nj. 235n. 229. Vahyi . Murad Paşa. Mustafa. Mustafa b. Muzafferüddin Ahmed (b. Muslihuddin tstan­ 139ny Kastalanî. Mustafa I. Mustafa Âşir Efendi. 229. 175n. 214nt. Şeyh. 229. 182. Rumeli Kaz­ Mustafa Efendi. askeri. Fetva emini. Mustafa Rakım. Muslihuddin Efendi. Mustafa Efendi. 2. Ali Bistâmi). Mustafa Sürûri Efendi. Mustafa Efendi. H a y a t î . Vodinalı. Dürri . 165. Mustafa Efendi. 179. 19. 6n3. Nazîr tbrahim Efendi. pâdişâh. şeyhülislâm. şey­ huUslâm. 225. bk. (Hüdavendigâr). Taşköprülü . 179n„ 180. Musannifek. Seyyid. bk. Muslihuddin Mustafa Efendi. âUm. sadrazam. 29. pâdişâh. Musa Paşa. Pâdişâh. Mustafa Ağa. kassam. 192n3. şeyhülislâm.. kadı. Erzurumlu Hamidî . 151. 224.zâde. Bursa Kadısı. Seyyid. 254. 224. Mekke Kadısı. Anadolu Kazaskeri. Murad IV. IBIUf. Nasuh Paşa. Mustafa II. şeyhuUslâm. Murad III. 147nj. 30nı. 215n2. Dıhkî. Müslim. Efendi. İslâm heyetçici. Mehmed. 252.146. 171. tstanbul Kadısı. pâdişâh. 187. 146.218. 76. şeyhül­ islâm. Murad V . 235nı. Mustafa Efendi. Taşkentli. 241. Mahmud'un yazı bocası. San Muîd.zâde. Niksarh. Mustafa Efendi. Yavuz Selim'in hocası. Mu­ hammed Nesefî. I46n„ 206n4. 155n4. Darüssaade ağası. 234. Mustafa 187. Mostarh alim. Necmeddin Ebû Hafs Ömer b. Nasuh. nâib. 255 65. Mustafa Efendi.) zâde.

müderris. 74. Recep Paşa. reisfilkfitup. Ömer. kadısı. Bursa Kadısı. 60. Neşri. 61. 201. 65nj. kadı.. 66. Anadolu Kazaskeri. 83nj. Sultan . 90. 207n. Nevâlî Efeofli. 76. Osman II.181. mfiderris. 194. 1.146-148. 193. Fahr-i Râri mektebi (b.zâde. 68. Galata 89n«. Nizâmfihnülk. Kastamonulu. 27n„ 28. 139n2. III. Osmanh tarihçisi. 84.zâde Efendi. Osmanh hü­ kümdarı. Sâdi-zâde. 26. Osman Bey. 164. 146nj. Şeyh. pâdişâh.zâde. Mehmed) Sagânî. Rıdvan Efendi. 2. 225.oğlu Osman Paşa. şeyhülislâm.18In„ 215n2. Ömer Efendi. Riko. tstanbul Kadısı. belagat ve fıkıh âlimi. 214. I46n3. MusUfa'mn yazı hocası. 27n. 218. Oruç Bey. kazas­ ker. Sultan Abdfihnecid'in hocası. AkşehirU. Osman Gazi. 234. Baye­ zid'in torunu. şeyhuhslâm. müverrih. 20 . İBln^. 73. İngiliz elçih'gi kâtibi. 31. Ömer Efendi. II. Osman III. 201. 305 Ömer Efendi. Numan Efendi. müverrih. 235nı. Mehmed'in hocası. 215n2. Giresunlu. şehzadeler hocası. 49. Oklidis. 188.. 229. 61. Esseyyid. mfiderris. Hoca. Sadeddin Efendi. Osmanü tarihçisi.. 202. Rabia. II. 1. Ömer Efendi. Hattat. pâdişâh. Perviz Efendi. RahmetuUah Efendi. Koca. Pir Ahmed Efendi. /etva'larda kadın için kullandan muhayyel adlardan. lOöuı. 177. 228. mfiderris. 146. 151n„ 215. 58n.. Nefes .zâde. müderris. Sadık Efendi. 41. 102n2. 146. Osman Efendi. 28n„ 41n2. tstanbul Kadısı. Râşid (Efendi). Pîr-i Herat. 227. Ömer Efendi. Rfistem Paşa. Osman Efendi. sadrazam. Numan Efendi. 172. Osman. Sadullah Sâdi Efendi. lOin^. şeyhülislâm kavuklusu. I I . Osman Çelebi. şeyhülislâm. Osman. 212. 147n. Sâdeddin Teftazanî (Sâdeddin Mes'­ ud b. 146. 181. III. Rariyyüddîn Hasan (b. timiyt TışkiUlt. Orhan Bey (Gâri-Sultan). sadrazam. özdemir . 228.23. Nevi-zâde Atayî. başvekil. Nevi Efendi.) ne mensup meş­ hur mutasarruf.İNDEKS Necmed<lin Ömer Kâtibi. 178o„ 197. Bodrûmî. 177nj. tmam. Rauf Paşa. 168nı. nakibfi'leşrâf kaymakamı.. Ruhiddin Efendi. 223. Sadık Efendi. 174. 77. 73. bk. 73. Amasyah. Osman'ın hocası. 50. 130. 59. Sadrüddin Konevî. Kazvinli mantık âlimi. Hafız. şeyhülislâm. Kethüda . 146. tstanbul kadısı. Mehmed'in hocası. odabaşı. bk. 187. Ebû Abdullah Ensâri. vezir-i âzam. 263nı. 21 . müderris. 84. 116n. Ömer Teftazanî). kadı. Ömer Ağa. Topal. sadrazam. Murad ve III. Hoca . öküz Mehmed Paşa.

III. Mahmud-i Cürcani. 26n„ 76.306 OSMANLI D E V L E T i N t N i L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Sadüddin Ahlatı. mütefekkir Hızır Bey (b. 76n„ 145. 80. Feyyum Kadısı. mflderrİ8. Safiye Sultan. Fahr-i Râzi hocası. Yavuz Sultan Selim. Afyon Karahisarh. bk. Sunullah Efendi. 145. müderris. Siracüddin Mehmed secâvendi.) in babası. 16Sn. pâdişâh. 127. şey­ huUslâm. SaUh Zeki. 62. Muharrem Efendi.. müverrih. müderris. Kocaeh alay beyi. Selim I. Mevlâna. 165.zâde. Seyyid Mehmed Natta. Sinan. müderris. Şehzade Mehmed (Fatih). 47. Şam ulemasından. seyyidler ve şerifler nazın. âlim sadrazam. Sefer. Süleyman. 40. Şemseddin Ahmed.) ne mensup âUm. Süleyman I. 217. Muhammed. 247. 25. bk. bk. Şemseddin Efendi. 35. 95ns. Sinan. 9. 255. 35. Anadolu Kazaskeri. mimar. Kâdı'l-Knzât. Şemseddin Efendi. Mehmed'in annesi. Süleyman Efendi. 6e(âga( âlimi. âlîm. Bağdadh. Seyyid Vehbî. ISlUı. 147. kadı. Tirmizli. 76. kelâm âUmi. Şemseddin Ahmed. müderris. 28. 146. sadrazam. Sultan Mehmed Gazi. 2090^. kadı. 131. 239. Süleyman. Şaban Efendi. 218. Süleyman. Şeydi Muhyiddm Efendi. mektebi (b. Şâni-zâde Auullah Efendi. Seyyid Büzürg AU. bk. 256. Süleyman I I . 41. 242. 26n„ 27. 77.) ne mensup âUm. 233. Bayezid'in hocası. tbn Kemal (b. şehzade.. 30. Şemseddin. Siracüddin Mehmed. Fahr-i Râzî mektebi (b. Siracüddin (Mahmud) Ürmevi (UrŞemseddin Mahmud b. 223. 233. 190. Sinan Paşa. Fatih'in hocası. şeyhuUslâm. 194. . 20n2. 165. müderris. pâdişâh. II. 229-232. 130. Kânûni Sultan Süleyman. Seyyid Zeynelâbidin. 21.-zâde. 61. sadrazam. 22n. Fahri R â o İsfahanı. 212.35. Selânikî Mustafa Efendi. 225. bk. 188. Şah Mehmed b. Silkutî. pâdişâh. Sinan Çelebi. Ebi'l . kadı. 145. Siracüddin. belagat âlimi. 48nj. Sinan Kirmastî. 145. 242. Sokullu Mehmed Paşa. 248. 46nj. 66. pâdişâh. 21. Sefer Celâli. Murad'm kar­ deşi. Fatih Sul­ tan Mehmed. Seyyid Şerif Cürcani. Hekjmbaşt. 233. bk. Sivâsî. 66. 27. MoUa Gürâni. Seyyid AU Natta b.) m oğlu. 117. Sinan Efendi. Süleyman. Salâhtiddin.Kasım-ı mevi). 33. Salîh. 204. I46n„ 185. müderris. 60.. sadrazam. İsfahanı. Sekkâkî. 164. SeUm Mehmed Paşa. Şahin AU Paşa. 188. Fatih'in Şemseddin Husrev Şâhî. tık âlhni. 146. I64nı. 260. 46nı. 80. 243. 74. İmam. 105. AU b. bk. Şemseddin Ahmed. bk. 223. pâdişâh. Fatih'in hocası. Seyyid ve şerifler nâzın.) ne mensup man­ 25. bk. 35. 76. tJsküdar Kaduı. bk. müderris. HalepU. 72. 43. 30. Şem^ MoUa. 71. 182. 118. mektebi (b. IV. SeUm I I . 77. Şafii. bk. 115. 27. Şafii mezhebinin kuru­ cusu. kadı. Kadı . SeUm I I I . 58n. tskiUpU.

76n2. Yahya Efendi. 71. I65nı. VeUyüddin Efendi.zâde. Şeyh Elhac Mehmed. kazaskeri müsteşan. Tatar Hoca. Yavuz Sultan SeUm. /etva'larda erkekler için kuUamlan muhayyel VeUyüddin Efendi. Şemseddin Mehmed b. 212. Yahya Tevfik Efendi. nakibü'l-eşrâf. 237. Yavuz Efendi. müverrih. heyet ve riyaziye fiUmi Timûri hükümdan. 6. 215. 184. 24n„ 29. Tosun Efendi. Tacüddin Sübkl. . 234. /etva'larda kadınlar için kullanılan muhayyel ad. kadı. ad. müderris. Şeyh Yavsı. VeUd. bk.zâde (Ahmed Isamüddin Efendi). RumeU Yahya Efendi. 2S5n„ 275. Abdi Ağa. Yenişehirli. şeyhuUslâm. Minkari . Yusuf Efendi. 165. 210. pâdişâh. -nfidenis. Seyyid. âUm. 8. U UbeyduUab b. 164.. Zekeriya . 213. 192n.) nin babası. 263nı. 28nı. âlim. Yakup Paşa. Hamza. 167. 217. 182. 84. Şemseddin Mehmed. 307 Uluğ Bey. 60. Timur. 56. Tahsin Paşa. 222. İbrahim. 232. 162. "Sadrfişşcria** nnvam ile maruf İslâm âlimi. SuriyeU edib. Tâci-zâde. Ebussuud Efendi (b. Ü Ümmü Gülsüm.43. Mesud (Mabbnbi) elBuhâri. şeyhoUslâm. 229. Edime Kadısı. RumeU Kaz­ askeri. 229. Taşköprülü . VaUde Sultan.zâde. Şerif-zâde. 183. 231. 201.zâde. 242. 192.173n. 194. Şeyh Ramazan. Tevkiî Abdurrahman Paşa. 197. Şeyhülislâm.INDEKS Şemseddin Mehmed b. VeUyüddin Efendi. 163nj.158n„ 178. bk. 130. 210. SemerkandU bendese âUmi. 233. 215. 65. 190. 231. 229. Tahir Efendi. Akkoyunln hükümdan. Şerif Mehmed Efendi. 102n2. Gürgâni. 206n4. Şemsü'l-eimme Serahsî. şeyhül­ islâm. 40 . 145. Bizans İmparatoru Jüstin­ yen'in kansı. bk. şeyhuUslâm. Zic-i llhani. İsmail Çelebi-oğ lu. 66. 197. 235. Taşköprülü . TâUbî.zâde Mehmed Kemaleddin Efendi. mevlevî şeyhi. Hanefî mez­ hebi imamlarmdan. Şemseddin MoUa. Anadolu Kaz­ askeri. 204.. Zâl Paşa Sultam. 152. 111. Şeyhi Abdülkadir Efendi. bk. Yddınm Bayezid. bk. Uzun Hasan. kadı. şeyhül­ islâm. Veliyuddin. 84. âUm. Carullah. Teodora. kazasker. 234. MoUa Fenâri. Zahîrüddin. İstanbul Kadısı. SeUm I. 73. 236. 242. şair. 31. 28n„ 30. 225. kazasker. SerezU . 72.

308

OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M l Y E T E Ş K I L A T I Zeylâi, fıkıh âlimi, 22. Zeyneb, /elvanlarda kadmlar için kul­ lamlan muhayyel ad, 201 - 20^. Zeynelâbidin, Ak Mahmud - sâde, şey­ hülislâm, nakîbü'l-eşrâf, 167. Zeynelâbidin Efendi, Kâtip - zâde, 47. Zeyrek-zâde, kazasker, 119. Ziyâflddin Efendi, 117.

Zekeriya Efendi, şeyhülislâm, kazasker, 17, 49nı, 73, 192, 197. Zemahşerî (Ebû'l-Kâsun Carullah Mah­ mud), mflfesBİr, âlim; bk. Keşşaf, 23, 28, 43, 237, 238. Zeyd, /etra'larda erkekler için kullam­ lan muhayyel ad, 201-203.

II.

YER,

KAVİM, DEVLET DEYİM VE

ADLARI

VE

TARİHÎ

TERİMLER

AbbasUer (Abbasi Hahfeleri), 23, 161, 162. Abdaddar, Kureyş KabUesi (b. bk.) koUarmdan biri, I6Inj. Abdüsselâm Medresesi, Çekmece'de, 60. Abik; bk. Kaçkun kSU, BSn^. Âbik resmi, kadı'mn kaçkun köle (bk. b.) için aldığı vergi, 85n,. Acem, 230. Âdab, 237, 267. Adalar, Akdeniz Adaları, 92n„ lS7nj. Adakt fermanı, 250, 252, 263. AdtJM nâme, 131. Adana, 102. Adana Kadıhğı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 186, 279, 280. Adi, (j-i» Kureyş Kabilesinin kollanndan biri, 161n,. Adü penceresi, 178nj. AJlâ-i müsdlesat, Gclenbevî İsmail Efendi (b. bk.) dair eseri, 238. nin hendese'ye

Afyon Karahisar, 35. Ağa bahçesi, 216n,. Ağa kapısı, yeniçeri o^osı'nm makamı, 208, 209nı. Ağalar, nakibûH-eşraPm maiyetinde. Agros, İsparta vilâyetinin Atabey (b. bk.) nahiyesinin eski adı, 113. Agros kazası, 114. Agros müftüsü; bk. Atabey müftüsü, 180ı. Ağriboz kadıhğı, 92n,. Ağriboz [Eğriboz] sancağı, 92n,. Ahâli-i mûslaiddin; bk. müstaid, 80. Ahi Çelebi nâibhği, 142. Ahkâm-ı şerUfyye), 90, 91n„ 113, 114, 116, 132, 253, 264. Ahkâm (ve nixâmât-)ı evkaf, ders, 269. Ahlâk-ı Alâî, Kmah - zâde (b. bk.) nm eseri, 234. Ahmedbey medresesi, Selanik'te, 58n,. Ahval-i monosıb defteri, kadıhklarm derecelerini gösteren defter, 92ıı,. Ahyoh kadıhğı, 92n,. Akâid, medrese'de okutulan ders, 22n^ 23, 40, 232, 237, 238, 268. Akar, 86, 260. Akçahisar kadılığı, 92ıı,.

Adûdiye, medresede okutulan akâid (b. bk.) şerhi, 23. Adud şerhi, Osmanh medreselerinde iMUİ-i fıkıh (b. bk.) i ^ ders, 39. Afrika, 25. okutulan

İNDEKS Akd-i enkiha, (nikâh kıyümaaı) 113. Akdiye defter(kr) i, kadıların tayin ve azilleri hususunda kazasker tarafindan tutulan defter; bk. ka­ dılar defteri, 87n„ 157, 159. Akkerman kazası, 92nj. ilimler; bk. ulûm-i oMiye, mevzu'UimUr. 67, 75, 232, 236. Aksaray, 228. Alacabisar kadıhğı, 92n2. Alacabisar sancağı, 92n2. Alâiye, 122n„ 243. Ala kenise kadıhğı, 92n,. Al&mel-i şerif, 126. Alasonys kadıhğı, 92n,. AU^bey(kr)i, 94, 126. Alay eminliği, 284. Alemdarlık, nalâbüH-eşrafın maiyye­ tinde bulunan en yüksek memuri­ yet, 168. AIevi(ler), 162, 228. ^li, Ddrü'l - hilâfe medreseleri (b. bk.) nin yüksek kısmı, 267. Al-i Abbas, Hazreti Peygamber'in am­ can Abbas b. Abdühnuttahb evlâ­ dmdan gelenler, 162. Al-i Ebû TâUb, Hazret-i A £ evlâd ve ahfadı, 162. AB Paşa medresesi, IsUnbul'da, 49, 65, I05n,. Ahm ova; bk. Ayazmend, 106n,. Altmışh medreseler; bk. ibtid&-i altmışlı medreleri, 36, 42, 51, 56, 58, 89, 275. Abmışb (akmış akçt yeomiyeli) müderris(Uri); bk. ihtidâ-i altmışlı, hardıet-i altmışh müderrisi^ 3^^t^, 56, 62, 66, 67, 274. AUî

309

Anadolu BeyUkleri, 11, 227. Anadolu kadılığı, bk. Anadolu kazas­ kerliği, 152. Anadolu kadılığı defteri, 91. Anadolu kaddan, 156, 256, 257. Anadolu kadıhklan (kazalan), 9 3 , 2 5 8 . Anadolu kadısı mâzulleri; bk. .Anadolu jnazulleri, 186. Anadolu Kavağı, 137. Anadolu kazaskeı^ler)i; bk. Sadr-ı Anadolu, 45, 47, 49, 50, 52, 87, 93, 95n3, 98, 102n„ 104, 105, 110. 121, 130. 135n3, 136, 149, 153, 121, 130, 13Sn3, 136, 149, 153, 1 5 6 , - 1 5 8 , 167, 169, 177n„ 178. 184, 185. 190, 199, 206nj, 211, 212, 214, 224, 255, 258, 259n„ 273, 280, 283, 284. Anadolu kazaskeri tezkîrecisi, bâb-i fet­ va (h. bk.) da memur, 199. Anadolu kazaskerliği, büyük mevlevi­ yet; bk. Anadolu Sadareti, 101, 103, 134, 136, 151, 152, 155, 160, 181, 182, 185, 213, 265, 276, 277. 280. Anadolu (kazaskerliği) payesi, llOn^. 135nj, 184. 186. 273, 276, 280. Anadolu mâzulleri, Anadolu kazasker­ liğinden mazul olanlar; bk. Ana­ dolu kadısı malulleri, 265. 273. Anadolu medreseleri, 227, 241. Anadolu muhzırları, 259. Anadolu Sadareti; hk. Anadolu askerl^i, 103, 185. Anadolu sadareti tezkireeisi, 160. Anadohı sahil(ler)i. 133. 134. Anadolu Selçukileri (Selçoklulan). 1 1 , 76n,, 164. 227. Anadolu Sdçukln âhmleri, 227. Anadolu vekfyi kâtibi, bâb-i fetoâ (b. bk.) da memur, 199. AnapoU kadılığı Mora'da, 92n2. Anavarin-i Atik kaddığı. 92n,. Anavaru-i Cedid kaddığı, 92n,. Ankara, bk. EngürO. 99, 114, 256nj. kat-

Amam», 138.
Amasya, 145. Amid kazası; bk. Diyarbekir kozası, 115. Anadolu, 1, 45, 55, 70, 75, 76, 91, 93, 96, 105, 121, 122, 131, 156. 157n„ 227. AruM» BeyUrheyi(ti), 242n,. ITAn^, Ulny,

310

OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Asakîr-i Man$ure-i Muhammediyye, 209nt. Asakir-i Mansure seraskeri, 208. Asesbaşı, 140. Astâne (-İ saadet), 113, 156, 275. Askeri, 1 2 3 - 1 2 6 . Askeri kassam, bk. kazasker kassamı, 122. Askerî kassam müfettişi, 122. Askeri kaymakamlığı, (yarbaylık,) 284. Askeri matbaa, eski. Süleymaniye Dârüşşifası (b. bk.). 34. 36nı. Askeri rüsumlar, 125. Astarh çuhadar, 207. Aşağı (derecM) medreseler, 68, 71, 242, 263. Atabey, İsparta vilâyetinde nahiye, bk. Agros, 113nj. Atabey müftüsü; bk. Agros müftüsü, lİOny Atebe-i ulya, 123, 127. Atina kazası, Ağıiboz'e tâbi. 92ıiı. ATIYYE, 219. Aüas kese, 198. Atranos kazası, 168n,. Atlar, 65n„ 141nı. Avâmil, Abdülkadir Cürcani (b. bk.) nin medreselerde ders kitabı ola­ rak okunan nahiv'e dair eseri, 30, 40. Avânz (vergisi), 130, 143, 253. Avârızcı, 252. Avarız hanesi, 126. Avarız naibi, âvârız vergisi ile ilgili davalara bakar, 143. Avlonya kazası, 9211,. Avrupa, 1, 92. Avusturya, 102n4, 189n„ 241, 25Snı. Avusturya Seferi, 107, 119nı, 129. Ayak dîvânı, 223. Ayak naib(ler)i, büyük kadılarm yanmda esnafı kontrol etmek için bulunan vekil, bk. nâib, 117, 142. Ayanlar, 118.

