You are on page 1of 81

NSZ

VOLKAN SARI

NSZ Trklerin slam dinine geme hadisesi aratrmaclarn zellikle tarihilerin her zaman dikkatini ekmitir. Bir kiinin bile dini inancn ve bir dncesini deitirmesinin ok zor olduu bir durumda Trklerin kitleler halinde bir dinden baka bir dine gemesinin eitli aratrmaclarn dikkatini ekmitir. Biz genelde tarihilerin ilgi duyduu bu konuyu sosyolojik erevede inceleme yoluna gittik. Trklerin dini deiimini konu alan bu alma giri ve drt blmden olumaktadr. Buna gre, giri blmnde aratrmamzda kullandmz yntem, aratrmamzn amac ve aratrmamzdaki baz snrllklar ele aldk. Birinci blmde, sosyolojik adan dinin tanmn ve nemini belirttikten sonra sosyolojinin en temel problematiklerinden biri olan sosyal deimeye deindik. Bununla birlikte konumuzda esas tekil eden din deitirme olgusuna, din deitirme motiflerine, din deitirme ile ilgili yaklamlara ve sre modellerine genel erevede deinmeye altk. kinci blmde, Trklerin Mslman olmadan nceki sosyal ve dini hayatlarn ele alp, Trklerin Mslman olmadan ncede bir kltrlerinin var olduunu ve bu kltrn Trklerin hayatlarnda son derece etkili olduunu ortaya koymaya altk. nc blmde, Trklerin, Batya doru gle birlikte belli bir aray ierisinde olduunu ve gerek slam gerek dier dinlere girmelerinin hemen hemen ayn devreye rastladn belirttikten sonra Trklerin slam dinini semelerini kolaylatran sebeplere deindik. Ayrca Trklerin Araplarla karlamalarna ve bu karlama sonucundaki kltrel temaslara deindik. Bunun yannda, Emeviler ve Abbasiler ile olumlu ve olumsuz etkilere deinilerek Trklerin Mslman olmasna zemin tekil eden bu dnemi mercek altna almaya altk. Drdnc blmde, Trklerin Mslman olduktan sonra sosyal ve dini yaantlarnda ne gibi deiiklikler olduunu, bunun yannda Trklerin eski yaantlarndan hangi unsurlar yeni hayatlarna geirdiini genel erevede ele aldk. Burada ncelikle gerek lisans dnemimde gerekse yksek lisans dnemimde her zaman yanmda olan, devaml nme hedefler koyan ve bu hedefe ulamamda yardmlarn hi esirgemeyen almamzn her safhasnda katks olan deerli danman hocam Yard.Do.Dr. M. Ali KRMANa ne kadar teekkr etsem azdr. Aratrmaya deerli fikirleriyle katksn esirgemeyen sayn hocam Prof.Dr. Hsn E. BODURa ve gerek dokman teminindeki yardmlar gerekse deerli neri ve fikirleriyle yanmda olduunu hissettiren Diyanet leri Yksek Kurul Uzman Gazi ERDEMe de teekkr bir bor bilirim. VOLKAN SARI

NDEKLER

VOLKAN SARI

NDEKLER NSZ....................................................................................................... I NDEKLER..........................................................................................II KISALTMALAR.....................................................................................IV 1. GR..................................................................................................... 1 1.1. Problem........................................................................................... 1 1.2. Ama ve Kapsam ........................................................................... 2 1.3. Snrllklar...................................................................................... 3 1.4. Yntem ve Veri Toplama Teknikleri.............................................. 3 2. NCEK ALIMALAR..................................................................... 5 3. DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME............................ 7 3.1. Sosyolojik Adan Din.................................................................... 7 3.2. Sosyal Deime ve Din................................................................... 9 3.3. Sosyolojik Adan Din Deitirme Olgusu...................................11 3.3.1. Din Deitirmenin Tanm..................................................... 12 3.3.2. Din Deitirme le lgili Yaklamlar.................................... 14 3.3.3. Din Deitirme Motifleri....................................................... 17 3.3.4. Din Deitirme Sre Modeli................................................ 18 4. MSLMAN OLMADAN NCE TRKLERDE SOSYO-KLTREL VE DN DURUM..................................................................................................... 20 4.1. Sosyo-Kltrel Durum..................................................................20 4.1.1. Bozkr Kltr....................................................................... 21 4.1.2. Aile.........................................................................................22 4.1.3. Uruk....................................................................................... 24 4.1.4. Devlet..................................................................................... 24 4.1.5. Trk Tresi.............................................................................24 4.2. Trklerde Dini Durum.................................................................. 25 4.2.1. Geleneksek Trk nanlar..................................................... 26 4.2.1.2. amanizm nanc.............................................................27 4.2.1.3. Atalar Klt.................................................................... 28 4.2.1.3. Tabiat Kuvvetlerine nanma........................................... 29

NDEKLER

VOLKAN SARI

4.2.1.4. Gk Tanr nanc............................................................. 30 4.2.2. Dier Dinler........................................................................... 32 5. TRKLERN SLAMYET KABULUNN SOSYOLOJK ANALZ..... 34 5.1. Trklerin slamiyeti Kabul Sreci............................................... 35 5.1.1. Aray..................................................................................... 35 5.1.2. Karlama .............................................................................36 5.1.3. Etkileim................................................................................ 37 5.1.4. Uygunluk................................................................................48 5.1.5. Kabul Sreci...........................................................................49 5.2. slam Dinine Geite Etkili Olan Faktrler.................................. 51 5.3. Trklerin slam Kabul.............................................................. 53 6. MSLMAN OLDUKTAN SONRA TRKLERDE SOSYO-KLTREL VE DN DURUM..................................................................................................... 58 6.1. Mslman Trklerde Sosyo-Kltrel Durum........................... 59 6.2. Mslman Trklerde Dini Durum............................................ 61 7. TRKLERN SLAMYETE ETKLER..........................................67 SONU.................................................................................................... 71 KAYNAKA...........................................................................................73 ZGEM............................................................................................. 77

III

KISALTMALAR

VOLKAN SARI

KISALTMALAR ADTCFD AFD Bkz. C. CUFD ev. EY DBD DBY Hz. FAV EF KSFD Dergisi M.. M.S. s. TDV. t.y. Vol. v.b. Yay. y.y. : Milattan nce : Milattan sonra : Sayfa : Trk Diyanet Vakf : Tarih yok : Volume : Ve benzeri : Yaynevi : Yzyl : Ankara niversitesi Dil Tarih Corafya Fakltesi Dergisi : Ankara niversitesi lahiyat Fakltesi Dergisi : Baknz : Cilt : Cumhuriyet niversitesi lahiyat Fakltesi Dergisi : eviren : Erciyes niversitesi Yaynlar :Diyanet leri Bakanl Dergisi : Diyanet leri Bakanl Yaynevi : Hazreti : lahiyat Fakltesi Vakf : stanbul niversitesi Edebiyat Fakltesi :K.Mara St mam niversitesi lahiyat Fakltesi

GR

VOLKAN SARI

1. GR
1.1. Problem

Toplum hayatnda birok deiimler olmaktadr. Bu deiim eleri toplum tarafndan bazen abuk kabul grd gibi bazen de toplum tarafndan kabullenilmesi zor olmaktadr. Bu zor elerden biri hatta en zoru insann dinini deitirmesidir. te bu noktada tarihin eski medeniyetlerinden birini kurmu olan Trk milletinin kitleler halinde slam dinine gemesi dikkat ekmektedir, nk bir ahsn kendi ierisinde bir inan deiikliine gitmesi bile olduka zorken bir milletin kitleler halinde din deitirmesi dikkat ekmektedir. Trklerin slam dinini semesi Trk, slam ve dnya tarihinin nemli bir dnm noktas olarak kabul edilmesine ramen hala genel erevede ele alnmas ve siyasi tarih snrlarnn dna klmamas, yalnzca makro planda baz genel kabullerle yetinilmesi, Trk sosyal bilimcilii asndan byk bir boluk olarak dikkatleri ekmektedir. Bu sebeple Trklerin slam dinini kabul, iyi biliniyor sanlmasna ramen, aslnda iyi ve doru bilinmeyen, birok yan hala karanlk bir konudur (Ocak, 1999:26). Trklerin slam dinine geii ile alakal ok eitli tezler ileri srlmtr. Bunlar, Trklerin Mslman olmadan nce de slama ok yakn dini inanlara sahip olduklar, bu sebeple ona hi yabanclk ekmeden ve direnmeden kolayca uyum saladklar, dieri byk basklar ve katliamlar sonucu ve zorla slama sokulduklar eklindeki tezlerdir. Fakat bu tezlerin gerei yanstp yanstmad konusu yllarca tartlmaktadr (Bu tezler iin Bkz. Ocak, 1999: 27). u da bir gerek ki bu srete ok karmak siyasi, sosyo-ekonomik ve kltrel bir takm artlarn cereyan ettii grlmektedir. O halde bu konunun iki kart ideolojik grn ileri srd gibi basit bir sre iinde meydana gelmediinden yola karak bu konuya ciddiyetle yaklalmas gerekmektedir. Bununla birlikte, Trklerin slam dinine geii her zaman dikkatleri ekmi ve birok aratrmac asndan kaynak oluturmutur. Bununla birlikte Trklerin Mslman olmas daha ok tarihilerin almalarna konu olmu ve bu konuyla genellikle tarihiler ilgilenmilerdir. Bunun yannda Trklerin slam dinini kabulyle ilgili sosyolojik aratrmalara rastlanlmamaktadr. Bu konu ile alakal alma yapan aratrmaclar konunun hep tarihi ynn n plana kardklar grlmektedir. Oysa Trklerin slam dinini kabulnn, tarihi ynnn yan sra sosyolojik yn de olan 1

GR

VOLKAN SARI

nemli bir konu olduu dnldnde bu konuyla alakal sosyolojik aratrmalarn yaplmamas nemli bir eksiklik olarak grlmektedir. Bu aratrmada din deitirmenin ne ekilde gerekletii, Trklerin din deitirirken kendi istek ve arzularyla m slam dinine getii, d unsurlarn zorlamasnn var olup olmad, Trklerin din deitirmesinde etkili olan faktrlerin neler olduu, din deitirme olaynn bir anda m meydana geldii yoksa uzun bir sre ierisinde mi gerekletii, Trklerin Mslman olmadan nceki inan, dn ve yaay bakmndan nasl olduu, Mslman olduktan sonra ne gibi deiiklikler meydana geldii gibi sorulara din sosyolojisi iinde yeni gelien bir alt disiplin olarak din deitirme sosyolojindeki kavramsal ve teorik yaklamlar nda cevap bulmaya alacaz.
1.2. Ama ve Kapsam

Din deitirme olgusunun ok farkl disiplinler tarafndan ele alnd bilinmektedir. Sosyal bilimlerin eitli sahalarnda zerinde fazlaca durulmutur; sosyolog, psikolog, ilahiyat ve tarihiler arasnda poplerdir. lk olarak daha ok psikologlarn ilgilendikleri din deitirme olgusu sonraki dnemlerde sosyologlarn da dikkatini ekmi ve artk bu mesele hem din psikolojisinin hem de din sosyolojisinin ortak konusu olmu, aratrmalarn ou her iki sahann bak alarn yanstr hale gelmitir. Fakat her ne kadar dnyada sosyolojik almalarn artt gzlense de, lkemizde bu saha olduka yenidir ve bu konu ile ilgili fazla alma bulunmamaktadr. Bu aratrma, lkemizde olduka yeni bir saha olarak kendine yer bulmaya alan din deitirme sosyolojisine katk salamas asndan nem arz etmektedir. Bu erevede zellikle tarih ve dinler tarihi sahasnda inceleme konusu olan Trklerin nceki inanlarn deitirme hadisesine sosyolojik adan yaklalmaya allmtr. Din deitirme hadisesine sosyolojik adan yaklamak suretiyle aratrmamzn, din deitirme sosyolojisiyle ilgili teorik almalara bir nebze de olsa katk salayaca dnlmektedir. Trklerin slam dinine girmeleri slamiyete farkl bir anlay da beraberinde getirdii bilinmektedir. Trkler slam ncesindeki genel ahlak anlaylarn Mslman olduktan sonrada nemli lde devam ettirmilerdir. u bir gerek ki Trklerin slam anlay, slamn dier versiyonlarndan olduka farkldr. Trkler laiklii kendine has anlayyla uygulamann yan sra dier din ve milletlere kar gstermi olduklar hogr ve tolerans neticesinde dnyadaki slam toplumlar ierisinde model olabilecek bir konumdadr. Ayn ekilde bu zellikleri ile Avrupa Birlii eiindeki Trkiyenin

GR

VOLKAN SARI

model olabilecei sylenmektedir. Henz netlik kazanmam olan bu tartmalara (Bkz. Kirman, 2003:53-68) burada girecek deiliz. Bununla birlikte Trkiyeye, terr ile anlan slam ve Mslmanlarn bu kt imajn ortadan kaldrma ynnde nemli bir grev dmektedir. Bu erevede gerek slam ilk setii zamanlar slamn btn ykn omzuna alarak nemli bir misyonu yklenen Trkler son dnemlerde de slam dinini anlay ekliyle ilk zamanlarda olduu gibi nemli bir misyonu gerekletirme yolundadr. Btn bunlar dnldnde Trklerin slamiyeti kabulyle ilgili yaplacak almalarn Avrupa Birlii ile entegrasyon yolundaki Trk kamuoyunda kendi gereklerini fark etme ynnde de nemli katklar yapaca sylenebilir.
1.3. Snrllklar

Din deitirme ile ilgili almalar temelde kiiler zerinde uygulanan anketlere ve ounlukla otobiyografiler olmak zere yazl dokmanlara dayanmaktadr. Bunlardan elde edilen bilgiler eer mmknse birka mlakat ile desteklenir, sonular istatistiklerle kontrol edilebilir (Kse, 1997:89). Bunun yannda Batda yeni dini hareketlerin oluturduu gruplarn incelenmesinde katlmc gzlem metodu ok daha sk kullanlr. Ancak aratrlan konunun tarih bir olay olmas nedeniyle aratrma, daha ziyade literatr almas eklinde yrtlm olup, yntem olarak dolayl gzlem yapld iin grme veya anket uygulamas yaplamamtr.
1.4. Yntem ve Veri Toplama Teknikleri

Din Sosyolojisi yalnzca aktel dini hayatla yani gnmzn toplumlarndaki dini yaay ve anlaylarla ilgilenmez. Tarihe mal olmu toplumlardaki dini tezahrlerin sosyolojik tetkiki de din sosyolojisinde byk bir yer tutmaktadr. Gemi dnemlerdeki toplumlarn yaaylarn incelerken Din Sosyolojisinin takip ettii metot dolayl gzlem olmaktadr (Gnay, 1998:71). Aratrmamzda gemi dnemlerdeki Trkleri incelediimizden dolay bizde bu almada daha ok dolayl gzlem metodunu kullandk. Aratrmamz her eyden evvel bir literatr almas olduun iin, almamza esas tekil eden verileri ilgili literatrlerden aratrdk. Bu erevede ncelikle Trklerin tarihi, dini tarihi ve sosyal yaantlaryla ilgili gerekli bilgileri eitli dokmanlardan ve muhtelif ktphanelerden toplamaya altk. Bunun yan sra din deitirme olgusunu sosyolojik adan inceleyen aratrmalarn Trkiyede yeterli olmamas sebebiyle yabanc kaynaklara bavurulmasnn yan sra konuyla alakal yan bilimlerden din

GR

VOLKAN SARI

psikolojisi sahasnda yaplan almalardan da yararlanlarak interdisipliner bir yaklam iersinde olunmaya allmtr.

NCEK ALIMALAR

VOLKAN SARI

2. NCEK ALIMALAR Din deitirme olgusu ile ilgili aratrmalar din psikolojisi alannda hemen hemen yz yldr srdrlmesine ramen din sosyolojisi alannda bilimsel aratrmalarda konu olmas olduka yeni saylr. Bu saha lkemizde de yeni olmas nedeniyle din deitirme olgusuna sosyolojik yaklaan almalara az rastlanlmaktadr. Din deitirme olgusuna sosyolojik adan yaklaan almalar arasnda, din deitirmenin ok ynl olduunu ortaya koyarak ailenin bu deiimdeki etkilerini ortaya koyan M. Ali Kirmann Din Deitirme Olgusuna Sosyolojik Bir Yaklam (Kirman, 2004a), Kresel Bir Olgu Olarak Din Deitirme ve Aile Kurumuna Etkisi, (Kirman, 2004c) Beyin Ykama Teorileri (Kirman, 2004c:107-132) makaleleri ilk anda gze arpan almalardr. Bunun yan sra din deitirme ile ilgili mstakil bir alma olmasa da Trklerin Mslman olmas alakal sosyolojik bir almaya nver Gnay (Gnay, 1998)n Din Sosyolojisi adl kitabnn son blmnde yer verdiini ve yine Hsn Ezber Bodurun Moonculukla ilgili almasnda (Bodur, 2003:13-39) dini deiime deindiini grmekteyiz. Trkiyede din deitirme zerine yaplan ilk almalar ise din psikologlar tarafndan gerekletirilmitir. Bu almalar arasnda kronolojik ncelie sahip olan Hseyin Pekerin almas (Peker, 1979) sahasnda ilk almalardan olmas itibari ile olduka elementer bir zellik tarken,nin ngiliz mhtediler zerinde yapm olduu alan aratrmas Ali Kse (Kse, 1997) din psikolojisi alannda modern aratrma tekniklerine yer veren olduka kapsaml ve bilimsel veriler sunan nemli bir almadr. Her iki alma doktora olmak gibi bir ortak zellik tamalarnn yannda esas itibari ile Hristiyanlktan slam dinine geile ilgilidir. (Kirman, 2004a:80). te yandan Heon Choul Kimin Koreli Mslmanlar konu alan yksek lisans tezini (Kim, 2003) de, Trkiyede yapmas nedeniyle bu alanda yaplan almalarn yanna koyabiliriz. Trklerin slam dinini kabul ile ilgili aratrmalara yetersiz olmasna ramen, daha ok tarih sahasnda rastlamaktayz. Biz bu almalarn tmn ele almak yerine belli ballarna ve aratrmamzda kullandmz almalara deineceiz. Trklerin Mslman oluuna tarihi adan yaklaan almalardan en gze arpanlardan biri, . Hami Danmendin Trk Irk Niin Mslman Oldu (Danmend, 1994) eseridir. Bunun yannda Hakk Dursun Yldz (Yldz, 1981), Emel Esin (Esin, 1978) ve Osman Turan (Turan, 1999)n bu konu ile ilgili almalar da dikkatleri ekmektedir. Yine dolaylda olsa, brahim Kafesolu (Kafesolu, 1997) ve Erol Gngr (Gngr, 1999)n

NCEK ALIMALAR

VOLKAN SARI

de Trklerin slam dinine geiine deindiini grmekteyiz. Son dnemlerde ise, Nesimi Yazc (Yazc, 2002), Metin Bozku (Bozku, 1998) almalarnn belli blmlerinde Trklerin slam dinine geiine deinmilerdir. Bunlarn yan sra son dnemlerde Trklerin dini tarihi ile ilgili en kapsaml alma nver Gnay ile Harun Gngrn birlikte hazrlam olduklar Trk Din Tarihi(Gnay-Gngr, 1999) eseridir. Her ne kadar nver Gnay sosyolog olsa da bu almasnda sosyal tarih yapmaktadr. Ayn ekilde kendisi tarihi olmasa da Erdoan Aydnn Trklerin Mslman olmas ile ilgili Nasl Mslman Olduk(Aydn, 2001) adl almasn ve bunun yan sra Trklerin tarihine sosyolojik bir incelemeyle yaklaan Orhan Trkdoann Trk Tarihinin Sosyolojisi (Trkdoan, 2003) adl eserini zikretmekte yarar olduu kansndayz.

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

3. DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME


3.1. Sosyolojik Adan Din

Dini, insanlarn dnyada veya lm tesinde kurtulua ulamaya almalardr eklinde tarif edebiliriz. Bunun yan sra, Din hakknda baz ilim adamlarnn din tanmlarna rastlanlmaktadr (Tanmlar Bkz. Tmer, 1986:2245). Ancak burada, din ile ilgili yaplan tanmlarn bir envanterini oluturma gibi bir aba ierisinde olmak yerine sosyolojik din tanmlar zerinde durmaya allmtr. Yaps ne olursa olsun her toplumda ve insan ruhunda bir ycelme ihtiyac, transandantal ve ilahi leme ynelme arzusu ve eilimi mevcuttur ki, bunu sadece fert ya da toplum kalplar ierisine sktrlm kutsal kategorisiyle anlama ve aklamaya almak yanl sonular dourabilir. Esasen, sadece ilahiyatlarn iddialarna gre deil ayn zamanda tarihi, filozof, antropolog, etnolog, psikolog ve sosyologlarn incelemelerine gre de insanlk kadar eski bir tarihe sahip olan ve stelik btn toplumlar kuatan bir vaka olan din, insan ve toplum hayatnda ftri bir gereklie sahiptir. Dinlerin ne srdkleri manevi hakikat, sadece din liderleri ve dindarlar tarafndan iddia edilmemekte, ayn zamanda dinle hibir ilgisi olmayan birok felsefe ve ahlak sistemleri ile ilim adamlar tarafndan da dorulanmaktadr. Nitekim modern din sosyologlar dinin, toplumsal tekmln ak ierisinde zamanla silinip gidecek olan ekstra-sosyal bir olay eklinde anlalamayacan srarla vurgulamaktadrlar (Gnay, 1998:202). Sosyolojik adan din: Din, kutsal eylere ait ve mnakaalar caiz olmayan inanlar tayan ve bu inanlara bal olup deitirilmesi caiz olmayan fiilleri yapan insanlardan meydana gelmi manevi birlik olarak tanmlanmaktadr. Bunun yan sra sosyolojik boyut son derece neme haizdir. Dini tecrbede teorik, pratik, sosyolojik olmak zere anlatm gzlenmektedir (Sezen, 1993:34). Teorik anlatmn muhtevasnda konu zel neme sahiptir: Tanr, Dnya, nsan. Baka deie teolojik, kozmolojik, antropolojik anlaylar. Kozmoloji dnyann menei, gelimesi trl safhalar ve kaderi ile meguldr. Pratik anlatm ekliyle din bir tapnmadr. Ulhiyet karsndaki sayg fiilidir. Dinin gerek ve temel anlatm da budur. Dini tecrbenin bu iki anlatm eklini nc yn olan sosyolojik vehe tamamlar. Yaayan bir din, tabiat icab sosyal mnasebetler yaratmak ve gzetmek zorundadr (Sezen, 1993:34-6). Sosyolog Anthony Giddens dinin tarifini yapmak yerine dinin ne olmadn ortaya koyarak dini farkl bir ekilde aklamtr. Giddens, ilk olarak, dinin

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

Tektanrclkla zdeletirilmemesinin gerektiini nk birok dinde birok ilahn varlnn sz konusu olduunu belirtmekte, kinci olarak, dinin, inananlarn davranlarn kontrol eden ahlaki buyruklarla zdeletirilmemesinin gerektiini, nk Tanrlarn bizim bu dnyada nasl davrandmzla ilgilenmelerinin birok dine yabanc olduunu belirterek Eski Yunan Tanrlar insanlarn ne yapt ile ilgilenmediini rnek gstermekte, nc olarak, din, dnyann bugnk haline nasl geldiini aklamamal nk insannn kkeniyle ilgili olarak deiik sylevlerin olduunu belirtmekte, son olarak ise, dinin, doast ile olan bir dnyaya inan ile zdeletirilmemesi gerektiini belirterek Konfysn getirdii dini rnek vermitir (Giddens, 2000:464). Bunun yannda, din, insann tutum ve davranlarn dzenleyen deerler manzumesinin belirleyicisi ve gndelik yaamndaki yol gstericisi olarak ok nemli rolleri yerine getirir. Bu, dinin toplumsal boyutunu da aklamaktadr. Din, inananlar birbirine balayarak bir takm gruplar ve kurumlar oluturma gcne sahiptir. Sosyolojik anlamda dinin fizik lemi aan akn boyutu ile toplumsal boyutu birbirinden ayrtrr ve ikincisi zerine odaklanr. Dinin insanlar tarafndan alglanp yorumlanmas sonucu farkl ekillerde ortaya kan bu yn ou zaman yaanan din olarak da ifade edilmektedir. Btn toplumlarda grlen sosyal bir kurum olan din, toplumla birlikte geliir (Kirman, 2004b:612). Dinin znde, insan aan, beer st, akn bir yn mevcuttur. Ancak din ayn zamanda insan ve topluma ylesine ikin dir ki, byk din bilimcisi Mircae Eliade dinin zn tekil eden kutsaln, insan uurunun yapsal bir unsurunu oluturduunu ifade etmektedir. Byle olduu iindir ki, bir yn ile aknda olsa, Eliadea gre, dinin zn tekil eden kutsal biz dnyada saf ekliyle bulamamaktayz (Eliade, 1995:20). nsan ve toplumda o ancak sosyo-kltrel ortamda ve ekilleri altnda karmza kmaktadr. Bu ekliyle din karmza psikolojik, kltrel ve toplumsal bir fenomen olarak da kmaktadr. Nitekim bu nedenledir ki, Joachim Wach gibi sosyologlar dinin, sbjektif ynnn yan sra objektif gereklii zerinde de nemle ve srarla durmakta ve dini bu ekli altnda sosyoloji biliminin konusu olarak grmekte ve inceleme konusu yapmaktadrlar (Gnay, 1998:203; Freyer 1964:35-6; Wach 1990:27-9). Ayrca, din, bir dizi simge iermektedir. Saygyla kark bir korku duygusu uyandran bu simgeler ayin ya da trenlerle balantldr. Dinle ilgili trenler ok eitlidir. Ayin edimleri dua etmeyi, ark ya da ilahi sylemeyi, belli yiyecekler yemeyi ya da belli yiyeceklerden uzak durmay, belli gnlerde perhiz etmeyi vs. ierir. Ayin edimleri dinsel simgelere ynelik olduu iin sradan yaamn alkanlk ve ilemlerinden olduka farkl gzkr. Sosyologlar, ortaklaa yaplan trenin varln,

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

aralarndaki snrlar pek belirgin olmasa da, dini, byden ayran belli bal faktrlerden biri olarak grrler (Giddens, 2000:465). Hi phesiz, modern dnyada insanlarn eitli ihtiyalar vardr. Din bu noktada nemli bir fonksiyon oluturmaktadr. Bu noktada Batda kan yeni dini hareketlerin k sebeplerine bakld vakit insann inanla ilgili eksikliini ortadan kaldrma abasn grmekteyiz. Bu erevede yeni dini hareketler, genellikle, bilimin ve politikann zemedii pek ok problemin bulunduu, bu arada aile messesesinin ve Kilisenin kmeye yz tuttuu Bat toplumunda arad huzur ve refah bulamayan, nkleer sava ve evre kirliliinin gelecek endiesine sevk ettii, insana ve topluma dair mekanist-materyalist grlerin kimliksizletirdii tatminsiz ve huzursuz insanlar iin bir ka yolu ya da teselli kayna olarak grlmektedir (Kirman, 1999:206). Dinin en temel fonksiyonlarndan biri de, zellikle kriz dnemlerinde yaanan olumsuz artlara katlanabilme gc vermesi ve bylece insanlarn hayata yeniden balanmalarn salamasdr. Aslnda, genel olarak btn dinlerde mevcut olan bu fonksiyonu ifade etmek zere sosyologlar denkletirici kavramn (Haralambos 1997:454-5) kullanmaktadrlar. Dinin telafi edici fonksiyonlar, modern hayatta zellikle hzl bir deiim sonucu ortaya kan son derece karmak ve istikrarsz durumlar karsnda insanlar iin ok daha byk nem arz ettii aktr.
3.2. Sosyal Deime ve Din

