You are on page 1of 134

MARMARA DNiVERSiTEst Y A YIN No: 4H 7

iKrtSADi VE iDARi BiLiMLER FAKULTESi YAYrN No: 366

Joan ROBINSON

iKTisAT

FEI.JSEFESi

(Ceviren: Prof. Dr. Vural SAVA~)

Istanbul - 1984

Bu Kltap: Joan Robinson, «Economic Phllesophy» Penguin Books, 1962 den ~evrilmi~tir.

FATIH YAYINEvi M'ATBAASI - 5272372 Aljbaba Tlirbe Sok. 2:113 Nuruosmaniye • 1ST.

Joan Robinson 1963 de Surrey'de dogdu ve Londra St Paul'« Girls Scliool'da ve Cambridge Girton College'da okudu. 1931 ydmda Cambridge Vnive.sitesi'nde iktisat $eref Unuaru (Economics Tripos] smavzm basardi ve asuitari okutman. olarak atandi. 1937 de fTniversite Docenti (University Lecturer) oldu, ve 1949·1965 ydlannda Cambridge'de iktisat Docenti (Reader in Economics) olarak gorev yaptl. 1965 yzlmda Cambridge'de htisat Projesorii (P~ofessor of Economics) oldu, Diger Ya· Yllllan sunlardir: Economics of Imperfect Competition (1933), Essays in the Theory of Employment (1937), Introcluction to the Theory of Em.ploy merit (1937). Essay on Marxian Economics (1942), Collected Economic Papers Vol. I (1951), Vol. Il (1960) and Vol. III (1965), The Rate of Interest and other Essays (1952), The Accumulation of Capital (1956), Ess[;ys in the Thcoryo] Economic Growth (1963). Ayrzca iktisat dergilerinde yaymlanmz~ makaleleri »ardir, Son yaymlanan kitaplari ise sunlardir:

Economics: An Awkward Corner (1966) ve Freedom and Necessity: An Introduction to the Study of Society (1970).

loan Robinson'un esi de Cambridge de iktisat Profesoru olup iki ku r.ocuklarz oardir. Cambridge'de ya§amz§ ve 1983'de burada olmu§tur.

lC;iNDEKiLER

I. METAFIZiK, AHLAK VE BiLiM '" '" ,. 7

2. KLASi'KLER: KIYIMET .. , '" 29

3. NEO - KLASiKl!ER: FAYDA '" '" '" , 47

4. KiEYNEZVEN DEVRilM ... ... '" 69

5. KAl:KINMA VE AZGECi$Mi'$LiK '" 91

6. OYUNUN KURALLARI NEOiR? , '" 113

MET AFiziK, AHLAK VE ILiM

Modern yasarrun bu kadar rahatsrz edici olmasrrun blr nedenl, blrcok seyln acrk secik belli olduqum, dusunecek tarzda yetlsrnls 01- mamtzdir. Vaktiyle insanlar Inandiklan $eylere onlann dogru oldugunu dustindukleri lcln veya butun doqru dusunen lnsanlann bun lara inandrqrru gordukleriic;.in lnanrmslardrr. Fakat Freud'iin bize insanm rasyonalize etme egiliminde oldugunu ve Marx'm dilsuncelerlmlzln nasil olup ta ideoloijlerimizden kaynaklandrjnru gosterdiginden beri su soruyu sormaya basladrk: lnandiqun seye nlcln Inaruyorum? Bu tiir sorulan sorrnarmz: bunlann blr cevabi oldujiunu du~jjndi.igi.imGzu gosterir. Fakat bu sorulara ilk aglzda cevap verebilsek bile arkasmdan blr baska soru ortaya crkar: lnandrqrrn seye beni lnandrran seylere nlcln inamyorum? Boylece yogun bir sis lclnde kahrrz. Gerc;:ek, sarnldrqr kadar dogru degil, k6ti.i de santldlgl kadar fena daglldir. «Hersey neyl kastettlqlnlze baglldlr.)) Fakat boyle bir durum yasarm lrrrkansiz krlar. Blr «Iklt? yolu bulrnarnrz gerekir.

«Geriye veya Ueriye! Gidilecek yer bu kadar. DI~~mya veya i~e· riye, yol dar!» «Sen kimsin'?» «Benlm. Daha fazlasuu soyleyebi!ir mlsinlz?» ccSiz neslnlz?». .. Buyuk cocuk ... Don babarn don, don babam don.» (1).

lnanctanrruzm k6klerini bulmak lcln donup durrnalryiz. Bir Ideolojiyi olusturan kavramlar ve dusunceler Ylgml lclnde ekonorntk yasamla ilgili olanlar onernll bir role sahlptlr ve iktisat (Oniversltelerde aksam kurslannda okutulduqu veilk makalelerde dlle getirildigi haIlyle) daima, kisrnen her d6nemin egemen ideolojisinin bir araci ve kismen de bilimsel arasnrrnanm bir yontemi olmustur.

(1) lbsen, Peer Gynt. Perde ~1. Sahne 7.

8

ideolojiyiilimden nasrl aytracaqrz?

Herseyden once, tarlflerle ne demek lsteqlmlzl tarumlarnahyrz.

Mantiksal tariflerle dogal tarihi kategorileri kanstrrmaktan kacmmak cok i:inemlidir. Bir nokta, blr yeri olan fakat haemi olmayan blrsey olarak tarurnlarur. Dolayrsryla hie kimse bir noktayi gi:irememi~tir. 9unkG bu tarurn blr mantrksal soyutlarnadrr. «Bir fili tarif edemem, fakatonu gordi.igumde tarurim.» diyen kis! doqruyu soylernektedlr.

Bir ideoloji, bir noktadan cok bir file benzer. Var olan bir seydlr.

Tarlf edebiliriz, tarnsabiltr ve hakkmda anlasrnazhklara duseblllrlz. Anlasrnazlrklann 90zi.imu icln rnannksal bir tarnrna basvurmak uygun bir tuturn olrnaz. Bize tarumlar degil fakat kriterler gereklidir. Fil cok acik bir ornektir. Fakat bir baska ornek alahm, Mesela mantikctlartn cok hoslandiqt kuguyu alahrn. Eger«kugu» sozeOgu, diger nitelikleri yanmda beyaz gorOnen blr kusu tarurnlayacaksa, Avustralya'daki slyah kuslann bir baska isimle adlandmlrnasi gerekir. Fakat kugu 01- .narnn kriterlerl anatomik ise ve reokten sozedtlmlyorsa, styah ve beyaz kugular ayni kategori iclnde olacaktir. BOtOn tartrsrna yaratiklar!a degil, kategorilerin nasil olusturulacajii ile i!gilidir. Onlar aslmda nasilsa oyledlrler fakat lnsanoqlu onlara blr isim takmak ister.

Oyleyse blr ideolojik onerlyl, blllmsel bir onerlden ayiran krtterler nelerdir? Birinci kriter sudur: bir ideolojik onert mannksal bir tarzda ele ahrup incelenirse ya tOmOyle anlamsiz blr gOrOltuye don(j~Or veya bir ktsrr d6ngli halini ahr. Ornek olarak su oneriyi eleala- 11m: BOtOn insanlar eslttlr. Mantiksal yonden bu onerlnlnanlamr nedir? «e~it» kelimesi miktarlara uyqularur. Oyleyse, bOtOn lnsanlar aynl kiloda rnrdtr? Veya hepsi zeka testlerinde ayni puaru rm ahrlar? Yoksa-miktar sozcOgOnOn anlarrum blraz zorlayarak-hepsini ayni derecede kabul edilebilir mi sayacajnrn? Hangi hususta oldugu bellrtilmeden soylenen «eslt» sozO sadece btr glirOltOdOr. Ornegimizde esltllk, sadece esltlik yonundendtr. Her insan eslt sekllde aslttlr.

Sir metafizik onerlnln ayrnci ozelligi, test etmeye uygunolmamastdir. Eger dOnya gerc;ek degilse, hangi yonden farkh olmasr gerekeceqinl s6yleyemeyiz. Dtinya yine ayni dOnya olacakn fakat biz onunla ilgili degi~ik yaygaralar koparacaktrk, Bunlarm hlcblrlnln yanhs oldugu asia lspatlanarnaz. C;Onku her onert kendi kisrr dongOsO

9

iclnde dolarup duracak ve herbiri, kendi tarumlanna gore dojiru 01- duqunu iddia edecektir. Herblrl qercek yasarn hakkmda birseyler soyledigi iddia eder fakat biz onlardan hlcblrsey ogrenemeyiz. Prof. Popper'm'v arnplrlk ilimlere ail onertler icln kullandiqr kriterleri, yani olaylar tarafmdan tekzip edilmeye acrk olmalan ozelliqini, benimsercek bu bir bilimsel onert degildir.

Bununla beraber metafizik yargllar, tumuyle lcerikten yoksun degildir. Blr bakis acrsrru yansrttrlar ve davrarus lcln yol gosterecek duygular! forrnule ederler. «Butun insanlar e$ittir.» sloqaru, dojiustan kazarulan imtiyaza karst, bir protestoyu ifade eder. E$itlike;:i bir toplumda, boyle bir $ey soylemeyl hie kimse hatinndan bile qeclrmez. Bu slogan herkesin eslt haklara sahlp olduqu bir toplum yaratmak, bazilannm digerlerinden daha eslt olduqu bir durumu reddetmek lcln ozel yasarna yol gosteren ve siyasi yasarn tcin bir program olusturan blr ahl,:l'ki standard: belirler. Bu kritere gore simf veya renk konusunda zuppelik yapmak yasaktrr.

Metafizik onerller aynca hipotezlerin elde edlleblleceql bir kaynak ta olusturur. Bu oneriler bilim alernlne ait degildir ama yine de onun lcin gereklidir. Onlar olmazsa ne bilmek lstediqlrnlz! bilemeyiz. Belki durum sayq: deger bilimlerde farkh olabilir ama psikolojik ve sosyal prablemlerle ilgili arastrrmalarda metaflzlk onernll hatta vazgec;:i1mez bir rol oynamrstrr.

Ornegimizi ele alahrn. «Buttln lnsanlareslttlr» sloqarn arastrrma lcln bir program olusturur, Smrf veya renk farkmm dogu!?tan mevcut kabiliyetlerin istatistiksel dagllim He lllsklll olup olrnadiqtru bulahm. Bu kolay bir ls degildir, cunku, ideoloji ele alrp lnceleyeceqlrnlz malzemenin i'c;:ine islernlstlr. Nedir kabiliyet? Doqustan olanla cevreden geleni birbirinden ayiracak kriterleri nasrl tasarlayabiliriz? Cevahirruzda ideoloJinin etkisi olmarnast lcln cok ugral?mamlz gerekecektir. Fakat onernll olan sudur: ideoloji olmasaydt sozkonusu soruyu asia dusilnrneyecektlk.

II

ideolojiyi sosyal bilimlerde dusunce dilnyasindan cikanp atrnak rnilmkiln olsun veya olrnasrn, 0, sosyal yasarrun hareketli dunyasmda

(2) Bkz: The Logic of SCi'entific Disoowry

kesinlikle qereklldir. Sir toplum, butun fertlerl topfumun nasil Islemesi gerektigi Ile Hgili ortak bir duyguya sahlp olmadikca varhglnl surdurernez. Bu ortak duygu ise ldeolojl lclnde ifade edilir.

Gellelm yonunden bakihrsa, ideolojiyi i9g0dunOn bir ikamesi olarak dusuneblliriz. Hayvanlar ne yapacaklarrm bilir gorGnurler, biz ise no yspacaqtmtzt ogrenmek zorundayiz. C;unku uygun davrarus kahbi g80lerle nakledilmez. Bu kalip son derece uysal o!up cesttll toplurnIarda farklr blclmlerde seklllenlr. Fakat her toplurnsal yaratrk lcln baz: ahlak standartlart gereklidir.

Ahlak icln de biyolojlk varlrk gerekfidlr. C;unku yasamlanru devam ettlrebllmeleri lcln, her lnsarun blr taraftan belli olq.Ode bencllli98 - yiyecek bulmak ve qeclrn vasrtalanm korumak Icln gerekli kuvvetll bir durtu-ve bencllliqin fertten aileye dogru geni1?letilmesineeslnln ve cccuqunun cikarlanrn korumak Icln-lhtlyact vardir. 6te yandan klslsel cikar endlsesl, baskalarina duyulan sayqt ve sefkatle hafifletilmezse sosyal hayat lmkansrz hale gelir. Asm bencil!erden olusan bit" toplum parcalarnr, tamamen baskalanm dUl?Onen blr birey de cok qecmeden ackahr, Var olrnak lcln gerekli Zit egilimler arasmdo bir ihtilaf sozkonusudur ve bu Zit egilimler:i birbiriyle bagda~tlracak kurallara i'htiyac;: vardir. Aynca fertlerin, kendi crkarlan ile <;atl$tI91 zarnan bu kurallara uymasiru sagfayacak bir mekanizma gereklidir.

Adam Smith ahlakm sevgiden kaynaklandrqtm dOl?OnOr:

Hsrhanql blr lnsanm dogasmda onu, baskalanmn kaderi lie Jlgl· lendiren ve kendlslne gerekli oldugu halde onu baskalanna verdiren blrseyler vardrr. Boyle yapmakla hic;birgey elde etmedigi halde mutIu olur. Bu tur bir lnsarn bencll olarak tarumlamak zordur. Bu tur bir duygu acrma veya merhamettlr ve bu duyguyu baskalarrmn sefaletl karsrsmda f~uyam:. Boy!e blr sefaletl ya blzzat goruruz veya eok canh blr sekllde dti~i.illmeye zorlarnnz. Baskalarmm derdiyle dertlenmemlz, is pat! gerektirmeyecek kadar acrk bir olaydir. Bu duygu, insan degasl",n digs!" butun tutkulan gihi, en derin duygurar halinde de hlssedllse bile faziftet ve merhametle aciklanamaz, En biiyuk zallm, toprum kurallarsrn acrmasizca ihlal eden bir zorba dahi bu duygudan yok. sun degi!dir. (3) •

..

(3) The Theory of Moral Sentiments. eil't. 1. s. 1-2

11

Bu yarqr, bu haliyle doqru olrnakla beraber tum alaru kapsamaz.

Bir uyusrnazlrk sozkonusu olduqu zaman ben, sizin zaranruza aldirrnadan kendimi kurtarmaya bakanm: sevgi beni durdurmaya yetmez. Baskalanru qozetme duygusu bir annenin cocuqunu savunurken fedakarlikta bulunmasina neden olabilir ama diger konularda son derece guvenilmezdir.

Benci! durtuler baskalanrn da gozeten durtulerden daha kuwetli olduqu lcin baskalanrun hak istekleri ustumuze Ylgtlacaktlr. Bu Ylgrl· ma rnekanlzrnast ise ahiak duyqusu veya bireyin suurudur. Ekonorruk alandan bir ornek vermek lcln, baskalarrrun rnulkiyetlne gosterilen saygiy: dusuneltm. Hrrsizhk, gunahkarllk tOrleri lclnde en slddetllsi degildir. ZOlme veya adilige duyduqumuz nefreti, zenqinin fakirl soyrnasmda olduqu gibi zulme veya adilige donu~medigi surece hrrsizlrk lcin duyrnayrz. Bunun tersi olduqunda ise, onu bejienlrlz. Robin Hood rolurul oynayan bir esklyarnn ele ge9irildigini okuduqumuz zaman, pollse pek fazla sempati duyrnayrz. Bununla birlikte, durust 01- mayan hersey topluma cok buyuk bir rahatsizlrk verir. <;unku hem bir rnasraf kaynaqrdrr ve hem de hrrsrzlar da dahil herkes lcln rahatsiz edicidir. Oyle ki hirsrzlar arasmda bir sayqmlik duygusu olmasaydr, hirsrzhk bile rnumkun olmazdr.

MOlkiyete sayqt olmadiq: zaman, rnakul bir hayat standardma ulasrnak mumkun olmazdr. Topraqm gelecek YII i9.in surulmesl gibi en basit bir yatrrrrn dahi, harman zamarn bir klslnln tek basina koruyablleceqt blr alarun drama tasarnaz. Kuvvet zoruyla bir cezalandrrrna korkusu yaratrnak bir olgude yararh olursa da pahah ve az etkili olacagl githi, mukabil bir saldrn karsrsmda yokolma tehlikesi vardrr, Durustluk ise daha ucuzdur. Fakat su gergegi gozden kacrrrnayalrrn. alger insanlarm durlistlUgG benim rahatrrn lcln gereklidir. Eger, benden baska herkes durust olsaydr, ben cok talihli blr kimse olurdum. Klsinln digerlerinin iyi!igine tabl olmasi ahlaka duyulan lhttyaci yaratir. Dr. Johnson bunu soyle belirtiyor:

Tcplulugun rnutluluqu fezllete dayamr, Sparta'da lurstzhk toplurnun istegi lle serbest brrakilrmstr, bu nedenle hrrsizlrk bir sue; degil· di, Fal<at bu durumda da gi.ivenlik yoktu ve ya~am gUvenlik olmayan bir yerdeki ya~am bic;imindeydi. Gere;ekler belli olmaymca toplum c;ozi.ilUr. Gere;ekler az olduqu zaman, kulaklannnza tnanmaktan korkanz. Eger Y21lan on mlsll artnussa, kulaklanrmza nasrl inanabiliriz?(4}.

(4) BOSWELL, «The Life of Dr. Johnson» (Allen and Unwi;n EdlJtlon) OHt: 1'1'., s. 298

12

Htrsrzrk, slddetli bir do£1al tiksinti yaratrmyorsa, lste 0 zaman, baskalanmn rnulklyetlne sayqrh olmayi, topluma o£1retmek gerekir. Bu, sosyal hayati mumkun krlrnak lcln gerekli bir teknik zorunluktur, Kargalardan bir ornek alalrm. Yuvalanrn blrllkte, bir toplum yaratacak sekilde kurarlar. Her ilkbaharda yuvalarm onanlmast veya yeniden yaprlrnasrqerekir. k:gi.idii, veya davraruslart idare eden herneyse, onlan etrafa yayilrnaya ve yuvalanrn yapmak lcln gerekli dallan topiamaya iter. En kolay tasrnabilen ve yuva yapimma en uygun dallan secmelerlnden acrkca anlasilrnaktadrr ki etkin bir blclrnds lJah~ma egilimine sahiptlrler, akst takdirde yuvalanru hic;:bir zaman yaparnayacaklardrr. En uygun ve en kolay tasmabllen copler yuvada hazrrdir. Onlan hirbirlerlnl soyrnaktan alakoyan nedir? E£1er herbiri C;oplerin getlrilmesin'i oteklnden bekleseydl, toplum cokecektl. Birbirlerinin coplerine goz dikmemeleri, onlarm kullarulrrus coplere karst do£1u~tan bir hosnutsuzluklan olmasmdan degndir; c;l.in'ku terkedilmls yuvaiardakl malzemeyl rahatca kullarurlar. Bazi gozlemcilere gore hirstzIlk ara sira olmakta ve hiram gordOklerinde butun kargalar ona topluca saldrrarak yuvadan kovmaktadrrlar!". Burada hrrsrz karganm sucluIuk duygusu duyup duymadiquu veya di£1erlerinin bu haksizhqa karst blr ofkeye kaprhp kaprlmadiklanm arastrrrnak gerekmez. (gerc;i kuslann duygusal yasarnlan yornmden insanlara benzedlql blllnrnektedlr). Sozkonusu olan kargalarm sublektlf duygulan de£1ildir. Sozkonusu olan ayni teknik durumun-sosyal hayat ile ferdi mUlkiyet-ayni sonuca neden olduqudur: blr ahlakl kural, cezalarla desteklenmlstlr.

Kargalann vlcdana sahip 01 up olmadrklartru bilmiyoruz ama Insanlarm vlcdaru vardir. Bir davranrs blclml belirleyen iC;gudO yerine, erkekler ve kadinlar blr vicdana sahiptir ve bu vlcdan de£1i~ik lzlenlmler edinerek cok farkh toplum davrarualanmn geli~mesine. imkan verir. Bir vlcdan qelistirme egilimi, sa£1llkh blr insan beyninin yaplsrnda vardir. Bu egilim, trpki kcnusmayi o£1renme e£1ilimine benzer. Ses!ere anlamlar vermek ve onlan uygun br blclmde scylemek dogu~ta farkedilmeyen bir 9U9tur ve hayatm ilk bir kac yrlmda hizla qellstr ve ondan sonra devam eder. Bu gU9 insandan lnsana degi~ir ve bazan turnuyle yokolur. Beyinde belli blr yer bu gOcO belirler ve bir kaza ile kaybolablllr. Bazan bir kazadan sonra, beyni yeniden egit-

(5) Bay G.K. Yeots, bunu klll,lkuylo' ~aninlomakla l:)j,rN:kte ~argolartn zina ycpan erkek kargaya toplucc saldt,rdt,klannl one surmektedtr. «The Life of The Rook, s. 31 ve 38.

13

mek ve kaybolan kelimeleri taruma gucunu yeniden kazandrrrnak murnkundur. Sir dil ogrenme egilimi, butun irklarda hemen hernen aynidir, fakat hangi dilin ogrenilecegi cocuqun lcinde bOyudOgO ozel topluma baqhdrr,

BOWn bunlar ahlak yonunden veya bir vicdan qelistirme egilimi yonunden de dogrudur. 0 da yavas yavas qelisir Ikonusmayt ogrenmekten bir veya lki y;l daha soma); normal in altmdakl bazi kistler sahlp olamaz; bazrlan beyin zedelenmesl nedeniyle kaybeder, bazan da bu zedelenme yeniden egitimie iyilestlrllebilir. Sir vlcdamn lcerlgi, ogrenilen dilin cinsi gibi, ferdin icinde yeti9tigi topluma baglldlr.

Bazi klmselervahlakm bir flzlksel temeli olduqu ve biyolojik gereksinmeden kaynaklandijjt fikrinden hoslanmazlar. Boyle blr fikrin, insan tablanrun asil yonGnu hayvanlann seviyesine lndlrecejiinl dilsunurler. Boyle bir dusunce rnakul deqildir. Hepimiz anne sevgisinin gOzel ve hayran olunacak bir sevgi olduqunda beraberiz. (Hatta, Insan tablatt ile ilgili keslflerlnden son derece sasiran Freud bile, bir kadrrun kendi oglu lcln duyduqu sevginin butunduyqularm en temizi olduqunu soylerl'". Ancak yine de htc kimseanne sevgisinin bir biyolojik fonksiyona sahip olduqunu veya bu duygunun hayvanlarda da olduqunu inkar edemez. (Hurada lstlsna kurah dogrular: dikenli balrklar arasmda, beba cocuqun akt m 1111 uzerlne alir ve son derece, ltlnah bir blcirnde onunla ilgilenir. Buna karsihk anne, cocuqun yarattlmasmda gerekli fiziksel gorevini yaptiktan sonra, cocukla hie i1gilenmez ve diger canlilann erkeklerl gibi dansederek dertsiz bir vakit qeclrir, Tabiat, lnsan toplurnlan qlbl, ayni teknlk problemin c;:ozOmOic;:in cok sayida degi~ik 90z0mler bulur.).

Vlcdarn olusturan biyolojik mekanizma, duygusal yapirruz iclnde Isler.

Tabiat, lnsarn toplum i~in seklllendlrlrken ona orijinal bir sevlndirme arzusu ve kardeslnl kirmaktan kaemma duygusu vermlstlr, Vi· ne tabiat ona kardeslerlnln uygun davramslan karsrsmda sevlne ve uygunsuz davramslan karsrsmda ise aCI duymaYI ogretmi!!'tir. Ba!!,kalarrnm begenisini sevindirici, begenmemelerini ise kiiC;iik du~(jriicii ve saldirqan bulmayi da tabiat ogrenmi!?tir. (7).

(6) «New Introductory Lecture'S» Ceviri: W.S.H. Sprott, s. 171-2 (7} Adam Smi'th, «MICra I Senfiment'S» CiI'!. I, s. 276

14

Cocukta billnc, ailesinln nelerl olumlu ve neleri olumsuz karstladlglnl ogrenerek olusur. Fakat lee donerek Adam Smlth'ln -kalpte yatan adam» dedigi varhk tarafrndan onaylanma arzusuna donusur'".

Hic;: kuskusuz gizli bir utanc, aC;:lga ctkrrus olan kadar degilse bi· le, yine de act verieidir.

Utanrna duygusu dojjal ve evrensel oldugu halde neyln utanmaya sebep olacaq: gelenege baqlrdrr. Ttpki trafik kurah gibi. Her 01· kede bu kurai vardrr, fa kat bazrlannda «soldan gidiniz» bazrlarmda ise «saqdan gidiniz» seklindedir.

Yakrn zamanlara kadar pek cok Olkede ahlak din aracrhjiiyla saglanrrusnr. Bir toplumdaki lnsanlan uyumlu bir yasam etrafmda toplarnak keslnlikle kolay bir i~ degildir. Din, hem ferdin dogru oldugunu di.i~undi.igu seyl yapmak arzusunu kuvvetlendirmek ve hem de neyin doqru oldugu hakkinda belli bir goru:;> ernpoza etmek yonunden yararh blr yoldur. Din, krsrnen ahlakm yerini ahp basi rete veya billncli bir cikar duygusuna basvurarak calrsir: gunahk€lr cezalandmlacaktir. Krsrnen de ferde gorunmeyen bir varhk tarafrndan onaylanmama korkusunu dusunrneyl, dolayisiyla daima gozetleyen bir g6z karsistnda ozel utanma duygusuyla karsrkarsrya brrakmayi ogreterek c;:all:;>lr. Ve nlhayet krsrnen de «en zalim lnsanda bile tumuyle yok 01- manus- lylllk duygusunu gi.ic;:lendirirek c;:afr~lr.

Ahlakrn din yoluyla oretildigi pek cok lnsan, dogru olaru yapmak ve Allah'm qazabmdan korunrnaktan baska bir motif olmadrqma inarur: Sie dieu n'existe pas, taus est permls?". Eger Allah yoksa, hiebirsey yasaklanrnarmstir. Bu, slmdlys kadar soylenmls en sacma sozdur, Eger Allah'a lnanrruyorsam, ben Londra'da yolun sagrndan veya Paris'te solundan guvenlik lclnde arabanu sureblleceqlm demek degildir. Ayni sekllde, hirstzlann namuslu lnsanlart daha az rahatsiz edecejil veya hrrsrzlar tarafmdan duzenl bozulrnus bir toplumun kendinl bu salgmdan korumak icln buyuk masraflara katlanmayacajn anlamina da gelmez. Eger blr lnsarun vlcdaru, Allah's olan lmarurn kaybettigi zaman daglfryorsa, 0 klslnln vied-am genc;:ken duzgOn sekilde olusturulamarrustir. 0 h€ll€l baskalan tarafindan onaylanma isteginin cocukluk <;agrndadlr ve neyin doqru neyin yanlrs olduqunu ay.rdedecek blr olgunluga srlsmernlstlr.

(8) i'b,d. s. 3041

(*) Eg6r Allah yoksa hersey serbesttk. (Oevlren)

15

Gunumuzde organize din Hkrinln destekleyicileri tarafrndan one surulen bir goruge gore, din iyi davrarus ve sosyal ahenk lcin gereklidir. Suclann artmasr, yuvalarin daqrlmas: ve modern dunyay: sarsan didisrne ve kotu isteklerin nedeni, dinin 90kmu9 olmasrdrr. Yeniden kiliselere donmek, dunya duzeninl lyllestirecektir. Bu sekilde dU9Unenler tarkmda olmadan bu qoruslert one suruyorlar. Ahlak, sadece kendlsl icin lstenen sayqt duyulan bir seydir: Din bize, ahlak: desteklediql lcln tavsiye edilir, yoksa ahlakm dinden kaynakland.qt icln degil.

ate yandan, dini Inaner olmayan klrnseler, <;.ogu defa ahlaxl duygular! akr] yoluyla elde etme egilimlndedir. En yayqm oneri, her ferdin doqru olam yapmasi qerektlqi gunku boyle yaprlmadrq' taktirde, baskalanrun da boyle yaprnayacaqidtr. Bu dusuncede bir yarulqt vardir, Bu yarulq: dunya savasi gunlerinln duvar afislerindeki yarulqrdrr: «Hersey sana baqhdtr», Kuskusuz slyasal lktldar, hepimizin sanki bu soze lnanrmscasma davranmarnazi istedi. Fakat bu dogru degildi. Herhangi bir fert, blr fert olarak, dikkate ahnabllecek bir aglrllga sahip deqildir. Kuskusuz eger ferdin ornegi etkili ise, bu fert kendl etkisinin vereceqi aglrilga sahiptlr, fakat duvar llanlan etkili olacak ki- 9ilerigostermiyordu. Onlar sokaktakl her adam a tek tek hitap ediyordu.

Oy verme ornegini alai im. Kucuk bir komitede 90gu defa bir oy, karar almrnasmda etkili olabilir. Dolayisryla benim lcln bir top'annda bulunmak ancak iigilendigim konuda karar almmast murnkun ise anlamlrdir. Fakat tehllkesiz bir secmen kitlesi lclnde yasadrqrrru dusunellm, gene! seclrnlerde nicin oy kullanayim? Bir oyun az veya cok olmast hlcblrseyl etkilemeyecektir. «Eyvah, herkes boyle dU$unurse, demokrasi coker. «Evet, fakat ben herkes degtlim-Ben benim. Digerleri bensiz devam edecektir.

-Ne sasrrnci bir konusrna-. Evet, lsln can ahci noktasi budur.

Herkesin oy vermenin blr gorev olduqunu hissetmesi kesinlikle dogrudur fakat kimse buna akil yoluyla ikna edilemez. Fert onun dogru oldugunu,dogru oldugu lcln duslmrnelldlr.

Isterseniz tekrar kargalara donellrn, Eger bir karga bir baska karganrn yuvasindan glzlice ve sadeee bir defa bir yap asirsa, sistem ytkrlrnayacakttr. Eger asmrken gorulse ve saldmya ugramasa standartlar yrkilacaktir: fakat ya goru!memi~ olsaydi? Ne zarar vereeek-

16

tl? Yapilrnarrus olrnasi dismda, bu i~i yapmamak lcln herhangi bir sebep yoktur.

Daha geli~mil? sistemler ahlaki, qelisrne yonunun egiliminden elde etmeye calrstrlar. Fakat bu lnandmct bir yol degildir. Eger, "BIrakahrn qelisirn kendl kendlnl takip etsin, ben' carurnm istedigi gibi davranacaqim- dersem bana, gorev duyguma hitap etmek disinda nasil cevap vereblllrsinlz? Kuskusuz qeltsim bana sadece bir gorev duygusu degil ayni zamanda gorevimin ne olduqu hakkmda bir de bllinc verdiyse, 0 zaman bir teoriye gerek kalrnayacaktrr.

Tartrsrnarun sonucu sudur: ahlakl duygular teolojiden veya akildan kaynaklanmaz. Onlar, konusmayi ogrenme becerimiz gibi varhglmlZln bir parcasidrr.

Eger bu gorul? kabul edlllrse, ahlaki duyqulanrruzm i<;:eriginin ne oldugu sorusu cevapsiz kalir. Ahlakla ilgili butun felsefi sistemler, ahlak! duygulann mantrksal bir acrklarnasrru yapma giri$imleridir. Arastmlan. bu tur duygulara sahip olduqumuz ger<;egi degil, bu duygular uzerlne ne tur bir davrarus btclrnlnln oturtulduqudur.

Keynes, Moore'un «rnecburlyet, gelecek yrllar lclnde meydana ge!ecek en muhtemel olayi, nedenselllk bagl lclnde yaratacak blclrnde hareket eder'"» fikrlnl ogreten ahlaki sisteminden etkilenerek Olasilrk Teorlalrrl incelemeye basladr. Olasihklan hesaplayabilmek cok i1gi ceken bir konuydu. Fakat eger Keynes Olasilrk Teortslnl dogru bulrnus olsaydt bile gunluk yasarm yonetmek lcln uygun bir arac clmayacaktr.

Diger akrlci ahlak sistemleri daha az hayalcl olabilirler ama daha iyi degillerdir. Prof. Braithwaite, bilimsel yasalardan olusan bir sistemle ahlaki ilkelerden olusan bir sistem arasmdakl farkt l?oyle belirtiyor:

Yazlk kl iki hlyerarsl arasrnda mantrksal bir fark vardlr: bilimsel h!yerar~i de yukan ~Iktlk~a oneriler gittikl(e daha kuvvetlenir ve git· tikc;e daha cok soyleriz; amaelar hlyerarslslnde ise yukarl c;lktlkca oneriler gittikc;e zaYlflar ve biz gittik~e daha az soyleriz. Bunun nedeni su gerc;ektir: Di.i~uk seviyeli bir bilimsel kanun, opun yuksek seviyeli aciklamasuun bir mannksal sonucudur. Halbuki daha geni,

(9) Keynes. «Two M6Imoirs» s. ff1

17

blr B amacmm takibi, daha dar bir A amacmm mantrksal sonucudur (:;;i.inkO A, B tarahndan kapsamr, bir baska deyi,le, A run takibi ayni zamanda B nin de takibi anlamma gelir). DolaYlslyla biz lJiyerar!?iyi nrmandrkca amaclar ic;erik olarak artar ve belirli smrrlaruu kaybeder. Bu durum, buylik ahlaki filozoflarm nihai amaelar olarak onerdigi kavramlarrn, 'pek ~ogumuz tarafmdan anlastlmast zor bulunmastm aC;lklar, Mesela Aristo'nun «eudalmonla» veya MiII'in «mutluluk» kavrarnlari gibi. Bunlarm pozitif veya negatif orneklerini vermek mumkundur, Fakat kavramlarm kendisi anlasrlmaa goriini.ir. Tlpkl Principia Ethica'nm tarif edilmez «iyilik» kavranu gibi. Bunun sebebi, az sayrda ~eyi hakh krlmak i~in, bu tammlann, belirleyicl ozelliklerini kalbedecek kadar geni~ olmalan geregidir.(lO).

~';:"-'~ -

Akrl yardrrn etmeyecektlr. Terbiyemiz eliyle hepimize yerlesen

I

ohlakl slstem {bir asi dahl, isyan ettigi sey tarafrndan etkllenir) her-

hangi bir aklt ilkeden kaynaklanrnarmsttr: Bize onlan nakledenler pek aZI lcin akrlci aciklarnalar yapabllmlsler veya onlari acikhkla formule edebilmislerdrr. Bize onlann, tipkr konusmasrm bildikleri dili devrederken yaptiklan g'ibi, onlara toplum nasrl ogretmi~se oyle devret· mlslerdlr.

Ahlaki ilkelerin Icerlkleri, bir lilkeyi digeri lle karsrlastrrdigumzda, 0 ulkelerln dlllerl kadar olmasa da, yine onernll olcude birblrlnden farklrdrr.

