You are on page 1of 118

Divanlar Arasnda

Mehmed avuolu

KTABEV

By Ser-mest

NDEKLER

Sunu .........................................................................................................................7 Divan iirinin erhine D a ir ................................................................................9 Amak ve A lm ak.............................................................................................. 13 Beyit Derken ......................................................................................................... 17 Ey G l...................................................................................................................... 21 Tekrar Gl ..............................................................................................................25 1 leva y Sz u Gdz ........................................................................................ 29 Bir Beyitin evresinde....................................................................................... 35 Bir Zarf A d a m ..................................................................................................... 43 Galata'da Ayak Seyri - 1 .................................................................................... 47 Galata'da Ayak Seyri - II .................................................................................. 53 Ed Meselesi ......................................................................................................... 61 Rakb ........................................................................................................................67 Lafz- N -M erbt.................................................................................................73 Yanl H aberler.......... .......................................................................................... 77 Vech-i ebeh...........................................................................................................85 T evr d ............................................................................................. ......................89 Gen Y akadan......................................................................................................... 95 Hocam Ali Nihad Tarlan ................................................................................101 Hocam Mhir Bey .............................................................................................107 Tasavvuf .............................................................................................................. 115 Aynalar, yneler ..............................................................................................119 ndeks ................................................................................................................... 127

SUNU

E sk i T rk edebiyatnn en kkl ve en nem li sa h alarn d an biri bugn k lsik vasfyla andm z D ivan iiri sahasdr. G er ekleen top lum sal ve k ltrel deiim le birlikte, C um huriyet dnem inde m u h telif g erek elerle dlanm o larak gsterilen bu iir, m edeniyet krizim izin su yzne kt T an zim at y llarn d an itib aren ounluka olum suz eletirilere m u h a ta p olm utu. Yine de bu edebiyat o dile ve d n yaya in n esiller tarafn d an okunm u, sevilm i, h a tta edebiyat m ahfillerinde u veya bu e kilde X X . yz 3aln ilk y arsn a k a d a r -gcn y itirm i de olsa- e t kinliini s rd rm t r. Son zam an lard a, k lt r m z n bu sekin rnei sadece ed eb iyatlarn ve edebiyat okuyucusunun deil, k lt r ta rih i m izi ta n m a u ram d a olan h erk esin ilgi o d ak larnd an biri h ali ne gelm itir. B u n d a, yakn dnemde yap lan bu y a 3a n la ra zemin h azrlam kayna olm u, zellikle m etin neri ve m etin erhi geleneini hi olm azsa n iversited e y aatm F e rid K am , Ali Ni h a t T arlan , Amil elebiolu, H aru n Tolasa ve M ehm ed avuolu gibi bilim ad am larn n byk pay ve hizm eti vardr. P ro f Dr. M ehm ed avuolu, D ivan E d eb iy atnn balca a lm a alan lar olan edebiyat ta rih i, m etin neri ve m etin erhi kon u larnd a cidd y ayn lar yapm bir bilim adam dr. N e re tti i A m r, Y ah y a Bey, Vasf, H ay reti, H elk, Z t ve sh a k elebi d ivan larya Yusufu Zelha M esnevisi bu alan d a lkem izde yapl m ciddi m etin neri rnekleridir. H ayl Bey D ivam ndan S e m eler, N ecti Bey D ivannd an S em eler ile d ah a nce yaynevim izce y ayn lan m olan B k D ivanndan Sem eler, N ect Bey

8 / D v a n la r A rasnd a

D vam m n Tahlili ve asl d erslerinde yzlerce rencisine n ak lettii erh alm alar ve bu alm alarn b ir ay n as olan D v a n la r A rasn d a m etin erhi ile ilgili deerlen d irm elerin i olu tu rm ak tad r. O, hocas Prof. Dr. Ali N ihad T a rla n n m etodunu bir adm d ah a ileriye gt rm t r. Y ah y a K em alin ifade ettii, bir m illetin sa n a t ve edebiyat nn -ne k a d a r keskin dnm ler ve kopukluklar o lu rsa olsun bir b t n olduu telk k isi bu alm alarn tem el nerm elerin den biri o larak k arm za kyor. G erek ten de avuolu bu y azlarn d a, T rk M illetinin yz y llar iindeki d etlerin in , inan larn n , zaferlerin in , sevin ve aclarn n , aknn, m ah alle ve elence h ay atn n ve h a tta siy set dnyasnn, D ivan iirinin iklim i iinde n asl yanstldn ve ilendiini gsterm ekle bugnk yaaym zn , duyuum u zun ve kim liim izin de kklerine i a re t etm i oluyor. D ier y a n dan bu iirin k av ram larn , dnyev ve tasav vu f boyutlarn, ifa de im k n larn bir dil ve s a n a t hadisesi o larak -yer y er eletirel y a k lam larla- ele alrk en , aslnda, fark n da olalm y a da olm a yalm m odern s a n a t ve edebiyatm zn o estetik te n neleri d evir dii hakkndaki ta rt m a la ra k tutuyor. B u n u y ap ark en D van iirinin so ru n larn a, gnm z in san ile arasn d ak i m esafenin sebeplerine de tem as ediyor. M erhum avuolunun, zerinde durulm as gereken bir ba ka yn, sahip olduu bilgi birikimini geni kesimlerle paylam a is tei ve gayretidir. lmnn ardndan yazlan yazlarn ounun farkl entellektel evrelerden gelmesi anlamldr. D ivanlar A rasn da adyla kitaplatrd bu alm alaryla klsik iirin gzellikleri ni, kendine has ekici slubuyla aydnlarmzn ve okuyucunun is tifdesine sunmu, deyim yerindeyse klasik iiri fildii kulesinden, kltr ve edebiyat meydanna indirerek gndeme getirm itir. D ivan lar A rasn d ann bu yeni ve ilveli basksyla hem ho cam z, k ran la anyor, hem de k lsik iirle ve k lt r ta rih im iz le ilgilenenlere yeni u fuk lar aaca n a, yeni fikirler ilham edece ine inanyoruz. P ro f Dr. M ehm ed avuolunun dier eserleri ve a lm a la r da y aynlarm z arasn d a k acak tr. Bu kitabn y ayn a h a z r lan m asn d a em ei geen E k rem Ayyldza teek k r ederiz. K T A B E Y

DVN RNN ERHNE DAR

Dvn edebiyatmz anlam aya ve anlatm aya girienlerin kar larnda birok engel var. nce eski harflerimizi bilmek gerekiyor, fakat o da bir balang. H arf devrim im izden nce, A rap harflerini kullandjpz dnem de, okuryazar sanlan kiilerin yaptklar g ln yanllklarla ilgili pekok fkra mzh edebiyatm zda yer al mtr. O harfleri bilenlerin anlayp zevk alabilecekleri o fkralar burada tekrar edecek deilim. Eski edebiytm zm metinlerini bu gnk harflerimizle ner edenler en azndan eski harfleri, atalar mzn kulland A rapa-Farsa-Trke karm Trke'yi, aruz veznini ve o edebiytn dayand estetik kurallar bilmek zorun dalar. A nlam aya ve anlatm aya alanlar iin son kesin olarak gereklidir. Bu yazm da, son hakknda bilgisi olduu halde bil diklerini uygulam ayanlarn yaptklar yanll gsterm ek istiyo rum . Bir yazarm z, Ahm ed Rsim 'in ehir M ektuplar adl eserini sadeletirirken; H indi cildinden olur enfes-i orb-yt ikem msran -ki aruzun feiltn feiltn feiltn feiln veznindedir ve "ikembe orbasnn en lezzetlisi hindi derisinden olur" anlam nda dr- veznine dikkat etmeyerek, H indi cildinden olur enfes, orb-y ikem diye okur ve "H indi derisinden m ideye lyk enfes orba olu r" diye nesre evirir. Bu dili ve edebiyt bildii herkese kabul edil

10 / D vanlar A rasnda

m i bir baka y azarm z da onun yapt yanll hakl olarak tenkd ediyor. Tenkd ediyor am a, kendisi de bugnk harfleri m ize ve T rke'ye aktard eserlerde daha kt yanllklar y a pyor. Sz gelii, onu vezni iyi k avram am akla sularken, bir sad e letirm esinde Uzatma sz kat'- kelm eyle birader Kim ttd nie kt'a yerini bu muhatta' beytindeki "pek ok" anlamna gelen "nie" kelimesini "nasl" an lamna gelen "nice" diye okuyor; "ksa iirler, beyitler" anlamna gelen "m ukatta" kelimesini "m akta" diye okuyor ki, bu da "iirin son veya biti beyti" anlamndadr. "M akta" diye okuduunda vez nin ve anlamn kaybolduunun farknda bile olmuyor. Yine ayn kii A r D ede adl bir irin "Varlk kysndan um u d u nu kesip sonunda, balk gibi yokluk denizine dald" anla m ndaki: Yumup gz shil-i hestden hir Adem bahrine m hi-vr dald beytinin ikinci m sram daki "m hi-vr" tamlamasn, veznin ve an lamn bozulduunun farkna varm adan "m h -vr" diye okuyor ve "Varlk kysna ulam adan um udunu kesip sonunda, ay gibi, yok luk denizine dald" diye nesre eviriyor. Burada yanllk o yazarn yalnz vezin bilgisinden yararlanm aynda deildir. Eski edebiya tmzn estetik kurallar iinde "tensb" diye bir nesne vardr ki, ksaca, "kelimelerin anlam ve biim bakmndan uygun olm as" de mektir. Bu beyitte "ay " kelimesinin ne denizle, ne "sahil" ile, ne de "g z yum m ak" ile ilgisi vardr. Halbuki "balk" kelimesi anlam ba kmndan bu kavram larn hepsiyle alkaldr. Sz "tensb" sanatndan almken bir baka rnek daha ve reyim. N ect Bey Dvn'n yaym layan m erhum Prof. Tarlan bir beyti: Arzn yet-i h tf u hattn i'rb gibi Yanan nur- neb benlern ashb gibi

D vn iirin in erh in e D ir / 11

eklinde ve doru olarak okumutur. Birisi kp ilk msradaki "i'rab" kelimesinin "a'rab " diye okunmasnn gerektiini iddia et miti. Halbuki, "i'rab " Arapa kelimeleri doru okumak iin fetha, /a m m e, kesre, tenvin adlar verilen iaretler koymaya denilir veya o iaretlerin addr. Eski yazm zda bu kelime "lde yaayan ge be A raplar" anlam na gelen "a'rab " eklinde de okunabilir. Fakat bir yeti doru okumak iin konulan "i'rab " adndaki iaretleri ta nyan ve "yet i'rab" arasndaki tensb ilgisini gren kii, bu ke limeyi "a'rab " diye okum az, okursa hat etmi o lu r Necat Bey bir baka beytinde ylesine u cevb veriyor: yet-i hsnn zhid okyam az geri kim Hatt II hal eksik kom m m nokta v i'rbdan "Geri Tanr nokta yerine benleri, fetha, kesre (veya stn, esre) yerine ergenlik tylerini, eksiksiz olarak koym u ve bezemitir am a, kaba sofi senin gzel yznn yetini okuyam az (yni, o g zel yzn Tanr'nm varlna delil olduunu anlayam az)". Onbeinci yzyln ikinci yansnda yaam Ahm ed Paa'nn: Sefer klp gelir A hm ed ki diye ehrim izin G zelleri nicesin ho musun sefaca msn beyti de son zam anda tartm a konusu olmutur. M erhum stad Fuad Kprl'nn Dvn Edebiyat A n tolojisi'n de birinci msran ilk kelimesi "seher" diye yazlm tr Bu iiri o antolojiden nakleden bir m erhum edebiyat tarihimiz "Seher klp gelir" ifdesini "sabah na mazn klp gelir" diye yorumlamtr. Yalnz m erhum Abdlbki Glpnarl "Dvn iiri XV-XVI. Yzyllar" adl antolojisinde, iiri herhalde K prl'den ald iin olacak, "seher" kelimesini m uha faza etmekle beraber bir anlam verem em i olsa gerek, nesre evirir ken "sefer" ekline sokmutur. Ahmed Paa dvnnn Prof. Ali Nihad Tarlan tarafndan ner olunan tenkdli basmnda da kelime "sefer" eklindedir. Her ne hikmetse o tenkdli basma bakmam olan bir edebiytmz da m erhum edebiyt tarihisinin "sabah na mazn klp gelir" biimindeki yorumlayn alayl bir ifde ile tenkd v'e o kelimenin "seher" deil, "sihir"olduunu iddia ediyor. Es

12 / D v an lar A rasnd a

k harflerimizde "seher" kelimesi "sihir" eklinde okunm aa elve rili idi. "Seher klp..." okuyuu elbette yanltr. Sabah namazna "Seher taat" denildii bilinmekte ise de, "seher" kelimesi ile bu na m azn kasd olunduunu gsterir bir ifdeye rastlam adm . Edebi yatmzn iddia ettii "sihir" okuyuu da iki bakmdan yanltr. nce, kelimenin Trkem izde halkmzn aznda syleniidir "si hir". Asl, dier bir ifde ile fasihi, "sihr"dir. Ahm ed Paa gibi bir bilginin, hele arapay ok iyi bilen bir bilginin "sihr" kelimesini ve zin zoruyla dahi olsa "sihir" diye okuyup yazm as dnlem ez. Sonra, "Sihr klp gelm ek" ifdesinin bir anlam yoktur. "N ereden ve nereye geliyor?" sorusunu htra getirir ki, onun cevbn da bul m ak m m kn deildir. Halbuki Prof. Tarlan'n neri meseleyi ak la kavuturm utur: Ahm ed Paa yoldan, gurbetten dnenlere hogeldin dem eye varp hal-hatr sorulmas detinden faydalan m ak iin yle tara uzanm , civar vilyetleri dolap gelmitir ki, ehrin -herhalde Bursa'm n- gzelleri bolayp "nicesin, ho musun, safca m sn?" diye sorsunlar.

AMAK VE AILMAK

N ef, IV. M urad'a yazd nl kasidesine u beyitle balyor; Esdi nesm -i nevbahr atidt g ller subh-dem A sn bizim de gn l m z sk m eded sun cm - Cem Bu beyit, benim grebildiim edebiyt kitaplarnda, aklamal antolojilerde u biim de evrilmitir: "Sabahleyin ilkbahar yeli esti gller ald; bizim gnlm z de alsn, ne'elensin, am an sk C em 'in kadehini sun!" Beytin anlam bu evirm ede doru olarak verilmitir. Benim dikkatleri zerinde toplam ak istediim husus, ok nemli bir incelie aldr edilmedii, irin cm le yapsnn nesre evirm ede, bilhassa ikinci m srada, bozulduudur. Dikkat edilecek olursa bu m srada "asn " fiilinin znesi olarak "gnl m z" kelimesi alnm veya o kelimenin zne olduu zannedilm i tir. Aslnda yle olup olmadn delilleriyle gsterm ek istiyorum . nce dilbilgisi bakmndan bir gz atalm "am ak" fiili geili (transitif) bir fiildir, yni bir nesne ile beraber kullanlr, (kim? kimi? ne? neyi?) sorularna cevap verir. N esneler ise bu sorularn cevb olup ya yaln halde veya iyelik, "i" eki alm hlde bulunurlar. Bu "bir ey am ak" veya "bir eyi am ak" gibi. Bu kullanta, zne bir nc kelime veya kelimeler topluluudur. Nesne zne durum u nu aldnda fiil de bir "" harfi ile "alm ak" ekline girer, yni bir bakma yeni bir fiil olur. En basit dilbilgisi kitabnda bile herkesin kavrayaca ekilde anlatlm olan bu kurahn, yukardaki beytin ikinci msran evirirken gznnde tutulmayn bir dikkatsizhk olarak gryorum . Daha onaltnc yzylda Fuzli:

14 / D v an lar A rasnd a

Gonca klm az d gl am az tutulm u gnlm rzum end-i ruh- l leb-i handanna beytinde am ak fiilini kuralna uygun olarak kullanmt: "Tutul mu (kederli, suskun, bunlu) gnlm gonca neelendirm ez, gl fe rahlandrp gldrm ez; ben senin al yanan, glen dudan arzu luyorum (beni ancak onlar ne'elendirebilir)". Fuzl gl yerine sevgilisinin yanan, gonca yerine de dudan zlemektedir. Be yitte am ak fiilinin znesi "g l", nesnesi de "gnF'dr. Badad'da Fuzl byle derken, Kanun'nin ordusundaki bir subay, Yahya Bey de stanbul'da: H ezr kal'as ile hezr ehri ile Budin vilyetin adt o gaziler hn beytinde de kurala uym utur: "O gaziler hp (Kanun) binlerce ka lesi, binlerce ehri ile Budin Vilyeti'ni (M^^caristan') at (feth et ti)". Bu beyitte de "am ak " fiilinin znesi "gaziler hn", nesnesi de Budin Vilyeti'dir. Daha sonraki yzyllarda AzerbaycanlI bir ir, Karabal Sa'd de; Gl kim i gnlm aar subh- bahr-t ryun Dse zlfn araya bir eb-i deycur kim i beytinde "am ak" fiilini dilbilgisi kuralna uygun olarak kullanm tr: "Salarn koyu karanlk gece gibi araya dse, yznn bahar nn sabah gl gibi gnlm aar (ne'elendirir)". Burada da "aar" fiilinin znesi "Subh- bahr- ryun" (yznn baharnn sabah) tam lam as, nesne de gnlm kelimesidir. Fakat bu kelime burada eski Anadolu Trke'sinin pek bilinen bir zelliini gstermektedir. Eskiler "elimi al" yerine "elim al" "kapsn a" yerine "kapsn a" da derlerdi. Sa'd de "gnlm aar" yerine "gnlm aar" diyor. N ef'ninki ite bu trdendir. Bu rnei gsterdikten sonra "A sn bizim de gnlm z sk meded sun cm - C em " msran yle nesre evirm ek gerekir diyorum : Yeti sk Cem 'in kadehini (arap kasesini) sun, bahar yeli esip gllerin ald gibi, arap da bizim gnlm z asn (ne'elendirsin). "A m ak " fiilinin geili bir fnl oluu bir yana Dvn iirinin deim eyen kurallar da bunu gerek

A m ak ve A lm ak / 15

tirir. lk msrandan balayalm: Dvn edebiyatnda gllerin al mas gerek veya hayli, saylam ayacak kadar ok sebebe balan mtr. Bunlardan biri de bahar yelinin esiidir. N ef "Bahar yeli es ti (ve onun etkisiyle) gonca hlinde kapal olan gller ald" diyor. Souk ve skntl k mevsim inden sonra aznn tadn bilen, key finin khyas olan herkes lk havalarda bahelere, balara giderek, ne'elenecektir. arab ise onlarn deyiiyle "def-i gam " iin, "def-i m ell" iin, yni keyif srmek, hzn kovmak iin en iyi aratr. O yzden N ef' skye sesleniyor: "E y sk yeti, kadehi sun ki, arap da bizim gnlm z asn". Keyfine kederi uratm ayan Nedim ise arabn bu zelliini u beyitle anlatyor: "Alrsn gzelim sen dahi sabr eyle biraz im dicek en n gidip m eclise peym ne gelir" "Sen de alrsn (ne'elenirsin, glp sylem eye balarsn) meclise biraz iki kadehi gelir, utanm ak ekinmek gider." Dvn irlerini anlam aym zda dillerinin A rapa, Farsa ke limelerle ykl oluunun ok pay vardr fakat o iiri bize asl ya banc klan iinde bulunduum uz kltr deiiminin getirdii fark llklardr. Buna bir de Trke'm izi iyi bilmeyiimiz de katlmtr. Trke'yi bildiklerini syleyenler Bk'nin, Yahya Efendi'nin, N e dim 'in A rabistan'dan, A cem istan'dan gelip stanbul'da Trke yaz maa kalktklarn iddia etm iyorlarsa, "o irler mekteblerde m edreselerde Trk deil, Arab dilbilgisi okudular, dolaysyla onlar Trke bilm ezler" mi demek istiyorlar? Bilemiyorum. Herhangi bi rinin dvnn azbuuk anlayarak kartran bir merakl, dvn iri nin insan hayran eden bir dil zevkine, "hner" kelimesinin dahi ifdeden aciz kald bir ifde ustalna sahip olduklarm hemen grr.

b e y i t d e r k e n ...

Klsik edebiytmzm ok bilinen bir zellii de her beytin balbana bir anlam ifade etmesiydi. Eski irlerimizi deerlendiren ler, bilhassa eski tezkreciler "bakir m azm n, bikr- m a'n, m unta zam iir v.s." derken hep beyiti kastederlerdi. Nitekim Zt'nin sun duu bir gazeldeki: G eldi ol zhd libsm kab etdirici Zhid hrkaya ek ban m nend-i keef beytini II. Bayezid pek beenir ve Zt'nin ifdesine gre "Billahi grn lem de m a'n tkendi derler, h ki m a'n tkene! Dnya dolu m a'ndr, hner bulm aktadr" der ve ire bir mansb verilm e sini emreder. Sonras ackl bir hikyedir. imdi bizi ilgilendiren, bu beyitte kendisi Adl mahlasiyle iirler yazan Sultan II. Bayezid'in o vakte dein sylenm em i -veya kendisi gibi bilgin bir irin d uy mad, grm edii - bir m a'ny bulmu olmasdr. Benim anladma gre Zt, bu iirde, gzellii veya cilvesi ile zhide, ya'ni dinin yasaklad eylerden titizlikle kam an ve ken disini ibdete veren kimseye, yasa ve ibdeti unutturacak bir g zelin geliini haber vererek, ban kablubaa (kablumbaa) gibi hrkasnn altna ekmesini sylyor. Beyitteki hayl gerekten ok canhdr. Kablumbaa hayt iin bir tehlike sezdii anda ban ka buunun iine eker. Sultan Bayezid bu hayali baka bir irin kale mine ve zihnine gelmemi hayllerden biri olarak grm olmal dr. Fakat beyitin pdih tarafndan o kadar ok beenilgsinin se

18 / D v an lar A rasnd a

bebi herhalde sadece bu yn deildir. " Kaba, fen" kelimelerinde ki cins- hatt, (cins- m usahhaf veya cins- tashif de denilir) "ka ba ettirm ek" deyimindeki "kaba" kelimesinin "en ste giyilen, cb be, n ak kaftan" anlam yla, "aa cinsten, di, zevksiz" anlam larn birlikte kastederek, " libs" kelimesinin delaletiyle tevriye-i mheyyie sanat, "zhid" ve "z h d" kelimelerindeki itikak san'at, daha bir sr m a'n ve lafz san'atlan beyiti ssleyip bezeyerek be enilir hale getirmilerdir, Yine Zt, Yavuz Selim'e sunduu bir nniyye (kafiye msrann son harfi nn (N) olan gazel veya kasde) iindeki: Server bir bende-i b-kn/ddr kapnda adi Tutamazd an z en d re ekip Nfrevn beyitini Yavuz pek beenerek, byle mkemmel bir beyit yazd iin, irin aylnn ve cizesinin artrlmasn emreder. Bu beyit de lafz ve m a'n san'atlan bakmndan yukardaki gibi zengindir. Bu radaki "bende (kle)" ve "bkayd (hr, balants olm ayan)" sfat arasndaki tezd san'at; "kayd" kelimesindeki "balam a" veya "balanm a, hr olm am a, irade ve davranlarna snr koyma veya koyulm u olm a" m a'nlarndan "balam ak" fiilinin "zencir" keli mesiyle mnsebeti; Nirevn dil'in, saraynn damna bir ng rak koyup onu bir zencirle cm le kapsna balay ve bylece ad a let talebinde bulunann kapya gelip zenciri ekerek ieriye haber verii hikyesi, bu hikye ile ilgili "zencire ekmek, tutm ak" fiilleri, ve nihayet Yavuz Selim'i adaleti efsane halinde sylenen bir pdi hla karlatrarak Yavuz'un stnln belirtmekteki ince ha yl, kendisi de mkemmel bir ir olan koca sultnn estetik zevki ni pek okam olmahdr. Beyit kelimesinin dier anlam, "Ev"dir. Klsik bir irde beyit, sosyal deim elerin yannda ktisad zaru retlerin de etkisiyle imdi artk tam am en kaybolm u olan eski Trk evi gibidir. Onda m add ve manev bakmdan yakn olanlar ev hal km nasl tekil ediyorsa, beyitte de lafz ve m a'n bakmndan birbiriyle ilgili olan kelime ve kavram lar bulunurdu. Evdeki gelin, d a mat, oul, kz, evlatbk, kaynana, kaynata, a v.s. kanun ve rf b a kmndan nasl bir birlik tekil ediyorsa, beyitteki kelimeler de bed ve beyn san'atlan denen iki knunun sk hkmleriyle bir araya getirilirlerdi. Onun iindir ki, eski iirimizi okurken beyitteki her

B eyit D erken... / 19

kelimenin, her kavramn orada bulunu sebebini aratrm adan, t biri caizse knyesi hakknda bilgi edinmeden o beyiti anlam ak "ii ne girm ek" m m kn deildir. Yalnz, bu aratrm ada bavuraca mz tek rehber, klsik irlerimizin byk bir sadakatle bal olduk lar estetik kaideler, bed ve beyn san'atlardr. Yukardaki iki be yitte bu san'atlara ne kadar titizlikle dikkat edildiini bir para gr m olduk. Bir baka rnei yine k eleb'den alalm, 16. yzyln bu m stesna hikayecisi, zevk ve sohbet adam , Dukagin-zde Yahya Bey'i anlatrken, onun, byk bilgin, ir. eyh lislm Kem lpaaolu'na bir kaside sunuunu hikye eder, eyh lislm kasideyi o kadar beenir ki tekrar okutur. M ecliste Defterdar skender elebi, shak elebi, Bursal Nihl C a'fer eleb, Hayal Bey gibi ir ve bilginler de vardr. Kasidenin ilk beyiti yle: FazI ile Km da bir dnedir ol m ihr-i kem l M h-rlar yananda nitekim dne-i hl Mecliste bulunanlardan shak eleb ve skender eleb, Kem lpaaolu'nun takdirine itirak ederek u m atla' beyitindeki "m ihr" kelimesinin pek "m nsib" dm olduunu sylerler. s kender eleb "M ihr" in e anlamh kelime "em s"i, oradan da Kem lpaaolu'nun adn -k i Ahm ed em seddin'dir- hatrlattn bil dirir. Belki onlar belirtmediler, belirttiler de k eleb o zam ann mliye vekili olan skender eleb'nin kltrn ifdeye o kadarcn yeter grd, sz uzam asn diye nakletmedi, beyitte byle zen gin anlam h kelimeler daha var. Yahya Bey bu: ada "M ihr-i keml" ifadesini "olgunluk, mkemmellik gnei" anlam nda kullanmtr. Fakat, eyhlislm'n dedesinin adnn Keml olduunu bilerek; 'm ihr' ve 'em s' kelimelerinde tevriye san'at gsterm i, dolaysyla "K em lpaaolu Ahm ed em seddin", demitir. Beyitteki kelimele ri ve deyimleri yle bir sralayalm: "fazi, Rm, bir dne, mh-r (m h, r), yanak, dne-i hl (dane, hl)". Buradaki her kehme, tpk eski Trk konanda oldu a gibi, bir dieriyle gerek lafz, gerek m a'n bakmndan ilgilidir. "Fazl" kelimesi (inayet, ihsan, cm ert lik) anlam ynnden dne-buday anm uyla "d n e" kelimesi ile, "hner, marifet, ahlk ve inan doruluuyla bilgi, ilim" anlam

20 / D v a n la r A rasnd a

ynnden kem l" kelimesi ile alakaldr. "R m " hem Anadolu blgesi, hem "beyaz renk" anlamndadr. kinci msradaki "m h " kelimesi ile birincideki "M ihr" arasndaki m add alkay belirtm e e lzum yok, "R " kelimesi "y z" dem ektir ki, burada "beyaz yz" kastedilmidir. nk ilk msradaki "r m " kelimesini karla maktadr. "H l" yni "ben" siyah olup, beyaz yanak zerindeki si yah ben bir m a'nev tezad belirtmektedir. lk msradaki "bir dne" deyimindeki "d n e" ile kincideki "dne-i hal" tamlamasndaki "dne"nin sem antik bakmdan ayr anlam larda olduu aikrdr. Konuyu daha fazla yaym am ak iin dier edeb san'atlar, tensb unsurlarn ve leff ner san'atn bir yana brakyorum. u be yit, klsik iirin yapsnn ne kadar salam olduunu, irlerimizin dilin imknlarndan ne kadar byk bir dikkatle yararlandklarn gsteriyor sanrm.

'EY GUL'

Fuzl bir gazeline: Ey g l ne aceb silsile-i m g-i terin var Ey serv ne ho cn alc ivelerin var beyitiyle balyor. Yaznn baln bu beyitten aldm. Aklamasn, u gnlerde btn gcn ve zamann Fuzl'nin gazellerini erh etm ee verm ekte olan Prof. Dr. Ali Nihad Tarlan'n eserinden ks m et olursa, yaknlarda okuruz; Gln daha neleri var ki... Fuzl, Kanun Sultan Sleym an' vd "g l" redifli kasi desine: hdt yal perdeden arz eyledi ddr gl Sildi mir'at- zam r-i pkden jen g r gl beyitiyle balar. Bu gnk dile evirirsek "Yeil perdeden kp y zn gsterdi gl; temiz i aynasndan pas sildi gl" diyor. Yeil anak yapra iinden alan, yani gonca iken gl olan iein bu deiimi bir yeil pee -veya perde- arkasndan yzn gsteren bir gzelin kiiliinde anlatlmaktadr. Bahar mevsiminin dier bir ad bu edebiytta "m evsim -i gl", gl^ mevsimidir. U zun k gecelerin de, souk binalarda skmtdan ileri kararm insanlar baharn geli iyle balara bahelere alrlar, yiyip iip elenirlerdi. Fuzl, ahyle bahar mevsimini getiren gln insanlara eski cokunluunu ide ediini "tem iz i aynasndan pas sildi" diye anlat|y^.