AnkarB kadılığı, Uçflncfl sınıf mevte-

viyet (b. bk.), 96. 114, 277.
Ankara muharebesi, 165. Antalya, 122nl, 239. Antalya kadısı, 107. Antep, 102. Antep kadılığı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 277nı, 278, 280, Arabistan, 157n]^. Arap(lar), 170n4, 230. Arap âlimleri, 229. Arap camii, 133. Arap Edebiyatı, 2 3 3 - 2 3 5 . Arap lisaniyatı, 33. Arap memleketleri, 165. Arap ve Acem Kazatkerliği, merkezi Diyarbekir, sonra tstanbul olan üçüncü büyük kazaskerlik, 152. Araz, kelâm (b. bk.) dan bahis, 41. Arazi kanunu, ders, 269. Ariza; bk. telhis, lUn^, 141, 182, 183, 190, 223, 257. Arkadiye kadıhğı, 92n,. Arpalık, yüksek askeri sınıf ile Umiye sınıfı için tahsis olunan muvakkat mazuUyet maaşı; kadıhkta bir derece, 92n„ 93, 98n^ 118 - 1 2 1 , 136, 158, 182, 184, 195, 248, 256, 257, 259, 266, 273. Arpalık beratı, 120. Arpalık hassı, 149. Arpalık maaşı; bk. tarik maaşı, rütbe maaşı, 120. Arpalık nâibleri, bir kazada şer'i hası­ latı maaş olarak almak sureti ile davalara bakan nâib (b. bk.), 117. 118. Aruz; bk. Ulûm-i Arabiyye, Zla^, 86. Arz, istida, 86, 87, 253. Arz günü, 87n„ 105, 156. Arz odası, 104, 190, 212, 213. Arz odası murafaası; bk. huzur mura­ faası, 213. Arzuhalci, bâb-ı fetva (b. bk.) da me­ mur; bk. meşihat arzuhalcisi, 199.

İNDEKS Ayapetre Kadılığı, Mora'da 92n2. Ayasofya Camii, Sn,, 64, I7O113, I86111, 207, 238. Ayasofya camii vaizliği, 186. Ayazma camii vaizliği, 186. Ayasofya kilisesi, 10. Ayasofya medresesi (medreseleri), 10, 56, 57n„ 60, 61, 66, 79. Ayasofya (Sahn-ı Senan) müderrisliği, 60. 231. Ayazmend; bk. Altm Ova, IO611,. Aydın - oğullan, 229. Aydm sancağı, 242. Ayıntap kadılığı, 186. Azadnâme (azad kâğıdı); bk. ıtık nâme, 85, 253. Azerbaycan, 75, 76nj, 250. Azrail kilisesi, Fatih Camii yakınmda, 7.

311

Bahçe hocalıkları, 244, 246. Bahçekapısı Camii vaizliği, 186. Bahşiş, 87, 90. Bakara Suresi, 42. Bakire nikâhı resmi, kadı tarafindon ahnan vergi, 85. Bakırcı, 126. Bakkal, 65n„ UİBı. Bâlâ ricali, 283. Balat mahkemesi (nâibliği), 142. Balıkesir, 62, 99, Balıkesir kadıhğı, üçüncü sınıf mevle­ viyet, 277. Balkan Yarımadası; bk. RumeU, 2. Baltacılar kethüdası, 207. Banaluka kadıhğı, 92n2. Bandırma, 134. Barbaros Hayreddin Paşa medresesi, BeşiktaşMa, 72. Basra, 2in^. Başbâki kulu, defterdar maiyetinde tahsUât gefi 155. Başmuhzır; bk. muhzırbaşı, 158n2. Başmuhzır resmi, kadı tayininde ah­ nan vergi, 158n2. Baş müsevvid; bk. reisü'l-müsevvidîn, müsevvid, 199. Başvekâlet; bk. sadaret, 212, 213. Başvekil; bk. Sadrazam, vezirâzâm, 212. Bayezid Camii vaizliği, 186. Bayezid İnkdâp müzesi, 176. Bayezid medresesi, İstanbul'da Ba­ yezid külUyesi içinde, 50, 51, 205. Bayezid (II) medresesi, Edirne'de, 61. Bayezid müderrisliği, İstanbul'daki medrese müderrisUği ki, bu paye şeyhulislâmlaıa ait idi, 177. Bedesten, 140, 260. Bedî, çiM bk. belagat, beyan, ulûm-i arabiyye, 21, İln^. meâni,

Bâb-ı âlî; bk. bâb-ı âsafî, paşakapısı, 137, 166, 187, 189, 191, 194, 207, 211n3, 213. Bâb-ı âsafî; bk. bâb-ı âlî, paşakapısı, 189, 194. Bâb-ı meşihat; bk. şeyhülislâm kapısı, bâb-ı vâlây-ı fetva, 139, 199, 208. Bâb-ı vâlây-ı fetva; bk. bâb-ı meşihat, fetva dairesi, şeyhülislâm kapısı, 199, 208. Bâb mahkemesi (tstanbul) kapıcıları, 143.

Bâb-ı hümayun kapıcıları, Bln^. Bâb-ı şüfâ, 43. Bâb naibi, büyük kaddarm yanmda vazife gören vekil, bk. nâib, kapı

naibi, 117, 136, 139, 142, 154.
Bâbüssaade, I90n4. Bâbûssaade ağası; bk. kapı oğast, 130. Bağdad, 20n„ 35, 58, 98, 102, 274. Bağdad Kaddığı, devriye mevleviyeti (b.bk.), 58, 89, 96, 186, 276, 277nı, 278, 280. Bağdad mâzulleri, 274. Bağdad Seferi, 206n4. Ba/«ır hil'ali, 192.

Behâiye, hesap'a ait bir kitap, 237. Behcetü'l-fetâvâ, Şeyhülislâm Yenigehü-U AbduUah Efendi (b. bk.) nm fetva mecmuası, 197. Behisni kadısı, 107.

312

OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Beylerbeyi Camii vaizliği, 186. Beyrut, 102. Beyrut kadıhğı, devriye mevleviyeti (b. bk.), 186, 278, 280. Beyl-i şerif, 161. Beytülmal müdürlüğü, 199, 200. Bey'u şirâ, 114. Beyzavî tefnri, 235. Bezci, Uluy Biat, 169. Bidayet mahkemeleri, 270. Bidayetü'l-mühtedi, hidâye (b. bk.) nin şerhi, 29. Biga kazası, 130. Bilâd-ı erbaa; bk. bilâd-ı hamse, 95n„ 101, 283, 284, Bilâd-ı erbaa mevleviyeti, Mekke, Edirne Bursa ve Mısır kadıhklanndan ibarettir, 100. Bilâd-ı hamse; bk. bilâd-ı erbaa, 9Sn^, 99, 101, 120, 283, 284. Bilâd-ı hamse mevleviyet(ler)i (kadı­ lıkları). Edime, Bursa, Şam, Mı­ sır ve Filibe kadıhklanndan iba­ rettir, 100, 102, 277, 280, 284. Bilâd-ı hamse kaddığı payesi, 265. BUâd-ı hamse kadısı (mevalisi), 265, 285. BiMd-ı hamse (mevâlUi) mâzuUeri, 186, 265. Bil&d-ı Rum, 6ıı,. Bilâd-ı selâse, 95n„ 99n„ lOOn,, 243. Bilâd-ı sMse kadılıkları, tsUnbul, Edime ve Borsa kadıhklan, 46, 133. Binâ, aşağı medreseler (b. bk.) de oku­ tulan sarfO», bk.) a dair kiUp, 30. Binbaşı, 283, 284. Birgi, 99. Birgi kadılığı, üçüncü sınıf mevlevi­ yet, 277. Birinci Dünya harbi, 203. Birinci Ferik, orgeneral, 284. Bolu sancağı, 131n,. Bol yenli (samur) kürk, yeşil çuhaya kaph olarak sadrazam tarafmdan

Behlijte kadılığı, 92nt. Behram Kethüda medresesi, 90. Belagat (veya ilm-i belagat), ulûm-i arabiye (b. bk.) den meâni, beyân ve bedii ( bl. b k . ) ihtiva eden il­ min adı, bk. ulûm-i cûz'iyye, 20, 21, 22n„ 26, 27, 30, 39, 41, 43, 64nı, 6Snj, 229, 234, 267, 268. Belediye, 137. Belgrad, 92nt, 98, 99, 102, 274. Belgrad kaddığı (kazası), ikinci smıf mevleviyet, 96, 97%, 276. Belgrad kadısı, 274. Belgrad mâzulü, 274. Berat(-ı hümâyun): kadmın selâhiyetini gösteren, pâdigah tuğra (bk. b.) sim havi vesika; bk. be­ rat-ı şerif, mieal, menşur, rüût, 78nı, 81, 105, 108, 111, 112, 114, 116, 121, 123, 131, 164, 198, 275. Bera(-ı şerif, 125n,. Berof reımi, kadıya verilen herat (b. bk.) mukabili aylık yevmiyesinin yansı miktannda kendilerinden alman harç, 111, 158. Ber&yâ, 250, 251. Ber6er, U l u ı . Beş bmUk yeniçeri, 87nı. Beşikus, 72, 134. Beşyüs akçe (yevmiyeli) kadılık (mev­ leviyet); bk. büyük mevleviyetler, taht kadılığı, 10, 57nl, 66, 70, 88, 89, 95 • 97, 135, 136. Beşyûz akçe (yevmiyeli) kadılar (mevâU, molla); bk. mevâlt, 87, 111, 115, 152, 157. Bevvab, kapıa, 7, Sn,, lOnj, 81. Beyan, fasih söz söylemek san'atı; bk. ulûm-i arabiye, belagat, meâni, bedi, 21, 27n,. Beya* earık, şeyhuliâlâm'm giydiği sa­ nk, 163. Beyas eof ferace, 207. Beykoz, 134. B*ylerbeyi(ler), iki tuğlu paşa, 48, 86, 88, 118, 131, 135, 206.

İNDEKS l«yhui(«Mm'a verilen merasim kürkü, 191, 205. Bosna, 92nı, 99, 102. Bosna Kadılığı, üçüncü smıf (devriye) mevleviyeti, 96, 274, 277, 278, 280. Bosna mâzuUeri, 274. Bottancıbaşı, 224. BosUncı ocağı bahçeleri, 244. Bofanımı resmi, kadınm boşanma davalanndan aldığı para, 85n|. Boyabat, 99. Boyabat kadılığı, üçüncü sınıf (dev­ riye) mevleviyet, 277. Bozacı, 141nj. Bozca'ada, 217. BSlükbatı(lar), 87nı, 138. Budin kadıhğı, mevleviyet, 96, 112. Buhâri-i Şerif, hadis kitabı; bk. Sa­ hih-i Buhâri, 215. Buhfiri Tekkesi, Edimekapı haricinde, 233. Bnlgaristan, 277n,. lOln,. 1020^, 119n„

313

Büyükçekmece, 133na. Büyük kadılar (mevleviyet kadıları); bk. taht kadıları, 46, 48, 179. Büyük mevleviyetler (kadılıklar); bk. beşyûz akçe kadılıkları, mevlevi­ yet, 135, 177, 276. Büyük Karaman, İstanbul'da semt, 5.

Cafer Çelebi medresesi, S6nj. CahUiya devri, Arabistan'da Islâmiyet'den evvelki devri, 161. Câme, 74 Câmebahâ, elbise parası, 243. Câmi-i şerif-i cedid (Yenicami), 7 n „ Câmiu'l-fasulin, Şeyh Bedrüddin Mah­ mud (b. bk.) un fıkıh'a. dair eseri, 228. Camiü'l-hikâyât (ve Lâmiu'r-Rivâyât), Avfi (b. bk.) nin Farsça eseri. Celâl - zâde Salih Efendi (b. bk) Türkçeye çevirmiştir, 235, 238. Câmiü'r - riyâseteyn, pâdişâh hocahğı yapan şeyhülislâmlara verilen un­ van, 148. Câmiü's-satûk, Buhari (b. bk.) nin hadis'c ait eseri; bk. sahiheyn, Sahih-i Buhari, 42nı.

Borgaz, İstanbul'da 133n,. Burhan haşiyesi, Celenbevt İsmail Efendi (b. bk.) nin eseri, 238. Buna, 1 - 3 , 5 , lOn,, 13, 15, 46, 57, 58, 60. 62, 64, 72, 89n„ 90. 95n,. 97. 98. 99nı, 100. 103. 107. 124n„

156nj, 164n,. 165. 176ns, 183, Câmiü's-sahih, Hafu Ebî'l - Hüseyin Müslim (b. bk.) in hadWc ait 193n„ 208n,. 2 2 3 - 2 2 5 . 2 2 8 - 2 3 0 . eaeri, bk. »akikeyn, kOtib-i sitte, Borsa kadıhğı, biUd-ı hamse (b. bk.), 42n,. ye dahil büyük mevleviyat (b. bk.); bk. tahtgâk-ı M U S S , lOn,. 4 2 . 58, Canbaz, 123. 125n,. Condorh - aâde İbrahim Paşa medre­ 61, 72. 83. 89, 96, 111, 120, 134, sesi. 10, 68. 135, ISSn., 186, UZn^, 265, 276, Caırfes bohça, 221nı. 277n„ 280. Bursa fcadılıjı mozuUeri, 273. Buna medreseleri, 1, 2, 51. Bursa mfldetrisleri, 273. Borsa sancağı; bk. Hüdavendigâr San­ cağı, 128. Buyurtıldu, veziriazam'ıa movafakatioi havi derkenar, 90, 182, 183, 198. BOrSmcük. kumaş, İZİnj. Cebe AU (CibaU) Yenikapı iskelesi. 194. Ce<Ut>İIÛ'I-eıua6. Gelenbevi İsmail E fendi (b. bk.) nin logaritme şer­ hine ait eseri, 238. Cedel, usul-i fMı (b. bk.) a ait iUmlerden, 28nı, 40. Cctdl haşiyesi, Gelenbevi İsmail Efendi b. bk.) nin eseri, 238.

314 Celâl(Ur),

OSMANLI D E V L E T l N Î N İ L M Î Y E T E Ş K İ L A T I 250-252. Çarşamba dîvânı, veziriâzam'm çar­ şamba günleri topladığı meclis, 137, 212. Çatalca, 97, 133. Çatalca kadıhğı (kazası), inebahtı Sancağmda, 92n„ 133. Çavuşlar, dîv<in-ı hümayun çavuşları (b. bk.), 206n,. Çavuş(lar), nakibi'l-eşrafı'm maiyetmde, 172, 194. Çavuşbaşı, 192 - 194. Çaymîni, Cagmini (b.bk.) nin heyeCt ait eseri, bk. Mülahhas, 20n,. Çekmece(ler), 60, 133, 224. Çekmece kazası, 133. ÇeldıUer, mevlevîler, 212. ÇemberUtoş, istanbul'da semt, 33. Çebikci, 126. Çeşme kazası, 119n,. Çinad, Macaristan'da kaza, RumeU kadıhklarmm en aşağı derecesi bura kadısıdır, 92. ÇmiU oda, Bâbı âlî'de, 166n,. Çit kasn. Yıldız Soraymda, 219. Çizmeci, 14Inı. Çmordibi, tznik'in bir mahaUesi, In. Çorbacı, 143nı. Çöplük Subaşısı, tanzifat âmiri, 140. Çuhadar(lar), ŞeyhuUslâm'm maiyyetmde, 196. 97, 136, 139, 141n., 191,

Celeb, 126. Celi yalısı, 146n,. Cemi, Kureyş Kabilesi koUarmdan biri, 161n|. Cevab-ı fifahi memuru, 199, 200, Cevdet tarihi, 103. Cevfuruf, arpacı, Hln^. Ceyb risalesi, Gelenbe^â İsmail Efendi (b, bk.) nin hendeseye ait risalesi, 238. Ceza kanunu, 269. Cezayir Beylerbeyisi, bk. Kaptan Paşa, 106n4. Cibayet, I25n,. Cezire-i Kıbru, 184. Cihad, 203. Cihat ruznamesi, 245. Cihet beratı, 154, 264. Cihet-i kaza, kadı maaşı, 86, 113. Cisr Mustafa Paşa, 228nı. Cizye, 253. Cönk, 70. Cumaabad, 80. Cübbe. 219, 221, CüliU, 97, 205. Cündî akçesi, 246. Cürüm ve cinayet, 108, 109. Cüz, 125nj. Cüzhan, 185. Cüz'ü lâ-yeteeezza, Müeyyed - zâde Ab­ durrahman (b. bk.) m risalesi, 232.

Dâhil dersleri, dahil medreselerinde (b. bk.) okutulan dersler, 261. Çakşirci, liinı. Çankın, 102. Çankın kadılığı, devriye mevleviyeti (b. bk.) 168, 179, 180. Çardak, 140. Çardak çorbacısı, 143nı. Çardak iskelesi, İstanbul'da, 143nı. Çardak naibi, İstanbul'da Çardak is­ kelesinde ikamet edip, gelen mol­ lan kontrol eden nâib, 143. Dâhiliye nezareti, 212, 213. Dâhil (elli) medreseleri (medarisi), Osmanh pâdişablanmn ve diğer hanedan azasınm yaptırmış olduğu medreseler, buradan sahn (b. bk.) a geçilir; bk. pâye-i sahn medrese­ leri, tetimme medreseleri, 11, 12nj, 14, 19, 20, 28, 36, 39, 45, 48, 55, 56, 57, 62, 63, 72, 73, 81, 186, 208, 244, 247, 261, 275.

kü­ çük mevleviyetlere verilen isim. 80. 281. .) da me­ Dârü'l-hadîs'i. Dârü'l hadîs (-i Süleymaniye) müder­ Devlet-i Şehriyârî. Deâvi nâzın. 126. 57.tNDEKS Dâhil müderTİs(ler)i. 142na.1 6 . şeyhülislâm ve kazas­ Dâhil payesi. 137. 104. Murad'm Dergâh-i âli çavuflı^u. 124nı. in en yüksek kademesi. 58. en yüksek müderrislik derecesi. 56. derrisin (b. 207. ders. müderrUliği. 63. 213. 61. 86. 186. 243. 125nı. Kibâr-ı müderrisin (h. 261. 279.244. bk. Dârü'l-hadîs (-i Süleymaniye) medresi. 274. 262. 263. 134. 207. 142. Devriye mevleviyetleri (mevâlil^i). 243. 40. 42. yüksek derecelisi. 33 . 273. 74. 228. Dimetoka. bk.. yaptırdığı eser. Defter-i akdiye. Süleymaniye Ders vekili. Dârü'l-hadîs müderris(ler)i. Dâhil mûdetrialiği. 255. 247. 179.Süleymaniye) derecesi. 241 . 246. 212. 103. 49. bk.. göstermek için tutulan defter. 13in. 148. 37n. 113. DârüU-hadis medreseleri. 155. 2. 75. 221. 33. 7n„ 8-10. 69. 94. 60. 137. 193n. 86. bk. Devriye mevalisi mâzulleri.35.4 7 . Dârü'l-hilâfe (ti'l âliyye) medrese(ler)i. 111. Defler-t kassam. Dârüttalim.) Devriye mevâlisi. 88. 48. Dârüffifu. 29. 9. bk. 208. ulûm-i diniyye. elli akçe yevmi­ yeli müderrisler.kibâr-ı mü­ 90. Dârüşşifa Caddesi. 281. 272. 213. bk. 155. 135. 71. 205. Dâvay-ı hak. 58. I39ıı«. Iskihp'de köy. Süleymaniye'de. Dirlik. 284nı. Şerefeli Cami yanmda II. 128nı. 92n. 273. 125. 69. munla-i sahn Defterdar(lar). resesi (b. mur. 60. bâb-ı fetva (b. 40. 139. Deli-orman. 102. Sahn-ı Semân med­ 103. Din-i mübin. Devlet-i Osmaniyye. 156. kazaskerlerin mevalinin tayin ve infisallerini maiyyetinde. 37. 315 Dav''ül-misbah. Devlet-i Aliyye. 110. 268. Derunk. kerler tarafından kaddarm ve Daimi ierH müfovir. 158. 160. Divân-ı deâvi nâzın. 51. 17. Edirne'de Üç Derhendci. 10. Davud Paşa naibliği. DârüH-hadis-i Mesudiye. Dârü'l-hadîs (medresesi). 275. 90. 262. 6. 52. Divân-ı hümâyûn. 1 2 . 131. 285. Dersaadet.) talebeleri. 200. 55.) den. Desturluk tülbend. 278. Dîvân-ı âli. 110. mâristan. 280. 73. bk. 262. Süleymaniye medreselerinden en Ders vekaleti. 235. 62. Davud Paşa medresesi. 60. Divanhane. 4 5 . 71. 93. DireUibel. 135n3. 186. paye-i sahn. 88. Darphane (-i âmire). 271. 182. 183.. Defterdarlık. lOSn^. 3. hastahane. Defter-i Sultani. Debre kazası. 105. 262. 265. 55. 262. Denâmr. 35. 129. 269. 6. Dârü'l-hadîs (i. Dfıu ilimler. Derâhîm. Dânişmend(Ur). bk. De/ter kethüdaları. 104. 199. divân-ı hümâyûn. risliği. Dergâh-ı muallâ. 267. 87. 199. DellâUar.. bk. 209nı. 140. 99. bk. 280. 38. 112. j-U-«ll»j-» lûgat kaide­ lerine dair kitap.