Hamlat'ln ahlaki, genellikle Hiristiyanhkla putperestlik arasmda blr saskmhk olarak gorulQr. 0 ayni zamanda Shakespeare'in; yeni din degi~tirmi~ blr insanm Cennet ve Cehennem lie ilg'ili konularla yuzeysel bir blclrnde llqlleneceqlnl, fakat kendi ahlakrrun asil intikam gorevine sahlp Cl'kacagml sezen muhayy'ile gOcO i1e de aciklanablllr,

Veya, ekonornik davrarusla dana cok ilgili bir ornek lcln Thug'lan ele alahm. Onlar, bir kisrm sonradan MiislOmanhgl bir krsmi da Hlndulugu secmis olan bir mezhepdi ve Tann Kali'ye ada nan ibadetleri belli bir aylnte yolculan bogazlamak ve mallanru belli bir forrnule gore aralannda paylasrnaktan ibaretti. Kurallanna gore kadmlan oJdOrmek yasakn. Fakat bir seferinde bir tanrk brrakrnarnak korkusuyla kura-

(10) R.B. BRAIITiHWl11dTE. «Moral Principles and .nduct!ve Policies» Proceedings of the Britil&h Academy. 1950

F.: 2

18

II yignemi$!er ve Kall kendilerini terketmls ve ingiliz-Hint polisi tarahndan yakalanrnrslardrr.

Her ekonomik slstern, bir takirn kurallar, bu kurallan hakh cikarmak lcln bir ideolo]: ve fertlerde bu kurallan uygulamaya caba gosterecek bir vicdan ister.

Yukar.daki omekler, insan vicdarurun ne kadar cesltll kaliplara uyebtleceqtni g05terir. Onlar ayrrca, ahlaki sistemlerin ahlakl yargllamalanru yapttqirruz: da gosterir. Hamlet, belki tartrsrlablllr bir dururncur, takat hepirnlz Thuq'lar hakkinda anlasmz. Bir Thuqun dlsipllnine, azmlne ve dlndarhqma hayran olabilirlz, fakat Thuqizml bir ekonornlk sistem olarak tasvib etmeyiz. Belkl, sevg!li okuyucu, siz tasvip etmediqinizi, topluma karst tavnruzrn ahlakl yonden yansrz (notr) olduqunu ve bir ahlak elsteminln bir baska ahlak sistemi 01- dUgUIlU soyleyecekstniz. Fakat bu ger\i,ekten dojjru mudur? Thuglarm ahlakl sistemini ger«;ekten tasvip ettiginizden emin misiniz?

--.,?;~~~

Sa-sit dusuncell bir insan dogru Ue yanhs arasmdaki farki blldlgine lnarnr. Oyle ki vlcdarurun aldlgl sekll sadece rnumkun olandrr (sger ldeolojlsl de kendisine dini inane blcirnlnde gelmi~se bu keslnllkle boyledir}. Gellsmls kistler ise ahlakl sistemlerin bOyOk blr cesltlilik gosterdigini bilirler ve ehlakl sorunlart nlsbl bir goru~ iclnde ele ahrlar. Fakat ne olursa olsun, nisbl g6rO~ (relativism) altmda bazt murlaklara lnarunz. Bazi temel ahlaki duygular vardrr ki heplrnlz payIE;$InZ. Sefkati zulme, uyumu karrnasaya tercih ederiz. Cesarete hayran olur, adalete saY91 duyanz, Bu duygulardan yoksun doganlara psikopat gozuyle bakanz: fertlerini, birbirlerine zulmetsin diye egiten blr toplurnu hastahkli bir toplum olarak goruruz. insani sorunJar hakkmda konusurken, ah!aki bazi degerlerin etkisinde degilmj~ gibi gorOnmeye calismak dogru deg'ildir.

Belkl Gunnar Myrdal (bir lktlsatct olarak konusurkenl, «blzlrn hemen butun kavramlanrmz ,deger yarqrst ile doludur- ve «politlk deger yarqilan drsmda tamrnlanarnazlar-?" derken asm bir genelleme yapryor. Ekonomlk termlnolojlnin gerc;ekleri tam yansltmadlgl dogruduro Daha bUyuk daha iyiye,. eslt tarafsiza yakindrr. Mal, kulaga iyi gibi qellr?", somiiru ise gunah ve normalin altmda blr kar keder gibi

(111 An International Economy. s. 3Z7

1*) Yozcr burodo ingilizcedeki «goo:;s»: mal kelknesl Jle «good»: 1'1'1 kelfrnelertnl kullan:yor (cevtren).

19

du~unOlur. Bununla beraber belli bir ekonomik sistemi veri olarak ald~glmlz zarnan onun lsleyisinin teknik ozelliklerlrrl objektlf bir hlclmds tasvir edebiliriz. Fakat bir sistemi tarnmlarnak gerektiginde, istn icine ahlakl deger yarqrlanmn girmemesi sozkonusu deqildir, <;unku bir sisteme drsandan bakmak, herseyden once, onun mevcut tek sistem olmadlgl anlarnma gelir ve dolayrsryla onu tarumlarken Iacrk veya orWlu blcirnde) baska gen;,ek veya hayali sistemlerle mukayese ederiz. Farklar tercihleri, tercihler ise deger yarqilaruu ifade eder. Yarqtlar one surrnekten kacarnayrz ve bu yarqilar da dOnya gorusurnuzs yerlesmls ahlaki onyarqrlardan kaynaklarur ve beynimize sikrca yerleslr. Kendi dusunce ahskanhklanrruzdan kacarnayrz, Boyg yolu kapatrr fakat biz etrafrndan dolasablllrlz. Hangi deger yarqrsina sahip olduqumuzu bilir ve bunun nedenini arastmrrz.

Dinin ekonomik ideolojimiz uzerlnde fazla etkisi yokmus gibi gorunur. Onsekizinci yuzyrlda bir rahibin lncll'l okuyus hlkayesl 'rna- 10m: «Zenqlnlerin Allah'm huzuruna crkmasi ne kadar zor olacaktrr» dlya okurken nefes arasrnda - cok sacma- diye rnmldarur. Bu hikaye doqru olmayablllr fakat son derece canlidtr.

lman ve iktisat arasmdaki ihNlaf, Dr. Johnson'un her gencin kutuphaneslnde, gunahkar bir kitap sarulrnast gibi bir yanlrs kanaat nedeniyle bulunduqunu soyledigi ArJlarm Oykiisii (Fable of The, Bees)' nde hlcvedilmlstir. (Adam Smith bu kltabi sehvet Dizisi lclnds saymrstrr.) Arrlarrn birgOn faziletten baslan doner ve vakur bir hayat yasamaya baslar, gosteri9 ve kibirden kacinrr ve sade, mutevazl bir yol secer, Sonuckorkunc bir ~.okOl? olur:

Parlak giinlerinde

GOnahrn kaynagl, tamah o hircm, oldurOcO gOnah. Esiriydi israfrn

o asll gunahrn;

<;OnkG lukstu umudu

ls arayan mllyonlarca fukaramn Sanayi Bakanlarirun sevgilisi, Halkin yiyecegi, esyasr, elblsesl Sayesinde bu gOIGn<;: gGnahrn <;arkl dondu Tuccarm'!".

(12) Mandevii'ie, Aniann MasaiJ (Karga Bcskrru), Cilt. I. S. 25

20

Fazilete donU,lerinden sonra Onur ve LOks azalrrken, Terkedilen denizler de azahr $imdi tacir!er degil slrketler Tasir tum urunlert,

180tOn sanatlar ve zanaatlar, Terkedllmls yalanlar.

Sanaylnln olOmu

Magazaya hayranlrk yaratir lnsanlar, gayreti hrrst brrakir.'!".

Keynes'in Mandeville'i efektif talep teortsl yonOn.den yorumlamas I biraz zorakldir'!". Oyle ki zenginin luksu nedeniyle fakirin istlhdarmrun artacaqr pek aslkar bir gen;ektir. Azgeli$mi$ bir ulkede, npkt Mandevlll'ln ingiltere'si gibi, luks harcamalardan gegimini temin edebilecek hlzrnetcl ve zanaatkarlan lceren zengin blr yedek Isg'ucu tarim sektcrunds mevcuttur. Mandeville'in lktisan ile tamamen mutabrk olan, fakat onun «rnanastir ahlakr JOn! kabul etrneyen Dr. Johnson'un gozde konusu suydu:

Fakir lcln iyi bir ,ey yapmadan liikse para harcayamazsrmz. Hatta parayt vermek yerine ,li.ii<se harcamakla onlara daha eok iyilik adereinlz, Cunkii parayr ILikse harcamakla onlan sanayie itersinlz. Halbukl parayi onlara verlrsenlz onlan aylak tutrnus olursunuz. ParaYI IUksa hareamaktansa yardlm olarak vermenin daha fazlletll ve iistelik dana gurur verlel bir davrams oldugunuitiraf ederlm. (15).

Vanh!? olan blreok ,ey kitaptan kltaba aktartllr ve itibar kazamr.

Bunlardan blrl IUks gUnahmakar,1 kopanlan haykmstrr, Gerc;ek sudur ki IUks, mal Uretimini artnnr. Londra'daki in!?aat UiksUnU ele alahm. Bu, yerle,menin uygunlugunu ve ,.khgml artnrmryor mu? Ve bunlann hepsl sanayii gelh?tirmiyormu? Halk size, me(ankolik blr yUzle kaetane mUteahhltin hapishanede oldugunu soyleyecektir. Onlar. haplshanededir ama in,aat nedenlyle degil, kiralarm du!?memesi nedenlyle bu i, baslarma gelmi,tir. Bir insan blr tabak ye,ilbezelye ic;in ,

(13)i'blb., s. 34i

(14) Genel Teort, -801. 23, VII

(115) Boswell, Dr. Johnson'un Hovotl (Allen-Unwin Basl"ml), Oi'lit II., s. 298

21

yarrm gllinea(*) verir, Ne kadar cok bahcrvanlrk bu frrsan yamtabi!ir? Ne kadar cok i~'fi ls bulabllmek i~in plyasada bu g'bi seyler leln yarl:?lr? cok ciddi hi!" blelmde «yarrm guinea, boyle bir Iukse harcana-' caql yerde neden faklre verilmedi Bu parayla kac kl~i yemek yiye. bllirdl?» diye soruldugunu lsltecekslnlz. Heyhatt _Eger bupara c;alt~kan faklre gitmemi, clsaydr, aylak fakir daha iyi nasrl destekleneblllrdi? Parayr, cahsana: onun emegi kar,lltgl olarak verdifpniz zaman, sadaka vermekten eok daha iyi yaptlgm!za em in olablllralniz. Bir tabak tavuskusu beypi sekllndekl eskl IOksun yeniden canlenrllQlm du~uni.in. kaetane tavuskusu govdesi ucuz fiattan fakirlere satllabHecektir? Israftan perlsan olmus ayaktakirm ve, bazl kisilerln slkmtl lelnde olmasr millet yonunden onem tasrmaz, Lliksun sonueu genel bir uretim artl~1 oldugu zarnan, toplurn bazt bcrelularm hapiste olduguna aldlrmadlgl gibi kendi alacsklrlanmn da orada olduguna aldermaz(w.

Mandevllle'ln arnacr: bu iktisat gorO$fmu yerlestlrrnek degil fakat onu, Hiristiyan olduqunu one suren ve server lie ulusal sohret! herseyln Ostunde tutan bir toplurnun r;ifte standardtru gostermek il;ln kullanrnakn,

OykOye ekledigi yazida $oyJe acrklar :

Toplumlarm, servet, lktldar ve ,ohrete; gunahslz !!'a~tlrl'amaya. cagml one slirerken, insanlarm kavnaci ve a~gazl~ oldugunu sayremekten daha ateye gidip onlann kotU oldugunu sijylemiyorum. Hukuk meslegini bOylesine i1gi ve itibar lelnde surdiirmek, beneil ve kavgael insanlar bu kadar eok otmasaydr miimkUn elarnardr'?",

Ve Itlrazlan one silrmek iir;in EpikOrcO bir yaklasrmt benlmser:

Bana karst, benim Lord Shaftesbury'e stllta bulunacak ve lnsanlarrn kendilerini lnkar etmeden faziletli ve sosyal olabUecegr:ni; fazi· lete ulm;llamayaeagm, soylemenin fazilete hakaret olacagml, benim onu lnsanlan korkutacak blr umaei haline getird_igiml, bunun i~in AI· lah'a dua edecegini ve ayni zamanda on un yaratl,klarlm sevdig!nl sayleyecektlr.

(*) Gl1inea, irl'gi'lizlerfn yirmibir ~I~i'n klymetindeki eski oltlO parasl (Cevlren). (Hi) op, oilt .• s. 133·4

(17) ibid .• S. 231

22

Ve nihayet bana, kanun yaplemm, milletin kendi iradesinin kii. fur ve ahlakslzhgl mumkun oldugunea onleyip, Allah'm yu~eligini cverkenj insanm refah ve mutlulugu ile milletin zenginligi, kuvveti, serefl ve Ulkenin crkanna olan diger ~eyleri yurekten benimsedigini acrkca itiraf etmls olmuyor mu diye soraeaknr. Ayrlca en dindar ve bilgili din adamlanmn Allah'a yakamken hem kendilerinin ve hem de bizim kalplerimizin butlin maddi ve sehevl isteklerden mensup oldukIan manevi alemin degerlerine dondurUlmesini istemezler mi diye soracaknr. ..

Sorular arttikca onlann cok ~a~lrtlel olduklanm kabul ediyorum:

Epikiir'iin sordugu soruya olumlu cevap vermek zorundaytm: ve ben, (Allah korusun) krallarm, rahiplerin ve biitun yasama gii.;lerinin samimiyetini suclamadikca bana yoneltilen itiraz yerindedlr: Kendi adrrna soyleyebilecegim tek ~ey eski insan anlayrsmda bir esrartn mevcut oldugudur.<18J.

Adam Smith bunu begenmedi. Smith'in cevabr, Mandeville'ln keskin hicvinden sonra sade ve cihzdtr.'!":

Dr ~ Mandevill'in kitabmm bOyuls hatasl her lhtlrast tOmOyle kotii olarak gostermesidir. 0, ne olduklan veya ne olmalan gerektigi ile ilgili olarak baskalarmm duygularma atlf yapan her~eyi bir goster1, olarak ele ahr. Ve bu safsata nedeniyle de ozel kusurlarm toplumsal yararlarl oldugu sekllnde ifade ettigi iinlO sonuca ula!!!r. Eger lhtlsam aski, sanat ' sevgisi ve insan ya~amml iyile~tirme istegi, giyimde meblede, yiyecek, leecekte, mimaride heykelde, resimde ve mOzikte sahlp olunan zevk: durumlan elverlsll olan insanlar lcln dahl, IOks, sehvet ve gosteri!? olarak kabul edilecektir. LOks, sehvet Ve gosteri!? kuskueuz toplumsal yararlardJr: COnkO bu tur hakaret dolu isimler vermenin uygun olacaglnl dii~iind(jg(j bu nitelikler olmazsa zilrif sanatlar tesvlk goremez Ve Istihdam geli!?emez. Dr. Mandevm'in zamanmdan once meveut olan ve bOron ihtiraslarlmlzl yok edip kokiin~i kazrmayr fazilet sayan bazl iinlO asetik<*) doktrinler onun bu ahleksu sisteminin ger.;ek temel!ni elusturur. Mandeville i.;in once; bOtOn bu fikirlerin halk arasmda Yerle,mediginl.sonra da yerle$mi$ olsay-

(18) op. cut. 5. S. 234-5

(19) Moral Sentiments, Cilt FI, S, 302-3

(*J Dunya zevklerlnden el ceklp, munzevi bir hayaot ya~maYI sovuncn g6ru~ler (Ceviren).

23

ell bile bunun toplum lcin zararh c!acagm~ Iflir.:kU sanayl ve t;c~reti durdurarak lnsan yasammm blitUn ekoncmlk faaliyetlne son verecegil'll ispatlamak znr degildir. Bu iki oneriden birinclsl ileger:r;e!{te fazilet diye blr ~ey olmac:hgmm; egc;r boyle bir sey varsa bunun insanltga ernpoze eaHel'l blr aldatmaca olduqunu: lklncl olieri He lse bireysel kusurlann toplurn yararma olacajuru, .;:unku bunlar olmaksizm hiebir toplumun geli~emeyeceginl veya zenqln olamayaoajjrru lspatlamaya eahsmrslardrr.

Smith bunlarrn hepsini kabul eder, ancak dikkat ge'ktigi bir !?ey vardir:

Btl sistem ne kadar yikic: goriinlil'se gortlnstln ~erlfege yakm ofmanus olsavdi bu kadar cok lnsana a~"a!'lame,!acagl «J1b1 daha iyi 11· kelere goni.il vermis lnsanlar arasmda blr uyan niteligini kszanamazdl(20).

Gercekten JI./!~mlevme'e hi!;:bi!" zaman eevan verllem=mlstlr. il.::j. yuz ~!lh askm blr ,siire sonra Keynes blalm !?2i:jl1 bakish ahlak yaplmll uzerlnde derin derin di.i!?i.inecektir:

Avrupa'da veya en azmdan AVl'ups'nm bazi oolgelerinde· fakat samvorum ABD bunun drsmdadir - toplumu, fertler;n parasal motiflerlnln gii~'endirilmesine, tesvlkine ve himayesine dayandrrmis olmamtza karst yaygmve belli beltrslz bir tenkl vardtr, Yasamm'121 diizenlerken parasal motiflere mumkun oldueunca cok degil, akslne, milmkiln olduqunca az basvurmak sekllndekl blr terc'h'n mutlaka a priorF*J olmasi gel"ekmez, akslne tecrilbelerln mukaveseslne davanmrs I)labilir. Farklt klmseler, tercih ettlklerl meslede qore, parasal morlflerln glinllik vasamlarmda onemfi veva ijn~msiz blr rol ('v"~dlglm gori.irlel" ve tarlhcller blze bu motif!" sosvs! vasarnda b!J~i.i"kl.jnde:, daha az rol oynadu:jl donemlerl gosterebilirler_ O:n'e!'il1 V~ f~I. sefeferin f;O~U, esas ltlbarlvle fert'erin klslsel kp!, endlseslnden etkllenen bir lnsan ya$amma, .en ham deyimiyle, $idrletfe karst kovmuslardrr. Ole vandan, buqun lnsanlann cogu aset'k kavram'~r! re"det. mekte ve servetin qercek vararlarmdan kusku duvmaktadir. Ayrrca hickh,..~pn;n nara mctifi olmadan blrsev va"am~vl'l~~n' "9 b~z, btllnen k6tu kulleruslan dismda, paranrn gorevini geregi gihi yapt!gl 8(:lk

(20) loc, cut,

(01<,' «O:1ooden» va cKendiliginden» ontcmmoc Lctlnce bir deyim (Ceviren)

24

bir gerc;ek olarak kabul edilir. _Sonuc;ta vatanda, dikkatini bu problemden baska yonlere ';evirmi, ve bu ,a,lrtlcl mesele hakkmda g~rc;ekten ne dUl?unup ne hlssettigi hakkmda aC;lk bir fikre sahip olmaktan uzaklasnustrr. (21).

Schumpeter aynl konuyu, lsadamlanrun bir halkm sadakatlne hukmedemeyeceklertrn one surerek, blr baska yonden ele ahr:

Lordlar ve ,ovalyeler eok buyuk kolayhk ve zarafetle kendileri· nl, bir orta~ag l?ovalyesinin yaptlgl lslerl yapmak zorunda olmayan saray mensubu yonetici, diplomat. polltlkact ve subay kimliglne donu!?turmul?lerdir. Ve .du!?iindugumiiz zaman en ~a'lrtlci olarn- bu eski prestijin kahntist leydilerle birllkte, bu giin dahi ya,anmaktadlr.

Sanayici ve tuccar ic;in ise bunun tersi gerc;ektir. Onlarda Insanlara hiikmetmede etkili olan mistik sahte bir gosteri!?ten eser yoktur. Borsa, Holy Grail(22) in crhz bir ikamesidir. Daha once gordugii· miiz gibi sanayici ve tuccar mute,ebbis olduklan stirece, bir liderlik gorevi deyaparlar. Fakat bu tur bir ekonomik Iiderlik, ortac;ag lordlanmn askerl lidel"ligi glbi kolayhkla ulusal liderlige donii!?emez. Aksi· ne, muhasebs defterleri ve maHyet hesabi bu liderligi emer ve kendilerine hasreder.

BurjuvaYI aklici ve kahramanhga ozenmeyen klsller olarak tao mmlarmstrm, Burjuva daima akllcldlr ve durumunu korumak veya mllleti kendi iradesineboyun egdirmek leln kahramanca olmayan yon. temler kullamr. lnsanlen ekonomik ba,arl i1e etkileyebilir, durumunu tartrsablllr, para odemeyi vaat edeblllr veya Odememekle tehdit edebilir, bir para" \ askerin, bir. politikacmm veya bir gazetecinin halnllk hizmetini klralayabilir. Onun politikdegeri olarak nitelendiri· len tum giicii bu kadardtr, Tecrubeleri ve davramslan klslse] cazi· beyi artnracak tilrden degildir. Bir inerinde dahi olan bir kimse; dl' sanda bir kaz giitmekten aciz olabilir. (23).

lsadarnmm ltlbartru tahrlbeden ~ey, keslnllkle karpeslnde kosmasrdir. Hernekadar servet, bOtOn saygl cesltlerlrrl satin alabilirse de, bunlarm hiQbiri bedava verilmez.

(21) Essays in Pel'S ucslon , s. 320

(22) Son oksom yemeginoe Hazreti !.sa'nrn kullandlgl fan oluncn saloon veya ko. sa. (eel/iren).

(23) CapitaHsm, Socialism and Democraq. 8. 137.8

25

lktlsatcmm gorevi bu tur duygularr ortadan kaldrrmak ve Marnmon?" yontemlertnt hakh cikarrnakn: Hie; kimse kotii bir vicdana sa. hip olmak istemez. Safslnizrn (cynlclsrnlv" dana da enderdi. Thug'. lar bile kendi tanricalannm sereflne soyuyor ve olduruyorlardr. lktlsatcilann gorevi, bize ne yaprlacaqrru soylernek degil fakat yaptiklanrruzrn rrlcln belli prensiplerle uyum halinde olduqunu gqstermektir.

Al?aglda bu konu, Adam Smith'den bu yana lktisatcrlann oncu fj· kirlerinden bir veya ikisine basvurarak acrklanacaknr. AC;llklama, teorik olarak degil dusuncentn geli~imini belirleyecek sekllde yapilacak. Ancak ffklrlerln att olduklari 9.agrn sorunlarmdan nasil kaynaklandrglnl gosteren tarihi blr yontemls deg'il, daha ziyade, herhanqlblr mannksal ie;erigi olmayan, dusunce ve eylern alarunda kuvvetli bir etkiye sahlp olan metafizik onerllerl c;ozmeye yonellk bir blclmde ele ala. caglz.

III

lktlsat sadece bir teolo]l dah degildir. Gelislrnl sureslnce dalma duygudan kacrnaya ve bir blllrn yapist kazanmaya caba gastermistlr, Yukarrda, metafizik onerllerln sadece ahlakl duyqulan aciklamakla kalmayrp ayni zarnanda hipotezler one surdugUnu gorduk. Acrklarnalanrmzt surdurmeden blr an durup bunun nasil milrnkun 01· dugunu dusunmellylz,

Bilimsel metod, bir baska flldlr-varolan, tasvir edilebilen fakat tammlanamayan. Bilimsel genellemelerin kaynagl hakkinda yaygrn bir garul?, bu genellemelerin gozlemlerden elde edilen onertlere (tume vanrn) dayandrqrdir. Kuzey yan kuredekl insanlarm su sekllde genelleme yapttklanmn soylenmesine alrstrk: Biltiln kugular beyazdir, -tume varrm yontemlyle- slmdlys kadarqorulmus butun kugular beyazdrr. Ta ki Avustralya'da siyah kugular kesfedllene kadar. Siyah kugular yapilan genellemeyi bozmustur. ilk defa ve ingiltere'de bir kugu g'ordugumuzdeonun beyaz olduqunu, uzun bir boynu olduqunu vb. gozlemlersiniz ve bunun kugu diye adlandlrrldlgrnl ogrenirsiniz. Kugu hakkrnda bir tumevanm sozkonusu degildir. ilk gordQgunLiz anc.ian itibaren kugulan genel bir tammla ifade sderslnlz. ' Burada biz renge gore degi I anatomiye gore bir srmflandrrma yapariz. Butiln kugularrn uzun boyunlan olduqunu soylemek blr devresel yarqrdrr,

(24) HII"S veya Servet Tcnrrs. (CeVilren).

(2'5) Ahl'oki hor goren fe,I'5efl d(j~(jnce (cev,lren)

26

9unkG bu yaratrk uzun bir boyuna sahlp olmasaydi bir kugu .olarak rarumlanmayacaktr. Eger onlar Beyaz Kuslar olarak adlandrrilsavdi siyah beyaz kuslar demek sacrna olacakn ve Avustralya'dakller degi-

sik bir isim alacaklardi. '

TOme vanrm aciklayacaqt umulan, diger blr unlii kelime oyunu sudur: Gunesln yann dogacagma neden lnarurstruz? Gunluk yasarn yonunden biz bunu bir veri kabul ederiz ve onunla ilgili soyle veya boyle bir seye lnanrnarntz soz konusu degildir. Clddl olarak, buna inaruyor muyuz Eger lnaruyorsak, nlcln? sorularrm sorduqumuz zaman cevap kesinlikle onun ge<;:mi$ davraruslarmdan gelen blr turnevanrn deqildlr, Gezegenlerin hareketleri hakkmda bir teorimiz vardrr. Bu teori gune$in hareketlnt aciklar ve bu hareketin yann herhanqt bir nedenle durdurulacaqrm urnrnak lcln herhanql bir neden yoktur (kuskusuz boyle bir $ey olablllr-slz de bunu asia bllemezsintzl. Ondan da once Allah'm dunyay: aydmlatmasi lcln Gilnes'i yarattrjit ve ona dunya etrafrnda donmeyt ernrettlqlnl one suren bir teori vardir. Bu nedenle aksarnlan rahat uyuyabiliriz. Bundan da once; Appollo'nun saval? arabasrru hergOn gokyuziinde siirdOgOnu one suren bir teori vardi, lllrn baslarnadan once pekcok teori vardi, lllrn sllrecl, Prof. Popper'm one surdOgu gibi, teorileri ge<;:ersiz klima cabalarrndan olusur, Her-

. hangibir zaman anmdaki lllm varllgl, ge<;ersiz kilmmarms teorilerden olusur.

Sosyal ilimlerde (boyle soyleyebileceqlmlz! farzedersekl blllm- 861 rnetodlan kullanmada karsilasilan bGyOk gu<;:lu,k, bir hlpotezln reddl icln henuz Iizerlnde anlasmaya varrlan blr standard olusturarnamrs olrnarmzdrr. Kontrollu deney yapma lrnkarunm olmarnast nederrlyIe olayin yorumuna dayanmaya medburuz, yorum lse yarqry: lcerlr ve biz hlcblr zaman ikna edlcl bir eevap elde ederneylz, Fakat konu kacrmlmaz blr sekllde ahlaki duygulara bula$tlgl lcln, yargl da onyargl i1e renklenir.

isteginin yan"$"gma lnandrnlan klsl

Vine 0 istege donrnektlr ilk lsl!

Bu acmazdan cikrs yolu on yarglYI bertaraf etmek ve tarttsilacak soruna tamamen objektlf bir tavrrla yaklasrnak degildir. Size her kim: .. lnan bana, benim onyarqrlanrn yoktur.» derse ya kendisini aldatrnayi basanyor veya' slzl aldatmaya cahsryor demektir. Prof. Popper,

27

sosyai blincinin tarafstzhjirna dayandmldijii iddia edilen tartrsma yonternlnl elestlrlr, ilmin objektifligi ferdin tarafsizhqtndan degii, fakat pekcok kimsenin birbirlerinin teorilerini devamlr olarak test etmelerinden kaynaklanrr. «Ayrr gayelerde konusmaktan kacmrnak lcln bllim adarnlan teorileri tecrirbe tarafrndan test edllecek yanl tekzib edilecek (veya benimsenecek) bicirnde aciklamaya caba qosterlrler.»?" .

Prof. Popper'In dogal ilimlerin sosyal Ilimlerden daha iyi olmad!grnl one suren sozleri, sanryorum, yanlistrr. Bu sozler bir 'nsanm kendl lsln] begenme sekllndeki besert zaaf yansrnyor: «Doqru da 01- sa yanlista olsa Benim Teorirn!» Fakat onun ustunde sosyal blllrnlerde herseyden once, ana konu buyuk olcude siyasal ve ideolojik bir muhtevaya sahlptlr, dolayisryla diger baqrrnhltklar da soz konusudur. lklnci olarak, «toplum tecrubesl» ne basvurmak hicblr zaman kontrollu kosullar altrnda birbirlerinin deneylerini tekrarlayabilen blr laboratuvara bilim adarru ie;in olduqu gibi kesin olamayacaqmdan. sosval bilirnciler daima soyle bir kacarnak deligi bulurlar: «lnceledlqlrn sebeplerden kaynaklanan sonuclar, tahmin ettigimin tam tersidir, fakat onlar, eger bu sebepler ortaya crkrnarms olsaydi daha da buyuk olacekn.»

Bu yarqrya dayanma zorunluqu blr baska sonuc yaratrr. Bazan lktlsatcrlarm, diger bilim adamlarindan daha titiz ve huysuz olduqu soylenir. Bunun sebebl sudur: Bu onerl. yazarrn klslsel yarqrsrru i<;erdigi zaman, ortaya cikan anlasrnazlrk hakaret edici bir nltellk kazanir.

Adam Smith salrlerle maternatlkcllerln degi:;>ik ruhsal dururnlanru soyle belirtir:

~iirin guzelligi bir zerafet meselesidir ki gene; bir sllr merakhst bu incelige eri!?tigine pek ender durumlarda emin olabtllr. Bu yiiz~ den onu arkadaslarrnm ve toplumun olumlu yargl1armdan daha cok sevlndlrecek hie; bir ~ev yoktur. Ayni sekllde o!umsuz elestlrller de OI1lU cok ciddi blclmde uzup, hevesini krrar, Biri yapar, digeri sarsar, ° iyi yorumlarl akhnda tutmaya heveslidir.

Matematike;iler tse, aksine, buluslarmm gere;ekligine ve onemi· ne tamamen lnanmrs olsalar bile. e;ogu defa bun!ara toplumun goste· recegi ilgi karsrsmda kaYltslzdlrlar.

(26) The Open Society and Its Enemies. em. '11.,5.205

28

Kamu oyundan bu l?ekilde baglmslz olmalan onlann ya kendi ltlbarlanm desteklemek veya rakiplerinin ltlbarlanm sarsmak i~in hlzlpler kurma ve fltne-fucur He ugral?ma egilimlerini azalnr, Onlar dalrna birbirleriyle uyum i~inde ya~ayan, birbirlerine sayglh, sevlmli lnsanlardrr. Toplumdan alkrs almak lcln entrikaya giri~mezler. Cal!!;. malan tasvib gordugOnde sevlnlrler, fakat ihmal idildikleri zaman klZIP ofkelenmezler.

Durum salrler veya degerlerini yazdlklarmln giizelligine baglayanlar leln ayni degildir. Kendilerini cesltll hiziplere bOlmeye pek heveslldlrler, acrk ve gizli her tOrlii fitneye, birbirinin ~ohretine aman- 517. blr dusmanhk gostermeye ve kamu oyunun dikkatlerini kendi uyelerlnln uzertne c;ekmek ic;in hi Ie sanatmm ve lkna yonteminin bOtOn araclanm kullanmaya hezrrdrelar. (27).

Adam Smith belkl maternatlkcllerl pek fazla yuce'ltmlstlr ve belki lktlsatcilar sairler kadar kotO dejilldlr, fakat temel flklrlerl qecerlldir. Hatalan ortadan kaldrrmak i-9-in uzerlnde anlasrlrrus ve kabul edllmls blr rnetodun e;ksikligi, ekonomik tartrsrnalara bir klslsel unsur ekler ki bu da yeni bir risk yaratrr. Kuralm tek bir lstlsnast vardrr, Keynes tek basina azgur ve cornerttl, <;un-kG 0 klmsenln flkrlrrln kendi fikrinden daha ustun olacaqrru dusunmedl. Eger herhangi bir kimse onunla anlasamazsa aptal olan oydu: Keynes'in bu nedenle slnlrlenmesine gerek yoktu.

Klslselproblern, ana problemin, yam deneysel yontemin olmamasrrun bir yan urunudur. lktlsatctlar rnetaflzlk kavramlan azaltmak ve yanlrshklan Ispatlaneblltr terimlere donO~tOrm~k lcln yeteri kadar zorlanrnarruslar ve blrblrlerlnl neyin yanhs olduqunu kabul etmeye zorlamarruslardir. Boyleca iktisat; bir bacagl denenmernls hlpotezlerfn digeri de denenmis sloqanlann lclnde topallayrp durrnaktadrr, lste bizim gorevimiz, bu ideoloji ve ilim karrsrrmru en iyi sektlde aynsurrnaktrr. Bu gun toplurnumuza hukrneden ldeolojlrrln egemen nltellgi, son d'erece kansik olrnasrdrr. Onuanlamak lclndekt tutarsrzlrklart actklamak demektir.

(27) Moral Sentiments, OHt. I., S. 293-7

KLASiKLER :. KIYMET

lktlsatm en buyUik metaflzlk kavramlanndan biri «kryrnet- kellmesi ileifade edilir. Krymet nedir ve nereden gelir? Kiymet: yarar- 1!lIk -bfze yaran dokunan-anlamma gelmez.

Kryrnet kelimesinin, gozlemlenecegi Ozere iki deg'i,ik anlarm vardrr, Bazan belli bir nesnenin faydasmn bazan da 0 maim mOlkiyetinln ta~ldlgl diger mallan satan alma gucunu anlanr, Bunlardan birine «kullamrn kryrnetl» digerine de «degi,im klymeti» adr verilebilir. Kullarumda en biiyUk krymete sahip_ olan ,eyler e;09_U defa degl!,iim yOminden ya pek az krymets sahiptir veya hie; kiymetl yoktur ve ote yandan, degil?im de en bUyuk degere sahip olanlar kullanimda ya pek

-'

az degere sahiptir veya hie; degeri yoktur. Hie;bir ,ey sudan daha ya-

rarh degildir. Fakat su kit olan hh;bir,eyi satin alamaz. Kit olan herhangibir .,ey suyla degi!?tirilebilir. Buna karsshk bir elmas, kullanrmda ender olarak bir kiymete sahlpken, onunla degil?imde diger mallardan cok miktarlara ihtiyac; vardrr,'!',

Bu lfade, ne ami nedenlerin etkisiyle zaman zaman deg'ililen plyasa flatlanru, ne de fiili flatlann tarihl bir ortalarnastru goste·rir. Gercekten de soz konusu olan, baslt anlamda btr fiat degildir. Soz konusu olan fiatlarrn nasrl olup ta bu sekllde bellrlendlqinln acrklanmasrdrr, Nedir bu? Qnu nerede bulacaqrz? ButOn rnetafizik kavramfar gibi. bir yere baglamaya ~ahliltlglmlzda. 0 sadece bir kelime haline donulilur.