22 / D van lar A rasnd a

Kasidenin sonlarna doru: M eyve ol sultn- dildir nihl-i devlete Sbk gelm i seltin-i felek-m ikdr gl "nceden felek kadar sultanlar gl gibi gelmi, fakat devlet aacna m eyve o adaletli pdihtr" diyor. Bylece Fuzl, Kanun'nit kendisinden nce gelen dokuz sultandan daha deerli oldu unu sylyor. Aka "O ndan nce dokuz sultan geldi" diyerek deil, fakat "felek kadar geldi" diyerek bu fikri ifde ediyor. Eskile re gre felek -ya'ni gkyz- yedisi yedi seyyarenin (gezegenin) bu lunduu katlar, biri sbitelerin (burlarn) bulunduu ve dieri at las olmak zere 9 katl olarak tasavvur edilirdi. Bu trden rtl ifdeler, klsik iirimizde az rastlanm ayan rneklerdendir. Nect Bey, terkib-i bend eklindeki ehzade A bdullah M ersiyesi'nin 1. ben dinin 3. beyitinde: Yur ise kursa-i sbn- m ihr ile yiiz y Bu yz karasm t mehden kaan yuyar felek, "Yzyl gne sabunu ile yusa bile, ayn bu yz karasn felek nasl yuyar?" diyor. Burada, ayn zerindeki lekeler yz karasna benzetilmi, ayn n gneten al vakasndan hareketle, gne in ayn yzn temizleyip parlatm asndan sz edilmitir. Fakat akla u soru hemen geliyor: ehzadenin lm nden ayn ne gibi bir suu olabilir? N eden ay sorumlu tutulsun? nc benddeki u be yitte biz bu sorularn cevbn buluyoruz: Synd em 'i v daldt cern'i cum a gn Bu em '-i neyyir ol cem '-i trmra diri Cum a gn m um u snd ve meclisi dald; bu parlak muma ve o darm adam meclise yazk!". reniyoruz ki ehzade A bdullah cum a gn vefat etmitir. Eski yldz bilimcilere gre yedi gezege nin herbirinin haftann yedi gnnden ve gecesinden biri zerinde etkisi vard. Ayn da pazartesi gnne ve cuma gecesine (perembe gnn cum a gnne balayan geceye) etki ettiine inanlrd. T rih kaytlarna gre ehzadenin cum a gn vefat ettiini biliyoruz.

"E y G l" / 23

ok m m kndr ki bu vefat n, zam an olarak; perem be gnn cum a gnne balayan geceye rastlamtr. Gl redifli kasideler 16. yzylda pek boldur. Klsik edebiyat mzda bu iein birok tr anlmaktadr. Bunlardan birisi iki renkli (san-krm z) gldr ki gl-i ra'n a" dedikleridir. 18. yzy ln balarnda vefat etmi Arpaemni Sm;
D m nm olursa da ten dilde rz birdir

D reng ise g l-i ra'n aceb mi b birdir "Ten iki blm olsa da gnlde ar/. birdir; gl-i ra'n iki renk li olsa nolur, kokusu birdir" diyerek bu glden sz eder. Klsik iirimizde "serv-i gl-endm , serv-i gl-fr, serv-i se m en" diye anlatlan da, stne sarmak gl veya yediveren gl dediim iz gln sarld servidir. Bu gl serviyi yle kaplamtr ki, servi grnm ez olmutur. Gl, rengi ve biimi ynnden birok eye benzetilmitir veya birok ey gle tebih olunmutur. Bunlar dan biri de kulaktr. Nergis, kenarndaki kirpii andran ta yapraklaryla gze na sl benzetilmise; ene, ukuruyla ekliyle eln\aya benzetilmise; sa, koyu rengi ve lle lle biimiyle snble benzetilmise, ayn ekl m nsebetten hareketle gl de kvrm kvrm haliyle kulaa benzetilmitir. Kimbilir, belki bu benzetiin vech-i ebehlerinden bi ri de gln blbln ferydlann hep dinleyip durm akla kalm as dr. 16. yzyln irlerinden Ah: Kandasn ey serv-kad ban g l nergisleri Gz kula olm u durur sen serv-i bldan yana "Nerdesin ey servi boylu sevgili ki, beklerken ban glleri ayak sesini duym ak iin kulak oldular, nergisler de gz, diyor. Bk'nin; Gl hasretinle yollara tutsun kulan N ergis gibi kyam ete dek eksin intizr beyiti, aa yukar h'ninkiyle ayn anlam ihtiva etmektedir. Yine N ect Bey'in:

24 / D v a n la r A rasnd a

H snn sfatn t kim diye iide dim G lende gl gonca g u dehen olm udur "Senin gzelliinin niteliklerini syleyip dinlemek iin, iek bahesinde gl kulak ve gonca da az olm utur" beyiti bu durum u kukuya yer kalm ayacak bir aklkla belirtmektedir.

"TEKRAR GUL'

Onaltnc yzyln banda vefat etmi olan N ect Bey -ki ken di zamannn ve istisnasz btn Onaltnc yzyln irlerini etkile mitir - "g l" redifti kasidesinde: Var iken yzn g le m eyi eylem ez dil blbl A rife bir g l y eter lzm deil tekrar gl "Senin yzn varken gnl blbl glle ilgilenmez; anlay olana bir gl yeter, baka gln gerei yoktur" diyor. H enz baha rn hkm n srdrdnden midir nedir, gl deyip gl iitmek houm a gitti, bu kez de glden syleelim dedim. Yoksa dostlarn irfanndan phem yok. Geen yazda "E y gl..." deyip Fuzl ile sze balamtm , bu kez N ect Bey szn im am esi oldu. Aslnda bu iki ir, ada olm asalar bile, duyu bakmndan, anlatmlarn daki kendilerine m ahsus zellikler bakmndan ayn iklimin ocuk lardrlar. N ect Bey'in; Beni alan beni kim stm e gelm ez licek Bir avu toprak atar bd-t sabdan gayr Ve bir baka beyitinde: Bir vehe unuduldu N ect ki kim esne M ihnet-sers kapusn am az m eer ki bd

26 / D van lar A rasnd a

"N ect ylesine unutuldu ki Mihnet evinin kapsn rzgrdan baka kimse am az" eklinde anlatt yalnzlk, terk edilmilik du rum unu ondan yirmi be yl sonra gelmi olan Fuzl; Ne yanar kim se bana te-i dilden zge N e aar kim se kapm bd- sabdan gayr "N e gnlm ateinden zge kimse bana yanar, ne de sab ye linden gayr kimse kapm aar" diye ifde ediyor ki, N ect Bey'in dvnn byk bir ihtimlle okuyup etkilenmi olmasa bile aa yukar ayn telden alyorlar demekdir. Fuzl, geen yazda sz n ettiim "g l" redifh kasidesinde; M athah- cdna kim ddna siinbldr gulm H r-kelik sa n a tn dutm u deil b-kr gl "Onun - Kanun Sultan Sleyman'n - cmertliinin mutfana ki o mutfan dumannn klesi snbldr, gl odun tam ay i edinmitir, isiz gsz deildir" diyor, Kanun'nin eli-ak oluunu herkesin doyunduu bir m utfaa benzetiyor. Snbl, klsik edebiytm zda biim bakmndan kvrm kvrm, renk ynnden koyu hatt siyah olarak dnlrd. Bylece Fuzl, koca pdihn mutfandan kan duman biim ve renk bakmndan yle gzel buluyor ki, snble benzetm eye kyam ayp, snbln ona kle ol duunu syleyerek anlatm aa alyor. Bu arada snbl, meneke gibi isimlerin eskiden klelere verildiini de hatrlataym. Nitekim N ect Bey "M eneke" redifli kasidesinde; Glzr- saraynda zih dr- saadet Kim oldu lakb arh- perestra benefe "Senin saraynn -ki ne gzel bir mutluluk yuvasdr- bahesin de felek halaynn ad meneke oldu" diyerek bu adetin bir rne ini bize vermektedir. Klsik edebiytmzda gl, istisnalar bir yana, um um iyetle dikenh olarak dnle gelmitir. "H r" kelimesi sz lkte hem "diken" hem de alrp, anlamlarn karlamaktadr. Bylece Fuzl, ikinci msrada, "hr-ke" terkibiyle hizmetiye ben zettii gl iin "diken tayan" ve "ah-rp tayan", anlamlarn

"T ek rar G l" / 27

bir arada kullanmaktadr. "K r" kelimesi Trke'm izde "i-g, ka zan" kavram larm karlar. "B-kr" terkibi ise "isiz, babo ge zen" anlamlarndadr. Fuzl gln isiz-gsz, bugn kulland mz bir baka deyimle "bogezenin bo kalfas" olmadn sylyor. u "b-kr" deyimi bana bir hdiseyi hatrlatt; Avrupal bir Trkoloun, ariv vesikalarndan birindeki " .....camiinin etrafnda ki vakf dkkanlarda krhneler vardr" mealindeki bir cm leyi, eserinde "Trklerin kadn-erkek mnsebetlerinde am ansz bir e kilde m sm ahasz olduklar sylenir, camilerin etrafnda genelev almasna izin veren bir ulusa kar ne korkun iftira!" yollu y o rumladn iktisat tarihisi dostum M ehmet Gen nakletmiti. "K r-hne" deyiminin eskiden "yeri" anlamnda olduunu bil m eyen bu trkolog, szlk allmeliinin insan ne hallere drece inin rneidir. Gln zerindeki, eskilerin jle dedii iy danelerinin gne ta rafndan ekildii gerei irlerimizce biribirinden gzel hayller le anlatlmtr. Onaltmc yzyln felein enberinden gemi iri ince, duygulu H ayal Bey'in u beyitindeki kadar gzeline ben rast lamadm; Germ olup benzettiiyn kendyi rhsruna fitba jalelerden oldu seng-endz gl "C oup kendinden geerek, parlaklkta kendisini senin yana na benzetti diye, gl, gnee iylerden ta atar oldu." O Hayal Bey ki; ate rengi gllerin arasnda gl fidann gr n ce, glleri alev, gl budan tutum u al zanneder; G rdtnde ten g ller iinde sanrm K addne ykndiyn g l budan yakdlar "Gl budan ate gibi krmz gller iinde grdm zam an, boyuna benzem eye kalkt diye yaktlar sanyorum " der. Halbuki bu trden ince hayllerin iri, bambaka bir slbun sahibi N ail'nin gelmesine daha yz yl vardr.

'HEVA-YI SUZ U GDAZ'

Trk Edebiyatnda, douda onbeinci yzylda Ali ir N evy'nin M eclis'n-N efyis'i ile balayan uar tezkredlii -ki bir eit biyografik szlktr- Anadolu'da onaltnc yzyln ilk yansnda Seh Bey'in H et Behit'i ile devam ed er Srasyle Latf, Ahd, k e lebi, Knal-zde Haan elebi v.s. eserleriyle zamanmza kadar ge lir ve son rneini rahmetli bnlemin M ahmud Keml Bey v erir uar tezkireleri Trk kltr trihinin vazgeilm ez kaynaklarndandr ve dier benzerleri gibi harf devriminin karanlk perdesinin ar kasnda kalmtr. Onlar yeni Trk harflerine aktarm ak ve bugnn Trkesiyle yaynlamak kltr bakanlarnn himmetine ve bu ihti yac duyan komisyon yelerinin insafna kalmtr. Bu tezkirelerin yazarlar yalnz biyografik bilgi vermekle kalmamlar, konu edin dikleri irin iirinin ve eserlerinin bir deerlendirmesini de yapm lar veya nakletmilerdir. Bu yzdendir ki biz uar tezkirelerinde byk bir blm yazarna ait olmakla beraber- ann genel an lamdaki iir telakkisini de yanstlm buluruz, baz durum larda ya zar, konu edindii ir hakkndaki genel gr belirtir. H atta tenkd ederken, kendi kanaatini de ortaya koyar. Bunlardan Knal-zde H aan eleb ok kere seleflerinden Latif Efendi ile k eleb'nin grlerini yanstmakla beraber arasra kendi dncesini de ortaya srer. Bu yazda byle bir rnek zerinde durm ak istiyorum. 16. yzylda yaam olan Edirneli Em r Efendi, bu gn bile zevkimizi okayacak deerde msra ve beyitlerin sahibi, ilgisizlik ve bilgisizlik yznden bir kede unutulup kalm ay hi de hak etm e mi bir irdir. H aan elebi "Ba'z- ashb- hased m ezbru cnib-i m a'n ile m ukayyed olduundan ehbz- tab' hav-y sz u gd-

30 / D v an lar A rasnd a

za pervz etmemitir, elfz rekkdir diye zebn- ta'n drz ederler, am m ki hilf- vki idi gn gibi ikr ve lm i'dir" yni 'l^az kskanlar adgeeni m a'n ynne dikkat ettiinden knelik ve ya lirizm tarafyle ilgilenmemitir, szleri tutuktur diye dil uzatp yererler, am a geree aykr olduu gn gibi yan beyndr" der ve onun "o tarzda olan iirleri saysz denecek kadar oktur" diye il ve ederek unlar rnek gsterir: nki bir k dahi istersin ey eh kendne, G am zenin celld tgiyle iki m etsin beni "E y sultnm, kendine bir k daha istiyorsun; cellda benze yen yan bakn beni iki mi bisin?" eklinde bu gnn diliyle nes re evirebildiim bu beyitte ir sevgilisine, kendisinin ayarnda bir k daha bulmak istiyorsa bunun imknsz olduunu ifade etm ek tedir. Bylece sevgilisinin hercyiliinden de ikyet ediyor. Eer har olm az isem ol kym et-kad nigrm la Gezem m aherde gsm derek seng-i m ezrum la G ubr olsam reh-i kynda kom az tozudur km lh neyleyem bu rzgr- zrkrum la "O kyamet boylu sevgiliye kavuam azsam , kyamet gnnde kendi m ezar tamla barm de de gezeyim. Mahallesine gi den yolda toz olsam ahm beni brakm az, savurur; ya Rabbi, beni g durum lara dren bu talihimle (rzgarm la), nasl baedeyim ?" Buradaki kyamet ve kad (boy) mnsebeti ayr bir yaz ko nusudur. Barn derek, yakasn yrtarak, san ban yolarak kederini dar vurm ak bugn de grlen bir psikolojik davrantr. ir bizzat kendi m ezar tayla barn deceini sylyor ki ince bir hayldir. kinci beyitteki "r zg r" kelimesinin kullanl dikka ti ekicidir. Bilindii gibi bu kelime hem rzgar hem de zam an an lam larna gelir. Emri Efendi bunlarn dnda bir de "kader" kelime siyle karlanabilecek bir anlam da vermektedir. Dier bir beyit: Grdm ey dit minnel ister verm ee dny rnurd A na m innet etm eden kurtuldum oldum n-m urd

"H ev -y Sz u G d z" / 31

"E y gnl, grdm ki dnya m urdm verm ek iin kendisine minnet etmemi istiyor, m urd etmekten syrlarak ona minnet et mekten kurtuldum ." Haan elebi'nin verdii br rnek: D vneyim grelden sen haddi llegm A rtar bahn grse sevdlartn cnnu "Sen yana lle renkliyi greliberi dvneyim ; b ahn grnce lgnlarn delilii artar," beytidir. H aan elebi bu beyitlerin hepsi ni de "sz u gdz" vadisinde sylenmi olarak gstermektedir. Biz bu deyimi "kne" veya "lirik" diye de evirebiliriz. elebi'nin bu hkmn daha iyi deerlendirm ek iin "Bu e'r- belgt-i'r cnib-i m a'ns m uhayyel rengin olan gftr- b-nzir karnindendir" yni "belagat rnei bu iirler m a'n ynnden ince ve renkli, ei ve benzeri olmayan szlerindendir" diyerek sralad r neklere geelim: Pym l eylem e gs-y hir-efnun Knyruun basma nigr uyur ejderhm n "A nber kokusu saan san ayaklam a; ey gzel, uyuyan yla nn kuyruuna basm a" N esm -i cn gher-br olduunca h- m ercndan Olur bir gonca peyd yapra ll-i Bedahndan "C n yeli inci satka, mercan dalnda yapra Bedahn la'linden bir gonca peyd olur" Grd kim her dem stn- hne hndan yanar Bstn etti varp Ferhd- miskin meskenin "Evinin direklerinin ateli hyla durm adan yandn grnce zavall Ferhd nihayet Bstn danda yerleti (veya, evini direk siz yapt)".

3 2 / D v an lar A rasnd a

H asret-i ebr-yt m knnle nnun kaddi ham N okta kam u sin esi stne an m d- gam "Senin misk renkli (siyah) kann hasretiyle Nn harfinin beli bklmtr, gam yaras onun barnn stne nokta kom u". Bu beyitlerde gerekten ince ve renkli hayller vardr. M uam m a yazm akla n kazanm alan Em r, ikinci beyitte bize ne sylyor? Bunu kesin olarak aklamak g, fakat o zam ann estetik grne sdk kalarak bir yorum da bulunmak da mmkndir. "C n ver m ek" kelimesi dilberin azyla ilgilidir. O nun konumas veya p mesi "cn verm ek", onu pm ek de "cn alm ak" deyim leriyle ifde edilirdi. Nitekim Nedm: ha'l-i yr aznda am m vpesin olm u nefes A k- bim r grdm cn verip cn alm ada "Sevgilinin duda aznda am m nefes sona gelmi (yni l yor); hasta cn verip cn alrken grd m ", beyitinde bu iki de yimi bir arada kullanmtr. "nci" klasik edebiytmzda, hele bu ada "dam la, ter dam lam as" ve "d i" benzeri idi, burada az sz konusu olduundan "di" kelimesini hatrlamak gerekir sanyo rum . Beyiti aklamakta asl glk "h- mercan (m ercan dal)" tam lam asndan gelmektedir. Bilindii gibi tebih san'atnda benze yenle benzetilen arasnda herkese kabul edilebilir m addi veya m a nevi bir ortak yn bulunur ki buna "vech-i ebeh (benzetme yn)" denmektedir. M ercan renk olarak azla ilgili grlse bile "h (dal)" ile az arasnda bir ekil benzerlii bulmak g. Onu ancak bir m ercan paras diye telakki edersek vech-i ebeh alkas bulmu oluruz. Yni, boyu az geniliinde olan bir m ercan dal paras. Bu takdirde beyiti "O dilber konum aa balaynca m ercan renkli az alr, inci dnesi eklindeki dileri grnr, ve la'l renkli dudaklaryle gonca gibi az ortaya kar" eklinde m a'nlandrm ak mmkndir. "C n yelinin inci sam as" bahar yehnin yam ur ya drmasdr. Eski telakkiye gre bahar yam urunun istridyenin iine dm esiyle inci m eydana gelirdi. Binenaleyh "inci" kelimesinin arkasnda hem "di" hem de "bahar yam u ru " kavram vardr. Bu dam lalar m ercan dalna dnce oradan ite yle bir gonca m eyda

"H ev -y S/ u ( j d z " / 33

na gelmektedir. Bu beyitteki hayl komposizyonu yaps ve slbu bakmndan ancak Nail'de, hatta eyh Glib'de rastlanabilecek tr dendir ve devrine gre ok ileridedir. nce syledim ya, Emr m u am m a yazm akla nl idi. Bu beyit de iinde bir m uam m a gizliyor olabilir. nc beyiti daha iyi kavram ak iin Ferhd'n mesleinin m m ar olduunu hemen hatrlam ak gerekir. Bistn kelimesi ise iki anlam da kullanlmtr. Birincisi -ki onu asl olarak aldm - Ferhd'n deldii Bistn Da'dr. kincisi "b-stn (stunsuz)" an lamdr. Mesken kelimesi "ev; yerleilen veya oturulan yer" anlam larna gelir. Sonuncu beyitte bir gerek sebebi veya objektif grn bam baka bir biimde yorum lam ak veya grm ek diye tanmlanan hsni ta'll sanatn gryoruz. Bu sanat 16. yzylda irlerin ok sk kullandklar birka sanatn banda gelir. Eski Trk harflerindeki Nn harfi, kabaca bir tarifle, yarm daire biimindedir ve iinde, he men hemen dairenin merkezine rastlayan yerde noktas bulunur. N n harfi eriliinden dolay da siyah mrekkeble yazldndan rengi cihetiyle olsa gerek, kaa benzetilirdi. Bu benzetiin Hurflikten geldiini hemen belirtmek isterim. ir Nn harfinin objektif grnn yorumlamaktadr. Her iki rnein karlatrlmasndan ortaya u sonu kyor: irin ferd hislerini, kane duygularn ifde ettii beyitleri H a an elebi sz u gdz ile dolu olarak tantmaktadr. Ferd d uygu lar ifde etm eyen, salt m a'n oyunlar ile zenginletirilmi beyitle ri ise "m uhayyel ve rengn" diye tarif ediyor.

BR BEYTN EVRESNDE'

Klsik edebiyatmzn metinlerini anlamak iin yazldklar dev rin kltr ve san'at dnyasna girmek, o zamann deer llerini bil mek zorundayz. "Klsik" dediim eski Trk edebiyt metinleri belli bir grn, kaideleri snrl bir estetiin rndrler. Surr'nin Balru l-m a rif in d en Muallim Naci'nin stlht- Edehiyye'sine kadar bir ok belagat kitaplar klsik edebiytn estetiinin kavramlarn u ve ya bu oranda aklamlardr fakat bu kitaplar okuyarak eski metinle ri anlamann mmkn olacan sanmak fazla iyimserlik olur. Bence tutulacak ilk yol, okuduumuz ve anlamaya altmz metnin yazl d ada nasl anlaldn aratrmaktr. zlerek sylemeliyim ki, byle bir aratrmaya kalkmann art olan yeter derecede rnek bu labilme ans, umulduu kadar fazla deildir. Eskiler, Arap ve Acem irlerinin eserleri bir yana, tek tk iirlerini bile aklamakta ok ha m arat davranmlar, bizim irlerimizle hemen hemen hi megul ol mamlardr. Bu hussdaki rnekleri blk prk bir halde kyda kede, ounlukla uar tezkirelerinde buluruz. Szgelii, 16. yzyl irlerinden Edirneli Emri elebi'nin yle bir beyti var: Bir hilli iki pervm n arasna alr N ecm -i ekitnie grnsem o m eh-i tbna Bugnk Trkemizle sylersek, ir "gzyam n yldzyla o parlak ay gibi olan sevgiliye ne zam an grnsem , bir yeni ay iki lBu yaznn son ksm " Kanatl Kular" balyla Hisar dergisinin 157. saysnda. O cak 1977'de yaynlanmtr.

36 / D v an lar A rasnd a

ker yldznn arasna alr" diyor. Buradaki hill ve iki lker yldz hangi mefhumlarn yerini tutmaktadr? Bunu bilemiyoruz. Knalzde Haan elebi bu beyiti irin nasl akladn, yle anlatyor: "Iztrab eken n ayrlk derdiyle aladn gren ay yanak l dilberlerin, parmaklarn dilerinin arasna koyup n haline amasn tasvir etmek iin dem itir". M erhum bana dedi ki "Bu ga zeli dediim de, A nadolu edebiyatlarnn vnc, irlerin ba, edebiyatlarn kendisine uyduu m erhum Zt'ye okuyunca, bey tin rtl ifdesi m a'nnm ortaya kmasna engel olduundan bu fakirin sylemek istedii bir gne gibi kalbinde doup aydnlk sam aynca, beytin ma'nsn yine benden sordular". Haan elebi ilk cm lede beytin bize neyi anlatm akta olduu nu sylyor. Onun sylediinin, eski deyim le irin karnndaki m a'n olduunu da ikinci cm leden anlyoruz. Bylesine anlal mas g, deiik yorum lara elverili beyitler saylam ayacak kadar oktur. Bizzat iri tarafndan aklanmn bulmak m es'ud bir te sadftr. Belli ki bu m a'ny ir Haan eleb'ye aklam, o ara da da Zt'nin beyti anlayamadn kibar bir dille nakletmitir. Fa kat irin m uradndan haberdr olmayanlar. Haan eleb'nin de yiiyle yrn- saf demiler ki: "Bu beytin m a'ns, sabr tkenmi n srrn bildikte, gzellerin dudaklarn srp klarn hline am alarndan kinaye olmas m m kndir." H aan eleb, onlarn bu yorum larn desteklemek iin, Em r eleb'nin dilberin duda n hille tebih eden bir beyitini aktarm aktadr; Bir zerre gn yznde tem deil m i kim ki hill olur tulu ide fitb "G ne dounca (sevgilinin) gn yznden bir zerrenin iki hi ll olmas grlecek ey deil m idir?" Birinci beyitte. Haan ele b'nin irin azndan rivayet ettii anlalan yorum da, sevgilinin parm a hille, parm a sran alt ve st dileri ise iki lker yldz na tebih edilmitir. Fakat beyti kendilerine gre yorum layan dier san'at dostlan, gzelin parman deil de dudan dilerinin ara sna aldn tasavvur etmilerdir. Yni, kincilere gre yeni aya ben zetilen parm ak deil dudaktr. Nitekim dier irlerden beendii m azm unlar alm aktan saknmayan -saknmak ne kelimed) kendi

B ir B eyitin ev resin d e / 37

sinde hak gren- ve herhalde o "yrn- saf"dan biri olan Zt yu kardaki iki beyitte geen "pervn " ve "hill" istiarelerini bir beyit te toplamtr: ki mh- nev iinde fitb zre ayn G sterir Pervti ol hedr-i m nrin handesi "O parlak ayn gl gne zerinde, iki yeni ay iinde lker yldzm ak-seik olarak gsterir". Bu beyitte yz gnee, gl halindeki iki dudak iki yeni aya ve aradaki diler de lker yldz kmesine benzetilmitir. Parm an hille tebihi Em r'nin buluu deildir. N ect Bey'in raklarndan A nadolu'daki ilk uar tezkiresinin y a z a n Seh Bey'de bir rneine rastlamtm: M h- nevdir parm am ey fitb- hsn kim H le gibi devr idiipdr n zihgrin senin "E y gzellik gnei, senin parm an yeni ay, zihgrin onu h le gibi dolanm tr". Zihgr okularn ok atarken parm aklarna tak tklar y z e d en ir Anlaldna gre, Seh Bey, bu beyitte bir oku gzeline hitb etm ektedir. Bana kalrsa, ikinci beyitte gzelin gl gnee, ve zerreye benzetilen dudann bu gl nnda ald biim de iki hille benzetilmitir. Fakat benim "g l " diye yorum ladm "g n e" kelimesini bir bakas farkl olarak m a'n landrabilir, nitekim nceki beyit zerinde irin kastyla bakala rnn farkl fakat d oruluu m uhtem el yorum larn grdk. Bu arad a, eski irlerim izce dim a kk olarak telakk edilen veya k makbul tutulan dudan, bu vasfndan dolay zerreye, noktaya v.s. benzetildiini, hatta "y o k " diye tarif olunduunu da belirtm ek isterim. Byle bilmece gibi grnen beyitlerden birine Zt dvnnda rastlamtm. Balkesir'in bu m stesna ocuu iiri, baka bir ifde ile san'at, haytnn kendisi yapm , andaki btn irlere usta ln, bykln kabul ettirmiti. Onaltmc yzyln sonlarna doru n salm bir ok ir, bata Bk olmak zere onun tezghn da yetimilerdi. Zt szn ettiim beyitte:

38 / D v an lar A rasnd a

M urg- zerrn-per zm rriid-iyn ll-gtd Bl ap um ak diler her subh kyndan yana "Altun kanatl zm rd yuval, inci yemli ku, her sabah kanat ap senin oturduun yerden yana um ak diler" diyor. Bu beyitte, eski edebiyatmzda m azm n denilen ve ok defa edebiyat allmelerince yanl bilinen, hatta ne olduu hakkmda kesin bilgileri ol m ayan nesnenin bir rneini buluyoruz. Bizim klsik iirimizde, bilhassa onaltnc yzylda, en byk zellik, varlklarn ve olayla rn be duyum uza hitb eden keyfiyetlerine irlerin mutlak bir dorulukla bal olulardr. Eski ir sylenenden ok syleni bi imine nem verirdi. Bat iirinde de bu byleydi. Bir rnek olmak zere, Edm ond Rostand'n Cyrano de Bergerac adl eserinde, 3. per denin 5. sahnesinde Roxane'n, kendisine akn sizi seviyorum " cmlesiyle ifde eden Christian'a "m evzunuzu ssleyin, anlatn biraz bana, nasl seviyorsunuz?" deyiini, yaratc m uhayyileden m ahrum Christian'n yerine ir C yrano'nun mstesna ak ilan msralarn hatrlatrm. Eski iirde tebih, istiare gibi m a'nya da yanan san'atlar kaldrdmzda tabiat fiziki boyutlar iinde oldu u gibi grrz. Bazen ir bir unsurun, bir varln btn vasfla rn sayar ve adn sylem ez, yukardaki beyitte olduu gibi. M az m n ite bylesine ifde edilmi olan m efhm lara denilir. Yukar daki beyitin m azm nu da "gne"tir. Zt, gnein kendisini bir kua benzetmitir. Bu kuun nlar sar kanatlar, mavi gkyz zm rt'ten yuvas, gne dounca ortadan kaybolan yldzlar da dneleridir. Zt sevgilinin yerinin btn dvn irlerince yksek lerde telakki edilii gibi ok bilinen bir gr ahyor, "senin yerin gklerdedir, zenit noktasndadr" gibi herkesin syleyebilecei bir biime tenezzl etmiyor, "gne her sabah senin bulunduun yere varm ak ister" diyerek ayn eyi bir baka biimde sylyor, ayn za m anda da ok gzel bir hsn-i ta'll san'atyla gnein ufuktan g e doru ykseliini yorumluyor. Uup uup geldi t m rg-i se-perler cism im e Kua cam m alm aa az bir etdi yaralar Bugnk dile evirirsek, Zt unu der: "Yaralar kua canm alm aa a / bir edinceye kadar kanatl kular uup uup vcu