Deime, bir olgunun bir nesne ya da organizmann bir durumdan yeni duruma geiidir. Toplumsal deime ise, toplumu meydana getiren kurumlar bata olmak zere sosyal ilikilerde ve sosyal yaplarda mevcut durumlardan yeni, bambaka bir duruma geii ifade etmektedir (Doan, 2000:224). En yaygn ekliyle sosyal deime, zaman ierisinde bir toplumun yapsnda ve bu yapnn eitli fonksiyonlarnda ve bireylerin stlendii toplumsal rollerde, yani toplumdaki ilikiler sisteminde, toplumsal kurumlarda ve bireylerin davranlarndan meydana gelen deimeler olarak tanmlanabilir. Deime, evrensel bir olgu olup ok eskiden beri dnrlerin ilgisini ekmitir. Ancak sosyolojik anlamda deimenin aklanmas problemi, 19. yzylda sanayi devrimi ile birlikte gelien hzl sosyal hareketlilikler sonucunda nem kazanmtr (Kirman, 2004b:232). Deimenin olmad bir insan topluluu dnmek mmkn deildir. Btn insan topluluklarnda sosyal deimeden bahsedilir. Yalnz sosyal deime, daha nce ifade edildii zere, medeniyet tarihinde bazen hzl, bazen de yava bir ekilde ortaya kmtr. zellikle, Ortaan statik saylabilecek insan topluluklarnda dahi bir

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

deimeden bahsedilebilir. Deimeden sz edebilmek iin belirli sreye ihtiya vardr. Baka bir ifade ile sosyal deime bir sre iinde izlenebilmektedir (Erkal, 1996:2067). Sosyal deimenin nedenleri veya ona sebebiyet veren faktrler konusunda bugne kadar eitli grler ne srlmtr. Amerikal sosyolog Johnson bunlar grupta toplamaktadr. Sosyal sistemin kendi i bnyesinden kaynaklanan deime sebepleri ki bunlarn banda atma gelmektedir. Sosyal sistemin ilgili olduu ortamn etkilerine bal deimeler ki bu gruba kltr deimeleri dhil bulunmaktadr. evrenin etkileri (Gnay, 1998:232) te yandan sosyologlar, teden beri sosyal deimede rol alan faktrlerden birini ve mesela; fiziki evre faktrn, teknolojiyi ve bu alanda kaydedilen gelimeleri, rk faktrn, iktisadi retim yaplarn, bilgi seviyesini yahut ta dini inanlar, vb. sosyal deimenin hakim faktr olarak grmek istemilerdir. Zamanla bu grlerin etrafnda ekoller olumu ve kendini tenkitlerden kurtaramam sosyal deime nazariyeleri bulunmaktadr. Sosyal deimede nfusun azlk veya okluunun hakim rol oynadn ne sren grle teknii n planda tutan yahut ekonomik alt yapya arlk veren materyalist gr ve nihayet kltrel deerlere ve zellikle de manevi-dini kltr deerlerine arlk veren grlerden her biri sosyal deimenin determinist bir biimde aklayclar ve belirleyicileri olduklarn iddia etmilerse de, ampirik verilerin ortaya koyduu ve bugnn sosyoloji evrelerinde genellikle paylald zere, her ne kadar bu faktrlerden biri veya tekisi belli artlarda sosyal deimenin hakim veya belirleyici faktr imi gibi grnseler de, bu durumlarda veya bakalarnda baka faktrlerin de iin iine kart ve deime olgusunun birok faktrlerin karlkl etkileimi veya birleiminin bir sonucu olduu anlalmaktadr (Gnay, 1998:232) Burada din sosyolojisi bakmndan nemli olan konu sosyal deime ierisinde dinin ne gibi bir rolnn olduu ve sosyal deime ile din arasndaki ilikidir. Din ile sosyal deime arasndaki iliki ele alndnda bir yandan sosyal deimenin din zerindeki etkisi sz konusu olurken, dier yandan da dinin sosyal deime sreci ierisindeki rol zerinde durulmas gerekmektedir. nver Gnay konuyu bilimsel ve sosyolojik terminoloji ile ifade etmek suretiyle, din ile sosyal deime arasndaki ilikiyi, sosyal deimeyi engelleyen bir faktr olarak din, sosyal deime faktr olarak din, sosyal deiimin din zerindeki etkileri, eklinde ynl ele almaktadr (Gnay, 1998:332-8). 10

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

Bunun yan sra, din ile sosyal deiimin karlkl ilikilerini iki tipte belirtebiliriz. Bunlardan birincisi, dinin etkili olduu din-sosyal deiim ilikisi; bunu da kendi ierisinde tipte ele alnabilir: Birincisi, dinin, sosyal deiimi yavalatc bir faktr olarak etkili ve ilevsel olduu din sosyal deiim ilikisi; ikincisi, toplumsal deiimi takviye edici bir faktr olarak ilev grd iliki biimi; ncs ise dinin toplumsal deiimin temel faktr olduu iliki biimidir. kincisi ise dinin etkilendii sosyal deiim- din ilikisidir. Bu da kendi ierisinde tipe ayrlabilir: Birincisi, sosyal deiimin dini engelleyici olduu, olumsuz ynde etkiledii sosyal deiim- din ilikisi; ikincisi, sosyal deiimin dinin lehine ilev grd iliki biimi ve ncs ise sosyal deiimle birlikte dinin kendini deitirmesidir (Gnay, 1998:332-8; Okumu, 2003:103). Weber, dinin sosyal deimedeki olumlu ya da olumsuz veya muhafazakr yahut yaratc rollerini daha iyi aydnlatmak zere dini nderlerin bir tipolojisini almaya karmaktadr. Bu maksatla O, peygamber ve rahip tipleri zerinde nemle durmaktadr. Bu iki tipten rahip, ileyen ve yerlemi bir sistemin paras olarak, onun zerinde hibir yaratc fonksiyon icra etmeksizin yalnzca messeselemi geleneksel dzenin idamesini salad halde peygamber, orijinal tecrbesi ile yerlemi modellere meydan okur ve ayet baarl olursa, yeni mesajnn yaratcl sayesinde taraftarnn sosyal hayat zerinde kkl deiiklikleri gerekletirir. Weberin terminolojisinde peygamber, karizmatik liderliin dini bir tezahrdr (Weber, 2002: 225-230; Wach 1990:406; Gnay, 1998:336-7). Karizma ile nesneler arasndaki sk balar, ayinci tutuculuu ortadan kaldran hem dinsel, hem tarihsel g peygamberliktir. Ulusal ya da etnik tek bir grubun yelerine deil, btn insanlara seslendii iin, bu dnya ile teki arasnda, nesneler ile karizma arasnda temel bir kartlk kurduu iin peygamberlik devrimcidir (Aron, 2000:431). Sonu olarak, grld zere, sosyal deime ve din ilikileri bir ynyle muhafazakrl ve gelenee ball nedeniyle deimeye engel olutururken, dier yandan tam olduu dinamik ruh sayesinde deimeyi etkileyen nemli bir unsur olarak karmza kmakta ve zamanla toplumda ortaya kan deimelerin dini yaay zerinde yanklar olmaktadr.
3.3. Sosyolojik Adan Din Deitirme Olgusu

Din deitirme olgusunun, ok eski tarihi dnemlere kadar uzanan bir gemii olduu bilinmektedir. Bir dine girme ve kma anlamnda din deitirmenin tarihi, dinin tarihi kadar eskidir. Ancak din sosyolojisi alannda bilimsel aratrmalara konu olmas

11

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

olduka yeni saylr. Son yaplan aratrmalarda din deitirme olgusunu, bireyin hayatn ok ynl etkileyen, fakat ayn zamanda dini gruplarda ve makro planda toplumda bir takm sonular douran ilerlemeci ve ok sayda faktrn karlkl etkileimiyle ortaya kan birikimci bir sre olarak ele alma eilimi g kazanmtr. Konunun uzmanlar, ayn geree iaretle, din deitirme olgusunun yeni dini hareketler balamnda ele alnmasnn nemine vurgu yaparlar ve konunun anlalmasnn insanlarn bu hareketlere veya dini oluumlara nasl ve niin girdiinin belirlenmesiyle dorudan ilgili olduunu belirlerler (Kirman, 1999:75-6). Din deitirme olgusunun kullanmnda semantik bir kargaa sz konusudur (Kse, 1997:5). Din deitirmenin tam olarak anlalmas iin din deitirme olgusunun tarifinin yaplmasnn yarar olacaktr.
3.3.1. Din Deitirmenin Tanm

Din deitirme, dini inan ve davranlarla ilgili kkl deiim ve dnm ifade etmektedir. Sosyolojik adan bakldnda, bir dine veya dini bir gruba girmek kadar ayrlmak da ayn ekilde din deitirme kavram ierisine girmektedir. Aslnda bir yeniden toplumsallama sreci olan din deitirme, kiilik sisteminin dini inan ve ibadetleri de iine alacak ekilde yeniden ynlendirilmesi veya bir tr manevi evrim ve gelime olarak da anlalabilir. Bu anlamda bir din deitirme olay, eski inantan ayrlma deil, yeni inanca varmadr (Kirman, 2004a:76). Trkede din deitirme, ou zaman, ihtida ve hidayet kavramlaryla ifade edilmektedir. Kukusuz bu kavramlar, slam gelenek iinde ortaya km olup, baka dinlerden slama girii ifade iin kullanlmaktadr. Yine bir din deitirme olgusu olan slam dininden k iin irtidat kavram kullanlmaktadr. Bu anlamda slam dinine girene mhtedi, slam dininden ayrlana da mrtet denilmitir (Peker, 1979:9). Bat dillerinde ise, din deitirme olgusu conversion kelimesiyle karlanr. Din deitiren kimseye de convert denir. Conversion, kelime anlamyla, bir halden dier hale geii bir olayn bir baka olaya dnmn anlatr (Hkelekli, 1998:290). Genel kullanmda Conversion, dnmek, dnm, zel bir gre getirmek veya ikna etmek ve bir halden dier hale gemek anlamna gelir. Genellikle, Conversion, deiimi ifade eden geni bir terimdir ve nceki halden iddetli bir deiimi kapsar. Mesela, fizik bilimlerinde, Conversion kelimesi suyun s ile gaz hale gelmesi gibi son derece ar deiimi iaret eder. Dini Conversion da bunun gibidir. Kiide bir ey vuku bulup, onu bir gruptan dierine, bir inantan dierine veya bir kozmolojiden dierine deitirir

12

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

veya dntrr. Bu tantm kiinin isel deiim veya dnmnden sz etmektedir (Kim, 2003:35). Din deitirme kavramnn en yaygn anlam, bir dini reddederek bir baka dine inanmak eklinde ifade edilebilir, din deitirme kavram, mensubu bulunduu dinin kendisine ykledii ykmllkleri yerine getiremeyen insanlarn tavr deitirmesi veya farkl bir din iin nceki inan ve ballklarndan vazgemesi gibi anlamlar iermektedir. te yandan kendisini inansz olarak niteleyen bir kiinin veya kiilerin, bir dinin, ou zaman iinde bulunduu toplumunun dini kurallarn kabul ederek dindarlamas veya bal bulunduu dini sistemi terk ederek dinsizlemesi de din deitirme kavramyla ifade edilmektedir. Bir dier din deitirme ekli de, ayn dini gelenek ierisinde bir dini gruba bal olan insanlarn, bulunduu grubu terk ederek bir dier grubun ideolojisini benimseyerek ye olmas durumudur (Kirman, 2004a:77). Bu balamda batl bir aratrmac olan Singer, iki tanm arasnda ayrm yaparak bir dinden dierine geii inter-faith, ayn din ierisinde bir seim yapmay da intra-faith kavramlar ile aklamtr (Kse, 1997:6). Bahsetmi olduumuz farkl din deitirme biiminin dnda drdnc bir trden de sz etmek mmkndr. Herhangi bir dini gelenek ierisinde yer almakla birlikte inancnn gereklerine tam bir ballk gstermeyen insanlarn dini yaaynn younlamas da din deitirme kavramyla ifade edilmektedir. Ayn dini gelenek ierisinde kalnarak tecrbe edilen bu durum, dini deiim veya geliim olarak da anlmaktadr (Kirman, 2004a:78). Bahsedilen bu tecrbelerden sonra din deitirme gibi olduka karmak ve kompleks bir olguyu sosyal faktrleri gz ard etmek suretiyle sadece dini ve psikolojik faktrlerin etkisiyle aklamaya almann yetersiz olduu (Kirman, 2004a:80) kadar indirgemeci bir yaklam olacann iyice anlalmas zerine tamamlayc olmas asndan konuyu sosyolojik bir yaklamla ele almann nemi fark edilmektedir. zellikle yeni dini hareketler zerine alan sosyologlarn bu hareketlere kar ynelilerinin sebepleri ve yeliin hangi srelerden geerek gerekletii ile ilgili olarak yapm olduklar almalar, din deitirmenin mahiyetinin anlalmasna nemli katklar salamaktadr. Bir dier ifade ile 1970li yllardan itibaren din deitirme olgusu zerine yaplan almalar aamadan gemitir. Buna gre ilk aama, olguyu dini ve psikolojik adan ele alarak inceleme ve aklama; ikinci aama, beyin ykama ve zorla ikna modelleriyle aklama ve son aama, sosyolojik dncenin hakim olduu dncedir (Snow ve Machalek, 1984:178 vd). Tek bir sebebe dayandramayacamz din deitirme olgusu zerine batda eitli aratrmalar yaplmtr. Bu erevede, din deitirmenin aniden mi aamal m;

13

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

tamamen mi ksmen mi; aktif mi pasif mi; isel mi dsal m olduu ile ilgili olarak yaplan tartmalar din deitirme olgusunun tek boyutlu olmadnn anlalmas asndan yararl olmutur (Rambo, 1993:7; Lofland, Skonovd 1981:374). nsan, hayatn belli dnemlerinde dini inanlara ynelme asndan bir younlama yaamaktadr. Bununla birlikte zaman zaman dine kar ilgisizlik ve kaytszlk iine de girebilmektedir. Kukusuz insanlar, dini inanlarn, dncelerini, alkanlklarn deitirebilirler. Ancak bir dini inanc veya bir klt terk etmek kolay gerekleen bir hadise olmad gibi bir anda olup biten bir hadise olmayp, aylar, yllar alan uzun bir sretir. Hi phe yok ki, yaanan bu uzun srete sosyal faktrlerin etkisi gz ard edilemez. Baka bir ifadeyle, din deitirmenin, esas itibariyle teolojik ve psikolojik bir mahiyet arz ettii bilinmekle birlikte, ou zaman toplumsal bir ortamda bir dizi faktrn etkisiyle meydana gelen bir sre olduu aktr (Kirman, 2004a:81). Anlald zere, din deitirme ok boyutlu ve olduka karmak bir olgudur. Bu, onun dinle olan yakn ilikisinden kaynaklanmaktadr. Bilindii gibi, din, her eyden nce kutsallk ifade eden bir olgu olmakla birlikte toplumsal bir tezahrdr. Dinin daha ziyade kutsal boyutuyla ilgilenen teologlar, din deitirmede Tanrnn etkisinin belirleyici olduunu vurgularlar. Psikologlar ise, din deitiren bireyi, din deitirmeye ynelten faktrlerden yaltarak ele alrlar ve olgunun yalnzca psikolojik boyutu zerinde younlarlar. Sosyologlar ise, din deitirme olgusunu toplumsal kurumlar ve mekanizmalar tarafndan harekete geiren ve ekillendiren faktrlerin bir sonucu olarak grme eilimindedirler. Anlalan herkes kendi bak asna, bilgi birikimine gre olay farkl alglamakta ve farkl aklamaktadrlar. Din deitirmenin, din, insan ve kltr geninde meydana gelen bir olgu olduu dnldnde, konuyu bir ynyle aklarken dier ynleri gz ard etmenin indirgemeci bir yaklam olaca aktr (Kirman, 2004a:82).
3.3.2. Din Deitirme le lgili Yaklamlar

Dini inancn deitiren insanlar, yeni inanca acaba tek balarna ve kendi istekleriyle aratrp da m giriyorlar yoksa kendileri dndaki baz glerin zorlamasyla veya onlardan etkilenerek mi giriyorlar? Bu sorular erevesinde, din deitirme olayna kar iki temel yaklam sergilenmitir. Bunlar pasifist ve aktivist yaklamlardr (Richardson, 1985:163179). Din deitirmede asl rol kiinin hayattaki tecrbeleriyle oluan motivasyonal faktrlerin oynadn savunanlar kiiye pasif bir rol ykleyerek genelde baz olaylarla istikrar kaybolan kii ile dini gruplarn sosyal ilikileri sonucunda din deitirmenin

14

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

gerekletiini savunurlar. Onlara gre gruplar kiinin bu durumundan yararlanmaktadrlar. Sosyoloji ve psikoloji literatrnde din deitirmeye geleneksel bak as byle olmu ve yeni dini hareketler yaylma devrelerinde hep bu yaklamla incelenmilerdir. Bunun karsnda yer alan ve giderek yaygnlaan aktivist yaklam ise, din deitirmeyi kiiyi etkileyen sosyal ve psikolojik ortamlardan kurtulu yollarn arar, kiiyi kendisini tatmin edecek bir hayat tarz bulma gayreti iinde grr ve aslnda gruplarn kiiyi deil, kiinin gruplar kullandn ileri srer (Kse, 1997:8). Pasif yaklam, insanst, dsal veya isel olabilir. Bu durumda ya Tanr din deitirmenin gereklemesine mdahale edebilir veya kii, potansiyel mhtedinin yararlanabilirliinden istifade eden ve onu dini hareketin iine srkleyen bir fail tarafndan kandrlabilir. Batl bir aratrmac olan Richardson, kiiyi pasif gren bu klasik yaklam eski din deitirme paradigmas olarak tanmlamakta (Richardson, 1985:164) ve eitli ekillerde tanmlanabilecek gler tarafndan pasif bir zne varsaymaktadr. Ona gre, pasif din deitirme, ani, dramatik ve duygusal olarak alglanmtr; ak bir akld nitelie sahiptir; bu hadise, kiinin kendi uuraltnda olmayan aktif fail gibi bir tantmn dnda herhangi bir terimle aklanamaz; bu aktif fail ile ilgili geleneksel bak as her eyi yapabilen Tanrdr; daha modern aklama ise, bilinsiz ve uuralt psikolojik etkiler ve benzeridir; fakat bu aktif fail her ne tr zellikler tarsa tasn, bu fail asla insan deildir; bu tecrbe kiinin hayat boyunca bir defa olup bitecek ve hayatnn sonuna kadar srecek bir olaydr; bu olay, tipik bir ekilde ergenlik anda meydana gelir; inan deiiminden sonra davran deiir; bu tipin rnek modeli Aziz Pavlusun dini deiimidir (Kim, 2003:53). Pasif fail kavram, literatrde teolojik terim olarak alnyazs veya kader, psikolojik terim olarak bir eye yatknlk, sosyolojik bir terim olarak ise, deterministik gibi terimlerle tanmlanmaktadr. Fakat Pasif fail terimi ne olursa olsun, faili gerek Tanr gerekse uuralt olsun, kiinin kendisi aktif fail olarak gzkmemektedir. Bu pasif fail aklamasnda nemli olan nokta, duygusal faktrlerin ego veya selfin bilinli anlamnn dndaki akld deiimde hkim olmasdr. Sonu olarak, sosyoloji ve psikoloji sahasndaki son yllardaki literatr, pasif fail diye anlan bu klasik imajn din deitirme olgusunu aklamak iin yeterli olmadn ne srmektedir. zelikle, klt beyin ykama veya zihinsel kontrol gibi yntemlerin uygulamas olarak grmeyen bilim adamlar, din deitiren kiinin kendisinin aktif ve bilinli bir aray iinde olduuna dair tartmalara girmilerdir (Richardson, 1985:165; Kim, 2003:53-4).

15

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

Bunun yan sra, beyin ykama modelinde de fail pasiftir.. Her ne kadar Trklerin din deitirmesinde bu model etkili olmasa da gnmzde dini deiimden bahseden popler kitaplar beyin ykama modeli zerinde odaklanmtr (Kirman, 2004c)). Beyin ykama kavram, anlalmaz, kar konulmaz, akl almaz ve hatta bysel yntemler kullanmak suretiyle insan akln kontrol altna almak veya insanlarn zihninde dnsel ve ideolojik bir dnm yaratmak amacyla dorudan veya dolayl olarak yaplan her trl sistemli telkin, ynlendirme ve basky ieren bir uygulama ya da bir propaganda tekniini ifade eder. Bir tr zorla ikna olan beyin ykama, gizemli bir teknik kullanmak suretiyle sistematik olarak akln saptrlmas ve tahrip edilmesi demektir. Beyin ykama kavramnn sosyal psikolojide ok zel bir anlam vardr. Sosyal psikolojide beyin ykama, insanlarn bir inan sistemini, bir davranlar btn veya bir dnya grn gnlsz olarak benimsemelerine yol aan bir sreci ifade etmek zere kullanlr (Kirman, 1993b:3). Beyin ykama modelinde n plana kan birok kavram dikkati ekmektedir. Bunlar arasnda en nemlisi damgadr. Bir birey hakknda bakalar tarafndan yaplan olumsuz bir deerlendirmeyi, bireyin kamusal kimlii ile ilgili arptmalar ve gzden drmeleri ifade eden bu kavram, zellikle din veya dini grup deitiren kiilerde veya bu kiilerin yeni dinin gerei olarak yaptklar davranlar ve ritellerde, eski dine mensup olan arkadalar tarafndan bir davran bozukluu, fikri bir sakatlk olarak damgalanr (Kirman, 2004b:56). Din deitirmede kiinin elinde olmadan yaad hayat tecrbelerinin tesiri olduu gibi, onun kendisini bir araya sevk etmesinin rol de vardr. Genelde aratrmaclar yakn zamana kadar din deitirmeyi veya dini deiimi, yaad baz olaylarla istikrar kaybolan ferdin nce d tesirlerden etkilenmesi, daha sonra da kendilerine ye kazandrmak isteyen dini gruplarla iliki kurmas neticesinde yaad deiim olarak grrler. Bu bak as kiiyi pasif gren bir yaklam olarak deerlendirilebilir. Fakat bunun karsnda kiiye aktif rol ykleyen (aktivist) bir bak as da son zamanlarda taraftar bulmaktadr. Pasivist yaklamla, din deitirmedeki sosyal ve psikolojik etkenlerin ve yeni kiileri kendilerine cezp etmek iin faaliyetlerde bulunan gruplarn rol n plana karlarak ferde pasif bir rol yklenirken, aktivist yaklamla, deimek isteyen ferdin bu yndeki abalar ve bu hedefi iin herhangi bir grubu nasl kulland gz nne alnarak ferde aktif bir rol yklenir (Kse, 1997:157). Aktivist yaklam ise, kiiyi etkileyen sosyal, psikolojik ve benzeri artlar vurgulamaktan ziyade, dini deiimi kiinin ferdi bir baars olarak grmektedir. Aktivist yaklama gre kii, gerek felsefi seviyede bir anlam aray ierisinde olsun,

16

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

gerekse kendisine sknt veren sosyal ve psikolojik problemlerine zm arasn, her halkrda kendisini tatmin edecek bir hayat tarz aramaktadr (Richardson, 1985:167172; Kse, 1997:157). nsan pasif gren pasivist yaklama karlk, aktivist yaklamn temel zellikleri yle sralanabilir: Kii bizzat aktif, bilinli ve arayan faildir; bu bakmdan din deitirme sreci duygusal deil, akl ve entelektel bir abadr; din deitirme bir defa gerekleip sonuna kadar devam eden bir hadise deil, kademeli bir ekilde meydana gelir; bu tecrbe tipik olarak ilk yetikinlik devresinde olur; bu tecrbe iin bir prototip yoktur (Kim, 2003:56). Burada bizi ilgilendiren husus Trklerin slam dinine geiinde bu yaklamlarn hangisinin daha ok n plana kt meselesidir. phe yok ki, her iki yaklamn da Trklerin din deitirirken gzlenmesine ramen aktivist yaklamn daha n plana ktn grmekteyiz.
3.3.3. Din Deitirme Motifleri

Din deitirme olgusunun eitli ekillerde olduunu vurgulayan bir dier aratrmada, Lofland ve Skonovdn motif teorisidir. Lofland ve Skonovd, din deitirme ya da dindarlama zerine yaplan aratrmalar deerlendirerek alt tip motif ortaya koymulardr. Bunlar, entelektel, mistik, deneysel, duygusal, yeniden uyan ve cebri (zorlama) (Lofland and Skonovd, 1981:373-385). Bu motifler sosyal ve tarihi duruma gre farkl devirlerde farkl frekanslarda ortaya kmtr. Daha nceleri yaygn olan mistik motif gnmzde yerini genelde entelektel motife brakmtr (Kse, 1997:79). imdi bu motiflere ksaca deineceiz. Entelektel (intellectual) motifte, kii girecei din hakknda, kitap, televizyon, makale, konferanslar v.b. yoluyla aratrma yaparak bilgi sahibi olur. Bunun iin girecei ideolojiyle temasa girmesine gerek yoktur. Bununla beraber kii alternatif fikirleri de dikkatle inceleyerek girecei dine tam bir imanla girer (Lofland and Skonovd, 1981:376-7; Rambo, 1993:15). Mistik (mystical) motifte, duyulan ruhani bir ses ve mistik bir tecrbe neticesinde ani bir ekilde kii din deitirir veya dindarlar (Lofland and Skonovd, 1981:377-8; Rambo, 1993:15). Deneysel (experimental) motifte ise, din deitirmeye potansiyel olarak hazr hale gelen kii hele bir greyim nasl olacak? yaklamyla yeni alternatifi denemeyi tercih eder. Din deitirme karar bu srecin sonunda gelir. Kii bir grubun ibadetlerine,

17

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

faaliyetlerine katlr. zafi olarak azda olsa bir sosyal tesir sz konusudur (Lofland and Skonovd, 1981:378-9; Kse, 1997:79). Duygusal (affectional) motifte, kiinin ileride tercih edecei dinin mensuplarna kar ferdi ball ve bu kiilerle arasndaki scaklk sz konusudur. Kii girecei grubun kendisine gstermi olduu scaklktan etkilenerek din deitirir. Burada bir sosyal baskdan sz etmek de mmkndr (Lofland and Skonovd, 1981:379-380). Yeniden uyan (revivalist) motifte, din deitirme hadisesinden ok kiinin halen mensup olduu dinde dini duygularnn dindar bir grup veya kii tarafndan tekrar harekete geirilmesi sz konusudur. Burada kiinin o andaki duygularnn etkisi ile dindarlamaya karar verdii grlmektedir. Yeniden uyan motifi, duygusal yn gl mzik ve vaazlarla karlamasdr (Lofland and Skonovd, 1981:380-1; Rambo, 1993:15). Bu motife gnmzde azda olsa rastlamaktayz. Mesela, Hristiyanlk ierisinde yeni bir hareket olan Moonculuk hareketini buna rnek gsterebiliriz. Cebri (coercive) motif, ok zel durumlarda ve nadiren meydana gelmektedir. Lofland ve Skonovd, bu tiple olduka nadir din deitirmelerin olduuna inanmaktadrlar (Lofland and Skonovd, 1981:381-2; Rambo, 1993:15). Bu motifte beyin ykama ile zorla ikna ile bir din deitirme sz konusudur ve zorlama ou zaman karizmatik bir lider tarafndan gerekletirilmektedir.
3.3.4. Din Deitirme Sre Modeli

Lofland ve Stark Batdaki yeni dini hareketlerin psiko-sosyal adan aratrmalarnda bir din deitirme sre modeli gelitirmilerdir. Lofland ve Starkn gelitirmi olduklar model, balam, kriz, anlam, karlama, etkileim, balanma ve sonu eklinde yedi aamadan olumaktadr (Lofland and Stark, 1965:862-875; Rambo, 1993:17). Kiinin yakn dnemdeki tecrbeleri ve dahil olduu grubun ye kazanma metotlar incelenerek ortaya konulan bu modele gre kiinin kendi toplumuna aykr grnen bir gruba dahil olmas sonucunu douran yedi safhalk sreci u ekilde maddeler halinde sralayabiliriz: 1- Ar gerginlik hissedilmeli (bazen ar olmayabilir) 2- Dini problem zme bak asna sahip olmal 3- Bu bak as onun kendi kendini dini aray iinde olan eklinde tanmlamasn salayacak kadar kuvvetli olmal 4- Girecei dine hayatn bir dneme noktasnda rastlamal, yollar kesimeli

18

DN, SOSYAL DEME VE DN DETRME

..VOLKAN SARI

5- Girecei dinde bulunan bir veya birka kii ile aralarnda (nceden var olan) bir duygusal veya etkileyici ba olumal 6- Girecei dinin dndaki kimselerle olan ilikilerinde bir kesilme veya eksilme olmal, bu tr arkadalklara kapal olmal 7- Girecei dinin mensuplar kendisine ehemmiyet vermeli ve aralarnda ar bir iliki meydana gelmeli, hareketin kendisine deer verdii kansna varmaldr (Lofland and Stark, 1965:862-875; Kse, 1997:94-5). Baz eletirmenler bu modeldeki baz safhalarn diziliine itiraz etmilerse de, bu modeldeki zellikle beinci ve yedinci aamalarn, tamamen sosyal karakterli olduu grlmektedir. Bu aamalar, kiinin girecei grupta bir veya birka kiiyle duygusal ve etkileyici bir iliki kurma ve girecei grubun kendisine nem vermesi, ona bir kimlik vermesi ve onu dier yeleri gibi grmesi eklinde ifade edilebilir (Kirman, 2004a:83). Trklerin bir aray ierisindeyken slam diniyle gneyden g etmesi neticesinde Mslman Araplarla karlamas sebebiyle tantn ve Abbasi idaresinin Trklere gsterdii ehemmiyet ve nemden tr kitleler halinde slam dinine girdiklerini grmekteyiz. Bu da bize Trklerin slam dinine geilerinde sre modellerinden, drdnc ve yedinci maddenin canl olduunu gstermektedir.