Ehl-i hibre. 86. Draç kaddığı. 51. 276. Medine-i Âmid. Dürer. 13. 185. pâye-i mücerrede. Doğa Anadolu. 59. bk. 33. Diyarbekir. Edime . 61. 152. 160. 152. Köstendil ka­ ddığı. 224. 205. Eimme-i karufiyye. 92nı. l l n . bk. Eğri. 105nj. 69. kumaj. 157. 180. £M-t ilm. 153. 210. Edirne pâye-i mücerredesi. Edimekapısı kabristam. 276. Diyarbekir mâzuUeri. 62. 98.176n. Dörtlü. Dîvân kadılığı. E Eane. 186. 42. 64. 156nı. 193n„ 195n. 225. eczacı kalfası. 221. 123. 184. 279. 249. Divitîar. ders ki­ tabı. 242n]^. hadis. bk.. bk. 244. 273.) in Gurer (b. 189. 252. 113. Duâ-gû.. 179. 90. Doğanet. Dîvân (-1 hümâyûn) çavuşları.203. Bilâd-ı hamse (b. Macaristan'da kale. 1 . yaygı. Efendi dâimiz. 184. 63. I43nx. 269.170.) den büyük mevleviyet. 123. 92nt. 92. 56. 15. 274.Kırkağaç istasyonu. Kastamonu'ya bağh kaza. 126. lâln^. 111. 86. I8Inj. 191. 124nı. 277. bk. 111. RumeU'de en agağı de­ receU kıddık. 192. 127. 173. Divanyolu. 273. MoUa Hdsrev (b. Amid kazası. 17. 100. Cemalüddin Mehmed Toi (b. 281. 102. £M-t hiref. Eğri kadılığı..). 103. 274.. kadınm aldığı harç. bk. EUi altıncı orta. 220. Ehram. 221. 22. Edime kadıhğı (kazası). eUi medre­ seleri. Edimekapı. 105n. 58. Edime müderrisleri. EU-i sünnet (mezhebi). bk. EfdaUye medresesi.. 135. 196. 99. 59. 96. 116. Edirne (kazası) payesi. bk. 280. 30. 246.. bk. 115. 92a. bk. 173n«. Dolama. 92nı. Sân^.134. 57. 211. 154. 267. 98. 21. 211n„ 242. 120n3. 208n„ 226.) adh fıkıh eseri için yazdığı ferh. Diyarbekir kaddığı. EdMyat-t Arabiyye. 274. 95n.. 174. 181. 125nı. IsUnbul'da semt. devriye mevlevi­ yeti (b. medrese dera kitabı. Dizdariye müderrisliği. Elbasan kazası. Eğri Seferi. 13in. 189. 275. 96. 125nı. 190ıı„ 192. 24nı.229. 24nı. Edviyekup. Dârû'l-h^M . bk. 124n. 72. Hanefi imam­ ları. Ekmel. 49n4. medrese derslerinden. 46. Edime Dârül-hadiai. 179n„ 201 . 70. pfidifah'm geyhuUslâm'e hitabı. 275. ISBn. 2. 64. bk. 1. 920. 72. 280. m«dre»e*i. Eflani. 113. liluy Elfiye. 193.3. tahgâh-ı selâse. 22Bn..) nin nahiv'e ait eseri. 35.186. 58. Dolmabahçe Camii. 22üny Edime medrese(Ier)i. Dolmabahçe Sarayı. Ehl-i askerî. 89. 138. 159. Elbasan sancağı.. kandil yağı. 178. lOn^. 85. Edime vak'osı. Ehl-i berât. 174. 141. 36. 193nj.. 124. 40. 173. 97. Ehl-i örf (taifesi). Ehâdis-i şertfe. 29. Dobniçe kaddığı. . Hart. 265. 89. 233. Dul nikâhı remi. EUili medreseleri. Dühen-i zirae. Kureyı'in atlanna nezaret eden makam. 226. bk. 254nı.316 OSMANLI DEVLETİNİN iLMlYE TEŞKILATI 141. ElçÜik. Edime. bk.

bk. Bey­ zâvî (b. ..bk. bk. fıkıh'ü dair eser. Ensab nikâbeti. Üniversite binası. 96. Evlâd-ı etrak. 56. Evlâd-ı Ali. 277. Emeviler. seyyid.. 30. 280. Eytam daireleri. 231. 268nı. Eşkâlü't-ü'sis. 91. Eyalet kadıları. mazul kadılarm tayini için yapdan sıra tertibi. Erzurum mâzulleri. 163. 214. Ermiye (Urmiye . Seyyidler ve Şe­ rifler. £mr-» nebeviyye. bk. sâdât. 142. 95. 250. Elbasan sancağında. 199. Emir sarığı. bk. Ata Bey (b. Enderun Tarihi. Emval-i eytam müdürlüğü. 235. Şem'i MoUa (b. 73 99. Zemahşeri (b.200. 93. 161n.. Enkiha. bk. 317 Esedabad Kadıhğı. Englirü. emir yâni sâdât (b. bk. 215. Emirlik. Etraf-ı İstanbul. 59. 167. 92n2. 68. 186. 94. Eyüp Camü.) nm eseri. 275. 23. Evkaf. 10. 101. tefsb-i kadı Beyzâvî. 106. 171. 162nı. 279. bk.. 243. 162. 98. Eşen sipahi. Eşbat kadılığı. 269. 87. 69. 278. 31. 238. 176. 74. 133n. 62. 38. 151n. 274. taht kadıları. 123. Eski saray. bk. 115. Emval-i muhaceere. 70. seyyid. 208n. Erâdif-i kuzât. 92n. bk. 209nj. 73. 97. 163. Ankara. Eşrâf-ı kuzât. Hazreti AU evlâdı. 128.) nin medrese ders kitabı olarak okunan tefsir kitabı.. Ereğli. bk. I7O1I4. 102. 28. Emîrt arazi. 199. elli akçe yevmiyeli. 275. Erzurum kadıhğı. 85. USn^. Endrose kadılığı. Eskiyor. 90. 126. 236. Eyalet kadüıkları. Emin. 92n. 92a. 114. medreselerde ders olarak oku­ nan sarf kitabı.) nin eseri. 20. Evrak-ı mürde. Havassı Kostantiniyye 17. 95n3. Eyalet paşaları. Emir.)in eseri. kadı maiyetinde memur. Evreşe kadıhğı. bk. 236. EsmârS'l-hadayık. 155. Ensab nakipleri. Evlâd-ı askeri.) mev­ leviyeti. bk. Envârü'l-lenzil ve EsrârüU-tevil. 260.. Efbah.İNDEKS Ellili müderris. Siice kadıları. Kureyş'in Kabe'­ deki putlanmn vakıf işlerine ne­ zaret. 161nı.) derecesin­ deki kaddar. bk. Trakya'da.) nin medrese­ lerde okutulan hendese kitabı. 216. Evkaf Nezareti. şerif. Evkaf müfettişi. 134. Esnâf-ı hamse. 126. Ağnboz sancağmda. Şemseddin Mehmed Se­ merkandî (b. Eşnak. 114. Eyalet(ler).Rumize) kaddığı. Evlâd-ı Peygamberi. 163. Edirne'de yer. Kureyş kabilesi koUarmdan biri. Erdek. 263. Ermeniye. bk. 125. Erzurum kadısı. 168. 123. 161nı. Etvâkü'z-zeheb.)'m aardığı yeşil sank. nikâh. Erzurum. Es'or. sitte (b. Emsile. Eydp.. 192. Talibi ve Abbasî aile­ lerinin defterlerini tntan memur­ lar. Evkaf-t selâtin. 92n2. Esed. 225.. 259n. 238. Esmihan Sultan medresesi. 274. borçlu ve nakdi cezalan tayin eden merci. devriye (b. bk. 204. Erbâb-ı timar.

. 257. Fenar (Fener) kaddığı. 7nj. 76. 178.) ün bebeyaz çuha örtüsü. Eyüp kadılığı (kazası). 192. bk. 63. 88. 284. 70n„ 1 7 3 . bk. hUcemiyât. . 174. Fatih küUiyyeri. 197. Feroe-t beyza. 203. 185. 123. Havass-ı re­ 77n„ 92ıij. 280. Ali Kuşçu (b. 67. 209. 200. 186. 33. Ferace. 22n3. 247. ŞeyhuUslâm Fey­ zuUah Efendi (b. 268. üm-i hikmet. üm-i Hâhî. ulûm-i cüziyye. 5n. 133. Fatih Kanunnamesi. 57. 17. Felsefe-i İslâmiyye.189. Fahr-i Râzi mektebi. bk. nişan. Fergane. 204. 214. Eyüp türbesi. 80n. bk. 186. 96. 147. IsUnbul'da semt. bk. Ferman (-t hümayun). Eyüp kadısı. 197. 235.) nin fetva mecmuası. 6ıı.bk. 232. Falaka.176. fıkıh alimleri. 142. 238. Ferik. Feridun Bey Münşeatı. Fetavây-ı Hâmidiyye. 276. 254. Ferâiz şerhi.). 125. bk. 250n. Fethiye. 195n„ 196 . 255. Bilâd-ı Selâse (b. Fetva emini. müftü. bk. 120. fukaha.) nin eseri. 197. 228. 139.. 175. 237. 227. bk. 89. fetva kalemi. Fermayış şal. 122. Fakih(ler). 269. 134. 138. 10. hüküm. 236. Eyüp müderrisliği. Fetva emini dairesi. 237. 181n«. 1770^. 127. 268nl. Sahn-ı Seman Haslar kadılığı. 81. (b. 5711^. bk. Fetva dairesi. bk. 251. 236.. fia. 174. 22n. DiedTese(Ier) i. ŞeyhuUslâm SaduUah Sadi Efendi (b. 267.) nin reisi. 5. bk. Fetva(lar). 195nı. 212. korgeneral. 230. 7. 7. 135. Seyyid Şerif Cürcanî (b. 204. ŞeyfanUslâma giydirilen 6eyaz samur kürk (b. pervane. 140. bâb-ı meşihat. ŞeyhuUslâm Hâ­ mid Efendi (b.43. 74. 201. Celâl . Şeyhülislâm dairesinde fetva kalemi (b. Felâvây-ı Feyziyye. 24nı. 277n„ 278. bk. mahref mevleviyeti. 74. 1 8 7 . 193n4. bk. 20.) nin fetva mec­ muası. 30. 131. 139. bk. Sn^ Fatih vakfiyesi. 239. 12n„ 79n„ 88nı. Fatih imareti.) kaddddanndan. şerl bir hükmü ihbar ve tebUğ. bk. 105. 283. 274. 115. Fatımi Halifeleri. 237. bk.. 75. bk. 85.198. 41 . 7. 200.) nin fetva mecmuası. icazet silsilesi Fahreddin Râri (b. 9. Fenar.) nin eseri. Fetihnâme-i Rodos.) ayannda. Havass-ı Kostantiniyye. 112. 170. 22 In^. 211.zâde SaUh Efendi (b. 212. Eyüp Eyüp mâzuUeri. 241. 204. 204. 206. p&di. 207. 180n„ 184.) ye kadar uzanan ulemayı ifade eder. 56. 43. 211. Eyüp ziyareti. 162. 56..) nun medre­ selerde deri kitabı olarak okutu­ lan heyet kitabı. 186.318 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Ferâiz.201. 267. 186. Tırhala'da. Fatih Camii. 8. 249. 137. Eyüp Camii vaizliği. bâb-ı fetva. 30. 249. 280. İnegöl rivarmda kasaba. 196 .ablarm. bk. 29n. Fatih. 234. 84. Yenicami 6. 179 180nj. 116. 109. Felsefe. 242. 191. Fatih Camii vaizimi. 83. 81. Ferraş. 197. Fetavây-ı Sâdiye. 203. 21. (b. tereke taksimi mevzuu ile ilgiü ders.

8. Fetva payesi. 200.) in med­ resede okunan fıkıh'a ait kitabı. bk.100. Girit. liZn^. 96. 229. bk. tslâm hukuku. 91nj. örtü. 38. Gâib. İlhanı Devleti. 227. bk. 274. Fünân-i şetta. 174. Fıkıh. 38. Fetva kalemi. bk. 89n<. 229. 231. 215. Filibe mâzulleri. 9 8 . bk. 199. 141nj. Mısır'da. 22. 101. Gâşîye-i mahsüse-i mevâli. gâfiye.) nin eseri. 132nı. ûlum-i şeriyye. bk. 242. Muhyiddin Arabi (b.. Feltıo odası heyeti. üçüncü sınıf mevle­ viyyet. 283. 277nl. 113. 97. 277nı. 199. bk. bk. Fukahây-ı müderrisin. 238. Feyyum kaddığı. bk. 29. FiUbe kadıhğı. 30. 164. Şeyhülislâm dairesinde haşmda fetva emini (b. 78. Feyyum. 208. 234. (mevleviyeti).) ye dahil ikinci smıf mevleviyet. pâye-i fetva. 33 . 38. şeyhuUsIâmhk derecesi. 121n. bk. 210. 197.. 200. 197. 116. 97n4. Hacı Hasan Efendi medresesi. 19. 75. Gurer. Hâeegân. olan fetva dairesinin adı. 131ns. İstan­ bul'da. Fususü'l-bedâyi li-usuli'f'ierâyi. Füzelâ. 274. 70. MoUa Husrev (b. 214. 28. 99. mollahğı). 75. 201. 267. 209n. 100. 67.. 277n. Dûrer (b. 162. bk. Foça hasları. 278.39. 43. 319 Galata kadıhğı (kazası.231. Girit kadıhğı. 233 • 238. 229. Gediz kazası.İNDEKS Fetvahane. Gramer. Fürû-t hanefiyye. 277. 274. Fünûn-i âliye. 223. 83. 19. 98. 176. GaUe. Garp MoğoUan Devleti. Gelibolu.. 186. 228 . 41. 234.) nin bnlundağu şube. Germiyan.. bk. Bilâd-ı Hamse (b. 22.) den mahreç mevleviyyeti (b. 96. 154. 19. 22. Molla Fenâri (bk. 134. Hac.) nin usûI-i fıkh'a dair eseri. Galata bedesteni. 43. Galata mâzulleri. 69. Haçova meydan muharebesi.). 196. 28. 161nı. Gâşiye. 63. 228. Gerede. Fihbe. Fürû. 27. 196. 133. 101. 78. 5n„ 17. bk. İslâm hukuku ilmi. Tanzimattan sonra kurulmu. kalem amirleri. Gazenfer Ağa medresesi. 165. Galata kadılığı payesi. Güney Anadolu. Haeı. 112. Fetvahane müsevvidi. 68. 280. 276. 136. 77n„ 96. . 233. 152. 64. 134. Gebze. 22n„ 23. 284. ikinci sınıf mevleviyet. bk. 95n. Fukaha. 276. Gelibolu kadıhğı. 276. 133. 41. b. 276. fakih. 147. Fikra-i fuzela. 125nı. fıkıh. 278. Habbaz. 267.) şerhi. 55. 269. Hazreti Pey­ gamberin sözlerine ve hareketle­ rine ait an'anelerle ilgiU islâm ihni. 280. Günay kazası. 69. Galata. Fususü'l-hikem. Fetva odası. Gazeliyyat. 229. 127n. ReisüH-mü»evvidîn. l l n j . Bi­ lâd-ı selâse (b. Hadis(-i Peygamberi). 280. 274. 243. ekmekçi. 102. hâşe.

186. 280. 186. 135. Hanefi USn^ Hantft imamları. 58. I27n. hidâye. 86. 261. 122nı. 271. 173. Hareket-i dâhil medreseleri. HaUaç. HaUç. Hakpkûrî Âcumof.) nde okunan dersler. Hareket-i altmıştı müderrisfliğji. 278. Haraç 257. Hâriç dersleri. 86. Hareket-i hâriç derecesi. Mekke ve Medine. 207. 98. Hareket-i hâriç müderris(liğ)i. 251.. Hâmid Efendi medresesi. 186. 93. Halep kaddığı. 29. Hadım köy. Halep. 101. 181. 284.. 108. 63. 90. 60. Hâmise. ikinci sı­ nıf mevleviyet. Haremeyn kadısı (mevalisi. bk. 96nl. 274. 262. 186. 174nı. 85. bk. 277. 60. Haremeyn Evkafı Nezareti. Mûsıla-i Süleymaniye (b. muhteremeyn). 100. 216n. ders. 37. 272. Süleymaniye müderrisliği (b. bk. Hanefi fukahast. 187. 221nj. 271. Hâriç. 66. 175. Hareket-i altmıştı medreseleri. . Hadım Ali Paşa medresesi. altmıştı müderrisler. 33. 125nj. aym adı taşı­ yan müderrislerin rütbesi. Haremeyn kadılığı (mevleviyyeti. 83. 183. bir müderris­ lik derecesi. 281. Hâkim (ü'i-ierH). 60. 139n4. Haremeyn (mevleviyyeti) payesi. Hantfî fıkhı. Melâmiye-i Hamzaviyye erbabmdan. 276. bir müderrisin ev­ velce bulunduğu derece ile tayini. İstanbul'da. Hareket-ı dâhU müderris(liğ)i. İstanbul ve Edime kadı­ lıkları arasında yer alan büyük Mekke ve Medine kaddddan. 262. bk. 252. 265. 100. bk. 187. 89. aynı adı ta­ şıyan müderrislerin rütbesi. Hanbdi mezhebi. 276. 186. 59nı. defteri. Haremeyn paydileri. 244. bir kadıbk derecesi. Haraecı. Harem. Hareket-ı altmışlı derecesi. 98n2. 60. 272. Hâmise-i Süleymaniye medresesi. 277nı. 186.) arasmda. 28nı. 120. Un.) den olup. 37. 285. Hâmise-i Süleymaniye derecesi. 272. 10. 242. bk. 99. bk. Haremeyn (-i şerif ey n. 264. nin^. ^mevleviyeti^. Hamzaviler. 135. 201. 271 . Hareket-i hâriç müderrisliği derecesi (b. 249. 101. 59nı. Ulny Hamal. 181. 132.) nin altmda bulunan beg mü­ derrisliktir. 101. Hareket-i dâhil derecesi. 272. 277. bk. Haremeyn müfettişliği. 63.320 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI Hareket. 96. 280. 262.. 55n„ 56. 59nx. 283. Harç ve damga kanunları. ibtidâ-i alt­ mışlı. 58. Hareket-i hâriç medreseleri. mezhebi. kadı. 263. 133. Haraca.. 284nı. 58. 63. 284. Holep kazası mâzuUeri. aym adı tajıyan medresedeki müderris­ lerin rütbesi. Hersek'te. 38. 60. 265. Hareket-i misliyyesi. 208. 273.) ni gösteren rumuz. 208n. 135.273. 90nı. 262. 83. Halep payesi (derecesi). mollalığı). 58.) ile SüJeymantye medresesi (b. mukttddemat-ı ulûm. 56. Hâne akçesi. Hariç medreseleri (b. Hâmise-i Süleymaniye müderrisfliğji. mollası). 280. Hamid (eli) sancağı. bk. bk. 38. 270. 58n3. 247. Kibâr-ı müderrisin (b. 186. 24nı.

u/ûm-t cüz'iyye. 97. 72. Haslar kadılığı. 59. bk. 189. tecrid medreseleri. 118. 35. . 161nı. Hatip. bk.41. Gelenbevİ IsmaU E fendi (b. 249nı. 75. 73. 181 . bk. Hezargrad kadıhğı. 39. 37n]^.) den. Hanefi fıkhı. 67. 19. 21 Hâşiye-i tecrid müderris(liğ)i. Hekimbaşı. 321 Hatt-ı hümayun. Hâşim.) nin Osmanh medre­ selerinde ders kitabı olarak oku­ nan Kelâm'a ait eseri. Havass-ı refia (kadılığı). 133. Hazine. muhtasarât. 119. 55. 63. Hidaye. 39. 148. Hattat. 227. 198. 92n. 209. 20.) adlı kitabm şerhi. . Ebu Bekr Merginâm (b. Hasan Efendi medresesi. 19. 39.71. 250nı. 249. 238. 183. 146n„ 180nı. 9 3 . 31. 173nj. Hasköy Valde Sultan Camii vaizliği. bk. 59. Hatice Hatun medresesi. Havariyûn kiUsesi. 119. 250. 92n2. 246. 26.) nin/ürû (b. 232. Hikemiyat (Hikmet). 12. 210. Eyüp ka­ zası. 221. Heyet-i vükelâ. l l n . 237. kozmoğrafya. Hendese.185.bk. 35. 185. 133. Has. muhtasarat. 254. 127n2. Hersek sancağı. 146n. Hersek. 42. 27 .29. 275. 111. 39 . 9 4 . bk. Heyet. 48. 224. elli akçeli müderris. bk. hk. 78.53. 71. 231. 249. 6. 237. 276. 68 . 61. 57. Hayyat. ulûm-i cüziyye. 132. terzi. 61 . 22. 65. Haruniye. 27. Eyüp kaddığı. HesabüH-küsûr.İNDEKS Hâriç (elli) medreseleri. 20. 2426. Haydar Paşa medresesi. Hâriç (medresesi) müderris(ler)i. 1119. 19. Hatt-ı şerif. 236. 114. 89. 41. 21. 60. bk. 258. 179. 177. elli akçeli müderrisler (b. 21. Hazine-i hassa. 55. 162. aşağı dere­ medreseler (b. 74nj.45. timiyt TukiUlı. 238. 249. örtü. Herat. 61. Hicaz. 101. Eyüp kadıhğı. 28. 43. 208. 11. Hazinedarbaşı. Eyüp ve Üsküdar mevleviyetleri. Havass-ı Refia. 47. 55. 14. bk. ilm-i hikmet. 48. Hâriç payesi. ulûm-i cüzHyye. yirmibeş akçe yevmiyeU en aşağı dereceli müderrisUk. felsefe. 7 5 . bk. 43. Havass-t refia. Harmancık kazası. 75. Hesap. Haslar kadılığı. 260. bk. 65. 96. Havi. 60. 98. bk.. 262. 190n4. 244. AU b. bk. 26. Hâriç müderrisliği.) a ait eseri. 61.) nin eseri. 106. 135. 49. 157. 59. Osmanidardan evvel­ ki hükümdarlar ve aileleri tara­ fından yapdmış olan medreseler. Hln^. 158. 40. 257. Burhanüddin b. gaşiye. 20. bk. 12. 77. 277nı. 136. 55. Mahmud-i Cfir­ cânî (b. Hassa hekim başüığı. Heva. Hâşe. 260. 50. 46. aşağı dereceU medrese dersi. 9. Havass-ı Ahi Çelebi kazası. Havass-ı KostaıUiniyye. 168n2. 186. 42. Hâşiye-i tecrid. Hekimbaşılık. 43. 179. nahiv'e ait kâfiye (b. 69. 141. 20.. 88. 258. 275.) in çahştığı medreseler. bk. 66. 64. Haseki Sultan medresesi. Hâriç rüûsu. Hâşiye-i celi 14. Saints Aportes kiUsesi. bk. 31. 26.63. yirmi. 280. 13. bk. Kureyş Kabilesi koUarmdan biri. 48 . 56. Hâsilât-ı şeriyye.