Bir B eyitin ev resin d e / 39

dum a geldi." Buradaki " kanatl kular" deyiminin Farsa's mrg-i se-per deyimindeki se-per, eski yazda muhtelif biimlerde okunacak ekilde bitiik yazld iin, 1964-65 yllarnda ad geen dvnn hazrlanmasna yardm eden -aralarnda benim de bulun duum - asistan ve talebeleriyle beraber Prof. Dr. Ali Nihad Tarlan' epeyce uratrm t. " kanatl kular" deyimiyle ne anlatlmak istendiini karmakta glk ekmitik. Daha sonra Knalzde H aan eleb'nin tezkiresinde. Sultan II. Bayezid'in bir Farsa bey tine devrin irlerinin yazdklar nazireler arasnda M eyyedzde'nin u beytine rastlamtm: H er tr-i se-per k'ez ti resed her dil-i kem M rg eved it raks km ed her ser-i hkem "Senden yaral gnlm e gelen her kanatl ok bir ku olur ve mezarmn banda sram aa balar". Bu beyit bize kanatl bir oktan sz ediyor ve ok da kua ben zetiliyor. Silah m zesini gezenler dikkat etm ilerdir veya farkeder1er ki, oklarn arkasnda ty vardr. Dede K orkut'ta, Salur Kazan'n Evinin Yamaland Boyunu Beyn Eder balkl ikinci hikye de " yelekli kayn oklar atlan, demreni dt" cm lecii ile ayn tr oktan sz edilmektedir. Zt'nin beytinde tam bir istiare rnei gryoruz. Szlk istiareyi, kendisine benzetilenin (mebbehn bih'in) bir eye benzetilen yerinde kullanlmas diye tantyor. Arka sndaki yelekten ve bir de havada gittiinden dolay oku ka natl kua benzeten ir, benzetilenle benzetm e edatn kaldrmtr. Edebiytmzda bu trden istiare pek oktur. Eski irlerimizin hepsinde grlen dudak yerine l'l deyileri, sa yerine snbl, yz yerine ay veya gne deyileri bu trden istiare rnekleridir. Bura da dar anlamnda ok, kanath ku deyiminin m azm nudur. Szlkler m azm nun, ok defa biri dierinde bulunm ayan bir ok anlamn vermekle birlikte, bir iki anlamnda birleiyorlar. Bun lardan biri de bir beytin iindeki anlam veya kavram tantmasdr. 15. yzyln son yarsnda yaam olan Meshi; Pirhen-i visaline gz dikdiim hu kim Hecrin bir ince iplie dndrd kametim

40 / Dvanlar Arasnda

"Sana kavum ann gmleine gz diktiim bu ki, senden ayr olmak beni bir ince iplie dndrd" diyor. Buradaki iplik gz dikm ek-gz dikmek kelimeleri ve deyimi bize ine szn hatrlatm yor m u? te bu beytin m azm nu inedir. Onaltnc yzyln sonun da yaam byk irlerden, Bk'nin ders arkada Malkaral N ev'; N azm - irinin gibi bir kssa masnV olm aya N ev'y n resm ede std- arh-t b-siitn "E y N ev', bu direksiz duran gn yapcs yapm aya kalksa da senin tatl iirin gibi bir resim yaplam az", diyor. Buradaki "irin-std-b-stn" kelimeleri bize irin'i ve onun mimarlkta stad, Bstn dan delen talihsiz Ferhd' hatrlatmaktadr. u halde bu beytin m azm nu Ferhd'dr veya btn ile Ferhd ve i rin hikyesidir. Onaltnc yzyl irlerinden Selk: Rk-i harem -i Ka'be-i kyunla habbim D olayd gzm ieleri kant o s'at "Sevgilim, K a'be'ye benzeyen mahallenin avlusunun kumuyla gzm n ii dolayd, ah nerede o n!" diye feryad ediyor. Burada ki "harem -K'be-habb" kelimeleri Peygam berim izi, "rk (kum) - i e - saat" kelimeleri kum saatini hatrlatyor. Bu beytin iki m azm nu var fakat kuvvetle belirtilen kum saatidir. Nitekim eyh Glib, H sn Ak'nda, Ak'n mensb olduu Ben M ahabbet kabilesini anlatrken; Vdileri rik e-i gam . K um lar sagsm ca hzn matem "Vadileri kum ve gam iesi, kumlar kadar hzn ve yas" diyor ki, buradaki "rk" ve "e" kelimesinde de kum saati m azm nu vardr. Sras gelmiken unu da belirtelim: Sleymniye Ktphnesi'nde Hlet Efendi blm nde bulunan eyh Glib'in el yazs m sveddedeki "rk u" terkibindeki "u " harfini, birisi, bvk bir h

B ir B eyitin evresin d e / 41

timlle Hlet Efendi izmi, bylece beyitin anlam n berbd etm i tir. O izilmeye deer verenler de msradaki terkibi rk-i e-i gam " diye okumulardr. Nasl anlam verm ilerdir m erak ederim. Onaltnc yzyln ilk yansn btn varlyla dolduran byk bilgin eyhlislm Kemlpaaolu Ahmed em seddin Efendi: Vermese cnna cn nakdin rakb olm az aceb Pr-i kfir keshe kdir olm asa verm ez harc "Rakb sevgiliye cn parasn verm ezse alm az, nki yal kfir kazanacak gte deilse hara verm ez" diyerek II. Halife H azret-i O m efin bir itihadna iaret etm ektedir; slm hukukunda, m slman olmayanlarn cizye denilen bir h ara verm eleri m ecburi yeti vard. H azret-i m er zam annda yal bir kfir alam ayacak kadar ihtiyarladn, bu yzden de hara verecek gc olmadn syleyen'k' haratan balanmasn diler. A daleti bir efsne hlinde gnm ze kadar gelmi olan byk halife, ihtiyarn hara verm ek ten balanmas dnda kendisine ayrca aylk balanmasn da buyurur. Bu beyitin m azm nu ise ite bu hdisedir. Fuzl de; Bu gam lar kim benim vardr ba'rin bam a konsa kar kfir cehennem den g ler ehl-i azb oyn ar "Bendeki bu gamlar devenin bana koysalar, kfirler cehen nemden kar ve azab ekenler gler oynar" diyerek Kur'n- Mecdin 7. sresi olan A'raf sresindeki 40. yete iaret etmektedir. Bu beytin m azm nu da o yettir. Burada da bir noktay aklamak isti yorum ; yette "Bizim yetlerimizi yalan sayp onlara kar kibirlen mek isteyenler (yok mu?) onlar iin gk kaplar alm ayacak, onlar, cem el ine deliine girinceye kadar, cennete girm eyeceklerdir. Biz gnahkrlar byle cezalandrrz" denilmektedir. Buradaki "cem el" kelimesini Fuzl yine "d ev e" anlamna gelen "ba'r" diye al m olmakla beraber, m erhum , Keml Edib Krkolu stadm z kelimenin A rapa'da bir de "halat" anlamna geldiini binenaleyh buradaki "cem el" kelimesinin "d eve" deil "h alat" diye anlalmasmm her bakmdan doru olacana dair bir kanaati, m erhum me-

42 / D van lar A rasnd a

tin aklamas stad Ferd Kam Bey'den duym u olduklarn syle milerdi. Gerekten Km s Tercemesi'nde "cem el" kelimesinin ge mi ipi" veya "halat" anlamna geldii de belirtilmitir.

b ir z a r if a d a m

Kefeli H seyin Efendi, knyesinden de anlald gibi, Krm ldr. K nalzde'ye gre, gzel bir m a'nnn ardndan ahin gibi giden, bilgili insanlarn peini brakm ayan bir adam dr. Krm hal kna Tatar denildii herkese bilinir. N ev'zd e A ty, bundan ha reketle, H seyin Efendi'nin misk ahusunun gbeinden Tatar m is ki kesesinin dm esi gibi, Kefe'de varlk yazsna" dtn sylyor. M derrislik ve kadlk gibi m em urluklarda bulunduk tan sonra hicr 1020 aban'nda (1602 ylnn O cak - ubat aylarn da) M ekke kadlndan m a'z l iken vefat etmitir. Efendi, ince duygulu, zarif bir insan, m usikiinas, bestekr, m eclislerde nkte leri dolaan, yapt tuhaflklarla ilgili fkralar her toplulukta anla tlan biridir. H ikyelerinden birisi udur: M derrislii zam annda yksek m ansblara lyk nl bir m d erris olduu halde, Kuds kadlna Sahn (Fatih M edreseleri) m derrisleri rabet etm ezken kendisi tlib olur ve bu davran pek garip karlanr. Yola kar ken etrafna hadem elerini, uhadarlarn toplayp bir kudret gs terisi yaparak byklere ved iin dolarken, B ayazt'da M aym uncu Deli M ehm ed adl bir m aym un oynatcnn gsteri yapt yerden geer. O rada d urup atndan iner ve adam n elini per, a r derecede sayg gstererek duasn dileyip veda eder. Bu garb vaziyetten m aym uncu da, etraftaki seyirciler de arp dehete derler. H er iin asln fasln renm ee merakl olanlarn soru larna "M ehm ed Dede evliyann ulularndandr, kendisini gizle m ek iin bu san'at edinm itir" diye cevap verir. Fakat fesatlk ol sun diye deil de, efendiyi tandklarndan, bunda nkte olaca na hkm edip onu anlam ak isteyen zariflere "Bu tuhaflktan mak-

44 / D v an lar A rasnd a

adm , m akam dkn dnyaperest gafillere, limlerin gnde be kere abdest suyuyla ykadklar ellerini pm ekten ekinip hat ta nefret edenlere, herifin m r boyunca m aym un sidiine bula m ellerini ptrm ek ve dileklerine erm ek iin yzlerine gzleri ne srd rm ektir" der. G erekten, m aym un cu bu hdiseden sonra evliyalkla m ehur ve H seyin Efendi'nin tahm in ettii gibi, o tr insanlarn elini pp avucuna yzlerini srerek hcetlerini dile dikleri bir kimse olur. Bu Hseyin Efendi'nin nazm da davranlar ve nkteleri gibi inceliklerle doludur. Onaltnc yzyl iirinin en nemli hususiyeti Trke kelime ve deyimlerin zerinde oynayarak edeb san'atlar gstermektir. H erhalde, Trke'm izin ifade ve m a'n bakmndan en zengin rneklerini bu yzyln m ahsullerinde buluruz. Kefeli gi bi, kltrl ve nktedan kimselerin bu zenginliin artm asnda ok hizmetleri gemitir. Efendi'nin u beytinin ikinci msra bir atas z gibi gnm ze kadar tekrar edilegelmitir; M ezk ehli lebin yd etse tt kandi v a sf eyler Bilen syler acebdir hl-i lem bilm eyen syler "Zevk sahibi kimseler senin dudan ansalar, papaan ekeri anlatr; dnyann hli tuhaftr, bilen de syler bilmeyen de" Aadaki beyitte, iinden klmaz derecede g bir durum dan veya bir eyin akla, m anta uygunsuzluundan yahut benzeri du rum lardan ikyet eden insann "insan nasl lmesin" vey "insan lmesin ne yapsn" nidas zerinde yaplan bir tevriye san'atm g ryoruz: Demi dilber bana cn veren olur vaslm a mahrem iden gerek an lar an nice lm esin dem "Gnl alc gzel, benim iin cann veren vuslatma eriir de mi; onu gerek sanr (veya doru sylyor sanr) insan nasl lm e sin!". Burada deyim "Dilber, benim iin lenler vuslatma kavuur, deyince iitenler elbette lrler" ve bir de "gzel yle dem ekle ya lan syledi, onu tanm ayanlar da gerek sanyorlar. Byle bir yalan insan atlatr, ldrr" gibi iki m a'nda kullanlmtr

B ir Z arif A dam / 45

Gatn-t dildr gelip m lk-i dile hkm etsin Cn u dilden srelim zevk u safyt gitsin Bu beytin ilk msran "Sevgilinin gam gelip gnl mlkn hkm altna alsn" diye bugnk dile evirm ek mmkn, fakat ikinci rnsra "C andan ve gnlden zevki ve elenceyi kovalm git sin, nk onlar varken sevgilinin gam gelm ez" eklinde ve bir de "O gamla cn u gnlden bir saf srelim, bir zevk edelim ki deme gitsin, tadna doyum olmasn" eklinde m a'nlandrm ak lzmdr. "Y r var" deyimi "yaya olarak yr ve gidecein yere var" anlamnda ve bir de "hadi canm sen de, git oradan!" eklinde k ltc bir tavr belirtmek iin kullanlr: O lm adn sem end-i vasla svar Kaldm ayakda ey gn iil yr var "Vuslat atna binemedin; kaldn ayakta ey gnl yr v ar!", ikinci msradaki "kaldn ayakta" deyimi hem "aresiz kalm ak" hem de "yaya kalm ak" m a'nlarn ifde etmektedir. u beyitte, iki A rapa kelimeden teekkl etmi bir deyimin garb bir kullanln gryoruz: erhalarla edelim cism i ser--p mecrh A rz- hl eyleyelim yra m ufassal merh Beyit bu gnk dile "V cdum uzu batan ayaa kesiklerle ya ralayalm; sevgiliye hlimizi m ufassal ve m erh bildirelim" eklin de evrilebilir. M ufassal kelimesi aslnda "kesilm i, ayrlm " m a'nsna; m erh kelimesi de "alm, yarlm " m a'nsm a gelir. Fakat yine bu kelimeler ayr ayr veya burada olduu gibi birlikte; uzun uzadya, enine boyuna, ak seik ma'nlarn da iine almak tadr. H seyin Efendi tek tek kelimeleri ve her iki kelimeden teek kl eden deyimi ift m a'nda kullanyor. Bu san'at, eer tevriye de nilebilirse, olduka karmak bir tevriyedir. Klsik irlerimiz bu nun gibi nice sz ve m a'n incelikleri gsterm ilerdir ki bir belagat kitabnda adn bulmak m m kn deildir. u beyit yukardakilere oranla daha basittir:

46 / D van lar A rasnd a

Ehl-i aka kat ok la'm ko var ebkem ol Yr ey zhid-i hodbin bizi ko kendini gr klar ar ar knamay brak, sus! Ey kendini beenmi sofu, sen bizi ko da kendine bak!" Burada incelik hodbn" kelimesindedir. Bu kelime aslnda "kendini gren" anlamndadr. "K endi ni g r" deyimi ise, bilindii gibi "kendine bak; elin gznde p arayacana kendi gzndeki m ertei gr" anlam nda kullanlm tr. Efendi, Edirneli Emr'nin bir beytine nazre demitir. Knalzde H aan eleb'nin "m a'n dnyas incelense, nazireler yazlsa bun dan iyisi denilem ez" dedii beyit udur: G zm pr-sm iken alar gn l bt-sm iken alar A cebdir hl-i lem olan alar olm ayan alar "G zm gm le dolu iken alyor, gnlm se gm sz iken alyor: dnynn hli ne garbdir, olan da alyor, olm ayan da..." Burada "gz m pr-sm dedii beyaz gz yayla gznn do lu olmas, "gnl b-sm " dedii de kucanda gm gibi beyaz vcutlu bir sevgilinin yokluudur. Bana kalrsa. Haan elebi v gsnde pek de abartm saylmaz.

GALATA'DA AYAK SEYRI-I

Hangisi sylemi hatrlam yorum , bir uar tezkiresi yazar mz, biraz sonra kendilerinden sz edeceim irlerden birini anla trken "G alata'ya ayak seyrine giderdi" diyor. Sylenen yerin Gala ta olduundan pek emin deilim. Belki, Tatavla'dr, belki Sam atya, belki de Tahtakale. Cmleyi syleyi bakmndan gzel bulduum iin yazma balk yaptm. "A yak" Trke bir kelime olup, bilinen m a'ns dnda kadeh m a'nsna da gelmektedir. "Seyrn" ise bi lindii gibi, "seyretm e, gezip dolam a" dem eye gelir. Bu m a'nlardan hareketle balktaki cmleyi hem "G alata'da gezip dolam a" hem de "G alata'da kadeh dolatrm a, iki im e" diye anlayabiliriz. Bu trden tevriyeler, m a'n oyunlar bilhassa Onaltnc yzyldaki ir ve yazarlarm zn pek rabet ettikleri bir eydi. Dukaginzde Yahya Bey, stanbul ehrengzi'nde: Binp ketye dahi nice dilber G alatada ayak seyrnn eyler diyerek bir ok gzelin, G alata'da gezip dolaarak gzelliklerini tem clara arzettiklerini ve m eyhanelerde demlendiklerini bir ms ran iinde sylyor. Ayn ir "ayak seyri klmak" deyimini "kade hi elden ele dolatrm ak" m a'nsnda: G el ayak seyrini kl n et m eyi peym neden kil olan lar kaar m zhid m eyhaneden

48 / D v an lar A rasnd a

beytinde bu gnk Trke ile "Gel kadehi dolatr, arab kadehden i; ey sofu, akl sahipleri m eyhaneden kaar m ?" eklinde ifde eder. Bir baka beyitte ayn deyimi; arbt terk edip s f ban verm e gavgya G zellerle ayak seyrnn eyle gel G alataya eklinde, hem "gzellerle arab i" hem de "gzellerle gezip dola maya k" m a'nlarnda kullanr. Bu gzeller, ehrengizinden aktar dm beyitte syledii, gemilerle Galata'ya giden o gzeller olmal. Onaltnc yzylda irlerin edebiyat ve fikir adam larnn ayak seyrine vard yerlerden balcalar Galata ve dolaylar ile Tahtakale ve Bahkpazar idi. N ect Bey'in; Bayram ola v g l ala im eyen kii Sabr idebile m i tutalm k olmad diye belirttii gibi o devirde airliin bir zelHi imek, dieri de gzellere dkn olmakt. Galata her iki maksada en elverili yerdi. nk oras H ristiyan dinindeki uyruklarn, zellikle Cenevizlile rin en youn olduu yerdi. Nitekim onaltnc yzyln balarnda vefat etmi olan em ' ve Mesh bir gn G alata'da iindeki gzelle ri, m ahbblar seyr iin bir kiliseye varrlar. Zam ann irlerinden biri bunlar H ristiyanlarn arasnda grp u ktay der; G alatada M esh deyre varm M eer em ' annla bile gitm i idenler galat idp didiler M esh kiliseye mm iletmi em' kelimesinin mumla ilgili m um trnden demek olduu "M esh"nin de, s Peygam berin dininden olan kii m a'nsna gel diini hatrlarsak, sanrm ki kt'ay bu gnk Trke ile dz yaz ya aktarm aya lzum kalmaz. uras m uhakkak ki bu hdise bize o zamann zariflerinin u veya bu ekilde G alata'ya gidip ilerindeki kurtlan dktklerini akhyor. M slm an sem tlerinde m eyhane iletmek, bu gnk de

C a la ta 'd a A yak Sevri-1 / 49

yile salyangoz satm ak gibi bir ey olmal ki, N ect Bey'in tarif et tii soydan irler ilham kanallann tkayan sknt plerini birka kadehle selleyip srm ek iin tam bir H ristiyan sem ti olan ve yakn zam ana kadar o zelliini m uhafaza etm i bulunan G alata'ya gi derlerdi. Aralarnda daha sonralar devletin yksek dini rtbele rinden kazaskerlie kadar ykselm i kiiler de vardr. Dier taraf tan, stanbul'un fethinden itibaren birok nem li kii Galata dolay larnda yer yurt edinmilerdi. k eleb'nin anlattna gre II. Bayezid zam annda stanbul etrafnda gezip dolalacak, oturup kalklacak yerler, tekkeler, zaviyeler olm adndan sz-sohbet yer leri um um iyetle, Yavuz devrinin balarnda vefat etm i olan ir Si noplu Safy'nin C alata'd a Atclar Alt'ndaki (?) zaviyesinin bah esine giderlerdi. Garblerin sna, irlerin dostu, yetenekli ki ilerin koruyucu destei M eyyedzde A bdurrahm an eleb'nin Vef'daki konandan baka Galata civarnda da bahesi vard. Bir trihte orada devrin bilginlerinden Bitlisli Molla Idris'i, Kadzde'yi. ah M ehm ed'i, ah Kasm' ziyaret edip arlam t. Sultan II. Bayezid'e atfedilen; N ice bir gv gibi b ielim elim ielim arb ielim hiretde olur arba hisb Biz n bunda b-hisb ielim "Daha ne kadar kz gibi su ielim? elim, ielim arb ielim. H aram olan arb imemizin hesb ahirette sorulur, biz onu bura da aza oa bakm adan ielim" kt'as da bu kazaskerlie kadar yk selmi olan byk bilginidir. Bayezid, ehzadeliinde Am asya vali si iken, A bdurrahm an eleb ve M ahm ud adl hasekisi onunla soh bet ve iret arkada imiler, baz kovucu ve dedikoducular "Bu iki civan, ehzadenin memleket ilerine ve saltanat hususundaki gidi lerine el kardlar ve ayak im ee megul edip ehzadeyi batan kardlar" diye Sultan Ftih'e haber uururlar. Sultan Ftih bu iki ki inin ldrlm eleri iin ferman gnderir. Bayezid, fermann eline ulamasndan nce neye dair idn haber alp bunlarn ceplerini altun ve inci ile dt'idurarak lke snrlarnn dna iletir. Anlald na gre, Efcndi'den zahir olan "ielim ielim" feryad dil ucundan deil, cn ve gnl indendir.

50 / D van lar A rasnd a

Nigr mahlasl, ad stnde Galatal Nakka H aydar'm evi de Tophane dolaylarnda idi. Zariflerin, ir ve nktednlarn dernek kurduklar yerlerden biri idi. Sonralar Eyp taraflarnda bir yer edi nip, ayn snftan zevk ehline oray da mesken eylemiti. Nigr'nin: Dersin okurken kapar ngeh kitabn nzdan ve hlvn ezber eyler var ise am azdan beyti, Trke deyim ler stne m a'n tesis eden Onaltnc yzyl irlerinin, dili btn imknlaryla ne kadar maharetle kullandklar na saysz rneklerden biri olarak gsterilse gerektir, G alata'da, sur dm da, denize bakar bir baheli evde oturan l m mahlasl Yahya eleb'nin yeri de irlerin derlendii, klarn elendii kelerdendi. Bu lm bir sre Galata m ahkemesine ktib olur. Sonra harbt olur. Afyon urubunu afyonla kartrp bademli helva gibi yer, gah arab gah rak ier, -hikyesi uzundur- bir sefalet ve sefhet eyyam iinde gelip geer. Galata'nm st yannda Tatavla, bugnk adyla Kurtulu adl kasabadan kopmu olan Mahremi, G alata'da yirmi yl kad niblii yapmt. O trihlerde Sahn (Fatih Medreseleri) m derrislerinden Pir Paazade Ahmed eleb ve Azde Haan eleb'nin hristiyanlarm kzl yum urta yortusunda G alata'ya geldiklerini ve bir yo lunu bularak, kyafet deitirmek suretiyle kiliseye girdiklerini ha ber alp: Galntaya sanem seyrine gelm i Sitanbuldan bir ik i din ulusu diyerek bu gizli ziyareti etrafa yaymt. Bu boboazlk ona aza ml olmad. Fakat, sonunda lokmay glkle kurtard. Araplarn deyiiyle "bint'l-neb" Farsa "duhter-i rez" yni her iki dilde de "Cmlenin m aksdu bir am m rivayet muhtelif" kavlince Trke'si "zm kz" denilen arab genliinde nikahn da bulundurm u olan Kazasker Kadri eleb'nin Anadolu K azas kerliinde ktibi olan ir Na't, Fign ve Nev' ile birlikte Galata meyhanelerinin mdavimlerinden idi.

G ala ta 'd a Ayak Scy ri-I / 51

Kadri eleb'nin genlik ahvlini Zt bugnk Trke'm izle yle anlatyor: "Onunla kseda ve kadehda, kederde ve sevinte arkada idim, o Ayasofya M edresesi hcrelerinde, ben eyh Vef Tekkesi'nde otururduk. Tahtakale buluma yerimiz ve skmtmz kovmak iin meskenimizdi. Aayokuu'ndaki eme ve o em e bamdaki glgelik aacm adm "el-ferec ba'de'-idde" skmtdan sonra ferahlama vermitik. O raya vardm zda Kevser havuzuna veya Tb glgesine ermi gibi olurduk". Bu N a't, mirinin yolunda daha ileri gitmi, hatt o yoldan ay rlmam, meyhanelerin ve mahbblarm cezbesinden syrlam am t. At M eydan (bugnk Sultan Ahm ed Meydan, orada o sralarda Sultan Ahmed Camii yoktu) seyrinde Fign ve Nev' ile Akr G z (ne menem kadehse) seyr ederler ve iirler syleyip tartarak yeteneklerini lerlerdi. Bazan G alata'da Efe M eyhanesi'nde tortu gibi arab kpnn dibine ylrlar, bazan konaklarda, iek bahe lerinde kadehin dibindeki tortulu kalnt gibi yere salrlard. Bul duklarn kadehe koyarlar ve geceleyin bulduklar dilberleri soyarlard. Ksacas, her de tatl dilli gler yzl, -be gnlk m rn ztrb lklarn sarholuk leminin kahkahalaryla bastrm a ya alan, eli aya dolak haylazlard.

GALATA'DA AYAK SEYRI-II

Kanun devrinde, Ebussud Efendi'nin eyhlislml dne minde bir iki yasa olmu, daha uygun bir syleyile, iki ienler skca tkib edilmiti. Bu arada, 1562 ylnn Austos aja sonlarnda, ^Kanun, arab getiren gemileri stanbul'da, Galata nnde yaktrd nda Bki - ki o srada Ebussud Efendi'nin danimendi idi m a'ns u beyit olan bir gazel yazmt: Reh-i m eyhaneyi ka t etdi t-i kahn sultnn Su gibi arasn kesdi Sitanbul u G alatanm "Sultnn fkesinin klc m eyhneye giden yolu kapad, stan bul ve G alata'nn arasn su gibi kesti". Gazel, O naltmc yzyln sonlarnda iyice olgunlam olan biim ve i yapy nde tutm aa nem veren estetik grn m kem m el bir rneidir. Ebussud Efendi gibi bir eyhlislmn danimendinin byle bir gazeli nasl syleyebildiini Seh Bey'in u beyti aklar sanyorum ; Dil m ey-i evk- lebinle germ olup h eylese Dostum ayb eylem e mestin ii m a'zr olur "G nl, dudan pm enin verdii heyecann arab ile coup h eylese ayplam a d ostu m ; nk sarhoun ii balanr, ho g rlr." arap yasandan irane ikyet eden pek ok ir vardr. O devrin blbllerinden Sn u beyti sylemitir;

54 / D v an lar A rasnd a

Kalb-i k gibi virn ettiler m eyhaneyi B-veflar ahdine dndrdler peym neyi "M eyhneyi km gnl gibi yktlar; kadehi vefaszlarn sz gibi tutulm az oldu". Yine Sn, al yanakl zm kzndan m ahrum yrnn, Yemenli siyh dilber kahve ile nefslerini tatmin etm ek du rum unda kallarn yle ifade etmitir; H um lar ikeste cm teh yok vcd- mey Kldn esr-i kahve bizi hey zam ane hey "Testiler krk, kadeh bo, arabn varlndan eser yok, bizi kahveye esir ettin hey zam ane hey!." Kevser, daha ileri gider, mescidlerin sofularla dolduunu, kub belerin onlarn zikrinden, tebih ve tehlillerinden gm gm tt n, buna karlk meyhanelerin hepsinin bom bo olduunu, hi se sinin sadsnm kmadn syler: Z hidler ile gm gm ter mescidin ii M eyhane cm le kald teh hi sads yok Bk'nin gazelinin ilk beyti, stanbul'dan Galata'ya ayak seyrine gitmenin artk yasaklandn bize aklamaktadr. Yasaktan sonra ayak seyrini det edinmi olan zariflerin ne yaptklarn Tanr bilir. Kadehi brakp tebih mi aldlar? Medrese talebelii srasnda, gen lik yllarnda gzellerin ak ile sarho olan, ak gamn def etmek iin elde saf arab kadehi tutan Hver ki. Galata ve Eyb'n ikisine birden kad iken Galata'ya vardkta Hristiyan gzelleri o ezilmesin diye meyhne ardaklarna karlard. Efe Meyhanesi'nde bir f yo idi ki aylarca aylmayp kp dibine dp kalm olmaya ve bir m ey hne n yo idi ki oraya eski hasr salm olmaya, o Hver'nin ne yaptn Tanr bilir. Ayak seyrnna kanlarn ayana falaka geir tip eriatin hkmn yerine getirmekle grevli kadlar arasnda Ga lata kadlarndan bir ksmnn, szgelii Hver'nin, bu cezalandrma iini, -yaptlarsa- ne yzle yaptklarn bir trl aklm almyor: Bu yasak, her zam an her lkede grlegeldii zre, srekh ol m ad elbette. Bir sre sonra stanbul'dan G alata'ya gidi geliler yi ne balad, ayak seyrnlar yine srp gitdi.