19

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

4. MSLMAN OLMADAN NCE TRKLERDE SOSYO-KLTREL VE DN DURUM Bugn Trk denince Trkiye Cumhuriyeti snrlar iinde yaayan ve ana dili Trke olan insanlar akla geliyor. Hlbuki yeryznde ana dili Trke olup da bizim snrlarmzn dnda yaayan milyonlarca insanlar vardr. Demek ki, Trklerin bugn ki Trkiyeye gelmeden nce de bir tarihleri vard. Bu tarih boyunca ok eitli lkelere yaylmlar, oralarda devletler kurmulard. lk Trkler, bugn Orta Asya diye bilinen yerde, Tanr Dalar ile Altay Dalar arasnda yayorlard. Tarih ncesi insanlar ve kltrlerle uraan bilim adamlarnn o blgelerden yaptklar kazlardan elde edilen bilgilere gre, Trkler beyaz rktan ve geni kafal (brakisefal) orta boylu insanlard. Son yarm asr iinde yaplan antropolojik incelemeler Trklerin beyaz rka mensup bulunduklarn gstermitir. Yeryznde mevcut drt byk beyaz rk gurubundan Europid ad verilen grubun Turanid tipinde brakisefal Trklerin, kendilerini, bata dolikosefal Mongoloidler olmak zere dier rklardan ayran antropolojik izgilere sahip olduklar anlalmtr. (Kafesolu, 1997:47) in tarihleri M..2000-1000 yllar arasnda ilk Trk hkmdarndan bahsetmektedir. Bylece Trklerin bilinen tarihi, drt bin yllk bir tarihtir. Bunun yannda Trk Dilinin bin yl ncesi bilinmemektedir. Trkler o zamanlar hem soy, hem dil bakmndan yakn komularndan, yani inlilerden ve Moollardan farkl idiler. Trk ad eitli Trk boylarndan birinin ad idi. Bu kelimenin asl Trk olup kuvvetli anlamna gelmektedir (Kafesolu, 1997:48). Bu blmde slam ncesi Trk toplumunun nasl bir yaantlarnn ve nasl bir dini hayatlarnn olduunu sosyo-kltrel ve dini durum bal altnda genel zellikleriyle ele alacaz.
4.1. Sosyo-Kltrel Durum

Trkler, tarihin tanyabildii en eski kavimlerden biridir. Trkler, tarihin bilinen dnemlerinden bu yana, nfus itibariyle kalabalk, hareketli ve gl bir millet olarak bilinmektedir. Trklerin yaad blgelerdeki iklimlerin eitlilii, onlarn sosyoekonomik ve kltrel hayatlarnda da nemli roller oynam; bylece onlar, zellikle Trk tarihinin nceki dnemlerinde veya en azndan belli bir safhasnda Avrasyann bozkrlarnda gebe bir hayat yaamlardr. nsann tabiat kuvvetlerine hakim

20

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

olamad eski alarda corafyann insan hayat zerindeki etkileri gz nne alnrsa, bozkr ikliminin birok bakmlardan eski Trk yaay, dnce tarz, inanc, dnya gr, rf ve adetlerine, ksacas kltrne kkl tesirler yapt grlmektedir (Gnay-Gngr, 1991:11). Ancak bir kltrn olumasnda sadece corafi imknlarn ilenmesi yetmemektedir. nsanlarn kltr deerleri yaratt ve gelitirdii bilinmektedir. Bunun yannda, belirli ruhi karaktere sahip topluluklarn, ortaya konan eitli kltr deerlerini kontrol edebilme kabiliyeti de unutulmamaldr. Toplum, kendi ierisinde grnen her kltr belirtisini kabul etmemekte, ancak umumi telakkisine, dnce tarz ve yaayna uygun denleri benimsemektedir (Kafesolu, 1997:214). Kafesolu, her kltrn corafi evre, insan faktr, toplum olmak zere temel dayanann olduunu belirtmektedir. Bu durum baka corafi evrelerde yaayan ve ayr karaktere sahip insan toplumlarna mahsus olmak zere birbirlerinden farkl kltrler doacan gsterir (Kafesolu, 1997:214). Trklerin slam ncesi sosyal durumlarn oluturan unsurlar burada belirtmekte fayda vardr.
4.1.1. Bozkr Kltr

Trkler, slamdan nce genel olarak gebe hayat srmekte ve Trklerin sosyal yapsnda bozkr kltr nemli bir yer tutmaktayd. Bozkr kltrnn merkezinde ise at yetitiricilii ve obanlk bulunmaktadr (Kafesolu, 1997:216). Bunun sonucu olarak, bu hayvanlara yeni yeni otlaklar bulmak neticesinde oluan gebelikte bu kltrn bir unsuru olarak karmza kmaktadr. En eski alardan beri Trklerin siyasi, dini, iktisadi ve sosyal hayatnda atn oynad merkezi rol, meseleye aklk kazandran nemli bir noktadr. Trkler, srler halinde yetitirdikleri atn etini yerler, onu kurban olarak sunarlar ve her sene binlerce at yabanc lkelere ihra ederek ekonomilerine katk salarlard. Bunun yannda Bozkr kltrnde rol oynayan ba aksiyonda binicilikti. Byle bir ihtiyacn yerleik kltrlerde deil, geni otlaklar ve uzak su balarn sratle dolamak zorunda olan bozkr kltrnde hissedilecei aikrdr ve dolaysyla nce kalabalk srleri kollamak gibi bir ekonomik ara olan binicilik, ksa zamanda askeri deer kazanarak Bozkr savalnn temeli olmu ve at da sava at tipine doru gelitirilmitir (Kafesolu, 1997:219-221). brahim Kafesolu, Trk Milli Kltr adl eserinde, eski Trk kltrnn dnya tarihinde, hayvan besleyiciliini gelitirmek ve yaymak suretiyle ekonomik; yksek tekilatlk yolu ile sosyal olmak zere iki bakmdan kesin tesirine deinmektedir.

21

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

Birinci nokta mhimdir, zira bu, avclk ve toplayclk (Bkz.Giddens, 2000:48-54) gibi yalnz alarak karlnda bir ey vermeyen asalak bir ekonomiyi temsil ederken, brokratik rgtlenmeye dayal sosyal organizasyonlar ise modern toplum tipini nitelemektedir. Kafesolu, bozkr kltr ve yerleik kltr arasndaki farklar u ekilde sralamaktadr; Yerleik kltr, kurulu devresinde, yalnz, dar manada bir ailenin ihtiyacn karlayacak lde belirli bir toprak paras ilemekle yetinmi iken, Bozkrlnn kltr, aile yelerinden baka yz binlerce hayvan ve geni otlaklar gz nnde tutmak zorunda olduundan daha balangta yaygnlk vasfna brnmtr. Yerleik insan, elindeki kk arazinin salad imknlarla snrl kalmak mecburiyeti karsnda bir nevi tevekkle balanrken, Bozkrl, srlerin karnn doyurmak iin yeni yeni otlaklar peinde iklimden iklime kotuundan dnyay dar gren bir tip halinde gelimitir. Yerleik insan, bir ailenin snrl menfaatleri dnda herhangi bir hak davas gtmeye ve daha geni bir cemiyet yapsnn gereklerini dnmeye ihtiya duymazken, Bozkrl, kalabalk srlerini trl manevralarla kn ayr, yazn ayr ve birbirinden uzak mesafelere gtrmek, otlaklar ve suyu silahla muhafaza etmek; hayvanlara yaylak ve klaklarda barndrlmas, eitlikli hastalklardan korunmas, tedavi edilmesi gibi maharetlerde yatknlk kazanmak, gerektiinde otlak ve kaynaklar ortaklaa kullanabilme iin dier sr sahipleri ile anlamalar yapmak ve aralarndaki hakszlklarn, anlamazlklarn halli iin bir hakem heyeti ve bakanl tesis etmek, nihayet besicilik-obanlk zamanla gelitike ok geni arazi zerine yaylan iddetli rekabetlerden bunalan kabilelerin toplanarak mtereken mcadeleye hazr tutulmas zaruretinin dourduu daha kuvvetli bir tekilat kurmak, buna meruiyet kazandrmak gibi hukuki yollar aramak zorunda kalmtr. Bylece Bozkrl, obanln gelitirdii sevk-idare kabiliyeti ve emretme-itaat alkanln hayvan srlerinden insan ktlelerine intikal ettirmek sureti ile beeriyet tarihinde ok etkili bir dinamizm iine girerek bambaka bir dnya gr ansna erimitir. Bu durum btn sosyal, ekonomik, hukuki cepheleri ile tarihte ilk sosyal organizasyonun am belirtisinden baka bir ey deildir (Kafesolu, 1997:222-3).
4.1.2. Aile

Aile btn toplum tiplerin nemli bir sosyal kurum olarak karmza kar (Doan, 2000:167-206; Erkal, 1999:100-113; Giddens, 2000:147-180; Arslantrk, Amman, 2001:289-304; Ozankaya, 1999:357-403). Eski Trk toplumunda da ilk sosyal

22

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

birlik aile idi. Aile Eski Trk toplumunun ekirdei konumundayd. Trklerin, dnyann drt bucana dalmalarna ramen varlklarn korumalar, aile yapsna verdikleri byk ehemmiyetten ileri gelir ki, bunun bir delili de Trk dilinde, baka milletlerde rastlanmayan zenginlikte mevcut olan akrabalk nanslar karmza kmaktadr (Kafesolu, 1997:227). Trkiyenin yetitirdii nemli sosyologlardan olan Ziya Gkalpa gre, eski Trk ailesi ne ana tarafndan bir aile idi, ne de baba tarafndan aile tiplerinden birine mensuptu. Eski Trk ailesi soy adn alrd. Soy da, hem erkek hattndan hem de kadn hattndan gelen akrabalar vard. Bu iki trl akrabalar, hukuka birbirlerine eit idi. Soy, Bat Trklerinde yedinci gbee kadar kar ve soyun darsnda kalanlar ise, yabanc saylrlard. Eski Trklerde, slale iinde soydan byk olan ehzade, hkmdar olurdu. Osmanl Hanedan da byle idi. Boy ve sop devirleri getikten sonra, soy isimleri aile ismi olmaya balad. apanoullar, Kazanoullar gibi (Gkalp, 1974:289290; Trkdoan, 2003:116). Trklerde evlenen kz ve erkek, ailesinden kendi hissesine denleri alarak ayr ev kurard; zira evlenmek sz ayr ev kurmak, ev sahibi olmak demektir. Nitekim eski Trklerde, bir gen evlenirken, ne karsn, kendi baba ocana getirirdi, ne de kendisi, karsnn ocana giderdi. gveylik olmad gibi, i gelinlik de yoktu. Erkek, baba ocann mallarndan payn alr, kz da yumu adl bir eyiz getirirdi. Bu eyiz, aile arasnda verilen hediyelerden, armaanlardan ibaretti. Gelinle gvey, mallarn birletirerek, ortak bir ev sahibi olurlard (Gkalp, 1974:294). Kadnlar hemen hemen erkeklerle eit hakka sahipti. Onlarn da erkeklerinkine benzer bir hayat vard; ata biner, kl kullanrlard (Gngr, 1999:53). Trklerde kadnn sosyal statleri yksektir. Trklerin genellikle ele evlendikleri bilinmektedir. Trklerde birden fazla evlilie bir iaret olsun yoktur (Rasonyi, 1971:57). Aile messesinin ayakta olabilmesi iin en nemli kurallardan biri de hi phesiz sadakattir. te bu sadakati bozacak bir unsur olan zina Trklerin hayatnda olmad gibi yasak ve cezas da lmd. Nitekim bn Faldan, Ouz kadnlarndan sz aarken: Zina diye bir ey bilmezler. Byle bir su ileyen biri ortaya karrlarsa onu iki paraya blerler. yle ki: Bu kimseyi iki aacn dallarn bir yere yaklatrarak balarlar. Sonra, bu dallar brakrlar. Dallarn eski duruma gelmesi sonucu, o kimse iki paraya blnr tehisinde bulunmaktadr (Trkdoan, 2003:256). Her cemiyetin kendi aile nizam zerine kurulu olduu, aile ii mnasebetlerin sosyal ve hukuki ynlerden cemiyetin trl cephelerinde mahede edildii bilinir. Bu bakmdan Trk ailesi dikkate deer hususiyetler tamaktadr. Trk aile yapsnn

23

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

esaslar eski Trk siyasi, sosyal hemen btn kurulularna ve fertlerin davranlarna yansmtr. Eski Trk toplumundaki hususi mlkiyette, ferdi hukukta, hrriyet ve istiklal tutkunluunda, insanlar himayeye ynelik sosyal davranlarda, adalet, dini tolerans anlaylarnda ve btn bunlar gerekletirmek ve korumakla grevli olan devletin baba telakki edilmesinde Trk ailesinin, ana, baba, evlat mnasebetlerinde temellenen, prensiplerini grmek mmkndr (Kafesolu, 1997:229).
4.1.3. Uruk

Aileden sonraki en byk sosyal birlik Uruk idi (Gngr, 1999:53). Uruk tabirinin sosyal bnyede neyi ifade ettii kesin deildir. Byk bir ihtimal aileler birlii manasnda kullanlmaktadr. Aileler veya uruklar bir araya geldii zaman boy meydana geliyordu ve banda, boydaki i dayanmay muhafaza etmek, hak ve adaleti dzenlemek ve gerektiinde silahla boyun menfaatlerini korumak ile vazifeli bey bulunuyordu. Buna gre boy, siyasi mahiyette bir birlik idi. Boylar birliine ise bodun deniliyordu. Banda umumiyetle, arazisinin geniliine ve halkn okluuna gre yabgu, ad, ilteber vb. gibi unvanlar tayan idarecilerin bulunduu bodun mstakil veya bir ile tabi olabilirdi. Boylar ounlukla soy ve dil birliine sahip olduklar halde, bodunlarn daha ziyade, boylarn sadece sk i birliinin meydana getirdii siyasi topluluklar olduu anlalyor (Kafesolu, 1997:231).
4.1.4. Devlet

Trklerin en belirgin zelliklerinden biri kuvvetli bir tekilatlk kabiliyetine sahip olmalardr. Yaadklar hayatta onlar hrriyete, istiklale altrd iin hibir zaman devletsiz olmamlardr. Gerekten, en az 2500 yllk tarihlerinde devletsiz kaldklar, yani istiklallerini kaybettikleri bir zaman olmamtr. Dnyada daima bir veya birka Trk devleti bulunmutur (Gngr, 1999:54). Bununla beraber bozkr Trk cemiyet ve devletinde istiklal dncesi, sadece idareci zmre tarafndan istenmesi ile deil, halkn da ayn uur iinde bulunmas, yani istiklal dncesinin btn toplulukta ortak bir arzu halinde var olmas eklinde belirir ve bu kolektif uur daima mevcut olmutur (Kafesolu, 1997:233).
4.1.5. Trk Tresi

Trk tresi, eski Trklere atalarndan kalan btn kurallarn toplam demektir. Tre szcnn, Trk szc ile ayn kkten olduu da sylenmektedir (Gkalp, 1977:17). Trkler daima etraflar dmanla evrili bir hayat yaadklar iin ok disiplinli, hep birlik ve beraberlik ierisinde yaamak zorundaydlar. Bu yzden Trk

24

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

lkesinde nizam salayan tre her eyden nce gelirdi. Trk Tresi, bugnk gibi yazl kanunlar halinde deildi; rf ve adet eklinde szl kurallar eklindeydi (Gngr, 1999:57). Bunun yan sra Tre, hkmleri deimez kalplar deildi. Bir sosyal-hukuki normlar toplam olarak tre, evre ve imknlara uygun olarak yaayabilmenin gerekli kld yeniliklere akt. Bu suretle kendi hayatiyetini sirayet ettirdii trl artlar iinde srekli etkinliini koruyordu (Kafesolu, 1997:247). u da bir gerek ki treye hkmdar da kar gelemezdi; tersine treye aykr dt iin kaanlar tahtlarndan indirilir, hatta idam edilirlerdi (Gngr, 1999:57).
4.2. Trklerde Dini Durum

Trkler tarihleri boyunca dini mahiyette trl inanlara balanmlardr. Bunlarn iinde iptidaileri olduu gibi, semavi olanlarda vardr (Kafesolu, 1980:8). u bir gerek ki, Trklerin slam ncesi dini inan sistemlerinde bir btnlk olduu sylenemez. Dini inan asndan bakldnda, btn bir inan baznda tam bir eitlilik ortam yaanmaktayd. Trklerin yaad blgelerin refah seviyesinin yksek olmas, baka milletlerin buralara aknlar yapmasna sebep olmu ve dolays ile Budizm, Zerdtlk, Mani ve Hristiyanlk gibi dinler, Trkler arasnda bir tepki grmeden varlklarn srdrmlerdir. nk Trklerin o dnemde inan sistemlerinde organik bir btnlk grlmyordu. Trkler, slamdan nce, btn dinleri, taassup ve dar grllkten uzak bir ekilde son derece tolerans ve msamaha ile karlamlardr (Bozku, 1998:409) . Bunun yannda, Trklerin de kendilerine zg bir dini vard. Bu din her eyden nce, ncesiz, sonrasz, gl, kudretli, balayc, ltfedici, ldrc, diriltici, hibir eye benzemeyen yeri-g yaratan... Bir tanr inanc ihtiva ediyordu. Onlara gre dnyay ve her eyi Tanr yaratmt. O gn dokuzuncu katnda otururdu. Gk dokuz kat olduu gibi, yer de dokuz katt. nsanlar bunlarn orta yerinde bulunuyorlard. Yukar ge doru ruhlar stn varlklar; aa yere doru da aa ve kt mahlklar otururdu. Tanrdan baka kutsal olan eylerde vard, ama bunlar Tanr deildi. Tanr tekti (Kafesolu, 1997:55). slamiyet Trkler arasnda herkesi iine alp milli bir din oluncaya kadar, istisnalar dnda hemen hemen btn Trk boylar arasnda geleneksel Trk dini hkim idi. Hun Trkleri devrinde Tanr sz, hem ilahl, hem de gk ifade etmekte idi. Hun hkmdarlarna Tanr kutu unvan verilirdi ki, bylece Trklerin ilahi hkimiyet dncelerinin gkle ilgili olduu ve bir inancna doru tekml edilmi bulunduunu ifade etmektedir (Kantar, 1972:113).

25

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER


4.2.1. Geleneksek Trk nanlar

VOLKAN SARI

Trklerin dini inanlarna ne ad verildii henz aydnlanm deildir. Eski Trk Dini nanlar veya Geleneksel Trk Dini nanlar eklinde ifade edilen bu inanlara baz aratrmaclar Tek Tanr nanc, amanizm veya Toyunizm adn vermilerdir. Son yllara kadar geerli olan, fakat zerinde ittifak edilemeyen bu isimlerin doru olmad ortaya konulmutur. Bunlar arasndan amanizm, Naturizm ve Animizme ait zellikleri iermekte olup, yalnz bana bir din olarak alglanmam, geleneklerde, dini inanlar ierisinde baz teknikler eklinde varln srdrmtr. Bunun yannda eski Trk boylar arasnda ortak bir deer olan Geleneksel Trk dini inanlar, bugn de Sibirya-Altay Trkleri arasnda varln srdrmektedir. Bu zellii dolays ile geleneksel Trk dinine, Trklerin milli inanlar demek mmkndr (Erdem, 1998: 73). ada Bizans tarihisi Theophylaktos Trklerin, topra, suyu, atei ve havay (drt unsuru) takdis etmekle beraber, sadece, yerlerin ve gklerin halik bir Tanrya taptklarn, ona at, sr ve koyun kurban ettiklerini... syler. Trklerde insan lnce ruhu bedeninden kp giderdi. yi insanlarn ruhlar uma denilen bir eit cennete gider, ktler cehennemlik (tamuluk)olurlard. Tanrnn iradesinin stnlne inanlrlar, Tanr yle istedii iin bir iin yle olduunu kabul ederlerdi (Ecer, 1991:102). Trklerin din inancnda, Gk-Tanr btn dnyann yaratcs olarak kabul edilmekteydi. Ayn zamanda, ona zaman zaman Trk Tanrs dedikleri de oluyordu, nk onlar Tanrnn istedii gibi yaayan insanlard. Trklerde tabiat ruhlar iin at ve koyun kurban edilirdi. Ge ve gnee sayg gsterirler selam verirlerdi, ama onlara asla tapmazlard. Yine ayn ekilde kurta da Trk tarihinin hibir devrinde taplmamtr. Gerekte Trkler arasnda madde eklinde bir ilaha tapnmann varl da gsterilemez (Ecer, 1991:102). Dua etmek, kurban kesmek, amalar iin savamann kutsall gibi uygulamalarn dnda evlenme boanmalarda, ahlki deerlerde semavi dinlere yaknln grdmz Trklerin eski hayatlarnda ki u hususlarda dikkatten kamamaktadr. Bunlar u ekilde sralayabiliriz; hrszn ba kesilir, ipe balanrd, zina diye bir ey grlmezdi ve cezas ar(lm) d. Trklerde aile yuvas kutsald. Kar-koca birbirine sadk ve sayglydlar, rza tecavz edenler idam edilir, kz evlada sahip olmak felaket ve erefsizlik saylmaz, yasal olarak tek hanmla evlenilirdi. Kadn mallarn tasarruf hakkna sahipti, kumar ho karlanmaz, szden dnmek, sarho olacak kadar imek, ihanet su saylrd (Ecer, 1991:110).

26

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

Btn bunlarn neticesinde, Geleneksel Trk Dinine baktmzda Trklerin tek Tanrya inandn, sapkla dmediini, tarihte hep asil bir millet olarak tanndn ve bu zelliklerinin slam dinine girmelerinde etkili olduunu grmekteyiz.
4.2.1.2. amanizm nanc

Yazarlar, Yakut ve Altayl Trkleri gz nne alarak eski Trklerin aman Dinine inandklarn iddia ederler. Hlbuki bu din sonradan muhtemelen Moollar zamannda Trkler arasnda yaylmtr (Esin, 1978:59) . aman kelimesi Tunguzcadr. aman yerine kam da denilmektedir. Kamlar, tabiatst kuvvetlerle temasa geebilen insanlardr. Bunlar kendilerine gre bir takm usullerle trans haline girer, yani kendilerinden geer ve normal insanlarn iitmedii eylerden haber verirlerdi. Bu halleriyle kam veya amanlar din adam olmaktan ziyade birer kabile bycs durumundaydlar. Gelecekten haber verirler, hastalar iyiletirirler, ruhlar leminde neler olup bittiini bilirlerdi. Hlbuki din deyince her eyden nce evren ve insan hakknda, en uzak gelecei de iine almak zere belli bir aklama getiren inan sistemini anlyoruz (Tmer, Kk, 1988:45) Bunun yan sra, bozkrlar sahasndaki dini inanlarn amanla balanmas det hline gelmi gibidir. Buna gre, eski Trk dininin ana vasfn da amanlk tekil eder. Bu kanaat geen yzyln ikinci yarsndan itibaren Orta Asya Trkleri (balca Altayllar ve Yakutlar) arasnda, zellikle W. Radloff, W. Seraevskiy, V. Verbitski ve A. Anohin vb. gibi Rus aratrclarn yaptklar tespitler sonucunda hsl olmutur (Kafesolu, 1997:55). Bu aman kozmogonisine gre, esas itibariyle, tanrlarn en yksei, insanolunun atas olan Tengere Kayra Han (veya Bay lgen) kiiyi ve bunun aracl ile de yeryzn, dalar, vadileri yaratm, kiinin kendisi ile mcadeleye girimesi zerine, ona Erlik adn vererek k diyarndan yeraltna atm ve yerden dokuz dall bir aa byterek, her dalnda bir cins insan yaratmtr. amanlk inancna gre, kinat st ste katlardan kuruludur. Katlar muayyen eylerle birbirinden ayrlmtr. Bundan dolay aman sanatn icra ederken bir kattan dierine gemek iin byk kuvvet sarfna mecbur kalmaktadr. Yukarda 17 kat vardr ki, k lemini tekil eder. Aada 7 veya 9 kat da karanlklar dnyasdr. nsanlar bu iki lem arasndaki yeryznde otururlar. Koruyucu btn iyi ruhlar, kahramanlar ve taunlar k dnyasnda, zararl ruhlar ve ktlk tanrlar karanlklarda yaarlar. Gkn en st katnda bir altn taht zerinde oturan Bay lgenin 9 kz ve 9 olu vardr vb... (gel, 1985:192).