126. I 1 6 n 2 .. Hoca . 272. müftülük. 86. Hulumeç kaddığı. ders. Hüccet. 267. 130. Husumet davaları. 269. arz adası murafaası.) için aldığı harç.) dan bir ders konusu.322 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I dair Hücre. şeyhül­ islâmlık. 86. Hukuk-ı umumiyye. 115. bk. 206. 169. 262.) evlâdına ait kanun. bk. nişan. 169. tbâdât. 2 7 1 . Bursa San­ cağı. 191. mehâdım-ı sudur-i kiram ka­ nunu. ISln^. bir müderrislik derecesi. Hüsâm şerhi. 40. 198. Hukuk mahkemeleri. lOuj. resm-i hüccet. 59nı. 272. bk. Hıristiyan. 108. 207. usul-i fıhh (b. 262. 109. 60. 24nı. Hindistan. bk. Hukûk-i idare. 125. 89n. hüccet. 268nj. süt anahk dersi. 60. 128. 127nı. löluı. Hilaf 20n2. Hotaliç. 56. Hükmî muamelât. bk. tbtida-i dâhil medresesi. Hilâfet. Huccac.2 7 3 . Hüseynî. 244. altmış akçe yevmiyeh. bk. 268. Hukûk-i düvel. 53. HikmetÜ'l-işTâkiyye. pâdişâh hoca­ ları (b. 251. altmışlı medreseler. 51. 80. 259. bk. Bahâüddin Mehmed b. 58. 237. lOuj. 154.) nin eseri. . 22n.zadeler kanunu. 59. Hızâne. bk. İbrişim. 40. 145. tbtida-i dâhil müderris(liğ)i. 251. 140. filozoflar. Hısn-ı Mansur. 117. Hüddam. ferman. Hüccet akçesi (resmi). 73. hâkimler. t îâde. 36. bk. 251. Hüdavendigâr sancağı.. pâdişâh hocaları. Hüsn-i hatt-ı talik. Tımova mülhakatmdan. 116. Osmanh nakîbü'l-eşraflanmn imzalan. hacılar. aynı adı taşıyan medreselerde müderrislik yapanlann unvam. Hükemâ. 149nı. kadımn hüccet (b. 131. 186. tbtida-i altmışlı müderris(liğ)i. ânj. 211214. Hucec. 281. Hususat-ı şer'iyye. Hüsn-i hat. bk. 271. Hnka-i Şerif.felsefe'ye eser. bk. 198. 187. Hizmet-i fetva. 228. 246. 51. 195nı. 181. 270. 161nx. medrese odası. 28nı. bk. 125n2. bk. Hücerât-ı berekât. Hükkâm. 37. Hukûk-i hususiye. 125. 253. 137nı. Hünkâr hocaları. 281. 63. tbtida-i dâhil derecesi. 271. ulûm-i şeriyye. bk. 265. 269. fıkıh. Huzur murafaası (mahkejnesi). 170. Mora'da. pervane. 103. ders. bir müderris­ lik derecesi. bk. 114. adliye. 186. tbtida-i hâriç derecesi (rütbesi). 179. 108. 59nı. 84. Huzur ders(ler)i. Hücerât-ı tetimme. 222. 85. 270. 87. 269. Hitabet. Hukuki muamelât. mahkemede kadı tarafmdan verilen hükmü gösteren Uâm. kadılar. 128. Hükkâm-ı şer'i. 112. (ilmi). Hulâsatü'l-hesab. Hükümet. 63. bk. Hüsâmiye medresesi. tbtida-i altmışlı medresesi. 215-221. Hüseyin Amili (b. Hizmetkâr akçesi. 262. 121. HiCat. HıfzıssMıa. 201. Hüküm (-İ hümâyûn). mantık'a ait bir kitap. bir müderrislik derecesi. kendilerinin Hazreti Hü­ seyin'den geldiklerini ifade eder. 92n2. 172. tbtida-i altmışlı derecesi. 78.

253. İkinci Meşrutiyet. 75 . mevleviyetleri. Garp MoğoUan Devleti. tmare. bk. 200. tkindi divânı. tim-i terbiye. timiye teşkilâtı. şeyhülislâmın unvanlarmdan. tçel (medreseleri). tbtidâ-i hâriç müderris(liğ)i. ve iman. ulûm-i âliye. 50. tim-i Kur'an. İlmiye ıslahatı. 118n„ 119. 199. 268. 155. 20. 199. iin^. bk. felsefe. 52. 187. tctihad-ı eimme. 265. (usuUi). 283. bk. 41. 198. 276. bk. 33. 156nı. 281. 256. 279. tim-i fıkıh. 252. 21. ilm-i iWû. 140. tkdü'l-cüman. 67. 199. akU deliUere dayanan iUm1er. İlmiye rütbeleri dereceleri. îdâdiye. 89. 243. tim-i hadis. 241. 3. bk. 2inj^. fıkıh. tim-i iktisat. thtisap ağası. 116. ulûm-i âliye. 271. 219. . 241. tfta liit. İmkân. 269. 49. Hareket-i hâriç ve ha­ reket-i dâhil medreseleri (bl. 59nı. 45. tim-i kıraat. bk. 20. belâgat'daa bahis. tbtisap. bab-ı fetvam­ tnâye. aynı adı taşıyan medreselerde müdetrislik yapanların unvanı. bk. bk. bk. tim-i ilâM.. 74n].. lâln^. 117. mahreç 323 llhaniler Devleti. 88nı. 87. 142. 48. 151.EdirneBursa medreselerine verilen isim. lerden. 179. 211n. llm-i kelâm. 77. 24nı. 72. thizam. tkinci medrese. 90. tmam. bâb-ı İmza resmi.) nin eseri. felsefe. 269. 175.). ulema sınıfı. 77. 271n. W o m . 29. 227. 238. belediye işlerine bakan memur. tera kanunu. tim-i usûl.) tmam-ı Sultanî. kelâm. bk. 138. 258. 58n3. 242. 20. 22n^. thtiman kadıhğı. 73. 12n. 253. 92n. hikemiyat. 185. 174. 125n2. Ekmelüddin (b. kadmm (hakimin) bildirisi.. 250. 25. 25. bk. 137. 276nı. 121. (b. tim-i hikmet.) ın idare 153. medrese talebesine ve­ rilen müderrisUk diploması. timiye mesleği. 185. 267. 237. 114. tmadü'l-islâm. ulûm-i âliye. ders. bk. 63.) in Hidâye da. 174. 108. 119. îlâmât (-1 şer'iyye) odası.) nin eseri. 24. 56. 118. 175. tltimas. bk. kadımn imzadai) aldığı fetva (b. İmamet. tktisat. 71. 254. Aynî (b. hadis. mescid-i haram (b. bk. timiye sınıfı. bk. 49. 232. 83. 70. bk. bk. 87. 267. 237. îcâz. paşakapısmda (b. 257. 238. timiye kanunnamesi (kanunu). ber cuma günü toplanan mecUs. 158nj. 122nı. 85. 117. tcazet (nâme). 254. 57. tklilü't-teracim. 245. 80. 138. 42. 259. 183. 241. 22n3.tNDEKS tbtidâ-i hâriç medresehri. 186.. llyas Bey medresesi. Sanj. 22n3. harç. 263. (b. bk. tmdadiye-i hazariyye ve seferiyye. 172. îlâmât (-1 şerHyye) mümeyyizi. tkinci sınıf mevleviyyetleri. 41. fıkıh. bk. ilm-i hikmet. 60. lerin aldığı maaş karşıhğı vergi­ îlâm. 155. 268nı.) şerhi. 267. 27. 78.77. tim-i âdab. 87. 135na. belâgıu'dan bahis. 164. Mehmed Akkirmanî İmaret. 267. 63. 261. 115. İstanbul . tana-ı ümmet. vaUllıihiyat.) la memur. ders. 179n3.

106. 13nj. 68. 201. 72. Isbat-ı vâcib. 264. 17. 23. İstanbul kadılığı (kazası).. 207.142. 256. 242nı. 264. 24. 199. 133. tslah-ı medâris nizamnamesi. 143. ISBuj. İrşova kaddığı. . 92nj. 227. 133. bk. 207. 176. 192. 238. 229. 24nı. 211. tstanbul kadılığı vekayi kâtibi bâb-ı fetva (b. İstanbul esnafı. 160. 228. eski Süleyma­ fetva (b. bk. 258. 276. tstanbul Bâb mahkemesi nâiii. tshakiye zaviyesi. 155. 23. tslâm devletleri. 33. 58. 7 7 n ı . tnebahtı rütbesi. 23. tstabl-ı âmire (müdürlüğü) payesi. 88. İnegöl medresesi. ön^. bk. 140 . 182.) da memur. 96n„ 97. 161. 111. 223. 110. İstanbul bedesteni. 283. 100 103. tstanbul kadılığı müsteşar(lığ) ı.. 47. SOn. İstanbul mollası. tskemleci Çadır mehterleri. 125.170. îsar. 265. 235. 186. İskele kapısı. 199. 186. tstabl-ı âmire rütbelileri. İnebahtı. 39. 143. 273. bk. bk. tstanbul kadısı. 284. 22n3. 41. 61. 241. 228. 196. tstanbul kaymakamı. 90. 199. 92. 188. I65nj^. 96. 73. 11. 249. 248. 194n. 75. 140. İni. 62. bk. 87nı. 184. bâb-ı İslâmi Eserler Müzesi. 134. 162. 176. 10. tslâm tarihi. 24. 16. 53. 214. 205. 186. Tanrmın varlığım isbat. 165. 208n3. 163. İnegöl. 43. 212.îlüddin Devranı (b. tstanbul Mollası. tstanbul Efendisi. 232. 174. 24nı. 203. 195n„ 196. 267. 138. 224. 166. tstanbul Kız Lisesi. îshak Bey Medresesi. 84. 60. 127n„ 131n„ 133n„ 137. 74n2. 176n3. 94. fıkıh. 156nı. iki tane­ niye tabhanesi (b. 13. İstanbul Calata'da. 15. 46. 167 .. tsbât-ı sâni'.324 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E TEŞKİLÂTI İstanbul. 33. 268. İskenderiye köyü. kelâm-a. 23. 24nı. bk. İran Seferi. İstanbul kadısı. 229. 152. tsfahânî. 133 . İstanbul Boğazı. 280. 98. 193n3. 95n^. 259nı. tslâmiyet. 227. trşadü'l-akIVs-seltm ilâ mezâye'l-Kur'âniH-azim. 58. 138. 29. 7. 161nı. İstanbul halkı.) den büyük mevle­ viyet.) nin medresede ders olarak okunan akaid kitabı. bk. bk. 99n2. 129. tstanbul kadısı şerH müşaviri. 231. 267. 41. 235. 133. 75. 160.) da memur. 5n]. 143. bk. tstanbul fethi.) nin tefsirce ait eseri. 177. tahtgâh-ı selâse. tslâm hukıJcı. 107. 72. Üsküp'de. 209n2. İstanbul'un sur için­ deki kısımlannm kadısı. 233. İskilip. Ebussuud Efendi (b. bk. 284. 92n2. ulûm-i şer'­ iyye. 283. trâde-i hususiye. dir. 235. 261. 277. 239. 209. 133. 143.). 199. 57. 165nı. 3. tstanbul Efendisi. 3. İs­ tanbul Efendisi. 97. 225. Rumeli'de bir kadı­ lık derecesi.) nin meşhur olan adı. 113n„ 120. tslâm felsefesi. Bilâd-ı se­ lâse (b. 154. 49.143. ait ^' tevali şerhi (b. BSuı. 149. İran. 213n. Cel. 219. 104. 89. bk. Edirne'de. yolculuk vc muhabere için kur'a çekme işine nezaret. 106nj. 5. 136 .136. İslâm âlemi (camiası). 265. tstanbul Mollası. tslâm âUmleri. tstanbul kadısı. tslâm akaidi. 143. tstanbul kadısı mazulleri. 273.

Kadı Beyzâvî tefsiri. İştikak. 253. 280. nâib. 241. tznik kaddığı. tstanbul müderrisliği rüûsu. tzmir kadısı. 228. 75. hâkim. 256. bk. 260.120. 92n2. 161nı. 108. 48. 1 1 8 . 93. 174. 274. 71. 270. 211. 277. bk. 85. pâye-i mücerrede. 267. 87 tzmir (kadılığı) payesi. 277n. bk. 133. Kadı beratı. bk. 98. 124nj. 223. tzmir kaddığı. risâle-i ebheriyye. 45. 41. bk. 234. 1. Topkapı. 113. belâgat'dan bahis. 273.254. 182n3. Itnâb. 76nı. ulûm-i Arabiye. 137nj. 161nı. Sul­ tan Selim.bk. 274. 92n2. bk. sda-i Süleymaniye (b. tstanbul şer'iyatçısı. İsparta vilâyeti. 125nı. Kaçkun köle. 117. Çem­ berli taş. azâd kâğıdı. 159. 85nj. 176. şeyhülislâmlık. 281. 200. 235. âbik. İydiyye. 151. 2 5 0 ..) nin medreselerde okunan mantık ki­ tabı. sedânet. 87. 267. Istinye. 256. Kaariye. 1 . tstarva kadıhğı. 92n2.„ 157. 122. 2. Islahat lâyihası. İstanbul surları. 285. hâkimü'ş-şer'î. 111. Kadı(laT) defteri. 252 . Istefe kaddığı.. bk. kuzât. Isaguci.. Kabe kapıcılığı. Süleymaniye. 274. 92n2. Osmanlı medreselerinde okunan İstanbul rüûsı. 325 tstanbul müftülüğü. 115. 113n2.252. 91. 92n. 40. 228. 258. 133. 27. 186. bk. Iştip kadılığı (kazası). 179. 38. İstanbul'un yedi tepesi. 70. Kadı nâibleri.86. 260. 276. 176. Esirüddin Ebherî (b. 279. Kaba. 30. tzmir mâzulleri. İzzi. 111. 186. kumaş. 263. 126. 35. 186. tzzeddin İbrahim (b.).İNDEKS tstanbul miiderris(lik)leri. mevleviyyet (b. 228. 83.131. 261. 278. 125n2. Kâdı'l-kuzât.. 223. 30. kadının işlerinde kendidisine vekâlet eden memur. 119n. İzmit. Isam.99. 66. İstinaf mahkemesi. 259. 74. 183. Kadı(lar). 88.) da memur. 83 .) den aşağı müderrisler abr.109. 48. 186. 33nı. bk. 156n. akdiye defteri. Ohri'de. 68. . 216-218. 27nı. 279. 70nj. 31nl. 280. İzmir. 129. 274. 264. Kaariye. İzdivaç. bâb-ı fetva (b. ikinci sınıf (mahreç) Kadıların elkabı. bk. bk. 97 . tzmir pâye-i mücerredesi. 276. tstanbul (kadılığı) payesi. 122. 248. Itıknâme. tznik medresesi. 134. Üsküp'e bağlı. bunu Mû­ Irak. bk. tstanbul vilâyeti. 137. 158. 258. 111. 33. İznik. İzdin kadılığı. 277. 40.) in med­ reselerde okunan sarf'z ait kitabı. Kaddar kanunu. Selim tarafından kaleme alınan lâyiha. Kadılık. nahiv kitaplarından. İstanbul uleması. 256. 189. ilmiye teşkilâtlanın ıslalu için III. 110.3. 122. Edirnekapı mevkileri. bk. 107. 271. 276. 196nı. İstanbul'da semt. 101. 120. Kabe. tstanköy kadılığı. 30. bk. Fatib. 285. 83. Kadılık sandığı. 255. 101 . Anadolu Selçuklularında en yüksek ilmiye rütbesi. 259. 125.

121. 9n2.. 27n4. 126. 140. 188. Kapıcıbaşı. bk. 124nı. Karinâbâd kaddığı. saray müstahdemlerinden. Kavâidü'l-irab. Kalenderhâne kilisesi. Kanun-ı kadîm-i Sultan Mehmed Gâzî. bk. 5ıı. 139. Fatih kanunnâmesi. JCanun-ı kadim-i Osmaniyye. İbn Hişam (b. Istanbnl'da semt. bk. Kaftan ağası. 275. 228. istanbul'da. Rikâb-ı hümayun ka­ pıcıbaşılığı. 92n. Kandiye kaddığı. Kalafatçı. 125. üçüncü sınıf (mah­ reç) mevleıiyet (b. bk. 104. Kasab. 96. daire. 187. Rumeli'de bir kadıhk dere­ cesi. 109.) nin medreselerde ders olarak oku­ nan nahiv kitabı. Kamaniçe mazulleri. 273. Kânun-ı pâdişalıî. 30. 51. SOn^. ibn Ömer Osman (b. 227. İstanbul kadısı maiy­ yetinde. 62. Kalenderhâne medresesi. 92. 41. Kapıcılar ketdüdası (Kapı kethüdaları). 141. 121nı. bk. Kalpazanlar. Kavâidü'l-irab şerhi. 87n. 113n3. istanbul'da aym adı taşıyan mahallede. Kapıkulu süvari bölüğü. kadı sicillerini tutan memur. 155. 80. 277.) 275. süvari kassamı. 197. Kassam daireleri.. 194n2.) ve mahalli kassamlar (b. Kanunnâme. 174nı. 117. 106ns. 40. 140. Kassam-ı süvari. Kapıcıbaşı rütbesi. Kasımpnşa. Kâfiyeci (b. 238. Kaptan paşa. 134. Karahisar sancağı. 99. Kapı ağası. rikâb-ı hümâyun kaymakamı. 237. Kahire. 278. 196. kazasker kassamlan (b. 243. 122n2. Kâfiye. Kasım futması. 130. 159. üçüncü sınıf (dev­ riye) mevleviyet (b.. 228. 154. Karaman hamamı. Kandiye mazulleri. 61. Karaburun. 154. izmir'de. 130. 21n^. istanbul'da. 192. 30. . Uln^. Kanun-ı kadîm-ı Sultan Süleyman Han. kassam'm işlerde aldığı harç. 118. bk. Zlıiı. 153. Kassam-ı askerî. 283. Kavâid. 125n2. Karaferye kadıhğı. Kaimmakam. yaptığı Kadırga. 246. 74. 139n4. 129. 155. Kâtip. Cumaâbad'da. 122. 274. Kassamiye akçesi. 259. Kastamonu vilâyeti. JCassam-t beledî.326 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M l Y E T E Ş K İ L Â T I Karadeniz.) in sarf ve nohiv'e dair eseri. tereke taksimi yapan şerf memur. Kavâid-i edebiyye. Kapıkulu ocakları. 241. Kartal. Kassam(lar). bk. Bursa'da.) m medrese ders kitabı olan nahiv eseri. 121.) da memur. 134. 6. 284. 92n2. bk. 227. Kassamidt.) olarak iki kısımdır. Kasab akçesi. Kandiye. Kassam defteri. 199. Kamaniçe. bk. Kastamonu sancağı. 124. Cezayir Beylerbeyisi. 199. bk. 277. Kandıra kazası. Babüssaade ağası. bk. Karasi sancağı. bevvab. Kaşıkçılar. bk. 99. 123. Kapıcılor. 128. 132. Kalem.) 275. bk. bk. bâb-ı fetva (b. (süvarileri). 158. bk. Kasımpaşa medresesi. 274. 143. 137n2. bâb naibi. 68. 267. Kapı naibi. Kamaniçe kadılığı. Kadri Efendi medresesi. Karîb-i âlâ. 154.

Kâzerûn. Kenar medreseleri. Kaza nâib(lik)leri. 83. 184. 117. 95. 93. 95n2. 46 . 97. ulûm-i CüzHyye. Kazaskerlerin arza girmesi. 50. Kefere nikâhı. 283. 255. 204.) tarafından kurulan tarikat. 96. 39 . Kaza müftüleri. 91. 104. 163na. 91. 110. bk. bk. 167. 279. defter-i akdiye. 159. Kazasker hasları. 233. Keçe. 98. bk. ilçe. 47. 72. 128. 66. 157. 69. 151. Kaza kadılığı. 109. 153.160. 199. 94. Kesriye kadıhğı. 166. 87. 274.108. 245. bk. 103. Kur''an-ı Kerim ile ilgili ihm. 103 . Kazasker meclisi. 230. nâib. 277.1 1 5 .). 1 9 . 27. 189.er'i davaları gören vekilleri. 125. 26. 256. 274. 113. bk. 64. 156 . 155. 131. 253. 147. Keşan. 92n2. 148. Kazasker dîvânı. kapıcıbaşılara (b. Ebu ishak Kâze­ rûnî (b. lOSn. 274. 268. Kazâ-i Üsküdar. Tokat kadılığı. 263. kadı tayininde kazas­ kerin aldığı harç. 88. 94. 70 . bk. kuzat-ı asker (asâ­ kire). 86. 87. 105. 123. Kaza kadısı beratı. 131. 153. 209. bk. 283. 49. 242 . 177. 87. 284. Kazasker mâzulleri. 179. kuzât-ı kasabat. 229. 143. (b. 74.48. 167. 167. 159. 23. 253. . Kaymakam(lar). 156. 152. 251. 232 . 186. llSuj. tlm-i kelâm. 174n. Kefe kaddığı. 113 . Kavuk.263.. 118 123. 256nj. bk. 102. Keşif naibi. 55.İNDEKS Kavâfi. 55. llSuı. Kayseri mâzulleri. ilahiyat. 272. 165nj^. bk. 88. 175. 327 Kazasker evlâdı (oğulları). 73. lla^. askeri kassam. 211. 182. 279. 182. 160. ŞeybulİBİâm dairesinde teb­ liğ memuru. 83. Ebi'l-Berekât Hafızüddîn Nesefî (b.181. 24nı. bk. Kazasker kapısı. 207. 105. 22. 154. 176.249. Kefilnâme akçesi. Şirâz'da. Kelâm. 67. 96nij. Kazasker(ler). bk. bk. Kenzü'd-dekâyık. 163nj. 178n. tstanbul kadıhğı. 258. Kazaskerlik mahkemesi. 138. 158nj. Kazâyâ (y-ı jer'iyye). 207. İstanbul kadısmm şikâ­ yet davalarma bakan vekih. Kayseri kadıhğı.238. 112. 138.. 74. 107. salı ve çarşamba dı­ şında kazasker konağmda topla­ nan meclis. kazasker divânı. kassam. 158. ulûm-i arabiyye. 104. 206. 199.) mahsus başidc. 97. 93. 270. bk. 142. Kazasker(lik) daireleri.43. 259n„ 261 . 96. 181. bk. 207. 200nı. 190.72. Kaza-i İstanbul. 160. kazasker meslisi. Kazâ-i Tokat. Üsküdar kadılığı. Kâzeruniye tarikatı. 227.124. 121 . 151. Kehil. 275. 182. 190. Kayseri. 163. 59. örf.21. 90. Kazâ kadıları. 158n2. 77. bk. 269. 6n^. 189. 165nı. 193nj. bk. 252. 99. 258. 92n2. Kazaskerlik(hr). 177. 33. 91. 208. 57. Kazasker hissesi. 244. 262. 64. 111. Kazasker kassam(lar)ı.. 173. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyeti. 154.. 158. 152. Kazâ. 235. 75. Kazasker defteri. 94. 51. 190. Kozâ-i Eğil.) nin med­ rese dersi olarak okunan fıkıh kitabı. bk. 156ns. kadının kazalar­ daki . 117. 276. Keçeli çuhadar. 114. Kavuklu. 68. 1 7 9 . 285.