Cuilata'da Avak S e y ri-Il / 55

G alata'nn renkli tipleri vard. Bunlardan birini. Iran taraflarn dan geldii iin kendisine A cem denilen, bilhassa mantk ilmindeki derin bilgisiyle nl Molla M ansr'u Ak elebi bugnk dille yle anlatyor: "Ya henz ihtiyarlkta veya ihtiyarla yakn idi. Mechsi m eyhne, gezip dolat yer kilise ve puthne idi. Yahudi hekimlerin ocuklarna mantk ve felsefe retirdi, karlnda al d altun ve gm akay bir uurdan m eyhaneciye teslim ederdi, m eyhanede o kadar kalrd ki, meyhaneci "o akay tketti" dedik te bir o denli daha borlanrd. rencilerinin evlerindeki temiz a raplardan ve sem iz kebaplardan zevk etmezdi. M eyhne kesinde kp dibinde yatm aynca ve kp tortusu gibi arab iinde batm ayn ca, m urdar yz kusukla bulanm aynca ve sarnn pis dlbendi araba boyanm aynca, gbre bcei gibi pislie batm aynca ve a zn yalam aa gelen m eyhne kpekleriyle dilleip yatm aynca ca n rahat etmezdi. Hlinden gh oldukta gnl derdinden gynk l h yle ekerdi ki dum an nice meleklerin yolunu keserdi. Ettii ve kara baht ile perian hlini yle alard ki, meclisteki kadehler gz yanda kelek gibi dnerdi ve hmn dumanyla m eyhne drt direk yeldeirmenine dnp felek gibi dnerdi, iinin ateinden meclisteki m um un ii gynr, hmn dum anndan ayn ras synrd. Elinde krk bir kadeh, kendi kan mesti, vaktin haline uygun ataszleri ve hikyeler ile kt bahtndan ikyet ve kaz ve kade rin tuhaflklarndan hikyet ederdi: H att bozulm u arb-t nba d m dr czm Okum aa yazm aa yz yum az ey hce yzm "C zm saf araba dm , yazs bozulm utur; ey hoca, oku yup yazm ak iin abdest alp yzm yum aa yi>/.m yok". Kula nda bir dane inci kpeli bir dilbere rast gelip bu beyti: M teri oldu gn l bir sanem -i m eh-ihre Ki bnguna bir dne Sreyya sah m r "Ay yzl bir gzele gnl mteri oldu ki, o gzelin kulak to zunun stnde bir lker yldz salnr" deyip okudukta, dilber sertleip bir sille vurunca azndan burnundan kan gelir, orackta anszn bu beyti der:

56 / D v an lar A rasnd a

Lehinsiz her ne m ey ki idim ise Vurup bir sille burnum dan getirdi "Dudan m eze olarak alm adan ne arab itimse bir sille vu rup burnum dan getirdi". G alata'nn en nl harbtsi, dier Caferlerden ayrm ak iin Galatal dedikleri Nihl Cafer eleb'dir. Genliinde, henz ty bitmemi olduu zam anlarda k eleb'nin amcasna talebe olup babas ile ders arkadal eder. Zam ann ilimlerini birlikte renir ler, genlik alarn birlikte geirirler; medreselerde, m eyhaneler de, tekkelerde. Efe M eyhnesi'nde ve dier toplant yerlerinde bile sohbet ederler. Nihl, Tczde Cafer eleb'nin M ahm ud Paa Medresesi m derrisliinde ondan ders grp, Sahn M edresesi'nde M eyyedzde A bdurrahm an eleb'ye talebe olur. Ondan, Edirne kads olduunda m lzm olur. Yaradltan dili uzun, ellemi k nayp yerm eye tabiat uygun olduundan vezirleri ve kazaskerleri, bilhassa irleri ve san'atkrlan beyitten kasideye kadar trl bi im de m anzum elerle yerm ekte iken taraya atlr. Plevne'de Mihalolu Ali Bey M edresesi'ne m derris olur. Mihalolu Mehmet Bey'in yanm a varp onunla sohbet arkadalna koyulur, yldzlar alr, merebleri uyar, ylesine bulaklk ederler ki, hocal dilber lerle el oyununda akalap cilvelemee, dersi ve mzkereyi m ec lislerde glp sylem ee tebdl ederler. Nihayet m a'zl olup s tanbul'da, M urad Paa M edresesi'nde m derris olur. Sonra da Ga lata kads ederler. Ekbir "eriat hkimi oldun, artk saltanatn m erkezinde imek uygun deildir" diye raz etm ee davrandkla rnda, bunlara "M ihalolu'na uta (snr boyunda) bir sancak (bir blgenin beylii) verip u iletme (akn salma) deyip yasak eyle mek, bana G alata'ya varp arab ime demekle ayn eydir" diye ce vap verir. Makbul ve Maktul brahim Paa'nm bavezirlii, sken der eleb'nin defterdarl ve inlarndan ve kadehdalarndan, daha nce Zt'nin azndan marifetini naklettiim Kadr ele b'nin kazaskerlii zam an gelir. Her biri ona trl bahi ve ba larda bulunurlar, okkalayp el stnde tutarlar. Ekbirle, limlerle sohbetlerle, dem devrn eyler. Ayaklar gidem ez oldukta, lnceye dein asay elden komaz, mahbbdan gz yum up, rakdan geip arab adrvanndan el yum az. Titreyen eliyle deve taban (bir b yk kadeh) ekmeyince nesneye eli erm ez ve nesneye el vurm az. O

G a la ta 'd a A yak Sey ri-II / 57

srada Tahtakale'de bir hurdac ihtiyar vardr. Bir zam anlar onunla m eyhanede kp dibinde hrtu ile kaynam lar ve cem iyetlerde, mahbb meclislerinde k oyununu bile oynam lar imi. Nihl iki gnde bir at ile varr, onun dkknnda bir keye geer otu rur, gelip geen afyonkeleri, afyon sarholarn, G alata'dan geen ayyalar ve yannda dilber salm dran apkn yrn seyr edip ikin diden akam a kadar gnn yle geirir, bir dilberi bir kel engel ya nnda grse yknmekten aznn suyunu aktp gsn geirir, yni, lmek zeredir am m hl horoz gibi gz plktedir. Sz arab yasandan amtk, yine ayn minval zre devam edelim; "dnm ek" fiilinin eitli m a'nlanndan istifde ederek Ulv: Yasa var ehin meyden deniz m estneler dnsn Bana m ey-fiirun gussadan m eyhaneler dnsn "Padiahn arab yasa var, syleyin sarholar arabdan dn sn; arab satann bana kederden m eyhneler dnsn" diyerek bu hdisenin dardaki grntsn dile getirmitir. rif adl bir irde: Men' olaldan em r ile m eyhanede bey'-i ir Kimse koruk stkmaz olm utur hbbtn aynna "M eyhnede alm satm emirle yasaklanaldan beri kimse arab zerindeki kabarcn gzne koruk skmaz olm utur" diyerek za riflerin iinde bulunduklar durum u aklamt. O devrin zevkperestleri daha nce adlarn andm Akar Gz ve Deve Taban gi bi kadehlerin yannda Sn'nin: S n m u tekif-i ge-i mihrh olm az l hide m u beeler sunsa hilli cm "Sn, eer m eyhane raklar zhide hill kadehi sunsa mihrb kelerinde oturup kalm az" beytinde ve Gys'nin: Br~ gam dan m eh-i ncv gibi kadm ald hill Sky sun hana bedr eyle h ill cm

58 / D v an lar A rasnd a

G am yknden yeni ay gibi belim eildi: ey sk bana hill bi imindeki kadehi doldurup sun" beytinde syledii gibi, hill ka deh ile ierlerdi. Fakat, arab imek iin perdeyi yrtm olmak ge rekliydi. Cell Bey: Bir ehl-i perde iken o dahi nm adk Kim sundu gonca destine cm - arb- surh "H enz yz gz almadk bir kii iken, krmz arab kade hini goncann eline kim sundu?" diyerek bu durum u tesbit etm ek tedir. arab yasana ram en ille bir ey imee kendilerini mecbur sayan demkeler kahveyle yetinmek zorunda kalmlardr. Kaak yoldan arab edinenlerden Sn: M ey-i gl-reng var iken sk Kim ier kahveyi kara sudur "Ey sk, gl renkli arab varken kahveyi kim ier? O bir kara sud ur" demekte, kahve imekten bunalan M erm de: M ey-i nbm safsm a nisbet Kahve dedikleri kara sudur Beytinde arab hasretini ifde etmektedirler. arab bir yana, ra k im ee de yasak konulduktan sonra Ulv: akra murg- saf avlatm az olaldan yasa Kahve gy bir kara kudur eder fincan ikr "akr renkli rakya (ar ve akr denilen arapa veya akr adl ahin cinsinden avc kua) zevk kuunu avlatm ak yasak olal, kahve sanki bir kara kutur ki fincan avlar" diyerek bu durum dan dolayh olarak ikyet etmektedir. Ulv ise: Kahve mu'td olaldan gem iizdir badeden Varmaa yoktur safm z hne-i ham m ra h

G a la ta 'd a A yak Se y ri-!I / 59

diyerek arab yasandan sonra, arab alkanlnn yerini kahve tiryakiliinin aldn, bu yzden m eyhaneye varm aktan zevk al madn sylemektedir.

EDA

m eselesi

Soyad kanunundan nce, Mevlev Tarkatine intisab dolay syla Thiri-M evlev diye eserlerine imza koyan m erhum Tahir Olgun baz eksikliklerine ram en hl deerini koruyan Edebiyat Lgati adl eserinde Telmih m addesinden "Ta'rizin dokunakl olan larna istihza", ac ve ar istihzay hv olanlarna da "tehekkm " tbir ederler" der ve tehekkm 'e rnek olarak da Erefin: Eski e'rda drbn ile ma'n grlr Yeni e'rda ma'n gib i klfet yoktur beytini rnek diye gsterir. Eref, eski iirlerle yenileri, elbette kendi zam annn iirlerini karlatrm akta, eski iirlerde m a'n nn alelade bir bakla farkedilem eyecek k adar gizli, d aha uygun bir ifdeyle ince olduunu, yeni iirlerin ise insana m a'n aram ak gibi bir klfet yklem ediini nk zaten onlarda m a'n bulun m adn sylem ektedir. Bugnk iirim iz iin bu hikmetin ne oran da geerli saylacann tesbitini yeni edebiytm z ile u ra anlara brakyorum . Eski Trk Edebiyt'nda, Onaltnc yzylda, byle drbnle grlecek m a'n ykl bir iirin nl bir ir tarafndan nasl anla ldn ve bizzat irinin ne kasdettiini "Bir Beyitin evresinde" balkl yazm da anlatmtm. Bu yazm da, devrinde Evliya Mahmud Paa anlam m da Mahmud Paa-y Vel diye anlan Ftih'in ve ziri, iirlerinde Adn mahlasn kullanan Mahmud Paa'nn bir beyitinin zerinde Knalzde Haan eleb'nin verdii hkm deer

62 / D van lar A rasnd a

lendirmek istiyorum . Haan eleb, M ahmud Paa'nm bir gazelin den iki beyti almaktadr: 01 serv-i m h-ihre ki glden ynnat var Cn u gnlde Inleleyin mihri da var Benzetm e m ihr mh felekde cem line N-gah kim esne iide yirn kula var Glden yana olan o ay y/.l servi boylu gzelin, sevgisinin canda ve gnlde lle gibi yaras var. Gkyzndeki gnei ve ay gzelliine (gzel yzne) benzetme; olabilir ki biri iitir, yerin ku la var! " Haan eleb bu iki beyti kaydettikten sonra, syledikle rini bugnn diliyle ifade edersek, yle der: "K ulunuz derim ki, gnein ve ayn insann kulana benzerlii varsa da yerin kula olmakla ilgisi yoktur." Ed'nn (syleyiin) hakkn byc ir Ba k vermi: Ah etm e na'l-i esbi niam n grp dil yed kim esne iide yirn kula -var "(O gzelin) atnn nal izini grnce h etm e ey gnl; ola ki biri iitir, yerin kula var." H aan eleb'nin "m nasebetsiz" bul duu, M ahm ud P aa'nm ikinci beytidir. H em ir, hem bilgin olan nl tezkre yazar "a y " ve "g n e" kelimeleriyle "yerin kula v a r" arasnda ilgi grm yor. Bk'den bir beyit rnek vererek y le bir m nsebetin nasl kurulacan gsterm ek istiyor. Eski ir lerim iz biri szle, dieri m a'n ile ilgili olm ak zere iki blm e ay rlan san'atlarla iirlerin i ve d yapsn kurarlard. Bu arad a ta bi hakikatleri m uhafazaya dikkat ederler, yni tabiati deitir m ez, yorum larlard. Haan eleb'nin dncesini daha iyi anlamak iin Bk'nin beytinde sz ve m a'n mnsebetlerine bir bakalm: Tabi m anzara udur: Toprak stnde geip gitmi bir svariden kalan nal izleri, o nal izlerinin kendi sevgilisinin atna ait olduunu bilerek, ii hasret le veya kskanlkla yanan k. iir bu m anzara etrafnda rlmektedir Bk toprak zerindeki nal izlerini ekil ynnden kulaa benzetmekte, oradan "yerin kula var" ataszn hatrlamaktadr.

Ed M eselesi / 63

Gerek ak gizli tutulandr. Bir hadse gre akn gizli tutan kii o hlde lrse ehd olarak lr. Bk o nal izlerine bakp i eken k akn erknna ve dabna uym aya davet etmektedir. Gerekten yerin kula var sz ile, yerin stndeki kulaa benzeyen nal izle rinin ilgisi vardr. Mahmud Paa'nm gzele "ay, gnei yzne benzetm e; ola ki biri iitir, yerin kula vardr" diyerek onu neden uyarm ak istedii ak deildir. Beyit E refin dedii cinsten, m a'nnn drbnle g rld beyitlerden biridir. Bu edebiytm estetik kaidelerine gre, bir nesne dierine ortak bir zellik mnsebetiyle benzetilir. Kendi sine benzetilen nesnenin, benzetme yn olan zelliin herkese bi linecek ekilde nl sahibi veya bizzat temsilcisi olmas lzmdr. Genel olarak yz, parlaklk veya gzellik ynnden aya, gzellikte gz kamatrclk ynyle de gnee benzetilir. Burada ir aksine bir benzetmeden sz ediyor ki, bvma "tebih-i maklb" denilir. Mahmut,' Iaa hitb ettii gzele "G kyzndeki gnei ve ay g zellik bakmndan yzne benzetm e, yerin kula vardr, cluyarlar ve gzelliinin yannda hibir deeri ve bir ortak zellii bulunm a yan o iki nesneyi benzetiinden dolay seni knar, ayplarlar." de mektedir. Bence uyar byle bir ayplanm a ihtimline balanabilir. Bana kalrsa Haan elebi ilgiyi yanl yerde, ay ve gnein kulaa benzetilebilirliinde aram akta ve kulaa benzeyen gkteki ayn ve gnein "yerin kula var" szndeki "y er" ile ilgisi olmadn sylemektedir. nce u noktay belirtmek istiyorum : Ay, yarm ay ve yeni ay hlinde kulaa benzetilebilir, bu eskilerin tebih anlay bakmndan dorudur, fakat gne ile kulak arasnda ekil bak mndan nasl bir benzetm e yn vardr? Ben anlayam adm . Ayrca byle bir benzetie de hi rastlamadm . Bence, felek ve yer kelime leri arasndaki ilgi tezd yoluyladr. Bu ilgi de Bki'nin beyitindeki ilgi ile kyaslandkda biraz zayf kalyor sanrm. Bununla beraber Haan elebi her iki ir arasnda m ukayese yaparken yanl nok tadan hareket etm itir inancndaym. Haan eleb'nin bu trden, karlatrmalar ve deerlendiri leri az deildir. Edirneli Em ri eleb'nin "Btn dvnn inceledim, sk sk gzden geirdim; san'at, hayl, belagat ve mkemmellikte eksii olan bir beytini grm edim " diye vd Gelibolulu Sun' Efendi'nin;

64 / D v an lar A rasnd a

Ksm et edicek akl u dil cm g zeller G nlm sana dd benim ey rh- m usavver "Gzeller aklm, gnlm , canm bltklerinde gnlm sa na dt benim ey resim (veya heykel) eklinde tasvir olunmu rh" beytine Azm 'nin yazd u nazireyi: Ksmet edicek akl u dil cam m hbn Dil pyuna dd senin ey serv-i htrmn "Gzeller aklm gnlm canm bltklerinde gnlm se nin payna (veya senin ayana) dt ey salnan servi!" naklettik ten sonra "Z t m erhum bir mertebe daha a'l dem i", diyerek onun beytini yazmtr: itdk cm le hbna H dan arm aan gelm i O ziUf-i m g-i in badan nigrn payna dm "ittik ki btn gzellere H tay'dan (Trkistan'dan) arm aan gelmi, kokusu ve rengi bakmndan in miskine benzeyen o sa datmn banda resim gibi gzel olan sevgilinin payna dm ". Daha nce M ahm ud Paa ile Bk'nin beyitlerini "yerin kula v a r" kullanl bakmndan karlatran Haan elebi, bu sefer "payna (veya payna) dm ek" deyim inde "ednn hakkn" Z t'nin verdiini ileri sryor. Gerekten yle olup olmadn Haan eleb'nin llerini kullanarak aratralm: Sun' Efendi'nin beytinde "dm ek" fiili "birine dm ek" deyi mi iinde ele alnm ve "isabet etmek, payna dmek; bir kimseye dkn olmak, iddetli ilgi duym ak, duygu ile balanm ak" anlam larnda kullanlmtr. Azm'nin beytinde ise "dm ek" fiili "payna dm ek" deyimi iinde kullanlmtr. Buradaki "p ay " kelimesi "p y " diye okunduunda -nki eski harflerle yazl byle oku m aya elverilidir- "ayak" anlamndadr, iki ir kelimenin "p ay" anlamn asl olarak alp "py" ma'nsn hatrlatarak tevriye deni len sanat yapm aktadr. "Ayana dm ek", deyimi, "yalvarp ya karmak; herhangi bir ey iin srarla recda bulunm ak" anlam lar na da gelir. Azm "Gnl senin ayana dt, ne olur beni kabul et

Ed Meselesi / 65

diye yalvarm aya baladj" gibi bir m a'ny da zikretmi olabilir. G rlyor ki Azm 'nin edas daha zengin, daha etrafldr. Bir de Zt'nin beytini, bu beyitteki kelimelerin ne gibi an lam lar tadn birer birer inceleyerek, grelim: "M isk" esk ilere gre, Trkistan'da yaayan misk ahusunun gbeinden elde edilir. H as talk ile hayvann gbeinde bir yum ru peyda olur, iine k a n o tu r mu olan bu yum ru kasnt yapar. H ayvan saa sola veya m isk av clarnn, ahularn toplu olarak gezdikleri yerlere koyduklar kazk lara srnrken yum ru der. D tyl deri ve ii kan ph ts olan bu yum runun iindeki kan phtsmdan misk elde edilir. M isk , in hududlar iinde bulunan Dou Trkistan'da da b u lu n d u u iin in'den geldii de sylenir. Farsa'da ayrca bir "in" k elim esi var dr ki "kvrm , bklm, krklk" anlam larna gelir. M isk siyah renktedir, saa baa gzel kokusu iin srlr. Hem kokusu h e m de rengi cihetinden sa ile arasnda mnsebet kurulmutur. "B a ta n " kelimesi hem "ba" kelimesinin m efln anh -ablatif (den) hlidir, hem de "balangta, nceden, ilk anda" anlamlarndadr. "N ig r" kelimesi "resim , suret" m a'nsnda olup in resimleri ok m e h u r dur. "Payna dm ek" deyiminin ne anlam lara geldiini d a h a nce belirtmitim. Btn bu bilgilerin nda Zt'nin beyitteki k elim e ler arasnda nasl bir ahenk ve mnsebet salad iyice b elli ol maktadr. Bu bakm dan Haan eleb'nin hkmne k atlm ak , hatt onun Bk iin kulland cm lede ufak bir deiiklik y a p a ra k "Ednm hakkn Zt verm itir" dem ek lzmdr.

RAKIB

Kltrm zn yzyllar iinde oluturduu kavram lar bir sz lk konusu olarak ele ahnm ad iin, eski eserlerimizi anlamakta glk ekiyoruz. Bugn dilleri eskimi olduu iin o eserleri anlayam adm z, aydm zmrenin ittifaka yakm ounlukla benim sedi i yanl bir iddiadr. Eer o iddia doru olsa, eline bir szlk alan herkesin eski metinlerimizi anlamas gayet kolay olurdu. Halbuki asl glk szl ele aldktan sonra balyor. Trihte saysz dene cek kadar ok devlet ve birka byk im paratorluk kurm u olan bir milletin, yzyllarn derinUine doru uzanan mstesna canhhktaki haytnn mahsllerini derlemek ve deerlendirm ek elbette ko lay deil; gurup aydm bu ii daha da gletirmektedir. Bunlar kabaca bir snflandrma ile, Trk trihini 1923 ylndan balatmak isteyenler, o trihten ncesinden haberi olm ayanlar ve grevleri kltrm z incelemek, aratrm ak ve gn na karmak oldu u halde birtakm imtiyazlarn perdesi arkasnda gnn gn edip duran, kendileri bir ey yapm ad gibi yapm ak isteyenlere de en gel olan tufeylilerdir. Gelip geen hkmetlerin, "bunlar biz mi setik?" diye insan pheye drecek gafletleri, hatta dalletleri yznden durum gnden gne ktye gitmektedir. Trkiye'de herkes beik ulem s olduundan, byk bir ounluk bilmediini aratrp renmekten ve szlk kullanmaktan nefret ediyor gibi dir. ocuklarmzn okullarda kendi kltrm ze nasl yabanc k lndnn bir delili olarak, niversiteye gelmi olanlarnn hemen hemen yzde doksanm m szlk kullanmay bilmediini sylemek yeterlidir sanrm.

68 / D v an lar A rasnd a

Bu yaznn konusu yanl anlalm veya anlalp anlalmad kesin olarak belli olm ayan bir kelimenin gerek anlamnn m uay yen bir devirde kullanldr. Klsik edebiyatmzn balca konusu olan ak m aceras k, sevgili ve rakb olmak zere l bir ahs kadrosu erevesinde i lenmitir. "Rakb" kelimesini m erhum N ecm eddin HaUl Onan zhir Dvn iiri A ntolojisi adl eserinin lgate blm nde yle akla m: "Bakasyla ayn eyi isteyen". M ustafa Nihad Ozn de Edebi yat ve Tenkd Szl'nde "Ayn gzelleri sevenlerin birbirlerine kar durumlarn anlatan bu sz yerine baz ayar gayr, da kullan lr" diyor. H aydar Edskun-Baha Drder, lkokullar in Trke Konu an Szlk'te "H erhangi bir ite birbirinden ileri gem ek isteyenlerin her biri" diyorlar. emseddin Sami de "hasm , muhalif, gayr, reka bet edici" dem i ve bu kelime ile ayn kkten gelen "rekabet, terakkub" kelimelerinin anlamlarn vermitir. Bunlarn hibiri irlerim izce onaltnc yzyln sonuna kadar olan zam anda kullanlan an lamda olmad gibi, kelimenin asl anlam da deildir R em z Lgti'n d e kelimenin asl anlamnn aklanmas bugnn Trkesiyle yledir: 1) Allah'n gzel isimlerindendir. Koruyan (Hafz) gzc (nigehbn) ve btn kainat gzetici anlam nda, 2) Kt ve zararl kimse ki, birinin sevdii ile veya beendii kimse ile grm esine veya bir eit isteini elde etmesine ve uygulam asna engel olup kendisi iin elde etm eye alr; beki, koruyan, gzeten. Gerekten "rakb" kelimesi benim grebildiim klsik edebiyt metinlerinde -16. yzyln sonuna kadar- hemen hem en yukardaki iki sayl aklam ada belirtilen anlam da kullanlmtr. Rakibin "bakasyla ayn eyi isteyen" deil de "arad a fesatlk yapan, beki, gzeten" anlam nda kullanh ok eskidir. Bu kelime Trke'de, bu anlam yla "engel" kelimesiyle karlanmtr, Onaltnc yzyhn b yk irlerinden Yahya Bey; Sm-ten m ahbb yannda dururken ktn Sokulup haner g ibi ortaya engel girm esin "G m gibi beyaz tenli sevgili kn yannda dururken engel haner gibi sokulup araya girm esin" eklinde kullanyor. Krk yl nce vefat etmi olan Elbistanl Derdiok da:

R akb / 69

G etm e km r gzlm vartyom getm e Klen olam engel szn tutma diyor. D erdiok'un burada rakbden ziyde araya girip iki sevgiliyi biribirinden ayrm aa alanlar, aya' kasdettii muhakkak gibi dir. Onsekizinci yzyln ikinci yarsnda ir-sadrazam Rgb Paa: 0 h -beeyi sayd eylem ekde g l k yok R akb-i seg gib i am m arada engeli var "O ceylan yavrusunu avlam akta glk yok am m , arada k pek rakb gibi engeli var" derken "rakb" ve "engel" kavramlarn bir arada kullanm, bylece rakibin vazifesinin dilberle k arasm da engellik olduunu bir kere daha bize haber vermitir. Devlet g cnn haarata haddini bildirdii devirlerde bile eli yz dzgn ocuklar, gen kzlar ve kadnlar bir muhafz yannda evden da r gnderm ek det idi. Muhafz veya ocuu bakp byten kii ka dn ise "d ad " vey "taya" denildii malmdur. Onbeinci yzyhn byk irlerinden Ahm ed Paa byle bir m uhafzdan ikyet et mektedir; H er dem rakibi gnlm iind'anduum bu kim Issn arlayan itine sthn verir Paa, kupkuru kemikten ibaret kalm gs kafesinin iinde rakbin hatrasn muhafaza ediine sebeb olarak u ataszn gs termektedir: "Sahibini arlayan itine kemik verir". Yannda dim a bir muhafzla, bylece etrafn saldrsndan emin olarak kahkahalar atan bir gzel iin Ahm ed Paa: 01 em '-i cem' giceler alatm aa beni M eclislere rakb handan olup gelir "M eclisleri m um gibi gzellii ve ne'esiyle aydnlatan o gzel, beni alatm ak iin geceleri meclislere rakb ile glerek gelir". Pek tabii muhafz ile gle sylee gelen gzelin, onunla olan yaknl n kskanarak birtakm gizli mnsebetlerin varln farzetmek durum u da vardr. Rakbi, koruyuculuk, gzclk vazifesi dolay-

70 / D v a n la r A rasnd a

siyle k irler ite benzetmilerdir. Kimi Ahm ed Paa'dan yukar da aktardm rneklerden ilkinde grld gibi adn koymu, kimi de m azm nlar halinde sylemitir. Onaltmc yzyln balarn da vefat etmi olan Vasf; Vasft m ahallesinde hazer kl rakbden K'ol yerde kim hatar ola am ian hazer gerek "Vasf, o gzelin mahallesine vardnda rakbden sakn: bir yerde ki tehlike vardr, ondan saknmak gerekir". Tezkre yazan Seh Bey: Bizi gzler rakbin iki gz Seni sevdiim iz glib duyulm u diyor, Yahya Bey de: R akibini sever oldum adavet idimezin Kilb- kuyuna hergiz hakaret idim ezin "Senin muhafzn sever oldum, dmanlk edem em ; mahalle nin kpeklerine asla kt eyler syleyip ktlk edem em " diyor. Bir baka beytinde de: Yahy hem e ol gz btmra ho gelir A yb olm aya rakibine hrm etler ettiim "H astalannki gibi gz szgn olan sevgilinin her zam an ho una gider; muhafzna hrm etler ettiim ayplanm asn" diyor. Ta m asallara girmi bir gelenee gre muhafzlar esm er veya si yah rktan, iri-yar klelerden seilirdi. Bu vasflar dolaysyla onla r irler kfir, ylan, kara bulut, diken... gibi renk bakmndan koyu veya siyah olan nesnelere benzetmilerdir. Onaltmc yzyl sonun da yaam olan Emn, bunlardan ylana benzetm eyi gayet orijinal bir ekilde yapyor: Z ehr-i kahrm sor lebin sorm a dil ayardan N kte-i m ehurdur olu r m ezk- m r telh

R akb / 71

"O sevgilinin tatl dudan deil, klarna etti i ac ikencele rin haberini sor rakbden ey gnl, mehur s zd r, ylan dama acdan holanr" Ayn devrin irlerinden Kelm de rakibi dikene yle benzetiyor; Rkbin rh- kyndn miisnfir olduundandr Tnrk- Kn'bede hr- mugayln olm aa bis "K a'be yollarnda m ugayln denen l dikeninin bulunmasna sebep, rakibin semtin klarnn gznde Ka'be gibi kutsal olan mahallene gidip gelmi olm asndandr (veya g itm ek te olm asndan dr). Rakbden kurtulu yoktur. Korum aa m e 'm r olduklar kiiye klarn besledii duygular bir kere farkettiler m.i artk o garblerin peini bir daha brakmazlar. Aralarnda barklk bir hayl olur. Ahmed Paa "E y kt rakb, lsen bile seninle a ra m z d a bara yer yoktur; kemiklerin bile satran talar gibi dizilip s a v a r" diyor; Sdha yer yoktur lrsen dahi ey bed-h rakb stiihnn s a f tutup ceng k ser antrenc-vr Burada fildii yannda, her halde ucuz olsun d iy e kpek kemi inden de santran takm yapldna m vardr san rm . irler rakbe ok ilenmilerdir. lsn, k ah rolsu n , gz ksn, kolu krlsn... deyip durmulardr. lenlerin en a rn , en etkilisini Yavuz Sultan Selim devrinde yaam , adn b ilm ed iim bir ir sylemi; Rakibin lm esine re yoktur Vezr ola m eer Sultan Selme

'LAFZ-I NA-MERBUT'

Kastam onulu Latf Efendi, Tezkret'uar'snda san'atkrne bir slb kullanm ad, m erm m ak-seik bir ifde ile yazd iin Knalzde H aan eleb'nin hcum una uram tr. Nitekim, elebi onun iirini nesrine tercih eder, hatt "hi nesir yazm asayd" dem ee getirir. Efendi'nin akc bir dili vardr, irler konusun da verdii hkm ler de "acaba ne dem ek istiyor?" sorusuna ihti ya hissettirm ez. Sevdii irleri nadiren uzun uzadya vm tr. vdkleri kiiler de N ect Bey, Zt gibi deerleri herkes tarafn dan her zam anda takdir edilmi kimselerdir. Bu ll m nekki din, az da olsa, baz irleri yerdii olur. Bunlardan biri Belgradl Valh'dir. Latf Efendi'den rendiim ize gre Valhf nin ad M ehm et'tir ve Belgrad'da " kz Gzl (G v- em )" diye m ehurdur. Ahm ed adndaki kardeine de "D eve Dudakl ( tr-leb)" derler. O da irdir. Zam anm zariflerinden biri, ikisi hakknda u Farsa beyiti sylemitir; G v-em har-sad tr-leb bzgle-ry " kz gzl, eek sesh, deve dudakl, olak suratl." Bylesine aalayc sfatlarn kendilerine yaktnim asna mstehk olmak iin bu adam lar ne yapm lardr? Latf Efendi'den baz kelimeleri ni bugnk dilimize evirerek dinleyelim: "kisi de kendi zanlarnca ok hnerli ve bilgili, ok olgun ve kusursuz, akl- evvel geinir, eski ve yeni hi kimsenin varln ka

74 / D v an lar A rasnd a

bul etmezler. Bir sze bin ak ve kesin delil getirip ortaya koysan kendi inan ve inatlarndan dnmeleri m mkn deildir". Demek ki her ikisi de kibirli, kimseyi beenm ez ve inat kii lerdir. Ya iirde yetenekleri ve airlikleri nasldr? Onlar da yle anlatyor: "iirin kelimelerini aruz kurallarna gre blmei, vezinleri ve bahirlerin ahvlini bilmediklerinden, biri iirin harflerini ve hecele rinin ak ve kapal okunacak olanlarn sayar, biri de bdan endze (lek) dzp, dedii iirin msralarn ler ve bir iki harf fazla gelse bir kelime-i terhmdir (telaffuzunu kolaylatrmak iin bir iki harfi atlabilir kelimedir) diyerek ikiye blerdi. Her biri kendi zanlarm ca bir gzeli ver, am m vgleri yergiye ve anlatlar da kouculua kard". Belgrad'n ileri gelenlerinden biri ldkte, kardelerden birine "Filan kimse ululardand ve kadri yce bir kii idi. Birka beyit m ersiye deseniz gyetle yerinde ve mtensib olurdu. Neclen d e m ediniz?" diye sorduklarnda "O haytdan el yudu, m ersiye ile biz kimi velim ?" diye cevb verm i. Latf Efendi hangisi olduunu sylem em ekle beraber, bu cevb verenin m ersiye ile m edhiyeyi, yni at ile vgy birbirine kartrdn, dolaysyla pek bilgisiz olduunu anlatm aktadr. Bu arada, ylesine chil irlerin yalnz o iki kardeten ibaret olm adn tekilerin ne naneler yediini yle belirtiyor: "Zam anm zda bunun gibi yadigrlar ve zam ne cinsleri ok tur. H er biri nazm fenninin rzn ve gerek irlerin beyitlerini bo zup "tek benim " dvasn klarlar". Yadigr kelimesi bildiimiz anlam dnda, halk arasnda, pek horlanan, hakir, dkn kiileri kinaye ile anlatm ak iin kullanlr. BalIkesirli Zt; Bugn Ferhddan dvnedir kxihsr- km da G re e\j husrevim Z l ne irin yadigr oldu. beytinde "sefil, dkn, perian" anlam nda kullanmtr. L.atf Efendi bu kelimeyi olum suz anlamyla kullanmaktan hakret kasdetmektedir.