27

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

amanlk yetileri genellikle kaltsaldr. Kam olacak ocuk daha ocukken marazl ve dalgndr. Bunun yannda amanlk babadan oula geer (Eliade, 1999:39). amanlk, dinden ziyade bir sihir karakteri ortaya koyan ve esasen bir Bozkr-Trk inan sistemi olmayan amanln tarihi, Trk topluluklarndaki, Tanr ve yer-su inanlar ile bir ilgisi bulunmamaktadr. Bu ilginin var olabilecei intiban uyandran, Trke din adam manasndaki Kam ile aman kelimesinin ayn olduu yolundaki eski bir iddiada aman tabirinin bir Hint-ran dilinde kefedilmesi ile geerliliini kaybetmi bulunmaktadr. Ancak Trk inanc ile amanlk arasnda hayret edilecek bir uyumluluk hsl olmu ve bu bilhassa Trklerdeki atalar kltnn, kartal inancnn, demirciliin ve at kurbannn amanlik vasf kazanmasnda dikkati ekmitir. amanizm, ne kendine zg bir din, ne de bynn bir eklidir. Her iki alan da ilgilendiren yanlar bulunan eitli din ve dnya grlerini birletiren bir inan ve bir tekniktir. Bir teknik olarak amanizm; deiik ve farkl ekillerde Kuzey ve Orta Asyada, Eskimolarn yaad yerlerde, Orta Afrika ve Kuzey Amerikadaki ilkel kabilelerde grlr (nan, 2000:181).
4.2.1.3. Atalar Klt

lm atalar tazim ve onlar iin kurbanlar sunma inan ve deti, geleneksel Trk dini tarihinin en nemli unsurlarndan birini oluturmaktadr. Aslnda atalar klt, tpk tabiat glerine inanma yani natrizm gibi, dinler tarihi ierisinde, ok eitli toplumlarda grlen bir vakadr ve hatta baz din bilimcileri onu menei dini form eklinde grmek istemilerdir. Her halkarda, Atalar klt (culte des ancetres veya Manizm) zellikle patriarkal aile tipinin hkim olduu toplumlarda grlen bir dini vakadr. Buna gre, len atalarn ve zellikle babalarn ruhlarnn geride kalanlara iyilik ya da ktlklerinin dokunabilecei inanc ve onlara kar duyulan minnet hissi, atalar kltrnn temelini oluturmaktadr. Mamafih, atalar kltnde len her atann ruhu ve dolaysyla da mezar klt konusu olmamakta, yalnzca saygdeer olanlar buna erimektedirler. Bu anlamda ller klt(culte des morts) ile atalar kltn de birbirinden ayrt etmek gerekecektir (Gnay-Gngr, 1999:59). Asya Hunlar, Tapgalar ve Gk-Trkler ok kere kutsal maaralar nnde atalarnn ruhlarna kurban sunarlard. Atalara ait hatrann kutlu saylmas, Trk mezarlarna yaplan tecavzlerin ar ekilde cezalandrlmasndan da anlalmaktadr. Atillann 1.Balkan seferinin bir gerekesi de Hun hkmdar ailesi kabirlerinin Bizansn Margos piskoposu tarafndan alarak soyulmas idi. Benzeri bir sebep yine bir Hun hkmdarn M..79 da Mool Ormanlarla savaa yneltmiti. nk eski

28

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

Trk inancna gre, ruhlar br dnyaya gen atalarn rahatsz edilmemeleri gerekmekteydi (Kafesolu, 1997:305). Trkler gibi atalar kltne sahip dier kavimlerde bu inan, eski Yunanda Heroslar da olduu gibi len baz kudretli kimselerin yar-Tanr saylmasna kadar ileri gitmi iken ve bunlarda Tanrlara insanlar kurban edilirken Trklerde byle adetler grlmez (Kafesolu, 1997:305). Fakat, eski Trklerde Gk-Tanr ve atalara kurban olarak hayvan kesilirdi. Hayvan cinsinden de erkekler seilirdi. En makbul kurban olan at iskeletlerine Bozkr Trk kavimlerine ait mezarlarda rastlanr. Bundan dolay Asya Hun imparatorlarna ait kurganlarda ve Orta Avrupada Hun ve Avar a mezarlarnda bol miktarda at iskeletleri bulunmutur (Kafesolu, 1997:307) Atalar klt ile ilgili olarak, Trklerde atalarn tasvirlerinin yaplp saklandna dair kaytlar da mevcuttur. Gerekten de, Orta Asya Trkleri arasnda grlen ve bazlar da hayvan derilerinden yaplan sembollere Altayllar tz(ts), Yakutlar tangara diyorlard. Bunlar duvarlara aslr veya torbalarda saklanr, nemli bir yolculua veya ava karken zerlerine sa salr, azlarna ya srlrd (GnayGngr, 1999:60).
4.2.1.3. Tabiat Kuvvetlerine nanma

Eski Trkler tabiatta bir takm gizli kuvvetlerin varlna inanyorlard: Da, tepe, kaya, vadi, rmak, su kayna, maara, aa, orman, volkanik gl, deniz, demir, kl vb. bunlar ayn zamanda birer ruh idiler. Ayrca gne, ay, yldz, yldrm, gk grlts, imek gibi ruh-tanrlar tahsis edilmiti Bu ruhlar iyilik veren ve ktlk getiren olarak ikiye ayrlmt (Kafesolu, 1999:302). Trkler, dalarna ve rmaklarna o kadar balydlar ki, baka lkelere g ettikleri zaman, her airet kendi dann ve rmann adn yeni yurduna gtrerek oradaki yeni rmaa ve daa verirdi. Mesela, Ouzlar, Farabda ikamet ettikleri vakit Farab ehrinin ad Karacukdu. Ouzlar kn ehirde otururlar, yaznda Karacuk adl daa karlard. Sonradan Ouzlar Trkiyeye hicret ettiler. Bunlarn bir ksm Musula yerleti. Orada yayla ettikleri daa Karacuk adn verdiler. Dier ksmlar da Diyarbakr, Birecik ve Ankaraya yerletiler. Bunlar da oralarda yayla ettikleri daa Karacada adn verdiler (Gkalp, 1974:174-5). Ayn ekilde atete Trklerde kutsal saylr, temizleyici bir g grlrd. zellikle ktlklerinden phe edilenler iin ate, bir temizleme arac olarak grlmekteydi. Mesela Yakutlarda, ava kmadan nce, yaklan atein zerinden atlamak suretiyle veya ttsleme yoluyla elbiselerini ve silahlarn temizleme adeti

29

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

mevcuttur. Ate vastasyla kt ruhlardan temizlenme uygulamasnn Mslman Trklerde de devam ettii bilinmektedir. Bakurtlar ve Kazaklarda, hastalar kt ruhlardan temizlemek amacyla yaplan alaslama uygulamas bunu aka gstermektedir (Gnay-Gngr, 1998:55). Burada unu belirtmek gerekir ki, Trkler hibir vakit bu varlklara tapmam ve Tanrlatrmamtr. Bu varlklara sadece kutsallk yklemi ve bu varlklarn gizli glerinin olduu inancn tamaktadrlar.
4.2.1.4. Gk Tanr nanc

Trkler, Mslman olmadan nce din olarak genel manada Gk Tanr inancna sahip bulunuyorlard. Bu inancn merkezinde tek Tanr vard. Trklerde tek Tanr inancnn doup gelimesinde, Orta Asyann yaamaya son derece elverisiz olan tabiat ve iklim artlarnn byk etkisi vardr. Orta Asyada hayat etkileyen en nemli unsur, tabiat ve iklimdir. Trkler, Tanry, hayatlarn en ok etkileyen tabii evre iinde aramlardr. Fakat yeryzndeki varlklar birbirlerinin benzerleri olup, ayn meknda yan yana bulunmaktadrlar. Bunlardan birinin yaratc olmas ve btn varlklara hkmetmesi mmkn deildi. Hlbuki Tanr, tek ve benzersiz olup, her eyin zerinde, her eye hkmeder bir durumda olmalyd. Bu duruma gre, Tanr yeryzndeki varlklardan biri olamazd. Trkler, bu kanaata vardktan sonra gzlerini Kk Tengri dedikleri gkyzne evirdiler. Gkyz, yeryzndeki yeryznde ki hayat belirleyen bir rol oynuyordu. stelik O, tek, benzersiz, her eyin zerinde ve her eye hkmeder bir durumdayd. Bylece, Trkler inanlarnn merkezine Gk Tanry yerletirdiler. Bu kavram, onlarn zihinlerinde zamanla maddi bir varlk olmaktan kp, her eyi yaratan ve her eye hkmeden manevi bir varlk haline dnmtr. Nitekim Orhun Yaztlarnda, Trklerin evreni yaratan ve ona hkmeden tek Tanr inancna ulam olduklarn grmek mmkndr ( Koca, 1996:275). Bu yaztlarda, bu konuyla alakal; stte mavi gk, altta yaz yer klndkta, ikisi arasnda insanolu klnm yine bunun yan sra Zaman Tanr yaar. nsanolu hep lmek iin tremi (Ergin, 1999:9-29) ifadeleri dikkati ekmektedir. Kitabelere gre Tanr, kinatn ilk sebebidir, yani yaratcdr. Kitabelerde Tanr bazen Trk Tengrisi ekliyle ifade edilmekte, o alarda milli bir Tanr olarak kabul edilmektedir. Trklerdeki inanca gre, Gk-Trklerin bir hakanlk kurmas Onun istei ile olmu, hkan, Trklere Onun tarafndan verilmitir. Yani Trk halknn hayat ile ilgilenen bir ulu varlktr. Savalarda Tanrnn iradesi zerine zafere ulalr. Trkn umumiyetle insanlarn hayatna Tanr vastasz mdahale eder. Emreden, iradesine uymayan cezalandran Tanr, balad kut ve l (ksmet)

30

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

lyk olmayanlardan geri alr. Ulu Tanr afak sktrr (tan ntr), bitkiyi canlandrr. lm de onun iradesine baldr. Tanr, can verdii gibi, onu isteine gre alr (Kafesolu, 1997:309). Gk-Tanrnn en nemli niteliklerinden biri de onun her eyi bilmesidir. Ezeli ve ebedi (beng ve meng) olan, Hakanlara kut ve g veren, kozmik dzenin, toplumun organizasyonunun ve insanlarn kaderinin kendisine bal olduu GkTanrnn, semavi dinlerde olduu gibi tapnaklar mevcut deildir. Ayn ekilde, eski Trkler tarafndan onun resim ve heykelleri yaplarak onlara tapnlm da deildir ( H. Gngr, 200:159). Kitabelerin bir yerinde Tanr ile yer eit fonksiyon icra eder gibi grnmekle beraber, aslnda Gk-Tanrnn ok eski zamanlardan beri tek ulu varlk temsil ettiine dair deliller vardr. M.. ki Asya Hunlar devrinde (stelik 6.-8. Asrlarda artk fonksiyonunu kaybetmi olan) Gne, Ay, yldz tanrlarnn (kutsallarnn) mevcudiyeti, Gk-Tanrnn, tpk semavi dinler (Musevilik, Hristiyanlk, slmlk)deki gibi, tek kudret olduu keyfiyetini glgelendirmez. nk dinler tarihinde tespit edilmitir ki, hibir din, hibir devirde tek itikat ve amelden ibaret olmam, hibir Tanrya tek bana itaat edilmemi ve Tanr daima kutsal saylan ikinci derecede, yan varlk inanlar ile evrilmitir (semavi dinlerde Tanr=Allah ile beraber meleklere, resullere, kitaplara, azizlere de iman edilir).Trklerde de Gk Tanr yanndaki: Hun devrinde Gne, ay, yldzlar ve Gk-Trkler anda, yer (Kitabe ikide zikredilen yir) ve yer sular bylece kutsallar (azizler) durumundadr. Dinlerle ulhiyet konusunda aratrmalar yapan W.Schmidte gre, daha Hunlarda tek tanrla doru ak bir gelime mahede edilen Bozkr dininde Tanr, Gk Trkler devrinde manev byk tek kudret hline ykselmi bulunmakta idi. 7.asr Bizans tarihisi Th. Simokattes, Gk-Trklerin, kutsal sayd4klar atee, suya topraa tazim ettiklerini, fakat yalnz, yerin gn yaratcs bildikleri Tanrya taptklarn belirtmitir (Kafesolu, 1997:311). Kayda deer hususlardan biri de udur ki, her ne kadar Gktrkler dneminde, Tanrnn Trkleri korumas ve hatta onlar baka milletlerden stn tutmas, hakanlarn iktidar ondan almalar sebebiyle, bir yerde Trk Tanrs eklinde adlandrmaya rastlanmakta ve bu nedenle de Trklerde Gk-Tanr sanki ulusal bir Tanr imi gibi grnmekle birlikte, gerekte o, kabile ilah veya milli bir ilah hviyetinden ziyade evrensel Tanr olarak kendini gstermektedir. Bu nedenle, her ne kadar Gk Tanr, Trk milletinin hayat ve istikbali ile ilgilense de, onun bu ilgi ve alkas, Trklerin ona iman etmesi ve onun sayesinde muzaffer olmaktan kaynaklanmakta, onun asli hviyeti

31

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

btn insanlarn ve kinatn Tanrs olmakta toplanmaktadr. Her ne kadar baz kaynaklarda Gk Tanr inancnn dorudan doruya aman dini olduu sylense de aman bir dinin ad deildir, sihir ile uraan bir kesimdir. Ne kadar dikkate deer ki, ge devirlerde Trkler arasnda da yaylan amanlk eski Gk Tanr inancna dokunamamtr. Ulu Tanr bahis konusu olduu zaman amanln deta srttn syleyen M. Eliadeye gre Yakutlarda Gk-Tanrnn izi olan Tangara Kayra Han ile aman fazla megul olmamaktadr (Kafesolu, 1997:314).
4.2.2. Dier Dinler

Tarihte eitli Trk ktleleri, bulunduklar evreye gre eitli dinlere girmilerdir ve bu durum, slmiyet hari, Trk kavimleri zerinde menfi tesirler dourmutur. IIX-XI. asrlarda Trkler, Maverannehirde, Dou Trkistanda, Yedi su ve Srderya boylarnda, Hazar ve Karadeniz sahillerinde, til havzasnda yerleik hayata gemi; ticaret, sanayi ve kltr yksek pek ok ehirlere sahip olmulardr. Bununla beraber Uzak Doudan Balkanlara kadar uzayan Bozkrlarda yine de gebe hayat sryor ve geleneksel Trk dinine bal bulunuyorlard. Fakat Gktrkler, Uygurlar, Ouzlar ve Karluklar din ve kltrel bakmndan ileri seviyede iken, kuzeyde yaayan Gimek, Krgz ve Bakrtlar dinleri ile birlikte daha farkl ve geri durumda idi. Bu geni bozkrlarn, Asya ve Avrupada dnya ile snrn oluturan blgelerde yabanc kltr, din ve yazlar da Trkler arasnda yaylm; fakat bu yayllar gebelerden ziyade yerleik halklar arasnda vuku bulmutu ( Turan, 1999:63). Zerdt, Buda, Mani ve Hristiyan dinlerinin Trkler arasna girmesi daha nceki asrlarda da grlmesinin yannda asl yayl IIX-XI. asrlarda kendini gstermi; Musevilik de bu devirde Hazar hakanlar tarafndan kabul edilmitir (Turan, 1999:64). lk defa Uygur Kaan Bugu Kaan (759-780) Tibet seferi srasnda Mani dinini kabul etti ve halk bu dine evirmeleri iin yannda Mani rahipleri getirdi. Uygur Devleti bylece resmen Mani Dinine girmiti (Turan, 1999:66). Daha sonra Uygurlarn bir ksm Budist oldular. Uygur Han nasl Mani dinini devlet dini yapm ve dierlerine hrriyet tanm idiyse Batda da Hazar han ayn asrda, ylece Musev dinini resmen kabul etmi; fakat kk bir yksek tabaka dnda halk Mslman ve Hristiyan dinlerine girmi ve geleneksel Trk dini de bu dinler arasnda uzun mddet yaamtr. Douda Uygurlar Mani, Kuzeyde Hazarlar Musev dinlerine resmen girerlerken Trk dnyasnn en uzanda, Balkanlarda, bulunan Bulgar hanlar da, IX. asrda (863 de), geleneksel Trk dininden Ortodoks Hristiyanla geiyorlard. Fakat Bulgarlar,

32

MSLMAN OLMADAN NCE TRKLER

VOLKAN SARI

ncekilerden farkl olarak, baka dinlere blnmeden kitle hlinde Hristiyan oluyor; milli dil, kltr ve ananelerinden de ayrlyorlard. Bylece, baz milli hatra ve dil bakiyelerini korumakla beraber, bir Trk devleti ve kavmi toptan Slavlayordu. Bulgarlar kendi rkdalarndan uzak kalarak Trklklerini yle unuttular ki XII. asrda byk bir Kuman kitlesi ile birlikte ikinci Bulgar devletini kurduklar zaman bile Trk unsuru hkim olamam ve Kumanlar da Balkanlarda Bulgarlar ve dier Trkler gibi erimitir (Turan, 1999:73). Trkler bu dinlerin yannda, Konfyanizm ve Taoizm, Budizm, Zerdtlk vs. dinlere de inanmlardr. uras muhakkak ki, Eski Trklerin dinleri, karlatklar dier kavimlerin dinlerine gre, olduka basit bir felsefesi olan bir dindi. Trkler yerleik hayata doru getike bu gelimi dinler onlara cazip geliyordu. Bu yzden hangi yabanc kltrle karlamlarsa orann dini inanlarn kolayca benimsemilerdir. Bylece Taoist, kimi Budist, kimi Maniheist, kimi Yahudi ve kimi Hristiyan olarak dier Trk topluluklardan ayr dyorlar, zamanla Budist veya Hristiyan kitle iinde eriyip gidiyorlard. Esasen bu dinlerin Trk kltrndeki inan sistemine uymad, mahalli nitelikte kalmalarndan bellidir. Yalnz slm dini, Trklerin genel inanlar ile birok bakmdan uygunluk gstermesi dolaysyla, Trkler arasnda yaygn ve Trkl takviye eden bir din durumundadr. lk defa slam Dini btn Trkleri birletiren bir din olmutur (Kafesolu, 1997:316). Bununla birlikte slam diniyle tanana kadar Trklerin bu kadar dank bir grnm gstermelerinin baka bir sebebi de, Gktrklerden sonra bir daha btn Trkleri bir siyasi birlik halinde birletiren devletlerin kurulamam olmas; sahann genilii ve trl din ve kltrlerle ayr ayr temaslarda bulunmalar ve bunun yannda Trklerin btn dinlere kar gsterdii hogr ve msamaha ile izah edilebilir (Turan, 1946:462-3).

33

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

5. TRKLERN SLAMYET KABULUNN SOSYOLOJK ANALZ Din deitirme kavram, mensubu bulunduu dinin kendisine ykledii ykmllkleri yerine getiremeyen insanlarn tavr deitirmesi veya farkl bir din iin nceki inan ve ballklarndan vazgemesi gibi anlamlar iermektedir. ster bireysel ister toplumsal olsun, din deitirme, hayatta karlalabilecek en nemli olaylardan biridir. Girilecek din slam olduunda bu kabul iin ihtida terimi kullanlmaktadr. Din deitirme, deiik ekil ve artlarda gerekleen ve farkl neticeler ortaya karan son derece kompleks yapya sahip bir gelimedir. Zira kiinin balanm olduu dini brakarak baka bir dine gemesi bazen duygusal, bazen entelektel, bazen de her ikisinin deiik oranlarda rol oynad sebep ve problemlere bal olarak gerekleebilir (Bkz. Lofland and Skonovd, 1981:376-9). Ayrca din deitirmede, kiinin veya toplumun iinde bulunduu artlar, sunulan dinin ierii, sunulma ekil ve zamanyla daha birok etkeni de iine alarak farkl arlklarda nem tamaktadr. htida, ya bir anda olur, ya da uzun uzun dnme ve aratrmann neticesinde gerekleir. Konuyla ilgilenenler, birinci gruba girenlerin, birbirinin ayn veya benzer bir sreten getiklerini belirterek, psikodinamik bir yaklamla bunlarn, ocukluk boyunca ve din deitirme hadisesinden hemen nce duygusal karmaa yaadklarn iddia ederler. Bylece duygusal bir yaklamla ve bir anda olan din deitirmelerde din deitiren pasif, dierinde ise, aktif ve mdrik bir biimde nitelendirilmitir. Bu ikinci ekil, genelde drt merhaleyi ierir: Birinci merhale, kiinin inanmakta olduu dine ballnn, u veya bu sebeple zayflam olmasdr. Bu zayflamann mukabili olarak, kendisini tatmin edecek yeni bir inancn aratrlp, renilmesi veya dardan bir ekilde kendisine ulatrlmas ikinci merhaleyi oluturur. Bundan sonra yeni din ile eskiden sahip olduu din arasnda atma ve kiinin bunlar arasnda, uzun veya ksa vadeli tereddt devresi gelir. Nihayet drdnc merhale yeni dinin benimsenmesi ve ona girmedir. Netice olarak, her ne ekilde olursa olsun, din deitirmek ok ciddi bir itir ve bu nedenle de kiilerin veya toplumlarn din deitirmeleri, ayn ekilde ok dikkatle ve deiik cepheleriyle birlikte titizlikle deerlendirilmelidir (Yazc, 2002:54). Bu balk altnda, din deitirmeyle ilgili gelitirilen teorik yaklamlardan yararlanarak Trklerin slamiyeti kabulnn sosyolojik analizi yaplacaktr. Bu teorik yaklamlar arasnda din psikologlar tarafndan ortaya konmu ve bireyler gz nne alnarak gelitirilmi olanlara daha fazla rastlanlmaktadr. Bu sebeple, daha ziyade

34

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

bireysel bir zellik tayan bu teorik yaklamlar Trklerin Mslman oluu gibi kitlesel din deitirme olaylaryla bire bir uyum salamamaktadr. Dolaysyla, din deitirme ile ilgili motifler, modeller ve sre modelinin Trklerin slam dinine gei sreleri iinde ne kadar canl olduklarn, bu motif ve modellerin Trklerin slam dinini semesinde ne kadar etkili olduunu belirtilmeye allmas sosyolojik adan olduka nemlidir. Gelitirilen bu teorik yaklamlardan yararlanarak Trklerin kltrleriyle yeni din arasnda ki uyum ve benzerliklerin din deitirme srecine katklarn gz nnde bulundurduk. Bu balamda, Lofland ve Stark tarafndan gelitirilmi olan yedi sre modelinin drt tanesi alnmtr (Lofland and Stark, 1965:862-875). Ayrca bunlara uygunluk unsurunu da ekleyerek Trklerin slamiyeti kabul etmelerinde be srece vurgu yaplmtr.
5.1. Trklerin slamiyeti Kabul Sreci 5.1.1. Aray

Din deitirme, kltrn btncl yaps ierisinde tek tarafl bir olay olarak deerlendirilemez. Her eyden nce Trklerin gerek dou gerekse bat yrelerinde nemli deimelerle kar karya bulunmalar gereini kabul etmemiz gerekir. Hazarlarn bir yandan Yahudilii kabul ederken, te yandan ticari hayata atlmalar kkl yapsal deimeleri gsterir. Hibir yenilik toplumun temel ihtiyalarna cevap vermeden o toplumu bilinli olarak etkileyemez. Bu sebeple Trklerin slamiyeti kabul etmeleri sreci her eyden nce, bu dinin, Trklerin, tek Tanrya dayanan geleneksel Trk inanlarn da daha da kapsayan, slam lkeleriyle sosyal ve ekonomik ilikileri salayan kltr evresinde yaratlm olmasdr (Trkdoan, 2003:310). Birinci blmde de belirtildii gibi Lofland ve Starkn psiko-sosyal bir yaklamla ortaya koyduu sre modelde yedi aamadan sz edilir ve bireyin din deitirirken bu aamalardan getii belirtilir (Lofland, Stark, 1965:864-872)). Bu aamalardan ncs olan, din deitirme ncesi bir aray dnemine rastlanld tezinin Trklerin slama geiinde canl olduunu gryoruz. Trklerin slam Dinine girmeden evvel geleneksel dini inanlarnn yan sra; Budizm, Zerdtlk, Maniheizm, Hristiyanlk ve Musevilik dinine inandklar bilinmektedir. Bu kadar farkl dine giri bir arayn olduunu bize gstermektedir. Zira Trkler arasnda slamiyetin ilk yayl bu dinlerin Trkler arasnda itibar grmesiyle hemen hemen ayn devreye rastlamaktadr. Douda Uygur, kuzeyde Hazarlar ve batda Tuna Bulgarlar bu dinleri resmi din olarak kabul etmilerdir (Turan, 1999:142). Trklerin slam kabul, dier

35

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

dinlerin Trkler arasnda yaygnlamasyla ayn dneme rastlamas da dikkatleri ekmektedir. Trkler slam dnda girdikleri dier dinlere kendi yaaylarna ters dtnden dolay fazla snamam sadece slam dininde tutunmulardr. Bu da Trklerin slam dinine girerken aktif bir yaklam sergilediini gstermektedir. Ayrca dier dinlere mensup olan Trklerde Trklklerini kaybetmilerdir. Bunun yan sra Trkler slam dinini ylesine benimsemiler ki, slam dini Trklerin milli dini haline gelmitir. u bir gerek ki, Trklerin kltrleri ile slam dini arasnda birok benzerlikler dikkati ekmektedir ve bu benzerlikler Trklerin slam dinine kabullenmesini kolaylatrmtr.
5.1.2. Karlama

Din deitirmede, din deitiren toplumun, din deitirme fikrinin, misyoner toplumla karlatktan sonra m yoksa nce mi olutuu konusu devaml suretle tartma konusu olmutur. rnein, Luther P.Gerlach ve Virginia H. Hine, din deitirme srecinin, hedefleri olan insanlar iin, dnyay ve kendilerini yeni bir kta grmeye ikna etmeye alan bir misyoner ile temasa getiklerinde baladn savunmulardr (Rambo, 1999:44). Bu erevede dnecek olursak, Trk toplumunun byk bir kesiminin kuzey deil de, gneyden g edip Araplarla karlamas hi phesiz Trklerin slam dinini kabul etmesinde etkili olmutur. Bununla beraber, Trkler o dnemde sadece Araplarla karlamamt, kuzeyde bulunan baz Trk toplumlar Hazar Devleti rneinde olduu gibi Musevilik dinini kabul etmiler, bunun yan sra, douda bulunan Uygur Devleti ise Mani dinini kabul ederken batda Tuna Bulgarlar da Hristiyanlk dinini resmi din olarak semilerdir. Araplarla Trkler corafi adan komu olmadklarndan dolay slamiyetten nce birbirleriyle direkt bir iliki ierisine girmemilerdir. Fakat Araplarla Trkler bu tarihlerde birbirlerinden haberdar idiler bu yargya cahilliye dnemi Arap airlerinin iirlerindeki Trklerle ilgili pasajlardan varlmaktadr. Bunun yannda, Hz. Peygamberin Hendek savann hazrlklar srasnda Kubbet Trkiyye ad verilen bir Trk adrnda istirahat etmesi, yine bir keresinde Trk adrnda itikfa ekilmesi, bu adrlarn Medainde olduu gibi Arabistanda da kullanlmakta olduunu gstermektedir (Yazc, 2002:31). Bu da gsteriyor ki, cahilliye dneminin yannda Hz. Peygamber zamanndaki Arap toplumunun Trklerle ilgili bir fikre sahip olduu fikrini bizde oluturmaktadr

36

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

Bununla birlikte Trklerle Araplarn ilk temas yerleri olarak Kafkaslar blgesini gsterebiliriz. Bu blgede M.. VII. y.y.da sakalardan itibaren eitli Trk kavimleri Derbend yoluyla Kafkaslar aarak Azerbaycann kuzey blgelerine gelip yerlemilerdir. slam ncesinde Hazarlar, zaman zaman Derbendi geerek Hemedan ve Musula kadar gelirlerdi. Trklerle Araplarn tanmalarna imkn veren bir iliki de, Arap yarmadasnn kuzey snrnda biri Sasanilere, dieri Bizansa bal tampon Arap devletikleri, Hire ve Gassaniler vastasyla olmutur (Yazc, 2002:30). Cahilliye dnemindeki Arap airlerinin Trklerle alakal msralarnda hep Trklerin kahramanlklarndan bahsetmesi, bunun yan sra shhati tartmal olsa da Trkler hakkndaki hadislerin ounda Trklerin askeri zeliklerine iaret etmekte olmas (Gnay-Gngr, 1999:230) Araplarla ilk temasn askeri ynde olduu fikrini bizde oluturuyor. Bunun yannda, Trklerle, Araplarn slam ncesinde birbirini tanmalarnn vastalarndan biri de ticarettir. Gemi dnemlerin en nemli ticaret gzergh olan pek Yolunun nemli blmlerine, uzun devreler halinde eitli Trk kavim ve devletlerinin hkim olduklar bilinmektedir. Bunun yan sra, dikkat eken bir husus da, Arapada Trkler iin, cahilliye devrinden balamak zere daimi olarak Trk kullanlm olmasdr. Bilindii gibi Trk ismi 540 dolaylarnda Gktrklerle beraber kullanlmtr ve bylece Arapa, Trk kelimesini en nce kullanld dillerin banda yer alm olmaktadr (Yazc, 2002:31).
5.1.3. Etkileim

Trk toplum yapsnda, inan, deerler sistemi ve metafizik dnya gr deimekteydi. Bu deiim, ahslar aras standart davran kalplarn da etkilemek sureti ile kltrel yapya bir hareketlilik kazandrmaktadr. Topraa yerleme, yurt edinme, yeni ticaret yerlerinin kurulmas, pazarlarn almas, slam lkeleriyle devaml ilikiler, Trklerin sosyal hayatlarnda yeni bir sayfa atklarn gstermektedir. Gktrk devletinin ykl srasnda Trkler, ranllarla birlikte Emevi Devletini ykan aknlara kararak, daha dil ve eiti bir siyaset gden, Abbasi devletini kurmay baardktan sonra, slamiyete kar yakn bir ilgi duymaya baladlar. Bunun baka bir sebebi de, batda bu mit verici olaylar belirirken doudan Orta Asyaya doru ilerleyen in yaylmasnn Trkler iin baskc bir durum olmasdr. Bundan dolay 751 ylnda yaplan Talas Savanda Trkler Abbasiler tarafn tutmakla yalnz savan sonucunu deil, tarihin ynn de deitirdiler. Bu ekilde Trkler ile Araplar arasnda karlkl ilikiler balam oldu.