275. 60. 99. bk.15. 141. Komanat. hidâye (b. üçüncü derece müderrisler. 138. 196. bk. Aristo'nun fizik'e dair eseri. 126. bk. bk. 71. bk. bk. 242. Kırk akçeli İstanbul kadıları. 27. 285. 139. 7n2. Kınm Hanlan. 114. Koron kadıhğı. hidâye (b. 235. Kırkkilise. Kırklı (kırk akça yevmiyeli) müderris(ler). 42. Kırklı medrese (bk. 122. 48. 19. fıkıh. Kü^-ı zekât. 102. Kitabet. 127. 65. 107. 92n2. 79. 169n2. 235. Oklidis (b. Şeyhülislâm dairesinde (b. 274. bk. Kıyâde. Kitâb-ı hace. 281. K9U. 271. 267. İstanbul'da Mûsıla-ı Süleymaniye (b. Kılıç alayı merasimi. Kitap. Celenbevi İsmail Efendi (b. Kibâr-ı müderrisîn. 274. bk. 140. Zln^ Kıratova kadıhğı. 37. 157nı. kadı'mn yamndaki muavini. 30. 157.5 7 . 245. 114.) in eseri. Kızlar ı^ası. 104. Zemahşerî (b. 56.) den bahis. Konya mazulleri. bk. 270.) den aynimış müderris. 174. 90. 198. Kırk akçe medresesinden mazuüer. I8112. 63. 42. Kethüda. 208nj. bk. bk. Kit^et-i Fârisî. müderrisi kırk akçe yevmiye alan medreseler. bk.) den bahis.) adlı fıkıh kitabmın şerhi. 113. Kostantiniyye. Keşşaf tefsiri (el-Keşşaf an hakayıki't-tenzîl). Bidâyetü'l-mühtedi (b.) nin medrese ders Idtabı olarak oku­ nan eseri. kazasker maiyye­ tinde memur. Zemahşerî tefsiri. 280. 41. Koyun hakkı. 20. Kızd Yenicesi. Konya kadıhğmdan mazul olanlar. Kıyas (-1 fukaha). Kitabet-i Arabiyye. bk. 110. Celâl-zâde Salih Efendi (b. 11 . 29n. 121. 268. 22nj. Kıtot-ı icâre. 92n2. 154. 31. 96. 92n2. 69. Konya Kadıhğı.) den bahis. Kitâbü'l-merâsıd. 59. 13. 77. bk.zadeler. . Tokat'm nahiyesi. 39. 42. 65. hidâye (b.' 92ng.) nin eseri. 42. 29.) den bahis. Kırklı medreseler.) memur. 28. 169n2. 28.328 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İLMİYE T E Ş K İ L A T I Kırçova kadılığı. Kırktan munfasıl. Kitâbü'l-usûl. 42. bk. 244. 5 5 . 212. KocaeU sancağı. Kıhç Ali Paşa medresesi. Mesâbih (b. mücevveze. Kitâbet-i resmiyye. tstanbul. Kiga kadılığı.). 68. hidâye (b. Konya. 272. 161nı. bk. Kısas. 22n„ 24. 267.) den eser. ders. b. 170. 73.) ve daha yukanda olan en yüksek dereceli müderrislere verilen isim. Küâb-ı Şûfa. 60. bk. 267. Kur'an-ı Kerim (b. 247. KUi kadılığı.) nin eseri. telvih medre­ sesi. 274. Koca Mustafa Paşa medresesi. Kırım Hanı . 238. kumandanlık. 262. Koçi Bey Lâyihası (Risalesi). Osmanhlardan evvelki hükümdarlar ve aileleri tarafından bina edilmiş olan medreseler. 62. 162. 43. Kısmet-i askeriyye. 23. 237. 164nı. 119. 174. 228. Kırmızı mücevveze. bk. 12nı. Kısmet-i mevâris (-i reaya). Kifâyetti'l-müntehî. Kitâbü's-Semaniye. 28nı. Kitâbü'l muhtasar. 92n2. Kitâb-ı tüyü*. 179. 138.

247. 98.. Makfil-i şer'iyyat başkâtibi. bk. . I86ıij. 242. 133n.. 5. 259nı. meşihat daire­ sinde memur. 276. sancak. kaza kadıları. 217. 92n2. 15. Köprülü kadüıgı. 92n. 275. Küçük tepeli. Miüıazaral. Kudü» (-İ Şerif) 38. 280. Lâli . Lisaniyat. 101.. 174nı. mevleviyyet. 70n„ 112. 267. 156. KöBtendil. 185n„ 215. 47. sfipürfictt. Mahfil-i hümâyun. Kulp Sancağı. 153. 138. bk. geyfanlislânun giydiği sâdât (b. Letâı/ü'(-işardl. 156nı. mahreç mevleviyeti (b. 27nı. 206n4. 221.). 180nj. 184. Moodtn. Küfüb-ı sitte. 243. Küçük Çekmece. Kütahya. 33. 20.)'nn /ıkılı'a dair eseri. 86. 267. kâtip. 123 . 274. Kuzât-ı kasabat. (b. 220. 277n„ 278. Lehistan seferi. Kudüs-i Şerif malulleri. 96. Dobniçe. kadılar. kazasker­ ler. 114. KUap. defterde kaydı bulunan fa­ kat binası yok olan medrese. 251. 125n„ 126. Limasol kadıhğı. 78. 128. 102.. 329 Kütahya mâzulleri. I86nj. livâ-i Teke. bk. Liva. Magosa kadılığı. Kuzât-ı asker (asakere). Kudüs mevleviyyeti payesi. 218. Lâleli Camii vaizliği. 252. Kürsü teyki. bk. 125n2. Kul oğlan(lar)ı. 127. 151n„ 242. bk. 166.. 167. 112. bk. limni kadıhğı. Kudüs kadıhğı. Mabeyn başkâtibi (başkâtipliği). 212n„ 213. 1390^. Kuzât (taifesi).zadeler..126. Kur'an (-ı Kerim). 92na. 277. MahaUi kadı (lor). 92nj. 220. 186.. Kura. 92n.) 96. Kul. 137nj. Kütahya kadıhğı. K ü u h y a sancağı. 92n.) m aktedildiği yer. Maaş-ı ilmiyye kâtibi. istanbul'da semt. 219n2. Kfiçük Karaman. 16Inj.)a mahsus kavuk. bk. 276. Kuzât-ı mevleviyyet. 219. 42nı. 94n. 129. 274. 161. 170. 86. divan-ı hümayun (b. Lâhurî fal. Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. 274. 199. 117. Lûgat. Rumeli K a ­ zaskeri maiyyetinde memur. Kütahya kadısı. Jtfaeun.. 50.. 127. 228. Kütüb-ı mutebere. Kütloft. harp levazım reisUgi. vftız Kürsü vâiziyesi. Sn. Mariston. 115. 142. 129. bk. 92n.. Knreyj kabilesi. Küçük ruznamçe kalemi. köyler.tNDEKS KSprücû. 255. bk. Jlfa6«yn. bk. Künnos. MAdume. bk. 22n. 128. 129. tarikat şeyhleri için tabir. Teke İsparta San­ cağı. Kubbe. 237. 99. Mahbubiye divanhanesi. Kubbealtı. üçüncü sınıf mevleviyyet. Lefkoşe. 216ıif. 94n2. Kuzât-ı ûlâ. 245. 249. 242. Lefkoşe kadılığı (kazası). bk. 99. ân^. 256nı. Diyarbekir'de. 6Sn. bk. KudiU (-İ Şerif) kadısı. 160. 216nı. 24nı. Maçin kadıhğı.

Maraş mâzuUeri. 269. ttfsir'dta bihis. Kureyş Kabilesi kollarmdan biri. Mazul kaddar. 161nı. MeceUe. Aforuure hazinesi. 264. 281. 117. 214nj.) nin Fususi'l-hikem (b. Maişet-i şeriyye. SSug. bk. mülâzım defteri. kadı tayin sıra defteri. Malûmât-ı fenniyye. Masduka-i semaniye. 228. ruznâmeçe-i hümâyun. 20nj. 266. 186. 274. 119. 48. 19. 101.2 3 8 . 231. Metlis-i âli. 277. 2 3 6 .1 0 3 . belâgai'daa bahis. 274. Mâristan. lOOn. Sln^ Maveraünnehr. 232. 227. Mazbata kalemi. 109. Rameli Kazaskeri maiyyetinde memur. 237.9 9 . Maraş. 276. 154. 10. fcelâm'dan bahis. 88nj. Mahkeme-i şer'iyye. 20. Afonisa mâzuUeri. kadı tayin edilmek. 99. Mahmud Paşa medresesi. 61. 55. 24. 61. 9n2. ders. 115. Mazul mevâli. 29n«. 180nı. 267. 213. bk. 234. 102. Mahkeme-i şer'iyye defterleri. Mal defterdarı. 120. 21. Md>ahis-i ahkâm. 90. Maraş kadıhğı. hastahane. 101 . 160. Mahreç payesi. 88nı. Bursa'da Orhan Gazi tarafmdan kurulan ilk med­ rese. Mahruse-i tstanbul. 142. Davud-i Kayseri (b.330 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L A T I Manisa mnftüsfi. 186. 118. ikinci sınıf mevleviyetler. 72. 107. 38. 208. Maksud. 267. 10. nâiblik.. 157. 229. 30. 259n.. kelâm'dau ders. 51. ulûm-i cüziyye. mendil-havlu 124nj. ders. ders. 247. Malûmât-ı ahlâkiyye. Mahfil-i şer'iyyat naibi. 2. Matbah. mzname. 274. bk. 36ny Matlab (defteri). 45. 174nı. 40. Mahzum. Mahreç mevleviyyet(ler)i. öldükten sonra tekrar dirilme. 284. Mecelle cemiydi. Mahreç mevalisi.285. Makasıd şerhi. 278. Mahreç. 265. üçüncü sınıf {devriye) mevleviyyet. Makrame. 30. 274.) şerhi. 265. Manisa medresesi. Maksudiye Hanı davası. Malûmât-ı ictimaiyye ve kanuniyye. Manisa. 142n2. bk. 267. 26. 9 7 . 89. 89n. Marmara adası. 265. Mahmud Efendi Mescidi. Manastır medresesi. darûşşifa. 246. Marmara denizi. medrese dersi olarak okunan sarf kitabı. 112. 195. 107. l l n . bk. 234. Marmara EreğUsi. 174. Malilâ mezhebi. Mahmud Paşa Camü. Şer'i mahke­ meler. medâris-i semaniye. 273n„ 278. 97. 42. 43. Mead. 199. MeclU-i intUıab-ı hükkâm. Matracı. ikinci sınıf (mahreç) mevleviyet. 21. . 135. Orhan Gazi Medresesi. 230. 14Inj. 281. Mantık. 280. 102. 134. 99. 280. 2 8 3 . 116. 124nı. kazasker maiyyetinde me­ mur. 92n2. 134. 106. . Manisa kadılığı. Matla-ı hususi'l-kilemfi meâniiFusuri'lhikem. Manastır kadıhğı.. bk. 40. Meânî. Mansub olmak. Mahmud Paşa mahkemesi. 27. bk. 267. 266. kelimelerin li^at manası ile uğraşan ilim. 39. 274. 63. 269. 214. Mahreç mâzulü. bk. 68. Matlabçı. 134. 25. 268. 28nı. Mahreç müderrisleri. 154.

33. Meclis-i letkikat-ı şer'iyye. 233. 147. 170. lOn. muallimhâne-i nüvvâb. Medresetü'l-mütehassısin. 200. 59.. bk. 61. 128. ders. Mecmaû'l-bahreyn ve mülteka'n-nehreyn. 274. Medresetü'l-kuzât 269. bk. bk. Medrese-i sâni. 87. medrese talebelerinin yemek­ Medine-i Münevvere mazuUeri. 229. 199. 8nj. bk. 103. Medresetü'l-kuzât. 161. ders kitabı. Medâris-i sağire. 168. Süleymaniye medrese­ lerinden. 249. 37n„ 62. bk. 269. Medrese teşkilâtı. bk. Medresetü'l-kuzât nizâmnâmesi. Medrese(ler) kanunu. 183. Diyarbekir. 103. hocazâdeler kanunu. 238. Medûris-i erbaa-i Süleymaniye derecesi. hanesi. Haremeyn mevleviyetleri. Medis-i şer'i. Medrese-i Dârü'l-hadis-i Sinan Paşa. 241. Medrese-i Âliye. 227. Medine (-i Münevvere). Meclis-i müellefSt heyeti. kiram umum müdürlüğü. 179nj. 250nı. Kadırga'da. 199. Bursa'da. 105n. 100. lOni. 154. Medâris-i kebîre. Süleymaniye medrese­ lerinden. Dârü'l-hilâfe medre­ sesi (b.. sahn-ı semân müderrisimi. Medâris-i erbaa-i Süleymaniye müder­ risliği. 199. 2 4 5 . Meclis-i meşayih. me­ daris-i sugra. Medrese-i Molla Hüsrev. 169. bk. Medâris-i sahn-ı semân derecesi. 33. 184. Medrese beratı. bk. 20n„ 56.247. 272.İNDEKS Meclis-i mebusan. 197. Medrese ilimleri. 98. 126nı. Süleymaniye derecesi. 186. 36. Medrese-i Turhan Bey. Medaris-i 186. 331 Medrese-i beççe. Şeyhülislâm Müeyyedzâde Abdprrahman Efendi (b. 60. medaris-i suğra. 174n„ 182. masduka-i semaniye.. 187. 276. Âli. Medâris-i semaniye (semaniye medre­ seleri). Mekastdü't-taiaHn. 73. Süleyma­ niye medresesi. Medrese-i evvel. lOnj. 264. Mehmed Paşa medresesi. 71. bk. 9. nOn^. Süleymaniye medrese­ lerinden. 33. Süleymaniye müderris­ liği. bk. müfettişleri. 265. Medhal-i ilmi hukuk. 33. Sahn-ı semân medrese­ leri. bk. bk. 186. Medrese(ler). Mekke (-İ Mükerreme). sahn medreseleri. 260. (medaris).). bk. Mehadım-ı Mehayif sudur-ı 268. Medine <-i Münevvere) kadısı. 269. 237. bk. Meemâü'l-fetâvâ. Medrese-i sâlis. 200. 244. 199. 70. 155. 249. 98. bk. Me'kel. 7. 265. Utimme medrese­ leri. bk.) nin en yüksek dere­ cesi. 232. . Medine-i Âmid. bk. Süleymaniye F~edreselerinden. Medrese-i râbi. büyük mevleviyet (b. 254. 280. 183. 59. 277. in^. Medrese rütbeleri.) nin eseri. 173n4. mekteb-i kuzat. 272. Sadeddin Tefta­ zânî (b. 274. 174nı.) nin fıkıh'a doİT eseri. 268. tetimme medreseleri. 120. kanunu. Medine (-i Münevvere) kadılığı (ka­ zası). İbn SââÜ (b. musila-ı sahn. 99n„ 135. Medrese-i Süleymaniye. 16. 88nı. nOn. 47. 12nı. 264. 26. 100. 200. lOln^. küçük medrese.) nin kelâm'a ait eseri. Meclis-i mesalih-i talebe (Cemiyeti). 253. Medaris-i sujro. tetimme medreseleri. 72.

30. 200 . SBn^. bk. 22. Menâsıb-ı ilmiyye.) un sarf'a dair eseri. fetva alınmak için yazılan sual. Menemen kadıkğı. 71. 232. bk. bk. 97n. 280. mollalar. bk.203. Siraceddin Mahmud-i Ermevî (b. bk. Mektubi müdürlüğü.. Meşihat mektubî kalemi. 1 0 2 . Memalik-i İslâmiyye. bk. 26. şeyhülislâm kapısı. Memlûk(]ar) Devleti. Hüseyin b. 41. Şeyhülislâm mektupçusu. 87n. 26n2. Meşihat (-ı tslâmiye). 97. bk. 199. Mensuh. 199. Merzifon.) nin kelâm'a ait eseri. Mekke-i Mükerreme payesi. 203. 233. 212. 95n3. Mesud (b. 47. Sâgani (b.. 273. 242. berat. 99nj. 221. Meşihat mektupçusu. 134. 40. Haremeyn mevleviyeti.) nin hadis'e ait eseri.' löln^. 276. Menemen. 265. 277. bk. üçüncü smıf mevle­ viyyet. Mekke (-i Mükerreme) kadısı. Ali b. 229. Mesâbih (ü's-sünne). Mekke (-İ Mükerreme) kadılığı (ka­ zası). 132.) nin usûI-i fıkıh'a dair eseri. 42. 93. 92nj. 199. 29n. 39. Memalik-i mahrusc. büyük kadılar. Meşarik (-i Envarü'n-nebeviyye). 277. Merah (ü'l-ervah). 43. Mevâkıf 27. Mesnevîhân. medrese ders kitabı.2 0 0 .) nin hadis'e ait eseri. 254n2. Hafızüddin Ömer Nesefi (b. bk. Mesned-i meşihat-ı kübra. Ahmed b. şeyhülislâmlık. Metâliü'l-envâr. 26. l l n „ 19. 125n2. 229. bab-ı fetva. 198. 125n2. Menflot kazası. Meşihat müsteşarı. 21. Abdurrahman-i lycî (b. kelâm'ian ders kitabı. ders. Meşâyih-i islâm(iyye). 43. 198 . pâye-i fetva. kazasker maiyetinde memur. 25. Ibla^ Meşveret reisliği. ders. 52n3. Mekteb-i kuzât. 268nj. ders. 55. bk. 199. 135nj. Mevâkıf. 40. (Meşihat dai­ resi veya makamı). 132nı. bk. 19. 96nı. nüvvab. Menteşe sancağı. Menâzilü'l-envar. 29.) a sonradan verilen isim. 194. Mektupçu. şeybulislâm maiyyetinde. mantık'a ait ders kitabı. 28n3. Ra­ ziyyüddin Hasan-ı Sâgani (b. 268. ştyhülislâmlık pa­ yesi. Muallimhane-i nüv­ vab (b. bk. 78nj. 265. Meslek-i tasavvuf. 184. 120. Mesârikü'l-envâr. 30. 15. Meşveret dairesi. 41. 184. 245. Meşihat arzuhalcisi. şerhi. Meşihat payesi. 273. Merginan. 228.. Memlihateyn kadılığı. Bosna ile Bel­ grad arasmda. bk. 88nı. 2 0 5 207n3. 268.) nin usûl-i fıkıh'a dair eseri. 154. bk. Menşur-ü itibar-ı mevleviyet. Sâgani (b.) nin htidis'e . şeyhül­ islâmlık. 200. bk. 211. Mevâli. Mesele. 53. l l n . Mekteb-i nüvvab. 123. 164. Menzil.. . 149nj. Mesned-i fetva. 186. 50. 39.332 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLÂTI ait eseri. 99. bk. 196. Menzil zahiresi. mes­ ned-i fetva. Melali ^ü*l-erevar^ şerhi. 107. 209. Menşur. 64. bk. 100. 43. 89. 268. Menâr (ü'l-envâr). bk. 52nj. şeyhül­ islâmlık. 65. tasavvuf. Maveraünnehr'de kasaba. Muallimhâne-i Mektubi-i meşihat dairesi. misal. 26.104. 260. 207. Me­ sud Begavî (b. Meşaleciler.) nin mantık'a ait eseri. bk. 42.

208. 259. Abdüsseyyid Matriri (b. Miftah ferhi. bk.zâde. medrese ders kiubı. 31ıı. 253. hakimlik sınıfma kayıtli kişi . 132. 22. 39. molla . 229. 260. Mevzuâtü'l-ulûm. 217. Mevlevî şeyh(Ur)i. 69. 203. 284. 266. 93. 264. 262. 96n^. 86. 156. Mevzuat. Miralay(lık). 5 9 . 114. Molla(lar). 40. 116. Mısır kadıhğı (kazası). /etva'larda başhk. 245. ders kitabı. 106%. MihaUç. 170nj. 262. 56. 189. 101 . taht kadılıkları. bk. 117. 114. 60. 265. Miftak müderris(liğ)i. 170. 136.. 89. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyet. 263. 88. 117nj. 157. tümgeneral. nâib. Midye. 283. 124nj. beyler­ beyi. 158. 133n. 93. Misâl. 114. Mevzu' ilimler. Taşköpriilü . 100. med­ rese ders kitabı. YeU (b. 43. Mirimiran(lık). 180. Mevâli kassamlan. Midilli. 136.) nin nahiv'e ait eseri. 97. Mevâli nâibleri. evlâdı). 75. 125nj. 238. 118. 181. 163. 265.6 1 . 41. 248. Mısır. 245. 99. 273. In^.). bk. Mısır medreseleri. 135.İNDEKS 106. Bursa'da. 238. 92n2. Misbah.) in fıkıh'a dair eseri. 284. 112. 41. Mısr-ı Kahire kadısı. 8. 273. 110. Molla Lütfi (b. 181. 277n„ 280. 30. 27. 16. 264. Mir'at haşiyesi. 232. 134.zâde (b. 66. 234. 122n2. 96. Nasır b. 71.. 141. bk. 230. berat. 55. 108. Miftah (üU-ulûm). büyük mevle­ viyet (b.zadeler (oğullan. 78. jjyil 333 Hj. İstanbul Edimekapı'da. 96.112. Mezestre sancağı. 103. büyük kadılıklar. müspet ilimler. 201. 227. Molla Hüsrev (b. 244. Mısır kadılığı mazulleri. kadımn aldığı harç. 64nı.) nin eseri. bk. bk. bk. 98.zâde çocnklarma verilen ad. Mevzuâtü'l ulûm. 152. Minhüt-tevfik.) in U9ÛI-İ fıkıh'a ait eseri. 157. 95. Mevlid-i nebevi. Mora'da. Mehmed Akkirmânî (b. 177.103.. Molla bey. Sekkâkî (b. 11 . 273. mirimiran. 91.) nin eseri. Mirkat (ü'l-vusûl). 51. 230. Mimarbaşı. 27. 85. 80. 66. 139. 155. bk. 207. bk. 283. menşur. Miftah medreseleri. 92n3. bk. 238. MidiUi kadıl^ı. 119. 242. İzmirli Mehmed b. 203. Miri mültezim. 19. Mir'at (ü'l-usûl). 29. 157. 232. Mird». 48. Miras taksimi resmi. 141. 123. Mevâli . 159. Mirî kâtibi. beylerbeyi. Mevleviyet(ler). Mevâli eUcabı. 57. 95. 26. Rumeli kazaskerinin mali işler memuru. bk.) nin eseri. 39. 152. 179.14. bk. 60. albayldı. Mirü'l-ûmerâ. bk. mollalıklar. 70. 40. 284. 79. . bk. Mirliva(lık). Mezestre kaddığı. 87. Mihaliç kaddığı. 72. 174. 284. Miftahü'l-hendese. 22. 140. 135. lOOn. 60. 246. 246. 118nı. 230. 1. MoUa Hüsrev medresesi. bk.) nin medresede okunan belagat kitabı. 277. 276. 277. 283. 263. 162. Miyanbend. Mevâli-i sahn. Mihrimah Sultan medresesi.) nin risalesi. Mevlid cemiyeti. 57. 95n3. Molla Hüsrev (b. Miri imalâthane. 1 0 8 . mevâli. 283. 21. 40. 74. bk. Trakya'da. 186 265. 261. 131. 26n3. 265. 179. 98. 59. 212.