"L afz- N M erb u t" / 75

Efendi'nin bu iki kardee neden yle insafsz davrandn ni hayet reniyoruz: M eer bizimkinin hakknda lsz, ileri-geri szler etmiler, m a'ns bir yana, vezni ve kfiyesi dahi bulunm a yan birka hiciv demiler. Efendi grm ki bu adam lar hiciv konu sunda da chil, sz edilmee dem ez kiiler, ayn ekilde cevb verm ee lyk deiller, gnderdikleri deersiz laflan ihtiva eden kdn altna A hm et Paa'nn u kt'asn yazm: Htr- ir bgne gibi Snm adan pr-saf g her grn r S m cak g ey sakn vel andan Badan ayaa n iler grn r "irin gnl billur kadeh gibi; krlmadan (nce) prl prl, ef faf bir inci gibi grnr. Lkin, krldnda ondan dikkatle sakn; (her paras) batan ayaa neter gibi grnr." Bylece "Benim gi bi bir irin kalbini krdnz. Ben de size karln vereceim , habe riniz olsun." diyerek, tezkiresinde onlar kepaze edeceini nceden bildirmitir. Kardeler m terek iirler yazarlar. yle anlalyor ki, Latf Efendi hakknda yazdklar hicvi de birlikte dzmler. Efendi onlardan bize iki beyit naklediyor. Bunlardan birini "Bu matla onlarm dr ki itirak zre dem ilerdir" diyerek nakletmekle yetinip hakknda hibir gr belirtmiyor: H er kaan ol mh grsem ay grdm san m am Tal'at m eym n cihn-ary grdm san m am "N e zam an o ay (yzly) grsem , ay grdm sanrm; dou u (ve parlakl) uurlu, dnyy bezeyici grdm sanrm ". Fakat dierini naklederken "Bu m atla'da onlarn elfz- nm erbtundandr (ipsiz sapsz szlerindendir). M eze (gevezelik) maklesinden (trnden) olduu mnsebetle (dolaysyla) tahrr olundu (yazld)": G r n'itdi ey sanem yine ehl gzn bize Dikdi asy gam zeden ala gzn bize

76 / D v an lar A rasnd a

"E y put gibi gzel, bak yine ehl gzn bize ne y a p t; ala g zn bize gam zeden asay dikti." Gerekten her iki beyitte "Beyit D erken" balkl yazm da da belirttiim gibi, kelimeler arasnda klsik iirin temel unsuru, tensb denilen ekil ve m a'n ilgisi yoktur. H er iki beyitte de zevki ok ayacak bir hayl, "fena deil" denilecek bir tebih, istiare m evcd deil, ikisi de eskilerin deyiiyle "m evzun mukaffa (vezinli ve kafi yeli)" deyip geilm eyecek kadar alelade eyler. Latf Efendi bu be yitleri kardeleri yerin dibine batrm ak iin zenerek mi seti? Bile m eyiz. Fakat bylesine acem ice m anzum eler yazan kimselerden di e dokunur m sralar da beklenemez sanrm. Latf Efendi'nin sz konusu ettii Valh'nin ad Mehmet'tir. Kardei Ahm ed'in m ahlas n bilmiyoruz. k eleb biri Edirneli, dieri skpl iki Valh'den bahsediyor. Knalzde bunlara Edirne yaknndan Ergeneli bir baka Valh'yi ekliyor. skpl Valh'nin ad A h m ed 'd ir k eleb olsun, Knalzde olsun, Latf'yi tenkdde biri dieriyle d ima yar halinde olduklarna, skpl Valh'yi her ikisi de bee nip vdklerine gre, onun Belgradh Valh olmadn sylemek bu gnk bilgilerimize gre yanl saylmaz. N e olursa olsun, o ve kardei Latf Efendi'ye dil uzatm akla def tere kaydolunup, adlarn lm sz klmlardr.

'YANLI HABERLER'

Bahkesirli Zt, uar tezkrecilerinin kalem birlii ederek yaz dklarna gre, onaltnc yzyln ilk yarsnda Osmanl edeb m uhi tini artm bir irdir. M ekteb-medrese grm em i bir m m olup izmecilikle geimini salarken iire ilgi duyar, airlie heves eder. Fuzl iir sevdasna kaplp, bu sevda uram alarnn tm ne st geldiinde "limsiz iir ess yoh du var kimi olur ve esassz duvar gayette b-itibr olur." deyip zam ann btn ilimlerini nasl ren mise, ondan yaa byk fakat ada olan Zt de ayn yola d er. Biraz sarf ve nahiv, yni A rapa dilbilgisi tahsil eder. Kendisi, Fars irlerinden aktarm alar yaptnda fark edip yzne vuranla ra her ne kadar "benim Farsa bilmediimi bilirsiniz" diyorsa da bakalarmnkinin hangi Fars irinin, hangi iirinin, hangi beytin den alndn syleyebildiine gre, bir m iktar Farsa dahi tahsil ettii muhakkaktr. iirle m egul olan herkesin edinmesi gereken bilgileri kavrayacak doru drst bir tahsili olmad halde, orijinal m a'nlar ve kendi icad duyulm am haylleri edeb san'atlarla be zeyip sunmaktaki hneridir ki herkesi artmtr. Bu konuda ileri srlen gr ve dnceler farkldr. Kimine gre, ar iittii iin yrn sohbetlerine katlam am , i leminin engin denizinden m a'n incileri karmakla megul olm utur; kimine gre, tant her irden, edebiytdan ve katld meclislerdeki bilgin ve ince duygulu kiilerden derledii nkteleri m stesna zeksnn hokka snda ezip, kendi kiiliinin kaleminden rengarenk msra ve beyit ler halinde kelimelere, deyimlere yerletirmitir. Kimi, bir meslek edine* k tahsili olm adndan btn vaktini iire ve edebiyta vakfediii'.e balam akta, kimi de ok yaad iin birok ir ve edebi-

78 / D van lar A rasnd a

yt ile grp onlardan bireyler renii ile aklamaktadr. H e men hemen herkes ondaki m a'n ve hayllerin, edeb san'at eitli liinin baka herhangi bir irde bulunmadn iddia ederek, iir deki baarsnn kendi yaratlndaki fevkalde yetenekten ileri gel diinde, yni "Z t" olduunda birlemilerdir. Bu kelimenin her anlam yla garb irin Byezid Camii avlu sundaki remilci dkkanna. Onaltmc yzylda yaam H ayal Bey, Yahya Bey bata olmak zere ad bilinen bilinmeyen, dvnh dvnsz, bykl kkl her ir gelmi, iirlerini ilk kez orada okumular, tartmlardr. Bk edebiyt dnyasna oradan girmi, iirini ve yeteneini Z t'ye beendirm ek bahtiyarlna ermitir. Remilci dkkannda, pdihtan m edrese mollalarna kadar her rtbeden kiilere yazd kasdeler, gazeller ve m usam m atlara bazan bir filoriye kadar den cizeler alarak geimini salayan garb Zt, yazdklarnn keyfiyyetini belli bir seviyede tutm ak iin, ken di m stesna hayl gcnn yetm edii zam anlarda, dkkanna de vam eden irlerin orijinal bulularn, yeni hayllerini "tasarru f et mekten "ekinmemitir. Kar duran irlere verdii cevbta, sebeb olarak, onlarn adlarnn sanlarnn duyulm adn halbuki kendi sinin dvn sahibi hem de dvn kyam ete kadar elden ele gezecek nl bir ir olduunu, o gzel hayllerin ve bulularn kaybolup gitm esine gnlnn raz olmadn sylyordu. Buna karlk, kendisinin bir msran deitirerek alm olanlara bile fkeleniyor, haklarnda aza alnm ayacak szler sarf ediyordu. Onun hakkn da en d oyurucu bilgiyi bize nakleden k eleb, Zt'nin o d ev rin deerli irlerinden biri olan h'yi sevm ediini, sebeb olarak da kendisinin bir matlan gazehyle birlikte alarak m ehur olduu iddiasnda bulunduunu syler. H er ikisinin dvnnda da yer alan bu gazel; Umasun yanl haberler ol hm m n stne iyn- za varm ak dm ez m n stne beytiyle balar, yni, gazelin matla beyti budur. Burada "iyn- z" tam lam asndan baka Trke olm ayan hibir kelime ve deyim yoktur, o da "karga yuvas" dem ektir Zt ok nem verdiine g re bu beyit ncelenmee deer.

"Y an l H ab erler" / 79

k eleb Zt'yi zam ann irleriyle karlatrp verken iir imdi naz nzk ve irlerimiz garb m a'nlar ve latf eda lar, sels ibretler, tevriye ve istihdam ve tecnis ve ham trkmda nefis zerfetler etmekte gittike terakkide ve lhik sbkdan takad dm kasdna himmet-i lde olm ulardr" diyerek iir ve ir anla yn da belirtmektedir. Bu cmlenin bugnk Trke'yle aa yu kar ifadesi yledir: "iir imdi ho ve naziktir; irlerim iz ise ori jinal m a'n lar ve ince edalar, akc ibreler, tevriye (gerek veya do layl olarak iki anlam olan bir kelime veya deyimi uzak anlamn kasdederek kullanmak), istihdam, (birden fazla anlam olan bir ke limemi birka anlamna birden ekilebilir biimde kullanmak) ve tecns (cinas yapm ak, yni yazl ve sylenii bir fakat anlam lan ayr olan kelimeleri bir cmle veya msrada birlikte kullanmak) ve hm (yni tevriye) yolunda nefis (beenilir, ho) incelikler etmekte gittike ilerlemekte ve sonradan gelip yerlemi olanlar nceden kabul edilmi olanlarn yerine koymak iin byk gayret gster mektedirler." Onaltnc yzyl irlerinin Trke kelime ve deyimlerin anlam zenginliklerinden yararlanarak gerekletirdikleri ifde yeniliinde nasl bir yntem uyguladklarn k eleb gayet ak ve zl bir tarzda haber vermektedir. Bu husus etrafl biimde balbama ele ahnm ay gerektiren bir nem tayor. Yukardaki beyitte k eleb'nin sayd edeb san'atlarn hemen hemen hepsi mevcuttur. A nadolu'da ilk uar tezkiresini yazm olan Seh Bey, h'nin ga zellerini ve m atla'lanm vdkten sonra bu beyti de rnek olarak aktarmtr. Beyit ve banda bulunduu gazel gerekten bu iki de erli irden hangisinindir? Bunu kesinlikle sylemek g. Biz yal nz Zt'nin iddiasndan haberdrz. Bu gibi ihtilafl konulan hallet mekte pek becerikli olan k, nedense h'nin dncesini ren mek lzum unu duymam . Fakat Zt'nin, deyimin bir dier anla mnda "yanl haberler uurm ak" konusunda alkanlklar olduu na dir elimizde iki dell var. Koca irin k eleb'ye anlattna gre, kendisine dima ihsanlarda bulunup alka gsterm i olan Pr Paa'nm defterdarla atanlnda, girizgh beyti: Gonca czdnuu a^ ' defter-i ezhr kar Oldu Pr elebi devlet ile defterdar

80 / D v a n la r A rasnd a

olan bir kaside sunar, Meredith-Ovvens'n tpk basmn yaynlad k eleb Tezkresi'nde Zt'nin bu iddiasnn zikredildii sahifenin kenarnda u not var: "M erh um bu beyt-i girizghda kizb etm i (yalan sylem i), M esh'nin A h m ed eleb D efterdr'a dedii kasidenin girizgh d r". N otu yazan Z ti'yi yalanclkla suluyor. Halbuki Zt, Mesh'yi: Ey M esht herbiri rz urusu ayyrdr ehr-i i'rn h s n bir drlii dahi old i M lk-i nazm-t Zatnin uurlanp m a n lar Girben dvnuna tebdl-i sret eyletni diyerek kendi m a'nlann ahp deitirip dvnna almakla sula mt. Onun cevb da udur; Sanma ki m a'n-i nadn beni el uzadam D elem tfl ki hyde edinem iftar Tendeki rh bana ariyeti oldun G nde bin kez ederim kendi haytm dan r "Bilgisizin m a'nlarna benim el uzatacam sanm a, bebek de ilim ki inenmi lokma ile karnm doyuraym ; tenimdeki rh bende ireti (em net) olduu iin gnde bin kez kendi haytm dan utanm aktaym ". Elimizdeki dier delil, Hayl hakkndaki iddiasdr. brahim Paa, Kanun Sultan Sleyman'n kzkardeiyle evlenirken Zt ona bir kasde sunar. Paa, pek beenm em i olacak ki "kasdeyi ylece syleyin" diyerek H ayl Bey'in ayn dn mnsebetiyle pdi ha takdim ettii kasideden u beyti okur: N e tozlar kim koparm dur sem end-i tab- m evzunum G zine ttiy eyler Sfhanda Kem l an "Benim ince ve ll ir yaradlmn at yle tozlar kopar m tr ki, srm esiyle m ehur olan sfahan'da oral nl ir Kemleddin onu gzne srm e eyler".

"Y an l H ab erler" / 81

Gerisini Zt yle anlatyor: "Ben de byle deildir, dedim. Ya nasldr? dedi. Byledir, deyip u beyti okudum; N e tozlar kim koparm dur sem end-i tab- Zatnin G zine ttiy eyler Stfhanda Kem l an "Paa, h irlerin bu h uylan olm asa!... Rakblerini yerecek bir ey bulam asalar tevrd dvs ederler, dedi. O rada susmal idim am a frsat elime gemi iken intikamm alaym dedim ve iinde bu beyit bulunan bir kasideyi ben pdih hazretleri tahta getikleri zam an yazdm ve "skender-i Sni" terkibini trih drdm . Ayaklar toprana verdiim bu kasde aynen pdihm zn nezdinde mevcuttur. Hayal bu kasidesini daha dn yazm tr, deyince Paa fen halde gcendi". Zt dvnnn gazeller ksmnn baslm akta olan nc cil dinin (Y) kfiyesinde bir gazeld e bu beyit m ahlas beyti olarak bu lunm aktadr. Kendisi byle bir kasde de yazm m dr? Bilmiyo rum . h, Mesh, H ayl, bakalarna ayn eyi y ap an Zt'nin i irini ona bir azizlik olsun diye alm lar m dr? Yoksa Zt onlara ocuka bir fke ile iftira m etm ektedir? Bilemeyiz. Bir n c ih tim l de akla geliyor: Yukarda belirttiim gibi, bu irler iirleri ni Z t'nin m eclisinde okum ulardr. Koca ir onlar beenm i, "byle gzel m a'n lar bana yakr" deyip dvnna almtr. On lar da son rad an raz olm ayp kendi dvnlarna koym ulardr. Bi lindii gibi "tev r d " iki irin birbirinden haberi olm ad an ayn m sra veya beyti sylem esidir. Eer haberleri v arsa buna "inti hal" denir. h olsun, M esh olsun, H ayl Bey olsun, her biri in tihale tenezzl etm eyecek k ad ar zengin ilhaml by k irlerdir. O yzd en dir ki Z t'nin iddiasna "yan h hab er" dem eyi daha uygu n bulurum . Bu trden tevr d ler edebiytm zda az deil dir. Ah'nin: Chilin fahri cem '-i ml iledir. A rifin izzeti kem l iledir "Chilin vnc mal derlemekledir, rifin ululuu ise olgun lukladr" beyti Nmk Keml'de:

82 / D v an lar A rasnd a

N e sl iledir ne m l iledir Beyim ululuk kem l iledir eklinde grlmektedir, Zt'nin: G di sabr akl dn y Rab ne nkil dem i Gam bucanda kam u yrn koyup gideler beyti Am r'de: G itdi akl gitdi sabr gitdi dil ey derd gam H astaym tenh kom an billahi yoldalarn eklindedir. Fakat bu beyti Am r'nin Zt'den nce yazm olmas ihtimli daha kuvvetlidir. Ali ir Nevy'nin: Ey m usavvir tutalm ol servi tasvir itesin ve-i reftnga gelge ne tedbr itesin "E y ressam , tutalm ki o servi boylunun resmini yapyorsun; yryndeki edaya gelince ne yapm ay dnyorsun" beyti Ba hy'de; G zel tasvr edersin hal hatt- dilberi am m Fsn u iveye geldikde ey Behzd neylersin "Gzelin benini ve ergenlik tylerini gzel resm ediyorsun; Ey Behzad (nl bir ressam ) byleyiciliine ve cilvesine gelince ne yapacaksn?" eklindedir. Edirneli zr'nin: G elm edi s k kanat var iken Bir ayam evde kaldt birisi m eyhanede beyti Yeniehirli Avn Bey'd e: D oym adm gitdi m ey ii m ahbba bu m eyhncdc Bir gzm skde kald bir gzm peym ucdc eklindedir. stanbullu Rh'nin:

"Y an l H ab erler" / 83

G h d ib d - 1 reh-i pr-vahet-i sahr-yt adem Kays-i sergete-dile km et-i Leyl grnr "Yokluk lnn ssz yolundaki anafor (siklon) perian gnl l Kays'a Leyl'nn endm gibi grnr" beyti Nil'de: G sterir sergete-hl-i vd-i hayret henz G irdibd- det sahra rh-t M ecnnt bana "ln ve sahrann siklonu M ecnn'un ruhunu hl hayret vdisinde perian hlde dolayor gibi gsterm ektedir" eklindedir. N ect Bey'in: D ediler sh-i zenahdnuna hayvan vel D em ediler ki rakibin dee hayvanit ede beyti Fn'de: Leb-i can-bahuna benzer diy hayvanlan gr Yok yere bir su adn em e-i H ayvan derler eklindedir. Bunlardaki hayvan-A b- hayvan m nsebeti Yeniehir li Avn Bey'de; Efendi umma sen b-t hayt- badeden hisse A n inna tahsis ettiler hayvana verm ezler ve: Ben senin b-t hayt-t lebinin tenesiyim Tlib-i em e-i H ayvan isem insan deilim eklindedir.

'VECH- EBEH'

Klsik irlerimizin ekilcilii, bir baka ifde ile edebiytn yer lemi kaidelerine ballktaki kusursuz dikkati teden beri tekrarla nan, hem de kusur diye gsterilen zelliidir. "K usur diye gsteri len" diyorum , nk byle bir davran yerinde bulmuyorum . Yz lerce yl nce yazlm, zamannda beenilmi, meclislerde okun mu, defterlere kaydedilmi bir iiri o zam ann estetik deer ve zevk llerini bir yana brakp, kendi zamnmzdakilerin asndan de erlendirmeye kalkmak bana gre samalktr. Peki, o iirlerin hep si de kusursuz mu diye sorulabilir. Elbette deil. Fakat kusur ayn kaideleri uygulam akta deil, o kaidelerin erevesine yeni hayller, yeni bulular, okuyanda gzellik duygusunu uyandracak kompo zisyonlar yerine -bilerek veya bilmeyerek- daha nce bakalar tara fndan yazlp sylenmileri tekrar etmek, hl kt "biim " de tek rar etmektedir. Bir baka yazm da da belirttiim gibi, edann hakk n verememektedir. Klsik irlerimizin m anzum ve mukaffa (l l ve kafiyeli) sz r yapan birok unsuru kullanmakta ne kadar dikkatli olduklar bilinir. Bunlardan biri de mahhas hakikate (ob jektif realiteye) byk bir titizlikle uymalardr. Birtakm benzetme yollaryla, ele aldklar eyin gerek durum unu, be duyum uzla id rak ettiimiz niteliini veya niteliklerini yorumlarlard. Benzeyenle benzetilen arasndaki ortak nokta - ki buna vech-i ebeh (benzetme yn) denilir- herkese kabul edilebilir olmalyd. Nmk Keml'in akla uygun deil diye karalad mbalaa san'at rneklerinde da hi bu zellik vardr. Klsik edebiytmz hakknda O'nun etkisi altn da bu edebiyta kar tavr alanlar tarafndan gnm ze dein verilegelen hkmlerin, bata u "akla uygun olm am ak" zere yeniden

86 / D van lar A rasnd a

gzden geirilip tashihi lzmdr. Bunun iin de elde, biri irin be nimsedii estetik deerleri, dieri zamannn zevki olmak zere iki temel l olmaldr. Aslnda Prof. Dr. Kaya Bilgegil'in "H arbt Karsnda Nmk Keml" adh deerH eserinde pek ak bir biimde belirttii gibi, Nmk Keml'in hkmleri ya bilgisizlikten veya ek seriya yenilik gayretiyle, krkrne, gerekleri bir yana itmekten ileri gelen iki esasa -eer bunlara esas denilebilirse- dayanm aktadr Bu kanaatim gnm ze kadar gelen klsik edebiyt itirazclar iin de geerlidir Sz burada brakp u "m ahhas hakikate uygun luk" meselesi zerinde biraz durm ak istiyorum. Klsik iirimizin zirvelerinden N ect Bey'in mekteb kitaplar na gem i bir gazelinin ilk beyti yledir: Lle - hadler yin e glen de neler itm ediler Servi y rtm ediler goncay syletm ediler Bu beyti iki trl yorum lam ak mmkndir. Birinci yorum "L le yanakh gzeller iek bahesinde neler yapm adlar! Servi yrt m ediler (sen orada d ur dediler), goncay syletm ediler (sen sus! ko num a, alma! dediler)" eklinde olabilir. kincisi "Lle yanakl g zeller iek bahesinde neler neler yapm adlar bilseniz!. Serviyi mi yrtmediler, (serviye benzeyen boylaryla salnarak yrdler), goncay m syletm ediler (gonca gibi azlarn aarak glp ko nutular)". Bu yorumlarn her ikisi de bir bakta bugnn okuyucusunca kabul edilebilir grnse bile, birincisi Nect Bey'in ann estetik anlayna uygundur. Biliriz ki servi yrm ez, yni dikildii yerde durur; goncann az kapaldr, yni sylemez. Nect Bey servinin ve goncann herkese bilinen iki mahhas vasfndan hareketle hsni t'lil (gzel bir sebebe balamak) san'at yapmtr. Servinin yrmeyip goncann konumaym, gzellerin salnp konumalar kar snda birincinin donup kincinin susup kalmalarna, veya gzelle rin tath yaramazlklaryla serviyi durdurup goncay susturmalarna b ahyor Burada da iki trl aklama grlyor. Nect Bey'in bun lardan hangisini kastettiini bilemem. Atalarmz el-ma'n f batni'ir (ma'n irin kanundadr) demilerdir. Birinci aklamann uy gunluundan yana olmakla beraber, ben de byle deyip geiyorum.

"V e ch 4 e b eh " / 87

kinci yorum Nect Bey'in ve ann irlerinin estetik anlay na, kullandklar cm le yapsna aykrdr. Bu yorum a gre "neler etm ediler" ifdesini "yle inanlmaz, yle m ucize gibi eyler yapt lar ki..." eklinde m a'nlandrm ak lzmdr. yle olunca servi ile gzel arasndaki endm mnsebeti, endm servi gibi olan gzelin yrm esi, "y r m ek ", ile "yrm em ek" arasndaki tezdl ar m birlikte dnlm elidir ki, byle, biri dierinin iinden kan zincirleme san'at oyunu o devirde rastlanan bir ey deildir. Bu tr den arm lara dayanan hayl oyunlarna, hele "neler etm ediler" ifdesine bylesine zengin ve ince bir anlam ykleyecek zenginlie dillimizin daha sonraki asrlarda yaam ustalarnda, mesela Nil veya eyh Glib'de rastlayacaz. Birinci yorum dakine vech-i ebehlerden ayn ekilde yararlan mak bakmndan benzeyen bir ifdeyi Bk'de gryoruz. Bu b yk ir Sultan 111. M urad'a takdim etdii bir bahariyesinde: IJile hven yakdt ssen sum nler yine h-t gl taht- zm rrd zre seyrn eyledi diyor. Bu beyitteki "yak t" fiili "ateledi" ve "su m n " kelimesi "h avayi fiek" anlam ndadr. Seyran kelim esine gelince; "gezm e d olam a" ve bir de "baknm a, tem etm e, sey r etm e" anlam la rna gelir. kincisi halk arasnda rastladm z eklidir ki, bugn d aha ok "seyir" kelimesi ile ifde edilir. Bk de bu kelimeyi halk azndaki anlam yla kullanmtr. Gl, yeil anak yapra ve ye il yapraklar stndedir. Bu gr n birlikte ele alnarak gl sul tna, anak yapraklar veya yeil y apraklar z m r d tahta benze tilmitir. Nasl servi y rm ezse, gl de yrm ez. N itekim klasik edebiytm zda "serv-i revn " denildiinde, servi boylu gzel kasdedilm itir. H ibir klsik ir servi aac hakknda bu sfat kullanam az. K ullanrsa, herkese kabul edilebilecek bir ortak se bep gsterm ek m ecburiyetindedir. Kendi p aym a ben byle bir ifdeye rastlam adm . Bu aklam adan sonra beytin anlam n y le verebilirim: "Lle havan toplarn (havan eklindeki me'aleleri), ssen de havy fiekleri ateledi, gl (bu donanm a manzarasn) zm rd taht zerinde oturup seyretti".

88 / D v an lar A rasnd a

Byk ir Fuzl'nin herkese kabul edilebilir geree d aya nan zelliklerden hareketle, Trkeletirilmi bir Farsa deyimin de yardmyla yapt san'at ihtiva eden bir beytiyle bahsi bitirmek is tiyorum : Sayn Hikmet laydn'm hussi ktphanesindeki Fuzul dvnnda bulunan bir gazelde yle bir beyit vardr: evk na'lian oda salar nice kim karm da A tein lal'at ilen z lf gzn kam var Bu beyitteki "na'ii oda salm ak" deyimi Farsa'da "-n a'l der (ve ya "b er")" ate nihden, na'l der ate dten, na'l der ate kerden, na'l der ate endhten" rnei biimlerinde ifade edilen deyimin aa yukar tercmesidir. Bu da "sihr eylemek, b-karr klmak; h znl, huzursuz, rahatsz etmek; perian etm ek" anlam larna gelir. Bu anlam lan bilince beyti; "A te parlaklndaki yznle san, g zn ve kan karmda durduka gnlm n duyduu iddetli arz ve heves beni huzursuz ve perian eder". Fakat byk ir bunu demekle kalmyor, eski alfabemizde ka n "nn (N )" harfine, gzn "ayn (A )" harfine ve yanaa ve boyu na doru sarkp ucu kvrlan san "lam (L)" harfine benzetiliinden hareketle bu uzuvda "na'l (nal)" kelimesini gryor, sonra Fars a'daki "nah atee salm ak" deyimini hatrlyor. Bylecebu sonuncu hususu bilmeyenlere dahi zevk aldracak bir beyit sylyor.

'TEVARUD'

Eski edebiyatmzda bir irin bir baka ir tarafndan sylen mi olan bir msra veya beyti farkna varm adan yni tesadfen sylemesi "tevr d " diye adlandrlrd. Eer bu i bilerek yaplm sa "intihal" denilirdi ki, pek byk bir kabahat olarak telakki edil mekteydi. Snblzde Vehb "Suhan" kasidesinde byleler iin ge rekli cezay: Sirkat-i i'r edene kat'-t zebn lzm dr Byledir e r - i belgatde fetv-y suhan "iir alann dilini kesmek lzm dr; belgat hukukunda sz hususunda (veya iirlerce) verilen fetva (hkm) byledir" diyerek belirtmitir. ntihalin ma'ny biraz deitirerek yaplanna "ilm m ", ma'nya dokunmadan kelimeleri deitirerek yaplanna da "selh" denilirdi. "Selh" kelimesi lgatte "deri yzm ek" anlamna geldiine gre, yap lan iin eskilerce nasl telakki edildiini anlamak g olmasa gerek. Bir szn "intihal" veya "tev r d " olduuna nasl karar veri lecektir? Eer bir ir zam annn ve m teakib zam anlarn zevk ve tenkd llerine vurulup byk diye kabul edilmise, onun ba kalarndan ald m a'n lar -kesin olarak bilinse dahi- artk intihal deil "selh" veya "tevr d " diye trif edilirdi. Bir intihalin m azur grlm esi iin m a'n gzeline en yakan elbiseyi giydirm ek, yni en uygun bir vezinde, en gzel kelime ve deyim ler ile onu ifde et mek gerekliydi.