Bununla beraber Rrymetln sebeplerini arastmrken ortaya cikan -sorunlar anlamsiz degHdir.

Adam Smith'in arastrrrnaya nasrl basladiqrrn hattrlayalrrn. Toplumun i1kel durumunda, henUz stok birikiminin ve araziye sa-

(1) Adam Smith, «Wea·lth of Nations» ~Everyman Editi'on), Ci:lt I, S. 24-5.

30

hi~ crkilmanm ba,lamadlgl denemda c;e,itli mallan elde etmek lcln gerekli emek mlktarlan arasmdakl oran, bu mallarm birbiriyle degi. slminde blr kural belirleyecek tek kosul olarak goriiniir. Eger averIlk yapan bir ulus ielnde, bir kunduz avlamak geyik avlamanm gerektirdigi emegin iki mislini gerektiriyorsa, bir kunduz iki geyik degerinde bir maim, iiretimi bir giin veya bir saatlik emegi gerektiren bir maim iki misli degerinde olmast dogaldlr ...

. Bu sekllde diil?unliliince, emeg'in Mitiin iiretimi i~c;;iye aittir ve bir mal! elde etmek veya iiretmek lcln gerekli emek, bir malt satm almak veya degil?tirmek icln gerekli olC;iiyii belirleyen tek unsurdur'",

Bu oneriye nasil bir yer verilmelidir? Bu, metaflzlk bir onert degildil'. A:ksine tumuyle ger<;:ek bir i<;:erlge sahlptlr. Test edileeek blr hlpotsz olarek kullarulabtlir. Fakat ne gozlemden ne de analizden elde edllrnls blr onerldir. Aksine; Allah'm gOndOz ile geeeyi yaratmasi lcln gune~e dtinyarun etrafrnda dolasmayi emretmesi gibi efsane turunden bir hipotezdlr.

Adam Smith'in teorisini slrndl de analltlk yonden ele alahm, Nasil oldu da aver, tiearet yapmak istedi? Degi$im, uzmanlasmadan do-

, gar. Oysa ki Adam Smith orrnarnn herkese 8'91k olduqunu dU$Ondugu gibl ozel avlarda mOlkiyetin sozkonusu olmadiqrru kabul eder ve tsln qerektlrdiql zahmet ve beeeri farklarrrn dikkate almamrsnr. Oyleyse ticaretin yapilmasrru gerektiren neydi? Smith daha sonrakl bir boIiimde bu konuyu soyle ele ahr:

il? boliimuniin bulunmadrqr, ahl?veri~in ender olarak yaplldlgl ve herkesln kendi lhtiyaelanru kendisinin karl?lladlgl i1kel toplum donemlnde, toplumun i~lerligini siirdiirmesi leln bir stok birik1mi gerekli degildi. Herkes, gerektigi zaman ihtlyaclanm kendi eabasr ile karstlamaya gay ret ederdi. AClktlgl zaman ormana gider avlamr, elbisesi eskidiginde ise oldurdiigii ilk biiyuk hayvamn derisi i1e giyinir, kulii· besl eskldlqlnde ise kendine en yakm agac;; ve otlarla onu onanr'".

Bu durumda normal bir 'fiat oram nasrl olusabilir? Tesaduft ahsverisler olabllir fakat normal bir fiattan devamh bir ahsverls nlcln ortaya ciksm? Bazi alrsverlslerde i'ki tarafrn normal fiattan tlearet yap-

(2) Op. Cilt. s. 41-2 (3) OP. Cit. S. 241

31

rnak uzere anlastrklanm anliyoruz. Bu degi~imi yoneten, Iiretlm rem «ge9.mesi gerekli» zamandrr. Bu lllskilerds kiyrnet egemendir <;:u~kO hem uygun hem de dogrudur. Bu yonden bakJldlgmda kryrnet, orta<;:ag hilginlerinin Adil Fiat kavramma yakmdir.

Modern zamanlara kadar sureqelen bu teorinin degi9ik seklinde uzrnanlasmaya yer verilir ve kendi uretim araclarrna ve bellt bir beceriye sahip zanaatkarlara uyqularur. Boyle blr uygulama ahsverlslerl aciklarsa da teoriyi tahrlp eder, <;:unkG bu durumda sadece zaman, degi?ik turdekl emekierin bir 61<;:usG olarak kullarnlamayacaktrr.

Bir dernirclnin nal, bir kumascirun kumas Oreten emeqinin sornut ernek olduqu. bu mallarm krymetlerlnln lse soyut emek tarafrndan belirlendiqi soylenir. Her rnalm icinde ne kadar soyut emek olduqu nu onlann fiatlanna bakarak bulablllriz.

Bir Oretici,degi9tirmek lcln pazara bir balta getirdigi zaman bu balta lie 20 kg hububat alabllecejilrrl gorur. Bu, baltanm 20 kg hububatm sahlp olduqu sosyal erneqe eslt bir degere sahip olrnast dernektir'" .

Bu kavrama analltlk bir anlam verebllseydlk bile, tarihsel yonden qecersiz olacsktrr. <;Onku blr koy ekonomtslrrin yaserruru surdurebilmesi Icln her toplumun ihtiya<;: duyacaq: ticaret erbabrrn -blr dernlrcl, iki berber, bes rahlp vb gibi- desteklernesl ve herbirinin yasamas: lcln gerekli yilhk ucreti olrnasi gere'kir. Her ilretlm unites! basina dusen ernek zsmarurun bu konuda yapacagl blrsey yoktur. En basit ve geri kalrrus bir Hint kasabasmda hala ge~.erli plan sudur: Kasabarun uzmanlari harrnandan belli bir pay ahrlar ve gerektigi kadar, bazan az bazan cok cahsrrlar,

Tlcarer ve fiatlar cok eskl zamanlardan beri mevcut olmustur, Cakmek tasi ve amber tieareti yapan gezici tuccarlarin mevcut oldug~nu ve bunlann seyahatlerlntn donu$unde Dogu'ya ait (egzotik) ve yerli piyasada bulunmayan ve kar getiren mallan sattiklanm blllyoruz'". Emek sureslnln bunlarla hleblr ilgisi yoktur.

(4~ «Poli'ti<oal Economy», SSOB Bilimler Akademii'si iiktisat El1iS'ti'tiisu tarafmdan vovrnloncn bir ders kltoor. Lcurence-Wtshcot London, 1967, s. 7'1.

(5) Bkz: J.G.B. Cla'rk, Prehistoric Europe, B61. IX

32

Adam Smith"in kunduz ve geyilk orneginin ne analitik ve ne de tarihi bir dayanaq: vardir. 0, bu kurah ahlaki onyarqilardan crkarrrustrr. Yarn, nasil olrnas: gerektigini dusunerek bulmustur. Avcilar, ekonomlk sistem ahlaki yonden tatmin edlcl oldugu zarnan rahat bir hayat yasryorlardr,

Herhanql bir iilkenin topraklan ozel mUlkiyete donii!?ur donu,mez toprak sahiplerl, diger biitun insanlar gibi, ekmedilderi !?eyi blemeyi ve sahip olduklan dogsl kaynaklar icin kira istemeyi severler.

• _ ";,,.,.,.i~

Bazi klsllerln ellerindestok birikimi olusmaya baslar baslamaz, lnsanlan ((ah,tlrmai< ic;in i, kurmaya yonelecelder ve cahsnrdrklan klmselsre malzeme ve yiyecek ic;ecek verecekler ve onlarm iirettlklerlnl satarak kar elde edeeeklerdir(6l.

Her toplulukta ortalama blr ueret, kar ve rant vardir, Bu ortalarna rnlktarlar gec;erli olduklan yer ve zamanda dogal ueret, dogal kar ve dogal rant olarek adlandmhr. Herhangi bir malm flatt (bu dogal mlkterian) odemeye yeterli oldugu zaman bu mal dogal fiattan satrhyo; demektir.Bu durumda mal kesinlikle hakettigi degerden sanlacaktlr(7).

Sir fiat teorisi olarak bu gorO~ cok basit blr gorO~tOr. Ancak bu gLin ogretilen teorilerln, ne kadar gosteri~1'i olurlarsa olsunlar, bu gorusten daha aydmlatrci olduqu suphelldlr. Bununla beraber esas onemll olan nokta analiz yonternlnde degil ahlakt acmazda olaolllr, Mulklyet ve kar lscllere karsi bir zorlarnadrr -Ekonomlk yasarrun baslanqic durumu- olarak nitelendirilen ve Isclnln «ne toprakaqast lle v» ne de sahip lle paylasrna durumunda olmadlgl»(S) bir duruma dalma ozlern duyulmustur.

Fakat Adam Smith makul davrammstrr. Bu kitap ahliki duygulara degil pratlk <;ozOmlere tahsis edllmlstlr. CozOm isbolumunden ortaya cikacak prodOktivite artrst ile saglanacaktlr. Yanm yamalak bir kiymet teorisi ihtiyaca cevap verebilmektedir. COnkO temel konu serbest ticaretin ve kapital birikiminin yararlanru lspatlamaktir. Onemli olan fiziksel Oretimin artrnasrdrr. Fiatlann fazla btr onemi yoktur.

\6) Wealth of NMions, Cilt I. s. 4~ ve 42 (7) lbld., s. 48

;8) llbid.. s. sr

33

Ricardo lcln de kryrnet bir aynntrdrr. COnkli bir fiat teorlsl OIU9' turrnakla Ilqllenrnemistir:

Yerylizunlin uretimi, yani emek, makina ve kapitalin hep birlikte l,ygul~nmasmdan elde edilen biittin liretim toplumun lief suuh arasmda, yani toprak sahlbl, topragm Islenmesl lcln gerekli stokun veya kepltalln sahlbl ve emegi ile topragl lsleyen i~~i arasmda bolu~tliri.i· lur.

Fakat toplumun farkh asamalannda, bu li~ smrfm her birine rant, kar ve ucret olarak dagltllan toplam uretlm , paylan onemli olCfude farkh olacaktrr. Bu farklarm nedeni de, topragm verimliligi, kapital blriklml, nufus artrsr, nufusun becerisi ve kalitesi ve tanrnda kullamlan makinalara baghdlr.

Bu dagltlml di.izenleyecek kanunlan belirlemek Politlk iktisat'm ternel problemldlr'",

Ricardo bu qlrlslrninde. dagltllacak toplarmn olg.Olmesi sorunu ile karsrlasti. Kar9lfa9tlgl guC;lUk sudur: Toplam Oretimde Geretin payl degi$tigi zaman bu degi$ken kapttahn kar oraruru degi$tirmekte bu yoldan da mallarm nisbl flatlanrun degi9mesine neden olrnaktadirCOnkij mallann maliyetine ucret ve kar degi$ik oranlarda qirmektedir. Oretim hanql birirnle degerlendirilmelidir? Hlcardo bir birim lsgOeO zamaruru kullanrmssa da bununla tatmln olmarrus ve Sraffa'run gosterdigi gibi Prlnctples'm cesltll baskrlarmda bu kavrarm qellstlrmege ugra$ml$tlr. Konu en acik sekliyle Raheny'de bulunan unlU teo neks kutu icindek! son makalesinde belirlenrrrlstlr'!".

Miikemmel bir krymet olt;usUnu belirleyecek temel nitelikler, bu ol~iini.in kendisinin de bir krymete sahip olmasr Vi! bukrymetln de degH!?meZ olmastdrr. Tspkt miikemmel bir uzunluk veya aglrhk olt;usunun blr uzunluga veya aglrhga sahip olup artma veya azalma yonunde degi~memesi gibi.

Ancak mukemmel bir klymet ol~uslinlin nltellklerlnl belirlemek kolay, fakat bu niteliklere sahip bir mal bulmak zordur. Bir uzunluk

;9) Works of David Ricardo, ed. P. Srcffo, Gilt I., Prtnclples'o OO'soz, s. 5 (10) ibid, Oilt I., s. IX

(11) Yard: 0,91 f. ve Foot: (Feet) 0.30 m kor~lItl ing;ili'z olCil birimi (Cevlren)

F.: 3

34

oh,iisii istedigimizdc, uzunluqu kesinlikle belli olan ve degi,meyen yard'r veya foot'u kullsmrlz(llifakat bir k:ymet olc;usu istedigimiz zaman kendi krymeti degi!?meyecek hangi mall sec;ecegiz?(12!.

Slrndl acrklikla goruyoruz ki sorun bu degildir. Aglrhk ve uzunluk,kur;;ktisuz, insanlarm uzerlnde gorul? birligine varmalan ile olusur ve bir defa bu gorul? birllg'i saglandl rru bunlarin uygulamada deg'i$masi sozkonusu olrnaz. 9un'kG fiziksel dimyaya yoneliktlr. Robinson Crusoe lcin tipk: Trafalgar Meydaru'nda olduqu gibi, Moskova lcln tipki New York'ta olduqu gibiaynld'ir, degi!?mez. Fakat krymet lnsanlar aras:ndaki bir iliskidlr. Onun Robinson Cruose icln hicblr anlaml yoktur, Herkese ayni anlarna geiecek bir mllll gelir 619u blrlml olmadigl gibi degir;;ik tarihlerde veya degi9lk slsternlerde ayni anlarna geiecek blrimler de azdir.

Bilindig'i gibi, soruda bir yanhshk varsa cevap bulmak murnkun degildir. Fakat Ricardo hatarun soruda oldujiunu hlcblr zaman goremedi ve cevaplanndakt hatalan bulup crkarmaya ugra:;;tl.

Ricardo'nunmutlak klymet kavrarruru ele alrsmda herhangi bir ideolojik abartma veya herhanql bir onyargl olduqu soylenernez. Aksine, .sosyal ve politlk sorunlarla ugra~an klsilerda ender rastlanan bir tarafsizhjia sahipti. Diirilst blr aydrn sorunu ile durustce mucadele ediyordu. Fakat tartrsma Sraffa'run Ricardo'yu kurtarmasma kadar, ldeolojik terimlerle ele ahndi ve bir baska soru gergek diye Ricardo'ya kabul ettirildi.

KIYi,iet'in ol<;:Gsu olarak ernek biriminl kullanrnasi her nasrlsa tehlikeli dusuncelere yoI aeti. Yaratilan krymet sadece emekten mi kaynaklaruyordu? ,Boyle ise kar, lsclye zorla kabul ettirllen bir unsur muydu? Ricardo'nun kryrnet blrlrnl ile i1gili arastrrmalannda yaptlgl dGzeltmeler, onun kapltalt de uretken kabul ettigini gostermek lcln kullamlrrus ve butun tartisma analltlk gibi gorlinen ama aslmda metafizik olan bir sis Ylgmmm lclne suruklenmtsttr.

Ricardo'yu tehlikeli dusuncelere yolacan yorumIara karst savunma gorevini Marshall ustlendl, Yanhs anlamalar kansiklrktan kaynaklanrrusti:

(11) Yard: 0,91 m.ve Foot: (Feet) 0.30 m. kcrstn ingiliz oleu b'irimi. (ceviren) (12) OP. cit. Cilt IV, S. 361'

35

DU~i.incelerl kadar anlatnm da kartsrknr. Kelimeleri, aC;:lklamadlgl sun'I anlamlarda kullamr ve bir aerklama y'apmadan blr hipotezden digerine gec;er.

Bu nedenle Rlcerdo'yu dogru olarak anlamak istedigimizde, onu yorumlarken comert davranmahytz. Hatta onun Adam Smith'i yorumiarken davrandrqrndan daha comert davranmahyrz. Kelimeleri rniiphem olduqu zaman bu kelimeleri, daha sonrakl pasajlan da okuyarak bu kelimelere hangi anlarm vermek istiyorsa 0 anlamda yvrumlamaltyiz.'!".

Boyle bir yaklasrrnla Marshall, Bicardo'nun «beklemeyl» bir uretim maliyeti olarak kabul ettigini belirtir. «0, Mathus'un Marx'in yanIll? anlamasi ile ilgili beklentlslnl duzeltir» yan ba:;;"gl altmda Bleardo'dan :;;u ahntiyi yapar: .

«Bay Malthus, blrseyln maliyeti ile krymetlnln ayni olrnasr gerektigini benim teorimin blr parcast .olarak dUl?i.inuyor gorunmektedir. Ege,' kendisi maaliyet ile karl da leeren «Iiretim maliyeti»ni kastediyorsa bu dusunce dogrudur. Yukarrdakl pasajda kastettigi bu degildir ve dolayrsryla beni yeterince anlamamrsnr.s Ve yine de Rodbertus ve Karl MarJf:. mallarm dogal krymetlnln sadece onlara harcanan emekten ibaret oldugu yolundaki gorul? ic;:in Ricardo'nun otoritesini one sUrerler. Hatta bu yazarlarrn ulastiklan sonuelara karsr yogun bir savas lclnde olan Alman lktlsaterlan bile, onlann Ricardo'yu dogru sekllde yorumladrklanm ve ulasnklan . sonuc;larm on un Jikirlerinin rnantrki sonucu oldugunu ekseriya kabul .eder goriinmektedirler.(14J

BOWn bu hikaye anallz ile ideoloji arasrndakl lllskllerln gGzel bir orneg'idir. Buqunlerde hlcklrnse bu konu Gzerinde ozenle durrnadiqr lcln, konuyuparca parca ele alip inceleyebiliriz.

Marshall, Ricardo'nun sadece blr krymet olc;usu bulmaya cahstlglnln farkmdaydi. Kltabmm ekinde suntan yazdr:

Ricardo'nun birinci bolUmii, burada; sadece farkh l?eylerin nisbi degil?im krymatlerlnl belirleyen sebepler yonUnden lneelenmtsttn . ~Unku onun daha sonraki dUl?Unce Uzerinde yaptlgl etkiler bu yonde olmustur. Fakat bu tarz bir yaklal?lm, basmdan beri, emegin flatmm,

(13) Marshall, Prlnctples, P. 813 (14) Loc, Cit. S, 816

paranm gene I satin alma giicunu ol(fmede iyi blr krlter olacagl yolundald goru~ nedenlyle devamh bir tartrsma konusu olmustur'!".

Tartrsmarun bir krymet olcusunden nlsbl fiatlan belirleyen bir tear-lye donusmesl, Ricardo'nun oncelerl ilgilendigi toplam uretlmln toplumun siruflan arasmda daglllmrni duzenleyen kurallar sorunundan daha az tartisma yaratan nisbi flatlar sorununa gegmesi ile llqilldir. Bununla beraber nlsbl flatlar sorunu, alttan alta sicakhqrm duyurrnaya devarn etrnistir. I(lymet esrarengiz bir kavram halinde nisbi fiatlar sorununun ic;;lnde de varhqrru surduruyordu. Hernekadar nlsbl fiatlann sadece mallar arasindakl de[)i9im oranlan olduqu iddia ediliyor idiyse de, egel" nisbi fiatlan belirleyen tek unsur emek ise ve dolayrsiyla krymeti emek yaratryorsa, onun tumune erneqin sahip 01- masi gerekmez miydi?

Bu tartrsmarun etkisi altmda, Adam Smlth'in toprak satilblnln ve emek sahlbinln toplam Gretimde paylan olduqu ve bunu alrnalan gerektlgi sekllndekl rnakul yorumu, bazrlart i<;in lnandtrrct olmayacakti. Sermayenin, aldlgl krymetl yaratmasma izin verilmelidir. Bu taktirde Ricardo'yu krymetln olculrnestnde rahatsrz eden fas'it daire olusmaktadir. CGnkG; cesltll mallann fiatlannda mevcut kar .. {icret oranr, bu mallann uretlml igin qerekll kapltal-ernek oranma gore degi9melidir gorul?U karin varlJgl lcln bir ahlaki qerekceye ve erneqln yarattlgl krymetl almasi gerekir sekllndekl sinsi goruge bir cevap niteligi.!le donusmektedlr.

II

Marshal! Hicardo'nun gen;ekte ne soylernek istedig'ini gayet iyi bildigi hal de Marx'i anlarnamrsnr. Marx'm krymet'ln emek teorlslnl kullamsr, hlcbir zaman, emegin kendi Grettigine sahip crkmasi sekllnde blr iddia olrnarrustrr. Aksine, onun Iddlast krymet teorisinin erne gin somGrusGnG ac;.lkladlgldlr.

Digerleri gibi Marx, da bir nlsbl fiatlar teorisi one silrmek zorunlugunu duymustur, Ancak boyle bir teorinin onernll olduqunu diisilnmekle beraber kendt teortslntn ana fikri lle i1gisi olrnadtqmt gorebi· liriz.

(15) loco Cit. s. 821

37

Kapltal'ln I. Cildlnde nisbi fiatlan su unlu pasajinda ele alir:

iki ijri.i nti , meseta mrsrr ve demlri ele alalrm. Bu lklsinln hlrblrlyle degi~tirilebilme ornnlan, bu oranlar ne olursa olsun, dslma belli blr mlktar rrusmn belli blr rniktar demlre esit oldtlgunu ifade eden blr denklemla gosterilebilir, rnesela: 1 kilo rmsir == x: kg demir, Bu denk lem blze ne sayler? Bu denklemln bize soyledigi iki syrl ~ey vardm 1 kilo rmsrr ve x I<g demirin her lklslnde de ortak olan bir seyden aynl mlktarda vardrr, Bu nedenle bu lklsl ne ilkl ne de oteki clan bir baska ur;iincu!?eye eslttlr, Dolayrsryla degi~im krymetl sdzkonusu oldugun. da, he!" ikisl de bu {i~i:inciiye indirgenebilir.

Bu ortak «birsey» ne geometrik, ne kimyasal ve ne de mallann herhar .. gi blr dogal ozelligi olablllr. Btl tur ozel!ikler, ancak bu mallarm fr:ydalar!nJ etkiledlklerlnde, blr baska deyi!?l,e onlann kullamm deBerlerll1li bellrledlklerlnds blzlm dikkatlmlzl cekerler, FakBt mallann degi~imi, tamamen kullamm degerinden soyutlanrms bir harekettlr.

DI1.laYlsly!a mallarm kullamm degerinl dlkkate almarsak hepslnln tek ozeBigi olarak emegon ilretiml clmalan ozelligi kahr, Pakat ernegin uretim,! de, bizlm ellmlzde blr deghjlmeye ugraml~t!r. Eger kullamm degerinden soyutlarsak onlan ayni zamanda kullanim degerleri. ni bellrleyen maddi unsurlardan ve blclmlerden de soyutlamrs oluruz ve dolayssryla onlan arnk bir masa, blr ev, blr iplik veva herhang! bir Y8rarh ~ey olarak gormeylz. Ayni sekllde bunlan blr maeanqozun, bir duvarcmm, blr dokumacrmn veya herhangi bir bellrll Oretken emegin urunii olarak gormeyiz. Oriinlerin 'kendl yararlt nltellklerl yanmda bu iiriinler tarafmdan lcerllmls cesltll emek tilrlerlnln yararh karekterlnl ve emegin somut blelmlerlnl de dlkkate almayiz: hepslnde ortak olamn dismda hieblrsev kalmaz, hepsl tek ve aynl nltellkte emege soyut lnsan emegine lndlrqenlr. ..

BOWn bunlarm blze soyledigi, urun!erin ilretlmlne emek ~~i.lcuni..ln harcamcl!gl, emegin onlarda somutla!,'t!gld!r. Bu sosyal aznn kr;s~al· lerl olarak ba!nldlgmda hepslnda ortak olan emektlr ve onlann klY-

metJeri bu emektir. (16). '

Gerald Shove, bu tarz bir actklarnayi «tarnamen dogmatik blr yar- 91» olarak nitelend'irmemize itiraz etrnekte ve bunun bir dtlsilnce 01. dugunu one surrnektedlr'!". Fakat bu acrklamada blr dusunce bulmak

(1£) Ko'pital. Cilt I.. s. 3-5

(17) «Mrs, Robinson on Marxian Economics» Journal, April 1944

38

zordur. Burada kiymet, flattan ayn fakat flan bellrleyen ve daha sonra da belirlenmesi gereken bir seydlr. Ve onun emek zamam tarafmdan belirlenmesi lse sadece bir onerldlr, Eger krymetl bir mall uretmek icln gerekli emek zamarn olarak tarumlar ve daha sonra bu oneriyi mallar, bu anlamdakl klymetlerine gore belirlenen flatlara gore degil?tirilirler sekllnde llerletlrsek, bu taktirde onu metafizik bir hukGmden bir hipoteze lndlrqernls oluruz. Fakat bu da test edinmesi zaman kaybmdan baska blrsey olmayacak bir hipotezdir. CGnkG blzlm de Marx'rn da onceden bildigi giibi, yanhs bir hipotezdir.

Bu fiat teorisi Adam Smith'in kunduz ve geyik hlkayest gibi bir efsane degildir. Ne de bilime orljlnal bir katki olsun diye one sGrOImernlsti. Sadece kan blr dogmadan ibaretti. Emegi hem klymet'in 61<;OsO olarak ve hem de klymetin sebebi olarak ele alan gorGl? Ricardc'dan almrrustrr ve Marx'm okumadlgl Ricardo'nun son eserlnden gorecegimiz Gzere bir yanhs anlama da degildi; akslns Ricardo'· nun gordOgG yola cok yakmdr.

Tartrsma konusu cok baskaydt. Herseyln klymetleri' ile orantrh fiatlardan degil?tirildigi sekllndekl dogmaYI kabul eden Marx, bunu Isqilcilne uygular. BU,kapitalizmi aciklayan ipucudur. Il?<;i krvmetlnl yanl emek zarnaru cinsinden maliyetini alrr ve lsveren kendisini maliyetinden daha fazla klymet Oretmek lcln kullarur. Il?t;inin maliyeti en az qeclm ucretidir. (Bu Oeret yalruzca fizyoloji,k bir minimum olmayip «serbest h:;gOeu arruf olu~tugu zaman- ge~erli olan hayat standardma bag II «tarlhl ve ahlaki unsurlan .. da tceren bir uerettir.(18).

Marx, kapltallzrnl. ilkel ldeallstlerln somOrme hrrstzhktrr sekllndeki elestlrlsl lie suclarnaz. Aksine, bir nevi mantrkl ignelemelerle kapltallzml savunur. Dolandmctlrk yoktur, hersey dogru ve tam olarak krymetlne gore deQil?tirilir. lsctntn hakki Grettigi klymet degil, maliyetlnl belirleyen klymettir.

Bu dOzeyde bOtOn oneri metafiziksel goriiniir ve metaflzlksel fl. kirlerin nasil i~lediginin tlptk bir ornegini olusturur. Mantiksal olarak sadecaaacrna sapan bir kelimeler YlglnJdlr. Fakat Marx Icln blr av· dmlrk sell ve daha sonraki marxsisler lcln de bir hayranhk kaynagldir,

(18) C<lpi·rol. en. s. 150

39

ldeolojlk yonden lse adaletslzlide yonellk dojirudan bir saldmdan cok daha gG<;:lu bir zehirdir. Sistem kendi kurallan lclnde ada let· slz degildir. Bu nedenle reform lrnkanstzdir. Sistemin kendisini frrlatrp atmaktan baska yapilacak sey yoktur.

Billrnsel dOzeyde ise kapitalizmin analizine yonellk bir yaklasimin temellnl olusturur.

'Marx, slrndl model dedljilmlz ve farazlyelerl belirleyip bunlardan sonuclar crkarrna aldatmacastm Rieardo'dan ogrenmi!?tir. Emegln kryrnetl hakkindakl doqmasnu analitik bir dusunce ile desteklemlstlr.

KapitaTizm once thtlyac duydugu emegi koylu ve zanaat'Kan yoketme pahasma i$e alir. "Serbe'st i~9i siruf olusturuldudu zarnangec;:erl'i olan yasam standard: reel Oeret diizevlnl bellrler. Ocreti asan Iiretirn fazlast kapital'istlere alttir. 8u metafjzlkse! k:yrnet fazlas: deglldir. aksine somut blr mal, ozeIJikle lie ret rnallan fazlasidrr. Kapltallstler bir krsrrn lsclnln ilretlrrriaden elde ettikleri ikCrn fazlastm dlger Isctlerl istihdam etmek lcln kullarurlar. Boyle yaparken bazrlan kendl!erinin ve etraflanndaki tufeylilerin lhtiyaclannt karsilarnaya, bazilan (ki yogunlugu boyledlr) ise daha cok uretim fazlasi aide etmek lcln daha cok kapital biriktirmeye yonelir. J$gi.icu devarnh artar (0 gOn lcln uygun blr faraziye) ve blr lsstz lscller yedek ordusu meydana gelir. Bu ise, reel Oeretlerin leellerln calrsmaya basladlgl sevlvenin OstOne ctkmastrn engelleyen blr mekanlzma olusturur, Kapital biriki:mi yedek i~ gOeOnO du~uk tutacak ol<;Ode hizh olursa reel i:icretler duzeyt yiikselir ve calisan klsl basma fazla Iiretlrn azalrr. Netlcede birikim yavaslar. (8urada Marx'rn du~uneesinde zayif blr nokta vardir. COnku geleeekte umulan karlar az gorundOgu zaman, yatmm tesvlklnde gorulecek aksamayt dikkate alaeak olan bir konlonktllr teo orlsi, ge9mi$te qerceklesen karlarm dU$Ok olrnasi nedeniyle kaynak akimmm azalrnast ile yatinm tesvlklndekl dO$ul? nedeniyle ortaya 91- kan yatmrn azalrnasrru birbirine kanstmr.) Olup bitenler sadece bl.ri:kimin karlardakl azalma nedeniyle yavaslamasr degildir.Ote yandan emek arzt da hrzla artar. Aynca yOksek ucretler emek tsarruf ediel araclann kullarulmasrm tesvlk eder. Bu durumda yavas birikimden fazla olan dogal bOyOme, teknolojik lsslzllkle birlikte yedek orduyu yeniden yOkseltir ve reel Oeretleri tekrar dOl?urOr.

l$te burada metafiziksel teari bilimsel bir hipoteze donOstOrOlmustur: kapitalist blr sistemde reel ucretler artmaz. Bu hipatez ilk

40

oncelerl cok rnakul gorOnmO~ fakat sonra yanhsa donli~mli~tOr. Bu durum onun gen;ekten bllimsel olduqunun karutrdrr. Bir metafiziksel inane, krymet kanunu'nda oldugu giibi, yanhs olamaz ve bu hal ondan ogrenilecek hlcblr ~ey olmadijnnm lsaretldlr.

Marksizmin bilimsel yonlinden daha cok dogmatik yonu, bilinen sebeplerden, buyuk bir tarihi hareketl destekledi ve geleneksel bir ideolojiye donustu, Bilimsel yon kurudu. Ciinku Him deney ve hatalarla ilerler ve hatayt kabul etmek yasaklandtq: zaman hicblr i1erle· me meydana gelemez. Bu gunku Markslstler dahi kapitalizmin lscllerin hayat standardim ylikselttigin'iin'kar etmeyi veya Marx'm lscllerln hayat standardmm yukselmeyecegini tahmin ettigini lnkar etmeyi terclh ederler. Boyle yapmakla da Marx'm tecrlslnin geli~imindeki bilimsel yonii dogmatik yonli desteklemek lcln feda ederler.

Marx'm karsrtlan da daha Iyti bir tutum lclnde degildirler: Marx'a hucumlarrnda onlar da metafizlk uzerin'de yogunla~wlar. Ozelllkle, ona vurduklan darbeleri saymanm enkolay yolu olarak nlsbl fiatlar teori· sine sanlrruslardrr. ,

Marx kendi nlsbl flatlar teorisini oyleslne geli~tirmi~tir ki Oapltal'in I. cildindeki bas it dogma ile ilgisi kalmarmstrr. Sadik Marksistler, Gilt I He Gilt HI arasrnda blr tutarstzhk olduqunun one sflrtllmesine cok fazla uzi.ilurler. Oysa ki Marx'm kendlsi soz konusu oldugu zarnan bunu bir tutarsrzhk olarak degil bir degi~iklik olarak dusilnmek daha uyqundur, Ctlt I de 0, mallarm normal fiatlarmm krymetlerl ile orantih olduqunu sovler, Gilt HI de ise, bllimsel terminoloji lle soylersek, bunun sadece lstlndarn edilen klsl basma kapital orarn ayni ulan rnallar i<;:in gec;:erli olacaqrrusoyler. Marx geri kalan diger dQ~i.in· celerini tutarh blr bOti.in hallnde toplarnayt, Gilt I gibi,ba~aramaml~ ve onlan yaymlarnarmstrr. HIe;: kimse tamarnlarnadrqt blr lsteki tutarsizlrk lcln hskh olarak suclanarnaz. OC;:i.inci.i ciltte, Krymet Kanunu lie farkh kapital emek oranlarma sahip i.iretim tiirlerinde kar orarurun e~itligi arasmda blr uzlasma saglanacagml aciklayan Engels olmustur. Bunu oldukca abartmis ve Bohm-Bawerk'ln alay olsun diYe odOI· 10 deneme yansrnasi diye adlarrdtrdrd: c;oziim onerileri yansmasrru baslatrmstrt'!". Nlhayet III. cilt yayrnlandlgmda, hlcbtr 90z0m ortaya crkmarrus sadece ftatlarm kapitalin normal karl da dahll uretim mas-

(19) Karl Marx end The close of His System (Bu ingilizce ceviri yanll~tlr. B6hm cnollzlnln tamomlcnniosJOI kastetmi!7tir.)'

41

raflanru kapsayacaqi sekllndekl basma kahp fiklr yeni bir brcirnde tekrarlanrrustrr.

Bohrn .. Bawerk zekasrru, Marx'm aleyhine kullanabilmekten mernnun olrnus ve 0 gunden beri akademik Iktlsatcilar ogrencilerine Marxin sistemini basit bir yarulq: uzerine kurduqunu soyleyeblleceklerl icln 90k ferahlamrslardtr. Buna karsrhk Marksistler son derece zoraki tezlerle rnudafaya cekilrnlslerdlr. Fakat Marx'm teorisi, su veya bu sekilde, bunlara dayanmadr. Onun teorisinin ozO, metafiziksel yonden, emeqln kiymetl ile; bilimsel yonden endustri uretlmlnde ucretln paYI ile ilgiliydi. Bu nokta ne Bohrn'ln sen alaylarinda ve ne de savunuculann abartrnah cevaplarmda tumOyl'e ihmal edllmistir.

I

Analitik yonden bakrldrqmda, butun bunlar bos blr yaygaradan

lbarettl. Nisbl flatlann analizi lcln Adam Smith'in basitceorisinden deha iyisini yapamayrz"?'. Ocretlerin, karin ve rantm gene I seviyesini bir ekonominin genel kalkmmasi belirler Ibutun llqlnc sorular burada yatar). Herhanqi blr maim normal flatr. bu esasa gore, uretlrnln normal masraflan taraftndan belirlenir. (Bunun istlsnasr. Adam Smith'in dikkatle yaptl91 gihi, monopol ve dogal krthklardrr). Cunku her endustrl, kullandiq: ilretlm faktorlerlne, az veya 90k diger endilstrilerin odedigi miktarlarda oderne yapmak zorundadrr.

lrnalat sanayilerinin genel yonetlml sozkonusu olduqu surece (hi9 degilse slrndlltk, 9Upku ileride otomasyon bir yaklasrrn. farklihgl meydana getirebilir) maliyette farkhliklar yaratan ana unsur istihdam edilen iljl<;i saatl basma dilsen Oretimdir. Bir yay bardagl i1e bir otomobil arasindakl fiat farki veya Austin ve RolIs .. Royce gibi Ikl degi$ik otomobll arasmdaki fiat farki esas itibariyle, herblrlnln bir unltesinin urettrninde odenen Ocret bordrosundakl farklarla acrklanablHr. (ilk insan topluluklarma kadar indirilen bu «kryrnet Ocret teorlsl», Adam Smith'in efsanevi kiymet emek teorisini yaratrrustrr).