37

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

Hi phesiz din deitirmede, aray ve karlamann yannda karlalan toplumla oluan karlkl ilikilerin de etkisi ok nemlidir. Bu erevede Trklerin slam dinini kabul srecinde Araplarla girmi olduklar karlkl ilikiler Trklerin slam dinini kabul etme srecini etkilemitir. Arap rivayetlerine gre, Trklerle Mslman Araplar arasndaki ilk etkileim, Hz. merin vefatndan nce, 642 ylnda meydana gelen Nihavend sava sonrasnda, Yezdicerdi takip srasnda olmutur. Bu ilikiler, Hz. Osman dneminde fiili bir atmaya dnm; Basra Valisi Abdullah bn-i Amir, ordular ile Sasani kuvvetlerini imhaya ve ilk defa olarak Horasanda Mslman idaresini kurmaya ilk temastan 10 yl sonra muvaffak olmutur (Bilgi, t.y. :224). Trklerle Mslman Araplar arasndaki ilikiler, Emeviler dneminde (661-750) gelimi ve Emeviler dneminde Trklerin slamiyeti kabul, byk gruplar halinde deil, ancak mnferid ihtidalar veya topluluklarn Mslman olmas eklinde gereklemitir. Burada aklmza Trklerin Mslmanlarla ilk temaslarndan itibaren, yeni dininin yaylmasnn neden ok abuk olmad sorusu gelmektedir. phesiz bunda Emevi idarecilerinin, zellikle de, Horasana gnderilen Emevi valilerinin tutumlarnn nemli rol vardr. nk bu devir idarecileri genelde slam cihanmul bir din haline getirme idealinden olduka da uzaklamlardr. Cihan mul bir din haline getirme idealinden olduka da uzaklamlardr (Yazc, 2003:57). Bununla birlikte, Emevi halifesi Hiam tarafndan Trk hakanna bir eli gnderilip onu slamiyete davet ettii rivayet edilmitir. Bu rivayete gre hakan, eliden slamiyet hakknda bilgi aldktan sonra, askerlerini gsterir. Askerlerin slamn artlarn yerine getiremeyeceini ve Mslman olduklar takdirde hayatlarnn bozulacan syler ve bu teklifi reddeder. Bu tavr Bilge Kaann Budizmi reddetmesine benzemektedir. Ama burada Trgi hakannn tavrn slam tam olarak bilmemelerine balayabiliriz. Daha sonralar da Basmllarn snnet olmak korkusu ile slam kabul etmeyip sar-Uygurlar arasna gittiklerine dair bir kayt Trklerin henz tanyamadklar slamiyete bu gibi baz basit sebeplerle uzak kaldklarn grmekteyiz ( Turan, 1999:142). Sadece bu rnekler bile bize Trklerin slam dinine gz kapal bir ekilde gemediklerini aksine bilinli bir tavr takndklarn, yani pasif deil aktif bir yaklamla slama yanatklarn gstermektedir. Emeviler dneminde slam Devleti birok ulusu birletiren byk devlet olduu halde, hanedann srdrd politika dolays ile bu milletlerin hepsini devlet hizmetine tam olarak alamamt (Yazc, 2002:42). Bunun yannda Emevi ynetimi slamn yaylmasndan ok, Arap saltanatna nem vermesi ve Trklere kar tam bir istila

38

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

hareketine girimi olmas ve Emevi idarecilerin yanl politikalar (Kara, 2002:412) neticesinde Arap olmayan Mslmanlar Araplarn klesi sayyor ve hakir gryorlard (Doan, 1996:97). Bu da slamiyetin daha geni kitlelere yaylmasn nlyordu. Emeviler, geni imparatorluun Arap olmayan blgelerinde hkimiyetlerini yrtmek maksadyla ezmek ve tepelemek siyasetinin korkun ekillerini tatbik ediyorlar ve bunu yapabilmek iin de Araplara dayanyorlar ve Araplk siyaseti gdyorlard. Emeviler, Arapl pek ileri gtrm olduklarndan l bedevileri bile Arap olmayan Mslmanlar kendilerinden aa gryorlar ve onlarla karp kaynamaya tenezzl etmiyorlard. Araplar kendi soylarndan olmayan Mslmanlara verdikleri mevali adyla kendilerinin efendi, Arap olmayanlarnda kle olduklarn anlatmak istiyorlard. Her Arap, Arap olmayan bir Mslmanla ayn hizada yan yana yrmeye, ayn safta bulunmaya yanamyor, byle bir ey yaparlarsa bunu ancak Allaha kar alak gnllk gstermi olmak iin yapyorlard. Araplar, bir yerde yemee otururlarsa mevali ayakta durur, onlarla beraber yemee oturmazlard. Mevalinin Araplar gibi, asillik anlatan knye kullanmalar yasakt. Emeviler devrinde bu dnce ylesine ilerlemiti ki, Araplar arasnda, Araplarn hkm srmek iin, Arap olmayanlarnda Araplara klelik etmek iin yaratlm olduklar kanaati besleniyordu. Bunun yan sra, Emeviler aldklar lkelerin halknn canlarn ve mallarn kendileri iin helal sayyorlard (Doan, 1996:102-3). Emevilerin srdrd bu siyaset neticesinde zellikle Trkler arasnda Araplara kar kin ve nefret duygularn artrm ve Trkler arasnda slamiyetin yaylmasn geciktirmitir. Burada unu da belirtmek gerekir ki, Emevilerin Trklere kt davranmalarna sebep sadece rklk politikalar deil bunun yannda ekonomik meseleler de nemli bir neden olarak gsterilebilir. Maverannehir1 blgesi iyi ekonomik artlar ve imknlar nedeniyle istilaclarn gznden kamayacak bir yapya sahipti. Mehur tarihi pek Yolu gibi bir uluslararas ticaret yolu, Beykent, Buhara ve Semerkant gibi merkezlerden geerek yreyi katetmekte ve bylece orann ekonomik durumu zerinde nemli etkiler yapmaktayd. Ayn ekilde Hint Baharat Yolu da onun kadar nemli ve etkili idi. zellikle Sodlu tccarlar, uluslararas ticaretin gelimesine byk katklarda bulunmulardr. Bununla birlikte bu sosyo-ekonomik yap bir dengesizlik zerine kurulmutu. zellikle Dihkanlar denilen aristokrat zmre ekonomik ynden ok iyi durumdayd ve yneticilerle ortaktlar. Halk ise sefil durumdayd. ktisadi gelimilik
1

O dnemde Maverannehir hem dini hem de etnik bakmndan kark bir durumdaydlar. Mamafih orada Trkler ve ranllar hakim durumda idiler. Ayrca Sodlar ve Tacikler mevcuttu. Mazdeizm oradaki ran etkisinin artmasna imkan salamt. Her tarafta ategede ler mevcuttu. Ayrca Nesturi Hrstiyanlna, Budizme ve Mani dinine mensup cemaatler ve hatta Mazdeki ve Yahudi unsurlar bulunmaktayd. Trkler ounlukla geleneksel dinlerine mensuptular.

39

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

cengverlik duygularn ldrm; btn bu artlar birleince de blge istilalara ak bir duruma gelmiti. Emeviler dnemi boyunca srdrlen fetih ve istila siyasetinin, bu cazip ekonomik durum zerinde odaklatn ve fethi mteakip kolonizasyona dntn, dolaysyla da, slam dininin yrede ve zellikle de Trklerin arasnda yaylmasn olumsuz biimde etkiledii grlmektedir. Blgeden daha fazla ganimet elde etme dncesi, birinci derecede rol oynam, bunun sonucunda Emevi valilerinin Mslmanl kabul edenlerden dahi, gayri Mslimlerin demek zorunda olduklar hara ve cizye vergilerini aldklar grlmtr. 720de Horasan valisi olan Said b. Harisin bozulan Trkleri takibe kalkan askerlerine sakn onlar takip etmeyin, Onlar, mminlerin emirinin vergi kaynadr. Onlarn katledilmeleri verginin kaybolmas demektir (Gnay-Gngr, 1999:240-1) eklinde talimat vermi olmas, bu zihniyetin ak bir gstergesidir. Bu dnem hep olumsuz gememiti elbette, baz gzel eyler oluyordu ama bunlar fazla uzun srmemiti. Nitekim, mer b. Abdlazizin uygulad politikalar ve onun mevaliye kar taknd tutum ve davranlar, bu dnemde Trklerin Mslman olmalarnn sebeplerinden biri olarak karmza kmaktadr. Ancak bu dnemdeki ihtidalarn da, daha nceki dnemlere gre hayli fazla olmasna ramen devamnn geldii sylenemez. nk mer b. Abdlazizin lmnden sonra gerek Emevi halifeleri, gerekse Horasana tayin edilen valiler, eski kt uygulamalara geri dnmler, daha da kts kitleler halinde Mslman olan Trklerden bile ar vergiler alacak kadar ileri gitmilerdir (Kara, 2002). Emeviler dneminde en nemli isim Kuteybe b. Mslim (705-715)dir. O, slamiyetin Trkler arasnda ncelikle yayld Maverannehir blgesinde bir taraftan fetihler ve buralarda askeri hkimiyeti gerekletirirken, bir taraftan da slam dininin yaylmas iin baz abalar ierisinde bulunmaktayd. Nitekim O, Buharann kesin olarak Mslmanlarn eline gemesinden sonra, burada 713 ylnda bir cami yaptrmtr. Semerkandn Mslmanlara teslim artlar arasnda da, ehirde bir cami yaplmasna kar konulmamas hkm yer almaktayd. Varlan anlamaya gre, Kuteybenin maiyetindeki askerlerle birlikte ehre girerek namaz klmas, hutbe okutmas ve misafir edilmeleri gerekiyordu. Kuteybe bu caminin yaplmasnda bizzat bulunmutur. Benzer hususlar Beykentin fethinde de uygulamaya konulmutur ( Yldz, 1981:290). Ayrca O, her ne kadar slamn kabulne katkda bulunmu olmas pheliyse de, fethedilen yerlere, hatta ailelerin yanna Mslman Araplar yerletiriyordu. Bylece bir kaynamann gereklemesini amalyordu. Bu uygulama Buharada yaplmt. Bunlar yannda Kuteybenin Buhara ve baka baz yerlerde Cuma

40

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

namazna gelenlere tevik amacyla para datt grlyordu. Hatta namazlarda Kurann Arapa dnda bir lisanla okunmas da sz konusu olmutu. Fakat her eye ramen onun fetihlerde gsterdii baary, slam dinini yaymada gsteremedii de bir gerektir. Bu neticede onun tutumundan ziyade, Emevi Hilafetinin takip ettii koyu Arap politikann tesirli olmu olmas mmkndr ( Yldz, 1981:290). Emeviler dneminde Trklerin yaad blgelere yaplan fetih hareketleri, tam anlamyla bir gnl fethi salayamamtr. Bundan dolay da Emevi idarecileri Trklerin yerli rf ve adetlerine sayg duymak ve uygulamalarnda kolaylk gstermek zorunda kalmlardr. Ayrca bu dnemde Trkistana giden farkl gruplarn propagandaclar da blgenin milli adetleri zerine eilmek zorunda kalmlar ve eski aman inanlarla birlikte slam inanlarn yanl yorumlamalar sonucu yeni bir takm, dinin znde olmayan, batl inanlar icat etmilerdir (Kara,:413). u bir gerek ki, Mslman Arap ordularnn Trk snrlarna ulamasyla balayan Trk-Arap ilikileri, zellikle de Emevilerin yanl politikalar sebebiyle uzun sre olumsuz bir grnm sergilemitir. Bu grnm kanl savalar ve Trklerin slamiyeti kabulde gecikmeleri olarak zetlenebilir. imdi Talas Savanda bu iki gcn, inliler karsnda birlemeleri, Trk-Arap ilikilerinin gelecei asndan nemli bir dnm noktasn oluturmaktadr. Hatta Talas Savann Trk tarihinin akn ynlendirdiini syleyebiliriz. Nitekim bu tarihten itibaren Mslman Araplarla Trkler arasnda bar ve dostane ilikiler dnemi balayacaktr. Bunun sonucu ise, Trklerin tedricen slam Devleti hizmetine girmeleri, Mslmanln kabulnn hzla artmasdr. Talas savann en nemli sonucu da, byle bir gelimeye imkn hazrlamasdr. Liu En-Linin belirttiine gre; Eer sava Araplarn aleyhine neticelenmi olsayd, Mslmanla vurulacak darbenin tamiri ok g olacakt. Belki de Orta Asyada yaayan Trklerin ounluu, hatta btn Budistlii kabul etmek mecburiyetinde kalacakt ifadeleri bile Talas savann Trk ve dnya tarihi iin ne kadar nemli olduunu ortaya koymaktadr (Yazc, 2002:37). Burada unu da belirtmek gerekir ki, Mslman Araplarla Trklerin ilikileri incelenirken ou defa savalardan bahsedildi. Trkler arasnda slamiyetin ilk yayld yerler bu savalara sahne olan blgeler olmakla birlikte, Trklerin bulunduklar lkelerin bunlara nispetle ok geni olduu ve bu geni blgelerde slamiyetin savasz yayld muhakkaktr. Bulgarlar bata olmak zere, Maverannehir ve Bat Trkistan haricinde bu olgu daima karmza kar (Yazc, 2002:66).

41

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

slam dnyasnda 750 ylnda iktidar el deitirerek Abbasoullarna ( 750-1258) gemi ve slam dnyasnda yeni bir dnem balamt. Burada unu belirtmek gerekir ki, Hilafetin Emevilerden Abbasilere geiini yalnzca bir hanedan deiiklii olarak dnmek, olay gerek boyutlaryla deerlendirmemek olur. Hilafet deiiklii, bakentin amdan Badata tamasndan ibaret de deildir. Asl nemli nokta, Abbasi Hilafetinin devletin temel politikasnda yapt deiikliktir. Emevilere tepki biiminde ortaya kan Abbasi ihtilali muvaffak olduunda, idaredeki olumsuzluklar, olabildiince giderilmeye alld. Bunun sonucunda da, zellikle Trk-Arap ilikileri dzeldi (Yazc, 2002:61). Abbasileri iktidara getiren harekette hi phe yok ki Trklerinde nemli bir yeri vardr. Daha ncede ifade edildii zere Emeviler ksa sren mer b. Abdlaziz (717720) dnemi hari, Trklerin de dhil bulunduklar Araplarn mevali olarak nitelendirdikleri gayr Arap Mslmanlara kar ayrmc bir politika uygulamlard. Ayn ekilde Emeviler dneminde Araplar, Trk blgelerini ou defa yalnzca, ganimet kayna olarak grmlerdir. Hak dinin tebliinde ilk dnemlerdeki samimiyet ve doruluktan byk lde ayrlmlard. Biraz da bu politika sonucu olarak Trklerle Araplar arasnda mcadeleler devam etmiti. Hlbuki yeni dnemde, bata da ifade ettiimiz gibi, hanedann deimesinin yannda uygulanan siyaset de deimi, Trk blgelerine hcumlar yavalam, bazen de tamamen durmutur (Yazc, 2002:35). Abbasiler dneminde Trk lkelerinde Mslman Araplarn dorudan fetihleri sz konusu deildi. Trk topraklaryla her trl iliki, dou blgesinde ortaya kan devletler vastasyla gerekletirilmekteydi. Bununla birlikte Trk lkelerinin slam corafyasna katlmasnda en byk etken, Trklerin slamiyeti kabul ve bylece slam mmeti dairesine kendi istekleriyle girmeleridir. Nitekim ilk bamsz Trk-slam Devleti dil Bulgar Hanl, slam lkelerinin tamamen uzanda idi ve bu dinin kabulyle Bulgar topraklar slam corafyasna katlm, Bulgar milleti de Abbasi Hilafetinin manevi otoritesini kabul etmitir (Yazc, 2002: 41-2). Abbasilerin iktidara gelii ile oluan siyaset deiikliinin sonucu olarak, Arap olmayan Mslmanlar ynetimde nemli mevkiler elde etmilerdi. Bu durum, ilk planda, ihtilalde birinci derecede rol sahibi olduklar anlalan ranllarn lehine ilemitir. Ancak bu, fazla uzun zaman devam etmemi ve bir sre sonra, ranllarn yerine Trklerin Abbasi ynetiminde giderek nfuz sahibi olmaya balad dikkati ekmitir (Gnay-Gngr, 1999:247). Burada unu da belirtmek gerekiyor ki, Abbasiler dnemi siyasi ynetim bakmndan iki ana devreye ayrlmaktadr. Bunlardan birincisi, merkezi otoritenin

42

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

ynetime tek bana hkim olduu devredir. IX. yzyln ortalarndan itibaren balayan ikinci dnem, merkezi otoritenin ve bu arada Hilafetin giderek zayflamas ve zellikle de merkezden uzak yrelerde siyasal kopmalarla birlikte yeni bir takm hkmdarlklarn olumaya balamas ile karakterize olmaktadr. Nitekim Trklerin slam dnyas ile sk temaslarnn balamas ve Mslmanln Trklerin arasnda asl yaylmas ve kitleler halinde ihtidaya dnmesi de bu ikinci dneme rastlamaktayd (Gnay-Gngr, 1999: 262). Abbasilerin iktidara geldikleri sralarda Doudaki gelimeler, bir asrdan beri devam eden Trk-Arap ilikilerine yeni bir boyut getirmitir. Abbasilerin, kendinden nceki idarenin tam tersine, Arap olmayan halklarla iyi ilikiler kurmalar, mevalinin, zellikle Trklerin Araplara yaklamas sonucunu dourdu. Bu yaknlama 751 tarihindeki Talas savanda fiilen uygulamaya koyuldu. Maverannehirde Trk-Arap mcadelelerinin devam ettii srada baz Trk beyleri bu yeni dmana kar inden yardm istemilerdir. Trkistanda hkimiyet kurma dncesindeki in bu daveti frsat bilerek 747 ylnda byk bir ordu ile batya doru ilerlemeye balamtr. Ancak inin sert tutumu ve bilhassa Takent beyi Bagatur Tudunun ldrlmesi bu sefer de Trkleri Horasan valisi Ebu Mslimden yardm istemeye sevk etti. Ebu Mslim yardm teklifini kabul ederek Ziyad b. Salih kumandasndaki bir orduyu in kuvvetlerine gnderdi. Trk- Mslman mttefik kuvvetleri 751 ylnda Talas suyu kenarnda bugnk Almaata yaknnda in kuvvetleriyle karlat. Temmuz 751 ylnda be gn devam eden etin savata inliler ar kayplar vererek sava meydann terk ettiler m(Yldz, 1981:287). u bir gerek ki, Talas sava, sradan bir meydan muharebesi deildir. Bu savan Trk, slam ve dnya tarihleri asndan nemle ele alnmas ve neticeleri zerinde de dikkatlice durulmas gerekir. Zira siyasi sebeplerle balam olan Talas savann siyasi olduu gibi, ekonomik, sosyal ve kltrel bir takm sonular da ortaya kmtr. Mslman Arap ordularnn Trk snrlarna ulamasyla balayan Trk-Arap ilikileri, zellikle de Emevilerin yanl politikalar sebebiyle uzun sre olumsuz bir grnm sergiledii bilinmektedir. Bu grnm kanl savalar ve Trklerin slamiyeti kabulde gecikmeleri olarak da zetlenebilir. Fakat Talas Savanda bu iki gcn, inliler karsnda birlemeleri, Trk-Arap ilikilerinin gelecei asndan nemli bir dnm noktasn oluturacaktr. Hatta Talas Savann Trk tarihinin akn ynlendirdiini syleyebiliriz. Nitekim bu tarihten itibaren Mslman Araplarla Trkler arasnda bar ve dostane ilikiler dnemi balayacaktr. Bunun sonucu ise, Trklerin zamanla slam Devleti hizmetine girmeleri, Mslmanln kabulnn hzla

43

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

artmasdr(Yazc, 2002:37). Talas savann en nemli sonucu da, byle bir gelimeye imkn hazrlamasdr. Liu En-Linin belirttiine gre; Eer sava Araplarn aleyhine neticelenmi olsayd, Mslmanla vurulacak darbenin tamiri ok g olacakt. Belki de Orta Asyada yaayan Trklerin ounluu, hatta btn Budistlii kabul etmek mecburiyetinde kalacakt (Yazc, 2002:38). Temmuz 751de vuku bulan Talas Sava sonrasndaki olumlu ilikiler dnemi hizmet safhas olarak bilinir. Bu srada hilafet ordularnn eitli kademelerinde hizmet eden Trklerin byk saylara ulatklar muhakkaktr. Nitekim Cafer el-Mansur (754775)un ordusunda Trkler belirli bir nispette yer alyorlard. Onun, daire eklindeki plann bizzat izdii Badatta Horasan kkenli birlikler iin klalar yaptrd bilinmektedir. Cahize gre, lk defa Trkleri devlet hizmetinde grevlendiren halife, Mansur olmutur (Yazc, 2002:44). Nitekim Mansur Trkleri ilk olarak devlet hizmetine ald gibi, olu Mehdiye de mevaliye iyi davranmas, onlarn isteklerine kulak vermesi ve haklarn korumasn vasiyet etmekte ve bylece Trklerle iyi ilikiler kurmak ynndeki tavrn ortaya koymaktadr (Gnay-Gngr, 1999: 254). Bununla birlikte Harun Reid (786-809) in muhafz birlii tamamen Trklerden olumaktayd. Ayrca bu halifenin yeniden tanzim ve tahkim ettii Bizans snrnda, daha nce olduu gibi Suriyedeki ordughlardan biri olan Knnesrnden idarenin yetersiz olaca dncesiyle 786-87de el-avasm adyla mstakil bir idari blge kurduu bilinmektedir. Yine halifenin burada Trklerden zellikle faydaland, hatta baz blgelerin komutanlna Trkleri getirdii de grlmektedir (Yazc, 2002:44). Harun Reidin lmnden sonra oullar Emin ile Memun arasndaki hilafet mcadelesi ve bu mcadeleyi takip eden yllardaki gelimeler Halife Memunu devlet kadrolarnda byk bir deiiklik yapmaya mecbur etti. Abbasilerin iktidar ile birlikte ranl unsur devletin yksek makamlarn ele geirmiti. htilalin baarya ulamasnda barol oynayan Ebu Mslim ile daha sonraki yllarda vezir makamnda uzun mddet kalan Bermeki ailesinin devlet idaresindeki nfuzlar adeta halifeyi bile glgede brakyordu. El- Emin ile Memun arasndaki mcadele bir bakma ran- Arap iktidar mcadelesi idi. ranl unsurun destei ile halife olan Memun, ksa zaman sonra bilhassa veziri Fazl b. Sehlin tesiriyle takip ettii politikann hatal olduunu grd ve dolays ile bu unsura kar cephe almak zorunda kald. Bu durumda itimat edebilecei ve dayanabilecei yeni bir kuvvete ihtiya vard. Halife Memun Horasan valilii srasnda yakndan tanma frsat bulduu Trklerin askeri kabiliyetleri ve devlet idaresindeki tecrbeleri sayesinde slam mparatorluundaki kuvvet boluunu doldurma yolunu seti. Memun halifeliinin son yllarnda dzenli bir ekilde Trk lkelerinden cretli

44

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

Trk askerleri getirtmeye balad. ok ksa zamanda Badatta saylar 18.000i bulan Trk birlikleri olutu. Bunlar Memunun hilafet ordusunun ekirdei konumunda idi, ayn zamanda onun ordusunda ok sayda Mslman Trk komutan grev yapt da bilinmektedir (Yldz, 1981:289). Memun (813-833), hilafeti dneminde, Bat Trkistanda slamiyetin yaylmas iin gayret sarf etmiti. Urusana hkmdar onun zamannda Mslman oldu. Yrenin tam olarak itaate alnmasndan sonra, blge valilerine, Trkistan zerine seferler yapmalarn istenmi; valiler de Mslmanl kabul edenlere maa balanacan vaat ederek, ncelikle hkmdar ailelerini kazanmaya almlardr (Gnay-Gngr, 1999:255). Mutasmn hilafete geiin de ordudaki Trk unsurunun nemli rol oynad grlr. Onun dneminde Araplardan sonra ranllarda devlet idaresinde nfuzlarn nemli lde kaybetmiler, hilafet ordusuna Trkler tamamyla hkim olmulardr. Bu srada on binlerce Trk anayurtlarn terk ederek slam ordusuna katlmlardr. Mutasm saylar ok fazla artan bakentteki halkla yeterli uyum salayamayan Trkler iin 836da Badat terk ederek, zel olarak kurdurduu Samarra ehrine geti. Artk buradaki Trkler imtiyazl konumda idiler ve dorudan halife zerinde etkili olabilmekteydiler (Yazc, 2002:45). Abbasi devletinin kuruluundan itibaren hilafet ordusuna giren Trk askerleri Mutasm zamannda byk lde oalmt. Zira Abbasi devletinde Araplarn nfuzu krlm; Memun annesi dolays ile nasl ranllar hizmete alm ise annesi Trk olan Mutasm da ayn eyi yapmtr (Turan, 1999:144). Mutasm Trk askerlerini Hilafetin ana kuvveti haline getirmi; ordunun bana Afin, Bua, nas, tah, Ferganal mer gibi Trk kumandalarn koymutu. O, bu ordusu ile eski rann komnist fikirlerine dayanan Babek syann bastrm, Bizansa kar giritii Anadolu seferinde de Amrriye ehrini fethetmitir. Bununla birlikte, Halife Mtevekkil iilere ve ranllara kar iddet siyasetine geince Trk ordusunun nfuzu daha da artmtr. Bundan sonra devlet ileri artk Trklerin eline gemeye balam, halifelerin bile makam sahibi olmalar bu ordunun tasvibine bal olmutur (Turan, 1999:145). 892de Mutemid tarafndan Samarra terk edilerek tekrar Badata dnlmesi, Trklerin devlet kademelerindeki nfuzunu krar gibi olduysa da, bu srekli olamad. Mutezid ve Muktefi dnemlerinde ite ve dta baz baarlarn kazanlmas, halifelerin glerini artrmt. Fakat Muktedirin halife olmasyla durum yeniden bozuldu ve eski haline dnd (Yazc, 2002:46). Trklerin arasnda slamiyetin tannp yaylmasnda, Samanilerin ve daha nce Mslman olmu rkdalarnn silahl mcadelelerinin de nemli yeri vardr (Yazc,

45

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

2002:63). Maverannehrin tamamyla Mslman olmas, Samaniler zamanndadr. Mutasm zamannda Maverannehr halk artk umumiyetle Mslman olmulardr (Kprl, 1981:14). Bununla beraber slam dinini kabul eden Trklerin slam devleti hudutlar dnda Trk kitlesi yannda ok az olduu belirtilmektedir. Seyhun nehrinin dousunda, yani byk Trkistan ile Karadeniz ve Hazar denizinin kuzeyindeki blgelerde yaayan Trk boylar Abbasi hilafetinin siyasi hilafetine girmemitir. Buralara slam dini baz askeri seferler, karlkl ticari mnasebetler ve dervi ile Sufilerin az da olsa faaliyetleri neticesinde girmi ve yerlemitir. Seyhunun tesindeki lkelere kar askeri seferler Samani emirleri tarafndan dzenleniyor ve baarl neticeler alnyordu. Samanilerin Trk lkelerine kar yaptklar seferler bazen etin bir karlk grebiliyordu. Ayn zamanda Mslman olan Trkler de daha Mslmanl kabul etmemi olan Trklere kar mcadeleye giritiler. Bu askeri mcadeleler Trkler ile Mslmanlarn bir bakma birbirlerini tanmalarna yardmc oluyordu. Dier bir ifadeyle Trkler slam dinini daha yakndan tanma frsat buluyorlard. Bu ilikiler Trklerin Mslmanl kabul asndan son derece nemlidir. Samaniler bu fetihlere paralel olarak Maverannehrden gelen gmenlerin bar yolu ile bozkra yerlemelerine de yardmc oluyorlard (Yldz, 1981:195). Hz. Peygamberin daha salnda, bata rann Kisras, Bizansn Kayzeri ve Habein Necaisi olmak zere birok komu ve byk devlet bakanlarna veya kabile reislerine mektuplar ve eliler gndererek onlar slam dinine davet ettii bilinmektedir (Hamidullah, 2003:279-426). Daha sonraki dnemlere baktmzda da bu yntemi uygulayan halifelere rastlamaktayz. Ticari mnasebetler, vaizlerin ve tarikat eyhlerinin telkinleri, yan yana bulunma, temas ve sirayet, ikna, v.b. pek ok vastalarn ve yollarn, slam dininin kavimlerin arasnda yaylmasnn yan sra Trklerin ihtidasnda da etkili olduu grlmtr ( Gnay-Gngr, 1999:226). slamiyetin Trkler arasnda yaylmasnda Sufiliin de nemli bir yeri vardr. Nitekim Karahanl Devletinin slam bir renge brnmesiyle sonulanan Satuk Bura Hann Mslman olmas da byle bir gelimenin sonucudur. Karahanl Hkmdar Oucak, Samani Hanedan ierisinde ba gsteren kargaalktan faydalanmak amacyla asi Samani ehzadelerinden birinin lkesine snmasna izin vermiti. Bu Mslman ehzade veya slam sufilerinin vaazlar sonucunda Oucakn yeeni Satuk Mslman olmu, daha sonra amcasna kar yapt mcadeleyi kazanarak Bat Karahanllarn slam dinini resmen kabul etmelerini salamtr. Hayat ve slam uruna yapt mcadeleler Satuk Bura Han Destan adyla derlenmi olan Karahanl Devletinin bu ilk