90 / D v an lar A rasnd a

Edebiyatmzda byk irlerimizin bide eserlerinde byle selh ve tevrde rastlam ak her zam an mmkndr. k elebi kendi zam an olan Onaltnc yzyldan geriye doru baktnda m esnevide eyh'nin, kasidede Ahm ed Paa'nn, gazelde Necti Bey'in kendilerinden nce gelmi olanlar unutturup yok derecesi ne indirdiklerini iddia eder. Halbuki Latf Efendi Ahm ed Paa'nn Farsa m a'nlara Trke elbiseler giydirdiini bugnk Trkemizle "Farsa ibareler elbisesini giyinmi olan m a'n gzeline Trke szlerden elbiseler giydirip, gzel m a'ny o i ve d urbalaryla bir byleyici Trk, bir cilveli Anadolu gzeli olarak gsterm itir" di ye anlatmaktadr. Paa bykl kabul edilmi bir ir olduun dan "intihal" veya "selh" kelimesini kullanmaktan herhalde ekin mi veya kullanm am ak nezketini gstermitir. Bizde m ersiye deyince hem en akla gelen, Bk'nin K an u n S ul tan Sleym an M ersiyesi'dir. Edebiyatm zn bide eserlerinden olan bu m ersiyenin iindeki ok gzel beyitlerden biri, bana gre birincisi: H urde baksa gzleri halkn dolagelir Zr grn ce htra ol m eh-lik gelir "Gnee baksa halkn gzleri yaarr, nki akla o ay yzl p dih gelir" beytidir. Bu yazda, yukarda izahn yaptm selh ve tevrd meselesinin beyitte grnn incelemek istiyorum. Bk'nin bu beytinde hsn-i t'lilin yni bir hdisenin gerek sebebine hayal bir sebeb gsterm e san'atnn fevkalde gzel bir rneini gryoruz. G erekten gnee bakan insann gz k am a r ve bakm akta srar ederse yaarr. Bk bu gerek sebebi "O ay yzly hatrladklar iin halkn gzleri yaaryor" diye y o ru m lam aktadr. Bana gre Bk, gn sultn gnei gren halkn ara larndan ayrlp ebediyyet yolculuuna km olan kendi sultan larn, yeryz sultnn hatrlayp aladklarn sylyor. nk eskilere gre gne gn sultn, dier alt gezegen de onun maiyyetinde grevli birer kii olarak telakki edilirdi: Ay vezir, Zhre (Vens) algc, M irrih veya Merih (M ars) bakum andan, M teri (Jpiter) kad, Utarid (M erkr) katib, Zuhal (Satrn) hazinedar v a zifesini grrlerdi.

"T ev r d " / 91

Fakat Bk, gnee baknca gzn yaarm as hdisesini bir kim seyi hatrlama sebebine balam ak eklindeki hsn-i t'lil san'atm ilk kez kullanan deildir. Eskilerin deyiiyle bu onun hayl-i hass saylmaz. Bk'nin doum undan yaklak olarak onbe yl nce bu dnyadan gm olan N ect Bey ayn vezinde, ayn kfiyede aa yukar ayn eyi sylemitir: 01 mh- dil-fiirza ebth olduu iin Bakdka m ihr yzne gzm dolagelir "O gnl aydnlatan aya benzedii iin, gnein yzne bak tka gzm yaarm aktadr". "A ydnlatm ak" denince akla nce g ne gelir. N ect Bey ay yzl sevgilisini "gnl aydnlatc" olarak tanttktan sonra "aydnlatc" nitehinden dolay onunla gne arasnda bir benzerlik bulmaktadr, o yzden gnee baknca gz nn yaarm asn sevgilisini hatrlayyla zh ediyor. Bk'den yak lak olarak onsekiz yl nce vefat etmi olan. ehzade M ustafa M ers;j/fs('nin iri Yahya Bey de; N ice seyrn eyleyem em s-i cem lin ol mehin Perdedir ek-i revnm dde-i girym m a "O ay gibi gzelin yznn gneini nasl seyredeyim ki, ala yan gzm e gzyam perde oluyor" diyerek gnee baknca gz lerin yaarm as hdisesini bir baka biimde ifde etmektedir. Byk ir Bk, N ect Bey'in dvnn mutlaka okumu, hatta belki de ktphanesinde bir nshasn bulundurm utur. Hakknda mersiye yazd, ok iltifatn grd, birok iirini tanzr ve tah mis ettii K annfnin de Yahya Bey'in bir gazelini tahm is ettiini bilmesi, onun dvnn grm olmas bir yana, kendisiyle tanm olmas da ok m uhtem eldir. Dolaysyla her iki beyitten de elbette haberi vard diyebiliriz. Fakat N ect Bey'in ve Yahya Bey'in beyit lerini okuduktan sonra bile nazarm zda Bk'ninkinin deerinde hibir ey eksilmediini gryoruz. Bu neden? nce syleyi bakm ndan ele alalm; Bk'de "d olagelir" de yim indeki "la " hecesinden baka im le yni tabii syleniini boza rak uzatm a yok. Bu imle de okurken bizi pek rahatsz etmiyor.

92 / D v an lar A rasnd a

N ect Bey'de "o ld u u " kelimesindeki " u ", "y z n e" kelimesin deki "y ", "g z m " kelimesindeki "g " ve "d o la" kelimesindeki "la" hecelerindeki im leler teden beri ciz grlp ho karlan m ayan, dil zevkim ize ters gelen kusurlardr. Dier ynden ele alndkta Bk'de "h u rd "d en baka yabanc kelime ve "m eh-lik" dan gayr yabanc tam lam a yok. Halbuki N ect Bey'de "m h-

1 dil-frz" tam lam as ve "ebih, m ih r" kelimeleri yabancdr. Yah


ya Bey'de ise "em s-i cem l, ek-i revn' dde-i giryn" gibi alt kelimelik yabanc tam lam a, buna karlk sadece "nice, eyleyem , ol, p erd ed ir" gibi d rt adet Trke kelime var. Bk'nin bey ti bugnk Trke zevkim izin ve konum a dilimizin iinde say lr. Bunlarn dnda N ect Bey olsun, Yahya Bey olsun beyitlerin de adn sann bilm ediim iz, bilsek de bizim iin hibir deeri ol m ayan dilberleri kasdetmilerdir. Halbuki Bk mill trihim izin lm sz bir byn konu edinmitir. O nun iindir ki "Bk eer bu hayli o iki irden almsa iyi etm i, edebiytm za ve di limize kazandrm tr" dem ek, hakk teslim etmek olur. Kald ki Bk eskilerin "G ne-Sultan" telakkisinden faydalanarak belgatilerin "ilm m " dedikleri eyi yapm , m a'ny deitirerek alm ve zenginletirm itir. Sz, "gzya" deyiminin dourduu bir armla Bk'den yz oniki yl sonra vefat etmi olan bir dier byk irimize, Urfal N bi'ye getirip balam ak istiyorum. m paratorluum uzun k devrinde edebiytmzn yzak olan bu ince ruhlu ir; N e girersin araya yra niyaz etdike K am ey girye m rt-i edeb n'oldu sana Sevgilime yalvarrken araya ne diye giriyorsun? Ey gzya, edeb kurallarna sayg diye bir ey var; sana ne oldu ki ona uym u yorsun?" diyor. Nb, bizde Fehm-i Kadm ve N il'de ilk byk temsilcilerini grdm z Hind slbu'nun etkisinde kalm bir irdir. AzerbaycanlI byk ir Sib'in dvnn ok okuduu ve hatta onun slbunu tkib ederek atasz gibi beyitler yazd sy lenir. Yukardaki beyit Nb'nin dvnndan seilebilecek otuz bey tin ilk sralarnda yer alr. Syleyi, lafz ve m a'n san'atlarndan he men hemen arnm ve konuma diliyle yazlmtr. Gerek Bk'nin

"T ev r d " / 93

beyti, gerek bu beyit, okuyanda "ben de bunu syleyebilirim" his sini uyandryor. "Sehl-i m m teni" tabiri "sylenmesi kolay gibi g rnen g sz" demektir ki ite byle gnlk konuma diliyle, san'at oyunlarna iltifat etmeden derin ve ince m a'nlar ifde etmek iin yazlm beyitler iin sylenir.

'GEN YAKADAN'

Trkem izde, edeb dilde bir zam an kullanlm fakat sonradan ya dil zevkine uygun gelmedii veya yerini ayn m a'nda baka d e yimler al,<;^ iin zam anla terkedilmi ve unutulup gitmi deyimler vardr. E ^ i metinlerimizi okurken nm ze kan o deyimleri an lamakta bu yzden glk ekiyoruz. Onaltnc yzyln sonlarma kadar ok sk rastlanan ve N ev' Efendi'nin; N ev'iy gen yakadan sineye v s a t yo ise Gl gibi dmenin elden kom a istinann beytindeki "gen yakadan" bu trden bir deyimdir. Tarama Szl 'n d e "gen " kelimesi "geni, bo yer, hl araz; srlm em i ilen m emi arz" diye karlanm, "gen yaka" deyimi de "geni, sde taraf, hl" eklinde ma'nlandrlm ve Zt'nin u beyti dier bir ka arasnda rnek olarak verilmitir: M erham et eyler idin grsen eer gen yakadan Sinemin gynn k-i giribm m dan "E er yakam n yrtndan (veya yrtm acndan) barmn yan n gen yakadan grseydin acrdn" eklinde nesre evirdiim izde, "Tarama Szl'nde "gen yakadan" deyimine verilen m a'nlar yerine koyunca beyit bir m a'n ifde etmiyor, o halde deyimin an lam farkl olm al", diye dnm ek gerekiyor. Bu trden deyimlerin unutulm u m a'nlann ortaya karmak iin bir dilci olmak ve bugnk Trke'm izde "gen " kelimesinin

96 / D v an lar A rasnd a

"geni" ve "yak a" kelimesinin de "yaka, ky, taraf, yn, v.s" demek olduklarn bilmek yeterli deildir. Kelimelerin zam an iinde ma'n deiikliklerine uradklar gerei bir yana, m a'nlar bilinen iki ayr kelimeden olum u bir deyimin ok defa kendisini oluturan kelimelerle ilgisiz yepyeni bir kavram karladn da gznnde bulundurm ak gerekir. Bu durum da, deyimi kullanan ir veya ya zarn -bilhassa irin- bal olduu estetik telakkiyi bilmek ve o bil giden hareketle deyimin beyit iinde nasl bir estetik vazife grd n aratrm ak lzmdr. Bu yazda "gen yakadan" deyiminin Onaltnc yzylda hangi anlam da kullanldn, belirttiim yn temle m eydana karm aa alacam. N ev' Efendi'nin beytini sonraya brakalm, ie "gen yer" deyi minden balayalm. Tarama SzHin d e "gen " kelimesine verilen m a'nlara tank diye Onbeinci yzylda yazlm Glzr-t Tennrt adl eserden alnan; Gel im di sen dahi gin leri skdr bdet tohmn iine ekdr beytinde ve; O m lk anlarn ola ta skeler Cemi ginlerin a'm li ekeler beytinde geen "gin " (vey "g en ") kelimelerinin yerine szlkte ve rilen kelimeleri koyduum uzda bir anlam ifde etmedikleri grl yor. Dikkat edilirse burada "gen " kehmeleri "skm ek" fiiliyle bir likte kullanlmtr. Szl tertb eden kurul bu hususa dikkat et m em i sanyorum . iftilikten anlayan, bo arzlerin ekilebilir h le nasl getirilebileceini bilen bir insan "genleri skeler, genleri sktr" ifdelerinden "gen " kelimesinin "apa veya sabann ile m esine engel olacak yabani ot, al, kk hatta ta" anlamna geldii ni karabilir. Nitekim her iki beyitteki "gen" kelimelerinin yerine bunlar yerletirince beyitler bir m a'n ifde etmektedirler. Onaltnc yzyln ilk yarsnda yaam olan Yenice Vardarl Hayreti: Benem gen yerde blbl-ve ko pem olsun h itmek A lm gl gibi sen tek mdm ey yz glen gl

"G en Y ak ad an " / 97

"Ben blbl gibi gen yerdeyim , brak iim gcm h etmek ol sun; ey yz iek bahesine benzeyen, sen yeter ki alm gl gibi dima gl" beytinde ve: dinm i z giiJd('n bister ii ter goncadan hlin Yattr gen yerde hiilbiil hasret ile hra yasdanm "Karga glden yatak ve tze goncadan yastk edinmi; blbl gen yerde dikene yasdanm , hasret ile yatm aktadr" beytinde "gen yer" deyimini "rahatsz, ah-rph, dikenli yer" anlamnda kullan mtr. Bunun yannda deyim bir de "uzakta" anlamn da iine al maktadr. Nitekim yine Hayreti: re d-i vasla her kurbna lyk olm ayan H ayreti gen yerde ben kurbn olam lyk mdr "E y Hayreti, kurban edilmeye lyk olm ayan herkes vuslat bay ram na erisin de, ben gen yerde kurban olaym, bu lyk m dr?" beytinde bu deyimi "uzakta, rakta, tenhda, yapayalnz, m ahrum i yet iinde" anlamnda kullanyor. Sen ad gl g len -i hiisn ire tek g ller gibi Ben ko nln olayn gen yerde blbller gibi "Yeter ki sen gzellik bahesinde gller gibi al, gl; brak ben gen yerde blbller gibi inleyip alayaym " beytinde de ayn an lam da kullanmtr. Yine O naltm c yzyln ilk y an sm d a yaam olan Zt, bu deyim i "hm - tezd " san'at denilen bir gz oyu n u ile kullan m aktadr: G nlm ziyde dardr ey akl pendi ko Gen yerde eylegil y ri var kethdl "Ey akl benim gnlm olduka sknt iindedir, huzursuzdur; sen git de khyal gen yerde yap" derken "gen yer" deyimini "g e ni yerde" ve "baka yerde" m a'nlarnda kullanmtr.

98 / D v an lar A rasnd a

Konum uzun ad olan "gen yakadan" deyimini nce Zt'de g relim: Yakam ak eyledim ol ha karu ikyet itdm ana gen yakadan "O gzellik pdihm m nnde yakam yrttm ve ona gen ya kadan ikyette bulundum " derken bu deyim i "rakdan, uzakdan; rak veya uzak olm aktan" anlam nda kullanmakta ve bir de "geni, yrtk yakadan" m a'nsna da ekerek tevriye san'at yapmaktadr. Nitekim: Varaym gen yakadan ha ikyet ideyin ekiiben k ideyin fiirkat elinden yakam "Varaym gen yakadan gzeller hm a ikyet edeyim ; ayrlk elinden neler ektiimi anlatmak iin yakam yrtp paralayaym " beytinde de bu deyimi "uzaktan, kardan" ve bir de "ayrlktan, rak dm ekten" m a'nlarnda kullanm gibidir. Birinci msradaki "gen yakadan" ile ikinci msradaki "frkat elinden" deyimleri "a y rlk, uzaklk" kelimelerini htra getirmektedir. Yine Zt: D em --dem gen yakadan stn-efn sem eyler M ahabbet m enba bir lubl sne-kim ben "D urm adan gen yakadan yenini savurarak sem eyleyen, sevi kayna, ekinme saknma bilmez perian bir kiiyim ben" derken "yabanda, uzakda" anlam dnda, "gen yakadan stn-efn" ifa desinde "ak yakadan, yaka-bar ak yenini savurarak" anlamn kastetm i olacan da dndrmektedir. Hayreti ise: Boyn esiin gen yakalardan benefe derd ile idem in bana olsun dm en-i khsr dr "M eneke derd ile gen yakalardan boynunu esin; idemin bana dalar dar olsun" diyor. Meneke bahede al ve aa dip lerinde, dalarda, duvar diplerinde, ksacas N ect Bey'in deyiiy le "bir ekmediin yerde biter" iektir. Yere yakn oluu ile dier i

"G e n Y ak ad an " / 99

ekler arasnda bir kede kalm, horlanm bir hli vardr. Her halde Hayreti "yabanlarda, tenhlarda" anlam nda "gen yaka lardan" derken menekenin bu vasflarn da dnmektedir. N ev' Efendi'nin beytini bir kez daha hatrlam adan nce Zt'nin u beyitine bakalm: Yakam k eyledim gen yakadan fa rk etm edim A yauna deyin br v an p dm en gibi "K ardan, uzaktan yakam yrttm (ok zdrb ektiimi sana bildirdim) farkna varm adn; bri etek gibi ayana dp yalvara ym ". Zt bundan nceki beyitte de "gen yakadan" deyimiyle "yak a" kelimesini birlikte kullanmtr. Bu davran bouna deil dir. Klsik iirimizde "hm , tensb" denilen, aralarnda arm veya dorudan doruya anlam yoluyla mnsebet bulunan kehmeleri bir beyit iinde zikrederek yaplan bu san'atlar ok kullanlrd. Zt bu beyitte "yak a" kelimesi ve "gen yaka" deyimiyle "etek" ara snda bir de tezd san'at yapm aktadr. N ev ' Efendi de hem en hem en ayn yola b avu rm u tu r. "V s'at" kelimesi "genlik, genilik" ve bir de "tkat, kudret" m a'nlarm a gehr. Fakat bu kincisi dilimizde gnlk hayatta pek kullanlmaz. N ev' Efendi'nin ehzade hocalna kadar ykselmi bir bilgin ve bir m utasavvf olduunu biliyoruz. Ayrca ilmine ve irliine gvenen fakat bu kabiliyetlerinin yeterince deerlendiril m em i olm asndan hep ikyet eden biri idi. Dvnndan anlald na gre Trke kelime ve deyimleri en geni anlam larnda kullan makta usta idi. Bu bilgilerin nda onun "gen yakadan" deyimini bu beyitte "raktan, bir keden; kimsesizlie itilmi, ilgisiz, tek ba na kalm olm ak" anlamnda kullandn; "sneye v s'at yo ise" derken, "v s'at" kelimesinin "gen, geniHk" anlam ndan hareket ederek "gnl huzura kavuam ayacaksa, rahata feraha erem eyecekse" dem ek istediini sylemek mmkndr. "G l-etek" arasndaki m nsebete gelince; Gl bir gzele, yap raklar da etee veya yakaya benzetilirdi. "G l" ve "istina" arasn daki alka ise bu iein en ok rabet edilen iek olm asndan, her bahenin onunla deer kazanm asndan ileri gelmektedir sanyo rum. Gln iindeki sar tohum cuklar da altuna benz^i^rdi. Dier

100 / D v an lar A rasnd a

taraftan gl baa taklan ve br iekler arasnda en yksekte olan ve tbiri caizse onlara tepeden bakan bir iektir; "istina" kelimesi "elde bulunanla yetinip onu varlkllk ve zenginlik iin yeterli bu lup baka bir eye ihtiya duym am ak; yz evirip bakm am ak; naz; kibirli ve gururlu olm a" ma'nlarn ifde etmektedir. Bunlarn hep si de gle yakan sfatlardr. "Gen yaka" deyimini deiik rnekler iinde inceledikten ve N ev' Efendi'nin beytindeki estetik yapya ksa bir gz attktan son ra sylemek istedii eyi ylece toparlayabiliriz; "Ey N ev' bir k ede tenh kalmaktasn, yle grnyor ki iin huzura kavuam a yacak, isteklerine ulaam ayacaksn; sen de elindeki ile yetin, m ane v deerini bil ve kimseye boyun em e, kimseden ltuf taleb etmek tenezzlnde bulunma. "Yine eskilerin grne uyuyor, "m 'n irin karnndadr" demeyi tercih ediyorum .

HOCAM ALI NIHAD TARLAN

H ocam Prof. Dr. Ali Nihad Tarlan' 30 Eyll gecesi kaybettim, 1958 ylndan beri talebesi, asistan, doenti fakat her zam an talebe si olarak devam eden madd beraberliim i/ sona erdi. Aslnda iki yldr kendisini bu kanlmaz sona hazrlyordu. Bir yaynevi btn eserlerini bir klliyt hlinde basm ay kendisi ne teklif etmi, o da "benim onlar yeniden gzden geirm em ve gerekli dzeltm eleri yapm am artyla evet" demiti. O sralarda bana yazd bir mektupta bu durum u belirtiyor, eserlerin ikimizin adyla yaynlanm asn istiyordu. e makalelerinden balamtk. Derlenmeleri vakit alm aktayd. Bundan dolay can sklyor "Gali ba yaynlandklarn grem eyeceim " diye ikyette bulunuyordu. Dier taraftan, krk yldan beri talebeleri ve dostlar tarafndan kendisinden srarla talep edilen Fuzl ve eyh Glib dvnlarnn erhlerine balamt. Fuzl dvnnm kendi yaynlad gazeller ksmnn erhini tam am lad. Sonra eyh Glib'in Farsa iirlerini erhetti. Bunlarn dnda, aralarnda N eva'nin Farsa dvnnn ve Molla C m 'nin Yusuf vc Z d ih a mesnevisinin tercm eleri de bu lunan be eser ve ondan fazla m akale vard. Ya seksene yaklaan bir insan iin - ki 1898 doum luydu - byleine ykl bir alma ile bu kadar ok mahsl verm ek bir bakma lm yenm e igd s ile zh edilebilir. Fakat o tam bir m 'm n idi ve hayr sahipleri nin yaptrd hayratn kald ve eser veren limlerin eserlerinin t)kunciuu m ddete amel defterinin kapanm ayacana inanyor du. Fuzl dvnnn erhini tam am ladn o gnn akam nda bana ocuk gibi sevinerek bildirmi, ertesi gn ziyaretine gittiim

102 / D v an lar A rasnd a

de nne yd onalt defteri gstererek; "Bu benim seksen yllk m rm n m ahsldr" demiti. Yalnz o eserlerin bile kendisini lm sz klmaa yeteceinin farkndayd, sanrm . Belki de, kerm et diyebileceim bir nsezgisi ile, m rnn seksen birinci yln tam am layam ayacan biliyor, hatta kimbilir, dolayl olarak bana haber verm ek istiyordu. Ah Nihad Bey, Tanzimattan beri, m erhum Tanpnar'n deyim iy le "hesaplam a" lzum unu bile duym adan koparm aa altmz milli kltrm zn son bir iki bandan biri, hatt en nemlisi idi. Mill Kltr derken t putperestlik devrim izden gelen, slm dni ve onun iinden km olan tasavvuf felsefesi ile ve A nadolu'daki Osmanl mucizesinin yayld hudutlar iinde tem as ettiimiz de iik kltrlerle* kaynam a sonucunda kendi ahsiyetimizin gerge finde rdm z kltr nakn kasdediyorum . O yalnz bu kltr den beslenmi olan edebiytmzm deil. Iran edebiyat metinlerini aklam ada da usuz bucaksz bilgisi, uzun lm haytnn olgunla trd ince zevki, herkesi artan derin nfuzu ile byk bir otori te, ksacas iki edebiytn canl ansiklopedik szl idi. Onun iin dir ki, sdece bizim edebiytmz deil, ran edebiyt da byk kayba uramtr. D urm adan okuyan, aratran, soran bir lim, rendiklerini retm ek isteyen ve bundan snrsz zevk alan bir hoca idi. Hocalk pek m ukaddes bildii ve m ensubu olmakla dim iftihar ettii bir meslekti. Bir gn bana "K klm de aile evrem deki ocuklarla oynarken onlar doktor olacam,, hkim olacam , derlerdi; ben de ayam yere vurup, ben hoca olacam , derdim . Allah'a ok kr, bana nasb etti" demiti. Birinin rencilere sarkntlk ettiini, hat ta onlar kendisiyle huss mnsebet kurm aya zorladn duyd u unda fenalk geirdiini "Talebelerimiz bizim evlatlarmzdr, on lar yed-i nam usum uza tevd edilmilerdir. Nasl olur?" dediini ha trlarm. Kendisine bir ey sorana cevap verm ek veya kendisi birine bir ey sylemek istedii zam an, o kii ister on sekiz yandaki ilk snf rencisi, ister altm be yandaki eski rencisi profesr ol sun, burundan gelen efkatli ses tonu ile "evladm ..." diye sze ba lard. Bu kelime ve o ses tonu onun almet-i frikas idi. B urada onu m r boyunca huzursu z klm olan ynnden b ah setm eye kendimi m ecbur sayyorum ; Fazlasyla hassast; ko

H ocam A li N ih ad Tarlan / 103

layca ve abuk etkilenirdi; bir insana tam sadkatle inanp g ve nirdi. K arakterinin, kendisinin de m em nun olm ad bu zellikle rinden sonuncusu yznden m r, hele son onbe yl ztrb iin de gemitir. Trkiye'nin ilk edebiyt doktoru idi. Fakat herkes tarafndan o m ahalle lyk grld halde yllarca niversiteye alnmad. Rah metli hocam M hir z Bey, bana yle bir htrasn anlatmt: "Bir gn niversite K tphanesi'nde Ferid Bey'e (Ferid Kam) rastladm . nnde Farsa bir dvn vard, ondan baz paralar istin sah ediyordu. N e ile megul olduunu sordum , ders notlar hazr ladn syledi sonra da " h M hir Bey, ben bu yatan sonra by le eylerle uraacak adam mym? Ka defa Ali N ihad' teklif ettim bir trl raz olm uyorlar" dedi. O srada D rlfnn'un edebiyt ubesinin banda M odern Trkoloji'nin kurucusu m erhum Ord. Prof. Fuad Kprl vard. 1933 ylndaki niversite reformuna kadar, Ali Nihad Bey Trk ve aznlk okullarnda edebiyt, Trke, Farsa, Franszca retm en likleri yapm aa m ahkm edildi. niversiteye giriini bana yle anlatmt: "1933 reform unda niversiteye gen elem anlar alnyordu. Ben de m racaat ettim, usulen yaplan imtihanda bana eyh Glib'in: Kandil ki u'le-i meyden fera var Yktdur ki cism -i terinden er var matla'l gazelini sordular. erh ettim. Komisyon yelerinden erafeddin Yaltkaya bir ara dar kt. Kapda bekleyen M krimin (Vef Lisesi'nden arkada m erhum Ord. Prof. Mkrimin Halil Yinan) kendisinden vaziyeti sorm u. H oca da iki elini kaldrp "elhk elyk" (Gerekten en lyk) dem i" niversitede beraber bulunduk lar renim hayt boyunca Prof. Kprl, Ali Nihad Bey'i takdir etmiti. u hdise bu hususu te'yd eder: Bir gn son snf talebelerinden biri Edebiyt Fakltesi'nde det olan bitirme tezini imzalam ak zere Prof. Kprl'ye getirmi. Ko nu " N e f ve rf D vnlartmn Mukn/cse^i". O srada orada bulunan m erhum Cferolu "Fuad Bey, bu ocuk bu tezi hazrlayam az, Ali

104 / D v an lar A rasnd a

Nihad Bey yardm etm itir" demi. Kprl de "Cferolu sen N ef''yi yznden okuyam azsm . imizde bu iki dvn karlatra cak tek adam N ihad'dr. Bu arada ocuk bir eyler renmitir ya! O da kendisine kfidir" diye cevap vermi. Bu hdiseyi Hocam "C ferolu" bana syledi" diye anlatmt. Bir mnsib zam anda Cferolu hocaya sordum . O da "dorudur, yle oldu" dedi. Merhum Cferolu'yu tanyanlar onun M ehmed Akif'in: Szm odun gibi olsun hakikat olsun tek msrann ma'nsn yaayan ei bulunm az bir insan olduunu bilir ler. Ali Nihat Bey Kprl'nn, kendisini uzun yllar niversiteye almayndan bahseder, fakat onun Trk kltrne hizmetlerini takdirle anlatrd. Kprl hakkndaki duygular bu byk limin m ezar tama yazd m anzum trihte grnmektedir. Hassasiyetine gelince; bu zelliini ahidi olduum bir hdi seyle anlatmak isterim: Fakltede talebe iken bir gn odasna gir mitim. Kaps sert darbelerle vuruldu ve ald. eriye giren Mkrimin Hoca idi. Belli ki elinden hi eksik etmedii bastonu ile kap ya vurm utu. eri girer girm ez "H assasiyetin nasl N ihadm ?" dedi. Sonra H oca'nm masasnn nndeki koltua oturdu. Elbistanl ivesiyle "G aavem i sle N ihad" dedi. Mkrimin H oca'nm ve fatnda ben bir gazetede musahhihdim. H oca'dan eski ve aziz arka da iin bir yaz istedim. Ertesi gn gelmemi syledi. Gittiimde yazy yeni bitirmiti ve alyordu. O dasnda geen o hdiseyi son radan kendisine hatrlattmda Mkrimin H oca'nm her girite ay n eyleri sylediini anlatmt. Hassasiyeti ylesine etkili idi ki, azz arkada vefat ettiinde cenazesinde bulunamamt. Nitekim ayn eyi haytnda en byk m addi ve manevi destei olan ei Lem 'an H anm 'm vefatnda da yapt. Evde tek bana alayp ciurdu. Bu arada, bugnn evlileri iin bir anlam varsa, unu da sylemek istiyorum: Beraber bulun du um uz zam anlar gyabnda olsun, yzne olsun, H oca'nm bu melek yaradll hanmefendiye Lem 'an Hanm, onun da Hocaya Nihad Bey diye hitb ettiklerine ahit olmuum dur. Hanmnn yl larca felli olarak yataa bal kal Ali Nihad Bey'i perian etm i ti. lm nde ise onu hayta balayan bir iki badan biri de kop

H ociim Ali N ihad Tarlan / 105

mu oldu. Onu hassasiyetinin hticum undan korum ak iin evde Lem 'an H anm 'dan ndir olarak bahsedilirdi. Birka defa 38'5 atele derse girdiine ahit olduum Ali Nihad Bey hi haketmedii bir muam ele, um m ad bir nankrlk kar snda hasta olurdu. Doktorlar evde istirahat etmesi iin raporlar ve rirler, faklteye gelmezdi. Byle bir sebepten faklteye gelemedii bir srada niversite Senatosu VI5 sayl niversiteler Knunu'nun bir m addesine gre onu emekli etmiti. Bu hdise haytnda grd son ve en byk darbe oldu. Fakat o mistik, m utasavvf taraf hassasiyetinin iddetine glib gelmiti. Emekliliinden birka ay sonra kan yeni niversiteler kanununun koyduu ya haddinden dolay emekli olan retim yeleri iin faklte dekanhnca tertip edilen m erasim e geldi, itiraf edeyim ki bunda birazck benim de dahlim oldu. Bununla beraber o m erasim de her zamanki tand mz bildiimiz ne'eli Ali Nihad Bey deildi. lm nde, niversite allagelmi olan merasim i ona yapm a d. Gerek niversite, gerek faklte ile arasnda geen olaylar, en hakl olduu zam anlarda bile kendisine btn kaplarn kapan, hatt haksz iln edilii gznne alnrsa iyi de olmutur. nanyo rum ki kendisine sorulsayd reddederdi. 2 Ekim Pazartesi gn ikindi nam aznda, camiin avlusunda, yurdun her tarafnda bulunan talebeleri dnda, hemen hemen b tn sevdikleri hazrd. Mezar banda da sevdii insanlar ona kar son vazifelerini yaptlar; stne toprak satlar. Bana gelince, ten kitli basmn hazrladm ve ondaki stnde Ktip elebi'nin istishb kayd bulunan Knalzde Haan elebi Tezkiresi'ni gzden ge irirken rastladm z, orijinal telakki ettiimiz, iri r'nin de "hayl-i hassm dr" deyip vnd: Kabrim zre licek dem ola yed itelesin Kim hile ben yitiii bulm aa toprak dkesin beytini ve beraber geirdiimiz yirmi yl hatrlyordum . Yitii bulmak iin toprak dkerek remil atlr. Ali Nihad Bey'in kabri ise belli. Kendisi cie eserlerinde yaayacak. Eski Trk Edebiya t ve Iran Edebiyat ile uraanlar ise onu dim a arayacaklardr Bir htram naklederek sz yand a kesmek istiyorum:

106 / D v a n la r A rasn d a

Eski kltrm zle aram zda kalan son ba Abdlbki Glpnarh'ya bir gn niversite Ktphanesi'nde rastladm. Yannda Ktphanenin mdri rahmetli N reddin Kalkandelen vard. Bk H oca "Ben kimden soraym bunu!" diye sylenip duruyordu. H u yunun kolayca alevlenm eye m sait olduunu bildiim iin, "H ay rola H ocam , yine ne oldu?" diye sordum . eyh Bedreddin'in Vridt'm eyhlislm M s Kzm Efendi'nin tercmesiyle karlat rarak Trke'ye eviriyordu. Bir kelimeye taklmt. M s Kzm Efendi'nin tercm esinde kelimenin getii cmle yoktu. Bk Hoca'ya gre ya o cm le Efendi'nin kulland nshada bulunm uyor du, veya -pek zayf bir ihtimlle- kelimeyi anlayam aynca cmleyi m etinden karmt. Sonra devam etti; "imdi smail Sib H oca sa olsa, Ferid Bey sa olsa gidip onlara sorardm . Bu kltr batrd lar, ben imdi kime soraym ?". Bu hdiseyi Ali Nihad Bey'e anlattm da "Bk hakl" demiti, "Siz bahtiyarsnz ki soracanz tek tk insan var, biz kime sora lm ?". O zam an M hir Bey ve Keml Edib Bey de sadlar. imdi biz kime soralm ? Evet, kime soralm?