Bu teori dogal rnallar i9in dogru degildir. (Herne kadar Marx bu !=Jorusu hie benlrnsernemlssa de). Bir ton platin lie bir ton kursun arasmdakl fiat farkr, klsl basma Oretim farklanrun terslnden 90k daha buyuktur. Ayni sekllde saraphk uzumle sofrahk Ozumun fiat farki da buytrkttlr.

(20) ct. s., 30 '

42

Fakat lmalat sanayll soz konusu olduqu zaman herkes bir tarattan, fiatlardaki farklarm az veya cok emek maliyetine bagll olduqunda 6bur taraftan da, emek kalitesi, klsl basina dusen kapital mlktan ve yatmrnm buyuklug'lI gib:i konulardaki farkhhklar nedeniyle fiatla ernek maliyeti arasmdakt lllsklnln tam bir oransallrk gostermeyeceginden garu~ blrliqine varacaktrr.

BOWn bu yaygara nlclndlr? Herhangi bir makul nisbli fiatlar teorlsi ayni sonucu vermez mi? Eger gergekten makul ise kuskusuz verir. Ancak lhtllaf akil ile ilgili deqlldlr, BuWn gGt;IQklel1i yaratan, ideolojik yanGn aglr basrnasidrr .

. Kuskusuz hlcklmse, kendi nefeslnln kokusuna all~ml~llgl gibi, Kendi ideolojis:inin farkmda degildir. Marx ozelltkle, kendini eksiksiz blllrnsel sanrrus ve ahlakl duygulara dayalJ idealisti'k sosyallzml slddetle reddetrnlstlr. Onun analizi kapitalizmi ekonornlk kalkmrnada sosval emegin ilretken gucunu olqunlastiracak gerekli bir asarna olarak gastermi~tir. Bu asarna kendi tarihi gorevini tamamlamadikca gazardt edilemez ve edilmemelidir. Ayni zamanda kapitalistler herhangi bir kimse gibi slstern!n hlzmetkarlandrr. Schumpeter'in yenlllkler yaratan mutesebblst, lnsanliqm hayrrseverl: Marx'm zenqlnlerl ile ayni karakterdedir. Sadece sifatlar farklrdrr. COnku Marx, onlarm ci.ir'etinden nefret ederdi. Vazdlgl her kelime ahlakl 5fke lle doluydu ve Markslzrn (Hiri-stiyanhk gibi) orljlnal sekllnde hakslzlJga ugramll?lJgm slkayetiydi. Hiristiyanllk gibi, zarnarun a:kI~1 i<;:inde hararetli taraftarlan lcln blr iman haline ,geldi ve ahlakl yonO zayifladr.

III

Va teorlnln uygulama yonG ne oldu? Nasil oldu da kapitalizmin sirlanna nilfuz etmek lcln kullarnlan kiymet kanunu, sosyaHst bir ekonomiye donO~tO?

Herseyden once, ernek ktymetl blr Milli Gelir oleO blrlml olarak tUmGyle yararstzdtr. Bir yilda Oretilen mallarm top!am krvmetlnl, bu mallara harcanan il?gOcO saatlerini toplayarak tahmin edemeyiz. Konuyu incelemeye, Oretken ve Oretken olmayan eme'k arasmda bir ay· rim yapmak sorunu ile baslayaltm. Bu aymrn Adam Smith'e kadar UZ& mr:

Maddenin kiymetlne katkrda bulunan bir cins emek vardir. Bir baska cins emegin ise bu tur bir etkisi yoktur. Birincisi, bir klymet

43

yarattlgl lcln, uretken, digeri ise ilretken olmayan emek olarak adlandmhr. Bu nedenle bir lmalatcmm emegi genellikle etkiled"gi maim krymetlnl dolayrsryla kendi ge~im lmkanlanru ve patronun karin! arttrnr, Bunun aksine hizmet lslerlnde cahsan hlzmeteiler hi~bir seyln krymetinl arttrrmazlar, Herne kadar lmalatci patron tarafmdan arttrnlan bir i.icret ahyorsa da ger~ekte ona hlcblr maliyet yiiklememektedlr, Bu yeniden ayarlarup yukseltilen iicretlerin karla birlikte kryrnetl emegin urettigi maim \ krymetlndekl artrs lclndedlr. Bir hlzmetelnln ge(:im imkanlan ise hicbir zaman lyllestlrllmez.

Toplumun bazt cok saygl deger katlarmdaki emek, hizmetkarlarrnki gibi, bir kryrnet uretmekten yoksun olup kend'nl herhangi belli bir nesnede veya satrlebtltr bir maida zama ge~tik~e kalacak ve kendlnl yaratan emege denk bir emekle degili'tirilebiJecek sekllde belirginlestlrmez, Mesela hukumdar, emrinde calrsan biitiln adalet ve savas gorevlileriyle, btltiln ordu ve donanmast iJe iiretken olmayan emek sahlplerldlr. Onlar toplumun hlzrnetkarlandrr, ve ge(:im'eri d'ger insanlartn emekleriyle urettiklerinin bir kismryla saglamr. Onlarm hlzmetleri ne kadar serefll ne kadar yararh Ve ne kadar gerekli olursa olsun, daha sonralan eli' deger bir hizmetle elde ediJmesi mumkun herhangi bir ~ey yaratmazlar. Bu YII onlarm emekleriyle topluma sagIanan koruma, guvenlik ve savunma, gelecek Ylhn koruma, guvenlik ve savunmasuu satm almayacaktrr, Din adamlan, hukukeular, fizik~i· ler, her ~eli'it bilim adams, oyuncular, soytarrlar, muzisyenler, opera sarkrerlan, opera densetlan vb. gibiJer de, bezrlan cok ciddi ve cok onemli olarak, bazilan ise onemsiz meslekler olarak ayni gruba dahil edilmelldlr, Biltun bunlarm emeginin de bir krymetl vardrr ve bu krymet diger emek turlerinin krymetlnl belirleyen kurallar tarafmdan belirlenir. Fakat bunlarm en asil ve yararh olam da daha sonra eslt emek miktarda emek satm alabilecek blrsey uretmezler. Aktorun belagati, hatibin tiradl ve muzisyenin melodisi gibi, hepsinin urunu daha yaratlldlgl an degerini yitirir.<21J.

Adam Smith el yordarruyla hirikime katkrda bulunan emek kavramrru arryor. Oretken olan ve olmayan emek aynrrum Marx teslim aldr, Ulasirru Oretken kabul edip ticareti Oretken olmayanlar arasmda saydr. Uygulamada, sosyalist Olkelerde milli gel'irin hesabrnda flzlksel mallar ile hizmetler arasmda bir aynrn yapilmaktadrr. Buna gore

(21) WeaHh of Nations, Cilt I, s. 294

44

bir sapka milli gelirin bir parcasi oIdugu halde sac; yapirnt degildir. Bu tiir bir yaklasim lcln cok gGzel arnplrik nedenler bulunabilir. air prodGktivite artist fiziksel Greti:m sozkonusu olduqunda (bu durumda da kalite farklihklanru tesbit etmek zordur) cok kolay 6I<;.G!ebilir, hizmetier ise sadece maliyetlerine gore degerlendirilebilir. Fakat felsefj acidan kiymet Greten emekle digerleri arasmda yapilacak blr aynmt anlarnak cok zordur.

i:kinci guC;luk i9c;ilerin kalitesi ile ilgiNdir. Yetiskln bir mGhendisin bir saatlrk lslnde ne kadar soyut emek ihtiva edildi~l'ini nasil bulablliriz? Degi9ik turden lscllerin nlsbl ucretlerlni kullanarak bir urune kattiklan kiymetln miktanru bulmak uygun bir y6ntem degildir. Ocretlerdeki farklann, emek gGcOnOn krymetlndekl farklart 61c;tUgu farzedilir. Yani Ocretlerdeki farkhhk fsclyl bakrp yetlstlrmenln ve egit· menln maliyetini olcer yoksa yaratrlan krymettekl far'kllllgi degi!.

Blr baska guC;lUk kiymetln, isclnln bir lse fHlen harcadiq: Is saatlerinin bir urunu olrnayrp, sosyal y6nden gerekli emek vaktinin blr Grunu olrnasrdtr. Marx, yavas cahsan bir i~9,inin daha etkin blr )$9i- den daha fazla kiymet urettigi gibi sacma bir goru$ten sakmmaya ozen gosterdi. Tekniksel ilerleme ve kapltal techlzatt birikimi belli mallann krymetlnl azaltir. Ve eskt y6ntemlerin daha ustun teknlklerIe yanyana kullarulmasr halinde veya bir grup lsclnln ote'kilerinden daha fazla mekanlk arac kullanmasi halinde veya ayni grup lclnde bir krsrrn lsclnln digerlerinden daha etkin olrnasi halinde, her uretim dsh lcln sosyal yonden gerekli emek zarnamm kesin olarak nasrl beIlrleyebiliriz?

Nihayet, blr yillrk Oretimin krymetl, sadece 0 yll iclnde harcanan emek deg'ildir, ayni zamanda, qecrnlste harcanan emek zarnaruru leeren kapital rnallart sayesinde kullarnlmasma gerek kalmayan krymetl de Icerlr. Bu ise tartisma ortamma, teslsln amortismam ve stoklarm degerlendirilmesi gibi meshur sasrrncr problemlemleri getirir.

Biltirn bu gO<;IOkler $U veya bu sekllde halledllse bile klymet blrimi 'line de yararstz olacakn. <;OnkG olculmek istenen seyl 6!c;meyecektir. Prodi.iktivite ve milli gelirin buyumest mal Oretimi akirm olarak di.i~unGI(jr. Bu ikisi de kls! basma fiziksel ureNmde meydana gelen ve gozlemlenebilen degi$melerdir. Klymet clnsinden bir saat blr saattiro Sabit bir emek zamaru, yrldan yila ayni kiymetl uretir. Fakat buna kim kulak asar? Bilmek iste9igimiz onun sadece ne kadar mal Ilrettlgidir.

45

Sosyalist ekonomller uygulamada milli qeliri parasal hlrlrnler!e toplamak zorundadir ve bu nedenle aynl indeks numaralan sorunun, tariht maltyetle ikame maliyeti arasrrrdaki aynl bilmeeeler ve rakarnlara yapeblleceklerlnden daha fazlasm: soyletrne egilimi trpk: kapltalist meslekdaslannda olduqu gibi onlarda da vardir. Klymet teorisinin ardara zerre kadar faydasi yoktur.

Sir reel ucret teorlsl olarak emek glieunun kiymetlnln sosyalist bir ekonomide herhangi bir yeti yoktur. Oretimi duzenleyen plan bir iiretirn fazlastru, yatmrru, savunrnayr, sosyal hizmetleri ve toplumun altyaprsrru finanse etmek lcin arnaclar. Fiatlarla parasal ucret lllskisinin yatmrn tuketim oraru tarafmdan bellrlendiq: keynezyen reel ucret teorisi uygun bir teoridir.

Ayni zamanda sosyaltst ekonomi, hicblr kaitalist e'konominin qerceklestirernediql kadar hrzh kapital birikimi sagladlglnl qostermekten gurur duyar. Yatmlabillr kaynaklan vaktiyle, -sornuru» ve «ucreti odenrnemts ernek- olarak nitelendirrnts olrnalan bir parca can srkicrdir. Kapitalistlerin uretirn fazlastrn kendi crkarlan ie;:in elde ettiklerinoi, sosyal plancrlann lse toplumun iyiligi i1e ilg'ilend'i'klerini one surrnek, subjektif ve ahlaki duzeyde tartrsrnak demektir. Objektif olarak di.i~unUldug'unde, kapitalistler Markslst dusunce ie;:'inde, trpki sosyalist plancrlar gibi gorevleri birikimi guvence altina almak olan bir organ veya bir topluluktur. Keynes'in belirttiqi g'ihi: «Onlar trpkt anlar gitbi tasarruf etrnls ve blrlktlrmlstlr ve gelecekten beklentileri

. strurh oldudu i~,in bu blriklrn butOn toplumun yarannadrr.?" Guntimuzoe Guney-Doqu Asya'da veya Karaipler'de gordugumuz gibi, kapitalistler tarafmdan somurulenlerln sefaletl, hlc somurulmernlslerln sefaleti yamnda hie;: kahr. Burada krymet teorisi, klslyl onernli olcude sasrrtan blr tur ~a~t1lk yaratmsktadtr.

,Va nlsbl fiatlar? Yatmrnlar vb. lcln fon bulmak sozkonusu oldugunda dukkanlarda satrlan rnallann flatlanru krymetlerl i1e orantrh yapmak, ucret bodrolanna yeknesak bir vergi uyqularnayt ve flatlarrn vergi de dahil tum masraflan lcerecek sekllde olusrnasma milsaade etmeyi gerektirece'ktir. Bu ttlr blr sistemi tavsiye eden cok gori.il? vardrr. Boyle bir ststern flatlart arz ve talep kosullarma uygun hale getirecek sekllde deg,il?tirmil? olacaktrr, Cunku krymetler ancak butiln kitlrklarm usteslnden gelinmil? ve her maim arzt tam elasttk olrnus ise

(22) Economic Consequence's of The Peace, s. 16

46

talep fiatlanna eslt olur. Bu tUr btr fiatlama sistemi kurrnaya tesebbus edllmernistlr ve sosyalist teoride nlsbl ftatlarla ilg'ili net bir teori 01- dugu goriilmektedir. Political Economy adli ders ki tab I sadece «kIYmet kanunun Isleylsl fiatlarm planlanmasmda dlkkate ahrur- (23). demekte bunun nasil yaptldtqtru aciklarnamaktadrr.

Bu ders kltabi Sovyetler Birligi'nde mevcut iki tur uretlm arasindakl aynrna biiyi.i'k onem vermektedir. Bunlardan blrl sanayidekl tam sosyalist i.iretimdir. Burada butiin i.iretim araclannm sahibi devlettir ve iscllere ucret odenir. lklnclst tarim sektorunun bUyi.ik kisrmnda uygulanan kooperatif Uretimdir. Burada uretlm araclanrun onernlt blr kisrm kooperatife alttir ve lscller iiretimden pay ahrlar.

Tanrnsal rnallann fiatlanm onlarm klymetinden elde etmek nasil mumkun olur? Bu hi<;- acrklanmarrustir. Bir kollektlf clftllkte, belki, doqru yontem, cesltll lslerl bir i~gi.ici.inUn her ls dalmda ayni gi.igIGkIe karst karsrya kaldiqtru diistmerek degerlendirmektir. Fakat c;iftligin blr i~gi.inU icin elde edecei parasal kazanc, kendi ilrilnlerl icln alacagl fiata baqhdrr. Bu fiatlar ise krsrnen yonetim tarafmdan belirlenir, krsrnen de serbest pazardaki arz ve talep dalgalanmalarma tabidir. Fiatlan belirleyen krymet midir yoksa krymetlerl belirleyen flatlar rrudir?

Kryrnet!n cesitll anlarnlan arasmda bir tanest daima yGzeyin altmda kalrmsnr, Bu, eski Adil Fiat Kavrarru olup Adam Smith'in averlanru her hayvarun yakalanrnasi lcln hareanan zaman esasma gore degi$tirten prensiptlr, Burada istenen anlamda budur. Fiatlar oyle olmalrdir kll politlk yontemlere tabll k6ydeki veya sehlrdekl bir giinliik i$ aynt geliri getirsin. Boyle bir durum bir ideal olarak verildigi zaman dahl, lnsanlan cesltll cevrelerde esltlt yasam tUrler'ine silrukleyen bir eslt gelirin nasil hesaplanacajn problernl 9-6zUm bekler. Krymet bu konuda yardimct olmaz. Onun lslevsel bir igerigi yoktur. 0 sadece bir kelimedir.

(23) Op, cit. s. 591

NEO· KLASiKLER: FAYDA

Bu arada ortodoks kamptan krymet teorisi, uzlasrlrnaz kokusu ile birllkte kayboldu ve yerini fayda aldr.

Fayda, tamrnlanmasi son derece 909 metaflzlksel bir kavrarndir:

Fayda rnallann tuketlcllerde onlan satin alma arzusu yaratacak kalitesldir ve fertlerin rnallan satm almak tstemelert onlarm bir faydaya sahip olduklanm gosterir.

Bu kavram oncelert nlsbl fiatlarla i1gill olarak ele almrmstrr. Bir mlktan olduqunu go~termek icln toplam, ortalama ve marjinal clnslnden ele almabilirdi ve su ile elmasa ait eskl bilmeceyi aciklarnak lcin kullerulablllrdl, Hayat suya dayandiq: lcln suyun toplam faydasi sonsuz denece'k kadar bOyOktO. Fertler ihtlyaclan olduqu kadarma sahip olduklan zarnan, fazlasma blrsey odemek lsterneyeceklerdlr. Buna karsrlrk kit oldugu Aden'de suyun bir fiatt olacak ve bir ferdin tOkettigi miktar 0 malin marjinal faydasmm fiat rna eslt olduqu yerde kesllecektir. Bunun boyle olduqunu nasil biliyoruz? Fiat, marjinal faydamn 0190s0 oldugu i,<;in bunun boyle olmasi gerekir.

Jevons'a aydmlrk bir 909le gelen flklr buydu ... Geen. blr kac ay lcinde gerek Ekonomi Teorisi olduquna kusku duyrnadijnm bir teori olusturrnaya koyuldum Doqru ve tutarh bir bi9imde ilerlerken konu lie ilgHi diger kitaplan slmdi ofkelenrneden okuyarmyorum.» <1>.

Marshall, ayni kavrarru tuketlct fazlast fikriyle ugra~lrken ve Jevons'dan baglmslz olarek kesfetmistlr.?'. Principles of Economics'in son baskismda bu kavrarm pek cok nitelendirmelerle kusatarak acrkladlgl gorGIGr:

Fayda, Arzu ve istek'in kar!;;ltl gibi ele ahnmrstrr, ~imdiyekadar isteklerin dogrudan dogruya olc;iilemeyecegi fakat yarattlklari dl, go·

(1) Letters and Journals, e. 1'51

(2) The Pure Theory of Domestlc Values

rur.:H.iye gore dolayh sekllde olc;iileeegi one silrillmii!?tUr. lktlsann bashca ugra~1 olan bu gibi durumlarda, «)lC;U, ferdin isteginin yerine getirilmesi veya tatmini lcln odeyeeegi fiat olarak bulunmustur, Fer· c1ir.l bilineli bir biclmds tatmin edilmesini one siirmeyeeegi arzulan ve ozlemleri olabilir, Fakat biz slmdi tatmin edilmesini isteyeeegi istekl€?i He ilgileneeegiz va sonucta elde editen tatmlnln, ilgili mal satm alnurken dU~unUlen tatmin dUzeyinde oldugunu farzedeeegiz.

Sonsuz c;e~itte lstek vardir, fa kat her istegin de bir smrn vardir. [nsan tablannm bu bilinen temel ozelligi doyan istekler kanunu veya ozalan fayda kanunu ile !?oyle aetklanabilir. Sir maim bir klslye olan toplam faydasl (yani, bir maim 0 kisiye sagladlQI toplam zevk veya diger bir yararl) 0 maldan sahip olunan miktar arttikca artar. Fakat bu artis, miktardaki artl~ kadar hizh degildir. Eger sahip olunan mal mn\t~lrI sabit bir hizla artarsa ondan elde edilen yarar azalan bir hrzla artar. Bir baska deyisle, bir ferdin sahip oldugu mal mlktarmm belli bir artrsmdan saglayaeagl ek yarer, 'mal rniktartnrn her arnsmda azahr ...

Arzulan veya bunlarm yerine getirilmesinden dogacak tatmini dogrudan dogruya olc;mek, ekla gelebilirse de miimkUn deg"ldir. Eger olcebilseydlk, biri arzulara digeri de ger~ekle~en tatmine ait lkl ayn hssap gerekirdi. Ve her ikisi de birbirinden onemlt olc;Ude farkh olacaktr, CUnkU, ~imdiki c;:ok yUksek ozlemleri bir tarafa birakirsak, lktlsatm i1gilendigi arzular ·ve ozellikle insanlarm birbirine ozenmesin· den kaynaklanan arzular tahrik edicidir. Bir c;ogu ahskanhktan kaynaklamr, blr krsrm marazidir ve incitiei olur, bir krsmi ise beklentllere dayarur ve hicblr zaman tatmin edilmez ... KUllikusuz pek cok tatmin tUrU ortak zevkler degildir fakat insan tablatmm geli!;;mesinden veya eski blr kelimeyle soylersek Tanrt huzurunda azizl1ge yUksel. mekten, bir krssm da kendini lnkardan kaynaklarnr ... Bu nedsnle'dog. rudan dogruya kullamlacak iki olc;Ufarkh olacaktrr. Fakat bu iki tOr 01 c;: li lrnkansrz oldugu lcln Iktlsatm sagladlgl olc;Uye basvuru-uz: harekete neden olan motifin veya harekete getirici gUeUn. olc;Ulmesi ve bunu, bi.itUn hatalarma ragmen hem faaliyeti baslenes arzular ic;in ve hem de bundan kaynaklanan tatmin ic;in kullanmz'",

Fiat tarafrndan oh;:ulen tatrrrln degil arzudur, fakat tatmin fikri de tOmuyle disanda brrakilarnaz. Fayda iyi blrseydlr: ekonomik yasamm

(3) Prtnclptes. s. 92·3

49

amaci ondan olablldlqlnce Cfogunu almaktrr, Ve bir diyagrama yerlestirildlqlnde, clculebllen bir mlktar olarak gorulur.

Daha ilerilere gitmeden, iizulerek tesblt etmeliyiz ki bu kavramin c;,agda? sekllleri de metafizikten anndmlmis degildir. Bu gunlerde soylenen. fayda'run ol<;:ulemedigi iqin operasyonel bir kavram 01- madiq: ve yerine -acrklanmrs terclh-In ikame edilmesi qerektiqidlr. Gozlernlenebilen plyasa davramsr, ferdin neyl se<;:tigini gosterecektiro Tercih, sozkonusu ferdin neyi tercih ettig'idir ve i<;:inde blr deger yarqis: yoktur. Oneri, bununla beraber, diye devam eder, aslkardrr ki fert lcln tercih ettiginesa'hip olma'kiyi birseydlr. Bu, bir tatmin sorunu degil fakat ozgurl'uk sorunudur- bireyin arzu ettigi seye sahip olmasrm isteriz. Boylellkle onun davrarusrm srrnrlarnaktan kurtuluruz.

Deger yargrlarmdan uzak kalmak Icln kendi benllqlmizl zorlamak tamamiyle lrnkansrzdtr.

Bundan baska, piyasa davramsinm tercihleri acrklayeblleceql de kesln degildir. Piyasa davramsi sadece, blr ferde alternatif mal bileslrnlerl vererek ... veya gelirini degi9tirerek neyl satm alacajirm gormek i<;:in yapilari bir deney degildir. Boyle bir deney uygulamada hlcbir zaman qerceklestlrllemez. Bu itiraz sadece uyqulamaya ait olmayip ayni zamanda mantrksaldrr.

Marshall'm dedigi gibi;

Bukanunda (azalan marjinal fayda kanunu) a~lkhga kavu,turu,lmasi gereken zlmni bir ,art vardtr. 'Bu ,art ferdin karakterinde veya zevklerinde herhanqiblr degi,menin ortaya ~Ikmasma lmkan verecek kadar hir zaman boyutuna yer verilmeyi,idir. Bu nedenle ~ok mUzik dinleyen birkimsenin mUzigekar,1 begenisinin artmasl bu kanun leln bir istisna taskll etmez, CfUnkU tamahkarhk ve ihtiras doyumsuzdur, veya temizolma faziletive sarhoetuk iIIeti bunlan benimseyenlerde ayni ,ekildegeli,ir. C;UnkU bu gihi durumlarda gozlemlerimiz blr zaman donemtnt Ikapsar ve sozkonusu ki,i donemin sonundaddnemin basmdaklklslye 'benzemez. Eger bir ki,iyl oldugu gibi ele ahr ve karakterinde degi,i,klik yaratacak Ikadar bir zamansUresi ge~mesi· ne milsaade etmezsek, bir ,eyin bu ki,lye sagladlgl marjinal fayda, klslnln 0 ,eyden sahip oldugu miktar artnkca devamh olarak azahr.?",

(4) Principles S. 94

F.: 4

50

Bir ferdin Ikl ayn fiat setine tepkislnl ancak lkl ayn zamanda goz!emleyebiliriz. Bu durumda ferdin satin almasmda meydana gelen farkrn ne kadanrun fiatlardakl farktan dolayr, ne kadannm bu zaman lclnde zevklerlnde meydana gel en degi~meden dolayi ortaya C;:lktlgml nasil soyleyeblllrlz? Kuskusuz ferdin karakterlnln degi~memi~ oldugu yolunda bir tahmin sozkonusu degildir. Cunka sadece sabun ve viski, kullarulrnalan halinde zevkleri etkileyen i'ki mal degildir. Gercek dunyada hersey ya ahskanhklann devammda veya bir degi~me arzusu lclnde tekamul eder.

iki bilinmeyen Icln tek bir denkleme sahlblz. Terclhler hakkmda bazi baglli1slz dellllere sahip olrnadrkca deney iyi degildir. Fakat tercihlert goziemlemeki9'in deneylere dayanrnarruz gerelktigi one surtildu.

Tekqtlcluk bu degildir. Jevons ve dlkkatslz olduqu anlarda Marshall iii-in, ti.iketici srki, su gec;:irmez, izole sdllrnls arzu ve zevklere sahip «bir adam» dir, bir Robinson Crusoe'dur.

Toplumun, kornsularm ve reklamm, bireylerin terclhlerl uzerlndekl etkilerini kabul ettigimiz zaman, deneyin snurlanm belirlemek gercekten rahatstz edlcl bir hal ahr, Bundan daha kotOsO, bir klslnln tuketiminin digerlerinin refahnu azalttrqiru tesblt ettigimiz zaman -ba~· kalanrun arabalannm bize aci verdigi gibi bir dusunce- terc.hlerln qercekten blzlm tercih ettlklerimiz olup olmadiqmdan kusku duyrnaya baslanz .

. Bu mantrk tarnsrnasmdan tekrar faydaya donellrn, Bu metaflzlksel kavrama, blllmsel lcerlkten yoksun fakat yinede bir goru~ be- 1irleyen bu kelimeye donellrn.

I

Fiatlara fayda yaklastrrumn ideolojik i'c;erigi, Gunnar Myrdal'in

lsaret ettigi gibi, garip bir blclrnde iki-yuzlG ldl.?'.

Sir acrdan, klasik teoriden daha fazla tnsanctldr. Ilk defa Ocretler, blr mllletln serveti lelnde ele altruyordu. Adam Smith ise i~c;:ilerin -bolluktan» nasiplerini aldrklanrn dustmrnekten hoslaruyordu, fakat ona gore ucretler, esas itiibariyle bir maliyet unsuru idi ve en y{jk~ sek zenginlige ulasrrus bir millette emejiln ucuz olmasi gerekirdi.(6)

I

(5) 1950 Yrlmdc Cambridge'de verrten dersler. Ayneo bkz: The Politi col Element. in The oevetooment of Economic Theory.

(6) Weo,11h of Natiot1JS, cllt I, s. 84

51

Ricardo Icln de servet birikirn dernektl. Neo klasikler lcln i~Hfiler tao rafindan ti.iketi len mallann faydasi herhanqiblr seytn faydasmdan farklt degHdi.

Bu konuda Wicksell 90k aeikti:

Ekonomik kavrarm bir bOtOn olarak ciddi ,ekilde ele almaya ve butunun refahr ic;ingerekli kosullan aramaya baslar baslamaa, proleteryanm crkarlanmn ele ahnmast kac;mllmaz oJur ve bundan sonra herkes lcln eslt haklar ,one siirmek yetersiz bir adrmdtr.

Bu yi..izden polltik iktisatm veya bu ismi tasryan blr bilimin gercek anlerm s;C;lk konusmakqereklrse tiimiiyle bir devrimci proqrarm yansrtmaktrr. Kavramm muphem clmasr ,a,lrtlcl degildir, c;UnkU c;ogu defa devrimci programlar boyle olur. Gerc;ekten de hir c;ok pratikve teorik problem, ekonomik veya sosyal geli,menin arnact aeikhlda anlasrlmcaya kadar c;ozUmlenmeden Ikahr.Bu arada eski goru~ lehine blreok ,ey soylenebilir; fakat politik iktisat acrkca ve herhangibir kacamak yapmadan ortaya konmahdrr, Mesela eger biz i'C;i suuhm asa- 91 bir tabakanm mensuplan olarak du,iinUrsek veya, bu kadar llerl gltmeden, onlarm toplumun Uretiminden tam hir pay almaya hazlr 01· madrklanru dii,iiniirsek, bunun bOyle oldugunu aerkca soylemeli ve daha sonrakl di.i~uncelerimizi bu fikre dayandJrmahYlz. Bilim ic;in degersiz olan tekseu gerc;egi saklamak veya eapnrmaknr. Yani, ele aldlglmlz olayda,bu srmflarm almayr istedikleri veya umduklan herseyl alnus gibi gostermek veya ekonomik geli,melerin herkesi mumkiln olan en yuksek tatmine eri,tirecegi gibi. temelsiz lyimser inanc;· lara dayanmak gerc;egi saklamak veya sapnrmaknr, (7) •

Sadece bu degil, azalan rnarjinal fayda dcktrinlnl gelire uygu· larnak ta boyledlr. Marshall'm ortaya koydugu gibi;

Bir fakir insam herhangibir ,eye bir fiat odemege ozendlrmek ic;in zengin insana oranla daha kuvvetli bir te,vike ihtiyac; vardlr. Bir sllln bir zengin adama, fakire oranla, daha az oir zevk veya tatmin olc;usudur. Bir ,ilini tek Ibir sigaraya verip rvermemeyi du~unurken zengln adam, bir kuC;Uk zevki bir baska kUC;Uk zevkle mukayese etmektedir. Oysa ki fakir adam hir slllnl rkendisine bir ay yetecek bir paket tiitUne verip vermemenin kararslzhgl ic;indedir. Ydda 100 pound kazanan bir ki~ip, slddetll yagmur altmda i, yerine yurilyerek gide·

(7) Lectures on PoJioUcal'Eoonomy. cUt. I, s. 4:

52

_ ,

cek, 300 pound kazanan katipise gitmeyecektir: 9unku bir tramvaya veya otobi.ise odenecek para fakir adama, zengin adama oldugundan eok fazla yeral' ifade eder. :Eger fakir adam paraYI harcarsa, 0 paraya daha sonra, zengine oranla ~ok daha fazlaihtiya~ duyacaknr. Masrafill fakir i~in olc;ulen yaran, zengin ic;in olandan c;ok fazladlr.(8)

Bu hususlar, esitllkcl i!keler yanunden mallan esltslz bir sekilde daqrtarak onlardan dahacok fayda elde etmeyl uman ekonomik sistemlere kok!i.i bir mOdahale niteligi tastrnasa da sendikalan artan oranh vergilel'li ve Refah Devleti'ni hakli kilar.

Fakat ote yandan, faydamn bi.iti.in yaran laisser faire'i haklt kllmakn. Herkes gelirini tstedlqi glibi harcamakta ser:best olmahdrr ve her fert her tur mala harcad:gl bir silinln marjlnal faydasiru esltle_digi zarnan en yO'ksek yaran elde edecektir. Kar pesinde kcsulmasr,

tam rekebet kosullannda 'uretiiclerin rnarjtna! masraflart fiatlara esltlemelerine neden olur ve meveut kaynaklardan mumkan olan en yOk· sek tatmin saglamr.

Bu ideolojilere son vereeek bir ideolojidir, QunkG, ahlakl preblemi ortadan kaldtrrmsttr, Ulasilaollecek iyiye ulasrnak i<;in her ferdin (;;goist blr davrarus iyinde olmasi gereklidir.

Bu kavram gen;ekte Adam Smith'e (belki de Adem'e) kadar gl· der. Wealth of Nations'," temel tezi sudur:

Her klslnln kendl durumunu iyile,tirrnek leln devamh olarak yapflgi dogaJ gay ret, . politik iktisatm bir ol~Ude kismi ve zulmedici kotii etkilerlnden bir cok yonlerde korunmaYI ve bunlan diizeltme lmkam bulmayr saglayacak bir korunma prensibidir. Bu tur bir politik ikti· satin, bir milletin servet ve refaha dogru dogal gelh;imini, kU$kusuz blr ol~Ude geciktirirse de, ,durdurmaya gucil yetmez. (9)

Blr baska pasaj da :

Ak~am yemegi ile ilgili wnudumuz kasabm, btraeimn Vf!ilJa flrlncmmiyilikseverliginden degil fakat onlarm kendi (:Ikarlarma gasterdlklerl titizliktenkaynaklamr. Bir ·kendimizi onlarm insanhgma degU fakatkendilerine olan asklanne adanz ve onlara hi~bir zaman kendi

(8) Principles, s. 19

19) Wealth of Nations, om PI. s. 168

53

ihtiya~larlmlzdan degil fakat onlann Y<lrarlarmdan sozederlz. Sadece bir dilenci dostlarmm iyilikseverligir.e dayarur.'!"

Adam Smith «Insan tablatmdakl bir seyl bir baska seyle trampa etmek ve degi$tirmek sekllndekl dogal egilimi»(l1) beger.ilecek bir $ey olarak gormez; sesinde klbarca bir memnuniyetsizHk ifadesi sezlllr, Fakat bu egilim vardrr. Bu, ulusal refahm temelidir ve tam anlarruyla (Jeli~mesi lcln hertOrlO srrnrlamalardan kurtanlrnast gerekir. (Bu bel-

ki de Mandeville'e sinirine dokurrduqu Icln cevap vermemesi nedeniyle boyle olmustur).

Neo-Klaelkler tarafmdan bu flkirler 8$1rI uclara gotOrUlmO~tiir, hatta bazrlan trafigin soldan rm sagdan rrn gitmesine karar verilmeslnln otorite lcln gerekH olmadrqiru bile one surmuslerdtr.

Boylesine koyu bir iman, kuskusuz 90k enderdir; Yazarlann 90- fju $U veya bu noktalarda $Gphe duvmuslardrr. Walras, kendisinin sosyalist olduquna lnanrrustir ve Marshall da qencllk gOn!erlnde 0 yande bir egilime sahlptl. Onu bu yoldan dondilren sosyalistlerin yazrlari olmustur.'!"