46

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

Mslman hkmdarnn slamiyeti kabul edii, Trklerin Mslmanla hzla geilerinde nemli bir dnm noktas oluturmutur (Yazc, 2002:65). lk planda fetihler vastasyla slam dini ile temasa geen Trklerin lkelerinde slamiyet, byk ticari kervan yollarn takiben ilerledi ve bylece onun yaylmasnda ehirleraras ticari mnasebetler a ana mihverleri oluturdu. Bylece corafi, siyasi ve ekonomik faktrler dini tasavvufi etmenlerle ibirlii halinde Trklerin slamlamasnda etkili oldular. Hakanlarn, beylerin veya teki nderlerin slam dinini kabulleri, halkn da onlarn yolundan gitmelerinde etkili oldu. Bunlara, o devirde slam dnyasnn maddi ve manevi medeniyet bakmlarndan teki kltr ve medeniyetlere olan stnlnn cazibesi eklendi. slamiyet teki evrensel dinlerden farkl olarak ferdi misyonerlik anlayna pek yer vermediinden, slamiyetin ilk planda yaylmasnda, slam devletinin sava ve bar hallerinde Trklerle olan mnasebetlerinin etkili olduu anlalmaktadr (Gnay-Gngr, 1999:227). Emeviler dneminde Trk lkelerinde slam dininin yaylmas bu devletin uygulad yanl politikalar nedeniyle sratle olmamtr. Devaml mcadelelerin devam ettii Maverannehir ve Kafkaslarda bu yaylma dier blgelere nispetle az olmutur. Ancak Buhara ve Semerkant gibi byk ehirlerde Mslman Araplarnda yerletirilmesiyle bir kpr oluturuyorlard. Dier taraftan blge halk yeni dini tanmlar ve dolays ile adil bir idare gerekletii takdirde bu dini kabul etmeye hazrdlar. Abbasilerin iktidara gemesiyle slam devletinin takip etmekte olduu umumi politikada byk deiiklik olmutur. Abbasi ihtilali mevalinin nfus olarak ounlukta olduu Horasanda geliti ve baarya ulat. Bu sebeple dou eyaletlerinin halk, zellikle Horasanllar devletin idari ve askeri makamlarn paylatlar. Abbasi ailesi kendilerine iktidar yolunu aan mevaliye iyi davranyor ve ilk halife Ebul Abbas bir emirname kararak Mslman olanlardan asla cizye alnmamasn emrediyordu. 751 ylndaki Talas savanda inlilere kar Trkler ile Mslmanlarn birlik olmas eskiden beri devam eden dmanlklar ve ekingenlii bir dereceye kadar ortadan kaldrmtr. Abbasilerin daha balangta bu msait tutumlar Trkleri Mslmanlara ve slam dinine daha yaklatrmtr ( Yldz, 1981:292-3). Sonu olarak, mcadele dnemi olarak nitelendirebileceimiz Emeviler dneminde Emevilerin tutumu sebebiyle oluan olumsuz ilikilerin neticesinde Trklerin kitleler halinde slam dinine gemesi gecikmitir. Buna ramen Abbasiler dneminde uygulanan siyaset neticesinde Araplarla Trkler arasnda genellikle iyi ilikiler kurulmu ve bu kurulan ilikiler Trklerin Abbasi ynetiminde etkili bir

47

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

duruma gelmesini dourmu ve bununla birlikte Trkler bu dnemde kitleler halinde slam dinini seme yoluna gitmilerdir.
5.1.4. Uygunluk

Din deitirirken yeni dinin din deitiren toplumun kltr ve yaayna uygunluu nemlidir. Yeni girilen dinin, toplumun yaay ve kltrne uygunluu her ne kadar direkt din deitirme sebebi olmasa da yeni dine uyumu kolaylatrmaktadr. u bir gerek ki, Trklerin geleneksel dini birok defa ifade ettiimiz gibi basit bir felsefesi olan bir dindi ama Trklerin kltr ok yksek dzeydeydi ve Trklerin rf ve adetlerini iine ald gibi dini hayatlarn da iine almaktayd. Yani bir nevi din kltr iinde erimi ve tamamyla kltrle kaynamt. Bu sebepten Trklerin geecekleri din her eyden evvel Trklerin kltrlerine uygun olmalyd. Girdikleri din kltrlerine uygun olmad vakit ya hemen o dini terk ediyorlar ya da kltrlerine uygun olmayan dinde srar ettiklerinde Macarlar ve Bulgarlar rneinde olduu gibi Trklklerini kaybediyorlard. Bununla beraber, Trklerin slam dinini kabul bir istila altnda olmam; Trkler bu dini kendi irade ve arzular ile benimsemilerdi. Osman Turan, bu hdisede birinci neden olarak, eski Trk dininin slamiyete yakn akidelere sahip olmas ve Trk ruhuna uygun gelmesi olarak belirtiyor ve yle devam ediyor; Trklerin inand tek Tanrnn kinatn ve mahlkatn yaratcs olmas, btn hadiselere ve insan fiillerine hkim bulunmas sfatlar slamn Allahna ok yakndr. Yine Turan, Sryani limi Mihaelin grn referans gstererek Trklerin slam seiini sebebe balyor. Birinci sebep, Trkler daima tek bir Tanrya ve gklerin ona ait olduuna inanyor ve Araplarn da ayn Allaha inanmalar onlarn dinini kabule sebep oluyordu; ikinci sebep ise, Trkler Maverannehire geldikleri zaman H.z. Muhammed zuhur etti ve burada yaayan Trkler Mslman olunca kendi dillerini konuan rkdalarnn dinine girdiler; nc sebep olarak ise, Trklerin Arap ordularna asker olarak girmelerini ve bu ekilde slam dinini tanmalar neticesinde slam dinine girdiklerini (Turan, 1999:150) belirtmektedir. Bunun yannda geleneksel Trk dininin H.z. Muhammed ile mcadele edecek bir peygamberinin olmamas ve bundan dolay bu hususta Trkleri incitecek bir vaziyet olmamasndan dolay peygamberi kabul ederken bir ey kaybetmi olmuyorlard (Turan, 1946:468). Bu da Trklerin Peygamberin kabuln ve kutsiyet kazanmasn kolaylatryordu. Bundan baka onun Trkler lehinde syledii hadislerde her ne kadar bir ksm sahih olmasa da ihtida faaliyetlerini tevik ediyordu ve milli duygular canlandryordu. slamn cihad da Trklerin sava ruhlarna ve cihan hkimiyeti

48

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

davalarna uygun geliyordu. Zira Trkler slamn cihadn, onun sevap ve faziletlerini, ahadetin vaat ettii ahiret mkfatn, az-ok kendi dinlerinde buluyor; bylece daha yksek bir dine ve medeniyete kavuuyorlard. Geleneksel Trk dininde ruhun bekas, ahiret hayat, cennet ve cehennem akideleri, Tanrya ve ecdada kurban inanlar da slamiyette olduundan Trkleri bu dine doru ekiyordu. Yine Trkler kendi yaay ve dnlerine uygun gelmeyen Buda, Mani, Zerdt, Musevi ve Hristiyan dinlerini benimseyememi, eski mnasebetlere ramen, zaman zaman bunlarn mizalarna aykr olduunu beyan etmi, hibir istila ve bask olmakszn slamiyeti X.yzyldan sonra, hzla milli bir din haline getirmilerdir (Turan, 1999: 151). Trklerin slam dinini semesinde keramet sahibi olan ve gaipten haber veren kamlar ile slamn evliya ve mritlerin birbirlerine benzemesini de nemli bir faktr olarak nmze kmaktadr. Bunun yannda Trk tresi ile slam dininin ortaya koyduu nizam arasnda ve bilhassa ahlaki meselelerde byk benzerlik dikkati ekmektedir. Bu hususlar Trklerin, inan ve ideallerine uygun gelen slam dinine geite bir kolaylk salad grlmektedir (Yldz, 1981:302). Bata da belirttiimiz gibi uygunluk din deitirmeye sebep olmaktan ziyade yeni girilen dine uyum srecini hzlandrmakta ve kolaylatrmaktadr. Bu erevede slam diniyle Trk kltrnn birbirine benzemesi Trklerin yeni dinlerini benimsemelerini kolaylatrmtr. Trklerin slam dinini setikten sonra slam dinini hemen benimseyip milli bir din haline getirmelerinde kltrleriyle slam dininin birbirine uygunluunun etkili olduu da gzlenmektedir.
5.1.5. Kabul Sreci

Din deitirme, ani bir olgu olmayp bir sre iidir, ani bir din deitirme de mmkndr ama din deitirme sosyolojisinde ani bir okla gelen deiimden ziyade bir sre ierisinde gelien din deiimi incelenmektedir. Trklerin slam dinine girilerini incelediimiz vakit Trklerin slam dinine gemelerinin belli bir sre ierisinde olduu grlmektedir. Nitekim Mslman Araplarla ilk karlamalar Hz. Osman zamanna kadar dayanmasna ramen kitleler halinde slam dinine gemesi asr gibi uzun bir zaman dilimine yaylmaktadr. Bu asrlk sreci u ekilde zetleyebiliriz, Trkler Emevi Hilafeti dneminde, bir ksm Trk lkelerinin fethi sonrasnda slam tanm olmalarna ramen bu dnemde Emevilerin uygulam olduu politika nedeniyle kitleler halinde ihtidalara rastlanmamaktadr. slam dinine geiler bu dnemde peyderpey bir ekilde olmutur. Abbasilerin hilafeti almas, Emevilerin uygulad politikann zdd bir

49

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

politika izlemeleri, Arap olmayan Mslmanlara gsterdikleri yumuak tavr, bunun yannda Trklerin devletin st kademelerine getirilmeleri ve tabii 751 ylnda meydana gelen Talas savann da sonucunda oluan iyi ilikiler neticesinde IX. yzyln ortalarna doru ihtida olaylar hareketlenmi ve X.yzyln balarndan itibaren halk ve yneticileri Trk olan ilk Trk-slam devletleri ortaya kmaya balamtr. Trklerin slam dinine geii X.yzyl boyunca devam etmi, XI. yzylda da ihtida hareketleri daha da hzlanm ve XIV. yzylda artk Trk dnyasnn ok nemli bir blm Mslmanl kabul etmitir. Trklerin slam dinine kendi istek ve arzularyla getiklerini ortaya koyan grn karsnda da baz grler (Bk. Aydn, 2001:61-103) dikkati ekmektedir. Bu aratrmaclar, bu iddialarn ortaya koyarken Emevi ynetiminden rnekler vermeleri dikkate ayandr. Her ne kadar Araplarla ilk ilikilerde savalar n plana ksa da slamiyetin Trkler arasnda yayld blgelerin bu savalara sahne olan blgelerden uzak olmas slamiyetin Trkler arasnda daha ok silahsz bir ekilde yayld kansn bizde oluturmaktadr. Nitekim yukarda da ifade ettiimiz zere Trkler kendilerine kar olumsuz bir politika ortaya koyan Emeviler zamannda sadece peyderpey bir ekilde slam dinini kabul etmilerdir. Kitleler halinde slam dinine gei daha nce de belirttiimiz gibi iyi ilikiler ierisinde olduklar Abbasiler zamannda balam ve daha sonra hzla devam etmitir. Burada, Lofland ve Starkn ortaya koyduu yedi aamal sre modelde grubun kiiye nem vermesi veya kiinin kendisine nem verildii kanaatine varmas maddesinin canll grlmektedir. Abbasiler dnemine baktmz vakit, Trklerin devletin en st kademelerine getirildikleri ve hatta halife seiminde Trklerin etkili olduu daha nceki blmlerde defalarca ifade edildi. Trklere verilen bu nem hi kukusuz Trklerin din deitirmelerinde etkili olmutur. Nitekim Trklerin kitleler halinde slam dinine gemelerinin bu dnemde olmas da bir rastlant deildir. Bununla birlikte, Trklerin slam kabuln slamn dier milletler tarafndan kabul veya dnyann muhtelif corafyalarnda yaylmasndan ok farkl ve kendi ahsna zel bir gelime olarak deerlendirilmemesi gereklidir. Byle olunca da, ncelikle slamn dier Mslman devletler arasndaki kabul srecinin, rnek olarak nmzde bulundurulmasnn gerei ortaya kmaktadr. Yani slam btn dnyada hangi artlarda kabul edildiyse, az ok deimekle birlikte, Trkler arasnda da ayn artlarda yaylm olmaldr (Yazc, 2002:54). Her ne kadar baz aratrmaclar eski Trk inanlaryla, slam arasndaki yaknln gz nnde bulundurarak slamn Trkler tarafndan ok ksa zamanda,

50

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

hibir zorlama olmakszn kabul edildiini ifade etseler de, Tabiatyla byle bir gr kesin dorululuk gstermemektedir. nk slam Trkler arasnda hzl yaylmad gibi, o gnn artlarnda yaylmas da mmknde deildir. u da bir gerek ki, slam Trklere bir paket program gibi tebli edilmemitir. Bu sebeple Trklerin bir ksmnn slamla muhatap olurken dier ksmnn bu dinle alakal haberlerinin olmas iin uzun bir zaman diliminin gemesi gerekiyordu. Ayrca inanlar arasndaki benzerlik dinlerin deitirilmesinde deil, ancak yeni kabul edilen dine kolay uyabilmede etkili olabilecei unutulmamaldr. Trklerin slam kabul konusunda ortaya konan ikinci gr ise, silah zoru meselesidir. Tabii olarak bu dnce de, konuya izahtan uzaktr. Fikirler ve inanlar silah zoruyla deil, ikna ve gnlden tasdikle deiebilir. Silah zoru, en nihayet baz fikirlerin bir sre iin, gizlenmesinden fazla bir etkiye sahip deildir. slamn yaylmasnda fetihlerin roln abartmamak gerektii gibi, bugn Mslmanlarn yaad blgelerin ok nemli bir ksmna slam adna hareket eden silahl glerin ayak basmadklar da kesindir (Yazc, 2002:55-6).
5.2. slam Dinine Geite Etkili Olan Faktrler

Trklerin nasl Mslman olduklar meselesi teden beri tartma konusu olmu, ancak iyi biliniyor sanlmasna ramen, aslnda hala akla kavuturulamamtr. Trk tarihinin byk bir dnm noktasn tekil eden bu olay, ne yazk ki bugne kadar byklyle doru orantl bir ekilde ele alnmam, yalnzca genel hatlaryla bilgi verilmekle yetinilmi, bu durumda da genellikle siyasi ilikilere temas edilerek, konuyla ilgili ok ynl monografik almalara yer verilmemi. Bu durum Trk sosyal bilimcilii ve tarihilii asndan nemli bir eksiklik olarak karmza kmaktadr (Kara, 2002). Din deitirme gibi karmak ve kompleks bir olgunun ok ynl aratrlmas gerekmektedir. Byle bir olayn tek ynl incelenmesi birok eksiklii beraberinde getirmektedir. Trklerin slam dinini semesini, sadece siyasal veya ekonomik nedene balamak yanltr. Bu tr bir olayn ok ynl incelenmesi gerekirken birok aratrmac Trklerin slam dinine gemesini ok ynl aratrmak yerine tek ynl aratrma yolunu semi, kimi eski dinle benzerliklerin Trklerin slam dinini semesinde etkili olduunu belirtirken; kimi ekonomik nedenlerin Trklerin slam dinine gemesinde etkili olduunu n plana karmtr. Kimi aratrmaclar ise Trklerin slam dinine zorla kabul ettirildiklerini iddia etmektedirler. Fakat bu grler tam manasyla doruluk ifade etmemektedir. Bata da ifade ettiimiz gibi bylesine ciddi bir olayn ok ynl etkileimlerin etkisiyle gereklemesi gerekir.

51

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

VII. yzyldan X. yzyla kadar Trklerin slamiyetle ilikileri ve temaslar bir tanma ve slama girmeye hazrlk dnemi olarak karmza kmaktadr. Savalar, fetihler, mcadeleler, hizmetler, mnferit veya ksmi ihtidalar, ticari mnasebetler, birlikte veya yan yana yaay ve temas, vaizler ve sufilerin gayretleri, slam medeniyetinin Maverannehirde ykselmesi, ilim, kltr ve ticaret merkezlerinin teekkl gibi birok sebepler birleip, Trklerinde slam dinini yeterince tanmasyla Trkler slam dinini kendi irade ve arzular ile benimseyecek noktaya gelmilerdi. Bunun yan sra, slam dininin evrensellii ve slam medeniyetinin stnlnn Trkleri bu dine girmelerindeki sebeplerden biri olarak karmza kmaktadr (GnayGngr, 1999:274). Grld gibi Trklerin din deitirmesi Trklerle Mslmanlar arasndaki eitli etkileimlerin sonucunda olduu grlmektedir. Bununla birlikte, din deitirme motiflerinin Trklerin din deitirmesinde canl olduunu grmekteyiz. Mesela ruhani bir ses veya mistik bir tecrbenin sonucu olarak oluan mistik motif bunlardan biridir. Buna gre, Bulgar Hkmdarnn lmcl bir hastala tutulup bir Mslman tarafndan tedavi edilmesi neticesinde Mslman olmas, yine ayn ekilde Satuk Bura Hann, ryasnda, gkten inen bir insann kendisine Trke Mslman ol, dnya ve ahirette kurtul diye hitap etmesi ve onun da slam dinini kabul etmesini rnek gsterebiliriz ( Turan, 1999:153-158). Bu olay neticesinde Mslman olan ve Mslman olduktan sonra Abdlkerim adn alan Satuk Bura Hann ihtidas ok byk bir nem arz etmektedir zira bu olay, Trk tarihinin seyrini deitirerek, Trklerin kesin biimde slamiyet dairesinde karar klmalar ile sonulanmtr (Gnay-Gngr, 1999:278). Her ne kadar kendisine ilk Mslman Trk hkmdar denilse de ilk Mslman Trk hkmdar deildir. Ancak o kendi aile ad ve lakabyla Orta Asyada ilk Trk slam devletini kurmu ve Karahanl Trk hanedan ailesinin ilk Mslman hkmdar olmutur (Kitap, 1995:235). Buradan da anlald zere Trkler slam dinini seerken her ne kadar pasif grnse de slam dininin ierisine girdikten sonra aktif bir yaklam gsterip slam dininin kendi yaam tarzlarna uygunluunu aratrm ve kendi yaam tarzna uygun olduunu kavradktan sonra slam dinini tamamyla benimseyip milli bir din olarak kabul etmitir. Zira ayn dnemlerde girmi olduklar dier dinlerin kendi geleneksel yaam tarzlarna ters dtn grdkten sonra o dinlerden kmalar da bizim bu tezimizi desteklemekle beraber deiimde deneysel motifin canll da gzlenmektedir.

52

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ


5.3. Trklerin slam Kabul

VOLKAN SARI

slam dini, VII. Yzyln balarnda, Arabistanda ortaya kt ve az bir mddet sonra da Trkler onunla temasa getiler. Bu temasn sonunda bir takm Trkler slam dinine peyderpey girmi olmakla birlikte, Trklerin kitleler halinde slam dinine girmeleri X. yzyldan itibaren balamaktadr. Trklerin, slam dini ile temaslarn mteakip, byk kitleler halinde slam dinini semeye balamalar arasnda tam asr gemitir. u belirtilmelidir ki, X.yzylda byk kitleler halinde slamiyete girmeye balam olmakla birlikte, bu dnemde henz Trklerin byk blm slamiyet dairesinin dnda kalmaktayd. Esasen bu yzyldan itibaren byk kitleler halinde slam dinine ihtida hareketi ve sreci, Trklerin arasnda sonra ki yzyllarda da devam etmi ve Trklerin byk blmnn Mslman olmalarn grebilmek iin XIII. ve XIV. yzyllar beklemek gerekmitir. stelik Trklerin slam dinine gei sreci orada da bitmemi sonraki yzyllarda da Mslmanl kabul eden Trk zmrelerine rastlanmaktadr. Grnen o ki, Trkler slam bin yldan fazla bir zaman kapsayan bir tarihsel srete gereklemektedir. Bu uzun sre ierisinde bir takm devreleri ayrt etmek mmkndr. X. yzyln, Trklerin slamlamas asndan bir dnm noktasn oluturmas, bir ksm aratrclar, Trklerin slamiyetle temaslar ve Mslmanlamas olayn, X. yzyldan nceki ve sonraki dnem eklinde ikili bir tasnifle ele almaya gtrm bulunmaktadr. X.yzyl, sadece Trklerin ok byk kitleler halinde slam dinine girmeye balamalar vakasna iaret etmemekte, ayn zamanda Trklerin orada bamsz devletler eklindeki siyasi hkimiyetleri de ayn yzylda balam bulunmaktadr (Gnay-Gngr, 1999:221). Grlyor ki, Trklerin byk kitleler halinde slama geii IX. ve zellikle X. y.y.dadr. o tarihten nceki ihtidalarn ferdi ve ailevi alanla snrl kalmasnn balca sebebi, daha ncede ifade ettiimiz zere Emeviler devrindeki Trk-Arap mcadelesinde gsterilebilir. Trklerin hibir maddi mecburiyet ierisinde olmakszn srf kendi istekleriyle slama gemi olmas kadar, byk kitleler halinde ihtida etmi olmas da dikkat ekmektedir ( Danmend, 1994:61).
TRK BOYLARI dil Bulgarlar Balancar (Barancar) Takent- Sayram aras Karluk veya Ouz (Trkmen) Bulgar ile Balasagun hududu slam Kabul Tarihleri 921 960 1043 Nfuslar 500.000 hane 5000 kii (oymak) 10.000 adr halk 200.000 adr halk 30.000 adr halk

ekil 1- slam Dinini ilk seen Trk topluluklar ve slam dinini seen Trklerin says

53

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

Trklerin slamiyet ile tanma dnemi olarak nitelenen, X.yzyla kadarki birinci devreyi, bir takm alt blmlere ayrmak mmkndr. Nitekim bu erevede orada devre birbirinden ayrt ediliyor. 751 ylnda Talas Savana kadarki evre, Trklerin mnferit ihtidalar ile karakterize olmaktadr. Trklerin slam imparatorluu iinde grevler stlendikleri hizmet dnemi olarak nitelendirilen ikinci evre, orada 868 ylndan itibaren siyasi hkimiyet kurmaya balamalarna kadar uzanmaktadr. Nitekim nc evre 868 ylndan, X.yzyln ortalarndan itibaren bamsz Mslman Trk devletlerinin grlmeye balad tarihe kadar uzanan zaman kapsamaktadr ki, bu zamanda Trklerin arasndaki ihtidalarn saysnda da art olmutur. Yine de, daha geni ihtidalara ahit olabilmek iin X.yzyla uzanmak gerekmektedir. Bu bakmdan, bu ilk devreyi, Trklerin Mslmanlkla temasa getikleri, tantklar ve kabule hazrlandklar dnem eklinde en geni biimde karakterize etmek uygun dmektedir. Zira Trklerin slam dinine geni apta ihtidalar X.yzyldan itibarendir ve esasen bu dnem Trklerin arasnda slamlama olaynn hzland ve ayn zamanda siyasi hkimiyetin bamsz devletlere dnt devre olarak da karmza kmaktadr ( Danmend, 1994:222).
TRK BOYLARI slam Kabul Tarihleri dil Bulgarlar 921 Karahanllar 840 840 Gazneliler 963 963 Byk Seluklular 1040 1040 ekil 2- lk Trk-slam devletleri ve kurulu tarihleri Kurulu Tarihleri

Trkler arasnda slamiyetin, devlet ve halk olarak, ilk defa kabul sanld gibi, Karahanllara deil, til (Volga) Bulgarlarna aittir. Nitekim, Uygur hannn Mani, Hazar hannn Musevi ve Tuna Bulgar hannn da Hristiyanl resmen kabulnden bir mddet sonra da til Bulgar hkmdar gerek devlet gerekse halk olarak slam din olarak semilerdir ( Turan, 1999:152). Hep savalarla anlan Trk Arap ilikilerine nazire yaparcasna dier Trk dnyasna olduka uzak olan til Bulgarlarnn slamiyeti ilk seen devlet olmas dikkate deerdir. Bulgarlarn slam dinini semesinde her eyden nce ticaretle oluan toplumsal ilikiler neticesinde meydana gelen kaynamann etkili olduu grlmektedir. Ticari temaslar dolays ile slam dini ve kltrnn yaylmaya balad lkede, Bulgar han Alm, slam dinini aslndan renmek istediini bildirmi, halife el-Muktedir de din adamlar ile mescit inas iin mimarlardan kurulu bir heyeti Bulgar ehrine

54

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

gndermitir (Kafesolu, 1997:208). Bulgarlarn slamiyeti kabullerinde, slam medeniyetinin cazibesi ve kendi dinleri ile slamiyet arasnda yaknlk rol oynamakla beraber bu kabul bir hikayeye dayandrlr. Buna gre, Bulgar hkmdar hasta olup hayattan midi kesmi ve Bulgar ehrine giren bir Mslmann tedavisi neticesinde slamiyeti kabul etmitir (Turan, 1999:153). Karahanl devletinin hakan olan Satuk Bura Hann slam dinini kabul ise Trkler arasnda slam dininin yaylmasnda bir milat olarak kabul edilebilir (Yldz, 1981:298). Trk-slam tarihinde Satuk Bura Hann Mslman olmas en nemli olaylarndan biridir. Satuk Bura Hann Mslman olduktan sonra slam dininin Trkler arasnda yaylmas ynnde ok byk abalar olmutur. Onun ahsnda slam dini douda Asya bozkrlarnda ve gebe Trkler arasnda ok byk itibar grm ve nemli sonular elde edilmitir (Kitap, 1995:238). Bununla birlikte, Karahanllar dneminde Karluklarn tamamen slamlatklar, XI. yzyl tarihilerinin onlar Mslman gstermelerinden de anlalmaktadr. Karahanllar kendilerini hilafete balamlar ve Ehli Snnete sadakatle sarlmlardr. Karahanllar, Abbasi halifesini tandktan sonra Karahanl sikkelerinde, Abbasi halifelerinin adlar yer almaktadr. Bunun yan sra, Karahanllarn hkmdarlk telakkilerinde, eski Trk geleneklerinden kaynaklanan unsurlarla, slami prensiplerin birletirildii grlmekte, nitekim bu husus, dnemin nl bilgini ve devlet adam Yusuf Has Hacibin Kutadgu Bilig adl eserinde tipik bir biimde yanstlm bulunmaktadr. Esasen, Karahanllar dneminde eski Trk kltr ve medeniyeti ile slam kltr ve medeniyetinin ve onun zellikle ran ve Arap unsurlarnn karp kaynamasn, sosyo-kltrel hayatn hemen her alannda gzlemek mmkndr (Gnay-Gngr, 1999:306). Bylece, Karahanllar dneminde Trk- slam kltr ve medeniyetinin temelleri atld gibi, slam medeniyeti ierisinde Arap ve ran unsurunun yan sra, Trk unsuru da, arln hissettirerek kendini gstermeye balamtr. Nitekim, bu dnemden itibaren, Trkistanda ok sayda cami, medrese, kervansaray, hastane ve benzeri dini-sosyal messeseler de yaplmtr. Kagar, Balasagun, Kogar, Talas, Semerkand ve Buhara, Karahanllar dneminin hem siyasi bakentleri ve hem de kltrel merkezleri oldular. Yeni dinin yaylmas, yaplan gazalar ve meydana gelen olaylar, Ouz destan gibi eski Trk destanlarnn slami bir ruhla yeniden ilenmesine imkn vermi, ayrca yeni destanlarn ortaya ktklar grlmtr (Gnay-Gngr, 1999:306). Yine Karahanllar dneminde Tasavvuf da gelime ve yaygnlk gstererek tarikatlar eklinde organize olup sistemlemek sureti ile geni halk kitlelerine yaylmaya

55

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

balam; mutaassp Snni olmalarna ramen, teki Mslman ynetimler ve evrelere oranla Karahanllar, Sufilii de scak bakmlardr. Esasen Trk tasavvuf hareketinin nclerinden olan ve Sufiliin Trklerin arasnda yer tutmasnda anahtar rol oynayan, Yesevlik tarikatnn kurucusu Hoca Ahmet Yesevi Karahanllarn hkimiyeti altndaki ehir ve blgelerde yaamtr (Gnay-Gngr, 1999:307-9). Bunun yannda, lk Trk- slam devletleri ierisinde nemli bir konuma sahip bulunan Gazneliler, iki asr geen hkimiyet dnemlerinde bu topraklar yannda, zellikle de Kuzey Hindistanda byk bir g olarak varlklarn kuvvetle hissettirmilerdir. Bu blgelerde Snni slamn yaylmas iin abalar sarf etmilerdir. Onlarn bu gayretleri, ileriki yzyllarda blgede Mslman Trk varlnn silinmez izlerinin kalmasna yardmc olmas yannda, nemli younlukta yerli topluluklarn da slamla tanmalar sonucunu dourmutur (Yazc, 2002:177). 997 ylnda tahta kan Gazneli Mahmut, Trk ve slam tarihinin en byk sultanlarndan biridir. iilere kar Snni Mslmanln hkimiyetini salad iin Badattaki Halife de kendisini desteklemi ve ona sultan unvann vermitir (E.Gngr, 1999:75). slam dininin Trkler arasnda en st dzeylere kmas hi phesiz Seluklular dnemidir. Seluklu mparatorluu, Trklerin kurmu olduu yze yakn siyasi teekkl arasnda yer alan drt byk imparatorluktan (Hun, Gktrk, Seluklu, Osmanl) ncsdr. Ayn zamanda da ilk ikisinin Mslman Trkler tarafndan kurulmad dnlrse, Trklerin slam dinini kabullerinden sonra kurduklar iki byk imparatorluktan birincisi olduu ortaya kar. Seluklu mparatorluunun temelleri Horasanda yani tamamyla slamlam bir muhitte atlmtr. Bu nedenle de, onda eski Trk toplumu deerleri ile slami deerlerin uyumlu bir kaynamasna ahit oluruz. phesiz Byk Seluklu Devleti, Trk tarihinin akna yeni bir yn vermi ve slam dininin akideleri ile donatarak znetlendirdii Trkle, yeni ve kkl bir hamle kudreti kazandrmtr. Bu nedenledir ki, btn Trk topluluklar ve siyasi teekkllerinde, hatta gnmzde bile Seluklu damgasnn tesirleri hissedilmektedir (Yazc, 2002:205). slam mparatorluunun dou hududunu tekil eden Karahanllar snrl bir g oluturmulardr. Dolaysyla onlarn, Trk- slam tarihinin ak ierisindeki etkileri de snrl kalmtr. Trk klemenlerin kurduu Gazneli Devleti, byk bir Trk-slam devleti eilimini gstermise de, sonuta onlarn faaliyeti ve etkisi de snrl kald. Buna karlk, slamiyetle temas artan ve hzla slamlaan teki bir ksm Trkler, Seluklu slalesinden byk ahsiyetlerin etrafnda toplanarak, ncekilere nisbetle ok byk bir g olan ve Dou Trkistandan Marmara ve Akdeniz sahillerine; Kafkas dalarndan

56

SLAMYET KABULN SOSYOLOJK ANALZ

VOLKAN SARI

Hint okyanusuna kadar uzanan, byk bir Trk- slam imparatorluunu, Byk Seluklu Sultanln kurdular. Bu imparatorlukla birlikte, slam dnyasnn hkimiyeti artk Trklerin eline gemekteydi (Gnay-Gngr, 1999:317). Sonu olarak, Trklerin bir dini aray iinde olduu, girecekleri dinle bu aray iinde karlaarak yollarnn kesitiini ve girdikleri dinin mensuplarnn kendilerine gstermi olduklar ehemmiyet ve bu kiilerle karlkl etkileimin Trklerin din deitirmesinde etkili olduunu grmekteyiz. Bu da bize, Trklerin Mslman olurken Lofland ve Starkn gelitirmi olduu yedi sre modelinden tanesinin aktif rol oynadn gstermektedir. Yine ayn ekilde, motiflerin hepside Trklerin din deitirmesinde aktif deildir. Bunlardan mistik, duygusal motifler aktif ekilde nmze karken, deneysel motif ve entelektel motif ise dolayl yollardan karmza kmaktadr. Her ne kadar baz kesimler Trklerin slam dinini zorla kabul ettirildiini iddia etseler de cebri ynden din deitirmeye Trklerde rastlanlmamaktadr.