HOCAM MAHR BEY

O rtaokulu m aceral bir ekilde bitirdikten sonra 1951-52 yln da H ayd arp aa Lisesi'ne geldiim de, rencilerin ok sevdikleri, bilgisine ve hocalna hayran olduklar birka hoca vard ve Mhir Bey bunlarn banda geliyordu. O sralarda sem iner saati ad altnda haftada iki saatlik bir bo zam anm z vard ki, bu saatlerde zayf olduum uz dersleri tkib edecek, istediimiz retm enin se m inerine giderek renebilecektik. Fakat rencilerin ou ya M a hir Bey'in, ya Atsz Bey'in derslerine gidiyorlar, dier hocalarn derslerine de ailelerine zayfsz bir karne gtrm ekten baka bir gayeleri olm ayan, retm enlerin her zam an takdirini kazanan ar kadalar d evam ediyorlard. H oca'n m sem iner saati benim snfmnkine uym ad iin itirak edem iyor, neler konuulduunu, so rulan sorulara ne gibi karlklar verdiini arkadalardan reni yordum . A rkadalar bunlar anlatrken konum a slblar, ses ton lar, kelimeleri syleyileri birden deiiyor, hepsinde bir benzer lik, bir ortak yan aka grlyordu. Sanki M hir Bey deiik hanerelerden konuuyor gibiydi. H erkes ondan Baba M hir veya M hir Baba diye bahsediyordu. Onunla tanm am lisenin edebiyt kolunca hazrlanan bir Mehm ed Akif'i anm a gn hazrl dolaysyladr. H atrladm a gre, o gn iin hazrladm konumann bal "M ehm ed k if in ti m i Cephesi" idi. Gn dzenleyen arkadalar iirleri M hir Bey'in setiini, konum alar da gzden geirdiini syleyerek, hazrlad m metni H ocaya gsterm em i istediler. H oca metni ok beenmi, hatta neretm em i, bana bunu temin edeceini sylemiti. Bense

108 / D v a n la r A rasnd a

haddim i bildiimi zannederek mnsib bir slbla reddettim. O s ralarda aruz vezniyle gazeller yazyor. Hocann tenkidine sunuyor dum . Kendisini ok seven bir ka arkadala beraber bir iki hafta so nu evine de gittik. 1953 yaznda bir kalb krizi geirmiti. Tatilden dnm de kendisini ziyaret ettiimde renmitim. O gn orada kayn pede ri, son dvn iri M uhyiddin Rif Bey de vard. Hoca hastalna zlm yor, tehlikeh bir ekilde mbtel olduu sigaray brakt iin seviniyordu. Ondaki bu yitmez iyimserlii, herkese ve her eye mitle balan o trihten sonra son demine kadar grecektim. Ge irdii rahatszlk benim iin ok gzel bir frsat hazrlamt: Hoca kendisini yorm am alyd. Talebelerinin kompozisyonlarn ve yazl katlarn ona birisinin okumas lzmd. Bu birisi ben oldum ve hem en hemen her hafta, bazan haftada iki defa hocaya devam a ba ladm. Ktlarn okunmas bitince H ocaya gazete ve dergilerden il gilendii haber ve makaleleri okuyor, grlerini dinliyordum. Bu srada siyas ve edeb htralarn bol bol dinlemek ltfuna eriiyor, Hocann mstesna hafzasnn kuvveti karsnda ayordum . Yine byle bir yaz tatili dnnde, kaynpederinin vefatn haber veri yordu. Onun ayn zam anda ok byk bir ir olduunu sylemi; Katrasnda ekimir dery-y te-z yatar Z erresinde uihrimin Inird-i evc-r yatar m atla'l gazelini okumu, srarm zerine de yazdrmt. O gn be nim haytmda bir dnm noktasdr, o gnden sonra kendimi Kl sik Trk iirini okum aya, anlam aya veriyor. H ocann ok zengin ha fzasndan aldklarmla bir kk antoloji m eydana getiriyordum . M stesna bir kabiliyete, derin ve kkl bir bilgiye shib olduu hal de staci Fuad Kprl'nn dier kabiliyetli birok insana yapt m uam eleden kurtulam am , niversite dnda kalmt. Eski edebiytmz ok seviyor, deta yayordu. Elbette ki bir lise retm enli i onu tatmin etm iyordu. Benim stm de bu kadar durm as, nce eski harflerle okuyup yazm ay retm esi, sonra dvnlar atrp ba z beyitler okutup aklamas bu tatminsizliin bir reaksiyonudur sanyorum . Bir gn beni imtihan etmi, verdiim cevaptan m em nun, krk yldr retm en olduunu, elinden binlerce talebe gelip getiini, yalnz beni kendi talebesi olarak gsterebileceini gzya-

H o cam M h ir Bey / 109

lan iinde sylemiti. Bu sylediim yirmi sene nceydi. Hocann bilgisinin alanlar ve hudutlar geniti. Bana bunu syledikten son ra birok talebeleri oldu. kr ki onlara verdii bilgilerin m eyvele rini devirm eyi Allah ona nasb etti. Htralar, onlar anlatrken kulland ifde ile yar edecek ka dar zengindi. Ferid Kam', Ahmed Nim Bey'i, Hafz Yusuf A rarat', ksacas son yzyl iinde yetimi ve hemen hemen hepsi gp gitmi fikir ve edebiyat adamlarn btn gzel taraflaryla onun sohbetlerinde rendik. Fakat her zam an szn ettii, haytyla ve eserleriyle bizlere rnek insan olarak gsterdii Mehmed Akif Bey dilinden dm yordu. Her itimi meselede, her edeb meselede, her dn meselede Akif Bey bir dv adamyd: Szyle ii arasnda aykrlk yoktu. Halbuki yurdum uz yzyllardr byle insanlarn eksikliini ok ekmi, bana gelmedik iler kalmamt. Onu rnek almal, szm z i ve davranm za uydurm alydk. Halbuki kendisi telkin etm ee alt fikirlerin ahlkn yayordu. Biz Mehmed Akif'i tanmyorduk am a, M hir Bey'i, M hir Baba'y g ryorduk. nsanlar zemmetmekten ok ekiniyordu. Edebiyat Fakltesi bitirme tezimin konusu Yeniehirh Avn Bey'in dvn idi. Tezimi ynetecek olan Profesr Dr. Ali N ihad Bey yurt dnda bulunduu iin, okumakta ve anlam akta glk ektiim ksmlar sorm ak iin hocam a sk sk gitmek zorunda kalyordum. irin hayt hakknda yazdklarm okurken ikiye tehlikeli bir ekilde mbtel olduuna iaret etmitim. Fevkalde kzd ve Avni Bey'in bu zaafm bilmenin genlie ne faydas olacan sordu; cevap verem edim . Bu yzden bnlemin M ahm ud Keml nal'n "Son A sr Trk irleri" adl ese rini tenkd ediyor, mesela "N e lzum u var efendim Ali Emir Efen di'nin ishale mbtel olduunu yazp bunu bir nkte m evzuu yap m aya?" diyordu. Kendisine Ahm ed H am di Tanpnar'n ibnlemin m erhm u "Cihan Kaynanas" diye adlandrdn sylediim de gzlerinden yalar gelerek glm ve her ikisinin ruhuna da fatiha okumutuk. D nyaya hareket etmek, bir eyler yapm ak, ksacas var oldu unu duym ak ve duyurm ak iin gelmi olan bu azz insan mam Hatib Okulu M drl, Fatih Koleji M drl, bilmem ne cem i yeti yelii gibi sosyal ve meslek faaliyetlerde bulundu, fakat her

110 / D v an lar A rasn d a

defasnda isteini baaram am ann acsn duydu. Onu en m es'ud eden ii Yksek slm Enstits'ndeki retim yelii grevidir. "Tasavvuf" ve "Din ve Cem iyet" adl iki eseri de bu grevinin m ah slleridir Bu iki eserin nszlerini okuyanlar M hir Bey H oca'nn haytnn gayesini ve onu nasl deerlendirm ek istediini grrler. O nlar " nsz" olsun diye yazlm nszler deildir Kitabn m uh tevas kadar, belki daha kymetli yazlar, usl ve istikmet gsteren kaidelerdir Haytnn bu devresinde sohbet adaml vasf kendisi ne tam am en hkim olm utu. Artk cam ide, m escidde, pastahnede, evinde veya davette etrafn saran ve says gitgide artan dinleyici lerine bkmadan, yorulm adan bildii her eyi verm ee, anlatm aa alyordu. 1953'den beri hanm ve yakn evresi onu kalb krizine kar ikz etmek iin dim a uramlardr. Sanyorum ki en az drt - be hafif kriz daha geirdi, fakat hibirine aldrmad. Konutuka, rettike, att m ayann tuttuunu grdke shhati daha da d zeliyordu. Sesindeki canhikla, iindeki heyecanla, hatta fizik bn yesiyle 1951 ylnda ilk defa grdm M hir Baba ne ise, 1971 y lndaki M hir H oca o idi. A rada hibir fark yoktu. Bunu bilen bir ka eski talebesi, nazar deer diye birbirimize sylem eye dah eki niyor, H ocann shhatini grdke sevinip krediyorduk. Kanser hi kimsenin aklna gelmemiti, hesapta yoktu. Vefatnn ertesi gn yazdm bir yazda da behrttiim gibi talebeleri iki blkt. Biri m ektepte onun snfnda bulunm u olan lar, dieri kendisini u veya bu m nsebetle dujop tanyan ve soh betlerine itirak edenlerdir. Onun talebelerine ve kendisini tanyan herkese telkin ettii ilk ey derin ve gitgide artan bir hayranlk d uygusu idi. ok gzel konuuyordu. Bilgisinin ve uzun yllarn kendisine salad htralarn, m hedelerinin m ahsllerini m thi hafzasnn ve hocaln kendisine verdii m stesna bir terkib kabiliyetinin yardm yla etrafna datm asn ok iyi biliyordu. H arikulade gzel Trke'sinin yannda heybetli vcdu ve gzel ve alml fizik bnyesi, dinleyici halkasnn genilemesine yardm c oluyordu. Bunlarn dnda, talebeleriyle ve yaknlaryla insan hayrete drecek bir vefakrhk duygusuyla ilgileniyordu. nsan lara yardm etm ek iin bir yn uslleri vard. Herkesle yana ba na ve tima seviyesine gre fakat dim a o sayg izgisini m uha faza ederek konuabiliyordu. Onunla tanm olan fakat onu anla

H o cam M h ir Bey / l i

m am bulunan birisi bana. H ocann bu kabiliyetinden hayrete dtn sylemiti. O uursuz hastala kaplndan sonra bir yl iinde bu da gi bi insann nasl gnden gne sararp solduunu, eridiini grenler, hastalnn ldrcln bildikleri hlde yine de m itlenmekte devam ettiler. nk gzlerindeki canllk, sesindeki gr ve dolgun ifde, zeksndaki o delikanl kvrakl ve keskinlii hl duruyor du. Bunlar ise, onun insanlar etrafna cezbeden ok nemli vasfla rndan idi. Bata kardei Prof. Fahir z olm ak zere yakn dostlarnn ve talebelerinin htralarn yazm as iin yapt srarla bu ie bala d. Fakat yllardr hep orada duruyor, htralarn encm n soran lara balam olduunu sylem ekle yetiniyordu. H astalnn far kna varnca bu mesele zerine ehem m iyetle eilm iti. O nun soh bet talebesi avukat Kem lettin N om er byk gayret gstererek o m stesna hafzadan ok nemli eyler koparabilm itir. Yazm aya kar d u yduu bu yabancla ram en gazetelerde ilgilendii bir m esele olursa yazarlara m ektub gndererek veya m akalelerle d ncelerini belirtmekten de geri kalm azd. Kendi ismi dnda de iik im zalarla yaynlad bu yazlar derlenip toparlanrsa ok faydal bir eser olacaktr. Son zam anlarnda, vaktiyle kendisine sk sk teklifte bulunduum bir hususu tekrar etm i, genliinden be ri beenip defterlere kaydettii iirleri, beyitleri, m sralar bir an toloji halinde toplayp M ntehht- M hir Bey veya bir baka isim altnda yaynlam am z, bu ii stm e alacam sylem itim . Be nim grebildiim kadaryla 7-8 defter tekil eden A rap , Fars ve Trk edebiytm dan H ocann sevip kaydettii bu iirler ok ince ve kltrl bir zevkin m ahsldrler. Bunlarn yaynlanm as da g n m z n edebiyat severleri iin bir kazan olacaktr. Eski edebiytm inceliklerine hakkyla vkf bulunan H oca; genliinde baz iirler de yazm t. Bunlardan m zh m ahiyette olanlarn - drt tanesini bin trl srarla kopya etm itim . Bunun dnda muhtelif vesilelerle kk kt'alar syleyip yazdm da biliyorum . Kendi sine niin iir yazm adn sord u um zam an M uhyiddin Rif Bey'i tandktan sonra byle bir eye cesaret edem eyeceini anla dn sylem iti. Filhakika onun kaynpederine kar hudutsuz bir saygs vard. yle ki, Kabata Lisesi edebiyat retm enliin

112 / D v an lar A rasnd a

den Emekli Hlis Erginer Beyefendi bir m anzum esinde hocanm bu tarafm a tem as etmiti: Baka ir tanm az kaynatasndan gayr Onu tercih ediyor hatta H eredyaya bile Bir mecliste saym Ahmed Aymutlu, M hir Bey'in hlini benden sorup bu beyti okum utu da, ben de irticalen; O ne ir ki ser-m ed diye syler herkes Cevher~i tab' cil verm ede Sina'ya bile diye cevap vermitim. Onda iki vasf tam bir m uvzene hlinde pek az bulunarak devam ediyordu; kelimenin her m a'nsyla hocalk ve edebiyat adaml. Son zam anlarnda, hele 1960'dan sonra ikinci vasf geri plana itilmi gibi idi. Eve her gidiimde yeni yeni insanlar gryordum ve onlarn hep dn, tasavvuf, tima meselelerden ze\'k aldklarn, ben edebiyt ve san'at meselelerine dalm ak iste dike engellediklerini m ahede ediyordum . Bu durum dan ben i kyet ettike o, genizden gelen candan glyle, onlarn olmad bir gnde gelmemi, kendisinin de yle konum alara hasret olduu nu sylyordu. O gnleri hi bulamadm. Artk bayram ziyaretleri dnda senede bir veya iki defa grebiliyorduk; grm em iz de m terek tandmz baz dostlarnn ahvli hakknda, kendi d uru m um etrafnda bilgi verm ekten ibaret kalyordu. niversite al m alarnn younluu ve baz kanlmaz engeller de araya girmiti. A ra sra hi tanm adm baz gen arkadalardan hocamn selm n, emirlerini alyordum . Beni unutm uyordu, nk, ben, onun bu lunmas gereken bir yerde onu temsil ediyordum . Zaten, kendisi birok ey olmak isterdi... Bunlarn m m kn olmadn bihyor, bu isteini tatmin iin bakalarn o olua hazrlyordu. ok kr ki, birok meslekte onu temsil eden bir ok gen var. Emeklerinin boa gitmediini grd, dncesinin nclerini hazrlad, dikhi to hum larn meyvelerini devirdi ve gzleri geride kalm adan ebediyet yolculuuna kt. Son gnlerinde, htratyla birlikte yaynlamay tasarlad bir iki kitap daha vard. Son anlarnda bunlar yapam am olmann ona

H o cam M h ir Bey / 113

zdrp verm i olacan sanm yorum . nk onlar yazacaklar ye titirmiti, bunun farkmdayd. M hir Bey H oca ile, M ehm ed A kif'in "A sm 'n N esli" dedii neslin son temsilcisi gitmitir. O'nu tanm olanlar M slm anTrk ahlknm, terbiyesinin ne olduunu; fedkrln, feragatin, karlksz, sadece hizm et iin ve Allah rzas iin hizm et etmenin nasl olduunu grdler. Kafasna gzne vurula vurula ahsiyeti allak bullak edilmi bir deli haline getirilen mill kltrn shhatli halini, o kltrle yetien insann en m kem m el rneini onun ah snda grdler. Btn bunlar, onun konuma tarz da ilve edilerek uzun zam an anlatlacaktr. H epim iz byle bir insan tam m ol makla vneceiz. vnm ekle kalm ayp kendisine o karakterden pay ayranlar ve yeni M hir Beyler olacaklardr. Nasl ki M hir Bey, Akif'in karakterinden kendi payn alm ve kendisinden sonra ge lenlere datm sa...

TASAVVUF

Eski Trk edebiyatnn m uhteva ve estetiine tutkun olup da elli yan stnde bulunan her stanbullu, hele bu m uhteva ve este tii imdi birok sevimli ve deerli taraflarmz gibi bir mzi olmu bulunan Kllk'te sohbetlerde aram sa M uhyiddin Rif Bey'i m ut laka tanmtr. Kimdir M uhyiddin Rif Bey? Yeniehirli Avn Bey dvn edebiyt adn verdiim iz klsik edebiyatmzn dvnn ahne bir ekilde tam am ladktan sonra, kitaba "tem m et (bitti)" son kelimesini yazan adamdr. Onu M hir z Hocamn evinde tandm, nk hocamn kaynpe deriydi. 1955 Ylnda Hakk'a gtkten sonra da irliini rendim. Katrastnda ekim in dery-y te-z yatar Zerresinde mihritnin hrd-i evc-r yatar Bu beyit ile balayan bir gazelini yazdrm t M hir Bey. Bu ga zel benim kaderim e tesir etti; benim iin M uhyiddin Bey klsik edebiytmzn dibcesi oldu, vara vara bu m evzuu meslek edindim. M uhyiddin Rif Bey bir dervi, bir m utasavvf idi. H ocam n delale tiyle iirlerini istinsah ederken bir ok etin beyite rastlar, zhn is terdim. Klsik kltrm zn perdelerini yeni yeni aralyordum . Mesel bir gazelin u iki beytini zh etmekten kanm ve bugn m gibi kulam dadr "M ezlaka-i akdm olan eylerden ictinb et mek lzm dr olum " demiti. at kalarm ehre-i nmsa itb et Yak nrna m a'm re-i takvay harh et *

116 / D van lar A rasnd a

Zhd tee yansn grp ey dde-i cnn Sen ge~i m ihrbda var n-i arp et Halbuki bu iki beyitteki mebbehleri, mebbehnbihleri, vech"i ebehleri ve dier edeb san'atlar yerli yerine koyunca aya n kaym asndan ende etmemesi lzmd. Bunu Hocamn eratin m uhafazasna gsterdii dikkati belirtmek iin kaydediyorum . Menkabe, Halla M anstr'un ei-dostu tarafndan kendine tev cih edilen "Niin tvbe etm iyorsun?" sualine: "Biz eriatin duvarn dan bir ta drdk, oraya bamz koym am z gerektir" diye ce vap verdiini nakleyliyor. Hakkatde M ansur oraya ban koyabil di mi ki? Bu garb sofden sonra asrlar boyu eriatin duvarna tec vz ahvl-i diyeden oldu, ne var ki: Nesm m stesna, kimsenin kafasn kesmediler. Tasavvuf-eriat m nsebeti byk sofiler tarafndan iie ve yekdierinin ayrlm az tam am laycs olarak gsterilm esine ra m en, hakktde tekke-m escid, dervi-zhid kilisi olarak belirmi, im knsz bir uyum azlk halinde devam edegelmitir. Bu ikilik ve zddiyet bilhassa edebiytta kendini gsterm ektedir: eriat neyi haram klmsa veya sfl, m ekruh addetm ise, tasavvuf onu sem bolize ederek kelimeyi aynen alp m a'n ve m hiyetini deitire rek m , am ele ve itikada dir bir ok hususlarda yeni ve ok defa baka istikm etlerde yorum lam alara girimitir. phesiz bu ihtilafta, bata slm dnrlerinin dinin btn uygulanm a kabi liyetini ve berrakln bozucu neticesiz m nkaalar olm ak ze re, bir y nd an eriat adam larnn sertlik ve m sam ahaszlnn, dier y andan m utasavvifenin en cidd ve hayt din kidelerini ciddiyetle telkki etm eyilerinin de te'siri vardr. Garb olan, ar tc olan urasdr ki, btn bu ekim elere ram en, M hir Bey'in ifadesiyle "Bin yldr, yni Trk'n Islm iyeti kabulnden itibaren kurulm u olan M slm an Trk devletlerinde ve Trk'n gayr btn slm m em leketlerinde hem en her ehirde cam i ile beraber bir tekkenin, bir zviyenin kuruluuna ahit olu yoru z" ve kimse bu zahir beraberlii grerek ibirliini de salam aa teebbs et miyor. yle ki, bugn bile M ehm ed Akif gibi birisi iin bile "M a alesef tasavvu f nevesi yok" deyip dolaysyla "G e onu !" dem ek isteyen tarkat mensubu cidd, m nevver kim seler gryoruz. Di

T asavvu f / 117

er taraftan M uhyiddin bn'l-Arab hakkndaki m nkaalar Kem lpaaolu gibi "M ft's-sakaleyn" unvan verilen bir byk li min fetvsm a ram en durm am , V ni-zde'nin M evln ve b tn m utasavvife aleyhindeki hkm leri zam anm zda dahi m n kaa edilegelmitir. Yeniehirli Avni Bey: H akkal-i cihet-i kalh-^ht bilm ezler Nanzn hzr olurlar lutzra bakm azlar derken kimlerden yaknyor ve neyi ifde etmek istiyordu? Zhid bil hiirdelle eer dzaha girsen Bir la le dukan yakm aa te bdam azsm diyen irin dvas ne? Dier taraftan: Irz ehli olan sarhoa m eyhne yakm az li tn ii e rf ii dolbnda gerekdir diyen ir ve; Gel seninle edelim ehl-i fesd taksim Baba Sultn sana vii koca eytn bana diyen ir kimleri kasdetmektedir?. Aslnda bu drt beytin m uhtevas da eriatin hudutlar iinde bulunmaktadr. Btn mesele bak zaviyesindedir ki, bu zaviye iki olup biri tekke dieri mesciddir. M hir Bey H ocam , bu ikisinin bir olmas gerektiini, aslnda da bir olduunu ileri srm , byk so filerden deliller getirerek onlar yetlerin ve hadislerin m uvcehesinde deerlendirmitir. Hakkatde, Muallim Nci'nin: Bir harfim izin m ahreci la'yn olunurken M a'n yerine arbede tknnd iinden

1 18 / D v a n la r A rasn d a

beytinde ifade edildii gibi, tasavvufun ve eriatin m ahrecinde itti fak yerine bir kuru grlt asrlarca devam etmi, phesiz bundan zarar gren mmetin eriat ve tasavvuf anlay olmutur. M hir Bey'in Tasavvuf adl kitab meseleleri kartrm adan ko lay anlalr bir ekilde ve hulsa ederek verii, hatta ok yerde s de ksa iaretlerle yetinii ile bir el kitabdr. ok eski olmakla bera ber gnm ze kadar hayli deiik merhaleler geiren Trk kltr nn ok uzun ve verimli bir dnemini inceleyecek olanlara bir ha reket noktas tekil edecei gibi, genliimizin kitaplnda byk bir boluu da dolduracaktr. tedenberi "Snn tasav vu f" diye adlandrlan bir cereyann yannda Snn ve hatta bir ksm i-Cfer ulem nn bile reddetti i bir tasavvu f cereyan d aha v ard r ki, hibir kayt tanm ay ve telkn ettii mereb ve hkm ler bakm ndan irne oluu dola ysyla edeb m uhitlerde tutunm u ve btn klsik edebiytm z byk nisbette etkilemitir. Bu kincisi btm liin m ahsldr, usl bakm ndan tam m a'n siyle zevzeklii, m blatszh; tatbi kat cihetinden de kayt tanm azl, btn e / m esseselere d o layl olarak ve bazan d a aktan aa tecvz , tehzili belirtici va sf edinmitir, btn cereyanlarn en byk zellii olan te'vil, bu cereyann bilhassa edebiytta arkasna sakland husus olmutur. Gide gide btn tarkatlere nfuz eden btn tasavvu f onlardan bazlarnn hviyetini tannm az hale getirm i, bazlarna da bam baka hviyet kazandrm tr. M hir Bey'in kitab bizi suyun ba na d a 'v e t ile, ilk m utasavvflarn azndan tasavvufun tantlm as n tem n etmektedir.