Mukataa. 247. 143. huzur derslerinde (b. müzakereci. 196. 106ns. 90. usul-i fı­ kıh'a ait ders kitabı. Ebi'l-Hüseyin b. Murabıtîn. 5. 220. 235. bk. şer'î ilimlerden. 57. Mukaddemetü'l-edeb.334 OSMANLI DEVLETİNİN İLMİYE TEŞKİLATI ait şerhi. bk. 12. 260. 215.) nin eseri.zâde Salih Efendi (b. bk. Molva. 220. kadımn mukataadan aldığı harç. bk. 25. ISBuj. bk. 197. 216nı. 66. Mukabeleci. Muhtasar-ı münteha şerhi. 200. bk. Muhtasar-ı münteha. mevleviyet. Muhatap. huzur derslerinde (b. Hersek sancağı mer­ kezi. 221. Muhammediyye. 275. iSn^. 146. Afufeonlora risalesi.) reis. Sadüddin Teftazânî (b. Gelenbevİ İsmail Efendi (b. 233. medrese ders kitabı. 206nı. bk. AU CemâU Efendi (b. mekteb-i nüvvab. 22ng. bk. 143. 111. üçüncü sınıf (devri­ ye) mevleviyet.) in fıkıh'a ait eseri. . hünkâr hocası. 138. ulûm-i cüz'iyye. 154. 22. medresetü'l-kuzât. 153. 215.9. 259nı. 70.. MoMa Yegân medresesi. 7 . 111. 138. hariç dersleri. 92n2. bk. 26. Bursa'da. 17. 173. hk.) nin bel^at'a Musafaha. 60. 27. kazasker maiyetinde me­ mur. 49. 155. 270. 6. AU Kuşçu (b. 31. Muallimhâne. Mora. 49n4. Mukaddemat-ı ulûm. 138. el sdcma. bk. 69. Afumcu. bk. 30. medrese ders kitabı. serdâr-ı ulemâ. 219. 20. kadımn yanmda mübaşir. bk. 244. 257.zâde. 217. Muhtasarat. Celâl . 205.) nin Ha­ nefi fikıhına ait eseri. bk. Mudurnu.) nin eseri. 238. Sn^.) m nahiv'e ait eseri. 16. Muamelât. bk. 261. 173. bk. 141 n. 43. medrese ders ki­ tabı. Mudurnu kadılığı. büyük kadılıklar. 92n2. 51. tbn Hişâm (b. mevâli . 236. Muhtasar (-ı münteha). 79. ulûm-i âliye. 21. Muhzırbaşı. Mubassır. Mudanya Kapıdağı. Mugni'l-lebîb. Muhtesiplik. bk. Muallimhâne-i nüvvâb. 139. şerh-i adûd. Muhzırân. Muhammed Kuduri'nin eseri. 277. 51.) nun hesapla ait eseri. Muhtârât. Mostar kasabası. 222. medrese öğrencisinin ilk gördüğü dersler. Muhtar fîfürûi'l-hanefiyye. 3DI. 12n2. Mostar kadılığı. fetva kalemi (b. bk.) bulunan taUpler. Mukatnâme. pâdişâh hocası. I25nı. 109. 138. 134. Süleymaniye'de kadı mektebi. 217. Mora seferi. 99. 155. 237. kadı tayininde alınan harç. MoUalık(lar). 1 7 9 D „ 264. medrese ders kitabı. 265.) nin eseri. Kazasker maiyetinde me­ mur. Afumcu esnafı. 219. Zemahşeri (b. Mum naibi.) memurlanudan. 133n3. Bursa'da. 96nj. 139. İbn Hacib (b. Muhzır akçesi (resmi). Molla-zâde. Mukarrir. Mukalaa resmi. MuhlasarüH-Kudurî. 147. Mecdüddin AbduUah Musuli (b. Muallim-i Sultanî. 61. ISin^. bk. Mukayyid. Afufczxrf/ar^. müderris yardım­ cısı.) nin fetva mecmuası. Muradiye medresesi. mumcu esnafma bakardı. 268. Muid. 216nı. 22.

60. 173. Cagminî (b. müderris namzetliği hakkım almış medrese mezuna. 254. bk. 103. 65n. 272. 177n„ 196nı.174. 335 181.. 11. 68. bk. 272. Kibâr-ı müderrisin (b. Müfettiş. 242. 195n„ 200n„ 201. 73. Mücevveze. Muytaf. kazaskerler maiyetinde memur. 12. 208. 186. 38. Mûsila-ı Süleymaniye m5derris(liğ)i. 241. 88. S5n„ 56. 197n. 208. muid (b.bk.275. bk.. 13. 51. 155... 279. 71. 261. 273 . tetim­ me medreseleri. 55 58. 51. 153. 179. 90. 275. Mülahhas. 77 . Müderrislik beratı. 179.) in yardımcısı. 186.) m aldığı bahşiş. Müderrislik derecesi (rütbesi.. şeyhülislâmlık fetva kelemi (b. 175. tepesi genig altı dar başlık. 190n«. 77. 59. 78. 72. 271. 51. 273 . 68 .70. 275. 7n«. 196. 208ns. 31. 281. 60. müderrisin). 118ıı„ 1 5 5 . medreBe ders kitabı. 52. 177. 49. Mutezile mezhebi. 267. İstanbul'da Sn. Mübaşir.) memurlarmdan. 60. Malik b. 186.) den. 200. Mühimme defterleri. 24nı. 59ıiı. 9. medrese tahsil ve kadımn kazada bulunma müddeti. 51. Mûsila-i Süleymaniye (medreseleri). Mûsila-ı sahn derecesi. 43. 250nı.263. Mühimme kâtibi. bk. Mutavassıt.248. Mülâzım. bk. gadflddin Teftazâni(b. 106n„ 126. 280. 7nj. 267. Mûellifât-ı şer'iyye meclisi.247. Şeyhülislâmlık. 8. 279. 94n„ 95n„ 242. bk. 49. 93. Muzaf. Muvakkat ferH müşaviri. 261. mntaf. bk. 283n„ İMn^. 254.4 8 . 271. 13. 156. bk. 78. 206n. Müftü medresesi. 271. 21. 103. 241. Müderris köyü. 15. doçent. 148. 87.İNDEKS Mû»ıla-i sahn (medreseleri). fetva kalemi. 200. Müderris (Müderrisler. 176. 98nj. 41. 185. 77. 273. 83. 211.147. 186. 153. Fatib medreselerin­ den. 138. 284. Anadola kadıbklannda bir de­ rece. 160. Müderrislik kanunu. 196nı.7 0 . Mübeyyiz. Mûsila-i Süleymaniye derecesi. 192ng. 218. 39. nahiv^dea kafiye (b. 101.) adiyle maruf medrese ders kitabı. 26. 159. 197. 90. 183. 28.264. 56. medrese öğretim yardımcdarmdan. 242. 45. bk. 74. 30. rüusu). 233. 42nj. 199. bk. 60. 67. Mühürdar. 265. 265. 69.) şerbi. Mutavvel. 130. 98. Müftülük. 74n„ 84. 89. Mûsila-ı sahn müderris(liğ)i 3W. 262. medrese beççe. Müfid. kadı ve müderris tayin­ lerinde muhzırlar (b. bk. 90. 55. 67. 136. 281. 6 7 . 70li. MuBul. bk. 274. 81. 37. 281. 1 7 9 182n„ 183. Şeyhülislâm. 262 . 203.157. 252 260. 272. (b. 217.8 0 . 23. Enes (b. 262. 71. 75. 261. 101. . 181. 260. 173. 261 . Müezzin. 20. Mûsila-i Süleymaniye (medreseleri). 128. Müftü.275. 235. yatak. cagminî (b. 249.1 7 8 . Müjdecilik. 247. 198. 244 . 60. 48. 59.) in hadis kitabı. 4 5 . Acütüi-t sitte. I4ln^. 271. MüderrUlik(Ur). 59. 209n„ 210. 58. bk. 208. 243 .)nin belagatla ait şerbi. 245. bk.) bin heyet'e ait eseri.) memurlarmdan. 179. Müddet-i örfiyye. 176 . 174. 990^. 241. 205. Mûla. 66. 196.

200. 245. 251. Nâib(ler). 156. 206. Münfaat mecmuası.zâde Salih Efendi (b. jeyhülislâmlık fetva ka­ lemi (b. 46. Müslemîn. Celâl . Mülâzemet kanunu. 269. 163%. Nâiblik. Nıütib. 259. 261 • 263. 133. 104. 104. 129. bâb nâibleri. bk. 10%. 26. Nahiv. niyabet. 40. bir cemaatm başı. 134. 2 5 0 257. 155. 167. 117. 105. 173. nâi6. IS. Naldbü'l-etrâf(lar). 164. kadı nâib­ leri.53. MüseUem. 19. bk. 70%. bk. bk. 237. 137nı. 125. nakib efendi. Müraeele (mürâselât) şerl muhaberat. 236. 271. 235. 20«. 275. Nahiye nâiblikleri. 123. 275. 139. 117. 196. Abbasi ailesinden gelenlerin deflerini tutan memur. 115. Müntehi. 136. sakalh 260. 51. . 75. 24nı. 245. 200. 47. 95n2. kaza nâibleri.ürcn vekil. bk. kazaskerler tara­ fmdan tutulan müderris namzet­ leri defteri. Mısır medreseleri talebeleri­ nin adı. 168. 92. 167. 40. 50. Mültezimler. 16. Müslüman(lar). bk. 167 . Afüneecim&ofi/ıır. 128. ait eseri. 79. 242. 30. 45 . Nakib efendi. medrese dersi. NaktbÛ'l-Abbasiyyîn. 94. Müteferrika ağalan. 243.142. 15. 45. Mütekellimîn. 22. 246. bir kaddık rütbesi. 268. 283. bk. 246. 260.'. 168.266. 139%.) nin fıkth'a. 66. 162%. 55. 258. 186. 284.. Müstahik. 107. 199. 140. naklbfll-eşraTm İstanbul dışmdaki ve­ kiUeri. 160. 249. 116. arpalık nâibleri. 122. 248. 8. 103. Müvezzi(ler). matlab. Mülâzemet-i müstemirre. 163%. 243. 264 .) memurianndan. Muhtasarat. bk. 53. 279. müdeırİB namzetliği. Mümeyyiz (mümeyyizlik). 206%. Mülâzemet defteri.) memurianndan. Münazara ilmi. Müstaid. 166. mazul kadı­ ların çarşamba günleri kazasker dairesine devam etmeleri. ruıA{6ü'I-eşra/. I l n . NakzbüH-efraf kaymakam(lar)ı. 68. 197. mevzu ilimler. I25n.. 46. 113. akli ilimler. 88nı. 261. 68. 92%. çeşit ve dereceleri bakımmdan bk. 254. bk. 85%. 197. Mültehi. 200nt. 166. teyhnlislâmlık fava kalemi (b. şer'î mahkeme­ lerde kadı namına hizmet <. 253. ulûm-i arabiyye. N Nafaka. 120. 15. kelâm ile uğraşanlar. Mütir(lik). 244. 110. 163. Natâbün-eıraf dairesi. 86. Halebî İbrahim Efendi (b. 115n. 48. 209nı. bk. . 26. bk. 279. 171. 276. 120. Müspet ilimler.172. (nüvvâb). Nakibü'l-eirâf baıçavuıu. MüseUemffl-kütt. 124. mevâli nâibleri. ruznâmçei hümâyûn. 119. 200. Nahiye derecesi. 251. 13. 134. 113. 196. Mûlâtemet. 86. 232. 73. MüstaceU kâtU>i.) nin eseri. ulûm-î cüziyye. 87. Mülteka (tü'l-ebhar). ecnebi tüccarlar. 253. Mûsevvid. kadı'nm şerl muha­ berattan aldığı retim. Mütevelli. 71. 85. nâib. ayak nâibleri. 206. 212. Mürasele resmi.336 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Müstaidin-i kiram. 27nı. müderris namzet­ lerinin tayin usuli için kanun. Nakibû'l-eiraf defteri. SSn^. 20. kazaskerlik memuru.

128. Ocaklı.. Ordu kadılığı (kadısı). Nakibü't-Talibiyyîn. 75. O r U . Okka. Nesr-i mürsel. Osmanlı Devleti (hükümeti. 65. 137. Nevbet (nöbet). Növfel. Nikaye. Nusretiye Camii vaizliği. sâdât nezareti. 178n„ îtmiy. Narda kadıbğı 92n. 16. 235. Osrmmlı akçesi. nâiblik. liln^. 337 Nişancı Camii. 244. Mahmud b. Ohri kaddığı. 242 244. ferman. Nimeti Efendi Kanunnamesi. ders. seyyid ve şerifler (bl. 165. bk. 67. 29n7. Ula^. 160. 24. 116. 131. 227. Nişancı Mehmed Paşa medresesi.İNDEKS Nakiba'l-eşrâf konağt.) mütevelliliği. bk. Nalçacı. 138.) ın eseri. Edirne'ye bağh. Nebatat enstitüsü.. 85. 227. 186. Kureyş Kabilesi koUarmdan biri. kazaskerlerin ve İstanbul kadı­ smm taktığı husuû alâmet. 269. Ortakçı. 156n2. Oruç Paşa medresesi. 118. bk. 237. Ocak ihtiyarları. Nübüvvet. Naklî ilimler. bk. 114. 161nı. Nalband.1 6 4 . memlekederi). 23.A s y a . 85. 92n. 161. (darün-nedve) meşveret dairesi (b. bk.) ile ilgili işlere bakan ma­ kam. Üsküdar'­ da. Naklî şehadet. bk. 40. İVtyâ6el. 231. 223. 243. 186. 59. 151. 209n2. bk.4 8 . 246. 161nj. Nurbânû Sultan medresesi. tevkii. Üsküdar'­ da. müderrisliğe ve kadı­ lığa tayin için mülâzımlarm sıra beklemesi. 228nı. Nüvesin kaddığı. Osmanh BeyUği. TatUUm Jl . 57. yeniçeriler. 176. 168. med­ rese ders kitabı.. Ubeydullah (b. 253. Nikâh. Dimetoka'da. 138. 110 113. Nikâh resmi. 137uı. 152. Orhan Gazi medresesi. 55. 92nj. Onal. 92n^. 92n2. 1. 92n2. 89n4. vezirazam se­ fere çıktığı zaman ona terfik edi­ len seri memur. 166. Ebi Tâlib ailesin­ den olanlarm defterini tutan me­ mur. medrese ders kitabı. bk. 79. 141. pervane. 65. Niğebolu kadıbğı. NalâbüH-eşraf tevkifhanesi. 162nı. Oduncu esnafı. İbn Hâcer-i Askalânı (b. 129. 92n^. Nüzl. manastır medresesi. İVur-ı Osmani Camii vaizliği. Nedve. 232. Ohri. Nişan. Nakibun-eşrafhk beratı. Nakîbü'l-efrafhk. kadmın nikâh akdinden aldığı resim. bk. Nurbânû Sultan külUyyesi. Neseb-i Peygamberi. 121. 168nı. 136. 36. 126. Nişan (-1 hümayun). 125nj. akd-i enkiha. 167nj. saltanatı. 172. Narh. Nikâbet.) nin akaid'c ait eseri. Niş kaddığı. 1 6 3 . Celâl . 146n. 108.-bk. 65n3.zâde Nişancı Mustafa Bey Camii. 142nj. İVişoncı. nalâb. bk. 4 5 . Nakşe kaddığı.. Nevrekop kadıbğı. 83. 253. pervane. Ortaköy kazası. Osmanh âlimleri. 166. Nesih yazısı. 255. 92n2. 30. hüküm. Nuhbetü'l-fikir. 80nj. 132. SOttı.

Osmanh tarihi. 209%. 272. 163. 153. 246. 20. 10. Pabuçça. 93. 61 Pâye-i fetva. Osmanb(lar). 143.. P&diş<A(lar). .48. 36. 244. 189. 225. Paye müderrisleri. 145-149. 159. 209. 207n3. 141. Uiny Penbeduz.) müderrisUği rütbesi. bâb-ı âli. Pravadi kadıhğı. 76. 138. Soğuk kuyu medresesi. 279. I I I . Otuzlu müderrisler (b. 281. Öküz anbart hocası. Pâye-i selâsin. Pâdişâh imamı. Osmanlı padişahları (hükümdarlan).192. Pendik. Osmanlı tarihi. 97.. 24 . 173 . bk. 138. makam olaredı bk. 190 . 92n. 119%.) nin tarihi eseri. SiUvri'de. 69. 46 . 104. Pâye-i mücerrede. 233. 218. . 21. 39.).zâde . bk. 1 . Ovacdc. 138%. 167. 244. 160. 137. 6. 93. 134. 257. Paye. 169. hün­ kâr hocaları. Payıudu kadısı. 276. bk. bk. mansıpsız Edime ve tzmir kadddc dereceleri. nişancı. ferman. Piri Paşa medresesi. $erdar-ı ulema. kırk akçe müderrisliği.1 9 3 . 74. öşür. 147. dâhU medreseleri (b.1 8 2 . tevkiî. 205n„ 206. Patrona Halil ısyam. 198. 207. Pâdişâh cülusları.338 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Pantokrator manastın. 166%.229. 8. 80%. Pazarcı. 77.168. 187. 69. ISln^. 1 4 5 . 161.26. 27%. 222. 29. 229. 195%. 201. 73. 46.. 67. 243. 186. 2. bk. 121. RoMoia'tebrar. 59. 170. mevâli (b. Pişkeşçi. 47. U l n . 22n„ 25. bir kaddık derecen. 131. 267. 261. 207. 198. I41ne. 169 170. Karaçelebi . 92n. Pâdişâh hocası oğullan. Örf. 215. 56. bk. 87. 175. 223. 209nt. 227 . 62. 191n. bk. 1 8 0 . 224. 268. 97. Plevne kazası. bk. öriçe. 221. 28. 73.175. Râbia.3. muaUim-i suUani. Patrikhane. P^kUr. 164nx. 137. Piyâle Paşa medresesi. Pervane. 56. SOuı. nişan. 74. 87nı. 185. Osmanlı donanması. pamuklu diken. Paşakapısı. PalanJuz. 147. 148. 5. Pâye-i erbain. 207. 128.Ab­ dülaziz Efendi (b. bk. fetva payesi. 107. 3. tstanbul kadısı maiye­ tinde. 14. Pazarbaşılık . 264. bk. şeyhulisJâmJtAc payesi. 210. 260. 277. Zeyrek camii. 228. 203. Pravişte kadıhğı. palan diken. Pâdişâh hocaları (hocası). Osmanlı medreseleri. 209. 189. 68. 89.178%. 14Inı. 215. 62. 104. 156. bk. Otuzlu (otuz akçeli) tnedreıe(Ur). 61. Pâye-i sahn. 170. 151. 131. 265. 105. 181. 124%. Pirahen keten. 87n. Pravadi. arpalık kadû^ı (b. 241. Otuzlu (otuz akçeli) müdernı(lik). 63. bk.).) ve kazaskerlik­ lerde kıdem. Pazar gammazları. 169. 95.. 271. Örf. İbn Kemal (b. 77.) in eseri. 166. 139. 211. 19. 119%. ulemaya mahsus kavuk.. 31. 1 9 0 .147. R 188. I I . 92n. hüküm. 75. 104. 252. Pastırma naibi.

Resim (resm) (rüsum). Rumeli kazaskerliği yap­ mış olanlann en kıdemUsi. dan. sicil akçesi.) da memur. meşihat dairesi (b.) medrese dersi. 123. 125nı. Reaya (Raiyyet).156. 86. edAiyatı'na dair Isaguci. 86. 199. 132. 113. 159. başmüaevvid. 250. Rey. 284. Resm-i kısmet kanunu. Resm (rüsûm)-ı kısmet. 125nı. 109. kadı tarafmdan muharrerat için ahnan resim. bk. Rişe. kadı tayini sırasında hane basma ahnan resim. 105. Kuççu (b. 255. 125%. bk.Risale-i Bahâiye (el-Fevâidü'l-Bahaiyye). kapıcdtaşı. 45. 160. 199. 121. 149. 122.156. bk. 87. bk. 137. 97. 198. 45. Refade. İmadüdin b. Kmah . 85. 98.2 1 2 . bk. 137nj. 236. 110. Rumeli Beylerbeyi(liği). 127. bk. Rodos Kaddığı. medrese dersi. 121. 139n4. medrese dersi. 265. 255. Rİ5aIe-( Felekiyye. Rumeli kazaskeri defteri. Reisiİ'I-müsevvidin. 49. Risale-i Muhammediyye. RumeU. 157nı. 260. 156. 207. 180. 189. ReiaüH-küttap (efendi). Riyaziye (riyaziyat). 137. Abdullah (b. 103. 277n„ 279. 280. bk. 115. Hayreddin Hızır (b.2 5 3 . Resm-i sicil. 2 1 0 . 86. 21. Rodos. 31.) ın hesap kitabı.) nun hesap kitabı. 123. 231. 70. fetvahane müsevoidi. 84.) m bk. 2 5 0 . 6Sn2. 96.) . 160. bk. kadılann mi­ ras taksimi dâvalannda aldıklan harç. bâb-ı fetva (b. Türkiye. 92n2. 231.i . 84. J{eMÜ'I-efi66a. 124n„ 125nj. müstetab). 233. vergi. 159. 137n„ 143. 234. 158. 213. büyük mevlevi­ yet. Risale-i Ebheriyye. 206n3. Rikâb-ı hümayun fmuallâ. 75. Reisü'l-ulemâ. 91. Ribâ (ribeva). 135n3. 20. lOOuj. 85nı. 192-194. 227. 167. 152. Resm-i kitabet. köylü balk tabakası.5 0 . Rikâb-ı hümayun kaymakamlığı. kadı tayininde ahnan tuğra çekme harcı. 234. 169. 111. 258.) memurlarından. 2. 283. 33. 284. 151. 104. 2 . 20. 265nı. 206n4. 100. bk. 196. tüıbî eseri. Rumeli kazaskeri (sadareti) tezkireeisi. 75. 92. 242. fakir hacılara yemek dağıtımı. Rikâb reisu'l-küttâbî. 231. 255. 105. 249. Rum. 160. 126. Rum«Ii kazaskerliği. 214. 184.zâde (b. 200. 244. 91 . 91. bk. bk. 137nı. 131. 154.) nin Arap eseri. 85. 251. Rumeli kazasker (ler) i. 164n„ 256. 239. 284. 123. Sadr-ı Rum. Risale-i Kalemiyye.9 3 . 283. 91. 199. 253. 158. 136. 115. 257. püskül. 161nı. Rumeli kadı(lık)ları. 4 7 . 116. Kuşçu (b.92. 134. 178. bk. 234. 190. 177n3. 121. Risale-i Fethiyye. Resm-i ağnamcı defteri.) den bahis 64nı. 164. hidâye (b. Rodos Sultaniye medresesi. Ali nun heyet kitabı. 126. 143nı. Revan seferi. 93. 124. bk. 228. 114. 1 5 3 . AU Kuşçu (b. 142n4.İNDEKS 339 RavtatÜ'l-esnan fî tedbtr-i sıhhati''l-eb. 129. Resm-i berat. Rik&t-ı hümayun kapıetbaşbğı. 276. Resm-i nişan. 250n„ 273. 91n„ 156. 267. Ali nun eseri.