57

MSLMAN OLDUKTAN SONRA TRKLER

VOLKAN SARI

6. MSLMAN OLDUKTAN SONRA TRKLERDE SOSYO-KLTREL VE DN DURUM Din deitiren kiilerin ve topluluklarn din deitirme sonras hayatlarnda baz nemli deimeler olduu bilinmektedir. Burada Trklerin slamiyeti kabulden sonra sosyal-kltrel ve dini hayatlarnda gzlenen deimeler zerinde durulacaktr. Bu blmde Trklerin slam dinini ne kadar benimsedikleri, Mslman olduktan sonra yaantlarndaki eski inanlarn etkisi hala devam edip etmedii ve Trklerin slam dinini kabul etmeden nceki sosyal durumu ile slam dinini kabul ettikten sonraki sosyal durumu arasndaki benzerlikler ve farkllklar neler olduu gibi sorularn cevaplar bulunmaya allacaktr. Din deitirme, toplumun eski kimliini deitirmesi eklinde de karmza kmaktadr, baz durumlarda toplumun nceki haliyle, din deitirdikten sonraki durumu birbiriyle tezat tekil ettii gzlenmektedir. Konunun aratrmaclar din deitirmenin kimlik, kiilik, hedef, inanlar, fikirler, davran ve deerler asndan kkl bir deiiklik gerektirdii hususunda hemfikirlerdir (Kse, 1997:101). Yeni bir din veya medeniyetin kabul, cemiyette inan, dn ve yaay gibi eitli bakmlardan meydana getirdii deiiklik ve inkiaflar dolays ile bir milletin tarihinde nemli bir hadise olmak zelliini daima korumaktadr. Byle bir deiikle milletlerin varlklarn koruduu, yeni bir iman ve hzla ileri bir seviyeye eritii veya milli bnyelerini sarst, hatta milli benliklerini kaybettiklerinin misallerine tarihte rastlamak her zaman iin mmkndr. Din deitirmenin millet hayatnda meydana getirdii deiiklikleri Trk tarihinde de ak olarak grebiliriz. Trkler Mslman olmadan nce gerek Trkistanda ve gerekse yayldklar lkelerde Budizm, Maniheizm, Musevilik ve Hristiyanlk gibi dinleri kabul etmilerdir. Ancak bu dinleri kabul ksmen olmu ve byk Trk kitlesi kendi Gk-Tanr inancna bal kalmlardr. Trklerin ksmen de olsa kabul ettikleri bu dinlerin ortaya koyduu nizam onlarn tre ve yaaylarna uymad iin ksa zamanda milli benliklerini kaybetmilerdir. Gktrk hakan Bilge Kaan, veziri Tonyukuktan bir Budist mabedinin yaplmasn istedii zaman vezirin ona verdii sava ve hayvan etini yasaklayan ve miskinlik telkin eden bu dinin kabul Trkler iin felaket olur cevab, bu hususu ortaya koymaktadr. Musevilii kabul etmi olan Hazarlarn, Hristiyanl kabul etmi olan Bulgar ve Macarlarn bugn iin Trklklerinden bahsedilemez. slam dininin kabul Trklere yeni bir ruh ve kuvvet vermi ve Asya steplerinden Avrupa ilerine kadar uzanan

58

MSLMAN OLDUKTAN SONRA TRKLER

VOLKAN SARI

sahalarda byk ve uzun mrl imparatorluklarda balca amil olmutur. Mslman Ouzlarn, H.z. Muhammed zamanndan beri asrlarca Darl Cihad ilan edilerek seferler yaplmasna ramen bir trl gerekletirilemeyen Anadolunun fethinde ve burasnn ikinci bir Trk vatan olmasnda, Osmanl mparatorluu gibi Dnya tarihinin en byk ve uzun mrl mparatorluklarndan birinin kurulmasnda slam dininin oynad rol son derece nemlidir. Bunlardan daha nemlisi slam dininin ortaya koyduu nizam ile Trk tre ve yaay birbirine uyduu ve birbirini tamamlad iin Trkler milli varlklarn devam ettirmilerdir (Yldz, 1981:314-5). Trkler Mslman olduktan sonra ksa srede slam dinini benimsemekte ve slam dininin bayraktarln omuzlarna almalarnda da (Kocaolu, 1971:428) bunun etkisi gzlenmektedir.
6.1. Mslman Trklerde Sosyo-Kltrel Durum

Trk tarihinin, Trk-slam safhasnda kurulan siyasi teekkller artk tam bir bozkr ili saylmaz. Sosyal durum, iktisadi hayat, idari ve askeri ynlerden olduu gibi, dil, edebiyat, sanat itibari ile de Trkler, yeni blge ve kltr artlarnn gereklerine uymular, dolays ile eskisinden olduka farkl bir hviyete brnmlerdir (Togan, 1970:75-104). Bu artlardan biri, slamiyetin dnyevi faaliyetleri de kadrolayan kitabi bir din olmas, dieri de yerli halkn, slami akide ve messeselerle birlikte, eski ran geleneklerinden bir ksmn yaatmakta devam etmesidir. Trkler davranlarn, evrenin siyasi, sosyal ve kltrel durumuna gre ayarlayabildiklerinden dolay, idarelerindeki blgelerde Mslman kitlelerce allm ve onlar tedirgin etmeyen gelenek ve kurululara mdahale etmemilerdir. Bu itibarla; sosyal tabakalamann devam, halk dili Farsa ile Kuran dili Arapann konuma ve yazmada, edebiyatta, dini ve ilmi eserlerde kullanlmas, Trk idareciler tarafndan slami isimler, unvanlar, lakaplar alnmas, mevcut hkmet tekilatnn muhafaza edilmesi, devleti koruma hizmetine yerli unsurlarn itirak ettirilmesi ve slam inan ve ideallerinin devlette stn bir manevi g durumuna ykselmesi bu Trk siyasi teekkllerinin zellikleri olmulardr (Kafesolu, 1997:355). Fakat bu Trk devletleri tam bir slam devleti de deildir. Aradaki farklar temelde ve zde olduu iin mhimdir. Trk-slam devletinin slam devletinden ayrld noktalar zellikle, hkmranlk anlay, devlette askeri karakter, dini davran, toprak rejimi ve sosyal haklarda belirir. Buna gre, Trk devletleri slam dininin hakim bulunduu lkelerde mevcut kltr evresi deerleri ile bozkr Trk siyasi, sosyal, hukuki rf ve geleneklerinin birbiri ile kaynat, kendine has teekkllerdir. Bu kaynama tabiatyla kolay olmam, uzunca bir gei merhalesi gerekmitir. Trklerin tek tek veya kk aileler halinde Hilafet hizmetine girmeleri bir yana braklrsa, Trk59

MSLMAN OLDUKTAN SONRA TRKLER

VOLKAN SARI

slam devleti olan Karahanllar zaman bu geiin devlet seviyesindeki devresini tekil eder. Orta Asyada halk yzde yze yakn Trk asll bir sahada kurulduu iin siyasi, toplumsal ve hukuki ynden Trk olan bu devlet, dini adan slamiyeti temsil etmekle, Trk-slam cemiyet tipine doru kpr vazifesini grm bulunuyordu. Bu gelimenin Seluklularda tamamlandn gryoruz (Kafesolu, 1997:356). slamiyeti kabul eden Trkler, bu dine yalnzca asker olarak hizmet etmi deillerdir. Mslman Trkler siyasi, idari ve ilmi alanlarda da nemli baarlara imza atmlardr. Nitekim nceleri Araplarn, sonra ranllarn ve slamiyeti din olarak benimsemi btn milletlerin, kaynan slamdan alarak gelitirdikleri slam kltr ve medeniyetinde, Trklerinde inkr edilemeyecek lde katklar bulunmaktadr (Yazc, 2002:68). Trkleri, slamdan aldklar deerler sayesinde milli benliklerini koruma, muhafaza edebilme imknn bulmulardr. nl mtefekkir Erol Gngr slam olmalar sayesinde Trkler kendileri tarih sahnesinde stn millet olarak devam ettirmenin de bir yolunu buldular, br taraftan slam lemi de Trklerin katlmasyla taze bir kan ve can buldu. Trkler slam dinini kendileri iin bir milli din haline getirdiler, btn benlik ve samimiyetleriyle bu dine sarlarak XI. yy.dan itibaren slam Dnyasnn btn dman kuvvetlere kar korunmas iini tek bana yklendiler. (E. Gngr, 1999:160) sznde hakllk pay inkr edilemez. slamiyet, yerleik hayat iinde ortaya km ve yerleik hayat dzenleyen bir sistem getirmitir. slam dini insanlar arasnda kabile ayrlklarn aan bir birlikteliin kurulmasna alyor, ayn dine inanan insanlar arasndaki sosyal ve iktisadi, siyasi farkllklarn kaldrlmasn gaye ediniyordu. te Trkler uzun zaman byle bir sosyal dzene erime mcadelesi verdiler (E.Gngr, 1999:160). Bunun neticesinde Trklerin slam dinine girmeleri, ou gebe olan Trklerin yerleik hayata gei srelerini hzlandrd (Gnay-Gngr, 1999:284). Trklerin eski hayatnda ulus ad verilen kabile gruplarnn nemli bir yeri vard; bunlar birbirine kar devaml hkimiyet kavgalarna giriiyorlar, aralarnda stnlk davas gdyorlar, bu mcadelelerde kendi millettalarna da dmanlaryla ayn muameleyi yapabiliyorlard, kurduklar devletler bir boyun brlerine hakim olmas veya bir eit boylar federasyonu eklinde ortaya kyordu. slamdan sonra bu trl ayrlk ve dmanlk duygular din bakmndan hor grld gibi, slam medeniyetlerinin bir gerei olarak yerleik hayata geme olay da kabile balarnn zayflamasna yol at. Bu iki tip deime birbirinin tamamlaycs olmutur; yani Trkler yerleik hayata getike dini daha mkemmel bir ekilde renip benimsedikleri gibi, bu yeni hayat tarz onlarn birbirine daha ok yaklap

60

MSLMAN OLDUKTAN SONRA TRKLER

VOLKAN SARI

kaynamasn salayacak artlar da oluturmutu. Trklerde, sosyal yap, siyasi yapnn temelini oluturduu iin, Trklerin en salam devletleri, en ok yerleik hayata dayandklar zaman kurulmutu (E.Gngr, 1999:160). Bunun yannda, ehir hayatna gei Doudan Batya doru bir gelime gsteriyordu. lk Trk ehirleri slamiyete ilk geen blgelerde geliti ve oralarda devaml bir Trk varl meydana geldi. Trkistan ehirleri Trk kltrnn yerleik medeniyet halinde gelimesine sahne olan yerler olarak Trk karakterini hep korumular, yabanclar eritmilerdir (E.Gngr, 1999:161). Fakat bununla birlikte, Trkler artk yeni bir hayata gemi bulunuyorlard. Bu yeniliin balca iki kayna vard. Birincisi, yeni bir inan sistemini benimsemilerdi ve bu inan sistemi insann sadece Tanr ile deil ayn zamanda dier insanlarla olan mnasebetlerini de dzenliyordu. Bu yzden Mslman bir devletin, sosyal, siyasi ve iktisadi bakmdan da slamn esaslarna uygun bir tekilatlanmaya gemesi gerekiyordu. kincisi, Trkler Mslman olarak yeni bir medeniyet dairesinin iine girmiler ve bu daireye dahil olan baka bir takm milletlerle kltr ve medeniyet alverii yapmaya balamlardr (E.Gngr, 1999:159).

6.2. Mslman Trklerde Dini Durum

Materyalistler, genellikle idelerin ve zellikle de dini idelerin, gerek sebepler olarak grdkleri ekonomik faktrlerin epifenomenleri (glge olay) olduklarn kabul ettiklerinden, dinin de toplum hayatnda sadece deerlerin korunmas fonksiyonunun bulunacan ve dolaysyla da onun sosyal deimenin etkin bir faktr olmayacan ve hatta ona engel oluturduunu ne srmektedirler. Buna karlk, dinin, geleneksel bir toplumda ortaya kmas ve yerlemesi bir toplumsal deime olarak karmza kar. Durum ve artlara gre ise dinin, yaratc deerleri vastasyla sosyal deimenin hkim faktr roln stlenme eilimi ve gcn en azndan potansiyel olarak kendinde bulundurduu grlmektedir. Bununla birlikte, batda modern kapitalizmin douunda oynad rolde grld zere din, sosyal ve ekonomik deimenin ve dolaysyla da yeni deerlerin yaratlmasnda da etkin rol oynayabilir (Gnay, 1998:335-7). unu da belirtmek gerekir ki, din deitirmek, bir toplumun hayat, tarihi, kltr ve kaderi zerinde, sanldndan ok daha kkl sonular ieren bir olaydr ve Trkler iin slam dinini semi olmakta yle olmutur. Zira din kadar insan derinden kucaklayan baka bir olguya, insan topluluklarnda bugne kadar rastlanmamtr. zellikle Trkler gibi, pek bir zorlanma olmadan slam dinini gnll olarak seen

61

MSLMAN OLDUKTAN SONRA TRKLER

VOLKAN SARI

milletler iin, dini deiimin sonular ok daha kkl olmu, geri dn mmkn olmayan derin deiim ve dnmlere imkn vermitir dense de unutulmamaldr ki; Trklerin, slamiyetten nce de bir kltrleri, medeniyetleri ve dinleri mevcuttu ve bunlar, bazlarnn gstermeye altklarndan ok daha ileri seviyeleri temsil etmekteydi. Nitekim, eski Trk dini, rf ve adetleri, kltr ve medeniyetinden birok unsurlar, eitli ekillerde, Trkler Mslman olduktan sonra da hayatiyetlerini srdrmeyi baarmlardr ve hala da srdrmektedir (Gnay-Gngr, 1999:284). slam dinine girdikten sonra Trklerde amanizm kalntlar slam dini sistemi ierisinde birlikte srp gitmektedir. Alevilik-Bektailikte ki dedelik kurumu ile kamamanlk arasnda birok noktadan benzerlik bulunduu dikkati ekmektedir. slam dinini kabul eden Trklerde amanizmin en nemli izleri, ilk dervilerin istedikleri zaman bir hayvan veya ku ekline girebilmeleridir. Mesela, Geyikli Baba; bu derviler geyie binerler ve tepelerinde geyik boynuzlar bulunan apkalar tarlard. Bu derviler, yalnzca rahip ve sihirbaz mahiyetindeki insanlar deil, pelerine taktklar on binlerce Trk yerletiren liderler idi. Eski ve orijinal aman elbiseleri, ku veya hayvan ekillerini taklit etmek sureti ile yaplan elbiselerdi. Bunu giyen aman, hem kendi atasnn ve hem de istedii zaman o kuun ekline girebileceini gstermek istiyordu. Bu ekil deitirmeye mitoloji aratrmalarnda metamorphose denir. Trkler ise, bu deyim karl olarak donuna girmek szn kullanlrlard. Mesela Ahmet Yesevi, turna donuna; Hac Bektai Veli, gvercin donuna, Abdal Musa ise geyik donuna brnrlerdi. u bir gerek ki amanizm ve totemcilik bir din olmaktan ziyade, bir inanlar sistemi, bir klttr. Bu en ak delili M.S. VIII. Yzyla ait olan Orhun Yaztlardr. Bu yaztlarda kam kltne hi dokunulmamakta, sadece Tanr kavram incelenmektedir. Trkler, slam dinini kabul ettikten sonra da bu klt, uyum salayabildii oranda, toplumsal yaps iinde varln srdrd grlmektedir ( Trkdoan, 2003:232-8). slam kltr evresinde Trkler, daha ziyade ii eilimli ranllarla temas kurmalarna ramen, byk ounlukla Snni idiler. nk, rani geleneklerle ilgisi az olan Snnilik, ayn zamanda Trk dncesine uygun den bir aklilii ihtiva ediyordu. Trkler, Snniliin drt kolundan biri olan Hanefiliki benimsemilerdi. Sebebi de, bu mezhebin iradeyi tanyarak akl yoluyla delillendirmeyi caiz grmesi ve baz hukuki esaslarnn Trk asldan geldii sanlan Semerkandl Maturidi tarafndan Maverannehir Trk evresinde ilenmi bulunmas idi ve dolaysyla Hanefiliin, slami hukuk nizamn zaman ve artlarn icaplarna uydurmay mmkn klmak vb. ynleri ile gereki ve tatbiki yan yksekti (Kafesolu, 1997:377). Bununla birlikte, her ne kadar

62

MSLMAN OLDUKTAN SONRA TRKLER

VOLKAN SARI

Trklerin Snnilii savunduunu ve Hanefi fkhna gre hareket ettiini ifade etsek de, gebe Trkmenlerin eski kavmi adetlerinin tesirinde kaldklarn, bu bakmdan da fakihlerin kendilerine olduka kark ve skntl gelen tlerinden ok, kamlarn ve ozanlarn telkinlerine tbi olduklarn, daha nce Hristiyanlk, Budizm, Mazdeizm ve Maniheizm gibi eitli inan sistemleriyle temas bulunan Ouz Trkmenlerinin, daha slamiyetle temasa getikleri ilk dnemlerden balayarak, kendi ananelerine uygun gelen Batni cereyanlara meylettikleri vakasna dikkat ekilmektedir. Bylece, din tarihinde sklkla grnen bir olay, Trk din tarihinde de kendini gstermi, slam kelamclarnn ve fakihlerinin uzun ve ince mantkl hkmlerini kavrayamayan gebe Trkmenler, slamiyetin kendi anladklar ve geleneklerine uygun gelen ekillerine tabi olmulardr. Zaten, ihtida tarihi ve sosyoloji ile ilgili almalar, eitli toplumlar ierisinde messes dinlerin yaylmas olaynda, resmi ve kitabi dindarlktan ziyade mistik formlarn etkili olduunu bize gstermektedir. Bu, en azndan ilk yayl ve ihtidalarda byledir. Afrikada slamiyetin XIX. ve XX. yzyllardaki yaylnda, XX. yzyldaki ihtida olaylarnda da durum byledir. Nitekim slam dininin Trklerin arasnda yaylmas ve ilk planda yerlemesi de byle olmutur. slam dinine son derece bal olan Trk hkmdarlar da milli gelenekleri icab din asndan olduka msamahal idiler. Karahanllar, Trk rfn devam ettirmiler; Harezmahlar, Delhi ve Msr sultanlar, devlette milliliklerini korumada titizlik gstermiler; Trkmen beylikleri de bu ynden ortaya koyduklar hassasiyetle Seluklular rnek almlard. Turul Beyin Badatta ta giyme treninin hatras olarak kabartma tasvirli bir altn madalyon hazrlanmas, Seluklu devri kabartma heykel sanatnn mahsulleri, Sultan Alparslan ve Melikahn gayri-mslimlere kar babaca davranlar, Sultan Sencerin huzurunda cereyan eden dini-felsefi sohbetler, I. Klarslann Sryanilere ve Ermenilere msamahakr davran, Hristiyanlar ho tutan ve Malatyada Sryani patrii ile Kitab- Mukaddes zerinde mnakaalara girien, Konyada bahelere mermer heykeller diktiren II. Klarslann ve saray kap ve duvarlarn insan resimleri ile Konya surlarn kabartmalarla ssleten I. Alaaddin Keykubadn; II. Sultan Keyhsrev vb. gibi, insan tasvirli paralar bastran Trkmen beylerin durumlar Trk idarecilerin ne kadar zgr dnceli olduklarn (Kafesolu, 1997:381) ve eski inanlarnn bir ekilde yeni hayatlarna yansdn grmekteyiz. Trkler, balangta slamiyeti normal artlarda bilginler eliyle deil de, daha ok mistik yn ar basan derviler eliyle renmilerdir. slamiyeti kabul ederek ehirlerde yaayan Trkler, zamanla devletin destekledii medreselerde retilen kitabidini icaplar benimseyip dinin emirlerini yerine getirmeye almlardr. Bunun

63

MSLMAN OLDUKTAN SONRA TRKLER

VOLKAN SARI

yannda srekli gebe hayat yaayan, slamiyetin bilgiden ziyade duygusal ynn n planda tutan ve slamiyeti eklen ve sathi bir ekilde benimseyen Trkmenler ise, daha ok eski Trk inanlarna bal bir dini hayat srdrmeye almlardr (Bozku, 1998:417). Trkler, slam ncesinde hayat artlar gerei ehircilikten uzak, adrda yaamaya alkn, basit bir hayat srdrmlerdir. Bu nedenle, din ve mezhep konularna pek ilgi duymam, hatta balangta slamiyeti benimsedii halde, yine de kendi milli geleneklerine bal kalmlar, yaantlarnda bir deiiklie gitmemilerdir. Bu arada eski amani inanlara benzeyen inanlara da scak bakmlardr. Bu balamda, Trklere slamiyeti setikten sonra en uygun gelen inanlardan birisi de keramet sahibi, her derde deva bulan ve gaipten haber veren Kamlarn yerine Mslman eyhlerin ve evliyann gemesi olmutur. Bunlar gebe Trklere slamiyeti geni, yumuak bir ruh ve mana ile anlatmlar ve Trklerin slamlamasnda nemli katklar salamlardr (Bozku, 1998:410). Bunun yannda, ariflerin uzun zaman a kalmalar, herkesin yapamayaca byk ve ar ileri yapmaya almalar ve gelecekten haber vermeleri gibi inanlar amanlarn usullerinin bir devam olarak Trkler tarafndan tarikatlara sokulmutur. Yine yamur isteme esnasnda ban ak, salarn dank olmas ve semaya doru bir takm szlerin sylenmesi ile Mslmanlarn yamur duas esnasnda yaptklar uygulamalar arasnda benzerlikler vardr. slamiyeti rasgele bir ekilde anlayan ve slam kltr merkezlerinden uzak sahalarda gebe olarak yaayan Trkmenler uzun zaman eski inanlarn Mslman olduktan sonrada korumaya almlardr. XVIII. Yzylda bile Kpak bozkrlarnda gp konan Kazak-Krgzlarn Mslmanl, amani inanlarla karkt (Bozku, 1998:418). slamiyeti benimsedikten sonra da gebe Trklerin hayatnda varln srdren eski inanlar, bu insanlar tarafndan yadrganmam, ancak bir takm anlam deiikliine uramtr. Ayrca gebe Trkler arasnda, daha ok sfi arlkl fikirler arasnda gelien H.z. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisinin etkin olduu bir dini anlay da yaylmtr. Bunlar eski inanlarna slami ereve ierisinde rasgele de olsa devam ettirmilerdir (Bozku, 1998:418). Trkler Mslman olunca, tarihlerini, efsanelerini ve geleneklerini, ksacas kltrlerini slam ruh ve motiflerle yeniden dzenlediler. Bylece mene efsanelerinde, Sami telakkiye uygun olarak Trkler, Nuh peygamberin olu Yafesin soyuna balandlar. slami dnemde Ouz namelerde yahut ecer-i Terakimelerde bunun rnekleri mevcuttur. ran kltrnn hkim olduu bir evrede Mslman olmak,

64

MSLMAN OLDUKTAN SONRA TRKLER

VOLKAN SARI

dinleri gibi kltrlerinde de Arap motiflerinden ok ranl kltr motiflerinin Trklerin arasna nfuz imkn salamtr. Bylece, slamiyet ncesi gemilerini unutan Trklerden mesela Karahanllar, kendilerini bir ran efsanesinden alnan adla Afrasyaboullar Hanedan olarak gsterdiler. te yandan, birok Trk ailesi, Ehli Beyt sevgisi ve H.z. Ali vastas ile veya ashaptan bir bakas aracl ile kendilerini H.z. Peygambere baladlar. zellikle Tasavvuf ve tarikat silsilenamelerinden bu itibari balantlarn rneklerini sklkla grmemiz mmkndr. Bunun yannda Trkler Mslman olduktan sonra kendilerine ait efsanelerinde ve destanlarnda eski Trk kltrnn motiflerini slami temalarla benzemeye almlardr. Burada hep ihtida psikolojisi altnda eski inanlara bir olumsuz vaziyet al grmemek mmkn deildir. slam dini yayldka, eski dinin kamlarnn hakir grlmeleri ayn psikolojinin baka bir tezahrn bize sunmaktadr (Gnay-Gngr, 1999:285). Bunun yannda, Mslman Trklerden Kazak-Krgzlar, dier Mslman Trklere nazaran, eski geleneksel inanlarn en ok muhafaza eden kavimdir. Nitekim, slam dininin namaz, oru, zekt gibi emirlerini ok dikkatle yerine getirirler; garipleri himaye, ksz ve kimsesizlere efkat, merhamet, doruluk gibi ahlaklaryla dier Mslman kavimlerinden stn bulunurlar, fakat yemin, evlenme, miras, defin treni gibi meselelerde eski adetlerinden ayrlmamlardr. Bakslarna, yani eski kamlarn haleflerine, inanrlar. Bakslara hizmet eden ruhlarn bulunduuna, byk baba ocann kutsiyetine, atee ya atmakla lleri memnun ettiklerine inanrlar. Bununla beraber hafzlara hatim indirtmeyi de ihmal etmezlerdi (nan, 1952:27). Trklerin eski inanlarn devam ettiine dair rnekleri oaltabiliriz. Mesela, XIV. yzylda Mslman Ouzlarn yas ve l a trenleri eski geleneksel inanlaryla benzerlik gstermekteydi. Dede Korkutta, Mslman Ouzlara ait matemde grlen yz yrtp, sa yolup alamak, bara ara at sylemek, beyaz karp kara giymek, lnn bindii atn kuyruunu kesmek, at kesip a vermek geleneksel inanlarndaki ller kltne mahsus ayinlerindeki unsurlardr. Bunun yannda, mezarlara ve aalara nezir olarak paavra balamak, Trklerin geleneksel inanlardan biridir. Btn bunlar, Mslman Trklerin halk tabakas iinde dini bir vazife imi gibi telakki edilmektedir. Eski Trkler bu nezri, da, orman, aa, su ruhlarna, umumiyetle yer su dedii klte balar, yer su ruhlar merhametli ve koruyucu ruhlardr; az eye kanaat ederler, darlmadka kanl kurban istemezler, Mslman Trkler ise bununla bir velinin ruhuna balarlarm. Yani yer su klt gerek veya uydurma velilerin mezarlarna yerlemitir. Yine toplanan etnografya ve folklor materyalleri Anadolu kylerinde Trklerin eski inanlarndan kalntlar gzlenmitir. Herkesin bildii aalara ve

65

MSLMAN OLDUKTAN SONRA TRKLER

VOLKAN SARI

trbelere balanan paavralar, kt bir ruhun bulunduuna inan olarak karmza kan, albast, al karas, yine bunun yannda, kt ruhlarn ald talih, saadet unsurunu geri getirmek iin yapldna inanlan eski Trklerin kut kuyma dedii kurun dkme (nan, 1952:24-9) adetleri de Trklerin eski inanlarndan slam dinine tadklarn grmekteyiz. Ayn ekilde halkn slam dini ierisinde kabul ettikleri lnn arkasndan sevabn lnn ruhuna balamak zere fakirlere yemek ve helva vermek deti Trklerin slam dinine girmeden nce a verme (nan, 1976) eklinde karmza kmaktadr. Trkler slamiyeti kabulyle birlikte slamiyet giderek Trklerin adeta milli dinleri haline gelmeye yz tutarken, sava bir kavim olan Trklerin bu zellii, slamn cihad ruhu ile de gayet gzel badamt. Bylece Trkler, slamn cihadn ve onun sevap ve faziletini, ehitliin vaat ettii ahiret mkfatn, daha nceki dinlerinde ki mevcut akideleri ile badatrdlar ve daha yksek bir dine ve medeniyete kavuma imknna eritiler. te yandan Trkler slam dinine girmekle, bir yandan Hristiyan dnyas ve zellikle Ortodoks Hristiyanlk, dier tarafta in tarafndan asimle edilmek tehlikesinden kurtulduklar gibi, slam dininden aldklar deerler sayesinde, milli benliklerini muhafaza etmek ve gelitirmek imknn da elde etmi oldular. Ouz Trkleri slamiyeti kabul etmeden nce batya gelmeleri halinde Hristiyanlaarak milli kimliklerini kaybetme tehlikesiyle ba baa kalacaklard, Trkler slam Mslman olmakla hem siyasi inisiyatifi ellerine geirdiler, hem de milli kimliklerini koruma imknna kavutular (nan, 1976:286-7).