Wicksell hersey! basmdan son una kadar lzlemlstlr. Onun pozlemine gore Walras,klasiklerin belirsiz teorisine ozenli bir ispat hanrlarnaya cahsrmstrr.

Serbest rekabetin maksimum faydaYI sagladlgml ispatlamak ga· reklidir ve bu garth;; onun iktisattaki ealrsmasmm ba!iilangl~ noktasi olmustur, Ancak eok zeki ve iyi dU,iinen blrlnsan olan Walras'm, serbest ticaret dogmaslDl savunan ~agda~lar,"da ozledlgi sag lam lspan bulmus oldugunu sanmasi ve bu kanaatini, one surdi.igu flkrl, gunlilk dille ifade etmenin yetersiz kalacagml dii~iiniip matematlksel blr formiille ifade etmls olmasma dayandirmast cok trajlktlr, (13)

Pigou'nun ozel ve sosyal net Oretim aynrruru yaprnasr, lclne istlsnalann dolusacaq: bir bosluk yaratti.

Genel aglrhk, her zaman oldugu gibi, yine laisser faire'den yanaydr.

(10) jljid., Cillo I, s. 13 (11) oe. Cilt., p. 12 (12) 8kz: s. 55

(13) Lectures on Political Economy, S. 74

54

Doktrinin i'ki yarum, yani fayda teorisi He gosterilen devrimci proqrarm, lalsser faire in tutucu Ideolojisinden ayrrrnak nasil murnkun olacakti?

Herseyden once kabul etmeliyiz kl bu konu mantrksal yonden yenilmez 9U91i.iklerle doluyken, teolojik duzeyde son derece kolaydi. Toplumda belli bir tabakaya ait iktisat ogrenc'ileri, ki bunlar, buyuk mi.ilk sahiplerinin dismda kalanlardr, mevcut e~itsizlige maglup olmadilar. Sosyalist egiJ.imli olanlar, genellikle, tum konuyu. bir sahtekarIlk olarak reddettiler. Konunun ogrencilel"i lse sosyal vlcdanlariru yumusatrnaya dunden hazrrdtlar.

Doktrinde esltlik unsurunu etklslz hale getiren temel yontem, maksimize edilecek nesneyi fayda dan fiziksel ilretirne kaydirmak olmustur, Az sayida fa kat estt dagltllml~ fiziksel mallar, kuskusuz: daha 90k sayida fakat eslt olmayan sekllde daglblmI~ flzlksel mallardan daha 90k fayda saglaya'bilir,fakat dikkatlrnlzl rnallann toplarru uzerinde toplarsak faydaYI unutmak kolay olur. Marshall kendi sosyalist egilimlerini, fiziksel milli gelil'i dikkate alarak tedavi etmlstlr.

Sosyalizme bir egilimim vardl ve bu egilim daha sonralan Wi:I'in Forthnightly RevieO da 1879 da yaymlanan denemesiyle gU(flendi. Boylece on ytldan fazla bir sUre, «sosyalizm» etiketi altmda one sUrUlen onerilerin, bUtUn di.inya ic;in degilse bile, benim lcln en onemli inceleme konulanm olu,turduguna Inandim. Fakat sosyalistlerin yazrlan, benl cezbettigi kadar, itti de; c;UnkU gerc;eklerl® i1gisiz gori.in· diiler ve krsmen bu nedenle,iizerinde daha c;ok di.i,i.iniinceye kadar bu konuda az ,ey soylemeye karar verdim.

~imdi, llerlemls ya,lm dO,Unme ve konusme ic;in zamammm sona erdigini gosterirken, biitUn yonlerdei,c;i slmfmm hariki.ilade gellsmelerlnl goriiyorum ve kismen bunun sonucu olarak, sosya1ist program ic;in Mill devrine gore daha geni, ve daha saglam bir temel mevcuttur. Fakat bugUne kadar geli,tirilmi, hic;bir sosya1ist prog· ram,ne yiiksek blr yatlflm di.izeyinin devann ve karakterin bireysel gUci.i ic;in yeter1i bir tedbir getirebilmi, ve ne de iilkenin toplam geUri tUmi.iyle e,it dagltl,lml, olsa bile, c;ah,an smlfm reel ge1irinin yakm gec;mi,te oldugu gibi hizla artrsmm devamim saglayacak hlzh bir maklna-techizat ve diger maddi unsur artrslanm vaad eder gori.inmU,tUr ... (14)

(14) I'ndustry and Trade, s. vJ;J

55

Batt dunyasmda lnsan tablatmm ortalema sevlyesl son ell! YII lclnda hula yukselmi~tir. Fakat bana oy!e geliycrk! ldeal o!o;:ude _ kusursuz sosyal orqanlzasyon amacma dogru gerc;ek !Ierl~m?yi yap':nll?' olanlar, enerjllerlnl yollan uzerincleki bazi belli gi'u;!ii!der Uzerlnde yogunla!?tlrml~lar ve kendilerinden otedekllere erlsmek lcln kuvvet sarfetmemlslerdlr. (15)

Yasarrurun bu olgun gun batrmmda yirmi yrl once yazdrklanrn yeniden ele alabrfeceqlnl hlssetrnlstlr:'

Sosyal arnaclar sorunu her ~agda yeni seklller ahr: fakat biltUn bunlarmgerisinde temel bir prensip vardrr, Bu prensibe gore, llerIerne ancak lnsan tablatrnm hem de yuksek ve hem de en guC;1U yon. lerlnln toplumsal mal artrsr leln kullamlmasma baghdlr. To?lumsa,1 maim gel'(fekten ne oldugu hakkmda ban kuskular vardrr, fakat btl kuskular, bu temel prenslbin temellnl sarsacak kadar onam!i degil. till'. Ciinku tcplurnsal mallartn esas itibariyle smrflarm ge!i~m~sil1ide ve saghkh deneylmlerinds yattlgl konusunda dalma genet blr anlasrna vardrr, Zira toplumsal medlar kendilerine sayglYI siirdiil'urler ve umide ya~arlar. Demir ocaklarmdakl ernk gazJn kullarulmamast, toplumsal mah hoslamhr yapmak leln gosterilen cabanm ve her Sill If tan lnsanmkendtnl israf edllen harcemalarla ortaya koyan bir lktldar drsmdald diger areelarla tssvlk etmenin zaferi ite karsrlastmlablllr, Iyi lsl ve yeni insiyatifi, bunlardan ger~ekten anlayan insanlarm sempatl ve taktiri ile geli!?tirmek zorundeyiz. Tiiketimi tiiketh:iyi gjj~lendlre. cek yonlere eevlrmek ve tiiketim leln mal tedarlk edenlerin en iyi kalitelerinin ortaya crkmasrm saglamak zorundaYlz. insant yliceltme· yen bazi seyler ya,pllmasl gerektigini unutmadan, di.inyanm giUik~e artan bilgi blrlklmlnl ve maddi kaynaklartm bu tOr lslerl mlimkOn 01· dugu kadar azaltma ve lnsam alealtrci bijti.in yasam kosutlannm kij· kiinu kanmava ycnelmenin vollanm arastrrmahvra, lnsamn vasem ko· sullannm kendlnl blelmlendlrmesl gibr Insan da onlan blclmlendlrlr ve lnsanm kendlsl de cabucak de~ji~emez: fskat herkese acrk asll bit yasamm frrsatlanm banndrran uzun dijnemli blr amaca dogru Israr· la ilerlemelidir.(16)

, Bu kavramlarla i1gili olan bir baska husus, sadece zenglnlerin tasarruf edecejil gerek«;esiyJe e~litsizligi hakh cikarrnak ve dolayrsry-

(15) oe, Olt. s. 664 (16) ibid. S. 664-005

56

la kapital hlrlklml Icln el?itsizligi zorunlu saymaktrr. Bu gorOl?te klasiklerin kati tutumuna benzer bir yo.n olmakla beraber, daima daha yumusak blr blelmde takdlm edllrnlstlr. Buna gore esltsfzlfk. paylasilacak toplarnt 0 derece arttrracaktrr kl en kuqOk pay dahi bir esltllkcl sistem lclnde elde edilecek olandan daha buyOk olacaktir. Bunun yanmda blr yardtmci onerl olarak, bize gelirin yeniden dagltlmrnrn hi9 kirnsenln gelirini arttrrrnayacaqi Cigretilir.

Bu onerlde pek 90k ekla yakm unsur bulunrnus olabillr. Burada bizl ilgilendiren tek nokta, fayda teorisinin el?itlikg;i ahlakmm, son derece zarif blr hile lle, gozlerimizin onilnde ortadan kaldmlmasrdrr.

Fayda teorlslnln e!?itlik9i ahlakmdan kacmmanm blr baska yolu bu ahla'kl acrkca kabul atmek fakat onu dagltllacak toplamdan keslnlikle ayn tutmaktir. Boyle yapilmca Qagltlmlailgili uygulamalarrn, mesela vergi ve plrlrn uyg,ulamalarmm yaplldlgl one surilleblllr ve sonra da serbest piyasanm rnekslmurn blr tatmlne ulasmayt nasil sagladlgl gosterilir. Kuskusuz hlcklmse vergi ve prlmlerl eiddiye almayacak veya eger geHr klsllere gosterdikleri 9aba dikkate ahnmadan bir yardim olarak dagltl hyorsa, para motifine dayanan bir ekonomik sistemin nasrl i1?ledi9ini erastmnayacekttr. Ayni sekllde hlcklmse, eger fertlere belli bir miktann uzerinde kazandiklanm allelerlnln yasarm i'9in ellerinde tutma irrrkaru verllmlyorsa. 'kar motifinin nasil islerllk kazandiqt ile i1gilenmeyeeektir.

Hala 6gretilen ve h§l§ yeni stislerle zenqtnlestlrtlen bu tOr anallzln hepsinde ahlaki yargl kavramt disanda brrakihr ve tiirn uygulama saf mantiqm bir parcast olarak one surulOr. Ahlaki etkiler kavrarru, bu alarun uyqulamacilan lcln horgorOlen blrseydlr.

Oysaki lktlsatcilar da Insandtr ve kendilerini lnsarri dusunce ahskanlrklarmdan soyutlayamazl'ar. Onlarm sistemi ahlaki duygularla agzma kadar doludur. A:hlaki duyqulann it;inde ve onun huzur veriei havastrn teneffOs etmeye alrsrms olanlar, onu koklamak gOeOnO kaybetrnlstlr. Distan yaklasanlar kokunun mide bulandrnci olduqundan yakmacaklar, ,igeridekiler ise 6fkeyl'e l?oyl'e haykrracaklardir: .. koku sizin kendi bumunuzdadir. Bizim arnacmuz tOmOyle kokusuz olup, bilimsel, mantiksal ve deger yarqrlanndan baglmslzdlr.»

Neo-Klaslk sistemin gerislndekl bilinlfsiz ugra1?I, karl da iieret gihi ahlak] bir saygmhga kavusturrnak cabasrydr. il?91, ilcreti kadar de,

57

gerlidir. Kapitalistin degeri nedir? SomurOyO ulusal servetin kaynagl olarak kabul eden klasiklerin duygulardan uzak davrarusi ortadan kaldmlrrusnr. Artrk kapital, rnulku olmayan ve dolayrsiyla emeqinin meyvalan ortaya crkmcaya kadar varliqm: devam ettiremeyecek durumdakl lsclye odenen bir Ocret avansi olarek gorOlmOyordu. Bunun yerine kapital, bekleme sOresine bagll olarak belirleniyor ve daha uzun blr olqunlasrna slireslnln mOmkunklldlgl fazla tiretlmi saqhyordu. Kapital uretken olduqu lctn. kapitalist de kendi payma sahip olrnahdir, Sadece zengin tasarruf ettiginden, esitslzllk hakh qosterllmistlr. Bu arada, devrimci program da pur Refah Teorisi nin carklanru dondi.irmek lcln bir yandan akrsrrn surduruyordu.

Neo-Klasik sistem, herblrl kendi analitik modeline ve ahlak! kuskulara karst kendi ozel uyusturucusuna sahlp iki ayrr daldan olusur.

Bu ayrrrn Ozerinde bu gOne kadar geregi gi'bi durulmarnrs ve ekseriya ihmal edllmlstlr. Mesela Schumpeter bilyiik eseri History of fconomic Analysis'in notlarrnda MarshalJ'rn teorisinin ozunOn Walras tarafmdan belirlenen kalrba cok uyduqunu bellrtlr.'"?

Gercekte kapltal arzt konusunda ikisi arasrnda temel bir fark vardir, Walras, Jevons, Avusturyahlar ve Wicksell'e (belki lktisatm tek degil fakat temel amacrnrn kit kaynaklarm alternatif kullarumlar arasrnda dagrl,ml olduqunu one sOren Lord Rob/bins'e) ilretlrn faktorleri arzim seblt olarak ele almak doga! gelmi$tir. Her faktor sahlbl OrOnOnOn maliyetini minimize etrneyl ve gelirlerini rnakslmlze etrrieyi ister, buna karsrhk her ilretlrn faktorG de gelirini maksimize edecek istlhdarm isterken, tOketici de faydaYlmaksimize edecek sekilde tilketimini planlar. Her ferdin kendisi lcln en iyiyi qerceklestlrdlqi bir denge dururnu vardrr, oyle ki hleblr! bu durumu degi$tirmeyi lsternez. (Gruplarrn, durumlanru topluca daha da lyllestlrrnek lcln blraraya gelmeleri kurallara kesinlikle aykrridrr). Bu durumda her fert, sagladlgl Gretim faktoruniln marjinalprodOktivitesi tarafmdan bellrlenen bir gelir elde eder ve marjinal prodOktivite de faktor mlktanrun, taleblne gore nisbi kltlrgl tarafmdan belirlenir. Burada «kapital" digerleri gibi bir Oretim faktorOdOr ve i$ ile mLHkiyet arasrndaki ayrrm gozler-

(17) oe. Cit .. s. 837

58

on un den kaybolur, Bi.itOn bunlan matematik yardmuyla ortaya koymak buyuk kolaylrk saqlar, x ile y arasmdakl simetrik Iliskller di.izgun ve sevimli olup, «kapltal» ve «emek- arasindakl tltsktlerden kaynaklanan tatsrzhklardan tam amen uzaktir: ve i.iretimin Oretim faktcrlerl arasiridakl daqrnm sisteminin aslkar rasyonelllql, taktorlertn insanlar arasmdaki daglhmlnm keyfj niteligini gizler.

Marsball'm modeli lse tamamen farkhdir. Uretim fa'kt6rlerinin rniktan basit bir blclmde bellrlenmls degildir; hepsinin bir arz flati vardir: yant her faktorun belli blr rnlktannm i.iretime ahnabllrnesi icln gerekli blr getiri oraru vardrr, Bu fiat bir masraf 'degildir fakat lscl ve kapitalist tarafmdan yapilan gayretlerin ve katlarulan fedakarhklann masrafmt olcer, Kuskusuz lscilerln gayreti il? Icaltsma) demektir. Kapitalistlerin fedakarhqi ise beklemektlr, Bu ise, topragl ahlaki bir gere'ke;e olrnakstzm, reel masrafsrz ve klrasiz brrakir (fakat slrndl topraqi devletlestirmek lcln gee; kahnrmsnr ve zaten gayri menkule yatmm yaprms bir kapitallst herkes gibi bekliyor durumdadirl.

Her iki model de tatmin ediei bir sekllde ortaya konamarrnstir.

Her lklslndekl celiskllere di'kkat edilmeyebilirdi (veya yakmda ceveplen bulunacak bllmeceler olarak biraktleblllrdl): c;i.inki.i bi.iWn aglrll'k slstemln yapisma degil fakat sistemin 'i'e; lsleyistne yanl nisbi fiatlar teorisine verllmlstl. Nishi fiatlar teorisi de bu gOne kadar en onernll tartisrna konusu olmus ve en kOe;i.ik aynntisma kadar ele ahrup i$lenrnlstlr.

Blrlncl rnodeldekl bosluk kapitalin karoramm ve finansmanm faiz oramru dlkkats alaeak bir yonterns sahip olrnarnasrdrr. Meveut faktorler bazi somut blclrnler lclndedlr. Kapital, maklnalan ve mal stoklanrn ihtivaeder. Piyasa dengesinde, her makina Oretimine yardrmci oldugu belli. mallarm taleblne gore belirlenen kendi klralarna flatina sahiptir. Eger kapitalin kar oraruru genel di.izeyde esltlernek egilimi varsa bu: kapitalistlerin kendi faktorlerlnl daha di.i$i.ik kira getiren somut bir blclmden daha yi.iksek kira getireeek bir baska bilt.i. me donOl?tUrebilmelerindendir. Bu durumda kapital, mtktan oneeden belli olan sornut faktor arzrm gostermeyip, soyut blr «kapltal- mlktarim gosterir.

Bu nedenle bir miktar «kapltal» dendlql zaman kapltaltn seklt degil?iklige ugradlgl icln, bu sozle nevin kastedlldlql bu gOne kadar aciklanmayan bir sirdrr.

59

Marshall kendini acmazm otekl ucuna attr, Karm, beklemenin arz flati olarak belirlenmesi, dogal olarak. belli bir kar orarurun belli bir birikime yolac;:aoagl yorumuna yolacn. Bir ekonominin belli blr buyume hrzmda, yatmrndan beklenen belli bir kar seviyesi vardir ve rekabetel sartlarda normalden daha fazla kar vaadeden dallara, daha cok yatinm yapihr ve neticede bu dallann karlrlrk orant azalir. K~r orarurun normal in altmda bulunduqu dallarda ise, bunun tam tersl olur. Boylece devarnh bir gel-git, sistemin turnunde tek bir seviye belirler. Fakat Marshall'a lazrm olan bir kapital stokunun karlihk orarn degil, bir birikim hrzmm karhhk orarudir. Toprak, emek ve bekleme uretlm faktorlerl olup, kira, ucret ve faiz de onlarm odullerldir, Bununla birlrkte, mevcut olan bir kapltal stokuna sahip olmayi, lscllerln «gayretlerl» ne eklenecek bir fedakarhk» olarak gostermek gerc;:ekten fazla anlarnh degildir. Marshall bu konuyu anlasilrnaz bir blclmde birakn ve konu 0 gunden beri de anlasilmaz kaldi,

Neo-klaslk doktrinin iki tarafrrn Prof. Pigou, birikimin son a erdigi bir durgun denge halini ortaya atarak uzlasnrdr. Reel olarak olc;:ufen bir miktar servete sahip olmak lcln faiz geliri i1e gec;,lnmeyi tercih etmls kapitalistlere, gelecek tU'ketimlerinin marjinal iskonto oraruna eslt blr faiz odemek qereklr. Mevcut servetln mlktan belli iken, fa'z ' oranmm du~Qk olrnasi onlarm daha cok tGketmesine, faiz orarurun

yuksek olmast lse daha cok tasarruf etmelerineneden olacaktrr. Aynl sekllde bir mutesebbls olarak lshayatma atrlmayt ve belli bir serveti somut kapital mallarma donusturmeyt terclhetmls kapitalistler lcln de, kapitalin marjinal produktlvltesl tarafrndan 'belirlenen bir kar oram vardir. Denge, kapltal stokunun, arz fiatmr belirleyen faiz orarn ile talep fiatnu belirleyen kar oraruru birbirine esltleyen miktarda oldugu zaman saglamr. Bu durumda Walrazyan denklemler uygulanabilir ve fiatlarla mrktarlann bellrlendiql tek bir sistem ortaya cikar ve bir tarafm digerleri uzerlndekl baskrst butunG denqs halinde tutar.

Bu tur mantiksal yaprlann belli bir cazlbesl vardrr. Bunlarrnatematik !;lilgisine sahip olmayanlara entellektGel gGzelligin ne oldujiunu yakalama ftrsati verir. Bu da onlara ldeolojlk gorevlerinde bOyOk destek saglar. Boyle bir zerafet karsrsmda, blrlklrnln sona erdigi bir durgunluk hallnln, bu gunun sorunlanru c;:ozmede fazla yardtrnci olarnayacajnndan yakrnmak ancak kiiltiirsiiz klsllerln lsldlr.

60

III

Laisser-faire okulunun tek bir konuda belirgin bir pollUk platformu vardir. Onlar Serbest Ticaret'in gGc;:lu savunuculandrr. Gerc;:ekten, bu, her zaman politik lktlsatm temel gC)rU$,O olmustur. Adam Smith, bu goru~O Fizyokratlann blraktlgl yerden ahp Merkantilizme .karst yonelmistlr. Ricardo'nun Rant Teorisi Mlslr Kanunlan (Corn Laws) nm kaldinlmasma neden olmustur. Neo-Klastkler lcln Serbest Ticaret'e inanmak bir lktlsatemm kaJ.itesini gosterirdi; himayeciler ise yasast olmayan bir soy olustururdu.

Serbest Ticaret, ashnda fertlerin kar peslnds kosmalanru bellrleyen genel kurala benziyordu, ve Ricardo'nun karsrlastrrrnah maliyetler teorlslnden baslayip degi$i'k bir blclmde Ifade ediliyordu ve Rekabet sayesinde batOn dunya leln, srrurh kaynaklardan maksimum faydamn elde edileceg'i blr denge durumunu gosteriyordu.

Fakat boyle blr aciklarna politlkacilar ve secmenler ic;:in yeterli degildi. Hlmayecllljiln bir Ulkeyi, dtinyanm diger Ulkelerine zarar ver.mek pahasma zengin edecegi goru$u karsismda halk .. Bizlrn yaranrnrza olacaksa, birakm olsun-. diyebilirdi. Aynca Serbest Tiearetin, ingiltere'nin yaranna olacajnru kanrtlarnak ta yeterl kadar mOmkGn degildi. Bu durumda, her G1kenin daha iyi duruma gel'eeegini gastermek ve bunu butun dlinyaya anlatmak gereklyordu. Himayeeiler, ozel cikarlann yandaslan olarak tarutrldtlar. Blr gOmrOk tarifesi bir tiearet lcln yararh olabillrdl fakat ekonominin geri kalan krsrmna, himaye edilenlere oranla daha bOyOk zararlar verebilirdi. (Bu konuda, faydalann toplarnnasi, kistler arasi fayda karsrlasttrrnalan ve deger yargllanrun benimsenmesi gihi viedamsorunlar bir tarafa brraktlrntstrr. Bunlann gorevi,Serbest Tlearet dogmasmm alnrn eselemek degil,

karsilaerlan tehllkell dU$uneelerle savasmaktr.) -

Bir gi.imruk tarlfesi Icln istegin c;ogu defa bir C;:1'kar grubundan geler:egi goru$u doqrudur fakat hlrnayeclllk lcln iyi ulusal gerekc;:eler bulunamayacaqi dogru degildir.

Bu gihi gerekc;:elerin neo-klaslk doktrln tarafmdan nasil ortadan kaldmldrdrru gorelim. Pur dl~ ticaret teorlsl leln her OIkenin belli bir nOfus. dogal kaynak, kapltal stoku ve teknolo]l lie statik durumda 01- dugu bir model olusturulmustur. Uluslararast denge de ihraeata estt bir ithalat degeri ile saglanmaktadlr. Tam lstlhdam ve tam rekabet

61

kosullanrun da ger~eklel?mil? olduqu farzedilmektedir. izole olmak yerine ticaret yapmarun yararlan, bu model yardirmyla actklanrr.

Gercek dunyada uluslann himayeye basvurrnasirun bir nedeni yurtlcinde lstihdarru arttirmakttr. Pur teoride, tam istihdarrun veri 01- dugu farzedlldlql icln, boyle bir goru~e yer verilmez. (Ashnda, Pigou kurulacajn dtisunulen denge halinin aksamast halinds ortaya cikacak il?sizligi azaltmak iclnqlimruk verqlsl uyqulanmasiru uygun gormu9se de teoriden boyle blr sonuc crkarmaktan, Sldqwick'in bir gor09unu benimseyerek ceklnmlstir. Bu goruge gore, teori; hirnayecllldln yararh olablleceql durumlan ortaya crkarsa bile, devletin sakar eline daima dcqru durumlan secmek gibi nazik bir konuda guvenilemez.)(S)

Aym sekllde bir ulke, odemeler dengesini duzeltmek icin ithalan kraablllr. Fakat pur teorlde, altrn akimlan ile cahsan bir mekanizrna vardir. Bu rnekanlzrna flatlan duzenlemek suretiyle ithalat ve lhracatt dengeler.

Bilttin bunlardan baska bir de slrndl kendilerine fiat krrarak satrs yapan yebanci uretlcilere yetlsecek ulusal sanayiin kurulmast sorunu vardir. Bu sorun karsrsmda, mantrqa karst crkrnak mlimkiin deqildl. CI Yavru sanayi .. icln blr tstlsna yapmak gerekiyordu. Bununla birlikte bu istisnalar «artan verlrnler- adrru tasiyan b09 kutulardan birindeydl, yavru sanayi, lcln blrsey talep edenlere kusku ile bakihyo-du: ve bugGnlerde yaygm olan, himaye geri kalrms Glkelerde sanayiin gellsrneslnl hizlandmr gorul?une ise hlc deginilmiyordu.

'ButOn bu gibi ilgi ceklcl konular ortadan kaldmldrqt halde bile Serbest Ticaret'in her ulusun yararma olacaqt fikri savunularnarrusttr. Analizdeki zayif nokta uluslararasi serbest rekabet farazlyesinin etkilerinin geregi gi'bi dikkate almmamasr ldl, Bir grup satrci birbirleriyle rekabet edeceklerine flati yuksek tutmak lcln topluca anlasirlarsa kendileri leln daha iyi' olacagl acikca bellidir. Bu durumda daha az i~ yaparlar fakat birim basma daha yok kar elde ederler. Aynt sekllde herhangibir ulus, denge modelinin kosullari lelnde: ithalat cinsinden ol<;ulen deha yG'ksek lhracat fiatlarr ile daha az bir ticaret hacminde,

Serbest Ticarete oranla dana lyl bir durumda olablllr. Bu nokta, Edgworth'u onun diyagramatik anallzl ile elestlren Bickerdike tarafindanunlu bir makale ile gosterilmi~tir. Edgworth elestlrlyl kabul et-

(18) Public Finance, s. 2(J9

62

mek zorunda kalrnrs ve Serbest Ticaret halini, kuc;Ok bir tarlfenln yararh olacaqrru g6sterecek sekllde duzeltmistlr'!". Bu "ku9uk» tarife, monopolcunun. rekabet fiatt uzerlnde yapacaqi bir "ku9u'k» artrsa benzer. En cok kar getiren fiat, satrslan onernll olcude azaltacak olan en yuksek fiat olrnayip her satilan mal birimi basma en yOksek kart getiren flatttr.

Bu durum Serbest Ticaret teorisinde elddl bir sarsmti yarattr.

Nasr] ele almacakn En kestirmesi, goz6nunden kaldrrmaktr. Bickerdike'rn ma'kalesi de, 1930 larda Lerner ayni noktayi yeniden kesfedlnceye kadar?" unutuldu ve ancak bu tarihten sonra ele ahrup sagmdan solundan ceklstlrilmeye baslandi. Fakat sonradan yine etkin bir sekllde 6rtbasedildi. Sorun, neo-klastk du~uncenin gerileme donernlnl temsil eden ve slrndl unutulmus bir ciltte soyle ele ahrur:

Son derece teorik duzeyde kalan bir oneri, bir, Ulkenin tarife uy· gulamak suretiyle ticaret hadlerini kendi lehine dondUrebilecegini (yani ithal ettiklerinin flatrm, ihra«; ettiklerininfiatma oranla dU!1ure· bllecegini) one surer. Bu kitapta, bu oneriyi aynea ele almayacaglz. Bu konularla llqllenenler oneriyi ve ana verilen cevabt Prof. Jacop Viner'in 7 ~ubat 1931 tarihli Nation and Athenaum daki uGumruk Tarlfesi Sorunu ve iktisat~I» adh makalesinde bulablljjler. Bildigim kadarryla hleblr lktlsatet (diye Prof. Viner devam eder) himaye nedenlyIe dl~ ticaret hadlerinin bir Ulkenin yararma degi!1mesinden dogacak olumlu sonuclann iiretim faktorlerinin ekonomik olmayan yeni dagltrrmndan dogacak kayrplan kar!1.layacagl gorii!1unu devam ettlrmemi!1tir.(21)

Kuskusuz buradaki esas konu, 1914 oncesl dunyada Buyuk Brltanya'rnn, diger ulkelerln Serbest Ticareti benimsemesinden kazanacaqt pekcok !$ey ve kendtsinin bunu benimsemekten kaybedecejil pek az !$ey olmasiydr. ingiltere'de isslzllk ve odemeler dengesindeki kronik zafiyet dunya durgunlugu nedeniyle slddetlenlp tkttsatcilan bazi gey' lerin degi~tigine~Ukkat etmeye zorladlQI zaman, savas oncesl doktrine duyulan guven uyqularnay: devam ettirdi.

(19) Popers Relating to Poliltical Economy, cillt ~I, «Blckerdi·ke's Theory of Incipient Taxes».

(2Q) «Uluslcrcrost Ticorette Talep Kosullcnnm Diyo9ramati~ ol'arok gOsterilmelSt) Economica, August, 1934

(21) Tariffs; The case Exomined, Sir Will'iam Beveridge 'and Others, s. ~4, dipnot].

63

Marshall, ihtiyar tllkl, meselenin sadece bir ulusal crkar sorunu olduqunu cok iyi anlamrsti:

Alman lktlsatcrlarr, Adam Smith'in liderligini kabul etmekle beraber, Ricardian okulun adayaait darligmdan _vekendine gi.iveninden, herkesden fazla rahatsrz olmuslardrr. Ozellikle, ingiltere gibi sa nay llesrnls bir Ulke tarafmdan uygulanabilecek Berbest Ticaretin ingiliz savunuculan tarafmdan, bir tarim ulkeslnce de aynen uygulanabilecegi seklinde savunu!masma eok icerlamlslerdir, List'in parlak dehasi ve mllllyetel tutumu bu onerlyl reddetti ve Hicardocularm Serbest Tlcaretln dolayh etkilerini hi~ dlkkate almadiklanm gosterdi. ingil'ere soz konusu oldugu zaman bu etkilerin dlkkate almmamasr bi.iyuk bir zarar vermeyebilirdi, c;iinki.i bunlar ingiltere'nin yararmaydl ve delaySIZ etkiierinin gi.ici.inii arttmyordu. Fakat List dolayh etkilerinin c;ogunun Almanya'da ve Amerika'da korkunc olacajjrru gosterdi ve bu dolayh etkilerin dolaystz yararlardan aglr basacaqun one siirdii. (22)

Fakat butun bunlar Principles'in dusunce tarihi ile Hgili oldukca srkicr blr ekinde yeraliyordu ve Marshall'," ogrencilerinin pek aZI, onun Serbest Ticaret'in blzlrn lcln iyi fakat baskalan lcln boyle olrnayacaqiru soyleyecek kadar bOl?'bogaz olabHeceginin farktndaydi.

AC;lkca goriinuyordu ki iktisat, eger gerc;ekten bir blllm olacaksa bir matematiksel bilim olmak zorundaydr. Matematiksel yontemlerin ve terminolojinin moral bilimlerin herhangibir dalma uygulanmasl girlslmlerl, yogun bir onyarglyJa karsrlasrmslardrr. Pek eok lnsan fiziksel bilimlerin matematiksel meodlara uygun oldugunu moral lllmlerln de, ne oldugunu bilmedigim, baska metodlarla ihtiyaci oldugunu one siirerler. Benim Ekonomi teorim ise esas ltlbarlyle matematiksel karakterlldlr.

Ne zaman mukemmel blr istatistik sisteme sahip olacajirmrz: bilmiyorum, fakat boyle bir lstatlstlqe duyulan lhtlyac politik lktlsati tam bir bilim yapmak h;:in asrlmast gerekli en onemlt enqeldlr.?"

En iddiah konusan ise Edgworth oldu. Mutlulu'k iki boyutlu bir bilyukluk olarak olc;ulebilirdi. Boyutlar yogunluk ve zaman olur, 01<;.0 blrlrm de her lkl yonde farkedllebillr minimum artrs olurdu. Politikanm en cok klslye en cok yiyecek emacma yonlendirilmesi sekllnde ta-

(22) Principles. s. 7fJ7

(23) Theory of PoHticalEconomy (1 st. Ed), s. 3

mrnlanan faydacilrk i1kesi, bireysel mutluluklann toplanmasrru gerek· tirir. Edqworth'a gore bunu yapmak 90k kolaydir:

Boyle bir mukayese nasrl bir birimle miimki.indi.ir? i'?te size bitim:

Bir zaman amnda bir birimlik zevk tatmakta olan klsl «blr» olarak kabul edlllr. Buna gore fayda'nm Ue; boyutu olacaktrr, Bir fayda kitlesi, «bii' parea zevk», blr zaman anmdakl yogunlugu daha fazla ise, bir baska fayda kitlesinden daha bUyUk olacekttr. Oe;UncU boyut, kuskusuz, arttmci yonde bir geli~me olacaksa da benUz yeterince geli~ti. rllememlstir.

O«;lii boyuta baktlglmlzda Uc;iincU boyuta ait :ozel bir gUc;IUgUn sozkonusu olmadiquu .gorUriiz. Bu bir sayrm lsldlr, ikinci boyut ise bir saat i,?i olup:burada degindigimiz objektif ve subjektif zaman olC;iisii ayrrmnu gec;erli sayarsak ikinci derecede onem tasir, Fakat birincl boyut, ki onu her hissedilebilir rninimumu birime eJitleyen objektif bJr temel olarak ele ahyoruz, ozel giic;luklere sahipti .... Zevk atomlanru aYlrmak ve tammlamak kolay degildir. CUnkU onlar kumdan daha yogun, Iikitten daha ihtiyath olup yart bilinc; halini kusatan ve algrlanabllen c;ekirdeklerdir.

Hayatm altm kumlanm sayamaYlz; ask denizlerinin saYlslz giilUcuklerlnl numaralayamayiz, fakat burada daha bUyUk, orada daha kUc;iik zevk ve mutIuluk oldugunu gorebiliriz ki bu da bize yeter. (24)

Bu, son derece uzlasrnaz bir e~it9iHk olarak goriinse de Edgworth bunu bertaraf etmeyi becerir:

FaydakalkUlUsiinUn temel kavrarm, En bUyUk mutluluktur, biitiin anlann ve biitUn duygularm toplammdan olusan ula,?lImasl mUmkiln en bUyi.ik mutluluk. Matematiksel dU,?Unme yontemleri kismen Bay Sidgwick'in, en bUyUk mutluluk dogru davrarusm sonucudur, gorii~UnU Ispatlamasrru teyid etmek ierin krsmen de bu sonuca yardlm eden diger kurallan ortaya koymak lcln kullamlmrsttr. Bu tUr bir yon-, temson derece soyut olup faydaclhk ic;inde e,?itlik'in zorunlu olarak bulunmasi gerektigini one sUren gorlh;ii reddeder, CUnkU eger klsller Mutluluk Kapasitesi yoniinden farkhysa, yani ayni kosullar altmda "ir krsun insan baskalanna oranla ortalama olarak daha cok zevk ahyor (meseta tahayyiil gUcU ve sempati gibi) ve daha az Istlrap duyuyorsa (mesela yorguntuk gibi) kosullardakl e,?itligin mutluluk ierin ve ozel- •

(24) Mothemcttcct Psychios, s. 8

65

likle gelecek crkan gozonOne ahndlgmda en etkin bir dOzenleme olacagl one sOriilemez. (25)

Bu kacarnak, c;:ogu defa yararh bulunmus olmakla beraber teorlnin zaafiru ortaya koyan da budur. Bir ol9G blriml, herkes lcln ayni olan ve uzerlnde anlasilrrus bir olc;.G olmalrdir. Fertlerin subjektif hilinci lcine hapsedilrnis bir ol9G, 0190 birimi olamaz. Mutluluk birimi, Ricardo'nun mutlak deger'i veya Marx'in soyut emek'i gibi bir seraptir.