164. 97. emir. Rusçuk. 167. 157. 247. 155. Rum Ortodoks patriği. 249. 163. Rumeli vekayi kâtibi. 280. Anadolu ve Rumeli kazaskerleri. 199. 67. Rüûs (-1 hümayun). 170. 147. 254. bir kadılık derecesi. 168. tarik maaşı. Rüûs kalemi. 172.. Rütbe-i bâlâ. 212. bk. 102. bk. bk. 53. bk. berat. 58%. Rütbe maaşı. Sodr-. bk. 77. kazasker maiyyetinde me­ mur. Rusî Kasrı kadıhğı. Sadrü'ş-$erio. Sâdât berâtı 164nı. bk. Rum Mehmed Paşa medresesi. Sadaret. 246. Sadr-ı Rum. Rumeli kazaskerliği (kadısı) mazulleri. 177. ŞeyhulUlâmlık. 284. 183. 70. 92%. veziriazam'm iuyruMusu (b. 284. RülbetüH-medreseyn. Rütbe-i râbia.) da memur. bk. Rütbe-i saniye 283%. 77. 182. 6. 59. Rütbe-i ûlâ smıf-ı evveli. 284. Rüûs maaşı. Saçaklı abayi. 213. başvekil. Sahh. 171. bir kadılık derecesi. Sadreyn (efendiler). 187. 182. başvekâlet. 263. 105. Sâdât nikabeti. 104. bâb-ı fetva (b. 95%. 215. 280. 153. 76n. 92n2. bk. Rüstem Paşa medresesi. 241. şerif. Ruznamçe (ruzname)-i hümayun. bâb-ı fetva (b. 157. 248. 125%. 183. 261. 194. 259. Sadaka (etmek). S Sâbia. Üskü­ dar'da. 284. Sâdât nezâreti. 174nı. 199. matlab. 93. Rusçuk kaddığı (kazası). Sadr-ı Anadolu. şeyhulislâm'm unvan­ larından. Rütbe-i karibe-i ûlâ. devriye mev­ leviyyeti (b. 41. Rusya. Rütbe-i ûlâ smıf-ı sânisi. 130.) 92n2. 46. 50.. 253. arpalık maaşı. mülâzemet defteri. 163. 166. 60. 138. Rumiye Gölü. 283. 188. 211. bir kadılık derecesi. 284. 212. 255nı. fetva. bk. 17. 70. 2 0 6 . 138. 133. 275. Safranbolu.) mn kenarma konan doğru işareti. 199. 78. 283.209. Rüşvet. abayî. 255. sadr-ı Anadolu. Rütbe-i çelebi. (smıf-ı) mütemayizi. karîb-i âlâ. 131. 92n2. 92%. 87. 251. 156. 156. Anadolu kazaskeri. Rumeli (kazaskerliği) payesi. Rumeli kazaskeri. 185. 48. Ruznâmeci. 920^. 120. Safiye Sultan medresesi. 91n3. 156nl. Rumeli sahili. 50. Rumeli şer-iyatçısı. 186. 96. Rumeli'de bir kadddc derecesi.) da memur. 283. 130. 183. Rumeli'de bir kadılık derecesi. 279. İstanbul rüûsu alan ule­ ma evlâdımn maaşı. Ruznâmçe-i kuzât. 5adr-> âzam(lar). 175. 166. 120. vezir-i âzam. Rütbe-i sâlise. bk. 154. 198. Rumeli medreseleri. 105. bk. bk. Rumeli muhzırları. 211.340 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Rütbe-i saniye sınıf-ı sânisi. Sâdât. 80. bk. 284. fıkıh'a ait eser. Sadaret kaymakamı. bk. sodr-ı Rum. Rütbe-i Çinad. 256. seyyidler. . bk. 276. 244. 165n4. 252. bir kaddık derecesi. 284. Rütbe-i Eğri. 184. Rüknü'l-islâm. 259n]^. 66. 186. 273. 260. bk. Sâdise. 185. 61. 279n. 41. 190. 48nı. 196. 114.

68. 19.12. sakk-ı şer-î. 66. 161nı. 186. Saray fırınları. 167. 42. 92n2. Saniye sınıf-ı sânisi. 58n3. 43. Sonca^-ı şerif. 238. 283. 42. 29n3. 281. 35. dâvaların şer'î mebkemelerdeki tabrir tarzı ve bununla ilgili medrese dersi. 243.63. 97. 98. 280. bk. 94. 181. Sahn. 153. Sancak kadıları (kadılığı). 250. 38. 244. 12nj. 161nı. 116. 225. 191. Sancak müftüleri. 29.İNDEKS Sahib.66. 275. 135nj. medâris-i semaniye. 7nj. 94. Saints Apotres Kilisesi. Sakız. mevleviyet (b. Fatib ca­ Saniye. 86. 274. evin tam ortasmı teşkil eden 341 Samavna (samona). 40. 117. Sâmıree. 28. Sayyadhaşı medresesi. medrese dersi. Sahib-i hücre. 194. 268. 129. Saray-ı cedid-i âmire (saray-ı cedide). Sahn ^-ı seman) müderrisleri (müder­ Saray fırınları hocalığı. bk. üçüncü smıf {devriye) Samban Sancağı. 261. . Sedanet. Sahikeyn. 126. 136. 162. S<Jcız mâzulleri. Saraçhanebaşı.) nin eseri. Bubârî (b. 127. 51. asb çek demektir. ikinci sınıf (mahreç) mcı. 135. medrese dersi. 27. 225. Sakız kaddığı. 262. Saraç. 68. 6. 269. 25. Vize'de. 26. 36. 231. 123. 218.) nin /tadıVe ait eseri. 247. 277nl. 166. Sehim. 58. 165. SaWc ( . Sahn talebeleri. pâdişâh şeyhuhsîâma giy­ dirir. bk. 6B„ 37n„ 42. 126. 15. 174. 272. 79. l l n . Selanik kadıhğı (mevleviyyeti). Son«ofc6eyC/er. bk. Sahn-ı Süleymaniye (medresesi). câmi'üssahih. 2. 118. 92. 114. 216n2. 87. 81. 164n„ 243. 261.142n„ 200. 60. SoAn ^-ı seman^ meffreseleri. köy adı. 242. bk. 186. bk. 284. muhtasarat. 30. 158. sahiheyn. câmiu's-sahih. 87nı. Samur hil'at. 7 . 179.) 96. Sakalar. 278. Sakk-ı cedîd-i Ziyaüddin. 215. bk. SoAn-t semân derecesi. 81. 139a3. 132. 95. Saniye smıf-ı evveli. Topkapı sarayı. bk. SSn. 113. mii içindeki sekiz medrese. 190n4. 117. Ebû Hüseyin Müslim (b. medrese ders kitabı. Sahih-i Buhâri. Sahn dersleri. 283. 228. 6n. 92. 284. Süleymaniye medreseleri. Semadirek kaddığı. bir kadılık derecesi./et)iyyet (b. Sahîh-i Müslim. ulûm-i Arabiyye. bk. 60 . 101. pâdişâh veziriazama giy­ dirir. 116. 168 . 119nj. Safclc. 3. Selanik. 93. Edirne'ye bağlı mahal. Ziyaüddin Efendi (b. 274. 209.. 174nj. bk. liva. Sancak(lar). Kabe kapıcılığı. Sekbanbaşı. Selanik kazası mâzulleri. Sekban. 43. 126.i. 39. 9 1 . bk. 33.170. 191. Samur kürk. 99. 114. 56. 274. Saray hocaları. 244. 14. 5. 45. 55 .. 93. 20. Sarih odası. 125. 141nj. 276.) 277. 42a. 45. yer. (sukûk). 36. Saroy kodilığı. 92nj. Salise (rütbesi).) in hadis kitabı. 97. . 79. 139n4. Havari­ Sarf. bk. 4:^1. 271. biı kadılık derecesi. 131. 135. 109. 117. 273... 98. 40. bk. Kureyş kabilesi koUarmdan biri. bir kaddık derecesi. 107. 103. Saniye mütemayizi. 57. yim küisesi. Sedd-i İskender.1 terH). 259n. 88. risliği).. bk. 93. bk.

93. 243. Sikaye.) talebelerine verilen ad. Sofya. 246. bâb-ı fetva (b. 277%. Silivri kazası. 113. Siyadet beratı (hücceti). Serdar-ı ekrem. 131. 253. Soğukkuyu medresesi. 140.) nin ferâiz (b. 73. 99. 94. sâdât. 228. kadılarm. bk. 140. şerif ve seyyid (bl. lilny Seyyid. Sofya mazulleri. Sinop kadısı.172. 123. ikinci sınıf (mahreç) mevleviyyet (b. 86. kumaş. 4j: 245. 61. 137nı. 147. 199. pâdişâh hocaları. Seyyibe. 251. 127nı.) 96. Sitte-i Süleymaniye. 216%. lâln^. 274. Hazret-ı Hüseyin soyun­ dan gelen. IBOn^. 174. Hac zamanmda sn işi. Simkeşler. nakibü'l eşraflann unvam. nakibrü'l-eşraf olma. Sicillat-ı şer'iyye. 116. Semaniye müderri»(ler)i. Sika. 276. SiciUat (sicil defterleri): bk. 24%. 1 6 1 . Selçukiler. sicili. resm-i sicil. 242nı. Serez pazan. bk. 278.) da. Sicili (sieillal) akçesi. Sivas. Sinop mazulleri. 114. Sofiye ricali. 93. 97. 38. 279. Siyer-ı Nebi. BOn^. 167%. kadınm aldığı bir resim. 96. Siracüddin Mehmed Secâvendî (b. 136. Sipahi(İer). 93. 109. Seraser. Sitte-i Mısır. Selçok Sultan medresesi. Şilte. 98. 228. 166nı. 269. . 215. sicillât-ı şerUyye. 233. 257. 95. 242 . bk. 169. bk. 251. Sicill-i ahv<U müdürlüğü (şubesi). Selanik mollası. 274. Seyyid-i şerif. bk. 167 . 171. 280.. Sinop. 125%. bk. Sını/-ı mahsus. İstanbul'da. 62. 276. bk. bk. 129. 133. Anadolu kaddıklonmn en yüksek derecesi. 102. Silistre eyaleti. Sofya kadılığı. 129. 104. Semerkand. Sitte-i Anadolu. ders. 124nı. sefer esnasmda sadra­ zamlara verUen unvam.342 OSMANLI D E V L E T t N İ N İ L M İ Y E TEÇKtLÂTI Sinan Paşa Derü'l-hadisi. 164nı. tasavvuf erbabı. Seyyid(ler). 78. Serdar-ı ulemâ. 102. dava kayıt defteri. 280. Sepetçiler köşkü. 175. Selimiye medresesi. Sivas kadılığı. Serasker kapısı. Semendire sancağı. bk. 279. 9. bk. 62. 92%. 126. 169n. bk. sicili. Siyâdet. 16. Sır kâtipleri. Selâl-ı gaip. 116.244. Piri Paşa medresesi. 130. kaza kadılıklarıma üstündeki yüksek kaddık derecesi. 46. Sicili. 275. Serez kaddığı. Silistre kadılığı. Selanik medresesi. 93. Soffa. Sitte-i Rumeli. 62. 186. Süivri. bk. 76.) ailelerinin kız alıp vermesinden doğan çocuğa verilen unvan. Sidrekapsi kazası. 92%. üçüncü sınıf (devriye) mevleviyyet (b. 274. S o f u şekaveti. bk. 267. 56. 275. 216n2. 29. nakibü'leşraflık beratı. 231. 95.) kitabı. Tetimme medre­ seleri (b. Sofya kadısı. 209nj. 85. Mısır kadıhklamım en yüksek derecesi. 162. eşraf-ı kuzât. Rumeli kadıhklamım en yüksek derecesi.). Selimi serpuş. bk. 259%. Sivas eyaleti. 274. 277%. 10. Siraciye. 99. dul. 101.1 6 4 . sieiUât. Softalar (softa taifesi). muaUim-i sultani.

36. bk. 38. Süleymaniye DÛrüfçifaaı.. 33. Sultan Selim Camii vaizliği. 164nı. Şahadetname. 73. 34. 229. bk. bk. bk. 36. 36nı. 34. Süvari fcossomı.) nin hadis kitabı. 208. 7n. me­ dâris-i erbaa-i Sül^maniye dere­ cesi. 33 34. Sahn-ı Süleymaniye. kü­ tüb-i sitU. bk. 37. 42nj. 34. Sultan Sehm. 36. 22n„ 24. 243. Zal Paşa Sultanı medresesi. 123. 186. Süleymaniye DâriU-hadisi (medresesi). Süleymaniye'deki dört medresenin rütbesi. Manastır medresesi (Bursa'da). Şahnişin. Sûnen-i tbn Mâce. 193n. 280. 58.. 58. 140.3 5 . Trabzon'da. 66. 169nj. 28n. Süleymaniye müderris(ler)i (müder­ rishği). Sûhu (Suht^ân taifesi). Tire'de. 3 3 . 35. »In^. Eyüp'te. 269nı. 35. 2. 30. Sünen-i Nism. 227. Süleymaniye Camii. 42nı. 174. 36. Ebî Bekr b. Süleymaniye medreseleri. 272. 33. 155nj. 267. 86. 249. 61. 186. 229. 280. 73. bk. 127. Süleymaniye Darüzziyafesi. 260. hadis kitabı. Süleymaniye. 268. Süleymaniye Camii vaizliği. Süleymaniye Darûttalimi. Süleymaniye sitesi. 89. bk. Şah Sultan medresesi. 209n„ 234. 35. İstanbul'da Semt. rasm-i sicili.) den olan dört medrese müderrisi. hadis kitabı. 34. bk. Sünen-i Ebi Davud. 129. 170. Bursa'da. Sükna. 33. 48. bk. 61. 56. 34n. Sünnet (-i resul). sicili akçesi. Sultan medresesi. bk. 38. Sultan Bayezid medresesi. Sultan Ahmet Camii vaizliği. 265. 284nı. Suret-i sicili. 60. Sultan Selim medresesi. hadis kitabı. Süleymaniye tıp medresesi. Sûnenû'l-kebir ve's-Sağp-.. 2nı.İNDEKS Solak çeşmesi. Sûret-i sicili akçesi. Sultan Orhan Türbesi. SüloJe-i Peygamberi. leülüb-i sitte. 122. Edirne'de. bk. 42nı. 186. sıbyan mektabi. 47. Sûr. Süleymaniye tabhânesi. 33. 172. 84. kütüb-i sitte. Süleymaniye laamJtanesi. 343 Süleymaniye imareti. Solaklar. 281. 103. 272. 16. 59. 114. Ki6ûr-ı müderrisin (b. . 140. yemekha­ Süleymaniye eczabanesi. 42nj. Süleymanşah medresesi. 33. bk. 247. 90.. 101. 281. Şafiî mezhAi. Süleymaniye kütüphanesi. 149. 33. bk. 262. Sülüs yazısı. 33. lin^.) m sarfa ait eseri. 76. Sultan Almied Camü. Şf^ye. Suriye. 51. 62. Süleymaniye külUyesi. misafirhane. hadis kitabı. 174nı. 34n]. Edirne'de. medrese ders ki­ tabı. 72. Subaşı kâtipleri. 146n3. 25. Sûn«n-i Timûzi. sicili. 29. İstanbul'da semt. 38. Sultan zadeler. 152. 3. 35. 158. ne. Ahmed Beyhaki (b. Süleymaniye hamamı. Subaşıflar). 262. Suhan Süleyman evkafı. 34. Süleymaniye derecesi. 64. 42nı. 186. 271. 34. 126. Sülâle-i Hâjimiyye. 34n„ 35. fakir talebe yemekhanesi. 42. Sultan (Sultaniye) medresesi. 158. 62. tbn Ömer Osman (b. 36. kütüb-i sitte. 234.

7 2 . 58. 40. 105. Şer'î muamelât. Şehzade müderrisliği. 148. 74. 40. 87. 13.) in fıkıh'a ait eserleri. 124. kazaskerlerin hâh naibi (b. 163. 274. 167. Şeriat. 58n3. Şer'i nebecî (şerif). 107. İstanbul'da. Isfahanı (b. okutulan Şerh-i metali.) nin xıleına ve meşayih hal tercümelerine dair eseri. 21. 274. 43. 58. 110. 137nı. 19.«âde Atayî (b. 160.) nin manItfe'a ait eseri. 273. müftü. llnj. 103.) okutulan meânî dersi.) makammda naibi. 109. Şer'î ahkâm. medresede okutulan fceiom dersi. bk. miftah medreslerinde (b. 154. Şal. 103.159.8 5 . 139. 109. 28. 59. bk. 107. Şerh-i tevali Isfahanı (b. Şer'î hüccet. Şer't hasüat.) nin eseri. 108. 126. 91nı. 280. 98. Nev'i . manftk't ait eser. 98. 25. 100.) in silsilesinin tutul­ duğu defter. medresede okutulan mantık kitabı. 47.) nin Acelâm kitabı. Şehzade hocaları (muallimleri). Şer'î mahkemeler.) ve şe­ rifler (b. 5. İiln^. 274. Şerifler (Şürefa. bk.4 8 . 137. 118. (Mecdi) 64bi.zâ­ de (b. bk. 169. 39. 89. bk) ve İbn H â d b (b. 152. 204. Hazreti Hasan'ın Boyundan gelenler. 15. 99nj. Şer'î davalar. 8 3 . medrese ders kitap­ lan. Şeyhülislâm medresesi. bk. 26. 50. 74. medrese ders kitabı. 116. Şerh-i şemsiye. medresede maıuık ders kitabı. Şam-ı Şerif kazası mâzulleri. Şerh-i mevâkıf.164. bk. 116. Şam payesi. Şemsi Paşa camii vaizliği. 136. IBOn^. 39. 134. 147. 43. 27. Şeyh-i meşayih-i fetva. 92n. 21. 269. Şer'iyyatçı. 219. Şerh-i ulhisü'l-miftah. 245. Şakayık zeyli. Şalvarlık fuha. Şehzade medresesi. 119. Şer'î kanunlar. 108. 167. bk. 147n. 13. 140. Şehirköy kadılığı. 118nı. Şeyhulülâm(lar). 120n„ 135. 4in. 43. iltizama verilen nâMiklerin parasınm taksitle ödenmesi usûlü. medresede ders. 162. bk. sâdât (b. 96.) nin mantık kitabı. 93. Şakayık tercümesi.. 167. şeyhülislâm. ön^. 121. 56nı. Şemsiye şerhi. 149. 59. 141. 274. 43. 104. 53. 155 157. Şam-Trablns. 209nı. Şam-ı Şerif kadısı. 186. Şehremini (Şehreminliği). 259. Necmeddin Ömer Kâ­ tibi (b. Taşköprülü . 108. 21. bk. Şeriflik. Şehzade hocası oğuUan. 273.3U OSMANLI DEVLETININ ÎLMIYE TEŞKİLÂTI Şakayık-ı Numaniye. 274. bk. 22. 221nj. 62. 161 . 234. Şerh-i uogucî. Şeyheyn. 186. Şehzade camii vaizliği. bk.). 13. 139n4. bk. 108. e j r o / j . Şeyh. Şamkâri kumaş. 77. 276. 186. Şam (-1 Şerif). 96nı. 257. 170. 111. 277nj.. Abdurrahman lyci (b. Şerh-i miftah. 19. 21. Şehir kethüdaları. Şam-ı Şerif fetvası. 249. 172.. 66. 85. Şam (-1 Şerif) kaddığı (kazası). 96. 265. 116. Şerhü'l-tecrid. (Şeyhülislâmlık). müjftülük. 169. 170n„ . Şam • Trablus mâzulleri. 180n„ 184. muhtasar man­ tık ders kitabı. 74. 147. bk. büyük mevleviyet (b.7 4 . Şerh-i adûd. Şekriyye. 4 6 . 153. Şeeere-i tayyibe.