66

SLAMYETE TRKLERN ETKS

VOLKAN SARI

7. TRKLERN SLAMYETE ETKLER Trkler Mslman olana kadar her trl yksek meziyete sahip olan, fakat henz dnyada kendi yerini tam bulamam bir milletti. slam sayesinde Trkler birlie kavumu ve eriyip yok olmaktan kurtulmulardr. Fakat br yandan slam lemi de Trklerin Mslman olmasyla taze bir kan ve can buldu (Gngr, 1999:62). Bilindii gibi Trklerin byk topluluklar halinde slam dinini kabul ettikleri ve ilk Trk-slam devletlerinin kurulmaya balad X. yzyl, slam medeniyetinin zirveye ulap, durgunluk ierisine girdii bir devredir. slam Devleti ok geni snrlara ulamasna karlk devletin, bu snrlar koruyacak, lke ierisindeki asayi ve dzeni salarken, ayn zamanda da yeni topraklar Mslmanlarn hizmetine aacak taze kuvvetlere ihtiyac vard. nk Arap ve ranl unsurlar artk enerjilerini byk lde kaybetmi bulunuyorlard. te slam dinini kabul eden Trkler btn bu ve slam dininin ihtiya duyduu dier hizmetleri stlenmilerdi (Yazc, 2002:66-7). Nitekim, Seluklu idaresinde Trk hkimiyeti balamadan nce slam dnyas i ve d buhranlara dm ve byk tehlikelerle karlam bulunuyordu. slam medeniyeti ilim, kltr, felsefe ve teknikte durumunu muhafaza etmesine ramen Mslmanlar can gvenliini kaybetmilerdi. eride mezhep ayrlklar ve fikir ihtilafndan kp bir nifak halini alm; slam nizamn ykc iddetli mcadeleler gelimiti. IX. yzylda patlak veren Bbek hareketi de bu dneme rastlar. X. yzylda aa Irak taraflarnda meydana kan Karmatiler ise, kle, ii ve kyllerin birlemesi ile kominal bir idare kurmulard. Sasaniler zamannda Mazdak komnist doktrini ile yirmi sene kadar ran mparatorluunu alt-st etmi; asilzade ve ruhban snfna kar at mcadele ile mal ve kadnn itirakine dayanan bir mezhep meydana getirmiti (Turan, 1999:170-1). slam dnyas ve medeniyeti iin byk tehlike tekil eden eski Zerdt ve Mezdek taraftarlarnn Batni ve Gulat- ia ad altnda slam medeniyetini baltalama hareketleri ok iddetli ve tehlikeli bir mahiyet almt. slam leminin sarslmasndan faydalanan smaili ve Karmati frkalar slam dini ve hkimiyeti yerine rann eski dalist ve komnist dinlerini koymaya alyorlard. Karmatiler bizzat halifelik merkezine yakn sahalar, Suriyeyi ele geirdikten sonra slamiyetin mukaddes ehri Mekkeye tecavzleri ve Hacer-i Esvedi gtrmeleri de Mslmanlar heyecana drmt. slam dnyas ieride bu skntlarla urarken darda da slam dnyasnn bu skntlarndan faydalanan Bizans mparatorluu, Makedonya slalesine

67

SLAMYETE TRKLERN ETKS

VOLKAN SARI

mensup kuvvetli hkmdarlar idaresinde, artk mdafaa siyasetini brakp taarruza geerek ordularn halifelik merkezine doru ilerletiyordu. Sadece Bizansllar deil Uygurlar da Maniheistleri himaye maksadyla Samanileri tehdit ediyorlar ve bunun yannda Hazarlar da Yahudi havrasnn yklmasna kar memleketlerindeki Mslmanlar sktrmaya balamlard (Turan, 1999:469). te Trklerin kitleler halinde slam dinine girmeleri ve slam dnyasna hkimiyetleri bu buhranl dneme rastlamaktadr. Bylesine buhranl bir i ve d tablo karsnda, geni Trk kitlelerinin X. yzyldan itibaren slam dinine ihtidas, slam dnyasnda sevinle karlanyordu. Hatta Trklerin slam dinini kurtaracana dair bir takm hadisler, tefriat ve kehanetler kendilerini gstererek yaygnlayordu (Gnay-Gngr, 1999:470). Mslman dnyasnn bu mitleri boa kmamt. Ouz Trklerinin Mslman olmas ve Seluklular idaresinde, kuzey Afrika hari, btn slam dnyasn hkimiyetleri altna almalar slam medeniyeti ve kavimlerine kudret ve hayatiyet getirdi; ar ii ve ykc faaliyetler bertaraf edildi. Trkler siyasi liderlii almakla ve manevi liderlii halifeye vermekle beraber bu iki kuvvet Trk-slam mefkresi etrafnda birletirildi. slam dininin sultan ve hamisi olan Seluklu hkmdarlar ilk slam istilasnda kanatlar krlan ve tekrar kanatlanarak iddetli taarruzlara geen Bizans mparatorluunu durdurmann yan sra onu Anadoludan atmak sureti ile asrlarca baarlamayan bir cihat mefkresini de gerekletirdiler. Trkistandan g eden insanlara bu sayede yeni bir yurt kazanld ve dier Mslman lkeler de bu g etme basksndan kurtarld. Bylece Trkler slam dnyasn i buhranlardan ve d tehlikelerden emin bir duruma getirdiler (Turan, 1999:175). slam dinini kabul eden Trkler, bu dine yalnzca asker olarak hizmet etmi deillerdir. Mslman Trkler siyasi, idari ve ilmi alanlarda da nemli baarlara imza atmlardr. Nitekim nceleri Araplarn, sonra ranllarn ve slamiyeti din olarak benimsemi btn milletlerin, kaynan slamdan alarak gelitirdikleri slam kltr ve medeniyetinde, Trklerinde nemli katklar bulunmaktadr. Bunlarn en nemlilerini yle sralayabiliriz: Ebu Nasr Muhammed el-Farabi (.950); a blgesinde Farabl bir Trktr. slam dnyasnn yetitirdii en byk filozoflardan ve limlerden biridir. Bunun yannda slam dnyasnda ilk dnemde yetien Trk asll limlerin banda musikiinas bn Sreyc gelmektedir. O, Emeviler dneminde yetien drt byk musiki stadndan biridir (Yazc, 2002:68). Bunun yan sra bn Sina, Cveyni, Biruni, Yusuf Has Hacip, Kakarl Mahmut, Zemaheri, ehristani, Fahruddin er-Razi, Aliir Nevai,

68

SLAMYETE TRKLERN ETKS

VOLKAN SARI

Buhari, Maturidi, Ali b. Osman el-Oi ( Erdem, 1998:89) gibi byk ilim adamlarnn slam kltr ve medeniyetine ok nemli katklar olmutur. Trkler ayn zamanda slam dinine fark bir anlay getirmitir. Genel olarak rasyonel, kitab bir dindarl benimsemi olmalarna ramen Trklerin dini yaaylarnda nemli bir yer tutan geleneksel halk dindarlnn Trk insannn dier dinlere ve kltrlere mensup olanlara kar hogrl bir tutum sergilemesinde etkili olduu sylenebilir. Temel insani nitelikler olarak kabul edilen insana sayg, sevgi, hogr ve gzel ahlak vb. deerler Trk-slam anlaynn da karakteristiini oluturmaktadr. Bu anlay, dil, din, rk ve dnce ayrm gzetmeden btn insanl sevgi ile kucaklar. Yeryznde yaayan btn insanlar bir ve karde olarak kabul eder. nsan kalbini, Allahn evi olarak kabul edilen Kbeye benzetir. nsana yardmc olmay, gnl yapmay tevik eder; gnl krmay Kbeyi ykmaya benzeterek reddeder. Dolaysyla slam sade, temiz, ak ve aydnlk bir ekilde alglayan ve onu bakalarna kar dmanlk arac yapmadan gsterisiz bir ekilde yaayan Trklerin din anlay, ayaklar Trk-slam medeniyetinde, akl evrensellikte olup btn insanlar kucaklayan (Kirman, 1993a:58) bir slam anlayna sahip olduunu syleyebiliriz. Trk Mslmanl anlaynn, eitli fundemantalist ynelimlerine kar olmasnn yan sra siyasal slamc sylemlere de imkn tanmayan, hogrl ve aklc bir anlay temsil ettiinin alt izilmelidir. Bu balamda Vahhabi selefiliinin tutucu ve kuralc dindarlna kar Trk Mslmanlnn tasavvufi bir derinlie ve akli yoruma kap at, yine fundamantalist katla ve iddete kar ise hogry ne kard grlmektedir (Ylmaz, 2002:60). Trkiye ayn zamanda laiklii anlay ve uygulay bakmndan da dier slam devletlerinden ayrlm, siyasi reform ile siyasi modernizmi gerekletiren ilk Mslman devletlerinden biri olmutur (Fazlurrahman, 2000:310-311). Burada unu da belirtmek gerekiyor ki, Trkiye Mslmanl, deiik kltrler ve dinlerle, deiik hayat tarzlaryla bir arada yaama konusunda, belki teki slam lkelerinde bu kadar youn olarak grlmeyen ok zengin bir tarihi tecrbeye sahiptir. Bu zellik, Trkiye Trklerine, Osmanl mparatorluu zamannda ok ilgin bir etnik ve kltrel eitlilik zerinde hkm srebilmek ve stelik uzun yzyllar boyunca da bu eitlilii yaatabilmek imkann vermitir. XV. yzylda Osmanl Devletine, Katolik engizisyonunun penesinde ki Yahudileri kurtararak onlara kucak atran da bu tarihi tecrbedir. Bu tecrbenin pratikte bir zellii daha vardr ki, o da, slam dnyasnn bat ucunu tekil etmesi sebebiyle, onun Hristiyan dnya ile temasn salama gibi byk bir tarihsel misyonu yerine getirmi olmasdr. Trkiye Mslmanl bu sebeple, slam

69

SLAMYETE TRKLERN ETKS

VOLKAN SARI

dnyasnn en batl rneini tekil ettii kadar, ayn zamanda Ortadou Mslmanlnn hemen btn karakteristikliini de sergiler. Trkiye Mslmanlnn temelde Trk tarih ve kltrnn kendine mahsus artlarnn rn olduu tarihsel gerein bir yz ise, genelde, iinde yer ald Ortadou Mslmanlnn bir paras bulunduu da bu tarihsel gerein teki yzdr(Ocak,1999:121-2).

70

SONU

VOLKAN SARI

SONU Bir inanc terk edip baka bir inanca gemek ok zor bir olaydr, hele bir milletin kitleler halinde din deitirmesi sz konusu olduunda bu zorluk bir kat daha artmaktadr. Din deitirme kolay olmad gibi, bir anda olup biten bir hadise de deildir, aylar yllar alan uzun bir sre iidir. Trklerin slam dinine geii de yaklak asr alan uzun bir sre ierisinde gereklemitir. Bu uzun sre birok aratrmacnn dikkatini ekmi ve birok aratrmaya konu olmutur. Biz de daha ziyade tarihilerin dikkatini eken bu konuya sosyolojik adan yaklatk. Her ne kadar aratrmamzda, Lofland ve Starkn sre modelinden faydalanldysa da, bu model Din Psikolojisi sahasnda yapld iin kitleler halinde din deitirme hadiselerinde yetersiz kalmaktadr. Bu nedenle sre modellerinin hepsini aratrmamzda kullanamadk. Bununla birlikte sre modellerine eklemede bulunduk. Bu yedi maddenin dnda yeni girilen dinle yaanlan kltrn uygunluu da din deitirme srecinde nemli bir unsur olarak karmza ktn syleyebiliriz. Trklerin, bir aray ierisindeyken slam diniyle gneyden g etmesi neticesinde Mslman Araplarla karlamas ve kltrel bir etkileime girmesi ile Abbasi idaresinin Trklere gsterdii ehemmiyet ve nemden tr kitleler halinde slam dinine girdiklerini grmekteyiz. Bu da bize, Trklerin slam dinine geilerinde Lofland ve Starkn gelitirmi olduu sre modellerinden, drdnc madde Girecei harekete hayatn bir dneme noktasnda rastlamal, yollar kesimeli ve yedinci madde olan Grup yeleri kendisine ehemmiyet vermeli ve aralarnda ar bir iliki meydana gelmeli, hareketin kendisine deer verdii kansna varmaldr maddelerinin etkili olduunu gstermektedir. Uygunluk maddesi, Trklerin deitirme srecinde nemli bir yer oluturur. nk Trkler kltrlerine ok bal bir millettiler. Kltrleri o kadar gl ve etkiliydi ki, kltrleri btn yaamlarn kuatm durumdayd ve ister istemez din de kltrn bu gcnden etkilenmekteydi. Trkler baka bir dine girdikleri vakit girdikleri dinin kendi kltrlerine uygun olup olmadna bakp ya o dinden hemen kyorlard ya da kltrlerine ters olan dinde kalp Bulgarlar, Macarlar rneinde olduu gibi Trklklerini kaybediyorlard. te bu noktada, Trkler Araplarla girdikleri ilikiler neticesinde slam dininin kendi yaaylarna uygun olduunu grdkten sonra slam dinine geileri daha da kolaylamtr, hatta Trkler slam dinini o kadar benimsediler ki onu milli dinleri haline getirdiler.

71

SONU

VOLKAN SARI

Ayrca Trklerin, din seerken pasif olmadn bilakis girecekleri dinleri lp bitikten sonra onu benimseme yoluna gitmeleri neticesinde aktif bir rol oynadklarn grmekteyiz. Trkler bu tavr ayn zamanda deneysel ve entelektel motife bir rnek tekil edebilir. Daha nce de belirtildii zere entelektel motifte, toplum din deitirmeden nce girmeyi dnd din hakknda bilgi topluyor, deneysel motifte ise, toplum yeni dine girdikten sonra girdii dinle ilgili olarak hele bir greyim mant ile hareket ederek toplad bilgiler neticesinde din deitirmeye karar verir. Trklerin din deitirmelerinde bu zelliklerin canl olduunu grmekteyiz. Trklerin slam olmalarndaki tartmalardan biri de Trklerin slam dinine zorla m yoksa isteyerek mi girdikleri meselesidir. Hi phesiz, Trkler slam dinine kitleler halinde girmeleri kendilerine mevali olarak kabul eden Emeviler dneminde deil de kendilerine her trl kolayl salayan ve birok Trk devletin st kademelerine getiren Abbasiler dneminde olmutur. Bu da Trklerin slam dinini isteyerek ve gnll bir biimde tercih ettiklerini gstermektedir. Bir dinden dier bir dine gei sadece dini hayat deil ayn zamanda btn sosyal hayat etkilemektedir. Bir toplumun toplu halde din deitirmeleri o toplum ierisinde dini deiimin yan sra sosyal ve kltrel bir deiimi de beraberinde getirmektedir. Trklerde de dini deiimin yan sra sosyal ve kltrel deiimin de meydana geldiini grmekteyiz. Fakat bu deiim akn kara olmas eklinde olmayp, farkl ekillerde meydana gelmitir. Trkler slam diniyle bire bir zt olan adet ve geleneklerini terk etmiler ama bunun yannda, rneklerine aratrmamzn son blmnde ska yer verdiimiz gibi, dier det ve geleneklerini ya direk geirmiler ya da slam bir ekle sokup o ekilde yaantlarn devam etmilerdir.

72

KAYNAKA

VOLKAN SARI

KAYNAKA ARON, Raymond 2000, Sosyolojik Dncenin Evreleri, ev. Korkmaz Alemdar, 4.Bask, Bilgi Yay., Ankara 524s ARSLANTRK Zeki, AMMAN M. Tayfun 2001, Sosyoloji, amlca Yay., stanbul 472s AYDIN, Erdoan 2001, Nasl Mslman Olduk, Cumhuriyet Kitaplar, 255s BALTACIOLU, .Hakk 1957, Dine Doru, AFD., C.6, S. 1-4, Ankara 44-59 BLG, Emin, Trkler ve slamiyet, DBD, C.11, Say.110-111 BODUR, Hsn Ezber 2003, Moonculuk Hareketi ve Trkiyede Benzer Bir Cemaat Yaplanmasnn Sosyolojik Analizi KSFD, S.1, Yl.1, 13-39 BOZKU, Metin 1998, Trklerin slamiyeti Kabul ve Aleviliin Trkler Arasnda Yaylmas, CUFD., S.2. Sivas 409-418 DANIMEND, .Hami 1994, Trk Irk Niin Mslman Oldu, 3. Bask Burak Yay., stanbul 1-5 DOAN, smail 2000, Sosyoloji Kavramlar ve Sorunlar, Sistem Yay., stanbul 496s DOAN, sa 1997, Trklk ve Alevilik, Samsun, 219s ECER, Vehbi 1991, slam Tarihi Dersleri, Kayseri, 180s ELADE, Mircae 1999, amanizm, ev. .Birkan, mge Kitabevi, Ankara 512s ELADE, Mircae 1995 Dinin Anlam ve Sosyal Fonksiyonu, ev. M.Aydn, 2.Bask, Konya Din bilimleri Yay., Konya 214s ERDEM, Mustafa 1998, Geleneksel Trk Dini ve slam, Dini Aratrmalar, C.1, S.2, 79-91 ERGN, Muharrem 1999, Orhun Abideleri, 24. Bask, Boazii Yay., stanbul 147s ERKAL, Mustafa E. 1999, Sosyoloji, 10. Bask, Der Yay., stanbul 402s ESN, Emel 1978, slamiyetten nce Trk Kltr Tarihi ve slama Giri, stanbul 264s FREYER, Hans (1964), Din Sosyolojisi, ev. T.Kalpsz, Ankara niversitesi Basmevi, Ankara 192s FAZLURRAHMAN 2000, slam, 6.Bask, Ankara Okulu Yay, Ankara 357s GDDENS, Anthony 2000, Sosyoloji, ev. Hseyin zel, Cemal Gzel, Ayra Yay., Ankara 673s GKALP, Ziya 1974, Trk Medeniyeti Tarihi, C.II, Trk Kltr Yay., stanbul 382s 1977, Trk Tresi, nklap Yay., stanbul 128s GNAY, nver, GNGR, Harun 1999, Trk Din Tarihi, Lain Yay., Kayseri 538s

73

KAYNAKA

VOLKAN SARI

GNAY, nver 1998, Din Sosyolojisi, nsan Yay., stanbul 608s GNGR, Erol 1999, Tarihte Trkler, 8.Bask, tken Yay., stanbul 425s GNGR, Harun, 2000, Geleneksel Trk Dininde Din Anlay, Dinler Tarihi Aratrmalar II (Sempozyum 20-21 Kasm 1998 Konya), Ankara 155-178 HAMDULLAH, Muhammed 2003, slam Peygamberi, ev. Salih Tu, C.1, Ankara 655s HARALAMBOS, M. and M. Holborn 1997, Sociology, 4th edition, Collins Educational, London 76-99 HLM, Ahmet 1974, slam Tarihi, tken Yay., Ankara 846s HKELEKL, Hayati 1998, Din Psikolojisi, TDV Yay. Ankara 234s NAN, Abdulkadir 2000, Tarihte Ve Bugn amanizm, Ankara 310s 1976, Eski Trk Dini Tarihi, stanbul, 256s 1952, Mslman Trklerde amanizm Kalntlar, AFD., C.I, S.4, Ankara 19-30 KAFESOLU, brahim 1997, Trk Milli Kltr, 16.Bask, tken Yay., stanbul 466s 1980, Eski Trk Dini, Ankara, 64s KANTAR, Cemal 1972, Trklerin slam Dinini Kabul, DBD, C.11, S.2, Ankara 112-114 KARA, Seyfullah 2002, Anadolu Seluklularnda Din ve Din kurumlar, yaynlanmam doktora tezi, Erzurum 224s KRMAN, M. Ali 1999, Batda Ortaya kan Yeni Dini Hareketlerin Baz zellikleri ve Toplumsal Tabanlar, Dini Aratrmalar, C.2, S.4, 223-231 ... 2003, Kresel Bir Model Olarak Trkiye , KSFD , S.2, Yl.1, 53-68 ... 2004a, Din Deitirme Olgusuna Sosyolojik Yaklam Dini Aratrmalar, C.6, S.18, 75-88 2004b, Din Sosyolojisi Terimler Szl, Rabet Yay., stanbul 272s 2004c, Beyin Ykama Teorileri, AFD, C.XLV, Say 1, 107-132 KM, Heon Choul 2003, Din Deitirmenin Entelektel Arka Plan, Kaynak Yay., stanbul 176s KTAPI, Zekeriya 1995, lk Mslman Trk Hkmdar ve Hakanlar, 2.Bask, Konya 266s KOCA, Salim 1996, Trkler ve slamiyet, Erdem (Atatrk Kltr Merkezi Dergisi), C.8, S.22, 263-286 KOCAOLU, Sami 1971, Trkler ve Mslmanlk, DBD., C.10 S.114-115, Ankara 427-430

74

KAYNAKA

VOLKAN SARI

KPRL, Fuad 1981, Trk Edebiyatnda lk Mutasavvflar, 4.Bask DBY, Ankara 415s KSE, Ali 1997, Neden slam Seiyorlar, TDV, stanbul 183s LOFLAND, John and STARK Rodney 1965, Becoming a World-Saver: A Theory of Conversion to a Deviant Perspective, American Sociological Review, Vol.30: 862-875 LOFLAND, John and SKONOVD, Norman 1981, Conversion Motifs, Journal for the Scientific Study of Religion, 20: 373-385 OCAK, Ahmet Yaar 1999, Trkler, Trkiye ve slam, letiim Yay., stanbul 190s OKUMU, Ejder 2003, Toplumsal Deiim ve Din, nsan Yay., stanbul 437s OZANKAYA zer 1999, Toplumbilim, Cem Yay., stanbul 552s GEL, Bahattin 1985, slamiyetten nce Trk Kltr Tarihi, Ankara 401s PEKER, Hseyin 1979, Din Deitirmede Psiko-Sosyolojik Etkenler, baslmam doktora tezi, Ankara 139s RAMBO, Lewis R. 1993, Understanding Religious Conversion, Yale University Pres, New Haven and London, 239s RASONY, Laszlo 1971, Tarihte Trklk, Trk Kltrn Aratrma Enstits Yay., Ankara 420s RICHARDSON, James T. 1985, The Active vs Passive Convert: Paradigm Conflict in Conversion/Recruitment Research, Journal for the Scientific Study of Religion, Vol.24, 163-179 SEZEN, Ymni 1993, Sosyoloji Asndan Din, 2.Bask, FAV, stanbul 206s SNOW, David and MACHALEK Richard, The Convert as a Social Type, Sociological Theory, San Francisco: Jossey-Bass, pp. 259-288 TOGAN, Zeki Velidi 1970, Umumi Trk Tarihine Giri, C.1, 2.Bask, EF. Yay., stanbul 537s TMER, Gnay 1986, eitli Ynleriyle Din, AFD., XXVIII. Ankara 213-267 TMER, Gnay, KK, Abdurrahman 1988, Dinler Tarihi, Ocak Yay., Ankara 264s TRKDOAN, Orhan 2003, Trk Tarihinin Sosyolojisi, Kltr Sanat Yay., stanbul 448s TURAN, Osman 1999, Trk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi Tarihi 1, 12.Bask, Boazii Yay., stanbul 347s . 1946, Trkler ve slamiyet, ADTCFD., C.4, S.4, Ankara 457-485 WACH, Joachim 1990, Din Sosyolojisi, ev. nver Gnay, EY., Kayseri 482s WEBER, Max 2002, Sosyoloji Yazlar, ev. Taha Parla, letiim Yay. stanbul, 547s YAZICI, Nesimi 2002, lk Trk-slam Devletleri Tarihi, TDV, Ankara 447s

75

KAYNAKA

VOLKAN SARI

YILDIZ, Hakk Dursun 1981, slamiyet ve Trkler, DBD, zel Say, Ankara 285315 YILMAZ, Hseyin 2002, Trk Mslmanl, Dindarlk ve Modernlik , slamiyat, C.5, S.4, 57-66

76

ZGEM

VOLKAN SARI

ZGEM 1977 ylnda Ankarada dodu. 1994 ylnda Ankara Merkez mam Hatip Lisesinden, 2002 ylnda Kahramanmara St mam niversitesi lahiyat Fakltesinden mezun oldu. Ayn yl Kahramanmara St mam niversitesi Sosyal Bilimler Enstitsne bal olarak Din Sosyolojisi alannda yksek lisans eitimine balad. Halen Ankara iline bal Kalecik ilesinde din grevlisi olarak grev yapmaktadr.

77