Bu tiir yan matematiksel dusunce tarzi gOnOmOzde de geli$imini surduruyor, Kantitatif fayda kavrarm uzun sure once ortahktan kaybolduqu halde, hala, lclnde -kapltal .. mlktanrun gosterildigi fakat bununla neyin 019U.ldOg'O acrklanmayan rnodeller olusturrnak yayqmdtr. Trpkt fayda'ya lslevsel blr anlam vermekten kacmrnak lcln onu bir diyagramla gosterme aII$'kanhgl gibi, «kapltal- mlktanna da bir anlam vermekteri kacmrnak lcln onu matematiksel bir kahp lclne sokrnak yolu secllmlstir. K kapltal, !:::. K ise yatmrndrr. Oyleyse K nedir? Nicln soruyorsunuz, kuskusuz kapitaldir. Mutlaka bir ani ami vardir, bu nedenle biz analizimize devam edelim ve bunlann anlarruru soran i$gOzar ukalalara bosverellm.

Bu k6tG davrarus rnlrasma ragmen, iktisat; marjlnalistlerin getirdigi bu dusunce tarzrndan onernll olc;.Gde yararlarmustrr.

Metaflzlksel kavramlar, acikca soylernek gerekirse sacmalrklar. bir defa daha ilme katkida bulunmuslardrr. Ekonomik analiz metodu blr dusunce ah~kanllgl olup, onu kullanana son derece mannkh gelir ve onun degerini, bu yontems sahip olmayan birlyle tartrsrrken anlar. Bay Little, Whitehall'daki tecrUbesinl $oyle anlatir:

-

Sir ekonomik darusrnan oldugum zaman, cok sunrh Isler drsmda,

lktlsatcrlann nlcln yararh olacaklanm anlamakta gli~lUk c;ektim. Uygulanabilecek fikirlerin temel ~er~evesi bana 0 kadar basit ve suurh gorundO ki, ekonomik lslerle ilgili herhangibir becerikli klsl slstemli bir egitime gerek kalmadan, zaman lelnde bunlan elde edebllirdl. Herhanqlblr klmse bu eok strnrh dO,Once yaplsmdan ayrlhr ayrdinaz, lktlsat teorisi uygulanmaz hale gellr. Ve gerc;ekten profesyonel olan

(2'5) ibid. s. vj,j

F.: 5

66

herhanqlblr tahmin yontemini her akhbasmda jktjsat~1 uygulamada gilveniiecek blr 'gey olmaktan eok teorik tahmin araclan olarak gorur ...

Benim Whitehall'daki tecriibem,ki!?inin kendl konusunu fazla absrtmrs olmaktan kaynaklanan ho~nuzsuzlugu tedavl etti. Bu, akademlk Iktisat bllqlalnln, ekonomlk konularda iyi ogutler vermek leln, mutlaka aranan blr kosul olduquenlamma gelmez. Bu lsln, bir imlversl.te semlnerlnde dikkatl cekmeveeek birinci slnlf uygulamacllarl vardrr. Fakat keslnlikle lnandsm kl yogun blr iktisat bilgisi {aynca ekoncmlk gerGe!dm'le iigili kantltatif bilgHer va «;agda~ iktlsat tarlhl He ilglli bilgiler de) Latlnce'den, Mantik'tan ve Eski~aglar Tarlhl'nden cok daha yai·3i"htllr ...

lktisat teorlsl, ekonomlk bUyi.iklilklel·in birbiriyle nasil ilgili olduglUm ve bu iliskllerln ne Kadar karmasrk oldugunu ogretir. iktisat«;1 olmayanlar, gereginden faz!a akademlk olmak egilimindedir. Bu gibiler ger«;ek dtinyadan cok fazla uzaklasrrlar. Hicklmse ekonomik so runlar hakkmda, blr teori olmaksmn dU!?Unemez. C;Unku ger«;ekler ve ili!?kiler cok karrnasik ve i~iE(edir. Fakat eger teorisyen egitim gormemi!?se, blr cok lmkam gormesini engeUeyecek eok krsml blr teori kurmaya yone!ecektir. Veya rastgele gec;ilmi~ eski ve eok llkel bir blclmde YOl"umlayacaI{tll·. Bundan sonra vebu nedenle bunun ic;in (Post ergo propterhoc) (fogu defa yetersiz blr ekonomlk aerklamadtr, Whitr:hall'· da ekcnomlk anallzln eok tartismah blrcok konusunda benimsenen iikel keslnlikten soke oldum. (26)

One sQruldOgij devirde neo-klaslk teori, sonuclan yonunden 90k krsir kalrmstir. Jevons, canlt bir blclmde yeteri kadar istatistiksel arastrrma lle i!?e baslarrussa da onun bu tutumu diger lktlsatcilar tarafrndan takip edllrnernlstlr. (GerQi bu d5nemde teoriden yararlanmadan pek 90k gerc;ek9i arastirma yaprlrmstrr.) Paretc'nun gellr daglh- 01111 adt veri len veya konjorrkturel dalqalanmalann yeknesaklrqi gibi lstatlstlksel genellemeler mevcut analizden kaynaklanrnarrus ve bunlanaciklarnak i9in ozel teoriler gelil?tirilmil?tir.

Neo-klaslk donemin tam sona erdigi gunlerde Prof. Clapham iktlsatctlarla soyle alay edlyordu:

(26) «The Econcmtst in Whi'tehall», Lloyds Bank Review. April 1957, s. 35·

67

Iyi bir ingiliz okulunda egitim gormu~ blr lktlsatc: dUljiunUD, Bu lktlsatcryi blr sapka fahrikasma gonderelim. Girdigi ilk odanm raflarrnda srraianrms kutularda sapkalar vardrr, Onun karstsmdakl raflarda da kutular vardrr, Bir rafm uzermde Azalan Verimler Sanayii, Sabit Verimier Sanayll, Artan Verimler Sanayii yazan bir etiket var, Bu rafrn uzerlndekl tozlu bir rafta da Azalan Verimler, Sabi~ Verimler ve Artan Verlmler Sanayiinde Mongoller (lie; dereceye aynlrms) etiketi var, En tepedeki rafta da Azalan VerimJer Sanayiinde Monopollerin Vergilendirllmesl vb gibi etiketler goriiniiyor. Bizim iktlsatcr, kafa yaptlarim geneJlikle begendigi bazt Iktlsatcrlar leln raflardaki bu kutularm fazla onemli olmadlgmm farkmdadrr, Fakat ne yapsm ki 0 bunlan hoealarmdan elmrs ve arkadaslan tarafmdan da itina ile hndiklanm gormustur. Ancak biitun okuduklarrm ve tarnsmalanm dUliliil'ldiigunde h;~ kimse kutulan aC;:lp yetki ile ve ikna edici bir bie;imd1e «sablt verimier sanayll: Corap; Artan Verimler Sanayil: ~apka» veya benzerl blclmde blr aerklama yapmaml~tl. Ayni sekllde Verimler Teorlslni garcek verilerle acrklayan bir sanayi arastrrmast da hatrrlamryordu. Belkl kendlsl boyle kii~iik bir arasnrma yapmaya ugra~ml~tl ve slmdl kendlslnln de verimler teorisini kullanma{hgml ve bunun ie;in de kimsa tarafmdan suctlanmadlgml hanrhyerdu,

Eve dondugUnde kltaphjimdan bir kltap ahyor: Sanayil ve Ticaret:

S<:ll1!Clyi Teknigi 've [sletme Organizasyonu Ozerine bir incelerne. Dokuzyi.iz sayf~YI bulan bu kltap, ya,amm ger~ekJeriyle dolu. Sapit Ve· rim!er'ebir dipnotta olmak uzere lkl atrf varken Azalan ve Artan Verimler'e blr avuc dolusu atrf yapJlml,tlr. Bunlar da bu kitaptan ogrendigi ingiliz, Fransiz, Alman ve Amerikan Sanayilerinin gerctek verileri He iigili olmaktan uzakn, Daha sonra Refah iktisatl'm denedi. Yaklasrk bin sayfa i~inde, her konunun «azalan verimler hali gecterliysen veya «artan verimler hall ge~erliyse)) diye baelamasrna ragmen hangi sanayiin hangi kutu lclnde oldugunu gostaren bir tek aerklama bile yoktur. (27)

Bu halin karurnca iki sebebi vardr,

Birincisi, tartrsrlan konularrn pratik bit onem tasrmamast idi.

Tavsiye edilen politika laisser faire idi ve hlcblrsey yaprnarnayi ayrrntill bir blclmds tarumlarnaya gerek yoktu. Vergi kurallanrnn. Marshall' In analizinden kaynaklandtjn dogrudur, fa kat bunlar bir politika rece-

(27) «Of Empty Economic Boxes», Economic Journal, September 1922

68

tesl olmaktan cok acrklayict blr aracti. Talebi esnek olmayan mallar verqllendlrlllrse vergi hasilatmm yok olacagl ve Marshall'm tGketici fazlast ile ilgili gori.i!?i.i porltlka He ilgili degildi. Eger birlsl Pigou'nun verql ve mali yardrrnlartrn ciddi sekllde ele alirsa, artan v_e azalan verlmlere ti:lbi sanayiieri anyor olacakti ve [Clapman'tn belirttigi gibi) hi9 kimse de bunu yaprmyordu.

Serbest Ticareti savunrnaktan baska, Laisser faire teorisinin ozunden kaynaklanan pratik sorunlarla (gLinlLik olaylann gerektird:gi ge<;:ici sorunlar dismda) ilgili soylenecek hlcblrseyl yoktu. Teorinin politlka lle ilgisinin neqatif olrnast ger<;ek verilerle kullarulabllecek ialevsel kavrarnlann geli~mesini enqellernlstlr,

Neo-klaslk Iktisatr uygu!amadan bu kadar onernll oleOde soyutlayan lkincl neden, teoride denge kavrammm egemen olmasrydi. Ekonornik teorlnln gorevi, ekonomik teolojinin aksine, test edilebilecek hlpotezler one si.irmektir. Fakat eger bir hlpotez, kapsadl91 bOtOn taraflann ge!ecegi dogru tahmin etmeleri halinde ulasilacak bir denge hal! lle cercevelentrse, ortada test edilecek bir ~ey kalmaz, COnkG peslnen bu hipotezin dogru olmayacaqiru biliriz. Oenge kavrammm egernen!igi, taraf!arm zaman icindeki butun davraruslanru ve birbirleri arasindakl etklleslmi tek bir model ictnde gostermen'in asm derecedekl zorluquyla mazur gosterilmi~ir. POr bilimsel nedenlerle basit blr dlnamlk model He geli~mi~ statlk bir model arasmda bir seclm yepmak gerekiyordu. Statik olarun seellmls olmasi rastlarm degildi; denqenln yansnnci uyumu, lelsser-Ialre ideolojisini destekledi ve bu g6ri.\~un qelistlrtlmesl bizl tehHkeli dU!,3uncelere vakit ayrrrnaktan allkoydu.

IV

KEYNEZVEN DEVRiM

Keynes'ln <;:agdal?lanmn ve bliytrklerlnln blr kisrm «Keynezyen Devrlrn» lfadesinl sevmezler. Bunlara gore Gene! Teorl'de boyleslne yeni blrsey yoktur.'" Hersey, hatta Genel Teorl bile Marshall'da vardrr. Fakat biz Marshall'm ogrencilerlnin neys lnandrklanru, tclertnden Hazine'ye intisap edenlerinin 1929 da yaymladrklan ve necklaslk teorinin uygulamada aldlgl sekli gosteren OnH.i White Paper'dan ogreniyoruz.?' 0 YII yaprlan Genel Secirnlerds Llyod George, uzun sureden berl % tO'un uzerlnde seyreden i:;;siz!igi (daha sonra <;to 20 ye yOkselmlstlr) devlet lnsaat proqrarru lie ortadan kaldrracaqrru vaad eden bir seclrn propaqandasi yuri.itQyordu. Hazine'den (anayasalar ilkelere tamarnen aykrri olarak) boyle bir seyln neden milrnkiln olamayacaqiru qosterrnesl istendi. Hazlne'nln tezi Ise cok bas'itti. Toplam tasarruf mlktan belli oldugu lcln eger, daha fazla yurtic;:i yatmrn yaprhrsa yurtdist oduncler ve bunun sonucu lhracat fazlasi azalacaktir: dolayisryla boyle bir giri!jlimin akorromiye bir yaran olmayacaknr.?'

HugLin boyle bir dusunceyo sadece gOlGnur. Slrndl burada buyQk kavqalar verrnls ve zafere ulasrrus efektlf talep teorlslnln bilinen hikayesini anlatmak gereiksizd'ir. Bu nedenle biz bu yeni dusuncer.tn daha oncekl bolurnlerde tartl:Jtlglmlz konularla ilgili clan yonler: uzerinde duracaqtz.

Herseyden once, Keynes klasiklerin bazt makul dG~ancelerini geri getirdi. Kapitalist slstemt, bir sistem, devamh bir iJgl ve tarih-

11J Keynes onoosi t€oriyi dizJe~in'ln diblnde ogrentdriglm bu l<i'~Herin bona bOyle b'ir Id<li<Hja bulu'nmalon oldUlkco zordur.

12} Memorondum on Oertcln Proposals Relating to Unemployment, Cmd 3331 (3) op, cit s. 47

70

sel geli~menin blr devresi olarak gordO. Onu bazan ofke v» Omitsizlige dusurrneslne ragmen onayladi veya orasmi burasrru onartp i~lemesini saglamaya deger buldu. Fakat trpki Adam Smith gibi, onun savunmasi da amaca danOktU:

Bence, iyi yonetilmi, Kapitalizm,kendi lelnde pek cok yonden elestlrllebilmesine ragmen goriinUrdeki alternatiflerine gore ekonomlk amaelara ulasmak yonUnden daha etkin krlmablllr, Sorunumuz, tatmin edici bir ya!(iam tarzt lie llqlll idealimizi bczmadan milmktin

olclugu kadar etkln bir sosyaJ organizasyon kurmaknr.?" ~

lklnclsl, Keynes laisser-faire teorlslntn ortadan kaldlrdlgl ahlak sorununu geri getirdi. Cambridge'de hicbir zaman lktlsatm Wertfrei(S) oldugu veya pozitlf iktisat lle normatif iktisat arasinda kesin biraynrn olduqu bize ogretilmedi. Arastrrrnanm rneyva Jcln olduqu kadar isrk lcln de olduqunu biliyorduk. Fakat laisser faire'in uyusturucu etkisi Cambridge de bile gayet etklll oldu. Kuskusuz Marshall bOyOk blr ahlakc: idi, fa kat her nasilsa ahlak daima en iyiye yakm sekllde mevcut oluyordu. Pigou, Economics of Welfare [Refah lkttsadr) nm ana fikrini, laisser-faire'in maksimuin tatmlni saglayacagl yolundaki kurahrn, lstlsnalan ile belirledi kuralm qecerll olup olmadiqrm sor- . madt. Kaynaklann kullarum alanlart arasmda mOmkOn olan en bOyOk etkinlikte dagltlmlnl saglamak lcln bazi dOzenlemelere gerek vardr, Ori.inOn dagltlmrnda ortaya C;1'kan aksakhklar kusku yarattiysa da bunlar kolaylikla iitoplk hayallere don01;ltOrnldO. Keynes bile, [1920 lerde) az once gordOgOmliz gihi, kar motifinden fazla hoslanrnadrqi halde onun ekonomik sistemi lsletmek yonOnden .gorOnOrdeki» alternatiflerinden daha iyi bir mekanizma sagladlgml dusunuyordu, Tek Itirazt, kaynaklann mOmkOn olan en iyi kullarurmru saglamadlgl ile ilgillydi.

, , ~

,

1930 larda ekonominin kaynaklanrun bOyOk bir krsrm hlcblr sekllde kullarulrruyordu. Keynes hastahqm mevcut mekarrlzrnanm giderilmesi zor bir ekslkllqlnden kaynaklandtqt teshlslnl koydu ve hemen arkasmdan her Insarnn kendini Iyllestlrlrken topluma da yararlt o!dugu yolundaki rahatlanci kurala bir lstlsna getirdi. Bu Istisna ile klslsel kar tutkusu ile toplum yararmm uzlastmlmast enqellendl.

Keynes'in kapitalin uretken olduqu lcln degil fakat kltoldugu lcln blr gelir getirdigini one sOrmesi ile karl savunan metafiziksel ge-

(4) Esscsvs in Persuoslon, s. 321

(5) Wertfrei tcrcfstz, notr cnlcmmdc Almcnco bir deyim (CeViren)

71

rekcelerin ozenle geli~tiri!mi\3 butun yaprs: blrden yokoldu'". Daha da kotusu, taaarrufun bir i~siz!lk nedenl oldugu fikri, bir biriklm kaynagl oldugu lcln esltslz geliri hakl: crkaran kokll kesti.

Genel Teori'nin kabulunil bu kadar zorlastiran sey onun entellektiiel ir;:erigi degil (gunku serin kanh blr yaklasimla kolaylrkla ogreni· lebllir] fakat 90"-< etklsi yapan yanstmalandrr. Yeni doktrin ozol fazlletlerin (tasarruf tutkusu ve dikkatll. yonetlm) toplumsal kusurlar alacarp yolunda bir teze sahip gori.ini.iyordu.

llerleyeceqlrnlz yolu stmdl gormu:;> oluyoruz. Tamisti'hdam hall devam ettirilecekse, toplumsal acrdan, harcama yerine tasarruf daha 90k tercih edilen blr durumdur. Tasarruf, sadece yatmm tarafindan kullarulmadrq: zaman kotudur. Fakat Keynes bir «ahlaksrz slstem-l destekllyor gorOndugu zarnan, Mandevllle'in Adam Smlth'e gorLindOgunden cok daha fazla elestirlye layik goru!mustUr. Ve, kuskusuz Keynes, Mandeville gi'bi, cok korkunc blr can S!l~ICI ldl. ACI hap'anm teskln edict bir sekerle kaplarnadan vermeyi terclh etmlstl, Ne kadar aCI ve tiksindirici o!urlarsa 0 kadar yararlt olacaklardrr.

Catisan crkarlarm kendlllqlnden bir uyumlu bOtOn hallne dorulsecegi lnanciru yrkrnakla Genel Teori, neoklasiklerin sessizce qeclstlrdlklerl seclm ve karar sorununu a91ga crkardi. ideolojilere son verrne ideolojisi 90ktu. iktisat blr defa daha Politik lktlsat'a donu$tO.

Ogi.incusu, Keynes zarnam iktisat teorlsine geri getirdi. «denqe .. ve «rnirkemrnel tahmin .. kavramlanrun ihmale mahkOm ettigi Uyuyan Prenses'i uyandirdi ve onun dunyarmza girmesini sagladl.

Bu serbestllktlsata bOyuk bir hamle yaptmp onu teolollden i!me yonelttl. Artik hipotez!erin, onceden tasdik edilmeyecekleri belli olan bir cerceve lclns almrnast gerekmiyecerkti. Gelecegi ve qecmlste olup bltenlerl bllrneven lnsanlann Y8$ad!ql blr dunya i1e i!g1!! hipotezler en azmdan ilke olarak test edilebilir blr blclmde ortaya kcnmak zorundadrrlar.

II

Keynes ekonometri hakkmda 90k suphect oldugu halde (Son ylrmi yil lclnde yapilanlann Keynes'in kuskulartrn ortadan kaldiracak bl-

(6) General Theo r)" 5. 213

72

ctmde oldugu cok ~Ophelidir) yeni istatlstlksel cahsrnalan mOmkGn kilan odur. How to Pay The War (Savas'in Flnansmanr) da modern clft kayrt slstemlne g6re hazirlanrnts ve vertlert Erwin Rothbarth tarafrndan toplanrnrs ilk Milli Gelir tablolanru 0 kullanrmstrr. ve onun etkisiyle bu metod resmen benlrnsenrnls ve simdl butim dOnyaya yerlesmlstlr.

Zamana aglrhk verllrnesl i'ktisat teorlsinin tarlhle iliskl kurrnasma da neden olrnustur. Keynes bir bllirn adam 10m titizliginden yoksundu. Bir tezi acrklamak icln herhangibir ornegi secerdt. Eger orneklerden biri ona ihanetederse bir baskasrm bulurdu. Shakespear'in dehast gi'bibir dehanmancak bir enflasyon donerninde ortaya «Ikacagl gibi<7l veya zarnan zaman zelzeleler olup yenlden lnsa faaliyetlerini hrzlandrrmadrkca medeniyetln kurulamayacaqr'" gibi «;:llgmcB tezler one sGrmG~ti.ir. Bu kayqisrz onerller, analizin paradokslanm belirtmek i,<fin kullarulan yapay sOslerden lbarettl. (Keynes iktisat tarihini ciddi olarak ele alrnayi yetrnis yasma geldiginde yapmayt tasarhyordu. Bunu nasil yapacajitru ise bugOn kestiremiyoruz.) Keynes bir tarlhcl 01- madlgl halde, Genel Teorl lktlsat tarlhlnln analitik blclmde lncelenmesl lcln geni~ bir alan yaratti. Ondan once, bugOn gec;,erligini yitirrnls olan ve fiat hareketlerlnl altm am lie aciklayan teori distnda tarihle teori arasmda hemen hernen hi«;: il'i~'kl yoktu. Tarihte, kalkmrnarun temel nedenlnln teknlk yenilikler olduqunu ogrenirken, teoride pek cok uygulama «belli bir bilgi duzeytnde- yaprhyordu. Yenilikler ozel ve gu«;: bir soruydu ve eger cevaplandtnlrnaian rnurnkun olsa bile, onert her birl dengede iki farkh bilgi durumunu ayn ayn ele almak suretiyle geli~tiri,Jjyordu. Marx'm Islalh edllmls bir sekllnl akademik doktrine getiren Schumpeter kendi ststernlni yeniHklere dayandirrrussa da ortodoks yaklastrndan pek az uzaklasabllrnlstlr. An-' cak Keynes'in geleneksel bag Ian .kcparrnasmdan sonradir kl qercek yerini bulmustur.) Tarihte, ekonomik sistemlerin geli!?mesini ve «;:okmesini ogrenirken, teorlde Hobtnson Crusoe'nun adasmda yasarnt yonlendiren bir dizi i1keler vardi Va Robinson Crusoe hayali koylUlerle (Londra veya Ohlcaqo'da olacagl gibj) kumas ve sarap degi~ tokusu yapiyordu.

Tarlhte, uluslar degh;;I'k blclmlerde ve bilytrklllklerde olup cesltll cografya ozelliklerlne Ve sosyal geleneklere sahipken, teoride sadece

(7) Treotlse on Money, oilt 1I. s. 154 (8) General Theory. s. 129

73

.!\ ve B olarak seklllenlyor ve herblrl sadece miktarlan farkh olan ayni urtlm faktorlerlne sahip ve ayni urunlerln ticaretini yapan ulkeler olarak ele almryordu.

Tarihte, her olaykendi sonuclanna sahlptlr ve 0 olay olmarrus olsaydi ne gibi sonuclar ortaya cikardr? sorusu gere'ksiz bir spekulasyondan ibaretken, teoride sistemin ulasacaq: tek bir denge durumu vardrr ve sistemin nereden yola <;.Iktlgl onernlt degildir.

Genel Teori dogal olmayan engelleri aradan kaldtrarak tarih ile teorlyt tekrar biraraya getirdi. .Fakat teorisyenler lcln zarnaru ele almak kolay olmarrusnr. Aradan yirmi YII qecmls olrnasma ragmen uyanan Prenses h§l§ saskm ve dalqm haldedir.

Keynes de ayaklan ilzertnde sendelemeden durarmyordu. Zeman boyutu olmayan <;:ogaltan hakkmdakl dilsilncelerl'" son derece kuskuludur. Analizin, panlnh cellskllerle cevrlil saolt krsrru, hernekadar bir zaman arunda ortaya cikan yatmrn orarundakl degi$menin etkllerini izlernek lddlasmda ise de, statik kisa donernll denge durumlarirun karsrlasttrmasma dayalrdrr.

Keynes sadece 90'k krsa donemll sorularla Hgiliydi. (Sik sik ~oyIe derdi: « Uzun d6nem alt siruf i:igrenc'ilerine (undergraduates) alt bir konudurv.l Ve onun lcln farkh durumlara ait yaprlann mukavesesi ile degi~menin sonuclarrrun izlenmesi arasmdaki ayrrm, hernekadar Sir Dennis Robertson ile aralannda slddetll tartismalara neden 01- mussa da'!", pek fazla oneml! degildi. Fakat uzun donem sorunlarma gelince bu aynm kacrrulmazdrr ve yuzmeyi dengenin sakln sularmda ogrenenler, tarihsel enaltztn qereklertnl 90k rahatsiz edici bulurlar. H§I§, donrnus bir havuz iistune konan ordek gibi kayrp, sendeliyoruz, au<;:lUkler lclnde bocalayip duruyoruz.

Stattk denqeyl en azmdan kapital birikimi ile ilaili olarak kaldirdik. Tasarruf arzusunu, yatmm lstejilnden ve her lklslnl de bekleven bir stokun arz flatmdan ayrrmayi ogrendik. lktlsatm 'diger dallarmda zaman boyutu olmayan dengenin tarihsel geli~me ile ikame edilmesi i'gin uzun bir milcadele donerninln ge~irilmesl gerekiyor.

(9) General Theory, s. 1~

(1'0) Bkz: M. G. JOHNSON, «Some Cambridge Oontroverstes on Monet·ary Theory» Review of Economic Studies, 1951-2, XIX (2) 49.

74

Keynes nlsbl fiatlar teorisi ile ilgilenmedi. Gerald Shove, Maynard'in kryrnet teorisini anlamak lcln gerekli yirmi daklkayr hlcblr zaman ayrrrnadrqrru soylerdl. Bu konularda geleneksel teoriyi yalruz basma brrakmaktan mernnundu. Uzun sure Marshallyan bavulu beraberinde tasrdt ve hlcbtr zaman qlyerneyeceql elbiseleri atmak lcln bu bavulu acmadi. Keynezyen devrim ancak slmdt bu alanda da yolunu acmak lcin yava9 bir mOcadele veriyor.

III

Entellektuel atalet lclnde ilerleme cok yavas ortaya cikar. HataIan ortadan kaldirmak lcln kabul edllmls bir yontern bulunmayan bir konuda, doktrlnler uzun bir ornre aahlptlr. Blr profesor kendisine ne ogretildiyse onu agretir ve ogrencileri hocalanna olan ozel saygtlan nedeniyle, hocalanru elestlrenlere karst, sadecs bu hocanm ogrencileri olduklan i9in, karst koyarlar.

Pigou ve Marshall lle ilgi!i olarak bu konuda aynntrh blr ornege sahtblz. Pigou'nun Genel Teoriyi degerlendirmesi(11l sert, slddet!l ve daha scnradan kendlsintn de kabul ettigi gibi manttksal yanden yan- . lrsn. Pigou'nun bu sekllde davranmasmm nedeni, Keynes'in Marshall'a hucurn edls tarzmm kendisini cok Ozmesiydi.

Eger yapmak isteseydi, Keynes'in Marshall's karst «cornert» davranmasi, Marshall'in Ricardo'ya yaptlgl gibi, cok kolay olacaktr, Yant kendi fiikirlerini kolayltkla Marshall's yukleyebilirdi. CunkO Marshall'm gor[I~lerindeki bellrslzllk, Blcardo'dan cok daha kolay blr biclmde, lsterrlldlq! sekllde yorumlanmaya elverlsllydl. Fakat Keynes, (Adam Smith'in salrlerlnln aksine) klndarliktan uzak ve kendinden ernln oldugu lcln herhangibir drs yardrrna gereksinme duyrnadan Marshall't fikirlerine encok karsit olan klsl olarak secmeyl, onu ezlp yoketmeyi, alay etmeyi ve ezilenler Ostunde dans etmeyi tercih etti. Cur.kG kendisi icln en onernll seyln, yeni bir l?ey saylediginin lnsanlar tarafrndan farkedilmesini saglamaktI. Eger nazik ve yurnusak 01- saydr, eger bilimsel uyan ve akadernlk ihtiyat yontemini kullansavdr kltabt dikkati cekmeden kaybolup gidecek ve lsslzltk lclnde gGrOyGp giden milyonlarca ailenin kurtulus Omidi olmayacaktr, Kltebtrun geleneksel teorinin kursaqma oturmastru ve dolayrsryla ya kusmaya veya onu usulOne uygun blcimde c;ignemeye mecbur kalmalanru istiyordu.

(11) Economica, May 1936

75

Pigou onu kustu. Fakat errurum ki bunu, lclnde kendisi icln hatrr kmci g6rii:;;ter olduqu lcln degil fakat Marshall'a alan sadakatlne dl] uzatildlgl lcln yapti.

Pigou ayni kltabt on iiI; YII sonra tekrar eline aldrqmda ve onu serlnkanhlikla okuduqunda pek <;:ok konuda onunla ayni sekilde dustindugunii ve Keynes'l yantis gosterenin kendi degerlemesi olduqunu qorunce sasrrdr. 0 emekli olmus, Keynes ise olmu$tii, fa kat Pigou Unlverslte ogrencilerine, kendi degerlemesinden dogan hatalan tamlr lcin iki konferans vermesine rnusaade edilmesini isted!'!". Genel Temi, fakiiltedeki darusmanlartrun okuyup okumadrklanna dikkat etmeyeceql bir baska klasik kitap haline gelen gen<;: lnsanlar lcln 90k esrarh, eski savaslan yasarrus olanlar lcln ise hareketll ve degerl'i bir tablodur.

o simdl bize, klslsel duygulann eskl fikirlere yeniler karsismda nasrl blr savunma yaratacaqmm olaganiistU acik bir ornegini verir.

Kuskusuz tamarniyle entellektiiel olan bir yanii de vardir. Yeni fikirler sadece yeni olduklan lcln zordur. Devarnh tekrarlanrnalan, eski fikirlerin catlaklanrn ve tutarsizhklanru bit olcude giderirken yenllerin benimsenmesi zordur. Yeni fikirlerin kendilerine yolacacak Keynes gibi buldozere lhtlyaclar: vardir.

Denge teorisinin yasarmrn siirdiirmesinin bir de pslkolojlk nede· ni vardrr, Denge kavrarrunm dayanrlmaz blr cazlbesl vardir, miikemmel bir sekllde calrsan bir rnaklnanm sessiz ugultusu, Zit etkilerin acrkca goriilen dengesi, tesadiifi bir degi:;;iklikten usulca ve kendlllginden kurtulma! Dengede Freudian bazi seyler de olabilir rnl? Ana rahmine donrne ozlernl ile ilgili midir? Entellektiiel yonden yetersiz olan bir fikrin nasil olup ta bu kadar etklleylcl olduqunu aciklarnak lcln psrkololtk bir acrklarna aramak zorundayiz.

IV

Denge kavrami kuskusuz, analizin vazqecllmez bir aracrdrr. Marx bile, tasarruf ve yatmrn ile kapltal blriklrnt anallzlnl yaparken analizi basltlestlrmek lctn "bas it yenlden uretlrn- kavramma basvurrnustur. Kapital mallan stokunun sabit tutulduqu basit yeniden ilretlm hali ile Pigou'nun -rnevcut durgun dururn-u arasrnda biiyuk benzerlik vardrr.

(12) Bkz: «Keynes's Ge'nerol Theory, A Retrospective Rev'iew»

76

Fakat clenge kavramrrn kullanmak lcln onu yerli yertnde tutmak gerekir. Denge kavrammm yeri bir analitlk onerlnln baslanqic asarnasrdir. Onu qercek olaylarla test edllecek bir hipotezi belirlemek Icln kulianrnarnak gerekir. C;un'kG kesinlikle biliyoruz ki gerc;ekleri bir denge durumunda bulmak mi.imkOn deqll. Bazi yazarlar uzun ddnerni gelecekte blr gun ulasacaqtrmz bir tarlh gilbi dilsimmektedlrler. Hatta bazan, eger denge durumunda bazi seylerin dogru olacagl gosterileb.illrse, mesela ltnalat eslttlr ihracat veya kar normal kara eslttir gibi; denge hallnln her gun bu gun veya gelecekte, genfe'kle~memesinin fazla onemli olmayaoaqtru one surerler, Bu tarz dusimcenln 9agdal? blr ornegini vermek le'ln uzun donemds her monopolOn ortadan kalkacagl soylenlr.'!" Bu acele ile yapilan bir genelleme olarak gorOnOr, fakat onernll olan nokta bu degildir. Onernll olan nokta bu onerinin ortadan kalkmayan Allah'm her gOnO bir sOrO monopolOn mutlu bir blclrnde yOkse'k karlar elde etmesi gergegine ragmen monopol kanrnn onernli olmadiqrm one sOrmek i<;.in kullarulmasidrr ... Uzun donernde hepimlz olGyOz.» Fakat hepimiz birden olecek degiliz.

Uzun donern dengesi kaygan bir ytlan bahgldlr. Marshall'm uzun donernle kastettlqinln belli bir sure sonrasrrun gelecegi oldugu acrk tir ve bu yararh bir isimlendirmedir. Fakat 0 bununls yetinmeyip kendlsine yaklasrlmak lstendlkce yerdedlstlren bir denge durumunu tartismaya yonelmil? ve bir dOzlem diyagrammm O~ boyutlu durumlan lcinds hersey! amp sacma cevlrrnlstlr'!".

• ,--. 1

,

Kendlslne yeklasilrnak istendlkce yer degi~tiren blr denge e9i1'1- minden sozetrnenln blr cellskl olacaqiru kimse Inkar edemez. Buna ragmen kavram yine de varhqmt surdurmeye devam eder. Bunun lclndlr ki bu kavramm devarnhhjitru akh asan bazi psikol'ojik acrklamalarda aramak zorundayiz.