Tafra. 57. 21. Tanzimi ilâmât-ı cezaiyye. medrese dersi. 123. bâb-ı vâlây-ı fetva. Talâk. 125. Şifâ. 96. 229. bk. 21.) nin eseri. bk. Celâl . 211 .İNDEKS 173 . Tâli kısm-ı sâni. pâye-i fetva. Tasavvurat.) nin eseri. Tarih-i felsefe. 248. 255. meşihat dairesi 139. bk. 197 . bk. Tâcü't-tevârih. mektupçu. 88. 267. 46. Kadı lyaz (b. 235. 93. 259nı. Tanzim-i ilâmât-ı hukukiyye. ve . 197. İbn Sînâ (b. bk. Tıuar. 269. Şifa. 233. 69. Taşköprü kazası. 241. 285. Taşhk medresesi.195. 25. 209. Tâlibîn-i müstaiddin. 248. tehüle. kadı ve müderris tayin sırası için kazaskerler tarafmdan tutulan defter. b. Tarîk maaşı. 199. 265. Tarik-i ilmiyye. Tarih-i Mısr-i cedid. 186. Şeyhülislâm konağı. Şûrây-ı devlet. 188 . 40. rütbe maaşı. 237. 202.) nin eseri. 74. Şile kazası. 119%. 199. 48.) mn eseri.264. Tarîk-i kuzât (kazâ). Edime İstanbul kadıhklan. boşanma. büyük mevleviyetler. Tarik defteri. 135. Tanzimat (-ı Hayriyye). ISln^. 131. 72. bk. bâb-ı meşihat. İzmir'e bağh. 267. Takvim-i vekayi. Tarih-i Budun (Budin). 255. Tasdikat. 345 Taht kadılığı (kadıları). ders. medreselerde okutulan mantık'la ilgili ders.). Şeyhülislâm mektupçucu. bk. 84. 165%. 89. 6. 196. 69. 223 . 146.) 199. kazasker divâmnda kazas­ kerin sağ ve solunda oturan mü­ şavir büyük kadılar. İSn^ 146%. 195. ders. bk. 218. Şuhud kadısı. SBu^. Tahtah köy. 247. 203 . Dârü'l-hilâfe medre­ sesinde (b. 60.214. meslek-i tasavvuf. Şia mezhebi. Şeyhülislam kapısı.bk. 120. bk. (bk. bk. Taamhane. 121nj. Tahrir-i mesail kanunu. Taht kadıları oğulları. Tabbah. 36%.226. 217. 141%.) ın hadis'e ait eseri. 230. 269. 167. ilmiye mesleğinde molla . Talebe işleri dairesi. bk. Talik yazısı (kırması). 238. 208. Tâli kısm-ı evvel. ölçü. 262. 71.201. bk. Bursa'da. ISSn^. beşyüz akçe yevmiyeli büyük mevleviyetier. 131%.zâde Salih Efendi (b. medrese dersi. 268.207. bk. Tahtgâh-ı selâse. 167. 245.186. Tarih-i ilm-i kelâm. 69. Fatih külliyesi içinde. bk. Şeyhülislâm dairesi. 88. Şiraz. Celâl . 275. medresede ders.) bir kısım. 271%. 125%. 213. bir kadıhk derecesi. 237. Şeyhülislâm evlâdı (oğulları). Şinik. 198. medreselerde okutulan montıjc'la ilgiU ders. 22%. 93. 275. müstaid. gazete.zâdelik (b. Bursa. 235. 228.) bir kısım. Tarik-i ulemâ. 258 . bk.zâde Salih Efendi (b. Tasavvuf. Taksim-i terekât. Tahtabaşı (Sağ tahtabaşı ve sol tahta­ başı). 269. 209. 235. 256. lOn^. 196. 74. Tâife-i sofiyyûn.) imtiyazı. 200. 221. Şeyhülislâm dairesi. ŞUe. Şeyuhlislâm payesi. 200. 272nı. Hoca Sâdeddin Efendi (b. 134. 74. eyalet kadıları. 276.103. 73. Dârü'l-hilâfe medrese­ sinde (b. 276. 49. meşihat dairesinde (b. 210. Tasia. arpalık maaşı. 265. bk. 73. 93. 219.

64. bk. Sinan Paşa (b. 198. Molla Lütfi (b. Teşrif. 64. 68. Tetkikat-ı mesahif ve müellefat dairesi. 41. İstanbul'da. 50. 252. Tekâlif-i örfiyye. 145. Talbikât-t şer'iyye. Sadüddin Teftâzâni (b. Teçhiz. Antalya. Telhis şerhi. bk. 126. Teke sancağı. 28. bk. Telhîsü'l-beyân fi kavânîn-i Âl-i Os­ man. Teftiş-i mesâlîh-i şerif meclisi. İbn Rüşd (b. Hâşiye-i tecrid medreseleri. medâris-i suğra. 122nı. bk.) ün Gazali'nin tehafütü'l-felâsife (b. Tecrîhiİ't-tevzih. 75. 237. Tebriz.1 2 .) in eseri. 233. bk. 68. Tazarruat. Tehafütü'l-felâsife. 233. 231. Teshil Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. Buhâri (b. Taznfü'Umezbâh. TeUûsü'l-mifıah. bk.) nin kelâm'a dâir eseri.) nin eseri. 124n. medrese den kitabı. 237. şeyhülislâmın verdiği mülâzemet (b. 231. bk.) in helâgat'a ait eseri. Hezarfen Hüseyin Efendi (b. bk. bk. Gazâlî (b. İbn-i Hâcib (b. medrese den kitabı. bk. 228. 33.. 28. 9 .346 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Tekye. Rumeli kazaskerliğine bir kişinin mükerreren tayin edilmesi hali. 229. 25. 23. Terkos.) in eseri. 238. 199. Tereke. 47. 15. bk. bk. Temyiz mahkemesi. 154. bk. Tatbikçi. Tehafüt. 57. 116%. bk. 15. mutavvel. Tecrid medreseleri. ders. Temyiz mahkemesi şer'iyye dairesi. 16. 43. 230nı. Telvih. 220. 22. Telhisci. Sln^. medrese ders kitabı. 41. 270. kelâmcdar ile felsefciler ara­ sında ilmi mübahaseye dâir eser­ ler. Tavzih. bk. medrese den kitabı 28n2. 267. Sâdeddin Teftâzâni (b. Bâb-ı âlî'Ae. 142.) nin usûl-ı fıkıh'a. 78. 55. Beyzavi (b. (bk.). 13. den. bk.) adh eserine yazdığı itiraz. bk. 43. 42. 19. 25. 190. 123. 124. 166. Tefsir. Tekerrür. Tefsîr-i Kadı Beyzavi. medrese beççe. £nt>îârü'lunâl. . 15. 191. Terazici. 125%. 230. 6. Tevâlîü'I-envar. 247. Tehafüt. 24n3.) nin hendese kitabı. 39. 23. tafra. 16. 43. 261. mûsUa-i sahn. 68. 159. bk. 128. 200. bk. medrese den ki­ tabı. bk. 253. 39. 232. 86. belge. Tecridû'l-itikad. ait eseri. 16. bk. Tatbikât'i hukukiyye ve cezaiyye. 22%. kırklı medrese. bk. 107. 43. 271.) ve ilâve olan sekiz medrese. 269. Telhis.) nin fıkıh'a ait eseri. 72.) un fıkıh'a ait eseri. 206. 199. 64. Şeyhülislâm dairesi (b. 12%. medrese teşkilâtmda kısa za­ manda derece katetmek. 28n2. Hoca . orîaı. TehiUe. 148. Tetimme (medreseleri). Fatih'de Sahn medreseleri (b.) mn eseri. 203. Tehafûtü't-lehâfüt.) nin fıkıh'a ait eseri. Teridffl-kelâm.zâde (b. Tertibü'l-ıdûm. teertdü'l-ilikad. Kadı Burhaneddin (b. 26. 60. bk. 231. bk. Saçaklı-zâde Mehmed Efendi (b. Teşrifatçı (efendi). 269. Tecrîdü'l-kelâm. bk. 234. Telvih medresesi.) nin eseri. Nâsırü'd-din-i Tûsi (b. Temes5ük. 2. bk. 229. bk. bk. 232. 39. 26.) memurianndan 196. 216. 21. 230nj. 232.) nin eseri. 11. 133%. OSn^ Tenkih (ü'l-ulûm).) nin kelâm'a ait eseri. kazasker maiyyetinde memnr. 227. 26nj.

Süleymaniye'de. 260. 127. medrese ders kitabı. Timar. 92n. 117. Ûlâ smıf-ı evveli.) nin fıkıh'a ait eseri. medrese ders kitabı. 101. 12Sn. Trablusşam. 131. 134. üçüncü sınıf mev­ leviyyet (b. Tikveş kadılığı. Buhâri (b. Türkiye. Tophane. 21. 105. 170n. bk. Ulema ve sâdât defteri. Türkiye coğrafyası. timar erbabı ile reaya arasmdaki davalara bakan sey­ yar kadılar. 249. 226. 115. lOOuj. 259nj. 125n. 92nj. 83. üçüncü sınıf mevleviyyet (b. Saray-ı cedid-i âmire.. 231. bk. Tevzihu't-tenkîh. 347 Topkapı sarayı.. Uiafccı. 139n4. Topkapı. 38. 154.. Tomaniç (domaniç) kazası. Tevkiyet. Y e nişehir-i Fener. 183. 99. 256. Trabzon. 186. bk. 161. 246. 28n. 84. Tire kadıhğı. 29n„ 99. bk. Tımova kazası. bk. Ukudü'l-cevâhir.tNDEKS Tevali şerhi. 126. 262. Ahmed b. 139n4. Tırhala. 269. . 119.Cflndi (b. bk. 165n„ 167. U Ukab. 156n2. 79. 223. Tire. 175. Tevcihat divani. 95. 252. 102. 278. 104. bk. Tiryakiler çarşısı. 161n. 2. 35.128. 126. 126 . 33. Tokat kadıhğı (kazası). bk. 114.. 68. 191. 51. Tokat sancağı. 34. Tırhala Yenişehir'i. Tevkii. 234. 75. 247. 121. bk. 50 67. Tevkiî Abdurrtdıman Efendi karmname$i. 236. Isfahânî (b. 16. Tezkirehâne mukayyidi.. 92n. Tikveş. 79. 113. 1 4 7 . Timarlı sipahi(ler). 278. kazasker mai­ yetinde memur 160. nişancı. 246. Tezhirelü'I-evIiya. ulûm-i şer'iyye. Tırhala kaddığı. Tezkireeilik teşrifi. bk. 120.. 123. kazaskerlerin üç ayda bir topladıkları divan 259nj. Tuğ (-1 hümâyun). 277. kazaskerlik kalem amiri. 22n. 74. 27. 80. Tıp medresesi. 113. bk. Topkapı sarayı arşivi.. 26. 186. 260.) 277. 167n„ 172. 285. üçüncü smıf mevleviyyet (b. 229. 71. Trablus(garp). 164. Tevliyet. 30. Tuzcu. 216nı. Ulema-zâdeUr (oğuUar. 126. BOnj. Üsküdar kadısı Numan Efendi (b. 1 1 9 . 78. Tezkirehâne. 159. 153. lOln. pervane.. istanbul'da. Tokat. nişan.. 184. Tezkireci(lik). alemdarhk. 280. 275. Rum. 61.. 157. 111 . Ulema. 182.) nin eseri. bk. Ûlû sınıf-ı sânisi. 165. İstanbul'da semt. 51. Ukubât. 194a. evlâdı). 1 2 0 . Yenişehir. 98. 283. Tuhfetü's-sak. 166. 174. 261. 168a. 189n„ 205.) nm eseri. Mahmud el . Sinan Paşa (b. 113. ikinci sınıf mevle­ viyyet (b. Tuğra. Tevki (-İ hümayun. 283.). 1 4 5 . Tezvic-i sigar. 209nı. pervane. 169.). 1. 99.. Tteare(-i berriye kalemi. 39. Tıp. 72. 101. 16. 268. İstanbul Süleymani­ ye'de.. bk.) nin sarfa ait eseri. 206. Topçu. 36. Tevfir-i mdıâdî. Toprak kadıları. bk.). 75.) nin eseri. 283. 33. Trabzon kadıhğı. bk. 254n. 43. hakâni). 96 186. 112.113. Trablusgarp kadılığı. Türk(Ier).

47. 246. 186. 83ıı. Kureyş kabUesi kollarından biri. 267. Umurbey mahallesi. 176. Üç şerefeU medrese (müderrisi). Vesayâ. bk. 92n2. muhtasaret. 212. 137. bk. Vidin kaddığı. 3. mevâli). 143.184. Vlûfe. 175. 269. Uzun ova. 38. 269.193. Velâdet-i hümayun. medreselerde oktulan Islâmî ilimlere yardımcı konular. bk. 236. Ulûm-i şer'iyye (diniyye). 276. Varidat.). ders. 244. Vekil-i eismanî makamı. 97. 237.. kapan naibi. Usul-i hadis. Vikaye. 224. 94. 23. sadrazam.43. üçüncü sınıf mevleviyyet (b. Vezir-i azam takriri. 133. 260. 64. bk. 41. ders.348 OSMANLI D E V L E T İ N İ N İ L M İ Y E T E Ş K İ L Â T I Üsküdar kadısı. ulûm-i âliye. 22. Unkapanı naibi. . Üsküp kadıhğı. 102. Vekil-i celil. 254. 89. bk.. Usûl-i mahkeme-i hukukiyye. muhtasarat. 153. 155. 149. bk. 143.. 133. 188. medrese ders kitabı. 208n3. 81. 22. bk. 125n2. 17. 33. Üsküdar kaddığı (kazası). Üsküdar medresesi. 147. 117. şehzade doğumu. 24. devriye mevleviyyeti. 67. Ü Ücret-i sakûk. 41 . Usûl-i mahkeme-i şer'iyye. Arap dilinin çeşitli mevzulanna ait ilimler. 198. 133. 270. 96. Edirne'de. lOn^.) 186. 77. Ibrahün Halebi (b. 124nı. 269. 98. Ulûm-i akliye. 65. 1 3 7 139. Şâni-zâde Ataullah Efendi (b. sadrazamlık.. 50. 96. 104. Van kaddığı. 170nj. 241. 160. Vâfiye. Üsküdar. 135. 225. Üsküftü çuhadar.) fıkıh'a ait eseri. 134. 92n2. Üçyüz akçe yevmiyeli mevleviyyetler (ka­ dılık. 78. 186. Ulûm-i cüz'iyye. 103. 3. bk. 228. Kâşi (b. 20. 269. 274. Bursa'da. 40. akli ilimler. 116ng. Vekil-i devlet. 131. 83. şeyhulislâmhk. 92n2. 69. 188. 233. bk. Vakıf. 279. 229. Üçüncü sınıf mevleviyyetler. 29n„ 30. sadrazam. Vekâyi kâtibi. Şeyh Bedrüddin Mahmud (b. Usul-i defter-i. Zln^. 67.) nin eser. bk. 245. 64. vezîr-i azam'm unvan­ larından. 57. 160.) un eseri. 187. 28. 147. Üniversite kütüphanesi. Vezir soffası. 205. Üsküp. 178n4. 31. Ulûm-i Arabiyye. Usul-i sakk. 28. ulûm-i cüziyye. bk. 154. 178 . Vezir-i azam. 111. 211. nahv'e ait eser. 186. Üsküdar mâzulleri. 190 . Ulûm-i âliyye. 97. Vahdet-i vücûd felsefesi. 134. Usul-i fıkıh 19. 20. 142n3. 255nı. 269. 277nı. 84. 86. 9211. Vezir-i âzamm çarşamba divanı. Usûl-i hendese. 185. 274. 22. Üç şerefeU cami. 268. 154. 161nı. 159n. 53. 95. 59. 113. Usûl-i muhakemât-i cezaiyye ve sulh. 38. 91nı. 159. 74nj. istanbul'da. Vardar Yenicesi kadıhğı. 125n. 68. ikinci smıf mevleviyyet (b. kazaskerler maiyetinde memur. 207. istanbul'da. 101. 91nj. 95. Unkapam. 42. Van. Varna kadıhğı. 276. 137.) nin eseri. 65. 230. 29. Ümeyye. ders. 14ın^. Verese. 115nı. Ustrumca kaddığı. 92n2. 229. bk. Valde Sultan Camii vaizliği. Vekil-i ruhanî makamı. 188.

23. 276. Yağ kapanı. Yenişehir (-i Fenar). Yenişehir kasası mazulleri. Yağ naibi. 113. bk. 143. 273. 98. 59. 194%. Zübdet-i ilm-i kelâm. belûgat'tan ders. Yemiş iskelesi. Yüzelli akçeli kaddar (kadılık). Keşşaf tefsiri. Vodina. Yeşil cübbe. 186nı. 79. 156nı. Burhanüş-şeria Mahmud (b.2 5 2 . 55. 143nı. 115. Yiğitbaşı. bk.) ın eseri. 168. 198. 248. Viranşehir. 123. 277n. 163.İNDEKS 349 Vikâyelü'r-rivâye fî mesâiliTl-hidâye. Yeniçeri ocağı. 243. 88n. Zimmi. Yeşil canfes kese. 143nj. 280. 140. 104. 2 5 0 . 184. 156. 125%. Yenişehir. Yayçe kadılığı. Dolmabahçe Sara­ yında. 24nı. Yeniçeri(ler).gad. bk. Zuamâ. 36. 94. Yenicami medresesi. yüzbin akçe. 207. 246. 231. 36. 195. Eyüp'te. 89. Yahya Efendi medresesi. Yeniköy. 143. İstanbul'da. 233. Fatih medresesi. 219. 238. Veli Yerköy. 104. 137. lOinj. bk.. . 127nı.. Yenicami mahallesi. 277%. Yalak. 208. Şah Sultan medresesi. Tırhala Yenişchiri.aesi. Yenişehir kadılığı (kazası). 123. 92uj. Zaman-ı ittisal. Zıc-i Cürgonî (ilhânî). 92%. 65. 48. Yeniçeri ağası. 229. 62. 125nj. hk. 123. Uluğ Bey (b. ikinci sı­ Zeyrek Camii. Zülvecheyn sofası. 104. Vücûb. İstanbul'da. Bolu'ya bağlı. (b. 125%. Yeşil sarık. 242. kadı tayininde bekle­ nen mazûllük müddeti.) nin eseri. Yo?. 63. 125n„ 202. Yddınm Bayezid medre. 224. 126. Zahir ilimleri. mâzuUüğü biten kadımn tayin zamanı. 255%. 163. Yunanistan. Voyvoda kâtipleri. 235. 159. 62. Zıc-i Gürgânî şerh-i. 95. 209%. 5. 126nı. Zeyrek mektebi. 125%. 272. 156. Vilcitrin kaddığı.) nun eseri. Yıldız Sarayı.) in eseri. 278. 277%. Yunan-ı kadim. 94. Zahir uleması. 7%. 41. 277nı. Zemahşerî tefsiri. 141. Yağcı. bk. 271. 220. Voyvoda(larj. Yalvaç kasabası. 228. 17)3x1^. Vilâyet-i Karaman. Mehmed h. Balı­ kesir'de. 274. 143. Yük. Yalı köşkü. 103. bk. 228. İSİU]. 128. bk. 207. 96. nıf mevleviyyet (b. Yuvacı. Bursa'nın. Zeamet. 231. 134. 140. Ali Kuşçu (b. 143nı. 183. Zülkadir Beylerbeyisi. Yirmili medrese (müderrislik). Yörük. 173. 129. 84. 265. 223. Zal Paşa Sultanı medresesi. Zaman-ı infisal. İstanbul'da. Voynuk. Yaya(lar).). 229. 208.

.

I Fatih'in Hocası ve vezir-i âzami Hızır Bey oğlu Sinan Paşa'nın Kadılık zamanına âid bir fetvası (Cevab ve imza kısmı Sinan Paşa'nın el yazısıdır) .Lev.

Lev. II "O 5* -3 -Û c s ^ o " rt w •3 'S « .

Lev. III Reayadan olup isyan ve şekavet eden bir zümre hakkmda Ebussuud Efendinin ( 1545" 1574) bir fetvası .

Lev IV Nakib-ül-eşrafın verdiği seyyidlik Hücceti .

Lev. V Nakib-ül-eşraf tarafından verilmi} olan diğer Seyyidlik Hücceti .

VI 11 c W T) c ıı İS- I ^ .Lev.

Tl " f l "S-S 4 » W _Ö S 2 « . VII ıı U! 3 .a I î | ı! « i >- <^ .3« S g E I .3 <.fi 2 ıı 3 >- T3 T3 e a > 00 - 3 İ3 s c e u 3 -5 SÜ.S 0 3 .Lev.

•« Tİ** J -a.Lev.3 >. VIII ^3x : i l i l 3*î 14 l I l ı s T3 c B a 5 . "D U 1) < D L B « < r t 2 ^ ^ ^ ^ .2 .

smm gerilmesine dair D ^^^. l Kefe yenilenmesi hakkın « ^ « l ^ V ' T ^ S U N ^ukataasından m a a ş alan K e f e l'-d.Lev.^^ ^ ^ ^ „ e l e ^^^^^ .

Mehmed zamanında Medrese ve Kadılık tevcihleri hakkında Sadr-ı âzam'm arizalan ve Pâdişah'ın {vech-i me§ruk üzere verdim) hatt-ı hümayunları . X 4 IV.Lev.

• ' • T S a h m ' d ' u n (.Lev.>«««m m„n7.in« am. hümayunu . XI / 5 ^ • ./P/««a) ha«-.

Xn Yenipazar camii vaızmm vefatı sebebiyle yerine vaiz tayini hakkında mahallî îlam ve Şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendinin verzir-i azama derkenarı ve anın da buyruldusu .Lev.

İstanbul'da Cedid Nişancı Paşa Camii müezzini'nin ihtiyarlığı sebebiyle hizmetini oğluna terketmek istediğinden bahsile mütevellinin şeyhülislama istidası ve anm da vezir-i azama tayini ricasiyle derkenarı üzerine tevcih olunmak buyruldusu ( 1 1 2 3 H 1 7 1 1 M ) .Uv. X.

XIV -af. Esbkeşan reayasından birinden ziyade vergi alınmjısından dolayı Ilgın kadısı vasıtasiyle şikâyeti üzerine hissesine isabet edenden ziyade bir şey taleb edilmemesi hakkında muamele ve vezir-i âzamin buyruldusu .lev.

— 1697 M . ) .Lev. XV i * •• • Safrada Salurbey köyündeki Hacı Murad medresesi müderrisinin vefatiyle yerine ehil olan oğlunun tayini hakkında Bafra Kadısının inhası ve Şeyhülislâm Çatalcalı Ali Efendinin Sadr-ı azama tayin ricası ve sadr-ı âzamin buyuruldusu ( 1 J 0 3 H .

H > 3 :3 •S c -S .1- " M S 'Z u ? m i-^ g C H ^ • 3 V .2 cic­ ili ^•^ I i -S E . I •5. XVI J3 E S N ^ ^5 Ii I İ t a V E I ^ 1 .Lev.

L . ' y I » e .J7 Vadılann ahval ve .i .U^n? •j.Uv. i' .'-Jv -Lb^-ı. XVII Jj .

1 6 1 3 M .Uv. de verilmiş olan kaza kaddığı Beratı . XVIII loaa H .

Sign up to vote on this title
UsefulNot useful