AYNALAR, AYINELER

Bedestan'da esnaflk, antikaclk gibi mesleklerde bulunmaktan baka gazetecilik, yazarlk da yapm olan m erhum Nurettin Rd Bingl "Eski E serler A nsiklopedisi" adl eserine yazd nszde, dili mizdeki bu tek antika eserler szln kaleme al sebebini anla trken "Tek kalemle ansiklopedi yazm aa inkn olmadn m dri kim; fakat elimdeki kitaplarm: Bri cem '-i k l b etdin alt istihraca Kalm a b-beng nev dehrde sa h h f gibi hitaba baladlar" diyor. Beyit bugnk dilimizin nesir cmlesiyle yle sylenebihr; "Kitap topladn, kitaplk sahibi oldun; hi deil se, onlardan bireyler karm aa al; sahhf (kitap) gibi m eyve siz aaca benzeyip durm a" Sahhflar hakkndaki on hkm n o zam an iinde pek ok istis nalar vard. O devirden yakn zam anlara kalan son sahhf m erhm Rif Yelkenci hem eli kalem tutan, hem de kitaplarndan bakalar n istifdeye aran bir mbrek kii idi. Onun hazine deerindeki kitaplar hazin bir ekilde yam a edildi. Bu yam a hadisesi milli varlklarmzn milletin gz nnde yz yllardr talan ediliinin son rnei deildir ve ac bir hikyedir. Hatrladm a gre, tek bana ansiklopedi yazm ay bizde iki kii baarmtr. Biri Km s'l A'lam mellifi emseddin Smi, die ri S a n a l A nsiklopedisi yazar Cell Esad Arseven'dir, M erhm Read Ekrem Kou ulusal kalknmaya yol yapm aktan, fabrika kurmaktan, kooperatifler veya bankalar kanahyla apartm an dediim iz drt-k-

120 / D vanlar A rasnd a

e beton yn dikmekten ibaret sayan iktidarlarn bilgisiz ilgisizli i yziinden o canm stanbul A siklofiedisi'nin basmn salayam a d. uvallar dolusu -bu deyim o eserlere verilen deeri anlatmak iin esizdir- notlar, m akaleler evladlmm elindeydi, nereye ve ki me satld? Bilemiyorum. Milyonlar versek elde edem eyeceim iz o vesikalar, o makaleleri de kaybolan mill servetlerim iz arasnda sa yabiliriz artk. nk bundan byle hibir hkm et onu aram az, bunu adm gibi biliyorum. Neden mi? Syleyeyim: Hamd olsun, hkmetlerimiz ve aydnlarmz okum a-yazm a bilenlerin oranlar nn artrlmas hussunda son derece titizdirler. Yzde altm ge tii rivayetini duyunca sevinten alamakl oluyorlar, yzde dok san anca mill bayram iln edecekler. Hi kimse t)kuyan yazan ka kiidir diye sorup aratrp bir anlam karmay istemiyor. n k onlara okunmaya deer kitablar hazrlamalar gerekecek. Ahmet Talat Onay'n Mill Eitim Bakanl yaynlar arasnda birka for mas baslan Divan Edebiyat Lii;^ati ne oldu? Sadettin N zhet Ergun'un Trk irleri adl eserinin notlar ve msveddeleri Kltr l^akanh -v e y Mill Eitim Bakanl- tarafndan alnmt, enca mndan ne haber? Maksadm Read Ekrem Kou'nun slanbl A siklojiedisi'nden bir alnt yapm akt, sz uzad gitti. Yazmn balndaki "A ynalar" ile ilgili bilgileri aratrp dururken, orada bir "ayn a" maddesi g zm e iliti, kaybolmasn diye buraya aktaraym dedim: "stanbul sularnda rastlanan m ahlktdandr; aanoza benzer; fakat stakoz kadar byktr, vcdu beyz, m orum trak hk renkte, vc d u nun kutru otuz santim etre kadardr. Ularnda birer sivri trnak bu lunan drt ift aya ve bir ift makas varcir, fakat m akaslan sta kozun makas kadar byk ve dayankl deildir. Vcudunun etra fnda sivri dikenler, gzlerinin arasnda boynuza benzer bir ift ke mikten elleri vardr. Bunlarn yekdierine temas eden kenarlar tes tere gibidir. H ayvan icabnda di yerine kullanr..." Yaz bylece uzayp gidiyor. Benim scizkonusu edeceim ayna bu deil elbette. Belki bilmeyenler vardr, rensinler diye buraya aktardm. "A yna lar, Ayneler"i de m erhum Nurettin Rd Bingl'n kitabn y az masna vesile olan yukardaki beytin ad bilinmeyen irinin tavsi yesine, hatta takdirine uyarak kaleme aldm. 15akalm, "varak- mihr vefay kim okur kim dinler".

A ynalar, y n eler / 121

AYNALAR
"A yna" kelimesi Farsa'dan bozmadr. Asl "yhic vey yiHf'dir. A rapa'da mir't denilir. Farsa bir szlk olan Btrhn- Kh'm Trke tercmesindeki tantm bugnk Trkem izde yle-dir: H erkese bilinen efff ve cill izimdir ki, iinde sretlerin akisleri (yansmalar) grlr. C am dan ve elikten yaparlar, Trk e'de "g zg " derler. The American P eo p k S Encyclof)edia'da ayna hakknda u bilgi var: "Eski zamanlarda aynalar cilalanm altndan, elikten vey tuntan yaplrd. Yanstc srlm cam aynalar 13. yzylda yapld ve iki asr bt)yunca Venedik onun tekelini elinde tutdu." Cell Esad Arseven Sanat Ansiklojhd isi'n d e aynay yle tarif ediyor: "A rka tarafna ince bir civa tabakas srlm gyet dz (mstev) cam levhalardr ki karlarndaki eyleri ekil ve renkle riyle aks etrir." A rseven'e gre cam ilk d ef a Sm erler Basra Kr fezi yaknlarnda Sus ehrinde yapm lar, onlardan Msrllara ge mi. Dou lkeleri am aynay AvrupalIlardan nce tanmlar ve 16. yzylda Venedik'te yaplan srl aynalar dnyann her tarafna yaylm. Franszlar ayna yapm ada yeni usller bulmular, ondan sonra Venedik aynalarndan daha dzgn ve temiz aynalar yapm lar. 17. yzyln sonlarnda cam eritip levhalar halinde dkerek ay na yapm a usl bulunmu. H atta St. Gobain ehrinde bir ayna fab rikas kurulmu ve o vakitten sonra saraylar ve evleri ayna ile ss leme moda olmu. Ve nihyet, 18. yzylda binalarn iini aynalarla sslem e m odas yaylp det halini alm ve o zam ann m imarisin de ayna bir sslem e unsuru olmu. Cell Esad Arseven ayna eitlerini kullanlarna gre Ayakl Ayna, Dev Aynas, D uvar Aynas, El Aynas, k Aynas, Konsol Ay nas, M adalyon Ayna, Minder Aynas, Sokak Aynas diye sralyor ve bunlarn, m inder aynas m stesn, Franszca adlarn da veriyor. Nurettin Rd Bingl aynalarn balangta demir, elik ve ay na demiri gibi hussi dem irlerden yapldn yazdktan sonra, her halde dem ir aynalarn dou lkelerinde kullanl eskilii hususun da bir fikir vermek iin olacak eline geen bir maden aynann ze rinde m i/ t- zbek (zbek aynas) gibi bir ibre bulunduunu kayd etmidir. Asl nemlisi onun, cam aynalarn Seluklular -h er-

122 / D v a n la r A rasnd a

halde Anadolu Seluklular olmal- tarafndan yapldn haber vermesidir. Biraz sonra " yneler" faslnda da belirteceim gibi, de m ir aynalar t 20. yzyla kadar dvan iirimizde anlagelmitir. M erhm Read Ekrem Kou'nun anlattna gre stanbul'da ayna kullanmann ve her yeri ayna ile sslemenin m oda hlini ald bir devir olmutur. H atta meyhneler, kahvehneler, ham am lar asl adlar unutularak ayn ah diye anlmlardr. Bu yerlerin bulun duu sokaklar da onlarn adlaryla adlandrlmlardr. G alata'da bir Aynal Lokanta Soka, K aragm rk'de Kasm Gnan M ahallesi'nde bir Aynah Dkkn Soka, M evlevhne Kaps ile Sihvrikaps arasndaki Veled-i Karaba M ahallesi'nde bir Aynah Bakkal So ka var imi. imdi bu isimler hangi iktidar belediyesinin om uzda vey yandalarnn ismiyle deitirilmitir? M erak edip aratrm a dm. Beyolu'ndaki Aynal ar'nn adnn Avrupa Pasaj'na dei tirildii mlm. Cell Esad Arseven'in sayd aynalarn pek ou gnlk haya tm zdan uzaklat ve kaybolup gitti. Belediyeler tarafndan, gemi zam anlarda, dirsekh yol kavaklarna, kazalar nlemek iin konul m u aynalardan biri ihne'de, biri A lem dar Caddesi ile Ebussud Caddesi kavanda, biri de Aksaray Karakolu yannda idi. Bun lardan ihane'deki m erhm Haldun Taner'in "iM neye Yamur Yayordu adl hikyesinde kald. Benim ocukluum da Dou K ara deniz'de, gelinlik kzlarn ehizleri arasnda, kz babasnn m add gcne gre el aynas, konsol aynas, d uvar aynas, endam aynas gibi aynalar bulunurdu. H atta st ksm aynal tepsiler de grm tm . H enz byklarmn terledii zam anlarda ben de, yatlarm gi bi, el ayas byklnde cep aynas tadm. Bu aynann arkas te nekeden yaplmt ve stnde bir kz portresi vard. A rkadalarm da Kzkulesi, stanbul, Yavuz Zrhls, Atatrk v.s. resimli aynalar grdm hatrlyorum. Kore Sava srasnda arkas ayyldzl el aynalar kmt.

YNELER
yineler arasnda en nls skender'inkidir. Rivyete gre bunu Aristo icd etmi, skenderiye ehrinde m inare biimindeki bir kulenin stne yerletirmi. zellii de u imi, dm anlar ad

A ynalar, y n eler / 123

geen ehire saldrya getiklerinde yz milden artk bir uzaklkta iken bile o aynada grntleri belirirmi. Bir gece bekileri gfil bu larak aynay yerinden alp denize atm lar fakat Aristo karm. Farsada, parlaklndan dolay gne aynaya benzetilir ve yine-i asum an (gn aynas), yine-i ark (felein aynas), yine-i gerdn (dnen ayna) vey yine-gerdn (ayna dndrc) gibi isimlerle adlandrlr. Tasavvuf insanda akl ve gnl gibi iki kavram a (idrk) merke zi bulunduunu kabul eder. Akl be duyum uzla algladmz fizik gerekleri kavrar, gnl ise fizik-tesini. nsan Tanr gereini kalb ile idrk eder. Fakat bu idrk olayn bir m ecz ile zh ederler; g nl bir aynadr. Ayna ise tertem iz olunca bir varl yanstabilir. G nl aynasnn tem iz olm am as onun Tanr'dan gayr varlklarla dny hevesleriyle ve balantlaryla dolu olmasdr. M uhyiddin-i Arabi'nin m ehur vahdet-i vcd (varhk-birlii) grn slam dncesiyle- baka bir ifde ile, geni anlamnda eratle -bad atrm ak isteyen m m - Rabbn Tanr'dan gayr olan her var olan aynadaki bir grntye benzetir. Grnt ise asl var ln ayn deildir, am a bir bakma gayr da deildir. Bundan hare ketle mm- Rabbani "hem e st, hem e ez-st" herey ondan ol makla odur gibi bir ifde ile varhk-birlii grn anlatmtr. Onaltnc yzyln irlerinden Fevz Efendi sevgilisine bu dnce den hareketle hitb ediyor;
G eri eya kamu merayadr Lk ytne-i H udsn sen

"Geri herey biraz aynadr, ama sen Tanr'nm aynassn, onu aksettiren bir aynasn." 17. yzyl irlerinden Sbit bir kasidesinde;
Laht laht olsa da her parede sertsin zhir Sana yine gibi k-t dtdr olmaz

"P ara para olsa da her parada grnen sensin; senin gzelli inin ayna gibi bir daha bulunam az" diyor ki, kalbinin aynas tozdan pastan temizlenmi bir n hibir art tesirinde dahi a kndan vazgem eyeceini sylyor.

124 / D vnnlar A rasnd a

"Tozdan-pastan..." dedim. "To/." derken daha ziyde cam ayna y, "pas" kelimesiyle de cill mdenden aynay dndm. Mden aynalarnn birok /.elliini dvan irlerimizden renmiimdir. e likten yaplm aynann varln mesel Nedim'den hatrlyorum: Yrekler mi dyer h{' ey p er ol ib- nlsrn Seni kim ler grr th/ie-i pldiat gayr "Ey Peri, yanann parlaklna yrekler dayanr m; seni elik aynadan gayr kimler girebilir?!" Nedim sevgilisinin yanan par lakl dolaysyla atee -belki de gnee- benzetiyor, buradan artryor -ki bu akn scakldr- ve sonra "elik" ile "sertlik" ve "dayankllk" kavramlar arasndaki bilinen ilikiden yararlana rak, o gzellii tem ya ancak elikten yaplm bir aynann ta hamml edebileceini sylyor. Sabit de. Bizim pladm zla Sbit ynte m m kindr ......... shib-nefes std tahsdindedr am m "E y Sbit bizim eliim izden (elik gibi gnlm zden) ayna yapm ak m m kndr am a, m esele nefesi kuvvetli bir stad elde et m eye baldr." Buradaki "nefes" kelimesi bende birka arm uyandrd. En uzak ihtiml, mutlak gerein tecelli edecei gnl aynasm hazrlam ak iin bir olgun m ridin gerekliliini ifde et mi olmasdr. Fakat cam dan ey yaparken kzgn cam a fledik leri de vkidir. Sbit'in dahil olduu Hind slbu bciyle dolayl ve ya dorudan arm lar uyandran kelime ve deyim leri kullan m ay gerektiriyordu. Fakat ben bir baka elik aynay Fuzl'den hatrlyorum ; Per-veler dil-i saltn dm m ihr-i ruhsrm Seii aksi alan f ld gzgiiler firvidur "Yanann gnei (veya sevgisi) periye benzeyen gzellerin kat gnlne dm ; senin aksini alan elik aynalar pek oktur." Fuzul gzellik sem bol perilerin bile szkonusu ettii dilbere

A ynalar, y neler / 125

k olduklarn sylyor: Elbette burada perilerin duygudan m ahrn olduklar, aynalarda ikmet ettikleri gibi inanlar hatr lanmaldr. Mdeni aynalar paslandnda onu klle temizlerlerdi. ehr elebi u dikkate deer beyitle bu husstan hareket ederek m 'n atsn kurmutur: d itc liilm m iniet-i gayr ile ike^t il Tek c/lcr ym em i hakistere luhtc "Bakalarna borlu kalarak gnlm neelendirm e, kr; yeter ki aynam kle m uhta etm e." Bu beyit, ilk bakta anlamsz, gibi gcirlyor. "K l" ile "gayrya m innet" etmek arasnda yni ayna nn klle tem izlenm e mecbCriyeti ile bakalarna minnet etmek arasnda ne m nsebet var? diye bir soru zihnimizi igl ediyt)r. "G ayr" ile "gabr (toz)" kelimeleri arasnda eski yazda bir nokta fark vardr. yle sanyorum ki ehr bu fark eksik cinas (cins- naks) diye adlandrlan bir san'atn konusu yapyor. "M innet-i g ayr" tam lam as "bakasna borlu olmak, minnet eylem ek" anla mndadr. "M innet-i gabr" ise "toza ihtiya duym ak, toza topraa m innet etm ek" anlamndadr. ehr, ite bu iki anlam m nsebetiy le oynuyor. Btn Trk edebiytnm dhi irlerinden birincisi Ali ir Nev mdeni aynann kl ile (veya klden, tozdan) temizlenmesin den hareketle u beyti sylemitir: M ela-i sun'tndurur ol kim nefes ise Gn gzgiisin akam ktilidin kdd miicell "Senin yaratclnn (veya san'atm n) gelin bezeyecisidir o ki, bir nefeste gne aynasn gece klnden (veya gece karanlnm klyle) temizleyip parlatt". N ev gnei rten gece karanln kle, gnei aynaya benzetmektedir. k eleb'den bir baka rnek: Gel ki jeng-i intizr ile m kedderdiir gnl Ey guhr- mnkdenn yne-i cn saykal

126 / D v a n la r A rasnd a

"E y ayann bast yerin tozu can aynasnn cils olan; gel gel, gnl bekleyiin pas ile tozlanmtr, tozludur, paslanmtr." k eleb sevgilisinden ayr dmekle kederlenmi olan gnln -"k ed er" toz ve pas anlam ndadr- onun ayann bast yerin top ra veya tozu ile temizlemeyi umm aktadr. Bu beyitteki "can ayna s" tam lam as...*

Bu yaz hocann evrak arasnda yukardaki hliyle bulunmutur. (Y.N.)

in d e k s

b - 1 hayvan 83 Abdurrahman eleb 49, 56 Abdlbki Glpnarl 11, 106 Acemistan 15 Adl 17 Adn 61 Aayokuu 51 Ahd 29 h 23, 78, 79, 81 Ahmed 9, 11,12,19, 41, 50,51, 69, 70, 71, 73, 76, 80, 90,109,112 Ahmed Ay mutlu 112 Ahmed eleb Defterdar 80 Ahmed Hamdi Tanpmar 109 Ahmed Nim Bey 109 Ahmed Paa 11,12, 69, 70, 71,90 Ahmed Rsim 9 Ahmet Talat Onay 120 Aksaray Karakolu 122 Alemdar Caddesi 122 Ali Emir Efendi 109 Ali Nihad Tarlan 11, 21, 39, 101 Ali ir Nevy 29, 82 Amr 7, 82 Anadolu 14, 20, 29, 36,37, 50, 79,90,102, 122 Anadolu Kazaskerlii 50 Anadolu Seluklular 122 Arabistan 15 Aristo 122, 123 Arpaemni Sm 23 Ar Dede 10

Asm'm Nesli 113 Azde Haan eleb 50 k eleb 19, 29, 49, 56, 76, 78, 79, 80, 90, 125, 126 Ak eleb 55 k eleb Tezkiresi 80 Akar Gz 57 Akr Gz 51 At Meydan 51 Atatrk 122 Atclar Alt 49 Avrupa Pasaj 122 Ayasofya medresesi 51 yine-gerdn 123 yine-i asuman 123 ayine-i ark 123 yine-i gerdan 123 Aynal Bakkal Soka 122 Aynal ar 122 Aynal Dkkn Soka 122 Aynal Lokanta Soka 122 Azerbaycan 14, 92 Azm 64,65

B
Baba Mhir 107 Badad 14 Bahy 82 Bahr'l-marif 35 Bk 7,15, 23, 37,40, 53, 54, 62, 63, 64,65, 78, 87, 90, 91, 92, 106 Balkesir 37 Balkpazar 48 Basra Krfezi 121

128 / D van lar A rasnd a


B a y a z t 43 B y ezid C am ii 78 B elgrad 73, 74 B en M a h a b b et 40 B eyo lu 122 B itlis 49 B u d in V ilyeti 14 B u rh iv Kt 121 E rgen e 76 E ski E serler A n siklop ed isi 119 Eski T rk E d eb iyat 7, 35, 61, 105 E ref 61, 63 E v in in E yp 50 Y a m a la n d E d er 39 Boyunu B eyn

c-
C fe ro lu 103, 104 C el l Bey 58 C ell Esad A rseven 119 C em 13, 1 4 ,2 2 ,6 9 , 81, 119 C e n ev iz liler 48 C h ristia n 38 C ih an K a y n an as 109 C y ra n o 38 C y ra n o d e B ergerac 38 em e -i H ay v n 83 in 64, 65

F
l-ahir z 111 1-n 83 Ftih 49, 61 Fatih Koleji 109 Fatih M ed reseleri 43, 50 F'ehm i K ad m 92 1-erhd 31, 33, 40 Ferd K am 42 l-erid K am 103, 109 Fevzi E fen di 123 Figan 50 Fra n sz lar 121 Fuad K p r l 11, 103, 108 Fuzuli 13, 14, 21, 22, 25, 26, 27, 41, 77, 88, 101, 124

D
D ed e K o rku t 39 D eli M elm ed 43 D erd io k 68, 69 d e rv i-z h id 116 D ev e D u d ak l 73 D ev e T aban 56, 57 D v n E d eb iy t A n to lo jisi 11 D v n iiri XV-XV1. Y z y lla r 11 D in ve C em iy e t 110 D iv a n E d eb iyat L gati 120 D o u K a ra d en iz 122 D o u T rk ista n 65 D u k a g in z d e 47

G
( ;alala 47, 48, 49, 50, 51, 53, 54, 55, 56, 57,

122
C elib o lu 63 G y s 57 G lzr- T en n ri 96

H
H afz Y usu f A rarat 109 H ald u n T aner 122 H lis E rg in er 112 H alla M an su r 116

E
E b u ssu d E fen di 53 E b ssu d cad d esi 122 E d eb iy a t Fak ltesi 103, 109 E d eb iy a t L gati 61 E d irn e 29, 56, 76 E d irn e kad s 56 E d m o n d R ostan d 38 E fe M ey h an esi 51, 54 E lb ista n 68, 104 E m n 70 E m r 29, 30, 32, 33, 35, 36, 37, 46, 63 E m ri (,'eleb 35, 36, 63 E m r Efendi 29, 30

H rbat K arsn d a N m k K em l 86 harem 40 H v er 54 H ayal 7, 19, 27, 78, 80, 90 Flayal Bey 7, 19, 27, 78 H ay d ar E d isk u n -B ah a D rd er 68 H ay d a rp aa L isesi 107 H ayreti 7, 96, 97, 98, 99 H et Beht 29 H tay 64 H ikm et lay d n 88 H ind sl bu 92, 124 H u r llik 33 H seyin E fen d i 43, 44, 45

n d ek s / 129
H sn A k 40 ran 55, 102, 105 ran E d eb iy a t 102, 105 zh h D v n iiri A n to lo jisi 68 K ay s 83 K e l m i 71 K em l Ed ib K rk o lu 41 K em lettin N o m er 111 K em lp a a o lu 19, 41, 117 K e m lp a a o lu K e v ser h av u zu 51 K m a l-z d e H aan ele b 29 , 36 K n a h z d e H aan ele b 3 9 , 46 , 61, 73, 105 K rm 43 K z k u lesi 122 K ore Sav a 122 K u d s 43 K u rtu lu 50, 71 K ll k 115 A h m ed Eten di 41 e m s e d d in

I-
b n lcm in M ah m u d K em l Bey 29 b n k m in M ah m u d K em l nal 109 b rah im P aa 56, 80 hm 99 ih m - tezd 97 11. B ay ezid 1 7 , 3 9 ,4 9 lk o k u lla r in T rk e K on uan S z l k

68
ilm m 89, 92 lm 50 m am H atib O k u lu 109 m m R ab b n i 123 ntihal 89 sh ak ele b i 19 sk en d er 19, 5 6 , 8 1 ,1 2 2 sk en d er e le b i 19, 56 isk e n d er-i S n i 81 sk en d eriy e 122 sm ail S ib 106 stan b u l 1 4 ,1 5 , 4 7 ,4 9 , 53, 54, 56, 120, 122 stan b u l A n sik lo p ed isi 120 stan b u l e h ren g z i 47 Istlh t- E d eb iy y e 35 IV. M urad 13 zr 82

L
L atf E fen d i 29 L a tf 29, 73, 74, 75, 76, 90 L a tf E fen d i 73, 74, 75, 76, 90 L e m 'a n H an m 104, 105 L eyl 83

M
M a ca rista n 14 M h ir Baba 107, 109, 110 M h ir z 103, 115 M ah m u d 29, 49, 56, 61, 62, 63, 64, 109 M ah m u d Paa 56, 61, 62, 63, 64 M a h m u d Paa M ed resesi 56 M ah m u d P a a 'y V el 61 M a h rem i 50 M a k ta 10 M a rs 90 M a y m u n cu D eli M eh m ed 43 M e c lis 'n -N e f y is 29 M ecn n 83 M eh m ed k if 104, 107, 109, 1 1 3 ,1 1 6 M eh m ed A k if in tim i C ep h e si 107 M eh m ed D ed e 43 M eh m et 7, 8, 27, 56, 73, 76 M eh m et G en 27 M ek ke 43 M en ek e 26, 98 M er m 58 M eredith-O vvens S) M erih 90 M erk r 90

J
J p ite r 90

K
K a 'b e 40, 71 K 'b e 40 K ab ata L isesi 111 K ad z d e 49 K ad ri ele b i 50, 51 K a m u s T ercem esi 42 K m s 'l A 'la m 119 K an u n 14, 21, 22, 2 6 , 5 3 , 80, 90 K an u n i SuH an S le y m a n 21, 26, 80, 90 K an u n S u lta n S le y m a n M ersiy esi 90 K arabn 14 K a ra g m r k 122 K asm G n a m i M a h a lle si 122 K astam o n u 73 Kaya B ilg e g il 86

130 / D v a n la r A rasnd a
m escid 116 M e sh 3 9 , 48, 80, 81 M ev l n 117 M e v le v ih a n e K ap s 122 M ih a lo lu A li Bey M ed resesi 56 M ih a lo lu M eh m et Bey 56 M ih r 19, 20, 22, 62, 91, 92, 120, 124 M irrih 90 M isk 32, 43, 65 M o d e rn T rk o lo ji 103 M o lla C m 101 M o lla d ris 49 M o lla M a n s r 55 M u a llim N a c 35 M u a llim N a c i 117 M u h y id d in ib n 'l-A ra b 117 M u h y id d in R if Bey 108, 111, 115 M u h y id d in -i A ra b 123 M u r a d 3, 56, 87 M u sta fa N ih ad z n 68 M e y y ed z d e 39, 49, 56 M e y y ed z d e A b d u rra h m a n ele b i 49, 56 M fti's-sa k a le y n 117 M k rem in H a lil Y n a n 103 M n te h b t- M h ir Bey 111 m e b b e h 116 m e b b e h n b ih 116 M teri 55, 90 P r ele b i 79 P r Paa 79 P iri P a a z a d e A h m ed ele b 50 P le v n e 56 k z G z l 73 zbek ay n as 121 N ev h 50 N ig r 50 N ih l C a 'fe r elebi 19 N ih l C a fe r ele b 56 N red d in K alk an d elen 106 N u rettin R d B in g l 119, 120, 121 N irev n 18

R
R g b P aa 69 R em z L gt 68 R ead Ek rem K ou 119, 120, 122 R h 82

S-
S a 'd 14 sa b it 1 2 3 ,1 2 4 S a d ettin N zh et E rgu n 120 S a f y 49 S a h n M ed rese si 56 Saib 92 S a lu r K azan 39 Sa m a ty a 47 S a n 'a t A n sik lo p ed isi 119 S n 53, 54, 57 , 58 S a t rn 90 S e h Bey 29, 37, 53 , 70, 79 S e h l-i m m te n i 93 S e lh 89, 90 S elk 40 S iliv rik a p s 122 S in o p lu 49 S o n A sr T rk irle ri 109 St. G o b a in 121 S u h a n 89 S u lta n A h m ed C am ii 51 S u lta n A hm ed M ey d an 51 S u lta n B ay ezid 17 S u lta n Fatih 49 S u ltan Solim 71 S u n 'i E fen d i 63, 64 S u r ri 35

N
N a 't 50, 51 N b i 92 N il 2 7 , 83, 87, 92 N a k k a H a y d a r 50 N m k K e m l 81, 85, 86 N e c t B ey 1 0 ,1 1 , 22, 23, 25, 2 6 ,3 7 ,4 8 ,4 9 , 73, 83, 86, 87, 90, 91, 92, 98 N ec t Bey D v n 10 N ecm ed d in H alil O n an 68 N ed im 15, 124 N e f 13, 14, 15, 103, 104 N e f ve rf D v n la rn n M u k ayesesi 103 N esim 116 N e v ' E fen d i 95, 96, 99, 100 N e v 'z d e A ty 43 N e v 'i 95 N e v a 101

ind ek s / 131
Su s 46, 86, 121 S m o rler 121 S n b lz d e V ehbi 89 ah M eh m ed 49 oh ir M ek tu p la r 9 oh r ele b i 125 e h zad e A b d u lla h 22 e h zad e A b d u lla h M ersiy esi 22 e h zad e M u sta fa M ersiy esi 91 e m ' 48 e m ae d d in S m i 119 e m s 19, 92 e m se d d in Sa m i 68 e ra fed d in Y altkaya 103 eyh B e d re d d in 106 eyh G lib 33, 4 0 , 87, 101, 103 eyh Vef T ekk esi 51 e y h 90 e y h lisl m 19, 41, 106 e y h lisl m M s K zm E fen d i 106 r 105 irin 40 ih a n e 122 ih a n e y e Y am u r Y ayordu 122 V alh 73, 76 V n iZde 117 V rid t 106 V asf 7, 70 v ech -i eb el 32, 85 Vef 49, 51, 103 Vef L isesi 103 Veled-i K arab a M ah alle si 122 V enedik 121 V ens 90 U lv 57, 58 U rfa 92 U tarid 90 n iv ersite K t p h a n esi 103, 106 n iv ersite S e n a to su 105 sk p 76 T b g lg esi 51 T rk E d eb iy t 7, 35, 61, 105 T rk irleri 109, 120 T rk ista n 64, 65

u-

T
T cz d e C a fe r ele b i 56 T ahir O lg u n 61 T h ir 'l-M e v le v 61 T ah tak ale 4 7 , 48, 51, 5 7 T an p m ar 102, 109 T arlan 7, 10, 11, 12, 21, 39, 101 T asav v u f 102, 110, 1 1 5 ,1 1 6 , 118, 123 Tatar 43 Tatavla 4 7 , 50 tekke 116, 117 te n s b 10, 11, 20, 76, 99 tev r d 81, 89, 90 tezd sa n 'a t 18, 99 T ezk ret 'u a r 73 T h e A m erica n P eo p les E n cy clo p ed ia 121 T op h an e 50

Y
Y ahya Bey 7, 14, 19, 47, 68, 70, 78, 91 , 92 Y ahya ele b 50 Y ahya E fen di 15 Y avuz S elim 18 Y avuz Su ltan Selim 71 Y avuz Z rh ls 122 Y en ice V ard ar 96 Y en ieh irli Avn Bey 82, 83, 109, 115, 117 Y usu f ve Z elih a 101 Y k sek slm E n stit s 110

z
Z t 7, 17, 18, 36, 37, 38, 39, 51, 56, 64, 65, 73, 74, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 95, 97, 98 , 99 Z u h al 90 Z h re 56, 90

Son zamanlarda, kltrmzn bu sekin rnei sadece edebiyatlann ve edebiyat okuyucusunun deil, kltr tarihimizi tanma uranda olan herkesin ilgi odaklarndan biri haline gelmitir. Bunda, yakn dnemde yaplan bu yaynlara zemin hazrlam kayna olmu, zellikle metin neri ve metin erhi geleneini hi olmazsa niversitede yaatm Ferid Kam, Ali Nihat Tarlan, Amil elebiolu, Harun Tolasa ve Mehmed avuolu gibi bilim adamlarnn byk pay ve hizmeti vardr. Prof.Dr. Mehmed avuolu, Divan Edebiyatnn balca alma alanlar olan edebiyat tarihi, metin neri ve metin erhi konulannda cidd yaynlar yapm bir bilim adamdr. Nerettii Amr, Yahya Bey, Vasf, Hayret, Helk, Zt ve ishak elebi divanlaryla Yusufu Zelha Mesnevsi bu alanda lkemizde yaplm ciddi metin neri rnekleridir. Hayl Bey Divamndan Semeler, Nect Bey Divanndan Semeler ile daha nce yaynevimizce yaynlanm olan Baki Divanndan Semeler, Nect Bey Dvamnn Tahlli ve asl derslerinde yzlerce rencisine naklettii erh almalar ve bu almalarn bir aynas olan "Dvanlar Arasnda metin erhi ile ilgili deerlendirmelerini oluturmaktadr. O, hocas Prof.Dr. Ali Nihad Tarlann metodunu bir adm daha ileriye gtrmtr.

ISBN 975-6403-14-4

sg

31 43

KTABEV