Marshall zaman a yervermeyen kavramlarla gen;.ek yasarna uvou[anacak genellemeler yapmanm 9091-090nun farkmdaydt. Normal fiat «eger yasarnm genel kosullart ekonornlk 9091er1n tum etkilerini ortaya koymasma yetecek zarnan stlrecl kadar durgun kahrsa ortaya C;Ikacak degerdir.,,(15)

(13) Peter Wiles; «Are Adlusted ROUlbl'es Rcrtionol», Soviet Studies, October 1955, s. 1t,04

(14) Principles, Appendix H. (15) I'bid. s. 347

77

Sir Dennis Robertson, bu yarqryr, bununla tatmin olmayacak bir elestirlclnln yoldan crkrnrs bir klsl olacaqirn dusunerek, of key Ie tekrarlar'!". Fakat, belli bk durumda mevcut ekonornlk gLu;.ler tamarnen birbirlne Zit ise ne olacaknr? Mesela yapilan yatmrn kar beklentllerinin sonucu olan bir tarafr, kar beklentilerl ise qerceklesrneyecek dige, taraf olusturursa? Eger yeterll zaman varsa bu gO<;lerin isleyislnln neden olacaqr denge nedir? Ve herhanqibir durumda «durqunluk sartlan- belli bir nufus ve kapltal rniktanna ml, belli bir buyiime oraruna rm, yoksa bOyOmenin belli bir hizma rru uyqularur?

Eger bu blirneceler cevaplandtnlabllseydl ve fiii durumun yonelme eglliminde olacaq: normal noktaya ulasrnak lcin gerekli zarnana belirli bir anlam verilebllseydl bile, ger<;ek durumun denge dururnundan ne kadar uzak olacaqmr, arastirmak zorundayiz: Normal durumun hmna oranla, normale doqru gosterilecek tepklnln hrzt nedir? Hangi durumlarda fark buyuyor, hanqilerlnde kilculuyor? Bunlar ilsmc ve onemlt sorulardrr, fakat Keynezyen devrirnln hukrnu altina giren ozel blr bolurn-konjonktur teorileri- drsmda ender olarak ele ahnrrus ve kendt hallne terkedilmlstlr. Teori normal durumun tarurnlandlgl yerde kalrms ve denge ninnisi daha fazla arastirrnayr uyutmustur.

v

Bunlar, Keynes oncesl fikirlerin yasamasmm ve yeniden canIanmastrun ikinci derece nedenleridir. Temel neden lcln ideolojik alana bakmarmz gerekiyor. Keynes, neo-klasiklerln ozel egoizmle Kamu hlzrnetl arasmdakl uzlasttrrnalanru tahrip ederek ahlak sorununu iktisata yenlden getirdi. Aynca blr zayif taraf daha gosterdi. lnsan yasarmnda, benim crkanrnla baskalanrun crkan arasmdakl UZi3$maZIlga benzer bir baska uzlasrnazlik daha vardrr. Bu da sirndlkl benle gelecekteki ben arasmdakl uzlasrnazhknr. Neo-klaslk ideoloji bu lhtllaf yozme'k yerine on dan uzak durmayt tercih etmlstlr, Basiret, fazilete benzer ve nefslni kontrol etmeyi gerektirir. Blr fedakarhk olarak bekleme kavrarru, servet sahibinin devarnh olarak bu serveti «bugunku zevkler- leln tuketme egilimin~e oldugu ve falzln onu bundan ahkoymaya yonelten blr «odOI., olduqu fikri i1e ilgilidir.

(161 Lectures on Economic P~inciples. VOl. I, s. 95

78

Neo-klasik sistemin ekonornlnln bGtunG hakkmda bu kadar bellrsrz olmasi ve butun di'kkatini nlsbl fiatlar uzerlnde toplamasi, temel soru olan gerekli faiz oraru sorusunu boyleslne yetersiz bir dururnda birakmasrna imkan veriyordu. Eger ben gelecegi iskonto edersem, 0 qelecek, bu gune donu~tClgu zaman, kendimi tekmelemem gerekir. Toplumun optimum tasarruf orarn bu tarz kal rrrkafal I tiplere ml emanet sdilecek?' Va gelecek neslller ne olacak? Aile duygusu zayif bir destektlr, C;unkG tasarruf lcln en buyuk gelir fazlasma bekarlar sahlptiro Birikirnln sana ereceql bir durgunluk hali, Marshall'm taklpcileri icln bu tur cansrkrci sorulardan kacmrnak lcln bir slgmaktl.

Genel ieori'den on yll once Keynes laisser faire'in cenaze nutkunu soylemlsti:

Once Lalssez-Falra'tn zaman zaman dayandlgl meteflzlksel veya gene I llkelerl ortadan kaldrrahm, Fertlerin ekonomik faallyetlerlnde ali~ll!mil? blr «dogal hurriyet»e sahlp olduklan dogru degildir. Malik Olanlara veya Elde Edenlere devamh haklar veren bir «sozlesme» yektur, Diinya, ozel ve toplumsal eikarlann daima uyu~acagl blclmde YUKandan idare edllmlyor. Burada, a~aglda da onlarm uyu~a:cagl bir uygulama yok. Ki~isel «;Ikarl aydmlatan lktlsatm Prensipleri'nden onun dalma toplumsal crkarlara uygun ~ah~acag. anermesini ~Ikarmak dog· ru degildil', kendl amaclanna ulasmak lcln ayrl ayr. hareket eden fertlsr, bu amaclara ulasmak yanunden ekserlya cok zaYlf veya cok blIil'l@_fsizdir. Tecrubeler, fertlerln bir sosyal birlik olusturduklan zaman, ayn ayr. hareket etmelerl haline oranla daha az isabetli davrandiklarim gostermiyor.

Bu nedenle soyut temeller yerine Burke'nin «kanun yapmanm ne lnce noktasr, ya!li, toplumsal bilincl yanlendirmek lcln devletin ne yapmasr gerektigi ile, milmkiin olan en ·az mudahale ile fertlerin gflyretlerine neyin terkedilmesi gerektiginin bellrlenmes'» diye bellrledigi konuyu aynntrh blclmde incelememiz gerekir. Bentham'm unutulmus fa kat yararh srmflandrrmast olan Gundem (Agenda) i1eGun· dem dl,' (Non.Agenda) aynmrm dikkate almaya ve bunu yaparken de Bentham'ln devlet mildahaleslnln ccgenellikle gereksiz» ve «genel'ik· Ie zararh» oldugu yolundaki anyarg.sm. dikkate almamaya mecburuz, (17)

(17) Essays in Persuasion, s. 3'12-13

79

Lalsser-Falr'ln Sonu'nda Keynes biriklrn problem: konusunda sadece sunlan s6ylOyordu:

lklncl omegim. Tasarraf ve Yannmla ilgilidir_ Toplumun bir biitun olarak na kadar tasarruf etmesi gerektigi, bu tasarruflarm ne kadarrnm yabanci yatrnm olarak yurtdtsma gitmesi gerekti9i ve yatrrim plyasasmm mevcut orqanlzasyonunun tasarruflan en uretken ulusal kanatlara gore dagltlp dagstmadlgl konularmda e~gudumli.i blr karar mekanlzmasmm gereldi oldugtma tnamvorum. Bu meselelerln tomuyle slmd! olclugu glbl ozel degerlendil'me!erin ve ozel karm tesaduflerine terkedllmemesl gereittigini dli~unuyo,um. (l~)

Ama mesele olarak potansiyel tasarruflann lsslzllk lclnde israf edllmemesl, yatmlabllir kaynaklarm kullamlmasi gOndeme (Agenda'ya) eklendiqi zaman sankl gOndem drsmda (Non-Agenda) pek az degerli $ey kalmrs gibi gorOnOr.

Temel nokta hakkinda tartrsmak lrnkansiz hale ge!mi$tir. Fakat Keynes'in eski doktrinlere ozlern duyduqu anlar vardrr.

-Genel Teorl'nln yolacablleceql Sosyal Pelsefe». okuyucunun umdugundan cok daha az radlkaldlr:

Bizirn bu gun kabul goren klaslk lktlsat teorisini elestlrlmlz onun anallzlnds mantrksal catlaklar bulrnaktan «;01< onun zimni farazlyeleri .. in eok ender olarak ge .. «;e!de~eceg~ni veva hi~ g\Srt;ekle~meyecegini ve bu nedenle ger(fck dunyanm konornlk problemlerlnt c;ozemeyecegini lsaret etmekten ibarettir, Fakat eger merkezl kontrollantmzla gel"~ege yakm blr tam lstlhdam iiretlm seviyesine yaklasrlmasmr basanrsa, klaslk teori bu noktadan sonra yine varhgmi surt1urur. Egar tiretim hacmlnl blr veri olarak kabul edersek, yani klasik di.i~unce kalrbmm dl!?mdaki guc;ler tarafmdan belirlendigini farzedersek ozal klslsel crkarm: neyin uretilecegini, uretim faktorlerinin hanql oranda blrlestlrlleceqlnl ve iiretim degerinin bunlar arasmda nasrl dagltJ!acaglnl belirlemesine kars cikmak lcln bir neden yoktur(19).

Bu srrurlandmlrms kurallikta lalsser-falre geli$mesini silrdurebllir; buradan kaybedilen araziyi tekrar ele ge<;:irmek i<;:in saldinlar dtizenleyebilir. Eski ideololk gOJ<;:lerin, uzun d6nemde kaynaklann optlmum daglflml flkrl etrafmda bu canlanmasrdrr ki Kryrnet ve B61u$Om

(18) i'bid., s. 31'13

(19) General Theory, $,37'8

80

Teorlslnln tarihsel zamanla ve Refah teorisinin de insan yasarmyla ilgilenmesinde cok yavas bir Ilerlerne kaydedllmeslne neden olmustur.

VI

Butun bunlann en acrmasrz blclmde kesllmesi, Keynes'in gumrOk tarlfelerlnin onu koyan Olkeye zarar vereceql yolundaki teorlyl reddetmesiyle olrnustur. Salt teoriyi ve Bickerdike'in onerlslnl lncelernemistlr. Aksine cok daha basit ve daha dogrudan bir blclrnde talebi yabane: mallardan yurtlci mallara kaydiracak bir gi.imrOk tarifesinin yurticl sanayilerde lstthdami arttrracaqt konusu Ozerinde durrnustur.

Keynes, Pharisee mezheblnln?" en kat I blclmlnde, yal?adlgl donemde dogmati'k bir Serbest-Tlcaretcldlr. Eski fikirlerine fazla sadrk olmadtqt icln, Genel Teori'de kendlslnl, slrndl hucurn edeceql doktrlnin temsilcisi olarak gorOr:

Belki en iyisi, bir ornek olarak benim ne yazdlglml nakletmek olaeek, 1923 de klasik okulun kendisine ogretilenlerden kusku duymayan ve hic;bir endlsesl olmayan sadtk bir ogrencisi olarak !?oyle yazdlm: «Himayenin yapamayacagl tek bir!?ey varsa, 0 da, i!?sizliQi gidermektir ... Himaye ic;in muhtemel yararlarma dayah bazl onerller vardrr ve bunlan cevaplarr:ak ta kolay degildir. Fakat i,sizligin gide· rHecegi lddiasr, Himayeci yanllgmm en somut ve en kaba ,eklidir .(21)

Bu gorOl? gerc;ekte, esas doktrinin bir parcasi degildL <;OnkO Serbest Ticaret doktrlnl, tam lstihdarru veri olarak kabul eden bir model lcinde olusturulrnustu. Bu nedenle, bu gorii!?, 0 yrllarda ogretilen «halk lktlsatr- run bir parcasiydr.

Neoklasik dusuncenln a~agl lnlslnl bellrledlqinl soyledlqlrnlz cahsmada once su gorO!? one surulmustur: -lthalan azalttiqtrnrz zaman uzun donernde thracati azaltrnaktan da kacmamayrz.s'?" (Bu gorO~e gore ondokuzuncu yOzyll ekonomisinin ovOne; kaynagl alan yabanci yatmrrun ortaya crkmarnasi gerekirdL) lklnclsl, bir ihracat fazlasma sahlp olabllirdtk, fakat bu kendi OIkemizde degil yabanci Olkede yatr-

(20~ Phar;see. m'll'se'JIHerde dini bi·r tcrjkot odidrr. AYn'i zamanda il<l yuzlu klmse cnlommo do geUr. Yozcrm bu iikinci cnlcmc a~lfyap'tlgl o!?ogldo belli 01- mcktodir. (CeV'iren)

(21) ibi·d., s. 334

(22) Tariffs: The Case Examined, S. 53

81

nm yaptlQlmlz anlamrna gelir(23) ve nihayet eger lsslzllk i9in birseyier yapilaceksa bunun en iyi yolu yurtlclnde ev ve yol yatmmi yapmaktir. Kuskusuz bu son oneri bir politika tavsiyesi niteHgindeydi (aslinda 0 devrin kosullari Icinde, bir miktar himaye veya devaluasyon devlet lnsaatt politlkasi lcln gerekli yardtmcrlar olacaktr.l Fakat bu tartrsmarnn yazarlanrun gordugu gibi bu oneri Cln'de kltil;k olduqunda one surulen rnazerete benziyor: Kendi halkrrn lclnde bu kadar rnuhtac insan varken Cln'dekl krtlrk lcln acrlan kampanyaya neden katrlayrrn? Kimseye baqrsta bulunmayacaqrml

Serbest Tlcaret tarafta ... lan arasrnda, digerleri arasmda oldugu gibi, bu tarz kamu harcamast programlarma ne kadar yer vermenin yerinde olacagl ve bunlarm dogal ve gerekli yeniden di.izenlemeleri ne olt;:ude geciktirecegi konusunda degi~ik goru~ler vardtr. Fakat, lire· tim faktorlerlnln devamh bir i~siz krsrm olacagml gosteren yonii i1e Serbest Ticaretin sarsrlmayan bir durumu vardrr, Ciinkii Serbest Tlcaret, -uluslararasi i!jiboHimiine uygun olarak, yaratacagl ahs verlsle ucret polltlkasr, yatmm ve lsletrne kosullarmm yol a~acagl istihdamdan daima daha fazlasrm yaratacaktlr.<24J.

Bu ornek bir kere daha. bir ideolojinin gen;:ekten ne kadar az mannqa lhtlyaci olduqunu gosteriyor. Keynes'in Serbest Ticaret go· rusune gosterdigi vefaslzllga karst koparrlan buyuk feryat, ki saglam klsller) aglatml~tlr, blr ideolojinin kendi yararhlijim: ne kadar uzun sure devam ettlrebilecejilnl gostermi~tir. ingiltere'nin en buyuk lhracatci ulus oldugu bir zarnanda telklnlerlne en - azrndan vatan severlik y6niinden lhtlyac duyulan, doktrinler, 1930 larda cok az kiymet tasumslardir,

Serbest Ticaret doktrini moral problernin neoklasi:kler tarafrndan nasrl ortadan kaldmldrqrrun ve Keynezyen Devrim tarafrndan nasrl tekrar geri qetlrlldlqlnln en acik delllldlr. Serbest Tlcaret doktrlnin de, Blckerdlke'ln unutulan itlrazt ve Marshall'in okumayan ltlrazi notlan ile birlikte, oyle gorunuyor kl fazilet ve klslsel cikar blrblrlnden aynlmazdr. Serbest Tioaret sadece birbOtOn olarak dunva lcln degil fakat her ulus iQin de iyiydi. Hleblr ulus, ne i$sizligi baskalan-

(23) Loc. clt., s. 56 (24) Op, Cit., s. 74

F.: e

82

na lhrac ederek ne ticaret dengesini kurarak ve ne de fiatlarda bir avanta] saqlayarak kendisl lcln bir seyler elde edeblllr. Ulusal cikar herkese yararh o!acak polltlkalan gosterir. Himayeden dogacagl soylenen yararlar sadeee bir yarulgrdrr ..

Keynes bencil ve digergam motiflerin bu mutlu stralemasim bozdu ve bizi tekrar, benim daha cok slzln daha az kazanacajinuz qercek dunyarun ra'hatslzligl lclne itti.

VII

Genal Teorl, ele gsc;irdigi alan lclnde, i1im yonunde buyilk llerlerneler! murnkun kilmrssa da yine flkirlerln once metafjziksel blclrnde ele a!lI1d!gmm gGzelbir omegini verrnistir. Likldlte terclhl, tipkt fayda'run mallara olan taleple satin alma gOcO arasmdakl llisklyl beltrlemest qlbl: paraya clan taleple faiz orarn arasmdakl lllskiyl belirlernistlr ve para ile faiz oraru da (mallar ve satin alma gucG gibi) gercekten aynrmh blclmde ineelemek istedlqlrnlzde gGc;lCrk yaratan kavramlara donusmustur. Evrensel bir pslkolojlk . kanuna dayandmlrnts olan marjinal tuketlrn meyllnlnaabitllql fi'kri bir husnu kuruntuya donusmustur, vakapltalln marjinal etkinlig.inin geryekten i~lerli9i olan blr tarurru hflla aranmaktadir. Bu kavramlar olrnaksrzmda Genel Teorinin kendi ayaklan Gzerinde nasrl durduqunu gormek mOmkOn degildir.

Burada metaflzlqln, dogruyu soylernek gere'kirse, dozu azdir ve .sokup cikarmak fazla zahmeti gerektirmeyecektir. Genel Teori'de ideoioji yuklO buyuk kavram Tam Istlhdam kevrarrurnn kendtsldlr.

llkonce tarumlama prob!emlerini inceleyelim.

Pratlk polltika He i1gilendigi zaman Keynes .. tatmin edict- bir istihdam sevlyeslnden s6zeder ve Keynezyen devrimin zaferinin resmen kabul edlldlqinl belge!eyen (henuz Hazlne onu tumuyle benlmsemernlsse de) 1944'On White Paper'mda?" Hukumet .. yOksek ve istlkrarlr- bir Istihdam seviyesinin devam ettlrilmesi sorurnluluqunu yOklenir.

Bu tarz bir bellrslzltqln, bir polltlka . arnact bellrlenlrken yerinde bir ihtiyath davrarus oldugu aciktrr. yok' belirgin davranmak karsitlara kozvermek olur. Aynca bilimsel alanda bellrsizllk, kesinlikten daha dogrudur. Prof. Popper'in bellrttlql gibi, lllm «rOzgar» gibi be-

(2'5) Cmd, 6257

83

lirsiz terimlerle gayet iyi lsleyebiltr ve daha dar blr anlam bellrlene cegi zarnan, «saatte 20-40' mil arasmda hiza sahip bir ri.izgar» gibi suurlannm belirlenmesi gerekir. «Fiziksel olcrnelerde- diye devam eder Prof. Popper; «bir hata olabilecek araligl dalrna dikkate ahnz: kesinlik hicblr zarnan bu arallgm srfrra indirilmesini veya boyle bir arahk yokmus gibi davrarulrnasiru gerektirmez, aksine acrk S89ik benimsenmesi gerekir.,,(26)

Tam istihdam bellrslz bir kavram olma egilimindedir. Herseyden once tam istlhdarrn olusturacak haftahk cahsma saatinde keyfilik vardir. Ara sira yapilan fazla mesai sayrlacak rrudir? Sayilacaksa ne kadar sayilacaktrr? Gte yandan herhangi'bir zaman arunda mevcut ls glici.ini.i olusturan unsurlann sayrsi sorunu vardir. Evli kadrnlar, 6grenciler, zengin rantiyeler, bunlarrn hangisi ts gOcOne dahlldlr, hangis:i degildir? Aynca kendi Islnde cahsanlar sorunu vardir. «gizli i$siz» terimi ilkdefa ekonomik durqunluk donernlnde strand'de rastlanan klbrlt satan cocuklar igin kullarnlrrustrr. Daha sonralan da k090k bir arazi i.izerinde turn aileyi Gretken kilrnaya cahsan koylulerl kapsayacak sekllde geni$letilmiljltir. Fakat bu nasrl bir uretkenliktlr lssizlik fert basma dOljluk Oretimle gizlenmektedir. Bukavramlarm herbiri ilgilenilen konuya uygun bi9imde tarumlanablllr ve konunun gerektirdigi kesinlikte ele almablllr.

Bir ldeolollk sloganda ise bu belirsizlik yoktur, Tam istihdam iyi bir seydlr ve akrllrca bir politika ile ulasilmasr rnumkundur .. Oenge durumu gibi rnubarek bir durumdur. Ne olduqunu s6yleyebilmemiz gerekir.

Orijinal tarumlamasmda Keynes istekli lsslz ile lstek dist lsslzl birbirinden ayrrtr, istekli lsslz «blr grup iscinln, belli bir reel 6dGIOn altinda cahsmak istemeyip piyasadan cekllmelerl .. halinde ortaya 9-1' kar. istek drs: iljlsizliQi ise soyle tarumlar:

Eger iicret mallannm flatmda, parasal Dc rete gore kU-;Dk bir artl~ olursa eari parasal Deret dUzeyinde -;ah~mak isteyen toplam emek arz] He ayni Deret dUzeyindeki toplam emek talebi, mevcut istihdam seviyesinden daha fazla olacaknr ki bu durumda lnsanlar istek dl~n lsslz kalacaktrr, (27)

(261 The Open Society and Its Enemies, Vilt It, s. 18 (27) General Theory, s. 15

84

Ve yine:

Ul'etim, sernbollk bir blrlrn uretim faktorunden elde edilen marjinnl g~i!ril1, bu ul'etim lcln yeterli faktor mlktarlarr mevcutken mlnlmUiYI3 ind~gi diizeya kadar yukseldigi zaman tarn lstihdama ulasmz, (28i

Uretlrnin "Ost srnm» m bellrleyen uemegin marjinal zahrnetl» dlr.?"

Emejiln zahrnetl, Keynes'ln geregi gibi du:;;Gnmeden beraberinde tE!~i(HJI Marshalyan baqaja alt bir parcadrr.

Marshall, bogDrtlen topleyan bir <;ocugun blr scnrakl bogi.irtlenlerln n~::,fFr;al inllc!asmm, katlanacejn ek cahsrnanm marjlnal zahmeiirli karsilaymcaya kadar bogurtlen toplamaya devam edecejiinl anlatlr(3C). Krsacasr, 90Guk durrna arzusu duyuncaya kadar bog'urtlen toplarnaya devarn eder.

Sosyal sigortanm bulunmadrqi blr dunyada meveut Oeretten bir tste cahsmakla hi!; Oeretsiz kalmak arasmda bir tereih yapmak zorunda olan bir i9<;i lcln bu kavram <10k strurlaytcrdir. Marshall'm bu onerlrrln sac;malIglnlgorememes.inin nedeni belki de Oxford ve Cambridge ogretim uyelerinln ucret sistemi ile ilgilidir. B1ir ogretim uyesl, kole] kar payrru, harcadrqt emek rnlktanndan baglmslz olarak alrr ve okutacaqi ogrenci sayis: da buna bagii degildir. Heplmiz ogrenei saYISI artnkca marjinal zahmetln nasil arttrqrru biliriz. Bundan bag rrnSIZ olarak elde edi!en bir gelir sozkonusuyken, qelirin marjinal faydasrndaki farklann onemsiz olacaq: dilsunuleblllr.

Bir Lin'iversite ogretim uyesi Icln gelirin marjinal faydasrrn deneysel olarak, lsin zahmetinden ayn tutmak ilginc;: bir fikirdir. Ona gittikce daha cok ucret odeyln ve sonra da belli bir say Ida ogrenci aimast lcln ogrenoi basma odenrnesl gerekenin nasil degi:;;tigini lnceleyin. Fakat rnaalesef boyle bir yaklasrm bilimsel olmayacaktrr. BOl? zamamn kiymetl kullamla'bilir satrn alma gueGnden baglmslz degildir. Egar a!ternatifi yaptlaeak hlcblr ls ve qldllecek htc bir yer olmamasi iss lsln zahmetl qercekte negatif olabilir. Aksine alternatifi ne kadar hos ve pahaliblr zevk ise 0 kadar yO,ksek olur.

(28) ih;(I" s, 303 (2<3) op, cit. s, 26

(80) Principles, s. 3G\1

85

[sin zahmeti icin onertlecek herhangibir 01<;.0 esnek olmak zorundadrr. Neoklaslk cants lcindekl bQtun kavrarnlann careslz sekllde metaflztksel olarn lsin zahrneti kavrarmdrr. Keynes bu kavrarna herhanqlblr i:inem verrnemlstlr ve isteyen herkesin i~bulab1ldigi bir durumun tam istihdam olduqunu one surecek bas it tarumlan kabule haztr olmustur. Fakat bu ulastlmasi milrnkiln olmayan bir ust simrdir. ldeolojik yonden Tam istihdama ulasilamayacaqt si:iylenemez.

Beveridge kaYI1IJ lsslzlerle doldurularnayan bos kadro savrlart arasmdakl illsklyl bir kriter olarak i:inerdi. Her iki rakarnda gosterilmesi istenen seyln 90k kaba gostergeleridir ve her ikisi de tam kesin gostergeler olsa bile, bu ikisi arasindakl esitllk emek arz ve talebl lllsklslnde onernli bir noktayi belirlemez. (JGnkO doldurularnayan kadrolarla Issiz lsclrrln birlikte ortaya crkmasi onlarm ya codraf yonden degi~ik yerlerde olmalanndan veya bosluklann lssizler tarafindan doldurulamayacak ozel nite!ikte Isler olmasmdan mevdana qelmis olablllr. i$siz!iqe oranla bos kadrolarrn artmasr veva azalmasr. krsa donernde talep degi$meleri icln iyi bir gosterge olabilir. Ote yandan her ikisindeki dilsrne, zlhn! olarak emeqln hareketlilljiinde VB i$letme y6netiminin becerlkllqinde bir diizelrnenln olduqunu postereblllr. Fakat herikisi arasmdaki bir dengeyi belli bir «Tam istihdam .. durumunun g6stergesi olarak ele alrnarun elddi blr nedenl yoktur:.

(Konudan blr anlrk aynlma yaparsak, Beveridge Hilr Bir Top'umda Tam istihdam'l, blrcok gen9 Keynezyene darusarak yazarken ortalama yOzde ut;:lOk bir lsslzllk oraru, curetkar btr amac olarak gori.inOyordu. Bu orana onlkl yrldan once dokunmamak flkrl: yilzde iki oranmm son derece tehllkell saytldlgl bir d6nemde, cok asm bir husnu kuruntu olarak g6rulmu$tOr.)

Eger ayn! serbest Geret pazarlrgr ve sendlkalann avnl dsvrane altmda 90k di.isOk bir lsslzlrk dilzeylne ulasrr ve bunu devern ettlrlrsek, artan iicretler, artan flatlar ve tekrar artan iicre~Ier sekllnde 01'.1- san krstr cernber devamh hale gelir. Boyle btr durumda «tam i~tlhdam noktasr, bir denge durumundan uzak, ve kenarma vanldvimda para derierlnln .dipslz derinliklere dOseceqi blr uourum-?" olarak tarnmlanablllr. Bovle blr tanrmlama uzueD blr aen;:eqe donu~mustnr v» hsm Tam' lstthdamm ve hem de lstlkrarh flatlarm lvl sevIer olounD volundaki ideoloji yonunden sikmn yaratmrstrr. Bazan ~oyle bir «azum bU-

(31) Joan Roblnson, «ElS!Says in The The'Ory 'Of Employment», s. 24

86

lunrnustur: Ocretler yOkseldigi zaman tam istihdam i.isti.i blr lstlhdam vardir ve bu durumda Tam lstlhdarru parasal Ocretlerin verlmlilikten daha hrzh artmasrru onleyecek yeterli i:;>sizligi lcerecek sekllde tarnmlarnak gerekir. Bu tur bir onert, belli bir lsslzllk oranrnrn mesela yOzde Oe; diyelim, fiatlarr lstlkrarh tutacaqi seklmde keyfi bir varsayrmla ve bu lsslzllk seviyesini devam stttrmeyi amaclamanm uyqun blr politika olacaqi tavsiyesi ile birlikte one surulUr(32).

Genel Teori'yi Keynes'ten ayn olarak kesfeden Michal Kaleckt.

Keynes'e gore daha kotumser sonuclara ulastr. Savas yillarmda yeni teorinin cok saglam bir sekllde kurulduqu ve eski konjonkturun bertaraf edlldlql acikca gorOldO ve Kalecki kendimizi blr politik konjonktur altrnda bulacaqtmtzt tahmin etti:

Durgunluk halinde yayglo i~sizligi onlemek leln, ya kltlelerin baskrsryla veya onsuz, borelanarak finanse edilecek kamu yatmm'arrna basvurulacakttr. Fakat bu yontemi milteaklp iyile~me ddnemlnde yuk· sek istihdam duzeyini devam ettirmek i.;in kullanmaya tesebbus edilirse (<i~ dunyasl llderlerl» ninmuhalefeti ite karsrlasmak sozkonusudur. Oaha once de belirtilmi~ oldugu uzere tam istihdamm devamt onlann hosuna gitmez.· I~.;ilere Kelini silrme» denecek ve «sanavlln kaptanlarr» onlara «bir ders vermeye» hevesli olacaktrr, Bundan baska konjonktUrUn yUkselme donemindeki fiat artl,1 kUC;Uk, bUyUk bUtun rantiyelerin zaranna olacak ve onlan ~iyile!?me yorgunlar.» han-

. ne getirecektir.

Bu durumda muhtemelen bUyUk ls c;evreleri i1e rantiye C;lkarlarl arasmda gOc;lii 'bir biok olusacak ve onlar dururriun aC;lkc;a Iyi olmadlgl", soyleyecek birden fazla lktlsatci bulacaklardir. BUtUn bu gUc;lerin ve ozellikle bOyUk i, cevrelerlnln ki kural olarak bakanhklarda etkilidirler - baskist bUyOk bir ihtimalle HOkUmeti biit:ce acl~hnl a;7a'tlCI geleneksel politikaya donmeye zorlayacaktlr. Oevlet harcamalen tekrar eski seviyesine geldiginde durgunluk tekrar ba!;l gosterecektir ...

«Politlk konjonktUr)) rejimi mevcut dUzeyde, ondokuzuncu yUzY11 kapitalizminde oldugu gibl blr sun'i tekrar iyile!;ltirme olaC1!ktl. Tam

(321 Cf. J.E. Meade, «The control of l'nflotlonJ AYrica bkz: cCan the level of Unemployment Explain Changes j·n Wages?» Oxford Institute of S,tatis1ics Bulletin, May, 1959

87

lstlhdama ancak lyllesmenin zlrveslnde ulasilabllecek, durqunluk ise nisbeten dana haflf ve krsa omiirlU olacaktl.})(33)

Belki buyilk Is cevrelerlnden daha cok sehlre, biltce aciklarmdan daha 90k para politikasrna on em verilrnls olacak, fakat yukandakl aciklarna butunuyle ger<;ege yaklasacaktrr.

Bununla beraber, dU$uk i$sizl-ige karst gosterilen tepki nisbeten zayrf olrnustur (en azrndan ingiltere'de); kuskusuz yuksek i$sizl;ge yeniden donus slddetli tepkilerle karsilasacaknr. Genellikle Tam istihdarn geleneksel blr politika amac: olrnustur.

Keynes'in arnacladrq: gibi Tam lstihdarrun ulastlabillr olrnast fikri Lalsser-Falre'in yeni savunrnasi olmustur. Bunun leln de sadece ozel tesebbus sisteminde goze carpan bir ekslk!igingiderilmesi gereldiyeli, ve boylellkls sistem tekrar ideal hale gelecekti.

Tam lstihdarn (tam istihdam asamasim onlemek lcln qerekll bazt simrlamalarlal tutucu politikarun bir amact hallne ge!mi$ ve Sosyalist elestirlye karst en gu<;:W sllah olrnustur. «~ikayete a119tInIZ. Biz yuksek ve kronik blr i$sizlige rnilsaade eden bir kapltallst sistemin savunularnayacaqrrn kabul ediyoruz ve slmdi size yUksek ve lstlkrarlr blr istihdama sahlp bir kapitalizm sunuyoruz. Slkayet edecek bir seylniz kalmadr!»

Markslst elestlrtcller Keynes'in teorisinin kendi acilanndan tepklcl sonuclar doguracagInI anlamrslardtr. Bu nedenle onun ana!izinln mannquu inkar etmlsler ve hatta kendllerini Keynes'in ilk once saldlrdlgl finansman yalarurun destekleylcllerl He ittifak hallnde bulmuslardrr, Mesela Prof. Baran, refahl sadece stlahlanma harcarnalan ite devam ettirebilen bir ekonomik sistemin lnsanliqa bir tehdlt olusturacaqmi, ahlaki yonden igrenc; olduqunu ve polltlk vonden sayqm- 1191 olmadrqrru gastermekle tatmin olmarrus aynca Miktar Teorlsl'nl ele alarak bu sistemin lalerneyecejrlrri c;unkG devlet harcamalarrrnn enflasyona sebep olacaqrrn one si.irmek zorunda kalrnrstrr.?"

Bu, mantikla ideoloji arasmdaki karl$lklIgrn bir baska ornegidir.

Keynes, kapitalist sistem iii-in en belirgin eks'iklig'inden kurtulus yoJu

(33} «Political Aspec~s Of Full Employment» The Political Quarterly, October!

December 1943.

(34) ThePoliticol Economy of Growth, S. 124

88

gostermil? olduqundan, tepkici bir klsldlr ve bu nedenle de teorisi yanhstir.

Fakat eger teorlsi yanlrssa kendisinin de tamamen zararsiz olrnaSl gerekir. Teshis dogru olduqu lcln, tedavinin i~e yarayacaqt ve hastarun hayatmm uzayacaqt g6r(jlmu~tur. Bu lse, akslnl bekleyenleri slnlrlendlrrrristlr.

Tam lstthdarmn blr sag-'kanat sloqaru haline gelmesinin nedeni sudur: eger lstlhdarmn kendisi bir arnac ise onun iger,igi hakkmda herhanqiblr soru sorulamaz. ls ne lclndlr? Sadece lsclyl yaramazliktan uzak tutrnakIcln, Herhanqibir iinin blrdlqert kadar iyidir.

Keynes eski Laisser-Faire qeleneqlnln kahn ve karanlik duvarlanna srzabilrrrek lcln kendl paradokslanru atesledl:

Eski Mlslr iki kat talihliydi vekuskusuz bu tallhtnl efsanevi zenginligine boreluydu. Bu servet lclnde iki tiir faaliyeti vard •. Yani, piramit yap.ml ve kiymetll mad en aramasr, Bunlarm meyvalan, insan lhtlyaclanm onlan tiiketmekle karsrlamak miimkiin olmadlgmdan bollasrp bayatlamaz. Ortat;aglarda katedraller yaplldl, agltlar yaklldl. Iki ptramit, olii leln Ikl kiitle, bir taneye goreiki defa kryrnetlldir fakat Londra'dan York'a iki demiryolu boyle degildir. Bizler oylesine duyarhYlz ve kendimizi baslretll flnansmanctlara benzetmek leln oylesine egitmi!?iz ki gelecek kusaklara ic;inde ya,ayacaklarl evler yaparak «flnansman» yiiklerini artnrmadan once dikkatlice dii,iiniip tasrmyoruz ve bu yuzden de Ieslellk sorunundan kurtulmanm bu tiir kolay c;ozum· lerlnden yararlanamlyoruz(35J.

Aynca Keynes yatmrn lcln karl!· olacak hlcblr alan bulunmadrq: zaman israfm leh'indedir:

Milyonerler kendi tatmlnlerlnl, hayattayken biiyuk kasaneler ve oldiikten sonra da kendllerlnl barmdiraeak piramitler yapara·k veya gunahlarmdan plsmanhk duyup katedraller yaparak ve manasnrlera veya yabanci misyonlara bagl!?ta bulunarak sagladlklarmdan, kapital bollugunun iiretim bollugu ile c;atl,acagl an mutemadtyen ertelenir. Tasarruflardan odenecek «cukur aemalar» sadece Istlhdamt d~gil, ya· rarh mal ve hizmet reel iiretimini de arttrracaktrr.

Fekat hemen ekler:

{361 Generol Theory. s. 131

89

Akh basmda bir toplumun efektif taleblnyaratacagr etkiler anlasrldrktan sonra bu tur tesadiifi ve ekseriya miisrif earelers guvenmesi makul bir yol degildir.(36)

Bu gunlerde paradokslar ol<;:ulu bir ihtiyatla ele ahnryor ve yaprl rnalan lcln gerekli sureden cok daha cabuk demode olan sllahlarm yaprrru, servete hlcblrsey eklemeden kar getirmek yonunden plrarnltlerden daha ustun hale gelmi$tir. Soguk savasm qevsedlqinl qosteren her belirti sonrast Wall Street'te bunahrrun basqosterrnesl Keynes'in teorisinin dogrulugunun acrk bir gostergesidir. Fakat ayni zamanda, teori anla~"dlgl zaman aklm egemen olacaqt yolundaki iyimser gorustirnln de yanhs olduqunun gostergesidir.

Flkirlerlnln ters anlasrlrnasmdan krsrnen kendisl sorumluydu.

CunkO, lstlhdamrn devam ettirilmesinin toplurn yonunden gerekli 01- dugu llkesl bellrlendlkten sonra, istihdamm nasil saqlanacajurun politik bir sorun olduqunu gorememi~tir.

Yukandaki almtrrun yapl!dlgl(37), Genel Teori'nin son bohlrntlnde, hukirrnetln genel olarak efektlf talebl devam ettirmek icln Izleyeceql fa kat bunun hlcblrseyln 6zel taleblnl etkllerneyeceqi bir notr polltlkanm varlrqrru farzetmek hatasma dO~mli~tOr. Hiikumet «tuketlrn meyli ile yatrrtrn egilimini birbirine uydurmak i~ini» ustlenrnell bunun drsinda kalan hersey «ekonomlkqiiclerln serbest lsleylslne» brraktlmalrdrr?" .

Bu ise soyut emek veya toplam fayda gihi kavranmasi lrnkansrz metafiziksel bir dusunced!r: Sadece yatmlablltr kaynaklann talebini arzina esltleyen bir polltlka nedir?

Gerektlqlnde efektif talebl arttirmak lcln cesltli araclar kullam lalbil'ir: verqilemerrln azaltrlmasi veya vergi yO'kunOn tOketlmini azaltacak olanlardan tasarrufunu azaltacak olanlara kaydmlmasi: kar marjrru azaltmak lcln rekabetin geli1?tirilmesi; mali yardirnlann arttmlmasi veya sosyal hizmet harcarnalarmm arttinlrnaSI - krsacasr, tOketimdeki esitslzllklerl gldermeye yarayacak butun araclar. Veya ya doqrudan ya da devlet isietmelerl eliyle devlet yatrrtrn harcarnalan arttmlablllr: vergileme azaltrlrnast ve kredi polltlkasi ozel yatirtrrn tesvlk etmek i<;.in kullanrlalbilir. Aksine efek-

(36, CP. olt .. s. 220 (37) Bkz: s. 81

(3'8) Ge,neral Theory. s. 379 ve 380

90

tif taleb a~1Ir1 gorOnOrken, tiiketlrnl engelliyen vergiler, kredi smtrlamalan ve azaltilrrus devlet harcamalan uygulamaya konabilir. Ve btltun bunlar ticaret dengesini ve lstfhdarru belli blr dOzeyde koruyacak sekilde yaprlmahdir. Notr blr politlka nedir? Bu araclann ne tur bir kansirru ozel sektoru diisilnce olarak etkilemeyip sadece miktarlar uzerlnds etkili olur?

Bazi cevrelerde kredi politlkasi Icln bOyOk btr sevql vardrr: 9unkii en az selektif olan ve ekonominin notr di.izenlemesi iyin ideal tek bir mac; nltellqlne uygun gori.ili.i_r. Pararun Miktar Teorlal'nin teorlk leeriginin yanlrs olduqu ispatlandrktan sonra?" kIrk yll daha ayakta kalmasrru saglayan hudutsuz ideolojik cazlbesl, politlk seclrn problemini aslkar sekilde kislsel olmayan bir mekanlzma altmda gizlemi$ 01- masrndan kaynaklarnr.

B.ununla beraber son deneyler gastermi~tir ki, ti.imOyle kantltatif olan geni~ kapsamh btr finansman politikast yoktur. Eskl anlarnsiz ayin!eri bertaraf eden bir resmi raporumuz olduqu h;in talihliyiz. Fakat Radcliff Kornltesl sadecs bu nokta i.izerinde acik olduqundan herhanqiblr onerlye sahip deg'i1dir. Basit dogru blr politika yoktur, hersey bir kanaat meselesidir.

Keynezyen devrim eski uyutucu doktrlnlert tahrip etmlstlr ve kendi metaflzlql ince olup, kolaylrkla gorOlebilir. Kendimiz .i9-in dusunmek zorunda kalmarun rahatsrz edlcl durumuna getirilip birakrldik.

(39) . Keynes'in «Tract on Monetary Reform» adh eserinde

5

KALKINMA VE AZGELI$MI~LiK

Savastan sonra, yetersiz efektif talep probleminin etkisinin yava~ladlgl bir donemde, yeni bir sorun ortaya ciktr: uzun donernlt kalkrnma.

Degi~ikl'ik, krsrnen lktlsatrn bir akademik alan ofarak i9 qelisrnesinden kaynaklandi. Bir Pxoblemin 90z0mO bir baskasrrn ortaya crkanr. Yatmmm temel rol oynadlgl Keynes'in kisa d6nem teorlsi yerlestikten sonra, yatmrrun ortaya 91kardlgl kapital birikiminin sonuclanm tarnsmak gerekiyordu.

Bunun oteslnda ilgi merkezlrrln de9i~mesi, gergek durumun yarattlgl acil sorunlarlada ilg'iliydi. DOnya uluslarmm 09 gruba aynldr- 91 gorOldO (her grup lclnde bazt lstlsnal durumlar olsa da). Bir grup, vatandaslanrun nlsbeten fert basma yOksek tilketlrrrden (satm allnan mala ve hizmetler clnslnden) yararlandrqr, degi~ik servetlerle blrbirleriyle yanstrklan ve ortalama iiretimin makul blr hrzda arttlgl ileri sanayi ekonorntlerlnden olusuyordu. Bir digeri, sosyalist kuruluslar eliyle hrzla sanayllesen bOyOk tarrmsal ekonomilerden olusmaktadir. Ve sonuncusu koloni, (yeni koloni, eski kolonfj rejlmlerlne sahip, llkel dogum oranlartrun yaygm oldugu bolgelere modern olGm oranlarim ithal etmek sonucu nufusun patlama derecesinde hrzla arttlgl, zengin ban lcln su tasryan ve odun kesen klsller olma statilsilnden kurtulmayi ve kendilerini de refeh i9.inde Olkeler durumuna getirmek istediklerini gGrGltGyle haykrran Glkeler.

Bu durumda hem belli kaynaklarm cesltl! kullarumlara dagllrmml inceleyen statik neoklasik analiz ve hem de belli kaynaklarrn nasrl istihdam edlldljilnln keynezyen krsa donern analiti bi.iyGk 61c;Gde yetersiz kalrnaktadrr. $imdi gerekli olan kaynaklann nasil artttrrlablleceginin dinamik uzun donern analtzldlr,

92

Uzun donern kalkrnma sorununu aydrnlatmak arnacryla geleneksel teoriye baknqrrruzda hertarafta kar orarunrn d(j~eeeg'i ve kapltal hirikiminin sona ereceql tahmininin yaplldlgrnl goriiruz. Bu tahrnin icin 90k sayida degi~ik sebepler one surillrnuatur. Fakat onlarrn hlcbiri bu gun tutarlt gorOnmemektedir.

Ricardo'ya gore srkmtt dogal kaynaklann sirurh olrnasmdan kaynaklanmaktadir. Teorislnln en basit sekllnde kapital blrlklr ve (tanrn- 521 urunleri tems'il eden) rmsrr clnslnden [fade edilen sablt blr ucret seviyesinde,devamll buyuyen ls gueOne [nilfus arttlgl lcln) istihdam olanaklan yaratrr. Mrsrr uretlrnlnl arttrrmak tctn. ekimi daha du~uk kalltell topraklara dogru geni~letmek gerekir. Call~tlrrlan klsl basma kar. en dO~uk verimli toprakta rmsir Oeretini asan klsl basma uretlrn fazlallQ!dlr (ustOn nltellkli toprajim avanta]: sahlplerlne rant olarak

, gHmektedir). Ekim alarn qenlsletlldlql zaman kls! basrna net Qretim azalacaqmdan ve klsl basma kullarnlan kapltalln rnrsrr ile ol.<;:OIen degeri dusmeylp artacaqindan, zaman qectlkce kapitalin karlrllk orarn azalacaknr. Sonunda yeni yattrrm yapma arzusu kaybolacak ve birikim duracaknr.

Dunya nufusunun arns hrzrru ve slrndl A.B.D. de meveut dogal kaynaklarm fert basma tahrlp oranrna ulasma ozlemlnl dikkate aldrg!mlz zaman Ricardo'nun problemlnln 90k gec;:meden gerc;:ekle~ecegi gorulUr. Fakat bu arada tarim, fiziki uretlm artrs hizrndan daha yOksek bir hizla artaeak efektlf talebe sahlp olamamasrnrn srkrntrsrm cekmektedir.

Marx kar orarundakl dilsme egilimi teorlslnl benlmserrrls ve onu acrklayan bir sebep bulmustur. Onun acrklamasma gore kapitalin organik blleslrnl zamanla artma egilimindedir. Bu durum lstlhdarn edllen klsl basma 09 zarnaru ile olculenlkaottal krymetlrrln, teknik ller!emenin kapitale dayah olrnast nederrlyle, geneHikle artacagl sekllnde yorumlanrr, Sanayinin toplam gelirinden net kara giden pay, klsl basma kapltal rrrlktan kadar hrzl: artmaz. Bunun sonucu olarak kapltalin kar orarn dilser. Bu oneriye rnantrkl nedenlerle'" karsr koymak mOmkOndur, fakat on un arnptrlk temellerini reddetmek da:ha kolaydir. Ki~i basina fizi'ksel kapital rnlktannm, beyqlr gOcO veya cellk tonu

(1) ct. Joan Robinson, «~n Essay on Marxian Economics» Solum V.

93

ile ol«;:ulen modern teknolo]l ile yukseltildigi dogrudur, fakat kapltal techlzati uretlmlnde ki9i basma uretlrn kapital kullarurrundakl arhs Kadar hrzh olebilecejilnden kisi basma kapltal degerinin Marx'm one surdugu globi, artmasi lcln herhangibir sebep yoktur. Akslne gOnu· muzde bu orarun dU$ti.igiinG gosteren lsaretler vardrr.

Neoklasik cerceve ise «belli bir teknik bUgi diizeyinde» blr ekonorrrlnln denge durumu lle clzllrnlstlr ve bir yenlltk, ekonorniyi bir denge halinden digerine ulastrracak bir sok olarak ele ahnmrstir.

«Belli bilq!» nln tarurrundan yola ctkarak denge durumlarinm mukayesesl, klsl basina kapital miktan dana fazla oldugu zaman (kapi.· tal mlktarrrun hangi olcuyle 61c;;ulecegi genellTkle karanlrkta birakrhr) karlJ!rgm daha az olacaqrru g6sterir. bneri de, denge durumlanrun mukayesesinden yola crkarak zaman iC;:'inde olusacak kapital blriklmlnln gittikc;:e azalan bir karlihk oraruru birlikte getirecegi sonucuna ulasir. Bu mukayeseden dlnamlk bir siirece gec;ilmesi ise tartrsrlmast gereken pekcok soruyu ortaya crkanr,

Marshall, 6nceden hazrrlanrrus forrnullerden kuskuluydu ve -ekonomik ilerleme gibi 90k 'ciddi bir konuya-?' ceklnqenlik ve lhtiyatlthkla yaklasrnrstrr. Bununla beraber, genel olarak tasarruflardaki hrzh arnsm, toplam kapital stokunu, talebine oranla yukselterek, (karlJlJk oraru ile ayni sey kabul ettigi) faiz oranlarrru dU$urecegi g6ru9Linii destekler g6runmu$tiir.

Keynes'lnkisa donern teorlslnde. yatrrrm daima kendlslnl bir yer· de sona erdirlr, Cunki.i yatmrn ekonomik faaliyetin canli olduqu donernde ortaya 9lkar. Satter plyasasinda kar oranlan yGksekken yatmrn devam eder fakat yatrrun tarafmdan olusturulan Gretim kapaslteslndeki artrs, saner plyasasrndakl canIJ"gl zamanla sona srdirlr.

Uzun donemt ele aldlgl zarnan Keynes, kar orarurnn srfrra yaklasan duzeye dusrneslnl, kapitalizmin dogal blr egWmi olarak degil fakat blllnclt blr polltlkarun arnacr olarak ele ahr:

Kapltal stokunu, kapltalln marjinal etklnllqlnl cok du~lik bir duo zey€; lndlrlnceye kadar arttrrmak mumkun oldugu leln, kapltal taleblnin kesin sekllde smlrh olduguna lnamyorum, Bu, kapltal araelanmn kullarulmasrmn herhangibir maliyeti olmayacagl anlamma gelmez. Fakat onlardan elde edilecek gelirin, onlarm musrlfce kullarummdan

(2) Principles. s. 461

94

veya demode olmalarmdan dogacak kayipla risk faktorunu ve sarfedilen beceriyi karsrlayacak bir miktardan biraz faalasrm saglayacagl aniamrna gelir. Krsacasr, dayamkh mallardan kullamra surelerlnee elde edilecek top lam gelir, npkt krsa omurlU mallarda oldugu gibi, sadece becert ve yonetimin emek masrafmi kar~llar.

~imdi lslerln bu durumu bireyciligin bazl kriterlerine cok uygun olmakla berabar, rantlye simfm oliimu demektir ve bunun sonucu kapitalin krthkkrymetlnl somurecek kapitalistlerin gitlikt;e artan ezici lktidarmm da oliimii demektir. Fakat bugiin, tlpkl toprak klralari gibi, ge;((ek blr fedakarllgm ocli.ilii degildir. Kapital sahibi ttpki toprak sahlblnln toprak kit oldugu lcln rant elde etmesi gibi, kapital kit oldugu lcln falz elde eder. Fakat toprak klthgmm kendine ozgii bazi nedenleri oldugu halde kapital klthgl lcln bu gibi ozel nedenler yoktur. Bu tiir blr krthk leln faiz sekllnde bir odiilii gerektirecek ger~ek bir fedakarIlk anlemmda bir ozel nedenuzun ddnemde mevcut olmayacaktrr. Bunun tek Istlsnasi tam istihdam sartlan lelnde net tasarrufun, kapital yeterince bollasmadan sona ermesini saglayacak bir klslsel tiiketim meyllnln mevcut olmasrdrr. Fakat boyle bile olsa, toplum tasarrufunun Dsvlet eliyle, kapitalln kit olmasuu onleyecek bir diizeyde devammm

. saglanmasl miimkiin olacaktar. (3J

Eger, kapital rnallanru, kapltalln rnarjlnaletklnliqlnl sifira dilstlrecek kadar bollastrrrnarun nisbeten kolay oldugunu farzetmem dogruy. sa, kapitalizmin elestlrllen blrcok yonOnden yavas yavas kurtulmamn en anlamh yolu bu olablllr, Krsa bir dusunce dahi blrlkmls servetln getiri orarurnn ortadan kalkrnasmm sayrsiz sosyal degi$iklikleri beraberinde getireceginigosterecektir. 8ir kimse yeni kazarnlrrns geli· rinin bir krsrmru daha sonraki bir tarihte harcamak ic;in biriktirebilir .. Fakat bu birikim buyameyecektlr. Kendlsl Papa'run babasr dururnunda olacaktir: emekli olduqu zaman para sandrqtrn Tlckenhanl'dekl villasma gotUrecek ve ev masraflanru, gerektig'i kadar, bu sandrktan odeyecektlr.t"

80ylece dusen kar oram tahmini bir kabusdan benimsenehilir bir hayale d6nu$tUrulmu$tur.

(3, General Theory, S. 37·5-6 (4) oe, clt.r s. 221

95

II

istatistiksel verllerle karstlastmldiq: zaman geleneksel teoriler doqrulanmamektadrr. lleri sanayl ulkelerl icln ozellikle ABD icln, rakamlar (canlanrna ve duraklarna donernlerl ortalarnasi olarak) ufak teIek degi9iklikler drsmda kiai basma kapital degerinde ve uretim-kapital orarunda veya toplam gelirdeki kar payinda onernll bir artrs gosterrnektedir. Bu, kapitalin karlrhk orarurun sablt olduqunu gosterir. Tekrrik llerleme ve dogal kaynaklann mevcudiyeti, azalan verimlere, artan organik bilesirne veya dusen marjinal verlmllllqs dayalt tahmlnlerin qecersizllqlnl saglayacak duzeyde olmustur.

Neoklasik doktrlndekl zayrf nokta teknlk ilerlemenin, sistemln denge durumunu deqistiren qeclcl blr sok olarak ele almmasidir. Harrod, tekrrik ilerlemeyi bir sanayt ekonomisinin devarnh bir egilimi olarak ele almakla bize yeni blr bakrs 891S1 saqladt.

Onto formUl, g=s/v (toplam gelir yilhk artrs yuzdesi eslttir tao sarruf edllen gelir oram bolO kapltal yrllrk gelir orarn) kapital birimi basma dusen Oretimin, kapital stoku artarken sablt olarak ele almablleceqlnl gosterir; eme'k lstlhdarru eslt bir hrzla artrnryorsa, klsl basma kapital kadar hrzh artacak demektir.

Devamlt buyiimey! belirIeyen bu formi.il, degi~ik seklllerde ve blrblrlnden baglmslz olarak Harrod!". Dornar'" ve Mahalanobts": ve o gunlerde bi!inmeyen Sovyet fktisatct Fel'drnan'" tarafmdan ortaya atrldr. .Bu tur rastlantrlar (npkr Kalecki'nin Keynes"in tecrtsint bulmasmdakl rastlann gibi) herhangibir konunun qeltslmlnde blr adim daha ileriye gidilecek asarnaya gelindigini gosterir.

Bu formOI geleneksel varsayrrnlann yO'kOnu omuzlardan kaldrrdi, ieatlar, keslfler ve ulasim sistemindeki geli~meler yeni hammadde kaynaklanrn yeterince ortaya 91kardlgl zaman azalan verimler soz konusu olmayacaktir. Tekni'k llerlerne notr olduqu zaman, organik bileslmde herhanqibir ,artl:;;a gerek yoktur, Vine teknik ilerleme yeterin-

(5~ «IAn Essay in Dynamic Theory» EconQmic Journcl. March 19139

(6} «Capi'tal Expansi'on, Rate of Growth and Employment» Econometrica, April 1946

m «Some Observations on the Process of Growth of Na1ional Income» Sankhya, September 1953

(8) «On The Theory of Economic Growth» Plcnovoe: I<ho:z!iailStvo, November 1928. Bkz. Dorner «E~salSy in tile Theory of Economic Growth».

96

ce hrzliysa marjinal verlrnlillkta bir dusme olmayacaktrr. Geleneksel rnesln qozlukier ylkanldlQI zaman incelenecek daha geni~ alanlara sship olacaqiz.

Ayni forrnul iktisatm qellsmeslne cok olumsuz blr etklde bulunmustur: Keynezyen analiz ile modern analiz arasindakl sirun belirler. ekonornik dusilnceye olumlu bir etkisi oldugu sarulrnrssa da boylealne yararh olduqu karutlanmarrusttr.

Forrnul blr ekonominin buyume hrztrun teknlk sartlar (belli srrur- 12r lcinde kapital-gelir oraruru sabit farzeder) Ve halkm tasarruf meyli tarafrrrdan belirlendlqini one surer. Boyle bir dusunce konunun en onernll unsuru olan kapital birikim hrzrrn belirleyen kararlan dikkate

almaz. .

Bir ozel tesebbus ekonornlslnde yatmrn kararlan gelecek karlann Il?igmda alrrur ve Genel Teori'nin gosterdigi gibi gelecek karlar, tuketlm harcamasi yapmaktan kacman tasarrufa dUl?kun fertler tarafmdan arttmlrnaz, aksine azaltihr. Tasarruf, kendi basrna, bir piyasa ekoncrnlsinde deflasyoncu, durgunluk yaratrci bir faktordur. Ancak yanrrm egilimi enflasyoncu sartlar yaratacak kadar gii'ylG lse tasarruf kapital birikimine yararh olur. Yatmrn egilimi zayif olduqu zaman, tasarruf onu daha da zayrflattr-".

Ozel tesebbus sisteminde kalkinma teorislntn tartrsrlmast gereken ilk sorusu kapltal blriklm hrzrru belirleyen nedir? sorusu olmalrdir, Bu soru ile ilgili olarak statik denge analizi ite uyutulmus geleneksel teorinin soyleyeceql pekaz ~ey vardrr,

Keynes'in teorisinin sekll krsrnmda yatmrn hizt kapitalin rnarjlnal etkinliql ile faiz oraruru asltleyecek sekllde olacaktir. Bu tarnamen seklldlr. Kapitalin marjinal etkinligi, risk ve belirsizligi dikkate almak kaydiyla,' blr yatmmdan elde edlleceq! umulan kardrr. Kapltalin marjinal etkinligi faiz oranrna eslttlr, ifadesi; risk priminin, urnuIan karla fatz oraru arasrndaki fark olduqu anlarruna gelir.

(9) Harrod, Kuskusuz, bu noktoYI vurautcmcvr omcctcdr, FOlkat bunu dolovli sekilde vcptr. Kopitolin kerillilk ororunm fOiz ororu torcnnocn oo'lirleneceg:nidQ~QnrdQ. «Gcrontll] bQyQme hIZI», belli bir ker orcnmmdc tirmolonn surdQrmek istediklerl biri1k'im hlzlolmoYlp eger bu kerr oronrrun gereekle~mesini istlvorlorso sQrdQrmeye rnecbur o!duklarr birikim hrzidrr, Toplumun toscrrut egilimi ne kodor yQ'ks€lks'E!, «goronti!i» bQyi.ime hizi do 0 kodor yQ,1<selk otccoktrr. Yuksek tuturnluluk, yi.i<kse'k bir bQyQme hiztru gerektirir tckot on un lcln herh<.mgibir lstek soglomoz.

97

Konjorrktilr rnodellerlnln kurulmasmda, krsa donernll etkilerden baqrmsrz «otonorn- yatmrru, gelir veya kar dtlzeyindeki en son degi:;;melerle uyanlan yatinmdan ayrrmak olaqandir. Bir uzun donern analizi lcln ise kesinlikle bilmemiz gereken :;;ey «otonom- yatrnrm neyin bellrledlqldlr.

Kalecki, yatmrn planlanrun flnansman lle srrurh olduqunu one surer. Finansman, yatmm yapan firmamn karlanrun alakonan krsmrndan ve borclanmadan saglanrr ve bir oto finansman katsayrsi ile strurlarur. Kalecki'nin konjonktur modelinden uzun donemll teoriye dontisttlrtlldugiinde bu, sadece yatrrirrun (parasal blrlrnlerle) bir durgunluk lclnde olacaqrm g'osterir. Yakin gec;:mi$te yatmrn hrzt yiiksek olmussa, karlar yuksek olmustur ve bu yiiksek yatmrm devam ettirecek fonlar mevcuttur. Egerdii:;;'ii'k olrnussa du:;;Ok kar ve strurh borclanrna kapasitesi yatmmlann dusuk olmasma neden olacaktrr. Bu analiz, ilk basta yatmrrun seviyesini neyin bellrledlqlnl acrklamaz,

Marx of key Ie baqrnr: «Blrlktlrl Biriktir! isa da Peygamber de budur!» Kapltaltstler yatrnrn yapar c;OnkO boyle yapmak onlarm yarati- 11:;;1 geregidir.

Keynes onun sekll modelini elddlye almaz:

Olumlu faaliyetlerimizin bUyUk bir krsmmm ahliki veya ekonornlk bir matematiksel beklenti hesabma dayanmaktan t;ok, ortak Iyim· serligimize dayanmasi Insan tabiatmm bir ozelligidir. Muhtemelen, olumlu blrseyler yapma kararlanrmzm t;ogu,ki bunlarm kesin so nuclsnnm ortaya t;lkmasl birkat; gUn gec;mesini gerektirecektir, eanhhgm (blrseyler yapma arzusunun) bir sonucu olarak ahmr; yoksa kantitatif yararlarmagnhkh ortalamasmm kantitatif olasrhkla c;arplml' run sonucu olarak degil. i"letme, kendi proje hUkumleri tarafmdan yonlendirildigi taklidini, gizlice veya ac;lktan, yapar. Oysa ki, Guney Kutbu'na duzenlenen bir seferden biraz daha fazla olarak elde edllecek yararlarla ilgili hesaplara dayamr. Bu nedenle eger canhhk kay. bolur ve ortak iyimserlik sarsrhrsa ve biz matematiksel beklentiden baska dayanacak bir,ey bulamazsak kaybetme korkusu kir umutlannm onceden sahip oldugu nedenlerden daha mikul nedenlere dayan· mas a da lsletme solacak ve olecektlr.(1O)

(1{)) General TIreOIY, s. 161

F.: 7

98

Yat rrrm I tesvik eden unsurlan anlarnak il;'in insan tebtatim ve insarun lclnde yasarnak zorunda oldugu cesltll sosyal ve ekonomik sisternlere tepki gosterme yontem!nt anlarnarmz gere'kir. Bunlan tse cebirsel olarak Hade etmede yeteri kadar ilerlemedik.

Kapital blriklrnlnl belirleyen unsurlarm ele ahrusmdakl zay,fllga ragmen Harrod'un modeli konuya onemll blr katkrda bulundu. Bu model, ",dogal» buyume oraruru bir baska deylsle teknik olarak mumkun alan Duytime hlZlI11 qerceklestlrmek lcln gerekli biriklrn oraru He plansiz blr ozel sektor ekonornlsinde fiilen gergekle~en buyume hiz: arasmda blr aynrn yaprrustir.

"Doga!» biiyume oram,i~gQci.i buyi.ime oraru ile (9all~ma saatlerindeki degi$meler gibi gi.iyluk!eri dikkate almaksizml ve ki~i basma i.iret:im arns hizt (Harrod'a g'ore otonom teknlk ilerlemeile belirlenen) tarafmdan belirlenir. Harrod'un teshlslne gore gerc;.ek blriklm, normal olarak, teknik yonden mumkun olan iiretim artis hrzrru gergekle~· tirecek orandan az olacaknr. Fakir ulkelerde, ozellnde ni.ifusun hrzla buyudugu zamanlar, ye\eri kadar tasarruf olusturrnak miimkiin degil. dir. Zengin ulkelerde ise, yatmm meyli cok zayiftrr.'!"

Teknik ilerlemeyi tamamen otonom olarak ele almak, geryekgi olmayan bir basltlestlrmedir. Biriktirme durtusu ile verimliligi arttrrmsk durtusu arasrnda yak siki bir lllsk] vardrr'!", Bu, onerlyl daha de gUylendirir. Bir kapltallst ekonornl, blrlklm arzusu kuvvetli lken emek yeter sizliql lle karsilasrrsa, uretlm teknlqlnde ernek tasarruf edici duzeltrneler bulmaya yonellr ve bu gi'bi giri~imler ozelllkle teeruzann dlzayruna uyqulanacaq: Icin, kapltal-qelir oraruru yiikselteceqi gihl azaltabllecektlr de. K!SaCaSI, mumkun olan buyume hizr. gerCfeKle~en bOyume hm yiiksek ol'Clugu iqin arttmlablllr.

Teknlk ilerlemenin blr asin emek talebine alan tepklslne hudut· auz sekllde guvenilemez. K'i~i basma uretlm artis hrzr, kar orarunda bir dusme yaratmaksizm sonsuza kadar yUkseltilemez. Fakat biz bu

(1'1) 'Su, Harrod'un term+n()loil<sl:nde cgaro'll'tjil'i buyume hlzmlO» • yolli' tasorruf e§ilimini'n cok yUikse!k 0100091 ~elklinde ifode edilmtstlr,

(1e» Su husus kaldlr (IESSOIS')'S on Eoonomi'c Stability and G~Uh. s. 267) torehlldan vllrgul<lnml~'tlr. Faikat mccteset tekl1liJk ilerleme hrzrru (tekni'k i1erleme egi1lsinin yu:ksekHgj ile olC'tugu) otonom olcro« ele ollr ve &irilkim hizi (Diog· rcmdc X in degeri lie gosterillr) lie sadece kapltol kullcncn veyo kopltal tosarruf eden yonde (Egrl uzerinde ,b'lr noktc tle sostel1illrj degi~eceginl gos-

terir.

99

smrnn nerede olduqunu bilmiyoruz. COn'kO sistem hlcblr zaman bu limiti bulacak sekilde ilerletilemedi.

ate yandan, tekntk ilerlemenin ernek taleblndekl bir yetersizlik ile suurlandmlmadrqt da acrktrr, Firmalar arasindakl rekabetcl mucadele ve bilim veya savas nedeniyle yaprlrrus kesiflertn sinai kullamma uyqulanmasi, bir i~ gOeO fazlasi olsa da, verimliligi devamlt olarak arttmyor. Gerceklesen bi.iyOme hrzrmn «dogal» bOyiime hrnna ayak uydurarnamast teknolojik i~sizli'k olarak kendini gosterir.

Harrod'un ger<;:e'kten kapital blrikimi ile, sabit bir kar orarunda maksimum buyume hrziru qerceklestlrrnek lcln gerekli birikim arasrndakl iliskllerl ineelemesi, bu sekllde yorurnlandrqrnda, pek cok il· gin<; arastrrma konusu ortaya crkanr, Ozelllkle A.B.D. de bir defa daha ortaya cikan durgunluk egilimi reel kaynaklarm «simra ulasrlmrs 01- rnasr» nedeniyle qenlalerneslnde meydana gelen bir hatadan degil; <;Onki.i qercek ihtlyaclann tatmininden daha cok uzaktadrr, fakat sanayiin i~gi.ieGndeki artrs kadar hrzlr lstlhdarn arns: yaratamamasmdan dolayidrr.

Bu arasttrma konulan iizerinde pek az durulrnustur. Bunun nedeni belki de, bu arasttrmalann denge analizinln cok kullarulrrus kalrplarmdanuzaklasrnaya neden olacaqidrr.

III

Bir kapltal biri'kimi teorisi iqin yaprlan arasnrma, smal kapltallzmin orijinleri sorusuna olan ilgiyi canlandrrdr, Bu soru daha oncelert Weber'in Protestanliqm ekonomik etkileri teorisi lclnde ele almrmstrr. (Sombart'm herseyl katolik dini Ile acrklayan teorisi fazla ilgi gorrnerrrlstlr.I'!"

Walt Whitman Bestow'!" sanayilesmenln ulusal horlanmaya kar $1 bir tepki olduqunu one suren tecrlsl ile bu plyaaayi ele ge<;irme yolunda onernli bir adrrn atrrustir. Bu teorinin cok iyi uydugu bir olay Japonya'da 1867 Meiei Restorasyonu'dur. Ancak bu teori Cin'dt::ki tepkinin neden 1949'a kadar bekledigin'i acrklamaz. 6te yandan Japonya'· nm tepki gosterdigi horlanma, kapitalizmin kendi etkisiydi. Di.inyada zenginligini ve gOei.ini.i sanayi tekniklerine dayandrran halklar oldugu· nun anlasilrnasi Jeponlan, bir ulusal istek halinde, teknolojiye huk-

(13) Der Burgeois, XIX

(14) The Sta,gei of Econoll1lic Growth.

100

metmeya ve gUI; siralarnasmda yeralmaya ltmlstlr. Bu tOr bir tepki kapitallzrnln yaytlmastrn aciklayablllr fakat orijinlerlrrl degil. Sanayi Devrimini lnqlltere'nln horlanmasma baqlayan van Tromp da cok zorakl kalrmstir.

Deha az bilinen fa kat daha limit verici bir teori vardir. Bu teori Veblen'in ogrencilerinden Prof. C.E. Ayres(15) tarafmdan ortaya atilrrustrr. Ayres !?LI soruyu sorar: «Sanayt Devrlml nic;in Ban Avrupa'da ve nlcln modern 9agda ortaya crkmrstrr? Neden Cln'de veya neden eskl Yunanistanda degil?,,(i6).

Batl J\vl'upa kiW;iir tal'ihinde ortak olan nadir? Bu bolge Akdeniz holgeslndeki blnlerce ytlhk medenlyetin v3risidii'. Bu durumda olan daha pek ~u1da!'i vardrr. Nil ve Hezapotanya vadilerinde Mia ya!?a· yaniar vardir. Hang! yanden Batl Avrupa, bu bolgelerden farkhdlr?(17)

Ayres cevabt. Bati Avrupa'run «Akdenlz medeniyetinin srrur bol· gesi» olmasmda bulur:

Bir srrnr, blr ni.ifuz (etme olayrdrr, Oraya baska ve eski medeniyet merkezlerinden lnsanlar gelir ve beraberlerinde eski ya,amlarmm aralanru ve malzemelerlnl, hububat fidelerini, saraplenm ve meyva aga~larml, evcll hayvanlarrm, askeri giyecek ve techlzatlartru, ta~ ve tahta lsleme tekniklerini, mimari dizaynlannt ve daha pekcok ~eyi getirirler. Ayrica cok eskl inanclanm, «degerlerinj,), adetlerini milli gorene!derini de tasirlar. Fakat mllll goreneklerin blr smrr ya~amInJn sartlarmda mutlaka onemicr!nl kaybedeceklerl billnlr, Brrurda ya~am, cl,sl1aonce de be!irUigimi.!: gibi serbest ve koJayd.r.Dini gunlerin ktll kirk yaran titlzHgi ve gramer kurallan smrrda «evde» kine gore

daha az onemlidir. (18). .

Ayres teknolojik ilerlemeyi dinin toplurn uzertndek! basxrsrnrn gev~emesiyle aciklarnaktadrr.

Klise, teknolcjik degi!?meye kar~n ortaya C;1'kan kurumsal dlrenmenin onclisii olarak kabul edllmelldlr. Kilisenin liderligi altmda, feodal toplum, sonunda sanayi toplumunu yaratacak olan blitiin bi.iyiik yenilildere karl? I ~Ikml' ve onlan yasaklamll?tJr. Fakat bu muhalefet

(1'5) The Theory of Economtc Progress ('Unlversi1y of North Caroline Press. 1944) (16} Op, cit .. s. i29

(1"1) ibid. s. 132

(18) j1bid. s, 133